Tüm Versiyonu Göster : İki Aile - Bölüm Yorumları/3


Sayfalar : 1 2 3 4 5 6 7 8 [9]

başkozlu
24-09-07, 20:41
Ya arkadaşlar aksilik oldu ilk yarısını izleyemedim dizimizin. İnşallah Buğra bu gece yükler de ben de izlerim.

Ferit tam evlendiklerini söylemeye çalışıyordu oradan sonra izleyebildim. Oğuz'un arkadaşı çıkmış ortaya, sevindim. Tam da zamanında geldi yani, arkadaş dediğin böyle olur. İş teklifini göremedim ama galiba Oğuz önce terslemiş arkadaşını. Sonra teklifin gerçekten iyi niyetle yapıldığını anladı ki kabul etti. Neyse hiç yoktan biraz nefes almasını sağlar belki bu yeni ortaklık.

Bu arada bebişimizin testi başarıyla geçmesine o kadar sevindim ki, diğer bütün sorunları unuttum. Gerçi Eda müjdeyi vermek için işyerine gittiğinde mühürle karşılaşınca kötü oldu ama n'apalım her işin başı sağlık. Bence Eda bu duruma üzülmekten çok Oğuz'un bunu kendisinden saklamaya çalışmasına kızacak. Ama Oğuz'un neden böyle davrandığını tabiki çok iyi anlayacak. Oğuz'da bütün sıkıntısının içinde, bir de herşeyi Eda'dan saklama sıkıntısından kurtulmuş olacak böylece. Ayrıca karısının desteği de, bu karabasan içinde ona rahat bir nefes aldıracak.

Damla ve Ferit'in bu şekilde evlenmelerini hiç istemiyordum ama evlendiler. Bu evlilikle birlikte Ferit artık resmen Oğuz'un damadı oldu. Bugüne kadar Oğuz'un en büyük sıkıntılarını hep Ferit çözdü. Bence köşkün elden gitmesine de Ferit engel olacak. Oğuz başkalarından yardım kabul etmeyebilir ama biricik damadının yardımını geri çevirmez. Ne de olsa bu acayip ailenin baş mimarı ve ve de vazgeçilmez üyesi.

Bu evlilikle birlikte aklımda yeni senaryolar oluşmaya başladı. Biraz toparlayınca sizlerle paylaşacağım inşallah.

İlerleyen saatlerde yine görüşürüz.

bye

nar cicegi
24-09-07, 21:05
Her zamanki gibi çok güzel bir bölümdü.Çocukların tepki gösterme planları suya yatıyor.Tepki göstermek bir yana sanki çok istekliymişler durumuna düştüler.
Oğuz işleri matbaa falan derken tam biraz toparlancaktı vergi borcu falan çıktı.Ama bence Tahir ağa olaya en kısa zamanda el koyacaktır.
Ferit ve Damla'nın gizli evlenmesinden pek hoşlanmadım.Böyle olmamalıydı ama Tahir ağa Damla'ya düğün yapar bu sefer aileleride yanında olur tabi Oğuz Ferit'i öldürmezse.Yaman ile Şule'nin yakınlaşması hoşuma gitmedi Yaman bu akıllanmaz Şule'ninde başını yakmasın bari.Ama Yaman köşke gittikten sonra T
Timur'u iyice kaybedicek.Belki bu sefer Efe'de babasına daha sert bir tavır koyar.Eda'nın test sonuçlarının iyi olmasına sevindim.Ama oğuz'un işyerine gidip o yazıyı göreceğine iflas haberini Oğuz'dan alsaydı daha iyi olurdu.İnşallah Yaman bu sefer fazla ileri gitmez.Ama Yaman bu düşünmeden hareket ediyor.Yok yok Yaman değişmez.Zaten insanın değişimi öyle 1 veya 2 ayda olmaz.

ggnibsgk
24-09-07, 21:42
Anaaaa forumda kimse yok nerdesinizz yaa?...Ben de bölümü bölük pörçük izledimm dedimm arkadaşlarıma bişeyler sorıyım,kafama takılan şeylerr var, bana yardımcıı olsunlarr...Amaa bi geldimm kapı duvarr,pardonn monitör klavye :img-hyste

Neysee ben sorularımıı bir sorayımm elbet bir yanıtlayan bulunurr ehuehue...Yanıtlarsınız diimi inşallah!...:icon_whis

Şimdii efendim önceliklee eniştem eniştem,güzel adam eniştemm nası geldii geldiğinde ne dedi?...vs...:)

Sonracığımaa Ergin ve Oğuz'un dava olayı nerden çıktı,kime açıyolarr,niçün üst mahkemeye gidiyorr??... (Niçin üst mahkemeye gittiğinin cevabını Aysun'un verebileceğini düşünüyorumm eğerr girerse ve bu yazdıklarımı görürüse tabii ehe;):))

Başka bir sorumuz isee Numan ve Niyazi nasıl geldii yaww nikah dairesinee ve Ferit ve Damla'yı buldu??..Ben anlamadımm tamam ortada bi tesadüf var onu tahhmin ettim dee gerisini çözemedim:)

Şimdilik aklıma gelenler bunlar daha sonra kafama başka bişey takılırsa sorarım;) hoş kimse yok ama?...ehuehue:img-pilot

Bu arada Nur'cumm iyiyiz canım hamdolsunn sen nassınn?...İyi gördümm senİ!..;)

pinarsayü85
24-09-07, 21:57
Anaaaa forumda kimse yok nerdesinizz yaa?...Ben de bölümü bölük pörçük izledimm dedimm arkadaşlarıma bişeyler sorıyım,kafama takılan şeylerr var, bana yardımcıı olsunlarr...Amaa bi geldimm kapı duvarr,pardonn monitör klavye

Neysee ben sorularımıı bir sorayımm elbet bir yanıtlayan bulunurr ehuehue...Yanıtlarsınız diimi inşallah!..
Şimdii efendim önceliklee eniştem eniştem,güzel adam eniştemm nası geldii geldiğinde ne dedi?...vs...:)

Sonracığımaa Ergin ve Oğuz'un dava olayı nerden çıktı,kime açıyolarr,niçün üst mahkemeye gidiyorr??... (Niçin üst mahkemeye gittiğinin cevabını Aysun'un verebileceğini düşünüyorumm eğerr girerse ve bu yazdıklarımı görürüse tabii ehe;):))

Başka bir sorumuz isee Numan ve Niyazi nasıl geldii yaww nikah dairesinee ve Ferit ve Damla'yı buldu??..Ben anlamadımm tamam ortada bi tesadüf var onu tahhmin ettim dee gerisini çözemedim:)

Şimdilik aklıma gelenler bunlar daha sonra kafama başka bişey takılırsa sorarım;) hoş kimse yok ama?..

Bu arada Nur'cumm iyiyiz canım hamdolsunn sen nassınn?...İyi gördümm senİ!..;)

merhaba:happy0064hoşgeldin..

ben istersen bazı konularda seni aydınlatabilirim az buçuk:img-blush

öncelikle oğuzların ,eski yıllardan vergi borçları varmış anladığım kadarıyla,gözden falan kaçmış galiba o zamanlar onun ispatını yapamazlarsa sanırım üst mahkemye gönderilebilirmiş,yani çok can sıkıcı biz konu haciz bile gelebilir allah korusun:icon_sorr

bu arada oğuzun şirketi iflas etti maalesef,kapıya mühür vuruldu,bölüm sonu da eda bunu gördü tesadüfen işyerine gittiği için........

numan amca ile niyazi,bir yakınlarının ya da hısımlarının nikahlarına gelmişler,baba oğul acaba hangi salonda olacak nikah diye konuşuyorladı en son numan amca dedi galiba dur şurdan birine soralım,sonra o malum odaya daldılar veeee....:img-hyste:
yani tamanmen tesadüf

numan amca şahitliği kabul etmedi -feritin şahidi gelemedi nikaha....
fakat niyazi şahit oldu.....


maalesf enişteyi kaçırdım heralde o da ziyarete falan gelmiştir:img-blush

görüşmek üzrebye

ggnibsgk
24-09-07, 22:12
Yine ben!...Ehee bu sefer kısacıkkk bi yorum yapmak için geldim…Kimse yok bari ben bişeyler yazıyım…Gerçii Şule’ciğimin dersi varmış eminim çoğunuz da öylesiniz…Ben en iyisi size kolay gelsin diyimm;)

Bu arada Şule’cimm yarın bakıcamm eğer sen benden önce girmediyesen ilk iş sana bii ö.m atıcam(gerçi sen bu mesajı sonra görüceksinn ama:img-hyste )Neyse inşallah mutlulukla sarılıp sarmalanmış bir ö.m. olurrr…:img-icecr

Evet öncelikle Oğuz’un işinden başlıyalımm..Gerçi temel konu buydu nerdeyse o yüzden başlarsak çıkamayız ama olsun ehuehue…

Yaa yazık adama ya resmen iflasını verdi ama hala neşesinden hiçbişey kaybetmedi…(Yok biraz kaybetti ama olsun canım,o kadar olur yani aa!...Kadı kızında bile olur o kadar kusur!..Kadı kızı bile o kadar sabırlı dildir yani dimi?...:img-hyste ) Bu arada Hasan Bekir Bey’in ölümüne koptu yaa ehuehue, o koptu ben koptum yaniii:img-hyste Süperdi yaa,ee napsınn trajikomik bi olay hakkaten,insan ne tepki vericeğini şaşırıyoo…Hani derler yaa “Gülüyoruz ağlanacak halimize!...” diye tam öyle oldu yani:)

Sonra bi de mezarlığa gittiler valla o Hasan Bekir Bey’İn eşinin böyle cazgır çıkarıcağını tahmin etmiştim…Ben sadece eşin dizimizde görülüp görülmeyeceği konusunda tereddütteydim ama gördüğüm anda dedimm Allaaah!.. Oğuz nee baş sağlığı diliyosunn, attın toprağını,hadi topuklaa..Bak yaa bi de kendini tanıttı zekaiii!.....Neyse bütün bunlar sonucunda kaçtılar neticede lafıma geldiler :img-hyste

Vee ben bunları yazarken Pınar’cım sorularımı cevaplamış..Çok teşekkür ederim canım…Demek Oğuz’un vergi borcu varmış hee!...Vayy bee kaçıyoo iştee gözden!...Vergi bu sıkı sıkı tutmak lazım,bi kaçtı mı yakalayabilene aşkolsun!...:img-hyste Ama hakkaten kötü yaa demek köşkün tehlikede olması muhabbeti buradan geliyoduu hee ,haciz gelirse diye Eyvaah!...:img-polic

Amaa neyse kii Oğuz iş buldu yaa!...Ama bana nedense sanki Oğuz bu işi de kaybedicek gibi geliiyoo yaa!...Çünküü bu köşkü kaybetme korkusu,bütün köşkü sarmadan bu konuyu kapatıcaklarını sanmıyorum yani…Gerçi belli de olmaz..Fet-Say dan söz ediyoruz:img-hyste Her an her şey olabilir…Dınınımm…

Numan amcayla Niyazi’nin gelmesi baya bi tesadüf olmuş o zaman ehuehue olsun,Üsküdar dediğin küçücük belde yaniii elini atsan tanıdığa çarpar ehuehue…Olur böyle şeyler;)

Eniştenin gelmesini çözemedikk yaa!..Bir izleyen Allah rızası içün söylesin yaww!...

Şimdilik hoşçakalınbye

iki_ailem
24-09-07, 22:49
enişte bebek haberini öğrenince gelmiş.üstelik oğuz un vergi borcu yok.olmamasına rağmen bir karışıklık sonucunda varmış gibi gözüküyor.itiraz etmek için de mahkemeye verdiler işte...numan ve niyazi de niyazi nin bir arkadaşının nikahı olduğu için oraya gitmişlerdi...

ggnibsgk
24-09-07, 22:56
enişte bebek haberini öğrenince gelmiş.üstelik oğuz un vergi borcu yok.olmamasına rağmen bir karışıklık sonucunda varmış gibi gözüküyor.itiraz etmek için de mahkemeye verdiler işte...

Çok saağoll iki_ailem cevapladığın için:) Ohh yaa gözüme uyku girmiycektii yanii bekliyorum burda yarım saattir...:img-yes: ehuehue...

Demek eniştee öğrenip gelmişş hee olsunn artık öğrendiğindeeki tepkiyi de gösterselerdii keşkee..oraları geçmişlerr galibaa yaaa:icon_sorr Tühh!...Neysee napalımm artıkk!...Biz de Yüksel Eniştemin isim muhabbetiyle eğlendikk!...Adama bakk yaa göbek adı kesmiyoo:img-hyste

Bu arada Oğuz'un vergi borcuu demek kii yokmuşş hee şimdii oturduu yaw kafamda her şeyy!..O yüzden dava açıyolar tabii yaa!...:img-yes:

Çok sağol tekrar iki_ailem:)

Bu arada 56. bölümümüz(bilmeyenler için bu akşam yayınlanan yeni bölümümüz ;))canımız kanımız arkadaşımız Buğraa tarafından malum siteye eklenmişş bulunuyorr...Kendim bizzat şahsen gördümm...Çok sağoll Buğraa!...Henüz izlyemedimm ha şimdi kapatıcam netii ha sonraa derken taa buralara geldimm ama izlemek kısmet olmadıı inşallahh yarınn ama çokkkk sağol:happy0064

Hoşçakalın bu sefer keessin çıkıyorum bye

BERNA
24-09-07, 23:16
Bölüm yorumlarına devam :) ama önce Nuray'ın cevaplanmamış sorusu hakkında bildiklerimi yazayım.

Eniştenin gelişi eğer ben birşey kaçırmadıysam Efe tarafından 'yarın Yüksel Enişte gelecek, bebek haberini duyunca çok sevinmiştir, dayanamayıp gelmiştir zaten' diyerek ifade edildi. Sonra da çocukların tavır koyacakken sanki çok memnunmuş gibi role Eda üzülmesin diye devam etmeleri sonucundaki memnuniyetini gördük. Efe'nin aklına gelen ilk isim Yüksel olunca çok sevindi ama Eda'nın tereddüt geçirmesine bozuldu. Kızlardan birisi göbek adı olur dedi, o da 'olmaz istemem öyle' dedi.Yine ben kaçırmadıysam Seda Ablamız hakkında konuşulmadı. Eniştenin gelişi ve gidişi biraz havada kaldı kısacası.

Yaman ve Şule ikilisi her geçen gün izlemesi daha merak uyandıran bir çift olma yolunda ilerliyorlar. Yaman'ın duyguları nedir, kadını kullanıyor mu derken en yakın arkadaşına içini döktü. Hem aşk hem de para peşinde. Şule ve Eda'nın isimlerini aynı cümlede kuracak kadar kafasını karıştırmış durumda Şule. Şule de Yaman'a karşı boş değil, öpüşmenin sonrasında kaçması, ilişki istememesi bu yüzden. Yaman'a karşı duyguları olması onu bunca yıldan sonra korkutuyor. Refik muhtemelen bar bar gezerken Arda'yı bulacak ve de Yaman Şule'nin gözünde artı bir puan kazanacak. Yalnız Refik'in söylediği 'Ava giderken avlanmak' temalı konuşmanın tam olarak da gerçekleşeceğini düşünüyorum. Yaman elbette birdenbire düzelecek bir karakter değil sonuçta dizinin ikinci yarısında yaptıklarıyla mehter adımlarıyla iki ileri bir geri ilerlediğini de gördük. Çocuklarıyla olan sorunlarının kendinden kaynaklandığını, yakınında bile olsa çocuklarını istediği anlamda bulamadığını Şule'ye itiraf etmesi iki adımdı, sonraki Eda takıntısı geriye bir adımdı. Çok ilginç bir şekilde bölümde en beğendiğim mesaj da Yaman'dan geldi zaten. 'Bu ilk yenilgim değil.' 'Son yenilgin de olmayacak' Enler içinde bu sahneyi detaylıca yorumlayacağım. Her neyse, sonuçta Şule Yaman ilişkisinin Yaman'ın düşündüğü gibi çok kolay olmayacağını ve de çoğunluğu Şule kaynaklı sorunların onları beklediğini düşünüyorum.

Şahin denen adamı da hiç gözüm tutmasa da (sadece bir his) adamının Yaman hakkında söylediği söz beni çok güldürdü. 'Telefonla anlatsam çok para yazar' Yaman'ın çocuklarıyla son derece ılımlı geçen, küçük oğlunun soğukluğuna bile sabırlı davrandığı sahne hoştu aslında. Sonrasında Eda'nın hamileliğini daha doğrusu Eda'nın söylediği yalanı öğrenmesiyle eski sarhoş ve öfkeli Yaman geri geldi. Yaptıkları ve söyledikleri son derece yanlıştı, o da enler arasında olacak bir sahne (konu olarak en beğenmediğim elbette) olduğu için kısa geçiyorum.

