Tüm Versiyonu Göster : 24-6.Gün Bölüm Yorumları
BİR ADAM DÜNYAYI KAÇ KERE KURTARABİLİR? CEVABI ALTINCI SEZONDA...
Amerika’nın kurtuluşu için Jack Bauer’ın ölmesi lazım. Beşinci sezonun sonunda Çin hapishanelerinde ölüme terk ettiğimiz Jack, yeni sezonda ülkesi için yine fedakârlıkta bulunuyor. Bu sefer teröristler çok daha planlı, verecekleri zarar ise çok daha tehlikeli. Dizi tarihindeki en büyük terörist saldırısına hazır olun. Tehdit en beklenmedik yerden gelirken, durum Jack Bauer için kişiselleşecek, sınırlar daha da zorlanacak. Emmy ödülüne layık görülen gerçek zamanlı 24 akıllarda yine yer edecek bir günle karşınızda.
Joel Surnow ve Robert Cochran’ın yarattığı televizyonun en yenilikçi ve heyecan verici yapımlarından 24, altıncı sezonda da eşsiz ve öncü tarzını sürdürecek. Her bölüm gerçek zamanda bir saati işleyecek ve bütün sezon bir gün içinde yer alacak. 13 Eylül Perşembe gününden itibaren altıncı sezon bölümleri ile her Perşembe CNBC-e’de yayınlanacak dizi, ilk iki hafta boyunca saat 20:00’da başlayacak ve iki bölüm birden ekrana gelecek. 27 Eylül’den itibaren ise her Perşembe 21:00’da ekrana gelecek.
kaynak:cnbc-e
sonunda 24e kavuştuk.bu sezon diğer sezonlara nazaran daha hareketli bir başlangıç yaptı.ilk bölümde kaos ortamı ve insanların önyargılarını çok iyi irdelemişler.
çin işkencesi diye boşuna demiyorlarmış koskoca jacki bile ürkek ceylana döndürmüşler:blink: iki bölümde jackin her ne kadar içgüdüleri doğru çıksada psikolojisi eskisi gibi değildi.assadın adamını konuştururken yalvarışından etkilenip işkenceyi brakması buna en iyi örnekti.assadda jackin sırtındaki işkence izlerini gördükten sonra adamınıda konuşturmaktan vazgeçince jackin ruh halini anladı.ve jacke arkdaşıymış gibi tavsiyede bulunması ilginçti.
chloede jacki kurtarmak için elinden geleni yaptı.jack çok şanslı ctuda ona yardım edecek chloesi var:)
bill ve karenın evlenmelerine sevindim çok yakışıyorlardı.iş konusunda da keşke karen bille daha fazla kulak verse çünkü bill bu konularda karendan daha iyi.yinede karena bu bölümlerde assad konusunda hak verdim.yüzlerce kişinin ölümünden sorumlu birinin elini kolunu sallayarak dolaşması doğru değildi.
başkan waynein bu kadar hata yapmasına şaşırmadım çünkü önceki sezonlarda da işleri eline yüzüne bulaştırmıştı.jacke değil de toma güvenmesine sinir oldum.ama kızkardeşini çok sevdim özellikle david de toma güvenmezdi demesi süperdi:)tom da ne zaman konuşsa sus bisküvi git barry white dinle diyesim geldi:img-hyste
bu arada 24 sezonları içinde assad ı oynayan oyuncu arnold vosloodan sonraki en karizmatik kötü.ve ilk kötü adayım waynein kızkardeşinin sevgilisi:)
Uzun bir aradan sonra diziye yeniden kavuşmak güzeldi. Jack'in ürkekliğine alışamadık. Neyse, dizinin eski sloganı olan Jack Bauer için içgüdü asla ölmez'i, 6. sezonda Bugün, bir amaç için ölebilirim olarak değiştiriyoruz. neyse 6. sezonda büyük süprizler var, hemde ne süprizler. Kim Bauer nerelerde :)
Hele şükür sonunda Jack Bauer'umuza kavuştuk. ne çok özlemişim ya dün ilk dakkalarda bunu anladım.
dizinin ilk yarım saati zaten gözlerim dolu dolu izledim zor tuttum kendimi. jackin durusu o hali bitirdi beni. 2 sene işkence gör tek kelime etme adam konuşmayı unutmuş ya. böyle zulum olurmu:sad53:
en güzel yerlerinden biri jack ile billin konuşmasıydı jack; Bir amaç uğruna ölmekle bir hiç uğruna ölmek arasındaki farkı anlıyor musun? Çin'de ölmemek için bu kadar uğraştım, çünkü bir hiç uğruna ölmek istemiyordum. Bugün bir amaç uğruna ölebilirim. Benim tarzım benim seçimim falan dedi ya Bill'e harikaydı
Ahmet'e ise gıcık kaptım ona yardım falan ettiler onun yaptığına bakın. belki doğru yolu bulur diyecem ama sanmıyorum.
Wayne'e gelince ya kaç yıldır bu işte. hala Jack Bauer'un sözlerinin doğruluğunu irdeliyor. ya abin ona nasıl güvenmiş en son olayda sana nasıl yardım etmiş dünyayı kaç kez kurtarmış gördün o bişey diyorsa emin olur sonra söyler boşa konuşmaz. Wayne'den daha iyi bir başkanlık beklerdim. abisinin yarısı kadar bile değil. gelmiş geçmiş en iyi başkan David Palmerdan bişeyler öğrenebilseydi keşke.
bir de o Tom denen kişilik var onun ne işi var orda hala ya en sinir olduğum tip modeli zaten. kesin bir iş acacak başımıza ama bakalım.
sbuffy sana katılıyorum benimde ilk kötü adayım Wayne'in kızkardeşinin sevgilisi:)
iki saat nasıl geçti anlamadım sanırım haftaya yine 2 bölüm peşpeşe verecekler en güzel haber bu zaten:)
Dun rastgeldim 24 e.Yurtdisinda yasadigim ve saat farki nedeniyle pek dizi izleyemiyorum.
Bir solukta izledim.Bir arkadasin dedigi gibi Ally den sonra adamcagizi hic bir yere yakistiramadim. Her an burnundan ses cikacak gibi geldi.
Neyse valla basini biraz kacirmisim ama seyretmeye basladigim anda kalkamadim.
Cok iyidi.Bakalim neler olacak.
4. ve 5. sezonu art arda izleyip araya fazla zaman girmeden 6. sezonu da izliyor olmak güzel bir şey. Güzel de başlangıç yaptılar. Hayırlı olsun.
İlk iki bölüm tanıtım amaçlı gibiydi. Sonuçta 5. sezonda öldürmedikleri asil karekter kalmayınca CTU'ya ajan ve ülkeye başkan gerekliydi. Wayne'nin nedne başkan seçildiği aşikar. Belki David gibidir diye düşünmüşlerdir. Ama onu biz biliyoruz. Sezondaki işleri mahvedecek kişilerin en önünde yer alacaktır bence. :icon_whis Kızkardeş Palmer'ı ben de sevdim. Aynı David gibi gözü kara. Ben de sevgilisinden şüphelendim ama sanki ondan bir şey çıkmaz gibi geliyor bana.
Ally McBeal'ın kurabiyesini görmek güzeldi. Diğer sezonda Hobit Sam'i izlediğimiz gibi izleyeceğiz bu sezonu da :)
Jack'imize neler yapmışlar. vücudundaki işkence izleri, 2 sene tek kelime bile etmemesi gerçekten çok üzücü. ''Ben bu işi yapmayı artık bilmiyorum'' demesi gerçekten etkileyiciydi. :img-cray:
Assad'a ayrı bayıldım. Kötü adamları böyle karizmatik yaparlarsa iyi adamları nasıl tutabiliriz ki :icon_whis :img-hyste
Bill ve Karen'ı kahvaltı için sözleşirken bırakmıştık. Döndük, evlenmişler. Nasıl kızdım anlatamam. :img-blush Neyse olan olmuş. Zaten dizinin karizmatik çiftleri ölmüştü. Bu da yeni konumuz olacak. Birbilerini seviyorlar ama iş konusunda çatışıyorlar. Aynı konu farklı isimler. Yalnız komik bulduğum bir yeri anlatmak istiyorum. 1. bölümde Karen ve Bill telefonda konuşuyorlar. ''Senin yanında olmalıydım.'' ''Sen olman gereken yerdesin.'' ''Seni seviyorum'' vs. diye konuşurlarken Karen alyansıyla oynar. Biz de anlarız onların evlendiklerini. Tamam güzel bir nüans. Ancak 2. bölümdeki durum çok komikti. Chloe, Bill'e ''eşiniz yani Karen Hayes sizinle aynı görüşte değil'' dedi. Bu cümle de 1. bölümü izlemeyen ya da izlemiş olsa da anlamayanlar içindi galiba. Ancak gerçekten çok komik ve yersizdi. Gerek yoktu böyle bir bilgiye. Başka zaman da söyleyebilirlerdi ya da söylemezlerdi. O kadar önemli değil. Zaten anlarız biz onların evli olduklarını. :hıh:
Bizikiler Assad ile uğraşırken Fayed tarafından kandırılmaları çok hoşuma gitti. İyi oldu bundan sonra Bill'e ve Jack'e kulak verirler. Verirler mi? Sanmıyorum. :img-hyste
sudemcim ilk bölümde yüzüğü gösterip bunlar evliymiş dedirttikten sonra cholenin bille eşiniz yani karen hayes demesinin nedeninin evli olduklarını anlamımızı sağlamak olduğunu düşünmüyorum.bence iş içinde bill belki eşi olarak hitap edilmesini istememiştir ve chloe her zaman yaptığı gibi boşboğazlık yapıp sonra hatasını anlamıştır
jackin olduğu sahnelerde en çok uçaktan indiğindeki ürkek ve korkmuş halinden etkilendim çünkü tv veya sinemada bir bakış veya mimik beni sözlerden daha fazla etkiliyor.kiefer bana göre bu sahnelerdeki oyunculuğuyla emmyi kesinlikle hakediyor:happy0064
Çinliler 2 sene boyunca Jack'e ne yaptılar acaba??? 2 sene boyunca hiç konuşmamış. Ve geri döndüğünde çok değişmişti. :=((((((( Umarım zamanla eski haline döner...
Wayne, abisini mumla aratan bir başkan olmuş. Çinlilerle, Jack'i almak için yaptığı anlaşmayı çok merak ediyorum. 2. bölümün sonunda işler daha kötüye gidecek dedi. Acaba bu anlaşmayla da ilgisi var mı???
Bu arada izlerken gözlerimi Assad'dan alamadım :img-in_lo
Ve 24'e de 6. sezonuyla kavuştuk.
Zaten CNBC'ye de başlattığı BOMBA GİBİ yeni yayın döneminde bu yakışırdı.
(Bu kanalın kıymetini keşke daha çok bilebilsek...)
5. sezonun özellikle Başkan Loganla ilgili oldukça saçma son kısmına rağmen,
bence geçen sezon finalini kurtaran, Jack'in o yıldırım operasyonla Çin'e kaçırılmasıydı.
Nitekim bu sezona da bununla ilgili gelişmelerle adım attık.
Peki izlediğimiz ilk 2 bölümü göz önüne alırsak,
yaşanan olaylar itibariyle nasıl başladı dizi?
Aslında pekçok şey söylemek mümkün.
Aynı anda hem hüznü, hem soru işaretlerini,
hem gözden kaçmayan bazı kurgu hatalarını barındıran bir sezon açılışı oldu.
Fakat öncelikle söylenebilecek şey bu sezonun başlangıç itibariyle,
şimdiye kadar gördüğümüz en hüzünlü ve hatta acıklı başlangıca sahip olmasıydı.
6. sezon haricinde yalnızca 2. sezonun başlangıcında, Jack bu kadar zavallı görünüyordu.
O zaman karısının ölümü sebebiyle,
aklından kendini öldürmek dahil pek çok şeyler geçirir vaziyetteydi.
Şimdiyse, en akıllardan çıkmayan sahnelerden bazılarına tanık olduk.
Bence ilk 2 saate damgasını vuran görüntüler,
Jack'in ((kimbilir hangi aletlerle)) adeta harita gibi oyulmuş,
yer yer derin kesik izleriyle kaplı haldeki sırtı,
ve bir de sanki 60 yaşında birininmiş gibi görünen daha doğrusu o hale gelmiş elleriydi.
Saçı sakalı birbirine girmiş, algıları azalmış, neredeyse korkulu gözlerle çevreye bakan Jack'e,
acımamak, o haline hüzünlenmemek elde değildi.
Nitekim çektiği 20 AYLIK işkencelerin meydana getirdiği bu değişimi,
eskisi kadar acımasız ifade alamayışında gördük.
Assad'ın ihanet eden adamı, "daha yapma" diye gözleri dolu şekilde yalvarınca,
dayanamayıp işkenceyi bırakmasıyla anlaşıldı zaten.
Herhalde kendisi de aynı sözleri zamanında Çinlilere sarfetmiş,
ama karşılığında merhamet görmemiş olsa gerek.
