Tüm Versiyonu Göster : Lost - Replikler
miracle girl
24-07-07, 01:02
Buraya Losttaki beğendiğimiz,akılda kalıcı olan replikleri yazabiliriz...
Aklımda olsa valla yazardım :)
deadly_angel
24-07-07, 02:10
Mr.Ekonun John Locke'a "Kaderin rastlantı olduğu hatasına kapılma."
LockeJack'e “Bir lider nereye gittiğini bilmeden, önderlik edemez.”
Ve favori repliğmi en sevdiğim karakterden
Kate Sawyer'a “Hiç bir kız tam olarak benim gibi değildir!'' (No girl just like me) vazgeçilmez nickim.
bide locke'un klasik bi lafı var :) don't tell me what I can't
"see you another life bratha" Bu repliği hep çok sevmişimdir. Bide 3. sezon finalinden Jack'in Kate'e söylediği "we have to go back" repiliği..
kate: i m sorry to kiss you
jack: i don't ...
şimdilik bunlar aklıma geldi
Locke: Don't tell me what I can't do!
Sawyer: Right behind you, Jackass.
Sayid: My name is Sayid Jarrah and I´m a torturer.
Sawyer: Me Kate. Me throw rock
lost diye bi dizi var abi cok guzel..
- konu nedir..
- adaya dusuyolarmis..
- hass...b.k gibi..
- yok abi degisik bisiy bak.. boyle ekzantrik bi ada..
- birak olm bunlari yaa..
- ya valla guzel olm bi izlesen seversin..
- yok abi isim var gucum var benim..
- abi.. tropik ada burasi tas ablalar var 7/24 mayoyla dolaniyorlarmis adada..
- hangi kanalda lan bu? adi ne demistin..?
**************************************************
- abi bu lost nasıl bir dizi
- sana nasıl anlatsam bilmem ki şöyle anlatayım esmer bir karı var taşş
- akşam sendeyim abi
**************************************************
lost izlenirken baba odaya gelir:
- kurtulamadı hala bunlar burdan ya?
- yok baba, acaip şeyler oluyor, bilmiyosun hem
- ne oluyor??? o kadar kişiler amma salaklar
- yok baba, adadaki olaylar normal değil, bambaşka şeyler oluyor
- bu adam kim, dost mu düşman mı, others diolar hani?
- bilmiyorum ki..
- bu dharma nın sırrı neymiş?
- bilmiyorum..
- rakamların olayı neymiş?
- bilmiyorum
- bilmediğin şeyi niye seyrediyorsun?
- ..
*************************************************
- heyoo, bugün çarşamba! yarına yeni bölüm geliyor, ehi ehi 4 8 15 16 23 42 ehi ehi.
- ha? ne? ne sayıklıyon olm.
- lost diyorum, yeni bölüm!...
- hmm...
- abi alakasız bir adaya uçak düşer. ada bi gari...
derken sözümü keser
- arzulu (lust) bir ada diyosun?
- yok olm öyle değil bak. adada garip şeyler dönüyor hali hazırda çok piss.
- ooo travesti felan, çoşmuşlar. zenci de var mı?
- var var. bi mr. eko var (çotaaa!!!!) aha böye koyuyor kafayı. (iç ses: bi sus)
*************************************************
- lost?
+ dizi işte.
- hmmm, devam edelim oyuna
+ tamam
*************************************************
- lost u bilio musun?
+ o ne?
- dizi
+ konusu ne?
- previosly on lost
**vicuuuuv vooooorrrrrn**
hiyaaaaeeeeeee
i need you to go up through
the grate and into the vents
that button has to be pushed
okay
**ciricuuuuuv**
+ noluyo olm?
- i crawled throuh your vents.....
**************************************************
- bi uçak var ıssız garip bir adaya düşüyor...
- ee?
- işte çeşitli yeteneklere sahip insanlar kurtuluyor, adadaki garip olayları çözmeye çalışıyorlar...
- sonra?
- bi yandan da hayatta kalma mücadelesi...
- robinson cruseo gibi bi şey yani?
- tam olarak değil aslında... (gene anlatamadım)
*************************************************
-waaaaaaltt!
-sabahtan beri bağırıyosun walt walt diye ne diyosun sen alla alla yaa
-walt...hmm..şey..maykılın çocuğu bu.
-maykıl kim?
-dıatırs kaçırdı maykılın çocugunu o da peşlerinden gitti böyle wooooouuaaaalt diye diye
-iyi misin sen e kim olm bunlar??..
-ya bi dizi var lost diye izlemedin mi olm?
-yooo nerde gösteriliyo sienbisie mi?
-yok değil dijitürkte ama dvdleri var amerikada bir numara bi dizi muhteşem
-olm normal televizyonlarda bile gösterilmeyen bi diziyi nasıl izleyeyim digiturküm de yoksa eheh
************************************************** *
hocam süper bi dizi var lost diye
-konusu ne?
-...
-...
-konusu ne diyorum?
-şimdi bi ada var
-evet?
-kaza oluyo felan
-eee?
-belki de olmuyo
-nasıl yani?
-beyle beyle adada 40-45 kişi var
-kim bunlar?
-bir de diğerleri var
-onlar kim?
-haldır haldır bişeyler oluyo sonra böyle siyah dumanlar kutup ayısı felan bir de maykıl var... eee fransız karı vardı bi de..oynatmış hafiften...
-B.k gibi diziymiş olm bu ne lan?
-ya bi dur..sonra bunlar gemi yapıyo uçak buluyo mahzen falan da var... röaaahhh
-hasss...! lan noluyo!
-röaaah süfer dizieaaöaaahahaha
-ağzından köpükler çıkıyo lan!
-öherehereöhehaha
************************************************** **
-hoca, bir gün biri gelir de sana lost diye bir dizinin dvd'sini verirse, alma.
+niye?
-alma işte. inan bana böyle çok mutlusun. huzurun var.
+lan neymiş bu lost böyle?
-hayır! soru sorma. her şey soru sorarak başlıyor. boşver. unut gitsin. söylemedim say.
+meraklandırdın lan.
-hayır diyorum! sakın!
+hocam, versene şu lost'u bana sen.
*************************************************
-lost'un konusu nedir?
-düşen bir uçaktan kurtulan bir kaç insanın adadan kurtulma çabası.
-aman, klasik.
-klasik mi? (savunmaya geçilir hemen.) delirmiş olmalısın, izle de gör.
-ne ya? uçak düşüyor bıdı bıdı, insanlar kurtuluyor.
-öyle insanlar diye geçiştiremezsin. hepsinin bir özelliği var.
-benim de var özelliklerim hahaha...
-öyle değil, böyle adaya düşmeleri filan bir tesadüf.
-ya bırak.. ne tesadüfü dizi işte.
-hem bir de diğerleri var..
-onlar kim?
-siyah dumanlar ve ormanın sesi.
-canlı mı orman?
-hışırtılar var... hamile kız var bir de avcı adam, sonra doktor var, zaten diziyi o götürüyor..
-?
-böyle.
-ormanın sesi demek.
- anlamıyorsun yani izleyince... o yüzden izledikçe izleyesin geliyor anlamak için. ( anlasa anlatacak belki...)
-...
************************************************** *
- abi işte bi ada var, insanlar düşüyo buraya uçak kazası sonucu
- robinson crusoe gibi yani
- robinson uçakla mı düştü adaya?
- cast away?
- lan ne alakası var, insanlar diyorum, bir grup insan
- neyse devam et.
- sonra işte bunlar sesler falan duyuyor böyle , yarat..
- jurassic park gibi desene
- ya sabır, dinazor değil, sonra görüyoruz onu. neyse, şimdi bir grup daha var adanın diğer tarafında
- survivor'daki gibi mi?
- hay seni survivorlar.......
- ne bileyim işte onda da öyle ya, ada falan. hatta iki grup var bi kısmı bu tarafta diğerleri öteki tarafta hani, ondan dedim
- olm saçmalama lan, ne alakas.. hass.. nerden biliyosun lan sen diğerlerini?
- ha?
************************************************** ***
-abi şimdi lost diye bir dizi var uçak düşüyor adada kalıyorlar bunlar...
+eee?
-ya şimdi süper karakterler psikolojilerini falan anlatıyor...
+nesi süper klişe bir şey bu...
+şimdi karakterler orjinal derin böyle, bir arap var...
-kesin o düşürmüştür uçağı!
+yok işte adam karizma, cumhuriyet muhafızlarından biri her türlü "iletişimde" üzerine yok, bir de dinden imandan uzak türk gibi müslüman sadece baş aşağı sallanırken bir yerde kelime-i şehadet getiriyor... adanın bilgisayar mühendisi!
-elektrik elektronik diyeceksin.
+bölümler arası atışma olmasın hocam işte ama değişik böyle izle kesin
************************************************** ****
--abii şimdi sence dünyadaki en güzel film hangisi?
--schindler'in listesi
--heh al simdi o listeyi çarp 3 le işte lost o kadardan bile daha güzel
--valla mi?
--hem valla hem billa yaa!!
************************************************** ***
- abi naber?
- eyvala senden naber?
- nolsun ya uğraşıyoruz işte hayat mayat
- evden çıkmıyomuşun lan annenler söyledi
- ya sorma bi dizi var ona sardım acaip
- neymiş lan o anlatsana bakim ben de izliom bi dizi ama
- adı ne?
- ıhlamurlar altında
- ne?
- ıhlamurlar arasında? ya öyle bir şeydi boşver et seninki ne
- yok abi salla sen ee yenge napıyo?
- iyi ya napsın okul falan.. olm yeni diziler yalan yaa bizim zamanımızda perihan abla vardı süper baba vardı işte dizi onlardı bence.. şimdi yayınlananlar hep holding patronu köy ağası dizisi..
************************************************** *****
- abi bi dizi varmis, supermis. adamlar adaya dusuyorlarmis falan, duydun mu?
- fo eyt fiftin sixtin tuvenitri fotitu
- ne diyon olum sen?
- fo eyt fiftin sixtin tuvenitri fotitu
- ...?
- fo eyt fiftin sixtin tuvenitri fotitu
- allah'indan bul!
************************************************** ****
-hoca nedir bu lost'un olayı?
-108
-nası 108?
-toplayınca 108 ediyo
-neyi toplayınca?
-4 8 15 16 23 42.. 4 8 15 16 23 42..
-abi iyi misin?
-108 işte..
-bi b.k anlamadım..
-toplayınca oluyo, iyi düşün
-git başımdan..
-bak 4 8 15 16 23 42
-lostunu da al git ulan!
************************************************** ****
- abi şimdi lost diye bi dizi var, adaya düşüyo bunlar, uçak ikiye bölünüyo, k.çı bi yere, başı bi yere düşüyo..
- eeee?
- eeesi, adada bi şey var, millet ölmüyo, bi de ağaçları yerinden söken sinek sürüsü gibi bi şey var, ama çok aktif rolü yok henüz, adada kutup ayıları falan var, oraları biraz muallak, ben de tam anlamadım
- abi bu dizinin olayı nedir peki?
- lost işte olum süper diyom sana, prison break, heroes bi de lost vardır bu alemde...
- sonra işte michael scofield diye bi cocuk var, doktor bu, zamanı bükebiliyo, gelecekten gelip adaya düşüyo falan...
- :img-blush :img-blush ?
************************************************** ****
Alıntıdır.
En uygun yer burası diye düşündüm :)
Jack: Get up.
Sawyer: Why, you wanna see who's taller?
-----
Hurley:İyi Birine Benziyorsun,Seni Sevdim.
Sayid:Sen De Öyle.
Hurley:Bu Kadar Tamiri Nereden Biliyorsun?
Sayid:İrtibat Subayıydım.
Hurley:Hiç Savaş Gördün Mü?
Sayid:Körfez Savaşı'ndaydım.
Hurley:Havacı Mı Denizci Mi?Neydin?
Sayid:Saddam'ın Askeriydim.
----
SHANNON: You don't! No one does. They think that I'm some kind of joke. They think I'm worthless.
SAYID: Shannon, you are not worthless.
SHANNON: You say that now, but you don't -- you're just going to leave me. I know as soon as we get out of here you're just going to leave me.
SAYID: I will never leave you. I love you. I'll never leave you.
-----
Locke: burası dönerken geçtiğin yerleri hatırlatıyor mu?
(Does any of this look familiar from when you were coming back?)
Sawyer:evet,işte en sevdiğim yaprak.Hiç unutabilir miyim;)
(Oh, yeah.There's my favorite leaf.How could I forget this place?)
:img-yes::img-yes::img-yes:
- abi şimdi lost diye bi dizi var, adaya düşüyo bunlar, uçak ikiye bölünüyo, k.çı bi yere, başı bi yere düşüyo..
- eeee?
- eeesi, adada bi şey var, millet ölmüyo, bi de ağaçları yerinden söken sinek sürüsü gibi bi şey var, ama çok aktif rolü yok henüz, adada kutup ayıları falan var, oraları biraz muallak, ben de tam anlamadım
- abi bu dizinin olayı nedir peki?
- lost işte olum süper diyom sana, prison break, heroes bi de lost vardır bu alemde...
- sonra işte michael scofield diye bi cocuk var, doktor bu, zamanı bükebiliyo, gelecekten gelip adaya düşüyo falan...
