Tüm Versiyonu Göster : Bölüm Yorumları-11
Sayfalar :
1
2
[
3]
4
5
6
7
8
9
10
bide hergün kan veriyomus :) maşallah ne bitmez kanmıs :):)
3 litre kan vermiş.... Aboow insan vücudu 5-6 litre değilmiydi zaten. Gitti Tarığımız :sad53: gitti karayip korsanımız :sad53:
Pes yani bu kadarda olmaz. Naz nasıl inanırsın ya valla pes
aynen aynen:) koptum orda salllamanında bir mantığı war bu kadarda mantıksız sallanmaz ki canımmm .Arkdaşlar dikkatinizi çektimi bilmiyorum dizimiz romantik komediden komedi dizisi olmaya doğru baya bi eğilim war romantizmden eserrr yokkkk kaç haftadır son umudum tarık ın güneşin batısında söyliyeceğini umdugum şarkıda:)
3 litre kan vermiş.... Aboow insan vücudu 5-6 litre değilmiydi zaten. Gitti Tarığımız :sad53: gitti karayip korsanımız :sad53:
Pes yani bu kadarda olmaz. Naz nasıl inanırsın ya valla pes
Valla ya sanki Tarıkdaki insan bünyesi değil de su deposu gibi mübarek :))) insan her gün 3 litre kan verse öbür taraftan anında tek kişilik davetiye yollarlar be :)))))
elmali-turta
16-05-07, 21:53
Bu bölüme Barış'ın oyunculuğu damgasını vudrdu resmen çok şekerdi aynadaki konuşamsı kendisyile hesaplaşması bayıldım mimiklerine bölümü kurtaran Tarık oldu valla=))
handeozbek
16-05-07, 21:53
Kan verdikçe vücut kan üretir ama kimse bu kadar hızlı üretemez. Bu kız hem biyolojiden hem de yabancı dilden çakmıyor. Aslında Hulisi'nin yalan söylediğindem şüphelenebilir. Ama neden böyle yapsın ki diye düşünüyor herhalde. Dizimiz foruma yetişti delilikte. Zaten bu forumda aşk hariç her yazılanlar oluyor. Aşk yazısını görünmeyen harflerle mi yazıyoruz acaba:)
bu bölümde Tarık'ın durumuna üzülmeye başladım.:icon_cry: Tarık yalanların
arasına sıkışmış durumda.durumu çok kötü.:icon_sorr Barış kötü rolünü
çok iyi oynamış.kırk senelik oyunculara taş çıkarır oyunculuğu.:good:
ben 1 tane bile yalan söyledigimde içim huzursuz oluyor rahat edemezken
tarık ohooooooooooo saymakla bitmez :) açıkçası bende sıkıldım okadar yalandan bişeyler ortaya çıksa hiç fena olmaz aslında
Yaw eğer ben yanlış algılamadıysam bu Naz Tarık Tekelioğlu'na aşık mı oldu:img-pilot yoksa ben de Naz gibi herşeyi yanlış mı algılar oldum ya:img-cool2:bilmim çok iyi bölümdü ama sonu kötü bitti her zaman ki gibi:img-yes: ama Barış'ın bugünkü oyunculuk gösterisi yeter de artar bile..bu bölüm çok değişik bir bölümdü...Barış'ın kişilik bölünmesi yaşayan bir insanı yansıtışı mükemmel bir ötesiydi yani buna resmen şapka çıkartılır:img-polic :img-polic
Sonunda oalcağı buydu. Tarık kafayı yedi:img-hyste Gülüyorum ama çok dokundu bana bu durumu. Ne hallere geldi:sad53: kişilik bölünmesi çok iyi işlenmiş, çok da iyi oynamış:good:
Naz'ın tanıamdığı birine ilgi duyması da Tarığı giderek çıkmaza sürüklüyor. Naz'dan sonra Tarığın da şu banka sahibi olma meselesini düşünmesi, Naz'ın zengin birini düşündüğünü düşünmesi de ilgi çekiciydi. Naz, Tarık Tekelioğlunu bile seçse bu gidişle ortada sağlam bir Tarık kalmayacak:sad53: :sad53:
handeozbek
16-05-07, 22:14
Aslında o mutfağa gidişte çok şeyler olabilirdi. Hatta Naz Tarık Tekelioğlunun peşinden Bodruma gitmek isteyecek. Peki bu Tarık Tekelioğlu olayının hiç mi faydası olmayacak? Olacak.İtiraf 2. Tarık sayesinde gelecek. Ama yine de söylemek lazım. Her ne kadar bizi duyan olmasa da AAŞŞŞKKKK İİİSSSTTTİİİİYOOOORUUUZZZZ!....
bu bölümün en güzel sözü bence naz arabadan inerken tarığa nasılım diye sorunca tarık sizinle buluşacak kişi yerinde ben olmak isterdim dedi orası en güzel söz ondan sonraki nazın bakışı da en güzel bakıştı bence...
tarık iyice delirdi sonu kötü bu gidişle ama nazın yanında olupta delirmemek mümkünmü o delirmesinde kimler delirsin ama bunlara bodrum iyi gelir inşallah. bide orda kıskançlıklar başlamasın ahh tarık ahh senin durumun kötü:img-yes:
berkayaras
16-05-07, 22:17
En kotu demiyim,en sinir oldugum bolumdu;komedi bakımından iyiydi fakat cok da gulemedım sinirimden
Artık beraber olmasınlar ceksin gitsin Tarık,nasıl dayanıyor yahu
BEN BU BÖLÜMÜ HAYRETLE VE ÜZÜNTÜYLE İZLEDİM BU SENARİSTLERE PES DİYORUM YA BEN DİZİMİ GERİ İSTİYORUM HAYATTA Kİ TEK SEVDİĞİM ŞEY BU DİZİYDİİİ:img-help: BİZ DİZİMİZİN ARKASINDAYIZ DEDİKÇE SENARİSTLER SAÇMALIYOLAR YAAA BU BÖLÜM TARIKLI SAHNELER GÜZELDİ SADECE OYUNCULUĞU ÇOK İYİYDİ :img-yes: AMA SADECE OYUNCULUKLAR İYİ SENARYO Bİ, ŞEYE YARAMIYO
O KADAR ÜZGÜNÜM Kİ SİNİRDEN AĞLIYORUMMM:icon_sorr :icon_sorr
BİZ AŞKKK İSTİYORUZ AYRILMALARINI DEĞİL YA BU SENARİSTLER HİÇ MERAK EDİP DE FORUMLARA GİRMİYOLAR MI:icon_whis
UMUDUM GÜNDEN GÜNE TÜKENİYO AMA İZLİYORUM VAZGEÇEMİYORUM HEP SİNİRLENEREK İZLİYORUM ARTIKKK BİRİ BU SENARİSTLERİ DURDURSUN :img-polic ARTIKKK AKILLARI BAŞLARINA GELSİNNNNN:sad53: :sad53: :sad53:
offff yeter ya bu bölüm ne ya iyce sinirleniyorum ayy delirdi çocuk yazık ya Naz da ne kararsız ya sıkıldım ya son 3-4 bölüm fln ne bu hiç sevgi aşk yok nerde o 20. bölüm nerde 44. bölüm of off
hulusi'nin sert hali muhteşem.keşke hep öyle olsa.o karşısındakilere bağırdıkça bende gülmekten kırıldım.
tarık maşallah kan bankası.ulan ben bile senede 1 lt. kan anca veriyorum.tutki bizimki hergün veriyor.bu gerçek bir mantık hatası.adam anemik kalacak valla.
naz'ın fikir değiştirip durması zaten garip.insan bıkmadan nasıl gider gelir bilmediği bir insan için kafeye.çok saf bu naz ,çoook...
telefon konuşmalarından artık tiksindim.durmadan birisinin telefonu çalıyor.telefonlar olmasaydı senyörler ne yapacaktı?
berkayaras
16-05-07, 22:23
Ya bu bolumku duruma nasıl gelindi anlamıyorum, bakıyorum da 3-4 bolum oncesıne bu kadar ucurum olmaz,tarık'ın gidişini duyunca NAz nası tepki vermişti o bakışlar nasıldı, şu an apayrı bir dizi sanki .gecen bolumlerı seyretmeyen bırı bu bolumu seyretse diziyi hangı sıfatla ızler bılmıyorum,romantık deıl kesın, komedi war biraz; eh oyle bısı ıste..
dizide tarık otururken kolunda yara izi vardı inşallah kötü bi durum yoktur
öylemiydi ben görmedim alahallah offf aman ztn ben sinirden hiçbişeye dikkatle bakamadım ki delircem ya ne bu bölüm of demi yaa
Ya bu bolumku duruma nasıl gelindi anlamıyorum, bakıyorum da 3-4 bolum oncesıne bu kadar ucurum olmaz,tarık'ın gidişini duyunca NAz nası tepki vermişti o bakışlar nasıldı, şu an apayrı bir dizi sanki .gecen bolumlerı seyretmeyen bırı bu bolumu seyretse diziyi hangı sıfatla ızler bılmıyorum,romantık deıl kesın, komedi war biraz; eh oyle bısı ıste..
O KADAR HAKLISIN Kİ NERDE 33. BÖLÜM NERDE BU AKŞAM Kİ BÖLÜM SANKİ ARALARINDA HİÇ BİŞEY YAŞANMAMIŞŞ:icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr
YUHHH DİYORUM BAŞKA DA Bİ ŞEY DEMİYORUM ARTIKKK
:img-blush :img-blush :img-blush
BEN YALANCI YARİMİ GERİ İSTİYORUMM ESKİ O GÜZEL BÖLÜMLERİ:img-yes: :img-yes:
ewt ya ben hiç iyi görmüyorum bu ikisinin arasını 1 hafta böyle bölümler yüzünden hep nolcak diye biz güzel bişey beklerken ne şimdi senaristlerin yaptıklarına bak ya çok abarttılar bu kadar da olmaz bu kadar da salak olunmaz ki hem seviyolar ama hiç bişey yok gibi aralarında yaa
bu dizide artık aşk göremiyecez.ben umudumu yitirdim.Naz her zamanki gibi
dengesizdi.Naz hemen hemen herkesten hoşlandı.Tarık'ı hiç haketmiyor.
en sonunda Tarık'ı deli etmeyide başardı .:img-beee: bu bölümü Barış'ın
oyunculuğu kurtardı diyebilirim.
benimde yani bu sezon bitene kadar hiçbişey olmıycak aralarında galiba dizi finaldede herkes delirmiş olur ayy naz da çok karaktersiz ama ya olmaz bu kadar
kardelen2086
16-05-07, 22:48
bu akşam yalancı yarimi mi izledim yoksa sıfırdan başlayan yeni bir dizi mi izledim bilemedim arkadaşlar,dizinin senaryosu 270 derece dönüş yaptı sanki.....
her geçen hafta biraz daha monotonlaşıyor dizimiz,her şeyden önce naz ı anlayamadım ve asla da anlayamayacağım herhalde,bu kızda nasıl bir karakter var? ya gider yeni tanıştığı birinden etkilenir,ya da gider tanımadığı birinden etkilenir,olacak şey mi bu ,senaristler kaç bölümdür naz ın duygularına bir kesinlik kazandıramadı mı,açıkçası bu akşamki bölüm ve daha önceki bölümlerde gördüğüm kadarıyla ben artık naz ın aşkından şüphe etmeye başladım,insan biraz tutarlı olur canım.....:icon_sorr
bu bölümde tarık karakterine de gıcık olmaya başladım,adamı resmen deli durumuna düşürdüler,senaryodan bu kadar da sapılmazki canım?:icon_sorr
kısacası arkadaşlar,bu bölüm hoşuma gitmedi,artık tarık ve naz ın arasında ki aşka da inanmıyorum,çünkü böyle bir aşk göremiyorum,inşallah en kısa sürede senaryoyu toparlarlar,asıl korkum bu gidişle dizi tamamen bitse de naz tarık hakkındaki gerçekleri öğrenemeyecek,çünkü artık gerçeklerin ortaya çıkacağına dair olan inancım sıfırdan eksilere düştü:icon_sorr :icon_sorr
gerçekten nazın hiç tanımadığı birisine aşık olması çok saçma sanki tarıkla aralarında hiçbişey olmadı e bide gelip tarığa anlatıyo daha hulusinin anlatmalarıyla böyle saçmaladı hatta aşık olduki akşama kendisi yemek yapmış bu gidişle biz aşk felan göremeyiz (şoför tarık ile naz arasında) nerdeeee
tarık harbiden kafayı yemiş yani aynada kendiyle konusacak kavga edecek duruma geldi çocuk :) eee bu kadar zaman içine at at olacagı bu :img-hyste
Değil mi efendim?İçine at at insanın içi de almıyor ki bir süre sonra:img-hyste :img-hyste E be Barış efendi..sen ne güzel kendinle hesaplaşırmışsın böyle..saygılar hürmetler..beden diline biraz daha kuvvet verdin mi seni kim tutar?:img-yes:
hüseyingazi
16-05-07, 22:57
dizide tarık otururken kolunda yara izi vardı inşallah kötü bi durum yoktur
bende farkettim o yara izini acaba ne olmuş diye düşünürken elindeki yara bandını gördüm ufak bir yaralanma herhalde önemli birşeye benzemiyordu
neyse geçmiş olsun diyelim gerçi dizi çekileli kaç gün oldu zaten geçmiştir
berkayaras
16-05-07, 23:02
bu akşam yalancı yarimi mi izledim yoksa sıfırdan başlayan yeni bir dizi mi izledim bilemedim arkadaşlar,dizinin senaryosu 270 derece dönüş yaptı sanki.....
her geçen hafta biraz daha monotonlaşıyor dizimiz,her şeyden önce naz ı anlayamadım ve asla da anlayamayacağım herhalde,bu kızda nasıl bir karakter var? ya gider yeni tanıştığı birinden etkilenir,ya da gider tanımadığı birinden etkilenir,olacak şey mi bu ,senaristler kaç bölümdür naz ın duygularına bir kesinlik kazandıramadı mı,açıkçası bu akşamki bölüm ve daha önceki bölümlerde gördüğüm kadarıyla ben artık naz ın aşkından şüphe etmeye başladım,insan biraz tutarlı olur canım.....:icon_sorr
bu bölümde tarık karakterine de gıcık olmaya başladım,adamı resmen deli durumuna düşürdüler,senaryodan bu kadar da sapılmazki canım?:icon_sorr
kısacası arkadaşlar,bu bölüm hoşuma gitmedi,artık tarık ve naz ın arasında ki aşka da inanmıyorum,çünkü böyle bir aşk göremiyorum,inşallah en kısa sürede senaryoyu toparlarlar,asıl korkum bu gidişle dizi tamamen bitse de naz tarık hakkındaki gerçekleri öğrenemeyecek,çünkü artık gerçeklerin ortaya çıkacağına dair olan inancım sıfırdan eksilere düştü:icon_sorr :icon_sorr
Ben de artık aşk fln goremıyorum,bu bolumden sonra da nası senaryoyu toparlıyorlarsa toparlasınlar ben ıstemıyorum artık beraber olmalarını.Bu kadar ucurum olmaz bolumler arası.Monotonlaşıo demıssın bence direk gerileme yani.Oyuncular da olmasa izlemicem ya o hale geldi.
Naz her bolumde farklı bir karakter sadece aynı kişi oynuo :).Ama bu bolumde Tarık'a karsı zerre kadar bısı hıssetmedıgını gordum,hiç kaele almadı bile,hatta kullandı.Gerektiğinde arkadas olarak gosterdı kendını,dertlerını anlatmak ıcın arkadaslık konumuna getirdi kendisini sonra gene mesai gelince soforu tarık oldu.Tarık bu durumlar ustune artık kalması mantıksız gelıyor bana.Hep boynu bukuk mu kalacak,iyice ezik durumuna geldi yani.Annesı tarafından da olumsuz sozler işitti;hala sakin bildigini okuo,cekip gitmesi lazım.
Bu kadar sinir bozucu olaylar arasında bi nevze gulebılıyorsam oyunculara alkış.:happy0064 . Ama ne yazıkki bu senaryo bu kadar sinir bozucu olmaz kanımca :(
inşallah haftaya Naz ne yaptığının farkına varır da bu saçmalık biter ama sanmam Naz da bu akıl varken daha çok bekleriz biz
hüseyingazi
16-05-07, 23:06
Sonunda olacağı buydu
biz hergün buralarda 'biz şöyle yy delisiyiz ,biz böyle koparız,biz
şöyle yy hastasıyız,uçtukmu bizi kimse yakalayamaz,
artık bizi bakırköy paklar vs' dedik dedik sonuç dizidekiler bize bakın öyle
delirilmez işte böyle delirilir dediler
dizide delirmeyen kalmadı işte şimdi tam olduk
forum ve dizi olarak bize artık iki şey söylenebilir:
1-Körler sağırlar birbirini ağırlar
2-Forum dizi elele hepberaber bakırköye(yeni sloganım):happy0064 :happy0064
:img-hyste :img-hyste :img-hyste
kardelen2086
16-05-07, 23:10
bundan sonra nasıl toparlarlar bilmiyorum ama artık tarık gerçekleri açıklamalı ve gerekirse çekip gitmeli ister italya ya gitsin isterse başka bir ülkeye, yeter ki naz ın yanından biraz uzaklaşsın,gitsin ki naz onun kıymetini anlasın, duygularından emin olsun,belki tarık yalanları yüzünden suçlu olacak naz onu kolay kolay affetmeyecek ama olsun,gerçekler ortaya çıksın yemin ederim birbirlerine kızdıkları bölümleri izlemeye razıyım, küs kalmalarına hatta ve hatta birbirlerini deli gibi kıskanmalarına bile razıyım,nasıl olsa bir şekilde barışırlar......... :img-yes: :img-yes: :img-yes:
berkayaras
16-05-07, 23:17
KEsinlikle ben de oyle dusunuorm, herseyı acıklayıp cekip gitsin.
