Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-11
Sayfalar :
1
2
3
4
5
6
7
8
9
[
10]
Şahinim; ben de yazmayayım etmeyeyim, kötü çocuk ilan edilirim dedim ama yazdım. Ha bu seferki ağır değil ama işte neticede insan dayanamıyor...
Bu sorduğun soruya 100% doğru cevap verebilecek olan olduğunu sanmıyorum (Kişisel görüştür, kızmayın)
Kardeşim; 100%'ü, kalbinden geçenleri objektif olarak aktarabilecek anlamında mı, yoksa, kimsenin bunu tam anlamıyla yaşayamadığını düşündüğün için mi kullandın bilemiyorum ama, her halvekarda, ben de aynı düşünceye sahibim. O yüzden sadece kalbimden geçenleri göstermek için sordum o soruyu. :)
Buyukbaba soru-yorumuna katılıyorum. bu noktadan sonra tarık için naz önemini yitirmiş olmalı ve naz'ın tarık'ı kazanmak için çok ama çok çaba harcaması gerekmektedir. tarık için birşeyler yapması onu hak etmesi gerekmektedir. ancak bizim senaristler 10 dakikada olayı çevirirler ve sarmaş dolaş bir bölüm yaparlar. araya bir de öpüşme koyarlar işlem tamam. arkasından evlenme teklifi, kız isteme, nişan, düğün onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine. son.
bir dizi anca bu kadar sabote edilir. ilk 21 bölümde ki lezzet yerini saçmalıklara bıraktı.
Arkadaşlar ben bu yorumlarımızı tıpkı 34. bölüm sonu ve daha sonrasında Naz ın aynaya bakıp Aşıkmıyım acaba??? demesiyle biten bölümler sonrasındaki yorumlarınıza benzetiyorum...
Başka da o konuda bir şey demeye gerek duymuyorum.. Çünkü ister en kötü dizi olsun, ister cocuk kandıracak kadar saçma bir dizi olsun sonuçta kendini bunca şeye ragmen izlettirebiliyorsa gerçekten bu dizide iş var derim...
büyük problemlerden biri de zaten bu noktada baş göstermiyor mu?bu kadar potansiyelli bir genel kurgudan çıkan bu abuk, birbirinin kopyası, yarısından çoğu fake sanhnelerle dolu bölümler üzüyor zaten insanı,ve evet aynı zamanda da kendisini izlettirmeyi başarıyor.ama asıl sorulması gereken soru:kendisini izletmesi acaba eski bölümlerin hatrına mı?ya da yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik bakalım bu kimlik meselesi nasıl bağlanacak,aşk ne zaman kendisini gösterecek yoksa izlemeyeceğim durumu mu?
senaristler de acaba bu ikinci yazdığım durum paralelinde düşünüp onun için mi sündürebildikleri kadar sündürüyorlar?
eğer öyleyse ben de ticari kaygı var derim..
Kardeşim; 100%'ü, kalbinden geçenleri objektif olarak aktarabilecek anlamında mı, yoksa, kimsenin bunu tam anlamıyla yaşayamadığını düşündüğün için mi kullandın bilemiyorum ama, her halvekarda, ben de aynı düşünceye sahibim. O yüzden sadece kalbimden geçenleri göstermek için sordum o soruyu. :)
Abicim;
100% kalbinden geçenleri objektif anlamında aktarabilmek zaten neredeyse imkansız gibi birşey (bu herkes için geçerli diye düşünüyorum, mutlaka ve mutlaka birşeyler biyerlerde kalmıştır ve sadece su yüzüne çıkmıyordur, o yüzden objektif olunabilmesi çok ama çok zor)
Ayrıca belki eskiden yaşanmıştır, belki şimdi de yaşayan vardır ama günümüz şartları çerçevesinde değerlendirecek olursak bunu tam anlamıyla yaşayabilen kısım çok ama çok azdır kanaatindeyim... :)
Oldum olası hiç anlamamışımdır şu kıskanma,kıskandırma olaylarını..
Eh sanırım o da hanımların kimyalarına özgü birşey. :img-blush
Mutlaka kendi aralarında açıklayabilirler ama erkek olarak bu olayı anlamak zordur diye düşünüyorum. Anlayan varsa kadınları tam olarak anlıyordur ve kitap yazsın derim, biz de nasipleniriz. Bir tane daha olasılık var anlayabiliyorsa, eh onu da burada yazmak pek hoş olmaz dimi ama :img-hyste
Ben yine dizi hakkında yorum yapmayayım ama sizlere genelgeçer bir konuda şu soruyu sorayım;
"Deli gibi seviyorsunuz. Onun için hayatınızı tehlikeye atarsınız. Karşınızdakinin boş olmadığı konusunda eminsiniz ama bunu aleni olarak göremiyorsunuz. (Ki bizim dizimizde, seyrici kişilerin birbirini "deli gibi sevmeleri gerektiğini, hatta sevdiklerini" biliyor). Kısacası her 2 taraf da birbirine aşık. Daha doğrusu olması gerekli.
Ama gel gör ki, kız önüne gelen her erkeğe sulanıyor. Kendi ağzıyla, önüne çıkan her erkekten hoşlandığını beyan ediyor size. Para derseniz sizde var (Alfonso gibi yani). Ün deseniz o da sizde artık. (Yine Alfonso). Ama görüyorsunuz ki bunların hiç biri önemli değil. Size aşık olmasını yürekten istediğiniz kız, ister merak olsun ister başka bir konu, halen başka bir erkeği düşünüyor, kaldı ki sizden o konuda yardım istiyor.( O başka erkek siz olsanız bile).
Bu tip bir durumda aşktan bahsedilebilir mi? Değiştireyim; Böyle bir durumda siz olsanız, hayatınızda her an başka bir erkekten hoşlanabilecek bir kızla, gururunuzu yere sererek yine de birlikte olabilir misiniz?"
(Bayan arkadaşlarımız, karakterleri ters çevirerek soruyu kendilerine uyarlayabilirler.)
(Eğer gerçekten açıklanmış olacaksa, Tarık tekelioğlu karakterinin, neden nasıl nerede ne şekilde açıklandığını anlamış değilim. Sebep, aşık olması gereken bir kızın başkasına kaçacağı farkedildiğinde, bunun önüne geçmek gibi göründü benim gözüme. Kişisel görüşümdür, algıyla değişebilir elbette)
Yorum yapmayayım dedim ama bu soruyla zaten yapmış bulundum. Evet arkadaşlar, şimdi hala dizimizi savunan arkadaşlarımız varsa, kendilerinden bu nacizane soruma uyduracakları bahaneleri bekliyorum. Görelim bakalım, kaçımız hayatında gerçekten sevmiş, kaçımız sadece rol yapmış.(Kimse üzerine alınmasın lütfen, :))
Eleştirmeyeyim diyorum ama olmuyor. Bana kızacak arkadaşlarımdan şimdiden özür diliyorum.
Büyükbaba,
soruna içtenlıkle cevap verıyorum.Başımdan boyle bır olay gectı.Karşı taraf bır turlu aşkını ıtıraf edemedı.(hem bende hem karsı tarafta % 100 emındım bırseyler vardı)İtıraf etmedıgı gıbıde yanımda başka kızlar hakkında konuşmalar ovmeler falan........böyle devam ettı(uzun bır muddet)
sonra ne mı oldu ıtıraf edecegını tahmın ettıgım bır konuşmak yapacagım dedı .ertesı hafta boyle bırsey demedıgını soyledı yanı ınkar ettı .o olaydan sonra zaten benım için iş bıtti Kendısıde yurtdışına gıtti.arasıra gelır ortak arkadaşlarımız oldugu için haberlerı gelır.
Kısacası boyle bir olayda daha evvelde yaptıgım gıbı bıletını rebeca havayolları tarafından keserım.
Dizimizde de ,daha evvelden de belırttıgım gıbı patron naz ve şoför tarık aşkını görmeden ,gercek kımlığın açıklanamsı doğru degıl,Naz kesınlıkle Tarık'tan bıraz uzak kalmalı 10 hatta 15 gun.
bakalım nasıl devam edecek yarın umarım özet gelır de bırkaç yorum yaparız.
schmetterlıng , yazdıgın ufak senaryo çok guzel olmuş keşke oyle olsaydı.
Herkese iyi günler,
Haftalardır yazmadığım gibi bu bölümün ardından da yazmamayım dedim ama insan bazen içini dökmek istiyor:) Benim için bu dizinin bir özelliği de yaşanması muhtemel aşkın farklılığıydı.Tesadüflerin bir araya getirdiği zengin kızla sözde fakir şoförün düşmanlıkla başlayan ,tatlı çekişmelerle yavaş yavaş açığa çıkan,sosyal farklılıkların engellerine rağmen duygulara engel olunamayan naif,masum ,şirin aşkı...
Ancak gidişat öyle bir gitti ki haftalar önce o olası aşk olmayası yaralar aldı.Tek tek yazmayayım,Naz karakterindeki gel-gitler ,gördüğüne aşık tavırlar,Tarık ın lal olan dili ve en son dün akşamki bölüm hastayı yaşıyor ama ölse bundan iyi kıvamına getirdi.Benim için bu dizide aşk şoför Tarık ve zengin kız Naz arasında herşeye rağmen bir aşktı ..O olası aşk dün gece itibari ile olmayası hale geldi gözümde..
İster Naz Tarık ın aslında hangi Tarık olduğunu öğrensin ister öğrenmesin.İsterse aşk Bodrum da isterse Bali Adalarında ,Malibu Sahillerinde ortaya çıksın,eski almak istediğim tadı vermeyecek..
Bilenler bilir tabii ki dizi tv de sittin sene sürse izleyecek olan gruptanım ben..Yani "Aşk bitti yapı paydos" demeye getirmiyorum ama yani hazır dizimi izlerken "Vayy bee böyle aşklar yok artık günümüzde ." gibi beylik bir cümleyi de gerine gerine söylesek güzel olmaz mıydı ...
Sevgili Büyükbaba...durdum,durdum, bugün yazma rekoru kırdım (kendime göre tabii)..sorunu cevaplamayı unuttum...özür dilerim...işte bu sebepten, deli gibi sevdiğim adamın biletini kestim ben de...şimdi "evime döneceğim" deyip duruyor...ben de "belki bir sabah geleceksin, lakin vakit geçmiş olacak" şarkısını söylüyorum...
yorumların çoğuna katılıyorum. bencede Naz Tarık aşkı yok olmuş.
dizide aşkın kırıntıları bile kalmamıştır.komedi-romantik dizisinin basit
komedi kısmı kalmıştır.dünkü bölümde eski bölümlerden gösterdiler,sanki
yeni izliyormuşum gibi heyecana kapıldım .ben ilk 20 bölümü çok arar oldum.
sanki ilk bölümleri başka senarist yazmış,son bölümleride başka senarist yazıyor
duygularına kapıldım. dizi nerden nerelere geldi.izlerken şaşkınlık içerisinde
izliyorum.Tarı&Naz iki kere öpüştüler.hiç bişey olmamış gibi davranıyorlar.Naz
karakterine sinir olmaya başladım.:img-beee: insan bu kadar mı saf olabilir.
her denilene inanabiliyor,herkese aşık olabiliyor.bu kız Tarık'ı hiç sevmemiş.
seven insanın yaptığı davranışlar olamaz.Tarık'ı hiiiiiiççç haketmiyor.
bencede Tarık'ın Naz'ın yanından ayrılma vakti çoktan gelmiştir.ikisini
yanyana görmeye bile dayanamıyorum.:icon_whis
Barış Akarsu hasretinle yandı gönlüm şarkısını çok güzel söyledi.çok beğendim.:good:
pas.si.on79
31-05-07, 11:06
Geçen haftadan itibaren böyle bir bölüm olacağını bekliyorduk. Valla ben bu bölümden hiçbirşey anlamadım. Önceki haftayla aynısı..
Naz ın TArık Tekelioğlu aşkı,Tarık ın içindeki bulunduğu durum karşısındaki sıkıntıları... Ama sonunda Tarık biraz kendine geldi gibi..Eyvahhh arabadaki aynayla da konuşuyor derken... Kendini toparladı..Umarım.
Yalnız böyle bir NAz karakteri var mıdır ya.. bu ne bayanlar için hoş birşey,ne de erkek arkadaşa; bir bayan arkadaşının bu tavırları hiç hoş değil.. Bu durumda Naz karakterinin niyetini artık birşeylere bağlamaları gerekir.Yoksa Naz ın bu gidişatı saçmalalıktan başka birşey değil.. Bir bayan bu kadar kişiliksiz gösterilir..
İlk bölümden itibaren aşık olduğu, kıskanıp peşinden koştuğu her zaman yanında olmasını istediği birine, geçmişteki 44 bölümü unutturulup Kalp gözü diye bir şey çıkartıp başkasına görmediği birine aşık olması...
İyi de Şoför Tarık a olan aşkına sevgine ne oldu.. Onunla geçirdiği zamanları yaşanmamış farzettirdiler.. Artık bu Naz karakterine bir çeki düzen gelmesi lazım..
Şimdi bazı arkadaşlar %80 Tarık , %20 Naz suçlu denmiş..HAla böyle düşünülüyorsa diyecek söz yok aslında... YAlnız suçun olması için bir bilerek bilmeyerek bir hatanın olmasını lazım... Naz aşık değil ki burda suçlu arayalım.. Aşkta da suçlu olmaz..Naz zamanla tercihini yapıyor,Tarıkla yaşadıklarını hiçe sayıyor.Sen önceden birinden hoşlanıyordun neden şimdi başkasını seviyorsun,Onu tercih ediyorsun denilmez ki....Naz karakterini aşık edemeyen senaristlerimizin kulağını çınlatalım.
Hala bu oranlarla suçlu seçiyorsanız diyorum ki o zaman;büyükbabanın sorusuna destekliyorum. Üstelik çocuk değilki bazı duyguların farkında olmasın veya ilerisini düşünmesin..Siz de kendinizi (bayan olanlar) Naz karakteri gibi bir yaşam sizin için doğruysa siz de mi o yönde gidersiniz, Erkek olanlar içinde Naz karakterinde bir sevdiğiniz olsa yine Naz karakterin yolunda giden bir aşkınız olsun mu istersiniz? yoksa Naz karakterinin yaptıklarını yanlış mı bulursunuz..(aşık olarak tabi) İçinizde doğru cevap vermeniz umuduyla.....(tabi senaristlerimizlerimiz de bu cevabı versin)
Belki diyorum hala aşkı sınıyor,,,Ama hala anlayamıyorsa Naz karakteri artık başrol oyuncusu olmaktan çıkıyor..Zaten bu kadar saf bir karakterle çoktan çıktı da ...Biz yine de umudumuzu yitirmiyoruz.
Nazın bu durumunu kimsesizliğine,annesiz büyüdüğüne veremem artık.. Önceden Naz daha sağlam bir karekterdi..Tarıkta sevgiyi buldu.. Şimdi mi bunun bozuk psikolojini yaşasın,iyi gelmesi gerektiği yerde kötüye gitsin.
1-Şoför Tarık -Naz aşkı öldürdüler...(hala düzeltmezlerse durumu)
biz bunu görmek istiyoruz.Aksi halde dizi konusundan sapıyor.
2-Alfonso olayı çabuk sindirildi.. Birçok olay gibi..Umuyoruz yazın güzel sahnelerle yelken yarışı vs.. y
3-Barış 1 tam şarkısı Hasretin yandı gönlüm dinlemek güzeldi.. Her ne kadar hasretlik olmadan söylesende ama başa geldi olmaz işler diye düşünürsek güzel tercihti.. İkinci şarkı kısa söylendi.. Zaten şarkı söylemeseydi.:img-help:
4-Hulusini,Belgin Hanım giderken söylediği söyler..O an durdum.Bravo çapkındır falan ama gerçekten eşini seviyor..ZAten TArıkta öyle aşık oldum mu tam oluyor.. E be Naz umarım ilerde TArıkın da çapkınlıklarını görürüz diyorum.Valla hiç üzülmeyeceğim.Bir bayan olarak ne biçim düşünce bu ama ne yapalım.Etme bulma dünyası...(pardon kalp gözü:)
5-Belgin Hanım ın durumu... Gerçekten işlenmesi gereken bir konuyu hayret tekrar getirdiler...Çünkü konular hep atlanılıyordu.Filize karşı davranışları .....oğlunun da çok zor anlarında ,annesine kırıldığı bir zaman da gidemeyişi..Ki Tarık hayırsız falan değil çok gitti.. Gerekli,gereksiz her çağırdığında..Ama Onunda zor anlarıydı... Filiz i çağırdı ;Filiz de annesine ne zaman beni ilk hatırlarsan o zaman dedi.. Bakalım Filiz in ne demek istediğini anlayacak mı?
6-Arkadaşlar lütfen ama lütfen artık bu forumda geçici olarak deli olduğumuzu,hatta bazı arkadaşlarımızın hastanede kaldığı konularına girmeyelim.Senaristlerimiz özendi..Herkes deli oldu.. Hatta Filiz in Tarık a dediği gibi gerçekten bir hastane açılacak ve hepimiz bütün yy olarak oraya yatıracaklar.
7- Avukat SAdri de bu durumdan nasibini aldı...
8-Offffffff ya ne uzun yazmışım.OYsa hiçbirşey yazmayacaktım. Bu yalancı Yarim gibisi yok böyle birşey....Bağımlılık yapıyor...
9-Deniz ciğim akşam diziden dolayı sakinleştirici istemiştim.. Ama senin içseslerinle de yetinelim bu sefer..
ya ben uyumuşum sonlara doğru
nerden izleyebilirim bana yol gösterir misiniz arkadaşlar?:sad53:
Smallville18
31-05-07, 12:18
güzel bir bölümdü diyemiyeceğim biraz sıkıcıydı.
belginede sinir olmaya başladım bence bir an önce boşasın hulusi:D
tarığın tarık tekeli olduğunu itiraf ettiği kısım kesinlikle rüya değildi.
ve naz bayıldığı için bir sonraki bölümde naz tarığa çok kötü bir kabus gördüm rüyamda sen tarık tekeli oğlu olduğunu söylüyordun dicek ve tarıkta hiçbirşey olmamış gibi davrancak.sonuçta bu dizide naz tarık tekeli oğluna aşık oldu.