- :img-blush :img-blush ?
bu çok iimş yaa:img-hyste
1. bölümde,kate jack'in yarasını dikmeden hemen önce:P
KATE : Any color preference?
JACK (laughing) : Standard black.
kate:Tercih ettiğin bir renk var mı?
jack(güler) :Hayır. Standart siyah.
bu da jack'in korku hikayesi:P
KATE : You don't seem afraid at all. I don't understand that.
JACK : Well, fear's sort of an odd thing. When I was in residency my first solo procedure was a spinal surgery on a 16 year old kid, a girl. And at the end, after 13 hours, I was closing her up and I, I accidentally ripped her dural sac, shredded the base of the spine where all the nerves come together, membrane as thin as tissue. And so it ripped open and the nerves just spilled out of her like angel hair pasta, spinal fluid flowing out of her and I: and the terror was just so crazy. So real. And I knew I had to deal with it. (He's crying). So I just made a choice. I'd let the fear in, let it take over, let it do its thing, but only for 5 seconds, that's all I was going to give it. So I started to count, 1, 2, 3, 4, 5. Then it was gone. I went back to work, sewed her up and she was fine.
KATE : If that had been me, I think I would have run for the door.
JACK : No, I don't think that's true. You're not running now.
kate: Hiç korkmuş görünmüyorsun. Bunu anlamıyorum.
jack: Korku tuhaf bir şey. İhtisasımı yaparken, ilk cerrahi operasyonumu... 16 yaşındaki bir çocuğun, bel kemiği üzerinde yapmıştım. Bir kız. Ve sonunda, 13 saatten sonra, üzerini örtüyordum, ve ben... kazara, omuriliği saran zarı yırttım. Tüm sinirlerin bir araya toplandığı, omurilik merkezini parçaladım. Zar hücre kadar ince ve... Yırtılıp açıldı.Sinirler dışarı çıktı. Tıpkı çubuk makarna gibi. Omurilik sıvısı dışarı akıyordu ve ben... Korku çok...çılgıncaydı. Çok gerçek... ve üstesinden gelmem gerektiğini biliyordum. Böylece bir seçim yaptım. Korkunun içime girmesine izin verdim. Kontrolü ele geçirmesine. Ama sadece beş saniyeliğine. Daha fazlasına izin vermedim. Sonra saymaya başladım. Bir, iki...üç, dört, beş. Ve gitmişti. İşime geri döndüm, dikişi yaptım ve o iyileşti.
kate: Eğer bu benim başıma gelseydi, sanırım kaçardım.
jack: Bunun doğru olduğunu sanmıyorum.Şu an kaçmıyorsun.
Sawyer Kate'e : Tahmin et bakalım; el Jacko ve Ana Lulu
neden küçük ordularına katılmamı istemediler :)
----
artz dinamitle patladığında Hurley Jack'e:
Omzunda bir parça artz var dostum gibi bir şey söylemişti çok gülmüştüm.
----
Salla açılmışlardı,sal parçalanmıştı.Micheal ve Sawyer tartışıyorlardı.Micheal Sawyerı tehdit ediyordu.Sonra Sawyer "ne yapacaksın bana su mu atacaksın?" demişti.Orda da çok gülmüştüm.
---
:):)
Sawyer:Get out of my light sticks.
Shannnon:What the hell does it mean ?
Sawyer:Light,comma,sticks.As in these legs of yours
:D:D:D
Maalesef Türkçe'ye çevirince bir anlamı kalmıyor.:img-blush
dün izlediğim bir bölümden
Sawyer Kate ile konuşurken söylüyor:
"Doktor golf oynuyor. Vaay, artık ne duysam şaşırmam. Sırada ne var, polis donut mı yiyecek?":)
En sinir olduğum repliklerden biri...
Sayid:Who are you?
Ben:My name is Henry Gale and I'm from Minessota...
Jack:Who are you?
Ben:My name is Henry Gale and I'm from Minessota...
Ana Lucia:Who are you?
Ben:My name is Henry Gale and I'm from Minessota...
Bu böyle devam eder...
En sinir olduğum repliklerden biri...
Sayid:Who are you?
Ben:My name is Henry Gale and I'm from Minessota...
Jack:Who are you?
Ben:My name is Henry Gale and I'm from Minessota...
Ana Lucia:Who are you?
Ben:My name is Henry Gale and I'm from Minessota...
Bu böyle devam eder...
haklısın ya öyle valla.
bende onun bir repliğini yazayım o zaman
John Locke ile konuşurken
“O kadın, beni tuzağıyla yakaladığında, bende buraya doğru ilerliyordum, John. Senin için geliyordum.”
tabii burdada yalan söylüyormuş sanırım spolierlerde öyle bir şey okumuştum adam yalan makinesi maşallah.
" git çabuk jackı çağır" tüm sezonlar boyunca ve hemen her karakter :D
" git çabuk jackı çağır" tüm sezonlar boyunca ve hemen her karakter :D
haha evet bunu iyi düşünmüşsün :good:
Sawyerden repliklere devam edeyim çok komik oluyor onunkiler
Charlie ile konuşurken claire'ın günlüğünü okuyup okumamakta kararsız kaldığı bölüm vardı hani. günlüğü sawyer ele geçirmişti:)
“Sevgili Günlük, bu eski pop star, iyice sinirlerimi bozuyor. Sanırım bana asılıyor."
başka bir replik
"Günlük, İngiliz bücür yine de vazgeçmiyor."
Sawyerden repliklere devam edeyim çok komik oluyor onunkiler
Charlie ile konuşurken claire'ın günlüğünü okuyup okumamakta kararsız kaldığı bölüm vardı hani. günlüğü sawyer ele geçirmişti:)
“Sevgili Günlük, bu eski pop star, iyice sinirlerimi bozuyor. Sanırım bana asılıyor."
başka bir replik
"Günlük, İngiliz bücür yine de vazgeçmiyor."
Sawyer'ın bütün replikleri şahane zaten..
Ben şu sahnede çok gülmüştüm..
Jack diğerlerinin elinden kurtulup geliyor,Sawyer da onu görünce "Namussuz herif" diyordu..Aslında başka birşey de yazamam ayıp olur..:) Anladınız siz onu..:img-wink:
Sawyer'ın bütün replikleri şahane zaten..
Ben şu sahnede çok gülmüştüm..
Jack diğerlerinin elinden kurtulup geliyor,Sawyer da onu görünce "Namussuz herif" diyordu..Aslında başka birşey de yazamam ayıp olur..:) Anladınız siz onu..:img-wink:
evet ya hatırladım güzeldi ama sawyerin söylemesi başka güzel oluyor tabii.
SAWYER: You're just not looking at the big picture, Doc. You're still back in civilization.
JACK: And where are you?
SAWYER: Me? I'm in the wild.
- Büyük resme hala bakamıyorsun, Doktor. Sen hala geride bıraktığımız medeniyettesin.
- Sen nerdesin?
- Ben? Ben vahşi hayatın içindeyim.
güzel bir replikti.
jackin klasik repliği :
give me some water !
:)
sawyer tom'u vururken:
"that's for taking the kid off the raft"
söyleyiş tarzı süperdi:)
3. sezon finalinden:
Jack: Öyle demek istemedi..
Kate: Ne...
Jack: Sawyer...Kendisiyle birlikte gelmeni istemediğini söylerken ciddi değildi...
Kate: Madem ciddi değildi...niye söyledi...?
Jack: Seni korumaya çalışıyordu...Benim için geri dönmemeni bu yüzden istedim
Kate: Neden Sawywr'ın tarafını tutuyorsun...? O senin için asla bunu yapmazdı...
Jack:......Çünkü...Seni seviyorum.....:img-in_lo
3. sezon finalinden:
Jack: Öyle demek istemedi..
Kate: Ne...
Jack: Sawyer...Kendisiyle birlikte gelmeni istemediğini söylerken ciddi değildi...
Kate: Madem ciddi değildi...niye söyledi...?
Jack: Seni korumaya çalışıyordu...Benim için geri dönmemeni bu yüzden istedim
Kate: Neden Sawywr'ın tarafını tutuyorsun...? O senin için asla bunu yapmazdı...
Jack:......Çünkü...Seni seviyorum.....:img-in_lo
bu replik biraz geç söylenmiş bir replik özlellikle jack tarafdından söylenen son cümle.. ama güzel bir andı orası kesin.
Charlie'nin Hurley'e söylediği bir replik:)
“bir mangoyla beraber ,buz pateni giyen bir kutup ayısı gördüm."
sezon finalinden
Rose: If you say 'live together, die alone' to me, Jack, I'm going to punch you in your face"
sawyer silahları ele geçirdiğinde
silah sesleri ve arkasından sawyer ve bir silah
jack:silahları ona mı verdin?
locke:hayır,saklamıştım.
sawyer:Bu doğru Jack.O da senin kadar aptal.
Birbirinizi düşünmekle o kadar meşgûldünüz ki, benim geldiğimi görmediniz bile, değil mi?
Kulaklarınızı açmaya ne dersiniz?Çünkü laflar ağzımdan bir kere çıkacak.
Benim malzememi aldın.Yardım bulmak ve kurtulmamızı sağlamak için gittiğimde...
zulamı buldunuz, onu boşalttınız,içindekileri bölüştünüz.Tıraş kremimi, pillerimi...
hatta biramı bile.
Sonra başka birşey oldu.Bu iki delikanlının, size ne yapacağınızı ve ne zaman yapacağınızı söylemesine karar verdiniz.
Artık emir almayacağım.Malzemelerimi de geri istemiyorum.Tıraş kreminin önemi yok.Pillerin önemi yok.Şu anda önemli olan tek şey...silahlar
Siz de bir tane istiyorsanız,gelip benden almalısınız.
Bana işkence yapmak istiyorsun, değil mi?Herkese ne kadar medeni olduğunu göster.
Gel. Ama bunları vermem için ölmem gerekir.O zaman gerçekten kötü hissedersin, değil mi?
Kasabanın yeni bir şerifi var gençler.Buna alışsanız iyi olur.
3.sezon finalinden:
Charlie: What's the code?
Bonnie: Go away!
Charlie: Bonnie! Let's just get this over with it ok? What's the code?
Desmond: She's not gonna tell you brotha
Charlie: Yes, she's gonna tell me
Des: What makes you say that?
Charlie: Cause you said it's my destiny to stop that jamming. Ok Bonnie, we're gonna die down here. Let's be briefly honest. One eyed maniac just killed your friend, he shot you in the back. It appeared that your glorious leader Ben put him up to it. You're so an idiot. You have the opportunity to make Ben very very angry. Why would you not take that?
Bonnie: 5-4-5
Charlie: What?
Bonnie: 8-7
Charlie: Is that the code?
Bonnie: 5-5-4-3...
Charlie: Start again, start again. Start from the begining. Bonnie! Start again. Bonnie! Wake up, wake up, wake up! Start again, Start again.
Bonnie: Good vibrations.
Charlie: What?
Bonnie: Beach Boys. Good vibrations. On the keypad, numbers, they're notes. It was programmed by a musician.
2.sezonun nerdeyse her özetinde olan bi replik:
Tom:This is not your island.This is our island
uçansüpürge
01-09-07, 21:26
mr. eko: charlie, do you know how they got the hatch door open?
charlie: no, but if you hum it, i can probably play it.
---
mr. eko: charlie, ambarın kapısını nasıl açtıklarını biliyor musun?
charlie: hayır ama mırıldanırsan çalabilirim
:D :D
mr. eko: charlie, ambarın kapısını nasıl açtıklarını biliyor musun?
charlie: hayır ama mırıldanırsan çalabilirim
:D :D
ay evet ben burda çok gülmüştüm:D:D:D
uçansüpürge
02-09-07, 13:54
unutmuşum güldüğüm diğer bir sahneyi şunu da ekleyim;
kate others tarafından kaçırıldığında tom ona banyo yapmasını söylemişti ve kate senin önünde soyunmayacağım demişti, tom da "üzgünüm ama benim tipim değisin kate" diye bi cevapla beni yardı :D :)
Jin ingilizce öğreniyor:D:D
Sawyer:özür dilerim
Jin:özür dilerim
Sawyer:güzel devamını getir
Jin:sen haklıydın
Sawyer:tamam iki etti son darbeyi indir
Jin:bu pantolon seni zayıf gösteriyor
Sawyer:artık kapın bir kadının duyması gereken üç şey
Hurley:hadi kalkın yapacak işlerimiz var
Sawyer:derdin nedir homini gırtlak
Hurley:kes sesini sarı püsküllü bela
Sawyer(gülerek)pes
Jin ingilizce öğreniyor:D:D
Sawyer:özür dilerim
Jin:özür dilerim
Sawyer:güzel devamını getir
Jin:sen haklıydın
Sawyer:tamam iki etti son darbeyi indir
Jin:bu pantolon seni zayıf gösteriyor
Sawyer:artık kapın bir kadının duyması gereken üç şey
evet burada bende gülmüştüm
deadly_angel
04-09-07, 18:36
Every man for himself, Sawyer'ın meşhur lafı, 3. sezona damgasını vurdu gibi birşey.
Birde birlikte yaşa, yalnız öl.Bu ikisi resmen bir lost atasözü haline geldi.
Every man for himself, Sawyer'ın meşhur lafı, 3. sezona damgasını vurdu gibi birşey.
