Tüm Versiyonu Göster : Cennet


erten07
30-07-07, 12:00
Yönetmen
Biray Dalkıran

Senaryo Yazarı
Burak Sesli

Tür
Dram, Psikolojik

Oyuncu Filmdeki Karakteri
Engin Altan A
Zeynep Papuççuoğlu Tuba
Şendoğan Öksüz Dr. Ahmet
Fahriye Evcen Kız
Mehmet Birkiye Baba
Aytaç Ağırlar Dr. Burak
Cüneyt Sayıl Dr. Can
Tülay Bekret Anne
Can Anamur Heyet Başkanı
Yusuf Ekşi Yaşlı Adam
Nurten Helik Ayşe
Aylin Alaz Akçensi Hemşire
Gülistan Kurtoğlu Hemşire
Hakan Bilir 2.Heyet başkanı
Nilay Şentürk Babanın Diğer Eşi
İlayda Suratoğlu Babanın Diğer Çocuğu
Hüseyin Santur Hasta Bakıcı
Tuğra Baran Kasap A nın çocukluğu
Atacan Duranoğlu A nın çocukluğu
Cem İlhan A nın çocukluğu
Murat Duran Dr. Emre
Nizam Eren Heyet Üyesi


Yapımcı
Biray Dalkıran

Müzik
Ogeday

Görüntü Yönetmeni
Aşkın Sağıroğlu

Yardımcı Yönetmen
Hakan Bilir
Yapım Asistanı
Uğur Şenay
Sanat Yönetmeni Asistanı
Ekin Eralp
Besi Adut
Sanat Yönetmeni
Nevra Genelioğlu


Biray Dalkıran’ın ikinci filmi "Cennet"in çekimleri Şile- Ağva arasında başladı.
Başrollerinde Engin Altan Düzyatan, Zeynep Pabuçcuoğlu, Fahriye Evcen ve Mehmet Birkiye’nin paylaştığı film, 30 yaşında akıl hastası bir gencin öyküsünü konu alıyor. Engin Altan Düzyatan’ın, gerçeklikle alakası kopmuş, akıl hastası bir genci canlandırdığı film, Biray Dalkıran’ın "Araf"tan sonra yine psikolojiye eğildiği ikinci filmi.

krnca_
30-07-07, 14:40
Umarım Araf kadar rezalet bir film olmaz:icon_whis Yinede Türk Sineması adına güzel bir şey genç yönetmenlerin film çekmesi.......

omayra73
31-07-07, 10:29
http://img233.imageshack.us/img233/7431/cennetafisjf3.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
31-07-07, 10:33
31/07/2007
Biray Dalkıran’ın ikinci filmi “Cennet”in çekimleri Şile- Ağva arasında devam ediyor.

Başrollerinde Engin Altan Düzyatan, Zeynep Pabuçcuoğlu, Fahriye Evcen ve Mehmet Birkiye’nin paylaştığı film, 30 yaşında akıl hastası bir gencin öyküsünü konu alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 1 milyon dolar destek verdiği “Cennet” filminin çekimlerine başlandı. Engin Altan Düzyatan’ın, gerçeklikle alakasını kopmuş akıl hastası bir genci canlandırdığı film, Biray Dalkıran’ın “Araf”tan sonra yine psikolojiye eğildiği ikinci filmi. Filmin çekimlerine daha yeni başlamışken bir sürü aksiliklerle karşılaştıklarını söyleyen yönetmen Biray Dalkıran, “Psikolojik bir film çekiyoruz. İnsan ister istemez etkileniyor. Mesala arabam kazada bayağı hasar aldı. Mezarlık sahnesi çekimlerinde, kameramız dört kez bozuldu. Bu film bitince sanırım biz de hastanelik oluruz” diyor.

Benim için sürpriz bir rol“Yaprak Dökümü” dizisinde eniştesiyle birlikte kaçan Necla karakterinde izlediğimiz 21 yaşındaki Fahriye Evcen, “Cennet”te Can’ın arkadaşını canlandırıyor. Can’ın gerçek dünyada ile tek bağlantısı olan ‘isimsiz kız’ rolündeki Evcen, “Filmin eğlenceli ve sevimli tarafıyım. Benim için bu sürpriz karakteri oynamak çok önemli. Oyunculuğun başındayım çünkü. Ama olduğum yerin gerisinde adım atmak istemem. Yönetmenimiz Biray Dalkıran ve tüm ekip çok başarılı” diyor.


Engin Altan Düzyatan “Bu psikozu yaşar gibiyim”Daha önce “Kalbin Zamanı” filminde Birol Ünel’in gençliğini oynayan, “Koçum Benim”, “Mühürlü Güller”, “Sil Baştan” ve “Kızlar Yurdu” adlı dizilerde rol alan Engin Altan Düzyatan, “Cennet”te akıl hastası genci oynuyor. Annesinin ölümünün ardından, babasıyla yaşamak zorunda kalan Can karakterini üstlenen Düzyatan rolüyle ilgili şunları söyledi: “Açıkçası bu tip projelerde yer almak beni daha mutlu ediyor. Ben bir ‘Çılgın Dersane’ ya da ‘Maskeli Beşler’ gibi filmlerde rol almak istemiyorum. Senaryoyu ilk okuduğumda çekindim, korktum, ben bu dünyayı nasıl seyirciye veririm dedim. Çünkü hangimiz gerçekten zekiyiz ve mutluyuz, bu filmin içinde sorguladığım bir duru. Can’ın iki doktoru var. Biri yıllarca psikolojik tedaviye inanmış, ilaçsız tedavi etmiş. Diğeri sadece ilaç tedavilerine inanıyor ve bu yöntemi uyguluyor. Ruh ve sinir hastalıkları hastanesine gidip örnek kişileri izledik gerçek hayattan…”

Zeynep Pabuçcuoğlu “İnşallah ödül alırız”Ünlü oyuncu Tarık Pabuçcuoğlu’nun oyuncu kızı Zeynep Pabuçcuoğlu, Can’ın ilaçla tedaviyi savunan doktoru rolünde. Pabuçcuoğlu, “Doktor Tuğba, gerizekalı A adındaki çocuğu gerçek dünyaya çekmeye çalışıyor. Klinik ve medikal bir takım araştırmalar yaparak bir ilaç buluyor ve A’nın üzerinde uygulamaya başlıyor. İnşallah güzel ödüller alırız” diyor.

Mehmet Birkiye
37 yıldır Kenter Oyuncuları kadrosunda olan Mehmet Birkiye, karısını kaybetmesinin ardından oğlunun zeka geriliğinin suçunu kendisinde arayan, zaman zaman da oğluna sert davranan Can’ın babası rölünde.

Kaynak : radyotube

Dostoyevski
02-08-07, 12:30
Filmin oyuncu seçimlerini "Mandalina Casting", cast direktörlüğünü ise Mandalina Casting'in yöneticileri Temmuz Karikutal ve Canda Karikutal yapmış. Ajansın sitesi: www.mandalinacasting.com 'dan da bilgi alınabilir bu konuyla ilgili.

Ayrıca filmin teaserını, http://www.youtube.com/watch?v=eK67_ONrw3o (http://www.youtube.com/watch?v=eK67_ONrw3o)adresinden izleyebilirsiniz.

erten07
05-08-07, 12:38
http://img523.imageshack.us/img523/3362/3822577hx9.jpg (http://imageshack.us)http://img444.imageshack.us/img444/6978/3822182lk4.jpg (http://imageshack.us)

erten07
21-08-07, 14:27
Yönetmenliğini ve yapımcılığını Biray Dalkıran’ın yaptığı filmin oyuncu seçimlerini Mandalina Casting yaparken, cast direktörlüğünü de Mandalina Casting’in yöneticileri Canda Karikutal ve Temmuz Karikutal üstlendi. Engin Altan Düzyatan, Zeynep Papuççuoğlu, Yaprak Dökümü dizisinde Necla karakteri ile tanıdığımız Fahriye Evcen, Şendoğan Öksüz ve Mehmet Birkiye’nin başrollerini paylaştığı filmde, Aytaç Ağırlar, Tülay Bekret, Cüneyt Sayıl gibi isimlerde filmde rol alan önemli oyunculardan.