şöför tarığa değil.bu şekilde dizi devam ederse nazın karşısına geçecek sahte bir tarık tekelioğlu naz ve şöför tarık arsındaki gerçek aşkı başlatmış olur.
Esas söyleyeceğime geçmeden diğer karakterler için diyeceklerim var:img-yes:
Hulusi'ye ilk kez bu kadar hak verdim,haline üzüldüm.Şen şakrak,herşeyi alaya alan Hulusi akşam Belgin ile konuşmasında gerçek kimliğini sergiledi ve durumu içime dokundu.Belgin'de gereğinden fazla naz yaptığını anladı ve frene bastı...
Filiz'in Belgin ile konuşması da hüzünlüydü,2.planda olduğunu hissetmek bunun annesi tarafından hissettirilmesi çok üzücü.Ümit'te Filiz konumunda ve onu en iyi anlayan o,bakışıda bunu gösteriyordu
Gelelim Naz'a....tüm yaptıklarını es geçtim,değinmeyeceğim ama son sahnede Tarık ile yaptığı o konuşma ne alakaydı öyle...Şu an görmezden gelsede Tarık ile ortada bir yaşanmışlık var patron-şöför ilişkisinin ötesinde...bunu fark edememesi diye bir şey yok...yaşadıklarını anlama adına üstünden bir kez daha geçtikleri ve işi sonuçlandırdıkları malum...yoktu,olmadı diye inkar edemez....kıskançlıklarıda malum.....tüm bunları bir kenara bıraktı Tekelioğlu'na kendisini beğendireceğim diye nelerden hoşlanıyor ne seviyor hepsini öğrenmek istiyor üstelik kimden duygusal anlamda bir şeyler yaşadığı (kelimeler tam dökülmesede) Tarık'tan.........Tarık aynalarla konuşmasında ne yapsın,çileden çıkmamak elde değil.......son sahne umarım rüya değildir Tarık tüm bu yaptıkları yüzünden Naz'a iyi bir ders verir....
busegurses001
31-05-07, 12:41
Tele - Barometre
Hedef Kitle : A/b
30 Mayis 2007 çarşamba
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 Yaprak Dokumu [net] Kand 13,90 40,40
2 Avrupa Yakasi [net] Atv 13,80 36,80
3 Avrupa Yakasi (ozel) [net] Atv 7,30 26,70
4 Elveda Derken [net] Kand 6,50 21,90
5 Atv Ana Haber Bulteni [net] Atv 4,10 23,50
6 C.ercetin''le Beraber Ve Solo Sarkilar [n Trt1 3,90 11,80
7 C.ercetin''le Beraber Ve Solo Sarkilar (s Trt1 3,70 15,80
8 Kanal D Ana Haber Bulteni [net] Kand 3,00 17,40
9 Sabahlarin Sultani [net] Kand 2,80 25,70
10 Avrupa Yakasi (tkr)-opt [net] Atv 2,80 24,30
11 Yalanci Yarim [net] Star 2,80 10,10
12 Dobra Dobra [net] Kand 2,50 27,90
13 Spor Gundemi Kand 2,50 12,70
Tele - Barometre
30 Mayis 2007 çarşamba
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 Yaprak Dokumu [net] Kand 11,70 35,90
2 Avrupa Yakasi [net] Atv 8,00 22,50
3 Elveda Derken [net] Kand 4,80 18,50
4 Avrupa Yakasi (ozel) [net] Atv 3,80 15,10
5 Yarali Yurek [net] Show 3,60 10,90
6 Asterix Ve Oburix Sezar''a Karsi (y.s) [n Star 3,10 9,60
7 Memleket Hikayeleri [net] Kan7 3,10 9,10
8 Yalanci Yarim [net] Star 2,80 11,50
9 Kara Duvak [net] Show 2,80 11,20
10 Kanal D Ana Haber Bulteni [net] Kand 2,70 17,20
11 Atv Ana Haber Bulteni [net] Atv 2,50 15,80
pas.si.on79
31-05-07, 13:10
Gelelim Naz'a....tüm yaptıklarını es geçtim,değinmeyeceğim ama son sahnede Tarık ile yaptığı o konuşma ne alakaydı öyle...Şu an görmezden gelsede Tarık ile ortada bir yaşanmışlık var patron-şöför ilişkisinin ötesinde...bunu fark edememesi diye bir şey yok...yaşadıklarını anlama adına üstünden bir kez daha geçtikleri ve işi sonuçlandırdıkları malum...yoktu,olmadı diye inkar edemez....kıskançlıklarıda malum.....tüm bunları bir kenara bıraktı Tekelioğlu'na kendisini beğendireceğim diye nelerden hoşlanıyor ne seviyor hepsini öğrenmek istiyor üstelik kimden duygusal anlamda bir şeyler yaşadığı (kelimeler tam dökülmesede) Tarık'tan.........Tarık aynalarla konuşmasında ne yapsın,çileden çıkmamak elde değil.......son sahne umarım rüya değildir Tarık tüm bu yaptıkları yüzünden Naz'a iyi bir ders verir....
Bütün bunları sildi..Hiç yaşanmadı farzetti.. Bir de ne güzel demişsin üstünden bir kez daha geçtikleri işi sonuçlandırdıkları malum,:img-hyste ikinci dağevi sevgili olarak gördük.. Nasılda silinir ...
Bundan sonra öyle basit konularla bizi kandırararak bağlayamazlar, Naz aslında Tarık tan söylemesi bekliyordum... Kendimi sınıyordum.. larla bağlayamazlar...
Senaristlerimiz gerçekten ya biran önce düzeltmeliler bu durumu ki birkaç bölüm çekildiğine göre olan olmuştur.Umarım düzeltmişlerdir(ama sanmıyorum) bundan sonraki bölümlerde Naz karakterini öldürmesinler,TArık Naz aşkını hiç öldürmesinler..
Bütün bunları sildi..Hiç yaşanmadı farzetti.. Bir de ne güzel demişsin üstünden bir kez daha geçtikleri işi sonuçlandırdıkları malum,:img-hyste ikinci dağevi sevgili olarak gördük.. Nasılda silinir ...
Bundan sonra öyle basit konularla bizi kandırararak bağlayamazlar, Naz aslında Tarık tan söylemesi bekliyordum... Kendimi sınıyordum.. larla bağlayamazlar...
Senaristlerimiz gerçekten ya biran önce düzeltmeliler bu durumu ki birkaç bölüm çekildiğine göre olan olmuştur.Umarım düzeltmişlerdir(ama sanmıyorum) bundan sonraki bölümlerde Naz karakterini öldürmesinler,TArık Naz aşkını hiç öldürmesinler..
İzlediğimiz bölümlerde (son zamanlarda ki Naz 'da olan tuhaflıkları saymazsak) senaristlerin işi ne kadar güzel götürdüğü malum,dağıttıkları Naz karakterini umarım güzel bir şekilde toparlarlar...dediğin gibi basit konu ve kelimelerle bu işi ortada bırakamazlar,yapmalılar
Bengi'nin yorumlarına cevap vermek değil ama, onun yazmış olduğu şeylere katılıp katılmama durumumu belirtmek amacıyla alıntının yanına bold olarak yazayım dedim. çünkü içlerinde benim bahsetmek istediğim şeyler de vardı, sağolsun o yorumun içerisinde benim de düşündüklerim bulunuyor :)
bu bölüm bana duygusal geldi...etkilendiğim sahneler oldu..belgin hanımın, o burnu düşse yerden almaz egoizmine sekte vurulduğu bir bölümdü.. (Doğru)
- tarık dün bana çok çaresiz ve mutsuz göründü..
(Doğru)
- aslında naza çok kırgın bence..
(Çok Doğru)
- sarhoş gecenin ardından uçağı kaçırma sonucu tarığın o talihsiz konuşması nazda derin yara açtı bence ve derhal savunma mekanızmalarını devreye soktu.
(Kısmen Doğru, kısmen dedim çünkü Naz'ın olayları analiz edebilme yetisinin çok yüksek seviyede olmadığını artık herkes biliyor sanırım :))
- acı çekmeye hiç tahammülü yok bu kızın.
(Yanlış) (aaa, paşazadeye bak. Acı çekilmesi gerekiyorsa çekecek efendim :) Öyle oturduğum yerden bir ona bir buna gideyim olmaz, olmamalı.
- tarığın yerine ikame edip hayranlık duyabileceği diğer tarık karakterine yönlendirdi beynini.. şöför tarığı düşüncelerinde uykuya yatırdı. yani üstüne kül döktü..ama içindeki ateş sönmedi sadece uykuya yattı..
(Yanlış) İlk karşılaşmalarındaki (havuz başı 1.bölüm) bakışını hatırlatırım size "sen sert kayaya çarptın, burnundan getireceğim senin..." ama bunun yanında da şu tarz bir soru sormuştur kendisine "Yahu bu şöför amma yakışıklıymış vay be. Ne alaka? Bir yoklayalım bakalım" (bu kısım biraz argo kaçtıysa özür dilerim ama bundan başka kelime ile tam anlatmak istediğim şeyi aktaramayacağımı düşündüm)
Sonrasındaki olayları zaten biliyorsunuz, Tarığın Naz'ı Cenk'ten kurtarması, onun için birçok şey yapması, Bora, Mert, Burak, Üniversitedeki Obsesif arkadaş, vs vs vs.....
Bunun akabinde dağ evinde yalnız kalmaları, öpüşmeleri (hadi sarhoştu anlamadı, müdahele edemedi diyelim) diğer dağ evindeki olayı hatırlatma bahanesi ile öpüşmek istediğini beyan etmesi ve sonucunda istemiş olduğu olayı gerçekleştirmesi, ondan sonrasında kayıkta beraberce oturmaları Naz'ın Tarığın omuzuna yatışı, sarılması vs vs vs vs
- bu adam günün birinde nasılolsa gidecek.italyaya gidecek..sofiaya gidecek..ama ben o daha gitmeden bu olayı bitirmeliyim kafamda düşüncesiyle diğer tarığa platonik olarak bağlanmaya çalışıyor..
(Külliyen Yanlış) - Sen o kadar şeyi yaşa, ondan sonra kalkıp gitti diye odasındaki çek-yat üzerinde hıçkıra hıçkıra ağla, sonra onu görünce deli gibi üstüne atlayıp sarıl, dibinden ayrılma daha da sonra bu kadar yaşanmış olan şeyi Hulusi'nin 3-4 cümlesi ile bir kalemde silip at. Vay be. Hulusi'nin tarık ile ilgili olan o 3-4 cümlesi Naz'ın yaklaşık 9 aydır Tarık Tekelioğlu'na duymuş olduğu öfkeyi, şöför Tarık ile aralarında yaşanmış, yaşanması muhtemel olan şeyleri, şöför tarık'a olan olan çekimini yoketsin. Ben bunun üzerine sadece kocaman bir YUUUUUUUUUH! çekerim, kimse kusura bakmasın.
Yukarıda dediğim gibi acı çekmesi gerekiyorsa çeksin. İlla ki birini unutabilmek için hiç görmediğin (ya da gördüğün) birine mi ilgi duyman gerekir?
Şöför Tarık karşısına çıkan her muhtemel tehdit'i savaşarak bertaraf etti.
Bir kere bile Tarık'ın ağzından (ciddi anlamda diyorum, kıskandırmak için değil) "Naz benim için şu kişiyle (Franceska, Melisa, Pınar, vs vs vs...) konuşur musun, nelerden hoşlandığını öğrenir misin, söyler misin, anlatır mısın?" lafını duydunuz mu?
Ya da Tarık'ın içseslerinde;
"Bu kız beni gerçekten silmiş, bakışları da artık hiçbirşey ifade etmiyor, nasılsa o gidicek, yeni sevgilisi olacak, e ben de artık bu yaşananları içime gömeyim, ateşim sönmesin ama üzerine kül serpeyim, fakat bir yandan da ondan bir hareket görüp içimdeki ateş tekrar alevlenene kadar keyfime bakayım, ona buna platonik olarak bağlanayım."
E peki Naz ne yaptı? Kıskandırmak adına kaş yapayım derken göz çıkardı, itiraf ettirebilmek adına devamlı damarına bastı, savaşmadı, nedensiz yere tarık'la hep kavga etti, tarık'ın deli gibi kıskandığını bile bile abuk subuk davranışların içerisine girdi, etti eyledi, kırdıkça kırdı....
ciddi anlamda bir savaşsın da aşkı için biz de bir görelim artık dimi ama...
Eh Neticede kadın milletine akıl sır erdirmek mümkün değil. "Kadın mı? E yapar abicim..."
:)
jc denton ,kadın mılletıne akıl erdırmek zordur.Bır bayan olarak hak verıyorum sana.
Hep basından berı soyledıgım bır soz vardır.(buyukbaba ıle de konuşmuştuk hatta) erkek gözü ile kadın kulagı ıle sever.Naz bugune kadar hep itiraf bekledı şöyle güzel ıkı kelam romatık bır ortam.
Sakın Naz'ı savundugumu sanmayın burda bende kızgınım Naz'a ama biz bayanlar hep duymak isterız sevıldıgımızi naedense erkeklerın agzından da o ıkı guzel laf bır turlu çıkmaz yada çıkamaz.Tum sorun bundan ıbaret
Tarık Naz'ı sevdıgını anladıgından berı(bölüm 14. galıba Tarık francesca ıle bara gelmıştı aynı bara naz ve bora da geldı,Francesca tarıga senı ıtalyaya goturecegım dıyordu tarık hayır dıyordu.sonunda naz için gıtmıyorsun degıl mı dedı tarık ta evet dedı işte o andan ıtıbaren tarık nazı sevdıgını anladı) Naz hep yanındaydı sabah,öğle,akşam,gece hatta gece yarısı.Ama Naz hep o sıhırlı kelemelerı duymak ıstedı.
Veeee sonundada duydu.24. bölümde sınema çıkışı ben senı böyle sevıyorum.bana bagırmanı çağırmanı sevıyorum.30.bölümde kanatsız melek kardeşler pınar ve mert ıle kafedekı ıtırafı.Yanı bu durumda naz ve tarık berebere kalmış oldu.İş ınada bındı.
Akşam hala nereye dıyor naz tarık bır telefon etmem gerekır deyınce aaaaaa tabıı ozlemışsındır sofıayı dıyor.
Bakalım bodrum bölümlerı nasıl olacak.Bu aarda 1 hafta istemışti mamadan sofia 38. bölümde ,46 ya geldık gecemedı bır hafta.
bölüm hakkında hiç bir yorum yapma gereği duymuyorum.
çünkü, söylenmesi gerekenleri hemen hemen hepsi söylenmiş. Ama ben başka bişeye dikkat çekmek istiyorum sevgili Merve Sevi'de buralara gelip yazılanları okuyormu bilmiyorum ama okumasını isterdim. Söyleyeceğim herne kadar
bir anlaşmaya bağlı olarak profesyonelce işinizi yapmak olsada bazı
şeyler öyle bir hal alırki, insanın bi dur demesi müdahale etmesi gerekir.Hele sizler gibi bu işi meslek olarak seçmiş ve daha işin başında olan genç sanatçılar yaptıkları
daha doğrusu çizdikleri ilk ciddi karakterde izliyicilerin beyinlerine kazınırlar
dolayısıyla da bundan sonra yapılacak işlerde, gelen projelerde çizilmiş olan bu karakterler doğrultusunda teklifler ağırlık alır. Eğer bi karakter üzerinize yapıştıysa onu çıkartmak kolay olmuyor, yıllarını bu işe vermiş usta oyuncular bile bazen altından kalkamıyorlar o yüzdendirki gerek Merve Sevi, gerekse diğer genç arkadaşların yaptıkları işte bazen iradelerini kullanıp yanlış olana adeta onların zeka seviyeleriyle alay edercesine küçültülen rollerini iyice bir tartıp biçmeleri gerekir çünkü sonuşta sunulan sizlersiniz dolayısıylada bu meslekteki geleceğinizdir. Bence artık yapımcılar ve kanal değilse bile, en azından başrol oyuncuları senaristlere bi dur demeleri gerekiyor kimsenin kimseyi bu kadar (saf) yerine koymaya hakkı yok
(
bölüm hakkında hiç bir yorum yapma gereği duymuyorum.
çünkü, söylenmesi gerekenleri hemen hemen hepsi söylenmiş. Ama ben başka bişeye dikkat çekmek istiyorum sevgili Merve Sevi'de buralara gelip yazılanları okuyormu bilmiyorum ama okumasını isterdim. Söyleyeceğim herne kadar
bir anlaşmaya bağlı olarak profesyonelce işinizi yapmak olsada bazı
şeyler öyle bir hal alırki, insanın bi dur demesi müdahale etmesi gerekir.Hele sizler gibi bu işi meslek olarak seçmiş ve daha işin başında olan genç sanatçılar yaptıkları
daha doğrusu çizdikleri ilk ciddi karakterde izliyicilerin beyinlerine kazınırlar
dolayısıyla da bundan sonra yapılacak işlerde, gelen projelerde çizilmiş olan bu karakterler doğrultusunda teklifler ağırlık alır. Eğer bi karakter üzerinize yapıştıysa onu çıkartmak kolay olmuyor, yıllarını bu işe vermiş usta oyuncular bile bazen altından kalkamıyorlar o yüzdendirki gerek Merve Sevi, gerekse diğer genç arkadaşların yaptıkları işte bazen iradelerini kullanıp yanlış olana adeta onların zeka seviyeleriyle alay edercesine küçültülen rollerini iyice bir tartıp biçmeleri gerekir çünkü sonuşta sunulan sizlersiniz dolayısıylada bu meslekteki geleceğinizdir. Bence artık yapımcılar ve kanal değilse bile, en azından başrol oyuncuları senaristlere bi dur demeleri gerekiyor kimsenin kimseyi bu kadar (saf) yerine koymaya hakkı yok
(
gerçekleri müthiş bir şekilde ortaya koymuşsun.bazen düşünüyorumda diğer kanallar dizimize spy falan mı soktular.:img-pilot :img-hyste
pas.si.on79
31-05-07, 14:30
ben bir kere sarhoş gecenin sabahında söylenen o sözlerin Tarıkın talihsiz bir konuşması olarak değerlendirmiyorum. Çünkü birbirinden duymak istedikleri şeydi ki Tarık bir şoför olarak Nazın duygularına ve düşüncelerine saygı gösterdiği için ilk etapta ondan bekliyor. Nazla yaşadıkları malum.NAz istekli ise tavırlarından belli olur diye düşünüyor.Bu yüzden de İlişkilerine yön belirleyenin Naz olması gerekir.Sofia burdayken kıskandığını düşündü,bizi hiç yalnız bırakmadı diye... Bunu da NAz a sordu,konuştu.
