Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-8
Sayfalar :
1
2
3
4
5
6
[
7]
8
9
10
iyi akşamlar yy dostları. çok sevindim 36'yı beğenmenize. dediğim kadar varmış değil mi? şimdi esas sıkı durun...tarık'ın sıkışması nasıl olurmuş bir görün. 37'de herşey nefes nefese. bir de alfonso yakayı ele vermesin mi? tarık'çık naz'a "dur, sus" derken herkes öğrenmesin mi? bütün yalanların bittiği an, tarık bula bula ne bulsun? naz hayretlere garkolsun. 37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.
Bu bölümde eski zekice esprileri gördüm hoşuma gitti. Epeydir yoktular, hoşgeldiler sefa getirdiler :)
Tek eleştirim Naz'ın Tarık'a rağmen Burka'a aşık olma konusunda, aşık olup olmadığını bile düşünebilmiş olması. Bu demek oluyor ki, ya Tarık'a aşık değil, ya da senaristlerimiz aşık olmamışlar :) Onun dışında bütünüyle harika bir bölümdü. Uzun yorumum yeni başlığa olacak.
Not: Suna Pekuysal herşeyiyle ayrı bir renk. Mükemmel bir seçim.
Şahin'cim sana katılıyorum. Önce senaristler bir karar versin şuanda Tarık ile Naz birbirlerine aşık mı değil mi? aşıklar ise nasıl söz konusu aşk olunca aklına başkasına aşık olabilme olasılığı geliyor!!!
Suna Pekuysal konusuna gelince helal olsun diyorum.... Çok büyük oyuncu. Hala çok iyi ;)
keske barıs studyoda cıplak sesı ıle sarkı soyleseydı hem daha ınandırıcı olurdu:img-wink:
iyi akşamlar yy dostları. çok sevindim 36'yı beğenmenize. dediğim kadar varmış değil mi? şimdi esas sıkı durun...tarık'ın sıkışması nasıl olurmuş bir görün. 37'de herşey nefes nefese. bir de alfonso yakayı ele vermesin mi? tarık'çık naz'a "dur, sus" derken herkes öğrenmesin mi? bütün yalanların bittiği an, tarık bula bula ne bulsun? naz hayretlere garkolsun. 37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.evet elerıne saglık arkadaş sıze katılıyom beklıyelim gorecez
handeozbek
21-03-07, 22:28
YENİ UĞUR KEDİ MESAJI
iyi akşamlar yy dostları. çok sevindim 36'yı beğenmenize. dediğim kadar varmış değil mi? şimdi esas sıkı durun...tarık'ın sıkışması nasıl olurmuş bir görün. 37'de herşey nefes nefese. bir de alfonso yakayı ele vermesin mi? tarık'çık naz'a "dur, sus" derken herkes öğrenmesin mi? bütün yalanların bittiği an, tarık bula bula ne bulsun? naz hayretlere garkolsun. 37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.
uğur kedimiz gelmiş hoş gelmiş..çok güzel tüyolar vermişş..:)
bencede artık ortaya çıkmasının zamanıdır alfonsonun..!!
yalnız en merak ettiğim şey Nazın bunu öğrendikten sonraki tavırlarıı..uzun bi süre trip mi yapar..işten mi kovar..yoksa sadece o anlık tarıkı bi güzel pataklar sonrada seni herkese söleyeceğim diye tehditmi eder...artık çözemiyorum nazı:)
İşte hep beklediğimiz noktalara geliyoruz. Teşekkür ederiz bu bilgiye uğur kedi. Çok umutluyum bundan sonrasından. Sabrın sonu selamettir boşuna dememiş atalarımız. Ve işte gelinen nokta. Ellerinize sağlık.
Ne Güzel Bir Bölümdü Bu Izlediğimiz Yaaa.:d:)
Mükemmel Bir Bölümdü çooookk Hoşuma Gitti Gerçekten.en Güzel Sahnelerden Biri De Nazin Arabadaki Konuşmalari Ve Ağlamalariydi.
Hele Netice Halanin Gelmesine Ne Demeli?:)
O Son Sahnede Hacer Anayla Taniştiklarini Tahmin Etmiştim.beklemediğim Bir Sahne Değildi.Bol Bol Güldük.Çok Hoş Replikler Wardi.Ama şu Dikkatimi çekti.her Bölümde Harikalar Yaratan, Leb Demeden Leblebiyi Anlayan Tarik, Bu Bölümde Gözüne Gözüne Sokulmasina Rağmen Nazin Gece Onu Gördüğünü Anlayamadi.Bir De Bana Saçma Gelen Bir Sahne Daha Wardi.naz Dişardaki Kovayi Düşürdüğünde Tarik Bunu Farketti, Ama Olayin Gerisine Hiç Bakmadi Nerde?, Kim?...kaygisizliktan Old.nu Sanmiyorum.Bence O Ayrintiyi Atlamişlar.
Bunlarin Dişinda Dizimizin Bu Bolumu Kusursuzdu Bence.Gerçi Aklima Daha Başka şeyler De Gelir Diye (:img-hyste ) Kusursuz Demeyelim De, Kusursuza Yakin Olabilir Diyelim :):)
AMA BU BÖLÜMDE ÇOK GÜLDÜĞÜMÜZ KESİN.
Bİ DE NAZ NE KADAR ÇABUK DEĞİŞTİ OYLE YAA.2 DK ÖNCE AĞLIYODU, 2 DK SONRA TARIKIN MENAJERİYİM DİYE YÜZÜNDE GÜLLER AÇIYODU.GERÇİ O BİRAZ ZORAKİ GÜLME GİBİYDİ AMA :img-hyste
iyi akşamlar yy dostları. çok sevindim 36'yı beğenmenize. dediğim kadar varmış değil mi? şimdi esas sıkı durun...tarık'ın sıkışması nasıl olurmuş bir görün. 37'de herşey nefes nefese. bir de alfonso yakayı ele vermesin mi? tarık'çık naz'a "dur, sus" derken herkes öğrenmesin mi? bütün yalanların bittiği an, tarık bula bula ne bulsun? naz hayretlere garkolsun. 37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.
:img-wink: :img-wink: :img-wink: :img-wink: vawwww
elmali-turta
21-03-07, 22:30
bölümü genel itibariyle çokk beğendim ve çokk guldumm ve bi o kadarda eğlendimm doprusu :)başlarda naza aşırı sinir oldum yani elimde osla yolucaktımm:img-hyste ama sonra duzeldi gibi:img-wink:
sadriye koptum çok guldum o nasıl intihardı öle yaa:img-hyste suna pekuysaal bayıldım o nasıl bakışlardı öle yaa süperdiii:img-hyste neyse inşallah reytinglerimiz guzel gelir bu bölüm:img-yes:
not:canan hanım gelmiş hoşgeldinizz bize guzel haberler vermişş demek 37den sonra dizi yeniden başlıomuşşş oh oh merak ettim valla :)
not2:bu arada imzalarımızı gördüysenizz lütfen Barış'a iletin dizide "sterdim'i " söylesin hemde en acilindeeeennnn :img-hyste :img-hyste
ceza_cansu
21-03-07, 22:30
iyi akşamlar yy dostları. çok sevindim 36'yı beğenmenize. dediğim kadar varmış değil mi? şimdi esas sıkı durun...tarık'ın sıkışması nasıl olurmuş bir görün. 37'de herşey nefes nefese. bir de alfonso yakayı ele vermesin mi? tarık'çık naz'a "dur, sus" derken herkes öğrenmesin mi? bütün yalanların bittiği an, tarık bula bula ne bulsun? naz hayretlere garkolsun. 37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.
Of of offff diyorum ne diyim.Çok saol verdiğin bilgiler için.Bu 37. bölüm ve sonrası bizi kalpten götürücek anlaşılan:)
NOT:Notsuz bitirmek istemedim:)
Alfonso kimliği işin içine girince hemen bölümü beğeniyorum.ben bu bölümü beğendim.espiriler eski bölümlerdeki gibi çok iyiydi.Tarık Naz ilişkisine girmek istemiyorum.gerçek aşk tadı vermiyor.Naz'ın ağlama sahnesini beğenmedim.doğal olmamış,kendini çok kasmış.önceki bölümlerde daha iyi ağlıyordu.Naz ağlarken,Tarık'ın tepkisiz kalmasıda normal durmadı.biz tutkulu aşk görmek istiyoruz.
iyi akşamlar yy dostları. çok sevindim 36'yı beğenmenize. dediğim kadar varmış değil mi? şimdi esas sıkı durun...tarık'ın sıkışması nasıl olurmuş bir görün. 37'de herşey nefes nefese. bir de alfonso yakayı ele vermesin mi? tarık'çık naz'a "dur, sus" derken herkes öğrenmesin mi? bütün yalanların bittiği an, tarık bula bula ne bulsun? naz hayretlere garkolsun. 37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.
OF OF OF...NE GÜZEL TÜYOLAR BUNLAR.BİZİ DAHA DA HEYECANLANDIRIYOR.
OLEY DİYORUZ WALLA.DİYİM BARİ OLEEEEYY :):) :happy0064 :happy0064
DİZİMİZ DAHA YENİ BAŞLIYO DEMEK BU BİR GEÇİŞ BÖLÜMÜ DEMEK HAAA :D:D
GEÇİŞ BÖLÜMÜ BİLE BÖYLEYSE 37. BÖLÜMÜN NE KADAR GÜZEL OLABİLECEĞİNİ KESİNLİKLE KESTİREMİYORUM.YA DA KESTİREBİLİYORUM.
HARİKA OLCAK HARİKA :happy0064 :happy0064
iyi akşamlar yy dostları. çok sevindim 36'yı beğenmenize. dediğim kadar varmış değil mi? şimdi esas sıkı durun...tarık'ın sıkışması nasıl olurmuş bir görün. 37'de herşey nefes nefese. bir de alfonso yakayı ele vermesin mi? tarık'çık naz'a "dur, sus" derken herkes öğrenmesin mi? bütün yalanların bittiği an, tarık bula bula ne bulsun? naz hayretlere garkolsun. 37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.
Bu heyecanlı tüyoların için çok teşekkürler ugur kedi... Bir arkadaşımızın da dedigi gibi bence de dizimiz git gide istedigimiz arzuladıgımız harekete aksiyona gelmiş durumda işte bu yaaa :):) yorumumu saklıyorum yeni sayfaya uzunca yazcam, çünkü bu bölümde bende cok kızdım Tarık a...
iyi akşamlar yy dostları. çok sevindim 36'yı beğenmenize. dediğim kadar varmış değil mi? şimdi esas sıkı durun...tarık'ın sıkışması nasıl olurmuş bir görün. 37'de herşey nefes nefese. bir de alfonso yakayı ele vermesin mi? tarık'çık naz'a "dur, sus" derken herkes öğrenmesin mi? bütün yalanların bittiği an, tarık bula bula ne bulsun? naz hayretlere garkolsun. 37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.
tarığın her lafına kıt kanaat inanan naz, alfonso'ya inanır mı? "dur,sus" derken den ben, naz'ın ilk başta inanmayacakmış gibi bi his vereceğini düşünüyorum. önüne gelen herkese de bu inanmamanın ve tarığa olan siniri yüzünden herkese "tarık alfonso olduğunu söyledi "diye yayım edecek sanırım. tabi çok komik olur böyle olursa.
bu durumda ne ümit inanır, ne vahi ne de bi başkası. tarık dur sus deyip durur ama aslında kimse onun alfonso olduğuna inanmıyodur.
tarık, bula bula herkesin alfonsoyu şaka olarak algıladığını anlar. ama naz da gerçekten de tarığın gerçek alfonso olduğunu bi şekilde öğrenir.
NOT:Notsuz bitirmek istemedim:)
Tebrikler ceza_cansu cok ta iyi ettin ne de iyi ettin pek te iyi ettin :):):)
muratdemir
21-03-07, 22:39
37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.
Artık böyle bir başlangıca ihtiyaç var kesinlikle. Yoksa kıskandırma olaylarının sonu gelmeyecek ve dizi çığırından çıkacak.
Bugünkü bölüm genel itibariyle benim açımdan "boş" "öylesine" bir bölümdü. Naz'ın yaptıklarını arka arkaya koyunca, hallerini düşününce "ağır kişilik bunalımı yaşayan ruhsal problemli bir insan" portresi çizdiğini düşünüyorum. Kimse kusura bakmasın ama senaristler olayı dallanıp budaklandıralım derken bence kurguyu kaybettiler. Bir kız aynı bölüm içinde başka bir insana aşık olup olmadığını sorguluyor, Tarık için ağlıyor ayrıca ağır hareketler edip aşağılıyor. Tarık karakteri ise konuşması gerektiği hiçbir zaman konuşmuyor nedense.
Yeni açılımlar bekliyorum artık.
Çok eğlenceli bir bölümdü , ama bende Nazın artık duygu gelgitleri yaşamasını bir Tarık'a , acaba bir başkasınamı diye yaşamasını istemiyorum bu kadar bölümdür emin olsun artık, sabaha kadar çalışması duygularından emin olmaması Tarık kadar bizide deli ediyor galiba. Bu bölüm gerçekten eğlenceliydi
hele bazı replikler bizleri çok güldürdü ( hele binnaz ) ve Suna Pekuysalın katılması gerçekten gelecek bölümlerde dizinin hareketleneceğini gösteriyor. Mafya babalarıda gelecek bölümde bakalım ne yapacak.
cancan00619
21-03-07, 22:44
Bence de bu bölüm çok güzeldi umarım hak ettiği güzel ratinglerden de alır.
Ahh uğur kedi ahhh zaten bölüm öyle bir yerde bitti ki dedim yandı bu çocuk herkes üstüne geliyor, her taraftan sıkıştı. 37 den çoook umutluyum çoook. Uğur kedi bu arada senden bizlere bu kadar çok tüyo verdiğin için de çok teşekkür ederiz.
Suna Pekuysal.... Zaten lafa söze gerek yok. Mükemmeldi, çok güzel oynadı ve hepimizi çok güldürdü.
Oooooo başlığa da birsürü kişi bakıyor. Ayyy çok mutlu oldum ben ya :happy0064
(Söylemeden edemicem yeni gelen kız Sophia çok bela olcak çoook :icon_sorr )
Uzun uzun yazmak istiyorum yeni başlık açılınca. Ama genel olarak ben bu bölümü çok beğendim (Bir yer hariç, Naz'ın Tarık'a o kadar şey söyledikten sonra Tarık'ın rest çekmesi gerekiyordu. :img-wink: )
Son olarak Sadri de bu bölüm çok güzeldi. O intihar sahnelerinde çok güldüm (ne kadar zekisin sen öyle yaaa), Ayşe'yi seviyo canım...
kesinlikle katiliyorum.
Bu bolum ask kokmadi pek (sadri haric tabi :))Daha cok kitabin ikinci chapteri gibiydi. hani ugur kedi dedi ya dizi bundan sonra basliyacak diye, katiliyorum.(dusundum de katilmazsam birsey degisirmiydiki , ugur kedi sonucta setten:img-hyste :img-hyste :img-hyste )
Neyse, biraz daha okiyim, gerekirse yazarim ..
bye
Alfonso kimliği işin içine girince hemen bölümü beğeniyorum.ben bu bölümü beğendim.espiriler eski bölümlerdeki gibi çok iyiydi.Tarık Naz ilişkisine girmek istemiyorum.gerçek aşk tadı vermiyor.Naz'ın ağlama sahnesini beğenmedim.doğal olmamış,kendini çok kasmış.önceki bölümlerde daha iyi ağlıyordu.Naz ağlarken,Tarık'ın tepkisiz kalmasıda normal durmadı.biz tutkulu aşk görmek istiyoruz.
Bi şeyden Bahsetmeyi Unutmuşum.:)
Bu Bolumu Izlemeden önce Bazi Arkadaslar Kesin O Aynanin önünde Tariki Düşünüyodur Dedi, Bazi Arkadaslar Ise Kesin Buraki Dediler.sonuç: Burak. Burdan Da Ne Anliyoruz?
-demekki Ne Yaşanirsa Yaşansin, Ne Olursa Olsun, Naza Güvenmicekmişiz.çok Tatli, Hatta Mag In Ismi Değişseydi Katilcaktim.beyan Etmiştim :) Ama Bi Gerçek War Ki Bu Kiz Dengesiz.naz Yani:img-wink:
hala ben Tarıkın naza bi teselli vermeyişindeyim..kız ağladı hüngür hüngür..dönüp bi yapma naz demedi yahu..git dedi gitti..ilginç çok ilginç..
Sadri çok komikti.masanın üstünden intihara kalkışması,asansörün içinde
kendisini kilitlemesi:img-hyste :img-hyste Sadri SÜPERDİ.:good:Bu bölüm
bence heyecanda vardı.Sofia'nın Tarık'ı takip etmesi,Tarık ile konuşması
Vahi ile Hulusi'nin fotoğraflarını çekmesi,Uğur kedinin dediği gibi 37.bölüm
çok iyi olacak.
hala ben Tarıkın naza bi teselli vermeyişindeyim..kız ağladı hüngür hüngür..dönüp bi yapma naz demedi yahu..git dedi gitti..ilginç çok ilginç..
gerçekten kınıyorum bende Tarık ı bu konuda.. ayıp be sevdigin kız yanında aglayacak ve sen ot gibi susacaksın
Bi şeyden Bahsetmeyi Unutmuşum.:)
Bu Bolumu Izlemeden önce Bazi Arkadaslar Kesin O Aynanin önünde Tariki Düşünüyodur Dedi, Bazi Arkadaslar Ise Kesin Buraki Dediler.sonuç: Burak. Burdan Da Ne Anliyoruz?
