Tüm Versiyonu Göster : Münferit


omayra73
06-09-07, 08:12
Yapım
Yeniden Film

Senaryo- Yönetmen
Dersu Yavuz Altun

Oyuncular
Ali Erkazan ... Bekir
İdil Fırat... Aylin
Mahir İpek... Hasan
Serhat Nalbantoğlu... Müfettiş
Muhamed Uzuner... Müfettiş Yardımcısı
Ercan Demirel... Üstün
Suat Ülhan... Tahir
Öze Solak ... Gül
Tuncay Koçal... Yılmaz
Beste Derya Yelken... Oya
İdil Güneş Altun... Bahar
Yıldırım Şimşek... Dokuzbuçuk
Haluk Yüksel Şef Yard.
Nalan Başaran... Hizmetli
Ahmet Taşdemir... Kaymakam
Okay Şenol... Emn. Md.
Zeynep Dalçam... Gonca
Çağlar Tüfekçi... Veli

Konuk Oyuncular
Ali İpin... Şef
Veysel Diker... Mehmet

Görüntü Yönetmeni
İlker Berke

Müzik
Tolga Burkay

Yönetmen Yard.
Alper Çağlayan

Sanat Yönetmeni
Gülşen Atılgan

Kostüm
Hüma Birgül

Kurgu
Aytekin Birkon
Natalin Solakoğlu

Teknik Özellikler
35 Mm. Dolby Digital. 107 Dk.

Dağıtım
35 Milim Film Yapım Ve Dağıtım

omayra73
06-09-07, 08:15
" Et kokarsa tuzlarsın… Ya tuz kokarsa..? "

Gecenin karanlığında, şirin bir sahil kasabasına sıra dışı bir feribot yaklaşır… Güvertede Müfettiş ve Yardımcısı ( Yalnızca Devlet için "hassasiyet" gerektirecek olaylarda görevlendirilen "çok özel yetkililer" ) kasabayı süzmektedir..


Müfettiş Yard. - Vay be..! Kim inanır böyle bir yerde bu kadar dolabın döndüğüne…!

Müfettiş - Basına bir sızıntı yok değil mi?

Müfettiş Yard. - Kaymakam bu konuda çok hassas. Daha önce merkezde bizimle çalışmış..

Müfettiş. - Basına sızarsa lağım patladı demektir… Kokuyu duyan gelir; Avrupa'dakiler, Amerika'dakiler…

Müfettiş Yard. - Bölge muhabirleri bizden habersiz bir şey yapamaz. Her şeye rağmen sızıntı olursa, yayın yönetmeni düzeyinde müdahale edebiliriz..

Müfettiş - Ne olursa olsun bu pislik burada kapatılacak..!

Müfettiş Yard. - Anlıyorum efendim..

Filmin başlangıcında geçer bu konuşmalar. Hemen sonra deniz altında bir arabadan çıkarılan şişmiş iki erkek cesedi, ( Biri travesti görünümündedir..? ) Ve yol ortasında ağır yaralı bulunup hastanede ölen iki çocuk cesedi olmak üzere dört ceset görürüz... Üstelik bu "Şirin" kasabada yaşayan onlarca genç kadına da tecavüz edilmiştir… Tecavüz edilen kadınlardan biri, Aylin öğretmen (Travesti kılığındaki erkeğin eşi…) sorgulandıkça geçmişe dönülür ve cesetler arasındaki ilişkiler yavaş yavaş ortaya çıkar… Ama ortaya asla çıkmaması gereken sırlar da vardır…

Müfettiş - Herkes için en iyisi bu Aylin hanım; Unutmak..! Biz de , siz de bildiklerimizi unutmalıyız…

Herkesin bildiğini unuttuğu, unutmak zorunda kaldığı bir zamanda yaşıyoruz … Tüm dünyada, ‘güçlü olanın aynı zamanda haklı’ olduğu bir dönemde… Üç farklı gazete haberinden yola çıkılarak çekilen film, bu çağın çürüyen ruhunun resmini çizmeye çalışıyor…