27 çekim gününde tamamlanan filmin %80 ini doğa harikası olan Şile nin en güzel yerlerinde, geri kalan cennet ve uçma planları için ise platolarda 5 gün geçirildi. Günde 18 saat süren çekimlerin plato aşamalarında bir ilk gerçekleşti ve uçma sahnelerinin inandırıcı olması için ilk defa 4 düzenek aynı anda kuruldu.Bu Harry Potter filminde kurulan düzenekle aynıydı.

Bunun dışında filmin genelinde 20 dakikadan fazla bulunan hayal ve cennet sahneleri için Türkiye den ve İngiltere’den bir özel efekt ordusu çekimlerde yönetmen Biray Dalkıran’la koordineli olarak çalıştı.

İngiltere den gelen özel efekt grubu Türkiye de bu kadar kapsamlı bir projenin olması ve bu kadar profesyonel bir ekibin bulmasına oldukça şaşırdığını ve Yönetmen Biray Dalkıran dan etkilendiğini bildirdiler. 15-35 yaş seyircinin şimdi den merak ettiği film 04 Ocak ta vizyona girecek. Filmin dağıtımını ise 35mm Filmcilik yapacak.

Filmin tarihini özellikle Biray Dalkıran 05 Ocak ın kendisinin doğum günü olması nedeni ile tercih etmiş.

Yoğun ve zorlu çekimler süresince aksilikler ekibin peşini bırakmadı.Yönetmen Biray Dalkıran’ın aracı Şile yolunda ki kazada ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldi.Filmin başrol oyuncularından Engin Altan Düzyatan çekimler sırasında başından yaralandı.Şile Devlet Hastanesinde kafatası röntgeni çekilen Düzyatan’ın durumunun iyi olduğu söylendi.Diğer başrol oyuncusu Zeynep Papuççuoğlu çenesine aldığı darbe sonucu hastaneye kaldırıldı.Tüm bu yoğun ve zorlu günler sonucunda çekimlere 2 gün ara vermek zorunda kaldıklarını söyleyen Biray Dalkıran “yaşanan tüm uğursuzluklara rağmen bu film hepimizin uğuru olacak” dedi.

erten07
10-09-07, 19:44
http://img66.imageshack.us/img66/4791/cennet11iv8.jpg (http://imageshack.us)

erten07
11-09-07, 09:37
'Araf'ın ardından 'Cennet' ile iddialı

Geçtiğimiz yıl 'Araf' adlı filmi ile adından söz ettiren yönetmen Biray Dalkıran'ın ikinci projesi 'Cennet'in montajı sürüyor. Başlıca rolleri Engin Altan Düzyatan, Zeynep Papuççuoğlu, Mehmet Birkiye, Fahriye Evcen, Aytaç Ağırlar ve Cüneyt Sayıl'ın paylaştığı, 'Cennet'in 4 Ocak'ta vizyona girmesi planlanıyor.

Hayalden gerçeğe
'Araf' filminde; 16 haftalık bebeğini kürtajla aldıran bir kadının yaşadığı gerilimli olayları konu alan Biray Dalkıran, 'Cennet'te ise 29 yaşındaki gerizekalı ama geniş bir hayal gücü olan Can adlı gencin öyküsünü ele aldı. Dalkıran; 'Cennet'te kendi kurduğu cennetinden çıkarılıp, akıllı bir yetişkin olabilme şansı verilen Can'ın dramını masalsı bir üslupla beyazperdeye aktardı. Bugüne dek çok sayıda reklam filmi ve video klip yöneten Biray Dalkıran, kısa metrajlı filmleriyle yurtiçinde ve dışında çok sayıda ödülün sahibi...

omayra73
22-09-07, 19:55
“Cennet” filminde ilk defa uzmanlar eşliğinde daha önce Oscar ödülü kazanmış efekt ve animasyonlar başarıyla gerçekleştirildi…

Yurtiçi ve yurtdışında bir çok ödülün sahibi yönetmen Biray Dalkıran’ın son filmi “ Cennet”te, Amerika ve İngiltere’de gişe filmlerinde kullanılan özel efekt ve 3D animasyonlar ilk defa uygulandı.

27 çekim gününde tamamlanan filmin % 80’i Şile’nin doğal ortamında, geriye kalan cennet ve uçma planları ise platoda 5 günde çekildi. Günde 18 saat süren plato çekimlerinde bir ilk yaşandı ve uçma sahnelerinin inandırıcı olması için 4 ayrı düzenek kuruldu. Bu düzenekler Harry Potter filminde kullanılan düzenekler ile tıpa tıp aynıydı. Filmin genelinde 20 dakikadan fazla yer tutan hayal ve cennet sahneleri için Türk ve İngiliz özel efekt ekipleri ile koordineli çalışıldı. Cennet’in çekimleri sırasında İngiltere’nin önde gelen reklam animasyon stüdyolarında çalışan özel efekt ekibi, Biray Dalkıran’ın yönetmenliğinden çok etkilendi.

Filmdeki cennet efektlerinde kullanılan teknik, 1998 yılında yönetmen Vincent Ward’ın yönettiği ve başrollerinde Robin Williams’ın yer aldığı, görsel efekt dalında Oscar ödüllü “ What dreams may come” filminde kullanılan teknik ile aynıydı. Bu teknik de Türkiye ilk defa “Cennet” filminde kullanıldı.

Ayrıca Türkiye’de ilk defa bir filmin tamamında “ kamera map” tekniği, “matte paint” uygulama ve motion track compositing teknikleri kullanıldı. Cennet mekanlarının tamamında ise, 3D animasyon uygulandı.

Görsel efekt ve animasyon olarak İngiltere ve Türkiye ortak yapımı olan, Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen, dram ile komedinin harmanlandığı, “Cennet” 2008 yılının en iddialı ve sürpriz filmi olmaya aday…

omayra73
24-10-07, 11:55
Yönetmenliğini Biray Dalkıran'ın yaptığı 'Cennet' adlı filmin çekimleri sürüyor. Başrollerini Engin Altan Düzyatan ve Mehmet Birkiye'nin paylaştıkları filmde, bir baba oğulun sırlarla dolu ilişkisi anlatılıyor. Ocak'ta vizyona girecek olan film, bir focus grubu tarafından özel olarak tasarlanan cennet planlarıyla adından söz ettireceğe benziyor. Filmin sonu da sır gibi saklanıyor. Dalkıran film için 3 ayrı final hazırlamış durumda.

24 Ekim 2007
Kaynak: Sabah Kültür Sanat

erten07
31-10-07, 10:34
Cennet sırlarla geliyor

Araf’ın yönetmeni Biray Dalkıran’ın ikinci projesi Cennet sırları ile birlikte geliyor. Filmde seyirciler bir baba ile oğlunun sırlarla dolu ilişkisine tanık olacak.


Engin Altan Düzyatan ile Mehmet Birkiye’nin rol aldığı sahnelerde sevgi, hüzün ve vicdan azabı en derinden hissedilecek.

Film için tasarlanan Cennet planları da filmin başka sırlarından birini oluşturuyor. Sadece film için oluşturulan focus grup, yönetmen Biray Dalkıran ile çekim ekibinin bildiği Cennet plânlarının tasarımı için çok titiz çalışıldı. Cennet’in sonu da sır olarak saklanıyor. Biray Dalkıran, Cennet için 3 tane farklı son hazırladı.

erten07
13-11-07, 13:10
"Yaprak Dökümü"nde Necla karakterini canlandıran Fahriye Evcen, ilk sinema filmi olan "Cennet"te akıl hastası bir genç kızı canlandırıyor.Filmin hikayesinden çok etkilendiğini belirten Evcen, "Senaryoyu okurken defalarca ağladım" dedi.

