PDA

Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-8


Sayfalar : 1 2 [3] 4 5 6 7 8 9 10

Hirotaro
15-03-07, 00:58
benim aslında en çok merak ettiğim konuların başında,Ümit acaba Tarık'ın gerçek Tarık olduğunu anlayacakmı ? Anladıktan sonra ne yapacak ?

muratdemir
15-03-07, 01:43
Şimdi, gelelim 34 ve 35. bölümde ki konuk oyuncumuza.... hiç kimse Burak'ı,
Cenk Bora ve Mert ile benzer bir kefeye koymamalı. Bu saydığım kişiler, dizi içinde yaratılmış rollerdi.... Burak, gerçek hayatta da var olan bir sanatçı...
Kimse gerçekte var olan bir sanatçıyı, diğer oyuncuların rollerinde olduğu gibi, kötü , dolandırıcı ya da aşkı için uğraşmadan, kuyruğunu kıstırıp gidecek bir tip olarak yansıtamaz. Bu nedenle Burak, geldiği gibi sanatçı kimliği ile çıkacak diziden, ve , çıkarken arkasında birbirine daha da fazla bağlanmış bir çift bırakıcak. (umuyorum ki Naz'ın algılama güçlüğü hafifleyecek)


Bu çok yerinde bir tespit. Burak'ın dizide olduğu sürede olumsuz bir rolü olacağını ben de tahmin etmiyorum.

ebru.karaca
15-03-07, 02:05
Herkese iyi akşamlar..

Eee, bu hafta nasılsınız? Geçen haftaya oranla daha relax izlemişsinizdir herhalde. Bence aynı doğrultuda, çok benzer bölümlerdi. Ama geçen haftanın üstüne bu hafta için olumsuz yorum göreceğimizi pek sanmıyorum. :)

Başlamadan önce söylemek istediğim bir şey var. Dizide, yakın tarihe ilişkin hatırlamaları sevmiyorum. Bu hafta, şömineli sahne, geçen hafta otel odasında kapıdaki sahne.. Yani, zaten bu kadar yakın zamanda izlemişiz, hem de kaç kere, ezberlemişiz, daha unutmadık ki, o kadar dakikayı o sahnelerle geçiştiriyorsunuz.. Değil mi ya?

Neyse, yine güzel bir bölümdü. Yine anlatmaktan zevk duyacağım :)

Öncelikle ilk hoşuma giden sahne, Tarık'ın şömineli sahne konusundaki konuşmasıydı.

TARIK: Fazla yağa bulamışım.. Bu bana ders oldu. Bir daha hayatta elimi sürmem!

Yani Naz'ın ne yaptığını anlayabilmiş değilim. Göl kenarındaki o yaşanan harika şeylerden sonra, hala kıskandırmak adına böyle basit oyunlara girmesi çok komik.

Ama Tarık'ın sözünü çok sevdim. :) Oh olsun Naz'a. Nasıl da bozuldu.. :);)

Aynı zamanda da onu kıskandırmaya çalışırken, kendi ne kadar kıskandı. Biriyle buluşacağını duyunca..
Ümit'in telefonunu bir kapışı vaaaarr.. Hah haa..

Güya burun hala havada ama arabada Tarık'a söylediği şey ile açık verdi o da :)

NAZ: Bakma öyle! Şoförüm romantik bir gece planlamıştı. Birbirimize bakarken, şömineden odun düşmüş, evi yaktık mı diyecektim? :)

Aslında bu cümlede de ne anlamlar gizli.. :)

ebru.karaca
15-03-07, 02:07
Aslında birbirlerine itiraf ettirmeyi istedikleri her şeyi, kendi içlerinde en uç noktada yaşıyorlar..

NAZ: Sen, hani bir arkadaşınla buluşacaktın?
TARIK: Vazgeçtim.
NAZ: HIII, İYİ! (Güzel bir örnek :) )
TARIK: Bunun için mi aradın?
NAZ: Yoooo, evde süt bitmiş. Gelirken süt al. Geç kalma.. (Alın size, klasik bir karı-koca muhabbeti :) )

Şu müştemilatta kapıyı kapatma ve açmama muhabbeti de güzeldi. Tarık'ı ilk defa bu kadar kararlı gördüm açıkçası. Hoşuma da gitti. Sıkılmıştım artık, yok yapmam dedikten sonra hemen vazgeçmesinden.

TARIK: Ne var?
NAZ: Asıl sana ne var?

Kıskançlıklarını seviyorum. Çok eğlenceli oluyor. Ama 33. bölümdeki yaşananlardan sonra tekrar bu günlere dönmek geri adımmış gibi geliyor. Yoksa çok komikler :)

Bütün bir günü didişme ile geçirdiler. Ama sonunda Naz'ın Tarık'a yemek getirmesi çok hoştu. Taaa ki, konuşana kadar.. Tarık tv başında ne de tatlıydı öyle. Yahu uzun zamandır yazmamıştım, unuttum sanmayın, bu Barış ne yakışıklı çocuk.. İzlemek keyif veriyor. Merve çok güzel, Barış da çok yakışıklı. Onlar keyif vermesin de kim versin? Levent ile Ela mı? :) (Adlarını doğru mu yazdım, emin değilim. Ama siz anlamışsınızdır :) )

Tarık da, orada çok güzel laf etti. Anlayana tabi..

TARIK: Üçünün de ortak yanı, kompleks değildi Naz hanım.
NAZ: Neydi peki?
TARIK: Onu da siz bulun..

ve şu filmlerdeki çıkışlar -girişler- sarılışlar üzerine yaptıkları konuşma. Daha doğrusu Tarık'ın konuşması. Çok güzeldi. Ama Naz çuvalladı yine. Caaaanım konuşmayı berbat etti. :(

Neyse, öyle işte. :)

ebru.karaca
15-03-07, 02:09
Ya TARIK CEBELİ'ye ne demeli? :) Duyunca bana bir tuhaf geldi. Cık cık.. Hiç olmadı.. :)

Naz'ın Tarık'ın tepsiyi getirişini beklemesi de güzeldi. Bu kız, Tarık'ın da dediği gibi, iyi başlıyor da devamını getiremiyor.

Oradaki dirsek muhabbetini sevdim. Çok güldüm. :)
Hele de sonunda Tarık'ın sözlerine bir kahkaha kopartmışım..

TARIK: Anlaşıldı. Sen yarın o dirseği at diye yalvaracaksın. Farkında değilsin. Hihi..

Gelelim, Barış'ımızın şarkı söylediği kısımlara...

1)

NAZ: Sana şarkı söylemeni emrediyorum!
TARIK: Uykusuz her geceeeeeeeee
Bu soğuk kahvedeeeeeee

.:img-hyste

Çok güldüm yahu. Oh olsun Naz'a.
Aaa, Vahi ve Ümit'in halini de es geçmemek lazım. Kulaklarında o pamuklarla onlar da çok komik görünüyorlardı.


2)

Bir gün belki hayattan
Geçmişteki günlerden
Bir teselli ararsın
Bak o zaman resmime

Ah ah, yine bir Cem Karaca klasiği ve yine Barış müthiş söyledi. Siz de kendinizi Akademideymiş gibi hissetniz mi? :) Ben bayıldım. Doyamadım. :)

Burak da ne güzel söyledi ama..

BURAK: Dün seni dinlerken kendi kendime demiştim. Ya bir insan bu kadar mı iyi, kötü şarkı söyler diye.. :)

Çok tuttum bu sözü ;)


Burak'a geçen hafta sinir olanlar sanırım bu hafta fikirlerini değiştirmişlerdir. Valla ben kendi adıma rahatlıkla söyleyebilirim ki, geçen hafta da gıcık olmamıştım,ama bu hafta bayıldım. Hele o Naz'ın burnundan getirdiği sahneler yok mu, bittim resmen. BİR DAHAAA.. BİR DAHAAA.. BİR DAHAAA.. :)

BURAK: Tarık'ın elinden bir tutan olsa, ikinci bir BARIŞ AKARSU olur.
TARIK: Niye 2. Barış? Belki geçer, 1. Barış olurum :)

Bu Tarık Cebeli'nin, Tarık Tekelioğlu ile yarışması yetmiyormuş gibi, şimdi de Barış AKARSU ile yarışması çok zor olacak. E kolay mı öyle insanın kendi ile üç farklı kişi yerine yarışması? :) :)

3)

Gelelim, üçüncü parçaya..

Son pişmanlık neye yarar?
Her şeyin bedeli var.
Olmadı yar..


Olmadı Tarık.
Olmadı Barış...

Yani arkadaşlar, belki bazılarınız bana kızacak ama söylemeden geçemeyeceğim. Ben bu şarkıyı ve yorumu sevmedim. Orada herkes ayakta alkışladı ama ben ilk defa Barış'ın dizide söylediği bir parçayı yorumlamasını beğenmedim. Sanırım çello ile söylenebilen bir parça ve o tarzda olsun istediler. Bilemiyorum.

Neyse, fazla söze gerek yok.

ebru.karaca
15-03-07, 02:11
Naz Burak'ın yanında nasıl da saçmaladı öyle. Hatta artık çıkabileceği son raddeye erişti diyecektim. O kadar yani. Tarık ben eşyalarımı toplayayım dedikten sonra da daha da abarttı tabi. O yükselişler sırasında Tarık'ın arkadan arkadan usul usul kayboluşları ne güzeldi. Tabi devamın gelse daha iyi olurdu. Mesela gerçekten gitse.. Dizinin gidişatı açısından Tarık'ın gidişi pek uymazdı elbette ama ortama çok iyi uyardı :)


Naz'a anca kapılar kapandı.

Gerçi Naz onun da yolunu buldu ya.. :)

Arabadaki muhabbetleri güzeldi. Zaten uzun zamandır bunlar en iyi muhabbetlerini hep arabada yapıyorlar. :)

NAZ: Ya ne iş? Siz bir anda iki rakipken, nasıl bir elmanın iki yarısı oluverdiniz?

:) Oh olsun sana Naz!

.......
NAZ: O zaman BEN konusunda. Hani rakip dedim ya, BEN konusunda.
TARIK: Evet, sizce hangimizin daha çok beni var..

:img-hyste :img-hyste
İğrenç bir soğuk espiri. Ama bayıldım.

Sonracığıma, Tarık'ın Burak'ı övdüğü yere de bayıldım. Naz'ın suratı nasıl da şekilden şekile girdi ama? :) :)

TARIK: Zordur bana kendini sevdirmek. Başardı da..
NAZ: Harika ya müthiş! Utanmasan, ikinizi çok yakıştırıyorum diyeceksin.
TARIK: Ama utanıyorum işte. (Hah haa)
NAZ: Hani bu da, diğerleri gibi evlilik, çıkma falan teklif etse, başımdan aşağı güller dökeceksin.
TARIK: Ya, masrafa sokma beni. Zaten 700 lirayla kıt kanaat geçiniyorum. Böyle, yerimde duramayıp ZIPLASAM olur mu? (Buyrun ikinci darbe! Hih hii..)

Naz'ın dumur olması çok güzeldi. Ama sonrasında sıra yine Naz'a geçince hiç hoşuma gitmedi. Naz bunu zaten sürekli yapıyor. Biraz da Tarık'ı izleyelim gıcık ederken. Değil mi? ;)

En sonunda Tarık ne yapsın? Yoruldu artık.

NAZ: İnanmıyorum. Savaşmıyo. Herkesle savaşan Tarık, bu sefer savaşmıyo. Pes etti!

E eder yani. Sen adama daha neler edersin Naz!..!

Hem yeri gelmişken, şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, Son sahnedeki o aile yemeğinde, o bütünün içinde Tarık'ın olmayışı içimi acıttı adeta. Herkes bir arada, mutlu, gülüyor, sıcak aile ortamında. Ama Tarık dışarıda, arabada ve yalnız. Kötü oldum :(

Hirotaro
15-03-07, 02:13
hoşgeldin
@ebru.karaca

Ben bu bölümden biraz fazla şeyler beklemişim gibi geldi bana.Niçin bozuştukları ve eskiye döndüklerini hala anlamış değilim.
Gelişme olarak sadece; Sadri'nin Ayşe'yi sevdiğini itiraf etmesi vardı.Başka pek bir gelişme yoktu.
Fakat eğlendirici ve hoş bir bölümdü

ebru.karaca
15-03-07, 02:13
Tarık ve Filiz'in konuşmaları güzeldi. :)

FİLİZ: Ümit naber? (Ümit'in telefonu Tarık'dadır)
TARIK: (Döner ve) İyidir, senden naber?
..

FİLİZ: Ümit yalan söylediğimi anladı. Bozuştuk, konuşmuyoruz.
TARIK: Ya nasıl konuşmama bu? Daha yeni aradın!

Hah ha...:img-hyste

Tarık'ın annesiyle yeni telefon alma muhabbeti nasıldı ama? :)

BELGİN: Demek numaram ezberindeydi, kaydettin? :)
TARIK: Hatta hızlı arama diye bir özelliği var, 2 numarada sen varsın.
Hah hah.. daha bu 2'yi duyar duymaz anladım Belgin'in cıngarı çıkartacağını.. :)


BELGİN: Bir daha asla affetmeyeceğim!
AYŞE: Belgin teyze, hızlı aramada 1 numara tuşu yok. 2'den başlıyor.
BELGİN: Ah canım oğluşummmm! Nasıl özledim!

Anında dönüş diye buna denir :)

Bu bölüm Belgin hanımın da performansı pek bir iyiydi canım.

BELGİN: Benim derdim Tarık'ın kendini kıza kaptırması değil! Benim Tarık'ı kıza kaptırmamam!

Da da da daaaaaaaaaaammm!!!
İşte budur yahu! KISKANÇ ANNE İŞBAŞINDA!..... İTİRAF ETTİ! :)

Oğlunu Naz'dan kurtarmak uğruna onu övdü de övdü.. O överken Tarık'ın yüz ifadelerine dikkat ettiniz mi? Hih hi..

Tüm bölümü düşündüğünde işi abarttı tabi :) Neredeyse kilometre kare hesabına döndü. Belgin hanım bölümün her kilometrekaresinde Naz'ın övdü de diyebiliriz :) Ama beni kopartan yine son sahnedeki Hacar anne oldu :)

BELGİN: Yaa, bayılıyorum ben Naz'a.
HACER: Oğluna alıver o zaman..

(CUK!) ;)

VAHİ: Rahatsız etmiyoruz, değil mi?
BELGİN: Yok! Biz zaten rahatsızız.

Hah hah ha..

Bazı sahnelerde, anlık bir kahkaha basıyorum. Bu da onlardan biriydi :)

ebru.karaca
15-03-07, 02:14
Bu bölümde Hulusi bey de formundaydı yani. O da beni çok güldürdü :)

HULUSİ: Sen burada manav manav dolanırken, Belgin'im evde kahrından ölüyor!

Tabi tabi.. ;)

.........
HULUSİ: Filiiiiiz, sen kız kıza muhabbet demiştin deeee, ben bu hanım kızımızı çıkartamadım!

Koptum resmen.. Kızııımm...!! :)

Tabi sonrasında Sadri'nin Ayşe'yi sevdiğinden bahsetmesi Hulusi'nin çok işine yaradı. :) Belgin ve sorularından kaçışlarda kem kümlerin arasına "Sadri Ayşe'yi seviyomuş" u nasıl sıkıştırdı ama :)

Hulusi ve Vahi'nin çocuk gibi kavga edişleri çok güzeldi. Bayıldım. Çok eğlenceliydi.
Biricik ruh ikizleri.
Nasıl da aynı şekilde kavga ediyorlar.. :)

--Fare sensin!
--Hayır, sensin! :)

HULUSİ: Sana sormayacağım da, kime soracağım? Bizim evden kim çıkıyorsa, size geliyor zaten. Belgin'im evden kaçtı, bi baktım sizde! . ... Filiz evden gitti, sizden çıktı. Berrak'ı da zaten elimden aldın.
VAHİ: Berrak'ı sen kendin, zorla getirdin Hulusi!
HULUSİ: Yakında şu benim kayıp oğlum Tarık da sizin evden çıkar bak. Görürsün!
VAHİ: Abartma Hulusi!

Vahi de artık hiç Hulusi'den aşağı kalmıyor yani. Aferin ama. Hoşuma gidiyor. Nedir o öyle sürekli, kredi işi bozulacak korkusuyla sus puslar? Böyle birbirleriyle doyasıya dalaşsınlar. Çok güzel oluyor :)

VAHİ: (Naz'a hitaben) Duymuyor musun kızım? Hulusi Amcanla kavga ediyoruz!

Hihi..

VAHİ: (Naz'a hitaben) Bu sabah yatağın ters tarafından kalkmış anlaşılan.
ÜMİT: Baba, Naz'ın yatağının iki tarafı da ters!

Hah işte! Budur! Huysuzsun kızım! Huysuuuuuzz!!!!

Mutlu olduğum, güzel bir bölümdü. Henüz hiç yorum okumadım. Artık başlayabilirim.

Herkese iyi geceler...
Sevgiler..

ebru.karaca
15-03-07, 02:17
Ben diyorum, bu senaristler öyle voleler vuruyorlar ki tüm toplar köşelerden örümcek ağı temizliyor (anlamayanlar için top 90 a gidiyor.... bunuda anlamayanlar için... kale direklerinin üst köşesinden giren gol ) (tüm bunlar niye ???? ÇÜNKÜ BİZ NAZIN OLDUĞU DİZİYİ İZLİYORUZ... HERŞE AÇIKLANMALI... ANLAŞILIR OLMALI):img-hyste :img-hyste :img-hyste

Yine bir çok sahnede şaşkınlıklar yaşandı ama, bu akşam ki bölüm tahminlerinde Serdar'ı tebrik etmek lazım ikide iki tutturdu tahminlerini... eee nede olsa senaristimiz o.... ( bunu da açıklayayım... burada yazan senaristlerden... karıştırmayın) Bölümün deniz kenarındaki araba sahnesine kadar olan bölümünde, ne karın ağrım durdu nede çene tutulmam geçti. Çok güldüm çok eğlendim. Hemen her sahne süper komikti. Araba sahnesini kötü bulduğum için böyle bir cümle yazmadım. Tek sorun sessiz sakin evime birilerinin gelip gürültü yapması. O bölümü kayıttan 2. kez izlediğimde dizinin ikinci bölümünün de duygusal ağırlıklı gidişinin sebebi anlaşıldı.

