Tüm Versiyonu Göster : 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali


erten07
26-06-07, 08:13
Altın Portakal heyecanı başlıyor...

Antalya Altın Portakal Film Festivali 19-28 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) ve Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen festivalin jüri başkanlığını, tiyatro sanatçısı Genco Erkal yapacak.

44. Antalya Altın Portakal Film Festivali, 19-28 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Festivalin jüri başkanlığını, tiyatro sanatçısı Genco Erkal yapacak. Onur ödülleri ise oyuncu Halil Ergün ile yönetmen Yavuz Turgul’a verilecek.

44. Antalya Altın Portakal Film Festivali, 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali ve Uluslararası Avrasya Film Marketi’nin birarada düzenleneceği "Uluslararası Antalya Film Festivali"nin basın toplantısı, Adile Sultan Sarayı’nda yapıldı.

Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) ve Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen festivalin basın toplantısında konuşan festival başkanı Engin Yiğitgil, Antalya Altın Portakal Film Festivali olarak 60. Cannes Film Festivali’nde tanıtımlar yaptıklarını hatırlattı.

Yiğitgil, "Antalya Altın Portakal Film Festivali, Uluslararası Avrasya Film Festivali ve Uluslararası Avrasya Film Marketi’nin geçen yıl yakaladığı başarıyı Cannes’da uluslararası sinemacılara sorduk ve çok olumlu yanıtlar aldık. Bu, festivalle Türk sinemasına artı değerler kattığımızın önemli bir göstergesi oldu" diye konuştu.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel de, 2 yıl önce Altın Portakal Film Festivali’nde bir değişiklik yapılarak uluslararası platforma çıkıldığını hatırlatarak, "Avrupa’nın en uzun soluklu festivallerinden olan film festivalimizi daha güçlü bir yapıya ve geleceğe taşıdık. Zaman geçtikçe adından daha da sözedilir oldu. Geçen yıl festivalimize katılan Amerikalı oyuncu Helen Mirren önce bizden ödül aldı, 3 ay sonra gidip Oscar ödülünü kazandı" dedi.

Antalya Altın Portakal Film Festivali Onur Ödülü sahibi oyuncu Hülya Koçyiğit de, festivali ikiz kardeşi gibi gördüğünü belirterek, "Festival 44 yaşında, ben de 44. sanat yılımdayım. Adım festivalle beraber anılıyor, bu çok güzel bir şey. Festivalden aldığım onur ödülü, hayatım boyunca aldığım en anlamlı ödül" diye konuştu.

Büyük bir onur

44. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin jüri başkanlığını yapacak olan Genco Erkal da, çok zor bir görev üstlendiğini, ancak bunun aynı zamanda büyük bir onur olduğunu söyledi.

Holywood filmlerinin afiş tasarımlarını yapan Emrah Yücel tarafından hazırlanan 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali afişlerinin de tanıtıldığı toplantıda, konuşmaların ardından katılımcılara Adile Sultan Sarayı’nın bahçesinde yemek verildi.

Gece, sanatçı Teoman’ın DJ’liğini yaptığı festival partisiyle sona erdi.

erten07
26-06-07, 09:33
Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin basın toplantısı ve festival yemeğini içeren “Geleneksel Buluşması”, Başkan Türel'in katılımıyla Hillside Su Otel’de gerçekleştirildi.


Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Kültür Sanat Vakfı ve Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı işbirliğinde ve Real ana sponsorluğunda düzenlenen, 44. Altın Portakal Film Festivali, 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali ve 2. Avrasya Film Marketi gibi üç büyük etkinliğin bir arada gerçekleştirildiği ULUSLARARASI ANTALYA FİLM FESTİVALİ’nin basın toplantısı ve festival yemeğini içeren “Geleneksel Buluşması”, Hillside Su Otel’de gerçekleştirildi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Festival Başkanı Engin Yiğitgil ve Real Hipermarketler Zinciri Genel Müdürü Ulf Groth’un katılımıyla düzenlenen Festival Buluşması’nda, Türkiye’nin en önemli kültür sanat etkinliği olan Uluslararası Antalya Film Festivali ile ilgili gelişmeler aktarıldı.

Dünya çapında bir festival
Antalya’nın 19 – 28 Ekim 2007 tarihleri arasında Türkiye’nin üç büyük etkinliğine; Altın Portakal Film Festivali, Uluslararası Avrasya Film Festivali, Uluslararası Avrasya Film Marketi’ne aynı anda ev sahipliği yapmaya hazırlandığına dikkat çekilen toplantıda konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel “Antalya tüm dünyada bir markalaşma süreci içindedir ve marka değerimizi artıran en büyük faktör de 2 yıl önce uluslararası boyuta taşınan Altın Portakal Film Festivali’dir.” dedi.

2007’de 44.sü gerçekleştirilecek olan Altın Portakal Film Festivali’nin yanı sıra Uluslararası Avrasya Film Festivali ve Market’in önemine dikkat çeken Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, ulusal, uluslararası festival ve film marketin bir arada toplandığı tek festival olma özelliği ile Altın Portakal Film Festivali’nin Türkiye’de bir ilke imza attığını söyledi. Avrupa ve Asya ülkelerinin sinema sektörlerini Antalya’da buluşturan ve Türk sinema sektörünün dünyaya açılmasını sağlayan Altın Portakal Film Festivali’nin dünya sinema çevrelerinde Uluslararası Antalya Film Festivali olarak büyük ün ve saygı kazandığını belirten Türel, bir Antalyalı olarak bundan gurur duyduğunu söyledi. 43. Altın Portakal Film Festivali’nde kendi elinden ödülü alan Helen Mirren’ın hemen ardından Oscar Ödülü’nü almasının da şans olmadığını anlatan Türel, “Bu festivalimizin başarısını gösteren bir ölçüttür. Şimdi Oscar ödüllü oyuncu Helen Mirren, Antalya’dan övgüyle bahsediyor. İşinin uzmanı olan Berlin Film Market Genel Müdürü Beki Probst film marketimizin başarısını Türk rüyası olarak tanımlıyor. Festivalimiz çok önemli bir değişim süreci yaşadı. Bu başarı iki sivil toplum örgütünün Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) ve TÜRSAK’ın uyumlu ve verimli çalışmasının bir sonucudur. Büyük işler büyük paralarla yapılır, ancak biz büyük işleri sınırlı imkanlarla, az kadroyla ve bu kadronun özverili çalışmasıyla başardık. Festivalin iki yıldır ana sponsorluğunu üstlenen ve festivalin hedeflerine ulaşmasında çok emeği geçen Real grubuna da teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Festival Başkanı Engin Yiğitgil ise, Altın Portakal Film Festivali, Uluslararası Avrasya Film Festivali ve Uluslararası Avrasya Film Marketi ile ilgili, son iki yılda yakalanan başarının yankılarını 60. Cannes Film Festivali’nde, dünya sinemasının önemli isimlerinden duymalarının, Altın Portakal’ın geleceği için son derece önemli olduğunu söyledi.

2007 Onur Ödülleri
Yiğitgil, usta oyuncu ve kültür – sanat adamı Genco Erkal’ın 44. Altın Portakal Film Festivali Büyük Jüri’sinin başkanlığını yapacağı, onur ödüllerinin ise ÇASOD ve SODER’in de ortak kararı ile değerli oyuncu Halil Ergün ile Türk sinemasının usta yönetmeni Yavuz Turgul’a verileceğini açıkladı. Sinema yazarı Burçak Evren’in fikir babası olduğu onur ödülü kitapları için de değerli yazarın çalışmalarına başladığını belirtti.

http://img443.imageshack.us/img443/8193/festival443iu3.jpg (http://imageshack.us)

Antalya kentinin simgeleri ile Anadolu mitolojisinin sembollerini “Altın Portakal” temasıyla birleştiren bir felsefe ile Festivalin ödüllerini 2005 yılında yeniden tasarlayan, Festivalin ödül sponsoru URART’ın, “ödül heykelciği”nde “altın portakal”a ulaşmak isteyen mousa’lardan (ilham perileri) birinin, portakala ulaşmış imgesinden esinlenerek tasarladığı gümüş broş ile Aker’in yaptığı ipek festival fularları Festival Buluşması’nda basın mensuplarına ve konuklara dağıtıldı.

Ünlü Hollywood filmleri için tasarladığı afişlerle film yapımcılarının gözdesi olan ve sinema reklâmcılığının Oscar’ı sayılan Key Art ödülünü iki kez üst üste kazanan Emrah Yücel’in tasarladığı 44. Altın Portakal Film Festivali’nin ve 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin afişleri de ilk kez basın toplantısında kamuoyuna tanıtıldı.

Yeni ödüller
Basın toplantısında ayrıca, 44. Festival’de ilk kez, Cannes’daki World Cinema Foundation benzeri bir “senaryo geliştirme ödülü”nün de konulduğu ve 25.000 YTL değerindeki bu ödülün TÜRSAB tarafından karşılanacağı açıklandı. Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü’nün ise Yurtiçi Kargo’nundesteğiyle 30.000 $’a yükseldiği belirtildi.

44. Altın Portakal Film Festivali’nin Geleneksel Buluşması, Hillside Su Otel’de verilen öğlen yemeği ile sona erdi.

erten07
28-06-07, 12:19
Altın Portakal Film Festivali Uzun Metraj Ulusal Film Yarışması
Son Başvuru Tarihi:
14 Eylül 2007

Uluslararası Avrasya Film Festivali Uzun Metraj Film Yarışması
Son Başvuru Tarihi:
7 Eylül 2007

Altın Portakal Film Festivali Ulusal Kısa Film Yarışması
Son Başvuru Tarihi:
31 Ağustos 2007

Altın Portakal Film Festivali Ulusal Belgesel Film Yarışması
Son Başvuru Tarihi:
31 Ağustos 2007

erten07
11-07-07, 12:56
Emrah Yücel’in tasarladığı 44. Altın Portakal Film Festivali’nin ve 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin afişleri, sadece görsellikleri ile değil, afişlerin ardındaki hikâyelerle de büyük ilgi çekiyor…

Real’in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV’ın işbirliğinde bu yıl 44’sü gerçekleştirilecek olan Altın Portakal Film Festivali’nde, Hollywood’un ünlü grafik sanatçısı Emrah Yücel’in geleneksel imzası bu kez “Küçük Prens” esintisi ile sürüyor.

Hollywood’un ünlü filmleri için tasarladığı afişlerle film yapımcılarının gözdesi olan Yücel, sinema reklâmcılığının Oscar’ı sayılan Key Art ödülünü iki kez üst üste kazandı. Festival başkanı Engin Yiğitgil ile birlikte Hollywood’da Türk Film Konseyi’nde başarılı çalışmalara imza atan Emrah Yücel’in tasarladığı 44. Altın Portakal Film Festivali’nin ve 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin afişleri, sadece görsellikleri ile değil, afişlerin ardındaki hikâyelerle de büyük ilgi çekiyor…

Afiş Üçlemesi

Uluslararası Antalya Film Festivali bünyesinde yaptığı yaratıcı ve yenilikçi çalışmalarıyla festivale yepyeni bir ruh kazandıran afişlerin sahibi Emrah Yücel, Antalya Altın Portakal Film Festivali ve Uluslararası Avrasya Film Festivali afişlerinin bu sene bir üçlemenin son halkasını oluşturduğunu ve son iki yılda oluşturulan kimliğin bir devamı olarak bu yıl da hem renk hem de kompozisyonlardaki figür bütünlüğünü koruduğunu belirtti. Yücel, afişlerde bu yıl kullanılan kahramanın Antoine de Saint-Exupéry’nin eserinden “Küçük Prens" olduğuna değinerek. “Kendisine ait portakal gezegeninde ve yine portakal güneşinin altında kuyruğuna film şeritlerini bağladığı uçurtmasını uçuruyor. Bu çocuksu coşku ve eğlenceli uçurtma oyunu festivalin heyecan verici enerjisini yansıtırken, öte yandan Küçük Prens karakteri hem izleyiciyi ve hem de sanatçıları temsil ediyor. Alıcı (izleyici) açısından filmleri izleme oyunu bir yana, yaratıcı (yönetmen, oyuncu ve film ekibi) tarafından da marifeti sergileme ve uçurtma uçurma becerisi resmediliyor.”dedi.

Avrupa Ve Asya İkiz Kardeş Gibi

Festivalin uluslararası ayağını oluşturan Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin afişini de hazırlayan Emrah Yücel, Asya ile Avrupa’yı buluşturan festivali anlatmak için farklı bir yol seçmiş. Vizontele Tuuba’nın genç oyuncusu Tuba Ünsal’ın modelliğini yaptığı afiş için Yücel “Geçen yıl olduğu gibi ikili (ikiz) figürler gene sahnede. Avrupa ve Asya aslında birbirleri ile ayni kimliklere sahip karakterler. Her ne kadar farklı olduklarını düşünseler de. Tıpkı Orhan Pamuk'un "Kara Kitap”ındaki Galip ve Celal ikilemesi ya da Umberto Eco'nun "Önceki Günün Adası"'ndaki ikizini arayan karakteri gibi. Bizim karakterlerimiz ise içinde bulundukları mekan ile anlamlanıyor. Geçtiğimiz yıl ayni ipte oynayan ve denge oyunu kuran iki cambaz iken bu yıl tahterevallinin iki ucunda bu oyunun ve festivalin coşkusu içindeler.” dedi.

erten07
23-07-07, 17:58
Altın Portakal Film Festivali, Türk Sineması’nın ortak yapım projelerini desteklemek amacıyla TÜRSAB’ın işbirliği ile yeni bir fon yarattı.

TÜRSAK ve AKSAV Vakfı'nın işbirliğinde bu yıl 44.'sü düzenlenecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, TÜRSAB'ın sponsorluğunda "Uluslararası Avrasya Film Festivali Senaryo Geliştirme Fonu" ile Türk sinemasının ortak yapımlarını 25.000YTL ile destekliyor.

Ortak Yapım Senaryo Fonuna başvurmak için yapımcılardan birinin Türk olması şartı aranıyor

TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) tarafından karşılanacak olan 25.000 YTL değerindeki bu fon için yurtiçi ve yurtdışından gelecek olan senaryo teklifleri, jüri tarafından değerlendirilecek. Türk sinemasında ortak yapımları desteklemeyi ve Türkiye'nin doğal platolarının uluslararası sinemanın kullanımına sunulmasında aracı olmayı öngören "Uluslararası Avrasya Film Festivali Senaryo Geliştirme Fonu", uluslararası katılıma açık. Fona başvurularda katılımın kabul edilebilmesi için tek şart ise ortak yapımcılardan birinin Türk olması

Sinemanın en temel öğesi olan "senaryo geliştirme" konusunda yapımcıları desteklemeyi amaçlayan fona, sadece uzun metraj kurmaca film projeleri başvurabiliyor. Kazanan proje ya da projeler ise Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin kapanış töreninde açıklanacak. Uluslarararası sinema sermayesinin Türkiye'ye çekilmesinde özendirici olmayı hedefleyen "Uluslararası Avrasya Film Festivali Senaryo Geliştirme Fonu"nun benzerleri Cannes Film Festivali, San Sebastian Film Festivali, Selanik Film Festivali, Montpellier Film Festivali ve Şangay Film Festivali gibi uluslararası film festivallerinde bulunuyor.

TÜRSAB'dan Altın Portakal'a ve Türk Sineması'na Destek

Seyahat acentalarının ülke ekonomisi ve turizmine uygun gelişimini sağlayıcı tedbirleri almak ve meslek ahlakını korumak amacıyla faaliyet gösteren TÜRSAB, Türkiye'nin uluslararası ölçekte en büyük kültür sanat etkinliği Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin 19 Haziran'da gerçekleşen basın toplantısına Adile Sultan Sarayı'nda ev sahipliği yaparak toplantının sponsorluğunu da üstlenmişti.

Son Başvuru Tarihi

Başvuruların geçerli olabilmesi için proje dosyalarının 7 Eylül 2007 tarihine kadar TÜRSAK Vakfı'na gönderilmiş olması gerekiyor.

erten07
01-08-07, 18:20
Koreli yönetmen Kim ki Duk'un yeni filmi "Nefes", Avrasya Film Festivali'nde seyirciyle buluşacak

http://img339.imageshack.us/img339/9608/333uj5.jpg (http://imageshack.us)

42'inci Altın Portakal Film Festivali ve 1'inci Uluslararası Avrasya Film Festivali'nin onur konuklarından biri olarak Antalya'yı ziyaret eden ünlü Koreli yönetmen Kim Ki Duk'un en son yapıtı, 2007 tarihli "Nefes" 3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali seçkisi dahilinde Altın Portakal Festivali izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor.

Kim Ki Duk'un her yıl genişleyen filmografisine eklediği en son filmi olan "Nefes" kayıtsızlığın felç ettiği burjuva varoluşunun labirentinden kurtulmaya çalışan bir sanatçıyla idam cezasının infazını bekleyen bir hükümlü arasındaki dokunaklı dostluğun öyküsünü anlatıyor.