"Yaprak Dökümü" dizisinde eniştesiyle birlikte kaçan Necla karakterini canlandıran 21 yaşındaki Fahriye Evcen, Biray Dalkıran’ın ikinci filmi olan "Cennet"te rol alıyor. Başrollerini Engin Altan Düzyatan, Zeynep Pabuçcuoğlu ve Mehmet Birkiye’nin paylaştığı film, 30 yaşında akıl hastası bir gencin öyküsünü konu alıyor. Filmde akıl hastasını canlandıran Engin Altan Düzyatan’ın en yakın arkadaşını canlandıran Evcen, "Ben de bu filmde 16-17 yaşlarında bir akıl hastasını canlandırıyorum... Zaman zaman fevri davranışları olan, masum ve şımarık bir karakteri bu kız. Karakterimin ismi de yok, kız olarak geçiyor. Bu benim ilk sinema filmim. Bu senaryoyu okurken defalarca ağladım" dedi. İki arkadaşın gördüğü hayallerin cenneti andırdığı için filmin adının "Cennet" olduğunu belirten güzel oyuncu sözlerini şöyle tamamladı: "Atipik psikoz bir kimliği canlandırmak gerçekten beni çok zorladı. Sosyoloji ve psikoloji okuduğum için özel bir çalışma gerekmedi ama uçma sahnesinde çok zorlandım, korkunç bir ağrı ve sancı çektim" şeklinde konuştu.

4 Ocak’ta vizyona girecek olan filmde, Amerika ve İngiltere’de gişe filmlerinde kullanılan özel efekt ve 3D animasyonlar ilk defa uygulandı. 27 çekim gününde tamamlanan filmin yüzde 80’i Şile’nin doğal ortamında, geriye kalan cennet ve uçma planları ise platoda 5 günde çekildi. Uçma sahnelerinin inandırıcı olması için 4 ayrı düzenek kuruldu. Bu düzenekler Harry Potter filminde kullanılan düzenekler ile tıpa tıp aynıydı.

omayra73
22-11-07, 08:50
http://img516.imageshack.us/img516/9707/20519274898969871ac2bvr3.jpg (http://imageshack.us)

ecr
22-11-07, 13:02
En İddalı Filmin Fragmanı Yayında.

04 Ocak 2008′de 35 Milim Yapım ve Dağıtım’ın vizyona sunacağı, Biray Dalkıran’ın son filmi Cennet’te Türkiye’de ilk defa Oscar ödüllü efekt ve animasyonlar kullanılarak masalsı bir dünya oluşturuldu. Daha sonra bu masalsı Cennet, filmin teknik ekibi tarafından başarıyla filmin fragmanına aktardı. Engin Altan Düzyatan ve Fahriye Evcen’in başrollerini paylaştığı Cennet’in masalsı fragmanlarını usta tiyatro sanatçısı Müşfik Kenter seslendirdi. Cennet’in fragmanı 23 Kasım Cuma günü saat: 18:00’den itibaren www.cennetfilm.com ve www.dfgs.net sitelerinde yayında olacak.

Sadibey

http://www.cennetfilm.com/setfoto/images/CIMG6477.jpg
http://www.cennetfilm.com/setfoto/images/CIMG6480.jpg
http://www.cennetfilm.com/setfoto/images/CIMG6465.jpg
http://www.cennetfilm.com/setfoto/images/CIMG6376.jpg
http://www.cennetfilm.com/setfoto/images/CIMG6373.jpg
http://www.cennetfilm.com/setfoto/images/CIMG6329.jpg
http://www.cennetfilm.com/setfoto/images/CIMG6345.jpg

Cennet Web Sitesi

Buket_TY
23-11-07, 15:10
Fahriye Evcenin bir filmle gelmesini sevindim
Gercekten cok genc ve cok iyi bir yetenek...
Yaprak Dokumunde Neclanin her saniyesinde kendimi zor tutuyorum...
Aglamamk elde degil
Bakalim Fahriye bu kez nasil oyunuyacak
Eminim cok iyi bir performans sergileyecek...
Enginide bazi dizilerde izlemisimdir(Muhurlu Guller, Kocum Benim)
O zaman pek birsey goremistim
Ama fragmanda baya bir etkilendim rolunden...
Buda sadece 2dk birsey...
Merakla bekliyorum

Avrupada yayinlanacakmi?

ecr
23-11-07, 18:10
Evet, Avrupa'da da görücüye çıkacak. Ancak tam tarihini bilemiyorum.

erten07
23-11-07, 21:39
"Cennet"in sonu nasıl belirlenecek?

Yönetmen Biray Dalkıran’ın "Cennet" filmi 4 Ocak 2008’de vizyona girecek. Filmin sonunu ise gazeteci, sosyolog ve eleştirmenlerden oluşan seçici kurul belirleyecek.

Biray Dalkıran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, drama, fantastik, komedi türünde bir film olan "Cennet"in çekimlerinin tamamlandığını ve montajının devam ettiğini söyledi. "Filme 3 son çektik. hangisini kullanacağımıza karar veremedik" diyen Dalkıran, bu nedenle Altın Portakal Film Festivaline katılmadıklarını, hatta film vizyona girene kadar da hiçbir festivale katılmama kararı aldıklarını kaydetti.

Dalkıran, öykünün "mutlu mu, hüzünlü mü" bitmesine karar
veremediklerini belirterek, "Seçici kurul karar versin istiyorum.
İzleyici sonunda ağlasın istiyorum. Ben onun peşindeyim" dedi. Dalkıran, gazeteci, eleştirmen ve sosyologlardan oluşan 20 kişilik bir kurulun filmin sonunu belirleyeceğini kaydetti. Bu kurulun filmi ve 3 sonu izleyeceğini belirten Dalkıran, "Sonunda herkese seçimini ve neden bu sonu seçtiğini soracağım. Oylama yapacağız."Sinemaya bu sonla çıksın’ diyeceğiz" şeklinde konuştu.

4 Ocak 2008'da vizyonda

Biray Dalkıran’ın yönettiği, Burak Sesli’nin senaryosunu yazdığı "Cennet" filminde, Engin Altan Düzyatan, Zeynep Papuççuoğlu, Fahriye Evcen, Şendoğan Öksüz, Aytaç Ağırlar, Tülay Bekret, Cüneyt Sayıl ve Mehmet Birkiye rol aldı. Görsel efektleri İngiltere ve Türkiye ortak yapımı olan filmin büyük bölümü Şile’de çekildi. Çekimlerin plato aşamalarında uçma sahnelerinin inandırıcı olması için Harry Potter filminde kullanılan düzenek kuruldu. Filmin genelinde 20 dakikadan fazla bulunan hayal ve cennet sahneleri için İngiltere’den özel efekt grubu geldi. Film 4 Ocak 2008’de vizyona girecek.

Filmin konusu özetle şöyle:

"Can, 29 yaşında atipik psikoz ve zeka düzeyindeki düşüklüğe rağmen büyük hayal gücüne sahip bir kişidir. 7 yaşında, annesi öldüğü zaman, yaşadığı travma sonucu onun hayaliyle yaşamaya başlamış ve annesi dışında kimseyle iletişime giremediği bir çocukluk geçirmiş; bu yüzden kendine ait bir cennet yaratmıştır. Filmin kahramanı, bir gün, cennetinde tek başına olmadığını, güzel bir kızın da kendisine eşlik ettiğini fark eder."

gulxtann
24-11-07, 19:36
Fahriye evcen'in rol almasına çook sevindim :):) Umarım iyi bir film Olur....

http://img230.imageshack.us/img230/7721/wetwedu3.jpg (http://imageshack.us)

http://img264.imageshack.us/img264/540/wetwetza3.jpg (http://imageshack.us)

http://img225.imageshack.us/img225/5752/evcen202il5.jpg (http://imageshack.us)

http://img134.imageshack.us/img134/911/evcen203mh0.jpg (http://imageshack.us)

http://img379.imageshack.us/img379/8145/evcen204pi9.jpg (http://imageshack.us)

gulxtann
24-11-07, 19:40
http://img443.imageshack.us/img443/2581/1413754593b7f62f26d1uk8.jpg (http://imageshack.us)

http://img443.imageshack.us/img443/8853/17839531875ca002c675jt9.jpg (http://imageshack.us)

http://img129.imageshack.us/img129/174/sh104355xw9.jpg (http://imageshack.us)

http://img159.imageshack.us/img159/4609/sh104356xi2.jpg (http://imageshack.us)

http://img471.imageshack.us/img471/2918/cennetb2vc2.jpg (http://imageshack.us)

http://img240.imageshack.us/img240/4735/cennetb3lm8.jpg (http://imageshack.us)

http://img471.imageshack.us/img471/3950/cennetb5wh3.jpg (http://imageshack.us)

http://img123.imageshack.us/img123/8678/resim003ne3.jpg (http://imageshack.us)

http://img46.imageshack.us/img46/4567/resim004kb7.jpg (http://imageshack.us)

deadly_angel
25-11-07, 01:10
Ocak'ta 'Cennet'in kapıları aralanıyor

Biray Dalkıran'ın 'Cennet' adlı filmi, 4 Ocak'ta vizyona giriyor. Başrollerini Engin Altan Düzyatan, Zeynep Pabuççuoğlu ve Fahriye Evcan paylaştığı filmde annesinin öldüğünü kabullenemeyen zeka özürlü bir adamın öyküsü anlatılıyor.

