Tüm Versiyonu Göster : İki Aile - Bölüm Yorumları/3
Sayfalar :
[ 1]
2
3
4
5
6
7
8
9
merve_gülben 01-05-07, 16:36 merhaba arkadaşlar ben geldim! yorumlarınızı okudum.. herkes çok beğenmiş.. ne güzel yaa.. benim size anlatçaklarım var onun için geldim.. şimdi ben dün o kadar o kadar o kadar etkilenmişim ki kısacası çok etkilenmişim işte:img-hyste rüyamda seti gördüm iki aile setini işte.. köşkün içinde herkes bağdaş kurmuş işte oturuyor köy usülü...ne güzel dedim işte kendi kendime bizden biri onlarda.. işte neyse.. şaşırdım ama çokta sevindim görünce onları.. herkes resim fln çektiriyordu.. çok kalabalıktı herkes işte iclal abla emre abi diye koşuşturuyordu.. ben tabi iclal ablama yöneldim çünkü emre abiyle resim çekimiştim ama tabi onunda bir hatrını sorucaktım..:happy0064 üstünde mor bir gömlek altındada siyah bir pantolon vardı canım ablamın.. sonra bir baktım da ne göreyim.. SARI ÇIYANIMIZ:((((((( ben tabi elimde telefon cep telefonu yanımdada annem var onunda elinde fotoğraf makinesi.. bizi çekiyordu işte iclal ablayla.. bende tabi dayanamadım elimde ne varsa telefon vardı kafasına fırlattım..:happy0064 rahatladım döndüm resim çekilmeye.. hiç bişiy yapmamış gibi..:img-hyste çektik işte resmi ben tabi havalardayım.. KELEBEKLER UÇUŞUYOR ETRAFIMDA.. biraz sohbet ettik.. ama sanki gerçekti yaa.. keşke inşallah yaa... neyse bu kadar işte.. acayip bi rüya ama sizlerle kesin paylaşmak istedim özellikle serpilin kafasına attığım anı bi görseniz ama nasıl görceksiniz ki hayal edin yani...:img-hyste :happy0064 öle işte.. bence çok güzeldi...
ayrıca serpil ne kadar sorumsuzsun yaaa.. sana 2 gün mühlett.. ya gelirsin alırsın yada bak veriyorum başka birine.. şu hununi isteyenler çok yaaa.. kapış kapış gidiyorr. snn haberin var mı alcaksan all yoksa bak kötü olcak..o sna özel vermicem bak kimseye tamam söz.. gel al tamam mı.. ADRES:BAKIRKÖY RUH VE SİNİR HASTALIKLARI.. birde promosyon fiyakkalı kafayı üşütmüş bir doktor tam snn ayarında.. anlaşabileceğin.. bak bu imkanı hiç bi yerde bulamazssın ona göree hee_? aklını başına topla.. pardon yaa.. akıllı dedim sana çok özür diliyorum.. toplaycak akıl yok ki onun için bakıröye sevk ediyoruz.. son kez sölüyorum.. huniyi gelip almazsan ben zorla vericem ona göre... gelirsem kötü olcak.. aaa yeter ya bi delinin arkasından çok koştum.. bnmde bir gururum var snn yüünzden bende deli olcamm yaaa....oldum bileeee ne biçim insanssın bnmde psikolojimi bozdun yaaa aaaaaa.... tamam sakin oluyorum.. canım serpilcim sarı yılanım.. gözüm,ciğerim,gülüm benim...şu hunini elcağızlarımla yaptım gel al.. bak üstünde adını kazıdım daha napiyim.. bir deliye yapılcak herşeyi yaptım sende yaptın yeterince... anla artık oğuz diye biri yok.. HERKES HAKETTİĞİ GİBİ YAŞAR.. tamam işte snn yerinde bizim mekan... hadi görüşrürz 2 gün sonra..:happy0064 heyecanla bekliyorum..
BİRAZ konudan saptıysam şimiden özür.. sizleri biraz güldürmek istedim.. bazen hakim olamadım.. :((( şimiden affola... sloganımı da söylemeden gidemem.. Evt arkadaşlar Sarı çıyanımızı serpil(PERSİL) BAKIRKÖYE YOLAMAK İÇN 8877e boş bi msj atınn.. sağolun şimididen İKİ AİLE AİLESİ:)):)) mesajlarınızı bekliyoruz.. sağolun hep varolun.. bni dinledğiniz için teşeküürler...:happy0064
Tarkan'ın sözünü yazıp bestelediği bir şarkının sözünün dizimde geçmesi çok heyecanlandırdı beni. Ceren'in söylediği, "Sevmeye engel değil mesafeler." Tsm'yi vede özellikle Zeki Müren'i çocuklara sevdiren, bizlere de o şarkıların kıymetini ve güzelliğini hatırlatan İki Aile ekibi günümüzün değerlerini de unutmuyor.:happy0064
İnşallah gelecek bölümde "İnci Tanem" şarkısını çalarlar. :img-in_lo
ya arkadaşlar efenin eceyi sinemaya götürdüğü bölüm kaçıncı bölümdü hani arkadaşlarıda wardı ilk bilardo salonuna gitmişlerdii hatta ceren efeye grubun ağası diil kerizi demişti kaçıncı bölümdü o lütfen cevap werin acill
Arkadaşlar sanırım senaristler kendilerini toparlamaya başlamışlar.Artık izlemem diye düşünürken ve size de katılamayacağıma üzülürken, diziyi izleyemeyeceğim için, :) bu bölüm açıkçası beni şaşırttı.Göze batan bir hata yoktu ve bence bu bolum eskilere döndürdü bizi.Komedi unsurunun ağırlıkta olduğu bir bölümdü.Özellike Emre Kınay ve İclal Aydın, son bölümlerde kaybettiklerini düşündüğüm sıcaklıklarını geri kazanmış gibiler.İnşallah tekrardan bozulmaz:) Gerçi böyle güzel toparlanabilmişken hiç sanmıyorum ama:)
Oğuzun bilgisayarı attığı bölümü ve oradaki, Eda toparlamaya çalışmalarına bayıldım:) Jan ve Cerenin ayrılma sahnesi de harikaydı ve Oğuzun Edayı öpeyim mi, öpmeyeyim mi olayı da çok hoşuma gitti.Gerçi ortalarını çok dikkatli izleyemedim, yazılım old. için:), ama izlediğim bölümlerde Serpil sahnelerinin azaldığını, hatta baya bir azaldığını gördüm.
Hep böyle devam etsinler:):)
Herkese iyi yorumlar.Bu arada yorumlarınızı okudum, yine her zamanki gibi harikalar, klavyelerinize sağlık:)
Ooooo baya yazmışım yahu:)
ya arkadaşlar efenin eceyi sinemaya götürdüğü bölüm kaçıncı bölümdü hani arkadaşlarıda wardı ilk bilardo salonuna gitmişlerdii hatta ceren efeye grubun ağası diil kerizi demişti kaçıncı bölümdü o lütfen cevap werin acill
o ece değil ceren :) bölümü hatırlayamadım ama baya bi geri de kaldı
acemicadi_fan 01-05-07, 18:13 Ya bu bölümün tekrarlari nezaman var?????
Ben dün pek bakamadim malesef bence bu dizi cok güzel eskiden bakiyordum ozaman sonradan biraktim simdi gene izlemeye baslamak istiyom :img-blush
ya arkadaşlar efenin eceyi sinemaya götürdüğü bölüm kaçıncı bölümdü hani arkadaşlarıda wardı ilk bilardo salonuna gitmişlerdii hatta ceren efeye grubun ağası diil kerizi demişti kaçıncı bölümdü o lütfen cevap werin acill
pardon işte ece diil cerenii:img-hyste hangi bölümdü oyaa hiçmi hatırlayan yok nolmuştu o bölümde peki onu hatırlayandamı yok
merve_gülben 01-05-07, 18:35 ya arkadaşlar efenin eceyi sinemaya götürdüğü bölüm kaçıncı bölümdü hani arkadaşlarıda wardı ilk bilardo salonuna gitmişlerdii hatta ceren efeye grubun ağası diil kerizi demişti kaçıncı bölümdü o lütfen cevap werin acill
canım 12.blmdü bildiğim kadarıyla.. ben 12.bölüm hatırlıyorum.. umarım doğrudur..:img-wink:
Bu haftaki bölümü anlatan tek bir cümle var aslında…Eda söyledi…
"Herkeste bir tuhaflık var…bahar geldi diye mi acaba???? " ;-))
....
ne kadar haklısın...Buğra belki bilir benim neyi düşündüğümü şimdi...
Bahar duyguları...
Havalar ısınmaya, güneş sıcacık yüzünü bize daha fazla göstermeye başladı.
21 Mart bahar başlangıcı... Daha sıcak, daha samimi ve daha renkli günler için sevinç duyma vakti... Örneğin;
İlk mantosuz dışarı çıkış.
İlk çilekli dondurma.
İlk kırlangıçlar.
İlk yeşillikler.
Hava kararmadan eve gelinen ilk günler.
Parkta ılık akşamlar.
Çorapsız ilk dışarı çıkışlar.
İlk sinek sokmaları.
İlk çiçekler.
Güneşli havada ilk Cappuccino.
İlk çiller.
Sudaki ilk güneş parıltıları.
Yakalı kazaklara paydos.
Sıcak asfaltta ilkbahar yağmuru kokusu.
Açık pencereler.
Yeni kesilmiş çimler.
İnce battaniye ile uyumalar.
Gülümsemek.
Caddede çocuk oyunları.
Ilık esen rüzgar.
Yaz zamanı.
Evde yalınayak yürümek.
Kaloriferleri yakmamak.
Pencereler açık uyumak.
Açık havada öpüşmek.
Dışarıda olmak.
için sevinç duyabiliriz. Baharın tadını çıkarabiliriz...
veee off gerçek anne-kız konuşmasını aratmayan bir diyalog gerçekleşti aralarında…zor da olsa….Eda nın şartları olsada…Ceren sonunda izin kopardı sayılır….Eda ise...bir anne gibi...cerene arka cikti...veee
Veee ah ah…dedim…Eda ne dedi…eveet…
”kızın varmı derdin…var…gözünü seveyim ben oğlan çocuğunun”….
bu ne hatırlattı bize????…eveeeeeeet hangi bölümdü bilmiyorum …Buğracım sen bilirsin…
Eda bakkala gidip makarna almak istedi…vee bizim kızlar spagetti sever dedi…vee işte bu hafta yine o aynı yüz ifadesi ile bizim Edamız karşımıza çıktı….süüüüüüüüüüper..çoooooook beğendim…:happy0064 ancak bu kadar güzel gecmise selam verilebilirdi...:happy0064
....
26. Bölüm olabilir mi...ben öyle hatılıyorum...
evet Buğra biliyorum tehlikeli sulardayım ama napim dayanamadım...hukukcine yorum yazmış...çatlardım valla...neyseki allah kolaylık verdi ve bir kısmını okudum...diğer kısmını da bölümü izledikten sonra...
ellerine sağlık Aysun...
canım 12.blmdü bildiğim kadarıyla.. ben 12.bölüm hatırlıyorum.. umarım doğrudur..:img-wink:
evet doğru hatırladın...hafızana sağlık...
''demek sadece komşum dılsınız Eda hanım'' bu replikle tam olsun...geçmişe selamımız...
merve_gülben 01-05-07, 19:38 evet doğru hatırladın...hafızana sağlık...
''demek sadece komşum dılsınız Eda hanım'' bu replikle tam olsun...geçmişe selamımız...
doğru hatırlamışım.. walla hafızama sağlık.. evet dediğin gibi hayri "demek sadece komşum değilmişsiniz eda hanım"demişti.. tam oldu bu replikle...:happy0064 özledim valla eski günleri.. o didişmelerin bile tadı başkaydı.. içten içten kıskanmalar... bi an önce kavuşsunlar artık yaa..:happy0064
merhaba arkadaşlar
gördüğüm kadarıyla herkes dünkü bölümden memnun kalmış.tabiki ben de öyle.
böyle olacağı belliydi ama insan gene de tedirgin oluyor.
genel olarak güzel bir bölümdü.en sevdiğim sahneler Oğuz'un Eda'ya sarılmak
istediği ama yapamadığı ve köşkün en küçük iki çocuğu Timur ile Oğuz'un
dertleştiği sahnelerdi.
_seboist_s 01-05-07, 20:45 Selamlar arkadaşlar... Nasılsınız bakalım:D
Kaç gündür internetimde sorun var çok şükür Yarabbim'e hallettim üstün zekam ilen:D (Beş gün sonra anca çözdüm ee kıvrak zeka işte:img-hyste) Neyse sonunda buradayım. Şöyle duygu ve düşüncelerimi kısaca anlatıp gitmeliyim malesef ki...
Dünkü bölüm için ne denebilir ki acaba? Söylenecek söz yok yanii... E gidiyim ozaman ben madem söylenecek söz yok:D Eheh neyse:D
İki Aile farkı mı desem ne desem yahu... Çok güzel bir bölümdü, korkularımız yersizmiş galiba... Tepkilerimiz -aşırı olamayanlar- doğaldı ama bu bölümden sonra içimde o duygulardan bir kırıntı bile kalmadı... İki Aile hemen kendini gösterdi... Bu haftaki iki süper noktadan bahsedeyim; (aslında o noktalardan çok var ama şimdi aklıma onlar geldi=))
Oğuz'un rüyası gerçek oldu Allah'ım=))) Ben de o kadar "nolurdu o rüya gerçek olsa" demiştim eheh... Oğuz şaşırırken bende ekran başında şaşırdım töbe estafurullah diye, dedim acaba bu seferde ben mi rüya görüyorum=)) Allah'tan başka bişey isteseymişiz olcakmış yani=)) Başlangıç müthişti yani... Gerçi Eda o son lafı söylemedi "insan karısını istediği zaman arar"... Oğuz da garibim bi heves bekledi (eheh ekran başındakiler de bi heves bekledi sanki neysee şimdi:D)
Bide bayıldığım bir yer varki=)) Eda'nın hayatla ölüm arasında olduğu o ince çizgi... eheh bu lafı sonunda bende kullandım yaa çok mutluyum:D Ne diyorduk hehh Eda'nın kafasına monitör düşmesine ramak kalması... Ayy nasıl hopladı yüreğim kafasına düşecek diye... (olmaz biliyorum ama ana yüreği işte... Hay Allah'ım :D) Neyse Eda'yı sağlam görünce derin bir oh çektim... Az kalsın kalpten gidiyordum (zaten geçenlerde internette bi test yaptım seksen kusur yaşımda kalpten gidecekmişim eheh komedi yaa=))
Buarada Serpil'in Bakırköy'e yerleştirilmesi kampanyasına bir mum da ben yakıyorum... Oylarımız Serpile:img-hyste Yok ama ciddi söylüyorum "hasta"... Ki bence Sema da bu durumu yavaş yavaş fark etmeye başladı ve de ilerde tam emin olacak... Neyse büyük konuşmayalım (ne alakaysa şimdi:D) Mitoman Serpil yaa:D (Dıtt yanlış tehşis oldu sanırsam eheh)
Yalnız Serpil'e iyice gıcık, uyuz, sinir vb. olduğumu (en çokta vb. oldum eheh:D) ; bir yerde bulsam kendi ellerimle hekimlerimize emanet edeceğimi, arz ederim...
Saygılarımla...
(İlk Defa Bu Kadar Ciddiyet İle Veda Ediyorum... =))
YerçekimliKaranfil 01-05-07, 22:23 Herkese merhabalar efendim söyle güzel bir bahar gecesindenn :)
Dün gece içim içime sığmadı ama sitedeki aksaklıklar yüzünden benimde yorumumm taa bu güne sarktı.öncelikle sunu belirteyim çok çok keyif aldığım inanılmaz bölümlerden birtanesiydi :happy0064 helede geçen bölümün ardından gelecek klişeleri düşünürken herseyin normale dönmesi çk güzeldi.
istanbulda bahar kendini baya bir hissttrmeye başlamış hele bizim köşkün içindekileri fena halde çarpmış .herkezde bir enerji ta ordan bana bile geçti.
Favori sahnelerim çocuklarla eda ve oğuzun tıpkı bir anne ve baba gibi konuşmaları oldu.
Önce oğuzla efenin arabadaki o hoş sohbetleri sonraa cerenin eda ablasıyla o çokk ama çok şeker muabbetleri.buradaki diyologları hayran kaldim ya :img-in_lo
sonra mahallemizinn o güzel köşe başı sohbetleri dombik niyazmiz ve bizim uğurlu bakkal amcamız numan. :img-hyste çookk özlemişim ben bu sahneleri ya hele birde muhtarla safişte geldi tam oldu.bu arada safişş tam bir fısttık olmuş :img-hyste o saçlar makyaj filan doğruca edanın cafeye.Diyorumki hazır safişte gelmişken oyada yokken safişi eda oğuz ilişkisi üzerine biraz oynatsınlar söyle (gaz verici konumda) :img-hyste neyse dağıtmadan bölüm yorumuma devam edeyimm..
O malum sahnenin ardından oğuzun hali ne komikti değilmi öldüm gülmektenn o parlak sarıd pek bi yakışmış doğrusu :img-hyste
Dava bitti ama avukazlarımızın rölü bitmemeiş sema ve serpil arasından geçen serpilin o geceyi nasıllda ballandıra ballandıra anlattığı ardındaki gerçekler.bu sahneler sıkıcı olmakla beraber benim hoşuma giti .bu örümcek kadın :img-hyste resmen hasta hemde teşrisi basit şulecim Obsesif - Kompulsif Bozukluğu :img-hyste kısaca saplantı hastalığı (bugün derste işledikte:img-hyste ) yavaş yavaş semada anladı deli olduğunu o dengesiz bağrışlar gülmeler filan.ıyy Allah yardımcısı olsun ne diyelim
Bu bölüm en çok iclal aydını beğğendim birkaç böülüm önceki yıppranmış yorgun bir edadan iz kalmamıştı oda yavaş yavaş toparlanmaya başlamış ne güzel.hissedilir dereceki zoraki gülümsemeler bu bölüm kahkalarla kayboldu :)
Kısacası Herseyiyle çokkk çok güzel bir bölümdüü birdee oğuzun edayı öpmek istediği sahnede öpp diye bağırmamam rağmen kapının çalınmasıyla limon sıkılan bir romantik anla birlikte baya özel bir bölüm oldu bnim için
Bütün ekibin emeklerine sağlıkk :)
dün akşamki 44. bölüm gercekten çok güzeldi.ben burdan tüm oyuncuları hepsini teker teker hepsini gösterdikleri doğal çok doğal oyunlarından dolayı kutluyorum vede başarılarının devamını diliyorum. baharla beraber köşkümüze neşe geldi umarım bu neşeleri hiç ama hiç eksilmez özelikle bu bölümde benim en beğendiğim sahne oğuz monitörü aşağıya attığında eda ile kavga ettikleri sahne koptumya gülmekten;oğuzla timurun sahneside bence süperdi okadar çok sahne varki gercekten tüm ekibe hepsini kutluyorum !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!:good: :good: :good: :good:
SeLam arkadasLar bu böLüm çok süperdi ya acaip güLdüm edayLa oguzun konusmaLarina puahahahha Ya su can deniLen çocugun gerçek isimini biLen varmi???
