Tüm Versiyonu Göster : Sıla - 28 - 38. Bölüm Yorumları - Arşiv 3


Sayfalar : 1 [2] 3 4 5 6 7 8 9 10

Moonrosee
04-06-07, 14:22
İki sayfa önce Cihan ve esmayla ilgili bir soru sormuştum ama anlaşılan oki kendim sormuşum kendim cevaplamışım.
Cihan diyorum esma'nın ipini çekermi diyorum.Esmayı öldürtebilirmi diyorum.kendi çocuğunun canına kıyabilen bir adam bunuda yapar değil?

Not;Erik'im seni kardeşim gibi sevdiğimi söylemişmiydim:img-in_lo :)


Hemen cevaplıyayım çok yoğundum nasıl gözümden kaçmış çok ayıp bana:) Gerçi Cumartesi gecesi Hilal'im,Mause'm ve Dilkoş'um ile forumda sabahlarken bu konuya değinmiştim.


Cihan şu anda Esma'nın onu sevdiğini bildiği için bir engel teşkil etmediğini sanıyor.Ama şu anda Cihan'ı etkisiz hale getirecek tek kişi Esma'dır.Cihan Esma'nın onurunu zedeleyecek harekette ve davranışta bulunursa Esma patlayan bir bomba olur.Gerçi Cihan Esma'nın şimdiye kadar çok onurunu çok kırdı Esma banamısın demedi ama neyse ben hala bir umutla bekliyorum:) Ayrıca Esma bebeği kesinlikle almaz.Cihan ile arasındaki en güçlü bağı koparacağını hiç mi hiç sanmıyorum..


Not;Erik'im seni kardeşim gibi sevdiğimi söylemişmiydim:img-in_lo :)

Bilmukabale Teo abi (Teomanı yazmak çok uzun oluyor:)) Aramızda ki yaş farkına rağmen (görende seni 50 beni ise 18 yaşında sanacak:img-hyste )sıcak kanlı olmanı da ayrıca tasvip ettiğimi söylemeden edemeyeceğim. :img-in_lo Ay bugün baya bir edebiyat vari konuşuyorum hadi hayırlısı:img-hyste

yaprak1907
04-06-07, 14:23
yorumları okumadım direkt yorum yapmaya daldım:img-pilot

sılanın resmi sitesinde tüyocu 36. bölüm tüyosunu verdikten sonra ben bişey yazmıştım..yeter artık bu ne böyle,çözüm bulsunlar şu diziye diye..
tüyocuda benim yazdığımı alıntı yapıp,çözüm bulundu senaristler değişti..jeneriğe dikkat edin..artık senarist adı geçmiyor yazmış..sanırım bunu burada söylememin sakıncası yoktur..şey afedersiniz bu arada o msj tüyo verildikten hemen sonra yazılmış ama ben daha yeni gördüm:icon_sorr

bu arada narin acaba şimdi nolacak,bedarların yanına mı döner??konağa mı gitmek zorunda kalır??

yorumları okumaya başlıyorum:img-yes:

sevgilerimle..:img-wink:

mause
04-06-07, 14:28
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?

Narin ve Boran'ın abi kardeş olarak birbirlerine baktıkları sahne:icon_sorr

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?

Ümmü'nün Cihan'a gece yatakta sokulma sahnesi

3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

MAA

4-Aklınızda kalan replik?

Ben seni hep isterim Sıla
Yüzüm yerde olacağına başım yerde olsun


5-Sizce haftaya neler olacak?

Hiç tahminde bulunamayacağım sevgili HeMeRa, ne tahmin ediyorsam hiç biri olmuyor maalesef:icon_sorr

nslmia
04-06-07, 14:28
İki sayfa önce Cihan ve esmayla ilgili bir soru sormuştum ama anlaşılan oki kendim sormuşum kendim cevaplamışım.
Cihan diyorum esma'nın ipini çekermi diyorum.Esmayı öldürtebilirmi diyorum.kendi çocuğunun canına kıyabilen bir adam bunuda yapar değil?

Ben de cevaplayayım :img-yes: (Bu seferde bukleli erik'ten kopya çektim)
Esma böyle kuzu kuzu oldukça bir şey yapmaz ama ayağına dolanırsa tabiiki çeker. Esma ile arasında sevgiye dayalı bir bağ yok zaten. Hoş ben aralarındaki ilişkiyi de adlandıramıyorum ama kesinlikle sevgi, aşk değil. Zaten gözünü kırpmadan adam öldürme , sonra da müthiş bir iç huzuruyla fosur fosur uyuma yeteneğine sahip olan Cihan kendi çıkarları söz konusu olunca Esma'nın gözünün yaşına bile bakmaz.
Ama Esma'da da bu aptal aşık halleri olduğu sürece Cihan'ın ayağına dolanmayacağı çok açık.

yaprak1907
04-06-07, 14:30
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?

3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

4-Aklınızda kalan replik?

5-Sizce haftaya neler olacak?

1)narin-firuz sahnesi

2)kevserli tüm sahneler:img-cool2

3)boncuk yılmaz,cd ve maa..

4))SENDEN NEFRET EDİYORUM (unutulacak gibi değil)

5))önceden de söylemiştim..sıla seni sevdiğinden ayırdılar,sende beni mi ayıracaksın gibi bişiler söyler belki,sonuçta vurulmuycak..aşiret tekrar toplanabilir belki..ben bu bölümde daha güzel şeyler olacağını bekliyorum..inşallah bu bekleme çıkmaz ayın son çarşambası olmaz:img-pilot

hemen mesajımı düzeltip,teonun sorusunu da cevaplıyım..bana nedense esma cihan ın ipini çekecek gibi geliyor..:icon_whis

KIRÇİÇEĞİ
04-06-07, 14:37
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?

Varmış hatırladım...
- Narin&Boran bakışması... Çok içli çok hüzünlü geldi o dakikalar ve bakışmaları....

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?

- Cihan&Esma sonra da Cihan&Ümmü sahneleri (Bu üçlünün ilişkisinden feci halde tiksiniyorum:img-beee:)

- Sıla'nın akşama kadar yatakta beklemesi...

- Sıla ve Boran'ın, Boran'ın yaralı kolundan bahsetmeleri. Senaristlerin suçunun cezasını Sıla çekti :img-beee:

- Dilaver ve Zinar'ın Ümmü hakkındaki sohbetleri... bu çocuk yengesine aşıksa bilelim artık. Habire ben onun yerinde olsam katlanamazdım deyip durmasın...

3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

- Cansu Dere, Mehmet Akif Alakurt, Boncuk Yılmaz

4-Aklınızda kalan replik?

- Kalmamış hiçbişi :icon_sorr

5-Sizce haftaya neler olacak?

- Muharrem Boran'ı vurmak için silahı çektiğinde ;
1) Sıla bağıra bağıra bu kurşunun çıkmasını engelleyecek,
2) Boran özlü söz söyleyecek ve bu kez Boran yüzünden Muharrem intihar edecek,
3) Olayı gören Şivan gelip her şeyi yumurtlayacak Sıla ve Muharrem dumur olacaklar...
Başka da tahmin edemiyorum...

zuhalgezegeni
04-06-07, 14:43
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?

3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

4-Aklınızda kalan replik?

5-Sizce haftaya neler olacak?

Anketleri fırsat buldukça cevaplamaya çalışıyorum pek fırsat bulduğum söylenemez bunu cevaplamak istedim.


1-Boran ın Narin i görmeye gittiği ve karşılaştıkları sahne.

2-Sıla nın yok yere tecavüz olayını hatırlaması

3-M.A.A.ve B.Y...Sıla nın Boran a "senden nefret ediyorum "dediği sahnede M.A.A yüzündeki ifade çok gerçekçiydi.Narin le Boran ın sahneside ki bakışmaları da çok duygulu ve doğaldı.

4-Benim tam olrak aklımda replikler kalmıyor ama Sıla nın Boran a söylediği"o kapı nın kulpunu tutarsan bize saygısızlık etmiş olursun"bunun gibi birşeydi...

5-Narin veya Sıla vurulabilir...bu olaydan sonra Sıla erken doğum yapabilir...

Arkadaşlar aklımda şöyle bir soru var.Yazan olmadıysa Sıla nın hamileliği Narin ve Azadın hükmünü erteletmişti acaba Narin in hamileliği hükmün uzamasını sağlar mı Narin doğum yapana kadar?tabii Narine birşey olmazsa...

Nihz in sorduğu soruya da cevap vermek istedim Azad ın şerefiyle öldüğünü söyleyemem ama şerefsiz de ölmedi sadece biraz bilmişlik ve salaklık olduğunu düşünüyorum.bye

figan1973
04-06-07, 14:48
boran yezda yı unutamadı mı…belki evet,ama unutmak hala
birşeyler duymaksa aşka dair, unuttu derim..sadece hatırlamaksa
hiçbir şey duymadan ,unutmadı….
boran sılayı istedi..bir erkek olarak taa ilk gördüğü andan beri bence…
sılanın küpesini güvercine taktı..sılayı attan indirirken,düğünde,
ilk reyhani yi oynarken….gerdeğe girerken tedirgindi kabul,kendisi
ile hesaplaştı da…ama ertesi gün,sıla yı yıkanırken gözetledi ve
elini uzatamadığı içinde çaresizdi…sonrası sıla kaçtı,azad vuruldu
boran o gecede sılayı istedi…odaya girdikleri andan başladı,adım adım
yaklaştı gözlerini dikmişti…sıla *üstümü değiştireceğim çık* demeseydi
ne olurdu…daha sonra sılanın istanbuldaki ailesi ve emre geldi…
o meşhur tesbih koparma sahnesi…boran sadece birbirine sarılmış
iki aşık gördü ve tesbih gitti..niye??? Şimdi iyi tanıdığımız boran ,iyi
kalpli,yardımsever,halden anlar boran sıla ile emre ye acımalı idi
bence…ama yapmadı,sadece kıskandı ve *sıla gel *dedi….
aslında sıla haklı gibi bu açıdan düşünülürse…boran sılanın o konaktaki
yaşantısını hep düzeltti,korudu,kolladı,mutluluğu için çalıştı..ama kaçıp
kurtulması için hiçbir yardımı olmadı…aslında boranın bir örgütü de vardı,
sıla,narin azad üçünü kaçırabilirdi boran…yapmadı…sıla zengin olduğu
zaman bile ,emre ve sıla arasında aşk olduğuna inandığı zaman bile yapmadı
yezda ya aşık boran,aşkın dilinden anlamalıydı değil…..

teomanresat
04-06-07, 14:55
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?

3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

4-Aklınızda kalan replik?

5-Sizce haftaya neler olacak?

Haftalık olağan anketimiz gelmiş.E bizde üzerimize düşen görevi yapalım değil?:img-wink:
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?
Boran ve Narin abi kardeş bakışması.(Tek çocukla kalmak isteyenlere duyurulur.Onlar kendilerini bilir:icon_whis )
2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?
Ümmü ve Cihan'ın sözüm ona tutkulu sahneleri:icon_whis
Birde malum olayın hatırlanma şekli
3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?
MAA,BY,CD
4-aklınızda kalan replik?
Senden nefret ediyorum...
Yüzüm yerde olacağına başım yerde olsun...
Ne kadar seviyorsun büyük laflar etmeyi(Bu pek aklımda kalmadı)
Ben seni hep isterim sıla....
5-Sizce haftaya neler olacak?
1-bu eşimin tahminiydi bende buraya yazayım.Şivan gelecek oda muharreme silah dayayacak
2-Boran mecbur düşüdğü şeyi açıklayacak ve dolayısıyla fabrika çalışanlarıda duyacak
3-Sıla boran'ı yanlış tanımışım diye üzülecek ve bir okadarda Boran2ın aldığı karardan dolayı sevinecek
4-Bu olay mollaların kulağına gidecek
5-Aşireti tehtid edecekler
6-Cihan'ın ekmeğine yağ sürülecek
7-Zinhar ve oğulları bu olayın keyfini çıkaracak
8-Firuz Boran'a kızacak
Bu böyle uzayıp gidecek

Bana cevap veren nslmia,erik'ime teşekkürler.İnşallah Cihan'ın ipini Esma çeker.
Yasemin abicim ve aleveylül ve Fatoşum azad ile ilgili sorduğum soruya cevaplarınız için:good:

Saba
04-06-07, 15:05
Merhaba..Hafta sonu yorumlarını okudum, bugünküler daha duruyor.. Tabii çoğunlukla Sıla ya tepkiler var.. Ben her zamanki gibi orta yoldan gitmeyi tercih edeceğim.Cuma gecesi yazdığım kısa yazıdan da bazı alıntılar yapacağım.. Gerçi yazmakta tereddüt ettim, çünkü benim yazdıklarımın etkisi pek olmayacak. Ben ortalamadan gidiyorum, uçlardan hoşlanmıyorum, sanırım sıkıcı bir tipim:). Ama benim fikrime göre baş karakterlerden vazgeçmişsek, zaten diziden vazgeçmişiz demektir. Bu yüzden yazılan yazılarda bir tarafı savunurken diğer tarafın kötülenmesi bana göre doğru değil. Çoğunluk Sıla dan nefret ettiğini söylüyor, az bir kişi de Boran ı suçlu görüyor. İki tarafa da objektif bakan sonradan, bir kaç kişi de oldu sanırm.. Yanlış anlaşılmasın, kimse objektif olmak zorunda değil, hissettiklerini yazıyor herkes.. Sadece durumu tespite çalışıyorum. Sıla ölsün, Yezda dirilsin istekleri de oluyor. Dizinin hemen bitiminde insanların duygularını boşaltması çok normal. Genellikle her zaman yazmayan arkadaşlarımız da yazıyor o sırada. Ama daha sonra biraz daha sakin kafayla düşünmek gerek bence..Çünkü bu dizinin devamını istiyorsak bu söylenenlerin mantıklı olmadığı açık.. Baş karakterin ölüp yerine eski eşin hortlaması olacak şey mi.. Bu yazılanların bir çoğu espri, biliyorum. Ama ciddi olarak artık Sıla karakterinin dizide olmasını istemeyen arkadaşlara katılmam mümkün değil, çünkü bu şekilde dizinin bir hikayesi olmaz, anlamı da kalmaz. Aynı şey Boran ın gitmesi için de geçerli. Dizi eğer devam edecekse Boran ve Sıla yla devam etmeli..Ama şuna katılıyorum. Eğer bu sezon tamamen bitecekse, biri ya da her ikisi de ölebilir. Kötü bir son olur, hiç sevmem. Ama devam etmesi imkansızmış demek ki, diyebilirim. İki oyuncunun sorunları aşılamıyorsa devam etmemesi gerekir zaten. Gelecek sezon için hem Sıla -Boran olmalı, hem bu ilişki düzene girmeli. Önemli olan ayrılık, kavga meselesi değil, bunların inandırıcı şekilde anlatılması. Sonuçta ben inanıyorum ki Sıla ölmüşken dizi devam ederse, bunu isteyen arkadaşlar da dizinin geldiği noktadan hoşlanmayacaklardır. Zaten ortada bizim dizimizle alakası olmayan başka bir dizi olacaktır. Ki ben zaten böyle bir şey olacağını sanmıyorum. Boran karakterinin de aynı şekilde, kalması gerek. Belki yapımcılar için çıkabilecek karakter gibi gözükebilir ama bu çok büyük bir yanlış. Yine seyredilmez dizi.

Ben bu düşünceler içindeyim, bana katılan olmayabilir. Genellikle herkes aynı fikirde olduklarıyla fikir alışverişinde bulunuyor, karşıt fikirler çok da okunup kaale alınmıyor gibi geldi bana.. Yine yanlış anlaşılmasın, benim gördüğüm bu. Mesela Nslmia, Turuncu Yaz, sonra Marenostrum un fikirleri farklıydı... Tabii kimse kimseye katılmak zorunda değil ama ben hep bir orta yol bulunsun diye düşündüğümden, bütün bu fikirklerden bir sentez çıkamaz mı şeklinde bir isteğim var.. Sadece bir fikir tabii.

Ben geçen bölümde her zamanki yorumumu yazmamıştım, çünkü bir fiyaskoydu. 35. bölümde, aralarında gelişen her şey bir anda dibe vurmuştu. Bence son derece mantıksızdı. Bu bölümde ise yine çatışma olmasına rağmen aynı duyguya kapılmadım. Çünkü geçen bölüm, içinden geçenleri çok ciddi nefret ve intikam duygularıyla söyleyen Sıla, bu bölümde Borana karşı acı sözlerinin hiç birini inanarak ve içinden gelerek söylemedi. Tüm bölüm boyunca deyim yerindeyse, zorundan konuştu.Kendini böyle davranmaya mecbur hissederek sanki.. Neden böyle bir başa dönme ihtiyacı hissedildi? Cuma gecesi yazdıklarım:” Bu bölümü geçen bölümden daha iyi buldum. Tabii forumun geneli ne düşünüyor bilmiyorum. Bunun sebebi biraz derli toplu olması. Sanki toparlanmaya çalışılmış, forumda sorulan sorulara cevap verilmeye çalışılmış.( Abay, Cihan ın aldığı topraklar vs.) Bu açıdan fena değildi. Ama Boran Sıla ilişkisinde bir düzelme yok. Yine de 35. bölüm gibi sinirim bozulmadı. Sanki ikisinde de bir kuyruğu dik tutma havası vardı. Tabii Sıla her zamanki gibi hırçındı, Boran sa her zamanki gibi sakindi. İlk konuşmalarında bunlar forumumu okudular dedim, çünkü forumda konuşulan her şeyi, Boran ın Sıla ya karşı söylemesi gerekenleri, Sıla nın söyleyebileceklerini aynen buradan almış gibiler. Senaristler artık yok jeneriğe göre, galiba forumdan yararlanıyorlar.:) Tabii Sıla nın üslubunu tasvip etmiyorum yine..”