Evet arkadaşlar bence de en kısa zamanda Tarık bu ikilemlerden kendini kurtarmalı..
Ama bu akşam Bülent Kayabaş resmen oyunculuk dersi verdi herkese... Tek kelimeyle bölümün en iyisiydi diyorum
arkadaşlar bu bölümden sonra yazılabilecek çok fazla bişey yok aslında. herşey boka sarmıştır. benim izlediğim tek türk dizisiydi yalancı yarim. 5-6 bölümdür böyle şeyler olur, doldurma bölümler elbette olucaktır diye düşünüyodum ama bugün vazgeçtim.. yalancı yarimi güzel hatırlamak istediğim için bundan sonra izlemiycem herhalde. çünkü kaç bölümdür romantik-komedi dizimizde ne romantizm ne komedi.
hüseyingazi
16-05-07, 23:29
Biz hep söylüyorduk bazı konular öylece kapatılıyor sonra sanki o konu hiç yaşanmamış gibi geçililiyor diye, bölümde şikayet ettiğimiz bu konuya sanki bir gönderme (aslında bir değil birkaç tane) vardı.
-önce hulusi 25 mayıs olayına açıklık getirdi Belgine zor unutturdum dedi ve bu konu kapanmış oldu
-Sofia italyaya gitti konu unutuldu dedik onuda tarık açıkladı ve o konuyu unutmadıklarını gösterdi
-Tarığın alfonso olduğu unutuldu dedik ama Tarık unuttunuzmu ben Alfonsoyum dedi
-Naz ben koskoca Alfonsoya artık emir veremem dedikten sonra tarığa niye böyle davranıyor dedik onunda cevabını nazdan aldık Tarık italyada Alfonsoymuş burda naz özkulun şöförüymüş .Demek o yüzden Tarığa böyle davranabiliyor yani İtalyada olsa tıpkı Tarığın ALFONSO olduğunu ilk öğrendiği andaki gibi davranacak.Düşündümde bizimkiler önce italyaya gitseler ve hep orda kalsalar
-Tarık zaten Alfonsoydu herşeyi(para,pul,şan,şöhret) vardı neden naz ona tarık tekelioğlunu ve bankasını kıskandığını söylüyor ve tarık cevap vermiyor diyorduk tarık bu konuya sonunda tepki gösterdi
-Biz artık üniforma ve zil gitsin dedik onlarda tamamen gitmez ama yarı yarıya anlaşalım mesai dışında olmasın dediler
şimdilik aklıma gelenler bunlar daha devam ederiz gece uzun
Sonunda olacağı buydu
biz hergün buralarda 'biz şöyle yy delisiyiz ,biz böyle koparız,biz
şöyle yy hastasıyız,uçtukmu bizi kimse yakalayamaz,
artık bizi bakırköy paklar vs' dedik dedik sonuç dizidekiler bize bakın öyle
delirilmez işte böyle delirilir dediler
dizide delirmeyen kalmadı işte şimdi tam olduk
forum ve dizi olarak bize artık iki şey söylenebilir:
1-Körler sağırlar birbirini ağırlar
2-Forum dizi elele hepberaber bakırköye(yeni sloganım):happy0064 :happy0064
:img-hyste :img-hyste :img-hyste
Sloganlar harika olmuş. Tuttum bu sloganları:good:
hüseyingazi
16-05-07, 23:47
[QUOTE=hüseyingazi;3278285]
bize ne oldu böyle nerde o eski günler canlanalım biraz
bizde böyle yaparsak ztar neler neler yapar.
zaten star yapacagını yapıyor daha doğrusu yapacagını yapmıyor
ya hiç birşeyden haberi yok ya da reklam yapmayı bilmiyor
yy anketlerden birinci çıkıyor ztarda tık yok
oyuncular üniversitelere çağrılıyor ödül veriliyor ztar bi haber
başrol oyuncusu ödül alıyor ztar oda kim der gibi bakıyor
herkesin dediği gibi bunlar başka dizilere yapılsaydı kendi kanalı reklamın suyunu çıkarırdı hatta sonra o suyu satışa bile sürerdi
şimdi sırada mgd ödülü var her ne kadar oylamadan açık ara önde çıksakta ödülü bize vereceklerini sanmıyorum adı üzerinde magazin bizim dizinin en uzak olduğu konu çünkü bizim dizide onları ilgilendirecek sansasyon,kavga,polemik,kim kime ne dedi, kim kimin sevgilisini çaldı vs. gibi konular yok o yüzden diğer iki diziyi daha şanslı buluyorum çünkü dizideki oyuncular hapşursa flaş haber oluyor.
Hani olmazda es kaza ödülü bize verseler ztarın haberi şöyle olurdu herhalde
mgd oylamalarında yy ödül aldı şimdi oylamada malesef ödül alamayan sıla ve bbg dizisinin oyuncularına mikrofonu uzatalım ve geceyle ilgili yorumlarını alalım
deyip onların dizi görüntüleri eşliğinde oyuncularla röpörtajı yayınlarlar hatta
birde üstüne yeni bölüm fragmanını verirler tam olur.
Bu akşam birde mgd ödülü için yorum yazacaktım ama düşündüm ben zaten bunun için taaa ayın 11 inde bir yorum yapmıştım değişen birşey olmadığına göre şimdi ne gerek var tekrar aynı yorumu yazmaya değilmi.O yüzden o gün yaptığım yorumu buraya yukarı aktarmayı doğru buldum.Zaten ödülü bize vermeyecekleri(dikkatinizi çekerim ALAMADIK değil VERMEDİLER) belliydi.
Ztarda böylece rahat rahat ödülü bbg aldı diye haber yaptı kurtuldu.:img-yes:
berkayaras
16-05-07, 23:47
Evet arkadaşlar bence de en kısa zamanda Tarık bu ikilemlerden kendini kurtarmalı..
Ama bu akşam Bülent Kayabaş resmen oyunculuk dersi verdi herkese... Tek kelimeyle bölümün en iyisiydi diyorum
Oyunculuk olarak her bolumun en iyisi zaten o
Bu kadar sinir oldugum bi bolumde bile onun sayesınde guldum
Tüm YY sever dostlarım merhabalar.Gordugum kadarıyla forumumuzda ne yeren ne oven cok mesaj yok,pembe gozlukluler de kara gozlukluler de kayıp durumdalar.Bu benı bıraz korkuttu,demek oluyor kı eskı heyecan ve ilgi kalmamıs,tepkisizlik almıs basını gitmiş ki bu itifat da olur eleştiri de.Üzücü olansa eskiden bolumdeki detaylar eleştirilirken şimdilerde günü kimin hangi sahnelerle kurtardıgı tartısılır olmus.Hey gidi gunler hey,nerden nereye...
Artık yorum yapamıyorum,aklım karısmaya basladı ve bu konuda herkesden bır yardım talebim olacak,kendimle celişir hale geldim,bir bir sorularım,kendi kendime sorduklarım;
1.Ben diziyi ilk bolumden beri yanlıs mı algılamısım?Naz hanım kızımızla Tarık bey oglumuzun arasında Leyla Mecnun askı mısalı cok guclu bır ask bagı yok muydu?Yoksa ben cok safım da olmayan duyguları hayal mı ettım?
2.Hızla ilerleyip Alfonso'nun desifresine geldigimizde Naz hanım kızımız yaptıklarından pısmanlık duyup,sofor Tarık'a askınından emın olmamıs mıydı,yoksa yıne ben cok saftım da olmayanı olmus gıbı mı varsaydım?
3.Üniforma,zil,şapka,gel,git,sus,yorum yapma,Naz degil Naz Hanım,kapalı mekan ,mesai saatleri,1.bölüm,41. bölüm vs. kelimeler Türkçe lugattakilerden farklılar da mı ben butun bu sozcuklerı algılamakta zorluk cekıyorum?
4.Dizidir,hayal ürünüdür,akıl almaz kabul ama mantık denen bır olgu da mı yoktur?Nereden nereye alakasız olaylar ve bunları ıcra eden dengesız karakterlerle romantık komedı nasıl işlenir,ben mi hic romatizm gormedim yada komedi izlemedim de nerede gülünür,duygulanır bilemiyorum?
5.Bir bölüm asık bir bölüm patron,bir bölüm elinde zil,bir bölüm sofore asık,bir bölüm zengine asık,nasıl bir karakterdir bu ve bu karakterı yaratan senarıstın aklı hangı dogaustu yaratıcılıkla calısmaktadır?
6.Sonunda ne olur,bir insan boyle bir asıga nasıl guvenebilir?Hicbir bolum birbirine uymayan,tutarsız,kendınden emın olmayan,bu tip duygusal bir yapıdakı ınsan nasıl sevılır ve onun ıcın mucadele edılır?Bu hangı senaryoda ınandırıcı olabılır?
7.Bu senaryo nereye gitmektedir?Hangi duzeltmelerle bu kadar aska asık seyırcıyı Naz'ın sofor Tarık'a asık olduguna inandıracaklar?
8.Bu saatten sonra Naz donup de soforunu sevdıgınden emın olsa bile ne degeri kalır?
Senaryo son birkac bolumle iflas etmiştir,tamiri zor bir yıkım ıcerısındedır.En cok uzuldugum de sadık seyırcının de mucadeleden vazgecmıs oldugudur.Ne acı kı kemık ızleyıcı bıle artık hatır ıcın ızler hale gelmıs,gunu kurtaracak,dizinin en azından bırkac sahnesınde gulumsenebılecek,duygulanabılecek sahnelerle kendını avutmaya baslamıstır.Tıpkı bugun benım gıbı Hulusi karakterine odaklanmaya calısan,Naz-Tarık ilişkisi hic yasanmamıs,dizide varlıkları yokmus gibi dizinin sonunu getirmeye calisanların cok oldugundan eminim.Gerceklerı kabul etmek zorundayız.Bu saatten ve senaryonun gelmıs oldugu bu ucurumun ucundakı durumdan sonra bu aksamkı bolumu de ızlerken aklıma ılk gelenler,dizinin artık bitirilmesinin zamanının geldigi ve de bunu sacma ve mantıksız bır mutlu sonla degil de Tarık'ın İtalya donusu,gercek olmayan tutarsız sevgılerden kacısı olarak saglamaktı.Bitmesini diliyorum cunku biliyorum ki ben kac bolum olsa da hatır ıcın dahı ızleyecegım,sınırlenıp gelecek bolum yok artık desem de olmuyor,gecmısın hatırına,oyuncuların hatırına,mantıgın kabul etmeyecegı,gerceklıkle alakası olmayan,hayalguclerını yıtırmıs senaristlerimizin elinden cıkmıs bu son bolumlerı ve orjınallıgını yıtırmıs o tatlı,guzel,sımsıcak ask hıkayesı temasını unutturan bu senaryoya ragmen izliyorum,izlemeye de devam edecegim,her bolum biraz daha uzulerek,biraz daha umudumu yıtırerek,ziliyle,uniformasıyla,fotokopi sahneleriyle...Ben ve benim gibi vefalı izleyiciler adına...
hüseyingazi
16-05-07, 23:51
:img-hyste :img-hyste :img-hyste
Sloganlar harika olmuş. Tuttum bu sloganları:good:
Ben de bu bölüm sonrası bu sloganın(forum dizi elele hepberaber bakırköye)
bize çok uygun olduğunu düşünerek yazmıştım istersen sende kullanabilirsin ya da forum olarak hepimiz kullanabiliriz:happy0064 :sad53:
pas.si.on79
16-05-07, 23:53
Sonunda olacağı buydu
biz hergün buralarda 'biz şöyle yy delisiyiz ,biz böyle koparız,biz
şöyle yy hastasıyız,uçtukmu bizi kimse yakalayamaz,
artık bizi bakırköy paklar vs' dedik dedik sonuç dizidekiler bize bakın öyle
delirilmez işte böyle delirilir dediler
dizide delirmeyen kalmadı işte şimdi tam olduk
forum ve dizi olarak bize artık iki şey söylenebilir:
1-Körler sağırlar birbirini ağırlar
2-Forum dizi elele hepberaber bakırköye(yeni sloganım):happy0064 :happy0064
:img-hyste :img-hyste :img-hyste
Valla öyle oldu...Naz ın bu bölümdeki tutumu bu kadarrrr da olmaz dedirdi.. Bu kız önceden ne kadar aklı başında bir karakterdeydi.Şoför Tarıkı tamamen unuttu. Kim ne derse hemen inanıyor.. valla Naz karakteri gitti gidiyor.. Biz duygusallık ,Tarık Nazı sevgili görmek istiyoruz dedikçe dizi artık komiklikten de çıkıyor.Çok uç noktalara apsüklerinde ötesi bir hal alıyor.
Tarıkın yani Barış ın performansı harikaydı.. Zaten bu bölüm için birşey diyemiyorsam kesinlikle o sahnenin Barışın kendisiyle yüzleştiği sahnedir. Rasitalde çok başarılıydı. Tabi Tarıkı sürekli Aynanın karşısında o şekilde görmek istiyoruz anlamında değil.TARIK VE NAZ I SEVGİLİ GÖRMEK İSTİYORUZ.
bundan sonra nasıl toparlarlar bilmiyorum ama artık tarık gerçekleri açıklamalı ve gerekirse çekip gitmeli ister italya ya gitsin isterse başka bir ülkeye, yeter ki naz ın yanından biraz uzaklaşsın,gitsin ki naz onun kıymetini anlasın, duygularından emin olsun,belki tarık yalanları yüzünden suçlu olacak naz onu kolay kolay affetmeyecek ama olsun,gerçekler ortaya çıksın yemin ederim birbirlerine kızdıkları bölümleri izlemeye razıyım, küs kalmalarına hatta ve hatta birbirlerini deli gibi kıskanmalarına bile razıyım,nasıl olsa bir şekilde barışırlar......... :img-yes: :img-yes: :img-yes:
kesinlikle Tarıkın artık kapıyı çarpıp gitmesi lazım. Böyle bir durumda kesinlikle öyle yapılması gerekir.. Üstelik o çana hala nasıl taahammül ediyor. Belgin Hanım haklı Naz için delirdin demekle...
Naz Tarıka nasıl olmuşum diyor. O da her seferinde güzel olmuşsunuz diyor..Hatta birinde de sizinle buluşmayı isterdim diyor..O hiç ...
Şoför Tarık yok onun hayatında...Yani sadece gerçekten şoförü var ...Git gide aşktan uzaklaşılıyor.bu bölüm uzaklaşıldığının sonu.. Haftaya böyle devam ederse kesinlikle Tarık Naz aşktan uzaklaşılmıştır diye düşüncem.
Tarık bir laf söylemişti ... Artık titremenin zamanı geldi ya da ona benzer birşey ,,,kesinlikle öyle bir şeye ihtiyaç var..
berkayaras
16-05-07, 23:54
B.A.D.B
hocam aynı soruları ben de soruyorum eksiksiz
tercuman oldun bana :)
Şunları da eklemeden gecemeyecegim,cok rahatsız oldugum sahnelerden biri Tarık'a deli teshisinin Vahi Bey ve Ümıt tarafından konulması ardından Ümit'in o essiz esprisiydi;
-Isırmaz dimi?
Sevgili senaristlerimiz,seviyeyi bu kadar dusurmeyin cok rica ediyorum,ucuz espri sadece kalitesizlik yaratıyor.Zili cok sevdiginizi anladık,zilde ısrarcı davranarak neyi ispatlamaya calisiyorsanız artık,ama bu tarz espriler de insanı rahatsız ediyor,en azından benim mantalitemdekileri...
Tarık ın kendisine; titre ve kendine gel lafından sonra eve gelip te Naz dan o sözleri duyması artık onun için bir patlama noktası olmalıdır arkadaşlar.. Yoksa bu dizinin senaristlerinin mantıgından şüphe etmekle kalmayıp resmen mantıksızlar dicem... Kaç haftadır her bölüm sonunda nerede o eski Yalancı Yarim gibisinden sözler sarfediyorum üzülüyorum arkadaşlar hemde çokkk
muratdemir
17-05-07, 00:09
Aa neden bu kadar kötü eleştiriler var hiç anlayamıyorum!! O eleştirilen arkadaşlar düşünsün ki bizim dizimiz romantik komedi, bazen romantizm bazen de komedi ağırlıklı olacak. :img-wink: Bu bölümde komedi daha ön plandaydı..
Hem bu bölüm geçiş bölümüydü :img-yes:
Ben çok beğendim. Hele o Tarık ile Naz'ın sevimli sevimli atışmaları yok mu bayıldım, bayıldım :img-wink: Tek kelimeyle harikaydı.. Naz'ın sürekli zil çalarak Tarık'ı kızdırması muhteşemdi.. Tarık nasıl da delirdi :img-hyste :img-hyste
Ayrıca Naz'ın başka kişilere aşık olması da çok olumlu. Birkaç kişiyle daha ilişki yaşayıp Tarık'ın değerini daha iyi anlaması lazım.