Burak ve ünlü olma muhabbetleri bölüme damgasını vurmuş. Geçen hafta, 34. bölümü çok beğendiğimi ve 35 de, beğenmediğini söyleyenlerinde , neler olduğunu daha iyi anlayacağını ifade etmiştim. Şimdi de keyifle şu cümleyi yazacağım.... BEN SİZE DEMEMİŞ MİYDİM.... :happy0064

Şimdi, gelelim 34 ve 35. bölümde ki konuk oyuncumuza.... hiç kimse Burak'ı,
Cenk Bora ve Mert ile benzer bir kefeye koymamalı. Bu saydığım kişiler, dizi içinde yaratılmış rollerdi.... Burak, gerçek hayatta da var olan bir sanatçı...
Kimse gerçekte var olan bir sanatçıyı, diğer oyuncuların rollerinde olduğu gibi, kötü , dolandırıcı ya da aşkı için uğraşmadan, kuyruğunu kıstırıp gidecek bir tip olarak yansıtamaz. Bu nedenle Burak, geldiği gibi sanatçı kimliği ile çıkacak diziden, ve , çıkarken arkasında birbirine daha da fazla bağlanmış bir çift bırakıcak. (umuyorum ki Naz'ın algılama güçlüğü hafifleyecek)

Arabada yaşanan konuşmalar ve sonrası, bu çerçevede izlendiğinde son derece normal gelecek sizlerede. Onlar aşık ve kıskanç iki genç.... üstelik bunu onlar anlamadan anlayan bir çok kişi var.

Son sahne için ise kafa patlatmaya bile değmez... senaristlerin istediği eyvah ne oluyor cümlesini sormamızdı.... ben sormadım.... soranları biraz yadırgıyorum ama , hak da veriyorum, ters köşe olmaya alıştık, sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer misali, acaba mı diyorsunuz.... DEMEYİN... ACABASI FALAN YOK... TEK DÜŞÜNDÜĞÜ TARIK... (nerden emin olduğumu da anımsatayım.... Burak tanıdığım tek ünlü kişi.... ben de etkilendim biraz ... ama bu senin sandığın gibi bir etkilenme değil....ANIMSADINIZ MI? )

Son not: hızlı arama tuşları telefon modellerine göre değişim gösterir 1. numaraya kayıt alan da var... :img-hyste :img-hyste :img-hyste

Son not 2 : Ayşe evsiz barksız kalmalarına karşın kendilerini arayıp sormayan Tarık'a içerledi... altında başka bir şey aramayın.... haksızda değil.... ama aşk işte gözü kör kulağı sağır edebiliyor....ayrıca biryerlerde daha yazdım... Ayşe bize o evde lazım.... casus gerekiyor casus.... evden Tarık'a haber ulaştıracak, Filiz'e göre daha fazla evde olan biri lazım.... ilk kurtarışını yaptı bile... Belgin'e telefon ile ilgili söyledikleri ortamı nasıl değiştirdi hepimiz gördük.

Son not 3: BEN 34 Ü SEVMİŞTİM, 35 E BAYILDIMMMMMMM


34 ü de, 35 i de sevmiş biri olarak, tüm yorumlarına yürekten katılıyorum canım. :img-wink:

ebru.karaca
15-03-07, 02:27
hoşgeldin
@ebru.karaca

Ben bu bölümden biraz fazla şeyler beklemişim gibi geldi bana.Niçin bozuştukları ve eskiye döndüklerini hala anlamış değilim.
Gelişme olarak sadece; Sadri'nin Ayşe'yi sevdiğini itiraf etmesi vardı.Başka pek bir gelişme yoktu.
Fakat eğlendirici ve hoş bir bölümdü

Teşekkür ederim hirotaro, hoş buldum..

Zaten dedim ya, geçen hafta ile çok benzer bir bölümdü. Bize aman aman değişik şeyler katmadı. Genelde kendi içinde yaşanan bir bölümdü. Eee, 33. bölümden sonra böyle oluyor tabi. Orada doruğu yaşadık. Tavan yaptık, bu bölümler bize az geliyor :)

Ama ben kendi adıma rahatlıkla söyleyebilirim ki, geçen haftadan da zevk almıştım. Bu haftadan da zevk aldım. :img-wink:

Hirotaro
15-03-07, 02:32
Teşekkür ederim hirotaro, hoş buldum..

Zaten dedim ya, geçen hafta ile çok benzer bir bölümdü. Bize aman aman değişik şeyler katmadı. Genelde kendi içinde yaşanan bir bölümdü. Eee, 33. bölümden sonra böyle oluyor tabi. Orada doruğu yaşadık. Tavan yaptık, bu bölümler bize az geliyor :)

Ama ben kendi adıma rahatlıkla söyleyebilirim ki, geçen haftadan da zevk almıştım. Bu haftadan da zevk aldım. :img-wink:

Galiba zirveye vurduktan sonra özellikle 33.bölümde,ben hep zirvede kalınacak gibi hissettim,tabii 32.nci bölümünde üstdüzeyde olması,benim beklentimi çok arttırmıştı.Fakat ne olursa olsun,çok eğlendim.Özellikle seninde belirtmiş olduğun dialoglarda,Bakalım haftaya 36.bölümümüz nasıl olacak merakla bekliyorum :)

B.A.D.B
15-03-07, 06:38
Tum dostlarıma gunaydınlar olsun,eh saat itibari ile soze gunaydın dıye baslamam en uygunu olacaktır.Neden ızleyısımın ve yorumumun gec geldigini dusunen bazı dostlarım mutlaka olacaktır ki bunun cevabını da aslında gecen haftadan bılırler.Sozumde durup ne acele ettim ne de telas ettim,aksama kacıracaklarımı bılsem de.Son cumleme dıkkat edınız lutfen,ister pozitif ister negatif yorumlanabilir.Ama bu haftaki yorumum gecen haftaki gibi dizimizi ne gelirse kabulumdur mantıgındakı dostlarım ki ben onlara polyannalarım dıyorum ve sabah 5-6 civari mesaj yazanları kabullenemeyen dostlarımı uzmemek ıcın biraz farklı yazacagım.

Yorumuma gecmeden once basımdan gecen kucuk bır olayı anlatmak ısterım.Uzun bir suredir bir italyan kanalında sunulan bir yemek programını takıp edıyorum.Dunya mutfagını damak zevkıme duskun oldugum ıcın cok dıkkatlı takıp ederım.İlk bir kac bolum oldukca lezız,farklı,bazen bunu bızler de boyle yaparız dedigim bazense oldukca sasırıp buna bu da mı katılırmıs dedıgım tarifler oldu.Hic tatmadıgım lezzetleri bu program sayesınde tatmıs oldum.Bazı bolumlerde de daha once tattıgım ama sonra sonra unuttugum lezzetleri bana hatırlattılar.Her bolum farklı bır yemek,kimi zaman baharatı bol kımı zaman acısı bol,kimi zaman cok tatlı kimi zaman cok ekşi tarifleri izledim,denedim ve cok keyif aldım.Ama ,işte burada buyuk bir ama, son bırkac bolumdur bu italyan mutfagında bazı aksılıkler gormeye basladım.Yemeklerın tadı tuzu kactı.Ozellikle son bir iki bolumdur iyice dikkat ettim ki,tarife harfıyen uyunca yetersiz oluyor,ustune ne zaman tuz ekliyorum,baharatını kendı keyfıme gore koyuyorum,o zaman yemek yenebilir hale geliyor,lezzetli degil ama hayranlıgın verdıgı bır alıskanlık var,guven var,nasıl olsa cok yemeklerını yedım,cok tatları kesfettım yada hatırladım,bırakılmıyor bıranda.Sonra bıraz daha objektıf olmaya calıstım ve gordum kı aynı yemegı bırkac kez tarıf edıyorlar,etini degistiriyor,pişirme seklini degistiriyor ama yemek aynı.Yedigimde fark ediyorum ve kendime diyorum ki ben bu yemegı daha once yemiştim,daha birkac bolum once aynı tarıfı verdınız.Gordugum ve anladıgım kadarıyla asçılarımız yenı tarıflerden kacınıyorlar.İnanıyorum ve umuyorum kı ellerındekı mukemmel,leziz,hıc tatmadıgım tarıflerı de onumuzdeki bolumlerde anlatacaklardır.

Birazcık uzun oldu ama 35.bolum yorumumu okumak ıcın degerdı sanıyorum.Aslında ıcımden bır ses yorum yapmana gerek kalmadı dıyor ama yazmakta fayda var.35.bolum sadece karnımızı doyurdu,34 deki gibi en azından bır hafta ac kalmayacagız,umuyorum gelecek bolumlerımız bızlerı ne ac bırakır ne sadece doyurur ne de daha once yedigmiz yemeklerı verırler.Cok sey mi istiyorum,tıpkı eskiden oldugu gibi her hafta farklı bır lezzeti sunamazlar mı?

tosinka
15-03-07, 07:22
Bu bölümde Hulusi bey de formundaydı yani. O da beni çok güldürdü :)

HULUSİ: Sen burada manav manav dolanırken, Belgin'im evde kahrından ölüyor!

Tabi tabi.. ;)

.........
HULUSİ: Filiiiiiz, sen kız kıza muhabbet demiştin deeee, ben bu hanım kızımızı çıkartamadım!

Koptum resmen.. Kızııımm...!! :)

Tabi sonrasında Sadri'nin Ayşe'yi sevdiğinden bahsetmesi Hulusi'nin çok işine yaradı. :) Belgin ve sorularından kaçışlarda kem kümlerin arasına "Sadri Ayşe'yi seviyomuş" u nasıl sıkıştırdı ama :)

Hulusi ve Vahi'nin çocuk gibi kavga edişleri çok güzeldi. Bayıldım. Çok eğlenceliydi.
Biricik ruh ikizleri.
Nasıl da aynı şekilde kavga ediyorlar.. :)

--Fare sensin!
--Hayır, sensin! :)

HULUSİ: Sana sormayacağım da, kime soracağım? Bizim evden kim çıkıyorsa, size geliyor zaten. Belgin'im evden kaçtı, bi baktım sizde! . ... Filiz evden gitti, sizden çıktı. Berrak'ı da zaten elimden aldın.
VAHİ: Berrak'ı sen kendin, zorla getirdin Hulusi!
HULUSİ: Yakında şu benim kayıp oğlum Tarık da sizin evden çıkar bak. Görürsün!
VAHİ: Abartma Hulusi!

Vahi de artık hiç Hulusi'den aşağı kalmıyor yani. Aferin ama. Hoşuma gidiyor. Nedir o öyle sürekli, kredi işi bozulacak korkusuyla sus puslar? Böyle birbirleriyle doyasıya dalaşsınlar. Çok güzel oluyor :)

VAHİ: (Naz'a hitaben) Duymuyor musun kızım? Hulusi Amcanla kavga ediyoruz!

Hihi..

VAHİ: (Naz'a hitaben) Bu sabah yatağın ters tarafından kalkmış anlaşılan.
ÜMİT: Baba, Naz'ın yatağının iki tarafı da ters!

Hah işte! Budur! Huysuzsun kızım! Huysuuuuuzz!!!!

Mutlu olduğum, güzel bir bölümdü. Henüz hiç yorum okumadım. Artık başlayabilirim.

Herkese iyi geceler...
Sevgiler..



Küçük bir ekleme

:img-hyste :img-hyste Hulusi: İstanbul kazan ben kepçe sadride kaşık dolaşıp duruyoruz.:img-hyste :img-hyste

ANIL_
15-03-07, 09:08
Tum dostlarıma gunaydınlar olsun,eh saat itibari ile soze gunaydın dıye baslamam en uygunu olacaktır.Neden ızleyısımın ve yorumumun gec geldigini dusunen bazı dostlarım mutlaka olacaktır ki bunun cevabını da aslında gecen haftadan bılırler.Sozumde durup ne acele ettim ne de telas ettim,aksama kacıracaklarımı bılsem de.Son cumleme dıkkat edınız lutfen,ister pozitif ister negatif yorumlanabilir.Ama bu haftaki yorumum gecen haftaki gibi dizimizi ne gelirse kabulumdur mantıgındakı dostlarım ki ben onlara polyannalarım dıyorum ve sabah 5-6 civari mesaj yazanları kabullenemeyen dostlarımı uzmemek ıcın biraz farklı yazacagım.

Yorumuma gecmeden once basımdan gecen kucuk bır olayı anlatmak ısterım.Uzun bir suredir bir italyan kanalında sunulan bir yemek programını takıp edıyorum.Dunya mutfagını damak zevkıme duskun oldugum ıcın cok dıkkatlı takıp ederım.İlk bir kac bolum oldukca lezız,farklı,bazen bunu bızler de boyle yaparız dedigim bazense oldukca sasırıp buna bu da mı katılırmıs dedıgım tarifler oldu.Hic tatmadıgım lezzetleri bu program sayesınde tatmıs oldum.Bazı bolumlerde de daha once tattıgım ama sonra sonra unuttugum lezzetleri bana hatırlattılar.Her bolum farklı bır yemek,kimi zaman baharatı bol kımı zaman acısı bol,kimi zaman cok tatlı kimi zaman cok ekşi tarifleri izledim,denedim ve cok keyif aldım.Ama ,işte burada buyuk bir ama, son bırkac bolumdur bu italyan mutfagında bazı aksılıkler gormeye basladım.Yemeklerın tadı tuzu kactı.Ozellikle son bir iki bolumdur iyice dikkat ettim ki,tarife harfıyen uyunca yetersiz oluyor,ustune ne zaman tuz ekliyorum,baharatını kendı keyfıme gore koyuyorum,o zaman yemek yenebilir hale geliyor,lezzetli degil ama hayranlıgın verdıgı bır alıskanlık var,guven var,nasıl olsa cok yemeklerını yedım,cok tatları kesfettım yada hatırladım,bırakılmıyor bıranda.Sonra bıraz daha objektıf olmaya calıstım ve gordum kı aynı yemegı bırkac kez tarıf edıyorlar,etini degistiriyor,pişirme seklini degistiriyor ama yemek aynı.Yedigimde fark ediyorum ve kendime diyorum ki ben bu yemegı daha once yemiştim,daha birkac bolum once aynı tarıfı verdınız.Gordugum ve anladıgım kadarıyla asçılarımız yenı tarıflerden kacınıyorlar.İnanıyorum ve umuyorum kı ellerındekı mukemmel,leziz,hıc tatmadıgım tarıflerı de onumuzdeki bolumlerde anlatacaklardır.

Birazcık uzun oldu ama 35.bolum yorumumu okumak ıcın degerdı sanıyorum.Aslında ıcımden bır ses yorum yapmana gerek kalmadı dıyor ama yazmakta fayda var.35.bolum sadece karnımızı doyurdu,34 deki gibi en azından bır hafta ac kalmayacagız,umuyorum gelecek bolumlerımız bızlerı ne ac bırakır ne sadece doyurur ne de daha once yedigmiz yemeklerı verırler.Cok sey mi istiyorum,tıpkı eskiden oldugu gibi her hafta farklı bır lezzeti sunamazlar mı?


Dört gözle bu yorumu bekliyordum. Biliyorum ki Hasret abimde benim gibi düşünüyor. Evet aynı yemeği yemek istemiyorum artık !! O araba sahnelerini gördük biz yapmayın lütfen. Gelelim Naz karakterinin senaristler tarafından iyice dengesizleştirilmesine. Evet son sahnede sorduğu sual tüm bölümü batırdı. Yani öyle ki resmen Burak'ı ifade ediyordu. Ama bizler biliyoruz ki Burak diziden çıkıcak. Ama o soru bile benim Nazın Tarığa olan aşkından şüphe etmeme yol açtı. Sen bu saate kadar nasıl olurda Tarığa aşık olduğunun farkında olmazsın. Senaristlerin bizi meraklandırmak adına yaptıkları bu küçük oyunlar yüzünden Naz karakterinde 2 den fazla kişilik oluştu. Lütfen döndürüp dolaştırıp aynı şeyleri sunmak yerine, Nazın ilacı olan "Seni Seviyorum" kelimelerini Tarık tarafından söyletiniz.

Bölümün geneli hoştu. Kendini tekrarlayan olaylar ve son sahne süali olmasa daha da hoş olacaktı. İki haftadır romantizm izlemiyoruz ama son bölüm komedi dalında gerçekten güldürmeyi başardı ama unutmayalım ki karşımızda komedi alanın Türkiyede bir numarası bir dizi var onlarla yarışyıoruz o yüzden romantizm hiç eksik olmamalı.

Bir başka konuya daha değinmek istiyorum. Belgin hanım. Düşünüyorumda oğlunun iyiliğini isteyen, dizi boyunca genel olarak samimi, içten tavırlar sergileyen Belgin hanım, nasıl olurda böyle şeytani düşüncelerle oğlunu aşık olduğu kızdan ayırmaya çalışırsın. Hadi bu yetmiyor sana ne diye gidipte Nazın dersleriyle oynama yapar, aklını karıştırmaya çalışırsın. Hiçbir oğlunun iyiliğini düşünen bir anne bu kadar ileri gitmez diye düşünüyorum. Muhtemelen Asu abla bana kızacak bu noktada ama belki benim çok özgür yetiştirilme tarzım böyle düşünmeme neden oluyor.

Ha birde Ayşe hanımın kompleksleri çıktı. Bu kız senarist. Kafasından ürettiği olaylarla Tarığa trip atıyor benide hasta ediyor. Hani insanlara ara sıra gelirler böyle bu kızada ondan oluyor. Ama Sadriyi tebrik etmem lazım. Gerçekten çok iyi itiraf etti.

unseen
15-03-07, 09:49
Hepinize Günaydınlar...
Bu bölüm keyifli bir bölümdü bence...çok güldüm,eğlendim yine replikler çok güzeldi..Barış herzamanki gibi muhteşemdi..resimdeki gözyaşları benim en çok sevdiğim şarkılardan biridir ve yıllardır dinlerim..Barış'dan dinlemeyide çokseviyorum
Bizim şaşkın inatçı aşıklar cephesinde herşey yine aynı..Arkadaşlar bizimkiler dağ evi romantizmi yaşadıkları 20.bölümdü değilmi..o zamanki yorumlarımızda bir iki bölüm sonra itiraf gelir diye beklerken 15 bölüm geçti..otoyol bizim bildiğimiz gibi
düz değilmiş anlaşılan..bu otoyol mecburi U dönüşlerle doluymuş..
Benim için oto yolun uzun olması önemli değil ama geriye dönüşler olmasın artık lütfen..
Arkadaşlar ben karar verdim bizim senaristlerimizde de aynı Tarık ve Naz da olduğu gibi inat var..biz Yalancı Yarim tutkunları romantizm istedikçe,sevgili olsunlar dedikçe inatlarına böyle sahneleri izletmiyorlar bizlere :img-wink:
Sevgili senaristlerimiz çok inatçısınız çookk.:img-hyste

yaz
15-03-07, 09:59
günaydin arkadaşlar,

ben dünkü bölümü yine beğendim açıkcası .Ben seviyorum böyle sürekli birbirlerine dalaşmalarını hatta iyi anlaşdıkları zamanlardan daha çok seviyorum desem yalan olmaz.eskiden mavi ay diye bir dizi vardı orada Megi ve David vardı surekli böyle didşirlerdi Nazla Tarık da biraz onlar gibi geliyor bana.
Başka dizilerde görüyorum değişiklik olsun diye karakterlere abuk sabuk şeyler yaptırıyorlar izlerken "yok artık" diyorsun yani öyle olacağına kendilerini tekrarlasınlar daha iyi bence...