Bence Boran bu bölümde hiç de üzülünecek bir durumda değildi. Sıla nın söylediklerine cevap verdi, tavır koydu hatta bir ara dalga geçti. Sıla ise gerçekten sinirleri, ruh sağlığı bozuk bir durumda..Sıla nın zaten, başına gelenlerden ötürü çok daha önceden, psikolojik açıdan uzman yardımı alması gerekiyordu bence.. Boran ın sevgisi ve şefkati bu konuda yeterli olmayabilir. İlk karşılaşmalarında Sıla nın üslubu ve tavırları yanlıştı yine. Saldırgancaydı. Narin i merak etmesi doğal.. Boran a ailesi hakkında söyledikleri de doğruydu ama tarzı yanlış tabii ki. Bir romandaki cümle geldi aklıma: “O sözünü inceltip söylemeyi bilmez.” (Bizim Diyar, Sevinç Çokum) Sıla böyle bir karakter. Dobralık iyi bir şey de bazen lafın nereye gittiğini bilmek lazım. Bir de Sıla nın yanıldığı konu, Narin i kendisiyle bir tutacaklarını düşünmesi. Onu öldürmek istediler, önceleri çocuğu da.. Ama Narin onların kızı.. Nitekim Kevser bile uzun yılların var diyor. Gerçi bunu nasıl söylüyor anlamadım.Fakat Azad dan olan çocuğa gelince iş değişiyor. O konuda Kevser in söylediklerine Firuz da karşı çıkmadı. Sıla o açıdan haklı. Boran çaresiz kaldığından güvercinlerine gitti. Sıla ise salvolarına devam etti. Yine kötü bir tavırla onu çağırdı..Boran hükmü kaldırmaya gücünün yetmediğini bir kere daha itiraf etti. Hep savunduğum şey, Mardin e gelmeleri bu durumda, çok mantıksızdı. Boran Sıla nın sessiz kalmamasından bahsetti, ben o fikirde değilim. Bence hiç bir şey yapmasaydı da Sıla nın hükmü değişmezdi. Ali ağa nın konuşmaları çok açık.. Sıla nın yaptıklarını gizli yapmadığı da doğru.. Fabrikayı da sonradan kapatıyordu ama Boran açık kalmasını doğru buldu..Aslında ikisi de kendi açılarından doğruları söylediler. Amaç aynı..Yöntemde fark var. Bunun için kavga etmeleri bana mantıksız geliyor.Yani bu durumun aşklarının önüne geçmesi mantıksız..Yaralı kol meselesi de tabii bu kadar tepki alınca araya sokuşturuldu.. Toparlama açısından iyi de bu mantıksızlığın bir mazereti olamayacağından, Sıla nın söylediği de inandırıcı olmadı, sonuçta Sıla yine suçlu duruma düştü..İkisinin öne sürdükleri hakkında şöyle yazmıştım:” Yalnız burada hata, ikisi de kendi tezlerini ileri sürüyor, anlıyoruz, tezin antitezi.. Ama bir türlü sentez oluşamıyor. Bu sentezi, madem ki onların arasında böyle bir aşk yaratıp, mücadeleyi buna dayandırdılar, anlatıcıların bulması gerekirdi. Onların çatışmalarıyla bir çözüm bulunabileceğini sanmıyorum.”

Boran gitmesinin kendisi için yararı olacağını söylüyor, Sıla ise bunu Boran için kötüye kullanacaklarını.. Bedar da konuşurken aynı şeyi söyledi. Gördük ki Cihan hemen haberi aldı ve bunu kullanacaktı.. Sıla haklıydı o yönden. Ama Boran kendisini değil, Sıla ve bebeği düşünüyordu, demek ki olacakları hesaplamış.. Önceliğinin onlar olması çok doğru. Sıla Boran ın ağalıkta kalmasının önemini anlatmak istedi. Demek ki kendi yaptıkları için de Boran ın gücünün olması gerektiğini biliyor. Zaten daha önce de “ağalığına saygı duyuyorum” demişti.O zaman bunlar niye asgari müşterekte buluşamıyor. Uzlaşma görmek istiyorum, ama nerde.. Boran önceliği Sıla nın hayatına verdiği için daha haklıydı. Sıla ise yine “dava” moduna geçmişti.. Ben her zaman bu yapılan ekonomik iyileştirmelerin sadece uzun vadede yararı olacağını, Sıla nın hükmüyle uzak yakın ilgisi olmadığını yazmıştım. Başkalarını düşünmeden önce Sıla nın kurtulması gerekiyor. Sıla nın kendi başının üstünde Demokles in kılıcı sallanırken başkalarını kurtarması imkansız.. Boran da Sıla ya umut vererek buraya getirdiği için hatalı..”Mücadeleyi yerinde yapmalısın” demişti.. 30. bölümdeki Sıla da ağlayarak” ben sana inanıyorum” demişti. Ben de o zaman keşke Boran Sıla ya böyle büyük sözler vermese, demiştim. Sonuçta olan oldu ve bu durum aralarına güvensizlik soktu..Ha tabii, işler böyle gitti diye sevdiği adamla bu üslupta konuşmasını kesinlikle doğru bulmuyorum..”Olmamız gereken yerdeyiz” sözü de normalde Sıla nın ağzından Boran ın duymak isteyeceği bir sözdü ama o anda Boran ın hiç hoşuna gitmedi tabii.
Devamı var..

KIRÇİÇEĞİ
04-06-07, 15:11
Boran da şu son iki- üç bölümdür bir değişiklik var farkında mısınız?

Boran artık susmuyor. Sıla'ya cevap vermekle kalmayıp Sıla'ya haddini de bildirmeye başladı. İlk olarak geçen bölümde başladı buna. ''sen beni dinleseydin böyle olmazdı'' diyerek Sıla'nın kendisini suçladığını bilerek onun üzerine gidip bi nevi ''Evet suç senindi'' dedi... aynı şekilde diğer konuşmalarında hep konuştu... Bu bölümde de öyleydi... Hani diyoruz ya Boran bizim burada söylediklerimizi aynen Sıla'ya söylüyor diye. İşte bence Boran havalandı:) Boran'ı seyircilerin koruduğunu kendisi biliyormuş gibi davranıyor Sıla'ya... Normalde onunla ağız dalaşına girmezdi, ''Bilmediğin şeyler var'' deyip ayrılırdı yanından Sıla çatlardı merakından. Şimdi ise konuşup konuşup Sıla'yı çatlatmayı başarıyor:img-hyste bu Boran'ın ortası yok mu? Ya tam susuyor ya da tam konuşuyor... Çenesi açılınca da maşallah sayıp döküyor her bişeyi:img-hyste

Bir de şunu yazmayı unutmuşum bu günkü ilk mesajımı yazarken... Boran berdel kararından memnun olduğunu (SIla ile ilgili olan karardan) geçen bölüm itiraf etmişti. Hani şu Azat'ı övdükleri sahnelerde. ''Azat bana seni getirdi'' derken hiç de üzülen bir tarafı yoktu... Yani Boran çektiği acılara rağmen bu karardan ve bu durumda olmalarından memnun:img-yes: Aynı şey Sıla için geçerli değil... Sıla Boranla evli olmaktan memnun, memnun olmadığı konu ise evliliği isteyerek gerçekleştirmemesi... Tam anlatamadım ama zamanım yok şimdi... Yanlış anlaşılma olmasını da istemiyorum... Yarın yeniden parmak basmaya çalışacağım bu konuya:)

Herkese iyi akşamlar diliyorum,
Sevgiyle kalınbye

Saba
04-06-07, 15:15
Devamı..
Sabah aslında Sıla bayağı alttan alır bir haldeydi. Boran da aksine yüz vermez bir tavırda..Narin e gitmeyeceksin dedi, Sıla da söz dinledi..Boran ona haber de vermedi. İyice kızmıştı demek ki.. Gerçi arada Sıla yine kadınlara örnek olmaktan, kaçmamaktan bahsetti. Dikkat edilirse ikisinin kavga sebepleri hep başka olaylar, kendileri dışındaki. Sanki kendileriyle ilgili sorunları konuşmamak için başka konulara giriyorlar. Bunu yapan daha çok Sıla.. Bir tür savunma mekanizması gibi..Oysa onların konuşmaları gereken çok şey var.. Halı altına süpürülmüş meseleleri konuşmalılar, hala birbirlerine çok kapalılar.

Boran ın bağevinde annesine söyledikleri yine güzeldi.Narin in halini gördüğünde de üzüntüsü çok doğaldı, güzel sahneydi.Narin aslında orda kalmak istemiyordu ama söyleyemedi. Acısını onunla paylaşacak, Azad ı seven kimse yoktu orada.. O yüzden Bedarlar ona daha iyi geliyordu. Bir de Firuz un tavırları, kızının odasına gelmesi, duygusal bir andı ama Sıla ya yaptıklarını unutturmaz bu.. Tabii o kendi kızı ve fark var. Firuz asla aklanmış değil ama Kevser o kadar kötü ki onun yanında daha temiz duruyor.Kevser Narin i çağırınca iyi bir şeyler söyleyecek dedim. Ama kızın kaçışını başına kaktı. Sanki kızının ölümünü engelleme teşebbüsünde dahi bulunmamış bir ananın utancını taşıyan o değilmiş gibi..Kevser e karşı söz söylemeye bile gerek yok bence..Hele Narin in hamile olduğunu anlayıp, “uğursuz döl”ü öldürmek istemesi iğrençti. Firuz da buna bir şey demedi.. İyi ki Narin bunu duydu ve kaçtı.

Abay la konuşma da yine tepkilere karşılık konmuştu ama Abay dönmezse bir inandırıcılığı kalmayacak..Başka oyuncunun karakteri oynaması ise en nefret ettiğim şeydir..Cihan ın toprak alımı da açığa çıktı.Unutulması saçma olmuştu. Tabii bu arada Adli Tıp raporu ve polisler yine kayboldu. Neyse buna da şükür.:).

Boran eve geldiğinde sofrada Sıla yine Narin den başladı.. Boran da ona Narin in gerçek durumunu söylemedi.. Aralarında soğuk savaş devam etti. Aslında karı koca arasında böyle şeyler olabilir. Tatlı didişmeler olarak gösterseler güzel de olur. Ama sinir harbi şeklinde geçiyor bunlarınki. Ama yine de 35. bölüm gibi değil.Orada aşk diye bir şey kalmamıştı . Burada ise Sıla sanki Boran la kavga edeyim diye kendiyle mücadele ediyordu. Alttan almayacak, yenilmeyecek, "yeter ki onursuz olmasın aşk" havaları..O şarkının sözlerini çok severim, keşke öyle yansıtılsa.. Ama Sıla nın böyle davranması için ortada geçerli bir neden yok. Kavga dışarıda olanlar için. Aslında ikisi de kendi hayatlarını yaşayamadıkları için bu durumdalar.. Boran zaten yaşayamıyordu.. Yine aşiretine sahip çıkmaya, yanlışları düzeltmeye çalışıyor. Bu arada da Sıla yı ve bebeğini de kurtarmaya, ama ikisi birden olamayınca çatışma çıkıyor. Sıla da boğazına kadar bu işlerin içine battı. O da artık “insanlara umut verdim, onları yüzüstü bırakamam” diyor, yani kendi için konuşmuyor, o da sorumluluk altına girdi.. Boran ın bu bölümdeki haklılığı, epey bölümdür süren rahatlığını bir tarafa bırakıp gerçekle yüzleşmiş olması ve Sıla nın üzerindeki ölüm hükmünden kurtulmasına önceliği vermesidir. İlk gelişlerindeki endişeli tavrına geri döndü ve mantıklısı da bu. Bu bölümün iyi olma sebeplerinden biri Boran karakterinin toparlanmasıydı.Gerçi ben hiç bir zaman Boran ı aşağı çekmeye çalıştıklarına inanmadım.En azından Sıla ya karşı.. Bütün yazılan senaryoda Sıla devamlı olarak haksız çıkarıldı. Bu bölümde de devam edildi buna.. Boran ın daha doğru davranması da Sıla nın haksız görülmesinde etkili oluyor.. Ama Boran yanlış bir hareket yapacak olsa, o zaman Boran ı bu hale getirmemelilerdi diye yazıyoruz. Bu son bölümlerde de Sıla için söylenmeli bu..Ya da bu durumun sebepleri dizide açıkça yansıtılmalı..

Boran Sıla nın babasının ilacını gönderdiğini öğrenince çok sevindi yine. Yatakta ise yine birbirlerine yüz vermez haldeydiler. Ama Sıla nın Boran uyku taklidi yaparken bakışı hüzünlüydü.Sabahleyin sarılarak uyanmış olmaları da güzel bir sahneydi. Sıla uzak durmaya çalışsa da başaramamıştı. Boran da bu yakınlaşmadan hoşlanmıştı. Ama Sıla yine savunma mekanizmasını çalıştırdı . Böyle uyanırlarsa yenik düşecek ya.:). Hemen o durumdan sıyrıldı. Ama ben o sahneyi normal buldum, ikisi de kendileri gibi davrandılar. Yalnız aralarına hakikaten yorgan sıkıştırılmıştı. Madem böyle bir şey yaptılar bari uzak çekimle açıkça göstermeselerdi..

Berdelle töre meselesine dönüş iyi oldu ve bence iyi anlatıldı bu sefer, hikâyeyi baştan gördük.. Yezda nın akrabalarının işe karışmasının bir anlamı var herhalde..Sadece Yezda yı hatırlatma mı bilemiyorum.Bu arada Yezda nın ailesinin adı Şervanlar değil miydi? Niye Mollalar oldular?..Neyse.. Boran ın onlara karşı yapacağı başka bir şey yoktu. Ama kaçakların da peşine düşülecek... Boran bu şekilde Helin i koruyamamıştı. Tabii bunlar kıyıdan denizyıldızı kurtarmak gibi. Ama yine bir şeydir. Yezda yı sevdasına güvenip kaçırdığını söylemesi ve onu hatırlaması..Ben Yezda nın görüntülerinden hiç hoşlanmadım.Umarım başka sahneler çekilmemiştir. Bence erkek oyuncunun kız arkadaşının,baş kadın karaktere karşı diziye girmesi, dizi için çok büyük bir hata olur. Bu şekilde verilen mesaj, Sıla ve Boran ın sevdasının o kadar büyük olmadığı mı? Çünkü sevdanın gücü her şeyi yener, deniyor ama Sıla ve Boran yan yana olup birlikte hareket edemiyorlar. Ben onların sevdasına inanıyorum ama bize gösteriliş şeklinde yanlışlar olduğunu düşünüyorum. 35. bölümde çok kötüydü her şey, bu bölümde daha başka şeyler gördüğüm için umutlandım. Ama bunun devamının gelmesi gerek. Boran ın hala Yezda yı sevmesiyle ilgili olarak, böyle bir şey olmadığını düşünüyorum. “Sevse de haksız değil Sıla nın yaptıklarından sonra” fikrine katılamıyorum. Şundan:Boran Sıla ya sevdalandığını söyleyip, Yezda nın eşyalarıyla vedalaşınca ondan vazgeçmiş oldu. Bu söyledikleri gerçek idiyse, Sıla nın daha sonra yaptıklarıyla değişmemesi gerekir. Yani ben Sıla da yanılmışım, Yezda nın yasını tutmaya devam edeyim mi diyecek? Yezda dan vazgeçtiyse geçmiştir, aksi ise, demek ki kendine de yalan söylemiş, Sıla ya da. Durum böyleyse Sıla ne yapmış olursa olsun, bu ona karşı haksızlık olur. Aşk kimse hak ettiği için varolmaz.. Haketmekle kazanılmaz. Varsa vardır, yoksa yoktur.. Sıla dan vazgeçebilir Boran, ama bu Yezda yı tekrar sevdalısı yapması demek olmamalı.. Bu Boran a yakışan bir durum değil.. Ki ben böyle olduğunu sanmıyorum.Boran Sıla yı seviyor. Ama şöyle de bir gerçek var, Yezda ortada yok. Olsaydı ne olurdu? Ben o yüzden baştan bize bu kadar büyük Yezda -Boran aşkı göstermelerinden hoşlanmamıştım. Bunu aşmaları gerekecekti. 1-2 bölüm inancım sarsılsa da 28 i hatırladığımda Boran Sıla aşkı görünüyordu..Ama “Boran Sıla yı Yezda dan çok sevdi mi” sorusunun cevabı yok..Sıla Yezda değil, onun gibi olmasını Boran da bekleyemez. Ben “yarama melhem olacağına kanatıyor” repliğini çok acımasız bulmuştum. Sıla melhem olmak zorunda değildi.. Ama şimdi kendini böyle hissedebilir.. Boran Sıla nın ilk aşkı..Kıyaslayacak biri yok.. Mardin e gelişte yaşadıkları onun aşkını kanıtlamaya yeter. Şu anda yaptıklarının sebebi, yanlış kişiye mi aşık oldum korkusu, aptallık mı ediyorum korkusu, ben o kadar sevilmiyor muyum korkusu, bu ilgi sadece bebeğim için mi korkusu..Elbette ki Sıla nın şu anda bunları böyle hissetmemesi gerekirdi.Yine alıntı: “Bence Sıla bir yandan seviyor, bir yandan sevgisini hala sorguluyor. Hala aralarında güvensizlik var. Fakat bize sunulan aşk böyle olmamalıydı bu kadar zaman sonra, yanlış olan bu..Sıla nın, içinde bulunduğu durum nedeniyle sinirleri laçka olmuş, bence hiç güçlü bir hali yok.. Bir de karakterinin sabırsızlığı var”…
Bu kadar zaman sonra, 28, 29, 30. bölümlerden sonra, o dayanışmadan sonra, birden Azad ölüyor, pat her şey 180 derece değişiyor. Bu daha mantık çerçevesine oturtulabilirdi. Sıla nın tepkileri olabilirdi ama böyle değil. Bu sorgulama neden gelişti.. Bu bölümden sonra çıtayı daha yükseltip bunun açılımını daha iyi anlatmalılar..Sıla açısından bakarsak, Yezda yı kıskanması çok normal..Sıla her zaman ikinci olarak kalacak.. Gerçi şöyle bir söz var:Erkekler sevdikleri kadının ilk aşkı, kadınlar ise sevdikleri erkeğin son aşkı olmak isterlermiş..Ama Sıla ilk de olmak isterdi..Çünkü Boran Yezda aşkı ilk aşk ve bize anlatılana göre gerçek bir aşktı. Sonra Yezda Boran için kendini feda etti .. Sıla ne yapsa bu mertebeye yükselemeyeceğini düşünebilir..Gerçi bana göre Yezda nınki yanlış bir hareketti. Ama böyle görülmüyor ilk bakışta..( İntiharın yüceltilmesi de yanlış mesajlardan biri.) Sonra çok iyi anlaşan, birbirine yakışan bir çift.. Yezda Boran ın geleneklerine daha uygun bir kız.. Sıla tek özelliğinin karnında Boran ın çocuğunu taşıyor olması olduğunu düşünebilir, Yezda konusu devam ederse. Cihan ın ona söylediği “sen onun yanında nesin ki” sözü mutlaka içinde yer etmiştir.. Bunlar haklı nedenler olmayabilir ama Sıla nın ruh hali böyle hissetmesine çok müsait.. Boran ın yaptıklarını sadece çocuğu için yapıyor görmesi de onun açısından olabilir bir durum..Bu yüzden bence Yezda meselesi devam edecek, çünkü bir şekilde halledilip, Sıla Boran aşkının daha üstün olduğu gösterilmeli ve öne çıkarılmalı. Tabii diziyi devam ettirmek istiyorlarsa..
Devamı var..

de-rin
04-06-07, 15:17
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?