Kore sinemasının en etkileyici ismi olarak kabul edilen Kim ki Duk, dünya çapında toplumun kıyılarında yaşayan figürlerin yaşamına odaklanan ve iletişimsizliğin modern toplumun ağında yarattığı büyük boşluğa dikkat çeken, keskin fakat melankolik duyumsallıkla aydınlanan öyküleriyle biliniyor.

erten07
01-08-07, 18:27
Marjane Satrapi'nin ünlü animasyonu 'Persepolis' Avrasya Film Festivali seçkisinde

http://img339.imageshack.us/img339/4823/333zj0.jpg (http://imageshack.us)

İranlı çizgi roman sanatçısı Marjane Satrapi ve Fransız meslektaşı Vincent Paronnaud tarafından, Satrapi'nin dünyaca ünlü grafik anlatı serisinden uyarlanarak beyaz perdede canlandırılan, 2007 Cannes Film Festivali Jüri Ödülü sahibi animasyon „Persepolis", 3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali seçkisinde seyirciyle buluşacak. Ergenliğe adım atan bir genç kızın gözlerinden İran yakın tarihini aydınlatan „Persepolis", Marjane Satrapi'nin İran İslam Devrimi'nin çalkantılı yıllarıyla kesişen gelen ilkgençlik çağından başlayarak yazarın Avrupa'daki geçirdiği zor yıllara uzanan otobiyografik çizgi romanından uyarlandı.

Animasyonun Fransız versiyonunun seslendirme kadrosunda ünlü Fransız aktris Catherine Deneuve ve Chiara Mastroianni yer alıyor.

erten07
02-08-07, 09:27
Real'in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV Vakfı'nın işbirliğiyle bu yıl 44.'sü gerçekleştirilecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin filmleri bu yıl da Altın Portakal'ı desteklemekten kıvanç duyduğunu söyleyen Mars Entertainment Group'un, Festival vadisi içinde yer alan Cinebonus / Migros AVM salonlarında gösterilecek.

Mars Entertainment Group, Antalya MİGROS Alışveriş Merkezi'nde yer alan Cinebonus Sinemaları'nı, Asya'dan Avrupa'ya, Amerika'dan Afrika'ya dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen ve pek çoğu Türkiye ilk gösterimlerini yapacak olan filmlerden oluşan zengin bir programı Antalyalılarla buluşturacak olan festival için 19 28 Ekim 2007 tarihleri arasında, TÜRSAK Vakfı'na tahsis ediyor.

"İş dünyası"nın desteğinin çığ gibi büyümeye devam ettiği Türkiye'nin en büyük ve en köklü festivaline şık binasının kapılarını açan MİGROS da binasının dış ve iç görsellerinin temalarını 19 - 28 Ekim tarihlerinde festival imajlarına ayıracak. Festival tarihleri arasında, Antalyalı sinemaseverler için bir "festival merkezi" kimliğine bürünen Migros'un ikinci katında yer alan Cinebonus / Migros AVM salonları da Mars Entertainment Group'un katkılarıyla, izleyiciyi festival salonları olarak karşılayacak. 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali'nin en prestijli bölümü olan "yarışma filmlerinin" bu yıl Cinebonus / Migros AVM salonlarında gösterileceği festivalin uluslararası film galaları ve söyleşileri de yine bu mekânda gerçekleştirilecek.

2000 yılında Sinema sektörünü çok geniş bir bakış açısıyla ele almak üzere kurulmuş olan ve festival salonları olarak Sevin Okyay, Alin Taşçıyan gibi sinema yazarlarından da teknik kalite anlamında tam puan alan, Mars Entertainment Group, 7 yıl içerisinde Türkiye'de 7 şehirde toplam 13 sinema kompleksi / 89 salonu hayata geçiren tek grup oldu. 2009 yılı itibariyle 14 şehirde 30'un üzerinde sinema kompleksi / 264 salon ile sektöre hizmet vermeye devam ediyor. Ülkemizde uygulanan sinemacılık standartlarının çok üstündeki hizmetleriyle, yalnız Antalya'nın değil, Türkiye'nin en modern sinema işletmelerinden biri olan Cinebonus, 2001 yılında Antalya Migros Alışveriş Merkezi içindeki 8 salonuyla açıldı. 2003 yılında Euroimage desteği de alan Cinebonus, iki kişilik yatar koltukları, her açıdan mükemmel görüş sağlayan perdeleri, stadyum tipi oturum ve Dolby Dijital Ses Sistemi ile Altın Portakal'ın da vazgeçilmez "kalite"lerinden biri oldu.

erten07
02-08-07, 09:42
Altın Portakal Film Festivali "yaşamın kıyısında" filmi ile açılacak.
hayatım sinema programı cnntürk

http://img221.imageshack.us/img221/931/ahtpob00lk3mk2.jpg (http://imageshack.us)
http://img471.imageshack.us/img471/8885/ahtpnp00fa0pe4.jpg (http://imageshack.us)

dizi_maniac
12-08-07, 18:57
haberler için tşkler erten07
övünmek gibi olmasın :icon_shad ama bende antalyada yaşadığımdan,
her sene olduğu gibi bu senede altın portakal film festivalini dört gözle bekliyorum

acaba bu sene katılacak olan yabancı sanatçılar belirlendimi?
bununla ilgili bir bilgin varmı?

erten07
18-08-07, 08:38
19-28 Ekim tarihlerinde yapılacak 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali Cannes, Berlin gibi prestijli festivallerden derleyip programına aldığı son dönemin nitelikli filmleriyle dikkat çekiyor. Festivalde efsane Alman oyuncu Hanna Schygulla'ya onur ödülü verilecek

ANTALYA - Köklü geçmişiyle Türk sinemasının, Yeşilçam'ın kalesi konumundaki Antalya Altın Portakal Film Festivali, son iki yıldır uluslararası olma yolunda geçirdiği köklü değişime paralel olarak bu yıl programına aldığı nitelikli filmlerle de göz kamaştırıyor. Real'in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV Vakfı'nın işbirliğinde gerçekleşen 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali, özellikle stand kurduğu Cannes Film Festivali'nden programına kattığı sıfır kilometre filmlerle Cannes havasını Antalya'ya taşıyor. Zira Cannes'da Altın Palmiye kazanan Romanya filmi '4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün', İran'ın tepkisi nedeniyle Cannes'da hayli gürültü koparan çizgi film 'Persepolis', Japon yönetmen Naomi Kawase'ye Cannes'da Jüri Büyük Ödülü kazandıran 'The Mourning Forest', Gus van Sant'ın Cannes'da '60. Yıl Ödülü'ne değer görülen son filmi 'Paranoid Park', Emir Kusturica'nın Altın Palmiye için yarıştığı 'Promise Me This' ve Berlin'den Altın Ayı ödüllü 'Tuya'nın Evliliği' gala gösterimleriyle Antalya'da olacak.
Festivalin 'Bir Ustaya Saygı' bölümünde ağırlayacağı isimse efsane Alman oyuncu Hanna Schygulla. Fatih Akın'ın Cannes'da senaryo ödülü kazandığı filmi 'Yaşamın Kıyısında'da rol alan oyuncunun Fassbinder imzalı 'Aşk Ölümden Soğuktur', 'Petra von Kant'ın Gözyaşları', 'Lili Marleen' ve 'Die Ehe der Maria Braun' isimli filmleri Antalya'da seyirciyle buluşacak. Ayrıca Hanna Schygulla, festival süresince Antalya'da bulunacak ve Festival Onur Ödülü'nü alacak.

19-28 Ekim tarihleri arasında yapılacak Altın Portakal, geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz, dünya sinemasının iki büyük ismi Michelangelo Antonioni ve Ingmar Bergman'ı da özel bir bölümle anıyor. Bu bölümde Bergman'ın 'Scenes from a Marriage' ve 'Saraband', Antonioni'nin de 'Bulutların Ötesi' ve 'Blow Up' adlı filmleri gösterilecek.

Altın Portakal kapsamındaki Uluslararası Avrasya Film Festivali'nde izleyiciyle buluşacak yeni yabancı filmlerden bazıları şöyle...

4 Ay 3 Hafta 2 Gün: 2007 Cannes Altın Palmiye ödüllü film, istemediği bir gebelikten mustarip Gabita'nın hikâyesi. Romanyalı yönetmen Cristian Mingui, süssüz bir gerçekçilikle, istenmeyen bir eylemin bireysel sonuçları üzerinden totaliter bir toplumdaki soğukkanlı adalet anlayışını ifşa ediyor.

Tuya'nın Evliliği: 2007 Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülüne layık görülen filmde yönetmen Quanan Wang, annesinin doğduğu topraklara, Moğalistan'ın uçsuz bucaksız steplerine uzanıyor ve modern dünya tarafından tehdit edilen yaşamları ve eski gelenekleri şiirsel bir üslupla perdeye taşıyor.
Persepolis: Cannes'da jüri ödülü kazanan çizgi film 'Persepolis', İran devrimi sırasında bir genç kızın yaşadıklarını anlatıyor. Marjane Satrapi ve Vincent Paronnaud'nin birlikte yönettiği filmin seslendirme kadrosunda, Catherine Deneuve ve Gena Rowlands gibi oyuncular var. Cannes'da çok iyi eleştiriler alan film, İran'ın tepkisine neden olmuştu.

Eastern Promises: David Cronenberg'in son filmi. Londra Film Festivali'nin açılışında gösterilen filmin başrollerini Naomi Watts ve Viggo Mortensen paylaşıyor. Londra'nın güçlü mafya ailelerinden birine mensup Nikolai'nin, sıradan bir kadının tesadüfen ailenin kabarık suç dosyasını ele verecek deliller keşfetmesiyle kesişen hayatları üzerine.

The Mourning Forest: Cannes'da Jüri Büyük Ödülü kazanan Japon yönetmen Naomi Kawase, yaşlılık ve yas olgularını merkez alan içten ve dokunaklı bir öykü anlatıyor.

Kan Kardeşler: Genç Tayvanlı yönetmen Alexi Tan'in ilk filmi 'Kan Kardeşler', Venedik'in kapanışını yapmıştı. Göz kamaştırıcı bir suç, romans ve aksiyon öyküsü.

Getting Home: Berlinale Panorama bölümünde seyirci karşısına çıkan 'Getting Home' Selanik'te en iyi film Altın İskender ödülünü almıştı. Zhang Yang'ın filmi, Çinli bir göçmen işçinin hikâyesi.

Confession of Pain: Andrew Lau ve Oscar ödüllü 'Köstebek'in yazarlarından Alan Mak'ın elinden çıkan filmde Hong Kong, kusursuz bir cinayetin ve fedakârlık öyküsünün sahnesi olarak karşımıza çıkıyor. Etkileyici sinematografisiyle dikkat çekiyor.

And Along Come The Tourists: Cannes'da 'Belirli bir Bakış' bölümünde gösterilen film, alışılmadık bir artalanda gelişen bir aşk ve kültürlerarası ilişki öyküsü anlatıyor ve Auschwitz'e, günümüzün perspektifinden zekice bir bakış atıyor.

Paranoid Park: Amerikan bağımsızı Gus van Sant, liselerdeki şiddete eğildiği 'Fil'in ardından yine ergenlerin dünyasında. Film Cannes'da 60'ıncı Yıl Özel Ödülü'nü almıştı.

Terror's Advocate: Genç yönetmen Erin Kolirin, Cannes'dan Coup de Coeur ödülüyle dönen filminde, 'şeytan'ın avukatı'nın izini sürüyor ve Fransız hukuk tarihine geçmiş en esrarengiz kişiliğin Jacques Verges'nin gizemini aydınlatmaya çabalıyor.

The Man From London: Macar yönetmen Bela Tarr'ın son filmi. Cannes'da yarışan film, 60'ların, film-noir'larının gergin ve yoğun atmosferini canlandırırken güçlü 'varoluşçu tonlaması'yla dikkat çekiyor.

My Brother is an only Child: İtalya'da dört di Donatello ödülü kazanan film, iki kardeş üzerinden İtalyan yakın tarihinin çalkantılı yıllarına uzanıyor.

erten07
19-08-07, 20:22
http://img409.imageshack.us/img409/4751/altnportjs8.jpg (http://imageshack.us)

fleur de lys
20-08-07, 20:39
merak ettim de acaba bu fon bu seneki altın portakaldan itibaren mi geçerli yoksa gelecek seneki festival kapsamında mı hayata geçecek:)

erten07
23-08-07, 14:02
http://img459.imageshack.us/img459/8752/271507fk7.jpg (http://imageshack.us)

Alman Sinemasının en önemli oyuncularından Hanna Schygulla , 44'üncü Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Bir Ustaya Saygı" kuşağıyla konuk olacak. Rainer Werner Fassbinder ve Wim Wenders gibi Yeni Alman Sineması'nın öncü yönetmenleriyle çalışan ve son olarak başarılı yönetmen Fatih Akın'ın Cannes Film Festivali "En İyi Senaryo" ödüllü filmi "Yaşamın Kıyısında"da izlediğimiz divaya adanan kuşakta, sınıf çelişkileri ve cinsel kimlikleri cesurca sorgulayan ikona kırıcı yönetmen Rainer Werner Fassbinder imzalı "Aşk Ölümden Soğuktur" "Petra von Kant'ın Acı Gözyaşları" , "Lili Marleen" ve "Maria Braun'un Evliliği"seyirciyle buluşacak.

Festivalin sinemaseverlere sürprizi ise Hanna Schygulla'nın festival süresince Antalya'da bulunacak ve Festival Onur Ödülü'yle ödüllendirilecek olması.

http://img459.imageshack.us/img459/7207/new1kz7.jpg (http://imageshack.us)

erten07
23-08-07, 15:28
DÜNYA FESTİVALLERİNİN EN ÖNEMLİ FİLMLERİNİN TÜRKİYE İLK GÖSTERİMLERİ ANTALYA'DA

Antalya Altın Portakal Film Festivali 44. yılında bir kez daha dünyanın sayısız farklı ülkesinden gelen birbirinden önemli filmleri ve dünyaca ünlü konukları ağırlamaya hazırlanıyor. Antalya Altın Portakal Film Festivali'ni uluslararası arenaya açan ve bu yıl üçüncü yaşına basan Uluslararası Avrasya Film Festivali, klasikleşen bölümlerinin yanında kapsamlı özel gösterimlere, yan etkinliklere ve festival partilerine de yer vererek 19-28 Ekim tarihleri arasında sinema dünyasının kalbini Antalya'ya taşıyacak. Festivalin bu yılki yeniliklerinden bir diğeri de festival jürisine ek olarak filmleri NETPAC (The Network for the Promotion of Asian Cinema) jürisinin de izleyerek değerlendirecek olması. On yedi yıldır dünyanın en önemli film festivallerinde Asya bölümlerine katkıda bulunan NETPAC, çeşitli yayınlarla da sinema sektörünü destekliyor.

2007 yılında 60.'sı gerçekleşen Cannes Film Festivali'nde yarışan filmler de yer alıyor. Romanya'nın son yıllarda dikkatleri üzerinde toplayan yönetmeni Cristian Mungiu'nun Altın Palmiye'ye değer bulunan "4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün" isimli filminin Türkiye ilk gösterimi Antalya'da yapılacak. Komünist Romanya'da geçen bir kürtaj öyküsünden yola çıkan film tüm dünyada büyük ilgi uyandırmış ve eleştirmenlerden övgü toplamıştı.

http://img259.imageshack.us/img259/9104/new8js5.jpg (http://imageshack.us)

Türkiye'de ilk kez izleyiciyle buluşacak filmlerden bir diğeri ise Cannes'da Altın Palmiye için yarışan ve büyük yankı uyandıran, farklı ve sade yorumuyla dikkat çeken "Persepolis". İran'lı Marjane Satrapi'nin hayatını konu alan bir çizgi romandan uyarlanan ve siyah beyaz animasyon tekniğiyle çekilen filmin İran'da gösteriminin yasaklanması büyük yankı uyandırmıştı.

http://img259.imageshack.us/img259/3659/new5xq2.jpg (http://imageshack.us)

erten07
23-08-07, 15:44
Cannes'da yarışma bölümünde gösterilen, ünlü yönetmen Bela Tarr'ın son filmi "The Man from London"
Antalya'da Onur Ödülü alan Kim Ki Duk'un son filmi "Breath"

http://img510.imageshack.us/img510/2685/new6rw8.jpg (http://imageshack.us)
Emir Kusturica imzalı "Promise Me This" ,
Catherine Breillat'tan "An Old Mistress"

http://img169.imageshack.us/img169/9872/new10jy1.jpg (http://imageshack.us)

ve Naomi Kawase'den "The Mourning Forest" de gala gösterimleriyle seyirciyle buluşacak filmler arasında.

Ayrıca Cannes Film Festivali'nde "Belirli Bir Bakış" bölümünde seyirciyle buluşan "And Along Come Tourists" ,
"The Pope's Toilet" ("El Bano del Papa")
"My Brother is an Only Child"

http://img169.imageshack.us/img169/8743/new4uh3.jpg (http://imageshack.us)


"Terror's Advocate" ve Cannes'da ödül kazanan, seyirciden de büyük ilgi gören "The Band's Visit" de Antalya'da izleyiciyle buluşacak filmler arasında.

