Tüm Versiyonu Göster : Ezo Gelin - Replikler


Neptün
14-12-06, 15:11
Replikleri buraya ekleyebilirsiniz...

merlystreep
16-12-06, 11:29
Terhis olan Ömer, davullu zurnalı bir karşılama eşliğinde köyün kapılarına dayanır. Uzaktan olanca fesatlığıyla bu şaşalı gelişi izleyen Bilal, için için fokurdar:
“Hele şu rezilin ettiğine bak! Sanki Viyana kapılarına dayanmış deyyus!” ... :img-hyste

merlystreep
22-12-06, 10:34
ezo ve ömer evlenmeden önceleri
ezo motoru tamir eder

ömer:[gözlerini ezoya dikerek motoru dener] valla bunun dilinden ii anliin sen
ezo:[yüzünde muzur gülümsemeyle] anliim tabi
ömer: benm dilimden de ii anlin[yine muzur muzur]
ezo:[asabi] fransızca konişmiin ya anliiz tabi
ömer:[ malum bakış] ben fransızca konuşaydım anlerdin sen yine benm dilimden
ezo:[ hazır cevap]o zor olurdu biraz
ömer:böyle bakınca da anlamazmıydın
ezo:[manyak bi bakış atar] tamirrr diye çağırdın,şimdi de...
ömer: mahsuus bozdum ben bu motoru
ezo:[utangaç ve mahçup bakar ve elindekini fırlatıp kaçar[çok tatlıydı ya ]

omayra73
05-09-07, 15:18
Ezo ile Kadim'in İlk Karşılaşması.

Ezo ve Kadim daracık yoldan karşı yönlere geçmeye çalışıyorlar. Önce sağa sonra sola adım ve bu iki adımda başarısız ve...

Kadim Hah güzel, sabaha kadar duralım burda, he
Ezo 5 dakka bekleseydin geçeceydik işte
Kadim Sen niye beklemiyorsun
Ezo Efendi sandık hanıma yol verirsin deye düşündük, hani burası İstanbul ya.
Kadim İstanbul'un eskilerindensin belli
Ezo İstanbul'un eskisi senin gibiyse, Ben daha dün geldim.
Kadim Hadi uzatma Kadın acelem var.
Ezo Herkesin kendine göre acelesi var. Ayrıca ismim Kadın değil benim, Konuştuğun lafı bilde konuş.
Kadim Ya çekilsene Hanım bela mısın?
Ezo Hah bak işte Hanım lafını hatırladın, bir de lütfeni hatırlarsan İstanbul'lu olacan.
Kadim Tövbe Tövbe
Ezo Tövbeni kabul ettik. (Kadim'e yol verir) De hayde geç, geç, ee geç
(Kadim geçer eli makinasına gider ve arkasını döner)
Kadim Hanfendi
(Ezo'da arkasına döner ve Kadim Ezo'nun Gözlerinin fotoğrafını çeker )
Ezo Bi dakka Sen ne hakla benim fotografımı çek....
Kadim Teşekkür Ederim (yoluna devam eder)
Ezo Bi de İstanbul'lu olacak ....

omayra73
05-09-07, 16:06
Asansör Sahnesi 1/2
Ezo -1'e basar, Kadim 5'e. Bunu gören Ezo Tekrar sinirli vir şekilde -1'e basar

Kadim Tekrar basmana gerek yok. O nereye çıkacağını bir kerede anlar.
Ezo Ben çıkmıyım, iniyim
Kadim Evet, alt kata bastın gördüm
Ezo Efferin sende asansör kadar anlayış sahibi olmuşun. O günden bu güne epey gelişme var yani
Kadim Hımmm Sen de O Günden buyana beni aklında tutmuşsun, ama zahmet etme nasılsa bir daha karşılaşmayız
Ezo İşşallah. E kem talih. İstanbul böyük ama dünya küçük işte
Kadim Kusura bakma da dünyayı ben yaratmadım
Ezo E yaratmışın gibi dolanıyosun ama
Kadim Kadın senini zorun ne? (Asansör -1'de)
Ezo E asansöre sor öğren senden daha anlayışlı.
Kadın Kadın deyip duran bir adamla ben muhattap olmayacamm.
İki kat inemdi bu da.
Kadim İndi. İndi de anlayıpta inemeyen sensin. Kaçırdın
Ezo Şimdi nereye gidiyik
Kadim Sor asansöre de öğren
Ezo Ben derhal dışarı çıkmak istiyim
(Asansörün kat düğmelerine basmaya başlar)

omayra73
05-09-07, 16:21
Asansör Sahnesi 2/2

Kadim Tamam tamam şiştt sakin ol.
Tedirgin olma sana saldıracak falan değilim
Ezo Öyle diyinde o zaman resmimi neden çektin?
Kadim Seni çekmedim. göz fotoğrafı çektim
Ezo Gözüm kaşım benden ayrı dolaşmıyı. Dolaşıyı mı dolaşmıyı. Aha tam şu yüzümün ortasında duriyi. İnsan dediğin bi izin alır. Göz dediğin benim gözüm, benim
Kadim İyi tamam be kadın ne kadar
Ezo Ne ne kadar
Kadim Gözlerinin fiyatı çektim ya ne kadar
Ezo Senin gibisine bedava
Ezo gider, Kadimde arkasında
Kadim Bak sen. Niye
Ezo Bakıpta göremeyen birine hediyem olsun, sevaptır.
Ezo asansöre biner ve kapı kapanır

omayra73
05-09-07, 19:39
517 Nolu odaya tepsiyi almak için giden Ezo Kadim'le çarpışması sonunda Tepsi yere düşer.

Kadim Ya dünya gerçekten çok küçük
Ezo Bazıları daha da dar ediyi
Kadim Sen mutfakta çalışıyorsun demek
Ezo Bugün başladım. E kem talih
Kadim Bana taş mı attın şimdi sen?
Ezo Estağfurullah. Otelin müşterisine göre iş seçecek değiliz. Mutfakta 517 517 diye korktukları kimmiş bileydim.
Kadim Öyle mi diyorlar bana 517?
Ezo Hep telefonda konuştuğun gibi konuşiyasan dua et sadece 517 diyiler.
Tepsiyi yerden alır kapıya yöneldiğinde
Kadim O ellerle sakın kapıma dokunma
Ezo Eyi sen benim gibisine kapıyı açmayacağına göre burda dikilip biri gelene kadar beklerim
Kadim Koy tepsiyi şuraya (masayı gösterir)

Kadim Ellerini yıka (Banyoyu gösterir)

omayra73
05-09-07, 20:55
Banyo sahnesi

Sabunluktan sabun almaya çalışan Ezo başarısız olunca,

Kadim Altına sok elini
Eline sabunu alan Ezo musluğa yönelir. musluğu açamayınca,
Ezo Bu da mı?
Kadim Hı Hı
Ellerini durular
Kadim Havlu ararsın sen şimdi
Ezo Yok köylüyüm ama aptal değilim çok şükür. Söyle neyin altına tutiyik, hangisi anlıyor niyetimi
Kadim kurutma makinasını gösterir
Kadim Aferin çabuk öğreniyorsun
Ezo Çok sağol. aferinide aldığıma göre ben artık gideyim
Banyodan çıkarlar, Ezo tepsiyi masadan alıp kapıya yönelir.


Ezo Odan battı kusura bakma
Kadim Kazaydı üzülme
Ezo Yok ben köpeklere üziliyim, önlerine atacaktık sevinecekti garipler. Belki onlar Kutsal ustanın emeğine dua ederlerdi.
Kadim Senin dilin çok uzun kadın çok
Ezo Afedersin daha yeniyim ya daha tam ayarını tutturamıyım. Ustaya üzüldüğümden. Şikayet etmek istiyisen daha girişimi yapmadılar, boşuna uğraşmasınlar.
Kadim Aşağıya söyle odayı temizlesinler
Ezo Başüstüne.

Ezo odadan çıkar, Kapı kapanır.

Koridordayken Kadim odanın kapısını açar. arkadan seslenir
Kadim Bakarmısın. Adın ne senin?
Ezo KADIN de sen, ben anlarım
yürür gider

omayra73
05-09-07, 22:26
Patron Kadim'in odasına yemel götürdüğü sahne.

Ezo Ben Kadim Bey'in yemeğini getirmiştim.
Kadim İyi koy masaya
Ezo Kendisi yok mu?
Kadim Kim
Ezo Patron, aman işte Kadim Bey
Kadim Burda

Kadim masadaki yemeğe yönelir
Kadim Bakalım neler varmış
Ezo Şişşşt Kadim Bey'in Bu
Kadim Tamam doğru adrestesin. Bırakta yiyeyim
Ezo Tamam da yalnız şey vardı
Kadim Ne vardı
Ezo Kadim .....
Kadim Haa Sen benim Patron Kadim Bey olduğuma inanmadın dimi? Sence ben seninle dalga geçiyorum. Seni patrona karşı mahçup etmek için. Bak bak bak bak O gözlerden hepsi okunuyor hepsi. Görüyorum.

Çapı çalınır
Kadim Gel
İçeri giren çalışan elindeki evrakları Kadim'e imzalatır ve gider.
Ezo şaşkındır

Kadim Bunlar ne (yemeği gösterir)
Ezo Antep yemekleri İnşallah seversiniz
Kadim Ne oldu sizli bizli mi olduk şimdi. Ne güzel çata çat laf yarıştırıyordun benle. Çokta başarılıydın.
Ezo Cahilliğimden kusura bakmayın. sizi herhangi biri sandıydım
Kadim Ben yine herhangi biriyim.
Ezo Yok Patronmuşunuz
Kadim Eeee patronlarla konuşulmaz diye bir kural yok.
Ezo Ama patronla nasıl konuşulur diye bir kural var
Kadim Bırak şimdi. Kimbilir içinden bana neler söylüyorsundur dimi?
Ezo Hep içimde kalacak artık, söylediklerimin pişmanlığı bana yeter.
Kadim Yok yok yok bana saydığın lafları hak etmediğim için pişman oldun sen şimdi, di mi? Yoksa patronum diye değil herhalde. Hadi bana doğruyu söyle, sahici ol hadi.
Ezo Boşuna zorlamayasın Kadim Bey. Ne yaparsanız patronla işçi arasında koca bir dağ var. Dağın tepesidekiyle dibindeki hava aynı değel. Hadi havanın nasıl olduğunu kanuşak diyisin bağa. Deki konuştuk bunun neresi sahici olacak.

Odadan çıkacakken;

KadimDur biraz, yemekleri sen mi yaptın?
Ezo Yine beğenmediyseniz götüreyim tepsiyi.
Kadim Hayır. Hadi çık işim gücüm var benim
Ezo Başüstüne

Ve yine aynı sahne
Ezo odadan çıkar, Kapı kapanır.
Koridordayken Kadim odanın kapısını açar. arkadan seslenir
Kadim Bakar mısın ismin neydi
Ezo Ezo
Kadim Ezo

30. Bölümün sonu

sinemsert
05-09-07, 23:22
yeni bölm sitemizde mevcut arkadaşlar

www.nurgul-yesilcay.com

http://nurgul-yesilcay.net/forum

meryemce84
06-09-07, 08:00
Ezo&Kadim Replikleri

Kadim :kadın çkilsene önümden işim var

Ezo:herkesin işi var

Kadim :allah alalah çattık kadın çekilsene

Ezo:bende yol verirsin sandım hani burası istanbulya (demekki istanbul beyle oluyomuş)

kadim:hanım bak işim var çekil yol verde geçeyim

Ezo:hmm bak yavaş yavaş istanbullu olin bide hanımın yanına lütfenni eklersen olucak

-------

Ezo: sen ne hakla benim resimimi çekersin

Kadim:senin degil gözlerinin resmini çektim

Ezo:gözlerim ayrımı aha kafamda işte oda benimle geziyo ayrım

Kadim:uzatma tamam söyle kaç para

Ezo:ne kaç para

Kadim:gözlerinin fiyatı

Ezo:bi bakış atar bedeve(arkasını döner asansöre dogru ilerlemeye başlar)

Kadim:arkasından seslenir dur nasoıl bedava

Ezo:senin kibi bakmasını biklmeyenlere bedeve

omayra73
12-09-07, 11:02
Kadim Odasında toplantıdayken Ezo'yu odasına çağırır.

Kadim Şu getirdiğin yemekler
Ezo Gutsal Usta elini kestiydi o yüzden ben şeyettiydim
Kadim Antep mutfağıymış
Kadın Hımmm
Ezo Yarın yine Gutsal Ustam pişiricik. Ben sadece bugünlük ...
Kadın Valla eline sağlık. Harikaydı!
Ezo E kusura galmayın artık (şaşkınlık). Efendim
Adam Ben de bayıldım
Kadim Yalnız arkadaşlar ne yediklerini bilmek istiyorlar
Ezo Tabi şimdi edli olan dövme aşı, Tadlı olan nişe helvası öbürünede huhammara derik biz.
Kadın Tekrar eline sağlık. Görüşürüz Kadim Bey
Odadan çıkarlar
Ezo E başka bişey diyecekmisiniz?
Kadim Hayır teşekkürler gidebilirsin. Ne oldu?
Ezo Şey misafirler yiyip beyenmiş, hani sizde yediniz beyendinizmi diye merak ettim ben. Yani merak ettik biz mutfaktan.
Kadim Hadi işinin başına
Odadan çıkan Ezo söylene söylene asansöre kadar gelir
Ezo Sanki ne var söylesen ölür müsün? İnsan bi yedim der, yemedim der, bişey der. Ne yedim diyi, ne...
Kadim Bana mı kızdın?
Ezo Yok estağfurullah
Kadim Ha sende yalan söylemeye başladın
Ezo Ben yalan söylemem
Kadim Ama doğruyuda söylemem diyorsun.
Ezo Gücüm yettiğince söylerim diyim. İnsanın her doğruya gücü yetmiyi
Kadim asansöre biner
Kadim Gelmiyor musun?
Zemin katta asansörden inen Kadim Ezo'ya dönüp
Kadim Adım ne demiştin
Ezo Ezo
Ezo Yemeklerin güzeldi.

omayra73
12-09-07, 11:38
Kadim, Otel Müdürü ile toplantıdayken Ezo Elinde tepsi ile odaya girer.

Ekber ......... 10 kasa havuç
Ezo Bi tane bile yok
Kadim Tepsiyi şuraya koyabilirsin. Bi tane bile olmayan ne.
Ezo Havuç depoda bi tane bile olmayınca bizde manavdan aldırdık Zeki'ye
Ekber Bendeki faturaya göre üç gün 10 kasa havuç alınmış
Ezo Üç gündür toplasan 10 tane kullanmadık. Oda bugün bitti işte
Kadim Bana mutfak sipariş formlarını bul hemen Ekber
Eekber Peki efendim
Ezo Cık cık cık (faturayı eline alır) Bakıyım 20 kasa, 30 kasa
Kadim Bir ara veririm ezlerlersin, şimdi boşuna uğraşma istersen. Mutfakta sana daha çok ihtiyaç var
Ezo Eyi günler (odadan çıkarken) o fiyatların hepsi fazla
Kadim Ne dedin
Ezo Hiç
Kadim Bi dakka gel buraya Sen fiyatları nerden biliyorsun?
Ezo Cahillerde pazara çıkıyı Kadim Bey. Şu faturada yazan zırzavatın hepsi bizim pazarda daha ucuz. Hem siz bide toptan alıyıyısınız toptan. Misal fasulye ya dah yeni dövüştüm bizim İshak'lan. Hal çıkışını bile gösterdi adam. Burda yazanın yarısına geliyi kilosu
Kadim Vardır senin bilemiyeceğin bir açıklaması. Basit bir pazar mantığı ile fatura yorumlamaya kalkıyorsun.
Ezo Haklısınız

omayra73
12-09-07, 12:11
Kadim'e kızan Ezo eti satırla keserken,

Ezo Dünyada kimse bişeyden anlamıyı bi tek o anlıyi
Zeki Hiç
Ezo Pazar mantığı ile konuşma diyi. Ya sen okumuş yazmış mantığınla bi güzel kazıklanmışsın işte. Ona ne diyecez.
Zeki Ona ne diyecez
Ezo Burnun havalarda gezmeyipte bi pazara gideydin o zaman kazıklanmazdın hiç.
Zeki Hiç
Ezo Bende kabahat ne söylüyosun bildiğini
Zeki Ne söylüyorsun bırak
Ezo Bide alay etmesi var insanlan. Faturayı verirmişte, sonra ezberlermişimde. Aman pek esprilisin ya don yağı. Onu beyenmez, bunu beyenmez, bi havalar, bi bişeyler. Sonunda hayatta meyvesiz ağaç gibi kalır görür gününü.
Zeki Abla Kadim Bey
Ezo Ha tama işte onu diyim
Kadim Keşke kıyma yapabilseydin
Ezo Efendim
Kadim Beni diyorum. keşke kıyma yapabilseydin. Kuşbaşı kızgınlığına pek yatıştırmışa benzemiyor.

omayra73
12-09-07, 13:07
Kadim Odamı mı karıştırıyorsun
Ezo Yok ben, şeyi görünce, böyle bi...
Kadim Bir daha bu oda da bana ait şeylere dokunma
Ezo Kusura bakmayında bu gözler bana ait
Kadim Ben birşeyin fotografını çektiğimde, sahibine ait olmaktan çıkar
Ezo Ne işinize yarıyi
Kadim Pek anlayabileceğini düşünmüyorum
Ezo Ben de pek anlatabileceğinizi düşünmiyim (Eller belde)
Kadim Güzel, çekingenliğini çabuk atıyorsun
Ezo Özür dilerim (Eller aşağıya)
Kadim Geç otur şöyle. İyi iş gördün. Uzundur tezgahlanan soygunu ortaya çıkardın.
Ezo Demek pazar mantığı bazen işe yariyi.
Kadim Hiç altta kalmıyorsun dimi
Ezo Estağfurullah
Kadim Bunu için bir maaş ikramiye alacaksın. Maaşın ne kadar. Evet
Ezo Ben doğru bildiğimi söyledim. Gücüm eğriye yettiyse tamamdır. İkramiye lazim değel
Kadim Kahramanlığa luzüm yok. Oteli büyük bir zarardan kurtardın. Herşeyin bir karşılığı vardır. Söyle
Ezo Herşeyin bir karşılığı vardır belki de, herşeyin bir fiyatı yoktur. Paradan başka verecek birşeyiniz yoksa sağolun gerekmez.
Kadim Ne demek istiyorsun
Ezo Yaptığım işe yaradıysa bi teşekkür yeterdi. Yada ben yanlış yapmışım deyip özür dileğeydiniz o da olurdu.
Kadim Ben karşılıksız hizmet almayı sevmem
Ezo Eyi o zaman. Depo şefi Ali Beyi işten atacakmışsınız. Onun üç tane çocuğu var. Benim için ne düşünyisiniz Ona verin. Doğru bildiğimi söyledim ama üç masumun vebali boynumdadır. Ben artık rahat uyuyamam. Başka birşey yoksa eyi akşamlar. Son dolmuşta kaçtı zaten.