Yani sen beni kıskandın o yüzden bizi hiç yalnız bırakmadın..Sarhoş olup sabah uçağı kaçırmamı sağladın...Çünkü Gitmemi istemedin demesi bence hata değil..Tamamen yerinde birşey.. Ayrıca yalan mıydı? Naz niye bunu kabul etmek istemesin? YAlan , incitecek,kıracak,aşağıladığı birşey değil ki bu...Naz HAnım ın yaptıkları karşısında insaff yani,hemen bu kadar ağır bir tepki verecekse vay halimize..
Tarık birşey yapmıyor olayında bir kez daha görülüyor TArık Elinden geleni yapıyor.
Bir de eğer Naz birgün bu bir Alfonsu birgün gidecek diye düşünüyorsa, ozaman bunu bilelim... Mesala TArık Naz a olan duygularını hem Naz a hem bize söylüyor..Hatta aynalara söyledi adı deliye çıktı.. Naz da böyle yapsaydı..Kendi kendine kaldığında bunu böyle düşündüğünü,planlarını bizimle paylaşsaydı.. Ya da inatçı olduğunu bu yüzden de Tarık a söyletmek istedikleri için bu tip oyunlara girdiğini söyleseydi.
Son olarak şunu söylemek istiyorum.Naz için gösterilen hoşgörü Tarık için hiç gösterilmiyor. Tarıkta aslında ailesinden uzak 4 yıl geçirmiş biri.. Yani orda kızlarla vs yaşadığı Onun çok mutlu olduğunu göstermez ki... Tarıka annesi üstüne düşmüş olabilir ama aradan 4 yıl öncesinde yaşananlar.4 yıldır zaten aile yanında değil..Babasının yoğun işlerinden dolayı,baba sevgisini ne kadar yaşamış olabilir.. Ülkeye döndüğünde 5 parasız bırakıldı.İşsiz bırakıldı.Babası tarafından dışlandı.. Ama bunlar bir bahane değil ki... YAşam öğretir zaten..
Tarık nasıl kendi ayaklarının üzerinde durmayı başardıysa..Aşkı uğruna bir çok şeyi gözaldıysa,katlandıysa.. NAz ın da bunu yapması lazım.. TArık ın gösterdiği o sevgiyi yakınlıktan sonra hala sevgiyi kime aşık olduğunu bilmeyen bir karakter olmamalı...
pas.si.on79
31-05-07, 14:41
jc denton ,kadın mılletıne akıl erdırmek zordur.Bır bayan olarak hak verıyorum sana.
Hep basından berı soyledıgım bır soz vardır.(buyukbaba ıle de konuşmuştuk hatta) erkek gözü ile kadın kulagı ıle sever.Naz bugune kadar hep itiraf bekledı şöyle güzel ıkı kelam romatık bır ortam.
Sakın Naz'ı savundugumu sanmayın burda bende kızgınım Naz'a ama biz bayanlar hep duymak isterız sevıldıgımızi naedense erkeklerın agzından da o ıkı guzel laf bır turlu çıkmaz yada çıkamaz.Tum sorun bundan ıbaret
Tarık Naz'ı sevdıgını anladıgından berı(bölüm 14. galıba Tarık francesca ıle bara gelmıştı aynı bara naz ve bora da geldı,Francesca tarıga senı ıtalyaya goturecegım dıyordu tarık hayır dıyordu.sonunda naz için gıtmıyorsun degıl mı dedı tarık ta evet dedı işte o andan ıtıbaren tarık nazı sevdıgını anladı) Naz hep yanındaydı sabah,öğle,akşam,gece hatta gece yarısı.Ama Naz hep o sıhırlı kelemelerı duymak ıstedı.
Veeee sonundada duydu.24. bölümde sınema çıkışı ben senı böyle sevıyorum.bana bagırmanı çağırmanı sevıyorum.30.bölümde kanatsız melek kardeşler pınar ve mert ıle kafedekı ıtırafı.Yanı bu durumda naz ve tarık berebere kalmış oldu.İş ınada bındı.
Akşam hala nereye dıyor naz tarık bır telefon etmem gerekır deyınce aaaaaa tabıı ozlemışsındır sofıayı dıyor.
Bakalım bodrum bölümlerı nasıl olacak.Bu aarda 1 hafta istemışti mamadan sofia 38. bölümde ,46 ya geldık gecemedı bır hafta.
şimdi Naz gerçekten o itirafı duymak istese.....
1-Her fırsatta ben senin bir arkadaşınım,dostunum vurgusu yapar mı?
2-Tarık kaç kez güzel söz söyledi..Devamını getirmesine engel olur mu? veya kendisi de devam etmez mi?
Asla olmaz,Zaten olmaz.. mı der?
3-Naz ne olursa olsun başka birine aşık olduğunu söyledi..Tarık Tekelioğluna aşık olduğunu söylerek sakın Şoför TArıkın NAyır Nolamaz sen ona aşık olamazsın.Ben sana aşığım demesini mi beklenir?
ve bir kez de olsun Naz aralarındaki ilişkiye patron-şoför olarak değil, dost-arkadaş olarak değil, normal seyrinde devam ettirse...
evettt, 15 gün beklediğimiz, biraz geç de yeni saatiyle izlediğimiz, ve dizideki en büyük sırrın ortaya çıktığı 45.bölümü geride bıraktık.
dün dizideki karakterler için tam bir yıkım haftasıydı.
öncelikle bir ailenin dağılışını izledik. her bireyin birbirinden koptuğunu, artık birbirlerinin umurlarında olmadıklarını gördük. hele ki bir annenin hem oğlu hem de kızı tarafında dışlanması çok üzücü bir durumdu. evet bu bölüm belgin için yıkım bölümüydü. hem çocukları yıktı, hem de hulusi.
hulusi de yıkılanlar arasındaydı. bankanın önündeki oturuşu çok etkileyiciydi. ve evdeki konuşması da tabi.
hulusi: aslında ben sana özür dileyecektim ama anladım ki asıl özür dilemesi gereken kişi sen mişsin.
deyip çıkıp gitmesi çok etkiledi beni.
sadri de yıkılanlar arasındaydı. ayşesini başkayla hem de samimi bir biçimde görünce yıkıldı resmen. ardından nedim'in havalarda uçarak gitmesi, daha da üzdü sadri'yi.
ve son olarak tarık. asıl en büyük hüzünü o yaşadı. 45.bölümdür gözünden sakındığı kız, tutup hiç görmediği birisine, başkasının sözlerine inanarak aşık olduğunu tarık'a söyledi. istek şarkı söyletti ve "aşık olduğunu hissedersin de karnına kramp girer ya hani aynen o durumdayım" dedi. her ne kadar o kişi kendisi olsa bile, kim olsa o durumda yıkılır.
senaristler bu noktada çok büyük hata yaptılar. "tarık tekelioğlu itirafı" yerine, tarık'ın orda naz'ı tek başına bırakıp, hiçbirşey demeden gitmesi gerekiyodu. çünkü ayrılığın en büyük kanıtı olacaktı bu. ama o gerçeği söyledi.
şimdi bu gerçeği iki durum için söylemiş olabilir.
1- naz, tarık tekelioğlu'na aşık oldu. bari kimliğimi söyleyim aşk başlasın.
2- ayrılık vakti geldi. hiç görmediği birisine aşık olan kızla benim işim olmaz. gerçeği söyleyip ayrılığın tam zamanı.
naz'ın tarık'a olan aşkı bitmiş
tarık, naz'dan sıkılmış
saf aşk dediğimiz aşk, doymuş çözeltili aşk olmuş
gel de çöz çözebilirsen artık.
lady_dicaprio
31-05-07, 15:11
ooof ooof bu ne bicim bir bölümdü yaa ????
ya ben bu diziyi hic anlamamisim yada diziyi tamamen deyistirdiler
ben, naz söför tariki seviyor saniyordum bu böyleydi neden deyistirdiler simdi naz her firsatta sofyayi (adi neyse artik) onu katiyor ortaya artik söför tariki gercekten bir dost gibi görüyor
bence berbat yaptilar diziyi... öncelerden sirf söför tarik icin caliyordu cello simdi ise tarik tekellioglu icin caliyor cok sacma hani asikdi bu kiz söför tarika nasil deyisti bir anda bütün duygulari? ooof anlayamiyorum artik
tabi cok güldügüm sahnelerde vardi dün aksam mesela:
söför tarik paspas yikarken
T: Ahhh simdi tarik tekellioglu olsaydi, sen yorulma der paspaslari kendi yikardi
N: tabi yikardi o okadar muhtesem bir insan ki
T: :) yikiyorda zaten
off ya burda cok güldüm aslinda hic beyenmedim bu bölümü cünkü cok sacma sapan bir bölümdü ama yinede her zamanki gibi güldügüm sahnlerde vardi :img-yes:
not: yalanci yarimin yeni yayin saati cok gec yaa ... bence raitingler iyice kötü olcak
ceza_cansu
31-05-07, 15:14
Herkese selam arkadaşlar.Bölüm yorumumdan önce birşeyler yazmak istiyorum
Yalancı Yarim forumunun delilerinin kaldığı akıl hastanesi.Bir görevli bütün odaları dolaşır.
BURÇİN: Of kim bu sabah sabah kapıyı çalan.Zaten dün dizi 00.40 da bitti hala yorgunum.
CANSU:Ya bakın biriniz şu kapıya
DENİZ:Tamam kızlar durun ben baktım
GÖREVLİ:15 dk içinde aşağıda toplanın.Duyuru var
GİZEM:Nee kim duyurmuş
MİRAY:Ne duyurmuş
DENİZ:Tamam geliyoruz.Hadi kızlar kalkın
odanın kapısı kapatılır
GÖREVLİ: Oley be oley sonunda kurtuluyoruz bu delilerden.Hele o yaptıkları iğrenç yemekleri denemekten kurtulmak süper ya:happy0064
MİRAY:Abla ya onlar ne duyurucaksa duyursun siz sonra bana duyurursunuz
CANSU:Ya duyur duyur ne oluyor.Anlamıyorum birşey.Ya neyse gidelim hadi
BURÇİN:Bir uyutmadılar ya
15dk sonra aşağıda.bütün odalar boşaltılmıştır.Hepimiz merakla bekliyoruz
HASTANENİN MÜDÜRÜ:Ses kontrol ses deneme 1 2.Öhö öhö
Sevgili Yalancı Yarim forumu delileri bu güne kadar hastanemize gösterdiğiniz YOĞUN ilgiden dolayı teşekkür ederiz.Ancak hastanemiz artık bu ilgiye karşılık verememektedir.Odalara her ne kadar fazladan yatak atsakta her geçen gün artan sayınızla başedemiyoruz.Bu yüzden sizleri yeni açılan Tarık Tekelioğlu Akıl Hastanesi'ne nakil ediyoruz.Orada burda olduğunuz kadar mutlu olucağınıza eminiz.Merak etmeyin oda düzenleriniz değişmicek.Kendinize iyi bakın.Sizi gerçekten hiç ama hiç özlemicez emin olun
ASU:1 dakika ya resmen kovuyorsunuz siz bizi
EBRU:Yok Asu öyle bir hata yapamazlar
SERDAR:Canlarına susamadılar ya
MÜDÜR:Arkadaşlar gerçekten yapabiliceğimiz birşey yok.Zaten emekli olma yaşımda geldi burayı kapatıp kendime huzurlu bir hayat kurucam.Hadi eşyalarınızı toplayın
Herkes eşyalarını toplar ve yeni hastaneye doğru yola çıkarlar
DENİZ:Geldik sanırım
CANSU:Güzel mekana benziyor
BURÇİN:Biz geliriz de güzel olmaz mı
MİRAY:Yaniii:)
GAMZE:Aman hemende pay çıkartın
YENİ MÜDÜR:Arkadaşlar burası sizin için özel olarak yapıldı.Her oda manzaralı
GİZEM: Oda düzenlerimiz değişmicek di mi
YENİ MÜDÜR:Hayır merak etmeyin
SERDAR:Şu oda ne manzaralı
YENİ MÜDÜR: Odalarımızın hepsi Tarık ve Naz manzaralıdır
EBRU:Şu odada çalan müzik ne
YENİ MÜDÜR:İsterdim
EBRU:Yaa e ben oraya doğru bir gidim
CANSU:Bahçe var di mi?
YENİ MÜDÜR:Evet hemde gül bahçesi var
CANSU:Hadi ya
BURÇİN:Bayıldım ben buraya
DENİZ:Herkesi düşünmüşler
YENİ MÜDÜR:Yanlız odalardan sadece 1 tanesi Tarık ve Naz manzaralı değil.O oda da Miray kalıcak
MİRAY:AAAA neden ya.Ben hayatta Tarık-Naz manzarasından ve arkadaşlarımdan ayrılmam
YENİ MÜDÜR:Ama o oda Ümit ve Filiz manzaralı
MİRAY: Düşündüm de madem o odada birinin kalması gerekiyor.Ben kalim bare
Yeni hastanemiz hepimize hayırlı olsun arkadaşlar:)
Bölüm yorumuma gelince dünkü bölümü beğendim.Özellikle ilk defa Hulusi'li sahnelerden bu kadar çok etkilendim.Hepsi çok güzeldi.Hiç sıkılmadım.Yanlız Naz'ı gerçekten anlamadım.Gerçi onu anlamak zaten imkansız ama dün hiç anlaşılıcak gibi değildi.Senaristlerin planları ne anlayamadım.Sanki Naz şoför Tarık'la hiçbirşey yaşamamış gibi,ona karşı hiç birşey hissetmemiş gibiydi.Dün dediğim gibi Bodrum'lu bölümlerde de itiraf falan bekleyerek izlemeyelim.Bölümün tadını çıkaralım.Senaristler neler yapıcak gerçekten hiç belli değil
pas.si.on79
31-05-07, 15:17
Yine ben Serdar çok doğru tespitler yapmışsın... Yalnız yıkılan seyirciyi unutmuşsun.. Naz ı öyle görmek hepimizi yıktı.. Kız nerden nereye geldi..
evet Tarık T.itirafını niçin yapmış olabilir sorusu da çok güzel
İki seçenekte olabilir.İkisi birlikte olabilir ve sonrasında TArıkta artık dayanamadı bir an kendini çok kötü hissetti patladı.O da insan neticede...
Ama birşey var demişsin ki, Tarık T.olduğunu söylemeseydi, gitseydi..Keşke .Şimdi şey düşündüm gerçekten o sahnenin hayal olmasını...
Tarıkın aslında bırakıp gitmesini...
ben öyle hata mata yaptıklarını düşünmüyorum. senaristlerin çocukluklarında ya da hayatlarının herhangi bir döneminde yaşadıkları ciddi problemler olmalı.
tarık ve naz karakterlerine bu kadar hakaret etmelerinde başka bir sebep göremiyorum. küçük düşürüyorlar sürekli karakterleri. onursuz varlıklar haline getiriyorlar yaratılan saçmalıklarla dolu dünyada.
suyu çıkarılmış bir konu. bir kere, en en baştan beri sorulan;
onca şey yaşanmış yahu, bir kalemde o kadar şey nasıl yok sayılıyor?
yaratılan bir bayan karakter var ki...nasıl her erkeğe kuyruk sallatılıyor? erkek olanı nasıl bir gurursuzluk abidesiyse onun kuyruğunda süs köpeği gibi dolaştırılıyor, arada önüne düşen küçük kemiklerden (öpücük) sebepleniyor?
diziyi sevmeye dair her ne sebep varsa bir bir yok ediliyor.
yok bodrummuş da yok aşkmış da. bırakın allah aşkına. kimbilir daha ne saçmalıklar izletecekler bunca saçmalıktan sonra. aşk olsa ne yazarmış?
içine ettiler karakterlerin.
temelinden yıkılan bir binaya benzetebilirim yalancı yarim'i.
tarık, kendi olarak kalsa aklı sürekli başkasına kayan şımarık bir tipin peşinde mi koşacak hala ve sürekli?
ya da,
yok tekelioğlu olacak ve şöför tarık'ken onca olan bitene rağmen, ikide bir ona buna kuyruk sallayan arada şöförüyle kırıştıran bir kızla beraber olacak. öyle mi?
neyse ne. neyi örnekliyorsam. şu yazdıklarım küçücük bir nokta, onlarca bölümdür yapılan onlarca saçmalık arasında, hepsini yazmaya kalksak...yazmakla biter mi? ne olacağını artık hiç de öyle merak etmiyorum. diziyi izlemek zul gelmeye başladı.
Sakın Naz'ı savundugumu sanmayın burda bende kızgınım Naz'a ama biz bayanlar hep duymak isterız sevıldıgımızi naedense erkeklerın agzından da o ıkı guzel laf bır turlu çıkmaz yada çıkamaz.Tum sorun bundan ıbaret.
Çok güzel diyorsun ama neden hep bayanlar bazı şeyleri duyup garantiye almak ister? Mesele kontrol meselesi ise, bence çok saçma. Bazı şeyler de kadınların kontrolünde olmasın... Yani bir adam içine kapanık olsa, bazı şeyleri sözle söylemekten hoşlanmasa, bakışlarıyla, gözleriyle ifade etmekten yana ise ne olacak?? O zaman kadın düşünecek "aha bunun sevgisi bana azalmış, eh artık yolcu yolunda gerek..." Ne ki yani bu? Sözler bence çok basit kalır, belirli bir süreden sonra sakız halini alır, keza davranışlar da öyle. İşin gözlerde bittiğini düşünenlerdenim yani. :)
Ayrıca erkekler (biz ne kadar da kabul etmek istemesek de) doğası gereği hatunlara nazaran daha duyarsız. Kendiniz gibi olmasını beklerseniz vay halinize... Ayrıca bakmayın bu hassas erkek triplerine, hatunlar erkeklere hassas olmaları gerektiklerini söylerler ama onların istediği şekilde de erkekler davranınca "Bu ne ya, ne biçim erkeksin sen?" diye yapıştırıverirler lafı...
