Tüm Versiyonu Göster : Ulak
"Ulak" yola çıktı...
Çağan Irmak’ın "Babam ve Oğlum" adlı yapımın ardından yeniden kamera arkasına geçtiği yeni projesi "Ulak" için çalışmalara başlandı.
Avşar Film yetkililerinden alınan bilgiye göre, yapımcı şirket ve yönetmen Çağan Irmak, "Ulak" filmi için çalışmalarını sürdürüyor.
Filmde, "Babam ve Oğlum" adlı yapımda da rol alan Çetin Tekindor, Yetkin Dikinciler ile Hümeyra izleyiciyle buluşacak.
Irmak’ın "Babam ve Oğlum" isimli filmden sonra, 1.5 yıl önce senaryosunu kaleme aldığı ve hayata geçirmek için uygun zamanı beklediği psikolojik ağırlıklı, gerilim-dram türündeki film, farklı ve özgün bir prodüksiyon olarak hazırlanacak.
Film için özel köy kuruluyor
Geniş, panoramik formatta çekilecek olan filmin hikayesi gereği özel bir köy kuruluyor.
Yüzlerce kostümün hazırlandığı film, gerçeğin peşine düşmüş, gerçeği takip eden bir hekimin öyküsünü anlatıyor.
Filmin müziklerini "Babam ve Oğlum" ile "Bir Tutam Baharat" filmlerinin müziklerine de imza atan Evanthia Reboutsika hazırlıyor.
"Geçmiş çağlara ait bir intikam hikayesi" olarak tanımlanan "Ulak", Irmak’ın dördüncü uzun metrajlı film çalışması niteliğini taşıyor.
Çağan Irmak filmleri
Türk Sineması’nın yeni kuşak başarılı yönetmenlerinden Çağan Irmak, "Bana Şans Dile" isimli ilk uzun metrajlı filmini 2001 yılında çekti.
Senaryosunu da Irmak’ın kaleme aldığı yapımda, Deniz Uğur, Nilgün Belgün, Volkan Severcan, Rıza Kocaoğlu, Kutay Köktürk, İsmail Hacıoğlu, Melisa Sözen gibi isimler rol aldı. Film, bir sabah okula giden Bahadır’ın yanında götürdüğü silahla arkadaşlarını rehin almasının sürükleyici hikayesini anlatıyordu.
Irmak, 2004 yılında da yine yönetmenliğini üstlendiği ve senaryosunu yazdığı "Mustafa Hakkında Herşey" adlı filme imza attı. Gerilim-aksiyon türündeki filmde, Nejat İşler, Fikret Kuşkan ve Başak Köklükaya başrolü paylaştı. Film, mutlu bir yaşamı ve ailesi olan Mustafa’nın eşinin yabancı bir adamla beraber geçirdiği kazada hayatını kaybetmesinin ardından bu kişinin onun hayatına girdiği öğrenmesini ve beraberinde gelişen olayları işliyordu.
Genç yönetmenin üçüncü uzun metrajlı filmi 2005 yapımı "Babam ve Oğlum", 12 Eylül döneminde yaşananları bir ailenin hikayesiyle örülü olarak işleyen "Babam ve Oğlum" oldu. Büyük gişe başarısı kazanan ve eleştirmenlerden de tam not alan bu filmde, Fikret Kuşkan, Çetin Tekindor, Hümeyra, Şerif Sezer, Yetkin Dikinciler, Özge Özberk, Binnur Kaya ve küçük oyuncu Ege Tanman rol almıştı.
Çağan Irmak, ayrıca "Asmalı Konak", "Çemberimde Gül Oya" adlı televizyon dizilerine imza atmıştı.
Şimdiye kadar ülkemizde çekilen hiçbir korku filmini beğenmedim ama işin içinde Çağan Irmak varsa ''gerçekten'' izlenebilir bir film olacağını düşünüyorum Ulak'ın ve merakla bekliyorum..
Bu resimleri de bir siteden buldum,hangi oyuncu olduğunu tam anlayamadım ama sanırım Yetkin Dikinciler..
http://img182.imageshack.us/img182/5373/4057804463bd270ac221im3.jpg
http://img164.imageshack.us/img164/350/4057832967aa8b005551uz8.jpg
http://www.sabah.com.tr/2007/03/02/gny/im/4F237A8D36ABCE47A864205Fb.jpg http://www.sabah.com.tr/gnysabah/i/1_pix_beyaz.gifhttp://www.sabah.com.tr/gnysabah/i/1_pix_beyaz.gif
İntikam hikayesinin çekimlerine başladı
Ünlü yönetmen Çağan Irmak'ın 'Babam ve Oğlum' adlı çok ses getiren filminin ardından çalışmalarına start verdiği yeni filmi 'Ulak'ın çekimleri başladı. 'Geçmiş çağlara ait bir intikam hikayesi' olarak anlatılan 'Ulak', Irmak'ın dördüncü uzun metrajlı film çalışması niteliğini taşıyor.
Film için köy kuruluyor
Irmak'ın, senaryosunu 1.5 yıl önce kaleme aldığı film, psikolojik ağırlıklı, gerilim-dram türü ile dikkat çekiyor. Panoramik formatta çekilecek olan ve hikaye gereği özel bir köy inşa edilen filmde, gerçeğin peşine düşmüş; gerçeği takip eden bir hekimin öyküsü anlatılıyor. Filmin oyuncu kadrosunda yer alması için izleyicinin 'Babam ve Oğlum'da severek izlediği Çetin Tekindor ve Hümeyra ile görüşmeler devam ediyor. Ancak daha önce filmde rol alacağı açıklanan Yetkin Dikinciler'in kadroda yer almayacağı kesinleşti... Müzikleri, 'Babam ve Oğlum' ile 'Bir Tutam Baharat' filmlerinin müziklerini üstlenen Evanthia Reboutsika'nın imzasını taşıyan filmin; çok çekici ve şık bir seyirlik olacağı belirtiliyor.
linki:
http://www.sabah.com.tr/gny/gny125-20070302-200.html
Kurt_Memati 20-03-07, 21:13 İlginç bir film olacağa benziyor. Bakalım seyirciden nasıl bir tepki alacak. rekoru Kurtlar Vadisinin elinden alabilecek mi.
Afişteki Yetkin Dikinciler sanırım..
http://img255.imageshack.us/img255/3295/43133730289b361f8b01vb0.jpg
filmin teaserını izledim çok güzel olmuş. kırmızı yazıyla prk çok yazı yazıyor ama benim aklımda bir tek "bir ulak çıkageldi eski zamanlardan" yazısı kaldı. sonunda da, bütün çağan ırmak filmlerinde olduğu gibi, kırmızı yazıyla çağan ırmak'tan ulak yola çıktı yazıyor. merakla bekliyoruz. ayrıca kimlerin oynayacağını da çok bilmek istiyorum... :img-yes:
Sinemacıların umudu 11 milyon YTL!
Geçen yıl 50'ye yakın film çekilerek rekor kıran Türk Sineması, bu yıl çekilmesi planlanan 100'ü aşkın filmle yeni bir rekorun peşinde! Ancak projeler, bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın vereceği, sinema destek fonunda biriken 11 milyon YTL'lik desteği bekliyor. Aralarında büyük bütçeli filmlerin de olduğu 79 projenin kaderi, 22 Nisan'da gerçekleşecek olan ilk toplantıda belli olacak. Haziran'da yapılacak ikinci toplantıya başvuracak olanlarla birlikte, 150'ye yakın film projesi bu yıl çekilmeye çalışacak. 11 milyon YTL'lik fonun, iki toplantıda 20 ile 30 arasında projeye paylaştırılması bekleniyor.
ÜNLÜ YÖNETMENLER DE VAR
Şu an seçici kurul tarafından incelenen projeler arasında 'Beyaz Hüzün- Sarıkamış', 'Ulak' ve 'Büyük Oyun' da yerini alıyor. Kurula projeleriyle başvuran sinemacılar arasında dikkat çeken isimlerse şöyle: Ali Özgentürk, Yavuz Özkan, İrfan Tözüm, Cem Özer, Orhan Oğuz ve Yeşim Ustaoğlu...
İlginç bir film olacağa benziyor. Bakalım seyirciden nasıl bir tepki alacak. rekoru Kurtlar Vadisinin elinden alabilecek mi.
Çağan Irmak'ın böyle bir iddiasının bulunduğunu sanmıyorum. Ayrıca yine Çağan Irmak imzalı, az bütçeli, az reklam yapılmış bir film olan Babam ve Oğlum yeterince iyi bir gişe yapmıştı :img-in_lo
Umarım Yetkin Dikinciler oynuyordur. Çağan Irmak'ın kadrosunu (Fikret Kuşkan-Şerif Sezer) buradada görmek isteriz:img-in_lo
Altıydılar
Biri ihanet etti
Beş kaldılar
Beşi öldürüldü
Hiç oldular
Ve bir gün
Bir Ulak çıkageldi eski zamanlardan
Çağan Irmak'tan Ulak yola çıktı
http://img413.imageshack.us/img413/2303/ulakfo5.png
http://img413.imageshack.us/img413/3690/ulak2th9.png
http://img413.imageshack.us/img413/7247/ulak3nw7.png
Çağan Irmak'ın 'Ulak'ı kredi rekorunu kırdı
http://img214.imageshack.us/img214/7599/ef8d543a995bad4883db6e4tk2.jpg (http://imageshack.us)
Avşar Film'in sahibi Şükrü Avşar, 'Ulak'a verilen rekor krediyi şöyle yorumladı: Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kriterlerine uygunuz. Sicilimiz temiz ve aldığımız kredileri zamanında geri ödedik..
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Destekleme Kurulu, geçtiğimiz günlerde bakanlıktan kredi almaya hak kazanan Türk filmlerini açıkladı. 5 milyon 740 bin YTL'lik 2007 yılı bütçesinden 4 milyon YTL'yi uzun metrajlı filmlere dağıtan SDK'den en fazla krediyi alan proje Çağan Irmak'ın 'Ulak'ı oldu. 475 bin YTL ile bugüne kadar SDK'nin bir filme verdiği en yüksek krediye hak kazanan 'Ulak' filminin yapımcısı Şükrü Avşar; "Rekor kredi almamızın nedeni sicilimizin temiz olmasıdır" dedi.
Avşar: Kriterlere uygunuz
"Bakanlık kredi verirken bazı kriterleri göz önünde bulundurur" diyen Şükrü Avşar, Kütlür ve Turizm Bakanlığı'nın kriterlerini şöyle sıraladı: "Yapımcının daha önceki projelerinin nasıl olduğu, alınan kredinin zamanında ödenip ödenmediği ve kredi verilen filmin özellikleri bakanlık için önemlidir. Avşar Film olarak ben, 'Babam ve Oğlum' için de kredi almıştım. Bu filmimin izleyicide bıraktığı etki ortada. Ayrıca aldığım krediyi zamanında eksiksiz ödedim. Bütün kriterleri yerine getirdik; özetle sicilimiz temiz. Bu nedenle bakanlık Ulak'a daha çok kredi verdi." Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Destekleme Kurulu; 'Ulak'ın yanısıra 14 projeye daha kredi verirken; 31 filmin başvurusunu ise; reddetti.
Özel bir köy kuruluyor
Çağan Irmak'ın bol ödüllü filmi 'Babam ve Oğlum'ndan sonra yöneteceği 'Ulak'da başrolleri; Çetin Tekindor, Yetkin Dikinciler ve Hümeyra paylaşacak. Psikolojik ağırlıklı, gerilim- dram türündeki filmin çekimleri için özel bir köy kuruluyor. 'Ulak', gerçeğin peşine düşmüş, gerçeği takip eden bir hekimin öyküsünü beyazperdeye yansıtacak
Çağan Irmak'ın 'Ulak'ı kredi rekorunu kırdı
Avşar Film'in sahibi Şükrü Avşar, 'Ulak'a verilen rekor krediyi şöyle yorumladı: Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kriterlerine uygunuz. Sicilimiz temiz ve aldığımız kredileri zamanında geri ödedik..
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Destekleme Kurulu, geçtiğimiz günlerde bakanlıktan kredi almaya hak kazanan Türk filmlerini açıkladı. 5 milyon 740 bin YTL'lik 2007 yılı bütçesinden 4 milyon YTL'yi uzun metrajlı filmlere dağıtan SDK'den en fazla krediyi alan proje Çağan Irmak'ın 'Ulak'ı oldu. 475 bin YTL ile bugüne kadar SDK'nin bir filme verdiği en yüksek krediye hak kazanan 'Ulak' filminin yapımcısı Şükrü Avşar; "Rekor kredi almamızın nedeni sicilimizin temiz olmasıdır" dedi.
Avşar: Kriterlere uygunuz
"Bakanlık kredi verirken bazı kriterleri göz önünde bulundurur" diyen Şükrü Avşar, Kütlür ve Turizm Bakanlığı'nın kriterlerini şöyle sıraladı: "Yapımcının daha önceki projelerinin nasıl olduğu, alınan kredinin zamanında ödenip ödenmediği ve kredi verilen filmin özellikleri bakanlık için önemlidir. Avşar Film olarak ben, 'Babam ve Oğlum' için de kredi almıştım. Bu filmimin izleyicide bıraktığı etki ortada. Ayrıca aldığım krediyi zamanında eksiksiz ödedim. Bütün kriterleri yerine getirdik; özetle sicilimiz temiz. Bu nedenle bakanlık Ulak'a daha çok kredi verdi." Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Destekleme Kurulu; 'Ulak'ın yanısıra 14 projeye daha kredi verirken; 31 filmin başvurusunu ise; reddetti.
Böyle bir yapımın Kültür Bakanlığı tarafından desteklenmesine çoook sevindim...Ne de olsa Çağan Irmak'ın filmi kötü olması imkansız...
En derin kuyudan daha derindeydiler.
En karanlık kalpten daha siyahtılar.
Hiç umut yoktu.
Ve bir gün, heybesinde sırlarla, uzak bir diyardan
"O" geldi.
Onlara sevmeyi inanmayı ve cesareti anlattı.
İnsanlar beklediler, çünkü biri daha gelecekti.
ULAK
http://img256.imageshack.us/img256/3552/ulakez6.jpg (http://imageshack.us)
"DUDAKLAR SUSSA DA KALBİN YÜZ DİLİ VARDIR"
http://img255.imageshack.us/img255/3295/43133730289b361f8b01vb0.jpg
En derin kuyudan daha derindeydiler.
En karanlık kalpten daha siyahtılar.
Hiç umut yoktu.
Ve bir gün, heybesinde sırlarla, uzak bir diyardan
"O" geldi.
Onlara sevmeyi inanmayı ve cesareti anlattı.
İnsanlar beklediler, çünkü biri daha gelecekti.
ULAK
"Ulak" yola çıktı...
Çağan Irmak'ın "Babam ve Oğlum" adlı yapımın ardından yeniden kamera arkasına geçtiği yeni projesi "Ulak" için çalışmalara başlandı.
Avşar Film yetkililerinden alınan bilgiye göre, yapımcı şirket ve yönetmen Çağan Irmak, "Ulak" filmi için çalışmalarını sürdürüyor.
Filmde, "Babam ve Oğlum" adlı yapımda da rol alan Çetin Tekindor, Yetkin Dikinciler ile Hümeyra izleyiciyle buluşacak.
Irmak'ın "Babam ve Oğlum" isimli filmden sonra, 1.5 yıl önce senaryosunu kaleme aldığı ve hayata geçirmek için uygun zamanı beklediği psikolojik ağırlıklı, gerilim-dram türündeki film, farklı ve özgün bir prodüksiyon olarak hazırlanacak.
Film için özel köy kuruluyor
Geniş, panoramik formatta çekilecek olan filmin hikayesi gereği özel bir köy kuruluyor.
Yüzlerce kostümün hazırlandığı film, gerçeğin peşine düşmüş, gerçeği takip eden bir hekimin öyküsünü anlatıyor.
Filmin müziklerini "Babam ve Oğlum" ile "Bir Tutam Baharat" filmlerinin müziklerine de imza atan Evanthia Reboutsika hazırlıyor.
"Geçmiş çağlara ait bir intikam hikayesi" olarak tanımlanan "Ulak", Irmak'ın dördüncü uzun metrajlı film çalışması niteliğini taşıyor.
Çağan Irmak filmleri
Türk Sineması'nın yeni kuşak başarılı yönetmenlerinden Çağan Irmak, "Bana Şans Dile" isimli ilk uzun metrajlı filmini 2001 yılında çekti.
Senaryosunu da Irmak'ın kaleme aldığı yapımda, Deniz Uğur, Nilgün Belgün, Volkan Severcan, Rıza Kocaoğlu, Kutay Köktürk, İsmail Hacıoğlu, Melisa Sözen gibi isimler rol aldı. Film, bir sabah okula giden Bahadır'ın yanında götürdüğü silahla arkadaşlarını rehin almasının sürükleyici hikayesini anlatıyordu.
Irmak, 2004 yılında da yine yönetmenliğini üstlendiği ve senaryosunu yazdığı "Mustafa Hakkında Herşey" adlı filme imza attı. Gerilim-aksiyon türündeki filmde, Nejat İşler, Fikret Kuşkan ve Başak Köklükaya başrolü paylaştı. Film, mutlu bir yaşamı ve ailesi olan Mustafa'nın eşinin yabancı bir adamla beraber geçirdiği kazada hayatını kaybetmesinin ardından bu kişinin onun hayatına girdiği öğrenmesini ve beraberinde gelişen olayları işliyordu.