Süper bir bölümdü, tadı damağımda kaldı. İlk fırsatta bir daha izleyeceğim :img-hyste :img-hyste
Üzücü olansa eskiden bolumdeki detaylar eleştirilirken şimdilerde günü kimin hangi sahnelerle kurtardıgı tartısılır olmus.Hey gidi gunler hey,nerden nereye...
Ben diziyi ilk bolumden beri yanlıs mı algılamısım?Naz hanım kızımızla Tarık bey oglumuzun arasında Leyla Mecnun askı mısalı cok guclu bır ask bagı yok muydu?Yoksa ben cok safım da olmayan duyguları hayal mı ettım?
Senaryo son birkac bolumle iflas etmiştir,tamiri zor bir yıkım ıcerısındedır.En cok uzuldugum de sadık seyırcının de mucadeleden vazgecmıs oldugudur.Bitmesini diliyorum cunku biliyorum ki ben kac bolum olsa da hatır ıcın dahı ızleyecegım,sınırlenıp gelecek bolum yok artık desem de olmuyor,gecmısın hatırına,oyuncuların hatırına,mantıgın kabul etmeyecegı,gerceklıkle alakası olmayan,hayalguclerını yıtırmıs senaristlerimizin elinden cıkmıs bu son bolumlerı ve orjınallıgını yıtırmıs o tatlı,guzel,sımsıcak ask hıkayesı temasını unutturan bu senaryoya ragmen izliyorum,izlemeye de devam edecegim,her bolum biraz daha uzulerek,biraz daha umudumu yıtırerek,ziliyle,uniformasıyla,fotokopi sahneleriyle...Ben ve benim gibi vefalı izleyiciler adına...
Arkadaşım çok mantıklı bir yorum yapmışsın.Dizinin bu hale gelmesi çok üzücü,senin yazını okuyunca aklıma eskiden nasılda her bölüm öncesi,sonrası heyecanlandığımız geldi:icon_sorr ah nerede o eski bölümler:icon_sorr
Şunları da eklemeden gecemeyecegim,cok rahatsız oldugum sahnelerden biri Tarık'a deli teshisinin Vahi Bey ve Ümıt tarafından konulması ardından Ümit'in o essiz esprisiydi;
-Isırmaz dimi?
Sevgili senaristlerimiz,seviyeyi bu kadar dusurmeyin cok rica ediyorum,ucuz espri sadece kalitesizlik yaratıyor.Zili cok sevdiginizi anladık,zilde ısrarcı davranarak neyi ispatlamaya calisiyorsanız artık,ama bu tarz espriler de insanı rahatsız ediyor,en azından benim mantalitemdekileri...
İnan bende çok rahatsız oldum arkadaşım arada laf bile sayıyorum senaristlerimize, çünkü bazen gerçekten çok düşük espriler ve replikler sunuyorlar onca izleyiciye...
Yani bazen acaba yanlışlıkla Acemi Cadı ya da En İyi Arkadaşım cino dizisini izliyormuşum gibi düşünüyorum :img-hyste
berkayaras
17-05-07, 00:33
Cok fazla geriye gıtmeyelım 4 bolum oncesine gidelim..
Naz Tarık'ın italyaya gideceğini duydugunda bu duruma tepkisine,tarık'a o anlamlı bakışlarına bi flashback yapalım.Ondan sora 44.bolume gelelim
Yani Naz'ın tarık'ı hiç tınlamaz haline hatta tarık'ın kendisine hislerini dolaylı ama rahatça anlaşılır bir şekilde yansıttıgı bir kac repliğe ragmen.Aklıma gelen replikleri soylıyım.. Naz "Bır bankacı olsaydın,ne dusunurdun" Tarık'ın cevabı "Soforuyle arasında cok sıcak bı ılıskı war hep ona soruo dıe dusunurdum". Obur bir replikse Tarıgın naza cevabı gene :"Seninle bulusan ben olmak isterdim...". Ama bu sozleri Naz hanım artık kaele bile almıyor bu bolumumuzde.Gene arkadaşlık muhabbetleri o da işine gelince.Derdi warmış onları anlatmak için arkadaş durumuna geliyor onun oturunde gene sofor tarık.Sanki biraz Tarık NAz tarafından kullanılıyor.
Bu bolumde naz'ın tarık'a karşı hiç bir duygusu kalmamış gozukuyor.Bence de artık bu surecten sonra da senaryoyu nasıl çevireceklerse çevirsinler beraberliklerinin bir anlamı kalmadı .
Ayrıca bu bolumdeki Tarık'ın tepkisizliği gercekten doruk noktasına gelmiş.Naz'ın bu durumuna karşı tepki verme yerine senaristlerimiz Tarık'ın kendi içiyle savaş halini yazmayı ongormusler.
Tarık-naz cephesinin dısına gelince,yani dızının komedi kısmı kalıyor sadece (artık ayşe-sadri,filiz-ümit ikilelerinden de hayır yok),bülent abimizin oyunculugunu izlemek her zamankı gıbı gercekten cok keyif vericiydi,onun yanı sıra barış da cok başarılıydı bu bolumde.
Oyunculara :happy0064 senaryoya : :img-help:
pas.si.on79
17-05-07, 00:38
Ümit aynanın karşısında hiç konuşmadı mı? benim hatırladığım Filiz in gelemeyeceğini falan söylediğinde,yüzünün bir yeri köpüklü bir şekilde bırakıp aynayla konuşup uzun uzun düşünmüştü.Hatta Naz da yanına gelmişti.. Onu unutuyor. Naz ı da kendisi de kaç kez ayna karşısında kendi kendine konuşurken görüyor.. O nu da unutuyor..
Unutulması sorun değil de abartmaları sorun.. İŞte Vahi bey bu kadar basit birşey için Belgin den psikolog yardımı istiyor. Var mı ailelerinde böyle birşey diye.. Bir de Ümitin espirisi..
Yani aynanın karşında Tarıkı konuşurken gördülerse bu şekilde tepki verilmez.. Şakayla karışık birşeyler söylenir..Ama ciddi ciddi hasta olduğu düşünülmez.. Senaristlerimiz böyle espirili olsun istemişler diyelim ama pek esprili bulamadım.
Zil konusu da gereksiz bir şekilde uzatıldı. O kadar güzel konuşulması gereken konular üstü kapalı geçiliyor.Ama bu şekilde rahatsız eden konular devam ediyor.Büyük ihtimalle bunlar da öyle es geçilecek... Komedi dizisiyiz ya...
saYYgınerevet titre ve kendi gel dedikten sonra patlaması lazım.Zaten biraz orda umutlandım.Ama NAz yine şaşırttı. Tarık kalakaldı..
TİTRE VE KENDİNE GEL...
OYUNCULARIMIZ ÇOK BAŞARILI ONLARI ALKIŞLIYORUM..:happy0064
:img-blush Bölümden başlayalım. kötü değildi hatta çok fazla gülmesem de(tarık ve hulusi sahneleri dışında) gelişme vardı önceki 2 bölüme göre. tarığın aynada kendi ile iç savaşları, bülent kayabaşın muhteşem oyunun bayıldım.bunu yanında çok saçma olan yerleri de vardı ,öncelikle nazın bu kişiliksiz halleri gerçekten canımı sıkmaya başladı artık, bir insan görmediği tanımadığı insan için bir zamanlar aşık olduğu, kendi deyimiyle dert ortağı olan söför tarığı hayatından bir çırpıda atabiliyor.Demekki tarığa duyduğu aşk değilmiş demek geliyor içimden ben hiçbir zaman onun için bu kadar süslendiğini , güzel görünmek için defalarda soyunup giyinmesini görmedim. ayrıca bir bölümü hakkaten akla mantığa uymuyordu ;şimdi diyeceksinziki neresi uyuyoır aynada konuşan adam var ,kişiliksiz naz var tamam bunlara diyecek birşeyim yok ama naz karakterini bu kadar cahil bilmiyordum. ya hiç 2-3 günde bir kan verildiği görülmüşmüdür. Varmı böle birşey bir kere verirsin kanını 6 ay boyunca sakıncalıdır hatta kartta verirler yanında tarihli ona göre kontrollü olsun diye, insan demez mi sen ne diyrsun hulusi amca böle böle diye. sen adam mı akndırıyorsun.naz işte artık beni çok fazla şaşırtmıyor.
İşte diyorum ya aşksız,yarı komik ve anlamsız ama bir okadarda farklı bir bölüm izledik bakalım alllah bu dizinin sonunu hayır etsin
Bu bölümde Tarık'ın kafayı yediğine şahit olduk :img-hyste :img-hyste
Sanki şizofreni gibiydi.Hele aynada kendiyse kapışmasında koptum resmen :img-hyste
:img-blush Bölümden başlayalım. kötü değildi hatta çok fazla gülmesem de(tarık ve hulusi sahneleri dışında) gelişme vardı önceki 2 bölüme göre. tarığın aynada kendi ile iç savaşları, bülent kayabaşın muhteşem oyunun bayıldım.bunu yanında çok saçma olan yerleri de vardı ,öncelikle nazın bu kişiliksiz halleri gerçekten canımı sıkmaya başladı artık, bir insan görmediği tanımadığı insan için bir zamanlar aşık olduğu, kendi deyimiyle dert ortağı olan söför tarığı hayatından bir çırpıda atabiliyor.Demekki tarığa duyduğu aşk değilmiş demek geliyor içimden ben hiçbir zaman onun için bu kadar süslendiğini , güzel görünmek için defalarda soyunup giyinmesini görmedim. ayrıca bir bölümü hakkaten akla mantığa uymuyordu ;şimdi diyeceksinziki neresi uyuyoır aynada konuşan adam var ,kişiliksiz naz var tamam bunlara diyecek birşeyim yok ama naz karakterini bu kadar cahil bilmiyordum. ya hiç 2-3 günde bir kan verildiği görülmüşmüdür. Varmı böle birşey bir kere verirsin kanını 6 ay boyunca sakıncalıdır hatta kartta verirler yanında tarihli ona göre kontrollü olsun diye, insan demez mi sen ne diyrsun hulusi amca böle böle diye. sen adam mı akndırıyorsun.naz işte artık beni çok fazla şaşırtmıyor.
İşte diyorum ya aşksız,yarı komik ve anlamsız ama bir okadarda farklı bir bölüm izledik bakalım alllah bu dizinin sonunu hayır etsin
Yazdıklarına aynen katılıyorum arkadaşım ama sadece o kısacık olan ve kalınlaştırdıgım kısma katılmıyorum çünkü (bkz. 31. bölüm 8. kısım) :) ama gerçekten Allah dizimizin sonunu hayra cıkarsın bu gidiş hiç hoş degil... Bu bölümle ilgili de başka hiç bir yorum yapmıcam yeter yeter :)
pas.si.on79
17-05-07, 01:02
aslında o kan verme meselesini Naz
a) yine düşünürken dank edecek,
b) Ümit e ya da Tarıkı anlatırken aklına dank edecek
c) ümit e anlatırs o söyleyecek
d) Tarıka anlatırsa o söyleyecek
e) Naz hiç anlamayıp konu değişecek,unutulacak.
(en kötüsü)
Haftaya bir şekilde bu durum dank edecek veya ettirilecek gibi geliyor.. Gerçi bunda da kararsızım...Çünkü Naz Tarıkın benzini bitmiş bir arabayı çalıştırmasına önce inanmıştı.Sonra aklına dank etti.Nasıl benzini bitmiş çalışır dedi.Sonra geri unuttu... Eskiye döndü..
artık birşey yazma ihtiyacı da hissetmemeye başlıyorum.
zaten dön dolaş aynı şeyleri yazıyoruz belki 2-3 aydır ufak ufak da olsa ya da ara ara. o günlerden böyle olacağı belliydi. son bolumlerde tavan yaptırdılar.
valla helal olsun. sacmalamada sınır tanımıyor senaristler. her hafta kendilerini aşıyorlar. karakterler artık abuk bir hal aldı. kendini bilmeyen, gurursuz, geçmişle alakasız, kişiliksiz.....varlıklara döndüler.
yine yazayım bari sayfalar mı aşınırmış,
guzelim diziyi mahfediyorlar. diziyi kuşa çevirdiler.
hatta geçen hafta dedik ki bu kadar basitleşmemeliydi. bu hafta ümit'in basit ötesi esprisiyle orada da dip yaptılar. aynen devam.
bu ne yahu?
Ben Naz'ın ani dönüşlerine alışsam da onca ay nefret ettiği adama bu kadar çabuk sevgiyle bakmaya başlamasına alışamadım ne yalan diyim.Evet tabiii ki bazen nefret ettiğimiz kişilere bile haksızlık ettiğimizi farkedip "ben ne yapıyorum ya?" deriz ama bu kadar fazla ve bunca çabuk değişim olabilir mi bilemiyorum.Yatakda döne döne mesaj bekleyecek kadar yani?gene tanışmak isteyebilirdi bu doğal ama bunca hayranlıkla ve merakla olmasına anlam veremedim..Tarıkla iki kere öpüştü bu kız..defalarca da romantizm yaşadı...tamam olsun tekelioğluna da merakı ,ama bu kadar basit olmamalı şöför Tarıka aşkı.Tamam Tarıkı yanında tutmak istiyor tamam onu seviyor vs vs ama ne olur böylesine aşıkken diğer insanlara ilgisini bu kadar abartmasın Naz karakteri artık sadece bunu istiyorum,ister geçiş ister kalış bölümü olsun tek isteğim bu.Yoksa bu diziyi çok seviyorum.
Yalnız hergün bir insan kan veremez.Naz'ın bunu yememesi lazımdı.Ama Hulusi yalanlarına devam ediyor.Ne yaparsa yapsın.Tarık'ı yakalayamaz :)
herkes 8 bölüm sonra dizinin biteceğini söylüyor.böyle devam edecekse bitsin.
Tarık'ın delirmiş halini gördüm ya çok kötü oldum.aralarında aşk kalmadı.
bundan sonra olursa çok yapmacık duracak.Naz görmediği insan için yine
Tarık'ı hiçe saydı.seven insan kesinlikle böyle davranmaz.Naz dengesiz insan
Tarık hala neden Naz'ın yanında kalmaya devam eder.hiç gururu yok mu?
Naz karakterini sildim.bari Tarık karakteri için senaristler bişeyler yapsın.
son bölümün Tarık ile Naz'ın birleştirerek bitirmesinler.ikisinin birleşmesini
artık istemiyorum.Tarık İtalya'ya gitsin dengesiz kızdan kendini kurtarsın.
daha mutlu olacam.
Eleştirecek o kadar çok şey war ki aslında senaristlerde eleştirsen kaç yazar ki biz eleştirdiğimizle kalacağızz yine .Biri şu senaristlere Nazın doğum gününü hatırlatıwersin bi zahmet! Ayrıca ümit ile filiz son 6-7 bölümdür yan yana dahi gelmiolar halbuki tarık naz ümit filiz ayşe sadri grupları bir araya geldiğinde çok iyi olayla gelişebiliyordu ve çokta eğlenceli şeyler çıkabiliyordu ortayaaa
berkayaras
17-05-07, 01:37
3lt kan ne demek yaa :D
bir kolumda yoktur o kadar kan
Biz hep söylüyorduk bazı konular öylece kapatılıyor sonra sanki o konu hiç yaşanmamış gibi geçililiyor diye, bölümde şikayet ettiğimiz bu konuya sanki bir gönderme (aslında bir değil birkaç tane) vardı.
-önce hulusi 25 mayıs olayına açıklık getirdi Belgine zor unutturdum dedi ve bu konu kapanmış oldu
-Sofia italyaya gitti konu unutuldu dedik onuda tarık açıkladı ve o konuyu unutmadıklarını gösterdi
-Tarığın alfonso olduğu unutuldu dedik ama Tarık unuttunuzmu ben Alfonsoyum dedi-Naz ben koskoca Alfonsoya artık emir veremem dedikten sonra tarığa niye böyle davranıyor dedik onunda cevabını nazdan aldık Tarık italyada Alfonsoymuş burda naz özkulun şöförüymüş .Demek o yüzden Tarığa böyle davranabiliyor yani İtalyada olsa tıpkı Tarığın ALFONSO olduğunu ilk öğrendiği andaki gibi davranacak.Düşündümde bizimkiler önce italyaya gitseler ve hep orda kalsalar
-Tarık zaten Alfonsoydu herşeyi(para,pul,şan,şöhret) vardı neden naz ona tarık tekelioğlunu ve bankasını kıskandığını söylüyor ve tarık cevap vermiyor diyorduk tarık bu konuya sonunda tepki gösterdi
-Biz artık üniforma ve zil gitsin dedik onlarda tamamen gitmez ama yarı yarıya anlaşalım mesai dışında olmasın dediler
şimdilik aklıma gelenler bunlar daha devam ederiz gece uzun
öncelikle hepinize iyi akşamlar.
Bölümde benimde dikkatimi bunlar çekti,şimdiye kadar değilmemiş konulara, bir bölümde arka arkaya sıralanması, senaristler forumu okuyor mu? yoksa bukadar şey tesadüf mü sorusunu kafamda oluşturdu.
Bölüme gelince izlerken eğlendim,zaten fragmandan sonra bölümün komedi ağarlıklı olacağı belliydi,çok güldüğüm sahneler oldu.
Hulusinin sinirli halleri hepsinin sıraya dizilmesi,40yılda bir olan bu patlama çok güzel olmuş,hele bu patlamanın sebebi bana daha komik geldi.
