Tüm Versiyonu Göster : İki Aile - Bölüm Yorumları/3


Sayfalar : 1 2 3 4 [5] 6 7 8 9

BERNA
17-07-07, 22:22
Nur'un ilk sorusuna gelirsek;

52 bölümlük süre içerisinde birçok kez bahsettik belkide ama kimi zaman satır aralarındaki küçük ayrıntılarda kaldı..hep dedik iki aile için bizden diye sıcak diye aile olmanın ne demek olduğunu anlatıyor diyee..
iki ailenin bize kattığı değişiklikler nelerdir öyleyse..yada biz içimizdeki hangi özelliklerinin aynısı iki ailede buluyoruzz..

Bu soruyu çok beğendim Nur. İki Aile'de Serpil olayı hariç herkesin başından geçen şeylerin görüldüğünü düşnüyorum. Tabi ki dizi komedi olduğu için tepkiler abartılı ve olaylar üst üste geliyor ama aslında dizi bizden çok farklı bir yerde değil.

Şahsıma dönecek olursak Eda ve Oğuz çiftinde genel olarak babannem ve dedemin ben çok küçükken yaptığı didişmeleri görüyorum. Biz nasıl olduğunu anlamazdık ama birden olay patlak verirdi ve sakinleşiverirlerdi az sonra. Eda ve Oya dostluğu en yakın arkadaşımla benden çok esintiler taşıyordu. Biz de böyle ufak planları az kurmadık hoşlandığımız kişilerle başbaşa kalabilmek için :) Tabi ki en önemli konu ise kardeşlik ilişkisiyle ilgili. Abim tıpkı dizideki Efe gibiydi (abilik açısından sadece yoksa o çok sakindir), ayrı cinslerden olmamıza rağmen onun beni koruduğunu, iyiliğim için uğraştığını hep hissederdim küçükken, koca kazık olduk hala birbirimizi ölesiye koruruz. Damla'nın ailesiyle kariyeri arasındaki seçimi kısa süreli olarak gitsem de ben de yaşamıştım.

Onun dışında ufak detaylar vardı bizden. Çoğumuzun küçüklüğünde yapılan boy çizelgeleri bizim evde de vardı. Babam aynı Oğuz gibi evdeki yemeklerin sadece misafir için yapıldığını iddia eder. Eniştem ve dayımla rakı sofralarında uzun uzun muhabbet ettiğimiz zamanlar oldu dizide Oğuz'un rakı sofraları gibi. Ve tabi ki düğün bölümünden önceki aksiliklerin çoğunu abimin düğününde yaşadık.

İki Aile dizisinde karakterlerimizin hayatı da aşkları da kusursuz veya sorunsuz olmadı, masal gibi değildi. Ancak bizim hayatımız da masal değil, kusursuz hiç değil, çok büyük olmasa da hepimiz problem yaşıyoruz. Bu yüzden dizide kendimden o kadar çok parça buluyorum ki seyrederken.

Sorulara bir süreliğine ara veriyorum :) Geçenlerde TV'de dizilerin birinin tekrarını seyrediyordum ve Güven Kıraç'ı gördüm ve birdenbire düşüncelerim bağımsızlığını ilan etti. Önce Emre Kınay ve Güven Kıraç'ın ne kadar iyi sahneler çıkaracağını düşündüm. Sonra Ferit'i Öner Erkan nasıl sevimli yapabildiyse, Faruk karakteri için de sevimsizleşmeden esprili olabilmeyi de Güven Kıraç yapar dedim. İsim Faruk olmasa da Güven Kıraç'ı sürekli Oğuz'la çekişme içinde olan bir karakter olarak düşündüm. Sürekli Oğuz'un damarına basan, bir şekilde ondan daha başarılı olmayı başaran ve de daha da kötüsü çocukların sevgisini kazanmış bir karakter yarattım bile. Kast çalışmalarından sonra senaryo çalışmalarına başladım vatana millete hayırlı olsun :icon_whis

başkozlu
17-07-07, 22:40
Yorumumu gönderdikten sonra Buğra'nın satırları karşıladı beni. Çok
değişik bir senaryoyla şaşırttı beni. Tabi çok beğendim. Özellikle canlı yayın didişmesi olağanüstü bir buluş. Bu radyo yayıncılığı Eda'vari bir şekilde olursa harika olur diyorum.

Ayrıca evlilikle birlikte aşkın geri plana düşmesi de söz konusu olamaz. Aksine
daha renkli bir boyut kazanacağını düşünüyorum. Buğra'nın söylediği gibi
onlar aşkı yine sıkışık zamanlarda, yaşayacaklar. Üç Çocuk büyük ama Merve ve Timur eskiden olduğu gibi her korktuklarında yataklarına atlayıverecekler.
Evet onların evlilik hallerine dair hep böyle sahneler canlandı benim gözümde.bye

BERNA
18-07-07, 09:14
Sevgili Buğra'nın eklediği yazıyı okudum. Demek yönetmenimiz Metin Günay meslektaşımmış.

Açıkcası mekanlardaki detaylara bu kadar dikkat eden birisi olduğunu düşününce mimar olmasına hiç şaşırmadım. Eğitimimizde detaylar ana konsepti tamamlayan öğeler olarak ele alınmıştır hep. Köşkteki bazı hikayelerin sadece eşyalarla anlatımı veya eşyalarla desteklenmesi bunun en güzel örnekleri oldu.
Rüzgarlığın, rizgar gülünün, perforje seperatör & mumluğun hatta yeni takılan kapının hikayemize kattığı derinlikleri çok iyi anlattı sevgili yönetmenimiz.

Bir de bence de bazen fazla karanlığa kaçsa da yönetmenimizin ışık, akis ve gölgeyi çok iyi kullandığını düşünüyordum. Bunun kamerada nasıl görüneceği konusu ayrı bir uzmanlık alanı ama bu tip genel kavramlar gerçekten de mimarlık eğitimi ve kültürü içinde yer alan konular. Eğitimi mota mot algılayamayıp bilgilerini farklı alanlarda kullanması da bence başarısının en önemli sırlarından biri olmalı.

Eğitim takıntılı yöneticinizden de böyle bir mesaj gelirdi herhalde :icon_whis

AnsEa
18-07-07, 16:08
Evt çarşambaya geldik ve ben yine bir günlük netime,pc me kavuştum:) aslında ayrılma vakti yaklaşırken buraya yazmaya girebildim ama zaten Buğranın aktivitelerinin yarısını önceden yapmıştım şimdi buraya eklemesi kaldı:)Yorumlarınızda her zamnki gibi mükemmel ve yeni sorular gelmiş....hepsini bitiremesemde yarısını okudum yazdıklarınızın...Artık haftaya çarşamba devamını okuycam inşallah......ben Buğranın aktivite sorularına geçeyim en iyisi;

*Araya Giren İstenmeyen Üçüncü Şahıslar...

Yaman....

Yaman araya girmek değilde sadece edayı rahatsız etmek amaçlı hamleleri ilk bölümden beri görüyoruz pek bitecek gibi de görünmüyor ne kadar alkol tedavisi için girişimleride olsa sadece çocukları için bir iyileşme bu, edaya karşı hırçınlığında ,çocukları alma arzusunda bir değişiklik olacağını sanmıyorum tabi olay böyle olunca da çocuklara karşı duyduğu sevgiyle, edaya karşı beslediği nefetin yani hangisinin büyük olduğu düşündürüyor insanı… aslında geçmişi değerlendiriyorduk ben yine geleceği düşünmeye başladım, hemen çıkıyorum:) yaman sadece edayı üzdü ve doğal olarak oğuzu … oğuzla edanın ilişkisinde çok büyük bir problem yaratmadı bence sadece serpil dolaylı velayet davası sıkıntı yarattı oda işte serpil dolaylı:D edanın yamana olan tavrında da hatasını pek görmesem de yaptığı en büyük hata onunla evlenmek diyorum……



Serpil...

Anam anam oğuz tarafından araya giren tek kişi ama 3 ününe bedel yani … akıl sağlığı yerinde değildi ,malumunuz çok çektirdi... Her türlü entrikanın kıyısından döndük sayesinde, şöyle düşünüyorumda oğuzn içkisine ilaç bilem attı be:Ddava olayı, askıntılıkları resmen intihar bile etti… Serpil ilk bölümlerden beri oğuzu zor durumda bıraktı biz ilk dönemler edanın kıskançlığını sadece komşuyuz vurgusuyla gördük daha sonrada dava olayına kadr da o kadr etkilemedi oğuz eda ilişkisini . dava olayında serpil merkezli çocukları kaybetme korkusu ile gerilim yaşandı yine … ve bomba çocuk olayı... Çok sürpriz bir şekilde toparlamasına rağmen yine serpilin son kozu ilişkiye mi desem oğuza mı desem bi darbe çaktı:D…serpilin atraksiyonlarını yaz yaz bitmez neyse Keselim ama bu dörtlü arasında en etkili serpil şimdi hakkını yemeyelim….ben serpili eleştirdim ama burada buğranın sorusunu kaçırmak istemiyorum… oğuzn hatası; serpile gerekli tepkiyi hiç gösteremedi başına büyük çorap örülünceye kadr bekledi…ve ilk bölümlerde daha doğrusu edaya aşık olduğu dönemin başlarında serpilin tavırlarına karşı hep onu yumuşatmaya gitti oralarda koparabilecekken serpilin üstüne düşmeye devam etti tabi serpilin mayaklığıyla da birleşince tepesine bindi……..

Tarık...

Bu mesafeden tarığa bakınca evlilik teklifini hızlandıran adam olarak o kadrda kötü görünmüyor bana... Zaten Eda tarığa gayet mesafeli davrandı , tarık bir arkadaşı olarak diziye girmediğinden kestirip atması zor bir durumdaydı,dost kııvamında bir yakınlaşma olsada niyetini fark edince gayet mesafe koyuldu…Oğuzun kıskançlık krizlerine girmesine sebep oldu …Edayla oğuzun ilkişkisinde Tarık gayet hızlandırıcı bir faktör oldu bence:D Tarıkta geldi geçti işte:D

Atilla…
Valla bu yıl bu 4’lüden en fazla Atilla üzerinde konuştum hatta kendi kendimi frenledim bahsetmiycem artık atilladan diye ama taktım bi kere:D sanırım Atilla çıktığından beri sürekli ona; edayla oğuzun ilişkisini bozacak, araya girecek biri gözüyle baktım …Genellikle böyle olur ya dizilerde ama bu cümleyi iki aile de neyse ki kullanmıyorum valla iki aileden sonra hiçbir diziyi beğenmiycem herhalde:) neyse konudan sapmayalım yani bu sebeptendir ki ben atilladan hep bir hamle bekledim ,hiç güvenemedim, ısınamadım kendisine…Açıkçası gerdi beni ama ne kadr eskiye dönme umutları rahatsız edicide olsa bunun en büyük suçlusu eda sanırım ...Atilla serpil gibi ne bir dolap çevirdi ne başka bir şey gayet netti ama eda atillayı kendi gözünde bir yerlere yerleştirsede bu yeri Atillaya bildirilmedi ta kii eda evlenene kadr ...bu çok büyük bir hata eda için(yani atilla konusundan açıklayıcı olmaması:D)… Hatta düğüne bile çağırmaması anlamsız bir soru işareti bıraktı diycem de aslından bırakmadı sadece ağzı burunu yamulmuş bir smile koymak istiyorum buraya……Sonuç olarak eda biraz hatalıydı atillaya karşı tavrında…Kendimede inanmıyorum atillayı savundum resmen ...Son bir saat içinde iki aile tekrarı izlemediğimden olsa gerek... yok yani yinede atillada da insanı çıldırtan bir açıklık var off bişi demesem rahat etmezdim anlamsız oldu ama neyse:img-hyste ….

Ben kaçtım... Haftaya görüşmek üzere( inşallah ).....

ggnibsgk
18-07-07, 16:11
Merhabalrr!....

Yaa uff o kadar yazdım sildimm sonraa salaklığım yüzünden,tekrar yazıcam ama şevkim kırıldıı yaniiii :icon_sorr

Neyseee hemn konumuza girelim o zaman...

Öncelikle yorumlara şöylee bı kısaca değinelim bakalımmm.....

punk princess bakıcı yorumumu beğenmene sevindim:)Evet biz de başta Handan ve Niyazi'yi yakıştırıyodukk ama olmadıı kısmett,artık ona yenii kısmetler arıyoruzz biz de ehuehue...

Bu arada Seda ve Safiye'nin bebeğe bakmak yüzünden tartışmaları fikrini çok sevdimm eheuehu...Gerçekten olabilir böyle bişeyy bencee....Gözümün önüne geliyo daa süperr olurr süperr!...Önce Safiyee bi ayyhhhh" diye bağırır ardından da Seda tüm çaçalığını gösteriri...Malum Yüksel Enişte bir zamanlar Seda'nın da en az Eda kadar hatta ondan daha fazla çaça olduğunu söylemiştii...E artık buu çaçalığıı görmenin vaktii geldi de geçiyoo bilee diimi?...

Şimdi de Buğra'ya gelelimm...

Öncelikle Buğra Eda ve Oğuz'un aşklarını zaten çocuklar üzerinden yaşadığını söylemişsinnn...Aslında doğruu ama ben daha çokk Eda ve Oğuz'un hiç de geri planda kalıcak karakterler olmadıkları fikine katılmak istiyorumm ehuehu...İçimden öyle geldiii :img-wink:

Ayrıcaa Eda ve Oğuz içinn tıpkı didişme gibi ya da Eda Oğuz klasiği sarılma gibi, bazıı yenii simgeler bulunabileceğini söylemişsinn..Ben verdiğin örnekler arasından en çok Eda ve Oğuz'un çatıda kahve keyfii yapması fikrini sevdimm akşam üstünde....Gerçektenn süperr olurrr!....Baya da özlemiştikkk...Eda ve Oğuz barıştıktan sonra da şöylee güzel bii çatıı sahnesi göremedik zaten yaww....Çok iyi olurr...

Bunları yazarken ne alaka bilmiyorum ama aklıma Eda ve Oğuz'un çocukların ev ödevlerine "ucundan" yardım etmesi fikrii geldii..Gerçekten süper sahneler olurr ehuheu...Hatta bu ödevler eğer el işi dersii içinn olursaaa değmeyin keyfimizee yanii...

Düşünsenize Oğuz ve Timur kafa kafaya vermiş kartondan ev yapmaya çalışıyolar ama köşkümüzün bahçesinde çünküü Eda onları köşkten kovmuşşş
" Hadi bakıyımm bahçeye bütün evii uhu kokuttunuzz!." diyerekk:img-hyste

Ayy valla bunları yazarken bilee içim ısındıı sizi bilmem ama?...(Ben de yanii buu sıcak havada içimm ısınmışş aa çok ilginççç :p )

Evett buu küçük konu değişimden sonra tekrar konumuza döneek olursak eğer;

Buğra bakıcı hikayesini beğenmene sevindimm gerçektenn:)Vee ayrıca da hanım kızmızın bi teyzesii ya da annesi olması fikri de çok hoşuma gitti yanii....Hatta ikisi birden de olabilir diimi?...

Örneğin teyzesi çok yufka yürekli biri olabilirr ve kızımızın nasıı bi işte çalıştığın orda neler yaptığını öğrenmek içinn ufak çaplıı bi araştırmaya koyulurr...Ee mahallelerde bütün bilgiler nerden öğrenilir tabii ki bakkaldan ehuheu...Böylece de Numan'a da birini bulmuş oldukk:good:

Radyoo fikrine de daha sonra değinicem Buğra:)

Şimdi de sırada Sevil varr;)

Valla haklısın galibaa kiminn ortaya attığını hatırlamıyorum ama buu ikiz fikrinin ilk olarak benden çıkmadığıı kesinn ehuehue...Bu arada hatırlattığın repliği hiçç tüyo açısından düşünmemiştimm...Aaa hakkaten olabilirmişş bakkk!..İki tanesini daha topaç gibi çevirimm hee süperr ehuheue...

Vee Berna yinee nostaljii kraliçeliğini hakkıyla yerine getirmeye devam ediyosunnn:img-yes: Sorularıı tekrar hatırlmak süper oluyoo gerçktenn...Zatenn senn benimm hiçç aklıma gelmeyen ayrıntılarıı bulmakta ustasınn vee bu yorumunda da yine Yaman konusundaa bunu ortaya çıkarmışsın =)

Açıkçasıı ben Yman konusunda Eda'yıı suçlamamıştımm ama senin söylediğinn Efe'yi kaybetme korkusuyla babasını Efe'ye kötülemeye kalkma konusunda gerçekten hatalıydııı...Buu sahne tamamen aklımdan çıkmış benim..iyi olduu hatırlattığınnn:img-wink:

Bir de Eda'nın çalışma hayatına gereken önemin verilmediğini söylemişsinn...Ben Eda'nın bu iş kurma çabalarını hiç bu açıdan yorumlamamıştımm....Düşününcee doğruu söylüyosunn...Ve korkarım kii buu yanlış mesaj seneye de devam edebilir....Gerçii bunu Eda'nın hamile kalmasıyla geçiştirebilirler...

Eda'nın da bir zamanlar dile getirdiği gibi 5 çocukla(Hatta 7) bir tek Oğuz'un eline bakmalarıı çok kötüü olurr umarımm bu iş mevzuu senaristlerimiz tarfından biraz daha toparlanırr....Ana okulu kurma hevesindeki Eda'yı görmek istiyoruuuuzzzz!.....:happy0064

Berna senin de Güven Kıraç fikrine daha sonra değinicemmm:)

Evettt şimdii çıkmam gerekiyorr umarım akşama geldiğimde devam edebilirmm...İyi yorumlarr.....Hatta boll yorumlarr ehuehue....

_seboist_s
18-07-07, 20:30
Selamlar iki aile ailesi… Görüşmeyeli nasılsınız??

Gördüğüm kadarıyla forumumuzda bir konu bolluğu yaşanıyor… Yorumuma ne ile başlayayım karar veremedim. Önceliği Nur’un sorularına mı versem acaba??
İki soruyu birleştirdim ve ortak cevabımı yazıyorum…


Geçtiğimiz sezon 3. şahısların hikayesi tükendi diye düşünüyorum.