Özellikle Sami, Buğra ve ben Yaman'ın dizide pasif duruma geçirilmesinden, hatta diziden çıkmasından korkuyorduk. Oysa Yaman dizide yön verici karakterlerden birisi oldu çıktı sevgili Hakan Vanlı'nın da çok çok başarılı karakter yorumuyla.

bugra9
24-09-07, 23:19
Herkese Merhabalar…

Kim demiş Adana’nın şalgamı,kebabı meşhurdur diye…Güzel ilimizin Elektirik kesintileride meşhurdur…Özellikle böyle yağmurlu günlerde…Haliyle bölümü izlemem biraz sekteye uğradı…Bu hafta yorumumu şöyle toplu yapmaya karar verdim…

Yorumlarınız henüz okumadım,neler hissediyorsunuz bilmiyorum ama mesajımı tamamlar tamamlamaz büyük bir keyif ile okuyacağım…:img-wink:

Bölüm’ü genel olarak çok beğendiğimi söyleyebilirim…Doğallığın ön planda olduğu bir bölümdü…Özellikle bazı sahne ve ufak replikler tam anlamıyla bizlerin evlerinden ekrana taşınmış derecede doğaldı…Bunda oyuncuların artık karakterlere alışmasından bir yana beraber gelişim göstermelerinin büyük katkısı var diye düşünüyorum…Hikayemiz her yeni bölümde biraz daha gerçek bir platform’a taşınıyor…Bu anlamda bölüm gayet hoşuma giden detayları barındırıyordu…

İlk altını çizmek istediğim konu,Emre Kınay’ın Hasan Bekir beyin ölüm haberini aldıktan sonra ki performansı…Gerçekten pes artık dedim…Emre Kınay siniri bozulmuş ve gayri ihtiyari gülme tutan Oğuz’la nasıl bir parladı…Bıçak sırtı ince bir çizgi,o sahnede Oğuz’un gülmesi…Ölünün de ardından da gülünürmüymüş diye genel bir kanı vardır…Tabi gülünmez ama biz orada Oğuz’un sarıldığı son dalında kırıldığını öyle iyi hissettik ki…Öyledir insanın bazen öyle siniri bozulur ki en gülünmeyecek durumda bile gülmeye başlar…Hatta Eda’da ona eşlik edince verdikleri anlık tepkiler,içten içe tövbe tövbe demeleri çok hoşuma gitti…Tabi az önce bahsettiğim ilk sahne arası doğal replik burada patlatıldı…
”Soda almaya gidiyorum içermisin”…Dizilerde sıkça rastlanan bir teklif değildir bu…Daha önemli teklifleri olduğu için dizi kahramanlarının farklı geldi sizlerle de paylaşmak istedim…:img-wink:

Bölümde çocukların kurdukları ittifak amacı itibari ile anlamsız gelse bile ne için kurulduğu belli olan bir hikaye idi…Çocukların arasında ki buzlar,daha doğrusu Ceren ile Efe arasında ki soğukluğun bu kadar hızlı erimesi çok hoşuma gitti…Tahmin ettiğimden daha çabuk barıştılar…Onların kıvamları bu…Hafif didişme tarzı ama ortak amaç için aynı safı tutan Ceren ile Efe…Tabi bu halleri ileriye dair umut verdi bana…Birden gözümde maddi sıkıntının Köşkte hissedileceği günler canlandı…O zaman Ceren ile Efe daha sıkı bir bağ ile bağlanmış olacaklar…Hem ufak kardeşleri Merve ile Timur için hem doğacak ortak kardeşleri için hem de anne ve babaları için çok daha iyi geçinecekler…Onların bu mutluluk planlarını ve operasyonlarını izlemek için şimdiden sabırsızlanıyorum… Genel anlamda çocukların olduğu sahneler,özellikle duvar üzerinde hepsinin aklından geçenleri paylaştığı sahne çok hoşuma gitti…Onların psikolojilerine,yaşlarına ve konumlarına dair o kadar ince ve gerçek mesajlar vardı ki o sahnede…Hafta içinde o sahneyi de uzun uzun değerlendireceğim…Şimdi çok beğendiğimi söylereyerek geçmek istiyorum…

Köşkte Sabah Tuvalet Kuyruğunu izleyince aklıma Berna’nın sık sık dile getirdiği Arzu Film klasikleri geldi…Emre Kınay ve İclal Aydın’ın da dile getirdiği gibi İki Aile o filmlerden en çok “Bizim Aile” ile benzeşiyor…Hepsinden bir parça almış ama benim araştırmam sonucu özellikle evlilik ile beraber neredeyse 2007 versiyonu diyebileceğimiz sahneler izliyoruz…Geçen hafta harçlık dağıtma sahnesi,bu haftada tuvalet önü kuyruğu…Nasıl sıcak,nasıl tanıdık geldi izlerken…Timur’un fırsattan istifade tuvalete dalması beni çok güldürdü…Alt kat tuvaletinin bozuk olması da akıllıca bir hikaye oyunu olmuş…Sırf böyle bir durum komedisi oluşturmak için Altta kattaki tuvaleti yok saymak olmazdı…O yüzden senaristlerimize özen için teşekkür ediyorum…Ayrıca aynı sahne de bir tebrikte Hülya Bilban’a gitsin…Çünkü merdiven korkuluklarının yanına yerleştirdiği kamera ile güzel bir resim yakalamış…Bu açıyı ilk kez izlememiz ve o tahta korkuluğun kokusunu ve dokusunu hissedebilmemiz anlamında orijinal bir çekimdi…Hep dediğimiz gibi Mekan Köşk o zaman yeri gelecek ahşap kokusu,yeri gelecek pencere kirişinin sıyrıkları ekrana yansıyacak…Atmosferi hissedebilmemiz için çok önemli detaylar…

Bölümde benim beklentilerimin karşılandığı bir diğer sahne grubu ise Niyazi ile Numan’ın Evlendirme dairesinde ki maceralarıydı…İkisini nasıl özlediğimi ve dizide estirdikleri o havayı bir kez daha hatırladım…Hem Ferit ile Damla’nın bu buruk nikah törenlerini anılaştırmak hem de anlamlaştırmak adına iki özel karakter seçilmişti…

Hemen başa dönecek olursam Ferit ile Damla’nın durumu gerçekten buruktu…Kimsesizler gibi anne yok,baba yok gizli bir nikah…Verdikleri karar elbette yanlış ama gençliklerine veriyorum bu durumu ve anlıyabiliyorum…Ferit’in çelenklerden yolduğu “Gelin çiçeği” ve lolipoplardan oluşan
“Nikah Şekeri”nin çok yaratıcı olduğunu söylemeden geçemem…Tam Ferit’in kişiliğine uygun çözümler…Orijinal…Dediğim gibi Damla ile Ferit’in gizli nikahının Niyazi ile Numan ile taçlandırılması çok hoşuma gitti…Unutulmaması gereken nokta ise şu,dizi takvimimize göre geçen yaz Niyazi,Damla için intihar etmişti…Şimdi ise Ferit ile Damla’nın nikah şahidi…Kader işte…Dizi deyip geçmemek lazım…Gerçek hayatta da buna benzer çok hikaye var…Bana göre Damla-Niyazi-Ferit üçgenine gerçek anlamda nokta bu sahne ile kondu…Senaristlerimize yakışır biçimde hem de…Bu sahneden bir iki detay paylaşmak istiyorum…

* Birincisi Ferit,Niyazi’nin yanağını sıkınca Niyazi’nin huysuzlanması Niyazi’nin bu değişimini yumuşak kılmış diye düşünüyorum…Zaten Damla öncesinde de Ferit ile araları öyle süt liman değildi hatırlarsanız…Şimdi Niyazi’nin keskin bir şekilde değişerek Ferit ile arasının çok iyi olmasını bekleyemeyiz…Bu karakterin tutarsızlığını gösterir…O anlamda Niyazi’nin hal ve hareketleri çok hoşuma gitti…

* İkinci konu Niyazi’nin şahitliği kabul ettikten sonra Numan’ın iç tepki vermemesi…Oğlunun kararına saygı duyması yine her iki karakterin de karikatürize edilmesini engelleyecek derecede gerçekçi geldi bana…Çok hoşuma gitti…Numan’ı biliyorsunuz,oğlu ne yapsa yaranamaz…Ama böyle bir durumda onun kararına ses çıkarmaması ufak ama güzel bir ayrıntıydı…Niyazi ben şahit olurum dedikten sonra Numan’ı izlemeye koyuldum…Beklediğim gibi bir davranış sergiledi…

*Üçüncü ve son konu ise birinci şahidin kim olduğunu anlamadım veya kaçırdım…Damla’nın okul arkadaşı sanırım…Sessizliği ve hiç konuşmamasını yadırgadım açıkçası…Bir yabancı gibi oturdu orada…Keşke konuşsaydı bir şeyler deseydi…Yaşı ve konumu itibari ile daha renklendirilebilirdi…

Ferit ile Damla’nın nikahları “Fon Müziği” eşliğinde gayet güzel işlendi…Ölçülü,samimi,hatıralı…Bahar’ın Damla’nın hayatında ki yerini bildiğimiz için resminin süliet olarak gösterilmesi yine duygusal bir ayrıntıydı…Bilmiyorum ama Bahar’ın vurgulandığı,hatırlandığı her sahne benim için ayrı bir önem taşıyor…Dizi içerisine o kadar güzel işleniyor ki Bahar’ın konumu abartıya kaçmadan,unutulmadan kıymeti vurgulana vurgulana yitip giden bu annenin arkasında bıraktığı sevgiyi hissedebiliyoruz…Bu anlamda tebrik senaristlerimize gitsin bakalım…

Bir yanda bunlar yaşanırken diğer yanda ise matbaacılıktan gelen bir şirkete edilen veda vardı bölümümüzde…Şirket kapandı,mühür vuruldu…Emekler,alın teri ve hatıralar bir mührün içinde bir kalplerde hapsedildi…Şimdi bu konu sezonun çıkış noktası olduğunu biliyoruz…Resmen işlerin bu aşamaya gelmesine an ve an şahit olduk…Oğuz ile Ergin ikili sahnelerde inanılmaz başarılılar…Öyle güzel hissettiriliyor ki hem iş ortağı hem de dost oldukları…Özellikle baklavacı önünde Matbaa makineleri ’nin dükkana giriş çıkış hikayesi çok hoşuma gitti…Her iki oyuncuda bu sahnede tek kelime ile harikalardı…Girerken duvarın yıkılması,girdikten sonra tekrar örülmesi,bakım için yıkılması,sonra tekrar örülmesi ve en son dükkanı terk ederken yıkılıp son kez örülmesi bana çok manidar bir anlatım olarak geldi…Duygusal bir sahneydi…Karakterlerimiz gülse bile gözlerde ki hüznü de ihmal etmediler…Bu süreç içerisinde Ergin ile Oğuz’un ne yollardan geçtiğini ve yine olsa aynı yollardan geçecek enerjilerinin olduğunu bilmek bana göre öyle güzel bir mesaj verdi ki…
Hayat iflas etmek ile bitmiyor…Bir kapı kapanır yenisi açılır,Mühim olan insanın içinde ki inancın bitmemesi…Bu devirde iflas etmek,başarısız olmak bir ayıp,dünyanın sonu gibi görülüyor…Ama tam tersine her bitiş yeni bir başlangıcın ilk adımıdır…Şartlar el verseydi Oğuz’un yeniden matbaacılık günlerine dönüşüne şahit olacaktık…Ama şimdi bambaşka bir kapı açılıyor önünde…Arkadaşından Oğuz’a gelen teklif,doğrudur,yanlıştır yoruma açık…Ama ben Oğuz’u anlayabiliyorum…Kendi işinin patronu olmaya alışmış insanlar,şartlar ne olursa olsun başkasının emrinde çalışmayı kabul edemezler…Zor gelir,hatta Oğuz’un tepkisinde gördüğümüz gibi arkadaşın teklifi hakaret gelir…Bir söz vardır Allah kimseyi gördüğünden geri koymasın derler…Her hafta biraz daha hayran kalıyorum bu sezon anlatılan bir çok hikaye’de abartı,süsleme yok denilebilecek kadar yalın işleniyor…Resmen karakterlerin psikolojilerine inmeye başladılar gerçek hayatın getirdikleri ile…Hayatı tüm gerçeği ile yansıtmaya özen gösteriyorlar bu durumda beni çok memnun ediyor…Karakterlerimizin bir yönünü daha görmüş oluyoruz…

Oğuz’un arkadaşının yanında işe başlaması ve arkadaşının hal ve hareketi ileriye dair güzel günlerin sinyalini veriyor…Senaristlerimiz bu sıkıntıyı ne boyuta kadar taşıyacaklar çok merak ediyorum…Şirketin kapatılması için yeni borçlar çıktı ortaya,matbaacılık planları bir yıl kadar ertelendi ve Oğuz’un mal varlığını eritmesi gerekiyor,aksi takdirde devlet el koyacak…Gerçekten zor bir durum…Ama bölüm sonunda Eda’nın durumu öğrenmesi bence olayların seyrini değişitirecek…Bunu tamamen manevi destek olarak söylüyorum…Ama Eda’nın o desteği Oğuz’u motive ederek güç kazandıracak…Evlilikte bayan çok önemlidir…Gerçekten böyle durumlarda kaplan kesilen,güç veren,destek olan taraf karşı taraftır…Ben buna inanıyorum Eda’ya büyük görev düşüyor…Eda’nın da yabancı olduğu bir durum değil kriz yönetmek,zor günler…Asıl duygu seli ve karakterlerin,çiftlerimizin ilk sınavı haftaya başlıyor…Şimdiden söylüyorum Eda’ya birkez daha hayran kalacağız haftaya…Oğuz Eda’ya bunları yaşattığı için üzgün olduğunu söyledikçe Eda’da kalbinde ki sevgiyi gösterecek…O zaten maddi sıkıntı yaşadı,zor günler geçirdi ama kalbinde sevgi,karşısında güven duyacağı kimse yoktu…Eda bunu hatırlatacak…Herşeye,her durum’a rağmen Oğuz’un bu ailenin reisi olduğunu hissettirecek…Geminin bir fırtına ile alabora olmayacağını Oğuz’un beynine işleyecek…Siz o zaman görün Oğuz’u nasıl aslan kesiliyor…Nasıl inancı artıyor…Çok Özel çok gerçek sahneler izleyeceğiz…Bu yüzden gelecek bölüm’ü büyük bir heyecanla beklemeye koyuldum…

Bölümümüz de hep sıkıntı,problem yoktu tabi ki…Gayet samimi,sıcak iftar soframız,Aile oyun takımlarımızda vardı…Ailemizin Enişte dahil hep beraber geçirdiği akşam ve iftar sofrası izlenmeye değerdi…Bu sahnenin yıldızı kesinlikle İclal Aydın diyorum…Tüm sıcaklığını,anneliğini takmış takıştırmış çocukların bebek ile ilgili olmayan aktivitelerine karşı gülücükler saçtı durdu…

Bu arada Çocukların tepkilerinin verilmesi senaryo açısından ne kadar isabetli bir hikaye ile anlatılıyor öyle değil mi…Bağırıp çağıran,kardeş istemiyoruz diye tepkilerini açık açık söyleselerdi o zaman hem sahneler samimiyet namına kayba uğrayacaktı hem de izleyici ister istemez çocuklardan soğuyacaktı…Fakat öyle bir hikaye örülmüş ki onlar adına izleyici olarak rahatsız olmuyorum…Aksine komedi üslubu ile anlatıldı ve kardeşlik bağlarını alttan alta kuvvetlendirdiği için bu durumdan gayet memnunum…
“Ben Bilmem Beyim Bilir” repliği ise iftar sofrasına damgasını vuran bir diğer ayrıntıydı benim gözümde…Bu sözü eminiz sizde bir çok defalar çevrenizde birinden duymuşsunuzdur…Eda’ya çok yakıştı gerek söyleyiş tarzı gerekse mimikleri ile başta bahsettiğim doğal sahneler arasına girdi…Enişte biraz sakinleşmiş mi yoksa ben mi öyle hissettim…Seda hakkında en ufak bilgi verilmemesi açıkçası beni rahatsız etti…Galiba Seda’da kaybolan oyuncu kervanının son yolcusu oldu…Ama madem burada düşüncelerimizi paylaşıyoruz o zaman şöyle diyorum;

Tamam Bütçe elverir,vermez bunu anlayabiliyorum…Hak veriyorum kalabalık bir kadro ile bütçe zorlanıyor,yeni oyuncular transfer edildi…Ama illaki Seda olacak demiyorum…En azından bir hikaye yazılarak,ufak bir bilgi vererek Seda’yı dizimizden silebilirler…Böyle hiç var olmamış gibi yok sayılması dizinin çok övdüğümüz gerçekçi yönüne zarar veriyor…

Merve ile Timur’un yeniden boy ölçülerinin alınması bölümde ki ileriye dönük atılan temellerden bir tanesiydi…Bu sahneyi daha özel verebilirlerdi,gerek görsel,gerek hikaye açısından…Fakat bu ayrıntıya yer vermeleri bile beni ziyadesi ile memnun etti…

Şöyle bir toparlayacak olursam başta da söylediğim gibi gerek oyuncular,gerekse hikaye açısından güzel bir bölümdü…Hülya Bilban’ın Köşke alışması ve kullandığı sıra dışı çekimler gayet başarılıydı…Özellikle Köşkün dış plan çekimi açı ve ışıklandırma açısından kusursuz bir geçiş olmuş…Pencere dışlarından yapılan mekan çekimleri atmosfere derinlik kazandırıyor…Sahne üç planda çekiliyorsa,yakın planların pencere dışından alınması dizimiz için farklı ama çok hoş bir yenilikti…İstanbul geçişleri büyük oranda yenilenmiş…Öyle güzel manzaralar yakalanmış ki…Özellikle güneşin batarken denize yansıması benim favori geçişlerimden bir tanesi oldu…