Bu peşpeşe 2 bölüm,
bence 2 tane büyük soru işareti bıraktı arkasında.
Birincisi, ((eğer yanlış görmediysem)) 3 aydır Başkan olan Wayne Palmer,
ne karşılığında Jack'i Çin'den geri getirtti?
Jack'in uçaktan inmesinin hemen ardından,
Çin ajanlarının liderinin "Başkanınız büyük bir bedel ödedi" sözleriyle kastettiği,
Başkan Palmer'a "zaten çok ağır bedel ödüyoruz" dedirtecek kadar mühim olan,
ve Başkan Palmer'ın bombalı saldırıları durdurmak amacıyla,
Jack'i almak için Çinlilerle yaptığı pazarlıkta,
sadece ve sadece 4 gün içinde sonuç almasını sağlayacak kadar önemli olan,
Çinlileri bu kadar kısa zamanda Jack'i bırakmaya ikna edecek kadar onları tatmin eden,
bu ağır bedel nedir???
Bence bu durum, hala en büyük bilinmeyen olarak kabak gibi ortada duruyor.
Ve altından olmadık işler çıkarma potansiyelini yine fazlasıyla taşıyor.
Ama esasında işin en tuhaf yanı,
kendi askerinin kurşunuyla ölen (!) bir Çin büyükelçisi yüzünden,
şu ana kadar olanlar yani bu "Çinliler mevzusu",
OLAĞANÜSTÜ derecede etkiledi hikayeyi. Hem de her anlamda...
Bahsettiğim 2. bilinmeyen ise,
Ahmed'in yani babası tutuklanan çocuğun,
(Çocuk diyorum sırf dizide öyle dendiği için. Yoksa çocuk demeye 1000 şahit lazım. Koca adam aslında)
evin duvarını kırıp çıkarttığı pek büyük olmayan pakette ne olduğu.
Bu başlangıçtaki "taşınması gereken paket" davası, 24'te alışılmış birşey zaten.
Yanılmıyorsam hem 3. hem de 4. sezonda böyle paketler gene görmüştük.
Bakalım bu paketin içinden nasıl bir şey çıkacak.
Bu arada, paketi taşıyacak "çocuğun" yani Ahmet'in ettiği bir laf,
aslında göründüğünden daha kapsamlı manalar içeriyordu.
Komşudaki çocuğa söylediği,
"Daha adımı bile düzgün telaffuz edemiyorsun. Amet değil...AHHmet" deyişi,
hakikaten beni çok etkiledi.
Aslında bu söz şöyle etraflıca bir düşünüldüğünde,
Ahmet'in şiddet yanlısı bu gruba nasıl dahil olduğunu,
bilinçaltında hangi düşünceleri barındırdığını ve ne gibi bir motivasyonla hareket ettiğini,
açıkça değil ama sanki derinden gösteriyordu.
Ve elbette söylemeden geçilemeyecek bir nokta daha var.
Öyle ki,
ilk izlediğimde adeta donakaldığım tekrarında izlerken bile rahat izleyemediğim bir sahne...
Jack'in, Fayed tarafından işkence edildiği yerden kurtuluşundan bahsediyorum.
Daha doğrusu Jack'in oradan kurtulurken,
Fayed'in o esnada öne eğilmiş olan adamını öldürüş şeklinden...
Şimdiye kadarki 24 tarihinde görülmüş EN VAHŞİ adam öldürme şekliydi.
Boynundaki Şah damarına dişlerini geçirmek suretiyle (:bırr :bırr),
düşmanını etkisiz hale getiren Jack, izleyicilere bir şok geçirtmiştir kanımca.
Bir an "24'ü mü yoksa Buffy The Vampire Slayer'ı mı izliyorum"
diye düşünmüş olanlar da vardır aramızda.
24 senaristleri, biz dizi izleyicilerine şöyle bir kalp çarpıntısı tetkiki yaptılar sanırım. :)
...1. bölümde Karen ve Bill telefonda konuşuyorlar. ''Senin yanında olmalıydım.'' ''Sen olman gereken yerdesin.'' ''Seni seviyorum'' vs. diye konuşurlarken Karen alyansıyla oynar. Biz de anlarız onların evlendiklerini. Tamam güzel bir nüans. Ancak 2. bölümdeki durum çok komikti. Chloe, Bill'e ''eşiniz yani Karen Hayes sizinle aynı görüşte değil'' dedi. Bu cümle de 1. bölümü izlemeyen ya da izlemiş olsa da anlamayanlar içindi galiba. Ancak gerçekten çok komik ve yersizdi...
Sudem yine çok iyi yakalamışsın. :good:
Eğer anlamayan bilmeyen varsa diye konmuş fazlalık bir diyalogtu işte.
Aynen katılıyorum.
Dahası,
daha ilk bölümlerde yapılmaya başlanan kurgu hataları da göze çarptı.
Assad'ın yerini veren Fayed'in, Jack'e işkencede neler yaptığını hatırlayalım.
Önce Jack'in sol göğsünün üst kısmında bir yere bıçağı geçiren,
ve ardından oraya alkol dökerek şiddetli şekilde yakan Fayed,
ardından Jack'in sağ omzunun arkasına veya yaklaşık o bölgeye şiş sapladı...
Ne kadar derin sapladı bilemeyiz ama Jack acıdan bir an için kendinden geçti sonuçta.
Kurtulduktan sonraysa,
Jack'in gömleğini giydiği görüntülerde, göğsünden aşağı akmış kanların izleri vardı.
Fakat sırtı (küçük bir kan lekesi hariç) tertemizdi.
O şişin saplanmasından kaynaklanan kanamaya dair neredeyse hiçbir iz yoktu.
Aynı şekilde Assad'ı kurtardıktan sonra,
onun önünde gömleğini çıkardı bir kere Jack.
O sahnede sırtı gene göründü.
Fakat Fayed'in omzuna sapladığı şişin kanamasını bırakalım, izi bile yoktu.
Bu çok çok basit bir hataydı dizinin akışında bana göre.
Omzuna bari bir taze yara izi yapmayı unutmaları bence diziye yakışmadı.
Elbette dileğim, bunun ilk ve son göze batan basit hata olması.
Bu arada unutmadan,
bundan önce 1. sezonda gördüğümüz,
o günden bugüne sanırım hiç ortalarda görünmeyen Milo da geri döndü.
Ama bu sefer sistem analizcisi olarak değil, alt kademede bile olsa yönetici olarak.
Geçen sezon Başkan Logan'ın sağ kolu olarak gördüğümüz Mike Novick ise ortalarda yok şimdi.
Ve son olarak, diziyi en ilgi çekici kılan şeylerden biri,
başlangıçta örtülü, kendini açık etmeyen,
sonradan bilinmeyen yönleri açığa çıkan karakterlerdir.
((Ki en unutulmazlardan Nina Myers'ı bu kadar büyük yapan da buydu.))
Diğer arkadaşların tahminlerini gördüm.
Wayne Palmerın kızkardeşinin sevgilisinde şüpheler daha ziyade toplanmış.
Benim adayım ise, kızkardeşin ta kendisi. Yani Sandra Palmer.
FBI'ın istediği dosyaları silmesini ben hiçbir iyi niyetli düşünceye bağlayamıyorum.
Sevgilisinin de dediği gibi, "saklayacakları birşeyleri yoksa",
bu kayıt yoketme teşebbüsüne de gerek yoktu.
Fakat Kardeş Palmer bir şekilde buna gerek duyduğuna göre...
Nedense "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz" lafı geliyor aklıma...
Bana göre, diziye yeni giren Palmerların bu yeni kızkardeşiyle birlikte,
ufukta bizleri 2. bir Sherry Palmer vakası bekliyor olabilir.
Artık ileriki haftalarda göreceğiz bakalım.
Kule2 bulduğun mantık hatasını çok iyi yakalamışsın tebrikler.her dizide mantık hataları mutlaka oluyor bu nerdeyse dizilerin olmazsa olması.çok göze çarpan bir hata değilse çoğu kişi farketmiyor fakat bir sahnede oyuncu mavi kıyafet giyerken sonraki sahnede kahverengi kıyafetle görüyorsak yani dış görünüşünde devamlılık yoksa bu tür değişiklikler daha fazla göze çarpıyor.çok ilginçtir yabancı forumlardan da diziyi takip ediyordum bu hatayı çoğu kişi farketmemişti.bu da dizinin heyecanına kapılmaktan kaynaklanan bir durum olsa gerek.ama yinede bahsettiğin bu hata önemli bir detaydı.bunu asistan/yardımcı yönetmenin atlaması büyük hata.
hata veya gereksiz olarak adledilen diğer konuya yani chloenin cümlesine gelirsek,o sahneyi yeniden seyrettim ve bir şeye dikkat ettim.chloe eğer izleyenlere mesaj vermek isteseydi "karen hayes yani eşiniz" derdi ama o " eşiniz yani karen hayes" diyor.5.sezonun sonuna doğru bill ve karenın kahvaltıya davet diyaloglarını hatırlarsak ikisi bir ilişkiye başlarken bile işlerini ön planda tutuyorlar ve 6.sezon ilk bölümdeki telefon konuşmasında gördük ki aralarında yinede bir resmiyet var.ilerki bölümlerde bunun izleyicinin öğrenmesine yönelik bir söz mü yoksa cholenin hitap şeklinden kaynaklı bir sorun mu olduğunu görücez.
bir yandan assadın siyasallaşma süreci diğer yandan fayedin planlarının geçen sezon başkanı bile kukla gibi oynatan abilerle kesişeceğini sanıyorum.geçen sezonda ortalığı karıştırmışlardı ve muhtemelen bu sezonda onları görücez.
Kurum içerinde Bill ile Karen arasında evli olmalarının önemi yoktur. Onlar, bir kurum içerisinde bir personel olduklarına göre, Chloe'nin Bill'e eşiniz demesi hatalıdır. Chloe söylemindeki yanlışlığı düzeltmeye çalıştı. Bill ile Chloe sahnesinde orada, özel sohbet etmiyorlardı, dolayısıyla konuda, Bill'in eşi Karen değil, bir kurum çalışanı Karen vardı.
Etkileyici bir başlangıç oldu... Yeniden Jack'i görmek güzeldi. :) Güzel olmaya da devam edecek... 3 ve 4. bölümleri merakla bekliyorum :)
Bu arada Chloe'nin "yani Karen Hayes" demesi kesinlikle yeniden evlendiklerini belirtme amaçlı değildi, diğer bazı arkadaşların da belirttiği gibi...
bu sezonunu bilmem ama en güseli 5. sezondu di yo herkes...beni bu bölümde şaşırtan jack in vampir gibi adamı kemirmesi..:D
bu sezonunu bilmem ama en güseli 5. sezondu di yo herkes...beni bu bölümde şaşırtan jack in vampir gibi adamı kemirmesi..:D
evet ya orası bence en iğrenç sahnelerden biriydi. ben o sahnede gözlerimi kapamak zorunda kaldım diyebilirim.
bu arada ikinci bir sherry palmer vakası yaşamak istemiyorum ya. içlerinde bi david iyi çıktı o da erkenden öbür tafara geçti zaten.
birde o konsey gibi olan manyak adamlara ne oldu hakkaten ya ne planlar yapıyorlardır kimbilir adamlar başkanı bile kukla gibi oynattılar daha çok iş çıkar onlardan..
yeni bölümlere 2 gün kaldı:happy0064.
Ne bölümdü ya. Beklemediğim bir sürü şey oldu. Beklediğim şeyler de oldu ama onlar da bile şok oldum.
Öncelikle Assad’dan bahsetmek istiyorum. Allah’ım o nasıl yüz, o nasıl gözler, o nasıl bakış öyle. Kendisini evime davet edip Türk misafirperverliğini göstermek istiyorum. :img-blush :icon_whis Şu ana kadar 3 bölüm oynadı. 4 bölümde daha oynayacak inşallah.