Festival'in özel gösterimlerinden biri de Johnny To'nun son filmi "Mad Detective" . Premier'i Antalya'da yapılacak filmin büyük ilgi görmesi bekleniyor.
2007 Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı Ödülü'ne layık görülen "Tuya's Marriage"

http://img204.imageshack.us/img204/9193/new3qf2.jpg (http://imageshack.us)

"Paranoid Park" ve aynı Festival'de Julian Schnabel'e "En İyi Yönetmen" ödülünü kazandıran "The Diving Bell and the Butterfly",
Naomi Kawase'ye "Büyük Ödül" kazandıran "The Mourning Forest" da festivalin iddialı filmleri arasında yer alıyor.
Festival süresince Antalya'da olacak Naomi Kawase, gösterimin ardından izleyicilerin sorularını yanıtlayacak.

erten07
25-08-07, 18:16
http://img267.imageshack.us/img267/7408/altnportak1zq4.jpg (http://imageshack.us)

http://img250.imageshack.us/img250/4142/altnportak2pj0.jpg (http://imageshack.us)

http://img267.imageshack.us/img267/2236/altnportak3kj5.jpg (http://imageshack.us)

erten07
30-08-07, 09:45
Kendine has üslubu ve köklü geçmişiyle Dünya sinema tarihine damgasını vurmuş olan ve son yıllarda geniş çaplı bir ‘Rönesans' yaşayan Rus sinemasının yeni, ödüllü ve övgü dolu yorumlar alan yapıtları, 3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali'nde festival seyircisiyle buluşacak.

http://img264.imageshack.us/img264/7294/altnlf0.jpg (http://imageshack.us)

Etkileyici bir görsellikle düşünsel derinliği kaynaştıran Rus beyazperde okuluna adanan bölümü, "Alexandra" filminin yapımcısı ve bestecisi Andrei Sigle başta olmak üzere, festivalin ağırlayacağı Rus sinemasının öncü isimleriyle renklendirecek.

Rusya'nın uluslar arası alanda ün sahibi, deneyimli yönetmenlerine ait yapıtların yanı sıra, genç isimlere ait eserlere de yer veren Rus sinemasına adanmış bölümde gösterilecek filmler arasında
Cannes Film Festivali'nde "En iyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazanan, Andrei Zvyaginstsev imzalı The Banishment,
Karlovy Vary ve Sochi gibi Doğu Avrupa'nın prestijli festivallerinden çok sayıda ödülle dönen Rus yönetmen Aleksei Popogrebsky imzalı, ahlaki kimliğiyle maddi hırsları arasında sıkışan bir doktorun çarpıcı öyküsünü aktaran „Simple Things",
2007 Sochi Rus Filmleri Festivali'nde "Büyük Ödül"e aday gösterilen, Maria Lyubakova imzalı Zhestokost,
Sovyetler Birliği döneminde sansür otoriteleriyle mücadele eden yönetmen Kira Muratova'nın son filmi, yönetmenin acımasız mizah anlayışını yansıtan "Two in One",
Rus sinemasının tanınmış isimlerinden, hümanist duruşu ve ayrıntıya düşkünlüğüyle bilinen yönetmen Aleksandr Sokurov'un günümüz ortamında savaş karşıtı bir duruş aldığı son filmi "Alexandra",
Andrei Tarkovsky'nin "Andrei Rublev" ve "İvan'ın Çocukluğu" gibi önemli yapıtlarından ikisinin senaryolarına imza atan ve A.B.D.'de çektiği filmlerle de tanınan usta yönetmen Andrei Konchalovsky'nin pop kültüre teslim olan Rusya'yı anlattığı son filmi "Gloss",
aykırı yönetmen Aleksei Balabanov'un geniş bir yelpazede çok çeşitli tepkiler toplayan, marjinal olmaktan kaçınmayan son filmi "Cargo 200" ve Aleksei Mizgiryov'un Moskova polis teşkilatının içindeki şiddet ve yozlaşmayı konu ettiği son filmi "Kremen" ("Hard Hearted") yer alıyor.

erten07
03-09-07, 11:58
Antalya Film Festivali'nde, filmler sinemaseverler tarafından 3 YTL karşılığında seyredebilecek.


Real’in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV Vakfı’nın işbirliğinde bu yıl 44.’sü gerçekleştirilecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, sinema seyircilerini Antalya’ya çağırıyor. Festival boyunca Antalya’daki sinemaseverler, 12:00 ve 14:00 seanslarındaki filmleri sadece 3 YTL’ye izleyebilecekler.

Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl da Türk ve dünya sinemasının birbirinden önemli filmlerini ve dünyaca ünlü konuklarını ağırlamaya hazırlanıyor. 19 – 28 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan festival, kapılarını Antalya’daki sinemaseverlere açacak.

Türkiye’nin en prestijli ve uzun soluklu ulusal film festivali olan Antalya Altın Portakal Film Festivali ve Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Amerika’ya zengin bir seçkiye yer veren Uluslararası Avrasya Film Festivali’nde yer alan yapımlar Antalyalı izleyicilerle buluşacak.

Real’in ana sponsorluğundaki Antalya Altın Portakal Film Festivali boyunca sinemaseverler, festival vadisinde yer alan Cinebonus / Migros AVM ve AKM’deki salonlarla Antalya merkezde bulunan Prestige sinemalarında Türk sinemasının seçkin yapımlarını ve Türkiye’de vizyona girmemiş dünya sinemasının önemli filmlerini izleme şansı bulacaklar.

Türkiye’nin en büyük ve en prestijli kültür sanat organizasyonu olan Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bu yıl festivale katılan bütün sinema salonlarında, sinemaseverler filmleri 12:00 ve 14:00 seanslarında 3 YTL karşılığında izleyebilecekler.

Festival vadisinde yer alan Cinebonus / Migros AVM’de üç salon, AKM’de iki salon ile Antalya merkezde bulunan Prestige’de bir salon, Antalya Altın Portakal Film Festivali boyunca sinemaseverleri ağırlayacak.

erten07
03-09-07, 12:29
EYE IN THE SKY / GUN CHUNG

Bo, görevi suçlular hakkında istihbarat toplamak ve onları "gökyüzündeki bir göz" gibi gözetim altında tutmak olan Hong Kong Polis Departmanı'nın en gizli bölümü Suç İstihbarat Bürosu'nda çalışmaya henüz başlamış olan acemi bir ajandır. Aldığı ilk iş bir mücevher hırsızlığı çetesinin gizemli liderini takip etmektir.

Yasa koruyucuları operasyonun güvenliğini sağlamak için gereken olan herşeye sahip olsalar da suçluların lideri Shan da dehadan ve polisin başını döndürecek şeytani numaralardan yoksun değildir. Bo'nun cesur fakat kuralları hiçe sayan suçluları yakalama girişimden sonra kovalamaca Hong Kong caddelerinde tehlikeli bir kedi-fare oyununa dönüşür.


BLOOD BROTHERS

Genç Tayvanlı yönetmen Alexi Tan, prodüktör koltuğunda John Woo ve Terence Chang gibi isimlerin oturduğu ve kadrosunda Çin sinemasının önde gelen yıldızlarını barındıran ilk filmi "Kan Kardeşler"de göz kamaştırıcı bir suç, romans ve aksiyon öyküsü kurguluyor. Sergio Leone'nin "Bir Zamanlar Amerika"sını andıran ve hatta ünlü yönetmene selam gönderden epik öğeleriyle "Çin Western"i yakıştırmasını hak eden film galasını 2007 Venedik Film Festivali'nin kapanışında yapmıştı.

1930'ların dejenere, suç ve uyuşturucu ticareti başkenti Şangay'ın dumanlı caddelerinde dolaşan "Kan Kardeşler", yaşlarına rağmen masumiyetlerini kaybetmemiş fakat kendilerine daha iyi bir yaşam kurma hırsıyla suç bataklığına dalmaktan çekinmeyen üç arkadaşın öyküsü etrafında gelişiyor. Üç arkadaş, yeraltı dünyasına daha derinden bağlandıkça yolları kaçınılmaz olarak ayrılır. Bir zaman sonra, aralarındaki kankardeşlik yemini de onları birbirlerini düşman olarak görmekten alıkoyamayacaktır.


GETTING HOME

50 yaşlarındaki Zhao, Hong Kong yakınlarında bir şehir olan Shenzen'de çalışmakta olan fakir bir göçmen işçidir. İş arkadaşı ve en iyi dostu Yaşlı Wang beklenmedik bir biçimde ölünce, Yaşlı Zhao arkadaşının ölüsünü evine götürmeye karar verir. İnatçı köylü Çin'in göz kamaştırıcı bölgelerinden geçtiği yolculuğunda her çeşitten, çok renkli Çinli karakterlerle ve eğlenceli durumlarla karşılaşır. Zhao, karşısına çıkacak her sınavı iradesi ve nüktedanlığıyla aşmayı bilecektir.

Çin bağımsız sinemasının yetenekli yönetmeni Zhang Yang, ulusal ölçekte ve uluslararası alanda pek çok ödüle layık görülen üç başarılı filmin ardından bu filmde kara komedi türünün sivri dilli üslubunu kuşanıyor ve bir adam ve bir ceset arasındaki ilginç dostluğu perdeye taşıyor. 2007 Berlinale Panorama Bölümü'nde seyirci karşısına çıkan 'Getting Home' Selanik Uluslararası Film Festivali'nde 'En İyi Film' dalında Altın İskender ödülüne ve Trondheim Film Festivali Büyük Ödül'üne layık görülmüştü.


CONFESSION OF PAIN

Melankoli ve kasvetle yıkanmış bir Hong Kong, Andrew Lau ve Oscar ödüllü "Köstebek"in yazarlarından Alan Mak'ın elinden çıkan şaşırtıcı ve derinlikli öykü "Confession of Pain"'de kusursuz bir cinayetin ve fedakarlık öyküsünün sahnesi olarak karşımıza çıkıyor. Etkileyici sinematografisiyle 2007 Hong Kong Film Ödülleri'nde "En İyi Görüntü" ödülünü kazanan ve "En İyi Aktör" ve "En İyi Özgün Film" dahil olmak üzere altı kategoride ödüle aday gösterilen filmin öyküsü, deneyimli dedektif Hei'nin kayınpederi, hayırsever milyarder Kim'in görkemli malikanesinde korkunç bir cinayete kurban gitmesi ve Hei'nin eski ortağı, artık özel dedektiflik yapan Bong'un yardımını istemesiyle gelişiyor.

Cinayet, alınması bir ömre mal olmuş bir intikamın sonucu gibi gözükse de detektifler bir süre sonra kusursuz bir cinayetin faili olan bir canavarın peşinde olduklarını anlarlar: her ayrıntı özenle düşünülmüştür, her şey kusursuzca mantığa oturtulmuş ve olası sanık ve tanıkların her biri gizemli bir şekilde ortadan kaldırılmıştır.

Polis, özel dedektif ve katil, düşmüş meleklerin şehrindeki kayıp ruhlar gibi üzerlerine düşeni yapmaktadırlar. Yolculuklarında attıkları her adım onları birbirlerine daha da yaklaştıracaktır; ta ki tüm taşları devirecek ve sahnede hiç kimseyi lekelenmemiş bırakmayacak korkunç bir son kapılarını çalana dek.


4 MONTHS 4 WEEKS 2 DAYS

2007 Cannes Altın Palmiye ödülü sahibi, festivalde ve büyük beğeni toplayan "4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün"de Romanyalı yönetmen Cristian Mingui, süssüz, neredeyse çiğ bir gerçekçilikle, istenmeyen bir eylemin bireysel sonuçları üzerinden totaliter bir toplumdaki soğukkanlı adalet anlayışını ifşa ediyor. "Altın Çağ'dan Öyküler" başlıklı toplayıcı bir projenin parçası olarak tasarlanan ve şehir efsaneleri ve bireysel zorluklar etrafında gelişen anlatılardan yararlanarak komünizm dönemi Romanya'sının sivil tarihine öznel bir bakış geliştiren film, rejimin son yıllarında Romanya'da küçük bir kasabada yaşayan iki oda ve okul arkadaşı Otilla ve Gabita'nın öyküsünü beyazperdeye taşıyor.

İstemediği bir gebelikten muzdarip olan Gabita Otilia'dan yardım ister. Gabita Otilia için ucuz bir otelde bir oda kiralar ve Gabita hatasını temizleyecek olan kürtajcı Mr. Bebe'yi beklemeye başlar. Gabita cezadan ve horgörüden kaçmak için her şeyi yapmaya hazırdır fakat hiçbir şey göründüğü kadar kolay olmayacaktır.


PERSEPOLIS

Marjane Satrapi ve Vincent Paronnaud tarafından, Marjane Satrapi imzalı ödüllü çizgiromandan uyarlanan Persepolis, İran İslam Devrimi sırasında ergenliğe adım atan bir genç kızın öyküsünü beyazperdeye taşıyor. Küçük Marjane dokuz yaşındayken köktendincilerin iktidarı ele geçirdikleri, kadınları örtünmeye zorladıkları ve binlerce insanı hapse attıkları yıllarda başlayan Persepolis'in öyküsü, Marjane'yi ebeveynlerinin onu güvenlik endişesiyle gönderdikleri ve Marjane'nin ülkesinden kaçmasının tek nedeni olan dinsel köktencilik ve aşırılıkla bir tutulduğu Avrupa'da geçirdiği yıllara ve kahramanımızın yetişkinlik çağına dek izliyor.

Fransız versiyonunda seslendirme kadrosu içinde Catherine Deneuve gibi star'lara da yer veren Persepolis, 2007 Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'nü kazanmıştı.


THE MAN FROM LONDON

Ünlü Macar yönetmen Bela Tarr'ın Belçikalı yazar Georges Simenon'un aynı adlı romanından uyarladığı, 2007 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için yarışan "The Man From London" 60'ların ünlü film-noir'larının gergin ve yoğun atmosferini canlandırırken güçlü "varoluşçu tonlaması"yla dikkat çekiyor.

Fransa'da bir limanda çalışan orta yaşlı bir görevli esrarengiz bir cinayete şahit olur ve cinayet mahallinde para dolu bir bavul bulur. Olayın hemen ertesinde İngiltere'den bir müfettişin bölgeye gelmesiyle, bir vurgunun ganimetine el koyduğunu anlar. Bu noktadan sonra yaşamı hiçbir zaman aynı olmayacaktır.

erten07
03-09-07, 13:30
THE MOURNING FOREST

1997 Cannes Altın Kamera ödülü sahibi, 2003'te Altın Palmiye için yarışan Japon yönetmen Naomi Kawase, yaşlılık ve yas olgularını merkez alan içten ve dokunaklı bir öyküyle beyazperdeye geri dönüyor. Samimiyeti ve fedakarlığı insan ilişkilerinin merkezine geri çağıran "The Mourning Forrest" 2007 Cannes Film Festivali'nde Büyük Ödül'e layık görülmüştü.

Shigeki yaşamını bir huzur evinde geçirmekte olan yaşlı bir duldur. Ona en büyük desteği, kendisi de bir ailesinden bir yakınını kaybetmiş olan Machiko vermektedir. Machiko, Shigeki'nin doğumgününde onu arabayla bir kır gezisine çıkartır. Ne var ki ikilinin arabaları bir hendeğe düşer ve Shigeki, adeta gizemli bir sesi dinliyormuşçasına, kararlı bir şekilde ormana doğru ilerlemeye başlar. Machiko'nun onu takip etmekten başka seçeneği yoktur.


AND ALONG COME THE TOURISTS

2007 Cannes Film Festivali "Belirli bir Bakış" seçkisinde seyirci karşısına çıkan "And Along Came the Tourists", alışılmadık bir artalanda gelişen bir aşk ve kültürlerarası ilişki öyküsü anlatıyor ve Auschwitz'den, günümüzün perspektifinden bakarak, zekice, empatik ve öğretici bir yoldan da bahsedilebileceğini kanıtlıyor.

Genç Alman Sven ülkesinde askerlik yapmak yerine yurtdışında sivil hizmet vermeyi seçer ve kendini Polonya kasabası Auschwitz'de bulur. Sven, ona lise tarih derslerini anımsatan boğucu gri havayla kaplı bu küçük kasabada, kampın eski tutsaklarından olan ve zamanını Avrupa'nın her yerinden kampa getirilen Yahudilerden alınan eski bavulları onararak ya da yaşayan bir tanık olarak ziyaretçilere konuşmalar yaparak geçiren ihtiyar Bay Krzeminski'ye bakmakla görevlendirilmiştir ve Krzeminski'nin huysuz tavırlarının yanı sıra yerli halktan kişilerin önyargılarıyla da baş etmek zorundadır.

Ne iyi ki genç adamın yanında, onun evinde kalmasına izin veren genç Polonyalı rehber Ania vardır. Karmaşık duygular içindeki Sven bir süre sonra bulunduğu yerin korunmasında kendine düşen görevi anlayacak ve Ania için beslediği duyguların farkına varacaktır.


THE POPE'S TOILET

Yıl 1988. Papa II. Juan Pablo Melo kentini ziyaret edecektir. 50,000 kişinin onu görmeye gelmesi beklenmektedir.

Kasabanın mütevazı sakinleri insanlara yiyecek ve içecek satarak zengin olacaklarına inanmaktadırlar. Bisikletiyle kaçakçılık yapan Beto, evinin önüne, gelen geçene kiralamak için bir tuvalet inşa etmeye karar verir. Ne var ki Papa'nın ziyaretinde hiçkimse hiçbirşey satamaz ve sadece yaşlı bir kadın tuvaleti kullanır. Beto'nun hayalleri suya düşmüştür fakat bu macera sayesinde kızı onu daha iyi anlama fırsatı bulacaktır.

Uruguaylı yönetmenler CCharlone ve Enrique Fernandez'in ortak imzasını taşıyan "The Pope's Toilet", gösterim tarihinden önce ödüllere layık görülmüştü.


MY BROTHER IS AN ONLY CHILD

2007 David di Donatello Ödülleri'nde 'En iyi Senaryo' ve 'En İyi Aktör' de dahil olmak üzere dört kategoride ödül alan "My Brother Is An Only Child" iki kardeşin öyküsü üzerinden İtalyan yakın tarihinin çalkantılı yıllarına uzanıyor. Accio serserice düşüncesiz ve kuralsız davranışları ile ebeveynleri için bir felakettir. Her mücadeleye ciddi bir savaşa giriyormuşçasına giren Accio, istediğini elde etmek için savaşan bir irade timsalidir. Öte yandan Manrico yakışıklı, sosyal ve karizmatiktir ve çevresi tarafından çok sevilmektedir. İtalya'nın yavaş yavaş politik mücadelenin girdabına kapıldığı yıllarda iki kardeş zıt politik kamplara düşerler. Aralarındaki rekabet, ikisinin de aynı kadına aşık olmalarıyla daha da alevlenecektir.


