PDA

Tüm Versiyonu Göster : The X-Files Replikler


sezinimmm
26-02-06, 20:09
Replikleri buraya ekleyelim...

sezinimmm
26-02-06, 20:13
(Dr. Merkmallen, Afrika’daki Fildişi Sahili’nde gömülü olan, üstünde gizemli bir yazı olan bir el yazması bulur.)
SKINNER: (dış ses) Dr. Merkmallen ülkesinde birşey buldu. Bunun bir mesaj içerdiğini iddia etti.
(Dr. Merkmallen, Dr. Barnes ile konuşmaktadır.)
DR. MERKMALLEN: Size onun gücünden bahsetmiştim.
(Dr. Merkmallen, Afrika’da bu el yazmasını incelemektedir. El yazması birden odanın diğer tarafına uçar ve İncil’in içine girer.)
MULDER: Gerçek bir el yazması.
(Mulder, Scully ve Chuck Burks ile el yazmasının kabartmasına bakmaktadır. Gerçek el yazması da görülür.)
MULDER: Dr. Barnes'te şimdi bir tanesi var. Bu yüzden Solomon Merkmallen'ı öldürdü.
(MULDER bodrum katındaki koridorda acı içerisinde başını tutmaktadır. Scully endişelenmiştir.)
SCULLY: Mulder, ne oldu?
MULDER: Garip gelebilir, ama bence bu, o şey.
(Scully ve Dr. Harriman hücrenin içerisinde çığlık atan Mulder’a bakmaktadırlar.)
DR. HARRIMAN: Aşırı derecede anormal beyin aktivitesi var. Beyin aktiviteleri daha önce hiç görmediğimiz bölgelerde.
(Scully, Mulder’ın odasının önündeki koridorda Skinner ve Diana Fowley ile karşı karşıyadır.)
DIANA FOWLEY: Ona inanan tek kişi olduğumu söyledi.
SCULLY: Sen bir yalancısın.
(Scully, New Mexico’da iz sürmektedir. El yazmasının Yaradılış çevirisine bakar.)
SCULLY: Sizin dünyadışı dediğiniz el yazmasının üzerinde İncil'den bir pasaj mı vardı?
(Scully, Afrika’da sahildedir. El yazmasının kaynağını aramak için hazırlanmaktadır.)
MULDER: (dış ses) Bu demek oluyor ki; atalarımız dünyadışından. Yaratılışımız dünyadışı, onlar yüzünden buradayız, bizi buraya onlar gönderdi. Bilimin tüm gizemi, anlayamadığımız ya da açıklayamayacağımız herşey, Gizli Dosyalar'daki her şey. Hepsi onlara ait. Hepsi onlardan.
(Scully elini ıslak kumun içine sokar ve uzay gemisinin bir bölümünü ortaya çıkartır. Şaşkınlıkla ona bakar.)

sezinimmm
26-02-06, 20:16
(Sahil. Gece. Scully yalnızdır. Bir çadırın içinde lambanın altında çalışmaktadır. Mulder’ı başta etkileyen el yazmasının kabartmasına bakmaktadır.)
SCULLY: (dış ses) Varolduğuna inanmadığım
bir şeyi aramaya geldim. Kendime rağmen üstünde durdum. Doğruluğunu savunduğum her şeye rağmen... Burada devam edebildiğim kadar edeceğim. Aklını yok ettiğini gördüğüm bu hastalık seni kuşatmaya devam ettiği sürece... Bu yaptığım keşif nedir? Bildiklerimle gördüklerim arasında nasıl bağ kurabilirim? Bunun benim bulmam için değil, senin, bunun ne olduğunu anlaman, görmezden gelinemeyecek bağlantıları kurman için varolduğunu hissediyorum. Benim açımdan tüm mantık ve nedenleri inkar eden bağlantılar. Elimde tuttuğum bu güç kaynağı...bu kabartma nedir? Bu sanıya el yazmasının yüzeyinden mi varıldı? Bu kabartmanın seni ele geçirmesini izledim, seni saran etkisine yenildiğini gördüm.
(Scully yorgun bir şekilde gözlüklerini çıkartır. Büyük bir böcek kabartmanın üstüne konar)
SCULLY: (dış ses) Şimdi, hastalığının bulmanı engellediği şeyi ortaya çıkarmak için çalışmalıyım. Her hastalığın kaynağında onun tedavisi de vardır.
(Scully ayağa kalkar ve lambayı söndürür. Böcekleri lamba çekiyor gibidir. Bunu yaptığında çadırın girişinde duran ve elinde bir şey tutmakta olan Afrikalının yansımasını görür. Arkasını döndüğünde ise adam kaybolmuştur.)
SCULLY: Kim var orada? Kim var orada?!
(Yanıt veren olmaz. Scully lambayı yeniden yakar. Eline büyük bir pala alır ve ne olup bittiğini ataştırmak için sahile gider. Böcekler, çadırın içindeki kağıtların üstünü kaplamışlardır. Dışarıda kimseyi bulamayınca çadıra geri döner. Ancak çadırın içinde dolaşan yüzlerce böcek karşısında korkuya kapılır. Lambayı söndürmeye başlar, ama sonra çığlık atarak ellerini sağa sola savurur. Böcekler etrafını sarmıştır. Lamba yere düşer.)

sezinimmm
26-02-06, 20:19
(Bir monitörden hücre içerisinde duran Mulder’ın cenin pozisyonu aldığı görülür. Dr. Harriman ve Skinner onu izlemektedir. Hüzünlü bir müzik vardır.)
DR. HARRIMAN: Son 36 saattir sessizdi. Ama uyumuyor. Geçici lobda daha önce hiç görmediğimiz bir aktivite var. Bu, beynin dinlenmesine ya da kendini kapatmasına
izin vermiyor, saldırganlığa neden oluyor. Bazen kendisine karşı oluyor.
SKINNER: Onu sakinleştiremiyor musunuz?
DR. HARRIMAN: Sakinleştirebiliyoruz. Onu kısa süreli de olsa sakinleştirip
psikiyatri bölümüne yatırdık. Testleri yapabilmemizin tek yolu buydu. Ama zaman içinde beyni ölecek.
(Skinner endişeli görünmektedir.)
(Kısa süre sonra. Dr. Harriman ve Skinner Mulder’ın hücresine girerken bir kapının kilidinin açıldığını duyarız.)
SKINNER: (Nazik bir şekilde) Ajan Mulder? (Yanıt yoktur. Skinner eğilir.) Ajan Mulder, beni duyabiliyor musun?
(Mulder kendisine bakar. Mulder’ın sağ elindeki parmaklardan ikisi sargılıdır.)
SKINNER: Kim olduğumu biliyor musun? Ben Skinner. Walter Skinner. (Dr. Harriman’a döner.) Onu buradan çıkartabilir miyiz? En azından biraz temiz hava alsa?
(Mulder birdenbire Skinner’ın üstüne atlar ve boğazını sıkar. Onu boğmaya başlar. Mulder’ın yüzü ifadesizdir – sakindir. Doktor Mulder’ı tutmaya çalışır.)
DR. HARRIMAN: Onu bırak! Nefes alamıyor!
(Mulder Skinner’ı yere iter. Hala boğazını tutmaktadır. Dr. Harriman odadan çıkar ve duvardaki alarm düğmesine basar. Mulder Skinner’ı hala yerde tutmaktadır.)
SKINNER: (Çok zor konuşmaktadır. Burnundan kan akar.) Mulder, bırak.
Sana zarar vermek istemiyorum.
(Dr Harriman iki hasta bakıcı ile birlikte odaya girer. Mulder’ı Skinner’ın üstünden kaldırırlar ve duvara iterler.)
HASTA BAKICI: Haydi. Bırak onu.
DR. HARRIMAN: Orada kalın, Bay Skinner.
SKINNER: Hayır, her şey yolunda. Sadece ayağa kalkmama izin verin.
(Skinner Mulder’a bakar. Mulder umutsuzca kendisine bakmaktadır. Skinner tek başına dışarıya çıkar ve kendisini toparlar. Kravatıyla gözlüklerini siler. Hasta bakıcılar kendisini tutmaya çalışırken Mulder’ın odada bağırdığını duyarız. Alarm çalmaya devam etmektedir.)
DR. HARRIMAN: (Sinirli sesi duyulur) Beş miligram haloperidol, IM! Onu yatağa bağlamanızı istiyorum.
HASTA BAKICI: (ses) Peki, efendim.
DR. HARRIMAN: (ses) Onu bütün gece kapalı tutalım.
(Skinner hala alarmı ve sesleri dinlerken göğüs cebine bakar ve Mulder’ın hastane giysisinden bir parça bulur. Kanla “Bana yardım et.” yazılmıştır. Dönüp Mulder’ın odasına bakar.)

sezinimmm
26-02-06, 20:21
(Afrikalı adamlarla dolu olan iki kamyonet Scully’nin çadırının olduğu yere gelir. Kamyonetlerden inerler ve okyanustaki gömüye doğru koşarlar. Kamyonetin içindeki iki kişi sürücü ve Amina Ngebe bir Afrika aksanıyla konuşmaktadırlar. Adam çadırı işaret eder. Afrikalı bir kadın olan Amina Ngebe kamyonetten iner ve çadıra girer. Her yerde ölü böcekler vardır. Masanın üstünde, duvarlarda... Scully eşyalarını toplamaktadır ve birisini gördüğüne şaşırmış gibidir.)
AMINA NGEBE: (Çadırın içine bakar.) Tanrım. Burada ne oldu?
(Scully şüpheli bir şekilde kadına bakar.)
AMINA NGEBE: İngilizce konuştuğunuzu söylediler.
SCULLY: Ne istiyorsunuz?
AMINA NGEBE: Üzgünüm. Kim olduğumu merak ediyor olmalısınız.
Ben Amina Ngebe. Keşfinizi görmek için geldim.
SCULLY: Bunun hakkında kimseye hiçbir şey söylenmemesini istemiştim... aynı şekilde burada olduğumun da.
AMINA NGEBE: Evet. Pekala, bu hala bir sır, ama ne yazık ki oldukça iyi bilinen bir sır. Dr. Merkmallen buna "Afrika interneti" derdi. Nur içinde yatsın.
SCULLY: Dr. Merkmallen’i tanır mıydınız?
AMINA NGEBE: Ben de üniversitede bir biyoloji profesörüyüm. Ama, ancak çok bilgisi olan biri burada olan biteni açıklayabilirdi.
SCULLY: Dün gece ışığı açmış geç saatte çalışıyordum ve, şey, ortadan yok olan bir adam gördüm. Sonra birden etrafı sardılar.
AMINA NGEBE: (Çadıra bakar.) Dün gece başınıza geleni o adamlara söylememelisiniz. Kaybolan adamı, hiç birini.
SCULLY: Neden?
AMINA NGEBE: Onlar doğanın kinci olduğuna inanan animistlerdir. Bunun, bulduğunuz şeyi rahat bırakmaları için bir işaret olduğunu düşüneceklerdir. Kötü bir kehanet olduğunu.
SCULLY: Dışarıdaki geminin neden olduğu bir şey mi?
AMINA NGEBE: Eğer bu işe devam edeceksek, o adamlardan daha az yardımcı olacak olan Tanrı'nın neden olduğu bir şey.
(Dışarıda, adamlar geminin daha fazlasının ortaya çıkması için suyun içine girmiş çalışmaktadırlar. Adamlardan biri bağırmaya başlar.)
SUDAKİ ADAM (Alt yazılı olarak): Yardım edin... Bana yardım edin!
(Scully ve Amina Ngebe sesi duyunca çadırdan çıkarlar.)
SUDAKİ ADAM (Alt yazılı olarak): Su, kaynıyor!
(Acı çekiyormuş gibi suda çırpınır. Diğer adamlar sudan çıkarlar. Peşlerinde acı çeken adam da vardır. Adam sudan çıktığı sırada Scully ve Amina Ngebe su kenarına gelirler. İkinci ve üçüncü dereceden yanıkları vardır)
SCULLY: Onu kamyonete götürelim! Hastaneye gitmesi gerekiyor! Hastane!
(Diğer adamlar, yanmış olan adamı kamyonlardan birine götürürler.)
SCULLY: Tamam!
AMINA NGEBE: Görüyor musunuz? Bir başka uyarı.
(Scully rahatsız olmuştur. Yaralı adamın peşinden koşar.)

sezinimmm
26-02-06, 20:23
(Skinner hastane koridorlarında yürümektedir. Mulder sıradan bir hastane odasında, ellerinden ve ayaklarından yatağa bağlanmıştır. Kıpırdamamaktadır, ama gergin görünmektedir. Çıplak ayakları kasılmıştır. Skinner sessizce içeriye girer ve kapıyı kapatır.)
SKINNER: Ajan Mulder. (Elinde kumaş parçasını tutmaktadır.) Sana yardım etmek istiyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Fazla zamanım yok.
(Mulder bağlı olan sağ eliyle sabırsız bir şekilde yatağa vurur.)
SKINNER: Yazabilir misin?
(Mulder bunun mümkün olduğunu işaret edince Skinner bir kalem alır ve Mulder’ın eline verir. Avucunu açar. Mulder yavaşça yazmaya başlar. “K-R...” yazar, ama gerisi gözükmez.)

sezinimmm
26-02-06, 20:26
(Scully yatakta yatmış tavana bakmaktadır. Amina Ngebe yanındaki yatakta uyumaktadır.)
SCULLY: (dış ses) Burada başarısız olduğum her dakika benden uzaklaştığını hissediyorum. Burada göremediğim, gizli kalmış olan anlamlar neler? Eğer seni nasıl etkilediğini anlayabilirsem onun gücünü seni kurtarmak için nasıl kullanacağımı da bilirim.
(Bir aracın sesini duyar ve ışıklarını görürüz. Araç durur. Scully kalkar ve elinde palayla dışarı çıkar. Yavaşça kamyonete yaklaşır. Direksiyonda bir başka sürücü vardır.)
SCULLY: Ne var?
(Afrikalı sürücü dışarı çıkar ve yerel dilde konuşmaya başlar.)
SCULLY: Bakın, üzgünüm. Dilinizi bilmiyorum.
(Tekrar konuşur. Feneriyle okyanusu gösterir. Sonra gömünün olduğu yere doğru yürür.)
DR. BARNES: Belki de bir tercümana ihtiyacınız vardır?
(Scully sertçe döner ve Dr. Barnes’in kendisine baktığını görür. Pek aklı başında görünmemektedir. Bu, Dr. Merkmallen’i öldürdüğünden şüphe ettikleri adamdır. Scully kendisini savunmak amacıyla palayı kaldırır.)
SCULLY: Benden uzak dur!
DR. BARNES: Şoförümün önünde beni parçalayacak mısın? Söylenenlere göre zaten senden şüpheleniliyormuş.
SCULLY: Katil sensin!
AMINA NGEBE: (Çadırdan çıkar.) Kimin katili?
SCULLY: Dr. Merkmallen!
DR. BARNES: Ben kimseyi öldürmedim. Buradan başka bir yere gönderilmeyeceğim. Elimizde ne olduğunu biliyorum. Kıyıya gelen bu el yazmasının kaynağı dünya dışından.
SCULLY: Buna inanmıyorsun bile.
DR. BARNES: Sen de öyle, ama ikimiz de buradayız.
SCULLY: (Derin derin nefes alır.) Sadece ortağıma yardım etmek için buradayım.
DR. BARNES: Öyleyse bunu okumak için sana yardım etmeme izin ver. Hayatımı orada olanı aramakla geçirdim. Bu, teolojistlerin bin yıldır merak ettikleri
şeyin yanıtı. Herşeyin anahtarı...yaşamın kendisinin. Bildiklerim yüzünden Washington'daki adamlar tarafından çoktan tehdit edildim. Beni uzaklaştırırsan sırrın daha ne kadar gizli kalabilir?
(Suyun kenarında duran Dr. Barnes’in şöförü onlara kıyıya yaklaşmalarını işaret eder. Dr. Barnes şöförüne yerel dilde bir şeyler söylerken o, Amina Ngebe ve Scully kıyıya doğru koşarlar.)
SCULLY: (Dr. Barnes’e dönerek.) Nedir bu?
(Sürücünün fenerinin ışığıyla suyun kırmızı renk olduğunu görürüz.)
AMINA NGEBE: Bu bir kan denizi.
(Gömünün çevresindeki su kan kırmızısıdır. Karanlıkta bile görünmektedir.)
Scully endişeli gözlerle suya bakar.)