Sandra Palmer’ın sevgilisinden şüphelenmiştim ama onda kötü bir şeyler yok gibi. Olsaydı bir şey söylemezdi. Sandra da normal biri gibi. Yoksa o da söylemezdi FBI’ya. :icon_whis
3. bölümde Curtis’in hal ve gidişatından ve Jack’in Assad’a kanka muamelesi yapmasından bir şey olacağını anlamıştım ama hala şoktayım. Jack nasıl vurdu ya Curtis’i. :img-cray: Bu senaristler çok acımasız. Teri, Nina, David, Tony, Michelle şimdi Curtis. Aslında en acımasızcası Curtis’in ölümü oldu bence. :img-cray:
24’te olmadık şey değil bir yerlerde bombaların patlması ama bu sefer ki gerçekten müthişti. Ben yine son anda hallederler diye düşünmüştüm. Böyle gözlerimizin önünde patlattılar. :img-huh:
Bir sonraki bölümü heyecanla bekliyorum. Artık tek bölüm halinde olacak. :icon_roll
Dün akşam yayınlana son bölümde müthişti arkadaşlar...İnşallah Jack Bauer Başkana ve onun kız kardeşine yapacağı acil! yardımlarla bütün sorunların üstesinden gelecektir...Buna inancım tamdır şimdilik!:good:
sudem assad konusunda hemfikiriz:)hazır jack sahiplenmişken mümkün olsaydı da ctu kadrosuna katsalardı:img-hyste
curtisin assadı öldürmesi ve jackin bunu engellemeye çalışması bana nina olayını hatırlattı.tabi tek farkla tony jacki ninayı öldürmemesi için ikna etmişti ama jack curtisi ikna edemedi.her ne kadar curtisi yanlış hedeflemesi sonucu boynundan vursada jack yapılması gerekeni yaptı billin söylediği gibi.bu olay sonrasında kendini suçlu hissedip ağladığı sahnedeki çaresizliği de içler acısıydı.şu an jack neredeyse her yönden zayıf.
son bölümde yaşanan patlama 2.sezondaki patlamadan bile daha etkiliydi.jack patlamayı görünce kendine gelir gibi oldu.galiba efsane yaralı da olsa geri dönecek
of of of ne bölümlerdi öyle ya. tek kelime ile süperdi:good:.
dün bölümleri duygu karmaşası içinde izledim durdum. ya nerdeyse bütün karakterlerin duyguları bana geçti sanki ben yaşıyormuşum gibi hissettim. uzun zamandır bunu hissedemiyordum.
sudem, sbuffy assad konusunda bende sizle aynı fikirdeyim bu kadar karizmatik bir kötü çok uzun zamandır görmemiştim. Assad'ı çok sevdim ben ama Curtis'in yaşadığı olayı duyuncada tüylerim diken diken oldu aslında Curtis'e hak vermemek elde değil intikam almak istemesinden doğal bişey yok herhalde. geçmiş bi kalemde silinebilirmi geçmişte yaptıklarımızın sorumluluğunu almak zorundayız aslında. ama 24 tarihine baktığımızda ne kötüler o af belgesinden yararlandı bunu düşündüğümüzde en azından barış yapmak isteyen birine verilen o af belgesinin sorumluluğu hafifliyor diye düşünüyorum.
Jack'in Curtis'i vurduğu sahne ve sonrası inanılmazdı zaten. Jack'in benden bu kadar falan demesi o ifadesi süperdi. bombaya gelince patlayınca ben bi şok geçirdim nasıl yani diye kaldım ama sonra daha 4 tane daha olduğu ortaya çıktı. 1 tanesi yetmedi 4 tane daha çıktı.
Gerçekten de heyecan verici bölümlerdi arkadaşlar...Karen'ın bu kadar katı olmasından kaynaklanan olumsuz olayları nelere sebep olduğunu göstermesi bakımından da bayağı enteresandı...Jack'in inaılmaz performansıyla kotarılab böyle bir bölümü izlemekten şahsen ben memnun kaldım!:img-wink:
Çok geç bir yorum oldu farkındayım.
Şimdi CNBC'de yeni bölüm başlarken, aceleye getirmiş gibi de oluyorum ama olsun.
Yine de geçen haftaki bölümle ilgili düşündüklerimi söyleyivereyim.
Aslında ilk saatin başlangıcından,
yani Jack'in yeniden ABD'ye ayak bastığı anlardan,
gördüğü işkencelerin onda bıraktığı ((fiziksel ve ruhsal)) izlerden sonra,
dizide artık bu kadar acınacak görüntüler olmaz diye düşünecekken,
bu saydıklarımın üstünden 2 bölüm geçmeden,
daha da fena gelişmeler yaşandı.
Bence geçen haftaki 2'li bölüme damgasını vuran,
((Bavul tipi nükleer bombanın patlamasına rağmen)),
Jack’in Curtis’i öldürmesiydi.
Doğrusu Jack'e fena şekilde kızdığım az sayıdaki andan biriydi.
Tamam Curtis'in etkisiz hale getirilmesi lazımdı da,
kim ona boynunun hemen altından vur dedi ki !?!
Jack'in kendine güven konusunda,
ve gerekince acımasız olmaktaki güdüleri zayıflamış...
Tamam da, iyi nişancılığını da Çin'de kaybetmiş olamaz herhalde.
Öldürmek için (!!!) ateş etti resmen.
Jack nasıl vurdu ya Curtis’i. :img-cray: Bu senaristler çok acımasız...
Bence de Sudem.
Zaten vurulma anından sonra Curtis’in inanılmaz gerçekçi mimikleri,
Ve hemen ardından,
Jack’in daha düne kadar sahadaki en büyük yardımcısını,
Daha da önemlisi dostunu, öldürdüğünü farkedip ağlamaya başlaması,
insanın içini fena burkan anlardı.
Hatta galiba 24 izlerken ilk kez gözlerimin dolduğunu söyleyebilirim.
((Bu noktada Elfkartal arkadaşıma katılmamak mümkün değil.
Seyirciye o esnadaki duyguyu çok iyi aşıladılar.))
Ve peşpeşe verilen bu 2 bölümde,
Curtis’in ölümüyle birlikte yaşanan en çarpıcı olay,
Tabii ki “Bavul tipi atom bombasının” patlamasıydı.
Hele o mantar bulutu çok etkileyiciydi.
Gerçi nükleer bomba hikayesi,
bundan önce hem 2. sezon, hem 4. sezon işlenmişti.
Hatta 2. sezonda bombanın zamanında durdurulamayacağının anlaşılmasıyla,
Hiç değilse insan kaybı ve çevre bakımından en az zarara yolaçacak bir yere,
CTU şefi Mason'ın kullandığı uçakla götürülüp patlamasına izin verilmişti.
Bu defaysa, yeterli zaman kalmadı.
Tasarımı ve büyüklüğü itibariyle etkisi,
2. sezonda patlayana nazaran oldukça küçültülmüş olsa da,
Yine de, tahrip gücü büyük olan bu atom bombası durdurulamadı.
Bir teselli olur mu bilinmez ama bombanın,
--> Los Angeles'ın 32 km kuzeyinde patlaması,
--> Etkisi küçültülmüş sınırlı bir atom bombası olması,
Can kaybını azaltıcı etkenler olarak öne çıkabilir.
Ve çok az da olsa yetkililere,
biraz teselli olacak gelişmeler olarak bu iki madde söylenebilir.
Ve bence 6. sezonun ilk etapta olmasa bile,
üzerinde düşününce dikkat çeken özelliklerinden biri iyice gün ışığına çıktı.
CTU yani ABD Anti Terör Birimi,
24 tarihinin,
en beceriksiz, en dünyadan bihaber, en acemiliklerle dolu sezonunu yaşıyor sanırım.
--> Peşin CTU'nun Assad'ı saldırıların arkasındaki isim zannetmesi,
--> Sonra CTU'nun,
hapisten çıkartılan 110 kişiden, Fayed ile geçmişte bağlantılı kimse var mı diye vaktinde araştırmaması,
--> Ardından da bizzat kendi personelinin,
yani harekat ekipleri şefi Curtis'in,
Assad ve Jack ile göreve verilmesi sürecinde geçmişinin araştırılmamasından dolayı,
aslında hiç yanında olmaması gereken bir adamla (Assadla) birlikte operasyona gönderilmesi...
Bana göre Curtis'i o göreve vermekle,
zaten O'nun "Emre itaatsizlik" yapmasının yolunu açan CTU,
Curtis'in ölümündeki bir numaralı dolaylı etken oldu.
Tüm bunları altalta yazınca...
Bu sezonun CTU'su, resmen acemiler mangasına benziyor.
Daha yazılacak başka şeyler de var olmasına var da, bu kez kısa keseyim.
Fakat söylemeden geçemeyeceğim bir nokta var gözüme çarpan.
Benden önce yazan arkadaşların,
bir konudaki fikirleri ister istemez dikkatimi çekti.
Assad konusundan bahsediyorum.
Öncelikle Assad’dan bahsetmek istiyorum. Allah’ım o nasıl yüz, o nasıl gözler, o nasıl bakış öyle. Kendisini evime davet edip Türk misafirperverliğini göstermek istiyorum. :img-blush...
Amanın. :)
Galiba hafiften “ateş bacayı sardı” vaziyeti var Sudem. :)
Hele şu son cümleyi okuyunca ne düşüneceğimi bilemedim hakikaten. :icon_whis :img-wink:
sudem, sbuffy assad konusunda bende sizle aynı fikirdeyim bu kadar karizmatik bir kötü çok uzun zamandır görmemiştim.
Elfkartal arkadaşıma bir soru sormak istiyorum.
Assad’ı beğenme veya sevme işini anlıyorum. ((Ne de olsa gönül işi, göz işi :img-wink:))
Fakat o adama "karizmatik" demek ???
Assad'ı karizmatik bulmadığımı da ekleyerek, sorumu sorayım.
Bir oyuncunun,
izleyiciyi rolünde etkilemesi bakımından çok önemli olan,
--> Sesi,
--> Hitabet yeteneği ve ikna gücü,
--> Rolüne uygun görünümü,
--> Konuşmalarındaki vurgu yeteneği,
--> Mimik ve vücut dili,
gibi çeşitli özelliklerden hangisinden dolayı,
veya yukarıda bahsi geçmemiş hangi özellikten dolayı Assad karizmatik???
Yani nesi karizmatik Assad’ın???
Bunu sorarken, kesinlikle bir yanlış anlaşılma olsun istemiyorum.
Sadece senin gözünde ((veya Assad’ı karizmatik bulan arkadaşların gözünde)),
O'nun karizmatik olmasını sağlayan şey nedir, onu merak ediyorum.
Hepsi bu.
Benim içinse,
Yakın zamanda CNBC'de gösterilen tüm dizilerin içinde,
EN karizmatik kötü,
Smallville'in ((heleki ilk 3 sezonun)) bir numaralı adamı olan Lionel Luthordur.
((Kabul etmeliyim ki, John Glover'ın da o karaktere kattığı çok şey var.))
Öncelikle bölüm yorumu;
Graem'in Jack'in kardeşi olduğunu daha önce öğrenmiştim. O zaman gerçekten şok olmuştum. Yani nasıl bir gendir bu? Nasıl bir çaprazlama? :img-hyste Babaları aynı olabilir ama anneleri farklıdır büyük olasılık. Jack'in annesine bir şey demek istemem ama galiba çirkin bir kadındı. :icon_whis Ya da bu iki insandan biri evlatlık. Zaten iyi de anlaşamıyorlar. Evet Graem kötü bir adam. Ancak sonuçta kötüğülünü dünyaya ilan etmiş değil. Bir tek biz ve eski başkan Logan onun kötü olduğunu biliyoruz. Ancak Jack hissetti ki adama işkence etmeye başladı. Ayrıca bu forumda da başlığı bulunan Jack Bauer Hakkında Bilmedikleriniz başlığında -Jack'i sevmeyecek kadın yoktur. Lezbiyen kadın vardır- savını doğrulayan yeni bir olayla da karşılaştık. Bir kadın da Jack'i beğenmesin ya. Tamam cidden yakışıklı, karizmatik, güçlü vs. ancak dünya üstünde nefes alan bütün kadınların zevkleri aynı olamaz. Yine de kadın haklı. Graem mi Jack mi deseler? Cevap belli. :) Yalnız anlayamadığım Graem, böylesine güzel bir kadınla evlenebilecek güçte olan bir adam- neden Jack'e aşık olan bir kadınla evlenmeyi tercih etti. Gücünü ispatlayabilmek için mi yoksa Jack'ten intikam almak için mi?
Jack ve Graem konusunu kapatamıyorum. Dizinin ikinci bombası. :img-heh: Graemin babasını uzak diyarlara gönderdiğini düşünüyorum. Hadi hayırlısı. Yalnız neden Jack böylesine kötü davranıyor bu adama? Onun nasıl bir adam olduğunu biz biliyoruz. Ancak Graem onun için bir kardeş. Nasıl bu hale gelmişler. Graem'de gereksiz bir samimiyet, Jack'de patlamanın ve kardeşini görmenin verdiği gerginlik, Jack'e aşırı derecede benzeyen Josh :icon_whis aşık yenge derken Jack'in Habil ve Kabil olayına koyduğu son nokta. Her şey bu sezonda. Bir sonraki bölümü gerçekten çok merak ediyorum. Umarım Graem'i öldürmez. O kadar da değil yani. Abartmayalım.
Bill ve Assad sahneleri ayrı güzeldi. İlk geldiğinde Assad'ın elini uzatması ve benim feryat figan yakarışlarıma rağmen Bill'in bu harekete olumsuz cevap vermesi, ancak Assad yardım ettikten ve Nadia'nın onayından sonra sevinç çığlıklarım arasında Bill'in Assad'a elini uzatması ve tokalaşmaları benim dizinin tekrarını izlememe sebep olacak sahnelerdir. :happy0064
Wayne Palmer, David Palmer'ı hatta Logan'ı bile yad ettiriyor. Hiç mi bir ''lider''de liderlik vasfı olmaz. Hele eller cepte konuşma yapacağı odaya giderken koptum. Hiç inandırıcı değilsin Wayne. :hıh
Walid ve FBI ajanlarının oyunu çok güzeldi. İyi kurgulanmış. Gerçekten inandırıcıydı. Ancak bir sonraki bölümün fragmanında gördüğüm sahne hiç hoş değildi. :img-huh: İnşallah işe yarar şeyler öğrenirler.
en acemiliklerle dolu sezonunu yaşıyor sanırım.