TERROR'S ADVOCATE

Komünist? Anti-kolonyalist? Aşırı sağcı militan? Hangi fikirler Jacques Verg'nin ahlak anlayışını temellendirir?

2007 Cannes Film Festivali "Belirli bir Bakış" bölümünde seyirci karşısına çıkan "Terror's Advocate", 'şeytan'ın avukatı'nın izini sürüyor ve Fransız hukuk tarihine geçmiş en esrarengiz kişiliğin gizemini aydınlatmaya çabalıyor. Genç bir avukat olduğu yıllarda Cezayirli bağımsızlıkçılar adına caf'leri bombalamaktan idama mahkum edilen 'la Pasionaria' lakaplı Djamila Bouhired'i savunmasıyla tanınan Vergetkileyici kariyeri boyunca Çakal Carlos gibi teröristlerin savunmalarını üstlendi ve Nazi teğmeni Klaus Barbie gibi tarihi canavarları mahkeme salonlarında temsil etti.
Genç yönetmen Erin Kolirin, 2007 Cannes Film Festivali "Belirli bir Bakış" bölümünden Coup de Coeur ödülüyle dönen film kültürlerarası ilişkilere odaklanıyor.


THE BAND'S VISIT

İskenderiyeli bir Polis Bandosu, bir Arap Kültür Merkezi'nin açılış töreninde çalmak üzere İsrail'e davet edilir. Ancak bürokratik bir karışıklık nedeniyle bando üyelerini havaalanında karşılamaya kimse gelmez. Müzisyenler verilen adresi kendi başlarına bulmak zorundadırlar. Bindikleri otobüs onları çölde unutulmuş kasabada bırakır. Ertesi sabaha kadar şehre dönme şansı kalmayan bando, kasabadaki caf'nin güzel işletmecisi Dina'nın, geceyi onun evinde geçirmeleri teklifini kabul eder. Bu zorunlu konaklama sırasında yaşanacak aksilikler bando üyeleriyle kasabalılar arasında dil ve kültür engellerini aşan bir dostluğun temelini atacaktır.


TUYA'S MARRIAGE

2007 Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülüne layık görülen "Tuya'nın Evliliği"nde yönetmen Quanan Wang, annesinin doğduğu topraklara uzanıyor ve modern dünya tarafından tehdit edilen yaşamları ve eski gelenekleri şiirsel bir üslupla perdeye taşıyor.

Hükümetin göçebe çobanları şehir yaşamına uymaya zorladığı kuzeybatı Moğolistan'ın uçsuz bucaksız steplerinde, güzel Tuya toprağını terk etmemek için direnmektedir. Tuya ayrıca engelli kocası Bater'in iyi niyetli boşanma ısrarlarına da karşı koymaktadır. Bir gün, ani bir hastalık Tuya'yı, en azından Bater'e bakabilecek birini bulabilme umuduyla tekrar düşünmeye iter. Ne var ki Tuya'nın taliplerinden hiçbiri Bater'in yükünü de üstlenmeye niyetli değildir, eski okul arkadaşı Baolier dışında.

erten07
03-09-07, 13:34
PARANOID PARK

Amerikan bağımsız sinemasının ünlü yönetmeni Gus van Sant, Amerikan liselerini saran şiddet sorununa eğildiği 2003 tarihli sansasyonel filmi "Fil"in ardından "Paranoid Park"ta bir kez daha ergenlerin dünyasına giriyor. Blake Nelson'ın aynı adlı romanından uyarlanan "Paranoid Park" 2007 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için yarıştı ve 60'ıncı Yıldönümü Özel Ödülü'nün sahibi oldu.

"Paranoid Park", kaza sonucu bir güvenlik görevlisinin ölümüne sebep olan genç kaykaycı Alex'in öyküsünü perdeye taşıyor. Vicdan azabı ve korkuyla felç olan Alex Portland bir süre tek başına Portland sokaklarında dolaşır ve kaza hakkında kimseye tek kelime etmemeye karar verir. Fakat yeni tanıştığı Macy'nin tavsiyeleri, acıyla başa çıkma sınavında ona yardımcı olacaktır.


EASTERN PROMISES

Efsanevi Kanadalı yönetmen David Cronenberg, 2005 tarihli "A History of Violence"ın ardından perdeye bir başka suç ve hesaplaşma öyküsüyle dönüyor.

Oyuncu kadrosu Viggo Mortensen ve Naomi Watts gibi güçlü isimleri barındran "Eastern Promises", Londra'nın en ünlü suç şebekelerinden bir tanesinin üyesi olan Nikolai'ın öyküsü etrafında gelişiyor. Organizasyonu tarafından potansiyel bir tehdit olarak görülen Anna adlı masum bir ebeyle ilgilenmekle görevlendirilen Nikolai, bu görevde hayatının en büyük sınavıyla karşı karşıya kalacaktır.


RAINER WERNER FASSBINDER

Die Bitteren Tranen der Petra von Kant

Fassbinder'in taşkın ve kuralları yıkan draması "Petra von Kant'ın Acı Gözyaşları" iktidar oyunları ile duygusal ilgi arasındaki gizli ilişkiye dair yakıcı bir eleştiri sunuyor.

Sadece 10 gün içinde tek ve kapalı bir mekanda çekilen filmde Fassbinder divaları Margit Carstensen ve Hanna Schygulla göz kamaştırıcı performanslar sergilerken başyapıtın coşkun görsel ustalığı öyküdeki orkestre edilen duygusal görkemle yarışıyor.

İkinci kocasından boşanmış ve ilk evliliğinden bir kızı olan Narsist modacı, duygusal anemik Petra von Kant, dekadan fildişi kulesi kabul ettiği, zengince döşenmiş apartman dairesinde, ona adeta bir köleymişçesine bağlı olan sekreteri, yardımcı tasarımcısı ve asistanı Marlene ile birlikte yaşamaktadır.

Petra, 23 yaşında bir genç kız olan model olma heveslisi Karin ile tanıştığında Karin'i sadece kendine ait kılma isteğiyle ona aşık olur. Petra Karin'in kalbine girmeyi başarır fakat Karin Petra'nın servetini sömürmekten ve kendi bağımsızlığını haykırmaktan geri durmaz. Karin'in yurtdışında olan kocası ansızın eve dönünce Karin durmaksızın ona geri döner ve Petra'yı yalnız ve çaresiz bırakır. Böylece Petra gerçekte Karin'i hiç sevmediğinin farkına varır: onu sadece fanatik bir biçimde sahip olmak için istemiştir.

Boğulmakta olan Petra işbirliği, özgürlük ve aşka dair vaatlerle bu defa Marlene'e yaklaşır. Fakat Marlene valizlerini toplar ve tek kelime etmeksizin Petra'yı terk eder.


Lili Marleen

Yıl 1938, Willie ve Robert birbirine aşıktır. Willie, bir Zürih gece klübünde sahne alan, tanınmamış ve büyük çıkışını gerçekleştireceği günü bekleyen bir Alman şarkıcıdır. Robert ise zengin bir Yahudi ailesinin oğludur. Robert'ın babası Yahudilerin Nazi Almanya'sından kaçmalarına yardım eden bir organizasyonun başındadır ve Robert'ın bir Alman kızı ile ilişki kurmasına, bu durum organizasyonun faaliyetlerini tehlikeye atabileceği için karşı olsa da Almanya'ya yapılacak gizli bir görevde Willie'nin Robert'a eşlik etmesine izin verir. Aşıklar İsviçre'ye döndükten sonra Robert'ın babasının onları acımasız bir şekilde oyuna getirdiğini fark ederler: Willie ülkeye giriş yapamamaktadır. İkili ayrılmak zorunda kalır. Willie Almanya'da yaşamaya başlar ve ünlü olur. En başta Münih'teki "Alter Simpl"da "Lili Marleen" ile bir çıkış yapar. Daha sonra güçlü bir Nazi olan Henkel, Willie'yi destekler ve Willie'nin söylediği şarkıyı plağa kaydettirir. Belgrad'daki Alman Askeri Radyosu bu ezgiyi çaldığında Willie kısa sürede Führer'in bile hayranlığını kazanan büyük bir Alman Nazi yıldızı olup çıkar. Robert takma isim kullanarak Willie'yi Berlin'de ziyaret eder. Ne var ki buluşmaları Gestapo tarafından gözlenmiştir. Robert tutuklanırken her şeyden habersiz Willie Doğu Cephesi'nde tura çıkar. Willie, Robert'ın babasının oğlunu özgür bırakmak için delil olarak kullanması adına Zürih'teki organizasyona teslim edilmek üzere doğu cephesindeki imha kampları hakkında bilgi taşımayı kabul eder. Ne var ki bu planlar günyüzüne çıktığında Willie'nin kariyeri mahvolur. Ümitsizliğin ve Nazilere olan korkunun pençesinde Willie intihara teşebbüs eder. Robert Calais'deki İngiliz Ordu İstasyonu'nun Willie'nin tutuklanışını ve idam kararını duyurmasını sağlayarak ona yardım eder. Willie'nin olağanüstü popülerliği Nazileri haberleri yalanlamaya iter. Willie bir kez daha sahnelere dönmeye zorlanır. Savaş bittiğinde, Willie Bir kez daha Robert'ı görür, ne var ki artık eski mutluluklarının geride kaldığını anlayacaktır.


Die Ehe der Maria Braun

II. Dünya Savaşı yılları, şehirler bombardıman altındadır. Hermann Braun ve Maria böyle bir zamanda evlenmeye karar verirler. Hermann'ın cepheye dönmesi gerektiği için birlikte sadece tek bir gece geçirirler. Savaştan sonra kocasının savaşta öldüğü söylenmiştir Maria Amerikalı siyah asker Bill ile ilişki kurar. Fakat Herrmann tutsak olduğu ülkeden beklenmedik bir zamanda eve döner. Kocası ve aşığıyla yüz yüze geldiğinde Maria Bill'e bir şişeyle burur. Bill ölür. Herrmann suçu üstlenir ve hapse atılır. Maria sanayici Oswald ile tanışır ve onun yaşamının ve işinin vazgeçilmez bir parçası oluverir. Fakat hala Hermann'ın salıverilmesini beklemektedir. Zaman geldiğinde, Hermann arkasında bir iz bırakmadan kaybolur. Ancak Oswald'ın ölümünden sonra ortaya çıkar. Maria daha sonra iki erkeğin aralarında bir anlaşma yaptıklarını öğrenir: Hermann Oswald yaşadıkça Maria'yı ona feda edecek, Oswald ise Hermann ve Maria'yı varisi ilan edecektir. Oswald'ın ölümünden sonra, uzun zamandır beklenen kutlama yerine bir felaket gerçekleşir: Maria isteyerek veya istemeyerek havagazı fırınını açık unutur ve radyo yayını Alman futbol takımının 1954 dünya şampiyonasını kazandığını duyururken ev büyük bir patlamayla havaya uçar.


Liebe ist Kalter als der Tod

Küçük çaplı bir kadın satıcısı olan Frank, sendikaya üye olmamakta direnmektedir ve Joanna adlı bir fahişeyle birliktedir. Sendika, Franz'ın peşinde bir gangster olan Bruno'yu takar. Ne var ki Franz yakışıklı takipçisi Bruno'ya aşık olur ve onunla sevgilisi Joanna'yı paylaşmayı isteyecek ölçüde büyük bir dostluk kurar. Sendika Bruno'ya bir cinayeti havale ettiğinde Franz onu işbirliğine ikna etmek için kullanılır.

Bunlar olurken ikilinin üzerinde çalıştıkları silahlı soygun planı da gerçekleşmeyi beklemektedir. Ne var ki Joanna Bruno'dan usanır ve ikilinin planlarını polise bildirir. Soygun anının keşmekeşinde Bruno bir polis kurşunuyla vurulur ve ölür. Aşıklar yine eskisi gibi birbirlerine aittirler ve özgürlüğe kanat açmaya hazırdırlar.

İkonik olanla ironik olanı görkemli bir sahnede kavuştururken Chabrol, Röhmer ve Straub gibi öncü isimlere selam gönderen, Anti-tiyatro grubunun suç dünyası üçlemesinin ilk bölümü ve Fassbinder'in beyazperde auteur'lük kariyerinin şafağı olan "Aşk Ölümden Soğuktur", yeraltı dünyasında gelişen bir üçlü ilişkinin kaderini izlerken gangster türünün lügatini karıştırıyor ve yapıbozuma uğratıyor.

erten07
05-09-07, 08:29
44. Altın Portakal Film Festivali’nin uluslararası bölümü III. Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin açılış filmi, Ang Lee imzalı "Lust Caution"

http://img237.imageshack.us/img237/7915/2365pd8.jpg (http://imageshack.us)

19 Ekim – 28 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek, Real’in ana sponsorluğundaki 44.Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin dünyaya açılan yüzü 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali, Uzakdoğu sinemasının dev ismi, Oscar ödüllü Tayvan doğumlu yönetmen Ang Lee’nin 2007 tarihli son filmi “LUST, CAUTION”(“SE JIE”) ile perdelerini açacak.

Dünya çapında gişe başarılarına imza atan epik şaheser “Kaplan ve Ejderha” ve 3 Oscar, 3 Altın Küre ve 4 BAFTA ödülü alan sansasyonel başyapıtı “Brokeback Dağı”nın ardından iki yıllık bir yaratıcılık perhizine giren Ang Lee “LUST, CAUTION” ile kendine has, çarpıcı ve dünya çapında izleyicileri şaşırtacak bir Asya öyküsünü beyazperdeye taşıyor.

Uzakdoğu sinemasının unutulmaz yapıtlarından biri olmaya aday film, II. Dünya Savaşı sırasında Japon işgali altındaki Çin’in en büyük kenti Şangay’daki Japon güdümlü kukla hükümetin istihbarat şefi Bay Yee’ye suikast düzenlemeyi planlayan bir grup vatansever öğrencinin etrafında gelişiyor.

Grubun gizli planlarında başrolü oynayan genç ve güzel Wang Jiezhi (Wei Tang) ile hedefi Bay Yee arasında tutku dolu bir ilişkinin gelişmesiyle hem suikast planları hem de grubun güvenliği tehlikeye giriyor.

“Kaplan ve Ejderha”nın senaristi Wang-Hui Ling tarafından Eileen Chang imzalı kısa öyküden senaryolaştırılan, heyecan dozu yüksek gerilimin oyuncu kadrosunda, Cannes Film Festivali “En İyi Erkek Oyuncu” ödülü sahibi ve Hong Kong’da “sinema kralı” olarak anılan ünlü aktör Tony-Leung Chiu Wai ve “Son İmparator”, “İkiz Tepeler” gibi dünyaca ünlü yapımlarla ismini beyazperde ve televizyon tarihine yazdıran, “Çin’in Elizabeth Taylor”ı ünvanlı ünlü aktris Joan Chen yer alıyor. Ang Lee’nin başrol için yaptığı seçmelerde, yarıştığı tüm Tayvanlı ve Çinli kızları geride bırakan genç ve güzel Çinli aktris Wei Tang ise Wang Jiezhi rolüyle karşımıza çıkıyor.

Eileen Chang’ın yazdığı öyküyü “kısa fakat zeka dolu ve çok derin” olarak nitelendiren yönetmen Ang Lee, hikayenin en etkileyici özelliğinin, bir casusluk serüvenini bir kadının gözünden anlatması olduğunu söylüyor.

Filmin Mandarince ismi olan “SE JIE”yi Budist bir bakış açısıyla yorumlayan Ang Lee, “Se” sözcüğünün dişi güzellik ve duyarlılık, “JIE” sözcüğünün ise akılcı düşünce ve zeka gücü anlamına geldiğini ve bu birleşimin filmin öyküsüyle doğrudan bağlantılı olduğunun altını çiziyor.

Yapıtlarında genç insanların arzularının ve duygularının yol açtığı durumları işlemekten ve farklı zaman dilimlerine odaklanmaktan keyif alan Tayvan’lı usta yönetmen, “LUST, CAUTION”ı yazar Eileen Chang’ın yaşamından anekdotlarla zenginleştirmiş.

3. Uluslararası Avrasya Film Festivali, 'LUST CAUTION’ filmini tüm dünya festivalleri arasında üçüncü kez seyirciyle buluşturarak Uluslararası Film Festivalleri arasındaki yerini de sağlamlaştırmış oluyor. Festivalin dünya sinemasının seçkin örneklerinden oluşan zengin film programı Eylül başında açıklanıyor…

erten07
10-09-07, 20:04
3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali Açılış Filmi Ang Lee imzalı "LUST, CAUTION",
64'üncü Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan ile ödüllendirildi

http://img118.imageshack.us/img118/7807/272347cu8.jpg (http://imageshack.us)


19-28 Ekim 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali'nin perdelerini açacak olan uzakdoğu sinemasını dev ismi Tayvanlı yönetmen Ang Lee'nin en son yapıtı, "LUST, CAUTION" ("SE JIE") , 64'üncü Venedik Film Festivali'nden, festivalin en büyük ödülü olan "En İyi Film" kategorisinde Altın Aslan ödülüyle döndü.

