PDA

Tüm Versiyonu Göster : Hırsız-Polis/ Senaryolar


Sayfalar : [1] 2 3 4 5

nanush
19-03-06, 08:31
C.Mavi , hos geldin. Gec.
M.Fazla kalmiyicam, benimle ne konusmak istiyordun?
C.Gec, bi otur.
M.Hayir, fazla vaktim yok, ise gitmem lazim.
C.Yine onun yanina, diimi? (Bir anlig suskunluk olucak)
C.Galiba ben anladim neden onun yanindan ayrila bilmiyosun, benden kaciyorsun…
M.Cinar…
C.Mavi,o kolye senin diyimi? Inkar etme, biliyorum, senin.
M.Cinar, yapma, ne olur.
C.Ya sen nasil onun annesinin kolyesini boynuna takarsin, ha? Mavi, aklim almiyor.
M.O bizim dostlugumuzun ifadesidir.
C.Mavi, yapma, bu kadar saf olamassin. Insan birine garsi bir sey hiss etmesse eger ,boyle seyler yapmaz. Elin herifi sana annesinin kolyesini veriyor, sen de dostluk diyosun?
M.Cinar..
C.Maviii, o kolyeyi takmakla sende onun hislerine cevab vermis oluyorsun, onu seviyorsun demekki…, diimii? Peki benim hisslerimin hic mi anlami yok, ha?
M.Hayir, Cinar, ben o kolyeyi … bir dost… Aksak kirilmasin diye takdim, o kadar.(Ve Aksagin o an yikildigi an oluyor)
C. amma o oyle sanmiyor. Maviii,o, sen onu seviyorsun saniyor, cunki bende oyle saniyorum…
M.Cinar , sacmalama, ben onu baba gibi, ne biliyim, bir arkadas gibi seviyorum (ve aksagin ikinci kez yikildigi an).
C.Peki benim yerim ne bu hikayede? Ben senin icin ne oluyorum, ha? Mavii, gercek duygularini oyrenmek istiyorum, kalbinin sesini dinlemeni istiyorum, bana net cevab vermeni istiyorum, seni seviyorum, yanimda olmani istiyorum, benim olmani istiyorum…(ve maviyle burun-buruna durmuslar)…Mavii..
M.Cinar, bende..,bende seni seviyorum….
(Aksagin bittiyi an)
Ve sonunu sanirim sizde tahmin etmissinizdir.

sanirim sonu bir az yesilcam tipli olmus.

dml
19-03-06, 22:13
19.bölüm - ilk sahne...

Çınar kaşlarını çatar..
İçinde garip bir his vardır, evde yalnız değildir sanki..
Odasına doğru bakar...
*-*-*
Mavi basamakları biraz tedirgin çıkıyordur...
Yine Çınarla yüzleşecek olmanın verdiği o tedirginlik vardır üstünde...
Çınarın katına gelir...
*-*-*
Aksak komodinin üstünden aldığı kolyeyi paltosunun cebine koyar..
Çınarın evde olduğunu biliyordur ama yapacak bir şey yoktur, yüzleşmek için beklemeye koyulur odada, kıpırdamadan..
*-*-*
Çınar bir iki adım atar odasına doğru...
*-*-*
Aksak elini paltosunun cebine sokar... Avcundaki kolyeyi sıkar.. Yüzündeki ifade sertleşmiştir...
*-*-*
Kapının önüne gelen Mavi derin bir nefes alır ve..

dml
19-03-06, 22:29
Çınar kapının çalınmasıyla olduğu yerde durur...
Bir an odasına girecek olur, sonra vazgeçerek hemen arkasına döner ve kapıya gidip kapıyı açar...

Mavi: Merhaba..
Çınar: Hoşgeldin...

*-*-*
Aksak olduğu yere çivilenmiştir sanki...
Duyduğu ses kanını dondurur adeta.. Göğsü sıkışıyordur sanki...
*-*-*

Mavi: Hoşbulduk..
Çınar kapıyı tam açarak eliyle içeri gösterir
Çınar: Gelsene..
Mavi içeri bir adım atar...
Sanki bu eve gelmeyeli yıllar olmuştur..
Evin kendine has bir kokusu olduğunu fark eder o anda, Çınar kokuyordur sanki ev..
Mavi dudağını ısırarak kendine gelmeye çabalar, Çınar daha fazla bir şey söylemeden salona yönelir.. Çınar evin kapısını kapatır ve o da Mavi'nin arkasından salona girer...

Mavi Çınara döner

Mavi: Fazla kalamicam..
Çınar, buruk, gülümser ve mırıldanır...
Çınar: Peki az kal o zaman..

Mavi yutkunarak Çınara bakar..
İkisinin de aklında aynı an belirir...

[Mavi... Sen nasıl dayanıyorsun...
Dayanamıyorum.... ]

Gözlerini kaçıran Mavi olur ilk..

Çınar: Neyse.. Geç otur bari, kalma ayakta.. Çok almicam zamanını zaten merak etme...

Mavi çantasını çıkartıp masaya koyar ve koltuğun bir ucuna oturur... Çınar da koltuğun diğer ucuna oturup ona doğru döner..

Sessizlik...
Kısa bir bakışma...
Mavi başını öne eğer...

Çınar: Geldiğin için sağol...

Mavi omuz silker

Mavi: Bir sorum var dedin... Geldim ben de.. En azından bu kadar..

Çınar Mavinin suratındaki ifadeden bir anlam çıkartmaya çalışır..

Çınar: Bu kadar ne?
Mavi: Hiç.. öyle işte.. Çınar.. sen bir şey söylemeden önce ben bir şey diyeyim sana...

Çınar susar...

dml
19-03-06, 23:00
Mavi parmaklarıyla oynar.. Saçını kulağının arkasına atar..

Mavi: Nasıl diyeyim.. Hep.. hiç beklemediğim anlarda yine çıkıyorsun karşıma... Duymak istemedin dediklerimi karakolda ama.. ne bileyim işte.. abimin hayatını kurtarman... sonra o adamı yakalaman..

Mavi yutkunur..
Çınar bir şey söylemeden Mavinin sözünü tamamlamasını bekler

Mavi: o mektup da.. canını yaktı biliyorum... inan yazarken benim de canım yandı çınar.. ama düşününce.. ne zaman canımız yanmadı ki bizim senle tanıştığımızdan beri? ne zaman rahat nefes aldık, dimi...

Mavi kendine gelmişçesine Çınarın yüzüne bakar...
Çınarın ısrarcı suskunluğu çileden çıkarır Maviyi...
Hiçbir şey söylemeden bakıyordur Maviye Çınar..
Mavi kaşlarını çatar, sesi yükselir...

Mavi: Neden inanmıyorsun bana? Çınar Hırsız değilim ben artık... Bir insana ikinci bir şans verilmeli demez miydin sen.. şimdi neden inanmıyorsun... ah ama doğru ya.. huylu huyundan vazgeçmiyordu senin gözünde di mi?

Çınar susmaya devam eder...

*-*-*
Aksak odadan sessizce çıkar... Kalbi küt küt atıyordur... içerde konuşulanları bölük pörçük duymakla yetinemeyeceğini anlar... Duyacakları onu yıkabilir de, biliyordur ama yine de dayanamaz... Salonun girişindeki duvara sırtını vererek içerdeki konuşmaları dinlemeye devam eder...
*-*-*

Mavi kendine gelir sanki..

Mavi: Neyse.. Ne anlatıyorum ben.. Sen çağırdın beni, ne soracaksın bana?

Çınar son söylediğini duymamışçasına Mavinin daha önce söylediklerine takılmıştır...

Çınar: Ben sana aylardır ne anlatmaya çalışıyorum farkında mısın sen?! Anlamamaktan söz etme bana.. Beni suçlamaya hakkın yok.. Hem de hiç! Dinlemeden, dediklerimin hiç bir şeyi kabul etmeden kendi yoluna gitmeyi tercih ettin sen Mavi.. Neden kabul etmek istemedin hala anlamaya çalışıyorum.. Her seferinde diyorum tamam yeter artık.. Daha ne diyeyim daha ne yapayım da anlatayım derdimi..

Susar Maviye bakar...

Çınar: Karşındaki anlamamakta ısrar edince sen de susmaya itilmiş hissediyorsun kendini... Bir anlamı kalmıyor konuşmanın...

Mavi: Sırtımdaki o kurşunun acısı hala dururken-

Çınar bağırarak ayağa kalkar

Çınar: İşte bundan bahsediyorum tam da! O allahın belası kurşundan bahsetme bana! Niye anlamak istemiyorsun benim bir alakam yoktu diyorum sana... yoktu! Bana inanmayan, bana güvenmeyen birine ben nasıl güvenirim ha söyle bana? 4 ay önce kendimi güvende hissettiğim tek yer burası demiştin bana.. nasıl oldu da hayatında güvenilmeyecek o kadar çok insan varken beni kurban seçtin aralarından...

Mavi de bir hışım ayağa kalkar

Mavi: Beni yine bunları tartışmak için mi çağırdın buraya? Duymak istemiyorum anlıyor musun daha fazla acı çekmek istemiyorum!

Çınar suskunla bakar Maviye..

sonra sesi yumuşacık
Çınar: Karşımdaki insanı hiç tanıyamamak ne acı... ne hissettiğini ne düşündüğünü ne istediğini bir türlü anlayamamak.. bunun için bitmez tükenmez çaba sarfetmek... ne için? kendisini pisliğin içine sürükleyen adamın adını kalbinin üstünde taşıdığını anlamak için.. bi kere daha yıkılmak için... bi kere daha ölmek için.. hani şu dilinden düşmeyen kurşun var ya? sana bir kere değdiyse bana bin kere değdi... seni o lokantada onun yanında gördüğüm gün.. bana onun yanında git dediğin an... onun bana senden kadınım diye bahsettiği zaman... senin buna kayıtsız kalışın... bana sırt çevirip onun yanında kalışın... ve tüm yeminlerine rağmen onun yanında o pisliklere bulaşışın... anlamıyorum.. algılayamıyorum artık... o senin neyin mavi? aksak neyin senin? ben neyimin senin? ya da neyindim....

dml
19-03-06, 23:15
Mavinin başı öne eğiktir...
Gözlerinden akmaya çabalayan yaşları daha fazla tutamaz.. Dudağını kanatırcasına ısırır son bir ümit durdururum belki diye ama nafile...
Çınar küçük bir adım atar Mavi'ye doğru...
Çınarın dudakları Mavinin alnının hizasındadır...
Mavi başını kaldırır, Çınarın nefesi yüzüne çarpar...
Gözlerini kapatır...
Çınarın ise kalbi eriyordur olduğu yerde...
bir anlık tereddütten sonra iki parmağıyla hafifçe mavinin yanağına dokunur...
fısıldar...

Çınar: Ağlama... Nolur ağlama...

Mavi başını sallar iki yana...
Çınara bu kadar yakınken iki kelimeyi nasıl bir araya getirecektir bilemez...
Bir an gözlerine bakar Çınarın sonra yine başını öne eğerek

Mavi: Her şey o kadar karışık ki... Bi gün sormuştun ya bana... Aklınla kalbin ne zaman bu kadar ayrı düştü diye... Bir türlü yan yana gelememişler... Belki o yüzden her şey bu kadar... her şey böyle...
Çınar: Şşt.. Senden beklediğim tek bir cevap... O kolyeyi gördükten sonra..

Mavi aniden başını kaldırır.. Daha net bir sesle

Mavi: Çınar inan bana.. hırsızlık yapmadım... o eve... o eve hırsızlık yapmak için... girmedim.. kolye benimdi tamam ama... yemin ederim hiçbir şey çalmadım.. bana ait olmayan bir şeyi almak için girmedim o eve sana yemin ederim...

Çınar kaşlarını çatar...

Çınar: Bu ne demek şimdi... Sana ait olan bir şey mi vardı o evde?
Mavi: Boşver... boşver konu bu değil.. sadece bil istiyorum hırsızlık yapmadıığımı... onun.. a...aksakın yanında... ö..öyle durmadığımı... ona minnet borcum var Çınar biliyorsun... senelerce boğazımdan iki lokma geçtiyse bunu ona borçluyum... şimdiyse... masumlar lokantasının çalışanıyım...
Çınar: Mavii... Kadınım dedi... Uzak dur dedi bana... Hala nasıl inat edersin anlamamakta??? Adam sana baba gibi, abi gibi yaklaşmıyor... o resmen...
Mavi: hayır Çınar.. bir şey söyleme... Aksak Abim benim.. Babam.. Arkadaşım... hep öyle oldu hep öyle kalacak... o kadar...

dml
19-03-06, 23:23
Sessizlik...
Çınar Mavinin gözlerinin ta içine bakar...