Genç yönetmenin üçüncü uzun metrajlı filmi 2005 yapımı "Babam ve Oğlum", 12 Eylül döneminde yaşananları bir ailenin hikayesiyle örülü olarak işleyen "Babam ve Oğlum" oldu. Büyük gişe başarısı kazanan ve eleştirmenlerden de tam not alan bu filmde, Fikret Kuşkan, Çetin Tekindor, Hümeyra, Şerif Sezer, Yetkin Dikinciler, Özge Özberk, Binnur Kaya ve küçük oyuncu Ege Tanman rol almıştı.
Çağan Irmak, ayrıca "Asmalı Konak", "Çemberimde Gül Oya" adlı televizyon dizilerine imza atmıştı.
http://img182.imageshack.us/img182/5373/4057804463bd270ac221im3.jpg
http://img164.imageshack.us/img164/350/4057832967aa8b005551uz8.jpg
************
Filmin resmi sitesi http://www.ulakfilm.com/ açıldı. Sitede filmin teaser ını izlerken o harika müziğiyle kendinizden geçebilirsiniz :img-wink:
şükrü avşar:
bizim bütün işlerimiz pahallı.
bu hafta çekimlerini bitirdiğimiz Çağan Irmak'ın yönettiği "ulak" filmi için de 4.5 milyon dolar harcadık...
bitmiş... arkadaşlar
atom karınca 21-07-07, 20:54 Ayın 17sinde çekimleri bitti.
atom karınca 24-07-07, 09:06 http://img77.imageshack.us/img77/1272/tara0014li6.jpg
Babam ve Oğlum `un başarısına imza atan senarist - yönetmen Çağan Irmak ile yapımcı Şükrü Avşar `ın yeni projesi `Ulak `ın çekimleri geçen hafta tamamlandı . Irmak , `Yüzüklerin Efendisi `ni çağrıştıran fragmanı sinemalarda dönen fantastik `Ulak `ta umutsuzluk ve bekleyiş temalarını işliyor.
Başrollerini Irmak `ın gözde oyuncuları Çetin Tekindor , Hümeyra , Şerif Sezer ve Yetkin Dikinciler `in yanı sıra Ümit Çırak `ın yetiştirdiği çocuk oyuncuların üstlendiği, belirsiz bir zaman ve mekanda geçen fantastik bir öykü anlatan `Ulak `ın Kemerburgaz `da (Ben oraya Kilyos derim) inşa edilen setine konuk oldum.
Set gerçeği aratmıyor
Angelopoulos `un bir köy ve bir göçmen mahallesi inşa ettirdiği `Ağlayan Çayır ` ve Asteriks `in köyüyle Romalıların olimpik hipodromunun inşa edildiği `Asteriks Olimpiyatlarda`nın setlerini görmüş biri olarak `Ulak `ı çok takdir ettim. Sütunları ayakta kalmış harabelerin yanı başına kurulmuş, Harran `ın kovan evlerini andıran çatılar yükselen, ev içlerinde mum yanıyormuş gibi ışıklar titreyen, kahvehanesi , silosu, kuyusuyla `Ulak ` köyü şaşılacak kadar gerçekçiydi. Kostümler de en az mimari kadar özgündü.
Avrupa `nın en pahalı yapımlarıyla yarışacak düzeyde ve tamamen özgün bir tarzda, bütün ayrıntılarıyla tasarlanan `Ulak `, şimdiden başarıyı yakalamış gibi. Bunda uygulayıcı yapımcı Baran Seyhan ile sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler `in payı büyük. Seyhan , tuvaletten yatakhaneye, ofisten atölyelere kadar her anlamda Avrupai bir hizmet sağladı ekibine.
Yoktan var ettiler
`Ulak `ın beş Altın Portakallı sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler ise şöyle anlattı özgün çalışmasını: `Senaryonun isimsiz bir zamanda geçmesi gerekiyordu. Kahramanların isimleri Türk ismiydi. Bu karma işin her şeyden bir çağrışım yapması gerekirdi. Doğu , Yemen , Mısır , Afrika , Anadolu kültürlerini düşünerek çizimler yaptım, sonra da maket hazırladım. İç mekanları sandalyelerden kapıların açılıp kapanma detaylarına kadar tasarladım. Eklektik bir yapı oldu, örneği yok. Türk sineması için de sıfırdan tasarlanan ilk set örneği.
Filmde kullanılan alfabeyi de ben tasarladım. 29 harften oluşuyor ve anlamı var. İlk defa tamamen sıfırdan tasarladığım bir film bu. Önceki dönem filmlerim Harem Suare , Abdülhamit Düşerken gibi var olan yapılardan kopya. Gılgamış `ta bile British Museum `daki eserlerden yararlandım. Ama Ulak `ta ipucu yoktu`.
2007-07-24 06:05:02 Milliyet
atom karınca 30-07-07, 19:51 http://img441.imageshack.us/img441/9117/ulak1so6.jpg
http://img107.imageshack.us/img107/8800/ulak2nr4.jpg
- Başarılı bir insanın isteyebileceği her şey var sizde, bundan sonrası için hayattan beklentileriniz nelerdir? En büyük hayaliniz ne?
ÇAĞAN IRMAK- Valla en büyük isteğim kendi hikayelerimin, kendi istediğim şartlarda, istediğim oyuncularla, istediğim imkanlarla çekebilmek. Sadece bunu istiyorum. Zaten bunu yaptığım zaman her şey çözümlenmiş oluyor. Zaten bu amaç için yaşıyorum. Ödül alayım, falan filan böyle bir derdim yok. Yeter ki istediğim şeyi istediğim gibi yapabileyim. En büyük idealim bu.
Şu anda en çok istediğim şey bu yaz ‘ULAK' isimli sinema filmimi çekebilmek. Çok iyi şartlarda çekebilmek. O bitecek başka bir şeyi isteyeceğim. Çünkü bana o istek film yaptırıyor. Özel bir TV kanalı için ‘Kabuslar Evi' diye bir film kuşağı yapıyoruz. İlk etapta Korku Filmleri gibi görünüyor ama bütün hikayeler yalnızlık üzerine anlatılan hikayeler. Ve çok duygusal şeyler var içinde. Hepsi Türkiye'de yaşanabilecek ve bir Türk'ün yaşayabileceği ve finalinde de mesela öyle bir hikaye var mıydı, oldu mu yoksa, bunu karakterler mi yarattı, sorularıyla baş başa kalıyor seyirci. Hani bir ayağı çok gerçek, bir ayağı çok fantastik. Her bölümde farklı oyuncular farklı hikayeler olacak. Böyle bir işe girişiyoruz ve yazında dediğim gibi ULAK var.
http://img258.imageshack.us/img258/1610/can4cc8.jpg (http://imageshack.us)
- Biraz “ULAK”tan bahseder misiniz ?
ÇAĞAN IRMAK- “ULAK”ın aslında anlatılacak bir konusu yok, seyretmek lazım.
- Kesinlikle seyredeceğiz.
ÇAĞAN IRMAK-Şunu söyleyebilirim ama “ULAK”ta seyirciyi korkutmak niyetinde değilim, ürpertmek niyetindeyim. Korkmakla ürpermek arasında çok büyük farklar var. Korktuğunuz şeyi unutabilirsiniz o anlık bir şeydir ama ürperti sizi düşünceye sevk eden bir şeydir. İnsanları ürpertmek istiyorum ve bunu çok farklı bir yöntemle yapmak istiyorum. İnşallah yapabilirim. Aslında film bittiğinde anlatılan hikayenin bir anlamda politik bir hikaye olduğunu fark edecek seyirci. Ülkeyle ilgi bir korku duyacak seyirci ama kumaş olarak tamamen fantastik bir hikaye . Hortlakların falan ortada cirit attığı bir film olacak.
http://img166.imageshack.us/img166/8115/can5wa0.jpg (http://imageshack.us)
-Peki Türkiye'de korku filmi yapılmaz diyen insanlara ne diyorsunuz?
ÇAĞAN IRMAK- O kadar korku filmi yapmadığımız için bu sorunun cevabını bizde bilmiyoruz. Bakalım göreceğiz…
- “ULAK” ile göreceğiz o zaman?
ÇAĞAN IRMAK- İnşallah. Bakalım.
http://img264.imageshack.us/img264/433/ulakkk1sf1.jpg (http://imageshack.us)
http://img64.imageshack.us/img64/1122/ulakkk2ez3.jpg (http://imageshack.us)
http://img507.imageshack.us/img507/5149/ulakkk3yz3.jpg (http://imageshack.us)
http://img249.imageshack.us/img249/9161/ulakkk4cr0.jpg (http://imageshack.us)
[B]Merhaba..
Bu sezon bazı filmleri izlemeye gittiğimizde, Ulak' ın tanıtımlarını görmüştüm..
Fantastik bir yapım belli ki..
Oldukça da ilgimi çekmişti..
Sanki bana tanıtım fragmanında en sona kalan kişinin Mehmet Ali Nuroğlu olabileceği gibi bir his gelmişti.. çok iyi olurmuş ama cast belli olmuş artık.. ve çekimler devam ediyor..
Sanırım Çağan Irmak'ın çok sevdiği oyunculardan biri olduğu için böyle düşünmüştüm..
Tam belli olmuyordu..
Ama gördüm ki Yetkin Dikinciler yüzü sarılı kişi..
Oda çok iyi oyuncu yakışır.. hatta yakışmış..:good: süper olmuş..
Şu ana kadar nette okduklarım ile ve sizlerin eklediğiniz bilgilerle..( hepinize çok teşekkürler.. özellikle erten_07 sıklıkla vrdiği haberleri görüyor ve takip ediyorum..)
[B]Ekinimide gördüm..:img-wink:[/
Çağan Irmak yine çok başarılı bir işe imza atacak bu belli..:good:
[B]bir kere daha o sırlı sözler..
http://i164.photobucket.com/albums/u28/bsy_2007/43133730289b361f8b01vb0.jpg
En derin kuyudan daha derindeydiler.
En karanlık kalpten daha siyahtılar.
Hiç umut yoktu.
Ve bir gün, heybesinde sırlarla, uzak bir diyardan
"O" geldi.
Onlara sevmeyi inanmayı ve cesareti anlattı.
İnsanlar beklediler, çünkü biri daha gelecekti.
ULAK
[/
atom karınca 12-08-07, 21:16 Bugünkü Milliyet Gazetesinde yazdığına göre film post production aşamasında.
http://img158.imageshack.us/img158/2470/ulakkk5is6.jpg (http://imageshack.us)
http://img259.imageshack.us/img259/4868/ulakkk18di2.jpg (http://imageshack.us)
atom karınca 23-08-07, 12:57 ULAK
Yönetmen: Çağan Irmak
Oyuncular: Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler, Feride Çetin
“Babam ve Oğlum”la hepimizi her anlamda sarsan Çağan Irmak, muhtemelen gösterişli bir epik filmle önümüzü kesecek. Muhtemelen diyoruz; çünkü Irmak’ın ağzını bıçak açmıyor. Sinema gişelerinde devasa bir patlama yapan ve pek çok ödülü de cebine atan bir önceki filminden sonra nasıl bir performans sergileyeceği ise tam bir merak konusu.
Gösterim tarihi: Henüz kesinleşmedi.
"Ulak" filminin minik kahramanları
Ümit Çırak'ın oyunculuk atölyesinin çocuk sınıfı tam kadro, Çağan Irmak'ın "Ulak" filminde rol aldı. Irmak "Çocuklarla bazen büyüklerden daha iyi anlaştık"diyor.
http://www.milliyet.com.tr/2007/08/26/pazar/resim/axpaz01.jpg
Oyuncu Ümit Çırak'ın Çağdaş Sinema Oyunculuk Atölyesi'nin çocuk sınıfı tam kadro "Ulak" filminde rol aldı. Çağan Irmak'ın belirsiz bir geçmişte ve coğrafyada geçen masal atmosferli filminin başkahramanlarından biri de çocuk. Filmde bir yardımcı karakteri de canlandıran Ümit Çırak, öğrencilerini hem çekim öncesi eğitti hem sette onlara koç olarak destek verdi.
Çağan Irmak, Ümit Çırak, öğrencileri ve ebeveynleriyle bir araya geldik, filmin sonbaharda sinemalarda dönmeye başlayacak fragmanlarını izledik. Onlarla atölyeyi ve çocuk oyuncu eğitimini konuştuk.
Ümit Çırak
Üç yıldır çocuk oyuncu eğitimi veriyorsunuz. Nereden aklınıza geldi bu işi yapmak?
Mezun olduğum Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde sekiz yıl çalıştım. Bir özel okula gittiğimde yaşadığım deneyim bana çocukların potansiyelini gösterdi: Çocuğa elinde uçurtma varmış gibi tutmasını, ben işaret verince bırakmasını söyledim; çocuk olmayan uçurtmayı tutuyordu ve arkadaşına kuyruğuna basmamasını söyledi! Çocuklar oyunlarına gerçekten inanıyor. Bence oyunculuğun temeli inançtır. Ekol Drama'da kamera karşısı oyunculuğu için bir müfredat oluşturdum ve eleme usulüyle öğrenci seçtim. Sonra kendi atölyemi açtım.
Eleme yapmanızı ebeveynler nasıl karşılıyor?
Anne-babalar çocuklarının reklamlarda, dizilerde oynamasını, bununla övünmeyi istiyor. Ben çocukları buna karşı korumaya aldım. Onları eleyerek aslında yeteneksizliklerini kanıtlamıyorum, onları koruyorum. Bu mesleği herkes yapamaz.
"İçedönük kişiliklerde oyunculuk daha güçlü olabilir"
Çocuk oyuncu nasıl keşfedilir?
Anne-babalar çocuklarının iyi taklit yaptığından söz eder. Dışadönük çocukların iyi oyuncu olacağını sanırlar. Oyuncu aslında o madeni kendi içinden çıkardığı için, içedönük kişiliklerde oyunculuk daha güçlü olabilir. Oyuncu içindeki malzeme ne kadar genişse o kadar iyidir. Çocuklarıma rejisörmüşüm gibi, o malzemeyi nasıl kullanırım diye bakıyorum. Eğitmenlik de o malzemeyi nasıl disipline edebilirim dediğim zaman başlıyor. Set bir disiplin işi, dizi olsun sinema olsun... Bu disiplini gösteriyorlar mı, bu işi o kadar seviyorlar mı sorularının yanıtlarını gözeterek çocukları seçiyorum. Çok güzel olabilir, ekrana çok yakışabilir ama nasıl içindeki duyguyu bana verecek? Duygu fotoğraf değil ki.
"Ulak" filminin seçmeleri nasıl yapıldı?
Çağan Irmak atölyeme çocuklar arasından birkaçını seçme düşüncesiyle geldi. Sonra hepsini atölyemden almaya karar verdi. Bana senaryoyu vermişti, ben de kendi kafamdan çocuklar arasından bazı roller alternatifli olmak üzere bir kast yaptım. Sahne sahne çalıştık. Çağan kendi seçmelerini yapıp rolleri dağıttığında benim yaptığım kast aynen seçilmiş oldu. Çocuklar rollerini o kadar içselleştirmişlerdi. Çağan çocuklar rollerini ezberledikten sonra onlarla çalışmaya uzun bir süre ayırmış ama işi 45 dakikada bitti. Çok duygulandık.
Setteki çalışma sisteminiz nasıldı?
Çocuklar zaten reji alabildiği için sette işimiz kolaylaştı. Derste oyunlarla kodladığımız bazı şeyler var, Çağan onlardan bazı şeyler istediğinde ben onlara o duyguları hatırlatmakla yetindim.
Ustalarla etkileşimleri kolay oldu mu?
Hümeyra, Çetin Tekindor ve Yetkin Dikinciler "Oyun alıyoruz" dedi. Bu bir ayrıcalıktır, her zaman karşınızdakinden oyun alamazsınız. Ama çocuklar bunu başardı.
"Çocuklara yüklenmeyi risk olarak görmedim"
Çağan Irmak
Rol yapmanın ne olduğunu bilen çocuklarla çalışmanın bir avantajı var mı?
Evet, büyük avantajı var çünkü "Ulak"ta vücut dilleri ve sözleriyle geçmişe ait çocukları canlandırmaları gerekiyordu. Bugünün çocuğunu canlandıracak bir oyuncuya en basitinden "Kendin ol" denir. Ama buradakiler kendileri olmalarından önce geçmişe ait olmalıydılar. O köydeki umutsuzluğu hissetmeleri gerekiyordu. Hayatın ritmini daha derin yaşayan çocuklar göreceksiniz. Eğitimsiz çocuklarla yanlışa sürüklenebilirdik.
Nasıl haberdar oldunuz Ümit Çırak'ın atölyesinden? Başka yerlere de baktınız mı?
Ümit eski arkadaşım. Tek tek çocuk seçmektense Ümit'in oyuncularını getirip takım ruhunu hissettirmek istedim. Sette olabilecek en uslu çocuklardı.
Çocukların performansı yetişkinlere oranla nasıl? Daha mı kolay yoruluyorlar?
Daha kolay yorulmuyorlar! Performansları hiç düşmedi. Aksine sette biraz daha kalmak ister gibi bir halleri vardı. Orada bir oyunun parçası oldular, eve gitmek istemiyorlardı.
Çocuklar kilit karakterleri canlandırıyor. Onlara bu kadar yüklenmek riskli değil mi?