Artık bir 3. şahıs görmeyi istemem de açıkçası… Sıkmaya başlar… Daha yeni elimizdekilerden kurtulmuşken hem de…
Kıskançlıklar vs. olacaktır ancak Serpil gibi Tarık gibi bir baş belasının daha geleceğini düşünmüyorum. En azından “henüz” düşünmüyorum.

Çünkü onlar birer piyondu. Eda ve Oğuzu birbirlerine bağladılar! Evlenme teklifinden tutun, evlilik kararına kadar hepsine neden oldular.
Yani engel olmak istedikleri bir aşkı daha da körüklediler. Bu sebeple İki Aile’nin 404leri bile diğer dizilerden farklı.
Ancak bundan böyle yeni 404ler çıkar ise ortaya o ayrıcalık yıkılır gibi

Çünkü onlar bu aşka –fark etmeden- katkıda bulunmak için varlar, aşkı sarsıntıya uğratmak için değil. Bundan sonra gelecek olan 3. şahıslar da sarsıntıya uğratırlar… Zaten Eda ve Oğuz tüm aşamaları geçtiler bundan böyle sevgilerini kendileri büyütecek. Dışarıdan bir şahısa ihtiyaçları yok.

Yani senaryo açısından bir artı olsa da dizimiz için bir artı değildir bu. Bunlar yerine ufak tatlı kıskançlıklar olması daha mantıklı...


İki aile bundan böyle hikayesini farklı bir alana taşıyor…

Önümüzdeki sezona baktığımızda Eda ile Oğuz cephesinde uzun vadeli olaylar geçen sezonki gibi bol değil. Ama birkaç bölümde işlenebilecek olayları düşününce çok fazla malzeme var…
Yani büyük olaylar değil de, durumlar işlenecek gibi… Bunun hiçbir götürüsü olacağını düşünmüyorum. Aksine çok keyifli sahneler çıkacaktır.

Bu dizimizin biraz daha komedi türüne kayacağının bir göstergesi de olabilir. Örnek vermek gerekirse; İki Aile tarihinin belki en komik sahnesi olan “merdivenden düşüş”…


Eda ile Oğuz asla geri planda kalmayacaktır. Eğer onlar geri planda kalırsa eski tadı alamayız ki. Zaten bu sene onların tek aile oluşlarını izleyeceğiz… Bunun için en büyük çabalarda Eda ve Oğuz’dan gelecektir herhalde… Yani her durumda bir hikaye çıkıyor onlar için.

Tabi her zamanki doz biraz arttırılarak yan karakterlere de yönelecekler. Onlarında hikayesi çok geniş…


Gelecek yeni karakterlerin Eda ile Oğuz aşkını gözlemlemeleri olacaktır.

Mesela Oğuz’un arkadaşı Faruk gelirse ya da ablası gelirse (çoğaltılabilir)… Çiftimizi bir süzgeçlerinden geçireceklerdir; ne kadar uyumlular, nasıl anlaşırlar, ne yer ne içerler:D
Böyle bir inceleme/anlama süreçleri olacaktır.Kuşkusuz Eda ile Oğuz’un –bizim çok alıştığımız- didişmeleri onlar için hayret verici olacaktır.

Buğra’nın dediği gibi; çocukların araya girdiği sahneler (kesin) olacaktır… Buğra’nın o cümlelerini bir kere daha yazayım ne demek istediğim anlaşılsın…

“Ben bundan sonra ki hikayelerinin "Çocuklar Ve Aşk" üzerine kurulacağını düşünüyorum...Yani onların iki kişilik hikayelerinde devamlı çocuklar araya girecekler...Çatı katında şöyle plak dinlerken çocuklar damlayıverecek çatı katına...Aynı şekilde gece yatarlarken çocuklar atlayacaklar aralarına...Onlarda çocuklar ile sürekli bir kaçıp kovalamaca haline girecekler bir süre sonra...Tıpkı bundan önce olduğu gibi
"Aşka kalan sınırlı saatlerde" aşklarını izleyeceğiz...”

Biraz düşününce önümüzde çok fazla hikaye olduğunu anlıyoruz… Ayrıca Eda ve Oğuz’un aşkları zaman zaman ikinci plana düşse bile karakter olarak her zaman ön plandalar.

Gerçi geçen sezon bile sürekli aşklarıyla birinci planda olmadılar. O yüzden korkulacak bir şey yok. Her şeyin dengesinin kurulacağına inanıyorum… Hem de kusursuz bir şekilde olacaktır bu denge.


Nur’a sorusu için teşekkür ederek konuyu değiştiriyorum=)


Sami’nin fikri olan “Çocukların yanlış anlamasından doğan bir boşanma korkusu” süper işlenebilir.
Valla Sami bu fikrinden ötürü seni tebrik ederim. Çok eğlenceli sahneler doğacaktır eminim.

Gerçek boşanma durumunu izlemektense Sözde boşanmayı izlemeyi tercih ederim… (Bu seferki sözde bile değil gerçi tamamıyla yanlış anlaşılma=))
Bir boşanma durumunun bütün ruh halini izleriz çocuklar üzerinde… (Tabi iki aile farkıyla) Sonra barıştırma planları… Eda ve Oğuz’un anlam veremez halleri. Sonra gerçeğin anlaşılması… Süper bir hikaye diyorum:]]


Gelelim bugünlerde forumumuza büyük katkıları olan Nuray’a=)

Öncelikle “bebeğin düşmesi” olayından bahsedeyim…
Ahh Nuraycım “ne istersin el kadar bebeden”:D Yok yok bu durum bana pek bir depresif geldi yahu. Buğra’ya katılıyorum kesinlikle.


Bak sende çok güzel bir senaryo üretmişsin bakıcı ile ilgili. Bebek düşerse nasıl işlenecek bu konular? İkinci hamileliğine artık:D Şaka bir yana özellikle “bakıcı krizi” fikrini çok beğendim. Hepsinin de işi çıkar aynı anda=) O kadar kişinin aynı anda olması baya bir tesadüf ister gerçi ama… :D


Birde dışarıdan bakıcı getirmişsin bakıyorum=) Hem de kendi yetmemiş annesini, teyzesini alıp gelmiş. Ne yaptın ayol bütçe bırakmadın :img-hyste … Valla bakıcı kız ve ailesi yüzünden bu sezonda gelemez Ferit’in ablası :img-hyste … Adı var kendi yok, merak içindeyiz:D


Devam ediyor...

_seboist_s
18-07-07, 20:33
***

Sevil’in (abla mı desem bilemedim=)) de değindiğii ”zaman atlaması” hakkındaki görüşlerim;


Büyük zaman atlaması görürsem bu benim içinde bir hayal kırıklığı olur. Hatta tüm seyirciler için. Bir sürü hikaye yenmiş olur. Ben zaman atlaması olacağını düşünmüyorum ama direk balayı dönüşünden mi devam eder bilemiyorum.
Yani direk balayı dönüşü olmasa bile ufak bir arayla devam edecek ve bizim görmek istediğimiz sahnelere yer verilecek.
Zaten çekimler Ağustos’ta başlayacağından ne zaman yayınlanırsa yayınlansın balayının hemen devamıymış gibi bir yaz havası içinde izleyeceğiz bizde.

Ayrıca Efe’nin köşkte geçireceği bir ayı da unutmamak lazım. Onu niye koysunlar boşuna… Efe’nin köşkte olduğu günleri izlememiz için olsa gerek.

Gerçi aklıma şu da takıldı Seda mı demişti Yüksel mi hatırlamıyorum ama… “Eda ile Oğuz balayından dönsün de hep beraber bizim yazlığa bekleriz…” gibisinden bir şey… Hatta Safiye çok komik bir “inşallah inşallah” demişti :img-hyste…

Belki zaman atlaması olur, herkes Sedaların yazlığa gitmiş dönmüş olur… Öyle devam eder…

Tabi bunun akside olabilir!
Öyle olursa süper olur işte… Eda ile Oğuz yeni dönmüştür. Herkes işlerini halledip tatile çıkacaklardır. Seda ile Yüksel de yazlıklarına davet ederler. Böyle bir şey muhtemelen olmaz ama… Eylül öncesi başlar ise olabilir. (Hiç ihtimal vermesem de Eylül öncesine) Aman yinede söyleyeyim canım:D


Berna ve Asena da aktivite sorularını yanıtlamışlar… Ellerinize sağlık, zevkle okudum her zaman ki gibi…


Asena; senin Atilla’dan korkma sebebini çok iyi anlıyorum.
Çünkü Atilla diğer 3. şahıslara göre daha şanslıydı. Bir kere ilk aşktı… Eda’ya “yeniden olabilir mi” mesajını verdiğinde Eda’dan hiçbir tavır gelmemişti… Sonra diğer 3. şahıslar ile karşılaştırınca çok kibar ve düşünceliydi. Birde Eda’nın sessizliği vardı…
Yani değişik bir durum olduğundan “aralarını bozmasın” gibi bir düşünce sardı… Aslında olmayacağını biliyoruz ama adamda var öyle bir potansiyel:D , çok farklıydı diğerlerinden… Hem hikaye olarak hem karakter olarak…


Berna; Güven Kıraç fikrine değineyim hemen… Gerçekten çok başarılı bir oyuncu.
Şöyle Emre Kınay’la ve İclal Aydın’la karşılıklı düşünüyorum da… Süper bir fikir!..
Hele yüklediğin misyon (herkes tarafından sevilmesi+ Oğuzun damarına basan bir karakter olması vb.) çok çok hoşuma gitti… Ben bu fikri çok beğendim!


Bu arada Sevil; ikizler fikrinin iyice benimsendiğini hissediyorum. Sanki ikiz gelecek=) Söyleye söyleye getirteceğiz…


Son olarak punk princess'e hoşgeldin diyeyim...


Buğra; radyo fikrini sonra yorumlayacağım... Zaten sana görüşlerimi söylemiştim, burada da yazarım... Şu an halim kalmadı:D


Görüşmek Üzere...

bugra9
19-07-07, 13:02
Herkese Merhabalar...

Dünden bu yana yazılan tüm yorumları büyük bir keyif ile okudum...Hepinizin Ellerine sağlık...Şimdi birkaç noktaya değinmek istiyorum...Hadi bakalım...

İlk olarak Berna'nın satırlarını alarak başlıyalım...

Dizide duyguları alamadığım bölüm veya sahneye gelirsek, kafe konusuna ben de katılıyorum ama ben hala mekanın potansiyelinin kullanılması için geç kalındığına inanmıyorum. Eda hamile kalınca çocukların ve Oğuz'un onun orada her işi fiziksel olarak da kendi başına yapma isteğine olan tepkilerini görebiliriz.

Öncelikle Hoşgeldin Berna...Kesinlikle senin bu fikrine katılıyorum...Bu konuyu çok konuştuk,çok tartıştık sanırım çoğunlukta kafe sahnelerindeki tempo düşüklüğünde hemfikir...Ama bizim Kafe sahneleri zevk vermiyor dememiz asla Eda'nın Çalışmasın,Evde otursun anlamına gelmesin...Eda tabiki evli olsa dahi kendi ayakları üzerinde duracak...Zaten biz Eda'yı Hayattaki bu sıkı duruşu için çok sevdik...Ama daha öncede belirttiğim gibi bir parça
"Samimiyet" ve
"Özen" gerekiyor kafe sahnelerini revize etmek için...Şöyle diyebilirim ki o sahnelere bizden dokular döşedekleri vakit problem ortadan kalkacak...Eda kendine has belirgin özellikleri gösterilbildikten sonra,Kafe'de Manevi değerler ön plana çıkıp "Hatıralar" oluştuğu zaman eminim problem ortadan kalkacaktır...Doğru senaryo,doğru hikaye ve doğru karakterler mekan'a olan ön yargımız dahi yıkılabilir...(Şu an itibari ile Mekan çok güzel olsa dahi dizimiz'e bir beden büyük geldiğini söyleyebilirim...)...


Sorulara bir süreliğine ara veriyorum Geçenlerde TV'de dizilerin birinin tekrarını seyrediyordum ve Güven Kıraç'ı gördüm ve birdenbire düşüncelerim bağımsızlığını ilan etti.

Güven Kıraç konusuna gelecek olursak benimde çok beğendiğim bir oyuncudur...Samimiyetini ekrandan izleyiciye geçirecek ender oyuncularımızdan bir tanesi...Tabi haliyle neden bizim dizimizde olmasın diyor insan...Berna Güven Kıraç'a yazdığın mini hikaye çok hoşuma gitti...
Güven Kıraç'ın oyunculuğu senin çizdiğin portreyi kesinlikle kaldırır...Zaten oluşturduğun hikaye başlı başına eğlence ve sıcaklık kokuyor çok beğendim...Eminim Güven Kıraç ister "Faruk" isterse herhangi bir karakter olarak girsin dizimize bizim enişteden sonra "Favori yan oyuncu" karakterimiz olacaktır...Güven Kıraç'ı şuana kadar dizilerde fazla görmedik...Benim aklıma
2 veya 3'ten fazla dizi projesi gelmiyor...Genellikle Sinema filmlerine ve Tiyatro'ya önem veren bir oyuncu...Böyle bir rolü kabul edeceğini düşünüyorum...Başrol olmasa dahi gerçekten oyunculuk açısından çok zengin bir karakter...

Sesli çekim+Emre Kınay+Güven Kıraç=Mükemmel Sahneler...

Şimdi Gelelim Nuray'a...

Düşünsenize Oğuz ve Timur kafa kafaya vermiş kartondan ev yapmaya çalışıyolar ama köşkümüzün bahçesinde çünküü Eda onları köşkten kovmuşşş
" Hadi bakıyımm bahçeye bütün evii uhu kokuttunuzz!." diyerekk

Eveet...Çok samimi bir hikaye daha gelmiş Nuray...Çok beğendiğimi baştan berlitmek isterim...Ayrıca şunuda söylemeden geçemeyeceğim ben yeni sezonda senin bu kısa hikaye'ne benzer bir çok sahne izleyeceğiz...
Hep diyoruz Köşkte yeni bir dönem başlıyor diye...İşte Köşkte başlayan yeni dönem bize bu tür sıcak sahneleri getirecek...İki Aile her bölümde bir "Olay" barındıran bir dizi değil...Özellikle birçok dizide her bölüm oluşturulan
"Yapay Olayları" düşününce iyikine böyle değilmiş diyorum...Alt yapısı en az 2 bölüm önce hazırlanıyor bizim dizimizde...Haliyle izleyicinin hoşuna gidecek birçok
"Ufak aslında Büyük" detayları vermek için bolca zaman kalıyor...
Şöyle diyebilirim lokomotif hikaye'nin dışındaki akış bizimdir...Köşkteki Yaşamdan hiçbirzaman koparmıyor senaristlerimiz...Üstelik bundan sonra evlililer ve vurgulanması altı çizilmesi gereken bir çok sahne olması gerekiyor...Bu Evliliğin yalnız Eda ile Oğuz'un değil tüm Köşk ahalisinin hayatlarını değiştirdiğini göreceğiz...Kısaca şöyle diyeyim Hayat bir yandan akıp giderken bizde "Hayatın getirdiklerini" bizim kahramanlarımızın yorumundan izleyeceğiz,dinleyeceğiz...Çocukların okul hayatı,problemleri,mutlulukları herşey Akşamları Köşkte masaya yatırılacak...Birde Eda ile Oğuz'un kendine has kişiliklerini düşünürsek Köşkte böyle "Hayat Oyunları" oynanacak...Bizede büyük bir zevkle izlemesi düşecek...

Bakıcı konusunda genişlettiğin hikaye çok güzel Nuray...Hoşuma gitti...Gerçi düşününce Hamilelik dönemi,Bebeğin doğması ve bakıcı tutulacak duruma gelmesi yine çok uzun bir zaman dilimini kapsıyor...Yani Sezon ortasına tekabül ediyor dersek Numan ile Niyazi'ye o zamana kadar ayrı bir hikaye gerekiyor...Tabi illaki tüm hikayeler Aşka çıkacak diye bir kanun yok...Sezonun ilk yarısı için mahalle ayağını hareketlendirecek bir hikaye lazım...Yada illa aşk diyorsanız sezon başında mahalleye taşınan bu teyze,kızı yada anne,kızı aşık ederiz sonra bakıcı pozisyonuna sokarız...

*Ayrıca size bir sorum olacak...Ergin karakteri yeni sezonda kalbine bir Aşk bulacakmı...?...Ee Nede olsa Oya'dan ümidi artık kesebiliriz...Keşke Oya başka bir oyuncu ile tekrar hayat bulsa diyeceğim ama şans vermiyorum böyle bir ihtimale...O yüzden yeni sezon'da Ergin'de sevip,aşık olabilir diye düşünüyorum...Çünkü son duruma göre "Oya diye bir karakter var olmadı,yaşamadı"...

Bu dizimizin biraz daha komedi türüne kayacağının bir göstergesi de olabilir. Örnek vermek gerekirse; İki Aile tarihinin belki en komik sahnesi olan “merdivenden düşüş”…

Geldik Şule'ye...Bu fikrine katılmamak elde değil Şule...İki Aile'nin gelecek sezon ki konumunu çok güzel ifade etmişsin...Tabiki Yeni Sezon'da Komedi'nin ön plana çıkacağını düşünüyorum...Daha da
"Aile Formatına" girecek...Sonuçta her bölüm Aile içi mutluluklara,üzüntülere,eğlenceye şahit olacağız...Tabi bu bahsettiğimiz Aile "İki Ayrı Aile" olunca çatışmalar kaçınılmaz olacak...Çatışmalar komediyi doğuracak...Eğlenceyi doğuracak...
Şimdiye kadar aynı Köşkte yaşamaları,birbirlerini çok sevmeleri onların
"Tek Aile" olduklarını göstermiyor...Asıl süreç yeni sezon'da başlıyacak zaten...Herşeye Tek'e indirilince doğal olarak Tek bir Hayatı yaşamaya başlıyacaklar...Topluca hareket ederek sorumlulukları ortak bir şekilde paylaşacaklar...Eminim Senaristlerde bu çatışmadaki tüm komedi öğelerini kullanacaklardır...