-Sıla'dan önce yatağa girip uyuyor numarası yapan Boran ve sabahki sahneleri güzeldi(ağam yatağı nasılda ortalayıp yatmış:img-wink: sıla o geceliği daha giyecek mi?çok güzel yaz günü sıcak sıcak giysin üşütmesin n'olur n'olmaz)


2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?

-Ümmü -Cihan yatak sahnesi
-Azad'lı flachbackler
-Emir'in elinde çanta ile okula gitmek yerine patronluğa girişmesi
- Fabrikadaki santral kadın adını bilmiyorum
-Özgenco'ların Boran ve Sıla hakkında konuşmaları(konuşacak kafa yoracak başka işleri yok dedikoducu özgencolar nolcak)

3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

-Mehmet Akif Alakurt- Cansu Dere( senden nefret ediyorum derken çok cici geldi gözüme)

4-Aklınızda kalan replik?

-Efendim Sıla
-Peki sıla
- Ben seni hep isterim(bunlar boran'a aitti)

-Senden nefret ediyorum
-İlmek ilmek ördüğümüz herşeyi nasılda bir anda talan ediyor(bunlarda sıla'dan inciler)

-Ben senin aşiretindeki kadınlara benzemem(esma)
-Ağa kadını olmak zordur.(cihan)
-Töreler yok olacak diye mangalda kül bırakmamıştı(dilaver)


5-Sizce haftaya neler olacak?

-Sıla kendini kurşunların önüne atabilir( belki ağalar meclisinde bu yaptığından dolayı geçer not alabilir de hüküm kaldırılır olma mi??
- Narin kendini abisi için feda edebilir
- Boran (tabi sıla çenesini ve kendini kontrol altına alabilirse) Muharrem'le güzel bir konuşma yapıp silahını indirtebilir
-Şivan kahya koşup Muharremi durdurabilir
- Muharrem Sıla'nın konuşmalarına dayanamayıp kendini vurabilir:icon_whis


ben bu molla aşiretine takmış durumdayım.dün geceki yazışmalarımızda yezdanın aşiretini şilvanlar olduğunu hatırlamıştık ve yezdanın aşiretiylede genco aşireti daha öncelerde de kan davalı olduklarını biliyorduk.şimdi neden bu molla aşireti gelipte boran dan yardım istediler anlıyamadım.genco aşireti en yetkili aşiret ise neden boran ali ağa ve diğerlerinden onay almak zorunda:icon_whis


sevgili oslo Aziz ve Haydar'ın yevmiyelerini yapım şirketi ödemeyince onlarda ayrılıp başka konaklarda iş arıyorlarmış belki diğer aşiret dizilerinde bir konak kapısında onları ikili olarak görebiliriz...onlarda diziye sea you later demişler kısacası..

Saba
04-06-07, 15:22
Devamı..
Berdel meselesi .. Sıla nın kendi hayatını yaşayamadığı, ona gelen telefondan belli.. Aynı Boran daki gibi birileri ona her şeyi düzeltecek gözüyle bakıyor, maalesef ki.. Sıla nın bunları yüklenmemesi gerekirdi.Burada sadece Sıla Boran dan şüphelenmedi ki.. İşçi kadının anlatışını tekrar tekrar dinlemek lazım. Sıla ya öyle bir kötüledi ki Boran ı.. O insanların, Boran ın seçeneklerinin ne olduğunu Sıla dan daha iyi bilmeleri gerekirken onu kötülediler. Sıla yı doldurdular. Bir kere Sıla farbrika kurdu diye töre ortadan kalkmış değil ki..Kimse de böyle bir söz veremez. Sıla daha kendi hükmünü kaldırmış değil..Zaten gayet normal bir olay olan fabrika kurmanın bu dizide neden bu kadar abartıldığını, herkesin niye karşı çıkar gösterildiğini anlamış değilim..Sanki orada herkesin işi mi vardı da ağaların yanında çalışanları ellerinden aldılar?Hiç işi olmayanların yanında tabii Sıla o fabrikayı insanlar ağalara muhtaç olmasınlar, başka yerden kazanabilsinler diye kurdu. Burada kendi üstlerine düşen görevler var. Madem ki töreyi istemiyorlar - ki bu güzel , demek ki zihniyetleri değişmiş, sonuçta töre hükümlerini yerine getirenler sadece ağalar değil, onlar önayak oluyor, devamını istiyor, o ayrı- Boran dan himmet bekleyeceklerine, biz bunu tanımıyoruz diyerek bu kararı isteyenlere karşı çıksınlar. Madem ki işten atılma korkuları yok, devlete gitsinler.. Ama diyorlar ki yine Boran ağa bizi kurtaracak.. Ağa kurtaracak diye bekliyorsan, verdiği kararı da kabul et, arkadan konuşma o zaman. Ben en çok işçilere kızdım, Sıla yı o kadar güç durumda bıraktılar ki.. Bunlar karı kocayı birbirinden ayırır dedim.Sıla nın omuzlarına bütün yükü bıraktı o kadın.. Tabii Sıla da, Boran gelince , açıklama istedi. Ama önce doğru düzgün sordu.Boran da açıkça aşiret ağası olarak doğru olanı yaptığını söyledi. Daha önceki konuşmalarda Sıla nın haksızlığı daha fazlaydı . Burda Sıla yı çok haksız bulmadım ben. Boran ona söyleseydi, iş bozulurdu sözüne katılmıyorum.. Boran detayları anlatmaz ama Sıla yı rahatlatacak bir şeyler söyleyebilirdi.. Sıla nın bu durumun üstüne yapacakları daha tehlikeli değil mi? Sıla Boran ın böyle ağalık adı altında hüküm vermesini, hele berdel kararı almasını kaldıramaz.. Tam da aşık olduğu için kaldıramaz. Bu onun için dayanılamaz bir hayal kırıklığı.. Güvenmesi gerekir diyoruz da Boran da hiç inkar etmedi ki.. Sadece bana güven demekle olmaz. Sıla kan dökülmemesi, sizi korumak lafını da duyunca iyice kararı aldığına emin oldu.. Boran açıklama yapmak istemediği için başka yöne çekti olayı.. Berdelle tanışmıştık biz de, diyerek..Ama bu o anda Sıla ya verilecek örnek değildi.. Alıntı: “Sıla Boran a berdel meselesini sorduğunda, Boran ın başka şeylerden bahsetmesi onu deli etti. Boran sevdasını hatırlatmaya çalışıyordu ama Sıla Boran ın onunla dalga geçtiğini düşündü sanırım. Gerçi Boran da bayağı eğleniyor gibiydi.:) Bu olur bazen, siz ciddi ciddi bir şey anlatmaya çalışırsınız, karşınızdaki sakin sakin sizi umursamaz tavırlar takınır ya..Sıla yenik düştü sinirine..Ama şu gerçeği de kabul etmek lazım, Boran iyi hoş da, biraz tezcanlı birini, çat diye orta yerinden çatlatma kapasitesine sahip:)..” Şöyleydi durum, hani çocuklar bir şey ister ama siz o anda bunu yapamayacak durumdasınızdır, dikkatini başka yöne çekmeye çalışırsınız. Boran Sıla yı çocuk yerine koydu. Aslında ilk bakışta hoş bir sahneydi . Boran ın esprili hali, nasıl aşık olduklarını hatırlatmaya çalışması, güzel sözler söylemesi... Ama Sıla açısından bakıldığında da bunun hiç sırası değildi.. Alaya alındığını düşündü..

Bu durumun bize yansıtılmasının sebebi, onların berdelle evlendikleri ve bu yüzden birbirlerine yabancılıklarının bir türlü aşılamadığı olabilir. Doğrudur, konuşulmayan bir sürü konu var aralarında, üstü örtülmüş. Bu bölümde ortaya çıkanlar gibi.. Boran açısından Sıla nın kaçışı gibi..30. bölümde Boran da Sıla ya bunu hatırlattı. Konuşmadıkları sürece de bütün bunlar bilinçaltında kalacak ve belirli zamanlarda ortaya çıkacak. Ama böyle yapacak idilerse onları barıştırmamalıydılar. Ya da barıştıktan sonra hepimizin beklediği gibi bunlar konuşulmalıydı. Madem bu aşk çok büyük, bunlar aşılabilirdi. Ama şu anda bize gösterilen onların birbirinden vazgeçemediği, ama normal bir karı koca ilişkisi içinde de olmadıkları. Benim 35. bölümde umudumu kesmemin sebebi, bu vazgeçilmezliğin de ortadan kalkmış olmasıydı.. Bu bölümde ise bence durum değişti. Aşk var, fakat anlaşma yok..Sadece aşık olmakla bir evlilik yürür mü? Sanırım bize yürümez demek istiyorlar. Aslında bu konuda rivayet muhtelif:).. Mesela “kafaların anlaşması lazım” diye okumuştum bir romanda.( Küçük Dünya, Emine Işınsu)Birinde ise “Anlaşmak da neymiş..Hep yeni düzen laflar.. Kadınla erkeğin anlaşmağı yoktur.Birarada kalabiliyorlar mı kalamıyorlar mı, sen ondan haber ver”(Ciğerdelen, Safiye Erol).Bence Sıla ve Boran bu ikinci durumda, anlaşmaları pek mümkün değil. Ama aşkları ayrı kalamayacakları kadar büyükse,her şeyin önüne geçmeli..Anlaşamıyorlarsa bile bu konular onları ayırmamalı.. Birbirleri için orta yollara razı olmalılar..Ancak o zaman törelere karşı gelen bir aşk olabilir..Bunu Mardin e ilk gelişlerinde görmüştük..Gerçi biz Yezda ve Boran aşkının fazla mıy mıy olduğundan bizim tutkulu aşk istediğimizden bahsetmiyor muyduk?( Gördük tutkuyu ya, ayrı mesele) Güllük gülistanlık olsaydı her şey, bizim istediğimiz gibi bir öykü olmazdı. Sıla Yezda olamaz..O böyle dikbaşlı olacak, özelliği bu. Ama baştaki gibi olmalıydı. Onu o karakterden çıkarıp, kin ve nefret yüklenmiş, ruh sağlığı bozulmuş bir duruma soktular. Bundan vazgeçilmeli bir an önce.. Her şeyin bir ortası var..Bu dizide hep uç noktalarda geziniliyor. Ümmü mesela, kişiliksiz, sinir oldum ona.. O geceki durum midemde bulantı yarattı..Bu kadar aşağılar mı bir kadın kendini..Sıla ise diğer uçta.. Onu seven adama karşı yenilmez, boyun eğmez tavırlar takınıyor. Gururunu öne çıkarıyor, o da aşırı. İfrat- tefrit meselesi.. Ayrıca Boran a bariz bir hata yaptırılmıyor. Eşitsizlik var.. Hataları var tabii, zaten bir insanın %100 haklı olması, doğaya aykırı bir durum. Ama ibre genellikle Boran dan yana oluyor. Bu yüzden ben Sıla yı İstanbul bölümlerinden beri yüceltmeye çalışmayıp, itici yaptıklarını düşünüyorum.. Bu da çok yanlış bir mesaj dizi için..

Limonata sahnesi aslında çok hoş bir sahneydi.. Boran ın Sıla yı gözetleyip, limonata yapmak istediğini anlayıp, ona limonata götürmesi..Bir barış teklifiydi tabii..Sıla önce alacak oldu, aklına Boran ın güzel hareketleri geldi..Ama sonra bunun yenilgi olacağına hükmetti. Sinir savaşına devam etti. Bence alması gerekirdi. Ama yine konuşmayabilirdi.. Yani “bu jesti sevdim ama bu olanları kabul ediyorum anlamına gelmez” gibi.. T… sahnesi niye hatırlandı ben de çok iyi anlayamadım. Bu travmadan kurtulamamış.. Halbuki 2. düğünden sonra o konu ortada yoktu. Yalnız Sıla bunu hatırladığında Boran ın bundan haberi olmadı. Her dakika başına kakacağını sanmıyorum, çünkü affetti .. Ama unutmadı, konuyu bilenler söylemeli, belki de arada hatırlaması normaldir.. Kilitli kapıyı Boran ın açmak istemesinin ona neden kötü şeyler çağrıştırdığını tam anlayamadım. Ama bence Sıla nın sinirleri zaten bozuk.
Devamı var..

nihz
04-06-07, 15:24
Karşı fikirleri savunanlara Sıla tarzında tepki vermek mi:blink: ?
Mare’ciğim Sıla’yı haklı bulur, ben Boran’ı ama ikimizde birbirimizin yorumlarına saygı duyar ve birbirimiz severiz:img-yes: . Çünkü Mare’m baştan beri Sıla’yı savunmuştur. Fikirlerinin arkasında sonuna kadar durmuştur ve anlatırken hepimize başka pencereler açmıştır:img-yes: . Dikte etmeye değil anlatmaya çalışmıştır. Siz yanlış düşünüyorsunuz demez ben böyle düşünüyorum buradan bakıyorum der, bizde ona sonuna kadar saygı duyar katılmadığımızı belirtiriz. Böylelikle çok sesli olmanın, farklı fikirler üstüne yorum yapıp ortak alan paylaşmanın zevkini çıkarırız. Başka örnekleri de var kurabiyem, seyşelim, dilkam, erikim, yakuzam hepsi ile Boran ve Sıla konusunda ayrılırız ama birbirimize çemkirmeyiz. Biz Boran meclisiyiz onlar Sıla’yı anlayan Strip kızlarıdır. Neden Sıla’yı anlıyorsunuz denmez, onlarda neden Boran meclisiniz demez. Gül gibi geçinip gideriz:img-yes:
Etki-tepki, Ne ekerseniz onu biçersiniz gibi güzel sözcüklerde var hayatta:icon_whis
Boran’ın berdel konusunda Sıla’ya yalan söyledi fikrine de kesinlikle katılamayacağım. Planından Sıla’ya bahsetmedi ve bana güven dedi. Kocasını gerçekten tanıyan kadının ‘’ güven bana’’ sözcüğünün altındakini anlaması çok kolaydır ama ne yazık ki Sıla, Boran’ı hiç tanımıyor.

Kentimin Lodos’u, Kestane şekerinden daha tatlı Diyar’ım birbirimizden habersiz aynı farkındalık içersindeymişiz. Lodos’um çok çalıştım bak hale aynı hızla devam ediyorum:img-hyste .

Teo’cum canım arkadaşım Azad’ın ne kadar şeref yoksunu bir adam olduğunu bana tekrar hatırlattığın için çok teşekkür ederim:img-yes: . Bimkolikçiğimin deyişi ile The muhteşem zat:img-hyste
Cihan ile ilgi soruna da kendisi ayaklı Azrail olduğuna göre canı kimi çekerse öldürür. Onun için hiç fark etmez yeter ki canı kan çeksin:icon_evil

aleveylül
04-06-07, 15:29
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?
kahvaltı sahnesi yani sadece boranı düşünce o kahvaltı sahnesi çok güzel oluyor sılaya bakışı var birde

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?
bazı hatırlatmalı sahneler

3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?
MAA
4-aklınızda kalan replik?

Yüzüm yerde olacağına başım yerde olsun...

5-Sizce haftaya neler olacak?

tahmin yok...



teo abiciğimazadla ilgili aklında kalan herşeyi sorabilirsin azad diyince deli oluyorum ne yazacağımı bilmiyorum o kadar nefret ediyorumki... tek korkum aşk doğması en büyük aşklar nefretle başlarmış büyüklerimiz öyle diyor sonra bende o güzel sırta hasta olmayayım ( ayyyyyy iğrencim ya )...

Saba
04-06-07, 15:29
Devamı..
Sabahki mavi elbise çok güzeldi.. Sıla da çok güzel görünüyordu. Boran ın bakışlarında rahatsız edici bir şey yoktu bence, aşık bir adamın normal bakışı..Sıla sinirli olduğundan bacaklarını kapattı. Boran onu çağırdığında Sıla nın tavırları yine yanlıştı. Ama barışmamaya karar verdiğinden, gardını almış ve özellikle kendini zorlayarak sert davranıyordu.. “Ben seni hep isterim Sıla” güzel sözdü.Sıla bütün yumuşak sözlere sert cevaplar verdi, çünkü biraz zayıflık gösterse kendini bırakacaktı. Nitekim tuzlu suda Boran ın ayak yıkamasıyla tamamen çözülüp ağlamaya başladı.Ayak yıkamaya bazı arkadaşlar tepki göstermişler. Bence Boran ı aşağılayan değil, aksine yine yücelten bir davranıştı..Eğer bir hastalık, bir mecburiyet varsa, eşler arasında bunlar olabilir.”Nefret ediyorum” sözü çoğumuzun anladığı gibi, “seninle kavgalı kalmama bile izin vermiyorsun, hep üste çıkıyorsun, beni eziyorsun” demekti..Sıla da bu durumda ne kendi sevdasıyla, ne de Boran ınkiyle başa çıkabiliyor. Neden savaşıyor denilirse..Tabii bu kadar abartan hikayeci sayesinde öncelikle.:).Sonra çıkarabildiğime göre, Boran Sıla nın savaştıklarının temsilcisi aslında.. Ama Sıla Boran ın öyle olmadığına, onun da kendisi gibi düşündüğüne inandı. Son olanlardan sonra ise onun fikirlerinden emin değil.. Sadece durumu idare etmeye çalıştığını düşünüyor.Boran ın sevgisinden de şüpheye düşebilir. Ben ona aşık olmamalıydım diyor belki de... Ama bu elinde olan bir şey değil..Boran da bu nefret sözünü gerçek kabul etmiş değildir tabii. Yine Sıla nın iki korkusu dile geldi. Biri oğlundan ötürü Boran ın onunla ilgileniyor olması.. İkincisi Yezda..Kaç canın var derken bunu kastediyordu . Tabii Boran bunu anlamadı..Aralarındaki ilişki bir de Shakespeare in Kuru Gürültüsü nü hatırlattı bana.. Emma Thompson ve Kenneth Branagh oynamıştı, film çok güzeldi.. Hep kavga eden Benedict ve Beatrice sonunda aşık olduklarını anlarlar..Cin fikirli, akıllı, hiç bir lafın altında kalmayan Beatrice sorar: “Hangi kötü özelliklerime vuruldun?” Benedict in cevabı:”Vurulmak en doğru kelime, çünkü seni iradem dışında seviyorum”.. Bence Sıla nın hatta Boran ın durumu da bu.. İrade dışı.. Sıla da iradesine hakim olmaya çalışıyor . Çünkü belki de yanlış yaptığına inanıyor.. Bu durumda olmaması gerekirdi ama Sıla nın korkusu onun aşık olduğu Boran ı kaybetmek.. Her şeyi söyleyebileceği paylaşabileceği bir tek o var.. Boran da onun durumunu aslında anlıyor.Ama bu durum çok daha açık yansıtılmalı..