Bir çocuk karakter yazarken, klasik tabirle çocuk tavrını, çocuk cümlelerini unutmamak gerek. Çocuk olduğumuz günleri hatırlamalıyız. Çocuklara yüklenmeyi risk olarak görmedim. Onlarla iyi anlaşıyoruz, hatta zaman zaman onlarla çalışmaktan daha büyük bir keyif alıyordum.
KÜÇÜKLERİN YORUMLARI
"Oyunculuk derslerine devam edeceğim, sonuna kadar"
Atakan Yağız
Oyunculuğa hevesim vardı, annemler ajansa yazdırdı. Bir gün UFO ısıtıcı reklamını çektik, çok heyecanlandım. Sonra Ümit hocamın seçmelerine katıldım, kazandım. Derslerde önce mimik öğrendik, sonra elle falan bir şey tarif etmeyi... Oyunlar oynadık. Oyunculuk derslerine devam edeceğim, sonuna kadar.
Şöyle düşündüm ilk başta: İnsanlar öldükleri zaman hatırlanacak bir şeyleri kalmalı. Baktım Kemal Sunal çok iyi bir oyuncumuzdu, öldükten sonra da herkes bütün filmlerini izledi. Filmde herkes aile gibi olunca heyecanım gitti. Derslerden fazla farkı yoktu, o yüzden kolay geldi. En zor sahnem Emmi ile konuşup ağladığım sahneydi. Filmdeki her şey hoşuma gitti.
Bütün oyuncular güzel oynuyor ama en sevdiklerim Kemal Sunal, Çetin Tekindor, Peker Açıkalın, Müjdat Gezen.
"Eskiden okula gitmemek için hasta rolü yapıyordum, öyle yaptım"
Tansu Akbaba
"Ulak"ta Melek diye hasta bir kızı oynuyorum. Evde sürekli iş yapıyor. Hiç iyi bakılmadığı için hasta olmuştu. Hasta rolü yapmak kolay değildi. Eskiden okula gitmemek için hasta rolü yapıyordum, öyle yaptım. Öksürüyordum, karnım ağrıyor diyordum, bir şekilde inandırıyordum işte. Tiyatro kursunu çok seviyorum. Gitmeyi kendim istedim, gazetede ilanı gördüm. Babaannemle böyle büyük olmayan bir kursa gidiyordum, oradan heveslendim.
"Bir kere anneme ölü taklidi yapmıştım, ağlamıştı!"
Ediz Erdem Uruş
İki yıldır oyunculuk dersi alıyorum Ümit Çırak'tan. Tiyaro hobim benim. Gitmeyi ben istedim, annemler de yazdırdılar. Yeteneğimi de fark ettiler. Evde taklit yapıyordum. Bir kere anneme ölü taklidi yapmıştım, ağlamıştı! "Ulak"ta zorlu bölümler oldu, helikopter geldi, rüzgar yaptı, gözüme kum kaçtı.
linki:
http://www.milliyet.com.tr/2007/08/26/pazar/axpaz01.html
Yönetmen: Çağan Irmak
Senaryo: Çağan Irmak
Oyuncular: Çetin Tekindor, Hümeyra, Şerif Sezer, Yetkin Dikinciler, Şener Kökkaya, Mahir İpek, Selda Özer, Zuhal Gencer Erkaya, Mahmut Gökgöz, Melis Birkan, Kaya Akaya, Feride Çetin, Ümit Çırak, Timur Acar, Deniz Kurtoğlu, Rıza Kocaoğlu, Güvenç Dağüstün, Çağlar Yiğitoğulları, Özlem Aktaş, Ömer Turat, Hilmi Özçelik, Füsun Kostak, Yüksel Aksu, Engin Alpateş, Muzaffer Demirel, Engin Benli
Yapımcı Şükrü Avşar
Bütün güzel masallar gibi Yaradan’ ın adıyla başlar hikâyemiz.
Heybetli, dağ gibi bir adam Zekeriya bir civanın hikâyesini anlatmaktadır etrafındaki çocuklara. Bu hikaye, başına ne hal geldiyse, aklı başından alınmış, ağzı dili lal olmuş, baktığını başka gören, duyduğunu başka duyan Ulak İbrahim’in hikayesidir.
Zekeriya köy köy dolaşıp Ulak İbrahim’in hikâyesini anlatan bir gezgindir. Anlatmalıdır ki başka çocuklar da bilsin bellesin Ulak İbrahim’in hikâyesini. Masalla gerçeğin buluştuğu noktada cesaretin dilidir Ulak İbrahim. Ulak İbrahim anlatılmalıdır ki yaşasın… yaşasın ki Zekeriya’nın yüreğindeki acı soğusun. Zekeriya sadece çocuklara anlatır bu hikâyeyi, saflığı bozulmasın diye, kendi de bir zamanlar masallara inanan bir çocuktu diye.
Zekeriya, yeni geldiği, dünyanın tüm günahlarını kendine yük etmiş bu köyde hikâyeyi anlatmasıyla birlikte engellenemez bir devrime neden olur. Sessizlik dile gelir, karanlık aydınlığa bürünür, özü sözü birlik, Ulak İbrahim diye gözükür ve Ulak İbrahim’in onları gelip bir gün kurtaracağına inanlar beklemeye başlar.
Yönetmen: Çağan Irmak
Senaryo: Çağan Irmak
Oyuncular: Çetin Tekindor, Hümeyra, Şerif Sezer, Yetkin Dikinciler, Şener Kökkaya, Mahir İpek, Selda Özer, Zuhal Gencer Erkaya, Mahmut Gökgöz, Melis Birkan, Kaya Akaya, Feride Çetin, Ümit Çırak, Timur Acar, Deniz Kurtoğlu, Rıza Kocaoğlu, Güvenç Dağüstün, Çağlar Yiğitoğulları, Özlem Aktaş, Ömer Turat, Hilmi Özçelik, Füsun Kostak, Yüksel Aksu, Engin Alpateş, Muzaffer Demirel, Engin Benli
Yapımcı Şükrü Avşar
Bütün güzel masallar gibi Yaradan’ ın adıyla başlar hikâyemiz.
Heybetli, dağ gibi bir adam Zekeriya bir civanın hikâyesini anlatmaktadır etrafındaki çocuklara. Bu hikaye, başına ne hal geldiyse, aklı başından alınmış, ağzı dili lal olmuş, baktığını başka gören, duyduğunu başka duyan Ulak İbrahim’in hikayesidir.
Zekeriya köy köy dolaşıp Ulak İbrahim’in hikâyesini anlatan bir gezgindir. Anlatmalıdır ki başka çocuklar da bilsin bellesin Ulak İbrahim’in hikâyesini. Masalla gerçeğin buluştuğu noktada cesaretin dilidir Ulak İbrahim. Ulak İbrahim anlatılmalıdır ki yaşasın… yaşasın ki Zekeriya’nın yüreğindeki acı soğusun. Zekeriya sadece çocuklara anlatır bu hikâyeyi, saflığı bozulmasın diye, kendi de bir zamanlar masallara inanan bir çocuktu diye.
Zekeriya, yeni geldiği, dünyanın tüm günahlarını kendine yük etmiş bu köyde hikâyeyi anlatmasıyla birlikte engellenemez bir devrime neden olur. Sessizlik dile gelir, karanlık aydınlığa bürünür, özü sözü birlik, Ulak İbrahim diye gözükür ve Ulak İbrahim’in onları gelip bir gün kurtaracağına inanlar beklemeye başlar.
müthiş bir konu gerçekten de. zekeriya rolünü yetkin dikinciler mi oynuyor. çetin tekindor mu?? bilen var mı? ayrıca ulak ibrahim'i kim oynuyor. ve son soru: film ne zaman vizyona giriyor ????
bu 2 soruyu bende merak ediyorum. vizyona giriş tarihi kasım-aralık gibi düşünülüyor..
çok güzel oyuncular var. başta çetin tekindor, hümeyra, mahir ipek, kaya akkaya, melis birkan gibi önemli oyuncular var..
konusu da süper..
pek güzel olmasalar da benden imzalar
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/ulak.jpg
+
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/ulak2.jpg
+
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/ULAK4.jpg
+
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/ULAK3-1.jpg
+
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/ULAK5.jpg
+
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/ULAK6.jpg
+
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/ULAK3.jpg
atom karınca 05-09-07, 11:26 http://img337.imageshack.us/img337/1097/sinematurkeylulb1bc0.jpg
mavi_kelebek 06-09-07, 00:33 Çağan'ın Ulak'ı yolda!
Çağan Irmak'ın son filmi 'Ulak'ın çekimleri tamamlandı. Filmde bir mesihin gelip kendilerini kurtaracağına inanan çocuklar konu ediliyor
Yeşilçam'ın dahi çocuğu olarak adlandırılan Çağan Irmak ve Şükrü Avşar'ın işbirliğiyle Kilyos'ta çekilen 'Ulak' adlı sinema filmi tamamlandı.
Köy kurdular
Başrollerini Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler, Şerif Sezer, Melis Birkan, Feride Çetin gibi ünlü oyuncuların paylaştığı proje için Kilyos'ta bir köy kuruldu. Filmin sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler'in gözetiminde tarihi kostümler hazırlandı. Senaryosunu da Çağan Irmak'ın yazdığı 'Ulak'ın çekimleri mayıs sonunda başladı ve temmuz ortasında son buldu. Filmin müziklerine, 'Babam ve Oğlum'un film müziği ile '2006 World Soundtrack Discovery of the Year' (Dünya Film Müzikleri Yılın Keşfi) ödülünü alan Evanthia Reboutsika imza attı. Zamansız ve mekansız filmde; bir köydeki düzen ve geçmişindeki sırlarla bir anda çıkagelen Zekeriya'nın bir tür mesih gibi anlattığı 'Ulak'ın bir gün gelip onları kurtaracağına inanan çocuklar konu ediliyor. Filmin şubatta vizyona girmesi planlanıyor.
Bülent İPEK/MAGAZİN
SABAH
http://img.sabah.com.tr/2007/09/06/gny/im/1C7602C89402A544B73FB289r.jpg
http://img.sabah.com.tr/2007/09/06/gny/im/B801511990F0AD46BDD35710r.jpg
ya süper bi film olacak. oyuncular oyunculuklarını bu filmle ortaya koyacaklar.. resimler için OXFORD sağolasın..mahir ipek'in performansını heyecanla bekliyorum..
filmin giriş tarihi şubat olarak düşünülüyor lindsay.. bu arada yorum için teşekkür ederim, ki kimse farkında değil. emek harcanmış bişeye en azından bi teşekkür fazla görülmemeliydi, ki bunları kendim için değil de ulak fanları için yaptım..
filmin giriş tarihi şubat olarak düşünülüyor lindsay.. bu arada yorum için teşekkür ederim, ki kimse farkında değil. emek harcanmış bişeye en azından bi teşekkür fazla görülmemeliydi, ki bunları kendim için değil de ulak fanları için yaptım..
evt sonra bende haberi gördüm öğrendim:)cnm daha herkes bilmiyo filmi ondan burası da boş zaten vizyona girsin burası kalabalıklaşır o zaman herkesin fark edeceğine eminim:img-wink:
atom karınca 07-09-07, 18:31 .. bu arada yorum için teşekkür ederim, ki kimse farkında değil. emek harcanmış bişeye en azından bi teşekkür fazla görülmemeliydi, ki bunları kendim için değil de ulak fanları için yaptım..
Pardon ama ilk defa teşekkür bekleyen birini görüyorum bu forumda. Bizse sizin aksinize paylaşıyoruz ve bu sırada teşekkür beklemeyi unutuyoruz. Laf kalabalığı sayıyoruz hatta, çünkü herkes birbirini biliyor :img-wink: Kolay gelsin.
atom karınca 12-09-07, 11:53 Gişe rekorları kıran "Babam ve Oğlum" filminin yönetmeni Çağan Irmak imzasını taşıyan "Ulak", 8 Şubat 2008’de izleyiciyle buluşacak.
Baş rollerini Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler ve Feride Çetin’in paylaştığı film, gerçeğin peşine düşen, gerçeği takip eden bir hekimin geçmiş çağlara ait intikam hikayesini anlatıyor.
müthiş bir konu gerçekten de. zekeriya rolünü yetkin dikinciler mi oynuyor. çetin tekindor mu?? bilen var mı? ayrıca ulak ibrahim'i kim oynuyor. ve son soru: film ne zaman vizyona giriyor ????
bence zekeriya çetin tekindor, ulak yetkin dikinciler.
bir an önce gelse bu film de gitsek çok merak ediyoruummm... 8 şubata daha çok vaarrr !!!!!!!!!!!
oyuncularını çok merak ediyordum demek yetkin dikinciler aslında daha iri biri gibi geldi ama odur onun gözlerine benziyor
Filmin yeni fragmanı için... çok çok çok güzel bir ragman olmuş... çetin tekindor ve şerif sezer'den çok etkilendim...
www.ulakfilm.com
fragmanı izliyip burda yorum yaparsak çok iyi olur.. 2008'in en önemli yapımlarından biri olmasına rağmen kimse bu film hakkında konuşmuyor...
Fragmanı sitesinden ben de izledim birkaç gün önce,çok güzel olmuş gerçekten.En merakla beklediğim birkaç Türk filminden biri bu seneki,eminim ki Çağan ve ekibi yine seyrine doyum olmaz bir iş çıkartmışlardır..Merakla bekliyorum..
Ayrıca sitede kamera arkasından resimler de var,onlar da çok hoş gerçekten.Bakılmasını öneririm:img-icecr
Çağan Irmak’a haksızlık ediyorlar
Biz nefeslerimizi tutmuş bir şekilde Çağan Irmak’ın son filmi "Ulak"ı bekleyelim, yönetmenin ilk uzun metraj denemesi olan "Bana Şans Dile" bu hafta vizyona giriyor. Şimdi, "Hangi dağda kurt öldü?" diye sormak lazım. Filmin yapım yılı 1999. Üzerinden tam 8 yıl geçmiş.
Çağan’ın bu filmi hiç beğenmediğini biliyorum. Tamamlamadan bıraktığını defalarca duydum kendisinden. Filmi zamanında yapımcılar da çok tutmamış. Aksi olsa çoktan vizyona sokarlardı zaten.
Peki "Bana Şans Dile"nin şansı nasıl oluyor da yıllar sonra birden açılıveriyor?
Cevabı siz de biliyorsunuz aslında.Buradaki amaç Çağan Irmak’ın şu anki popülaritesinden, isminden yararlanmak, üzerinden para kazanmak. Bir filme "Babam ve Oğlum’un yönetmeninden" dediğinizde izleyici için akan sular duruyor ne de olsa.
Ticari açıdan bakıldığında doğru bir hareket belki. Ama hem Çağan’ı hem de onu sevenlerin içini acıttığı, Çağan’ın birkaç ay sonra vizyona girecek olan filmine sekte vurma ihtimalinin olduğu da ortada. Ben yaşananlara kulak asmadan "Ulak"ı beklemeye devam ediyorum. Ve yönetmeninin gönlü olmadan vizyona giren Bana Şans Dile’nin Ulak’a zarar vermemesini diliyorum.
http://kelebek.hurriyet.com.tr/yazarlar/7401757.asp?yazarid=119
Fragmanı bende izledim.. gerçekten etkileyiciydi...
Merakla vizyona gireceği tarihi bekliyorum..
Çağan Irmak klasına, ayrıcalığına yakışır bir iş olacağına eminim...
sevgiler..
İZMİR'İN KAVAKLARI 06-10-07, 16:04 etkileyici bir fragman cok begendim
sanki yabanci bir filmin fragmani...
cok kaliteli Cagan Irmak a yakisan bir film olacagindan suphem yok...
Fragmanı izlerken tüylerim diken diken oldu. Çok güzel bir film olacak. Ama vizyona girmesine daha çok var.
Bekleyip sabredecez
Bir deli rüzgar kalmış geriye.
o da Ulak'ın adını pısıldamış unutmayın diye.
çağan ırmak niçin bu kadar bekletiyo anlamak mümkün değil... daha 2.5 ay var filmin vizyona girmesine.. ayıp ettin çağan ırmak....
fragmanı çok güzel.
çetin tekindor u çok severim şerif sezeride bu filmi çok merak ediyorum
Filmin internet sitesine 2. fragman da yüklenmiş... Daha da güzel olmuş... ( şubata daha çok var ama bekleyeceğiz bi şekilde.. Umarım çağan ırmak bizi hayal kırıklıına uratmaz..
Şimdi baktım. Vizyon tarihi daha erkene alındı: 25 Ocak... ;)
Yeni şiirler ve yeni bir söz eklenmiş. Kısacası site güncelleştirilmiş.
Fragmanı izledim. İlki kadar heyecan vermiyor.
Pardon bırsey soracagım arkadaslar
Ulak 2.fragman dıyor.
Ben 1.fragmanı bulamadım.Yıne aynı vıdeolardamı eklı
Subatta gosterılecektı.Ocak ayınamı alındı.
Ozlemle beklıyorum.
Cagan ırmak ve Ulak beklıyorum 4 gozle
Öncelikle Google'ye "Ulak" yazarsan karşına resmi web sitesi gelecektir. Oradan resmi sitesine geçersen hemen fragman açılacaktır. 1 ve 2.fragmanlar da resmi sitesinde gösterime açılmıştır. Yani ikisini de oradan izleyebilirsin.
2.fragmana başka sahneler de eklenmiş, diğer fragmandan olan sahneler de mevcut.