Geçtiğimiz hafta bir parça aceleye geldiği hissedilen ufak teknik detaylar bu bölümde giderilmiş…Gelecek haftalarda gelişerek devam edeceğine inanıyorum…Çatı katı sahnelerinde kameranın balkona yerleştirilerek Köşkün dış cephesinden içeri doğru kaydığı açı çok estetikti…Hülya Hanım ağaç ve yeşillikleri fon olarak değerlendirmeyi çok seviyor…Ergin ile Oğuz çatı katında sohbet ederken kameranın yeri,Ceren’in odasında pencere önünde ki sahnesi ilk aklıma gelen örnekler…

Üstelik bu bölüm Gerçek anlamda Köşkte kalabalık bir Aile’nin yaşadığını hissedebildim…Ferit ile Damla bir oda da,Çocuklar meclisi alt katta toplanmış,Eda mutfakta,Oğuz yukarı da hep hayal ettiğimiz gibi onlar yavaş yavaş aile oluyorlar…Köşk yeni hikayelere şahitlik etmeye hazırlanıyor…
Üstelik hikaye’nin başrolünde bu sefer gerçekten kendisi olacak…

Hafta uzun…Önümüzde konuşmak için bol bol zamanımız olacak…Günü kapatmanın zamanı gelmiştir artık…Hadi Bakalım Yarın Görüşmek Üzere…:img-wink:

İyi Geceler…

BERNA
25-09-07, 00:07
Tek aile olunan sahnelerle devam edeyim bari hiç uykum yok ;)

Tam da bu akşamüstü Arzu Film sahnelerini yazarken tuvalet sırası sahnesinin farklı bir versiyonunu izledik. Hatta sonunda bile aynı şey oldu, en küçük erkek kardeş sıradakileri geçip tuvalete girdi ;) İşin en güzel tarafı da en küçük kardeş Tunçay Akça bu bölümde konuk oyuncuydu ve de sırada bekleyen Halit Akçatepe de aynı sahnede kilit bir rol aldı :happy0064 Fakat yine o zaman birbirini hiç tanımayan çocuklar vardı fakat bizim ailemizde çocuklar aslında birbirlerini çok seviyorlar. İşte bu yüzden önce küçükler girsin önerisine hiç de itiraz etmedi ortancalar :)

Yine aynı sahnenin devamında nasıl çocuklar tek aile olmaya alışıyorsa Eda ve Oğuz'un da bu ailenin içinde evli bir çift olmaya ve de ebeveynler olmaya alışması vardı. Yatak odası kapısı kapandı, nasıl davranacaklarını bilemediler, birbirlerine ne kadar yakın durması gerektiğini de çözemediler. Bu tedirginlik yaşanmasaydı tuhaf olurdu. İleride göreceğimiz bölümlerde bu tedirginliğin de yavaş yavaş ortadan kalkışını göreceğiz tahminimce.

İftar sofrasında kaçırdığım kısımlar vardı ancak Buğra'nın yazısını okuyunca onları tamamladım. Teşekkürler. Ancak çocukların bebek hakkındaki planlarında Eda'nın memnuniyetini farketmemek gerçekten imkanızdı. Hem hayret etti, hem de çok sevindi. En azından çocukların tepkisi konusunda içi çok rahatladı. Daha sonra da bebek mobilyası, çocuğun odası konularında konuşabildiler çiftimiz bu yüzden. Eğer çocukların olmayan planları konuşulmasaydı, çiftimiz mahremiyet konusunda olduğu gibi tedirgin olurlardı, planları kendileri yapardı. Şimdi düşününce aslında çocuklar kendilerini gerçekten de unutturmamış oluyorlar bu şekilde de. Yani planlara dahil olarak. Sanırım çocukların öğrendiği ders de bu olacak hamilelik boyunca...

Tabu oynanma sahnesinin sonucu Ferit'in sürprizine bağlandıysa da, çok güzel düşünülmüş bir ayrıntı oldu. Karışık bir takım kurulmuş olması, kelimeleri anlatırken aileden örnekler verilmesi, yaşanmışlıkların paylaşılması çok doğru bir taktikti. Ben de en yakın arkadaşımla aynı takımda olduğumda karşı tarafı sildik süpürdük anılarımızı hatırlatarak birbirimize. Zaten tabu yaşanmışlıklar olmasa çok zor oynanacak bir oyun bence. Konu iyice dağıldı, bu tip oyunların oynanması, tek aile olarak beraber vakit geçirilmesi (Ferit'in de içinde olduğu bir tek aile) beklediğimiz sahnelerden biriydi geçen sezon boyunca ve de bunca sıkıntının içinde bile görmek çok iyi geldi.

Tüm aileyi kapsamasa da Ferit'in maç sahnesi de özeldi. Geçen sene çok sevmiştik spor sahnelerini. Zaten Efe de takımda oynamaya devam edecek. Bu tip detaylar da büyük değişimin yanında hayatın bazı öğelerinin de değişmediğini gösteriyor ve de anlatılan öyküye inanmamızı kolaylaştırıyor.

sarıseren
25-09-07, 07:52
Dünkü bölüm çok güzeldi.Feritle Damla sonunda evlendiler.Ferite de yazık bi türlü söyleyemedi.Oğuz inş. işlerini düzeltebilir.Eda da öğrenince çocuğu falan aldıralım demese bare.Hani fazla yük olmasın hesabı:icon_whisUmarım böyle bişey olmaz:icon_sorrYaman da bayağa delirdi bebeği öğrenince:img-pilot

flash1976
25-09-07, 10:02
56. bölüm çok güzeldi. Çok beğendim.:good: Daha önce de dediğim gibi dizimiz her bölüm daha da güzelleşiyor. İşimden dolayı seyredemiyorum ama Buğra sağolsun onun sayesinde seyretme imkanı buluyorum. Star yakında sitesinde canlı yayına başlayacak. O zaman dizimizi zamanında seyretme imkanı bulacağım. Ve bundan sonra daha erken yorumlarda bulunabileceğim.

Gelelim bu haftaki bölümümüze. Gerçi sizler çok güzel yorumlarda bulunmuşsunuz.:good: Bu bölümü çok iyi yorumlamışsınız. Bende birkaç konuya değineyim.

Bu hafta gerçekten çok güzel sahneler vardı ve oyuncularımızda gerçekten çok harikaydılar.:good: İlk sahnede Oğuz’un Hasan Bey’in ölüm haberini alması ve verdiği tepki çok gerçekçiydi. Sinirleri öyle bozuldu ki gülmeye başladı.

Çocukların tuvalet önündeki sıra tartışması bizlere Bizim Aile filmini hatırlattı. Berna’nın da devamlı söylediği gibi Bizim Aile filmiyle çok benzerlikler gösteriyor. Zamanında en beğendiğim filmlerden biriydi. Belki de İki Aile dizisini bu kadar çok beğenmemim nedeni eski Türk filmlerinin tadını vermesi. Gerçekten eski Türk filmleri çok iyiydi çok daha kaliteliydi.

Damla ile Ferit nikahları çok buruk olacaktı ama Niyazi ve Numan’ın gelmesi bu buruk havayı azda olsa değiştirdi, bir renklilik bir canlılık getirdi. Bu arada nikah sırasında Bahar’ın siluetinin ekrana verildiği an çok duygusaldı.

Ailenin hep bir arada olduğu ve birlikte Tabu oynadıkları sahnede çok güzeldi. Ferit’tin tam evlilik haberini vereceği sırada babasının araması ve Oğuz’la ilgili haberi vermesi Ferit’i çok zor duruma düşürdü.

Tahir Ağa ile Melahat’in tartışması sırasında Ferit’in ortalığı daha da kızıştırmak için bir o tarafa bir bu tarafa geçmesi bayağı komikti.

Ceren’de azmetti ve sonunda Arda’ya ulaşmayı başardı. Ama bu Arda Ceren’in başına çok işler açacak ilerde. Sabutay’da yeni ismiyle Barış, Arda’nın takıldığı barı devraldı. Böylece dizinin iki kötü karakteri yan yana gelmiş oldu. Bakalım bu ikili ilerde ne gibi kötülükler yapacaklar.

Yaman’ın Eda’nın hamile olduğunu öğrendikten sonra okula sarhoş bir vaziyette gelmesi ve çocuklarına bağırması çok kötüydü. Bu Yaman’dan adam olmaz. Her sinirlendiğinde içkiye sarılıyor ve ne yaptığının farkında olmuyor.

Ve son sahnede Eda bebek haberini vermek için Oğuz’un işyerine gidiyor ve gerçeği öğreniyor.

Bakalım yeni bölümde Damla ve Ferit evlendiklerini söyleyebilecekler mi?, Oğuz’la Yaman arasında neler olacak!, Eda gerçeği öğrendiğine göre bundan sonra Oğuz’a nasıl davranacak!, çocuklar da işle ilgili gerçeği öğrenecekler mi? Yeni bölümümüzü merakla bekliyor olacağız bu soruların yanıtlarımı almak için.:img-cool2

Öyle tahmin ediyorum ki haftaya bizi çok duygusal bir bölüm bekliyor.

burhan_altıntop
25-09-07, 10:39
Herkese merhaba..

Güzel bir bölüm ve güzel yorumlar..O zaman bende bir yorum yapayım..

:kahveİKİ AİLE 56.BÖLÜM YORUMU:kahve

Oğuz'un, Hasan Bekir beyin ölümüne verdiği tepkide Emre Kınay'ın oyuncluğu gerçekten süperdi.Sinirleri bozulmuş bir insanı tam olarak izleyicilere yansıttı..

Tuvaletteki kuyruk sahneside güzeldi.Fırsatçı Timur, nasılda hemen kaptı sırayı..

Efe-Ceren-Merve-Timur dörtlüsünün "Bebek İttifağı" bir işe yaramadı.Zaten beceremedilerde.İttifak kurup kendilerini unutturmamak isterlerken tam tersi bir şekilde Eda'nın hamileliğinden çok hoş olduklarını gösterdiler.Sofradaki sahnede buu yaptılar.Herkes topu birbibrine attı.İsim bile buldular..

Yaman..Yine aynı Yaman.Sırf Şule'nin ayrılmaması için ve onu etkilemek için Refik'e bütün barları arattı.Refik'te çok yaklaştı ama bulamadı.Ve Yaman'ın çocuklara bağırdığı sahne..Çocukların hiçbir suçu yokken onlara bağırması onun çok saçmaydı.Ne de olsa Yaman bu..57.Bölüm'de köşkte büyük olaylar çıkacak gibi..

Oğuz'un eski işyerinide gördük bu bölümde."Matbaa"..Tesadüfün bu kadarı oradaki tatlıcılar da "Batmış"tı..Oğuz ve Ergin'in eski işyerlerine bakıp anılarını hatırladıkları sahne çok güzel bbir nostalji yaptırdı.Oğuz buralara nasıl geldi duymuş olduk..

Ceren en sonunda hedefine ulaştı.Arda'yı buldu..Sen 0-99 arasında bütün numaraları dene.Gerçekten kafaya takmış Arda'yı..Ama bence çok yanlış bir yolda..

Ferit ve Damla'da kimsesizler gibi evlendi.Niyazi ve Numan'ın katılması biraz daha güzel hale getirdi ama yinede şöyle güzel bir düğün olsaydı..Ayrıca o sahnenin en güzel düşünce Bahar'ın resminin ekrana getirildiği sahneydi..

Oğuz ve Ergin ayrıldı..Artık iş olarak yolları ayrı yollara düştü.Oğuz gibi birisi başkasının şirketinde yardımcı oldu...

Eda'nın hamilelik testlerinin sonucuda güzel çıktı.Bölüm içinde çıkan en güzel haberdi.Eda bu haberi vermeye şirkete gittiğinde iflası görmüş oldu.Bundan sonra Eda'ya çok iş düşecek.Oğuz'un moralini yüksekte tutup yeni bir iş hayatı başlatmasına yardımcı olacak..

57.Bölüm'de büyük sürprizler bizleri bekliyor.Köşkte olay çıkacak mı..?Eda, Oğuz'un iflasına nasıl bir tepki verecek..?Oğuz yeni işinde başarılı olabiblecek mi..?

Benden şimdilik bu kadar..Hepinize sağlıklı ve mutlu günler dilerim..

Hoşçakalın..bye

minemtoprak
25-09-07, 11:45
Herkese merhaba Buğra cığım sağolsun yine yapmış eşsiz yorumunu ellerine sağlık.
Bu hafta daha sıcak buldum ailemizi :happy0064 Ferit in nikaha lolipop şekeri getirmesi süperdi :) tam ona yakışan bir davranış.Ama damlayla çok kötü papaz olacak.Damla Oğuzun durumunu önceden bilidiğini öğrenince kendinden sakladığı için fena şırlayacak Ferite :sad53:
Sabutay :happy0064 çok tatlı oldu çok.Çıkardı attı o siyah takımı karizmasına iyice kattı karizmayı.Bakalım neler olacak.

RIZA_BABA
25-09-07, 12:13
Arkadaşlar dün diziyi malesef yarım yamalak izledim arka sokaklar reklama girince hemen açıyorum iki aile yi izliyordum çoğu sahnesini kaçırdım yanlız nişi sormak istiyorum edanın dükkanı neden mühürlendi bilgisi olan varmı borçtan dolayımı yoksa başka birşeyden dolayımı

yessi
25-09-07, 13:44
Arkadaşlar dün diziyi malesef yarım yamalak izledim arka sokaklar reklama girince hemen açıyorum iki aile yi izliyordum çoğu sahnesini kaçırdım yanlız nişi sormak istiyorum edanın dükkanı neden mühürlendi bilgisi olan varmı borçtan dolayımı yoksa başka birşeyden dolayımı

ne tesadüf.. ben de reklam aralarında arka sokaklara bakıyorum :D


mühürlenen eda'nın dükkanı değil. oğuz iflas etti. o mühürlü dükkan oğuz'un reklam ajansıydı; ancak eda hamile olduğu için oğuz ondan saklıyordu. eda oğuz'a sürpriz yapmak için oğuz'un iş yerine gitti ve mühürü gördü.

bytepoem
25-09-07, 14:02
Merhabalar,
Gene harika bir bölümdü. Önce biraz genel olarak bu sezon hakkında yorum yapmak istiyorum. Bu sezon iki aile tamamen konusunu değiştirdi. Geçen seneki konumuz iki ailenin aynı köşke taşınması, tanışmaları, her ferdin birbirleriyle yakınlaşması ve sonu evlilik ile biten aile reislerinin aşkıydı. Oldukca başarılıydı tabii ama bu sezon nasıl olacak merak ediyordum. Bu sezon evlilik sonrası dizimiz artık birleşen bu 7 hatta yakında 8 (belkide 9 :) ) kişilik ailenin gerçekten tek aile haline gelişini göstermekte. Ve kesinlikle bu sezonki her bölüm geçen sezondan senaryo olarak çok çok daha iyi. Tamamen özgün (daha önce hiç bir dizide görmedim) bir senaryo harika oyunculuklarla işleniyor. Oyuncu demişken Hakan Vanlı bu bölümde de harikaydı, gerçekten usta bir oyuncu, iyiki var bu dizide.

Geçen üç bölümde artık sezonun ilk 10-15 bölümünün konusu aşağı yukarı belli oldu. Maddi olarak büyük sıkıntılar yaşayacak ailemiz ve tabii bu arada büyük ihtimal Eda-Oğuz beraberce köşkü satma kararıda alacaklar bu sıkıntıdan kurtulmak için. Tekrar büyük ihtimalle köşke talip olacak kişi intikam hevesiyle dolu, Şule desteğiyle hatta belkide parası için evlenmiş Yaman olacak. Sonuçta tabii ki mutlu sonumuz olacak, köşkümüz satılmayacak ama bu sıkıntılar içinde harika sahnelerle tüm aile fertlerinin birleşip sadece kağıt üzerinde değil gerçekte de tek aile olmalarını izleyeceğiz. Bu bölüm sonu Eda durumu öğrensede, gelecek bölüm özetten anladığımız çocuklar sadece neler olup bittiğini anlamaya çalışacaklar ve büyük ihtimal gelecek bölüm sonunda da çocuklar Oğuz'un iflasını öğrenecekler. İşte bundan sonra çocuklarında bu sıkıntılı günlere ayak uydurmalarını destek olmalarını izleriz. Özellikle Ceren'in ve hatta Merve'nin para kısıntılarına durumu öğrenmeden önceki tepkilerini ve öğrendikten sonraki hallerini, Efe-Ceren dayanışmasını, Damla'nın durumun farkına varıp tüm çocuklara ablalık yapmasını ve Efe'nin babasının gerçek yüzünü (biliyor ama bu sefer Yaman köşküde alıp Oğuz-Eda'yı batırmaya çalışacaktır) görüp artık isyan edip temelli köşke dönmesini gerçekten merak ediyorum. Çok güzel sahneler göreceğimizden eminim. Buğra ve Şule'nin de dediği gibi senaryo ilerliyor ilerliyor, değişiyor ama bir yerde mutlaka eski klasiklere mesela "Neşeli Günler" filmine dönüyor, sonra bu senaryo gelişip ilerlesede gene mutlaka bu klasiklerin konusuna geliyor. Özetle kesinlikle bu sezon geçen sezondan çok daha iyi gidiyor, ben bu sezonu daha bir sevdim.