Bu konuya sana kesinlikle katılıyorum. Bunun en büyük sebebinin de başkan Wayne Palmer olduğu aşikar. Sonuçta CTU kendi başına hareket edebilen bir kurum değil. Başkanı dinlemek zorundalar. Sorun en başta olunca devamı da kötü geliyor. Jack'imizi dinleyen bir Plamer'ımız yok ki. :img-cray:
Fakat söylemeden geçemeyeceğim bir nokta var gözüme çarpan.
...
Assad konusundan bahsediyorum.
...
Assad'ın tamamen karizmatik bir kişilik olduğunu ben de söylemem. Hatta aslında buraya yazacaktım. Ancak zaman bulamadım. Ne olursa olsun Assad' da liderlik vasfı var. Bir sürü insanı peşinden süreklemiş. Bu yüzden kendi içinde karizmatik. Ancak gzöleri yüzünden olsa gerek daha çok şirin geliyor bana. Ben diziyi izlerken ''ne karizmatik adam'' yerine ''ne kadar güzel gözleri var, ne kadar şirin'' diyorum. :img-blush Yani kahramanımız genel de şirin bir terörist. N eyaparsa yapsın Habib Marvan gibi karizmatik olamaz.
önceki sezonlarda jackin android olduğunu düşündüğümüz anlar bu bölümle yerle bir oldu:)sudem gibi bende graemin jackin kardeşi olduğunu önceden biliyordum.jackin ailesi, üstelik zengin,üstelik kardeşi graem değil sezona seriye damgasını vuran bir gelişme.hatta bu gelişme nina olayını-ki benim favorimdi-bile gölgede bıraktı
sudem bencede anneleri aynı değil.graem çocukluğundan itibaren jack kompleksi yaşamış olmalı ancak bu gerekçe jacke olan nefretini ve jacke ait olan herşeyi ele geçirme azmini açıklayabilir.graemde ki nasıl bir nefretse jackin ölmesi gerektiğini büyük bir soğukkanlılıkla söyleyebiliyor.graeme bakınca kimin gözümde değeri arttı:img-wink:
belirtmeden geçemiycem jack ve graem sahnelerini büyük bir tebesümle izledim.diyaloglardan oyuncuların ifadesine kadar tüm detaylar inanılmazdı:happy0064 özellikle şu diyalog beni bitirdi
graem:ailemin üstüne yemin ederim ki birşey bilmiyorum
jack inanmadığını gösteren bir ifadeyle bakar ve bu söz yetmez:good:
babasıyla ilgili de birkaç detaya takıldım.sam jacke babanız sizi aramaya çalıştı dedi.peki babası jackin çinhapishanesinden kurtulduğunu nasıl öğrendi üstelik graem bile yeni öğrenmişken.diğer bir sahnede de graem jacke babamla ben seni hapisnaden kurtarmaya çılıştık dedi.ama graemin aslında tersini istediğini biliyoruz,üstelik graem ve babası aynı şirkette çalışıyorlar. acaba babası da graemle ortak olabilir mi diyede düşünmeden edemiyorum.
sevgili başkanımıza gelirsek size katılıyorum.24tarihinde görülen en beceriksiz başkan.24te ne zaman bir başkan saldırılardan korunmak için güvenli bir yere gitse o kişi başkanlık koltuğunda uzun süre oturmuyor.umaerım bu wayne içinde geçerli olur:icon_whis
assad marvanla kıyas edilemeyeceği aşikar olsada şirin olduğuna da katılmıyorum.bence o yorgun ve pişman bir profil sergiliyor.
assad ctuya yardım etmesine rağmen onunda geçmişte yaptığı çok kötü olaylar var.bu yüzden billin elini sıkmıyışını takdir ettim.
ve karen ile bisküvi cephesi.bisküvinin ülkeden yabancıları çıkartalım sözünden sonra başkanın bunu kabul etmeyişi ve bu sözün karenın tebessüm etmesine yol açması aralarında bir çekişme olabileceğini düşündürttü.
of ya ne bölümmdü yine süperdi yine süperdi.
şoktayım hala. jack bauer'in kardeşi kim çıktı ya inananmıyorum. Nina'dan sonra yaşadığım en büyük şotu diyebilirim.
iki kardeş birbirinden tamamen farklı biri iyi biri kötü. bunların gerçek kardeş olmasına imkan yok bi üveylik vardır kesin hiçte benzemiyorlar. marily jack'e aşık diye herhalde bu kadar nefret ediyor jack'ten. Jack'te bunun farkında ne mal olduğunu biliyor kardeşinin ona göre davrandı sanki.. jack'in nasıl bir ailesi varmışta haberimiz yokmuş
merak ettiğim kadar çok şey varki..
jack'in babası bu işin içinde mi? neden 9 yıldır görüşmüyorlar
jack marily'in aşkına karşılık vermişmiydi. o çocukta jacke çok benziyordu ne yalan söyleyeyim aklımdan geçmiyor değil jack'in çocuğu olabilir. hem terry ile olan sorunlarınıda düşünürsek neden olmasın.
Sonunda Jack'in babası ile de tanıştık. Ben hala babanın ne kadar kötü olduğunu tam anlayamadım. Yalnız 2 metrelik bir babanın nasıl 1.73 ve 1.77 boylarında çocukları olur ya. :img-hysteÇaprazlama diye bir şey var. Bari biri biraz daha uzun olsaydı. Ben her iki kardeşin de evlatlık ya da gayri meşru olduğunu düşünmeye başladım. :icon_whis
Jack nasıl acımasız bir adam ya. Şu güne kadar kimleri öldürdü. Hatta daha yeni Curtis'i öldürdü ama bu kadar gaddar gelmemişti gözüme hiç. Sanki böyle bir günü bekliyor gibiydi. :img-swoon
Tom iğrenç bir adam. Neler yaptı ve en sonunda Karen'i gönderdi. Anlayamıyorum Karen nasıl böyle pes etti.
Nadia'ya çok üzüldüm. Ancak Milo çok güzle savundu onu. Hatta Bill'in bile kendien gelmesini sağladı. Ancak Beyaz Saray'daki en iyi elemanı yitirdiler. Bundan sonra CTU'nun işi zor. Ancak belki Wayne, Karen'dan gizlice yardım alır. Tom'la işi var yoksa.
Bu arada 7. sezondaki Nadia-Milo aşkına da zemin hazırlandı bu bölüm bence. Bu diziye bir CTU aşkı gerek zaten. :icon_whis
Sonunda Jack'in babası ile de tanıştık. Ben hala babanın ne kadar kötü olduğunu tam anlayamadım. Yalnız 2 metrelik bir babanın nasıl 1.73 ve 1.77 boylarında çocukları olur ya. :img-hysteÇaprazlama diye bir şey var. Bari biri biraz daha uzun olsaydı. Ben her iki kardeşin de evlatlık ya da gayri meşru olduğunu düşünmeye başladım. :icon_whis
Jack nasıl acımasız bir adam ya. Şu güne kadar kimleri öldürdü. Hatta daha yeni Curtis'i öldürdü ama bu kadar gaddar gelmemişti gözüme hiç. Sanki böyle bir günü bekliyor gibiydi. :img-swoon
Tom iğrenç bir adam. Neler yaptı ve en sonunda Karen'i gönderdi. Anlayamıyorum Karen nasıl böyle pes etti.
Nadia'ya çok üzüldüm. Ancak Milo çok güzle savundu onu. Hatta Bill'in bile kendien gelmesini sağladı. Ancak Beyaz Saray'daki en iyi elemanı yitirdiler. Bundan sonra CTU'nun işi zor. Ancak belki Wayne, Karen'dan gizlice yardım alır. Tom'la işi var yoksa.
Bu arada 7. sezondaki Nadia-Milo aşkına da zemin hazırlandı bu bölüm bence. Bu diziye bir CTU aşkı gerek zaten. :icon_whis
sudecim sana katılıyorum canım çoğu yazdıklarında karen bence pes etmemeliydi o bunu hak etmemişti tomdan nefret ediyorum
jackin ailesini bu bölüm tam olarak gördük.yalnız jackin saflığının kime çektiği belli oldu.babası da jack gibi tanıdığı birine gözü kapalı inanıyor.
karenın bu kadar kolay havlu atmasına bende şaşırdım.mücadeleden kolayca vazgeçecek biri değildi ama öte yandan aşk sözkonusu olduğu için mantıklı da geliyor.ne de olsa sevdiği adamın kariyeri söz konusu.ama umarım wayne hayatında ilk defa mantıklı davranır ve işin aslını öğrenmeye çalışır.
bölümün aslı kurbanı waliddi.fbı adamı çok kötü kullandı.ama onun masum olduğundan nedense hala şüphem var.
belki 24 dizisinde çok nadir kullanılan bir kelime ama nadia ve milo çok şirindi.
dünkü bölüm beni çok sinir etti. TOM'u öldüresim geldi. şantajla karen'i yerinden etti. biri bu adamı durdursun diyorum sadece çok ama çok gıcıkkkkkkkk
walid'te sağlam dayak yedi ama bende sbuffy katılıyorum nedense hala süphe uyandırıyor bendede..
Tom'un karen'i yollamasında yardım eden adamdan bişey çıkarmı diye düşünüyorum..
Milo'yu diğer bölümlere oranla daha çok sevdim. çok iyi konuştu şifresini falan verdi iyimi etti kötü mü etti diye soruyorum kendime hala çok paranoyak oldum ya bu 24 sayesinde herkesten şüpheleniyorum:)
graem'e gelince babasına bile nasıl davrandığını gördük. babası bence suçlu değil. bir hata var ortada ama bilerek yaptığını düşünmüyorum. bir aileye bi kötü yeter bence:)
Tekrarını izlerken Jack'in babasının ciddi anlamda Graem'i kolladığını iyice anladım. Jack ailenin asi çocuğu oldu galiba hep ama Graem babasının dediğini yapan, bir dediğini iki etmeyen, evli, çocuklu ve düzgün biri oldu babasının gözünde ama bu sırada ne yapmak istediyse bir güzel yaptı. Bunu da ancak Jack'in kardeşi yapabilirdi. :img-hyste
Not: Bu arada aslında Jack'in babası için Donald Sutherland düşünülmüş. Ancak görüldüğü üzere olumlu sonuçlanmamış. Keşke Donald Sutherland oynasaydı. Gerçekten çok güzel olurdu. :good:
bu bölümde bauer ailesinin asıl yüzünü gördük.asıl suçlunun babaları olduğu belliydi.adam o kadar vatansever! ki asıl plan ortaya çıkmasın diye oğlunu gözünü kırpmadan öldürdü.yalnız graemın ölmesi jack için kötü oldu.işkence sırasında dozajı arttırdığı için suç onun üzerine kalabilir.
burda ilginç olan noktada baba bauerın oğulları üzerindeki otoritesi.jack işkence sırasında kendini kaybettiğinde babasının görünmesi aklını başına toplamasına yetti,graem ise babasının gözüne girmek için hapisyatmayı bile göze almıştı.eğer jack asıl kişinin babası olduğunu anlarsa nasıl tepki verecek bunu kestirmek zor.
graemın eşi ile jack arasında geçen konuşma da ilginçti.konuşma sırasında jack Marilyne bana inanmakta güçlük çektiğini biliyorum dedi.büyük ihtimal geçmişte graem çok iyi bir plan yapıp jackle ikisini ayırmış.
sudemcim geçen hafta boy konusunu ele almıştı.bu bölümde de bauerların burnu dikkatimi çekti.Phillip gibi bir adamdan nasıl bu kadar düzgün burunlu iki çocuk olmuş:icon_whis fiziksel değişikliklerden dolayı bayan bauerı iyice merak etmeye başladım:)
haftanın mağduru morristi.adamlar ctuya kolaylıkla bilgi gönderip çalışan elemanlardan birini çok rahat kaçırabildiklerine göre yine içerde köstebek olabilir.
jack bu ailenin bir ferdi olamaz ya. inanamıyorum nasıl bu kadar farklı olabilirler bence jack evlatlık başka açıklaması yok.
o baba nasıl olur evladını öldürürür. bi de hem öldürüyor sonra ajanları tehdit ediyor valla pes dedim orada.
zavallım morrise piyango vurdu bu sefer. sbuffy katılıyorum köstebeksiz olmaz kesin vardır. inşallah sevdiğimiz biri olmaz diyelim.
Babanın da kötü olduğunu anlamıştım da oğullarını gözden çıkartacak kadar kötü olduğunu düşünememiştim. İnşallah en yakın sürede ne kadar adi biri olduğu ortaya çıkar.