Sadri'nin Hulusi amcasını arayıp beni kandırdın diye başlayan sözleri,fakat sonrasında yeni yalana inanmasıyla, başlarken sönen patlamasıda güzeldi.(tamda helal olsun Sadri, seni kim tutar diyordum,tutan yine Hulusi oldu:img-grin2 )
Şöför Tarık ve Tarık Tekelioğlu karşılaşması müthişti.:happy0064 (harika bir oyunculuktu helal olsun Barış ) Tarık'ın ,Tekelioğlu için söyledikleri (zengin,şımarık,ukala,baba parası yiyen...vs)nerden nereye dedirtti.Şimdi mütevazi,ayakları yere basan,sorumluluk sahibi ve 700ytl maaşla yetinmesini bilen biri haline geldi.bence bu kişilik çatışması Tarık'ın işine yarıyacak, farklı kişilikleri birleşicek ve yeni bir Tarık çıkacak ortaya (sanırım senaristlerimiz böyle düşündü, başka türlü mantıklı bir açıklama akla gelmiyor. Çünki diğer şecenek gerçekten delirdiğidir yada ben fazla uçtum:img-help: )
Bölümü begendim, fakat aşk yoktu (benim hala umudum var:img-grin2 )
İsterdim ki Tarık_Naz,Filiz_Ümit veya Sadri_Ayşe aşkların'dan enazından birini göreyim fakat 4 haftadır hiçbiri yanyana dahi gelmedi:icon_sorr
Akşam sankı daha önce izlediğimiz bölümleri başka bir dizide izlemiştık deee..bu dizide ona benzıyormuş gibiydı..bütün sevgiler duygular hafızalardan silinmiş sanki..ne çabuk tükettıler..naza bak...hiç bir şey yaşamamış gibi..hemen TT yelken açtı..eee sonra ne olacak..yok ben bır deneyeyım olmazsa ..ben anlayamamışım benım esas aşkım senmışsin mi?diyecek...TT olduğu ortaya çıkınca...tam arapsaçı oldu..AMA oyunculuk adına mervde barışda artık çok çok çok daha başarılılar..başka bir şey dememe gerek yok..barış için bu diziyi sonuna kadar izleyeceğim..
pek zevk aldım diyemem bu bölümden
bir şeyi bu kadar çoq uzatırsan o işin b.ku çıkar yavaş yavaş çıkarmaya başladılar yani
pek zevk aldım diyemem bu bölümden
bir şeyi bu kadar çoq uzatırsan o işin b.ku çıkar yavaş yavaş çıkarmaya başladılar yani
Arkadaşlar yorumlara biraz daha dikkat lütfen..uyarı almak istemiyorsak özen göstermeliyiz.Ayrıca her halükarda daha iyi dile getirebiliriz düşüncelerimizi amacımızdan sapmayalım:img-yes:
pas.si.on79
17-05-07, 09:35
günaydınlar...
dün bölümü izledik...Yorumlara bakıyorum da bir çok arkadaşımızın yeni olduğunu gördüm. :icon_whis :img-help: :img-help:
Neyse, Bengi Ablacığım bu bölümdeki BArışın ve Mervenin sahnelenirinin senin harika karelerini (ki özellikle :img-wink: ) dört gözle bekliyorum. Şimdididen teşekkürler.
günaydın arkadaşlar:) şöyle bi göz attım yazdıklarınıza ben genelde aynı gece yazmıyorum..çünkü tamamen bölümün etkisiyle ya sinirli yada abartılı yazılabiliyor ertesi günü daha sindirilmiş bi şekilde yorumlamak istiyorum..şimdi bölüme gelince:
1-genel olarak süresi içerisinde saçma yanlarıda olsa bölüm eğlenceli bir bölümdü..özellikle tarığın ayna karşısındaki tek kişilik gösterisi sevgili barış'ın oyunculuk konusunda ne kadar doğal bir yeteneğe sahip olduğunu, işlendiği takdirde bir mücevhere dönüşeceğinin ispatıydı adeta..bülent beyin evde terör estirdiği sahneler müthişti:) o kısmın en hoş sahneside oğlu tarığın kendisini rezil ettiğini söylediği ve buna sebeb olarak oğlunun bir kadını tavlama konusunda gösterdiği beceriksizliğin şanına hiç uymaması konusuydu:)))
2-evdeki delirme muhabbetleri abartılıda olsa bi yandanda gerçek.yani bu kadar yalandan çıkış bulunamayınca delirmek son derece doğal:))ama bunlar tabiki geçici delilikler.olur böyle vakalar..hulusinin nazı kafede izlerkenki halleride çok komikti.hele yakalanışı:)))ama şu uyduracam diye kan verme olayı nerden geldi aklına bilmem.nazın bakışları pek hayra alamet değildi ama dinlerken..yemekteki mazlum halini görünce acaba inandımıda dedirtti..sanki hipnotize olmuş gibi yemek servisi yapıyordu.
3..şimdi gelelim naz meselesine..naz bu hale nasıl geldi..izlerken hep düşündüm bu kız bu kadar severken ne oldu onada bu hale geldi..bi kaç bölüm geriye gidip o noktadan düşünmeye başladım.nazın dengelerini alt üst eden olayı kendimce tespit ettim..naz sarhoş gecenin ardından netice halası tarafından müştemilata gönderilmişti..naz tarık gitti diye çok üzgündü ama tarık ordaydı..ne yazıkki o mutluluk anı bi anda hüsrana dönüştü..çünkü tarık, naza sen mani oldun gitmeme..senin yüzünden uçağı kaçırdım gidemedim dedi ya.işte o an nazın yıkıldığı andı..sonrasında belginin ricası üzerine tarığı tekrar işe aldığında bu acının intikamı ile hareket etmeye başladı..tam vazgeçekken geçen bölümde tarığın taktik hatası nazı yine delirtti...bu garez bu hırs son hızıyla devam ederken birden karşısına tarık tekelioğlu hemde öyle bir paket içinde sunulduki..zaten artık onu sevmediğini düşündüğü italyaya gitmekten başka düşüncesi olmadığını düşündüğü şöför tarığın yerine bu yeni kişiyi yani tarık tekelioğlunu ikame etme dşüncesine girdi bence..o şimdi yine kendini kandırıyor.şöför tarığı ruhunda geri plana atarak diğerini önplana çıkararak asıl savaşı naz veriyor..ve bunu davranışlarıyla hissettiriyor.adeta sen kimsin ya şöförsün işte alfonsoluk italyada burda şöförsün seni ezerim diyor adeta..bak şimdi senden daha üstün biri var.neden o olmasın belki o beni sever diye kandırıyor kendini.kızın derdi sevildiğini hissetmek..ve şöför tarık ona bunu vermiyor.. köfte yemeye gittiklerinde en dikkat çekici sahne nazın tarığa ee anlat bakalım sofiayla görüşüyormusun sorusunun ardından tarığın tam ben gittiğinden beri sofiayla hiç görüşmedim diyecekken lafı ağzından alıp hemen kendi konosuna dönmesinin iki yorumu olabilir..
birincisi şöför tarık artık onu gerçekten ilgilendirmiyor,ikincisi ise bu soru karşısında tarığın cevabını duymak bile istemiyor çünkü duyacaklarından korkuyor...ben ikincisi olduğunu tahmin ediyorum..:) ki öyle olacak..naz şu anda hayali bir şahsiyetle kendi bilinçaltını bastırmakla meşgul..
bence nazın eski alıştığımız haline dönüşmesi için ortaya yeni bir bayan karakterin çıkmasında büyük fayda görüyorum.üstelik bu karakterin bodrumda çıkmasını çok istiyorum.umarım öyle olur:))
bence nazın eski alıştığımız haline dönüşmesi için ortaya yeni bir bayan karakterin çıkmasında büyük fayda görüyorum.üstelik bu karakterin bodrumda çıkmasını çok istiyorum.umarım öyle olur:))
Evet buna katılmamak elde değil. Hatta ben derim ki Tarık ciddi ciddi ilgi göstersin o bayana. Her ne kadar 3. kişilere karşıysakta, bu sefer Nazın kıskançlıktan delirmesi taraftarıyım.
Bengi abla yorumun çok güzel olmuş %95 seninle aynı fikirdeyim:good: gerçi 3.madde de yazdıklarının bazılarına katılmıyorum...katılmama sebebim ise senin bu tespitlerinde haksız olduğuna inanmamdan değil haklı olabilirsin keşke böyle olsa ama ben sadece senaristlerin bu durumu senin kadar derin düşünüp analiz ettiklerine inanmıyorum...yani açıkçası ben senaristlerin Tarık'ın Naz'a olan davranışlarını Naz'ın bu hale gelmesinin sebebi olarak göstereceklerine inanmıyorum...bu tavırların sadece diziyi uzatmak amacıyla yapıldığını düşünüyorum ve bir noktaya kadar da bu şekilde yapılmak zorunda çünkü çıkar yol yok..Bodrum'a gidene kadar böyle gidecek sonra farklı açılımlar olacaktır zaten olmazsa da hem bizler hem de senaristlerimiz takkeyi önümüze alır bir güzel düşünürüz.Dünkü bölümle ilgili şahsi fikrim şu;her zamanki gibi senaryo çıkmazdaydı ama oyuncular muhteşemdi özellikle Barış Akarsu ve Bülent Kayabaş
Yazdığın şu bölümü de katılıyorum..."bence nazın eski alıştığımız haline dönüşmesi için ortaya yeni bir bayan karakterin çıkmasında büyük fayda görüyorum.üstelik bu karakterin bodrumda çıkmasını çok istiyorum.umarım öyle olur"...ama tek bir şartla..bu bayan itirafa sebep olacaksa ya da ciddi anlamda bu durum Naz'ın canını acıtacaksa şu Naz gene biraz ağlasın da aklı başına gelsin ciddi anlamda Tarık'ı başka bir kıza kaptırmanın korkusunu yaşasın istiyorum geçmişte Melisa örneğinde olduğu gibi =)))) ha sadece öylesine diğerleri gibi kıskandırıp gidecekse bir etki yaratmayacaksa valla artık çok ucuza kaçmaya başlar bu durum....gerçi şu da var Bodrum'da o kadar çok güzel kız var ki Tarık'ın istem dışı olarak aklı karışabilir :))) yani elinde olmayan sebeplerden ötürü doğa kanunu olayı yani =)))) işte bu durumda dünkü bölümde Tarık'ın düştüğü hale Naz Hanım'da pekala hatta daha fazla biçimde dönüşür gerçi o aynaya konuşmaz direkt Tarık'a konuşur :))) ya da elindeki o çanı çalmaya devam eder o rahatlar bizim ise içimiz şişer :))))
pas.si.on79
17-05-07, 10:15
Ablacığım yorumun hepsini katılıyorum.Eminim birçok arkadaşımızda böyle düşünüyordur.Ama Naz ın bu tutumu yapması için Tarıktan bir darbe alması gerekirdi.YAni Tarıkı ve Tarıkla ilişkisine böyle ön yargılı davranıp, 43 bölümdür olanları silmemesi gerekirdi diye düşünüyorum.
Derdi sevildiğini hissetmek.TArıkta bunu vermiyor demişsin ama yanında durması gitmemesi,bir şoför katlanır mı onun yaptıklarına..rahatsız eden konuları tekrarlamaya gerek yok sanırım.
Sonra en son sizinle buluşan ben olmak isterdim dedi..
Tarık a o fırsatı vermiyor..
Tarıkın ona sevgisini , onu sinir ederek, aşağılayarak,kıskandırarak, beklemesine gerek yok ki... Zaten O hep yanında.. Zaten gösteriyor.
Yalnız şu olabilir..Tarık beni gerçekten seviyor mu ? Bana tahammül edebiliyor mu?
Bir de NAz Tarıkı hep kıskandı..Köftecideki sahnede...Naz ı bu halinden düzeltmenin en iyi yolu başkası olduğunu Tarıkta düşündü sanırım.Sanki orda öyle bir bakış vardı ...Ama işte yine işler karışıyor. YAni Pınar olayına dönmekte var.. Karşısındaki aşık oluyor bu seferde... ONlara da haksızlık oluyor.
Ama en iyisi Tarıkın uzaklaşması....Çünkü Tarık başka kızla olmasa da Naz bunu kesinlikle öyle düşünür. O zaman Naz Tarıkı kaybetmemek için bir mücadeleye giriyor, ki artık bunları görelim.
Naz ın bu durumdan bir an önce kurtulması umuduyla....
Gunaydin arkadaslar, ben kendime soz vermistim bir daha bolumle ilgili yorum yapamicam ama dayanamadim:)
Keyifle izledigim bir bolumdu. Ozellikle Barıs'ın ayna karsısındaki sahnelerde gosterdigi performans muhtesemdi:good: :img-ok: ,resmen ikilemde kaldı ve begenerek izledim hele o sırıtmalarına bayıldım:img-hyste
Bulent Kayabas icin kelimeler yetersiz,Bulent Bey harikasiniz:good:
ama Tekelioglu ailesi elden gidiyor.....en acilinden bir kampanya baslamak lazim:)onlara sahip cikalim, ailecek cildirdilar :img-hyste sadece Filiz biraz akilli kaldi, ama boyle giderse sonuc iyi olmayacak:)
Ayrıca Tarik'ın gun batımında deniz kenarındaki sahnelerine de begendim goruntu olarak cok guzel sahnelerdi, en kisa zamanda resimlerine gormek istiyorum:img-yes:
Simdi geldik Naz konusunda....ben susmayi tercih ederim:img-yes: ama universiteye okuyan bir kiz bu kadar da cahil olamaz, Hulusi orada her gun kan veriyor diyor, bide 3 litre kan verdi( ama cok guldum:img-hyste ) Naz orda inaniyor ve mol mol bakiyor, pess yani!!!
muratdemir
17-05-07, 10:16
Bence de çok güzel değinmişsiniz.. Senaryoda o kadar ince detaylar, psikolojik tahliller var ki bazı izleyiciler bunları göremiyor maalesef.. :img-yes: Herşey çok zekice kurgulanmış. Ben tekrar izleyip kaçırdığım anları yakalamak istiyorum.
Naz da artık gerçekten sevildiğini hissetmek istiyor. Bunu da ona bir tek şoför Tarık vermedi. :img-wink: Bir tek güzel söz kullanmadı çünkü, oysa Tarık Tekelioğlu ne kadar kibar, içten se samimi yaklaştı ona :img-yes:
Nazın eski alıştığımız haline dönüşmesi için ortaya yeni bir bayan karakterin çıkmasına ben de katılıyorum. Bu kesinlikle gerekli artık. Çünkü Tarık'ın hiçböyle bir ilişkisi olmadı. Naz da Tarık'ı kıskanmalı. O zaman sevgisinden emin olacaktır.
Diziye yeni bir bayan karakterin girmesini şu şekilde olacaksa isterim...Tarık'ın da aynı Naz gibi kafası karışacaksa o da Naz gibi yatakta kıvrana kıvrana o kişiyi düşünürek dönecekse sürekli o kızı Naz'a övecekse ve en önemlisi Naz'ın kendisini deli gibi kıskandığını anlasa bile bu duruma karşı bir süre kayıtsız kalacaksa..bu şartlar sağlanacaksa diziye yeni bir bayan karakter girmesini isterim..çünkü bugüne kadar giren bayan karakterlerin hiçbirine Tarık ilgi duymadı,hep o kızlar Tarık'a ilgi duydu ama mesela Naz'ın Burak olayında pekala aklı feci biçimde karışmıştı ve işte en son Tarık Tekelioğlu olayı öldürücü darbe oldu...kız adama öylesine hayran oldu ki öylesine aklı karıştı ki onu örnek olarak tavırlarını bile değiştirdi[yemek yaptı falan ama ben genede valla o yemeği yemezdim ne me lazım :)))]...demem o ki nasıl Naz başka birisine gerçekten bu denli ilgi duyup kafası karışıyorsa aynı durum Tarık içinde olmalı başka bir kız da Tarık'ın aklını feci bir biçimde karıştırmalı ki yani birisi Tarık'a değil de Tarık birisine gerçekten ilgi duymalı..ben gene sıradan bir kıskançlık öyküsü istemiyorum Tarık için..aynı Naz'ınki gibi akıl karıştırıcı birşey olsun Tarık'ınki de...işte o zaman tüm sorunlar çözülür itiraf da herşey de olur
pas.si.on79
17-05-07, 10:44
Tezay kesinlikle katılıyorum sana..
Zaten Naz ın bu iki aşka düşmesinden (herkese aşık olmaya başladı) Naz da ki bu belirsizlik karşısında bir uzaklaşma,soğuma olması lazım.. Hava da sıcak ama :img-hyste
Dolayısıyla bu kafa karışmayı bir de Tarık yaşasın.. Ama Tabi Nazın inanılmaz mücadelesi gerekiyor..HOş özenli duygusal sahneler gerekli..Naz ın gerçekten Şoför Tarıkın peşinden koşması.. NAzın da acı çekmesi gerekli ki ..Biz Nazın Şoför Tarıka aşık olduğuna inanalım.Yoksa her an başkasına aşık olan bir kız olduğu müddetçe Tarık ı haketmiyor..