Et koktu… Tuz da…

Yönetmenin ilk uzun metraj filmi "Münferit "… Daha önce çektiği kısa filmlerle çeşitli ödüller alan Dersu Yavuz Altun, Türkiye de pek de denenmeyen bir tür, "Kara Film" üzerine sinema dilini kurmaya çalışıyor… Filmin görüntü yönetmeni "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak " filminden de tanıdığımız İlker Berke… Müzik sektöründe sessiz sedasız kendi dilini yaratmış "Tolga Burkay" film müziklerine imzasını atmış ..

Başrollerde Ali Erkazan, İdil Fırat, Mahir İpek'in görev aldığı filmin oyuncu kadrosu oldukça deneyimli sanatçılardan oluşuyor… Zira, Psikolojik derinlik ve karakter çatışmaları içeren öykünün titiz , usta işi bir oyunculuğa ihtiyacı var…

Kendi hayatı konusunda karar verme şansını büsbütün yitirmiş bireyin tarihsel sıkışmışlığı filmin temel duygusunu oluşturuyor.. Toplumsal gerçekliğimizden yola çıkarak, evrensel bir öykü kurmak; Yaşadığımız anın, bu günün hastalıklı duygusal atmosferini görünür kılmak filmin oturduğu temel çerçeveyi oluşturuyor...

Filmin post prodüksiyon süreci Fono Film Laboratuarları' ın da tamamlandı, Önümüzdeki sinema sezonunda seyirciyle buluşacak…

Kaynak: www.sinemahaber.com

omayra73
06-09-07, 08:32
http://img404.imageshack.us/img404/8599/133360931713ff7337f6hz0.jpg (http://imageshack.us)

http://img413.imageshack.us/img413/9351/13336106633ba3f88b43ru4.jpg (http://imageshack.us)

http://img413.imageshack.us/img413/8128/13344930840871d0d6cene1.jpg (http://imageshack.us)

ecr
07-09-07, 09:52
ali erkazan süper bi oyuncu.. mahir ipek ise hem ulakta hem bunda oynuyor ki çok beğeniyorum onu.. idil fıratta öyle.. serhat nalbantoğlunu arka sokakçılar tanır: dizide ki namı diğer asım, yılan asım...

bu filmi izlermiyim bilmiyorum ama çok güzel bir film olacaktır..

ecr
08-09-07, 06:59
Ünlü oyuncular bu filmde buluştu
Dersu Yavuz Altun'un, ilk uzun metraj filmi 'Münferit' tamamlandı. Filmde Ali Erkazan, İdil Fırat ve Mahir İpek gibi oyuncular rol aldı. Filmin görüntü yönetmenliğini ise Ahmet Uluçay'ın bol ödüllü filmi 'Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak' filminden de tanıdığımız İlker Berke üstlendi.

Psikolojik bir film
Ali Erkazan, İdil Fırat, Mahir İpek'in görev aldığı film, psikolojik derinlik ve karakter çatışmalarını içeriyor. 'Münferit' kendi hayatı konusunda karar verme şansını yitirmiş bir bireyin yaşadıklarını anlatıyor. Önümüzdeki sinema sezonunda seyirciyle buluşmaya hazırlanan filmin müziklerinde ise Tolga Burkay'ın imzası var.

Sabah-Günaydın

erten07
27-09-07, 18:59
44. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda yarışacak Türk filmleri belli oldu.

Real'in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV Vakfı'nın işbirliğinde bu yıl 44.'sü gerçekleştirilecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması'nda yarışacak Türk filmleri belli oldu.

Türk Sineması'nın yapımcı, yönetmen, senarist, akademisyen, eleştirmen olarak alanlarında uzman ve usta isimlerin yer aldığı geniş bir seçici kurulun izleyerek, gizli oylama ile sonuçlandırdığı 44.Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması filmleri seçkisi aşağıda alfabetik sırayla yer almaktadır.

