PDA

Tüm Versiyonu Göster : Kazım Koyuncu


ehlocan
22-08-07, 20:11
http://img267.imageshack.us/img267/5249/kazimkoyunculk4.jpg



07 kasım 1972 yılında Artvin’nin Hopa ilçesine bağlı Yeşilköy’de doğdu. Babası Cavit KOYUNCU köyün aydın insanlarından biriydi, annesi ise ev hanımı idi. Kazım KOYUNCU 6 kardeşten sondan ikincisi idi.
Çocukluğunu çok sevdiği babaannesinden dinlediği masallarla geçirdi. Ortaokul 1. sınıfa geldiğinde babasının kendisine aldığı mandolinle ve babasının kendisinden habersiz onu mandolin kursuna yazdırmasıyla müziğe ilk adımını attı. Daha sonra Almanya’da yaşayan Selahattin amcasının kendisine getirdiği gitarla müzikle daha da bir içli dışlı oldu. Kazım KOYUNCU lise yıllarında 2 fransız şairden çok etkilenmişti. O dönemler kitap okumayı çok seviyordu. Şair olamadı ancak sevenlerinin ve kendisinin değimiyle Şair Ceketli Çocuk oldu… Kazım KOYUNCU 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde okumaya başladı. İlk yıl düzenli olarak okuluna gitti ancak daha sonra müzik yavaş yavaş bedeni ve ruhuna işlemeye başlamıştı. 1990 yılında okulu bıraktıktan sonra kendisinde Çağdaş Sanat Atölyesinde çalışmaya başladı. Burada 1991 yılında Ali ENVER ile birlikte Grup DİNMEYEN adlı bir müzik grubu kurdu. Bu grup Karadeniz ezgilerinin dışında Türkçe ve Politik müzik yapan bir gruptu. Aynı zamanda Çağdaş Sanat Atölyesinin o yıl sahneye koyduğu “Faşizmin Korku ve Sefaleti” adlı oyununda müziklerini de yaptı. Kazım KOYUNCU ve Ali ENVER’in kurduğu Grup Dinmeyen 1996 yılında ilk ve son albümleri olan “Sisler Bulvarı” adlı albümü çıkardılar.

Kazım KOYUNCU bir yandan Grup DİNMEYEN ile Türkçe politik müzik yaparken diğer taraftan da 1992 yılları sonunda Zeytinburnu’nda Çağdaş Sanat Atölyesinde tanıştığı bir başka müzisyen MehmedAli Barış BEŞLİ ile yeni bir grup kurmaya çalıştı. 1993 yılında Kazım KOYUNCU ve MehmedAli Barış Beşli ile Kadıköy’de Kalkezon adlı bir müzik evinde Dünya’nın ilk ve tek Lazca Rock müzik grubu olan ZUĞAŞİ BEREPE (Denizin Çocukları) ‘yi kurdular. Kazım KOYUNCU Zuğaşi Berepe’nin hem bas gitaristi hem de vokalisti idi. Grubun yaptığı müzik Kazım KOYUNCU’nun hassasiyetini dile getiriyordu. Lazcanın unutulmasına, doğayı kirletenlere, Karadeniz otoyoluna karşı açıkça tavır koydu. Zuğaşi Berepe Karadenizlilerle ilk buluşmasını 1993 yılındaki Rize-Pazar şenliklerinde gerçekleştirdi. Doğu Karadenizliler yıllarca dinledikleri müziklerden farklı olarak kemençe yerine gitar çalan bu uzun saçlı küpeli adamları ilk anda pek anlamdı. Ancak Zuğaşi Berepe çok geçmeden İstanbul’da özelliklede üniversite gençliği arasında dinlenen ve dikkat çeken bir grup olmayı başarmıştı. Grup zamanla Karadeniz’e özgü Tulum ve Kemençe gibi enstürmanları da müziklerine katmaya başladılar. Zaten artık konserleri de gittikçe kalabalıklaşıyordu. Çok geçmeden Karadenizlilerde bu grubu keşfettiler. Kendi seslerini dinlettiren bu grupla da bir anlamda barıştılar. Grup bir süre sonra 1995 yılında oldukça sert rock motiflerini içeren ve batılı enstürmanlarla icra edilmiş parçalardan oluşan ve müzik çevrelerinden de olumlu not olan “Va Mişkunan” yani Bilmiyoruz albümünü çıkardı. Kazım KOYUNCU’nun tüm hırçınlığı ve isyanı bu albümde yani Va Mişkunan’da iyiden iyiye kendini hissettiriyordu. O şimdi İstanbul’a ulaşan Karadeniz’in hırçın bir dalgasıydı… Zuğaşi BEREPE 1998 yılında bir konser albümü olan “Brüksel Live” ı çıkardı. Ancak bu albümden çoğaltılmamak üzere yalnızca 130 adet basılmıştı.

Grup aynı yıl “İGZAS” yani “Yürüyorlar” albümünü çıkarttı. İgzas’da Kazım KOYUNCU Lazca ve hemşince dillerinin unutulmaması gerektiğini vurguluyordu. Ancak “İgzas” ilk albümleri “Va Mişkunan” kadar başarılı olamadı. Böyle olunca da Kazım KOYUNCU kısa bir süre sonra gruptan ayrılmaya karar verdi. Grubun bürokrasisi Kazım KOYUNCU’nun üzerinde yoğunlaşınca bu durumdan hiç de hoşnut olamayan Kazım KOYUNCU’nun canını sıkmaya başlamıştı, ve bir gün bırakıyorum dedi ve gruptan ayrıldı. Karadeniz’in hırçın çocuğu Kazım KOYUNCU 2003 ‘de Türkiye’nin kültürel ve politik ortamından etkilenmiş gibiydi. Artık dalgalar kıyıya daha yavaş, daha sakin vuruyordu. Kazım KOYUNCU’nun deyimiyle “…zaman ilerledikçe teknik olarak içindeki rock müzik ateşi çokta olmasa da birazcık düşmüştü…”. Sanatçı 2000 yılında kolektif bir albüm olan “SALKIM SÖĞÜT-2” albümünde 3 şarkısını seslendirdi. Kazım KOYUNCU 2003 yılında solo bir albüm çıkarmaya karar verdi. Daha önce “Salkım Söğüt-2” albümünde de seslendirdiği 3 lazca parçayı da albümüne katarak ilk solo albümü olan “VİYA !” yı çıkardı. Kazım KOYUNCU albümünde geleneksel Karadeniz müziği enstürmanları olan kemençe ve tulumu rock müziğin vazgeçilmezleri arasında yer alan bas gitar, elektro gitar ve bateri gibi enstürmanlarla buluşturuyordu. Koyuncu bu albümde laz halk ezgi ve bestelerinin en güzellerini bir araya getirdi. Albüm Doğu Karadeniz’in müzikal bir mozaği gibiydi… Koyuncu her parçada yaşamdan, dağlardan, denizden, insandan ama en çokta aşktan bahsediyordu. Hüzünlü bir aşk parçası olan “Didou Nana” yı megrelce, Lazca ve gürcüce söylüyordu. Kazım’ın sevenleri tarafından ve özelliklede babası “Cavit KOYUNCU” tarafından en çok sevilen parçası da buydu… Kemal S. GÜREL ile birlikte “Sultan Makamı” adlı dizinin müziklerini yapan Koyuncu uzaklaştığı Karadeniz ezgilerine televizyon dizisi “GÜLBEYAZ” ın film müzikleriyle geri döndü. Bir anda ilgi odağı haline geldi. Başta Karadenizliler olmak üzere Türkiye genelinde çok tanınan bir isim oldu. Ancak Kazım KOYUNCU dizi ile gelen bu popileriteden bir parça rahatsızdı. Bu yüzden dizilerde çalınan altı parçasını topladığı albümünü bilerek bir yıl erteledi. Sonunda sevenlerine “HAYDE” adlı albümde bu dizide çalınan altı parçayla seslendi.

Koyuncu 2004 yılında 15 şarkıdan oluşan “HAYDE” yi çıkardı. Koyuncu Gelevera Deresi türküsünde Şevval SAM’la da bir düet yaptı. Kazım KOYUNCU hemen her albümde olduğu gibi bu albümde de yine hemşince bir halk şarkısı olan “Ella Ella” yı hareketli bir biçimde yorumladı. 26 Nisan 1986 Karadeniz için kara yazılan bir gündü… Ukrayna yakınlarında ki Çernobil kasabasında bulunan Nükleer santralin 4. reaktörü infilak etmişti. Radyasyon yüklü bulutlar fazla gecikmeden Avrupa ülkelerinin pek çoğunu olduğu gibi Karadenizide ziyaret ettiler. Radyasyonun kötü etkilerine Karadenizlilerde maruz kaldı. Çernobil faciasından sonra yetkililer bu olayı o dönem pek ciddiye almamışlardı. Hatta bütün uyarılara rağmen dönemin sanayi bakanı Cahit ARAL medyanın önüne geçmiş, bişey olmaz demiş, çay içmiş, Karadenizliler için tehlike olmayacağını iddaa etmişti. Oysa tehlike vardı, gün geçtikçe Karadenizde kanser öyküleri çoğalmaya başladı. Kazım KOYUNCU’da bu çevresel felakete karşı harekete geçen Karadenizlilerden bitanesiydi. Kanser forumlarına kampanyalara katıldı. Bu forumlardan bir yıl sonra “Benim en büyük fobilerimden biri” dediği kanser pek çok hemşerisi gibi onunda kapısını çalmıştı. Düne kadar kanserle mücadele ediyordu, bugün kendi trajedisini yaşamaya başlamıştı. Kazım KOYUNCU’nun kanser olması sevenlerini yasa boğdu… Duruşuyla Karadeniz’in hırçın ve duygusal çocuğuydu… Karadeniz’in Sesi, İsyanı, Ruhuydu…27 Haziran 2005 günü Pazartesi akşamı Harbiye Cemil Topuz’lu Açık Hava Tiyatrosunda gerçekleştirilecek olan “Hey Gidi Karadeniz” gecesine programda olmasına karşın sağlık durumu nedeniyle katılmayacağı bildirildi. Ardından hasta yattığı Amerikan Hastanesinden aynı gün ölüm haberi geldi. Kazım KOYUNCU 33 yaşında 25 Haziran 2005 günü aramızdan ayrıldı…. Kazım KOYUNCU Va Mişkunan yani Bilmiyoruz albümünün kapağında belki de bütün müzikal hikayesini, mücadelesini, kalbini şarkılarını kendi kaleminden yazmıştı. Bakın o albümde bu hikayeyi nasıl anlatıyordu : “Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Ç´e" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.”

ehlocan
22-08-07, 20:22
http://img339.imageshack.us/img339/4038/vamnk2.jpg

http://img339.imageshack.us/img339/4013/gztu4.jpg


http://img339.imageshack.us/img339/9011/1295462if2.jpg


http://img339.imageshack.us/img339/8056/1478662xq8.jpg

http://img66.imageshack.us/img66/6771/51532881ta4.jpg

iklima=)
22-08-07, 20:24
başlık için çok teşekkürler..gülbeyaz forumu altında kesinlikle olması gereken bir isim..
güzel müziklerin,eşşiz sesin her şey için çok teşekkürler sana kazım abi..

seni tanıyabildiğimiz için şanslı sayıyorum aslında be kendimi.ama keşke bu kadar erken olmasaydı ayrılık..

Karsiya Çifte Çamlar

Evun alti arpalik oy evun ne kalabaluk
Oy oy oy oy
Yarum sen de varmidur oy benum gibi sevdaluk
Oy oy oy oy
Yarum sen de varmidur oy benum gibi sevdaluk
Oy oy oy oy

Karsiya çifte çamlar oy sakizi yere damlar
Oy oy oy oy
Sevup alamiyanin oy yüregini buz baglar
Oy oy oy oy
Sevup alamayanin oy yüregini buz baglar
Oy oy oy oy

en sevdiğim türkülerinden biri..eklemek istedim..

ehlocan
22-08-07, 20:36
Viya: Müsekkin niyetine...

Kazım Koyuncu, Zuğaşi Berepe hayranlarının 'Viya!'yı da beğeneceğini söylüyor.

Rock dünyasına Lazca giriş yapan Zuğaşi Berepe'nin gitaristi Kazım Koyuncu'nun ilk solo albümü 'Viya!' çıktı. Ancak Koyuncu bu kez rock değil, geleneksel Laz ezgilerinden oluşan 'sıkı' bir albümle karşımızda..

ASLI ATASOY

İSTANBUL - Peter Gabriel'a etnik müziğe tecavüz ettiği gerekçesiyle küfredenler, Davut Güloğlu ve türevlerini dinleselerdi acaba ne yaparlardı? Sorunun yanıtı tabii ki belli ama yine de burada zikretmeyelim. Evet, Karadeniz müziğinin deformasyonundan mustarip olanlar için 'müsekkin' niyetine bir albüm çıktı. Kazım Koyuncu, 'Viya!' dediği albümüyle bozulan sinirlerimizi düzeltiyor.

Koyuncu'yu aslında tanıyoruz. 'Dünyanın ilk Lazca rock müzik yapan grubu' diye nitelendirilen Zuğaşi Berepe'nin, yani 1993-99 yıllarında yaptıkları müzikle, sisteme ve doğayı kirletenlere 'çürük domates atan' grubun gitaristiydi. Onlar sayesinde Lazca rock yapılabileceğini de öğrenmiştik. Şimdilerde yoluna tek başına devam eden Koyuncu yine Lazca söylediği şarkılarla çıkıyor karşımıza ve sorularımızı yanıtlıyor.

Çok dolu bir müzikal geçmişiniz var. Biraz geriye dönelim isterseniz...

1992 yılında Ali Elver ile Grup Dinmeyen'i kurduk ve 'Sisler Bulvarı' albümünü çıkardık. Sonra Mehmedali Barış Beşli ile birlikte 'Zuğaşi Berepe'yi (ZB) kurduk. İlk defa Lazca rock yaptık ve 1995 'Va Mişkunan', 1998'de 'İgzas' ve 'Bruxell Live' isimli albümleri çıkardık. 99'da grup anlaşmazlıklar yüzünden dağıldı. Sonra başka projelerde yer aldım. Ardından solo albüm projemi hayata geçirmek için çalışmalara başladım. Türkçe sözlü bir albüm olacaktı. Ancak çeşitli nedenler yüzünden bunu hayata geçiremedim.

Siz, 'Zuğaşi Berepe'de özgün ve besteleri rock formatında yorumluyordunuz. 'Viya!' ise yerel ezgilerden oluşan bir albüm.

İçinde yine elektrik ve bas gitar var ancak daha bir etnik form karşımıza çıkıyor.

2000 yılında 'Salkımsöğüt 2' isimli albümde üç tane türkü seslendirdim. Bunun üzerine Beyoğlu Metropol Müzik ve ben fikrimizi değiştirerek etnik temelde bir albüm çıkarmaya karar verdik.

Tabii ki teknik olarak farklar var ama özde çok ciddi farklar yok. ZB döneminde de türkü yorumluyorduk. Zaten o dönemde salt türküden oluşan bir albüm fikri vardı. Fakat Türkçe albüm projesi biraz ertelenmiş oldu.

Aşağı yukarı repertuvarları altı ayda topladık. Bu albümde bulunan 'Koçari' ve 'He Yana' isimli iki şarkı seslendirilmişti önceden. Diğerleri ilk defa bu albümde yer alan parçalar. Ve albümün toplamı sekiz ayda ortaya çıktı.

Lazca söylemenin temelindeki şey ne? Sanırım ticari kaygı sözkonusu olamaz...

Memleketteyken Lazlıkla ilgili fazla bir duygu yaşamıyordum. İstanbul'a geldikten sonra Memedali Barış Beşli'nin isteği üzerine Lazca söyleme fikri gelişti. Söyledikten sonra hoş bir şey çıktı ortaya. Sözler güzel. Bestelerin de iyi olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca Lazca müzik yapmanın kolay olmadığını belirtmekte fayda var. Ve Lazlar gerek ZB için gerekse Lazca yapılan müzikler için genelde saygı duyma ve psikolojik sahiplenme içerisindeler. ZB döneminde bölgedeki insanlardan çok üniversite gençliği ve diğer sanatsever kişilerle kitleselleşebilmiştik. Ancak Lazca söylememde tabii ki maddi bir kaygı yok.

Şimdi biraz daha farklı tarzda müzik yapıyorsunuz. Gerçi bunun özde olmadığının özellikle altını çiziyorsunuz ama...

Evet. Bu tarz değişiklik özde olmadı. Zaten ZB'deyken de türkü seslendirmiştik ve salt türkülerden oluşan bir albüm fikri vardı. Şimdi biraz daha 'world music' ya da etnik olarak nitelendirilebilecek bir tarzda çalıştım. Bu yüzden 'Viya!', bizim için çok anlamlı...

Bu arada 'Domivamis' isimli şarkı çok ilgi çekici ve sanırım eski bir kayıttan alınmış.