Dün en çok güldüğüm sahne kesinlikle Hulusi ve Vahinin olduğu sahnelerdi.özellikel Hulusinin "bizden kaçan soluğu siizn evde alıyor..., benim hayırsız oğlan da sizden çıkarsa hiç şaşırmicam" sözlerine akşam yatana kadar aklıma geldikçe güldüm...Faren mevzusu da çok komikti zaten Vahinin komik olmak için birşey yapmasına gerek yok mimikleri yetiyor:)

Ben Halayı bekledim dün ama çıkmadı, özette vardı ama herhalde 36 da görücez kendisini.Gelsin iyi olur zavallı Vahi ve ailesi oyuncak oldu Hulusinin elinde gerçi Ümitin canına minnet..

Sadri de dün çok tatlıydı valla bravo açık açık "ben Ayşeyi seviyorum" dedi:)

Son sahnede herhalde Naz o lafı Tarık için demiştir diye tahmin ediyorum ama arabada Tarığa niye telefon açtığını sorarken çok ciddi duruyordu ama yok yok kesin Tarık için söylemiştir...

Dün beğenmediğim tek sahne Tarık Belginlere geldiğinde kapıyı Ayşe açınca Tarığa surat yapması oldu sonra mutfakta da birşeyler geveledi ama ben hiçbirşey anlamadım niye Tarığa kızıyor bu kız Sadriyi sevmiyor mu yine mi Tarık aşkı kabardı yoksa:( Öyle birşey olursa çok sıkıcı olur..."sen bizi unuttun" felan dedi yani ne demek ki bu yanında Sadri vardı işte Tarığı ne yapacaktı ki !..

Hepiniz hoşcakalın arkadaşlar
bye

zer
15-03-07, 10:24
evet hepimize hayırlı olsun arkadaşlar öndük tekrar başa cümleleri bile değiştirmemişler aynı kıskançlık tirpleri sanırım bu aralar senaristler çok meşguller o yüzden dönüpte eski yazdıklarını okumaya pek vakitleri yok anlaşılan, ama yönetmen nasıl fark etmiyor ve müdahale etmiyor anlamış değilim. geçen bölüm gibi çok sinir olmadım yani en azından yan karakterlerden daha iyi diyaloglar gördüm Hacer anne aklı başındaki tek karekter genel olarak diyebileceğim eeeh işte oldu.

bi'dip not düşecek olursam : Barış'a yine Barış Akarsu yakıştırmaları gereksizdi.
diğer bölümde olduğu gibi yine tekrar etmeleri estetik durmadı bide
neydi o gereksiz şarkı Barış'ın sesine hiç gitmemişti vede alakasızdı
"Herşeyin bedeli var" garip bir ironi gördüm burda bi dizide oynamanın bedelide arasıra alakasız şarkılarda söylemek galiba öyle ya dediğin gibi herşeyin bir bedeli var sevgili Barış

ardemaar
15-03-07, 10:26
Bencede geçen bölümden sonra bu iyi oldu. Ben filiz mutfakta ümit ile ne konuşcak en çok onu merak ediyorum en sonunda sölicek mi acaba gerçekleri yada bi yalan daha mı çıkcak ortaya...Onuda artık bi dahaki bölümde:img-wink:

ayşenurr
15-03-07, 10:35
Barış'ın resimdeki gözyaşları yorumunu çok beğendim.herşeyin bedeli var
yorumunu malesef hiç beğenmedim.Barış'ın ses rengine gitmemiş.
ne diyelim her zamanda dört dörtlük olamaz.buda nazar boncuğu oldu diyelim.:icon_whis

nowar_77
15-03-07, 11:10
Bazı yorumları okurken gerçekten üzülüyorum..hepimiz olumsuz ya da yanlış giden bazı şeyler olduğunda yeri geldikçe tepkilerimizi ve hissettiklerimizi yazıyoruz ..tabii ki yazacağız ..ancak bu her hafta kara gözlükler takıp olumsuzluk pencerelerimizi açarak tv nin karşısına geçmek kıvamında olmamalı..Yalancı Yarim in baştan beri belli bir çizgisi var..naz ve tarık ın didişmeleri,naz ın huysuzlukları,tarık ın pasif gibi gözüken zekice ataklarla bunları bertaraf etmesi ve diğer bireylerin etrafında gelişen komik unsurlar..dizi bu çemberde dönüyor..bu kendini tekrar değildir..geniş düşünülürse bu tarz dizilerin hepsinde aynı döngü var..şimdi saatinden dolayı rakip olduğumuz Avrupa Yakası da aynı doğrultuda şekil değiştiren komedi unsurları ile yıllardır devam ediyor..baştan beri diyorum ..ben bu diziden vıcık vıcık ağdalı aşk hiç beklemedim.. çekişmeler ,kıskançlıklar ,yanaşıp yanaşıp uzaklaşmalar bana o tarz bir aşktan daha fazla keyif veriyor..unutulmamalı ki kıskanmakve kıskandırmak aşkın en temel karın ağrısıdır..karında o ağrı yoksa kalpte de bir şey yok demektir..ayrıca kıskanmak için de üçüncü bir şahıs mutlaka olacak..ağacı mı kıskansınlar ..
bölüm için ise "ehh işte" yorumu gerçekten gözlük camının çok fazla siyah ,beklentilerin had safhada olduğunu gösterir ki tv ekranlarında pek çok alternatif dizi var..kumandamız da elimizde..

bu arada salı gecesi 34. bölümü tv den tekrar izledim..o kadar da asılıp kesilecek bir bölüm değilmiş..ne var ki popçu burak sendromuna kurban gitmiş baştaki bir yığın güzellik..tekrar izleyince sonunda başına geleceği bildiği için bünye hazırlıklı olduğundan oldukça keyif aldım ne yalan söyleyeyim( asu ,bu paragrafı sana ithaf ediyorum:))

sude9
15-03-07, 11:24
Yanarım yanarım bu bölümü izleyemediğime yanarım
Televizyon açık ekranda Tarık-Naz evde misafir,onların sesi bizim evdeki sesler arasında kayboldu,umarım bölüm nete biran önce düşer:sad53:

tosinka
15-03-07, 11:35
Bazı yorumları okurken gerçekten üzülüyorum..hepimiz olumsuz ya da yanlış giden bazı şeyler olduğunda yeri geldikçe tepkilerimizi ve hissettiklerimizi yazıyoruz ..tabii ki yazacağız ..ancak bu her hafta kara gözlükler takıp olumsuzluk pencerelerimizi açarak tv nin karşısına geçmek kıvamında olmamalı..Yalancı Yarim in baştan beri belli bir çizgisi var..naz ve tarık ın didişmeleri,naz ın huysuzlukları,tarık ın pasif gibi gözüken zekice ataklarla bunları bertaraf etmesi ve diğer bireylerin etrafında gelişen komik unsurlar..dizi bu çemberde dönüyor..bu kendini tekrar değildir..geniş düşünülürse bu tarz dizilerin hepsinde aynı döngü var..şimdi saatinden dolayı rakip olduğumuz Avrupa Yakası da aynı doğrultuda şekil değiştiren komedi unsurları ile yıllardır devam ediyor..baştan beri diyorum ..ben bu diziden vıcık vıcık ağdalı aşk hiç beklemedim.. çekişmeler ,kıskançlıklar ,yanaşıp yanaşıp uzaklaşmalar bana o tarz bir aşktan daha fazla keyif veriyor..unutulmamalı ki kıskanmakve kıskandırmak aşkın en temel karın ağrısıdır..karında o ağrı yoksa kalpte de bir şey yok demektir..ayrıca kıskanmak için de üçüncü bir şahıs mutlaka olacak..ağacı mı kıskansınlar ..
bölüm için ise "ehh işte" yorumu gerçekten gözlük camının çok fazla siyah ,beklentilerin had safhada olduğunu gösterir ki tv ekranlarında pek çok alternatif dizi var..kumandamız da elimizde..

bu arada salı gecesi 34. bölümü tv den tekrar izledim..o kadar da asılıp kesilecek bir bölüm değilmiş..ne var ki popçu burak sendromuna kurban gitmiş baştaki bir yığın güzellik..tekrar izleyince sonunda başına geleceği bildiği için bünye hazırlıklı olduğundan oldukça keyif aldım ne yalan söyleyeyim( asu ,bu paragrafı sana ithaf ediyorum:))


Şahsen kendi adıma sağduyunuzla yapmış olduğunuz yoruma şapka çıkartıyorum...:happy0064 :happy0064 :happy0064

qsawe
15-03-07, 11:41
Bazı yorumları okurken gerçekten üzülüyorum..hepimiz olumsuz ya da yanlış giden bazı şeyler olduğunda yeri geldikçe tepkilerimizi ve hissettiklerimizi yazıyoruz ..tabii ki yazacağız ..ancak bu her hafta kara gözlükler takıp olumsuzluk pencerelerimizi açarak tv nin karşısına geçmek kıvamında olmamalı..Yalancı Yarim in baştan beri belli bir çizgisi var..naz ve tarık ın didişmeleri,naz ın huysuzlukları,tarık ın pasif gibi gözüken zekice ataklarla bunları bertaraf etmesi ve diğer bireylerin etrafında gelişen komik unsurlar..dizi bu çemberde dönüyor..bu kendini tekrar değildir..geniş düşünülürse bu tarz dizilerin hepsinde aynı döngü var..şimdi saatinden dolayı rakip olduğumuz Avrupa Yakası da aynı doğrultuda şekil değiştiren komedi unsurları ile yıllardır devam ediyor..baştan beri diyorum ..ben bu diziden vıcık vıcık ağdalı aşk hiç beklemedim.. çekişmeler ,kıskançlıklar ,yanaşıp yanaşıp uzaklaşmalar bana o tarz bir aşktan daha fazla keyif veriyor..unutulmamalı ki kıskanmakve kıskandırmak aşkın en temel karın ağrısıdır..karında o ağrı yoksa kalpte de bir şey yok demektir..ayrıca kıskanmak için de üçüncü bir şahıs mutlaka olacak..ağacı mı kıskansınlar ..
bölüm için ise "ehh işte" yorumu gerçekten gözlük camının çok fazla siyah ,beklentilerin had safhada olduğunu gösterir ki tv ekranlarında pek çok alternatif dizi var..kumandamız da elimizde..

bu arada salı gecesi 34. bölümü tv den tekrar izledim..o kadar da asılıp kesilecek bir bölüm değilmiş..ne var ki popçu burak sendromuna kurban gitmiş baştaki bir yığın güzellik..tekrar izleyince sonunda başına geleceği bildiği için bünye hazırlıklı olduğundan oldukça keyif aldım ne yalan söyleyeyim( asu ,bu paragrafı sana ithaf ediyorum:))

Son paragraf için özellikle teşekkür ediyorum. ben her bölümü, yukarıda yazdıkların doğrultusunda izliyorum. Her izlediğim bölümden de aynı keyifi alıyorum. Bunun tek nedeni ise, ben kendimi gülmeye eğlenmeye ve hafif yada yoğun o haftanın romantizmine hazırlıyorum. Alt beyin neyi bekliyorsa, onu bulduğunda çok keyif alıyor.

İlk en şiddetli eleştirilerin yazıldığı 18. bölümü, olumsuz görüşleri okuyunca bir kez daha izlemiş, eleştirirlere şaşırmıştım... ben aynı şeyleri 32 ve 34 de de yaşadım. Ben hiç mi kızmıyorum sahnelere sanılıyor, onuda anlamış değilim. Ben polyanna değilim... sadece keyif alınacak şeyleri yakalamayı sanırım biraz daha fazla başarıyorum... stres atma tekniğidir... küçük parçadaki büyük mutluluk.... tavsiye ederim ama, ne kadar uygulayabilirsiniz bilemem.

Beklentilerimiz bir arkadaşlar, hepimiz aşkın yoğun olduğu anları izlemek istiyoruz. Bir çoğunuzun bekar olduğu bir forum sayfasında, evli kişilerin olaylara bakışı ile sizlerin bakışı arasında ciddi farklılıklar olması da doğal. Bu farkın sebebini umarım yıllar sonra anladığınızda, hepimiz burada hala buna benzer sayfalarda görüşüyor oluruz.:img-yes:

beklediğimiz yoğun aşk sahneleri için çok fazla bekelemeyeceğiz, ama sonrası çok daha ağır darbelere gebe. O günlerde ne kadar üzüleceğimizi düşünürseniz, bu gel-gitlerin aslında ne kadar gerekli olduğunu daha kolay anlarsınız. Çok üzüleceğiz, kesinlikle araya bir çeşit ayrılık girecek (bu haftaki resimdeki gözyaşları şarkısı bir ip ucu bile olabilir ). Bu ayrılık aşıklarımız kadar, onların aşklarını izlerken yaşayan bizleride çok üzecek.

E be kardeşim, derdiniz ne, üzüntülü bölümler hemen mi gelsin... yok gelmesin... bunlar 46-47. bölüme kadar böyle devam etsin... 2-3 bölüm ,el ele göz göze dibdibe olsunlar, sonra 3-4 bölüm ayrılık acısı yaşayıp, son 2 bölümde de herşeyi yoluna koysunlar.

Ben yaşlı başlı insanım, kalbim kaldırmaz daha fazla üzüntüyü....

VE LÜTFEN UNUTMAYIN... BU İNİŞ-ÇIKIŞLAR BU BAŞA DÖNMELER OLMASA İDİ, SON 4 BÖLÜM KALMIŞTI...... SANIRIM NE DEMEK İSTEDİĞİMİ ANLIYORSUNUZ.

SEVGİLERİMLE

Medea
15-03-07, 11:43
qsawe bayılıyorum senin şu sakin ve dingin yorumlarına :) Tabii senin de -zaman zaman sert ama- çok içten yorumlarına nowar_77.

jenn
15-03-07, 11:47
Bazı yorumları okurken gerçekten üzülüyorum..hepimiz olumsuz ya da yanlış giden bazı şeyler olduğunda yeri geldikçe tepkilerimizi ve hissettiklerimizi yazıyoruz ..tabii ki yazacağız ..ancak bu her hafta kara gözlükler takıp olumsuzluk pencerelerimizi açarak tv nin karşısına geçmek kıvamında olmamalı..Yalancı Yarim in baştan beri belli bir çizgisi var..naz ve tarık ın didişmeleri,naz ın huysuzlukları,tarık ın pasif gibi gözüken zekice ataklarla bunları bertaraf etmesi ve diğer bireylerin etrafında gelişen komik unsurlar..dizi bu çemberde dönüyor..bu kendini tekrar değildir..geniş düşünülürse bu tarz dizilerin hepsinde aynı döngü var..şimdi saatinden dolayı rakip olduğumuz Avrupa Yakası da aynı doğrultuda şekil değiştiren komedi unsurları ile yıllardır devam ediyor..baştan beri diyorum ..ben bu diziden vıcık vıcık ağdalı aşk hiç beklemedim.. çekişmeler ,kıskançlıklar ,yanaşıp yanaşıp uzaklaşmalar bana o tarz bir aşktan daha fazla keyif veriyor..unutulmamalı ki kıskanmakve kıskandırmak aşkın en temel karın ağrısıdır..karında o ağrı yoksa kalpte de bir şey yok demektir..ayrıca kıskanmak için de üçüncü bir şahıs mutlaka olacak..ağacı mı kıskansınlar ..
bölüm için ise "ehh işte" yorumu gerçekten gözlük camının çok fazla siyah ,beklentilerin had safhada olduğunu gösterir ki tv ekranlarında pek çok alternatif dizi var..kumandamız da elimizde..

bu arada salı gecesi 34. bölümü tv den tekrar izledim..o kadar da asılıp kesilecek bir bölüm değilmiş..ne var ki popçu burak sendromuna kurban gitmiş baştaki bir yığın güzellik..tekrar izleyince sonunda başına geleceği bildiği için bünye hazırlıklı olduğundan oldukça keyif aldım ne yalan söyleyeyim( asu ,bu paragrafı sana ithaf ediyorum:))

nowar'cığım bu yazının altına şöööyle kallavi bir imza atıyorum..aynen katılıyorum:))):)):))

thesunset
15-03-07, 12:01
nowar_77 ve qsawe yorumlariniz'i cok seviyorum....

ben 34 bolum'u pazartesi ikinci defa izledim ve son 10 dakikasini izlemedim ve cok keyif almistim....ama bu hafta her dakikasin'i begendim(dun aksam yazdim her duyguyu yasadim....uzuldum,duygulandim bol bol guldum ve eglendim) butun yy ekibi tebrik ederim..Baris'a ne kadar tesekkur etsem az...resimdeki gozyaslari mukemmeldi:good:

zer
15-03-07, 12:14
galiba bazı arkadaşlar dizinin içine girdiği bu kısır döngüyü görmemek için
kendilerini hoşgörü elçileri olarak görmeye devam edecekler güzel bişey demiyorum ayrıca kumandalarımızı nereye tıklayacağımızıda hatırlattığınız için teşekürler. gelelim konuya Kimse aşk da kıskançlı olmaz yada olmasın demiyor. Ama kıskanmanında, kıskandırmanında, başka versiyonları mevcütdur diyorum kurulan cümleler bile aynı olabilirmi ya ben Naz'ın, arabadan çıkıp eve giderken kendi kendine konuştuğu cümlelerin aynılarını Bora içinde kullandığını Mert içinde kullandığını gördüm keza Tarık'yine öyle böyle bişeyi anlıyamıyorum bu döngü acaba kelime hazinemizin kıtlığındanmı kaynaklı? yoksa yaratıcılığımızdanmı? diye de merak ediyorum ve bunu sorguluyorum daha bunlar gibi pek çok örnekler verebiliriz ben bunları söylüyorsam en az sizin kadar bu diziye değer verdiğim içindir daha iyi olması kendini aşması içindir sadece değer yargılarımız farklı yoksa asla, "ya sev ya değiştir" mantığında olamam

Medea
15-03-07, 12:14
Bence de resimdeki gözyaşlarıdaki ses gürül gürüldü ve son haftalardaki en iyi yorumdu belki de diyebilirim.Olmadı yar ise Barış'ın sesine ve tarzına hiç ama hiç gitmemişti.