Merhaba Iki Aile Ailesi
Sicagi sicagina bolum izlenimlerimi yazmak bu sefer kismet oldu :) Gecen haftaki gibi once aldigim notlari yazip sonra enler ustunde gidecegim ama bu sefer oyunculuk yorumu da yapabilirim gibi geliyor ;) Ama olur da yapamazsam bu hafta Emre Kinay'a bir defa daha hayran kaldigimi belirtmek istiyorum. Bolum olarak da tatmin edici buldum, tabi kliseyi toparlamak adina yapilan cabalar vardi ama somut olarak 'bu isin uzatilmayacagina' dair detay da yoktu. Geri kalan olaylar gayet iyi islenmisti ama.
*Oncelikle Oguz'un carsaflari beline dolayip hopladigi sahnede acikcasi 'oh oldu Oguz'a' dedim; belki biraz kati olabilirim ama ondan sonra da dengesiz hareketleri olsa da isin ciddiyetini anladi.
*Koske geri donus sahnesinde benzer repliklerin kullanilmasi cok iyi olmus, hatta karinim demesini beklemesi acikcasi cok gercekci olmus. Orada Oguz'un surekli olarak ruya mi goruyorum hala havasinda olmasi, tovbe tovbe demesi ve de ozellikle Ergin'de kaldim derken gozlerini kacirmasi cok gercekci olmus.
*Eda'nin Efe'yi biraktirmasi icin Ferit'in adini kullanmasi cok cok iyi bir fikir olmus, sonucta bu Eda'nin Oguz'un kaba bir tabir olacak belki ama hangi dugmeye basmakla hareket ettirebilecegini bildigini gosteriyor.
*EFe'nin Serpil'in basina gelenlere hic uzulmedigini itiraf etmesi, yine annesini kirmamak icin soylemese de yine Oguz abisine durustce babasiyla yasamasinin da 'korkunc birsey olmadigini' anlatmasini sevdim. Efe bolumun en durust kisisiydi. Oguz'un burada kullandigi soz her zaman gecerli olmasa da cuk diye oturdu: 'Iyilikten maraz dogar'
*Serpil-Sema konusmasi ayni sahnelerin fazla uzatildigini dusundugum icin en begenmedigim sahneydi. Oyunculuklar cok iyi olmasina ragmen bana dizi uzatiliyormus hissi verdi.
*Safiye'nin koske gelisi ilk basta nese kattiysa da, o da gittiginden beri cok seyin degismis oldugunu farketti ve bu yuzden ise el koymaya karar verdi diye dusunuyorum. Muhtar ve Safiye'nin balaylarinin niye bu kadar uzun surdugunu iyi aciklamislar; evlenirken Tahir Aga'ya ben de mi basvursam ;) Saka bir tarafa, ozellikle yemek sonrasi sahnelere bayildim. Her evde olan seyler yasandi, hediyeler acildi, erkekler tavla oynadi, kadinlar fotograflara bakti ve daha cok detaylar ustunde konustular. En sonunda evin kucuk cocugu Oguz hediyesiyle oyun oynamaya kalkti. Siz de o samuray kilicinin daha sonra Fer'IT'in basina is acacagini dusundunuz mu? Uzun lafin kisasi son derece sicak bir sahneydi basli basina. Safiye'nin bir seferligine de misafir olmak hosuna gitti bu arada ;)
*Oguz'un tek basina pismanlik yasadigi sahne, Serpil'den gelen mesaj, Serpil'e 'orumcek kadin' demesi, Ergin'e 'kecileri kacirmak uzereyim' itirafi, sonra telefon numarasi degisimine ve Oguz'un genel durumuna tepkisi hepsi cok dogal bir gelisim icinde gelisti, oyuncularin da basarisidir bu kadar 'buyuk olaylarin' dizinin akisi icine yedirilmesi.
*Telefon numarasi degisiminin care olmayacagina iliskin mantikli tepkiler geldi: Ergin 'Sirketi de tasisaydik bari' Eda 'Serpil koske gelirse masanin altina saklanin bari biz yok deriz' Hatta Oguz da "kosk var ya' dedi. Her neyse, sonucta Serpil'in numarayi bulmamasi zaten mucize olurdu bu kadar ortak tanidik varken. Bu arada Eda'ya sacma gelse de ablasina dedigi gibi 'Serpil'i hayatindan cikarmak icin bir caba gostermesi' Oguz'un hosuna gitti diye dusunuyorum. Bu arada numara Serpil'e verilmesin diye sirkette toplanti yapilmis :img-hyste
*Bu arada Aticigimin cocuklarina buyuklerinden bahsederken daha saygili olmayi ogretme cabasini takdir ettim. Oguz'un bu bolum cesitli lakaplarini duyduk zaten; 'kontur bankasi', 'garip', 'deli', 'enteresan' vb. Bu arada 'bindik bir alamete gidiyoruz kiyamete' gercekten nasil anlatilir??
*Bolumde dikkat cekici ik adet anne namzeti vardi. Eda 'Kizin mi var derdin var' sozuyle hem Oguz'a gonderme yapti, hem de Ceren'i kendi kizi gibi gordugunu ilk defa itiraf etti belki de. Tipki gercek anne gibi onun 'kucuk sirrini' saklamaya soz verdi, idare etti gec kalinca ama anneleri gibi kizdi kizlara, sonrasinda da anne gibi deneyimlerinden de yararlanarak Ceren'e ogut verdi. Cok da hakliydi, hayat sarkilardaki kadar kolay olsa keske 'Sevmeye engel degil mesafeler'. Insan deneyimsizken bu sozun her zaman gecerli oldugunu sanabiliyor gercekten.
*Her neyse, ikinci anne adayimiz da Melahat'ti. Ferit ona babasi sakinlesince gercekleri anlatmasini istedi, zaten Tahir Aga'yi da sakinlestirmeye calistiran yine Ferit'i koruyan da oydu. Bu da aslinda cocuklarin tepkisinin eninde sonunda yatisacagi hakkinda cok onemli bir detay dizide. Tahir Aga'nin tepkisini hakli bulmama ragmen keske Ferit'in niye gittigini aciklamasina izin verseydi diyorum ama Melahat bu isin ustesinden gelecektir diye dusunuyorum. Ferit'in cok dogru bir hamle yaptigini dusunuyorum, ustelik sadece kendini degil kosku ahalisini de dusundugunu acikca gosterdi bize, ve bu arada kisa tatil oncesi konularimizdan birisinin ne olacagini da anladik, Damla gidecek mi kalacak mi?
*Eda'nin Oguz seviyor diye profitrole girismesi cok tatliydi, ustelik daha Serpil konusunda aldigi karardan bahsetmemisti bile Oguz.
*Timur'un fotograflara bakmasi en duygulandigim ve ardindan 'iki erkegin dertlesmesi' en begendigim sahnelerdi, o yuzden onlara ayrica deginecegim.
*Duygulandiktan sonra Ferit'in gelmesine izin verdigi sahnede, Eda ve Oguz birbirlerine yeni lakaplar buldular; 'Dolmus muavini' ve 'mahalle bohcacilari' Aslinda bulunan lakaplar bile tam manasiyla tencere yuvarlanmis kapagini bulmus dedirtti bana!! Tabi bir de ardindan gelen 'tas kirmaya ne zaman cikarayi' ve de 'sayin kamp muduru, terliklerle ise gidiyorsunuz' sozleri de cok guldurdu beni :img-hyste
*Tam da 'gizli bulusmalara yataklik edilmeyecek' sozunden sonra Jan'in veda etmeye gelmesi guzel dusunulmus bir ayrintiydi. Oguz saf saf Eda'ya ve koskun geneline veda edildigini sandi. Orada genclerin vedasi hostu, eskiyi hatirladim ben de, duygulari guzel vermisler. Orada Atilla tam da Eda'nin durumu anlatabilecegi bir soru sordu ama Eda sansi kacirdi 'Siz ayrilmadiniz mi?' 'Niye Oguz'dan bu kadar korkuyorsun?' Ah Eda orada durumu acikca anlat da adam da bosu bosuna umitlenmesin degil mi? Gerci Atilla anlatilmadan anlamaya dogru adimlar atiyor ama Eda'nin agzindan kesin duymasi daha etkili olurdu.
*Serpil Oylum'a 'Sen de asiksin Oguz'a biliyorum' sozuyle ne kadar hasta bir durumda oldugunu kanitladi, Sema da durumun ciddiyetini anlamak uzere zaten. Herhalde en sonunda duruma o mudahale edecek ve de boylece onun da vicdani oldugunu anlayacagiz.
*Ferit'in gelmesiyle Timur'daki gozle gorulur degisim dikkat cekiciydi.
*Muhtar Safiye'nin kosk halkina bagliligini kiskaniyor ve de en sonunda Numan ve Niyazi kayiplara karismadiklarini gosterdiler. Guzel bir sahneydi onlarinki de henuz yeni oykulere acilim vermedi onlar ama 'biz buradayiz ve herkesin hayati degisse de bizimki degismedi' mesajini verdiler.
*Internet yazismalari, babanin yakalamasi ve sonra 'manyak kafama bilgisayar atti' sahnesinden sonraki gelismeler en cok guldugum sahnelerdi. :img-hyste Oradaki cekimler de sahnenin hareketliligini yakalamis gibiydi zaten.
*'Oguz gercekten bunu kasten yaptigimi dusunmuyorsun degil mi?' sahnesinden sonraki Oguz'un gercekleri anlatamama SIKINTISI ama ruh durumunu paylasma istegi arasinda kalmasi mukemmel bir oyunculukla kotarildi. Cok begendim o sahnede Emre Kinay'i (sanirim onun icin ayri bir mesaj yazmak sart oldu) Ayni sekilde Eda'nin Oguz'un hic de iyi olmadigini, normal sinirden farkli bir olayin oldugunu kavramasiyla degisen korumaci ve sevgi dolu asik durumuna gecmesi de cok iyi verildi Iclal Aydin tarafindan. Birbirini seven iki insanin klasik kavgalarindan biriydi aslinda. Her kavga kuslukle bitmez bazen kavga ederek icindeki dokersin ve de karsindakini daha iyi anlarsin bu icini dokme sayesinde. Iste bu kavga da boyleydi, cok surpriz degildi ama 'bizim dizinin klisesi'nden farkli yone gidilmesi cok iyi oldu.
En'ler de bazi isler hallolduktan sonra geliyor :)
Merhabalarr..Nasılsınız İki Aile Ailesii....
Bir özet yorumunda daha aranızda olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruzz...Tabi mutluluk duymamızın bir diğer nedenii de özetimizin oldukça eğlencelii ve komik olmasıı...Süper bi özet yaa çok sevdimm:good: Hemen özet yorumumuza geçiyoruzzz o zman...
Ceren’in Can’la chatleşmesi yüzünden Oğuz’un köşkte kopardığı yaygaranın etkileri hala sürmektedir.Oğuz kızlarını kendine göre çakallardan korumak için olağanüstü tedbirler alır.Damla’nın Ferit ile görüşmesini engellemek için ara kapıyı kitler ve Eda’yı nöbetçi yapar.Ceren’e extra kontürleri ve chatleşmeyi yasaklar.Yeni bilgisayar ekranı alır ama chat programını kaldırır ve sistemi onu gözetleyebileceği bir yere salona kurar.
Vayy be uzundurr böylee eğlencelii bi özete hasret kalmıştıkk...Oh yaa sonundaa.. Bi de baksanızaa nasıı ayrıntılı anlatmış bu konuyu vallahi çok ilginçç yanii..Özetçimiz mi değişti acaba????
Valla Ceren ve Damla sinirlerinden köpürürken bizim çok eğleniceğimiz kesinn...Onlar sinirlendikçe Oğuz sinirlenicek,Oğuz sinirlendikçe onlar sinirlenicekk biz de kopucaz...:img-hyste E ne de olsa Oğuz kızlarını çakallardan korumaya çalışıyo....Tedbirlere bakar mısınız?
Ara kapıyı kilitliyoo...Ay yazık valla!!Kızlarr artıkk hiçç aşağı inemeyeceklerr gizli gizli de olsaaa...Aaa pardon zaten gitmiyolar ki canım aa baba sözü dinlenmez mii??? Artık sadece yanlışlıkla(!) da inemeyeceklerr...Yalnız bu adam kapıyı kilitlerr sonra da anahtarı nereye koyduğunu unutur ben size diyimm....Amanın yukarda susuzluktan ölmesin mazallahh!!
Eda'yı da nöbetçi olarak dikicekmiş..Eda da ne nöbetçilik yapar ya!!Oğuz'a nispet olsun diyee,tam tersine,körüklerr valla.."Aşkınızı yaşayın çocuklar" falan diyee..Gerçii Oğuz da bunu biraz farkındadır yanii diimi,bence Eda'yı tehdit eder...
Mesela "Bana bakın Eda Hanım,bunlar bi görüşsünn,ben de sizin oğlunuza ev işlerinden anlamayan bi gelin bulup sonra da gizli gizli görüştürmezsem nolıyımm???"Anneler sevmez ya öyle gelinnn:img-haha:
Ekstra kontörler ve chatleşme yassakkk!!!Eyvah eyvahh Ceren'in kontörsüzz neye dönüştüğünü gördük...Yandık vallahii!Hıncını Merve'den çıkarıcakk bencee...Çünkü zaten babasını da tutmadığını düşünüyo Merve'nin...Ayrıca bütün evin kontörleri tükendi diyebiliriz şimdiden yandık ki ne yandıkk..Kimse birbirini arayamıyoo...Neden mi??? Çünkü Ceren hepsini bitirdii!!!:img-hyste
Hatta bununla da hızını alamaz ve Atilla’ya konuşmaya gider.Oğuz’un bu sert tavrı nedeniyle Atilla neye uğradığını şaşırır.Önce alttan almaya çalışır ancak Oğuz yumuşamayınca aralarında ipler fena gerilir.
E Ati alttan almaya çalışıyo tabii..Çünküü meşhurr kafaları çekme gecesinden önce Oğuz bu konudaki fikirlerini ona açıkça söyledii...Tabiii alttan alıcakkk!!!Oğuz'un ne kadarr deli olduğunu hem kendi farkında hem de Selin söyledi zatenn tescillendi artık...Ama artık Oğuz ne söylüyosaa Ati bile çileden çıkıyo yanii...Tahmin etmek istemyirummm ya da ediyim yaww...
Eminim süper eğlenceli sahneler olucakk..Belkii yeni bir didişme ikilimiz bile olurrr:happy0064
Belki bu didşme sonunda son cümle koyabilir Oğuz'a ya da Ati'ye,ama o son laftan öncesii çokk eğlenceli olucakk..."Oğuz ne diyosun sen abartma bu kadar onlar çocukk!!"" Ben de onu diyorum iştee onlar çocukkk":img-hyste
Aaaa az önce dediğim son laf için aklıma süper bi fikir geldi...Belki Oğuz Ati'ye:"Daha çok genç onlarr,olmaz öyle şeyy,bu kadar genç yaşta sevgili seçiminde çok büyük hatalar yapılabiliyoooo..." Lafın gittiği yer belli tabii,Ati'de de ipler burda koparr herhaldee olursa yani....
Babasına rağmen Ceren Can ile görüşebilmek için yeni yollar arar ve aklına çok parlak bir fikir gelir.
Vayyy ne geliyo ki aklına acaba???Yani ne biliyim benim aklıma ablasının vs telefonunu almasından başka bişey gelmiyoo ama bu da öyle pek parlak bi fikir değil yanii...Allah Allah yaww!!!
Babası ile kalan Efe belli etmese de köşkü ve annesini çok özlemiştir.Babasının içki içmesini önlemek için evde bazı değişiklikler yapar.
Eveettt Efe'nin köşkü özlediği belli,zatenn başka bişey mümkün değil,biz bile bi hafta ayrı kalıyoruz özlüyoruzz:img-wink:
İçki içmesini önlemek içinnn değişiklikk ne olabilir???İçki şişelerini mi saklıyoo,ilginç ama öyle gözüküyoo yanii...Belki de kapılara içki içmek kötüdür falan gibi sağlık yazıları falan asarrr....Ay ne biliyim aklıma başka bişey gelmiyo kiii!!!!!!Odasının kapısına yazıyomuşş "İçkililer giremezz!!!":img-hyste
Serpil oynuna gelip geceyi onun evinde kaldığını Eda’dan gizleyen Oğuz tedirgindir.Oğuz’un davranışlarından şüphelenen Eda ağzını arar fakat bir şey alamaz.
Zaten bu şüphelenmelerinn başıı 44. bölümün son sahnesii...Oğuz arayanın kim olduğunu söylemezse Eda da şüphelenmeye başlıycakk ya da cevap verip de saçmalarsa da aynı şekilde...Eda yine yavaş yavaş üzülmeye başlıyo anlaşılann...Gerçi bu ağzından laf alma işlemlerii Eda ve Oğuz'un daha da yakınlaşmasını sağlayabilir...Çatı muhabbetı Timur'la değil bu sefer annesiyle olabilir...:good: Şöylee güzelce bi Oğuz'a sarılarakk derdinin ne olduğunu sorsunn Eda!Hadi be güzelimm!Gerçii Oğuz açıklarsa daha beter olucak ama açıklamzsa da,daha da beter olucakk yanii...O zaman açıklasın daha iyi yaa...Neysee ileriyi düşünmeyelimm Oğuz ve Eda sarılsın dertleşsin o kadar:img-hyste
Serpil ise bu kozu Oğuz’a karşı kullanmak için harekete geçer.
Az önceki kısımla birleştirip düşündüğümüzde Serpil'in planı herhalde hamile olmak değil...O mel'un geceyii Eda'ya açıklamakla tehdit etmek anlaşılan...Ama o zaman Oğuz'un Eda'yı sevdiğini kabullenmiş olurr dimi??Mantıksız olduu!!Amaaann ben de,kadın kafayı yemiş,ben yaptıklarında mantık arıyorummm:img-hyste
Bu işten nası çıkıcaklarını düşünmek istemiyorumm moralim bozuluyoo.... 40 yılda bi gelen bu güzel özetin havasını bozmıyım şimdii...
Aynı evin içinde Damla ile konuşamayan Ferit volki tolki alır.Kattan kata telsiz ile haberşeceklerdir.Fakat evdeki hesap çarşıya uymaz Ferit’in başı yine derde girer.
Başı derde girer derken tek ihtimal Oğuz'a yakalanmak tabiii...Başka bişey olmazzz sanırımmm...Aaaa polis telsiziyle karışıyomuşşş:img-hyste Ay süper olurrr...Tırsıyo Ferit oturduğu yerde falan...."Damla Damla iyi misinn???Ne kanlı çatışmasııı..."