Evet. Bu şarkının girişinde yer alan kadının sesi yaklaşık 20 yıl önce Artvin'de bir köyde yapılmış. Ve bu şarkı benim ve arkadaşlarımın rastlayabildiği tek toplumsal içerikli şarkı. İçinde yokluktan ve bu durumun yarattığı sıkıntıdan söz ediyor. Genelde Laz ezgilerinde aşk ve doğa yer alır. Bu yüzden bu şarkının anlamı çok önemli.

Albümünüz hayata dair neyi ifade ediyor peki?

Artvin ve Bergama'da siyanürle altın arama belası. Akkuyu'da nükleer santral, Gökova'da termik santral, Fırtına Vadisi'nde hidrolik santral... derken şimdi de -ki aslında çok zaman önce başlayan Samsun-Sarp sahil yolu projesi. Bu proje kapsamında yok edilen ve durdurulamazsa tümüyle yok edilecek olan sahillerimiz ve çocukluğumuz ve geleceğimiz ve tarihimiz ve yaşam!

ZB hayranlarıyla buluşacak mı bu albüm?

Ben buluşacağına inanıyorum açıkçası. Artık onlar da aslında bu tarz albümler dinliyorlar. Biz çıktığımızda ilk ay içinde 10 bin satmıştı. Bu sonuçta Lazca ve rock yaptığımız halde bu başarıyı sağladık. Ama ona rağmen albümlerimiz çok satmıştı. Ve bu albümü sadece rock'severler değil etnik müzikten hoşlananlar da dinliyorlardı. Bu anlamda eskiden ZB dinleyenlerin şimdi 'Viya!'yı da dinleyeceklerini düşünüyorum.

Sizce Karadeniz müziğinin moda olması bir rastlantı mı? Lazlar çok uzun zamandır bu coğrafyada yaşıyorlar.

Aslında doğrusu ZB'nin Lazlar özelinde baktığımızda kendi kimliklerine sahip çıkma ve kültürel faaliyetler yapma noktasında çok ciddi etkisi oldu. Çok fazla televizyona çıktık ve meşrulaşma durumu oldu. Bunun yarattığı etkiler sanırım Karadeniz müziğine karşı bir eğilim oluşturdu.

Peki bu son dönem çıkan Karadeniz müziğini şortlu kızlarla yorumlayanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bana direkt kusma hissi veriyor. Bu durum devam etse etse bir sene daha gider. Bazı şarkılar gerçekten güzel olsa bile o adamların elinde rezalet bir şeye dönüşüyor.

Bu noktada yapımcılar büyük sorun aslında. Bu nedenler yüzünden kendi albümümün ticari olarak yanlış bir döneme düştüğünü düşünüyorum. Ancak bu albümün bu noktada çıkması belki de 'panzehir' etkisi yaratır. Bunu sadece kendi albümüm için değil Fuat Saka, Birol Topaloğlu ve Volkan Konak'ı düşünerek de ifade ediyorum.

Kazım Koyuncu /Viya! / Metropol Müzik

Kaynak : Radikal Gazetesi

benhermi
22-08-07, 20:46
son resimleri eklememek konusunda ben de kesinlikle aynı fikirdeyim... o hep bizim aklımızda güzel bakan gözleriyle ve gülen yüzüyle kalsın...

gülbeyaz'ın 6. bölümünden (ben seni sevduğumi...)

http://img502.imageshack.us/img502/8205/vlcsnap42139fp0.png

http://img501.imageshack.us/img501/3836/vlcsnap79988sw6.png

http://img209.imageshack.us/img209/5936/vlcsnap80148ki8.png

benhermi
22-08-07, 20:49
http://img206.imageshack.us/img206/5348/vlcsnap80297os8.png

http://img518.imageshack.us/img518/9633/vlcsnap80664sd0.png

http://img120.imageshack.us/img120/3432/vlcsnap80855ad7.png

http://img208.imageshack.us/img208/5119/vlcsnap81321ag7.png

benhermi
22-08-07, 20:52
http://img123.imageshack.us/img123/1855/vlcsnap81381bs6.png

http://img213.imageshack.us/img213/6900/vlcsnap81431gx6.png

http://img209.imageshack.us/img209/2381/vlcsnap81643ir7.png

http://img521.imageshack.us/img521/8352/vlcsnap81970qv9.png

emosss
22-08-07, 20:55
ehlocan çok teşekkürler bu başlık için..kazım koyuncuyu sadece gülbeyaz dizisi çerçevesinde anabiliyoduk..bu başlıkta her türlü şeyi konuşabiliyoruz..
ayrıca biyografi resim ve haberler içinde sana ve duyguya çok teşekkürler..

şevvalce
22-08-07, 21:06
Pınar ablacım öncelikle Kazım abimizin başlığını açtığın için sonsuz teşekkürler:img-blush

ben bir başlık açmıştım''gülbeyaz dizi müzikleri ''diye..bu başlığı da tabiki Kazım abim için açmıştım aylar öncesinden,zaten gülbeyaz dizi müzikleri denilince akla ilk ve tek gelen isim Kazım Koyuncu dur:img-yes:orda elimden geldiğince Abimiz için bişeyler yapıyordum fakat bir iki kişi dışında hiç gelen olmadı ,bu durum beni inanılmaz üzmüştü gerçekten ama ben devam ediyordum yine ...herneyse işte paylaşmak istedim sadece ..o zaman artık Kazım abimizin anılarını,şarkılarını,müziğini,sanatını yaşatmaya burdan devam edicem...kendisi için ayrı bir başlık açılmasına çok ama çok sevindim:img-blushayrıca belirtmek isterim ki Kazım Koyuncu sadece bu başlıklarda anlatılarak
konuşularak yaşatılacak birisi değil,bunların çok ötesinde şeylerde var,bana göre bizim burda yaptıklarımız çok ama çok küçük şeyler,keşke onun için daha fazla bişeyler yapabilsem,yapabilsek:img-blush

ehlocan
22-08-07, 21:15
Başlık için teşekkürlerinize ben teşekkür ederim...Benim için çok özel sanatçılardan biridir Kazım Koyuncu ve O nu gerçekten seven insanlarla birşeyler paylaşmak iyi geliyor bana...Bu başlık eminim çok güzel paylaşımlara tanık olacak...

Daha öncede yazmıştım Gülbeyaz dizisinde Nejat İşler var diye izlerim derken dizide Kadir ve Tahir'in meyhane sahnesinde Hey Gidi Karadeniz türküsünün Kazım Koyuncu'nun albümündeki halini duydum ilk sonra Didou Nana'nın müizği ve jenerikye Kazım Koyuncu yazısını görünce çok mutlu olmuştum...Sonrası zaten güzel senaryo güzel oyunculuklar güzel müzikle bütünleşmiş efsane bir dizi..

benhermi
22-08-07, 21:32
17. bölümün sonundan kazım abimiz... (karşıya çifte çamlar...)


http://img503.imageshack.us/img503/1277/vlcsnap59271ak9.png

http://img164.imageshack.us/img164/9379/vlcsnap59337se2.png

http://img204.imageshack.us/img204/5882/vlcsnap59525jr7.png

benhermi
22-08-07, 21:35
http://img104.imageshack.us/img104/8606/vlcsnap59612wc8.png

http://img249.imageshack.us/img249/9481/vlcsnap61948lm3.png

http://img254.imageshack.us/img254/1491/vlcsnap61993kq0.png

efran_albatros
22-08-07, 21:38
başlığın açılmasına sevindim.resim ve yazı ekleyen arkadaşlara teşekkürler.kazım koyuncunun yaşarken katıldığı herhangi bi program falan yok mu?varsa resim ekler misiniz.

benhermi
22-08-07, 21:39
http://img214.imageshack.us/img214/3433/vlcsnap62045dh4.png

http://img251.imageshack.us/img251/8571/vlcsnap62092zk0.png

http://img337.imageshack.us/img337/1028/vlcsnap62142bx0.png

benhermi
22-08-07, 21:42
http://img206.imageshack.us/img206/144/vlcsnap62491fk3.png

http://img111.imageshack.us/img111/4237/vlcsnap62673ty8.png

http://img206.imageshack.us/img206/1128/vlcsnap62722th8.png

benhermi
22-08-07, 21:45
http://img111.imageshack.us/img111/8289/vlcsnap62767bo7.png

http://img206.imageshack.us/img206/6425/vlcsnap62812dn6.png

http://img111.imageshack.us/img111/3710/vlcsnap63021qo6.png

benhermi
22-08-07, 21:48
http://img206.imageshack.us/img206/1288/vlcsnap63089gs0.png

http://img111.imageshack.us/img111/3941/vlcsnap63595qv2.png

http://img503.imageshack.us/img503/1581/vlcsnap62242ia9.png

Aslında kazım abiyi anlatmak fotoğraflarla olacak şey değil belki... ama bizim de elimizden bu kadarsa elmizden geleni yapmalıyız... eminim o teker teker hepimizin düşüncelerine değer veriyordur...

Belki tek bir şarkısına bile yaptığımız güzel yorum onun mutlu hissetmesi için yeterli olur...

Kazım Koyuncu'yu unutmayalım arkadaşlar... eminim o bizi unutmamıştır...

şevvalce
22-08-07, 22:03
başlığın açılmasına sevindim.resim ve yazı ekleyen arkadaşlara teşekkürler.kazım koyuncunun yaşarken katıldığı herhangi bi program falan yok mu?varsa resim ekler misiniz.

olmaz mı çok var ama ben de hazır çekilmiş resim yok malesef .çekebilirsem katıldığı programlardan eklerim,yada çekmiş olan yada çekebilen arkadaşlar ekler mutlaka:img-wink:

şevvalce
22-08-07, 22:11
Kazım Koyuncu Yürüyüş Yolu,

Denize ve Özgürlüğe…











Yazlık mekanlarıyla bilinen, çoğumuzun seneler öncesi yazlarını geçirdiği yerlerin başında gelir Silivri. Şimdilerde kalabalıklaşıp bir yanıyla İstanbul'a benzemeye başlasa da, eskilerde yoğurduyla ün yapmış olan şirin sahil kasabasıdır.
Silivri'de serin ve bulutlu bir akşamüzeri Kazım'ın şarkıları bizi karşılamıştı, törenin yapılacağı alana doğru yürümeye başladığımızda.Silivri'deki Kazım Koyuncu dostları, isminin orada ölümsüzleştirilmesini istemişlerdi. Bundan 15 yıl önce Kazım, arkadaşları Ali Elver ve Hayal Köroğlu ile birlikte, şimdi Kazım Koyuncu Yürüyüş Yolu olacak olan, başında toplandığımız yolun sonundaki barda sahne almışlardı.Açılış töreninde ilk söz alan Ali Elver, Silivri'deki arkadaşları tarafından misafir edildiklerini, kazandıkları parayı birlikte paylaştıklarını ve çok güzel günler geçirdiklerini söyledi. Kazım'ın iyi bir devrimci ve iyi bir Laz olduğunu dile getiren Elver o günlerden söz ederken, seneler önce bu yolda birlikte yürüdüğü arkadaşının şuan ismini vermek için bu alanda toplanılmış olunmasının hem gururu hem de hüznüyle doluydu.Kazım Koyuncu'nun amcası Sebahattin Koyuncu da törene katılanlar arasındaydı. Amca Koyuncu yaptığı kısa konuşmada Silivri'deki dostlara ve Silivri Belediyesi'ne teşekkürlerini iletti.Bu projeyi gün ışığına çıkaran Silivrili Kazım Koyuncu dostlarından Süheyl Kırkıcı ise hem muhalefet hem de iktidar partilerinin ortak bir kararla ve oybirliğiyle gerçekleştirdikleri işlere çok sık rastlanmadığını, bu kararın birlikte hareket edilerek ve oybirliğiyle verilmiş olmasında Kazım Koyuncu'nun kişiliğinin rolünü anlattı.İstanbul ilçe belediyeleri törene telgrafları ile katıldılar.Son olarak söz alan Silivri Belediye başkanı Hüseyin Turan, maalesef değerlerin kaybedildikten sonra fark edildiğini ve yaşarken ne yazık ki kıymetinin bilinmediğini belirterek Kazım Koyuncu isminin Silivri'de ölümsüzleşmesi için açılış törenini kurdele kesimiyle noktaladı.Tabela açılıp kurdele kesildikten sonra Kazım Koyuncu Yürüyüş Yolunda ilk yürüyüş törene katılanlar tarafından gerçekleştirildi. Yolun sonundaki, 15 yıl önce şarkılarını söylediği mekandan göz alabildiğine deniz görünüyordu artık.O, böyle bir şey ister miydi? Onun adına karar vermek mümkün değil. Ama anıt mezar istemeyeceğini tahmin edecek kadar mütevazi ve gösterişten uzak sadeliğini biliriz çoğumuz. Bir o kadar da bu yola isminin verilmesinden mutlu olabileceğini düşünebiliriz. Çünkü hemen limanın yanındaki mendirekte bir yanda irili ufaklı teknelerin bağlı olduğu liman, diğer yanda içlerinde arkadaşlarıyla ilk kez sahne aldıkları mekanın da bulunduğu bar ve çay bahçelerinin olduğu, sonunda bir deniz feneri ile denizle buluşan güzel bir yol… Bu yolda yürümekten hoşlandığı kadar bu yolda isminin ölümsüzleşmesinden de mutlu olacağını düşünüyoruz.



Kazım Koyuncu ve Ali Elverin Silivride sahne aldıkları dönemde besteledikleri bir müziği fonda kullanmayı uygun gördük. Çok seveceğinizden kuşkumuz yok. Sözler sanki bugün için söylenmiş.

"Dünyada"

Dünyada bir yerdeyim ben
Yol kenarlarındaki su birikintilerindeyim
Yerim yurdum yoktur benim
Yarim yurdum yoktur benim
Sadece gökyüzüne göreyim

Uzak yerler çeker beni
İsterim ki gemilerle gideyim
Bugün burda şarkılar söylerim
Ben kendime şarkılar söylerim
Ama yarın hiçbir yerdeyim

Söz: Ali Elver - Kazım Koyuncu
Müzik: Kazım Koyuncu

RAHAT UYU KAZIM ABİ...

volvox
22-08-07, 22:15
Bunlar da Hülya Avşar Şov'dan. Annemler "koş Kazım Koyuncu tv'de" deyince fırlayıp sadece birkısmını seyredebilmiştim. Fotoğraflarda Hülya Avşar'ın yüz ifadelerine dikkat etmenizi öneririm. İlk başta hayretle ve sonra da büyük bir hayranlıkla dinliyor. E tabi Kazım ağabeyin o güzel sesine ve yorumuna hayran olmamak elde değil.. Fotoğraflar ne yazık ki videodan çektiğim için pek net değil.

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0001.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0006.jpg

volvox
22-08-07, 22:17
http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0014.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0016.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0024.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0027.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0029.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0033.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0037.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0040.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0041.jpg

volvox
22-08-07, 22:18
http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0044.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0046.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0053.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0055.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0060.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0062.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0064.jpg

http://i135.photobucket.com/albums/q147/volvox1980/bscap0068.jpg

dml
23-08-07, 03:29
***

Haberler bölümüne eklemiştim ama burada da olması gerek gibi geldi...
Nur içinde yatsın Kazım abimiz...
Başlık ve yazılar için sevgili ehlocana,
resimler için iklima, chaylack, hewal, benhermi ve volvoxa,
ve Kazım abimizi anlatan yazı için şevvalceye çok teşekkürler...
***

--alıntıdır--

NEDEN?
Müziğiyle, duruşuyla Karadeniz'in hırçın ve duygusal çocuğu Kazım Koyuncu ile söyleşi yapmadan önce heyecanlıydım. O, bizim sesimiz, isyanımız, ruhumuzdu adeta. Memleketimin sorunlarını, kimselere yaranmadan yüreklice dile getiriyordu. En son Çernobil olayının etkilerini anlatmak için ortalıktaydı. Nereden bilecekti Çernobil'in bir kurbanının da kendisi olduğunu? Kansere yakalanmıştı. Hastalığını anlatırken gülümsüyordu. Şaşkınlıkla, kabullenmişlik aynı anda yüzüne yansıyordu. Ve belliydi bu hastalığı yeneceği. O hırçın Karedeniz, evlatlarına direnme gücünü de vermişti çünkü. Ve haylaranları; milyonlar ona sevgisini veriyordu. En son KTÜ'de verdiği konser o büyük sevginin ispatıydı. Salonu dolduran yürekli canlar, hüzünle harmanladıkları coşkularıyla Kazım'a güç verdiler. O başaracak; daha çok horon tepeceğiz, daha çok ağlayacağız sevdalarımız için...Kazım sahneden inmeyecek....

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'nin bu süreçte size ödül vermesini nasıl karşıladınız? Trabzon sizin memleketiniz sayılır neler hissettiniz?

Kazım KOYUNCU : Bir kere buradan, Karadeniz'den ödüllendirilmek çok güzel bir şeydir. Karadenizliler pek kolay kimseyi ödüllendirmezler. İkincisi gazetecilerin böyle bir şeyi yapıyor olması beni daha da fazla mutlu eden bir durum oldu. Açıkçası çok mutlu oldum. Çokta böyle seyahat yapma zamanları değildi bu zamanlar. Memlekete gelmek iyi olacaktı ama böyle bir şey olmasaydı gelemeyecektim. Biraz gücümü toparlayıp geldim. Benim için çok önemli bir ödül...