İşçi kadının yine olanları yetiştirmesi üzerine Sıla berbat bir duruma sokulmuş oldu. Yazdığım gibi işçiler çok hatalıydı. Hep birden Boran a karşı konuşup, Sıla nın da onun o insanların üzülmesine sebep olduğunu düşünmesini sağladılar. Sıla ya söyledikleri yenir yutulur değildi.. Narin de gelip Sıla ya destek çıkınca her şey tam oldu. Boran ın hali, herkesin onun hakkında böyle konuşması üzücüydü.Sıla da, kardeşi de öyle konuştu. Aslında o lafların muhatabı Boran değildi tabii. Aslında Narin in konuşması hoştu..Ağalarıma başkaldırdım, sadece Azad ın karısıyım, demesi..Böyle konuşması doğal.. Ama Azad ın yine kahraman ilan edilmesi, fazla abartılı..Ölümü de gayet akılsızca ve mantıkdışı işlenmiş bir ölümdü.. Sıla nın yine sırf inat olsun diye zorundan konuştuğunu düşündüm...Hem yine o sahne bütünüyle mesaj verir havadaydı. Daha önceki Mesude nin babasının sahnesi de..O bile Boran ı suçladı. Sanki Boran berdele karar vermese, ortalıkta kan davası olmayacakmış gibi..Sanırım istekte bulunanların ağa olması durumu çok değiştiriyor. Boran başka konularda direnebilmişti..Baba kızını vermek istemiyordu..Ana daha hevesliydi.Ama baba da konuşmaktan başka bir direniş göstermedi.. Bunlar kendileri ortaya çıkamayıp, suçu Boran a attılar. Sonra da Sıla yı doldurdular ona karşı... O sahneleri mantıksız buldum bölümün genelini beğenmeme rağmen...

En sonda kafası iyi çalışmayan Muharrem Boran a silah çekti.. Bir şey olacağını sanmıyorum..Sıla nın koşması çok doğal.. Ben Sıla nın Boran için ölebileceğinden şüphe etmiyorum. Sıla nın düşüncesi, Boran a bir şey yapılacaksa, ben yaparım, başkası değil.:).Şaka bir yana, Sıla nın Boran ı çok sevdiğinden kuşkum yok. Boran a bir şey olursa bu ruh durumundaki Sıla bu sefer düzelemez, bize gösterilene göre, kesinlikle bir kliniğe kapatılır..

Bundan sonra, eğer dizi devam edecekse, bu aşk hikayesini hale yola koymalılar ki, inandırıcı olsun. Kavgalar olabilir ama mantıklı bir açıklaması olsun ve Sıla yı hep suçlar bir şekilde gösterilmesin olaylar.. Sıla baş kadın karakterdir ve bu kadar antipatik gösterilmesi mantıksızlıktır. Ben iki karakter de olmadan diziyi seyretmem. Gelecek sezon için, bu sezonun nasıl biteceği ve diğer sezonun nasıl başlayacağı önemli seyredebilmem için . Dizinin ana konusundan, töre meselesinden de sapılmamalı.Töreden kaçılmaz mesajı verilmemeli. Ben Boran ın bize, içinde bulunduğu düzeni yıkacakmış gibi gösterildiğini sanmıyorum. Aksine onun ağa olarak tanıtıldığını ve bu saatten sonra bunun değişmeyeceğini düşünüyorum.. Ortam iyileştirilecektir, devlet içinde devlet konumu kalkacaktır. Bu bile gösterilse iyi bir şey..Fazlası gerçek dışı olur..Aksi olacak idiyse, Boran başta ağa olmayacaktı ya da çok önce kendi bırakacaktı. Ama Boran Mardin e aşiretine sahip çıkmaya geldiğine göre, aksine olan her şey onun yenilişi olacaktır. Cihan zaten bunu bekliyor.. Boran ın durumu Sıla bebeği doğurunca netleşecek. O zaman her şey daha açık olacak.. Esma nın o durumda bir işe yaramasını bekliyorum. Yoksa Esma Cihan ilişkisinin ne diye gözümüze sokulduğunu hiç anlayamayacağım.

Senarist ismi yok, o halde GO yazıyor . Ama ben bu bölümü beğendim sayılır. Doğrusu biraz göz attığım Gümüş ün şu durumuna bakarak senaristlerin gitmesine sevindiğimi söyleyebilirim. Tabii yerine iyisinin gelmesi şartıyla..Senaristlerin çok hatası vardı. Ayrıca çocuğa Bedirhan ismini kimin bulup, bununla ne gibi bir mesaj verdiğini de anlamış değilim.. Yine bu konuda cuma gecesi yazmışım: “Sevgili De-rin geçen hafta, Nuran Devres senarist, diyerek kötü haber verdiğimi yazmış. Düzeltmem gerek. Ben o haberi burdaki mesajlardan birinde okudum. Çok şaşırdığım için de yazı yazdım. Fakat sonradan o arkadaşın mesajını bulamadım, silinmiş.Her zaman yazan biri değildi, ismi hatırlamıyorum.. Belki de öylesine yazmıştır. Ama ben buraya yazılan haberleri doğru kabul ettiğim için inandım..Yani o haber benden çıkmadı, o konuda hiç bir fikrim yok..Benim sette olanlarla ilgili zaten hiç bir zaman bilgim olmadı..Yani yanlış anlama olmasın.:)”

Bölümü sevdim, biraz umutlanmama sebep oldu..Derli topluydu, kurgu iyiydi, sorulara cevap verildi, bazı aksaklıklar olsa da ordan oraya atlanmadı.. Yani illa aşk meşk değil, doğru düzgün sunum istiyorum, istiyoruz ...Yine kendimce analiz yaptım, olmayan şeyleri de çıkarmış olabilirim.:) Ama karakterleri anlamaya çalışıyorum, diziyi anlamak için.. Yazdıklarımın hepsi “bence” dir... Gerçi bilirsiniz beni artık diye düşünüyorum.Final bölümünde çıta daha yükselmeli..Ben yine iyimser oldum belki ama biraz daha bekleyeceğim bu dizi için..Yine orta yoldan gittim benim yorumum da bu çeşit oldu. Umarım dizi düzelir.. Taraflarda değil de dizinin tarafında olmamız kolaylaşır.. Sevgiler..

oslo
04-06-07, 15:30
Sevgili TEO'ya cevabım;

Çocuğu aldırır ise ipini çekmez. Cihan hala Esma'yı aracı gibi kullanıp , Burhan'ı etkileyip Sıla'nın mahkemeyi kaybetme hayaliyle yaşıyor. Ama Esma'nın sonu iyi değil. Duymaması gerekenleri duydu. Şimdilik Cihan bunları bilmiyor.Esma bunları koz olarak kullanmaya kalkınca Cihan hemen ipini çeker..

HeMeRa'nın Anketi:

1- Beğendiğim Sahne: Narin ile Boran'ın bağevinde annelerinin yanında yeterince konuşamayıp, birbirlerine bakışları

2-Lüzumsuz Sahne:Cihan ile Ümmü'nün görüntüleri, kendini bir ihtiyaç giderme aracı olarak kabullenmiş,zavallı bir kadın karekter Ümmü'nün gösterilişi

3- En iyi performans:MAA

4-En iyi replik:

-Boran'nın yaralı kolunu görmeyen,geçmiş olsun demeyen Sıla'ya sitemi
-Boran:Ben, seni atımı ürküttüğün gün tanımıştım,Sıla ( Yani orada verilen flashbackden de anlaşılacağı gibi o zamanda Boran'ı azarlamıştı, şimdi de azarlıyor,Boran Sıla'nın asi ve haksızlıklara dayanamayan karekterini başından beri biliyor) .
-Boran:Ben seni hep isterim,Sıla

5-Narin araya girer ve yaralanır. Sıla" Hepsi benim yüzümden " der ve aynı hızla eylemlerini sürdürür. Narin'nin hamileliği duyulur. Kevser Sıla'ya " Oğlumu yedin bitirdin, şimdi de senin yüzünden kızımı kaybedecektim" diye saldırır ve bir yandan da "İnşallah Narinim marabanın bebesini düşürmüştür" der.Olan yine Boran'a olur...

odile
04-06-07, 15:38
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?

-Narin Boran sahnesiii
- Sıla yatağa girdiğinde Boran'ın uyuyor numarası yapmasıı:img-hyste (bıktı adam dırdırdan) ve sabah birbirlerinin kollarında uyanan Sıla Boran sahnesii kısa sürdü:icon_sorr ama güzeldii:good:

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?

-Kevser'li tüm sahneler bu kadına tahammül edemiyormm
-Ümmü'nün olduğuu tüm sahneler özellikle yatak sahnesiii

3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

-MAA:img-in_lo
-CD ( limonatalı sahneyi sevmesem de oradaki performası ve senden nefret ediyorum derkenki bakışlarııı çok iyiydi)
-BONCUK YILMAZ

4-Aklınızda kalan replik?

-çok hırçınsın sıla
-senden nefret ediyorum
- Ben seni hep isterim
-güç yerine güçsüzlük veriyorsun
-söylediğin sözler yaptığın büyük hataları örtmüyor sıla:good:
-arkasında kaybedecek şeyi olan savaşçı güçsüzdürrr:img-yes:




5-Sizce haftaya neler olacak?

tahmin edemiyorumm kesin kötü şeyler olacakkkk :icon_sorr

bbasalan
04-06-07, 15:43
Bir de Boran Sıla'nın Narin'i ne kadar merak ettiğini bile bile ve bu merakı çok haklı sebeblere dayandığı halde (Her ne kadar Boran ailesine sonsuz güvense de, ne yazıkki anası da babası da ZALİM) ve ondan haber beklediğini bile bile akşam eve dönene kadar özellikle haber vermedi. En azından ben öyle düşünüyorum. Sanki hiç dertleri, hiç sorunları yok gibi, Sıla'yı habersiz bırakma, onu bir nevi cezalandırma, onunla inatlaşma Boran'a ya da ilişkilerine ne kattı çok merak ediyorum. :img-pilot

Sıla Narin'in haberini aldıktan sonra Boran'ı aramayıp akşamın karanlığına kadar istifini bozmadan oturmuş bekliyordu. :img-pilot
Ben Boran'a konuyu anlatırken neden onu aramadığı hakkında bir bahane öne sürer dedim ama olmadı. :img-cool2
Acaba Boran da bunun için Sıla'ya haber vermemiş olabilir mi?:img-wink:
Narin'le ilgili haber alışverişinde 1-1 berabere kaldılar.:img-hyste

bimkolik
04-06-07, 15:55
Sıla ya össün ya Emre'ye kaçsın eminim Boran şuanda yaşadığı eziyetin binde birini yaşamaz.

Çalışkan yorumcum, Sıla ölmesin, ölürse Boran yine acı çeker ama Emreyle giderse soğuması için bir sebep olur.. Boranın Sıla'yı şu parça eşliğinde yollamasını istiyorum;
Ağlat beni, sana da bu yakışır..
İnsan bu elbet buna da alışır..
Bela oldun zaten başıma..
Git..gidişin aslında benim kurtuluşum olur..:img-hyste

1. “yaşam sebebi” ne olan "n" tane can borcunu toptan ödeyecek. Zaten borcu varmış gibi bir hali yoktu, artık ölmezde sağ kalırsa Boran’ ın çekeceği var.

2. İzleyicinin ,Sıla’ nın haftalardır Boran’ a çektirdiklerini unutmasını ve ona acımasını sağlayacaklar. Sıla böylece sözde Boran’ a olan aşkını kanıtlamış olacak ama nazarımda kendini Sıla’ nın önüne atan Azad’ dan en ufak bir farkı olmayacak. Azad’ ın Sıla’ nın önüne atlamasına nasıl akıl sır erdiremediysem bunu da o kadar anlamsız bulacağım. Sıla' nın Boran' a aşık olduğuna kesinlikle inanmıyorum artık.

:
Sanki Boranın çektikleri yetmezmiş ginbi artık yaralı Sıla ve üzülen Boran görmeye tahammülüm yok. En hayırlısı Sıla Emreyle gitsin Boran da huzura kavuşsun..

Öncelikle bu hafta sonunun bana göre en çalışkan yorumcusu Nihz'e, sonra güzel yorumları için Sevgili Diyar'a, Haramikedi'ye, Oslo'ya, Aze_Meri'ye, ve Bimkolik'e teşekkürler. :good:

Bir de hoş bir tesadüf dikkatimi çekti. Sürekli farklı yorum ve düşünceler içinde olduğum arkadaşlarımda şöyle bir dizin durumu var: Nilfer1, Sky2, Oz-3…Bu sıralama ilginç. Bir ……….4’de aynı duygu ve düşüncelerle gelirse hiç şaşırmayacağım. Bu durumda da “Sayın ……..4 arkadaşım sizinle aynı fikirde değilim” diyerek bir giriş yapma durumum kaçınılmaz olur. Neyse…..
O hoş tesadüfün mause gibi ben de farkındayım merak etme.:good:

Bölüm yorumuma gelince; son sahnede umuyorum ki; Boran vurulsun ama lütfen ölsün. Sıla’nın dediği gibi “Biten başka şeyler de olacak”. Gördüklerimiz göreceklerimizin, işittiklerimiz işiteceklerimizin teminatı oldu hep. Ben mümkünse artık ölmüş Boran için bir süre üzülmek sonra bu dosyayı kapatmak istiyorum. Ta ki; Boran karakteri başka bir dizide yeni bir sınava girene kadar.
.
Sıla Emreye kaçmayacaksa gerçekten Boran ölsün ve ben de bu azaptan kurtulayım. Bir dahaki projesinde de lütfen senaryosu doğru düzgün bir yapımda yer alsın. Bence 'Sıla' da kendini yeterince ispatladı eminim çok güzel teklifler alır. Ama bu yapımda da Sılanın Boranı terkettiği ve ondan sonra doğru düzgün bir karakterle Boranın yaşadıklarını seve seve izlerim önümüzdeki sezon.

de-rin
04-06-07, 15:56
Ama benim fikrime göre baş karakterlerden vazgeçmişsek, zaten diziden vazgeçmişiz demektir.

Baş karakterin ölüp yerine eski eşin hortlaması olacak şey mi.. Bu yazılanların bir çoğu espri, biliyorum. Ama ciddi olarak artık Sıla karakterinin dizide olmasını istemeyen arkadaşlara katılmam mümkün değil, çünkü bu şekilde dizinin bir hikayesi olmaz, anlamı da kalmaz. Aynı şey Boran ın gitmesi için de geçerli. Dizi eğer devam edecekse Boran ve Sıla yla devam etmeli..Ama şuna katılıyorum. Eğer bu sezon tamamen bitecekse, biri ya da her ikisi de ölebilir. Kötü bir son olur, hiç sevmem. Ama devam etmesi imkansızmış demek ki, diyebilirim. İki oyuncunun sorunları aşılamıyorsa devam etmemesi gerekir zaten. Gelecek sezon için hem Sıla -Boran olmalı, hem bu ilişki düzene girmeli. Önemli olan ayrılık, kavga meselesi değil, bunların inandırıcı şekilde anlatılması. Sonuçta ben inanıyorum ki Sıla ölmüşken dizi devam ederse, bunu isteyen arkadaşlar da dizinin geldiği noktadan hoşlanmayacaklardır. Zaten ortada bizim dizimizle alakası olmayan başka bir dizi olacaktır. Ki ben zaten böyle bir şey olacağını sanmıyorum. Boran karakterinin de aynı şekilde, kalması gerek. Belki yapımcılar için çıkabilecek karakter gibi gözükebilir ama bu çok büyük bir yanlış. Yine seyredilmez dizi.QUOTE]


sevgili saba yine çok güzel yazmışsın eline sağlık yazdıklarına bende katılıyorum.sadece başrol oyuncularını gitmesi değil yan karakterlerin bile gitmesi beni rahatsız ediyor ABAY, DİLAN ZAMAN zaman gelip giden lusin(azad ın gitmesine çok kızmıştım neymiş işleri ve okulu varmış başlarken aklın nerdeydi sevmezdim kızgınlığım dahada artmıştı kendisine)

Abayın'ın dizide olmasını çok istiyorum ve bu konuda hala umudum var.....




[QUOTE=Saba;3580205]
...

En sonda kafası iyi çalışmayan Muharrem Boran a silah çekti.. Bir şey olacağını sanmıyorum..Sıla nın koşması çok doğal.. Ben Sıla nın Boran için ölebileceğinden şüphe etmiyorum. Sıla nın düşüncesi, Boran a bir şey yapılacaksa, ben yaparım, başkası değil.:).Şaka bir yana, Sıla nın Boran ı çok sevdiğinden kuşkum yok.