Bu bölümde beni en çok Jack'in Graem acı çekerken ona resmen yalvarması ve ona sarılması etkiledi. Sanki bir parçası Graem'e zarar gelmesini istemiyor gibiydi. Tabi Palmer, Tony ve Michelle suikastlarından sorumlu olduğunu öğrenince bu parçası da koptu gitti içinden. Sevdiği üç insanın öz kardeşi -ki ben hala şüpheliyim- :) yüzünden ölmesi herkesin kaldırabileceği bir şey değil. Ancak Bill'e Grame'i aldırmasını söylerken hala erkek kardeşim demesi dikkatimi çekti. Ne olursa olsun ailesine hala bağlı olduğunu gösteriyor bu bence.
McCarty'nin aradığı kişinin CTU'dan çıkacağını önceki haftalarda tahmin etmiştim. Ancak bu bölümde Chloe olacağını düşünmüştüm. Morris'i görünce başta şaşırdım ama tabi neden olmasın. :) Onun ne eksiği var bu dizideki karakterlerden. Onun da başına bir şey gelmeli. CTU'ya giren sağlam çıkmamalı. :icon_whis sbuffy haklısın içeride bir köstebek olması gerekiyor. Öyle basit olamaz içeriye yalan bilginin bu kadar hızlı sızması. Ben bu bölümden sonra artık Nadia'dan şüpheleniyorum.
Graem'in ölümü konusunda da sana katılıyorum. Büyük olasılık Jack'i suçlarlar. Çünkü görevli onu uyarmıştı fazla ilaç enjekte ettikleri konusunda.
Marilyn ile Jack arasında neler geçtiğini çok merak ediyorum. Nasıl tanıştılar, Teri var mıydı bu sırada, Graem bu çifti ayırdı mı yoksa Graem ile Marilyn tanıştıklarında zaten ayrımılardı. :icon_ange
Bu arada Bill ile Karen ayrılacakmış gibi hisse kapıldım. Çünkü Karen, Bill'den fazla işkolik. Bill CTU'ya ilk geldiği zaman hep kurallara uyardı ama çabuk bozuldu. :) Ancak Karen böyle değil. Bill yüzünden işinden istifa etmesi onu Bill'den soğuttu gibi geldi bana.
sudem jackin işkence sırasındaki çıkmazları çok etkileyiciydi.kiefer bu bölümlerdeki oyunculuğuyla nasıl ödül kazanamadı hayret.
nadiayı şüpheli olarak görmüyorum.bence bu seyirciyi ters köşeye yatırmak için yazılan tipik 24 senaryosundan biri.ortadoğu kökenli ctu çalışanı,dışarıya bilgi sızdıran köstebek.hemen hememn herkes bu kişiden şüphelenir.ama ilerleyen bölümlerde bambaşka birinin köstebek olduğu ortaya çıkar.
yalnız tarih tekerrür etti.önceki sezonda kimin söylediği sana yakın olan kişileri korumaya kalktığında onlara kötü şeyler oluyor sözünü bu seferde Marilyn söyledi.
24 ü perşembe akşamı izleyememiştim dün gümndüz izledim ve ilk defa izlediğim bölümden bu kadar etkilendiğimi söylemek isterim graem hiç bir suçu olmöadığı halde babasının suçlarını üstlendi ve işkence sırasında ne kadar dayanıklı olduğunu gösterdi diyebiirim hele jack in durumu kardeşine olan nefreti ve sevgisi gözlerinden okuknuyordu
ben de son bölümlerini kaçırmıştım
tekrarda izledim
ve şok içerisindeyim
iyiki spoi falan da okumamışım
gerçi babasının bu işin içinde olduğunu hissediyodum
adamlardan kurtulmaya çalışırken jackin durduğu adamı vurması sonra da o bizi öldürecekti demesi pek inandırıcı gelmemişti
ama gerçekten yazık çok yazıkkk
bu aile jack i haketmiyo
nasıl babalık nasıl kardeşlik
adamın bi ilesinden yemediği kalmıştı onlarda başardılar sonunda
şunu söylemeliyim kiefer aşmış kendini
işkence sahneleri muhteşemdiii
aynı anda bi insanın hemnefretini hem de herşeye rağmen sevgisini gösterebilmesi...
harikaydı bence
aslı_robert 14-10-07, 10:40 Jack'in babasına hayret ettim.Nasıl babalıktır ya bu.O kadar sene yetiştir büyüt sonra öldür.Bir de Graemciğim suçu üstleniyor.
Arkadaşlar Graem de sütten çıkmış ak kaşık değil. Birden herkes sevmeye başladı adamı. David Palmerı, Tony Almediayı, Michelle Desslerı öldürttü. Chloe OBrainı ve Jack Baueri de öldürmek için uğraştı ama başarısız oldu. Babasının istediğini yapmış olması onun melek yapmaz.
Arkadaşlar Graem de sütten çıkmış ak kaşık değil. Birden herkes sevmeye başladı adamı. David Palmerı, Tony Almediayı, Michelle Desslerı öldürttü. Chloe OBrainı ve Jack Baueri de öldürmek için uğraştı ama başarısız oldu. Babasının istediğini yapmış olması onun melek yapmaz.
kesinlikle.. zaten her fırsatta jack'i öldürmeye çalışıyormuş. bu ilk değil dedi. babası illa jacki öldüreceksin demiyordur graeme herhalde. al birini vur ötekine. ama en büyük suç babada tabii.
jack kaçmış kurtarmış kendini bu babadan. çok şükür..
aslı_robert 14-10-07, 11:35 Arkadaşlar Graem de sütten çıkmış ak kaşık değil. Birden herkes sevmeye başladı adamı. David Palmerı, Tony Almediayı, Michelle Desslerı öldürttü. Chloe OBrainı ve Jack Baueri de öldürmek için uğraştı ama başarısız oldu. Babasının istediğini yapmış olması onun melek yapmaz.
Evet melek değil ama şeytan da değil.Ama benvil bir insan babasını da öldürürdü.Seviyordu babasını o yüzden istesem de ona şeytan muamelesi yapamam.
evet bir bölüm daha izledik. jack yine bir bombayı patlamadan durdurdu:). bu fayed'te maşallah bol buldu bombaları har vurup harman savuruyor.
bu bölümdeki işkence sahnelri çok iğrenti özellikle o matkap sahnesinde ben kanal değiştirmek zorunda kaldım. ama ne olursa olsun morrisin o işlemi yapmaması gerekirdi. ölüm bile olsa milyonlarca kişinin ölümü yerine bir kişinin ölümü kabul edilebilir bir kayıptır. jack olsa onun yerinde ne olacağını hepimiz biliyoruz. adam 2 sene çinde işkence gördüde tek kelime etmedi be..
Morriste yaptığının bedelini ödeyecek anladığım kadarıyla gelecek bölümün fragmanında gördüğüm kadarıyla Chloe den okkalı bi tokat yiyordu.
bu arada bizim sarışın (adını unuttum jackin sevgilisi) ne alemde ya yok ortalarda. gream de öldü kaparlar adamı benden söylemesi:)
graem konusunda sudeme katılıyorum.babasını çok sevmesi onun ctu çalışanları ve başkanın öldürülmesinin yanısıra bir sürü masum insanında ölümüne sessiz kalmasını mazur gösteremez.ayrıca babası bu kadar zengin olmasaydı ve ona bu imkanları sunmasaydı onu yine severmiydi yoksa jack gibi ondan da nefret mi ederdi bu da ayrı bir konu.
moris işkence gördükten sonra pes etti ama bu yüzden onu da suçlamamk lazım.herkes jack bauer olamaz:img-wink:morisin ikna ettiğini sandığı anda kadının dediğin gibi beni ctu bilmiyor cevabı karşısında morisin pes etmiş hali görülmeye değerdi:)choleninde morris için üzülmekten işine konsantre olamadı.bu arada chloenin sinirle bille bağırmasına çok güldüm.özlemişim chloenin sinirli halini:)
diziyi bugün izleyebildim yani bugünkü olaylardan sonra hiç iyi gelmedi bana bu dizi bugün hele morrisin gördüğü işkencede baya bi tuhaf oldum neyseki jack kurtardı bombayı fakat daha 3 tane daha var onlar nasıl durdurulacak bakalım
Ben iki haftalık yorum yapacağım kusura bakmayın. :img-blush
Morris'in işkence gördüğü saatler benim için de işkence gibiydi. Morris ile bilr dayandı. Öldürmeyle tehdit etseler, bir iki kere kurşun sıksalar neyse ama adamı matkapla oydu Fayed. Aklıma geldikçe tüylerim diken diken oluyor. Canım Morris'im ister miydi böyle olmasını ama ne yapsın. Sonuçta Morris, ajan değil.
Reed'e ne demeli. Gördüğüm andan beri sevmiyorum. Yaptıklarını gördükçe iyice nefret edyorum ondan. Lennox'ı da baştan çıkarttı. :hıh
Canım Assad'ımı da gördük. Özlemişim. Biri öldürmezse diğer sezonlardan birinde tekrar görürüz belki. :)
Jack ile Bill arasında Graem hakkında geçen konuşma da etkileyiciydi. ''Onu ölürmek istedim. Ama sonra babamı gördüm ve her şey durdu'' ''Kardeşimi öldürmeyi planlamadım'' :img-cray: Bu arada Jack ''Bu işi yapamayacağımı size söylemiştim.'' dediğinde Bill nasıl da kuyruğunu bacakları arasına aldı ve olayı örtbas etmeye karar verdi :) Sonuçta Jack gerçekten de hazır değildi ve öz kardeşinin, en sevdiği insanların ölümünden sorumlu olduğunu öğrendi. Kardeşini az kaldı öldürecekti. Jack haklı sonuna kadar.
Phillip gerçekten çok korkunç bir adam. Bu bölümde Jack'e ciddi şekilde yüklendi. ''Kardeşin ne yapmış olursa olsun bunu hak etmiyordu'' ''Öğrenmek istediğin neyse onunla birlikte öldü'' Hem oğlunu öldürdü hem de rahatça diğer oğlunu suçluyor. Yetmiyor gelinini dediğini yapmazsa öz torununu öldürmekle tehdit ediyor. Zaten çıkarı ne olursa olsun yaşadığı ülkedeki insanlara zarar vermeyi aklına koymuş bir insandan her şey beklenir.
Açıkçası Marilyn'i, Phillip'in dediğini yaptığı için suçlayamıyorum. Ancak Jack'e güvenip her şeyi anlatmalıydı. (Evet ikilemde kaldım baya:)) Jack ve CTU aptal değil sonuçta. Onlar da bir oyun düzenleyebilirdi.
Girdikleri ev patlayınca çok şaşırdım. Hiç beklemiyordum. Milo çok akıllıca davrandı ama bir sonraki bölümün fragmanında gösterdikleri sahnelere göre fazla uzağa gidemeyecekler. Bu arada Jack, Marilyn'de şüphelenecek. Sonuçta onun yüzünden o eve girdiler.
Chloe ile Morris sahneleri de güzeldi. Morris'in kendini suçlaması çok normaldi ki haklı. Gerçekten de onun yüzünden biri sürü insan ölebilir. Ama Chloe ona destek oldu hem bir iş arkadaşı olarak hem de bir eş olarak yapması gerekeni yaptı ve Morris de kendine geldi.
Son sahnede çok sinirlendim. Kimse bana bu olaylar kurgudur, böyle şeyler yok demesin. Gredenko resmen ''Bu bombaları biz buraya getirdik. Biz patlatacağız. Bütün suç Arapların olacak'' dedi. Şuan için Lennox, Wayne, ABD halkı bu bombalardan tamamen Müslümanların sorumlu olduğunu düşünüyor. Ancak işin içinde ABD hükümeti ve Ruslar da var. Reed ve onu destekleyen insanların sebebi herkesin Müslümanlardan nefret etmesini sağlamak, Rusların sebebi ''en güçlü biziz''i kanıtlamak -da neden gizlice intikam alıyorlar onu anlamış değilim- Desteklelemesem de sonuçta Fayed ve diğerleri herkesin gözüne soka soka bu işleri yapıyorlar. Neyse daha devam etmeyim. :icon_whis
Bu arada 6. sezon için çok kötü diyorlardı ama ben o kadar da kötü bulmuyorum. Evet 5. sezondan iyi olamaz. Hatta ilk 2 sezonun yanından bile geçemez ama bu sezon da güzel.
5. sezon çok çok iyiydi gerçektende ama 6. sezonda güzel gidiyor sana katılıyorum sudemcim..
bu bölümde jackin babası Marilyn'i tehdit etti ya bir anlamda sevindim buna en azından biri gerçeği öğrendi jack'in kardeşini öldürmediğini tabii Marilyn ölmez inşallahta sonunda açıklar gerçeği yoksa bizim jack boş yere güme gitcek.