omayra73
12-09-07, 13:24
Ezo Memleket nere Osman Abi
Osman Kars. Kadim Bey'in babasının memleketlisiyim. Rahmetliyle beraber gelmiştik İstanbul'a
Ezo E çoluk çocuk
Oman Bir oğlan bi kız var. Sende?
Ezo Yok Allahtan. Olsa düşüp kendi yoluma gelebilirmiydim buralara şimdi.
Osman Rahatsız ediyormuyuz Kadim Bey.
Kadim Hayır
Osman Kocan çocuk istemiyor mu?
Ezo Yok evli değelim boşandım ben. Kendi eteğimi kendim kesiyim anlayacağın. Aman bi daha mı tövbe. Kimsenin malı olmak istemiyim artık. Azıcık aşım kaygısız başım
Osman Öyle deme aile kurmak kötü mü?
Ezo İnsan istedikten sonra her türlü aileyi kurar Osman Abi. Yeterki gönlünde yer olsun. Özlük üveylik kan bağında değel gönül bağında bitiyi. Bazen ailem dediğin en uzakta, el oğlu dediğin en yakınında oluyi insanın.

omayra73
12-09-07, 13:33
Arabadan indikten sonra Kadim'e yetişmeye çalışan Ezo'nun Ayağı takılıp düşer

Kadim Yardım ister misin?
Ezo Yok kendim şeyederim
Kadim Bende öyle düşünmüştüm.
Ezo Hep zaten doğru düşüniyisiniz.
Kadim Ayakların dilin kadar hızlı değil

omayra73
18-09-07, 20:00
Elçin'nin evinde çay faslı
Ezo çay servisi yapar

Kadim Teşekkür ederim
Ezo Şeker
Kadim Ben şeker kullanmam
Elçin Sağol yavrum. Eeee sen içmiyor musun?
Ezo Yol sen eyiysen ben bi Arziye Ablayı yoklayacam.
Elçin Tamam iç bir çay gidersin kızım. Bak hepimiz perişan olduk. Gel otur şöyle. Gel
Kadim Bende çok kalmayacam Elçin Anne. Seninle kısa birşey konuşacaktım.
Ezo Çayın altını gıstıydım. Sen bakarsın
Elçin aaoo
Ezo Aman gurban olayım kalma ben yolu biliyim. Eyi akşamlar.

Elçin Senden korktu. İnsan bir otursana der yavrum. A çocukkende böyleydin sen korkuturdun arkadaşlarını. Hani içini bilmesem
Kadim O benim arkadaşım değil Elçin Anne, ayrıca konuşmak istediğim konu onunla ilgili
Elçin O dediğin EZO yani
KadimNeyse canım tuhaf bir isim pek alışamadım zaten
Elçin Alış, çünkü ben bu Ezo kızı çok seviyorum. Eee neymiş Ezo'yla ilgili konu...

omayra73
18-09-07, 20:26
Devamı;

Elçin Bak sen şu Ezo'ya. Demek para istemem dedi ha?
Kadim Doğrusu şaşırttı beni
Elçin Ezo başkadır. Daha ilk gördüğüm gün anladım.
Kadim Aman Elçin Anne sana kalsa herkes başka zaten. Öyle iyimser gözlerle bakıyorsun ki
Elçin İyimserlikten değil tecrübeden oğlum

Elçin Bak sen şu Ezo'ya. Demek para istemem dedi ha?
Kadim Doğrusu şaşırttı beni
Elçin Ezo başkadır. Daha ilk gördüğüm gün anladım.
Kadim Aman Elçin Anne sana kalsa herkes başka zaten. Öyle iyimser gözlerle bakıyorsun ki
Elçin İyimserlikten değil, tecrübeden oğlum. Bakmayı değil görmeyi bilmek lazım.
Kadim Allah Allah! ben niye göremiyorum peki
Elçin (Kahkaha) Bak meyve bahçesindeki ağaçlar birbirine benzer. Aynı yağmurla ıslanırlar, aynı güneşle beslenirler ama meyvelerin hepsi aynı olgunlaşmaz. Kimi şeker gibi ballanır, kimi de hep yavan kalır.
Kadim Neymiş bu Ezo'nun başkalığı,
Elçin Aaa sen dersini gene bana yaptıracaksın gene kerata. A merak ediyorsan kendin çöz. Bak sana şu kadarını söyleyim Onda göreceğin herşey sahici. Ezo sahte bir mücevher değil, gerçek bir pırlanta. Ayırmayı bilen sarrafa tabi.
Kadim Canım neyse ne bu konu o kadar önemli değil zaten

omayra73
18-09-07, 21:06
Ezo'da evinde kendi kendine söyleniyor

Ezo Senlen bişey konuşacaktım Elçin Anne. Konuşacaksan konuş bağa ne. Bura senin otelin mi? Sen kimi kimin evinden koviyin.
(Kutsal Usta'nın sesi kulağında)
Kutsal Böyle kuş gibi cekleyip cakladığın zaman ben de seni anlamıyoum işte. Dilini düzelt artık canım
Ezo Kimi kimin evinden kovuyorsun. Oturup senle çay içecek kadar kafayı yemedim. Elçin Abla olmasa gereceydim
Kutsal Böyle kuş gibi cekleyip cakladığın zaman
Ezo Verecektim ağzını payını ama

Elçin'in evi
Elçin Yani şimdi bu parayı Ezo'ya benim vermemi istiyorsun öyle mi?
Kadim Evet
Elçin Peki niye bu ısrar
Kadim Ödül ceza sistemi dürüst çalışmaya devam etmeleri için bir teşviktir. Hem ben hiçbir çalışanıma borçlu kalmayı sevmem.
Elçin Yani kimseden birşey kabul etmem, bu kadar gururluyum diyorsun.

Ezo'nun Evi
Ezo Burnu büyük, kendini beyenmiş sende. Sanki bi sensin biz adam deyilik. DEĞİLİZ. DEĞİLİZ.

Elçin'in evi
Elçin Eh Ezo'da kimseden birşey kabul etmediğine göre.Yani sana benziyor. Eee napacaz şimdi.
Kadim Bilmiyorum işte sen söyle
Elçin Ah benim deli bozuğum. Para vermenden incindiyse bir hediye al o zaman
Kadim Kim ben mi?
Elçin Sen al ben veririm
Kadim Yok Elçin Anne ben uğraşamam öyle şeylerle. Hem tanımam etmem ne alacam ya
Elçin Gayet kolay . Kızın üstünde yok başında yok
Kadim Oooofff
Elçin Oflama oflama. Ezo olmasaydı seni hala dolandırmaya devam edeceklerdi. Sende lütfen biraz zahmete gir canım. Mendebur.

Ezo'nun Evi
Ezo Mendebur. Neyse ney ne uğraşıyım elim adamıyla

omayra73
19-09-07, 07:49
Kadim bayan arkadaşı ile çıkarken
Kadın şalını koltukta unutmuş arabaya binecekken Ezo arkalarından yetişir ve ...

Ezo Bakar mısınız. Şeyiniz düştü
Kadın Aa yere mi düşmüş?
Ezo Yok goltuğa
Kadın Neyse, senin ellerin temizdi dimi canım?
Ezo Temizdi ama şimdi yıkıyacam mecburen
Ezo gider
Kadın Aa ne demek şimdi bu?
Kadim Hadi boşver gidelim.

omayra73
19-09-07, 07:59
Kadim Günaydın
Ezo Günaydın. Günaydın Osman Abi
Osman Günaydın Ezo
Kadim Bakar mısın? Elçin Abla dün sana birşey verdi mi?
Ezo Nasıı bişey?
Kadim Canım Osman'la göndermiştim
Ezo Allah Allah bu kadar önemli olan şey ne ki
Kadim Yani, küçük bir hediye işte
Ezo Ha o mu? aldım aldım.
Kadim Ha iyi iyi. Hiç belli etmiyor musun da, ne bileyim nazik hanımlar hediye alınca teşekkür ederler
Ezo Elçin Ablaya teşekkür ettim. O da Osman Abi'yle size yollayacaktı. ALMADINIZ MI?
Kadim Sen bişey mi söylemeye çalışıyorsun?
Ezo Bizim Entep'te nazik beyler hediye alınca gendileri verirler. İstanbul'un adeti başka demek. E yavaş yavaş öğreniyim gusura bakmayın. Eyi Günler..

omayra73
19-09-07, 08:20
Kadim Bakar mısın? Senin doktor Nadim Bey'i aramış, konu malum
Ezo Ben, yok ben istemedim
Kadim Neyse uzatma bir seferlik izin veriyoruz. Ama diğer çalışanlar duymazsa sevinirim.
Ezo Kadim Bey ben zaten şeyetmedim
Kadim Tamam uzatma dedim. Bi de Nedim Beyle ben orda olacaz, pek yakın bir ilişki kurmayalım olur mu? Şu doktor beyle her ne ilişkin varsa bir daha böyle birşey yaşanmamasına dikkat et. Kül kedisi masalı oynamak için burası yanlış yer. İyi akşamlar

omayra73
26-09-07, 09:51
Kadim Kutsal Usta'nın yaptığı yemeklere benzemiyor ama gececilerden bu kadar. Di mi?
Ezo Siz daha iyi bilirsiniz.
Kadim Niye sildin makyajını?
Ezo Kendi yüzümü özledim. Böyle başka birinin gılığında gezmek insanı yoruyi
Kadim Yakışmış. Kıyafetin. Sen mi seçtin Emre Bey mi?
Ezo Siz seçtiniz. Hediyeniz. Yeri gelmişken teşekkür edeyim. Size de, kime aldırdıysanız Ona'da.

Kadim Pardon buyur
Ezo Yok yiyecemden değil oyalanıyım işte
Kadim Sıkıldın mı?
Ezo Doktor Bey'in çok iyiliklerini gördüm. Sırf o istedi diye kıramayıp geldim. Yoksa bir işçi parçası olarak patronlarımla aynı yerde yemek yiyecek kadar terbiyesiz değelim. Yerimi bilirim. Benim yerimde olsaydınız sıkılmazmıydınız.?
Kadim Sıkılırdım
Ezo Eyi o zaman. ... Hem bir de
Kadim Hım bi de?
Ezo Tembih ettiniz ya hani yakın bir ilişki kurmayalım deye. Hoş görünmiyi. Ben daha da sıkılıyım. Eyi günler

omayra73
26-09-07, 10:14
Kadim Haluk Bey'i tanıyor musun?
Ezo Ha resim çekiyim çok meşur
Haluk Hım teşekkür ederim
Kadim Seni görmeyi O istedi
Haluk Kadim Bey'in çektiği fotograflardan bir dergiye kolaj hazırlayacam. Senin gözlerinide kullanmak istiyoruz. Kadim Bey senden izin almamız gerektiğini söyledi. İzin konusunda biraz hassasmışsın. Sonuçta ticari amaçla kullanılacak. Yani para kazanacaksın.
Ezo Şimdi öbür resim sahiplerinden izin aldınız mı?
Kadim Onları tanımıyorum
Ezo E beni de tanımıyiniz. O gözler artık benim değel. Kadim Bey'in. Resmini çektimi Onun oluyumiş. Siz Ondan izin alın. Kendi malını satmak istiyisi satar.
Kadim Gidebilirsin. teşekkürler.
Ezo Ha, ben de Ali Abi için teşekkür edecektim. İşe geri almışınız.
Kadim Teşekkür gerekmez seninle ilgisi yoktu.
Ezo Biliyim. Ama O öyle sanıyi. Eyi günler.

Haluk Süper ya. İyi laf geçiriyor. Vahşi Kedi gibi mübarek...

omayra73
26-09-07, 11:10
Kadim Evet
Ezo Şey. Gusura bakmayın. Rahatsız ettim. Şey beni Ekber Bey yolladı
Kadim Konu zor galiba. Yoksa konuşmakta zorluk çekmene alışık değilim
Ezo E kendim için olunca...
Kadim Ha evet. ne isteyeceksin gene.
Ezo Gene mi? Bugüne kadar bişey istediğimi hatırlamıyım. Doktorun yemeğini diyiseniz...
Kadim Tamam tamam neyse
Ezo Neyse ne, neyse ne. Ben bayılmadım orda kül kedisi kibim gasım gasım gasılmaya
Kadim Ya demek o masalı biliyorsun
Ezo Çocukken masal anlatanım olmadı ama ortaokul okudum. Prenses olmadığımı da biliyim
Kadim Sen Emre Bey için kabul etmişsin anladık
Ezo E inanmıyısınız kendisine sorun. Yarısında kaçıp gittim zaten, doktora ayıp ettim
Kadim Kaçtın dimi?
Ezo Ha. Neyse ki kalbi ipek gibidir doktorun. Beni eyi bilir tanır
Kadim Hıı mükemmel bir genç. Nayse kapatalım bu konuyu artık. Sen ne diyeceksin onu söyle.
Ezo şimdi ben maaşımı çaldırdım. Avans için Ekber Bey dedi ki maaş ertesi verilmesi yasakmış. Gadim Bey'e bi sor dedi. Ben de
Kadim Evet otelin kuralları değişmez.
Ezo Eyi peki. Eyi günler.
Kadim Ama bi iş var. Çalışmak istersen. Fotograf çekecem
Ezo E ben ne yapacam?
Kadim Kabul edersen senin fotogralarını çekerim.
Ezo Etmezsem
Kadim Başka birinin. İş ücreti var. Sadece birgün çalışılacak.
Ezo Gene böyle gaş göz resmimi
Kadim Şimdilik düşünmedim.
Ezo Çok sağolun eyi günler.
Kadim Noldu. Kızdın mı bana
Ezo Estağfurullah
Kadim Yok yok bana kızgınsın ama kendini tutuyorsun. Hı?
Ezo E nasıl anliyisanız odur.
Kadim Kızgınsın. Tutma kendini. İçinden geldiği gibi davran
Ezo İçimden geldiği gibi davranacak olsam daha baştan çekip giderdim. Gel gör ki ekmek parası
Kadim Hadi acıma kendine
Ezo Kendime acımam ben. Mecburum napıyım. Emeğimi satıyim. Bi makinanın arkasına geçip insanların gözlerinin içindekini yakalamaya çalışmıyim. Onun yerine aha böyle dosdoğru gözlerinin içine bakıyom
Kadim Yani sen bana acıyorsun. Öyle mi?
Ezo Yok estağfurullah. Sizin hayatlan oyun oynamaya hakkınız var. Ben hayatın eteğine yapışmaya çalışıyım o kadar.

omayra73
26-09-07, 11:13
Kadim Kutsal Usta'nın yaptığı yemeklere benzemiyor ama gececilerden bu kadar. Di mi?
Ezo Siz daha iyi bilirsiniz.
Kadim Niye sildin makyajını?
Ezo Kendi yüzümü özledim. Böyle başka birinin gılığında gezmek insanı yoruyi
Kadim Yakışmış. Kıyafetin. Sen mi seçtin Emre Bey mi?
Ezo Siz seçtiniz. Hediyeniz. Yeri gelmişken teşekkür edeyim. Size de, kime aldırdıysanız Ona'da.

Kadim Pardon buyur
Ezo Yok yiyecemden değil oyalanıyım işte
Kadim Sıkıldın mı?
Ezo Doktor Bey'in çok iyiliklerini gördüm. Sırf o istedi diye kıramayıp geldim. Yoksa bir işçi parçası olarak patronlarımla aynı yerde yemek yiyecek kadar terbiyesiz değelim. Yerimi bilirim. Benim yerimde olsaydınız sıkılmazmıydınız.?
Kadim Sıkılırdım
Ezo Eyi o zaman. ... Hem bir de
Kadim Hım bi de?
Ezo Tembih ettiniz ya hani yakın bir ilişki kurmayalım deye. Hoş görünmiyi. Ben daha da sıkılıyım. Eyi günler

omayra73
26-09-07, 11:17
Kadim Haluk Bey'i tanıyor musun?
Ezo Ha resim çekiyim çok meşur
Haluk Hım teşekkür ederim
Kadim Seni görmeyi O istedi
Haluk Kadim Bey'in çektiği fotograflardan bir dergiye kolaj hazırlayacam. Senin gözlerinide kullanmak istiyoruz. Kadim Bey senden izin almamız gerektiğini söyledi. İzin konusunda biraz hassasmışsın. Sonuçta ticari amaçla kullanılacak. Yani para kazanacaksın.
Ezo Şimdi öbür resim sahiplerinden izin aldınız mı?
Kadim Onları tanımıyorum
Ezo E beni de tanımıyiniz. O gözler artık benim değel. Kadim Bey'in. Resmini çektimi Onun oluyumiş. Siz Ondan izin alın. Kendi malını satmak istiyisi satar.
Kadim Gidebilirsin. teşekkürler.
Ezo Ha, ben de Ali Abi için teşekkür edecektim. İşe geri almışınız.
Kadim Teşekkür gerekmez seninle ilgisi yoktu.
Ezo Biliyim. Ama O öyle sanıyi. Eyi günler.

Haluk Süper ya. İyi laf geçiriyor. Vahşi Kedi gibi mübarek...

omayra73
26-09-07, 11:19
Kadim Bakar mısın? Senin doktor Nadim Bey'i aramış, konu malum
Ezo Ben, yok ben istemedim
Kadim Neyse uzatma bir seferlik izin veriyoruz. Ama diğer çalışanlar duymazsa sevinirim.
Ezo Kadim Bey ben zaten şeyetmedim
Kadim Tamam uzatma dedim. Bi de Nedim Beyle ben orda olacaz, pek yakın bir ilişki kurmayalım olur mu? Şu doktor beyle her ne ilişkin varsa bir daha böyle birşey yaşanmamasına dikkat et. Kül kedisi masalı oynamak için burası yanlış yer. İyi akşamlar

omayra73
26-09-07, 11:22
Kadim bayan arkadaşı ile çıkarken
Kadın şalını koltukta unutmuş arabaya binecekken Ezo arkalarından yetişir ve ...