Birde birlikte yaşa, yalnız öl.Bu ikisi resmen bir lost atasözü haline geldi.
kesinlikle öyle oldular live together die alone benim favorim.
Sawyer'in Jack'e söylediği bir replik
“Bir dakika, Donkey Kong ’daki en yüksek skora çok yaklaşmıştım ama."
ya bende eskiden çok oynardım Donkey Kong güzel anlılarıma hitap etmişti bu replik:)
sun yüzüğünü kaybetmişti ve hurley ona yardım ediyodu orda köpeğinin bozuklukları yediğini ondan sonrada onları bi güzel çıkardığını söylemişti tabi başka bişey demiştide nese:p
En sevdiğim replik
-"Commitment is what makes you tick, Jack
The problem is you are just not good at letting it go."
-"Bağlılık senin sürdürmeni sağlayan şey , Jack.
Sorun senin bırakma konusunda pek iyi olmaman."
1.sezonda 20.bölümde Jack ile ilgili bir flashbackteydi.Jack Sarah ile evlenmeden bir gece önce babasıyla konuşurken "onunla evlenmeli miyim" diye sormuştu babasına , babasıda bunları söylemişti.
Jack'in karakterini tümüyle anlatan , çok güzel bir replik.
deadly_angel
14-09-07, 17:07
Sawyer'ın Lakapları
Aliases: Sawyer (real name James Ford)
Himself: Big Bad Wolf, New Sheriff in Town
Aaron: Baby Huey, Little baby
Alex: Lollipop, Sheena, Sally Slingshot, Underdog
Ana Lucia: Ana Lulu, Cupcake, Hot Lips, Lulu, Ponce de Leon, Rambina, Little Red Riding Hood, Lucy, Muchacha, Sister
Anthony: Pops
Ben: The Artist Formerly Known As Henry Gale, The Big Kahuna, George (reference to Of Mice and Men), The Boss, Captain Bunny Killer, Bug-eyed Freak
Bernard: Bernie, Norma Rae, Aunt Suzy
Boone: Metro
Cassidy: Cass, Dimples
Charlie: Amigo, Babynapper, Chuckie, Has-Been Pop Star, Jiminy Cricket, Limey Little Runt, Munchkin, Oliver Twist, Reject From VH1 Has-Beens, Tattoo, Hobbit
Christian: Daddy
Claire: Bar- (possibly Barbie), Mamacita, Missy Claire, Pregnant Girl
Danielle: French Chick, French Woman
Mr. Eko: Mr. Ed, Shaft
Ethan: Jungle Boy, Ringer
Hurley: Annoying, Avalanche, Barbar (mispronunciation of "Babar"), Block-head, Deepdish, Ese, The Grape Ape, Grimace, Hammo, Hoss, International House of Pancakes, Jabba, Jethro, Jumbotron, Kong, Lardo, Mongo, Muttonchops, Number One Draft Pick, Pork Pie, Pillsbury, Rerun, Rotund, Stay-Puft, Sabu, Snuffy, Hero
Jack: Amarillo Slim, Chico, Cool Hand, Cowboy, Daniel Boone, Doc, Dr. Do Right, Dr. Giggles, Dr. Quinn, The Hero, Hoss, Jackass, El Jacko, Metro, Sheriff, St. Jack, The Doc
Jin: Chewie, Bruce, Chief, (Jin & Sun) , Daddy-o, Jin-Bo, Jin Sr., Kato, Mr. Miyagi, Papa-san, Sulu
Jin and Sun together: Crouching Tiger and Hidden Dragon
Karl: Chachi, Cheech, Bobby (Brady)
Kate: Baby, Belle of Ball, Boar Expert, Freckles (now used by Josh Holloway to Evangeline Lilly), Girl, Honey, Kiddo, Magellan, The Mighty Huntress, Pippi Longstocking, Puddin, Sassafras, Sheena, Shortcake, Sugarpop, Sweetheart, Thelma, Timmy (from Lassie), Woman
Libby: Shrink, Moonbeam
Locke: Bald Bastard, Daniel Boone, Hoss, Johnny Boy, Johnny Locke, Mr. Clean, Brutus, Gimpy McCrutch, Tarzan
Michael: Boss, Captain, Chief, Daddy, Han, Hoss, Mickey, Mike, Mikey
Munson: Costanza, Killer, Murgatroid
Nikki & Paulo together: Jabronies (a term used in Professional Wrestling slang to refer to someone as an enhancement talent or a character of little significance), Nina & Pablo
Pickett: Boss, Chinatown, Broken Nose Guy, Barry Blockhead
Paulo: Zorro,
Roger: DHARMA janitor, Skeletor
Sayid: Abdul, Al Jazeera (means "The Island" in Arabic), Ali, Boss, Buddy, Captain A-rab (likely a reference to Captain Ahab, the captain of the Pequod in Herman Melville's Moby-Dick), Captain Falafel, Chief, Damn Arab, Gen-u-ine
I-raqi, Genius, Mohammed, Omar, Our resident Iraqi, Red Beret (the elite Iraqi
Republican Guards wore maroon berets as well as red boots until their
dissolution after the 2003 Iraq War), Terrorist
Shannon: Sticks, Sweet Cheeks
Sun: Betty, (Jin & Sun), Tokyo Rose, Sunshine, Madame Butterfly
the Others: perverts
Tom (Mr. Friendly): Zeke, Bluebeard
Walt: Kazoo (or Gazoo), Short Round, Tattoo
Hurley, Charlie and Aaron together: Three Men and a Baby (Sawyer: "I
counted Hugo twice. What? I used your name!")
Losties leaders: A-team
Authority figures: Boss (usually with a sarcastic undertone)
Juliet: lady,blond woman
alıntıdır.
sawyer'ın bütün replikleri harika..taktığı lakapların hepsi o kadar komikki bazen insan sitcommu izliorum die kendine soruo:P
hurley;buradan koşarak geçen bornozlu bir adam gördünüz mü elinde hindistan cevizli ?
charlie ; hayır elinde mangoyla paten kayan bir kutup ayısı geçti
Sawye: sende mi doktorsun ?
Libby: klinik psikoloğuyum.
Sawyer: belki de omzumla konuşman gerekir...
Bunlarda en çok güldüğüm sahneler:
*Hurley'in Sawyer2ın üstüne atlayıp , tokatlamaya başladığı sahnede , Sawyer'ın çadır bezinin altından kaçarken HUrley'in onu tekrar içeriye çekmesi (aynı çizgi filmlerdeki gibiydi)
*Hurley'in Libby 'den hoşladndığının aleni bilindiği sahnelerden birinde Sawyer'ın , hurley'in yanında iken Libby diye bagırıp çadırın içine girmesi.
*Hurley'in Dharma Van'ını bulduğu sahnede , Sawyer'ın geriye döndüğünü gören Hurley'ın "o dostum yasşıyorsun" diyerek saırlması
*Kamera arkası görüntülerde bir Sawyer Kate ddiyoalguna çok gülmüştüm.Sawyer odun keserken bu konuşmalar yapılıyor Ancak Sawyer oduna sapladığı baltayı bir türlü çıakramıyor.Gülüşmeler başlıyor.
*Dave'in Hurley'e Leonard'ın kurabiyeleri çalması konusunda gaz verirken , "yakalanırsan sana en faz 23 der" demesi
*Locke'un dinamitleri alırken Jack'i korkutması
*Sawyer'ın Jack' AAna Lucia ile olan sevişmesini anlatırken " bilirsin ağa yakalndık işte" demesi
*Hurley'in Jin'e ayağıma işemelisin diye bagırıp durması (o sahnede jin'in pantalonuna hamle yaparken jin'in noluyor ulen dercesine Hurley'den kaçması)
*Hurley'in Sawyer'ı oylama konusunda uyarması ve Sawyer'ın tepkisi.Hele ki oylamanın olmayacağını Charlie'den öğrendiği sahne.
*Hatch patladıktan sonra artık 108 dakikada bir bunu yapmamız gerekiyor demesi (masa tenisi oynarlarken)
özgenuroğlu
01-10-07, 15:36
ay evet necip az daha unutuyordum
Hurleynin Jine işe diye bağırdığı sahnede yerlere yattım:)
Ana lucia,Sayid,Charlie Bolonu aramaya gittiklerinde Ana Lucianın Charlienin panyolonundaki silaha bakması Charlienine arkasına bakıp
"ne ne var??kıçımamı bakıyorsun" demesi
Sawyerın Libby diye bağırıp çadıra kaçtığında Hurleynin yüz ifadesi ve el sallaması çok şekerdi:)
Aklıma geldikçe yazarım:icon_whis:img-wink:
Kate: I'm sorry I kissed you...
Jack: I'm not...
:img-in_lo:img-in_lo
Süper bir replikti.Adam daha ne desin bea :img-icecr
Resmen seni seviyorum diyor! :good:
Sawyer Tom'a söylemişti:
-“Bana bir minder getirsen nasıl olur? Sen onu getirirken, bende saçımı kurutayım."
irinmercan
17-10-07, 17:29
sawyer'ın bütün replikleri harika..taktığı lakapların hepsi o kadar komikki bazen insan sitcommu izliorum die kendine soruo:P
Sawyer başlı başına bir güldürü örneği zaten:P,kimsenin pek sevmediği ama benim oldukça sempatik bulduğum bir karakter Sawyer:img-cool2
Hurley: Dude... Nikki's dead!
Sawyer: Who the hell's Nikki?
:img-haha:
elwiens_86
26-01-08, 00:35
2X17 Hurley,Kate ve Sawyer poker oynarlarken...:icon_whis
Jack: Kağıtları ser, Hurley.Seni yenmek üzere.
Hurley: Dostum, elim canavar.
Jack: Hayır, değil.
Hurley: Ama elimde ne olduğunu...
Jack: Elinde iki sekiz var.Onun ise floşu var.
Kate: Ya ben?|Bende ne var?
Jack: Söylemesi zor, sen sadece eğlence için oynuyorsun.
Kate: Eğlence kötü değildir.|Arada sırada denemelisin.
(Tam gidecekken dönerek)
Jack: Kağıtları açma, Hurley
.
Sawyer: Amarillolu zayıf,...( :img-hyste:img-hyste )
...televizyonda poker izledin diye|ustalarla kapışacağını mı sanıyorsun?
Jack: Ambara geri dönmek zorundayım.
Sawyer: Doktor, ambar bir yere gitmiyor.Bıdı bıdı yaptığın yere mangolarını koymaya ne dersin?( :img-hyste:img-haha: )
Jack: Sanırım bir veya iki el oynayabilirim.(Ha şöyle yola gel dimi ama) :P
Ana-Lucia Cortez: When I tell you to do something you do it. I say "move", you move. I say "stop", you stop. I say "jump", what do you say?
Sawyer: You first! :)
seviyorum sawyerı yau :happy0064
carlito1903
11-02-08, 17:27
2X17 Hurley,Kate ve Sawyer poker oynarlarken...:icon_whis
Jack: Kağıtları ser, Hurley.Seni yenmek üzere.
Hurley: Dostum, elim canavar.
Jack: Hayır, değil.
Hurley: Ama elimde ne olduğunu...
Jack: Elinde iki sekiz var.Onun ise floşu var.
Kate: Ya ben?|Bende ne var?
Jack: Söylemesi zor, sen sadece eğlence için oynuyorsun.
Kate: Eğlence kötü değildir.|Arada sırada denemelisin.
(Tam gidecekken dönerek)
Jack: Kağıtları açma, Hurley
.
Sawyer: Amarillolu zayıf,...( :img-hyste:img-hyste )
...televizyonda poker izledin diye|ustalarla kapışacağını mı sanıyorsun?
Jack: Ambara geri dönmek zorundayım.
Sawyer: Doktor, ambar bir yere gitmiyor.Bıdı bıdı yaptığın yere mangolarını koymaya ne dersin?( :img-hyste:img-haha: )
Jack: Sanırım bir veya iki el oynayabilirim.(Ha şöyle yola gel dimi ama) :P
Ondan sonra da Jack geri dönüp Sawyer'ın ifadesini almıştı ama yanılmıyorsam :) Sawyer hep laf zaten, icraata gelince fıss! Olsun ama yine de seviyorm Sawyer'ı.. Adamımız Jack'tir, o ayrı :)
hurley:dostum,üzerinde biraz arnzt kalmış:img-hyste
en güldüğüm repliklerden biri:)
The Constant bölümünde:
Desmond: You belive me. You still care about me.
Penny: I've been looking for you for the past three years. I know about the
island.
Desmond: I love you, Penny. I always loved you. I'm so sorry.
Penny: I love you too. I'll find you Des.
Desmond: I'll come back to you. I promise.
Desmond & Penny: I love you.
cook güzel'di :sad53:
The Constant bölümünde:
Desmond: You belive me. You still care about me.
Penny: I've been looking for you for the past three years. I know about the
island.
Desmond: I love you, Penny. I always loved you. I'm so sorry.
Penny: I love you too. I'll find you Des.
Desmond: I'll come back to you. I promise.
Desmond & Penny: I love you.
dizinin en güzel aşk sahnesiyidi.
bir desmonda fanı olarak.
SEE U ANOTHER LIFE BRO....
aviş_gizem
20-04-08, 15:19
bnm en sevdiğim replik :
Kate' nin Jack ' e sölediği :I'm sorry I'm not this perfect and you
I'm sorry I'm not a good repliğiydi:love05:
Eğer birlikte yaşayamazsak yalnız öleceğiz.