Şubat ayında gösterime girecekti. Sömestr tatilinden faydalanmak, gişe yapmak, için 25 Ocak'a alındı, ki okullar o gün tatil oluyor. Yani gösterim Ocak sonu ;)
İzledim ben de yeni fragmanını,açıkçası beni de bu fragman daha çok etkiledi.En azından filmin konusuyla ilgili biraz daha bilgi sahibi oldum diyebilirim..Küçük çocuklar çok dikkatimi çekti,hepsi Ümit Çırak'ın (kendisinin de filmde rolü var) kurduğu oyunculuk eğitimi veren yerden ve çok başarılı buldum.Özellikle de karakterinin adı Ferhat olan çocuk çok etkileyiciydi (Hatırla Sevgili'de oynuyor şu an)..25 Ocak'a alınmış gösterimi,ne kadar erken gösterime girerse benim için öylesi daha iyi olur.Merakla bekliyorum çünkü:img-wink: Bir de siteye yeni bir söz daha vardı,o da ''Bazen tek çare bir hikayeye inanmaktır.''
Siteye göz atılmasını öneririm:img-yes:
atom karınca 05-12-07, 10:09 Birçok Türk filminde imzası bulunan ve reklam sektöründe de aranan bir isim olan Mirsad Heroviç, 1997 yılından bu yana Türkiye-Saraybosna arasında mekik dokuyor.
ULAK ÇOK FARKLI BİR FİLM OLDU
Çağan Irmak’la son filmi ‘Ulak’ta birlikte çalışıyorsunuz...
‘Babam ve Oğlum’u izlemiş ve çok beğenmiştim. ‘Ulak’ çekilmeye başlamadan 1 sene önce Çağan ile tanıştık; o sırada ekibi oluşturma aşamasındaydı. Ve tanışır tanışmaz beraber çalışmaya karar verdik. Çekimler ertelenince ‘Mutluluk'u çekebildim.
‘Ulak' nasıl bir film oldu?
Şu anda montaj aşamasında sürpriz olsun...
Biraz ipucu istesem...
‘Babam ve Oğlum’ gibi bir film bekliyorsan alakası yok!
Nasıl bir duygu içinde olacağız ‘Ulak’ filminden çıktığımızda?
Film vizyona girdikten sonra konuşmamız daha doğru olur. Ama bu daha önce hiç kimsenin yapmadığı, çekmediği bir film oldu. Böyle bir hikaye daha önce işlenmedi ve Çağan'ın hikayeyi anlatış tarzı da çok farklı oldu. İnsanları düşünmeye zorlayacak bir film ‘Ulak’. Özetle, böyle bir senaryo ve anlatış tarzı yok! Filme insanların nasıl bakacağını, ne düşüneceğini merak ediyorum. Vizyona girmesi için sabırsızlanıyorum. Bu film ‘Babam ve Oğlum’a göre daha çok Çağan Irmak'ın sinemasını anlatıyor. Gerçek hayatta Çağan Irmak'ı tanıyorsanız ‘Ulak’ da Çağan Irmak!
MUTLU HESAPÇI 01.12.2007
http://img404.imageshack.us/img404/3348/208917975408058f3af9bkd6.th.jpg (http://img404.imageshack.us/my.php?image=208917975408058f3af9bkd6.jpg)
http://img529.imageshack.us/img529/3081/208917975408058f3af9bzf6.jpg (http://imageshack.us)
bbeeyyzzaa 05-12-07, 17:19 Siteyi ben gezdim,çok güzel bir filme benziyor.Zaten Çağan Irmak denilince,kesin harika bir filmdir diye düşünülüyor.(En azından ben böyleyim.)Ulak'ı çok merakla bekliyorum,hepiniz gibi.Bir an önce çıksın......
Gene bir tanıtım afişi. Umarım bir an önce asıl afişler sinemalarda boy göstermeye başlar. Bu afiş, ilki kadar güzel değil. İlki daha heyecan verici olarak tasarlanmıştı. Bakalım 3.afiş [asıl afişi] nasıl olacak?
İZMİR'İN KAVAKLARI 06-12-07, 15:54 2.fragman cok daha etkileyici geldi bana.cocuk oyuncular cok iyi ozellikle Ferhat in sahnesi fragmanda bu kadar etkiledi ki filmde kim bilir nasillar...
Evanthia Reboutsika muhtesem muzikler yapmis...
Bir intikam hikayesi
Çağan Irmak’ın yönettiği ve Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler ile Şerif Sezer’in oynadığı Ulak, 25 Ocak 2008′de vizyona giriyor.
Gösterim Tarihi: 25 Ocak 2008
Dağıtım: UIP Filmcilik
Yapım: Avşar Film
Yönetmen: Çağan Irmak
Yapımcı: Şükrü Avşar
Oyuncular: Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler, Feride Çetin
Konu:
Gerçeğin peşine düşmüş, gerçeği takip eden bir hekimin hikâyesi.Geçmiş çağlara ait bir intikam hikâyesi.
Yapım hakkında
“Babam ve Oğlum” ile Türk Sinemasında yeni bir dönem başlatan Avşar Film ve başarılı yönetmen Çağan Irmak yoğun bir şekilde yeni filmleri “Ulak”ın çalışmalarını sürdürüyor. “Asmalı Konak”, “Çemberimde Gül Oya” gibi diziler ve “Mustafa Hakkında Herşey” adlı filmiyle de tanınan Çağan Irmak, birbuçuk yıl önce “Babam ve Oğlum”dan hemen sonra yazdığı senaryosunu hayata geçirmek için uygun zamanı beklemekteydi.
Türk sinemasına farklı ve özgün bir prodüksiyon olarak hazırlanan filmin hikâyesi gereği özel bir köy kuruluyor, yüzlerce kostüm hazırlanıyor. Geniş, panoramik formatta çekilecek olan filmin konusu, “gerçeğin peşine düşmüş, gerçeği takip eden bir hekimin hikâyesi”olarak özetlenebiliyor.
Filmin müziklerini “Babam ve Oğlum” ile “Bir Tutam Baharat” filmleriyle yakından tanıdığımız Evanthia Reboutsika hazırlıyor.
“Geçmiş çağlara ait bir intikam hikâyesi” olarak da anılan “Ulak”ın Çağan Irmak yönetiminde çok çekici ve şık bir seyirlik olacağı belirtiliyor.
Filmin bugün 2.fragmanını izledim..
Ferhat rolünü oynayan çocuk oyuncu(kendisi şu an Hs'de Ali rolünde ki orda bana çok itici gelmişti)Ulak'da nasıl bir performans sergilemiş öyle..
Sürünün önünde emmi diye bağırdığı yer tüylerimi diken diken etti..
Merakla bekliyorum bu filmi..Bir Çağan Irmak klasiği daha:good::good:
http://img61.imageshack.us/img61/7467/ulak2ag3.jpg (http://imageshack.us)
Yeni yılın ilk Türk filmleri...
Yeni yılın ilk ayında yönetmen Çağan Irmak’ın merakla beklenen yeni filmi "Ulak", izleyici ile buluşacak.
"Babam ve Oğlum" ile gişe rekorları kıran yönetmen Çağan Irmak’ın filmi, 25 Ocak 2008’de vizyona girecek.
Başrollerinde Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler, Şerif Sezer, Kaya Akkaya, Melis Birkan, Feride Çetin, Şener Kökkaya, Mahir İpek, Zuhal Gencer Erkaya, Mahmut Gökgöz’ün rol aldığı filmde ayrıca 25 kişilik bir çocuk oyuncu kadrosu da kamera karşısına geçti.
"Babam ve Oğlum"un film müziğiyle "Dünya Film Müzikleri Ödülleri Yılın Keşfi" ödülünü alan Evantia Reboutsika’nın yaptığı filmin müziklerini Greek String Orkestrası seslendirdi.
Filmin görüntü yönetmenliğini, 2003 Uluslararası Saraybosna Film Festivali’nde "En İyi Film-Kodak Ödülü"nü ve 1990 Belgrad Film Festivali’nde Altın Madalya ödülünü alan Mirsad Herovic, genel sanat yönetmenliğini ise 4 kez Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde "En İyi Sanat Yönetmeni" ödülünü alan Mustafa Ziya Ülkenciler üstlendi.
Ayvalık’ta başlayan İstanbul’da biten ve 7 hafta süren çekimler için filmin genel sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler denetiminde İstanbul Kısırkaya köyünde senaryoya uygun olarak tasarlanan bir köy inşa edildi.
!! Elyf !! 29-12-07, 01:16 http://img168.imageshack.us/img168/1130/5f1113897fc58d42a0ceef7qi4.jpg (http://imageshack.us)
Çağan Irmak 'Ulak'la gişede yine çok iddialı
MEHMET ÇALIŞKAN / MAGAZİN
Türk Sineması'nın gişe rekortmeni filmlerinden 'Babam ve Oğlum'un yapımcısı Şükrü Avşar ile yönetmeni Çağan Irmak, 'Ulak'ta bir kez daha biraraya geldi. İkili 'Ulak'la gişede yeni bir zafere koşmaya hazır..
Yönetmenliğini Çağan Irmak'ın üstlendiği, yeni yılın en iddialı yapımlarından olan 'Ulak' 25 Ocak'ta vizyona girecek. 'Babam ve Oğlum' filmiyle gişede rekorlar kıran Irmak, bu yeni filmiyle de gişede yine büyük bir başarı bekliyor. 'Babam ve Oğlum' filminde yapımcı Şükrü Avşar'la çalışan Irmak 'Ulak'ta da Avşar'la biraraya geldi. Filmin hem senaryosunu yazan hem de yöneten Irmak, 'Ulak' ile 'Babam ve Oğlum'un başarısını tekrar etme niyetinde...
DÖRT YIL ÖNCE YAZDI
Irmak'ın bu konudaki en önemli güvencelerinden biri 'Babam ve Oğlum'daki oyuncu kadrosunu korumuş olması. 'Ulak'ta Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler ve Şerif Sezer yine başrolde. Filmde ayrıca; Kaya Akkaya, Melis Birkan, Feride Çetin, Şener Kökkaya, Mahir İpek, Zuhal Gencer Erkaya ve Mahmut Gökgöz de yer alıyor. Senaryosu 4 yıl önce yazılan film, zamansız ve mekansız bir hikayeye sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Film düzeni yekten bozulmuş bir köye, Zekeriya (Çetin Tekindor) adındaki seyyahın gelişiyle ve beraberinde getirdiği sırlarla başlıyor. Köye Zekeriya ile gelen sırlar, geri dönülmez bir değişim yaşatıyor. Ulak İbrahim'in (Yetkin Dikinciler) aynı köye gelmesi bir çok sürprizi de beraberinde getiriyor.
YENİ KÖY İNŞA EDİLDİ
25 Ocak'da 150 salonda gösterime girecek olan filmin çekimlerine mayıs ayında, Ayvalık'ta başlandı. 7 hafta süren çekimler İstanbul'da sonlandı. Filmin genel sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler denetiminde; İstanbul Kısırkaya Köyü'nde bir köy inşa edildi. 'Ulak' için çeşitli kostüm ve ayakkabılar tasarlandı. Projede yer alan tüm oyunculara özel makyaj uygulandı. Filmde oyuncular ve ekip kadar; atlar ve diğer hayvanlar da çok önemli bir yer tuttu. Çekimler sırasında hiçbir hayvana zarar verilmemesi için at eğitmenleri ve hayvan sorumluları ile birlikte çalışıldı.
Müzikler yine Reboutsika'dan
'Ulak'ın müzikleri Çağan Irmak'ın 'Babam ve Oğlum'da birlikte çalıştığı Evinthia Reboutsika imzası taşıyor. Reboutsika, 'Babam ve Oğlum'un müzikleriyle Dünya Film Müzikleri Ödülleri'nde 'Yılın Keşfi Ödülü'nü kazanmıştı. 'Ulak'ın görüntü yönetmeni ise; uluslararası film festivallerinde bir çok kez ödül kazanmış olan Mirsad Herovic. Dört kez Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Sanat Yönetmeni' ödülünü almış olan Mustafa Ziya Ülkenciler de filmin genel sanat yönetmenliğini üstlendi.
Kaynak : Sabah Gazetesi
_yorumsuz_ 29-12-07, 14:40 arkadaşımın arkadaşı ulak filminin setinde görevliymiş. Film çok güzelmiş mutlaka izlanmesi gereken bir filmmiş.
e çağan ırmak'ın filmi kötü olacak değil ya. ama babam ve oğlumdaki kadronun aynısı olması çok iyi olmadı bence. keşke değişik kadro kursadyı. insanlar aynı fimi izlermiş gibi olmasınlar.
'Ulak' vizyonda fırtına estirecek
Çağan Irmak'ın son filmi 'Ulak', 25 Ocak'ta izleyiciyle buluşacak. Çekimleri mayıs ayında Ayvalık'ta başlayan ve toplam 7 hafta süren 'Ulak', konusuyla olduğu kadar, oyuncuların kostümleri ve makyajlarıyla da ilgi çekecek. Filmde Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler, Şerif Sezer ve Feride Çetin başrolleri paylaşıyor.
Günaydın/Sabah
http://img505.imageshack.us/img505/6609/6b7a206e406cb64baa88f3eqy7.jpg (http://imageshack.us)
Arkadaşlar geçen gün filmin bir gösterimi yapılmış galiba hatta İstanbulda Kanyon die bi yer varmış orda bi yerde...
http://img505.imageshack.us/img505/8445/2152482923877fbb01d7lo0.jpg (http://imageshack.us)
http://img299.imageshack.us/img299/1474/2152488383608d29817ezb8.jpg (http://imageshack.us)
http://img505.imageshack.us/img505/587/2153298480397a13019cvg4.jpg (http://imageshack.us)
http://img86.imageshack.us/img86/9682/2152502639620c4a1021lg6.jpg (http://imageshack.us)
http://img505.imageshack.us/img505/3765/2153446733792f1e373dnt7.jpg (http://imageshack.us)
http://img505.imageshack.us/img505/3964/2153458625174a39249bms7.jpg (http://imageshack.us)
http://img248.imageshack.us/img248/6152/2153473409c54f4e2ef8ps2.jpg (http://imageshack.us)
http://img244.imageshack.us/img244/1170/2153914617d5a2bc9bc8vd5.jpg (http://imageshack.us)
http://img248.imageshack.us/img248/4309/2154343640e6227d3537yr2.jpg (http://imageshack.us)
http://img248.imageshack.us/img248/8089/2154534344e7c652bb2cqu0.jpg (http://imageshack.us)
http://img248.imageshack.us/img248/9354/2154538476974bc9bbc7wa6.jpg (http://imageshack.us)
erten07
resimler süper ekledigin icin tsk
filmin fragmanini izledim ve cok etkilendim
cok güzel
http://img505.imageshack.us/img505/7619/21534756818739e104ccva7.jpg (http://imageshack.us)
http://img299.imageshack.us/img299/1603/215349609142e2bda9c9ed8.jpg (http://imageshack.us)
http://img505.imageshack.us/img505/3184/2153555845cd96cddb06ey3.jpg (http://imageshack.us)
http://img183.imageshack.us/img183/9933/21537938795a0d5bf974di1.jpg (http://imageshack.us)
http://img183.imageshack.us/img183/8518/2153799683a397a3ebcbgo4.jpg (http://imageshack.us)
http://img248.imageshack.us/img248/2077/2154350226785f92d74fld8.jpg (http://imageshack.us)
Çağan Irmak'la önce röportaj yaptı sonra filminde oynadı
Yakında vizyona girecek olan "Ulak"ta rol alan Feride Çetin: Set muhabirliği yaparken Çağan Irmak'la röportaj yaptım. Bana yeni filminden bahsetti. Bir yıl sonra telefonum çaldı, arayan Irmak'tı. 'Ulak'ta oynamamı istedi. Çığlık attım
http://img174.imageshack.us/img174/1258/2153799683a397a3ebcbgo4qb2.jpg (http://imageshack.us)
Randevu verdiği kafeye ondan erken vardım. Kapıdan girenleri görebileceğim bir koltuğa yerleştim. Feride Çetin ancak menajerine röportaj hakkında bir şeyler söylerken çekti dikkatimi. Röportaj lafını duymasam tanıyamayacaktım onu. "Ben buradayım" diyen kadınlardan değil. Zaten kendi de "Bir oyuncu set dışında görünmez olmalı" diyor.
"İki Genç Kız" filmiyle tanınan Çetin 25 Ocak'ta vizyona girecek, önemli bir politik alt metni olan, fantastik gerilim "Ulak"ta Havva'yı oynuyor. "Yönetmen Çağan Irmak'la, Çetin Tekindor, Şerif Sezer, Hümeyra ve Yetkin Dikinciler gibi isimlerle çalışmak sinema mastırımın üzerine doktora yapmak gibiydi" diyor.
İstanbul Üniversitesi Sinema Bölümü mezunu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde sinema mastırı yapmış. Bir oyuncunun entelektüel olmasına gerektiğine inanıyor. Rol aldığı "Hatırla Sevgili" dizisinin çekimlerinden arta kalan zamanda kitap okuyor, film izliyor. İspanyolca kursuna gidiyor. Sinema dergilerine film tanıtımı yazıları yazıyor. Kısa filmler çekiyor. "Film çekmek içimi temizliyor" diyor.
"Ulak"ta oynama teklifini bizzat Çağan Irmak'tan mı aldınız?
"İki Genç Kız"da oynadıktan sonra iki yıl sinema dergilerinde set muhabirliği yaptım. Film için saçımı değiştirmiş, sekiz kilo almıştım. Eski halime dönünce setlerde beni kimse tanımadı.