Özel düzenekler

Filmdeki uçma sahnelerinin inandırıcı olması için özel platolara 'Harry Potter' serisinde kullanılan düzenekten kuruldu. Cennet sahnelerinin efektlerini ise Türkiye ve İngiltere'den özel ekipler hazırladı.

Kaynak: Sabah / Günaydın

gulxtann
06-12-07, 21:24
http://img124.imageshack.us/img124/2412/51381073fa0.png (http://imageshack.us) + http://img124.imageshack.us/img124/5872/fahriyeap3.png (http://imageshack.us)

http://img146.imageshack.us/img146/5240/arkacopyiw3.png (http://imageshack.us)

http://img479.imageshack.us/img479/8872/arkacopy2ja6.png (http://imageshack.us)

!! Elyf !!
09-12-07, 02:31
'Cennet' ile kıyaslanacak bir film yok

MERVE YURTYAPAN - MAGAZİN

'Yaprak Dökümü' dizisiyle üne kavuşan Fahriye Evcen, ilk sinema filmi 'Cennet'le 4 Ocak'ta beyazperdede olacak. Filmin çok farklı bir senaryoya sahip olduğunu belirten genç oyuncu, "Cennet ile kıyaslanacak bir film yok, bu filmi izleyen herkes çok etkilenecek" şeklinde konuştu..

Türk sinemasının korku türündeki ilk örneklerinden sayılan 'Araf'ın yönetmeni Biray Dalkıran, yeni filmi 'Cennet' ile beyazperdeye dönüyor. 'Cennet'te akıl hastası bir genç kızı canlandıran Fahriye Evcen, 4 Ocak'ta vizyona girecek filmle izleyici ile buluşmaya hazırlanıyor. 'Yaprak Dökümü' dizisindeki oyunculuğuyla dikkat çeken Evcen, daha önce Türk Sineması'nda hiç denenmemiş bir sinema filminde yer almanın heyecanını yaşıyor. Evcen, "Bu film diğer sinema filmlerinden çok farklı... Bence 'Cennet' ile kıyaslanacak bir film yok. Filmi izleyen herkes çok etkilenecek. Birbirine benzer filmler çekilirken, biz değişik bir senaryo üzerinde çalıştık" diyor. Evcen'e 'Cennet'te Engin Altan Düzyatan, Zeynep Pabuççuoğlu ve Şendoğan Öksüz gibi oyuncular eşlik ediyor.

* Almanya'dan Türkiye'deki dizilere tesadüfen transfer oldunuz. Oyunculuğa nasıl karar verdiniz?
Çocukluğumdan beri tiyatroyla ilgileniyorum, ancak profesyonel olarak yer alma fırsatı bulamadım. Oyunculuk bana hiçbir zaman uzak değildi. Çok kararlı başladığım da söylenemez.

ŞİZOFREN BİR KARAKTER
* 'Cennet' sizin ilk sinema filminiz, filmde akıl hastanesindeki bir hastayı canlandırıyorsunuz, bundan bahsedebilir miyiz?
'Cennet'te 15 yaşlarında bir kız çocuğunu canlandırıyorum. Akıl hastanesinde bir hasta ve şizofren bir arkadaşı var. Filmin güzel bir hikayesi var. Ayrıca bu hastalıkla yürüyen bir hikaye de var. Bu kızın doktorlarla ve babasıyla ilişkisi oldukça uzak... Daha çok arkadaşıyla ve onun iç dünyasıyla ilgileniyor. Şirin ve fevri davranışları olan bir kız. Garip davranışları ve mistik bir havası var. Şu ana kadar çok fazla sinema filminde görülmeyen bir durumu da var; filmde canlandırdığım karakter isimsiz. İsimsiz olması fonksiyonsuz olmasından kaynaklanmıyor. Filmin sonunda da izleyicileri çok güzel bir sürpriz bekliyor.

GİŞEYİ HİÇ DÜŞÜNMEDİK
* Filmin farklı ve dikkat çekici bir senaryosu var. Türk Sineması'nda görmeye alışmadığımız bir senaryoyla izleyici karşısına geçeceksiniz. Bu filmde sizi etkileyen ne oldu?
Filmin senaryoyusunu okuduğumda şimdiye kadar Türk Sineması'nda benzeri olmayan bir senaryoya sahip olduğunu gördüm. Beni filmin en fazla etkileyen yönü bu oldu. Bu film, Türkiye'de hiç denenmemiş ve oynanmamış bir hikaye. Son yıllarda benzer filmler yapılıyor. Aynı temalar üzerinden gidiliyor. 'Cennet' diğer filmlerden bu anlamda sıyrılıyor. Değişik ambiyansı olan bir film. Her yaştan izleyiciyi çekecek. Bu filmde Türk Sineması'nda psikolojik dram anlamında çok farklı şeyler denedik.

* Benzer konulu filmler yapılmadığını söylediniz. Daha önce denenmemiş bir projede yer almayı 'riskli' olarak değerlendiriyor musunuz?
Bunun riski mutlaka vardır, ancak ben bu riski severek göze alırım. Yeniliği kabul edemiyorlar ve yeni işlere destek olmuyorlar. En azından 'Türkiye'de bir ilk denendi' demeliler. Biz her şeye açığız. Ben oyuncu kimliğimle baktığımda şimdiye kadar denenmemiş özel bir iş yapıldığını görüyorum. Herkes en iyisini yapmaya çalıştı ve bunu da başardığımızı düşünüyorum. Kötü filmler yapılıyor, ancak bunlardan bazıları gişede başarılı oldu. Bu nedenle izleyicinin ne istediğini tam olarak anlayamıyorum. 'Cennet'i yaparken herhangi bir gişe endişesi yaşamadık. Gişe düşüncesiyle yapılan bir film değil. Sadece doğru izleyicilerin gözünde iyi bir yerde olması için uğraştık. Çok iyi tepkiler alacağımıza eminim.

* Bu özellikleriyle Cennet'in diğer sinema filmlerine göre benzersiz ve rakipsiz olduğunu düşünüyor musunuz?
Diğer filmlerden farklı bir yerde olacak. Duygusallığın ve komedinin işlendiği sahneler de var. İnsanların psikolojisini çok derinden etkileyecek bir film oldu. Cennet' ile kıyaslanacak bir film yapıldın ğını düşünmüyorum. Bence konu olarak diğer filmlerden farklı ve onlarla birebir yarıştırılamayacak.

* Sinema izleyicisinin filmlere olan ilgisini nasıl buluyorsunuz?
Bazı filmlerin hak ettiği yere taşınmadığını görüyorum. Seyircinin sinemaya bakışının değişmesi gerekiyor. Türk seyircisi hep dram istiyor. Farklı bir konuya sahip olunduğunda, o filmler dikkat çekmiyor.

* Bazı oyuncular yaşadıkları polemiklerle gündeme gelebiliyor... Gündemde kalmakla iş almak arasında bir bağlantı mı var?
Bunların çok saçma olduğunu düşünüyorum. İnsanlar bunlara izin veriyor. Bu sektörde çalışan bazı insanlarda böyle bir düşünce var. O insanlar işle ön plana çıkmak istemiyor ve kolay yoldan para kazanmak istiyorlar. Bu bence çok yanlış bir davranış.