Senarist ismi yok, o halde GO yazıyor . Ama ben bu bölümü beğendim sayılır. Doğrusu biraz göz attığım Gümüş ün şu durumuna bakarak senaristlerin gitmesine sevindiğimi söyleyebilirim. Tabii yerine iyisinin gelmesi şartıyla..Senaristlerin çok hatası vardı. Ayrıca çocuğa Bedirhan ismini kimin bulup, bununla ne gibi bir mesaj verdiğini de anlamış değilim.. Yine bu konuda cuma gecesi yazmışım: “Sevgili De-rin geçen hafta, Nuran Devres senarist, diyerek kötü haber verdiğimi yazmış. Düzeltmem gerek. Ben o haberi burdaki mesajlardan birinde okudum. Çok şaşırdığım için de yazı yazdım. Fakat sonradan o arkadaşın mesajını bulamadım, silinmiş.Her zaman yazan biri değildi, ismi hatırlamıyorum.. Belki de öylesine yazmıştır. Ama ben buraya yazılan haberleri doğru kabul ettiğim için inandım..Yani o haber benden çıkmadı, o konuda hiç bir fikrim yok..Benim sette olanlarla ilgili zaten hiç bir zaman bilgim olmadı..Yani yanlış anlama olmasın.:)”

..

evgili saba sıla için yazdığın boran'a birşey yapılacaksa ben yaparım sözü çok güzeldi .doğru bir tespit haklısın.

Cuma günkü olaya gelince bende sizin mesajınızdan okumuştum diğer mesajı görmedim.ayrıca sizin yadığınız yazılarıda çok beğenerek okuyorum ve doğru şeyler yazdığınızıda biliyorum.ben sadece o gün kendi çapımda herkesi o hafta içindeki en lerini yazmıştım.o haberide ilk siz yazdığınız için sizin adınızı yazdım amacım sizi kötü göstermek ,saygısızlık yapmak değildi.böyle anlaşılırsam çok üzülürüm.tekrar sizi kırdıysam özür diliyorum....
bende nuran devres adını dyunca şok olanlardanım.
şunuda belirteyim bu bölümü kim yazmışsa güzeldi ben beğenmiştim...
gümüş olayına gelince nefretlik bölümler güzel başlayan bir dizinin sonunu böyle olaylara bağlanıp bitirilmesi çok kötü ...dağ gibi bir yiğidi sakat bırakıp ta bu kadar acıtasyona hiç gerek yoktu...


sevgili teomanreşat bir soru sormuş Esma Cihan konusunda
bence Boran ve Sıla'nın yapmak isteyipte yapamadığını o çok namuslu görünen Cihan'ın açığını biricik aşkı Esma yapacaktır. Esma'nın o çocuğu aldıracağınıda hiç zannetmiyorum.Esma, Cihan'a ben senin aşiretindeki kadınlara benzemem demişti.yani Ümmü gibi öyle bir köşede Cihan ne buyurursa onu yapacak biri değil ki Esma.Cihan eğer dayatırsa o zaman esma bu olanları ve diğer bildiklerini Boran ve Sıla'ya anlatmakla Cihan'ı tehdit edebilir de........ cihanda boş durmaz...
(burahan çocuk konusunu duyarsa ne söyleyecek onuda merak ediyorum)

bimkolik
04-06-07, 16:26
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?

3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

4-Aklınızda kalan replik?

5-Sizce haftaya neler olacak?

1- En beğendiğim sahne Boranın Sıla'ya söyleyipte yapamadıklarını hatırlattığı sahne. Bir de güvercinlerle olduğu sahne..
2- En gereksiz sahne Ümmü'nün Cihanla olan yatak sahnesi..
3- Tabii ki MAA performansı..
4- Aklımda kalan replik: Boran: Yoksa beni öldürmediğine pişmanmısın?
Sıla: Biraz daha böyle konuşmaya devam edersen pişman olacağım
BOran:Öldürseydin eğer, ölmekten değil ama seninle yaşayacaklarımı yaşayamadığım için pişman olurdum Sıla..
5- Haftaya Boran silahını indirmesini Mesudeyle onu kaçıracağını söyler
Bütün fabrika ve Sıla mosmor olur.. Ama herkes duyduğu için Cihanın kulağına gider olay ve aşirette yine Boranın başı Sıla nın aceleciliğinden belaya girer..

OZ-3
04-06-07, 16:27
Çok zor iki gün geçirdim...ciddi ciddi yazacak halim yok... ironi de yapamam...ama bir şekilde gevşemem ve rahatlamam lazım... sağolsun forum arkadaşlarım yaşadıklarımı hissetmiş olsalar gerek ki bugün tatil yapmışlar...sanki içlerine doğmuş....

Ben şu askılı elbisesini giyip salına salına Boran'ın yanıdan geçen, gergin olduğu için papatya çayı isteyen, masaya oturmayıp sedire sırtı dönük oturup ayaklarını uzatan Sıla'ya taktım.... Ve Boran'ın Sıla'nın arkası dönükken... seyrederken, tamam bir hafta bu konuşulur artık diye düşündüğüm...Sıla'yı yerlerin dibine sokan bakışlar... eteğini örtmek ihtiyacını hissettirecek kadar delici bakışların altında go'nun bizlere seyrettirmediği birşeyler olmalıydı... hani Sıla demişti ya... ben seni bilirim Boran, ve Boran Sıla'yı kaptığı gibi .... şu go çok insafsız...değil:icon_whis

figan1973
04-06-07, 17:21
evet go çok insafsız...her tarafa yaz geldi..kuşlar yuva derdinde..benim kedi
zanparalık peşinde...ama sıla ile boranda tık yok...yeter yahu..oz-3 ü bile zıvanadan çıkardı bu go....:img-hyste :img-hyste
sıla kötü huysuzlandı...boran da biraz akıl olsa sılayı tutuğu gibi alır gider..
biraz daha uzatırsa boran sıla paris komünü kuracak haberi olsun....:img-hyste

zeynepsudem
04-06-07, 17:24
Hemera' ya Sevgilerimle,

1-BU HAFTA EN BEĞENDİĞİM SAHNE:
--Sıla' nın İstanbul' a gitmemesi, sonrasında yaptıkları kavgada, Sıla' nın
suçlamalarına karşılık, Boran' ın alttan almayarak, Ona bazı gerçekleri hatırlatması ve başka odada yatarak tavır koyduğu sahne.
-- Boran' ın kardeşine hal hatır sorması, Narin' in üzgün bir yüz ifadesi ile iyiyim abi demesi, gözyaşlarına engel olamaması ve iki kardeşin hüzünlü gözler ile birbirlerine baktıkları sahne,
-- Sıla' nın gece farkında olmadan Boran' ın kolunda ve göğsünde uyumasıyla, sabah Boran' ın önce uyanarak, Sıla' yı kolunda uyurken görünce,
yüzünde huzur dolu bir tebessüm oluşması ve koluyla Onu sarmalaması,
fakat Sıla uyanınca, birden uyuma numarası yaptığı sahne,
2-BU HAFTA SİZE GÖRE EN GEREKSİZ SAHNE:
-- Ümmü ile Cihan' ın yatak sahnesi.
-- Sıla' nın 7. ci bölümdeki malum olayı, flashback le hatırladığı sahne
-- Emir' in elinde laptop ile fabrikaya gitmek için, Celil' in peşine takıldığı sahne.
3- BU HAFTA EN BEĞENDİĞİNİZ PERFORMANS:
M. Akif Alakurt :good:
C. Dere limonata sahnesinden sonra, birden ruh hali psikopatlaşan Sıla karekterini, mimikleri ve yüz ifadesindeki performansla bize güzel yansıttı.
Boncuk Yılmaz
4- AKLINIZDA KALAN REPLİK:
-- Ne kadar çok seviyorsun, böyle büyük sözler söylemeyi, ama söylediğin sözler, yaptığın büyük hataları örtmüyor.
-- Ölmekten değil, seninle yaşayacaklarımı, yaşayamadığım için, pişman olurdum.
-- Ben, seni hep isterim Sıla.
-- Çok hırçınsın Sıla, daha da hırçınlaşabilirim.
-- Senin kaç canın var bilmiyorum Boran.
5- SİZCE HAFTAYA NELER OLACAK:
-- Muharrem silah çektiği sırada, Sıla Boran' ın önüne atlayacak ve hastaneye kaldırılacak. :icon_sorr

veya

-- Araya giren Şivan Kahya sayesinde, Muharrem kazara kendini yaralayacak. Şivan Kahya, olayın şoku ile boş bulunup, Sıla' ya planlarını anlatacak, Sıla' da, Boran' dan özür dileyecek. :good:

rhett-butler8/1
04-06-07, 17:33
Bölümü izleyemediğim için bölümle ilgili yorum yapamıyorum..ama berdel konusu ile ilgili acı gerçeklerin sıla ve boran üzerindeki etkilerini yazmak geldi içimden…berdelin dizi üzerindeki hükmü iki aşık noktasını atarsak çıplak berdele şeffaf bir gözle bakarsak ne kadar acı bir olgu olduğunu daha iyi görebiliyoruz..hoş bu demek değildir ki şimdiye kadar görülmedimi elbetteki görüldü…bugün net üzerinde berdel hakkında bir şeyleri merak ederken ne kadar acı bir gerçek olduğunu daha bir içten hissettim…yani yazmak geldi içimden forumcular…:img-help:

Bu zihniyete Münir özkulun tatlımı tatlı bir filmi olan neşeli günlerdeki repliği ile adım atayım…”turrpppppp sıkayım ben onun gençliğine”diyodu..aynen Münir amcacım turp sıkmak istiyorum bende bu “1 alana 1 bedava” promosyonlu berdele,kuma üstüne kuma alıp kumdan kale yapan o şahıslara,aşiret gibi ağızdan çıktığı anda bile acı bir tat bırakan sözlüklerde bile kendine yer bulan bölgesel feodalizmin temsilcilerine,ağalık sisteminin züğürt ağadan tek farkı Şener şenin ağalığa hafif bir tebessümle o da filmi izlerken ki tebessüm..ondan gayrısı tersden bile okurken ağa-ağa olan bu şalvarlı başlarda puşi abi sen nerden gelmesin dedirten düzene…yani ben bugün fazlası ile haşır neşirim bu turp sıkma olayı ile….

Başlık parası isteniyor ama para yok ki kızla evlendirilsin …sonrasında bizim bu bölgeye ait üstün zekalı einsteinlerımız ne yapıyor …başlık yoksa sizin kızı bizim oğlana verirsiniz bizimkisini de size veririz..ben siz biz diyorum ama eminimki o alışverişte bu kadar naif kelimeler kullanılmıyorlardırr…sonrasında onun kızı ile bunun oğlu,bunun oğlu ile onun kızı evlendiriliyor….yazarken utandım okurken utandım bunlara sebebiyet verenlerin kafasında hala puşi suratlarında kıl yumağı….ama utanan benim…:icon_sorr

Daha birbirlerinin yüzünü bile görmeyen bu onun ve bunun kızları düğün gecelerinde erkekleri olacak beyciklerle karşılaşıyor…düşünsenize evinizin kapısını akşamın köründe biri çalıyo ve açınca kapıyı karşınızdaki kişiyi o dakikaya kadar hiç görmemişinizdir…onun bakışlarında gördüğünüz ne olursa olsun bir kere korkmaya mahkumsunuz..ben çok korkacağımı biliyorum…ama adam adres sorup gitti…siz bu kadarla kurtulurken filmin diğer boyutu şöyledir aslında bu görmediğiniz yüz aslında sizin kocanız o kapıda sizin düğün bittikten sonraki o yüzünü bilmediğiniz adamın gerdek odasına gireceği kapı…o kadar tanıdık değildir ki yüz acaba yanlışmı geldi bile dersiniz aslında..halbuki siz sözüm ona gelin oda yine sözüm onlara damattır..sonraki yaşananların tecavüzden farkının ne olacağını sorarım arkadaşlar..kadının bağırmamış olması ama içinden binlerce fırtınanın kopmuş olması onu bu t….vüzün kurbanı sayabilirmi…ben sonuna kadar sayar diyorum….hergün hergece istatistik bir veri beklemeden diyorum ki sessiz t..vüzler yaşanıyor…:icon_sorr

Sonra bu berdelle evlenenlerin üzerlerine bide kuma geliyo…sonra yetmiyor sayılarını doğal sayı üzerinden değil köklü ifadelerle anlatacağımız çocuk ekleniyor..oda yetmiyor arada bir deneme tahtası muamelesi görülüp kesiliyor,öldürülüyor,mimarisi güzel ama zihniyetini güzellikle ifade etmeyeceğim bu bölgelerde kimi mağaralarda hayatına son veriliyor….

Gelelim sılaya..sılayı sıla gibi göremiyorum herhalde sıladan çok karşımda CANSU DERE yi görüyorum.. o yüzden fazlasıyla sempatikliğin antisini yaşıyorum…ama berdel gibi bir gerçekle karşılaştığı için bu kadar agrasif olmasını biraz anlamak istedim…ben de kendimi empatiyle sıla setine gönderip sılanın yerine koyuyor ve berdelle evlenmiş olsam karşımda Pierce brosnan olsa nasıl davranırım diye düşündüm(bakın rhett demedim ona her daim aşkla varim:happy0064 ) boran ne kadar anlayışlı bir aşık olsada berdelle başlar onların aşkları….berdele sebepde boranın varlığı…sıla belkide bu gerçeği sevmedi…yani ben olsam sılanın yerinde borana derdim “seni seviyorum ama sana baktıkça hep berdel aklıma geliyor,yani kara kaşını kara gözünü sevmek istiyorum olmuyor”..böyle demiş olması aslında o kadar da kötü gelmiyor ama salim kafayla düşününce tabi…niye böyle bir hissiyata girdim bilmiyorum ama bugün berdel üzerine araştırma yapınca aşk yavan kaldı özgürlük başı aldı…

Boran yerine göre davranıyor…haksızlıkları görüyor ama elinden gelen şu an için pek bir şey yok…karşısında 18 yaşında hamile hırçın bir küçük kadının(böyle diyorum ama en az 26 yaş ve upuzun bir gacıyı küçük kadın gibi ben bile göremiyorum:img-wink: ) duygu travmalarıyla nasıl uğraşacağını düşünüyor…sılayı cansudan arındırıyorum şehirde büyümüş normal bir hayat yaşayan genç bir kızın yolunun acımasız bir dünyaya düşmesiyle böylesine agrasif bir yapıya dönüşmesine kendi yok burda ALLAHI var biran kızamıyorum…sonuçta göçme emri sılaya verildi borana değil…bide bu ölüm emri eklenince daha dün annesinin kollarında yaşarkeni söyleyen 17 lik sıla oldu şimdi koca törenin başkurbanı…nedense madalyonun diğer yüzü bugün bana da uğradı.
kendimi pek bir homojen gördüm...:img-yes:

izobar
04-06-07, 17:43
sevgili rhett dediklerine aynen katılıyorum esasında derinlemesine dusununce sılanın cok da haksız olmadıgını dusunuyorum sadece bunu dile getiris tarzı biraz ynns onu da genc olmasına baglayalım :D şimdi gelelim gelecek bolum tahminime bnce narine ve bebisine bişi olmaz cunku narinin hamile olmasından guzel konuyu uzatmak için malzeme war mı bnce olan gene borana olacak ve boran agır yaralanacak sonrada sıla deerini anlayacak boranın ve duygularını ifade etme biçimini değiştirecek.senden nefret ediorum sözune gelince bnce bu soz cok yerinde bir soz belki bana kızacaksınız ama ole..neden derseniz orada sıla boranın ustunlugunu boranın olgunluugunu ve kendi hatasını ve acizliğini anladıgı için böyle bir soz soyledi yoksa boranı sevmediğinden değil...

teomanresat
04-06-07, 17:51
İyi akşamlar efendim.İlk önce kabinemgil,sonrada tüm forum halkı:img-wink:
Sevgili oslo,de-rin ve hilal Cihan ile ilgili cevaplarınıza teşekkürler.Görüyorum ki hiç birimiz Cihan'ın bizi şaşırtıp Esmaya körkütük aşık olup,onun kılına bile zarar veremiyeceğini düşünmüyoruz.Daha doğrusu bize gösterilen Cihan karakterinden böyle birşey bekleyemiyoruz.Hilalinde dediği gibi Cihan bizim gözümüzde kan görmeye meraklı bir cani:icon_whis
Şöyle bir düşündümde Esmanın Cihan'dan hamile olduğu ortaya çıktığını farzedelim,Cihan'da baştan kendi çıkarı için Esmaya yakınlaştı ama zamanla ona aşık olduğunu anladı diyelim.Aşirette hüküm verdi,Esma Cihan'ın tez zamanda boynu vurula....Acaba Cihan Esmayı korur mu?Hani aşık olursa o bakımdan.
Ammada Esma Cihana taktım dimi:icon_whis
Sevgili Hilal ve aleveylül ve tüm forum halkı Siyah- beyaz yokya onun boşluğunu aratmayalım değil?Şimdi Sıla Fabrikada kadınlara bana inanmıyorsanız,Narin'e inanmıyorsanız Azad'a inanın dedi.Şimdi bu insanlara Azad'a inanın,Azad'ın yolunda gidin demekle ,Azad'ı örnek göstermekle iyi mi yaptı kötü mü yaptı?Bu insanlar Azad'ın yolunda giderse ona inanırlarsa eyvah ki ne eyvah:icon_sorr Azad'ın sonunu düşündükçe inanacakları varsa bile inanmazlar değil?:img-hyste

Saba
04-06-07, 18:02
Merhaba...Sevgili De-rin, ben senin şaka amaçlı yazdığını biliyorum..Sadece okuyan arkadaşlar yanlış anlamasın diye esas durumu açıklamak istedim. Asla kırılmış falan değilim, saygısızlık falan da yok, olur mu öyle şey..Böyle düşünürsen, asıl ben üzülürüm. Bizim forumda böyle şeyler olmaz. :img-yes: Ayrıca güzel sözlerin için teşekkürler..Benim derdim, ah şu dizimiz eskisi gibi olaydı da hepimiz Sıla mı Boran mı diye yazmak zorunda kalacağımıza, dizinin güzelliklerinden bahsetseydik.Ama ben iyimserleştim, bu bölüm itibariyle..Bakalım sezon finali ne olacak..