Çınar: Peki ben... ben kimim bu hikayede? Ne hayat kurtaran kahraman olabiliyorum ne de kötü adam senin gözünde... belki de hiç olmadım senin hayatında... hep aldandım...

Mavi yutkunur...
Çınarın sıcak nefesini yüzünde hissetmiştir yine...
Çınar Mavinin suratına düşmüş bukleyi arkaya atar..
Fısıldar..
Çınar: Ben nerdeyim Mavi...

Bir an duraksar Mavi...
Gözlerini kapatır...
Gözyaşları dökülür yine istemsiz...
Sonra titreyen, soğuk eliyle Çınarın elini tutar... Kendi kalbine götürür...

Mavi: Burda...

Çınar aralarındaki kısacık mesafeyi de kapatarak Mavinin saçlarını öper... Sonra, gözyaşlarının tuzlu tadını hissederek gözlerini öper.. yanağını... çeker kendini ve Maviye bakar sonra...

dml
19-03-06, 23:26
Çınar: Hala dayanabiliyor musun Mavi... Maviye değil... o koyu Maviye soruyorum hatta.. sen de ona sor... o dayanabiliyorsa...

Mavinin dudakları titrer...
zor çıkan bir sesle...

Mavi: Dayanamıyor....

Dudakları hasretle birleşirken arkadan evin kapısının çekilme sesi duyulur...


*-*-*

hyoldas
22-03-06, 20:24
Mavi ile Çınar sahilde otururlar.
Mavi: Seninle konuşacağım diye beni eve çağırdın Çınar ama apar topar evden çıktık. Ne oldu?
(Çınar evde Aksak'ın olduğunu anlar ve onunla Mavi'nin gözü önünde tartışmamak için direkt çıkarlar)

Çınar: Mavi!
Bak seninle istersen bu son konuşmamız olur. Hayatından çekip gidemiyorum anla artık beni!
Ama beni istemiyorsan yeter artık çektiğim bu acı!
Seni her gördüğümde tekrar gözlerinin içine bakmamak için tekrar kokunu duyamadığım için çıldırıyorum Mavi!
Neden neden bunu bize yapıyorsun?
(Çınar'ın gözünden bir kaç damla yaş düşer)

Mavi: Ne olur yapma seni üzgün görmeye dayanamıyorum Çınar!
Beni unutup kendi tertemiz dünyanda yaşaman için benim bu lanet hayatımın bir parçası olmaman için senden uzak durmaya çalışıyorum. beni anlıyor musun?
Sana demiştim sen benim hayatımda başıma gelmiş gelecek en güzel şeysin seni böyle hatırlamak istiyorum Çınar!
Hayatının kara lekesi olmak istemiyorum.

Çınar: Lütfen sus konuşma! ben seni bir hırsız olarak tanımadım ama inandım aşk varsa eğer herşeyin üstesinden gelirdik Mavi geliriz.
Haydi tut ellerimi uzak ol ama seni benden sevgiden esirgeme Mavi!
senin sevgin olmadan nefes alamıyorum.

Mavi: (Ellerini uzatır) Sana bu elleri değil yüreğimi teslim ettim Çınar! Sebebi sensin ya da benim belki de...
Aşk acısı dünyanın en zor şeyiymiş. Hayatımda herşey ama herşey için mücadele ettim. Hiç yılmadım senelerce insanların ahını alarak evime ekmek götürdüm ben Çınar! Hiç birşey bu acıya benzemedi. Hiç bir şey senin aşkın kadar beni yakmadı!

Çınar: Yanacaksak ikimizden biri bir kurbansa bırakalım birbirimizi sen yeterki üzülme sen yanma!

Mavi: (ellerini çınar'ın yüzüne sürer). Al ellerim ruhum senin olsun!
Yeter ki acı çekme seni böyle görmeye dayanamıyorum. Aylardır gideceğimiz günü düşünüyorum. O gün başımıza bunlar gelmeseydi. belki senin karın olacaktım Çınar! İşte bu sicili Mavi'nin Zeynep Yılmaz'ın sana daha çok zarar vermesini istemiyorum. beni anlıyor musun?
(Mavi ayağa kalkar)

Çınar: anlamıyorum Mavi hiç birşey anlamıyorum!
Beni bırakma ne olur!

Mavi : yapma Çınar artık yeter seninle olan bu sensizlikten bıktım usandım artık kendim için yaşayamamaktan bu duygusuz hayatımdan bıktım artık!
bende mutlu olmak seninle olmak o yaşadığım sensiziliği o ızdarıbı unutmak istiyorum.

Çınar: (Mavi'yi kolundan tutar) Otur şuraya!
Canım sana son defa söz veriyorum! Her zaman senin yanında olucam hep ama hep!

(Mavi Çınar'a sarılır, başını kollarının arasına koyar)

MaviAğlayan bir tonla) Kafasını Çınar'ın kollarından kaldırır. Çınar'ın gözlerine bakar)
Beni bırakma Çınar lütfen herkes beni bıraktı sen bırakma bari!

Çınar: Asla asla bırakmayacağım. Kollarımın arasındasın ya Mavi ne olursa olsun orada kalacaksın.

Mavi: Seni çok seviyorum Çınar!

Mavi kafasını kaldırır ve İstanbul boğazında yeni hayallere dalarlar!

hyoldas
23-03-06, 00:10
Çınar: Merhaba Nasılsın bakalım dün geceden beri..
Mavi: İyiyim Çınar evdeyim
Çınar: İşe gitmedin yani
Mavi: I-ıh gitmedim. Dün yaşadıklarımız gerçekmiydi Çınar artık rüya görmek istemiyorum. Beni bu rüyadan uyandırma sakın
Çınar: Maviii! Canım sen ben dün gece olanlar gerçekti.
Seni buna inandırmamı ister misin?
Mavi: Nasıl?
Çınar: Diyorum ki hazır işe gitmemişken buluşsak olur mu?
Mavi: Bilmem nerde
Çınar: saat 12'de hatırlıyor musun
Seninle ilk karşılaştığımız yerde!
Mavi: Tamam 12 de orada olucam.

aradan bir süre geçer

Polis: Komiserim Melih Bey hakkında yaptığımız araştırmadan bir kaç ipucu bulduk. incelemek ister misiniz?
Çınar: Ver ver bakayım
18 yıl önce Almanya'da çalışırken...
Bundan öncesi niye yok
Polis: Bilmiyorum komiserim adamın geçmişiyle ilgili bulabildiklerimiz bu kadar!
Bir de arka sayfada kimliğiyle ilgili bir bölüm var incelerseniz.
En son Kemal Yılmaz adıyla bir kaydı var. isim değişikliği olmuş!
Çınar: Kemal yılmaz evet
Tabi ya ben bunu nasıl akıl edemedim...
(mavi'nin bu adamın niye peşinde olduğunu anlar)
Tamam Sedat sen gidebilirsin!
Çınar: Melih Bey'in adı Kemal Yılmaz
Bünyamin: Nerden çıktı abi bu!
Çınar: Çıkıyorum sonra konuşuruz

Saat 12 olur

Çınar helvasını da alır. ve Mavi'yle buluşmaya gider :)
kafası karışıktır

Mavi: Merhaba
Çınar: Merhaba Mavi!
Oturalım mı?
Mavi: olur!
Çınar bu kağıt helva da nerden çıktı (gülümser)
Çınar: bilmem. Beni kalbimden (Mavi'nin elini kalbine götürür) işte buramdan vurduğun gün varya
O günü hiç unutamıyorum Mavi!
Seninle olduğum hiç bir anı unutamıyorum ya!
Mavi: (Çınar'ın elinden kağıt helvayı alır ve gülümser)
Eee dün geceden beri nasılsın!
Çınar: Seni özlüyorum, özlüyordum ama
Mavi: Aması??
Çınar: Bilmiyorum Mavi nasıl başlasam!
(Mavi heyecanlanır)
Mavi: Anlat hadi Çınar bir sorun mu var!
Yoksa benimle mi ilgili...
Çınar: Of Mavi bunu sana nasıl söyeleceğimi bilemiyorum. Belki kızacaksın ama o gece evine girdiğin adam varya
Mavi: Evet
Çınar: ben o adam hakkında birşey öğrendim.
Mavi: Çınar dün gece bunları uzun uzun konuşmuştuk hani benim geçmişimle ilgili
Çınar: Sus! bak mavi o adamı niye aradığını anladım.
Onun senin geçmişinle bir bağlantısı olduğunu zaten sorgu odasındaki tavrından anlamıştım. O eve hırsızlık yapmak için girmiş olsaydın...
(Mavi başını eğer)
O evden mutlaka birşeyler alırdın...
O adamla ne alakan var Mavi!
Mavi: Çınar bana bunu sorma!
ben geleceğe tertemiz bir sayfa açmaya çalışırken kafamın daha çok karışmasını istemiyorum ama...
Çınar: O adamın adı ne biliyor musun?
(Mavi kafasını kaldırır, Çınar'a bakar)
Kemal Yılmaz ismi sana birşey çağrıştırıyor mu?
Mavi: (Gülümseyerek) Sen babamdan bahsediyorsun!
Çınar: Ne!
(Mavi durumu anlar ve şaşkınlıklar içindedir)
Mavi: Çınar bana doğruyu söyle Melih bey benim babam mı yani!
(Çınar Mavi'nin heyecanını görünce kafasını sallar)
Çınar: Evet
(Mavi Çınar'a sarılır)
Mavi: Çınar benim gitmem lazım!
Çınar: Nereye ?
Mavi: Kardeşlerime haber vermeye....
Görüşürüz!
Çınar: beni ara olur mu?
Mavi: Çınar!
Çınar: efendim canım!
Mavi: Sence Melih Bey... yani babam
(Mavi susar)
Çınar: Evet canım
gel buraya
bak hiç korkma ne olursa olsun sana söz verdim!
Biliyorsun!
(Mavi'yi kollarının arasına alır, alnına bir öpücük kondurur)
Mavi: Bunu senden duydum ya :)
Ben gidiyorum!
Çınar: Güle güle canım

Güzel yorumları için tüm HP'cilere teşekkürler...
Bende Tubi gibi yorumlarla besleniyorum :)
Sevgiler

dml
24-03-06, 21:49
Ambulans sirenleri...
Etrafta bir koşuşturmadır gidiyor...
Sağda solda kanlar içinde yatan bedenler...
Her tarafta tükenmek bilmeyen bir duman...

daha 15 dakika- yarım saat önce sükunetin hakim olduğu karakolun sokağı adeta cehennem yerine dönmüştür... ağlayanlar, bağıranlar, yaralılar...
ve de yanan bir araba içinde can çekişerek ölen bir polis memuru...
etraftakiler elleri kolları bağlı bir şey yapamadan arabanın yanışını izlemekten rahatsız, huzursuz...

karakolun ise, nerdeyse tamamı dışarı çıkmış...
derken gri bir araba daha geliyor olay yerine ve ambulansın arkasında duruyor...
selehattin başkomiser, yüzü kireç gibi, arabasından inerek koşar adımlarla ilerler, bir yandan yerde acı içinde yatmakta olan insanlara bakarak... arkaya bir ambulans daha yanaşırken ilk ambulanstan çıkan görevliler sedyeyle koşuşturuyorlar... selehattin komiser, sedyeyle koşan görevlilerin gittiği yöne bakar ve hemen oraya yönelir..

ordaki polislerden bir tanesi telaşla telefonda bir şeyler anlatıyordur...
bir kadın polis son 15 dakikanın tüm gerginliğine dayanamamış ağlamaktadır...
Selehattin komiser bir grup insanın toplandıkları yere gelmiştir sonunda..

" Açılın.. açılın diyorum!"

