Tüm Versiyonu Göster : İki Aile - Bölüm Yorumları/3


Sayfalar : 1 2 3 4 5 6 7 [8] 9

Müge
11-09-07, 19:53
Bazen insan öyle şeyler yazmak isterde yazamaz ya işte o zaman nasıl sinir olursun içindekileri dökemezsin içinde kalır sıkıntıdan patlarsın….Evet ben de şu anda bu ruh hali içindeyim…İki aile için yazmak istediklerim var yazmasam olmaz diyorum ama yazamıyorum…Yazmak için şartları zorluyorum ve yazıyorum….Bakalım neler çıkacak ortaya…

54.Bölüm

…İki Ailemiz –Tek Aile olarak yine Bodrum’da tatilde….

Eda’nın hamile olduğunu öğrenmesi ile başladı her şey…Sevincinden ne yapacağını bilmiyordu…Bir an önce Oğuz’a söylemek için can atıyordu…Oğuz’un yanına geldi ama söyleyemedi…Oğuz çocuklara balıklama atlama dersi veriyordu…Ne yaptıysa olmadı söyleyemedi…Kumsala geldi oturdu…Oğuz’da yanına gelince tam söyleyecekti ki Efe ve Timur yanına gelip Oğuz’a maç yapalım mı diye sordular..Burada Eda’nın çocuklara kışkışlaması için söylediği sözler çok komikti…Eda çocuklar gittikten sonra hamile olduğunu söyledi hem de ne söylemek…Oğuz benim tahmin ettiğim şeyi yaptı ilk önce anlamazlıktan geldi..Bir iki saniye sonra Oğuz’un Allah diye bağırarak denize atlaması çok komikti…


Evet Oğuz’un oğlanlar ile birlikte olma sahnesine gelince…Gerçekten o kadar duygusal bir sahneydi ki…Oğuz’un Timur’u kucağına alması Efe ile omuzlaşması…Gerçekten baba oğul gibilerdi..Ama Merve’nin bu olay için kıskanıp kendini ateşe atması hiç hoş değildi…Merve demişken ıslak saçlarla odaya gelip klimayı açması kendi kendine konuşması…”Allah’ım Ne olur hasta olayım…” sahneden çok etkilendim…(Klima bakarken kamera bakması yani kameranın klima olması hoşuma gitti…)Evet Merve’nin yaptığı hiç hoş değil demiştim ..Hasta oldu ateşlendi ama babası yanında değil….İşte diğer beğendiğim sahnede Merve ve Eda’nın sahneleri oldu…Hep derim ya ben Merve ve Eda’nın anne kız gibi davranmasına bayılıyorum diye…Dünde bayıldım ….Eda’nın Merve’nin ateşini kontrol etmesi öpmesi tamamen kendimden geçtim….Ah bir de Merve Eda’ya anne dedi mi…Değmeyin keyfime…Umarım Merve’nin kıskançlıkları bir son bulur…Fakat ne yalan söyleyeyim Zeynep Özkaya rolünün hakkını tam anlamı ile veriyor…:good:

Timur Efe ve babaları Yaman’a gelince….Yaman’ın oğlu Timur ile konuşmak istemesi Efe’ye söylemesi ..Efe’nin saat sekiz buçukta babasını aramasını Timur ile konuşturmayı unutması Yaman’ın telefonun başında yarım saat beklemesi çok hüzünlü sahnelerdi…Şule(Bizim Şule canım :)) çalmayan telefon demiş ne kadar güzel söylemiş…O çalmayan telefon sonunda çaldı ama iş işten geçmişti…Yaman yine Timur ile konuşamamıştı…Efe’ye biraz ihmalkarlık ettiği için kızdım bu konuda…

Timur ve Efe’den sonra şimdi durağım Damla ve Ferit…İki aşık yine baş başa kalamadılar başlarda Ferit çok bozulmuştu bu duruma…Daha fazla dayanamadı ve Damla’nın odasına gitti…Ama tuvalette bir tehlike onları bekliyordu Oğuz…Ferit’in sesini duyunca deliye döndü ama içerde kilitli kalmıştı…Kapı açılınca direk Ferit’in üstüne atladı..Damla artık sabrına dayanamadı ve babasına tepki gösterdi..Umarım bundan sonra Oğuz Ferit’i dövmez…:)

Damla ve Ferit Kuşadasına gelince Sabutay ile karşılaştılar beklenen şey olmadı Allah’tan…Sabutay yani gerçek adı Barış Damla ve Ferit’in nişanlandıklarını duyunca korktuğum tepkiyi vermedi…Aynı gün İstanbul’a gitmeleri biraz şüphelendirdi beni…

Şimdi sıra Ceren’de….Evet Ceren’in yaptıkları hiç hoş şeyler değildi…Aşık olması Arda’dan hoşlanması bir şey değil de..Arda için ailesini hiçe saymasını taktir etmedim…Eda’yı kandırıp diskoteğe gitmesi özellikle…Allah’tan başına bir şey gelmedi…Son sahne ..Ceren’in Efe ile kavga etmesi.Arda’nın arasına girmesi…Arda gittikten sonra Eda’nın Ceren’e bağırması ve o sırada da Oğuz’un gelmesi…54.Bölümün sonu..

Yine hafızalarda merak uyandıracak bir bölüm ile bitirdiler….Bu bölümü de geçen bölüm ki gibi çok beğendim…Kızdığım ,güldüğüm gerildiğim sahnelerde vardı…Kısacası her şey vardı…Denge vardı…Bu dengenin hiç zaman bozulmaması dileği ile….

Yorum yazan arkadaşlarımın yorumlarını da her zamanki gibi keyifle okudum…Ben biraz sizin gibi sık yazamasam da her zaman burada olacağım…Yüzümü güldüren tek dizi..İki Aile pardon Tek Aile…

Emeği geçen herkese canı yürekten teşekkürler…

Not1:Özette gelmiş…Anlaşılan Efe ve Ceren’in arası bir türlü düzelmeyecek…Özet yorumu da kısa sürede yapacağım….


Not2:Hoş geldin Pelin yine dört dörtlük bir yorum yazmısın ellerine sağlık..

Tekrar geleceğim..
bye

NAZAR
11-09-07, 20:43
- hayatım sen hiç merak etme köprünün yeni ışıklı sisteminde EDA diye yazdırırım...

seviyorum ama kimi...
en tatlı birisini
nasıl anlatsam sana
ilk harflere köprünün çubuğundan baksana...


seviyorum seni beeee

İSTANBULU YAKARIM AŞKIN İÇİN ...

AŞKIMIZ İSTANBUL'UN EN BÜYÜK GENLERİ....

ŞEREFE İSTANBULLLL

ggnibsgk
11-09-07, 20:58
Tekrar selamlar İki Aile Ailesiii:)

Evet şimdi de ailemize değinmeye geldim!...Biraz mola verdikten sonra tekrar açtım bilgisayarı vee anca bitirebildim yorumlarınızı okumayı valla hepiniz harikasınız yaw!...Süperr yorumlar gelmiş dün geceden beri...Teker teker değinemesem de şööylee genel bi geçmeyi düşünüyorum..E hadi başlayalım o zaman…:img-yes:

Dün gece hemen ben çıktıktan sonra Aysun gelmiş…Yavrum bi 15 dakka önce gelemedin mii yawww!...İki lafın belini kırardık burdaa!...(Bu lafa da bayılırım hee şiddet içerikli ama olsunnn ehuehue:img-hyste )

Neyse hoş geldinn sefalar getirdin Aysun’cum yaw!...Bi hafta da özlemişiz seni valla!...Zevkle okudum yorumunu yani bir solukta(Zor oldu biraz bir solukta okumak en son morarınca bi nefesçik aldım itiraf ediyimm=P)

Vee Buğra da muhteşem yorumlarına ben çıktıktan sonra da devam etmiş…Buğra köşkü özlediğini söylemişsin valla doru söze ne denir ben de çok özledim..İnşşallah yeni dekorasyonla da aynı sıcaklığı bulabiliriz….Nur da demiş hakkaten umarım kafe gibi olmaz…Gerçi öyle de olsa biz hemen şikayetlerimizi bildiririz eski haline yakın bi hale getirtmeye çalışırız susup izliycek diilizz!...İzler miyiz yoksa aman ne biliyim beenn konuşuyom iştee:)

Şule’cimm senin anılar da süper hakkatenn…Neyse ki babam balıklama atlamayı falan bilmiyoo yoksa kesin ben de senin gibi muamelelere maruz kalabilirdim…ehe ucuz yırtmışım…Hakkaten Merve’yle baya bi ortak noktanız varmış…:)

Vee ardından aman da aman kimleri görüyorum..Pelin’cim hoş geldinn canım!...Valla itiraf etmem gerekirse şu son iki haftayı çok güzel özetlemişsin..Biz burada iki haftadır uzun uzun yazıyoruz bi derdimizi anlatamadık..Helal olsun yaw!...Her şeyden söz etmişsin diyceemm!...Abartmış olcam biliyorummm:):P Ehee neyse zevkle okudum Pelin’cim özlemişiz yaw!...

Vee ardından da teker teker özet yorumları gelmeye başlamış… Pınar,Nur,Burçin,Murat!...Hepinizin ellerine sağlık..Çok güzel yorumlamışsınız özeti zevkle okudum:)Yaa yalnız bu özet bize hiçç beklemediğimiz bişey söylemyioo yaa!..Allah Allah yaw!...Hemm "sürpriz" de dememiş sonunda...Yine özetçi değişti galiba bak!...;)

Vee Müge de bölüm yorumuylaa gelmiş…Olsun canım az olsun ama öz olsun yani,biz zevkle okuyoruzz:)

Vee son olarak da Nazar hoş gelmişsinn…

Evettt teker teker değinmiycem dedim ama yine de baya değindim arada atladıklarım var biliyorum kusura bakmayın:)Şimdilik hoşçakalınbye

NAZAR
11-09-07, 21:15
ggnibsgk hoşgeldin arkadaşım... :))

ellerin kolların dolu gelmişsin.. nasılsın canımcım.... valla yeni bölüm özetide gelmiş... heycan dolu bir bölüm daha geliyor demek ki..!! Oğuz'un babalık sevinci ailede nasıl bir etki yaratacak merak ediyorum... zaten feritin yapacağı olay ailede deirn bir şok yaratacaktır bilhassa Oguz üzerinde... küçük kızı damla evden uçuyor galiba...

sabutayı ancak bu durdurur gibi ama.. genede boyel kaçar gibi evlilik olmaz gibi .. :( ama genede bu bir tahmin... daha feritbeyın askerliği var dimi..??

cerene değinmiyorum bile çünkü sinir olmakla meşgulum suanda... başı bir belaya girsinde o zaman anlar o anyayı konyayı....

ggnibsgk
11-09-07, 21:27
ggnibsgk hoşgeldin arkadaşım... :))

ellerin kolların dolu gelmişsin.. nasılsın canımcım.... valla yeni bölüm özetide gelmiş... heycan dolu bir bölüm daha geliyor demek ki..!! Oğuz'un babalık sevinci ailede nasıl bir etki yaratacak merak ediyorum... zaten feritin yapacağı olay ailede deirn bir şok yaratacaktır bilhassa Oguz üzerinde... küçük kızı damla evden uçuyor galiba...

sabutayı ancak bu durdurur gibi ama.. genede boyel kaçar gibi evlilik olmaz gibi .. :( ama genede bu bir tahmin... daha feritbeyın askerliği var dimi..??

cerene değinmiyorum bile çünkü sinir olmakla meşgulum suanda... başı bir belaya girsinde o zaman anlar o anyayı konyayı....

Hoşbuldum Nazarcım,Nuray diyebilirsin canım:)

Evett yaa Ferit Sabu'nun gazıyla ne yaptığını farkındaa diil yani..Oğuz köpürücekk vee bu sefer de hakikaten haklıı olucak yanii...

Ama yine de benim bildiğim Damla bu işi kabul etmez gibi geliiyoo..Amaa tabii ikna edicek olan Ferit oluncaa yine de düşünmüyorr diilimm yaniii:)

Ayy Ceren'i hiçç hatırlatma canımm valla ömrümden ömür yedi bu kız benim Eda'nın dediği gibi...Neysee canımm napalımm katlanıcazz..Az hasarla atlatsa bariii şuu durumuu:img-yes:

Neyse görüşürüzz arkadaşlarr ben kaçtımm iyi gecelerrbye

diego sanchez z
11-09-07, 21:29
selam bende bos zaman buldukca bu diziyi kacırmamaya calısanlardanım oncelikle merhabalar diyeyim gercekten cok guzel dizi yapmıslar gerci oyuncalr da cok yetenekli emre kınay mesela tam biir tiyarocu ferit rolundeki ismini bilmiyorum ferit kalsın o da super ama gel gelelim iclal aydın bence olmamiş bilmem siz ne dersiniz yeni bolumlerde de aynı oyuncularla devam edecekler galiba cok cimrilik mi yapıyorlar ne???:P

NAZAR
11-09-07, 21:33
Hoşbuldum Nazarcım,Nuray diyebilirsin canım:)

Evett yaa Ferit Sabu'nun gazıyla ne yaptığını farkındaa diil yani..Oğuz köpürücekk vee bu sefer de hakikaten haklıı olucak yanii...

Ama yine de benim bildiğim Damla bu işi kabul etmez gibi geliiyoo..Amaa tabii ikna edicek olan Ferit oluncaa yine de düşünmüyorr diilimm yaniii:)

Ayy Ceren'i hiçç hatırlatma canımm valla ömrümden ömür yedi bu kız benim Eda'nın dediği gibi...Neysee canımm napalımm katlanıcazz..Az hasarla atlatsa bariii şuu durumuu:img-yes:

Neyse görüşürüzz arkadaşlarr ben kaçtımm iyi gecelerrbye


Anlaştık Nuray'cım.. ( tam isimlerinizi bilmediğimden niklerini kullanıyorum... kusuruma bakmayın artık.. ) valla az hasarla kaparsak bari şu ceren işini.. dün gece nasıl sinirimi zıplattı bir görsen.. hani hatırlarmısın Eda Oğuza kızıp evdeki yastıkları döverdi ya .. dün gece inan bende oyleydim.. aptal Ceren diye dövünüyordum.... valla tam köteklik ne deyim ki... allah Oğuza sabır versin...!!

ama asıl bombayı ferit patlatacak gibi.. gerçi senınde dediğin gib damla itiraz edebilir ama.. işin içine sabutay girince oda evet der gibi.. genede bilemiyorum... bari içlerinden birisi aklı selim davransa.... hay allah....:icon_sorr

iyi geceler tatlım....

GizemliSahne
11-09-07, 23:26
Eveeet Az sonra dedim ama şimdi gelebildim.. Gelelim 54. bölüme...

Öncelikle bu bölümde yavaş yavaş güzel günlerin yanında sorunlu günlerin de başlangıçlarına temeller atıldı.. Ben bu seneki gidişattan çook memnunum.. Eda-Oğuz aşkı, tadından yenmez durumundan hiç fire vermezken, çocukların sorunlarına da yer verip, onlara nasıl davranıldığını göstermiş olacaklar ailelere.. Aileler şöyle bir düşünecek “Hah bak Hüsamettin gördün mü, aynı bizim zıpır kız/oğlan” :D .. Şaka bir yana bizim evde 2 haftadır dönüyor bu tarz muhabbetler.. Benim de kardeşim ergenlik döneminde ve bir sinirli bir asi ki son zamanlarda “Hııııh Tolga Bey aynı Efe gibisiniz” diye başlayıp komediye vurarak, alttan alta mesaj yolluyoruz.. Yoksa direkt bir mesaj yolladık mı “iletilemedi!” mesajı geliyor da.. :D Demek ki belki de çoğu aile, çocuklarının üstüne çok giden ve tek sorunlu oymuş gibi davranan çoğu aile, sorunlarının sadece kendi çocuklarında olmadığını görecek ve daha dikkatli izleyip, belki de çocuklarına daha anlayışlı davranarak bizim Eda ve Oğuz’la beraber çözümler arayacaklar.. Genellikle ergenlik döneminde ailelerin tavsiyeleri gençlerin gözüne batar ama gençler İki Aile’yi izlerken bizzat kendilerini görüp, benzer davranışların sebep ve sonuçlarının görecekler.. Belki de davranışlarını değerlendirecekler.. Ee tabi izlerken de zevk alıp gülecekler.. Bir taşla iki kuş misali.. Yok yok bir taşla kuş katliamı gibi bir şey oldu bu:D Şaka bir yana valla İki Aile tam kıvamında, olması gereken yolda yürüyen TEK dizidir desem çok mu büyük konuşmuş olurum.. Emeğin taze kokusu, mesajın ince dokusu makbuldur demişler (ay bugün atasözlerini katlettim yaa:D).. Yeni sloganımız hayırlı olsun..

Ay ben iyice dağıldım yaa, tamam hemen dönüyorum.. Nerede kalmıştık?? 54. bölüme dönelim en iyisi.. Gelelim Ceren Hanım’ın davranışlarına.. Sanırım herkes sinir olmuş bu davranışlara.. Haklısınız da.. Ee onun da sebepleri belli.. Buğra’nın da dediği gibi özgürlüğüne düşkün olan ama kısıtlı özgürlüğü olan biz kız Ceren.. Düşünsenize sinemaya bile kendi başına gönderilmiyor... Tamam İstanbul’da çocuk yetiştirmek zor olsa gerek ama bu kadar da olmaz ki canım.. Kaç yaşında kız ama tek başına bir yere gitmesine izin yok.. Baskı değil ama fazla koruma bu Oğuz’un yaptığı.. Ceren özgür ama sadece köşkte özgür.. Hesap verdiği ve davranışlarının değerlendirildiği bir çevresi yok köşkte.. Ve Ceren’in tavırları –her ne kadar akıllı bir kız desek de- pek de anormal değil aslında.. Onun için yeni bir şey tatmak gibi.. Ve zevk veriyor tabi.. Liseden mezun olup da üniversitelere dağılınca daha belirgin, bir bir çıkıyor bu tavırlar.. Ailesinin yanındayken bir nevi özgürlüğü kısıtlanmış olanlar “fırsat buldukları an” teker teker ani bir açılmaya giriliyorlar.. Ve sonuçlar neler neler.. Nur sen de üniversiteye başlayacaksın yakında ve orada bol bol Ceren gibileriyle karşılacaksın.. Hatta çok daha beterleri.. Onunki de bu kadar ciddi olmasa da bu tarz bir şey.. “Fırsat buldu” ve değerlendirmeye başladı.. İyi ki erkenden belirdi bu tavırları çünkü ailesinin yanında ve eminim ders çıkarabilen akıllı bir kız olduğundan eninde sonunda ailesi sayesinde davranışlarını düzeltecek.. Ve bu da bir çok aileye örnek olacak yine.. Ben bugün bu örnek olma, aile ve toplum meselelerine takmış bulunmaktayım, hadi hayırlısı.. :D

Ama tabi ki iyimserliğimin asıl sebebi; zincirin başı İki Aile’yi model alıp, o sıcak havayı yansıtmaya doğru bir yönelme seziyorum bilmem siz de sezdiniz mi :D Dün Nur seninle konuşmuştuk sloganlar bile değişti, özlediğiniz sıcacık sevgi bağları ve nostalji, yeşilçam günleri.. Aa tanıdık geldi birden.. :D Aman yeter ki örnek alsınlar bu tarz faydalı yapımlar üretsinler daha ne isteriz..