Henüz önceki bir kaç sayfayı okuyamadım. Ama şimdi çıkmam gerekiyor, hepinize sevgiler..bye

fkenan1979
04-06-07, 18:10
iyi akşamlar güzel formum

bir şey takıldı aklıma bu emir okula gitmiyor değilmi peki bizim cengaver sılamız bunu bilmiyormu eline bir latop almış babasının arkasına takılmış gidiyor ben en cok o lattopu anlamadım bizim maraba celilimiz nasıl ögrenmiş hemen pc kulanmayı burası biraz tuhaf o sahneler tam anlamıyla görmemişin oglu olmuş.... davasına dönmüş gelelim asıl konuya sıla cengaver töre düşmanı kadınların koruyucusu sıla nasılda emirin okula gitmemesine ses cıkarmıyor kendisi yüzünden kardeşi okula gitmiyor bizim sıla hala başkalarının derdinde bende okadar para olsa inat eder oraya koca bir okul yaptırırdım kardeşim hata onun gibiler okusun diye ,sıla fabrikayla ugraşmak yerine önce bebeğine sonra kocasına ve birazda kardeşleriyle ilgilenip hata dilanı bulsa cok daha güzel olur

iyi akşamlar bye

aleveylül
04-06-07, 18:14
Sevgili Hilal ve aleveylül ve tüm forum halkı Siyah- beyaz yokya onun boşluğunu aratmayalım değil?Şimdi Sıla Fabrikada kadınlara bana inanmıyorsanız,Narin'e inanmıyorsanız Azad'a inanın dedi.Şimdi bu insanlara Azad'a inanın,Azad'ın yolunda gidin demekle ,Azad'ı örnek göstermekle iyi mi yaptı kötü mü yaptı?Bu insanlar Azad'ın yolunda giderse ona inanırlarsa eyvah ki ne eyvah:icon_sorr Azad'ın sonunu düşündükçe inanacakları varsa bile inanmazlar değil?:img-hyste

bence azadın yolundan giden yandı hem mardin halkı hem azadın yolundan gidenlerin kardeşleri berdel gidecek hepsi:img-hyste :img-hyste ... mardin kalkınamazki azad gibiler yüzünden çünkü azad geriydi bana göre ispatlarım var elimde:img-hyste....neyine güvenip kafa tuttuysa cihana bence burda bir gerilik örneği :):)
aslında bir yöndende iyi olur şöyle bir hesaplarsak 500 kişi azadın yolunda giderse sonuda azad gibi olursa aşiret diye birşey kalmaz sılanın dedeği töreye çözüm bulmuş olur sıla akıllıymış hakketen ondan azadın ölüsünü böyle övüyorki aşirete kökten çözüm....


bu bölümde en güzel sahne ümmü ve cihan tutkusuydu (iğrenç)

mause
04-06-07, 18:15
Sevgili Hilal ve aleveylül ve tüm forum halkı Siyah- beyaz yokya onun boşluğunu aratmayalım değil?Şimdi Sıla Fabrikada kadınlara bana inanmıyorsanız,Narin'e inanmıyorsanız Azad'a inanın dedi.Şimdi bu insanlara Azad'a inanın,Azad'ın yolunda gidin demekle ,Azad'ı örnek göstermekle iyi mi yaptı kötü mü yaptı?Bu insanlar Azad'ın yolunda giderse ona inanırlarsa eyvah ki ne eyvah.Azad'ın sonunu düşündükçe inanacakları varsa bile inanmazlar değil?:img-hyste

Canım siyahımbeyazımın kulaklarını çınlatarak sana cevap vereyim sevgili teo:img-wink:

Fabrikadakiler tabiki de Kahraman ve şerrrrefli Azad'ın peşinden gitsinler ki ölen insanların sayısı artsın ve Sıla Hanım kızımızın kurduğu mermer fabrikası mermerleri satacak yer bulsun.
Bu durumda mezarcılar mermer sıkıntısı çekmesin hatta biz sevgili Gültenimle puf işinden vaz geçip mermer ticaretine başlayalım.:happy0064 :happy0064

Hem böylece biz de her bölümde törenin hangi kötü tarafını göreceğiz diye meraktan kurtuluruz,Cihan'da herkeesi öldürdükten sonra öldürecek adam kalmayınca kendini vurur ve Cihan'dan kurtuluruz.:img-wink:

Bak bir taşla kaç kuş vurduk.:happy0064 :happy0064 :happy0064

FORUMA NOT:Ben inatla 38 de bitecek diyorum,siz bana inat "1 bölüm mü kaldı "diyorsunuz.Ne oluyor anlayalım.:img-hyste
Siyaset bilimi,ekonomi,sosyoloji,mülkiyet kanunu,kadın hakları derken şimdi de matematik mi öğreneceğiz.:img-help:
38-36=2 :img-hyste

Sevgili fkenan,Emir devamsızlıktan tasdikname aldı,belki seneye okul maceralarına kaldığı yerden devam eder.Şimdilik hayatı yaşayarak ve laptop ile öğreniyor.:icon_whis

OZ-3
04-06-07, 18:18
Böyle şeyler söyleme OZ, Boran kim öz be öz karısını:img-hyste kaptığı gibi :img-in_lo yapmak kim. Boran böyle birşey yapacaksa 2 hafta önceden haber vermeli, Sıla hanımın töre kaşıntısı ne seviyede onu öğrenmeli, efenime söyliyim Sıla hanım ajandasına bakmalı,fadime denen cep faresinden olumlu asayiş raporu almalı, sonracıma Bedirhan'ın canı oyun istiyo mu bakalım?
İşte tüm bu şartlar sağlanırsa "utanmıyormusun sen bakiim", "bilirim ben seni" lafları eşliğinde bir ihtimal, yani o da belki ...

Aman aze-meri.... neden bu kadar olumsuz düşünüyorsun anlamadım gitti...
Boran'ın bakışları hiç hoş değildi:img-yes: ... Bu yaşımda benim bile gözümden kaçmadı, ayıpladım çapkını..:img-hyste , sen genç halinizle kanın çağlayan gibi akarken nasıl atladın, onu anlayamadım:icon_whis ....olacak şey değil...dünya tersine mi döndü ne... nerede ne kusur bulurum diye kurcalayayım derken , buraları gözden kaçırmışın gibi....:icon_whis

teomanresat
04-06-07, 18:23
sevgili aleveylül ve fatoş ben bu çözümü tuttum.:img-wink:
fabrikadakiler Azad'ın peşinden gitsin Azad'ın sonu malum,onlarda Azad'ın yolundan gittiği için aşirette adam kalmaz,e adamda kalmayınca töre möre kalmaz sıla toptan çözüm bulmuş olur aleveylül:img-yes:img-hyste : sonracıma bu ölenlere mezar taşı lazım değil?Ha işte burada fatoşumun senaryosu devreye giriyor.kalan üç beş adamla olmadı Boran,Sıla,Narin,Celil;Bedar;Emir hepsi mermer atölyesinde mezar taşı imalatına başlar ,hem ölenlerrin mezarı belli olur:icon_whis Hemde Sıla zenginliğine zenginlik katar:img-hyste hemide töre möre kalmaz toptan kalkar:img-hyste
GO bulamadığı çözümü bakın işte biz bir taşla bir sürü kuş vurmakla bulduk:img-hyste
Süpersiniz:good:
Fkenan Emir'in okul meselesini ne sen sor ne ben söylüyeyim.Mesaj verme derdindeler ama yanlış mesaj veriyorlar.:img-cool2 Okul çağında olan bir çocuk okula gitmiyor üstüne üstlük sebep ne orda horlanıyormuş.:icon_evil O çocuğu gerekirse hergün okula ben götürür getiririm derslerde bile yanında oturur okula gitmesini sağlardım.

ozguster
04-06-07, 18:56
Yine sona kalan dona kalıyor misali düşündüklerimin ,söylemek istediklerimin çoğu farklı ifadelerle yazılmış.Hepinizin ellerine sağlık.Akşamdan akşama okuyabilen ben için hala da bitiremediğim bir yığın yorumlarınız var.Ancak ben de beklemeden yazayım istedim.
Öncelikle selamlar herkese,iyi akşamlar

Fatmagül’ün suçu ne ? diye bir film vardı bilirsiniz.Bölüm boyu bunu düşündüm.Fatmagül’ün yerine Boran’ı koyarak.Bölüm boyunca Sıla'nın yaptıklarına,söylediği sözlere makul anlamlar yüklemeye çalıştım kendimce.Neresinden ele aldıysam olduramadım bir türlü.Oldurabilen varsa az sonra yazacaklarımı düzeltsin lütfen.:img-yes:

En baştan beri yerden göğe kadar hak verdiğim Sıla son dönemlerde tanımlanamz bir insana dönüştü benim için resmen.Anlayışsız,acımasız ve sadece nefreti ile yoğrulan bir kadın haline geldi.Olmayan bir sağduyu.Bolca var olan suçlamalar içinde tek taraflı düşünen bir kadın.

Her zaman ikisi de kendisine göre haklı veya haksız oldular benim için..Ancak Sıla'nın son davranışları , sözleri,duruşu ve Boran'a bakışı onu Boran’a karşı küçültüyor benim gözümde..Bunu hissediyorum,farkına varıyorum.
Soruyorum şimdi.Boran Sıla'nın koyduğu tepkiyi hakedecek ne yapmıştır? Boran Sıla'nın yüzüne bakmadığı,sarılırken kollarından sıyrılmak istediği,hatta ve hatta neredeyse adam öldüren birisine dönüştürüldüğü bu kimliğe bürünecek ne yapmıştır?:icon_sorr

En başından beri bulunduğu davranışları,bazı gereksiz kaprislerini,haklı davasında koymuş olduğu,başıboş tepkilerin çoğunu '' kimin başına gelse aynı şeyi yapardı '' cümlesinde genellediğimiz,buna sığdırmaya çalıştığımız Sıla'nın yaptıkları artık mağdur bir insanın haklı tepkileri değil, yaralanmış bir hayvanın karşısına ilk çıkana pençe atmaya çalışmasıdır.Can havliyle. (Benzetme için özür dilerim ama ancak bununla ifade edebildim) Normal değildir.Sıla ,bulunduğu ortam içerisinde herkesin kendisi için bıçak bilediğini düşünmeli,hatta herkesin kendi ensesinin kökünde ölüm nefesini üflediğini bilmeli,tavşan uykusunda uyumalı,kabuslar görmeli ise de '' eşini '' , ''kendisi için neredeyse tüm aşireti karşısına almayı göze almış olan birisini '' sorumsuz,düşüncesiz ve nefret edilesi bir adam '' olarak görmemelidir.Bu çok yanlış olur.

Hepimizin beklediği sorulara yanıt geldi diye bu bölümü neredeyse öpüp başımıza koyacağız.Boran'dan bir türlü duyamadılarımız yağmur gibi yağmaya başlayınca ben afalladım.En merak ettiğim '' Sıla neden Boran'ın kolunu bir kez bile sormadı '' sorusuna Sıla tarafından verilen cevap ise beni ancak güldürdü.
‘’Sana kızgınlığımdan sormadım’’.Daha yarım saat önce kurşun yağmurundan dönen bir adamın afedersiniz ama neyine kızdı? O arada neyi kaçırdık da Sıla Boran'a bu derece kızdı ben bulamadım.Boran Azad’ı uçuruma yuvarlayan ellerin önüne kendi bedenini koymaktan başka her şeyi yaptı.Bunu biz de geç anladık.Evet Azad öldürüldü.Evet hem de burunlarının dibinde oldu bu olay ve Boran buna engel olamadı.Demek ki olayın müsebbibi Boran.Demek ki Boran bile isteye Azad’ın ölümüne göz yumdu.Aristo mantığı ile düşünelim öyle mi?

Pardon ama Boran Allah mı? Kaç kişiye tek başına yetecek veya göz kulak olabilecek? Azad'ın ölümünden nasıl olur da birinci dereceden Boran sorumlu hale getirilir Sıla'nın gözünde anlamadım.Arada kalmayan bir adama nasıl olur da ‘’ arada kalanı bile bilmem ne yaparım ‘’ cümlesini reva görürler?Anlamak güç.
Bugüne kadar Boran Sıla'ya verdiği hangi sözü tutamadı? Neyi yaparım dedi de yapamadı? Ne için Sıla'ya boş vaadler verdi.Kimimize göre Sıla’yı ayakya uyuttu.Kimimize göre yapamayacağı şeyler için haddinden fazla ‘’ bana güven ‘’ dedi.Aslında zaman kazanmak ,zamana oynamak istediğini ne bize ne de Sıla'ya anlatabildiğini sanmıyorum.

En baştan beri hep '' bekle Sıla,zamanı gelecek Sıla,bana güven Sıla,'' diyen adama '' boş konuştuğu '' için kızarken,aslında bu konuda ne kadar haklı olduğunu da görmeye başladık.Boran hiç bir zaman zemini hazırlamadan üzerine bir şeyler çıkmak istemedi.
Belki de en baştan beri yaptığı en büyük hata bu idi. Haddinden fazla ketumluğu.Taşı çatlatacak cinsten sakinliği ve kendinden eminliği.
Buna taban tabana zıt bir Sıla.Her şeye can havli ile her şeye saldırdı.Bazen gerektiği gibi ama çoğunlukla da hesaplamadan.Sadece Sıla yüzünden kaç kişinin canı yandı saydınız mı? Benim bildiğim 2 ölüsü var.Bazılarına göre 3 de olabilir.Üzgünüm ama bu böyle. Hep en son söylenecek şeyi en başta söylemesinden,hep Boran'a güvenmemesinden,hep başına buyruk işler yapmasından,hep ama hep ''ben bilirim ''demesinden.Güvenmemesinden,güvendirememesinden kaynaklanan bir çok sorun var şimdi önlerinde.Boran’ın en baştan beri yapmış olduğu en büyük hata bana göre Sıla’ya karşı hep ''pandoranın kutusu '' gibi davranmasıdır.Kendini hiç açmaması,açamaması ya da açmak istememesi,artık sebebi her ne ise ...Bu durum Sıla’nın O’na değil de kendi kafasında tarasarladığı ve oluşturduğu bir Boran’a tepkiler vermesine yol açmıştır.Yani Boran’ın en büyük hatası Sıla’yı kendisine güvendirememesi ve bunun için
‘’ yeterince ‘’ iletişim kurmamış olmasıdır.Gecikmiş bir takım girişimleri saymaz isek tabi.Bunlar girişimdi benim düşünceme göre iletişim değil.Ama adımdı yine de

Sıla’nın güven sorunundan kaynaklanan ve boyunu aşan şüpheleri ile artık kendisinin de başa çıkamayacak hale gelmesi bence onun saldırganlığının kaynak noktasıdır.

Güvenmek ile güvenmemek arasında mekik dokuyan Sıla son olarak hep tercihini ‘ '' güvenmemekten ‘’ yana kullanmıştır.''Seni sevebilirim ama karşında da olabilirim.''Bu çok normal bir cümle olmakla birlikte Sıla ‘nın kapıları Boran’a bir anda kapaması demekti.Resti çekmesi,aralıktan bile bakmaması demekti.Seti çekmesi demektir.Daha önce de dediğim gibi aralarındaki iletişim kapı arkası,duvar dinlemek ve eşikte dikilmek boyutunda olan bu insanlardan daha güçlü bir anlayış da beklenmesi hayal kırıklığı olur zaten.

Aşiret yönetmek ile şirket yönetmek arasında ne büyük farklar olduğunu Sıla anlamak istemedi bir türlü.Boran da ona anlatmak.18 yaşında bir kız Türkiye'nin en büyük holdingini yönetti ama kıytırık bir aşiret ile başa çıkamadı işte.Çıkamazsınız.Öyle kolay değildir.Sen karışma Sıla demekle ya da hayır Boran bildiğimi okuyacağım demekle işin içinden çıkamazsınız.Çıkılmadı da zaten.

Sevmek güvenmek demektir.Ben başka bir şey bilmem,anlamam.Bunu bilirim bunu söylerim.Sevdiğinize güven duymuyorsanız onunla yaşayamazsınız.Hayatınız mahfolur.Bitersiniz.
Yaşadığınız anın hep bir adım sonrasını hesaplamının en zor matematik problemlerini hesaplamaktan daha zor olduğunu tahmin edersiniz.Yorar insanı,yaşlandırır.Ömrünüzü böyle geçirebilir misiniz.?
Boran ‘’ canım’’ dedikçe Sıla ‘’ canın çıksın ‘’ diyor. Birbirlerini Ayşe ve Şivan Kahya’dan daha iyi anlayamamış olmalarına yanmaları lazım bence.Ayşe’nin güveninin binde birini Sıla kazanmış olsa idi Boran’a karşı ya da Şivan kahyaya bahsettiği planlarının küçücük bir kısmını Sıla’ya da anlatmış olsa idi Boran bugün aynı dili konuşuyor olacaklardı belki de.

Her ne kadar ara ara Boran’a kabahat buluyor olsam da yine de bu son dönemlerde ‘’ haksızlığa uğradığını ya da ona karşı vefasızlık edildiğini ‘’ düşünüyorum artık.Haksızlık bir yana vefasızlık daha da kötüdür bana göre.Tek kolu ile karısının şişmiş ayaklarını yıkamaktan çekinmeyen bir adamın sevgisine
‘’ inananılmasa ‘’ da bence saygı duyulmalıdır.'':img-hi:

Sıla’nın kendince yarattığı ,ezeliyeti belirsiz bu soyut nefretin altında ise bana kalırsa Boran’a karşı altından kalkamadığı bir minnet duygusu, vefa borcu ve eziklik duygusu yatmaktadır.Her canın çıksın deyişinde ‘’ ama ben seni hep seveceğim Sıla ‘’ diyen bir adama karşı verilecek mücadelede artık ancak zorla yaratılmış bir kin duygusu olmalıdır ki ,kalk boynuna sarıl Sıla diyen tarafına , otur oturduğun yerde diyebilsin.:icon_sorr

Sonsuz kere sonsuz kınadığımız,nefret ettiğimiz bir olayın gereksizce ,acımasızca ( her ikisi için de ) böyle flashbacklerle falan insanların gözüne gözüne sokulmasından son derece rahatsızlık duymaktayım.
Sıla’nın tarvmalarını beklediğimiz onca bölümler çöpe atılmış,bu olayın kendisinde yarattığı travmatik duyguların gösterilmesi 36.bölüme kadar saklanmış olamazdı değil mi? İstanbul’da gelinlik giydiği gün,parmak uçlarını seyredecek kadar utanmış bir Sıla,kendisini defalarca Boran’ın şefkatine bırakmış bir Sıla’nın , bir kapı kolu hareketinden ötürü 6 ay önceye dönüp Boran’ın aslında ne kadar da düşüncesiz bir hayvan olduğunu düşünmesi ,bunu bir de bebeğine söylemesi ne kadar inandırıcıdır bilemiyorum.
Ona güvenirken , Boran ile birlikte olabilmek için geceyi gündüzü ayırt etmezken, eşine tüm gönlü ile kendisini teslim eden bir kadının birdenbire böyle kapıları yeniden kilitlemesi için ya aynı olayı bir daha yaşamış olması ya da buna benzer bir durum içinde olması beklenmelidir.Birisine berdel kararı verilmesi ile bu olayın uzaktan yakından ilgisi olamaz,olmamalıdır.Buna külliyen kapris denir.Anlamadan,dinlemeden meydana çıkmış ,gereksiz bir kavgaya dönüşmüş bu ortamda kapıları kitlemenin,onun ne kadar da kötü bir adam olduğunu düşünerek kendisine acı çektirmenin ancak psikopatça ve sadistçe bir yanı olabileceğini düşünüyorum.Sanki bilerek ve isteyerek acı çekmek istermiş gibi.