Marilyn hep son ana kadar jacke dur der diye bekledim ama yapmadı. baba bauer ne kadar iğrenç biri olduğunu yine kanıtladı. benim en nefret ettiğim şey bu dizide ctu içinde gezinen bu tip kişiler. ctu'ya gelirler aradaki konuşmaları hareketleri takip ederler sonra başkalarına haber verirler bizim palnda güme gider.
dünkü bölüm yine süperdi :img-pilot.
jack'in babası nasıl bir insandır ya ben dünkü bölümden sonra iyice karıştırdım. şirketi herkesin hayatından değerliymişmiş o şirketler kimin için kuruluyor acaba. o şirketi bırakacak kimsen kalmadığında şirketin ayakta kalmış kaç yazar.
o çatıda ne yapmaya çalıştı hiç anlamadım. loganı araması için mesaj bırakması çok ilginçti. ben şok oldum o sahnede. o adamı bi daha göreceğimizi tahmin etmiyordum.
tom'da son anda yanlışından döndü. ona gıcık olsamda iyi bir şey yapmaya çalıştı ve başarılı olamadı maalesef. inşallah bu suikast başarılı olmaz. wayne palmerın yönetimini beğenmesemde abisi gibi bizi bırakmasını istemem..
Phillip servetini korumayı o kadar saplantı haline getirmiş ki gözü çocuklarını bile görmüyor.olaylara göz yumup da bunları ülkem için yapıyorum demeleri de trajıkomik geliyor.
jackin en büyük zaafı philip.bu yüzden kendisini öldüreceğini bildiği halde kılını bile kıpırdatmadı.babasının onu öldürmeyip mesaj bırakması da ilginçti.belki jackin gredenkonu bulabilecek tek kişi olduğunu bildiği için jacki öldürmemiştir böylece jacki takip edip ikisini birden öldürür.
sudem reedi bende hiç sevmemiştim ama asıl başkan yardımcısından hiç hoşlanmadım.yabancı uyrukluları sınırdışı edelim diyecek kadar ırkçı biri.eğer waynei öldürüp onu başkan yaparlarsa jack de ctu da bir sürü insan da zor durumda kalır.
bölümde ençok morise üzüldüm.kendini suçlu hissettiği için herşeye alınıyor.chloenin desteği de moris için büyük şans.
bölümün en can alıcı sahnesini son dakikaya bıraktılar.logan geri döndü.büyük ihtimal jackle buluştuğunda perde arkasında yaşananlar az da olsa açıklanır.
Philip nasıl bir insan nasıl bir babadır. Jack'in ölüm haberini aldığında üzülüp ''olması gerekn buydu'' diyebiliyor. Diğer oğlunu kirli çamışırları ortaya çıkmasın diye kendi elleriyle öldürebiliyor. Gelinini, torunu öldürmekle tehdit edebiliyor. Korkunç biri bu. Neyi koruyorsun, neyi koruyorsun?
Ahh Tom ne diyim ben sana. Çocuk gibi bir adam ya. Başkan onun sözlerini dinlemedi diye başkana küstü ve onu öldürme planına ortak oldu. Sonra başkandan övgü alınca plandan vazgeçti. Ama Reed ondan bir adım öndeydi hep. Kimse de bulamaz onu. Zaten diğer bölümünün fragmanında bombanın patladığını gösterdiler. Hatta bir adam sağa doğru uçuyordu. Bu kişi de Assad'a benziyordu. İnşallah ölmez.
Telefonu çatıya bırakan Philip değildi bence. Kimin bıraktığı da yakında belli olur. Yalnız ben ne diyim bu Logan'a. Bence bu adam Phlip'ten de kötü.
Jack mesajda yazan telefonu arar. Karşısında bir erkek sesi.
Jack: Ben Jack Bauer, kiminle konuşuyorum?
Kişi: Beni aradığına göre Gredekondo'yu bulmak için başka çaren kalmadı.
Jack: Kimsiniz?
Kişi: Ben Charles Logan, Jack. CTU yerimi biliyor. Hemen buraya gel. Acil görüşmemiz lazım.
Dalga mı geçiyor bu adam? Madem Gredenko'nun yerini biliyorsun ya da onun bulunması için elinde ciddi ipuçları var. Neden birinin seni aramasını bekliyorsun. Sen nasıl bir insansın ki bütün gün orada burada bombalar patlar, insanlar ölürken koltuğunda oturursun. İnşallah Martha seni terk etmiştir ve Aaron ile birliktedir.
Jack, Logan'ı bu sezon öldürsün lütfen. Zaten her şey onunla başladı.
Bu arada Karen'a ne oldu? Hani CTU'ya gelecekti?
Bu haftaki bölüm beni pek etkilemedi. Zaten Marilyn ile Jack arasındaki elektrik yüzünden biraz sinirliyim. :icon_whis :)
Morris'in psikolojisi iyice darmadağın. İnşallah içkiyi dökmesi onun gerçekten işine sarılacağının göstergesidir. Yoksa yardım edeyim derken hem kendine hem de CTU'ya dolayısıyla ülkeye zarar verecek.
Logan'ı ben tam anlayamadım. Kendini kurtarmak için mi Gredenko'yu ve sözde vatanseverleri ele veriyor yoksa hala onlarla mı çalışıyor tam anlayamadım. Diziye tam odaklanamadım da dün. :icon_whis
Reed sanki vazgeçecek gibiydi ama ne inanç varmış adamda. Her şeyi kendi elleriyle hazırladı.
Tom'a yazık demek isterdim ama başkana ve bulunduğu konuma kendi çıkarları için ihanet etti. Ölse de üzülmem. Son pişmanlık fayda etmiyor işte. :hıh
Assad'ım öldü mü şimdi? :img-cray: Keşke önce fark etseydi bombayı. Wayne'in öldüğünü sanmıyorum ama ciddi şekilde yaralandı. Bu yüzden başkan yardımcısına yeşil ışık göründü. Artık ülkede topa tutulmayan ırk, din kalmaz.
logan ev hapsinde olduğu için mi jacki ayağına çağırıyor diye düşündüm ama bu konuyla ilgili bir ayrıntı yoktu sanırım.bende dünkü bölümü fazla seyredemedim.
seyrettiğim kadarıyla morisin hali içler acııs.nadia morise iş verilmemesi konusunda haklı çünkü konsantre olamıyor.
loganın düzeldiğini hiç sanmıyorum.yardım etmesinin sebebi bence jacke yardım etmekten ziyade martha gibi.
çok güzel bir bölümdü doğrusu yine özelliklede jack ile loganın buluşmaları sırasında gerginlik yaşanır diye düşünmüştüm ama bklediğim gibi olmadı 2 yıll geçmiş üstünden gerçi ama olsun yinede
ya nedir bu jack bauer'ın çektiği. nedense bütün diplomatik krizlerin arasında o kalıyor.
dünkü bölüm çok sinir bir bölümdü. jackin durumu yine perişan.hep kendini feda ediyor ama yaptığınınkarşılığını görüyormu görmüyor:icon_sorr
dün birde toma acıdım. valla güzel bir şey yaptı ama sonunu getirebilecekmi orasını bilemiyorum tabii. yeni başkana gıcık oldum.
kareni uzun bir aradan sonra görebildik bill ise iyi adımlar atıyor bakalım jacki kurtarabileceklermi?
yeni başkan tam da tahmin ettiğimiz gibi ırkçı düşüncelerini ayağının tozuyla uygulamaya koymaya başladı.tomla konuşurken onun ağzını arayıp olayların arkasındaki kişileri bilmediğini öğrenmesi aslında tom için kötü oldu.
jackim loganın ikazlarını dikkate almayıp konsolosluğa girdi.ama bu sefer işler umduğu gibi gitmedi.fragmanda ctu jacki ordan kurtarıyordu ama eğer ruslarda çinliler gibi intikam almaya kalkarsa jacke bu seferde rusya yolu gözüküyor demektir.ama jack için sorun olmaz.meshur çin işkencesine yıllarca katlandıktan sonra rusların işkencesi jackin için sivrisinek ısırığı gibi gelir:)
en çok karenın durumunu merak ediyorum.yeni başkanın politikalarına uygun biri değil bakalım başkan karenın istifasını işleme koyduracak mı yoksa onu bir şekilde gözetim altında mı tutacak.
yalnız başkanın yanındaki sarışını hiç sevmedim tehlikeli birine benziyor.
diziyi şimdi seyrettim jack yine başka bir ülkenin konsolosluğunda yakalandı inşallah çin hapishanesindeki gibi kötü olaylar yaşamaz bu arada şu yeni gelen başkan yardımcn yardımcısı ırk ayrımı yapıyor ülke içerisinde ve bunu sürekli kullanarak müslümanları hor görecek diye düşünüyorum ben
dünkü bölüm güzeldi ya ben en çok marthanın charlesı bıcaklamasında şok oldum ya süperdi o sahne. Suvarovları ikna etmek hiç zor olmadı ben biraz zor olur diyordum ama marthanın bir telefonu yetti arttı bile.
jacke gelince jack yine bildiğimiz jackti neredeyse kendi kendine halledecekti işini. ctu ajanlarına pek iş düşmedi iki dakkada halloldu.
Birkaç hafta önce inşallah Martha, Aaron ile birliktedir diye yazmıştım. Onları çifte kumrular gibi görünce çok sevindim. :) Ama Martha iyice değişmiş. Onun sanrılarını arttıran kişi Logan olunca tabi kendince hayaller görmeye başladı. Logan alttan aldıkça Martha üste çıktı. Sonunda da olan oldu. Logan ölecek galiba.
Tom ayrı olaydı. İki haftadır bir dediği bir dediğini tutmuyor. Geçen hafta Reed'i bir güzel yakalatınca işte bu demiştim ama bu hafta başkan yardımcısının dediğini yaptı. Ama ben bu kadar olaya göz yumacağını sanmıyorum. Bekleyip göreceğiz.
Haftaya Nadia'yı sorguluyacaklar galiba. Yeni gelen ajan resmen boğacaktı kızı fragmanda gördüğüm kadarıyla. İnşallah Nadia casus çıkmaz. İşte o zaman dizi Müslüman kesime karşı olduğunu tam anlamıyla göstermiş olur.
aaron ve marthanın birlikte olmasına bende sevindim.loganın ambulansta martha demesine bakılırsa ctuya yardım etme amacı ülkenin çıkarından çok marthayı görme isteğiymiş.
başkan yardımcısı ne yapıp edip toma suçu müslümanların üzerine atacak şekilde ifade verdirtti.yalnız tom ikilem yaşadığı için bu olayı kolay kolay kapatacağını sanmıyorum.öte yandan başkan yardımcısının tehdit ettiği yetkili de boş durmayacaktır.
uzun bir aradan sonra ctuya uyumsuz bir ajan geldi ve herkesin sinirini bozmayı başardı.milonun morrise birde bana baş belası derdin sözü anlamlıydı.
jack bombaların yerini ctuya söyledi.bakalım ctu ve jack zamanında bombaları etkisiz hale geitrecekler mi.
evet bir bomba daha gitti kaldı 2.
dün başkan yardımcısına sinir oldum adam ne meraklıymış savaş çıkarmaya. gücü aldı ya eline kullanacak illa. Karenda tek başına kaldı öyle tomdan daha çok destek beklerdim ama vermedi maalesef
ctudaki kösteberk kim acayip merak ediyorum artık. nadia bence kesin değil. ama kim olabilir bilmiyorum. miloyada kızdım nadiayı desteklemeyince. tony michael tarzı bir aşk bekliyorum onlardan ama olmayacak sanki
en büyük şaşkınlığım audreyin ölmüs olması oldu bu sezon başından beri nerde bu kadın diyip duruyordum ama öldü dediklerinde şok geçirdim tabii.. jack intikam peşine düşcek çin başımıza bela oldu çıktı valla..
ya naida nın böyle birşey yaptığına inanmıyorum ben bunun cevabını milo verecek sanırım birde audreyin ölümünü beklemiyordum doğrusu baya şaşırdım jack bunun öcünü almaz mı şimdi
Nadia, köstebek değildir. Ben Doyle'dan bekliyorum ama böyle bir şeyi. :icon_whis Direk Nadia dedi adam. Ne kadar ırkçı biri. Jack'in en yakın zamanda Doyle'a ağzının payını vereceğini umuyorum.
Audrey'in ölümü beni üzmedi ama şaşırdım. ABD'nin yapamadığını Audrey başarmış. Öldürmeselerdi Jack belki de evine ''ölmek'' için değil ''yaşamak'' için dönecekti.
Başkan yardımcısından nefret ediyorum. Tom da çıldırmak üzere. Allah'tan alttan ''biz böyle anlaşma yapmadık'' diyor ama umursayan kim.