**özellikle türkçe yazdım.
Charlie : Where are we? -Süper Bi' Soruydu.-
Lost Dizisindeki Sawyer'ın dizide insanlara taktığı lakaplar...
Alex icin kullandigi isimler:
Sally Sapanatar (Sally Slingshot: Karl’a kiz arkadasi Alex’i sormaya calisirken)
Kostebek (Underdog: Ormanin icinde delikler kazdigi icin)
Sheena (Disi tarzan)
Lolipop (Lollipop)
Ana Lucia icin kullandigi isimler:
Rambia (Disi Rambo)
Cörek (Cupcake)
Ponce de Leon (Ispanyol kaşif, kaybolmadığını düşünen Ana-Lucia icin)
Ana-Lulu (Ana-Lucia isminden tureterek)
Benjamin “Ben” icin kullandigi isimler:
George (Mice and Man isimli TV dizisinde bir ciftci karakteri)
Buyuk Kahuna (Papaz, rahip, ogretmen anlaminda)
Kaptan Tavsancortlatan (Captain Bunny Killer: Kate’e Ben’in kotu biri oldugunu anlatmak icin, bnkz: 62 numarali tavsan)
Charlie icin kullandigi isimler:
Sport (Gencler icin kullanilan bir sifat, delikanli gibi)
Chuckie (Charlie ile ayni anlamda, Deniz - Derya gibi)
Bebek Hirsizi (Babynapper)
Claire icin kullandigi isimler
Karni Burnunda (Mamacita)
Danny icin kullandigi isimler:
Chinatown (Jack Nicholson’in oynadigi bir film)
Bay Kirikburun (Broken Nose Man: Danny’in burnunu kirdiktan sonra)
Kutukkafa (Blockhead: Gerzek, ahmak, dangalak anlamadinda)
Eko icin kullandigi isimler:
Shaft (John Shaft: Bir amerikan filmindeki siyahi dedektif)
Hurley icin Kullandigi isimler:
Lardo (Sisko anlaminda)
Stay Puft (Hayalet Avcilari’ndaki, yikip ezen sisman yaratik)
Pillsbury (Bir unlu mamullerinin maskotu)
Jumbotron (Sony markasinin stadyumlar icin tasarladigi buyuk ekranlara verdigi isim)
Jabba (Star Wars’daki sisman, yemek icin yasayan yaratik)
Jethro (Beverly Hills Magandalari dizisindeki zengin ve salak karakter)
Hoss (Bonanza dizisindeki salak karakter)
Rerun (Bir Amerikan gece showundaki sisman karakter)
Barbar (Babar the Elephant: Unlu fransiz cizgi karakteri, fil)
Kabasakal (Mutton Shops: Birakilan kalin favori, sakal, Hurley’nin sakallarida ayni sekilde)
Mongo (Bir Amerikan komedi filmindeki avanak ve sisman karakter)
Deep Dish (Chicago’da yapilan bir pizza turu)
Grape Ape (Ayi Yogi cizgi filmindeki en sisman karakter)
Uluslararasi Krep Evi (International House Of Pancakes: Kendisini dinlemedigi icin)
Snuffy (Susam Sokagi’ndaki oldukca iri karınca yiyen)
Heyelan (Avalanche)
Jack icin kullandigi isimler:
Doc (Doktorun kisaltmasi)
Cowboy (Jack’in havali tavirlari icin)
Chico (Ispanyollarin erkekler icin kullandigi samimi ifade, delikanli gibi)
Doktor Quinn (Bir Amerikan dizisindeki kadin doktorun adi)
Doktor Dogruyapar (Doctor Do Right: Herseyi dogru yaptigini dusunen Jack’i ignelemek icin)
Kardes (Brother: Jack ile samimi bir iliski kurmak icin)
Hoss (Bonanza dizisindeki salak karakter, Saban gibi)
Jacko (Jack isminden tureterek)
Amorillo Slim (Efsane poker oyuncusu, poker oynalarken Jack’in gerilmesi yuzunden)
Bay Soguk El (Cool Hand Luke: Paul Newman’in canlandirdigi surekli bahse giren bir film karakteri)
Doktor Giggles (Bir korku filmindeki kotu doktor karakteri)
Jin icin kullandigi isimler:
Bay Miyagi (The Karate Kid - Karateci Cocuk filmindeki usta karakteri, Japon)
Sef (Chief: Sali yaktigi icin, yakarak yemek yapan ahcilara istinaden)
Bruce (Bruce Lee’nin uzakdogulu olmasi nedeniyle)
Kato (Bruce Lee’nin bir filminde canlandirdigi karakterin ismi, ayrica karatedeki Kata haraketleri)
Sulu (Star Trek dizisindeki uzakdogulu karakter)
Evlat (Boy: Michael ile kavga eden Jin’e kelepce takarken)
Chewy (Star Wars filminde Hanso-Solo’nun Chewbacca ismini kisaltmasi)
Babacik-Baba-san-Kucuk-Jin (Daddy-O, Papa-san, Jin Senior: Sun’in hamile oldugunu ogrenince Jin’e hitabi)
Jinbo (Jumbo’nun Jin’e uyarlanmis hali)
Karl icin kullandigi isimler:
Chachi (Bir sitcom’daki karakter)
Cheech (Bir stand-up’ci)
Acilarin Cocugu (Bobby, The Brady Bunch: 80′lere kadar devam etmis bir amerikan dizisindeki karakter)
Kate icin kullandigi isimler:
Cilli (Frecles)
Tatli Yanak (Sweet Cheeks)
Sheena (Disi tarzan)
Sassafras (Bir bitki, sarhos olmaya baslayan Kate’in haliyle alay etmek icin)
Thelma (Silah isteyen Kate’e iki kanun kacagi kadini anlatan Thelma ve Louise filmi ile gonderme)
Pippi Uzuncorap (Pippi Longstockings: Bir cocuk kitabindaki cilli, saclari örgülü ve uzun corapli kizin ismi)
Shortcake (Tatli bir biskuvi)
Ufaklik (Kido)
Macellan (Unlu kasif: Kate denizde izlemeleri gereken rotayi soyledigi icin)
Puding (Puddin)
Libby icin kullandigi isimler:
Ay Isigi (Moonbeam)
Locke icin kullandigi isimler:
Mr Clean (Bir ev temizleme sirketinin maskotu)
Daniel Boone (1700′lerde yasamis efsanevi avci)
Hoss (Bonanza dizisindeki salak karakter, Saban gibi)
Brutus (Sezar’a ihanet eden ve onu olduren yardimcisi, Jack’e ihanet ettigi icin)
Michael icin kullandigi isimler:
Babacik (Daddy: Walt’dan dolayi)
Sef (Chief)
Mickey (Michael’in kisaltmasi)
Hoss (Bonanza dizisindeki salak karakter, Saban gibi)
Paulo icin kullandigi isimler:
Zorro (Paulo’nun “Artık eşyaları paylaşıyoruz” lafı üzerine)
Sayid icin kullandigi isimler:
Abdul (Orta doguyu andiran bir isim)
Kaptan Falafel (Falafel: Ortadoguya ait baharatli kofte benzeri bir yemek)
Muhammed (Musluman oldugu icin)
Ali (Liderlik tasladigi icin Hz. Ali benzetmesi yaparak gonderme)
Kirmizi Bereli (Red Beret: Askeri kisiligine gonderme)
Kaptan Arab (Captain Arap: Kaptan Amerika’i Sayid’e uyarlamasi)
Shannon icin kullandigi isimler:
Cirpi (Sticks: Uzun bacaklari ve zayif vucudu nedeniyle)
Sun icin kullandigi isimler:
Betty (Cakmaktas’larin komususu Barni’nin karisi, Jin ile olan evliligine gonderme)
Tokyo Gulu (Tokyo Rose)
Gunisigi (Sunshine: Sun’in ismine gonderme)
Chun Lee (Street Fighter oyunundaki Çinli karakter)
Kaplan ve Ejderha (Crouching Tiger and Hidden Dragon: Uzakdogu yapımı cok unlu bir film, Sun ve Jin cifti icin kullanıyor)
Walt icin kullandigi isimler:
Short Round (Indiana Jones’daki küçük karakter)
Gazoo ( Taş Devri - Çakmaktaşlar çizgi filmindeki küçük peri )
kivanç_aşkim
23-04-08, 13:37
The Moth...Charlie:
Yaşamlarımız...aslında bir seçimler dizisidir,
öyle değil mi?
1. sezonda,Sawyer'in spreyleri aldığını zannettikleri zaman,Sayid'in ona işkence yapmasına izin vermişti Jack,hatta izlemişti.Sonra da kolu yaralanmıştı.İşte ondan sonra Jack ve Sawyer repliği...Niyeyse sawyerin repliklerini çok seviyorum..
Jack bandajı çeker.
Sawyer:Hey!Yavaş ahbap.
Jack:Yavaş olmasını istiyorsan inlemeyi kes!Bandajları değiştirmeliyim.
Sawyer:Güzel,derimi de bandajlarla beraber sökmeyi dene!
Bu özel ilgiyi neye borçluyum Dr.Quinn?Vicdanını mı rahatlatmaya çalışıyorsun?
Jack:Vivdanım rahat,teşekkürler.
Sawyer:Tabii ki,suçlu hissedecek neyin var ki?Demek istediğim sadece kahrolası arabın bana işkence yapmasına izin verdin ve dikilip izledin.
Şimdi beni iyleştirip cennete bilet mi alacağını sanıyorsun?
Burda olmanın tek sebebi..
Jack:Buradayım çünkü kimse seninle hiçbirşey yapmak istemiyor.
Sawyer: O istiyor..
Jack:-güler-Bandajlarını kendin değiştir!
sanırım sezon 4 bölüm 6 yada 7 :Jack ve Juliet arasında dokunaklı bir konuşma geçer; Juliet Daniel ve Charlotte’un ve teknedeki diğer herkesin adaya, Ben’e karşı savaş açmak için geldiğini ve Ben’in kazanacağını söyler ve bunu gerçekleştirdiği zaman Jack’in kendisinden olabildiğince uzakta olması gerektiğini belirtir.
jack'in yanıtı ise onu öpmek ve burda olucam demek olur...
harikaydı ama sonraki olaylar hevesimi kursağımda bıraktı :((((
03X04
Every Man For Himself
Sawyer: Sakin ol!
Kapa Çeneni!! Bu adamı seviyor musun??
Kate: Ne?
Onu seviyor musun dedim!
Kate: Kes şunu
Onu seviyor musun?!
Kate: Bırak onu!
Onu seviyor musun?!
Kate: Ne yapıyorsun? Dur artık!
Onu.. sev..iyor..musun?
Kate: Evet! Evet, onu seviyorum! Seviyorum. Onu seviyorum. Lütfen. Onu seviyorum.
03x10
Tricia Tanaka Is Dead.
Bu sahnede hepsi çok şirindiii yazmadan edemedim :)
Sawyer: Hey zımbırtılarım nerede? Siz ne yapıyorsunuz böyle?
Hurley: Dostum! Yaşıyorsun! Yaşıyorsun!
Sawyer: Evet, bay salya sümük. Seni görmek de güzel. Vay anasını hippi arabası bulmuşsunuz.
Hurley: Çok hoş değil mi?
Jin: Sawyer
Sawyer: Jin-Bo nasılsın?
Jin: Güzel görmek seni
Sawyer: Şu işe bakın birisi konuşmayı sökmeye başlamış
Hurley: Jack ve Kate'den ne haber seninle miydiler? İyiler mi?
Sawyer: Kate benimle geldi. Ama doktor hala ellerinde
Hurley: Sorun değil. Herşey yoluna girecek Jack'e birşey olmayacak hiçbirimize olmayacak
Sawyer: Rahatlığına hayran kaldım
Hurley: Hayır işler düzeliyor. Araba , senin dönüşün ikisi de işaret
Sawyer: Evet eşyalarımı geri istediğimin işareti
Hurley: Yardım et de şunu düzelelim
Sawyer: Neden yapacak mışım?
Hurley: Çünkü işin içinde bira var
Sawyer: İlk olarak ben hadi bakalım Tüm bu çerçöp de ne
Hurley: Beni yakaladın dostum
Sawyer: Anlaşılan o Dharma zebanileri bir çeşit kaba yol inşa ediyorlarmış. İşte şimdi oldu (biraları görürr)
Jin: Hugo (ve japonca birşeyler söyler :D )
Hurley: Bana iyi göründü. Motor fena durumda değil ne dersin
Sawyer: Lanet olsun bu kellenin burada ne işi var
Hurley: Kendisi Roger şimdi motoru çaılıştıracağım
(Jin birşeyler söylemeye devam eder :D )
Hurley: Dostum ingilizce konuşuyor olsaydın bile söylediklerinden tek kelime anlamzdım rahatına bak herşey yolunda işe yarayacak umudum var işe yarayacak lanet olsun
Sawyer: Gazı kaçmış ve pis koyuyor
Hurley:Çalıştırabilir misin sorun nerede anladın mı??