Yönetmenin etkileyici filmografisinin ve Uzakdoğu sinemasının unutulmaz yapıtlarından biri olmaya aday film, II. Dünya Savaşı sırasında Japon işgali altındaki Çin'de, Şangay'daki Japon güdümlü kukla hükümetin istihbarat şefi Bay Yee'ye suikast düzenlemeyi planlayan bir grup vatansever öğrencinin etrafında gelişiyor.

Grubun gizli planlarında başrolü oynayan genç ve güzel Wang Jiezhi ile (Wei Tang) hedefi Bay Yee arasında tutku dolu bir ilişkinin gelişmesiyle hem suikast planları hem de grubun güvenliği tehlikeye giriyor.

erten07
11-09-07, 21:24
19–28 Ekim 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan festivalin büyük jürisi açıklandı

Jüri başkanlığını tiyatro sanatçısı Genco Erkal’ın yapacağı büyük jürinin diğer üyeleri Cem Yılmaz, Hale Soygazi, Mahinur Ergun, Zeki Demirkubuz, Emrah Yücel, Mehmet Açar, Nida Karabol ve Uğur İçbak oldu.

Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK Vakfı) ve Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın (AKSAV) işbirliği ile düzenlenen 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali, 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali ve Türkiye’nin ilk ve tek film marketi olan Uluslararası Avrasya Film Market’le birlikte Türkiye’nin üç büyük etkinliğinin bir arada gerçekleştirildiği Uluslararası Antalya Film Festivali’nin “Büyük Jürisi”, dün akşam Ortaköy Anjelique’de düzenlenen partiyle açıklandı.

Antalya Altın Portakal Film Festivali uzun metraj bölümünün Ulusal Büyük Jürisi Cem Yılmaz, Hale Soygazi, Mahinur Ergun, Zeki Demirkubuz, Emrah Yücel, Mehmet Açar, Nida Karabol ve Uğur İçbak’tan oluşurken, jürinin başkanlığını ise ünlü tiyatro oyuncusu Genco Erkal yapacak.

Gecede, ulusal yarışmanın “Büyük Jürisi”nin yanı sıra Ulusal Kısa Film Yarışması ve Ulusal Belgesel Film Yarışmasının jüri üyelerinin de isimleri açıklandı. Kısa Film Yarışması’nın jüri üyeleri Cansel Elçin, Semir Aslanyürek, Ebru Ceylan, Balçiçek Pamir ve Danny Lennon olurken, belgesel film yarışmasının jüri üyeleri Coşkun Aral, Canan Obay, Ludmilla Cvikova, Ertuğrul Karslıoğlu ve Tuba Akyol olarak belirlendi. Festivalin ödül törenini ise Halit Ergenç ile Meltem Cumbul sunacak.

Düzenlenen partiye, 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde görev alacak jüri üyelerinin yanı sıra aralarında Lale Mansur, Cansel Elçin, Fadik Sevin Atasoy, Levent Üzümcü, Ebru Ceylan, Nuri Bilge Ceylan, Halit Ergenç, Sırrı Hakkı Önder ve Cem Yılmaz gibi sinema oyuncuları ve yönetmenler katıldı.
Festival kapsamındaki ulusal yarışmaya için başvurular 14 Eylül 2007 tarihine kadar devam edecek.

erten07
12-09-07, 09:35
http://img175.imageshack.us/img175/6448/juricl5.jpg (http://imageshack.us)

TÜRSAK Başkanı Engin Yiğitgil, festivalde görev alacak jürinin seçiminin, bu jüride yer alabilecek saygınlıkta, o enerjiye sahip ve sinema içinden çıkmış sanatçı kişiliklerine göre yapıldığını söyledi.

Yiğitgil, festivalde yarışacak film sayısının henüz belli olmadığını, önseçici kurulun aldığı karara göre 10 ya da 12 filmin yarışabileceğini kaydetti.

Yiğitgil, bu yıl düzenlenecek festivalin önemli bir festival olduğunu vurguladı:

"Çünkü, bir ulusal film festivali, yanında bir Avrasya Uluslararası Film Festivali, onun da yanında bir Uluslararası Avrasya Film Market olmak üzere 3 büyük etkinliğin, 9 gün içinde Altın Portakal şemsiyesi altında yapıldığı bir festival bu.

Tabii önemli bir olay, 44'üncü seneye ulaşmak zaten başlı başına bir olay. Dolayısıyla Antalya gibi kültürü bol ve tarihi bakımdan çok önemli bir kentimizde bunun yapılması da önemli. Uluslararası arenada da hemen yerimizi bulduk."

Yiğitgil, festival için belirli kontenjanları olduğunu ve festivale gerek Avrupa sineması, gerekse Hollywood'dan çok değerli yönetmen ve oyuncuların geleceğini sözlerine ekledi.

erten07
15-09-07, 18:48
3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali muhteşem bir sinema şölenini festival seyirciyle buluşturmaya hazırlanıyor

44. Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek olan 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali, bu yıl da dünya sinemasının seçkin örneklerini, usta yönetmenlerin ve genç yaratıcıların heyecanla beklenen en son filmlerini sinemaseverlerle buluşturacak.

Üç Yıldır dünya sinemasının en yeni yapımlarını, oyuncu ve yönetmenleriyle birlikte Antalya'da ağırlayan festivalin yarışma bölümünde bu yıl da birbirinden önemli filmler yarışacak. Son iki yıldır dünyada büyük ilgi toplayan film ve yönetmenleri Antalya'da bir araya getiren Festival, "En İyi Film"i 75000 USD "En İyi Yönetmen"i ise 25000 USD ile ödüllendirecek.

Film Eleştirmenlerinden oluşan bir jürinin değerlendireceği 15,000 USD'lik ‘Eleştirmenlerin Ödülü' ise, kazanan filmin yapımcısına verilecek.

Festivalin yarışma bölümünde; "Warrior" filmiyle büyük çıkış yapan başarılı İngiliz yönetmen Asif Kapadia imzalı, Sara Maitland uyarlaması, Michelle Yeoh ve Sean Bean'in başrollerini paylaştıkları bir aşk ve macera öyküsü olan b>"Kuzeyin Derinliklerinde" (‘Far North'); dört ülkenin ortak yapımda buluşması ile gerçekleştirilen, ünlü Rus yönetmen Sergei Bodrov'un yönettiği ve dünyanın en büyük imparatorluğunu kuran Moğol Kağanı Cengiz Han'ın yaşamını beyazperdeye aktaran dev yapım ‘Moğol-Cengiz Han' ("Mongol"); ‘İkinci Kattan Şarkılar' ile 2000 Cannes Film Festivali'nde ile Jüri Özel Ödülü'nü kazanan İsveçli yönetmen Roy Andersson'un klasik öykü yapısına cüretkar bir müdahalede bulunduğu filmi ‘Siz, Yaşayanlar' ("You the Living"); Avustralyalı yönetmen Tony Ayres'in kendi sıra dışı çocukluğundan ve annesinin hatırasından aldığı ilhamla çektiği, 70'lerde Avustralya'ya yerleşen Çinli bir şarkıcı ve ailesinin başından geçenlerin aktarıldığı ve başrolünde Joan Chen'i izleyeceğimiz "Sıla Şarkıları" (‘The Home Song Stories'); çektiği ilk uzun metrajlı filmi ile 25. Hong Kong Film Ödülleri'nde "En İyi Yeni Yönetmen" ödülünü alan Kenneth Bi imzalı, Uzakdoğu Sineması'nda ilk defa Zen davul sanatıyla karakter eksenli bir öyküyü birleştiren "Davulcu" (‘The Drummer'); İsrailli genç yönetmen Eran Kolirin'in 2007 Cannes "Coup de Coeur" ödülü sahibi ve İsrail Film Akademisi Ödülleri'nde 15 kategoride aday gösterilen filmi, İsrail'e giden bir Arap Polis bandosunun başından geçen eğlenceli olayları anlatan "Bandonun Ziyareti" (‘The Band's Visit'); Çin İç Savaşı'nda hayat bulan bir fedakarlık, onur ve cesaret öyküsünü perdeye taşıyan, geçtiğimiz yıl Festivalin açılış filmi "Şölen"in yönetmeni Feng Xiaogang imzalı "Bölüğün Onuru" ("Assembly") ve Fransız yıldız Sophie Marceau'nun yönetmen koltuğuna ikinci kez oturduğu ve Christopher Lambert ile başrolü paylaştığı baş döndürücü gerilim yapıtı La Disparue de Deauville" yarışacak.

Uluslararası yarışmada bu yıl Türkiye'den iki film yer alıyor; Semih Kaplanoğlu'nun yönettiği "Yumurta" ve Handan İpekçi'nin son filmi "Saklı Yüzler".

Bir üçlemenin ilk filmi olan "Yumurta", bu yıl Cannes Film Festivali'nde "Yönetmenin On Dört Günü" bölümünde izleyiciyle buluşmuş ve Saraybosna Film Festivali'nde Saadet Aksoy'a "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kazandırmıştı. Başrollerde Saadet Aksoy'un yanısıra Nejat İşler ve Ufuk Bayraktar'ı izlediğimiz film, yıllar sonra köyüne geri dönen Yusuf'un mekan ve kişiler aracılığıyla hayatla hesaplaşmasını beyaz perdeye taşıyor.
Son olarak "Büyük Adam Küçük Aşk" ile kamera arkasına geçen Handan İpekçi ise son filmi "Saklı Yüzler" de Türkiye'nin halen büyük sorunlarından biri olmayı sürdüren töre cinayetlerine odaklanıyor.



Dünya Sineması'nda Ödül Heyecanı

Film festivalleri ve film eleştirmenlerinin, sinema kültürünün yerleştirilmesi ve geliştirilmesindeki önemini vurgulamak adına gerçekleştirilen ve kazanacak filmin yapımcısına 15.000 USD kazandıracak olan Eleştirmenlerin Ödülü bölümünde bu yıl da Dünya Sineması'nın seçkin filmleri bir araya gelecek.

Eleştirmenlerin Ödülü yarışma bölümünde ödüllü yönetmen Carlos Saura'nın müziğinin ruhu ve Lizbon kenti arasındaki bağları keşfe çıktığı en son yapıtı "Fadolar" ("Fados") yönetmenin 15 yıl önce "Sevilyalılar" (1992), "Flamenko" (1995), Oscar adayı "Tango" (1998) "Salome" (2002) ve Iberia (2995) ile başlattığı müzikal serinin son filmi olarak karşımıza çıkıyor.

2006 Altın Palmiye ödüllü "Özgürlük Rüzgarı"nın ardından, usta yönetmen Ken Loach, Britanya devletinin, tartışmalı göçmen sorununu ele alış biçimi üzerine aydınlatıcı bir filmle geri dönüyor: "İşte Özgür Dünya" ("It's a Free World").

Münih Film Festivali'nden "En İyi Yönetmen" ödülü ile dönen Simon Gross'un ilk filmi "Yarının Kaderi"nin öyküsü ("Fata Morgana") Fas'ta tatil yapan genç bir çiftin çölde yol alırken arabalarının bozulması ve onlara yardıma gelen esrarengiz bir yabancıyla karşılaşmalarıyla gelişiyor.

Sovyet sinemasının, farklı bakış açısıyla dikkat çeken, Sovyet yaşantısını en ince detaylarıyla beyaz perdeye yansıtan esrarengiz yönetmeni Kira Muratova, Nika Ödülleri'nden "En İyi Film" tacıyla dönen "İkisi bir Arada" da ("Two in One"), banal gerçekliğin arkasındaki zenginliği gösterme girişiminde dikenli bir mizah yaklaşımıyla grotesk öğeleri birleştiriyor.

Marco Simon Puccioni'nin, 57'inci Berlin Film Festivali Panorama bölümünde seyirci karşısına çıkan filmi "Sığınak" ("Riparo") ve de Philippe Aractingi'nin Lübnan'da geçen ve savaş sırasında çekilen draması "Bombaların Altında" ("Under the Bombs") Eleştirmenlerin Ödülü için yarışacak diğer filmler.

Beyaz Perdenin Parlayan Yıldızları Antalya'da

Festivalin Gala Gösterimleri bölümünde usta yönetmenlerin heyecanla karşılanan son filmleri ve dünya sinemasında büyük ilgiyle takip edilen prodüksiyonlar seyirci karşısına çıkacak.

Joe Wright'ın Ian McEwan imzalı çok satan romandan uyarladığı, Keira Knightley'in başrolünde yer aldığı, 64'üncü Venedik Film Festivali'nin perdelerini açan "Kefaret" ("Atonement") 1930'lar İngiltere'sinde geçen bir öyküyü, yazınsal derinliğini sinema dilinde yakalayarak perdeye taşıyor.

1995 yılında, geçirdiği bir trafik kazasının ardından, tıp dilinde "Kilitlenme Sendromu" denilen koma haline giren ve işlevsel kalan tek organı olan gözüyle, büyük bir cesaret ve kararlılık ve yakınlarının yardımıyla bir kitap yazmayı başaran Jean-Dominique Bauby'nin öyküsü, yazdığı kitabın Julian Schnabel imzalı aslına sadık uyarlaması olan "Dalgıç ve Kelebek"te ("The Diving Bell and the Butterfly") perdeye taşınıyor.

Filmleriyle yeni bir sinema dili yaratan, hayal eserleri ve her filminde yer verdiği takıntılarıyla sinemacıları ve kitleleri etkileyen, ‘büyülü gerçekçilik' akımının Balkan temsilcisi usta sinemacı Emir Kusturica'nın son filmi "Söz Ver Bana" ("Promise Me This") yine Gala Gösterimleri bölümünde yer alacak bir film.

Kanadalı dahi yönetmen David Cronenberg 2005 tarihli "Şiddetin Tarihçesi"yle başladığı suç ve hesaplaşma anlatısını,Viggo Mortensen ve Naomi Watts'ın başrolünde oldukları "Sessiz Tanık" ("Eastern Promises") ile sürdürüyor.

Hollywood ikonları Russell Crowe ve Christian Bale, 1957 tarihli klasik western başyapıtının James Mangold imzalı yeniden çevrimi 3:10 to Yuma""da buluşuyorlar.

Anjelina Jolie'nin başarılı oyunculuğuyla adından söz ettiren, her filmiyle sinemaseverleri salonlara toplayan Michael Winterbottom'ın son filmi "Güçlü bir Yürek" ("A Mighty Heart"), bundan dört yıl önce Pakistan'da "ayakkabı bombacısı" olarak bilinen Richard Reid ile İslami dini lider Şeyh Mübarek Gilani arasındaki bağlantıları araştırmak için bulunduğu Pakistan'da teröristler tarafından kaçırılarak başı kesilerek öldürülen gazeteci Daniel Pearl'ün öyküsünü karısı Mariene'in bakış açısından anlatıyor.

Sinema tarihinin unutulmaz filmlerinden "Baba"nın usta yönetmeni Francis Ford Coppola'nın son filmi "Youth Without Youth"da Antalya'da sinemaseverlerle buluşacak. Gizemle örülü bir aşk öyküsü etrafında gelişen film, II. Dünya Savaşı öncesinde bir felaket sonucu olağanüstü değişim bir değişim geçiren profesörün yaşamla hesaplaşmasını konu alıyor.

Ben Affleck'in yönetmen koltuğuna oturduğu "Gone Baby Gone" ise Dennis Lehane'nin kaçırılan küçük bir kızın izini süren iki dedektifin öyküsünü anlatan romanından ilham alıyor. Kıyasıya takip bir süre sonra kişisel ve profesyonel bir krize dönüşüyor.

Lajos Koltai'nin yönettiği, Tony Colette ve Claire Danes'in başrolleri paylaştığı Evening" de Festival'in iddialı yapımları arasında. Ölüm döşeğindeki Ann, geçmişini gözden geçirerek kızlarıyla ilişkisi ve elli yıl geride kalan bir aşk hikayesini ölümün gölgesinde yeniden yorumluyor.

Ejdarha'nın Nefesi: Hong Kong Sineması

Festivalin en ilgi çekici bölümlerinden biri, dünyanın en üretken sinema merkezlerinden birine odaklanıyor ve özgün bir sinema üslubunun doğum yeri olarak kabul edilen Hong Kong Sineması'nı Antalya'ya taşıyor. Ülke sinemasının en başarılı örneklerini seyirciyle buluşturacak olan Ejderhanın Nefesi: Hong Kong Sineması isimli bölümde, Alexi Tan'in yönettiği, John Woo ve Terence Chang gibi Uzak Doğu'nun tartışmasız devlerinin prodüktör koltuğunda oturduğu, üç arkadaşın 1930'ların Şangay'ının yeraltı dünyasında mevki kazanmalarıyla birlikte aralarındaki dostluğun bozuluşunu anlatan "Kan Kardeşler" ("Blood Brothers"); üç yönetmenin birbirlerinin bıraktıkları yerden tek ve kesintisiz bir öyküyü geliştirdikleri, "Hong Kong'un Spielberg"ü olarak anılan Tsui Hark, usta yönetmen Ringo Lam ve Hong Kong sinemasının en üretken isimlerinden dünyaca ünlü Johnny To'yu buluşturan "Bir Hikaye Üç Yönetmen" ("Triangle"); Johnny To ve Ka-Fai Wai'nin karmaşık olayları ‘üçüncü gözü'nün yardımıyla çözen bir dedektifin serüvenini perdeye taşıyan psikolojik gerilim yapıtları, 64'üncü Venedik Film Festivali'nin "sürpriz filmi" "Çılgın Dedektif" ("Mad Detective"); Hong Kong Film Ödülleri ve Hong Kong Film Society gibi pek çok festivalde dokuz ödül kazanan Nai Hoi Yau'nun ilk filmi "Derin Göz" (‘Eye in the Sky'); Öyküsünü Martin Scorsese imzalı Oscar fatihi "Köstebek" filminin senaryo yazarlarından Alan Mak'ın kaleme aldığı sürükleyici polisiye-gerilim Acı İtiraflar" " ("Confesion of Pain") ve Derek Yee'nin sekiz yıldan beri uyuşturucu mafyasına sızmaya çalışan ve gerçek kimliği ile suçlu maskesi arasında kalan bir polisin serüvenini aktardığı "Kamuflaj" ("Protégé") yer alıyor. Gerçek bir öyküden yola çıkan filmin başrollerini ise Andy Lau ve Daniel Wu paylaşıyor.