Dizinin senaryosu ve ekip çok başarılı
* Yaprak Dökümü izleyici tarafından çok seviliyor. Dizinin bu kadar ilgi çekeceğini bekliyor muydunuz?
Böyle bir düşünce ile dizide yer almaya karar vermedim. Çok güzel bir ekip ve senaryo olduğu için iyi bir izleyici kitlesine ulaşacağını tahmin ettim. Kendi adıma "Karakterim nereye taşınır?" diye bir kaygı yaşamadım. Necla karakterinin ailede çok özel bir yeri var. Karakterler ayrı ayrı çok güzel bir şekilde işleniyor.

* Canlandırdığınız Necla karakteri yüzünden tepki aldığınız oluyor mu?
Kardeşlerin arasında sorun yaşandığı dönemde yolda çok tepki alıyordum. Artık bu, duruldu ve insanlar bizi izlemekten çok keyif alıyor.

Terslikler oldu
Yönetmen Biray Dalkıran'ın aracı Şile yolundaki kazada ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldi. Dalkıran kazadan yara almadan kurtuldu. Filmin başrol oyuncularından Engin Altan Düzyatan, çekimler sırasında başından yaralandı. Diğer başrol oyuncusu Zeynep Pabuççuoğlu, çenesine aldığı darbe sonucu hastaneye kaldırıldı. Bu olaylar neticesinde çekimlere 2 gün ara vermek zorunda kalındı.

Oyunculuk eğitimi şart
Oyunculuk yapmak için yetenek kuşkusuz çok önemli biryere sahip. Peki, bu işte başarılıolabilmek için eğitimin ne kadar payı var?
Eğitimin çok gerekli olduğunu düşünüyorum. Sinema oyuncusuyla, televizyon oyuncusukarşılaştırılamaz. Aralarında ince bir çizgi var ve bunun ayırtedilebilmesi gerekiyor. 2 senetiyatro eğitimi aldım ve bu bana oyunculuğu tanıttı. Sesimive bedenimi nasıl kontrol etmem gerektiğini öğrendim. Tiyatroda kullandığım sesi sinemada kullanamam. Sinemadabaşarılı olabilmek için bununeğitimi de alınmalı.

Özelimi ortaya dökmem
İlişkilerimle ön plana çıkmadım, zaten bugüne kadar böyle bir durum da olmadı. Sansasyonel bir hayatım yok. Yalın bir hayatım var. Bu tarz haberlerle gündeme gelen insanlar açık bir kapı bırakıyorlar ve o yüzden onlarla uğraşılıyor. Kimsenin böyle şeylerle dikkatini çekmek istemem. Özel hayatınızı ön plana çıkartmak isterseniz, insanlar da bununla ilgilenir.

İyi iş hakkını bulur
Mankenlerin oyunculuk yapmasından rahatsızlık duymuyorum. Zaten iyi iş hakkını buluyor. Ben kendi işime bakıyorum ve onlarla ilgilenmiyorum. Ben onlarla bir proje içinde yer alır mıyım bilmiyorum. "Mankenler oyunculuk yapmasın" diyorlar, ama pek çok oyuncu da başka işler yapıyor. Bence herkes yaptığı işin hakkını vererek yapmalı.

İlklere imza attı
Çekimleri aralıklarla 27 günde tamamlanan filmin yüzde 80'i Şile'de geçti. Geri kalan cennet ve uçma planları için ise; platolarda 5 gün geçirildi. Günde 18 saat süren çekimlerin plato aşamalarında bir ilk gerçekleşti ve uçma sahnelerinin inandırıcı olması için ilk defa 4 düzenek aynı anda kuruldu. Bu Harry Potter'ın beyazperdedeki serisinde kurulan düzenekle aynıydı. Filmin genelinde 20 dakikadan fazla bulunan hayal ve cennet sahneleri için Türkiye ve İngiltere'den bir özel efekt ekibi çekimlerde yönetmen Biray Dalkıran'la koordineli olarak çalıştı.

Filmin konusu
Can, 7 yaşındayken annesinin ölümü ile yaşadığı büyük travmadan sonra çevresi ile bütün iletişimini koparmış, yaygın tanımla gerizekalı bir gençtir. Düşük zekasına rağmen inanılmaz bir hayal gücüne sahiptir. Annesini hayal dünyasında yaşatmış ve 29 yaşına kadar sadece onunla iletişim kurmuştur. Bunca yıldır kendi kendine yarattığı cennetin içinde yaşarken bir gün artık o cennette yalnız olmadığını fark eder. Genç ve güzel bir kız da kendisine eşlik etmeye başlamıştır.



Kaynak : Sabah Gazetesi / Günaydın

!! Elyf !!
09-12-07, 02:34
http://img230.imageshack.us/img230/5787/31fc63f4642f304c95b6aa0vf2.jpg (http://imageshack.us) http://img452.imageshack.us/img452/9964/de6bb7943d2fdc408b60f02fv0.jpg (http://imageshack.us) http://img230.imageshack.us/img230/6843/7728fa27aaae84478c76a2cbw2.jpg (http://imageshack.us)

erten07
10-12-07, 10:34
Cennet İsrail’de!

Biray Dalkıran'ın filmi İsrail’de düzenlenen Eilat Film Festivali’ne katılacak...

04 Ocak’ta vizyon izleyicisi ile buluşacak olan Biray Dalkıran’ın yönettiği, başrollerinde ise Engin Altan Düzyatan ve Fahriye Evcen’in oynadığı Cennet, İsrail’de düzenlenen Eilat Film Festivali’ne katılacak.

2008 yılında altıncı kez 14-17 Mayıs tarihlerinde yapılacak olan Eilat Film Festivali’ne Cennet filminin yönetmeni ve oyuncularının da katılması bekleniyor.

kaynak: beyazperde

!! Elyf !!
11-12-07, 04:12
Yaprak Dökümü'nün Necla'sı 'Cennet'te

"Yaprak Dökümü" dizisiyle üne kavuşan Fahriye Evcen'in, ilk sinema filmi "Cennet"le 4 Ocak'ta vizyona girecek.


Filmde, akıl hastası bir genç kızı canlandıran Evcen, Türk Sineması'nda hiç denenmemiş bir sinema filminde yer almanın heyecanını yaşadığını söyledi. Evcen, "Bu film diğer sinema filmlerinden çok farklı... Bence 'Cennet' ile kıyaslanacak bir film yok. Filmi izleyen herkes çok etkilenecek. Birbirine benzer filmler çekilirken, biz değişik bir senaryo üzerinde çalıştık" diyor. Evcen'e 'Cennet'te Engin Altan Düzyatan, Zeynep Pabuççuoğlu ve Şendoğan Öksüz gibi oyuncular eşlik ediyor.


Kaynak:Hürriyet - Kelebek

deadly_angel
22-12-07, 12:26
'Cennet'in özel efektleri İngiltere yolunda kaldı!

Yönetmenliğini Biray Dalkıran'ın üstlendiği, başrollerini iseEngin Altan Düzyatanve Fahriye Evcen'inpaylaştıkları, 'Cennet'adlı filmin montajısürüyor. İngiltere'de hazırlanan filmin üç hafta önce tamamlanması beklenen montajı, özel efektler geciktiği için yetiştirilemedi. Daha önce 4 Ocak'ta vizyona gireceği söylenenfilmin, gecikmeli olarakseyircilerle buluşabileceğini belirten Dalkıranekledi:"Yeni bir vizyon tarihi belirlememiz gerekebilir. Filmin dağıtımcısı35 Milim ile çalışmalarabaşladık."

Kaynak: Sabah / Günaydın

erten07
31-12-07, 11:29
'Cennet' bahara kaldı

Yönetmen Biray Dalkıran’ın ikinci filmi "Cennet"in gösterim tarihinin, İngiltere’den gelecek efektlerin gecikmesi sebebiyle ertelendiği bildirildi.



Film Konsept Yapım ve Danışmanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, filmin yönetmeni ve yapımcısı Biray Dalkıran ile filmin dağıtımcısı 35 Milim Yapım ve Dağıtım arasında yapılan görüşmeler sonucu, 4 Ocak 2008’de sinemaseverlerle buluşması beklenen filmin 11 Nisan 2008 tarihinde vizyona girmesi kararlaştırıldı.