Medea
15-03-07, 12:18
asla, "ya sev ya değiştir" mantığında olamam

Ne fazla hoşgörülü olmak ne çok sert olmak değil de ortada bir yerde durup yerine göre iki yöne de giden yorumlar yapmak en iyisi diye düşünmekteyim.Ortada durunca en sağlıklı yorumların çıktığını kanaatindeyimdir genelde.Dediklerinizin bazılarına katılıyorum tabii ki zevgili zer özellikle de kıskançlığın ifade şekillerinin değişmesi çeşitlenmesi gerektiğine.Ama gene de çok sert de eleştirmemek gerekir..kafamızı kuma gömmeden izlemek de gerekiyor tabii yanlış anlama olmasın:img-wink: :img-yes:

wesley
15-03-07, 12:29
hepiniz gene çok iyiydiniz ekip olarak sizi tebrik ediyorum

selluka_20
15-03-07, 12:31
arkadaşlar merhaba
ya çok acı ki ben dün akşam ki bölümü seyredemedim
şuan yorumlarınızı okuyorum ve kahroluyorum 35. bölüm videolarını kim hangi siteye eklediyse bana haber verebilir mi özel mesaj atabilirmisiniz lütfen ya yazdıklarınızı okuyunca iş yerinde çalışamaz hale geldim hazır bu gün patronumda yokken bol bol gülüp 35. bölümün tadını çıkartmak istiyorum
lütfeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeen
şimdiden tşk ederim :sad53: :img-help: :icon_sorr

sailor
15-03-07, 12:31
paylasımlar super ıdı ;) son bolum super ıdı :D

whiteangel
15-03-07, 12:34
galiba bazı arkadaşlar dizinin içine girdiği bu kısır döngüyü görmemek için
kendilerini hoşgörü elçileri olarak görmeye devam edecekler güzel bişey demiyorum ayrıca kumandalarımızı nereye tıklayacağımızıda hatırlattığınız için teşekürler. gelelim konuya Kimse aşk da kıskançlı olmaz yada olmasın demiyor. Ama kıskanmanında, kıskandırmanında, başka versiyonları mevcütdur diyorum kurulan cümleler bile aynı olabilirmi ya ben Naz'ın, arabadan çıkıp eve giderken kendi kendine konuştuğu cümlelerin aynılarını Bora içinde kullandığını Mert içinde kullandığını gördüm keza Tarık'yine öyle böyle bişeyi anlıyamıyorum bu döngü acaba kelime hazinemizin kıtlığındanmı kaynaklı? yoksa yaratıcılığımızdanmı? diye de merak ediyorum ve bunu sorguluyorum daha bunlar gibi pek çok örnekler verebiliriz ben bunları söylüyorsam en az sizin kadar bu diziye değer verdiğim içindir daha iyi olması kendini aşması içindir sadece değer yargılarımız farklı yoksa asla, "ya sev ya değiştir" mantığında olamam

Sevgili zer,
Burada hiç kimsenin hoşgörü elçileri olmak gibi bir çabası olduğunu sanmıyorum. Aradaki fark beğeni ve beklentilerle ilgili sadece. Kendi adıma beğenmediğim bir bölümü, ya da bir bölümde beğenmediğim kısımı çok açık ve net olarak yazdım bu forumda. Kızdığım, sinirlendiğim hatta bu da nerden çıktı şimdi dediğim sahneler de oldu. Ama kumanda elimde olduğu halde zap yapmadım. Çünkü bu diziyi her haliyle izlemekten , yaşadığım mutluluk, hüzün, komedi, öfke, kızgınlık, coşku, romantizm duygularnın bütünü olarak gördüm bu diziyi.Alternatifi olmadığından ya da mecburiyetten izlemiyorum yani, izlemek istediğim için izliyorum.Gözden kaçırmamamız gereken bir husus var. Bu dizi bir konsept dizisi, konsepti ise iki inatçı aşığın gel-gitleri Tabi ki komedi yönü ağırlıkta. Yoksa ekranlarda yüze yakın dizi var. Geneli ağlak aşklar, töre, şiddet, vıcık vıcık aşkları işliyor. Daha önceleri avrupa yakasını da izlerdim. Ancak bu sezon diziye katılan abartılı ve gerçek hayatta asla karşılığı olmayan, beni güldüremeyen karikatürize edilmiş bir karakterden sonra bırakmıştım izlemeyi. İzlenmeye değer bulduğum üç dizi var. 1-yalanı yarim, 2- hatırla sevgili (bir dönem dizisi olduğu için) 3- köprü(yurdum gerçeklerini yaşanmış bir olaydan yola çıkarak anlattığı için)
Bizim dizimizde tekrarlar olduğundan yakınan arkadaşlara şunu hatirlatmak isterim. Her dizide vardır kendini tekrarlama bölümleri.Olmaması mümkün değil.Gerçek hayatımızı bir düşünün, yaşadıklarımızı bir düşünün. Genel olarak tekrarlardan ibaret olduğunu göreceksiniz. Ben burada hiç bir şekilde kimse adına savunma yapmıyorum. Geçen bölümde en ağır eleştirilerden birini yazan da bendim. Netice olarak şunu diyorum. Güzellikler ayrıntılarda gizlidir. Ben bu diziyi didik didik didikledikçe ne muhteşem ayrıntılar içerdiğini görmekten mutlu oluyorum. Dileğim herkesin aynı keyfi alması. Tabi ki her fikre saygı duyarım. Ama ne kadar eleştirsek de bu diziyi izlemekten vazgeçmeyeceğimizi de biliyorum. :)

ayşenurr
15-03-07, 12:37
nowar-77 ( tv ekranlarında pek çok alternatif dizi var...kumandamızda elimizde...)bu düşüncenize kesinlikle katılamıyacam.beğenmediğimiz sahneleri eleştiri yapınca cevap bu olmamalıydı.bu diziyi kimse zorla bize izlettirmiyor.
ben bu diziye BARIŞ oynuyor diye başlamıştım.çoğu bölümüde çok keyif alarak izledim.inkar edemem.son bölümlerde devamlı tekrarlanan konular sıkmaya başladı.o kadar çok konu var hala neden aynı konulara takılıyorlar anlamış değilim.ya senaristler kafa yormak istemiyorlar,yada dizimiz mütevazi bütçeli olduğu için aldıkları para kadar senaryo yazıyorlar.aklımada başka şey gelmiyor.

azizoz
15-03-07, 12:50
reyting sonuçları bulunulan şartlara göre çok normal.geçen hafta şampiyonlar ligi maçından önce candan öte a/b de 2 totalde 3 reytingaldığına göre bizim durumumuz daha iyi sayılır

ANIL_
15-03-07, 13:23
Eleştiriyorum diye bana kızıyorsunuz ama reytingler pek hoş değil. Reytinglerin düşmesinin tek sebebi gün değişikliği değil. İnsanları sıkmaya başlayan tekrarlardan uzak durulup, çok güzel 1-2 bölüm hazırlanırsa ve gerekli reklam desteğide yapılırsa 8.00 li reytinglere çıkabiliriz. Önümüzdeki haftalar olaylar rayına girmeye başlar. Bence şuan yapılmaması gereken tek şey yeniden bir gün değişikliği. Evet çarşambaları pek hoş bir gün değil ama sürekli dizinin günü değişirse ozaman kötü olur işte.

paçiii_melos
15-03-07, 13:24
Arkadaşlar Best Fm'de Ceyhun Yılmaz programı var . Yanında Yalancı Yarim de oynayan Naz'ın kardeşini canlandıran Ümit var. Gerçek adı galiba Cavit....
Arabası çalınmış galiba onu anlatıyor ;)

Hatta dün alınan ratingleri falan söylediler...

Haberiniz olsun ;)

sondakika
15-03-07, 13:27
galiba bazı arkadaşlar dizinin içine girdiği bu kısır döngüyü görmemek için
kendilerini hoşgörü elçileri olarak görmeye devam edecekler güzel bişey demiyorum ayrıca kumandalarımızı nereye tıklayacağımızıda hatırlattığınız için teşekürler. gelelim konuya Kimse aşk da kıskançlı olmaz yada olmasın demiyor. Ama kıskanmanında, kıskandırmanında, başka versiyonları mevcütdur diyorum kurulan cümleler bile aynı olabilirmi ya ben Naz'ın, arabadan çıkıp eve giderken kendi kendine konuştuğu cümlelerin aynılarını Bora içinde kullandığını Mert içinde kullandığını gördüm keza Tarık'yine öyle böyle bişeyi anlıyamıyorum bu döngü acaba kelime hazinemizin kıtlığındanmı kaynaklı? yoksa yaratıcılığımızdanmı? diye de merak ediyorum ve bunu sorguluyorum daha bunlar gibi pek çok örnekler verebiliriz ben bunları söylüyorsam en az sizin kadar bu diziye değer verdiğim içindir daha iyi olması kendini aşması içindir sadece değer yargılarımız farklı yoksa asla, "ya sev ya değiştir" mantığında olamam

evet buraya hasret kardeşimin yorumunuda alıntı yapmak isterdim uzundu.. ama kardeşim müthiş bir yemek programından girmiş (ee can boğazdan geliyor ya) taşıda gediğe koymuş.. katılıyor muyum ?! elbette.. ve sevgili zer, tepkiniz tepkimizidir.. özellikle başta hasret olmak üzere, şahin ağa (kendisini henüz göremedim yorumunu bekliyorum) bendeniz geçen hafta yeteri kadar iğneleme yaptık.. ama 35. bölümün çekim arenasına indiğinden açıkcası fazlada umutlu değildik.. hasretcim yine dayanamamış mutfaktan, oldukça ince bir gönderme yapmış umarız yerini bulur.. bu kadar nazik ve oldukça hassas kıvamı olan ahçı olarak gördüm onu..

efendim dün gece mümkün mertebe müsterih moduna girip dizinin güzel karelerini bahsettim, hep beraber bahsettik.. şimdi ince eleştirileri yapma zamanı.. yani buna hakkımız var diye düşünüyorum.. zira denge halinden mümkün mertebe uzaklaşmıyoruz.. aman aman fincancı katırlarını ürkütmek gibi bir niyetimiz asla yok.. derdimizde bu değil.. sadece kasadan önümüze konan üzümün tadını eleştireceğiz.. gözümüz asla ama asla bağda değil, bağcıda da..

malum dizi kısır bir döngüde mi.. evet döngüde.. belki bunda ayşe hanımın talihsiz kazası etkendir.. mümkün mertebe inisiyatif kullanmaya çalışıyoruz.. bu yüzden senaryo belki değiştirildi diyoruz..hani pozitif olalım.. peki diziye cenk, bora ve mert vatandaşlarının dışında bir 3. dal bekliyor muyduk.. yani hemen hemen.. ama dürüst olursam bu gelen 3. dalın göreceği rüzgarı diğerlerinden farklı bekliyordum.. hele hele 33. bölümden sonra.. ama değişen birşey olmadı.. muhabbet aynı.. kelimler aynı.. lakablar aynı.. mantık aynı.. konsept aynı.. tabiki diziseverde olsak, barışseverde olsak ağzımızın tadı kaçıyor.. buna imkan yok... bazen dozajın aştığı oluyor.. ama elde değil.. bakınız ratinglere.. gelde kızma.. :icon_sorr

18 YALANCI YARIM [NET] STAR 3,10 7,20 AB

10 YALANCI YARIM [NET] STAR 5,00 11,60 total



açıkta bekleyen o kadar konu varki.. inanın bütün bunların teker teker açığa çıkmasına bir bölüm yazılır.. bu tempoda 52 hayli hayli bulunur.. ama devamlı 3. kişiliklerin dalına çıkmak bize güzel manzaralar getirmiyor artık.. şunu söyleyeyim o ratinglerin günü değişmesiyle alakası yok.. hemde hiç yok.. ne bebeğim nede yaralı yürek gibi artık fenalık gelen töre dizileri yalancı yarimi tutmaz ama yalancı yarim senaryosunun tuttuğu konular aynı töre dizileri gibi milleti baydı mı?!.. yoksa hasretin dediği gibi mutfakta bozulan bir tarif mi var.. ratinge bakarsak tarifde sorun var... evet var gibi..

msoner
15-03-07, 14:14
Tabii düşüş olur reytinglerde, bunu bekliyorduk zaten.
Sen dizide gerekli olan çıkışı yapma, tam tersi geri sayma yap üstüne bu yetmiyormuş gibi dizinin gününü değiştir olacağı buydu tabii ki. Ben dün akşam son dakikada yetiştim, gün değişikline beynim hala adapte olmamış demekki, o kadar da sağlam izleyici olmama rağmen beynim hala eski kayıtları saklıyor :img-grin2
Dün gece biraz eski bölümlerin tadını aldım ama biz bu filmi görmüştük daha önce bu yüzden diğer bazı arkadaşların yazdığı gibi beni tatmin etmedi dün akşam ki bölüm açıkcası. Ben artık bol romantizm ve gene aynı oranda aksiyon bekliyorum dizimizden. Yoksa kopup gideceğim bu gidişle.

Buyukbaba
15-03-07, 14:24
evet buraya hasret kardeşimin yorumunuda alıntı yapmak isterdim uzundu.. ama kardeşim müthiş bir yemek programından girmiş (ee can boğazdan geliyor ya) taşıda gediğe koymuş.. katılıyor muyum ?! elbette.. ve sevgili zer, tepkiniz tepkimizidir.. özellikle başta hasret olmak üzere, şahin ağa (kendisini henüz göremedim yorumunu bekliyorum) bendeniz geçen hafta yeteri kadar iğneleme yaptık.. ama 35. bölümün çekim arenasına indiğinden açıkcası fazlada umutlu değildik.. hasretcim yine dayanamamış mutfaktan, oldukça ince bir gönderme yapmış umarız yerini bulur.. bu kadar nazik ve oldukça hassas kıvamı olan ahçı olarak gördüm onu..

efendim dün gece mümkün mertebe müsterih moduna girip dizinin güzel karelerini bahsettim, hep beraber bahsettik.. şimdi ince eleştirileri yapma zamanı.. yani buna hakkımız var diye düşünüyorum.. zira denge halinden mümkün mertebe uzaklaşmıyoruz.. aman aman fincancı katırlarını ürkütmek gibi bir niyetimiz asla yok.. derdimizde bu değil.. sadece kasadan önümüze konan üzümün tadını eleştireceğiz.. gözümüz asla ama asla bağda değil, bağcıda da..

malum dizi kısır bir döngüde mi.. evet döngüde.. belki bunda ayşe hanımın talihsiz kazası etkendir.. mümkün mertebe inisiyatif kullanmaya çalışıyoruz.. bu yüzden senaryo belki değiştirildi diyoruz..hani pozitif olalım.. peki diziye cenk, bora ve mert vatandaşlarının dışında bir 3. dal bekliyor muyduk.. yani hemen hemen.. ama dürüst olursam bu gelen 3. dalın göreceği rüzgarı diğerlerinden farklı bekliyordum.. hele hele 33. bölümden sonra.. ama değişen birşey olmadı.. muhabbet aynı.. kelimler aynı.. lakablar aynı.. mantık aynı.. konsept aynı.. tabiki diziseverde olsak, barışseverde olsak ağzımızın tadı kaçıyor.. buna imkan yok... bazen dozajın aştığı oluyor.. ama elde değil.. bakınız ratinglere.. gelde kızma.. :icon_sorr

18 YALANCI YARIM [NET] STAR 3,10 7,20 AB

10 YALANCI YARIM [NET] STAR 5,00 11,60 total



açıkta bekleyen o kadar konu varki.. inanın bütün bunların teker teker açığa çıkmasına bir bölüm yazılır.. bu tempoda 52 hayli hayli bulunur.. ama devamlı 3. kişiliklerin dalına çıkmak bize güzel manzaralar getirmiyor artık.. şunu söyleyeyim o ratinglerin günü değişmesiyle alakası yok.. hemde hiç yok.. ne bebeğim nede yaralı yürek gibi artık fenalık gelen töre dizileri yalancı yarimi tutmaz ama yalancı yarim senaryosunun tuttuğu konular aynı töre dizileri gibi milleti baydı mı?!.. yoksa hasretin dediği gibi mutfakta bozulan bir tarif mi var.. ratinge bakarsak tarifde sorun var... evet var gibi..

Murat kardeşim, öncelikle ince düşünüp yorumuma önem verdiğini belirtmene çok teşekkür ederim.

Yazdıkların halihazırda büyük manalar ihtiva etmekte. Herşeyine katılıyorum. Hasret kardeşimin de güzel bir menü hazırlarken dikkat edilmesi gereken hususlar anakonulu yorumu da fikir tabanı bakımından gayet düşüncelerimi karşılamakta.

Ama yok. Ben bu hafta eleştiri yapmak istemiyorum. Zaten geçen hafta yapılması gereken eleştiriyi fazlasıyla yapmıştım. Yeniden gerginlik yaratmak istemiyorum. Bu bölüm ne yapalım biliyor musunuz, bu bölüm bir de iyi taraftan bakalım. Şöyle ki,

Öncelikle bu bölümü 2 parçaya ayırırsak, ilk parça "yeni" olarak adlandırılabilinirken, ikinci parçayı "aynı" olarak adlandırıyorum. "Aynı" olan parça için eleştirilerim elbette var ama kendimde. Ama işin açıkçası ilk parçayı beğendim. Kıskançlık olmayan her bölümü beğendiğim gibi. Eğlenceliydi, komikti. Geçmişi hatırlattı bana.
Bu ilk parça beni sardı ve onun yüzüsuyu hürmetine 2. parçayı pek takmadım kafama.