Evett bu haftalık da özet yorumumuzun sonuna geldikk esenle kalınn....
dostlarım ben geldimmm özlenizmi bu reyting kardeşinizii malumunuzz biz işler pek yogun
herzaman gelmek ister ama bu gönülll gel gelelim hep öyle olmuyorrrr
bu hafta iki aile pek güzeldiii izlerken fena dağıldımmm espriler kırdı geçirdi cümletennn çok şükür senarist beylerde pek müstakbel efendimmm hali hazırda olan hikeyeyi güzel sürdürüyorlarrr zati gelcek sezon devam kararından haberinizz varrr dahada gzl bölmler kapıda kardeşlerimmmm
sizlerin yorumlarını fırsat bulduğum taktirde okumaktayımmm jnm zati diziyi izlemeyen biri bile sizin yorumlardan fkr sahibi olurrr
öözetide az önce okudummm kırılayacağızz yineee cancağazlarımmm ferit damla aşkına yeni bir boyut kazandı iyikine ferit karakteri köşke teşrif ettiiii şimdi çıkmak zorundayımmm tekrar gelmeye çalışacağımmm gönül dostlarımmmm
iyiler sonunda mutlaka kazanırrr olmaz diyenler her halükarda yanılırrr
Herkese Merhabalar...
Eveet Pazartesi Gecesinden sonra yepyeni bir yorum ile tekrar karşınızdayım...Bildiğiniz gibi Teknik bir sorun nedeniyle yorumlarımız Rtük tarafından birkaç saat süreyle durdurulmuştu...Tüm Aile Word'leri hücüm etmişti...Benim yorumumda bugüne kısmetmiş...Aslında dünde beni Kah Bölüm Resimlerinde...Kahsa Mesaj kutularınızda görmüşsünüzdür...Şimdide Köşk'ün Salonuna uğrama vakti...
Uzun Bir Masal Kitabının 44 sayfasınıda çevirdik bu hafta...Şunu baştan söyleyeyim ben çok memnun kaldım bu sayfadan...Neden Memnun kaldın derseniz...Çünkü sıcaktı...Çünkü Komikti...Çünkü Hüzünlüydü ve en önemlisi bizden kopma bir bölüm olduğu için memnun kaldım...
Aysun öyle güzel söylemişki...
"Herkeste bir tuhaflık var…bahar geldi diye mi acaba???? " ;-))
Eveet Bölüm zaten bu temellerin üzerine inşaa edilmişti...Bahardı...Etraf cıvıl cıvıldı...Köşkte neredeyse herkesin kalbi pırpırdı...Aşklar dillere düşmesede kimi zaman iç ses olarak...Kimi zaman ise bakışlarla taa yüreğimizin içine kadar girdi...Bu değilmiydi bizim dediğimiz...Aynı Köşk içinde özlem...Bakışlar...
Bölümün genelinde bambaşka duygular hissettirdiler izleyiciye...Bu İki Ayrı Hayat...İki Ayrı Aile olsa bile...Her İki Aile'ninde bir parçası kayıp...İşte belkide bu bölüm bu kayıp parçaların sevgi ile doldurulabileceğini gördük...
"Anne gibi"..."Baba gibi"...
Eveet Anne ve Baba...Ailelerin Temel direği...Çocukların can yoldaşı ve sırdaşlarıdır Anne ve Baba...Eveet...Bir Tarafta Kaybedilmiş bir anne...Diğer tarafta var olmasına rağmen kayıp bir baba...Bu bölümde Eda Kız çocuğu annesi oldu...Oğuz ile Erkek bir çocuğu ile dertleşti...İşte bu sahneler nekadarda yüreğe dokunan sahnelerdi değilmi...
İlk olarak Ceren-Eda konuşmasına bir bakalım...Eveet bu konuşma sımsıcacık bir destek ile başladı ve aşka kadar uzandı...Aysun öyle güzel anlatmışki...Ceren'in kolundan tutan bu eli...Büyük keyifle okudum Aysun...Ne güzel ifade etmişsin öyle...Oturdular karşılıklı ve dertleşmeye başladılar...Aşkın mesafelerdeki etkisinden...Gözden Irak...Gönülden Irak sözünden bahsettiler...Kimininde gözünün önündeki gönülden ırak oluyormuş...Bu sahnelerde İclal Aydın'ı çok başarılı buldum...Sesinin buğusunu sahnenin atmosferinde öyle güzel kullandıki...Ceren'e öyle güzel ve anne gibi sarıldıki...Aslında bu küçük sırdan şikayetçi gibi gözüksede çok memnun oldu içten içe...Hatırlıyormusunuz..."Olurda bir Gün Oğuz ile evlenirlerse....Bahar'ın ölüm yıldönümünde Eda ve Çocukları ne yapacaktı...Kızlar ölmüş annelerinin o gecesini Eda ile paylaşacaklarmıydı"...Eveet Belki o gün için cevap farklı olabilirdi...Ama şu yaşananlara...Paylaşılanlara baktıkça sorunun cevabı yavaş yavaş netleşiyor ne dersiniz...Eda gitgide kızlar için bir Abla'dan fazlası oluyor...Düşünün kim sevmez böyle bir ablayı...Her aşağı inişinde gülümseyen...Mutluluğu paylaşan...Seven...Gözlerinden sevgi akan bir Abla...Onunla herşeyi paylaşıyorsunuz...İyi günü kötü günü birlikte yaşıyorsunuz...Üstelik Anne şevkatinden uzak yaşamışsınız...Belki Anne nasıl sevilir...Anne kavramı nedir yaşamamışsınız...Birgün gelmiş yollarınız aynı köşkte kesişmiş...Hayatınız böylesi içiçe girmiş...Aynı katlar gibi Gönüllerde altlı üstlü yaşamaya başlamış...En önemlisi mutlusunuz...Hayatınızda yeri var...Sizce bu duyguları taşıyan birinin Eda'yı kabullenmemesi ihtimal dahilindemi...?...
Yorumsuz diyorum...Bu bölüm iyicene anladımki...Öyle etkileyici vurguladılarki Eda ile kızların ilişkisi kopmaz bir dereceye gelecek...Bu Ceren ayağıydı işin...Daha en küçük Merve var...Onunda zaaflarını ve üzüntülerini ilerleyen bölümlerde göreceğiz...Bu günlerde her seferinde Merve'nin karşısına yine Eda çıkacak...Hiç annesini görmemiş Merve Eda ile bu sevgiyi tadacak...Bu İki Aile aynı hayatı paylaşırken birbirlerinin yaralarını saracaklar adeta...
Şimdi Gelelim öbür cepheye...Bu cephedeki Sevgi neferleride Oğuz ve Timur beyler...İkisi bir geceyi paylaştılar çatı katında...Timur üzgündü...Tümur yalnızdı...Timur resimlerde arıyordu derdinin dermanını...Aslında kafasını yukarı kaldırsa duruyordu herşeyin çözümü...Köşkte hava alamadı ve aldı mavi montunu çıktı dışarı...Belki gökteki yıldızlar benim paylaşır bu geceyi dedi...Birkaç metre yukarıda Oğuz'da balkona çıktı...Oda yalnızdı...Onunda derdi vardı...Oda yıldızlardan medet umdu...Sonra gözler çarpıştı birbirine...Tekif çok geçmeden geldi...Al Sütünü gel bakalım...
KÖŞKÜN EN KÜÇÜK İKİ KÜÇÜK ÇOCUĞU ÇATIDA...
Kader işte...Aylar önce Aydeniz Ailesinden Eda ile Kadeh tokuşturan Oğuz'un misafir Aile'nin en küçüğü Timur'du bu sefer...Aslında farkeden birşey yoktu...Ha Süt...Ha Rakı...Önemli olan o an paylaşmaktı o geceyi...Zira paylaştılarda zaten...Oğuz taktı "acıklı" plağı...İşte Kilit soru Gelmişti bile Timur'dan...
Oğuz neden o şarkıları dinliyordu...Birinimi kaybetmişti...Birinimi özlüyordu...Bu sorunun cevabını bir Oğuz birde İki Aile izleyicileri biliyordu...Evet...Oğuz birini özlüyordu...Aynı çatı altında kaybetmişti çünkü onu...O sözde ayrılık gecesinden sonra Köşkün bir yerine saklanmıştı bu aşk...Ama Köşk o kadar büyüktüki...Ne Eda...Ne Oğuz bulamamışlardı...Ama kalplerinin yeri bile yetiyordu onlara...Bir Bakış...Bir Gülüş bile onları mutlu ediyordu...Aslında onlar Aşkı değil Sevgiyi öğreniyorlardı...Yalnızca beraber yaşamak bile yetiyordu onlara...O kocaman kapıya inat....
İşte bundandı bu hüzünlü plakların Köşkü çınlatışı...Her odaya ve her gönle giriyordu bu notalar...Tabi yalnız dertli olan Oğuz değildi...Derdin büyüğü..."Küçüğü" olmaz...Timur'da dertliydi...Timur yalnızda ve annesini düşünüyordu...Yalnızken bile annesinin üzülmesine gönlü el vermiyor hırçınlaşıyordu...Köşke neşe...Timur'a abi olması için Ferit Köşke dönmeliydi...Timur ancak bu zaman dertlerini bir nebze olsun unutacaktı...Timur o zaman tıpkı Oğuz abisi gibi O Köşkte mutlu bir çocukluk geçirecekti...
Çünkü kaderleri bir noktada benziyordu ikisinin...Anahtar Kelime..."Köşkte Mutlu bir çocukluk geçirme"...Oğuz yaşamıştı...En mutlu günlerinide o Köşkte...O mutsuz günlerinide o köşkte geçirmişti...Eski Ahşap Köşkün dilinden Oğuz...Oğuz'un dilindende İki Aile bu en yaşlı üyesi Ahşap köşkümüz anlıyordu...
Oğuz hak verdi Timur'a...Ferit Köşke dönecek...
Diğer tarafta Eda Köşkte Timur'u arıyordu...Kızların odasına girdiğinde hepsinin üzerini bir bir örttü...İşte Anne olmak böyle birşey sanırım...Dokunacaksın...Üstü açık olsada...Olmasada o yavrularının üzerine bir elin değecek...Eda Gerçek bir Anneydi...Gece Gündüz...Zor durumda her zaman gerçek bir anneydi...Tabi Timur'un sözleri Yılların çaça Eda'sının ağzını açık bırakmıştı...
Bu Gece'de kalanlar bunlardı...Bize ne mi kaldı...Sıcacık geçen bir kaç dakika...Yüreğimize işleyen diyaloglar...Göze hoş gelen sürpriz çekimler...
Eveet...Tıpkı hayatta olduğu gibi bir günümüz hüzünse...Öbür gün illaki güneş doğuyor...Bu gecenin sabahında ise Ortaya Dört başı mamur bir Eda-Oğuz klasiği ile yepyeni bir güne merhaba dedik...Evet Ferit Köşke dönecek...Mahalle Bohçacısı Eda ile Dolmuş Muavini Oğuz bir güzel didiştiler...Bu Sahnelerde favorilerim arasına rahatlıkla girdi...
Ardından Süre Gelen Bahçe sahneleri...Aysun...Bir bilsen nasıl zevkle izledim bu sahneleri...Bahçeye hazırlanan kahvaltı sofrası...Güneşli bir Hava...Yemyeşil bir ortam...Yazın o güzel kokusu burnuma geldi...
Ceren ile Can'ın Kesişen yolları ilk sapatkan ayrıldı...Demiyeceğim...Bu yollar illaki son sapaktan yine birbirlerinin karşına çıkacaktır...Ama bu vedalaşma gerçekten etkileyiciydi...Her ikisinin yüzündende hüzünleri ve burukluklukları okunuyordu...Yaşları ne olursa olsun her ikiside Kocaman bir kalp taşıyordu çünkü...Bu kalbe yüklenenler Çok ağırda olsa...Henüz bu yükü taşıyacak güçleri olmasada inadına umutlulardı bu iki yürek...Sarıldılar ve ayrıldılar...Can Ait olduğu yere gitmişti...Tekrar Jan olmuştu...Ama bu hikaye burada bitmez...Artık satırlarda birleşecek kalpleri...
Zaten birleştide...Kaderin Ufacık bir oyunumu dersiniz...Yoksa olacağımı varmış dersiniz bilemiyorum ama...Oğuz o satırları okudu...İşte Tam bu noktada Köşkümüzde yeni bir kıyamet ceryan oldu...
Evet...Bizim Köşkümüz...Gündüzü Gecesi...Hiçbir saati sakin olmayan...Ne kahkahası...Ne Gözyaşı nede Bağrışı çağrışı olmayan Ahşap Köşkümüz...Yine çok renkli ve komik olaylara mekan oldu...
Deliren BABA,Oğuz pencereye fırladı...Monitör atarak Can'nıda atmıştı aşağıya...Tabi Aşağıda yüreyen Çaça'yı göremeyecek kadar asabiydi...Yine Öyle güzel bir çekimle verdilerki bu sahneyi bize...Oğuz'un penceresinin hemen altında sabit duran bir kamerayla an ve an şahitlik ettik bir didişmenin doğuşuna...
Yok yok Bu Köşkte olaylar hiç bitmez...İki Dakia öncesinden...İki Dakika sonrasını tahmin etmek Saysal loto'dan büyük ikramiyeyi tutturmakla eşdeğer...Eda fırlar yukarı...Kızlar çığlık çığlığa...Damla yeni banyo yapmış ve Ferit Yukarı fırlamış...Oğuz Damla'nın bornozla olduğunu hatırladığı anda yeni bir kıyamet kopacak...
Eveet böyle sıcacık geçti gitti Günler...Yine iz bıraktımı diye soracak olursanız...Bıraktı...Benim için bu bölüm...Kalabalık sofraların...Paylaşılan anların...İnsan ilişkilerinin ustaca anlaltıldığı bir bölümdü...
Bazen anlatılmak istenen güldürerek verilir...Bazen ağlatarak...
AŞK BAZEN GİZLİ HEYECANLARDIR PAYLAŞILAN...
BAZEN SUSMAKTIR...YADA SESSİZCE KONUŞMAK...
BAZEN AŞK TEPEDEN TIRNAĞA ANLAMAKTIR...
İşte Tüm bu satırların kesiştiği yerde akla tek bir isim Geliyor...İKİ AİLE...
Tekrardan Merhabalar...
Eveet...İşte bölüm böyle güzel olunca satırlar kendiliğinden akıp gidiyor...Şimdi Emek Sahiplerine Haklarını teslim etmeden önce...Haftalık EN'lerimizi sorayim...Şık Ve Rüküşleri Tekrar Hayri'ye Teslim ediyorum...Eee görevim bitti...
O zaman EN'ler Gelsin Bakalım...
İKİ AİLE 44.BÖLÜM EN'LERİ...
1-EN Beğendiğiniz Sahne...?...
2-EN Beğenmediniz Sahne...?...
3-EN Güldüğünüz Sahne...?...
4-EN Duygulandığınız Sahne...?...
5-Haftanın Repliği...?...
Terzi Kendi Söküğünü dikemese bile ben kendi EN'lerimi Cevaplıyabiliyorum neyseki...
EN Beğendiğim Sahne...Az öncede Bahsettiğim gibi Eda-Ceren ve Oğuz-Timur sahneleriydi...Bu sahneler komedi sosuna batırılsa bile çok derin mesajlar içeriyorlardı gizliden gizliye...Gerek Çekim olarak...Gerekse Metin olarak çok başarılıydı her iki sahnede...Tabiki bir sahne vardıki bu satırlarda yer almasa haksızlık olur diye düşünüyorum...Safiye ile Muhtarla birlikçe geçen Akşam...Sımsıcacıktı...Geçişler ile o sahnedeki zaman kavramı öyle güzel verilmiştiki hayran kalmamak elde değil...Sımsıcacık sahnelerdi...Üstelik "TEK" Aile Görünümlü bir İki Aile izledik o sahnelerde...İleride izleyeceğim bölümlerin küçük bir alıştırması diyebiliriz...
EN Beğenmediğim Sahne...Serpil'in o gece'yi Sema'ya anlattığı sahne...Aslında kurgu olarak o kadar başarılıydıki o sahne...O gece yaşananlar ancak öyle akılcı bir yolla izleyiciye verilebilirdi...Benim gördüğüm tek kusur o gece'nin bilinen yüzünü vermeleriydi...Yani izlediğimiz kareleri önce özette...Sonra yeni bölümde izlemiş olduk...Direk gecenin görmediğimiz yüzünden başlasaydı eminim sıkmazdı...Ama beğenmesem bile Önce Yönetmenimizi kutluyorum yaratıcılığından dolayı...Ardında Didem Uzel'i...Çünkü öyle içten oynadıki o sahnede...Sesini ve bakışlarını çok doğru kullandı...İnanmış bir deliyi hiç abartmadan oynadı...Bravo...
EN Güldüğüm Sahne...Bölümün son sahneleri ve tüm Eda-Oğuz didişmeleri beni güldürdü...Şunu söyleyeyim didişirken oyuncularımızın performansı adeta zirve yapıyor...Gerek ellerindeki tekslerden olsun...Gerekse Yönetmenin Doğal olmalarını istemelerinden olsun oyuncular adeta döktürüyorlar...Bohçacı Eda ve Dolmuş Muavini Oğuz kavgası beni ziyadesiyle güldürdü...Tabiki Monitör kirizinide unutmamak gerek...Aslında en çokta Serpil'in o halleri güldürdü beni...Parti hazırlıkları...Kızları davet etmeyi düşünmesi...Hatta Gerizekalı mahalledeki Bakkal ve Oğlu demesi çook güldürdü...Valla ne diyeyim ben Serpil'e sonuna koşar adımlarla yaklaşıyor...
EN Duygulandığım Sahne...Timur'un resimlere baktıntan sonra yüzündeki hüzün...Kafasını havaya kaldırıp çaresizce ağlayışı...Gerçekten bu sahnelerin yakın plan verilmesinin etkileyiciliği arttıracağından emindim...Akçahan Akça bence bölümün yıldızıydı bu hafta...Çok beğendim her sahnesinde...Yönetmenimiz güzel yüzünü doğru kullanıyor...
Haftanın Repliği ise "Kusura Bakmayın Eda Hanım ama sizde bazen Mahalle bohçacılarına benziyorsunuz..."
Eveet İşte Benim EN'lerimde böyle...Bakalım sizlerden nasıl cevaplar gelecek...Yeni bir yorumla görüşmek üzere...
Birkez Daha Merhabalar...Şimdi Emek Sahiplerine Haklarını Teslim etmeye ne dersiniz...Bu birkaç satırın yeterli olmayacağını bildiğim halde yinede bizim üstümüze düşen bu...
OYUNCULARIMIZ...