Neyse.. Dönelim konumuza.. Bu bölümde “aşırı tepkiler” ön plandaydı.. Ee dedik ya “çatlak” bizimkiler diye, normaldir yani.. Eda’nın turist hanımefendiyle olan diyaloğu maşallah dillere destandı..

-What the hell are you doing here?
-Ayy, I'm sorry, sorry, yanlış oda..
-This is my room
-Sorry dedik ya allah allah, ben hamile bir kadınım.. Bir kadın hamile bir kadına bağırır mı canım aaa..

Valla pes diyorum başka bir şey demiyorum.. Türk turizmine bir balta vurduk hayırlı olsun :D Kadın turist olalı böyle bir şey görmemiştir yani.. Yazık yaa, kadın tatile gelmiş, koca Türkiye’de Eda’ya denk gelmiş.. Çatlak işte desek yeridir yani.. Kadına Türkler nasıl bilirsin deseler “Türk kadınları da hafif kırık galiba” (ayy Kırık Yaman Kırık aklıma geldi..:=)) diye başlayacağı kesin.. Fragmanda görünce bir turistle böyle konuştuğu aklımın ucundan geçmezdi yahu.. Pess.. Bu nedir yaa bir de kadını azarlamaz mı gir içeri diye.. :D Valla İclal Aydın’ı tebrik ediyorum bu sezona bomba bir giriş yaptı.. Geçen sezon İclal Aydın’ın komedi sahnelerinde bazen abartılı davrandığını, kahkahalarının bazen yapaya kaçtığını söylüyordum ben de ama bu sezon gördüm ki bir durgunlaşma var.. Tabi ki bu durgunlaşma iyi yönde.. İclal Aydın gelişiyor diyorduk ama bu sezon görüyorum ki koşar adımlarla bir değişiklik, gelişme yaşamış sanki.. 2 bölümde de oyunculuğuna hayran kaldım.. Hele Emre Kınay’la olan sahnelerinde çok daha rahat, çok daha sıcak gelmeye başladı.. Zaten iyilerdi ama bu sezon değişik bir havası var.. Belki de geçen sezon geçirdiği dönemlerden dolayı her ne kadar profesyonel davranmaya çalışsa da tam olarak kendini veremiyordu, bilmiyorum(ne de olsa o da her normal insan gibi yani:D).. Artık o da oynarken tam anlamıyla zevk alıyormuş, eğleniyormuş gibi.. İşte beklediğimiz İclal Aydın.. Aynen böyle devam..

Emre Kınay’a hiç hiç hiç girmeyeyim diyorum çünkü çıkamayacağım biliyorum.. :=) Replikler bu kadar güzel mi süslenir, bu kadar mı akıcı doğaçlama yapılır, bu kadar mı doğal mimikler ve tepkiler verilir diye sormaktan başka bir şey yapası gelmiyor insanın.. :D Haberi aldığındaki mimikler ve araya sıkıştırılan şaşkınlık replikleri süperdi.. Emre Kınay’ın senaryoya el attığı çok belli.. İyi ki dokunuşları var ve hissediliyor.. Bu sayede günlük konuşmaların sıcaklığını birebir hissedebiliyoruz.. Zaten oyuncu, senarist ve yönetmen arasındaki bu bağ ve ortaklık, fikir alışverişidir bu denli güzel bir yapımın oluşması.. Replikler demişken dikkatimi çeken bir başka şey daha var.. Şöyle kendimizi soyutlayıp “sadece” repliklere bakınca farkediliyor ki, genel anlamda süslü replikler etkileyici olsa da günlük hayattan çok uzak cümleler.. Bazı senaristlerin “bizim yazdıklarımızdan dışarı çıkılmamalıdır” diye prensipleri vardır, saygı duymak lazım ama İki Aile’deki ve diğer dizilerdeki repliklere şöyle soyutlanarak dikkatlice karşılaştırınca görülüyor ki arada çok farklılık var.. İki Aile repliklerinden resmen doğallık akıyor, süslü repliklerin yapaylığından bir gram bile yok.. Doğaçlama yapılması ve oyuncuların da kendi doğallıklarını katmasının çook önemli bir rolü var.. Günlük konuşmaların da sıcaklığıdır bu büyük başarı.. Eda-Oğuz gül sahnesi mesela.. Duraklamalar, esler ve replikler normal iki insan edasında.. Oğuz’un habere verdiği tepkideki replikler.. (Zekiye'ye koptum yaa:D) Aile arası muhabbetler bu kadar düzgün ve abartısız yazılır yani.. Ve bu kadar da içten güldürülür.. Reklam aralarında diğer dizilere göz atarken bakıyoruz da yok valla “kaliteli espri anlayışı” yok.. Ya küfür tarzı, ya karakteri rezil etme ya da abartılı hareketlere yüklenmiş hep komedi.. Ee böyle herkes güler.. Amaç gün içinde kullanılan sıradan davranışlar ve karakterlerle güldürmek.. Ee o zaman senaristlerimize bu havayı, mizahı, tarzı yakalayabildikleri için ve en önemlisi de kendilerini tekrarlamadan aynı düzeyde devam ettirebildikleri için kocaman bir tebrik alkışı gönderiyorum... Çok büyük saygı duyuyorum onlara.. Bence Fethi-Saygın tarzı diye bir tarz oluşmuştur hayırlı olsun..

Devamı geliyor..

BERNA
11-09-07, 23:46
Merhabalar dostlar

53. bölüm yorumlarım elimde olmayan teknik sorunlar yüzünden istediğim gibi tamamlanamadı ancak bu bölüm sitede bir acaiplik olmazsa bunu telafi etmeyi düşünüyorum. En çok da fragman yorumlarına katılamadığıma üzüldüm :icon_sorr

Bu bölüme gelirsem bölümü genel olarak yine çok beğendim. İleriki bölümler için ipucu verildi bol bol, aldığımız tüyoların nasıl şekilleneceği hakkında çok bilgimiz oldu. Bence en önemlisi evlilik ve anne-baba olmanın ne olduğu hakkında son derece gerçekçi ve bizden bir bölümdü. Dizilerde kavuşma olunca biteceği zihniyetine inat dizimiz yavaş yavaş yükseleceği belli olan temposuyla yeni sezona çok özenle hazırlanmış. Tebrikler tüm ekibe :happy0064

Diziye benim açımdan damgasını vuran iki sahne vardı. Birisi son derece sevindirici, diğeri ise son derece hüzün vericiydi. Eda’nın Oğuz’a haberi verdiği sahne çok hoşuma gitti. Tam Oğuzluk bir tepkiydi, duygularını ve sevincini saklayamadı. Sevincini tüm dünyaya haykırmak istedi ancak çocuklara söylemek için daha farklı bir ortam olması gerektiği konusunda Eda’ya hak verdi. Fatoş Ablamın bu konudaki tahmini neredeyse birebir tutunca gülümseyerek seyretmemek mümkün değildi. Eda’nın utanarak sıkılarak da olsa söylemesi sonrasında Oğuz’un abandone olup ‘hangi karım’ demesi karşısında çok fazla olmasa da (zaten o ortamda patlasa saçma olurdu çok) hafif sitemi çok hoştu.

Bölüme damgasını vuran ikinci sahne ise çalmayan telefon sahnesiydi. O kadar kızdım içki sahnesinde ancak Timur inat ettikçe ‘arasana artık’ demeye başladım. O nasıl bir hayal kırıklığıdır öyle. Çok kötü bir koca olsa da Yaman’ın aslanlarına olan sevgisini onlardan her bahsedişinde, hatta onları her düşünüşünde anlıyoruz. Yaman gelmeyen telefon için her ne kadar ‘anası aratmamıştır’ diyecek olsa da, aslında kendisinin hatalı olduğunu gayet iyi biliyor. Sadece bunu söyleyecek kadar cesur değil, kendisiyle yüzleşemeyen her kişi gibi başkalarını suçlamayı tercih ediyor. Umarım kendiyle yüzleşmesi konusunda attığı ilk adım olan içki ile olan savaşına devam eder. Oğuz'un iyi bir baba olduğu konusu aşikar ama oğlanların babaları da destek olursa çifte katmerli olur değil mi?

Yaman zaten derindi ama bu sezon karakter inanılmaz bir derinlik kazanmış. Zaten bence bölümün oyuncusu da Hakan Vanlı’ydı, oyunculuk yorumumun büyük bir kısmını ona ayıracağım :img-yes: Her neyse, Yaman’ın önce oğluna ulaşamaması nedeniyle de duyduğu yakınlıkla Şule’nin iyi haberine samimi olarak sevinmesi, bu arada onun adamını kıskanması, ağzını yoklamasını gülümseyerek seyrettim. Hep dedik bu Yaman Eda’ya nasıl sempatik geldi diye, bu bölümde anladım kendi adıma ;) Yaman’ı hiç böyle görmemiştik dedim. Ardından Şule karakterine sempatimin bir nebze azalmasına neden olan içki partisi sahnesi geldi. Umarım bu tip sahneler fazla olmaz ve de karakterler alkol yerine başka destekler alabilir. İlginç bir şekilde Yaman’ı çok alkollu gördük geçen sezon boyunca ama bu sahne hem tanıdık hem de detaylarda farklıydı. Her ikisi de dertlerini unutmak için içiyordu ama içlerinden gelen farklı bir neşe vardı. Flörtle süslenmiş olan yeni dostluklarının coşkusu vardı sarhoş hallerinde. Ve de iki oyuncunun müthiş bir uyumu vardı açıkcası. Hem kızdım seyrederken hem de hayranlıkla seyrettim.

Oğuz ve Eda’nın maddi sıkıntısı bu sezona damgasını vuracak ancak Ergin’in işler için son derece endişeli halinde bile kardeşinden öte dostu Oğuz’un baba olma haberine içten sevinci, bunu Eda ile paylaşması (Oğuz’un bu sırada acaba Eda kızar mı endişesi) çok şirindi. Bebeğim yatak odası takımını alacakmış :P Her neyse, Serpil’in diziye damgasını vurarak gidişi sonucunda yaşanan maddi sorunlar acaba bir tahminimiz vardı ortak konusunda o mu gerçekleşiyor diye sormama neden oldu. Özellikle şımarık büyümüş olan iki kızın buna alışması çok daha zor olacaktır daha önce hepimizin yazdığı gibi. Açıkcası hayatta aşk acısı dışında başka zorluklar da olabileceği mesajını vereceği için hikâyenin muhtemelen alacağı bu yeni dönemi heyecanla bekliyorum.

Oğuz’un videolu konferans sahnesinden Ferit ve Damla’nın isyan ettiği sahneye kadar olanlar dizimizin klasik mizah sahnelerinin en iyilerinden biriydi. Ferit ve Damla hiç kimseye görünmediklerini sanırken Oğuz kapının arkasından, Ergin de ta İstanbul’dan onları görmekte ve duymaktadır. Özellikle Ergin’in laptopu hızla kapattığı sahnede çok güldüm. Keşke nasıl Oğuz ile Ergin’in MSN görüntülerinde olduğu gibi Ergin’in tepkilerini de o küçük kameradan da görseydik. Bu arada MSN görüntülerinin gösterildiği sahneyi de çok sevdim hem estetik açıdan hem de diziye Oğuz’un gözü olarak girebilmemiz açısından. Ferit’in ‘babacığının’ sesini duyduğu andan sonraki muhteşem monologu harikaydı. Önce dışarıda zannedip patatesler ısmarladı aç kalmamak için, sonra niyeyse eğitim marşını söyledi ve sonra benim kahkahalarla güldüğüm soruyu sordu. ‘Büyük mü küçük mü?’ :img-hyste Yani böyle bir soruyu bile şirin olarak sorabilen Ferit karakterine can veren Öner Erkan’a hayran olmamak da elde değil. Sabutay adını duyunca çıldıran Ferit’ten ne kadar farklı olduğunu düşürsek oyuncunun başarısı ortada diye düşünüyorum.

Bağlama düşmanı Sabutay’ın temiz sayfa açma çalışmalarının samimiyetine inansam da, bunun işe yarayacağı konusunda en ufak bir ümidim yok gidişata bakınca. Gerçi Sabutay buna Damla’yı inandıracak gibi geliyor. Ferit Sabutay’a şimdilik hiçbir şey yapmamışken sataşınca Damla’yla sorunlar yaşayacak belli ki. Damla’nın hisleri konusunda kafası karışacağını düşünmüyorum ancak Ferit’e güvenini yitireceğini düşünüyorum. Sabutay ve salaklarına dönersek Ahmet Kaya havasında olan arkadaşın ısrarla bağlama almasını takdir ettiysem de bu konudaki esprileri ve de türkü söylemesini pek komik bulamadım. Özür dilemek için yanına gittiği anda ise güldüm. Sabutay yeni kıyafetiyle de beyaz bir sayfa açıyor belli ki ;) Şaka bir tarafa, Sabutay karakterinin geri gelmesi mantıklı olmuş Ferit’in dengesini bozabilecek tek karakterdi. Psikopatlaşma yolunda gitmediği sürece ona sinir de olmuyorum şimdilik.

Bir evliliği güzel anlatan bir şarkı seçilmiş fragman için ‘İkimiz bir Fidanın Güller Açan Dalıyız’. Bir yuvanın en güzel çiçekleri, gülleri çocuklar olmalı diye düşündüm bölümü izlerken. Bir taraftan büyük mutluluklar yaşatırlar, bazen de dikenli bir gül gibi canımızı acıtırlar yaşadıkları ve yaşattıklarıyla. Tüm sahneler gerçek ve bizden ama sanki çocukların olduğu tüm sahneler daha mı gerçek ne? Evliliğin güllerine, çocuklarına ve şimdilik unuttuklarıma ayrı bir mesajda değineceğim ;)

GizemliSahne
11-09-07, 23:56
Gelelim Hakan Vanlı’ya.. Off ki ne off diyorum.. Harika bir oyuncu kendisi.. Tiyatroda da bizzat gidip izleyeceğim.. Acayip doğal, acayip akıcı bir oyunculuğu var.. Her tarzda çok güzel bir oyunculuk çıkaracağından emin olduğum nadir oyunculardan.. Şimdiye kadar nerelerdeymiş, bizi mahrum bırakmış kendisinden.. Ve İki Aile Cast grubuna da kocaman bir teşekkür yolluyorum oyuncu seçimlerinden dolayı.. :D Her seçim muhteşem.. “Şule” karakterine seçilen Güneş Hanım’ın duruluğuna da hayran kaldım valla.. Çok farklı bir havası var.. Daha iyi bir oyuncu olabilir miydi diye düşünüyorum.. Yok yani.. Bu kadar yerinde bir seçim olabilir.. Bu karakteri aynı Yaman karakteri gibi sırtlayıp götürebilecek bir oyuncu.. Seyircinin kızamayacağı, nefret edemeyeceği bir karakteri üstünde ancak bu hanımefendi taşıyabilirdi.. Hem yüzü eskimemiş, hem de sağlam bir tiyatrocu kendisi.. Köklü, sağlam ama eskimemiş yüzler seçmek İki Aile havasını oksijenle dolduruyor.. Ve o sahneler.. Telefon sahnesinde herkesin yüreğini titreten esinti yönünü şaşırmamış anlaşılan ve amaca ulaşılmış.. Hakan Vanlı ve Güneş Berberoğlu ikilisini izlemek bana çok büyük keyif verecek.. Seçim harika.. Karakter hakkında kesin çizgiler çizilmese de ondan nefret edemeyeceğimiz bir oyuncu..

Oyuncuları bir kenara bırakıp, konuya dönelim yine.. 53. bölüm 54. bölüme göre daha romantik daha aşk doluydu.. Aslında böyle olması normal, giriş bölümüne yakışır bir gidişatı vardı.. Ama bu bölüm benim biraz daha farklı bir beklentim vardı.. Öyle büyük bir şey değil tabi ki.. Bölüm kesinlikle doyurucuydu ama ben Eda-Oğuz 1 günlük ayrılığına çok daha fazla özlem yüklenir diye bekledim.. Yani telefon konuşmalarına diyeyim.. Hem eskiye bir selam, hem de yeni evli çiftlerimizin ilk ayrılığına tatlı bir özlem eklenebilir diye düşünmüştüm.. Üstelik Eda hamile.. Bilmem sizler nasıl düşündünüz ama bence çok daha iyi kullanılabilirdi bu ayrılık.. Neyse artık geçti gitti hala konuşuyoruz biz de pek alemiz haa :D

Ferit-Damla cephesine gelince Ferit’in ani bir evlilik kararı havası sezdim ben de Şule.. Ohh bu arada da Kuşadası geçişleri de çok hoştu, özellikle gece olanı.. Güvercin Ada’nın ve o ışıkların uyumu nedense bir ayrı güzel geldi gözüme.. İki Aile’de izlediğim için midir ne? :D Valla Yılancı Burnu’ndan olan o açı çok hoştu.. Aman neyse Ferit-Damla aşkına gelince ona da biraz daha duygu yüklenmeli diye düşünüyorum.. Gözlerde hissettirilmeli daha çok.. Yuvarlanıp giden iki aşık gibiler doğal olarak Oğuz sayesinde ama aşklarını gizli olsa da biraz daha etkili yansıtabilirler sanki.. Her iki oyuncunun da yeri geldiğince “aşık” rolünü çok iyi oynadıklarını biliyoruz ve daha fazla öne çıkarabilirler 2 karakterin bu yönlerini.. Sanırım burada iş biraz senaristlerimize düşüyor..