Bunu geçersek, benim asıl mutluluk duyduğum nokta, "iyi birşeyler bulup çıkarmak bu kadar zor mu? Hiç birşey güzel temeller üzerine kurulamaz mı?" serzenişlerime deva olacak atılımların yakında olmasıdır.
Suna Pekuysal gibi bir devin girişi bunun derdinin devasıdır arkadaşlar. Çok güzel şeyler hayal edebiliyorum bununla ilgili. Eğer bu fikir iyi kullanılırsa herşey o kadar muhteşem olur ki, hiçbiriniz gelip buraya kötümser havada yazı yazamazsınız. Ve benim kişisel gözlemim, Sayın Suna Pekuysal'ın girdiği-bulunduğu her esere can, hava verdiğidir. Çok ümitliyim. İşte bu yüzden aşırı rahatsız olamadım dün gece. Hoş, 34'ü gördükten sonra 35 de kendimi lalezarda gibi hissettim.

Gelelim eleştiri yapanlara eleştiri yapanlara. Evet gayet doğru okudunuz.
Eleştiri yapılabilir. Gayet doğaldır. Eleştiri yapanlar da sonuç olarak beğenilerini dile getiriyorlar. Bunun derecesi önemlidir. Bir kişi beğenmediği bir işi eleştiriyorsa, niye iyi yönünden bakmıyorsun diye suçlanamaz. Bunu unutmamak lazım. Buradaki kişiler, bu diziyi eleştirilmeye değer görüyorlar ki gelip eleştiriyorlar. Yoksa sevgili nowar_77 ablamızın da dediği gibi, kumanda herkesin elinde. Değiştirir kanalı, başka şey izler ve eleştirecek bir şeyi olmaz. Bu kadar basit.

Bir iş yapıyorsanız ve bu yaptığınız iş başkalarının gönlünde ferah duygular uyandırmıyorsa, o başkaları gelip iyi şeyler söyleyemez. Buna anlayış göstermek lazım. Ben inanıyorum ki, beğendiklerinde, eleştiri yapanların hepsi gelecekler ve beğenilerini en güzel sevgi sözcükleri ile dile getirecekler. Hiç şüpheniz olmasın.

Eleştirin, eleştirilmekten korkmayın. Devamlı eleştirenler bile olsa saygı gösterin. Oradan çıkacaklar ile mükemmele daha çok yaklaşırsınız. Ha bunun elbette mantıki ve ahlaki sınırları vardır. O sınırları aşmamak kaydıyla.

Bu haftaki ratinglerde gün değişikliğinin büyük etkisi var. Asıl ak koyun kara koyun gelecek hafta belli olacak. Bu haftayı pek kafanıza takmayın derim.

handeozbek
15-03-07, 14:35
Sizleri bilemem ama ben bu bölümü çok beğendim. Bu bölüm sanki çok sıcaktı dizi. (Her zaman sıcak ama bu bölüm başkaydı).Hep birlikte olan ev muhabbetleri çok hoşuma gitti. Tarığın arabada o tabloya katılamaması, Nazın ise aklının hala dışarıda olması çok hoşuma gitti. Geçen bölümde Naz gerçekten Burağa ilgi duyuyormuş gibi bir izlenim vardı. Ben sadece bu yönünü sevmemiştim. Ama bu bölüm aslında kalbinin Tarığa ait olduğunu gördük. karşısındaki kişi ünlü popçu Burak olsa dahi Tarığını kaptırmamak kafa tuttu. Herkes bildiği konuyla ilgilensin sen çello ben Tarık:img-hyste Bu bölümde Tarık hiçte pasif değildi. Gerekli yerde gerekli tepkileri verdi. Kapıyı kilitlemesi Nazın da kapıyı açmaya çalışması hoştu. Sen misin kapıyı kilitliyoruz diyen Naz hanım kilitlemek öyle değil böyle olur:img-grin2 Naz çok şirin olduğu için lafları çok fazla batmıyor. O kızın Tarığa söylediği lafları başkası söylese yuh be kıza bak neler diyor deriz. Ama hepimiz Nazın bazı problemleri olduğunu bildiğimiz için hoş görüyoruz.(Sayılır. Bazen saçını başını yolmak istiyorum o ayrı:img-hyste ) Nazın Burakla olan ilişkisini açıkladığı kısım çok güzeldi. Arada bir konserine gideriz beraber. Tarık olmadan sokağa çıkamaz ki bu kız:img-hyste Önümüzdeki bölüm her yere çekilebilir bir şekilde bitti. Umarım senaristler hataya düşüp Nazın karışık olan kafasını daha da karıştırmazlar.:img-grin2 Çok romantik ve harika bir bölüm diyemeyeceğim. Ama çok keyif aldım. Ne kadar bekliyorsam o kadarını gördüm bu bölümden daha fazlasını beklemiyordum zaten. Bu halleri çok hoşuma gidiyor. Bilmiyorum bende mi gariplik var ama hiç tekrar gibi gelmiyor böyle olmaları. Çok doğal geliyor. Esas Nazın bu kadar kıskanç ve şoforüne aşık olmaktan korkan biriyken birden dolu-dizgin aşkı yaşaması garip gelirdi. Tamam Naz şimdi kabullenemiyor bazı şeyleri. Ama görün kabullendiği zaman tam kabullenecek. Ne olursa olsun aşkından vazgeçmeyecek. Çünkü içindeki çatışmayı bitirmiş olacak. Daha geniş yorumumu bu bölümü tekrar izlediğimde yapacağım. Daha ne kadar geniş olacaksa:img-hyste

NOT:Ben Nazın o son kısımdaki sözleri Burak için söylediğini düşünüyorum. İleriki bölümlerde Naz Burağa olan duygularını sorgulayacak. Tarığı daha da üzgün görebiliriz. Tarık kendine kızacak. Böyle düşünmesine kendisinin sebep olduğu için. Nazın duygularını anlayabilmesi için ona yardımcı olacak ve Burak gittiğinde bizimkiler arasında herşey netleşmiş olacak. Ben böyle olacağını düşünüyorum.

tolgacan
15-03-07, 14:43
Aslında pek de kötü bir bölüm değildi dün akşamki bölüm. Ama dizimizin Çarşamba günü tutunma şansının olmadığını biliyordum. Avrupa Yakası ve Yaprak Dökümü, Çarşamba gününe resmen demir attı çünkü...

Bölüme gelince, senaryoda hemen hemen hiç değişiklik olmadı. Bir an önce Burak'ın gitmesi gerekiyor. Tarık Tekelioğlu olayını ilk öğrenecek kişi Ümit olacak büyük ihtimalle. Belki bu daha iyi olur. Tarık ona çok yardım etmişti. Ümit de belki durumu anlayınca Tarık'a destek olabilir...

Belgin maalesef oğlunu paylaşamıyor... İkili birbirlerini sevdiklerini açıklasa da Belgin bu kez onların başının belası olabilir...

Son olarak söyleyeceklerim ise diziye destek olmamız gerektiğidir arkadaşlar. Büyük ihtimalle dizimiz zaten Haziran'da sonlanacak ama o zamana kadar yayından kaldırılmaması için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız... Okuduğunuz için teşekkürler...

boncuk28
15-03-07, 14:53
Merhabalar,
Diziyi izleyene kadar ve ratingler gelene kadar foruma girmemeye kendime söz vermiştim (İşler aksıyo valla forumkolik oldum neyse) Ya bu ratingler hepimizi üzdü ama kısaca şöyle anlatmak istiyorum derdimi, E artık doludizgin aşk görelim yeter artık iki ileri bi geri mehteran takımı gibi onlar bile geçti gidicekleri yere vardı. Bizim dizimiz güzel diğerlerinden farklı diyen arkadaşlarım evet farklı''ydı'' . Senarist arkadaşlar içinde bulundukları Naz Tarık kişilik çatışmaları ve bunalımları konseptinden biraz vazgeçin ''Tutmuyo'' Bizim dizi farklı diye sonuncu yapıp yayından kaldırtıcaksınız diziyi sonunda. Demekki izleyenlerin çoğunluğu daha farklı şeyler bekliyo yani hareket lütfen saymayın yerinizde artık demek istiyorum ama duyarlarmı sesimi bilmiyorum :img-help:

jenn
15-03-07, 15:03
arkadaşlar hepiniz gibi bende üzgün vede sinirliyim..şimdi harekat zamanı...

startv ye tel ve mail ile ulaşıp tepkileri göstereceğiz hep beraber..raytinglerde ilk dörtten inmeyen diziyi nasıl ateş kuyusunun içine atarmış bunu göstermek zamanı.ayrıca sadece star tv değil.tv yazarlarınada yazmak gerek..örneğin herhangi bir yayın kuruluşa direk bağlı olmadığı için vatan gazetesi tv yazarı SAYIN MEHMET GÜLER'e star tv ye tepkilerimizi uygun bir uslupla yazalım.köşesinde bu maillerden seçtiklerini yayınlıyor.iki aile dizisi hayranları bu yöntemi izlemiş..

aşağıya mail adreslerini koyuyorum..

ALO STAR HATTI

0 (212) 478 07 87

MAİLLER(her ikisinede yazalım lütfen)

bizeyazin@startv.com.tr

izleyicitemsilcisi@startv.com.tr


VATAN GAZETESİ TV YAZARI MEHMET GÜLER'İN MAİLLERİ

bizimekran@gazetevatan.com

mgüler@gazetevatan.com

handeozbek
15-03-07, 15:12
Arkadaşlar cumartesi 16:30'da dizimizin tekrarı gözüküyor. İzlemek isteyenlere duyrulur.

zer
15-03-07, 15:28
ah ah bi anlatamadık dizimizi bu sonuçlarda görmek istemediğmiz içindir bütün bu eleştirilerimiz ,ama malesef kendimiz çalıp kendimiz dinliyoruz burda günlerdir kendimizi paralıyoruz yapmayın, etmeyin, canım dizimize kıymayın diye ne yazıki anlamıyorlar ben diziyi seyrettiğim günün ertesinde sakin kafayla gelip özelliklede reytingler açıklanmadan önce yapıyorum ki objektif olayım diyorum ama yorumlarımı yaparken bazıları hemen bizi kara tablolar çizmekle suçlayıp bize adres göstermeye çalışıyorlar bu diznin eskisi gibi yüksek seyirli bir hal almasını istiyormuyuz istiyoruz aksini düşünenin zaten burda işi olmaz. o halde gelin hep birlikte önce teşhisi doğru koyalım sonra çözüm önerileri sunalım ve herkes buraya lütfen tamamen objektif olarak rahatsız olduğu durumları yazsın sonrada buna çözüm önerileri sunsun
çözüm sadece Zııııııtarı pretestoyla aşılmaz çünkü
1- seneryodaki kopukluklar
2- karekterlerdeki dengesizlikler
3 -yaşanan kısır döngüler ve yapılan mantık hataları
4- heyecan ve coşkunun bitmesi
5- kanalın duyarsızlığı

çözüm olarak madem seneryolar haftalık yazılıyor ( ben böyle bişeyide anlamış değilimya neyse bu ayrıca tartışılır) oturup yaptıklarını seyretsinler eminim ne demek istediğimizi anlayacaklar yarattıkları karakterlerin gelgitlerini kendileride mantıklı buluyorlarsa bence hemen bu işi bıraksınlar ve bi dizinin tamamından öncelikle yönetmen sorumludur dolayısıyla müdahale etmekte ona düşer
yeniden aşkın o ince duygusunu kabalaştırmadan vermeleri gerekiyor
bir diğer önemli nokta bence artık bazı şeylerin adı konmalı ve adı konulan gerçeklerle yüz yüze gelinip mücadele edilmeli bir baba ile oğul 8 ay nasıl birtek gün bile sorun ne ise çözmek için görüşmez böyle bi mantık olabilirmi bu kadar kopukluk olabilirmi hele bir baba nasıl sormaz soruşturmaz evladını gerçek hayatta böyle bişey mümkün olurmu olmaz o yüzdendirki halk böyle mantıkızlığa kızıyor ve seyretmiyor dediğim gibi daha bunlar gibi pek çok havada kalmış konular bulabiliriz eyer bütün bunları düzeltecek adımlar atmazlarsa yapılacak fazla bişey yok bence aksi taktirde bunlar zaten bu diziyi gözden çıkarmışlar diye düşüneceğim ciddi ciddi.

jenn
15-03-07, 15:30
arkadaşlar yy resmi sitede bi arkadaş yazmış tepkinizi konu başlığına yazın diye mesajı buraya kopyalıyorum.

yalnıs bi şeyi unutmayn ark.şlarr maillerin içeriğine bakmıyolarr.. konu kısmına yazın tepkinisi...

sinemim_g
15-03-07, 16:16
selam..

reytingleri katmadan yorum yapıcam...
bu bölüm benim hoşuma gitiii..özellikle bitişş:img-hyste anca fark etti aşıkk olduğu bu kızzz:happy0064
çok güldüm..hulusi sadri ümit çok komikti..ümit tarık tekelioğlu diyince eyvahh dedimmm:img-help: neyseki olmadı bişeyyy...

tarığın artık soy adıda varr:img-yes: CEBELİİ:img-hyste

#placebo#
15-03-07, 16:36
ratingin düşeceği geçen haftadan belliydi.güzelim diziyi harcadılar:fighting2 stardan bir kişi de açıp bakmıyo galiba çarşamba günü diğer kanallarda ne varmış diye.sen kalk sürüyle dizinin olduğu güne yy'i koy.olacak iş değildi zaten.yaptıkları hatanın faturası ratinglere yansıdı bile.dizideki süregelen eksikliklere gelince:
-benim en çok dikkatimi çeken Barış gitarla çalan bi şarkıyı söylerken şarkı o anda biraz emanet duruyo.ne bileyim eline bi gitar verseler de çalıyo gibi yapsa çok hoş olur.
-herkesin artık tekrar etmekten sıkıldığı tekrarlayan olaylar(dejavu)
-Tarık ve nazın aynı iç sesleri ve aynı sözleri söylemeleri(açıkçası saçma geliyo)
-bu arada her bölüm sonu en can alıcı şekilde bitiyo ve aksine en sönük şekilde başlıyo.muhtemelen bu haftada böyle olacak.Naz:yoksa aşık mıyım?diye bi soru sormuştu yanlış hatırlamıyosam cevabı:yok canım ne aşkı onu da nerden çıkarıyosun...gibisinden bişey olacak
-ha bir de bugidişle siz burda dörtgözle Tarık&Naz aşkı beklerken değerli senaristlerimiz(galiba Burakla bir dostlukları var) Nazı Buraka verecekler
son olarak bunların dışında Burak'ın yüzü ekrana gerçekten çok yakışıyor umarım onu daha başka projelerde de görürüz:img-wink:

ayşenurr
15-03-07, 16:45
ah ah bi anlatamadık dizimizi bu sonuçlarda görmek istemediğmiz içindir bütün bu eleştirilerimiz ,ama malesef kendimiz çalıp kendimiz dinliyoruz burda günlerdir kendimizi paralıyoruz yapmayın, etmeyin, canım dizimize kıymayın diye ne yazıki anlamıyorlar ben diziyi seyrettiğim günün ertesinde sakin kafayla gelip özelliklede reytingler açıklanmadan önce yapıyorum ki objektif olayım diyorum ama yorumlarımı yaparken bazıları hemen bizi kara tablolar çizmekle suçlayıp bize adres göstermeye çalışıyorlar bu diznin eskisi gibi yüksek seyirli bir hal almasını istiyormuyuz istiyoruz aksini düşünenin zaten burda işi olmaz. o halde gelin hep birlikte önce teşhisi doğru koyalım sonra çözüm önerileri sunalım ve herkes buraya lütfen tamamen objektif olarak rahatsız olduğu durumları yazsın sonrada buna çözüm önerileri sunsun
çözüm sadece Zııııııtarı pretestoyla aşılmaz çünkü
1- seneryodaki kopukluklar
2- karekterlerdeki dengesizlikler
3 -yaşanan kısır döngüler ve yapılan mantık hataları
4- heyecan ve coşkunun bitmesi
5- kanalın duyarsızlığı

çözüm olarak madem seneryolar haftalık yazılıyor ( ben böyle bişeyide anlamış değilimya neyse bu ayrıca tartışılır) oturup yaptıklarını seyretsinler eminim ne demek istediğimizi anlayacaklar yarattıkları karakterlerin gelgitlerini kendileride mantıklı buluyorlarsa bence hemen bu işi bıraksınlar ve bi dizinin tamamından öncelikle yönetmen sorumludur dolayısıyla müdahale etmekte ona düşer
yeniden aşkın o ince duygusunu kabalaştırmadan vermeleri gerekiyor
bir diğer önemli nokta bence artık bazı şeylerin adı konmalı ve adı konulan gerçeklerle yüz yüze gelinip mücadele edilmeli bir baba ile oğul 8 ay nasıl birtek gün bile sorun ne ise çözmek için görüşmez böyle bi mantık olabilirmi bu kadar kopukluk olabilirmi hele bir baba nasıl sormaz soruşturmaz evladını gerçek hayatta böyle bişey mümkün olurmu olmaz o yüzdendirki halk böyle mantıkızlığa kızıyor ve seyretmiyor dediğim gibi daha bunlar gibi pek çok havada kalmış konular bulabiliriz eyer bütün bunları düzeltecek adımlar atmazlarsa yapılacak fazla bişey yok bence aksi taktirde bunlar zaten bu diziyi gözden çıkarmışlar diye düşüneceğim ciddi ciddi.

zer yazdıklarına aynen katılıyorum.dört beş haftadır bende dizideki olan hataları yazıyorum.dikkate alan bile yok.kendimi çok iyi dizi izleyicisi olarak kabul ediyorum.halkımız tarafından nelerin sevilip sevilmeyeceğini biliyorum.uğur kedi gelmiş açıklama yapmış düşüncelerinin hiçbirinede katılmadım.biz nelerden bahsettik onlar daha farklı algılamış.kendi istedikleri gibi görüyorlar.kendileri bilirler.böyle devam ederse kaybedecek dizi olacaktır.bu dizi kaybedip kaybetmemiş pek umrumdada olmaz.Barış Akarsu adına üzülürüm.

cerenimo
15-03-07, 17:40
Eweeet.Dizimiz artık çarşamba.Peki sonuç: sıfıra sıfır elde war koskocaman bir sıfır.Anladığım kadarıyla herkes böyle düşünmüş dizinin ratinglerinden anladığım kadarıyla.Gerçi bu belliydi.Dizinin çarşambaya alındığını coğu insan bilmiyodu zaten.Bilse de bu senaryoyla mümkün diildi.Geçen haftaya herkes BERBATTI, İĞRENÇ, ARTIK İZLEMİCEM BU DİZİYİ gibi yorumlar yaptı.O bölümde en azından bir konu wardı, anlatcak bişiler...Bu bölümde o da yoktu.Daha önce yaptığım yorumdaki gibi, sadece Ümit-Filiz olayı bi de Barışın söylediği şarkılar...Başka da, repliklerden başka, hiç bişey yoktu.Uzatıkça uzattılar.
Bir önceki bölüm cidden hoşuma gitmişti, ama bu bolum hiç hosuma gitmedi.Adam gibi gülemedik bile...O bile yoktu yani.İlk defa dizimizi boyle sert bi şekilde eleştirdim.Ama bu sefer cidden hakediyodu.
Herkesin düşüncesine saygı duyuyorum.Beğenenler de wardır tabiki.Ama ben hiç ama hiiçççç beğenmedim.Suna Pekuysalın dizinin gidişini biraz değiştirceğini umuyorum.O da olmazsa hiç bişey diyemicem.İnşallah boyle dewm etmez.
RATİNGLER DE BERBAT ÖTESİ.ŞİMDİYE KADAR 4. OLAN DİZİ 10. OLMUŞ.
Başta star tv ekibi olmak üzere, senaristleri de tebrik eder, başarılarının dewamını dilerim.