Filmin oyuncu kadrosunda Engin Altan Düzyatan, Zeynep Pabuççuoğlu, Fahriye Evcen, Şendoğan Öksüz, Aytaç Ağırlar, Tülay Bekret, Cüneyt Sayıl ve Mehmet Birkiye yer alıyor.

Filmin konusu özetle şöyle:

"Can, 29 yaşında atipik psikoz ve zeka düzeyindeki düşüklüğe rağmen büyük hayal gücüne sahip bir kişidir. 7 yaşında, annesi öldüğü zaman, yaşadığı travma sonucu onun hayaliyle yaşamaya başlamış ve annesi dışında kimseyle iletişime giremediği bir çocukluk geçirmiş; bu yüzden kendine ait bir cennet yaratmıştır. Filmin kahramanı, bir gün, cennetinde tek başına olmadığını, güzel bir kızın da kendisine eşlik ettiğini fark eder."

ecr
02-01-08, 19:17
Cennet filminin yeni vizyon tarihi belli oldu!

Merakla beklenen Biray Dalkıran'ın son filmi Cennet, efektlerin bir türlü ulaştırılıp filmin post production işlemlerinin bitmemesi üzerine yeni vizyon tarihini açıklandı.
Film 11 Nisan 2008 tarihinde beyazperdede olacak.

Beyazperde

erten07
20-02-08, 11:18
Cennet Filmine Çin’den Teklif Geldi



11 Nisan'da vizyona sunulacak, Biray Dalkıran'ın ikinci filmi Cennet'e Çin'in önemli yapımcı ve dağıtımcı firmalarından biri olan Big One Films'ten teklif geldi.

Cennet'in Çin'deki dağıtım haklarına talip olan Big One Films'in başkanı Shan Dongbing, Berlin Film Festivali'nde filmin fragmanını gördüklerini ve çok etkilendiklerini belirtti.

Cennet'in yapımcısı ve yönetmeni Biray Dalkıran ise, bu gelişme ile ilgili çok heyecanlı olduğunu ve Çin'den gelen bu teklifi değerlendirdiklerini, filmin Çin'de vizyona sunulmasının bir Türk filmi için çok önemli gelişme olacağını kaydetti.

Geçen yılda Biray Dalkıran'ın ilk filmi Araf'ın DVD hakları, bir Amerikan film şirketi olan Pathfinder Pictures'a satılmış ve böylelikle Araf Türkiye'den Amerika'ya satılan ilk Türk filmi olma ünvanını kazanmıştı

erten07
10-04-08, 12:24
Biray Dalkıran’ın yönettiği, baş rollerini Engin Altan Düzyatan ve Fahriye Evcen’in paylaştığı "Cennet" filminin galası yapıldı.



İstiklal Caddesindeki Cine Majestic Sinemasında yapılan galada konuşan yönetmen Biray Dalkıran, çekimlerinin büyük bölümü Şile’de gerçekleştirilen filmde, kolaylıkla yapılamayacak bazı özel efektleri denediklerini söyledi.

Dalkıran, filmin şizofren bir erkek ile kızın dünyasını anlattığını
belirterek, "Bugünlerde önemli bir film bu, çünkü anlatmak istediğimiz şey, herkesin kendisine ait bir dünyası olduğu ve o dünyaya saygı duyulması gerektiği. Herhalde Türkiye’nin bugünlerde ihtiyacı olan bir mesaj bu" şeklinde konuştu.

Galaya, filmin müziklerini yapan Harun Kolçak ile Teoman ve Sümer Ezgü’nün de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı. Biray Dalkıran’ın yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği filmin
senaryosunu Burak Sesli yazdı. Müziklerini Taner Sarf ve Harun Kolçak’ın yaptığı filmde, Engin Altan Düzyatan, Fahriye Evcen, Zeynep Papuççuoğlu, Tülay Bekret, Şendoğan Öksüz, Aytaç Ağırlar, Cüneyt Sayıl ve Mehmet Birkiye rol aldı.

Filmde yer alan hayal ve cennet sahneleri için Türkiye ve İngiltere’den özel efekt uzmanları çalıştı. Filmin çekimlerinin büyük bölümü Şile’de gerçekleştirildi. Çekimlerin plato aşamalarında uçma sahnelerinin inandırıcı olması için "Harry Potter" filmindeki düzenek kuruldu.

Türkiye’de 11 Nisan’da vizyona girecek filmin konusu özetle şöyle: "Can, 29 yaşında atipik psikoz ve düşük zekasına rağmen büyük hayal gücüne sahip biridir. 7 yaşında annesi öldüğünde yaşadığı travma sonucu annesinin hayaliyle yaşamaya başlamış ve babasıyla kurdukları dünyada yalnız bir çocukluk geçirmiştir. Bu yüzden de kendine ait masalsı bir 'cennet’ yaratmıştır. Babası ise oğlunun bu durumuna üzülmektedir, ama oğlundan sakladığı çok önemli bir sırrı vardır. Can, bir gün güzel bir kızla tanışır ve yeni arkadaşıyla bu masalsı ve eğlenceli dünyada yaşarken bir doktor ortaya çıkar. Tuba, uzmanlık alanı zeka geriliği olan genç bir doktordur ve son 6 yıldır öğrenmeyi hızlandıran mucizevi
bir ilaç üzerinde çalışmaktadır. Görünürde Can, onun için iyi bir
denektir."

deadly_angel
12-04-08, 10:51
Cennet

Araf’tan tanıdığımız yönetmen Biray Dalkıran ile klip yönetmenliği kökenli olduğunu anladığımız senarist Burak Sesli’nin eseri Cennet, post-prodüksiyon süreciyle ilgili koparılan onca gürültü ve birkaç aylık ertelemenin ardından, cılız bir tanıtımla vizyona sokuluyor. Dağıtımcılar filme inanmadılar mı acaba? Haksız sayılmazlar…

Filmin merkezinde Can adlı karakter var. Annesinin ölümünün ardından geçirdiği travma sonucu akli dengesi bozulan Can, kendi kafasında var olan bir Cennet’te annesiyle iletişim kurmayı sürdürmektedir. Sağlık durumu ağırlaşınca, tedavi edilmek üzere babası tarafından bir akıl hastanesine getirilir. Burada hem üzerinde deneysel bir tedavi uygulanacak hem de Can kendi hayal dünyasını paylaşan bir başka hastayla, genç bir kızla iletişim kuracaktır.

Filmin tüm problemleri bir yana, ortada gerçekten neresinden tutsanız elinizde kalacak bir senaryo var. Kaba bir şekilde kurulmuş olan dramatik yapı, yine de iyi bir kalemin elinde pekala filmi taşıyabilirmiş. Ancak kötü enformatik diyaloglar silsilesi, işlemeyen karakter ve ilişkiler ağı, cevaplanamayan senaryo boşlukları ile maç zaten baştan kaybedilmiş.

En basitinden, “Nasılsın?” sorusuna birden fazla karakterin “İyi diyelim…” şeklinde cevap veriyor olması bile, senaristin aslında tüm karakterleri bizzat kendi ağzından konuşturduğuna ve dolayısıyla karakter yazmak konusunda yetersiz kaldığına dair bariz bir ipucu. “Oğlunuzu kaybetmekten neden bu kadar korktuğunuzu anlamıyorum!” gibi bir doktorun nasıl sarf ettiğini anlamanın mümkün olmadığı, akla ziyan replikler de cabası.

Ortada deneysel bir ilaç ve tedavi var. Bu tedavinin doğasını pek anlamıyoruz doğrusu. Güdük bir odada, Yeşilçam yapımı bilimkurgu filmlerini hatırlatan, üzeri düğmelerle dolu bir makine ve komik bir monitörle tedavi süreci kontrol ediliyor. Arada gelişme kaydedildiğinden bahsediliyor ama çoğu zaman biz o iyileşmeyi karakterde görmüyoruz.