3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali programında, 2007 yılında kaybettiğimiz iki büyük ustanın, Michelangelo Antonioni ve Ingmar Bergman'ın dünya sinemacılarını derinden etkileyen filmlerinden oluşan bir seçkinin seyirciyle buluşacağı "Michelangelo Antonioni ve Ingmar Bergman'a Saygı" bölümünün yanı sıra belgesel sinemanın özgün örneklerine yer veren "NTV Sunar: Altın Belgeseller" ve kısa filmlerin buluştuğu "Harika Kısalar" bölümleri de yer alacak.

erten07
18-09-07, 20:30
44'üncü Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Belgesel Film Yarışması Ön Eleme Sonuçları

1. "Karanlığın Gözleri" Can Diker
2 "Beyrut'a Gittiğimi Anneme Söylemeyin" Didem Şahin
3 "Ağ" Sinan İpek
4 "38" Çayan Demirel
5 "Alethea" Ethem Özgüven & Petra Holzer
6 "Benim Adım Güler" M.Sadık Aslankara
7 "Galata Kulesi Sokak No: 23" Aysim Türkmen
8 "İbret Olsun Diye" Necati Sönmez
9 "Behice Boran: Son Nefesine Kadar"
Mehmet Demir, Sinan Önelge, Özlem Öz, Emre Özkapı, Kaya Özkaracalar, Barış Özkaya, İlke Temeltaş
10 "Değneksiz Sahne Işıkları" Erdem Tepegöz
11 "Simavnalı Bedrettin" Nurdan Arca
12 "Büyük bir Zap Sairi: Devrimci Gençlik Köprüsü" Bahriye Kabadayı
13 "Ölümü Ektüm Randevu Yerinde" Nesrin Cavadzade & Hüseyin Karabey
14 "Afyon Hayali" Adnan R.Khan, Sibel Koyun (Yapımcı)
15 "Köprüaltı Sokağı: Kemancı" Murat Toy

44'üncü Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Kısa Film Yarışması Ön Eleme Sonuçları

1 "KONTROL" Buket Öngen
2 "KABUL" Nejat Coşkun
3 "OMEGA TİLKİ" Melisa Önel
4 "AYAKALTINDA" M.Cem Öztüfekçi
5 "NOKTA" Meriç Renkver
6 "PULPA: AŞK ÜZERİNE KISA BİR FİLM DAHA" Ayşe Ünal
7 "FELIX UND SCORPION" Tan Tolga Demirci
8 "KİMSENİN EVCİLİ" Ayşegül Güryüksel
9 "SÜKUT" Deniz Ceyhan Arman
10 "HOŞGELDİN BEBEK" Serhat Koca
11 "KOYUN PEŞİNDE" Şinasi Güneş
12 "AÇI KARŞI AÇI" Armağan Pekkaya
13 "DÖNGÜ" Hasan Gündüz
14 "KIRMIZI MONT" Deniz Buga
15 "YOLDAKİ KEDİ" Can Kılcıoğlu
16 "BAKMAK GÖRMEK" Eray Mert
17 "AŞK ÜZERİNE BİR VARSAYIM" Caner Küçük

erten07
20-09-07, 09:38
Antalya 'Baba'yı ağırlayacak


Sinemanın ünlü yönetmenlerinden Francis Ford Coppola, 44. Antalya Film Festivali'nin konuğu olarak Türkiye'ye gelecek. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) Başkanı Engin Yiğitgil, 19-28 Ekim 2007 tarihlerindeki Uluslararası Antalya Film Festivali'nin dünyaca ünlü konukları ağırlayacağını bildirdi.

ÜNLÜ İSİMLER...
Festivalin en önemli konuklarından birinin Amerikan sinemasının en ünlü filmleri arasında yer alan "Baba'' filminin yönetmeni Francis Ford Coppola olduğunu belirten Yiğitgil, "Çingeneler Zamanı'' ile gönüllere taht kuran yönetmen Emir Kusturica'nın da festivalin bir diğer sürprizi olacağını kaydetti. Yiğitgil, orkestrasıyla Antalya'ya gelecek ünlü yönetmen, senarist, aktör ve müzisyen Kusturica'nın, 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali'nin açılışını yapacağını belirtti. Yiğitgil, Fransa'nın sinema oyuncusu Sophie Marceau ve Marianne Faithfull'un da festivalin konuğu olarak Antalya'ya geleceğini söyledi.

erten07
27-09-07, 11:53
Real’in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV’ın işbirliğinde düzenlenen, Türkiye’nin en prestijli ve büyük festivali olan Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, geçtiğimiz yıl Uzun Metraj Film Yarışması'nda 9 ödüle layık görülen “Takva”, Oscar yolunda ilk adımını atarak aday adayı oldu.

Bugüne kadar en fazla Altın Portakal kazanan film olarak ta bilinen “Takva”nın geçen yıl aldığı ödüller şöyle sıralanıyor;
“Yeni bir sinemacıyı tanıttığı için” Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü,
Önder Çakar'a en iyi senaryo ödülü,
Soykut Kuran’a en iyi görüntü yönetmeni ödülü,
Gökçe Arçelik’e en iyi müzik ödülü,
Erkan Can’a en iyi erkek oyuncu ödülü,
Erol Taşdan’a en iyi sanat yönetmeni ödülü,
Nimet İnkaya’ya en iyi makyaj ve saç tasarımı ödülü,
Ayten Şenyurt’a en iyi kostüm tasarımı ödülü ve
Sinefekt’e en iyi laboratuvar ödülü.

2006’da 43. Altın Portakal Film Festivali’nin yabancı konukları arasında yer alan ve Onur Ödülü’ne layık görülen ünlü oyuncu Helen Mirren, festivalin ardından ‘Kraliçe - The Queen’ filmindeki Kraliçe Elizabeth rolündeki üstün performansıyla Akademi Ödülleri’nde de En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazanmış ve Oscar’ın yolunun Antalya’dan geçtiğini bir kez daha göstermişti.

kaynak:–TÜRSAK –

cropsy
27-09-07, 16:44
Az önce Gece Gündüz'de Yekta Koparan bu seneki aday filmleri açıkladı,sonuçlar oraya da yeni geldiği için sadece filmlerden bahsedebildi.Hatırladıklarım;Yaşamın Kıyısında,Rıza,Mutluluk,Saklı Yüzler,İyi Geceler Londra,Adem'in Trenleri,Sis ve Gece,Münferit..

safinaz:)
27-09-07, 17:51
44. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda yarışacak Türk filmleri belli oldu.
Real'in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV Vakfı'nın işbirliğinde bu yıl 44.'sü gerçekleştirilecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması'nda yarışacak Türk filmleri belli oldu.

Türk Sineması'nın yapımcı, yönetmen, senarist, akademisyen, eleştirmen olarak alanlarında uzman ve usta isimlerin yer aldığı geniş bir seçici kurulun izleyerek, gizli oylama ile sonuçlandırdığı 44.Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması filmleri seçkisi aşağıda alfabetik sırayla yer almaktadır.

Töre, günah-sevap ve kadın-erkek ilişkileri üzerine farklı bir bakış açısı sunan, Türk Sineması'nın önemli senarist-yönetmenlerinden Barış Pirhasan'ın, altı sene sonra dönüş yaptığı filmi "Adem'in Trenleri".

Farklı kişilikleri tesadüflerin gölgesinde bir araya getiren ve önce kendileriyle, ardından birbirleriyle iletişim kurmaya zorlayan olayların konu edildiği, Berkun Oya yönetmenliğindeki "İyi Seneler Londra"

Kasaba'nın genç delisi Jan Jan'ın naif aşk öyküsünün anlatıldığı yönetmenliğini Aydın Sayman'ın üstlendiği "Janjan"

Zülfü Livaneli'nin aynı isimli kitabından uyarlanan Abdullah Oğuz yönetmenliğindeki "Mutluluk"

Türk bir delikanlının, Alman sığınma sisteminin içine düşüp, o çarkın içinde eriyip gitmesini anlatan, Reis Çelik'in senaryosunu yazıp yönettiği "Mülteci"

Üç farklı gazete haberinden yola çıkılarak çekilen ve çağın çürüyen ruhunun resmini çizmeye çalışan, Yavuz Altun yönetmenliğindeki "Münferit"

Suç ve günah temalarını derinlemesine inceleyen, senaristliğini ve yönetmenliğini Tayfun Pirselimoğlu'nun yaptığı "Rıza"

Namus cinayetlerini konu alan, Handan İpekçi'nin senaryosunu yazıp, yapımcılığını ve yönetmenliğini de üstlendiği "Saklı Yüzler"

Turgut Yasalar'ın Ahmet Ümit'in romanından uyarladığı "Sis ve Gece"

Bu seneki Cannes Film Festivali'nde ‘en iyi senaryo' ödülünü kazanan, senaristliğini ve yönetmenliğini Fatih Akın'ın yaptığı "Yaşamın Kıyısında"

Şehir hayatı ile doğup büyüdüğü kasaba arasında sıkışıp kalmış bir karakterin işlendiği, Cannes Film Festivali'nde gösterilen, Semih Kaplanoğlu'nun senaryosunu yazıp yönettiği ‘Yumurta'

İnsanlar arasındaki yabancılaşma, çaresizlik ve aşk duygularını konu alan,Cemal Şan'ın senartistliğini ve yönetmenliğini yaptığı "Zeynep'in Sekiz Günü" .


Real'in ana sponsorluğu'ndaki 44. Altın Portakal Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması, her yıl olduğu gibi bu yıl da Türk Sineması'na heyecan katacak.

erten07
28-09-07, 18:42
3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali perdelerini başrollerini Cate Blanchett, Geoffrey Rush ve Clive Owen'ın paylaştıkları "ELIZABETH: ALTIN ÇAĞ" ile kapatacak

44'üncü Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin uluslararası arenaya açılan yüzü 3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali, perdelerini ünlü yönetmen Shekhar Kapur'un imzasını taşıyan ve oyuncu kadrosunda Cate Blanchett, Geoffrey Rush ve Clive Owen gibi ünlü isimlerin yer aldığı, 1998 tarihli 7 dalda Oscar adayı "Elizabeth' filminin devamı olan görkemli epik başyapıt "ELIZABETH: ALTIN ÇAĞ" ile kapatacak.

Shekhar Kapur'un 1998 tarihli "Elizabeth" filmi, başrol oyuncusu Cate Blanchett'e En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde Oscar ödülü adaylığının yanı sıra bir Altın Küre ödülü kazandırmıştı.

Britanya tarihinin 45 yıl tahtta kalan efsanevi monarkı, William Shakespeare, Edmund Spenser, John Dee gibi tarihi kişiliklerin arkasındaki soylu destekçi, ismi destansı bir çağ ile birlikte anılan ve "Bakire Kraliçe" olarak bilinen Kraliçe I. Elizabeth'in, İngiltere tahtında geçen en parlak yıllarının ve Avrupa'daki düşmanlarına ve ülke içinde entrikalara karşı savaşırken aynı zamanda aşka sözünü geçirmek için verdiği amansız mücadelenin anlatıldığı "ELIZABETH: ALTIN ÇAĞ" da ilk filmin yıldızları Cate Blanchett ve Geoffrey Rush Kraliçe Elizabeth ve Sir Frances Walsingham rollerindeki performanslarını sürdürürken popüler oyuncu Clive Owen Kraliçenin yeni aşkı, atılgan kaşif Sir Walter Raleigh'ı canlandırıyor.

1998 tarihli ilk film "Elizabeth" ve 19 yüzyılda geçen bir öyküyü konu alan 2002 tarihli filmi "Four Feathers"ın ardından filmografisindeki üçüncü İngiliz dönem dramasına imza atan ünlü yönetmen Shekhar Kapur, "ELIZABETH: ALTIN ÇAĞ" ın sürükleyici öyküsünün büyüsünü, dönem ruhunu kusursuzca beyazperdeye taşıyan ayrıntı zengini bir görsellik ve ustalıklı bir sanat yönetiminden yararlanarak tamamlıyor.

Senaryosuna Gladyatör'ün senaristlerinden, iki kez Oscar ödülüne aday gösterilen William Nicholson ile birlikte 1998 tarihli "Elizabeth"in yazarı Michael Hirst'ün imza attığı, çekimleri İngiltere'de, Shepperton Stüdyoları'nın yanı sıra Londra, Cambridge ve Somerset'teki gerçek mekanlarda gerçekleştirilen 60 milyon doları aşkın bütçeli filmde Kraliçe Elizabeth genç kaşif Sir Walter Raleigh'a olan aşkının beraberinde getirdiği duygusal hassasiyet ile kraliyet görevleri arasında bir denge kurmaya çabalıyor. Britanya'nın güvenliğine yönelen İspanyol tehdidine karşı Kraliçe Elizabeth ülke dışında savaşırken sadık danışmanı Sir Francis Walsingham da kraliçesini entrikalardan korumak için ülke içinde yorulmaksızın çalışıyor.


http://img232.imageshack.us/img232/9058/resimuc5.jpg (http://imageshack.us)

erten07
28-09-07, 19:03
Mutluluk



Filmin Adı: Bliss
Orjinal Adı: Mutluluk
Türkçe Adı: Mutluluk
Senaryo: Kubilay QB Tunçer, Eif Ayhan, Abdullah Oğuz
Oyuncular: Talat Bulut, Özgü Namal, Murat Han, Mustafa Avkıran, Emin Gürsoy, Şebnem Köstem, Meral Çetinkaya, Erol Babaoğlu, Alpay Atalan, İdil Yener, Lale Mansur, Emel Göksu
Ülkesi: Türkiye
Yıl: 2007
Süre: 105’
Yapım: ANS Production, Highway Production (Ortak Yapımcı Firma Co-Producer Company)
Yapımcı: Abdullah Oğuz, George Lykiardopoulos (co-producer)
Görüntü: Mirsad Heroviç
Kurgu: Levent Çelebi – LewQ, Abdullah Oğuz
Müzik: Zülfü Livaneli

http://img232.imageshack.us/img232/8962/13bw4.jpg (http://imageshack.us)

http://img232.imageshack.us/img232/6958/15gx7.jpg (http://imageshack.us)

Film, 17 yaşındaki Meryem’in, perişan ve baygın halde, bir göl kenarında bulunmasıyla başlar. Doğuda bir köyde yaşayan ailesi kızlarının bir namussuzluk yaptığını düşünerek töre gereği öldürülmesine karar verir. Öldürme görevi ise yakın akrabası Cemal’e verilir. Tanınmış bir sosyoloji profesörü olan İrfan Kurudal, yaşadığı derin kimlik bunalımının da etkisiyle İstanbul’daki hayatını geride bırakıp yelkenli teknesiyle denize açılır. Çıktıkları ölüm yolculuğunda, Meryem ve Cemal’in yolları, Profesör İrfan Kurudal’la beklenmedik şekilde kesişir. Her biri özgürlüğe ve ikinci bir şansa doğru yola çıkan bu üç kişi, mutluluğu aradıkları bu yolculukta kaderlerini yenebilecek midir?

http://img338.imageshack.us/img338/2422/11lt5.jpg (http://imageshack.us)

http://img337.imageshack.us/img337/5260/12sl1.jpg (http://imageshack.us)

http://img337.imageshack.us/img337/6789/14rr4.jpg (http://imageshack.us)

erten07
28-09-07, 19:44
http://img235.imageshack.us/img235/3271/30ix2.jpg (http://imageshack.us)

Filmin Adı: Egg
Orjinal Adı: Yumurta
Türkçe Adı: Yumurta
Yönetmen: Semih Kaplanoğlu
Senaryo: Semih Kaplanoğlu, Orçun Köksal
Oyuncular: Nejat İşler, Saadet Işıl Aksoy, Ufuk Bayraktar, Tülin Özen, Gülçin Santırcıoğlu, Kaan Karabacak
Ülkesi: Türkiye, Yunanistan
Yıl: 2007
Süre: 97’
Yapım: Kaplan Film Production, Inkas Film Production (co-production)
Yapımcı: Semih Kaplanoğlu, Lilette Botassi (co-producer/ortak yapımcı), Panayiotis Papazoğlu (PPV S.A.) (assistant producer/yardımcı yapımcı)
Görüntü: Özgür Eken
Kurgu: Ayhan Ergürsel, Semih Kaplanoğlu, Suzan Hande Güneri

http://img407.imageshack.us/img407/9351/31uf8.jpg (http://imageshack.us)

Şair Yusuf annesinin ölüm haberini alır ve yıllardır uğramadığı kasabadaki çocukluk evine geri döner. Bakımsızlıktan harap düşmüş bir evde onu genç bir kız, Ayla beklemektedir. Yusuf beş yıldır annesi ile yaşayan bu uzak akrabadan habersizdir...
Ayla'nın Yusuf'tan bir isteği vardır. Zehra'nın ölmeden önce adadığı adağı oğlu Yusuf yerine getirmelidir. Taşra hayatının durağan ritmi, eski sevgili, dostlar ve hayaletlerle dolu mekanlar ve içini kaplayan suçluluk duygusunun baskısıyla Yusuf karşı koyamaz. Ve Ayla ile Yusuf üç-dört saat uzaklıktaki bir yatır türbesinde yapılacak kurban kesimi için yola çıkarlar.