Bir kadın artık sevilmediğinden ya da ilginin azaldığından şikayetçi olduğunda veya bunu farkettiğinde her seferinde erkeğe temcit pilavı gibi o lafları tekrarlatırsa nolacak ki? (Şahsen ümük sıkılabilir...) içten gelmesi lazım bazı şeylerin. Ha illa ki söylemiyo etmiyo bilmemne diyorsanız karşınızdaki kişiyi çok çok iyi tanıyarak ona söyletmeyi bileceksiniz. Öyle en ufak birşeyde de güven sarsılması yaşayanları anlamakta zorlanıyorum diyebilirim. Bırakın kimse kimseyi kontrol etmesin, kasmasın... En ufak bir yanlış anlama sonucu tek başına verilen kararlarda kan gövdeyi götürebilir bile (En iyi misal; belgin'in hulusi'nin ofisinde gördükleri) E hadi bunlar genç olsalar, evli olmasalar sadece flört ediyolar desek bunun üzerine hulusi'nin boynuzlar allah katına bile çıkabilirdi...
Neticede bu tarz şeyler yaşanmıyor değil...
Bırakın kasmayın, rahat olun, birbirinizi iyi tanıyın...
Ahaha :)
elmali-turta
31-05-07, 15:21
Cancuscum canım sen platformda bana boşuna topla eşyalarını dememişsin:)
Saol canım seve seve kalırım ben o oda da:img-kiss: :img-kiss: Yeni hastanemiz hayırlı olsun:img-hyste :img-blush
schmetterling
31-05-07, 15:27
Ama birşey var demişsin ki, Tarık T.olduğunu söylemeseydi, gitseydi..Keşke .Şimdi şey düşündüm gerçekten o sahnenin hayal olmasını...
Tarıkın aslında bırakıp gitmesini...
senaristler bu noktada çok büyük hata yaptılar. "tarık tekelioğlu itirafı" yerine, tarık'ın orda naz'ı tek başına bırakıp, hiçbirşey demeden gitmesi gerekiyodu. çünkü ayrılığın en büyük kanıtı olacaktı bu. ama o gerçeği söyledi.
size ALTERNATİF SON verelim… kalp kalbe karşıymış
bir yaz daha sensiz akıp gider
tutulur her gun gözlerim sen neredesin
gelmeyecek geriye o güzel günler
ararım seni o en güzel halinle
sen değilsin yalnız acı çeken
düşün yağmuru bitmeyen sonbaharı
son bir defa öperek o dudakları
analım gel bu son hatırayı
sen hep benimsin yalnız değilsin
şimdi rüyalarda gülümser gidersin
son bir defa öperek o dudakları
analım gel bu son hatırayı...
çok sağlam seçilmiş bir şarkıydı...
**ALTERNATİF SON**
Naz: bi kere daha söylesene şu şarkıyı
Tarık: neden illa bu şarkı
Naz: bilmiyorum hani insan aşık olmak üzere olduğunu hissettiğinde karnında böyle bi şeyler olur ya, onu hissettiriyor bu şarkı
Tarık: ben bu şarkıyı kendime yaklaşık bir sene önce söylemeliydim o zaman
Naz: ne?
Tarık: hiç
Naz Tarık'tan kendisine Tarık Tekelioğlu hakkında bildiklerini,onun sırlarını anlatmasını ister
Naz: ne diyorsun Tarık? yapıcak mısın?
Tarık:
"...sen hep benimsin yalnız değilsin
şimdi rüyalarda gülümser gidersin
son bir defa öperek o dudakları
analım gel bu son hatırayı..."
analım gel...bu son... hatıraaayıııı
diyerek Naz'a yanaşır ve tutkulu bir şekilde Naz'ı dudaklarından öper... öperken de eline arabanın anahtarlarını sıkıştırır... ve dudakları ayrıldıktan ve Naz'ın gözleri hala şaşkınlıktan kapalıyken karanlıkta hızlı hızlı yürür.. Naz öpücüğün büyüsünden çıkamadan gözlerini açar, Tarık karşısında değildir ve elinde anahtarla gecenin içinde yapayalnızdır...
Sevgili YY sever dostlarım,yogunluk sebebiyle son birkac sayfayı hızla gozden gecırıp,ozellikle yakından tanıdıgım ve goruslerıne bır nebze daha cok onem verdıgım dostlarımın elestırılerını kısa zamanda da olsa bıraz daha dıkkatle ınceledım.Eleştirilere katılmamak bırakın pembe gozluk takmayı,Jamaika'daki sabah aksam guler yuzle dolasan,ellerınden marihu....yı eksık etmeyen insanlardan bile olsam sergileyebilecegim bir davranıs degil.Heleki benim gibi en sert eleştirleri sınırları zorlayacak sekilde ifade eden bir karakter bu hafta sanki bir Jamaikaliymiş gibi cok farklı bir pencereden bakarak kendimi ve mesajımı okuyanları tesellı etmeye,daha da acıkcası goz boyamaya calısacagım.Sırf hatır ıcın,sırf umudumuzun devamı ıcın...
Bolumdeki tutarsızlıkları,karakterlere yuklenmıs dengesız hareketlerı,bır gunu bır gunune uymayan duygusallıkları,eski Turk filmlerindeki tertemiz askların yerini alan modern,gonlum bir asklarım bin mantıgındaki ask sizofrenilerini bir tarafa bırakırsak(geriye ne kaldı diyebilirsiniz)durumu bir de soyle degerlendirelim.Naz'ın uzun donemli ve son derece zekice planlanmıs bir kurgu icine girdigini,Alfonso gibi unlu ve zengin bir erkegi kendıne olan askından emın olması ve bunu ıtıraf etmesı ıcın basvurulabılecek en kolay yol olan ,kendınden uzaklastır,ozlet,kıskandır,degerını anlamasını sagla surecıne sokmaya calıstıgını bıran ıcın dusunelim.Hareketlerı aslında bunu gosterıyor,hernekadar bızlerı delirtse de ki Tarık'ın gozuyle dızıyı ızledıgımız ıcın sofor Tarık'ın da bızım hıssettıklerımızı hıssetmesı son derece dogaldır,Naz basarıya dogru ılerlemektedır.Teori cok saglam temellere dayanmıyor ancak Naz'ın araya gıren kuklalar da dahıl olmak uzere dızı boyunce tek sevdıgı ve gercekten sevdıgı sofor Tarık oldu,kendımı tesellı ıcın de hala dusuncem Naz'ın sofor Tarık'ı olumune sevdıgı ancak Tarık'ın da en az kendısı kadar sevdıgını anlaması,bunu itiraf edebilmesi ıcın Naz'ın,onu sınırlarına kadar zorlamaya calıstıgını dusunebılırız.Kısacası ben boyle dusunmek ıstıyorum ki sebebi de gayet acık,senaristlerin yerin dibine soktugu bu guzelim senaryoyu hayal gucum vasıtası ile toparlamaya,kabul edebilecegim hale getirmeye,guzel bolumlerı tekrar ızleyebilme umudumu yıtırmemeye calısıyorum.
ve gelelim tarık ve naza..
tarık dün bana çok çaresiz ve mutsuz göründü..diğer rakipleri gerçekte var olan kişilerdi ve onlarla yalın tarık olarak mücadele vermişti..ama şimdiki durum çok garip. rakibi var ama yok.çünkü kendisi.. gerçek kendisine babasının mübağalalı yalanları sonucu inanan bir naz var..ve gerçeği söylemeyen ,kıvranan bir tarık var..ve tarık naza çok kırgın..patlayamadıkça kabuğuna çekildi bölümde..aslında naza çok kırgın bence..bu olaydan çıkarabileceği tek olumlu sonuç şu olmalı..naz, hiç görmediği tarık tekelioğluna zengin ve banka sahibi olduğu için değil, bir melek kadar iyi olduğu için hayran..en azından nazın maddesel özelliklere önem vermediğini farketmiş olmalı..naz da olay şu..daha öncede yazmıştım.naz tarığın sofia ile ilşkisine çok inanmış durumda.sarhoş gecenin ardından uçağı kaçırma sonucu tarığın o talihsiz konuşması nazda derin yara açtı bence..ve derhal savunma mekanızmalarını devreye soktu..acı çekmeye hiç tahammülü yok bu kızın..tarığın yerine ikame edip hayranlık duyabileceği diğer tarık karakterine yönlendirdi beynini..şöför tarığı düşüncelerinde uykuya yatırdı.yani üstüne kül döktü..ama içindeki ateş sönmedi sadece uykuya yattı..bu adam günün birinde nasılolsa gidecek.italyaya gidecek..sofiaya gidecek..ama ben o daha gitmeden bu olayı bitirmeliyim kafamda düşüncesiyle diğer tarığa platonik olarak bağlanmaya çalışıyor..gönderilen her sms den pozitif anlam çıkarmaya çalışıyorki şöför tarıkla arasında kurduğu zırh yıkılmasın diye azami çaba sarfediyor..pekde sağlıklı bir ruh hali değil tabiki..ama bu zırh yıkıldığı anda naz dağılacaktır..dün gece naz neden bayıldı.o an o zırhın yıkıldığını,tutunacak dalın koptuğunu hissetti..naz neden artık tarıkla öpüştüğü anların hayallerini aklına gitirmiyor..çünkü o anlar külün altındaki ateşin içinde saklı...annesiz büyümüş,sevdiğini kaybetmenin acısını yaşamış bir karakter..bu üzüntüyü tekrar yaşamaktansa başka dallara çaresizce tutunmaya çalışan bir genç kız o..ve tarıkda ona aslında birazda bu nedenle bu kadar bağlı.onu kırmaya çekiniyor.onun bu yapısının farkında..geceki itirafından bence birazda o nedenle çark edebilir tarık..
Tarık'ı,şuan ki rakibinin yine kendisi olması bence de çok rahatsız ediyor.Benim düşünceme göre bunun birkaç sebebi var.Her ne kadar yine kendisi bile olsa Tarık,Şoför Tarık kimliğini Tarık Tekelioğlu kimliğinden daha önde tutuyor.Çünkü eski yaşantısında yapmış olduğu hatalar,hayata dair boşvermişlikler Şoför Tarık'ın hayatını yaşamaya başladığından beri,bir bir önüne serilmeye başladı.Bu da Tarık Tekelioğlu'nu Şoför Tarık dan daha değersiz kıldı bence.Tarık Tekelioğlu,mevki olarak kendisinden çok üstün bir profil çizsede insanı değerler bakımından üstünlük vasfının Şoför Tarık da olduğunu düşündü..Kendisinin bile değersiz görmeye başladığı bir kişiliğe Naz'ı kaptırmak Tarık'ın ağırına gitti ve bunu şizofren bir tavır sergiliyerek ifade etmeye çalıştı...Bir başka sebepte yaşanmışlıklarla ilgili.Her ne kadar ortada tam anlamıyla itiraf edilmiş duygular yoksada,Tarık Naz'ın kendisine karşı boş olmadığını düşünüyordu.Bu zamana kadar karşısına bazı rakipler çıkarsa da Naz'ın bunu kıskandırmak adına yaptığı gün gibi aşikardı ve Tarık da bunun farkındaydı.Onlarla yarışmadı aslında.Olayların gidişatına göre tavrını koydu o kadar.Çünkü,her zaman önde olanın kendisi olduğunu,diğer şahısların Naz'ın kalbinde yer tutamıyacaklarını biliyordu.Tarık'ın onlarla yarıştığını hep Naz düşündü.Çünkü bu sayede,kendisini Tarık'ın kalbinde var hissediyordu.Durumu şuan itibariyle vahim kılan ise Naz'ın duygusal manada gerçekten birşeyler hissettiği düşüncesi ve Tarık'ı tamamen bu hislerinin dışında tutması.Tarık da bunu farketti ve ilk defa Naz'ın kalbindeki yeri tehlikeye düştü.Üstelik bu tehlikeyi yine kendisi yarattı.Tarık'ın istediği Naz'ın kendisini Şoför Tarık olarak sevmesi.Mevki gözetmeksizin,yaşanmışlıklara önem vererek...Tarık Tekelioğlu şuan bu istegini sekteye uğrattı...:img-yes:
Olayın bir de Naz cephesi var tabi...İşte bu cephe konusunda senin yazdıklarına katılamayacağım Bengi'ciğim.Yorumundan anladığım kadarıyla Naz'ın bu tavırları sergilemesinde ki sebebi,Tarık'ı zaten kaybedecek olması nedeniyle,duygularına sünger çekmek yada çekmeye çalışmak olarak göstermişsin.Ama şöyle bir durum var.Diyelim ki senin dediğin gibi,ilerde acı çekmemek adına içinde ki duygularını bastırmaya çalışıyor ve bunun için araç olarak da Tarık Tekelioğlu'nu kullanıyor olsun.Peki,insan birine bu kadar güçlü hisler beslerken,sırf acı çekmemek adına böyle bir mutluluk oyunu içine girmeye çalışırken biran için bile olsa açık vermez mi?Arada bile olsa duygularının gerçek sahibine gönlü kaymaz mı?Benim bildiğim insanlar gerçekten aşık oldukları kişiyi başkalarında görürler.Herşey ona,gerçek aşkı temsil eden kişiyi hatırlatır ve herkesi onunla kıyaslar.Ama Naz da bu durum farklı bir şekilde kendini gösteriyor.Hiç görmediği,birkaç gün öncesine kadar nefret ettiği birini,yaşanmışlıkları hiçe sayarak ve görmezden gelerek Tarık dan önde tutması gerçek aşk değil bence.Eğer olay ileriyi görmekse ve acı çekmemek için vazgeçmekse,bence Naz bunu hayata geçirmek için yanlış bir yol seçti.Çünkü, gerçekten aşık bir insana asıl acı veren sevdiğinin acı çekmesidir ki Naz şuan bunu çok yi beceriyor.Sevdiğini acı çekerken görmek birine acı vermiyorsa,başka hiçbirşey ona acı veremez bence.Gerçek aşk acı çektirmektense,acı çekmektir.Tabi biz forum olarak onların acı çekmesinden değil,ellerinde ki bu büyük aşkı heba etmemelerinden ve yaşamalarından yanayız...:img-yes:
Senin bahsettiğin Naz'ın içinde bulunan üzeri küllerle örtülmüş ama altında bir ateş barındıran aşk nerdeyse bir avuç külden ibaret oldu.En azından bize yansıyan bu.Senaristlerimiz bu külden Tarık'ı tekrar nasıl yaratacaklar,bu aşkı yeniden nasıl alevlendirecekler,bunu başarsalarda gözümüz de,değerini yitirmeye başlayan Tarık_Naz aşkını,tekrar değerli kılabilecekler mi bilemiyorum...:icon_sorr
pas.si.on79
31-05-07, 15:40
Cansucuğum harikasın:img-hyste :img-hyste
Eline sağlık.. Valla keyfim yerine geldi...:happy0064 :happy0064
Gizemciğim alternatif son u alıyım ben.. Yoksa Cansunun replikleri gerçek olacak.:img-hyste :img-hyste
Çok güzel diyorsun ama neden hep bayanlar bazı şeyleri duyup garantiye almak ister? Mesele kontrol meselesi ise, bence çok saçma. Bazı şeyler de kadınların kontrolünde olmasın... Yani bir adam içine kapanık olsa, bazı şeyleri sözle söylemekten hoşlanmasa, bakışlarıyla, gözleriyle ifade etmekten yana ise ne olacak??
Ne mı olacak arkadaşım? tabııkı kız çoktan başka bırını bulmuş olacak.
Acı ama gerçek bu kusura bakam erkek göu kadın kulagı ıle sever.Zaten o aşk eger gerçek bır aşk ıse en cekıngen erkek,sözlerı ıle bakışları ıle herseyı anlatmayı seven erkek bülbül kesılır merak etme.Bunu işi garantı ye almakla da alakası yok bence.Doğa kanunu bu:img-yes:
Konunun dışına çıktım ıkı kelam da bızımkıler için soylıyeyım.
Bodruma gıdıldı cekımler devam edıyor malumunuz.Bence orda tarık ta bırını bulsun.Naz kanatsız melek TT den mesaj beklerken,Tarık da buldugu kız ıle çıksın gezsın .Tabıı Naz yıne çıkamazsın sofıaya ihanet edemezsn dıyecek .Tarık ta yapıştırsın cevabı sofıa ıle konuştum italya ya dondugu gun ayrıldık desın :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste
ozaman ne yapar Naz?
DeL1nquenT
31-05-07, 15:41
Herkeze merhabalar dün Tarık'ın söylediği şarkıların ismi neydi acaba cevap yazarsanız çok sevinirim.
Hulusiye ve Belgine çok üzüldüm bilhassa hulusiye çok üzüldüm :( oturup ağlayacaktım (zaten oturuyordumda neyse) sonunda gerçek kimliğini söyledi fakat naz ev ahalisine duyurduğu zaman yine Tarık'a inanmayacaklar çünkü Ümit ile Vahi deli sanıyor Tarık'a yine inanmayabilirler bu yazıyı bir köşeye yazın :D
.
şimdi bu gerçeği iki durum için söylemiş olabilir.
1- naz, tarık tekelioğlu'na aşık oldu. bari kimliğimi söyleyim aşk başlasın.
2- ayrılık vakti geldi. hiç görmediği birisine aşık olan kızla benim işim olmaz. gerçeği söyleyip ayrılığın tam zamanı.
naz'ın tarık'a olan aşkı bitmiş
tarık, naz'dan sıkılmış
saf aşk dediğimiz aşk, doymuş çözeltili aşk olmuş
gel de çöz çözebilirsen artık.