Bir tahmin daha yapayım bu arada, iflas iyice ortaya çıkıp çocuklar tarafından da öğrenildiğinde (ki bence gelecek bölüm sonu olacak, bölüm çocukların öürenmesiyle bitecek) ve biraz zor günlerle aile bağları kuvvetlendiirildikten sonra (3-4 bölüm belki daha fazla) Oğuz'a destek Tahir Ağa'dan gelecek. Ferit'i Oğuz'a ortak vererek bir aile şirketi kuracaklar bence. Düşünmek
bile güldürüyor, Oğuz-Ergin-Ferit üçlüsü aynı iş yerinde :) Bilmem ne düşünürsünüz ama sonuç böyle olacak, konu buraya bağlanacak gibi.

Birde yönetmenimize değinmek istiyorum, simgesel sahneleri çok seviyor ve sık sık kullanmaya başladı. Deprem, kuşların uçması ve yakaladığım bir iki şey daha. Bunlar benim çok hoşuma gidiyor gerçekten ve bir ara toptan olarak dizimizde bu sezon farkettiğim simgesel sahnelere bir yazı yazacağım.

Şimdilik herkese iyi günler...

yessi
25-09-07, 14:20
ben de artık yorumumu yapayım...

öncelikle geçen bölümün aksine bu bölümü çok beğendim. baştan bir 10 dakikasını kaçırdım ama buğra sağolsun onu da izleyeceğim bugün içinde. ben açtığımda ferit ve damla evleniyordu. numan ile şahitlik tartışması yapıyorlardı. buradan başlayalım:

*ben bu evlilik işine çok bozuldum. damla babasının baskısından kurtulmak için bir an önce evlenmek istiyordu ama yanlış yaptı. daha önce de söylemiştim; ne olursa olsun babasının elinden kızının en mutlu gününü görme hakkını almamalıydı. oğuz çok iyi bir baba bu tavrı haketmedi. onun bu ani çıkışları elbette iflasın eşiğinde olmanın verdiği bir üzüntü ve kızını evlendirecek olan her babanın yaşadığı bir hüzünden kaynaklanıyordu. zaten bu bölümde de haksız olduğunu kabul etti ama damla çok takmadı babasını. acele etti damla ve ferit. damla babasının sıkıntılı hallerini farketmeyip nesi olduğunu sormayı akıl edemediği gibi şimdi farkında olmadan bu en zor günlerinde babasına bir darbe de o vuracak. darbeyi de geçtim, babasını yalnız bırakacak. evlendikten sonra söylediği sözler de hiç hoş değildi: "babamın tepkisi umrumda bile değil..." kötü niyetli değil damla biliyoruz ama yapmamalıydı bu hatayı. oğuz için her şey üst üste geliyor. adamın yüreğine inmezse iyidir. yine de belirtmek isterim ki gerek nikah sahnesi gerekse sonrasında gelen aileye açıklama sahnelerinde ve özellikle damla ile ferit'in sinemadaki, damlanın odasındaki başbaşa görüntülerinde mest oldum. tek kelime ile harikaydı. alkışlar senarist ve oyunculara... ve tabi ki nikah sahnesindeki başarısı için yönetmene...

*bu bölüm oğuz'a bayıldım. ne kadar çok duyguyu bir arada yaşıyor oğuz... karısından bir şeyler saklıyor olmanın tedirginliği, çocuk sahibi olacak olmanın mutluluğu, işini kaybetmiş ve elemanlarını tazminatsız, sigortasız ortada bırakmış olmanın üzüntüsü, köşkü kaybetme korkusu, gelecek endişesi, öfke, gurur, inat, çaresizlik... hepsini bir arada yaşıyor oğuz ve emre kınay hepsini çok iyi yansıtıyor. izlemeye doyamıyorum. tüm bunlara rağmen yine de dirençli oğuz. kimseye bir şey çaktırmamaktaki başarısının yanısıra hala ailesinin hiçbir şeyini eksik etmemeye çalışıyor. elbettek yıllarca piyasanın en iyisi olarak iş yapmış, başkalarına emir vermeye alışmış bir adam olarak büyümesine yardımcı olduğu bir adamın-arkadaşı dahi olsa- yanında maaşlı çalışmak oğuz'un gururuna dokunacak ama biliyor ki ailesi için bunu yapmak zorunda.

*çocuklar değil ama büyükler tek aile olmayı çoktan başardı. toplantı sırasında efe arayınca oğuz'un açıklaması çok çok hoşuma gitti. "afedersiniz, oğlum arıyor. belki önemli bir şeydir" , "ailevi bir mesele, gitmek zorundayım."

*çocukların tepki meselesi de tahmin ettiğimiz gibi komik sahneler arasında yerini almakla kaldı. çok şekerlerdi. "abim isim bile buldu, ceren bebek eşyası bakıyor, merve çok heyecanlı..." hepsi topu birbirine attı. :img-hyste çok şirinlerdi, çok...

*yaman'a gelince... yaman'ı neden bu kadar çok sevdiğimi bir kez daha farkettim.(karakterini değil tabi ki. dizide görmeyi çok seviyorum.) yaman çok gerçek bir karakter. bir anı bir anını tutmuyor. belli konularda çok hassas, herkes gibi... takıntıları var, herkes gibi... paraya, alkole düşkün; pek çok insan gibi... boşandığı eşine zulüm eden insanlar çok var sokakta. ama çok duygusal bir tarafı da var yaman'ın. çocuklarına karşı çok sevgi dolu mesela. düğün gününü birbirine katmak istemeyen duygusal yaman, söz konusu şule olunca ortaya çıkıyor. bu kadına aşık olduğunu kendi ağzıyla da söyledi ama şahin başına bela olacak sanırım. tabi şahin'den önce oğuz iyice bir silkeleyecektir yaman'ı. özetten de okuduğumuz gibi oğuz ile karakolluk oluyorlarmış. umarım fazla büyümez.

*eda... ne kadar ince ruhlu, anlayışlı bir kadın eda... tıpkı oğuz gibi. bütün bölüm oğuz'a bir derdi olup olmadığını sordu durdur. kocasını mutlu etmek, onu kırmamak için ne kadar uğraşıyor. kocasına sürpriz yapmak isterken büyük bir şok yaşadı. ne tepki vereceğini aşağı yukarı tahmin edebiliyorum. çocuğu aldırmak gibi bir teklif öne sürmez bana kalırsa ama eğer böyle bir şey olursa bunu çocuğun sağlığını bahane ederek yapacaktır. yoksa oğuz'a direk "bakamayız bu çocuğa, doğurmayacağım." demez. bu bölüm eda-oğuz dayanışması izleyeceğiz. hadi bakalım...

*yeni bölüme dair iki beklentim var. tahir ağa'nın melahat'ın gönlünü alması, bir de damla'nın babasının durumunu öğrenip pişman olması. en azından damla'nın ağzından bir "keşke..." duymak istiyorum. damla çok boşladı babasını çünkü...

*senaristimiz sanırım yüksel enişte'yi seda'dan daha eğlenceli bir karakter olarak gördü ve seda abla'ya ihtiyaç kalmadığı düşüncesiyle hokus pokus yaptı ama ben seda abla'yı özledim. bir dahaki sefere enişte ile birlikte onu da görmek isterim.

*bu bölümde en sevdiğim repliklerden biri yine oğuz'dan geldi: "siz tıp fakültesi'nden arkadaş olabilirsini ama ben anlamadım..." :img-hyste eda'nın bu bilgilere sahip olması da önceki hamileliğiyle alakalı anladığım kadarıyla. eda gerçekten bir bebeğini bu sebeple doğurmamıştı ya da doğuramamıştı yanlış hatırlamıyorsam.

*yaman'ın bu hamilelik olayını öğrenme şekline de bayıldım. ben yine çocuklardan biri ağzından kaçıracak diye düşünmüştüm. o ne ince fikirdir öyle... süperdi.

*bu arda henüz sabutay'ın gerçek yüzünü görmedi. eğlenceli bir adam deyip duruyor. ceren aracılığıyla yine damla'ya musallat olabilir sabutay. tabi yine bu sayede refik arda'ya ulaşabilir. daha da önemlisi ceren'in başı arda yüzünden derde girerse oğuz bu defa ceren'e çok sert bir ceza verebilir. işin içinde sabutay da olunca ferit ve sabutay yüzleşmesi gerçekleşecektir diye düşünüyorum.

*bunların dışında... köşkün yeni halini ben çok sevdim. insanın içini açıyor. oğuz'un o hep söylediği "köşkün tarihi dokusu" biraz zarar görmüş ama yine de çok hoş olmuş. ailece oynanan tabu oyunu, kardeşlerin dayanışması, oğuz ve eda'nın halleri... çok sıcak ve güzel bir bölümdü. kuşların ani kalkışı bu bölümde de kullanılmış. bahar'ın ekrana düşen yüzü... depreme ihtiyaç duymadan da anlatılabiliyor demek ki bazı şeyler :) uzun lafın kısası ben bu bölümü çok sevdim. yeni bölümde de aynı enerjiyi görmeyi diliyorum.

RIZA_BABA
25-09-07, 14:43
ne tesadüf.. ben de reklam aralarında arka sokaklara bakıyorum :D


mühürlenen eda'nın dükkanı değil. oğuz iflas etti. o mühürlü dükkan oğuz'un reklam ajansıydı; ancak eda hamile olduğu için oğuz ondan saklıyordu. eda oğuz'a sürpriz yapmak için oğuz'un iş yerine gitti ve mühürü gördü.

hımm teşekkür ederim ben orayı edanın kafesidir diye düşünmüştüm yanlız oğuzun ofisinin iç dekarasyonunu düşünürsek giriş bek sade ve eski kalmış sanki :(

Ayrıca şimdi ne olacak arkadaşlar oğuzun durumu düzelicekmi yoksa bölemi klacaklar tahminleriniz veya tüyo falan varmı

yessi
25-09-07, 15:18
hımm teşekkür ederim ben orayı edanın kafesidir diye düşünmüştüm yanlız oğuzun ofisinin iç dekarasyonunu düşünürsek giriş bek sade ve eski kalmış sanki :(

Ayrıca şimdi ne olacak arkadaşlar oğuzun durumu düzelicekmi yoksa bölemi klacaklar tahminleriniz veya tüyo falan varmı

tiyo değil ama benim tahminimce, oğuz uzun süre belini doğrultamayacak. köşkü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldıklarında bütün aile birbirine daha da kenetlenecek. uzunca bir süre sıkıntı çeken bir "tek aile" göreibliriz.

eklemek istediğim bir şey var. tahir ağa'nın oğuz'a müşteri göndermesine bayıldım. dünür dayanışması.:good: ne kadar da üzüldü tahir ağa. ben bu adama bayılıyorum:img-yes:

RIZA_BABA
25-09-07, 15:41
tahir ağa demişken aklıma bişi geldi tahir ağa nede olsa adananın tanınan iş adamlarındna birisi dolayısı ile zengin belki oğuz ile ortak olabilir kurtarmak için olursa süper olur vala

yessi
25-09-07, 16:44
tahir ağa demişken aklıma bişi geldi tahir ağa nede olsa adananın tanınan iş adamlarındna birisi dolayısı ile zengin belki oğuz ile ortak olabilir kurtarmak için olursa süper olur vala

sanırım kendisinin de öyle bir planı var ama ferit şimdilik engel oluyor. oğuz'u tanıyor çünkü. bu konuda nasıl gurur yapacağını biliyor.

aslı_:))
25-09-07, 16:47
damlayı çok kınadım babasına çok ayıp etti oğuzun durumu pek iyi değil işler iyice kötüleşti efe ve ortanca kız(adını unttum)çok yakışıolar ardaya ve küçük muhabbetine gıcık oluorum

pink-girl
25-09-07, 19:24
damlayı çok kınadım babasına çok ayıp etti oğuzun durumu pek iyi değil işler iyice kötüleşti efe ve ortanca kız(adını unttum)çok yakışıolar ardaya ve küçük muhabbetine gıcık oluorum

yha tmm da ama arda bayağ büyük deyilmi cerenden ne bilim sefgili olarak düşüemiyom biraz tuhaf olur yha çocuk kaç yaşında ama arkadaş kalabilirler onda bi şi yok tabi nese cerenin aklı gelir sonra b :icon_whisaşına

pinarsayü85
25-09-07, 21:50
Yaman’ı engellemek için harekete geçen Oğuz sinirlerine hakim olamaz ve karakolluk olurlar.Oğuz Eda’nın daha fazla yıpranmaması için köşkü dağıtanın Yaman olduğunu saklar.

Bu ''karakolluk'' olmaktan kasıt acaba iki tarafın fiziksel olarak bir saldırıda bulunması mıdır acaba?Büyük ihtimal öyledir,çünkü,özetin devamında köşkü dağıtanın
Yaman olduğunu söylemiyor Oğuz...O zmana neden karakolluk olacaklar ki...

Efe ve Timur ise eve gelenin babaları olduğunu anlamışlardır.

Zaten anlamaları için çabaya gerek yok,çünkü Yaman,çocuklardan ayrılıp,bir taksiye atlayıp köşkün yolunu tutmuştu zaten...Çocuklar da şaşırmazlar böyle birşeye...
Üstelik Yaman da içkiliydi o sıra zaten ....

Çocuklar anlmasın diye Eda ve Oğuz durumlar düzelenene kadar iflas ettiklerini saklama kararı alırlar.

Evet bu kararı uygulamak zor olcak belki uzun vadede,çünkü kimi zaman harçlık,kim, zaman başka harcamalar ister istemez bayağı bir kısılacak-kemerleri sıkma devri yani.....

Ferit’te hem Damla’nın babasının zor durumda olduğunu öğrenmemesi hem de ile evlendiklerini Kayınpederine açıklamak istemediği için bir sürü yalan söylemiş ve iyice köşeye sıkışmıştır. Bütün bu yalanlardan kurtulmak için Ferit son kozunu oynar.

Ferit'in ''son kozu''' nun e olabileceği hakkıında hiçbirşey gelmiyor aklıma..Ama görünen o ki,köşkte bayağı bir trafik ve lobi çalışmaları olacak...

Ancak çocuklar evde kendilerinden bir şeyler gizlendiğini anlamıştır. Herkes birbirini sıkıştırıp ne olduğunu anlamaya çalışır.

Bu olaylar esnasında kimi zamna komik,kimi zaman düşündürücü,kimi zaman da duygusal anlarımız olacaktır hiç kuşkusuz...

Yaman ‘ın tedavisine son verip eve çıkışı ile Efe’de bir kez daha köşkten ayrılmak için eşyalarını toplamaya başlar. Eda’nın ana yüreği yine oğlunun gidişine dayanmak zorunda kalır.

Yaman çabuk pes etmiş,oysa Şule hanıma geçen bölüm söyledikleri,çok akılcı şeylerdi...
Tabi Eda da oğlu için endişeleniyor,en basitinden ne yer ne içer diyordur ya da uyanbilecek mi sabahları....anne yüreği işte...

Arda ile gizlice buluşan Ceren daha rahat görüşmek için bir plan yapar.

Acaba bu ''plan''ın ucu Barış beye yani nam-ı diyar Sabutaya dokunacak mı?

Yaman Efe’ye şok bir açıklama yapar.

Bu ''şok açıklama'' da acaba Şule hanımla ilgili olabilir mi?

özet yorumu yaparken daha çok soru ürettim ama olsun....

BERNA
25-09-07, 23:28
Yorumlara tam gaz devam ;)

Oğuz'un iş ile ilgili sıkıntısı, çözüm arayışları ve bu arayışların teker teker sonuçsuz kalması çok üzücü oldu.

Müşterinin ölüm haberinin alınma sahnesi ve arkasından gelen cenaze sahnesinin dizinin en çok güldüren sahneleri olması da olsa olsa bizim dizimizde olurdu ;) Buğra da yazmış ama tekrar belirtmeden olmaz. Emre Kınay'ın haberi alınca sinirden gülmesi çok çok başarılı bir oyunculuktu. Aslında böyle bir haber tam bir kara mizah örneğiydi, gülünmeyip de ne yapılacaktı ki?? Oğuz'un gülmesine 'duşta karısı bassmış' haberiyle birleşince biz de gülmeye başladık, Eda da gülmeye başladı. Birbirini tetikleyen gülmeleri hepimiz yaşamıyor muyuz? Cenaze sahnesi en çok güldüğüm sahneydi, o yüzden enler içinde olacak.