Ayy valla yoruldum ya.. Daha söylenecek çok şey vardır ama şimdilik aklıma gelenler bunlar.. Öner Erkan'a diyecek söz bulamıyorum artık, aştı kendini iyice.. Zırvalamak dedikleri bu olsa gerek.. Tepkiler yere göğe sığmadı.. Ve Küçük mü Büyük mü replikleri, beden dili ve surat ifadeleri kırdı geçirdi bizi.. Eda'nın Timuuuuur çığlıkları, Oğuz'un heyecanını denizde söndürmesi ve sayamadığım bir çok şey.. Tek kelime ile mükemmeldi.. Diğerlerinden zaten sizler çok güzel bahsetmişsiniz.. Ellerinize sağlık.. Yeni gelen arkadaşlarımıza da hoşgeldiniz diyorum..

Ayrıca geyik takımı Nur, Nuray, Şule ve Nurdan’a, sevgi çiçeklerinden sorumlu Aysun’a (forumun bahçivanı mı desek artık sana:D), güzel yorumlarını esirgemeyen aile büyüklerine, isimlerini sayamadığım tüm arkadaşlarımıza ve tabi ki forumun direği Buğra’ya selamlarımı ve teşekkürlerimi yolluyorum..

Not: Aman da aman Nuray’cım senden iltifat alınca bir garip oldum yahu.. Alışkın değilim ya o bakımdan yani.. :D Şaka bir yana çok sağol canım.. Valla ne yazacağım, nasıl toparlayacağım bilemiyorum birikince, artık içimden ne gelirse yazıyorum.. Gönül ister ki size katılayım ama 55. bölümden sonra artık..

Ve ve ve Aysun’cum.. Sen de hoşgeldin canım iyiyim işte n’olsun.. Grip aşısı oldum, grip olmayı bekliyorum.. :D Şaka bir yana valla bu kuraklıkta hayali sel pek makbule geçti.. :D Yorumlarını özlemişim.. Bundan Ramazan geceleri mekanımız buralar olacak anlaşılan.. Güzel olacak güzel.. :img-wink:

Müge sana da selamlar.. Yine sıcacık bir yorum yapmışsın.. Fatoş Abla’yla da tanışmanız çok değişik bir deneyim olmuştur.. İyi kaynatmışsınızdır.. Bir ara anlatırsınız bize de.. :img-wink:

Ve gelelim en önemli bölüme.. Başta oyuncularımız, senaristlerimiz, yeni yönetmenimiz ve tüm set ekibine emeklerinin boşa gitmediğinden emin olmalarını ve ortaya çıkardıkları işten dolayı gurur duymalarını istiyorum.. Hakediyorlar çünkü.. Hepsinin alından akan alın terlerine değiyor çünkü ve hepsini tek tek kutluyorum.. Başarılarının da devam edeceğinden hiç şüphemiz yok.. Emeklerine sağlık..

Kalın sağlıcakla.. Görüşmek üzere..

ömrüm
12-09-07, 09:30
Merhaba arkadaşlar uzun zamandır forumu takip ediyorum yorumlarınızı büyük bir zevkle okuyorum....ve artık bende bu ailenin içine dahil olmak istiyorum kabul ederseniz.....:img-blush


Tatilde birbirlerine giren Ceren ve Efe krizi köşkte de devam etmektedir.Oğuz ise Ceren’e iyi bir ders vermek için bir cep telefonunu alır,internet bağlantısını keser ve bir dizi yasaklar getirir.

Bence bu cerenin daha agresif olmasına neden olur ve işe fazla yaramaz gibime geliyo....Bakalım ne olcak....

Köşkte tam bir curcuna vardır.Tatil öncesi başlayan tadilat bitmiştir şimdi sırada yerleşme telaşı vardır.Çocuklar arasında oda paylaşma kavgası yaşanır.

Köşkün yeni halini çok merak ediyorum ben yaa....umarım o sıcak atmosferi kaybettirmicek değişiklikler yapılmıştır köşke......Çocuklar arasındaki bu oda paylaşması nasıl olucak acaba ? malum efe ve timur çekingen ve hep geri planda kalmayı tercih ediyolar şu oda bizim olcak diye tutturcaklarını sanmıyorum ben...E bu durumda hangi çocuklar arasında olcak ki oda kavgası..??


Nişanlısı Damla ile bir rahat görüşemeyen Ferit ise bir çılgınlığa kalkışır amacı Oğuz’un baskısını tamamen ortadan kaldırmaktır.Damla ise bu şok karar karşısında ne yapacağını bilemez....

Ferit'in aldığı karar evliliktir bence de ama damlanın bunu kabul edeceğini düşünmüyorum......Yani babasına haklı olarak tepki gösterdi ferit'e karşı davranışından çok rahatsız olduğunu anlattı ama sırf babasının baskına engel olmak, ve buna karşı koymak için paldır küldür evlenceğini sanmıyorum.....Hem bu durumu toparlamaktan ziyade herşeyi çok daha karışık bir hale getirir....

Evdekilere belli etmeyen Oğuz’un ise canı başka bir konuda çok sıkkındır..

İşle ilgili bir sıkıtı olduğu belli bu konunun......Anlaşılan çok başı ağrıcak oğuzun bu konuda....


Eda ise çocukların hamileliğini nasıl karşılayacağını konusunda endişelidir.Oğuz ise bir an önce söyleme taraftarıdır.Kalabalık aile bir araya geldiği ilk akşam yemeğinde Oğuz ağızındaki baklayı çıkarır.


İşte geldik en mühim yere....Merve ve cerenin tavırlarını düşüncek olursak bebeği kabullenmeleri biraz zor olcak...Üstelik daha evliliği tam anlamıyla kabullenememişken.....Damla yaş itibarıyla (kendince) haklı olarak tepki göstercek....Ben en çok timur ve efenin tepkisini merak ediyorum açıkcası....:icon_whis

Müge
12-09-07, 11:32
Herkese merhaba…Umarım herkesin keyfi yerindedir….Nazar’ın Nuray ile yazıştıkları yazıları okudum Nazar Ferit konusunda haklısın bakalım nasıl bir bomba patlatacak…Bu arada daha önce hoş geldin dedim mi hatırlamıyorum ama bir kez daha hoş geldin..

Pelin’cim ne güzel yazmışın yine öyle oyuncuların performansları ile ellerine sağlık…Ne yalan söyleyeyim ben senin gibi bu kadar güzelini yazamam….

Berna’nın yorumunu görünce yaşasın aramıza geri döndü dedim çünkü bana demişti en kısa sürede yorum yazacağım diye…Berna’cım gözümden kaçan bir repliği yazmışın yazında okuyunca çok güldüm..Ferit ve Oğuz arasında geçen sözler….. “Büyük mü küçük mü?”
Evet burada ben de çok gülmüştüm:)…Zaten Öner Erkan bu işte usta canım …Ferit karakterine o kadar alıştık ki bir gün bir başka dizide izlesek aaa Ferit’in yeni dizisi diyeceğiz…Tıpkı Fincan hala gibi(Anlarsın sen)Berna’cım daha sık İki Aile’ye yazman dileği ile hoş geldin…


Nuray’cım sen hep buralarda ol senin yazılarını okumaktan büyük bir keyif alıyorum…

Nur,Pınar;Murat ,Burçin ellerinize sağlık özet yorumlarınızı keyifle okudum…

Gitmeden önce bir iki sorum olacak…Dün gece uyumaya çalışırken aklıma geldi..

1.Merve mi daha büyük yoksa Timur mu daha büyük..?Efe mi daha büyük yoksa Ceren mi? Şimdi kardeş oldular evet…Efe Ceren’e ağabeylik taşlıyor iki haftadır..Aklıma takıldı bir bilen arkadaş varsa yazarsa çok sevinirim..

Diğer merak ettiğim konuda …

2.Köşkteki gizli oda yani kapısı hiç açılmayan oda..İki Aile’nin ilk bölümündeki Oğuz’un köşke girdiği hayalinde eskileri yad ettiği ailesini hatırladığı oda olabilir mi acaba?

Bu sorumu da bilen bir arkadaş cevap verirse memnum olurum…Şimdiden teşekkürler…

Şimdilik benden bu kadar yine geleceğim..
bye

pinarsayü85
12-09-07, 11:50
Herkese merhaba…Umarım herkesin keyfi yerindedir….Nazar’ın Nuray ile yazıştıkları yazıları okudum Nazar Ferit konusunda haklısın bakalım nasıl bir bomba patlatacak…Bu arada daha önce hoş geldin dedim mi hatırlamıyorum ama bir kez daha hoş geldin..

Pelin’cim ne güzel yazmışın yine öyle oyuncuların performansları ile ellerine sağlık…Ne yalan söyleyeyim ben senin gibi bu kadar güzelini yazamam….

Berna’nın yorumunu görünce yaşasın aramıza geri döndü dedim çünkü bana demişti en kısa sürede yorum yazacağım diye…Berna’cım gözümden kaçan bir repliği yazmışın yazında okuyunca çok güldüm..Ferit ve Oğuz arasında geçen sözler….. “Büyük mü küçük mü?”
Evet burada ben de çok gülmüştüm:)…Zaten Öner Erkan bu işte usta canım …Ferit karakterine o kadar alıştık ki bir gün bir başka dizide izlesek aaa Ferit’in yeni dizisi diyeceğiz…Tıpkı Fincan hala gibi(Anlarsın sen)Berna’cım daha sık İki Aile’ye yazman dileği ile hoş geldin…


Nuray’cım sen hep buralarda ol senin yazılarını okumaktan büyük bir keyif alıyorum…

Nur,Pınar;Murat ,Burçin ellerinize sağlık özet yorumlarınızı keyifle okudum…

Gitmeden önce bir iki sorum olacak…Dün gece uyumaya çalışırken aklıma geldi..

1.Merve mi daha büyük yoksa Timur mu daha büyük..?Efe mi daha büyük yoksa Ceren mi? Şimdi kardeş oldular evet…Efe Ceren’e ağabeylik taşlıyor iki haftadır..Aklıma takıldı bir bilen arkadaş varsa yazarsa çok sevinirim..

Diğer merak ettiğim konuda …

2.Köşkteki gizli oda yani kapısı hiç açılmayan oda..İki Aile’nin ilk bölümündeki Oğuz’un köşke girdiği hayalinde eskileri yad ettiği ailesini hatırladığı oda olabilir mi acaba?

Bu sorumu da bilen bir arkadaş cevap verirse memnum olurum…Şimdiden teşekkürler…

Şimdilik benden bu kadar yine geleceğim..
bye


ik başta aramıza yeni katılan Ömrüm' e ve burhan_altıntop'a hoşgeldin demek istiyorum:happy0064


ilk soru için mügem;

bana kalırsa merve ile timur aynı yaştadır:img-blush
efe ise cerenden büyüktür 1 yaş falan:img-yes:

ikinci soru için;

hiç dikkat etmedim,heralde bu oda,ailesinin yatak odasıdır,oğuz,burayı eda ile yatak odaları yapmak istiyor:good:

bye

burhan_altıntop
12-09-07, 12:20
Herkese merhabalar..Bende aranızda yeniyim..

Tatilde birbirlerine giren Ceren ve Efe krizi köşkte de devam etmektedir.Oğuz ise Ceren’e iyi bir ders vermek için bir cep telefonunu alır,internet bağlantısını keser ve bir dizi yasaklar getirir.

Ceren artık ileri gitmeye başlamıştı..Efe'ye söylediği sözler çok ağırdı.Oğuz'u bu konuda haklı buluyorum.Ama bu ceza Ceren'i daha do çok delirtebilir..

Köşkte tam bir curcuna vardır.Tatil öncesi başlayan tadilat bitmiştir şimdi sırada yerleşme telaşı vardır.Çocuklar arasında oda paylaşma kavgası yaşanır.

Yeni sezonun köşk siftahını en sonunda yapıyoruz.Köşkün yeni halini çok merak ediyorum açıkçası.Özellikle de oda paylaşımını..?


Nişanlısı Damla ile bir rahat görüşemeyen Ferit ise bir çılgınlığa kalkışır amacı Oğuz’un baskısını tamamen ortadan kaldırmaktır.Damla ise bu şok karar karşısında ne yapacağını bilemez....

Ferit'in düşüncesi evliliktir büyük ihtimal..Ferit bu düşüncesiyle Oğuz'un baskısını kırmak yerine onun daha çok nefretini kazanabilir.


Evdekilere belli etmeyen Oğuz’un ise canı başka bir konuda çok sıkkındır..

Bu sorunda reklam ajansıyla ilgilidir.Oğuz'un işleri gerçekten kötü gidiyor.Eda yeniden Kafe'yi işletmeye başlıycak gibi...


Eda ise çocukların hamileliğini nasıl karşılayacağını konusunda endişelidir.Oğuz ise bir an önce söyleme taraftarıdır.Kalabalık aile bir araya geldiği ilk akşam yemeğinde Oğuz ağızındaki baklayı çıkarır.

Bu duruma çocukların tepkisi fazla olucaktır.Özellikle de kızların..(Damla hariç)

ggnibsgk
12-09-07, 18:36
İyi Akşamlar İki Aile Ailesi:)

Ohh valla yine muhteşem yorumlar gelmiş..Hepiniz süpersiniz yaa!...Hemen yorumlarınıza kısaca değinelim bakalım…Öncelikle Pelinnn….

Aa canım ne demek şimdi sen misafir sayılırsın bi 55. bölümden sonra gell o zaman hesaplaşıcazz seninle.Şimdilik iyi davranyorumm…Malum Ramazan ayına da girdik saylırr…İyi davranmak lazım insanlara dimi?...;)

Yorumun yine süper bu arada!..:P Valla oyuncu yorumlarını zevkle okuyorum hep söylüyorum yani!..Hayatta beceremediğim şeyy !... Bi Buğra bi sen zaten aaa!...ehuehue…

Bu arada bir de Fethi-Saygın tarzından söz etmişsin…Valla süpermiş..Bu tarzı bütün dünyaya tanıtabiliriz bence…(Dubai’ye gitti bile zaten ehuehue;)) Amaa daha kolay söylenebilecek bi isim bulmamız lazım…İsim diyince aklıma direkt yazın yaptığım isimleri birbirine karıştırma işlemi geldi…Burda da Fetsay i kullanabilirzz…(Fiitseyy diye okunuyoo İngilizce düşününce biraz garip bi anlam olabilir söylenişinden ama olsun yani :img-hyste ) Ayy bak ben saçmalamıycaktımm gine saçmaladım yaaa!...Senin yüzünden hepp Pelin!...)

Veee Berna! Sen de bölüm yorumunla gelmişsin…Zevklee okudum canım süper gerçekten…Yaman’lı sahnelerde kesinlikle aynı şeylerriii düşünmüşüz…Yaman ne kadar gıcık biri olsa da Timur aramam diye inat ettikçe ben de köttüü oldum yani…

Şimdi de burhan_altintop ve ömrüm aramıza hoş geldinizz ikiniz dee!...Özet yorumlarınızı büyük bi zevkle okudum gerçekten….Ellerinize sağlık:)

Vee Müge’cim inşallah canım ehe:)
Hemen sorularına da cevap veriyim canım bildiğim kadarıyla…

1.Merve mi daha büyük yoksa Timur mu daha büyük..?Efe mi daha büyük yoksa Ceren mi? Şimdi kardeş oldular evet…Efe Ceren’e ağabeylik taşlıyor iki haftadır..Aklıma takıldı bir bilen arkadaş varsa yazarsa çok sevinirim..

Merve vee Timur Pınar’ın da dediği gibi aynı yaştadır ama ay olarak bilemiycem yani…Sahi aynı sınıftalardı zaten Merve’yle Timur!...Ceren ve Efe’ye gelirsek Efe daha büyük hatta Efe bu sene Öss’ye giricek ama Ceren girmiycek!...

2.Köşkteki gizli oda yani kapısı hiç açılmayan oda..İki Aile’nin ilk bölümündeki Oğuz’un köşke girdiği hayalinde eskileri yad ettiği ailesini hatırladığı oda olabilir mi acaba?

Müge’cim olabilir neden olmasın yani sen istedikten sonraaa:)Yönetmenimizin bu odaları nası kullanıcağını ben de merak ediyorum açıkçası bakalım hep birlikte görücezzz=)

Evet şimdilik bu kadar benden hoşçakalınbye

ggnibsgk
12-09-07, 18:48
Selamlar yine ben aklıma bi kaç şey geldi de onları bi kısaca yazıyım öyle gidiyim dedimm…ehe…

Şimdi efendim Ramazan geldi malum..Şimdiden Ramazan-ı Şerifleriniz hayır olsun efendim…:)

Bi de bunun İki Aile’yle bağlantısını kuralım…Ramazan sahneleri hemen bu hafta başlar mı bilmiyorum..Bencee gelecek haftaya sarkabilir…Tabii biz doya doya izlemek isteriz ama bu bölüm değinicek o kadar konu var kiii oruç tutmaya vs ye sıra gelir mii bilmiyorum…:)

Bir diğer konu ise şimdi Efe ve Ceren arasındaki olay kolay kolay kapanıcak gibi ddiiill ama çok da fazla uzamasını da istemeyiz yani…:img-yes:O zaman sizce bu konunun kapanması için Ramazan bayramı bölümü nasıl olur?...