Tüm Karadeniz, hatta tüm Türkiye, bu hastalığınızı öğrendiğinde çok üzüldü. Siz neler hissettiniz?

Kazım KOYUNCU : Hala tam olarak bir şeyler hissedilmiş değilim (gülüşmeler) hastalık ilginç bir şey...çokta bir şey hissetmiyorum. Sadece son bir yıldır kanserle ilgili bir takım etkinliklere katıldım. Yaklaşık bir yıl sonra da kendim kanser oldum. Tuhaf bir tesadüf bu...

İstanbul'da Trabzon derneklerinin başlattığı etkinliklerden söz ediyorsunuz değil mi?

Kazım KOYUNCU : Trabzon derneklerinin Çernobil'le ilgili kampanyası geçen yıl başladığında basın açıklamasında ben de vardım. Ondan sonra başka bir iki etkinlik vs derken başımıza böyle bir şey geldi...bilmiyorum...çok yadırganacak bir şey de değil herkesin başına gelebilecek bir şey. Mücadele etmek lazım...

Kaş yaşındasınız?

Kazım KOYUNCU : 33

Bizim yaş gurubumuz bundan daha fazla etkileniyor diyorlar. Çernobil olayı olduğunda burada mıydınız?

Kazım KOYUNCU : Çernobil olayında buradaydım ben. Memleketten 1989'da ayrıldım....

Mücadeleniz sürecek mi? Bu konunun sürekli gündemde tutulması lazım. Bu bölgede kanser vakalarındaki artışı görüyoruz ama insanlar pek de üzerine gitmiyor gibi...

Kazım KOYUNCU : Şimdi şimdi bir şeyler yapılıyor. Özellikle Trabzon derneklerinin yaptığı faaliyetler, sonuçları ne olursa olsun; bir çok şeyi başarabilirler, başaramayabilirler de ama böyle bir toplumsal meselenin üstüne gidilebilmesi noktasında çok ciddi çalışmalar diye düşünüyorum. Şimdi öfke çok doğal bir durum. Ben de bazen öfkeleniyorum. Yalnızca kendi üzerimden değil genel olarak; Çernobil, sahil yolu katliamları vs...ama öfkeden başka şeylere ihtiyacımız var. Birilerini organize etmek, bir şeyleri harekete geçirmek lazım. Bu anlamda sivil toplum örgütlerine çok önemli görevler düşüyor. Özellikle Karadeniz'de...her ne kadar bilim çevreleri Karadeniz'de çok ciddi bir kanser artışının istatistikti olarak olmadığını söylese de..

Moraliniz nasıl? Bu hastalıkta moral çok önemli diyorlar...

Kazım KOYUNCU : Ben o morali çok anlayabilmiş değilim. Moral nedir? Yani...genelde iyi oluyor. Bazen işler iyi gitmiyor. Çok fazla bir yerlerinize ağrı geldiği zaman moraliniz bozuluyor vs... ama genel olarak moralim iyi...iyiyim yani...

Bu arada ailenin durumu da önemli. Bir röportajınızı okudum. Babanız Cumhuriyet Gazetesi okuyormuş...hastalığınızı oradan öğrensin istemişsiniz. Sahiden böyle mi oldu?

Kazım KOYUNCU : Çok yumuşak hatları ile biliyordu. Ancak gazeteden daha net öğrendi.

Tepkisi nasıl oldu?

Kazım KOYUNCU : Onun tepkisi beni korumaya, benim üzülmememe yönelik, soğuk kanlı bir hali vardı.

Güç verdi...

Kazım KOYUNCU : O da küçük bir kanser süreci yaşadı. Mesane kanseri yaşadı. Onu atlattık. Yılda bir kontrollere gidiyor. Aslında kanserin büyük bir korku olduğunu biliyor ama bu kadar da korkmamak gerektiğini o da biliyor. Ben de aynı şeyleri düşünürdüm. Çok korkardım ben kanserden ama sonuçta işin içine girince, başına gelince insanın korkudan başka şeylere ihtiyacın oluyor. Daha çok cesarete, daha çok bilgiye ve güce ihtiyacı oluyor. Böyle olunca korku ya da ölüm korkusu gelmiyor insanın aklına...bazen düşünüyorsun da ölümü her zaman düşünmek lazım...

Bu durum müziğinize yansıdı mı?

Kazım KOYUNCU : Müzik devam ediyor. Müzik olmasa olmazdı...mesela şimdi beni buraya getiren şey bu ödül ve yarın vereceğim konser. Beni çok heyecanlandıran şeyler. Aldığım iki kemoterapiden çok daha etkili...

Ve size büyük bir ilgi var...ben radyoda program yapıyorum oradan gözleme imkanım oluyor. Şarkılarınız sürekli isteniyor. Sizi soruyorlar, bilgi aktarmamızı istiyorlar. Bu da son iki üç yıldır arttı sanırım...sizi Zuğaşi Berepe'den bu yana takip ediyorum ama Gülbayaz dizisinin etkisi mi oldu? Ne dersiniz?

Kazım KOYUNCU : Gülbeyaz'ın çok büyük etkisi oldu. Gülbeyaz'dan sonra zaten popüler bir halk sanatçısı olma yolunda ilerledim... (gülüşmeler)

Ama çizginiz popülerleşmedi...

Kazım KOYUNCU : Elbette, Gülbeyaz bir şeylere sebep oldu ama burada hiç mütevazı davranmayacağım. Kimsenin de -ki burada yalnızca sanatçılardan söz etmiyorum- yaratamayacağı bir sevgi süreci yarattığımızı düşünüyorum son bir iki yıldır...bu, yalnızca Gülbeyaz'la falan açıklanacak şeyler değil...yaptığımız konserler, kurduğumuzu ilişkiler, hayatta genel olarak yaptığımız işler, bizi seyirciyle, dinleyenle yan yana getirdi ve şimdi korkunç bir bağ var aramızda. Çok farklı kesimden, çok farklı düşünceden insanlarla çok enteresan, ortak bir çok noktada buluşabiliyor bizi sevenler. Bu anlamda kendimi çok şanslı ve şansız hissediyorum. Bu kadar büyük bir güzelliğin içerisinde tam böyle bir yoğunluğun içerisinde o kadar insanı üzüyor olmakta bir taraftan beni ekstradan üzen bir durum...ama bu kadar popüler kültürden uzak durup bu kadar da seviliyor olmakta başka bir güç veriyor açıkçası... Ben gerçek hayatın içerisinde o sevgi ilişkisini yakalayabilmiş az sayıdaki sanatçıdan biriyim. Keşke daha fazla olsa..

Umarım çıkacak. Bu toprak verimli bir toprak. Onu iyi işlemek önemli...bu arada benim dikkatimi çeken bir isim var Umay Umay. Birgün Gazetesi'nde sizinle ilgili bir çok yazı yazdı. O da Trabzonlu...

Kazım KOYUNCU : Burada şimdi...

Öyle mi...sizi yalnız bırakmıyor, destekliyor anlaşılan...

Kazım KOYUNCU : Umay, bir gün benim ilk albüm çıktığı zaman yolda yürüyor bir şarkı duyuyor. Kalbi acıyor. Güliç gibi isimli şarkı. Şarkıyı zaten onun albümünde de birlikte söylüyoruz. Şarkının sonunda da söylüyor zaten; 'Bir gün yolda yürüyordum. Bir şarkı duydum kalbim acıdı.' Ondan sonra Umay'la müzik üzerine kurduğumuz ama bütün hayatı da bir şekilde ilgilendiren çok enteresan bir dostluğumuz başladı. Hele özellikle hasta olduktan sonra anladım ki illa yanımda olması gereken biriymiş çünkü o gerçek bir sanatçı... belki albüm yapabilir, yapmayabilir, adı duyulabilir duyulmayabilir ama... O gerçek bir sanatçı.

Zuğaşi Berepe'den söz edelim biraz. Sanırım 96'lı yıllardı. Üniversite camiasında tanınmaya başlamıştınız. Rock tınıları o albümlerde ön plandaydı. O süreçte neler yaşadınız? Çünkü Lazca söylediniz. İnsanlar, Laz kültüründen habersizdi. Sizin çıkışınızla ilgi çekmeye başladı...

Kazım KOYUNCU : İki şey vardı. Birincisi bizler çok genç çocuklardık. Rockçıydık. Aslında dışarıdan bakıldığında büyük sorumluluklar taşımayacak, oldukça bireysel durumlarına, kendi hallerine düşkün gençlerdik. Bu da doğaldı. Ama çok da öyle değildi (gülüyor) Korkunç sorumlulukları da içinde barındıran tuhaf gençlerdik. Türkiye'de 89 döneminde böyle gençler vardı. Ben öyle bir çocuktum mesela, serseri, uzun saçlı, küpeli memleketten gelmiş öyle bir çocuktum ama bir taraftan halkımın sorunları, siyaset vs...biz tam o dönemde böyle bir müziğe başladık. Hem Rockçıydık hem de halkın sorunlarına duyarlı gençlerdik..

Rock müziğinin özünde de o var değil mi?

Kazım KOYUNCU : Artık yok öyle şeyler...eskiden öyle şeyler söylüyorlardı. Şimdi hikaye oldu. Bizde o vardı. Kendi bireysel özgürlüklerine çok düşkün gençler hem de mesela Lazca'nın yok olmasından çok büyük rahatsızlık duyan, o kültürün yok olmasını istemeyen insanlardık... Kenarda kalanların sesi olduk. Hala da öyleyim.

Sonra solo albümler çıkmaya başladı. Rock'tan otantik bir yapıya kaydınız....

Kazım KOYUNCU : Aslında Zuğaşi Berepe'nin son dönemlerinde tartıştığımız, konuştuğumuz bir şey vardı. Daha otantik bir çalışmaya yönelmek istemiştik... Ama bunu yapamadan gurup dağıldı. Ben çok da içime sinmeyen bir birinci albüm yaptım. Askere gidiyordum. Bedelli hikayeleri filan...bir an önce o işi halletmem lazımdı. Yarım yamalak bir albüm çıktı. Tam da istediğim gibi olmadı. Fakat içimdeki zaten o eski rock ateşi biraz müzikal olarak sönmüştü. Sonra işte öyle çalışmalar geldi. İkinci albüm yine elektrik gitarın, akustik gitarın ağırlık kazandığı bir çalışma oldu. Çok otantik değil çok da modern değil. Arada bir yerde. Ama ikinci albüm daha beni anlatan bir şey...

Sizin albümlerinizde şöyle bir şey var ki beni çok etkiliyor. Hüzünlü şarkılarda yüreğimiz acırken hareketli parçalarda coşkuya kapılıyoruz. Bu herkesin yapabileceği bir şey değil...her iki türü de muhteşem yorumluyorsunuz

Kazım KOYUNCU : Teşekkür ederim. Burada, Karadeniz'de olan bir şey bu aslında. Bizde, duygular radikal..

Uçlarda yaşıyoruz...

Kazım KOYUNCU : Bu o kadar güzel bir şey ki. Bence Karadeniz ,Türkiye'nin en talihsiz bölgesi. İçine en fazla edilen bölgesi...doğasına bir sürü şeyine...kültürel yapısı itibariyle, kültürel agresifliği itibariyle, çok enteresan kişilikleri itibariyle çok özel bir yer. Buradan çok acayip hayatlar, buradan çok ilginç hikayeler...her şey çıkabiliyor...fakat işte bu benim müziğime de böyle yansıyor. Aşk varsa Karadeniz'de sonuna kadar vardır. Cinayet sebebi bile olabilir. Bunu olumlamak için söylemiyorum asla. Ama horon varsa ölene kadar da horon olabilir. Heyelan gibi bir yerdir burası. O yüzden Karadeniz, masalsı acayip tuhaf bir yer. Ve müziği yaparken çok şanslısınız. Sadece bazı şeylerden arınarak müzik yapmak gerekiyor. Ben bunu tam yapabildiğimi düşünmüyorum ama bunun için hazır olduğumu düşündüğüm bir süreçtir bu süreç...

Nereye doğru evrilecek?

Kazım KOYUNCU : Kendim biraz yorum yapmayı düşünüyorum artık. Karadeniz'e kendimi biraz daha katıp, kendi rüyalarımla burayı biraz daha birleştirmeyi düşünüyorum. Çokta kopamıyorum. Fakat teknik olarak kendimi kısıtlamıyorum. Enstrümanlar bağlamında, tulum kemençe benim için çok önemli ama trompette olabilir. Klarneti de çok severim. Şunu anladım ki önemli olan ses. O sesi çıkarmak için de çok temiz düşünmek, güzel rüyalar görmek lazım...

Çok temiz düşünüyorsunuz belli halinizden. Dediniz ya bir sevgi seli oluştu. Bunu herkes söyler, sıradan bir söz gibidir. Ama burada yaşıyoruz bunu...

Kazım KOYUNCU : Teşekkür ederim... Bir şarkının gerçekten güzel olması lazım. Onun 'olması' lazım. Kimseye göre değil ama. Aklında, hayalinde bir şeyi hakketmesi lazım. Ortaya bir şarkı çıkıyorsa onun hayatta bir şeyi karşılaması gerekiyor. Buna inandığın zaman bunu yaptığın zaman da insanlarda karşılık buluyor...

Radyoda Düşler Ülkesi diye bir program yapıyorum. Düşler Ülkesi'ni dinleyenler Trabzon'un yaramaz çocukları. O yaramaz çocuklara ne dersiniz...?

Kazım KOYUNCU : Oh... o kadar güzel dedin ki 'yaramaz çocuklar' deyince...benim kardeşlerim yani...yaramazlıklara devam etmek lazım. Hayat başka güzel olmuyor. Hayatta yerinde durmamak, muhalif olmak, hep karşı çıkmak gerekiyor. Genellikle güzellikleri oradan buluyoruz. Ve genellikle o güzellikleri karşı çıkanlar değil, karşı çıkmayanlar yaşıyor sonra...(gülüşmeler) fakat eninde sonunda anlıyorlar. Bundan beş sene önce Viya albümüm yayınlandı. Sanki gazete çıkarıyormuşum gibi sahil yolu projesinden söz ettim orada. İnsan albümünde sahil yolunu yazar mı? Ama yazmak zorundaydım. Çok gücüme gidiyordu. Kimse bir şey söylemiyordu. Ben de memlekete geldiğim zaman çok sinirlerim geriliyordu. Onu yazdım. 5 sene sonra sahil yolu bitti. İnsanlar sahilimiz yok oldu diyorlar. O dönemde çok kızıyordu insanlar. Akrabalarımız bile kızıyordu. Ama o yaramazlığımdan gurur duyuyorum. Ya da başka bir şey...Fırtına Deresi için de öyle. Bunlar olmasa bu hayat çekilmezmiş. Bu yüzden yaramazlığa devam edeceğiz. Merak etmesinler yanlarındayım...

şevvalce
23-08-07, 14:06
http://img206.imageshack.us/img206/6771/11260779eu2.jpg (http://imageshack.us)
http://www.resimhost.com/images/72128.jpg (http://www.resimhost.com)
http://www.resimhost.com/images/8183.JPG (http://www.resimhost.com)
http://www.resimhost.com/images/4004.JPG (http://www.resimhost.com)
http://www.resimhost.com/images/20910.JPG (http://www.resimhost.com)

şevvalce
23-08-07, 14:08
http://www.resimhost.com/images/5916.JPG (http://www.resimhost.com)
http://www.resimhost.com/images/45217.jpg (http://www.resimhost.com)

şevvalce
23-08-07, 15:12
http://www.resimhost.com/images/20859.jpg (http://www.resimhost.com)
http://www.resimhost.com/images/647612.JPG (http://www.resimhost.com)

şevvalce
23-08-07, 15:42
http://www.resimhost.com/images/413514.JPG (http://www.resimhost.com)
http://www.resimhost.com/images/574715.JPG (http://www.resimhost.com)
http://www.resimhost.com/images/865516.JPG (http://www.resimhost.com)
http://www.resimhost.com/images/690917.JPG (http://www.resimhost.com)
http://www.resimhost.com/images/204518.JPG (http://www.resimhost.com)
Abimizin aramızdan ayrılışının 2. yıl dönümünde Sanat Takibi programında anısına bir belgesel hazırlamışlardı...
Şevval abla Kazım abimizle ilgii''...Kazım la çok iyi arkadaştık,çok güzel çalışmalarımız oldu birlikte...''gibi sözler söylemişti...