Bir de sanki sahne sıralamasında bir karışıklık olmuş hissine kapılıyor insan zaman zaman. Can’la özel olarak ilgilenen doktor Tuba, “İlk kez isminin Can olduğunu kabul etti” dediğinde mesela, asistanı olan diğer doktorun aynı şeyi sahneler önce söylediğini hatırlıyoruz. Bir başka noktada Can kendini öldürmeye çalışıyor ama hemen ardından gelen sahnede doktor gülümseyerek gelişme kaydettiklerinden bahsediyor. Ya da dışarıda son derece iyi vakit geçirdikleri bir akşamın ardından eve mahzun surat ifadeleriyle, sanki kavga etmiş gibi girmelerini mi örnek vermeliyim. Yok, bu böyle sürer gider. Ben en iyisi başka problemlere geçeyim.

Mesela filmin ne kadar kötü kurgulandığından bahsedeyim. Algılanması zor, çok kısa tutulmuş yakın planlarla fazlaca parçalanmış birçok sahne. Çok kez yanlış yerden plan bölündüğüne de şahit oluyoruz. İlaç şirketinde, yetkili kişi ile doktor arka planda uzaklaşırken, niyeyse uzun süre boş boş birbirine bakan ön plandaki figürasyonda kalıyoruz. Veya bir amors planında, oyuncu daha yerini almadan plana kesildiği için saniyelerce bir ense ve duvar izliyoruz.

Filmin çok bahsedilen görsel efektleri, fazlasıyla sırıtan bir uçma/düşme sahnesi, birkaç animasyon planı ve yoğun ışık-renk oyunlarından fazlası değil pek. Renk düzeltme aşamasında da o kadar oynanmış ki görüntülerle, çoğu iç mekanda oyuncuların tenleriyle duvar renkleri birbirinin aynı hale gelmiş.

Oyunculukların çoğu için de parlak şeyler söyleyemeyeceğim. Kimine zaten daha fazlasını yapabilecekleri bir malzeme sağlanmamış; kimiyse en baştan rolleri için yanlış tercihler. Fahriye Evcen, ne varsaydığımız karaktere ne de içinde bulunduğu çevreye bir an olsun uymuyor. Karakteriyle ilgili sözde sürprizin o uyumsuzluğu gerektirdiği düşünülüyorsa, buna da katılmıyorum. Çünkü bu haliyle o sürprizi en baştan ele veriyor.

Yetenekli bir genç oyuncu olan Engin Altan Düzyatan, şüphesiz kendinden bekleneni çok başarıyla yerine getiriyor. Ama canlandırdığı büyük ölçüde düz bir karakter. Ve hem onun hem de filmin handikabı, Can’ın bu filmi izlenebilir, cazip kılması mümkün olmayan, sevilebilirliği ya da empati kurulabilirliği bulunmayan bir karakter olması. Baştan projenin bir cazibesi yok yani. Cennet’in anlattığı önemli veya ilginç bir tema, bir karakter, bir olay yok. Bir film yapmaya karar vermeden önce bunları sorgulamak gerekmez mi?

Ve siz izleyicilere/okuyuculara şunu da sorarak yazımı noktalamak istiyorum: İki metre ötenizde biri parmaklıklara tırmanıp kendini yüksek bir yerden aşağı bırakmaya hazırlansa, durduğunuz yerde çığlık mı atarsınız yoksa onu durdurmak için bir şeyler mi yaparsınız? Onu geri çekmeniz yeter mesela… Hepimiz bunu düşünebilecek kadar akıllıyız. Ama ne yazık ki sezonun en başarısız yerli yapımlarından bir diğeri olan Cennet, bizi pek o kadar akıllı yerine koymuyor…

Kaynak: Beyazperde

diklo
12-04-08, 12:38
"Cennet": Araf'tan Cennet'e

Gökçe Devecioğlu

Biray Dalkıran'ın ikinci uzun metraj çalışması "Cennet", zeka düzeyi düşük bir genç üzerinden, hayal dünyası ile gerçek hayatın çatışmasını sorguluyor. Masalsı atmosferi ve görsel efektleri ile Türk dram filmlerinden ayrı bir yerde durmayı hedefleyen filmin senaryosu aynı yaratıcılıktan nasibini alamıyor.


Biray Dalkıran'ın 2006 yapımı ilk filmi "Araf", kürtajdan yola çıkan bir korku filmiydi. Yönetmenin ikinci filmi ise, romantik komedi unsurları barındıran bir psikolojik dram. İsim benzerliğinin yanıltıcı olmaması için öncelikle söz konusu cennetin, yedi yaşında annesini kaybeden bir çocuğun, bu travmayı atlatmak için sığındığı hayal dünyası olduğunu belirtmekte fayda var. Zeka seviyesi düşük olan A, yirmi dokuz yaşına kadar, kendi cennetinde, annesiyle ve kendince mutlu bir yaşam sürüyor. Senaryodaki aksama, aslında onunla özdeşleşmeye çalıştığımızda başlıyor. Engin Altan Düzyatan'ın canlandırdığı A, ansızın ettiği büyük ve özlü sözlerle izleyici ile arasına mesafe koyan bir karakter. Yama gibi duran ve senaryonun derdini anlatmakta zorlandığının ilk sinyallerini veren bu repliklerin iticiliği bir yana, karakterdeki tutarsızlığın diyaloglardaki özensizlikten mi, oyunculuktan mı kaynaklandığı birbirine karışıyor.
Hikaye, A'nın hayal dünyasına ortak olan yeni bir arkadaş edinmesiyle şekilleniyor. Aynı akıl hastanesinde şizofreni teşhisiyle yatan 'Kız', hastalığının belirtileri dahil olmak üzere derinlemesine verilmeyen; dolayısıyla daha az hata yapan bir karakter. Fahriye Evcen bu role çok yakışıyor ve filmin en keyif veren bölümlerini, çiftin birlikte yer aldıkları sahneler oluşturuyor. Senaryonun bütününe baktığımızda çok sık açık veren diyaloglar, bu sahnelerde, karakterlerin ortak özelliği gereği basit, samimi boyuta indirgeniyor ve eğlendiriyor. Filmin iddialı olduğu bölümlerinin de, ikilinin cennetini yansıtan sahneler olduğu belli. "Harry Potter" filminde kullanılan uçma düzenekleri, İngiltere'de hazırlanmış özel efektler ve matte painting uygulamaları ile filmin 'süs'üne fazlasıyla özen gösterilmiş. Çatışmayı sağlayarak filmi ileri taşıyan esas hikaye ise, bir o kadar aceleye gelmiş gibi...

Yaratıcılık ve inandırıcılıktan uzaklaşıyor

Zeynep Pabuççuoğlu'nun canlandırdığı, uzmanlık alanı zeka geriliği olan doktor, uzun yıllardır üzerinde çalıştığı ilaç için A'nın ideal denek olduğunu fark ediyor. Senaryonun tıbbi yanı, esas doktorun idealistliği ve motivlerinden; formalite ve yüzeysel etik tartışmalarına kadar standart kalıplardan beslenmeyi tercih ediyor. Yaratıcılıktan olduğu kadar inandırıcılıktan da uzaklaşarak, filmi baltalıyor. Özellikle A'nın ilaçla tedavi süreci başladığında, senaryo nedensiz gelişmeleri ile havada kalıyor, kendine güldürüyor ve can sıkmaya başlıyor. O kadar ki film, son derece sıradan, hatta klişe bir derdi olduğu halde, mesajını ancak doktorun cümlelerine başvurarak verebiliyor.

Tüm bunları tolere edebilirseniz, filmin başarılı açılış sahnesinden itibaren kendini belli eden özgünlük arayışı, ilginizi finale kadar korumanızı sağlayabilir. Bunda, görüntü yönetmeni Aşkın Sağıroğlu'nun yarattığı atmosferin yanı sıra, film müziklerine her zaman özen gösteren yapımcı-yönetmen Biray Dalkıran'ın bu filminde çalışmayı seçtiği Taner Sarf ve Harun Kolçak'ın da katkısı büyük. Her ne kadar kimi sahneleri 1999 yapımı "Molly" filmini anımsatsa da, Türk dram sineması içinde değerlendirirsek yenilikçi bir film sayılabilir. Bu anlamda seyrinden keyif alma ihtimaliniz yüksek, ancak finalde sürpriz niyetine sunulan klişe yüzünden salondan yaratıcılık açlığıyla çıkmanız kaçınılmaz. Yine de, "Cennet"i "Araf" ile karşılaştırırsak, Biray Dalkıran'ın fantastik türde olacağı belirtilen üçüncü filmi için umut verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kimler izlemeli?