1.şık kesinlikle olamaz...Naz.aylardır aralarında yaşanan şeyleri, görmediği tandığını zannettiği aslında hiç tanımadığı biri yüzünden elinin tersiyle itiverdi,bu kişi için gerekli bilgiyide Tarık'tan istedi....ikisinin aynı kişi olması fark etmez başka biride olabilirdi .. bu durum Tarık için kabul edilemez bir durum...ne olursa olsun ne söylenirse söylensin aşk yine başlasın demez
2.şıkka gelirsek daha makul ayrılık şart oldu fakat Tarık benim işim olmaz bu kızla deyip çekip gitmez,fakat tüm bu olanlardan sonra Tarık'ın araya mesafe koyması gerekir,bunu yapmalıdır da
son sözlerine gelince bu işi çözmek gerçekten zor oldu,senaristlerin tatmin edici bir şekilde olayı götürmeleri gerekiyor,yoksa bazı diziler gibi güzel başladı ama sonu kötü bitti şeklindeki yorumlardan YY 'de nasibini alacak
schmetterling
31-05-07, 15:50
Senin bahsettiğin Naz'ın içinde bulunan üzeri küllerle örtülmüş ama altında bir ateş barındıran aşk nerdeyse bir avuç külden ibaret oldu.En azından bize yansıyan bu.Senaristlerimiz bu külden Tarık'ı tekrar nasıl yaratacaklar,bu aşkı yeniden nasıl alevlendirecekler,bunu başarsalarda gözümüz de,değerini yitirmeye başlayan Tarık_Naz aşkını,tekrar değerli kılabilecekler mi bilemiyorum...:icon_sorr
Songülcüğüm bugün yazdıklarının aynılarını üşenmesem kelimesi kelimesine yazabilirdim... bu kadar mı örtüşür düşünceler... tabi senin gibi ifade edemeyebilirdim kendimi...
sonuç olarak alıntıladığım bölüme ben sadece bir çözüm bulabiliyorum, AYRILIK.. Tarık da bi kere de olsa uzun süreli ayrılık yaşayabilsin artık ya... kız bi özür mektubu yazıyor anında geri dönüyor yetti ya.. Naz'ın burnunun sürtülmesi lazım.. ama bu başka bi aşkla kıskançlıkla vs. olcak iş değil... Ciddi ciddi Tarık'ın Naz'ın hayatından çıkması lazım.... Naz ne dedi daha 4 bölüm önce... "o seni unutur ama sen onu asla..."
ee soruyorum o zaman Naz hatırlar mısın bi Tarık vardı, sen dağda yapayalnız kaldın, aşk sizi sobeledi orada, gizli kalmış aşkınız alevlendi biraz.. sen Tarık'a gözün gibi baktın,ısıttın, aşkınla onu iyileştirmeye çalıştın, o senin için kendini tehlikeye attı.. sen hatırlamadın bi de göl evinde üzerinden geçtiniz bi güzel... sen ona "bu sefer suç senin değil ikimizin de" dedin, "tabi bi suç varsa ortada" diye ekledin, el ele göz gözeydiniz.... Evet canım evet o Tarık işte senin şoförün olan, hep çok yakın olduğunuz evet... o günlere ait hafızana ne oldu Naz?
Bodruma gıdıldı cekımler devam edıyor malumunuz.Bence orda tarık ta bırını bulsun.Naz kanatsız melek TT den mesaj beklerken,Tarık da buldugu kız ıle çıksın gezsın .Tabıı Naz yıne çıkamazsın sofıaya ihanet edemezsn dıyecek .Tarık ta yapıştırsın cevabı sofıa ıle konuştum italya ya dondugu gun ayrıldık desın :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste
ozaman ne yapar Naz?
Valla kötü düşünmek istemiyorum, genelde yaptığım o kadar olumsuz yoruma rağmen halen içimde iyi bir şekilde beslediğim (ahahah ne demekse) bir umut var, ama tekrar bir araya gelirlerse ve yaşananların hepsi mantıklı bir şekilde bağlanmazsa, sabaha kadar gitsinler bodruma...
Naz ne yapar o zaman??? Hmm alır eline bir kapak dolanır Kara İncir plajında :)
Ne diyim ki :)
bekleyeceğiz....
45 bölüm çok sade ve sıkıcıydı final sahnesi de çok güzel olmamış naz da beni deli etti yok en sevdiği yemek nelerden hoşlanırdı filan:@valla dövesim geldi nazı:(:)bide çok kuru bir itiraf oldu ya daha güzel olabilirdi
hulusiyede bu sefer gerçekten üzüldüm ya adamın hiç bir suçu yok
tabi vahiler tarıka inanmıcaklar aynalarla konusuyorlar ama nazada sölerler nazda ondan kanar ve dizi iyice saçma bir duruma gelebilir
Arkadaşlar dünkü bölüm gerçekten güzeldi bee.. Düşünün bir kere en azından kaç bölümdür duymadıgımız için özledigimiz Barış ın şarkı söylemesini izledik, daha sonrasında Ümit ile Filizi cıkıyorken gördük ve ayrıca benim içimin yaglarını eriten olay da Belginin cantasını kaptırması ve daha sonrasında Hulusi den resti görmesi oldu...Ooohhh ne iyi oldu ona :) Bunlar bence dünkü bölümü güzelleştiren şeylerdi.. Ama önümüzdeki bölüm hepimizi yanıltıp artık eskiye dönüş yapar inşşş
Sevgili pas.si.on79 ve tarık_naz....ben de çok isterdim Tarık'ın Naz'ı orada bırakıp gitmesini...düşüne düşüne beynim sulandı...ya da öyle olmasını istediğim için belki de ...bir umut diyorum ki...Naz bayılırken , Tarık'ın yüzünde üzüntü ifadesi yok...hayal olabilir mi? (10 dk. öncesine kadar böyle düşünmüyordum) 46 nın başında, Tarık çekip gitse, ne güzel olur?
45 bölüm çok sade ve sıkıcıydı final sahnesi de çok güzel olmamış naz da beni deli etti yok en sevdiği yemek nelerden hoşlanırdı filan:@valla dövesim geldi nazı:(:)bide çok kuru bir itiraf oldu ya daha güzel olabilirdi
hulusiyede bu sefer gerçekten üzüldüm ya adamın hiç bir suçu yok
tabi vahiler tarıka inanmıcaklar aynalarla konusuyorlar ama nazada sölerler nazda ondan kanar ve dizi iyice saçma bir duruma gelebilir
herhalde o kadar da cıvıtmaz senaristler,en azından birileri kimlik sormayı akıl edebilir(şüpheliyim gerçi).ya da tarık ispat için kimse sormadan gösterebilir tabii her zamanki gibi bir yerlerede unutmadıysa..
Konunun dışına çıktım ıkı kelam da bızımkıler için soylıyeyım.
Bodruma gıdıldı cekımler devam edıyor malumunuz.Bence orda tarık ta bırını bulsun.Naz kanatsız melek TT den mesaj beklerken,Tarık da buldugu kız ıle çıksın gezsın .Tabıı Naz yıne çıkamazsın sofıaya ihanet edemezsn dıyecek .Tarık ta yapıştırsın cevabı sofıa ıle konuştum italya ya dondugu gun ayrıldık desın :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste
ozaman ne yapar Naz?
Son sahneden sonra fena olmaz hani,hem cinsimi savunacak değilim kendisi kaşındı:)
Naz'ın ne yapacağı belli,eskiden ne yaptıysa yine onu ama yapacakları tARIK'IN hafızasından söylenenleri silermi bilemeyeceğim
son sahnede naz ın aşık olduğunu ima ettiği sahnenin bir benzeri "leon" filminde mathilda ile leon arasında da yaşanmıştı.işte leon ve tarık arasındaki 7 fark:))
mathilda: leon, i think i'm falling in love with you. it's the first time for me, you know?
léon: how do you know it's love if you've never been in love before?
mathilda: cause i feel it.
léon: where?
mathilda: in my stomach. it's all warm. i always had a knot there and now... it's gone.
léon: mathilda, i'm glad you don't have a stomachache any more. i don't think it means anything.!
elmali-turta
31-05-07, 16:32
Herkeze merhabalar dün Tarık'ın söylediği şarkıların ismi neydi acaba cevap yazarsanız çok sevinirim.
Birisi yanılmıyorsam Hasretinle yandı gönlümdü diğerini unttum:icon_sorr
:img-blush zaten o baya kısaydı bilen varsa söyler galiba:)
şimdi bu gerçeği iki durum için söylemiş olabilir.
1- naz, tarık tekelioğlu'na aşık oldu. bari kimliğimi söyleyim aşk başlasın.
2- ayrılık vakti geldi. hiç görmediği birisine aşık olan kızla benim işim olmaz. gerçeği söyleyip ayrılığın tam zamanı.
naz'ın tarık'a olan aşkı bitmiş
tarık, naz'dan sıkılmış
saf aşk dediğimiz aşk, doymuş çözeltili aşk olmuş
gel de çöz çözebilirsen artık.
Sevgili Kırkdaşım :img-grin2 üzgünüm ama bence ikiside değil.Bu dizi bana şunu gösterdi ki olaylara düz mantıkla bakmamak lazım.Yani bizim senaristlerimiz öyle herkesin bildiği cevapları pek sevmiyorlar.Kendimi senaristlerin yerine koydum ve acaba bunu hangi mantık çerçevesi içerisinde yaptırmış olabilirler diyerek düşündüm.Sonuç şu;Tarık bu itirafı yaparak Naz'a,Tarık Tekelioğlu'nun aslında gözünde büyüttüğü kadar erdemli bir insan olmadığını ispatlamak istedi bence.Şuan da senaristlerimiz sayesinde fazla yerinde olmayan aklına göre,Tarık Tekelioğlu'nu bu sayede yenmeyi planladığını zannediyorum.Burada hesaba katamadığı şey ise, kaybedenin yine kendisi olacağı.Anlayacağın Tarık'ı getirdikleri bu ruhsal bunalımdan sonra senaristlerimiz,ancak böyle bir gerekçe sunabilir bize...:img-grin2
Cansu'cuğum replikler süper olmuş.Emeğine sağlık...:good:
pas.si.on79
31-05-07, 16:39
Sevgili pas.si.on79 ve tarık_naz....ben de çok isterdim Tarık'ın Naz'ı orada bırakıp gitmesini...düşüne düşüne beynim sulandı...ya da öyle olmasını istediğim için belki de ...bir umut diyorum ki...Naz bayılırken , Tarık'ın yüzünde üzüntü ifadesi yok...hayal olabilir mi? (10 dk. öncesine kadar böyle düşünmüyordum) 46 nın başında, Tarık çekip gitse, ne güzel olur?
Konunun dışına çıktım ıkı kelam da bızımkıler için soylıyeyım.
Bodruma gıdıldı cekımler devam edıyor malumunuz.Bence orda tarık ta bırını bulsun.Naz kanatsız melek TT den mesaj beklerken,Tarık da buldugu kız ıle çıksın gezsın .Tabıı Naz yıne çıkamazsın sofıaya ihanet edemezsn dıyecek .Tarık ta yapıştırsın cevabı sofıa ıle konuştum italya ya dondugu gun ayrıldık desın :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste
ozaman ne yapar Naz?
İşin tuhaf yanı eğer O düşme olayı gerçek ve de Naz inanmayıp ya da inanmadığı es geçilip başka konuya dönerse ve ben TArık a işte o zaman kızarım.. Tarık ı o kadar arkadaşın dediği gibi Nazın her dediğini yapması..Buna rağmen yaşanılan bu olaylara rağmen aynı şekilde devam ederse Tarık karakteri aynayla konuştuğu için delirdiğini düşünmem ama bu yüzden düşünürüm.
Eğer Tarık Nazın bu tavırlarından sonra yeni bir karar alır da O da kıskandırmayı düşünürse.... Tamam Naz haketti bunu.. Ama Naz bu durumundan nasıl kurtarılacak.Nazın yaptığı unutulacak birşey değil....Bodrumda neler olur bilmiyorum ama sanki bu gidişle en azından 4-5 hafta böyle olur gibi...
Sevgili uğur kedi yanıldığımızı söyleyin lütfen....
pas.si.on79
31-05-07, 16:46
Sevgili Kırkdaşım :img-grin2 üzgünüm ama bence ikiside değil.Bu dizi bana şunu gösterdi ki olaylara düz mantıkla bakmamak lazım.Yani bizim senaristlerimiz öyle herkesin bildiği cevapları pek sevmiyorlar.Kendimi senaristlerin yerine koydum ve acaba bunu hangi mantık çerçevesi içerisinde yaptırmış olabilirler diyerek düşündüm.Sonuç şu;Tarık bu itirafı yaparak Naz'a,Tarık Tekelioğlu'nun aslında gözünde büyüttüğü kadar erdemli bir insan olmadığını ispatlamak istedi bence.Şuan da fazla yerinde olmayan aklınca Tarık Tekelioğlu'nu yenmiş olacaktı.Burada hesaba katamadığı şey ise, kaybedenin yine kendisi olacağı.Anlayacağın Tarık'ı getirdikleri bu ruhsal bunalımdan sonra senaristlerimiz,ancak böyle bir gerekçe sunabilir bize...:img-grin2
Cansu'cuğum replikler süper olmuş.Emeğine sağlık...:good:
Evet Songül haklısın.. Tarık bu şekilde düşünmüştür.Ama yine de Nazın durumu o kadar Onu sıktı ki..Bir an ne olacaksa olsun..Naz ne tavır sergileyecek diye ve kafasındaki inandığı ya da inanmadığı bir sürü sorudan daralmış ve patlamış olabilir.
cancan00619
31-05-07, 16:46
Tarık sonunda itiraf etti. Bodrum bölümleri de 46 da başlıyor. tarık tekelioğlu itirafı ve sonrası yarım bölüm mü?
pas.si.on79
31-05-07, 16:50
Barış Akarsu nun resmi sitesine sevgili sevtoş ablamız eklemiş.Eline sağlık...
BARIŞIMIZDAN 45.BÖLÜM PARÇALARI..
KISA KISA DA OLSA ÖZLEM GİDERMEK ÇOK İYİ GELDİ..ÖZLEMİŞİM...
HASRETİNLE YANDI GÖNLÜM
Hasretinle yandı gönlüm
Yandı yandı söndü gönlüm
Evvel yükseklerden uçtu
Düze indi şimdi gönlüm...
Aramızda karlı dağlar
Hasretin bağrımda kışlar
Başa geldi olmaz işler
Yokluğundan öldü gönlüm...
Gözlerimde kanlı yaşlar
Hasretin bağrı hışlar
Başa geldi olmaz işler
Yokluğundan öldü gönlüm...
Gelecektin gelmez oldun
Halimi hiç sormaz oldun
Yaralarımı sarmaz oldun
Yokluğundan öldü gönlüm...
Aramızda karlı dağlar
Hasretin bağrımda kışlar
Başa geldi olmaz işler
Yokluğundan öldü gönlüm...
Gözlerimde kanlı yaşlar
Hasretin bağrı hışlar
Başa geldi olmaz işler
Yokluğundan öldü gönlüm...
Edip Akbayram
----------------------------
SEN HEP BENİMSİN
Bir yaz daha sensiz akıp gider
Tututlur her gün gözlerim sen neredesin
Gelmeyecek geriye o güzel günler
Ararım seni o en güzel halinle
Sen değilsin yalnız acı çeken
Düşünüp yağmuru bitmeyen sonbaharı
Son bir defa öperek o dudakları
Analım gel bu son hatırayı
Sen hep benimsin yalnız değilsin
Şimdi rüyalarda gülümser gidersin
Son bir defa öperek o dudakları
Analım gel bu son hatırayı
TARIK'IN SON SAHNEDE SÖYLEDİĞİ PARÇA REFLEX İN PARÇASIYMIŞ...
burcin_kaplan
31-05-07, 16:51
1-
Selamlar arkadaşlar herkese, öncelikle dünkü bölümü beğenmedim demicem eğer geçmişte olanları düşünmesem gayet güzel bir bölümdü diyebilirim.Ama ister istemez içime batıyor yapılan hatalar.
Bütün yorumları okuyamasamda sayfalara şöyle bir baktım ve gördüm ki Naz'ın dawranışlarına bir açıklama getirilmeye çalışılmış. 3-4 hafta önce bana denseydi ki şurda Naz sence niye böle yaptı, neden böle dedi niye böyle dawrandı? Oturur düşünürdüm bir cevapta bulurdum kendi açımdan.Derdim karakteri bunu gerektiriyor.Ama görüyorum ki artık ortada açıklanabilicek yada anlaşılabilicek bir dawranış yok dün bunu daha iyi anladım.Kesinlikle artık senaryoda hata oluşmaya başladı we bu göze git gide daha çok batıyor;
Naz:ya tamam bazen geçinemiyoruz ama iyiki varsın Tarık.
Tarık: iltifat ediyorsunuz Naz Hanım.Ben bu güzel sözleri hakedecek ne yaptım?
Naz: öyle deme düşünüyorum da benim için o kadar çok şey yaptın ki bu güne kadar kimsenin yapmadığı şeyler cenkin elinden beni nasıl kurtardığını hatırlıyor musun....
Daha başlayalı iki üç hafta olmuştu kaç defa tehlikeye atıldın benim için.
Tarık: Dedim ya vazifem
Naz: hiç de değil bu daha başka bişey çok özel bir şey akşam üstü seninle kawga ettikten sonra odamda hep bunları düşündüm.bizi.. aslında fark etmeden birbirimize ne kadar yakın olduğumuzu.Sende farkındasın di mi? (ciddi misin yemin et birbirinize yakınmışsınız:) bu cümleye dün güldüm gerçekten güldüm.Sanki iki kere öpüştüğün.33. bölümde o kadar sarılmalar yemek yemeler kayıklar hiç biri yoktu.Ondan böle bir laf geçti allah aşkına bu cümle nedir yani seni bir cenkin elinden kurtardı diye mi düşündün bunları? )
Tarık: Naz hanım..
Naz: ya lütfen bari şuanda Naz Hanım deme hiç yeri değil...
Tarık: Naz... bütün bu lafları bir yere bağlıcaksın di mi gene havada kalmayacak
Naz: bağlayacağım hatta bağlamak üzereyim.Tarık sana birşey itiraf edicem.Eğer istemiyorsan açıkça söyle seni zormak istemiyorum.Yani sadece içinden geliyorsa.
Hadi o biraz önce yukarda açıklama yaptığım cümleyide geçtim ufak bir hata diyelim.Şu girdiği yerden öyle güzel bir itiraf gelirdi ki ''ya lütfen bari şuanda Naz Hanım deme hiç yeri değil...'' şu cümlenin güzelliğine bakın.Ama işte dewamı bir o kadar saçma geldi.Yani karşındaki adamla aranda bişeyler war bu çok belli 46 hafta geçti.Neler yaşadınız neler.O gidicek diye ağladın onun için az mı uyumadın?? Kıskandın,kıskandırdın,kardeş rolüne büründün...vs...