Ezo Bakar mısınız. Şeyiniz düştü
Kadın Aa yere mi düşmüş?
Ezo Yok goltuğa
Kadın Neyse, senin ellerin temizdi dimi canım?
Ezo Temizdi ama şimdi yıkıyacam mecburen
Ezo gider
Kadın Aa ne demek şimdi bu?
Kadim Hadi boşver gidelim.

omayra73
26-09-07, 11:25
Kadim'e kızan Ezo eti satırla keserken,

Ezo Dünyada kimse bişeyden anlamıyı bi tek o anlıyi
Zeki Hiç
Ezo Pazar mantığı ile konuşma diyi. Ya sen okumuş yazmış mantığınla bi güzel kazıklanmışsın işte. Ona ne diyecez.
Zeki Ona ne diyecez
Ezo Burnun havalarda gezmeyipte bi pazara gideydin o zaman kazıklanmazdın hiç.
Zeki Hiç
Ezo Bende kabahat ne söylüyosun bildiğini
Zeki Ne söylüyorsun bırak
Ezo Bide alay etmesi var insanlan. Faturayı verirmişte, sonra ezberlermişimde. Aman pek esprilisin ya don yağı. Onu beyenmez, bunu beyenmez, bi havalar, bi bişeyler. Sonunda hayatta meyvesiz ağaç gibi kalır görür gününü.
Zeki Abla Kadim Bey
Ezo Ha tama işte onu diyim
Kadim Keşke kıyma yapabilseydin
Ezo Efendim
Kadim Beni diyorum. keşke kıyma yapabilseydin. Kuşbaşı kızgınlığına pek yatıştırmışa benzemiyor.

omayra73
26-09-07, 11:28
Ezo ile Kadim'in İlk Karşılaşması.

Ezo ve Kadim daracık yoldan karşı yönlere geçmeye çalışıyorlar. Önce sağa sonra sola adım ve bu iki adımda başarısız ve...

Kadim Hah güzel, sabaha kadar duralım burda, he
Ezo 5 dakka bekleseydin geçeceydik işte
Kadim Sen niye beklemiyorsun
Ezo Efendi sandık hanıma yol verirsin deye düşündük, hani burası İstanbul ya.
Kadim İstanbul'un eskilerindensin belli
Ezo İstanbul'un eskisi senin gibiyse, Ben daha dün geldim.
Kadim Hadi uzatma Kadın acelem var.
Ezo Herkesin kendine göre acelesi var. Ayrıca ismim Kadın değil benim, Konuştuğun lafı bilde konuş.
Kadim Ya çekilsene Hanım bela mısın?
Ezo Hah bak işte Hanım lafını hatırladın, bir de lütfeni hatırlarsan İstanbul'lu olacan.
Kadim Tövbe Tövbe
Ezo Tövbeni kabul ettik. (Kadim'e yol verir) De hayde geç, geç, ee geç
(Kadim geçer eli makinasına gider ve arkasını döner)
Kadim Hanfendi
(Ezo'da arkasına döner ve Kadim Ezo'nun Gözlerinin fotoğrafını çeker )
Ezo Bi dakka Sen ne hakla benim fotografımı çek....
Kadim Teşekkür Ederim (yoluna devam eder)
Ezo Bi de İstanbul'lu olacak ....

sude9
27-09-07, 13:14
Kutsal: orda tek kale maç mı yapıyorsunuz yoksa yemek mi?ya tel tel spagetti haşlanamadı daha...derhal hadi çabuk,hadi..bu ne bu?
Zeki: guakamalo için olgun avakado istedin ya usta
Kutsal: Zeki senin olgunlaşmadığını unuttum...bunlar ananas Zeki
Zeki:haa evet ya ikiside a ile başlıyor ya karıştırıyom
Kutsal: Zerzavatle Zeki de aynı harfle başlıyor bende karıştırıyorum
Zeki: ama olgunlar dimi usta
Kutsal:Ya geç şimdi butarafa başlıycam şimdi senin kerata,uğraştırıyorsunuz beni...yani...hoşgeldiniz
Kadim: kolay gelsin
Kutsal: buyrun Kadim bey
Kadim: yaa öğlen bizim mimarlar uğrayacak geçen sefer antep yemeklerini pek bi beğenmişlerdi de,belki yine öyle birşeyler çıkarırsak...şey yok mu?
Kız: Ezo
Kadim: hıı
Kutsal: yok misafirlerinize çin mutfağından orjinal birşeylşer sunalım
Kadim: İşi falan bırakmadı ya?
Kız:Ezo mu..hayır cenazesi var
Kadim:Cenazemi?
Kutsal: ben izin verdim
Kadim:yaa,hımm iyi yapmışsın usta,o zaman deniz ürünlerinden bir şey gönderirsin,hıı
Kutsal:Yorulmasaydınız telefon etseydiniz Kadim Bey
Kadim:517'nin telefon etmesinden mutfaktan kimsenin hoşlandığını sanmıyorum usta

saHra_
29-09-07, 02:55
Mutlaka yazilmistir bu replikler ama benim en güldügüm eglendigim replikler oldugundan tekrar yazmak istedim.

Ezo: Tesekkür

Ezo: cik cik cik.. (tekrar gidecegi katin dügmesine basar)
Kadim: Tekrar basmana gerek yok o nereye cikacagini bikerede anlar
Ezo: Ben cikmiyim iniyim
Kadim: Evet alt kata bastin gördüm
Ezo: Efferin sende asansör kadar anlayis sahibi olmusun.. o günden bu yana epey gelisme var yani..
Kadim: Hm.. sende o günden buyana beni aklinda tutmussun ama zahmet etme nasilsa birdaha karsilasmayiz
Ezo: Isallah.. E kem talih.. Istanbul böyük ama dünya kücük iste
Kadim: Kusura bakmada dünyayi ben yaratmadim
Ezo: E yaratmisin gibi dolaniysin ama..
Kadim: Kadin senin zorun ne?
Ezo: e asansöre sor ögren,senden daha anlayisli.. kadin kadin deyip duran bi adamlan ben muhatap olmayacam..iki kat inemedi buda.
Kadim: Indi.. indide anlayipta inemeyen sensin..kacirdin.
Ezo: Simdi nereye gidiyk..
Kadim: Sor asansörede ögren
Ezo: Ben.. derhal disari cikmak istiym
Kadim: Tamam sstt tamam tamam sakin ol.. tedirgin olma sana saldiricak filan degilim.
Ezo: Öyle deyinde ozaman resmimi neden cektin?
Kadim: Seni cekmedim..göz fotografi cektim.
Ezo: Gözüm kasim benden ayri dolasmiy..dolasiy mi? dolasmiy.. aha tam su yüzümün ortasinda duriy.. insan bi izin alir.. göz dedigin benim gözüm benim.
Kadim: Iyi tamam be kadin nekadar?
Ezo: Ne nekadar?
Kadim: Gözlerinin fiyati.. cektim ya nekadar?
Ezo: Senin gibisine bedava
Kadim: Bak sen.. Niye?
Ezo: Bakipta göremeyen birine hediyem olsun..sevaptir

saHra_
29-09-07, 03:10
Ezo: Dünyada kimse biseyden anlamiy bi o anliy..
Zeki: Hic..
Ezo: Pazar mantigiyla gonusma deyi.. ya sen okumus yazmis mantiginla bi güzel kaziklanmisin iste.. ona ne diyecez?
Zeki: Ona ne diyicez?
Ezo: Burnun havalarda gezmeyipte bi pazara gideydin ozaman kaziklanmazdin iste..
Zeki: Hicc..
Ezo: Bende kabahat ne söyliysin bildigini..
Zeki: Ne sölüyosun.. Birak.
Ezo: cik cik cik.. Bide alay etmesi var insanlan.. Faturayi verirmiste..sonra ezberlermisimde.. aman pek espirilisin ya ... Onu begenmez bunu begenmez bi havalar bi biseyler.. Sonunda hayatta meyvesiz agac kimin kalir görür gününü..
Zeki: Abla Kadim bey..
Ezo: Ha tamam iste onu deyiim..
Kadim: Keske kiyma yapabilseydin..
Ezo: Efen..
Kadim: Beni diyorum.. keske kiyma yapabilseydin. Kusbasi kizginligini pek yatirmisa benzemiyo.

SUEDA40
29-09-07, 08:55
saHra_omayra73 sude9
ezo gibi sizlerede kocaman eferin sevgiyle kalın

volvox
29-09-07, 14:26
Arkadaşlar bu başlığa lütfen yorum yazmayınız.

Saygılar

masum kiz
29-09-07, 19:30
arkadaslar ben replik yazmicam sadece en cok sevdigim o harika cümleyi belirtmek istiyorum..yazarsanizda sevinirim tabii...

günümüzde calistiklari yerleri soyup sogana ceviren,yolsizluk yapan ,görevini kötüye kullananlarada en güzel sekilde bir sözle ezecek tokat gibi bir cümle bu ayrica...
kadimin depo sorumlusu aliyle konusurken ona;

ya sen saymayi bilmiyorsun görevin icin yetersizsin,yada saymayi biliyorsun insanlik icin yetersizsin... hangisi?? deyisi yaa harika ..!!!.
..

saHra_
30-09-07, 04:28
30.Bölümde Ezo`nun yine müthis laf sokmalarindan biri..

Ezo: Odan batti kusura bakma..
Kadim: Kazaydi üzülme.
Ezo: Yok ben köpeklere üzüliym.. Önlerine atacaktik sevinecekti garipler. Belki onlar Kutsal ustamin emegine dua ederlerdi.
Kadim: Senin dilin cok uzun kadin.. cook.
Ezo: Afedersin.. yeniyim ya daha tam ayarini tutturamiym..ustaya üzüldügümden.Sikayet etmek istiysen daha girisimi yapmadilar bosuna ugrasmasinlar.
Kadim: Asagiya söyle odami temizlesinler.
Ezo: Basüstüne.

Kadim: Bakarmisin? adin ne senin?
Ezo: Kadin de sen ben anlarim.

pelin-ce
02-10-07, 20:53
34. bölüm son sahne...

Kadim: Ya sen nereye?
Ezo: Gutsal Ustam'la Eylül'de galacağam.
Kadim: Ben sana oda açtırmıştım.
Ezo: E zahmet etmişiğiz. Böyle daha eyi...
Kadim: Sen bilirsin! Ezo...
Şey diyeceğim. Odan yine hazır duracak ne zaman istersen...
Ezo: Çok teşekkür ederim.
Kadim: Teşekkür etmene gerek yok.
Ezo: Biliyim kim olsa yapardığız. Ben ona teşekkür etmiyim.
Kadim: Ya!
Ezo: E ismimi söylediğiz ya...:img-in_lo:img-in_lo

omayra73
02-10-07, 21:07
Kadim : Merhaba
Ezo : Hoşgelmişsiniz. Elçin Ablam yok muydu?
Kadim : Havva'ya kadar gitti birazdan döner
Ezo : Ya benim anahtarlar ondaydı da. Şey için elektrik tesisatı için
Kadim : Tamam ama ben nereye koyduğunu bilemem. Gel istersen içeri. Ben adam yemem.
Ezo : Hıı (Yüzünde zoraki bir gülümseme)
Kadim : Espriydi. Yanlış anladıysan gülmek zorunda değilsin
Ezo : Teşekkür
İçeri girerler.
Kadim : Aa onlar ne
Ezo : E ders kitabı işte
Kadim : Ya ben roman sanmıştım
Ezo : Esprimiydi. Gülecemde bi yanlış anlama olmasın.
Kadim : Formundasın yine. Ne için o kitaplar?
Ezo : Dışardan lise bitirecem
Kadim : Öyle mi? Kendi başına mı çalışacaksın?
Ezo : Yol Doktor Emre'yle arkadaşı yardımcı olacaklar sağolsunlar.
Kadim : Hım Doktor Emre mükemmel bir genç tabi
Ezo : Elçin Abla'nın dolabında ağrı kesici vardı
Kadim : Madem zahmet ettin. Teşekkür ederim.
Ezo : Şöyle biraz enseyi şeyyapmak lazım. Şeyle şeyle, şeyle şeyle
Kadim : Boşver geçer herhalde. İlacıda yuttuk
Ezo : Bide avuçlara şuralara basacaksın
Kadim : Allah Allah avuçlarla başağrısının ne ilgisi var. Doktor Emre mi öğretiyor bunları?
Ezo : Yok bizim bir komşu öğrettiydi.Ömer'in yani esgi kocamında böyle başı tutardı avuçlarına bastınmı şıp diye kesilirdi.
Kadim : Uzmanlık alanına girdim yani. Ne şans
Ezo : Eyi siz bilirsiniz.

Kadim : Ya tamam tamam asma suratını. Böyle miydi?
Ezo : Tam çukura daha sıkı
Kadim : Böyle. Hı? Şıp diye kesecek
Ezo : Yok öyle değel. Beyle beyle, beyle beyle. eyice basacaksınız.
Kadim : Canım acıyor ama
Ezo : E tamam işte eyi, bi acı öbürünü bastıracak
Kadim : Teşekkür ederim
Ezo : Möhem değel inşallah bi faydası olmuştur.

omayra73
02-10-07, 21:21
Ezo:Gapıyı çaldım ama
Kadim: Duymadık neyse bırak masaya
Gel bak sana özel tariflerden hazırlattım. Eee krokanlı parfenin konyağı yeterince dinlendi dimi?
Ezo:Valla o kadarını bilmiyim ama bizim kadar yorgun değeldir.
Kadim: Elemanlarımdan hepsi birbirinden esprilidir. Teşekkürler gidebilirsin.

omayra73
02-10-07, 22:00
Kadim:Gel
Ezo:Biraz gecikti kusura bakmayın. Aşağada iş yoğunda
Kadim:Sana neden gecikti diye sordum mu?
Ezo:Nasıl olsa sorarsınız deye söyleyim dedim.
Kadim:Kahine ihtiyacım yok. Teşekkürler. Hem niye benim servislerimi hep sen yapıyorsun
Ezo:Aşağıda Kadim Bey'in servisini aman biz yapak biz yapak diye yarışıyık, ama yarışı hep ben kazanıyim ondan
Kadim:Hı esprimi şimdi bu
Ezo:Gülemeyim canım sıkkınsınız deye
Kadim:Hem kahin hem komedyen; ne şanslıyım.
TAvuk! Ben tavuk mu istedim?
Ezo:Gutsal Ustam yanlış anlamış herhal. Bugün biraz yoğun
Kadim: Bu ne?
Ezo:Sos. Yemeğin sosu.
Kadim:Ya gerçekten mi? Onu bende biliyorum. Baharat olarak ne kullandınız, fazla ağır kokuyor.
Ezo:İstemiseniz götüreyim. Gerçi dünkü sosun aynı ama. Misafiriniz varken bişey demediydiniz.
Kadim:Hangi misafir.
Ezo:Dün bi hanim misafiriniz vardı ya, size gülmekten ölüyidi hani.
Kadim:Hem kahim, hem komedyen, hem paparazzi. Bilmediğin daha ne var
Ezo:Nası yani
Kadim:Psikiyatır arkadaş, kapıdan alan lüks arabalar, ağa kılıklı adamlar
Ezo:a O sahiden ağa. Bizim Entep'ten
Kadim:Ve oda arkadaşın. Bu kadar mühim arkadaşların varken niye bir otelin mutfağında çalışıyorsun anlamıyorum
Ezo:Pek anlabileceğinizi sanmıyim
Kadim: Ben de pek anlatabileceğini sanmıyorum.
Ezo:Yok ben anlatmaya anlatırım da, karşımda has arkadaşlığı, yoldaşlığı yaşamış biri lazım. Yoksa ne kadar anlatsam yanlış anlaşılırım
Kadim:Sen arkadaşlıktan anlamazsın diyorsun. Hı?
Ezo:Yok estağfurullah. Hani az kaldı daha ileri gidip madem anlayınız niye o soruları soruyinız diyecektim.
Gutsal Usta başka şeyler hazırlasın
Kadim: Size alın dedim mi küçük hanım
Ezo:İsmim EZO
Kadim:Biliyorum

sude9
03-10-07, 11:40
Doktor: Bu ne cesaret ya ağaysa ağa,İstanbul'da bunların bir anlamı yok,kendini senin sahibin falan mı zannediyor,birşey söyleseydin ya ezo,neden cevap vermedin?
Ezo: e tıkandım galdım,Ballı Ağa bana hayatta kimsenin yapmadığı iyilikleri yapmış adam,e bide evlat acısı taze,daha kapanmadı..
Doktor: hee bu gün yarın gelmek üzere ona acıyıp minnet duyduğun için evlenme teklifini kabul et bari,ufff...kusura bakma,beklemiyordum herhalde
Ezo: e bende beklemidim,gel görki bizim oralarda bir kadınla bir erkekle arkadaş olami işte,bizim insanımız kafasında kadınla erkeğe tek bi şekil biçmiş,e Ballı Ağa'da ikisini birbirine karıştırdı ben ona üzilim
Doktor: Belki,belki gerçekten sana bir şey hissediyordur
Ezo:Yok hiç sanmim,yanlızlıktan çaresizlikten gözü manzarayı farklı göri,erkek diye yanlış anlar diye esirgemedim bende kendimi,arkadaş oldum sırdaş oldum..e benim kafam öyle işlemi çünkü,şimdi kendimi çekip arkadaşlığada dur demem gerekecek,yazık yani..Ballı Ağa yanlış yaptı
Doktor: Arkadaşlık bazen aşka dönüşebilir bunda yanlış olan birşey yok
Ezo: O dediğin karşılıklıdır doktor,benim yüreğimin mühürlü olduğunu anlamayan adamın aha böyle Ballı Ağa gibi gözünde perde var demektir
Doktor: Sonsuza kadar böyle gidecek değil ya,sende birgün birini seversin,tamam Ömer'den sonra belki zor ama seni anlayacak sana değer verecek biri çıkar
Ezo: Ömer'e sevdam benim sarayımdı,yandı,yıkıldı,kül oldu,bi daha saray kurmak zordur doktor
Doktor: Saray şartmı?içinde mutlu olabileceğin mütevazi bir evde yeter pekala
Ezo: Sevdanın büyüğünü tattımı bi kere yürek genişli büyi,içine ne koymaya kalksan dolmiyi boş kaliy...neyse ne boşver,gene şişirdim kafanı..napim sende benim dert babamsın arkadaşımsın işte
Doktor:ve de her iyi arkadaş gibi seni yanlış anlamıyorum