Aslında 44 bölümden sonra hala bu şekilde olsun istemezdim ama Naz karakteri bu bu şekilde yönlendiriyor.
schmetterling
17-05-07, 10:47
dünkü bölüm için Barış Akarsu'yu delilerce alkışlıyorum:happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064
diyorlar ki bazen gözlerinde
deliler doluşmuş bakıyor birer birer...
delilerden sen anlarsın, konuş onlarla
nasıl muhtacım buna
diyorsun ki bazen geceler boyu
sayıklarmışım olanları birer birer
düşlerden sen anlarsın konuş onlarla
nasıl muhtacım buna
bir gece ansızın gel yine
elinde mor çiçeklerle
tazelikle gel yine
binbir güzel hikayeyle....
Tezay kesinlikle katılıyorum sana..
Zaten Naz ın bu iki aşka düşmesinden (herkese aşık olmaya başladı) Naz da ki bu belirsizlik karşısında bir uzaklaşma,soğuma olması lazım.. Hava da sıcak ama :img-hyste
Dolayısıyla bu kafa karışmayı bir de Tarık yaşasın.. Ama Tabi Nazın inanılmaz mücadelesi gerekiyor..HOş özenli duygusal sahneler gerekli..Naz ın gerçekten Şoför Tarıkın peşinden koşması.. NAzın da acı çekmesi gerekli ki ..Biz Nazın Şoför Tarıka aşık olduğuna inanalım.Yoksa her an başkasına aşık olan bir kız olduğu müddetçe Tarık ı haketmiyor..
Aslında 44 bölümden sonra hala bu şekilde olsun istemezdim ama Naz karakteri bu bu şekilde yönlendiriyor.
Valla Gamze gidişat bunu gösteriyor bu nedenle senaristlerimizin bir şekilde bunun için önlem almaları gerekir yoksa korkarım bu Naz sokakta her gördüğüne aşık olan birisi haline gelecek bu gidişle...valla Naz kızımız diziye kim girse aşık olur gibi oldu en azından ilgi duyduğu hep aşikardı tamam kıskandırmak için yapıyordu bazen ama bazen de çok yüksek dozaj oluyordu bu,bir türlü dengeyi tutturamadı..hele bu sefer düşün hiç görmediği bir adama ilgi duydu yani =))))) sadece Tarık Tekelioğlu'nun sahip olduğu meziyetler(daha doğrusu Hulusi'nin yalanları) bile aklını karıştırmasına yetti...:img-yes:
Bengiciğim, tespitlerine bir şey diyemiyeceğim ama şu var bu diziyi çok dikkatle izleyen ve hatta daha profesyonelce bakışla didikleyen bir kişi olduğun için bu tespitlerin için çok uzun uzun düşünmüş ve bir sonuca varmışsın, senin gibi bu diziyi izleyen kaç kişi var ki bu sonuçlara varsın, herkes nazın beynini okuyamaz ki :) bu ne kadar saçma,doğru olanın bu sebeplerin bir şekilde bir yerlerde dizide açığa çıkması değil mi,ki nazın hallerine hak verilsin. yoksa son anda yapılacak olan açıklamalarla naz ın anlaşılmasının bu diziye bir yarar getirmeyeceği ortadadır, o son ana kadar sıkılan sıkılır, seyirci diziden kopar, dizinin devamlığı ve seyri için bazı şeyler seyir sürecinde seyirci ile paylaşılmalıdır diye düşünüyorum,ayrıca son anda yapılan açıklamalar her zaman bir zorlama taşımakta ve o yüzden de anlam yönünden de yeterli olmamaktadır bu da bir gerçek, yoksa tespitlerine bir diyeceğim yok ama dizide taktiksel senorya hataları ve zamanlama yanlışlıkları var bu da diziye çok yara verdiriyor.
Bu arada keşke 3. kişilerden bize bay getirmeslerdi de senin dediğin gibi 3. bir bayanı heyecanla karşılayabilseydim.Ama tek çare de bu aşk için bu gözüküyor :) Naz' ın kafasına bir şeylerin dank etmesi için bu şart :)
merhaba arkadaslar,
Dün ilk defa Nazı izlerken "yeter artık" diye bağırmak geldi içimden ! Naz iyice dengesiz, saftorik böyle ne istediğini bilmeyen, dahası şımarığın önde gideni bir tip oldu. Özellikle o dün "mesai saatlerinde Naz hanım, mesai bitti Naz diyeceksin, saat dokuz üniforma giyin, yok şu saat oldu giyinme, derdimi dinle, yorum yapma - yok yok yorum yap, zil çaldım gel, yok olmadı git" ne bu yaa! Valla değil böyle bir tipe aşık olmak bunun yanında bile çalışılmaz.Acayip itici olmuştu dün, sadece dün de değil son iki bölümdür bu halde.Ayrıca bazı arkadaşların dediklerine de katılıyorum.Naz ne çabuk sildi o kadar yaşananları.Ben mi yanlış hatırlıyorum yoksa bu ikisi sevgiler gününde dans etmedileri mi? dağ evinde öpüştüler hadi o kazaydı felan da göl evinde de öpüşmediler mi? sandalla gezmediler mi ! eee şimdi Naz Hulusinin iki lafı ile Tarık Tekellioğluna aşık oldu.Ondan once de Belginin lafları ile kendini popçuya aşık sanmaya başlamıştı.Allahtan bir tek Merti reddetti yani ama biri çıkıp "aaa sen Merte aşıksın sanırım" dese "acaba mı?" diye düşünürdü . o noktaya geldi Naz karakteri !
Eskiden Nazın sempatik bir tarafı vardı. iyi laf yetiştirirdi, espiri yapardı.Şimdi tuhaf bir tip oldu çıktı ! Tarığı sevip sevmediği belli değil.
Bilmiyorum belki ben fazla tepki gösteriyorum ama Naz gerçekten çekilmez mi patron ve dengesiz bir aşık (tabi aşıksa)
Naz hayranlarını kızdırdysam üzgünüm ama sadece düşündüklerimi yazmak istedim.Ben baştan beri en çok diizde Nazı tutardım, insan çok sevdigine daha çok kızarmış.benimki de öyle birşey herhalde ama umarım Naz bu şekilde devam etmez.:mad72:
Hoşcakalın bye
Arkadaşlar bütün yorumlarınızı okudum barış gerçekten 40 yılık oyuncu gibi oynamış ben hayran kaldım bir rol bukadarmı güzel oynanır gerçekten hala inanamıyorum bukadar mükemel bir oyun çıkardığına tebrikler barışa şimdi dizimize gelelim komedi ağırılıklı bir bölümdü naz düşünerek bulacak bence her gün bir kişini kan veremiyeceğini bence 45bölümde bu olacak eh bodruma birşey kalmadı bence 46 bölümde bodrum olacak iki ailede herkes çıldırdı ya tatil iyi gelecek bence bodrum yolu gözükecek artık belgin tarık rahat bırakmalı bence hacer bence belgine gerçekleri göstermeli belgine diye bilir sen böyle yaparsan oğlunu kaybedeceksin ya delirteceksin yada kaçıp gidecek diyebilir ve hulusiyle tarık barışmalı artık yani tarık babasından artık kaçmamlı bence benim anlamadığım 44 bölüm herşey ortada nasıl 52 bölümde bitecek deniyor bu dizi nasıl bağlanacak gerçekten çok merak ediyorum acaba acaba uzayacakmı bu dizi ah bir uğur kedi gelsede biraz bizleri aydınlatsa yine kayıp uğur kedi şimdilik aklıma gelenler bunlar.
bişey sürekli aynı şekilde tekrarlarsa insanlarda oluşturacağı şey
önce durgunluk, sonra bıkkınlık ve en sonunda kızgılıktır.
Yani bütün ekibi öncelikle senaristleri ve yönetmeni tabiki ayakta alkışlıyorum:happy0064 :happy0064 helal olsun ince espiri nasıl yaptırılır,
komedi nasıl sınıf atlatılır bir kez daha gösterdiler ben dayanamayıp yine alkışlamak istiyorum :happy0064 :happy0064 " dikkat et ısırmasın " yani nerden gelir aklınıza böyle zekice espiriler anlamam ki ,
"bütün ekibi alkışlıyorum" dedim ama yanlış söyledim.
bu ekibe oyuncuları katmak haksızlık olur. Ne o öyle o kadar güzel seneryo ya
öyle oyunculukmu olur! hele yılların oyuncusu Bülent Kayabaş'a ne demeli,
cık cık sen ki sahnenin tozunu yutmuş adamsın böyle bir oyunculuk yaparak
niye senaristleri ve yönetmenini zordurumlarda bırakıyorsun.
hadi Bülent bey yılların oyuncusu, ya daha dünkü çocuk sayılacak,
Barış Akarsu'ya ne demeli aynanın karşısına geçip tek kişilik oyun sergiler gibi
döktürmekde ne oluyo olmazki ,böylede oynanmazki.
Azcık senaristlere yönetmene yardımcı olsanız, nihayetinde onlarda ekmek paralarının peşindeler. yani sırff sizin yüzünüzden az daha sey-ret-me-ye-cek-tim............!!!!:img-hyste
yine eleştirmek için son derece müsait bir olsa da en sonunda senaristler espri döngüsünü tarık-naz perspektifinden çıkartarak daha yaratıcı hale getirdiler.uzun zamandır göremediğimiz ve dizinin komedi bölümünün can çekişme sebebiydi bu durum bana göre.tamamen bu konsepte dönülse dizi yeniden komedi olarak alıştığımız halini alabilir.
bölümün yıldızı şüphesiz bülent kayabaş dı.yıllanmış şarap gibi,bu kadar muazzam bir oyunculuk uzun zamandır görmemiştim.hakikaten çok etkilendim.ama maalesef bülent kayabaş sahneleri dışında çok da doyurucu sahneler barındırmıyordu dizi son bir kaç bölümdür olduğu gibi.daha önce naz için yazdığım multiple personality disorder olayını biraz abartmış senarist arkadaşlar ki tarık da da aynı vakayı gördük.zaten bu zamana kadar naz la aynı havayı soluyup normal kalması anormal olurdu.
belki ilk defa belgin i anladım bu bölümde.meğer kadıncağız ne kadar da haklıymış.naz ın yanında kala kala oğluşu cidden kafayı yedi.bu durumdan da uzun süre kurtulacağa benzemiyor.bundan sonra en büyük destekçinim valla belgin teyze kurtaralım tarık abimizi tüm nazlardan.
şu zamandan sonra zorlama olduğu kabak gibi ortada duran mevcut senaryolarla bu işin sağlıklı olarak devam etmesi zor gibi.öyle kurgular oluyorki ilkokul öğrencilerine hitap edecek cinsten.nedim francala olayı buna güzel bir örnek.hulusi nin söyleyeceği yalan tek taş gibi parlıyordu,netekim söyledi de.tabi ki ailemizin safı sadri de bunu yedi.yahu bu adam avukat be.bu kafayla nasıl mesleğini icra edebilir bre senaristler.hiç düşünmüyor musunuz bunları.
naz a akıl sır erdirmek zor,okay bunu anladık da tarık neden bu kadar pasifize ediliyor.adam hayatında kimsenin kolay kolay yaşayamayacağı bir çok olay yaşamış,en güzel kızlarla birlikte olmuş,ailesini hatta mafya yı karşısına almış,dik durmuş,adam gibi durmuş yani hep.neden adamlığı ile oynuyorsunuz?tamam sırılsıklam aşık olabilir ama kerem bile aslı ya bu kadar katlanmaz be kardeşim.hele ki karşı tarafın duyguları hiçbir zaman kesinlik kazanmayıp,sürekli değişkenlik gösteriyorken.aşk demek bu mudur?durmadan mevzuya duhul eylediğiniz aşka aşık olmak demek bu mudur?nerde kaldı aşkın kutsallığı yahu.bir kere 45 bölümdür duygularından emin olamayan bir karakter dizinin temelini oluşturuyorsa siz bunu kimseye aşk masalı diye yutturamazsınız bilin.çok değil yahu biraz indulge.
madem romantizmden geçtiniz bari bütün karakterlerin tarık-naz üzerinden temellenmesini biraz engellemeye gayret edin.espriler daha özgün olmaz mı?dün gece yayımlanan bölümde hulusi kırdı geçirdi.çok orjinal,pek şukelaydı.tamamen tarık kovalamacasını bıraksa(ya da minimize etse) da kendisi olsa,direkt kendisi üzerinden espri türetilse çok daha yaratıcı replikler türetilebilir.sadri için de geçerli bu durum.
izleyicinin genel korkusu bunlar tam kavuşacak zırt diye dize bitecek bunu da mı anlayamadınız.sevgili iken birbirlerine karşı tutumlarını görmek istiyor bunca insan.ondan sonra sofia mı gelir,vito amcası mı gelir,hulusi tarığı kulağından duvara mı çiviler çok da önemli değil.hatta daha elle tutulur,daha komik,daha romantik olur, daha ironik bile olabilir herşey.elde kaldı 8 yahu.
dave lindelhoff bile forum forum gezip izleyicisi ile görüş alışverişinde bulunuyor,gidişat hakkında yorumları anında cevaplıyor.daha mı meşgulsünüz,daha mı zenginsiniz?hangisi bilmem ama daha umursamazsınız onu biliyorum.
mümkünse bodrum da dahi tarık a asılan hatunlar ve naz ın kişilik bozukluklarını işleyin,sevgili olmayan iki insanın birbirini kıskandırmak için giriştikleri sığ yarışları sergileyin.sergileyin ki sığlıkta bir marka mısınız,mutfakta arzum robot musunuz algıma katalizör bir şeyler bulunsun.
eğer Tarık için diziye kız girecekse her şeyiyle dört dörtlük kız olmalı.
Tarık bu kıza gerçekten ilgi duymalı,hatta kızla ilişkisinde ciddi düşünmeli.
Naz'ın canı öyle yanmaliki yaptığı hataları tek tek anlamalı.Tarık'ın
kıymetini bilmeli.yoksa birleşselerde yapmacık durur,eski tat vermezler.
Anı yaşamak; çoğumuz hayatımız boyunca geleceği düşünerek yaşarız. sanki gelecek şu andan ya da geçmişimizden bağımsızmış gibi... bir gün bakarız ki o hayatımız boyunca beklediğimiz an, o an yaşanmış ve biz fark etmemişiz bile.. hayatımız boyunca beklediğimiz o büyük aşkı beklerken, kusursuzu özlerken, gözlerine baktığımız kayıp gitmiş elimizden..
örnekler çoğaltılabilir aslında:
kusursuz anneyi oynamakla ya da kariyerimizle o kadar çok meşgul oluruz ki; en değerli varlığım dedidiğiniz çocuğunuzun en güzel anlarını kaçırıveririz; ilk adım,ik sözcük... vb
biliyorum çoğunuz iyi de ne lakası var bunun diziyle diyeceksiniz, belki de yok... bana düşündürdükleriyle alakası var desek....
NAZ, anı yaşamaktan öylesine uzak, kusursuz aşkı beklemekle o kadar meşgul ki; hayal olan gerçek olanın yerini alıveriyor kolayca.. çoğumuz Tarık'ın ezikliğinden. çaresizliğinden dem vurduk şimdiye kadar; ya Naz...
bu kelimeyi kullanmaktan hoşlanmıyorum ama yine de kullanacağım ; bu bölümde öylesine acıdım ki Naz'a... O ne yalnızlıktı öyle... eskiden olsa Naz yine bir cinlik peşinde derdim ama şimdi, yok bu defa kırılmaktan o kadar çok korkuyor ki; kendine hayali bir aşk yaratıyor ya sonra.... ya tutunduğu son hayali dal parçası da koparsa; şoför Tarık'ın kollarına mı düşer yoksa onun bıraktığı boşluğa mı? siz ne dersiniz?
bir insanı parçalara ayırarak sevemezsiniz. bu kişi kendiniz bile olsanız... şimdiki beni seviyorum peki ya eski ben? seni bugünkü sen yapan o değil mi sanki? Tarık Tekelioğlu'nu inkar etmek çocukluğunu, anılarını da inkar etmek değil mi aslında? ( aramızada kalsın ben çok severim iç sesimi, duyunca şımarıyo)
delilik:;delilik ne ki; bir inkar, kaçış ya da kabullenme ...
biz ahali olarak deliyiz... iyi de nasıl karar verdik buna ;
populer kültürün bir parçası olduğunu bildiğimiz, iki senaristin kaleminden çıkanların anlatıldığı bir dizi hakkında saatlerce yorum yapabiliyoruz, gerçek olmadığını biliyoruz da...
hiç tanımadığımız , yüzlerini görmediğimiz insanlarla garip bir bağ oluşturuyoruz, dizinini gidişatı ruh halimizi etkilemeye başlıyor, zamanımızı yüzünü hiç görmediğimiz insanların yorumlarını okumakla geçiriyoruz bu da yetmiyor, cevaplar yazıyoruz. sonra da bu yaptığımıza kendi içimizde mantıklı bir açıklama bulmaya çalışıyoruz. bulamayınca da kolayı seçiyoruz; diz deliyiz de ondan diyoruz
şimdi hatırladım da;
Üniversitede dağcılık kulubüne katılmıştım, annem'' deli bunlar, aklı başında insan dağ tepelerinde gezip, canını tehlikeye atar mı?'' demişti. şimdi düşünüyorum da delilik ne ki?
aslında meftunu olduğumuz dizinin karakterlerinden pek farkımız yok ; ne de olsa biz de burda olmamızın sebebini delilikle açıklamayı seçiyoruz; burda olmayı seviyorum demek yerine....