G_didem
23-08-07, 16:08
Başlık açılmış, teşekkürler ehlocan=)
Kazım abimizin kendi başlığı olması çok sevindirici, güzel paylaşımlarda bulunmak dileğiyle...
Biyografi ve yazılar için; ehlocan'a, şevvalce'ye, damla'ya ve virgül'e..
Resimler içinde; duygu, volvox, cansın, hewal, Hirotaro ve chaylack'a teşekkürler:)

emosss
23-08-07, 16:23
Biyografi ve yazılar için; ehlocan'a, şevvalce'ye, damla'ya ve virgül'e..
Resimler içinde; duygu, volvox, cansın, hewal, Hirotaro ve chaylack'a teşekkürler:)

didemin yazısına aynen katılıyorum herkese çok teşekkürler..
yarın kazım abiyi son kez gülbeyaz'da izlicez... hep diyoruz ya keşke gülbeyaz'la kadi'in düğünlerini görseydik diye.. gerçekten keşke görseydikte kazım abide düğünlerinde yine o şarkılarını çalsaydı..

ekin-yeldaa
23-08-07, 17:38
ay bu başlık çok iyi olmuş..
çok teşekkür ederim açanlara emek verip birşeyler ekleyenlere...
gerçekten türkiyedeki ender SANATÇIlardan biri....

benhermi
25-08-07, 15:11
Gülbeyaz'da Gelevera Deresini söylediği sahneden fotolar...

http://img213.imageshack.us/img213/1426/vlcsnap113282ta6.png

http://img520.imageshack.us/img520/3052/vlcsnap113346uh9.png

http://img72.imageshack.us/img72/7356/vlcsnap114461zv0.png

http://img521.imageshack.us/img521/2396/vlcsnap114611sc1.png

http://img211.imageshack.us/img211/9239/vlcsnap114734nr5.png

benhermi
25-08-07, 15:17
http://img205.imageshack.us/img205/7886/vlcsnap114803xj2.png

http://img401.imageshack.us/img401/4952/vlcsnap114899nm0.png

http://img293.imageshack.us/img293/2533/vlcsnap114960yk5.png

http://img120.imageshack.us/img120/5236/vlcsnap115148ka2.png

http://img337.imageshack.us/img337/2087/vlcsnap115216dn6.png

benhermi
25-08-07, 15:20
http://img207.imageshack.us/img207/1386/vlcsnap115273xj4.png

http://img293.imageshack.us/img293/6269/vlcsnap115383is2.png

http://img208.imageshack.us/img208/452/vlcsnap115446ew0.png

http://img182.imageshack.us/img182/4210/vlcsnap115492jx1.png

http://img208.imageshack.us/img208/6949/vlcsnap115603nu6.png

benhermi
25-08-07, 15:26
http://img210.imageshack.us/img210/6486/vlcsnap115674hm0.png

http://img172.imageshack.us/img172/91/vlcsnap115849vm3.png

http://img212.imageshack.us/img212/9602/vlcsnap115976rj7.png

http://img205.imageshack.us/img205/5838/vlcsnap116300dc2.png

http://img171.imageshack.us/img171/6889/vlcsnap116344oy6.png

benhermi
25-08-07, 15:37
http://img205.imageshack.us/img205/4443/vlcsnap116590bo8.png

http://img205.imageshack.us/img205/6074/vlcsnap117130wh9.png

http://img171.imageshack.us/img171/5604/vlcsnap117233bw3.png

http://img205.imageshack.us/img205/458/vlcsnap117501fw7.png

Hirotaro
26-08-07, 05:45
Kazım Koyuncu "Dünyada Bir Yerdeyim"
Kazım Dün Gece Dostlarıyla Birlikteydi
Kazım Koyuncu dostları, sevenleri, ailesi ve sanatçı arkadaşlarına Beşiktaş Kültür Merkezi’nden seslendi.
http://www.loadtr.com/b-100972-Sanatçı_Resimleri.jpg
Kazım Koyuncu’nun şarkıları, türküleri dün gece (16 Ocak) yeniden hayat buldu. Halkevleri’nin “Kazım’ın müziğe, barışa ve kardeşliğe olan inancını ve bıraktığı tüm değerleri yaşatmak amacıyla” yayımladığı albüme Kazım’ın sevenleri sahip çıktı.

Geceye Adile Yadırgı, Bayar Şahin, Bülent Ortaçgil, Fuat, Genco Erkal, Grup Yorum, Haluk Levent, Hilmi Yarayıcı, İlkay Akkaya, Meral Çetinkaya, Metin Kahraman, Mithat Besi, Salih Kalyon, Şevval Sam, Tunay Bozyiğit, Yaşar Kurt ve çeşitli kurum temsilcileri katıldı.

Yapılan konuşmalar, söylenen türkülerle Kazım’ın denizin çocuklarından taşıdığı selam dostlarına yeniden iletildi. Kazım’ın Barış Pirhasan’ın sözlerine hayat vererek bestelediği ve gitmeden önceki son selamı olan “Hoşçakal” şarkısına çekilen kliple gece başladı.

Ardından söz alan Halkevleri Genel Başkanı Abdullah Aydın, Karadeniz insanının çektiği acıların da umutların da bu topraklar üzerinde yaşayan diğer insanlardan çok da farklı olmadığını söyledi. Abdullah Aydın konuşmasına şöyle devam etti: “Kazım Koyuncu bir röportajında “hayatta yerinde durmamak, muhalif olmak, hep karşı çıkmak gerekiyor. Genellikle güzellikleri oradan buluyoruz” diyordu. Bizler halkevleri olarak, Halkevciler olarak Kazım’la işte bu duyguyu, bu düşünceyi paylaşıyoruz. Hayatın bizi sürüklemesine izin vermemeye çalışıyoruz. Daha iyiyi hakettiğimiz için muhalefet yapıyoruz. Kötüye, zalime karşı çıkıyoruz. Ve bu mücadelenin içinde güzellikler yaratıp, güzellikler buluyoruz. İşte Kazım Koyuncu da o güzelliklerden biri.”

Ardından söz alan İstanbul Halkevi Başkanı Oya Ersoy, Kazım’ın albümünün yayımlanma öyküsünü ve amacını anlattı. “Amacımız bu çalışmadan ve sürecin bütününden ortaya çıkacak tüm değerler ve olanakları Kazım Koyuncu adını yaşatacak bir başka çabaya aktararak büyütmek. Bu projeyi, Kazım’ın tüm dostlarıyla birlikte belirlemek istiyoruz. Bizim düşüncemiz bu çabanın, Kazım Koyuncu’nun müziğini ve değerlerini yaşatacak bir kültür merkezinde somutlaşması. İstiyoruz ki; unutulmanın acısıyla değil, hatırlanmanın ve ürettiklerinin geleceğe de aktarılacağından emin olabilsin sanatçılarımı.” dedi. Daha işin başında olduklarını, Kazım’ın herkesle eşit mesafede duran, herkesle dost olan bir sanatçı olduğunu, çok kısa bir ömre çok güzel bir yaşam sığdırdığını söyleyen Oya Ersoy, konuşmasına “Şimdi sıra bizde. Teşekkürler şair ceketli çocuk sen bizimlesin” sözleriyle son verdi.

Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu’nun verdiği dinletinin ardından etkinlik sona erdi ve salondan ayrılanlara yine Kazım kendi sesiyle “hoşçakal” dedi.

hyoldas
31-08-07, 12:45
Bu çalışmalarda benden! :icon_sorr
Bu sayfayı daha yeni görüyorum. Umarım onunla dolar, taşar bu sayfalar...

http://img240.imageshack.us/img240/7414/untitled1fc4.jpg (http://imageshack.us)

http://img402.imageshack.us/img402/449/kazmm2hk5.jpg (http://imageshack.us)

http://img240.imageshack.us/img240/779/kazmmrb4.jpg (http://imageshack.us)

http://img521.imageshack.us/img521/1541/pinaravaqj0.jpg (http://imageshack.us)

http://img408.imageshack.us/img408/5429/pnarimzasc3.jpg (http://imageshack.us)

http://img516.imageshack.us/img516/8491/pnar2sq0.jpg (http://imageshack.us)

Tüm dostlara selamlar...

hewal
31-08-07, 20:00
Sayfada emeği geçen herkese çok teşekkürler..Hande'ciğim imza ve avatrlar çok güzel olmuş canım....

GÜLÜŞÜNDEN BİR AVUÇ ALDIM


seni anlatabilsem seni....ne yassamda
seni anlatmaya eksik kalacak biliyorum bu böyle biline .üç albümümede çok şey kattın ve
birinci albümdeki hayat isimli eserime eşsiz sesinle
hayat verdin albümü sana lazoveraya diye imzaladım mahcup boynuma sarıldın
kübanın Che Gueverası varsa dünyaya armağan
bizimde lazoveramız vardı artık

GÖZLERİNDEKİ HÜZÜN
ama ne zaman gözlerindeki o hüznü asi bakışları görsem hüznüm kendinden utanırdı
hüzün asi bir insana ancak bukadar yakışırdı
düne fazla giremiyorum öylesi anılar denizi ki
boğulurum biliyorum ölümünden bir gün önce
vedalaştın benimle dilim yanarak bu erken vedayı
o çok sevdiğin harbiye açık hava tiyatrosunda
sevenlerinle paylaştım yarım kaldım
sonra sevenleriinle yıllar sonra taksim meydanını
teslim aldık istiklaldi ilk kez bütün ülkem
dillerin özgürce yan yana yürüdüğünü görüyordu
bunlar senin eserindi senle son yolculuğumuzda
trabzonda yağmur karşıladı bizi gökyüzü ağlıyordu
birde liseli şair ceketli kızlı oğlanlı gençlik
ellerinde şair ceketli resminle
karadenizin yakasında lazovera resmin bayrak gibi sallanıyordu
denizda karartı vardı artık
ertesi gün hopa evinin kilitlerini kapatmış
7den 90ına herkes alana akıyordu
sana son kez yaşlı gözler
titrek ellerle dokunmaya
alanın dışı dahada kalabalıktı ve daha önemli
çocuk ve yaşlılar kaldırımlarda ağlaşıyorlardı
bıyıkların çiğniyordu konuşamayanlar
hemşinli lazlar ilk kez yan yanaydılar
ne çok ilktin ve ilklerimizi başlattın
artık sana büyüyecek çocuklar
barışa kültürel kardeşliğe
camiye yüründü gençler çok güzeldi
cami türkü rengine bürünmüş çatıda güvercinler
devingen kafalarıyla seni arıyordu kalabalıkta
seni kucaklayan doğduğun toprak telaşlı ve buruktu
bir şiirimdeki umartı dizem sende hayat bulmuştu
mezarın dağ başı olmuştu lazovera
seni bırakıp hopaya indik içimiz el vermedi
gece tekrar sana geldik dostlarımla
kartal yuvasıydı yatağın karnımdaki sözleri fısıldadım yanıt vermedin
toprak toprak gülümsedin
gülüşünden bir avuç aldım ana dilimce
seni toprağa vermek yüreğime değsede
bıraktığın ilkler dünyayı güzelleştirmede
rehberimiz olacak
O sana hep dediğim ve senin mütevazi gülüşünle
yarım kaldığım eylem
karadeniz hırçını hüzün asi bakışlı lazovera
isimli resmin gençliğin gülüşünde
isyan bayrağı gibi dolaşacak
dünyanın caddelerinde ve sen
yattğın o kartal yuvasından göreceksin
uyu yoldaş lazovera.

TUNAY BOZYİĞİT

2 TEMMUZ 2005 CUMARTESİ BİR GÜN GAZETESİNDE YAYINLANMIŞTIR

dilekgokce
16-09-07, 13:09
EKRANDA KEMENÇE SESLERİ

ekranın sevilen dizisi "gülbeyaz"ın oyuncuları ve senaryosu kadar müzikleri de dikkat çekiyor.hatta birçok karadenizli diziyi izlerken müziklerinde horana duruyor.dizinin müziklerinin bestecisi,kazım koyuncu'ya göre, karadenizliler dışındakilerde müziklerle çoşuyor.lazca rock yapan ilk grup zuğaşi berepe'yi 1993'te kuran koyuncu,"bugün karadeniz türkülerini yanlış söyleyen,ticari kaygılarına alet eden insanlar var" diyor.onun karadeniz müziği deyince kendisine ölçüt aldıkları,birol topaloğlu,volkan konak ve fuat saka gibi isimler.

gülbeyaz'ın müziklerini yapmaya nasıl başladınız?
dizinin yönetmeni özer kızıltan arkadaşımdı.onun vasıtasıyla oldu."mevcut karadeniz müzikleri yerine daha farklı neler yapabiliriz"diye düşündük.dizinin yapımcılarının,karadeniz müziği adı altında yapılan bir sürü saçmalığın arasında işimize değer vermesi bizi çok sevindirdi.

müzikler karadenizliler'i değil farklı yörelrden insanları da etkiliyor.bunu neye bağlıyorsunuz?
bizim memleketimizde malesef"ben yaparım halk da bunu alır" mantığı var.insanları aşağılayan bir tavırdır bu.müzikte de bu yapılıyor.bu gülbeyaz'da da yapılabilirdi.ancak yapmadık.karadeniz müziği belli kisvelerde sunuldu.ancak insanlar gülbeyaz'daki halini duyunca bu işin özünün hiç de öyle olmadığını anladılar.evrensel bir dili olduğunu anladılar.çünkü dizinin müzikleri para için değil "müzik" için yaptım.

gülbeyaz'ın her bölümü için stüdyoya giriyormusunuz?tüm besteler size mi ait?
her bölüm için girmiyorum.ancak bazı bölümlere özel birkaç müzik yapmam gerekiyor.dizinin genel müzikleri ve jeneriği önceden hazırladığım şeyler.ayrıca dizide yer alan müziklerden bir-iki parça hariç hemen hemen hepsi kendi bestelerim.

bu röportaj gülbeyaz yayınlanırken verdiği bi röportajdır.burda var mı bilmiyorum ama sizinle paylaşmak istedim:)

şevvalce
23-09-07, 11:27
Bugün 23 EYLÜL 2007...Geçen sene bugün Silivri de KAZIM KOYUNCU YÜRÜYÜŞ YOLU AÇILDI..16 yıl önce Kazım abimiz,arkadaşları Ali Elver ve Hayal Köroğlu ile birlikte,Kazım Koyuncu Yürüyüş Yolu 'nun sonundaki barda sahne almışlar,kazandıkları parayı birlikte paylaşmışlar ve çok güzel günler geçirmişler..ve abimizin vefalı dostları da 15 sene önce Kazım abimizle birlikte yürüdükleri bu yola onun adını verdiler,onun anılarını yaşatmak için çabaladılar , abimizin yürüdüğü bu yola adının verilmesini sağladılar ve KAZIM KOYUNCU ismi Silivri de ölümsüzleştirilmiş oldu..
Onlar gibi ben de abimizin bu yola adının verilmesinden dolayı memnun olduğunu düşünüyorum..Çünkü hemen limanın yanındaki mendirekte bir yanda irili ufaklı teknelerin bağlı olduğu liman, diğer yanda içlerinde arkadaşlarıyla ilk kez sahne aldıkları mekanın da bulunduğu bar ve çay bahçelerinin olduğu, sonunda bir deniz feneri ile denizle buluşan güzel bir yol… Onun adına karar veremeyiz tabi ama 15 sene önce şarkılarını söylediği,arkadaşlarıyla birlikte yürüdüğü,güzel anılarının olduğu ve anılarının yaşamaya devam ettiği,hayat boyu da edeceği bu yola adının verilmesinden dolayı umuyoruz ki Abimiz memnundur ve gönlü rahattır..
ONUN ANILARINI YAŞATMAYA HAYAT BOYU DEVAM EDECEĞİZ,KAZIM KOYUNCUYU UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ...
RAHAT UYU KAZIM ABİ............

ben 2 hafta önce gitmiştim ve o yolda yürürken hissettiğim duyguları kelimelere dökmem imkansız,o kadar güzel ve yoğun duygular dı ki :icon_sorrAbimizin yürüdüğü o yolda yürüdüm.. dilim sustu ve gözyaşlarım konuştu :icon_sorrgerçekten anlatılması güç duygular...
sizlerden de ricam bigün Silvriye yolunuz düşerse Kazım abimize de bir selam verin olur mu:sad53:

ekin-yeldaa
23-09-07, 11:33
resimler için ve haberler için teşekkürler şevvalce...
gerçekten onun gibi bi kişi bile yok...

şevvalce
25-09-07, 21:38
çok güzel bir haber bu..en kısa zamanda ziyaret edicem:img-yes:Kazım abimizin adının,anılarının,şarkılarının,müziğinin yani kısacası Kazım Koyuncu nun yaşatılması için yapılan çalışmaları görünce mutlu oluyorum,bir nebze de olsa acımı dindiriyo..vee Onu her zaman,hayat boyu şarkılarıyla,müziğiyle,kemençesiyle,gitarıyla,sana tıyla yaşatacağız..Kazım Koyuncu her zaman vardı ve varolmaya devam edecek:img-yes:

balim89
30-09-07, 23:06
Öncelikle ehlocan cok tesekkürler bu baslik icin…eski dizilere bakarken tesadüf eseri gördüm bu basligi….hemen girdim…
Resimleri yazilari görünce cok duygulandim…
Cok ama cok sevdigim bir sanatciydi KAZIM KOYUNCU…devrimci kimligini/durusunu hic cekinmeden ortaya koyan dimdik arkasinda duran aydin bir insandi…

Gülbeyaz dizisine cok ama cok güzel bir renk katmisti….büyük bir keyifle her bölümünü heyecanla bekledigim ve kacirmadan izledigim kaliteli bir diziydi gülbeyaz…

Eklediginiz bilgiler yazilar resimler calismalar icin sonsuz tesekkürler arkadaslar….