Ceren, Arda sevdasından o zamana kadar vazgeçer mi bilmiyorum ama(aslında biliyorum vazgeçmez=)) neyse ama Efe’ye haksızlık ettiğini fark edebilirr:good:… Ve Ramazan bayramında şööylee duygu dolu bi bayramlaşma izleriz biz de Ceren ve Efe arasında:)

Bir diğer değinmek istediğim konu ise, efendim:P Efe’nin Öss’ye girmesi…Şimdi eğitim sistemi malum…Efe’nin dershaneye gitmesi gerek…Ee Oğuz’un durumunun nereye gittiği de malum sizce Efe’nin dershaneye gitmesiyle ilgili bi sorun yaşanabilir mi?...Ya da Efe Oğuz abisine destek olmak için dershaneye gitme hakkından feragat edebilir mi?…Ayy bugün hep duygusal sahneler geliyoo aklımaaa!.........

Evet artık çıkıyorum hoşçakalınbye

bugra9
12-09-07, 19:07
Herkese Selamlar ….

Bu Satırları neler yazıldığından,neler çizildiğinden bihaber olarak yazdığım için sizlerin yorumlarınızda ki altı çizilecek konuları bir başka zamana bırakmayı uygun gördüm…Ama eminim ki yine birbirinden nitelikli ve okudunduğu anda bak bu yönden düşünmemiştim diyebileceğim yorumlar gelmiştir…

En önemlisi de galiba tüm satırların “Candan” yazılması…Pazartesi gecesi buna bir kez daha şahit oldum…Bölümün hemen ardından sıcağı sıcağına gelen yorumlarda satırlara yansıyan duygular çok yalın ve coşkuluydu…Bunun bir sebebi,hatta büyük bir sebebi dizimizmidir…?...Kesinlikle öyledir…

Bir yapım,İnsana kendini iyi hissettirebiliyorsa,gönüllere şerbet misali akabiliyorsa,O proje kendi amacına ulaşmış demektir…

O zaman Hikayemiz’in 54.Bölüm’ü ne doğru şöyle bir uzanalım bakalım…:img-yes:

Bölümün kuşkusuz en önemli hikayesi,bundan sonra dizimizde büyük yer edinecek olan “Bebek” müjdesinin verilmesi oldu…Elbette bu hikaye’nin devamı ve asıl önemli kısmı ilerleyen bölümlerde işlenecek…
Eda’nın da kendi kendine sorguladığı gibi,ergenlik çağında iki genç ve henüz bu evliliğe alışamamış iki bücür var…Ferit’i,Damlası derken,henüz ortalık darmadağın iken Eda’nın bebeğin bu ortama nasıl düşeceğini sorgulaması çok doğal…En önemlisi de gerek Oğuz,gerekse Eda belli yaşa gelmiş ve henüz yeni bir aşı tutturmaya çalışan aile reisleri…

Henüz bu gemi tersaneden yeni çıkmış,alışma süreci geçirirken hiç hesapta olmayan yeni bir yolcu tüm dengelerin bozulup yeniden kurulmasına sebep olacak…Bu bölümde Eda ile Oğuz’un bu sorgulamasını tam anlamıyla,enine boyuna izleyemedik ama önümüzde ki bölümlerde “Sevinç” yerini gerçeklere bıraktığı anda çok daha net görme şansına erişeceğiz…O zaman bizde bu gerçekleri en azından bu yorum için erteliyelim ve bu güzel haberin verildiği sahnede şöyle bir duraklıyalım…
Eda’nın bu müjdeyi “veremeyişi” beni eskilere götürdü…Hatırlarsanız Oğuz’da Eda’ya yüzük almaya karar verdiği bölümde bu sürprizi gerçekleştirme çabası da hatırı sayılır derecede sancılı geçmişti…Senaristlerin sıkça kullandığı bir yöntem…Bu sayede ardından gelen Mutluluk çok daha etkileyici ve sahici oluyor…Böylece her Mutluluğa bir anı,bir hatıra sığdırmış oluyor senaristlerimiz…

Bu yüzden yine “Çocuk” haberi “Çocukları” yüzünden gecikmeli verildi…Zaten dizimizde ki en büyük çatışma unsuru yürekleri genç aşıkların her hikaye’de çocuk engeline takılmaları oluyor…Böylece eğer anne baba isen ve toplamda miktar böyle katlanıyorsa bazı fedakarlıklar yapmak zorundasın gibi bir kanı oluşturuyor…Tabi Eda’nın daha fazla dayanamayıp Efe ile Timur’u püskürtme yöntemini tamamen Eda’nın çaçaronluğuna bağlıyorum…Söz konusu bu çaçaronluk olunca ortada
“genel kanı” diye bir şey kalmıyor…

Eda’nın ağzında ki baklayı kendi tabiri ile “Manidar” biçimde çıkarması ve Oğuz’un kısa süreli inanamama hali izleyicinin gözünde sanki bir akrabasına bu müjde veriliyormuş hissi verdi…Bu müjdenin ardından izlenebilecek iki yol vardı Emre Kınay ve Hülya hanım adına…
Birincisi Oğuz’un şok geçirip donup kitlenmesi,ikincisi ise izlediğimiz gibi coşkusunu üstüne vura vura ekrana yansıtması…Oğuz’un tamamen tepkisiz kalması elbette Emre Kınay Faktörü ile yine komediyi getirirdi…Ama bu “Tepki”yi geçtiğimiz bölümlerde
Emre Kınay’dan izlediğimiz için tekrara düşmek olurdu…

Fakat şimdi şöyle bir kafamdan geçiriyorum…

Oğuz karakterinin bu denli mutluluğuna,mutluluktan öte coşkusuna ilk kez şahit olduk…Köşkü satın aldıktan sonra arabada babası ile sevincini paylaştığı sahne vardı o sahnede bile böylesi bir coşku izlememiştik…Zaten verebileceği en güzel tepkiyi verdi ve Mutluluğu Bodrum suları ile paylaştı…Söz konusu sahnede İclal Aydın’ın tepkileri ise gayet samimiydi…Yaşının getirdiği hassasiyet ile utanma ve yüzünü kapatma ihtiyacı duydu ve her iki oyuncu da atmosferi biz ekran başında ki izleyiciye geçirmeyi başardı…

Sezon’un ilk bölümünde Hikaye dağılımı iki cepheden veriliyordu…Birincisi Tatilde ki Ailemiz,ikincisi ise Hastanede ki Yaman ve Şule…Bu bölümde Hikaye’nin genişlemesi ile senaristlerimiz gaza basarak cepheleri yaydılar…Sabutay ve adamları da tekrar bir tempo tutturarak Bodrum-Kuşadası hattında gayet bol malzeme ile Sezon boyunca izleyeceğimiz konuların çıkış yolunu göstermiş oldular…Oğuz’un da işlerin kötüye gitmesi sebebi ile İstanbul’a dönmesi Eda’nın üzerine evliliğin ardından ilk kez büyük bir sorumluluk yükledi… Ceren kaybolduğunda Eda ile Resepsiyonist arasında geçen diyalog ile Eda’nın henüz kızları “Emanet” olarak görmesi ise bana çok gerçekçi geldi… Bu süreç bir imza atmakla kapanmıyor…Bugün çocukların evliliğe henüz alışamadığından dem vururken görmemiz gereken bir diğer gerçek ise henüz Eda ile Oğuz’un da alışamaması…
Bu sezon Hikaye’nin bu yönü müthiş bir gerçekçilik ile sunuluyor…Açıkçası bu kadar ayrıntılı ve çok yönlü işleneceğini tahmin etmemiştim…Fakat Senaristlerimiz doğru yolda…İki Aile karışımında bir parçada gerçekçilik olduğunu unutmayalım…Her ne kadar Hayali bir hikaye anlatılıyorsa anlatılsın karakterlerin zaman içinde ki derinleşmelerini görmezden gelemeyiz…
Nasıl Yönetmenlerimiz hikayeyi ve sahneleri bambaşka açılardan çekiyorlarsa,senaristlerimizde aynı işlemi kağıt üzerinde yapıyorlar…Alıyorlar karakterleri önlerine yepyeni yönlerini dışa vuruyorlar…Sonuçta hiç tükenmeyecek bir kaynaktan besleniyorlar…İnsanlar çeşit çeşit,huylar türlü türlü…Yıllar yılı insan davranışı adına kesin bir kanı koyulamamışken senaristlerde bu geniş yelpazeden İki Aile sınırları içinde faydalanıyorlar…

"İnsanın her halini gördüğümüz dizi" diyebiliriz İki Aile için…Çünkü ciddi ciddi hiçbir karakter için kesin konuşamıyoruz…Hiçbirini tam olarak çözemedik,şöyle yapar,böyle der dediğimiz anda değişen durumla paralel değişen tutumları halen şaşırtmaya devam ediyor…Üstelik bu değişimler nekadar keskin olursa olsun izleyiciyi rahatsız etmeden veriliyor…An geliyor o karakterin neden öyle yaptığını anlayabiliyoruz…Sebebini kestirebiliyoruz…Böylece kopukluk olmadan gerçek bir hikayeyi komedi platformunda izlemenin keyfini sürüyoruz…

Zaten İşin Komedi yönü emin ellerde…Karakterler her duruma müsait…Ani değişimleride profosyonel oyuncular sırtlanınca kusursuz bir akış içince usta Yönetmenlerin elinden “Sağlam bir Hikaye” izliyoruz…Senaristleri tebrik edeceğim bir diğer konu ise
“Hikayenin yeni döneminde ki” bu değişimlerini Bodrum Sahneleri ile renklendirmeyi başarmaları…Benim Sezon açılmadan öncede söylediğim gibi Bodrum’a gitmekle iş bitmiyor…Hatta işin zor kısmı tam bu noktada başlıyor…Bodrum’u duyunca izleyicinin beklenti haliyle yüksek oluyor…Hem bu yeni duruma ilişkin gerginlikleri vereceksin hemde Mekan Bodrum olduğu için beklentiler doğrultusunda hikayede ki rengi eksik etmeyeceksin…İşte Senaristler müthiş harmanladı her iki durumuda…Bodrum tatili güllük gülüstanlık “Mutlu Aile Tablosu” biçiminde verilmedi…Hem yeni başlangıçlara adım atılırken hemde Bodrum’un atmosferi hissettirildi…
Buna örnek Ceren’in Yaz aşkı,Ferit ile Damla’nın isyanı ve Sabutay ile bir şekilde yolların kesişmesi,Şule’nin oğlu ile Ceren’in filizlenen hikayesi…Tüm bu hikayelerin merkezinde ise Bodrum var…Sanki bu hikayeler Bodrum’a gidilmeseydi işlenemeyecekti…

Elbette İstanbul’da bambaşka biçimlerde işlenecekti ama gerek sezon başında ilgiyi canlı tutmak adına gerekse diziye verilen emeğin gösterilmesi adına Bodrum bölümleri misyonunu tamamlamıştır…

Sezon’un giriş bölümleri formüle dökülürcesine kusursuz işlendi…Arada hiçbir kopukluk olmadan sağlam bir kurgu ve kesişen yolların inandırıcılığı ile bir çarkın dişlisi gibi tıkır tıkır işlendi…Bu hafta Damla ile Ferit’in Kuşadasına giderken Damla’nın şahin’i görüp Sabutay’ı hatırlaması ardından Pazarda 1.salağın Damla ile karşılaşması gerçek anlamda etkileyici bir atmosfer oluşmasına sebep oldu…Üzerinde düşünüldüğü belli hikayeler izledik…Atılan her bir adımın,söylenen her bir sözün bir anlamı vardı ve izleyiciyi düşünmeye itti…

Bu bağlamda Bodrum’a veda olan Sezonun ikinci bölümü benim fazlası ile Hoşuma gitti…Bu bölümde Eda’da Merve’yi dinleyerek rahatsızlığını öğrenmiş oldu…Kuşkusuz bundan sonra hem kendinin hemde Oğuz’un davranışları aldığı bu tüyo üzerinden şekillendirecektir…Eda’nın Merve ile konuşurken söylediği sözler altı boş ve sırf söylenmesi için sarfedilmiş cümleler değildi…Tam anlamı ile aslı olan ve gerçeğe dayanan bir durumu dile getirdi…Evet gerek Eda’nın kızlara olan yaklaşımı gerekse Oğuz’un oğlanlara olan ilgisinin sebebi yalnızca “Evlilik” değil…Köşkte ik ayrı yaşamı paylaşırken de durum böyleydi…Doğrudan doğruya bunu evliliğe bağlayamayız…Ama şöyle diyebiliriz…Evlilik ile ilgiler ve paylaşılanlar çoğaldı…Yoksa hala Eda Abla aynı Eda Abla,Oğuz abi ise aynı Oğuz abi tüm çocuklar için…Eda’nın Timur’un hastalığını sebep göstermesi ise Merve’den yaşına çok uygun bir çözüm getirmesine sebebiyet verdi…
Anne olmak,Baba olmak gerçekten zor meziyet…Üstelik durum böyle İki Ayrı Aile’nin birleşmesi olunca her şey çok daha hassaslaşır,çok daha zorlaşıyor…Bu süreç’in koşar adım aşılmasını bekleyemeyiz…Böyle sancılar olacak ki ardından doğan güneş şöyle gözümüze daha bir kamaştırsın…Aileler birbirlerini tanısınlar ki ardından gelen bağ daha bir kuvvetli olsun…Şimdi bu durum herkesin canını sıksın ki ardından birbirleri için nelere göğüs gerdiklerini daha net görsünler…
Birbirleri için şimdi emek versinler ki geçen zamanın ardından emeğin kalplerine neler bıraktığını fark edip birbirlerine daha sıkı sarılabilsinler…

Velhasılıkelam İki Aile 54.Bölüm yeni hikayelerin oturduğu ve olayların yavaş yavaş İstanbul’a kaydığı bir bölümdü…O zaman bölüm yorumlarıma devamını da bir başka platform olan “EN”ler ile devam etmek istiyorum…:good:

Az Sonra Devam...:good:

bugra9
12-09-07, 19:10
150 SANİYE SONRA !!!

Önce Anketimizi Sizlere sorayim…

:icon_shad:icon_shadİKİ AİLE 54.BÖLÜM EN’LERİ…:icon_shad:icon_shad

1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...

2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...

3-EN Güldüğünüz Sahne…?...

4-EN Duygulandığınız Sahne…?...

5-Hafta’nın Repliği…?...

Hayri’nin Şık ve Rüküşleri ile Selam Ederim…

:icon_shad:icon_shadİKİ AİLE 54.BÖLÜM ŞIKLAR-RÜKÜŞLER…:icon_shad:icon_shad

1-EN Şık Bayan…?...

2-EN Şık Bay…?...

3-EN Rüküş Bayan…?...

4-EN Rüküş Bay…?...

:icon_shad:icon_shadİKİ AİLE 54.BÖLÜM BUĞRA’NIN ENLERİ…:icon_shad:icon_shad

1-EN beğendiğim Sahne…Samimiyeti adına,doğallığı adına Bebek Müjdesinin verildiği sahneyi seçtim…Her açıdan müjde’nin ağırlığını kaldıracak derecede üstüne basa basa verildi…Bir parçasıda Eda’nın olacak bebeğin Oğuz’a verdiği mutluluk görülmeye,izlenmeye değerdi…Tamamen doğal bir tepki…Hakkı verilmiş bir coşku ve orijinal anlatım ve çekim ile süslenmiş tüm hissedilenlerin ekrandan üstümüze başımıza sıçradığı geçirgen bir sahneydi…

2-EN Beğenmediğim Sahne…Bölüm’de atılan çengellere kısa vadede değilde uzun vadede bakacak olursak beğenmediğim bir sahne olmadı…Kuşkusuz Yaman ile Şule’nin alkol için yattıkları hastanede alkol tüketmeleri hoş olmayan bir sahneydi…Ama Şule o şişenin neden geldiğini anlatması ile hak vermesem de Şule’yi bir anne olarak gördüm…Oğlundan haber alamasaydı efkarından içecekti…

Ama hem Yeni dost edinmesini hem de aldığı haber ile ümidini kutladı…İzlenilen yol ve yöntemler yine yanlıştı,yine olmaması gerekiyordu fakat önümüzde iki tane çarpık kişilik dururken böyle bir kutlama biçimi beni şaşırtmadı…Bu tip kusurlu kişiliklerin dizimiz de yer alması ve böyle derinlemesine anlatılması aksine hoşuma gidiyor…Bu yüzden bu yanlış davranış bile beni rahatsız etmedi…Sergilenen davranış ne kadar hatalı olursa olsun ileride ki değişimleri izlemek adına beğenmedim demeyeceğim…Çünkü dizimiz de böyle hayatlar ve kişiliklerde anlatılmalı…Zaten Yaman ile Şule gerçek anlamda birbirlerini anlayabilen karakterler…En büyük ortak noktaları ise Alkol yüzünden evlatlarının onlara sırt dönmeleri…Böylece hüzünler ortak,hatalar ortak…Peki sizce ileride Bu hatadan dönümlerde ortak olmayacak mı…Elbette olmasını umut ediyorum…İşte bu yüzden nasıl sağlıklı kişiliklerin tanışması,kaynaşması örnek bir dille anlatılıyorsa Yaman ile Şule’nin adım adım yakınlaşmasının böyle bir hikaye ile anlatılması beni rahatsız etmiyor…

3-EN Güldüğüm Sahne…Hiç düşünmeden Oğuz’un Tuvalette mahsur kaldığı sahneyi söyleyebilirim…Çünkü müthiş bir kurgu ile anlatıldı bu sahne…En önemlisi geçen hafta bahsettiğim gibi yine
“Altı Boş” bir komedi yerine yeni açılımlara gidilebilecek kadar “Gerçek Komedi” anlattılar…Bizim 7 Delilerin yine aynı sahnede buluşması ve anlatım olağanüstü bir tempo ile verildi…Herkesin bir şekilde aynı oda da buluşması ise çok doğal bir süreç ile göze sokulmadı diye düşünüyorum…Ferit’in daha doğrusu Öner Erkan’ın korktuğu sahnelerde ki değişen ve titreyen ses tonu ise iki bölümdür en çok hoşuma giden detayların başında geliyor…