Gördüğü manzara karşısında donakalır...
artık kan gölüne dönmüş yerde yüzü gözü yara içinde bir çınar...
iki adım ötesinde bir kaç telefon parçası...
bir ayakkabı teki...
ve az ileride artık söndürülmek üzere olan arabadan uçmuş parçalar...
Başkomiser boğazında bir şeyin düğümlendiğini hisseder.. ama hemen kendini toparlayarak etrafına emir yağdırmaya başlar...

"bu ne sorumsuzluk? olayın üstünden nerdeyse yarım saat geçecek adamı öldürecek misiniz siz?! ne zaman haber verildi ambulansa neden gecikildi bana niye bu kadar geç haber verildi? hemen, hemen ambulansa!"

"başkomserim hemen haber verdik ambulansa ama anca geldi-"

Bu sırada etraf iyice kalabalıklaşmaya başlamıştır...
Sadece ekip arabaları ve ambulanslar değil, yavaş yavaş basın da toplanmaya başlamıştır...

Selehattin:
"ben anlamam!çabuk tutun elinizi sizde hadi adam kan kaybından ölecek nerdeyse hale bakın ya! hadi!!!"

Hareketsiz ve şuursuz Çınar hemen sedyeye koyulur ve görevliler koşar adımlarla sedyeyi ambulansa taşırlar..

Arabalarından hızla inip kameraları açan basın mensupları etrafı kayda almaya başlarlar vakit kaybetmeden... kül haline gelmiş arabanın son hali... darmadağın olmuş bir sokak... koşuşturan insanlar... sedyede götürülmekte olan Çınar...

Başkomiseri daha önceki olaylardan tanıyan muhabirlerden bir tanesi onu görür görmez yanına gider..

"Başkomserim bir açıklama yapacak mısınız? Bir baskın durumu mu vardı acaba? ya da bir suikastten mi şüpheleniyorsunuz?"
"Ölen polis memuru sizin ekibinizden miydi?"
"Sedyede gidenlerden birisinin de Asayiş Şubesinden bir komiser olduğu söyleniyor..."

selahattin muhabirlerin konuşmalarını yarım keser

"şu anda hiçbir açıklama yapılmayacak... hiçbir şeyin kesinliği yok.. gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra siz de bilgilendirileceksiniz...bu kadar"

başkomiser hemen arabasına doğru yürümeye başlar.. arkasından da muhabirler..

"peki sizce bu organize bir suçla mı alakalı yoksa amirliğin - "

Selehattin durur...
sakinliğini kaybetmiş bir halde

"etrafınıza bakın bir şöyle! şu yanan arabada demin birisi can verdi... ambulansta gidenlerden hangileri kurtulacak, kurtulabilecekler mi belli değil.. şu anda konuşulacak şeyler bunlar değil.. izninizle!"

başkomiser arabasına binerken öndeki ambulans hastaneye doğru hareket eder...

dml
24-03-06, 22:05
Bir bardak şangırtısı...

"Mavi iyi misin?"

Mavi bir an nefes alamaz..
göğsü sıkışıyordur...
boğulacak gibi olur...

"İyiyim abi..."
"Heh.. korktum ben de ses gelince mutfaktan..."

Arıza TV'yi açar..
kendi kendine söylenir..
"bu saatte de pek bir şey olmaz ama.."

Mavi elleri süpürgeyle cam kırıklarını süpürür, çöpe atar...
Elleri garip bir şekilde titriyordur..
Küçük bir cam parçasını fark etmez, eline batar... acısı içine çöker adeta...

"hay allah... amma sakar oldum ben de... offf..."

içerden tvnin sesi mutfağa kadar gelir...

"Yayınımıza bir son dakika haberiyle ara veriyoruz sayın seyirciler; Sarıyer Emniyet Müdürlüğü önünde gerçekleşen korkunç bir olayla..."

Mavi koşarak mutfaktan salona gelir..
Arıza ağzı bir karış açık televizyona bakmaktadır..
mavinin salona geldiğini fark edip ona bakar...

"... Karakolun önünde durmakta olan bir arabaya koyulmuş bombanın patlaması sonucunda ikisi polis memuru 4 kişi yaralanırken, bir polis memuru hayatını kaybetti..."

Mavi kaşlarını çatar..

"abi açsana şunun sesini..."
"dur Mavi dur sakin ol... İlla orda olacak diye bir şey yok ki bi otursana sen!"

Mavi belli belirsiz başını sallayarak sandalyeye oturur...bakışlarını ekrandan ayırmaz...

Kamera spikerin yüzünü göstermeyi bırakır...
Savaş alanı gibi bir sokak...
Kül olmuş bir araba...
arka planda koşturup duran insanlar...
sedyeye koyulmuş baygın bir kadın...
onun peşinden koşan iki üç polis memuru...
ilerden koşarak gelen görevlilerin taşıdığı sedyede yatan kişiye odaklanır sonra kamera.... yüzü tanınmaz haldedir resmen.. yanıklar içinde.. kan revan içinde birisi... bir erkek... dağınık saçlar...
mavi yutkunur...
arıza şok olmuş bir halde ayağa kalkarak mavinin yanına gelir...
"mavi...."

mavi güçlükle ayağa kalkarak ekrana yaklaşır...
yok canım...
yanılıyordur....
ama...

çınarın yüzü...
göz kapakları tamamen kapalı...
kıpırtısız...
en ufak bir hareket yok vücudunda...
her taraf kan...

mavi kendi yüzündeki rengin gittiğini hisseder...
ondan sonrası..
karanlık...

gaby
24-03-06, 23:47
dlm bence mavi aksakın yanında öğrensin

mavi lokantada oturmaktadın içinde büyük bir sıkıntı vardır ve dükkanda hiç müşteri yoktur mavinin tedirgin halini gören aksak da tedirgin olur jilete
"sen ne dolanıyorsun burda git mutfağa yakuba yardım et"
jilet her zamanki sırıtışıyla cevap verir"iyide mutfaktada bişey yokki aksak abi yakup abi yaptı zaten yemekleri,zaten hiç müşteride yok"
"sana ne diyorsam onu yap git mutfakta ayakta dur yap bişeyler"jilet mutfağa gider aksak maviyi neşelendirmek için televizyon açar ve reklamlara bakıp komik yorumlar yapmaya başlar mavide güler ama yayın kesilir ve flaş haber girer "ayın seyirciler bir son dakika haberini vermek için yayınımızı kesiyoruz biraz önce ...daki karakolun önünde bir patlama oldu olay yerindeki muhabirimiz ...ya bağlanıyoruz evet...bize son durumu aktarabilirmisin neler oluyr?evet... birz önce karakolun önünde bir patlama oldu ve il bilgilere göre 1 kişi öldü ve çok sayıda yaralı var çınar tarhan isimli komsein aracının patladığı gelen bilgiler arsında"ve çınarın yerde kanlar içinde yatan vücudunu gösterir
mavi elindeki herşeyi atar ve çınar diye bağırır ve kapıdan çıkmaya çalışır
aksak kolundan yakalar"nereye gittiğini sanıyorsun"
mavi"bırak beni" aksak kolundan iyice kavrar"mavi dur"mavi kolunu kurtarır ve kapıya koşar sonra arkasını dönüp"ona bişey olura yaşayabilceğimi mi düşünüyorsun"der ve koşarak kapıdan çıkar aksak yıkılır

hyoldas
25-03-06, 00:17
Mavi:Çınar!
(saçlarını okşar)
Ağlamaklı bir sesle
Mavi:Çınar aç gözlerini ne olur!
Ne kadar acı çektirdim sana inan sen bunların hiç birini haketmiyorsun. Masada demiştim ya neden senden kaçıyorum anlıyor musun şimdi!
Hep sana zarar veriyorum!
Hayır ben senden uzaklaşnak istedim sanıyorsun ben hep senin yanındaydım aslında kalbinde kalmak bile yetermiş bana Çınar!
Ben koyu bir Mavi olmak istemiyorum senin olmak istiyorum!
Olmuyor işte olmuyor oofff!
(Mavi Çınar'ın elini tutup kafasını yere indirir)
(ağlıyordur)

Kapı açılır...
Aylin: Ne işin var senin burada!
Çık dışarı dedim sana hemen!
Mavi: Ne diyorsun sen ya! sen kimsin.
Aylin: Ben mi kimim asıl sen kimsin. Uğursuz halinle geldin girdin hayatımıza..
Sen yokken bunların hiçbiri olmuyordu. İyi kötü yaşıyorduk biz!
Mavi: (Aylin'i kolundan tutup çeker) bak kimse bana böyle diyemez senin benimle böyle konuşmaya hakkın yok!
Mavi: İnanamıyorum ya Çınar'ın senin gibi...
Neyse ya!
(aylin'in üzerine yürür) Asıl sen kimsin! Bu soruyu benim sormam lazımdı.
Çınar'ın eski karısı!
Aylin: Neymiş benim gbi olan bana bak canım o benim kocamdı tamam mı!!
her zaman onun yanında olucam senin gibi uğursuzlara bırakmam ben onu anladın mı!

Koray: Ne oluyor
Mavi ne oldu ne işin var burada
Mavi: Şey ben Çınar'ı ziyarete gelmiştim ama
Koray: mavi git buradan biz yanındayız daha fazla belaya gerek yok!
Mavi: bu ne demek ya
ben anlamıyorum!
Koray senin yüzünden Çınar'ın başına gelmeyen kalmadı şu haline bak arkadaşımı tanımakta zorlandım. Bunların hepsi o Allahın belası Aksak denilen herif yüzünden senin yüzünden anlıyor musun?
Mavi: Ne diyorsun Koray ben anlamıyorum
Koray: anlamamakta haklısın bu macera bu Hırsız-Polis oyunu Çınar'ı bu hale getirdi.
Mavi ağlamaklı ve sinirli bir şekilde Aksak'ın yanına doğru yol alır!!


Arkası Aksak'la olan kısmı yarın....

hyoldas
25-03-06, 21:25
Mavi kapıdan içeri hızla girer!
Mavi: Aksak nerdesin! Aksak nerde
Yakup: İçerde Mavi
Aksak: Ne oluyor burada!
Mavi: Aksak seninle konuşmam lazım
Aksak: Dur bir soluklan
Mavi: Sana konuşmamız lazım diyorum anlamıyor musun?
(Sandalye'ye oturur)
Of ya senelerce ekmeğini yedim diye her türlü eziyete katlandım.
Yeter artık...
Aksak: (Mavi'yi kaldırır ve dükkanın dışına çıkarlar)
Ne yapıyorsun sen
o ne demek ekmeğini yedim diyorsun bana!
Mavi: Sen ne yaptın ona zarar vermeyecektin ben senin yanındaydım.
Aşka yenilmeyecektim Aksak neden bunu bana yapıyorsun.
Herkes bana ne gözüyle bakıyor biliyor musun ha!
Katil gözüyle bir cani gözüyle
Bıktım artık bıktım senden de bu iğrenç hayatından da bıktım.
Aksak: (Parmağını havaya kaldırır)
Bana bak Mavi Hanım beni iyi dinle!
Sana demiştim o polis yakınlarında dolaşması diye seni uyarmıştım.
Bana yalan söylemeyecektin Mavi beni kandırmayacaksın kandıramazsın!
Bak bak şu cama kendine bak güzelliğine bak!
Şu aynaya baktığında bu güzel yüzü görüyorsan bunun tek bir sebebi var benim sayemde yaşıyorsun Mavi Hanım!
Mavi: Aksak katil olman gerekmezdi benim için bile olsa masum bir insanın canına kıydın!
Sen nasıl böyle bir insan oldun Aksak söyle bana
Mavi: Tamam Çınar'ı seviyorum anla bunu ama bizimkisi İmkansız aşk anlıyor musun ben asla onunla olamam! O ve ben ayrı dünyaların insanlarıyız. Bir kadın ve erkek değiliz biz.
Aksak: (kısık bir sesle) Benimki İmkansız değil sanki
Mavi: Ne diyorsun
Aksak: Mavi Bak ölüm ölüm diyorsun ben anlamıyorum
Ya ne diyorsun sen!
Mavi: genç bir polis senin yüzünden öldü!
Hedef şaşırdı Aksak! Sen Çınar'ı öldürmek istedin ama işte hiç tanımadığın bir insan öldü

hyoldas
26-03-06, 22:19
Aksak: Mavi bana bak (kolundan tutar hırpalar)
Eğer seni üzen olursa olursa seni üzüne, yüzünü yere düşürene acımam demiştim.
Mavi: canım acıyor Aksak ne olur yapma!
Aksak: Seni yakanı bende yakarım demiştim Mavi
(Aksak korkunç bir düşünceyle)
(Belinden silahını çıkarır ve alnına dayar)
(Dışarıda olan biteni gören Yakup ve Arsen hemen dışarı çıkıp Aksak'ı durdurmak için yanlarına gelirler)
Mavi: Yapma Aksak yapma sen yaptın zannettim eğer masumsan bunu yapma bu acıyla yaşayamam!
(Aksak'la bir mücadele içine girer ve Aksak kendi kendini kolundan yaralar)
Mavi: Aksaaak!