Çağan Irmak'la röportaj yapmak üzere "Babam ve Oğlum"un setine gittim. Sete girer girmez beni tanıdı. O gün onun nasıl bir yönetmen olduğunu gördüm. Bir oyuncu çekimlerde kendini yalnız hisseder, "Acaba yapabilecek miyim? İyi miyim?" der. Irmak, oyuncularına kendilerini güvende hissettiriyordu. O an içimden "Keşke bu adamla çalışsam" dedim.
O günlerde "Ulak" adlı bir film çekeceğini söylemiş miydi?
"Bir sonraki projeniz nedir?" soruma cevap verirken bahsetti. Röportajdan yaklaşık bir yıl sonra bir arkadaşımla Çağan Irmak'tan konuşurken telefonum çaldı. Arayan Irmak'tı. "Röportajda bahsettiğim filmde oynamak ister misin?" dedi. Çığlık atmaya başladım.
"Havva'nın aklı geri ama ona geri zekalı demek istemiyorum"
Rolünüzden bahsedelim biraz da...
"Ulak" zamansız ve mekansız bir öykü üzerine kurulu. İnsanın hislerine, inançlarına hitap ediyor. Ben hikayenin geçtiği köyde yaşayan Havva'yı oynuyorum. Havva'nın aklı biraz geri. Ama ona geri zekalı demek istemiyorum. Seviyorum rolümü çünkü. Havva aklı geri olsa da her şeyin farkında. Başına kötü şeyler geliyor, kötü muamele görüyor. Ve bu yaşananların ardından hayatından vazgeçmeye çalışıyor.
Şu ana kadar hep güçlü kadınları oynadım. "Ulak"ta ilk kez zayıf bir kadını oynuyorum.
Zihinsel özürlü bir kızı oynamadan önce herhangi bir gözlem, ön çalışma yaptınız mı?
Irmak'a "Rol üzerine çalışmalıyım" dedim. Kabul etmedi. Sonra öğrendim ki tüm oyunculara "Rolünüzün üzerinde çalışmanızı istemiyorum" demiş. Çağan Irmak doğal tepkileri kullanmasını seviyor. Eğer rol için çalışsaydım çok basmakalıp bir şey ortaya çıkabilirdi.
http://img81.imageshack.us/img81/537/22752750ol0.jpg http://img81.imageshack.us/img81/8207/74364984zv4.jpg http://img81.imageshack.us/img81/7664/93650495qz6.jpg
Merakla beklediğim iki filmden birisi Ulak diğeri de 120 filmi. Umarım iki filmde hakettiği başarıya ulaşır... Çağan Irmak'ın yaptığı tüm projeleri bugüne dek büyük bir beğeni ile izledim Ulakta bunlar birisi olacaktır eminim.
deadly_angel 22-01-08, 16:56 ‘Ulak’ filminin basın gösterimi yapıldı
“Babam ve Oğlum” filmi ile izlenme rekorları kıran yönetmen Çağan Irmak’ın yeni filmi “Ulak”ın basın gösterimi yapıldı. Film, 25 Ocak’ta vizyona girecek.
Usta oyuncular Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler, Şerif Sezer, Kaya Akkaya, Melis Birkan, Feride Çetin, Şener Kökkaya, Mahir İpek, Zuhal Gencer Erkaya ve Mahmut Gökgöz’ü bir araya getiren filmde, “Seyyah Zekeriya”nın köy köy gezerek anlattığı “Ulak İbrahim”in hikayesini dinleyen 25 çocuk da kamera karşısına geçti.
“Babam ve Oğlum”da yarattığı temalarla izleyicileri gözyaşına boğan, Dünya Film Müzikleri Ödüllerinden “Yılın Keşfi Ödülü”nü kazanan Evantia Reboutsika’nın imzasını taşıyan filmin müziklerini, Greek String Orkestrası seslendirdi.
Filmin görüntü yönetmenliğini, 2003 Uluslararası Saraybosna Film Festivali’nde “En İyi Film-Kodak Ödülü”nü ve 1990 Belgrad Film Festivali’nde “Altın Madalya Ödülü”nü alan Mirsad Herovic, genel sanat yönetmenliğini ise 4 kez Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü”nü alan Mustafa Ziya Ülkenciler üstlendi.
Ayvalık ve İstanbul’da 7 haftada tamamlanan film, genel sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler denetiminde İstanbul’un Kısırkaya köyünde senaryoya uygun tasarlanan bir köyde çekildi. Filmin konusu özetle şöyle:
“Dolaştığı köylerdeki çocuklara ‘Ulak İbrahim’in masalını anlatan ‘Seyyah Zekeriya’nın bu kez durağı ‘düzeni yekten bozulmuş’ bir köydür. Masalını bu köyün çocuklarına da anlatmaya başlayan Zekeriya, köylülerin tepkisiyle karşılaşır. Çocukların umut besledikleri bu masalın sonunu merak etmesiyle Zekeriya anlatmaya devam eder. Gizemli seyyahın masalı köydeki çocuklara umut aşılarken, köylülerin de düzeni sorgulamalarına neden olur.”
Kaynak: Ntv
Murat Özer (SİYAD Başkanı, Empire): Çağan Irmak bu filmde 'Babam ve Oğlum'daki duyguya benzer bir duyguyu yakalamış, tabii ki anlattıkları olarak çok farklı. Biraz üzerinde düşünülmesi gereken bir film bu. Hemen iyi ya da kötü diye karar verilebilecek bir film değil. Biraz alt metinleri üzerinde düşünmek gerekiyor. Herkes kendince farklı bir yorum getirecek, filmdeki çocuklara sorulan sorunun cevabının çocukların her birine göre farklı oluşu gibi bizler de farklı yorumlar yapacağız alt metinler doğrultusunda. Sinema olarak, teknik olarak çok iyi. Türkiye'de çok az filmde rastladığımız bir teknik beceri var filmde. Ama dediğim gibi, filmden anladığım, düşünmek gerektiği.
Burak Göral (Posta): Riskli bir film, hem seyirciye ulaşması bakımından, hem de anlattıkları açısından. Çok katmanlı bir hikâye anlatmak istemiş, bugüne göndermeler yapmak istemiş, bugünün Türkiyesine dair bir takım tespitler, mesajlar vermek istemiş. Büyük ölçüde başarmış da. Ancak bunları yeterince iyi saklayamamış, bütün bu göndermeleri üstüne basa basa göstermiş. Bu onun sinemasının genel karakteristiği aslında, diğer filmlerinde ve aynı kendisi gibi bazı şeyleri saklayamayıp o coşkuyla söyleyivermesi gibi. Filmde de her şey çok fazla gizli gibi gözükse de aslında çok fazla ayan beyan. Tek kusuru bu. Sinematografik olarak çok geliştirmiş kendisini, kadrajları, müzik kullanımı, sahne düzenlemesi, açıları, her şeyi. Babam ve Oğlum kadar izlenmeyebilir ama bu ortamda izlenmesi gereken iyi bir film.
Cüneyt Cebenoyan (Birgün): İşimiz havarilere, mesihlere kaldıysa zor diyorum (gülüyor), çünkü gelmiyor onlar. Fazla tiyatral kaçmış, fazla mesaj var diye düşünüyorum. Şöyle dağınıklıklar var filmde, mesela zulmedenlerin kimliği belirsiz, ağa mı, toprak sahibi mi, ekonomik kimlikleri belirsiz. Niye zulmettikleri, niye rahatsız oldukları belirsiz. Bir zalim var ama nasıl zulmettikleri çocuklarına kötü davranmak dışında yok. Filmdeki kitapta ne yazdığı, kitabın insanları neden bu kadar korkuttuğu da açık değil. Niye peygamberimsi bir şeye ihtiyaç var?
Rıza Kıraç (yazar): 'Ulak'ın hem zaafları var, hem de belli bir yere kadar başarılı bir film. Naif bir duygu taşıması, hikâyesini hikâye anlatma üzerine kurması Türk sinemasında çok olan bir şey değil. Daha doğrusu hikâyesini hikâyeciden yola çıkarak anlatmak ve hikâye içinde hikâyeyi çoğaltmak, o hikâyeyi herkesin hikayesi haline getirmek durumu enteresan. Anlatılan senin hikâyendir, o köy bizim köyümüzdür durumu. Ama filmin teknik kurgusunun sorunları var. Onun dışında önemli olan ahlakçı bir yerden yaklaşıp bugüne de mesajlar göndermesi. O ahlakçılıktan dolayı da çocuklara ulak, bir havari havası yükleyik geleceğe buradan umutlu bakmak başarılı. En önemlisi de Çağan Irmak'ın böyle riskli bir işi göze alıp bunu yapabilme cesaretiyle yola çıkması.
Murat Emir Eren (Sinema): Bana biraz hikâye dağınık geldi. Ana hikâyeyi anlatmak için biraz fazla zorlama gördüm. Keşke Zekeriya'nın öyküsünü düz bir hikaye gibi anlatabilseydi ve sonra köydeki karakterler de bir şekilde işin içine dahil olsaydı ya da kurguda tempoyu düşünmeseydi daha etkili olurdu gibime geldi. Bunun dışında çok naif, çok içten bir film. Söyledikleri de günümüz Türkiyesiyle çok ilgili, faili meçhul cinayetlerle ilgili güzel allegoriler var filmde. Yapısal olarak başka türlü olabilirdi ama niyetten tam not. Ritmi ağır ama seyri çok etkilemiyor, daha iyi olabilirdi hissi veriyor. 'Babam ve Oğlum' kadar kitleyle buluşmayabilir, Çağan Irmak'ın böyle bir niyeti olduğunu düşünmüyorum. 'Babam ve Oğlum'da öyle yapılmamıştı, kendiliğinden buluştu insanlarla, bu da öyle olabilir. Olmasa da Çağan Irmak çok üzülmez. Mesih, kurtarıcı gibi filmin dini referanslarından rahatsız oldum, eğer öyle bir niyeti varsa. Yoksa da bunun biraz altını çizseydi de işkillenmeseydik.
Ceylan Özçelik (SkyTürk): 'Babam ve Oğlum'dan daha iyi bir film bence sinema olarak. Tekniği çok başarılı, sanat yönetimi filan. Ben sadece müzikle ilgili sıkıntılıyım. Çağan Irmak'ın sürekli Yunan müzisyenlerle çalışması ve sürekli Yunan müzikleri duymamız beni rahatsız ediyor. Onun dışında, bir kurtarıcıyla ilgili başarılı bir film. Ayrıca çocuk oyuncuları çok iyi seçmiş, Türkiye'de bu büyük bir problemdir ya.
Cumhur Canbazoğlu (sinemamuzik.com): Bence erken bir proje Çağan Irmak için. Biraz daha oturması lazımdı işlerinin. Tek başına bu senaryoyu yazamazdı, ekip olması lazımdı. Ayrıntıları bakımından çok özenli bir film. Hikâye olarak bana dağınık geldi. Çağan Irmak'ta belki beklemediği bir hazine buldu Avşar Film. Gene de böyle bir projeye para yatırma cesaretini kutlamak gerekir.
Aslı Selçuk (Cumhuriyet): Daha iyi olabilirdi ama ben sevdim filmi. Tek başına yazmasaydı keşke senaryoyu. Oyuncular, özellikle de çocuklar çok iyi, görüntü, müzik iyi. Plan seçimleri iyi. 'Babam ve Oğlum' kadar ticari başarısı olmayabilir. Bu bence iyi bir festival filmi. Yurtdışındaki festivalleri gezecek bir film. Evrensel bir konu anlatıyor, yurtdışına da hitap eder diye düşünüyorum.
Ege Görgün (tersninja.com): Çağan Irmak, 'Babam ve Oğlum'da küçük bir hikâyeden büyük etki yapan bir film çıkarmıştı. Bu sefer büyük bir hikâyenin peşinden gitmiş ama büyük hikâyeden o büyük etkiyi yakalamayı başaramamış. Görsel olarak, sanat yönetimi olarak Türkiye standartlarının üstünde bir film olduğunu kabul etmek lazım. Zaten Çağan Irmak'tan da Türkiye standartlarının üstünde bir film beklemek normal bir şey.
Kerem Akça (Sinema, Empire): Türk kültürüne uygun bir gerilim çekmiş Çağan Irmak. Yunan mitolojisi kodlamalarını Türkiye'ye uyarlayarak başarıya ulaşmaya çalışan metafiziksel bir film 'Ulak'. Yönetmen olarak ağırlığını koysaymış fikri daha iyi değerlendirebilirmiş.
Ulak’ı beklerken
Aycan Saroğlu 23-01-08
90’ların Türk Sineması’na damga vuran tek filmden söz edilecekse bu ‘Eşkıya’ olur… 8 yılını yaşadığımız 2000’lerin ilk 10 yılına damga vuran tek film anılacaksa bu da tartışmasız ‘Babam ve Oğlum’ olur.
Çağan Irmak, istisnai örnekleri hariç, televizyon kişilerinin monte edildiği, şişkin kadrolu, duygusuz, mizahsız, hikayesiz, ‘kaliteli bir sabun’ köpüğü bile olmayan filmlerle eyleşmekte ve hiçbir yere gitmemekte olan sinemamızın dümenini kıran adamdır…Devrimcidir. Bizi sinema salonuyla barıştırmakla kalmamış, sanatla, babamızla, geçmişimizle barıştırabilmiştir. Sanatın tarifi de budur yani; kendi estetiğince hayata dokunmak ve onu daha iyi, daha güzel bir şeye dönüştürmek. Neyse!
Hikâyelerin hikâyelere, simgelerin simgelere, kalbin kalbe, tarihin bugüne, bilinmeyenin bilinene, karanlığın ışığa, kötülüğün iyiliğe, rüyanın hakikate, masalın hayatımıza geçtiği bir hikâye izledim dün. Çağan Irmak’ın yeni filmi ‘Ulak’ı. Öyle bir film ki, filmin kahramanı masal ustası Zekeriya’nın sırları gibi her izlendiğinde başka bir sırrı açılacak, hangi zamanda izlerseniz o zamanda olacak. Souad Massi’nin ‘Ya Kelbi’ şarkısının dokunduğu gibi yüreğime dokunan filmin başta Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler, Feride Çetin olmak üzere çocuk-büyük bütün oyuncularını alkışlamak gerekiyor. Her bir sırra kendi dillerince tatlar, kokular, renkler, simyalar bırakıyorlar.
Evantia Reboutsika’nın olağanüstü müziği ile masal başlarken, masala geçiş kapısı tepeden çekilmiş, kıvrıldıkça bizi derinlere indiren bir delta görüntüsüyle açılıyor. Artık âlemdeyiz. De ki yüzyıl önce geçmiş bu masal de ki şimdi. De ki tarihin tüm zamanlarında insanlar bilmedikleri her şeyden korkmuşlar ve o yüzünden kendilerine ihanet etmişler, etmekteler…
Bu zamansız mekansız öyküde, düzeni bozuk bir köyde duraklarız. Köy köy dolaşan bir seyyahın, Zekeriya’nın gelişiyle ve beraberinde getirdiği sırlarla başlar film. Öyle sırlarla doludur ki yüreği o gezginin, anlattıkça köyde herkes ve herşey dönülmez bir değişime uğrayacak, ‘Ulak İbrahim’in gelişiyle tüm sırlar açığa çıkacaktır.
Türk Sineması’nda pek de yapılmayan bir türle, fantastik epikle anlatmak istediğini anlatmayı seçmiş bu kez Çağan Irmak. Yine yolu açan, ışığı tutan olmuş ve hayata taze bir tohum salmış. “Bilip de söylemeyenlerin yapanlar kadar suçlu olduğunu” bildiği için, o söyleyenlerden olmayı seçmiş.
Zamansız mekansız yer; de ki bize çok uzak bir yerde, de ki burada. ‘Mavi gözlü ulak’ de ki tanıdığımız biri, de ki değil. De ki kıyamımız da kıyametimiz de yakın. De ki ‘ben dilim olmadan ne yaparım’ sözü politik, de ki yalın bir hakikati söylüyor. De ki filmde yazılan kitapta Mesnevi’den bir şeyler var, de ki yok. De ki çocukların parlak kalp aynalarından bakan film, bize kirlenmiş aynalarımızı yansıtmış. De ki hepimiz Ulak’ı beklerken ondan bir parça taşıdığımızı unutmuşuz. De ki korkumuz bize habercileri öldürtmüş. Bilmediğimiz için korkmuş, korktukça vurmuşuz! De ki kalp aynamız öyle kirli ki artık, şah damarımızdan yakın olanın aslında ne söylediğini duymaz, dinlemez olmuşuz!
Çağan Irmak’ın önünde sevgi ve saygı ile eğiliyorum. Bilip de söylediği hem de böylesine güzel, söylediği için!
kaynak: Akşam Gazetesi
2 gün kaldı ulak' a süper bir film çetin tekindor için izlicem sadce :img-in_lo bayılıyorum o adama yaa:img-blush
kaptan jack 23-01-08, 21:40 uzun zamandır bekliyorum bu filmi,Çağan Irmak'ınyine harikalar yarattıgına eminim...gösterimine iki gün kaldı,sabırsızlıkla bekliorum.......
nedim_bahar 25-01-08, 07:40 Beklenen gün geldi bugün gösterimde belki bugün gidemem ama hafta sonu kesin gidecem film merakla beklediğim filmlerden biri
HAFTANIN FİLMLERİ
Çağan Irmak'ın son filmi 'Ulak', metaforlar eşliğinde 'tarihten güncelliğe' soyunuyor ve mesih bekleyen bir toplum modelini tartışmaya açıyor. Film, iç içe geçmiş hikâyeleriyle kafa karıştırıyor...