sude9
03-10-07, 11:52
Kadim: Bir daha krep yiyeceğin zaman Kutsal Usta'ya abimin özel tarifinden diyeceksin
Nedim: farketmez ben senin gibi gurme değilim,krep krep işte..kahvaltı ettin mi?
Kadim: Öğlen oldu ben çok erken ederim biliyorsun
Nedim:Yaşlanınca alışkanlıkların değişir diye düşünmüştüm
Kadim:Yapma ya o kadar yaşlandım mı ben
Nedim:ee otursana abi
Kadim:Yok oturmim iş konuşacaktım
Nedim:İyi konuşalım
Kadim:Yemek yerken iş konuşmak damak tadını bozar
Nedim:Sonuçta karnın doyuyorsa önemi yok
Kadim:hımm bence olmalı ama neyse..peki müsteşarla en son ne zaman görüştün?
Nedim:şeyy epeydir konuşmadım niye?
Kadim:Restorasyon maliyet hesaplarımızı hayli aşacak gibi görünüyor,aldığımız kısa dönemli vadeninde geri ödemesi yaklaştı,bakanlıktan hala ses seda yok,teşrik kredisi hemen çıkar denmişti
Nedim:Tekrar konuşurum abi,devlet işi bu illa pürüz yaşanır..ya istiyorsan bir de sen görüş
Kadim:Yok hayır bu konuda yetkide sorumlulukta sende gerekeni yaparsın,sana iş konuşmak iştah kaçırır demiştim,bide Elçin Anne ile yemek günümüz,cevabını biliyorum ama yinede sorim,gelecekmisin?
Nedim:Önce iş sorumluluklarımı yerine getirmem lazım yoksa patronum kızıyor,gerçi aklına gelmez ama Elçin Anne sorarsa aynen böyle söylersin
Kadim:Niye?..zaten hep böyle söylüyorum
Nedim:ee ordada patron sensin

sude9
03-10-07, 12:20
Elçin:Kadimm
Kadim:Yıkadım elimi ya Elçin Anne,tepsi böreği yaptın mı?
Elçin:Hiç sorma
Kadim:ne oldu
Elçin:Elektrik tesisatı su koydu yine,frına takıyorum çat sigorta atıyor,yapıyoruz takıyoruz çat yine atıyor,e tabi fırın olmayınca
Kadim: Otelin ustalarından yollayayım sana
Elçin: Yok yavrum bizim emektar şeref usta geldi,o bakacak yine hem Ezo'nunkine hem benimkine,ama bak bu saat oldu hala ortalarda yok
Kadim:Yeter Elçin anne,önce hangisinden başlayacağımı şaşırdım
Elçin:kadim senin neye canın sıkkın söyle bakim bana
Kadim:nerden çıktı şimdi bu?
Elçin:Bırak bana şimdi numara yapmayı,ben senin kokundan anlarım bilirim
Kadim:Aslında belli bir olay yok,hayattan sıkıldım diyelim
Elçin:Tabi sıkılırsın,kırkına yaklaşıyorsun hala çöpsüz üzüm gibi dolaşıyorsun ortalarda
Kadim: başlama yine Elçin Anne
Elçin: Başlarım,tamam kötü bir şey yaşadın ama geçti gitti,hala aynı yere niye takılıyorsun be oğlum
Kadim: elçin anne
Elçin:aa herkesin ödünü patlatmışsın,kimseyi bu konuda konuşturmuyorsun,ama bana sökmez...bak oğlum Berrak yok artık,duymak istemesende bu böyle..Berrak'tan başak ilgini çekebilecek evlenebilecek başka kız yokmu bu dünyada canım
Kadim:yok valla
Elçin: vardırda sen beğenmiyorsundur,müşkülpesent şey
Kadim:Kadınlar ne göründükleri gibi olurlar ne de oldukları gibi görünürler...aa yok canım sen hariç
Elçin:Hadi ordan etrafındakilere bakıp bütün kadınları öyle zannediyorsun,zaten biliyorum ben sana yapacağımı
Kadim:Ne?
Elçin: Bulacağım gözü açılmadık bir köylü kızı o su böyle şu su böyle bir şey diyemeyeceksin
Kadim:en güzeli
Elçin:Sana senin tayfan yaramıyor çocuğum
Kadim:İyiyim böyle Elçin anne,iyiyim boşver
Elçin:yaa belli otel köşelerinde,bir evin bile yok be yavrum
Kadim:İçinde uğruna yaşadığın bir aile dolaşmıyorsa ev çok anlamsız bir şey
Elçin: Bir evin olacak Kadim olmalı,ya ne kadar istediğini biliyorum..daha yaşın geç değilki be çocuğum
Kadim:Umarım...saatler herkes için farklı iller Elçin anne

sude9
03-10-07, 15:42
Ezo:ahhh ahhh yok yok yok istemem istemem doktor o kendi kendine geçer yok yok
hemşire: olmaz hanfendi 2.derece yanık dezenfekte etmemiz lazım
Ezo:ahhh anam anam anam ay anam
Kadim:ne oldu korkuyormusun yoksa
Ezo: uhhh aman ne korkacam be acısından bir kere bayıldım bir kere daha bayılırım alıştım artık,
Kadim:hıı
Ezo:tamammı bittimi bitti mi ıııyy
Kadim:Sık dişini bebek gibi bağırma
Ezo:hee uzaktan davulun sesi hoş geli yanmayan yananın hainden anlami ııııı,ordan konuşmak ıııyy
Kadim: ORDAN KONUŞMAKTA PEK ZOR DEĞİL HERHALDE BAKSANA MAŞALLAHIN VAR
eZO:aaaaaa
Kadim: şişşt tamam bağıracak kadar acıdımı şimdi
Ezo: yok ben sinirimden bağırim
hemşire:Bana mı sinirlendiniz
Kadim:yo bana,ııı yapmayı bırakta hadi tut elimi,bitiyor az kaldı

omayra73
10-10-07, 13:42
Kadim: Bu işler sana kaldı öyle mi? Kapı açıktı. Söyleseydin birilerini gönderirdik.
Ezo: Sağolun yapıyoruz yavaş yavaş
Kadim: Gene boyundan büyük çok şey yapıyorsun.
Ezo: Nasıl yani?
Kadim: Elçin Anne’ye ev alınacaktı. Aklını çelmişsin
Ezo: Elçin Abla razı oldu da ben mi vazgeçirdim.
Kadim: Sen böyle bir alternatif ortaya atmasaydın razı olacaktı mecburen.
Ezo: E iyki böyle bir alte… . Her neyse atmışım işte ortaya. Hem mecburen razı gelmenin nesi güzel.
Kadim: Bundan daha iyi şartlarda yaşabilirdi.
Ezo: Ha siz evi beğenemediniz. Ya kusura bakmayın sarayların kirası bize yüksek. Elçin Ablam da ben gibi Allahtan, kendi sarayını kendi yapanlardan. Başkasının bağışladıkları ile rahat edemiyi.
Kadim: Ben başkası değilim. Zor durumda kaldığında sa O’na yardım etmek en doğal hakkım.
Ezo: E edin o zaman. (elimdeki malayı Kadim’e uzatır.) Boya başlayana kadar duvarların düzlenmesi lazım.
Kadim: Elime mala alıp duvar kazımaktan fazlasını yapabilirim.
Ezo: Bide bunu deneyin. Elçin Abla daha fazlasını kabul edecek bir kadın değel. Kendi ayakları sağlamken kendi yürümek istiyi. Siz ne istiyiniz?
Kadim: Elçin Ablamın evine geldiğimde onun rahat ettiğini görmek. Ki sık sık geliyorum biliyorsun.
Ezo: Elçin Ablanın manevi oğlu benimde misafirimdir. Buyurun gelin başımızın üstünde yeriniz var.
Kadim: Yani artık misafir olacam.
Ezo: Siz kendinizi nasıl kabul ederseniz artık. Derdiniz buysa.
Kadim: Anlamadım
Ezo: Yani mecburen bana da katlanacaksınız. Kızgınlığınız bundan herhal.
Kadim: Hayır, hayır benim kızdığım, kendimi işe yarar hissetmek için bir şey yapma fırsatımı elimden almış olman. Her neyse madem karar verildi bari bu durumda neler yapabiliriz ona bakalım.
Doktor Emre içeri girer.
Ezo: Hah
Emre: Selamlar
Ezo: Hoş geldin doktor.
Emre: Nasılsınız Kadim Bey
Kadim: Teşekkür ederim
Ezo: Kadim Bey de sağ olsun bişey lazım mı deye bakmaya gelmiş.
Emre: Valla şimdilik her şey yolunda malzemeleri aldım, arabada. Evet Selim yardım edecek bize, Zeki’de var dedin.
Ezo: He akşam iş çıkışı gelecek işte
Emre: Eh üç kişi giriştik mi iki günde bitiririz.
Kadim: Güzel bana ihtiyaç yok gibi görünüyor.
Emre: Benim gibi boya yapmayı seviyorsanız, akşam bekleriz.
Kadim: Kolay gelsin size, görüşürüz.
Emre: Sağ olun

sude9
15-10-07, 12:46
Elçin:Girdin mutfağa çıkamadın be oğlum bir saatir
kadim:Rumeli usulü orman kebabı yapıyorum,siz hanımefendi lutfedip yersiniz belki diye
Elçin:hahaha...o havuçlar o kadar ince doğranmaz, erir
Kadim:elçin anne sen niye kalktın,hı
Elçin: bu etler niçin?
Kadim: Büryan olacak..gidermisin başımdan..yatman lazım zaten
Elçin:Sen elçin annen ile ne biçim konuşuyorsun bakim,kerata
Kadim:tamam tövbe,tövbe
Elçin:Kalın doğra kalın
Kadim:tamamm
Nedim:ha...tahmin ettim zaten,maç seyrediyorum diye kaçtın yanımdan değilmi
Elçin:aa...delinin zoruna bak,neden kaçayım ayol,yat yat sıkıldım ondan,kıskanç şey...ya Kadim kardeşine birşey söylermisin lütfen
Kadim: O artık büyüdü Elçin anne,benim söylemem ile değişeceğini sanmıyorum
Elçin: telefona bak geliyorum şimdi..şunları iyi çevir,güzel karıştır...


Elçin: Ah güzel kızım benim neye uğradığını şaşırdı çocuk..Nedim o havuçları ayırma yenecek onlar
Nedim:tamam....ya izin verseydin de gelip seni bir görseydi,gönderirdik uçak biletini
Elçin:Şimdi en yoğun senesi,ara sınavları felan var hem gelip ne yapacak..yanan evi yerine getirecek değil ya
Kadim: Bak sana ne gösterecem elçin anne
Elçin: Otur şuraya daha yemek bitmedi
Kadim:Tamam doydum ben...
Nedim: ya okul bitince dönmeye kararlımı,kalsaydı İsviçre de
Elçin: Bende söylüyorum ama o beni bırakamaz ki
Nedim: e biz varız burda yanlız değilsin ki,belki hoşuna gider burda benimle oturmaya devam edersin
Elçin: herkes kendi düzeninde güzel be oğlum
Nedim: burası da zaten yıllardır senin düzeninde Elçin annecim
Kadim: bak bakalım Elçin anne
Elçin: ne bunlar
Kadim:Sen birini beğende...
Elçin: Benim için mi
Kadim: hıhı..seninkine benzeyen pek çok ev var sen beğen istersen hemen taşırız seni
Elçin: Kadim sen ne yaptığını zannediyorsun,sen beni hiç tanımadın mı oğlum
Kadim: elçin anne yapma Allah aşkına ya,başına gelen şey şaka değil,seni ortada bırakacağımı mı..bırakacağımızı mı düşündün?tamam evi alalım kabul edersen sen yine bizim misafirimiz olursun,ne var bunda?
Elçin:Canım yavrum teklif etmen yeter
Kadim: Tamam o zaman rica ediyorum yarına kadar bir düşün
Elçin: Peki oğlum üzülme sen düşüneceğim
Kadim: Teşekkür ederim
Elçin: Ben teşekkür ederim,(ağlar)insanın yanlız olmadığını bilmesi çok güzel
Kadim: Yapma Elçin anne yapma


Nedim: Abi niye karar değiştirdin şimdi ya hani bizimle kalacaktın
Kadim: Biraz yanlızlığa ihtiyacım var
nedim: Birşey olmuş yine sende birşey var
Kadim:yoo herzamankinden farklı birşey yok
Nedim:ya yapma Allah aşkına ya,canın sıkılmış belli
Kadim: Sen Elçin anneyi yanlız bırakma hadi
Nedim:Abi son kez söylüyorum bak,bana söylemediğin birşey mi var
Kadim:Sanmıyorum Nedim,senin

sude9
15-10-07, 13:10
Eylül: Ezo bırakırmısın lütfen..ya baba ya
Kutsal: Allah Allah,Allah Allah,sen ne yaptığını sanıyorsun kız çocuğu,elinin yanığı ile Eylül'ün işine karışma
Ezo:Ya Usta sakat değilim çok şükür,Allah iki tane el vermiş biri yoksa ötekini kullanırım
Kutsal: derhal bırak o tabağı,derhal
Ezo: Ya böyle yaparsanız ben daha da siz de kalamam ha
Kutsal: ustan emrediyor şimdi içeri geçiyorsun ve benimle tavla oynuyorsun,yemekten sonra tavla oynamaya bayılırım...bu kerata küçükken benle oynardı,bilgisayar denen meredi aldık alalı başından kalktığı yok(:icon_whis)
Ezo: İyi de ben tavla bilmim ki usta
Kutsal:Harika hemen öğretirim
Eylül: Dikkatli ol ezo mutfakta yemek öğrettiği gibi öğretiyo ha
Ezo: eyvahh,yandık desene
Kutsal:Evett en son elçin hanım ile oynamıştım,oynadığıma oynaycağıma pişman olmuştum,bari bir acemi bulmuşken kaçırmıyim
Ezo: Gurban olduğum elçin abla,napiy şimdi evinden ayrı oralar da kim bilir

Kutsal: Acemi şansı başka hiçbirşey değil
Eylül: Hadi baba bırak 5-0'ın neresi acemi şansı
Kutsal: ban bak küçük cadı ben senin yaşındayken,,karşıyakanın
Eylül: karşıyakanın tavla şampiyonuydun
Ezo: e kusura bakma usta ne öğrettiysen onu oynadım,demek sen hakkatten iyi biliysin bu tavlayı ha
Kutsal: Hadi ya çocukmu teselli ediyorsunuz,geç oldu derhal yataklara hadi bakim
Eylül: Baba ilaçlarını..
Kutsal: Tamam alacağım şimdi
Eylül: tamam

Eylül: Portatif yatak hazır Ezo giydirildi,takım emir ve görüşlerinize hazrıdır komutanım
Kutsal: rahat,hazır ol...herkes yataklara,marş marş
Ezo:Usta Eylül tamam da ben büyüdüm valla
Eylül: Hiç uğraşma kurtulamazsın,6 yaşımdan beri her gece..
kutsal: Kess,1-2-3- deyince içilecek..1-2-fondip
Ezo:ney ney
Kutsal: 3
Eylül: Bir dikişte sonuna kadar yani,hadi
Kutsal: Aferin kız çocuğu gözüme girdin...hımm yarim santimden biraz fazla içeceksin yarın akşam
Eylül: Baba abartma o kadar değil
Kutsal: Bak kalk ölç hadi
Eylül: Gerek yok milimi milimine yarım santim çıkacak biliyorum
Kutsal: hadi bakalım yataklara
Eylül: iyi geceler ...muck..
Kutsal: muck...rüyanda beni gör canım kızım
Eylül: Rüyanda beni gör
Kutsal: sende
Ezo: Başüstüne ustam görürüm...Kutsal usta keşke Eylül gibi benimde babam olaydın,Allah ikinizden de razı olsun
Kutsal: Ses kesilsin hemen uyulsun derhal yataklara

sude9
15-10-07, 14:03
Süreyya: Merhaba naber hayatım
Nedim:İyiyim
Süreyya: Bir terslik mi var
Nedim:Abim sanki birşeylerden şüphelendi Süreyya
Süreyya: Sanmam o herşeyden kuşkulanır bilirsin
Nedim:Tamam önüme koyduğunuz teklif gerçekten müthiş ama...ya bilmiyorum Süreyya
Süreyya:Anlaşma imzalandı Nedim..geri dönüşün yok sen Kadim ile köprüleri attın
Nedim:herşeyi göze alıp abime planını söyleyebilirim
Süreyya: Berrak abinle nişanlıyken onunla beraber olduğunu söylemeyi göze alabilecekmisin peki
Nedim:Şantah ha..ben anlatmazsam bunu bilen tek kişi anlatacak ha..
Süreyya: Evet zevkle anlatırım hoş bence biliyor
Nedim:Hayır hiç öğrenmedi
Süreyya: Kaza günü arabayı o kadar hızlı kullanmasını açıklayacak başka hiçbirşey yok
Nedim: evet arabada tartışmışlar ama konu Berrak ve ben değilim..işi bana teklif etmen bu yüzden..senin tek amacın kızkardeşinin intikamı,değil mi

sude9
15-10-07, 14:18
Kadim:yok bu gece gelemeyeceğim elçin anne,gece müdür ile sabahlamamız lazım yarın uğrayayım..a evet gördüm...(kapı çalar)gel...anne ben seni sonra arasam detaylı konuşuruz,öpüyorum güzel yanaklarından..
Ezo:iyi akşamlar
Kadim: İyi akşamlar
ezo:şeyy..Kutsal ustanın kardeşi ile karısı geldi yatıya,hani kalabilirsin diye açtırdığınız o da hala şey ise
Kadim: hıhı..tabi tabi,geçerli kalabilirsin
Ezo:Sağolun,benim içinde Elçin abla içinde çok şey yaptınız,belki size az geli ama çok insana yararınız var Kadim bey
Kadim:hımm bu saate senden iltifat duymak süpriz oldu
Ezo: siz damarıma basınca kendimi tutamim böyle dilim çatallani ama ben minneti bilirim neyi neden öyle dediğinizi yavaş yavaş öçözmeye başladım artık
Kadim:Ya demek beni çözüyorsun
ezo:hee az çok
Kadim:mesela...hadi çekinme lütfen
Ezo:şimdi siz KIŞ GÜNEŞİ gibisiniz,kış güzeşi kara bulutların arkasına saklanır kolay kolay göstermez ya yüzünü ama bir kere buluttan sıyrıldımıydı soğuktan titreyenleri ısıtıverir,öyle mutlu olur ki insanlar kış ortasında...sonra yine bulutların arkasına saklansa da güneş güneştir işte...eyle işte
Kadim: Bu gece iltifatlar gecesi öylemi ya da bana korkak dedin ben anlamadım
Ezo:Korkminiz mi?
Kadim:Neden?
Ezo: yaz mevsiminden
Kadim: ne olmuş yaz mevsimine
Ezo:Gökte saklanacak bulut kalmaz insanlar apaçık güzeşi görür
Kadim: bu kadar felsefe yeter Ezo