Mesela Oğuz’un arkadaşı Faruk gelirse ya da ablası gelirse (çoğaltılabilir)… Çiftimizi bir süzgeçlerinden geçireceklerdir; ne kadar uyumlular, nasıl anlaşırlar, ne yer ne içerler
Böyle bir inceleme/anlama süreçleri olacaktır.Kuşkusuz Eda ile Oğuz’un –bizim çok alıştığımız- didişmeleri onlar için hayret verici olacaktır.

Şule işte dizilerde benim en çok sevdiğim hikaye'den bahsetmişsin...Bizim bildiğimiz,tanıdığımız,izlediğimiz hatta bir süre sonra normal gelen anormallikler yeni gelen karakterler için şaşırtıcı olacaktır...Bunun örneğini Enişte ile Seda'nın Köşke geldiğin bölümde tüm komedisi ile gördük zaten...(Onların O gece Yaşadıkları bundan sonra yaşayacaklarının teminatı idi zaten...)...Bana göre karakterleri tanıtmanın en güzel ve komik yolu budur...Eminim yeni karakterlerimizede tüm marifetlerini dökecektir bizim kahramanlarımız...

Zaten çekimler Ağustos’ta başlayacağından ne zaman yayınlanırsa yayınlansın balayının hemen devamıymış gibi bir yaz havası içinde izleyeceğiz bizde.

Şule...Tam bu noktada bir gelişmeden bahsetmek istiyorum
D Production'dan son gelen Mail'de son durum şu...


1 Ağustos’ta çekimler başlayacak.Eylül’de yeni bölümler ekrana gelecek.

Eveet Gördüğümüz gibi Yaklaşık 10 Gün sonra Yeni bölüm çekimleri başlıyor...Eylül ayına kadar bölümleri stoklayacaklar...Tabi bize yansıyan avantajları Erken Gelen Fragmanlar ve Gelmesi Muhtemel Tüyo'lar...Tüm bunlar bir yana Ağustos ayı çekimleri sayesinde bu yılda Köşkümüzde yazın ve Bahçenin tadını çıkaracağız...Hem Şule'nin de dediği gibi Yaz Havası içinde izleyeceğimiz için ufak zaman atlamaları ile Takvim'i tutturacaklar...(Fon Müziği eşliğinde geçen günlerle gerçek zaman'a ulaşabilirler...)...Yani Sevil Abla'nın da dediği gibi aylık zaman atlmasına hiç gerek yok...

Ayrıca Sevil Abla...Radyo hikayemi beğenmene sevindim...Bana da çok sıcak ve samimi geldiği için paylaşmak istedim...Ayrıca bu hikaye Senaristlerin usta elleri ve Oyuncularımızın yüksek performansı ile gelecek sezon'a damgasını vuracak bir Senaryoya dönüştürebilir...Düşündüm uzun süre devam etmek için bir Standart tutturulması gerekiyor...Bu Standartı'da bu Radyo hikayesi ile tutturabileceklerini düşündüm...Hem Nostaljik öğeler taşıyan dizimiz için Radyo'ya yeterince nostalji yüklenebilir...Hemde duyguları,sevinçleri,hüzünleri payşalmanın en iyi yolunun konuşmak olduğuna inandığım için Eda'nın ağzından kendi yaşadıklarını,yaşayacaklarını,günlük hayatı Eda'ca dinlemek,kimi zaman komedi tarzında,kimi zaman duygusal bir dille bana çok heyecan verdi...Bu hikayeyi sizlerle paylaşmadan hemen önce Altını çizerek belirttiğim gibi ihtimal düşük olsa,hiçbir sinyal olmasa dahi tamamen benim hayalimden kopup gelen bir hikaye...

Şimdilik bukadar...Görüşmek Üzere...

Hoşçakalın...

punk princess
19-07-07, 13:55
yeni sezonda dizimize yeni karakterlerin girmesi çok büyük bir ihtimal,sizinde dediğiniz gibi oğuz'un arkadaşı faruk,oğuz'un ablası,ferit'in ablası...vs.Bir de bana Ceren-Jan'dan sonra Efe ile de bu tür bi olay yaşanır gibi geliyor.O sırada da yeni bir karakter girebilir dizimize...Hatta bnm aklıma şimdiden çok güzel hikayeler geliyor(bunlardan bir senaryo mu yazsam ne yapsam? :img-hyste )mesela tahir ağanın kızından kaçma çabaları ya da eda'nın kendisini oğuz'un ablasına sevdirme çabaları çok komik olabilir:img-yes: Bir de Oğuz'un arkadaşı faruk ya da başka bir arkadaşı dizimize girerse onunla ilgili çok güzel sahneler olur.Dediğiniz gibi Faruk herkes tarafından sevilen ,Oğuz'un damarına basan bir karakter olur ama oğuz'la çok yakın dostturlar.Bide Faruk'un kızı olursa Efe'nin kız arkadaşı olarak...Önce ceren'in efe'ye bu onuda yardım çabalarını izleriz tabi Oğuz da ceren'e yaptığı baskıyı efe'ye yapmayınca kıyamet kopar:img-hyste :img-hyste,sonra oğuz faruk'un kızı olduğunu öğrenince Faruk ne der diye düşünmeye başlar ve ceren de intikamını bu sırada alır:Baba,Faruk amca senin gibi değil ki yani senin gibi alıp bilgisayarı efe'nin başına atmaz heralde:img-hyste :img-hyste...
Şimdi böyle yeni sezonda neler olucak diye düşününce sabırsızlandım keşke daha erken başlasa dizimiz:sad53: :img-yes:

deren1970
20-07-07, 09:49
Selamlar Sevgili Ailem
Uzun zaman oldu yorum yazmıyalı, ama hergün buraya bakıp harika yorumlarınızı okumak çok güzel:img-yes:
Neden yazmaya ara verdiğime gelince, daha öncede belirtmiştim efendim ben tekrar dizimizi izlemeye başladım:img-wink: ve bugün 23.bölümü seyredeceğim inşallah. Keşke evde olabilseydimde TV de verilen tekrarlara yine tekrar bakabilseydim:img-yes: Nasıl bir sevgidir bu bilemiyorum ama 23.bölümü bilgisayarda seyret, tekrar dön Tv de oynuyan sanırım daha ilk 8'e gelmemiştir seyrettiğin eski bölüme tekrar seyretmemiş gibi dön ona bak. izleyicisi olduğum ve biten diziler oldu ama dizimiz gibi tekrar onları açıpta ilk defa seyrediyormuşum gibi bakmak inanın hiç içimden gelmiyor ve de bakmıyorum zaten.
Birkaç gündür konuştuğunuz konular hakkında bende fikirlerimi söylemek isterim izninizle:img-yes: Efendim bende Sevil arkadaşımız beklentisine katılıyorum ve ikiz bebek bekliyorum. Biri kız diğeri erkek :img-wink: Eda'nın düşük yapması sahnesini kesinlikle istemiyorum çünkü dizimizde bu sahneleri görmek ve yaşamak yok yok evet kesinlikle olmasın. Tabiki duygusal sahneler olacak ama bu tarzda olmasın lütfen:img-yes:
Eğer yok artık saçmalama demiyecekseniz bende şöyle bir sahne görmek isterim mesela. Damla'nın annesinin Bahar'ın yani yazdığı mektubu Eda'nın okumasını:img-yes: Evet aynen böyle düşünüyorum. Damla ve eda anne kız gibi konuşurlarken birden eskiyi hatırlasınlar ve Eda Damla'daki değişikliğinin nedenini sorsun, Damla'da bunu anneme borçluyuz desin ve mektubu Edâ'ya uzatsın. Eda'da nasıl ölen bir kişi hala ailesinin arkasında ve onu tanımadan kızına kendisini tarif ettiğini görsün ve kızların annelerinin doğumgününü kutlama olayında oda olsun çünkü Oğuzla konuşmalarında eğer beraber olursak biz siz Baharın doğumgününü kutlarken aşağıda oğlanlarla mı olacağım demişti sanırım ve Baharın emanetlerine daha bir bağlansın ki Edanın anaçlığını çok iyi biliyoruz:img-yes:
Efendim biraz sonra diğer düşüncelerimi paylaşmaya devam edeceğim. Yeterince uzun bir yazı oldu, inşallah bunu sıkılmadan okursunuz
Sevgiler

deren1970
20-07-07, 12:53
Efendim tekrar merhaba
Çok uzun ara vermeden iznizinle yorumlarıma devam etmek istiyorum:img-wink:
İki ailede ileride ne olacak tahminlerine gelince; Bence büyük bir aile olarak birbirlerine kenetlenme seyredeceğiz. Bunu bize o kadar güzel gösterecekler ki yine eminim gözlerimizde yaşlar, yüzümüzde gülümsemelerle yaşıyacağız:img-yes: Kenetlenmeye gelince mesela Oğuz'un işleri bir ara kötüye gidebilir ve hiç istemesemde kimbilir köşkü ipotek etme düşüncesi bile oluşabilir, işte böyle bir durumda Merve'sinden Timuruna, özellikle Cereninden Efesine babaya yardım olayını görebiliriz. Bilirsiniz güzel bir atasözümüz vardır damlaya damlaya göl olur evdeki masrafları kısıtlamaya girebilirler. Mesela cerenin alışveriş tutkunluğu azalır ki bu gibi hareketler kenetlenmenin güzelliği olur düşüncesindeyim:img-yes:
Yeni bölümümüzün başlangıcına gelince ben zaman atlaması filan istemiyorum arkadaşlar. Balayından dönüş yolculuğuyla umarım bölüm başlar. Daha sonra köşkte yeni bir tatil olayının komedisi ile devam eder. Niye mi? Çünkü cümbür cemaat Enişte ve Seda ablanın yazlığına gidecek çünkü ailemiz. EEE bu aile ile birlikte Ferit'inde bu tatile katıldığını bir düşünelim:img-wink:
Ya hayali bile güzelmiş umarım şu dönem çok çabuk geçerde bir an önce dizimize kavuşuruz. Çünkü ben artık çok ama çok özledim dizimizi, ailemizi

deren1970
20-07-07, 13:28
Yine ben:img-wink:
Yok bunu yazmasam olmuyacak çünkü, efendim en çok güldüğüm bölümlerden, özel olan bölümlerden biridir 23.bölüm. Nasıl bir didişme, nasıl bir çifttir bu allahaşkına. Tarığa hasta rolü yapıp, dışarıya çıkan çiftin tartışması olağanüstü:img-yes: Adam tam çıldırdı, nasıl yaptı bilmiyorum ama boyun fıtığı oldu o yetmiyor şimdi o sahnelerdeyim. Evde fare avı var:P eda çıldırmış gibi bağırıp dururken Serpil geldi bir güzel sulandılar Ergin,serpil ve Rıza ha bu arada Edanında sesi kesildi
Günüm iyi geçmiyordu ama şu an itibarıyla yüzümdeki tebessümle sanırım günü güzel geçireceğim
Kendinize iyi bakın ve canınız sıkkınsa açın hadi açın 23.bölümü seyretmeye başlayın
Sevgiler

bugra9
20-07-07, 13:46
Herkese Merhabalar…

Sizlere Kendi bilgisayarımdan uzak bir yerden sesleniyorum...Yarım saatlik bir boşluğu fırsat bilerek buradayım...Hadi bakalım neler çıkacak...Eveet…Metin Günay’ın ayrılık haberinin gündeme düştüğü bu günlerde her nekadar ilerisi belirsiz olsada herşeyin hayırlısı olsun diyor ve hikayemize geçiyorum…

Bugün Deren’in yaptığı yorumlar çok hoşuma gitti…Çünkü gelecek sezon için en büyük beklentimden bahsetmiş…Eveet Eda ile Oğuz evlendi…Ne demişti Eda “O sorunun cevabını buldukları gün zaten evlendikleri gün olacaktı” Cevap yavaş yavaş belirdi…Kızların Eda’nın hayatındaki yerinden çok Eda’nın kızların hayatı üzerindeki yeri belirmeye başlandı…
Gelecek sezon ise Deren’in dediği gibi Bahar’ın Doğum Günü öncesi bu konunun vurgulanması gerekiyor…En etkileyici biçimde de bu Mektup olayı ile işlenebilir…Eda’nın bu mektubu okuması ve Bahar’ın nekadar büyük bir yüreğinin olduğunu görmesi gerçekten çok duygusal sahneleri getirecek…Eda Yıllar önce kaderlerin nasılda şekillendiğine sadece doğru zamanın beklendiğini görecek ve Bahar’a bir kat daha saygı duyacak…Tabi kızlar için en hüzünlü gün…Alışılmış gibi görünsede bir Annenin yokluğuna yaş ne olursa olsun alışılmaz…
Gerçektede böyle değimlidir…Anneler,Babalar bizler için bir kale gibidir…Varlıkları güç verir,cesaret verir yoklukları ise yalnızca hüzün verir…Dediğim gibi Yaş ne olursa olsun bu acı kendini göstermese dahi hep oradadır…Özlem hiç bitmez…

Bu yüzden Kızlar yine üzülecekler ama geçmiş yıllarda olmayan bir şeyin o gün yanlarında bir çift göz olarak onlara baktığını fark edecekler…Evet Eda sevgi ile onların yanında olacak…Güç verecek…Belki içinden Rahat ol “Bahar” Kızların en az senin kadar sevebilen bir “Annenin” yanındalar…Tabi Ailenin kenetlenmesini izleyeceğiz…Timur ile Efe’nin verdiği destek,Eda’nın verdiği sevgi bu sorunun çoktan cevaplanmış olduğunu göstrecek…
Deren bu konuyu açman çok iyi oldu…

Bu “Sevgi bağı” Bahar’ın doğum günü ile sınırlı kalmayacak elbette…Evliliğin getirdiği yakınlaşmayı benzer sahnelerle sık sık izleyeceğiz…En basit örneği Merve…Anne şevkatinden uzak büyümüş…Annesini hatırlamıyor…Bir resim ile hatırlarını yaşatıyor…Eda’nın Merve’ye göstereceği sevgi eminim kırılmış kanadını saracaktır…Kimbilir bu süreç Hiçbir zaman anne diyememiş olan Merve’nin Eda’ya “Anne” demesi ile sonuçlanır…
Hep dediğim gibi bu sezon “İki Yarımdan Bir Tam” nasıl olur onu göreceğiz…Kimi zaman duygusal,kimi zaman komik ama hep bizden duygular ile örülecek yeni sezon…Eminim ikinci sezonumuzda duygular anlam kazanmış ve tanımlanmış olduğu için sevgisi,samimiyeti artmış bölümler izleyeceğiz…
Demek ki “Candan” isteyince oluyormuş diyeceğiz…

Deren ikinci değindiğin konuda benim için çok hassas…Dediğin gibi “Duygusal bölümler mi istiyorlar” işte dizimize yakışan hüzün’de duygusallıkta budur…Bizim anlayacağımız ve hissedeceğim iz dil budur…Kenetlenme elbette bir çok şekilde verilebilir izleyiciye ama böyle keskin özelliklere sahip karakterlerimizdeki mecburi değişim “Alışmış gibi görünme” eminim çok daha duygusal olacaktır…Ne için bu değişimler baba üzülmesin diye…Ne anlatıyor o zaman yine
“Sevgiyi” yine “Sevgiyi” o zaman şöyle diyebilirmiyiz…

"Her Hikayenin,Her Yolun Sevgiye Çıktığı Dizi İki Aile”

Bence diyebiliriz…Hayatın acısınıda,tatlısınıda yaşayan ama birbirlerine Sevgilerini kaybetmeyen karakterlerin dizisi kesinlikle İki Aile’dir…Çünkü hiçbirşeyleri olmasa dahi “Birbirleri” var…Yetmezmi…Hikayemizin Hüzün ayağına böyle bir hikaye koyabilir senaristlerimiz…İpotek,Kaybetme korkusu ve onca hatıra eminim çok güzel sahneler getirecek…Aslında tam o anda Köşkün aslında bahane olduğunu Köşkün onlara birbirlerini kazandırdığını vurgulayabilirler…Köşkte neymiş…Biz nereysek Köşk orası…Biz neredeysek Mutluluk orada…Hatıralar bizimle…Hatıraları yaratan onların sahipleri biz değimliyiz diyebilirler…Aslında Yüreklerinde ki en kıymetli hazinenin bu “Aile” olduğunun farkına varabilirler…

Tabi tüm bunları fark etmeleri direk tırmanışa geçip,problemleri halledip ipoteği kaldırmaları anlamına geliyor…Çok çarpıcı bir şekilde işlenebilir…

Son olarak Seda’nın yazlığına yapılabilecek Tatilden bahsetmişsin…İhtimal çok düşükte olsa isterdim böyle bölümler izlemeyi deren…Çünkü bol malzeme ve bol eğlence çıkar bu bölümlerden…Ama dediğim gibi ihtimal biraz düşük geliyor…Ama hiç belli olmaz…

Eveet…Artık son noktayı koyma vakti geldi…Şimdilik benden bukadar…Akşam Eve Dönünce Görüşürüz...Tekrar Görüşünceye kadar Hoşçakalın…

ebruertg
20-07-07, 17:00
Herkese meraba, bende her gün buraya mutlaka bakıyorum ama pek yazmıyorum.:img-pilot

Star'da yayınlanan İki Aile dizimizin eski bölümlerinin son 20 dk sına yetşiyorum her gün. Oradan izlediğim kadarıyla, Eda ve Oğuz eskiden gayet normal, gerektiğinde sinirlenen ve birbirlerine sataşan tiplermiş. Şimdi ise öyleler mi? Eda çaça Oğuz keçi...

Gerçi o zamanlar daha kaynaşma, aşık olma, diziye ısınma dönemlerinin başındalar ama gerçekten çok çok güzel günlere gelmişler. Roller tam oturmuş. Eda'nın çaçalığının, Oğuz'un keçiliğinin doruklara ulaşması ile birlikte duygusal ve hüzünlü bölümlerde İclal ve Emre başta olmak üzere tüm dizi oyuncuları duygularını bizlere daha iyi geçirir olmuşlar. Emre Kınay tiyatro geçmişiyle tam bir oyuncu ama o bile çok gelişti bu dizi süresince. İclal'in gelişimini söylememe gerek yok... Ortak kararımız süper olduğu yolunda zaten.