Kurbanlığın seçileceği sürünün bulunamaması yüzünden geceyi bir krater gölünün kenarındaki otelde geçirirler ve katılmak zorunda kaldıkları düğünün atmosferi Yusuf'la Ayla'yı birbirlerine yaklaştırır.

Yağan ilk kar suçluluğu örterken, koçun kurban edilişi Yusuf'un kaderini değiştirecek midir?

http://img227.imageshack.us/img227/4151/32qn5.jpg (http://imageshack.us)

erten07
28-09-07, 19:52
http://img227.imageshack.us/img227/3716/41zk1.jpg (http://imageshack.us)

Filmin Adı: The Fog and and the Night
Orjinal Adı: Sis ve Gece
Türkçe Adı: Sis ve Gece
Yönetmen: Turgut Yasalar
Senaryo: Turgut Yasalar, Ahmet Ümit (roman)
Oyuncular: Uğur Polat, Ayten Uncuoğlu, İlyas Salman, Selma Ergeç, Oktay Kaynarca, Tülay Günal, Yetkin Dikinciler, Kemal Bekir, Mehmet Güleryüz, Sinan Taymin Albayrak, Tardu Flordun, Sara Meriç Cinbarcı
Ülkesi: Türkiye
Yıl: 2007
Süre: 90’
Yapım: Leopar Film, Kara film (ortak yapımcı Firma, co-production)
Yapımcı: Turgut Yasalar, Zafer Çelik, Baha Serter, Temel Kerimoğlu, Kadir Albaş
Görüntü: Gökhan Atılmış
Kurgu: Serhan Kazar
Müzik: Ferahfeza, Cengiz Onural, Cassandra Wilson


http://img227.imageshack.us/img227/5285/42yl0.jpg (http://imageshack.us)


http://img407.imageshack.us/img407/8541/43gx5.jpg (http://imageshack.us)


Sedat bir gizli servis elemanıdır. Bir amir, bir ağabey, bir dost olarak sevdiği Yıldırım bir süre önce öldürülmüştür. Sedat amirinin kendi servisince öldürüldüğüne inanmaktadır. Sedat için mesleği her şeyin önünde gelmektedir. İstihbaratçılık yaşamının amacı gibidir. Ancak teşkilat içi çatışmada Sedat da pasifize edilmiştir. Bir boşluğa düşer. Evet, karısı ve çocukları vardır ama onlar yaşamında hep ikinci planda kalmışlardır. Onu yaşama yeniden bağlayacak tutkulu bir şey gerekmektedir. O tutkulu ilişkiyi genç bir kız olan Mine’de bulur. Böylece yaşamında çok önem verdiği meslek sevgisinin yerine başka bir ölümcül ilişkiyi, Mine’nin aşkını koyar. Ancak Mine tuhaf biçimde ortadan kaybolur. Ve Sedat, için İstanbul’un labirentlerinde gizemli bir arayış başlar.

http://img227.imageshack.us/img227/4920/44pt0.jpg (http://imageshack.us)

erten07
28-09-07, 20:03
http://img407.imageshack.us/img407/4531/51ag1.jpg (http://imageshack.us)

Filmin Adı: The Edge of Heaven
Orjinal Adı: Yaşamın Kıyısında
Türkçe Adı: Yaşamın Kıyısında
Yönetmen: Fatih Akın
Senaryo: Fatih Akın
Oyuncular: Nurgül Yeşilçay, Tuncel Kurtiz, Baki Davrak, Patrycia Ziolkowska, Nursel Köse, Hanna Schygulla
Ülkesi: Türkiye, Almanya
Yıl: 2007
Süre: 122’
Yapım: Corazon Int, Anka Film(ortak yapımcı/co-producer)
Yapımcı: Fatih Akın, Andreas Thiel, Klaus Maeck; (ortak yapımcı:) Erhan Özoğul, Funda Ödemiş, Ali Akdeniz
Görüntü: Rainer Klausmann
Kurgu: Andrew Bird
Müzik: Shantel

http://img158.imageshack.us/img158/1672/52iv8.jpg (http://imageshack.us)


http://img158.imageshack.us/img158/4462/53ys1.jpg (http://imageshack.us)

Nejat, dul babası Ali’nin,ev arkadaşı olarak para karşılığında erkeklerle birlikte olan Yeter’i seçmesini onaylamaz. Fakat Yeter’in Türkiye’de üniversiteye giden kızının eğitim masraflarını karşılamak için çalıştığını öğrenince Yeter’e sempati duymaya başlar. Yeter’in ani ölümü baba ve oğlun arasını açar. Nejat Yeter’in kızı Ayten’i bulmak için İstanbul’a gider. Politik eylemci Ayten ise polisten kaçmak için çoktan Almanya’ya gelmiştir. Ayten Lotte isimli genç bir kadınla dostluk kurar. Lotte tutucu annesi Susanne’nin pek hoşnut olmamasına karşın asi Ayten’I evlerinde kalmaya davet eder. Ayten tutuklandığında politik sığınma talebi reddedilir ve sınırdışı edilip Türkiye’de hapse girer. Lotte, Ayten’in peşinden Türkiye’ye gider ve ümitsizce onu serbest bıraktırmaya çalışır. Ölümün birbirine bağladığı altı kırılgan hayatın duygusal yolculuğu affetme ve kavuşma notkalarında birleşir.

http://img158.imageshack.us/img158/4486/54pe0.jpg (http://imageshack.us)

erten07
28-09-07, 20:12
http://img227.imageshack.us/img227/4446/61qr9.jpg (http://imageshack.us)


Filmin Adı: Adam and the Devil
Orjinal Adı: Adem'in Trenleri
Türkçe Adı: Adem'in Trenleri
Yönetmen: Barış Pirhasan
Senaryo: İsmail Doruk
Oyuncular: Nurgül Yeşilçay, Cem Özer, Derya Alabora, Erkan Taşdögen, Atıf Emir Benderlioğlu, Ezel Akay, Asuman Dabak, Hakan Bilgin, Ümit Çırak, Veysel Diker, Münire Apaydın, Yıldız Kültür, Turan Özdemir, Güner Özkul, Fıratcan Aydın, Zeynep Deniz Özbay
Ülkesi: Türkiye
Yıl: 2007
Süre: 103’
Yapım: Promete Film, Ifr İstisnai Filmler (ortak yapımcı/co-producer)
Yapımcı: Cengiz Ergun, Ozan Ergun, Metin Soltay, Serkan Çakarer
Görüntü: Peter Steuge
Kurgu: Aylin Zoi Tinel

http://img158.imageshack.us/img158/7738/62ta5.jpg (http://imageshack.us)


http://img227.imageshack.us/img227/539/63rq4.jpg (http://imageshack.us)

Hasan Hoca, karısı Hacer ve kızı Fatma ile birlikte Ramazan ayı boyunca imamlık yapacağı Karaağaçlı isimli mütevazı bir istasyon kasabasına gelir. Hoca, tüm Ramazan boyunca hem imamlık yapacak, hem de kasabanın çocuklarına din dersleri verecektir.
Çok geçmeden Hoca’nın genç ve güzel karısı ile küçük kızına karşı davranışlarındaki gariplikler kasabalıların tepkisini çeker. İstasyon şefinin trenlere tutkun oğlu Adem, bu din derslerinde hiç bilmediği bir dünyanın varlığını öğrenip anlamaya başlar: Trenler, günah, sevap, cennet, cehennem, her şey birbirine karışıverir. Ailesine karşı sert ve acımasız olmakla suçlanan Hasan Hoca, bir gün kasabalılara kendisi ve ailesi ile ilgili “sırrını” açıklamak zorunda kalır ve kasabalıların gözünde herşey bir anda değişir…
Ama kimsenin, Hasan Hoca’nın bile bilmediği bir “gerçek” daha vardır.
Adem dahil tüm Karaağaçlılar, bu Ramazanı hayatları boyunca hatırlayacak ve asla unutmayacaklardır.

http://img227.imageshack.us/img227/5157/64sq4.jpg (http://imageshack.us)

erten07
28-09-07, 20:22
http://img410.imageshack.us/img410/8364/12nz6.jpg (http://imageshack.us)

Filmin Adı: Refugee
Orjinal Adı: Mülteci
Türkçe Adı: Mülteci
Yönetmen: Reis Çelik
Senaryo: Reis Çelik
Oyuncular: Luk Piyes, Halil Ergün, İbrahim Balaban
Ülkesi: Türkiye
Yıl: 2007
Süre: 106’
Yapım: Rh Politik Uluslararası Yap. Yay.Ltd Şti.
Yapımcı: Reis Çelik
Görüntü: Reis Çelik
Kurgu: Ulaş Cihan Şimşek

http://img410.imageshack.us/img410/6738/11hd7.jpg (http://imageshack.us)

http://img229.imageshack.us/img229/788/13ua0.jpg (http://imageshack.us)

Şivan, Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan, 20 yaşında bir gençtir. Şivan’ın dedesi Şaho, varlığını sürdürebilmek için hem devlet güçlerine hem de bölgede güçlü olan örgüte mesafeli duran Givdanlı aşiretinin ağasıdır. Şivan, sevdiği kız Berfin ile tarlada buluştuğu bir gün, tarlaya sabotaj düzenlenir ve köyün tüm harmanı yakılır. Olay üzerine başlayan polis sorgusu, olay anında tarlada olduğu kanıtlanan Şivan’ın hayatını geri dönülmez bir şekilde değiştirir. Sorguya alınan Şivan, hem polis ve örgütün arasında kalmıştır. Torununun hayatının tehlikede olduğunu düşünen dedesi Şaho, Şivan’ın yurtdışına çıkarılmasını sağlar. Bir şebeke aracılığıyla Almanya’ya kaçırılan Şivan, burada bir sığınmacılar kampına yerleştirilir. Ne var ki dilini bilmediği bu ülkede Şivan’ı Türkiye’de yaşadığı deneyime farklı boyutlar ekleyecek bir sınav beklemektedir.

http://img229.imageshack.us/img229/1829/14xy9.jpg (http://imageshack.us)

7th_Art
29-09-07, 02:04
Altın Portakal'a 'popüler' tepki

Mehmet ÇALIŞKAN / MAGAZİN

Festivale katılacak filmler Bu yıl 44'üncü kez düzenlenecek olan Altın Portakal Film Festivali'nde yine popüler filmler yok. Yapımcılar bunu, jürinin popüler filmlere olumsuz bakıp ödül vermemesine bağlıyor. Ayrıca filmin korsan kopyasının yaratılabileceği endişesi de nedenler arasında.

* Murat Akdilek (Fida Film-Kabadayı): Festival popüler filmlere sıcak bakmadığı için film vermiyoruz.

* Şenol Zencir (Zero Film-Kutsal Damacana): Neden bile bile lades olalım? Film ödül almadığı için izleyicide "Bu film kötü" imajı oluşturuyor.

* Faruk Aksoy (Aksoy Film-Çılgın Dersane Kampta): Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışmanın bir alemi yok.

SABAH

erten07
29-09-07, 20:23
http://img471.imageshack.us/img471/4377/11ar9.jpg (http://imageshack.us)

Filmin Adı: Happy New Year – London
Orjinal Adı: İyi Seneler - Londra
Türkçe Adı: İyi Seneler - Londra
Yönetmen: Berkun Oya
Senaryo: Berkun Oya
Oyuncular: Ülkü Duru, Ali Atay, Denis Lavant, Zuhal Olcay, Hugh Hayes, Vahide Gördüm, Şebnem Sönmez, Tuncay Akpınar
Ülkesi: Türkiye
Yıl: 2007
Süre: 85’
Yapım: Krek Film, Zz production (Ortak Yapımcı Firma,Co-Production)
Yapımcı: Tannia Meneguzzi
Görüntü: Barış Özbiçer
Kurgu: Erkan Erdem, Berkun Oya
Müzik: Fazıl Say

http://img209.imageshack.us/img209/6052/12le3.jpg (http://imageshack.us)


http://img209.imageshack.us/img209/1345/13zo6.jpg (http://imageshack.us)

Uluslararası üne sahip şarkıcı Yaşar Nur, konserinden bir gün, yılbaşından birkaç gün önce Londra'ya varır. Şehir, herşeyin değişebileceği karanlık bir gecede, yıllar önce karanlığa gömülmüş anıları canlandıracaktır. Acı, sorumluluk, kararlar ve cesaret iletişimin herkes için umudun kendisi olduğu otel odasında Yaşar’ın geceyi atlatmasını sağlar. Eski bir dost, Yaşar Nur’a taşıyamayacağı bir sorumluluk yüklediğinde, dengesiz bir hayranı saplantısıyla yüz yüze gelmeye karar verdiğinde ve cesareti kırılmış bir koca, kaderin kurgusunu bozduğunda neler olacaktır? “İyi Seneler – Londra - bu kişilikleri tesadüflerin gölgesinde bir araya getiriyor ve önce kendileriyle, ardından birbirleriyle iletişim kurmaya zorluyor. Bu uzun gecenin sonunda ise yalnızca birkaçı sabahı görüyor.

erten07
29-09-07, 20:32
http://img503.imageshack.us/img503/2002/57416427po6.jpg (http://imageshack.us)

Filmin Adı: Hidden Faces
Orjinal Adı: Saklı Yüzler
Türkçe Adı: Saklı Yüzler
Yönetmen: Handan İpekçi
Senaryo: Handan İpekçi
Oyuncular: Şenay Aydın, İştar Gökseven, Berk Hakman, Cem Bender, Nisa Yıldırım, Füsun Demirel, Dilan Erçetin, Bahar Aydın
Ülkesi: Türkiye
Yıl: 2007
Süre: 124’
Yapım: Yeni Yapım Film Ltd. Tradewind Pictures GmbH, BirFilm
Yapımcı: Handan İpekçi, co-producer/ortak yapımcılar: Helmut G. Weber, Thomas Spiringer, Ersan Çongar
Görüntü: Feza Çaldıran, Ümit Ardabak
Kurgu: Aytekin Birkon, Natalin Solakoğlu, Handan İpekçi
Müzik: Anima

http://img209.imageshack.us/img209/4788/87495637qd0.jpg (http://imageshack.us)

http://img209.imageshack.us/img209/3514/38380073zc1.jpg (http://imageshack.us)

Beş yıldır Almanya’da yaşayan Ali, tesadüfen seyrettiği “Namus Cinayetleri” ile ilgili bir belgesel filmde, 5 yıl önce öldürdüğünü sandığı yeğeni Zühre’nin hayatta olduğunu öğrenir. Filmde, genç kadının kimliği ve yüzü gizlenmiş olmasına rağmen anlattıklarından onun yeğeni Zühre olduğunu anlar. Yapılacak tek bir iş vardır. Yarım kalan işin tamamlanması, yani Zühre’nin öldürülmesi…

Ödüllü film “Büyük Adam Küçük Aşk”ın yaratıcısı, başarılı yönetmen Handan İpekçi üçüncü filmi “Saklı Yüzler”de “namus cinayetleri” ve kadına yöneltilmiş şiddet gibi iki tartışmalı konuyu perdeye taşıyor.

http://img503.imageshack.us/img503/6040/95481784yq0.jpg (http://imageshack.us)

erten07
29-09-07, 20:38
http://img128.imageshack.us/img128/6366/53487397az9.jpg (http://imageshack.us)

Filmin Adı: Janjan
Orjinal Adı: Janjan
Türkçe Adı: Janjan
Yönetmen: Aydın Sayman
Senaryo: Erdoğan Akduman
Oyuncular: Berk Hakman, Selen Seyven, Çetin Öner
Ülkesi: Türkiye
Yıl: 2007
Süre: 99'
Yapım: De Yapımcılık-Aydın Sayman
Yapımcı: Aydın Sayman
Görüntü: Eyüp Boz
Kurgu: Umut Keri
Müzik: Can Atilla

http://img209.imageshack.us/img209/9171/30944251ug4.jpg (http://imageshack.us)

http://img209.imageshack.us/img209/9700/86924317cy9.jpg (http://imageshack.us)

Yoksul bir Anadolu köyünde , yaşlı bir adam babasına verdiği tarla karşılığında genç ve güzel bir kızla imam nikahıyla evlenir. Yaşlı adamın kasabadaki evine kapattığı kız ile onu görme fırsatı olan kasabanın genç delisi Janjan arasında yasak bir ilişki doğar. Kız Janjan’dan hamile kalıp doğurunca felaketler başlar. Bu arada Janjan’ın Almanya’da çalışan ağabeyi de Alman eşi ve kızıyla beraber kasabaya dönmüştür.

erten07
29-09-07, 20:46
http://img128.imageshack.us/img128/4088/13so6.jpg (http://imageshack.us)

Filmin Adı: Murky Waters
Orjinal Adı: Münferit
Türkçe Adı: Münferit
Yönetmen: Dersu Yavuz Altun
Senaryo: Dersu Yavuz Altun
Oyuncular: Ali Erkazan, İdil Fırat, Mahir İpek, Ali İplin, Serhan Nalbantoğlu
Ülkesi: Türkiye
Yıl: 2007
Süre: 110’
Yapım: Yeniden Film
Yapımcı: Dersu Yavuz Altun
Görüntü: İlker Berke
Kurgu: Aytekin Birkon
Müzik: Tolga Burkay

http://img209.imageshack.us/img209/1710/11zi7.jpg (http://imageshack.us)

http://img503.imageshack.us/img503/7025/12mu1.jpg (http://imageshack.us)