-demekki Ne Yaşanirsa Yaşansin, Ne Olursa Olsun, Naza Güvenmicekmişiz.çok Tatli, Hatta Mag In Ismi Değişseydi Katilcaktim.beyan Etmiştim :) Ama Bi Gerçek War Ki Bu Kiz Dengesiz.naz Yani:img-wink:
yahu dengesizlikle ne alakası var. yani kızın arabada tarık için hem de tarığın yanında ağlayışını gördünüz. orada tutup da "cidden aşık mı oluyorum" diye tarığı düşünecek değildi. çok mantıksız geliyo bana.
hatta eğer öyle düşünseydi şuanda mantık hataları kısmında bu konu konuşulurdu. bu zamana kadar naz yenimi anlıyo aşık olduğunu diye.
kız ne yapsa yaranamıyo valla. herkes mag'ın açılışı merveyi anlayamayanlar grubu diyosunuz ya cidden anlamıyosunuz :D
hala ben Tarıkın naza bi teselli vermeyişindeyim..kız ağladı hüngür hüngür..dönüp bi yapma naz demedi yahu..git dedi gitti..ilginç çok ilginç..
aynen aynen:) o sahneyi ben dehşetül wahşet:):) bi şekildeeee izledim orda her insanoğlu karşısındakini biraz olsun aydınlatmak için çaba sarfederr doğanın kanunu gereği amaaaaaa:):) bizim tarıkta biz gibi nazın ağlamasını seyrettiii seyretmekte bi sanat :)
hala ben Tarıkın naza bi teselli vermeyişindeyim..kız ağladı hüngür hüngür..dönüp bi yapma naz demedi yahu..git dedi gitti..ilginç çok ilginç..
AYNEN ARKADAŞIM.SANA SONUNA KADAR KATILIYORUM BU KONUDA.İNSAN BİR SORAR NOLDU DİYE, GERÇİ SORDU, KIZ CVP WERDİ AMA TARIK ANLAMADI.DİYORUM YA BU BOLUMDE TARIKA BİŞİLER OLMUS HERALDE.KAFASINA SAKSI MI DÜŞTÜ NE?:img-hyste YOKSA O DA NAZIN BAZI ŞEYLERİ İTİRAF ETMESİNİ Mİ BEKLİYO. ASLINDA KENDİNE İTİRAF ETTİĞİ ŞEYLERİ NAZA DA SOYLEYEBİLSE...AH AH AH...NEYSE CANIM O DA OLUR BİR GÜN :):)
yahu dengesizlikle ne alakası var. yani kızın arabada tarık için hem de tarığın yanında ağlayışını gördünüz. orada tutup da "cidden aşık mı oluyorum" diye tarığı düşünecek değildi. çok mantıksız geliyo bana.
hatta eğer öyle düşünseydi şuanda mantık hataları kısmında bu konu konuşulurdu. bu zamana kadar naz yenimi anlıyo aşık olduğunu diye.
kız ne yapsa yaranamıyo valla. herkes mag'ın açılışı merveyi anlayamayanlar grubu diyosunuz ya cidden anlamıyosunuz :D
O zaman neden?? Neden wurgulaya wurgulaya burakı işaret ediyodu herşey??
Gerçi biliyodum orda Burakı düşündüğünü ama :)
Bu arada ben, eğer magın adı değişirse o gruba katılmayı istemiştim dedim.Ama maalesef olmadı öyle bişey.Hala bekliyoruz :img-wink: :img-pilot
Bölümü çok ama çok beğendim..:img-yes: her karesini zevkle izledim..dizi başlamadan dediğim gibi bana ilaç gibi geldi bu bölüm..üstüne Sevgili Uğur kedimizde geldi..mesajın içeriği beni çok mutlu etti..artık acı falan hissetmiyorum..
acı da neymiş..acı falan yok..bitti gitti.ohhh:img-hyste
valla bu bölüm harikaydı arkadaşlar hiç öyleydi..böyleydi niye böyle oldu demeyin..:img-yes: ben en çok senaristlerin eski formlarına kavuştuklarına sevindim..:good:replikler süperdi ya çok güldüm..bizim aşıklardan pek bahsedesim
gelmiyor..o konuya girmiyorum..:img-wink:
Not:sinem teşekkürler sanada geçmiş olsun..uzayy teşekkürler.
Not:bu not işini bende çok tuttum..
hala ben Tarıkın naza bi teselli vermeyişindeyim..kız ağladı hüngür hüngür..dönüp bi yapma naz demedi yahu..git dedi gitti..ilginç çok ilginç..
valla anılcığım naz bu bölümde beni delirtti.o herşeye müstahak bir karakrer.daha kime aşık olduğuna karar veremeyen bir şımarık karakter..yani pes doğrusu ayrıca bu kadar aşağılama şöförünü sürekli küçük düşürme kendi acizliğinin belirtisiiiii..şımarık,kaprisli,bencilllllllllll.. arabanın arkasında ağlarken bile şımarıktı,tarık müdahale etmeye kalktı hemen duvarı ördü e çocuk naapsın..yok yok tarıktada var bir delilik.akıllı olsa bu kıza aşık olmazdı.süper mazoşist tarık olarak ilan ediyorum tarığı.allahım bu ne sabır.........sokakta kalacağını bilse bile çekip gider insan ya.sen elini sallasan ellisi adamsın.......aklını peynir eklemi yedin bu eziyete katlanıyorsun....ohh bee söylemeseydim çatlardım.bu ikisaide zır deli yahuuu:img-hyste :img-hyste
valla anılcığım naz bu bölümde beni delirtti.o herşeye müstahak bir karakrer.daha kime aşık olduğuna karar veremeyen bir şımarık karakter..yani pes doğrusu ayrıca bu kadar aşağılama şöförünü sürekli küçük düşürme kendi acizliğinin belirtisiiiii..şımarık,kaprisli,bencilllllllllll.. arabanın arkasında ağlarken bile şımarıktı,tarık müdahale etmeye kalktı hemen duvarı ördü e çocuk naapsın..yok yok tarıktada var bir delilik.akıllı olsa bu kıza aşık olmazdı.süper mazoşist tarık olarak ilan ediyorum tarığı.allahım bu ne sabır.........sokakta kalacağını bilse bile çekip gider insan ya.sen elini sallasan ellisi adamsın.......aklını peynir eklemi yedin bu eziyete katlanıyorsun....ohh bee söylemeseydim çatlardım.bu ikisaide zır deli yahuuu:img-hyste :img-hyste
Yok artık.Abarttın mı sanki birazcık :)
Tamam war dengesizlikleri de bu kadar da diiil yani :)
valla anılcığım naz bu bölümde beni delirtti.o herşeye müstahak bir karakrer.daha kime aşık olduğuna karar veremeyen bir şımarık karakter..yani pes doğrusu ayrıca bu kadar aşağılama şöförünü sürekli küçük düşürme kendi acizliğinin belirtisiiiii..şımarık,kaprisli,bencilllllllllll.. arabanın arkasında ağlarken bile şımarıktı,tarık müdahale etmeye kalktı hemen duvarı ördü e çocuk naapsın..yok yok tarıktada var bir delilik.akıllı olsa bu kıza aşık olmazdı.süper mazoşist tarık olarak ilan ediyorum tarığı.allahım bu ne sabır.........sokakta kalacağını bilse bile çekip gider insan ya.sen elini sallasan ellisi adamsın.......aklını peynir eklemi yedin bu eziyete katlanıyorsun....ohh bee söylemeseydim çatlardım.bu ikisaide zır deli yahuuu:img-hyste :img-hyste
jenn aynen düşüncelerine katılıyorum.Tarık'ta daha ne çeker bu kızı anlamıyorum.resmen ezik Tarık oldu.Tarık sesini çıkarmalı çekip gitmeli.
Tarık'ın kıymetini anlaması lazım.
Yok artık.Abarttın mı sanki birazcık :)
Tamam war dengesizlikleri de bu kadar da diiil yani :)
bence de jenn biraz fazla yaptın yani, sonuçta kız da çok seviyor ve asıl gurur yapması gereken de zaten Naz
bölümü tek beğenmeyen benim herhalde.
yine tekrar.
gitti franceska geldi sofia.
dizinin bundan sonrasına hazırlık diyelim ama olmuyor böyle.
iki kere öpüştürdüğün çocukları, hele ikinci dağ evinde, el ele, kol kola, sarmaş dolaş o kadar yakınlaştırdıktan sonra daha yeni tanışıyo havalarına sokman hata. 10. bölümlere yine dönmen hata.
naz tarık'ı sofia'yla sarılmış görüp yatakta dövünmüş, franceska ti amo demiş yatakta dövünmüş. ne farkı kaldı?
yaratıcılık bu kadar mı sınırlı?
başka konu mu yok? italya'dan gelen hatunlar da maşallah bir paragöz bir paragöz. yine aynı konu.
güzel enstantaneler elbette var ama bu 1 küsür saatlik dizide ağzımıza çalınan bir parmak bal.
keçiboynuzu misali.
çok daha kaliteli olabilir.
burada senaryo yazan arkadaşlar yazsa daha yaratıcı olacak vallahi haklarını teslim edelim. ben senaristlerin çok üstüne düşmediklerini düşünüyorum bu hikayenin.
neyse yine de seviyoruz bu diziyi.
gözünüzü seveyim özenin artık diyeceğim ama kaç bölüm oldu. kaç bölüm kaldı? sonunu başı gibi çok iyi getirin inşallah. ne diyeyim...
not. belirtmeden geçemeyeceğim, hatice ve hacer'in yani halaların da tanıdık çıkmasıyla bu ailelerin kaderinin ezelden birbirine bağlı olduğu gibi bir durum ya da mesaj çıktı ortaya ki çok beğendim.
zaten geçen hafta topluca yenen yemekte de sadece iki eksik vardı sofrada. tarık ve sadri. o sofrayı iki aile bir aile olmuş şekilde herhalde son bölümde gösterecekler bize.
neyse 37'yi bekleyelim bakalım. alfonso olayı denildiği gibi ortaya çıkar inşallah üstü kapanmayacak şekilde. yoksa getirip getirip bir klasik gibi ve klişe şekilde dizinin tüm olaylarını son 1-2 ya da bikaç bölümde dananın kuyruğu gibi kopartırlarsa çok kötü olacak. ben çok üzülürüm yani.
saygılar.
Selam arkadaşlar,
Bakın bölümü beğendiğim halde yazıyorum buraya. Bende de gelişme var.:img-pilot
Bu haftaki bölüm bana eski bölümleri hatırlattı, Nazla Tarık ın yakınlaşmasından önceki bölümleri yani. keşke o yakınlaşma olmasa mıymış ne dedim kendi kendime. neyse oldu bitti. Şimdiye bakalım.
Tarık ın Nazın ağladığı sahnelerde tepkisiz kalması bence gayet iyi olmuş. Hatta az bile yaptı bence. İyi o kadar laf saysın Naz, resmen adamın kişiliğine doğrudan saldırı yapsın, onca hakaret etsin, nazın kaprisin bini bi para ondan sonra da kalksın ağlasın. Ne yani pışpışlayacak mıydı Tarık onu. Biraz aklı başına gelsin Naz hanımın. Çok aşağıladı Tarık ı çook. Ama bi itirafta bulunmam gerekirse Tarık arabayı öyle sürüp gidince içim de birden bi cız etti benim de.
O italyan hatunu da çok sakil buldum yahu. Çok bakımsızdı.
Dizideki aksiyonun artacağı müjdesi beni sevindirdi. Hulusi ve Vahi ikilisi süperdi bu gece. Sadrinin yerlerde sürünmesine en çok güldüm. Bu arada ana babalarını arayıp sormayan kafalarına göre takılan çocuklara da güzel mesajlarda verildi bu gece.
Binnaz espirisi ise gecenin en süperiydi.
neyse sakinleşeyim biraz..efendim söylemeden geçemiyeceğim..ben dizimizin yapımcısını tebrik etmek istiyorum..biz maalesef sanatçıları çok çabuk tüketen bir ülke haline geldik..ama sevgili yalancı yarim ekibi önce yalçın menteşi diziye alarak..ki biliyorsunuz yalçın menteş bir tedavi gördü çıktığı çeşitli programlarda teklif almadığını bir tek yy ekibinden teklif geldiğini belirtmişti...şimdide onca yaşına rağmen sanat aşkını asla bırakmayan bir duayeni ,suna pekuysalı dizinin kadrosuna katarak büyük bir saygı örneği göstermiştir...e ben bu ekibi alkışlarım:)
karafirtina
21-03-07, 23:50
ya arkiler herzaman oldugu gibi bu bolumude izleyemedim artik yarin youtubedan izlerim
ama reklam da gordugum su kiz
sofia heralde diyosunuz
kimmmis ne icin gelmis ve o sahne nasi yasandi ya sarilma sahnesi diyorum
muratdemir
22-03-07, 00:08
bölümü tek beğenmeyen benim herhalde.
merak etme yalnız değilsin. birkaç sayfa önce ben de benzer şeyler yazdım. bazı olayların inatla aynen tekrarlanması artık rahatsız edici noktaya geldi. senaristler konusunda haklısın, biraz baştan savma iş yapılıyor. sanki şu an tek dertleri diziyi uzatmak. yanlış saymadıysam sofia diziye kıskandırma amacıyla katılan 6. karakter. her biri ortalama 4'er bölüm kalıyor hesabından hareketle dizinin 24 bölümü aynı konular, diyaloglar ve yanlış anlamalar üzerinde dönüp durmuş.
kötü diyemeyeceğim bu bölüme, bazı diyaloglar hoştu ama bu kadar beğenilmesine çok şaşırdım.
merak etme yalnız değilsin. birkaç sayfa önce ben de benzer şeyler yazdım. bazı olayların inatla aynen tekrarlanması artık rahatsız edici noktaya geldi. senaristler konusunda haklısın, biraz baştan savma iş yapılıyor. sanki şu an tek dertleri diziyi uzatmak. yanlış saymadıysam sofia diziye kıskandırma amacıyla katılan 6. karakter. her biri ortalama 4'er bölüm kalıyor hesabından hareketle dizinin 24 bölümü aynı konular, diyaloglar ve yanlış anlamalar üzerinde dönüp durmuş.
kötü diyemeyeceğim bu bölüme, bazı diyaloglar hoştu ama bu kadar beğenilmesine çok şaşırdım.
Ben de kendimi yalnız sanıyordum...çok söyledim ama , dediğim gibi yalnızım sanıyordum...nitekim Barış tv programında söyledi..."uzatmak için böyle yapıyorlar.." ne gereği varsa, halledilmesi gereken onca şey varken.. böyle oyalayacaklar işte..son 1-2 bölümde de , herşey toparlanacak!!!
kardelen2086
22-03-07, 00:35
öncelikle, her şeye rağmen bölümü beğendiğimi belirtmek isterim;eğlenceliydi,güzeldi,komikti,ama sinir olduğum tek şey,naz ın hareketleriydi......bu kız duygularından tam olarak ne zaman emin olacak çok merak ediyorum,burak ın gözüne girmek için sabaha kadar çello çalışmasına sinir oldum;hele burak ı aklından geçirdiği sahnelere tahammül etmekte zorlandım;bir de burak çıkalımmı deyince;naz ın o sahnedeki hareketleri beni çileden çıkardı;sanki tarık la arasında hiçbir şey olmamış gibi davranması çok sinir bozucu,geçen bölüm ikisininde dediği gibi;bu kadar kısa sürede nasıl bu hale geldiler anlamıyorum........:icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr
yalnız bu naz da kesinlikle tutarsızlık var,tarık la arasında hiçbir şey yaşanmamış gibi davranıyor;çocuğu önemsemiyor;ondan sonra baktı çocuk ünlü olacak ondan sonra da kıskanmaya başlıyor;yorumlarınızdan okuduğum kadarıyla naz ın arabada ağladığı onun için üzülmüşünüz;halbuki ben o sahnede nedense naz a hiç üzülmedim;oradaki hareketlerinde de şımarıklık yaptığını düşündüm,elindekini kaybedeceğini anlayınca;elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi ağlamaya başlaması bana hiç de inandırıcı gelmedi açıkçası.......:img-yes: :img-yes: :img-yes:
artık bundan sonra;tarığın gerçek kimliğinin ortaya çıkması iyi olacak;yoksa senaryo kendini iyice tekrar edecek;nasıl oluyorda tarık hiç açık vermiyor anlayamıyorum;geçen hafta allahtan naz ın aklına tarık ın soyadını sormak geldi;o da nasıl aklına geldi hala inanamıyorum....:icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr
bölümde en çok hoşuma giden replik ümit in naz a söylediği "sen onu hak etmiyorsun"oldu;tarık ne kadar yalan söylerse söylesin,naz ın duygularından emin olamaması canımı çok sıkıyor;derdinin ne olduğunu bir türlü anlayamadım;tarığı yanına yakıştıramıyor galiba?:icon_sorr :icon_sorr
whiteangel
22-03-07, 00:57
Ben bölüm hakkındaki yorumumu bu başlığa yazmak istemiyorum. :( burda kalıyor. 36.bölüm başlığımız ne zaman açılacak? Sevgili modlarımız yoklar sanırım:img-help:
Benim de en beğendiğim replik, Ümit'in Naz'a söylediği "sen onu haketmiyorsun" oldu..aynı fikirdeyim... Naz ne dedi Tarık'a? "sen beni haketmiyorsun" .... full complexe kız....Yalnız olduğum bir konu daha var (olsun) Tarık, Naz'ın duygularından emin olmadan, kimliği ortaya çıkmamalı...
safpapatya
22-03-07, 01:13
Kimliğini açıkladığında Naz Tarık' ı affeder mi? Bu ne biçim karakter paso yalan söylüyor, italyaya' dan gelen bir kız var onada yalan söyledi, bir de yalan söylerken sırıtıyor, Naz' ın karakteri ne kadar bozuksa Tarık ın ondan aşağı kalır yani yok, tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş:img-wink:
whiteangel
22-03-07, 01:24
Kimliğini açıkladığında Naz Tarık' ı affeder mi? Bu ne biçim karakter paso yalan söylüyor, italyaya' dan gelen bir kız var onada yalan söyledi, bir de yalan söylerken sırıtıyor, Naz' ın karakteri ne kadar bozuksa Tarık ın ondan aşağı kalır yani yok, tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş:img-wink:
Eeee adı üstünde yalancı yarim zaten..:img-hyste
Çok hoş ve güzel bir bölümdü,yalnız Arabada Tarık'ın Naz'ın ağlamasına seyirci kalmasına çok kızdım,İnsan güzelim aşkına öyle şey yaparmı.Tamam belki Naz biraz ileri gitmiş olabilir,** bunu onu çok sevdiği için yaptı
iyi akşamlar yy dostları. çok sevindim 36'yı beğenmenize. dediğim kadar varmış değil mi? şimdi esas sıkı durun...tarık'ın sıkışması nasıl olurmuş bir görün. 37'de herşey nefes nefese. bir de alfonso yakayı ele vermesin mi? tarık'çık naz'a "dur, sus" derken herkes öğrenmesin mi? bütün yalanların bittiği an, tarık bula bula ne bulsun? naz hayretlere garkolsun. 37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.