B.A.D.B
15-03-07, 17:50
Bazı yorumları okurken gerçekten üzülüyorum..hepimiz olumsuz ya da yanlış giden bazı şeyler olduğunda yeri geldikçe tepkilerimizi ve hissettiklerimizi yazıyoruz ..tabii ki yazacağız ..ancak bu her hafta kara gözlükler takıp olumsuzluk pencerelerimizi açarak tv nin karşısına geçmek kıvamında olmamalı..Yalancı Yarim in baştan beri belli bir çizgisi var..naz ve tarık ın didişmeleri,naz ın huysuzlukları,tarık ın pasif gibi gözüken zekice ataklarla bunları bertaraf etmesi ve diğer bireylerin etrafında gelişen komik unsurlar..dizi bu çemberde dönüyor..bu kendini tekrar değildir..geniş düşünülürse bu tarz dizilerin hepsinde aynı döngü var..şimdi saatinden dolayı rakip olduğumuz Avrupa Yakası da aynı doğrultuda şekil değiştiren komedi unsurları ile yıllardır devam ediyor..baştan beri diyorum ..ben bu diziden vıcık vıcık ağdalı aşk hiç beklemedim.. çekişmeler ,kıskançlıklar ,yanaşıp yanaşıp uzaklaşmalar bana o tarz bir aşktan daha fazla keyif veriyor..unutulmamalı ki kıskanmakve kıskandırmak aşkın en temel karın ağrısıdır..karında o ağrı yoksa kalpte de bir şey yok demektir..ayrıca kıskanmak için de üçüncü bir şahıs mutlaka olacak..ağacı mı kıskansınlar ..
bölüm için ise "ehh işte" yorumu gerçekten gözlük camının çok fazla siyah ,beklentilerin had safhada olduğunu gösterir ki tv ekranlarında pek çok alternatif dizi var..kumandamız da elimizde..

bu arada salı gecesi 34. bölümü tv den tekrar izledim..o kadar da asılıp kesilecek bir bölüm değilmiş..ne var ki popçu burak sendromuna kurban gitmiş baştaki bir yığın güzellik..tekrar izleyince sonunda başına geleceği bildiği için bünye hazırlıklı olduğundan oldukça keyif aldım ne yalan söyleyeyim( asu ,bu paragrafı sana ithaf ediyorum:))


Sevgili ve cok degerli nowar,aynı nıckın gıbı burada kımsenın savascı olmadıgını,eger ortada bır savas varsa bunda hepımızın aynı orduda oldugnu hatırlatma ıhtıyacını kendımde goruyorum kı sebebı de asıkardır ki ben ve benım gıbı dostlar acı soyler,kaybetmek pahasına olsa bıle felsefesındekı dostlarımız her hafta kara gözlükler takıp olumsuzluk pencerelerimizi açarak tv nin karşısına geçmiyoruz,son iki bolumde mı kara gozluk takar olduk bız elestırmenler?Haklılıgımız da ne kadar uzucu de olsa benım hıc onem vermedıgım ancak dızılerın omru acısından belırleyıcı etken olan reytınglerle kendını gostermektedır.Gercekcı olmamız sart.Kendi adıma en agır elestırımı ilk kez 34.bolumde yaptım ve yıne olsa yıne yaparım.35.bolum ıcınse elestırıme dıkkat edıldıyse siz ve sizin gibi dusunen dostlarımızı,yanı asırı ıyı nıyetlı canlarımızı uzmemek adına ustu cok kapalı bir yorum yazdım.Ama goruyorum ki yorumlar ne kadar yumusarsa benımle aynı dusuncede olmayanların yorumları bır o kadar kırıcı olabılıyor.Uzuluyorum,cunku ben ve benım gıbı dızımızde gordugumuz eksıklıklerı aıle ıcı tartısmaya sunanların bır nevı baskı altına alınmaya calısılması ve elestırılerımızın elestırılmesı ve hatta son yorumlarda elestırılerımız yargılanırken sınır tanınmaz boyutlara ulasılıp ''tv ekranlarında pek çok alternatif dizi var..kumandamız da elimizde..''diyerek adres gosterilmesi benı hayretlere dusurmekte.Isın en acısı benım gıbı televızyon alıskanlıgı olmayan,ilk ve belki de son kez bir diziyi bu kadar zevkle ve sabırla takıp eden bir izleyicinin baska alternatifi olmamasıdır.Yorumlarımda asla bırılerının dusunduklerı ve ıstedıklerını yazmam,ne goruyorsam,ne hıssedıyorsam onu yazarım,ve dızımızın hayrı ıcın olacaksa elestirilerimi uslubu dahılınde eksıklıklerı gordugum surece agırlastırırım.
Sevgili nowar,kendi elestirilerim adına dıkkat etmenizi rica edecegim onemli bır husus var,ben hıcbır bolumu bolum bazında elestırmem,oyuncuları,karakterlerı yargılamam,34 de basladıgım ve 35 ıcın de elestırılerımızden once cekıldıgı ıcın devam ettıgım yorumlarım tamamen nereye gıttıgı ve ne amaca hızmet ettıgı anlasılamayan,fotokopi surumlere baslayan senaryo ve senarıstlerımıze yonelikti.Bu konuda da hala ısrarcıyım.Sizler de lutfen elestirenlere kara gozluk gıydırmek yerıne,sızın renklı camlarınızdan nasıl gorundugunu anlatınız.Boylece artılar eksiler birbirini goturur,elimizde koca bir sıfır olur.
Saygı ve sevgilerimle.

B.A.D.B
15-03-07, 17:51
Ben yaşlı başlı insanım, kalbim kaldırmaz daha fazla üzüntüyü....

VE LÜTFEN UNUTMAYIN... BU İNİŞ-ÇIKIŞLAR BU BAŞA DÖNMELER OLMASA İDİ, SON 4 BÖLÜM KALMIŞTI...... SANIRIM NE DEMEK İSTEDİĞİMİ ANLIYORSUNUZ.

SEVGİLERİMLE

Sevgili Asu'cugum,ne yalan soylıyeyım hıc de yaslı baslı gorunmuyorsun,cogu genc kızımızla rekabete gırsen kazanan belli zaten.

Asu'cugum,fotokopi sahneler olmasa son 4 bolum kaldıgı hususunda emın mısın?O zaman profesyonel olmadıgım bır konuya gırısmeye calısacagım,asagıda maddelıyorum;
1.Tarık-Hulusi,baba ogul ilişkisi
2.Tarık Tekelioglu-Vahi bey
3.Tarık Tekelioglu-Umit
4.Tarık-Naz ayrılıgı
5.Bunlardan once belki Tarık Tekelioglu-Berrak
6.Alfonso ki bu baslı basına birkac bolum demektir
7.Tum bu sırların acıga cıkması sonrası ailelerin ilişkileri,tepkileri,Tarık-Naz dialogları
8.Filiz-Umit iliskisi ve Tekeligolu acıklması sonrası durumları
9.Once Alfonso sonra da Tekelıoglu ıtırafları ıle ıkı sok yasayan tamırı cok zor olan bır ask
10.Sıralama da yanlıs bır yer olmasına ragmen yazmakta mahsur gormedıgım ve belkı de dızmızde yazacak hıc konu kalmasa dahı deginilebilecek,dizimize misafir olarak gıren oyuncuların belki kuck donnuslerle Tarık'ın Tekelıoglu oldugunu ogrenmeleri uzerine tepkileri,ozellikle de Pınar-Mert melekleri.

Emin olabilirsin Asu'cugum,daha bu 10 madde gıbı bır 10 madde daha yazabılırım,sen yeter ki konu iste.O kadar guzel bir potansıyel var ki,tıpkı orumcek agı gıbı,yalanlar,asklar,aileler,kabul edılemeyen ılıskıler ve daha nicesi ancak bu guzelım konuları kusursuz bır fınal yapmak ıcın sona saklamak bence cok adıl bır davranıs olmaz.Eminim bu ısın profesyonelleri gereklı duzenlemelerı yapacaklardır ve artık yenı terımım fotokopi sahnelerden bızlerı kurtaracaklardır,yoksa durust olmak zorundayım 35.bolumde topcuları,popcuları bır kenara bırakırsak komedı sahnelerı uzun zaman sonrası gorebıldım,romantızme hıc gırmek ıstemem kı en azından bu mesajımı cok sevdıgım bır dostumun bana yakıstırdıgı bır sozcukle;ılımlı bır sekılde bıtırebıleyım.

Kara İnci
15-03-07, 18:18
Sevmek sevdiginle sevdiğini paylaşmaktır.Onunla kalbini bölüşmektir ki tek bir kalp olunsun...

Hayat bu kadar kısayken ve gerçek aşk bu kısacık ömürde insanın karşısına kolay kolay çıkmazken bu hisleri yakaladığın anda sımsıkı sarılıp onu doyasıya yaşamak varken duygularına gem vurmak ve bastırmak niye...Bırak duyguların özgür kalsın ve aşk kanatlarıyla uçup nereye konmak istiyorsa oraya konsun.Sende onu kafese kapatacağına peşinden git ve aşkını tüm benliğinle yaşa...

Sözlerimi bu cümlelerle başlamamın sebebini eminim anlamışsınızdır.Çünkü bu cümleler,içerisinde Tarık ve Naz'ın bu zamana kadar başaramadığı şeyleri barındırıyor...

Bizim bunca zamandır sabırla beklediğimiz ama şu veya bu sebeple bir türlü görme şerefine erişemediğimiz Tarık-Naz birlikteliğini bu hafta da görme imkanı bulamadık.Açıkçası bu hafta ki bölümde geçen haftanın izlerini taşıyordu.Yine kıskandırma,yine aşağılama ve yine tepkisiz kalma.Belki geçen haftaya nazaran Tarık biraz tepki gösterdi ama yeterli değildi bence.Naz'ın ne yapmaya çalıştığını bir türlü anlamış değilim.Bir insan birini severken onu incitmek için neden bu kadar çaba harcar?Eğer sebep Tarık'ın hislerini açıkça ortaya koymaması ise bunda suç Tarık'da mı yoksa Naz'da mı sorarım size?Tarık her fırsatta duygularını dile getirmeye ve ilişkileri adına yol katetmeye çalışırken her defasında geri dönüş yapmalarının sebebi Naz değil mi?Buna rağmen Naz'ın hala Tarık 'ı suçlar tavırlarını onun hala çözümleyemediğimiz kişilik problemlerine veriyorum.Hele ki son sahnede aşık olup olmadığına dair konuşmalarından Burak'ı kastettiği sonucu çıkarsa bu kızın normal olmadığına kesin kanaat getireceğim.Tarık'ın artık bu gidişata bir dur demesi ve tepkisini dile getirip Naz'ın tavırlarına göre hayatına bir yön vermesi lazım.Bu konu için son sözlerimi de geçen haftaki yorumumun son cümleleriyle tamamlamak istiyorum.Çünkü fikirlerim hala değişmedi...

"Gerçek aşk bazen herşeyi bırakıp gitmektir.Yaşanmış ve yaşanacak şeylerin lekelenmemesi adına..."

Gelelim diğer ayrıntılara.Bu hafta da Barış'ın güzel sesini dinleme imkanı bulduk.Resimdeki Gözyaşları zaten Barış'ın sesin de hayat bulan bir şarkı bunun üzerine yorum yapmama gerek bile yok ama diğer şarkı için aynı şeyi söyleyemiyeceğim.Tamam sözler itibariyle duruma uygun düşmüş olabilir ama tarz itibariyle Barış'ın sesine hiç yakışmamış.Açıkçası bu zamana kadar dizi içinde dinlediğim en kötü yorumdu.Barış'ın müzisyenlik kimliğininde tanıtıldığı üstelik başka bir şarkıcının da bulunduğu şu sıralarda Barış'a bu şarkının söyletilmesini bir hata olarak değerlendiriyorum...

Ayşe'nin Tarık'a olan davranışlarını anlayabilen lütfen bana bir açıklama yapsın.Yahu bunlar barışmamışmıydı.Yine ne oldu da bu kız Tarık'a tavır koydu.Ya ben bu diziyi seyrederken bazı ayrıntıları kaçırıyorum ya da olaylar olmadık yerlere gidiyor...

Tarık ve Naz arasında geçen ikili diyaloglar her zaman ki gibi güzeldi ama çok bildikti.Bu yüzden bu konu üzerine fazla yorum yapmayacağım.Dizi içerisinde ki ince espriler zaten bu zamana kadar aynı tadını hep korudu.Şunu söyleyebilirim ki bu hafta Hasret'in yorumunu göze alarak komedi adına doyurucu bir bölüm seyrettim.Ama romantizm adına bu yemeğin tadını hiç alamadım ve sofradan aç kalktım...

Son sözlerim sevgili senaristlerimize.Dizimizin yeni açılımlara ihtiyacı var hemde acilen.Aslında içinde daha jelatini bile açılmamış konular barındırırken ve bu konular da kendi içerisinde bir çok olaya geçiş sağlayabilecekken bu kısır döngüde ısrar etmeniz neden?

charlie
15-03-07, 18:23
Sevgili Asu'cugum,ne yalan soylıyeyım hıc de yaslı baslı gorunmuyorsun,cogu genc kızımızla rekabete gırsen kazanan belli zaten.

Asu'cugum,fotokopi sahneler olmasa son 4 bolum kaldıgı hususunda emın mısın?O zaman profesyonel olmadıgım bır konuya gırısmeye calısacagım,asagıda maddelıyorum;
1.Tarık-Hulusi,baba ogul ilişkisi
2.Tarık Tekelioglu-Vahi bey
3.Tarık Tekelioglu-Umit
4.Tarık-Naz ayrılıgı
5.Bunlardan once belki Tarık Tekelioglu-Berrak
6.Alfonso ki bu baslı basına birkac bolum demektir
7.Tum bu sırların acıga cıkması sonrası ailelerin ilişkileri,tepkileri,Tarık-Naz dialogları
8.Filiz-Umit iliskisi ve Tekeligolu acıklması sonrası durumları
9.Once Alfonso sonra da Tekelıoglu ıtırafları ıle ıkı sok yasayan tamırı cok zor olan bır ask
10.Sıralama da yanlıs bır yer olmasına ragmen yazmakta mahsur gormedıgım ve belkı de dızmızde yazacak hıc konu kalmasa dahı deginilebilecek,dizimize misafir olarak gıren oyuncuların belki kuck donnuslerle Tarık'ın Tekelıoglu oldugunu ogrenmeleri uzerine tepkileri,ozellikle de Pınar-Mert melekleri.

Emin olabilirsin Asu'cugum,daha bu 10 madde gıbı bır 10 madde daha yazabılırım,sen yeter ki konu iste.O kadar guzel bir potansıyel var ki,tıpkı orumcek agı gıbı,yalanlar,asklar,aileler,kabul edılemeyen ılıskıler ve daha nicesi ancak bu guzelım konuları kusursuz bır fınal yapmak ıcın sona saklamak bence cok adıl bır davranıs olmaz.Eminim bu ısın profesyonelleri gereklı duzenlemelerı yapacaklardır ve artık yenı terımım fotokopi sahnelerden bızlerı kurtaracaklardır,yoksa durust olmak zorundayım 35.bolumde topcuları,popcuları bır kenara bırakırsak komedı sahnelerı uzun zaman sonrası gorebıldım,romantızme hıc gırmek ıstemem kı en azından bu mesajımı cok sevdıgım bır dostumun bana yakıstırdıgı bır sozcukle;ılımlı bır sekılde bıtırebıleyım.

Aynen katılıyorum...ve bütün bunlar için sadece 17 bölüm var. (Tabii star izin verirse) Ancak yeterdi ama bu saydıkların da oldu bittiye getirilecek birçok konu gibi...Son , bilemedin son iki bölümde...O bölüm de pek uzakta değil gibi görünüyor bu gidişle.....

pas.si.on79
15-03-07, 18:44
Arkadaşlar Merhaba,
yazdıklarınızın hiçbirini okuyamadım henüz.Biran önce eve gidip okumak ve tekrarı seyretmek istiyorum..

Ama bu arada aklıma birşey geldi..

İsmi lazım değil bazı arkadaşlar dün Anıl ve Şahin sanırım Son sahnede Belgin Hanımın sözlerini düşünerek Nazın Tarık ıdeğil de Burak düşünmüş olabilir dediler.. Ki bunu uzun uzun anlatmaya gerek yok kesinlikle TArık çünkü yaşananlardan sonra.. Neyse Naz a göre Belgin hanım bilmiyor ki yakışıklı bir popçudan ders aldığını ...Bu yüzden niye Naz, kendi için Belgin Hanımın çello hocasına aşık olduğunu düşündüğünü sansın...değil ama...

Buyukbaba
15-03-07, 18:48
Arkadaşlar Merhaba,
yazdıklarınızın hiçbirini okuyamadım henüz.Biran önce eve gidip okumak ve tekrarı seyretmek istiyorum..

Ama bu arada aklıma birşey geldi..

İsmi lazım değil bazı arkadaşlar dün Anıl ve Şahin sanırım Son sahnede Belgin Hanımın sözlerini düşünerek Nazın Tarık ıdeğil de Burak düşünmüş olabilir dediler.. Ki bunu uzun uzun anlatmaya gerek yok kesinlikle TArık çünkü yaşananlardan sonra.. Neyse Naz a göre Belgin hanım bilmiyor ki yakışıklı bir popçudan ders aldığını ...Bu yüzden niye Naz, kendi için Belgin Hanımın çello hocasına aşık olduğunu düşündüğünü sansın...değil ama...