Hemen Aksak'ı hastaneye yetiştirirler.
Aynı hastanede aşkıyla yanan iki erkeğin arasında kalan Mavi imkansızlıklar ve gözyaşları içinde hastane koridorunda yapayalnızdır!!!!

hyoldas
26-03-06, 22:57
Aksak: Mavi bana bak (kolundan tutar ve hırpalar)
Seni sevdiğimi bil istedim seni sevmek için neler yapabileceğimi bil istedim.
Mavi: Böyle sevgi olmaz Aksak canımı acıtıyorsun lütfen bırak beni.
Aksak: Seni bırakmak ha!
(Dükkanın camına doğru Mavi'nin kafasını çevirir)
Şu güzel yüzü görüyorsun ya!
O yüzü benden başkası görmesin o gözler benden başkasına gülmesin istiyorum beni anlıyor musun Mavi Hanım!
Aksak: Senin Çınar efendi seni sevdi de ne oldu!
Mavi: Sen yaptın değil mi sen??
Allah kahretsin Aksak nasıl bir adamsın sen!
Nasıl düşünmeden yaparsın böyle birşeyi
Aksak: (Başını önüne eğer) Senelerdir senin düşünüp durdum Mavi senden başka hiç birşeyi düşünmeden sadece seni bunu o aklına sok!
Snin için herşeyi yaparım demiştim.
Mavi: Bende Çınar'ı rahat bırak demiştim sana
Ne istiyorsun bende ya benim hiç mi yaşamaya birini sevmeye hakkım yok!
Aksak: Senden seni istiyorum Mavi sana dokunmak o güzel yüzünü güldürmek istiyorum.
Mavi: Olmaz demiştim Aksak seni üzmek istemiyordum ama artık sen herşeyi beni kendini sana olan saygımı kaybettin.
Onun hiç bir günahı yoktu!
Aksak: Git hadi ona git seni sırtından vurana sen istemeyince çekip gidene git!
sana memur olduğunu söyleyerek yalan söyleyene!
Ben sana hep dürüst oldum bunu kafandan çıkartma Mavi
Ve şunu da unutma Seni benden hiç bir kuvvet ayıramaz bu uğurda ölürüm de öldürürüm de...
(Silahı belinden çıkarır)
Aksak: Onu unutacaksın Mavi onu unutmazsan....
Mavi: Lütfen Aksak koy onu yerine
Aksak: Madem benim olmayacaksın o zaman kimsenin de....
Mavi: yapma ne olur seni sevemem anla bunu!
(Aksak silahını mavi'ye doğrultur)
(Yakup koşarak gelir ve aksak'ın eline sarılır)
Yakup: Ne yapıyorsun Aksak!

Mavi yere kapanmış ağlamaktadır.
Mavi: Tamam Aksak ona dönemeyeceğim dur lütfen yapma
(Ayağa kalkar)
Ama asla senin olmayacağım yüzümü bir daha göremezsin.

Aksak yıkılmış bir haldedir...

hyoldas
26-03-06, 23:50
Aksak: Mavi bana bak(kolundan tutar ve hırpalar)
Senin için herşeyi yaparım demiştim
Mavi: Sus ta beni dinle
Dua et Aksak dua et ki Çınar'a birşey olmasın senelerce sana güvendim Aksak sen ne yaptın bu saygımı güvenimi hiçe saydın!
Sevdiğim adamın yaralanmasına sebep oldun.
Biliyor musun belki ölebilirdi.
O ölseydi seninle yine mutlu olurmuydum sanıyordun seni severmiydim.
Aksak: Beni sevme ama bir başkasını da sevme
Mavi: Bana ve Çınar'a bunu yapmayacaktın senin gibi adi bir adama güvendiğim için kendimden utanıyorum.
Sana sığındım be!
Bir tek sana!
sen ne yaptın sana sığınmıştım be önünde diz çöküp yalvarmıştım.
Bu konuda Çınar'a birşey yapmayacağına söz vermiştin bana
Aksak: Bak Mavi!
O sana layık olamadı sırtından vurdu seni yalan söyledi.
Mavi: Evet bana yalan söylemiş olabilir ama senin gibi bir insanın canına kastetmedi anlıyorsun di mi Aksak aranızdaki farkı
Bir daha yüzümü göremeyeceksin Aksak!
Onunla olmayacaktım sırf sen ona zarar verme diye artık yapacakların konusunda korkum yok Aksak!
Sevdiğim adamın yanına gidiyorum...
Sakın bir daha bana yaklaşma

nanush
27-03-06, 12:14
Bu senaryo da benden olsun, digger senaryolardan pek farkli sayilmaz ama…olsuuun…
Arkadaslar, yorumlarinizi bekliyorum...


Mavi cinarin haberini televiziyondan duyuyor ve montosunu göturub çikmak isteyince, aksak onu engellemeye calişiyor:

A.Nereye sen?
M.benim onu görmem lazım…
A.Nedenmiş o? bi şey mi oldu?
M.yapma aksak noluur..
A.hic bi yere gitmeyeceksun…anladımmu mavi? Hic bi yere..(mavinin golundan tutarak)
Mavi kolunu gurtarib kendisini dişari atiyor…
(E, tabii…aksak çildirmis durumda…öfkesinden kapini cirpiyor..)

Mavi hastaneye gelince karşisinda Selahhatin baş komiseri bulur…
S.zeyneb yilmazzz…ne ariyorsun burda?
M.izin verin, benim çinari görmem lazim… lütfen…
S.cocuğun başina acmadiğin yetmedi, şimdide elini-kolunu sallayarak ziyaretine geliyosun ha? Kendini ne zannediyorsun sen?
M.ben bi şey yapmadim…
S.tabi, sen yapmadin, ama aksak effendi yapmiş…bu işi sonuna kadar sürdürücem...cinardan uzak dur...yoksa ben durdurmasini bilirim...
Bu arada polislere kafasi ile işaret ediyor mavini dişari koysunlar diye...
…tam o sirada mavi bünyamini görür ve sorar:
M.nasil cinar? Benim onu görmem lazim…
B.bildiğime göre durumu çok kritikdir…her an her şey ola bilir…
M.(fisildayarak).olamaz, ya, hayir….cinar…
Ve mavi soluğu aksağin yaninda alir…lokantaya girib kapiyi ofkeile örterek aksağin üstüne yurur ve bağirarak….
M.ya sen bunu nasil yaparsin ya…sen…
Yakup mavini durdurmaya calisir:
Y.Hoop, hoop, ne oluyor?
A. Yakup dur! Ne olmuş Mavi hanum?
M.aksak sen bunu nasil yaparsin? Nasil çinari öldürmeye kalkarsin, ya?
A.ne diyorsun seen?
M.ya ona bi şey olursa benim yaşayacağimimi saniyorsun? Ya, sirf çinara bi zarar deymesin diye, sirf ona dokunmayasin diye senin kirli dünyandan el çekemiyorum ya …allah kahr etsin böyle hayati ya... dunyada en çok sevdiyim insanla bereber olamiyorum, sirf senin yüzünden…çinara bi şey olur diye korkuyordum...…
A.sevdiğun ha? Ne çabuk unuttun mavi? Seni kurşunlatan, içeriye tikan o diğilmiydi?
M.hayir, o diyildi, ben çinara inaniyorum….bunca zaman kendimi kandiriyordum sadece..
A.mavi o seni hakk etmiyor, hakk etmiyoor…
M.senmi hakk ediyorsun, ha? Hem bunun kararini sen veremessin… ya sen nasil gunahsiz insani öldürmeye kalkarsin…nasil başkasini canina kiyarsin…çinara bi şey olursa eğer…
A.ne öldürmeyi? Ne diyorsun sen mavi?
M.bombani diyorum…çinarin arabasina koyduğun bombadan bahs ediyorum…ama aksak…bi genc polisin canini aldin artik ….ama çinara bi şey olursa eğer…. ben mahv ölürüm, aksak…anliyormusun, olürüm, ben olürüm…
Ve mavi lokantadan çikar…
Aksak ise iceride delirmek üzere… masalari dağitiyor…
(şimdi arkadaslar, eger ki bombani aksak koymadiysa, o hemen Yakupdan hesap soracak…)

nanush
27-03-06, 12:15
Devami (hastanede)... :img-cray:

Mavi aksam yine hastaneye, cinarin görmeye gider…
Koridorda bunyamin ve ayşegule rastliyor.. mavi cok perisan…
M.benim çinari görmem lazim…lütfen…
A.ama yanina kimsenin girmesi yasak…
M. benim çinari görmem lazim, ya bi dakka göreyim yeter…yalvariyorum size....
B.tamam, ama çok fazla kalmak yok…
M.tamam, tamam…
Ve bunyamin mavini cinarin yanina alir
Mavi cinari öyle caresiz , öyle sargilar icinde görünce kahr oluyor, ve ağliyor…
M.cinar…cinar…,ben cok üzgünüm…hepsi benim yüzümden, biliyorum...ben hayatina girmeseydim eğer bunlarin hiç biri olmayacakti…sen bunlari hakk etmedin…cinar…özür diliyorum...cinar...gitme, noluur...beni birakib gitme…ben sensiz ölürüm, cinaaar…noluur…sen dünyanin en güsel şeylerine layiksin…gitme noluur…cinar…seni…
Bu arada ayşegül odaya giriyor:
A.tamam, bu kadar yeter…
M.(göz yaşlarini silerek)ona bi şey olmiyicak diimi?
A.bilmiyoru, durumu iyi diyil, doktorlar oyle soylediler...dua etmekden başga çaremiz yok...
Dişarida mavi aylin ve korayla rastlaşiyor…
Mavi hala cinari o halde gördüyünün etkisi altinda…duvara yastlandi, ve aşağiya çökerek ağlamaya devam ediyor...
Aylin mavini görüb üstüne atlar:
A.sen ne ariyorsun burda? Ne yüzle geldin,ha ? Hepsi senin yüzünden…sen onun hayatina girmeseydim bunlarin hic biri olmiyacakti…
Mavi tepki göstermiyor, sadece kisik bi sesle:
M.ben çok üzgünüm…
A.üzgünmüs, neye yarar ki bu? Sen olmasaydin şimdi cinar iceride ölümle yuz-yuze kalmazdi, anlamiyormusun?...
M.ben çok üzgünüm…ben…ben…
Bu arada Koray Aylini durdurmaya çalişiyor, ve sirtini cevirerek Maviye:
K.git….gitsen iyi olacak…cinardan uzak dur…
Mavi perisan halde hastaneyi terk ediyor…

Fettan
04-05-06, 18:26
Çınar, ağır adımlarla kendisinden uzaklaşan sevgilisinin ardından ağlamaklı gözlerle olduğu yerde kalakalmıştır.Mavi ufuktan kaybolalı epeyce zaman olmasına rağmen giden sevgilinin ardından kalakalmışlığı bir araba sireni ile bozulunca Çınar mavinin artık gitmiş olduğunu ancak anlayabildi .Omuzlarının bir an beline kadar çöktüğünü sandı. Sürekli çalan siren sesleri arasında eve doğru ağır adımlarla yöneldi.Kapıyı kapatarak kendini arabanın siren seside dahil dış dünyaya kapattığını hissetti.Evdeydi, tek başınaydı...Az önce,dakikalar önce, Mavi’si ile şu masada ,şu sandalyede bir nefes kadar uzaktılar.Zamanı geri alabilseydi , şimdi ki zamanda , şu anda Mavi’si hala yanında olabilirdi. Eline bakıyor düşünceli düşünceli... Vurmak için kalkmadı bu el , sadece isyandı , onun isyanıydı. Kanepeye otururur. Ona vurmak için kaldırmadım elimi , bu değildi niyetim diye kendi kendine söylenirken uzun zamandan beri hüzünlü olmaya alışık gözlerinde iki dost belirir.Gözlerinden yanaklarına doğru süzülen dostlar, gözyaşları, ardı ardına gelmeye devam ederken çınar bir kez daha çaresizliğine kahretti. Gözyaşları ve çaresizliği içinde bir süre öylece kalakaldı.