Ugur_kedi hosgeldiniz,foruma ve forum uyelerının fikirlerine vermiş oldugunuz deger için oncelikle tesekkur ediyorum.
36.bolum,mukemmel,kusursuz,eglencenin tavan yaptıgı,romantızmı gızlı gızlı yasatan,hem gulmekten hem duygulanmaktan gozlerımı yasartan,gelmiş gecmiş en guzel bolum adayı,tekrarların yasanmadıgı ve yasatılmadıgı,diziye ilk kez bir italyan eski sevgilinin dahil olusu ve sırf para icin Tarık'ın pesine dusmesi,Naz'ın Burak'a asık mıyım diye kendini sorguladıgı ve buradan nasıl oluyorsa Tarık'a askından aglıyor dıye yorumlayabıldıgımız eşsiz sahnelerin yasandigi ve sayamadıgım onlarca 36 bolumdur ilk kez bu bolumde izledigim muthıs,harıkulede,ender rastlanan yaratıcı sahnelerden olusan bolum.
Not:Bu kısa yorumum sadece 36.bolum baslıgı acılana kadar yazılmıs bır onsoz nıtelıgı tasımaktadır.
Not 2:Yorumumdan alıntı yapılıp da daha once Franceska vardı diyen olursa olay cıkartırım.
Not 3:37.bolumu de heyecanla beklemekteyım,futbolcuların unlu soylemı;artık onumuzdekı maclara bakıyoruz.
Herkese günaydın. 36. bölümün Yorumları için yeni başlığın açılmadığını görüyorum. Sabırla açılmasını bekliyorum.
günayydın.demek tarıka yol gözüküyo hııı amann iyi iyi .bence güsel olur .yorumlarınıza biras baktım.tarık_naz olsun sevgili olmadan ayrılsınlar .naz belki saçmalamaktan vazgeçer ayrılık acısıyla öyle değil mi?
Buradan devam edebilirsiniz arkadaşlar
Sevgiler
Ehlocan
Nihayet 36. bölüm yorumları başlığında yorum yapabiliriz.
Herkese tekrar günaydın
36 bölümlük maratonun içindeki en durgun bölümdü 36. bölüm (tabi ki bana göre). Sebebine gelince dizinin gün değişikliğinden doğan sıkıntının bu bölümde ortaya çıkması diyeceğim. Barış’ın gözündeki ışıltıdan eser yoktu bu bölümde bir tedirginlik bir sıkıntı yansımıştı yüzüne, kendini rolüne verememiş gibiydi. Ben bunu yayıncı kanalın yaptığı gün değişikliğinden kaynaklanan bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum.
Ses kalitesin dede bir zayıflık, zaafa uğramışlık söz konusuydu. Daha önce oldukça doyurucu olan canlı sesler gitmiş yerinede sönük ve cılız sesler gelmiş gibiydi. Gün değişikliğinden kaynaklanan sıkıntı aşılacaktır mutlaka ama bu dizi için bir kırılma noktası olacaktır bu kesin. Ben bu diziyi beklentiler zinciri içersine girmeden izliyorum. Benim için bu diziyi izlemek müthiş keyifli ve eğlenceli işte sırf bu yüzden iki haftadır Sılayı bile izlemeyi bıraktım artık o diziyi izlemiyorum. Çünkü beni tükettiğine karar verim.
Şimdi bir parça yorumda bulunayım. Bazı üyelerin değindiği popçu Burak ve Naz olabilirliği mantık açısından etken değil Edilgen olabilir. Nedenine gelince daha önceki açıklamalarım ışığında ısrarla Nazın kafasındaki TARIK imajı Şoför TARIK imajıdır başka bir tarifi yok ne kadar zorlarsa zorlasın yok işte, çuvala koysa sığmıyor harara koysa dolmuyor. Bazı sahnelerde özellikle 35. Bölüm sonu ve 36. Bölüm başındaki tuvalette ayna karşısındaki özgüven halüsinasyonlarında ki Nazın tek düşündüğü Tarık Burak’ın yerinde olup ünlü olsaydı ne güzel olurdu gibisinden yaklaşımlar yani başka türlüsü abesle ilintili bir yaklaşım olurdu ki bu da YALANCI YARİMİN dizisinin ruhuna uymazdı.
Bu bölümde bana en manasız gelen sahne Hacer ana ile Hatice halanın çocukluk arkadaşı çıkması. Bu anlamı olmayan gereksiz ve de fuzuli bir zorlama bence. Böyle bir dostluk varsa aralarında geçmişe dayanan bundan Vahinin veya Hulusinin haberdar olmaması size de anormal bir durum gibi gelmiyor mu?
iyi akşamlar yy dostları. çok sevindim 36'yı beğenmenize. dediğim kadar varmış değil mi? şimdi esas sıkı durun...tarık'ın sıkışması nasıl olurmuş bir görün. 37'de herşey nefes nefese. bir de alfonso yakayı ele vermesin mi? tarık'çık naz'a "dur, sus" derken herkes öğrenmesin mi? bütün yalanların bittiği an, tarık bula bula ne bulsun? naz hayretlere garkolsun. 37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.
Böylesi harika bir bölümün ardından böylesi harika bir mesajı okumak gerçekten tam süper oldu:good: demek sadece Naz değil herkes öğreniyor Tarık'ın Alfonso olduğu.dediğim gibi bence bu çok iyi olacak çünkü zaten Özkullar'ın Alfonso'ya değil Tarık Tekelioğlu'na karşı bir kinleri var...özellikle Ümit bu durumdan pek bir mutlu mesut olacaktır.Fakat Naz bunu hemen kabul eder mi işte orası çok bilinmeyenli bir denklem gibi...ilk başta çok sert tepki verecektir,fevri davranacaktır ama sonra mantıklı düşünce koskoca dünyaca ünlü rallici onca sıkıntıyı,benim o kadar kaprisimi ne uğruna çekti diye düşününce yanıldığını anlayacaktır ama tabi bu fevri davranışları Tarık'ı o evden uzaklaştırabilir bir süreliğine...Tarık ne yalan bulacak acaip merak ediyorum:icon_whis hani eminim gene şöyle en iyisinden birşey de bulacak da nasıl birşey bulacak...bi de şu Sofia denen mikser vazifesi üstlenen İtalyan bayan niye Hulusi ile Vahi'nin resimlerini çekti,tamam adamlar mafya babası da oldular sonunda :))) ama o resimleri Sofia nerede kullanacak merak ediyorum...büyük olasılık Alfonso'nun bağlı olduğu firmayla bağlantı kuracak ya da kimbilir basına verir resimleri...manşetleri şimdiden hayal eder gibiyim "Tekbank'ın sahibi ünlü işadamı Hulusi Tekelioğlu ile ünlü tekstilci Vahi Özkul'un dünyaca ünlü İtalyan rallici Alfonso'yu kaçırdıkları ortaya çıktı" :))) ah Tarık ah milleti mafya babası da yaptın ya bu alemdeki en mükemmel yalancı sensin =)))) ha bu arada dünkü bölüm diyalog ve replik zenginliği açısından en iyi 3 bölümden biriydi.
Ben akşamkı bölümü bir öncekı bölüme göre daha iyi buldum..da...ama rekdüzelık daha aşılamadı...suna pekuysal çok tatlı ya...taa eskı versıyonunda yanı belgın doruklu yalancı yarımde o da vardı..kısmet işte bugün yıne burda...aslında dızıde buyuk sanatçılar var...senaryo çok çok önemlı...üstelık oyuncular dabırbırlerıne çok sahıp çıkıyor..neyse uğur kedi 37 de kırlı çamaşırların ortalığa dokuleceğini ,yalanların çıkacağını söyledi...ah birde,akşam o italyan kız..türk mafyasının elınden ..yanı BABA ların(vahe-hulusi)alfonsoyı kurtarma çabasına girecek...zavallı kız...yalan yalan yalan...ne kadar yalan lar dolu oldu...herkese başka yalan..bu tarık bu kadar yalandan nasıl sıyrılacak...yandı yandı...naz zaten cadı....o oğlanı bütün bunları öğrendıkten sonraaaa parça pinçık eder valla...:img-yes: bye
ya bu arada barışın sitesı açılmıyor bilen varmı?
Evet,dün geceden beri açılmıyor site...arıza bende sanıyordum...buraya yazmaya çekiniyordum....teşekkürler....
resmi sitede kaya akkaya bile söylemiş bekleyin 37 süper bi bölüm olacak die .allahım umut ediyorum ki milliyet tvde bu hafta özet çıksın.
yaa ugur kedinin mesajını keşke okumasaydım şimdi bi hafta nasıl bekleyecegim ben
günaydın arkadaşlar,
dünkü bölümü malesef ben yarım yamalak izleyebildim misafirler yüzünden.Ama izleyebildiğim kadarı çok güzeldi.hacer annenin "binnaz kim" sorusu çok komikti.haftaya çarşamabaya kadar nasıl dayanıcam bilmiyorum.
Birde bilmiyorum daha önce bahsedildi mi ama ben yeni fark ettim Hulusinin ofisi değişmiş, daha güzel daha zevkli bir ofis yapmışlar.ben nefret ediyordum o masmavi zevksiz ofisden.
Haftaya herhalde gazete manşetlerinde Türkiyenin iki büyük mafya babası olarak Vahi ve Hulusiyi görücez gibi geliyor.Hulusi Tarık yüüznden mafya babası diye tutuklanırsa artık hayatta affetmez onu.
Beni dizide en çok rahatsız eden şu kaset mevzusu...çok gereksiz buluyorum yani ne alakası var simdi Tarık kaset mi yapacak! Eğer bu mevzuyu uzatır da Tarığı ünlü yaparlarsa pess derim artık.Ünlü yarışcı Alfonzo, Tekbankın velihattı Tarık Tekelioğlu olmasının yanı sıra bir de popstar Tarık Cebeli !!! herhalde ondan sonra da tarığın yalan söyleme yeteneğini farkeden bir yönetmen bulurlar böyle bir de oyuncu Tarık olur,o zaman tam olur.yeter yani daha birşey yapmasınlar Tarıkdan.Bir bankacı, bir yarışcı bir de Nazın soför yeter bence.Popstarda olmayıversin...
Kısaca benim fikrim dün yine çok keyifli bir bölüm izledim, haftya çarşambayı iple çekiyorum .hoşcakalın
bye bye
ya 37. bölümü izliyemiycem hatta sadece 37 değil sonrakileri de izleyemiycem :sad53:zaten tek izlediğim dizi buydu.ama artık Avrupa yakasıyla çakıştığı ve yurtta herkes
onu izlediği için ben Yalancı Yarim'i izleyemiyorum. Yeni diziyi çarşambaya alsalardı nolurdu sanki:icon_evil :icon_evil
Günaydın Arkadaşlar
Bölüm yorumuma geçmeden tıbbi bir testin sonuçlarını açıklayayım ama bu testi kendim yaptım,dün bütün gün sinir ve stres içindeydim,ağzımdan kısa cevaplar dışında tek kelima çıkmadı,dünkü güzel İstanbul havasında gezinti yapmak ta rahatlatmadı,akşam YY izledim,dizi bitti,bende ne sinir kaldı ne stres,hiç olmadığım kadar keyiflendim.Sinir ve Stres içine giren herkese YY izlemeyi tavsiye ederim:img-hyste
Akşamki bölüme bayıldım,çok hoş bir bölümdü,özellikle bazı repliklerde kopyum,yerlere yattım.
Ümit:Bu kız inek oldu
Vahi:Darısı başına
Ümit:Evde 2 inek ne yapacaksın,mandıramı kuracaksın:img-hyste
Bayıldım bu repliğe,sabahlara kadar çello çalan Naz'ı dinlemek zorunda kalan Tarık,Vahi ve Ümit'in müştemilattaki yan yana dizilmiş görüntüleri ve bakışları çok hoştu
Tarık ciddi ciddi kaseti çıkarıyor,bunda Naz'ın payı büyük,Tarık Naz'ın şöförü olarak kalmaktan memnunum diyor ,uzun süre orada kilitli kalmaya katlanıyor ama Naz bir laf ediyor Tarık bülbül gibi şakıyor:img-hyste Naz kendi etti kendi buldu
Sofia Tarık'ın sevgilisi çıktı ,ben yine ters köşe oldum,o kadarda tutturdum yok eski arkadaşı,yakın arkadaşı diye,bundan sonra hiçbirşeyi ısrarla söylemeyeceğim:icon_whis
Ümit ve Filiz'in dürüm keyiflerine Tarık ve Naz'ı da dahil etmesi güzel oldu,Naz kolundan tutup çekeni,kendisini bırakmayanı Tarık zannetti ama zannettiğiyle kaldı:img-hyste Naz Tarık kaset çıkaracak diye dört dönmeye başladı,başına gelecekleri biliyor nasılsa.Filiz'in "seni tanıyan birileri çıkacak ve kimliğin ortaya çıkacak" derken Sofia'nın Alfonso diye atlayışı çok hoştu,Naz'ın kıskançlık damarı tuttu ama gururundan geçmedi öğrenmesi için Ümit'i yanlarına gönderdi.Ümit'in Tarık'ı kurtarışına bayıldım"Alfonso yok,yok Alfonso,istersen ben varım"
Tarık kaset yerine zor durumlarda garantili ve şüpheye götürmeyecek yalan nasıl söylenir diye kitap çıkarsa çoktan zengin olmuştu,kaşla göz arasında Sofia'ya o kadar uyduruklu yalanı nasıl söyledi,Tarık aştı kendini
Naz'ın Tarık'ı Sofia ile sarmaş dolaş görünce haklı olarak öyle düşündü,olan yine yorgan ve yastığa oldu,arabadaki ağlayışıda iyi oldu,belki bundan sonra Tarık'a olan duygularını doğru düzgün tartabilir.
Baktı Tarık elden gidiyor daha kaset çıkmadan kızlar boynuna atlıyor işe el koydu ve Tarık'ın menajeri oldu,Tarık şarkı söylerken yaptığı :good: işaret ve yüz hali oldukça şirindi.
Tarık'ın çekeceği var Naz menajeri Belgin sponsoru oldu.Dün bir arkadaş Naz'ı Belgin'in geçliğine benzetmişti,ne kadar da doğru söylemiş.Belgi kıskançlıktan çekici sallamadığı yer kalmadı,Naz kıskançlıktan yatağını yorganını parçaladı resmen
üstelik ikiside sevdiği kişiyi başkalarına kaptırmamak adına biri menajer biri sponsor oldu,ama olan Tarık'a oldu
arkadaşlar dün geceki bölüm bencede keyifliydi.
geçiş bölümü olduğu için daha önceki bölümlere göre daha
sakin olabilir ama bu tamamen fırtına öncesi sessizlik.
baksanıza uğur kediye.. kıyamet yakın anlaşılan..
hacer ana ile hatice-netice halanın çocukluk arkadaşı çıkması süper oldu bence..hacer neticeye tarıkla ilgili gerçekleri anlatır ve naz-tarık'ı
birleştirme operasyonu başlayabilir.çifte bastondan beklerim bunu..
ne dersiniz..
pas.si.on79
22-03-07, 10:36
Günaydınlaar....
Dünkü bölüm güzeldi..Ben çok güldüm.E tabi bazen Naz a bazen Tarık a kızdım..Ama 37.bölüm için Uğur Kedinin mesajını görünce ki sanırım ortalık gerilmesin yine diye paylaşma gereksimi duymuş... Dolayısıyla şu an rahat bakıyorum.. DÜn de aslında öyleydim.. Çünkü Nazı anladık....:img-hyste
Naz Burak ı nasıl düşünür gerçi asu bana biraz tel.kopması falan dedi ama ben anlamadım.DAha doğrusu tekrar bakmak istiyorum.Yoksa Naz Burak a aşık mıyım diye düşünmesi çıkalım derken yayı düşürmesi,çıkmaktan kasıt dışarıya çıkmak olunca davranışları ve 7saattir çello çalması bana hoş gelmedi... çello çalması Burak için olsada aşıkmıyım diye düşünüyor olabilir diyebiliriz. Ama Buraktan karşılık beklediği aşikardı.İyi ki Burak ilgilenmedi.Yoksa vay halimize...