UĞUR VARDAN
Fareli köyün 'haberci'si...
Not: Lütfen filmi izlemeden okumayınız ya da okuyunuz; siz bilirsiniz.
Önce 'Babam ve Oğlum'un bıraktığı izler üzerinde çok kısa bir yürüyüşe çıkalım. Çağan Irmak ismini sinemaseverlerle buluşturan ilk adım olan 'Mustafa Hakkında Her Şey', kişisel bir hamleydi ve açtığı parantez herkesi kapsamıyordu. 'Aile hakkında her şey' tadındaki 'Babam ve Oğlum' ise bütün babaları ve evlatlarını kucaklıyordu. Aynı zamanda 12 Eylül'ü ve yakın sonrasını da... 'Ulak'a gelince, film zamandan ve mekândan bağımsız akıp gitmek istiyor ama 'kapsama alanı' belli; geçmişten günümüze bu topraklar ve dahi bu kültür...
Malum, filmin konusu çekileceği haberlerinin resmiyet kazanmasından bu yana hep gizlendi. Ne yönetmeni, ne oyuncuları bu konuda sır vermediler. Lakin filmi gördükten sonra da şunu söylemek mümkün: zaten ortada öyle kolayca özetlenecek bir hikâye yok. İç içe geçmiş öyküler küçük hamlelerle birbirine bağlanıyor ve tarifi zor bir film çıkıyor meydane. Belki en kısa haliyle 'Ulak'ı 'alegori içinde alegori' şeklinde tanımlamak mümkün olabilir. Bu tarif de ne ola ki, pek bir şey anlatmıyor derseniz biraz daha açmaya çalışalım.
Zamandan ve mekândan bağımsız dedik ama genel tablo, sanki Osmanlı öncesi Anadolu'ya işaret ediyor gibi. Belki Selçuklular dönemi denilebilir. Bu 'evvel zaman içinde' tekerlemesi eşliğinde seyreden hikâyede, köy köy dolaşıp söylence taşıyan bir adamcağız var. İsmi Zekeriya ve gittiği yerlerde miniklerin önce gönüllerini alıyor, sonra onları meydanda ya da genişliklerde toplayıp eteğindeki hikâyeleri döküyor. Anlattığı hikâyenin (ya da hikâyelerin) ana teması, kötülere, ezenlere dersini veren bir 'ulak' (adı da İbrahim). Aslında kültürümüz dahilinde haber taşıyıcısı olan 'ulak', Zekeriya üstadın dilinde ve sözünde bir 'adalet taşıyıcısı'na dönüşüyor. Zulmün ve zalimin olduğu yerde, farkında olmadan 'seçilmiş' konumuna gelen ulak İbrahim, kötünün faturasını öte dünyadan önce burada kesiyor. Lakin gezgin Zekeriya'nın uğradığı son köy, diğerlerine pek benzemiyor; sanki burası Ulak İbrahim'in hikâyesinin bir tür yeniden yaratılmasına fırsat verecekmiş izlenimi doğuruyor. Sonuç itibarıyla kötüler yine ortaya çıkıyor ve köy, ulağını bekler duruma geliyor.
Eski ulağı kesiklerden
'Babam ve Oğlum'un başarısını asıl olarak nasıl tarif etmek gerekiyordu bilmiyorum ama galiba eleştirmenlerin gönlündekiyle 'box-office' listesinin en üstündekinin aynı olması, gayet somut veriler ortaya koyuyordu. Bu filmin bıraktığı hoş izlerden dolayı, sinema yazarları cephesinde Çağan Irmak'ın kredisi son derece yüksekti. Dolayısıyla 'Ulak'ın iyi bir film olması bir beklentinin ötesinde aynı zamanda bir temenniydi. Lakin 'eleştirmen öngösterimi' sonrası genel hava, herkesin filme ilişkin kafa karışıklığıydı. Geçmiş tecrübelerden biliyoruz ki, bu tür kafa karışıklıklarının anlamı şudur: Tamam bizde de sorun olabilir ama film de derdini tam anlatamamış... 'Ulak', bence ilginç bir çizgide duruyor. Güzellikleri kadar zaafları da var ve bu haliyle film tam da ortada. Güzellikleri açısından: bir kere farklı bir anlatıma ve dertlere sahip. Üstelik böylesi bir anlatım zor ve üstesinden gelmek hiç de kolay değil. Dolayısıyla Irmak, gözü karalığından ve cesaretinden dolayı övgüyü hak ediyor. Ayrıca teknik olarak filmin kusurları yok denecek kadar az. Görüntü yönetmenliği birinci sınıf, keza sanat yönetmenliği de... Dönem tasviri gayet iyi çizilmiş, atmosfer de sağlam. Öte yandan mesela öykünün şimdiki zamanında geçen bölümdeki kötüler çok da kötü değil. Bu cephenin kötüsü Adem en fazla ne yapıyor? Oğluna zulüm, kahveye gelen yabancıya (ki Zekeriya oluyor kendileri) afra tafra... Bir de muğlak olan bir kaçakçılığı var (sanırım burada da uyuşturucu kastediliyor). Hikâyenin sonu cüzamla bağlanıyor. Bu hastalık
AIDS'in geçmiş zaman türevi olduğu ve genelde veba gibi genelde günahkâr kavimlere uğradığı kabulünden yola çıkarsak; bu köyün öyle pek bir günahı yok.
Adem ve kızını erkeklere pazarlayan Esma dışında ortada cüzamı hak edecek günahkârlara rastlamıyoruz. Hayali hikâyenin kahramanları arasındaki iyilik-kötülük mücadelesinde ise eski kitapları reddedip yenisini yazanları yok edecek toplumun tasviri de bence zayıf. Hikâyenin nakletmeye çalıştığı sonuçlara biz öyküden değil, kendi kabullerimizden varıyoruz sanki. Öte yandan her iki hikâyede de kullanılan köy modeli ise, biraz Lars von Trier'nin 'Dogville'ini hatırlatıyor. Fakat 'Ulak'ta bu durumun altı çok çizili olmadığı için, köyün konumu da muğlaklaşıyor.
Orda bir köy var, uzakta...
Gelelim işin metafor bölümüne... Evet, bu köy bizim köyümüz. Üstelik gitmesek de kalmasak da diyemiyoruz; çünkü bizatihi orada yaşıyoruz. Film, bir anlamda bu köyde zalimlerin hüküm sürdüğünün ve cüzamın kapıda olduğunun altını çiziyor. Ve bir ulak beklediğimizin de (ki mesih ya da mehdi demek de mümkün). Ama 'Ulak', bunu bir durum tespiti olarak mı yapıyor, yoksa bu beklentinin beyhudeliğine mi dikkat çekiyor; doğrusu bu konuda kafam karışık (ben çözemedim ama eğer ki mesih bekleyenlerin yanındaysa, sempatim azalır, ona göre; çünkü bu yolun sonunda yeni bir Atatürk beklentisi oluyor genellikle)... Metaforik açıdan akrabalıklara gelince, Zekeriya'nın kişiliğinde 'Fareli köyün kavalcısı'ndan (ki sona doğru köyü fareler de sarıyor) bahsetmek mümkün. Kitap yazıcıları, yani Mehmet ve arkadaşları, 'İsa ve 12 havari'yi hatırlatıyor; hekim babanın onlar çalışırken yemek servisine soyunması da 'son yemek'i... İsterseniz filmi bir 'Dede Korkut hikâyesi' tadında okumanız da mümkün, bir Yunan tragedyası şeklinde de... Ama işin tragedya kısmında, özellikle kitap yazıcılarının hep bir ağızdan yaptıkları 'uyarılar', (belki istenerek böyle bir şeye mahal verilmiş, bilemiyorum ama) filmi fazla teatral kılıyor ve bu da, sanki tempoyu sekteye uğratıyor.
Hikâye anlatıcısının en temiz ve en masumlar olarak çocukları hedef seçmesi ise kâğıt üzerinde son derece zarif ve zekice duruyor. Evet, 'yeni bir dünya'yı ancak onlar kurabilir. Ama öngösterim sonrası eleştirmen arkadaşım Necati Sönmez'in de vurguladığı gibi, çocuklara bu kadar korkunç hikâyeler ya da masallar anlatabilir misiniz? Bu da filmin sanki bir başka çelişkisi. Bir de Zekeriya'nın arada kullandığı 'kötücül' sözcüğü, dönem itibarıyla filmin diline pek oturmamış gibi geldi.
Oyunculuklara gelince, 'Babam ve Oğlum' ekibiyle aralarına yeni katılanlardan oluşan kadroda bence Yetkin Dikinciler bu kez fazla karikatürize kalmış, Hümeyra da fazla abartılı oynamış; Çetin Tekindor yine mükemmel; Şerif Sezer ve Feride Çetin yine iyi. Kaya Akkaya'nın canlandırdığı Ömer karakteri ise yansıttığı gelgitlerle 'Ben bir garip Keloğlanım' tadında.
Mies van der Rohe'un mimaride önerdiği 'Az çoktur'un, sanatın diğer alanlarındaki uygulamaları da genellikle iyi sonuç verir. Ama bu tezin sözel açıdan tersi olan 'Çok, azdır' her zaman doğru olmayabilir. 'Babam ve Oğlum'da 'Az çoktur'a kulak veren Çağan Irmak'ın 'alegori içinde alegori'yi denediği ve sonuçta 'Çok, daha çok olabilirdi'ye vardığı 'Ulak'ın, ileride onu 'Çok çoktur'a taşıması sinemasever dileğimiz...
ozge yeşim 25-01-08, 09:59 Film bugün vizyona girdi sonunda.Heyecanla beklediğim filmlerden biri.Ben ancak hafta içi izleyebilirim.İzleyen olursa hemen yorum yazsın.:img-wink:Çok merak ediyorum.
Kapalı kutu açıldı!
Çağan Irmak, gerçekten diğer filmlerinden çok farklı bir işle karşımıza çıkıyor. Ulak iyi yapılmış bir film. Kamerası, görüntüleri, müzikleri, oyunculukları çok iyi. Hümeyra filmin yıldızı. Harika oynuyor.
Harika bir film, çok ağladım!'' sözleriyle ünü yayılan ve izleyici sayısı 4 milyona yaklaşan Babam ve Oğlum’un ardından Çağan Irmak’ın çekeceği yeni filmi merakla bekler olmuştuk. Sonra öğrendik; yeni filmin adı Ulak olacakmış. Ulak, Babam ve Oğlum’a hiç benzemeyecekmiş ama aynı kadro oynayacakmış, zamansız ve mekansızmış, fantastik bir öyküymüş. Adının ortaya çıkmasından bugüne kadar Ulak hakkında bildiklerimiz bununla sınırlı kaldı.
Film hakkında sorulan bütün sorular yanıtsızdı. Basın sete alınmadı. Her soruya cevap ''Anlatmak mümkün değil, seyredince görürsünüz'' oldu. Yaz sonu filmin o zamanki yapımcılarından Baran Seyhan beni arkadaş kimliğimle sete davet etti. Gördüklerimi yazmak, anlatmak, fazla soru sormak yasak! Ben hayatımda ilk defa böyle bir film seti gördüm. Ulak için koca bir köy kurmuşlardı. Dayalı döşeli evleri, ahırları, hayvanları, kuyusu hatta mezarlığı bile olan bir köy. O gece final sahnesi çekiliyordu. Final sahnesini görmeme rağmen eve dündüğümde Ulak hakkında yeni bir şey öğrenmiş sayılmazdım. Son güne kadar kapalı bir kutu olarak kalmayı başaran Ulak sonunda bu hafta gösterime giriyor.
Zekeriya, köy köy dolaşarak çocuklara Ulak’ın hikâyesini anlatan bir gezgindir. Bir gün kötülerin ve kötülüklerin baskın olduğu bir köyde duraklar. Köyün sayılı iyi insanını ve çocuklarını etrafına alıp Ulak’ın hikâyesini anlatmaya başlar. Hikâyeyi dinleyen çocuklardaki değişikliği gören köyün ileri gelenleri Zekeriya’yı susturmak için ellerinden geleni yapsalar da, ne onu ne de köydeki değişimi engelleyemeyeceklerdir.
Çağan Irmak, gerçekten diğer filmlerinden çok farklı bir işle karşımıza çıkıyor. Ulak iyi yapılmış bir film. Kamerası, görüntüleri, müzikleri, oyunculukları çok iyi. Hümeyra filmin yıldızı. Harika oynuyor. Şerif Sezer ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu her karede belli ediyor, insan hayranlık duyuyor, onu daha çok görmek istiyor. Çetin Tekindor, o kadar güzel hikâye anlatıyor ki, ne anlattığı önemli değil... Çağan Irmak’ın yeni filmini beklediğime değmiş. Onun iyi film yapmayı bilen bir yönetmen olduğunu görmek beni sevindirdi ama Ulak’ın hikâyesi beni çok çekmedi. Beni etkilemediği gibi birçok kişiyi de ilgilendirmeyeceğini düşünüyorum.
deadly_angel 25-01-08, 13:25 Beklentileri Karşılamıyor...
Çağan Irmak’ın büyük bir gizlilikle yürütülen yeni sinema projesi Ulak gösterime giriyor. Yönetmenin ilk filmlerini ağır şekilde eleştirmiş ama son işi Babam ve Oğlum’dan tüm zaaflarına rağmen duygusal açıdan çok etkilenmiş olan bu satırların yazarı da Ulak’ı merakla bekliyordu. Ne ile karşılaşacağına dair de pek bir fikri yoktu.
Ulak, son dönemin dünya sinemasında da popüler şablonlarından birini uyguluyor ve anlatının kendisi üzerine bir yapı kuruyor. Öyküyü çeşitli noktalarda farklı karakterlerin anlatısı, rivayeti, hayali veya hakikati olarak izlediğimiz oluyor. Filmi en ilgi çekici kılan da bu yapısı zaten. Ama ilgimizi çekmek için öncelikle bir öykü gerek ve Ulak’ın bu noktada ciddi sıkıntıları var.
Çetin Tekindor tarafından canlandırılan gezgin, geçtiği köylerde bir ulağın hikayesini anlatarak insanların yaşamlarını değiştiriyor. Son olarak ziyaret ettiği köy de yönetmenin kafasında bir tür prototip olarak tasarlanmış belli ki. Yüzeyde ne kadar normal gözükse de içinde yozlaşmış bir köy bu. Aile içi şiddet, kendi kızını satan bir anne, baskıcı ebeveynler ve sorunları hep görmezden gelip sessiz kalan bir halk… Çağan Irmak’ın ilk filmlerinde olduğu gibi, ikiyüzlü topluma yüksek sesle dersler vermek için her bahane mevcut. O da didaktik olmak için eline geçen tüm fırsatları değerlendiriyor doğrusu.
Bir nevi Fareli Köyün Kavalcısı uyarlaması olarak görülebilecek olan film, köyün çocukları tarafından çok sevilen gezginle bencil yetişkinler arasında oluşan çatışmadan besleniyor. Yaşlı adamın anlattıklarından ve çocuklar üzerindeki etkisinden rahatsız olan yetişkinler, onun gitmesini istiyorlar. Ama gezgin için Ulak İbrahim’in öyküsünü anlatmak her şeyden daha önemli.
Zamansız ve mekansız tasarlanmış bir film Ulak ama doğrusu bu yöntem, filmin gerçek bir anlam yaratmasına engel oluyor. Kültürlerini ve inanışlarını tam olarak tanıyamadığımız bu insanların yaşadıklarını üzerinden yaratılmaya çalışılan alegori, doğası gereği bizim dünyamızla ilgili bir şey söylüyor olmalı. Fakat perdede izlediğimiz öykü, kendi gerçekliğimizde yansımasını bulamıyor bir türlü. Tüm dinsel, siyasi ve toplumsal referansları sadece Çağan Irmak’ın kafasında kalıyor ve vücut bulamıyor sanki.
Bu tarz simgesel bir anlatı için en büyük tuzağa düşüyor yani Ulak. Yüzeyde anlattığı hikayeyi anlaşılır kılamıyor. Ulak İbrahim’in öyküsünün, olayı bizzat yaşayan gezginden başka herhangi biri için neden bir önemi olacağını, neden yönetmenin varsaydığı gibi dinleyen herkesin hayatını değiştirecek bir öykü olduğunu anlatamıyor.
Belli bir tarihsel dönemin anlatı araçlarını kullanıyor olsaydı yönetmen, belki bu yabancılaşma kabul edilebilir olurdu. Ama söz konusu durumda gayet modern bir üslup ve zaman ile mekandan bağımsız bir sinemasal dünya var karşımızda. Buna bir dönem filmi demek pek mümkün değil. Örneğin Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? filminde olduğu gibi, gölge oyununun filmin üslubunu belirleyen ana bir eleman olmasına benzer bir durum da söz konusu değil. Çünkü böyle bir tarihsel karşılığı yok Ulak’ın senaryosunun. Gayet aşina olduğumuz, güncel bir şablonla aktarıyor yani yönetmen hikayesini. Dolayısıyla seyircisi ile daha doğrudan bir bağ kurabilmesini bekliyoruz. Ancak buna rağmen havada kalıyor, bir anlam ifade etmiyor perdede cereyan edenler.