Sawyer: Bırak adam işini yapsın
Hurley: Dostum o bira burada Rocky 3 den beri duruyordun hatta 2den beri bile olabilir şimdiye kadar bozulmuştur
Sawyer: İskeletorun hoşuna gidiyor fondip yapalım
Hurley: Hiç hoş değil dostum o adamın bir annesi ailesi ve dostları var üstelik de bir adı iskeletor değil Roger Workman
Sawyer: Adı değil yaptığı iş o düdük kafa Dharma hademesiymiş
Hurley: Neyse yine de ölüye saygı göstermelisin
Hurley: Tamir edebilir misin
Jin: Yok yok tamir
Hurley: Ama mecbursun en azından deneyemez misin dostum bu çalıştırmalıyız
Sawyer: Adamı rahat bırak haklı yok tamir şu hurdaya bir baksana çalışmasına imkan ihtimal yok kafanın kalınlığı ne kadar
Hurley: Senin derdin ne ahbap minibüsün çalışmasını istemiyor musun?
Sawyer: Çalışıp çalışmaması umrumda değil senin için neden bu kadar önemli?
Hurley: Çünkü biraz umudun faydasını görürdük
Sawyer: Amacın umutsa ahbabım çavuşum yanlış adadasın demektir çünkü burada umut falan olmadığı gün gibi gerçek
Burda çok şirinlerdi ya Sawyer nasıl derse Jin-Bo da öyle diyodu :img-hyste
Sawyer: Bira
Jin: Bira
Sawyer: Tam isabet çok iyi
Minibüs
Jin:Minibüss :img-hyste
Sawyer: Peki (hurley'i göstererek) Uluslararası krep yurdu:img-hyste Sen ne yapıyorsun orada?
Hurley: Dua ediyorum
Sawyer: Ne için dua ediyorsun?
Hurley: Yardım için
Sawyer: Bak sen al sana yardım (birayı atar)
Sawyer: Özür dilerim
Jin: Ö-zür Di-le-rim :D
Sawyer: Güzel devamını getir
Jin: Sen.. haklıydın
Sawyer: Tamam iki etti son darbeyi indir
Jin: Bu pantolon seni zayıf gösteriyor
Sawyer: Artık kaptın bir kadının duyması gereken 3 şey
Hurley: Hadi kalkın yapacak işlerimiz var
Sawyer: Derdin ne homili gırtlak
Hurley: Kes sesini sarı püsküllü bela
Sawyer: Pes :D Bu Cin Alinin burada ne işi var?
Hurley: Bir adam daha lazımdı
Sawyer: Ne için bir adam
Hurley: Minibüsü itmek için dostum
Sawyer: İtmek mi nereye itmek??
Hugo sawyeri tuttuğu gibi kaldırıırr
Sawyer: AAAAAAAA:img-hyste
Hurley: İtin itinn
Sawyer: Kafayı mı yedin buradan aşağı kullanamazsın
Hurley: Motoru vurduracağız sizler iteceksiniz ve ve aşağı inerken ayağımı debriyajdan çekeceğim ve çalışacak
Sawyer: Kayaları görüyor musun? Başına gelebilecek tek şey onlara süratle toslamak olacak tabii daha önce devrilmezsen
Jin: Hurley hayır
Hurley:Arkadaşlar araba kullanmayı bilirim siz beni itin yeter işe yaracayacak biliyorum
Sawyer: Sen niye buradasın çarpışmayı ve yangını izlemek için mi?
Charlie: Muavinlik yapmaya geldim
Sawyer: Siz bilirsiniz sizin cenaze töreniniz hadi bakalım şunlara bir el atalım
Hurley: Yapmak istediğinden emin misin?
Caharlie: Zafer ya da ölüm
Hurley:İTİN!
Hurley:Aman tanrım!
Charlie:Artık dikkatli ol
Şimdi tam zamanı Hurley tam şu an!!
Hurley: Lanet diye birşey yok kendi talihini kendin yaratırsın kendi talihini kendin yaratırsın !! Lanet diye birşey yok!!
SHAMBALA YOLUNDAAA :img-cray::img-cray::happy0064
dizi_maniac
24-05-08, 23:13
Jack'in sürekli : " Su lazım. Su getirin" demesine
Sawyer'in sürekli: " S.O.B. (Son of a B....) demesine:)
Kate'in sürekli :" Bende geliyorum, geri dönüp onu getirmeliyiz" demesine
Hurley'in :" Dude" demesine
Desmond'un "Brotha" (brother) , Sun'un kocasına korece hitap ederken "Sin şu şin" ... demesine
ba-yı-lı-yo-rum :)
deadly_angel
28-05-08, 15:53
The Constant bölümündeki Desmond&Penny telefon konuşmasına bayılmıştım.
(ringing)
Penny: "Hello?"
Desmond: "Penny?"
Penny: "Desmond?"
Desmond: "Penny? Penny, you answered. You answered, Penny."
Penny: "Des, where are you?"
Desmond: "Um, I'm- I'm on a boat. Um, I've been on an island. My God, Penny, is that really you?"
Penny: "Yeah. Yes, it's me!"
Desmond: "You believe me. You still care about me."
Penny: "Des, I've been looking for you for the past three years. I know about the island. I've been researching it-" (static) "...and then when I spoke to your friend, Charlie, that's when I knew you were still alive. That's when I knew I wasn't crazy." (static) "Des! Are you still there?"
Desmond: "Yeah! Yes, yes, I'm still here. Can you hear me?"
Penny: "Yeah, yeah, that's better."
Desmond: "...I love you, Penny. I've always loved you. I'm so sorry. I love you."
Penny: "I love you too."
Desmond: "I don't know where I **, but-"
Penny: "I'll find you, Des-"
Desmond: "I promise..."
Penny: "...no matter what..."
Desmond: "...I'll come back to 'ya-"
Penny: "I won't give up..."
Desmond: "I promise."
Penny: "I promise."
(simultaneously)
Desmond: "I love you."
Penny: "I love you."
3x06 - I do
Sawyer: [after he and Kate have made love] Hey, Freckles... earlier, when Pickett was beating on me. And you said... 'I love you'. That was... that was just to stop him, right?
[She kisses him and smile. He smiles again triumphantly when she snuggles back against him]
Sawyer: I love you too.
--
Kate: [When Pickett's about to kill Sawyer] Please, don't! I'll do anything you want!
Pickett: I want you to watch!
Sawyer: Close your eyes, Freckles.
Kate: Stand up.
Sawyer: Close your eyes!
--
Sawyer: We ain't on our Island. We're on another one, like Alcatraz. A couple of miles off shore. So unless you're a mermaid, or you have a boat, there's no point. Because we've go nowhere to run.
Kate: When were you planning on telling me this?
Sawyer: I wasn't.
Kate: Why not?
Sawyer: Because I wanted you to believe that we still had a damned chance. :img-cray:
2x04 - Everybody Hates Hugo
Ana-Lucia: When I tell you to do something you do it. I say "move", you move. I say "stop", you stop. I say "jump", what do you say?
Sawyer: You first.
3x02 - The Glass Ballerina
Sawyer: You tasted like strawberries.
Kate: You tasted like fish biscuits :)
4x01 - The Beginning of the End
Kate:What are you doing?
Sawyer: Same thing I've always done, Kate... Surviving.
2x09 - What Kate did?
Jack: Sorry, man, I know this hurts. Michael told me you pulled the bullet out with your bare hands. You'll have to show me how to do that sometime.
Sawyer: [whispering] Where is she?
Jack: What? I didn't...
Sawyer: [whispering] Where is she?
Jack: You mean Kate. She's been watching over you for the past 24 hours straight. The only way I could get rid of her was to send her out to get some food for you.
Sawyer: [whispering] I love her. I love her.
Ana-Lucia: When I tell you to do something you do it. I say "move", you move. I say "stop", you stop. I say "jump", what do you say?
Sawyer: You first.
yazdigin rekiplerde en cok hosuma giden bu oldu:D:D
"you first" tam sawyere yakisan cvp:d
john locke: you just killed everyone on that freighter!?!
benjamin: so?
sevimli lion
09-06-08, 22:17
3.17
kate-selam
jack-selam
kate-yulaf ezmezi dehşet
jack-öylemi?
kate-yabancı geliyor değil mi?
jack-ne
kate-geri dönmek,kafesten kaçmak için bir yol aramak.ormana tekrar kaçmak için bir neden aramamak hala ne yapacağımı bilmiyorum
jack-tadını çıkar. eminim yakında bir şeyler ters gider
kete-bu geceki büyük tehlike maceram okyanusta bulaşık yıkamak olacak
jack-dikkatli ol
kate-denerim
jack-kaşığını ödünç alabilrmiyim(kaçığı verir) saol.iyi geceler
kate-sanada iyi geceler
-------------------------------
jack-sen doktormusun yoksa marangozmu?
juliet-ne yani baban sana hiç çekiç kullanmasını öğretmedimi?
jack-hayır babam bana nasıl içileceğini öğretti
juliet-hey en azından buda bir şeydir
sawyer-umarım ikiniz diğerlerinden en çok kimi sevdiğinizi tartışırken bölmüyorum
jack-ne istiyorsun. sawyer?
sawyer-oh, tek istediğim doktor,seni aylaklık yaparken olanlardan haberdar etmek.söyle bakalım backhand'in iyi mi?
masa tenisi
jack-masayı nerden buldunuz?
sawyer-tanıyamadınmı? ambar patlayıp gökyüzü mosmor olduğunda gökten düşüverdi.eğer her 108 dakilada bir oynamassak,ada havaya uçaçak. sonunda seni bir şeyde yenebildim
jack-12 yaşımdan beri oynamadığımı göz önüne alırsak, kendimler bu kadar gurur duymazdım. kaç oldu 18 mi?
sawyer-geri dönmek garip olmalı. komik olan ne?
jack-dün gece mutfakta kate de aynısını söylemişti.
sawyer-öylemi?
jack-evet öyle.19
sawyer-ikiniz birlikte yemek mi yediniz?
jack-hayır dün gece julietle birlikte yedim.üç oyundan ikisini alanmı?
sawyer-öyle olsun.
-----------------------------------------
kate-bu ne
sawyer-karışık kasedin.alacakmısın almayacakmısın?
kate-best of phil collins haa?
sawyer-mızmızlık yapma.eğer bernard bir şey sorarsa benim hiç bir alalakam yok.
kate-sağol james.
sawyer-dün gece neden üstüme atladın?
kate-ne!
sawyer-doktoru julietle takılırken gördüğünden olmasın?
kate-öyle olmadı
sawyer-olmadımı? artık beni kullanamayacaksın çilli.tek yaptığın sürekli bir şeyler istemek
3. sezon finalinden:
Jack: Öyle demek istemedi..
Kate: Ne...
Jack: Sawyer...Kendisiyle birlikte gelmeni istemediğini söylerken ciddi değildi...
Kate: Madem ciddi değildi...niye söyledi...?
Jack: Seni korumaya çalışıyordu...Benim için geri dönmemeni bu yüzden istedim
Kate: Neden Sawywr'ın tarafını tutuyorsun...? O senin için asla bunu yapmazdı...
Jack:......Çünkü...Seni seviyorum.....:img-in_lo
allahım bu andan nefret etmıstım ya . hem sawyerla oldugunu bılıyordu julıet onu opunce guluyordu sımdı de bu!!!
ben bı tane soyleyecgım ama bu tam replık degıl
sawyer bene :onun o kıvırcık saclarının tek bır telıne zarar gelırse senı oldururum(hurleyı kasdeder):img-hyste
sawyer: jackle hala yatmadın mı?
julıet:hayır ,sen?:img-hyste:img-hyste:img-hyste
10 numara julıet ya:good:
ZeynepFlack
17-06-08, 14:43
tnt'de yayımlanan bölümde boone yeni öldü şimdi, locke'ın ilerleyen bölümlerde desmond ortaya çıktıktan sonra boone'un ölümüyle ilgili bi şey söylemişti o repliğin tamamını arıyorum şunun gibi bişeydi ama haturlayamıyorum...
:img-help:
"boone öldüğünde o ışık yanınca ada bana işaret veriyo sanmıştım muhtemelen desmond tuvalete kalkmıştı"
2. sezon 10. Bölüm sonlarına doğru..
Charlie:Claire?
Claire:Bana yalan söyledin Charlie..
Charlie:Biliyorum,söyledim.Özür dilerim.Yanımda olması beni güvende hissettiriyordu(meryem ana haykeli)
Claire:Bak,bebeğimin yanında olmana izin vermem,tamam mı?