Bende Kazimin sesinden cok severek dinledigim iki parcayi koymak istedim…. Bu parcalari her dinledigimde inanilmaz duygulaniyorum…"Seyduna türküleri-Bu Hayat" ve "Iste gidiyorum"…bilmiyorum konuldu mu ama sizlerle paylasmak istedim…

kaçağım, eşkiya aşklar yaşarım durmadan
kaşla göz, dağla uçurum arası konar göçerim.
sürgünlüğümü yurtlanmaz yerleşik sevdalar,
sığsın ısterler defnelerim, küçücük saksılarına.
yetmez, dağbaşlarının teslimiyeti istenir,
ya katlim, ya ihanetim.
bilmezler bir başka yolu olduğunu.
yani ben, eşkıya her yanı pusu.
gözlerindeki dumanlı dağlara sevdam,
zülfünde gölgeye sığınmam bundandır
o zaman keyif çatarım silah diye
sevdanın doruğuna.
buzullar erir nehirler yatak değiştirir
sevdalarını işıklarında yıkarlar
sonra da yürekleri seslerinde
gürül gürül akarlar
çıplak suretleri dağ başlarını resmeder
o dem iklim değişir, hüzün olur.
yüreğimden gayrısına sır vermediğim doğrudur,
kaçaklık bu.
hadi gel şahrud'um dağlara gövde verelim,
göğsüm tahtasının altı ol.
yoksa vuracak beni hasretin bir tenhada
yakışır mı bir kaçağa ecel eliyle ölmek?


hayat denen sonsuzluğun
karşısında bir çocuğuz
düşe - kalka büyürken
kalkamayız birçoğumuz
bu hayat böyle mi olur
düşen hep yerde mi kalır
gün olur belin doğrulur
kim ne olacak belli mi olur
ama bitmez yolculuklar
belki biraz canın yanar
düştüğün yerde doğrulup
başlar yine ılk adımlar
bu hayat böyle mi olur
düşen hep yerde mi kalır
gün olur belin doğrulur
kim ne olacak belli mi olur

İşte gidiyorum
Birşey demeden
Arkamı dönmeden
Şikayet etmeden
Hiçbirşey almadan
Birşey vermeden
Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum
Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
Yürüyorum sanki senin yanında
Sesin uzaklaşır herbir Adımda
Ayak izim kalmadan gidiyorum
Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı
Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı
Bana kimse sen gibi sarılmadı
Işığımız sönmeden gidiyorum


…Saygiyla ANIYORUM…

ehlocan
06-11-07, 19:18
Kazım'ımızın 36. doğumgünü için 7 kasım 2007 saat:19.30'da bir araya geliyoruz.

Yer: Tarih ve Toplum Bilimleri Enstitüsü
Adres: İstiklâl Cd. Olivyo Geçidi Sk. Rejans Binası Kat: 1 Beyoğlu / İSTANBUL
Tel: (0212) 251 60 53



Kamuoyuna Duyurulur

Kazım Koyuncu 26 Temmuz 2004 tarihinde www.kazimkoyuncu.com'da şunları söylüyordu: 'Şarkılar politikadan, kurumlardan, sistemden daha güçlüdür. Hayatın sonuna kadar kalabilirler, temizdirler ve bir çok güzel şeye sebep olabilirler. İktidarlar, sistemler yıkılabilir, devirler değişebilir, şimdi dünyayı yönetenler kısa bir süre sonra üstelik bütün kötülüklerine rağmen unutulabilirler.'

Kazım'ımızın fiziken aramızdan ayrılışından itibaren onun adıyla ona yakışmayan tartışmalar ve onu ifade edemeyen internet sitesi adıyla forumdan ibaret sayfalar oluşturulmuştur. Biz bu site kalabalığına son vermek ve Kazım'ın sevenleriyle iletişim kurduğu www.kazimkoyuncu.com'u hayata geçirmek istiyoruz .

Bizler onun ailesi ve arkadaşları olarak hiçbir zaman erişilmez bir konumda olmadık. Bize ve arkadaşlarına kolaylıkla ulaşma imkanı varken söz konusu sitelerde forum başlığı altında, kulaktan dolma bilgilerle çok şey yazılıyor...

Siteleri izliyor ve şunu görüyoruz... Kazım Koyuncu'yu yaşatmak için yola çıktığını belirtilen sitelerde de Kazım Koyuncu'nun duruşu, sanatçı kişiliği, verdiği mesajlardan çok, siyasi ve kısır çekişmeler hat safhada...

Sizden isteğimiz Kazım Koyuncu'nun ailesinin izni olmadan onun en çok bilinen adıyla ve onunla özdeşleşen isimlerle açılan sitelerin kapatılmasıdır.

“Müzisyenim, ondan sonra Karadenizli'yim, ama hepsinden önce bir devrimciyim” diyen Kazım Koyuncu 'nun, toplumun bütün kesimleriyle olan diyaloğunu görmezden gelip, onu kısır çekişmelerin ve yoz tartışmaların içine çekmek, site adı altında sadece forumdan ve kısır tartışmalardan ibaret olan bütün sitelerin kapatılmasını, aksi halde yasal yollara başvurulacağını bildiririz.

Koyuncu Ailesi Adına

Hüseyin Koyuncu, Niyazi Koyuncu / 04.11.2007



Kazım'ımızın fiziken aramızdan ayrılışından buyana yayınını dondurduğumuz, siyasi ve kısır çekişmelerden uzak tutmaya özen gösterdiğimiz, evim dediği www.kazimkoyuncu.com'un forumsuz, deftersiz, sadece Kazım Koyuncu'nun bazı özel istekleri ve materyallerinin yeralacağı şekilde tekrar hazırlanmasına ve yayınına devam etmesine karar verdiğimizi kamuoyuna duyururuz.

KazimKoyuncu.Com yönetimi adına;

Yavuz Yazıcı / 04.11.2007

şevvalce
07-11-07, 18:48
7 Kasım 1972....
Kazım abimizi bize kazandıran bugüne şükürler olsun..İyi ki doğmuş..iyi ki onun gibi mükemmel bir insanı tanımışım.Onu ço....k seviyorum,abimiz her zaman kalbimizde yaşıyor, her zaman aramızda şarkılarıyla,müziğiyle,gitarıyla her zaman bizimle ..Onu hiç unutmadık ve unutmayacağız,Kazım Koyuncu her zaman yaşayacak................İYİ Kİ DOĞDUN KARADENİZİN HIRÇIN VE DUYGUSAL ÇOCUĞU.

Kazımişi Gzas Vorert(Kazım'ın Yolundayız)

İZMİR'İN KAVAKLARI
16-11-07, 21:09
bir Baris Manco nun ardindan aglamistim bir de Kazim Koyuncu nun... gerci hala agliyorum bazen sarkilarini dinlerken...
Karadeniz muzigine dair en ufak bir bilgim dahi yokken birgun arkadasim Ben Seni Sevdigumi yi soyluyordu ve bayildim sonra Kazim Koyuncunun muzigiyle ve harika sesiyle tanistim.sansliyim cunku sonsuzluga erismeden onu tanidim sevdim.hastaligini ogrendigimde hic tanimama ragmen bir abim hastalanmis gibi uzuldum dua ettim.
devrimci ruhuna hep ozendim ve saygi duydum...
Sunay Akin onun ardindan soyle demisti:dogum insanlari esitler olumse aralarindaki farki ortaya cikarir.


Surgun Baslar
biliyorsun kaçar/kanar için bir gün
sürgün başlar
yanıyorsun aşk gibi için için
yangın başlar

ama sormadan gitme sorular dolu
sen dönmeden de döner samanyolu

sessizce akar zaman
yalnızlık gövden olur
durmadan yoklar seni
her soluğun deprem olur

nerede susar kalır insan
nerede ölür sözleriyle
ne vakit kanar kalbin senin
ne vakit büyür sevgiye
sessizce akar zaman

nenask’ani nenaşk’unis ant’alu

olimbera
22-12-07, 19:35
Kazım Koyuncu başlığını hiç görmemiştim. Şimdi dinlerken aklıma geldi aratayım dedim. Onun gibi biri için bayağı az mesaj atılmış ama..:icon_sorr

Gülbeyaz dizisini sevmemde en büyük etkenlerden biri müzikleriydi. Kazım Koyuncu'yu keşfetmemi sağladığı için dizi ekibine çok şey borçluyum.

Çok yetenekli bir sanatçıydı. Sesinde bir büyü vardı sanki. Kadife gibi derler ya.. aynen öyle... Daha yapacağı çok şey vardı, ama malesef yapamadı.:icon_sorr

Hiç yüzyüze görüşmediğim halde arkasından ağladığım 2-3 sanatçı arasında yer alıyor. Umarım yattığı yerde huzurludur...

Yurt-Lady
24-12-07, 01:08
Unutulmaz ....

http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation23.gif http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation16.gif http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation13.gif http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation12.gif http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation11.gif
http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation10.gif http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation9.gif http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation8.gif

Yurt-Lady
24-12-07, 01:11
http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation6.gif http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation5.gif
http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation3.gif http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation2.gif http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation1.gif http://i148.photobucket.com/albums/s1/Y-L_01/Kazim%20Koyuncu/Animation0.gif

şevvalce
24-12-07, 17:16
Yurt-Lady emeklerine,ellerine sağlık çalışmaların için...Kazım'ımızın sayfasına emeği geçen herkesin,tüm Kazım Koyuncu sevenlerinin emeklerine sağlık..

zaman geçtikçe özlemim kat kat artmakta,hiç dinmeyecek bir özlem bu:icon_sorr:icon_sorrama her zaman dediğimiz gibi kalbimiz her zaman Abimizle,O gönüllerimizde yaşıyor vee sonsuza kadar da yaşayacak..Onu hiç ama hiç unutmayacak ve unutturmayacağız,yolunda yürümeye devam edeceğiz,vermiş olduğu her türlü mücadeleyi devam ettireceğiz..rahat uyu Kazım Abi....Kazım Koyuncu ölümsüzdür.................:sad53:

ehlocan
29-12-07, 21:45
Yurt Lady ve Balım eklediğiniz çalışmalar çok güzel olmuş..Emeğinzie sağlık...

Bu arada Ümit Kıvanç yönetmenliğinde hazırlanan Kazım koyuncu belgeseli bitmiş..Yaklaşık 3,5 saatlik bir belgesel olmuş..Bir aya kadar dvd-vcd olarak gösterimde olacak...

balim89
30-12-07, 00:51
Yurt Lady ve Balım eklediğiniz çalışmalar çok güzel olmuş..Emeğinzie sağlık...

Bu arada Ümit Kıvanç yönetmenliğinde hazırlanan Kazım koyuncu belgeseli bitmiş..Yaklaşık 3,5 saatlik bir belgesel olmuş..Bir aya kadar dvd-vcd olarak gösterimde olacak...

begenmene sevindim ablacim:img-blush...o kalbimizde yasiyor:sad53:

haber verdigin icin de cok tesekkürler:happy0064...bunu mutlak alirim (tabii yurt disinda da satirlisa:icon_whis)

şevvalce
30-12-07, 11:01
ehlocan bu haber için çok çok teşekkürler....böyle birşey yapılması da beni mutlu etti,sabırla bekleyeceğim Kazım abimizin belgeselini......
balim89 çalışman çok güzel olmuş,yazılar da öyle..emeğine sağlık..

olimbera
30-12-07, 15:53
Öncelikle çalışmalar için çok teşekkür ederim Yurt-Lady ve balim89. Müthiş olmuşlar..:img-wink:


Bu arada Ümit Kıvanç yönetmenliğinde hazırlanan Kazım koyuncu belgeseli bitmiş..Yaklaşık 3,5 saatlik bir belgesel olmuş..Bir aya kadar dvd-vcd olarak gösterimde olacak...

ehlocan, haber için de çok teşekkür ederim. Çıkar çıkmaz mutlaka alacağım.:img-yes: Almak istediğim pek çok film vs. arasında kesinlikle ilk sırada... Eminim ki çok güzel olmuştur.

hewal
31-12-07, 16:02
Yurt Lady ve Balım çalışmalarınız için çok teşekkürler...

Sevgili ehlocan bilgi için çok teşekkürler ne zamandır üzerinde çalışılıyordu bu belgeselin..Eminim BEKSAV tarafından hazırlanan belgeselden çok çok daha özenli olmuştur..O belgeselde çok iyi niyetle yapılmış olmasına rağmen çok acele ile hazırlanmıştı..Çok eksiği vardı...Bu arada bu belgeselin sinemalarda da gösterilebileceği açıklanmıştı ilk hazırlık aşamsaında o konuda kesin bir bilgi varmı yoksa sadece vcd ve dvd olarakmı yayınlanacak...

hewal
31-12-07, 16:04
http://img115.imageshack.us/img115/8376/kazimkoyuncukonserb01kh3.jpg

http://img247.imageshack.us/img247/3149/studyob01vl3.jpg

şevvalce
03-01-08, 17:47
hewal eklediğin için çok teşekkürler...gözyaşlarıyla okudum ,engel olamadım yine..ama Kazım abimizin arkadaşlarının,ailesinin kendisi için söyledikleri o kadar güzel ki...anlatılan anılar,Kazım'ımızın anıları gerçekten hem çok güzel hem de son derece duygu yüklü..çoğu yerlerde de yüzümde bir tebessüm oluşmasına sebep oldu..söylenenlerin hepsi hakikaten çok güzel,böyle Onu yakından tanıyan dostlarının,ailesinin ağzından Onu dinlemek başka oluyor....akıp giden zamanla birlikte sevgimiz giderek büyüyor,paylaştıkça acılar daha katlanılası bir hale geliyor belki de....

Seni çok seviyoruz Kazım Koyuncu,her zaman bizimlesin ve sonsuza dek bizimle olacaksın........................:sad53:

hewal
03-01-08, 19:48
http://img117.imageshack.us/img117/9294/kazimkoyuncu1jr0.jpg

http://img49.imageshack.us/img49/8649/kazimkoyuncu2qj4.jpg

http://img89.imageshack.us/img89/6039/kazimkoyuncu3bw0.jpg

http://img89.imageshack.us/img89/8500/kazimkoyuncu4bn3.jpg

Çok önceden başka bir forum için yaptığım çalışmalardan ;)

şevvalce
10-01-08, 00:40
08/01/2008 BİRGÜN
Şarkılarla geçti aramızdan

Yönetmen Ümit Kıvanç, Türkiye'nin ilk Lazrock müzik grubu Zuğaşi Berepe'nin kurucusu Kâzım Koyuncu için titizlikle hazırladığı 'Şarkılarla Geçtim Aranızdan' adlı belgesel filmi tamamladı. 25 Haziran 2005'te kansere yenik düşen Kâzım Koyuncu için sanatçının ailesi ve arkadaşlarının da desteğiyle tamamlanan 'Şarkılarla Geçtim Aranızdan', Kalan Müzik etiketiyle yakında piyasada olacak. Üç DVD'den oluşan ve üç buçuk saatlik filmin geliri Umut Çocukları Derneği'ne bırakılacak.

Önümüzdeki günlerde gün ışığına çıkacak olan belgesel, Kâzım Koyuncu'nun doğduğu köy olan Yeşilyurt'ta başlayıp "Burası da bize memleket oldu" dediği Taksim ve İstiklal'de süren hayatını gözler önüne sererken sesini yeniden dinleyicileri ve sevenleriyle buluşturuyor. Halen kısa film ve belgesel çalışmaları yapan Kıvanç'ın yayınlanmış 8 kitabı, çevirileri ve yüzlerce kapak tasarımı bulunuyor. Belgeselin gelişim sürecini gelin Ümit Kıvanç'tan birlikte dinleyelim:

İHTİMAL VERMEDİM
"Filmde de size bunu sadece Kâzım anlatacak. Bir belgesel olarak değişik iddialar taşıdığını söylemekten kaçınmayacağım bu filmde, Kâzım'ın ardından yapılmış konuşmalar, üstüne söylenmiş sözler falan yok. Sadece kendi konuşuyor, çeşitli dönemlerdeki grup arkadaşlarıyla birlikte çalıyor, söylüyor.