sude9
15-10-07, 15:14
ezo: vah kuzum ağlama,ağlama yeter anacığın iyileşip gelecek
Debbie: Annem ölecek mi?(ingilizce yok ne yazık türkeç idare edin)
Ezo: Buyur
Debbie: O çok hasta,ölecek
Ezo:Hadi bakalı gelde anla,korkma kurban olduğum korkam adın ne senin
Debbie:Seni anlamıyorum
Ezo: adın ne adın,bak ben ezo sen..Eze ezo sen
Debbie:Debbie,Debbie
Ezo: Hee Debbie anam pek güzel ismin varmış,e tanıştığımıza memnun oldum Debbie kız,bak bu güzel gözlere yaş yakış mi ha,hadi gel dolaşalım azcık
Debbie: Annem nezaman gelecek
Ezo:mam.. ne...hee mama istiyin,tamam doyurak karnını o zaman kalk...ya mama mama diyi karnı acıkmış zaar
Kadim:Merhaba senin adın ne küçük prenses
Debbie:Debbie
Ezo: Adını söyli adını,adı Debbie miş onu diyi
Kadim: evet Anladım sağolEzo: Öyle ya
Kadim: Benim adım Kadim
Debbie: Kadim Debbie...annemi görmek istiyorum
Kadim: Peki önce bizimle sohbet etmek istemezmisin
Debbie: Hayır annemi görmek istiyorum
Kadim: Peki prenses
Ezo:mama istiy demi
Kadim:Yok annesini görmek istiyor
Ezo: kadın çokmu hasta Kadim bey
Kadim:Galiba kokain krizi hastahaneden öyle kolay çıkarmazlar
Ezo: Nasıl etsekte oyalasak bu çocuğu
Kadim: Osman arabayı hazırlarmısın...biraz dolaştırayım diyorum en azından uykusu gelene kadar...öyleyse gidelim hadi
Debbie: ozo ozo come
Ezo: ayy ozo benmi olim ha
Kadim: Çok yorgun değilsen sende gel bari ,çocuk iyice acıtezat
Ezo: haa öyle evet
Kadim: Tamam haydi bakalım
Müdür: Kadim bey ovardöz kokain krizi kesinleşti müdahale yapılmış ama henüz kritik aşamada
Kadim: konsolosluğa kimlik bilgilerini iletin hemen
Müdür: Peki kadim bey

ezo: Ne beklin öyle darı bekleyen kuş gibi,kurban olduğum Debbie
Debbie: ozo
Ezo: hee bizde ezo senin dilinde ozo..
Kadim: gidebiliriz
Debbie: Kedim
Kadim: prenses...merhaba Osman..prensesle biraz gezeceğiz
Osman: Tamam efendim..merhaba ezo
Ezo: Merhaba Osman ABİ
oSMAN: nereye efendim
Kadim: Çocuğun yemek yiyip eğleneceği bir yere lütfen

Ezo:ayy...ne gülin komikmi...bizim köyde merdiven değel üstündeki insan yüriy
Kadim: Sen yürüyen merdiven ile bir kaç kez inip çıkarsan Debbie'yi eğlendirmek için fazla vakit kaybetmeyeceğiz
Ezo: Sizde el kadar çocuk gibi pek eğleniysiniz maşallah..tevekkli düşenin dostu olmazmış
Kadim: İnebilirsin değil mi tabi düşmeden


Kadim: fazla alıştırma Ezo kendi yiyebilir
Ezo: e bi yandan yiyip bi yandan nasıl oynayacak...şimdi sırası mı..oyun zamanı ayrı yemek zamanı ayrı
Kadim: ezo kızıyor sonra oynayalım prenses
Debbie: No
Kadim: Gördün mi oynamamıza kızdığını söyledim o da sana kızdı işte
Ezo: Ben ağzına beslim diye kızi.kendin ye diyi
Kadim: yemeğini kendin ye istiyorum
Debbie: No
Ezo:hee buyrun
Debbie. Kadim'e yedir
Kadim: teşekkürler
Ezo: birşey değil
Kadim: tekrar teşekkürler
Ezo: tekrar birşey değil...a haydi o yedi şimdi sıra sende
Debbie: doydum
Ezo: yarim hamburger bile yemedi birşey söylesenize
Kadim: Debbie yemeğini bitirirsen sevdiğin bir oyuncağı alabiliriz
Ezo: ne şeyettiniz
Kadim: yemeği bitirirse bir oyuncak alabileceğimizi söyledim
Ezo: o niye o
Kadim: Ödül ceza sistemi,çocukları zorlamaktan daha iyidir
Ezo: O ödül ceza sistemi dediğiniz basbayağı rüşvet
Kadim: hımm öylemi siz çocuk eğitiminde hangi sistemi tercih ederdiniz hanımefendi
Ezo: yemesin acıkırsa nasıl olsa yer sistemini...çocuğum yok ama
Kadim: evet çocuğun yok belki ama hiçte yeteneksiz sayılmazsın
Ezo: eh bir zamanlar amatör olarak ilgilendim mecburen ondandır...ay yerim ben seni kınalı kuzum,,sevdinmi sen ezo'yu
Kadim: çocuğun dilinden değil ama lisanından çok iyi anlıyorsun
Ezo:yok o kendini seveni anli de ondan
Kadim: aa demek beni anlamadı
Ezo: kıskandı valla haydi onuda öp..ya bir saate türkçeyi söktü nasıl anladı dilimi

Ezo: e dükkanı satın alaydınız
Kadim:yok canım hepsi çok güzeldi seçemedik
Ezo: Siz mi çocuk mu
Kadim: yani şey diye düşündüm otelde misafir etmemeiz uzun sürerse diye oyalanır
ezo: İnşallah fazla uzun sürmez,kadersiz yavrum,gurbetlik yerde bir de anasız kaldı
Kadim. arabesk hale getirme,abartmayalım istersen
Ezo: ben mi abartim..oyuncakçı dikkanını kucağına yığmışsınız
Kadim: Canım bir seferlik olur o kadar ama bak neşesi yerine geldi...bak harika bir şey bu çırp ellerini
Ezo: e iki elin sesi var da tek elin nesi var


Kadim: Osman yardım et öldük biz
Debbie: Fotoğraf çektirelim
Kadim: okey..Osman sen bunları al çıkışta bekle geliyoruz biz
Osman: peki efendim
Kadim: Ezo geç..Debbie ezo ile ikiniz..
Debbie: Okey
Ezo: Ah Debbie kız tam adamının eline verdin oyuncağı haa kaşımızı gözümüzü çeke çeke bitiremez artık
Kadim:şışşt
Debbie: ne?
Ezo: yok birşey yok bak bak kuş çıkacak kuş
Kadim:şışşt...bak elin sağlam olsaydı sende bizi çekerdin
Ezo: Ben tek elle sizden daha iyi çekerim
Kadim: becerebilecekmisin
Ezo: ayy uçak kullanmayacağım herhalde aha şu düğmeye basacağım aha şurdan da tüküreceğim
kADİM: tamam hadi bakalım..hee
Kadim: oldu mu..al bu senin
Debbie: kadim benmde çekeceğim
Kadim: okey prenses...o da çekecek
Ezo: o na okey buna okey,bakalım daha başımıza neler gelecek
Kadim:Ne yapalım istiyordun
Ezo: Daha ne yapacağız bir evlat edinmediğimiz kaldı
Debbie: ozo,Kedim
Ezo-Kadim: Okey prenses

efran_albatros
16-10-07, 15:47
fragman replikleri

zeki:bu ablada deli efe.şerife.(özlem türkad)

ezo:ne dediğiz
kadim:sana ihtiyacım var galiba.galibası yok öyle.:happy0064:happy0064:happy0064

nedim eylüle:konuşmaya ihtiyacın olduğunda gel çekinme tamam mı?

kutsal usta:eee yeni evinize hoşgeldiniz.

ballı ağa: (nuru kastediyor) o benim öbür yanım gardaş.nur hanım olmadan ben ben olamiyim?

kadim:giysilerinin çoğunu yangında kaybettin öyle değil mi?hem bu sefer kendim seçmeye çalıştım.

nedim: (arkada ezo dinlerken telefonda biriyle konuşuyordur.) abimin gözünün içine baka baka daha ne kadar yalan söyleyebilirim.ikili oynamaktan bıktım.

kadim:ne anlatıyor?
ezo: (elinde üzerinde ne şekli olduğunu tam anlamadığım bir taş var.) ihanet.

sude9
17-10-07, 10:41
36.BÖLÜM

Ezo: Gadim Bey
Debbie: ozo.ozo
Kadim: Ne vardı ezo
Ezo:Madem çocuğu aldınız insan bi haber verir
Kadim: Ben almadım kendi geldi
Debbie: gel hadi yatakta zıplayalım
Ezo: ya kendi nasıl gelecek odanızı ezbere bilmiyi ya
Kadim:Kat görevlisinden yardım istemiş yalan mı söylüyorum yani
Ezo: Yorgunluktan bayılmışım kalktığını duymadım,kaçtı diye ödüm patladı
Kadim: tamam büyütme
Ezo: ne demek büyütme ya dışarı çıkaydı,ya bir yerlerden düşeydi Allah Allah emanet çocuk
Kadim: ya bir şey olmadı işte,olmuş gibi evham üretmenin anlamı varmı
Ezo: Bak bi daha kendi başına dolaşırsan külahları değişirik ona göre Debbie kız
Debbie: ne diyor
Kadim: Ona haber vermeden bana geldiğin için sana kızmış
Debbie: (ezo’nun ve Kadim’in elini tutar) Bizde Kadim’in odasında yatalım o zaman
Ezo: ne diyi
Kadim:İkimizi de yanında istiyor çocuk işte
Ezo:hee çocuk işte,şey madem siz başındasınız bana müsaade
Kadim: sen nereye
Ezo: Bi mutfağa uğrayı eve gidim,boyayı bitirecem
Kadim: şart mı? Yani Debbie açısından
Ezo: Doktor Emra benim için nöbetini değiştirdi şimdi onu yalnız bırakmayayaım
Kadim: Tabi..öyle ya Doktor Bey’e ayıp olur..tamam..(Debbie’ye) Ezo gitmek zorunda çok sevdiği bir arkadaşı onu bekliyor
Ezo: Ne dediniz
Kadim: Çok sevgili bir arkadaşının seni beklediğini söyledim
Ezo:Uslu dur emi Kadim Bey’i kızdırma sakın,gerçi sana pek kızacak gibi görünmi ama ne olur ne olmaz..haydi size kolay gelsin
Kadim:Size de kolay gelsin
Debbie:Kedim
Kadim: Prenses
Debbie:Ezo senin sevgilin mi?
Kadim:Hayır değil..o benim arkadaşım..
dın dın dın dın:):)

sude9
17-10-07, 11:03
Ezo:yani uzun lafın kısası Kadim Bey'i tanımasam bu kadar şaşırmayacağım,o lanet adam gitti yerine geldi bi melek,prenses prenses deyi kuş gibi Debbie'nin etrafında döni...ya bu kadar çok çocuk sevin niye bu güne kadar evlenmedin be adam demi....hoş onu kim alır o başka...yok adam normal değel...yani baba olaraktan belli ki iyi baba olacak ama yok koca olaraktan kimse onu çekmez herhal..gene çokmu Kadim Bey dedim...gıcık mi olim alışım mi karar veremedim ya ondandır..beni yangından çekip çıkari canımı borçlanim ama bazen canımi almak ister gibi saldıri
Debbie: ozo ozo
Ezo: ayyy...e iyi insan lafının üstüne
Kadim: merhaba
Doktor: Merhaba kadim bey
Kadim: merhaba...kolay gelsin
Doktor: sağol
Kadim. Annesini görmek için çok ısrar etti,gidemeyeceğini öğrenince biraz morali bozuldu kahvaltı felan etmedi
Doktor: Merhaba Debbie
Ezo: bak bu doktor,doktor anladın mı
Debbie: Doktor,o senin erkek arkadaşın mı?
Ezo: ne diyi
Doktor: erkek arkadaşın mı diyor
Ezo:hee doktor benim arkadaş,cici arkadaş,cici cici
Kadim: doğru dürüst yemek yemedi kendini güvensiz hissediyor,birinini onunla ilgilenmesi lazım ama benim de yapacak çok işim var
ezo: e bırakın kalsın yanımızda boya moya yapar oyalanır,hem doktor dilinden anli
Kadim:ee.şey tabi olur ama boya kokusu felan ortam sence çocuk için uygunmu,zaten işte yaptırmaz sana
Ezo: e iyide ne etsek otelde oyalayacak biri vardır herhalde
Kadim: Denedik illede seni istiyor yaşadığı travma nedeniyle kendini seninle güvende hissediyor herhalde,gerçi doktor bey daha iyi bilir ya
Ezo: Bende ki şansa bak emanet çocuklar hep bana düşü sonra sahipleri geli olan bana oli
Doktor:Sen git Ezo..zaten çok az birşey kaldı,Selim'de birazdan gelir
Ezo: çıkk. yok olurmu hiç öyle bi başına
Doktor: Boya yapmayı seviyorum bugün işten uzaklaşmak iyi geldi,beni düşünme Kadim bey'in sana benden daha çok ihtiyacı var baksana
Ezo: e iyi ben bi üstümü değişip gelim

sude9
17-10-07, 11:19
Elçin: Alo...Kadim...söyle oğlum...iyiyim..akşam için size çok güzel yemekler yapıyorum..sen gelmiyecekmisin,hayallah..Kadim..bi çocuk sesi var o ne öyle
Kadim:Seni gidi ya,nerden duydun acele etme seni tanıştıracağım..ha Ezo yanımda..bugün boya işi bitiyormuş onu söylememi istedi...oldu tamam..(Ezo'ya)al
Ezo:Elçin abla hee...yarın sana evi gösteririk artık,öbür günde temizliği yaparım kısmetse taşınırık,kurban olduğum Elçin ablam gözümde tütisin ha..
Elçin: oo bende seni çok özledim ezomm,ne yapıyorsunuz orda siz?
Ezo: Bizmi? Kadim bey sonra sana anlatacakmış,,,haydi öptüm yanaklarından

Debbie'yi salıncakta sallarken

Ezo: Szi yorulmayın Kadim bey ben şey ederim
Kadim: tamam canım sorun değil
ezo: İşim var dediniz bumuydu?
Kadim:İşim var ama acele işim var demedim
Ezo: Yani ben yanlış anladım....o kadar iteklemeyin düşecek
Kadim. Birşey olmaz..sizinde işinizi böldüğüm için kusura bakma ama işte tek başıma halledemezdim
Ezo: Demek bazen insanın tek başına halledemediği bişeyler oli
Kadim: hoooppp,
Ezo: Ya yavaş uçuriniz çocuğun ödi patli
Kadim: O halinden memnun baksana...ne bu surat?Eğer geldiğin için bu kadar üzgünsen seni geri götürebilirim
Ezo:Üzgünüm demedim
Kadim: üzgün değilim de demedin
Ezo: Ne demem lazımsa önceden ezberletin aynen derim
Kadim:Hiç sanmıyorum..sen kimsenin istediği şeyleri söyleyecek biri değilsin
ezo: olsun siz yinede belletin...belki sizinde bir gün söyleyeceğiniz tutar o zaman derim
Kadim: hımmm neyi söyleyeceğim tutar
Ezo: Benim duymak istediğim şeyleri
Kadim:Tamam deneriz...hadi önce sen başla bakim ne duymak istersin
Ezo:Tek başıma çocuğa bakamadım yardımına ihtiyacım var ezo tabi bi de sonunda lütfen olabilir...tamam önce ben başlim ne söylememi istiydiniz?
Kadim:yeter bu kadar hava soğudu çocuk üşüyecek...şimdi Doktor Emre'ye yardımamı yoksa otele Debbie'ye yardıma mı
Ezo: doktor Emre yardıma ihtiyacı olsa söylerdi demek otele gelim ben
Kadim: iyi

sude9
17-10-07, 11:43
ezo: Ben bi mutfağa inip bizimkiler ne yapi bakim
Kadim:tamam
ezo: Sabah halleri bi perişandı
Debbie: ozo,o
Ezo: Okey,okey hemen gelim Debbie kız
Eylül: yukarıda iş büyümedi demi baba
Kutsal: neyseki büyümedi,kahyanın burnunu kırıyormuş ya
Zeki: Niye ne demişki kahya
Kutsal: valla orasını bilemem ama ters birşey yaptığı muhakkak
Zeki: muhakkak,deli efe bu sağı solu belli olmaz ki
ezo: oo ben yokum diye işi gücü bırakıp sohbete dalmışsınız
Zeki: Allaah dadılıktan istifade edip gerim, döndün yoksa abla
Eylül: Şeyi diyor,Kadim bey dedi ki
Ezo: Ne dedi Kadim Bey? az kekeik az biberiye Zeki...ne dedi Kadim bey
Şerife: höööö çek bakim ellerini yemeğimiz üstünden
Eylül: Şerife abla yapıyordu o yemeği depoya gidince zeki karıştırıvermişti
Zeki: ezo abla bu abla da deli efe,şerife
Şerife: hanım sen kim oluyonda tesgahımın başına geçiyon bakim
Ezo:hoopp orda dur bakim asıl sen kim oluyonda benim mutfağımda bana sorgu sorin?
Eylül: ezo Şerife abla bizim mahalleden yabancı değil tanıdık
Ezo: ben sizin mahallede yeniyim yabancıyım kendisini tanımim
Şerife: öte yana git uzatma...benim mutfağım benim mutfağım diyeceksen hadi git öte yanda öt,yapılcak işim var benim hadii
Ezo: ya de git dağdan gelip bağdakini mi kovin,sen mi kovacan
Zeki: Abla yapma tehlikeli
Eylül: ya baba
Kutsal: derhakl aranızda bir güvenlik mesafesi bırakarak uzaklaşın,derhal
ezo: bu bu bu ne diyi Kutsal usta,yok benim tezgahım deyi yok bilmem ne,sakin ol,Şerife geçici bir süre bizimle çalışacak..ya biraz şeydir...sinirli
ezo: benden vazmı geçtin usta bir kusurumu bir eksiğimimi gördün,elim yüzünden se
Kutsal: yok be kızım,senden hiç vazgeçermiyim,Kadim bey şu amerikalı kızla bir süre senin meşgul olacağını söyledi,bizde sıkışmıştık geçici bir eleman alın dedi hepsi bu
Ezo:yani,yani Kadim Bey'in başının altından çıki ha bunlar
Kutsal: ezo,bak ezo,ezo..hayallah