Charlie:Claire ben --
Claire:Charlie bize yakın bir yerde uyumanı istemiyorum, tamam mı?Git artık.:img-cray:
bir bölümde sawyer locke ve jack michaeli aramaya cıkmışlardı
locke sawyere
_burası dönerken geçtiğin yolları hatırlatıyor mu?
dye sormuştu,sawyer da
_evet,tabi işte en sevdiğim yaprak bu nasıl unutabilirim ki..
demişti orda kopmuştum ben :).....
bir de sawyer salda michaelle tartışırken michael e
ne yaparsın.. bana su mu sıçratırsın demişti,
ve köpek balığına küfür etmesi de cok komikti :)
Baya baya küfür edip altyazısına -hadi ordan, -hay aksi, -kahretsin gibi seyler yazmalarına gülüyorum cok (: her ne kadar yazdığım replik olmasa da belirtmek istedim.. :img-blush
ZeynepFlack
18-06-08, 19:29
klasikler
ada sakinlerinden her hangi biri "where is jack, go and get jack! noooww!!, where are we" "are you ok" "run" "ı'm sorry jack"
jack :live together die alone
locke: i was wrong, don t tell me what i can t do
michael: they took my son, waaaalllllltttttt
sawyer: every man for himself, close your eyes freckles
sayid: i'm sayid jarrah and i'm a torturer
hurley: dude!, You've got some Arzt on you
desmond: see you in another life brother, you ganna die Charlie
ilk bölümler uçak enkazında jack ilaç sawyer nevale aramaktadır
sawyer:you're just not looking at the big picture,doc.you're still back in civilization.
jack:yeah?and where are you?
sawyer:me?i'm in the wild. (vahşi erkeğim benim)
hurley ve sun, sun'un alyansını ararken hurley sohbet açma gereği duyar
hurley: so... seoul... is that in the good korea or the bad korea?
sun şaşkın: the good one...
locke ve sawyer ormandadır...
locke: does any of this look familiar from when you were coming back?
sawyer: well, yeah, there's my favorite leaf. how could i forget this place?
jack ben'e onu ameliyat etmiyceğini söyler (süper ayar)
ben- i ** very disappointed in your decision jack.
jack- at least you won't be disappointed for long!
desmond yeni ortaya çıkmıştır, jack olayın mantığını anlayamaz
jack : did you ever think that maybe they put you down here to push a button in every 108 minutes, just to see if you would....all of them, the computer, the button is just a mind game, an experiment?
desmond : every single day!!
sawyer'ın domuzla kavga ettiği bölüm
it peed on it. it took my shirt out of the bag and peed on it. and you say this isn't personal
juliet'ten bi ayar
sawyer : so, you screwing jack yet?
juliet : no, are you?
konumuz dostluk
jack: why are you telling me this, sawyer?
sawyer: because you're about the closest thing i've got to a friend, doc.
ilk bölümler sawyer'ın laflarına yeni alışıyoruz
Kate: Somebody's in there.
Jack: Sawyer
Sawyer: Right behind ya, jackass.
/
Kate: Are you serious?
Sawyer: Baby, I'm tied to a tree in a jungle of mystery. I just got tortured by a damn spinal surgeon and a genuine Iraqi. Of course I'm serious.
/
Ana lucıa: Shut up. When I tell you to do something, you do it I say move, you move I say stop, you stop. I say jump, what do you say?
Sawyer: I say, you first.
/
hurley: dude nikki is dead
sawyer: who the hell is nikki
ben charles'ın otel odasına girdiğinde widmore ben'e:"o korkunç gözlerini bana dikmiş bakıyosun."gibi bi laf etmişti. adam hislerimize tercüman oldu:happy0064
bir keresinde Kate yol bulmakla ilgili birşeyler zırvalıyordu,repliği unuttum şimdi :)
sawyer de ona ''Macellan'' demişti yaa orda kopmuştummm gercekten =)
Sawyer : Jackle yattın mı?
Juliet: Hayır, sen?
:img-ok: süpersin juliet yaa :D
ZeynepFlack
24-06-08, 17:10
sawyer'ın baş ağrıları vardır,
kate: yürü, seni jack'e götürücem
sawyer: lolipopta alıcakmıyım :img-hyste
daha sonra
sawyer: amcam da beyin tümörü vardı
jack:hangi türden
sawyer: insanı öldüren türden :img-hyste
neyse ya sadece gözleri bozukmuş...
forever jate
25-06-08, 12:42
kate:I'm sorry i kissed you
Jack:I'm not (süperdi bu)
jack:Because i love you (bu zaten lostun en güzel sahnesi gibi bişiydi benim için)
Live Together,Die Alone
http://images1.fanpop.com/images/image_uploads/Lost-Banner-lost-1021367_708_165.jpg
Arkadaşlar Desmond ve Penny'nin bir bölümdeki konuşmalarını en az 3 kez yazmışsınız. Hatta bir arkadaş dizinin en güzel sahnesiydi demiş. Rica etsem o replikleri bir de Türkçe yazar mısınız? Benim gibi İngilizce bilmeyenler de okuyabilsin. Şimdiden teşekkürler.
deadly_angel
04-07-08, 04:10
Niyeyse Benjamin'in bu repliğini çok severim.Michael Emerson'ın burdaki oyuncuuluğu çok iyiydi. (Gerçi bu adamın kötü oynadığı bir zaman mı var)
BEN: Jack, listen to me. If you phone her boat, every single living person on this Island will be killed. So here's what has to happen. Get that device, the phone she carries with her, and give it me. I will turn around, we'll go back to my people, you will turn around and go back to your people.
desmond: See you another life brother!
:img-wink:
deadly_angel
04-07-08, 21:56
Desmond&Penny telefon konuşmasının Türkçe'si
Merhaba?
Penny?
Desmond?
Penny.Penny,Cevap verdin!
Sonunda cevap verdin,Penny.
Des,neredesin sen?
Ben...
Ben...
Ben bir gemideyim..
Be-ben bir adadaydım,Pen.
Tanrım,Penny,gerçekten sen misin?
Evet!
Evet,Benim!
Bana inandın.
Bana hala değer veriyorsun.
Des...
Geçen üç yıl boyunca seni aradım.
Adayı biliyorum.
Araştırma üzerindeydim,
ve sonra arkadaşın Charlie ile konuştuğumda
hala yaşadığını öğrendim.
O zaman çıldırmış olmadığıma emin oldum.
Des,Hala orada mısın?
Evet!Evet,Buradayım!
Hala buradayım.Beni duyabiliyor musun?
Evet,evet,şu an daha iyi.
Seni seviyorum,Penny.
Seni hep sevdim..
Çok üzgünüm...
Seni seviyorum.
Ben de seni seviyorum.
Nerede olduğumu bilmiyorum,ama..
Seni bulacağım,Des...
Söz veriyorum...
Ne olursa olsun...
Sana geri döneceğim.
Vazgeçmeyeceğim.
Söz veriyorum.
Söz veriyorum
Seni seviyorum.
3. Sezon 13. böLümde, Kate tutsak oLduğu zaman, Jack'Le araLarında şöyLe bi konuşma geçmişti.
...
Jack:Sana buraya bnm için dönmemeni söyLemiştim ve keşke... Keşke dönmeseydin.
Sonra kuLağına eğiLip:
Jack:Ama bn senin için dönücem:img-in_lo
demesi.
Çok güzeLdi.:img-in_lo:img-in_lo
4. Sezon 7. böLümde, Sun doğum yaptıktan sonra, HurLey O'nu ziyarete gelmişti ve sonra Jin'in mezarına gitmişLerdi. Mezarın başında Sun'ın yaptığı konuşma bni çok etkiLemişti.
Jin..
HakLıydın.
Kız oLdu..
Doğum benim için çok geçti. Doktor seni çağırıp durduğumu söyLedi.
Keşke orada oLabiLseydin.
Jin.. Çok güzeL bir kız.
Adı Ji Yeon. Senin istediğin ismi koydum.
Seni çok özLüyorum.
ÖyLe çok özLüyorum ki.
...
Bu böLüm bnm Lostta, en çok ağLadığım sahneLerden biriydi.:icon_sorr
locke:don't tell me what I can't do :)
3. sezon finalinde Juliet ve Sawyer silahları almaya gitmeden önce:
Ja: Don't do anything stupid.
Ju: I won't if you won't
daha sonrasi Jack&Juliet :love05: {aradanda Kate bakıyor :icon_whis }
Ja: Aptalca bir şey yapma
Ju: Sen yapmazsan bende yapmam..
acemicadi_selim
24-07-08, 02:56
4. sezonda 'the shape of things yet to come' bolumunde Claire in evinin havaya ucuruldugu sahne
sawyer kosturarak eve gelir, Claire i bulur. Claire baygindir,
Sawyer:Claire! Claire, are you OK?
Claire mirildanir: Charlie...
ayy ben burda bitmistim diyodum charlie oldu bi bolum agladilar basinda o kadar mi yani diyodum sonra bu sahnenin olmasi cok hosuma gitmisti:img-blush
Benim unutmadığım ve hatırladıkça hep güldüğüm 2 replik var ;
Sawyer: Çırpı ışığmı kapatıyorsun
Shannon: Çırpı ışığıda ne ?
Sawyer: Çırpı virgül ışığımı kapatıyorsun :D :D :D
Diğeri de ;
Locke:Sawyer bu geçtiğin yerler sana birşeyler hatırlatıyor mu ?
Sawyer:Evet hatırlatmaz mı bak şu en sevdiğim yaprak :D
Onun dışında Jack : We've to go back Kate ve Desmond'ın 'See u another life bratha' ;)
deadly_angel
11-08-08, 18:55
“When I saw the light hit the roof, you were electrocuted. And when Claire was in the water, you drowned trying to save her. I dove in myself so you never went in, I tried, brother, I've tried twice to save you, but the universe has a way of cause-correcting and I can't stop it forever. I'm sorry... I'm sorry because, no matter what I try to do... you're gonna die, Charlie”
“But if we can't live together, we're going to die alone.”
“I can take care of myself”
“Well, good luck brotha. See you in another life, yeah?”
Michael'ın dönüşünden sonra
sawyer: so what happened out there in the jungle?
jack: exactly what he said happened. he found the camp-
sawyer: i ain't talk about mike. you and freckles... before you found him, you were gone all night
jack: we were caught in a net.
sawyer: what the hell is that supposed to mean?
jack: that means, we got caught in the net
sawyer: that what they are calling it these days?
Ana Lucia'nın ölümünden sonra...
sawyer: i screwed her
jack: what?
sawyer: that's how she got my gun.
sawyer: ana - she jumped me.
sawyer: we got caught in a net
jack: why are you telling me this, sawyer?
sawyer: because you're about the closest thing i've got to a friend, doc.
benımde aklımda kalan bir kaç replıkler:
sawyer:bu, çocuğu saldan aldığın için..
(sawyer, zeke ismini taktığı elemanı, walt'ın kaçırılmasından iki sezon sonra vururken, içli adammışsın sawyer:))
piyangonun kendisine çıktığını görünce bayılan Hurley'i gören annesi:Bu kadar yersen bayılırsın tabi.Yaptığın tek egzersiz tavuğun etini bacağından ayırmak! ,
desmond'un söylediği söz "bilgisizlik mutluluktur."
"it peed on it. it took my shirt out of the bag and peed on it. and you say this isn't personal."
hurley: did that bird just say my name?
sawyer: yeah it did, right before it crapped gold !
sawyer : so, you screwing jack yet?
juliet : no, are you?
2x03 orientation bölümünden,
jack: did you ever think that maybe they put you down here to push a button in every 108 minutes, just to see if you would....all of them, the computer, the button is just a mind game, an experiment?
desmond : every single day!!
charlie: it's the five best moments of my... sorry excuse for a life. my greatest hits. you know, memories. they're all i've got.
ben- i ** very disappointed in your decision jack.
jack- at least you won't be disappointed for long!
ömer&ceren
14-08-08, 13:05
locke jack hakkında bir şey söylemişti çok hoşuma gitmişti.
locke:bu jack. onu ilk gördüğümde yanan uçak enkazından insanları çıkartabilmek için hayatını tehlikeye atıyordu. diğerleriyle el sıkışıyorsa geçerli bir nedeni olduğuna eminim.
Locke: Neden buna inanmak bu kadar zor?
Jack: Senin inanman neden bu kadar kolay??
Locke: Asla kolay olmadı!
Şimdi size en sevdiğim sahnenin repliklerini yazmaktan onur ve gurur duyucam :)
İlk Jate öpüşmesi :)
Jack: Kate? Napıyorsun burda...? Ambarda ne oldu Kate... Neden ayrıldın? Döndüğümde Sawyer'ı yerde yatarken buldum. Çekip gitmişsin.
Kate: O iyi mi?
Jack: Evet Kate, o iyi.
( Kate oturduğu yerden kalkar ve gitmeye başlar)
Kate: Üzgünüm...
Jack: Öyle misin??
Kate: Evet üzgünüm. Senin kadar hatasız olamadığım için üzgünüm. Senin kadar iyi olmadığım için üzgünüm.
Jack: Senin neyin var?
Kate: Boşver.
Jack: Hayır gitme dur.
Kate: Bırak beni!
Jack: Kate! Kate, Kate...
( Sarılırlar ve Kate Jack'in omzunda ağlamaya başlar.)
Jack: Tamam geçti Kate.
Kate: Bu yer... Bu yer çıldırmış. Yapamıyorum. Beni delirtiyor...
Jack: Anlıyorum. Tamam geçti. Geçti... Tamam mı?
Kate Jack'e bakar vee öpüşürler... :)
Desmond:Jack'in yanında dolaşıyor
Charlie:Juliet?
Desmond:He işte Juliet :img-hyste:img-hyste
replikten sayılırmı bilemiyorum ama Jin'in mayko sovyağğ diye bağırmasına bitiyorum :img-hyste :img-hyste
BellatrixBlack
16-08-08, 01:59
Nikki,Sawyer'dan silah ister vs. vs. Diyaloğun sonunda Sawyer'ın yaran repliği gelir.
-Sen de kimsin?:img-hyste
--
Benjamin:Sana kaç defa söylemem gerekecek John.Benim her zaman bir planım vardır.
--
Locke:Az önce gemideki bütün insanları öldürdün.