Töre, günah-sevap ve kadın-erkek ilişkileri üzerine farklı bir bakış açısı sunan, Türk Sineması'nın önemli senarist-yönetmenlerinden Barış Pirhasan'ın, altı sene sonra dönüş yaptığı filmi "Adem'in Trenleri".

Farklı kişilikleri tesadüflerin gölgesinde bir araya getiren ve önce kendileriyle, ardından birbirleriyle iletişim kurmaya zorlayan olayların konu edildiği, Berkun Oya yönetmenliğindeki "İyi Seneler Londra"

Kasaba'nın genç delisi Jan Jan'ın naif aşk öyküsünün anlatıldığı yönetmenliğini Aydın Sayman'ın üstlendiği "Janjan"

Zülfü Livaneli'nin aynı isimli kitabından uyarlanan Abdullah Oğuz yönetmenliğindeki "Mutluluk"

Türk bir delikanlının, Alman sığınma sisteminin içine düşüp, o çarkın içinde eriyip gitmesini anlatan, Reis Çelik'in senaryosunu yazıp yönettiği "Mülteci"

Üç farklı gazete haberinden yola çıkılarak çekilen ve çağın çürüyen ruhunun resmini çizmeye çalışan, Yavuz Altun yönetmenliğindeki "Münferit"

Suç ve günah temalarını derinlemesine inceleyen, senaristliğini ve yönetmenliğini Tayfun Pirselimoğlu'nun yaptığı "Rıza"

Namus cinayetlerini konu alan, Handan İpekçi'nin senaryosunu yazıp, yapımcılığını ve yönetmenliğini de üstlendiği "Saklı Yüzler"

Turgut Yasalar'ın Ahmet Ümit'in romanından uyarladığı "Sis ve Gece"

Bu seneki Cannes Film Festivali'nde ‘en iyi senaryo' ödülünü kazanan, senaristliğini ve yönetmenliğini Fatih Akın'ın yaptığı "Yaşamın Kıyısında"

Şehir hayatı ile doğup büyüdüğü kasaba arasında sıkışıp kalmış bir karakterin işlendiği, Cannes Film Festivali'nde gösterilen, Semih Kaplanoğlu'nun senaryosunu yazıp yönettiği ‘Yumurta'

İnsanlar arasındaki yabancılaşma, çaresizlik ve aşk duygularını konu alan,Cemal Şan'ın senartistliğini ve yönetmenliğini yaptığı "Zeynep'in Sekiz Günü" .

erten07
29-09-07, 20:50
Filmin Adı: Murky Waters
Orjinal Adı: Münferit
Türkçe Adı: Münferit
Yönetmen: Dersu Yavuz Altun
Senaryo: Dersu Yavuz Altun
Oyuncular: Ali Erkazan, İdil Fırat, Mahir İpek, Ali İplin, Serhan Nalbantoğlu
Ülkesi: Türkiye
Yıl: 2007
Süre: 110’
Yapım: Yeniden Film
Yapımcı: Dersu Yavuz Altun
Görüntü: İlker Berke
Kurgu: Aytekin Birkon
Müzik: Tolga Burkay

http://img503.imageshack.us/img503/7025/12mu1.jpg (http://imageshack.us)

Üç farklı gazete haberinden yola çıkılarak çekilen ve çağın çürüyen ruhunun resminin çizildiği filmde, yalnızca olağanüstü durumlarda İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen Müfettiş ve Yardımcısının küçük bir kasabaya gelmesiyle başlar. Müfettiş ve yardımcısının olayların merkezinde olan Aylin’i sorgulamaya başlamasıyla geçmişe dönülür,olup bitenler Aylin’in anlatımıyla yeniden canlandırılır…

erten07
01-10-07, 19:29
http://img104.imageshack.us/img104/4494/mnferit1rb0.jpg (http://imageshack.us)
http://img227.imageshack.us/img227/7804/mnferit2yw8.jpg (http://imageshack.us)
http://img49.imageshack.us/img49/5114/mnferit4zr4.jpg (http://imageshack.us)
http://img49.imageshack.us/img49/2250/mnferit3cd9.jpg (http://imageshack.us)