sinirli ve kızgın olarak 517'nin kapısını çalar

ezo: Mutfakta benim yerime bir insan kırması almışsınız
Kadim:şışştt...kısa bir süre için,Kutsal usta zor durumda
Ezo: zor durumdaysa ben yemem içmem iki misli çalışırım ama bana danışmaya gerek yok tabi patron sizsiniz
Kadim:Afedersin bu kadar sorun olacağını düşünmediM
eZO:ya tabi bana çocuk dadılığı bi...ne dediniz?
Kadim: Bu kadar sorun olacağını düşünmedim dedim
ezo: Yok ondan önce
Kadim: ondan önce afedersin dedim galiba
Ezo: galibası yok öyle dediniz..hem alaylı değil böyle içten gelerekten
Kadim: peki madem başladık birşey daha söyleyeyim
Ezo: buyrun
Kadim:debbie ile tek başıma ilgilenemeyeceğim ezo sana ihtiyacım var galiba..ee galibası yok öyle...rica etsem bir süre bana yardım edermisin?
ezo: estağfurullah tabi ederim,
Kadim: teşekkür ederim...sen bir şey söylemeye geldin galiba,neydi?
Ezo: yok mühim değil unuttum ben

sude9
17-10-07, 12:01
ezo aa bak abk nasıl kayiler bak,Allah sizin canınızı almaya,ana Debbie kız görün mi koca göbekli fili
Debbie: filiiy
Ezo: hee fil,varya koca kulaklı fil,fil
debbie:fiyl,fiyl
Ezo:filfil değil kuzum fil
Debbie:elephant
Ezo:ele ne
Debbie: elephant
ezo:elephant..bu elephant pek yamanmış be..uykunmu geldi senin..afferin..hadi gidek devamını yarın seyredek...burdamıydınız kusura bakmayın farketmedik
Kadim: sorun değil..eğleniyordunuz ne güzel..
ezo: valla ben çocukken böyle şeyleri pek..neyse dilini anlamasamda Debbie'den çok bana yaradı,sağolun
Kadim: Önemli değil demek sık sık çizgi film alacağız size...yatma vakti prenses
Debbie: annem bu gece gelecekmi
Kadim: Bu gece değil ama Ezo senin yanında kalacak
ezo: gene annesini sori herhal
Kadim:İngilizceyi sökmeye başladın sen..annesini soruyor...neyseki sen yanındasın
ezo: her eve lazımım desenize anneler ne olur ne olmaz beni yedekte tutsalar iyi olacak


ezo: yanlış oldu size çıkik benim oda 4'te
Kadim: artık hem asansöre hem bana güvenmeyi denesene
Debbie: ozo
Ezo: he kurban olduğum
Debbie: fiyl fiyl
Ezo:elephant elephant
Kadim: Burası..
Debbie:vavvv harika teşekkürler çok teşekkür ederim kadim
ezo: Siz ne yapmışınız böyle Kadim bey,valla çocuk sarayı
Kadim: ya işte ikinizde rahat edersiniz,ha gece dil sorunu felan yaşarsan beni araman yeterli,odam karşıda bana kaçarsa korkma
ezo: annesi iyileşip gelsin bu çocuk daha da burdan ayrılmak istemeyecek buraya yazım ha
Kadim: O zaman bakarız...he birşey daha var
ezo: Daha ne olacak banyoya hayvanat bahçesimi kurdunuz yoksa
Kadim: bunlar...sana..giysilerinin çoğunu yangında kaybettin öyle değilmi
Ezo: yok ama Kadim bey bu kadar
Kadim: lütfen..lütfen hem bu sefer kendim seçmeye çalıştım..umarım beğenirsin..prenses good night...iyi geceler
Ezo: Size de

lanfeartelamon
18-10-07, 23:26
EZO: Aaaay!...
DEBBY: Ozo.
KADIM: N'oldu, Neyin var?
EZO: Yok... Bişeyim yok.
KADIM: Yüzün bembeyaz..
EZO: ...Yorgunluktandır..
KADIM: Hıı. ..Elçin Anne evi beğendi mi?
EZO: Haa. ..Beğendi.. Hele, içini dayalı döşeli görünce.
KADIM: Nasıl yani?
EZO: Nedim Bey sürpriz yapmış. Evi tepeden tırnağa döşetmiş habersiz.
KADİM: Hıı. ..Nedim'e bak sen. Bazen insanı şaşırtıyor.
EZO: (kendi kendine) Hep böyle şaşırtsa.
KADIM: Anlamadım?
EZO: Yani, ne güzel.
KADIM: Ezo bişey var.
EZO: Ya dedim ya yorgunluk çıkii, heycan, üzüntü falan.. Sıcağı sıcağına anlamiyi insan.
KADIM: Yani gözlerindeki ifade bundan.
DEBBY: Ozo, Ozo! Look. A present for your new house.
KADIM: Bugün bir arkadaşıma uğradık da; hani şu beni gülmekten öldüren arkadaşım. Heykel yapıyor, işte böyle şeyler. Debby sana yeni evin için bir hediye seçti.
EZO: ..Sağolsun.
KADIM: ..Eee beğenmediysen..
EZO: Yok. Beğendim beğendim.
KADIM: Hımm. Tebrik ederim ben ne anlattığını anlamadım, demek sana birşey anlattı.
EZO: He anlatii.
KADIM: Yaa. Ne anlatıyor?
EZO: İhanet.

pelin-ce
23-10-07, 20:10
Feraye: Yo yo sarhoş olmak isteyen sensin. Sen iç rahatça bana güven..
Kadim: Güvenmek sihirli sözcük! İhanenetin kapısını açan anahtar...
Güvenmek...
Feraye: Of Kadim saçmalama!
Kadim: Biliyor musun Berrak'tan sonra çok yaklaşmıştım Feraye...
Feraye: Neye yaklaşmıştın?
Kadim: Birine güvenmeye, diğerlerine benzemediğine beni inandıran birine. Bir çift göz fotoğrafında yakaladığım anın tesadüf olmadığına inandım. O gözlerin ardında ki ruha dokunabileceğime inandım.
Feraye: Kim bu ayol?
Kadim: Benim kim olduğuma aldırmadan, benden korkmadan, gözlerimin tam içine bakabilen bakışlarına güvenebileceğime inandım.
Feraye: Ay çatlatırsın insanı ha!
Kadim: Annem gibi, Berrak gibi bırakıp gitmeyecek birine güvenmek! Çok yaklaşmıştım ya!
Feraye: Berrak seni bırakmadı. Öldü!
Kadim: Diğerleri gibi yine serap görmüşüm. Hayal, yanılgı ,gaflet ne istersen söyle...
Feraye: Bana bak Kadim sen sarhoş musun yoksa aşık mı?
Kadim: Aşk, aşk bir sarhoşluktur zaten Feraye! Ne yazık ki ben ikiside değilim!

pelin-ce
23-10-07, 20:17
Kadim: Geçmiş olsun! Yeniden ümide kapılmak iyi gelmişti. Sahici birinin varlığına inanmak güzeldi.Yine içimde ki karanlıkla kalkacağım yeni güne sanki hiç yaşamamışım gibi...
Feraye: Çok karamsarsın sen. Berrak'ın da içini kuruturdun böyle!
Kadim: Haklısın sevgisini sorguladım durdum. Çünkü beni bir türlü inandıramadı.
Feraye: Kendini sevmiyorsun da ondan!
Kadim: Belki! Belki de gerçek sevgi diye bir şey hiç yoktur.
Feraye: Saçmalama! Berrak seni gerçekten sevdi. (uykuya dalar)
Kadim: Ya kendimizi kandırırız ya başkalarını. Sen kendini kandıranlardansın Feraye'cim. Beni gerçekten sevmedi çünkü kardeşimle beraber oldu. Ve ikiside bunu bildiğimi hiç öğrenmediler.
Güven ihanetin anahtarıdır!

bimkolik
23-10-07, 21:13
E: Kadim Bey..

K: Merhaba Ezo..

E: Benn..Buyurmaz mısınız?

K: Hayır..

E: Birşey mi deyecektiniz?

K: Evet..

E: Buyurun, söyleyin..

K: Debby seni çok özledi..geri dönmeni istiyor...ben de öyle..

E: Ama ..ama..benn..

K: Ezo! Neden gittiğini sormayacağım..sadece bir tek şey istiyorum senden.
yanımda kal..çünkü o zaman kendimi daha iyi hissediyorum. ( Buradaki Ezo bakışları müthiş tabii) Daha güvenli..ihanete uğramayacağımı bilerek.. bu hayatta sırtımı dönebileceğim pek kimsem yok..patronun olmak dışında arkadaşım olmanı rica ediyorum..(elini uzatıyor) korkma.. ben senin canını acıtmam..

E: Biliyim..biliyorum..

berrin
23-10-07, 21:19
Kadim:Aaaa Debbie! Şşşşşşş
Debbie:Çok korkuyorum Karim.Lütfen beni yanız bırakma.
Kadim:Tamam tamam prenses.Korkma.Uyu.Ben yanında olacağım.Kapat gözlerini.
Kadim:Gece uyanıp annenin artık yanında olmadığını anlayınca korkar insan bilirim.Senin yaşında karanlığa yalnız katlanmam gerektiğini öğrenmem zordu.Terkedildiğini düşünmek, bir daha anne kokulu bir kucağa sığınamayacağını hissetmek...Alışıyor insan Debbiei.Özleminin yerini öfke aldığında dayanmak kolaylaşıyor.Ama senin için henüz erken.Annen geri gelmeyecek olsa da korkma.Seni bırakmayacağım.Ben olabildiğim kadar yanında olacağım prenses.
Debbie:Karim.
Kadim:Şşşş.Uyu!Burdayım.

NuRenNuR
24-10-07, 14:54
Debbie: Kedim
Kadim: Hi Debbie. Nerdeydiniz?
Ezo: Dolaştık biraz.
Debbie: We want to the doctor.
Kadim: Doktora gittik diyo
Ezo: Yok korkmayın Doktor Emre'ye gittik. Onu söyli
Kadim: Ya bi haber verseydiniz. Telefonununa da ulaşılamıyo.
Ezo: Şarjı neyin bitmiştir. Hiç farkında değilim.
Kadim:(Debbie'ye) Birazdan dönücem prenses ok(tabi ingilizce olarak:)
Kadim: (Ezo'ya) Biraz konuşabilirmiyiz?
Kadim: Sorumsuz davranışın için bi açıklaman var mı?
Ezo: Şşşş (Debbie'nin bulunduğu odanın kapısını örter) Nası yani?
Kadim: Ya oyun değil bu Ezo bi müşterimizin çocuğuna bakıyosun, yani benim için çalışıyosun
Ezo: Ya tamam da..
Kadim: Aklına her estiğinde çocuğun elinden tutup arkadaşlarınla sohbete gidemezsin. Eğer canın Doktor Emre'yi görmek istiyosa bunu iş saatleri dışında yapıcaksın.
Ezo: İyi ama ben..
Kadim: Ayrıca önce bana haber vericeksin. Evet şimdi ne söyleyeceksen söyle.
Ezo: Haklısınız.
Kadim: Efendim..
Ezo: Haklsınız dedim. Gusura bakmayın.
Kadim: Hepsi bu mu? Söyleyecek başka bişeyin yok mu?
Ezo: Var.
Kadim: Dinliyorum.
Ezo: İşi bırakim ben. Doktor Emre'nin yanında çalışacam. Şartları daha eyi. Sizin söyliceniz bişi var mı? Eğer isterseniz akşamları Debbie falan beni ararsa...
Kadim: Lüzumu yok. Hallederiz. Teşekkürler.
Ezo: Gadim bey..
Kadim: Muhasebeye uğra, (...) al. (burda tam olarak ne dediğini anlayamadım)

lanfeartelamon
25-10-07, 19:00
Kadim: Demek Nedim döşedi evi ha. Güle güle otur.
Elçin Teyze: Kadim! Oturalım. Burası Ezo'nun da evi.
Kadim (Ezo'ya): Hayırlı olsun. Boya da güzel olmuş. Eline sağlık. Ben eli boş geldim ama önce bi eksikleri göriyim istedim.
Ezo: Hiç bir eksiğimiz yok çok şükür. Zahmet etmeyin.
(Kadim Ezo'ya bakıyordur.)
Elçin Teyze: Pek yakışmış di mi? Aferin Kadim isteyince ne güzel seçiyosun.
Ezo (telaşlı): De-Deby Kız acıkmıştır sofraya buyrun isterseniz Kadim Bey.
Kadim: Hı hı.
Elçin Teyze: Aaaa durun ayol. Nedim gelmicek mi?
Ezo (Debbie'ye): Yemek yemek.
(Debbie sofraya koşar.)
Kadim: Yemeğe davetli olduğumuzu biliyor ama.
(Herkes Ezo'ya bakar.)
Elçin Teyze: Sen Nedim'le konuşmadın mı?
Ezo: Konuşacakdım da şey oldu.. ııı şey.. ben pek şey edemedim... Aaa şeeey. (Ezo kaçar, Kadim arkasından bakar)


mutfakta..

Kadim: Yardıma ihtiyacın var mı?
Ezo: Estafurullah.. Siz oturun, misafirsiniz.
Kadim: Hımm.. Elçin annenin evinde kendimi misafir gibi hissetmezdim. Senin evinde hissetmem gerekiyo galiba.
Ezo: Yok.. öyle şey olur mu?
Kadim: O zaman sosu bana bırak. (Ezo yana çekilir) Tek elle zorlanıyosun zaten. (Kadim olta atar:) ..Hem benden de iyi yapamazsın.
(Ezo bu defa atlamaz)
Kadim: Ezo otelde noldu?
Ezo: Yok... Bişey olmadı...
Kadim: Yüzüme bak! Hani sen hiç bişeyin arkasına saklanmadan insanların ta gözünün içine bakardın. Yine öyle yap. Ezo yüzüme bak!
Kadim: Noldu?
Ezo: Kadim Bey... Siz çok iyi bir insansınız.
Kadim: Teşekkürler. (hala beklemede)
Ezo: Allah sizi gorusun başka da diceem bişey yok.

omayra73
30-10-07, 23:05
Ezo: Gadim Bey, Gadim Bey. İçerde misiniz?
Kadim Bey ordaysanız ses verin. Dışarı çıktı herhal.
Osman: Hı hı tamam hadi gidelim
Ezo: Dur son defa bakayım. Gadim Bey.... Evde yok galiba
Kapı açılır.
Ezo: Ayyyy. Ödümü patlattınız
Kadim: Osman ne bu komedi. Bi açıklaman varmı?
Osman:Sizi merak ettik Kadim Bey
Kadim: Tatmin edici cevap değil. Yaptığınız şey hem mantıksız, hem son derece uygunsuz
Ezo:Bi dakka bi dakka, bu adam sabahtan beri yemedi içmedi meraktan sefil oldu. Mantıksızlık neresinde
Kadim: Tam burasında işte
Osman: Ezo tamam
Ezo: O zaman nereye gittiğinizi söyleyeydiniz.
Kadim: Anlamadım, size hesap vermemi gerektiren ne gibi bir durum var.
Osman: Özür dileriz Kadim Bey
Ezo: Neye özür diliyon Osman Abi, kazamı yaptı, başına bişey mi geldi kıvrandığımız için şey ettik

Kadim sendeler

Ezo: Gadim Bey
Osman: Kadim Bey
Kadim: Yok birşey, umarım tekrarlamazsınız, iyi akşamlar
Osman: Tekrar özür dileriz.

Kadim içeri girer

Ezo: Ben bu adamın halini hiç beyenmedim. Alıp götürsek?
Osman:Nasıl beni dinlemez. Hadi dönelim Allah büyük
Ezo: Ya bi başına bırakmasak, valla iyi görünmiyi
Osman: Ezo bizi kovdu işte gördün
Ezo: Napacaz pes mi edecez? İçeri alana kadar beklerik
Osman: Boşuna uğraşma Kadim Beyi iyi tanırım ben
Ezo: Ama daha o beni tanımıyi. Sen git Osman abi ben bekleyecem
Osman: Olmaz gece vakti seni bırakmam
Ezo: Hah bak ne güzel dedin, gece vakti beni bırakki Gadim Bey mecbur kapıyı açsın
Osman: Olmaz
Ezo: Osman Abi yakınlarda bi yerde görünmeden bekle, içeri girdim girdim, giremedim ararrım seni gelir alırsın. Napalım başka çare yok.
Osman: Peki
Ezo: Kadim Bey Osman Abi döndü. Siz beni içeri alana kadar ben burda bekliyim, haberiniz olsun.

omayra73
30-10-07, 23:14
Kadim: Gel
Ezo: Nereye gidiyik
Kadim: Seni en yakın taksi durağına bırakacam
Ezo: Bu halde mi?
Kadim: Yok bişeyim. Biraz başım ağrıyor. Hadi yürü

Ezo geri dönüp banka oturur

Kadim: Bak beni uğraştırma lütfen. Nolur gücüm yok
Ezo: O zaman beraber dönerik
Kadim: Hayır
Ezo: Eyi ya ben burda rahatım, siz benim için zahmete girmeyin
Kadim: Donmak mı istiyorsun?
Ezo: Allah büyük. Siz buyrun girin üşümeyin.