Bu esnada arkasına bakmadan sevdiği adamı bir kez daha terkeden Mavi , yoldan geçenlerin meraklı gözlerine aldırmadan yanaklarını silmesine rağmen sürekli biriken gözyaşlarıyla ilerliyordu.İki sevgili zaferlerle bitirdikleri onca savaştan sonra birbirlerlerine sahipken küçüçük bir isyandan ayrı düşmüşler ve her ikiside kendi yalnızlığında acı çekiyorlardı. Ağaçlar çiçeklerle bezenmiş, insanlar biraz daha renklenmişler diye düşündü Mavi ilerlerken. Bahar kokusu ne güzel diye düşündü.Ama güzelliğin tek başına bir anlamı var mıydı. Yoktu elbet. O güzellik o anda kalmıştı.



Yaşadığı şoku atlatmaya çalışırken , Çınar la geçirdiği güzel anlar gelir aklına. Çınar o eli ona vurmak için kaldırmadı, o böyle biri değildi. O hep ona bakarken içi titreyen,gözleri gülen,kendisi için her şeyi göze alan Çınar’dı.Bunu Mavi’de biliyor ama yinede kabullenmiyordu ,Çınar’ı suçluyordu. Aksak’ı hayatlarından çıkardığına inanıyordu ama çınar bunu anlamamıştı bir türlü. Aksak’a Çınar’ı ne kadar çok sevdiğini onsuz yapacağını söylemişti ve Aksak bu saatten sonra sadece ev sahibiydi yani Aksak’ı hayatlarından çıkaramayan Çınar’dı. Ne olursa olsun bir daha onu görmeyecekti.

Ağaçlar çiçeklerle hergün biraz daha renklenirken , zamanın akması iki yalnız sevgili için daha yavaş oluyordu. .Zaman akmış, günler günleri kovalamıştı. Çınar hata ettiğinden yanaşamıyor, Mavi ise kırıldığından uzak kalıyordu Çınar’a.

Fettan
04-05-06, 18:28
Bu arada Aksak her zamanki hilelerine başvurarak Maviye yanaşıyor, kendi mutluluğunu kendi içinde yaşıyordu. Aksak mutluydu ama sevdiği kadın hüzünlüydü hep. Biliyordu nedenini.... Gözünden eksilmeyen yaşların nedenini biliyordu elbette, ama ben ona Çınar’ı unutturabilirim diye düşünüyordu. Böyle düşünüyor böyle davranıyordu Maviye. Unutturacaktı Çınarı. Mavi kendisini sevecekti. O hakediyordu Mavi’yi çünkü.Çocuk hayalleri bile kurmak kendi hakkıydı diye düşünüyordu.



Ve bir gece Temmuz sıcağının yaktığı asfalttan geçen Çınarın arabası ,o günden beri her gece durdurduğu yerde bir daha duruyordu. Arabasından sessizce inen Çınar , Mavinin evinin kenarında mesken tuttuğu direğin altına yöneldi. Direğin lambası hiç çalışmıyordu. Onca ay bir kez olsun yanmamıştı ve Çınar her gece o direğin altında Mavi’sini beklemiş ,bir kere karanlıkta da olsa görmek için burda pusu kurmuştu. Onu karanlıkta da olsa bir kez görmek yetiyordu ona .O ordaydı biliyordu ya . Yetiyordu...



O gece yine ordaydı Mavi’sini bekliyordu yine. Ve aşina olduğu ayak seslerine kulak kabarttığı sırada aylardır çalışmayan lamba birden çalışmaya başlar. Mavi ordadır Çınar ordadır...Çınar’ın Mavi’yi gördüğü kadar Mavi’de artık Çınar’ı görmektedir.İki sevgili aylar sonra ilk defa gözgözedir...



Mavi ayaklarının kendini ışığa doğru yönelttiğini hisseder. Çınar gözlerine inanamaz kadını, sevdiği kendisine doğru gelmektedir. Kafasından binbir düşünce geçer. Kaçmalı mı , kalmalı mı?... Ama kımıldayamaz. Orda,Mavi’inin onu terkettiği günkü gibi çakılmıştır betona. İki yalnız bedenin arasındaki mesafe kısaldıkça gecenin karanlığında iki kalp atışının yükselen sesi kulaklarda çınlar. Ve o asırlar süren yolculuk bittiğinde iki beden nefes mesafesinde yakındırlar artık.



İki yaralı gönül, birbirine bu kadar yakınken onca yalnızlığın boşa çekildiğini bilmesine rağmen itiraf edecek gücü her ikiside bulamıyordu kendinde. Yalnızdılar, yaralıydılar ama delice sevdalıydılar... Birbirlerini bu kadar severken nasıl bu kadar ayrı kalabildiler bilmiyorlardı. Kapler pişmanlıkla atarken, sarılmayı, aylardır hasret kaldığı tene dokunmayı beklerken aradaki duvarın neden o anda yıkılmadığına ikiside anlam veremiyordu.



Nefes kadar yakındılar ama arada bir duvar vardı sanki, uzanacak elleri tutacak bir duvar. İki çift göz sadece diğerinin gözbebeğininde kendisini görürken iki bedende hala hareketsizce duruyordu. Mavi bu duvar gururum olmalı diye geçirdi içinden.Şu aptal gururum.. Çınar ise duvarın varlığına bir anlam veremiyordu. Neydi bu duvar kim koymuştu bu duvarı kendisi miydi , beyninde aksak diye haykıran ses miydi? Hayır.. Hayır.. Değildi.. Bu duvar çınarın bilmediği bir duvardı.. Tanımıyordu bu duvarı..



Mavi gururum , gururum..Karnımı doyuran beni ayakta tutan gururum.. Bana neden düşman şimdi diye düşündü.. .O , sevdiği adam, ilk aşkı, ilk sevdası, ilk dokunanı, onu neden kabul etmiyordu gururu. Onunla neden arasında duvar oluyordu. Belkide ilk defa gururuna karşı gelmesi gerekiyordu.. Şimdiye kadar hep ona inandı ama ya bu sefer hatalıysa..Ya bu sefer doğruyu göstermiyorsa.. Doğruysa niye bu kadar acı çekiyordu. Niye hasretle yanıp tutuşuyordu.



Düşünceler içerisinde savaşını veren maviyi, sabır dolu gözlerle karşısında hala bekliyordu Çınar.. Her savaşı kazanmıştı , bu savaşta da yenecekti gururunu..Biliyordu mavisi kazanacaktı bu savaşı . Artık çınarda anlamıştı duvarın ne olduğunu...



Gecenin sessizliği içinde titreyen sokak lambası altında iki beden birden tek vücut oldular..Mavi galip gelmişti. Mavinin hasreti, sevgisi, aşkı galip gelmişti.Sevdiği adamın yakınlığı , nefesi ona güç vermiş ve aylardır esaret yaşadığı gururunu yenmiş çınara sarılmış, özlediği tene kavuşmuştu. Ve iki yaralı kalp o gecede birbirlerini yeniden bulmuşlardı.



Çınar mavisini alıp az ilerde duran arabasına doğru ilerler. Arabasının solan rengi birden canlanmış gibi geldi çınara.Mavisi artık onunla o arabanın içindeydi ya herşey daha güzeldi.Yollar daha kısa, gece daha aydınlıktı.



Mavi yol boyunca çınarın omzunda gözleri kapalı bir haldeyken çınar arabasını son hızla eve doğru sürüyordu.Çınarın omzunda uykuya dalan mavi el frenin sesi ile irkilir.Çevresine şöyle bakına çınarın evinin önünde olduğunu farkeder.Çınarın kendine açtığı kapıdan arabadan iner.Artık evdedirler.



Çınar maviye kendi pijamalarında birini vererek yatak odasında giyebileceğini söyler.Mavi hiç itiraz etmeden çınarın pijamasını giymek içim çınarın yatak odasına doğru ilerler. Mavi hiç bir tereddüt yaşamadığını farkeder. Hiç bir korkusu, hiç bir endişesi yoktur. Hatta umutlu, mutlu ve huzurlu olduğunu hisseder. İçindeki huzurun tadını çıkarırken pijamaları çoktan giymiş olduğunu farkeder.Yatak odasından yavaş yavaş salona doğru ilerlerken çınarın evde olmadığı farkeder.



Salonda yemek masasının üstünde hazırlanmış olan kahvaltı sofrasına takılır gözleri

Masada duran kaysı reçeline, az kalmış peynire ilişir gözleri. Birden kapının zili ile irkilir. Kapı deliğinden çınarı görür ve kapıyı açar. Çınar gece yarısı nerden bulduğu belirsiz 3 soğumuş simitle kapının önünde belirir. Diğer elinde de ekmek.. Mavi şaşkın şaşkın bakarken, Çınar maviyi salona kahvaltı sofrasına doğru çeker.Sandalyesine oturtarak kahvaltı edelim der.



O sabah ki gibi kahvaltı edelim der. Mavi birşey diyecek olur çınar elleriyle ağzını kapatarak kahvaltımızı edelim mavi der. İki sevgili o sabaha dönmüştür .Onca ayrılık, onca özlem hiç yaşanmamış gibi kahvaltı ettikleri sabahtadırlar artık. Hiç konuşmadan tüm gece kahvaltı ederler. Hiç kalkmazlar kahvaltıdan.. .Sabah ışıkları camdan içeri irdiğinde mavi sessizliği bozarak tabakları kaldırmaya çalışır.



Çınar uzanarak elinden tuttuğu maviyi kucağına oturtur.

Çınar:Cep telefonlarını kapatalım mı?

Mavi: Peki ya perdeler

Çınar: Onları da

Çınar: Bu sabah canım işe geç gitmek istiyor..

Mavi: Benimde vi toplamam lazım ama bekleyebilir

Fettan
04-05-06, 18:29
Çınar maviyi süzerken , dudaklar temas mesafesindeyken çınarın kapatmaya vakti olmadığı teli çalar. Telefonu açmaya tereddüt etsede mavi açması gerektiğini söyler. Bünyamin telefonda çok önemli bir delil bulduğunu söyler .Çınar hayıflanır fakat mavisi gitmesi gerektiğini söyler ona.Çınar afiften dudaklarına öpücük kondurduğu maviyi akşama görüşürüz diyerek evde bırakarak çıkar .İki sevgili zamanı geriye almayı başarmıştır artık.Herşey o sabahtan itibaren tekrar yaşanacaktır.Sadece hava biraz daha sıcak olacaktır...

hewal
05-05-06, 17:43
Piknikte mavinin güzel sözlerine dalıp evlenme teklifine net bir cevap almadığını ancak gece yatağa başını koyarken anlayabilmişti çınar.Ama mavisi kuru bir evet yerine sen benim içimi yakıyorsun , sanki görünmez bir ip istesemde istemesemde beni sana doğru çekiyor ,ben sensiz olmak istemiyorum demişti.Bunları gözlerinin içine bakarak öperek söylemişti ona. Bu bir evet’ten daha anlamlı diye düşündü.Huzurluydu.Uyursa rüyasında maviyi görebileceğini düşünerek hemen gözlerini kapattı.



Gecenin karanlık diğer bir odasında arızanın hafif horultu sesleri arasında mavi kendisini teslim almaya çalışan uykusuna rağmen gözlerini bir nebze olsun kıpırdatmadan tavanı seyretmektedir.O aslında önceki geceden beri kendisini saran heyecandan bir türlü uyuyamamaktadır.Çınar, ona bir gece yarısı pat diye evlenme teklif etmiş ve ertesi gün bu isteğini ısrarla dillendirmişti.



O da kendi evinin kadını olabilecek miydi. O aşını yapıp gözleri kapıda erkeğini bekleyebilecek miydi?.Çok uzak geldi birden bu düşünceler.Düşünceler uzak ama çok güzel diye düşündü.Kendini bir an çınarın karısı olarak düşledi....Ne güzel olur !!!.