NoT: Bir gün de yazmaya başlarken akılmdakilerle, yazdıklarım aynı olsa olmaz sanki...:img-blush Okuyunca fark ediyorum ancak. şimdi bu yazıyı göndersem mi , göndermesem mi? eğer gönderirisem ve okursanız, kusurları deliliğime bağlarsınnız olur biter:img-wink: :img-hyste
not 2: oyunculuk performansları için; ayakta :happy0064 :happy0064
eğer Tarık için diziye kız girecekse her şeyiyle dört dörtlük kız olmalı.
Tarık bu kıza gerçekten ilgi duymalı,hatta kızla ilişkisinde ciddi düşünmeli.
Naz'ın canı öyle yanmaliki yaptığı hataları tek tek anlamalı.Tarık'ın
kıymetini bilmeli.yoksa birleşselerde yapmacık durur,eski tat vermezler.
kesinlikle:img-yes:
hatta dört dörtlük kız olarak keşke diziye konuk oyuncu Naz Elmas gelse veya Gülpare dizisinde oynayan kız gelse şimdi adını hatırlayamadım ama o da güzeldi neyse yani gerçekten Naz'a iyi bir rakip gelmeli. Nazın başa çıkması zor biri olmalı ki Naz da elindekinin kıymetini bilsin, Italyanla bile savaşmadı ya resmen elleri ile teslim etti kıza aşkını.Tabi son dakika golu olarak ucagı kaçırmasını sağladı ama e artık o kadarını da yapmasa dizi bitecekti.
schmetterling
17-05-07, 12:19
Yeni bir gün, Tarık artık Naz’ı kaybetmeyi göze alamamaktadır…
Tarık: 9’a beş var.. 5 dakika geçmek bilmez şimdi…
Naz odasında çello çalmakta, Tarık ise müştemilatta mesaisinin bitme saatini beklemektedir..
Naz: ben ne yapacağım, Sezen Aksu’nun dediği gibi “aklım başka, duygularım başka yerde”… Çelloyu bırakır, pencereye yönelir, müştemilata bakar…
Müştemilatta…
Tarık: saat 9, bir “Naz Hanım ve şoförü” adlı parodinin daha sonuna geldik, yapımda ve yayında emeği geçen herkes adına iyi geceler , mutlu sivillikler…
Üniformasını çıkarır, özenle dolaba yerleştirir ve müştemilattan çıkar. Yavaş yavaş eve girer, salonda Netice hanım sessizce oturmaktadır… Tarık’ı yanına çağırır:
Netice hala: Gel bakalım karayip korsanım benim… nereye böyle?
Tarık: Naz hanımla konuşmam lazım halacığım
Netice hala: Aaa öyleyse tutmayayım ben seni, malum vakit nakittir..
Tarık: Bana şans dileyin
Netice hala: Ben senin tarafındayım canım benim
Tarık: Teşekkür ederim
Tarık, Netice halanın elini öper ve yukarı çıkar, çello sesi kesilmiştir…
Tarık kapıyı çalar ve içinden “ne olacaksa olsun” der… içerden ses gelmez…
Bir daha çalar Tarık kapıyı ve yine ses gelmez içerden… Tarık dayanamaz ve aralar kapıyı, ışıklar sönüktür fakat Naz’ın yatağı boştur… Tarık’ın içini büyük bir korku aynı zamanda hüzün kaplar… o an bir ses duyar: “Tarık?”
Naz balkona çıkmış, en estetik pozu vermiş olduğu yerde oturmaktadır… Tarık onu görünce derin bir nefes alır ve yanına gelir..
Tarık: hayırdır Naz hanım
Naz: 9’u yeni geçti saat, Naz diyebilirsin
Tarık: sizin de kafanız karışmıyor mu bi Naz bi Naz hanım…
Naz: aslına bakarsan benim kafam şu aralar o kadar çok şeye karışıyor ki, bu onun yanında hiç kalır.. hiç sevmediğim hatta nefret ettiğim bir adamın neredeyse melek olduğunu öğreniyorum… çok sevdiğim bir adamsa benim yüzümden her gün şekilden şekle giriyor
Tarık: çok sevdiğim adam derken?
Naz: çok sevdiğim işte, duyduğun gibi… ve kendi kendime soruyorum neden böyle yaptığımı.. anlayamıyorum.. içimden gelen bir his bu sanki… intikam hırsı ama neden ve kimden bu intikam?
Tarık: kafan çok karışmış.. belki biraz paylaşsan bunları biriyle rahatlarsın..
Naz: paylaştım, o çok sevdiğim adamla paylaştım, o an rahatladım sandım, ama sanırım onu üzdüm.. ne yapacağım ben..
Tarık: kafanın bu kadar karışmış olmasının nedeni iki kişi arasında kalmış olman mı peki?
Naz: işin garip yanı da o ya…. Bence iki ayrı kişi değiller, birbirlerini tamamlıyor gibiler.. hani biri diğerinin yapmadığı veya yapamadığı şeyleri yapıyor gibi, birbirlerinden farklı insanlar olmasına rağmen aslında aynı kişilermiş gibi.. çünkü biliyorum çok sevdiğim adam da elindeki imkanlarla bir okula yardım etmişti, nefret ettiğim de okullar yaptırıyormuş..ikisi de saygılı, gururlu, ve ben artık dayanamıyorum Tarık… beni gören biri “bu kız aşık” der, ama ben ad koyamıyorum kendime… neyim ben? Kime aşığım ya da..
Tarık: yardım etmemi ister misin?
Naz: kesinlikle
Tarık: gözlerini kapadığında aklına hayatında yaşadığın hangi sahne geliyor?
Naz gözlerini kapatır, Tarık’la yaşadığı ikinci öpüşme gelir aklına…
Tarık: peki ya en çok sinirlendiğin an?
Naz, Melisa’yla Tarık’ı otel odasında basmasını hatırlar..
Tarık: peki en huzurlu uykun?
Naz sandalın üstünde Tarık’ın omzunda uyuyuşunu hatırlar
Tarık: peki en büyük korkun
Naz, Tarık gitti sanıp yastıklara sarılıp ağlayışını hatırlar…
Tarık: peki duyduğun en güzel ve en özel kelime
Naz : Nazoşist …
Der ve dediği an bunu sesli düşündüğünü fark eder ve utanır… Tarık “ sanırım artık anladın” der “ne zaman dertlerini paylaşmak istersen müştemilattayım, tabii ki yarın sabaha kadar, istifa ediyorum Naz, yarın eşyalarımı toplayacağım”
Naz tam da artık emin olmuşken sevdiğinden Tarık’ın sözlerini duyunca afalar.. “Nasıl yani?”
Tarık: hep ulaşamadığını ister ya gönül, ben sevdiğim için hep çok ulaşılır oldum galiba, bu yüzden karıştı aklı… ben bunu istemiyorum.. ulaşılmazlıksa eğer çekici olan artık ben de uzaktayım..
Naz ağlamaya başlamıştır, Tarık ayağa kalkar ve tam gidecekken Naz elinden tutar.. “Gitme” der.. Tarık kararlı görünmektedir..
Naz: Sorduğun tüm sorularda aklıma seninle ilgili şeyler geldi, her halin, her tavrın, ve hala bana tahammül edebilmen, yaptığım bunca şeyden sonra.. o çok sevdiğim adam giderse ne yaparım ben? Kim bana şarkılar söyler, kim teselli eder, kim savunur, kim öper,koklar, kim bir gözyaşıma dahi kıyamaz.. gitme…
Tarık etkilenir ve ayağa kalkan Naz’ın yanaklarına dokunur… Naz da ona bakar bütün aşkıyla…Ve dudaklar buluşur bir anda… Aşklarıyla kendilerinden geçen Naz ve Tarık bütün gece o balkonda birbirleriyle ilgili duygularını anlatmakla başlarlar bu aşka, ne bankacı Tarık’ın önemi kalmıştır artık, ne gece ayazının, ne de o zamana kadar çekilen acıların…
not: buraya bu kadar uzun yazı eklediğim için özür dilerim, flower'ın serisini bozmak istemedim.
pas.si.on79
17-05-07, 12:21
ben Naz ın TArık ı kıskandırmak ya da Tarık ın patlamasını beklediğini sanmıyorum. Tam tersi Tarıktan uzaklaşmak,O'na ait olan duygularını bitirmek istemiş olabilir..
1-Bir önceki bölümde Naz Tarıktan niye intikam almak istediğini bile bilmediğini Onu arayıp artık bu durumu bitireceğini söyledi..
Tarık da patlaması oldu..Ki istediğimiz bu değil miydi..ARtık kabul etmediğini istemediğini söylesin.Yani bu duruma son verip,sevgi sözcüklerini tetikleyici sözlerdi bunlar...
Ama Naz yine bildiğini okudu.. Aynen devam etti..
2- 44.bölümde Naz nasıl göründüğünü çok sordu.. Bunlardan bir tanesi de arabada geçmişti.. Tarıkta şoför tarık mı T.Tekelioğlu olarak .... gibi birşeyler söylemişti.Sonra Şoför TArık olarak da güzel görünüyorsunuz dedi..
Naz da orda baktı..Eğer Tarıktan birşey bir tepki bekleseydi..Sözlerine devam etmesini isterdi.Bu kadar mı diye sorardı.. Ama o direk şoför olduğunu hatırlattı.
şoförümün susup, kapımı açmanı bekliyorum dedi.Tarık Tekelioğlu onu kendi kapısını açarken görürmüş.
Yok gerçekten Nazın aklının başına gelmesi şart...
tarık için diziye kız mı girsin?
hahahaha
ne kadar da yaratıcı.
kaçıncı kez olsun bu?
biz de senaristlere kızıyoruz yaratıcı değiller, sürekli tekrar ediyorlar diye.
dizinin başından beri kıskançlıktan başka şey olmadan yürütemiyor zaten akıllı senaristler, yine böyle olursa mutlu olacaksınız demek ki? izleyici profili de bunu istiyor ya daha ne diyelim.
dizi zaten dibe doğru ilerliyor. bir kez daha kıskançlıkla ilerlesin diyen bir profil, hem de diziyi iyi takip ettiğini söyleyen izleyici kesiminden.
no comment.
diziye Tarık için bir kız girmesinde ne sakınca var? neticede bu dizi bir romantik-komedi dizisi.şimdilik romantik kısmı biraz unutuldu ama aslında öyle ! birbirlerini kıskanmayacaklarsa, etraflarında ikisinin de rakipleri olmazsa işin ne eğlencesi kalıyor ki! ancak birbirlerini yiyorlar ortada birşey yokken.
bir değil ,iki değil on defa da rakipler gelse diziye valla benim için bir sorun yok cunku ben en cok o bölümlerde eğleniyorum.Sanırım asıl amaç da bu, izleyiciye eğlenceli bir zaman geçirtmek. yaratıcı olacaklar diye saçmalayacaklarsa bence diziye yeni sevgili adaylarını gelmesi daha iyi.
bu arada dizinin dibe gittigini felan düşünmüyorum birkaç olumsuzluk dışında bence hiçde fena gitmiyor.sadece Nazın biraz daha aşık gibi davranması ve daha çekilebilir bir patron olmasını istiyorum o kadar.
Senaristler Naz'ı şöför Tarık'a değil de Tarık Tekelioğlu'na iyice aşık etmeye kararlılar herhalde... Sonra her şey ortaya çıkınca da... Ne olacağını biliyorsunuz... Artık Bodrum'a gitmelerini bekliyorum merakla... Belki orada durum düzelir...
Not: Dün akşam Barış gerçekten harikaydı... Kendisini ve diğer oyuncularımızı tebrik ediyorum... :img-wink:
Son iki sayfaya geldim ama, daha fazla dayanamayacağım...
Birileri bana laf atmış.... pembe gözlüklüer yok ortada diye... buralardayım ama gözümün biri mor..... hahahahaha sevinmeyin kötü eleştiren biri ile kavga etmedim... etseydim ben yine bir mor göz sahibi olurdum ama o soluğu hastanede alırdı.....
Dün akşam üstü yüzümden ufak bir operasyon geçirdim, ve sağ tarafım, sağ gözümü kapatacak kadar şişti... yarına kadar da inmeyecek miş... tabii göz altımda mor.... o yüzden bu bölüme mor gözle baktım... Yazılarınızı da o mor gözle okuyorum.... devamını da getireceğim inşallah.
Yüzümdeki dikişler yüzünden gülemedim, ama gülünecek çok sahne vardı yine... hep söylüyorum, ne görmek için baktığınızla ilintili bu.....
ZİL hala en illet olduğum olay.... o zili alıp, güzel boğazımızın serin sularına gömmesini çok bekledim Tarık'tan. Umarım o hareketi görürüz....hatta devamında da güzel anlar yaşarız...
Naz ile ilgili Jenn in yazdığı kısımlara aynen katılıyorum. O kadar kırık ki Tarık'a, intikam için neler yapabileceğinin sınırını kendi bile bilemiyor. Hatta, neden intikam almak istediğini bile kendine açıklayamıyor. İşte burada senaristlerin hatası çıkıyor ortaya. Gerçi bizim hata dediğimiz olaylar zinciri, şu anda kaç bölüm olacağını bilemediğimiz dizimizin devamı için, abartılıyor. 52 de bitecek ise son 8 bölüm, bitemeyecek ise, daha çok uzatılan bölümler izleyeceğiz.
Talebimiz çok net. Aşkları ortaya çıksın. Sonra, sorunlar devam edebilir.
Neyse, fazla yazamayacağım. Tek gözle oku tek gözle yaz, sağlam gözümü de ağrıttım. Ben düzelince gelirim..
Merka etmeyin, meydanı kara gözlüklülere bırakmayız...
Hatta bir kaç simsayah gözlük yetmeyip, gözlerinin çevresini kara kara boyayanlar var... ( bunlar da yeni türedi ) onlara hiç bırakmayız...
diziye Tarık için bir kız girmesinde ne sakınca var? neticede bu dizi bir romantik-komedi dizisi.şimdilik romantik kısmı biraz unutuldu ama aslında öyle ! birbirlerini kıskanmayacaklarsa, etraflarında ikisinin de rakipleri olmazsa işin ne eğlencesi kalıyor ki! ancak birbirlerini yiyorlar ortada birşey yokken.
bir değil ,iki değil on defa da rakipler gelse diziye valla benim için bir sorun yok cunku ben en cok o bölümlerde eğleniyorum.Sanırım asıl amaç da bu, izleyiciye eğlenceli bir zaman geçirtmek. yaratıcı olacaklar diye saçmalayacaklarsa bence diziye yeni sevgili adaylarını gelmesi daha iyi.
bu arada dizinin dibe gittigini felan düşünmüyorum birkaç olumsuzluk dışında bence hiçde fena gitmiyor.sadece Nazın biraz daha aşık gibi davranması ve daha çekilebilir bir patron olmasını istiyorum o kadar.
başından sonuna kadar yanlış önermelerle dolu bir yazı(kendi özgür algıma göre)bir kere ortada rakip olabilmesi,kıskançlıklar yaşanabilmesi için 1 adet sevgili çifte ihtiyacımız var.ha elimizde yok mu?elbette var;ümit ve filiz.bu diziye katılmasını istediğiniz karakter ancak ümit-filiz ikilisi için efektif olabilir.tarık-naz sevgili olmadığı gibi son bölümde gördüğümüz gibi naz en ufak bir olayda tarığı paçavra gibi bir köşeye fırlatma hakkını kendinde görüyor.demek ki sevgi gibi bir durum mevcudiyeti söz konusu değil.hani ilk olsa amenna ama bu ikinci oluyor.hadi burak somuttu,elle tutulabiliyordu,peki ya tarık tekelioğlu?aşık insan hiç tanımadığı bir insan hakkında duyduklarından mütevellit aşkını hiçe sayıp yeni sevdalara yelken açar mı?zaten bu duygulara sahip naz eğer tarık ı başka birinden kıskanırsa işte o zaman tamamen senaristler çaresizliğe düşmüşler demektr.
ayrıca senaristlerden uzun zamandır yaratıcı sahneler bekledim mamafih bulamadım.genellikle tekrar ve dozunu aşan flashbacklerle sıkıştıkları sahneleri kotarmaya çalışıyorlar.yaratıcı olmaya çalışırken yapılabilecek olası saçmalıklar bence çok da gidişat etkileyici olmaz şu zamandan sonra.zaten her bölüm zibilyon tanesini gözümüze sokuyorlar.
Barışı dün akşamki rolündeki başarısından dolayı kutluyorum .Gerçekten profosyonel gibi oynadı.
Bengi analizlerin herzamanki gibi çok çok güzel ve derin.Keşke herkes böyle izlese,senaristler de dahil.:img-yes: Birçok insan bir dizinin başarısını rating sıralamalarıyla ölçüyor yani sıradan izleyici için bu dizi büyük ihtimalle başarısızdır şu andaki yeri için.Çünkü insanlar derinlemesine düşünmüyor.Oysa ince hesaplar vardır bu işlerin içinde sen de zaman zaman yazarsın.Naz karakterini ben de senin dediğin gibi yazdıklarını düşünmek isterdim ama sanırım Tezayın dediği gibi uzatmak arzusu yüzünden bu hale geldi o karakter...neyse..umarım Bodrumda bu telafı edilir de çanlar mesailer şapkalar vs biter.Bu arada;tekrar Barışı kutlarım performansı için..bedend ili üzerine biraz daha emek verip oyunculuk konusunda eğitim alırsa neler yapabileceğinin umarım kendisi de farkındadır.Vee yılların oyuncusu Bülent kayabaşı da o delirdiği sahnelerdeki oyunu için kutlarım.Tecrübe böyle birşey işte,tabii Hacer anne rolünde Tanju hanım da süperdi es geçmemem lazım.:happy0064 Eleştiriler dikkate alındığında o özlediğimiz bölümlerin gelmemesi için hiçbir neden yok.