erten07
18-10-07, 20:50
http://img81.imageshack.us/img81/7287/mnferit1ad7.jpg (http://imageshack.us)

http://img81.imageshack.us/img81/3258/mnferit2mn7.jpg (http://imageshack.us)

http://img81.imageshack.us/img81/8256/mnferit3hf2.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
24-10-07, 19:23
http://s6.directupload.net/images/071024/85jzkr4d.jpg (http://www.directupload.net)

omayra73
24-10-07, 21:08
44. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ulusal yarışma bölümüne seçilen, Dersu Yavuz Altun’un yönettiği, başrollerde Ali Erkazan, İdil Fırat ve Mahir İpek’in yer aldığı Münferit filmi 16 - 25 Kasım tarihlerinde düzenlenen 48. Selânik Film Festivali’nin Agora bölümünde gösterilecek.

erten07
01-11-07, 22:17
http://img215.imageshack.us/img215/2509/mnfer1qv7.jpg (http://imageshack.us)

http://img215.imageshack.us/img215/2904/mnfer3ts9.jpg (http://imageshack.us)

http://img215.imageshack.us/img215/5619/mnfer2dm9.jpg (http://imageshack.us)

erten07
04-01-08, 13:18
“Münferit”, 19. Ankara Uluslar arası Film Festivali Ulusal Yarışma bölümünde yarışacak

Daha önce çektiği kısa filmlerle çeşitli ödüller alan Dersu Yavuz Altun, Türkiye'de pek de denenmeyen bir tür, 'Kara Film' üzerine sinema dilini kurmaya çalışıyor… Filmin görüntü yönetmeni 'Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak ' filminden de tanıdığımız İlker Berke… Müzik sektöründe sessiz sedasız kendi dilini yaratmış Tolga Burkay film müziklerine imzasını atmış...

Başrollerde Ali Erkazan, İdil Fırat, Mahir İpek'in görev aldığı filmin oyuncu kadrosu oldukça deneyimli sanatçılardan oluşuyor. Zira, psikolojik derinlik ve karakter çatışmaları içeren öykünün titiz, usta işi bir oyunculuğa ihtiyacı var.

13- 23 Mart tarihinde gerçekleşecek festivalin, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması bölümünde yer alacak Münferit… Üç farklı gazete haberinden yola çıkılarak yazılan sıra dışı senaryosuyla oldukça merak uyandıran film, 35 Milim Yapım ve Dağıtım tarafından 14 Martta vizyona sunulacak…

denizimsi
05-03-08, 14:23
Beklenen filmin gösterim tarihi sinema salonlarındaki yoğunluk nedeniyle ertelendi...

Son zamanlarda her hafta 7-8 film vizyon izleyicisi ile buluşuyor. Bu film yoğunluğu içinde her türden film bulmak mümkün. Fakat bazı küçük ve ilginç çalışmalar bu kalabalık içinde sesini duyurmakta güçlük çekiyor; izleyici ise gündemi takip etmek için her hafta en az birkaç filmi sinemada izlemek durumunda.

Sekiz filmlik haftalar bazı filmlerin takvimini de değiştirmeye başladı. Münferit filminin 14 Mart gözüken tarihi sinema salonlarındaki yoğunluk nedeniyle ertelendi. Film 22 Mart'ta Ankara Film Festivali'nde ve 15 Nisan'da İstanbul Film Festivali'nde gösterilecek.

Dileriz, gerçekten merak ettiğimiz ve farklı bir çalışma olduğunu duyduğumuz Münferit çok da uzaklara gitmez.

Beyazperde.com

deadly_angel
16-09-08, 16:55
Bir Türk Kaç Münferite Bedeldir?