Kendisini çınarın karısı olarak düşleyince içinde bir huzur , bir güven duygusu hissetti. Çınar huzur demekti, güven demekti, mutluluk demekti. Bunu artık çok net biliyordu.Onun yeri çınarında dediği gibi çınarın yanıydı.Mavi ve çınar isimleri yanyana olmalıydı.Aynı sayfada yanyana olmalıydı.Altında da imzaları...



Zeynep Yılmaz.Sonra da Zeynep Tarhan diye söylendi sesini yükselterek.Abisi sesini bir an duyacak diye korktu ama kulağa nasıl yankılanıyor diye anlamak için yüksek sesle söylemeliyim diye düşündü..Zeynep Tarhan.İsminin bir ritim içinde olduğunu düşündü.Zeynep Tarhan.Zeynep Tarhan sesleri arasında artık birleşmelerine karşı gelemediği gözkapaklarına direnmeden kendini uykuya teslim etti.



Ertesi sabah geceye umutla veda eden sevgililer için güneş yeniden doğar. Çınar yatağında gözlerini açtığında evde bir tuhaflık olduğunu hisseder.Hafifçe başını kaldırdığında komidinin üzerinde çerçeve içinde duran mavinin önceden kendisinden çaldığı fotoğrafı görür. Ani bir hareketle yataktan fırlar. Salona doğru yönelerek mavi diye bağırır.Ne salonda ne mutfakta hiç bir yerde mavi yoktur.Mavinin artık evde olmadığını anlayarak yatak odasına döndüğünde yatağın sol tarafında duran mavinin hırkasına takılır gözleri.



Mavi o gece yanındaydı...O rüyasında onu görürken mavinin aslı yanına kadar gelmişti...Hayıflandı birden.. Hırkaya sarılır. Yatağın sol tarafına başını koyarak uzandığında yastığın mavi koktuğunu hisseder. Mavisi bu yastığa uzanmış bu yastıkta kısa bir sürede olsa uzanmış, belki de yatmıştı.O yatağın sağ tarafında mavili rüyalar görürken mavi yatağın sol tarafında, yanında bir süre yatmıştı.Nasıl hissedememişti.Nasıl anlayamamıştı.Kahretti kendine.



Çınar mavinin 2, 3 saat önce uzandığı yerde bir süre öylece uyudu...



Birkaç saat sonra , çalan cep telefonunun sesiyle uyanan çınar yataktan apar topar kalkar.Arayan maviydi.Heyecanla açtı telefonu.Mavi telefonda çınarın birşey sormasına izin vermeden parka gelmesini söyleyerek telefonu kapatır.Çınar heyecanlı bir bilinmezlik içinde parka doğru arabasıyla son hız gider.Arabasından inerek parka yöneldiğinde az önce yanında yatan mavinin tüm güzelliği ile kendisini beklediğini gördüğünde heyecanı kat kat artarr.



Çınarın koşar adımlarla sıfıra indirdiği mesafe bitmiş ve iki sevgili nefes uzaklığında yakındırlar artık.Çınar susmuş ve maviden çıkacak olan ilk kelimeyi duymak için gözlerini mavinin dudaklarından hiç kaçırmadan öylece bekler.Mavinin çantasından hafifçe bir şey çıkarttığını farkeder. Elinde pembe bir kağıt vardır.Mavinin dudaklarına kitlediği gözlerini pembe kağıda doğru kaydırdığında bunun bir nüfus cüzdanı olduğunu farkeder.



Mavi:Çınar bana bir soru sormuştun , bu cevabım.



diyerek üzerinde Zeynep Yılmaz yazılı olan pembe kağıdı çınara uzatır.Mavi ,pembe kağıtta yazılı olan Soyadı hanesindeki YILMAZ soyadına son defa baktığını bilerek ,



Mavi: Artık sabahları sensiz uyanmak istemiyorum der.

Çınar: Ben de artık sensiz uyanmak istemiyorum.Bende....





Çınar eline aldığı nüfus cüzdanıyla maviye sıkıca sarılır.İki vucut parkta tek bir ağaç gövdesi gibi olmuştur.

sedefHP
05-05-06, 21:45
26.bölümün bir kısmı
Fulya ve mavi evde oturuyorlar.Fulya meraklı bir şekilde
Fulya:Ne oldu dün kız anlatsana...Bıraktın gittin beni evde, önemli bir şey olmadıysa yakarım seni valla..
Mavi:..Çınar bana evlenme teklifi etti..
Fulya:Eee devam et aaa neler olmuş bir günde ya..
Mavi:Benim ona yaptıklarıma rağmen o benim peşimi hiç bırakmadı..
Fulya:O seni çok seviyor da ondan a benim saf kızım..Sevmeseydi peşinden böyle koşmazdı..O sana sırılsıklam aşık..Sen tabi bunları sonradan fark ettin ama..
Mavi gülümseyerek:Off abla..
Fulya:Ofu mofu yok..Sende bu saflık olmasa siz çoktan evlenmiştiniz hatta çocuklarınız bile olurdu..
Mavi:Aman abla çok komiksin..
Fulya:Düşünsene kıız çocuğun olsa şimdi fena mı olurdu..Adını ne koyardın mesela?
Mavi:Abla sen oturup bunları mı düşünüyorsun??
Fulya:Aman senin düşünecek daha ciddi konuların var tabi..Hem ben senin için uğraşıyorum burada..
Mavi güler..Fulyada gülmeye başlar..O sırada kiraz gelir..
Kiraz:Abla babam çağırıyor kahvaltıya gelicekmişsin…
Mavi:Tamam şimdi geliyorum canım..Fulya abla sende gel..
Fulya:Hayri evde bu gün gelemem yazık adamcağıza, evlendik ama ben hep sizdeyim..
Mavi:Peki abla..Ben seni geçireyim..

O sırada çınar maviye bir sürpriz hazırlığındadır..
İşi bitince maviyi arar..
Mavi:Alo
Çınar:Benim canım..Napıyorsun bakayım..
Mavi:Aaa sen misin canım..Oturuyordum evde.Fulya abla vardı biraz önce onla konuştuk falan…
Çınar:İyi o zaman bu akşam yemeğe geliyorsun ..
Mavi:Banada bir sorsaydın yani…
Çınar gülerek:Canım benim bozulma sen..Peki soralım bakalım..Mavi hanım benimle yemeğe çıkabilir mi?Evet mavi hanım siz ne diyorsunuz bu işe?Uygun mu saat 8.de?
Mavi:Off çınar ille gıcıklık yapıcaksın…
Çınar:Ama ağaç olduk burada mavi hanım..Lütfen bir cevap verin artık..
Mavi:Senden kurtuluş yok dimi?
Çınar:Üzgünüm ama yok..
Mavi:O zaman geleyim bari..
Çınar:Canım benim…Bak işim olmasa bütün günümü seninle geçirmek isterdim ama çok önemli şeyler var…Bunu mutlaka bir gün telafi edelim olur mu?
Mavi:Ederiz canım…Mutlaka..
Çınar:O zaman öptüm..Sakın unutma saat 8.de.Gelip seni alayım mı?
Mavi:Gerek yok ben gelirim…
Çınar:İnadını bildiğim için ısrar etmiyorum…
Mavi:Hadi görüşürüz çınar..
Çınar:Tamam canım..
Mavi mutlu bir şekilde evde dolaşır..O sırada Aksak ve Yakup konuşuyorlardır..
Yakup:Abi senden bunu hiç beklemezdin..Beni bırakıp gitmeni..
Aksak:Ben seni biliyurum..Bak aha şimdi karşımdasın..Eğer biz kalsaydık ne olurdu toptan enselenirdik..
Yakup:Sen hiçbirimizi düşünmüyorsun aksak..Ya o arka kapı olmasaydı..Ya ben yakalansaydım..
Aksak:Şimdi buradasin ya önemli olan bu..
Yakup planı uygulamaya başlar
Yakup:Abi bu işten çok bir şey kazanamadık..Diyorum ki bir iş daha yapalım..
Aksak:Yakup ben senin artık işe çıkmayacağını düşünmüştüm…hahaha sende iyi çetin ceviz çıktın..
Yakup:Gırgırı bırak ta bir düşün..Borç içinde yüzüyoruz..Restoran tehlikede,bak müşteride yok artık..İş bittikten sonrada toptan yenileriz burayı..Yeni müşteriler gelir..
Aksak:Emin misin Yakup?
Yakup:Evet abi..Ben öyle bir yer buldum ki..Orayı bir soyarsak bir daha uzun süre işe çıkmaya gerek kalmaz..
Aksak:Öyle diyorsan öyle olsun..Sonrada uzun süre işe çıkmayız…
Yakup içinden:Çook uzun bir süre hemde aksak, tahmin edebileceğinden de uzun..
Aksak:Bir şey mi dedin..
Yakup:Yok..hayır..
Aksak:İyi o zaman..Arsen buraya bir de dolma getir…Kahramanımıza..
Yakupa bakarak güler…

Saat 8.de mavi çınarın evinin önüne gelir..Kapıyı çalar..
Çınar:Geldim…
Kapıyı açar..
Çınar hemen maviye sarılır:Canım çook özlemişim ben seni..Saçlarını öper..
Mavi:Bende canım bende..
Ayrılırlar..Salona giderler..Masada çeşit çeşit yemek vardır..Mavi şaşırır çınar gülümseyerek
Çınar:Nasıl olmuş..
Mavi:Bunlar çok güzel çınar..Off kaç çeşit var burada..Hepsi bana mı?
Çınar:Evet..Ben yaptım..İlerde sende bana yaparsın..Ben işten döndüğümde sen beklersin beni…Her gün böyle yemek yeriz.İkimiz..Her gün beraber televizyon seyrederiz..Beraber uyuruz..
Mavi:Sen yemek yapma zaten..
Çınar.Neden?
Mavi:Ben her gün böyle yersem 100 kilo olurum..O zamanda sen beni beğenmezsin..
Çınar gülerek:Ben seni 200 kilo olsan bile severim..
Mavi:Canımmm..(çınarı öper.)
Çınarda onu öper.Mavi o sırada kollarından çekilir..
Mavi:Yemekler buz oldu..
Çınar gülere:Tamam oturalım..Aç mavi..aklın fikrin yemekte…
Mavi:Çınaaar…
Yemeklerini yerler…Bir süre sonra çınar
Çınar:Mavi..
Mavi:Efendim…
Çınar:Dans edelim mi?
Mavi:Ne dansı çınar..Ben dans etmeyi bilmem sende biliyorsun bunu?
Çınar.Bence çok güzel ediyorsun..Kalk hadi…
Elinden tutar ve kendine doğru çeker..Ve müziği açar..(fondaki müziği size bırakıyorum..Ben düşündüm ama aklıma bir şey gelemdi.)
Mavi kafasını çınarın omzuna yaslar..
Çınar kulağına fısıldayarak
Çınar:Mavi..İnan senin için daha neler yapmak isterdim ama elimden bu kadarı geliyor..
Mavi: Yemekler için mi böyle konuşuyorsun?Benim hayatımdaki en güzel yemekti bu..Sen varken her şey çok güzel..
Çınar:Hayır yemekten bahsetmiyorum…
O sırada bir yüzük kabı çıkarır cebinden..Mavi şaşkındır..
Mavi:Çınar…
Çınar:Ben ömür boyu seninle olmak istiyorum..Her gün seninle uyanmak seninle uyumak istiyorum..(çok tipik olcak ama..)seni istiyorum..Bu yüzüğü takarsan dünyanın en mutlu erkeği ben olurum…
Mavi gülerek yüzüğü takar.
Mavi:..Şimdi bende dünyanın en mutlu insanıyım..
Çınar maviye sarılır..
Mavi: Kelepçelerden sonra bunlar biraz küçük geldi ama..
Gülerler..