Sıla’nın ruhunu özgürlüğe kavuşturcak olan yine Boran’dır.Kendisi değil.Çünkü Sıla’nın derdi kendisi ile değil,aşiret ile de değil.Onun derdi Boran ile.Bir türlü istediği kalıba sokamamış olduğu adam ile.
Boran’ı ele geçirse aşireti de dize getireceğini sanıyor.Şeriatın kılcı gibi tek darbe ile tüm kafaları düşürebileceğini sanıyor.Üstelik yüzüm yerde olacağına başım yerde olsun diyen birine karşı bileniyor.
Korkarım o yere düşen başa ağıt yakarken, ‘’ ben nerede hata yaptım ? ‘’ diyebilecek..

Çook uzun oldu farkındayım.Aslında aklımdakilerin büyük çoğunluğunu da yazmadım.Düşündüklerim uçtu gitti.Vakit ayırıp da okuyan herkese çok teşekkürler.
Ha bu arada imzamızı çok beğenip de kullanmak isteyen bazı arkadaşlarımız varmış.Bizim için no problem.Gülcan’ın ellerine sağlık.Ona da buradan tekrar teşekkürler.
Sevgiler.

mehtap sinmez
04-06-07, 19:46
HeMeRa nın anketine cavaplarımmm

1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?

en beğendiğim sahne; sabah uyandıklarında birbirlerine sarıldıklarını fark ettikleri sahne çok ciciydi:happy0064

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?

Celil ve emirin işe gittikleri sahne

3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

Mehmet Akif Alakurt, Cansu Dere ve Boncuk Yılmaz
Maa kesinlikle psikopat ve hamile bir bayana bir eş olarak nasıl yaklaşılmalı, peygamber sabrı nasıldır bu konular hakkında bizleri aydınlattı.

Cd; kesinlikle psikopat, hırçın ve her şeye rağmen seven bir kadını güzel yansıttı. Gerilim dalında tüm ödüller onun, hem gerdi hem gerildi:img-hyste

Boncuk Yılmaz; fırsat verildikçe kendisini gösteriyor zaten, tuttuğu yasta ve abisiyle olan konuşmalarında çok iyiy di


4-Aklınızda kalan replik

Ben seni hep isterim :img-in_lo
Savaşmak için sen bana güç değil, güçsüzlük veriyorsun. Unutma, arkasın da kaybedilecek şeyi olan savaşçı güçsüzdür.:good:
yerimin senin yanın olduğunu sanıyordum, yanılıyor muyum?


5-Sizce haftaya neler olacak?

Boranın vurulacağını sanmıyorum ben, daha önce de dediğim gibi, Boranı Cihana saklıyorlardır:icon_sorr
üç ihtimal var;
kuvvetlisinden zayıfa göre olası ihtimaller:
1) Narin öne atılır, vurulur abisine can borcunu öder.
Narini aramaya gelen Firuz bunu görür ve kalp krizi geçirir

2)Silahın önüne atılır Sıla vurulur.Sezon finalin de de erken ve tehlikeli bir doğum söz konusu iken, Boran ve Cihan karşı karşı kalarak Boran vurulabilir, böylece kalan yarım aklımızı da kaybedip, yaz sıcaklarında hep birlikte psikolog, psikolog dolaşırız, haberleşelim grup indirimi alırız :img-hyste

3) son sahne de Borannn... diye koşan Sıla Muharremi ikna eder sözleriyle, Muharremin zaten eli titriyordu vazgeçer. Şivan Sılaya gerçekleri anlatır. Sıla suçluluk duyar, üzülür,bütün bölüm boyunca Boranın peşinde dolaşıp kendisini affettirmeye çalışır. Anlamışsınızdır siz neden bu ihtimali en sona yazdığımı:img-hyste

bimkolik
04-06-07, 20:05
Şimdi biz bu kız kaçırma olayında Yezdanın ailesinin adının geçmesinden birşeyler mi çıkarmalıyız?
neden Yezda bağlantısı? Boran için başka süprizlere mi hazırlıklı olmalıyız?

ozguster
04-06-07, 20:14
Sahne 4. Limonata sahnesi… Ben mantıksız çok şey gördüm bu dizide. Ama bu limonata gecesi kadar anlamsızlığa ilk defa rastlıyorum. Boran’ın aşık bir adamın davranışından çok küçük bir çocuğun saflığıyla hazırladığı bu jestinin, tecavüz gecesi ile ilişkilendirilmesi ne kadar anlamlı ve yerinde olmuştu. Sıla’nın o limonataya bakarken ilk andaki tepkisiydi olması gereken. Boran’ın yatak odalarına girmeye çalışması ile zarar görecek olan saygılarının zaten Sıla tarafından çok önce Azad’ın yanına gömüldüğünü biri hatırlatıversin bir zahmet.


Limonataya çok kafa yordum ben de.Ne alaka bir şeydi,amaç neydi anlamadım.
Belki de Sıla'nın yapamayacağı ama Boran'ın onun canının çektiğini anlayıp da bir çırpıda yapabileceği bir şey bulmak istediler ki, yapılan harekete karşılık verilen acımasız tepki daha oturaklı olsun.
Genelde hamileler limona,sirkeye,ekşiye ve bu tarz şeylere daha çok aşerirler.Canları daha çok çeker.Sıla gece kalkıp süt koymak istese koyabilecek,su içmek istese içebilecek,ayran yapmak istese yapabilecekti.Ama limonata?? Tutturması zor bir tattır.Limonu sıkmak emek ister,şekeri dengelemek hüner ister.Vakit ayırmak gerekir.Soğuk içilmesi tavsiye edilir.:img-hyste
Böylesi emek isteyen bir içeceği hamile karısına hazırlayan ve kapısına kadar götürüp koyan adamın,kapı kolunu kıvırmasından ötürü düşüncesiz,saygısız ve tecavüzcü dönemleri ile hatırlanması abesle iştigal.
Sıla'nın kendisine karşı verdiği nasıl bir savaştır ki , o limonatadan bir yudum içse Boran'a karşı hükmen mağlup sayacaktı kendisini.Oysa bardağı kapı eşiğinde bırakmakla ve eşini kapı dışarı etmekle 1-0 galip geldi,başı göğe erdi sanırım.Yazık.:img-banne

nihz
04-06-07, 20:32
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?

Narin ve Boran'ın sahnesi güzeldi
Sabah beraber uyandıklarında Boran'ın tavrı güzeldi
Boran'ın limonata'yı kapı önüne koyduktan sonra ki duvar köşesinden gizli gizli gözleyişi harikaydı:img-in_lo

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?

Yüzsüz Ümmü+Con con Cihan-yatak= Mide bulantısı


3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

MAA

4-Aklınızda kalan replik?

Ne kadar çok seviyorsun böyle büyük şeyler söylemeyi ama söylediğin sözler yaptığın büyük hataları örtmüyor Sıla
Ben seni hep isterim Sıla:img-in_lo
Yüzüm yerde olacağına başım yerde olsun
Benim kaybedecek en önemli şeyim senin ve oğlumun hayatı
Öldürseydin eğer ölmekten değil ama seninle yaşayacaklarımı yaşayamadığım için pişman olurdum Sıla :img-in_lo


5-Sizce haftaya neler olacak?

Havalar nasıl olursa olusun sizin havanız iyi olsun:img-hyste


Birde unutmadan çekilen kürekler varmış, kürek çekenleriniz çok olsun:img-hyste haber vereyim dedim kürekler boşa çekliyor kollara yazık oluyor:img-hyste Ara gazları anca lamba yakmaya yarar:icon_whis ayağım gaza basmak isterse basar, çekmek isterse çeker:img-pilot
Dilkam'ın herkeslere selamı var bugün sessiz kaldı ama fırtınadan önceki sessizlik bu:img-wink:

maabel
04-06-07, 20:35
Şimdi biz bu kız kaçırma olayında Yezdanın ailesinin adının geçmesinden birşeyler mi çıkarmalıyız?
neden Yezda bağlantısı? Boran için başka süprizlere mi hazırlıklı olmalıyız?

Yezdanın diziye tekrar balıklama atlamasından hiç hoşlanmadım ama bu olayın sadece geçiştirilecek bir sahne oldugunu düşünmüyorum.:icon_sorr Sılanın yezdayı kıskanmasından çok büyük mutluluk duydum ama yinede Yezdanın flasbacklerine dayanamazken yeni sahnelere hayır.:img-cool2 Sılaya nekadar kıssamda Y... nin dirilmesini istemiyorum.LB nın mardinde olması korkularımı arttırıyor.:icon_sorr Yeni sahneler çekmesinler.Ne LB nede yezdayı görmek istemiyorum.::sad53:

sılam
04-06-07, 20:51
Canım kabinemgil ve Sılazede forumum hepinize iyi akşamlar:img-wink:

Canım mause’m benim puf ticaretinde baya zarara uğradık değil:icon_sorr Çünkü durmadan çakıldık ve artık puflarım bile işe yaramaz hale geldi:icon_sorr Evet bak çok güzel düşünmüşsün mermer ticareti:img-yes:
İlk siparişimizi kim için yapsak Kevser’e ne dersin yada Zinhar’a yok yok bence Cihan olsun.Şöyle işlemeli bir mezar taşı yaparız Hayatı boyunca tipsiz olarak yaşadı bari mezar taşı yakışıklı olsun:img-hyste

Özgü’şüm canımıniçi ne güzel yazmışsın:good: inan limonata göresim bile yok.Böyle güzel jesti ancak Sıla gibi birisi bozabilirdi.Taş kalpli birine bile böyle güzel jest yapılsa eminim anında yumuşardı.Mağlubiyeti kabul ediş olarak kimse algılamazdı.:icon_whis

Bimkolik canım Yezda olayı bence Sıla’nın kıskanıp daha çok bilenip canını yakması için düşünülmüş.İlk sözü anında geliverdi bile.Adam tek koluyla bile biricik karısının ayaklarını yıkarken Sıla anında lafı yapıştırıverdi.’’senin kaç canın daha var’’ Erinin körü :img-pilot .Adam sana daha ne yapsın da yaransın.Böyle bir nimeti bulduğuna şükretmiyorsun da durmadan laf sokup duruyorsun.Her bölüm Sıla’dan inciler duymaya devam ediyoruz:img-pilot .

Başına iş açması konusuna gelince hemde çok büyük dert açılacak.Muharrem’in orada bir şey yapacağını sanmıyorum.Sıla Boran’ın önüne atlayacağını da sanmıyorum.Sadece uzaktan bağırır durur.Sıla vurulmayacak Boran’ın da vurulması demode oldu her bölüm nerdeyse ya vuruluyor yada Sıla’nın hayatını kurtarıyor.Muharrem orada bir şekilde vazgeçecek ve Boran Mesude ve Muharrem'i kaçıracak olaylar ondan sonra gelişecek.Boran’ın bu işi düzenlendiği çıkacak ortaya başı çok büyük derde girecek.Bu olaylar gelişirken Sıla Boran’ı her zaman ki gibi yine kötü bilecek.Öğrendiği zaman iş işten geçmiş olacak çünkü bu olaydan ikisinden birinin canı çok yanmış olacak.Ya Sıla ya Boran’ın vurulmasıyla yada Bedirhan’ın erken doğumuyla son bulacak.
(bölüm hakkında o kadar güzel yorumlar analizler yapıldı ki bende önümüzde ki bölümle ilgili tahmin yapayım dedim:img-wink: )

marenostrum
04-06-07, 20:57
Onun çocukluk ya da hırçınlık değil, psikolojik açıdan çökmüşlük ile bu halde olduğunu anlamayan, ona psikolojik yardım kapılarını açmayanların yaptıkları şeyler umrumda olabilir mi? :img-beee:

Ahh mare'm 12. bölüm ile başlamışım ben bu kızı bir doktora götürün demeye...:icon_sorr

Canim Turuncum...

Mesajinin bu kismini, cok onemli oldugu icin ve bu paragraftan yola cikarak birsey soylemek istedigim icin alinti yaptim. Senin de belirttigin gibi Sila'nin ozellikle bu haftaki davranislarinin nedeni ne kucuklugu, ne de hircinligi; Sila psikolojik olarak tumuyle cokmus durumda. Ve Turuncumun uzun suredir soyledigi gibi Sila'nin doktora gitmesi sart... Beyinsel bir enkazin kendi basina toparlanmasi yillar, on yillar hatta bir omur alabilir. Coktugunuz kadar cabuk toparlanamazsiniz. Belli bir esigin uzerindeki acilar ve yikintilar yasadiginiz iyi seylerin etkisiyle, herseyin duzelmesiyle, tum hayatinizin cennet bahcesi olmasiyla bile duzelmez. Ilk once bunlari gorur ve degerlnedirir hale gelmeniz, getirilmeniz gerekir. Ve iyi olmak icin asla ve asla sizi yikan seylerin duzelmesini beklememelisiniz. Yasadiklarinizdan bagimsiz bir iyilik hali hakim olmali psikolojinizde. Yargi yetisini enkazi icinde yitirmis bir ruh gecen bolumki Sila gibi olur. O, ruhunu disinda yasiyor ama disinda bu sekilde yansima gostermeyenler bile iclerinde ayni cildirmisligi, isyani, huznu yasarlar... Bu hal psikolojik tehlike sinirinda artik. Bu sinira gelmeden duzeltilmeliydi. Boran onu kolundan tuttugu gibi doktora goturmeliydi. :sad53:

Bu kiz tecavuzu hic kimseyle paylasamadi, Boran'a bu konuda agzini acip bir cift kelime soyledigi yegane zamanlar 20. bolum bulusma sahnesi ve gecen bolum ayak yikama sahnesi oncesi... Yalnizca bu bile delirtici bir neden.. Yasamanin travmasi ayri, hic paylasamamis olmanin travmasi da artisi. Boran dahil bir Allah'in kuluna bu konuda ne hissettigini soyleyemedi. Ne yazik ki bu tur olaylar "Affetti, gecti, simdi bu da ne oluyor??" denilecek kadar basit olaylar degil... Mukemmel, sabirli, akilli, sagduyulu Boran'in bile Abay'ina ihtiyaci var.. Sila'nin hic mi kimseye ihtiyaci yok??? Olsaydi, Sila herseyini birileriyle paylasabilseydi; boyle olmazdi. Ruhundaki karanlik agzindan azicik da olsa cikardi. Ama su asamada bu bile yeterli degil. Sila'nin acilen bir psikiyatriste ihtiyaci var... :icon_sorr :icon_sorr

Herkese sevgiler...

nihz
04-06-07, 21:00
Mola ağaya ayrı gıcık oldum:icon_twis . Yüzü batsın buların, Allah’ın cezası heriflerin yüzü yüzünden insanların hayatları mahvoluyor:dito .
Boran çok yerinde bir davranış gösterdi:img-yes: . Düşünmemesi anında kara vermesi ve ardından da Şivan’a el altından yapması gerekenleri bildirmesi çok yerindeydi.
Sıla’ya söyleseydi iyi olurdu tabi ama söylememesine de hak veriyorum. Bir çuval inciri berbat etmek konusunda bir numara olan Sıla bu işi de berbat edecek bir yol bulurdu.
Boran’ın bana güven Sıla demesindeki sebebi düşünmeyen Sıla’ya kızmayı tercih ederim. Her tercih bir vazgeçiştir kısacası ben Sıla’dan çoktan vazgeçtim:img-pilot . Zaten meclis olarak da safımızı belirledik 2. bir emre kadar Boran’ın yolunda ilerlerim:img-wink: .
Yezda konusunda da kestane şekerinden daha tatlı Diyar’ım tespitlerine sonuna kadar katılıyorum ekleme yapmaya hiç gerek yok. Diyar’ım kaderimizde Yezda’yı da savunmak varmış:icon_sorr .

maabel
04-06-07, 21:01
Sıla borana kendini bırakmayı teslimiyet olarak kabul eder ve ona teslim olmaktan yaşadıklarını unutmaktan korkar ama farkında olmadan sıla kendi gölgesinde hem boranı hemde aşkını kaybetmek üzeredir.:icon_sorr

Komşu köydeki tahminlerden aldıgım bu alıntıdan 37 bölümünde sıla hanımın saçmalıklarıyla geçecegini anladım.Biri bana anlatsın Boran sılaya ne yaptı da Borana teslim olmaktan korkuyor.:sad53: Kocasını çok sevdigini söyleyen bir kadın nasıl sevgisini teslimiyet olarak görür.:icon_sorr Sıla hanım savaşı törelere degilde Borana aşmış.
Boranın yaptıgı okadar güzelligi görmeyip herşeyin sorumlusu bilemesi çok acı.Nihayet bu yaptıklarının cezasını bulacakmış.Boranı kaybel üzereymiş.Sıla dua etsin Borana başkası olsa çoktan kapıya konulmuştu.:img-hyste
JESS nerelerde gerçekten merak ettim .:img-wink: Formda olmadıgı okadar belliki.Benim tahminim Boranın çektiklerine dayanamayıp konagı basmaya gittigi.:img-hyste Jess nerdeysen çık ortaya.:happy0064
Kendinize iyi bakın .iyi geceler.bye

sılam
04-06-07, 21:03
-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?
Boran’ın Sıla ile kendi berdellerini hatırlatarak Sıla’yı yumuşatmaya çalışması
Boran’ın güvercinlikte huzur bulmaya gittiği sahne

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?
Azad’ın flashbackleri :mad72:
Sıla’nın kapıyı kilitleyip anlamsız ve gereksizce Boran’ı saygısız ilan etmesi:hıh
Cihan’ın iğrenç aşk üçgeni:icon_mad:

3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

Tabiki MAA:img-wink:

4-Aklınızda kalan replik?