Selam arkadaşlar,
44. bölümüde geride bıraktık.Son ıkı haftadan sonra bölümü begendım çok güldüm.Öncelıkle Barış Akarsu ve Bülent kayabaş'ın oyunculukalrı harıkaydı.
Burdan kooooo caman bir alkış yoluuyorum kendılerıne :happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064 .
Yorumuma gelince kesınlıkle ve kesınlıkle Naz ve Tarıg'ın bir süre ayrı kalması lazım.Yoksa bu kız anlamayacak ŞOFÖR TARIG'IN kıymetını.ayrılık kesınlıkle şart oldu.
Hadi seni ekti,okdar zaman adama kin besledın şimdı adamı aklamak için bahane arıyor.Gelmeyişinizin onemlı bır sebebı vardır dıyede mesaj atıyor.(kendı kaşındı allahın hakıı 3 tür ) 3. randevuda da ekıldı tam oldu.
Kıs da en ufak bır kızgınlık yok.(Ben olsam çoktan süründürmüştüm.)
Ay birde Oğlum luzümlu lüzumsuz gunde 2-3 litre kan verır lafını da yedın ya Naz helal olsun sana.Insan vucudunda toplam nekdar kan varkı hergun kan verıyor mubarek.oyle kan verse bıel kendı de kansızlıktan meftaa olur herhalde.(Rasıda forumumuzun doktoru olarak bız bu konuda aydınlatırsan sevınırım.)
Dıkkat ettıysenız,dürüm yerken dertleşelım ıstıyorum dedı Naz.Özelımızı anlatmalıyız yerı geldıgı zaman dedi sonrada mesela sen Sofıa gıttıgınden berı en son nezamn konuştun sofıayla dedi?tarık tam hıç konuşmadım dıyecekken.Aaa ama hep senın özelınden bahsedıyoruz dedı şimdı sıra bende demıştı.
Burdan da Naz'ın hala Tarığ'ı kısandıgı apacık ortada ama gel gör kı Tekelıoğlu mesaj atınca hemen değişiveriyor.
Ayrılık şart dıyorum ben.
Ayrıca bır tahmınım var:bence olayla şöyle gelışebılır.Malum ekip bodruma gıdıyor.Burda da Naz Tekelığluyla buluşmanın yollarını arayacak ve atbıı başka olaylarda olacak.Sonunda Tarık dayanamayıp İstabula dönecegını istafa ettiğini ve İtalya'ya gıdecegını soyleyecek.O zaman Naz'ın eteklerı tutuşacak.(Tabıı gercekten ıtalya'ya gıdılecekse böyle bır olay olur)
Not1:Qsawe çok gecmış olsun
Not2:Lütfen kısakndırmak için bır kız yada erkek gıremsın dıziye fenalık geldı.
diziye kız girmesini istemimizin sebebi Naz'ın aklının başına gelmesi içindir.
bu kız diğer giren kızlar gibi olmamalı hem seyirciyi hemde Tarık'ı çok
etkilemeli.Tarık resmen kızdan hoşlanmalı,işi evliliğe kadar götürmeli.
Naz bu durum karşısında acı çekmeli,Tarık'ın farkına varmalı.ben Tarık'ı
çok seviyorum demeli net olarak.yoksa bu kızın aşkını kendine bile itiraf
ettiği yok.bu aynı sahneler ne zamana kadar sürüp gidecek.senaristlerin
bir yerden başlangıç yapması gerekir.Tarık'ın Naz'ın yanında çalışmasını
istemiyorum.ikisi devamlı dip dibe.biraz ayrılık girsin birbirlerinin farkına
varmalılar.
başından sonuna kadar yanlış önermelerle dolu bir yazı(kendi özgür algıma göre)bir kere ortada rakip olabilmesi,kıskançlıklar yaşanabilmesi için 1 adet sevgili çifte ihtiyacımız var.ha elimizde yok mu?elbette var;ümit ve filiz.bu diziye katılmasını istediğiniz karakter ancak ümit-filiz ikilisi için efektif olabilir.tarık-naz sevgili olmadığı gibi son bölümde gördüğümüz gibi naz en ufak bir olayda tarığı paçavra gibi bir köşeye fırlatma hakkını kendinde görüyor.demek ki sevgi gibi bir durum mevcudiyeti söz konusu değil.hani ilk olsa amenna ama bu ikinci oluyor.hadi burak somuttu,elle tutulabiliyordu,peki ya tarık tekelioğlu?aşık insan hiç tanımadığı bir insan hakkında duyduklarından mütevellit aşkını hiçe sayıp yeni sevdalara yelken açar mı?zaten bu duygulara sahip naz eğer tarık ı başka birinden kıskanırsa işte o zaman tamamen senaristler çaresizliğe düşmüşler demektr.
ayrıca senaristlerden uzun zamandır yaratıcı sahneler bekledim mamafih bulamadım.genellikle tekrar ve dozunu aşan flashbacklerle sıkıştıkları sahneleri kotarmaya çalışıyorlar.yaratıcı olmaya çalışırken yapılabilecek olası saçmalıklar bence çok da gidişat etkileyici olmaz şu zamandan sonra.zaten her bölüm zibilyon tanesini gözümüze sokuyorlar.
E madem Tarık ve Naz birbirini seven bir çift değil (ki ben o hesaba izliyordum hani birbirlerin deli gibi seviyorlar da açılamıyorlar felan diye) o zaman boşa izliyoruz demektir. Birini kıskanmak için illa çıkıyor olmak gerekmez "sevmek" yeterlidir.Sevgili olamazsın ama seversin, aşık olursun.ben zaten rakipleri onun için istiyorum hani belki kıskanır da gaza gelirler, birbirlerini için ne kadar vazgeçirmez olduklarını anlarlar felan diye.Aslında daha dogrusu birbirni seven ve bir turlu bunun adını koyamayan iki kişinin yeni rakipler karşısında kıvranmalarını izlemek hoşuma gidiyor.
Ama madem Naz ve Tarık patron-çalışan ya da iki iyi dost ya da ne bileyim bacı kardesler, hicbir duygusal bagları yok o zaman haklısınız yeni adam da gelse kimse kimseyi kıskanmaz.ya da beklicez ki Tarık ve Naz birbirlerine açılsınlar sevgili olsunlar ondan sonra rakipler gelsin.Ama o zaman da rakip çıkmasının bir anlamı olmaz.Cunku zaten bir sevgili olabilseler bir daha başkaları zor ayırabilir onlar.
Yani rakipler iyidir.İlla birini kıskanmak için çift olman gerekmez.karşındakine aşıksan kıskanırsın
E madem Tarık ve Naz birbirini seven bir çift değil (ki ben o hesaba izliyordum hani birbirlerin deli gibi seviyorlar da açılamıyorlar felan diye) o zaman boşa izliyoruz demektir. Birini kıskanmak için illa çıkıyor olmak gerekmez "sevmek" yeterlidir.Sevgili olamazsın ama seversin, aşık olursun.ben zaten rakipleri onun için istiyorum hani belki kıskanır da gaza gelirler, birbirlerini için ne kadar vazgeçirmez olduklarını anlarlar felan diye.Aslında daha dogrusu birbirni seven ve bir turlu bunun adını koyamayan iki kişinin yeni rakipler karşısında kıvranmalarını izlemek hoşuma gidiyor.
Ama madem Naz ve Tarık patron-çalışan ya da iki iyi dost ya da ne bileyim bacı kardesler, hicbir duygusal bagları yok o zaman haklısınız yeni adam da gelse kimse kimseyi kıskanmaz.ya da beklicez ki Tarık ve Naz birbirlerine açılsınlar sevgili olsunlar ondan sonra rakipler gelsin.Ama o zaman da rakip çıkmasının bir anlamı olmaz.Cunku zaten bir sevgili olabilseler bir daha başkaları zor ayırabilir onlar.
Yani rakipler iyidir.İlla birini kıskanmak için çift olman gerekmez.karşındakine aşıksan kıskanırsın
ben şu an için aralarında bir sevgi olduğuna inanmıyorum.tek taraflı tarığın sevgisi var bunu algılayabilmek pek de zor değil.kendinizi önce tarığın yerine koyun,sonra naz ın yerine koyun dün geceki bölümü biraz düşünün,ortaya benim dem vurduğuma benzer bir sonuç çıkmıyor ise ben kurguyu algılayamamışım demektir,düşünce şeklimi değiştiririm o zaman.
bakın üzerinde elzem le durulması gereken hit noktası naz ile tarığın aralarında duygusal bağ olmadığı değil zaten.tarık tamamen aşık,hatta gözleri,algısı,benlik duygusu,beyni tamamen işlev göremez halde bu aşk yüzünden.ama şu anda aşkının karşılığı yok.eğer sizin baktığınız açıdan bakar da naz da ona aşık gibi bir sonuç çıkartacak olursak ileride bunların birlikteli esnasında tarık nasıl güvenecek bu kıza sorarım size?madem sevgili olmaya gerek yok,karşılıklı sevgi olduğu sürece söylenmese de aynı kapıya çıkıyor,o zaman bu kız ileri de de her gördüğüne aşık mı olacak,yada aklı mı karışacak?
kafadan yanlış gidiyor zaten,annesiz büyümüş,sevgiye aç,hayatında hiç sevgilisi olmayan bir insan yakınında tarık gibi güvenilir ve fedakar birini bulmuşken,hele de duygusal olarak açmazdayken bu fırsatı kaçırmaz,ne olursa olsun onu elde etmek için elinden geleni yapar.her gördüğü,duyduğu insana aşık olmaz.
Tüm YY sever dostlarım merhabalar.Gordugum kadarıyla forumumuzda ne yeren ne oven cok mesaj yok,pembe gozlukluler de kara gozlukluler de kayıp durumdalar.Bu benı bıraz korkuttu,demek oluyor kı eskı heyecan ve ilgi kalmamıs,tepkisizlik almıs basını gitmiş ki bu itifat da olur eleştiri de.Üzücü olansa eskiden bolumdeki detaylar eleştirilirken şimdilerde günü kimin hangi sahnelerle kurtardıgı tartısılır olmus.Hey gidi gunler hey,nerden nereye...
Herkesden alıntı yapacagım aklıma gelirdi de kendi mesajımdan alıntı yapcagım aklıma gelmezdı.Eeeee ne yapalım,birileri narkozun etkisinden hala kurtulamamıs kı algılama bıraz farklı oluyor.:)
Son iki sayfaya geldim ama, daha fazla dayanamayacağım...
Birileri bana laf atmış.... pembe gözlüklüer yok ortada diye... buralardayım ama gözümün biri mor..... hahahahaha sevinmeyin kötü eleştiren biri ile kavga etmedim... etseydim ben yine bir mor göz sahibi olurdum ama o soluğu hastanede alırdı.....
Asu'cugum,biricik dostum,öncelikle cok gecmiş olsun,umuyorum onemli bir rahatsızlık degilir,estetik ameliyat falan olmadıgından da emınım,zaten ihtiyacın yok.
Şimdi gelelim o taşı kime attıgına,eger birileri derken bu kadar mesaj arasında mesajının içinde pembe gozluk sozcuklerını kullanan tek kişi olan beni kast ettiysen o zaman cekecegin var,bilirsin...
Cani gonulden sevdigim dostum Asu'cugum,narkozu cogu ınsan kolay atlatamıyor,benım mesajımı da dikkatle inceledigimizde pembe de olsa kara da olsa tum gozluklulere lafım gıttı.Acıklama ıhtıyacı hıssedıyorum.Sebebı de acıktır kı artık bır umursamızlık basladı ve asıl bu benı uzdu.Iyı de olsa kotu de olsa heyecan kayboluyor,kemık ızleyıcı artık eleştiri ihtiyacı dahı hıssetmıyor.Belki ben numaralı gozluk kullandıgım ıcın hem pembelılerden hem de karalılardan daha net gorebılıyorum ancak ozellıkle belırtmelıyım,pembe-kara meydan savasına gerek yok,hepımızın gayesı acık ve ortak.
Asu'cugum senın gıbı bır dostum ıcın elımden gelen yardımı yapmak ısterım,emınım ıhtıyacın yoktur ama olursa hemen 3 litre kan verebilirim...
Son olarak aramızda kıran,vuran,morartan,hastahanelık eden dostumuz cok,hepsi delidir ama hicbiri ısırmaz...
(Abartı Pembeliler bu espriye alınmazlar canım,hatta ellerine de bir zil alırlar,hem calar hem oynarlar:))
Arkadaşlar iyi güzel diziye bir kız girmeli diyorsunuz tarık hoşlanmalı diyorsunuz ama sizler nazın anlıyacağını inanıyormusunuz ben kendi adıma nazı bunu itiraf etmesi çok zor görünüyor benim aklım birşey geldi bilmem nasıl olur tarık kendine hayalı bir sevgili yaratabilir onunla konuşmalı mesajlaşmalı ve sanki biriyle buluşmaya gidiyormuş gibi yapabilir tabiki filizden yardım istiyebilir filiz tarıkığı arıyabilir sevgili gibi konuşabilir işte ozaman naz çıldırabilir nasıl naz tarık tekelioğlundan tanımadan etkilendiyse tarıkta bunu yapabilir diye düşünüyorum bu benim fikrim.
berkayaras
17-05-07, 14:31
Naz'ın bu bolumku izleniminden Tarık'ın yeni bir sevgili edinmesi bile umurunda olmaz diye dusunuyorum.Senaryo nası toparlancak bılmıyorum ama dengesızlıgın bu kadarı fazla .Bundan sonra tekrar aralarının ıyı olması hiç tatmin edici olmaz benım ıcın.Bu bolumdeki nazın tavırları hiç gercekcı degıldı hatta dizilerde bile olmaz nitelikteydi
ben şu an için aralarında bir sevgi olduğuna inanmıyorum.tek taraflı tarığın sevgisi var bunu algılayabilmek pek de zor değil.kendinizi önce tarığın yerine koyun,sonra naz ın yerine koyun dün geceki bölümü biraz düşünün,ortaya benim dem vurduğuma benzer bir sonuç çıkmıyor ise ben kurguyu algılayamamışım demektir,düşünce şeklimi değiştiririm o zaman.
bakın üzerinde elzem le durulması gereken hit noktası naz ile tarığın aralarında duygusal bağ olmadığı değil zaten.tarık tamamen aşık,hatta gözleri,algısı,benlik duygusu,beyni tamamen işlev göremez halde bu aşk yüzünden.ama şu anda aşkının karşılığı yok.eğer sizin baktığınız açıdan bakar da naz da ona aşık gibi bir sonuç çıkartacak olursak ileride bunların birlikteli esnasında tarık nasıl güvenecek bu kıza sorarım size?madem sevgili olmaya gerek yok,karşılıklı sevgi olduğu sürece söylenmese de aynı kapıya çıkıyor,o zaman bu kız ileri de de her gördüğüne aşık mı olacak,yada aklı mı karışacak?
kafadan yanlış gidiyor zaten,annesiz büyümüş,sevgiye aç,hayatında hiç sevgilisi olmayan bir insan yakınında tarık gibi güvenilir ve fedakar birini bulmuşken,hele de duygusal olarak açmazdayken bu fırsatı kaçırmaz,ne olursa olsun onu elde etmek için elinden geleni yapar.her gördüğü,duyduğu insana aşık olmaz.
ya ben zaten soylediklerine kesinlikle katılıyorum.Nazın bu durumdan çıkması gerek.sadece bence bu durumuna bir son vermesi için Tarığa olan aşkını (ben aşık olduğna inanıyorum hadi inanmak istiyorum diyeyim) anlaması gerek.Bunun için de öyle digerleri gibi değil, adam akıllı güzel, iyi ve mümkünse biraz da dişli bir rakip olsun ki en azından Tarık için mücadele etsin biraz çabalasın.Hani derler ya " insan elindekinin değerinin kaybedecegi zaman anlarmış" diye ben bu söze çok inanırım ve buna güvenerek bir rakibin ama güçlü bir rakibin Nazı sarsıp kendine getireceğine inanıyorum.herkes inanmayabilir ya da bıkmış olabilir buna da saygı duyarım
ya ben zaten soylediklerine kesinlikle katılıyorum.Nazın bu durumdan çıkması gerek.sadece bence bu durumuna bir son vermesi için Tarığa olan aşkını (ben aşık olduğna inanıyorum hadi inanmak istiyorum diyeyim) anlaması gerek.Bunun için de öyle digerleri gibi değil, adam akıllı güzel, iyi ve mümkünse biraz da dişli bir rakip olsun ki en azından Tarık için mücadele etsin biraz çabalasın.Hani derler ya " insan elindekinin değerinin kaybedecegi zaman anlarmış" diye ben bu söze çok inanırım ve buna güvenerek bir rakibin ama güçlü bir rakibin Nazı sarsıp kendine getireceğine inanıyorum.herkes inanmayabilir ya da bıkmış olabilir buna da saygı duyarım
ya sizin dediğiniz de olabilir ancak daha önce defalarca benzer sahneler yaşandığı için çekilmez oluyor artık.bence tarık adam gibi dik durup tavrını belli etmeli,gerekiyorsa vurup kapıyı gitmelidir.sanki türkiye de ki tek iş vahi özkul un şoförlüğü,tek kız da naz:)tarığın 2. lige düşen karizmasını biraz toplaması lazım senaristlerin.ya kendimi onun yerine koyuyorum,aşkımdan ölsem,parasızlıktan sefil olsam yine de çalışmam böyle bir işte.hele arkamda türkiye nin en büyük bankasının sahibi varsa.(belgin hanım)
eğer diziye bi kız girerse ve normalde kız kendiliğinden tarığa aşık olursa hemde sırılsıklam naz dayanamayıp aşkını itirafta edebilir ama tarık sonunda bi fırsat buldum nazı kıskandırıyım derse de naz, tarık halinden memnun demekki beni sevmiyomuş der ve uğraşmayı bırakabilir bu daha kötü olur.