Kadim içeri girer. Kapıyı açık bırakır. Ezo da arkasından girer

omayra73
30-10-07, 23:29
Kadim: Neden yapıyorsun bunu?
Ezo: Neyi?
Kadim: Patronun için bu kadar uğraşman göz yaşartıcı
Ezo: Patronum için değel, arkadaşım için uğraşıyim. Arkadaşım olmanı istiyim demiştiniz. Şakamıydı?
Kadim: Boşversene, git evine rahatına bak
Ezo: Demek şurda yatan ben olsam siz eve gidip rahatınıza bakacakınız. Gusura bakmayın benim arkadaşlıktan anladığıma hiç benzemiyi bu. İnanmanızıda istemiyim. Ocak nerde? Bi çay çorba yapacak malzeme varmı onu bilmek istiyim
Kadim: Hiçbirşeye ihtiyacım yok benim
Ezo: Size yapmıyacam kendime yapacam. Soğuktan otuziki dişim keman çaldı. Ha eğer canınız çekerse biraz veririm. arkadaş değilmiyik. Anaa ev kırk yıllık kıtlıktan çıkmış sanki. Kurumuş kalmış dolaplar
Kadim: Söylenme söylenme. Arabanın torpido gözüne bak, anahtar şurda. Osman uzun yol için herzaman bişeyler bulundurur.

omayra73
31-10-07, 00:00
Ezo: Çay hazır buyrun
Kadim: Yok istemem istemem
Ezo: Çok mu ağrıyi.
Kadim: Hıı
Ezo: İlacınız falan yokmu
Kadim: Yanımda yok
Ezo: Osman Abiye haber versem
Kadim: E iyi olur haber ver gelsin seni alsın
Ezo: Tamam tamam vazgeçtim. Buzdolabı çalışıyi, bakıyım buz muz bulunur belki. Hah valla var.

Elinde buz dolu tasla geri döner

Ezo: Dedim ya Ömer'in de şeyi vardı. Ne deniyidi ona, ha migren. Aynı sizin kibi, gözünü açamazdı, buzlu su eyi gelirdi.
Kadim: Yok el masajı, yok buzlu su. Saçma
Ezo: Olabilir. Ağrıdan kıvranıp dağ başında inat etmek daha saçma. Ama insan bazen saçmalıyi işte. Üzülmek size yaramıyi
Kadim: Üzgün değilim
Ezo: Hem üzgün hem de gızgın. Başınıza vuran yüreğinizin ağrısı
Kadim: Bak sen neler biliyorsun
Ezo: Bilmiyim size bakınca gördüm. Bi konuşsanız, bi çıksa içinizden zehir, aksa denizdende ağulamasa böyle, ayıp değelki.
Kadim: Konuşmanın kimseye faydası olmaz. Anlatacak bişey de yok
Ezo: Ağlayacak bişeylerinizde mi yok. Ağlayın ben dinlerim.
Kadim: Neden?
Ezo: Neden neden neden. Neden hep soriyisiniz. Neden hep sınıyisiniz
Kadim: Sahte olmayanı bulmak için
Ezo: Araya araya gör olmamışsınızdır inşallah. Sahte olmayanı bulunca görememekte var
Kadim: Yeter bu kadar. Yardımın için teşekkürler. Ara Osman'ı evine git hadi
Ezo: Tamam
Kadim: Ya da istersen önce çayını içte, öyle gidersin.
Elindeki buzlu havayı kastederek
Kadim: Bu da iyi geldi

omayra73
31-10-07, 10:39
Kadim: Ezo.
Ezo Uykuda
Kadim: Nasıl birşeysin sen. Hem çocuk kadar ürkek, hem çocuk kadar cesur. Gecenin bi vakti böyle bir yerde, tanımadığın bir adamla kalmak senin için, senin gibi biri için ne kadarda zordur. Ama yine de kalıyorsun. Yardım etmek için, adama bakmak için. Bir insana nasıl bu kadar güvenebiliyorsun. Yarın seni sırtından bıçaklamayacağımı nerden biliyorsun? Keşke ben de yapabilsem, keşke bende istediğim gibi sana ağlayabilsem. Ama ben ağlamayı çoktan unuttum Ezo, terkedilmeyi öğrendiğim ilk geceden beri unuttum. Sonrası hep aynı. Annem, babam, sevdiğim kız, kardeşim, ya ölerek ya da ihanet ederek terkederlerken, ben sadece kanadım, ama ağlayamadım. Debi gibi ya da senin gibi çok korkuyorum da diyemedim ben. Belkide bütün bu acılara karşı etrafıma ördüğüm kalın duvarlardandır. Belki belki belki belki denizi dibinden istesem de çıkamıyorumdur artık. Birinin sevgisine gönül rahatlığıyla teslim olamıyorum, yapamıyorum, yapamıyorum.

Arkasına döner, Ezo'nun kendisini dinlediğini görür.

Kadim: Ne zamandır uyanıksın sen?
Ezo: Önemli değel
Kadim: Beni mi dinliyordun?
Ezo: E bana anlatıydiniz.
Kadim: Anahtar? arabanın anahtarını nereye koydun.
Ezo: Napacaksın, kaçacakmısınız?
Kadim: Anahtar nerde? Ver
Ezo: Cinayet işlemediniz içinizi döktünüz.
Kadim: Sen de uyuyor numarası yaptın.
Ezo: Gözümü açsam konuşmuyacaktınız ki
Kadim: Ezo ver şunu
Ezo: Benden kaçarsınız tamam, kendinizden nereye kadar, başınızdaki ağrıdan nereye kadar kaçacaksınız Gadim Bey
Kadim: Ver şunu
Ezo: Tabi onca adam dururken ben kimim ki derdinizi açacaksınız. Kimimki sizi anlayım. Arkadaşınız falan olmak istemiyim. Zaten sizde istemiyisiniz. Duyduklarımı unuttum bile, merak etmeyin. Gidelim.

Kadim arabanın anahtarını masanın üstüne atar. Gitmekten vazgeçer

omayra73
31-10-07, 12:43
Kadim evde bahçede Ezo'yu ararken, Ezo yan bahçeden mısır araklamaktadır.

Ramazan Baba: Nereye kaçıyorsun be, gel kaçma
Ezo: Allah Allah, ya ne bağırıyin amca. üç dört koçan mısır aldık alt tarafı ne evini soymadık ki
Ramazan Baba: Herkes üç dört koçan alsa, ayıptır ayıp
Ezo: Allahın mısırı be al senin olsun
Ramazan Baba: Birde üste çıkma
Ezo: Çıkarım tabi. bizim köyde kimse yüzüne bakmaz bunların. aman ne kıymetliymiş. Parası neyse diyeydin verirdik
Kadim: Ezo? Ramazan Baba!
Ramazan Baba Vay Kadim Bey, hoşgeldin. Niye haber vermedin
Kadim: Ya öyle bir uğradık işte. Hayırdır kavgamı ediyorsun sen yine
Ezo: Kuş uçmaz kervan geçmez bir yer. Akşamdan beri açsınız deye bari mısır haşlayım dedim amca beni hırsız yerine kodu.
Ramazan Baba: Ya kusura bakma kızım. Bendede değil. Pikniğe falan gelenler üçer beşer yolup kaçıyor ondan.
Kadim:Ramazan Baba bizim bahçevanlığımızı da yapıyor Ezo, emektardır
Ezo: Sen kusura bakma Ramazan Amca ben de bilemedim. Aaa ne güzel fidanların varmış, valla ne güzel tutmuş. Defneye bak maşallah gözüm kaldı nazar deyecek.
Ramazan Baba: Açsanız ben size bir kahvaltı kurarım şimdi.
Ezo: Yok biz artık giderik herhal
Kadim: Kahvaltı etsek geç mi kalırız.
Ezo: Ya ne biliyim. İş sizin işiniz, e işçi sizin işçiniz.
Kadim: Ben bir arkadaşımla kahvaltı etmek istiyorum. Sana zahmet olacak baba
Ramazan Baba: Ayıp ettin Kadim Bey, siz varın oturun ben hanımla yollarım.
Kadim: Eyvallah. Şunlarıda (mısırlar) bir yolluk yaparsın artık

omayra73
31-10-07, 13:11
Kadim: Can o ne Ramazan Baba'nın torunu
Ezo: Hee
Can: Dedem abla için yolladı
Ezo: Ayy ben gurban olurum dedene. Ellerinden öp benim için emi.
Can: Olur
Ezo: Güle güle. Bak beğendim deye yollamış.
Kadim: Hıı
Ezo: Ya iyi hoşta ben bunu nereye dikecem şeher yerinde şimdi. Haydi buraya dikek.
Kadim: Ama senin o
Ezo: Tamam her geldikçe benden selam söylersiniz, ne güzel büyür yavaş yavaş
Kadim: O kadar vaktim olur mu bilmem
Ezo: Kahvaltımızı bitirip toparlanalım da şuraya bi yere dikek

omayra73
31-10-07, 13:58
Kadim: Nasıl iyi mi? yeter mi bu kadar
Ezo: O ne o hayatınızda hiç fidan çukuru açmadınız mı?
Kadim: Açmadım.
Ezo: Belli oluyi, kazmadınız eşelediniz
Kadim: Ramazan Baba'ya söylerdik dikerdi o
Ezo: Yok olmaz. O zaman o Ramazan Amca'nın defnesi oluyi. Sizin de dikili ağacınız olsa fena mı? E tamam tamam yeter o çukur.
Fidanı çukura koyar

Ezo: E haydi
Kadim: Ne
Ezo: Kendi kendine burda dikilip beklemeyecek bu fidan, toprağı kapatırsanız.
Kadim: Toprağı. (Toprağı kapatır) Oldu mu
Ezo: Allah kabul etsin. e şimdi su
Kadim: Ne suyu
Ezo: Can suyu verceksiniz. Yavaş aaa
Kadim: Ya beni niye uğraştırıyorsun şu bitkiyle.
Ezo: Bitki demeyin ona. Onun bir adı var DEFNE. Defne Hanımcım bu beyde Kadim Avşar. Tamam tamam kızmayın, büyüdüğünü gördükçe seveceksiniz. Çocuk kibidir bunlar. Bakarsın, beslersin, seversin büyürler. Ve de seni hiç bırakıp gitmezler. Hem buraya gelmek için sebebiniz olur. Yahu yeter
Kadim: Bi daha gelirmiyim bilmiyorum ki
Ezo: O ne demek. Mis gibin ev, havası toprağı iyi. bizim oraları hatırladım valla
Kadim: Benim bu evde hatırlamak istediğim hiçbir şey yok.
Ezo: O zaman bugünden tezi yok hatırlamak istediklerinizi biriktirin. Buncağazdan başlayın mesela.
Kadim: Tamam. Ama dün akşamı unutalım. Hı?
Ezo: Dün akşam noldu ki. ha sizin başınız ağrıyıdı, ben de bir köşede uyumuşum
Kadim: Haaa

Ö.Dilek
01-11-07, 15:40
Ezo: Debbie kıza evcilik öğretiyim…öğretiyorum
Ezo: onlarda da evcilik oynanıyı heral…Hemen anladı valla sular seller gibin oynıyı
Kadim Debbie’nin saçlarını koklayıp öper
Ezo: siz bu kızı pek sevdiniz demi
Kadim: alışıyo insan
Ezo: bilmem mi bende Ahmet bebeye alıştıydım hem de hiç farkında olmadan
Kadim: Ahmet bebe kim
Ezo: Fatma’nın oğlu yani eski kocam bide imam nikahıyla evlendiy di sonra biz İstanbul’a gelince çocuk bana kaldıydı
Kadim tepkisiz bakar.
Ezo: havanız gene bulutlu bugün
Kadim: yağmur yağmıycak korkma
Ezo: yağmur bişey değilde ben fırtınadan korkarım
Kadim: benim için mi kendin için mi?
Ezo:size olan bağada olur hatta şu Debbie kıza da
Kadim: teşekkür ederim. Benim için endişelenmene gerek yok halledebilirim
Kapı çalınır..
Kadim: gel
Kadim: benim yüzümden Debbie üzülmeyecek merak etme
Kadim: evet Selçuk Bey buyurun
Selçuk: Amerikan elçiliğinden aradılar efendim Debbie’yi ve annesini Amerika’ya götürmek üzere bir saate kadar yetkili yollayacaklarmış onu haber verdiler
Kadim ve Ezo birbirlerinin yüzüne bakarlar

lanfeartelamon
05-11-07, 20:04
nedense bu replik aklıma kazınmış, paylaşmak istedim...

Kadim odasında çalışıyordur. Kapı çalar. İçeri Muhasebe müdürü girer.
İkbal: Kadim Bey rahatsız ediyorum..
Kadim: Söyle İkbal.
İkbal: Nedim Bey iki gündür yok. Aylık kapatmayı yapmamız lazımdı. Çok meşgülseniz..
Kadim: Hayır, hayır getir. Alt tarafı bir imza değil mi?
İkbal: Eee şey.. Nedim Bey'e söylemek istediğim bir şey vardı ama.
(Kadim gülümser gibi olur.)
Kadim: Çok özel değilse bana söyle, ben kendimden saklarım.
İkbal: (kafası karışık) Efendim???
Kadim: Şakaydı. Boşver. Ben yapamadım. Ne vardı? Gel otur. (ve kış güneşi yine kaybolur.)

Ö.Dilek
06-11-07, 23:49
Kapı çalınır
Kadim: gel
Kadim: müdüre peki buda sonuncusuydu
Bir hışımla Ezo elindeki kâğıdı kadime verir
Kadim: nerde buldun bunu
Ezo: fotokopi odasında unutmuşuuz belki önemlidir diğe getirdim
Kadim yanındaki müdüre
Kadim: anlaşılmayan bir şey varmı
Müdür: Yok efendim
Kadim: Teşekkür ederim
Müdür odadan çıkar
Kadim: bişeymi diyeceksin
Ezo: izniniz olursa
Kadim: tabi buyur
Ezo: pire için yorgan yakıysiniz Gadim bey
Kadim: öylemi ne çabuk anladın olan biteni. İstersen şu şirket hesaplarınıda bi incele belki bir çıkar yol bulursun bellimi olur
Ezo: hay hay (dosyayı önüne çekiyor)
Kadim: napıyorsun Ezo
Ezo: e dediğinizi şirket hesaplarını incele demedinizmi e patron sizsiiz madem izin verdiniz
Kadim: ezo oyunun sırası değil kaybedecek vaktim yok benim
Ezo: oteli satiysiniz
Kadim: evet satıyorum
Ezo: peki sorma sı ayip ne yapacaksınız sonra (ellerini beline koyar)
Kadim: gezicem
Ezo: ha gezeceksiniz
Kadim: hı
Ezo: eyi yolculuk nereye
Kadim: dünyaya Afrika ,Amerika, Avustralya
Ezo: gurbetcimi olacaksınız
Kadim: canım ne gurbeti dünyada gurbetmi kaldı kafama estiği gibi dolaşıp gezicem işte
Ezo: ha bizde ona berduş derler, serseri derler ama siz mutlaka daha şık bir laf bulmuşunuzdur
Kadim:bu seni neden ilgilendiriyor. hı arkadaş olamazmışız, dışardan başka türlü görünüyormuş, ee niye konuşuyoruz bunları o zaman hala
Ezo: sesiniz kuyudan geliyde ondan
Kadim: ne kuyusu
Ezo: Hz. Yusuf meselesini biliymiysiniz hani gardaşları kıskanıp onu kuyuya attılardı sonra gidip babalarına Yusuf’u gurt yedi dedilerdi şimdi herkes sizi gurt yedi bilecek sizde demek buna razısınız ve çıkıp gider.
Kadim masanın üstündekileri hırsla yere atar

papatya363
07-11-07, 16:04
kadim telefonu açar

kadim:evet, evet.Hangi hastane?Nesi var?Teşekkür ederim.
ezo:Elçin ablam mı?Ay allah gorusun.
kadim:hayır, Nedim.Gelmiyomusun?
ezo:E ben gelirimde, Nedim bey beni görmek istermi bilmem.Neyse canım odaya girmeyi veririm, belki bişey lazım olur bakarsın.
kadim:Hadi Osman.
osman:Peki Kadim bey.

hasteneye gelirler kadim aceleyle hastaneye girer peşindende ezo
kadim hemşireye sorar

kadim:Nedim AVŞAR
hemşire:Nedim bey ilk sağda ikinci müşahedede, yakınımısınız?
kadim:Abisiyim.

hızla yürür perdeyi açar nedimi görür

kadim:Nesi var?Nolmuş?
hemşire:Alkol zehirlenmesi galiba.
kadim:Ne demek galiba?
hemşire:Yani çok alkol almış, ama tek sorun bu olmuyabilir test sonuçlarını bekliyoruz.
kadim:Doktor nerde?Niye böyle tek başına yatıyo?
hemşire:Doktor bey hanımıyla konuşuyo az sonra gelirler.
kadim:hanımıyla mı?
hemşire:Bi bayan getirdi kendisini, eşi değil mi?
kadim:Kardeşim evli değil.Doktoru hemen görmek istiyorum.

o anda süreyya gelir(yani karayılan:) )

devamı sonra

Ö.Dilek
08-11-07, 10:23
Ezo kadim’e yemek getirir.
Ezo: buyrun (tepsiyi masaya bırakır)
Kadim: ezo biraz konuşalım mı
Ezo: mutfak biraz yoğun akşam galabalık olacakmış
Kadim: olsun Kutsal usta hep telaşlıdır. Danışmak istediğim bir şey var sana
Ezo: bağamı ben ne anlarım sizin işilerinizden eğer mutfaklan ilgiliyse
Kadim: hayır hayır benim özel meselem
Ezo: gadim bey ıı ben galiba biraz fazla burnumu soktum sizin işlerinize illaki danışacak daha akıl fikir sahibi insanlar vardır etrafınızda bağa müsade
Kadim: ne oldu ezo arkadaş olduk sanıyodum
Ezo: bende eyle sandım ama
Kadim: ee
Ezo: dışardan galiba eyle görünmiyi müsadeniz varsa gidiyim şimdi
Kadim: dur bi dakika ne demek dışardan öyle görünmüyo
Ezo: yanlış anlaşiliyi demek
Kadim: kim ne anlarsa anlasın bize ne
Ezo: yok eyle değel işte yani daha doğrusu hem eyle hem değel şimdi insan yükseklerde yaşıyse o onu demiş bu bunu demiş sinek vızıltısı gibim gelir yok toprağa basıp yaşıyse ee kulak vermek zorunda
Kadim: kusura bakma seni zor durumda bırakmak istemedim
Ezo: siz kusura bakmayın şimdi müsaade ederseniz mutfakta çok iş var
Kadim: tabi
Ezo odadan çıkar

papatya363
08-11-07, 13:42
kadim telefonu açar

kadim:evet, evet.Hangi hastane?Nesi var?Teşekkür ederim.
ezo:Elçin ablam mı?Ay allah gorusun.
kadim:hayır, Nedim.Gelmiyomusun?
ezo:E ben gelirimde, Nedim bey beni görmek istermi bilmem.Neyse canım odaya girmeyi veririm, belki bişey lazım olur bakarsın.
kadim:Hadi Osman.
osman:Peki Kadim bey.