Bir arkadaş söylemiş Naz gürültüyü yapınca Tarık niye oralı olmadı.Çıkmadı..Yanında Sofia vardı..acele adres yazıyordu..Tabio gidince de bakabilirdi...Tarıka biraz kızdım. orda Naz duruyordu.Durmuyorda olabilir.O yüzden o sahneye birşey diyemem .
Naz yine söyledi bir defa seni görüp gecelik kızlara layıksın vs.sen beni hak etmiyorsun.Orda aferin kıza.. Söyledi..TArık anlamadı ya da anlamamak istemedi.Sonra arabada ağlamasına gelince...Orda gördüğünü söyleyeseydi.Ama bu sefer de Tarık da durumu anlatamazdı yine Naz aynı şekilde.Zaten söyledi söyleceğini.TArıkın da anlaması lazım..
Tarık ilgilenseydi.. Uzatmalardı..Olan oldu...arkadaşın dediği gibi bu hafta bitti...Haftaya bakıyoruz.
Operasyonu komikti...Çifte baston ,,:img-hyste
Netice Halayla Hacer anne nerden çocukluk arkadaşıymış..Önce yadırgadım ama sonra neden olmasın dedim..Suna Hanım da süperdi.:Önce Berrak Hemşireyle Tarıkı yakıştırması sonrada Naza sen kaçırma demesi.O da allah yazdığıysa bozsun..AHh naz..Gerçi orda sinirliydi.ONları görmüştü o yüzden bu seferlik NAz a neyse diyorum.
not:BArış Akarsu dün süperdi..Harika konserdi.
Sadri günün adamıydı,diğer aşıkların bir türlü cesaret edemediğini o yaptı,Sadri'nin diğerlerine örmek olması dileği ile
Ne yapmadı ki,kendisini aşağıya atmakla tehdir etti ama masaya çıkarak:img-hyste çatıya çıkamaz malum yükseklik korkusu var:img-hyste Arabanın önüne attı ama geri vitesi unuttu,olsun yine çok çabaladı ve istediğini almaya yaklaştı,ama bir şarta,o şartta Hulusi'den
"Ayşe'yi verdim gitti,başlık parası olarak Tarık' ı isterim"
Hulusi başlık parası meselesine çok farklı bir yorum ve tarz getirdi,beni istemeye geldiklerinde başlık parası olarak Barış'ı isteyeceğim:img-hyste
Netice Hala hoş geldi,sefa geldi gelmekle de çok iyi yaptı,askeri disiplini kurmaya başladı bile,aile üyelerine hayatlarında biri olup plmadığını çok güzel sordu,bastonu ile:img-hyste Tarık ve Hemşire evlensin,çocukları da bahçe işerine koşar deyişi,yok yok en iyisi Naz'ı al deyişi,bu nasıl konuşmaktır diye Naz'a kızınca Tarık'a en iyisi sen hemşireyi al deyişi ve kendisine Tarık'a benzeyen bir eş isteyişi çok hoştu
Hacer anne ile Netice Hala birbirlerine girecek dedim yine ters köşe oldum,çok iyi arkadaş çıktılar,Hulusi ve Vahi oynadıkları oyunun bedelini ödeyecekler:img-hyste
Not:Dizinin sadece bir kısmını beğenmedim.Naz aşık olma belirtilerin aklında yorumlarken Tarık'ı değil Burak'ı hayal etti,ve yoksa ben bilmeden..diyerek kendini sorguladı,Buark çıkalım deyince de elindekini yere düşürdü.Sıf bu sahne yüzünden Tarık ne yapsa azdır,Tarık Naz'ı kıskandır kıskandırabildiğin kadar,hepsinde haklısın:good:
Herkese iyi günler arkadaşlar güzel bir bölümdü dün akşam izledigimiz bölüm ama Vahiden mafya babası olurda hulusi den mafya babası olmaz ya:img-hyste her neyse forumda kötü seylerden bahsetmeye baslayalım birincisi çarşamba günü milli maç var 21 de ama maçtan önce maç başlıyor diye özel bir bir program yapabilirler :icon_sorr umarım yapmazlar çünkü milli takımla yalancı yarım arasında tercih yapmak istemiyorum.
pas.si.on79
22-03-07, 10:59
uğur kedi tarafından gönderildi
iyi akşamlar yy dostları. çok sevindim 36'yı beğenmenize. dediğim kadar varmış değil mi? şimdi esas sıkı durun...tarık'ın sıkışması nasıl olurmuş bir görün. 37'de herşey nefes nefese. bir de alfonso yakayı ele vermesin mi? tarık'çık naz'a "dur, sus" derken herkes öğrenmesin mi? bütün yalanların bittiği an, tarık bula bula ne bulsun? naz hayretlere garkolsun. 37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.
Aaaaa çok güzel..Yani yanlış anlamadım değil mi????
Naz Tarık ın ALfonso oldğunu öğreniyor ona kimseye söylemesi derken herkes öğreniyor.Yani 37 bizim dizimizin yeni başladığı derken olayların başka yerden gitmesinden bahsetmiş olabilir.
Şimdi düşündüm de Naz a da fazla kızmamak lazım. Kız kapı arkalarında az beklemedi Tarık gelsin de duygularını açsın diye. Anayola bile çıkmışlardı ama sonradan yolu kaybettiler. Tarıkın o dönemlerdeki pısırıklığı da buna etken tabii. Ee Nazın da psikolojisi iyice bozuldu tabii bu durumda. Şimdi ünlü biriyle olma hayalleri kuruyor.
Nazın iyi bir psikoterapiye ihtiyacı var. Tarık onun psikoterapisti olursa doktorsuz bu işi hallederler, aksi halde zor.. :love04:
Şimdi düşündüm de Naz a da fazla kızmamak lazım. Kız kapı arkalarında az beklemedi Tarık gelsin de duygularını açsın diye. Anayola bile çıkmışlardı ama sonradan yolu kaybettiler. Tarıkın o dönemlerdeki pısırıklığı da buna etken tabii. Ee Nazın da psikolojisi iyice bozuldu tabii bu durumda. Şimdi ünlü biriyle olma hayalleri kuruyor.
Nazın iyi bir psikoterapiye ihtiyacı var. Tarık onun psikoterapisti olursa doktorsuz bu işi hallederler, aksi halde zor.. :love04:
Ben senin gibi düsünmüyorum Naz tarık'ın soyadını daha yeni ögrendi daha erken anlayayacagın ama naz ile tarık birlikte olabilmeleri için büyük bir yüzleşme gerkiyor çünkü tarık yalanları üzerine bir ilişki kuracak biri degil...
herkese selamlar dünkü bölümü çok beğendim. netice teyzeyi tuttum ben :) BİNnaz,operasyon çifte baston kısımları çok güzeldi :img-hyste
naz ın davranışlarına anlam veremedim tarık a bağırmasına falan. yine dengesizliği tuttu ne yaptı ki tarık :) valla ümit haklı iyi dayanıyor çocuk sana :) tarık bol bol şarkı söyledi çok da iyi oldu :img-yes:
ümit in naz ın kolunu tutup naz ın tarık tutuyo sanması güzeldi. naz yine dumur oldu :)
sofia , vahi ve hulusi nin fotoğraflarını çekerken gerilim müziği veriyolardı ben de kopuyodum sonra dedim dur senem burda gerilmen lazım :img-hyste
bu italyan kızlarında aşk kavramı yok heralde.hepsi para için beraberler valla :) bu arada bu bölüm çok(!) tesadüfler vardı. pek inandırıcı olmuo artık ama neyse. sofia ve tarık karşılaşması,hacer ve netice buluşması...
naz ın arabada ağlamasına üzüldüm ama tarık daha yaklaşabilrdi o zman naz a. mesela ön koltuktan inip naz ın yanına oturup sonra naz ın başını göğsüne koyp saçını okşayıp birşeyler söyleyebilirdi...
bu arada uğur kedi nin mesajını gördüm artık gerçekler su yüzüne çıkıo. yavaş yavaş naz öğrenicek gerçekleri ama ben herşey ortaya çıkmadan önce naz ve tarık ın itiraflarını beklerdim. çünkü o zamn engeller daha kolay aşılabilirdi. ama sanırsam itiraf finalde gelicek :)
bu sofia ortalığı çok karıştırıcak çookk...
Ben senin gibi düsünmüyorum Naz tarık'ın soyadını daha yeni ögrendi daha erken anlayayacagın ama naz ile tarık birlikte olabilmeleri için büyük bir yüzleşme gerkiyor çünkü tarık yalanları üzerine bir ilişki kuracak biri degil...
Madem öyle ne diye kıza umut veriyor? Eğer yalanları üzerine bir ilişki kurmak istemiyorduysa o tarz atraksiyonlara girişmeyecekti. Sevgililer gününde yaptıkları, o yaktıkları göl evinde yaptıkları neydi o zaman?? :D
Bence Tarık becerebilse Naz la bir ilişkiye girer ama Allahın sopası yok ki işte önüne bin türlü engel çıkartıyor olmuyor. Olan da Naz a oluyor. Ben Naz ıkzmaktan vazgeçtim artık. Bütün bunlar Tarıkın yalancılığı yüzünden oluyor. Adam babasına çekmiş. :img-hyste
herkese günaydın dünkü bölümden sonra bugün birazdaha iyi şeyler hissediyorum genel konsept içinde komedi yönünü daha çok beğendiğim bir bölümdü , fovarim de Hacer annenin inanılmaz doğal bir şekilde söylediği Binnaz kim sorusuydu Sadriyi pek bi şirin gördüm cesaretinden dolayı bir kez daha kutluyorum. bu sefer ki replikler biraz daha özenli ve zekiceydi.
Naz karakteri hariç diğerleri daha sağlam ,daha mantıklı ve sahiciydi. Sofiya karakteride fazla aç gözlü ve rüküşdü bildiğim kadarıyla İtalyan dilberler daha bi özenli ve güzel olurlardı ama neyse Taksici kardeşimizde iki arada bi'derede mesajını verdi
keşke bütün taksiciler böyle düşünse!..
Suna Pekuysal yani namıdiyar Netice Hala'nın gelişi muhteşem oldu Özellikle Tarık'la diyalog'u çok hoştu mesajıda, senden bitane daha varmı onuda ben alıcam deyişi, yaş kaç olursa olsun insan içindeki aşkı hiç söndürmeyecek cinsteydi. İçindeki çocuğu çok güzel konuşturdu. ama hacer annemin yerini kimse alamaz....
evet gelelim Naz kızımıza umarım gerçek hayatta allah kimseyi böyle çift karakterli ve dengesiz yaratmaz varsada böyleleri allah sahiplerine sabır versin
abe güzel Naz sen 8 aydır evinde yatırdığın ,sofranı paylaştığın, öpüşüp koklaştığın uğruna ağladığın biri için kendine yoksa ben aşıkmıyım sorusunu soracak kadar tanımadığını, güvenmediğini her defasında Tarık'ın yüzüne söyleye biliryorsun da daha 2 gündür tanıdığın biri içinse aynanın karşısına geçip yoksa ben aşıkmı oldum deme cesaretini vede dahi çıkalım cümlesi gibi her yöne çekilebilecek fazlacada ehemiyet teşkiletmeyen bu cümle karşısında gösterdiğiniz şaşkınlık ifadesi yaratmış olduğunuz ikilem insanı hayrete düşürecek cinstendi sevgili senaristler acıyın bu kıza yahu niye bu kadar eziyet çektiriyorsunuz bizide karşıda delirtiyorsunuz
son olarak arabadaki ağlama sahnesi Naz'ın daha önceki ağlama sahneleri kadar inandırıcı değildi kendini ağlamak için fazla zorlamışa benziyordu hiç inandırıcı değildi her halde Tarık'da bunu fark ettiki fazla ilgilenmedi uğur kedininde dediği gibi asıl bundan sonra başlayacak herşey ve sanırım Sofia Alfonsoyu kaçırma planları yapacak belki gizlice İtalya'ya bile götürür
pas.si.on79
22-03-07, 12:15
Cevap verebilir misiniz?
1-Naz Tarıkın Alfonso olduğunu nasıl öğrenecek?
2-Sofia neler yapabilir.Çektiği fotoları basına mı vercek yoksa polisemi yoksa Naza mı?
3-Doğum günü 37 de de mi olmayacak... Olacaksa 52 de olacak..Tarıkın doğum günü de yok...İllaki olacak diye birşey yok.Ama bu ayrıntılar dizide olması gerekir diye düşünüyorum.Romantik komedi ne de olsa...
Cevap verebilir misiniz?
1-Naz Tarıkın Alfonso olduğunu nasıl öğrenecek?
2-Sofia neler yapabilir.Çektiği fotoları basına mı vercek yoksa polisemi yoksa Naza mı?
3-Doğum günü 37 de de mi olmayacak... Olacaksa 52 de olacak..Tarıkın doğum günü de yok...İllaki olacak diye birşey yok.Ama bu ayrıntılar dizide olması gerekir diye düşünüyorum.Romantik komedi ne de olsa...
1) tesadüfen öğrenecek
2. Tabii ki de basına
3. sorunun cevabı sorunuzda geçen şıklardan birisi olabilir :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste
Sofia türk mafyası Vahi ve Hulusi'nin resimlerini çekti,bunları polise şikayet eder,İtalyan polisini ve basınını da harekete geçirir malum başına konan büyük bir ödül var.Eve baskına gelirler o sırada herkes öğrenir
Netice hala'da baskına gelenleri bastonuyla ağırlar:img-hyste
Tarık Alsonso iken hep tercihini yanlış kadınlardan yana kullanmış,Önce Franceska şimdi Sofia,ikiside paragöz çıktı
Not:Tarık İstanbul Turizimine büyük katkıda bulunuyor büyük bir turizim patlaması var,yakında diğer italyan kızları da İstanbul'a akın edecek,
Cevap verebilir misiniz?
1-Naz Tarıkın Alfonso olduğunu nasıl öğrenecek?
2-Sofia neler yapabilir.Çektiği fotoları basına mı vercek yoksa polisemi yoksa Naza mı?
3-Doğum günü 37 de de mi olmayacak... Olacaksa 52 de olacak..Tarıkın doğum günü de yok...İllaki olacak diye birşey yok.Ama bu ayrıntılar dizide olması gerekir diye düşünüyorum.Romantik komedi ne de olsa...
1- ümit eski eşyalarını karıştırıken bir yarış kaskı bulucak.o sırada tarık ümit in odasına girecek. ümit in ısrarıyla kaskı takıcak. ümit in duvardaki alfonso esminin aynısı olucak aniden naz giricek odaya bir resme bir tarık a bakıcak orda anlıcak ve bölüm sonu :img-hyste
2- sofia çektiği fotoğrafları tarık a vericek...
3-doğumgünü 53te olacak ama biz göremicez...:)
Sofia türk mafyası Vahi ve Hulusi'nin resimlerini çekti,bunları polise şikayet eder,İtalyan polisini ve basınını da harekete geçirir malum başına konan büyük bir ödül var.Eve baskına gelirler o sırada herkes öğrenir
Netice hala'da baskına gelenleri bastonuyla ağırlar:img-hyste
Tarık Alsonso iken hep tercihini yanlış kadınlardan yana kullanmış,Önce Franceska şimdi Sofia,ikiside paragöz çıktı
Not:Tarık İstanbul Turizimine büyük katkıda bulunuyor büyük bir turizim patlaması var,yakında diğer italyan kızları da İstanbul'a akın edecek,
Gayet uzun bir yazımı, sistem ağrızası nedeni ile göndermedim. Tekrar yazacak kadar vaktim yok.
Okudukça kısa kısa mesajlarla dönerim artık ne yapalım.
Bu mesajı niye alıntı yaparak yazmaya başladığıma gelince.....
Arkadaşlar bu ülke günlerce 150.000 Usd yi konuştu. Bahsi geçen para 6.5 trilyon eski para ile. Yeni para ile ise 6.5 milyon ytl.... yakında Türkiye'ye İtlayanın tamamı bile gelebilir. Hepsi de Tarık sana aşığım diyebilir.... :img-hyste :img-hyste :img-hyste
whiteangel
22-03-07, 13:04
Gayet uzun bir yazımı, sistem ağrızası nedeni ile göndermedim. Tekrar yazacak kadar vaktim yok.
Okudukça kısa kısa mesajlarla dönerim artık ne yapalım.
Bu mesajı niye alıntı yaparak yazmaya başladığıma gelince.....