Bir de, özellikle son 2 bölümde İclal'deki değişimi fark ettim eski bölümleri izleyince. Size de öyle geldi mi? Son 2 bölümde çok güzelleşti İclal. Evlilik rol bile olsa bayanları güzelleştiriyor belki dicem ama acaba bazı estetik rötuşlar yaptırmış mıdır? Estetik ameliyat demiyorum, kalıcı makyaj, cilt bakımı... gibi bişeyler. Ayrıca son 2 bölümde saçını koyuya boyatması inanılmaz yakışmış kendisine. Sarışınken yaşından büyük görünüyormuş. Belkide saç rengindeki değişiklik fark ettirdi güzelliğinin artmasını...

Ben pazar akşamı oyumu verdikten sonra tatile gidiyorum.:happy0064 Dönüşte görüşmek üzere. Kanal D'de İclal'i kaydeden olursa beni unutmasın...:img-pilot

Merve'm
21-07-07, 18:36
çok sevdiğim bir dizi yeni sezonu iple çekiyorum.eda ve oğuzun yeni mecaralarını merak ediyorum.zaman çabuk geçsede dizi başlasa keyifle izlesek.

Müge
21-07-07, 20:14
Merhaba arkadaşlar uzun bir aradan sonra diziyi de özlemiş olmamla birkaç satır bir şeyler yazayım dedim..Sıcaklarında vermiş olduğu bir bunalım hali var üzerimde…Televizyonda da izlenecek güzel ve kaliteli bir yaz dizisi de yok….Bizim dizi yani İki Aile geçen yazın en şanslı dizilerinden bir tanesiydi…Evet…Bir seneyi çoktan devirdi..Sıcak bir yaz günün de başlamıştı Eda ve Oğuz’un aşkı…İlk kavgaları ilk aşık olduğu günler dün gibi aklımda..(eksi bölümleri her gün starda izlersem tabii ki aklım da olur sen Müge yani?)

En güzel şeyde bu forumun sessiz kalmaması..Yazdıklarınızı okudum da az önce öyle güzel şeyler yazmışınız ki arkadaşlar.Özellikle forumun edebiyatçısı Buğra..Öncelikle Müge ablanı hoş gör doğum gününü unutmuş:icon_redf ..Forumu okuyunca gördüm..Çokta geçmişte olsa “Doğum günün kutlu olsun Buğra” ,Yeni yaşın bol İki Aile’li bol yazmalı geçsin…:happy0064 Buğra ile ilgili diğer konuda…Sayfa 17 de yazmış olduğun yazın o kadar beğendim ki…Özellikle çocuklar için yapmış olduğun yorumun..Bir an ilk okumamda dedim ki “Yok canım bunu Buğra yazamaz İclal Aydın’ın köşe yazısından bahsetmiş"..Onun yazısının devamıdır dedim ama baktım konular farklı hatta Buğra sana da sormuştum hatırlarsan?Ben yazdım demiştim..Evet çok beğendim…O yazının altına bir imza atıyorum…Gelelim Şule hanıma hanım dedim bu resmiyetten değil incelikten de değil canım istedi neyse canım…Şule okulu kapar kapamaz foruma koşmuş dokuz ayın acısını dolu dolu yazarak azaltmış gibi..keyifle okudum yazdıklarını…Ama sayfa 18 de ki son cümlesini anlayamadım… “Televizyonlarınızı kapatmayı unutmayın...”:img-heh:


Nur ,Nur,Nur canım arkadaşım bir gidemedik seninle sete neyse sen Öss kazan dizi başlasın gideriz o zaman…Senin yazdıklarınıda keyifle okudum…Ece Çeşmioğlu konusunda fikirlerine katılıyorum..Benim asıl fikrim Ece Çeşmioğlu her ne kadar ortanca çocuğu canlandırıyorsa dizide başarısı gerçekten büyük..Bazen Damla’nın ve Merve’nin varlığını unutturuyor..Ece’nin başarısının devamını dilerim…:good:

Nuray Nuray Nuray Nur’dan sonra yazısını okuduğum yüce insan..msn de pek karşılamıyoruz ama olsun yazdıklarını okuyunca gülümsedim ve yine esprili kişiliğinden eksilme olmamış dedim..Bir de sayfa 19 da dönemli yazını çok beğendim…Okurken bir sezon gözümün önünden geçti valla…:img-heh:

Buğra bu arada sayfa 20. deki "Çocuklar Ve Aşk" yazına katılıyorum..Ben de öyle düşünmüştüm…Çocukların kardeş olarak bir araya gelmeleri daha önce konuşulmuştu ama ben bir kez daha söylemek istiyorum oda paylaşımı…Kim hangi oda da kalacak…Efe babasının yanına dönecek mi?(Gerçekten merak ediyorum ha şaka değil)
Sanırım yeni sezonda izlemekten büyük keyif alacağız çocukları izlerken..


Berna’cım öncelikle geçte olsa hoş geldin sayfa 20 deki yazını okurken Eda ile Oğuz'un Aşklarını Kaçamak olarak Yaşadıkları Dönem... yazını çok beğendim..Çok güzel yazmışın gözümün önünde bir anda bahçedeki halleri geldi..turuncu battaniye ve çukurun içine girip oturmaları…Gerçekten tadından yenmez bölümlerdi…Yeni sezonda da böyle bölümlerin olacağından eminim…Berna yazının sonunda da görevini yerine getirmişin ama mutlu olmuşun forumda tatsızlık kural dışı bir hareket olmadığı için…(Merak etme hep böyle olacak bu forum:img-wink: )


Yine Buğra’nın sayfa 21 deki didişme, fikrine katılıyorum…Evet evlendiler ama Eda ve Oğuz evlendikten sonrada didişmeye devam edeceklerdir..Tabii ki tadı kaçmadan..(Çok hoşuma da gidiyor yani didişmeleri)-(Kızmayın bana sakın:icon_redf )

Berna’ya geri dönüyorum..Berna’cım sayfa 21 deki..

Araya Giren İstenmeyen Üçüncü Şahıslar...
Yaman....
Serpil...
Tarık...
Atilla...

Evet ama sanırım sen Atilla’yı istersin..Ama öyle düşünme görebiliriz ikinci sezonda…Oğlu Can ve Ceren’in aşkını izleyeceğiz daha …Babalar engel olacaklar bu aşka…yani Oğuz ve Atilla…Sen merak etme göreceğiz …:img-yes:


Ama ben de ne Yaman’ı ne Serpil’i ne de Tarık’ı görmek isterim…Zaten Serpil ve Tarık gitti Yaman da bir ay yerine bir yıl yatsın hastanede hehee



Ansea ismini hatırlayamadım arkadaşım hoş gör beni ama yazdıklarını keyifle okudum….Ellerine sağlık…:good:


Ve ve ve sayfa 21 deki Buğra’nın kırmızı yazısını görünce çok sevindim… 1 Ağustosta çekimler başlıyormuş.Timur’un sevindiğinde kullandığı kelimeyi kullanacağım..HOLEYYYYYY:happy0064 …. Ama eylül de başlaması bir ay daha beklememizi gösteriyor…


Evet arkadaşlar iyi ki gelip yazdım diyorum çünkü inanın bana hep akılda yazmak ama üşengeçlik artı sıcaklar öyle kötü yaptı ki beni…Aslında şu anda kısa süreli bir bulanım halindeyim…Başım üç gündür ağrıyor…Dizinin eski bölümleri ilaç gibi gelse de kısa sürüyor ..Umut ediyorum şu sıcaklardan bir an önce kurtulalım ve bol bol yağmurlar yağsın barajlar dolsun susuz kalmayalım dizimizi eylülde keyif ile izleyelim…Yoksa inanın bana bugünkü halimden daha kötü olacağım….


Haftaya yazlığa gidiyorum aranızda olamayacağım bir iki hafta yazdıklarınızı gelince okurum yine…Ama bu sefer tedbirli gidiyorum…Sezon finali laptopta gidince balkona yerleşip bütün siteye tekrardan dinleteceğim ses olarak…

Herkes kendine iyi baksın sıcaklarda fazla dolaşmasın…Görüşmek üzere….bye

_seboist_s
21-07-07, 22:34
Selamlar…
İki Aile Ailesi nasıllarmış bakalım=))

Yorumlarınızı her zamanki gibi zevk ile okuyorum… Ellerinize sağlık arkadaşlar…


Müge ablanın rüzgarı esmiş birkaç saat evvel…
Yine süper bir yorum ile gelmişsin Müge ablacığım. Bizim yorumlarımızı çok dikkatli okumuşsun ve yorumlamışsın;)

Doğru diyorsun okullar kapandı bende bizim forumumuzu mesken edindim. Ne yalan söyleyeyim forumumuzu kışın bazen çok özlüyordum… ;)

Öncelikle çok geçmiş olsun diyorum, başın ağrıyormuş… Umarım ciddi bir şey değildir. Acil şifalar diliyorum… Tatilde bütün stresini atarsın inşallah Müge abla:D

Yarın herkes oyunu kullanıp tatile çıkıyor anlaşılan… Herkese iyi eğlenceler diliyorum. Ebru da yarın yolcuymuş. Ona da iyi tatiller dilerim…


Şimdi de bana sorduğun soruyu yanıtlayayım…

“Televizyonlarınızı kapatmayı unutmayın...”

TRT’nin tek kanal olduğu dönemler ile ilgili bir espriydi… Kuşkusuz seninde o zamanlar hakkında bilgin vardır. En azından duymuşsundur;)

TRT’nin belli yayın dönemleri vardı. (Ben yakalayamasam bile o dönemi –di’li geçmiş zaman ile anlatayım=)) Kanal sabah belli saatte açılır, akşam ise gece yarısında kapanırdı. Gece kapanırken de bu yazı çıkardı…

Bana da bunu Buğra söylemişti;) Biz de satırlarımıza taşıdık, yakalayamadığımız o dönemi yad ettik bir nevi =)

Zaten o gece televizyonun kirliliğinden ve İki Aile’nin bu saçma yapımlardan ne kadar farklı olduğundan bahsediyorduk…

Tek kanaldan ibaret ve yayın saatleri sınırlı olan bir televizyon anlayışını, günümüz kirlenmiş televizyon anlayışına yeğledik o gece!


Sorunu da yanıtladığıma göre güzel yorumun için teşekkür ediyorum ve satırlarımı başka arkadaşlarıma yönlendiriyorum…


Deren; yaptığın yorumlar ile forumumuzu neşelendirmişsin. Yorumlarını çok beğendim ve zevkle okudum…

Özellikle Eda’nın; Bahar’ın yazdığı mektubu okuması fikri süper…
Böyle bir sahne gerçekten çok duygulu ve verimli bir şekilde işlenebilir.

Henüz Merve ve Ceren de mektubu okumadı. Onların da okuması olasıdır bence gelecek sezon için…
Öyle güzel bir mektuptu ki, çarçabuk yok olamaz, hikayeden uzaklaşamaz…

Mektup nasıl Eda’nın eline geçer, tesadüfen mi okur yoksa kızlar mı okutur? Bu soruları senaristlerimiz çok güzel yanıtlarlar. Yine kendilerine has ama bizi her defasında şok eden, kendilerine hayran bırakan stilleri ile…

Tabi ki senaryoyu ete-kemiğe büreyecek oyuncularımızı da unutmayalım… Senaryoyu bizim oyuncularımız süper bir şekilde tamamlarlar…

Şimdi ellerim “yönetmenimiz” yazmak istiyor…
Ama yönetmenimizin değişeceğine dair bir haber aldık… Kesin bir karar mıdır bilmiyoruz… Öğrenmek için beklememiz gerekiyor sanırım.

Bu sabırsızlık ile nasıl bekleyeceksem artık=) Her şey netleşince bu konuyu daha derin yorumlarım…

Gönül ister ki Metin Günay gitmesin... Kesin gidecek ise yerine Nursan Esenboğa gelsin!

“Beklentilerimiz” başlığında yazılan bir konuydu ama bu bir “beklenti” olmadığından (Başta beklenti olarak başlamıştı) burada yazmakta bir sakınca görmüyorum. Tabi yanlış düşünüyorsam; unutmayın ki "bizim çok çalışkan bir yöneticimiz" var;)

Devam ediyor...

_seboist_s
21-07-07, 22:37
***

Sıra da Buğra’nın şu şahane fikri var… “Radyo” fikrinden bahsediyorum…

Buğra sana ne demeliyim? Dahi insan eheh:D Sen nereden buldun bakayım bu fikri:D
Şaka bir yana nereden bulduğunu bilsem de bu fikrin iki aileye adaptasyonunu düşününce; bizim dizimizde çok farklı, çok orijinal bir durum oluyor.

Hiçte uyarlama değilmiş Buğra, ufak bir esinlenme mi desek?
Tam iki ailenin fiziğine, kimyasına, matematiğine uygun bir fikir;)


Biliyorum hiçbir ipucu verilmedi bu olaya dair. Ancak bu yorumlarımız bence okunacaktır ve beğenilirse olabilir...(Buğra beklentilerimiz başlığına yazarsan bu fikrini daha da iyi olur;) ) Hem ne demiş Asu ablamız “Olur olur, bal gibi olur!” :D

Eda radyocu olursa harika sahneler izleyebiliriz… Buğra sende çok güzel örnekler vermişsin gerçekten ; )
Belki radyoculukta bol para yok ama -bizim dizimiz için- bol hikaye var! :D

Yanlış hatırlamıyorsam İclal Aydın’da radyoculuk yapmıştı. Oyuncumuz yabancı olmadığı bir ortamı çok iyi kullanacaktır!

Hem İclal Aydın’ın sesi, konuşması tam bu senaryo için…

Çok istemiştim geçen yaz da sıkça yazmıştık; İclal Aydın şiir okusun diye (hele de kendi şiirlerinden olursa;) )
Ama ufak dizeler dışında okumamıştı… Yanılmıyorsam bir defa Atilla ile otururken okumuştu, bir defa da Oğuz’un çiçeklerin üstüne bıraktığı nottaki dizeleri okumuştu.


Yani her yönüyle bu fikir bana mükemmel geliyor… Hele ki kafenin yavanlığından bahsettiğimiz şu günlerde… Eda’nın üstüne kafe sahibi kimliği belki yakışmadı. (Aslında çok güzel yakışırdı ama gerekli özen gösterilmedi diye düşünüyorum) Ama radyoculuk kesinlikle yakışacaktır…

İçimizi ısıtacak (yok yok bu sıcakta ne ısıtması yahu... Mecaz bile olsa çekilmiyor:D) Bizi içine çekecek bir hikaye diyelim;)

Bizim Eda da daldan dala yahu:D Bir iş tutturamadı:D (Yaman gibi konuştum biraz sanki… Karışma dedim ben sana elinin hamuruyla Edaaa:D)


"İnşallah olur" diye dua ettiğim bir fikir oldu bu! Fikir ötesi bir şey=)) Buğra aklına sağlık diyorum…
Özellikle de “ Artık Eda ile Oğuz için nasıl gelişmeler olur ?”diye sorduğumuz zamanlarda… Çok canlı bir konu ortaya attın...
Düşünüyorum da senaristlerimizin akıllarına da ne ler neler geliyodur kim bilir?..


Görüşmek Üzerek Arkadaşlar...
Kendinize İyi Bakın!..

ggnibsgk
22-07-07, 15:17
Selamlarrrrr:happy0064

Ohh yaa kaç gündür hiç bişey yazamıyorumm...Çok şükür bugünn döktürceğimii umuyorumm ehuehue....

Yaa ne fedakarlıklarla yorum yazıyorum bir bilsenizz....Bugün ekstra bi sıcaklık mıı var istanbulda yaaa sinir oldummm...Ben normalde oturduğum yerde terlemezdimm...Su içindeyim şu anda yaa offf!...Amaannn neysee ehuehu....

O zaman hemen taaaaaa 4 gün önce söz verdiğimiz yorumları yapalım o zaman diimi?....

Ne demişiz o zamanlar(fî tarihinde!...)

Radyoo fikrine de daha sonra değinicem Buğra

Berna senin de Güven Kıraç fikrine daha sonra değinicemmm...
Demişimm....Eeee o zaman başlayalım artık diimi?....

Önceliklee Buğra'nın radyo fikrinden başlayalımm...Şimdii efendimm benimm buu fikir hakkındaa bi iyi,bii kötüüü iki farklıı düşüncem varr...(Ehe ciddi oldu seçim var ya bugünn ciddi takılıyorumm :img-wink: )

O zaman İyi fikrimizden başlayalım bakalımm....Buğraa bi kere kesinliklee başka bi dizide olduğunu söylesen de çok orjinal bi fikirr....Gerçekten çok ilginçç yaww'!... Hiç böyle bi şeyy düşünmemiştimm...Benii kessen böyle bi fikir çıkmaz benden ehuehue!...Tebrik etmek istiyorum bu yüzden senii...Eee bizim yaratıcı arkadaşımızdan da böyle bii fikir beklenirdii diimi?...

İkinci bi nokta kesinlikle İclal Aydın'ın muhteşem sesiylee Eda olarak yapacağıı konuşmalarıı dinlemek hepimiz içinn büyükk bi zevkk olurdu...

İki Aile'yi Eda'dan dinlemeksee dadından yenmiycek bişey kesinlikle....Zatenn bunuu uzun zamandır istiyoruz aslında bir nev'i diimi?...Bir zamanlar İki Aile'nin kolaj bölümü yayınlandığında Eda ve Oğuz'un o anları anlatmasını ne kadar istemiştikk?...Ayrıca yine balayına giderken maziyi anmalarınıı nasııl da arzulamıştıkk (Bu da eskii Türk filmlerinden bii replik gibi olduuu ehueue)!...Bu anlamda düşündüğümüzde de fikrinn çok güzell Buğra!...:happy0064

Evett o zaman benim kötüü fikrime geçebiliriz nihahaha!....:icon_whis

Şimdii şöyle kii;

Tabii ki buu çok kişisell bişeyy sanıyorumm kii pek çoğunuz da bana katılmayacaksınız bu hususta ama ben yine de söylemek istedimm...

Eda'nın bi radyocu olarakk yaşadıkları komik,eğlenceli ya da hüzünlüü olayları anlatmasıı,olaylar komik olsa bile dizimizee bii duygusallık getirmez mii?... Bilmiyorumm ben gözümün önüne Eda'yı köşkümüzü anlatırken getirincee ağır başlıı bii havada anlatırmışş gibi geldii....Ne biliyimm Ferit'in komikliklerini bile hikaye gibi anlatınca komik olmaz ki!...
Ya da belkii bazen yarım kalan bizim görmediğimiz bişeyii de radyoo programyla verebilirler..Sahneyi yarıda kesipp....Açıkçasıı ben görmeyii tercihh ederimm...