Oğuz ve Ergin'in sonraki durakları eski matbaacı dükkanı oldu. O anda ben de aynı Oğuz gibi umutlandım. Makinenin sürekli duvar yıkılarak azimle içeri taşınması konusunda ben de Buğra gibi düşündüm. Oğuz da, eskiden Ergin de, kolay kolay pes etmeyen karakterlermiş. Ayrıca tıpkı dükkanın duvarı gibi yıkılan işi yeni baştan inşa etme fikri de benzeşti. Sonrasında baklavacı amca da güzelim Karadeniz Şivesi ile asla pes etmeyeceğini söylediğinde Oğuz'un umudu canlanmıştı ve kafasında şirket kurulmuştu bile. Hem benim sorum olan Rıza konusu da açıklığa kavuşmuştu benim gözümde :) Oğuz'un bu tavrı en ufak bir olayda dünya başına yıkılmış gibi davrananlar için de güzel bir mesaj oldu diye düşünüyorum.

Ayakları yere basan Ergin (bu arada Gergin esprisinin yeterince kullanıldığını düşünüyorum artık bana komik gelmiyor) Oğuz'u ve bizi düşlerimizden uyandırdı. Borçlu olunca hiçbir iş yapılamıyor gerçekten de yasalar tam işleyince. Köşkü satarak borcu ödeme teklifi, ki yanlış bilmiyorsam itiraz için bile önce borcun ödenmesi (en azından bir kısmının) gerekiyor, Oğuz tarafından anında reddedildi. Kendi çocukluk hayali kocaman 7 (hatta 8) kişilik bir ailenin hayali olmuştu. Bunu elbette yıkamazdı. Geçici olarak köşkü Tahir Ağa'nın satın alması mantıklı gözükse de Tahir Ağa artık akrabası olduğu için muhtemelen köşkü hediye edecekti ve de 'aile reisi Oğuz' buna asla yanaşmazdı. Yine de köşk konusu daha çok uzun bir süre gündemde kalacak diye düşünüyorum.

Çok duygusal sahnelerden birisi de Oğuz'un daha önce gururuna dokunan teklifi istemeyerek de olsa kabul etmesi oldu. Oğuz Ergin'den farklı olarak bir 'aile reisi'ydi ve de önünde çok da fazla bri seçenek kalmamıştı. Ergin'e ne yapacaksın diye sorduğunda her iki tarafta da suçluluk vardı. Oğuz o ana kadar hep kendini düşündüğü için, Ergin ise Oğuz'dan farklı olarak çok daha rahat bir durumda olduğu için. Sonuçta Ergin tek başına yaşayan, masrafını rahatlıkla kısabilecek ve de vergisini ödediği sürece serbest çalışabilecek bir durumda bir avukat. Elbette bütün bu iflas konuşmasında muhtemelen iş ortaklığından çıkmış da olsa (bu arada Oğuz ve Ergin'in ne zamandır dost olduklarını ben hatırlamıyorum şimdi farkettim) kardeşliğe kadar uzanmış olan ilişkinin bir bölümünün sonlandırılmasının hüznü de vardı. Oyuncuların da başarısı ile Oğuz ve Ergin sahnelerindeki söylenmemiş sözler beni çok etkiliyor.

Oğuz'un ilk iş günü çalan telefonlar sonucunda biraz kesintiye uğradıysa da kendisine gereken önemi veren ve saygıyı gösteren bir patron var karşısında. Çalışanları onun sorumluluğu altına alması ve hevesli bir ekibi olması, mali açıdan sorunlarını gideremese de, belki de Oğuz için üst üste gelen sıkıntılar arasında bir ferahlama olabilir diye düşünüyorum. En azından yaptığı işten zevk alabilir diye düşünüyorum. Tabi Yaman ve sorunlarından kurtulabilirse.

Not: Yaman'ın haberi öğrenme şekli sevgili yessi'nin de belirttiği gibi bence de son derece güzel düşünülmüş bir fikirdi. oğlanlara haksız yere kızsa da, aslında kendi çocuklarının vermediği haberi bir telefondan öğrenmek de kendi durumunu iyice anlamasına yol açmış. Elbette sonra içe içe öfkesini de kendinden uzaklaştırıp oğlanlara yüklemiş oldu. Eda'ya olan öfkesi bakiydi, ona hiç değinmiyorum bile.

başkozlu
26-09-07, 00:14
Özetimiz hemen gelmiş yine, ama ona geçmeden önce geçen bölüm yorumlarına devam etmek istiyorum. Öncelikle;

Sami'nin yorumuna bayıldım, çok güzel. 7 kişilik ailemizin yakında 8, belkide 9 kişi olacağını söylemişsin Sami. Bu arada galiba benim ikizlere göz kırpmışsın (ben de nasıl sahiplendim bu ikizleri ya, n'apayım ama aylardır söyleye söyleye, o kadar çok istiyorum ki ikiz olmasını).

Sonra Yaman'ın intikam planından söz etmişsin. Bence de senaryo oraya doğru gidecek gibi katılıyorum sana. Ve eski ama hiçbir zaman eskimeyecek olan filmlerimize yapılan göndermelere değinmişsin. Bunu bende sık sık dile getiriyorum. Özellikle de konusu aynı temele dayandığı için Bizim Aile filmindeki benzer sahnelere şahit oluyoruz. Geceyi köşkün bahçesinde geçirmek, çocuklara harçlık verme ve en son tuvalet önü sahnesi hep bu filmden alıntılardı. Hatta ben fragmanda çocukları kapı önünde dizilmiş görünce, hah dedim bu tuvalet kuyruğu; aynı Bizim Aile filmindeki gibi... Ne bileyim işte, çok seviyorum bu göndermeleri.:img-yes: Ekibimiz hikayenin çıkış noktasını asla inkar etmedikleri gibi, sürekli yaptıkları bu göndermelerle ustalara saygılarını da göstermiş oluyorlar. Onları bu tutumlarından dolayı bir kez daha alkışlıyoruz. :happy0064:happy0064

Ferit ve Oğuz'un aile şirketi kurmaları fikri çok güzel, harika komedi çıkar buradan. Ben Ferit'in, köşkün elden gitmesi aşamasında devreye gireceğini zannediyorum. Veee Sevgili Sami son olarak;
Aile üyelerinin sayısıyla ilgili sözlerine ekleme yapmak istiyorum. Ferit ve Damla'nın evliliği ile birlikte ailemiz şu anda resmi olarak 8 kişi olmuş durumda. Ondan önce de zaten gayrı resmi olarak 8 kişiydiler. Çünkü Ferit Eda'nın bir çeşit evlatlığı gibiydi. Şimdi ben diyorum ki; bu evlilik en kısa zamanda aileler tarafından öğrenilecek ve yeni çiftimiz köşke yerleşecek. İlk çiftimizin evliliğine alışma süreci yaşayan ailemiz, bu beklenmedik evlilikle yeni bir kargaşa yaşarken, ikinci bir hamilelik haberiyle bir şok daha yaşayacaklar. Tahminim o ki biraz erken doğum olayı falan olursa Damla ve Eda aynı zamanda doğum yapabilir. Bu durumda Gelinin Babası filmindeki gibi sahneler görebiliriz.
Tabi şimdi Eda'nın ikizleri olursa ve buna birde torun eklenirse ailemizde ani bir nüfus patlaması olabilir, diyorum ben.:img-wink:

Evet bu ani evlilik bana da bunları estirdi. Sizlerle paylaşmak istedim.
Şimdilik bu kadar, hoşçakalın.
bye

bugra9
26-09-07, 02:25
Herkese Merhabalar…

Adım Adım Haftanın ortasına gelirken bölüm yorumlarına kaldığımız yerden devam edebiliriz…Pazartesi gecesi ilk dakika yorumlarımı paylaşmıştım…
Şimdi ise şöyle genel olarak değinmek istediğim noktalarda duraklayacağım…
Hasan Bekir Bey’in ölüm haberinin ardından gerek Eda gerekse Oğuz’un tepkilerini çok beğendiğimi söylemiştim…Emre Kınay zaten sahneyi sırtladı götürdü,fakat bu sahnede İclal Aydın’da Eda olarak verdiği anlık tepkiler ile sahnenin gizli kahramanıydı diye düşünüyorum…Sık sık tekrarladığı
“Yazık Adama” sözleri ve içten içe konuşması ile olaya karşı gösterdiği reaksiyon bana çok gerçek geldi…Herşey bir yana Sesli çekim münasebeti ile İclal Aydın’ın sesini çok doğru kullandı…Balkon’dan yapılan çekim ile gecenin sessizliği de birleşince sahne ambiyansı müthişti…

Hemen izleyen sahnede Hasan Bekir bey’in eşi’nin rol kabiliyetine hayran kaldım…Acılı eşi oynayan bayan tiyatro oyuncusu mu,eğitimi var mı bilmiyorum ama yeteneği olduğu belli…Hafif abartılı bir rolü üstlenmesine karşın gerçekçiliği asla bozmadı…Çok beğendim…Ayrıca bu mezarlık sahnelerinde Emre Kınay’a dikkatinizi çekmek istiyorum…Sahnede ki takındığı hal ve hareketler gözümde Şener Şen’in canlanmasına sebep oldu…Eski komedi oynadığı dönemlerde Şener Şen’in kendine has bir tavrı vardır…Özellikle suçlu olduğunu bilerek hafif kıvrılması,eğilmesi bükülmesi…Emre Kınay’da aynı vücut dilini kullanarak usta oyuncumuzun gözümde canlanmasını sağladı…Genel olarak söyleyeceğim mezarlık sahnesi tamamen İki Aile’ye özgü işlendi…

Ardından gelen Oğuz ile Ergin araba sahnelerini çok başarılı buldum…
Sebep belli sıkıntılı bir hikaye işleniyor fakat her iki karakterinde insan olması dolayısı ile bazen işi çocukluğa vurmaları bana göre çok insancıl bir dışavurum diyorum…Çünkü ancak dizilerde yirmi dört saat aşk acısı çekilir,iş sıkıntısı çekilir…Oysa hayat böylemidir…Şurada ağlarken bir saat sonra bir şey olur,aklımıza bir şey gelir gülmeye başlarız…İşte bu yüzden Ergin ile Oğuz’un işler kötüye gidiyor diye yas tutmaları gerekmez…Çünkü onlar insan…Üstelik senaristler karakterlerin boğulmasına,izleyiciyi de boğmasına asla izin vermiyorlar…Bu anlamda bu sıkıntılı dönemin işlenişi açısından senaristlere bir teşekkür gitsin…Geçtiğimiz sezon Eda’nın dava dönemini de aynı özenle işleyerek izleyicinin sıkılmasını engelleyen senaristlerimizin elinde bu sezon çok daha geniş ve hayata bir parça daha yakın hikayeleri var…
Hemen çocukların cephesine dönecek olursak onların duvar üzerinde ki endişelerini paylaştıkları sahneyi çok beğendiğimi söylemiştim…Hepsinin kendine göre bir sıkıntısı vardı…

Köşkümüzde Radikal değişiklikler olacak arkadaşlar diyerek oturumu Ceren açtı…
Tam bu noktada karakterlerimizin neler hissettiğini anlamamız için yazılmış müthiş bir sahne başladı…Şimdi hep beraber inceleyelim bakalım;

Merve;“Sanki Tüm Dünya küçük kardeşimizin etrafında dönmeye başlıyacak…”

Tam Merve’ye göre bir yaklaşım…Artık bir yıl geçti ve karakterlerimizi tanıdık öyle değil mi…Senaristlerimiz karakter devamlılığı konusunda tutarlı oldukları için Merve’nin kafasının içinde ki sıkıntının bu olması da güzel bir ayrıntıdır…Babası evin en küçüğü olması dolayısı ile Merve’nin etrafında döndüğü için kendinin de dile getirdiği gibi “Yerinin gittikçe daraldığını” düşünüyor Merve…Daha kardeşlerinin gelmeden ilgi odağı olması Merve’yi bu endişeye sevkediyor…

Efe; “Yeni evlendiler ne acelesi vardı…”

Efe’nin sıkıntısı ise açık…Henüz annesinin evlenmesine alışamamış…Efe’yi artık tanıyorsunuz…İçinde her zaman bir umut vardı tekrar annesi ve babasının barışacağına dair…Bunu birçok defalarda dile getirmişti…Ama gün oldu devran döndü annesi ile Oğuz abisi evlendi…Efe’nin anında alışması,sindirmesi elbette kolay olmayacak…Daha yavaş yavaş annesinin hayatında bundan sonra babasının olmayacağı gerçeğine alışmışken birde yeni bir kardeş gelecek olması Efe’nin tepkisinin çıkış noktası oluyor…

Timur; ”Hem bizim öz kardeşimiz olacak,hem de Oğuz abiye baba diyecek,ama biz Oğuz abiye Abi diyoruz ama biz kardeş değilmiyiz…O zaman babam bebeğin nesi olacak…”

Timur’un aklında ki endişe ise beni hem gülümsetti hem de düşündürdü…Onun yaşı dolayısı ile pek kolay anlayamayacağı bir karmaşa…Neler olup bittiğini henüz anlamıyor zaten…Kafasında dönen soru işaretinden en azından biz biliyoruz ki Timur hitap şekillerine,annelik,ağabeylik,babalık kavramlarına çok önem veren ve bu detayları hayatında uygulamak isteyen bir çocuk…Şimdi hem öz kardeşim diyecek,ama kardeşinin baba dediğine abi diyecek…Bunun o yaşta bir çocuk tarafından çok kolay anlaşılması mümkün değil zaten…
Çünkü o yaşta mantıktan öte duygu ile yönlerini tayin eder çocuklar…Timur’a sorsan kimse üzülmesin diye küçük kardeşinin Yaman’a da baba demesini ister…Psikolojisi öyle saf,öyle temiz verilmiş ki…Timur’un geçen sezondan beri kurduğu bu mantıklara hayranım…Başta söylediğim gibi onun için hitap kavramları çok önemli…Aileci bir kişiliği var…O yüzden düştüğü çelişkiyi anlıyor ve önümüzde ki bölümlerde tüm çocuklar ile şöyle okkalı bir konuşma yapılmasını istiyorum…Herkes eteğinde ki taşları bir döksün ortaya…Eda ile Oğuz’da tatlı dille bu kafalarda ki soru işaretini huzur ile değiş-tokuş yapsınlar…
Pazartesi gecesi de söylediğim gibi bu duvar sahnesi bir çok anlamda benim en hoşuma giden sahnelerden bir tanesiydi…Abartısız,sade bir dille biz izleyicilere neler hissettikleri profesyonelce verildi…Hadi bu sahneye gelmişken teknik açıdan “Hepimizi birimiz,birimiz hepimiz için” sahnesinin çekimini çok yaratıcı buldum…Tam yerden göğe doğru çevrilen kamera ile çocukların inançları çok estetik bir anlatımla verildi…Genel bir kamera ile de aynı sahne çekilebilirdi ama detayların bütünleri oluşturduğunu bilen bir yönetmenimiz var…Şanslıyız…

Ceren’in okulda ikinci el telefon alma operasyonun da ise dikkatimi çeken bir söz vardı…
“Yerde bulsam dönüp bakmayacağım telefon” sözü bana yine ileriye dönük ince bir mesaj hissi uyandırdı…Bu replikte Ceren’in yokluğu ve mecburiyeti bilmediğinin altı yine çizildi…İleride yapmak zorunda olacağı fedakarlıkların etkileyici olması adına sezon başından beri bu tür göndermeler yapılıyor…

Köşk sakinlerinden uzağa,Yaman ve Şule cephesine doğru yol almam gerekirse öncelikle Berna’nın satırları gözüme çarptı…Yine muhteşem bir Yaman-Şule analizi yapmış…Yorumun sonunda Şahin’i gözünün tutmadığından bahsetmiş…Bu konu hakkında düşüncem Şahin,Şule’ye karşı duygusal bir şeyler hissediyor…Yalnızca çalışanın,patrona duyduğu sahiplenme değil…Şimdi ne desek tahminden öteye gitmez fakat ben Şahin,Şule’ye karşı ufak ufak aşk besliyor diyorum…İlerleyen bölümlerde Yaman’ın kalbine aşkın ateşi iyiden iyiye oturduğu zaman bir rakibi olacak diye düşünüyorum…
Bu arada Şahin demişken…Şahin’in Yaman hakkında bilgi aldığı araba sahnelerinde çok yaratıcı çekimler izledik…Araba’nın dikiz ve ön aynasından yapılan çekimler bana yine bir yaratıcılığın eseri gibi geldi…Her iki çekimde orijinallik adına bölümde hoşuma giden çekim detaylarının arasına girdi…
Şule’nin pes edip tedaviyi yarım bırakma kararı aldığını Yaman’ın öğrendiği sahne bölümün en hoşuma giden sahnelerinden bir tanesiydi…
Hakan Vanlı’ya bu sahne de tek kelime ile hayran kaldım…O sahnede Yaman’ın Şule üzerinden kurduğu maddiyat planları yoktu,tamamen içinden geldiği,inandığı için söylediği sözleri içeriyordu o sahne…Yaman Hayata tutunmanın,bilhassa çocukların varsa on kerede düşsen on birinci şansın her zaman olduğunu etkileyici bir şekilde dile getirdi…O sahne de Hakan Vanlı’nın muhteşem oyunculuğu ile birkez daha Yaman’a inandık,onu anlayabildik ve keşke dedik…Şule’nin en zayıf anında Yaman ile yakınlaşması,ardından bir ilişkiye hazır değilim demesinin ardından Yaman’ın son sözüne çok güldüm..”Buyur Burdan yak”…

Yaman kendi farkında olmasa da Şule’ye gitgide yakınlaşıyor…Bu maddi değil tamamen duygusal…Sonuçta Yaman ne yaparsa yapsın,hataları ne olursa olsun bir insan…Duygusal anlamda güven duymak,paylaşmak,ortak bir yönünün olması da insana dair bir gereksimdir…Sen Kötü çizildin,bunu bunu yaptın sevemezsin,hep kötülük düşüneceksin diye bir kalıba sokamayız Yaman’ı…Senaristler de sokmuyor aksine zaman geçtikçe Yaman’ın neden bu hataları yaptığını,nerede yaptığını santim santim öğreniyoruz…Zaaflarını hatta vicdanlı yönünü Şule’nin gelmesi ile iyicine görmeye başladık…Yaman Şule’ye gerçekten üzülüyor…Çünkü o bir “Baba”….