Arkadaşlar bu ülke günlerce 150.000 Usd yi konuştu. Bahsi geçen para 6.5 trilyon eski para ile. Yeni para ile ise 6.5 milyon ytl.... yakında Türkiye'ye İtlayanın tamamı bile gelebilir. Hepsi de Tarık sana aşığım diyebilir.... :img-hyste :img-hyste :img-hyste
no Tarik no Tarik:img-hyste ti amo Alfonso:img-hyste
pas.si.on79
22-03-07, 13:38
Sofia türk mafyası Vahi ve Hulusi'nin resimlerini çekti,bunları polise şikayet eder,İtalyan polisini ve basınını da harekete geçirir malum başına konan büyük bir ödül var.Eve baskına gelirler o sırada herkes öğrenir
Netice hala'da baskına gelenleri bastonuyla ağırlar:img-hyste
Tarık Alsonso iken hep tercihini yanlış kadınlardan yana kullanmış,Önce Franceska şimdi Sofia,ikiside paragöz çıktı
Not:Tarık İstanbul Turizimine büyük katkıda bulunuyor büyük bir turizim patlaması var,yakında diğer italyan kızları da İstanbul'a akın edecek,
Sudecim maalesef Nazda paragöz çıktı::img-wink: Hala ne düşündüğü ne hissettiği konusunda kararsız...Yaşanan onca olaylardan sonra... Sanki Burak ın çıkma teklif ettiğini sanınca şok oldu..Yanıldığı düşünce şook oldu.. Burakın biraz ilgisi olsaydı dediğim gibi kimseye birşey olmaz.Seyirci kahrolurdu.:img-hyste
Nazın Alfonso gerçeği çıkmadan duygularını açıklaması lazım yani karşılıklı konuşmaları lazım.Ne olup bittiğini Burakla yakınlaşmasını yine mantıklı bir şekilde açıklama yapması lazım. Sonra onları gördüğünü bu yüzden kıskandığını ..DAha doğrusu En azından kıskandıklarını karşılıklı itiraf etmeleri lazım...
Yoksa bundan sonraki yakınlaşmalar o zaman Nazın albüm yapacak olan Tarıka ilgisi olmuş olabilir düşüncesi uyandırır.Söylemedi demeyin...:img-hyste NAz karekteri biraz tutarsız görünüyor...
Beni dizide en çok rahatsız eden şu kaset mevzusu...çok gereksiz buluyorum yani ne alakası var simdi Tarık kaset mi yapacak! Eğer bu mevzuyu uzatır da Tarığı ünlü yaparlarsa pess derim artık.Ünlü yarışcı Alfonzo, Tekbankın velihattı Tarık Tekelioğlu olmasının yanı sıra bir de popstar Tarık Cebeli !!! herhalde ondan sonra da tarığın yalan söyleme yeteneğini farkeden bir yönetmen bulurlar böyle bir de oyuncu Tarık olur,o zaman tam olur.yeter yani daha birşey yapmasınlar Tarıkdan.Bir bankacı, bir yarışcı bir de Nazın soför yeter bence.Popstarda olmayıversin...
Bence Tarık'tan olsa olsa iyi bir siyasetçi olur... :img-hyste Çünkü yalancılıkta onlardan asagı kalır yanı yok gibi... :icon_whis
Ben dünkü bölümü izleyemedim... Neler oldugunu genel olarak anlatır mısınız?
pas.si.on79
22-03-07, 13:48
Gayet uzun bir yazımı, sistem ağrızası nedeni ile göndermedim. Tekrar yazacak kadar vaktim yok.
Okudukça kısa kısa mesajlarla dönerim artık ne yapalım.
Bu mesajı niye alıntı yaparak yazmaya başladığıma gelince.....
Arkadaşlar bu ülke günlerce 150.000 Usd yi konuştu. Bahsi geçen para 6.5 trilyon eski para ile. Yeni para ile ise 6.5 milyon ytl.... yakında Türkiye'ye İtlayanın tamamı bile gelebilir. Hepsi de Tarık sana aşığım diyebilir.... :img-hyste :img-hyste :img-hyste
ya evet bir de orası var Tüm İtalyan kızları aşık...Naz Hanım büyük ihtimalle İtalyadan gelecek kızları engellemek için tüm seferleri iptal ettirir... :img-hyste
burcin_kaplan
22-03-07, 14:02
selamlar arkadaşlar :) artık okuldanda girmeye başladım bana bişeyler oldu sanırsam:)
raytingleri gördüm kötü değiller.Daha iyi olacağından eminim 18-10 du şidmi 12-7 çok büyük ilerleme war bence yerimize alışıcaz bir ay içinde ilk 5 i garantileriz gibime geliyor.
byebye
Sudecim maalesef Nazda paragöz çıktı::img-wink: Hala ne düşündüğü ne hissettiği konusunda kararsız...Yaşanan onca olaylardan sonra... Sanki Burak ın çıkma teklif ettiğini sanınca şok oldu..Yanıldığı düşünce şook oldu.. Burakın biraz ilgisi olsaydı dediğim gibi kimseye birşey olmaz.Seyirci kahrolurdu.:img-hyste
Nazın Alfonso gerçeği çıkmadan duygularını açıklaması lazım yani karşılıklı konuşmaları lazım.Ne olup bittiğini Burakla yakınlaşmasını yine mantıklı bir şekilde açıklama yapması lazım. Sonra onları gördüğünü bu yüzden kıskandığını ..DAha doğrusu En azından kıskandıklarını karşılıklı itiraf etmeleri lazım...
Yoksa bundan sonraki yakınlaşmalar o zaman Nazın albüm yapacak olan Tarıka ilgisi olmuş olabilir düşüncesi uyandırır.Söylemedi demeyin...:img-hyste NAz karekteri biraz tutarsız görünüyor...
Diyorum ya Tarık'ın kadınlar konusunda hiç şansı yok:img-hyste etrafında bir sürü kız ama hep çekiyor bundan sonra da Naz'dan çekecek öyle görünüyor
Birçok grup kuruldu forumda hepsine tarafsız baktım ama bundan sonra BAG'cıyım.Tarık Naz'ı kıskandır kıskandırabildiğin kadar,sergilediği tutarsızlıklarla özellikle akşam aşık mı oldum diye düşünüp burak'ı hayal etti ya,bundan sonra ne yapsa yeridir
yaz söylediklerinde ve tespitinde haklısın bence bu şarkıcılık işini sırf Burak'ı bir bölüm daha dizide tutmak için uzattılar ama bundan sonra devam edeceğini düşünmüyorum tabi insan yinede kesin bişey söyleyemiyor bizim senaristlerin ne yapacağı pek belli olmuyor yani niye zavallı Naz'a kızıyoruz ki onu yaratanlarda pek farklı davranmıyorlar. İdda ediyorum Naz bundan sonra aklı başında ,ne istediğini bilen ,aşkına sahip çıkan tabi (şöför Tarık olarak aksi durumda aşkında şüpeye düşerim) gerekirse İtalyan mafyasına bile kafa tutacak kadar cesur olsun bakın o zaman reytingler nasıl yükselir yeterki kim ne istediğini bilen bunun için mücadele eden bir kıvama gelsin
Bu arada pas.si.on79 Barış konserine gittin mi?
Eğer gittiysen fotoğraf çektin mi?ve çektiysen lütfen siteye ekle :img-help:
pas.si.on79
22-03-07, 14:35
Beni dizide en çok rahatsız eden şu kaset mevzusu...çok gereksiz buluyorum yani ne alakası var simdi Tarık kaset mi yapacak! Eğer bu mevzuyu uzatır da Tarığı ünlü yaparlarsa pess derim artık.Ünlü yarışcı Alfonzo, Tekbankın velihattı Tarık Tekelioğlu olmasının yanı sıra bir de popstar Tarık Cebeli !!! herhalde ondan sonra da tarığın yalan söyleme yeteneğini farkeden bir yönetmen bulurlar böyle bir de oyuncu Tarık olur,o zaman tam olur.yeter yani daha birşey yapmasınlar Tarıkdan.Bir bankacı, bir yarışcı bir de Nazın soför yeter bence.Popstarda olmayıversin...
Kısaca benim fikrim dün yine çok keyifli bir bölüm izledim, haftya çarşambayı iple çekiyorum .hoşcakalın
bye bye
yaz hatalısın..:img-hyste Yani eksiklik var..:img-hyste Tarıktan başka ne olmaz ki... Etinden sütünden,derisinden yararlan yararlanabildiğin kadar:img-hyste
-Japoncayı biliyor,İtalyancayı biliyor Tercüman da olur...
-Sonra yakışıklı artist de olur..
-MAnken olur..Kıyafetleri hızlı bir şekilde değiştiriyor ve yarı çıplak rahatlıkla İtalyan arkadaşıyla konuşuyor... (Üstünü niye giymesin be Tarık)
say sayabildiğin kadar...
İki oyuncu ilk defa bu müsabakada karşılaştılar.Daha sonra başlarına gelecekleri düşünmeden ,tahlil etme gereği duymadan ikisi de taşlarını dizdi.Amaç kız için karşısındakini ezercesine mat etmek kendince içine düştüğü kötü durumun hıncını rakibinden fütursuzca almaktı.Delikanlının ise bu oyun esnasında tek amacı sadece ,hayattan kaçmak isterken sığındığı daha doğrusu sığınmak zorunda kaldığı bu limanda huzurlu zaman geçirmek ve ilk defa tattığı gerçek aşkı sonuna kadar yaşamaktı.Yalnız ikisinin de tahmin edemediği şey bu oyunun onlara neler getireceği ,oyun içinde oynanan oyunun ne gibi sürprizler sunacağıydı.
Önce piyonlar sürüldü öne.İkisi de birbirlerinin güçlerini tahlil etme imkanı buldular.Bir o aldı,bir öbürü.Bu sadece bir alış veriş değildi.Aslında alınan ve verilen duygular,hayaller ve ümitlerdi.Oyun gitgide daha zevkli olmaya başlamıştı.Acı vermek için başlayan bu oyun kıpırdadıkça daha da sarılan bir sarmaşık gibi içlerine işleyen bir aşk oyununa dönüştü.İşin kötü kısmı bu olaydan sonra başladı.Çünkü birbirlerinin gözlerindeki bu ışık onlara umut vermek yerine korkularıyla yüzleşmelerine sebep oldu.Kız sevgisinin büyüklüğünden o kadar korktu ki onu sürekli parçalayıp yok etmeye çalıştı.Böylece önemli taşlarını bile o kadar düşüncesizce ortaya sürdüler ki bir baktılar bütün taşlar bitmiş bir tek şahlar kalmış.Tıpkı kalplerinde ki sevgiye dair güzel olan her şeyin yok olup sadece kan pompalayan bir et yığınının kaldığı gibi.Bilmiyorlardı ki o yüreği yürek yapan içinde ki rengarenk duygu çiçeklerini sulayan insanın kendi kanı değil sevdiğimiz ve sevildiğimiz insanın kanıdır.Böylelikle karşısındakini mat etmeye çalışırken birde baktılar ki tek başlarına bir tahta üzerinde dolanıp duruyorlar.Mat etmek isterken kendileri mat olmuş farkında bile değiller.Sevgi pınarından kana kana içip hayat bulmak varken karşısındakini susuz bırakmak adına pınarı kurutuyorlar.Çok sonra anlayacaklar ki aslında bu sona erdirdikleri kendi hayatları ama işi işten geçmiş olacak.Bu iki ileri bir geri gidiş devam ederse başlamadan her şeyi yok edecekler.Ama bu depremin enkazı altında kendileri de kalacaklar.Yazık olacak…
Bu akşam ki bölüm bir taraftan bende bu duyguların oluşmasına neden olurken bir taraftan da Naz’ın bu saçma davranışlarını düşünmeme sebep oldu.Korktuğumuz ve bu kadar da olmaz dediğimiz Naz kime aşık olduğunu zannetti sorusunun cevabını bugün aldık.Maalesef korktuğumuz başımıza geldi.Geçen hafta ki bölümü yorumlarken eğer Naz aşık olduğu kişi olarak Burak’ı kastettiyse ben bu kızın normal olmadığını düşünürüm demiştim.Evet bugün bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.”Bu kız normal değil”.Tarık’la arasında geçen onca şeye rağmen aşk kelimesinin geçtiği bir duygu muhasebesinde Tarık’ı değil de 2 gün önce tanıştığı Burak’ı düşünmesi Naz’ın kişisel bozukluğunun en büyük göstergesi.Naz değil miydi Tarık’ı duygularını ortaya tam anlamıyla koymuyor diye suçlayan?Peki kendi yaptığının farkında mı acaba?Tarık en azından duygularından emin.Onun tek sorunu bunu bazı sebeplerden dolayı dile getirememesi.Ama Naz henüz kalbinin gerçek sahibinden bile bihaber…
Tarık’ın albüm çıkarma olayı iyice sarpa sardı.Stüdyo aşamasıydı,imaj yenilemeydi derken Tarık bu işin içine battıkça battı.Naz’ı kıskandırmak ve onun davranışlarına karşılık vermek adına girişilen bu durum Tarık’ın başında bulunan belalara bir yenisini ekleyecek derken sanırım Belgin Hanım’ın bu işe dahil olmasıyla başlamadan sona erecek…
Meşhur Sofia da sonun da dizimize dahil oldu.Sofia hakkında ki düşüncelerimde de bir tutarlılık sağlayamadım.Ben onun iyi niyetli biri olarak Tarık’ın peşinde olduğunu düşünürken meğerse o da Franceska gibi Alfonso adına konulan ödülü alma planı içerisindeymiş.Bir de bunun üstüne Naz’ın gözünde Tarık’ı çok kötü bir duruma düşürmesi Tarık’ı içinden çıkılmaz bir girdaba sürükledi.Bu girdap Tarık’a yeni belaların kapısını açarken Naz’a da Burak’a yönelmek konusunda kendine bir gerekçe sunmasına neden olacak bence.Bu da demek oluyor ki Naz ve Tarık aşkı daha uzun bir süre bizim gözlerimizin önüne serilemeyecek…Kalplerindeki uçsuz bucaksız aşk denizine dalıp birbirinden değerli ve süprizlerle dolu hazineleri bulmak varken ıslanmaktan korkarak parmak uçlarını dahi suya değdiremiyorlar.Ama bilmiyorlar ki bu denizin suyu her zaman böyle bol olmayacak.Sonsuz değerdeki hazineler zamanla yitip gidecek.Bir gün bir bakacaklar ki ortada uçsuz bucaksız bir çöl kalmış.Çünkü sevgi pınarlarıyla beslenmeyen denizler kurumaya mahkumdur.ARTIK HER ŞEY İÇİN ÇOK GEÇ OLACAK HEM DE ÇOK GEÇ!.......
handeozbek
22-03-07, 14:44
Öncelikle güzel bir bölüm olmuş diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Espiri bakımından doyurucuydu. Romantizm kısmı tam olarak beklentilerimi karşılamasa bile gelecek bölümlerde fazlasıyla karşılayacak hissine kapıldım. acaba ne olacak şu reklamlar bitse de izlesek diyebileceğim bir bölüm oldu. Bu da bana eskileri hatırlattı ve çok hoşuma gitti. Senaristler eskiye dönüş yapabilirler tabi en doğal hakları. Yapacaklarsa bu şekilde yapsınlar bence hiç sakıncası yok.
Nazın Burak'ı düşüneceğini tahmin etmiştim. (Çak Serdar:img-grin2 ) İlk defa haklı çıktığıma sevinemedim diyebilirim. Böyle birşey düşünmesine şaşırdığımı söyleyemem çünkü birkaç bölümdür Nazdaki dengesizlikler çok fazla farkediliyor. Nazın parlıyor muyum diye Tarık' sorması da ilginç yani. Kelin merhemi olsa hesabı...:img-grin2 Nazın Burak'ı düşünmesinde en büyük etken Belgin sonra da Tarık. Bu kadar övülen ve beğenilen insanı kim istemez ki. Hele de o kişi sana yüz vermiyorsa. Nazın karakterinde olan bir özellik bu. Beğenilme isteği (Herkeste vardır ama Nazın eline bu konuda su dökemezler:img-grin2 ) Burak yüz vermeyince kıymetli oldu tabi. Gelen diğer karakterler Naza fazlasıyla ilgiliydiler Tarık'ta olduğu gibi. Ama Burak'tan pas alamayınca Naz da senin olamayana ulaşma isteği belirdi. Ortaya bir kız çıkınca Tarık'ı sahiplenmesi gibi. Yaptığı doğru muydu peki? Tabiki hayır. Ama abes bir durum da yoktu. Tarıktan da pas alamıyor tamam ama en azından elinde olduğunu bırakıp gitmeyeceğini biliyor. O hissin verdiği bir rahatlık vardı. Naz da. Ne zaman Sofia denilen hatun çıktı Naz Burağı falan unuttu. Bu da az önce söylediklerimi destekler nitelikte. İlişkinin adının konmaması da Nazı başka alanlara kaydırıyor. Belki gerçekten bu aşkı içinden söküp atmak istiyor daha fazla acı çekmemek adına. Ya da aşık olduğunun farkında değil. Olmaması da normal. Aşkın ne olduğunu bilmiyor ki bu kız. Öğrenmeye çabalıyor bocalıyor. Bocalamasında dediğim gibi ilişkinin adının konmamasının etkisi çok fazla. Nazın bütün gece çello çalması da tamamen takdir edilme duygusu ile alakalı. Ünlü ve hayran olduğu biri tarafından beğenilmek. Naz hala çocuk ve fazlasıyla toy beğenmeyi ve hayranlığı aşkla karıştırıyor sadece. Bunda çevresel faktörlerin etkisi kaçınılmaz.:img-grin2
Belginin aynı Naz karakterine benzediği konusuna bende katılıyorum. İkisi de kıskandıkları zaman çok tehlikeli oluyorlar.:img-grin2 Tarık'ın da babasına benzediği aşikar. Vay be neymiş bu Tarık. İtalya'da hiç boş geçmemiş vakti. Öyle kızları gördükten sonra ilk olarak Nazı görmesi ve ona aşık olmasına şaşırmamalı. Gerçi kızında Nazdan kalır yanı yok pek saf kendileri. E kafa sadece paraya çalışınca böyle oluyor demek ki.:img-grin2 Nazın Tarık çelloyu akort etmesinden sonra teşekkür etmesi de büyük gelişme. Buna da değinmeden edemeyeceğim. Ama sanki Naz orda birşeyler bekledi gibi geldi bana. İnek espirisine de bittim. Mandıra mı kuracaksın:img-hyste Ne mandırası Ümit sizin evden olsa olsa sirk olur dedim kendi kendime:img-grin2 Nazın bütün gece çalması ve evdekileri uyutmaması da cabası. Yok yok bu kızın dengesizliğinin herkese zararı var. (E be Burçin ben sana ne diyeyim Naz çello çalsın çalsın dedin bütün gece susmadı.:img-grin2 )
Hulisi'nin aşık olduğu sanatçıyı da çok merak ettim doğrusu. Acaba ileriki bölümlerde görür müyüz
Bu bölümde Ayşe ve Sadri süper çiftlerden biriydi.Ayşe'nin cesaretine hayran kaldım doğrusu. Ben çağırdım demesi hele de Hacer Anne'ye rağmen. Çok cesur kız canım.:img-grin2 Tarık ve Nazın diğer aşıklarımızdan alacakları çok büyük dersler var. Yakından takip etmeleri lazım onları
E ne de olsa dizimizin cesur çifti Ayşe ve Sadri, Şirin ve şeker çifti Ümit ve Filiz. Tarık ve Nazın ne çifti olduğuna dair Türkçe de kelime yok olunca yazarım.:img-grin2
ŞİMDİLİK BU KADAR DEVAMI GELECEK.bye
İki oyuncu ilk defa bu müsabakada karşılaştılar.Daha sonra başlarına gelecekleri düşünmeden ,tahlil etme gereği duymadan ikisi de taşlarını dizdi.Amaç kız için karşısındakini ezercesine mat etmek kendince içine düştüğü kötü durumun hıncını rakibinden fütursuzca almaktı.Delikanlının ise bu oyun esnasında tek amacı sadece ,hayattan kaçmak isterken sığındığı daha doğrusu sığınmak zorunda kaldığı bu limanda huzurlu zaman geçirmek ve ilk defa tattığı gerçek aşkı sonuna kadar yaşamaktı.Yalnız ikisinin de tahmin edemediği şey bu oyunun onlara neler getireceği ,oyun içinde oynanan oyunun ne gibi sürprizler sunacağıydı.