Yönetmenimiz bu korku sahnelerin de Ferit’e yeni tepkiler kazandırmış oldu…Yeni bir yön,yeni bir renk getirdiği muhakkak…Fakat dediğim gibi çok hoşuma giden bir detay yine su yüzüne çıkartılmış…Çünkü bu titreyen ses tonları bana bir yerden fena halde tanıdık geliyor…Henüz çıkaramadım,çevremde ki birinden mi yoksa yine o hayran olduğum türk filmlerinin birinden mi bilmiyorum…Hatırladığım zaman sizlerle de paylaşırım…Ama sahneye inanılmaz bir tempo ve komedi getiriyor…

Ferit’in Oğuz’a “Büyük mü,Küçük mü” demesi ise ne kadar bizden bir espri anlayışıdır…Neyse Küçük ile büyüğün detaylarına daha fazla girmeden çok doğal olduğunu söyleyip geçmekte fayda var…Oğuz’un Ferit’i pataklamaya başladığı sahneye geçişin “İskele” olması ise gayet hoş gözüktü gözüme…Biz Saniyelik iskele görüntüsünü izlerken Oda’da kıyamet kopmaya başlar…Damla’nın isyanı gayet yerinde diye düşünüyorum…Zaten Eda’nın da söylediği gibi Kuşlar yuvadan bir bir uçacak…
Ferit ile Damla Odayı terk ettikten sonra Emre Kınay’ın tepkilerine dikkatinizi çekerim…
Ani irkilmeler ve kendini geriye itmeler sinirden vücudunun gayri ihtiyari verdiği tepkileri nasılda gerçekçi bir şekilde ekrana yansıttı…Cidden Emre Kınay,Oğuz’u sahiplendikçe canlandırmakla kalmıyor resmen yaşıyor…Psükolojisinde ki değişimleri,gelgitleri ve verdiği istem içi ve istem dışı tepkileri git gide daha gerçek yansıtıyor…Oğuz karakteri yalnızca bir dizi karakteri olmaktan çıkıyor ve kiminin Oğuz abisi,Kiminin Oğuz amcası olmaya başlıyor…Benden söylemesi 60 yaş üstü anaanneler,babaannelerin İki Aile’de ki favori karakteri Oğuz’dur…

Uzun lafın kısası detaylardır güzeli getiren diyorum…MSN’de kamerayı ve mikrofonu açmadan önce Ergin ile Oğuz selamlaşması ve o bilgisayar ekranında ki Web kamera oyunculukları tamamen gerçek üstüydü…Yüzlere takılan o ifade ve duruş ufak ama önemli detaylardı…Ee Tuvalet herkesin ihtiyacı değilmi…Jön olduysan tuvalete gitmeyeceksin diye bir kanun yok herhalde…Bu yüzden gerek bu detaylara,gerekse oluşturduğu bütünlere çok güldüm ve hayran kaldım…Komedi deyip geçmeyeceksin…Zemin hazırlanmadığı takdirde kağıtta komik olarak tasarlanmış sahne ekrana yansıdığı anda Komedi’sini ve cazibesini kaybedebilir…Sunumda çok önemlidir…Hülya hanım ise bunu layıkı ile başarmış…

4-EN Duygulandığım Sahne…Bu Hafta bu misyon yine Yaman üzerine yüklenmişti…Yaman ve Şule,kişilikleri bir yana Anne ve Babalıkları ile beni duygulandırdılar yine…Şule’nin oğlundan haber alması ile yüzüne yansıyan Umut ışığı,Yaman’ın ise Timur’a olan özlemi ve sonunda gelen hüsran yüreğe dokunan gerçek duygulardı…Bu Hayatta var tüm bunlar…Yaman’ın Efe ile konuşurken bir alo desin,bir babacım desin yeter demesi tüylerimi diken diken etti…Hakan Vanlı’nın sahnede ki ses tonu gerçekten yürek burkan cinstendi…Sahnelerde ki etkileyiciliğe en büyük katkı ise ses tonları ve vurgulardan gelir…Yaman’ın özellikle söz konusu Aslanları olunca kullandığı ton benim içime işliyor…Geçtiğimiz Sezon Yaman’dan farklı olarak bu Sezon araya giren özlem Yaman’ın sevgisini daha net görebilmemizi sağlıyor…Evet Yaman çocuklarını özlüyor…Bu mahrumiyet ve özlem,Timur ile konuşamaması öyle etkili bir dille anlatılıyor ki izleyici bir noktadan sonra Timur ile konuşsun,Timur tepkilerini sonlandırsın diyor…

Sanırım bu arada ki soğukluk bir süre daha devam edecek…Timur yine yaşından olgun davranıyor,ama isteyerek,ama istemeden babasına sağlam bir hayat dersi veriyor…Evladını özlemek,sesini duyup hasret gidermek,her şey bir yana Acı çekmenin nasıl bir duygu olduğunu Yaman yeni yeni öğreniyor…İnsanın en hassas noktasının yine çocukları olduğunu bu hayatta geri kalan her şeyin anlık mutluluklar olduğunu öğreniyor…Nekadar esip gürlesen bile iş çocuklara dayanınca nasılda çaresiz kalındığını Yaman görüyor…O zaman Eda’ya çektirdiği acıları şimdi daha iyi anlayabildiğini söyleyebilirmiyiz…?...Kesinlikle Evet…Yaman değişiyor,Yaman değiecek ve olaylara bambaşka bakmayı öğrenecek…Henüz yolun başında…Hemde çıktığı bu yolda kendini çok iyi anlayabilecek bir insan var…Şule ile Yaman birbirlerinin aynası olacak ve kendilerini görecekler…

Bu Süreçte duygusal sahneleri getirecek…Dizimizin Duygusal yönünün hakkını vereceklerinden hiç şüphem yok…Hülya Hanım’ın geç çalan telefon üzerinden kurduğu kompozisyon harikaydı…

Zamansız çalan telefon neye yarar ki olsa olsa yüreklere koca bir hüzün…

Benden Şimdilik bu kadar…Bu yorumu gönderdikten sonra şöyle sırtımı yaslanacağım ve sizin yorumlarınızı okumaya koyulacağım…

Kendinize çok iyi bakın…

Görüşmek Üzere…

flash1976
12-09-07, 19:13
Müge ve Nuray, özet yorumumu beğenmenize sevindim. Bundan sonra da elimden geldiğince yorumlarımı yazmaya devam edeceğim.

Bir de Müge’nin sorduğu ilk soruya cevap vereyim.

Ceren 14- 15 yaşlarında, Efe 15-16 yaşlarında, Merve 8 yaşında ve Timur da 9-10 yaşlarında. Bu bilgi dizimizin künyesinden alınmıştır.

İkinci soruyu bende bilmiyorum. Bu konuda bilgi veremeyeceğim.:img-blush

Bu arada herkese HAYIRLI RAMAZANLAR…

ggnibsgk
12-09-07, 19:25
Yuuppiiii ben de bu anı bekliyordumm..En'lere yorumlarımı yazmış word'e kaydetmişş Buğra'nın soruları bize bırakmaasını bekliyordumm..Allah'ımm bu hafta ne kadar çalışkanımm...(Bak söyliyim yarın yazıcak bişey bulamıycamm:img-hyste )

Evett lafı daha fazla uzatmadan hemn kopyalıyoruzzz:)

İki Aile 54. Bölüm En’ler=)

1-En Beğendiğim Sahne:

Hımm valla benim en çok beğendiğim sahne Eda’nın Oğuz’a bi çocukları olucağını açıkladığı sahneydi ehe!...Hatta açıklamak için yaptığı şeyleri de sayabiliriz önceki sahnelerde:) En Çok beğendiğim sahne olmasında Oğuz’un vee bizim dört gözle beklediğimiz bebeğimizin haberinin veriliyoo olması en büyük etkendir herhalde…Yani o sahneyi her halükarda beğenicektim zaten ama muhteşem oyuncularımız,senaristlerimiz vee yönetmenimiz birleşince daha da bii muhteşem oldu yani…Hele Oğuz’un hangi karım derken ki doğallığı!...ehuehue süper yaa!...

2-En Beğenmediğim Sahne:

Valla Sabutay’lı sahneler diycem kısaca ama hepsi de diil yani…Mesela odanın altını üstüne getirmesine sinir oldum sazları parçalayıp durması da 1 Salak açısından bakınca bi yandan komikti sadece Sabutay açısından bakınca da beğenmediğim sahne kategorisine girer yani…:)

3-En Güldüğüm Sahne:

Valla aklıma ilk olarak Eda’nın turist kadınla kavga ettiği sahne geldi yani…Accayipp güldüm yaa anlatamam süperdi Edaa!...Amaa turist de yani tam insanına çatmış ...

Üstelik bi de kafası karışık oluncaaa…Kafası karışık + çaça Edaa pehhhh baş edebilir misin?...Niye kapını açmaya kalktı diye çemkiriyon kii?…

Ahh ah bileydi kim olduğunu hiçç ağzını açar mıydıı?...Bir tanısaydı Eda’yıı bırak kapıyı açmaya çalıştı diye kızmayı, vallahii, banyosuna bile girse hatta eşyalarını bile kullansa gıkını çıkarmazdı…Ahh iştee cehalettt:img-hyste

4-En Duygulandığım Sahne:

Kesinlikle Yaman’ın Timur’un aramasını saatlerce beklemesi sonra da tam aradığında ordan ayrılması...Gerçekten çok duygusal bi sahneydi yani…Ayy hele Yaman orda çaresizlik içinde bekledikçe Timur “aramıycam” diye inat etmedi mi,İçim gitti valla!...Ayyhh!...Fena oldum yine!... Nur demişti galibaaa,Bu Yaman nası bi karakter kii 10 dakka önce sinir olurken 10 dakkka sonra onun için üzülüyoruzzz…Valla ayakta alkışlamak lazım Hakan Vanlı’yı ve senaristlerimizi:)

Evet şimdi dee şıklar rüküşler!...

İki Aile 54. Bölüm Şıklar-Rüküşlerr!...=)

1-En Şık Bayan: Hımm kesinlikle Eda’ydıı gerçi bi ara üstünde kii kırmızı çizgili t-shirt biraz garipti ama onun da modeli güzeldi ehe o yüzden görmezden geliyoruz yani…

2-En Rüküş Bayan: Ceren’di çünkü sinir oldum onaaa!...ehuehue…Dizimize bir kötü kadın girene kadar rüküş Ceren’dir öyle karar verdim…

3-En Şık Bay: Hımm evet gene geldik zor kısma valla Oğuz diyim yaww!...Oğuz’un iş için İstanbul’a döndüğü zaman ki kıyafetti gayet güzeldi bence…Ben beğendim yani…

4-En Rüküş Bay: Bu seçenek de Yaman olsun ehe... Başka ne olabilir kii?:..;)

Hoşçakalınbye

flash1976
12-09-07, 20:02
54. BÖLÜM EN'LERİ

1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...

En beğendiğim sahne Eda’nın hamilelik haberini Oğuz’a verdiği sahneydi. Aralarında geçen konuşmada çok komikti.

2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...

Son sahnede Ceren’in Efe’ye karşı kötü sözlerde bulunduğu sahneyi beğenmedim. Ceren’in yaptığı büyük terbiyesizlikti. Hiç yakıştıramadım ona.

3-EN Güldüğünüz Sahne…?...

Tabi ki banyoda mahsur kalan Oğuz’un sesini duyan Ferit’in korkudan ne yapacağını bilememesi ve Oğuz’a küçük mü büyük mü diye sorması.

4-EN Duygulandığınız Sahne…?...

Yaman’ın Timur’dan telefon beklediği sahne ve aramayacak deyip üzgün bir şekilde telefon kulübesinin yanından uzaklaşması.

5-Hafta’nın Repliği…?...

Eda’ nın Oğuz’a hamile olduğunu söylediği sahnedeki replikler.

Eda: Karınız hamile!
Oğuz: Hangi karım?

pinarsayü85
12-09-07, 20:36
İKİ AİLE 54.BÖLÜM EN’LERİ…

1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...

O meşhurrr webcam-oda-ferit-oğuz-ergin beşlisi..sahiden bu hikaye,ustalıkla yazılmış,ve oynanmış bir hikaye idi..tekrar söylemek istiyorum..emeği geçen herkesin ellerine,emeklerine sağlık...:happy0064


2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...

Ceren'in izinsiz bara gitmesi,işin kötüsü de yaşı tutmamasına rağmen içeri alınması-girmesi idi...:img-polic

3-EN Güldüğünüz Sahne…?...

Yine o meşhur beşli!!! :img-yes:

aynı zamanda sabutay-1. salak -2. salak diyalogları...:img-hyste



4-EN Duygulandığınız Sahne…?...

Yamannın o kadar saat beklemesi,tam şule ile ayrılırken telefon kulubesinden,telefonun çalması...:sad53:


bazı şeyler,1 saniye bile bekletilmeye gelmez...özellikle sevgi sözleri...


5-Hafta’nın Repliği…?...

eda:oğuz bey,karınız hamile!!
oğuz:hangi karım?!?:P



İKİ AİLE 54.BÖLÜM ŞIKLAR-RÜKÜŞLER…

1-EN Şık Bayan…?...

eda ile damlayı ayıramıyorum ama eda bu hafta daha bir ön plandaydı sanki şıklıkta...:img-blush

2-EN Şık Bay…?...

oğuz...:img-yes:

3-EN Rüküş Bayan…?...ceren-yaşına uygun giyinmeli ve makyaj dozunda olmalı...:img-polic

4-EN Rüküş Bay…?...

bulamadım..yoktu....:icon_whis

hayırlı ramazanlar herkese arkadaşlar:img-yes:

_seboist_s
12-09-07, 20:38
Selamlar iki aile ailesi...

Valla daha demin yorumları okudum anında dolmuş yorumlar maşallah:D Ehh bir özet yorumu yapayımda sonra o güzel yorumları okumaya devame derim... Herkesin ellerine sağlık ; ))


Özellikle Pelin'cim yorumun bir harika...=))


Aysun'cum sen de süper yorumlar ile gelmişsin... Benden 404lere zılgıt istemişsin... Ayy bak önümüzde ramazan be yav=))

Aslına bakarsan şu anda 404ler pek gözüme batmıyor ondandır bu sakinliğim...

Herhalde dizimize kavuşmanın verdiği mutluluk sarhoşluğu ile fark etmedim... Ee sarhoşluk derken lütfen diğer Şule'yle karıştırmayalım benim alkol durumlarım yoktur, mutluluk sarhoşuyum sadece:P

Canım söz gözüme batan ilk hata da çekecem hepsini karşıma atacam zılgıtları:D

Ayy sarı çiyan zaten kendi gitti ama bir rahat vermedi bize...
Bak şimdi fark ettim gördün mü:img-hyste Demekki ne oluyor? 404ler iş başında amma Şule pek iyimser:D


55. Bölüm Özet Analizi


Tatilde birbirlerine giren Ceren ve Efe krizi köşkte de devam etmektedir.Oğuz ise Ceren’e iyi bir ders vermek için bir cep telefonunu alır,internet bağlantısını keser ve bir dizi yasaklar getirir .

Şimdi doğal olarak insan bu noktada duruyor ve düşünüyor... Oğuz olanları nasıl öğrendi...

İlk yürütülecek mantık; Oğuz zaten Efe-Eda-Ceren kaosunun içine düşmüştü... O manzaradan sonra olanları anlamış Eda'nın da anlatması üzerine olay açıklığa kavuşmuştur...

Fakat hepimiz düşünüyoruz da Eda "söylemez". Ben bu fikrimi sonuna kadar savunabilirdim fakat bir daha olursa babana söylerim diye Ceren'i uyarmıştı bölüm başlarında...
Ceren bu uyarıyı belki bir blöf zannederek belki de -ağır kaçacak ama- takmayarak Ablasını zor durumda bıraktı. Eda' da yaşadığı sinirden ötürü Oğuz'a anlatır olanları... Ama ben buna ufak bir ihtimal veriyorum...

Efe zaten ağzını açmaz Oğuz'a tek birşey söylemez. Bu durumda dilinin ayarı olmayan karakterimiz Merve devreye girmeli fakat o da tam olarak bilmiyor yaşananları... Yani tam bir karmaşa:D


Ayrıca Oğuz'un Ceren'e olan yaklaşımı da çok yanlış... Ne kadar kısıtlarsan o kadar kamçılarsın...

Böyle cezalar çok ilkel kaldı ve işe yarayacağını düşünmüyorum dediğim gibi aksine Ceren'i daha da gaza getirecektir. Zaten anladık ki Ceren gaza gelmeye pek hevesliymiş:D


Köşkte tam bir curcuna vardır.Tatil öncesi başlayan tadilat bitmiştir şimdi sırada yerleşme telaşı vardır.Çocuklar arasında oda paylaşma kavgası yaşanır.

Zaten olası birşeydi... Ama bizim düşüncelerimizden daha farklı işleneceğini anlıyoruz. Biz curcunayla karışık, ufak didişmelerin olduğu komedi sahneleri bekliyorduk. Yine curcuna var ama gerginlik ve stres ön planda herhalde... Gerlinlik dedim de Gergin de var mı Ergin? :img-hyste


Nişanlısı Damla ile bir rahat görüşemeyen Ferit ise bir çılgınlığa kalkışır amacı Oğuz’un baskısını tamaman ortadan kaldırmaktır.Damla ise bu şok karar karşısında ne yapacağını bilemez.

Bir şimşek nikahı bekliyordum zaten (berbat espri tamam=P ) Ama bu çiftimiz de tıpkı Eda ve Oğuz gibi gizli bir evlilik yapamayacaklar...

Ama iyi ki Eda ve Oğuz da yapmamış düşünsenize çocuklar nasıl kırılırdı ayy çok vahim valla... Bence Damla Ferit'i dinlemeyecektir.

Hatta aralarında ufak bir gerginlik bile olabilir. İnşallah araları açılmaz... Araları açılacağı tüyosunu aldık ya artık her olayı buna bağlarım ben:D

-Damla'yla Ferit Paris'e dalak festivaline gidiyorlarmış...
- Ayy hadii... Araları açılmasa bariii:img-hyste


Evdekilere belli etmeyen Oğuz’un ise canı başka bir konuda çok sıkkındır.