Naz : kendinden üstün olanları kıskananlar ve takdir edenler başka bir değişle sevmeyenler vee….
Bunu burda demeye çekiniyorken seviyorum diyemiyorken nasıl oluyorda bundan birkaç saat sonra yukarda yazdığım replikler gibi konuşabiliyorsun.Hatta mideme kramplar giriyor bile diyebiliyorsun.
Yani demek istediğim o ki bölümün geneline baktığımda acayip büyük mantık hataları gördüm bunu görmek istemesemde görüyorum artık.Ve bana asıl batan olayda ne biliyor musunuz? eskiden oturur karakterleri tahlil etmeye çalışırdım.Artık onuda yapmıyorum çünkü ortada tahlil edilicek birşey yok sırf uzatmak için yapıyorlar.Yani Naz'ın yada Tarık'ın yaptığı bir harekette mantık falan aramıyorum artık arasamda bulamam zaten.Eskileri düşünmek sinirimi hoplatmaya yetiyor.
NOT:burda Naz'ın dawranışlarıyla ilgili yazdığım olay kesinlikle Naz Karakterininin yapısından kaynaklanmıyor.Artık senaristlerden kaynaklanıyor direk.Çünkü ortada bir boşluk war.Kesinlikle senaristlerden kaynaklandığını düşünüyorum.
burcin_kaplan
31-05-07, 16:52
2-
Evet gelelim Naz'dan sonra Tarık'a...Naz karakterini artık anlamıyorumda Tarık'ı anlar mıyım:)
En başta Tarık karakterindede beni sinirlendiren olay kesinlikle : AYNA
Bir bölüm gerçekten keyifli gelmişti.Çok gülmüştüm bunuda söylüyeyim ama resmen espirininde suyu çıktı.Yani acemi cadıyı yazmıyorlar diye özlem gideriyor bizim senaristler heralde aynayla:) Bu aynayla konuşma olayının sınırı zorladığını düşünüyordum.Odada Alfonsoyu görmesine bile deli oluyordum.En son Artık okul önünde Dikiz aynasında da çıkınca bendeki sinir tavan yaptı.Umarım bu ayna olayıyla bir daha karşılaşmayız.Ve Tarık'ın telefondada Filize söylediği sözler çok mantıksızdı.
Tarık: Ben değilim o beni o sahtekar abinle karıştırma.Söyle ona bu sefer yanlış adamla uğraşıyor.
Şu cümle herşeyi açıklamaya yetiyor galiba:) artık tarıkıda düzeltseler diyorum gerçekten bu konuda abartıldı.
bunlar bu hafta itibari ile oluşan kesin düşüncelerimdi.
Onun yanındaa Filiz'in Belgine Telefonda dedikleri acayip hoşuma gitti.Kesinlikle bu konuya değinilmesi gerektiğini düşünüyordum.Taa şu bankaya vekalet olayı Tarık'a verildiği bölümden itibaren böle bişeyler beklemiştim ama olmamıştı.Sonunda dedim dün.Gerçekten filiz hep üvey evlat gibiydi.Sonuçta kız okulunu okuyor herşeyi yapıyor tarık-filiz karşılaştırdığında filizin bir hatası görülemez bile we her zaman üvey ewlat gibiydi belginin gözünde ne olursa Oğluşum diyordu.Belgin bunla ilgili kesinlikle ders almalı.Umarm bu konu üzerine biraz daha giderler.Uzatmak için illa naz ve tarık karakterlerini parçalamaları gerekmiyor.Biraz bu konuda yoğunlaşsalar gene gayet güzel olur...
Umarım senaryoda beliren bu sorunlar çok yakında kalkar.Özellikle tarık-naz karakterlerinin mantık çerçevesinde yürütülmesini çok iswterim 45 haftadır bu diziyi izliyoruz.Ne oldu ne bitti en ince ayrıntısına kadar biliyoruz.Ve hiç bir sahnenin boşa heba edilmesini istemem.
Bu arada sahil sahnesinde ki o tarık tekelioğluyum açıklamasınında fos çıkacağından eminim bir şekilde bişeler olucak ama gene öğrenemicek naz bunu yada inanmayack herneyse.AMa buna seviniyorum çünkü daha kesinlikle tarık tekelioğlu olayının açıklanmasından yana değilim.
Sıkı,derin ve akıllıca yorumlar Burçin.Tebrikler..diyecek fazla birşey bırakmamışsın.:img-yes:
Ewet Burcin hakikaten cok saglam bir yazı yazmışsın tamamen katılıyorum :good:
AŞKIN PEŞİNDE
31-05-07, 17:06
jenn psikolojik yorumun çok yerinde ve güzel olmuş.Karakter analizin harika aynen katılıyorum sana
Bu diziyi eski türk filmlerine ve ordaki saf,temiz,güldürücü ve sıcacık karakterlere benzettiğim için de seviyorum ayrıca
Hiç umutsuz değilim büyük aşk gelecek
:good:
burçiiiiiiiiiiiiin :)
hislerime tercüman olmuşun. Bugün pek fazla işim olmadığından ötürü baya bir vakit geçirdim burada...
Seninki gibi düzgün yazamayabilirdim, biraz ağır kaçardı o yüzden merakla bekledim acaba ne yazılacak ne olacak diye ve piyango sana çıktı.
:img-hyste
Görüyorum ki zaten yine büyük bir çoğunluk bu belirsizliğin nasıl kapanacağını ve acil müdahele olmazsa artık işlerin iyice kontrolden çıkarak kötüye gideceğini düşünmekte.
Tek hareketle ya da bir bölümle açıkçası eşekten düşmüş gibi olmayı isterim... Nasip...
burcin_kaplan
31-05-07, 17:11
Yalancı Yarim forumunun delilerinin kaldığı akıl hastanesi.Bir görevli bütün odaları dolaşır.
BURÇİN: Of kim bu sabah sabah kapıyı çalan.Zaten dün dizi 00.40 da bitti hala yorgunum.
CANSU:Ya bakın biriniz şu kapıya
DENİZ:Tamam kızlar durun ben baktım
GÖREVLİ:15 dk içinde aşağıda toplanın.Duyuru var
GİZEM:Nee kim duyurmuş
MİRAY:Ne duyurmuş
DENİZ:Tamam geliyoruz.Hadi kızlar kalkın
odanın kapısı kapatılır
GÖREVLİ: Oley be oley sonunda kurtuluyoruz bu delilerden.Hele o yaptıkları iğrenç yemekleri denemekten kurtulmak süper ya:happy0064
MİRAY:Abla ya onlar ne duyurucaksa duyursun siz sonra bana duyurursunuz
CANSU:Ya duyur duyur ne oluyor.Anlamıyorum birşey.Ya neyse gidelim hadi
BURÇİN:Bir uyutmadılar ya
15dk sonra aşağıda.bütün odalar boşaltılmıştır.Hepimiz merakla bekliyoruz
HASTANENİN MÜDÜRÜ:Ses kontrol ses deneme 1 2.Öhö öhö
Sevgili Yalancı Yarim forumu delileri bu güne kadar hastanemize gösterdiğiniz YOĞUN ilgiden dolayı teşekkür ederiz.Ancak hastanemiz artık bu ilgiye karşılık verememektedir.Odalara her ne kadar fazladan yatak atsakta her geçen gün artan sayınızla başedemiyoruz.Bu yüzden sizleri yeni açılan Tarık Tekelioğlu Akıl Hastanesi'ne nakil ediyoruz.Orada burda olduğunuz kadar mutlu olucağınıza eminiz.Merak etmeyin oda düzenleriniz değişmicek.Kendinize iyi bakın.Sizi gerçekten hiç ama hiç özlemicez emin olun
ASU:1 dakika ya resmen kovuyorsunuz siz bizi
EBRU:Yok Asu öyle bir hata yapamazlar
SERDAR:Canlarına susamadılar ya
MÜDÜR:Arkadaşlar gerçekten yapabiliceğimiz birşey yok.Zaten emekli olma yaşımda geldi burayı kapatıp kendime huzurlu bir hayat kurucam.Hadi eşyalarınızı toplayın
Herkes eşyalarını toplar ve yeni hastaneye doğru yola çıkarlar
DENİZ:Geldik sanırım
CANSU:Güzel mekana benziyor
BURÇİN:Biz geliriz de güzel olmaz mı
MİRAY:Yaniii:)
GAMZE:Aman hemende pay çıkartın
YENİ MÜDÜR:Arkadaşlar burası sizin için özel olarak yapıldı.Her oda manzaralı
GİZEM: Oda düzenlerimiz değişmicek di mi
YENİ MÜDÜR:Hayır merak etmeyin
SERDAR:Şu oda ne manzaralı
YENİ MÜDÜR: Odalarımızın hepsi Tarık ve Naz manzaralıdır
EBRU:Şu odada çalan müzik ne
YENİ MÜDÜR:İsterdim
EBRU:Yaa e ben oraya doğru bir gidim
CANSU:Bahçe var di mi?
YENİ MÜDÜR:Evet hemde gül bahçesi var
CANSU:Hadi ya
BURÇİN:Bayıldım ben buraya
DENİZ:Herkesi düşünmüşler
YENİ MÜDÜR:Yanlız odalardan sadece 1 tanesi Tarık ve Naz manzaralı değil.O oda da Miray kalıcak
MİRAY:AAAA neden ya.Ben hayatta Tarık-Naz manzarasından ve arkadaşlarımdan ayrılmam
YENİ MÜDÜR:Ama o oda Ümit ve Filiz manzaralı
MİRAY: Düşündüm de madem o odada birinin kalması gerekiyor.Ben kalim bare
Yeni hastanemiz hepimize hayırlı olsun arkadaşlar:)
:img-hyste :img-hyste
süpersin cansu:)Yeni hastanemizde pek güzelmiş walla ya :img-hyste Yakında tarıkta gelir nasıl olsa yanımıza onada bir oda ayırmak lazım onun ki de sadece naz manzaralı olsun kendisini bir yerlerde görmek ona yaramıyor biliyoruz ki (bkz. ayna:) )
Tarık: Ben değilim o beni o sahtekar abinle karıştırma.Söyle ona bu sefer yanlış adamla uğraşıyor.
Şu cümle herşeyi açıklamaya yetiyor galiba:) artık tarıkıda düzeltseler diyorum gerçekten bu konuda abartıldı.
Aslında burada Tarık'ın çaresizliği, yapmış olduğu hırs ve üzüntüsünün karışımı sonucunda ortaya çıkabilecek birşey vermeye çalışmışlar ama demiş olduğun üzere sinirleri gerim gerim geriyor........
jenn psikolojik yorumun çok yerinde ve güzel olmuş.Karakter analizin harika aynen katılıyorum sana
Bu diziyi eski türk filmlerine ve ordaki saf,temiz,güldürücü ve sıcacık karakterlere benzettiğim için de seviyorum ayrıca
Hiç umutsuz değilim büyük aşk gelecek
:good:
O psikolojik tahlillere ben de sonuna kadar katılıyorum.Katılmadığım bunun uygulanma aşaması yani bu duygular karakterlerin içi bşaltılmadan da,hayranlıklar vs abartılmadan da işlenebilirdi.Yani bir insan iki gün önce nefret ettiği birine iki gün sonra haksızlık ettiğini düşünebilir veya aşkını kabulllenemediği ama içinden de atamadığı için dengesiz tavırlara girebilir.Ama "bunun dozu ne olmaldır" da yatıyor sanırım sorunun yanıtı.Yani Naz ne kadar abartmalıdır Tarık Tekelioğlunun düşündüğü kadar da kötü olmadığı ve ona bir hayranlık duymaya başladığı hissini?Beraberken Tarıkı kıskandırsa bile kendi kendine kaldığında Tekelioğlunun mesajını gözlerinde pırıltılarla okumasına ben dayanamadım özür dilerim affedin beni ama.Yani ikilemde kalmasına eyvallah ama bunca abartmasına gerek var mı?Tarık'ı bir kenara bırakın,aşık bir adama "bana karşı taraf için tüyo ver de ona yakınlaşayım tanıyayım" diyeceksiniz ve bundan sonra aşk hala kalacak mı?Ya da kalanın adı aşk olacak mı?Ben psikolojik durumlarının farkındayım ve psikolojiyle yakından ilgili birisi olarak da yapılan analizlere katılyorum ama katılmadığım şey karakterlerin işlenişidir...neyse uzatmayayım.Yazmayayım dedim ama ben de dayanamadım.:img-yes:
burcin_kaplan
31-05-07, 17:16
burçiiiiiiiiiiiiin :)
hislerime tercüman olmuşun. Bugün pek fazla işim olmadığından ötürü baya bir vakit geçirdim burada...
Seninki gibi düzgün yazamayabilirdim, biraz ağır kaçardı o yüzden merakla bekledim acaba ne yazılacak ne olacak diye ve piyango sana çıktı.
:img-hyste
Görüyorum ki zaten yine büyük bir çoğunluk bu belirsizliğin nasıl kapanacağını ve acil müdahele olmazsa artık işlerin iyice kontrolden çıkarak kötüye gideceğini düşünmekte.
Tek hareketle ya da bir bölümle açıkçası eşekten düşmüş gibi olmayı isterim... Nasip...
:) valla aslında yazarken şüphe içindeydim ama dedim yazıcam engelleme kendini burçin dök içini :)
Artık nerdeyse herkes bodruma umut bağlamış durumda bu gruba bende dahilim umarım bodrum bölümleri çok güzel olur ve bu yaptıkları olayların hepsini düzeltirler.ki nedense ondan da şüphelerim war ya neyse o konulara hiç girmeyelim :)
Evet Songül haklısın.. Tarık bu şekilde düşünmüştür.Ama yine de Nazın durumu o kadar Onu sıktı ki..Bir an ne olacaksa olsun..Naz ne tavır sergileyecek diye ve kafasındaki inandığı ya da inanmadığı bir sürü sorudan daralmış ve patlamış olabilir.
Gamze'ciğim zaten mantıksız olan Tarık'ın bu itirafı yanlış yerde yanlış gerekçeler üzerine yapmış olması.Bu yüzden Tarık'ın o anki duygu patlamasını sağlam temeller üzerine oturtmaya çalışmak yanlış olur bence.Senin sunduğun 2.seçenek senaristlerin son zamanlarda çizdikleri Tarık karakterine de aykırı olur.Çünkü Tarık o kadar dengesiz bir kişilik sergilemeye başladı ki şimdi kalkıpta dengesizlik üzerine kurulmuş bir ortamda yapılan bir itirafı,mantıklı bir gerekçeye bağlamaları absürt olur...:img-yes: Ama bir düşündüm de absürtlüklerin tavan yaptığı şu dönem içerisinde,görmemizin muhtemel olduğu seçenek bu olsa gerek...:img-grin2
ceza_cansu
31-05-07, 17:33
Burçincim canım ellerine sağlık.Yorumuna kesinlikle katılıyorum.Çok haklısın.Bencede dünkü durumun Naz'ın karakter özellikleriyle kesinlikle alakası yok.Senaristler ne yapmak istiyor gerçekten anlamadım.Naz'ın beyninde şoför Tarık'la bugüne kadar yaşadığı herşeyi sildiler.Naz değil miydi, Tarık'ı Filiz'deni,Ayşe'den,Melisa'dan,adını bile yazmaktan nefret ettiğim Pınar'dan,Francesca'dan,Sofia'dan kıskanan.Naz değil miydi,Tarık yüzünden gecelerce uyuyamayan.Naz değil miydi,Tarık'la 2 kere öpüşen...Bunları daha çok sıralayabiliriz.Ama senaristler dün Naz'a bütün bunları unutturdular.Bunun nedenini gerçekten çok merak ediyorum
:happy0064 :happy0064 :happy0064 burçin ellerine sağlıkk çookk iyi yazmışsın adeta hislerime tercüman oldun senin yazdıklarınin üstüne eklenecek hiçbişey yokkk :happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064
senaristler bence sirkelenip kendilerine gelmeliler ve biz ne yapıyoruzz böyle demeliler artıkk :img-yes: :img-yes: :img-yes: :img-yes:
ve gelelim tarık ve naza..
tarık dün bana çok çaresiz ve mutsuz göründü..diğer rakipleri gerçekte var olan kişilerdi ve onlarla yalın tarık olarak mücadele vermişti..ama şimdiki durum çok garip. rakibi var ama yok.çünkü kendisi.. gerçek kendisine babasının mübağalalı yalanları sonucu inanan bir naz var..ve gerçeği söylemeyen ,kıvranan bir tarık var..ve tarık naza çok kırgın..patlayamadıkça kabuğuna çekildi bölümde..aslında naza çok kırgın bence..bu olaydan çıkarabileceği tek olumlu sonuç şu olmalı..naz, hiç görmediği tarık tekelioğluna zengin ve banka sahibi olduğu için değil, bir melek kadar iyi olduğu için hayran..en azından nazın maddesel özelliklere önem vermediğini farketmiş olmalı..naz da olay şu..daha öncede yazmıştım.naz tarığın sofia ile ilşkisine çok inanmış durumda.sarhoş gecenin ardından uçağı kaçırma sonucu tarığın o talihsiz konuşması nazda derin yara açtı bence..ve derhal savunma mekanızmalarını devreye soktu..acı çekmeye hiç tahammülü yok bu kızın..tarığın yerine ikame edip hayranlık duyabileceği diğer tarık karakterine yönlendirdi beynini..şöför tarığı düşüncelerinde uykuya yatırdı.yani üstüne kül döktü..ama içindeki ateş sönmedi sadece uykuya yattı..bu adam günün birinde nasılolsa gidecek.italyaya gidecek..sofiaya gidecek..ama ben o daha gitmeden bu olayı bitirmeliyim kafamda düşüncesiyle diğer tarığa platonik olarak bağlanmaya çalışıyor..gönderilen her sms den pozitif anlam çıkarmaya çalışıyorki şöför tarıkla arasında kurduğu zırh yıkılmasın diye azami çaba sarfediyor..pekde sağlıklı bir ruh hali değil tabiki..ama bu zırh yıkıldığı anda naz dağılacaktır..dün gece naz neden bayıldı.o an o zırhın yıkıldığını,tutunacak dalın koptuğunu hissetti..naz neden artık tarıkla öpüştüğü anların hayallerini aklına gitirmiyor..çünkü o anlar külün altındaki ateşin içinde saklı...annesiz büyümüş,sevdiğini kaybetmenin acısını yaşamış bir karakter..bu üzüntüyü tekrar yaşamaktansa başka dallara çaresizce tutunmaya çalışan bir genç kız o..ve tarıkda ona aslında birazda bu nedenle bu kadar bağlı.onu kırmaya çekiniyor.onun bu yapısının farkında..geceki itirafından bence birazda o nedenle çark edebilir tarık..