Ayy tamam tamam biliyorum ben bugünlerde çok gıcığımm(her zaman öylesinn :P)Esiyoo öyle arada napçanızz?...Havalardan herhaldee!....:)

İştee böylee Buğraa:)

En iyisi ben konuyu değiştiriyimm....

Buğracımm,Şulecimmm bugün 22 Temmuz dört gözle bekliyorum sürprizinizi hee ona göree...Bakalımm bize ne sürprizler hazırlamışsınız!:happy0064

Birazdan geliyorummm:)

bugra9
22-07-07, 16:51
Herkese İyi Pazarlar...

Eveet Bir Yoğunluktur gidiyor...Bugünlerde çok yoğun günler geçirdiğim için forumumuza uğrayamadım...Daha doğrusu uğradım fakat okumakla yetindim...Şimdi nihayet şu güzel Pazar günü işlerimi ayarladım ve buradayım...Şimdi sizlerin satırlarında değineceğim birkaç nokta var ama ondan önce sizlerle birşey paylaşmak istiyorum...

Bugün nihayet Televizyonun karşısına oturdum kanalları turlarken bir reklam filmi ile karşılaştım...Reklam filmi bir evin içinde geçiyor...Kapı çalıyor içeri aile'den birileri giriyor...Tam bu sırada açılan kapı bana çok tanıdık geldi...
Kapı kapıya benzer derken hemen mekan taramasına başladım...Pencelerin yeri,kalorifer petekleri,duvar boşlukları...Sonra farkettim ki reklam filmi Köşkümüzde çekilmiş...Ama sizlerde izleyince göreceksiniz Köşkümüz olduğunu anlamak biraz zor...Dekorasyon tamamen değişmiş...Hadi onuda bıraktım
Timur ile Efe'nin odasını ayıran bölme sökülmüş onun yerine
"Beyaz" çerçeve takılmış,Perdeler,Eşyalar,Duvar Renkleri değişince Köşkümüz Çehre değiştirmiş...Ama az önce de dediğim gibi değiştiremeyecekleri pencere ölçüleri ve Tarihi kapımız ele veriyor herşeyi...

Reklam filmi için Köşkte bayağı bir tadilat yapmışlar...Reklamın sonlarına doğru Eda'nın yemek masasının orayı gösteriyor...Tabi Dar bir açı ile yalnızca masa'yı çekmişler...Orada Duvarın iki yanındaki pencereyi de görünce tamam dedim bizim Köşkümüz...

Ekibimiz çekimlere başladığında tekrar dekarasyosunu eski haline getirip eskiye dönük bir tadilat yapmaları gerekiyor...Ne diyelim önce ;

İclal Aydın...(Çorba Reklamıydı Sanırım...)...
Akçahan Akça...(Çocuk giyim...)...
Ece Çeşmioğlu...(Beyaz Eşya...)...
Öner Erkan...(Beyaz Eşya...)...
Köşkümüz...(Hürriyet Gazetesi...)...

Eee Hürriyet Gazeteside Aydın Doğan'a ait olduğuna göre yine kendi kanalının iç yapım ajansı D Production vasıtası ile bu mekanı kiralamışlardır...
Tabi Köşkümüz geniş ve reklam dahil bir çok proje için tercih edilecek bir mekan...Şimdi işin duygusal boyutunu aktaracak olursam Köşkümüzün içinde farklı karakterleri görmek ilginç bir duygu...Reklamı her izleyişimde,özellikle kapıyı gördükçe Eda ile Oğuz'un kapı didişmeleri geliyor aklıma...

Bu mekan için handigap'mı dır derseniz kesinlikle öyle derim...Yani senaristler ilk bölümden son bölüm'e kadar Köşke o kadar hikaye yüklediler ki...O kadar belirgin,tamamen insani duygular içeren duygular yüklediler ki haliyle bence Köşkümüzün inandırıcılığı başka projeler için sıfırlanmış durumda...Hep roller hikayeler oyuncuların üzerine yapışacak değil ya işte Mekanlarda bazen Hikayeleri ile anılıp unutulmaz oluyorlar...
Bir Örnek vermem gerekirse 2000 Yıllarının dizisi Yılan Hikayesi'de bildiğiniz gibi Beyoğlu'nda Bir Vakıf Hanında çekiliyordu...Daha doğrusu Yapımcı
Osman Yağmurdereli binayı kiralayıp dizi platosu haline getirmişti...Dizi bitti ve ben şimdi hangi dizide o merdivenleri görsem
Yılan Hikayesi geliyor aklıma...O bina kimi zaman okul,kimi zaman karakol,kimi zamansa yine bir apartman dairesi olarak çıkıyor karşımıza...İzleyenler bilir Binbir Gece'de Şehrazat'ın oturduğu apartman...

Tabi her iki dizideki mekanları asla karşılaştırmayız...İki Aile'de ki Köşk artık bambaşka anlamlar taşıyor ve görüyoruz ki nekadar süsleselerde,püsleselerde bir noktada kendini belli ediyor...

Hürriyet Gazetesi'nin bu reklam filmini izlemenizi tavsiye ederim...Kanal sık sık veriyor zaten...Ne diyelim ne olacaksa hayırlısı olsun...

Ama derler ya Mekanları,evleri içindeki insanlar,yaşananlar,paylaşılanlar değerli kılar diye...Çok doğru belki bizim için yaşanılanlar,paylaşılanlar hepsi Hayal...Ama bize hissettirdikleri "Duyguların" hayal olduğunu söyleyemeyiz...Çünkü insanın içinden geçen duygu,yüreğinin titremesi asla ve asla sahte olamaz...Ve Şunuda biliyorum ki benim bu satırlarda ifade edemeyeceğim bir duygu...

Eveet...Köşkümüz ile ilgili bu haberi verdikten sonra sizlere şöyle bir döneyim bakalım...İlk olarak Müge Abla'nın satırları çarpıyor gözüme...

Öncelikle Doğum Günü'mü Kutladığın Satırların için çok Teşekkür Ederim
Müge Abla...İnşallah Hep Beraber birbirimizden güç alarak güzel günler yaşayacağız...
Ardından bir Estafurullah demek istiyorum...Sayfa 17'de ki Küçük oyuncularımız için yazdığım yazıyı beğenmişsin...Eğer sana öyle hissettirebildiysem bundan mutluluk duyarım...Müge abla işte içimden geçenleri satırlara döküyorum...Dönüp tekrarda okumuyorum ve en önemlisi çok severek yazıyorum...İşte insan küçük büyük her işi severek yaparsa bu yaptığı işede yansır...Sağol diyeyim bende sana...Sayfa numaraları ile çok güzel bir yorum yapmışsın büyük bir zevkle okudum...Ayrıca İyi Tatiller diliyorum...
Bütün Site hazırlıklı olsu."Merkezi İki Aile Yayını" geliyor...

Şule gelelim sana...

Tek kanaldan ibaret ve yayın saatleri sınırlı olan bir televizyon anlayışını, günümüz kirlenmiş televizyon anlayışına yeğledik o gece!

Bu satırlarının üzerine sayfalarca yorum yapabilirim Şule...Öyle güzel ifade etmişsinki o gece'de belki bilerek,belki bilmeden neyi yeğlediğimizi...Ben bu sözün altına şöyle baştan sona bir imzamı atarak geçmek istiyorum...
Konu çok güzel ama ben birşeyler yazmaya kalksam başlığın sınırlarını aşmış olacağım...Ama şunu söyleyebilirim Şule...

Günümüzün Yozlaşmış Televizyon anlaşını yaşarken "Bir Gece" olsa dahi yetişemediğimiz o günleri ve o anlaşıyı yeğlemek benim için büyük gururdu...Tek umudum bizden sonraki Kuşağada o günleri anlatan,yaşamasada hissettiren bir "Maneviyat bekçisi" olur...

Radyo fikrini beğenmene çok sevindim Şule...Düşündüğüm ilk andan bu yana bana çok samimi geldiği için paylaşmak istedim sizlerle...Çünkü Radyoculuk duygu işidir...Yüzünü bilmediğin insanlar dinler,dinleyen insanlarda senin yüzünü bilmez...Sesin ile kalbinden bir pencere açarsın onlarıda davet edersin...Konuşursun konuşursun,paylaşırsın...

Eğer bu paylaşımı yapacak kişi Eda ise işte durum çok daha eğlenceli durum çok daha duygusal olabilir...Çünkü biliyorsunuz Eda tek yönlü bir karakter değil...Senaristlerimiz Eda başta olmak üzere tüm karakterlerimizi çok yönlü oluşturdukları için radyoculuk işinin altından çok malzeme çıkar diyorum...

Eda'nın Heyecanını...Saflığını...Duygusallığını...Çaçaronl uğunu...Samimiyetini sergileyebilecekleri bir hikaye Radyo macerası...

Nuray'da bu hikaye'ye iki yönden yaklaşmış...Her iki yaklaşımınıda çok mantıklı bulduğumu belirterek başlamak istiyorum...

Eda'nın bi radyocu olarakk yaşadıkları komik,eğlenceli ya da hüzünlüü olayları anlatmasıı,olaylar komik olsa bile dizimizee bii duygusallık getirmez mii?...

Tabi kafanda oluşan bu soru işaretine katılıyor ve hak veriyorum...Haliyle yaşanmışlıklar birer "Hatıra'ya" dönüştüğü anda duygusallaşır...Dediğin gibi en komik bir hikaye bile Hatıra olduğu an belkide en duygusal hikayeye dönüşür...Buna katılıyorum...Ben hikayemizin veya bölümümüzün birkaç dakikalık kısmında bu duygusallığın çok rahatsız edici olmayacağını düşünüyorum...Sonuçta şöyle bakabiliriz ki Eda'nın her bölümde birkez Radyo sahnesi olacak...Yani bir bölümde 10 dakikayı geçmeyecek ve standarta oturtulmuş duygusal sahneler olmasının bir sakıncası yok...Senaristlerimizin "Yapay Duygusallığa" hüzne gitmektense böyle farklı bir hikaye ile dizinin bu yönünü göstermeleri çok daha mantıklı geliyor bana...

Ama Az öncede dediğim gibi Bu soru işaretini anlıyorum...Dizinin format değiştirerek başka yöne kaymasından endişeniyorsun...Eee orasınıda Senaristlere bırakmak en doğrusu...O dengeyi Velayet,Ayrılık,Sahte Hamilelik gibi konularda dengede tutmuş senaristlerimiz birgün olurda benim hayalimdeki gibi bir hikayeye girerlerse dengeleyeceklerdir...

Bizim burada konuştuğumuz bu Hikaye en kaba taslak hali...Bunu bölümlere yaymak,senaryolaştırmak ve dizinin dokusuna tutturmakta senaristlerimizin becerisi...(Ki bu konuda bir numalar...)...Hepimiz için üçüncü bir pencere açmayı iyi bilen senaristlerimize güveniyorum...

Bu yorumdaki konuklarım Müge Abla,Şule ve Nuray...Hepinize Selamlarımı ve Sevgilerimi yolluyorum...Ellerinize sağlık...

Şimdilik bukadar olsun...Tekrar Geleceğim...Hoşçakalın...

NOT: Nuray 22 Temmuz Sürprizimizi sormuşsun...Maalesef Şule ile
"Yüzyılın Ortaklığı" kapsamında hazırladığımız bu Sürpriz Teknik sorunlar nedeniyle sekteye uğradı...Kesin zaman vermemekle beraber "Yakında" diyorum...

Hadi bu gecikmenin Telafisi olarak Yarın sizlerin posta kutularınıza misafir olacağımı söyleyeyim...Bilirsiniz geldiğim zaman elim boş gelmem...Çıktığım Movie Maker Seferi'nden bu gece dönüyorum...Yarın misafirim haberiniz olsun...

ggnibsgk
22-07-07, 17:34
Biraz gecikmeyle de olsa yorumlarıma devam edebilirim…

Neyse ki bu akşam tekrar girebilme şansı yakaladım ehuhue…Yoksa iki gün giremezdim yine herhalde :)

Şaka bii yana tv deki seçim stresinden biraz da olsa sıyrılmak için en iyi yol forumumuza uğramak….Gerçii Kanal D de İclal Aydın konuk ama olsun yine de insanın bii mola veresi geliyoo yani:)

Eveeeet nerde kalmıştık:

Berna’nın fikrinden bahsedicektikk…Berna gerçekten çok iyi düşünmüşsün…Güven Kıraç…:happy0064

Kesinlikle benim bayıldığım bii oyuncudur…Onu ne karakterde olursa olsun dizimizde görmek beni çok mutlu eder…Zaten nasıı bi karakter olursa olsun hakkından başarıyla geliceğine eminim Güven Kıraç’ın…

Faruk karakterini de çok merak ediyodukk…Gerçekten artık ete kemiğe bürünmesi süper olur…Eminim bize muhteşem sahneler yaşatır…Hele bi de dediğin gibi Güven Kıraç oynarsa gerçekten müthiş olur…Dediğin gibi Oğuz’la atışmalarııı,belki Ferit’le işbirliği yapmaları çokk eğlenceli sahneler getirebilir bizeee….Oğuz’la Faruk’un anılarını dinlemek de ayrı bii güzel olur hee!...Şöylee karşılıklı oturup bi de rakı açtılar mıı değmeyin keyiflerine yani ehuehue…

Anılarını çocuklara da anlatırlar hem...Şöööylee güzell bii sofra kurar Eda,sonra otururlar maaile sofraya, bii Oğuz,bii Faruk başlarlar hikayelerini anlatmaya....Tabi bu hikayeler genelde birbirlerini küçük düşürecek hikayeler olurr :img-hyste

Gerçii bu karakterden uzun zamandan beri söz edilmemesi senaristlerimizinn hiç dee böyle bi niyetlerii olmadığının bi kanıtı olabilirr ama belli mii olurr?...Yaz tatilindeyizz daha hala...Senaristlerin istedikleri değişiklikleri yapma şansları var hala:)

Eveett şimdi de ben gelene kadar çoktaaann bi yorum yazmışş olan Buğra'ya değinelimm...

Buğra öncelikle köşkümüzünn rol:) aldığı reklamdan bahsettiğin için çokk teşekkürler....Yaw ben o reklamı gördümm ama hiç farketmemişimmm hee!...Bi daha karşılşırsam daha dikkatlıı bakıyımm yaww!...Merak ettimm...Bu arada reklamı da çok beğenmiştimm...Ee köşkümüzünn oynadığıı reklam filmi de tabii böylee güzel olurr:img-hyste

Daha sonra Buğra yazıma karşılık vermişsinn..Valla beni yanlış anlamandan korkuyodum ama gerçekten benii çok iyi anlamışsınn...Üstüne bii de benden daha iyi ifade etmişsinn benim demek istediğimm şeyii..ehuehue...Sağoll...Ben de sana hak veriyorum senaristlerimize her konuda olduğu gibi bu konuda da güveniyoruzz...Kesinliklee dozunda işleyeceklerine eminimm ben de senin gibi....

Özellikle sahte hamilelik konusundan sağ salim çıktık yaaa...Tamamdır yanii...Ben artık bişey demem daha ehuehue...

Bu arada sürprizde biraz rötar olmuşşş...Olsunn yaww!..Biz beklerizz...Hem zaten sen hemen telafi etmenin bi yolunu bulmuşsunn maşallahh yarın bizi başka bii sürpriz bekliyoo...:happy0064 Merakla bekliyoruzz!....



Evett şimdilik hoşçakalınn...Belli mii olur belki tekrar gelirimmm:)

icom_
22-07-07, 19:13
Herkese Merhabalar...

Uzun Bir Yorum yazma ve soru sorma arasından sonra tekrar burdayım ve çok mutluyum..Bugünki oy verme olayınıda hallettikten sonra dünde çok istediğim fakat yorgun olduğum için yapamadığım yorum yazma olayına şöle bi giriş yapim dedim...

Ama gördümki gece başlarım dediğim bu iş şimdi başlarsam sabaha ancak yetişicek gibi..

şöle sayfaları atladımda yorumuna ''Birazdan''' değinicem deyipte unuttuğum Cevapların harika Şimndi dönücem deyipte dönemediğim verdiği cevapları katılmayıpta kendim yorumlucm dediğim halde bir türlü kısmet olmayano kadar çok konu o kadar çok soru warmışki açıkcası kortum yanii..

Herneyse dediğim gibi yolumuz uzun başlayalım ancak bitiririz..

Şöle geriler gidelim..Benim Sorduğum İlk soruya yani..Üstünden o kadar çok soru geçtiki ben unuttuğuma göre sizde unutmuşsunuz dur herhalde..Öyleyse hemen huzurlarınıza getiriyorum...




Şimdide sizlere bir sorum olucak tek bi cvp isteyen ama uzun bir soru..
bildiğiniz gibi iki aile tarihi ne istenmeyen 3.kişilere şahit oldu..kimilerini başlarından atmak kolay olsa da kimilerinde baya zorlandılar..
Yeri geldi o 3.şahıslar için çok kırdılar birbirlerini ilişki bitme noktasına geldi...ayrıldılar..(sözde..)

bunların çoğunu attılar başlarında ..şimdi bu iki aile tarihin ikinci bölümüne tanıklık edeceğiz..madem iki aile bizden gerçek olayları yansıtıyor..bu dönemdede elbette can sıkıcı büyük olaylar yaşanacaktır..yoksa mutlu evlilik sorunsuz aile kavgasız gürültüsüz bir köşk hayatı ne kadar anlatılılır, izleyici ilgisi ne kadar canlı tutulur bunu sizler de biliyosunuz.Peki bu Noıktada bu Kötü olaylar sizce ne olabilir..?Araya yine 3.kişiler girermi..?
yoksa kendi kendi aralarında sadece ailevi sorunlar mı çıkar..?
Eda ve Oğuz'u ciddi anlamda boşanmaya götüren olaylar olurmu..?




Evet sakın şaşırmayın ..Herne kadar bir destan niteliği taşısada Sorudur...

Nurayla Başlayalım o zamn..