İclal Aydın...Eveet...İclal Aydın...Nam-ı Diğer Eda...Ben bu hafta İclal Aydın'ın performansını çok beğendim...Özel hayatındaki çalkantıları atlatmasındanmıdır bilinmez huzur doluydu bu hafta...Gerek Duygusal sahnelerde...Gerek komedi sahnelerinde o sıcaklığı bir izleyici olarak ben sonuna kadar aldım...Özellikle Ceren ile Bahçe sahnesinde...Ses tonunu öyle güzel kullandıki...Bakışlarıda sesine eşlik etti..."Gözden Irak olan Gönüldende ırak olurmuş" derken o sahneyi nekadar hissederek içten oynadığını hissettim...Ardından "Ben bu adamdan yinemi sır saklayacağım" deyip masadan ağzına birşey atması Eda karakterinin ilk bölümden beri kullanılan en güzel geçişlerinden...Bir olay sonrası Eda gerek ses ile gerekse bir hareketle anlam ve öneme uygun bir tepki verir ve sahne geçer...Yönetmenimizin bunu bilinçli yaptığını düşünüyorum...Bende çok seviyorum...Bir örnek daha...Ergin gittikten Sonra Eda'nın "Herkeste bir Tuhaflık var...Bahar geldi diyemi acaba" dedikten sonra saçını atışı beni nasıl güldürdü...Eda'dan inciler diyorum ben bu geçişlere...Çokta başarılı buluyorum...Bir diğer dikkatimi çeken sahne ise Ferit'in Köşke döndükten sonraki akşam yemeği...Eda-Seda-Ferit-Timur...Sımsıcacık bir sahneydi...Bu sahnede İclal Aydın öyle içten gülümsüyorduki...Yine çok doğladı...Timur'un ferit abisine söylediklerinden sonra Eda'nın ablasına bakarak ağızlarını büzmesi ise ÇOK Doğaldı...(Klasik anne tepkisi...)...Evladı yaşında büyük laf edince böyle şaşkınlık karışımı hoşuna gidiyor...Bu Sahnelerde Kesinlikle İclal Aydın ANNELİK avantajını kullandı...Zaten çocuklarla olan tüm sahnelerde gözündeki ışık bana kadar yansıyor...İclal Aydın Tam bir Eda...Tam bir Anne...Tam bir Aşık...Her haftaki artan performansı bu haftada devam etti...Buradan saygılarımı gönderiyorum...
Emre Kınay...Nam-ı Diğer Oğuz...Sinirli...Çocuk...Koca adam Oğuz...Bu haftada Emre Kınay Oğuz kostümünü öyle güzel taşıdıki...Hayran kalmamak elde değil...Daha bölümün ilk dakikalarından üzerindeki yorganla zıplaması...(Aysun...Ahh Nasıl güldüm senin yorumunu okurken...)...Sonrasında hissettirdiği suçluluk duygusu ve şaşkınlık...O mutfaktaki şaşkın performansı bir çocuk gibiydi...Annesinden çekinen bir çocuk gibiydi...Üstünü değiştirmeye çıkarken arkasına dönüp bakması...Tamamlanamayan cümlelerle tüm şaşkınlığını yansıttı...Pazarteside bahsetmiştim...Efe ile Araba sahnesinde tamamen doğal bir oyunculuk sergiledi...Arabanın camına konulan koca kamerayı görmezcesine doğaldı bu sahnelerde...Tabiki nefesini çok doğru kullanıyor Emre Kınay...İç çekişleri...Cümle kuruşu...Resmen bu tarz oyunculuğunu sesli çekime geçtikten sonra daha net görebildik...Ardından Timur ile sohbetinde kimi zaman baba gibi...Kimi zaman arkadaşı gibiydi...Eda geldikten sonra Timur'un söyledikleri hoşuna gidip göz atması ve Eda bakınca toparlanması benim çok hoşuma gitti...Emre Kınay yalnız replikleri ile değil mimikleriyle zaten herşeyi anlatıyor izleyiciye...Aynı şekilde Eda'nın arkasındaki İÇ ses performansı çok başarılıydı...Sonuçta o sahnede o replikleri söylemiyor...Ama öyle hissediyor...Söylemekle hissetmek arasındada konsantrasyon olarak fark olduğunu düşünüyorum...Emre Kınay baştan aşağı döktürdü bu bölümde...Son sahnedeki olaylardan boğulması,sıkıntısını dile getirirken bakışlardan aldığı destekte gözden kaçmadı...Oğuz karakterini böylesi GERÇEK bir karakter yaptığı için Teşekkürlerimi ve Saygılarımı iletiyorum...
SENARİSTLERİMİZ...
Şimdi sıra Geldi Fethi Kantarcı ve Saygın Delibaş'a...Bu Gemiyi 44 Haftadır yürüten senaristlerimizde 44.Liman'a uğradı...Hala ilk günkü heyecanla...Hikayenin boğulmasına...Sıkılmasına izin vermemek için ustaca hamleleler yapan senaristlerimize büyük saygı duyuyorum...Evet Eda-Oğuz ayrılığı olmasaydı hikayede ciddi anlamdı boğulmalar olacaktı...Artık ne kaçamaklardan zevk alacaktık...Nede o gizli Aşktan...Senaristler ustaca bir hamleyle 38.Bölüm Sözde bir ayrılık getirdiler dizimize...Ama kabul etmek gerek bu sözde ayrılık hikayenin içinde açılımlara neden oldu...Kapının takılıp orada kalması...Arka kapı-Ön kapı komedisini getirdi...Evlerin ayrılması özlemleri getirdi...Aşıkların ayrılması sevdaları büyüttü besledi...Çaresizliği getirdi...Onların aşıktan önce birer anne-baba olduğunu hiçbir zaman unutmadı senaristlerimiz...Bu ayrılığıda Sözde işledikleri için çok memnunum...Ayrılık bize tekrar didişmeleri getirdi...Bence en büyük kazancımızda bu zaten...Şimdi 44.Bölümde bu kadar zevk alıyorsak...Bu kadar beğendiysek sebep budur diye düşünüyorum...Çünkü geçen haftaki tepkimizden sonra böyle bir bölümle izleyici karşısına çıkmak yapılan küçük bir oyundan başka birşey değil...İki Aile dili oluştu adeta...Klişeler...Mantık dışı olaylar ve Sözde ayrılıklar bu dille izleyiciye bambaşka veriliyor...Bu durumdan çok memnunum...Aysun geçmişe Selamlardan bahsetmiş...Makarna Partisi öncesi Bakkalda alışveriş...Kızlar makarna sever...(28.Bölüm...)...Timur'un abisini ikna ettiği okula döndürdüğü(17.Bölüm)...Bugün 44.Bölümdede bu selamlar bir güzel verildi geçmişe...Buda Senaristlerin titizliğinin göstergesi...Ne yazıp ne çizdiklerini ve karakterlerin genel yapısını hiçbir zaman unutmuyorlar...Onlara Sevgi ve saygılarımı gönderiyorum...
YÖNETMENİMİZ...
Evvet Usta Yönetmen Metin Günay'ın izlerini bu bölümdede sıkça gördük...Öyle güzel çekimler vardıki...İlk aklıma gelen tabiki Çatı katı sahnesi öncesi...Kameranın Aşağıdan yukarı doğru süzülmesi...Ben ilk defa dizimizde böyle bir çekim görüyorum...Köşkün tüm ayrıntıları...Gerek soyulmaları...Gerek dökülmeleri...Balkon tahtalarındaki o işlemeleri sonuna kadar hissettim...Adeta Köşkü koklatarak zirveye çıkardı yönetmenimiz...Ardındanda balkonun tam önündeki jimmy jip sayesinde Oğuz'u oradan izledik...Timur'un bahçedeki sahneleride tepeden çekimdi...Kuş bakışı diyebiliriz...Çok beğendim...Çok başarlıydı...
Diğer dikkatimi çeken sahne ise bölüm sonlarındaki Monitör atma sahnesiydi...Eda'nın çöpü atması ile başlayan çekim Oğuz ile pencereden kavga ettleri sürecek devam etti...Yine jimmy jip yardımıyla çektikleri bu sahne gerçekten çok orjinal bir çekimdi...O sahnenin komedisi yetmiyormuş gibi kamerada bu komediye ortak oldu...Eda ile Oğuz'a uydu bu sahnede...Ama DÜZ çekimler yerine bu türlü açıları kullandığı için Yönetmenimizi tebrik ediyorum...
Unutmadan...Timur ile Oğuz karşılıklı kadeh ve kupa tokuştururken arada sırada balkon çekimini izledik...Kapıda kapalıydı üstelik...Balkon çekimi sırasında gecenin tüm seslerinede şahit olduk..Cırcır böcekleride dahil...Adeta kapının arkasında çatı katında yaşananları izledik...
İsmail DURMAZ-Kepçe Müzik...
Eveet Dizimizdeki ufak değişim ve eklemelerdende bahsedeyim bu bölümde...Bildiğiniz gibi Sanat Yönetmenimiz Natali Yeres'ti ilk bölümden bu yana...44.Bölümde yeni bir sanat yönetmeni gelmiş...Natali Yeres Ayrılmış...Natali Yeres'e ilk bölümden bu yana tüm emeklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum...Yolu açık olsun...Bundan sonraki projelerdede başarılarının devamını dilerken...İsmail Durmaz'ada Hoşgeldiniz demek istiyorum...
Diğer bir ekleme ise Müzik konusunda Müziklerimizi Cem Erman yapıyordu bildiğiniz gibi...Cem Erman'ın Yanına Kepçe Müzik diye bir firmada eklenmiş...Teknik ekipteki son değişikliklerde bu yönde...
Saydığım Değerli Ekibimiz Vesilesi ile Tüm Teknik Ekibe Emeklerinden Dolayı Teşekkürlerimi Gönderiyorum...
NOT:Tüm Bu yorumları Word'te Yazdım...Gerçekten Word'te sınır olmuyormuş Aysun...Hak verdim sana...:good: :good:
dilara-1905 02-05-07, 17:52 oğuzun çıldırma sahnesi aşırı komikti yaaaa :D:D
hele edaaa öldürüyodun benii cidden ama yane tam yerine düştüüü :D:D
ya ceren ve jan çok şekerlerdide ben ilerde efe ceren çıkar die düşünmüştüm çok yakışıolarr ama demek kanka olarak görüolarmışş nesee
ya feritin köşke dönmesinede çookk sevindimmmmm inş. ayrılmazlarrrr damlanında köşkten gitmesini hem istiyorum çünkü oğuza bi ders vermiş olur cidden sinir etti yaniii o sahnedeeee böyle bencil olunmazkiiiii yaaaa önemli olan damlanın kabul etmesi bide unutur diyo yaaa ordaaaa çok sinir oldummmm istemememin sebebide köşkte kimse kalmadı hemde ferit ve damla ayrı kalcaklar :(
aliyeaynalar 02-05-07, 21:00 bu oğuz alem adam vallahi :img-hyste :img-hyste :img-hyste
nasılda attı güzelim bilgisayarı camdan aşağıya ama :sad53: :img-hyste
hemde edaya zuhahaha ve edanın ondan sonraki tepkisine koptum :happy0064
bu oğuz bu kadar kızlarının üstüne düşerse afedersiniz kızları hayatta evlenemez yani evde kalırlar :sad53:
bu adamın bide halla halla demesine bitiyorum :happy0064
bu serpil olayına gelincede
ne kadar enteresan bi durum
genelde oğuzun başına gelen bu olay
bi bayanın başına gelir.
Yani adamın teki kolanın yada çayının içine uyku ilacı koyup tecavüz eder...
bu serpil tecavüzcü çoşkun misali :icon_sorr
tecavüz etti oğuza yuhhhhhhhhh :icon_whis
GizemliSahne 03-05-07, 00:23 Eveet, herkese iyi geceler..
Bir gece vakti yine düştü yolum buralara.. Dedim ya bakarsınız 1 gün sonra gelirim diye.. Geldim işte.. Bundan sonra gidiyorum demiyeceğim yav.. Bir şeyler oluyor ve fırsat doğuyor, geliyorumm.. Evet bundan sonra geceleri buralardayız efendim.. :D Anladığım kadarıyla Pazartesi gecesi sitedeki sorundan dolayı "word" dosyaları misafir etmiş yorumları.. Oo sınırlar tanımamışız.. Aysun(Aysun yine döktürmüşsün, gülmekten öldüm okurken:D) zaten tanımıyor da diğer aile üyeleri de farketmeden aşmışlar.. Hepinizin ellerine sağlık diyorum.. Yine bölümün hakkını vermişsiniz.. Bölüm hakkında ben de sizleri tekrarlamak istemediğim için oyunculuk yorumu yapayım dedim.. Bölüm hakkındaki düşüncelerimin çoğu sizinkiyle aynı hemen hemen.. Sadece rahatsızlığımız Serpil olayı işte.. Patlak verecek olayların gelecek olması o kadar.. Ama senaristlerimize yine saygılarımı iletiyorum.. Harika bir bölüm hazırlamışlar bize.. Tüm havayı dağıtmışlar.. Buğra'nın da dediği gibi Serpil'in o geceyi anlatmasındaki "flashback"lerin fazlalığının dışında harika bir bölümdü.. Didişmelere bittim zaten ben de.. Yine çok güzel kurgulanmış.. Adım adım ve çok doğal gelişti yine.. Neyse başlayalım bakalım..
EMRE KINAY
Geçen hafta Emre Kınay’ın oyunculuğu bambaşkaydı demiştim ama bu hafta daha bir başkaydı diye başlamak istiyorum oyunculuk yorumuma.. Bu hafta adete tiyatro havası esti benim gözümde.. Yani Emre Kınay’ın bu haftaki rolü, tiyatroculuğunu çok daha ön planlara taşıdı.. Ben izlerken çok büyük keyif aldım ve zaman zaman da hayranlıkla bakakaldım.. Ehh başlayalım o zaman bakalım..
Öncelikle yine komedi türünde başarısını gördük Emre Kınay’ın.. Aslında ben ilk sahnede daha büyük bir şaşkınlık ya da şok hali beklerdim ama nedense biraz hafif kaldı gibi geldi.. Sonuçta kendi yatağında olman gerekirken başka bir yatakta uyanıyorsun bilmeden, hem de Serpil’in yatağında uyanıyorsun... Serpil diyorum ya..:D Olması gereken en son kişi.. Ben sabah uyanınca donakalır, fırlardım yataktan panikle, hemen yanından uzaklaşmak isterdim.. Neyse, ardından “hatırlayamama” halini çok güzel yansıttı Emre Kınay, gözler kısıldı, sağa sola koştu durdu.. Kekelemeler bu sefer siniri değil, şaşkınlığı anlattı bize.. Ardından gelen sahneler yine klişe diye adlandırdığımız gidişatı dağıtacak cinstendi.. Emre Kınay yine yüzümüze kocaman bir gülümseme yapıştırdı zıplaya zıplaya.. Hani çuval giyilip yapılan yarışlar olur ya, onları hatırlattı hemen bana :)
Köşke dönüşünde, rüyanın tekrarının işleneceğini çoğumuz tahmin etsek de, replikler ve tabi ki oyunculuklar tahminlerin ötesine geçti.. “Tövbe, tövbe” gibi cümleleri bizlerin de bu gibi durumlarda en çok kullandığı tepkilerden biridir.. Burada senaristlerimizin attığı doğallık adımı, Emre Kınay’ın akıcı ve doğal oyunuyla devam etti.. Suratından akan şaşkınlık ve hoşnutluk, ne geleceğini bilememe ama yine de umma halini hiçbir kopukluk olmadan akıcı bir şekilde bizlere hissettirdi.. Ayrıca, çayı unuttuğundaki hali de görülmeye değerdi.. Panikleme+suçluluk+bir umut+inanamama+şaşkınlık+rahatsızlık+tedirginlik.. Bu sefer 7’si 1 aradaydı maşallah :img-hyste Gerek bakışlar, gerek hareketler ve duruşu bir bütün olarak bu hisleri yaşattı..
Vee işte harika bir tiyatrocu olmasının nimetlerini görmeye başlıyoruz iyice.. "Tek başına" geçirilen o huzursuz dakikalar, saatler ve iç yüzleşmeler.. Ergin-Oğuz sahnelerindeki sinirini ve sabrının taşmasını, gerçek bir insanın kullanacağı vücut diliyle birebir gösterdi neredeyse.. Gerçekten çok iyi bir gözlemci.. Zaten geçen bölümde mimiklerini kullanma şekline hayran kaldığımı belirtmiştim.. İlk defa o kadar çok ve sık kullanmıştı.. Değişimleri ve geçişleri harikaydı.. Bu bölümde de gittikçe ve sessizce ilerleyen psikolojik değişimini çok sağlam bir bedel diliyle adım adım, kademe kademe ilerletti.. Bu hafta da ön plana çıkardığı yeteneği buydu bence.. “Çok sıkıldım, çok bunaldım Eda” repliklerindeki ses tonu gerçekten bezmiş ve ruhu daralmış bir insanınkinden farksızdı.. Ayrıca Buğra’nın da dediği gibi iç seslerin olduğu yerlerde zamanlama, his ve uyumu tutturmak ve gerçekçi bir şekilde aktarmak zor bir iş.. Çünkü o an konuşmasa da hissetmesi gerekiyor.. Ama buralardaki uyumu da gayet iyi yakaladı diye düşünüyorum ben de.. Öpmekle öpmemek arasında kaldığındaki tereddütü, bunun en iyi göstergesidir herhalde.. Hareketlerini ve iç ses de olsa ses tonunu çok iyi bütünlemiş.. Tabi “tek aile” olduklarındaki görüntüler sessiz de geçse, bize o eğlenceyi, hınzırlıkları ve sıcaklığı aktaran bir bütünün parçası olmayı da ihmal etmedi..