Filmlerde masalsı atmosferden hoşlananlar.
Türk sinemasını ihmal etmeyenler.

Kimler izlememeli?

Kötü diyaloglara tahammül edemeyenler.
Özgün ve yaratıcı bir senaryo bekleyenler.


sinema.com

Askoyunu_ekin
15-04-08, 14:14
Bunlarda benden
http://www.hizliresim.com/2008/4/15/1042.png
http://www.hizliresim.com/2008/4/15/1046.png

cnslsl
15-04-08, 16:44
üzülerek söylüyorumki şu ana kadar gittiğim hiçbir turk filmi guzel degıl :( (tabi 120 hariç)takip etmeye calısıyorum ama herseferınde husrana ugruyorum sanırım:(cennet filmini ben pek begenmedım...filmde hosuma gıden tek sey belkide Engin Altan Düzyatan ve Fahriye Evcan'ın konusmalarıydı ki bunlar komik diyaloglardı;ama tabikide bu kucuk bır bolum fılmın genelıne bakarsak cokta iyi oldugunu soyleyemıyecegım,tabi bunlar benım dusuncelerım,fılme gıdıp ızlemek ısteyenler olabılır,bır fılm herkeste aynı etkıyı bırakmaz..yalnız soylemeden gecemıyecegım Engin Altan Düzyatan'ın oyunculuğunu begendim.

erten07
17-04-08, 09:55
Yönetmen Biray Dalkıran’ın imzasını taşıyan “Cennet”, İngiltere’de Portobello Film Festivali’ne katılacak.

Geçen hafta vizyona giren, yönetmenliğini Biray Dalkıran’ın yaptığı “Cennet” filmi, İngiltere’nin en büyük bağımsız film festivali Portobello Film Festivali’ne kabul edildi.

“Cennet” filminin yönetmenliğini ve yapımcılığını Biray Dalkıran üstlendi. Senaryosunu Burak Sesli’nin yazdığı filmin müziklerini Taner Sarf ve Harun Kolçak yaptı. Filmde, Engin Altan Düzyatan, Fahriye Evcen, Zeynep Papuççuoğlu, Tülay Bekret, Şendoğan Öksüz, Aytaç Ağırlar, Cüneyt Sayıl ve Mehmet Birkiye rol aldı.

Filmde 20 dakikadan fazla yer alan hayal ve cennet sahneleri için Türkiye ve İngiltere’den özel efekt uzmanları çalıştı. Filmin çekimlerinin büyük bölümü Şile’de gerçekleştirildi. Çekimlerin plato aşamalarında uçma sahnelerinin inandırıcı olması için Harry Potter filmindeki düzenek kuruldu. Filmin konusu özetle şöyle:
“Can, 29 yaşında atipik psikoz ve düşük zekasına rağmen büyük hayal gücüne sahip biridir. 7 yaşında annesi öldüğünde yaşadığı travma sonucu annesinin hayaliyle yaşamaya başlamış ve babasıyla kurdukları dünyada yalnız bir çocukluk geçirmiştir. Bu yüzden de kendine ait masalsı bir ‘cennet’ yaratmıştır. Babası ise oğlunun bu durumuna üzülmektedir ama oğlundan sakladığı çok önemli bir sırrı vardır. Can, bir gün güzel bir kızla tanışır ve yeni arkadaşıyla bu masalsı ve eğlenceli dünyada yaşarken bir doktor ortaya çıkar. Tuba, uzmanlık alanı zeka geriliği olan genç bir doktordur ve son 6 yıldır öğrenmeyi hızlandıran mucizevi bir ilaç üzerinde çalışmaktadır. Görünürde Can onun için iyi bir denektir.”

AysenuR*
19-04-08, 11:52
Senaryonun büyüsüne kapılmışlar


Bir süre önce gösterime giren Cennet filminde rol alan Fahriye Evcen ve Engin Altan Düzyatan, filmi kabul etmelerindeki en büyük nedenin filmin konusu olduğunu söylediler.



http://img230.imageshack.us/img230/7993/fahriyeenginso8.jpg

Biray Dalgakıran'ın yönettiği Cennet filminde oynayan Fahriye Evcen ve Engin Altan Düzyatan HABERTURK'te Balçiçek Pamir'in 'Söz Sende' programına konuk oldu.

Düzyatan "Filmin çok iddialı bir senaryosu var. En azından Türk sinemasında görmeye alışmadığımız tarzda bir senaryosu olduğu kesin. Hepimizin seçmemizdeki neden galiba bu oldu. Senaryo 1,5 ay öncesinden bana gelmişti ve okuyunca çok etkilendim. Bu karakter çok ince ve çok sınırda bir karakterdi. Ben Can'ı çok sevdim" dedi.

Kanal D'deki 'Yaprak Dökümü' dizisinden tanınan Fahriye Evcen de filmin ambiansının çok farklı olması nedeniyle teklifi kabul ettiğini belirterek şöyle konuştu:

"Karşılaştırabileceğim başka bir Türk filmi yok. Konusu ve filmdeki karakteriyle. Dolayısıyla bütün oyuncular için çok farklı bir karakter oynamak çok heyecanlıydı. O yüzden hepimizin galiba ortak kararı, senaryonun ve karakterlerin çok farklı ve şimdiye kadar işlenmemiş karakterler olması. Çok ağır ve ciddi bir mesaj veren bir film değil belki ama son dönemde izlediğimiz filmlerin hepsi birbirinin kopyası gibi. Cennet'in farklı bir ambiansı var ve farklı bir şeyler denendi."

Atipik psikoz hastası bir genci canlandıran Engin Altan Düzyatan, rolü için bir çok kitap okuduğunu ve benzer rahatsızlığı olan bir kişiyle konuştuğunu hatta Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne de gittiğini belirtti.

Düzyatan büyük kısmı Şile'de çekilen filmin bir kısmının da greenbox denilen bir sistemle çekildiğini anlattı ve şöyle konuştu:

"Uçma sahneleri ve özel efektler gerektiren bazı sahnelerimiz vardı. Yeşil bir fonun arkasında çekiliyor sahneler ve oraya masada istedikleri şeyleri yerleştirebiliyorlar. İşin sırrı burada. Yeşil bir odada oynuyorsunuz, arkaya görüntüler yerleştiriliyor."

Kaynak: TelevizyonGazetesi

denizimsi
02-05-08, 19:36
Filmi izlemedim ama Box Office'de ilk 10'a giremedi hiç,yazık oldu filme o kadar kişiler getirdiler yabancı ülkelerden ben hiç değilse ilk 5'e girer sandım Box Office'de ama malesef hiç giremedi ...

shuko
01-06-08, 12:50
Filmin başarısını engelleyen en büyük etken bence tanıtımın çok yetersiz olması ve kurgu sorunları.. Efektlere yer verilsin diye hikayeden kesilmiş buda konuyu anlatmakta güçlük çekilmesine sebep olmuş...Senaryoda can (Engin Altan Düzyatan ) üzerine bir sürü genelleme yapılacağına diğer karakterlerede birazcık olsun detay verilseydi bence çok daha keyifli olurdu film. Engin Altan Düzyatan dışındaki oyuncuların oyunculukları bile gözlenemiyor , ben birde Dr. Ahmet karakterini canlandıran Şendoğan Öksüzün oyunculuğunu sevdim çok sade ve başarılı , yüzünü mimiklerini iyi kullanmış gözleriyle oynamış adeta adamda karizmada yerinde hani... Bir anektod daha sanırım film çok az kopyayla çıktı vizyona , izlemek için bir çok yere sormak gerekti...İzlemek isteyen bir çok insana ulaşamadığını düşünüyorum..Biray Dalkırana gelince Yönetmen olmak kolay iş değildir doğru yolda olmak önemlidir bence ve Birayın doğru yolda olduğunu düşünüyorum Arafıda izlemiştim.....