Ahaha. Öncelikle Gamze ismimiz lazım mı lazım değil mi? Buna bir karar ver :)
İkincisi sen bizi yanlış anlamışsın. Zaten geçen bölümden gelen karamsar havayı yıkmaya çalışıyoruz, bari ufak bir ipucuyla bitirselerdi demek istedik biz. Elbette ki Tarık çıkacak. Ama bunu hissettiriverselerdi de, bütün karamsar havayı alıverselerdi fena mı olurdu? :)

msoner
15-03-07, 18:48
Ben neyi farkettim biliyor musunuz, artık dizinin içinde değilim, dizi beni dışarı attı. Daha önce yalancı yarimi izlerken ben de dizinin içindeydim ama artık aynı duyguda değilim. Buraya yorum yazmaya başladığım andan itibaren yani 34.bölümden itibaren dizi artık bana hayal satamıyor, ne yazık ki ben yalancı yarimi izlerken artık gerçek hayattayım, o hayal dünyasında değilim. Gerçek hayata dönüldüğü andan itibaren de keskin gözlerle izlemeye başlıyorsunuz diziyi ve tespitler de acımasız oluyor doğal olarak.
Bunun anlamı şudur ki senaristler dizideki sürükleyiciliği kaybettiler.

elmali-turta
15-03-07, 19:07
Bazı yorumları okurken gerçekten üzülüyorum..hepimiz olumsuz ya da yanlış giden bazı şeyler olduğunda yeri geldikçe tepkilerimizi ve hissettiklerimizi yazıyoruz ..tabii ki yazacağız ..ancak bu her hafta kara gözlükler takıp olumsuzluk pencerelerimizi açarak tv nin karşısına geçmek kıvamında olmamalı..Yalancı Yarim in baştan beri belli bir çizgisi var..naz ve tarık ın didişmeleri,naz ın huysuzlukları,tarık ın pasif gibi gözüken zekice ataklarla bunları bertaraf etmesi ve diğer bireylerin etrafında gelişen komik unsurlar..dizi bu çemberde dönüyor..bu kendini tekrar değildir..geniş düşünülürse bu tarz dizilerin hepsinde aynı döngü var..şimdi saatinden dolayı rakip olduğumuz Avrupa Yakası da aynı doğrultuda şekil değiştiren komedi unsurları ile yıllardır devam ediyor..baştan beri diyorum ..ben bu diziden vıcık vıcık ağdalı aşk hiç beklemedim.. çekişmeler ,kıskançlıklar ,yanaşıp yanaşıp uzaklaşmalar bana o tarz bir aşktan daha fazla keyif veriyor..unutulmamalı ki kıskanmakve kıskandırmak aşkın en temel karın ağrısıdır..karında o ağrı yoksa kalpte de bir şey yok demektir..ayrıca kıskanmak için de üçüncü bir şahıs mutlaka olacak..ağacı mı kıskansınlar ..
bölüm için ise "ehh işte" yorumu gerçekten gözlük camının çok fazla siyah ,beklentilerin had safhada olduğunu gösterir ki tv ekranlarında pek çok alternatif dizi var..kumandamız da elimizde..

bu arada salı gecesi 34. bölümü tv den tekrar izledim..o kadar da asılıp kesilecek bir bölüm değilmiş..ne var ki popçu burak sendromuna kurban gitmiş baştaki bir yığın güzellik..tekrar izleyince sonunda başına geleceği bildiği için bünye hazırlıklı olduğundan oldukça keyif aldım ne yalan söyleyeyim( asu ,bu paragrafı sana ithaf ediyorum:))

Buket ablacım bu yorumun altına bende bengi abla gibi imzamı atyım:):img-hi:
:img-kiss:
geri sayfalardaki yorumları okdumda Ebru ablacım yine bu bölümün en güzel yanlarını bize aktarmışsın sağol tekrardan,Asu ablacım seninde yorumunu çok beğendim ellerine sağlık :img-wink: :img-kiss:

#placebo#
15-03-07, 19:11
Ben neyi farkettim biliyor musunuz, artık dizinin içinde değilim, dizi beni dışarı attı. Daha önce yalancı yarimi izlerken ben de dizinin içindeydim ama artık aynı duyguda değilim. Buraya yorum yazmaya başladığım andan itibaren yani 34.bölümden itibaren dizi artık bana hayal satamıyor, ne yazık ki ben yalancı yarimi izlerken artık gerçek hayattayım, o hayal dünyasında değilim. Gerçek hayata dönüldüğü andan itibaren de keskin gözlerle izlemeye başlıyorsunuz diziyi ve tespitler de acımasız oluyor doğal olarak.
Bunun anlamı şudur ki senaristler dizideki sürükleyiciliği kaybettiler.

msoner izlenimlerine sonuna kadar katılıyorum.diziyi çocuk dizisine çevirdiler.o kadar yüzeysel geçiştiriyorlar ki bazı duyguları senin de söylediğin gibi artık insanı sarmıyor.açıkçası her hafta aynı olayları izlemekten sıkıldım ve hala büyük bir umutla acaba bir sonraki haftaya mı düzelecek diye bekliyorum.günü değişmeden önce ratingleri iyiydi dolaysıyla reklam gelirleri bence ucuza mal edicez diye basite indirgemektense diğer çok izlenen dizilerde olduğu gibi kaliteyi artırmalılar artık.böyle olmuyor

tarik_naz
15-03-07, 19:12
İsmi lazım değil bazı arkadaşlar dün Anıl ve Şahin sanırım Son sahnede Belgin Hanımın sözlerini düşünerek Nazın Tarık ıdeğil de Burak düşünmüş olabilir dediler.. Ki bunu uzun uzun anlatmaya gerek yok kesinlikle TArık çünkü yaşananlardan sonra.. Neyse Naz a göre Belgin hanım bilmiyor ki yakışıklı bir popçudan ders aldığını ...Bu yüzden niye Naz, kendi için Belgin Hanımın çello hocasına aşık olduğunu düşündüğünü sansın...değil ama...

son sahnede naz'ın tarığı düşünmesi biraz saçma olmaz mı? naz, zaten tarığa aşık olduğunun farkında. bir daha bunu sorgulamasına gerek yok ki artık. önemli olan, naz'ın, burak'a aşık olduğunu düşünüp, bu yüzden tarık'ın da bunu farkettiği için naz için savaşmadığını düşünmesidir.

naz: eyvahh, belgin teyze böyle düşündüğüne göre tarık da, benim burak'a aşık olduğumu düşündüğü için mi, pes etti acaba.

dea
15-03-07, 19:15
ah ah bi anlatamadık dizimizi bu sonuçlarda görmek istemediğmiz içindir bütün bu eleştirilerimiz ,ama malesef kendimiz çalıp kendimiz dinliyoruz burda günlerdir kendimizi paralıyoruz yapmayın, etmeyin, canım dizimize kıymayın diye ne yazıki anlamıyorlar ben diziyi seyrettiğim günün ertesinde sakin kafayla gelip özelliklede reytingler açıklanmadan önce yapıyorum ki objektif olayım diyorum ama yorumlarımı yaparken bazıları hemen bizi kara tablolar çizmekle suçlayıp bize adres göstermeye çalışıyorlar bu diznin eskisi gibi yüksek seyirli bir hal almasını istiyormuyuz istiyoruz aksini düşünenin zaten burda işi olmaz. o halde gelin hep birlikte önce teşhisi doğru koyalım sonra çözüm önerileri sunalım ve herkes buraya lütfen tamamen objektif olarak rahatsız olduğu durumları yazsın sonrada buna çözüm önerileri sunsun
çözüm sadece Zııııııtarı pretestoyla aşılmaz çünkü
1- seneryodaki kopukluklar
2- karekterlerdeki dengesizlikler
3 -yaşanan kısır döngüler ve yapılan mantık hataları
4- heyecan ve coşkunun bitmesi
5- kanalın duyarsızlığı

çözüm olarak madem seneryolar haftalık yazılıyor ( ben böyle bişeyide anlamış değilimya neyse bu ayrıca tartışılır) oturup yaptıklarını seyretsinler eminim ne demek istediğimizi anlayacaklar yarattıkları karakterlerin gelgitlerini kendileride mantıklı buluyorlarsa bence hemen bu işi bıraksınlar ve bi dizinin tamamından öncelikle yönetmen sorumludur dolayısıyla müdahale etmekte ona düşer
yeniden aşkın o ince duygusunu kabalaştırmadan vermeleri gerekiyor
bir diğer önemli nokta bence artık bazı şeylerin adı konmalı ve adı konulan gerçeklerle yüz yüze gelinip mücadele edilmeli bir baba ile oğul 8 ay nasıl birtek gün bile sorun ne ise çözmek için görüşmez böyle bi mantık olabilirmi bu kadar kopukluk olabilirmi hele bir baba nasıl sormaz soruşturmaz evladını gerçek hayatta böyle bişey mümkün olurmu olmaz o yüzdendirki halk böyle mantıkızlığa kızıyor ve seyretmiyor dediğim gibi daha bunlar gibi pek çok havada kalmış konular bulabiliriz eyer bütün bunları düzeltecek adımlar atmazlarsa yapılacak fazla bişey yok bence aksi taktirde bunlar zaten bu diziyi gözden çıkarmışlar diye düşüneceğim ciddi ciddi.

zer cok dogru soylemissin.altına imzamı atıyorum....

whiteangel
15-03-07, 19:15
Arkadaşlar bizim bir şarkılar ve şiirler başlığımız vardı. Birkaç gündür başlığı göremiyorum. Akıbeti hakkında bilgisi olan varsa hepimizi aydınlatabilir mi lütfen..:img-help:

B.A.D.B
15-03-07, 19:16
Açıkçası bu hafta ki bölümde geçen haftanın izlerini taşıyordu.Yine kıskandırma,yine aşağılama ve yine tepkisiz kalma.Belki geçen haftaya nazaran Tarık biraz tepki gösterdi ama yeterli değildi bence.Naz'ın ne yapmaya çalıştığını bir türlü anlamış değilim.Bir insan birini severken onu incitmek için neden bu kadar çaba harcar?

Amac nedir?Hangi olayların zeminine hazırlık oldugu iddia edilebilir?Altından bırseyler cıkarmı dıye bır beklentıye gırmememız gerekır mı ki girilicek bir konusu var mıdır?Bu sorularımın muhattabı ne oyuncular ne de yonetmen,adres cok acık;herzaman destekledıgım ve guvendıgım ancak son bolumlerde agır elestırılerıme maruz kalan sayın senarıstlerımız.



Hele ki son sahnede aşık olup olmadığına dair konuşmalarından Burak'ı kastettiği sonucu çıkarsa bu kızın normal olmadığına kesin kanaat getireceğim.Tarık'ın artık bu gidişata bir dur demesi ve tepkisini dile getirip Naz'ın tavırlarına göre hayatına bir yön vermesi lazım.

Bu sahnenın yazılması oynanmasından daha guc olacaktır,zor,deli cesareti ve aklı isteyen,hayalgucunun lackalasmasının kanıtı olan bir sahne olacaktır kı gerceklesecegıne ıhtımal dahı vermıyorum.

Sevgili kardesim sondakika,(Murat),eminim bilirsin ki bazı karikaturler guldurmek ıcın degil dusundurmek ıcın cızılır.Ancak hala bazı ınsanlar bu dusundurucu karıkature bakıp gulerler.Yemek tarıfımı cok ıyı ozumsemış olman ve degerlı yorumun ıcın tesekkur ederım dostum.

Sevgili Anıl kardesim,delikanlı sozcugunun nereden cıktıgını bılırsın,genc yaslarda ınsanın kanı daha bır hızlı akar,delice akar,o donemlerde butun duygular en uclarda yasanır,senın realistiligin ve idealistligini de delikanlılıgına baglıyorum.Degerli yorumların herzamnkı gıbı bekledıgım tarzda.

Sevgili aksamcı ortagım Şahin,bu hafta belki de elestirmemekle yada eleştirilerini kendine saklamakla en guzelını yaptın,nedir yanı,diziyi elestirirken,eleştirilerimizin yargılandıgını gormektense kimseyi uzmemek,herkesi pembe dunyasında bırakmak belki de daha dogru.Bu arada yorumuma verdigın destek ıcın tesekkur ederım kardesım.

Yuksek bır tepeye tırmandık ve zırveye ulastık ancak ayagımız bıran ıcın kaydı,toparlanmak ve zırveye bayrak dıkmek ıcın gec degil.Daha onumuzde cok zirveler var;36,37,38...

handeozbek
15-03-07, 19:16
son sahnede naz'ın tarığı düşünmesi biraz saçma olmaz mı? naz, zaten tarığa aşık olduğunun farkında. bir daha bunu sorgulamasına gerek yok ki artık. önemli olan, naz'ın, burak'a aşık olduğunu düşünüp, bu yüzden tarık'ın da bunu farkettiği için naz için savaşmadığını düşünmesidir.

naz: eyvahh, belgin teyze böyle düşündüğüne göre tarık da, benim burak'a aşık olduğumu düşündüğü için mi, pes etti acaba.

Bende senin gibi düşünüyorum Serdar. Tarığın bazı sözleri Nazın kafasını karıştırdı. Acaba ben aşık gibi mi davranıyorum diye düşünüyor?

qsawe
15-03-07, 19:16
Sevgili Asu'cugum,ne yalan soylıyeyım hıc de yaslı baslı gorunmuyorsun,cogu genc kızımızla rekabete gırsen kazanan belli zaten.

Asu'cugum,fotokopi sahneler olmasa son 4 bolum kaldıgı hususunda emın mısın?O zaman profesyonel olmadıgım bır konuya gırısmeye calısacagım,asagıda maddelıyorum;
1.Tarık-Hulusi,baba ogul ilişkisi
2.Tarık Tekelioglu-Vahi bey
3.Tarık Tekelioglu-Umit
4.Tarık-Naz ayrılıgı
5.Bunlardan once belki Tarık Tekelioglu-Berrak
6.Alfonso ki bu baslı basına birkac bolum demektir
7.Tum bu sırların acıga cıkması sonrası ailelerin ilişkileri,tepkileri,Tarık-Naz dialogları
8.Filiz-Umit iliskisi ve Tekeligolu acıklması sonrası durumları
9.Once Alfonso sonra da Tekelıoglu ıtırafları ıle ıkı sok yasayan tamırı cok zor olan bır ask
10.Sıralama da yanlıs bır yer olmasına ragmen yazmakta mahsur gormedıgım ve belkı de dızmızde yazacak hıc konu kalmasa dahı deginilebilecek,dizimize misafir olarak gıren oyuncuların belki kuck donnuslerle Tarık'ın Tekelıoglu oldugunu ogrenmeleri uzerine tepkileri,ozellikle de Pınar-Mert melekleri.

Emin olabilirsin Asu'cugum,daha bu 10 madde gıbı bır 10 madde daha yazabılırım,sen yeter ki konu iste.O kadar guzel bir potansıyel var ki,tıpkı orumcek agı gıbı,yalanlar,asklar,aileler,kabul edılemeyen ılıskıler ve daha nicesi ancak bu guzelım konuları kusursuz bır fınal yapmak ıcın sona saklamak bence cok adıl bır davranıs olmaz.Eminim bu ısın profesyonelleri gereklı duzenlemelerı yapacaklardır ve artık yenı terımım fotokopi sahnelerden bızlerı kurtaracaklardır,yoksa durust olmak zorundayım 35.bolumde topcuları,popcuları bır kenara bırakırsak komedı sahnelerı uzun zaman sonrası gorebıldım,romantızme hıc gırmek ıstemem kı en azından bu mesajımı cok sevdıgım bır dostumun bana yakıstırdıgı bır sozcukle;ılımlı bır sekılde bıtırebıleyım.

Hasret'ciğim, öncelikle iltifatına teşekkür ederim, çok naziksin.

Sana katılıyorum, arap saçına dönmüş bir ilişki yumağı olan dizimzide, kullanılabilecek çok fazla konu var. Ama bu konularda çözülmeye başladığı zaman hepsini ayrı bir bölümde, hatta bir kaç bölümde çözmen söz konusu olamayacak. Bir baba oğul buluşması ve barışması iyi işlenirse 10 dakikada biter. En can alıcı nokta olan Alfonso ve tekelioğlu sorunumuz zaten ana konu ve bununda çok uzamaması lazım.Ben vahi ve Ümit konusunda sorun yaşanacağını düşünmüyorum. geçen hafta bir arkadaşımız, bu Vahi ile Ümit Her zengin kişiyi aileye hemen kabul eden karakterler, demişti. Tek dertleri kendilerinin kandırıldığını düşünmek olur ki bununda , 'kızınıza-kardeşinize aşıktım onun için yalan söyledim' gibi, hemen herkesin affedeceği açıklaması varki, bizim diziyede entrikalı bir yorumdan ziyade bu yakışır.

Yani en kötü olayların bile 1-2 dakikalık sahnelerle geçiştirildiği dizimizde bu sahneler uzatılmayacak (bakın nasıl eleştirdim... aferim bana).:img-hyste Tüm bunların yanısıra, her evliliğin kabusu kıskançlık, dünya üzerinde hemen herkesin başının belasıdır. hepimiz başımızdan geçen saçma sapan kıskançlık anılarımzı anlatsak, Naz ile Tarık'ın ne kadar cici bici geçindiklerini bile düşünebiliriz. :img-wink:

Umarım, hepimizin, her tarafını didik didik ettiğimiz dizimizi bizim kadar benimseyip, bizim kadar sahip çıkıp, olması gerektiği yere getirmek için, senaristlerimiz, yönetmenimiz, yapımcımız ve yayıncımız çalışmalara başlamıştır.

GÖRÜYORSUNUZ HALA UMUTLUYUM...

Not: Ben not yazmayı çok sevmeye başladım farkında mısınız?