Münferit, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en sevdiği kelimelerden biri. Nasıl sevmesin, nerede bir faili belli olup da meçhul kalan cinayet, polisle işbirliği halinde çete var, hemen canı gibi sevdiği bu sözcüğü yapıştırıveriyor: "Münferit vaka". Bunun ülkemize özgü meali; "hani işlenen cinayetlerin, birdenbire kayıplara karışan insanların ardında bir sistem arama, bunların hepsi yekpare, apayrı, birbirleriyle alakası olmayan vakalardır" oluyor. Tıpkı Hrant Dink ile Rahip Santoro cinayetlerinin ya da Malatya ve Şemdinli'ndeki yaşanan olayların birbirleri ile alakası(!) olmadığı gibi. Ama bu tür ferdi olayları genele yayar, bütün bu olanlar devletin içindeki kimi güçler tarafından sistematik bir şekilde gerçekleştiriliyor diye diretir ve bunu aydınlatmak için yola baş koyarsan, o zaman sana da taş koyarlar; bir bakmışsın sen de münferit bir vaka oluvermişsin. Tıpkı Uğur Mumcu ve Çetin Emeç gibi.

İlk uzun metraj filmini çeken Dersu Yavuz Altun'un Münferit'i de işte böylesi adledilen bir vakanın ve algılayışın izini sürüyor. Korkunç bir kazanın ardından kaçıp hayatlarını yeniden kurmak isteyen evli bir çiftin, şirin ve kendi halinde görünen bir taşra kasabasına yerleşmeleri ile yaşamlarının en kötü kabusu içine düşmelerini konu edinen film, başta seksüel açıdan hasta bir adamın istismarı gibi görünüyor. Alkolik kocasının sebep olduğu felaketin ardından ailesini kurtarmaya çalışan öğretmen Aylin'in geldiği bu kasabanın "sır" kavramıyla ilgili tuhaf bir ilişkisi var. Bu kasabada hiçbir sır gizli kalamazken, her sır çok daha korkunç bir sırra gebe; Kurtlar Vadisi'nin Türk halkının dağarcağına kazandırdığı "iki kişinin bildiği artık sır değildir" çakma özdeyişinin Münferit'te tam tersini görmek mümkün. Her sır paylaşıldıkça başka bir sırra, içinden çıkılmayan bir kördüğüme dönüşüyor. Telekom'da teknisyenlik yapan Bekir, yapılan telefon görüşmelerini dinlemeyi ve öğrendiği sırlarla şantaj yapmayı kendisine ek iş olarak seçiyor. Kadınları kendisine kurban seçen Bekir'in sırların sır olarak kalması için aldığı karşılık ise farklı kesim ve yaş gruplarına ait bu kadınların bedenleri oluyor.

Bu noktaya kadar filmin, korkunç bir kadın istisamarını, çarpık cinsel dürtüleri ve tecavüzden zevk alan sosyopat eğilimli bir adamın ayrıksı öyküsünü anlattığı düşünülse de, polis merkezinde yapılan sorgu ile Bekir karakterinin Aylin tarafından ayrıntılandırılması, işlerin hiç de sanıldığı gibi ferdi bir olay olmadığını gösteriyor. Ali Erkazan'ın TV'de alıştığımız baba figürünü yerle bir eden performansı ile Bekir, ne Norman Bates gibi hasta bir sapık, ne de karikatürize Tecavüzcü Coşkun tiplemesinin ciddeleştirilmiş versiyonu. Bekir evimizin karşısında bütün gün televizyon izleyen bakkal sahibinden, hız yapmasına alışageldiğimiz otobüs şöforünden ya da hergün selam verdiğimiz üst komşumuzdan farklı değil. Tam tersine tamamen normal görünümlü, insanlarla ilişkilerinde hayli samimi, işinde gücünde bir adam. Her kadınla cinsel ilişki kurmaya çalışan ama evleneceği kadının bakire olmasını şart koşan, kendisi ağza alınmayacak küfürler ederken anasına sövdürtmeyen, akşamları rakı içen, yaptığını tecavüzden saymayıp "ufak kaçamaklar" olarak niteleyen, kocasını aldatan ya da evlilik dışı çocuğu olan her kadına fahişe gözüyle bakan, kendinden güçsüzü şiddet dahil her türlü tahakküm aracı ile ezen, kendinden güçlünün karşısında ise el pençe divan duran, ama herşeyin ötesinde kendini devleti ve milletine adayan ortalama bir Türk erkeğinden hiç de uzak değil. Hatta kendisini kadınlara yaptıkları kötülükleri ödettiren bir cezalandırıcı olarak görüyor, neredeyse Türk usülü bir Kirli Harry. Ama devletine-milletine her zaman bağlı. Devletine, onun yüce adalet sistemine, göndereceği ifadeyi daha evde okurken, bembeyaz yeni ütülenmiş gömleğini giyip yakasını boğazına kadar düğümleyecek derecede saygılı. Otoriteyle öylesine özdeşleşmiş, onu öylesine içselleştirmiş bir oteriteryan kişilik profili. Büyük böcek sürülerinin içinde büyümüye çalışan, onlara öykünen bir kan emici. Ama öylesine içimizden, bizden biri.