1 saat içinde bu kadar yazabildim..aslında bu bir bitiş değil 26. bölüm gibi bir şey…Tabi biraz kısa oldu..iyi kötü yorumlarınızı bekliyorum….

sedefHP
06-05-06, 14:24
Öğlen ümit okuldan çıkarken Jilet kapıda onu beklemektedir..
Jilet:Hoop kızım nereye gidiyorsun,hiç bakmadan..
Ümit:Ya jilet git başımdan inan çok moralim bozuk…
Jilet:Neyi varmış güzelimin..Bak hala o matematik sınavını düşünüyorsan boşver sınav sonucunda..
Ümit:Off gerçekten jilet gelme üstüme..Bak sonra görüşürüz.. Tamam mı?Benim hemen eve gitmem lazım.
Jilet:Mavi mi sıktı canını senin,ne oldu bi anlat kızım yaa.Depresyonda mısın nesin?
Ümit:Hiç anlamıyorsun dimi benim yaşadıklarımı, kafa yorup bir düşlünsen neler hissettiğimi belki anlarsın..
Jilet:Tamam güzelim tamam kızma..Baban için mi böyle üzülüyorsun?
Ümit:Bak tam babama kavuştum her şey değişecek rahat bir hayatımız olacak derken onu kaybettim..Şimdide ablam..ablam gidiyor..Gerçi ona sevinmeliyim biliyorum ama evde o yokken ne yapacağım hiç bilmiyorum..
Jilet:Dur bi Dakka ablan nereye gidiyor..
Ümit:Çınar abi ile evlenecekler…
Jilet:Hadi yaaa..
Ümit:Öyle işte…Görüşürüz..
Jilet arkasından bakar…Üzgündür..Bağırır..
Jilet:Görüşürüz…
Jilet restoranta gider.Morali bozuktur..Aksak onu görünce
Aksak:Neyin var senün..Herkes pek bi kederli bu gün..
Jilet:Ümitle aramız kötü abi yaa..
Aksak:Ne olmuş anlat bi..Belki bi yararim dokunur..
Jilet:Boşver abi be..
Aksak:Anlat sen oğlum..Deli etme adamı..
Jilet:Kız babasına çok üzülüyor..Hani hapiste ya..Ondan..
Aksak:Baska..Bir tek bu mu?
Jilet:Bide mavi abla evden gidiyormuş ondan..
Aksak :Nereye gidiyor??
Sorarken çok heyecanlıdır..
Jilet:Bizim komiserin evine..Anlıyacağın abi evleniyorlar..Senin kuş uçtu..
Aksakın yüzü allak bullak olmuştur..
Aksak:Nasıl yani…
Jilet:Abi işte evleniyorlar..
Aksağın gözleri kıpkırmızı olur.Masadaki her şeyi yere fırlatır..Çok sinirlidir..
Jilet şaşkınıdır
Jilet:Ne oluyor abi…
Aksak:Gidin başımdan..gidin..kimseyi görmek istemiyorum..
Restorandan çıkar ve hızlı adımlarla yürümeye devam eder..

O sırada karakolda bünyamin ve çınar konuşuyorlardır…
Bünyamin:Abi biliyorsun dimi..Yakup yakalandı..
Çınar:Bilmiyordum..Nasıl olmuş o?
Bünyamin:Çok kolay olmuş valla..Bu büyük bir mağazaya girmiş..İlk alarmı halletmiş ama kasada alarm olabileceğini hiç düşünmemiş..Tabi alarm ötüncede içeride kalmış..
Çınar:Peki ya diğerleri..Yakupun bu işe yalnız girişeceğini düşünmüyorsun herhalde..
Bünyamin:Onlar yokmuş..Büyük ihtimalle kaçmışlardır..
Çınar:Bizim fedakar iyiliksever aksak nasıl olmuş da bırakmış arkadaşını o halde..
Bünyamin:İşte orasını bilmiyoruz..Ama ifadesinde yalnız olduğunu söyledi..Aksağın yaptıklarına rağmen hala koruyor onu..
O sırada Selahattin gelir.Konuşmaya girer.
Selahattin:Evet arkadaşlar yarın akşam operasyona çıkıyoruz..
Çınar:Ne operasyonu…Bizim haberimiz olmadı hiç..
Selahattin:İşte şimdi oldu ya..Sonunda suçüstü yakalıyacağız aksak ve çetesini..
Bünyamin:Nasıl?Konuştumu Yakup?İtiraf etti mi?
Selahattin:Hayır ama bize daha yararlı olacak bir yardımda bulunacak….Çeteyi elleriyle bize getirecek..Güler.
Çınar:Bizede bir anlatırmısınız şu olayı..
Selahattin:Şimdi Yakup kendisi yakalanmamış gibi aksağa gidip yeni bir soygun planı olduğunu anlatacak..Tabi soygun yapılacak yeri biz seçtik..Bunlar içeri girecek ve bizde onları suçüstü yakalıyacağız..
Çınar:Nasıl böyle bir şey imkansız..Yakup bunu nasıl kabul etti?
Bünyamin:Komiserim ifadesinde bile onları savunan biri nasıl elleriyle onları bize getirsin ki?
Selahattin:Eğer cinayet suçundan 20 yıl yatmayı göze alamıyorsa arkadaşlarını ele verir.
Çınar:Ne cinayeti?
Selahattin:Mesela üzerinde parmak izleri olan bir cinayet silahı cinayet işlenen bir yerde bulunsa yakuba ne olur? en az 20 yıl yatar..,
Çınar:Ama bunu yapamazsınız..Biz polisiz..Bu kanunlara aykırı..
Bünyamin:Komiserim, çınar haklı..Bu yasa dışı..
Selahattin:Peki o zaman bunların böyle hırsızlık yapmalarına göz yumalım..Hepimiz eminiz ki orada Yakup yalnız değildi..Kesinlikle değildi..E o zaman biz onları zamanında yakalıyamadıysak bile bu türlü yakalıyacağız..Yine aynı cezayı alacaklar..Sadece zamanlar farklı olacak..
Çınar ve bünyamin düşünür..İkisininde aklına pek yatkın gelmese de bu plan, çınar aksaktan kurtulmak için çok güzel bir yol olduğunu fark eder..Maviyle sorunsuz bir geleceğin hayaliyle bu plana dahil olur..
O sırada mavi ve Gülay mavinin evinde sohpet ediyordur..
Gülay:Kız sen şimdi gerçekten evleniyorsun çınarla yani..Bu sefer kesin..
Mavi:Evet..evet..Bak buda bana taktığı yüzük..
Parmağını gösterir..
Gülay:Abooo o ne güzel yüzük kızım..Şu taşına bak..Gerçek mi bu?
Mavi:Herhalde yani..
Gülay:Bendeki de saflık işte..Off çok güzel..Peki ne zaman düğün?
Mavi:Daha bilmiyorum..Evdekilerle konuşmadım.Arıza ne der acaba?Ben olmadan o eve tek başına bakabilecek mi?
Gülay:Kızım düşünme böyle şeyleri..Ümit artık koca kız oldu..Ayrıca ben varım fulya abla var..Sende gelirsin arada..
Mavi:Yaa ama benim aklım hep onlarda kalıcak..
Gülay:Kızım böyle bir fırsat kaç kere çıkar karşına..Valla sen bu akılla gidersen evde kalırsın..
Gülerler..
Aksak evde derbeder bir şekilde yine kendini rakıya vurmuştur..Babasının yanına oturmuş ona bir şeyler anlatıyordur..
Aksak:Bak baba..gördün mü?..Yine gitti mavi..O budala komisere gitti..O onun için ne yaptı ki.Ne yapti..Söyle baba...O maviyi hak etmiyor..Hak etmiyor..Ama görücek o komiser bey görücek…Mavi eninde sonunda benim olacak..Ne pahasına olursa olsun onların evlenmelerine izin verimiyeceğim..Asla..Hem çınar maviyi benim sevdiğim kadar sevemez…O mavi için vuruldu mu?...Ne yaptiki o maviye..Ne yaptı..Hiç bişey..Sifır..Ama mavi hala görmüyor..Çınarın gerçek yüzünü görmüyor..Off baba off keşke konuşabilseydin..Keşke…

O sırada çınar mavinin evinin önündedir.Akşam olmuştur.Saat geçtir.Kapıyı çalar.Mavi kapıyı açar,şaşkındır..
Mavi:Çınar,napıyorsun bu saatte..
Çınar:Çok özledim seni mavi..Bir gün bile seni görmemeye dayanamıyorum..
Mavi:Bende çınar bende ama saat kaç ya biri uyanırsa..
Çınar:Uyanırlarsa uyansınlar..Mavi sen hala anlamdın heralde..Biz evleneceğiz…
Mavi:Evet canım ama abim e daha söylemedim..
Çınar:Niye?
Mavi:Söyliyeceğim en uygun zamanda..Ama şimdi babam hapise yeni girdiği için herkes üzgün zaten birde benim gidiş haberim çok kötü olabilir..Gerçi ümit biliyor ama abim işte..
Çınar:Bak mavi ben artık sensizliğe dayanamıyorum.(maviyi kendine çeker).Bu işin uzamasını istemiyorum anladın mı?Artık kimse önemli değil benim için yalnızca ikimiz..Herkesin mutluluğu için aşkımızı bir çok kez feda ettik zaten..Bu sefer biz mutlu olmalıyız..
Mavi:Off çınar ben öyle istemiyorum mu sanıyorsun..Elimde olsa her şeyi bırakırım ama benimde bir ailem var..Durumumuzu biliyorsun..Ama emin ol bu iş çok uzamıyacak,ve bu sefer sonu mutluluk olacak..Emin ol..
Çınar:Bu arada ben çok susadım mavi..
Mavi:Getireyim mi içerden?
Çınar çapkın bakışlarla:Gerek yok..Benim suyum sensin..
Çınar maviyi tutar ve öpmeye başlar..Mavinin yüzü allak bullak olmuştur..Oda kollarını çınarın boynuna dolar ve bu sefer onu öpmesine izin verir.. (arkadan koyu mavi çalar..)


Buda 26. bölümün devamı...Daha tam sonu değil..Yine yorumlarınızı bekliyorum..Sonunu hala düşünmekteyim..Eğer beğenmezseniz lütfen söyleyin yada fikirleriniz olursa..
Bunu bana yazma cesareti veren bana güzel yorumlarıyla katkıda bulunan herkese teşekkür ederim...

hewal
08-05-06, 19:19
Çınar günler öncesinde parkta başlayan heyecanının bugün dorukta olduğunu hissediyordu. Evet aylarca hayalini kurduğu , sabırsızlıkla beklediği gün gelmiş çatmıştı. Geceden uyayamadığı belli olan gözlerindeki heyecan , pencereden baharın kokusunu içine çekmeye çalıştığı camın ardından bile belli oluyordu. Heyecanla bir haftadan beri kapının yanında asılı hazır duran siyah takım elbiseye baktı.O takımı aldığı ilk günden beri, her gece o takım elbiseyle günlerin geriye doğru sayımını yapıyordu.Ve bugün sayım bitmişti.Gün gelmiş çatmıştı.



Çınarın takım elbisesini giydiği anda mavi çoktan giyinmiş heyecan içinde, fulya abla ile birlikte evden çıkmaya çalışıyordu. Mavi fulya ile evden koşar adımlarda sabahın köründe çıkmaya hazırlanırken ayak seslerine uyanan arıza neler oluyor diyerek yataktan doğrulur.Fulya abla arızaya cevap vermeden maviyi tuttuğu gibi kolundan dışarı çıkarır. Mavinin ellerinde bulunan kutular duvara çarpınca mavi fulya abla dikkat et gelinlik diye sessizce fısıldar. Mavi ve fulya ellerindeki kutularda paketlenmiş gelinlik ve ayakkabı ile birlikte kendilerini kapı önünde bekleyen ayşegül 'ün olduğu taksiye atarlar.



Taksi hızla uzaklaşırken çınar giyinmesi çoktan bitirmiş aynada saçlarını düzeltmeye çalışıyordu. Saçlarına lanet ede ede öylece belki de yarım saat boyunca ayna karşısında saçlarını düzeltmeye çalıştı. En sonunda başedemeyeceğini anlayınca mahalledeki berber aklına geldi. Koşar adımlarda sinek avlayan mahalle berberine giderek, saçlarını göstererek şunu bir düzene sok der ve sandalyeye oturur.



Mavi fulya ablasının ve ayşegülün yardımıyla gelinliğini ayşegülün evinde giymeye çalışırken bünyamin çoktan evden çıkmış çınarın evine doğru yol almıştı. Mavi en nihayetinde giymeyi bir türlü beceremediği gelinliğini iki yardımcısının sayesinde giymeyi başarabilmiş ve ayna karşısında kendisine öylece bakakalmıştı. Ayna karşısında kendisine mi bakıyor başka birisine mi bakıyordu.