Önce piyonlar sürüldü öne.İkisi de birbirlerinin güçlerini tahlil etme imkanı buldular.Bir o aldı,bir öbürü.Bu sadece bir alış veriş değildi.Aslında alınan ve verilen duygular,hayaller ve ümitlerdi.Oyun gitgide daha zevkli olmaya başlamıştı.Acı vermek için başlayan bu oyun kıpırdadıkça daha da sarılan bir sarmaşık gibi içlerine işleyen bir aşk oyununa dönüştü.İşin kötü kısmı bu olaydan sonra başladı.Çünkü birbirlerinin gözlerindeki bu ışık onlara umut vermek yerine korkularıyla yüzleşmelerine sebep oldu.Kız sevgisinin büyüklüğünden o kadar korktu ki onu sürekli parçalayıp yok etmeye çalıştı.Böylece önemli taşlarını bile o kadar düşüncesizce ortaya sürdüler ki bir baktılar bütün taşlar bitmiş bir tek şahlar kalmış.Tıpkı kalplerinde ki sevgiye dair güzel olan her şeyin yok olup sadece kan pompalayan bir et yığınının kaldığı gibi.Bilmiyorlardı ki o yüreği yürek yapan içinde ki rengarenk duygu çiçeklerini sulayan insanın kendi kanı değil sevdiğimiz ve sevildiğimiz insanın kanıdır.Böylelikle karşısındakini mat etmeye çalışırken birde baktılar ki tek başlarına bir tahta üzerinde dolanıp duruyorlar.Mat etmek isterken kendileri mat olmuş farkında bile değiller.Sevgi pınarından kana kana içip hayat bulmak varken karşısındakini susuz bırakmak adına pınarı kurutuyorlar.Çok sonra anlayacaklar ki aslında bu sona erdirdikleri kendi hayatları ama işi işten geçmiş olacak.Bu iki ileri bir geri gidiş devam ederse başlamadan her şeyi yok edecekler.Ama bu depremin enkazı altında kendileri de kalacaklar.Yazık olacak…
Bu akşam ki bölüm bir taraftan bende bu duyguların oluşmasına neden olurken bir taraftan da Naz’ın bu saçma davranışlarını düşünmeme sebep oldu.Korktuğumuz ve bu kadar da olmaz dediğimiz Naz kime aşık olduğunu zannetti sorusunun cevabını bugün aldık.Maalesef korktuğumuz başımıza geldi.Geçen hafta ki bölümü yorumlarken eğer Naz aşık olduğu kişi olarak Burak’ı kastettiyse ben bu kızın normal olmadığını düşünürüm demiştim.Evet bugün bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.”Bu kız normal değil”.Tarık’la arasında geçen onca şeye rağmen aşk kelimesinin geçtiği bir duygu muhasebesinde Tarık’ı değil de 2 gün önce tanıştığı Burak’ı düşünmesi Naz’ın kişisel bozukluğunun en büyük göstergesi.Naz değil miydi Tarık’ı duygularını ortaya tam anlamıyla koymuyor diye suçlayan?Peki kendi yaptığının farkında mı acaba?Tarık en azından duygularından emin.Onun tek sorunu bunu bazı sebeplerden dolayı dile getirememesi.Ama Naz henüz kalbinin gerçek sahibinden bile bihaber…
Tarık’ın albüm çıkarma olayı iyice sarpa sardı.Stüdyo aşamasıydı,imaj yenilemeydi derken Tarık bu işin içine battıkça battı.Naz’ı kıskandırmak ve onun davranışlarına karşılık vermek adına girişilen bu durum Tarık’ın başında bulunan belalara bir yenisini ekleyecek derken sanırım Belgin Hanım’ın bu işe dahil olmasıyla başlamadan sona erecek…
Meşhur Sofia da sonun da dizimize dahil oldu.Sofia hakkında ki düşüncelerimde de bir tutarlılık sağlayamadım.Ben onun iyi niyetli biri olarak Tarık’ın peşinde olduğunu düşünürken meğerse o da Franceska gibi Alfonso adına konulan ödülü alma planı içerisindeymiş.Bir de bunun üstüne Naz’ın gözünde Tarık’ı çok kötü bir duruma düşürmesi Tarık’ı içinden çıkılmaz bir girdaba sürükledi.Bu girdap Tarık’a yeni belaların kapısını açarken Naz’a da Burak’a yönelmek konusunda kendine bir gerekçe sunmasına neden olacak bence.Bu da demek oluyor ki Naz ve Tarık aşkı daha uzun bir süre bizim gözlerimizin önüne serilemeyecek…Kalplerindeki uçsuz bucaksız aşk denizine dalıp birbirinden değerli ve süprizlerle dolu hazineleri bulmak varken ıslanmaktan korkarak parmak uçlarını dahi suya değdiremiyorlar.Ama bilmiyorlar ki bu denizin suyu her zaman böyle bol olmayacak.Sonsuz değerdeki hazineler zamanla yitip gidecek.Bir gün bir bakacaklar ki ortada uçsuz bucaksız bir çöl kalmış.Çünkü sevgi pınarlarıyla beslenmeyen denizler kurumaya mahkumdur.ARTIK HER ŞEY İÇİN ÇOK GEÇ OLACAK HEM DE ÇOK GEÇ!.......
gayet guzel yorumlamışsın düşüncelerini arkadaş .
dızımız her gecen gun bır yerlere gelecek suna ablayı unutmak olmaz tabi haticeyi bırak neticeye bak...:img-hyste
Önce piyonlar sürüldü öne.İkisi de birbirlerinin güçlerini tahlil etme imkanı buldular.Bir o aldı,bir öbürü.Bu sadece bir alış veriş değildi.Aslında alınan ve verilen duygular,hayaller ve ümitlerdi.Oyun gitgide daha zevkli olmaya başlamıştı.Acı vermek için başlayan bu oyun kıpırdadıkça daha da sarılan bir sarmaşık gibi içlerine işleyen bir aşk oyununa dönüştü.İşin kötü kısmı bu olaydan sonra başladı.Çünkü birbirlerinin gözlerindeki bu ışık onlara umut vermek yerine korkularıyla yüzleşmelerine sebep oldu.Kız sevgisinin büyüklüğünden o kadar korktu ki onu sürekli parçalayıp yok etmeye çalıştı.Böylece önemli taşlarını bile o kadar düşüncesizce ortaya sürdüler ki bir baktılar bütün taşlar bitmiş bir tek şahlar kalmış.Tıpkı kalplerinde ki sevgiye dair güzel olan her şeyin yok olup sadece kan pompalayan bir et yığınının kaldığı gibi.Bilmiyorlardı ki o yüreği yürek yapan içinde ki rengarenk duygu çiçeklerini sulayan insanın kendi kanı değil sevdiğimiz ve sevildiğimiz insanın kanıdır.Böylelikle karşısındakini mat etmeye çalışırken birde baktılar ki tek başlarına bir tahta üzerinde dolanıp duruyorlar.Mat etmek isterken kendileri mat olmuş farkında bile değiller.Sevgi pınarından kana kana içip hayat bulmak varken karşısındakini susuz bırakmak adına pınarı kurutuyorlar.Çok sonra anlayacaklar ki aslında bu sona erdirdikleri kendi hayatları ama işi işten geçmiş olacak.Bu iki ileri bir geri gidiş devam ederse başlamadan her şeyi yok edecekler.Ama bu depremin enkazı altında kendileri de kalacaklar.Yazık olacak…
Bu nasıl bir yorumdur böyle,okuken bile tuhaf oldum,Kara İnci ellerine yüreğine sağlık:good:
bu dizi ailecek izlediğimiz tek dizi..ben dün gece çok güldüm çok eğlendim..ama bomba yorum babamdan geldi Naz'ın davranışları karşısında....bu çocuk hala ne duruyor bunun yanında bıraksın anahtarı bassın gitsin dedi adam...:icon_whis işte ben bunu duyunca gülmelere doyamadım..babamı bile isyan ettirdin naz..yuh diyorum...ya aşıkmıyım sorusunun cevabı olarak Burak ı düşündün ya..bitsin sen..bittin...bide şu arabada ağlama sahnesi eleştirilmiş..gayet de iyi oldu..az bile oldu kanımca...bide ağlarken gözünden yaş aktığını görsem inanabilirdim belki ama neyse....
artık alfonso olduğu ortaya çıksın..artık ralli yapsın..artık naz a tarık sız kalmanın ne olduğunu göstersin yalancı yarimiz....naz'ı bu kadar dengesiz yapanlara sesleniyorum tamam aşk adama feleğini şaşırtır ama Naz psikolojik vaka olarak örnek gösterilecek kıvama erişti..bir an önce bu dengesizlikten kurtarın..bi de arada eski yazdıklarınıza da bakın ne olur...benim gördüğüm hataları siz gibi profösyönel insanlar nasıl görmez..biraz itina biraz özen çok şeymi istiyoruz....
ben tv karşısına rahatlamak için oturanlardanım ağlamak için değil..yeterince yorulup sıkılıyorum gün içinde evimde birkaç saatimi huzurlu ve mutlu geçirmek istiyorum bunu elimden almayın...
pas.si.on79
22-03-07, 15:42
Songülcüğüm harikasın... Yine müthiş yazmışsın..Aynen düşüncelerini paylaşıyorum.
Sude9 BAG ndan olmuşsun hayırlı olsun.Hoşgeldin BAG ailesine..Üye misin bilmiyorum da Barışın Sitesine de bekleriz..
Burçin yok mu zaten o burçin kız ağlasın dedi ağlattı.Çello çalsın dedi Tarık ın dediği gibi bilmem kaçtane eser çalsa 7 saat sürmez Naz HAnım sürdürdü...
Handeciğim senin de söylediklerine katılıyorum.Yalnız Nazın karakteri böyle kesinlikle değildi..Tamam anlayıştı,psikolijikti falan ama böyle hiç değildi.Demişsin ki sevilmek istiyor..Cenkte,Bora da,Mertte Naza iltifatlar,ilgiler çoktu.Ama Naz onlara ki davranışları bir yere kadar ve o ince ayarları çok iyi yaptı bence.Ayrıca Tarıkla aralarında 20. bölüm ve 33 bölüm olmamıştı.Mertte 20.bölümden sonraydı.Merte de sonunda Tarıkı sevdiğini söyledi.istese ona da söylemezdi.. Yani orda da sonunda ayarı buldu..
Ama bu sefer 35 bölüm geçmiş aralarındaki yaşananlar ve Tarıkın dediği gibi hiç bitmedi hiç ayrılmadılar..Onca olumsuzluklara rağmen.İÇlerindeki o heyecan,sevgi,aşk herneyse ..daha doğrusu zamanla iyice büyüyen aşkları..
Tarık 35 de söylemişti.Yemek tepsisini getirince ... bakıyorumda dağevinde yaşadıklarımıza iki günde ne kadar değişti diye... Orda espiri yapıp kaçıp giden Nazdı..Kalıp sözlerini bekleyeseydi...
Hande senin de demişsin..Hiçbir neden bahane Nazın Burak a karşı tavırlarında haklılık payı olduğu gerçeğini çıkartmaz.
Şurası var ki Naz Burakın çıkalım mı demesini hayran olduğu bir sanatçıdan böyle bir teklifi almaktan heyecan duymasından yayı düşürmüş olabilir diyecez.Ama yanlış anladığında şaşırması da hata.. Çünkü biraz düşünse sevdiği heran görmek istediği kıskandığı ne olursa olsun hiç yanından ayırmadığı gitmesini istemediği,ağladığı ki bu arada şu aklıma geldi..
NAZ YANLIŞLIKLA DA OLSA SADRİ Yİ TARIK OLARAK BİLİYORDU ÇÜNKÜ İTİRAF ETMİŞTİ.NASIL KİME AŞIK OLMADIĞINDA TEREDDÜT ETSİN..HİÇ AKLINA GELMESİN... YAni HAnde dediğin gibi Naz Tarıkın yanında olduğunu ve hiç gitmeyeceğini bildiği için öyle davranmış olabilir diye düşünüyorum.
bence tarık naz belki inatçı , şımarık ,kaprisli, abuk subuk şeyler söylüyo, kafası çok karışıyo , başbelası ve bissürü şey var ama şu ana kadar ona böyle safça aşık olan biri yoktur baksanıza hepsi para peşinde kızların..
ama ayrılık güzel olacak benceee biraz kendilerine gelmeleri açısından
elmali-turta
22-03-07, 15:58
Önce piyonlar sürüldü öne.İkisi de birbirlerinin güçlerini tahlil etme imkanı buldular.Bir o aldı,bir öbürü.Bu sadece bir alış veriş değildi.Aslında alınan ve verilen duygular,hayaller ve ümitlerdi.Oyun gitgide daha zevkli olmaya başlamıştı.Acı vermek için başlayan bu oyun kıpırdadıkça daha da sarılan bir sarmaşık gibi içlerine işleyen bir aşk oyununa dönüştü.İşin kötü kısmı bu olaydan sonra başladı.Çünkü birbirlerinin gözlerindeki bu ışık onlara umut vermek yerine korkularıyla yüzleşmelerine sebep oldu.Kız sevgisinin büyüklüğünden o kadar korktu ki onu sürekli parçalayıp yok etmeye çalıştı.Böylece önemli taşlarını bile o kadar düşüncesizce ortaya sürdüler ki bir baktılar bütün taşlar bitmiş bir tek şahlar kalmış.Tıpkı kalplerinde ki sevgiye dair güzel olan her şeyin yok olup sadece kan pompalayan bir et yığınının kaldığı gibi.Bilmiyorlardı ki o yüreği yürek yapan içinde ki rengarenk duygu çiçeklerini sulayan insanın kendi kanı değil sevdiğimiz ve sevildiğimiz insanın kanıdır.Böylelikle karşısındakini mat etmeye çalışırken birde baktılar ki tek başlarına bir tahta üzerinde dolanıp duruyorlar.Mat etmek isterken kendileri mat olmuş farkında bile değiller.Sevgi pınarından kana kana içip hayat bulmak varken karşısındakini susuz bırakmak adına pınarı kurutuyorlar.Çok sonra anlayacaklar ki aslında bu sona erdirdikleri kendi hayatları ama işi işten geçmiş olacak.Bu iki ileri bir geri gidiş devam ederse başlamadan her şeyi yok edecekler.Ama bu depremin enkazı altında kendileri de kalacaklar.Yazık olacak… !.......
Songülcümmm kesinlikle çokk güzel yazmışsın yani bu kadar güzel bi yoruma söylenicek kelime bulamıyorum açıkcası çok etkilendim özellkle bu alıntı yaptığım bölümü okurken ne yalan söyliyim gözlerim dolduu:sad53:
Bu bölüme gelisek
Bu bölüm için açıkcası ne söylense az yorumlanacak konuşulcak çok şey öncelikle bu bölüm komedy açısından çok doyurucu bi bölüm oldu,romantizimede ehh işte diyebiliriz ama ilerki bölümlerde bunu telafi ederler diye duşunuorumm:)
ilk sahnelerde Naz'a sinir oldum tarık ders çalışma saatlerini söyledikçe bana geldilerr 3saattt 8saattt:D ama daha sonraki yerlerde düzeldi gibi hiç olmazsa sinirim birazcık geçti :D
Nazın arabadaki halleri çok komiktii
-Benim saçlarımda bi değişiklik varmıı?