sezinimmm
26-02-06, 20:29
(Washington, DC’deki sıradan bir binanın koridoru. Skinner, Mulder’ın “KRITSCHGAU” yazdığı eline bakar. 6 numaralı dairenin kapısını çalar. 5. sezonun başında gördüğümüz Michael Kritschgau kapıyı açar. Zincir hala yerindedir.)
SKINNER: Michael Kritschgau.
MICHAEL KRITSCHGAU: Saat sabahın 6'sı.
SKINNER: Bilmem beni hatırlar mısınız. Adım Skinner. Sizinle Fox Mulder hakkında konuşmak için geldim.
MICHAEL KRITSCHGAU: Evet, dinliyorum.
SKINNER: Durumu ciddi, Bay Kritschgau. Sizinle konuşması gerekiyor.
MICHAEL KRITSCHGAU: Ona söyleyecek bir şeyim yok.
(Michael Kritschgau kapıyı kapatmaya başlar, ama Skinner kapıyı açık tutar.)
MICHAEL KRITSCHGAU: Bilirsiniz, devletten maaşını aldığım bir işim vardı. Ve iki yıl önce Fox Mulder, kendisine bir iyilik yapmamı istedi. Sam Amcanın U.F.O. propagandasında düdüğü çalmamı... Ve tüm bunların bana sağladığı havalı bir adres.
SKINNER: Bakın, fazla zamanı yok.
MICHAEL KRITSCHGAU: Hey, ben doktor değilim. Onun için ne yapabileceğimi sanıyorsunuz?
SKINNER: Tek bildiğim sizinle konuşmak istediği.
(Daha sonra, Skinner ve Michael Kritschgau Mulder’ın hastanedeki odasına girerler. Mulder hala bağlıdır ve görünüşe göre komadadır. Gözleri açıktır. Monitörler Mulder’ın beyin aktivitelerini kaydetmektedirler.)
MICHAEL KRITSCHGAU: Beni tanıyabilecek mi?
SKINNER: Dürüst olmak gerekirse, bilmiyorum.
(Skinner, Mulder’ın başucuna gelir.)
SKINNER: Ajan Mulder?
(Monitörlerde beyin aktivitesi görülür, ama fiziksel bir tepki yoktur.)
SKINNER: Beyin fonksiyonu sürekli kırmızı çizgide. Onu monitörden izleyebilmek için "haloperidol" veriyorlar.
MICHAEL KRITSCHGAU: Haloperidol mü?
SKINNER: Saldırgan hale geliyor. İlaç verildiği zaman bile ne konuşuyor ne de uyuyor. Beyninin daha önce hiç görmedikleri bir kısmında sürekli bir hareket var.
MICHAEL KRITSCHGAU: Onun...
(Mulder’ın beyninde bir şeyler olduğunu gösteren monitörü gören Michael Kritschgau konuşmayı keser.)
SKINNER: Onun ne?
MICHAEL KRITSCHGAU: Size önceki akli durumu hakkında bir soru soracaktım, ama bunu sezdi. İkinci kez. Ajan Mulder?
(Monitörde yine bir hareketlilik görülür.)
SKINNER: Sesler duyduğunu iddia ediyordu.
MICHAEL KRITSCHGAU: Sanırım Ajan Mulder'ın neden beni görmek istediğini biliyorum. Ama bu, onun için bir şey yapabileceğim anlamına gelmiyor.
SKINNER: Ne oldu?
MICHAEL KRITSCHGAU: Sanırım sormadığım bir soruya... tepki verdi.
(Daha sonra, Skinner ve Michael Kritschgau Mulder’ı hastanenin laboratuar şeklinde olan, boş bir başka odasına götürürler. Tekerlekli sandalyede serum vardır ve Mulder tepki göstermemektedir.)
SKINNER: Onu diğer üniteden ne kadar zaman uzak tutabileceğimizi bilmiyorum.
Bunun sorumlusu olabiliriz.
MICHAEL KRITSCHGAU: Buraya gelmemi istediniz. Bunun sorumluluğunu almaya hazırlansanız iyi olur, Bay Skinner.
(Michael Kritschgau bir dolaba gider ve bir şırınga hazırlar.)
SKINNER: Ona iğne mi yapacaksınız?
MICHAEL KRITSCHGAU: Hayır. Siz yapacaksınız. Bin miligram "phenytoin".
SKINNER: Ona iğne yapmayacağım... Şimdi dğeil. Doktoruyla görüşene kadar da olmaz.
MICHAEL KRITSCHGAU: Ona yanlış tedavi uyguluyorlar.
SKINNER: Doktor değilsiniz.
MICHAEL KRITSCHGAU: Hayır, ama durumunu gördüm. Kime güvenmek istiyorsunuz?
SKINNER: Nerede gördünüz
MICHAEL KRITSCHGAU: Bir çalışmada. "Uzaktan görüş" adı verilen bir çeşit E.S.P.
SKINNER: Kimin çalışması?
MICHAEL KRITSCHGAU: Şirketin. C.I.A.'nin, Bay Skinner. Sıradışı özneler tutuklanır. Akılları, bedenlerinin dayanabileceğinden daha fazla çalışmaktadır. Sonuçta tamamen beyin haline gelirler. "Phenytoin", elektriksel dürtüleri
normal seviyeye çekebilen tek şeydir.
SKINNER: Ajan Mulder bunu biliyordu. Bu yüzden sizinle görüşmek istedi.
(Kritschgau başını sallar. Skinner hazırlanan dolu şırıngayı yavaşça Mulder’ın serumuna enjekte eder. Mulder anında rahatlar ve çevresinde olan biteni anlar hale gelir.)
MULDER: (Dişlerini gıcırdatarak, kısık bir sesle.) Geliyorlar.

sezinimmm
26-02-06, 20:31
(Ajan Diana Fowley ve yoğun bakım hemşiresi hızla Mulder’ın odasına doğru yürümektedir.)
DIANA FOWLEY: Onu en son kim gördü?
YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ: Buraya bakıyorum.
DIANA FOWLEY: Buraya geliyorum, bir hastanın kayıp olduğunu görüyorum
ve bu konuda kimsenin bir bilgisi yok mu?
YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ: Daha yeni geldim. Üzgünüm. Fox Mulder, değil mi? Burada yatağa bağlandığı yazıyor. Ve yatağında yok mu?
DIANA FOWLEY: Hayır. Daha kaç kere söyleyebilirim?
(İki kadın odaya girerler ve Mulder’ın yatağında yattığını görürler. Skinner yanında durmaktadır.)
YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ: (Diana’ya doğru.) İşte burada.
DIANA FOWLEY: (Sinirlenmiştir.) Geldiğimde burada değildi.
SKINNER: Hayır, onu koridorda bulduk. Onu yatağa yeni yatırdım.
YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ: Siz kimsiniz?
SKINNER: Onun patronuyum,... (Diana Fowley’e döner.) bayanın da.
YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ: Kendi kendine nasıl ayağa kalktığını ya da bu kadar bağı nasıl çözdüğünü bilmiyorum.
SKINNER: Umarım biri doktoru çağırıyor ve bu olay hakkında bir rapor tutuyordur.
YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ: Yataktan çıkmamalı.
SKINNER: Onunla kalacağım. Ajan Fowley, neden ona yardım edip edemeyeceğinize bakmıyorsunuz?
(Diana Fowley, Skinner’a dik dik bakar.)
SKINNER: Bu bir emirdir, Ajan Fowley.
(Diana Fowley kızgınlıkla yoğun bakım hemşiresini takip ederek odadan çıkar. Mulder yavaşça dudaklarını yalar, sonra Skinner’a bakar. Sesi kısıktır.)
MULDER: Biliyor.
SKINNER: Onun zihnini okuyabiliyor musun?
MULDER: Evet. Hızlı hareket etmeliyiz.
SKINNER: Doktor geliyor.
MULDER: Doktor istemiyorum. Bana Scully'yi getirin.
SKINNER: Nerede olduğunu bilmiyorum.
MULDER: Bakın, uzaklaştırıldığınızı biliyorum. Krycek'in sizi tehdit ettiğini, şantaj yaptığını biliyorum. Size güvenebileceğimi sanmıyorsunuz. Ama ihtiyacım olan kişi siz değilsiniz.
SKINNER: Öyleyse kim?
(Mulder konuşurken Michael Kritschgau odaya girer.)
MULDER: O. Kritschgau. Bunu kanıtlamasını isteyin.
MICHAEL KRITSCHGAU: Neyi kanıtlamasını?
MULDER: Buna neden olan şeyi.
MICHAEL KRITSCHGAU: Bu bir beyin anormalliği. Bu şekilde zihinleri okuyabiliyorsun.
MULDER: Buna neden olan şey dünya dışından. Bu yüzden doktorlarım bana yardım edemez.
MICHAEL KRITSCHGAU: Uzaylıllara inanmıyorum, Ajan Mulder. Sanırım bunu biliyorsunuzdur.
MULDER: Biliyorum. Bu yüzden size ihtiyacım var.

sezinimmm
26-02-06, 20:35
(Gündüz. Scully çadırın içinde, yerde oturmuş, el yazmasının kabartmalarını bir yapboz parçaları gibi bir araya getirmektedir.)
SCULLY: (dış ses) Buradaki iş oldukça zahmetli. Yavaş ve can sıkıcı bir birleştirme. Buna göre üzeri, hem senin hem benim görmüş olduğumuz gibi, çapraşık sembollerle kaplı olan bu el yazması, şimdi anladığıma göre karmaşık bir iletişimin bir parçası. Dr. Barnes bazı sembolleri, eski Navajo alfabesini kullanarak harflere dönüştürdü. Ve burada olanlardan bazılarını ortaya çıkarmaya yardım etmiş olsa da, daha büyük bir şaşkınlığa da neden oldu. El yazmasının üst kısmında insan genetiğini tarif eden kelimeler buldum. (kağıdın üstüne dört temel nükleotidin adını yazar: sitozin, guanin, ademin, timin) El yazmasının alt kısmını okumak daha fazla çaba gerektirdi. Çalışanlarımız açıklayamayacağım bir fenomen tarafından ürkütülüp kaçırıldı. Bir kan denizi, sürü halindeki böcekler. Ama bulduğumuz az miktardaki şey hayret vericiydi. Hristiyan İncil'inden, Pagan dinlerinden, eski Sümer dilinden pasajlar. Bilim ve mistisizmin birleşimi. Ama kelimelerin de ötesinde bir şekilde güçleri vardı. İşi bırakmam için aldığım uyarıları dikkate almadım. Yanıtları bulmaya kararlıydım. Sadece buradaki sırrımızın uzun süre böyle kalmayacağından ve çok geç kalmış olabileceğimden korktum.
(Dışarıda, Dr. Barnes elinde bir çantayla yavaş yavaş çadıra doğru yürümektedir. Amina Ngebe gelir. Dr. Barnes’e bakar ve elindeki kağıtlarla çabucak çadıra girer.)
AMINA NGEBE: Size göstereceğim bir şey var. Yapbozun daha fazla parçası. Buna inanamamıştım. Bunu kafamda yarattığımı sanıyordum. Bunun doğru olmayabileceğini.
SCULLY: Ne?
AMINA NGEBE: Bunlar. Sembollerin anlamı Kur'an'dan bir pasajdı. Quyama...
Ahiret günü. (büyülenmiştir) Bir uzay aracında, Muhammed peygamberin öğretileri mi?
SCULLY: Daha fazlasını da buldum.
(Scully, Amina Ngebe’yi birleştirmekte olduğu kabartmaların olduğu yere götürür.)
SCULLY: Yirmi dört tane pano. Her insan kromozomu için birer tane. Bir harita.
Belki de tüm genetik yapımızın bir haritası. (Şaşkınlıkla içini çeker) Bütün bir insan genomu. Bu sanki... sanatın en güzel, en çapraşık çalışması.
AMINA NGEBE: (Scully’ye katılmaktadır.) Bu Tanrı'nın sözü.
DR. BARNES: (Elinde bir çuvalla çadıra girer.) Yanılıyorsunuz. Tanrı yoktur. (Elindekini masanın altına koyar.) Suyun içinde olan şey, sadece bizim "Tanrı" dediğimiz şeydir. "Yaradılış" dediğimiz şey. Eski, ilkel çorbayı pişiren ateşi yakan kıvılcım. Cansızdan canlı yaratmak. Bizi yaratmak.
AMINA NGEBE: Bence başına güneş geçti.
DR. BARNES: Güneş mi geçti? Kendimdeyim. Çünkü bugün, her şeyi anladım. Başlangıç ve son, alpha ve omega ve aralarındaki her şey. Hepsi yazılmıştı,
ama bu sözcük dünya dışıydı.
SCULLY: Hastasınız, Dr. Barnes. Sakinleşmelisiniz. Uzanın.
(Dr. Barnes Scully’nin palasını alır ve tehditkar bir şekilde tutar.)
DR. BARNES: Bunu sahiplenebileceğini mi sanıyorsun? Bu benim keşfim.
SCULLY: Sadece arkadaşıma yardım etmek için buradayım.
DR. BARNES: Ona yardım edemezsin. Bunu okuyarak zamanını harcıyorsun.
SCULLY: Bir gücü var.
DR. BARNES: Onun kendisi güç... asıl güç. Arkadaşın çok yaklaştı.
(Çadırın girişe yakın olan köşesine gider ve oturur.)
DR. BARNES: Benden önce kimse buradan ayrılamaz.
(Scully ve Amina Ngebe sinirli bir şekilde ona bakarlar.)