Çağan Irmak, toplumsal dersler vermek dürtüsüne hakim olamadığı tüm filmlerinde yaptığı gibi, fazla kişisel bir tavırla yaklaşmış malzemesine ve kendi zihnindekilerin görsel karşılığını bulmakta zorlandığını fark edememiş. Üslubu filmin içine girmeyi zaten zorlaştırırken, yönetmenin bize anlattığı öykünün ne olduğu bile somutlaşmıyor karşımızda.
Bunun üstüne, belli ki ticari bir endişeyle, zoraki duran gözyaşı kaygısı da eklenince film maalesef seyircisinden iyice uzaklaşıyor. Babam ve Oğlum’da son derece yalın ve etkili olan duygusallık, burada aynı samimiyeti bir an olsun hissettiremiyor maalesef. Ve seyirciyi ağlatma gayesi kendini her hissettirdiğinde, Ulak’ın değeri azalıyor gözlerde.
Babam ve Oğlum’un gişe başarısını doğru öngörmüş biri olarak söyleyebilirim ki, yeni projesi merakla beklenen Çağan Irmak’ın ismi olmasa belki yüz bin kişinin bile izlemeyeceği bir film Ulak. Ama onun ismi bile birkaç yüz binden fazla seyirci çekemeyebilir bu filme. Bir iltifat olarak söylemiyorum, ortalama seyircimiz için fazlasıyla yabancı, yapay bir öykü anlatıyor Ulak. Ve doğrusu bunu öyle kayda değer bir sinema diliyle de yapmıyor. Çoğu zaman müsamere havasının hüküm sürdüğünü bile söylemek mümkün. İşte tüm bu sebeplerde dolayı, Ulak çok ciddi bir hayal kırıklığı olarak kalıyor.
Kaynak: Beyazperde
deadly_angel 25-01-08, 16:11 Epik Anlatının Labirentlerinde
Son dönem Türk Sineması'nın en sevilen yönetmenlerinden biri olan Çağan Irmak, bir sır gibi sakladığı yeni fimini sonunda görücüye çıkardı. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin medarıiftiharı olan bu genç yönetmen, kendisine özgü bir naiflik ve içtenliğe sahip filmleriyle daha önceden sempatimizi kazanmıştı. Mustafa Hakkında Herşey'den sonra gelecek vaat ettiği herkesçe kabul edilen, ancak rüştünü Babam ve Oğlum ile ispatlayan Çağan Irmak'ın kendi açımdan en takdir edilesi özelliği, söyleyecek bir sözünün olması ve bunu çekinmeden dile getirebilmesi. Yönetmen olarak sade bir anlatı dilini kurmaya çalışan Irmak, içi kof ama cicili bicili olduğu için gişe yapan filmlere karşın inatla "öykü"lerin gücüne sarılıyor.
Yönetmenin bu inancı takip ettiği Ulak filmi ise gerçek anlamda öykülerden beslenen bir yapıya sahip. Dede Korkut masallarından, halk mesellerinden, orta oyunundan olduğu kadar Yunan tragedyalarından da izler taşıyan film, kendisini zaman ve mekanın ötesine uzanan bir epik anlatı üzerinden inşa etmekte. Burada hemen bir parantez açalım: Epik anlatı denilince birçoğumuzun aklına hemen görkemli mekanlarda geçen, oldukça kalabalık bir oyuncu ekibine sahip destansı tarihi filmler geliyor. Ancak anlatıbilimin alanına giren epik anlatıdan, daha çok dramatik anlatının anti tezini anlamamız gerekiyor. Dramanın altın kuralı olan üç birlik kuralını yerle bir eden epik anlatı, çizgisel olmayan, zamanda ve mekanda birliği önemseyen kurgu stili ile çok daha esnek ve yaratıcıya çok daha fazla imkan tanıyan bir model sunuyor. Bu nedenle kapalı, çizgisel, mekan ve zamanın tutarlılığını koruyan dramadansa epik anlatının daha kolay uygulanabilir olduğu yönünde bir inanç var. Ancak deneyen bilr; bir çok alandan beslenen ve içinde her tür görsel malzemeye yer verme kapasitesine sahip olan epik anlatı dramadan daha fazla zorluk taşıyor. Kullanılan her imge, kendinden önceki ve sonraki anlam alanları ile değer kazandığı için, epikte seçilen malzeme bilhassa önemli. Yoksa film içinden çıkılmaz bir arap saçına ya da eklektik bağlantılar kuran bir yamalı bohçaya dönebilir.
Bu kısa hatırlatmanın nedeni, bu tarz bir anlatı modeli seçen yönetmen Irmak'ın seçtiği aracın handikaplarına istemediği halde düşmesi. "Masal masal içinde" tonuyla ilerleyen hikaye için en uygun anlatımı oluşturmaya çalışan Irmak, kendi ülkemize özgü bir epik anlatımı kurmayı deniyor. Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü filmindeki üsluba oldukça yakın duran Ulak, Ezel Akay'ın yakaladığı içtenliği çoğu yerde yakalasa da, kimi zaman kafa karıştırıcı yönelimler kazanabiliyor. Bunun en önemli nedeni filmin beslendiği anlatı araçlarının zaman ve mekandan bağımsız bir ülke alegorisinin temel malzemesi kılınması. Henüz içinde birleştirdiği anlatı araçlarını ve malzemelerini sadeleştirip aralarındaki organik bağı kuramadan, film birden politik bir alegoriye dönüşüyor ve bunu Türk toplumunun çeşitli çağlar ve topraklar üzerindeki deneyimini birkaç karakterin öne çıktığı bir olay örgüsü ile gerçekleştirmeye çalışıyor.
Filmdeki köy Türkiye, yaşanan olaylarsa bugüne ayna tutuyor. Filmin karakterlerine ayna tutan ise köy köy dolaşıp çocuklara masal anlatan seyyah Zekariya. Sazı da sözü de bir olan üstad Zekeriya, günlerden birgün bahsi geçen köye geliyor ve başlıyor Ulak İbrahim'in hikayesini anlatmaya. Aslında büyüklere olan masalını yalnızca çocuklara anlatıyor. Zekariya'nın "yaradanın adıyla" başladığı masal ile köyde yaşanan olaylar birbirine paralel gidiyor. Düşünce ve ifade özgürlüğünün zalimlik ve zorbalıkla nasıl alaşağı edildiği temalı hikaye, kötülerin cezasını bulması ile son buluyor.
Bununla birlikte, köyün Türkiye'yi referans ettiği, izleyicinin kolay anlayabilmesi için kimi yerlerde öylesine abartılıyor ki, sahnenin gücünü azaltacak şekilde ön plana geçebiliyor. Diyaloglar bugünün diliyle oluşturduğu için sanat yönetiminin büyük bir özenle kurduğu filmin atmosferini yaralıyor. Çetin Tekindor oyunculuk adına bir yıldız gibi parlarken, bazı karakterlerin fazla altının çizilmiş olması, karikatürize bir oyunculuk sergilenmesine neden oluyor. Meddahı bir anlatıcı kimliği ile filme uyarlayan Tekindor dışında, filmin aydınlık kafalarını simgeleyen her karakter (Mehmet ve arkadaşları) bir lise müsameresi ile ajitatif bir politik tiyatronun arasında dolaşıp duruyor ve ağızlardan dökülen büyük sözler fazla didaktik kalıyor. Filmin sonu ise Ulak'ın en sorunlu bölümü. Çağan Irmak, Ulak İbrahim aracılığıyla film boyunca bir kurtarıcı miti yaratırken, politik alegori açısından daha gerçekçi bir son bekliyoruz. Final bölümü için Pan'ın Labirenti'ne benzer bir son beklentisi içindeyken, Ulak tamamen fantazmogorik bir dünyanın sularına gömülüyor. Özellikle zombi filmlerini andıran bu son epizota gerek var mıydı diye insan hayıflanmadan geçemiyor. İzleyiciyi daha fazla üzmemek ve umudu kaybetmemeye vurgu yapmak adına düzenlenen bu son bölüm, her zaman kendisini kurtaracak bir lider bekleyen Türk halkı düşünüldüğünde, politik açıdan sakat bir düşünceyi içinde barındırıyor.
Herşeye rağmen Ulak, bu ülkede olup bitenlere karşı bir sanatçının taşıdığı duyarlılığın güzel bir göstergesi. Birçok şeyi tek bir filmde anlatmaya kalkışan Çağan Irmak, kurduğu bu kurmacanın büyüsüne kendisini fazla kaptırıp sloganvari bir üsluba meyil gösterse de, genel olarak izlenesi bir film yapmayı başarıyor. Kaldı ki yönetmenin eleştireden hoşlandığına dair ipucuyu zaten daha önce filmden öğrendik. Zekeriya'nın dediği gibi “yapan kadar, bilip susan da suçlu.”
Kaynak: FilmGenTr
deadly_angel 25-01-08, 16:31 "Ulak": Çağan Irmak'tan yeni bir haber var mı?
Türk sinemasının son dönemdeki iyi yönetmenlerinden Çağan Irmak, merakla beklenen son filmi "Ulak"la seyirci karşısına çıkıyor. Hem mekânları ve karakterleriyle sizi masal diyarlarına taşıyabilecek; hem de mistik öğeleriyle süslediği öyküsünü huzurlarınıza sunabilecek bir film "Ulak"...
Çocuklara masal anlatan bir seyyahın (Çetin Tekindor) sesiyle açılır "Ulak"ın ilk sahnesi. Daha ilk sahneden, müzikleriyle, seyyah Zekeriya'nın anlattığı masaldaki "ulak" tiplemesiyle sizi değişik diyarlara çekebileceğine inanabilirsiniz filmin. Bir diyardan bir diyara haber taşıyan; kimi zaman sevinçlere, kimi zaman kederlere vesile olan bir kahramandır ulak. Seyyah da bunu anlatır çocuklara, yani ulağın geçtiği yollarda bıraktığı izleri, çantasında taşıdığı haberleri, bu haberleri ulaştırdığı diyarları. Anlattıktan sonra da gitmeye mecburdur seyyah, çünkü filmin devamında anlaşılacağı üzere onun gitmesi gereken başka diyarlar, masal anlatması gereken başka çocuklar vardır. Ömrünü diyar diyar gezerek çocuklara masal anlatmakla geçiren bir seyyahtır o. Bir nevi ulaktır da aynı zamanda; içindeki taşkın hisleri, bu hisleri buluşturduğu masalları taşır çocukların minik yüreklerine.
Yine bir baba oğul hikâyesi...
Aslında hikâyenin özüne bakıldığında, Çağan Irmak'ın "Babam ve Oğlum" filmini hatırlatan iki kişi öyküsü bu. Tabii "Babam ve Oğlum"un yürüdüğü çizgiden bir başka çizgiye kayan bir hikâye söz konusu "Ulak"ta. Çünkü burada oğlunu kaybeden bir babanın sonraki yaşamı anlatılıyor. Kaybettiği oğlunun ardından kendini adadığı başka bir yaşamın kapılarını açıyor bize. "Babam ve Oğlum"daki kaybediş hikâyesinin devamında, kendine yadigâr kalan torunla ilgilenmeye başlayan baba-dede figürü, bu filmde beraberinde taşıdığı hatıraları masal motifleriyle süsleyip tüm çocuklarla paylaşan bir baba figürüne dönüşüyor. Buraya kadar her şey klasik bir hikâyeyi anımsatıyor izleyene. Belki filme eklenmeye çalışılan samimi hava da buradan besleniyor. Hatta daha da ayrıntı vermek gerekirse, filmin esas samimiyeti çocuk oyuncuların düşsel dünyalarında yakalanıyor. Ancak bu, filmi kurtarmaya yeter mi? Filmin izleyen açısından doruğa çıktığı, hani masallarda/hikâyelerde "ne olacak şimdi?" diye sordurtan, merak unsurunu iyice su yüzüne çıkarıp izleyeni/dinleyeni diken üstünde tutan bölümlemeler olur ya, işte "Ulak" bu tür anlardan yoksun bir film. Filmin ayrıldığı dört epizod içinde en dikkat çekeni, küçük Ferhat'ın babasıyla (Yetkin Dikinciler) ilgili düşüncelerini, anlatılan masalda canlandırdığı bölüm. Masalın kötü kahramanını babasının suretinde düşünmeye başlayan Ferhat, bu yolla babasını cezalandırıyor.
Filmin gerçekle hayali karıştıran ve bir noktadan sonra iyice içinden çıkılmaz hale getiren çift katmanlı yapısı, anlatılan masalın gerçeğe dönmesiyle düz bir çizgiye dönüşüyor. Bu da hikâyeye yabancılaşmanıza sebep oluyor. Masal olarak kalsa onu öyle kabul edip seveceksiniz belki ancak gerçekleşmeye başlayınca iyiden iyiye bir yabancılaşma hissi sarıyor sizi.
Oyuncu tercihleri...
Filmin olumlu yönlerinden biri çocuk oyuncu kadrosu. Masalların muhatabı olan çocuklar, kendi düş dünyalarında ete kemiğe büründürdükleri kahramanlarla ilgili düşüncelerinde gayet samimi bir atmosfer yaratıyorlar. Ancak Çetin Tekindor'u dışarıda bırakmak kaydıyla diyeceğimiz o ki, filmin ağır oyuncuları ne yazık ki filmde birer karikatür gibi duruyorlar. Hümeyra'nın, Şerif Sezer'in bir türlü dikiş tutturamayan dalgalı oyunculukları, Yetkin Dikinciler'in sırıtan performansı, Selda Özer'in silikliği, akıldan silmek isteyeceğimiz yönler olarak kalıyor filmden geriye.
Kimler İzlemeli?
Çağan Irmak'ı koşulsuz sevenler.
Çetin Tekindor'un sesinden masal dinlemek isteyenler...
Kimler İzlememeli?
Çağan Irmak'tan gedikleri olmayan bir senaryo bekleyenler.
Kaynak: Sinema
Filmden şimdi geldim.. Tek kelimeyle "olağanüstü"... Babam ve Oğlum gibi birşey bekelyenler çok büyük hayal kırıklığına uğrarlar... Görüntü, müzik, oyunculuklar (özellikle Çetin Tekindor) tek kelimeyle şahane. Bravo Çağan Irmak'a...
Herkese tavsiye ediyorum herkese...
!! Elyf !! 26-01-08, 01:05 Herkesin kıssadan hisse çıkarabileceği bir film: Ulak
Dün vizyona giren 'Ulak'ın yönetmeni Çağan Irmak yeni filmiyle ilgili konuşmuyor, susma nedenini filmi izledikten sonra herkesin anlayacağını söylüyor..
Yönetmenliğini Çağan Irmak'ın yaptığı, başrollerini ise Çetin Tekindor, Yetkin Dikinciler, Hümeyra, Feride Çetin, Şerif Sezer, Zuhal Gencer, Selda Özer ve Mahir İpek gibi birbirinden ünlü oyuncuların paylaştığı 'Ulak' adlı film dün gösterime girdi. 25 kişilik bir çocuk oyuncu kadrosunun da rol aldığı filmde, düzeni bozulmuş bir köye, Zekeriya adlı bir seyyahın gelmesiyle başlayan sır yüklü olaylar anlatılıyor. Çetin Tekindor'un canlandırdığı Zekeriya karakteri, köyün çocuklarına 'Ulak'ın hikayesini anlatarak, onlara umut aşılamaya çalışıyor.
ZAMANI YOK!
'Bana Şans Dile', 'Mustafa Hakkında Her Şey' ve 'Babam ve Oğlum'dan sonra Irmak'ın dördüncü sinema filmi niteliğini taşıyan yapım, zamansız ve mekansız konusuyla dikkat çekiyor. 'Ulak' şimdiye kadar izlediğimiz hiçbir Çağan Irmak, hatta hiçbir Türk filmine benzemiyor. Kimi çevrelerce mesaj kaygılı bir yönetmen olmakla eleştirilen Irmak, bu filmde adalet ve inanç kavramlarını son derece sade bir şekilde masaya yatırıyor.
FARKLI BİR İŞ!
Bugüne kadar çektiği filmler hakkında yorum yapmaktan hiç çekinmeyen Çağan Irmak, yeni filmiyle ilgili konuşmaktan kaçınıyor. Ünlü yönetmen, seyircilerin suskunluğunun sebebini filmi izlediklerinde anlayacaklarını söylüyor. Sinema dergisine konuşan ünlü oyuncular Şerif Sezer, Selda Özer ve Mahir İpek ise, filmin senaryosunu kafalarında canlandırmakta çok zorlandıklarını ve herkesin kıssadan hisse çıkaracağı, sıradışı bir film çektiklerini dile getiriyor.
Filmdeki minik oyuncuların oyuncu koçluğunu, ünlü aktör Ümit Çırak üstlendi.
Kostümlerden çok etkilendim
SELDA ÖZER:..
* Önümüzde zor bir senaryo vardı. Birçok insan senaryoyu kafasında kurgulayamıyordu ama Çağan sorunlarımızı giderdi. Çekimden önce karakter üstünde çalışmadım. Sete gittiğimde mekan, kostüm ve makyajdan çok etkilendim. Çağan ile çok rahat çalışılıyor çünkü sete her şeyi bilerek geliyor. Hiçbir şeyi deneme yanılma yöntemiyle yapmıyor.
* Ben filmde Yetkin Dikinciler'in canlandırdığı Adem'in karısı Bedriye rolündeyim. Adem köyde sözü geçen, baskın bir karakter. Aksine Bedriye ise kenarda köşede kalmış bir kadın, ezik bir tip.
Kafamda canlandıramadım ŞERİF SEZER:..