Bunun iş olduğunu tahmin ediyoruz zaten hepimiz... Sarı çiyan yaa ne hin oğlu hinmiş be...
Arkadaşlar cidden içimize kurt düştü dimi bu kadar çok Serpil isminin zikredilmesi hayra alamet değil. Tedavisi 6 ay sürüyormuş belki 6 ay sonra gelir:s

Ayy masrafları da Oğuz ödüyor işe bak... Ben Oğuz olsaydım asla ödemezdim o da bir tuhaf niye ödüyorsa... Ödemesin rehin kalsın Serpil:img-hyste


Eda ise çocukların hamileliğini nasıl karşılayacağını konusunda endişelidir.Oğuz ise bir an önce söyleme taraftarıdır.Kalabalık aile bir araya geldiği ilk akşam yemeğinde Oğuz ağızındaki baklayı çıkarır.

Kalabalık ailemizin muhtemelen yüzleri de asıktır o akşam... Birde bu haber ile tam olur yane hee... Zaten tahminimce bölüm sonu olacaktır. Çocukların ilk tepkilerini merak ediyorum. Kimse sevinmeyecek bence... Yazık be Edamızla Oğuzumuza=))) Bir onlar sevindi garipler:img-hyste Aman canım biz ne güne duruyoruz, sonra enişte var, Ferit var, Seda Ablamız, Safiye Ablamız (eheh yani çocuklar dışında herkes sevinmiş diyeyim kısaca...=))


Hoşçakalın=))

Müge
12-09-07, 20:42
TATİL DÖNÜŞÜ KÖŞKTE GERGİNLİK VAR.
EFE İLE CEREN ARASINDAKİ GERGİNLİK BÜYÜYOR...

Bu haftanın bölüm konusu başlığı buydu sanırım…Geçen yazımda belirtiyim gibi Efe ve Ceren’in arası kolay kolay düzelmeyecek….Bir yere kadar …Ceren’in aklı ne zaman başına gelirse Arda’nın asıl yüzünü görünce…Arda demişken Şule ile ne zaman karşılaşacak acaba ?

EDA VE OĞUZ İSE BEBEK BEKLEDİKLERİNİ ÇOCUKLARA NASIL SÖYLEYECEKLERİNİ KARA KARA DÜŞÜNMEKTEDİRLER.

Ben derim ki bir süre söylemesinler…Bebek iyice büyüyünce Eda’nın karnında o zaman söyleseler daha iyi olur du…Şu sıralar evde tatsızlıklar devam etmekte…

Tatilde birbirlerine giren Ceren ve Efe krizi köşkte de devam etmektedir.Oğuz ise Ceren’e iyi bir ders vermek için bir cep telefonunu alır,internet bağlantısını keser ve bir dizi yasaklar getirir .Köşkte tam bir curcuna vardır.

Ceren iki haftadır sinirlerimi çok bozuyor…Artık ne diyeceğimi bilemiyorum…Ama bir gün hatasını anlayacak..İşten geçmeden anlarsa çok iyi olacak…Oğuz biraz sert tepki gösteriyor bu olaya ama Ceren’de hak ediyor canım…Bu cezalardan sonra pek uslanacağını da sanmıyorum ya neyse…



Tatil öncesi başlayan tadilat bitmiştir şimdi sırada yerleşme telaşı vardır.Çocuklar arasında oda paylaşma kavgası yaşanır.Nişanlısı Damla ile bir rahat görüşemeyen Ferit ise bir çılgınlığa kalkışır amacı Oğuz’un baskısını tamamen ortadan kaldırmaktır.

Odaların dağılımını çok merak ediyorum??…Ben kızların odasını değişmesini istemezdim çünkü onların odasını çok seviyordum…Eşyaları odanın rengi gerçekten çok güzeldi..Hem bana yıllar önce Süper Baba dizisinde Zeynep-Alim-Mine’nin odasını hatırlatıyor…Bakalım çocuklar hangi odaları seçecekler ..Bu kavga sahnesi umarım gerçekçi bir sahne değil de didişmeli bir sahnedir…İzlerken güleriz…

Ferit’in ne yapacağını çok merak ediyorum gerçekten de…Gizli bir evlilik olabilir mi acaba?Eğer böyle bir şey olursa Oğuz kalpten gider valla doğacak bebeğini göremeden…Allah korusun..


Damla ise bu şok karar karşısında ne yapacağını bilemez.Evdekilere belli etmeyen Oğuz’un ise canı başka bir konuda çok sıkkındır.Eda ise çocukların hamileliğini nasıl karşılayacağını konusunda endişelidir.Oğuz ise bir an önce söyleme taraftarıdır.

Bilemez tabiî ki Damla aklı başında bir kız…Kim bilir Ferit ne çılgınlık yapacak…?Oğuz bey diyorum madem canın sıkılacak o zaman baştan tepki vermeseydin Damla ve Ferit’in aşkına…Çocukları rahat bıraksaydın efendim…Biraz sert oldu ama elim de değil…Ferit’in de mutlu olmaya hakkı var…

Ben de Eda için çok endişeleniyorum ne zaman bir şey olsa bir şeyleri saklasa hep aynı duyguları yaşıyor…İçine atıyor gizli gizli ağlıyor…Çok üzülüyorum gerçekten..Oğuz ne kadar tez canlı bu konu da…Tabi sevincini paylaşmak istiyor bir an önce..

Kalabalık aile bir araya geldiği ilk akşam yemeğinde Oğuz ağzındaki baklayı çıkarır.


Yedi kişilik aile masa hep beraber yemek yerlerken Oğuz baklayı çıkarır ve çocuklar şok geçirir eminim….Kim kızacak kim sevinecek merak konusu….Damla çok sevinecek eminim…Efe kızabilir,Ceren tepki göstermez…Timur üzülebilir…Merve de kesin kıskanır….Bakalım neler olacak…Pazartesi iple çekiyorum….:happy0064

Müge
12-09-07, 20:45
Teşekkür ederim Pınar’ım sorularıma cevap vermişin…Ama son soruyu çok merak ediyorum tabi o oda yıda….Pazartesi bekleyeceğiz artık :)


Teşekkür ederim Nuray’cım ..Demek Efe daha büyük iyi o zaman ağabey olmaya devam etsin…Ceren’e göz kulak olsun….Yakışıyor da yani ona ağabey olmak..Fakat ikinci sorumu sen de merak ediyormuşun iyi merak etmeye devam edelim o zaman Pazartesi öğreneceğiz nasıl olsa…:)

Buğra’cım oyuncular hakkındaki yorumumu keyifle okudum yine döktürmüşün ellerine sağlık….En’lerine bile başlamasın ben daha özet yorumunu ancak yaptım…:) Geriden gelmeye devam ediyorum…En’leri de yarın bir vakit yaparım …

Murat sana da çok teşekkür ederim…Evet sen şimdi yazınca aklıma geldi Timur mahkemede hakim amcasına 9 yaşındayım demişti…Efe 1991’liydi Ama Ceren’i bilmiyordum uzun boylu olduğu için Efe ile aynı yaşta gibi duruyor… Sorun değil kimse bilmiyor maalesef ben de artık Pazartesi bekliyorum…:)

Çok teşekkürler arkadaşlar….:happy0064

Herkese hayırlı ramazanlar..
bye

Not:Berna'cım arka arkaya mesaj gönderdim umarım kızmasın yukardaki yazının içersinde olmasın istedim de..

nar cicegi
12-09-07, 20:49
İKİ AİLE 54.BÖLÜM EN'LERİ
EN BEĞENDİĞİNİZ SAHNE
En beğendiğim sahne tartışılmaz Eda'nın Oğuz'a hamile olduğunu söylemesi ve Oğuz'un tepkisi.O kadar iyi kurgulanmışki hayran kaldım.Bu kadar olurdu yani.
EN Beğenmediğiniz Sahne…?...
Tabiki Yaman'la Şule'nin içki içmesi.Bide Timur'un onu aramasının sebebi olarak Eda'yı görmesi.
EN Güldüğünüz Sahne…?...
Oğuz'un banyoda mahsur kalması ve Ferit'in korkudan saçmalaması.
EN Duygulandığınız Sahne…?...
Yaman'ın telefonun başında beklemesi ve telefonun o gittikten sonra çalması.
Hafta’nın Repliği…?...
EDA=karınız hamile
OĞUZ=hangi karım?
EDA=zekiye olanı
diye devam eden replik.
İKİ AİLE 54.BÖLÜM ŞIKLAR-RÜKÜŞLER
EN Şık Bayan EDA
[EN Şık Bay/ OĞUZ
EN Rüküş Bayan CEREN
EN Rüküş Bay YAMAN

BERNA
12-09-07, 21:17
Çocuklara geçmeden önce Eda'nın hamileliğini söyleyememe sahnelerini atlamışım onu yazayım. Gerçi yaşadığı ilk şokla hemen turist hanıma söyledi ama ;) O sahnede Eda'nın karşısında kim olduğunu unutup birdenbire kendi aklındakileri söylemeye başlamasına bayıldım. Turist kadının arkasından anlamaz bakışı da çok şirindi. Sonrasında Eda doğal olarak Oğuz'la yalnız kaldığı ilk anda zaten haber bekleyen Oğuz'a söylemeye karar verdi ama oğuz Merve'nin de dediği gibi babalık konusunda biraz abartmakla meşguldu... Eda da doğal olarak konuşmasına engel olan bu duruma sinir oldu!! Üstelik bu yaklaşım normalde Eda'nın çok da hoşuna gidecek bir yaklaşımdı. Balıklama dersi sırasında kendi oğlunu da bildiğinden Efe'yi överek oğuz'u ekarte etmeye çalıştı ama iki aile tek aile olarak geçen fragmanda gördüğümüz yemeği yemeliydiler. Bu arada Eda'nın hamilelik belirtilerinin de gerekli olan yerlerde verilmesini çok sevdim. Benim seyrettiğim çoğu dizide bu konu ya çok abartılmıştır ya da kadının hamile olduğu hiç dikkate alınmadan topuklu ayakkabıyla dağ bayır koşturulur :)

Gelelim güller gibi hem güzellikleri olan, insana mutluluk veren hem de dikenleri olan çocuklara...

Oğuz'un oğlanlarla anlaşması çok güzel sahneler izlememize yol açıyor. Efe için örnek alınacak ve danışılacak bir ağabey modeli iken Timur için baba modeli oluyor. Bu ayırımın bize verildiği sahne de zaten diğer takımın baba ve oğullarından oluşacağı konusunu Timur'un rahatça belirtmesi ve Efe'nin abimiz diye eklemesi oldu. Ben bunu da çok gerçekçi görüyorum. Efe'nin en önemli düşüncelerinden birisi babasını topluma kazandırma misyonu iken çok doğal. Ayrıca Oğuz'un ilk sezondaki müthiş sözünde dediği gibi lakaplar önemli değil önemli olan insanların birbirine karşı duydukları sevgi. Oğuz daha önceki yorumumda da belirttiğim gibi iki sebepten dolayı tatilde oğlanların üstüne düştü. Öncelikle içinde kalan erkek çocuğa kavuşmanın ve onlarla oyun arkadaşı olmanın coşkusu var ve bundan Oğuz çok zevk alıyor. Diğer sebep de üvey baba dedirtmemek istemesi eh biraz da kendini özellikle Efe'ye kabul ettirme isteği.

Tam da bu noktadan devam edersek Merve'nin abartma konusunda biraz haklı olduğunu düşünüyorum. Babasının kendisini şımartmasına öyle alışmış ki aynı şekilde bir başkasına davranmasını feci şekilde kıskanıyor. Bu konuda Eda biraz onu rahatlattırmaya çalıştıysa da Eda ve kızlarının durumu bence çok farklı. Eda oğuz'un geçtiği bu evreden belki de Oğuz'a aşık olduğu ilk zamanlarda geçmişti zaten. Sonuç olarak Merve de kendine göre bir mantık kurup hasta olmaya karar verdi, başardı da ama isteğine yine ulaşamadı. En azından Eda Abla'sı yanındaydı diyeceğim ama Eda da artık Oğuz da babasından gelecek ufak bir ilgiyle gönlünün alınacağını anlamıştı. İşte bu durumda Eda her zaman Damla'nın üstlendiği annelik pozisyonunu aldığını da gördük. Hani genelde anneler çocuklar ve babaları arasındaki iletişimin köprüsü olurlar ya ;)

Gelelim genç aşık Ceren'e... Karşı tarafın aşık olduğunu düşünmediğim için böyle söylüyorum. Bu arada Arda'nın Şule'nin oğlu olduğu tahmininiz tutuyor tebrik ederim. Ben neden bilmiyorum bunu istemiyordum. Çok benimsediğim bir karakter ile zerre kadar hoşlanmadığım bir başka karakterin akrabalığını istememiştim. Oysa gerçek hayatta da çok oluyor bunlar. Arda'nın takdir ettiğim tek bir hareketi oldu, o da niye olduğunu tam olarak anlamadıysam da erken sayılabilecek bir zamanda Ceren'i otele geri götürmesiydi. Onun dışında tüm yaptıkları son derece ucuz numaralardı. Ceren ise bu tip konularda çok deneyimsiz olduğu için tüm iltifatlarına kandı, zaten böyle gülümseyen birisi nasıl kötü olabilirdi ki ;) Genç kızların aşık olduğu kişileri kusursuz görmesi çok rastlanan bir harekettir ancak gizli kapaklı buluşmalara gidilmesi de öyle (gece vakti pek olmaz gerçi). Ceren'e daha çok kızdığım konu yalan söylemesi ve de gece vakti kendisini arayan Eda'nın telefonuna cevap vermemesi oldu. Hiçbirşey olmasa Eda sırrını sakladığı için bunu yapmamalıydı. Ceren'n başına Arda ciddi bir sorun getirecek diye düşünüyorum.

Ceren ve Efe tartışmasında Ceren yine Yaman konusunda nefretini kustu. Hayır sevmesen de bu adam Efe'nin babası ayrıca bu sadece kötü niyetle yapılmış bir benzetmeydi çünkü üste çıkmak için tabir yerindeyse belden aşağı vurmamalıydı. Eda'nın Yaman ne kadar sinirini bozarsa bozsun Timur'a telefon için izin vermesi ve de bu durumda da oğlunun uğradığı haksızlığa karşı çıkması da güzel bir ayrıntıydı. Eda birara iki farklı olayı birbirine karışmıştırdı ancak huzura kavuşunca hatasını anlamış.

Bu arada Ceren'e güneşlenme süresinde kısıtlama getirilmiş, laf arasında bahsetti :happy0064. Yine Ferit şapkası olmadığı için ıslak t-shirtle oturuyordu güneşte. Yine de keşke mesaj daha açık olsaydı çünkü diziyi Ceren yaşında izleyen o kadar çok genç var ki.

Son olarak Bodrum bölümleri ne kadar hoş olursa olsun köşkü ve mahalleyi özlediğimi belirtmek zorundayım bu bölüm :icon_sorr

_seboist_s
12-09-07, 21:39
Yorumları okudum holeyyy=)) Harikasınız arkadaşlar çok keyif aldım ; ))

Hemen En'lere geçmek istiyorum...


İKİ AİLE 54.BÖLÜM ŞULE'NİN ENLERİ

(Buğra'dan özendiğim belli olmuyor değil mi?:D)


1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...

Herkes gibi bende Eda'nın hamileolduğunu açıkladığı sahneye bayıldım. Hatta açıklamaya çalıştığı sahnelere de bayıldım...=D
Yanii şöyle toparlayayım açıklayana kadar yaşadıkları vee açıkladıktan sonra yaşadıkları... Neler çektiği , ne çetrefilli yollar geçtiği... İyice zırvaladım ya=)) Ama siz anladınız dimi =D


2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...

Sabutay'ın şınav çektiği sahne:img-hyste
Ayy Sabutay'a gıcık olmaya hasretmişim...

Aysun'cum tam vaktinde uyardın hee yoksa ben bu 404ler ile gül gibi geçinip gidecekmişim.

Ohh biraz uğraşayım da deşarj olayım.:D Zaten bugün dershanem de başladı sinirliyim (çok çalıştım ya:)) Şaka bir yana herkes bilmem kaçıncı dersini görüyor ben anca uğradım yane... Seneye tembel başladım hade hayırlısı =D


3-EN Güldüğünüz Sahne…?...

Eda'nın turist kadına çemkirmesi bir alemdi yaa... Sorry hala kulaklarımda... He birde diyor ya gir içeri gir hadee:img-hyste

İkinci olarakta Oğuz-Ferit-Damla-Eda diyorum. Hani sahne olduğunu anladınız... Feritimizin kaderi Oğuz tarafından ezilmek... Yazık ya=))


4-EN Duygulandığınız Sahne…?...

Yaman'ın Timur'dan telefon beklediği sahne... Şule'nin desteği, Efe'nin Timur'u ikna çabaları... Hele aklıma geldikçe tüylerimi diken diken eden telefonun boşa çalması...

Yani o nasıl birşeydi ya boğazım düğümlenmişti resmen... Hem de o manyak anan için ee pardon Yaman'dan duya duya alıştık manyak Yaman diyecektim:D


5-Hafta’nın Repliği…?...

Tabi Zekiye diyaloğu da süperdi ama benim başka bir favorim var bu hafta... Söyleyip durdum zati =D

"Dur be birşey konuşucam adamla iki dakkadır sabahten beri car car car yürüyün geliyo şimdi hadi yürü... Hadi uzatma yürü"

Yazarken bile kopuyorum ya:img-hyste


İKİ AİLE 54.BÖLÜM ŞULE'NİN ŞIKLARI, ŞULE'NİN RÜKÜŞLERİ… :img-hyste

1-EN Şık Bayan…?...

Ayy ben bu soruyu yanıtlamasam artık eheh Eda Eda Eda tamam mı ; ))

OĞUZ: Hangi Eda?

-Zekiye olan:img-hyste


2-EN Şık Bay…?...

Bu bölümde Oğuz'a (beyazlı hallerine) bayıldım... Göze çarpan bir şıklıktaydı bence=))


3-EN Rüküş Bayan…?...

Serpil:img-hyste Aman hatlar karıştı:img-hyste Nuray'a katılıyorum başka bir kötü kadın gelene kadar Ceren diyeceğim:D


4-EN Rüküş Bay…?...