sezinimmm
26-02-06, 20:37
(Skinner ve Mulder, arkaları Mulder’a dönük olan, ancak yine de Mulder’ın ulaşabileceği mesafede bulunan üç küçük monitör kurmuşlardır. Her birinde aralarında bir uzay gemisinin de olduğu birkaç farklı resim düzenli olmayan bir sırayla gösterilmektedir.)
MICHAEL KRITSCHGAU: Uzaktan görüş yeteneklerini test etmek için bunu oluşturduk. Kart hilesi gibi bir şey. Uçan gemi görüntüsü ortaya çıktığında ya da sen ortaya çıktığını sandığında ekrana hafifçe vurursun. Tamam mı?
MULDER: (Bir espri yapmaya çalışır.) Kimi arayacaksınız?
(Michael Kritschgau işaret verir ve Mulder monitörlere hafifçe dokunmaya başlar. Birkaç kere uçan geminin göründüğü doğru monitöre vurur.)
MULDER: Şimdi. Şimdi. Şimdi. Şimdi. Şimdi. Şimdi. Şimdi. Şimdi.
MICHAEL KRITSCHGAU: (Hayal kırıklığına uğramıştır.) Tamam, Ajan Mulder.Güzel. Neredeyse yüzde 5 doğruluğa sahipsiniz.
SKINNER: Bunun düşük olduğunu sanıyorum.
MICHAEL KRITSCHGAU: Evet. C.I.A.'de, bu yeteneğin en üst derecesi yüzde 20'ydi. Yüzde 25 olağanüsüydü.
MULDER: Ama bunları kafamın içinde görüyorum.
SKINNER: Onun yeteneğini önceden görmüştünüz. Buna dikkati çeken sizdiniz.
MICHAEL KRITSCHGAU: Testlerimiz bazı insanların kesinlikle psişik yeteneği olduğunu gösterdi. E.S.P., kahinlik, uzaktan görüş gibi. Ama bu asla uzaylıların bir niteliği olmamıştı.
MULDER: İnanmak istemiyorsun. Yeterince iyi bakmıyorsun.
(Michael Kritschgau monitörleri kapatmak için uzanır, ama Skinner onu durdurur.)
SKINNER: Bir kez daha, daha hızlı.
(Michael Kritschgau istemeyerek testi yeniden başlatır. Bu defa görüntüler hızlanmaktadır. Mulder olağan üstü bir başarıyla hızlı bir şekilde monitörlere vurmaya başlar.)
MICHAEL KRITSCHGAU: Görüntülerden önde gidiyor. Onları seziyor.

sezinimmm
26-02-06, 20:39
(Gece. Scully ve Amina Ngebe uyanık olarak yataklarında yatmaktadırlar. Elinde hala palayı tutmakta olan Dr. Barnes köşede nöbet tutmaktadır. Birden çadırın içindeki her şey sallanmaya başlar. Yakında bir yerde bir deprem olmuş gibidir. Masanın üstündeki bardaklar şıngırdar. Dr. Barnes şaşkınlıkla yanında getirdiği çuvala bakar. İçinde bir şey hareket etmektedir. Dışarıya çırpınmakta olan birkaç balık çıkartır.)
DR. BARNES: Geri geldiler! Ölmüşlerdi! Yeniden canlandılar! Gemi...onları yeniden canlandırdı!
(Dr. Barnes arkasını döner. Scully o sırada kendisine bir sandalyeyle vurur. O ve Amina Ngebe kamyonete doğru koşarlar. Amina Ngebe motoru çalıştırır ve çabucak oradan ayrılırlar.)
SCULLY: Polise gitmeliyiz.
AMINA NGEBE: Oraya gidiyorum. Bu, Abidjan'a giden yol.
(Scully, yolun ilerisinde Afrikalı bir adam olduğunu görür.)
SCULLY: Dur!
(Amina Ngebe frene bastığında tekerlekler ses çıkarır ve dururlar. Scully yeniden baktığında Afrikalı adam orada değildir.)
SCULLY: Bu oydu! Çadırda gördüğüm adamdı...yoldaydı.
(Scully dönüp arkalarındaki yola bakar. Sona Amina Ngebe’ye döner. Ama kadının olduğu yerde Afrikalı adam oturmakta ve kendisine bakmaktadır.)
AFRİKALI ADAM: Bazı gerçekler sana göre değil.
(Uzanır ve alnına dokunur. Scully donmuş bir şekilde hareket etmeden yerinde oturmaktadır. Birden Afrikalı adam yeniden Amina Ngebe olur. Scully’nin alnına dokunmaktadır. Scully ona bakar.)
AMINA NGEBE: İyi misin?
(Scully hızlı bir nefes alır.)
SCULLY: Oh, Tanrım. Ne yapıyorsun?
AMINA NGEBE: Buz gibiydin. Hala hayatta olup olmadığına bakıyordum.
SCULLY: Sana ne oldu?
AMINA NGEBE: Bana mı?
SCULLY: Frene bastın. Bir adam vardı.
AMINA NGEBE: Doğru... yolda.
SCULLY: Hayır. Tam oradaydı, oturduğun yerde oturuyordu.
AMINA NGEBE: Adamlar haklıydı. Bu kötü bir işaret. Bırakmak için bir işaret.
(Amina Ngebe motoru çalıştırır ve yeniden arabayı sürmeye başlar.)
SCULLY: Geri dönelim.
AMINA NGEBE: Sahile geri dönmem.
SCULLY: Hayır. Eve gidiyorum.

sezinimmm
26-02-06, 20:40
(Mulder boşluğa bakmaktadır. Skinner da odadadır.)
SKINNER: Ajan Mulder. (Mulder’ın yüzünü ellerinin arasına alır.) Ajan Mulder, beni duyup duymadığını bilmiyorum, ama seni buradan çıkarmaya çalışacağız.
(Skinner bağları açmaya başlar.)
MICHAEL KRITSCHGAU: (Çabucak içeriye girer.) Hemşire beş dakika sonra gelecek. Harekete geçmeliyiz.
SKINNER: Gidecek durumda olduğunu sanmıyorum.
MICHAEL KRITSCHGAU: (Bir şırınga hazırlar.) Ona yüksek dozda vereceğim. Belki ayağa kaldırabiliriz. (Skinner Kritschgau’nun elindeki Phenytoin şişesini alır.) Ne yapıyorsunuz?
SKINNER: Ne yaptığını biliyorum.
MICHAEL KRITSCHGAU: (Kendisini savunur.) Ona yardım etmeye çalışıyorum.
SKINNER: Bu, onun hakkında değil. Bu, senin hakkında. Hayatını berbat etmeye
çalıştığı için hükümetten alacağın intikam hakkında.
MICHAEL KRITSCHGAU: Mulder'ın uzun süredir bildiği şeyi korumak adına yok edildim. Şimdi kanıt olan kendisi. O bir Gizli Dosya.
SKINNER: Ona uyuşturucu yüklemesi yapmaya devam edemeyiz. Bu, çok ileriye gitti!
MICHAEL KRITSCHGAU: Ne kadar ileri gitmeliydi? Mulder ne kadar ileri giderdi?!
(Skinner söylediklerini düşünür. Mulder’a bakar. Sonra ilacı tekrar adama uzatır. Monitörlerden ses çıkar. Michael Kritschgau, Mulder’a ilacı enjekte ederken Diana Fowley yanında bir doktor ve hemşireyle birlikte odaya girer. Monitörler daha fazla ses çıkartmaya başlar.)
DR. HARRIMAN: Hey, burada ne oluyor?
DIANA FOWLEY: (Michael Kritschgau’ya dönerek) Ellerinizi göreyim. Eller!
(Michael Kritschgau boş olan ellerini kaldırır.)
DIANA FOWLEY: Uzaklaşın.
SKINNER: Ajan Fowley, ne yaptığını sanıyorsun?
DIANA FOWLEY: Ne mi yapıyorum? Siz bununla ne yapıyorsunuz, efendim? (Yatağın üstünde duran kullanılmış şırıngayı alır. Michael Kritschgau’ya döner.) Duvara dönmenizi istiyorum. Duydunuz mu? Duvara dönün!
SKINNER: Açıklamama izin ver.
DR. HARRIMAN: Bu adama ne verildi? Şırıngada ne vardı?
DIANA FOWLEY: (Okur.) Phenytoin.
SKINNER: Ne işe yaradığını açıklamama izin ver.
DR. HARRIMAN: Ona ne kadar verdiniz? Dozu ne kadardı?
SKINNER: Bunu neden yaptığımızı söylememe izin ver.
(Mulder’ın bağlı olduğu tıbbi cihazlar hızla ses çıkartmaya başlar. Hastane görevlileri, Skinner ve Diana Fowley onu tutmaya çalışırlar.)
DR. HARRIMAN: Nöbet geçirecek! Başına dikkat edin! Bay Mulder? Tutun. Tutun.

darkfriairs
14-05-06, 13:09
The X files S06-E?- Unatural

51
00:05:51,400 --> 00:05:55,600
Mulder, Dışarıda hava muhteşem.

52
00:05:55,900 --> 00:05:59,500
Hiç bu gezegendeki hayatı
bulmayı düşündün mü?

53
00:05:59,500 --> 00:06:05,500
Bu gezegendeki hayatı gördüm, Scully,
Ve bu yüzden başka yerlere bakıyorum.

54
00:06:11,400 --> 00:06:14,400
Sınıfın geri kalanıyla paylaşacak
kadar dondurma var mı?

55
00:06:14,400 --> 00:06:16,600
Bu dondurma değil ki.

56
00:06:16,600 --> 00:06:19,500
Yağsız sütten pirinçli bir tofutti.

57
00:06:20,400 --> 00:06:23,300
Ağzımdaki hava bile
bundan lezettlidir.

58
00:06:23,300 --> 00:06:26,900
- Sen yaşamayı biliyorsun, Scully.
- Bunu söyleyene bakın.

59
00:06:26,900 --> 00:06:32,700
Mulder, Bu güzel hayatı en son güzelliğine
kadar yaşarsın, öyle değil miş?

60
00:06:32,700 --> 00:06:37,100
Mesela bu güzel cumartesi
gününün de tadını çıkartıyorsun.

61
00:06:37,100 --> 00:06:40,600
...Fbi kütüphanesinden kaynak kitapları
çalıp, bana New Mexico...

62
00:06:40,600 --> 00:06:47,300
...gazetelerinde 1940-49 arasında çıkan
ölüm ilanlarını araştırtıryorsun.
Bir de sebebini bilsem.

63
00:06:47,300 --> 00:06:51,100
Anormalliklere , Scully. Biliyor musun
1940'lı yıllarda New Mexico'da...

64
00:06:51,100 --> 00:06:53,600
...Ne kadar uçan daire ihbarı yapılmış?

65
00:06:53,600 --> 00:06:56,200
Umurumda değil. Mulder, samanlıkta
iğne aramak gibi bir şey.

66
00:06:56,200 --> 00:06:59,300
Bu insanlar elli yıl önce ölmüş.

67
00:06:59,300 --> 00:07:01,900
Huzur içinde yatsınlar.
Ölüleri rahatsız etme.

68
00:07:01,900 --> 00:07:06,300
Sen bana klişeler sıralarken boş duramam.
Hazırlık yapmak insana ilham verir.

69
00:07:06,300 --> 00:07:10,000
- Tüm icatlar ihtiyaçtan doğmuştur.
- Hayal gücü insanı bilgeliğe götürür.

70
00:07:10,000 --> 00:07:12,100
Ye, iç, eğlen,
Çünkü yarın ölebilirsin.

71
00:07:12,100 --> 00:07:16,400
Dondurma, Dondurma Ver şu
yağsız sütle yapılmış tofutini bana.

72
00:07:19,900 --> 00:07:22,100
Mulder!

73
00:07:23,100 --> 00:07:25,000
Mulder!?

74
00:07:25,300 --> 00:07:27,300
Hile yapıyorsun.

75
00:07:27,600 --> 00:07:30,400
Demek aslında beyzbol
haberlerini okuyordun.

76
00:07:30,400 --> 00:07:32,500
Maçlarda ki sayıları inceliyorum, Scully.

77
00:07:32,500 --> 00:07:35,000
Hoşuna gider. Sporcular için
Pisagor teoremi gibi bir şey.

78
00:07:35,000 --> 00:07:38,600
Beyzbol tarihinin gürültü ve
karmaşası bir kenara bırakılırsa...

79
00:07:38,600 --> 00:07:42,000
...tüm maçlar düzgün bir sayı
dizgisi olarak karşına geliyor.

80
00:07:42,000 --> 00:07:46,100
Bu skora bakıp 1947 yılının güneşli
bir yaz gününde neler...

81
00:07:46,100 --> 00:07:49,300
...yaşandığını kolayca canlandırabiliyorum.

82
00:07:49,300 --> 00:07:50,200
Sanki rakamlar benimle konuşuyor,
Beni rahatlatıyor.

83
00:07:50,300 --> 00:07:55,900
Pek çok şey değiştiği halde bazı
şeylerin hala aynı olduğunu söylüyor bana.

84
00:07:55,900 --> 00:07:58,000
Sıkıcı.

85
00:07:58,700 --> 00:08:02,200
Mulder, Özel bir soru sorabilir miyim?

86
00:08:02,300 --> 00:08:03,400
Elbette hayır.

87
00:08:03,400 --> 00:08:07,000
Annen sana hiç" Çık dışarıda oyna,"
dememiş miydi?

88
00:08:08,900 --> 00:08:12,100
- Bu Arthur Dales'mi?
- Mulder?

89
00:08:17,000 --> 00:08:21,600
ABD Hükümeti'ne ait
bir malı tahrip ettin.

90
00:08:23,200 --> 00:08:25,200
Asi ne olacak.

darkfriairs
14-05-06, 13:09
Aynı bölüm son kareler.
479
00:43:42,700 --> 00:43:45,400
Haydi fırlat, fakir çocuk.

480
00:43:46,500 --> 00:43:47,800
Bu iyi.

481
00:43:47,800 --> 00:43:52,300
Bu işi başaracaksın, sadece şu küçük topa odaklan.
...

482
00:43:52,300 --> 00:43:56,200
Geri kalan herşey yok olsun,
Günlük sorunlarını unut.

483
00:43:56,200 --> 00:43:58,400
Biyolojik saatin çalışıyor.

484
00:43:58,400 --> 00:44:03,000
Belki aldığın maaş, beğendiğin
süet mantoyu almaya yetmiyor.

485
00:44:03,000 --> 00:44:06,000
Tıp alanındaki geleceğinden,...

486
00:44:06,000 --> 00:44:10,300
...zeki ama kaçık ortağınla uzaylı
kovalamak için vazgeçtin.

487
00:44:10,300 --> 00:44:14,200
Küresel komplonun ortasına atıldın.

488
00:44:14,200 --> 00:44:17,200
Porno kanalının ödemelerini uzun süre geciktirdin.