Sevgili jenn,
Yorumuna nerdeyse tamamen katılıyorum.Çok iyi bir tespit yapmışsın bence.:img-wink: Özellikle de koyu renkli yerlere tamamen katılıyorum.
Naz, şuan da Tarık'ın gitme ihtimalinin çok yüksek olduğunu biliyor. Onun Sofia'yı sevdiğini, en azından Sofia'nın onu çok sevdiğini düşünüyor.Ve kendini Tarık'tan biraz uzaklaştırmak, onun gidişinden sonra çok fazla acı çekmemek için hiç tanımadığı ve merak ettiği TT'yle tanışmaya adıyor. Böylece kafasını dağıtıyor. Sırf bunun için de Hulusi'nin söylediği saçma yalanlara bile inanıyor. Daha doğrusu bence inanmak istiyor. Çünkü Naz'ın daha önceki hallerine bakarsak inanmak istemediği zaman ne kadar zeki ve araştırmacı olduğunu gördük.Ama şimdi öyle değil. Araştırmıyor bile...Çünkü buna inanmak istiyor. Sofia'yı sevdiğine inanmasına gelince... Burda ben Tarık'ı suçlu buluyorum. Nasıl ki Naz şimdiye kadar olan Cenk, Bora, Mert, Burak' ta hep sadece Tarık'ı kıskandırmak istediğini belli ettiyse; Tarık'ta şimdiye kadar ki kızlarda onunla olmak istemediğini açıkça belli etmişti. Franceska'ya no demeler. Melissa'ya "sadece Tarık " demeler ve de 5 misli maaşa rağmen gitmemeler, Pınar zaten çok açıktı sırf kıskandırmak için birlikte olduğu... Ama iş Sofia'ya gelince... Bir kere önce Alfonso olduğu ortaya çıktı. Sonra Sofia'nın onun için mafyaya karşı gelmesi...Sofia'nın sevgisini kendi sevgisiyle kıyasladı ve Sofia'ya yenildiğini düşündü. Ve Tarık'ta hiç bir açıklama yapmadı. Biz onunla sevgili değiliz, ben onu sevmiyorum,....fln demedi.Tam tersi Naz ne zaman görse birbirlerine sarılıyorlardı. Buna rağmen Naz önce Tarık'ı yollamak istedi, ama sonra yapamadı. Ama tam gitmediği için sevindiği bir zamanda Tarık'ın her zamanki yumuşak tepkisinin yerine bağırarak karşılık verdiğini görünce onun Sofia'ya duyduğu sevgiye inanmaya başladı. Dikkat ederseniz geçen bölümde de konuya değindi ama kaldıramayacağı için direk es geçti. Bu bölümde de sadece Tarık'a laf attı. Tarık madem Sofia konusundan bu kadar rahatsız oluyor. Bu konuya düzgün bir şekilde açıklama getirmesi gerekiyor. Hulusi'nin yöntemini kullanması gerekse bile...
Ama tüm bunlar Tarık'a çok üzüldüğüm gerçeğini değştirmez. Ve de özellikle o aynayla konuşma sahnelerini çok abartı buluyorum. Gerçekten deliye çevirmeye başladılar Tarık'ı... Yani bir insan aynalarla konuşur ama "sus gelirsem kırarım seni" demez.(Barış'ın oyunculuğuna diyecek lafım yok tabiii.Gerçekten çok güzel oynadı.) Ama sonraki kavgaya baktığımız da Naz'ın onca lafa rağmen TT yi koruması, ve de sonra gelen mesajlara inanmaması yukardaki söylediğim kendini korumaya çalışmasıdır. Ama bunu yaparken hem Tarık'ı hem de bizleri sinir ediyor o ayrı.Bir de en kötüsü senaristlerin habire flashbacklerle bu saçma sapan yalanları ve de Naz'ın bunlara inanmasını tekrar tekrar gözümüze sokmaları. Zaten bir kere izlemek yeterince acı veriyor... Ama Tarık'ın durum gerçekten kötüye gidiyor. Artık bir şeyler yapması lazım... Kafasında Tarık Tekelioğlu'nu gerçekten kendisinden ayırmaya başladı. Filizle konuşması da buna bir örnek. Onu öyle görmek beni çok üzüyor. Bunca zaman bir çok zorluğa katlanmış biri kendisiyle mücadelede ipleri elinden kaçırmak üzere...
ben bir kere sarhoş gecenin sabahında söylenen o sözlerin Tarıkın talihsiz bir konuşması olarak değerlendirmiyorum.
Yani sen beni kıskandın o yüzden bizi hiç yalnız bırakmadın..Sarhoş olup sabah uçağı kaçırmamı sağladın...Çünkü Gitmemi istemedin demesi bence hata değil..Tamamen yerinde birşey.. Ayrıca yalan mıydı? Naz niye bunu kabul etmek istemesin? YAlan , incitecek,kıracak,aşağıladığı birşey değil ki bu...Naz HAnım ın yaptıkları karşısında insaff yani,hemen bu kadar ağır bir tepki verecekse vay halimize..
Tarık birşey yapmıyor olayında bir kez daha görülüyor TArık Elinden geleni yapıyor.
Son olarak şunu söylemek istiyorum.Naz için gösterilen hoşgörü Tarık için hiç gösterilmiyor. Tarıkta aslında ailesinden uzak 4 yıl geçirmiş biri.. Yani orda kızlarla vs yaşadığı Onun çok mutlu olduğunu göstermez ki... Tarıka annesi üstüne düşmüş olabilir ama aradan 4 yıl öncesinde yaşananlar.4 yıldır zaten aile yanında değil..Babasının yoğun işlerinden dolayı,baba sevgisini ne kadar yaşamış olabilir.. Ülkeye döndüğünde 5 parasız bırakıldı.İşsiz bırakıldı.Babası tarafından dışlandı.. Ama bunlar bir bahane değil ki... YAşam öğretir zaten..
Tarık nasıl kendi ayaklarının üzerinde durmayı başardıysa..Aşkı uğruna bir çok şeyi gözaldıysa,katlandıysa.. NAz ın da bunu yapması lazım.. TArık ın gösterdiği o sevgiyi yakınlıktan sonra hala sevgiyi kime aşık olduğunu bilmeyen bir karakter olmamalı...
O sözler belki hata değildi, ya da kırıcı, incitici ya da aşağılayıcı... Ama bunları söyleme tarzı, ses tonu, onu azarlaması bunlar bence hataydı...Bugüne kadar Tarık Naz'a kızsa bile genellikle kibarca, yada dalga geçerek iğnlerdi.Ama o gün kızması Naz'da ters etki yaptı ve uçağı kaçırdığına gerçekten üzülmüş gibi düşündürdü. O yüzden onun Sofia'yı sevdiğini düşünmeye başladı. Üstelik zaten Tarık pasaportu hazır olduğu anda gidecekmiş gibi davranırken, bu tepkileri vermesi bence talihsizlikti.Çünkü o bunları söylemek istemiyordu.
Not : Schmetterling, keşke senin alternatif sonun olsaydı...
AŞKIN PEŞİNDE
31-05-07, 17:58
Elbette dizide hatalarda olacaktır belki sayısı biraz fazla ama yinede ekran başına kitleniyoruz bizi çeken şeyler var.Dünkü bölüm gerçekten Naz adına saçmaydı saflığın dozu çok abartıldı.Ama inanıyorum ki düzene girecek girmek zorunda heralde senaristler herkesin aşk beklediğinin farkındalardır aşk yaşanmazsa ya dizi biter ya da yeni saçmalıklar üretilir.
jenn zaten diziyi çok güzel özetlemişti aynı şeyleri yazmayayım
Naz ın alınganlık yapıp geri dönüşleri o aşkın küllerini az da olsa hala yaşatıyor bence ve kaçmaya çalışıyor bu duygudan.Tüm saçmalıkları bundan....:img-yes:
Tarık,Şoför Tarık kimliğini Tarık Tekelioğlu kimliğinden daha önde tutuyor.Çünkü eski yaşantısında yapmış olduğu hatalar,hayata dair boşvermişlikler Şoför Tarık'ın hayatını yaşamaya başladığından beri,bir bir önüne serilmeye başladı.Bu da Tarık Tekelioğlu'nu Şoför Tarık dan daha değersiz kıldı bence.Tarık Tekelioğlu,mevki olarak kendisinden çok üstün bir profil çizsede insanı değerler bakımından üstünlük vasfının Şoför Tarık da olduğunu düşündü..Kendisinin bile değersiz görmeye başladığı bir kişiliğe Naz'ı kaptırmak Tarık'ın ağırına gitti ve bunu şizofren bir tavır sergiliyerek ifade etmeye çalıştı...Bir başka sebepte yaşanmışlıklarla ilgili.Her ne kadar ortada tam anlamıyla itiraf edilmiş duygular yoksada,Tarık Naz'ın kendisine karşı boş olmadığını düşünüyordu.Bu zamana kadar karşısına bazı rakipler çıkarsa da Naz'ın bunu kıskandırmak adına yaptığı gün gibi aşikardı ve Tarık da bunun farkındaydı.Onlarla yarışmadı aslında.Olayların gidişatına göre tavrını koydu o kadar.Çünkü,her zaman önde olanın kendisi olduğunu,diğer şahısların Naz'ın kalbinde yer tutamıyacaklarını biliyordu.Tarık'ın onlarla yarıştığını hep Naz düşündü.Çünkü bu sayede,kendisini Tarık'ın kalbinde var hissediyordu.Durumu şuan itibariyle vahim kılan ise Naz'ın duygusal manada gerçekten birşeyler hissettiği düşüncesi ve Tarık'ı tamamen bu hislerinin dışında tutması.Tarık da bunu farketti ve ilk defa Naz'ın kalbindeki yeri tehlikeye düştü.Üstelik bu tehlikeyi yine kendisi yarattı.Tarık'ın istediği Naz'ın kendisini Şoför Tarık olarak sevmesi.Mevki gözetmeksizin,yaşanmışlıklara önem vererek...Tarık Tekelioğlu şuan bu istegini sekteye uğrattı...:img-yes:
Olayın bir de Naz cephesi var tabi....Diyelim ki senin dediğin gibi,ilerde acı çekmemek adına içinde ki duygularını bastırmaya çalışıyor ve bunun için araç olarak da Tarık Tekelioğlu'nu kullanıyor olsun.Peki,insan birine bu kadar güçlü hisler beslerken,sırf acı çekmemek adına böyle bir mutluluk oyunu içine girmeye çalışırken biran için bile olsa açık vermez mi?Arada bile olsa duygularının gerçek sahibine gönlü kaymaz mı?Benim bildiğim insanlar gerçekten aşık oldukları kişiyi başkalarında görürler.Herşey ona,gerçek aşkı temsil eden kişiyi hatırlatır ve herkesi onunla kıyaslar.
Öncelikle Naz zaten ona gerçek aşkı hatırlatan kişiyle kıyaslıyor bence. Naz TT'yi bankasından ya da mevkiiinden dolayı değil, yaptığı iyilklerden dolayı abartıyor. Hulusi'nin ilk yalanı neydi hatırlayın." Ben krediyi geri çektiğimde o herşeyi göze alarak size krediyi verdi." Yani TT de, şoför Tarık gibi Naz'ın arkasındaydı onların zor günlerinde. Yani Tarık unuturken yerine koyduğu kişi de Tarık'ın iyi yönlerine, Naz'ın ilk başta aşık olduğu yönlerine sahip olduğunu düşündüğü birisi...
Tarık'a gelince Tarık hep bolluk içinde rahatça, etrafında kızlarla, müzikle ve popüler bir şekilde yaşamış bir insandı.İtalya 'da da buna devam etti. Ama şimdi çalışıyor, herşeyi kendisi başarıyor ve bunun verdiği mutluluğu ve sorumluluk duygusunu yaşıyor. Belki de şu anda insanlara daha önce bakmadığı gözlerle bakıp, değer veriyor, ilgileniyor. Bu yüzden artık eski kimliklerinden kurtulmak istiyor. Naz'ın da o eski kimliklere önem verdiğini görünce çok kırıldı. Karşısında gerçek, somut bir rakip olmadığı içinde kendi iç hesaplaşmasına girdi. Umarım bir an önce bundan kurtulur ve eski haline döner. Çünkü onu öyle aynalarla konuşurken ve de başkalarına sanki başka bir Tarık varmış gibi bahsederken görünce benim de içim parçalanıyor.:icon_sorr
Ve senaristlerden ricam artık düzgün bir şekilde bağlasınlar, çünkü gerçekten sıkmaya başladı. Biz onları böyle görmek istemiyoruz.:img-help: :img-help:
Butun yorum yapan arkadaslar'a tesekkurler....dun Tarik ve naz'in birlikte oldugu sahneleri disinda her seyi begendim:img-yes:
Baris'in sarki soylemesi, Umit -Filiz sahneleri, Hulusi-Belgin sahneleri, Filiz-Belgin konusmalari cok guzeldi:img-yes:
Hulusi:benim bankam var!!
Sofor:hangisi? Dunya bankasimi:img-hyste
guzel replikler de vardi, ama eski bolumlerimiz cok farkliydi
kac haftadir Bodrum Bodrum diyoruz, baska birsey demiyoruz, umarin yeniden guzel gunlerimize doneriz, cok kucuk bir umut ama yine bekleriz:icon_sorr
NOT:Tarik Tekelioglu akil hastanemiz acilmis...hepimize hayirli olsun:)
Dediğim gibi psikolojik açıdan karakterlere yapılan yorumlara yürekten katılıyorum,hem coqette olsun hem de jenn ve diğer arkadaşların yorumlarına.Ne var ki;gene de bir konuyu yeniden söylemem lazım.Her iyi niyetle çıkılan yol iyiye varmayabilir bu sahnelerin işlenişinde olduğu gibi.Ben de jennin derin analizlerine katılıyorum insan psiklojisi çok tuhaf bir mekanizma,kendisini korumak uğruna Naz gibi acaiplikler içine girebilir bazen insanlar.Ama unutmayalım ki bu diziyi izleyenlerin hepsi de Arif Verimli,Yıldırım Aktuna benzeri kapasitede ve bilimsel yeterlilikle,kültürde değil.Yani herkes bunca derin düşünmez ve saçmaladıklarına kanaat getirir.Ki en derin analizlerle izleyen bizleri bile bezdirmiyorlar mı zaman zaman bir de böyle düşünün ne dersiniz?:img-wink:
Öncelikle Naz zaten ona gerçek aşkı hatırlatan kişiyle kıyaslıyor bence. Naz TT'yi bankasından ya da mevkiiinden dolayı değil, yaptığı iyilklerden dolayı abartıyor. Hulusi'nin ilk yalanı neydi hatırlayın." Ben krediyi geri çektiğimde o herşeyi göze alarak size krediyi verdi." Yani TT de, şoför Tarık gibi Naz'ın arkasındaydı onların zor günlerinde. Yani Tarık unuturken yerine koyduğu kişi de Tarık'ın iyi yönlerine, Naz'ın ilk başta aşık olduğu yönlerine sahip olduğunu düşündüğü birisi...
Zaten Naz'ın bu olaya mevkisel olarak bakmadığını hepimiz biliyoruz.Burada asıl çatışan karakterler.Ama bu konu ile ilgili şöyle bir durum var.Naz hiçbir şekilde kıyaslama bile yapmıyor.Direkt olarak Tarık Tekelioğlu'nu üstün görüyor ve Şoför Tarık'ı onu kıskanmakla suçluyor.Yani Şoför Tarık olarak bu zaman a kadar yaptıklarının hiçbir değeri yok gözünde.Değeri yok derken Tarık Tekelioğlu'na göre...:img-yes:
Dediğim gibi psikolojik açıdan karakterlere yapılan yorumlara yürekten katılıyorum,hem coqette olsun hem de jenn ve diğer arkadaşların yorumlarına.Ne var ki;gene de bir konuyu yeniden söylemem lazım.Her iyi niyetle çıkılan yol iyiye varmayabilir bu sahnelerin işlenişinde olduğu gibi.Ben de jennin derin analizlerine katılıyorum insan psiklojisi çok tuhaf bir mekanizma,kendisini korumak uğruna Naz gibi acaiplikler içine girebilir bazen insanlar.Ama unutmayalım ki bu diziyi izleyenlerin hepsi de Arif Verimli,Yıldırım Aktuna benzeri kapasitede ve bilimsel yeterlilikle,kültürde değil.Yani herkes bunca derin düşünmez ve saçmaladıklarına kanaat getirir.Ki en derin analizlerle izleyen bizleri bile bezdirmiyorlar mı zaman zaman bir de böyle düşünün ne dersiniz?:img-wink:
Haklısın medea, yani bazen diziyi izlerken çıldırmamak elde değil. Bir birine kızıyorum, 5 dakika sonra öbürüne...Sonra onlar için üzülüyorum. Yani bazen o kadar saçma davranıyorlar ki. Artık düzeltsinler yani. Bunlar Bodrum'a nasıl gidecekler bilmiyorum. Herkes Tarık için bir kız isterke, bir de öğreniyoruz ki Tarık'a gene rakip çıkıyor. Açıkçası bunlar daha önce hep ayrılık telaşını yaşadılar bir şey olmadı. Ben ayrılıktan ümidimi kestim açıkçası....Ben ciddi bir hayati tehlike istiyorum ki o zaman sonsuza dek birbirlerini kaybedebileceklerini ve birbirleri için ne ifade ettiklerini anlasınlar. Hele bir de bu bir kabgadan sonra olmalı bence...Madem unutturmak istiyor senaristler her şeyi, ancak böyle bir şey sonrasonda herşey önemsizmiş diyip, unutabilirler bence. Yani eğer bu ölüm tehlikesi Naz'ın başına gelirse belki son anlarında bile kimi düşündüğünü görüp, Tarık'ın farkına varır(gerçi zaten farkında bence, kaç kere kendine itiraf etti) ve de ona karşı davranışlarını değiştirir. Bir de şu Sofia meselesini kökten kapasalarda herkes bir rahat etse...
pas.si.on79
31-05-07, 18:30
coqette şimdi çok doğru tespitlerde bulunmuşsun.. Ama bunlar Naz karakterinin ne kadar saf karakter olduğundan kaynaklanıyor..Önceki O Naz tamam patron şımarıktı ama akıllı zeki ve seviyorsa istiyorsa herşeyi yapan bir karakterdi.TArıkın peşinden koşması,mektup yazması,özür dilemesi... Hem de birkaç kez.. Ama yapıyordu...