Ben:Yani?
--
-Bugün tavşan mı yiyoruz?
Locke:Yumurta/Tavuk(emin değilim.:icon_whis )bitmiş.
Ben:Bunun üzerinde sayı var mıydı?:img-hyste
--
Kafadan yazdığım için yanlış olabilirler ama
Ben ya.Ben.:img-hyste
--
Önde Locke,arkada Hurley,en arkada Benjamin kabini arıyorlar.:img-hyste
Hurley:Yahu kim ormanın ortasına bir kabin yapar ki zaten?
Locke:Güzel soru.
Hurley:Cevap vermeye ne dersin?
Locke:Bilmiyorum:
Hurley:Hem niye gidiyoruz ki oraya?
Locke:-Çünkü kabinde yaşayan adam...bizi öldürmeye çalışanlarla ilgili
ne yapacağımı söyler diye umuyorum.
Hurley:Bütün gün yürüdük ama.
Varacak mıyız yakında?
Locke:-Ne kadar kaldı?
Ben:-Bilmiyorum.
Ben de onu izliyordum.
Locke-Ne? Ne demek "onu izliyordum"?
Hurley:-Önde bile değilim ki ben.
Ben:Kabinin nerede olduğuyla ilgili en ufak
bir fikrim yok. En son Hugo gördü onu.
Hurley:-Ne güzel oldu vallahi.
Ben:-Sence ne yapmalıyız John?(Ben'i haşladık,sıra Locke'ta:img-hyste )
Bakışırlar.
Locke:Kamp yapacağız.
Ne? Burada karanlıkta, canavarla ve onunla mı?(Benjamin'i işaret eder):img-hyste
KATE : Any color preference?
JACK (laughing) : Standard black.
Bu çok iyiydi =)
deadly_angel
24-08-08, 15:47
James ve Juliet'in çok sevdiğim diyaloglarından biri.
Sawyer: So, are you screwing Jack yet?
Juliet: No, are you?
:img-hyste:img-hyste
Juliet:Neden?
Benjamin:Anlamıyormusun,sen benimsin!:img-in_lo:img-cray:
replikten sayılır mı bilmem ama Penny'nin Desmond'a yazdığı mektup:img-in_lo:img-in_lo
Dearest Des,
I ** writing this letter to
you as you leave for prison. And I've
hidden it in the one place you would
turn to in a moment of great desperation.
I know you go away with
the weight of what happened on your
shoulders. And I know the only
person who can ever take it off is
you. Sorry to be so dramatic, but
these are dramatic times, are they not?
Please don't give up, Des. Because
all we really need to survive is one
person who truly loves us.
And you have her. I will wait for
you. Always.
I Love you, Pen
büyük cadı
27-08-08, 02:09
3.sezon 12.bölüm claire'in kuşla gönderdikleri mektuba yazdıkları...
To whom it may concern,we are survivors of Oceanic flight 815.
We have survived on this island for 80 days.
We were six hours into the flight when the pilot said we were off course
And turned back towards Fiji.
We hit turbulence and crashed.
We've been waiting here all this time Waiting for rescue that has not come.
We do not know where we are.
We only know you have not found us.
We've done our best to live on this island.
Some of us have come to accept we may never leave it.
Not all of us have survived since the crash,
But there is new life,too,
and with it,there is hope.
We are alive.
Please don't give up on us.
İlgililerin dikkatine, biz 815 sefer sayılı uçuştan kurtulanlarız.
Bu adada tam 80 gün hayatta kaldık.
Pilot, rotamızdan çıktığımızı ve Fiji'ye döndüğümüzü söylediğinde altı saattir uçuyorduk.
Hava akımına çarptık ve düştük.
Bunca zamandır burada,bir türlü gelmeyen kurtarma ekiplerini bekliyorduk.
Nerede olduğumuzu bilmiyoruz.Sadece bizi bulamadığınızı biliyoruz.
Bu adada yaşayabilmek için elimizden geleni yaptık.
Bazılarımız, bu adadan asla ayrılamayacağımızı kabullendiler.
Kazadan kurtulan herkes hayatta kalamadı.
Fakat yeni hayatlar da var ve beraberinde gelen umutlar.
Hayattayız.
Lütfen bizden umudu kesmeyin.
:icon_sorr
Benjamin müthiş:happy0064:happy0064
ben: alex. alex, hey.
alex: what?
ben: something i need to tell you.
karl: keep your mouth shut, mr linus.
ben: [sarcastically] karl! now if you're gonna sleep with my daughter, i insist you call me ben.
büyük cadı
29-08-08, 14:19
-Desmond sonuncusunu da getirdi.
-Teşekkür ederim. Babam avans çekini gönderdi mi?
-Cömert bağışı için ona teşekkürlerimi iletin, lütfen.
-Sizi görmek her zaman için büyük bir zevk.
-Hoşça kal, Desmond.
-Sanırım hepsini arkaya sığdırabiliriz olmazsa kalanını öne koyarız.Sizin için uygun mu?
-Elbette.
-Giderken dikkatli sürün, hanımefendi.Bu şaraplardan her yıl sınırlı sayıda üretiliyor.
-Öyle mi?
-Evet. Rahipler tembel olduğu için.Üzüm suyu yapmak şarap yapmaktan daha kolay.
-Rahipleri nasıl oluyor da bu kadar iyi tanıyorsunuz?
-Ben de eski bir rahibim.
-Gerçekten mi?
-Dün gece itibariyle.Kovuldum.O kadar da komik değildi.
-Özür dilerim. Ben...Rahiplerin de kovulabildiğini bilmiyordum.
-Kovulurlar.Açık bir şekilde manastırın benim için uygun olmadığı söylendi.Daha büyük bir hedefe giden ufak bir adımmış.Güya Tanrı'nın benim için daha büyük planları varmış.
-Buna inanmıyormuşsun gibi geldi bana.
-Çünkü inanmıyorum.
-Bunda doğruluk payı olabilir.Eğer kovulmamış olsaydın,tanışamazdık. Sonra bu kutuları Carlisle'e kadar taşımama nasıl yardım ederdin?
-Seninle Carlisle'e geleceğim mi dedim?
-Daha değil. Eski rahibin başka planları varsa o zaman...
-Genelde yabancıların arabasına binmem.
-Madem öyle, adım Penelope.Penny.
-Desmond.Memnun oldum, Penny.
PınaR[GPE]
29-08-08, 17:50
Kate:Seni öptüğüm için üzgünüm..
Jack:Ben değilim:D
Burayı sevmiştim ama sözler tamı tamına böyle olmayabilir..
büyük cadı
02-09-08, 01:09
Charles Widmore: "You didn't tell me you were an actor, Desmond."
Desmond:"Uh no, it was actually set design for the Royal Shakespeare Company."
C.W:"Impressive. You didn't graduate from University?"
D:"No sir. I had to look after my three brothers after my father--"
C.W:"Any military experience?"
D:"No sir.She's beautiful, you're boat.''
C.W:"My foundation is sponsoring a solo race around the world,"
C.W:"Something wrong?"
D:"No, no sir."
C.W:"Well, Desmond, I'm going to see to it that you have a job in our administrative department. Not the most glamorous job, but it's a start. I'll speak to human resources."
D:"With all due respect, sir. I haven't come here to ask to interview for a position in your company. I came to ask for your daughter's hand in marriage. We've been together two years now. Pen's moving in and I love her. Your permission would mean everything to me."
C.W:"I'm impressed, Hume. A very noble gesture.This is a 60 year MacCutchin, named after Anderson MacCutchin, the esteemed admiral from the Royal Navy. He retired with more medals than any man before or since. Moved to the highlands to see out his remaining years. Admiral MacCutchin was a great man, Hume.This swallow is worth more than you could make in a month. To share it with you would be a waste and a disgrace to the great man who made it. Because you, Hume, will never be a great man."
D:"Mr. Widmore,I know I'm not--"
C.W:"What you're not, is worthy of drinking my whiskey. How could you ever be worthy of my daughter?"
-----
C.W: Penny senin bir aktör olduğunu söylememişti, Desmond.(burada bir yanlışlık var ing'cesinde sen söylememiştin burada penny asöylememişti diyor.kendim dinlemeye üşendim.idare edin)
D:Hayır. Aslında Kraliyet Shakespeare tiyatrosu için sahne düzenlemesi yaptım.
C.W:Etkileyici. Üniversiteyi bitirmemişsin.
D:Hayır, efendim.Babamın vefatından sonra üç kardeşime
bakmam gerekti ve...
C.W:Askerde bulundun mu?
D:Hayır, efendim.Çok güzel.Tekneniz.
C.W:Vakfım dünyayı tek başına dolaşma yarışının sponsorudur.Bir sorun mu var?
D:Hayır, efendim.
C.W:Neyse, Desmond. İdari işler bölümümüzde işe başlaman için gerekeni yapacağım.Göz kamaştırıcı bir iş değil, ama bir başlangıç.İnsan kaynaklarıyla konuşup...
D:Efendim, saygısızlık etmek istemem ama buraya şirketinize iş başvurusu
yapmak için gelmedim.
C.W:Demek öyle?
D:Öyle, efendim.Buraya sizden kızınızı istemeye geldim.Biz iki yıldır birlikteyiz.Ayrıca Pen evime taşınıyor.Ve onu seviyorum.İzniniz benim için dünyalar demek.
C.W:Etkilendim, Hume.Çok asil bir hareket.Viskiden anlar mısın?
D:Ne yazık ki anlamam, efendim.
C.W:Bu 60 yıllık bir Maccutcheon'dur.Adı Anderson Maccutcheon'dan gelir.Kraliyet donanmasının itibarlı amirali.Gelmiş geçmiş herkesten daha fazla madalyayla emekli olmuştur.Son yıllarını geçirmek üzereKuzey İskoçya'ya taşınmıştır.Amiral Maccutcheon büyük bir adamdı, Hume.Bu onun en parlak başarısıydı.Bu yudumun değeri senin bir ayda kazanabileceğinden fazladır.Seninle paylaşmak israf olur.Ayrıca onu imal edenbüyük adama da saygısızlık olur.Çünkü sen, Hume...asla büyük bir adam olamayacaksın.
D:Bay Widmore...Biliyorum ki ben...
C.W:Sen viskimi içmeye bile layık değilsin.Nasıl kızıma layık olabilirsin?
:img-tomat:icon_sorr
büyük cadı
02-09-08, 01:39
PENNY: Desmond? What are you doing here?
DESMOND: I had to...I mean, I tried to call you but you disconnected your phone.
PENNY: Yeah, because I moved. Look, I don't know if your getting the signals, Desmond, but I'm trying to make a clean break from you, so if you don't mind...
DESMOND: Wait a minute, Pen, please wait. I just need to get your new phone number, okay?
PENNY: Why would I give you that?
DESMOND: Because I made a huge mistake, I never should have broken up with you, and...and I know that now, and I'm sorry, and--
PENNY: Don't, just don't dare...
DESMOND: --and I understand. And I know it's...it's too late to change things, but I need to tell you something, and I need you to listen to me, and I know it's going to sound ridiculous, but...please, Pen. I need you to listen to me.
[They go inside.]
PENNY: Just, say what you need to say and go.
DESMOND: I know this doesn't make any sense, because it doesn't make any sense to me. But...eight years from now...I need to call you, and I can't call you if I don't have your number.
PENNY: What?
DESMOND: Look, Penny, just give me your number, and, and I know I've ruined things, and I know you think things are over between us, but they're not. If there's any part of you that still believes in us, just give me your number.
PENNY: And what's to say you won't call me tonight, or tomorrow.
DESMOND: I won't call for eight years. December 24, 2004. Christmas eve. I promise. Please, Pen.
PENNY: If I give you the number, will you leave?
DESMOND: Aye.
PENNY: 7946-0893.
[DESMOND repeats the number, whispering.]
PENNY: All that, and you're not going to write it down?
DESMOND: It wouldn't do any good. You have to keep that number. You can't change the--
PENNY: Just get out, get out!
DESMOND: --just remember, December 24th, 2004. If you still care about me you'll have to--
[Door slams in his face.]
DESMOND: I'm not crazy, Penny! You have to believe me! You have to--
[DESMOND reappears on the freighter]
DESMOND: --trust me.
-------
P: Desmond?Ne arıyorsun burada?
D:Seni aramaya çalıştım ama telefonunu kapattırmışsın.
P:Evet, çünkü taşındım.İşaretleri anlamıyor musun bilmiyorum Desmond, ama...senden kavgasız gürültüsüz ayrılmak istiyorum. Şimdi kusura bakmazsan...
D: Dur, dur, dur. Pen, Lütfen dur.Sadece yeni telefon numaranı öğrenmek istiyorum.
P :Neden vereyim ki?
D:Çünkü çok büyük bir hata yaptım.Senden asla ayrılmamalıydım.Biliyorum. Biliyorum ve üzgünüm...
P :Yapma böyle.
D:Anlıyorum ama...Biliyorum, aramızda geçenleri değiştirmek için çok geç... ama sana bir şey söylemem gerek.Beni dinlemeni istiyorum.Bak, saçma gelecek biliyorum ama...Lütfen, Pen.Beni dinlemeni istiyorum.
[içeri geçerler]
P:Ne söylemen gerekiyorsa söyle ve git.