Ama bu vakanın "münferit"liği yalnızca Bekir'in ortalamayı aratmayan tipolojisi ile sınırlı değil. Bekir tüm bu özelliklerini ve genel iktidar arayışını, cemaat duygusunu perçinleyecek, sırtını yaslayabilecek “ Şirket isimli çeteye zerk ediyor. Bu grubun kimlerden oluştuğu ya da ne amaç taşıdığı bilinmese de, devletin derinleri ile ilişki halinde olduklarını tahmin etmek zor değil. Ancak bu göndermeler öylesine ince yapılıyor ki, ne Osman Sınav yapımlarının kabalığına, ne de Susurluk rezaleti sonrasının kızgınlığıyla çekilmiş Filler ve Çimen'in açık mesaj bombardımanına benziyor. Bu anlamda film kocaman sözler edip bunları kör göze parmak şeklinde sunmaktansa, anlattığı küçük öyküyü boyutlandırarak ve onu çok katmanlı hale getirerek politik altmetnini sağlamlaştırıyor. Bu sağlamlık ise, yönetmenin iyi bir dramaturg olduğuna işaret ediyor. Denilebilir ki, Münferit gediksiz, boşluksuz, zekice yazılmış ve izleyiciyi düşünmeye sevk eden senaryosu ile benzerlerinin hayli önünde.

Filmin tek kusuru ise, filmde zaman zaman hafif bir tiyatro havasının esmesi. Bunun en önemli sebebi ise İdil Fırat ve polis rolündeki Serhat Nalbantoğlu'nun oyunculuklarının teatralliğe meyil etmesi. Soğuk ve fena halde güçlü bir egoya sahip duran İdil Fırat'ın kocası için bu denli bir fedakarlığa giren Aylin karakterine tam anlamıyla adapte olamadığı hissediliyor. Ancak Ali Erkazan ve alkolik koca rolündeki Mahir İpek'in başarılı performansları ile bu teatral hava çoğu zaman nötralize oluyor.

Görsel olarak tam olmasa da, üslup ve anlatı açısından kara film özellikleri taşıyan Münferit, derin devlet söz konusu olduğunda her zaman açığa alınan, günah keçisi ilan edilerek arka plandakileri istemeden de olsa koruyan bir çürük elmanın hikayesi. Gazete sayfalarında görmeyi kanıksadığımız bu insanların kimler olduklarını merak ediyorsanız, Münferit'i kaçırmayın.

Kaynak: FilmGenTr

verycool91
19-09-08, 14:39
Bu filmi izlemiştim.Tek kelime ile özetlemek gerekirse zayıf bir film.Şahsen hiç ama hiç beğenmedim ve vakit kaybı olarak değerlendiriyorum.
Zaten gişe ve sinema siteleri de yorumumu doğrular nitelikte.:kahve