Kâzım hastalanmadan kısa süre önce, Viya'nın kapağındaki fotoğrafına bakarken, "Artık gidip bulayım, tanışayım," diye düşündüm. Zuğaşi Berepe'den beri uzaktan izliyordum onu. Müziğinde ve müziğinin gelişiminde nelerin beni çektiğini ayrıca anlattım, kendisiyle yapılan görüşmelerde söylediklerinden, onunla şu ya bu şekilde karşılaşmış insanların anlattıklarından, Kâzım'ın kendime çok yakın bulacağım biri olduğuna ve beraber bir şeyler yapabileceğimize dair garip bir önsezim, hattâ inancım vardı. Hastalandığını duyduğumda, onu kaybedeceğimize en ufak bir ihtimal vermedim. "Adamın tedavisi bitsin, telaşı geçsin, öyle gider tanışır, konuşurum" dedim

GÖRÜNTÜLERİ DEFALARCA İZLEDİM
Ölüm haberini aldığım gece, o an için elimdeki tek CD'si olan Viya'yı sabaha kadar döndüre döndüre dinler ve ağlarken, durmadan kendime şunları dediğimi hatırlıyorum: 'Tanışmıyordun bile; nasıl olup da bir arkadaşını kaybetmişsin duygusuyla yanıp yakılıyorsun böyle?' Nitekim bunu izleyen günlerde çok eski bir arkadaşım, 'Ya, sana ne oluyor ki Allah aşkına?' dedi.

Filmi yapabilmek için Kâzım'ın en yakınındaki insanlarla zaman geçirmeye ve topladığım ses ve görüntü kayıtlarını defalarca izlemeye, dinlemeye başladığım süreçte, onun elbette benim bir arkadaşım olduğuna kuvvetlice inandım. Filmi yapmak için uğraştığım iki yıl boyunca samimiyetimiz ilerledi. Filmi bitirirken, onun ölümüyle sarsılmaya devam ettim. Onun en yakın arkadaşlarından biri filmi izledikten sonra, 'Sanki sen onu çok iyi tanı-yormuşsun gibi,' dediğinde, sevineyim mi gurur mu duyayım, ne yapayım bilemedim. Bunun böyle olduğunu artık biliyorum; ama şaşırmaktan da vazgeçemiyorum.

FİLMDE SADECE KÂZIM KONUŞACAK
Kâzım'ın toprağa verilişinden birkaç ay sonra, Kâzım'ın yakınlarıyla tanışmaya, ardından malzeme toplamaya, Hopa'da, Pançol'da ve Doğu Karadeniz'de farklı yerlerde çekimler yapmaya başladım. Birçok insanın VHS, Hi8, V8, DVD, VCD, Beta-cam, miniDV ve aklınıza gelebilecek her formatta ses ve görüntü kayıtlarıyla çok geniş bir arşiv oluşturdu. Materyalleri aktarıp sınıflandırarak hazır hale getiriyordum. 2006 yaz sonunda, nihayet, filmi yapmaya başladım. Çözülmesi gereken pek çok teknik sorun, verilmesi gereken çok fazla karar vardı. Üstelik, 2,5 saatlik bir film yapmaya niyetliydim ve baştan verilecek her yanlış kararın anlatıma dair, teknik, estetik faturaları pek ağır olabilirdi.

Bu filmde sadece Kâzım konuşacaktı. Elime geçen ilk kayıtlardan sonra, bunun hem olabileceğini hem de ortada Kâzım'ın bu anlattıkları varken, başkalarının onun hakkında, onun üstüne vs. konuşmasının elbette ikincil kalacağını görebilmiştim. Adeta benimle birlikte bu işi yapmaya girişen Kâzım'ın yakınlarının da bu fikri coşkuyla onaylaması elbette cesaretimi artırdı.

2.5 SAATLİK BÖLÜM ÇALINDI
2006'nın 12 Aralık günü 19.30 sularıydı. Evimin karşısındaki lokantada yemek yedim ve bizim apartmanın bitmek bilmeyen basamaklarını tırmanmaya başladım. Benim kata geldiğimde, merdivende havlularımdan birini gördüm. Kilit kırık, kapı açıktı.

G-5, ekranlar, laptop ve başka birkaç şey çalınmıştı. Filmden geriye sadece ham kasetler kalmıştı. 'Kâzım filmi'nin yapılmış iki saat yedi dakikalık kısmı artık yoktu. Çocukluğu, Hopa'daki ortaokul ve lise yılları, İstanbul'a geliş, Dinmeyen, Zuğaşi Berepe yılları, kendi grubuyla çıkana kadarki ara dönem, askerlik, Kızılırmak'a bas çaldığı zaman... Hepsi tamamlanmışken, bir anda havaya karışmıştı.

Ve aradan aylar geçti. Günün birinde, nasıl bir inatla, nasıl bir kuvvetle, hâlâ bilemiyorum, filmi yeniden yapmaya oturdum. En yakın arkadaşlarım dahil kimseye bir şey söylemedim. Aylar boyunca. Nihayet bir gün birkaç arkadaşımı toplayıp dedim ki; 'Çalman kısmı yeniden yaptım.'

Şimdi, film karşınızda. Daha önemlisi, artık yapıldı, dünyadan ve hayattan yok edilemez. Kuşaklar sonra birileri Kâzım'ın varlığından, nasıl bir insan olduğundan, başka türlü yaşamanın, 'sisteme' ve hayata itirazın mümkün olduğundan haberdar edilebilecek. Çünkü çalınan kısmı yeniden yaparsam her şeyin hallolacağını sanmıştım. Halbuki daha geride yapılması gereken çok şey vardı. Şimdi hangi kuvvetle devam edebilecektim? Bunun da cevabı yok. Devam ettim. Fakat birgün yine çok meşum bir durumla karşı karşıya kaldım: Kâzım'ın hastalığı aşamasına gelmiştim. Durmadan geri dönüp ilk bölümlerde düzeltmeler yapmakla uğraşmakta olduğumu ve bunu niye yaptığımı fark edene kadar bir zaman daha geçti. Kaçınılmaz sonu idrak ve kabul etmek de kaçınılmazdı haliyle. Ben de, insanlara söylemek ve 'bırakmak' istediğimi bırakabilmiş olacağım."

FATİH SULTAN KAR


Kazım'ımızın belgeseli yayınlanır yayınlanmaz alacağım kesinlikle...Ümit Kıvanç büyük emek vermiş gerçekten,sonsuz teşekkürler Ona..ayrıca Kazım abimizi daha hiç tanımadan onu en yakın arkadaşı gibi görmesi,o ilişkiyi kurmuş olması beni çok etkiledi ,anlattıklarını okurken yine bir duygu seli yaşadım,insanın elinde olmuyor ki zaten..:(:sad53:

balim89
10-01-08, 22:11
basak ablacim ve sevvalce....eklediginiz bilgiler resimler ve calismalar icin sonsuz tesekkürler...

emeginize yüreginize saglik...

neden böyle olur ki sanki?! hep iyiler göcüp gidiyor sanki bu dünyadan...yine cok duygulandim...:sad53:

Didou nana

oropa ardzo arti varen
çkim iveri nçari çkvaşa
miordini miçkutu do
goytiroku ma si çkvaşa
miordini miçkutu do
didou do na ni na

huriyadas çima ndğasu
skani mamulyas makipginam
kankaleşa gamkomile
vaşilebu taşi rina
kankaleşa gamkomile
didou do na ni na

seri do ndğaşi arti mapu
skani şaras ginocinepu
skani dudi midamiğuru
şkvak kargi mokileku
skani dudi midamiğuru
didou do na ni na

ah orapa si ncgiri ndğaşi
guri muço domixaşi
seri iri şeni seriren do
kukumela naku ndğaşi
seri iri seriren do
didou do na ni na

Türkçesi:
Her sevgili bir değil
Benim kaderimi başkasına yazdın
Beni sevdiğini biliyordum ama
Sen beni başkasıyla değiştin
Beni sevdiğini biliyordum ama
Didou do na ani na


Titreyerek sabah günü
Senin çiftliğinde dolanıyorum
Başıboş şuursuzca
Bu yaptığın mümkün değil
Başıboş şuursuzca
Didou do na ani na


Gecem gündüzüm bir oldu
Yolunu gözler oldum
Sen benim için öldün
Başkalarının sevdiği geldi
Sen benim için öldün
Didou do na ani na


Ah sevgili sen iyi günlerimde
Yüreğimi nasıl dağıttın
Gece herkese gece de
Ben günlerce uykusuzum
Gece herkese gece de
Didou do na ani na

onun sesinden dinlemeyi cok sevdigim bir parca...:sad53::sad53::sad53:

hewal
16-01-08, 10:31
GÖRÜNTÜLERİ DEFALARCA İZLEDİM
Ölüm haberini aldığım gece, o an için elimdeki tek CD'si olan Viya'yı sabaha kadar döndüre döndüre dinler ve ağlarken, durmadan kendime şunları dediğimi hatırlıyorum: 'Tanışmıyordun bile; nasıl olup da bir arkadaşını kaybetmişsin duygusuyla yanıp yakılıyorsun böyle?' Nitekim bunu izleyen günlerde çok eski bir arkadaşım, 'Ya, sana ne oluyor ki Allah aşkına?' dedi.

Filmi yapabilmek için Kâzım'ın en yakınındaki insanlarla zaman geçirmeye ve topladığım ses ve görüntü kayıtlarını defalarca izlemeye, dinlemeye başladığım süreçte, onun elbette benim bir arkadaşım olduğuna kuvvetlice inandım. Filmi yapmak için uğraştığım iki yıl boyunca samimiyetimiz ilerledi. Filmi bitirirken, onun ölümüyle sarsılmaya devam ettim. Onun en yakın arkadaşlarından biri filmi izledikten sonra, 'Sanki sen onu çok iyi tanı-yormuşsun gibi,' dediğinde, sevineyim mi gurur mu duyayım, ne yapayım bilemedim. Bunun böyle olduğunu artık biliyorum; ama şaşırmaktan da vazgeçemiyorum.

Röportajın bu kısmını özellikle çok sevdim...Öyle bir anlatmışki sevgili Ümit Kıvanç Kazım Koyuncu'nun sesiyle bir kez tanışmış olan her insanın ortak hisleri bunlar..Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi...Garip bir biçimde insanın en yakınıymış gibi hissettiği bambaşka biri Kazım...

dazzle
21-01-08, 13:56
onun kadar memleketini seven onun adına şarkılar yazan çok az kişi var karadenizi o güzel sarkılarıyla tanıttı daha kimse adını bilmezken ben yana yakıla kasedini aramıştım hatirliorum trabzonun bi kasetçisinde depodan çıktı kasedi trabzonda bile adını bilmiyolardı nerden buldunuz bu adamı demiştiler birkere dinlemeleri yetti gülbeyaz dizisiyle girdi hayatımıza bidahada çıkmadı zaten hepte orda olacak ve maalesef herkes gibi öldükten sonra insanlar kasetlerini alıp dinlemeye ve sevmeye basladı ama ona bizim gibi azınlıklarda yeterdi derdi sadece müzik yapmaktı ve bunu da çok iyi anlatmıştı resimler röportajlar için tesekkürler arkadaslar......

_BeRFiN_
26-01-08, 16:44
http://www.resim-yukle.com/img01/17/471608hg1.jpg (http://www.resim-yukle.com)http://www.resim-yukle.com/img01/17/715052hg2.jpg (http://www.resim-yukle.com)http://www.resim-yukle.com/img01/17/731832hg3.jpg (http://www.resim-yukle.com)

http://www.resim-yukle.com/img01/17/488050hg4.jpg (http://www.resim-yukle.com)http://www.resim-yukle.com/img01/17/59211hg5.jpg (http://www.resim-yukle.com)http://www.resim-yukle.com/img01/17/627559hg6.jpg (http://www.resim-yukle.com)

http://www.resim-yukle.com/img01/17/19026hg7.jpg (http://www.resim-yukle.com)http://www.resim-yukle.com/img01/17/670980hg8.jpg (http://www.resim-yukle.com)http://www.resim-yukle.com/img01/17/134791hg9.jpg (http://www.resim-yukle.com)

http://www.resim-yukle.com/img01/17/254982hg10.jpg (http://www.resim-yukle.com)http://www.resim-yukle.com/img01/17/835556hg11.jpg (http://www.resim-yukle.com)http://www.resim-yukle.com/img01/17/903967hg12.jpg (http://www.resim-yukle.com)

*Rose*
03-02-08, 23:59
Merhaba arkadaşlar,
Başlığı yeni buldum.Ben Kazım Koyuncu yu Gülbeyaz dizisiyle dinlemeye başlamıştım.Çok sevdiğim bir sanatçıdır.Nur içinde yatsın.Öldüğünde ağladığım birkaç insandan biridir Kazım Koyuncu.Biraz da hemşerim sayılır(Trabzon'luyum)

Resimler için ehlocan'a çok teşekkürler.
Çalışma yapanların da ellerine sağlık.

UNUTULMAYACAKSIN ŞAİR CEKETLİ ÇOCUK

şevvalce
08-02-08, 17:49
Gülbeyaz zamanı Kazım abimizle yapılan röportajdan bir bölüm bu...hakikaten gülbeyaz'ın tutulmasının en büyük sebeplerinden biri Kazım abimizin yapmış olduğu o muhteşem,dinlerken hem coşturan hem de ağlatan şahane ,eşsiz müziklerdir,bunu sevgili Şevval Ablacım da bir röportajında dile getirmişti....ayrıca röportajın bu bölümünü bizimle paylaşan,yazan dilek arkadaşıma da teşekkürler..

EKRANDA KEMENÇE SESLERİ


ekranın sevilen dizisi "gülbeyaz"ın oyuncuları ve senaryosu kadar müzikleri de dikkat çekiyor.hatta birçok karadenizli diziyi izlerken müziklerinde horana duruyor.dizinin müziklerinin bestecisi,Kazım Koyuncu'ya göre, karadenizliler dışındakilerde müziklerle çoşuyor.lazca rock yapan ilk grup zuğaşi berepe'yi 1993'te kuran koyuncu,"bugün karadeniz türkülerini yanlış söyleyen,ticari kaygılarına alet eden insanlar var" diyor.onun karadeniz müziği deyince kendisine ölçüt aldıkları,birol topaloğlu,volkan konak ve fuat saka gibi isimler.

gülbeyaz'ın müziklerini yapmaya nasıl başladınız?
dizinin yönetmeni özer kızıltan arkadaşımdı.onun vasıtasıyla oldu."mevcut karadeniz müzikleri yerine daha farklı neler yapabiliriz"diye düşündük.dizinin yapımcılarının,karadeniz müziği adı altında yapılan bir sürü saçmalığın arasında işimize değer vermesi bizi çok sevindirdi.

müzikler karadenizliler'i değil farklı yörelrden insanları da etkiliyor.bunu neye bağlıyorsunuz?
bizim memleketimizde malesef"ben yaparım halk da bunu alır" mantığı var.insanları aşağılayan bir tavırdır bu.müzikte de bu yapılıyor.bu gülbeyaz'da da yapılabilirdi.ancak yapmadık.karadeniz müziği belli kisvelerde sunuldu.ancak insanlar gülbeyaz'daki halini duyunca bu işin özünün hiç de öyle olmadığını anladılar.evrensel bir dili olduğunu anladılar.çünkü dizinin müzikleri para için değil "müzik" için yaptım.

gülbeyaz'ın her bölümü için stüdyoya giriyormusunuz?tüm besteler size mi ait?
her bölüm için girmiyorum.ancak bazı bölümlere özel birkaç müzik yapmam gerekiyor.dizinin genel müzikleri ve jeneriği önceden hazırladığım şeyler.ayrıca dizide yer alan müziklerden bir-iki parça hariç hemen hemen hepsi kendi bestelerim.

şevvalce
08-02-08, 18:00
http://img266.imageshack.us/img266/6567/glbeyazkazmkoyuncuevvalib8.jpg (http://imageshack.us)
http://img164.imageshack.us/img164/7470/glbeyazkazmkoyuncuevvalzg3.jpg (http://imageshack.us)
http://img170.imageshack.us/img170/6870/glbeyazkazmkoyuncuevvalcb8.jpg

Akıp giden zamanla birlikte''özlemimiz ve sevgimiz''de giderek artmakta daha da güçlenmekte ..................SENİ HEP ÇOK SEVDİK ve SONSUZA DEK SEVECEĞİZ KAZIM ABİ....:img-yes::img-in_lo

aycaaa
09-02-08, 02:16
Kazım abi seni çok seviyorum inan şu an gözlerimden yaşlar akarak gelevera deresi'ni dinliyorum :icon_sorr:sad53:koyverdun gittun beni oy koyverdun gittun beni:icon_sorr:img-cray:umarım gittiğin yerde mutlusundur...