hasteneye gelirler kadim aceleyle hastaneye girer peşindende ezo
kadim hemşireye sorar

kadim:Nedim AVŞAR
hemşire:Nedim bey ilk sağda ikinci müşahedede, yakınımısınız?
kadim:Abisiyim.

hızla yürür perdeyi açar nedimi görür

kadim:Nesi var?Nolmuş?
hemşire:Alkol zehirlenmesi galiba.
kadim:Ne demek galiba?
hemşire:Yani çok alkol almış, ama tek sorun bu olmuyabilir test sonuçlarını bekliyoruz.
kadim:Doktor nerde?Niye böyle tek başına yatıyo?
hemşire:Doktor bey hanımıyla konuşuyo az sonra gelirler.
kadim:hanımıyla mı?
hemşire:Bi bayan getirdi kendisini, eşi değil mi?
kadim:Kardeşim evli değil.Doktoru hemen görmek istiyorum.

o anda süreyya gelir(yani karayılan:) )

devamı sonra

devamı

süreyya gelir kadim şaşırır

kadim:Nesi var nedimin?
süreyya:İçkiyi abartmış sanırım bide mide kanamasından kuşkulanıyo doktor.
kadim:Doktor nerde peki?
süreyya:Burdaydı gerekeni yapıyolar.Burası acil servis biliyosun bi tek biz değiliz.

kadim odadan çıkarken

süreyya:Bişi değil.
kadim:Sen burda bekle ezo.
ezo:Peki.Kadim bey çok telaşlandı e haklı can parçası sizde getirmişiiz allah razı olsun yani teşakkür ederiz
süreyya:Bişey değil.Afedersiniz siz nesi oluyosunuz kadim beyin
ezo:Ben otelde çalışiyim yardımım olur diye geldim.
hemşire:Beyefendi çok asabi.
ezo:yok(süreyya lafını yarıda keser)
süreyya:Öyledir keskin sirke ama küpüne değil çevresine zarar veriyo her zaman

Ö.Dilek
13-11-07, 22:23
Balı ağayı kapıda uğurlama sahnesi….
Ezo: sağolasın ağam
Ballı: üşüme ezo hanım el sıkışırlar
Kadim:iyi geceler el sıkışarak
Ballı: iyi akşamlar
Nezir: hoşcakal bacım el sıkışarak
Ezo: hadi iyi akşamlar
Nezir: hoşcakal el sıkışarak
Kadim: iyi geceler
Ballı: hı Nezir bir çorba içelim ha
Nezir: tamam
Ballı: hay de arabalara binerler
Ezo ve Kadim kapıda
Ezo arkalarından el sallar
Ezo: ee anlaşabildinizmi bari
Kadim: bu ortaklığın olamayacağını anlamıyorsun değil mi
Ezo: anlamaz olurmıyım olmaz tabii
Kadim: iyi hiç olmazsa gözlerinle gördün
Ezo: he gördüm kimse burnundan kıl aldırmiy maşallah
Kadim: ben mi? Adamlar mafyamıdır nedir daha konuşmayı bilmiyorlar
Ezo: bağa sorarsanız pek de güzel konişiler ama siz o dili bilmiysiniz
Kadim: türkce konuşmaya çalışıyorum her kez gibi kötü konuştuğumu da zannetmiyorum.
Ezo: ama biz kötü konişiyik eylemi
Kadim: biz diyo bak Allah Allah ben sana bir şey mi dedim şimdi. Bunlar iş adamı olacak bir de
Ezo: ama parası var
Kadim: yasa dışı yollardan kazanmışlar parayı belli. Adam çantayla para gönderecekmiş bana işe bak sen
Ezo: eyi başka işim kalmadıysa gideyim ben yoruldum eyi geceler
Kadim ezo’yu gidecekken eliyle durdurur
Kadim: katmer çok güzel di ellerine sağlık
Ezo: size sufle gönderdiydik amma katmer mi yediğiz
Kadim buradaki yüz ifadesi bakışlarına dikkat
Ezo: eyi o dili bilmesenizde damak çalışiy maşallah sinirli sinirli
Ezo: afiyet olsun ve gider
Kadim arkasında kala kalıyor yüz ifadelerine dikkat…

Ö.Dilek
13-11-07, 23:09
Ezo ve kadim boğazdaki yemek…

Ezo otelden çıkar Osman arabanın önünde
Ezo: nereye gidecekmişiz Osman Abi
Osman: Eftelya ‘da yer ayırtmış Kadim Bey
Ezo: neresi orası
Osman: boğazda biraz sosyetik bir yer hadi der arka kapıyı açmak için eğildiğinde
Ezo: yok yok ben öne binecem
Ezo ve Kadim masada ezo tabağındaki domatesleri çatal bıçakla yakalamaya çalışıyor en sonunda pes ediyor
Ezo: ee daha daha nasılsığız
Kadim: hem çağırdın hem susuyorsun diyorsun demi ama önerdiğin yöntemi deniyorum hani konuşmak istediğinde sus, susmak istediğinde konuş demiştin ya
Ezo: bugün hep içinizden konuşmak geliyo anlaşılan
Kadim: aslında evet ballı ağayla ortaklık kurmaya karar verdim
Ezo: ee eyiymiş de acaba o ne karar verdi
Kadim: kendi bilir ama ortaklık kurulacaksa benim kurallarımla kurulacak bu onun içinde daha hayırlı olur amacı temize çıkmaksa başka türlü olmaz zaten
Ezo: e canım ben sizi tanıştırdım bitti haa kartlarınızı neyinde aldınız gerisi size kalmış
Kadim: ben bunu sen olmasan kabul etmezdim
Ezo: aman Gadim Bey benimlen ne ilgisi var ağzınızı açınca milyon dolardan aşağı laf çıkmıy
maşallah cık yok benim boyumu çok aşar bu iş
kadim: ben ballı ağaya hiç güvenmedim
ezo: ee
kadim: ama söylediği bir şey var ona bende inanıyorum
ezo: neymiş oo
kadim: ezo hanım için iyi olan kişi bizim içinde iyidir
ezo şaşırır gözlerini yere indirir
ezo: yanılmış olmayasınız yani o sizin kalbinizin temizliği
kadim: benim kalbim yani… ben duygusal kararlar vermem… bu da değil… sen benim için… yani… bana… uğurlu geliyorsun
ezo: uğurlu… eyiymiş o zaman otelin maskotu yaparsığız beni hıı
bu konuşmada ki bakışmalar süperdiii…

sude9
14-11-07, 12:04
40.BÖLÜM

Ezo: haa
Kadim:Hayırdır günaydın ne bu telaş
ezo:uyku tutmadı sabaha kadar düşündüm
Kadim: Ne düşündün sabaha kadar
Ezo:sana kaç para lazım
Kadim:Ne?
Ezo:Ya şu banka kredisimidir nedir ne karın ağrısıysa kaç para lazım?,
Kadim:Ne garip bir kadınsın sen ne garip sorular soruyorsun insana?Ne olacak banka borcumu öğrenirsen söylermisin?
Ezo:Söylerim,o parayı sana buldum
Kadim: bak ezo iyi niyetli olduğunu biliyorum ama bazen sınırını aşıyorsun,anlamadığın işlere karışmasan daha iyi olacak,ben kendi işlerimi yoluna koymasını bilirim
ezo:Kadim Bey
Kadim: Bu konuşma burda bitti,çok işim var geç bile kaldım,sen de mutfağa gitsen iyi olur,eminim Kutsal ustanın senin yardımına benden daha çok ihtiyacı var

mutfakta ezo kendi kendine söylenir

Ezo: şaflara bak laflara..eminim Kutsal ustanın senin yardımına benden daha çok ihtiyacı vardır şu anda..bak bak bak bak ne diyi..gıldan ince kılıçtan keskin..iyi niyetli olduğunu bilim ama sınırı aşiysin bazen,e şükür bunda bi ima yok,direk gibi bi laf,hayır saa ne, saa ne,elin derdinden saa ne,oetl satılacakmış,arabanıda satmazsan hatırım kalır,bu konuşma burda bitti,geç kaldım değel,onu daha sonra konuşsak olur mu da değel,karar verilmiş hüküm bildirilmiş,haa bitti dedimmi bitti haydi marş marş mutfağa,neden e kutsal ustanın senin yardımına benden daha çok ihtiyacı var şu anda

Eylül ile ezo mutfakta

Eylül: Bak ben sana herşeyimi anlatıyorum azarlasan kaşlarını çatsan bile
Ezo: ne azarıymış ne haddime
Eylül:sen ama sır küpüsün canın sıkkın neyin var desek yok rüya gördüm yok başım ağrıyor,bana yutturamazsın birşeyler olmuş
Ezo:Ne olacak kendi akılsızlığım
Eylül:Saçmalama ezo sen tanıdığım..
ezo:şişşt beni bana övme sakın,kızgınım ona
Eylül:Kime?
ezo:kendime..karşıma çıksa bi akıl şamarı atacam aklı başına gelecek,
Eylül:hayır ezo kime kızgınsınsen?
ezo:ayy bacım ne meraklı şeysin sen,mülk sahibine kızgınım oldumu?
Eylül:ne mülk sahibi ya,haa anladım kadim Bey,ne oldu ki?
ezo:İyi öğrende başın göğe ersin,şimdi bu adam oteli satmıyı mi
Eylül:Öyle görünüyor bunların işi belli olmaz ki
Ezo: haa ağzına sağlık hiç belli olmi işte,şimdi ben bu öüşküle bir çare buldum
eylül:aa ne diyosun ya,sahimi?eeee
Ezo: ee si işte bu kadar diyecek oldum kendisine
Eylül: e sevinmiştir herhalde
ezo:hee ne demezsin ele sevindi eyle sevindi ki suratını görmediysen ne desen boş
eylül: aa ne yani sevinmedi mi?
ezo:haddini bil mutfağına dön,anladın mı nasıl sevinmiş,bak beni konuşturdun daha kötü oldum şimdi,yav dön işine beni rahat bırak,bir iş bulur bulmaz gidecem zaten ben burdan
eylül: saçmalama ezo aklına bile getirme ama haklısın çok kaba konuşmuş yani
ezo:yok canım tam öyle demedi tabi,e okumuş adam,kutsal ustanın sana daha çok ihtiyacı verdır mutfakta dedi,incecik
eylül:tatsız hikaye
ezo:ibretli hikaye
eylül:ne demek ibretli?
Ezo:masal gibi yani,ibrat alınabilir isterse,ana fikir davul bile dengi dengine yani

Kadim ile Feray

Feray:nedim içinde korkuyorum,bu Sürayya baya tehlikeli olabilir
Kadim: Biliyorum,biliyorum ama nasıl anlatayım bunu ona,öz kardeşimi tanımaz oldum,sana ezo'dan söz etmişmiydim?
Feray:etmez olurmusun sık sık
Kadim: öylemi farkında değilim ,ya bu sabah haksız yere kalbini kırdım da kızın
Feray: ne yaptın?
Kadim:Aradığın parayı buldum diye çıktı sabah sabah karşıma şişe cini gibi
Feray: bak sen nerden bulmuş
Kadim: canım ne bilim dinlemedim bile,40-50 bin lira tanıdığı olan biri varsa kimbilir,iyi niyetle söyledi ama niye tersledim ki
Feray: e özür dile
Kadim: olur mu dersin
Feray: olur olur sen gönlünü alırsın

sude9
14-11-07, 12:42
kUTSAL:Zeki 517
Zeki:abla acaba sen baksan
Ezo:Meşgulüm isteyen baksın
kutsal:Zeki sen bak
Zeki:tamam usta..buyrun efendim..özel menü..başüstüne..Kadim bey özel menü istiyor

Eylül:aklıma takıldı sen sahiden bi çare buldun mu yani otelin satılmaması için
ezo:Ne bilim oturup konuşmaları lazım
ezo:Antepten bi Ballı ağa vardır
Eylül: haa hani mahalleye gelmişti
ezo: haa o işte parası pulu vardır,yeni bir işe girmek istiydi sözünü ettim olabilir dedi,e bi oturup konuşacaklar ki anlasınlar olur mu olmaz mı,aman bi daha da karışmam tövbe


Zeki:abla 517 hazır
ezo:işim başımdan aşkın hiç bana yaklaşma
Kutsal:Eylülş kzım ezo meşgul sen götür şu tepsiyi
Eylül:Tamam babacım
Kutsal: hadi kızım,aferin

Kadim'in odası

Eylül:Afiyet olsun efendim,
Kadim: Bi dakka,zencefil mi var bunun içinde,
Eylül: Bilmem ki
Kadim: Düzgün bir iş bölümü yapamadı mı Kutsal Usta,ben sorularıma cevap veresnizi diye mutfaktan alıyorum servisi
Eylül:ezo yapıyordu servisi,o biliyor herşeyin içinde ne var ne yok
Kadim:ee nerde bu ezo hanım
Eylül:Aşağıda
kadiM. Aşağıda..zahmmet edemedimi yukarıya çıkmaya
Eylül:şey size söylemem doğru değil ama işten ayrılmayı düşünüyor galiba
Kadim:Ne?ne demek ayrılmayı düşünüyor
Eylül: Çok morali bozuk bu sabah
Kadim: Neden?
Eylül: Bilmem ki,galiba
Kadim:Evet ,çok vaktim yok açık konuşursan sevinirim
Eylül: peki biri bir kabalık etmiş kendisine
KadiM:Kabalık..kim..personelden birimi?
eylül: otel personelinden olmalı,sabah morali çok kötüydü,
KadiM.Kimmiş,ne demiş?
Eylül: Bilmem ki,birine yardım edecek olmuş,anlamadığın işlere burnunu sokma hadi yürü mutfağa git demiş ama kim olduğunu söylemedi
kADİM:anlarız nasılsa gidebilirsin
eYLÜL: sağolun

eylül-ezo mutfakta

Eylül: ohh iyi ettim limon gibi sarardı,birde numaralar kim yapmış neden yapmış,kukuman kuşu gibi düşünsün şimdi
ezo:aman ne düşünecek kendini düşünmeyen adam,unutmuştur bile şimdiye kadar

KadiM:kuşkonmaz çorbasına zencefil koymak nerden aklınıza geldi kutsal usta
Kutsal:ne zencefili ne münasebet efendim
Kadim:tepsiyi aldırtınca kendiniz bakarsınız,zencefil var içinde az da değil
Kutsal:mutlaka bir yanlışlık olmuştur yoksa kuşkonmaz çorbasına zencefil konmayacağını çocuklar bile bilir,öyle değil mi Zeki
Zeki: Bilir tabi usta bilebilir yani..
kadim:herneyse dikkat edin biraz,iyi ki müşteriye gitmedi değil mi,şöyle biraz yaklaşın,iyi dinleyin beni,biraz sontra duyacaklarınız burda kalacaktır
Bu sabah otel personelinden biri ezo hanıma çok kaba davranmış,böyle davranışlara otelimizde yer olmamalı,bunu yapanın kim olduğunu bilmiyorum,merakta etmiyorum,gammazlıktan hoşlanmadığımı bilirsiniz(Eylül'e bakışlar müthiş:) ),yalnızca şunu söylemek isterim hepinizin önünde o kişi adına ezo hanımdan özür dilerim..bu kadar işinize dönebilirsiniz

sude9
14-11-07, 13:36
Ezo: Beni çağırtmışsınız?
Kadim: oturmazmısın?
ezo: Yok doktor Emre'lere gideceğim,Selim bana ders çalıştıracak
Kadim:ders?..haa lise sınavları değil mi?.çok gergindim bu sabah tam üstüne geldin zaten özür de diledim anlamışsındır
Ezo:zahmet ettiniz ta aşağılara kadar
Kadim: Bana kırgınsın biliyorum ama bu nasıl geçer onu bilmiyorum işte,lütfen(:img-blush
Kadim gözlerini süzüpte o ses tonuyla konuşma lütfen bize de yazık)
Ezo:Kendi müşkülünüzü çözünde gerisi mühim değel
Kadim: peki kim bu adam?
ezo:kim,kim?
Kadim: bana para bulduğunu söyledin ya nerden buldun?
ezo:haa Ballı ağa e bi kere karşılaşmıştınız otelin önünde,hemşerim beni almaya geldiydi
Kadim:hatırlayamadım kim bu?(tabi canım )
ezo:ya Ballı ağa işte parası pulu var yeni bir işe yatırmak istiymiş,onun birde ruh gibi bir ahbabı vardır Nezir,o sıktu aklına otele ortak ol diye
Kadim: Ortak olacak öylemi?
Ezo:yani ne bileyim işinize gelirse
Kadim:Kendi ne iş yapar asıl adı ne?Ballı değildir herhalde
Ezo:yok Selahattin dir adı ama kendide unuttuysa şaşmam,herkes ballı der ona,işi..e bizim oralı işte..(bunu söylerken Kadim'in hıı deyip başını eğişi ve yüzündeki ifade müthiş)ağadır,tarlası toprağı var,böyle getir götür işleri yapar,tüccar canım,haa tüccar denebilir yani
kadim:Tüccar denebilir yani
Ezo:hee öyle
Kadim:anlarız nasılsa peki nasıl olacak bu buluşma
Ezo: ballı ağa bi yemek yiyelim konuşalım dediydi
Kadim: Peki..sen konuş en kısa zamanda buyursunlar
Ezo: o da bize buyursun dedi ama bi söyleyem,şimdi izniniz olursa..
Kadim:evet..ben haal bu işin olacağını sanmıyorum ama bi tanışmaktan ne çıkar,öyle değil mi?
ezo: Bana mı deyiysiniz yoksa kendi kendinize mi konuşiysiniz
Kadim:Söylemek istediklerimi söyleyemiyorum,söylemek istemediklerimde ağzımdan çıkıveriyor,üzgünüm ben böyleyim işte( sen mükemmelsin şövalyem üzme kendini)
ezo:e öyleyse kolayı var..ne zaman konuşacak olsanız susuverin,baktınız konuşmak zor geli ya Allah deyip söyleyin içinizdekini
Kadim:sağol iyi dersler
Ezo:sağolasın..

sude9
14-11-07, 14:23
işte muhteşem ikili..Kadim ve Ballı

ezo:hoşgeldin ballı ağa..kadim bey
Kadim.hoşgeldiniz
Ballı: hoşbulduk
Kadim:selahattin bey di değil mi
Ballı: hee nüfustaki şeyim öyledir..bu Nezir kardeşim gibidir
Kadim:memnun oldum hoşgeldi