489
00:44:17,200 --> 00:44:21,400
Özür dilerim Scully. Son iki sorun bana aitti.
Sana değil

490
00:44:21,400 --> 00:44:26,100
Kapa çeneni, Mulder.
Burada beyzbol oynuyorum.

theef
08-06-06, 01:05
muhteşem replikler yaaaa....:)süpersin.....:)

cave
16-06-06, 11:25
EN AMI

SAHNE 1
GOOCHLAND, VIRGINIA

(Eski modal station bir araba yağmurlu bir havada,kırsal bir yolda tek başına gitmektedir. Sürücü CAMERON MCPECK'dir. Eşi IRENE ve oğlu JASON arka koltuktadır. IRENE MCPECK oğlunu sıkıca tutmaktadır. JASON yaklaşık 10 yaşlarındadır ve hasta görünmektedir)


CAMERON MCPEK: Neredeyse şimdi evdeyiz,Jason. Ne söylüyorsunuz?


RENE MCPECK AND JASON MCPECK: (Birlikte). Kelimeler asla beni yaralamaz fakat çubuklar ve taşlar kemiklerimi kırabilir.


CAMERON MCPECK: Çeneni kapat,oğlum.


CAMERON MCPEK: Neredeyse şimdi evdeyiz,Jason?
(Araba bir evin önünde durur. Çevrede birçok araba vardır. Kalabalık bir insan topluluğu; "Senin inancın özür değil..","Jason'ı Kurtar","Cinayet yasadışı" ve "Sen tanrı değilsin" diyerek pankartlar tutmaktadır. Onlar bağırmakta ve protesto etmektedir. Şerif Yardımcısı onları arabadan uzak tutmaktadır)


MUHABIR: (Araba camına bağırarak) Nasıl hissediyorsun,Jason?


YARDIMCILAR: Yardımcı olun,şimdi….Çocuklar hadi! Herkes geriye çekilsin. Arabayı açığa alın. Geri çekilin. Alan, sorumluluk sende.


YARDIMCI: Tamam, herkes geri çekilsin. Şimdi güvendesin,endişelenme. Sadece benim önümde kal ve yürü. Seni evine alacağız.


CAMERON MCPECK: Hadi,oğlum
(Yardımcı ailenin eve girmesine eşlik eder)


YARDIMCI: Sadece benim önümde kalın
(Daha sonra. Gece. Yağmur hala yağmaktadır. Jason McPeck'in annesi ve babası onu yatağa koyarlar. Irene McPeck bir bardak suyu küçük bir zilin yanına bırakır)


IRENE MCPECK: İşte. Tatlı kalbim. Gece boyunca bir şey istersen..Kendini iyi hissetmezsen bu zili çal tamammı?


JASON MCPECK: Tamam,anne


IRENE MCPECK: İyi geceler,Jason.
(Onu anlından öper. Cameron Mcpeck oğlunun yanına oturur)
Cameron McPeck: Korktuğunu biliyorum. Belki dışarıdaki insanların haklı olduğunu düşünüyorsun. Seni hastahaneden almalıydık ve doktorların seni tedavisine izin verdik. Bunu yapabildik…ve onlar kanserini aldılar…ve senin bedenin iyi olacak…fakat senin ruhun değil. Bu hastalığı sana tanrı verdi, Jason, ondan dolayı. Bedenin ve kalbin iyi olacaksa bunu sana tanrı göndermeli.
(Oğlunun başını öper)


EKRAN BEYAZLAR
2:14 Gece
(Bu geceden sonra. Fırtına kötü görünmektedir. Jason'ın odasındaki şöminede ateş yanmaktadır. Jason yalnızdır, kalkar ve acımasızsa esen rüzgara bakmak için pencereden dışarı bakar. Pencerede beyaz bir ışık parlar. Jason Mcpeck korkar ve ellerini İsa-Gibi kaldırır,dört insana benzeyen şekil pencereye yaklaşır)



SAHNE 2
(Scully'nin dairesi Sabah 08:53. Scully ceketini alır,işe gitmek için hazırlanmaktadır. Ön kapısını açar ve yerde duran gazeteyi görünce şaşırır. Onu alır ve açar. The Goochland Guardian gazetesidir. Ön sayfadaki hikayenin üstüne bir not bantlanmıştır,Tartışma Mucizeyle Bitti. "Mucizeleri yapan tanrısın. Gücünü insanlar arasında göster. İlahi 77:14" Gazetenin üstünü okur, "Eğer bu bize bir haberse,bu haberse" Scully'e bu gazeteden başka bir tane olup olmadığına görmek için koridora bakar, kağıdı kapatır ve daha sonra ön kapısını)


SAHNE 3
(X-Files ofisi. Mulder ayaklarını masanın üstüne uzatmıştır ve çıktısı alınmış bir email okumaktadır. Scully içeri girer. Masasındaki Samantha'nın resmimidir?)


MULDER: Günaydın. Burada seni heyecanlandıracak bir hikaye var,Scully. 11 yaşındaki bir erkek çocuk,kanser teşhisi konmuş, bir mucizeyle tedavi edilmiş)


SCULLY: Jason McPeck, Goochland, Virginia.


MULDER: (Dili tutulmuştur) Ah.


SCULLY: Evet. Ailesi dini nedenden dolayı çalışmayı reddediyor. Onun inancı tıbbı yardımı yasaklıyor ve bu yüzden Jason'ın tedavisi melekler tarafından yapılıyor.
(MULDER başını sallar.)


SCULLY: Tamam, hastalık kendiliğinden azalıyor, Mulder bu tamamen duyulmamış değil. Mucizevi iyileşmeler açık nedenler veya sebeplere yorulmaz..


MULDER: Bu mucize değil.Şüpheliyim.Bu haberci (elleri kağıdın üstündedir). Bu adı bilinmeyen e-mail bana Gelişmiş Savunma Araştırma Projelerinden (DARPA)geldi.


SCULLY: DARPA.


MULDER: DARPA'da biri.(durur). Bunun hakkında olanları nasıl duydun?
(Uzun bir bekleyiş. Scully boğazını temizler ve Mulder'a gazeteyi uzatır)


MULDER: Sen Goochland Guardian abonesimisin?


SCULLY: Hayır.


MULDER: (onu izler) Öyleyse bu sabah ,bu gazete senin kapının önünde mucizevi bir şekilde ortaya çıktı?


SCULLY: Elimden geldiğince anlatabilirim. Bunun verildiği tek kişiydim.


MULDER: Biri bizi bu olayda istiyor.


SCULLY: Bu bir olay değil Mulder.


MULDER: Henüz değil. Tekrar DARPA'ya döneceğim.Bu çocuk hakkında bir şeyler öğreneceğimiz birilerini bul.
(Mulder kalkar ve odanın baş tarafına gelir. Geri döner ve gülümser)


MULDER: Onun Rome Downey yada Della Reese olup olmadığını kontrol kontrol etmeliyim.
(Scully gazeteyi toplar ve büronun dışına doğru onu takip eder)




SAHNE 4
GOOCHLAND, VIRGINIA


(Scully Mcpeck'lerin evide ulaşır. Kırmızı bir araba sürmektedir. Bir çocuk ağlama sesi duyulur. Ön kapıya gider ve kapıyı çalar. Irene Mcpeck cevap verir. Kocası yanına gelir)


IRENE MCPECK: Evet ?


SCULLY: (Kimliğini gösterir). Merhaba. Ben Dana Scully….ımm. Federal Araştırma Bürosundan. Siz Bayan Mcpeakmisiniz?


IRENE MCPECK:Sizin için ne yapabiliriz?


SCULLY: Oğlunuz için buradayım.


CAMERON MCPECK: Araştırma altındamıyız?


SCULLY: Ah,hayır. Çocuğunuza ne olduğunu daha iyi anlamayı umuyordum. O iyimi?


IRENE MCPECK: Jason, burada seni görmek isteyen biri var.
(Jason Mcpeck avludan onlara doğru koşarak gelir. Nefes nefesedir)


IRENE MCPECK: Ne hissettiğini anlat ona.


JASON MCPECK: İyiyim.


CAMERON MCPECK:. Tanrı'nın işine karışıyorsunuz. Jason'ın hayatı tanrının ona lütfü ve onu göklere yükseltir. Tanrıya şükredin.


IRENE MCPECK: Tanrıya şükredin.


JASON MCPECK: Tanrıya şükredin.


SCULLY: Ve siz onun melekleri gördüğünü söylüyorsunuz?


JASON MCPECK: Evet.


SCULLY: Onlar neye benziyordu,sorabilirmiyim?


JASON MCPECK: Erkeklere benziyordu. Gökyüzünden bir ışık topuyla geldiler


SCULLY: Ve ne söylüyorlardı.


JASON MCPECK: Korkmamamı söylüyorlardı. Onlardan biri bir tür güçle beni sıkıştırdı ve daha sonra daha iyi oldum.


SCULLY: Seni sıkıştırdılar? Nerede?


JASON MCPECK: Burada.
(Jason Mcpeck ensesinin arkasını işaret eder. Scully ona dik dik bakar,daha sonra arkasında bakmak için yürür.Ensesinde yeni bir yara izi vardır)
(Daha sonra,Scully arabasına döner. Sigara İçen Adam yolcu koltuğunda oturmaktadır.


SCULLY: Ne cehennem yapıyorsun?


SİGARA İÇEN ADAM: Tanrı'nın işi. Başka bir şey?


SCULLY: Arabamdan çık!


SİGARA İÇEN ADAM: Bu genç çocuğun ve senin hayatını kurtaran adam için daha çok uzlaşma umuyordum.


SCULLY: Sigaranı söndür ve dışarı çık.
(Sigara İçen Adam arabadan çıkar,daha sonra Sürücü koltuğunda olan Scully'le konuşmak için cama eğilir)


SİGARA İÇEN ADAM: Hiç meraklı değilsin. Bu çocuğun ensesine konan çip hakkında? Sen..Vucudunda aynı teknolojiye sahip olan bir tıp doktorusun? Mucizenin ilk elden tanığısın? Amacımı kanıtlamak için önemli korkularım var. Kapındaki gazete. Mulder'a e-mail.
(Scully ona bakar)


SİGARA İÇEN ADAM: Bu çocuğun kanser tedavisinin ayrıntılı gösterilişi. Sen biliyorsun, kendimi öldürüyordum.
(SCULLY dinlemektedir)


SİGARA İÇEN ADAM: her şeyin iyi olmasını isteyen ölen bir adam; çocuğun sırrını paylaşmak için; bu tedaviyi bu çocuk gibi diğer milyonlara miras bırakmak için..


SCULLY: Onu bize vermek istiyorsun.


SİGARA İÇEN ADAM: Sana,Ajan Scully. Mulder'ın inadından yoruldum-onun zavallı hükümeti devirme fikirleri..


SCULLY: Bunu alaya aldığımı düşünüyorsun?


SİGARA İÇEN ADAM: Ben teklifimi yaptım. Ajan Mulder'ın bundan en ufak bir haberi olursa, emin ol, teklifi iptal ederim... ve mezarıma götürürüm.
(Scully arabasını çalıştırır. Yolcu koltuğunda duran kartvizit dikkatini çeker. Sigara İçen Adama bakar, daha sonra arabasını sürer)


SAHEN 5
FBI MERKEZİ
WASHINGTON, DC
(X-Files ofisi.Tavanda birkaç kalem hala durmaktadır. Yalnızdır, Scully karta bakar. Sadece 202-555-1030 numarası vardır. Telefonu kaldırır. Karta tekrar bakar. Düşünür. Telefonu açar ve çalar)


SCULLY: (Telefonda) Evet. Washington'da bir bölge numarasını bulmak istiyorum. Bir adrese ihtiyacım var.


TELEFONDAKİ SES: Teşekkürler

cave
16-06-06, 11:26
devamı...............

SAHNE 6
(Geniş, numarasız tuğla bir bina. Scully binaya girerken bir tv ekranında görülür. Güvenlik Görevlisi onu tv'den izler,Scully binaya girerken adam kalkar. Başka bir güvenlik görevlisi kapıdan çıkar ve ona kibarca karşı koyar ,henüz saldırgan değildir. Scully yavaşca geriye adım atar. Kızgındır)


GÖREVLİ: Yardım edebilirmiyim?


SCULLY: Üzgünüm. Ben ,uh, bir hata yaptım.
(Scully döner ve kapıya geri yürür. Görevli ön kapıyı kilitleyen bir butona basar. Scully durur, sakin durmaya çalışmaktadır)


GÖREVLİ: Kimlik bilgisi alabilirmiyim?


SCULLY: . Bak, bu gereklimi? Sadece yanlış kapıya yürüdüm.


GÖREVLİ: Kimlik Bilgileriniz,lütfen
(İsteksizce, Scully kimliğini çıkarır. Görevli kartı alır bir masa üstündeki bir listeden kontrol eder)


SCULLY: Bak….
(Görevli ziyaretçi kartını uzatır)


GÖREVLİ: Üçüncü kat.
(Scully koridorda yürür ve üçüncü kata gider. Birkaç adam bir şeyler uğraşmaktadır.Bina iyi döşenmiştir. Filmdeki Siyah Saçlı Adam onu izlemektedir. Sigara İçen Adamın isminin (CGB Spender)yazdığı odanın kapısına gelir. Odaya girer. Karanlık erkeksi bir odadır. Daha çok deri mobilyalıdır. Masanın önünde iki koltuk vardır. Sigara İçen Adam masasında oturmaktadır)


SİGARA İÇEN ADAM: Ajan Scully..Lütfen,oturun.
(Scully oturmaz.)


SİGARA İÇEN ADAM: Geldiğinize memnun oldum.


SCULLY: Besbelli gelmeyeceğimi biliyordun.


SİGARA İÇEN ADAM: Tabii.Biliyorum sen bir doktor…..ve şefkatli bir kadınsın.


SCULLY: (Yağcılık için zaman yoktur) Lütfen
Sigara içen adam bir sigara yakar.


SİGARA İÇEN ADAM: (Derin düşüncelidir) Sonunda…Bir adam arkasında ne bırakacağını görmek için hayatının bütününe bakıyor. İşimi yapmak için çoğunlukla harabelerde çalıştım ve şimdi bu karanlık çöküyor.Gerçek bir mirasım olmadığını buluyorum


SCULLY: (iç çeker) Neden ölüyorsun?


SİGARA İÇEN ADAM: Beyin iltihabı-Yenildiğim beyin ameliyatının sonucu. Doktorlar bana sadece birkaç ay veriyorlar.


SCULLY: Geçmişteki hatalarını temizlemek içinmi beni çağırdın? Seni saygıdeğer bir insan yapmak içinmi? Bu işe yaramayacak


SİGARA İÇEN ADAM: Dünyada kaç kişi kanserden ölüyor? Ve burada biz geçmişle uğraşarak, zamanı çarçur ediyoruz..


SCULLY: Ben buradayım. O nerede..Senin mucizevi tedavin?


SİGARA İÇEN ADAM: Biz geziye çıkmamız gerekiyor.Birkaç gün gerekli.


SCULLY: Tekrar geleceğim…
(Scully ayrılmak için kalkar. Onun sözleri onu durdurur.)