-Tenim sanki daha bi parlak mı?:img-hyste
bu repliklere koptumm
daha sonraki ümitin espiriside süperdi iki ineği napıcaksın mandıramı kurucaz :img-hyste
sonra sardinin intiharı arabanın önüne yatması falan süperdi bizim tarıkla naz bu kafayla giderrse hayatta öle olamazlarr:icon_whis Ayşeninde haceri annenin yanında ben çağırdım demeside ayrı bi olay tabi taktir ettim ne diyim :))
bunun gibi sayabileceğimiz bir sürü güzel diyalog ve replik vardı cansucum yazarsın artıkk:img-wink:
Netice halaya çok güldümm o nasıl bakışlardı öylee Hacer anneyle karşılaşmaları süperdi tanıdık çıktıktan sonraki konuşmalarına ne demeli
-Kaç yıl oldu kızz görüşmeyeliii??
tam hatırlayamıyorum ama buna benzer bişey demişlerdi :img-hyste
son olarak henüz En'leri yapmadık ama bu hafta biri önemli biri komik iki söz dikkatimi çekti birisi;(çok vardır ama benim şuan aklıma gelenler bunlarr)
"sen onu haketmiosun":good: diğeri ise;
"operasyon çift baston" :img-hyste
Naz'ın aynanın karşısında Tarık'ı düşündüğünden o kadar emindimki,malesef yine ben yanıldım.insan çok sevdiği varken iki günde tanıdığı insanı nasıl
düşünebilir .hem doğaya hemde mantığa aykırı.insan sevdiği zaman gözü ondan başkasını görmüyor.:img-in_lo senaristler biraz Naz karakterini tutarlı hale getirmeleri gerekir.ya Tarık'ı sevsin yada sevmesin.insanın beyninde
ikisi olamaz.gerçek ve tutarlı aşkı diziye yansıtırlarsa eminim raytinglerede yansıyacaktır.:img-yes: Alfonso kimliğinin açıklanmasınada çok sevindim.:happy0064 diziye hareket gelecektir.dünkü bölümde espiriler çok iyi ve dozundaydı.
eski bölümlerdeki tadı aldım.Suna Pekuysal ve Hacer annede çok iyiydi:good:
dünkü bölümde çok güldüm.:img-hyste :img-hyste :img-hyste
naz hem tarık tan kurtulmak için bir an önce ünlü ol da git hayatımdan diyo hem de ünlü olunca da menejerin olucam diyo.
anlamak çok zor bu kızı.
İki oyuncu ilk defa bu müsabakada karşılaştılar.Daha sonra başlarına gelecekleri düşünmeden ,tahlil etme gereği duymadan ikisi de taşlarını dizdi.Amaç kız için karşısındakini ezercesine mat etmek kendince içine düştüğü kötü durumun hıncını rakibinden fütursuzca almaktı.Delikanlının ise bu oyun esnasında tek amacı sadece ,hayattan kaçmak isterken sığındığı daha doğrusu sığınmak zorunda kaldığı bu limanda huzurlu zaman geçirmek ve ilk defa tattığı gerçek aşkı sonuna kadar yaşamaktı.Yalnız ikisinin de tahmin edemediği şey bu oyunun onlara neler getireceği ,oyun içinde oynanan oyunun ne gibi sürprizler sunacağıydı.
Önce piyonlar sürüldü öne.İkisi de birbirlerinin güçlerini tahlil etme imkanı buldular.Bir o aldı,bir öbürü.Bu sadece bir alış veriş değildi.Aslında alınan ve verilen duygular,hayaller ve ümitlerdi.Oyun gitgide daha zevkli olmaya başlamıştı.Acı vermek için başlayan bu oyun kıpırdadıkça daha da sarılan bir sarmaşık gibi içlerine işleyen bir aşk oyununa dönüştü.İşin kötü kısmı bu olaydan sonra başladı.Çünkü birbirlerinin gözlerindeki bu ışık onlara umut vermek yerine korkularıyla yüzleşmelerine sebep oldu.Kız sevgisinin büyüklüğünden o kadar korktu ki onu sürekli parçalayıp yok etmeye çalıştı.Böylece önemli taşlarını bile o kadar düşüncesizce ortaya sürdüler ki bir baktılar bütün taşlar bitmiş bir tek şahlar kalmış.Tıpkı kalplerinde ki sevgiye dair güzel olan her şeyin yok olup sadece kan pompalayan bir et yığınının kaldığı gibi.Bilmiyorlardı ki o yüreği yürek yapan içinde ki rengarenk duygu çiçeklerini sulayan insanın kendi kanı değil sevdiğimiz ve sevildiğimiz insanın kanıdır.Böylelikle karşısındakini mat etmeye çalışırken birde baktılar ki tek başlarına bir tahta üzerinde dolanıp duruyorlar.Mat etmek isterken kendileri mat olmuş farkında bile değiller.Sevgi pınarından kana kana içip hayat bulmak varken karşısındakini susuz bırakmak adına pınarı kurutuyorlar.Çok sonra anlayacaklar ki aslında bu sona erdirdikleri kendi hayatları ama işi işten geçmiş olacak.Bu iki ileri bir geri gidiş devam ederse başlamadan her şeyi yok edecekler.Ama bu depremin enkazı altında kendileri de kalacaklar.Yazık olacak…
Bu akşam ki bölüm bir taraftan bende bu duyguların oluşmasına neden olurken bir taraftan da Naz’ın bu saçma davranışlarını düşünmeme sebep oldu.Korktuğumuz ve bu kadar da olmaz dediğimiz Naz kime aşık olduğunu zannetti sorusunun cevabını bugün aldık.Maalesef korktuğumuz başımıza geldi.Geçen hafta ki bölümü yorumlarken eğer Naz aşık olduğu kişi olarak Burak’ı kastettiyse ben bu kızın normal olmadığını düşünürüm demiştim.Evet bugün bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.”Bu kız normal değil”.Tarık’la arasında geçen onca şeye rağmen aşk kelimesinin geçtiği bir duygu muhasebesinde Tarık’ı değil de 2 gün önce tanıştığı Burak’ı düşünmesi Naz’ın kişisel bozukluğunun en büyük göstergesi.Naz değil miydi Tarık’ı duygularını ortaya tam anlamıyla koymuyor diye suçlayan?Peki kendi yaptığının farkında mı acaba?Tarık en azından duygularından emin.Onun tek sorunu bunu bazı sebeplerden dolayı dile getirememesi.Ama Naz henüz kalbinin gerçek sahibinden bile bihaber…
Tarık’ın albüm çıkarma olayı iyice sarpa sardı.Stüdyo aşamasıydı,imaj yenilemeydi derken Tarık bu işin içine battıkça battı.Naz’ı kıskandırmak ve onun davranışlarına karşılık vermek adına girişilen bu durum Tarık’ın başında bulunan belalara bir yenisini ekleyecek derken sanırım Belgin Hanım’ın bu işe dahil olmasıyla başlamadan sona erecek…
Meşhur Sofia da sonun da dizimize dahil oldu.Sofia hakkında ki düşüncelerimde de bir tutarlılık sağlayamadım.Ben onun iyi niyetli biri olarak Tarık’ın peşinde olduğunu düşünürken meğerse o da Franceska gibi Alfonso adına konulan ödülü alma planı içerisindeymiş.Bir de bunun üstüne Naz’ın gözünde Tarık’ı çok kötü bir duruma düşürmesi Tarık’ı içinden çıkılmaz bir girdaba sürükledi.Bu girdap Tarık’a yeni belaların kapısını açarken Naz’a da Burak’a yönelmek konusunda kendine bir gerekçe sunmasına neden olacak bence.Bu da demek oluyor ki Naz ve Tarık aşkı daha uzun bir süre bizim gözlerimizin önüne serilemeyecek…Kalplerindeki uçsuz bucaksız aşk denizine dalıp birbirinden değerli ve süprizlerle dolu hazineleri bulmak varken ıslanmaktan korkarak parmak uçlarını dahi suya değdiremiyorlar.Ama bilmiyorlar ki bu denizin suyu her zaman böyle bol olmayacak.Sonsuz değerdeki hazineler zamanla yitip gidecek.Bir gün bir bakacaklar ki ortada uçsuz bucaksız bir çöl kalmış.Çünkü sevgi pınarlarıyla beslenmeyen denizler kurumaya mahkumdur.ARTIK HER ŞEY İÇİN ÇOK GEÇ OLACAK HEM DE ÇOK GEÇ!.......
Öncelikle 35. bölümün sonu bütünüyle yalnıştı. Düşündüğü kişi Tarık olsaydı, ozaman da bu bölüme kadar sanki aralarında hiçbir duygu akımı oluşmamış gibi gözükürdü. Yani hiç bir ilerleme olmamış olurdu. Halbuki 35 sonunu çok daha güzel bitirerek 36 daki tek kusuruda ortadan kaldırabilirlerdi.
Tarıkla Nazın aralarındaki sevgi o kadar büyük ki ne kolay kolay dile getirilebilir ne de kolay kolay vazgeçilebilir. İki karakterimizde birbirlerini kaybetmemek adına herşeyi yaparken, kazanmak adına hiçbirşey yapmıyorlar veya yaptıklarını ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Ama emin olduğum tek şey var ki onların denizleri sürekli sevgi pınarlarıyla besleniyor. Dışardan öyle gözükmese bile aslında ne kadar dolup taşan bir denizleri olduklarının farkına vardıkları an birbirlerinin değerini anlayacaklar demektir.
muratdemir
22-03-07, 16:43
Hayatında neredeyse hiç uzun soluklu dizi izlememiş biri olarak Yalancı Yarim’i bunca bölüm gözümü bile kırpmadan izlediğime hatta buraya girip yorum yazdığıma inanamıyorum. Aslında birçok açıdan bakıldığında izlediğim saçma bir dizi. Kendim de uzun yıllar bankacılık yaptığımdan dolayı örneğin banka sahneleri gerçekten çok uzak. Bunun dışında senaryoda kopukluklar, basit espriler gırla gidiyor.
Ama bütün bunlara rağmen beni çeken bir şey vardı. Senaristlerin hakkını yememek lazım, Naz ve Tarık arasındaki ilişki belli bir yere kadar çok güzel işlendi. Ben şahsen kendi yaşadığım güzel anları, o hoş duyguları bulmuştum. Arada bazı pürüzlere rağmen ilişki de bölümler ilerledikçe gelişiyordu. Örneğin 33. bölüme kadar her ne kadar sorunlar olsa da sürekli bir ilerleme vardı.
Hemen birbirine itiraf etsinler gibi basit bir davranış içinde değilim. Ancak 34. bölüm ve sonrasında yaşananlar artık senaristlerin bence iyice ipin ucunu kaçırdığının kanıtı oldu. Sanki bir ilişkide sorun olabilecek tek konu kıskançlıkmış gibi dönüp dolaşılıp aynı konu işlendi. Hafızamı toparlayıp saymaya çalıştım. Burak ve Sofia ile beraber toplam 8 karakter diziye sırf bu amaçla girdi. Dolayısıyla bizler de 8. kez aynı olayları yaşayıp duruyoruz. Aynı yanlış anlamalar, tam bir şeyler söyleyecekken yakalanmalar gibi olaylar iyice kabak tadı vermeye başladı.
En kötüsü ise artık son bölümle iyice netleşti ki bu ilişki saflığını ve temizliğini kaybetti. Naz tamamen sorunlu, ruhsal bunalımlı Tarık ise pısırık, gurursuz bir karakter olarak gözükmeye başladı. Kendinizi mesela Tarık’ın yerine koyun. Aşık olduğunuz kadının hayatına biri giriyor ve o kendini bu yeni adama beğendirmek için açıkça kur yapıyor ve sizi de sürekli aşağılıyor. Benim herhalde bu durumda verebileceğim en yumuşak tepki çekip gitmek olurdu. Ha tabi Tarık karakterinin de konuşması gereken hiçbir anda konuşmaması da başlıbaşına ilginç bir olay.
Kısacası söyleyebilirim ki, senaristler artık dizinin tadını kaçırdılar. Hele Naz’ın ayna karşısında başka birini düşünmesi, ona kaba tabirle asılması biraz “ağır” olmadı mı? Bunlar hoş, alttan alınabilecek basit kıskançlıklar değil.
Peki bundan sonra değişir mi? Yapım ekibinin buraya yazdığı mesajlara bakınca bundan da pek umudum kalmadı. Ben uzun bir süre diziden keyfi alıyordum, son 2-3 bölümdür izlerken sadece sıkıntı hissediyorum. O eski bölümlerdeki sıcak havasına dönmesini dilemekten başka yapacak bir şeyim yok.
İki oyuncu ilk defa bu müsabakada karşılaştılar.Daha sonra başlarına gelecekleri düşünmeden ,tahlil etme gereği duymadan ikisi de taşlarını dizdi.Amaç kız için karşısındakini ezercesine mat etmek kendince içine düştüğü kötü durumun hıncını rakibinden fütursuzca almaktı.Delikanlının ise bu oyun esnasında tek amacı sadece ,hayattan kaçmak isterken sığındığı daha doğrusu sığınmak zorunda kaldığı bu limanda huzurlu zaman geçirmek ve ilk defa tattığı gerçek aşkı sonuna kadar yaşamaktı.Yalnız ikisinin de tahmin edemediği şey bu oyunun onlara neler getireceği ,oyun içinde oynanan oyunun ne gibi sürprizler sunacağıydı.
...........
…Kalplerindeki uçsuz bucaksız aşk denizine dalıp birbirinden değerli ve süprizlerle dolu hazineleri bulmak varken ıslanmaktan korkarak parmak uçlarını dahi suya değdiremiyorlar.Ama bilmiyorlar ki bu denizin suyu her zaman böyle bol olmayacak.Sonsuz değerdeki hazineler zamanla yitip gidecek.Bir gün bir bakacaklar ki ortada uçsuz bucaksız bir çöl kalmış.Çünkü sevgi pınarlarıyla beslenmeyen denizler kurumaya mahkumdur.ARTIK HER ŞEY İÇİN ÇOK GEÇ OLACAK HEM DE ÇOK GEÇ!.......
Öncelikle güzel bir bölüm olmuş diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Espiri bakımından doyurucuydu. Romantizm kısmı tam olarak beklentilerimi karşılamasa bile gelecek bölümlerde fazlasıyla karşılayacak hissine kapıldım. acaba ne olacak şu reklamlar bitse de izlesek diyebileceğim bir bölüm oldu. Bu da bana eskileri hatırlattı ve çok hoşuma gitti. Senaristler eskiye dönüş yapabilirler tabi en doğal hakları. Yapacaklarsa bu şekilde yapsınlar bence hiç sakıncası yok.
Belginin aynı Naz karakterine benzediği konusuna bende katılıyorum. İkisi de kıskandıkları zaman çok tehlikeli oluyorlar.:img-grin2 Tarık'ın da babasına benzediği aşikar. Vay be neymiş bu Tarık. İtalya'da hiç boş geçmemiş vakti. Öyle kızları gördükten sonra ilk olarak Nazı görmesi ve ona aşık olmasına şaşırmamalı. Gerçi kızında Nazdan kalır yanı yok pek saf kendileri. E kafa sadece paraya çalışınca böyle oluyor demek ki.:img-grin2 Nazın Tarık çelloyu akort etmesinden sonra teşekkür etmesi de büyük gelişme. Buna da değinmeden edemeyeceğim. Ama sanki Naz orda birşeyler bekledi gibi geldi bana. İnek espirisine de bittim. Mandıra mı kuracaksın:img-hyste Ne mandırası Ümit sizin evden olsa olsa sirk olur dedim kendi kendime:img-grin2 Nazın bütün gece çalması ve evdekileri uyutmaması da cabası. Yok yok bu kızın dengesizliğinin herkese zararı var. (E be Burçin ben sana ne diyeyim Naz çello çalsın çalsın dedin bütün gece susmadı.:img-grin2 )
Hulisi'nin aşık olduğu sanatçıyı da çok merak ettim doğrusu. Acaba ileriki bölümlerde görür müyüz
Bu bölümde Ayşe ve Sadri süper çiftlerden biriydi.Ayşe'nin cesaretine hayran kaldım doğrusu. Ben çağırdım demesi hele de Hacer Anne'ye rağmen. Çok cesur kız canım.:img-grin2 Tarık ve Nazın diğer aşıklarımızdan alacakları çok büyük dersler var. Yakından takip etmeleri lazım onları
E ne de olsa dizimizin cesur çifti Ayşe ve Sadri, Şirin ve şeker çifti Ümit ve Filiz. Tarık ve Nazın ne çifti olduğuna dair Türkçe de kelime yok olunca yazarım.:img-grin2
ŞİMDİLİK BU KADAR DEVAMI GELECEK.bye
Öncelikle 35. bölümün sonu bütünüyle yalnıştı. Düşündüğü kişi Tarık olsaydı, ozaman da bu bölüme kadar sanki aralarında hiçbir duygu akımı oluşmamış gibi gözükürdü. Yani hiç bir ilerleme olmamış olurdu. Halbuki 35 sonunu çok daha güzel bitirerek 36 daki tek kusuruda ortadan kaldırabilirlerdi.
Tarıkla Nazın aralarındaki sevgi o kadar büyük ki ne kolay kolay dile getirilebilir ne de kolay kolay vazgeçilebilir. İki karakterimizde birbirlerini kaybetmemek adına herşeyi yaparken, kazanmak adına hiçbirşey yapmıyorlar veya yaptıklarını ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Ama emin olduğum tek şey var ki onların denizleri sürekli sevgi pınarlarıyla besleniyor. Dışardan öyle gözükmese bile aslında ne kadar dolup taşan bir denizleri olduklarının farkına vardıkları an birbirlerinin değerini anlayacaklar demektir.