Timur-Oğuz sahnesinde de küçük bir çocuğun ağzından dökülen KOCAMAN cümlelerin şaşkınlığını çok güzel yansıttı. Benim en çok hoşuma giden yerler İclal Aydın’ın gelişi ile oldu.. Ezilip büzülen ve bir büyüğünden azar işiten bir çocuk gibi davranması çok hoştu yaa.. Ayrıca tam gülümseyecekken Eda’nın suratının görünce suratının düşmeleri de çok komikti.. Ati Eda’ya “neden Oğuz’dan bu kadar korkuyorsun?” diyor ama Oğuz da Eda’dan korkmuyor mu sizce? :D Ayrıca Buğra senin de hemen dikkatini çekmiş galiba.. Orada Timur’a göz kırpışı minik ama sıcacık bir detaydı.. Şeker tadında bir iletişimdi valla :D
Eveeet, gelelim özellikle ve özellikle değinmek istediğim sahneye.. Evet son sahne.. Offf dedim valla oyunculuk işte budur yaa.. İşte İki Aile’nin temel taşlarından ve en büyük şansından biridir dedim.. O nasıl bir geçiştir öyle.. Zaten başta ağlamaklı ses tonuna geçişi, iyi bir haberci oldu.. Eda’nın dokunmasına izin vermemesi ne kadar daraldığını, kimsenin artık üstüne gelmesini istemediğini; kollarını bağlaması, o an Eda’nın sorularına ve yaklaşımlarına kapalı olduğunu, sonradan yavaş yavaş hareketlerine yansıttığı salıverme de Eda’nın sıcak ve güven dolu yaklaşımına kendini bırakmaya hazırladığını gösterdi.. Tabi bunları kısacık sürede olsa da zincir gibi birbirine bağlı bir şekilde o kadar iyi yansıttı ki, acayip gerçekçiydi.. Sessizce bozulan psikolojisinin bir kıvılcımla, farkettirmeden, adım adım sona yaklaşıp “patladığını” göstermek başka türlü anlatılamazdı herhalde.. Oğuz karakterinin o anki psikolojisine en uygun beden dilini harika yansıttı bize.. Zaten nefes kontrolüne diyecek hiçbir şeyim yok.. Emre Kınay burada tek kelime ile tiyatroculuğunu sahnede değil de ekranlarda sergiledi.. Çok gerçekçiydi.. Son iki bölümdür iyice tavan yaptı oyunculuğu.. Zor rollerden zevk aldığı çok ortada.. Ve son iki bölümdür tam onun istediği tarzda rolleri üstlendi ve başarısını da ekranlarımıza döktü.. Tebrik ediyorum kendisini..
İCLAL AYDIN
Eveet, yine ve yine dedim ki İclal Aydın hakikaten bu dizi için seçilebilecek en iyi oyuncuymuş.. Başka birini hayal bile edemiyorum ben.. Bu kadar anaç, bu kadar sıcak olamazdı herhalde başka birisi.. Tamam sıcaklığıyla tanınan bir çok iyi oyuncu vardır ama anaçlık da ayrı bir özellik ya.. İkisi birleşince ortaya tam bir aşık anne çıkıyor; koruma duygusuna sahip, sahiplenen, güçlü, ayakta kalmak için direnmek için elinden geleni yapan harika bir karakter çıkıyor ortaya.. Bu bölüm çocuklara tavırları bunun en iyi göstergesiydi zaten.. Sizler de anlatmışsınız, ben de imzamı atıyorum.. Ayrıca sizlerin de dediği gibi bu hafta üstündeki burukluğu atmış İclal Aydın.. Bu haftaki gülüşleri ve kahkahaları çok doğaldı.. Hemen örnek verecek olursak; Safiye Abla’nın kafeden girişine verdiği tepki.. Sonuçta Safiye Abla’nın oradan gireceği belli.. Kim bilir kaç kere girdi, kaç kere çekildi.. Ama İclal Aydın’ın tepkisi ilk kez görüyormuşcasına doğaldı.. Şaşkınlığını ve sevincini yoğurdu ve ortaya harika bir sıcaklık çıktı..
İclal Aydın’ın da bu bölüm yüz ifadeleri çok iyiydi.. O da geçişleri ve değişimleri çok iyi yansıttı.. Oğuz’un Serpil’i hayatından çıkarmak istemesini duyduktan sonraki “minik” mutluluğu “minicik” bir gülümsemeyle verdi ve çok düzeyliydi bence.. Tam sınırların içindeydi..
Timur-Oğuz sahnesinde de bu sefer karşısında iki çocuk varmış gibi azarladı ve kızgınlığının yanındaki hoşuna gitmesini de vermeyi ihmal etmedi.. Bu iki duygu da ancak bu kadar güzel verilebilirdi diyorum.. Timur’un lafından sonra Oğuz’un göz kırpışı arasındaki minicik geçişleri süperdi.. "Kızsam mı gülsem mi bilemedim" dedi resmen.. O an o davranışın yanlış olduğunu göstermesi gerektiğini bilen bir anne olması gerekiyordu ama bir yandan da sevdiği adam ile biricik oğlunun arasındaki iletişimin çok hoşuna gittiğini de saklayamayan ve kendini zor tutan bir anneyi oynadı.. Ve bence çok orantılı ve akıcıydi..
Ayrıca bilgisayar atma sahnesindeki zıp zıp zıplamasına da çok güldüğümü söylemeden edemeyeceğim.. Nasıl bir sinirse artık, bıraksak direk pencereden içeri girecek mübarek :img-hyste
AKÇAHAN AKÇA
Madem baş sahnelerimiz belli.. Ee minik kahramanımızı da atlamamak lazım ama değil mi? Kim geliyor.. Evet Akçahan Akça geliyor şimdi de.. Valla son zamanlarda ön plana çıkardılar iyice.. Aslında zorlayıcı rolleri var ama oynaya oynaya öğreniyor maşallah.. Eh işi mutfağında öğrenmek gibisi var mı? Hem de ağaç yaşken eğilirken.. Son bölümlerde Timur karakteri üzerinden malzeme çıkarıyorlar baya.. Ve çok da güzel yapıyorlar.. Akçahan yine tüm şirinliği ile tüm bu yükün altından başarıyla kalkıyor.. Timur'un, ona yönelen ilginin farkında olarak, değer verildiği zaman ve dinlenildiği zaman kendini ifade edebilen ve ulaşılması göründüğü kadar zor olmayan bir çocuk olduğunu çok güzel aktardı Akçahan.. Hele çatı sahnesinde yiyesim geldi kendilerini.. :D Büyümüş de küçülmüş çocuk karakterlerinden nefret ederim ama Akçahan asla bu tavırlara kaymıyor.. Olgun cümleler etse de, aslında çocuk olduğunu da çok güzel yansıtıyor.. Aferin sana Akçahan diyorum..
Bu arada farkettiyseniz zaman dilimleri içinde her oyuncunun ön plana çıkmasına izin veriliyor mutlaka.. Dönem dönem ön plana çıkıyor “her” oyuncumuz.. Bu benim çok hoşuma gidiyor.. Hepsine bir fırsat veriliyor ve hiç biri arka planda bırakılmıyor.. Çok dengeli ve eşit ilerliyor.. Merve(Zeynep Özkaya) babasına küskünlükleri ve çocukça problemlerini yansıtması ile, Damla(Bahar Yanılmaz Eda-Oğuz ilişkisine tepkileri ve Ferit aşkı ile, Efe(Doğaç Yıldız )sorunları ile, bir ara Ceren(Ece Çeşmioğlu) şüpheleri ve son zamanlarda da aşkı ile, son zamanlarda da Didem Uzel .. Bunlar uzun zamana yayılsa da ya da her zaman bu özelliklere sahip olsalar da mutlaka ön plana çıkarıldığı zamanlar oldu.. Hepsi teker teker sahneye çıktılar.. Tüm oyuncularımız “mutlaka” ön plana çıktılar.. “Rol çalmak” yok bizim dizimizde.. :D Herkesin bir sırası var.. Hiçbiri sönük kalmıyor.. Bu benim çok hoşuma gidiyor, paylaşayım dedim sizlerle de..
Ayrıca bölüm hakkında değinmeden geçemeyeceğim ve çok beğendiğim bir nokta geliyor şimdi.. Şimdiye kadar Oğuz karakterinin içinde biriktirdiği sıkıntının bu kadar büyük olduğunu hissetmemiştik.. Genelde şaka yollu, günlük aktiviteler arasında kaybolup giden ve hırsını yeri gelince sadece yine “komik” bir şekilde çevresindekilere sataşmalar olarak görmüştük.. Aslında bu biraz da senaristlerimizin ustalığı ve Emre Kınay’ın Oğuz karakterine verdiği tutarlılığın göstergesiydi.. Bu zamana kadar saklamaları bu sahnenin çok etkileyici olmasını sağladı bence.. Çünkü şimdiye kadar hep şakanın ve gülümsemelerin altına saklamış, hep içine atmış Oğuz'u "ani" bir şekilde gördük.. İşte ben buna patlama derim.. Çünkü açıkcası ben bu kadar büyük bir patlama yaşayacağını tahmin edememiştim.. Bence çok doğal işlediler onun pskiolojisini.. Sadece son bölümde dalgınlıkları ile başladılar yavaş yavaş ama böyle bi patlama olacağını çok iyi sakladılar.. Sessiz ve derinden.. Oğuz'un taa Bahar'ı kaybetmesine dayanan, çocukların sorumluluğunun yorguluğunu, üstüne Eda'nın yaşadıklarının sebebi olduğunu düşünmesi ve yava yavaş herkesi kaybetme korkusuna kadar dayanan bir çok sıkıntıyı bastırdığını hissettirdiler bize.. Ve resmen bir patlama oldu.. Hatta Eda ile ayrılığını bu kadar kafasına taktığını da hiç bu kadar belirgin vermemişlerdi.. Aradaki minicik bir gülüşle bunu anlatması da detay ama çok uyumlu bir parçası olmuş bu ruh halinin.. Harika oldu.. Sessiz ilerlediği için bastırma ve ardından gelen patlama çok etkileyici oldu.. Senaristlerimizi ve Emre Kınay’ı kutluyorum..
NOT: Bu bölümde çekimler harikaydı.. Metin Hoca'nın farkını yine hissettik sonuna kadar.. Hele köşkün ta köşesinden tuttu bizi çatıya götürdü ya, daha ne olsun.. Hep yenilikçi, hep farklı ve değişik açılarla yaptığı çekimler çok hoşuma gidiyor.. İşte budur fark diyorum.. Çalışmak ve özen göstermek budur.. Buğra sen zaten çok güzel anlatmışsın detayları.. Ben yine izninle GizemliSahne diye imzamı atıyorum altına..
Ayrıca değişikliği burada da belirttiğin için çok sağol.. Yeni gelen sanat yönetmenimize hoşgeldiniz diyip, Natali Yeres'e de emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi iletip, başarılar diliyorum..
Tüm ekibimize de emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi iletip, saygı duyduğumuzu belirtmek isterim (çok ciddi oldu be:D)
Eveet, bu gecelik bu kadar.. Hepinize iyi geceler.. bye
SELAMM...
En son Pelin güzel performans yorumlarıyla gelmiş bi performans yorumuda buğradan gelmiş ellerinize sağlık,neredeyse 36 saat olmuş gelen giden yok foruma, herkes yoğun galiba bende cuma günü olması avantajıyla ders(t)siz tasasız girebirldim birşeyler yazmaya foruma:) EN'lerimi sıralayayım bakalım;
En beğendiğim sahne;
Oğuzun Edayı öpmemek için kendiyle cebelleşmesi:) Timur-oğuz diyalaogları …Aaa bide bizim üst köşeden izlediğimiz görüntler artık tam bir aile oldular yani tam sayılır Eda-Oğuzda birleşince tam olucak:) gerçekten güzel sahnelerdi...
En beğenmediğim sahne;
Tabiî ki Serpilin oğuzun kaldığı geceyi avukata anlatışı:( çok uzattılar bayıldım sıkıntıdan,çok sinirdi:icon_evil bide çok yapmacık geldi didem uzel burada bana gerçekten yaşamış gibi anlatabilirdi salladığı çok belliydi.belkide öyle olmalıydı bilmiyorum neyse...
En güldüğüm sahne;
Timur-oğuz konuşmasının ertesi günü Edayla oğuzun o muheteşem didişmeleri nedir öyle dolmuş muavini gibi konuşmalar Alla Allah yaw kim konuşuo öle tanımıoruz:) bilgisayarın Edanın kafasına düşmesine hiç girmeyelim koptum orda valla oğuzda dur durak yok hala söyleniyordu:D
En duygulandığım;
Ahh ah eda bir yanda oğuzu özlerken aşkından vazgeçişini anlatıyor, oğuz bi yanda birini mi özlüyorsun sorusuna içi çekerek yooo diyor:(
Haftanın repliği;
"Boşver anne ya bu hayatta hiç bir şey takmaya değmez:img-hyste "
İyi forumlar herkese...
Herkese Merhabalar...
Sımsıcacık bir Bahar Akşamından kucak dolusu Selamlar...Eveet Yine yolum düştü turuncu sayfalarımıza...Hadi bakalım...Yine aynı limana demir attık...Dün bıraktığımdan bu yana buralar ıssız ada olsa bile Ailemizin yoğunluğuna veriyorum...Keşke geçen haftaki klişeden sonra Eleştiren "YENİ" arkadaşlarımız bu haftada güzelliklerden bahsetmek için aramızda olsalardı...Önemli değil...Onlarda yoğundur buna eminim...:img-yes: :img-yes: (Öyledir öyle...)...
Eveet şöyle bir bakıyorum Turuncu sayfalarımıza Geçen gece GizemliSahne yine perdelerini açmış...Performans satırlarına bölüm yorumunuda serpiştirmiş...Pelin büyük bir zevkle okuduğumu söylemiştim zaten...Sen Emre Kınay üzerinden Oğuz'un psikolojik değişimlerini incelemişsin ayrıntılı bir şekilde...Banada zevkle okuması kaldı...Düşüncelerine katılıyorum...Özellikle "İlk Patlama"'dan bahsetmiştin...Buda doğru bir tespit...Bugüne kadar Oğuz'un köpürmeleri...Çıldırmaları...Ağız ve kulak mesafesini bilmediği anlarda bile böylesi bir patlama olmamıştı...Kesinlikle ciddi anlamda Oğuz'un patlamasına şahit olduk...Tabiki Emre Kınay faktörüde tam bu noktada devreye girdi...Söylenecek herşeyi satırlara dökmüşsün...
Bir noktaya daha değineceğim...Dizideki karakterlerin bölümler ilerledikçe ön plana...Arka plana düştüğünden bahsetmişsin...Benimde uzun süredir aklımda olan bir detaydı...Satırlara dökerek iyi yapmışsın Pelin...Kesinlikle katılıyorum...Büyük küçük her karakter hikaye doğrultusunda bir adım öne çıkıyor...Yeri geliyor 3 adım geriye gidiyor...Tamamen Senaristlerin karakterlerin hayatına dokunması ile oluyor...Gerçektede öyle değilmidir...Yeri gelir Başrol oynarız...Ama öyle bir zaman gelirki durulmamız gerekir...Biraz arka planda olmamız gerekir...Kesinlikle Senaristlerimiz bu dengeyi çok ölçülü kullanıyorlar...
Pelin'ede Bu güzel Performans satırlarından dolayı teşekkürlerimi gönderiyor ve Özet yorumuma geçiyorum...
:icon_shad :icon_shad :icon_shad İKİ AİLE 45.BÖLÜM ÖZET YORUMU...:icon_shad :icon_shad :icon_shad
Ceren’in Can’la chatleşmesi yüzünden Oğuz’un köşkte kopardığı yaygaranın etkileri hala sürmektedir. Oğuz kızlarını kendine göre çakallardan korumak için olağanüstü tedbirler alır.
Eveet Tahmin ettiğimiz gibi MSN depreminin Artçı sarsıntıları devam ediyor...Valla Oğuz bu ne kendi unutur nede o köşkteki bir allahın kuluna unutturur...Tabiki Tedbirler alıyor...Haliyle komedi sahnelerde bizleri bekliyor...Şunu söylemeden geçemeyeceğim...Uzun zamandan sonra okuduğum en "RAHAT" özetlerden bir tanesi...Tamamen Komedi ağırlıklı bir bölümün sinyallerini vermesine karşın işin ucunda İki Aile olunca kesin konuşamıyoruz...Ama çok hoşuma gitti...Oğuz Köşkte fırtınalar estirecek....Anlaşılan Damat adayları için Köşkün çevresine hendek kazma zamanı geldi...Ne diyeyim Oğuz'un bu hafif deli-dolu kişiliğini sonuna kadar kullanıyor senaristlerimiz...Emre Kınay'da öyle güzel taşıyorki bu kostümü...Bize izlemesi kalıyor...
Damla’nın Ferit ile görüşmesini engellemek için ara kapıyı kitler ve Eda’yı nöbetçi yapar.Ceren’e extra kontörleri ve chatleşmeyi yasaklar.Yeni bilgisayar ekranı alır ama chat programını kaldırır ve sistemi onu gözetleyebileceği bir yere salona kurar.
Off offf Valla Nasıl güldüm okurken...Ne kapıymış be...Valla bir Kapının bile bir kaderi olduğuna inanıyorum...Düşe düşe bizim köşke düştü bu kadersiz kapı...Valla nasıl güldüm...Demek Eda'yı nöbetçi gardiyan yapacak Oğuz...Ne diyeyim Çok eğlenceli sahneler olacak...Offf offf...Valla Köşkteki bilgisayar sistemide kuruldu demek...Merkez üssü tam Oğuz'un önü olacak...İşte diyoruz ya Geçmişin Nostaljisi ile Şimdinin teknolojisini öyle güzel harmanlıyorlar diye...Aynen öyle...Çatıya gidip eski plakları dinleyende Oğuz...Aşağı katta Laptop,bilgisayar sistemi kuranda Oğuz...Bu dengeyi çok doğru ayarlıyor senaristlerimiz...Valla ne güzel satırlardır bunlar...Tam gaz eğlence...
Hatta bununla da hızını alamaz ve Atilla’ya konuşmaya gider. Oğuz’un bu sert tavrı nedeniyle Atilla neye uğradığını şaşırır.Önce alttan almaya çalışır ancak Oğuz yumuşamayınca aralarında ipler fena gerilir.
Eveet Oğuz'dan inciler devam ediyor...Köşk için dengeyi sağlayan Oğuz şimdi sorunun kaynağına gidiyor demekki...Atilla'nın kapısını çalıyor...Valla Atilla gibi modern görüşe sahip bir karakter ile Oğuz gibi Klasik düşünce yapısını sürdüren Düşkün baba karakterlerinin çarpışmasına şahit olacağız...Bu sahneleri komedi formatında işleyeceklerini düşünüyorum...Eminim yine güleceğiz...Hatta Atilla olanları Eda'ya anlatır...Dolayısıyla bir kıyamette Eda-Oğuz arasında kopar...
Eda:Siz siz Ne kıro Adamsınız Oğuz Bey...
Oğuz:Ne ne ne Edanım...
Eda:Size diyorum Oğuz bey...Bir Ofis basıp olay çıkarmadığınız kalmıştı tam oldu...
Oğuz:Ne Ofis Basması Edanım...Ben O janmıdır,canmıdır her ne karın ağrısıysa kızımdan uzak durması için Atilla'yı sadece Uyardım...Sahip olsun Efendim Oğluna...Burası İsviçre Değil Edanım...Ne öyle Aşkım..Aşkım...
DEVAMI GELİYOR...SIĞMADI...
Eveet içimden geldi bu repliklerde paylaşmak istedim...Hayali bir Sahnenin Hayali replikleridir...
Babasına rağmen Ceren Can ile görüşebilmek için yeni yollar arar ve aklına çok parlak bir fikir gelir. Babası ile kalan Efe belli etmese de köşkü ve annesini çok özlemiştir. Babasının içki içmesini önlemek için evde bazı değişiklikler yapar.