Ben seni hep isterim Sıla:img-blush
Ne kadar çok seviyorsun böyle büyük şeyler söylemeyi ama söylediğin sözler yaptığın büyük hataları örtmüyor Sıla :happy0064
Yüzüm yerde olacağına başım yerde olsun:icon_sorr
Öldürseydin eğer ölmekten değil ama seninle yaşayacaklarımı yaşayamadığım için pişman olurdum Sıla :blush:

5-Sizce haftaya neler olacak?

Biraz önce ki yorumumda yazmıştım.Ne Sıla nede Boran vurulacak bu bölümde.Boran Mesude ve Muharrem’i kaçıracak.Başı çok büyük derde girecek.Sıla ile arası yine limoni olacak:icon_sorr

asu
04-06-07, 21:09
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?

Sıla'nın hazırladığı limonatadan alan Boran'ın yüzünün aldığı şekli ve bu sahneyi tek geçiyorum. Zavallı Boran Ağa. O limonatayı içerken Allahım ben kimlere kaldım diye düşünmüştür kesin.Çok bilmiş antitöreci gelinağam da bir limonata yapmayı öğrenememiş. Ama bu arada şunu da merak etmedim desem yalan olur. Bir limonata nasıl bu kadar kötü yapılabilir ki. En fazla şekeri az olur. Biraz şeker eklersiniz olur biter değil?

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?

Boran'ın Sıla'nın ayaklarını yıkaması. Bir ağaya hiç yakıştıramadım. Üstelik tek kolu da sargıdayken yazık günah. (Demek ki çok kokuyordu adamcağız ne yapsın.)


3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

MAA tabii ki bir de Komşu Hatice dermişim :img-hyste

4-Aklınızda kalan replik?

Siz canımın iki yarısısınız.
Ben seni hep isterim Sıla

5-Sizce haftaya neler olacak?

Aman kimse vurulmasın da ne olursa olsun. Yorum yapamıyorum ama Sıla zaten yapacak birşeyler bulur. Hiç bişey yapamazsa öyle bir dolduruşa getirir ki Muharrem kendini vurur. Çocuğun hiç aklında yokken hem de.

meriremail
04-06-07, 21:11
arkadaşlar geçen gün mehmet faraçla(eski konsept danışmanımız) ile görüştüm......(e-posta aracılığı ile sağolsun sorduklarıma 10 dk lık sürelerde cvp verdi...beni ekipten biri sandığı belliydi....
ben ne kadar şey acaba neden töre hakkında rakiplerine göre bu kadar iyi bir işten neden çıktınız dediğimde?
neden soruyosunki? biliyorum...senin herşeyi bildiğini......gördün sende olanları tarzında konuştu........
ve ekledi yaklaşık 10 bölümden sonra zaten dizinin kötüye gittiğini söylüyodum fakat 15 e doğru gül HANIM...töreleri esasının dışına çıkarak anlatmaya başladı...
çok uyardım .fakat sözümün geçmediği yerde.....

tarzında birkaç söylemde bulunurdu..
tam olarak konuşmaları yayınlamak isterdim fakat bu izin almadan kötü olur gibi geldi.....(hoş ginede yukarıda yazdım cvpladıklarının bir bölümünü)



galiba bizde mehmet faraç eksikliği hissediliyor.....çekimlerdeki payı neydi bilmiyorum ama......gerçektende 10-15 te dizi bye bye der gibiydi.....


not:yukarıda yazdığım e-posta alıntıları internet ortamında gerçekleştiğinden.......
mehmet faraçı tanıyanlarınızdan bir isteğim var geçenlerde böyle bir konuşma yaptımı diye sorarmısınız? çünkü belkide hacker durumları vardır....sanmıyomda...

birzey
04-06-07, 21:11
konuya biraz balıklama dalacağım ama bende bişeyler yazayım dedim...şimdi..lb madem mardinde ve çekimler için orda olabilir diyoruz bende şöyle olacak diyorum...
* çekilen silah patlayacak...
* boran hastanelik olacak...
* hastanelik olan boranın kalp atışları bir süreliğine duracak...
* kalbi duran boranın ruhu yukarılarda kendini izlerken yezdanın ruhu yanına gelecek...
* boranın ruhu huzur bulmuşken...
* yezda tutup sıla seni seviyor sizin bir çocuğunuz olacak geri dön diyecek...
* boranda bedenine geri dönecek tabi bu arada elektroşok 360 a şarj edilmiş olacak...
:img-hyste :img-hyste
çok uçtum değil mi...
ama bence diziden daha mantıklı....

mehtap sinmez
04-06-07, 21:27
konuya biraz balıklama dalacağım ama bende bişeyler yazayım dedim...şimdi..lb madem mardinde ve çekimler için orda olabilir diyoruz bende şöyle olacak diyorum...
* çekilen silah patlayacak...
* boran hastanelik olacak...
* hastanelik olan boranın kalp atışları bir süreliğine duracak...
* kalbi duran boranın ruhu yukarılarda kendini izlerken yezdanın ruhu yanına gelecek...
* boranın ruhu huzur bulmuşken...
* yezda tutup sıla seni seviyor sizin bir çocuğunuz olacak geri dön diyecek...
* boranda bedenine geri dönecek tabi bu arada elektroşok 360 a şarj edilmiş olacak...
:img-hyste :img-hyste
çok uçtum değil mi...
ama bence diziden daha mantıklı....



Gerçi bu teori bile beni öldürür, yani Boran Yezdayı dinleyip geri dönecekse hayata , hiç dönmesin. O durumda bile Sılanın sesini duymasını tercih ederim doğrusu, " Sana sesleniyorum, duymuyormusun? yapacaklarımız bitmeden nereye gidiyorsun, sen benim yaşam sebebim, çemkirme sebebimsin, sen olmadan çemkirmenin de, hırçınlığında tadı tuzu yok, gider ayak yapacak işlerimiz var gider ayak daha sana yapacağım eziyetler var gider ayak :img-hyste " yani buna bile razıyım.
Ancak, Leylanın Mardinde olması bilemiyorum ikinci bir Gümüş vakkasını kaldıramayacağım,:img-blush yezda dirilmesin de sen yine uç arkadaşım senin teorin de kabulümdür.:happy0064

mehtap sinmez
04-06-07, 21:47
Ben den de Leylanın Mardinde olma sebebini açıklayacak bir teori.
Şimdi malum Cihan sanki yezdayla aralarında bir şey varmış gibi Boranı suçluyor ya yezdayı elimden aldı diye. Bu konu hiç açıklanmadı, öylece kaldı bence bu konu bir gün ışığına çıkartılmalı, Sılaya; yezdayı kıskanması konusunda hak veriyorum ben. Eşinizin hayatta olan ilk eşiyle veya sevgilisiyle baş edebilirsiniz, ancak ölmüş bir eş hele ki ortada yaşanan ve devam eden bir aşk sırasında ölmüş bir eş söz konusuyken kesinlikle durum vahimidir.Kafa da sürekli bir acaba kalacaktır, hala seviyor mu? unutamadı mı? şeklinde. İşte bu yüzden bence, Yezda ile Cihanın varsa arasında ki ilişki açıklansın mesela yezda; Cihana " Sen ağalığı Borana kaptırmışsın, sen değil o ağa, ayrıca Boran, daha yakışıklı, daha karizmatik, daha bir yaşama sebebi durumu var:img-hyste bu yüzden seni terk ediyorum" demiş olsun, ne olur demiş olsun . Bir şeyi kırk kere söyleyince olurmuş ya ,ben iki kere dedim kaldı 38 arkadaşlar:img-hyste yoksa gerçekten sevilen, tapılası , sevdiği için kendisini feda etmiş, iki erkek tarafından paylaşılamayan kadın tiplerine Sıla gibi bende katlanamam doğrusu.
27. bölüm Cihanın Sılayı yezdanın kendisini attığı tepeye çıkartıp, yezdayı övdüğü, Sılayı küçük düşürdüğü konuşmayı unutamıyorum, çok sinir bozucuydu.
:img-blush

zeynepsudem
04-06-07, 21:59
konuya biraz balıklama dalacağım ama bende bişeyler yazayım dedim...şimdi..lb madem mardinde ve çekimler için orda olabilir diyoruz bende şöyle olacak diyorum...
* çekilen silah patlayacak...
* boran hastanelik olacak...
* hastanelik olan boranın kalp atışları bir süreliğine duracak...
* kalbi duran boranın ruhu yukarılarda kendini izlerken yezdanın ruhu yanına gelecek...
* boranın ruhu huzur bulmuşken...
* yezda tutup sıla seni seviyor sizin bir çocuğunuz olacak geri dön diyecek...
* boranda bedenine geri dönecek tabi bu arada elektroşok 360 a şarj edilmiş olacak...
:img-hyste :img-hyste
çok uçtum değil mi...
ama bence diziden daha mantıklı....


Sevgili Birzey,
Sen böyle bir tahminde bulununca, aklıma geldi. Zerda dizisinde de, yaşanan buna bire bir benzeyen, böyle bir sahne izlemiştik canım. Zerda vurulmuştu, komadayken, Şahin Ağa' nın ruhu gelip, Ona oğlumuzu ve hayatı bırakma demişti. :img-help:

35. bölümde Azad' ın ruhu gelip, son bir defa Narin ile vedalaşmıştı.
Bu sahne Forumdaki arkadaşlardan çoğunun hoşuna gitmişti. :img-wink:

Boran' ın vurulmasını hiç istemiyorum. :img-cool2 Ama bu dizide, her an hiç ummadığım şeyler olabiliyor. Böyle bir durum olursa, belki Boran komadayken, Yezda' nın ruhu, Ona hayatı bırakmaması için, telkinde bulunabilir.
Sevgili Mehtap Sinmez arkadaşımın dediği gibi, Ben böyle bir durum olursa, Boran' ın, Yezda' nın ruhu ile değil de, Sıla' nın, Boran' ın ellerini tutarak ve öperek Ona sıcak nefesini hissettirmesini, aşk ve güç verici sözler söyleyerek, hayata tekrar sarılmasını, sağlamasını yeğlerim. Çünkü ben Boran' ın Yezda' yı unuttuğunu, Onun için hayatta tek sevdiği kadının, kadınım dediği Sıla' sı olduğunu düşünüyorum.

Canım forumum, sevgili arkadaşlarım iyi geceler, ::sad53:

vanessa19
04-06-07, 22:10
boran ugruna ölumu goze aldıgı yezdayı hıc unutmadıkı...sılaya asık oldu yenıden sadece bu...onun ıcın durmadan yezda dırılsın dıyorumya....mehmet gıbı aklı karısır da sılanın aklını basına toplaması gerekır...:img-hyste

pembe de sıla sıper edıyor kendını yazmıslar...enteresan...

abayımı ozledım...boranın bu kadar ona ıhtıyacı varken...o yok...

yağmur yüreklim
04-06-07, 22:10
konuya biraz balıklama dalacağım ama bende bişeyler yazayım dedim...şimdi..lb madem mardinde ve çekimler için orda olabilir diyoruz bende şöyle olacak diyorum...
* çekilen silah patlayacak...
* boran hastanelik olacak...
* hastanelik olan boranın kalp atışları bir süreliğine duracak...
* kalbi duran boranın ruhu yukarılarda kendini izlerken yezdanın ruhu yanına gelecek...
* boranın ruhu huzur bulmuşken...
* yezda tutup sıla seni seviyor sizin bir çocuğunuz olacak geri dön diyecek...
* boranda bedenine geri dönecek tabi bu arada elektroşok 360 a şarj edilmiş olacak...
:img-hyste :img-hyste
çok uçtum değil mi...
ama bence diziden daha mantıklı....

Zeynep'cim bende şöyle düşünüyorum
** tamamen mantık çerçevesinde olmalı..GO mantığı**
Yezdadirilir gelir..
Sıla ve Boran'ın arası gittikçe kötüleşir. Birde Yezda çıkınca Boran arada kalır.. Sıla sinirlnir Bedirhan doğunca gider kendini atar uçurumdan. sonracıma Yezda Bedirhanı büyütür tabi bu arada yine sudan sebeplerden ki bunlar en büyük sebepler Boran ve Yezda'nın arası bozulur bir kavgadan sonra Yezda gider kendini atar sonra Sıla çıkar gelir..
ben iyi değilim.. mantık aramadıım hatta zevkle izlemediğim bir dizi için yorum yaptım..
canım çok skkın ben bu dizi için kaç ay heyecan yaşadım.. gün saydım saat saydım kendime acıyorum
rahatsızlık verdim ççözür dilerim

zuzu
04-06-07, 22:12
-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?

* Boran in bagevinde Narin i gorup onunla konustugu sahne bence bu haftaya damagasini vurdu...

o nasil bir goz temasiydi oyle kardesine bakarkenki huzun ve aci nasil da gozlerine yansimisti...

dokunmaya kiyamiyordu resmen.....

*senden nefret ediyorum diyen sila ya ''PEKI SILA ''diye cevap veren BORAN in yuz ifadesi tavri....

*Sabah uyanip silanin gogsunde yatan halini goren BORAN in yuzundeki ifadeve sila yi oksamasi superdi bence..............


2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?

* Ummu ye ben tahammul edemiyorum...

acizligi ve ezikligi beni sinir ediyor....



3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?

Tabii ki MAA..

Boncuk Yilmaz ve Cansu Dere........


4-Aklınızda kalan replik?

* senden nefret ediyorum diyen sila ya ''PEKI SILA ''diye cevap veren BORAN in yuz ifadesi tavri....

* Ben seni hep isterim SILA

* Ne kadar çok seviyorsun böyle büyük şeyler söylemeyi ama söylediğin sözler yaptığın büyük hataları örtmüyor Sıla

* Yüzüm yerde olacağına başım yerde olsun!!!

* Öldürseydin eğer ölmekten değil ama seninle yaşayacaklarımı yaşayamadığım için pişman olurdum Sıla

5-Sizce haftaya neler olacak?

artik tahmin de bulunmamaya ve hayal kurmamaya calisiyorum ....

mehtap sinmez
04-06-07, 22:32
Hatırlarsanız 6. bölümde Sıla Yezdanın odasının kapısını açtırmaya çalışmıştı da . Kevser hanıma" niye bu kapı kilitli diye "sormuştu" Kevser hanım da önemli olan bu kapının kilitli olması değil, senin Boranın kalbinden yezdayı söküp atman, işte o zaman ben sana kadın derim " demişt. Gerçi Kevser Hanım şimdi ki aklı olsa bu akılları Sılaya vermezdi ya neyse.:img-blush

Benim söylemek istediğim, Yezda çıkıp gelse, Boran Sılayı mı tercih eder , Yezdayı mı? bence kesinlike Sılayı tercih eder, ama sadece oğlunun annesi olduğu için değil, bence Boran Sıla aşkı defalarca sınandı ve sınanıyor da, şu aralar Sılanın hal ve tavırları eminim Boranın aklına ara ara Yezdayı getirecektir, ama sadece o kadar. Unutmayalım ki sürekli aynı fikirde olan çiftlerin, yaşam sebebi yaşam sebebi şeklinde ortalarda dolaşması kesinlikle münasip değildir, fikir çatışmaları, küçük kavgalar tabii dozonda kalmak kaydıyla münasiptir.:img-hyste Düşünsenize, hep aynı fikirde olup, sevgi yumağı halinde yaşayan bir çifti çok sıkıcı bence, iyi ki yezda ölmüş, yoksa sürekli şaç tarayıp, birbirine anlamlı bakışlar atan bir çift izleyecektik. Ben razıyım Sılanın "Senden nefret ediyorum "demesine :happy0064 Maa nın da bir röportajında dediği gibi; "zaman zaman yanlış anlaşılmalar da olsa, Sıla boran aşkı toprağa kök salacak" :good:

ozguster
04-06-07, 22:34
Şimdi BG bitti.Ceren öldü galiba.Bunlarda töre yok , aşiret yok ama başlarında töreye de aşirete de bedel bir aile olduğu için mahfoldular.Zavallım son nefesinde Ece'ye iyi bak dedi kocasına.
Bizimkilere gelince ben de Güllüşüm gibi ne Sıla'nın ne de Boran'ın bir kurşuna hedef olacağını sanmıyorum pek.En azından 37'de.
Çünkü bana göre Diyarbakırlı aşiret ağaları Boran'ın başına 38'in sonunda bela olacaklar.İki bölüm sonra Boran vurulabilir.
Yezda konusunda benim de iki çift lafım var.Boran Sıla sayesinde Yezda'yı neden sevdiğini tekrar tekrar hatırlıyor.Durduk yere mi ?Hayır değil.
Yezda'da yaşadığı dingin,sakin,sükut içinde ama başkaldıran aşk yerini fırtınalı,yorgun ve cephe savaşına dönen başka bir aşka bırakmış durumda.
Her yorgun savaşçı gibi,O'nun da ruhunu şu sıralar dinlendirecek güvercinlerinden başka bir de anıları kalmış gibi gözüküyor.Abay'ı da çok özlediğini düşünürsek ona huzur veren anılara sığınması Boran'ın kendi ruh sağlığı için önemli.Stres,gerginlik,stratejik planlar...Nereye kadar.Halbuki sevdiğinin kollarında huzur bulup uyumak,uyanmak varken.

filinta
04-06-07, 22:36
1-Bu hafta en beğendiğiniz sahne?
sabah uyandığında kolunda yatan sılayı gören boranın her hali

2-Bu hafta size göre en gereksiz sahne?
ümmü cihan

3-Bu hafta en beğendiğiniz performans?
Mehmet Akif Alakurt

4-Aklınızda kalan replik?
yüzüm yerde olacığına başım yerde olsun
ben seni hep isterim sıla

5-Sizce haftaya neler olacak?
no comment:icon_whis