Muhteşem derin yorum ve analizleriniz için çok çooookkkkkk teşekkürler.:happy0064 :happy0064
Naz ve Tarık arasındaki ilişkide nedense hep Nazın sorumsuzluk ve tutarsızlığından dem vuruluyor. Bence bu hatalı bir saptama. Naz, Tarık hakkında neler biliyor. Kendine anlatılmış olan kuyruklu yalanlardan başka hiçbir şey. Naz kendisi gibi Statü sahibi bir sevgiliyle birlikte olabileceğini düşünüyor. Tarık’ın ise Naz hakkında bilmediği hiçbir şey yok gibi. Tarık’ın bu yüzden Naza karşı toleranslı davranıp hoşgörü ile tüm olumsuzlukları sineye çekmesi bana gayet normal geliyor. Sorun Tarık’ın taşımakta zorlandığı ve yalan üzerine kurduğu hayatından bir türlü kurtulamamasında. Herhalde haftaya İtalya da da bir yalanla ürettiği Alfonso karakterinin ortaya çıkmasıyla taşlar yerinden oynayacak Babası bir kere 1 milyon EURO gözden çıkarmıştı rakam 3,5 milyon euro olunca kral çıplak durumları olacak:good: :good:
En ve tek sevdiğim dizinin günü geçip de ertesi gün olduğunda televizyon benim için işlevini bitiriyor, manasız bir dekorasyon elemanı haline geliyor..Onun için hep çarşamba olsun istiyorum:),bir hafta uzun bir zaman yahu..
Dün geceki bölümden genel olarak büyük keyif aldım yine..İlk bölümlerde dizinin sadece Tarık- Naz sahnelerini genelde sabır sınırlarımı zorlayarak beklerken artık bakıyorum da diğer karakterleri de aynı zevkle takip ediyorum ve çok gülüyorum..Bu hafta Sadri ve atraksiyonları harikaydı..Suna Pekuysal ı dizimde görmek ise hem vefanın sadece İstanbul da bir semt adı olmadığını hatırlatması açısından hem de dizimizin gençlerinin böyle bir oyunculuk çınarı ile birlikte oynamalarının şans olduğunu düşündüğümden beni çok mutlu etti.
Bu bölümde Naz ı izlerken ruhen çok yoruldum:)Romantik-komedi seyretmenin dayanılmaz hafifliğini yaşamak isterken Naz cığın sürekli değişim gösteren halet i ruhiyesini anlamak ve anlayışla yaklaşmak için psikolojik analizlere girmek insanı yoruyor:) "Şimdi sen uzan gözlerini kapa, bana çocukluğunu anlat " demek geliyor insanın içinden:)
Bütün oyuncakların oynamayacak da olsa kendinin olmasını isteyen şımarık çocuklar gibiydi bu bölüm Naz..Hele o arabadaki ağlama sahnesinde istediğini yaptırmak için ağlama silahını kullanan ama gözünden bir damla bile yaş bile gelmeyen ufacık bir kız çocuğu gördüm ben..:)Sonrasında gelen stüdyodaki davranışlar o olmadı bir de bunu deneyeyim çırpınışları...Tarık eğer bu aşka baş koyduysa işi gerçekten zor..önce Naz ı büyütecek,sonra naz ın kendine karşı duyduklarının aşk olduğunu fark etmesini sağlayacak...:)sonrası Allah kerim..
Dün geceki Naz a daha fazla gıcık olmamak için bu psikolojik yaklaşımı yakıştırdım anca kendi seyir keyfim adına :)
Reyting hazretleri de kendi çapında gelmiş.hoş gelmiş..bu haftaki yükseliş umut verici ,demek yavaş yavaş günümüz bize ,biz günümüze alışacağız..henüz adaptasyon devresindeyiz..eğer gene bir çomak sokan olmazsa tabii..
isterdim şarkısını dinledikçe siz geliyosunuz aklıma şu an dinliyorum daaa :img-hyste :img-hyste
handeozbek
22-03-07, 17:31
YENİ UĞUR KEDİ MESAJI
iyi akşamlar yy dostları. çok sevindim 36'yı beğenmenize. dediğim kadar varmış değil mi? şimdi esas sıkı durun...tarık'ın sıkışması nasıl olurmuş bir görün. 37'de herşey nefes nefese. bir de alfonso yakayı ele vermesin mi? tarık'çık naz'a "dur, sus" derken herkes öğrenmesin mi? bütün yalanların bittiği an, tarık bula bula ne bulsun? naz hayretlere garkolsun. 37 ve sonrası için dizimizin yeni başladığı zamandır bile diyebilirim.
:happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064 Arkadaşlar Senaryolar&replikler bölümünde flower98 gibi bir cevhere daha kavuşmuş bulunuyoruz. Onlysea nickindeki bu üyenin yazdıkları flower98 ki kadar gerçekçi, okumayan varsa şiddetle tavsiye ediyorum yani öyle böyle değil hemde yeni üyelerden. bu bir raslantı olamaz herhalde diyerek te düşünmeden edemiyorum.:happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064
bölüm genel olarak komik hoş ilgi çekiciydii tekk konuya takıldımmmm:img-yes:
naz nasıl burağa aşık olduğunu düşünebilir tarığı deli gibi kıskanırkenn onun için ağlarkenn bu kız dahaa 35. bölüme kadar tarık tarık diye sayıklamıyormuyduu bu kez iyi değerlendir demiyormuyduu tarık kapıyı çaldığında ayna karşında süslenmiyormuduu..ne oldu analıyorum kiiiii:icon_whis
bence bu sanaristlerin hatasııı ciiddii bir hata bence burda azcık saçmalanmışş sankii yanii 2 gündür tanıdığı kişiye aşıkmıyım diye düşünücek
sonra gidip tarık başkasına dokundu diye ağlıycakkk:img-blush gereksiz bir konuydu bence bu acaba burağa aşıkmıyım konusuuuu..
bölümde en çok nazın ağlaması etkiledi beni...
-naz neyin var?
-dokunma bana...sen git başkalarına dokun...
DÜN GECE DOKUNDUĞUN GİBİİİ(bu lafı ederken sesi değişti titredi daha içten ağladııı çok duygusal bir sahneydii tarık ne yaptı sadece baktııı)
şu hak etmeme konusuna gelince şu durumda ikisine birbirlerini hak etmiyorrr...
gözlerin şarkısı çok güzel söylendii 33. bölümü tekrar hatırlamak keyiff verdi:img-yes: yalnız tarıkmı hatırladı nazmı hatırladıı bilemedimm yoksa bizmi hatırladıkkk:img-hyste
not:(eee yazayım artıkk geleneklerimiz göreneklerimiz var)37. bölümle birlikte dizide inanılmaz bir hareket olucağı kanısındayımm:img-yes: hadi hayırlısı
not 2:naza hiç çarşaff yorgan yastık sermesinler nasıl olsa hep yere atıyoorr
not 3:çok konuştumm ilk defaaa:img-yes: tek tek yorumlarını okudum yoruldum benden bu kadarr yarın sınavımm varrr:sad53:
:happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064 Arkadaşlar Senaryolar&replikler bölümünde flower98 gibi bir cevhere daha kavuşmuş bulunuyoruz. Onlysea nickindeki bu üyenin yazdıkları flower98 ki kadar gerçekçi, okumayan varsa şiddetle tavsiye ediyorum yani öyle böyle değil hemde yeni üyelerden. bu bir raslantı olamaz herhalde.:happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064
En ve tek sevdiğim dizinin günü geçip de ertesi gün olduğunda televizyon benim için işlevini bitiriyor, manasız bir dekorasyon elemanı haline geliyor..Onun için hep çarşamba olsun istiyorum:),bir hafta uzun bir zaman yahu..
Dün geceki bölümden genel olarak büyük keyif aldım yine..İlk bölümlerde dizinin sadece Tarık- Naz sahnelerini genelde sabır sınırlarımı zorlayarak beklerken artık bakıyorum da diğer karakterleri de aynı zevkle takip ediyorum ve çok gülüyorum..Bu hafta Sadri ve atraksiyonları harikaydı..Suna Pekuysal ı dizimde görmek ise hem vefanın sadece İstanbul da bir semt adı olmadığını hatırlatması açısından hem de dizimizin gençlerinin böyle bir oyunculuk çınarı ile birlikte oynamalarının şans olduğunu düşündüğümden beni çok mutlu etti.
Bu bölümde Naz ı izlerken ruhen çok yoruldum:)Romantik-komedi seyretmenin dayanılmaz hafifliğini yaşamak isterken Naz cığın sürekli değişim gösteren halet i ruhiyesini anlamak ve anlayışla yaklaşmak için psikolojik analizlere girmek insanı yoruyor:) "Şimdi sen uzan gözlerini kapa, bana çocukluğunu anlat " demek geliyor insanın içinden:)
Bütün oyuncakların oynamayacak da olsa kendinin olmasını isteyen şımarık çocuklar gibiydi bu bölüm Naz..Hele o arabadaki ağlama sahnesinde istediğini yaptırmak için ağlama silahını kullanan ama gözünden bir damla bile yaş bile gelmeyen ufacık bir kız çocuğu gördüm ben..:)Sonrasında gelen stüdyodaki davranışlar o olmadı bir de bunu deneyeyim çırpınışları...Tarık eğer bu aşka baş koyduysa işi gerçekten zor..önce Naz ı büyütecek,sonra naz ın kendine karşı duyduklarının aşk olduğunu fark etmesini sağlayacak...:)sonrası Allah kerim..
Dün geceki Naz a daha fazla gıcık olmamak için bu psikolojik yaklaşımı yakıştırdım anca kendi seyir keyfim adına :)
Reyting hazretleri de kendi çapında gelmiş.hoş gelmiş..bu haftaki yükseliş umut verici ,demek yavaş yavaş günümüz bize ,biz günümüze alışacağız..henüz adaptasyon devresindeyiz..eğer gene bir çomak sokan olmazsa tabii..
Canım arkadaşım, yazdığım ve sistem tarafından yutulan mesajıma bu kadar yakın bir mesaj yazdığın için teşekkür ederim. beni zahmetten kurtardın.
İlave olarak, senaristlerimize her bölüm sonrası verdiğim destekde bu hafta ufak bir çatlama oldu. 35 in sonunda düşünülen kişinin Burak mış gibi yansıtılması (hala bir umut ile o sahnelerin başka bir şekilde devam ettilebilecek bir ana bağlanmasını bekliyorum.) hazmı mümkün olmayan bir hata. Aynı bölüm içinde, Tarık'ın peşinde deli gibi koşturacak, BUrak için o sadece tanıdığım Ünlü biri, konserine gider el sallarız diyen kişi, aynı günün akşamı, acaba aşıkmıyım demez. Hele ki, Tarık'ın ağzından çıkacak bir cümle için kendini paralarcasına her fırsatta "eeee" derken.
Şimdi dizimizin gidişatı farklı yönlere kayıyor. Kimliklerden biri ortaya çıkıyor. Bunun çevresinde çok uzun dolaşmadan, beklediğimiz güzel sahnelere kavuşmak istiyorum. Çok çok güldüğüm bölümlerde, biraz daha fazla romantizm olmalı.
Tarık,yalanlarından kurtuldukça, olması gereken aktif sevgili rolünü daha rahat sergileyecek. Ama o kadar çok yalan söyledi ki, altında ezilmemesi mümkün değil.
Naz, bu bölümde de daha önceki bölümlerde yaşattığı anlık değişimlerini sergiledi. Bana süpriz olmadı. Anımsarsanız, "gerçekten seviyor musun?" sorusunun ardından,üzgün kapı arkasında beklerken, Pınar'ın Tarık'ı araması ile yüzünde KOCAMAN gülümseme ile kapıdan çıkabiliyor. Bu kıza yazılan rolde ciddi sorunlar var. Tez hazırlanır valla.
Netice hala, neticeye olumlu etki etmiş. Sıralamalarda yukarıya doğru çıkışımız devam edecek.
Ben hiç bir zaman 'EN' leri yazmam. Bu bölüm benim enlerim var
1- Sadri.... her hali ile
2- Ümit.... Sen o nu hak etmiyorsun. ile
3- TAKSİCİ .... İtalyanca anlayıp, Türkçe yanıt verip kusursuz anlaşabilen, sosyal mesajın BABASINI veren, taksicilerin medaarı iftiharı .... gecenin YILDIZI
Not: Sondakika'yı daha fazla üzmemek için, askerlikten ayrılıyorum.Ama disiplinden vazgeçmiyorum. Gece nöbetçiler bundan böyle gönüllülerden oluşacaktır. (Hasret sen her zaman 3-5 nöbetindesin nasılsa... hatta 3-6 bile uyuyor sana)
pas.si.on79
22-03-07, 18:16
Muhteşem derin yorum ve analizleriniz için çok çooookkkkkk teşekkürler.:happy0064 :happy0064
Naz ve Tarık arasındaki ilişkide nedense hep Nazın sorumsuzluk ve tutarsızlığından dem vuruluyor. Bence bu hatalı bir saptama. Naz, Tarık hakkında neler biliyor. Kendine anlatılmış olan kuyruklu yalanlardan başka hiçbir şey. Naz kendisi gibi Statü sahibi bir sevgiliyle birlikte olabileceğini düşünüyor. Tarık’ın ise Naz hakkında bilmediği hiçbir şey yok gibi. Tarık’ın bu yüzden Naza karşı toleranslı davranıp hoşgörü ile tüm olumsuzlukları sineye çekmesi bana gayet normal geliyor. Sorun Tarık’ın taşımakta zorlandığı ve yalan üzerine kurduğu hayatından bir türlü kurtulamamasında. Herhalde haftaya İtalya da da bir yalanla ürettiği Alfonso karakterinin ortaya çıkmasıyla taşlar yerinden oynayacak Babası bir kere 1 milyon EURO gözden çıkarmıştı rakam 3,5 milyon euro olunca kral çıplak durumları olacak:good: :good:
sevgili tosinka...
öyle şöyler söylemişsin ki .35 bölümdür seyrettiğimiz Naz karakterinden bahsediyoruz.Hepimiz tanıyoruz.Her an ne yapacağı belli olmadığını bilerek en azından tanıyoruz.:img-hyste
Yeri geldi Tarık hatalı yeri geldi Naz hatalı dedik.. Nazın hatası tabi ki daha çok.
Şimdi Tarık çalışmak zorunda olan bir şoför...Babasının zenginliği var kendisinin ne kalacak yeri ne de çalışacak işi var.. Ne de yurt dışına gidebiliyor..
Yani geçici de olsa sadece bir şoför..Yalanını devam etmesi için türeyen yalanlar.TArık yalan söylemek zorunda bunu önce kabul edelim.Kimsesi olmayabilir..
Aslında sen de bunları belirtmişsin...
Naz Tarıkla öptükten sonra ve müştemiliyatta ben de istedim derken ki arabadada dedi ya da Yanlışlıkla da olsa Tarıka duygularını anlatırken kendi statüsünde birini aramıyor da 36.bölümde mi arıyor...Aslında burda tutarsız olduğu çıkıyor .,Sadece 36 da böyle yansıtılması ki onun heran dediğim gibi mantıklı bir neden arıyorum bunu itiraf etmesini bekliyorum o yüzden yaptı.
Tarık ilişkilerinin gidişatı ile ilgili olarak Nazdan bekliyor.Çünkü senin de dediği gibi Naz zengin o şoför.Naz da yaşadıklarını unutuyor olaylar yine devam ediyor.. Sandalda gezerken, sandalda uyduktan sonra ve yangın çıkmamış olsaydı onunla olmaktan pek mutluydu..Tarıkta bunu hatırlattı tepsiyi getirirken yangından sonra ne suç işledi de Tarık Naz bu sözlerinden sonra onunla konuşmak yerine gitti.Üstelik Burakla aramızda hiçbir şey olmayacak diyerek.
Ancak 37.bölümde denildiği Nazın öğrenmesi çok iyi olacak.Umarım Alfonso öğrenmeden en azından yaptıklarının mantıklı nedenlerini en basiti kıskandırmak olur o yüzden onu kıskandırmak ister falan bir şekilde anlatması.
Alfonso kimliğinin sonra çıkması umududur.
buuu bölüm çok güseldi yaa bn avrupa yakasını islediim halde yalancıyarimi daa çok begendim bu haftta gerçi bu diziyi hep çok seviodum ama bu hafta da çok güseldi hulusiyle vahinin sahnesi çok komik oluo yaa:img-hyste
bu arada naz buraga aşık olmadı bncee
bidee tarıkı göslerin şarkısını sölerken arkadan ''aaaaaa'' die ses geldi hani şarkını başında çalıo yaa kim söledi peki onu:icon_whis :img-wink:
Hayatında neredeyse hiç uzun soluklu dizi izlememiş biri olarak Yalancı Yarim’i bunca bölüm gözümü bile kırpmadan izlediğime hatta buraya girip yorum yazdığıma inanamıyorum. Aslında birçok açıdan bakıldığında izlediğim saçma bir dizi. Kendim de uzun yıllar bankacılık yaptığımdan dolayı örneğin banka sahneleri gerçekten çok uzak. Bunun dışında senaryoda kopukluklar, basit espriler gırla gidiyor.
Ama bütün bunlara rağmen beni çeken bir şey vardı. Senaristlerin hakkını yememek lazım, Naz ve Tarık arasındaki ilişki belli bir yere kadar çok güzel işlendi. Ben şahsen kendi yaşadığım güzel anları, o hoş duyguları bulmuştum. Arada bazı pürüz