Eveet Ceren'in parlak fikrini tahmin etmek gerçekten zor..İlk aklıma gelen internet Kafe'den haberleşmesi...Ama o fikirde pek parlak gözükmüyor...Yine Köşk içinde bir oyun düzenleyecekmiş gibi geliyor...Yorumsuz diyelim...
Efe'yi ise anlıyabiliyorum...Bu bölümde ilk defa Ayrılığın getirdiği özlemleri hissedeceğiz...Gerçekten Duygusal sahnelerin ardından yeni bir umut ile Efe'nin birşeyleri düzene sokmasına şahit olacağız...İşte bu sahnelerde Klasik İki Aile Sahneleridir...Alttan alta öyle güzel mesajlar verirki...Hayatın ta kendisidir çünkü...Zevkle izleyeceğiz bu sahneleri...
Serpil’in oyununa gelip geceyi onun evinde kaldığını Eda’dan gizleyen Oğuz tedirgindir. Oğuz’un davranışlarından şüphelenen Eda ağzını arar fakat bir şey alamaz. Serpil ise bu kozu Oğuz’a karşı kullanmak için harekete geçer.
Tabiki Hayat Hep toz pembe değil...Oğuz'un sırtındaki yükün ağırlığını bu bölümde izleyeceğiz...Eda'nın hissetmeside zaten çok normal...Hak veriyorum...Sonuçta Oğuz onun için bir yabancı değil...Bakışlarından bile anlar Eda...Birde Oğuz'un bu tedirginlikle kırdığı potlar...Dalgınlıklar derken Eda şüpheleniyor...Valla Serpil içinde birşey demiyorum artık...Geçen haftada planını harekete geçiriyordu...Yorum yapmak istemiyorum...Serpil ne yaparsa yapsın...Neyi kazanacağını düşünürse düşünsün aklını kaybetti bile...
Aynı evin içinde Damla ile konuşamayan Ferit volki tolki alır. Kattan kata telsiz ile haberleşeceklerdir. Fakat evdeki hesap çarşıya uymaz Ferit’in başı yine derde girer.
Eveet...İşte Köşk içi Keşmekeşinin son halkası...Okurken çok güldüm...Senaristler öyle bir komedi yakalamışlarki bravo...Bu çatışmayı sonuna kadar kullanıyorlar valla...Ferit'in köşke dönmesi çok iyi oldu...Demek volki tolki...Valla Bu seferde Köşkte sinyaller uçuşacak...İçimizin sıcacık olacağına eminim...Çok beğendim çok...
SONUÇ:Özet Harika...Yaşananlar harika...Komedi üst seviyede...Valla çok keyifli bir bölüm izleyeceğimizi hissediyorum...Köşk içi Komedi sahneleri ve ortaya çıkan çatışmaları çok güzel kullanacak senaristlerimiz...Yine İki Aile Farkıyla...Çoluğu çocuğu didişmesi...Oyunlar...Yalanlar derken Çok Eğleneceğiz...
Eveet şimdi Gelelim Bölüm Resimlerine...Selin Eklediğin için Sağol...
:icon_shad :icon_shad :icon_shad BÖLÜM RESİMLERİ...:icon_shad :icon_shad :icon_shad
Offf Geçmişe Selamlar yine çakılıyor...Eda'nın üzerindeki kazağa dikkat...
Taa 19.Bölümdeki Mantı operasyonunu hatırlayın derim...Bu aslında çok özel bir ayrıntı benim gözümde...Sanırım Sanat Yönetmeni ile alakalı bir konu ama çok hoşuma gitti...Olması gerekende bu aslında...Sonuçta karakterimizin hiçbiri manken,şarkıcı,türkücü rollerinde değiller...Bir Köşkün içinde İki Hayatı sürdürmeye çalışan Ailelerin hikayesi...Bir kıyafet tekrar giyinilmek zorunda...Bana daha sıcak geliyor doğru...İsmail Durmaz'a Selamlarımızı gönderiyorum...Eveet Eda'nın boynundaki kordon'a dikkat ettinizmi...Valla Nöbetçi Eda'nın bir aksesuarı demiyeceğim...Bu Sahnede Eda ile Oğuz'un gözleri yeniden birbirlerine değmiş...İkisinin yüzndende okunuyor sanırım...Valla Köşk diyorum ve bu büyülü geceler diyorum...Aaa Birde Gözler...Daha ne diyeyim...
Diğer Resmimiz ile İkinci Kuşak aşıklara Ait...Sanırım ufak bir kaçamak yapmışlar...Dediğim gibi Ferit'in köşke dönmesi Eğlence dozunu arttırdı...Yine bir tahmin...Damla'nın gidip gitmeyeceğini konuşuyorlar gibi...Yada birbirlerine özlemlerini dile getiriyorlar...Valla Her neyse ama güzel sahneler olacak...
Son bir noktaya dikkat çekmek istiyorum...Sanırım bu resimler Set arasında çekilmiş...Ve Makyözümüz makyaj yapmamış gibi geldi bana...Belki bana öyle gelmiştir ama her iki resimdede ciltler pek doğal duruyor...Biliyorsunuz Kamera Makyajı bambaşkadır...
Eveet Resimlerimizide yorumladık...Şöyle toparlarsam bu bölümün ayak sesleri bile beni umutlandırdı...Güzel bir bölüm bizi bekliyor...Yepyeni bir yorumla Görüşmek Üzere...
apple-core 04-05-07, 20:35 Yeni bilgisayar ekranı alır ama chat programını kaldırır ve sistemi onu gözetleyebileceği bir yere salona kurar.
özetin bu kısmına çok ama çok güldüm çünkü bir yerden bana tanıdık geldi...mesela bizim evden:img-hyste bir dizi bu kdr mı gerçeği yansıtır yaa..her geçen bölüm iyice bunu anlıyor ve dizimize git gide bağlanıyorum:img-yes:
Merhaba arkadaşlar ben geldim biliyorum yorum yazmak için geç kaldım ama yine de yazmak istiyorum izinizle….
Öncelikle bir şeyi belirtmek istiyorum ..Dizimizi hastalığın ve oyuncu ayrılığı olmadığı için çok seviyorum…Nazar değmesin dizimize hep bu çizgide gitsin…
:good:
Gelelim yorumlara ama bu hafta yorum değil de.Karakter analizi yapmak istiyorum..
Oğuz
Bu adam hakkında neler desem az kalır ,yüz ifadesi anında değişen Ferit’i görünce küplere binen demediğini bırakmayan Oğuz …Bu bölümde de çok güldürdü beni evet….Hele Eda’nın kafasına monütörü atması nasıl kahkaha atıysam annem iki gündür söylüyor sen o gece nasıl güldün diye…
Hele Serpil’den ertesi günü eve geldiğindeki hali Eda’ya söylediği ilk kelimeler yüzünün ifadesi (Gerçek oyuncu budur dedim içimden) rüyada gördükleri aklına geldi ya orada da çok güldüm...Eda’nın üzerindeki kıyafette rüyasındaki ile aynıydı…
Eda
Bu bölüm de çok sakindi ve sabır için de bekledi..Oğuz’a karşı özellikle…Mimikleri benim çok hoşuma gitti…Hele Ceren ile iş birliği içinde olması…..Ceren’in ona sırrını söylemesi…
Ferit
Aşkı Damla için elinden gelini yaptı …Babası ile kavga etti.Köşke geri döndü…Umarım Damla’yı gitmekten vaz geçirir…
Nedense Ferit her çıktığında farklı şeyler hissediyorum onu daha çok görmek istiyorum ekranda….Neyse….
Çocuklar….
Merve-Timur:Merve’nin ablası Ceren ile olan dayanışması çok hoştu…Timur ‘un bir sahnesi var ölsem anca unuturum…Oğuz ile çatı katında sohbet etmesi ve dertleşmesi…
Hele Oğuz’a dediği bir sözü unutamadım…
Oğuz-Merve ile aran bozuk galiba?
Timur-O konuya hiç girmeyelim…
Canım benim gerçekten bu bölümün alkış alacak oyuncusuydu…Akçahan Akça….:good:
Ceren-Efe:Ceren'e aşk yaradımı yaramadı mı bilemem ama Can(Jan) ile arasında geçenler hem duygulandım hem de güldüm....Hele chat sahbesine kahkahaları attım....:img-hyste
Efe için diyecek bir sözüm yok bu hafta sakin ve neşeliydi ...Hep böyle olsa ya...
Damla:
Umarım gitmekten vaz geçer,çünkü gitmesini istemiyorum...Bu bölüm de gitme hazırlığı yaparak beni üzdü...
Ve mahalle sakinleri…
Numan Amca ve oğlu Niyazi
İnanın o kadar mutlu oldum ki onları gördüğüme …Numan amcanın oğlu ile atışması çok komikti…Niyazi de midesine olan düşkünlüğünü bırakmamıştı bu arada…
Bu haftalık benden yorum bu kadar…Kusura bakmayın arkadaşlarım kafam çok dolu ve karışık….Hayatın inişli çıkışlı yollarının içindeyim….Kimsenin keyfini kaçırmak istemem…
Bu hafta burayı boş bırakmayan arkadaşlarıma canı yürekten teşekkür ediyorum….Pelin’ ve Buğra’ya ayrıca sonsuz teşekkürler….O güzel yorumları için… Bu hafta en leride yapamadım hoş görün olur mu? Yeni bölümün özetine de yapamadım haftaya daha sakin bir hal içinde olursam söz yapıcayım..:img-wink:
Hepinizi seviyorum…İki Aile’li geceler ve rüyalar…bye
EFTALYAGUL 04-05-07, 23:17 bu bölümü epey ihmal ettigimi bende şimdi farkettim sevgili mügenin yazdıklarını okuuyunca.
her hafta keyifle izledigim bi dizi olmasına ragmen pek yorum yazmıyorum.nedendir diye düşündüm ama bende bilmıyorum cevabını.
oğuz bey in halleri yine her zamanki gibi çok sevimliydi.özellikle çatı katında timurla olan halleri.kap sütünü de gel demesi.hele timur sen niye böyle acıklı şarkılar dinlıyorsun yoksa birini mi özluyorsun demesi.bunun üstüne oğuz beyin hayır cevabı ve timurun ama ben abimi çok özluyorum demesi.sonra edanın gelmesi ve aman anne boşver li halleri timurun:)
feritin elinde bi demet cicekle damlanın karşısına dikilmesi ve sevimli hali.damla feritin yanında daha olgun.ferit çocuk gibi maşallah:)hep böyledir dengeler bi ilişkide.bi taraf ağırsa öteki taraf bi o kadar çocuksudur:)
muhtarla safiye de döndüler.safiyeye tatil yaramış tabii evlilikte.ee o kadar yıldan sonra kavuşmuşlar birbirlerine,geç de olsa mutlular ya önemli olan bu:happy0064
Merhabalar; biraz gec oldu ama son bolumun En'leri ile karsinizdayim
En Begendigim Sahne: Bu bolumde begendigim sahneler agirliktaydi ama en cok Oguz ve Timur dertlesmesini sevdim. Bir kere cok yaratici bir fikir kullanilmisti. Oguz'un Timur'un onunla iletisim kurmaya calistigini hissettigini zaten anliyorduk ama tipki Eda'yla oldugu gibi, tipki Yuksel Eniste'yle oldugu gibi, hatta son bolumde Atilla'yla oldugu gibi raki icerken olmasi cok hosuma gitti. Yanlis anlasilmasin alkole bayildigimdan degil ama insanlarin o sofralarda uzun oturup birbirlerini dinlemesine sebep oldugu icin seviyorum meze sofralarini. Ustelik bu dizi o kadar bizden ki, bu adeti gosteriyor ama Eda vasitasiyla gereken tepkiyi de koydurtmayiy bildiler. Her neyse, Oguz'un 'kap sutunu gel' demesi, onu buyuk insan yerine koymasi Timur'un elbette hosuna gitti. Daha sonra 'Merve konusunu hic acmayalim' dediginde ve Oguz'la karsilikli kadeh tokusturduklarinda da bu havaya girdigini de gorduk hatta. Yine de sonra Timur cocuk oldugunu gosterdi ve pat diye sordu soruyu 'Oguz Abi neden hep acikli sarkilar dinliyorsun yoksa birini mi ozluyorsun?' Oguz sansliydi ki Timur kendi derdini acmaya niyetliydi. Oguz Abi'sine derdini acti, abisini cok ozledigini, kendisi disinda annesi icin de uzuldugunu ve de kendini hic de mutlu hissetmedigini acikca soyledi. Bu arada Oguz'un da hakkini yemeyelim, sabah Efe'yle de konustugu icin konuya oldukca tarafsiz yaklasti. Cok begendigim ve bolumun repliklerinden birisi oldugunu dusundugum 'koskteki butun abiler gidiyor, ne olur sen gitme Oguz Abi' repligi cok buyuk bir yalnizligin cocukca ifadesiydi. Oguz'un da cevabi cok dogal olarak ciktiysa da, Timur'u rahatlatti; 'Merak etme benim bir yere gittigim yok' Bu sirada Eda kosk icinde dort donup oglunu ararken bile yine anneligini gosteriyor ve kizlarin ustunu ortmekten geri kalmiyordu. Ferit'in bazi kurallar dahilinde geri gelmesi konusunda Timur kendince bir plan kurmustu bile. Isin komik tarafi bu plan Oguz'un da aklina yatti en sonunda. Eda cok hakli Timur'la Oguz'u bir tutma konusunda. Bu arada bu sahneyi en sonunda Timur'la ciddi anlamda konusan bir karakterin cikmasi acisindan da cok begendim yaraticiligi disinda. Her neyse, Eda'nin gelisi cok guzel olan sahnenin neseyle bitmesini sagladi. Oguz'a beklendigi gibi kizdi, Yaman'dan agzi yandigi icin Eda'nin bu konudaki hassasiyeti normaldi. En guzeli de Oguz'un sozunu Timur'un ayni dogallikla tekrar etmesiydi. "Bosver anne bu dunyada kafana hicbirsey takmayacaksin!' Timur'un baba modelinin Oguz oldugunun da ufak bir citlatmasiydi senaristlerin. Hem yazilis, hem de oynanis acisindan cok basariliydi bu sahne :happy0064
En Begenmedigim Sahne: Aslinda Didem Uzel'in oyunculugunu konusturdugu bir sahneydi. Avukat Sema rolundeki Zeliha Guney de harika tepkiler verdi. Serpil'in sahte guluslerine ve kendini inandirmaya calistigini farkettigi anda degisen tepkileri cok basariliydi. Once arkadasi icin sevinirken sonra durumun hic de dusundugu gibi olmadigini anladi. Her neyse, Serpil'in geceyi farkli anlattigi sahneler bana cok uzatilmis hissi verdi. Biz cok dinamik Iki Aile'ye alistik belki de ondan ama ozellikle zaten bildigimiz sahnelerin o kadar uzun gosterilmesine gerek yoktu diye dusunuyorum. Oguz'un bilincini kaybettigi andan itibaren gosterilmesine bir itirazimiz yok ama sanki ben kaciranlar icin ozet gecilmis hissine kapildim o sahneleri izlerken. Elbette dizi surekli olarak cok hizli bir tempo icinde gecemez ama bu tempo da bana pek bir yavas geldi. Flashback sahnelerinde Emre Kinay'a da hakkini teslim etmek istiyorum, butun bolum oldugu gibi cok basariliydi.
En Duygulandigim Sahne: Kucuk Timur'un resimlere bakip agladigi sahnede benim de gozlerim doldu. Ufacik bir cocugun sebebini pek de iyi anlayamadigi olaylar yuzunden once babasindan, sonra da abisinden ayri kalmasi ve kendini yalniz hissetmesi cok dokundu bana. Sonrasinda da yukari dogru bakip icinden dua ettigini dusundum o sahnede ve de cok huzunlendim. Bahcede tek basina dusunmek istemesi de annesinden kalma genetik bir miras olsa gerek. Bu arada Bugra'ya bir pas atayim; Timur'un bahceye ciktigi sahne Oguz'un bakis acisindan cekilerek Oguz'un onu gorecegini bize hissettirdiler onceden. Cok basarili bir oyunculuk gosterisiydi kucuk Akcahan icin.
En Guldugum Sahne: Acikcasi o gecenin sonundaki didisme ile bilgisayar kavgasi arasinda kaldim ama bilgisayar kavgasi daha cok kisi ve cok farkli tepkiler icerdigi icin daha cok guldurdu beni. Daha bilgisayari atmadan MSN'deki yazismayi farkettigi andaki tepkileri Oguz'un muhtesemdi, once kizinin mahremiyeti dedi, sonra bilgisayardaki sapiklardan bahsetti (ustu kapali bir mesaj), sonra da askim sozcugunu duyunca cildirdi resmen. Ben bilgisayar ekranindan yaziya bakip 'Kimsin sen?' diye sormasina bayildim. Bazen ben de bilgisayar ekranindan kisilere soylendigim oluyor da :) (ama asla bu baslikta degil), o yuzden oyle tanidikti ki Oguz'un o tepkisi. Neyse, sonrasinda Atilla'nin olaydaki dolayli da olsa ilgisini gorunce cildirma noktasi geldi. Monitor atildi bahceye, Oguz'un 'simdiye kadar benden korkmadiniz sozu' de son zamanlarda bazen guldurse de dusunduren bir konuya dikkat cekti. Babaya cevaplar biraz ukalalasmaya baslamamis miydi sizce de? Orada Eda'nin da 'bilgisayari' (monitor dememesi iyi dusunulmus bir detay yine cunku bilgisayarla hasir nesir olmayan bir kisinin soylemi sonucta) kafasina kasten attigini zannetmesiyle ortalik iyice alevlendi. Eda da yukari cikinca Atilla konusu yuzunden Oguz ofkesini ona yoneltti ve de bilgisayar kasasi kurtuldu neyse ki ;). Yukarida iken bizim asik Ceren'in hala Jan'a ne soyleyecegini dusunmesi, sonra da Oguz ve Eda'nin asagiya inmesiyle beraber Ferit'in sakinlestirme cabalari dikkat cekiciydi. Eda'ya 'isteyerek atmamistir deli mi bu adam' demesi; Oguz'a 'monitoru beraber atardik' demesi, sonra da kurallari hatirlatarak aklini dagitmaya calismasina guldum cok. Damla da bornozla ama ;) Belki Timur'un aklina verdigi soz gelir ;) Her neyse, sonucta beklenen tas geldi Oguz'dan "Elinizden degmisken Merve'ye de bulsaydiniz hayirli bir kismet Edirne'den :img-hyste Aslinda o sahnede iki oyuncunun komediden drama yumusak gecisleri de cok basariliydi ama guldugum sahneler burada bitti elbette ama cok guldum ya o sahnede!!