NOt 2 : Vallahi bende aşk görmek istiyorum.... ama üzülmüş yıkılmış çiftimizi görmek için acele etmiyorum.... ayrılık acısı ölümden beter demişler... :icon_sorr ... ya tekelioğlu olduğu öğrenildiğinde ayrılırlarsa... ben bu haftaki şarkıyı dinlediğim an eyvah demeye başladım (resimdeki göz yaşları-bu arada Naz da Tarık'ın, Tarık'da Naz'ın resmi yok.... bunlar neye bakacak):icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr

handeozbek
15-03-07, 19:18
Arkadaşlar bizim bir şarkılar ve şiirler başlığımız vardı. Birkaç gündür başlığı göremiyorum. Akıbeti hakkında bilgisi olan varsa hepimizi aydınlatabilir mi lütfen..:img-help:

Multimedya bölümüne alındı

qsawe
15-03-07, 19:18
Arkadaşlar bizim bir şarkılar ve şiirler başlığımız vardı. Birkaç gündür başlığı göremiyorum. Akıbeti hakkında bilgisi olan varsa hepimizi aydınlatabilir mi lütfen..:img-help:

avatarların olduğu yere bakarmısın sanırım orada gördüm... kontrol edemeyeceğim işten çıkıyorum.... :img-wink:

sinemim_g
15-03-07, 19:23
DİZİYİ ÇOK SERT ELEŞTİRMEDİK Mİİ:img-in_lo
bence bu dizi bunları hak etmiyor arkadaşlar naz ve tarığın her daim canım cicim olmasıda hoş olmaz diye düşünüyorum tamam 33. bölümden sonra bu bize ağır geldi resmen sevgili olan ikilimiz en başa dönerek naz hanım konusunu yine açtılar bu gerici bir durum ama aşkta gerilimde güzell:img-yes: bunlar bu kadar inatçı olmasa bu aşk bu kadar zor olmasa bizi etkilermii:img-yes:
ama şu konuda haklısınız sanki dizi hep aynı konuları işliyor yani hep bir 3. şahıss:img-polic kıskandırma çabaları kelime oyunları ve herşeye rağmen birbirlerini anlamamalarıı....

fakat yinede herşeye rağmen desteklemeliyizzz...oyuncuları ,emekleri,bu işte emeği geçen herkezi ve en önemlisi dizinin çok küçük bir bütçeyle ayakta durduğunu düşünerekk destekkkkk:img-yes:

HİÇ BİR ŞEY OLMASADA SIRF BU AŞKKK İÇİNN BU AŞKIN HARCANMASINA İZİN VERMEYELİM SONSUZA KADAR DESTEK YY'NİN YALNIZ OLMADIĞI GÖRSÜNLER...
STAR ACİLENN TOPARLANMALIII

#placebo#
15-03-07, 19:30
bence yalancı yarim onu zirveye çıkarabilecek bir kanala transfer edilmeli bu sezon sonunda.bu dizinin en koyu hayranlarından biri olarak yy'i zirvede görmek en doğal hakkım:img-yes: ee tabi doğal olarak onu harcayan bir kanala da eleştirilerim sert olacaktır.değerini bilemediler.yy atv'nin dizisi olsaydı şimdi ratinglerde 1.likten inmezdi ve herkes tarafından da tanınırdı.ne diyeyim yazık ettiler yeni yayına girecek bir dizi uğruna...

cerenimo
15-03-07, 19:36
Walla ben Suna Pekuysalın bu cıkmazı halledeceğini düşünüyorum.İnşallah öyle olur da dizimiz daha fazla izleyici kaybetmez.

whiteangel
15-03-07, 19:40
handeozbek ve qsawe canlarım:) cevap için çok teşekkürler. Şarkılar ve şiirler başlığına 35. bölüm şarkılarının sözlerini ekledim:)

msoner
15-03-07, 19:42
DİZİYİ ÇOK SERT ELEŞTİRMEDİK Mİİ:img-in_lo
bence bu dizi bunları hak etmiyor arkadaşlar naz ve tarığın her daim canım cicim olmasıda hoş olmaz diye düşünüyorum tamam 33. bölümden sonra bu bize ağır geldi resmen sevgili olan ikilimiz en başa dönerek naz hanım konusunu yine açtılar bu gerici bir durum ama aşkta gerilimde güzell:img-yes: bunlar bu kadar inatçı olmasa bu aşk bu kadar zor olmasa bizi etkilermii:img-yes:
ama şu konuda haklısınız sanki dizi hep aynı konuları işliyor yani hep bir 3. şahıss:img-polic kıskandırma çabaları kelime oyunları ve herşeye rağmen birbirlerini anlamamalarıı....

fakat yinede herşeye rağmen desteklemeliyizzz...oyuncuları ,emekleri,bu işte emeği geçen herkezi ve en önemlisi dizinin çok küçük bir bütçeyle ayakta durduğunu düşünerekk destekkkkk:img-yes:

HİÇ BİR ŞEY OLMASADA SIRF BU AŞKKK İÇİNN BU AŞKIN HARCANMASINA İZİN VERMEYELİM SONSUZA KADAR DESTEK YY'NİN YALNIZ OLMADIĞI GÖRSÜNLER...
STAR ACİLENN TOPARLANMALIII

Bizim burda canhıraş bu konuyu iki haftadır yazmamız zaten diziye halen destek verdiğimizi gösteriyor. Ben dizinin beni sürüklediği hayal dünyasında olmaktan çok mutluydum ama senaristler sağolsunlar benim birden gerçeğe çakılmamı sağladılar. Bence bizden çok senaristlere iş düşüyor artık. Bizim yazdıklarımızı biraz dikkate alırlarsa dizimiz yeniden toparlanabilir.

#placebo#
15-03-07, 19:47
foruma yeni katılan birisi olarak söylemeden geçemeyeceğim anlaşılan bugüne kadar yazdıklarınızı kimse pek kaile almamış arkadaşlar yoksa bu dizi bu hallere gelmezdi.benim görüşüm eğer sen bir diziyi halka yapıyorsan onlara sevdirmek istiyorsan onların nabzını tutmayı bilmelisin yoksa sonuç ortada.izleyicinin istediğini vermezsen böyle ekrana küstürürsün sonra izleyeni adam yerine koymayıp haftanın günlerini ezberletiyo gibi diziyi o günden alıp bugüne koyarsan işte böyle sonuç malesef hüsran olur

nowar_77
15-03-07, 20:03
Sevgili ve cok degerli nowar,aynı nıckın gıbı burada kımsenın savascı olmadıgını,eger ortada bır savas varsa bunda hepımızın aynı orduda oldugnu hatırlatma ıhtıyacını kendımde goruyorum kı sebebı de asıkardır ki ben ve benım gıbı dostlar acı soyler,kaybetmek pahasına olsa bıle felsefesındekı dostlarımız her hafta kara gözlükler takıp olumsuzluk pencerelerimizi açarak tv nin karşısına geçmiyoruz,son iki bolumde mı kara gozluk takar olduk bız elestırmenler?Haklılıgımız da ne kadar uzucu de olsa benım hıc onem vermedıgım ancak dızılerın omru acısından belırleyıcı etken olan reytınglerle kendını gostermektedır.Gercekcı olmamız sart.Kendi adıma en agır elestırımı ilk kez 34.bolumde yaptım ve yıne olsa yıne yaparım.35.bolum ıcınse elestırıme dıkkat edıldıyse siz ve sizin gibi dusunen dostlarımızı,yanı asırı ıyı nıyetlı canlarımızı uzmemek adına ustu cok kapalı bir yorum yazdım.Ama goruyorum ki yorumlar ne kadar yumusarsa benımle aynı dusuncede olmayanların yorumları bır o kadar kırıcı olabılıyor.Uzuluyorum,cunku ben ve benım gıbı dızımızde gordugumuz eksıklıklerı aıle ıcı tartısmaya sunanların bır nevı baskı altına alınmaya calısılması ve elestırılerımızın elestırılmesı ve hatta son yorumlarda elestırılerımız yargılanırken sınır tanınmaz boyutlara ulasılıp ''tv ekranlarında pek çok alternatif dizi var..kumandamız da elimizde..''diyerek adres gosterilmesi benı hayretlere dusurmekte.Isın en acısı benım gıbı televızyon alıskanlıgı olmayan,ilk ve belki de son kez bir diziyi bu kadar zevkle ve sabırla takıp eden bir izleyicinin baska alternatifi olmamasıdır.Yorumlarımda asla bırılerının dusunduklerı ve ıstedıklerını yazmam,ne goruyorsam,ne hıssedıyorsam onu yazarım,ve dızımızın hayrı ıcın olacaksa elestirilerimi uslubu dahılınde eksıklıklerı gordugum surece agırlastırırım.
Sevgili nowar,kendi elestirilerim adına dıkkat etmenizi rica edecegim onemli bır husus var,ben hıcbır bolumu bolum bazında elestırmem,oyuncuları,karakterlerı yargılamam,34 de basladıgım ve 35 ıcın de elestırılerımızden once cekıldıgı ıcın devam ettıgım yorumlarım tamamen nereye gıttıgı ve ne amaca hızmet ettıgı anlasılamayan,fotokopi surumlere baslayan senaryo ve senarıstlerımıze yonelikti.Bu konuda da hala ısrarcıyım.Sizler de lutfen elestirenlere kara gozluk gıydırmek yerıne,sızın renklı camlarınızdan nasıl gorundugunu anlatınız.Boylece artılar eksiler birbirini goturur,elimizde koca bir sıfır olur.
Saygı ve sevgilerimle.

Sevgili B.A.D.B ,dikkat ettiysen sabah yazdığım yorumu hiç bir yorumu alıntı yaparak yazmadım..bire bir kimseyi hedef almak ya da savaş çıkarmak amacında kat'a değildim…hele hele "asla eleştiri yapılmamlıdır "anlamı çıkan satırlar yazmak niyetine hiç girmedim..öyle algılandıysa bu benim anlatabilme özürümdendir muhakkak….”eleştirmeyin” demek kendime ters düşmek olurdu,.35 bölümdür beğendiyse beğenisini.,beğenmediyse yergisini belirten biri olarak… beni o satırları yazmaya götüren ve üzen yorumlar diziyi kendini tekrar etmekle eleştirirken aynı şekilde kendini tekrarlayan ifadelerle baştan sona olumsuzluk ünlemleriyle dolu yorumalardı…ve işin ironik kısmı senin yemek tarifi programı ile gönderme yaparak gayet nahif bir şekilde diziyi eleştiren yorumunu çok da beğenerek okumuş ve aslında olumsuz da olsa eleştirilerin bu şekilde çok daha etkileyici olduğunu düşünmüştüm,.sağlık olsun….beni üzen her hafta bölüm sonunda “gene olmadı”, “bu da olmadı” ,”haftaya da olmayacak” olumsuz cümleleriyle başlayan ve de devam eden,”böyle giderse izlemem” e uzanan ve biteviye kendini tekrarlayan yorumlardı ki.”.bu kara gözlük takmak değil de nedir,hiç mi bir kare güzellik yoktu ilaç niyetine”derim ve kumanda elimizde diye eklerim…

Ve ilave olarak senin ve pek çok arkadaşımın gözüne batan olumsuzluklar beni rahatız etmiyor mu ..elbette ediyor..yani nasıl kara gözlüklere karşıysam aynı şekilde pembe camlı gözlüklerin de objektif bakışı engellediğinin ve bunun kimseye ,özellikle de diziye faydası olmadığının farkındayım….senaryodaki bazı eksikleri,bazı bölümler arasındaki kopuklukları ben de görüyorum ..bunların yanısıra çok zekice hazırlanmış hoş replikler..nazlı bir aşk..şirin bir kuşak çatışması da görüyorum.. elimden geldiğince renkli cam kullanmamaya çalışıyorum…ne kapkara ne toz pembe..natürel bakmaya gayret ediyorum..sadece olumsuzluklar değil,dizinin az veya çok bize yaşattıkları güzellikler de eleştirirken araya bir yere sıkıştırılsın istiyorum…artılar ve eksiler toplansın, bu diziye mahsus olmak üzere sıfır değil de çokluk etsin istiyorum…Çok şey mi istiyorum…

Benden de sevgiler saygılar...

jenn
15-03-07, 20:07
arkadaşlar sürekli yazdıklarınızı okudum ve bir eleştirim olacak hiç kusura musura bakmayın.eleştiri dozunu o kadar yüksek seviyelere taşıdınızkii..bir yazıyorsunuz ardından hızınızı alamayıp bi daha yazıyorsunuz süreki eleştiri eleştiri.bu foruma dışardan bir yığın insan giriyor sadece okumak için...ve şu anda hiç haketmediği halde diziye en büyük zararı bu şerkilde yazan arkadaşlar veriyor...bu tarz yazan arkadaşların yazılarını okuyanlar eminim şöyle diyorlardır zaten bak bozulmuş.bak reytingide düşmüş.işte al sana kötü reklam..


halbuki asla öyle olmadığını hepimiz biliyoruz..diziyle ilgili hayallerimizi abartmazsak dizinin naif dünyasını asla kaybetmediğini farkederiz..tamam eleştirebilirsiniz ama vur abalıya cinsinden dizi ekibini demoralize edecek mesajlarınız bu kadar sert olmaya devam ederse işte en büyük kötülüğü siz yapmış olursunuz bu diziye..

halbuki şimdi en büyük destek zamanı ben kendi adıma söyleyim en küçüğünden en büyüğüne kadar dizi ekibine inancımı hiç kaybetmedim.üstelik dün akşamki bölümdende çok keyif aldım.bol bol güldüm..onların didişmelerini hep sevdim zaten..ve çok yakın zamanda bu aşkın dört nala yolalacağınıda biliyorum.ve sabahlara kadar çekim yapan her koşulda çalışan (hatta set ekibinten biri dün gece ayağını kırmış) onada geçmiş olsun diyorum.bu dizi emekçilerine özverili çalışmalarından dolayı bize yaşattıkları her keyifli dakika için teşekkür ediyorum.lütfen rica ediyorum futbol fanatikleri gibi davranmıyalım..

crazyerol1990
15-03-07, 20:09
arkadaşlar sürekli yazdıklarınızı okudum ve bir eleştirim olacak hiç kusura musura bakmayın.eleştiri dozunu o kadar yüksek seviyelere taşıdınızkii..bir yazıyorsunuz ardından hızınızı alamayıp bi daha yazıyorsunuz süreki eleştiri eleştiri.bu foruma dışardan bir yığın insan giriyor sadece okumak için...ve şu anda hiç haketmediği halde diziye en büyük zararı bu şerkilde yazan arkadaşlar veriyor...bu tarz yazan arkadaşların yazılarını okuyanlar eminim şöyle diyorlardır zaten bak bozulmuş.bak reytingide düşmüş.işte al sana kötü reklam..


halbuki asla öyle olmadığını hepimiz biliyoruz..diziyle ilgili hayallerimizi abartmazsak dizinin naif dünyasını asla kaybetmediğini farkederiz..tamam eleştirebilirsiniz ama vur abalıya cinsinden dizi ekibini demoralize edecek mesajlarınız bu kadar sert olmaya devam ederse işte en büyük kötülüğü siz yapmış olursunuz bu diziye..

halbuki şimdi en büyük destek zamanı ben kendi adıma söyleyim en küçüğünden en büyüğüne kadar dizi ekibine inancımı hiç kaybetmedim.üstelik dün akşamki bölümdende çok keyif aldım.bol bol güldüm..onların didişmelerini hep sevdim zaten..ve çok yakın zamanda bu aşkın dört nala yolalacağınıda biliyorum.ve sabahlara kadar çekim yapan her koşulda çalışan (hatta set ekibinten biri dün gece ayağını kırmış) onada geçmiş olsun diyorum.bu dizi emekçilerine özverili çalışmalarından dolayı bize yaşattıkları her keyifli dakika için teşekkür ediyorum.lütfen rica ediyorum futbol fanatikleri gibi davranmıyalım..


sana katılıyorum..her ne kadar da son ıkı bolum o kadar guzel olmasada genede bu kadar eleştırıyı hak etmıyor bu dızı..

ŞEKER KIZ
15-03-07, 20:11
arkadaşlar böyle sessiz mi kalacağız yapılanlara...yayınlandığından beri ilk defa böyle düşük bir değer aldık....çok ama çok üzüldüm...böyle kaliteli bir yapım bu hale gelmemeliydi...başta star ve dizinin senaristlerinin yüzünden alabileceğimiz en düşük değeri aldık....belli bir günde ztarı mail yağmuruna tutalım üstelik her arkadaşımız en az 5 tane atsın...bu ne ya yakında bunlar bu diziyi kaldırırlar...

jenn
15-03-07, 20:13
arkadaşlar böyle sessiz mi kalacağız yapılanlara...yayınlandığından beri ilk defa böyle düşük bir değer aldık....çok ama çok üzüldüm...böyle kaliteli bir yapım bu hale gelmemeliydi...başta star ve dizinin senaristlerinin yüzünden alabileceğimiz en düşük değeri aldık....belli bir günde ztarı mail yağmuruna tutalım üstelik her arkadaşımız en az 5 tane atsın...bu ne ya yakında bunlar bu diziyi kaldırırlar...

sevgili şekerkız.izlenme oranları bölümüne git orda mail atma konusunda yazdığım mesajı bi oku istersen ilgili mail adresleri var.ve öğlenden beri mail harekatı ilgili sitelerde başladı sende katıl istersen..

ŞEKER KIZ
15-03-07, 20:22
sevgili şekerkız.izlenme oranları bölümüne git orda mail atma konusunda yazdığım mesajı bi oku istersen ilgili mail adresleri var.ve öğlenden beri mail harekatı ilgili sitelerde başladı sende katıl istersen..

tamam canım hemen başlıyorum nedir ya bunlardan çektiğimiz....bizi bunalttılar artık.....hakeden hakettiği yere mutlaka gelir.....

levoo
15-03-07, 20:35
Bölüm gerçekten çok hoştu ben Tarık ve Naz'dan sonra Ümit ve Filiz ilişkisini çok seviyorum :).Çok yakışıyorlar birbirlerine...

Bu arada ben de Tarık'ın ilk 2 yorumuna bayıldım.Olmadı Yar bence Barış Akarsu'ya hiç yakışmamış dinlerken işkence gördüm gibi resmen.Barış böyle parçalar söylemesin mümkünse :).

Bu arada Burak'la Bir Gün Belki Hayattan düetleri de gerçekten güzeldi...

whiteangel
15-03-07, 20:45
arkadaşlar sürekli yazdıklarınızı okudum ve bir eleştirim olacak hiç kusura musura bakmayın.eleştiri dozunu o kadar yüksek seviyelere taşıdınızkii..bir yazıyorsunuz ardından hızınızı alamayıp bi daha yazıyorsunuz süreki eleştiri eleştiri.bu foruma dışardan bir yığın insan giriyor sadece okumak için...ve şu anda hiç haketmediği halde diziye en büyük zararı bu şerkilde yazan arkadaşlar veriyor...bu tarz yazan arkadaşların yazılarını okuyanlar eminim şöyle diyorlardır zaten bak bozulmuş.bak rey