SİGARA İÇEN ADAM: (Ayağa kalkar) Bir giriş var, Ajan Scully.Bu mucizevi çiplere sahibim fakat genetik araştırmalarla yapılıyor. Bu binada sana bu teklifimi duyduklarında beni öldürmek isteyecek birçok adam var. Senide öldürecekler,göz kırpmadan. Hayatımdaki benim için çok değerli birçok şeyi yok ettim.İstediğim şey gitmeden önce bazı şeyleri yapabilmek için bir şans
(SCULLY düşünür.)

SAHNE 7
(Mulder'ın dairesi. Mulder içeri girer. Basket topu kahve masasının üstündedir. Telesekreter makinesine gider ve düğmesine basar)


MAKİNE SESİ: 08:01'de arama cevaplandı.


SCULLY : (makinede). Mulder benim. Bir veya iki gün şehir dışında olmak için izin istiyorum. Ailemle ilgili acil durum. Arayabileceğim zaman seni arıyacağım.
(Mulder hemen telefonu kaldırır ve numaraları çevirir)


SAHNE KESİLİR:
(Scully'nin dairesinde telefon çalar. Scully bir bavul toplamaktadır,makineye bakar. Cevap vermemek için çabalar. Sigara İçen Adam arkada durmaktadır.)


Scully : (Kayıtlı Sesi). Ben Dana Scully. Size cevap veremiyorum. Lütfen sinyal sesinden sonra mesaj bırakın.


MULDER: (telefonda) Hey,Scully benim. Ordaysan telefonu aç. Scully? Ordamısın? Senden bir mesaj aldım, umarım bir problem yoktur. Cep telefonundan sana ulaşmayı deneyeceğim.


SAHNE KESİLİR:
(MULDER telefonu kapatır)


SAHNE KESİLİR:
(Scully telefona bakar, daha sonra, arkasında Sigara İçen Adam durmaktadır. Beyaz sütyeni içine gizlediği mikrofonu bluzunu açarak kontrol eder)
Scully Sigara İçen Adamla beraber dairesinden ayrılır. Onunla göz teması yapmaktan kaçınmaktadır.

SAHNE 8
(Gece. Scully ve Sigara İçen Adam arabadadırlar. Scully sürmektedir. Mikrofon kablosunu nazikçe kontrol eder. Sigara İçen Adam bir sigara çıkartır ve ağzına koyar)
SCULLY: (Eleştirir şekilde) Sigara içeceksin?
(Sigara İçen Adam başını sallar, elektrikli pencereyi açar, sigarayı dışarı fırlatır ve camı kapatır)
SİGARA İÇEN ADAM: Vazgeçme zamanı
SCULLY: Bunun gibi.
SİGARA İÇEN ADAM: Fedakarlık kurbansız olmaz. Almak için umut veriyoruz.
SCULLY: Tam olarak ne almak için umut ediyorsun?
SİGARA İÇEN ADAM: Senin güvenin. İçtenliğimi sorguya çekiyorsun. Kalpsiz olduğumu düşünüyorsun. İtiraf etmeliyim Eğer senin için her zaman biraz şefkatli davranmasaydım, bana yumuşak duyguların olmayacaktı?
(Scully ona dikkatle bakar)
SİGARA İÇEN ADAM: Seni amaçlarımın saygın olduğuna inandırmaya çalışacağım. Mulder içinde şefkatim var. Sana olan şefkatim özel. Senin hayatını ellerimde tuttum. Senin kanserin ölümcüldü. Bir tedavi vardı. Bunun ne olduğunu hayal edebilirmisin-Bir yaşamı söndürme yada kurtarma gücüne sahip olmak ve gelişmesine izin vermek? Aynısını yapabilmek için şimdi gücü sana vermek…
(Scully rahatsızdır)


SAHNE 9
(Scully'nin dairesinin olduğu bina. Mulder, Scully'nin ev sahibi kapı kilidini açarken onu takip eder)


EV SAHİBİ: Evet, bunun bir aile olayı olduğunu söyledi. Anahtarı bıraktı-çiçekleri sulamak için benden ricada bulundu-Hey,Müthiş kız-Biliyorsun o müthiş biri


MULDER: Evet,Evet


EV SAHİBİ: Kiracılar bir FBI ajanının bu binada olmasından memnunlar. Onlara güvenlik hissi veriyor.


MULDER: Burada kaç kişi öldü biliyormusun?


EV SAHİBİ: Oh, bunun hakkında gerçekten konuşmadık.


MULDER: Sana söyledim, o bir bavul taşıyordu. Herhangibir şey,anormallik dikkatini çektimi?


EV SAHİBİ: Hayır. Hayır. Gerçekte o bavulunu taşımıyordu. Şöförü taşıyordu.


MULDER: Şöförü?


EV SAHİBİ: Evet, yaşlı bir adam…uzun..Daha önce onu gördüm. Baca gibi sigara içiyor.
(Mulder ev sahibine dik dik bakmaktadır, döner ve koridordan ev sahibi kapıyı açarken ayrılır)


EV SAHİBİ: Hey, istemiyormusun?
(Mulder gitmiştir)


SAHNE 10
(Gündüz, Scully hala sürmektedir. Yorgun gözükmektedir)


SİGARA İÇEN ADAM: Çok uzun zamandır direksiyondasın. Benim sürmemi istermisin?


SCULLY: Nereye gittiğimizi bilirsem izin verebilirim.


SİGARA İÇEN ADAM: Bunu bilmem seni rahat mı hissettirecek? Bana güvenmiyormusun?


SİGARA İÇEN ADAM: Mulder'ın senin güvenini kazanması ne kadar sürdü?


SCULLY: Ben her zaman Mulder'a güvendim.


SİGARA İÇEN ADAM: (Gülerek) Kendine dürüst değilsin. Tekrar düşün. Bu adamla ilk partner olduğunda geleceğinle,kariyerinle ilgili endişelerin olduğu zamanlar vardı. Sana söyledim, Yıllarca sana çalıştım ve eğer bana izin verseydin,bir gözlem yapmak isterdim.
(Scully ona meydan okurcasına bakar)


SİGARA İÇEN ADAM: Sen güçlü erkeklere benzetildin fakat onlardan korkuyorsun. Bunu da kalbinin etrafına bir duvar örerek sağlamışsın. Erkeklere mahsus korkusuzluğu nasıl açıklayabilirsinki yani şu ana kadar,yalnız bir yaşamla? Mulder için ölebilirsin fakat onu sevmek için kendine izin vermiyorsun.
(SCULLY rahatsızdır.)


SCULLY: Wow, Senin hakkında her şeyi öğreniyorum. Sen sadece soğuk kanlı bir katil değil, moruk bir psikologsun.


SİGARA İÇEN ADAM: Hayatım boyunca yıkıcı oldum. Ölmeden önce,çok daha fazla yetenekli olduğumu kanıtlamak istiyorum.
(Ana yoldan uzakta küçük bir yol görürler)


SİGARA İÇEN ADAM: Buradan sola dön.


SCULLY: Nereye gidiyoruz.


SİGARA İÇEN ADAM: Neye yetenekli olduğumu göstermeye
(Araba yola döner. Siyah Saçlı Adamın kullandığı araba tarafından takip edilmektedirler)
(Orman içinde küçük bir eve ulaşırlar. Bir Kadın, MARJORIE BUTTERS, 60'lı yaşlarda, evinin çevresindeki bitkilerle ilgilenmektedir)


SİGARA İÇEN ADAM: Onun ismi Marjorie Butters. Eğer ilgilenirsen Scrabble türü bir oyun oynar.


SCULLY: Ve onuna aranızdaki nedir?


SİGARA İÇEN ADAM: Nasıl ifade etmeliyim? Onun meleği olduğumu söyleyebilirsin. Marjorie 118 yaşında
(Arabadan inerler ve MARJORIE BUTTERS'ı selamlamaya giderler)


SİGARA İÇEN ADAM: Marjorie!


MARJORIE BUTTERS: Hey!


(SİGARA İÇEN ADAM ve MARJORIE BUTTERS birbirlerine sarılırlar, Scully izlemektedir)


MARJORIE BUTTERS: Seni gördüğüme memnun oldum.


SİGARA İÇEN ADAM :Sana sürpriz yapmayı düşündüm.


MARJORIE BUTTERS:. Mükemmel bir enkaza bakıyorum. Bahar öncesi biraz çiçek soğnaı almayı deniyordum.


SİGARA İÇEN ADAM: Marjorie,uh, Bu Dana Scully. O benim gerçekten iyi bir arkadaşım.


SCULLY: Tanıştığıma memnun oldum


MARJORIE BUTTERS:. Memnun oldum. Tamam içeri gir. Bu sabah taze ekmek pişirdim ve bahçede domatesler var.
(Eve yürürlerken MARJORIE BUTTERS'ın ensesindeki yara izi dikkatini çeker. SİGARA İÇEN ADAM Scully ile yavaşca konuşur)


SİGARA İÇEN ADAM: Bu güce sahip olmak..bu kadını ziyaret etmek ve onun mutluluğunu görmek. Senin doktor olma nedenin olmalı.
(SİGARA İÇEN ADAM eve doğru takip eder)

cave
16-06-06, 11:28
.............................

SAHNE 11
(Skinner'ın ofisi. Kapı çalınır. Skinner telefondadır Mulder içeri girer.Balıkçı yaka ve siyah deri ceket giymiştir.)


SKINNER: (Telefonda) Aramanızı ümit ediyorum. Teşekkürler


SKINNER: Dün bürodan ayrıldığında bir sedan talep etmiş. Nedenini bilmiyorum ve yakıt yüklemesi yapılmamış.


MULDER: Annesinin ailesi ile ilgili acil bir durum hakkında bilgisi yok.


SKINNER: Bak, onun yanındaki kişi nedeniyle endişelendiğini biliyorum, ama senin söylediklerine bakılırsa gizlice kaçmaya çalışmıyor. Gerçek şu ki, senin korkularını yatıştırmak için çok fazla soruna katlandı.


MULDER: Onun kendine iyi bakacağını biliyorum. Sadece bana yalan söyledi.
(Telefon çalar)


SKINNER: Bu özel hattım
(Cevap verir)


SKINNER: (telefonda) Skinner.


SCULLY: (Telefonda) Efendim?


SKINNER: (Telefonfa) Ajan Scully, neredesin?
(Mulder telefonla konuşmak istediğini belli ededer)


SCULLY: (Telefonda) Yoldayım. Um, Bu hattan aradığım için üzgünüm.


SKINNER: (Telefonfa) Hayır, Önemli değil. Sadece senin için endişelenmiştik.


SCULLY: (Telefonda) Bir problem yok. Sizden sadece Mulder'a anlatmanızı istiyorum.


SKINNER: (Telefonda) Tamam, o burada. Bunu neden kendin yaptın?
(Mulder telefona ulaşmaya çalışır. O gerçekten Scully'le konuşmak istemektedir)


SCULLY: (Telefonda) Hayır,efendim. Onu daha sonra arayacağımı söyleyebilirmisiniz? Sadece iyi olduğumu söyleyin.
(Çevir sesi duyulur,Skinner telefonu kapatır)


SKINNER: İyi olduğunu söylüyor.


MULDER: Başı belada.


(MULDER aceleyle döner ve odadan dışarı çıkar)


SAHNE 12
(SCULLY ve Sigara İçen Adam bir benzin istasyonuna girerler.)


SCULLY: Lavaboya gideceğim.
(Sigara İçen Adam benzin almak için pompayı hazırlar ve Scully lavaboya giderken onu izler,)
(Lavaboya girer girmez,bluzunun düğmelerini çözer ve göğsüne doğru konuşmaya başlar. Göğüslerinin arasında hala bir mikrofon ve ses kaydedici olduğunu görürüz. Yavaşca mikrofona konuşmakta ve orada yalnız olduğuna emin olmak için çevreyi kontrol etmektedir)


SCULLY: Mulder. Ümit ediyorum, bu kasette neler olduğunu anlayacaksın. Senle kontağa geçmek için başka yolum yoktu. Risk aldığımı lütfen anlamaya çalış. Riske atmadan bu planları açığa vuramıyorum ve söz veriyorum her şey kontrolüm altında. Kuzeye doğru bir yerlerdeyiz. FBI'dan aldığım arabayı kullanıyoruz. Yapabileceğim en hızlı şekilde bu kasedi sana ulaştıracağim söz veriyorum.
(Kasedi makineden çıkartır Fox Mulder adresi yazan bir zarfa koyar. Lavabodan çıkar, Görevliye doğru koşarken korkmaktadır)


GÖREVLİ: Whoa!! Özür dilerim.
Mektubu posta kutusuna atar ve arabada oturan Sigara İçen Adamın yanında gider. Şimdi o sürücü koltuğundadır. Yolcu koltuğuna oturur. Scully'e şekerleme teklif eder)


Sigara İçen Adam: Emniyet kemeri?
(Scully gergince gülümser ve başını sallar)


SİGARA İÇEN ADAM: Rahat olun,iyi bir yolculuk olacak.
(Motoru çalıştırır. Araba uzaklaşırken, Scully'nin Mulder'a göndereceği mektubu posta kutusundan geri alan Siyah Saçlı Adamı görürüz)


SAHNE 13
1:04 GECE

(Göl kenarında motel. Sigara İçen Adam arabayı park eder. Scully uyumaktadır. Sigara İçen Adam bir çift siyah deri eldiven giyer,daha sonra Scully'e bakar.Scully'nin gözünün üstündeki bir parça saçI nazikçe çeker ve ona hüzünlü bir şekilde bakar)


SAHNE 14
(Mulder'ın dairesi. Biri kapıtı çalmaktadır. Gri t-shırtlı Mulder kapıyı açmaya gider,önce kapı deliğinden geleni kontrol eder. Gelenler LONE GUNMEN'dir. Çok neşeli bir şekilde tartışmaktadırlar. FROHIKE kahvrengi bir peruk takmıştır. LANGLY tuhaf bir şapka takmıştır, BYERS takım elbise giymemiştir!!)


MULDER: Tartışmanın efendileri
Daireye girerler.


LANGLY: Dairende gülebilirmiyiz?


FROHIKE: Çok koşturduk onun için


BYERS: İstediğini yaptık. Scully hakkında ne bulabildiysek topladık.


LANGLY: Herhangi bir uçak bileti alıp almadığını kontrol etmek için kredi kartı kontrolü ile başladık.


FROHIKE: Savunma Bölümüne ait bazı dosyaları hack ederek de bitirdik.


LANGLY: Hemen kimliğimizi açıklamamızı yoksa casusluk veya hükümete karşı suçlardan dolayı mahkemeyle yüzleşmemizi istediler.


MULDER: Ee, bunu Scully'yi bulmakla ne ilgisi var?


BYERS: Onun bilgisayarına girdiğimizde bir seri silinmiş iletiler bulduk.


FROHIKE: Onun alt dosyalarından silinen fakat hard diskinden silinmeyen bir e-mail. Bir ileti serisi.


LANGLY: Cobra isimli birinden


MULDER: Cobra kim? Onun hakkında Scully bana söylemeliydi?


LANGLY: Bunu senden gizlemek için uzun bir yola gitmiş gibi görünüyor.


MULDER: Bunan inanmam.Onu bulacağımı bilir.