Köşk cephesine yeniden dönmek istiyorum…İftar sofrasının kurulması gibi detayların müzik eşliğinde verildiği sahne sıradan bir sahne gibi görünse bile “Tüm”ün oluşmasında önemli bir detaydı…
Kızların yardım etmesi İki Aile ile Tek Aile arasında ki ince çizginin zamanla kalktığının işareti…Pazartesi gecesi söylediğim gibi artık Köşkün her odasına,her yerine yayılan ailemiz izleyicide kocaman bir aile izlenimi veriyor…Bu bölümde hoşuma giden bir başka konu ise “Çocukların bu mutluluk oyunları”nın Köşke mutluluğu getirmesi oldu…Eda’da,Oğuz’da inandılar ve Oyun gerçek oldu…Bu anlamda Mutluluğun oyuna,plana gelmediğini de görmüş olduk…Bir alev misali,yayılırda yayılır…Meşale’nin ucunda ki mutluluk çocuklardan Eda’ya kadar yayıldı…

Hülya Hanım’ın Çatı katında yaptığı detay çekimleri çok başarılı…Hatta Köşkün çatı katının dekorasyonunu ve atmosferini çok seviyorum…Eda ile Oğuz’un aşklarının başlamasında ki önemi,aşkın yeşerip büyümesinde ki yeri evlilik ile taçlandırılarak hala korunuyor…Herkesin uyumasının ardından Eda ve Oğuz’un oraya çıkıp,müzik dinlemeleri,türk kahvesi içmeleri evlilik ile gelen ilk klasiklerden bir tanesi olacak…Zaten öyle güzel dekore etmişler ki…Balkon önüne konulan koltuklar,mumlar,duvara asılan Zeki Müren,Behiye Aksoy plakları…Binbir hatıra barındıran eski resimler…Tek kelime ile buram buram mazi,buram buram hatıra kokan bir yer Köşkümüzün zirvesi…
Evlilik ile birlikte yüklenen ve derinleşen bu anlam çok hoşuma gidiyor…

Konuşacak daha çok konu var…Ama hafta daha bitmedi…Günlerimiz bol…:img-wink:

Değineceğim son konu ise Eda’nın şirkete gitmesi ve gözleri ile hissettirdiği hayal kırıklığı…Müthiş bir kurgu,yerinde kullanılan etkileyici müzik ve ağır çekimler ile içi sızlamayan olmamıştır herhalde…Eda’nın ilk önce tabelayı düştü zannedip kaldırması ardından mührü görmesi gerçek anlamda yüreğimi titretti…
Bu sahneyi ve değinmediğim sahneleri bir başka yoruma bırakıyorum…

*Yarın Sami’nin Müthiş fikri; Oğuz-Ergin-Ferit aynı iş yerinde hikayesine değineceğim…Ayrıca Ferit’in ve Tahir Ağa’nın Oğuz’un iflas haberini öğrenmeleri ve davranışları hakkında yorumumda gelecek…Şimdi sizlerin yeni yorumları gelmiş bir göz atalım bakalım...

Hepinize İyi Geceler Diliyorum…Yepyeni gün size mutluluk getirsin…

Hoşçakalın…:img-wink:

ömrüm
26-09-07, 09:28
Merhaba.....Çok güzel ve okumaktan büyük zevk aldığım yorumlar yapmışsınız arkadaşlar tebrikler...Bölüm yorumuna biraz geç dahil oldum ama yapalım bakalım yorumumuzu...

Bu hafta çok etkiledi beni özellikle final sahnesi, eda'nın ayak sesleri, oğuz'un yaman'ın eda'ya zarar vermesinden korkması, çok etkileyiciydi....

Gelelim bölümün tamamı hakkındaki düşüncelerime...

Duygusal bir bölümdü(yada ben fazla etkilendim böyle düşünüyorum)Oğuz'un iflas etmesine karşın eda'ya ve çocuklara bunu duyurmama çabasına hayran kaldım...Baklavacı'yla sohbetlerine ve orda ergin'le geçmişi yad etmelerine de....

Çocuklar tepki göstermek isterken istediklerinin tam tersini başardılar...:P Eşya bakmalar, heycanlamalar,isim bulmalar, eda'nın bunları duyduğunda ki sevinci...Bebek gerçekten onları birbirlerine daha da yaklaştırdı...

Damla ve ferit bu kez evlendiler tam evlenemicekler derken numan amca ve niyazi yetişti...Bu gizli evlilik'le doğru mu yaptılar, yanlış mı bilemicem, ama başlarına çok iş açacaklar sanırım daha evlendiklerini açıklamaya çalıştıklarında ortalığı karıştırdılar, ki bu ortaya çıktığında neler olacak kim bilir...Ferit garibim yine kaş yapıyım derken göz çıkardı, melahat'le babasının arası gerçekten açıldı...Gerçi o durumda gerçeği damla'ya söylemesi mümkün değildi, ama damla kesinlikle oğuz'un iflas ettiğini ondan saklamasına tepki göstercek...

Ceren'in azmine bravo yanii!! ne yaptı etti buldu arda'yı...Kontür güzeli bütün kontürleri harcama pahasına o numaları aradı ya pes valla...

Refik az daha arda'yı bulup, yaman'ın heycanla beklediği olayı gerçekletiricekti, kahraman yapacaktı onu şule'nin gözünde...Yaman bu hafta kontrolünü kaybetti iyice, bilmiyorum efe bu olaydan sonra da hala babasını savunur mu? Bu olaydan sonra bence timur'un sevgisini kazanma şansını kaybetti tamamen, o kadar korktu ki çocuk,(akçahanı tebrik etmek lazım tepkileri çok gerçekçiydi)efe'nin baskıları bile işe yaramıcaktır artık...


Bu haftalık benden bu kadar....Herkese iyi günler....

burhan_altıntop
26-09-07, 12:13
Herkese merhaba..

Şöyle bir foruma baktım da ne çabuk gelmiş 57.Bölüm Özeti..Sizlerin güzel yorumlarınızı okuduktan sonra bende bir Özet Yorumu yapayım dedim..

:kahveİKİ AİLE 57.BÖLÜM ÖZET YORUMU:kahve

Oğuz’un battığını öğrenen Eda çok üzgündür.

Doğal olarak üzülecek tabi..

Yaman’ı engellemek için harekete geçen Oğuz sinirlerine hakim olamaz ve karakolluk olurlar.Oğuz Eda’nın daha fazla yıpranmaması için köşkü dağıtanın Yaman olduğunu saklar.

İşte kıyametin koptuğu an.Oğuz'un Yaman'a birşeyler yapması onun Efe ve Timurla arasını bozabilir.Eda'dan saklamasına br yorumum yok.Ama son zamanlarda Eda'dan herşeyi gizliyor..

Efe ve Timur ise eve gelenin babaları olduğunu anlamışlardır.

Babalarının köşke gittiklerini biliyorlardı zaten.Tahmin etmekte çok zorlanmamışlardır..

Çocuklar anlamasın diye Eda ve Oğuz durumlar düzelenene kadar iflas ettiklerini saklama kararı alırlar.

Çocuklar üzülmesin diye gizliyorlardır ama bence hatalı bir karar.Sonuçta er yada geç öğrenirler.Zaten bu durumu bilip tasarruflu olmalareı gerekir..

Ferit’te hem Damla’nın babasının zor durumda olduğunu öğrenmemesi hem de evlendiklerini Kayınpederine açıklamak istemediği için bir sürü yalan söylemiş ve iyice köşeye sıkışmıştır. Bütün bu yalanlardan kurtulmak için Ferit son kozunu oynar.

Ferit yine zor bir durumda.Yine arada kalmış.Özette bahsedilen son kozu acaba ne olabilir..?

Ancak çocuklar evde kendilerinden bir şeyler gizlendiğini anlamıştır. Herkes birbirini sıkıştırıp ne olduğunu anlamaya çalışır.

Dediğim gibi hatalı bir karar verdiler saklamakla.Bu bölümde öğrenirler yada sonraki bölümde..

Yaman ‘ın tedavisine son verip eve çıkışı ile Efe’de bir kez daha köşkten ayrılmak için eşyalarını toplamaya başlar. Eda’nın ana yüreği yine oğlunun gidişine dayanmak zorunda kalır.

Yazık Eda'ya da yaaa.2.kez çocuğundan ayrılacak.Efe'de Yamanla ne kadar devam edebbilecek bilmiyorum ama arada olan Eda'ya oluyor..

Arda ile gizlice buluşan Ceren daha rahat görüşmek için bir plan yapar.

Geçen bölümki gayretinini gördükten sonra her türlü işe kalkışabileceğini düşünüyorum..

Yaman Efe’ye şok bir açıklama yapar.

Şule ile ilgili gerçekleri açıklayabilir.Yada Eda'nın çocuk doğuramayacağını söyleyip ona yalan söylediğini anlatabilir..

Benden şimdilik bu kadar..Hepinize sağlıklı ve mutlu günler dilerim

Hoşçakalın..bye

beyaz_kardelen
26-09-07, 13:21
malesef dizinin bu bölümün tam anlamıyla izleyemedim
diğer dizimde pazartesi gününe alındı çünkü
reklam aralarında izlediğime göre harika bir bölümdü yine
her bölümde olduğu gibi

ölüm haberinin alınmasında oğuz gülsemmi ağlasammı modundaydı
ergin battık diyor oğuz gülüyor
ergin durumun farkındamısın diyor oğuz yine güğlüyor
eda üzülüyor oğuz yine gülüyor

ferit!in oğuzun durumunu öğrenmesi
lafı çevirmesi
damlanın hayal kırıklığı

yaman'ı öldürmek geldi içimden
bi an toparlanıyomuş gibi oluyor
sonra yine dağıtıyor

buğra linkler için sağol
sayende bölümü izleyebiliyorum

nar cicegi
26-09-07, 15:50
İKİ AİLE 57.BÖLÜM ÖZET YORUMU
Oğuz’un battığını öğrenen Eda çok üzgündür
Çok normal üzülmesi yani.
Yaman’ı engellemek için harekete geçen Oğuz sinirlerine hakim olamaz ve karakolluk olurlar.Oğuz Eda’nın daha fazla yıpranmaması için köşkü dağıtanın Yaman olduğunu saklar
Ben nasıl karakolluk olacaklarını merak ediyorum.Ama Oğuz bu sefer ne yapsa yeri boşanmış eski eşi evlenmiş hala bırakmıyor peşini.Kendi söyledi tedavi olurken yanında değildim dedi.Eda o kadar sıkıntıya tek başına katlanmış.Yaman tedavi oldu o zaman çocuk yapalım.Bu kadar basit mi?Eda'nın yalan söylemesine tepki gösteriyor.Ama nedenini hiç düşünmüyor.
Oğuz'un köşkte olanları Eda'ya söylememesi iyi çünkü öğrenirse Eda çok üzülür.Buda bebeğe olumsuz yansıyabilir.
Efe ve Timur ise eve gelenin babaları olduğunu anlamışlardı
Zaten biliyorlardı.
Çocuklar anlamasın diye Eda ve Oğuz durumlar düzelenene kadar iflas ettiklerini saklama kararı alırlar
Bence böyle durumlarda çocuklardan gerçeği saklamak doğru değil.Hem nasıl olsa öğrenecekler.En iyisi söyleyip bu sıkıntının üstesinden birlik olarak gelmek.
Ferit’te hem Damla’nın babasının zor durumda olduğunu öğrenmemesi hem de evlendiklerini Kayınpederine açıklamak istemediği için bir sürü yalan söylemiş ve iyice köşeye sıkışmıştır. Bütün bu yalanlardan kurtulmak için Ferit son kozunu oynar.
Yazık ya Ferit'e.Ama gene ortalığı karıştırıyor belli.Son kozu ne olabilir şuan hiçbir fikrim yok.
Ancak çocuklar evde kendilerinden bir şeyler gizlendiğini anlamıştır. Herkes birbirini sıkıştırıp ne olduğunu anlamaya çalışır.
Çocuklardan birşey saklamak mümkün mü?Hepsi cin gibi.Zaten Oğuz ve Eda'nın hareketlerinden şüpeleneceklerdir.Ve eninde sonunda öğreneceklerdir.
Yaman ‘ın tedavisine son verip eve çıkışı ile Efe’de bir kez daha köşkten ayrılmak için eşyalarını toplamaya başlar. Eda’nın ana yüreği yine oğlunun gidişine dayanmak zorunda kalır
Yaman'nın zaten tedavi olup çıkması beklemiyordum.Ama Efe'ye de şaşırıyorum bunca olan bitenden sonra gene babasına gidiyor.Eda çok üzülecek Yaman gibi bir adamla yaşanılmaz.
Arda ile gizlice buluşan Ceren daha rahat görüşmek için bir plan yapar.
Ceren akıllanmadı.Özürdiliyor ama gene bildiğini okuyor.İnşallah bu plan başına işler açmaz.
Yaman Efe’ye şok bir açıklama yapar
Ben Şule ile ilgili olduğunu düşünmüyorum.Onun için çok erken hem daha ortada birşey yok.Muhtemelen Eda ile ilgili gene Efe'yi doldurmaya çalışacak.İnşallah Efe bu kez Yaman'ın tuzağına düşmez.

ggnibsgk
26-09-07, 16:38
Selamlarrr bu akşam ne yazık ki büyük ihtimalle foruma uğrayamıycam o yüzden şimdiden bişeyler yazıyım dedim;)Vee dedim napsam napsamm?...Sonra bi baktım, e ben özet yorumu yapmamışım…E ne duruyorum,e bilmiyorum,e hadi o zaman :img-hyste

Amaa önce Berna’ya sorumu cevapladığı için çok teşekürler…Biraz geç bi teşekkür oldu ama olsun hiç etmemekten iyidir...

Bu arada hepinizin yorumları süper..İlginç bulduğum noktalara değinicektim ama ne yazık ki vaktim yokk, iftardan önce özet yorumunu yapabileceğimden bile şüpheliyim ehuehue...O yüzden yarın değinebilirim sanırım dikkatimi çeken konulara,tespitlerinize…Yaw süpersiniz bu arada ağzımı açık bıraktıran tespitler vardı arada :happy0064

Oğuz’un battığını öğrenen Eda çok üzgündür.

Sizce bunu yorumlamaya gerek var mı,yokk e doğal yani biliyoruz!...Yaa özetçi sinirlendiriyosun beni yaaa bak!...Yok zil takıp oynasaydı bari…

Yaman’ı engellemek için harekete geçen Oğuz sinirlerine hakim olamaz ve karakolluk olurlar.Oğuz Eda’nın daha fazla yıpranmaması için köşkü dağıtanın Yaman olduğunu saklar.Efe ve Timur ise eve gelenin babaları olduğunu anlamışlardır.

Evet Yaman yine ortalığı mahvetti..Kimdi o Yaman pasif olucakk diyen, ahan da mutlu musunuz?...Baya bi aktif sağolsunn!...Demek karakolluk oluyolar hee!..E doğal ama yaa!..Düşünsenize eve bi geliyosunuz,manyağın teki evinizi dağıtıyoo,hayır dağıtan Yaman olmasa bile insan çılgına döner canım!...Ağır tahrik var ayrıca ortada Oğuz,Yaman’a vurursa da iyi yapar yaniii o yüzden hıh!...Efe ve Timur’un anlaması da normal yani,bu da ilginç dill!..Bence Yaman’ı dövdüğü için Oğuz’a kızmazlar yaa,özellikle evin o halini görünce…(Gerçi dövücek mi daha bilmiyoruz ama:))

Çocuklar anlamasın diye Eda ve Oğuz durumlar düzelene kadar iflas ettiklerini saklama kararı alırlar.

Yaw bu özetçi gene beni sinirlendirdi ne demek “durumlar düzelene kadar” durumlar düzeldikten sonra niye söylesinler kii…”Evet biz batmıştık ama şimdi çıktık hadi sevinin bakalım” mı diycekler bu mantığı da çözemiyorum yaniii…Neyse konuya dönelim…Saklasınlar saklasınlar çocuklar bişey anlamasın diye onlardan kaçmaya çalışırken,çocuklar şimdiden bebek yüzünden onlardan uzaklaştıklarını düşünsünler de görsünler (Sinirli bi tavırla yazdım sanki dimiii :img-hyste Asabiyim arkadaşımmm,ne baktın?...:img-pilot)

Ferit de hem Damla’nın babasının zor durumda olduğunu öğrenmemesi hem de Damla ile evlendiklerini Kayınpederine açıklamak istemediği için bir sürü yalan söylemiş ve iyice köşeye sıkışmıştır. Bütün bu yalanlardan kurtulmak için Ferit son kozunu oynar.