Şimdi diyorsun ki Naz Sofiayayı bıraktı...herkese karşı tavrını gösterdi ama sofiayla olan ilişkisinde sessiz kaldı.. Sofiayı isteyen TArık değil Nazdı... Onu çağıran ... Yani illaki eski sevgilisiyle, yine sevgili olacak diye birşey yok ki.. Geldi geleli Onu aramıyorsa..Onun üzerinden Franceskalar ı geçiyorsa ve Onu dahi gitmesine izin veriyorsa.. TArık burda Nazın yanında kalmayı tercih ediyorsa..kendisiyle olan yaşadıklarını,güzel sözleri görmezden geliyorsa,Naz gerçekten çok saf o zaman.. ki Naz böyle bir karakter olmadığından o sonuçta mantıklı gelmez..Böyle Naz karakteri ı hiç sevmem..
Hiç kimse sevdiğine aşık olduğuna... Böyle saçma bir nedenden dolayı kendinden soğutmak için Başka birine aşık oldum diye Ondan yardım istemez.T.T.nelerden hoşlanır,demez.. ki derse Tarıka acı çektirmiş olacağını düşünür..
Çok söyledim yine söylüyorum.Naz Tarıkın güzel gidecek konuşmaları da hep değiştirdi..Ya da söyletmedi.. Bunları da yapmaz.. Aralarındaki ilişki neden asla olmaz, zaten olmaz desin.. Neymiş efendim önceden sofiayayı seviyormuş,yine onu seviyormuş..Hayatında kaç tane sofiayalar olduğunu biliyor.
Tarıkı unutmak istemesi.. Şoför olanı... Onu unutmak için T.T nun üstüne düşmesi daha da kötü...Neymiş geçmişte Sofiayayı sevmediğini söylememiş.Tam söyleyip söylemediğinden emin değilim ama..En başta zaten ondan uzaklaştı.:Ümit dedi.Bir kaçışı vardı.O TArıkın peşinde demişti.Sonra unutma benim vatanım burası dedi.SEvdiğimin yanı burası dedi.. Daha ne desin.. Onu sevmediğini söyledi.
Bir de bunları hep görünmeyenleri kendi hayal gücümüzle düşünmek olmaz.. Tarık nasıl bunu dile getiriyorsa..Naz da bunu dile getirmeli. Söylemeli... Konular atlanılıyor,üzerinde durulmuyor.. İtalya-Sofia mevzusu geçti 2 haftadır yok zaten..Bundan sonra da bence Sofia artık da konu olmaz Bu hafta sofiayayı arıyosun dedi ama yine yeterli değil.Arasaydı arardı.Aralarında konuşurlardı.Naz a olan tavırları değişirdi.. NAzın yanında çalışmazdı.Buna rağmen hala Tarıkı sofiayaya bırakıyorsa .. dediğim Naz karakteri gerçekten içler acısı durumda.......Zaten BOdruma geçildi..Yaz boyu İtalya dan bahsedilmez herhalde.. Başka kıskançlıklar başka olaylar çıkacaktır..
Sevgili Kırkdaşım :img-grin2 üzgünüm ama bence ikiside değil.Bu dizi bana şunu gösterdi ki olaylara düz mantıkla bakmamak lazım.Yani bizim senaristlerimiz öyle herkesin bildiği cevapları pek sevmiyorlar.Kendimi senaristlerin yerine koydum ve acaba bunu hangi mantık çerçevesi içerisinde yaptırmış olabilirler diyerek düşündüm.Sonuç şu;Tarık bu itirafı yaparak Naz'a,Tarık Tekelioğlu'nun aslında gözünde büyüttüğü kadar erdemli bir insan olmadığını ispatlamak istedi bence.Şuan da senaristlerimiz sayesinde fazla yerinde olmayan aklına göre,Tarık Tekelioğlu'nu bu sayede yenmeyi planladığını zannediyorum.Burada hesaba katamadığı şey ise, kaybedenin yine kendisi olacağı.Anlayacağın Tarık'ı getirdikleri bu ruhsal bunalımdan sonra senaristlerimiz,ancak böyle bir gerekçe sunabilir bize...:img-grin2
Cansu'cuğum replikler süper olmuş.Emeğine sağlık...:good:
Sen uçmuşun Songülcüm. İrtifağı kaybetmeden biraz alçal :) :)
Hem ne demek istiyorsun sen bakayım Serdar'a. :img-hyste (Koyu Yer)
NOT: Burçin yazınla beni oldukça şaşırttığını itiraf etmeliyim. Senden beklemediğim bir türde yazıydı.
Umudum ve Temennim: Son sahne hayaaal olsun. Anlayan anladı :img-hyste
ceza_cansu
31-05-07, 18:31
Sanırım Naz'daki değişikliğin bir nedeni de diziyi Bodrum'a bağlamaktı.Malum Naz Bodrum'a staj için gidicek.Bu dün gece sonda olan şeyler bir şekilde açıklanır.Naz ikilemde kalabilir.Şoför Tarık mı yoksa Tarık Tekelioğlu mu diye düşünmeye başlar.Daha rahat düşünebilmek için de buralardan gitmek isteyebilir.Belgin hanımla konuşur.Onun zaten tek isteği Naz'ı oğluşundan uzak tutmak.O da hemen Naz'a Bodrum'da staj işini ayarlar.Ama sonra Tarık da Bodrum'a gidince Naz'ın yine düşünmek için ortamı olmaz.E malum Bodrum orda da kesin kıskandırmalar olur.Özellikle Tarık dünkü bölümde Naz'ın kendisine karşı birşeyler hissetmediğinden emin oldu.Bodrumda kendini birini bulursa hiç şaşırmam:)Tabi Naz yine delirir
NOT:Arkadaşlar şu önümüzdeki bölümlerden hangisi bilmiyorum ama biri çok önemli.Neden diceksiniz söyliyim rüyamda gördüm:img-hyste Bir önceki rüyamda dizinin saat 22.00 olduğunu görmüştüm.Saat 00.00 da bile dizimiz hala devame diyordu rüyamda bu rüyam dün çıktı.Demekki tutuyor benim rüyalar:)Dünkü rüyamda da Haluk Özenç'i gördüm:img-hyste Çok ciddiyim.Hepimiz bir yerdeyiz.Haluk Özenç sinirle geldi.Setteki ışıkçıyla sanırım kavga etmiş.Işıkçı demiş ki ''yeter artık sıkıldı millet.aşk görmek istiyor.Siz de uzattıkça uzatıyorsunuz.Reytingler bu yüzden düştü'' demiş.Haluk Özenç de buna çok kızmıştı ve ona inat bir bölüm yazmıştı.''Hadi bakalım bu bölümde bol bol aşk var.Görelim bakalım reytingler ve tepkiler nasıl gelicek.Benim işimi bana öğretiyor adama bak ya'' demişti rüyamda:img-hyste
Sanırım Naz'daki değişikliğin bir nedeni de diziyi Bodrum'a bağlamaktı.Malum Naz Bodrum'a staj için gidicek.Bu dün gece sonda olan şeyler bir şekilde açıklanır.Naz ikilemde kalabilir.Şoför Tarık mı yoksa Tarık Tekelioğlu mu diye düşünmeye başlar.Daha rahat düşünebilmek için de buralardan gitmek isteyebilir.Belgin hanımla konuşur.Onun zaten tek isteği Naz'ı oğluşundan uzak tutmak.O da hemen Naz'a Bodrum'da staj işini ayarlar.Ama sonra Tarık da Bodrum'a gidince Naz'ın yine düşünmek için ortamı olmaz.E malum Bodrum orda da kesin kıskandırmalar olur.Özellikle Tarık dünkü bölümde Naz'ın kendisine karşı birşeyler hissetmediğinden emin oldu.Bodrumda kendini birini bulursa hiç şaşırmam:)Tabi Naz yine delirir
NOT:Arkadaşlar şu önümüzdeki bölümlerden hangisi bilmiyorum ama biri çok önemli.Neden diceksiniz söyliyim rüyamda gördüm:img-hyste Bir önceki rüyamda dizinin saat 22.00 olduğunu görmüştüm.Saat 00.00 da bile dizimiz hala devame diyordu rüyamda bu rüyam dün çıktı.Demekki tutuyor benim rüyalar:)Dünkü rüyamda da Haluk Özenç'i gördüm:img-hyste Çok ciddiyim.Hepimiz bir yerdeyiz.Haluk Özenç sinirle geldi.Setteki ışıkçıyla sanırım kavga etmiş.Işıkçı demiş ki ''yeter artık sıkıldı millet.aşk görmek istiyor.Siz de uzattıkça uzatıyorsunuz.Reytingler bu yüzden düştü'' demiş.Haluk Özenç de buna çok kızmıştı ve ona inat bir bölüm yazmıştı.''Hadi bakalım bu bölümde bol bol aşk var.Görelim bakalım reytingler ve tepkiler nasıl gelicek.Benim işimi bana öğretiyor adama bak ya'' demişti rüyamda:img-hyste
hahahah Sevgili kankam isyan ettirecek IŞIKÇIYIMI buldun. :img-hyste :img-hyste Herkes duruyor ışıkçı isyan :):):):)
elmali-turta
31-05-07, 18:36
Sen uçmuşun Songülcüm. İrtifağı kaybetmeden biraz alçal :) :)
Hem ne demek istiyorsun sen bakayım Serdar'a. :img-hyste (Koyu Yer)
NOT: Burçin yazınla beni oldukça şaşırttığını itiraf etmeliyim. Senden beklemediğim bir türde yazıydı.
Umudum ve Temennim: Son sahne hayaaal olsun. Anlayan anladı :img-hyste
Burçincim öncelikle yazın gerçekten süper olmuş çok doğru tespitler canım ellerine sağlık :good: :img-wink:
Bu arada Anılcım canım benim anlayan çok iyi anladı:dito ama anlamasaydı sanki daha iyi olurdu zihnimde kötü anılar canlanıyorda:icon_twis :icon_twis
Zaten Naz'ın bu olaya mevkisel olarak bakmadığını hepimiz biliyoruz.Burada asıl çatışan karakterler.Ama bu konu ile ilgili şöyle bir durum var.Naz hiçbir şekilde kıyaslama bile yapmıyor.Direkt olarak Tarık Tekelioğlu'nu üstün görüyor ve Şoför Tarık'ı onu kıskanmakla suçluyor.Yani Şoför Tarık olarak bu zaman a kadar yaptıklarının hiçbir değeri yok gözünde.Değeri yok derken Tarık Tekelioğlu'na göre...:img-yes:
Daha önce de dediğim gibi Tarık Tekelioğlu'nu üstün görmüyor, üstün görmeye çabalıyor bence. Yoksa sevgili şoför Tarık'ını bırakın 50 tane Tarık Tekelioğluna hiç kimseye değişmez. Tabii Tarık bunu hissettirdiği sürece... Onu suçlamasından ziyade orda bırak artık yarışmayı demesi bence daha önemli çünkü Tarık eğer yarışırsa biliyor ki kazanacak...O yüzden onu dinlemek bile istemedi en başta.Halbuki Bora'da kıskandığını, yarıştığını düşündüğü halde güvenme sözünü dinlemişti. Burda kendini kandırmaya devam etmek için yeri geldiğinde Tarık'ı konuşturmuyor bile...Naz'ın bu durumdan kurtulması için bir an önce bir sarsıcı bir olayın olması lazım. Belki de bu TT itirafı, Tarık'ın delirdiği düşüncesi onu kendine getirir...
Evet, çok uzun bir süreden sonra ilk defa diziyi tam olarak izleyebiliyorum:happy0064
Tarık, izlediğim bölümlerde hep güçlü bir Tarık'tı. Yani bu o kadar güçlü bir kimlik ki, yaptığı iş şoförlük bile onu bastıramıyor, kişiliği hemen ortaya çıkıyordu. Gerçekten güçlüydü ve inatçı, zengin bir kıza bile pes ettirebilecek, onun inatlarını alt edebilecek kadar gücü vardı. Ancak bu sefer öyle görmedim.
Tarık, bu sefer gerçek kimliğinin altında ezildi bence. Tarık Tekelioğlu'nun altında hem de... Yani bu o kadar karışık bir durum ki anlatmakta zorlanıyorum. Şu an aslında Tarık bir bakıma kendisiyle mücadele ediyor da denebilir.
Naz'ın tavırlarına gelince... Onu her zaman anlar ve hak verirdim. Şimdi de anlıyor ve hak veriyorum. Aslında onun aklına Tarık Tekelioğlu'nun falan girdiği yok bence. O, tıpkı bir zamanlar Bora'da olduğu gibi(ahh Bora ahh:img-in_lo ) Tarık Tekelioğlu'nu, Tarık'ı küllendirmek için ortaya attı. Davranışları vs. hep o yönde. Aslında kırılmamak istiyor. Bu yüzden yapıyor. Bence, dizideki en karmaşık, çözümsüz, bu yüzden de insan tabiatına en yakın olan karakter Naz. Çok başarılı bir profili var bu karakterin. Geçmişte yaşadıklarının, annesiz büyümüş olmasının, bir arkadaşının bile olmamasının etkilerini biz neredeyse her bölüm görüyoruz.
Genel olarak ben dünkü bölümden keyif aldım. Ama eski bölümlerin tadında bir bölüm için sanırım Bodrum'u beklemek gerek:)
burcin_kaplan
31-05-07, 18:41
NOT: Burçin yazınla beni oldukça şaşırttığını itiraf etmeliyim. Senden beklemediğim bir türde yazıydı.
Umudum ve Temennim: Son sahne hayaaal olsun. Anlayan anladı :img-hyste
Süprizlerle dolu bir kişiliğimdir:img-hyste
Ben son sahnenin hayal olduğunu sanmıyorum.Ama öncedende dediğim gibi kesin bişeler çıkıcak en yüksek ihtimallimde Naz'ın kıskandığından böyle diyorsun demesi:)
Sanırım Naz'daki değişikliğin bir nedeni de diziyi Bodrum'a bağlamaktı.Malum Naz Bodrum'a staj için gidicek.Bu dün gece sonda olan şeyler bir şekilde açıklanır.Naz ikilemde kalabilir.Şoför Tarık mı yoksa Tarık Tekelioğlu mu diye düşünmeye başlar.Daha rahat düşünebilmek için de buralardan gitmek isteyebilir.Belgin hanımla konuşur.Onun zaten tek isteği Naz'ı oğluşundan uzak tutmak.O da hemen Naz'a Bodrum'da staj işini ayarlar.Ama sonra Tarık da Bodrum'a gidince Naz'ın yine düşünmek için ortamı olmaz.E malum Bodrum orda da kesin kıskandırmalar olur.Özellikle Tarık dünkü bölümde Naz'ın kendisine karşı birşeyler hissetmediğinden emin oldu.Bodrumda kendini birini bulursa hiç şaşırmam:)Tabi Naz yine delirir
NOT:Arkadaşlar şu önümüzdeki bölümlerden hangisi bilmiyorum ama biri çok önemli.Neden diceksiniz söyliyim rüyamda gördüm:img-hyste Bir önceki rüyamda dizinin saat 22.00 olduğunu görmüştüm.Saat 00.00 da bile dizimiz hala devame diyordu rüyamda bu rüyam dün çıktı.Demekki tutuyor benim rüyalar:)Dünkü rüyamda da Haluk Özenç'i gördüm:img-hyste Çok ciddiyim.Hepimiz bir yerdeyiz.Haluk Özenç sinirle geldi.Setteki ışıkçıyla sanırım kavga etmiş.Işıkçı demiş ki ''yeter artık sıkıldı millet.aşk görmek istiyor.Siz de uzattıkça uzatıyorsunuz.Reytingler bu yüzden düştü'' demiş.Haluk Özenç de buna çok kızmıştı ve ona inat bir bölüm yazmıştı.''Hadi bakalım bu bölümde bol bol aşk var.Görelim bakalım reytingler ve tepkiler nasıl gelicek.Benim işimi bana öğretiyor adama bak ya'' demişti rüyamda:img-hyste
Evet bodrumda kesin kıskançlıklar olur ya.. Tarık Naz'ın bu yaptırdıklarının acısını alır gibi geliyor banada:) bakalım neler görücez bir hafta kaldı bodruma 46. bölümde görücez bakalım şu bodrum övüldüğü kadar warmıymış fulyanın 46. bölüm yazısı hala aklımda o yazı gibi bir bölüm olursa allah:):)
bu arada ben o ışıkçıyı seviim wallahi ne güzel konuşmuş yaa:img-hyste
Sen uçmuşun Songülcüm. İrtifağı kaybetmeden biraz alçal :) :)
Hem ne demek istiyorsun sen bakayım Serdar'a. :img-hyste (Koyu Yer)
NOT: Burçin yazınla beni oldukça şaşırttığını itiraf etmeliyim. Senden beklemediğim bir türde yazıydı.
Umudum ve Temennim: Son sahne hayaaal olsun. Anlayan anladı :img-hyste
Yazımı daha iyi gözden geçirirsen eğer senaristlerle empati kurduğumu ve ucuş yüksekliğimide onlara göre ayarladığımı daha iyi tahlil edebilirsin.Bu nedenle irtifa kaybetmeden alçalması gereken ben değilim,senaristler...
Serdar ne demek istediğimi,belirttiğin yerde ona karşılık bir atıfta bulunmadığımı çok iyi anlar.Sen hiç merak etme.Ama, ortalığı karıştırmak adına yaptığın bu laf atma uçuşlarına devam edersen eğer,aldığın darbeden sonra irtifa kaybeden sen olacaksın...:img-grin2
Süprizlerle dolu bir kişil