Fettan
14-02-08, 16:58
http://img87.imageshack.us/img87/7149/0imza1wg0.jpg

http://img213.imageshack.us/img213/3323/0imza2ai1.jpg

Bu imzalar sevgili barbie ye aittir kendisine teşekkür ediyorum ;)

şevvalce
14-02-08, 19:08
çok teşekkürler..imzalar şahaneymiş gerçekten..Fettan sana da ve imzaları yapan barbie ye d eçok teşekkürler..
http://img504.imageshack.us/img504/1856/913629193659cz0.th.jpg (http://img504.imageshack.us/my.php?image=913629193659cz0.jpg)
Kazım'ımızın aramızdan fiziken ayrılışının 2. yıl dönümünde kanal 24 te,kendisi için yapılan belgeselden:img-wink:
Gönlün rahat olsun Abim,her zaman her yerde bizimlesin ve sonsuza dek bizimle kalacaksın günüllerimizde yaşayacaksın...:sad53:

Fettan
14-02-08, 20:20
http://i244.photobucket.com/albums/gg33/denemelerim/pn.jpg

http://i244.photobucket.com/albums/gg33/denemelerim/k5-1.jpg


http://i244.photobucket.com/albums/gg33/denemelerim/k517-1.jpg + http://i244.photobucket.com/albums/gg33/denemelerim/k516-1.jpg + http://i244.photobucket.com/albums/gg33/denemelerim/k515-1.jpg + http://i244.photobucket.com/albums/gg33/denemelerim/k1.jpg





Bunlarda benden

şevvalce
11-03-08, 14:09
Ankara Uluslararası Film Festivali 13 Mart'ta başlıyor
“KAZIM KOYUNCU ÖZEL GÖSTERİMİ”

16 Mart Pazar günü saat 16:00’da Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde Şevval Sam, Volkan Konak ve Ümit Kıvaç’ın katılımıyla gerçekleşecek olan Kazım Koyuncu’yu anma töreni saat 17.30’da Ümit Kıvanç’ın yönetmenliğini üstlendiği “Şarkılarla Geçtim Aranızdan” filminin gösterimi ile devam edecek.


11.03.08 STAR

şevvalce
06-04-08, 11:49
Bu site; etkinlikleriyle, "özellikle bu etkinliğiyle" devam etmesi gerekiyor diye düşünüyorum büyüye büyüye çünkü; sadece beni ilgilendirmiyor bu. Sanırım hepimizi ilgilendiriyor yan yana getirmesi açısından. Bunu gelenekselleştirirsek belki hayata bir şey katarız...
Yaparız değil mi bundan sonra her yıl?
Sığmayız bu alanlara, kapalı yerlere!
Hep beraber olmayı diliyorum!"
Kazım Koyuncu / 14.05.2005 / 1. Horon Günü-İstanbul


Sevgili Kazım; dediğin gibi, horon hiçbir yere sığmadı, sığmayacak…

3. Geleneksel Horon Günü
17.05.2008


Tarih: 17 Mayıs 2008
Yer: Göztepe Özgürlük Parkı Amfi Tiyatrosu

KazimKoyuncu.Com’un organizasyonu, gönüllülerin desteği ve emekleriyle, hiçbir kişi ya da kurumun sponsorluğu olmayan ‘Geleneksel Horon Günü’ne katılım ÜCRETSİZDİR!!!
Aşk ve sevgi adına, gelin el ele duralım... HAYDE HORONA !!!

hewal
08-04-08, 13:31
Şevgili şevvalce eklemiş olduğun haber için teşekkürler..Ben artık www.kazimkoyuncu.com'un açılmasını istiyorum bunu buraya her geldiğimde tekrar etmiş oluyorum ama o site sevgili Kazım Koyuncu hayattayken çok aktif dolu dolu bir siteydi...Ve bir nevi emanet gibi düşünüyorum o siteyi bu sebeple açılmasını istiyorum ama henüz daha açılmayacağını duydum:(

hewal
08-04-08, 13:33
27/06/2005 MURAT MERİÇ

Özledim Kazım’ı, ağlasam ayip midur


Ziya Osman Saba, 1956 yılında şu dizeleri yazmış: "Bir yaprak dökümüdür dört yandan / Bir dostun, seninle ağlamış gülmüş / Bir sabah gazeteyi açarsın ki / Ölmüş". Kazım Koyuncu’nun ölümünü gazeteden okumadık; tez ulaştı haber. Karadeniz’in dalgaları gibi hırçın, asi; dünyayı umursamazcasına hırpani, dağınık; en önemlisi, mütevazıydı Kazım. Dinmeyen’in "Sisler Bulvarı" albümünün yaratıcılarından biriydi. Memleketin (ve dünyanın) ilk Lazca rock yapan grubunun, Zuğaşi Berepe’nin de kurucularındandı. İnandığı müziği yapıyor, kitlesel eylemlere destek veriyordu.

İlk solo albümü "Viya!", 2001’de yayınlandı. Ertesi yıl, "Gülbeyaz" adlı dizinin müziklerini yaptığında dikkatleri üzerine çekti. Dizinin finalinde söylediği Lazca şarkı, yıllarca unutulmayacak güzellikteydi. İkinci albümü "Hayde"nin repertuarında, bu dizi için söylediği türkülerden bazıları da vardı. Bu yüzden albüm daha çok sattı. TRT’de ilk (belki de son) kez Lazca türküler söyleyen, Kazım Koyuncu’ydu. "Hayde"nin çıkışını müteakip, Ankara’daydı: ODTÜ Bahar Şenliği’nde ve Saklıkent’te inanılmaz güzellikte konserler verdi. İzleyenler, ODTÜ konserinin, bütün şenliklerin en güzel konserlerinden biri olduğu konusunda hâlâ hemfikir. Onu, Babylon’da, Yedikule’de, Açıkhava Tiyatrosu’nda ve başka yerlerde izleyenler, sahne performansının şahididir.

2003’te düzenlenen ilk BarışaRock’ın ikinci günüydü. Siya Siya Bend’le coştuktan sonra sıranın Bulutsuzluk Özlemi ve Cem Karaca’ya gelmesini bekliyorduk. Aniden sahnede belirdi Kazım ve müziğiyle ortalığı kasıp kavurdu. Ne yalan söyleyeyim, "sonrasını dinlemesek de olur" dedirtecek kadar devleşmişti o gün.

Kanser olduğu açıklandıktan hemen sonra, Yeni Melek’te bir moral konseri düzenlendi onun için. Yanında "dostları" vardı o gece. Ne yazık ki son büyük konseri oldu bu. Yeniden konser vermesini beklediğimiz ayda, haziranda, bizleri yalnız bıraktı ve gitti. Hastalığı sırasında dinleyicileriyle iletişimini resmi internet sitesi aracılığıyla (www.kazimkoyuncu. com) sürdürdü. "Konser yapmak, koşmak, futbol oynamak gibi şeyler" istediğini yazmıştı bir gün.

Tuhaftır, belki çok insan farkında da değildir ama hayranlarıyla son buluşması, Trabzonspor için yapılan "Uy! Aha Trabzon" albümünde söylediği iki şarkı aracılığıyla gerçekleşti. İnternet sitesinde ise şunlar yazıyor artık, büyük harflerle: "Kazım Koyuncu’yu kaybettik!"

"Karadeniz’in hırçın çocuğu", "kurban olduğumuz Laz uşağu" Kazım Koyuncu artık yok. Oysa bu akşam Açıkhava Tiyatrosu’nda konser verecekti. Son gününde bir açıklama yaptı, bu konsere "bir türlü iyileşmeyen ses kısıklığı" nedeniyle katılamayaca ğını söyledi ve ekledi: "Karadeniz, dev bir dalgadır, özgür bir sudur. Bir olguya, bir kişiye bağımlı değildir. Bu nedenle ‘Hey Gidi Karadeniz geceleri' devam etmelidir."

Karadeniz müziğini, İsmail Türüt-Davut Güloğlu gibilerin elinden "kurtararak" ve bu müziğin asi yönünün altını çizerek dinleyicisine ulaştırdı Kazım Koyuncu. Fuat Saka, Efkan Şeşen, Birol Topaloğlu gibi dönemdaşlarıyla birlikte, memleket kültürüne çok büyük hizmeti vardır bu yüzden.

Çok zorlanarak yazdığım bu yazının sonunda, ona, şunları söylememi mazur görün:

"Koyverdun gittun beni, Allah’undan bulasun", Kazım.. Şu dizenin yüreğimizi dağlayacağını hiç düşünmedin mi, söylerken: "Hiç mi duşunmedun sen sevduğun boyle ağlar"? Biz dinlerken düşünmemiştik ya, artık canımızı öyle bir acıtıyor ki bu dize, tarifi mümkün değil. Ölümünün üzerinden daha şuncacık zaman geçmişken, şarkısını biraz değiştirerek söylüyoruz şimdi: "Denizde kararti var bu gelen kayik midur / Ben özledum Kazım’i ağlasam ayip midur" Peki, hayatı mızın bundan sonraki kısmında ne yapacağız? Ya öksüz kalan kim şimdi? Zugaşi Berepe mi, Karadeniz Türküleri mi?


http://www.birgun.net/index.php?sayfa=70&devami=7904

hewal
09-04-08, 10:24
http://i252.photobucket.com/albums/hh11/hbsk/33.jpg

http://i252.photobucket.com/albums/hh11/hbsk/32.jpg

http://i252.photobucket.com/albums/hh11/hbsk/31.jpg

http://i252.photobucket.com/albums/hh11/hbsk/30.jpg

hewal
09-04-08, 16:26
http://i252.photobucket.com/albums/hh11/hbsk/Animation4.gif + http://i252.photobucket.com/albums/hh11/hbsk/Animation3.gif

şevvalce
09-04-08, 18:06
Başak Abla,tüm eklediğin resimler ve çalışmaların için çok teşekkür ederim,hepsinde ayrı bir güzellik ayrı bir ışık var,bakmaya kıyamıyorum:(
bu arada ben de senin gibi kazimkoyuncu.com'un yeniden açılmasını çok isterim,Kazım abimiz oraya ''evim'' derdi:img-blushama tabi ailesinin de kendilerine göre düşünceleri haklı tarafları var mutlaka,birşeylerden istifade edilmesine,farklı yönlere çekimesine izin vermek istemedikleri için belki de açmıyorlar..(ama Abimizle ilgili herhangi birşeyde derhal bizleri bilgilendiriyorlar,bu anlamda şanslı hissediyorum kendimi..)
bilindiği üzere şuan Kazım Koyuncu ismi kullanılarak insanlar biryerlerden kendi çıkarlarına yönelik birtakım şeyler çıkarmaya çalışıyorlar ama tüm bunlara hem Kazım abimizin sevenleri,yani bizler tarafından hem de ailesi dostları tarafından asla izin verilmiyor ve verilmeyecektir de,kimse Kazım Koyuncu adını herhangi bir amaç,çıkar doğrultusunda asla kullanamaz,kullandırmayız..!!!

Her zaman bizimlesin ve sonsuza dek de bizimle kalacaksın Kazım Abi..

şevvalce
09-04-08, 18:23
http://img377.imageshack.us/img377/3831/y1pm2qnhyuqnzln99ocm7lvfa3.th.jpg (http://img377.imageshack.us/my.php?image=y1pm2qnhyuqnzln99ocm7lvfa3.jpg)
http://img148.imageshack.us/img148/4287/kazmabmmmyw7.th.png (http://img148.imageshack.us/my.php?image=kazmabmmmyw7.png)
:img-in_lo:img-blush
http://img528.imageshack.us/img528/7227/n5482736531932184349di0.th.jpg (http://img528.imageshack.us/my.php?image=n5482736531932184349di0.jpg)

Koca yürekli,güzel insana,Abimize candan selamlar....

hewal
09-04-08, 19:03
Pınar'cım dediğin gibi tüm gelişmeler yeni haberler sitede duyuruluyor buda önemli tabi ama seninde dediğin gibi evim dediği yerdi orası ve ben açılmasını istiyorum...İlk kapandığı zamanki gerekçeleri biliyorum haklılık payıda çok yüksek ama yüreğim o sitenin o kadar sessiz kalmasına razı değil...

Eklediğin resimler için sonsuz teşekkürler...

şevvalce
09-04-08, 23:13
evet, sana çok hak veriyorum Başak Ablacım..Umarım tekrar açılır ve Kazım Koyuncu'ya layık birşekilde devam eder..
resimler için de rica ederim Başak Abla,ne demek...
http://img206.imageshack.us/img206/4007/l8198f6509a925b753bb1c6kb0.jpg (http://imageshack.us)
http://img257.imageshack.us/img257/4678/l189f96c34bd4ac712033abbi0.jpg (http://imageshack.us)
http://img206.imageshack.us/img206/6260/n5289035363056571468am3.jpg (http://imageshack.us)
:img-cray::img-cray::img-cray:

ehlocan
09-04-08, 23:46
http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/K.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/KAcopy.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/KZMcopy.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/KZMKcopy.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/KZMKOcopy.jpg



Renk denemesi yaptım yapmışken ekleyeyim ;)

ehlocan
09-04-08, 23:50
Başak Abla,tüm eklediğin resimler ve çalışmaların için çok teşekkür ederim,hepsinde ayrı bir güzellik ayrı bir ışık var,bakmaya kıyamıyorum:(
bu arada ben de senin gibi kazimkoyuncu.com'un yeniden açılmasını çok isterim,Kazım abimiz oraya ''evim'' derdi:img-blushama tabi ailesinin de kendilerine göre düşünceleri haklı tarafları var mutlaka,birşeylerden istifade edilmesine,farklı yönlere çekimesine izin vermek istemedikleri için belki de açmıyorlar..(ama Abimizle ilgili herhangi birşeyde derhal bizleri bilgilendiriyorlar,bu anlamda şanslı hissediyorum kendimi..)
bilindiği üzere şuan Kazım Koyuncu ismi kullanılarak insanlar biryerlerden kendi çıkarlarına yönelik birtakım şeyler çıkarmaya çalışıyorlar ama tüm bunlara hem Kazım abimizin sevenleri,yani bizler tarafından hem de ailesi dostları tarafından asla izin verilmiyor ve verilmeyecektir de,kimse Kazım Koyuncu adını herhangi bir amaç,çıkar doğrultusunda asla kullanamaz,kullandırmayız..!!!

Her zaman bizimlesin ve sonsuza dek de bizimle kalacaksın Kazım Abi..

Pınar'cım dediğin gibi tüm gelişmeler yeni haberler sitede duyuruluyor buda önemli tabi ama seninde dediğin gibi evim dediği yerdi orası ve ben açılmasını istiyorum...İlk kapandığı zamanki gerekçeleri biliyorum haklılık payıda çok yüksek ama yüreğim o sitenin o kadar sessiz kalmasına razı değil...

Eklediğin resimler için sonsuz teşekkürler...


Sevgili adaşım şevvalce ve sevgili hewal resmi site hakkında söylediklerinize katılıyorum..Gerekçeler ilk kapatılma zamAnında ne kadar haklı gelsede o site bİr nevi emanet ve o şekilde sessiz kalması insanın içini acıtıyor...:img-cray: :img-cray: :img-cray: :img-cray:

Tüm paylaşımlarınız için çok teşekkürler :good:

şevvalce
10-04-08, 11:14
sağol Pınar Abla'cım,ben de çok teşekkür ederim sana şahane imzalar için,ellerine sağlık:good::good::good:
inşallah temennilerimiz,beklentilerimiz gerçek olur diyorum tüm kalbimle ve Kazım Abimizin evim dediği resmi sitesi artık o derin sessizliğinden kurtulur,Onun sevenleriyle,tüm Kazım dostlarıyla birlikte güzel paylaşımlar içerisinde Kazım Abimizi orada da yine yaşatmaya,anmaya,sesimizi Ona duyurmaya devam ederiz..zaten her zaman her yerde O bizimle birlikte,gönüllerimizde ve bir ömür boyu gönüllerimizde yaşayacak,bizlerin,dostlarının ve ailesinin olduğu,gitarının olduğu kemençenin ,tulumun çaldığı,türkülerinin,şarkılarının söylendiği her yerde,yürüdüğü her yolda,bulunduğu her yerde sonsuza dek bizimle,kalplerimizde Kazım Abimiz:img-in_lo:img-blush

ehlocan
12-04-08, 19:10
http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/kzm3copy.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/kzm2copy.jpg


http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/kzm1copy.jpg

virgül
15-04-08, 11:16
Eklenen tüm yazılar resimler çalışmalar birbinden güzel emeği geçen herkese çok teşekkürler...Sevgili şevvalce'nin ekleidği resimlerin en sonuncusu içimi acıttı..Bir daha o ekip asla bir araya gelemeyecek üstelik geride kalanlarda dağıldı...O konser çok müthiş bir konserdi..Herkesin boğazı düğm düğüm olmuş gözlerde hüzünle karışık sevinç vardı...Hem sahneye çıkabilmiş olması umutları arttırırken yorgunluğu halsizliği endişelendiriyordu sonrası zaten malum :( :(

Ante Mortem
19-04-08, 02:17
http://img219.imageshack.us/img219/9618/kosv3.jpg (http://imageshack.us)

ehlocan
23-05-08, 17:48
http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/kzm1copy-1.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/kzm2copy-1.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/kzm3copy-1.jpg

efran_albatros
23-05-08, 18:26
ehlocan imzaların çok güzel.çok ama çok sevdiğim bir cümledir bu aşk varsa şarkıda vardır lafı.rahmetli kazım koyuncu aklıma geldiğinde ya da bir şarkısını dinlediğimde hemen hatırlarım bu cümleyi.eline sağlık.

hyoldas
23-05-08, 18:43
Efran seni tanıyorum :)

Hayat niye kirlenir? Böyle güzellikler zamansız giderse, gidenlerin yeri dolmazsa-dolmayacaksa-...
hayat kirlenir...

Ehlocanım ve emeği geçen herkese teşekkürler.