En Carpici Replik: Acikcasi iki replik buldum: 'Koskteki butun abiler gidiyor, sen de gitme Oguz Abi' ve de 'Manyak kafama bilgisayar atti!!' Aklima geldikce guluyorum ikincisinin soylenis tarzi da cok komikti cunku :)
En Iyi Giyinen Bayan: Valla ben Safiye Hanim'i bu sefer saci, basi, makyajindaki ve de kiyafet secimindeki ozeni ile bu unvana layik gordum. Evlendikten sonra pek bir hos olmus, bakalim ilk aylardan sonra ayni ozen devam edecek mi? Etsin de bir kliseyi de orada yiksin dizimiz ;)
En Rukus Bayan: Aysun'dan sonra baktim Seda Ablamizin kiyafetleri hep ayni tarz, oysa kanepede yatarken saci acikken ne kadar hos gozukuyordu. Biraz ozen istiyoruz ondan lutfen, hep ayni tarz da olmaz ki canim. Kilolari bahane etmesin ablamiz bu haftanin en iyi giyinen bayanindan biraz ornek alsin ;)
En Iyi Giyinen Bay: Yagiz avukatimiz Atilla cunku cocuklari icin ozenmis ve yine iki dirhem bir cekirdek giyinmisti (bunu da tercume edemez simdi cocuklara :img-hyste )
En Rukus Bay: Bu kategori hep zorluyor beni ama yine de espri olsun diye terlikle ise giden Oguz'u yazayim bari :)
Oyunculugu bu hafta yazmaya karar verdim cunku butun oyuncular islerini gayet basarili yapmalarini ragmen benim gozumde parlayan uc yildiz oyuncu vardi
Emre Kinay: Eda'nin dengesiz dedigi kadar var diyen bir bolum gecirdi Oguz ve de Emre Kinay da bunu cok ama cok basarili sekilde verdi diye dusunuyorum. Serpil'in yataginda uyandiginda yasadigi saskinlik, orada bile carsaflarla ziplarken vermeyi basardigi istemeden komik olma duygusu, sonrasinda Serpil'in alakasiz tepkilerine kizisi cok yerindeydi. Galiba ben en cok sonraki sahnede begendim Emre Kinay'i. Eda ile konusurken ruyasinin neredeyse birebir cikmasi karsisinda verdigi tepkiler mukemmeldi. Tabi bir de yalan soylemis olmanin verdigi huzursuzlugun giderek yerini bu duyguya birakmasinin gecisi de her zamanki gibi harikaydi. Her 'tovbe tovbe' dediginde farkli bir ifade vardi yuzunde. Sonraki sahnelerde de bazi dizi oyuncularinin aksine soyledigi her sozde, yaptigi her harekette o gecenin suphesi ve duydugu sucluluk vardi. Hatta cok guldugum o didisme sahnelerinde bile bunu hissettik. Eda'nin giderek yumusamasina sevinemedi bile bu yuzden. Her sahneyi uzun uzun yazmayacagim Pelin cok guzel yorumlar yapmis zaten, ufak eklemelerim var sadece :) Flashback sahnelerinde de ickiden ve de ilactan sizmis bir adami da abartiya kacmadan bu bir komedi dizisi olmasina ragmen komediye cevirmeden vermeyi de basardi, dizinin ilk sahnesinin aksine. Bir de Akcahan ile olan sahnesinde hem Oguz'un Timur'un sozlerine vermesi gereken tepkiyi verdi, hem de sahnenin asil stari olan Timur karakterini ezmedi oyunculuguyla. Emre Kinay daha onceki bolumlerde karakter olarak da rekabet icinde oldugu Oner Erkan, Kursat Alniacik ve de Tekin Akmansoy ile oynarken boyle bir kaygi tasimadi, onlari da ezdi demiyorum tabi ki ama geride durma kaygisi genc oyuncuya tesvik acisindan daha bir on plandaydi sanki bu sahnede. Iste sirf bunun icin bile benden alkislarin en buyugu Emre Kinay'a :happy0064
Didem Uzel: Dizinin ilk bolumlerinin tekrarini izleyeli cok olmadi ama onlari izlerken Didem Uzel'in burada olacagini hic dusunmedim, hatta olmaz diye de dusundum yalan soylemeyeyim. Serpil karakteri giderek zorlasan bir karakter olmasina ragmen Didem Uzel gittikce dengesinin nasil bozuldugunu oyle iyi veriyor ki hayran kalmamak elde degil. Bunun icin de sesli cekimin etkisini unutmamak lazim herhalde. Dublaj sanatcilari ne kadar basarili olursa olsun; gercek oyunculuga gonul vermis kisiDidem Uzel orneginde oldugu gibi sesi cok esnek olmasa da ufacik bir tiniyi bile hissettirebilir kendi sesiyle diye dusunuyorum. Sesli cekimin en buyuk faydasi bu oyuncuya oldu diye dusunuyorum. Serpil'in ozellikle geceyi kendi kurgusuyla anlattigi kisimda, kendini inandirmaya calismasi ama en sonunda da inanmasi, yalanci gulusleri, gozlerinde acaip bir bakis olmasi hersey psikolojisi yavas yavas bozulan bir karaktere cok uyuyordu. Ozellikle vurguladigi 'o kadina gitmedi, o kadina gitmedi' sozu belki de gercek olan tek seydi anlattiklari icinde, iste bu yuzden onu vurgulayip durdu diye dusunuyorum. Parti hazirligi pur nese devam ederken Sema'nin supheli konusmasiyla birden savunmaya gecmesi, yine liste olustururken nese icinde gecmisten kisiler bulmaya calisirken birden Oylum hakkinda paranoyakca dusunmesi arasindaki gecisleri de yine cok iyi verdi bence.
Akcahan Akca: Kucuk oyuncu sahnelerinde o kadar iyiydi ki, ozellikle tek basina oldugu ve resimlere baktigi sahnede ona bayildim. Ondaki gelisim de o kadar buyuk ki dizinin ilk bolumlerine kiyasla. Tamam karaktere de derinlik katildi inkar etmiyorum ama sadece sirin oldugu sahnelerde bile eskisine kiyasla o kadar dogal ki. Sanirim bu kadar rahat olmasinin sebebi de hep bahsedilen setteki sicak ortam olsa gerek diye dusunuyorum. Emre Kinay ile olan sahnesinde Emre Kinay'in da cabalariyla kucuk oyuncu parladi, daha onceki bolumlerde bazen yaptigi sadece repligini soylemekle kalmadi. Timur'un sozlerini dusunerek soylemesi gibi repliklerinin arasina kucuk bosluklar aldi, Emre Kinay'dan gelen tepkiyi bekledi ve de tabi ki en onemlisi gercekten Timur gibi hissettigini dusunduk o sahnede. Bu kadar kucuk yasta boyle ilerleme; ilerde bu meslegi secerse cok nitelikli bir oyuncu olacagini hissetirdi bana bu bolum :good:
Merhabalarrr...
Ohh yaa sonundaa yinee Buğra'nın tabiriyle turuncu sayfalarımızdayımm... Özlemişim sizlerii...Bi kaç haftadır noluyosa perşembe cuma günleri giremiyorum bi türkü vakit bulamıyorumm,bulsam da anca okuyabiliyorum yazdıklarınızı...Neyse sonunda yine burdayızz...Buralar yine pek kalabalık değil ama olsunn benimm daha vaktim varr ve yapmadığım da bir sürü şeyy varr..Bakalım hepsini yetiştirebilcek miyim???:)
Öncelikle kısaca ben yokken neler olmuşş bi göz gezdirelim bakalım...
reyting,Dilara,ailiyeaynlar,Müge,EFTALYAGUL bölüm yorumlarıyla;Asena ve Elif özet yorumlarıyla;Pelin oyunculuk ve bölüm yorumunun enfes karışımıyla ve Berna En'leriyle ve oyunculuk yorumlarıyla İki Aile forumunu şenlendirmişlerr...Hepinizee çok teşekkürlerrr....Süpersiniz,hepinizin yorumlarını büyük zevkle okudummm.:good:
Bu listedee büyük emeği geçen biri eksik diimii??Evett,Buğra...Süpersinn gerçektenn..Vayy bee neler neler yapmışsın...Bölüm yorumu,En'ler,oyunculuk yorumu,kamera arkası yorumları,özet yorumu, bölüm resimleri yorumuu....Tek nefeste okumayaydınız keşke nefesiniz tıkanabilir...:) Aaa tabii bi de İki Ailenin diğer başlıklarınaa geçen emeğini de göz ardıı edemeyizz dimiii???:happy0064 Alkışlıyorum Buğraa süpersinn...
Efendim naçizane biz de en son özet yorumu yapmışız şimdi sırada ne var?En'ler var hadi bakalım...
İKİ AİLE 44.BÖLÜM EN'LERİ...
1-EN Beğendiğiniz Sahne...?...
Evettt aslında bu muhteşem bölümde en beğendiğim sahneyi seçmek çok zor yaww vallaa...Oğuz'un rüyasını,bizim için küçük ama Oğuz için büyük bi eksikle yaşaması...Eda-Ceren'in dayanışmasıı ve anne kız gibi konuşmaları,Oğuz ve Timur'un çatı keyfi...Oğuz ve Timur'un "dertleşmesi" yüzünden ertesi gün Eda ve Oğuz'un didşmesii...Oğuz'un msn'e bakıp bakmama ikilemi,"aşkım"ı görmesi monitörü atmasıı,Edanın ucuz kurtulması,didişmelerii..ardından Oğuz'un patlaması ve Eda 'nın -çok takdir ettiğim bi şekilde-yumuşaması....Haa bi dee tabii kii Oğuz'un Eda'ya sarılıp sarılmama arasında kalması...:happy0064 Yaa diyorum yaa bu bölüm muhteşemdii diyee...Gerçi kime diyorumm siz zaten adınız gibi biliyosunuzz:=)Ya gerçekten harikaydıı bu bölüm yaa..Acaba bu sahnelerin hepsini teker teker yorumlasam mı???Ben bölüm yorumu yapmadım sahii içimde kalmışş bak görüyo musunuzz???Yok yok en iyisi vaktim kalırsa yapıyımm:)
2-EN Beğenmediniz Sahne...?...
Ben de sziin gibi Serpil'in Sema'ya o mel'un geceyi anlatması sırasındaa o sahneleri tekrar yaşamamızzdan pek hoşlanmadım....Yani birz daha kısa verilebilirdi...Hatta daha bölümün başında o kısmı görüncee "Eyvahh"dedimmm bütün bölümm bunun etkilerini görücezz ama neyseki öyle olmadıı hatta en beğendiğim bölümlerden biri oldu da diyebilirmmm:good:
3-EN Güldüğünüz Sahne...?...
Hımmm şöylee bi listeme baktım da Eda ve Oğuz'un,Oğuz ve Timur dertleşmesi yüzünden ertesi günkü didişmelerii...Gerçekten muhteşemdii...Hatta okuduysanız siz de farketmişsinizdir En Çok Güldüğüm Yerler'de en az orası var çünkü o sırada kopuyodumm:img-hyste Aaa bi dakka yaa monitör ddidşmesini nasıl unutabailirmm tabii kii o da müthiştii...Zatenn böylee aşırı tepkiler vemelerii benii gülmekten öldürüyoo..:img-hyste Aşırı tepkiler derkenn oyunculuk anlamında söylemiyorum yanlış anlamayın Eda ve Oğuz çılgınlıklarıı başka türlü verilemez zatenn.....O kadarr eğlenceli oluyoo kii...Bazenn nefes alığ vermelerine bile gülüyorum yaniii eheuheu...
4-EN Duygulandığınız Sahne...?...
En duygulandığım sahneee.Bişey söyliyim mii aslındaa yoktuu heee!!Ama Berna'nın En'lerini okudum daa bölümün en duygusal sahnesiii olarak bu soruyu cevaplarsam ben dee Timur''un resme baktığı sahne diyorumm...OLdukça duygusal bi sahneydii...Zaten bölümde başka duygusal sahne var mıydıı hatırlamıyorumm belki Ferit ve Tahir Ağa'nın kavga etmesini sayabilirizz ama yok yokk en duygusalıı Timur'un resme bakıp ağlaması....:img-yes:
5-Haftanın Repliği...?...
" Hadi sarılll yaa boşverr zaten sana deli diyooo!!!!"
Bence bu repliktii çünküü Eda ve Oğuz'un inatlarının kırılmasının adımlarından biriydi bencee...:)
Fragmanı gördümm fragmanı gördümmm:happy0064 Birazdan hepinizee yollamaya çalışıcammm..Yinee süper bi fragmannnn..............
apple-core 05-05-07, 14:10 ya inanmıyorum fragmanı gördün demekki:happy0064 çok süper bende hemen açıyorum starı ama sen bize yollarsan çok iyi olur cnm:img-yes:
Güzel kardeşim fragmanı görmeyi nasıl başardın.Benim televizyon 11:00 den
beri açık.Kulağım sürekli televizyonda ama daha bir kere bile yayınlanmadı.
Ya bi kanal bi yapımını ancak bu kadar sabote edebilir. İki aile dışında
televizyon seyretmeyen ben, bütün programların tanıtımını görüp haberdar oldum dizimizin fragmanını göremedim.Bu kadar tanıtımsız bir yapım bu derece
bir başarı sağlıyorsa, bir de doğru dürüst tanıtılsa nasıl olurdu onun yorumunu
sizlere bırakıyorum.
Neyse, fragmanı bize de göndersen de biz de hiç değilse buradan
izlesek.Başka türlü göreceğimiz yok çünkü.
İki aile dizisinin fragmanını çok az gösteriyorlar bence. Acaba reklama ihtiyacı yok diye mi düşünüyorlar.
Yeni bölümde inşallah Serpil'i az görürüz. Bir bölüm dinlensin canım daha yeni ayağa kalktı. :dito
Aaaaaaaaa
Fragmanı nihayet tv de görebildim. Kanal yöneticileri size sesleniyorum.
Bu kadar sık yayınlamayın İki aile'nin fragmanlarını bıktıracaksınız izleyiciyi
sonra!!!!!!!! Allah Allah yaaaav.
Sinirler gerilmiş biraz ama haklısınız benimde sabah körü oturup fragman beklediğim günler çok oldu(fragman beklememe de kızıyorlar zaten:) )ama nedense fragmn hepte umut kestiğim öylesine bi bakiim dediğim zamnlarda karşıma çıkııyor oturup bekleyince tık yok tabi bu kısmı biraz şans biraz daha sık yayınlamaları lazım hep şanslı olunmuyor malesef ...zaten 2 gün önce vermeye başlıyorlar birde az çıkıyor :( (bende artık birinin fragmanı yakalamasını bekliourum)İNş düzene girer ne diim. nası olsa pazartesi öğrenirler ,bir değişiklik yok saatinde diyorlar heralde:)
Neyse fragman biraz özetin sesli versiyonu gibiydi farklı birşey yoktu fotograftaki kareyide hareketli bir şekilde gördük çatı katında içsinler bakalım kahvelerini:)Eda bakalım ağzından laf alabilecek mi oğuzun?sanmıyorum alabileceğini ...çok üstüne gidipte kaçırmasa bari hemn oğuzu.Feritte kaşınmakta bakalım oğuz bu bölüm mü kaşıyacak onu:) hadi bakalım eğlenceli bir bölüm bizi bekliyor gibi...Az Serpilli bölümler temenimle notayı koyiiim:)
Nuray sanada çok teşekkür ederim fragman için...
İyi forumlar herkese....
Herkese Merhabalar...
Eveet Pırıl pırıl bir Cumartesi Gününden Selamlar...Malum Havalar Isındı...Yaz Göz kırpmaya başladı...Bu güneşli ve Sıcak Günlerin Tadını çıkaralım...Forumumuz Issız Ada Misali Boş olsa bile yine yorumları büyük bir zevkle okudum...Dün Gece Berna Demir atmış limanımıza...
Eveet Berna EN'leri Bahane ederek öyle güzel yorumlamışsınki bölümü...Büyük bir zevkle okudum...Yine Ufacık ayrıntıları tuttuğun büyüteçle kocaman satırlara dökmüşsün...Birde Timur'un Bahçeye çıktığı sahnede bana bir pas atmışsın...Valla Bravo diyorum...Kesinlikle doğru bir tespit...Tam Tepeden izleyen kamera sayesinde olacakların ufacık bir tüyosuydu...O Sahnede Oğuz-Timur karşılaşması olmayacak olsaydı zeminden çekeceklerini düşünüyorum...Zaten Oğuz Çağırdıktan sonra aynı açı ile Köşke girişini izledik...Şöyle diyeyim o çekimde bizler Oğuz'un gözü olduk...Ne gördüyse bizde onu gördük...Bu konu açılmışken dikkat çekmek istiyorum...Oğuz balkondayken o sahneyi bile iki kamera ile çekmişler...Bir Zeminden zoom yaparak...İki birkaç dakika önce yukarı çıkan jimmy jip ile tam karşıdan çekmişler...Ben bunada emek derim...Özen derim...Yani tek kamera ile alelade bir çekimde yapabilirlerdi...Ama yönetmenimiz Görselliği herzaman birinti planda tutuyor...Bu tür ufacık ayrıntılarda maalesef her dizide olmaz...En başta dizi bir Köşkte çekiliyor...Ellerinde Kocaman bir fırsat bu geniş alan...Yaratıcılıklarını konuşturabilecekleri kocaman bir pasta diyorum...Fakat Mekan'ın tüm nimetlerinden faydalanıyorlar...Ne diyeyim Tebrik Ediyorum...
Berna...Seninde Ellerine Sağlık...Gerek EN'ler...Gerekse Performans yorumların çok güzel olmuş...Tespitlerin çok yerinde...Özellikle Bu Sıcacık Rakı sofralarındaki sohbetlerden bahsetmişsin...Kesinlikle katılıyorum...Sonuçta öyle ortamlar Türklerin vazgeçilmezi...Bizden sofralar...Doğallıklar bizden...Bunu bir diziye yansıtmakta büyük bir başarıdır...Bir değil iki değil...Defalarca dizinin akışına monte ettiler bu sahneleri...Eminim hiçbirimizede yabancı gelmiyordur...Katlıyorum sana...
Eveet Berna'nın Ardından Nuray Gelmiş...Sefalar Getirmiş...İlk olarak Fragman için çok Teşekkürler Nuray...Valla ben bugün ava çıkamamıştım çok iyi oldu...Senin çekimin ile güzelce izledim fragmanımızı...Ardından (Turuncu Sayfalarımıza)...Hoşgelmişsin...Valla yokluğun belli oluyordu doğrusu...Seninde bahsettiğin gibi bende bol bol yorum yaptım forumumuzun bu boş günlerinde...Rica Ederim ne yapıyorsam herşeyi büyük bir zevkle yapıyorum...
Ve Gelir Gelmezde EN'leri cevaplamışsın...Tabi sende EN'leri bahane Ederek bölüm yorumu serpiştirmişsin satırlarına...Bu arada Bölüm yorumunuda bekliyorum Nuray...Hadi bakalım...Nuray'ın penceresine davetliyiz...Bakalım o pencereden İki Aile nasıl gözüküyor...Hoşçakal...Görüşmek Üzere Nuray...