Yaman rüküştü... Halbuki Şule'ye güzel görünmeli değil mi yani... Yaman Bey duyrulur=)

ggnibsgk
12-09-07, 21:58
Ehee yine bennn!...Yaww bu kadar güzel yorumlar gelir de ben de gelmez miyim alemsiniz yaniii!...Tabii kii süpersiniz hepinizzz!..Yaa harika yorumlar geliyoo yaww!....Bu arada demin En’leri ekleme telaşıyla(!) bazı şeyleri unutmuşşş..Misall Buğra yorumun muhhhteşemm!....Gerçektenn çok büyük zevkle okudum!...

Birbirleri için şimdi emek versinler ki geçen zamanın ardından emeğin kalplerine neler bıraktığını fark edip birbirlerine daha sıkı sarılabilsinler…

İşte bu çok güzel özetlemişsin Buğra!..Kesinliklee çok doğru daa..Onlarr kenetlenicek diye biz burda neler çekicez acaba?...Ya hakkatenn bir sürü kötü olayın temelleri atıldı yaa içim kararıyor Allah’ımm!...:icon_sorr

Murat rica ederizzz…Sana da hayırlı ramazanlar!...

Ve Murat,Şule,Pınar ve Müge siz de özet yorumu yapmışsınız ellerinize sağlık süpersiniz!...

Amaa Şule senin özet yorumunu hakkaten özlemişim…Kötü espri dediklerine bile güldüm anla artık sen halimi:img-hyste Ayy hala kopuyorum Allah’ım yaa!...Dalak festivali nee yaa!....:img-hyste

Ayy Ceren’in Safiye ve Muhtar’ın düğününde “A ne yaa!. “Diyişi geldi aklıma!...Ahh ahh ne iyi kızdı bir zamanlar!...Kısmet napçan?..Olmayınca olmuyoo!...:P

Vee Bernaa muhteşem analizlerine devam etmiş!...

Ceren'e daha çok kızdığım konu yalan söylemesi ve de gece vakti kendisini arayan Eda'nın telefonuna cevap vermemesi oldu.

Aa hakkaten canım yaa bak çok iyi hatırlattın yaniii,bi de telefonu açmadı dimi?...Bak terbiyesize yaa!...İyice meraklandırmış kadını!...Sinirlendimm gene!..Bu hafta bütün yorumlarımı Ceren’e adıyorum anlaşılan..

Her konu dönüyoo dolaşıyoo Ceren’e geliyoo!...(Hele Şule’nin dalak festivalini nasıl Ceren’e getirdim bakıyorum bakıyorum çözemiyorum hayırdır inşallah:img-hyste )

Vee son olarak Burçin ve tekrar Şule En’lere yorumlarınız zevkle okudum!...

Hazır En’ler demişken bende Haftanın repliğini yazmayı unutmuşum En’leri yazarken e ben şunu söylemek istiyorum:

Büyük mü küçük müüü?....:img-hyste

Evet yorumları da şööle bi toparladık..E hadi artık hepinizeee iyi gecelerrbye

bugra9
13-09-07, 01:08
Herkese İyi Geceler...

Eveet Akşam ki yorumlarımı Televizyon diliyle "Bant"tan yayınladığım için forumumuzda ki ve ülkemizde ki güncel olaylara değinememiştim...O yüzden şimdi kendime şöyle güzel bir "Canlı Yayın" ayarlıyarak içimde kalanları satırlara dökmek istiyorum...O zaman Sahur Ajansı'nı açalım değilmi...Ajanslar Canlı yayınlanmak zorunda olduğu için Selamlarımı gönderir Ajansımı açarım...

:icon_shad:kahve:icon_shadSAHUR AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad

Öncelikle Tüm Arkadaşlarıma Hayırlı Bir Ramazan Ayı Diliyorum...Bu Bereketli Ay'ın Hepimize ve Tüm İnsanlığa Hayırlara Vesile olmasını diliyorum...

Ve Kafamı diğer yöne çevirerek değinmem gereken noktalara bir göz atıyorum...

Pelin ile başlıyalım o zaman;

Pelin Hoşgelmişsin Satırlarıma...Şuan saat tam 02.00'i gösteriyor...Yolculuğumuz başlıyor...

Öncelikle şunu söylemeliyim ki yorum yazmayı,oyuncuları değerlendirmeyi ne çok özlemişsin sen...Hani çok susadıktan sonra şöyle kana kana su içersin ya işte aynen öyle...Zevkle yazdığın her satırda,noktada ve virgülde belli oluyor...O zaman dizi oyuncuları ne der;

Setimizde ki atmosfer ve ilişkiler çok sıcak,Aile gibiyiz...O yansıyordur ekranlara...

İşte senin durumunun da hiçbir farkı yok...Biz Okuyuculara geçti bu ortaya koyduğun sevgi...Tabi detayları nekadar çok sevdiğini bildiğim için senden bu tarz yorumlar bekliyordum...

Öncelikle Hülya Hanım'ın asıl rüştünü er meydanı olan Köşk çekimlerinde ispatlıyacağını söylemişsin...Bende karşılık olarak doğru söze ne denir diyorum...Kesinlikle asıl ölçü Köşk çekimlerinde ortaya çıkacak...Böyle diyoruz ama yanlış anlaşılmasın elbette Köşk kadar hiçbir hatırası ve yaşanmışlığı olmayan Tatil Köyü'ne de sıfırdan bir yorum getirmek çok önemliydi...Hatta Hülya Hanım'ın mekanlara bakış açısını görmemiz için Geniş Tatil Köyü çok faydalı oldu...Estetik duygusu gelişmiş ve elinde ki malzemeyi yaratıcılık ile süsleyen bir Yönetmen olduğunu Bodrum'da çekilen iki bölümde de gözlemleme şansına eriştik...Fakat Köşkün bir diğer önemi ise diğer iki yönetmen ile arasında ki görüş farklılıklarını daha net analiz edebilmemizi sağlayacak...
Çünkü her iki yönetmende farklı bakış açıları ile ortak beğeniyi yakalamış,Köşkü bambaşka yorumlamış emektarlardı...Hülya Hanım onlardan farklı olarak Köşkü yeni dekarasyonu ile ekranlara taşıyacak...Tabi şimdi Dekarasyonun ne derece de yapıldığını bilmediğimiz için elde ki malzeme hakkında kesin bir kanıya varamıyoruz...Sözün özü Hülya Hanım'ın yeni bir mekanda kendini ifade edişini ve oyuncu yönetimini kusursuz buldum...Şimdi ise sahne sırası izleyici için büyük anlamlar,hatıralar taşıyan Köşkümüzde...Hep beraber Köşkü üçüncü bir yönetmenin gözünden izleme şansına erişeceğiz...:img-yes:

Pelin,İclal Aydın'ın bu sezon büründüğü bambaşka havadan bahsetmişsin...Geçtiğimiz hafta bende böyle bir yaklaşım getirmiştim...Hatta Hülya Bilban,
İclal Aydın'a dolayısı ile Eda'ya yaradı deyip son noktayı koymuştum...Benimle hemfikir olmana sevindim...Bu değişimde yüzde kırk Eda'nın yeni konumu dolayısı ile yazılan senaryolar varsa yüzde atmışta İclal Aydın'ın gelişen oyun gücünün olduğunu düşünyorum...Gözlerden ekrana geçen enerji ve dinamizm yüksek sıcaklık ile baş etmek zorunda kaldıkları Bodrum'da bu denli hissettirebiliyorsa daha rahat çalıştıkları İstanbul setinde katlanarak artacağını düşünüyorum...Ben İclal Hanım'da ki bu değişimi,değişen yönetmenimize de bağlıyorum...Eda'nın belirgin kişiliğinin altı kalın kalemler ile yeniden çizilmeye başlandı...Belirgin kişilik özellikleri derken deli dolu halleri,duygusal ve aşık halleri,anne halleri genişletebiliriz...
Bu yüzden bu gelişimde Hülya Bilban isminin büyük katkısı var diye hissediyorum...Önümüzde ki haftalarda daha kesin tespitler yapabilirim...

Eveet Pelin seni yavaş yavaş uğurlamadan önce
"Fethi-Saygın tarzı" görüşüne katılıyorum...Kesinlikle Türk Televizyonlarında yeni bir akım oluşturduklarını söyleyebiliriz...Sözüm İki Aile En güzel dizi olarak anlaşılmasın...Böyle birşey diyemem zaten...Ama şunu söyleyebilirim ki İki Aile kendi türünü oluşturmuş ve Komedi-Dram çizgisini çok net ama görünmeyen bir çizgi ile ayırmış bununla beraber her iki alanda da temposunu yüksek tutmuş bir dizidir...Dizi içinde hiçbir karakterin ise Süslü cümleler kurmaması kendi içinde gerçekçiliği ve yalınlığı getiriyor...Konum ne olursa olsun seçilen cümleler tamamen "Halk ağzı" ile yazılmış...Buna karşın belli bir seviyenin üstüne çıkarılmış...Zaten dizinin AB grubunda daha çok izlenmesi izleyici kitlesinin sap ile samanı nasılda güzel ayırdığının en büyük göstergesi...:good:

Saatlerimz 02:33'ü gösterirken Pelin'i yolculuyoruz...Bu 33 dakikalık beraberliğimiz için Sağol Pelin...Tekrar Beklerim...

Şöyle etrafı koloçan ediyorum bakalım satırlarıma kim takılacak...

Eveet Müge Abla diyelim...

Saat 02:36 Müge Abla...Şimdi senin merak ettiğin konulara kendi yorumumu getireceğim...Birçok arkadaşımız cevap vermiş ama olsun...Birde benden gelsin...

1.Merve mi daha büyük yoksa Timur mu daha büyük..?Efe mi daha büyük yoksa Ceren mi? Şimdi kardeş oldular evet…Efe Ceren’e ağabeylik taşlıyor iki haftadır..Aklıma takıldı bir bilen arkadaş varsa yazarsa çok sevinirim..

Senin dizimizde ki çocukları ve gençleri nekadar çok sevdiğini bildiğim için bu soruyu okurken gülümsedim Müge abla...Şimdi sanırım Merve Timur'dan daha büyük..Hani derler ya "İri Kıyım" belki o yüzden büyük geliyor ama aynı sınıfta okuduklarını biliyoruz...Bu elbette bir mantık hatası değil...İstedikten sonra şöyle bir bahane ile bu yaş sorununu çözebiliriz...Timur erken başladıysa okula aynı sınıfta olmaları normal...Ama bence Timur küçük...

Aynı şekilde Efe'de Ceren'den büyük...Efe'nin kaybolduğunda 16 yaşında olduğunu öğrenmiştik...

2. Köşkteki gizli oda yani kapısı hiç açılmayan oda..İki Aile’nin ilk bölümündeki Oğuz’un köşke girdiği hayalinde eskileri yad ettiği ailesini hatırladığı oda olabilir mi acaba?

Yok Müge abla...Senin bahsettiğin oda kesinlikle Oğuz'un yatak odası oluyor...Yani o gizemli oda hala sırrını koruyor...Birinci bölümde ki o flashback sahnesinde görüyoruz ki eskiden o oda Köşkün Oturma odasıymış...

Hadi Bakalım Saatler 02:44'ü gösterirken...Senide Uğurlayabiliriz...

Şimdi şimdi...Aysun Bana göz kırpıyor...Hemen Aysun'u davet edelim...02:45 ,bir dakika içinde Aysun'u bağladım satırlarıma...

Aysun Öncelikle Selamlar...Senin saatlerinde seni konuk almak büyük şeref...Şöyle diyeyim yorumlarım senin kafanda yeni bir fikir oluşturabiliyorsa bundan büyük mutluluk duyarım...Gerçi Teknik konulara dalmak bazen izlerken hikaye'den koparıyor ama o kadarda olacak artık...İki Aile hem tekniği,hemde Öykü açısından izleyicinin bekentisi karşıladığı için bir iki ufak eleştiri haricinde aklımıza takılan pek birşey olmuyor...Geçtiğimiz sezon'da renk tonlamalarından duyduğum rahatsızlığı dile getirmiştim...Bunun Yönetmen tarafından bilinçli bir tercih olduğunu öğrenmiştik...Yabi bu tür rahatsızlıklar bir izleyici olarak bizlerin bir bakıma bilinçlenmesine fayda sağlıyor...Körü körüne izlememek hikaye kadar teknik konularda da ince eleyip sık dokumak gerçekten bana büyük bir keyif veriyor...Çünkü bu bir dizi projesi ve bu yönüde bizi ilgilendirmeli...Ne güzel işte Aysun sende beğenilerin olduğu kadar eleştirilerinide paylaşarak bizimde gözden kaçırdığımız detayları ortalığa saçmış olursun...Bu arada Detay demişken,Senin arka plan taramalarını çok özledim Aysun...Harika ayrıntılar yakalıyordun...:good:

Aysun gider Berna gelir...Gözler saate kayar; 02:54 !!!

Berna Hoşgeldin...İşte Detay yorumları ile ün salmış bir diğer Aile üyemiz...Bu hafta ki yorumlarını okumak yine benim için büyük bir keyifti Berna...Yine gözden kaçan ufak hikaye detaylarını ve beklentilerinin kaçta kaçını yakaladığını çok güzel ifade etmişsin...

Bir evliliği güzel anlatan bir şarkı seçilmiş fragman için ‘İkimiz bir Fidanın Güller Açan Dalıyız’. Bir yuvanın en güzel çiçekleri, gülleri çocuklar olmalı diye düşündüm bölümü izlerken. Bir taraftan büyük mutluluklar yaşatırlar, bazen de dikenli bir gül gibi canımızı acıtırlar yaşadıkları ve yaşattıklarıyla.

Bu satırların ise ayrıca Hoşuma gitti...Gerçekten Yeni Dönemde ki Eski şarkımızın bu sözlerini çok doğru tanımlamışsın...Bu şarkıyı çok sevmem bir yana dediğin gibi kuşkusuz dizimizde ki birçok sahne bizden ve bizi yansıtıyor ama özellikle çocukların hikayesi çok daha gerçek bir zeminde işleniyor...Çocukların hikayesi derken;Çocukları birbirleri arasnda ki kardeşlik ilişkileri,Çocukların anne ve babaları ile ilişkisi ve Eda Abla,Oğuz abi ile olan ilişkileri...Türlü türlü ve bazen can sıksada çok gerçek...Dizilerde kullanılan o yaldızlar hikayenin bu bölümünde asgaride tutulmuş...Dediğim gibi Tepkiler bazen çok sert gelsede,Çok can sıksada gerçeğe çok yakın...

Saatler Hızla ilerliyor 03:04 ve benim değineceğim konular henüz bitmedi...

O zaman iyisimi kalan konuları da yarına bırakalım...Şule,Nuray ve Nur başta olmak üzerine birkaç konuya daha değineceğim...Onun dışında Özet yorumu gelecek...Eee tüm bunların haricinde bakalım Hayat neler gösterecek...

Tüm Arkadaşlarıma Sevgilerimi ve Selamları Gönderiyor ve Gece'yi noktalıyorum...Valla Satırları yazarke yine zaman su gibi akıp geçti...
Hep Beraber Sahur'u ettik neredeyse...

Saatler 03:07'yi Gösterirken Son noktayı koyuyorum...

Yepyeni bir günde,Yepyeni Umutlar ve Mutluluklar Sizlerle olsun...

Hoşçakalın...

Renklendirmeler vs. Derken Saat 03:14 !!! Forum sayfalarından gerçekleştirdiğimiz Canlı Yayın burada son bulsun...02.00'da başladığımız Yolculuğumuz 03:14'te noktalanıyor...

Bu Gece Burada Biter...:good:

RIZA_BABA
13-09-07, 09:42
TATİL DÖNÜŞÜ KÖŞKTE GERGİNLİK VAR.

EFE İLE CEREN ARASINDAKİ GERGİNLİK BÜYÜYOR...


Efe ile Ceren arasındaki bu gerginlik nezaman son bulacak merak ediyorum doğurusu

EDA VE OĞUZ İSE BEBEK BEKLEDİKLERİNİ ÇOCUKLARA NASIL SÖYLEYECEKLERİNİ KARA KARA DÜŞÜNMEKTEDİRLER.

Evlenmeye karar verdiklerinde bunu çocuklara nasıl sölüyeceyiz diye dert ederlerdi şimdi de çocğu nasıl sölücez derdi var :) damla bu durumu normal karşılar diyorum ben ama merve , ceren ,timur,efe bu durumu nasıl karşılarlar bilemem ama zamanla bu duruma alışacaklardır


Tatilde birbirlerine giren Ceren ve Efe krizi köşkte de devam etmektedir.Oğuz ise Ceren’e iyi bir ders vermek için bir cep telefonunu alır,internet bağlantısını keser ve bir dizi yasaklar getirir .Köşkte tam bir curcuna vardır.



Ceren bu cezayı hak ettiydi yani telefon ve internet olamıyınca bakalım ne yapacak ama bu cezalar cereni dahada kzıdırır daha delice şeyler yapabilir



Tatil öncesi başlayan tadilat bitmiştir şimdi sırada yerleşme telaşı vardır.Çocuklar arasında oda paylaşma kavgası yaşanır.Nişanlısı Damla ile bir rahat görüşemeyen Ferit ise bir çılgınlığa kalkışır amacı Oğuz’un baskısını tamamen ortadan kaldırmaktır.


Evet köşkte tam bir curcuna var anlaşılan hangi oda kimin olucak bakalım feritin yaptığı çılgınlığı merak ediyorum doğrusu



Damla ise bu şok karar karşısında ne yapacağını bilemez.Evdekilere belli etmeyen Oğuz’un ise canı başka bir konuda çok sıkkındır.Eda ise çocukların hamileliğini nasıl karşılayacağını konusunda endişelidir.Oğuz ise bir an önce söyleme taraftarıdır.



Oğuzun bu sıkınlığı reklam ajansı ile ilgili sanırım gerçekten son zamanlarda gerçekten kötü gidiyor bi an önce düzelir umarım



Kalabalık aile bir araya geldiği ilk akşam yemeğinde Oğuz ağzındaki baklayı çıkarır.