Ellerinize sağlık.

efran_albatros
23-05-08, 22:26
Efran seni tanıyorum :)

Hayat niye kirlenir? Böyle güzellikler zamansız giderse, gidenlerin yeri dolmazsa-dolmayacaksa-...
hayat kirlenir...

Ehlocanım ve emeği geçen herkese teşekkürler.

Ellerinize sağlık.

söylediklerin doğru hyoldaş.ama bir kısmına katılıyorum.doğru artık gidenin yeri dolmuyor bilakis o boşluk her yerini doldurmaya çalışan ama asla dolduramayanla beraber biraz daha açılıyor.katılmadığım kısmı ise zamansız kısmı.ani ve erken olması zamansız demek değil bana göre.herşey zamanında oluyor.zamanı bu zamanmış demek en doğrusu bence.
bu arada evet bende seni sağır odanın formundayken tanımıştım.tekrar burada karşılatıığmıza sevindim.

nur_sss
24-05-08, 13:01
kazım koyuncu yu çok seviyorum
bi karadeniz li trabzon lu olarak şarkılarını çok dinliyodum ve dinlemeyede devam ediyorum
onun müziğinden hiç vazgeçmeyecem zaten

bu arada eklenen herşey harika hepinizin ellerine sağlık;)

şevvalce
26-05-08, 18:06
Pınar Ablacım en son yaptığın imzalar çok güzel ve üzerindeki sözler de yine çok anlamlı,içimize işleyen,boğazımızda düğümlere yol açaan çok şey anlatan sözler:img-in_loAŞK VARSA ŞARKI DA VARDIR..ne güzel söylemiş Kazım Abimiz....
benden de bir haber,çok güzel bir haber gerçekten...

KAZIM’IN EVİ MÜZE OLACAK


Kâzım Koyuncu’nun doğup büyüdüğü Hopa’daki evi müze oluyor. Kâzım Koyuncu’nun ailesi 2005 yılı haziran ayında yitirdikleri oğullarının anısını yaşatmak amacıyla köyü Pançol’da doğup büyüdüğü evi müze haline getirmek için gerekli hazırlıklara başladı. Müzede Kâzım Koyuncu’nun özel eşyaları, giysileri, gitarı ve özellikle müzik yaptığı döneme ait fotoğrafları yer alacak. Aile adına bir açıklama yapan ağabeyi Hüseyin Koyuncu, Kâzım Koyuncu’nun Hopa’dan İstanbul’a uzanan yaşam serüveninin ne yazık ki 2005 yılında 33 yaşında son bulduğunu ama sevenlerinin gönlünde sağlam bir yer edinen Kâzım Koyuncu’nun eserleriyle ölümsüzleştiğini söyledi. Ağabey Koyuncu sözlerine şöyle devam etti: “Ölümünün ardından Hopa’ya, mezarını ziyarete gelen insanların çokluğu, bu insanların evi de ziyaret etmek istemeleri bizi böyle bir arayışa yöneltti. Bunun için en uygun yerin Kâzım’ın da çok sevdiği, çocukluğunun geçtiği köydeki evimiz olduğunu düşündük. Projeyi hayata geçirebilirsek Kâzım Koyuncu sevenleri, hayatıyla ilgili pek çok ip ucu taşıyan eşyalarını görebilecek. Müze, Kâzım’ın en önemli mirası olan hayata karşı dimdik duruşunu, çok sevdiği ve güvendiği gençlere ve insanlara aktarmada bir köprü görevi görecek. Amacımız Kâzım’ın en doğru şekilde anlaşılması ve anlatılmasıdır.”
Fatih Sultan Kar
BirGün
26.05.08

Karadeniz sevdalısı biri olarak Hopa Karadeniz'de en çok görmek istediğim yerlerden biri,Sevgili Kazım Abinin doğup büyüdüğü yer olması,oralardan geçmiş,havasını solumuş olması itibariyle de bendeki yeri bambaşkadır..ama henüz nasip olmadı gidip görmek..İnşallah Hopa'ya gidersem ziyaret edeceğim ilk 2 yerden biri Abimizin evi olacaktır..ilk yer ise zaten Kazım Abiciğim'in yanı:img-blush

ehlocan
29-05-08, 16:02
Sevgili efran_albatros,Hande ve sevgili adaşım çalışmaları beğenmenize sevindim...

Müze olayına nasıl karar verildiğini abisi açıklmış umarım bir aksilik olmadan tamamlanır...Anıt mezar yapılmaya başlandığı dönemdede çok polemikler çıkmıştı mutlaka bu fikrede karşı çıkanlar olur ...

O'nu her zaman özlüyorum/z ama Haziran ayı yaklaştıça çok daha hüzünleniyorum...

Sevgili alamehmet çalışmalar çok güzel emeğine sağlık ;)

CeReN66
09-06-08, 00:48
youtube'da bu videoyu izlerken içimden geldi bunları yapmak.umarım beğenirsiniz :)

http://img167.imageshack.us/img167/9972/kazm1un1.gif+http://img360.imageshack.us/img360/2079/kazm2pu3.gif+http://img252.imageshack.us/img252/965/kazm3zk7.gif

CeReN66
09-06-08, 01:28
http://img72.imageshack.us/img72/6832/kazm4md0.gif+http://img294.imageshack.us/img294/1926/kazm5ql9.gif+http://img204.imageshack.us/img204/3032/kazm6nk0.gif

CeReN66
09-06-08, 01:43
http://img204.imageshack.us/img204/1261/kazm7em2.gif+http://img255.imageshack.us/img255/2811/kazm8nw9.gif+http://img146.imageshack.us/img146/4600/kazm9gx0.gif

şevvalce
10-06-08, 00:11
Alamehmet ve ceren66 imza -avatar çalışmalarınız şahane olmuş,ellerinize sağlık..İzninizle kullanmak isterim..
Bu arada Haziranın 9 geldi çattı bile,tam 2 hafta var o talihsiz,acımasız güne..Ve bu zaman yaklaştıkça ben içimin daha çok yandıgını hissediyorum..Başlığımıza gelmek bile zor geliyor,öyle bir an oluyor ki dayanamadığımı,özlem,üzüntü,sevgi ve Ona duydugum tüm duyguların doruğa ulaştıgını hissediyorum..
Her neyse...Seni Çok Seviyorum Kazım Abicim,hep ama hep bizimlesin ve sonsuza dek bizimle,kalbimizde yaşayacaksın...:img-cray::img-cray::(:(:(:(

şevvalce
12-06-08, 00:29
http://img231.imageshack.us/img231/6722/3874291936321fz1.jpg (http://imageshack.us)
http://img231.imageshack.us/img231/4848/506129193539ok8.jpg (http://imageshack.us)

ehlocan
20-06-08, 00:25
http://img507.imageshack.us/img507/6117/2azj1pe0.jpg

şevvalce
20-06-08, 11:51
Pınar Ablacım resimler için sonsuz teşekkürler,hepsi ayrı bir güzel ama itiraf etmeliyim ki salıncakta olduğu resmi ilk kez görüyorum ve bayıldım gerçekten:img-blushne kadar şen,neşe dolu,hayat dolu..Güzel yüzünde küçük bir çocuk masumluğu,saflığı ve biraz da muzipliği var:img-blush;)
Canım Abim hep varsın,hep bizimlesin ve biliyorum ki bizleri görüyor,sesimizi işitiyorsun....

şevvalce
25-06-08, 07:31
25 Haziran'da Kazım için Hopa'da
 23-06-2008 13:41 Fatih Sultan Kar


25 Haziran 2008 tarihinde yürekler, Kazım için Hopa’da buluşacak ... Karadenizli sanatçı Kazım Koyuncu sonsuza uğurlanışının 3. yıl dönümünde Hopa Pançol’daki mezarı başında anılacak.

25 Haziran 2005 günü gördüğü amansız hastalık sonucu 33 yaşında sonsuza uğurlanan Karadenizli şarkıcı Kazım Koyuncu, bu yılda geçen yıl olduğu gibi mezarı başında sade bir törenle anılacak. Koyuncu ailesi ve sevenleri 25 Haziran 2008 tarihinde Kazım Koyuncunun yaşamını yitirdiği saat olan 12.58’te Pançol’daki mezarı başında bir araya gelecek.



Kazım Koyuncu sade bir törenle anılacak

Koyuncu ailesi adına yazılı açıklama yapan Kazım Koyuncu ‘nun ağabeyi Hüseyin Koyuncu, “Geçen yıl olduğu gibi bu yılda Kazım Koyuncu’ nun sonsuza uğurlanışı yıldönümünde Pançol’deki mezarı başında sade bir törenle anılacak. Kazım Hopa’lı idi. Kazım Karadenizli idi. Kazım dünyalı idi. Kazım her şeyden önce evrensel bir insandı. O adam gibi yaşadı. Gösterişten hep uzak durdu. Onun anmaları da ona yakışır olmalı. Onun gibi bir insanın anmalarında logoların, dernek ve kurumların, siyasi kuruluşların ön plana çıkmasını değil, yüreklerin bir araya gelmesini önemlidir. Aile olarak hala ilk gün gibi acılar çekiyoruz. Bizim acımızı paylaşan çok değerli İnsanlar var. Her zaman onlara saygılıyız. Onlara minnet borçluyuz” dedi.

şevvalce
25-06-08, 07:37
Kazım Koyuncu Üretilerek Anılacak

25 Haziran 2005’te yitirdiğimiz Kazım Koyuncu, İstanbul’da Kazım Koyuncu Kültür Merkezi tarafından yapılacak olan “Üreterek Anıyoruz” etkinliği ile Karadeniz’de ise Doğu Karadeniz Halkevleri’nin Rize-Pazar’dan Hopa’ya kadar yapacağı bir yürüyüşle anılacak.

Koyuncu’yu anmak için Doğu Karadeniz Halkevleri tarafından bir yürüyüş gerçekleştirilecek. Rize’nin Pazar ilçesinden başlayacak olan yürüyüş şehirden şehre devam ederek Hopa’da noktalanacak. Koyuncu için yapılacak olan yürüyüşte “Karadeniz Kararmasın” denilerek kanserin Karadeniz’in kaderi olmadığı hatırlatılacak. Yürüyüş 25 Haziran günü saat 10.00’da Rize-Pazar’dan başlayacak.

İstanbul’da ise Kazım Koyuncu Kültür Merkezi tarafından “Kazım Koyuncu’yu Üreterek Anıyoruz” başlığı altından bir dizi etkinlik gerçekleştirilecek. Etkinlikler 25 Haziran’da başlayacak 29 Haziran’a kadar devam edecek.

BirGün

şevvalce
25-06-08, 08:00
Aramızdan fiziken ayrılışının 3. yılındayız..Zaman ne kadar geçerse geçsin,acımız ilk günkü gibi ve hiçbir zaman dinmeyecek,bitmeyecek,hep tazelenecek olan bir acı bu.Keşke dedik hep,keşke bu kadar erken gitmeseydin,bizleri bu kadar yarım bırakmasaydın KEŞKE.ama olmadı,hayat garip ve acımasız oyunlarından birini daha oynadı bizlere..Ama her zaman dedik,demeye devam ediyoruz ve hep de diyeceğiz ki;Sen Hep Bizimlesin Denizin Asi Çocuğu,Karadenizin hırçın ve duygusal çocuğu,eşsiz sesi,güzel yüreklimiz sen sonsuza dek bizimle,kalplerimizde en özel,en güzel yerde yaşayacaksın..Evet,gittin ama bu dünyaya,hayata çok özel ve önemli şeyler kattın,kazandırdın..Bizlere eşi,benzeri olmayan,karşılığı olmayan şeyler katarak gittin ..Biz,sevenlerin senin düşüncelerinle,fikirlerinle,hayat görüşünle,felsefenle yaşıyoruz,onları yaşatıyoruz..Senin yolundan geliyor ve verdiğin mücadeleleri sürdürmeye gayret ediyoruz koca yürek..Gözün arkada kalmasın,rahat uyuyasın,için rahat olsun..Seni anlayanlar var,ve bunlar giderek artıyor,daha artacaktır da..Seni kullanmalarına,sömürmelerine,reklam etmelerine,oyunlarına alet etmelerine asla ve asla izin vermedik,asla da vermeyeceğiz..
Seni anlatıyoruz herkeslere,Senin şarkılarını söylüyoruz..Duyuyorsun bizleri,biliyorum,görüyorsun yaptıklarımızı,işitiyorsun kalbimizin seslerini..İzliyorsun bizleri Dünyada Bir Yerden,o en sıcak,en içten bakışlarınla bizlere bakıyor,gülümsüyorsun..
İyi ki varsın Kazım Koyuncu,bu Dünya iyi ki senin gibi bir insanı ağırlamış,iyi ki bir Kazım Koyuncu gelmiş bu dünyaya..En güzel anılarını bıraktın bizlere..şarkılarını,gitarını,o eşsiz ve büyülü sesini,mücadeleni,fikirlerini..Şarkılarınla ,düşünce ve fikirlerinle yaşamaya devam ediyorsun ve biz de onlardan güç alarak ayakta durabiliyoruz,desteğimizi şarkılarından,bizlere bıraktıklarından alıyoruz..
Bugün,yine tüm sevenlerin her zaman olduğu ve olacağı gibi yanına gelecek,misafirlerin çok olacak bugün,hazır mısın?:img-blush
SENİ ÇOK SEVİYORUM/Z GÜZEL VE ZENGİN YÜREKLİ..İYİ Kİ VARSIN,İYİ Kİ SENİ TANIDIM,BU DÜNYAYA İYİ Kİ GELDİN..Seni asla ve asla unutmadık,unutmayacağız ve unutturmayacağız..Sen hep rahat uyu güzel insan,gönlün rahat olsun..Yolundan gelenler var,hep umud ettiğin gibi,mücadelesini verdiğin gibi daha güzel ve yaşanılası,barış ve sevgi dolu bir dünya için mücadele edenler,arkanda bıraktığın Kazım'lar,yetiştirdiğin ve yetiştirmeye devam ettiğin Kazım'lar var..İçin rahat olsun!..Nurlar içinde uyu,ışığın hiç sönmesin.........

virgül
25-06-08, 11:20
Bazen gerçekten kelimeler kifayetsiz kalıyor Kazım Koyuncu için birşeyler yazmak istediğimde hep böye hissediyorum.Çok kısa sürede çok insanın yüreğinde yer etti.Kimi sanatçıların kıymeti yaşadığı zaman bilinmez Kazım Koyuncu oyle olmadı çok büyük bir kitlesi vardı ve kendide bunu biliyordu.ÇOK ÖZLÜYORUZ

hyoldas
25-06-08, 11:32
Sabahtan beridir bir şeyler yazmaya çalışıyorum onun acısını ve yokuluğu anlatacak kelimleler bulamıyorum.
Sevgili Virgül'ün dediği gibi hakettiği gibi sevilen, sadece aramızdan ayrılnca değeri anlaşılan biri değildi Kazım Abi...
O hep değerliydi, hep değerlimizdi.

Ou nana düetini dinlerken kendimden geçiyorum bazen...
İlkay'ın sesini kısıp Kazım Abi'yle beraber söylüyorum şarkıyı
Kendimi artık onun olmadığına inandırmaya çalışıyorum.
İnandıramıyorum :(

Bir yerlerden şarkını söyle şair ceketli çocuk, hiç unutulmayacaksın...

ehlocan
25-06-08, 13:38
http://i252.photobucket.com/albums/hh11/hbsk/kzmcopy.jpg




Çalışma sevgili hewal'e ait kendisi bugün burada olamayacğı için gitmeden evvel linkini yollamıştı ekledim bende.Emeğine sağlık..

dml
25-06-08, 13:57
3 sene... Koskoca 3 sene geçmiş Kazım abisiz.
İnsanlara değer biçmek ne kadar doğru tartışılır belki ama Kazım abinin ne denli değerli bir insan olduğunu söylemeye bile gerek yok.
Normalde uzun uzun yazabilen birisiyim ama konu Kazım Koyuncu olduğunda boğazımda düğümlenen bir şeyler gibi klavyem de düğümlenip kalıyor sanki, ne yazsam boşmuş gibi geliyor, en iyisi susmak diye düşünüp hiçbir şey söyleyemiyorum daha fazla...

Rahat uyu Kazım abi...




Sevdin, sevildin, seviliyorsun ve hep ama hep sevileceksin güzel insan...

ilkay_33
25-06-08, 14:05
şimdi burada ne desem ne söylesem az olacağını yetersiz kalacağını biliyorum
arkadaşımız söylemiş fiziken ayrılışı
evet senin sadece bedenin bizlerle değil
bizim kalbimiz seninle ruhunda bizimle
seni hiç bir zaman unutmayız
rahat uyu karadenizin hırçın oğlu!!!

şevvalce
25-06-08, 14:10
Başak Abla'nın çalışması çook güzel olmuş,ellerine sağlık..Teşekkürler Pınar Ablacım eklediğin için..

Fettan
25-06-08, 14:49
Hemen hepimizin hisleri aynı kelimelerin kifayetsiz kalıyor oluşu..Pek çok sanatçı sevdim , dinledim , izledim gidişinin ardından üzüldü