Nuraycım yazarken dikkat etmedim pek ama amma uzunmuş yaa..o anın verdiği gazla yazıyosun tabi sonra böle korkuyosun..:img-hyste

Hak verdim sana yani..Bu Soruyu birleştirsen Bi kaç sayfa Çıkar herhlade ..Walla napim..Tek cümle halinde yapmayı öğrenemedimm..Anlyın artık..:happy0064 :img-hyste

Ya da belki de aile olmanın "rahatlığıyla" sorunlar da çıkabilir...Hepimizin bidiği gibi insan bazen en yakınındakine aslıında daha fazla değer vermesi gerekirken daha çok zarar verebiliyoo...Ya da daha az önemseyebiliyoo...İştee İki Aile'de de daha önce birbirlerine karşı ne de olsa başka aileler olmanın neticesi olarak daha fazla dikkat ederken,örneğin laflarına,şimdii daha acımasız olabilirler..Bu da sorunlara neden olur...

Onun dışında sizin de dediğiniz gibi çocukların kişisel sorunlarıyla ilgilenen Eda ve Oğuz'u izleriz kesinliklee...

Ya da belki Eda ve Oğuz hanii şu klasik laff var ya "evlilikten sonra değişme" olayı,onu yaşarlar mı acaba?...


Sen böle bir cevap verince Nuray benim de aklıma geldi aslında...Ne kadar birbirlerini çok sevselerde önceden ayrı İKi Aileydiler..
EDanın annelik iç güdüsü ile iyiliklerini istediği için kızları hafif azarlaması yada kulaklarını çekmesi dahada çok sorun olacaktır düye düşünüyorum..Yada Oğuz 'un oğlanlar ile ilişkisi..Birbilrlerine ne kadar yakın olsalarda Şimdi gerektiğinden 2 kat daha dikkatli ve özenli olmamalılar..

Onlar artık Tek Aile..Evliliğin getirdiği rahatlıkla eskisi gibi hareket ederlerse sorun çıkar gibi geliyor bana ..
Mesela Eda nın kızlara kızması veya bağırması önceden iyiliğimiz için olarak algılansada şimdi olaya daha farklı yönden bakılacaktır..

Hani bazı dizilerde vardır ya kadın kötüdür..

Köprüyü geçene kadar deyimiyle de ifade edidiği gibi evlenen kadar sevdiği adamın çocuklarına iyi davranır evlendikten sonra gerçek yüzü ortaya çıkar vs...
Eda tabiki böle bi kişilik değil ..ama demek o ki Eda artık onların abllaları olmaktan farklı bir boyuta geçti..

,Kızlara olan davranışlarından dahamı yumuşak olunur bilinmez..

Ama sert de davransadsa yumuşak davransada bu ölçüyü çok ii ayarlayacağını ve herşeyden öenmlisi bu dengeyi yine herzamn olduğu gibi senaristlerimizin çok ii koruyacağından şüphem yok..Ama dediğim gibi aslında çok kritik bir konu..Daha hassas mı olmalı..Yokssa yapmacık olmadan neysemn o yum takdiğiyşe gerektğinden kızmalı bağırmalımı hepsini en iyi şekilde ayarlayacaklarından eminim ben...


Ve daha sonra Nuray Bir bebek düşümesi ıolayı atmışsınki orytaya valla çok dramatik..
Genel Düşünceye bende katılıyorum..
Bu olayın dizimizin çizgisine uyacağını düşünmüyorum..
bu bebek doğurma kararı alma hamilelik dönemleri arasında yaşanacak olaylar,(oğuzun aşırı dikkati çocukların kıskanması kabulnmemesi sonra alışmaları falan)

eğer bebek düşerse güme gidecektir..Bir daha yaşanması ve aynı şeylerin ekrana gelmesi yapaylıktan başka bişi olmaz..ve üstelik her ne olursa olsun eda suygusal yönünün ağırlıkta olması dolayısıyla böyle bir olayı kaldıramaz..

Tüm bu bebek düşme olayından sonrada eda nın eskisi gibi gülmesi eğlenmesi doğal olamyacağından daha dramatik bir yola girebilirler senaristlerimiz ki buda dizinin çizgisinden çıkm ası anlamına gelebilir..

Dolayısıyla 2 .tahminin daha olası olduğunu düşünüyorum..

Bebeğin düşme tehlikesi..Böle bir olay olmasada bunun tehlikesinin yaşanması aileyi dahada kenetlendirir aslında..

Böle Bir kony işlenecekse şu şekildede bağlanabilir..

Eda nın hamilleik fikrini sevmeyen ve aşırı derecede kıskana merve ve timur böle bir tehlike ile kararlarından vazgeçirilebilir..

Eda nın kendisine daha fazla dikkat etmesi gerektiği içinde onun yapacağı işllerin kısa süreliğine kızların üstlenmesi olabilirki ki çok sıcak sahneler doğurur..

Yemekleri yapmada cerenin büyük katkısı olur..Kafede kıalr çalşıabilir..Oğuzu mutfakta yemek yaparken sık sık görürüz mesela...

Ahçı oğuz..:img-hyste

bulaşıkçı oğuz..

Kulağada hoş gelmiyor değilk aslında...


Sonuç itibariyle 2. olasılığın kuvvetle muhtemel Nuray'cım..(çok mu ciddi oldu ne..:img-hyste )


Evet bu giriş olsun..Ben Cevaplarınızı daha dikkatli okudukça yorumlarımda gelecektir..

icom_
22-07-07, 19:28
Ve Evet Nurayla başladımk ve devam ediyoruz yolculuğa bu gidişle daha çok Nuray devam edicezm gibi gözüküyor valla..

Buğra ve Saminin fikirlerinden anladığım ortak nokta şudur ki :Yeni Bölümde Eda Ve oğuz Aşkına Kötü olaylar girmeyecek Önceden esas hikaye onlardı Şimdi yan karalterleri DestekleYici konumda olacaklar..Peki böyle olursa Eda ve Oğuz aşkı Geri plana atılmış olmazmı..Eda Ve Oğuzun Geri planda olduğu bir bölümü İZleyiciler ne kadar sık takip eder bilinmez..O zamn araya 3. kişileri sokmadan evlilikleini zedelemeden Eda Ve oğuza Yeni Bi Konu bulunmalı..Onların Ve aşklarının her an gündemde kalmasını sağlayacak Bu Yeni konu Ne Olabilir..?

Hatırlatmak manası ile 2. sorumuda buraya getirdim ..Ve Nuray'cım Gördümki bu bebek olayına baya takmışın sen ..

Hatta takmak la kalmmaışsın üzerine ne senaryolar yazmışsın..Eda ile Oğuz'u boşanma noktasına getirmişsin..Çocuk doğmadan mevlüt okutmuşun..

Birde Partiler falanda düzenlettirmişin sen....

oooo harikasın ..Valla bişi olsada köşkte hepberaber yemek yeseler diye bekliyoruz dimi..

yaz geldi parti...

yaz devam ediyor parti..

yaz sanki bitmek üzere parti..

yaz bitti kış geldi parti...

ehehehehe...:img-hyste
Herşeye parti yanii..ama harika oluyor biz bu durumdanda çok memlunuz öle değil mi.?:happy0064 :happy0064


sende senaristlerimize olan güveninden bahsetmişisn ..Haklısın en zor konularad bile şöle arkamıza yaslanıp onlar nasıl olsa en harika şekilde hallederler diyoruz öle değil mi..?
bunları dedirtmekte her yiğidin harcı değildri..

Öyleyse herzamn yaptığımız gibi forum geleneği oldu artıık
SENARİSTLERİMZE ÇOK ÇOOOKK TEŞEKKÜR EDİYORUZ..
bu denli harika olabildikleri için...

İlk aylarda bende sana katılıyorum..arada vazgeçilmez didişmelerde olsada Cicim aylarını zilicez bizim yeni evli çiftlerin..sarılmalar gülüşmeler iltifatlar fln..Ama asıl ondan sonra başlıcak dediğim gibi işin çetrefilli yüzü..

Daha öncede bahsettğim gibi çocuklar ile aralarındaki ilşki yer yer sorun yaratabilir gibi geliyo..


bebeğin düşme olayına karşı eda dan boşanalım diye bir teklif bile gelebilir demişsin..
ama bu düşme konusundada sölediğim gibi olmasını hiç ama hiç istemediğim sahneler bunlar..

icom_
22-07-07, 19:56
:fighting2 Nuray'ıda yolcu ettiktan sonra Buğra'yı konuk ediyoruz şimdide satrılarımıza..Valla buğra sana nerden başlasam ben bilemedimki..alla alllam ya Buğra bey sizde daha az güzel içerikde yorumlar yazsanızda bizede yorumlaması kolay olsa olmazmı cnm ..Ne bu böle...Yazarmısın edebiyatçımısın ..alla alla..:img-hyste

Şaka bir yana buğra yine harika yorumlarla gelmişsin öncelikle şu saminin fikrine verdiğin cevaptan başlayalım çok beğendim çünkü..

Ufak kardeşimiz kimle yaşayacak...?...Düşününce nekadar zor bir durum olduğu ortada...Bebek yüksek ihtimal Eda'da kalır fakat kızlar ne olacak...Ortada bir bebek ve İki Aile gerçekten zor bir durum...Kardeşler birbirleri ile ayrılmayı kabullenemezken birde en ufak kardeşlerinden ayrılmak zorunda kalacaklar...Düşünmesi bile zor...Bu durum komedi tarzında işlenirse Geçen yılki Köşk kavgaları yerini bebek kavgasına bile bırakabilir...

çocukların yanlış anlamsından doğan bir hikaye gerçektende çok güsel olur..hele dediğin gibi komedi tarzında işlenirse valla harika sahnelerin kokusu burnuma şimdiden geliyo..

Eda ile oğzun bir türlü anlam veremedikleri fakat çocukların onlar boşanıyo sandığı için yaptığı tuhaf tuha hareketler...

Ortada küz yokken barıştırma çabaları ama bir yandanda belli etmeden tabi..valla ne diim harikasın..hele birde bebek doduktan sonra böle bir hikaye çıkarsa merve timurun hayır bebek bizde kalcak tartışmalarını kavgaşlarını sık sım izleriz ..Bebek kimde kalıcak merak konusu olur ...

Sahi bu arada Biz bebeğe bir isim bulsak ya.??

Gerçi bu şu durumda Doğmamış Çocuğa Don Biçmek gibi birşey olucak ama çok hoş olur ha ne dersinizzz...

Harika olue dediğinizi duyuyorum ..Aman cnm duymasamda öle hissediyorum iştee...:happy0064

Öyleyse Bebİşimizin ismi ne olmalı kampanyasına hepinizi bekliyorum..:happy0064 :happy0064


Katılımlar dizifilm forumlarının iki aile başlığından yapılacaktır..

Saygılarımla..:happy0064 :happy0064


konuyu daha fazla dağıtmadan Buğra 'dan devam edelim o zaman ..

Sende Nuray 'ın Fikrini pek iç açıcı bulmayanlardansızn..Sonunda Nuray 'da kabullenmiş amm Bir iftira ile gelmiş..

Onada değinicem Nuraycım Hiç merak etme....:fighting2 :happy0064
Şimdi Gelelim Nur'un son sorusuna...(Gerçi ben bu satırları yazarken yeni sorular gelirse hiç şaşırmam...)...


.....Demişsin buğracım ama malesef bırak yeni bir soru ile gelmeyi sade halimle bile gelemdim forma..ne yazıkki..

Ama burdayım her an bir soru gelebilir neden olmasın..vakit çokk..yol uzun...görelim bakalım..:happy0064

Eveet Zor bir soru ile karşı karşıyayız...Öncelikle şunu baştan söylemek istiyorum...Biliyorsunuz ki benim İki Aile'den beklentilerim'de birinci planda Aşk yok...Benim için "Sevgi"'nin "Samimiyetin" ve "Köşkün" birinci planda olduğu bölümler herzaman ayrı bir önem ve hassasiyet taşıyor...Bu yüzden ikinci sezon'da Eda ile Oğuz'un aşkının yer yer ikinci plana düşmesinden ziyade beni asıl ilgilendiren Eda ile Oğuz karakterlerinin gireceği konum...


Sana sonuna kadar katılıyorum cnm ..Ama Zaten Benide endişelendiren şu..Seninde değin gibi eda ve oğzun aşkından çok sevgi ve samimiyet ilgilendiriyor bizleri..

Kökün ön planda olduğu ailenin sevgi çatı altında birleştiği dönemler ifade edilemez değerler ölçütünde bnim içinde..ama bu işin birde ticari /(reyting) Yönü var bildiğin gibi...

Eda ve Oğuz aşkı için diziyi seyredenlşeride unutmmak lazım..Zaten benim asıl kaygım o yöndedir..

yoksa keşke bize kalsa İki aielnein değeri keşke bize kalsa reyting ölçümü tpki aylardır gönüllerde birincilikten inmediği gibi oranlardada inmezdi ama malesef işe bu yönü ilede bakanlarda var..

Zaten bu noktada senaristlerimizin işi çok zor..

Hem aşkı canlı tutucaksın hemde diğer karakterleri bütün yapan sevgiyi..Valla ne diyiyeim senaristlerimize sonuna kadar güveniyorum demekten başka yapıcak bişi yok...

Aradan Aşk geri plana çekildiği taktirde izleyiciden tepkiler gelmeye başlıyacaktır...Fakat şöyle düşünmekte fayda var...Eda ile Oğuz genç bir çift değiller...Aşklarını nasıl yaşadılarsa evlilikleride o düzende gideceği görüşüründeyim...Şu görünen bir gerçek ki izleyicinin bu karakterlerden beklentisi bitti...


malesef burda katılmadığı belirtmek zorundayım buğra..

aslında bir yandan haklısın onlar tabiki genç bir çift değiller..Aşklarını sonuna kadar her zamn yaşadılar tüm engellere rağmen ama izleyicinin bu aşktan beklentisinin bittiğini düşünmüyorum ben..

Sonuçta bizler genelde neden hep Evlilik ile biten sonra sinir oluruz..

Sonradan neler yaşayacaklarınız görmediğimiz için..

Evli aşıkları izleyemediğimiz için..

İşte bu yüsden bence izleyicinin beklentisi şimdi başlıyor..

Evlilikte biten dizilerin yanında gösterilmemiş birşeyi gösterecek iki aile..

Onlar evlendi ama hala nasıl aşık konusu işlemek için girildi bu yeni sezona..

Eğer Evlendiler diye aşkları geri plana atılrısa evlilik biten filmlerden bir
farkı kalmıyacağını düşünüyorum ben diğer izleyiciler için..



Tabi Aşkı geç bulmanın getirdiği Mutluluk ile çok güzel sahneler izleyeceğiz...Onlar daha önce komşuydu...Şimdi evliler ve birbirlerinin hayatına daha çok karışacaklar...Bizde onların bu yönünü görmüş ve tanışmış olacağız...Tıpkı son bölümde Eda'nın "Yumurtanın beyazını sevmediğini" öğrendiğimiz gibi çocuklardan bile gizledikleri ufak sırlarını bu iki kişilik aşkta izleyeceğiz...
çok güsel bir noktaya değinmişsin ..İşte evet dediğin gibi birbirlerinin hiç bilmediklerini yönlerini öğrenecekler..

Eda Oğuz'un horladığını Oğuzda edanın yumurtanın beyazını sevmediğini öğrendi..

Kimbilir daha neler neler..

Daha ne tikleri ne hobileri fobileri var onların..birde komediyi soktukmıu işin içine tadından yenilmez sahneler olucak gerçektende...

icom_
22-07-07, 20:18
Şimdide satrıarımıza bir iftira ile devam etmek istiyorum..:happy0064 :img-hyste

Amaa tabii söylediklerinde çok haklısın Eda kolay kolay toparlayamaz,hatta belkii hiç toparlayamaz... Amaan canım bebek düşmesi olayını ben Nur'un "Eda ve Oğuz boşanma noktasına gelir mii?" sorusuna cevap olsun diye söyledimm Alah Allah!...Bütün suç Nur'Un onun yüzünden olduu Eheuheu...

bu ne nuray...Ben o soruşarı bana iftira tasın diemi sordum hain arkadaş..:img-hyste :img-hyste :img-hyste

Neyse şaka bir yane harka bir mazaret nuraycım tebrik ediyorum...:happy0064 :img-hyste


gelelim buğra' ya..ya sendeki bu fikirlerin kaynakları alabilirmiyim ben..Böle fikir nerden geldi şimdi..Harika yanii..40 Yıl Düşünsem anca gelirdi bana herhalde...

Yok yokvazgeçtim 40 yıl düşünsemde gelmezdi..ehehehe...:img-hyste


herneyse öncelikle tebrik ediyorum seni..Köşkün havasına hikayenin havasına suyuna öle yaraşır cinsten bir hikaye bulmuşsunki şöle hayal edipte gülümsememk elde değil...

hem İclal aydın o muhteşem sesini duyucaz hem hikayeden asla sağmadanb hemde daha güsel yenilikler katarak tüm olayları cap canlı tutucaz..Herkes bi şekilde bir yerden dinlicekm kendi hikayesini..
Tüm Bu şeylerin dinlenmesinin Radyo aracılı ile olacağı düşünülüncede ..ooo..bu noktada....
...Numan amca'nın hışırtılı radyosu ile Oğuz'un son model radyosunun çatışması...Tıpkı dizimizide teknoloji ile nostaljinin çatışması gibi...


Bu sözlerin altına imzamı atıyoruj Buğracım...

Daha ne denilebilirki...


Şöle 1 1 Buçuk saatlik aranın ardından tam gaz devam edicem..


Şimdilik hoşçakalın...bye :happy0064

ggnibsgk
23-07-07, 14:56
Merhabalarr İki Aile gününden herkese selamlar:)

Gerçi iki ailemiz yokk ama olsunn az kaldııı!...Ayy düşündükçe heycanlanıyorumm ehuehue...Biraz abartıyorum galiba ama olsun İki Aile'den söz ediyoruzz kolay mı?...:)

Helee bugünn fragmanın eylülden önce geliceği kafama dank edince bi heycanlandım kii sormayın gitsin yani...:happy0064 Ayyyy!...Çekimler ağustos'un başında başlıyomuş yaa!...Acaba Ağustos'un ikinci haftasıı fragman gelir miii?... Gelirsee süper olurrr yaaaa :happy0064

Eveett müthişş keşfimi de sizlere ilettikten sonra :img-hyste artık yavaş yavaş konumuza girelim bakalımm....