Bu sezon çok uzamaya başladı. Eskiden iki bölümde bitirirlerdi nükleer bomba olayını. :)
waynei gördüğüme bu kadar sevineceğimi tahmin etmezdim.son anda karen ve jackin üstüne basa basa belirttiği 3.dünya savaşına neden olacak bir girişimi engelledi.başkan yardımcısı waynein sağlıklı düşünemediğini iddia etsede waynein avukat kardeşi onlarla mücadele edecektir.
başkan yardımcısı kötü fakat yardımcısı lisa ondan daha kötü.bence o da işin içinde olabilir:icon_whis
ctunun michelle ve tonyden sonra ikinci sevimli bir çifti oldu milo ve nadia.nadianın masumiyeti ortaya çıktıktan sonra miloyabu iş olmaz desede öpüştükten sonra fikrini değiştirecektir.
Gredenko yakalandı yaklanmasınada bombalar fayedde.fayedi de yaklarsalarda javk audrey olayını çözmeye çalışsa çünkü audreyin ölümüne pek inanmıyorum:icon_whis
ve bölümün kahramanı bradydi.abisinin yanına gitmek için jacke yardım etti.jackte bradye çok iyi davrandı.yufka yürekli jackim:happy0064
her bölüm bir öncekinden daha heycanlı.ben jack'ı görünce çok şaşırdım ne hale dönmüş adam.bu sezonun sonu çok güzel.7sezonu iple çekiyorum daha şaşıracağınız okadar çok şey warkii..bi bakmışsınız dizinin ilk bölümlerinde belirtilenler aslında tam tersiymiş
Ben ne anladım şimdi. :icon_whis
Biz Wayne canlandı diye boşuna mı sevindik. Daniels'tan boşuna mı nefret ettik. Tom'a, Danils ile işbirliği yapıyor diye boşuna mı kızdık. Sonra Karen'a ve Wayne'e yardım etti diye boşuna mı zafer çığlıkları attık. Hayır arada Assad'ım da boşuna ölmüş oldu.
Ayrıca Gredenko'nun aklından şüphe ediyorum. Hangi mantıkla kolunu kesti. Sonra kaçmaya çalıştı. İyi oldu ölmesi. Bir de bunu affetmişlerdi. :hıh
Bu arada Doyle acayip bir şey oldu ya. :img-blush
sudem assadımızın boşuna öldü malesef.
tomunda başı başkan yardımcısıyla belaya girecektir.sırf barış ve ülke çıkarı için b.yardımcısını tehdit edip waynei başkanlık koltuğuna boşuna oturttu.
başkan yardımcısı da waynenin dengeziliğiyle ilgili iddiasında haklıymış.waynein başkan olduğundan beri kendini yeteneksiz hissettiği ve sorguladığı anlar oldu ve bu gelgitleri bir yerde patlak verecekti.ama bu güvensizliğinin faturasını masum insanlardan çıkarması kötü oldu.şimdi hem karen hem tom hem de waynein kardeşi yaptıklarıdan pişmanlardır
sudem doyle hoş ama nadiayı gizli bir işte kullanması biraz kuşku yaratmadı değil:icon_whis
inanmıyorum başkanın böyle birşey yaptığına ya sen hem risk alıp ayağa kalak hemde sonra nükleer bombayı ateşlet sırf inat olsun diye söyleyecek birşey bulamıyorum valla..........
Aman da aman Wayne büyümüşte de seyirciyi kandırırmış :)
Kaç haftadır diziden çok sıkılıyordum. Bizim bildiğimiz Jack Bauer 10 dakika içinde teröristin bulunduğu binaya girer, orada kim varsa öldürür, asıl adamı alır, altın kelimeyi bulana kadar işkence ederdi. Bu sezonda ise takıldık bir Gredenko'ya, Fayed'e. Neyse nükleer bombalar da bulundu ama ben bir şey olacağını anlamıştım. Çünkü daha 7 bölüm var. 40 gün 40 gece eğlence yapılmaz :)
Tabi büyük bir vurgun olmadı. Alıştık artık birilerinin Jack'in sevgililerini kaçırmasına ve sonra Jack'i zorlamasına. Normal bir şey.
Büyük olasılık Çinliler, Jack'ten Audrey karşılığında bomboları isteyecekler. Ne orjinal(!) Peki ne olacak? Jack, Çin'den neden getirildiğini, 17 saattir yemeden, içmeden ne için uğraştığını, bir sürü adam öldürmüş olmasına ve hatta zamanında uyuşturucu bağımlısı olmasına rağmen Bauer ailesinin en temiz üyesi olduğunu farketmiş olmasını, şu ana kadar başına gelen şeylerin yasını tutamamasını unutacak ve Audrey için nükleer bombaları çalacaktır. Aklıma başka bir senaryo gelmiyor.
24'e olan saygım yüzümden dizinin 7 bölümüne daha katlanacağım. Zaten tahminimce son 3 bölüm 7. sezonla ilişkili olacak. Ve görünen o ki 7. sezon çok güzel olacak. :img-wink:
Edit: Son sahnede canlı bir tek insanın kalmadığını gören Doyle'un yüzü mükemmeldi. Jack'ten bahesiyoruz tabi :) Ama laf süperdi.
Doyle: Damn Jack.
(Kanal Beter ol, Jack diye çevirdi. Ama Kahretsin Jack de olabilir. Tam karşılığı da oha, nasıl yani Jack olabilir. Zaten Doyle'un yüzü önemliydi. Her şeyi anlatıyordu. :)
sudem ben orda fayede bakıp damn you dedi sanmıştım,açıklama için sağol:img-wink:
jackin ailesi kaçırıldığında da kanundışı birşeyler yapmak zorunda kalmıştı audrey içinde nükleer bombaları çinlilere verebilir.üstelik bu sezon jack işkencenin etkileriyle çok duygusal kararlar aldığından audrey için bombaları vermekte tereddüt bile etmez.yalnız bu çinli amcadan gerçekten sıkıldım jacke bir rahat vermedi.umarım bu sefer jack ondan kurtulur:)
milonun da doyleu kıskandığı sahneye bayıldım.morisinde araya girmesi ve sonrasında nadiaya önemli değil tatlım demesi çok hoştu.moris yakışıklı değil hatta itici bile denilebilir ama karakterine bayılıyorum,çok sempatik
ayşegülselim 23-12-07, 15:43 sbuffy morris gerçektende rolini çok iyi yapıyo yani komik bi dizi değil ciddi bi dizi ama her bi olayda esprileri var :D çok komik inşallah 7.sezonda görürüz onu :D
herkese slm arkadaslar
bişey sorcaktım 24 ün tekrarları hangi gün biliomusunuz?
ece_chnkn tekrarları pazar akşamı saat 19da
ece_chnkn tekrarları pazar akşamı saat 19da
çok tesekkür ederim
arkadaslar ben diziyi 6. günden beridir izliyorum daha önceleride sadece öle arada sırada izliyodum ama artık hiç kacırmadan izliorum dün doyle herşeyi mahvetti bakalım jack bu olayı geri nasıl toparlayacak
rica ederim ece_chnkn .doyle kadar nadianında işin mahvolmasında etkisi var.sanırım billin jack yüzünden kovulduğunu düşündüğü için jacki yakalamak için hırs yaptı.sonuçta işleri toparlamak yine jacke düşecek
çinliler audreye de işkence yapmış olmalı ki çok kötü bir haldeydi.jacki tanımaması ve jackin buna üzüldüğü sahneler çok etkileyiciydi.
karenın kariyerini tercih etmesine hiç şaşırmadım.işine bağlı biri olduğu geçen sezonda sürekli vurgulandığı için billi tercih etmesi mantıksızlık olurdu.makam yara almasın diye başkan yardımcısı,tom gibi asıl suçlulara dokunlmayıp günah keçisi olarak billin seçilmesi üzücüydü.ama jack kolay kolay billi onlara kurban etmez:img-wink:
ve chloe edgarla yaptığı hatanın aynısını morrislede yapmaya başladı.
2 haftadır izleyemiyordum bugün izleyebildim ancak audrey ölmemişmiydi ya birde şu mike olmasaydı eğer jack iki işli birden halledecekti
karen niye böyle bir kara verdi inanamıyorum ben ya eşini resmen işinden attırdı bill bakalım gelecek bölümlerde ne yapacak eğer bill jackin mesajını almış olsaydı şimdi jack ctu da olacaktı tutuklu olmayacaktı
yagmur_montana 09-01-08, 18:43 audrey e ne olmuş öyle .. güzel bir bölümdü , inşallah 3. dünya savaşı çıkmadan bulsalar şu adamı .. çok iyi olacak : )
herkese slm
dünkü bölüm gercekten harikaydı sevdiği kadını kurtmaya çalışan çaresiz bir adamdı dün jack bu hali benim çok hoşuma gitti hersey cok güzeldi audreye yapılan işkenceler gerçektende çok acımasızcaydı ve audrey in babası jackle görüşmesini yasakladı bu kötü oldu jack acısından mike doyle jacke yardım etti ve su an gözüme girdi:P
yeni bölüm fragmanında sanırım çinliler emin değilim ama ctu yu basıyorlar baya ilginç bi bölüm olacak perşembe bi gelsede diziyi izleyip merakımızı götürsek:P:P:P
herkese tekraradan slmlar
dünkü bölüm her zamnki gibi çok güzeldi milo cok şaşırdım milo yu bir anda vurmasına nadia da su an eminimki sucluluk duyuyordur
josh u aldılar bakalım jack nasıl kurtaracak
inanamıyorum gerçekten milonun nadia yüzünden öldüğüne milonun diziden çıkacağını hiç tahmin etmemiştim doğrusu
jackin babasının bu işi yaptığını joshu almak isteyince anladım büyük ihtimalle jackte anladım gibime geliyor
yagmur_montana 24-01-08, 22:33 bayağı heyecanlı bir bölümdü , jack in sosyopat babası , torununu almak için çinlilere iş birliği yaptı
jack , nadia ve m. o'brian ın adamları etkisiz hale getirmesi çok güzeldi
nadia , bölümden gelen adamlara bir şey de yapamadı
rusların köstebeği , bishop ın , lisa yı boğarken gözlerindeki ifadeden korktum , who knows ?
jack , çinlilerin arabalarını tabancayla durdurmayı başardı yeğenini kurtardı ..
tabii josh kurtulup biter mi takas için doyle tarafından götürüldü ..
bölümün en beğendiğim kısmı , doyle ın , jack in babasını sorduğunda , jack in
i'll ask him when i find him .. dediği sahneydi
son iki bölüm kaldı .. :sad53:
herkese slmlar
dünkü bölüm çok güzeldi
ya jack ctu ya hala iyi dayanıyor hep yarı yolda bırakıyor ctu jacki
doyle joshu aldı o arada jackin 'josh' diye joshunda 'jak amca diye bağırması cok güzeldi
cheng yine kacmayı basardı.jackin babasını nasıl bulacaklar?
dün gece bende izledim ama dün gece ki bölümde sonalara doğru çok sıkıldım özellikle şu beyaz saraydaki konuşmalardan, açıkçası aksiyonunu yitirdiğini düşünmeye başladım, umarım sezon finalinde aksiyon yine zirvede olur ve bizleri soru işaretleriyle baş başa bıraktırır yoksa 7. sezon çok sıkıcı olmaya başlar :img-blush
6.sezon süper. 7.sezonun sıkıcı olacağını hiç sanmıyorum öyle bi yerde bitiyorki 6.sezon finali ama hatırladığıma göre 5.sezon finalı gibi jack üzerinde yoğunlaşmıyorlar ,iple çeekiyorum 7.sezonu.grev bitsede dizi biran önce yayınlasa
valla şu ctuyu hem seviyorum hemde acayip gıcık oluyorum. hep jackin yoluna taş koyuyorlar koskaca ctu yerine bir jack olsa yeter ama göremiyorlar maalesef herşeyi mahvediyorlar. bakalım bugun ne yapacaklar. artık ben iyice sıkılmaya başladım. ne olacaksa olsun artık ya iyice gerdiler beni. oturuyorum ekran başınatam ha süper oldu jack abimiz yine başardı diyorum aradan birileri hortlayıp bozuyor işi:icon_whis
yagmur_montana 31-01-08, 20:45 bu bölüm de çok güzeldi , haftaya sezon finali
philip , jack in bilip ctu ya anlatmaya çalıştığı gibi , hem josh u hem de devre kartını aldı , bir de doyle u yaralattı ..
karen ı takdir ettim bu bölüm , yapması gerektiğini yaptı , beyaz sarayda jack e güvenen bir kaç adam daha olsa , bu sorunların hiçbiri çıkmayacak ..
başkan yardımcısı sonunda hatalarını anlamaya başladı
tom başta karen a şantaj yapmıştı , artık onu kurtarmaya çalışıyor ..
bill in dönmesine çok sevindim jack in her zaman güvenebileceği birilerinin kalması güzel
bölümü güzel bitirdiler , chloe ye ne oldu inşallah bir şey olmaz , 24 de olmazsa olmaz bir karakter ..
philip hala cheng le iş birliği yapıyormuş , zaten belliydi , philip in başka adamı kalmadı ve işleri halletmesi için birilerine ihtiyacı vardı
phili olduğu petrol yerimidir nedir bayıldım , çekimleri güzel olmuş
karen her zamanki gibi bildiği doğrulardan şaşmadı ve sonucu bildiği halde bill ve jacke yardım etti.