Belkide naz bu duruma dayanamayıp itiraf etti diyelim bu seferde kız tarığın peşini bırakmaz ki nazla kavuşsunlar yani durumlar karışık gelse bi dert gelmese iki dert:icon_sorr
Slm Arkadaşlar,
Bu haftaki bölüm için yapabileceğim tek yorum Barışın inanılmaz performansıydı.Kendini geliştirdiği her karenin hakkını verdiği,üstün oyunculuk yeteneği sergilediği her sahnesi mükemmeldi.Umarım yakında bir sinema filmi teklifi gelir...
Herkese iyi günler...
ya sizin dediğiniz de olabilir ancak daha önce defalarca benzer sahneler yaşandığı için çekilmez oluyor artık.bence tarık adam gibi dik durup tavrını belli etmeli,gerekiyorsa vurup kapıyı gitmelidir.sanki türkiye de ki tek iş vahi özkul un şoförlüğü,tek kız da naz:)tarığın 2. lige düşen karizmasını biraz toplaması lazım senaristlerin.ya kendimi onun yerine koyuyorum,aşkımdan ölsem,parasızlıktan sefil olsam yine de çalışmam böyle bir işte.hele arkamda türkiye nin en büyük bankasının sahibi varsa.(belgin hanım)
:) sen de haklısın ne diyeyim ama belgin hanımın arkasında da Hulusi Tekelioğlu var, Tarığı bulduğu yerde çekecek küpeli kulaklarından havaya !
zaten İtalyan mafyası yakında kurtaracak Tarıgı bu hayattan, çekip alacak onu Türk mafyasının elinden. Tabi o zamana kadar Tarık tamamen üşütmemişse ! Böylece Naz da farkında olmadan elindeki bütün tarıkları kaçırmış olacak.
berkayaras
17-05-07, 15:06
Bir soyleşide bi korku filminden teklıf gelmıs kendısıne,kabul etmemıs heralde bılmıyorm
korku fılmınde dusunemıorum Barış'ı :D
love-angel
17-05-07, 15:27
Bu bölümü beğendim.Tarıkın ayna karşısındaki konuşmaları yaptığı hareketler mükemmeldi.Tabii Hulusinin delirişinide yabana atmamak lazım.Hacerin o anki hareketleri ya kısacası bütün ekibi kutlamak lazım bu bölüm herkes oyunculuğunu konuşturmuş...
Gelelim bölüme Tarık bu yaptıklarının farkında mı anlayamadım.Sadri de yok zaten olsada onla okadar çok konuşamıyo.Belginle konuştuğunda sanki farkında değil ne yaptığının gibi duruyodu.Ama umarım o sahil kenarında kendini toparlamıştır.Buarada Tarık naza olan hisslerinin yavaş yavaş farkına varmaya başladı.
Naza gelince bence o sadece hiç görmediği konuşmadığı biri hakkında övgü dolu konuşmalar duyduğu için,kendisine iyilik yaptığını düşündüğü için,tabii hiç karşılaşmamanın verdiği merakla karışık bi hayranlık duyuyo.EE tabi nazın bünyesi buna çok müsait.Tarıkla sahilde konuşurken önce konuyu sophia dan açıp sonra açtığı hızla kapamasıda onu kıskandığını gösterir ve hala sophia görüştüklerini sanıyo buna dayanamıyo ve kendini Tarıktan kasten uzak tutuyo bence...tabii bilemicem naz bu sadece dengesizlikten ibarette olabilir.
Huluside biraz daha sıkıştırırsa bulcak Tarığı tabii o delirmeden sonra belginin elinden kurtulabilirse...Belgininde Tarığa olan davranışına bi anlam veremedim.Çocuk oturmuş ona resmen deliliğini anlatıyo( yada kendini ifade edemiyo diyelim ) o geçmiş karşısına bağırıyo zibidi diyo,noluyo anlayan bi beri gelsin. bu dizinin garibi de sadri gelen vuruyo giden vuruyo.EE bu kadar saf olunursa o daha çok hulusi tarafından kullanılır...Ümit yine çok şekerdi.Hele o Tarığı deli sandıkları zaman çok şekerdi.vahi ve netice halada fevkaladenin fevkindeydiler.Çok hoş bi bölümdü ama artık bodrumuda aşkıda görelim istiyorum
Neden aşkın sesi çıkmıyor. Yoksa çıkıyor da duyulmuyor mu? Sessiz bir çığlık gibi insanın içinde mi patlıyor delirtircesine. Hep dönüyor kıyıdan köşesinden. Yaşamak istesekte hayat gibi o kaçıyor biz yakalayamıyoruz. Aşk bu aşk nasıl pes edelebilir ki? Pes etsen yaşamak güçleşir. Boğulursun nefes alamazsın. Tat alamazsın. Bodrumda kayıklar gömülüyor sulara. Sadece kayıklar mı? Savaş baltaları, inatlar.... Patlıyor bir fırtına gibi. Sonra duruluyor denizler... Fırtınadan sonra çıkan ılık bir rüzgar gibi ısıtıyor sevgiye aç insanları.... Yalancı Yarim 46. bölümde bodrumda yaşıyor hasretlikleri, yaşamak isteyip yaşanamayanları.... Bodrum bodrum olalı hiç aşkı yaşamadı bu güne kadar.Tıpkı Tarık ve Naz gibi....
ooo sevgili fulya hoşgeldin bu ne güzel geliş ne güzel tüyolar yüreğine sağlık sevgili filizimiz.e bodrumada böyle aşklar yakışır değilmi:)))
Ay birde Oğlum luzümlu lüzumsuz gunde 2-3 litre kan verır lafını da yedın ya Naz helal olsun sana.Insan vucudunda toplam nekdar kan varkı hergun kan verıyor mubarek.oyle kan verse bıel kendı de kansızlıktan meftaa olur herhalde.(Rasıda forumumuzun doktoru olarak bız bu konuda aydınlatırsan sevınırım.)
öncelikle söyleyeyim Burçin ,ben masumum Rebeca istedi.....:icon_whis
İnsan vücudunda toplam 5000-6000 ml kan bulunur.erkekler, en sık 2 ayda bir; kadınlar ise; en sık 3 ayda olmak şartıyla yılda toplam 4 ünite kan verebilirler. bir ünite kan yaklaşık olarak 450ml'dir. bir ünite kan yaklaşık olarak 450ml'dir. bu da toplam kan hacminin %7,5-9 'u kadardır.Kan bağışını takiben halsizlik hissedilebilir.eksilen sıvı hacmi, damar dışındaki sıvının, damar içine geçmesiyle saatle içinde karşılanır. kan verme işlemi diğer prosedürler hariç yaklaşık 10 dak sürer, tabi eğer aferez yöntemi kullanılmamışsa... hücrelerin yenilenme süreci ise yaklaşık 2 aydır.
Aferez işlemi sırasında bir cihaz içerisinde santrfüje edilen kanınızdan sadece istenen ürünler bir torbaya toplanır, kanın diğer bölümleri size geri döner. Bu işlem yaklaşık 2 saat sürer.
Bir aferez işleminden sonra vucudunuz 72 saat içerisinde alınan ürünü yerine koyar. Bir yıl içerisinde en fazla 24 kez aferez donörü olabilirsiniz.
3 lt kan yaklaşık olarak 6 üniteye tekabül eder ki; bu da toplam kan hacminin yarısı ki şunu söyleyeyim eğer vücudunuzdaki kanın % 20 sini kaybederseniz, hipovolemik şoka girersiniz. Bu da ölümle sonuçlanabilir.
not: bir hastadan bir kerede 6 ünite kan alacak bir dr isteseniz de bulamazsınız, telaşa gerek yok.:img-wink:
not 2: içimdeki canavarı uyandırmaya gerek yok, bu bilgi yeterli sanırım.:img-hyste
Hadi bir yerden kurtarabilirsek notu: Aferez yoluyla elde edilmiş trombosit süspansiyonları tek bir kan bağışıyla elde edilene göre 6-8 kat daha fazla trombosit içermektedir. yani bizim Tarık T. aferez yöntemiyle 1 ünite kan verirse 3 lt kan vermiş gibi faydalı olur insanlığa.... Hulusi kesin bunu kast etmiştir, Naz da anlamıştır.:icon_whis tabi yerseniz.:img-hyste
Neden aşkın sesi çıkmıyor. Yoksa çıkıyor da duyulmuyor mu? Sessiz bir çığlık gibi insanın içinde mi patlıyor delirtircesine. Hep dönüyor kıyıdan köşesinden. Yaşamak istesekte hayat gibi o kaçıyor biz yakalayamıyoruz. Aşk bu aşk nasıl pes edelebilir ki? Pes etsen yaşamak güçleşir. Boğulursun nefes alamazsın. Tat alamazsın. Bodrumda kayıklar gömülüyor sulara. Sadece kayıklar mı? Savaş baltaları, inatlar.... Patlıyor bir fırtına gibi. Sonra duruluyor denizler... Fırtınadan sonra çıkan ılık bir rüzgar gibi ısıtıyor sevgiye aç insanları.... Yalancı Yarim 46. bölümde bodrumda yaşıyor hasretlikleri, yaşamak isteyip yaşanamayanları.... Bodrum bodrum olalı hiç aşkı yaşamadı bu güne kadar.Tıpkı Tarık ve Naz gibi....
Sevgili Fulya hoşgeldin.:happy0064
Seni aramızda görmek gerçekten çok güzel. Özellikle de böyle bir zamanda. Forumun sizlerin moraline ihtiyacı vardı. Hepimiz aşk görmek istiyoruz ve de Bodrum sahnelerini merakla bekliyoruz. Umarım senin dediğin gibi olur ve yaza şöyle aşk sahneleriyle merhaba deriz. Ve de artık olumsuz eleştiriler yazmaktan yorulan forum ahalisi gene neşeli havasına bürünür.
Seni ve diğer oyuncuları her zaman bekliyoruz. Özletmeyin kendinizi.Daha sık gelin lütfen...:img-wink:
elmali-turta
17-05-07, 15:43
Fulya Ablacım o ne kadar güzel mesaj öyle nasıl bir ifadedir hoşgeldin..bizi yanlız bırakamdığın için saol..=)))ee şimdi napıyoruzz gel 46. bölüm gell diyoruzz:img-wink: :img-pilot
berkayaras
17-05-07, 15:45
Hoşgeldınız walla hoş bi mesaj atarak da gelmıssınız,boyle bı acıklamaya ıhtıyacımız wardı gercekten :P
Fulya hoşgeldin;) öyle etkileyici bir mesaj yazmışsın ki yani şimdiye kadar senaristler bile aşkı bu kadar güzel tanımlayamadılar..ne yalan söyleyeyim sen onlardan daha iyi tanımladın :))) bu inanılmaz güzel ve umut veren mesajın için çok teşekkürler...evet sanırım bodrum bodrum olalı böyle aşk görmeyecek:good:
Neden aşkın sesi çıkmıyor. Yoksa çıkıyor da duyulmuyor mu? Sessiz bir çığlık gibi insanın içinde mi patlıyor delirtircesine. Hep dönüyor kıyıdan köşesinden. Yaşamak istesekte hayat gibi o kaçıyor biz yakalayamıyoruz. Aşk bu aşk nasıl pes edelebilir ki? Pes etsen yaşamak güçleşir. Boğulursun nefes alamazsın. Tat alamazsın. Bodrumda kayıklar gömülüyor sulara. Sadece kayıklar mı? Savaş baltaları, inatlar.... Patlıyor bir fırtına gibi. Sonra duruluyor denizler... Fırtınadan sonra çıkan ılık bir rüzgar gibi ısıtıyor sevgiye aç insanları.... Yalancı Yarim 46. bölümde bodrumda yaşıyor hasretlikleri, yaşamak isteyip yaşanamayanları.... Bodrum bodrum olalı hiç aşkı yaşamadı bu güne kadar.Tıpkı Tarık ve Naz gibi....
Bu ne kadar güzel bir mesajdır boyle harika anlatmışsınız duygularımıza tercüman olmuşsunuz
arada buraya gelip bize tüyo vermeniz çok hoşumuza gidiyor umarım sık sık uğrarsınız
love-angel
17-05-07, 15:46
Neden aşkın sesi çıkmıyor. Yoksa çıkıyor da duyulmuyor mu? Sessiz bir çığlık gibi insanın içinde mi patlıyor delirtircesine. Hep dönüyor kıyıdan köşesinden. Yaşamak istesekte hayat gibi o kaçıyor biz yakalayamıyoruz. Aşk bu aşk nasıl pes edelebilir ki? Pes etsen yaşamak güçleşir. Boğulursun nefes alamazsın. Tat alamazsın. Bodrumda kayıklar gömülüyor sulara. Sadece kayıklar mı? Savaş baltaları, inatlar.... Patlıyor bir fırtına gibi. Sonra duruluyor denizler... Fırtınadan sonra çıkan ılık bir rüzgar gibi ısıtıyor sevgiye aç insanları.... Yalancı Yarim 46. bölümde bodrumda yaşıyor hasretlikleri, yaşamak isteyip yaşanamayanları.... Bodrum bodrum olalı hiç aşkı yaşamadı bu güne kadar.Tıpkı Tarık ve Naz gibi....
Hoş geldin saol çok güzel haberler getirmişsin.Tek temmenimiz de bu aşk zaten bide onu görsek yeter bize.Buarada çok dün akşamki bölümde harika bi oyunculuk sergilediniz.Sen olmasan bide ümit olmazdı yaa :good:
ceza_cansu
17-05-07, 15:49
Neden aşkın sesi çıkmıyor. Yoksa çıkıyor da duyulmuyor mu? Sessiz bir çığlık gibi insanın içinde mi patlıyor delirtircesine. Hep dönüyor kıyıdan köşesinden. Yaşamak istesekte hayat gibi o kaçıyor biz yakalayamıyoruz. Aşk bu aşk nasıl pes edelebilir ki? Pes etsen yaşamak güçleşir. Boğulursun nefes alamazsın. Tat alamazsın. Bodrumda kayıklar gömülüyor sulara. Sadece kayıklar mı? Savaş baltaları, inatlar.... Patlıyor bir fırtına gibi. Sonra duruluyor denizler... Fırtınadan sonra çıkan ılık bir rüzgar gibi ısıtıyor sevgiye aç insanları.... Yalancı Yarim 46. bölümde bodrumda yaşıyor hasretlikleri, yaşamak isteyip yaşanamayanları.... Bodrum bodrum olalı hiç aşkı yaşamadı bu güne kadar.Tıpkı Tarık ve Naz gibi....
Hoşgeldin Fulya.Ya nasıl bir mesajdır bu.Keşke fragmanı anlatan kişide böyle şeyler söylese.Çok saol
Hoş geldin fulya inan içimize su serptin bodrumda aşk başkadır gel 46tıncı bölüm gerçekten artık gerçekten aşkı özledik tarık ve nazın aşklarını görmek istiyoruz sağol bizleri mutlu etin hepiniz gerçekten çok iyi oynuyorsunuz sizleri seyretmek çok güzel yeni haberler bekliyoruz.:happy0064 :happy0064 :happy0064
Hepinize selamlar
Dün akşamla ilgili tüm arkadaşlarım çok değerli yorumlar yapmış bana pek fazla bişey bırakmamışlar Kısacık bi yorum yapıcam onun için...Tarık naza Tarık Tekelioğlunun yerinde olmayı isterdim dedi ya olay bitmiştir diyorum Çünkü naza aşık ve annesinin dediği gibi nazla kafayı bozmuş ama naz istediği karşılığı kendisine vermiyo ama niye vermiyo işte orası mechul ...Bi fikri olan var mı bu kız deli mi? Şımarık mı yada saf mı? Bence üç şişe kan verme olayını ağzı açık dinlediğine göre aslında çok saf :img-yes: ama yanlış anlamayın aptal saflardan diil, temiz saflardan :sad53: .Hani hiç bişeyi kötü düşünmezler hep bi nedeni vardır derler ya o saflardan...
Bence aşık olduğunu kabul etmek hele tarık gibi tutarsız birine aşık olduğunu itiraf etmez naz için çok zor.. O daha çok etrafındaki sınıftan birine aşık olması gerektiğini sanıyo öyle bir zorunluluğu varmış gibi davranıyo..Nerde zengin, güçlü bir erkek var naz onu koluna takıp Tarığı kıskandırdı.. Çünkü Tarık aşık olunmaması gereken bi erkek ona göre ... Çünkü Tarık zor ve karışık bir erkek ve nazın onunla uğraşıcak gücü yok bence işte b