D:Hiçbir anlamı olmadığının farkındayım...çünkü bana da hiçbir şey ifade
etmiyor. Bundan sekiz yıl sonra...seni aramam gerekecek ama numaran bende yok.
P:Ne?
D: Penny, telefon numaranı ver.Her şeyi berbat ettim; biliyorum.
Aramızdaki her şeyin bittiğinisanıyorsun ama bitmedi.Eğer içinde hâlâ ikimize
inanan bir parça varsa bana telefon numaranı ver.
P:Bu gece ya da yarın aramayacağını nereden bileyim?
D:Sekiz yıl boyunca...aramayacağım.24 Aralık 2004.Noel gecesi.Söz veriyorum.Lütfen, Pen.
P:Numaramı verirsem gidecek misin?
D:Evet.
P:7946-0893.
[des fısıldayarak numaraları tekrar eder]
D:7946-0893. 7946...
P:Bu kadar mı? Yazmayacak mısın?
D:Yazmam bir işe yaramaz.Bu hattı sakın kapattırma.Telefon numaranı sekiz yıl değiştirme.
P: Defol!
D:Unutma; 24 Aralık 2004.Pen, bana hâlâ değer veriyorsan,
telefonu açmalısın.
[kapı suratına kapanır]
D: Delirmedim, Penny!Bana inanmak zorundasın!Bana güvenmek...
[gemide gözlerini açar]
D:...zorundasın.
büyük cadı
05-09-08, 16:03
Jin:"I made dinner."
Sun: "I thought you had left me, Will you let me try to explain?"
Jin :"It won't matter."
Sun: "Just listen, maybe-"
Jin :"I know why you did it. I know the man I used to be before this island. I withheld my affections and I know that whatever you did, you did to that man. His actions caused this.So I forgive you...So I will go to Locke's camp with you."
Sun: "I don't want to go there anymore."
Jin :"Why?"
Sun: "Juliet was very convincing. We have to get off this island. These people have a helicopter. We have to try."
Jin: "I'll do all it takes to protect you and the baby. I promise."
Sun :"Thank you."
Jin: "There's just one thing, and please tell me the truth."
Sun: "Anything."
Jin: "Is the baby mine?" :img-cray:
Sun: "Yes, Jin. I swear the baby is yours. It's yours. I love you so much.I thought I had lost you."
Jin : "I love you too. And you will never lose me."
-------
J: Akşam yemeği hazırladım.
S:Beni terkettiğini sanmıştım.Açıklamama izin verecek misin?
J:Önemli değil.
S: Dinle ama, belki...
J:Neden yaptığını biliyorum.Eskiden nasıl biri olduğumu da unutmadım.Bu adaya düşmeden önce...sana olan sevgime gem vuruyordum...ve biliyordum ki...ne yapmış olursan ol...eski Jin'e yaptın.Buna, onun yaptıkları neden oldu.Bu yüzden seni affediyorum.
Bu yüzden Locke'un kampına seninle birlikte geleceğim.
S: Artık oraya gitmek istemiyorum.
J:Neden?
S:Juliet çok ikna ediciydi.Bu adadan gitmemiz gerek.Bu insanların helikopteri var.Denemek zorundayız.
J:Seni ve bebeği korumak için ne gerekiyorsa yapacağım.Söz veriyorum.
S:Teşekkür ederim.
J:Bir şey daha...Ama lütfen doğruyu söyle.
S:Ne istersen sor.
J:Bebek...benden mi? :img-cray:
S:Evet, Jin.Yemin ederim ki bebek senden.Senden.Seni çok seviyorum.Seni kaybettiğimi sandım.
J:Ben de seni seviyorum.Beni asla kaybetmeyeceksin.
(Miles&Sawyer bayılıyorum bu ikiliye:img-in_lo)
Taking a break from their hike, Miles watches Claire from afar. Sawyer catches him and:
Sawyer: Don't even think about it.
Miles:What?
Sawyer: Don't look at her. Don't talk to her. Don't mess with her. You got a restraining order, 20 feet.
Miles:What are you? Her big brother?
Sawyer: No. I'm the guy who's going to put a boot in your face unless you say, 'Yeah, I get you.'
Miles:Yeah, I get you.
Miles shakes his head.
Claire with Aaron, and Miles follow Sawyer through the jungle. Sawyer has his gun ready.
They go under a branch and Claire stumbles a bit.
Miles:Whoa, You want a hand with the baby?
Sawyer stops and looks at Miles.
Claire:No thanks, I’m fine
Miles:You sure? I’m good with kids.
Sawyer:What part of restraining order don’t you understand?
They hear some movement.
Sawyer:Get behind me, Claire
. Desmond: You must have done something worthy of this self-flagellation.
Jack: I told her -- I made her a promise I couldn't keep -- I told her I'd fix her and I couldn't. I failed.
Desmond: Right. Just one thing -- what if you did fix her?
Jack: I didn't.
Desmond: But what if you did?
Jack: You don't know what you're talking about, man.
Desmond: I don't? Why not?
Jack: Because with her situation that would be a miracle, brother.
Desmond: Oh, and you don't believe in miracles? [Jack chuckles and shakes his head] Right. Well then, I'm going to give you some advice anyway. You have to lift it up.
Jack: Lift it up?
Desmond: Your ankle. You have to keep it elevated. It's been nice chatting.
Jack: Jack.
Desmond: Jack, I'm Desmond. Good luck, brother. See you in another life, yeah?
Lost_Mystery
29-09-08, 11:07
ben buna çok glmüştüm..
adadakiler pinpon masasıyla oynarken
JACK:nerden buldunuz bunu
Sawyer : Ambardan her 108 dakkada bir oynamazsak dünya yok oluyor (dünya pinpon topu):happy0064
kate:bunu neden yapıyorsun ?sawyer olsa senın ıcın bunu yapmazdı.
jack: cunku senı sevıyorum.
dıyalogları turkceye cevırerek yazan herkese tesekkurler....
kate:bunu neden yapıyorsun ?sawyer olsa senın ıcın bunu yapmazdı.
jack: cunku senı sevıyorum.
dıyalogları turkceye cevırerek yazan herkese tesekkurler....
:img-in_lo :img-in_lo..
jack kate'e iyice sokulup : ama bn senin için geri döneceğim demişti :img-in_lo
off jack :img-in_lo
sawyer elinde kitapla bişey okur .. sonra jack gelir..:img-pilot
jack: sawyer! kitabı yere bırak!
sawyer: kitap değil el yazması ! kimin yaptığını bilen ilk ve tek insan olmak üzereyim. sanırım olayı çözdüm bu yüzden motorlarını soğut, hindistan cevizi ağaçları arasında gezin. on sayfam falan kaldı. heyyy!
jack parçalamaya başlar.:icon_whis sonrada ateşe atar..
sawyer: senin derdin ne doktor?
jack: bize silahları geri verme zamanı.
sawyer:kitabın sonunu yaktın ve şimdi.
looke: neredeler, james?
sawyer: sende mi brutus :img-hyste
kate: bizi oraya götür sawyer anlaşıldı mı, oyun oynamayı bırak.
sawyer: Ne! onu sempatik olmak için mi aranızda getirdiniz? onu kafama bile takmıyorum doktor. siz ikiniz neden gidip ormanda cilveleşmiyorsunuz:img-hyste
jack: bizi silahlara götür derhal...! (jack'ime bak beee:img-hyste)
jack silah uzatır. sawyerda kendi silahını uzatacakkenn :img-hyste bi bakmış kii ana lucia alıvermiş :img-hyste
sawyer: lanet silahımı çalmış ana lucia.
kate: gururum okşandı.
jack:öyle mi? neden?
kate:çünkü sawyer yerine benimle gitmeyi tercih ettin.
jack:İlk Sayid'e sormuştum ama olumsuz yanıt verdi. Seni çağırmamın tek sebebi seni istemiyor olmaları. Seni yakaladılar, silahlarının ucundaydın.Bırakmayabilirlerdi seni, ama bıraktılar. Aynı şekilde beni de istemiyorlar.
kate: çürük mallarız. Her ikimiz de. (burda jack'e bakıoduu jack de ona.. bittiğim sahne:img-blush)
kate bi bebek görür ve merakından eline alırkenee (:img-hyste) jack gelirr ve berabercee tuzağa düşerler :img-hyste
kate: özür dilerim
jack: iyi misin?
kate:evet
jack: harika. beni duyabiliyorsun o zaman. Bu onların işi değil
kate: yeterince karmaşık değil.Rousseau'nun tuzaklarından olmalı. İnşallah fazla uzakta değildir.
jack: ortaya çıkması 1 haftayı bulabilir.
jack elini dolandırmaya çalışır.
kate: ne yapıyorsun?
jack: kolumu dolaştıramıyorum.
kate:pekala, bana bırak. :img-in_lo tamam sorry seni vurmak istemiyorum (Araya ingilizce de girdi :img-hyste)
jack:aldın mı?
kate: evet
jack: haZır mısn
kate: yeahh:D aldım aldım aldım
jack: oh , tamam silahı bana ver şimdi
kate: ne için, neden?
jack: halatı vurmaya çalışacağım (gerçekten mi:img-hyste)
kate vurmaya kalkışır.
jack: dur dur dur
kate: senden daha iyi atıcıyım
jack güler : oh öyle mi?
kate:evet sana bahsetmiştim babamın yanında avlanarak büyüdüm.
kate vuramazz.
jack: en azından nerde olduğumuzı öğrendiler.pekala şimdi silahı bana ver
kate:bir kurşun da sen mi harcayacaksın?
jack: Merak etme birbirimizi vuracağımız 13 tane daha var. haydi.
kate: zaten benden daha iyi bi açın var.
jack: demek vurduğumda mazeretin bu olacak.
kate:vurduğunda tabii.
jack güler ve ateş eder. yere düşerler. oyy o sahneye bittim :img-in_lo
kate(jack'in üstünde:img-hyste) : iyi atış.
büyük cadı
10-10-08, 17:55
arkadaşlar biri desmond'ın charlie ölüceğini söylediği sahnenin repliklerini ingilizce yazabilirmi?
buyrun...
Des:"You can't change it, no matter what you try to do, you can't change it."
Hurley looks at Charlie and spins his finger by his head in the crazy sign.
"He's wankered," Charlie says.
"Let's get him to his tent." Charlie helps Desmond.
"You're a good man, Charlie," Desmond says, "I'm sorry I tried to strangle you tonight."
"I'm sorry I called you a coward," Charlie says.
"You're right, though."
"Desmond, you are going to tell me what happened to you."
Desmond says, "When I turned that key, my life flashed before my eyes. And then I was back in the jungle, still on this bloody island. But those flashes, Charlie, those flashes didn't stop."
"So, you're telling me you saw flashes of Claire drowning this morning?"
"I wasn't saving Claire, Charlie. I was saving you. This morning you dove in after Claire. You tried to save her, but you drowned," Desmond says.
"What are you talking about? I didn't drown."
"When I saw the lightening hit the roof, you were electrocuted. And when you heard Claire was in the water, you drowned trying to save her. I dove in the water so that you wouldn't. I tried, brother. I've tried twice to save you, but the universe has a way of course correcting and I can't stop it forever."
Desmond says, "I'm sorry, because no matter what I try to do, you're gonna die, Charlie."
Des: "Değiştiremezsiniz.Değiştiremezsiniz.Ne yaparsanız yapın değiştiremezsiniz."
Hurley Charlie'ye bakar ve delirdi gibi bir işaret yapar;
Char: "Balataları sıyırdı.Çadırına taşıyalım."
Des: "Sen iyi bir insansın, Charlie.Seni boğmaya çalıştığım için özür dilerim, tamam mı?
Char :"Karşılıklıydı, dostum. İşte.Sana korkak dediğim için özür dilerim.
Des: "Sorun değil, dostum.Haklıydın"
Char:" Desmond.Başına ne geldiğini bana anlatacaksın."
Des: "Anahtarı çevirdiğimde...Hayatım gözlerimin önünde çakıp kayboldu.Sonra ormanda, bu lanet adada buldum kendimi.Ama o ani belirmeler, Charlie O çakmalar durmadı."
Char: "Yani diyorsun ki sabah Claire'in boğulduğunu gördün, öyle mi?
O yüzden mi kurtarman gerektiğini bildin?"
Des: "Kurtardığım Claire değildi, Charlie.Ben seni kurtarıyordum.Bu sabah Claire'in peşinden suya daldın.Onu kurtarmaya çalıştın, ama...
Boğuldun."
Char: "Sen neden bahsediyorsun? Ben boğulmadım."
Des: "Yıldırımın çatıya düştüğünü gördüğüm zaman çarpılan sendin.
Claire'i denizde duyduğun zaman onu kurtarmaya çalışırken boğulan sendin...Denize ben daldım, böylece sen hiç girmedin.Denedim, dostum.Seni kurtarmayı iki defa denedim.
Ama evrenin, olayların akışını düzeltme yöntemi var.
Ve onu sonsuza dek durduramam.
Üzgünüm.
Üzgünüm çünkü......ne yaparsan yap......öleceksin, Charlie."
Lost_Mystery
28-10-08, 15:12
mıles hurleye bişi demişdi hurley de harika tekneden bitane daha sawyer göndermişler demişdi o sahne
ing.varsa yazarmısınız ltfenn
vBulletin® v3.8.0 Beta 2, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.