BYERS: Mulder, onu bulamadık. Aramaya başlamak için hiçbir yer yok.


MULDER: Buna da inanmıyorum. Verin onu bana
(Mulder GUNMEN'lerden laptopu alır ve açar)


SAHNE 15
(Scully bir otel odasında uyanır. O yumuşak pijamalar giymiştir. Fakat buraya nasıl geldiğini hatırlamamaktadır. Kalkar ve dolaba bakar,yönünü şaşırır.Göğsünde hala kablo durmaktadır,kontrol eder)
(Başka bir odada. Sigara İçen Adam gümüş bir semaverden kahve koyar. Scully üstünü değiştirmiş,bavulunu taşıyarak içeri girer)


SİGARA İÇEN ADAM: Kahveni nasıl alırsın?


SCULLY: Sade,teşekkürler

(Kahveyi alır,pencereden dışarı döker)


SCULLY: Beni uyuşturdun.


SİGARA İÇEN ADAM: (Güler) Bu tür bir şey yapmadım


SCULLY: Beni hangi cehennem yatağa yatırdı ve kıyafetlerimi çıkarttı?


SİGARA İÇEN ADAM: Seni ben taşıdım. 30 saattir yoldayız. Sayıklıyordun. Sadece seni rahatlatmak istedim.
(SİGARA İÇEN ADAM kahvesinden bir yudum alır)


SCULLY: Nerdeyiz?


SİGARA İÇEN ADAM: Milford, Pennsylvania.


SCULLY: Tamam, Bu anlaşmanın bir bölümü değildi. Ne yaptığını bilmiyorum.
(Scully odadan ayrılır. SİGARA İÇEN ADAM onu takip eder)


SİGARA İÇEN ADAM: Anahtarlar kontakta. Gitmek için serbestsin,tabiki. Seçim hala senin.
(Siyah Saçlı Adam çalılıklardan izlemektedir. Scully odaya geri döner)

cave
16-06-06, 11:29
...................
SAHNE 16
(SKINNER'IN bürose. MULDER birden odaya girer.)


MULDER:.Sizin yardımınıza ihtiyacım var.


SKINNER: Sekreterim?


MULDER: Hayır, masasında değil. Buraya baskın yapmak istemedim fakat,dediğim gibi, bu önemli bir durum
(LONE GUNMEN odaya girer ve laptop'u açarlar)


SKINNER: Burada neler oluyor?


MULDER: Bu kesinlikle benim sorum. İnanıyorum hepsiyle karşılaştın.


LANGLY:? Bu yer gizlimi?


SKINNER: Gizli?


FROHIKE: Kızma, G-man.


MULDER: Cobra isminde federal bir kaçaktan haberdarmısın? Gelişmiş Araştırma'lar için karanlık bir projede çalıştığı Savunma Bölümünden Scully'e 6 aydır e-mail gönderiyordu.


BYERS: Karanlık bir proje,doğru.


LANGLY: Bu herifin çalıştığı yerde gölgelerin bile gölgeleri var.


SKINNER: Burda baktığım şey mi bunlar?


MULDER: Yo. Buldukları Scully'nin Kobra'ya gönderdiği cevaplar.


SKINNER: Bir ilişkisimi var?


MULDER: Hayır. Bilgisayarına girip onun bütün e-maillerini ele geçirmiş, Scully'ymiş gibi davranan biri. Kobra'nın güvenini kazanmak için kendilerini Scully gibi gösteren biri. Son beş yazışmada Kobra'nın üzerinde çalıştığı bir projenin bilgilerini takas edecekleri bir buluşmadan üstü örtülü olarak bahsediliyor.


SKINNER: Bir buluşma ,nerede?


FROHIKE: Bilmiyoruz. Onlar sanırım buluştu.


SKINNER: Bilgisayarındaki kim?


MULDER:. Sigara İçen Adam. Veya onun için çalışan bir başkası. Onu şimdi bulmalıyız.
SKINNER: Onu pat diye bulamayacağını herkesten çok sen biliyor olmalısın.
MULDER: Eğer onu bulmazsan, bu Scully'yi son kez hayatta görüşümüz olabilir.
(SKINNER endişelidir.)


SAHNE 17
6:22 AKŞAM
(Motel. Scully kabloları kontrol etmektedir. Sigara İçen Adam kapıyı tıklatır)


CIGARETTE SMOKING MAN: Bu akşam bağlantımızdan son talimatları alacağız. Bizi yemeğe davet etti. Ben de sana sormadan giyecek bir şeyler aldım.
(Sigara İçen Adam elinde çok açık,aynı zamanda şık bir siyah elbise tutmaktadır. Scully elbiseyi kabul eder)


SCULLY: Bu, ah... Bu harika.


SİGARA İÇEN ADAM: Seni böyle görmekten memnun olacağım. Geceyi dört gözle bekliyorum
(SİGARA İÇEN ADAM kapıyı kapatarak odadan ayrılır. Scully kıyafete bakar)
(Daha sonra. Scully elbiseyi giymiştir. SİGARA İÇEN ADAM şık bir restaurant masanına onu otutturur.


SCULLY: Şey, sizin bağlantınız bize katılacakmı?


SİGARA İÇEN ADAM: Öyle farzediyorum


SCULLY: Sen bizim büyük güvenimizi göklere çıkarttınız fakat hala onun kim olduğunu söylemediniz.


CIGARETTE SMOKING MAN: Oppenheimer ve Fermi nükleer savaşın ortaya çıkmasından neyse, o da insan genetiği için o.


SCULLY: Bu değiş tokuşta hala benim önemim nedir açıkça bilemiyorum.


CIGARETTE SMOKING MAN: Bu adam -Kobra de ona- vereceği bilimin yanlış ellere düşmeyeceğine dair güvence istiyor. Ona senden bahsettim.


SİGARA İÇEN ADAM: Bu adam-Onu Kobra olarak adlandırıyor- Onun bilimsel güvene ihtiyacı var.
(Garson SİGARA İÇEN ADAM'ın onayını aldıktan sonra şarapları koyar)


SİGARA İÇEN ADAM: Burada seninle buluşmasını umuyorum. (Kadehi kaldırır) Gelecek için..
(Scully kibarca kadehini kaldırır ve kırmızı şaraptan bir yudum alır)


CIGARETTE SMOKING MAN: (heyecanlı) Sana bir şey daha söylemeliyim. O kadar inanılmaz, o kadar akıl almaz bir şey ki... onu bilmek tüm dünyaya yeniden bakmak demek.


SCULLY: Ne?


SİGARA İÇEN ADAM:Bize verilen ne?... kanserin tedavisi değil. Dana. Bu tüm hastalıkların tedavisi.


SCULLY: Ne?


SİGARA İÇEN ADAM: Bu son sınırdan..Çoğunlukla dünyadışı.


SCULLY: Daha sonra tedavi edilecektin


CIGARETTE SMOKING MAN: Mucizeler yaratan büyük kötülükler de yaratabilir. Bu gücü kendi amaçları için kullanacak insanlar var. Kimin yaşacağını, kimin öleceğini seçecek (insanlar). Teorik olarak ben iyileşebilirim. Doğru şeyler yapmayı istemem hakkında sana söylediğim her şey. Yalnız bir adamım, Dana.
(SCULLY ona bakar.)


SİGARA İÇEN ADAM: İzin verirmisin?
(SİGARA İÇEN ADAM kalkar ve masadan ayrılır.Scully onun ne dediğini anlamaya çalışmaktadır. Onun arkasında oturan birini kamera gösterir. O Siyah Saçlı adam değildir. Garsonu çağıran bir el hareketi yapar,belki hesap istemek için)
(Dışarıda. SİGARA İÇEN ADAM sigarasını dudaklarına koyar ve cebinden çakmağını çıkartır. Siyah Saçlı Adam ona katılırken,sigarasını yakmadan yere atar)


SİGARA İÇEN ADAM: Kobra görünmedi.


SİYAH SAÇLI ADAM: Ne yapmak istiyorsun?


SİGARA İÇEN ADAM: Bekle.Başka be yapabiliriz?


SİYAH SAÇLI ADAM: Kazandığın güven…Scully sonsuza kadar sana karışmayacak. Problem ne?
(SİGARA İÇEN ADAM endişelidir)


SİGARA İÇEN ADAM: Lanet işini yap.
(İçeride, garson Scully'nin önünden cheescake yada çilekli gibi görünen yenmemiş keki alır. Scully tabağın altındaki kağıda bakar. "Calico Koyu,günün ilk ışıkları". Scully bu mesajın kimden gelmiş olabileceğini anlamak için çevresine bakar. Belki bu mesaj arkasında restaturanttan ayrılan adamdandır)


SAHNE 18
(Bir sonraki sabahın erken saatleri. Scully ve SİGARA İÇEN ADAM rıhtıma bağlı bir bota ulaşırlar. Scully bota biner. SİGARA İÇEN ADAM bağlı işleri çözer)


SİGARA İÇEN ADAM: Calico körfezi 15 dakika uzaklıkta. Güneyde


SCULLY: Oraya gittiğimizde ben ne yapacağim?


SİGARA İÇEN ADAM: Bilmiyorum. Sadece bekle,dikkati ol.
(Scully SİGARA İÇEN ADAM bakar,daha sonra bot göl kenarından yola çıkar. Scully'nin saç spreyi gerçekten iyi olmalıdır çünkü saçları hareket etmez. Başka bir bot ona yaklaşır. Botu kullanan ,KOBRA, 40'lı yaşlarda iyi görünümlüdür. Restauranttaki aynı adamdır. Heyecanlı konuşmaktadır)


SCIENTIST/COBRA: Sonunda tanıştık. Aynen tarif ettiğin gibisin. Dün akşam yemekte özellikle.
(Kıyıdan biri onlardan ikisine silah üstündeki dürbünle bakmaktadır)


BİLİM ADAMI /KOBRA: Keşke biz düzenli yazışabilseydik fakat bu bundan sonra sonra ermeli. Birgün göze çarpan biri olmadığımda bir gün geçirebilmeyi umarım.Bu o. Size söz verdiğim bilgi.
(Scully'e mini bir disk uzatır)


SCULLY: Tamam,bekle. Bunu nereden aldın? Bu bilgi nereden geldi?


BİLİM ADAMI/KOBRA: Bu bilgi nereden geldi?


SCULLY: Bunu kim geliştirdi?


BİLİM ADAMI/KOBRA: (Scully'nin kim olduğundan emin değildir) Scully?


SCULLY: Evet, Ben Scully'im daha önce yazıştığımızı yada konuştuğumuzu hatırlamıyorum.
(Bir silah artışı sesi duyulurken KOBRA suya düşer. Scully KOBRA'nın bedenini kontrol etmek için başını eğerken adam Scully'e nişan alır. Ateş eder ama ıskalar. Scully botu çalıştırmayı dener. Ona ikinci kez ateş etmeye hazırlanırken başka bir silah sesi duyulur. SİGARA İÇEN ADAM ateş edeni vurur, Siyah Saçlı Adamı. Deri eldivenleri Siyah Saçlı Adamın yanına koyar. Scully moturu çalıştırır ve SİGARA İÇEN ADAMLA buluştukları rıhtıma dümen kırar. Keyifsizdir)


SCULLY: Ona ateş ettiler. Onu öldürdüler ve bana ateş ettiler.


SİGARA İÇEN ADAM: Onu aldınmı?


SCULLY:. (Suçlayarak) Sana söyledim bunu kimse bilmedi


SİGARA İÇEN ADAM: Eğer burada bir tehlike olduğunu düşünseydim seni göndermemiş olacaktım


SCULLY: (İç Çeker) Oh,yapma


SİGARA İÇEN ADAML: Dana...


SCULLY: (İğrenerek) Evet onu aldım
(Doğruca diski ona uzatır. Cebine koymuş gibi gözükmektedir)


SİGARA İÇEN ADAM: Unut beni. Buna al.. Bu senin için
(Diski tekrar Scully'e verir. Scully hemen ordan ayrılır)


SCULLY: Gitmeliyim


SİGARA İÇEN ADAM (arkasından hüzünlü bir şekilde bakar) Git.


SAHNE 19
(Mulder'ın dairesi. Diski kontrol etmek için LONE GUNMEN bilgisayarın çevresindedir. Scully kanepededir. Mulder ayakta durmaktadır,Scully'le göz teması yapmadan. Bu onu üzer. LONE GUNMEN birbirine bakar)


FROHIKE: Bunda hiçbirşey yok.


LANGLY: Boş


BYERS: Tamamen


SCULLY:(Umutsuz,ısrarlı) Hayır bu olamaz. Bu olamaz.Orda olmalı


(Hiçbirşey, Scully sonunda Mulder'a bakar)




SAHNE 20
4:32 GÜNDÜZ

(İşaretsiz toğla bina. Mulder ve Scully binaya girerler ve 3.kata çıkarlar. Bina şimdi terk edilmiştir,hiçbir kimse,mobilya…hiç bir şey. Scully CGB Spender'ın bürosunun olduğu yere Mulder'ı götürür. Oda boştur. Scully çok kızgındır)


SCULLY: O buradaydı. Ofisi buradaydı. Burada ne oldu?


MULDER: Seni kullandı.


SCULLY: Mulder, benim dışımda herkese yalan söyledi. Ben kaydettim,sana postayla gönderdim.


(MULDER başını sallar.)


SCULLY: Bu yaşlı kadın. Marjorie Butters. Onunla buluştum. Resimlerini gördüm,doğum belgesini.


MULDER: Senin inanman için neye ihtiyacın varsa onu gördün.


SCULLY: Tamam,ya bu çocuk? Kanserli çocuk? Bunu inkar edemezsin. Bu inkar edileyemeyecek bir kanıt


MULDER: Onu dışarı çıkarmamıza ailesini ikna etsek bile, ne kadar zamanımız var boynundaki çip gizemli bir şekilde ortadan kaybolmadan önce? Kusursuz planlanmış bir üçkağıt bu, Scully. Tek açıklayamadığım neden hala hayatta olduğun.


SCULLY: Mulder, gözlerine baktım. Yemin ederim o bana gerçeği söyledi.


SAHNE KESİLİR
(SİGARA İÇEN ADAM sigarasıyla birlikte bir bardak şarap içmektedir)


MULDER: (sesi) Hepsini kendisi için yaptı-o diskteki bilgiyi alabilmek için. Onun samimiyeti bir maske, Scully. Bu adamın Güdülleri asla değişmedi.


SCULLY: (sesi) Sen, onun hayatını kurtarması için beni kullandığını düşünüyorsun.


MULDER: (sesi) Hayır, Bilginin değerini,onun gücünü biliyor. Bu yolda kimsenin ona karşı durmasına izin vermeyecek


(SİGARA İÇEN ADAM'ın yanında masanın üstünde disk durmaktadır)


SCULLY: (sesi) Belki haklısın…fakat bir an için, onda başka bir şeyler gördüm. Güçten çok öte bazı şeyler için duyulan özlem..Belki asla sahip olamayacağı şeyler için..