Bu Bölümü Merakla Bekliyorum

tugi_gs
13-09-07, 09:45
günaydın Arkadaslar iki aile fragmanı cıktı mı acaba bilenn var mı ...özeti yeni okudum gercekten bu bölüm köşkte bayağı gerginlik var..bence ferit ve damla bu bölümde evlenecek..eda ve oguz bebekleri olacagını söylediğinde çocukların tepkilerini çok merak ediyorum..bakalım neler olacak..cok merak ediyorum..

RIZA_BABA
13-09-07, 10:20
Arkadaşlar dizide oynayan usta oyuncu halit akçatepenin sayfasını açtım sevenleri gelebilir sevmeyenleride gelebilir :)
http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=33634&highlight=ak%E7atepe

ömrüm
13-09-07, 10:25
Hayırlı Ramazanlar......



İKİ AİLE 54.BÖLÜM EN’LERİ...

EN Beğendiğiniz Sahne…?...
Eda'nın bebek haberini verişi ve oğuzun tepkisi....


EN Beğenmediğiniz Sahne…?...

Sabutayın bağlamaları kırması....


EN Güldüğünüz Sahne…?...

Eda'nın turist kadından özür (!) dileyişi...:) sory dedik, yanlış oda dedik, tamam uzatma...:D

EN Duygulandığınız Sahne…?...
Efe'nin timur'u ikna etmeye çalışması....

Hafta’nın Repliği…?...

Bir kadın hamile bir kadına bağırır mı?.....:P

İKİ AİLE 54.BÖLÜM ŞIKLAR-RÜKÜŞLER...

EN Şık Bayan…?...

Eda....

EN Şık Bay…?...

Oğuz....

EN Rüküş Bayan…?...

Şule....


EN Rüküş Bay…?...

Hımmm....Yaman olsun buda....:img-grin2

burhan_altıntop
13-09-07, 11:39
Öncelikle Buğra'yı yazdığı yazıdan dolayı tebrik ediyorum..Gerçekten çok güzel...:good:

Gelelim benim en'lerime..

İKİ AİLE 54.BÖLÜM ENLERİ -- RIZA


1-EN Beğendiğiniz Sahne..?

Eda'nın Oğuz'a hamile olduğunu söylemesi ve Oğuz'un tepkisi..:good:


2-EN Beğenmediğiniz Sahne?

Sabutay'ın olduğu bütün sahneler


3-EN Güldüğünüz Sahne..?

Oğuz'un Eda'nın hamile olmasına verdiği tepki çok komikti..:happy0064


4-EN Duygulandığınız Sahne..?

Yaman'ın Timur'un aramasını beklediği sahne


5-Hafta’nın Repliği..?

Eda'nın belkide Türkçe bile bilmeyen turiste bir kadın hamile bir kadına bağırır mı,sorry sorry dediği sahne..

İKİ AİLE 54.BÖLÜM ŞIKLAR-RÜKÜŞLER -- RIZA

1-EN Şık Bayan…?...

Eda..:img-yes:

2-EN Şık Bay..?

Kesinlikle Oğuz..:img-pilot


3-EN Rüküş Bayan..?

Şule.

4-EN Rüküş Bay..?

Yaman.

Müge
13-09-07, 13:49
Evet En’ler ile yine karşınızdayım efendim…..Artık tembellik etmiyorum yazıyorum…En’lerim ile geri geldim…Neyse lafı uzatmadan en’lerime geçeyim…

İKİ AİLE 54.BÖLÜM EN’LERİ…

1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...
En beğendiğim sahne Eda’nın Merve ile ilgilenme sahnesi..Merve’yi öpmesi ateşini ölçmesi…En güzel sahnelerden bir tanesiydi…

Eda’nın Oğuz beye hamile olduğunu söylediği sahne de güzeldi ne yalan söyleyeyim…Oradaki Oğuz’un ilk önce anlamazlıktan gelmesi hele..Gerisi zaten güldüğüm sahneye geliyor..

2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...
En beğenmediğim sahne…Ceren’in Arda için Eda’yı kandırıp gece diskoteğe gitmesi…Hiç yakıştıramadım ona…


3-EN Güldüğünüz Sahne…?...

Hangi birini anlatsam?İlk önce Oğuz’un Eda’nın hamile olduğunu öğrenince koşarak iskeleye gelmesi ve Allah diyerek deniz atlaması…Ne yalan söyleyeyim çok güldüm.. :)

Sonra Ferit ve Damla’nın odaya gelmesi ,Oğuz’un tuvalette kilitli kalması konuşanları duyması…Ergin’de internetten onları izlemesi…Oğuz’un dayanamayıp bağırması..Ferit’in o komik sözü… “Büyük mü?Küçük mü?...:)

4-EN Duygulandığınız Sahne…?...

Şule’nin(bizim Şule :)) dediği gibi çalmayan telefon…Yaman’ın hastanede telefonun başında beklemesi beklenen telefonun çalmaması…Yaman’ın üzülmesi…

5-Hafta’nın Repliği…?...
Oğuz’un sözü efendim….Eda hamile olduğunu söyleyince Oğuz..

Hangi karım?



İKİ AİLE 54.BÖLÜM ŞIKLAR-RÜKÜŞLER…

1-EN Şık Bayan…?...
Bu hafta en şık bayan yine Eda’ydı ama Damla bu bölümde gayet şıktı …Doğruya doğru…

2-EN Şık Bay…?...

Oğuz ve Ergin….Oğuz tatilde bile şıktı…

3-EN Rüküş Bayan…?...

Kim olabilir?Tabi ki Ceren…Ceren’in büyük görünmek için aşırı makyajı hiç hoş değil..

4-EN Rüküş Bay…?...

Sabutay’ın adamları desem….




Eklemelerim:Saat 02:36 sularında dün sorduğum sorulara cevap veren Buğra’ya geliyorum….

Evet Merve Timur’dan büyük gibi duruyor senin de dediğin gibi iri kıyım..Maşallah bazen yaptıklarından korkuyorum…O kadar bilmiş ki…Bir söz söylüyor boyundan büyük…Maşallah nazar değmesin bizim Kızıl ötemize…Timur’a da göz kulak olsun…

Evet Efe’nin Ceren’den büyük olduğunu öğrendim Buğra’cım sende cevaplamışın…Dün de dediğim gibi ağabeysi olmaya devam etsin….


İkinci soruma gelince:Hım demek öyle ha…O zaman neden gizemli oda dediler valla o kadar hayal ettim ki..Şimdi Oğuz’un odası olduğunu duyunca gizemi de kalmadı…Ama Buğra’cım demek gizemli oda da salonmuş…Gizem tamamen kayboldu desene…Yine de gizemli o da var diyorsun…Olsun canım koca köşkte…Ne yalan söyleyeyim gizemli şeylere açılmayan odalara bayılırım artı merak ederim ve de biraz korkarım…

Teşekkürler Buğra’cım…:img-wink:

Görüşmek üzere
bye

HBERTH
13-09-07, 15:23
değerli İki Aile sevenlerine merhabalar...:)

evet bu boş günümde...yolum bu sayfalara düştü...
yaz bitti...sonbahara geldik ve yeni sezona 2 tane mükemmel bölümle girmemizden dolayı ve mübarek Ramazan ayın olması nedeniyle bi gireyim dedim...fazla kalmiyacağım da...ama bir kaç saatıları burda birakmadan olmaz yine de...

öncelikle herşeyden önce...bu foruma can veren herkese...hem beni taniyan arkadaşlara hemde yüksek sayıda aramıza yeni katılan arkadaşlara yüreğimden teşekkür eder ve tebrik ediyorum...yorumları tek tek okumasamda eminim ki her tanesi kaliteli ve özenle yazılmış...

sezonun ilk 2 bölümü tabiki harikaydi...oyuncuların performanslarını öne getirmek isterim özelikle Hakan Vanlıyı...iyikine hikayesi devam ediyor...ondan sonra farkedilmez olsaydı demezdim...ama yeni yönetmenin kokusu var...(örnek Oğuzu tuvalete aynadan görmemiz..vs.)

son derece dolu ve eğlenceli 2 bölüm izledik...yani tam anlamiyla süper bir giriş oldu...ratingler de ona göre çok iyi...:) (fazla deyinmeyeceğim ama...Buğra üzülme...)

çok güldüm yerleri sayarsam zaten bitmez...Oğuz çıldırıp denize atlamasından...Feritin espirilerinden...Sabutay ve Salakların halerine kadar herşey çok komik...

evet tatil bitti yavaş ama emin köşke geri dönüyoruz...özledim doğrusu...bakalım haftaya neler olacak...(özeti okudum)

hayırlı Ramazanlar...hoşçakalın bye

punk princess
13-09-07, 15:34
İKİ AİLE 54.BÖLÜM EN’LERİ…


1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...
Eda'nın hamile olduğunu söylediği sahne tabiki bir numaram.
Ama ben Oğuz-Efe-Timur'un maç ve tavla sahnelerini de çok beğendim.

2-EN Beğenmediğiniz Sahne…?...
Ceren'in diskoya kaçması.Daha doğrusu Eda'ya yalan söylemesi.

3-EN Güldüğünüz Sahne…?...
Oğuz'un tuvalette kalması ve ardından gelişen olaylar:)

4-EN Duygulandığınız Sahne…?...
Yaman'ın Timur'dan telefon bekleyip gitmesi ve o gittikten sonra telefonun çalması.

5-Hafta’nın Repliği…?...
Oğuz:Hangi karım?
Ferit:Büyük mü Küçük Mü?
Ve iki haftadır benim favorim R miyiz R'yiz.


İKİ AİLE 54.BÖLÜM ŞIKLAR-RÜKÜŞLER…


1-EN Şık Bayan…?...
Eda ve Damla...

2-EN Şık Bay…?...
Oğuz ve başında yeşil tişörtüyle Ferit=)

3-EN Rüküş Bayan…?...
Kesinlikle Ceren.

4-EN Rüküş Bay…?...Yaman, çok özensiz giyiniyor:)

BERNA
13-09-07, 16:56
Merhabalar

Enler ve Hakan Vanlı hakkında bir mesajı yazıyordum ki Emre Kınay ve Emine Ün'in konuk olduğu programa denk geldim. İzlemeyenler için İki Aile hakkında konuşulanları seyretmeye başladığım zamandan itibaren anlatayım.

Emre Kınay setten direkt gelmişti ve de üstünde beyaz bir gömlek ve de kot pantalon vardı. Belki dizide kullanılmıştı diye yazdım çünkü Oğuz'un tarzı bir kıyafetti :img-wink:

Ben açmadan önce bir seyirci aramış ve de onu izlerken çok ağladığını söylemiş, ben açtıktan kısa süre sonra da başka bir hanım kötü adamları onunla sevdiğini söyledi. Emre Bey de bunun üzerine 'ya biz komedi dizisi çektiğimizi zannediyorduk, acaba yanlış bir iş mi yapıyoruz? Yoksa komedi dizisi değil de gerilim dizisi mi çekiyoruz?' diye espri yaptı. Çok güldüm ona :)

Başka bir izleyici 'Ferit'le yakın mısınız' diye sordu o da 'işim olmaz, kızımın nişanlısı o sevmiyorum' dedi. Sonra da Ferit ailenin başına büyük işler açacak dedi. Bu bölümden itibaren seyredeceksiniz dedi.

Emre Kınay'a evde Oğuz'a benzeyip benzemediği sorulduğunda Emine Hanım bazen benzediğini söyledi. Emre Bey de 'her rolümde olduğu gibi Oğuz'da da benden çok şeyler var' dedi. Emine Hanım ısrarla burada biraz daha fazla dedi, hatta 'niye seyredeyim ki aynı Emre' dedi ve de güldü.

Dizide meyhane sahnesinde söylediği Huysuz ve Tatlı Kadın'ı söylediler ve de sesli çekimde hiç stop yapmadıklarını anladım dinlerken :good:

Son olarak da bir gözlemim oldu. Diziyle ilgili soru sormasalar bile her arayan gündüz tekrarlarını seyrettiklerini söyledi. Sanırım Star TV'nin tekrar politikası bu forumda da görüldüğü gibi dizimize birçok yeni izleyici katmış.

Dizi dışı konuları da Emre Kınay forumuna yazacağım :img-wink:

nar cicegi
13-09-07, 18:17
Merhabalar
Tv8'de Emre Kınay'ın katıldığı programı izleyemedim ama galiba saat 3:00 tekrarı var.kesinlikle izlerim.Sizin yazdıklarınınzdan şu bölüm aklıma takılıdı;
Başka bir izleyici 'Ferit'le yakın mısınız' diye sordu o da 'işim olmaz, kızımın nişanlısı o sevmiyorum' dedi. Sonra da Ferit ailenin başına büyük işler açacak dedi. Bu bölümden itibaren seyredeceksiniz dedi
Emre kınay burda bize bir tiyo vermiş Ferit'in ailenin başına işler açacağını söylemiş ve bu bölümden itaberen izleyeceksiniz demiş.Damla ile evlenmeyi düşündüğünü tahmin ediyoruz ama olay bununla sınırlı değil galiba.Anlaşılan Ferit bundan sonraki bölümlerde uslu durmayacak.
Ceren'e kızarken bide ferit çıkcak başımıza galiba.

merve_gülben
14-09-07, 10:43
fragmanı görüdm arkaşdalarrr... ama ne oluo yaw unutum... sonunda eda oğuzn elini tutuo eda ablanız bebk geliyo yani biz eda ile ben bebek ebkliyoruzz diyo ay çocuklar şok.. ferit ile damla evleniyolar feritte oğuza söyemk için alıştırma yapıo ay aklıam bu akadr geldiii... görüşrüz hadi...

Güℓαу
14-09-07, 11:21
Herkese merhabalar...
Acaba iki aile nerede çekiliyor,bilen var mı?

icom_
14-09-07, 11:33
Herkese Merhabalar..

Forumun Bizi Yine ıskaladığı günlerden birindeyiz..Yarın yola Çıkıyorum şöyle Sizlerle Bir hasret gidereyim dedim ama Açılmadı maalesef Bir türlü..Bu yazıyı şuan Saat ..00.07 İtibari ile yazıyorum..Güzide Forumumuza ne zaman ulaşır Bilmem..

Malum zaman kısıtlı..o zaman hiç vakit kaybetmeden Enlere Doğru bir Yol alalım..


İki Aile 54.Bölümün Enleri..

En Beğendiğim Sahne..Genelini harika Bulduğumu ve çok beğendiğimi hesaba katarsak bu soruya yanıtım çoook uzun olur..Öyleyse en çok beğendiğim Sahneyi yazayım..
Çoğunuzun da Söylediği Gibi Eda’nın Oğuza hamile olduğunu Söylediği Sahne..Esasında sölyemek için uygun yer aradığı ama Gerek çocuk engellerinden Gerekse Oğuzun çocuklara aşırı İlgisinden dolayı söyleyemediği anlar..Hem komik Hem de Çok Güzeldi..Ve Nihayetinde Günlerce tartıştığımız acaba nasıl söyleyecek Diye merak Ettiğimiz o replikler..

Eda:Oğuz bey karınız hamile..=)
Oğuz:Hangi karım ?

Eda:Zekiye olanı =)

Çok hoş abartısız harika repliklerdi..

Eda’nın evet diye ısrarlarına rağmen oğuzun İlk etapta İnanmaması ..Sevincini Bildirdiği anda ise Eda’nın yapma utanıyorum demesi çok hoştu..Bu yaştan sonra Eda’nın da psikolojisini Gösterdi aslında..Çocuklara söylemesi onları alıştırması sın yanı sıra Aslında Eda da alışamadı henüz Bu duruma..hem son hamileliğinin üzerinden baya zaman geçmiş olması ..yaşadığı sıkıntılar bu fikre henüz Eda’nın da ısınmadığı Gösterdi Bize..
Aynı şekilde bağırmak İçin daha rahat Bir yere Gittiğinde suya atladığında Eda’nın gülümsemesi utanması o anın sevincini en uç noktasına kadar yaşattı bana..

En beğenmediğim Sahne: Her hafta Bu yeri Boş bıraksam da doldurmamı gerektirecek Bir sahne var Bu hafta ne yazık ki ..
Ceren’in Efe Ye Söylediği Sözler..Eda’yı kandırması sırf kendini ispatlamak için bara gitmesi içki İçmesi vs. hepsini atlıyorum..Ama cerenin sır kendi suçunu örtbas etmek ve sırf üste çıkmak için Söylediği S özler çok moralimi Bozdu..O an sadece efeyi yaralamak İstedi ama uzun süre Eda İle arasına mesafe koyacak o sözler..Götürüleri çok olacak..her an Bir gerginlik her an bir tatsızlık..Üstelik artık Dilemesi Gereken İki Özür var Eda dan ve Efe’den ..

Daha öncede söylediğim gibi başka biri söylese neyse ama çocukların geçirdiği o sancılı dönemin en büyük gözlemcisi ve de en önemlisi en büyük Destekçisi olarak Ceren’in Bunları söylemesi Çok kötü oldu..
Umarım ceren bu bilmiş ve haklı tavrını devam ettirmezde Dilemesi gereken o 2 tane özür ü layığı ile en kısa zamanda Diler..

Ha sadece Bir ‘’özür Dilerim’’ İle olur mu ? Tabi ki olmaz..Biraz zaman geçecek..hareketleri ile ne kadar pişman olduğunu Hissettirecek Ceren..
Ki ondan sonra anca..!!!

En Güldüğüm Sahne..Bu hafta her ne kadar bitişinde çok da fazla Gülemesem de Ferit damla Oğuz ve ergin 4’lüsün olduğun o sahneye koptum..zaten Bir sahnede Ferit olurda o sahnede Gülünmez mi İmkanı Yok..

Kabinde ki ses titremesi korkudan saçmalaması falan bu oda sahnesinde Yine aynıydı..yalnız bir şey fark ettim Ferit zaten komikti ama daha farklı Bir komik olmuş..Nasıl anlatsam inanın bilemiyorum ama Ferit’in komikliği üzerine Daha farklı misyonlar Yüklenmiş..Sesin titremsi saçmalamalar falan..
NASIL OLM