Anaa nasıı yaniii ne kozu yaa!...Bizi süper sahneler bekliyoo yaa Holleeyy!...Ferit’İn çakallıklarına bayılıyorum yaaa !...Bu arada ne kozu kii bu?...Valla ben,bu konuyu bi düşüniyim ama yemekten sonra,beynim durdu yaww aç açına aa!...

Ancak çocuklar evde kendilerinden bir şeyler gizlendiğini anlamıştır. Herkes birbirini sıkıştırıp ne olduğunu anlamaya çalışır.

:img-hyste Süper süper süper olucak bu sahneler bence!...Herkesin anladığını sandığı ama kimsenin bişey anlamadığı sahnelere bayılıyorum yaa!..Çok komik oluyoo…ehuehue…

Yaman ‘ın tedavisine son verip eve çıkışı ile Efe’de bir kez daha köşkten ayrılmak için eşyalarını toplamaya başlar. Eda’nın ana yüreği yine oğlunun gidişine dayanmak zorunda kalır.

Yaa nasıı yaa nasıı yaa!..Bi kere mantık olarak bu adamın köşkü bastığı için hapse atılması gerekiyoduu!...Yaptığı haneye tecavüz diiildir de nedir he nedir?...Acaba Oğuz şikayetçi olmadı mıı?...Tabii yaa Efe ve Timur’un babası yani tamam sinirle insan iki tane çakabilir de hapse attırmak biraz koyarrr:( Ahh ahh iştee Efe’ye oluyo işte olan Ceren’İn buna tepkisini çok merak ediyorum..Efe gidince de inadını sürdürcek mi acaba?... Gerçi özetin kalanını okuyunca bu işe sevinebileceğini bile düşündüm yaniii…

Arda ile gizlice buluşan Ceren daha rahat görüşmek için bir plan yapar.

Efe gidince daha rahat olcak nasılsa belki de sevinmişitrr yani Efe’nin gitmesine...

Yaman Efe’ye şok bir açıklama yapar.

Bu açıklama bana da ilk okuyunca Şule gibi geldi ama sizin yorumlarınız okuyunca Eda’yı ve söylediği yalanı da anlatabilir ya da ne biliyim gene küfürün bini bi para olcak tabii offf!:…:icon_sorr

Hadi ben kaçtımbye

bugra9
26-09-07, 17:57
Herkese İyi Akşamlar...

Yine güzel bir Akşam vaktini sizlerle paylaşmak için buradayım...Bölüm yorumlarına kaldığım yerden devam etmek istiyorum...Dün gece yorum sonunda da belirttiğim gibi günün ilk konusu Sami'nin ortaya attığı muhteşem ortaklık...

O Zaman Akşam Ajansı...:img-wink:

:icon_shad:kahve:icon_shadAKŞAM AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad

Bu Akşam ki çıkış noktamız burası olsun...Ajansın kapatılması ile birlikte
"Reklamcı" firması hikayemizde misyonunu doldurmuş oldu...
Artık senaristlerin önünde ellenmemiş bir hamur var...Şekli kendileri verecekler,kendileri istedikleri gibi yoğuracaklar...İçine iki tutam tuz,bir kaşık şeker atma kararı tamamen senaristlerimizin hayal gücüne kalmış...

Şimdi Sami'ni bu renkli ve olası fikrinden yola çıkıyorum...Bildiğiniz gibi Ferit uzun süredir işsiz...Sebebini tam olarak bilmesekte Çinden ithal edilen inşaat malzemeleri hikayesi kapatıldı...İşsiz ve daha da önemlisi Ferit artık evli...Hayatı bir ucundan yakalamak,tutunmak zorunda...Ferit ve Damla hikayesine bağımsız bir açıdan bakmak istiyorum her halükârda evliliğin getirdiği sorumlulukları yüklenmek zorundalar...Bugün olmazsa yarın ama bir yerden başlanması gerekiyor...Hemen tam karşı cepheye dönüyorum...Oğuz emek bağladığı ve ilk göz ağrısı olan şirketine mühürü vurdu...Şimdi arkadaşının yanında çalışsada Oğuz'un kişiliğini bildiğimiz için bu durumun uzun sürmeyeceğini söyleyebilirim...Kalabalık bir aile'nin reisi kendi gemisinin kaptanı olmaya çalışmış bir iş adamı her türlü riske rağmen tekrar,birkez daha deniyecektir...

İşte tam bu noktada neden hikayesi,yolları birkez daha Ferit ile birleşmesin...Oğuz çocukluk yadigarı Köşke kavuştuğu anda hayatına Ferit diye bir girdi...Birşekilde damadı oldu...Bugüne kadar tüm düğümlerin çözülme noktası yine Ferit oldu...Senaristlerin oluşturduğu ufak kader oyunları ile Ferit hikaye içinde her dönüm noktasında başrolü oynadı...Şimdi hazır herşey sıfırlanmışken,kaleler yeni baştan inşaa edilecekken bu projenin içinde neden Ferit olmasın...Oğuz'u ayağa kaldıracak,belki Köşkü kurtaracak maddi desteğin Tahir Ağa'dan bir şekilde geleceğine inanıyorum...Nasılları ve nedenleri şimdi sorgulamak için erken fakat birşekilde yeniden ayağa kalkarken Oğuz'a Ferit'in el uzatması bana çok anlamlı geliyor...Bu hayat bir şekilde insanları ödeştiriyor...Bu planlanabilen,tasarlanan bir düzen asla değil...Gerçek hayatta da bu böyledir...Ne yapılan iyilik nede haksızlık kimsenin yanına kâr olmuyor...Bir şekilde bu düzen hesaplaştırıyor...Hemen dizimize bağlıyorum konuyu şüphesiz Oğuz istemeden de olsa Ferit'e Aile olmayı öğretti,Hayatta herkesin ikinci bir şansının olacağını öğretti...Sıcacık bir sofra armağan etti...Herşey bir yana bir ömür kalbini ısıtacak bir sevgi ve aşk verdi,Damla'yı verdi...Bu hayatta büyük konuşmamak gerekiyor...Gün oluyor ki en ummadığım kişi sana el uzatan güç veren kişi oluyor...

Hiçbir zaman söylemese bile Ferit'i nekadar çok sevdiğini hepimiz biliyoruz,hissediyoruz...Şimdi bu kimsenin ödeşmesi olmasa bile Hayatın teğet getirdiği iki hayat bir şekilde hesaplaşacak...Bunu duygusal çıkışla komediye bağlıyacaklarını düşünüyorum...Şayet Sami'nin bu tahmini gerçekleşirse Ofis sahneleri enaz Köşk kadar renkli olacak...

Sözü Tahir ağa ve Ferit'in bu iflası öğrenmelerine ve davranışlarına getirmek istiyorum...Öncelikle Tahir Ağa'nın Ramazan Boyunca iftar yemeği vermesi bence bölüm içinde ki en ince mesajlardan bir tanesiydi...Tahir Ağa'nın kişiliğine yakışır bir detaydı çok hoşuma gitti...Ekran başında ki izleyicilerinde şöyle birkaç dakika düşünmesine sebep olmuştur diye gayet mutluyum...
Konumuza dönecek olursam Ferit ve babasının hassasiyetleri çok hoşuma gitti...Tahir Ağa'yı heyecanlı biliriz,aklına eseni bazen zamanından önce yapar biliriz...Fakat durumun hassasiyetinin farkında olup gayet ince davranması bana şöyle düşündürdü,İnsanın hangi durumda nasıl davranacağını bilmesi gerekiyor...Bazen zamanından çok önce uzatılmış bir el kapanması zor yaralar açabilir diye düşünüyorum...Bu anlamda sırf durumu saklamak için baba oğulun gösterdiği fedakarlık beni çok etkiledi...Hep diyorum ya...Hayatta herkes kendi kadar karşı tarafın duygularını düşünüp,saygı duyabilseydi dünya çok daha güzel bir yer olurdu...

Yavaş Yavaş Son noktaya gelirken Haftalık Anketlerimizinde vaktinin geldiğini görüyorum...O zaman şimdi sizi EN'ler ile başbaşa bırakıyorum...Bölüm hakkında ki yorumlarıma EN'ler üzerinden bir başka mesajda değinmeye devam edeceğim...

:icon_shadİKİ AİLE 56.BÖLÜM EN'LERİ...:icon_shad

1- EN Beğendiğiniz Sahne...?...
2- EN Beğenmediğiniz Sahne...?...
3- EN Güldüğünüz Sahne...?...
4- EN Duygulandığınız Sahne...?...
5- Haftanın Repliği...?...

Hayri'ye Selamlarımı Gönderiyor ve Şık-Rüküş Anketine Geçiyorum...

:icon_shadİKİ AİLE 56.BÖLÜM ŞIK-RÜKÜŞ...:icon_shad

1- EN Şık Bayan...?...
2- EN Rüküş Bayan...?...
3- EN Şık Bay...?...
4- EN Rüküş Bay...?...

Eveet Şimdilik benden bu kadar...EN'leri de bıraktığıma göre ben yavaş yavaş köşeme çekilebilirim...Bu akşam gelemesem bile en kısa zamanda yeniden buluşabilmek umudu ile kendinize çok iyi bakın...:img-wink:

Hoşçakalın...

flash1976
26-09-07, 18:15
56. BÖLÜM ÖZET YORUMU

Oğuz’un battığını öğrenen Eda çok üzgündür.

Doğal olarak Eda bu durum karşısında üzgün olacaktır.

Yaman’ı engellemek için harekete geçen Oğuz sinirlerine hakim olamaz ve karakolluk olurlar.Oğuz Eda’nın daha fazla yıpranmaması için köşkü dağıtanın Yaman olduğunu saklar.Efe ve Timur ise eve gelenin babaları olduğunu anlamışlardır.

Oğuz daha önce Yaman’ı bir daha köşke gelirsen boynunu kırarım diye uyarmıştı. Boynunu kırmadıysa da temiz bir dayak atmıştır herhalde.:P Yoksa neden karakolluk olsunlar. Oğuz doğal olarak Eda etkilenmesin diye bu olaydan bahsetmeyecektir. Efe ve Timur zaten biliyorlardı babalarının köşke geldiğini. Anlamadığım şey Yaman Oğuz’dan önce köşke geldiyse içeri nasıl girdi. O saatte köşkte kimse yoktu bildiğim kadarıyla.

Çocuklar anlamasın diye Eda ve Oğuz durumlar düzelene kadar iflas ettiklerini saklama kararı alırlar.

Bence bu durumu çocuklara açıklamaları lazımdı. Eninde sonunda bu gerçeği öğreneceklerdir.

Ferit de hem Damla’nın babasının zor durumda olduğunu öğrenmemesi hem de Damla ile evlendiklerini Kayınpederine açıklamak istemediği için bir sürü yalan söylemiş ve iyice köşeye sıkışmıştır. Bütün bu yalanlardan kurtulmak için Ferit son kozunu oynar.

Gerçekten Ferit’in işi çok zor. Yalan üstüne yalan söyleyince iyice köşeye sıkıştırdı kendini. Bu yalanlardan kurtulmak için kullanacağı koz hakkında hiçbir fikrim yok. Ferit bu ne yapacağı hiç belli olmaz.

Ancak çocuklar evde kendilerinden bir şeyler gizlendiğini anlamıştır. Herkes birbirini sıkıştırıp ne olduğunu anlamaya çalışır.

Eda ve Oğuz ne kadar saklamaya çalışırlarsa çalışsınlar hal ve hareketleriyle istemeden de olsa bir şeyleri gizlediklerini belli edeceklerdir. Bu çocuklardan bir şey kaçmaz.


Yaman ‘ın tedavisine son verip eve çıkışı ile Efe’de bir kez daha köşkten ayrılmak için eşyalarını toplamaya başlar. Eda’nın ana yüreği yine oğlunun gidişine dayanmak zorunda kalır.

Efe’nin gidişi tabi ki Eda’yı yine üzecektir. Oğlundan ayrılmak istemiyor. Ama yapacağı bir şey yok. Ortada bir mahkeme kararı var. Bakalım bu sefer Efe babasının sarhoş haline ne kadar katlanabilecek.

Arda ile gizlice buluşan Ceren daha rahat görüşmek için bir plan yapar.

Anlaşılan Ceren başına daha çok işler açacak. Bir de işin içine Barış(Sabutay) girerse işler daha da karışacaktır.

Yaman Efe’ye şok bir açıklama yapar.

Eda’nın kendisine yalan söylediğini ve kandırdığını söyleyebilir yada Şule ile tanıştığını evlenmek istediğini söyleyebilir.

flash1976
26-09-07, 20:45
Buğra’nın, Sami’nin ortaya attığı ortaklık ile ilgili yaptığı yorumunu çok beğendim. Aynen katılıyorum Sami ve Buğra’nın düşüncelerine. İlerde böyle bir ortaklığın olması dizimize çok büyük renklilik ve canlılık katacaktır.

Şimdi gelelim Buğra’nın EN’lerine, Hayri’nin Şık-Rüküşüne…

İKİ AİLE 56.BÖLÜM EN'LERİ...

1- EN Beğendiğiniz Sahne...?...

Fon müziği eşliğinde Damla ve Ferit’in nikahı ile birlikte Bahar’ın siluetinin verildiği sahne.

2- EN Beğenmediğiniz Sahne...?...

Yaman’ın Eda’nın hamile olduğunu öğrendikten sonra okula gelip çocuklara bağırdığı sahne.

3- EN Güldüğünüz Sahne...?...

Tahir Ağa ve Melahat’in tartıştığı, Ferit’in ortamı daha hararetlendirmek için bir oraya bir buraya geçtiği sahne.

4- EN Duygulandığınız Sahne...?...

Eda’nın kapının üstündeki mühürü gördüğü son sahne.

5- Haftanın Repliği...?...

Şule: Bu ilk yenilgim değil.
Yaman: Son yenildin de olmayacak.



İKİ AİLE 56.BÖLÜM ŞIK-RÜKÜŞ...

1- EN Şık Bayan...?...

Damla

2- EN Rüküş Bayan...?...

-

3- EN Şık Bay...?...

Ferit

4- EN Rüküş Bay...?...

Yaman

Müge
26-09-07, 21:02
Herkese merhaba.Güzel bir günün arkasından yorum yazmak istedim…

Geçen haftadaki bölümden daha çok beğendim bu bölümü…Oğuz’un ilk sahnesinden başlıyorum yazmaya…

Oğuz’un telefonda Ergin ile konuşması( Eda’ya bir şey çaktırmadan)Hatta Hasan Bekir beyin öldüğü haberini Eda’ya söylerken gülmesi çok hoş olmasa da Oğuz bey bize bu hoşluğu hissettirdi…Fakat Hasan Bekir beyin ölümü de gerçekten komik olmuş..:D


Çocukların tintin (Tuvalet) kuyruğunda beklemeleri orada birbirlerine laf sokmaları çok komikti…Gerçekten kardeş gibiydiler…Efe’nin Ceren’e söylediği bir söze çok güldüm orada… :)

Efe-Beğenmiyorsan dışarıya çıkacaksın doğaya koşacaksın….(Efe çok güldürdün beni çok.. :))

Oğuz ve Eda’nın yanlarına gelmesi Oğuz’un çocuklara öğüt verip Eda’nın hamileliğini bir kez daha gündeme getirmesi çok komikti…Yakında evin içine “Dikkat dikkat Eda hamile lütfen sessiz konuşusunuz ,gürültü yapmayanız” diye ilanlar asarsa hiç şaşmam… :)


Çocukların kardeşleri için verdikleri tepkide ben üzüldüm açıkçası…Ne olursa olsun insan minik bir bebeğin daha doğmadan günah işlemiş gibi konuşması ve durumuna düşmesi iyi değil…Çocukları ayıpladım biraz … Ama ne yalan söyleyeyim Timur’u okulun bahçesinde konuşurken de yemek istedim…Söyledi sözler için…

Timur-Hem bizim öz kardeşimiz olacak…Hem de Oğuz abiye baba diyecek..Ama biz Oğuz abiye abi diyoruz…Ama biz kardeş değimliyiz??

Yani bu sözü ile Müge ablasının kalbine girdi:happy0064…O kadar saf bir çocukki ..Umarım hep böyle kalırsın Timur…Sevgili Akçahan Akça oyunculuğuna hayranım:good:….Tabi ki Merve’de bu konuda tepkisini koydu ama bilmiş bir şekilde…Bilmiş ve ukala çocukları pek sevmeme rağmen Merve’nin davranışları da güzeldi…Sevgili Zeynep Özkaya’ya Müge ablasından tebrikler:good:..Bu konuşmada yüzümü güldüren tek kişi Ceren’di… “Miras bölüşmek için mi buluştuk biz..?”Çok güldüm valla…Ve hemen arkasından gelen o söz…. “Birimiz hepimiz,hepimiz birimiz için” Farkında değiller ama gerçekten kardeş oldular…Güzel bir sahneydi..