(SİGARA İÇEN ADAM rıhtımın kenarındadır. Diske bakar,iç çeker ve onu suya atar. Bir sigara alır ve yakar)


SON

iklima=)
08-08-06, 20:39
scully: you can't say this is actually an ufo.
mulder: hmm.. can you identify what this is, then?
scully: ...no?
mulder: then it's an unidenfied flying object. it fits the description.
(bu en güzeli:))



scully: mulder, there is something out there...
mulder: i know i've been saying that for years.

scully: the answers are there, you just have to know where to look.
mulder: that's why they put the "i" in the "fbi"...


scully:you're in the basement because they're afraid of you, of your relentlessness, and because they know that they could drop you in the middle of the desert and tell you the truth is out there and you'd ask them for a shovel."

cave
08-08-06, 20:50
scully: you can't say this is actually an ufo.
mulder: hmm.. can you identify what this is, then?
scully: ...no?
mulder: then it's an unidenfied flying object. it fits the description.
(bu en güzeli)



scully: mulder, there is something out there...
mulder: i know i've been saying that for years


süperler.........

iklima=)
12-08-06, 13:46
SCULLY: What happened?
MULDER: We lost power, brakes, steering, everything. We lost nine minutes.

SCULLY: We lost what?

MULDER: Nine minutes. I looked at my watch just before the flash and it was nine-o-three. It just turned nine-thirteen.

SCULLY: Come on.

MULDER: Gone! Just like that.

SCULLY: No, wait a minute. You're saying that, that time disappeared. Time can't just disappear, it's, it's, it's a universal invariant!

MULDER: Not in this zipcode.

iklima=)
12-08-06, 13:48
MULDER: Do you know what we found last night?
SKINNER: What?

SCULLY: An extremely elaborate filing system of medical records.

MULDER: Locked inside a mountain vault.

SKINNER: For the purpose of?

MULDER: I don't know. But the answer's got to be on that tape, in those files.

SKINNER: Is that answer worth your lives?

MULDER: It's obviously worth killing us for.

SKINNER: In your wildest dreams, what do you possibly hope to find, Agent Mulder?

MULDER: Why they killed my father... and what happened to my sister... and what they did to Agent Scully.

iklima=)
12-08-06, 13:48
MULDER: Do you know where she is?
SCULLY: In a mental institution.

MULDER: I'd, I'd go with you, but I'm, I'm afraid they'd lock me up.

SCULLY: Me too.

iklima=)
12-08-06, 13:49
MULDER: What are you doing.
SCULLY: Trying to open my gun. If I can separate the shell from the casing maybe I can get the powder to ignite.

MULDER: Oh. And maybe it'll start raining weenies and marshmallows.

SCULLY: Do I detect a hint of negativity?

MULDER: No. Yes ... actually. Yeah.

SCULLY: Mulder, you need to keep warm. Your body's still in shock.

MULDER: I was told once that the best way to regenerate body heat was to crawl naked into a sleeping bag with somebody else who's already naked.

SCULLY: Well, maybe if it rains sleeping bags, you'll get lucky.

iklima=)
12-08-06, 13:50
SCULLY: I don't know. It's, uh... it's not a simple bisection. There's a considerable amount of his abdomen missing. I mean, it almost looks like a burning but it's too localized. Maybe an industrial acid.
MULDER: There's, um... no acid found in his office.

SCULLY: Hmm. Spontaneous human combustion.

MULDER: Scully...!

SCULLY: Well, isn't that where you're going with this?

MULDER: Dear Diary: Today my heart leapt when Agent Scully suggested spontaneous human combustion.

SCULLY: Mulder, there are one or two somewhat well-documented cases. Mulder, shut up.

iklima=)
12-08-06, 13:51
MULDER: Oh. Hello. Look at this. Does that look like blood to you?
SCULLY: Yes, it looks like it.

MULDER: What is that? Next to it. Is that, uh... oh, my... ugh. Is that brain? Is that brain matter there?

SCULLY: No, I'd say that's ground beef.

MULDER: Ground beef.

SCULLY: Yeah.

:)

iklima=)
12-08-06, 13:52
DOGGETT: I know where you're going with this, Agent Scully but if you're going to tell me this is another alien bounty hunter this is where we part company.
SCULLY: Enjoy your new company.

iklima=)
12-08-06, 13:59
SCULLY: Agent Mulder. I'm Dana Scully. I've been assigned to work with you.

MULDER: Oh, isn't it nice to be suddenly so highly regarded. So who did you tick off to get stuck with this detail, Scully?

SCULLY: Actually, I'm looking forward to working with you. I've heard a lot about you.

MULDER: OH, really? I was under the impression you was sent to spy on me.

cave
22-10-06, 22:27
8. sezon empedocles bölümü
(ingilizce idare edin)

Scully: "Mulder?"
Mulder: "What?"
Scully: "I was just about to jump in the shower, but I was waiting for the pizza man."
Mulder: "You got something going on with the pizza man I should know about?"
Scully: "The pizza man?"
Mulder: "Well, correct me if I'm wrong but you just said you were waiting for the pizza man to jump in the shower."
Scully: "No, what I mean was the pizza man's usually late, and so... You want to come in?"
Mulder: "Thank you."
Scully: "I feel like I'm stuck in an episode of 'Mad About You'."
Mulder: "Well, yeah, but small technicality. 'Mad About You' was about a married couple and we just work together."
Scully: "Yeah, well, you know what I'm talking about."
Mulder: "I do, I do. What I'm trying to say is that, uh... we have no good reliable information on this man. I mean, what I ** saying is the pizza man..." [He indicates her swollen belly] "...is not above suspicion."
Scully: "Ah, I see." [She spots the almost hidden present on the couch] "Is that for me?"
Mulder: "Yeah."
Scully: "Nice package."
Mulder: "Thank you."
Scully: "What's the occasion?"
Mulder: "Oh, I was going through some stuff after my mother died and, um, it's just an old family keepsake and I wanted you to have it."
Scully: "Well, I'm touched."
Mulder: "Little Caesar, I presume?" [He answers the door and scrutinises the Pizza Delivery Man]
Scully: [to Pizza Delivery Man] "Hi... just... give it to the man with the funny look on his face."
Pizza Delivery Man: "Yeah, it's $29.08."
Mulder: "$29.08? What'd you get on it, a tank of gas?" [Scully grips her stomach in pain] "Scully? Scully!" [to Pizza Delivery Man] "Call 911."

cave
22-10-06, 22:27
Mulder: "You awake?"
Scully: "Yeah."
Mulder: "What did the doctor say?"
Scully: "That I had a partial abruption. Which means that my placenta started to tear away from the uterine wall. They're going to need to monitor me for a while."
Mulder: "But you're going to be fine?"
Scully: "Yeah. Where have you been?"
Mulder: "I've actually been out in the field with Agent Doggett and this female Agent from New Orleans."
Scully: "Agent Reyes."
Mulder: "Yeah."
Scully: "I like her."
Mulder: "You're nothing at all alike."
Scully: "Well, then neither are you and I. So this is a case you're working on?"
Mulder: "Yeah. Actually, one that involves Agent Doggett's son, the son who died."
Scully: "Yeah, he's never talked to me about him, but I know something. Are you able to help him at all?"
Mulder: "You can't help a man who can't help himself."
Scully: "He's worth the effort, Mulder."

cave
22-10-06, 22:28
Mulder: "You awake?"
Scully: "Yeah."
Mulder: "What did the doctor say?"
Scully: "That I had a partial abruption. Which means that my placenta started to tear away from the uterine wall. They're going to need to monitor me for a while."
Mulder: "But you're going to be fine?"
Scully: "Yeah. Where have you been?"
Mulder: "I've actually been out in the field with Agent Doggett and this female Agent from New Orleans."
Scully: "Agent Reyes."
Mulder: "Yeah."
Scully: "I like her."
Mulder: "You're nothing at all alike."
Scully: "Well, then neither are you and I. So this is a case you're working on?"
Mulder: "Yeah. Actually, one that involves Agent Doggett's son, the son who died."
Scully: "Yeah, he's never talked to me about him, but I know something. Are you able to help him at all?"
Mulder: "You can't help a man who can't help himself."
Scully: "He's worth the effort, Mulder."


bi shipper olarak bunları ekledim

farantic67
06-01-07, 17:00
en güzel replik bu

Bölüm 9*9 bölüm

dk 1,26

He knows the truth now.


hepimizin aaaaa diceğimiz an

cave
08-01-07, 17:03
trust no 1
(ingilizce)

Scully: [voiceover] "One day, you'll ask me to speak of a truth — of the miracle of your birth. To explain what is unexplained. And if I falter or fail on this day, know there is an answer, my child, a sacred imperishable truth, but one you may never hope to find alone. Chance meeting your perfect other, your perfect opposite — your protector and endangerer. Chance embarking with this other on the greatest of journeys — a search for truths fugitive and imponderable. If one day this chance may befall you, my son, do not fail or falter to seize it. The truths are out there. And if one day you should behold a miracle, as I have in you, you will learn the truth is not found in science, or on some unseen plane, but by looking into your own heart. And in that moment you will be blessed — and stricken. For the truest truths, are what hold us together, or keep us painfully, desperately apart."

--------------------------------------------------------------------------------
[Scully and William enter an Internet café]
Waitress: "Hey. Tall coffee with milk?"
Scully: "Yes, thanks. And can I get a warm-up, please?" [She hands the waitress a bottle, before sitting at one of the computers and logging onto her email account. The program informs her; 'You have five new messages' the messages are;

Subject: Lose 25 lbs in TWO WEEKS — Guaranteed! From: tracy1893@dieters
Subject: Travel Bargains-Airfare Discounts! From: HotTravelBargains
Subject: Tired Of Your Old Job??? From: Sue185@RRS
Subject: Requested Research Link From: drstanton@fbi.gov
Subject: Dearest Dana From: trust_no1@mail.com
She opens the email and reads the message;
From: Trust_No1@mail.com
To: Queequeg0925@hotmail.com
Date: 07 Jan 2002]
Scully: [voiceover] "I've resisted contacting you for reasons I know you continue to appreciate. But, to be honest, some unexpected dimensions of my new life are eating away at any resolve I have left. I'm lonely, Dana, uncertain of my ability to live like this. I want to come home. To you, and to William."
[Another woman with a child has entered the café. Scully replies to the message]
Scully: [voiceover] "I ** physically shaking right now, seeing your words. Wishing it were you speaking them to me. I want so badly to see you too, but you are still not safe here."
[Scully looks up, the baby's mother is nowhere to be seen]
Scully: "The child's mother, she was just here. Where did she go?"
Waitress: "I think that's her out there." [Patti is outside in a heated exchange with a Man On The Street, She comes back inside to her child]
Patti: "I'm sorry." [to baby] "I'm sorry."

--------------------------------------------------------------------------------
Doggett: "Can we talk to you a second?"
Reyes: "It's about Agent Mulder."
Scully: "What about Mulder?"
Doggett: "We got a guy contacting us through intelligence channels. He keeps saying he wants to talk to Fox Mulder only he won't say why."
Scully: "Well, who is he?"
Reyes: "We don't know. He always covers his tracks. But this morning we finally got him to tip his hand. He says he has highly classified military files."
Scully: "Files on what?"
Doggett: "These bio-engineered soldiers we've all come in contact with. So-called Super Soldiers. The same ones threatening Mulder's life, forcing him to live underground."
Scully: "Well, what does he want with Mulder?"
Doggett: "He wants to give him the names of these Super Soldiers, and Mulder's the only person he'll give them to."
Scully: "Well, even if this was a good idea I don't know how to contact him." [She leaves]

--------------------------------------------------------------------------------
[Scully rejoins her class]
Scully: "I'm sorry about that. I believe that last class we were covering petechia and evidence of death by —"
Doggett: "Agent Scully." [They leave the classroom] "What the hell are you doing?"
Scully: "I'm trying to teach a class."
Doggett: "You understand what we're being offered here? If we know who these Super Soldiers are we can go after them. This is somebody giving us a way that can make it safe for Mulder to come home."
Scully: "That's the operative word here — somebody. Somebody that we don't know."
Doggett: "You don't want to check it out."
Scully: "What I don't want is Agent Mulder's life to be endangered any more than it already is."
Doggett: "How long are you going to do this?"
Scully: "Do what, Agent Doggett?"
Doggett: "Refuse to trust me... or anybody. How else you going to get him home?"

--------------------------------------------------------------------------------
[Scully gets out of her car and overhears a conversation]
Man On The Street: "Get in the car."
Patti: "I ** not getting in the car."
Man On The Street: "I said get in the car. You and the baby, right now."
Patti: "Just leave us alone."
Man On The Street: "I ** not telling you again."
Patti: "Get away. Get away from us. Leave us alone. Leave us alone."
Man On The Street: "She's coming with me."
Patti: "What are you doing?"
Scully: "Do you need help, ma'**?"
Patti: "No. Don't..."
Scully: "Hey."
Patti: "Don't take her with you."
Man On The Street: "No. I'm not letting you have her."
Scully: "Do you need me to call the police?"
Patti: "Don't go. Don't go! Please."
Scully: "Ma'**? Are you all right?" [Patti turns and Scully recognises her from the Internet café]

--------------------------------------------------------------------------------
Scully: "Come on in. The phone's over there."
Patti: "I don't know if it's such a good idea. Making out a police report."
Scully: "Well, you've... obviously got a problem. I saw you this morning at the café. Is he your husband?"
Patti: "Yeah."
Scully: "It's okay. I understand. I mean... it's hard enough caring for a child."
Patti: "You don't have anyone, do you?"
Scully: "No. But I wish I did."
Patti: "Maybe he'll come back."
Scully: "Do you have anywhere to go?"
Patti: "No."
Scully: "I'm going to get you a blanket and something hot to drink, all right?"
Patti: "Thank you."
Scully: "My name's Dana."
Patti: "I'm Patti."

--------------------------------------------------------------------------------
Reyes: "What do you have?"
Doggett: "This source of ours decided to give my cell phone a call tonight. I ran a trace."
Reyes: "Did you get a number?"
Doggett: "No, but I got a node. A sector of six city blocks. The area's pretty vacant, except for this building here."
Reyes: "Say this source is for real, and this is Mulder's chance to come home. We spook the spook, and maybe that chance goes away. Or worse, it drives Mulder deeper." [A car pulls up, the Man On The Street gets out and enters the building] "Where are you going?"
Doggett: "Take a little look into his car."
Reyes: "I'll say it again — what we risk is compromising Mulder's return."
Doggett: "I don't plan on getting caught."

--------------------------------------------------------------------------------
[Scully is asleep when Patti gets up, turns off the baby monitor and picks William Scully up]
Scully: [answering mobile] "Hello."
Doggett: "You awake?"
Scully: "Yeah. I just laid down to shut my eyes. What time is it?"
Doggett: "6:00**. Agent Reyes and I just tailed a car onto your street. We watched a guy go into your building. A guy we're guessing you've got no business with. You there, Agent Scully?"
[Scully appears in the doorway wit her gun drawn]
Scully: "Put him down. Now!"
Patti: "Oh, my god."
Scully: "Put my baby down."