Ee konumuz nee?...Tabii kii Nur!...:img-wink:

Valla Nur dün akşam coşturmuşsunn helal olsunnn yaww!...Maşallah benim adımda her mesajında geçiyoo ehueuehu....

Öncelikle belirtmek istediğim bütün mesajlarınıı bir solukta okudumm çünkü benimm içinn büyükk bi gerilimdii yaniii....Nee buu kızım iftiraa iftiraa ödümüü kopardınn...Merak ettimm ne halt yedim acaba diyeee?...Ama okuyunca da koptumm yaniii:img-hyste Ee napalım baktım bu işten sıyrılmanın yolu yok dedim en iyisi başka birini suçlıyımmm ehuehue...

Bir de parti yorumuna değinmek istiyorumm ehuehue....Ohooo herhaldee kızım bebeğimizz doğucak da parti yapmıycazz olucak şey miii ama önce mevlüt sonra partii!...Yok öyle yağmaa ehuehue....

yaz geldi parti...

yaz devam ediyor parti..

yaz sanki bitmek üzere parti..

yaz bitti kış geldi parti...


:img-hyste Bakk bunlar da güzel fikirmişş...Nasıl da aklıma gelmediii?...Aa!...

Bu arada ahçı Oğuz'u da es geçemem yanii ehuehue...Bence de kesinliklee çok yakıştıı Oğuz Beyimizee...:img-yes: ....

Ahçı Oğuz vee Bulaşıkçı Eda'nın aşkı....Çok Yakında Sinemalarda....Onların mutfağa girmelerine mani olmaya çalışan kara kedi Safiyee...Buuu büyük aşka engel olabailecek mii?...Yoksa köşkün mutfağıı yenii aşk sahnelerine mekan olamayacak mı?...Yoksaa yoksaaa Eda ve Oğuz yookkkssaaaaa?.....

Şimdii ne alaka yaa?... demeyinn içimden geldi yazdım Allah Allah yaw!...

Neyse efendimm konuyu değiştiriyorumm:)Ama tabii Nur'la devam ediyoruzz....

Değinmeyii dört gözle beklediğimm ,can-ı gönülden istediğimm son bir konuu daha varrr valla iki kelam etmezsem çatlarımm ehuehue....Oo konudaa;

Bebİşimizin ismi ne olmalı kampanyasına hepinizi bekliyorum..

Ben de koşa koşa geliyorumm canımmm ama küçükk bi araştırmadan sonraa ehuehue...

Bi kaç saat sonra görüşürüzbye

ggnibsgk
23-07-07, 15:46
Evet yine ben geldim…Bu isim bulma işinin aslında ne kadar da zorr olduğunu anlamış olarak geri döndüm…

Hakkaten ama yaa insan bakıyo bakıyooo öölee kalıyooo yani..Nasıı seçilir kii?...Zor gerçekten zorrrr!...Hak verdim ailelere..En iyisi annenin babanın adını vercen kurtulcan kardeşim yaa nee buu?...:img-wink:

İsim bulma işlemi sırasındaki araştırmalarımdan öğrendiğim bir gerçek daha var kiii; o da çokkk acayip isimlerin olduğu…Aslında kim bilir belki de bazı insanlar için normaldir…Ama bana garip gelen oo kadar çok isim oldu kiii….:img-pilot

Bir diğer öğrendiğim husussa benim kız ismi zannettiğim isimlerin erkek ismi olabileceği,erkek ismi zannettiğim isimlerin ise kız ismi olabileceği olduuu ehuehue…..Amaa bi ismi size de sormadan edemiycem yaaa!...Özge kız ismi diill mii abii?....Şok geçirdim yaa!...

Neyse isim mevzuunu İki Aile’yle ilişkilendirirsek eğer Berna’nın hışmına uğramayız….ehuehue…

Evet efendim bebeğimize isim bulma çabalarım sürüyoo ama henüz bii sonuca ulaşamadım...O yüzden de geyiğe sarmaya karar verdim yaniii şöyle ki;

Mesela orjinallik olsun diye Eda ve Oğuz’un ismini karıştırıp bi isim bulabilirzz ehuehue…Son trendlerden biriydi galiba buu dimi?..:img-hyste Bizimkiler de modaya uysunlarrr ehhuehue…Seçenekler:

Eğuz (Söylemesi biraz zor oluyoo, bi de gırtlaktan söylemek geliyo insanın içinden...Yok bu ismi tutmadım ehuehue)

Oda (vayyy anlamlı bi kelime oldu bakın:good: ,süper benceee bunu kullanabilirzz hatta daha manidar olsun diye “Çatı” da diyebilirzz….Hem hatırası var :img-hyste )

Ğuze ( Türkçe’de bir çığır açabiliriz bu kelimeyle "ğ" ile başlıyan ilk kelimemiz tabii bi de anlam yüklemek lazım…Hımm şöyle diyelim o zaman hani İspanyolcada mı öyle bi dilde(!) Hoze diye okunan bi isim var yaa, heh anlamı onunla aynı olsun iştee…:img-pilot Onun anlamını bulmak için biraz uğraşmamız gerekir ama olsun bebeğimiz için katlanıcazz!... Hem böylece Güneş Dil Teorisini de yeniden canlandırma imkanımız olur ehuehue…Vatana Millete faydamız olsun dimi?...)

Dayo (aradaki “y” ne?...Derseniz kaynaştırma harfi yaww ne olucakk?... :img-hyste Bu isme yorumuma gelirsek; bence "dayı"nın şiveli söylenişi gibi oldu hiç orijinal diil taam mıı?...:img-hyste ….)

Şimdilik aklıma başka bii isim gelmedi bakalım daha sonra belki yeni koalisyonlar bulurum. :img-hyste

Nur umarım geyiğe sardığım için kızmazsınn...Gerçekten isim seçmek çokk zormuşş yaa o yüzden yaniii:)

Şimdilik hoşçakalınn bye İyi eğlencelerrr…

icom_
23-07-07, 18:29
Herkese Merhabalar..

karar verdim bundan sonra asla söz vermicem ne zamn bir plan kursam şimdi geliyorum desem biraha gremiyorum..
o nedenle artık zamn belirtmek yok...

neyse sürem kıstılı ben dün devam edicem dediğim yerden devam ediyorum..ve ilk olarak Berna İle başlıyorum..
Berna da iki ailenin hayatındaki yerini anlatmış ..hemde öyle güsel anlatmışki..
dediğin gibi hepimiz içinde var biras iki aile..Biraz ondan biraz bundan yaşayıp gidiyoruz işte.
.
Onun dışında ufak detaylar vardı bizden. Çoğumuzun küçüklüğünde yapılan boy çizelgeleri bizim evde de vardı. Babam aynı Oğuz gibi evdeki yemeklerin sadece misafir için yapıldığını iddia eder. Eniştem ve dayımla rakı sofralarında uzun uzun muhabbet ettiğimiz zamanlar oldu dizide Oğuz'un rakı sofraları gibi. Ve tabi ki düğün bölümünden önceki aksiliklerin çoğunu abimin düğününde yaşadık.


Demek sizdede varmış o boy çizelgelerinden...Bizde yok öle şeyler..aslında maneviyatı sevgiyi ne de güsel ifade ediyor dimi..

Rakı sofraları falanda kurulduğunu görmedim açıkcası..belkide çok büyük bir eksiklik ..bu kadar teknoloji eğlence mekanlar gezilecek vs yerler varken akıp giden zamnın farkında değiliz galiba...

İnşallah günü geldiğinde'' Keşke''' demeyiz...

Sorulara bir süreliğine ara veriyorum Geçenlerde TV'de dizilerin birinin tekrarını seyrediyordum ve Güven Kıraç'ı gördüm ve birdenbire düşüncelerim bağımsızlığını ilan etti. Önce Emre Kınay ve Güven Kıraç'ın ne kadar iyi sahneler çıkaracağını düşündüm. Sonra Ferit'i Öner Erkan nasıl sevimli yapabildiyse, Faruk karakteri için de sevimsizleşmeden esprili olabilmeyi de Güven Kıraç yapar dedim. İsim Faruk olmasa da Güven Kıraç'ı sürekli Oğuz'la çekişme içinde olan bir karakter olarak düşündüm. Sürekli Oğuz'un damarına basan, bir şekilde ondan daha başarılı olmayı başaran ve de daha da kötüsü çocukların sevgisini kazanmış bir karakter yarattım bile. Kast çalışmalarından sonra senaryo çalışmalarına başladım vatana millete hayırlı olsun


Sorulara ara vermişsin ve harika bir fikir ile gelmişsin..Sern Güven kıraç deyince bende böle bir role aslında ne kadar uygun olduğunu düşündüm ..ve hemen şöle bir hikaye belirdi kafamda..


Şimdi Faruk abisimiydi oğzun kardeşimiydi emin değilim ama oğuza göre daha baskın bir karakterdir..Ne bilim ikiside birbirlerini çok sevmelerine rağmen oğzu hep onun daha çok sevildiğini düşünmüştüğr annesi ve babası tarafından..

İkiside Alttan altan hiç belli etmedn seninde değin gibi birbirlerine laf sokarlar...

Ne bilim sende küçükken bunu yapmıştın..

yapmıştım ama ben kurtarmıiştım seni..

böle anılarla beraberde olursa valla süper olur...

icom_
23-07-07, 20:53
Tekrardan Merhabalar...

Yorumlarınızı Okumaya devam ediyorum..Biraz gecikmeli geriden geli
yorum ama olsun böleliklede nelerin konuşulduğunu şöle bir değerlendirmiş oluyorum..

Bu sefer Nuray Çocuk Düşürmkten vazgeçmiş Çocuğu Doğurtmuş ve bakıcı bulma telaşına girmiş..Valla Nıuray Cım sende olaylar ne kadar hızlı böle...

Ee sizde o kadar bakıcı bakıcı diyee yazmışsınız benimde aklıma bir senaryo gelmezse olmaz dimi...

Hemen sölüyorum bakıcı olayı ile ilgili bişi geldi aklıma..Daha doğrusu bir filmde kısa bir şekilde üzerinden geçilmiş ti ordan hatırladım ama sanki bizim dizimizede uyarlansa çok güsel olur gibi geldi..

Şimdi madem çocuk doğdu ee öyle varsayıyoruz eda evde çocuk bakmaya tabiki devam etmicek..yapılması gereken bir işi pek fazla sevemesemde bir kafesi var..

Nuray gayet mantıklı bir şekilde elemiş zaten...Köşktebakacak kimseyi bırakmmaış..Valla süpersin o zman biz başka birine bakalım..

Bizimkiler bebeklerine bakıcıyı bulur bulmasına ona hemen güvenirlermi bilmem...

Şimdi Biliyorsunuz bizim köşkümüzde Alarm var..kamearada takılmışmıydı bilmiyorum ama takılmmaışsa bile takılır..Peki ne için kamera???

Hemen cevaplıyorum hani bu evlerdeki kameraları öle bir ayarlıyorlarda sen işte bilgisayardaykn ne oluyor evinde izliyorsun ya öle bişi olabiilir..

Çok da eğlenceli olur hatta..Şimdi gözümün önüğne geldi şöle bişr hayal ettimde..Bizim acemi evliler ne kadar bakıcı bulmuş olslarda güvenmek zamn alır tabi..Bebişimizi emanet ediyoruz kolaymı..İşte bu yüsden pimpirikli oğuz o dediğim sistemi kurarç..Ve bu köşk kontrol süreçlerindede biz çooookkk eğleniriz...:happy0064 :happy0064


Hatta gece ikisininde rüyasına girer yada biri ofiste biri köşkteyken hayallar kurarlar ya bakıcı beğe bişi yapıyorsa diye..İşte bu yüsdende sık sıkbahane bulup köşke gelkir eda oğuz bakıcı kontrol için..eee baktı gördü olmuyor bu kamera fikri gelir aklına..

Valla fikir benden beğenirmisiniz mantıklı bulurmusnuz bilmem..
Daha sonra bişi gedli..Nuray cım sen herkesi saf dışı bırakmışın ama safiye biraz zor gibi haa ne dersin..Şimdi bizim safiş ...

___Aşk olsun oğuz sanada çocuklarına ben baktım şimdi eve yeni birin bir yabancıyımı sokacaksın ben varken deyip gönül koymasın..ne dersin...???

Hem hadi yapmadı diyelim..
Bakıcımız kim olur..??

Hadi düşünelim..Bakıcı roluna kim uyar..??Bilindik birimi olur yoksa yeni bir yüzmü..

Ayy valla çocuğu doğurttuk bakıcıda arıyoruz hemenceceik..:happy0064

bu arada unutmadan bebişimize ne isim koyalaım..Sizlerde Düşünün..

bugra9
24-07-07, 01:04
Herkese Merhabalar…

Şu Yoğun Ve Sıcak Yaz günlerinde saat geçte olsa fırsat buldum ve buradayım…İlk olarak yorum yaparak başlığımıza can veren tüm arkadaşlarıma selamlarımı gönderiyorum…

Eveet yorumlardan çıkardığım genel izlenim herkesi yeni sezon heyecanı sarmış…Şundan iki ay önce Serpil’in Hamilelik haberi ile Sezon’a veda eder diye tahmin ettiğimiz dizimizin geldiği nokta ortada…Yanılmadığımızı görüyor ve bundan mutluluk duyuyorum…

Ne konuda yanılmadık…?... Hemen açıklayayim…Senaristlerimizin izleyiciye duyduğu saygı konusunda yanılmadık,Yola çıkış amacı ile vardığı nokta arasında ufacık bir sapma olmadığı için yanılmadık…
Biz dizidir sonuçta Sezon’u heyecanlı bir noktada bitirecekler ki izleyiciyi bağlayacaklar diye düşünürken son 3 bölümümüz bayram havasında geçti ve artık Eda ile Oğuz evli…Şimdi olayların içinden değil de bir adım dışından bakıyorum bu süreçi çok doğru işlediklerini görüyorum…

Birde şu avantajı görmezden gelemeyiz senaristler hikayeyi sündürmek yerine yenisini oluşturmayı seçtiler…Yepyeni bir süreç başlattılar,binevi İki Aile’nin miladı diyebiliriz bundan sonraki bölümlere…Çünkü karakterler aynı olsa dahi geçen sezon ellerdeki tüm hikayeler sonuca bağlandı…Yan hikayeler bile tatlıya bağlandı…(Sabutay olayını hesaba katmıyorum o konu hala muamma…Sami’nin kulaklarını da çınlatalım…Çağrışım yaptı…)…

Dediğim gibi geçmiş sezon’da havada kalan bir hikaye olmadığı için yeni sezonun ilk bölümünden itibaren başroller,yan rollerin hikayesi tekrar havaya atılacak…Yepyeni beklentilerle,yepyeni umutlarla ve en önemlisi yepyeni “Duygularla” bir basamak yukarı çıktılar…

“Amaan bunlarda sündürdükçe sündürdü” diyecek tek bir izleyici kalmasın diye senaristlerimiz en doğru yolu seçtiler…Geçmişte de söylemiştim yinelemek istiyorum…”Evlendiler-Evlenemediler” resmen çin işkencesi gibi bir süreçtir diziler için…Hikaye’yi iki ileri bir geri götürür bu süreç…Evliliğin olmasıyla bu sorudan kurtulduğumuza çok memnunum…

Ayrıca burada ki en büyük soru işareti de şu…Evlilik ile gelen Hikayeler olamaz mı…?...Tabi ki olur…Onların iki ayrı komşu oldukları dönemler de nasıl kah komik,kah hüzünlü hikayeler çıktıysa aynı şekilde İki Aile’nin Tek Aile olması sırasın da böyle çatışmalar çıkacak akabinin de komedi yine gelecektir…

Hemen sizlerin satırların da değinmek istediğim noktalara geliyorum…
Gerçi Nur ile Nuray’dan başka yorum yapan olmamış…İlk olarak Nur…

Tüm yorumlarını geçmişi,geleceği büyük bir keyif ile okudum…Yine çok ince noktalara değinmişsin…

Aradan Aşk geri plana çekildiği taktirde izleyiciden tepkiler gelmeye başlıyacaktır...Fakat şöyle düşünmekte fayda var...Eda ile Oğuz genç bir çift değiller...Aşklarını nasıl yaşadılarsa evlilikleride o düzende gideceği görüşüründeyim...Şu görünen bir gerçek ki izleyicinin bu karakterlerden beklentisi bitti...

İlk olarak İzleyicinin Eda ile Oğuz karakterlerinden beklentisi bitti cümlemin altında yatanları açıkayarak başlıyayim Nur…Evet yine diyorum Eda ile Oğuz karakterlerinden beklentimiz şuan için bitti…Aşk,Aşkı Yaşama,Çocuklar,Evlilik…Sezon boyunca biz bu beklentileri ama az ama çok karakterlerin üzerine yüklemiştik…Şimdi tüm bu beklentiler sonlandı…Satırlarımın devamında da aynen şöyle demişim…

Nur'un sorusu tam burada devreye giriyor...Eda ile Oğuz'un evliliği öyle bir olsun ki izleyici onların aşklarını hissedebilsin...

Eveet…İşte kilit nokta…Yeni sezonda karakterlerimizin üzerine yükleyeceğimiz “YENİ” beklentiler…Senin sorunda zaten bu cevabın peşinde değimliydi Nur…?...

Genel olarak şuan için somut tahminler yapamasakta yine o tarihte dediğim gibi;

Eda ile Oğuz diğer dizilerdeki başrol karakterleri gibi "Kusursuz"..."Kırılgan"..."Hassas" ve Hep
"Sevgi pıtırcığı" olmadıkları için senaristlerimizin işi çok daha kolay...