* Bu filmde ilk kez kötü bir karakteri oynuyorum. Kızını satan Esma adlı bir kadını canlandırıyorum. Kızını satmasının da nedenleri var ve finalde bu durumla hesaplaşıyor. Çağan Irmak bize hikayeyi ilk anlattığında köyde giden bir kervan vardı. Zaman içinde hikayede değişiklikler oldu. Genelde senaryoyu okuduğumda, filmin bütününü kafamda görürüm ama bu kez öyle olmadı. Film bittiğinde nasıl olacağını kafamda canlandıramadım. Senaryo bir sene kadar önce elime geçmişti. En çok karakterlerin aksanlarını merak ediyordum. Çağan ne Ege aksanı, ne de İstanbul Türkçe'si istiyordu. Tüm köy aynı ağızdan konuşmalıydı. Daha okuma provasında çözüldü bu problem.
ÇAĞAN ÇOK KİBARDIR
* Kalabalık ve çok kadınlı bir evde büyüdüğü için, Çağan Irmak filmlerdeki diyalogları çok iyi yazıyor. O, birine rol teklif ederken son derece kibardır. "Beğenmediysen bu rolü oynama" der. Ayrıca sizin sunacağınız alternatifleri izlemeye de her zaman hazırdır. Hatta sizin oyununuza göre, senaryoda olan bir şeyi değiştirebilir de.
Sinemanın çıtasını yükselteceğiz
MAHİR İPEK:..
* Filmin senaryosunu 7 ay önce aldım ve hayatımda ilk defa böyle bir senaryo ile karşılaştım. Bir senaryoyu elime aldığımda kafamda bir dünya şekillenir ama bu kez kafamda bir dünya canlandıramadım. Bu, aslında filmin tüm oyuncularının yaşadığı bir şey. Senaryonun çok geniş bir bakışı var dünyaya. Herkesin kendine göre kıssadan hisse çıkaracağı bir film bu.
ANLATILMAZ, GÖRÜLÜR!
* Bu filmi bir cümlede de anlatabilirsin, saatlerce konuşarak da. İzleyici filmden çıktıktan sonra arkadaşına, "'Ulak' çok farklı bir film" diyecek ama konusunu özetleyemeyecek. Anlatılacak değil, görülecek filmlerden bu. 'Ulak' reji, senaryo, prodüksiyon, sanat yönetimi ve oyunculuk biçimi anlamında çıtayı yükseltecek bir film. Türk Sineması'nda yeni bir başlangıç...
* Filmde İkram adında bir kötü adamı canlandırıyorum. Daha önce yine Çağan'la çalıştığımız 'Kabuslar Evi'nde naif bir adamı canlandırmıştım. Bunun üzerine onun bana 'Ulak'ta kötü adam rolü önermesi, beni memnun etti çünkü genelde Türkiye'de televizyon sektöründe oynadığınız roller üzerinden teklif gelir size. Çağan bunu benim adıma kırmıştır.
Kaynak : Sabah Gazetesi
Mesaj dolu bir Ulak Serdar Akbıyık
Babam ve Oğlum’un yönetmeni Çağan Irmak’ın son filmi Ulak vizyona girdi. Büyük tartışmalar yaratacağına inandığım film Irmak’ın toplumsal değeri en yüksek üretimi
Yazılarımı düzenli okuyanlar bilir. Yeni Türk Sineması’na en büyük eleştirim filmlerin etliye sütlüye dokunmamalarıydı. Vizyona en iddialı giren filmlerde bile aslında bir mesajsızlık söz konusuydu. Tabii ki her filmin kendine göre bir derdi vardır. Fakat bizimkiler nedense evrensel olmaktan kaçan işlerdi. Çağan Irmak’ın Babam ve Oğlum’unun bile içerdiği mesajlar ağır dramatik hikaye altında eziliyordu. Fakat Ulak benim şimdiye kadar gördüğüm en fazla evrensel derdi olan ve taraf olmadan bütünü kapsamaya çalışan bir eser. Filmi seyrettiğimde en çok dikkatimi çeken şey Çağan Irmak’ın bütüne seslenme inadıydı. Mesela filmin hikayesinin odağında sakat bir insanın aracı olmasıyla dünyaya inen kutsal bir kitap var.
FİLMİN FİNALİ MUHTEŞEM
Bunu öyle veriyor ki Irmak hiç bir dine mal edemeyiz projesini. Bütün kutsal dinleri birleştiriyor ve ortak mesajları yüklüyor filme. Ama bu mesajlardan birini en öne çıkarıyor. Zaten filmin asıl rengi de bu. Kötü olmaktan öte kötülüğe sessiz kalanları hedefine alıyor Çağan Irmak. Film toplumlardan çok kişileri hedefliyor. ‘Sen’ diyor izleyiciye, ‘Memnun olmadığın her şeyin sebebi sensin. Senin sessizliğin.’ Bütün olanlara sessiz kalanları ve iyileri yalnız bırakanları kötüler kadar ağır cezalandırıyor öyküsünde Irmak. Filmin sonunda kötü karakter kadar ona sessiz kalan halk da cüzamın pençesinde heba oluyor. Şimdi ben filmin sonunu söyledim sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Öykünün finali o kadar güzel ki herkes kendi yorumunu yapabilecek. Zaten bence Irmak’ın en büyük başarılarından biri de burada yatıyor. İnsanlığa seslenen ve var oluşla ilgili problemleri dert edinen birçok yabancı yapım da seyrettik. Bu tür yapımların en büyük sorunu finaldedir. Çünkü böyle büyük dertlere verilecek cevaplar nadiren tatmin edici olur. Irmak inanılmaz bir zeka ile filmin final duygusunu kendi belirlemiş. Filmin sonu umut dolu. Yönetmen bu umudu yakalamanın yolunu ise izleyiciye bırakmış. Kısacası geneli itibarıyla insanlığa çok ciddi suçlamalarda ve uyarılarda bulunan bir film var karşımızda. Ben kişisel olarak bütün bu sert mesajlara destek veriyorum. Çağan Irmak’ı, bence bu en ciddi üretimini yaptığı için de kutluyorum.
Ulak gösterimde, devam filmleri yolda!
Elif Aktuğ
Çağan Irmak’ın yeni filmi ‘Ulak’ vizyonda; 4 milyon dolarlık bütçesiyle en pahalı prodüksiyonlardan biri olan film eğer seyircinin kalbine dokunabilir ve istediğini anlatabilirse hikayenin devamı da gelecek…
Üniversite yıllarında çektiği kısa filmlerde yaşadığı heyecanın aynını kocaman bütçeli usta işi filmlerinde de aynen yaşayan Çağan Irmak (buna bizzat şahidim çünkü Çağan benim sınıf arkadaşım) ‘Ulak’ ile bir bilinmeyene yelken açmış.
Babam ve Oğlum gibi ödüllere boğulmuş ve ciddi bir gişe yapmış filmden sonra yeni bir işe start vermek, hem yönetmen hem de yapımcı için ciddi bir karar olsa gerek. İnanmak ve inandırmak üzerine kurulu bir düzende kolay ve kısa yolu seçerek hem başarı hem de para kazanmak imkanı varken Çağan Irmak, basamakların en altına inip yöntemlerin en basitini ama risklerin en büyüğünü seçmiş. Modern zamanlarda masal anlatarak, kitapların yok olduğu, bilgisayarların hayatın anlamı haline geldiği, telefon mesajlarıyla aşkların yaşandığı bir dönemde; “bir varmış bir yokmuş” diyerek işe koyulmuş…
“NEDEN SEBEP?”
Çekimlerin başlamasıyla söylentiler de başlamıştı filmle ilgili, yazıldı çizildi ama herkes sustu, kimseler açık vermedi. Eğer tersi olsaydı- masalın sonu bilinse nasıl keyif vermezse, aynen o hesap- filmin de büyüsü kaybolurdu.
Filmin basın gösteriminden çıktıktan sonra, gala yapılmamasının ve yönetmen ve başrol oyuncularının filmle ilgili açıklama yapmamasının ne kadar da yerinde bir karar olduğunda hem fikirdik.
Film izleyene mutlaka bir şey hatırlatacak ve belki de Ulak spekülasyonlara sebep olacak. Anlatılan ve algılanan aynı olmaz kimi zaman, sinema gibi bir sanatla da her yüreğe aynı atışı yaptırmak mümkün değil.
Ulak nasıl algılanacak, kim ulak yerine konacak heyecanla beklemekteyiz. Neticede Çağan Irmak Shekespeare’den Mevlana’ya, Aisopos’tan La Fontaine’e, Dede Korkut’tan masalcı teyzeye kadar uzanabilecek bir yelpazede, kendi derdini kimsenin gözüne sokmak gibi bir niyeti olmadan anlatmaya çalışmış.
MASAL GERÇEĞE DÖNÜŞÜR
‘Ulak’ köyden köye, kentten kente dolaşarak çocuklara masallar anlatan bir gezginin hikayesi aslında. Zekeriya adlı gezgin her durakta kendi gerçeğinden hareketle ‘Ulak’ın geleceği müjdesini verirken, dinleyenleri de kendi gerçekleriyle baş başa bırakıyor. İşte bu noktada da siz neyin masal neyin gerçek olduğunu yitiriyorsunuz. Film mi bitiyor en sonunda yoksa masal mı şaşıp kalıyorsunuz. Çağan Irmak’la filmden hemen sonra konuştuk.
Her ikimizin de sesi titriyordu ne tuhaf; ikimizde de profesyonellikten eser yoktu, biz sanki okul koridorlarında dertleşen iki yeni yetmeydik. 2006 yazında senaryosunu yazdığı Ulak’ı uzun süre kafasında tasarlamış Çağan Irmak, bu garip bir süreçtir aslında yönetmenler gerçekten de kafalarında çözerler meseleyi ilkin. Sonrasında da ortaya 4 milyon dolarlık bütçesiyle ülkenin en pahalı prodüksiyonlarından biri çıkmış. 7 hafta süren çekimler, Ulak için Kilyos’ta kurulan köyde ve Cunda’da gerçekleştirilmiş, Çağan bu süreci de büyüleyici olarak nitelendiriyor, tıpkı oyuncular gibi.
USTA OYUNCULAR DÖKTÜRÜYOR
‘Ulak’ta Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler, Şerif Sezer gibi isimlerin yanı sıra Ümit Çırak koçluğunda kimi ilk kez kamera karşısına geçen birbirinden sevimli ve yetenekli çocuklar da yer almakta. Yetkin Dikinciler kötü adamda muazzam, Hümeyra çocuklar kadar saf yüreğiyle inanılmaz, Şerif Sezer kötü annede eşsiz ve Çetin Tekindor herkesin hayalindeki baba olarak hem sesiyle hem oyunuyla “bir tane”…
Beklenen olur ve eğer ‘Ulak’ seyirciye ulaşırsa, devamı da gelecek, hazırlıklar tamamlanmış bile. Bunu öyle gönülden diliyorum ki! Çünkü ‘Ulak’ sevilirse, iyilik kazanacak ve söylemek bile istemiyorum ama gişe yapmazsa ciddi bir karamsarlığa kapılacağım. Filmden ve konusundan çokça söz edip büyüsünü kaçırmak istemiyorum ve kendiniz için bir iyilik yapın ve mutlaka gidin, ‘Ulak’ı görün diyorum. Sadece gönlünüzün sesini dinleyin ve bırakın Ulak size ulaşsın. Deyin ki ulaşmadı, o vakit yüzleşin kendinizle. Dileyin ki ulaşsın ve bilelim ki aslında hiçbir şey kaybetmemmişiz…
Birkaç yıllık ara ile film yapmak belirli zorluklar taşısa da 'Ulak'ı seyrettikten sonra, yönetmenin bu kısa dönemi boşa geçirmediğini gördük. Çağan Irmak deyince zihinlerde hemen 'Babam ve Oğlum' filmi belirecek ki, bu normaldir. Kolay kolay unutulmayacak bir film olduğu konusunda zaten herkes hemfikir. Benzer filmlerle yoluna devam edeceğini düşünenlere yönetmen, 'Ulak'la çoktan başka şeyler söyleme gayretine girişmiş bile. Seyrettikçe kendi içinize doğru çekileceğiniz bir film Ulak. Baştan sona bir masalın içinde dolaşıyorsunuz sanki. Ama sadece bir dinleyici gibi değil, her şeyi ile katılacağınız, sık sık 'masal mı gerçek mi' diye düşündürten bir film olmuş. Nine ve dedenizin çok küçükken anlattığı masallar gibi sanki. Film akıp, ulağın peşine düştükçe her şeyin rengi değişiveriyor. Senaryosu kırk bohçada saklanan 'Ulak'ın üzerindeki sır perdesi bugünden itibaren kalkarken masalcı amcanın ilk sözleri kulaklarda yankılanacak gibi: Bütün güzel masallar gibi Yaradan'ın adıyla başlar hikâyemiz...
Peşine takılıp bizim de onunla birlikte gezdiğimiz kişi, seyyah Zekeriya'dan başkası değildir. Dağ taş demeden dolaşıp duran bu sır küpü pîr-i fani, her gittiği yerde çocukları başına toplayıp bir 'Ulak' olan İbrahim'in hikâyesini anlatmaktadır. Zekeriya'nın amacı bir 'muamma' olan ulağın hikâyesinin herkes tarafından bilinmesidir. Öyle sıradan bir anlatıcı gibi de değildir bu yaşlı adam. Masalı anlatırken karşısındaki çocuklardan her kareyi kafalarında canlandırmalarını da ister. Ta ki, iyi ile kötü ayrılsın, anlattığı masal hiç unutulmasın. Ulak İbrahim, aslında cesaretin sembolüdür. İnsanların içinde bir yerlerde bekleyip duran aksiyonu ortaya çıkarabilecek biridir. Belki de bir put yıkıcı o, ya da bir devrimci. Onun hikâyesini anlattıkça Zekeriya'nın yüreğindeki acı da hafiflemektedir. İşte bu arada uğradığı son köyde işin rengi biraz değişir. Günahların dalga dalga üzerinde gezdiği adeta lanetlenmiş bir yerdir burası. Burada hikâyeyi dinleyenler bir gün mutlaka Ulak İbrahim'in geleceğine inanmaya başlar. Hiçbir günah bu köyde gizli kalmayacaktır.
Belki yüzlerce yıl öteden, belki de bugünden bir hikâyeyi anlatmaya çalışıyor Çağan Irmak. Mesajı düne, bugüne ve yarına dair. Belki de bir başkaldırıyı, geçmişin diliyle yarına ulaştırma gayreti olabilir bu. Aktörleri ayrı; ama rolleri aynı. Onca pespayeliğin yaşandığı bugünün dünyasına 'İbrahim' gibi insanların gerekliliğinden dem vuruyor yönetmen. 'Babam ve Oğlum' gibi film değil 'Ulak'. Bazı sinemaseverler için bu durum hayalkırıklığı oluşturabilir; ama Çağan Irmak'ın anlatmak istedikleriyle ilgilenenler için yine de görülmesi gereken bir film. Görüntü yönetmeni Mirsad Heroviç, 'Babam ve Oğlum'daki kadar iyi kareler yakalarken Evanthia Reboutsika'nın müzikleri yine oldukça iyi ve filme aksiyon katıyor. Hümeyra, Şerif Sezer ve Yetkin Dikinciler ile küçük yıldızlardan oluşan kadroda özellikle Zekeriya'yı canlandıran Çetin Tekindor performansıyla dikkat çekiyor. Unutmayın, 'Ulak' sadece bir masal değil!
FATİH SELVİ
Mimarisi, simgeleri ve anlamıyla karışık bir film
ATİLLA DORSAY
Ulak bence başarılmış bir film değil. Ama öylesine cesur, yenilikçi, farklı ve özgün yanları var ki, belki başarılmış bir film kadar, hatta daha çok saygıyı hak ediyor. Film bize çeşitli açılardan karışık/karmaşık şeyler sunuyor. Belirsiz bir dönemde geçen filmde, örneğin dekor bile başlı başına bir simgeler bütünü: Bir yanda kahramanların üzerine oturdukları antik Yunan sütunları, öte yanda birçok üslubun sentezi bir kemer, daha ötede bir kervansaray kalıntısı, vs. Zaman zaman putperest veya gavur gibi sözcükleri küfür veya hakaret olarak kullanan bu Müslüman toplulukta, öte yandan da İslam-öncesi bir Şamanizm'in izleri var gibi: Kadınların yüzlerine yaptıkları boyalı süslerden toplu eğlencelere, danslardan tapınma ayinlerine benzeyen törenlere... Kutsal olma şansı taşıyan gizemli bir kitabın altı havari aracılığıyla dünyaya yollanması ise tipik Hıristiyan bir motif değil mi? Temelde bu, kuşku yok ki bir İyi ve Kötü, giderek bir Erdem ve Günah çatışmasıdır. Bu küçük cemaatin içinde ikisi de vardır ve keskin bir çatışma içindedir. Yolu köye düşen (ama aslında belki tüm yolculuğunun hedefi bu köy olan) gezgin masalcı Zekeriya, çocukları etafına toplayıp hikâyeler anlatır: Özellikle de kötülüğe karşı amansız bir savaşıma girişen Ulak İbrahim'in öyküsü... Ulak İbrahim elbette düşsel ve simgesel bir kahramandır, hikâyenin içindeki çeşitli kişilere dağılmış, hepsinde biraz var olan biri de olabilir: Zekeriya'nın kendisi, ölümüne neden olan bir kitap yazan meczup/ermiş arası oğlu, köyün sayılı iyi insanla |