--------------------------------------------------------------------------------
Reyes: "Agent Scully? Agent Scully? Agent Scully, do you know this man?" [It's the Man On The Street]
Doggett: "I wouldn't think so. Not with him trying to pick his way into your place."

--------------------------------------------------------------------------------
Doggett: "Start with who you work for."
Man On The Street: "I'm not at liberty to say."
Doggett: "Is this your wife? Maybe she's at liberty. Maybe she don't want to accompany you to prison."
Scully: "You staged this, didn't you? Arguing on the street. Everything."
Patti: "No."
Scully: "It's a con job. What are you after? My baby?"
Patti: "No, no. I want to protect William."
Man On The Street: "That's enough. You want to get us killed?"
Patti: "You said... you said that they could help us. You told me that. That's what you said."
Doggett: "What the hell is going on here?"
Man On The Street: "They're watching."
Doggett: "They're watching?"
Scully: "You got something to say, say it."
Man On The Street: "I work for the National Security Agency. The name on my driver's license is false. If you were to call the police I would be detained only long enough for another NSA agent to authorise my release. I don't exist as a citizen, nor does anyone I work with."
Doggett: "So what are you doing here?"
Man On The Street: "As you can see, my wife is upset. I was coming to get her to stop this very event."
Reyes: "What's she so upset about?"
Patti: "We have a daughter... Joy. There's something about her. Something different. Just like there's something different with her son William."
Doggett: "Different how? How do you know anything about her or her son?"
Man On The Street: [to Doggett] "I know virtually everything about you." [to Reyes] "And you." [to Scully] "And you. Several months ago, you saw your son affect the movement of the mobile over his crib. He spun it, as if with his mind. It happened to us the same way."
Reyes: "So you've been looking in this apartment with what, cameras?"
Man On The Street: "Various forms of technology."
Reyes: "Then it's you who's been contacting us."
Man On The Street: "Not directly. My scope is limited. I only look at what they tell me to. But I have a supervisor who I've told everything I'm telling you about my daughter, and her son, and he started to look into it. He learned things about a Super Soldier program. Things he won't tell us. Crimes, he says, against innocent people."
Scully: "What does he want with Mulder?"
Man On The Street: "Mulder's the only one capable of making the connections, he says."
Patti: "Maybe we can help you. And maybe you can help us find out the truth. About what our babies really are."
Scully: [answering phone] "Hello."
Shadow Man: "You've had quite an earful."
Scully: "Who is this?"
Shadow Man: "As my associate indiscreetly told you, we don't have names."
Scully: "You've been listening to us?"
Shadow Man: "It's all I could do after you closed the shades, Agent Scully."
Scully: "You ever heard of the Constitution?"
Shadow Man: "Yes. It's what allows foreign terrorists to live here and enjoy the American dream, until time comes to destroy it. But my trespasses are the least of your concern, after what they've done to you and Mulder."
Scully: "What have they done?"
Shadow Man: "Actually, it's what they're prepared to do next. I'd be happy to tell Agent Mulder."
Scully: "Well, you're going to have to tell me 'cause I don't know how to reach Agent Mulder."
Shadow Man: "But you reached him yesterday. You sent him an email. Would you like me to read it to you?"
Scully: "Look why should I trust you? I mean, you're just a voice on the end of the phone. I'm not going to give you anything unless I can meet you. Unless I... unless I can see your face. Are you still there?"
Shadow Man: "If you think you can flush me out you're making a big mistake. Bus bench, Internet café. Come alone. You have 20 minutes." [He hangs up]
Doggett: "Agent Scully? What are you doing?"
Scully: "I'm going to meet your contact. I need you to watch William, Monica."
Doggett: "I don't like this. I don't like the feel of it and I don't like you agreeing to it without backup."
Scully: "You said I had to trust someone, right? Well, that's what I'm doing."

--------------------------------------------------------------------------------
Scully: [answering mobile] "Hello."
Shadow Man: "Are you armed, Agent Scully?"
Scully: "Yes."
Shadow Man: "Then you're prepared to use your weapon should anything go wrong?"
Scully: "I'm not sure I follow you."
Shadow Man: "Then do exactly as I say. If you vary my instructions in the smallest way, we're over. If I see, or suspect that you're not working alone I will terminate our communication. If I believe a third party is trying to use this meeting to prevent our exchange you must be prepared to use your weapon in your own defence. ** I clear?"
Scully: "Yes."
Shadow Man: "There's a green sedan across the street from you. The keys are in it. I want you to get in the car."
Scully: "All right, what next? "
Shadow Man: "Start the engine, put the car in drive and await my next order. Pull out quickly! Go now! Agent Scully?"
Scully: "Is it absolutely necessary to get innocent people hurt?"
Shadow Man: "You're free to stop the car and walk away at any time. It's up to you. I'm doing this for your own protection and for Mulder's."
Scully: "So where ** I going?"
Shadow Man: "Turn right. Right now. Stop the car. Get out, Agent Scully. Turn the engine off, take the keys out. Walk to the top of the alley. There's another car there. Get in and drive directly to the interstate on-ramp heading west. You will continue driving west until I tell you otherwise."

--------------------------------------------------------------------------------
Shadow Man: "That's far enough. Get out of the car. Leave it running."
Scully: "Where are you?"
Shadow Man: "Move around to the trunk. You'll see a change of clothes inside for you. Put them on."
Scully: "Look... we're in the middle of nowhere."
Shadow Man: "There is no middle of nowhere any more, Agent Scully." [Scully gets changed. The Shadow Man appears in front of Scully] "Put the gun in the trunk. Your clothes, too." [He takes a remote control device out of his pocket and turns it on. The car starts moving away from them, then explodes] "Your watch. Give it to me."
Scully: "This is ridiculous. This has gone far enough."
Shadow Man: "Do you want to see Mulder again?"
Scully: "These clothes that I'm wearing ... they're my size. How the hell do you know my size?"
Shadow Man: "Your size? I know your blood type, your resting heart rate, your childhood fear of clowns. I know the name of your college boyfriend, your true hair colour, your ATM pin number, favourite charities, pet peeves. I know you spend too much time alone. And I know... that on one lonely night you invited Mulder to your bed."
Scully: "Oh my god."
Shadow Man: "I was as surprised as you were."
Scully: "Who authorises you? I mean, what gives you the right? Who are you?"
Shadow Man: "I'm the future, Agent Scully. And I risked my life being here."
Scully: "Well, then why do it? I mean, why meet me?"
Shadow Man: "Because you can reach Mulder. Mulder needs to know what I know or he may have no future. Perhaps no one will. Another car is parked on the main road, half a mile out. If I see that you haven't contacted Mulder in the next 24 hours, I disappear and you never see me again. Do you understand, lady?"

--------------------------------------------------------------------------------
Scully: "Excuse me." [She leaves the classroom] "I'm teaching a class, Agent Doggett. Is it something pressing?"
Doggett: "Yeah. I'm worried now about what it is I've gotten you into."
Scully: "You're right to be worried."
Doggett: "This guy that led you all over town last night... he says he wants to talk to Mulder, right? Why does he need you? Why not go to Mulder directly? 'Cause this guy knows Mulder resurfaces only if the one person he trusts asks him to."
Scully: "That guy didn't come to me, Agent Doggett, he came to you. That woman that I took in blew his cover. He had no other choice."
Doggett: "Did you ever stop to think that this woman and her husband are in on this, too?"
Scully: "I don't believe that. That woman is truly scared for her child for the same reasons that I **."
Doggett: "How do you know they're not being used by this Shadow Man to lure Mulder out? To kill him?"
Scully: "'Cause that couple doesn't even necessarily trust the Shadow Man. I mean, for their own reasons."
Doggett: "You think about it. This guy seems to know everything. He even reads your email. How can you, or anybody hope to ensure for Mulder a safe passage home?"
Scully: "Mulder and I already considered that even before he left. His return has been pre-arranged. The place, the mode of transport, everything's been set."
Doggett: "Well, you can call the whole thing off?"
Scully: "I can't. I've already sent for him. Mulder's on a train. He'll be here at midnight."
Doggett: "Maybe you can reach him."
Scully: "You can't do that to me."
Doggett: "I'm sorry."
Scully: "I want to see him so bad."
Doggett: "I know. And I want to make sure that you get to, Dana. That's the whole reason I'm here.
Scully: "Well, it's too late. And I have to go.

--------------------------------------------------------------------------------
Doggett: "Agent Boal? Edie Boal? I'm John Doggett. We spoke a few minutes ago. You said if I came right down you might be able to help me out."
Agent Boal: "What'd I get myself into?"
Doggett: "I've got some clothing here. I'm looking for anything you can find that might give me an ID."
Agent Boal: "Male or female?"
Doggett: "It's a male who handled them and gave them to a female agent."
Agent Boal: "When do you need them?"
Doggett: "I got a little over an hour."
Agent Boal: "Your staring over my shoulder doesn't make me go faster."

--------------------------------------------------------------------------------

cave
08-01-07, 17:03
devamı...

Patti: "Agent Scully? It wasn't supposed to happen. This wasn't supposed to happen at all. All we wanted was answers. We never meant to harm you. My husband was not a part of this."
Scully: "I know. I know that he was only trying to protect me."
Patti: "The man who he works for... he's the one who's responsible for this."
Scully: "I know. I'm sorry. I'm so sorry."

--------------------------------------------------------------------------------
Reyes: "What is it?"
Doggett: "What I was afraid of."
Scully: "Agent Doggett, what?"
Doggett: "We can't find him."
Scully: "Who?"
Doggett: "The man I shot. He fell in front of a frikkin' moving train but he ain't down there on the tracks."
Scully: "Well, where is he?"
Doggett: "Nowhere. It shouldn't make a bit of sense, but it does. I went to run the DNA on the clothes he gave you, only the man's DNA can't be tested. They say it's some kind of weird DNA complexed with iron or some damn thing."
Reyes: "That doesn't make sense."
Doggett: "I think it does. 'Cause he's not a man. He's a Super Soldier."
Scully: "Mulder. I've got to warn Mulder." [to Station Manager] "Get on the radio! Get on the radio and alert them that there's a situation on that train."
Station Manager: "A situation?"
Scully: "The man who fell on the tracks, he's gotten on that train."
Train Driver: [on radio] "This is the Southbound 112. We got a jumper. A man jumped off the train at the mile 19 connector, ran into the Manville rock quarry there."

--------------------------------------------------------------------------------
Doggett: "Agent Scully, you drive. Head down into the quarry and we'll meet you at the bottom."
Scully: "Okay."
[Scully drives off, while Doggett and Reyes explore the quarry on foot. Doggett sees a man running across the quarry floor]
Doggett: "Agent Reyes. Mulder! Mulder! Mulder, it's John Doggett!"
Scully: "Mulder? Mulder?" [She leaves the car on the quarry floor. A man walks out of the mist] "Mulder?" [The man is not Mulder, it is the Shadow Man. Scully runs away, cornering herself in the quarry before pulling her gun on the Shadow Man] "Stop there! Stop right there! Why do you want to kill us?"
Shadow Man: "Mulder must die. Mulder or your son."
Scully: "What are you talking about? What does this have to do with my son? What's wrong with my son? Answer me!"
[The Shadow Man starts shaking and drops to his knees. Patches of black start appearing on his forehead. He struggles to his feet, his exposed skin now completely blackened by a chemical reaction. His body is pulled towards the quarry wall at great speed, hitting the wall with enormous velocity, his body exploding into dust on impact]

--------------------------------------------------------------------------------
[Scully and William are back at the Internet café, she is replying to Mulder]
Scully: [voiceover] "I hold no hope you can respond to this. Or that it reaches you. I only hope that you are alive. I cannot help believing that you jumped off that train because you knew what I now know — that these 'Super Soldiers', if that's what they are, can in fact be destroyed. That the key to their destruction lies in the iron compound at that quarry. I ** scared for you, Mulder. And for William. The forces against us are unrelenting. But so is my determination. To see you again. To regain the comfort and safety that we shared for so brief a time. Until then, I remain forever yours — Dana."

Şah-Rû
10-01-07, 12:29
Scully: Bir gün gerçeği, doğum mucizeni anlatmamı isteyeceksin. Açıklanmayanları açıklamamı. O gün dilim sürçer, anlatamazsam bil ki bir açıklaması var, evladım. Tek başına bulamayacağın kutsal ve kolay bozulabilen bir gerçek. Ruh ikizin, ezeli rakibin, koruyucun, düşmanınla tanışmayı bekle. Maceraların en büyüğüne o kişiyle birlikte yelken açmayı bekle. O gerçek ki ele geçirilemez ve ölçülemez. Bir gün o şansı yakalarsan, sakın elinden kaçırma oğlum. Gerçekler orada bir yerde. Bir gün benim seni dünyaya getirmeme benzer bir mucizeyle karşılaşırsan gerçeği bilimde ve bugüne kadar görülmemiş bir yerde değil, kalbinde bulacağını bil. O an hem kutsanmış hem de cezalandırılmış olacaksın. Zira bizi bir arada tutan ve birbirimizden acı içinde uzak tutan da aynı salt gerçeklerdir.

cave
05-03-07, 17:49
scary monstersdan kesitler
Agent Harrison: "Agent Doggett... both of you got in this car believing a little boy may be in danger. What's changed since then? Even if this isn't an X-File — which it is — what will it hurt to keep going? If Agent Mulder were here, he'd keep going."

Scully: "Who is it?"
Gabe Rotter: "It's Gabe Rotter. I have the thing you've been waiting for."
Scully: "Who?"
Gabe Rotter: "Gabe... Rotter. I'm a friend of Leyla Harrison."
Scully: "Do you know what time it is?"
Gabe Rotter: "Hey, I just do as I'm told. Enjoy." [He holds out a small dirty box, Scully recoils from the stench]
Scully: "Whoa. What the hell is that?"
Gabe Rotter: "A dead cat."
Scully: "Come again? "
Gabe Rotter: "Yeah, his name's Spanky. Leyla said you're helping her out on a case and you needed it ASAP, so... hey, you're welcome."
Scully: "I ** going to be exceptionally polite. Leave. Now. Leave now and take that with you." [Gabe Rotter and his box of dead cat enter the apartment]
Gabe Rotter: "Do you have any idea what I went through to get this thing? I snuck onto the property where your perp there used to live and I dug up the whole thing looking for it."
Scully: "I don't care. Leave! Now! Please!"
Gabe Rotter: "Uh-uh. Leyla said she'd go out with me only if I got you the cat, and damn it, I got it."
Scully: "Oh, god..." [Gabe Rotter opens the box, Scully covers her mouth from the stench. Something about the cat catches her attention and she starts to make a phone call]
Gabe Rotter: "You calling the cops on me?"
Scully: "If only. God help me, but Agent Harrison might be on to something after all."

[Gabe Rotter is holding Mulder's badge]
Gabe Rotter: "So, this is Johnny Fabulous, huh?" [Scully takes the badge away from him] "Oh... 'Mulder's so smart. Mulder's so dreamy'. That's all Leyla ever talks about. Mulder and Scully, Scully and Mulder, blah, blah, blah."