Umarım biten beklentilerin yeni beklentilerin başlama sebebi olduğunu anlatabilmişimdir…Hayatta’da böyle değil midir…Biri gelir bir geçer…Deriz yaşadıkça neler görüyoruz…Yaşadıkça neler göreceğiz…Bizimde sahip olduğumuz anda biten beklentilerimiz ve hemen ardından yeni amaçlarımız doğar…Oraya doğru koşarken aslında ömrümüz beklentiden beklentiye,amaçtan amaca koşmaktan ibaret olduğunu görürüz…Bunun erkenden farkına vardığımız anda oturur dinlenir,soluklanırız…Gözden geçiririz…Ardından bir bakmışız Koşu devam…Maraton devam…


İşte amaç olmadan hayatın olmayacağı gibi dizilerde varlıklarını beklentiler üzerine kurarlar…İzleyici her dönemde isteyecek,şöyle olsun,böyle olsun diyecek bir şey bulur…Tabi biz şuan durduğumuz yerde kesinlikle böyle olacak…Aşk böyle yaşanacak…

Bu olay şöyle gelişecek diyemiyoruz…Ama dizimiz başladığı zaman bölümleri izledikçe

“Bu Yeni Döneme” dair ister istemez beklenti içine girmeye başlıyacağız…Zaten bir diziye de böyle bağlanır insan…Kıyısından köşesinden,ucundan bucağından kendine dair bir şey yakalar…
(Görüyorum ki İki Aile hepimizin bir değil birçok değer yakaladığı bir dizi…)…

Nur bir diğer konu ise Eda’nın evlilikten sonra kızlara nasıl bir tutum sergileyeceğine dair soru işaretlerini paylaşmışsın…Benim de yeni sezonda merak ettiğim konuların başında geliyor…Aylar önce de bu konuyu konuşmuştuk…Sami gündeme getirmişti…Ben o zaman da dediğim gibi;

Eda’nın Sahiplenme duygusu ile olsa dahi kızlara yapacağı bir sertlik göze batar…Tepki çeker ve yanlış anlaşılır…Herşeyi bir kenara bırakalım “Kızların annesinin ölmüş” olması benim bu düşünceyi savunmamda ki en büyük etken…Bu yüzden Eda’nın kızlara karşı tutumu çok hassas bir konu…Ama ben inanıyorum senaristler bu dengeyi oturtacaklardır…Sonuçta hayali kahramanlar…İstedikleri yere çekebilirler…Eda’nın tepkisini göstemesi gerekiyorsa “Tüm çocuklara” göstereceği bir ortam hazırlayabilirler…Yada kızlarla çok farklı bir kontak kurabilir…

Şöyle ki…Biliyorsunuz Oğuz kızlarını çok sevmesine rağmen(Ki Sevgi ile Otorite asla birbiri ile karşılaştırılmaz…)…Yeri geliyor dinlemeden,anlamadan kalp kırabiliyor…İşte Oğuz’un bu sinirini kullanarak Eda’yı kızların sığınacağı bir liman konumuna getirebilirler…Oğuz’un tepkilerinden korkan kızlar Eda ablalarına sığınırlar…Dertler tasalar Eda’ya dökülür…Çözümler yine “EDACA” gelir…Hatta Baylar ve Bayanlar didişmesine,koalisyonuna ev sahipliği edebilir Köşkümüz…Dedim ya az önce bu sonuçta bir hikaye…”Senaristler hamlelerini özenle” atarlarsa böyle yanlış anlamalara fırsat vermemiş olurlar…Eda’ya kesinlikle “Özlem duyulan Anne kokusu,Anne Sesi,Anne duygusu” yüklenmeli…Eğer bunu etkileyici bir şekilde verirlerse Kızların Eda’ya adım adım yaklaşımını büyük bir keyifle izleyeceğiz…İnanıyorum…


Eveet Şimdilik bukadar…Yarın iş güç yoğun…

Yarın ki Yayın Akışımı Yayınlıyorum…

:icon_shad:kahve :icon_shad 24.07.2007 BUĞRA YAYIN AKIŞI…:icon_shad:kahve :icon_shad

---- Nur’un sorusu kapsamında henüz Var olmayan Bebeğe isim bulacağım…

---Yine Nur’un Bebek kapsamında ürettiği “Biri Bakıcıyı Gözetliyor” fikrini değerlendireceğim…

--- Nuray’ın birbirinden ilginç bebek isimlerini yorumlayacağım…(Ben Gelene kadar yenileride türeyecektir…)…

--- Tabi Yeni Doğan Günün Ne Getireceği Belli Olmaz…Ama Akşam Gelirken Sizlere Bir Kilo Mutluluk…İki Kilo Huzur…Üç Kilo’da Sevgi getireceğim…

_seboist_s
24-07-07, 12:07
Selamlar İki Aile Ailesi...

İlk olarak yorum yapan tüm arkadaşlarımıza teşekkürlerimi iletiyorum=)

Anlaşılan bizleri iki aile özlemi sarmış. Valla ben yeni bölüm hasreti ile tutuşuyorum:D (Bu tutuşmada sıcaklarında etkisi vardır belki eheh neyse=))


Şöyle bir yorumlara göz attım. En belirgin konular, yolunu gözlediğimiz bebeğimiz ile ilgili… Bakıcı hikayeleri, isimler havada uçuşuyor =)

Bir kakalak bu kadar konuşuldu bir de bebek:D Tabi canım aynı kefeye konulmaz yani heheh Eda abla çemkirmesin sonra… :D

Bende Nur’un öncülük ettiği “Doğacak olmasını arzuladığımız henüz var olmayan bebeğe isim” kampanyasına değineyim... : )


Nuraycım ne güzel sonuçlar üretmişsin öyle…

Cidden haklısın çok moda bu tür isimler. Annenin ve babanın adından izler taşıyınca, çok tercih ediliyorlar. Ama sende bütün haylazlığını kullanarak süper şeyler üretmişsin. Tabi kullanım açısından ne kadar verimli olur bilemem:D

“ Eğuz, Oda, Ğuze, Dayo”

Valla isimler şahane Eda ile Oğuz seçmekte çok zorlanacaklardır… Bence ikiz değil de dördüz üzerinde düşünmekte fayda var:D Sonra kullanılmayan isimler boşa gitmesin…

Şimdi benim üzerinde durduğum bir nokta var... Bu konu hakkında da bizleri bilgilendirirsen çok sevinirim canım:D

Bu isimlerden hangileri kız, hangileri erkek, hangileri iki cins içinde geçerli?

Malum Özge ismi bile yanıltmış seni:D (Valla bende Özge ismini kız ismi diye bilirdim ne diyeyim şaşırdım… =)) E öyleyse biz ne yapalım bu orijinal isimler karşısında:D

"Dayo ne etsin lo?" ( Bu şivede bir cümle de kullanınca süper oluyormuş bu isim. :img-hyste)


Valla ben Nuray kadar yaratıcılığımı kullanamayacağım bu konuda=) Cidden ne zormuş isim seçmek.

Çok güzel bir konuya değinmişsin canım; boşuna annelerinin, babalarının isimlerini vermiyorlar çocuklarına. Birde isim seçeceğiz diye strese mi girecekler =)

Koy Yüksel eniştenin adını bitsin sorun... Aferim akıllı ol:D

Eniştemiz böyle bir isteğinin olduğunu belirtti zaten. Bayağı uğraşacaklar enişteyle. Ama unutmayalım karşısında çaça Eda ve kro Oğuz var. Bakalım kimin isteği olacak…


Şimdi bu kadar yazmışsın sen de bir isim önerseydin diyeceksiniz…
Bütün beceriksizliğimi konuşturarak ikizlere isim olarak :

* Edi ile Büdü’yü öneriyorum :D (Edi Eda’ya da uyumlu oldu… Nuray’cım senin taktik:D) - Şu dakika itibariyle smileyler bitti… Ben de artık efektler ile devam ediyorum öyleyse… Yeni bir uygulama -

* İclal ile Emre diyeceğim; demiyorum ("Saçmaladım" efekti) … Off ne zormuş ya!

* Sevgi ve Samimiyet mi desek acaba dizinin konseptine de uygun… ("Yok devenin bale pabucu" efekti)

* Ya da dizimiz sürekli eskileri hatırlatma da kullanılıyor. Oya ile Bora da diyebiliriz… (kahkaha efekti)
Oya’yı da anımsatmış oluruz... "Yavrucuğum senin bir Oya ablan vardı. Ama sen onu hiç tanıyamadan kayboldu..." diye (kıkırdama/kikirdeme efekti)

* Hadi daha güncel istediniz... Can – Kan ne güne duruyor… (kahkaha efekti)

* Beğenmediniz mi? O zaman Safiye ile Faik... Hem bununda maneviyatı var, Safiye abla mest olur eminim (direkt kopma efekti)


Kişisel bir espiri ekliyorum -- > Dilşat ile Kürşat ("sen anladın onu" efekti)

Buyurun benden ikiz isimleri… Yok yok arkadaşlar ben bu işi ilgili kişilere bırakayım. Hiç bulaşmayayım derim. Ama halkın "nabzını" yoklayıp... Yeni fikirlerimi ulaştırabilirim... =)

Nur'cum soru için teşekkürler... Ayrıca bu denli ciddi (!) konuşmama vesile olduğun içinde teşekkürler canım eheh ; )

Görüşmek Üzere Arkadaşlar...

NOT: Çevreye verdiğim geçici rahatsızlıktan dolayı özür dilerim =))

:::Tugce:::
25-07-07, 02:18
dizi harıka çok güsel ve sıcak br dizi.bayılıyorum
kalteli ve bir aile dizisi.
emre abiyi çok seviyorum.
iclal ablayla harıla bir ikili oldula r daha öncedden iki dizi isliyordum.
ama tekrarları başlayınca bu diziyi de sevdim
espiriler felen süper.
hepsi harıkalar:img-in_lo

ggnibsgk
25-07-07, 15:58
Selamlarrr !..

2 gün aradan sonra döndüm aranıza…Daha doğrusu daha önce döndüm de malum sayfalarca yazıldığı için okumayı anca bitirebildim:img-hyste

Hemen yorumlara geçiyorummm….Vee Nur’dan başlıyoruzzz….Hadi bakalımmm…

Öncelikle Nurcum biraz geriden geliyosunn ama olsun canım nolcakkk sorularına verdiğimiz cevaplara değer verdiğini gösteriyosun bir nev’i:)Teşekkür ederiz…

Evet canım haklısın valla dedim; en iyisi ben buu bebekle uğraşmayı bırakıyım biraz da bakıcısına sarıyımmm….Yanii yazık çocuğa dimi?...Gerçii bebeği ben bırakıyorum sonra da bakıcısını musallat ediyorum ama olsunnn yani…ehuehue…:icon_whis

Bu arada senin kamera fikrin de çok güzel..Kesinlikle olabilir…E malum Oğuz pinpirikli,Eda ondan daha pinpiriklii…ehuehue…Hatta şöyle bişey de olabilir…Eda Oğuz’u Oğuz’ da Eda’yı buu bakıcıya güvenmek konusunda rahatlatmaya çalışır ama ikisi de çok korkuyodur tabii…Ama birbirlerine çaktırmak da istemezler..Biz de çok eğlenceli sahneler izleriz…:)

Bu Arada Nur’cum Safiye’yi saf dışı etme konusuna gelirsekkk valla buluruz bi yolunu yaww ehuehue….Kaçar mı?...:P Daha önce de dediğim gibi zaten bi hafta iki hafta ayrı kalması yeterli dimi?...Zaten Buğra’nın da dediği gibi köşke giren çıkamıyoo..ehuehue…

Bir de bir soru daha bırakmışsın bizlere Nurcum…:)

Hadi düşünelim..Bakıcı rolüne kim uyar..?? Bilindik biri mi olur yoksa yeni bir yüz mü..

Evet yine zor bii soruuu ehuehue…

Gerçekten insanın aklına birden gelmiyoo yaww!...

Valla ben bakıcı olayını ilk düşündüğümde gözümün önüne saf görünümlü biri gelmişti…Neden bilmiyorum ama bu yüzden sanki tanınmamış biri olursa daha iyi olurmuş gibi geliyooo… Ama tabii oyuncunun görevi buu tanınmış da olsa oynayabilmeli derseniz ben yine de insanın kafasında soru işareti kalır derimmm...Gerçii zaten buu rolde çok taınmışş biri olmaz daa ehuehue iştee laf olsun diye konuşuyorumm….

Bir de bebeğimizee isimm mevzuu var tabii ama ben hala bişey bulamadımm...Gerçekten zorr işş zoorr!...:img-wink:

Evettt şimdilikk bu yorumumuzu bitirleimm vee başka konulara yelken açalımm diimii?...O zman birazdan görüşürüzz(Yani umarımm ehuehue)bye

ggnibsgk
25-07-07, 16:33
Evett şimdi de sıra Buğra'daa:)

Buğra gerçekten süper bi yorum yapmışsin yine(Bu arada klibin de hazır henüz izleyemedim ama izliycem en kısa zamanda merak etme:)Şimdiden teşekkür ederiz tabii kii...)

Senin değindiğin bir konuya ben de değinmek istiyorum ehuehue…

O konu da;Eda’nın evlilikten sonra kızlara nasıl bi tutum sergiliyeceğinden bahsettiğin konu….

Kesinlikle katılıyorum çok hassas bii konu…Hatta ben de uzuuuun bi zaman önce bu konu hakkında baya karamsar bi yorum yapmıştım…Tabii o zamanlar ne bilelim yaza düğünümüz olacağını…:img-hyste Daha hiç bişey yoktu ki ortada ,yeni ayrıldıkları zamandı galiba (sözde ayrıldıkları tabii kii)

İşte bu yüzden önümüzde çokk uzzuunn bi süreç olduğundan vee buu süreçte en zor yolun da Eda’nın kızlarla ilişkisini düzenlemesi olduğundan söz etmiştim..Çünküü gerçekten çok zorluydu vee dediğin gibi çok hassastı…:icon_whis

Bu endişeden ne zaman vazgeçtiğimi de söylemek istiyorum çünkü bence Eda’nın evlenseler de nası bii tavır alıcağının güzel bi göstergesiydi o sahne…:img-icecr Hani Ceren ve Merve eve Can yüzünden geç kalmışlardı da Eda da onlara kızmıştı yaa..İştee!...Dedim doğrusu da buu!...Hatta o zman çoğumuz demiştik bunu!...Filmlerdeki aşırı iyi ve dolayısıyla da yapmacık üvey anneler gibi diildii çünkü…

Buğra senin de dediğin gibi kızların Eda’ya yaklaşımı yavaş yavaş olucakk (kii şimdiye kadar çokkk büyük bi ilerleme kaydetti bile:))

Bir de Oğuz’dan kaçan kızların Eda’ya sığınabileceğinden söz etmişsin….Evett haklısın…Kesinlikle başlarda öyle olucakk…Ama anne kız ilişkisi ne zaman sağlamlaşıcak size söyliyim mii?...

Kızlar, Oğuz’u kızdırdıklarında ondan kaçıp Eda’ya saklandıkları gibi ;Eda’yı kızdırdıklarında da Eda’dan kaçıp Oğuz’a sığınabildikleri zaman gerçek bii aile olucaklarrr:)Haksız mıyım?...

Bu yorumum biraz kısa oldu ama olsun artık napalım…Birazdan Şule’nin de içinde bulunduğu bir yorumla “bebeğimize isimler” hususuna değinicemm…Bir diğer trendden bahsedicem(trendi “trendden” diye yazınca “trentten” olur muu?....)Eheh neyse görüşürüz birazdan:)

bugra9
25-07-07, 17:42
Herkese İyi Akşamlar...

Bugünlerde çok yoğun ve yorucu günler geçirdiğim için ya geceleri gelebiliyorum yada dün olduğu gibi hiç gelemiyorum...Ne diyelim sağlık olsun...O zaman şöyle hepinize selamlarımı ve sevgilerimi göndererek başlıyayim...Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim...

"Bundan sonra Yayın Akışı Vermek Yok"...Benim Televizyon kanallarımıza en büyük eleştirim Yayın Akışlarına uymamaları,verilen saatleri sektirmeleriydi bugüne kadar...Ben bırakın verilen saatleri Bir(1) gün rötar yapmış bir televizyoncu olarak kimseye laf söyleme hakkımı kendi elimden alıyorum...
Hayat diyorum ne olacağı hiç belli olmuyor...

Şimdi dizimize dönecek olursak sizlere Haber içinde Habersizlik getirdiğim o nasıl oluyor derseniz hemen dikkatinizi "Yeni Sezon'da ki Yönetmen Değişimine" çekmek istiyorum...Yeni Sezon'da Yönetmen koltuğuna oturacak yeni yönetmenimizi öğrenme kapsamında bir takım mailler atmıştım...
(D Productions'a)...Cevap geldi gelmesine...Ama maalesef gelen cevaplar gösteriyor ki kendileri açıklamak isteyene kadar bu değişimi öğrenemeyeceğiz...

Noktasına virgülüne dokunmadan gelen cevapları aktarıyorum sizlere...

D Production'dan Yasemin Elibol...

Merhabalar,
Bu sormuş olduğun sorulara cevap veremiyoruz. Şuan için bu bilgileri ekibimiz dışında kimseyle paylaşmıyoruz. İyi günler
Saygılarımızla
Yasemin

D Production'dan Engin Ağın

Merhaba
Olası bir Yönetmen değişimine dair hiçbir bilgi veremiyoruz
Saygılarımla
Engin Murat Agin(Teknik Müdür)

Eveet Görüyorsunuz ki Artık hiçbir bilgi vermeme kararı almışlar...Ben bu gelen cevaplardan sonra şunu düşünmeye başladım...Büyük ihtimal D Production'dan yetkililer forumumuzu takip ediyor...Adalar arkadaşımıza verdikleri
"Yönetmen değişimi" haberinin bu kadar yayılması onları tedirgin etti ve iç işlerini kimse ile paylaşmama kararı aldılar...Yani bu piyasa sonuçta savaş arenası gibi her kurumun,şirketin kendi içlerinde saklamak zorunda oldukları sırları var...Birde Yönetmen değişimi gibi hassas bir konuyu içlerinde oturtmayı tercih etmelerine sadece saygı duyarım...

O zaman son durum şöyle... D Production'dan bundan sonra bilgi alamayacağız...Tek yapmamız gereken beklemek,kendi sitelerinde bir açıklama yapmalarını beklemek...Yada Çekimler 1 Ağustos'ta başlıyacağına göre sete bir İki Aile Ailesi Ajan'ı gönderebiliriz...Yeni Yönetmenimizi bizzat olay mahalinde görür,bilgileri bize getirir...(İstanbul'da Yaşayan Tüm arkadaşlarımız bu satırları üstlerine alabilirler...)...

Eveet Yönetm