jackin babası için söylediklerini ne ctu ne de beyaz saray dinledi.sonuçtada operasyonu yüzlerine gözlerine bulaştırdılar.neyseki jack babasının aklının nasıl çalıştığını tahmin ediyor.jack philipi yakaladığında duygularıyla mı yoksa mantığıyla mı hareket edecek merakla bekliyorum.
ctunun en sevdiğim elemanı morris her zamanki gibi çok sempatikti.adamcağız kime iyi niyetli yaklaşsa azar işitiyor.bu bölümde de doylea moral vermeye çalıştı ama bir dövülmediği kaldı.chloeyi kıskandığı sahnedeki bakışları süperdi:)chloe de bayıldı ama kötü birşey çıkmaz gibi geliyor.
başkan yardımcısı olayları gerçekçi bir şekilde değerlendirse de karen,bill ve jacke iyilik yapacağına hiç ihtimal vermiyorum.
damn it sözü jackle o kadar özdeşleşti ki jackin ismini duyan damn it diyor.tıpkı doyle gibi:)
geçen sefer de dediğim gibi yine jackin işine burnunu sokan onu dinlemeyen sonrada üzgünüm diyen bir tayfa vardı herzamanki gibi. üzgün olmak gideni geri getirmiyor ama bak doyle boşuna bir gözünü kaybetti ne için bir hiç uğruna:icon_sorr arada jackede kızıyorum ya özür diliyorlar oda önemli değil sen işini yaptın diyor ya deli ediyor beni benim tepkim kesinlikle onunki gibi olamzdı orasını biliyorum.
karena gelince doğruyu sonunda buldu ama ben onu bill kadar kolay affedebileceğimi sanmıyorum. bu sezon beni çok sinir etti önce fayed konusunda sonrada özellikle bille yaptıklarıyla...
sbuffy burada koparttın beni ya hakkaten doyle'un jackin geldiğini duyduğunda tepkisi süperdi ama haklı bir tepki olduğu tartışılmaz değil mi:)
bu arada joshun uncle jack demesine bitiyorum ya:) garip geliyor ama olsun:icon_whis
herkse slmlar
dünkü bölümde bir kez daha jack in haklı olduğunu gördük kımse onun dediğine uymuyor ama hep onun dediği çıkıyor
aslında jack audrey ile takas yapacağı sırada doyle yani ctu karışmasaydı şimdiyr bitmişti sanırım haftaya ki bölümü sezon finali olcak fragmanınıda vermediler bakalım nolcak!!!
evet dünkü bölüm gayet güzeldi aslında o sıkıntılı heycansız bölümler bitti sanırım, dünkü bölüm gerçeketen çok güzeldi, özellikle jackin her zaman olduğu gibi haklı çıkması bölümleri:D benim anlamadığım şu doley hala jacke neden inanmadığı insan 10 kere aynı hatayı yapar mı :img-yes: sonunda kendi etti kendi buldu. demekten başka bir laf bulamıyorum :img-blush
karen'ada helal olsun diyorum, bu kadar büyük bir cesaret göseterdiği için :happy0064
özet olarak sanırım sezon finali yaklaştı, diye sıkıcı sahneleri kaldırmaya başlamışlar ve 7.sezonu meraklandırmak için ellerinden geleni yapmışlar anladığım kadarıyla;)
allahım ya jack tam da yetişecekken çocuğu elinden kaçırdı ya hep doyle yüzünden onu hiç sevememiştim zaten ama jackin söylediğne göre bir gözünün görme yetisini de kaybetmiş sanırım üzüldüm de ya hele karen ile bill onlarda ayrı başkan yardımcısı sonunda başkan ve karen'a hak verdi acaba bill CTU'ya geri dönecek mi ileriki bölümlerde
slm arkadaşlar
bu haftaki bölümü her zaman olduğu gibi beğendim. karen'ı taktir ettim beyaz saray'da açık düşünceli birilerinin olmasını sevindim. Doyle'a gelince aslında Josh'a yardım etmek istiyo gibiydi ama oyuna geldi. Milo öldüğünden beri vicdan azabı çeken Nadia bence sonunda duygularını yatıştırdı. Chloe'ye gelince bayıldığında olduğum yerde 1-2 dk kaldım. :img-yes:
24'ün 6. sezon sonuna baktığımızda chloe hamile olarak görünüyor. :icon_whis
yagmur_montana 07-02-08, 20:52 çok güzel bir sezon finaliydi bence
o kadar işin çözülmesi (yeğenini kurtarması , audrey i bulması , babasıyla hesaplaşması ..) bir bölüme kaldığından heyecanlı ve sürükleyiciydi ,
çekimler , efektler çok iyiydi , patlamalar , helikopter sahneleri çok hoşuma gitti ,
özellikle f-18 lerin çarpması harikaydı ..
bill , jack i yalnız bırakmadı , sonuna kadar yanındaydı ve josh u kurtarmaya yardım etti
jack in işi zaten zor , bir de başkan f-18 leri fırlattı ..
josh da amcası yolunda .. (dedesinin silahını alıp yaralaması) , kurtulmasına sevindim , jack bir de onun ölümüne katlanamazdı ..
o karışıklıkta , cheng i de tutukladılar
jack in , philip le vedası da iyiydi (çok çabuk gideceksin gibi bir şey dedi)
tom un , karen ve bill için yaptığı çok güzeldi ..
chloe nin hamileliğine sevindim ..
chloe _ hamileğim
morris _ ne , bir çocuğa mı yani
jack in , yanan yerden son saniyelerde helikopterin merdivenine atlayarak kurtulması :; oradan da okyanusa atlayıp yüzmesi iyiydi
neyse savaş engellendi , philip öldü (jack hem babasını hem kardeşini aynı günde kaybetti) , bu sezonda amerika 6 sezonun rekor ölü sayısı verdi galiba
dünyayı bir kez daha kurtardı ama , hala sevdiği kadınla olamıyor ve insanlar hala jack i dinlememekte diretiyorlar : P
son sahne gerçekten çok güzeldi , manzaraya bayıldım .. ne güzel yermiş orası öyle
bir de (4. sezon finaliydi yanılmıyorsam) jack , gözlüğünü ve çantasını takıp gün batımına yürümüştü , o manzarayı sevmiştim ..
kendisi istemediği sürece jack i asla bulamayız (gibi bir şeyler) , jack in , audrey in babasıyla konuşması harikaydı unuttuysan hatırlatayım ortadan kaybolmakta çok iyiyimdir , peşimize adam takarsan da onları öldürürüm , bunda da çok iyiyimdir : P audrey le vedalaşması çok kötüydü
son da tiktaksız , deniz ve kuş sesleriyle sezonu bitirdik : P
bende genel anlamda beğendim sezon finalini.
audreyin babasıyla hesaplaştığı sahne gerçekten güzeldi. nerdeyse birebir o anı yaşadım diyebilirim.
cheng amcamızın dediği bir şeyde güzeldi bence. benim halkım sizin jack'e yaptığınız gibi beni bırakmaz tarzında birşey söyledi ya valla ben çok beğendim evet işte bu dedim. kötü mötü ama amerikalıları iyi tanımış valla. bu başkanlık jack olmasaydı audreyi, josuayı daha kimbilir kaç kişiyi öldürtmüştü.
chloe nin hamileliğine bende sevindim sanırım gerçek hayattada hamile o yüzden senaristler böyle bir konuya yöneldiler herhalde.
günaydın arkadaslar
ben dün sezon finalini izleyemedim ve sanırım tekrar günündede vermiyorlar artık cünkü gecen hafta vermediler ne yapacağımı bilmiyorum ama anlattıklarınıza göre harikaymıs bide 7. sezon ne zamn ekranlara geliyor bileniniz var mı?
sanırım tekrar gününü değiştirmişş olabilirler bilginiz varsa ve söylerseniz sevinirimm
günaydın arkadaslar
ben dün sezon finalini izleyemedim ve sanırım tekrar günündede vermiyorlar artık cünkü gecen hafta vermediler ne yapacağımı bilmiyorum ama anlattıklarınıza göre harikaymıs bide 7. sezon ne zamn ekranlara geliyor bileniniz var mı?
sanırım tekrar gününü değiştirmişş olabilirler bilginiz varsa ve söylerseniz sevinirimm
tekrar da slm lar arkadaslar tekrar günlerini buldum cumartesi 22.00 ve pazar 18.00 mış
dün gece bende izledim sezon finalini..
genel olarak güzeldi beğendim
ancak son sahneyi açıkçası beğenmedim, audrye buluşu falan çok sıradan bir son sahneydi
7.sezonu merakta bırakmadı, bana göre jack in düşmesine kadar gayet heycanlı ve güzel sahneler vardı ancak jack ne zaman heliköpterden düştü olay bitti bence orda bitirebilirlerdi bölümü en azından düştükten sonra nelerin olabilieceğini 7.sezonda merakla beklerdik ama şimdi merakla beklemiyorum açıkçası ;)
bu arada 24 gibi aksiyon dizisinde ilk defa güldüm :D
chole un hamileliğinde morris ın " çocuğa mı hamilesin" deyişi çok komikti ya :img-hyste:img-hyste
genel olarak sezon finali son sahne hariç gerçekten çok iyidi
bakalım 7.sezonda neler olucak ;)
ewt sonunda izleyebildim sezon finalini bence cok güzeldi ama gercekten de heyecan bırakmamıslar dı 7. sezona
chole ve morris cok tatlılarrr cok yakısıolar birbirlerine gercekten de
arkadaslar 7. sezonun ne zmn başlayacağını bilen var mı?
biran önce başlasın ya. grev hala devam ediyor. sitede grevden önce ocak demişlerdi galiba şimdi 2008de yazıyor :(:(,
ya sezon finalini izleyemedim inşallah en kısa zamanda 24ün 6. sezon bölümünün tekrarını verirlerde izleyebilirm
slm
arkadaşlar 24 gerçekten çok güzel bir dizi hiç bir bölümünü kaçırmadan izledim ve izlemeye devam edecem acaba 7. sezon ne zamn başlayacak bileniniz var mı?
7. sezonun 9 bölümü çekildi ve çekimler durdu. Dizi ocak 2009da başlayacak.
6. sezon Cnbc-e'de tekar yayınlanmaya başladığı için başlığı açtım.
İlk iki bölümü canım sıkıldığı için tekrar izledim. Diğer niyetim Assad'ı gökmek tabi :)
İlk bölüm çok acıklıydı. Jack yıllarca öyle ya da böyle ülkesine hizmet etti. Bunun uğrunda eşini kaybetti, kızının sevgisinden oldu, öbür tarafa gitti geldi, en yakın dostlarını kaybetti ve sonunda Çinli'lerin eline geçip 2 yıl boyunca işkence gördü. Şimdi ülkesine geri döndü ve ne Curtis ne de Bill ''dost'' gibi davrandılar. Evet, bir görevdeler ama bu 2 yıldır görmedikleri ve işkenceden hali harap olmuş eski dostlarını biraz sıcak karşılamalarına engel değildi. Bu bölümü ne zaman izlersem izleyeyim hep aynı şeyi hissedeceğim. Jack, bu ülkeye fazla. :icon_whis
edaaydemir 07-04-08, 19:00 6. sezon için bir şeyler söylememek imkansız evet jackim bauerim döndü çinden türlü işkenceler gördü yetmedi hadi getirelim adamı ülkesi için ölsün demişler.neyse jack bu geldi saçlarını 5. sezona nazaran daha çok kesip karizmasına karizma ekledi gördükki daha bir kaslanmış heleki 2. bölümde sırtına geçirdiği ve tüm sezon çıkarmadığı üstüne yapışan ve yakışan gri tişörtünede ayrıca hastayım.
ama 6. sezonda şunu bir kez dahja farkettim jack sahada tek başına kaldığı zaman dizi hantallaşıyor şöyleki ilk 10 ,12 bölüm yanında işte asad (alexsander sidding)le çok güzel götürüyorlar sonra ajan doyle (ricky shinder) la sahada daha hareketli oluyor tony den sonra yeni kankası bill bunchanan la olan sevgileride ayrı bir sohbet konusu.son iki bölümdede bill le sahadalar zaten belki 1 bölüm tam hatırlayamadım şimdi.
5. sezon kadar beğenmesemde altıncı sezonu ama jackin oyunculuk gösterisi tavan yapmıştı heleki kardeşini sorguladığı bölüm benim bittiğim andı andı.
offfffff konuşacak çok şey var ama şimdilik yeter.
slm arkadaslar sbuffy eklediklerin cok güsel ellerine sağlık
bu arada yeni sezon bir an önce baslasın yaa bekle bekle gecmiyoo zamn offf :d
justforheaven 21-06-08, 15:42 evet son sahne merak uyandırıcı değildi ama bence anlamlıydı
chole ve morrsin çocukları olacak vay be
yedinci sezon ne zaman başlayacak 2009u mu bekleyeceğiz
|
|