Hasan beyin eşinin yazmadan olmaz ama değil mi?Bugüne kadar izlediğim en neşeli cenaze sahnesiydi…Aaa ne diyorum ben cenazeler hiç neşeli olur mu?İki Aile dizisinde olur…Hasan beyin eşi ağlıyordu evet ama senaristlerin yazdığı senaryo da ağlarken bizleri güldürüyordu…Bakalım ileriki bölümlerde çıkacak mı?Ben bir iz bırakır mı dedim ama neyse..Oğuz ile kavga etmesine ne demeli…?


Baklavacı amcanın sırrı meğerse Oğuz ile Ergin’in iş yeri imiş…Halbuki ne hayaller kurmuştuk biz ..Oğuz ve baklavacı amca ile konuşması da çok komikti..

Damla ve Ferit’in evlenmelerine gelince..Gerçekten o kadar şanslılardı ki Numan amca ve oğlu Niyazi oraya başka bir nikah için gelmeselerdi biraz zor evlenirlerdi...Bu sayede bizde onları üç haftadan sonra görmüş olduk…Ferit’in nikah şekerleri daha doğrusu nikah şekerleri diye aldığı lolipoplar çok komikti…


Yaman ve Şule’ye gelince evet bu hafta pek bir yakın oldular birbirlerine…Hatta Yaman Şule’yi öptü …Şule kaçtı…Şule’nin asıl amacı neydi acaba ..?Ben bunu anlamış değilim..?Şule’nin şoförü Yaman’a bir şey yapacak mı acaba?


Benim bu bölümde en beğendiğim sahnelerden bir tanesi de…Ferit’in çocuklar ile bahçede maç yapması…Merve’de erkek çocukları gibi maça dahil olduğa çok güldüm...Bu güzel maçtan sonra Damla’nın da bahçeye gelmesi ile Ferit çocuklara bir sürpriz yapacaktı ama ne yazık ki yapamadı…İşte yine burada Merve’nin söylediği şey..

Merve-Yoksa gizli gizli evlendiniz mi?

Valla ben bu Merve’den korkmaya başladım canım..Bu yaşta bu kadar bilmiş bir çocuk olması ilerde neler yapacak diye insanda soru işareti oluşturuyor…Senaristler acaba Merve’yi biraz saf bir çocuk yapabilirler mi?Çok az biraz?:img-in_lo


Ve enişte köşkte…Eniştenin yalnız gelmesi pek hoş olmadı…Üstelik ağzından bir kerecik Seda lafı çıkmaması hiç olmadı…Ne eniştenin ne de Eda’nın …Neyse…Yine de neşe kattı iftar yemeğine sevgili eniştemiz…Bu iftar yemeğinde güzel bir şey oldu ..Evet bebeğin ismi konuldu…Merve taşı Ceren’e,Ceren’e taşı Timur’a attı…Timur’un buradaki bakışları beni yine bitirdi….Canım benim ya o nasıl bakıştı öyle…Timur’da taşı hop abisine yani Efe’ye attı…Ve bebeğin ismi kız olursa Ayşegül ,oğlan olursa Yüksel…

Gelelim mutfaktaki çocukların boylarının duvara bir kez daha çizik atılmasına…Yine eskisi gibi çocukların boylarının uzadığını buradan öğreneceğiz…O işaretler duvarda hep kalsın…

Sofrada çocukların yine kardeşleri hakkında konuştuğu sırada ben yine Timur’a bittim ya…Geçen haftadaki gibi …

Timur-Sen onu,bunu bırak ta ya bebek Fenerli olursa..?Allah korusun…

Canım benim ya bu kadar önemli onun için demek ki bebeğin fenerli olması.…Boş ver olursa olsun ne üzülüyorsun…Değer mi hiç?:happy0064


Gelelim yedi kişilik Ferit’in ve eniştenindahil olduğu muhteşem tabu oyununa…Sanki çocuklar büyük,büyükler de çocuk havasında gibilerdi…Eda’nın halleri özellik ile..Eniştenin tepkisi… “Oğuz hamile bir kadın ile öyle konuşulmaz yavrum” Valla yakındır evin her bir köşesine ilan asmaları…. “Eda hamile aman dikkat”


Tahir ağadan gelen telefon …Ferit’in bu haberi öğrenmesi ile Damla’ya bölüm boyunca kıvırdığı yalanlar çok komikti..Ama gerçekten çok karıştırdı ortalığı…Melahat ile Tahir ağanın arasını da bozdu ya..Bravo Ferit’e..


Ben Sabutay’dan yani Barış’tan daha önce korktuğumu söylemiştim evet bir kez daha söylemek istiyorum..Tamamen değiştiğine inanmıyorum..Barda yaptıkları hiç hoş değildi bu da değişmediğine dair bir işaretti diyorum…


Yavaş yavaş yorumun sonlarına geliyorum evet çok uzattım biliyorum…Efe’nin telefonu Yaman’ın yani babasının yanında unutması ile Yaman Eda’nın hamile olduğunu öğrendi..Bizlerin tahmin edemeyeceği bir şekilde hem de…Verdiği tepki benim tahmin ettiğim tepkiydi içki içti evet…Ve o halde Eda’dan hesap sormaya gitti…Eda’nın bu sırada bebek için aldığı güzel haberi Oğuz’un iş yerinde haber verecekti…İş yerine gittiği sırada kapıdaki mühürü ve yere konulan tabelayı gördü…Bölüm finali bu bağlamalar ile bitti….Gerçekten o sırada kanım donmuştu…


Evet kısaca bu bölümü gerçekten beğendim ve bu kadar uzun bir yorum yazdım…Özette çoktan geldi tabi bu arada…En kısa sürede özet yorumunu da yazacağım…Ama şimdilik benden bu kadar…Sözlerime son verirken…İyi ki İki Aile’yi izliyorum iyi ki foruma yazıyorum ve iyi ki bir ablam oldu…Ve iyi ki sizler varsınız….Hepinizi çok seviyorum…

Küçük not:Ben yeni yorum yazdım ama sizler maşallah çok hızlısınız Buğra hocamız en’lere geçmiş…Sınıfta kalacağım valla…:D

başkozlu
27-09-07, 03:42
Anam dongada dongada bir ses, bir kıyamet ile uyandım. Uyku sersemi noluyo
dedim, meğer davulcuymuş! Oğuz'un davulcusu gibi bir ısrarla çalıyor ki,
çıkıp ''oğlum tamam uyandık git başka yere'' diyesim geldi. Tabi o da bana
''abla şikaaayet varmış, dün gece sahura kalkamamışlar mahalleden''
diye başlarmış, ne gülerdim ama...Bu kadar hayatın içinden bir dizi olunca her
an aklına geliyor insanın, anmadan geçemiyorsunuz.:img-yes:

Hazır oturmuşken Buğra'nın En'lerine cevap verelim bari...

56. BÖLÜM ENLERİ

1-En Beğendiğiniz Sahne:

Sabah tuvalet kuyruğu sahnesi...Timur'un şaşkınlıktan yararlanıp tuvaleti
kapması çok güzeldi.

2-En Beğenmediğiniz Sahne:

Yaman piskopatının çocuklara bağırdığı an. Yine burda canım Timur'umun
korkuyla tepki vermesi ne kadar doğaldı. Mümkün olsa ekrandan çıkarıp
mıncıklayasım geliyor her bölümde Akçahan'ı. Ben şimdiye kadar bu
yaşta bu kadar doğal oynayan, bu kadar sevimli bir çocuk görmedim.

3-En Güldüğünüz Sahne:

Oğuz'un Hasan Bekir Bey'in ölüm haberine verdiği tepki... Allahım bir filmde
ölüm haberine bu kadar gülünürmü... Söz konusu İki Aile olunca gülünüyor işte.

4-En Duygulandığınız Sahne:

Eda'nın ajansa gelip kapıdaki mühürü görmesi.

5-Haftanın Repliği:

Benim için haftanın repliği Timur'umdan geldi;

''babam bebeğin nesi olacak''...


56. BÖLÜM ŞIK ve RÜKÜŞLERİ.

1-En Şık Kadın:

Gelin Damla (bu şekilde evlenmelerinden hoşlanmasamda)...

2-En Rüküş Kadın:

Hasan Bekir Bey'in Karısı.:img-hyste

3-En Şık Erkek:

Damat Ferit

4-En Rüküş Erkek:

Yaman (ona kılıksız desem daha doğru olur aslında)...


Bu sabahlık bu kadar olsun, hoşçakalın.

bye

deren1970
27-09-07, 07:24
Günaydın Sevgili Ailem
İlk defa bölüm yorumu için bugün müsait oldum (hoş hala değilim ama iş yoğunluğuna girmeden birkaç cümlede ben söylemek istedim)
Öncelikle hepinize teşekkür etmmek istiyorum. Niye mi? Çünkü bana bir şekilde dizimize bakış açımı değiştirmek gerektiğini öğrettiğiniz için.
Evet aynen yazdıklarım gibi. Çünkü biraz düz olarak bakmaya başlamıştım dizimize. Nasıl mı? Yani ilk sezondaki gibi olaylar olsun, didişmeler komedi tarzında olsun şeklindeydi görüşlerim işin açıkçası. Ama Berna olsun ve diğer siz ailemizn tüm üyeleri düşünceleriniz yazınca (bu arada hem Bizim Aile filmine çok benzediğini bilmeme rağmen, oradaki konuları bilmeme rağmen) kafama dank etti durum.
Her zaman güllük gülistanlık olmuyacaktı ki ailemiz bunu bana gösterdiğiniz için hepinize teşekkürler. İşte kafamda bu şimşekler çaktıktan sonra 56. bölüme daha bir değişik duygularla baktım ve inanılmaz memnun kaldım:img-yes:
Şimdi hangi olayları, hangi replikleri tek tek yazayım ki. Oğuz'un bir babanın sorumlulukları için normalde hemen herkesin kahır yapacağı durumu hayatındaki en önemli şey olan ailesine belli etmemek için gösterdiği inanılmaz dayanma gücüne mi, Eda'nın hele o son sahneyi gördükçe yine kötü oluyorum yaşadığı duyguları mı?
Neyse zaten yazılacak herşeyi sizler yazdığınızdan ben tekrara girmiyeyim:img-yes: Bu arada özeti okuyunca daha da duygusal olacak (özellikle Eda-Oğuz'un bu işyeri hakkındaki konuşmaları özellikle:img-yes: bölümümüzü heyecanla beklemeye başladım.
Kendinize çok iyi bakın derken, her ne kadar yine yoğunluk yüzünden duygularımı paylaşamıyacağım ama yazdıklarınızı okumaya gayret edeceğim
Sevgiler

minemtoprak
27-09-07, 11:10
EN ler :)

1- EN Beğendiğiniz Sahne...?...

Feritin Damlaya Lolipop ve gelin çiçeği verdiği sahne :)

2- EN Beğenmediğiniz Sahne...?...

Yamanın olduğu her sahne

3- EN Güldüğünüz Sahne...?...

Mezarlıkta kadının Oğuza saldırması :)

4- EN Duygulandığınız Sahne...?...

damla ve Ferit Numan amcaya davetlimiz ol dedikleri sahne.

4- EN Duygulandığınız Sahne...?...

İki haftadır kopuyorum burda,

Timur: Ya bebek Fenerbahçeli olursa allah korusun :)

ŞIK RÜKÜŞ ler

En Şık Bayan : EDA

En Rüküş Bayan: ŞULE

En Şık Bay : SABUTAY

En Rüküş Bay: Yaman

ggnibsgk
27-09-07, 16:13
Selamlarrr:)

Aslında dün yorumlarınıza değiniceğimi söylemiştimm ama önce bi enleri cevaplıyım dedimm bakalım sonrasıı nolcak?:..Hep birlikte görücezzz ehuehue...

İki Aile 56. Bölüm En’ler=)

1-En Beğendiğim Sahne:

Hımm ben tabu oynanan sahneyi çok beğendim yaa!..Çok güzeldi vee yine içinde her duyguyu barındıran sahnelerimizdendi…Yani şöyle ki; Hem komedi vardı e Ferit olur da komedi olmaz mıı ehuehue?...Hem de Tahir Ağa’nın Ferit’i uyarmasından sonra Ferit’in evlendiklerini söylememesi bence çok anlamlıydı yani…Üstelik bunu Damla’dan da aklaması daha da anlamlıydı yani…Aslında şu Ferit düşünceli çocuk yaa valla!...O kadar sorumsuz diil yani…

2-En Beğenmediğim Sahne:

Bu bölüm tabii ki Yaman’a sinir oldum ehuehue gerçi daha fragmandan en beğenmediğim sahneyi seçmiştim diyebilirim…Yaman’ın çocuklarına ya da Eda’ya patlamasına sinir oluyorum yaa!..(Doğal olarak:))Hele bi de bölümü izlerken o sahnede sarhoş olduğunu görünce iyice sinirim tepeme çıktı…Her şey boşa giiti yaa zaten özette dediği gibi Efe’yi de tekrar alıyomuş yanına…

3-En Güldüğüm Sahne:

Benn en çokk Timur’a güldüm yaa ehuehue…Canım çok tatlıydı bu bölüm gerçekten…Tatlı olduğu kadar komikti de yani…Ayrıca Oğuz’un Hasan Bekir Bey’İn öldüğünü öğrendiğinde kopması da çok komikti yani…Yazık adamın sinirleri laçka oldu yaa…Amaa o güldü ben güldüm yaniii izerkenn :img-hyste

4-En Duygulandığım Sahne:

En Çok duygulandım sahneyse Eda’nın Oğuz’un battığını anladığı son sahne!...Çok iyi kurgulamışlar o sahneyi yaa!...Bi yandan beğendiğim sahnelerden biriydi yani…Ayrıca zatebn o sahne yaşanırken yeterince gerilmiştik bi de,bi yanda Yaman çocukları üzüyoo,bi yanda Oğuz Yaman’a yetişmeye çalışıyo…Ayhhh!...

5-Haftanın Repliği:

Bence kesinlikle;

Birimiz hepimizi hepimiz birimiz içinn!....:happy0064

Evet şimdi dee şıklar rüküşler!...

İki Aile 54. Bölüm Şıklar-Rüküşlerr!...=)

1-En Şık Bayan: Edaaa!..Ehuehuehu çok şaşırdınız diimii?...Ama hakkaten güzel giyiniyoo yani burda kimseyi kayırmıyoruz…

2-En Rüküş Bayan: Valla Ceren diycem ama bu hafta daha rasyonel bir sebebim var:img-hyste Şöyle ki; o Arda’yla buluştuğunda giydiği şapka neydi öyle yaa!...Hayır asla öyle bi şapka giyilmez demiyorum ama fazla kışlık diil miydi yaniii???

3-En Şık Bay: Timur Timur Timur Timuurr!...Başka kıyafet hatırlamıyorum zaten…Bu hafta Timur ne kadar göze batmış yaa dimi?...

4-En Rüküş Bay: Dediğim gibi başka kıyafet hatırlamıyorum;)

Evet benden şimdilik bu kadar hoşçakalınbye

ömrüm
28-09-07, 08:55
Günaydın....Ben bu hafta herşeye geç kalıyorum yaa, bölüm yorumuna, en'lere,özet'e hiç giremedim zaten...neyse...:icon_sorr


İki Aile 56. Bölüm En’ler

En Beğendiğim Sahne

Oğuz ve ergin'in baklavacı önünde geçmişi andıkları sahne...

En Beğenmediğim Sahne

Yaman'ın okula sarhoş halde gelip çocuklara bağırdığı sahne...

En Güldüğüm Sahne

Eda'nın yüksel enişte'yi kırmamak için verdiği tepkilere çok güldüm...Bide timur'a...

En Duygulandığım Sahne

Kesinlikle final sahnesi,eda'nın merdiveleri hızla çıkışı sonra o kapıdaki mührü görüşü, oğuz'un korkuyla köşke gitmesi....

Haftanın Repliği

Ben bilmem beyim bilir......:P


İki Aile 54. Bölüm Şıklar-Rüküşler


En Şık Bayan
Damla...

En Rüküş Bayan

Ceren...

En Şık Bay

Ferit...

En Rüküş Bay

Yaman...

deren1970
28-09-07, 10:04
Merhaba Arkadaşlar
Yoğunluktan biraz kaçıp hemen buraya geldim:img-yes: Bölüm yorumumda yazmadığım ama sizinle paylaşmak istediğim birkaç olay aklıma geldi ve hemen bunları yazmam gerekir dedim.
Efendim ilk konu bebeği Damla'nın nasıl karşıladığını göremedik mesela. Oğuz'un ilk göz ağrısı çocukların en büyüğü Damlanında muhakkak bu konuda bir tepkisi olmuştur ve ben bu tepkiyi göremediğim için üzgünüm mesela kendi adıma:img-yes:
Gelelim SEDA Abla olayına. Hep belirtiyoruz ama yine yazmadan duramıyacağım. Tek enişteyle sürdürmeyi düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Nasıl Eda-Oğuz süper ikili, bence Seda-Yükselde süper ikili. Onlarında didişmeleri, özellikle Seda Ablanın enişteyi frenlemesi filan çok güzeldi ve ben kendi adıma Seda ablamızı çok özledim.
Yine tekrar olacak ama Yaman ve ceren konularını canım hiç konuşmak istemiyor
Umarım kısa zamanda fragmanımıza da kavuşarak bölümün nasıl olacağını bir şekilde öğreniriz
Sevgi ve mutlulukla kalınbye