Üç farklı gazete haberinden yola çıkılarak çekilen ve çağın çürüyen ruhunun resminin çizildiği filmde, yalnızca olağanüstü durumlarda İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen Müfettiş ve Yardımcısının küçük bir kasabaya gelmesiyle başlar. Müfettiş ve yardımcısının olayların merkezinde olan Aylin’i sorgulamaya başlamasıyla geçmişe dönülür,olup bitenler Aylin’in anlatımıyla yeniden canlandırılır…

erten07
29-09-07, 20:55
http://img159.imageshack.us/img159/5035/86026556ue1.jpg (http://imageshack.us)

Filmin Adı: Zeynep’s Eight Days
Orjinal Adı: Zeynep'in Sekiz Günü
Türkçe Adı: Zeynep'in Sekiz Günü
Yönetmen: Cemal Şan
Senaryo: Cemal Şan
Oyuncular: Fadik Sevin Atasoy , Mustafa Üstündağ, A.Mümtaz Taylan, Cengiz Sezici, Uğur Çavuşoğlu,Sinan Taymin Albayrak, Ferit Kaya, Arzutan Bayraktutan, Necmettin Çobanoğlu, Işıl Dalamanlı, Müfit Aytekin, Uğur Çınar
Ülkesi: Türkiye
Yıl: 2007
Süre: 127’
Yapım: Avşar Film
Yapımcı: Avşar Film
Görüntü: Sarp Kaya
Kurgu: Şenol Şentürk
Müzik: Babazula

http://img128.imageshack.us/img128/7675/29575980vq7.jpg (http://imageshack.us)

http://img159.imageshack.us/img159/2708/79913160lx8.jpg (http://imageshack.us)

Zeynep rutin giden bir hayat sürmektedir. Her sabah aynı saatte uyanır, yaptığı hiçbir şeyin sırası değişmez. Aynı düzenle iş yerine gider ve iş yerinde yaptıkları, öğle yemeğinde yedikleri bile aynıdır. Bir gün iş arkadaşlarından bir tanesi Zeynep’i bir doğum günü kutlaması için bara davet eder. Zeynep bir bahane uydurmaya çalışsa da arkadaşını ikna edemez ve bara gider. Barda bir köşede tek başına oturmuş eğlenen insanları izlerken yanına Ali adında bir adam gelir. Ali, Zeynep’in aksine dışa dönük ve ne yaptığı belirsiz bir adamdır. Geceyi Zeynep’in evinde geçirirler ve sabah olunca Ali akşam döneceğine dair bir not bırakıp gider. Zeynep Ali’den çok etkilenmiştir ve aşık olmuştur. Akşam Ali geleceği için hazırlık yapar ve beklemeye başlar. Fakat Ali gelmez. Ve Zeynep Ali’yi bulmak için kente dalar…Tanımadığı sokaklarda dolaşır. Ali’nin peşinde koşarken tuhaf, kederli ve gizemli bir dünyaya adım atar

erten07
29-09-07, 21:04
http://img219.imageshack.us/img219/9214/13ck4.jpg (http://imageshack.us)

Filmin Adı: Rıza
Orjinal Adı: Rıza
Türkçe Adı: Rıza
Yönetmen: Tayfun Pirselimoğlu
Senaryo: Tayfun Pirselimoğlu
Oyuncular: Rıza Akın, Nurcan Eren, Muhammed Cangören, Melisa Ahmedi, Fatih Sevdi, Melih Düzenli, Hayati Pirselimoğlu, Gürbüz Demir, Turgay Tanülkü, Mahir İpek
Ülkesi: Türkiye
Yıl: 2007
Süre: 109’
Yapımcı: Tayfun Pirselimoğlu, İlknur Akanlar, Veysal İpek
Görüntü: Colin Mounier
Kurgu: Çiçek Kahraman

http://img219.imageshack.us/img219/668/11ng6.jpg (http://imageshack.us)

http://img159.imageshack.us/img159/1415/12is7.jpg (http://imageshack.us)

Rıza İstanbul Adana arasında taşımacılık yapan bir kamyon şoförüdür. Hayatta sahip olabildiği yegane şey olan ipotekli kamyonu İstanbul'a yaptığı son seferinde arızalanır. Kamyonu tamir ettirmesi için gereken parası olmadığından umutsuzca para aramaya başlar. Bu süre içerisinde İstanbul'da umutla bekleyen insanlarla dolu bir otelde kalır: sürekli TV seyreden ve oğlunu bekleyen yaşlı bir adam, fabrikada iş bulma umuduyla yaşayan genç bir Kürt seyyar satıcı, Amerika’ya dönmek için gemisinin geri gelmesini bekleyen eşcinsel bir denizci, oğlu yasadışı yollardan İtalya’ya kaçmış olan ve kendisi de geliniyle birlikte onu takip etmeyi planlayan yaşlı bir Afgan…Yaşadıklarından bir çıkış yolu arayan huzursuz fakat umut dolu insanlar.

Rıza, para bulamayınca çaresiz bir şekilde yıllar öncesinde sorunlu, günahkar bir aşk ilişkisinin ardından terk edip gittiği Aysel'e başvurur. Aysel, Rıza'nın karşına hiç ummadığı bir anda, sahibi olduğu çamaşırhanede karşısında çıkmış olmasından ötürü şaşkın ve kırgındır.. Rıza’nın baştaki nispeten nazik yaklaşımının sadece para için sert bir tavra dönüşmesi Aysel’i çılgına çevirir ve kendini aşağılanmış hissettirir. Kamyonunu kaybedeceği korkusuna kapılan Rıza ise sonunda para bulmak için peşini bırakmayacak olan korkunç bir suça bulaşır. Sıyrılmak istediği günah sonunda onu yine benzer bir sırrı huzursuz bir şekilde taşıyan Aysel'e götürecektir.

erten07
03-10-07, 18:59
'Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım', 'İlk' gösterimi ile Altın Portakal Film Festivali'nde

Real’in ana sponsorluğunda, AKSAV ve TÜRSAK Vakfı’nın işbirliğinde 19-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin “Özel Gösterimi” ilk’lere sahne olacak.


http://img234.imageshack.us/img234/6388/bayrampasabuyukam3.jpg (http://imageshack.us)


Hamdi Alkan’ın ilk yönetmenlik denemesi olan, ilk kez gerçek mahkumlarla gardiyanların rol aldığı ve yine ilk kez gerçek bir cezaevinin mekan olarak kullanıldığı “Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım”, ilk gösterimiyle seyirci karşısına çıkacak.

Senaryo Yazarları Derneği’nin (SENDER) 2006 Haziran’ın da Bayrampaşa ve Paşakapı tutuk evlerinde başlattığı “Hayal Kurmak Serbest Film Atölyesi” projesi kapsamında, Adalet ve Kültür bakanlıklarının desteğiyle çekilen filmin senaryosu, Birol Güven Senaryo Atölyesi yönetiminde mahkumlar tarafından yazıldı ve müzikleri de yine mahkûmlar tarafından yapıldı.

Festival sponsorlarından Dijitürk’ün sponsorluğunda, yapımcılığını Birol Güven’in üstlendiği ve afiş fotoğrafını cezaevi tabur komutanının çektiği filmde, Bayrampaşa’nın gerçeklerine ve gündelik hayatına tanıklık ediliyor.

Pek çok ilk’le hafızalarda yer edecek olan “Bayrampaşa Ben fazla Kalmayacağım”da, gardiyanlarla mahkumlara, “Avrupa Yakası”ndaki Kubilay tiplemesiyle tanınan oyuncu Vural Çelik, Doğa Rutkay, Tamer Karadağlı, Yasemin Conka ve Okan Tangücü eşlik ediyor.

Türk Sineması’na verdiği destekle, uluslararası arenada her geçen yıl adından daha çok söz ettiren Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde büyük yankı uyandıracak olan yapım, cezaevi ‘aktörleri’nin rol aldığı film olması nedeniyle de dünyada sinemasında bir “ilk” olarak tarihe geçecek.

erten07
05-10-07, 19:18
38 - Çayan Demirel

Afyon Hayali - Adnan R. Khan

Ağ - Sinan İpek

Alethea - Ethem Özgüven, Petra Holzer

Behice Boran: Son Nefesine Kadar - Mehmet Demir, Sinan Önelge, Özlem Öz, Emre Özkapı, Kaya Özkaracalar, Barış Özkaya, İlke Temeltaş

Benim Adım Güler - M. Sadık Aslankara

Beyrut'a Gittiğimi Anneme Söylemeyin - Didem Şahin

Büyük bir Zap Şairi: Devrimci Gençlik Köprüsü - Bahriye Kabadayı

Değneksiz Sahne Işıkları - Erdem Tepegöz

Galata Kulesi Sokak No:23 - Aysim Türkmen

İbret Olsun Diye - Necati Sönmez

Karanlığın Gözleri - Can Diker

Köprüaltı Sokağı: Kemancı - Murat Toy

Ölümü Ektim Randevu Yerinde - Nesrin Cavadzade, Hüseyin Karabey

Simavnalı Bedreddin - Nurdan Arca

erten07
05-10-07, 19:23
Açı Karşı Açı - Armağan Pekkaya

Aşk Üzerine bir Varsayım - Caner Küçük

Ayak Altında - M. Cem Öztüfekçi

Bakmak ve Görmek - Eray Mert

Döngü - Hasan Gündüz

Felix und Scorpion - Tan Tolga Demirci

Hoş Geldin Bebek - Serhat Koca

Kabul - Nejat Coşkun

Kırmızı Mont - Deniz Buga

Kimsenin Evcili - Ayşegül Güryüksel

Kontrol - Buket Öngen

Koyun Peşinde - Şinasi Güneş

Nokta - Meriç Renkver

Omega Tilki - Melisa Önel

Pulpa: Aşk Üzerine Kısa bir Film Daha - Ayşe Ünal

Sükut - Deniz Ceyhan Arman

Yoldaki Kedi - Can Kılcıoğlu

erten07
07-10-07, 17:42
Uluslararası Avrasya Film Festivali Senaryo Geliştirme Fonu Önseçici kurulu tarafından seçilen 7 aday proje 10 Ekim'de açıklanacak

Uluslararası Avrasya Film Festivali Senaryo Geliştirme Fonu'na başvurarak uzman önseçici kurul tarafından seçilen 7 aday proje, 10 Ekim 2007 tarihinde açıklanacak. Açıklanacak olan yedi aday projenin yapımcı ve senaristleri, jüri karşısında ortak yapımcılarından bir tanesi Türk olan projelerinin sunumlarını yapmak üzere festivalin son üç gününe davetli olacaklar. Fondan destek almaya hak kazanan proje ya da projeler ise festival ödül töreninde duyurulacak.

Türk Sineması'nı Ortak yapımları teşvik etmek,Türkiye'nin doğal platolarını dünya film endüstrisinin kullanımına açmak adına başlatılan Uluslararası Avrasya Film Festivali Senaryo Geliştirme Fonu film yapım sürecinin en önemli aşaması olan ‘Senaryo Geliştirme' konusunda film yapımcılarına destek sağlamayı amaçlıyor.

Kültür turizminin temelini oluşturan kültür öğelerinin ve varlıklarının korunması, değerlendirilmesi ve kültürel – sanatsal etkinliklerin desteklenmesi konularına öncelik veren Türkiye Seyahat Acentaları Birliği TÜRSAB tarafından da desteklenen Uluslararası Avrasya Film Festivali Senaryo Geliştirme Fonu'nda kazanan proje(ler) toplam 25,000 YTL'lik ödülün sahibi olacaklar.

erten07
10-10-07, 14:37
Dikkat, Şehvet
Ang Lee

Filmin Adı: Lust, Caution
Orjinal Adı: Se Jie
Türkçe Adı: Dikkat, Şehvet
Yönetmen: Ang Lee
Senaryo: Eileen Chang, James Shamus, Hui Ling Wang
Oyuncular: Tony Leung Chiu Wai, Joan Chen, Anupam Kher, Lee-Hom Wang
Ülkesi: Çin, A.B.D.
Yıl: 2007
Yapım: Focus Features, River Road Entertainment
Yapımcı: William Kong, Ang Lee, James Shamus
Görüntü: Rodrigo Prieto
Kurgu: Tim Squyres
Müzik: Alexandre Desplat
Ödüller: 64th Venice Film Festival "Golden Lion" for Best Film (Ang Lee)



Usta sinemacı Ang Lee Oscar ödüllü “Brokeback Dağı”nın ardından beyazperdede anadili Mandarince’ye geri dönüyor ve etkileyici filmografisine unutulmayacak bir film daha ekliyor. Eileen Chang imzalı bir kısa öyküden senaryolaştırılan “DİKKAT, ŞEHVET”, İkinci Dünya savaşı artalanında, Japon işgali altındaki Çin’de geçen, etkileyici bir casusluk gerilimi, savaş draması ve romans karışımını perdeye taşıyor. Oyuncu kadrosunda Cannes Film Festivali ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülü sahibi Tony Leung-Chiu Wai, görkemli aktris Joan Chen ve Çinli genç yetenek Tang Wei’e yer veren filmin hikayesi bir grup vatansever Çinli öğrencinin Japon güdümündeki Çin hükümetinin istihbarat şefine suikast düzenleme girişimleri etrafında gelişiyor.

Güzel ve zeki Wong, üniversitedeki ilk yılında Kuang Yu Min ile tanışır ve Kuang’ın işgal altındaki ülkede vatanseverlik duygularını güçlendirmek için kurduğu tiyatro topluluğunun bir parçası olur. Wong’un seyircilerin duygularına hitap etme yeteneğinden etkilenen Kuang, onu yüksek rütbeli bir Japon işbirlikçisi olan Bay Yee’yi hedef alan suikast planına dahil eder. Wong, Bayan Yee’nin dostluğunu kazanmak ve hedefi olan Bay Yee’yi bir ilişkiye çekmek için ‘Bayan Mak’ kimliğine bürünür. Ne var ki beklenmedik bir gelişme, planın işleyişini durdurur ve Wong’u şehirden kaçmaya iter. Üç yıl sonra, Şangay’da Kuang, Wong’un yaşamına tekrar dahil olur; eski plan yeniden yürürlüktedir. Fakat Wong avına yaklaştıkça kimliğinin sınırlarının zorlandığını fark edecektir.

erten07
10-10-07, 14:40
Elizabeth: Altın Çağ
Shekhar Kapur

Filmin Adı: Elizabeth: The Golden Age
Orjinal Adı: Elizabeth: The Golden Age
Türkçe Adı: Elizabeth: Altın Çağ
Yönetmen: Shekhar Kapur
Senaryo: William Nicholson, Michael Hirst
Oyuncular: Cate Blanchett, Geoffrey Rush, Clive Owen, Abbie Cornish, Samantha Morton
Ülkesi: İngiltere
Yıl: 2007
Süre: 114'
Yapım: Working Title Films, Studio Canal
Yapımcı: Tim Bevan, Eric Fellner, Jonathan Cavendish, Debra Hayward, Liza Chasin
Görüntü: Remi Adefarasin
Kurgu: Jill Billcock
Müzik: Antonio Pinto, A.R. Rahman


Ünlü İngiliz yönetmen Shekhar Kapur’un 1998 tarihli, yedi dalda Oscar adayı olan ünlü “Elisabeth”inin görkemli devamı “Elisabeth: Altın Çağ”, Toronto Uluslararası Film Festivali’ndeki galasının ardından Altın Portakal’a konuk oluyor.

İlk filmin yıldızları Cate Blanchett ve Geoffrey Rush İngiliz tarihinin en ihtişamlı hükümdarı Kraliçe Elizabeth ve sadık danışmanı Sir Frances Walsingham rollerini sürdürürken Clive Owen’ın Elizabeth’in yeni aşkı, atılgan kaşif Sir Walter Raleigh karakteriyle yer bulduğu epik öykü, Kraliçe I. Elizabeth’in tahtına yönelen kana susamış tehdit ve kraliyet ailesi içinde gerçekleşen bir ihanetin etrafında gelişiyor.

16’ıncı yüzyılın sonlarında Avrupa’da din ve politika alanında gerçekleşen değişimlerden haberdar olan Elizabeth’in egemenliği – güçlü bir orduya ve denizlere hükmeden bir armadaya komuta eden ve İngiltere’yi Katolikliğe döndürmeye kararlı olan – İspanya Kralı II. Philip tarafından açıkça tehdit edilmektedir.

İmparatorluğunu korumak adına savaşa girmeye hazırlanan Elizabeth, Sir Raleigh’a olan aşkının beraberinde getirdiği duygusal hassasiyet ile geçmişten gelen kraliyet görevleri arasında bir denge kurmak zorundadır. Elizabeth ülke dışında savaş verirken güvenilir danışmanı Sir Francis Walsingham da onu entrikalardan korumak için yorulmaksızın çalışmaktadır. Ne var ki Walsingham, aralarında Elizabeth’in kuzeni Mary Stuart’ın da bulunmasının muhtemel olduğu hainleri deşifre ederek, bilmeksizin İngiltere’yi bir felaketin eşiğine getirecektir.

erten07
10-10-07, 14:43
Antalya Altın Portakal Film Festivali, uluslar arası arenadaki en prestijli isimlerin geçidine sahne olacak.

“Elizabeth: Altın Çağ”’ın yönetmeni, sinema dünyasının yeni dahisi olarak da anılan Shekhar Kapur ve Oscar Ödüllü ünlü oyuncu