Diğer Başta Asena olmak üzere Yorum yapan tüm Arkadaşlarımızında Ellerine Sağlık...Değinmek isterdim ama Fragman yorumuda beni bekliyor...O zaman Gelsinmi Fragman yorumumuz...Gelsin bakalım...
CAN DEĞİL JAN...
Eveet Valla Can'mı Jan'mı bilmem ama kendi gitti hala ismi ve yankıları Köşkün dört bir yanında...Evet Fragmanımız Köşk ahalisinin üst katta koltuğa kurulmasıyla başlıyor...Ferit başı çekerken Damla'da halay sonu oluyor...Hemen kıyafetlere bakacak olursak MSN krizinin yaşandığı gece...Oğuz'un Ferit'i yukarı göndermesiyle Ferit'te yayılmış koltuğa...Yine Can'ı konuşuyorlar...Ferit yine bu sahnede güldürecek bizi...Tabi Oğuz bir hışımla yukarı çıkıpta köşesinde Ferit'i görünce yaka paça aşağı gönderecek...
Tabi bununla kalmayayıp Atilla'nın ofisini basacak...Yetinmeyip Ofis'te problem çıkartacak...Serpil'in ağırlığını iyiden iyiye hissetmeye başlıyacak...
Tüm bunlar olurken Köşkte planlar kuruluyor ve yeni bir dönem başlıyor...Damla ile Ferit bir yandan Telsiz planı yaparken Ceren'de yeni planlar içinde...Hatta Merve'nin elinde telsiz...
BEN TİMUR'U SORMADIMKİ ZATEN...BANA NE TİMUR'DAN...TAMAM...
Eveet Merve hala Timur'a öfkeli...Anlaşılan Selin şokunu hala atlatamıyor Merve...Ben söyleyeyim bu telsizler Köşkte büyük kriz yaşatacak...Gerçi Eda ile Oğuz'unda işine yarardı zamanında ama neyse...Hatırlayın 26.Bölümdeki Telefon sahnelerini..Saatlerce konuşmuşlardı...Gerçi şimdi olsa Frekansların karışıp aşıkların çarpışma ihtimali var...Yine diyorum bu iş yine Oğuz'un başına patlayacak...İki Aile...İki Ev...Ortada Telsizler...Valla gülüyorum...Senaristler bu çatışmayı öyle güzel hissettiriyorlarki...Bu ilginç durumun üzerinden çok güzel hikayeler çıkarıyorlar...Üstüne Aşk tanacikleride koyunca tam oluyor...
Gönüller Kıpır kıpır...Yine Türk kahvesi...Yine aynı bakışlar...Hatta Eda'nın üzerinde yine aynı kazak...Onlar için vazgeçilmez oldu bu Türk kahveleri...Yine o köpüklerin içinde kaybolacaklar...Bu sefer araya Serpil'in gireceğini sanmıyorum...Aynı hikayeyi tekrarlamazlar...Şöyle arkanıza yaslanın bu çatkı katı keyfinin tadını çıkarın derim...Oğuz'un tüm siniri,stresi o fincanda kaybolacak...
Hatta Eda birde fal baksa tam olur...Oğuz'da Serpil ile yaşananları görür diye endişelenir veya olacakları merak eder...Komik sahneler çıkar...Ama her ne olursa olsun bu sahneler içimizi ısıtacak...
Efe cephesinde ise tahminlerimiz doğrultusunda Hüzün var...Rüzgar gülü ve resimler o sahneyi iyicene duygusal hale getirecektir..
Sonuç olarak şöyle toparlamam gerekirse...Fragman çok geniş olmasada...İpucu vermesede...Güzel bir bölüm olacağının sinyallerini alıyorum...Yine Fazla gerilmeden izleyeceğimiz...Kimi zaman gülümseyeceğimiz...Kimi zaman Aşkı hissedeceğimiz bir bölüm olacak...Ben hikayenin akışındanda böyle yaratıcı bölümlerdende çok memnunum...
Herkese Merhabalar...
Bu Cumartesi Akşamında forumumuz yine bomboş...Benimde gönlüm razı olmadı bu sakinliğe...Kendim yazıp kendim okuyayim dedim...Yorumumun sonunda sizede gelecek bölüme dair birkaç soru soracağım...Belki o zaman forumumuz biraz hareketlenir...
Önceki mesajımdada söylediğim gibi Rahat bir bölüm izleyeceğiz...Pek gerileceğimizi,stres yapacağımızı sanmıyorum...Aksine Köşk içinde yaşanılanlara gülerken Bir Babanın kıskançlıklarına şahit olacak...Sakınan Göze Çöp Batar Misali kızların oyunlarına güleceğiz...
Tabiki Eda faktörünüde Gözardı edemeyiz...Kızların o köşkteki can simitleri Eda...Yine kızlarla iş birliği edecektir...Hadi birde Ferit Faktörünüde bu oyuna dahil edelim...Şöyle bir tablo çıkıyor...Köşkün içinde Köşe kapmaca...Aşıklar...Yasaklılar...İnatla sevenler ve Vazgeçemeyenler unutumayanlar olarak genelliye biliriz pazartesi gecesi izleyeceğimiz bölümü...
Sizinde farkettiğiniz gibi ne özet,ne fragman bize somut bilgiler vermiyor...Tek anlayabildiğimiz Komik sahnelerin olduğu...Bu sahneler nasıl işlenecek ne kıyametler kopacak bunlar soru işaretleri...
Eveet bölümümüz 44.Bölümün Finalinden başlıyacak...Serpil'in manyaklığını daha ilk dakikadan hissedeceğiz...Parti hayalleri kurduğu gece Oğuz ile telefonda kavga etmek onu adeta çıldırtacak...Yangının üzerine benzin dökmek gibi birşey...Haliyle Oğuz alttan alacak durumdada değil...Bu durumdan şüphelenen Eda,Oğuz'un ağzını arayacak...Tabi utancıdan Oğuz birşey söyleyemeyecek...
Bu kirizler atlatıldıktan sonra Ferit'in köşkteki ilk gecesi için önlemler alınacak...Ceren'e yasaklar getirilecek ve Atilla'nın ofisine bir baskın yapılacak...Orta kapının kitlenmesi ile Genç aşıkların irtibatı kesilecek...Bu durumdan rahatsız olan Ferit ve Damla'da teknolojiden faydalanarak Köşkte bir haberleşme ağı kuracaklar...Pes diyorum aşk nelere kadirmiş...Tabi Köşkün en küçük aşığı Ceren içinde ibreler ters dönecek...Yasaklar yasaklar ve Yasaklar...Ne demişti Ceren..."Yasaklar çiğnenmek için"...Oğuz tüm bu yasakları,önlemleri alırken çok önemli birşeyi unutuyor aslında..."Aşkın Gücünün en şiddetli fırtına olduğunu" unutuyor...Halbuki aylar önce o aşkın gücünün yaptırdıklarını en iyi kendisinin bilmesi lazım...
Kışın ortasında Battaniyelerle Havuzun içindeki Kaçamaklar...Çatı katı kaçamakları...Yüzük kaçamakları...Gece kaybolan yüzüğü bulma operasyonu...Saatlerce konuşulan telefonlar...Şömine başındaki Gitar konseri...Gecenin bir yarısı battaniyler ile arabada yatmalar...Yalanlar...Dolanlar derken Aşkını böyle dolu dizgin yaşamıştı Oğuz...
Bu nedendirki Köşk Aşıkların Meydan savaşına şahitlik edecek...Nitekim Fragmanın sonundada gördüğümüz gibi Bitti denilen aşklar inadına tütmeye devam ediyor...Yine Türk kahveleri ile önce gözler...Sonra Gönüller birleşiyor...Birleşecekte...İşte Aşk böyle birşey demek...Yaş,konum,mesafe,geçmiş hiçbirşey önünde duramıyor...Bu bölümde ne yaşanacaksa hepsinin temelinde aşk olacak...İster 3.Kuşak olsun...İster
1.Kuşak hiç farketmez...
Benimde söyleyeceklerim kolay kolay bitmez...En iyisi Bölüm Sorularımız gelsin bakalım...(Gelsin Gelsin...:img-yes: :img-yes: )...
:icon_shad :icon_shad :icon_shad 45.ÜNİTE BÖLÜM SORULARI:icon_shad :icon_shad :icon_shad
1-Oğuz'un Telefonuna Ulaşan Serpil ne diyecek...?...Parti Hayalleri yıkıldığı için Tehdit edecekmi...?...
2-Oğuz Serpil'in aramasını Nasıl açıklayacak Eda'ya...?...Eda inanacakmı...?...
3-Eda Bu bölüm içinde Oğuz'un Serpil ile geçirdiği geceyi öğrenecekmi...?...
4-Ceren'in Yeni planları neler Can(Jan) ile görüşmek için...?...
5-Köşkün içindeki Telsiz Operasyonundan Eda'nın haberi olacakmı...?...
6-Eda ile Oğuz'un Çatı Katı Kahve Sefaları Nasıl Başlıyacak...Nasıl Sonuçlanacak sonuçlanacak...?...
7-Sizinde Sorularınız Varsa Ekleyin...
Eveet Sorularda Tamam...Hadi Bakalım İki Aile Ailesi...Bu Güzel Cumartesi Gecesini biraz hareketlendirelim...
NOT:Soruların Son Kullanma Tarihi 07.05.2007 Pazartesi 20.00...Ne zaman isterseniz Cevaplıyabilirsiniz...
Herkese merhaba
Fragmandan anlaşıldığına göre yıne bizi eğlenceli bi bölüm bekliyor.
Efe'nin köşke dönmesi yakın gibi.Belki bi anneler günü sürprizi yapabilir.
Oğuz Ati'yle Ceren yüzünden tartışırken Eda'yla ilgili tavrını da koyabilir
belki.Uzun zamandır gıcık oluyor zaten, fırsat bulunca içindekileri döksün bari.
veee kahveler.Çatıda içelim diyor Oğuz.Bu sahnede ben Oğuz'u rahatlamış
gördüm.Ya o geceyi hatırladı en sonunda ya da Serpil konusu bi şekilde
kapandı.Belki de çatıda Eda'yla bu konuyu konuşmaya karar verdi. Ama
o zaman yine gergin ve sinirli olurdu.Oysa bu sahnede çok rahatlamış bir hali
vardı.Bana öyle geldi.
Başta anneler günü dedim de...Ben bu günün dizimizin gidişatında önemli
bir rol oynayacağını düşünüyorum.Bir yanda kızların ölmüş anneleriyle ilgili
duygusallıkları diğer yanda kendilerine anne sıcaklığı gösteren Eda ablaları.
Doğrusu bu anneler gününün ardından iki ailemiz TEK aile olma yolunda
önemli bir adım atabilir diye düşünüyorum ben.İNŞALLAH.
Başta anneler günü dedim de...Ben bu günün dizimizin gidişatında önemli
bir rol oynayacağını düşünüyorum.Bir yanda kızların ölmüş anneleriyle ilgili
duygusallıkları diğer yanda kendilerine anne sıcaklığı gösteren Eda ablaları.
Doğrusu bu anneler gününün ardından iki ailemiz TEK aile olma yolunda
önemli bir adım atabilir diye düşünüyorum ben.İNŞALLAH.
başkozlu Merhabalar...Bak sen yazınca aklıma geldi...Eveet 14 Mayıs Anneler Günü var önümüzde...Hemde 14 Mayıs Pazartesi Gününe Denk geliyor...Düşününce bile gözlerim parladı...Öyle bir fırsatki bu senaristlerimiz için...Eda Anneliği ile ün salmış bir karakter...Sevgisi ve sevgisini göstermesi...Annelik hisleri herzaman ön planda...Kızlarında Bir kantları kırık...Anne şevkatinden uzak büyümek zorunda kalmışlar...Köşkte Anneler günü çok duygusal birşekilde işlenebilir...
Kızların bu buruk günlerini Eda ile Geçirmeleri...Beraber Köşkte birşeyler yapmaları veya Tüm çocukların birleşip Eda'ya bir sürpriz hazırlamaları şimdiden beni heyecanlandırmayı başardı...Eda'nın o anki duygusallığını bir gözünüzün önüne getirin...
Ceren ve Merve bizim Annemiz yok Eda Abla...Ama Dünyalar iyisi bir Ablamız var derler...Anneler günün kutlu olsun derler...Offf offf...Damla'da onlara destek olur...
Sonra bahar'ın mezarlık sahneleri..Tüm kızlar ve Oğuz Ellerinde çiçeklerle Annelerinin bugününde yanıbaşında olurlar...Damla iç ses olarak "Anne Sen rahat uyu...Kızları hiç düşünme..."..."Eda Ablamız Doğru kişi"...Tarzında duygusal sözler Eder...Mezarlık dönüşü Yüzü hep Gülen Eda onları karşılar...Hatta biraz daha hayallere dalmaya karar verdim...(Hayalin sınırı yok sonuçta)...Eda alır Ceren'i Merve'yi o gece beraber yatarlar...
İşte böyle...Sanırım Bu hafta 46.Bölümü çekiyorlar...Yani 14 Mayıs Akşamı yayınlanacak bölümü...Ben inanıyorum Senaristlerimize...Atlamamışlardır...başkozlu bu konuya değindiğin için sağol...Bak nerelere gittim...
Herkese iyi geceler ben yine geldim….Öncelikle dün benden sonra sevgili Berna’nın enlerini keyifle okudum….Nuray’cım sağol benim yorumu da okuduğun için o an inan neler yazdım hatırlamıyorum bile ve fragman için:happy0064 ……Bugün neşe doluyum enerjim :happy0064 yerinde…Bu enerjimi Buğra’nın bölüm soruları ile cevaplıyorum….:img-yes:
45.ÜNİTE BÖLÜM SORULARI (yandım iyi de çalışmadım sınava :img-in_lo )
1-Oğuz'un Telefonuna Ulaşan Serpil ne diyecek...?...Parti Hayalleri yıkıldığı için Tehdit edecek mi...?...
Oğuz ben den kaçamazsın nasıl da buldum seni ölene kadar benimsim aşkım…Ben yine şaka yolu ile anlatıyorum ama Serpil(Persil) buna benzer söyleyeceği kesin…Bence tehdit edecek sinirlenecek gitmezse …
2-Oğuz Serpil'in aramasını Nasıl açıklayacak Eda'ya...?...Eda inanacak mı...?...
Valla yine yüzü şekilden şekle girecek kaşı gözü oynayacak anlatamayacak gibi olacak ama bir yolunu bulup söyleyecek….
Eda inanır gibi yapıp olayın büyümemesini sağlayacak Oğuz ile arasının açılmaması için..
3-Eda Bu bölüm içinde Oğuz'un Serpil ile geçirdiği geceyi öğrenecek mi...?...
Öğrenebilir de ,öğrenmeyebilir de orası meçhul…Ama öğrenirse yandık biz izleyiciler öbür hafta burnundan getirir Oğuz beyin o tatlı inatçı halleri ile…
4-Ceren'in Yeni planları neler Can(Jan) ile görüşmek için...?...
Ceren’in planlarına aklım ermiyor valla her şeyi yapabilir…Ama bir yolunu bulup internetten yine görüşebilir aşkı Can(Jan) ile…Birbirlerine de çok yakıştılar hani ne yalan söyleyeyim….
5-Köşkün içindeki Telsiz Operasyonundan Eda'nın haberi olacak mı...?...
Olacak olmaz mı?Köşkün sır küpü Eda….Yine Oğuz beyden saklı bir operasyon olacak sanırım….
6-Eda ile Oğuz'un Çatı Katı Kahve Sefaları Nasıl Başlıyacak...Nasıl Sonuçlanacak sonuçlanacak...?...
Eda sabah uyanacak çatı katından ses geldiğini duyacak ve gidip bakacak..Oğuz kahvaltı ediyor tek başına laf atacak ortam yaratacak ve o da kahvaltıya katılacak…Sohbet sohbeti açacak ve yeniden bir arada olacaklar…HOLEYYYY…
7-Sizinde Sorularınız Varsa Ekleyin...
Yok benim sorum şimdilik :)
..Acaba kaç puan aldım …:img-in_lo
Müge Abla...Selamlar...Eveet Bölüm sorularını ilk cevaplayan sen oldun...Bu Kafadan 5 puan aldın demek oluyor...Cevaplarına derinlemesine bakacak olursak...Soru sormadığın için 5 puanını kırıyorum...:img-hyste
O zaman senin cevaplarını şöyle bir toparlıyalım Tam olsun...Serpil Telefonda olay çıkartacak ve işi tehdite kadar getirecek...Eda bu durumdan şüphelenecek ve Oğuz'un ağzını arayacak...Şekilden şekle giren Oğuz bozuntuya vermemeye çalışacak...Eda o an için inanmış gibi gözüksede içinde bir soru işareti olarak kalacak o görüşme...
Ardından yine senin cevapların doğrultusunda...Eda,Ferit ve Damla'nın Telsiz operasyonunda aktif bir görev alacak...Neler yaşanır bilinmez ama yine herşey onun başında patlayacak...Buda Oğuz ile yeni bir didişmenin ilk sinyalleri olacak...Müge Abla,Ceren'ide iyi tanımışsın...Dediğin gibi bir yolunu bulup Can(Jan) ile görüşecek...Ama parlak fikir dediğine göre internet kafe'den daha sürpriz birşey bulacak Aşık Ceren...
Çatı katına Gelince Sohbet sohbeti açacak demişsin Müge Abla...Bende öyle düşünüyorum...Bu Seferki Türk Kahvesi operasyonu başarı ile sonuçlanacak...Hoş dakikalar geçireceklerdir...Tamam...
Eveet şöyle toparladım cevabını...5 puan Ekstradan almıştın...5 Puanda kırmıştım...Diğer sorulara verdiğin cevaplarıda toplarsa 90 Aldın Müge Abla...Hadi bakalım...Bir dahaki sınavda Tam puan bekliyorum...
MÜGE KARNE...90 Puan ile Geçmiştir 45.Haftayı...:good: :good:
Günaydınlarr İki Aile Ailesii....
Yine ben geldimmm...Bu sefer dün söz verdiğim bölüm yorumumu yapmaya geldimm...Buğra'nın da dediği gibi bölümümüze bi de benim penceremden bakalım(megolomanlığın bu kadarıı... ) :img-hyste Fragman yorumu yetişir mi bilmiyorum ama deniycem bakalım inşallah yetişir o daa...Çünkü artık yarım bıraktığım klip yorumlarımı da yapıyım diyorummm,mesaj kutumdaa pırıl pırıl parlayan gıcır gıcır klipler de varr barii onları zamanında yorumlıyım;)
Tabii bi de; rica ederim arkadaşlar sizin de dediğiniz gibi fragmanımız bu kadar az yayınlanıncaa yakaladığımda size yollamamak olmaz zaten diimii???Bu arada başkozlu ben fragmanı eurostarda yakaladımm belki ondan görmemiş olabilirsinn |