Bir an göğüs hizasında başlayan gelinliğinin açık bıraktığı omuzlarını örtme ihtiyacı hissetti. Göğüsleri sanki gelinlikten taşacak gibi desteksiz duruyor gibi geldi. En nihayatinde en son çizgi filmlerden hatırladığı prenseslerin giydiği kabarık tüllü elbiseleri gibi duran gelinliğinin etek kısmına bakarken kendisini bir an prenses gibi hissetti. Beyaz atlı prensi birazdan burda olacak bir prenses.



Ayşegülle Fulya’nın sesleri ile bir an kendine geldi.Ayşegül onu sandalyeye oturttu.Fulya ablası elinde tarakla saçlarını tuttu. Saçlarım dümdüz olsaydı tam bir prenses gibi olabilirim diye düşündü fulya ablası saçlarını toparlarken. Tam o esnada çalan kapının zili ile ayşegül kapıya doğru koştu. Kapıda elinde bir sürü alet erdevatla gülay sırıtarak durmaktaydı.



Hemen mavinin saçları başına geçen gülay çalıştığı kuaför salonundan geceden yürüttüğü malzemelerle mavinin saçlarını kıvırcıktan kurtarıp düzlüğe çıkartı. Mavi saçlarının ne kadar da uzun olduğunu düşündü .Şimdi tam bir çizgi film prensesi gibi olmuştu. Gülay mavinin saçlarını arkada muhteşem bir topuk yaparak saçları arasına kocaman beyaz gerçek bir çiçek yerleştirdi.Yanlardan sarkan bir kaç saç teli mavinin güzelliğini taçlandıracak gibi duruyordu. Mavi , artık bir gelinin olabileceği en güzel halindeydi.Peri kızı gibiydi.Çınarın aylar önce dans ederken söylediği gibi peri kızıydı.Saatler sonra beyaz atlı prensinin kollarında olacak bir peri kızıydı.



Çınar berberde kendisini telden arayan bünyaminin berbere gelmesini söylerken saçları bir türlü düzenene girememişti. bugün nefret ediyordu saçlarından çınar. Berber bile başedememişti.Halbuki bugün en güzel hallerinde olmalıydırlar.



En sonunda bünyaminin gelmesiyle saçları ile mücadelesine bir son verdi ve geç kaldığını düşündüğü yere doğru hızla yol almaya başladı. Kız evinden çıkarken mavinin yerlere uzanan ve epeyce uzun olan duvağını kirlenmesin diye tutan gülay ile birlikte fulya ve ayşegül kapı önünde kendilerini bekleyen taksiye bindiler.



Bünyamin, Evlenme dairesinin önünde siyah damatlığı içinde heyecanla bekleyen çınarın heyecandan bacağını sallanmasını engelleyemediğinden aynı bankta kendisiyle beraber sallandığını hissetti.Bünyamin çınarın lila rengi gömleği üzerinde bağlamayı beceremediği belli olan koyu mor kravatı düzeltmek için çınara doğru eğildi.



Hah şimdi oldu diyerek bünyamin kravatı düzeltmesini bıraktığı anda çınar önünü engelleyen bünyamini iterek kendisine doğru gelen bembeyaz teni ile gelinliğini dolduran kuğu güzelliğindeki gelininin görüntüsü ile başbaşa kaldı.



Çınar heyecandan kalbi bir an duracak sanırkan,mavi arkasında salınan duvağına ayağı takılmadan yürümeye çalışıyor ve çınara doğru en az çınar kadar heyecan dolu ilerliyordu.Bu esnada onları bu en mutlu zamanlarında yalnız bırakmayan dostları gülücükler içinde bu mutluluğa şahitlik ediyorlardı. Nihayet aradaki mesafe bitip gözgeze geldikleri esnada isimlerinin okunmasıyla başlarını salona doğru çevirdiler.



Çınar TARHAN, Zeynep YILMAZ isimleri ikinci defa okunurken çınar maviyi elinden tutmuş salona doğru ilerlemeye başladı. Çınarın Sol tarafında mavi otururken mavinin sağ tarafında fulya ablası, çınarın sağ tarafında da bünyamin oturuyordu. Mavi ve çınar o anın varlığına inanmaya çalışırken birbirlerinden hiç kopmayan ellerinin ter içinde kaldığını bile farketmemişlerdi.

Nikah memurunun Sen Kemal Kızı Zeynep YILMAZ diye başlayan sözlerine vereceği cevabın içinde her türlü mutluluğa kavuşacağının inancında , EVET dedi. Çınar'ın EVET sözünü söylemesini beklemeye başladı.



Ayaklarını ağrıtan topuklu beyaz ayakkabısının içindeki ayağını çınarın siyah ayakkabısının yannıa yaklaştırarak kulaklarını EVET'in E'sine kitledi. EVET kelimesinden sonra çınarın ağzından dökülen mırıltı şeklindeki Ah h sesine, o gün şahitlik eden dostları tebessüm ettiler Mavi ayakkabısındaki parlak taşlardan biri düştü diye düşündü,Çınarın acıyla ayağını çektiği anda.

Nikah memurunun defteri toplayıp gitmesi ile mavi sayıkladığı gibi artık ZEYNEP TARHAN oldum diye düşündü.

hewal
08-05-06, 19:22
Mavinin elinden tutan çınar maviyi bünyaminle yolda gelirken , sarı, mavi, pembe, beyaz gökkuşağının tüm renkelerine donattığı arabasına doğru yol aldı,dostlarını geride bırakarak. Mavinin yerlerde sürenen duvağını tutarak ön koltuğa oturttu kendiside direksiyona geçerek geçen hafta ayırttığı otele doğru yol aldı. Ellerini hiç bırakmıyordu çınar mavinin.Bıraksa kayıp gidecekmiş gibi geliyordu ona.



Yol sonunda bitip yalnız kalcakları yere geldiğinde çınar maviyi dikkatlice arabadan indirdi ve odalarına doğru yol aldılar.Artık yalnız olmayacaklardı . Çınar tek , mavi tek olmayacaktı.Çınar ve mavi tek başlarına olacaklardı. Mavi ve çınar yalnız olacaktı. En sonunda asansörle çıktıkları otelin en üst katına geldiklerinde ikisininde kalbi heyecandan duracakmış gibi oldu.



Asansör kapısı açıldığında çınar koridorda kimsenin oldup olmadığına baktı. Kimsenin olmadığından emin olduğunda omuzlarını yukarı kaldırıp bir oh çektikten sonra çevik bir hareketler maviyi kucağına alır. mavi ne olduğunu anlamadan kendini çınarın kucağında bulur. Duvağı hala yerlerde sürünüyordur. Çınar güçlü kollarıyla maviyi kucağında taşırken bir yandan da kilitli olan kapıyı zorlanarakta olsa açarak odaya girer.



Oda bembeyazdır. Ortada genişçe beyaz çarşaflar örtülü bir yatak bulunmaktadır. Çınar krem renginde beyaz çiçek desenli halının üzerinde yürüyerek yavaşça maviyi yatağın üzerine bırakır. Boydan boya cam olan duvarın boğaza bakan kısmından içeri sızan güneş Odanın her tarafına yerleştirilen beyaz çiçeklere aksederken mavinin beyaz tenini daha da beyazlatır. Mavi yatağın kenarında oturur pozisyona geçerken çınar kenarda duran beyaz masaya doğru ilerler. Elinde iki kadeh şarapla tekrar mavinin olduğu yere gelir ve yatağın kenarında mavinin yanına oturur.



Elinde bulununa şarap bardağını maviye uzatırken mavinin arkada topuz yapılan saçları arasına yerleştirilmiş beyaz çiçeği kokladıktan sonra mavinin yanağına bir öpücük kondurur.



Aylardır bekledikleri yalnızlık, heyecan ve yakınlık şimdiki zamandadır.

Çınar maviyi çok yumuşak bir şekilde alnından öper ,sonra burnunda kondurduğu öpücükten sonra aylardır susadığı dudaklarında hayat bulur.

Mavinin hafifçe boynuna doğru kayarken çınar ve mavi yatağa doğru eğilirler.

Ve kamera muhteşem güneş ışığı altında boydan cam olan duvardan boğazı gösterirken çınarın ‘seni istiyorum mavi’ sözleri kulaklarda çınlar.

söğüt
09-05-06, 20:26
aksağın çaldığı kayıp altın ve dövizler her yerde ve tabii mavilerin evinde de didik didik aranmıştır .ve aksağın o gün maviye getirdiği paranın çalıntı dövizlerden birkaç banknot olduğu nasıl aklına gelmemişti..gelmemişti ama göz altına alınmıştı bile .

Mavi o kadar şaşkındır ki hala başına gelenlere bir anlam veremez.dahası aksak tarafından ne kadar büyük bir belanın içine atıldığını son anda ancak anlayabilmiştir.selonun, bütün hakaretlerine, tehditlerine, 3 gün 2,5 gece gözaltında kalmasına karşı çınarın başarılı taktikleri sayesinde gece geç saatlere kadar süren sorgulama sonrası mavi serbest bırakılmıştır..
Karakoldan çıktığında aç, susuz, perişan, yorgun , şaşkın ve çaresizdir.. gece karanlıkta yürümeye başlar...ev kim bilir ne haldedir..gerçi fulya abla toplamıştır ama..ya çocuklar..ya ümit..abisi..gözlerinin önünden geçerler.. yüreği dayanmaz burkulur…onlara bunu yaşatmamalıydım diye geçirir içinden..aksağın sözüne güvenmemeliydim. Mavi bu utançla ben çocukların yüzüne nasıl barım diye düşünürken aklına başka birisinin yüzü daha gelir..çınar….ya çınarın yüzüne nasıl bakacaktır..ya çınarın bu kadar emeğine fedakarlığına karşı bu hale düşmesini nasıl açıklayacaktı .hem bakalım çınar bir daha yüzüne bakacak mıydı, acaba açıklama isteyecek miydi.

birden derin bir karanlığa düşmüş gibi korkar, kalbi çarpar .yüreğine halsiz bedenine acı dalga dalga yayılmaktadır şimdi..yağmur artık iyice hızlanmaya başlamıştır..üşüdüğünü hissederek montuna daha bir sarılarak ana caddeye çıkmak için hızlanır..yağmur yüzüne doğru çarpar..daha üşütür maviyi.kaldırımda münübüs beklemeye başlar .bitti artık bitti..benim yüzümden bitti der kendi kendine.ama nasılda korumuştu kendisini ..ama niye hiç yüzüne bakmamıştı ..hemen hemen her sorguda, gece gündüz yanındaydı da bi kere olsun gözgöze gelememişlerdi..ne mavi bakamamıştı, ne çınar..resmi sorgulamadan başka tek kelime konuşmamışlardı..kesin bırakmıştır çınar kesin resmi sorgulamadan başka tek kelime konuşmamışlardı..kesin bırakmıştır çınar kesin.canı pahasına da olsa o anda çınara sarılmak ister..ölesiye özlemiştir çınarı..çaresizdir gece soğuk, yağmurlu, karanlık ve yalnızlıkla doludur. Şimdi gözlerinden yaşlar sel gibi karışmaktadır yağan yağmura..

aklı kalbine bedenine hükmedemiyordur..düşündüğü istediği tek şey çınara sarılmaktır..çınarı düşünürken kalbi ne kadar acıyla dolsada kendi kendisine gülümsemektedir,..yine onun fedakarlığı ile kurtulmuştur
başını yanında durduğu ağaca dayar..böylece gözünü kapatır ellerini koynunda kenetler çınar diye mırıldanır .
o anda omuzuna dokunan bir el maviyi hayallerinden uyandırır
karanlıkta belli belirsiz çınarın yorgun, solgun yüzünü görür
ne diyeceğini bilemez
elleri dudakları titrer..sevinçten bağırmamak için dişleri dudaklarına geçer..inanamaz
karşısında yanında çınar vardır..bak bırakmamış demeki
özlemiştir çook özlemiştir ama ne yapacak şimdi..nasıl söyleyecek
çınarın gözlerine bakar bir an..şimşekler çakar geçer çınarın gözlerinden
kalbi titrer mavinin bu ne böylee..

çınar fazla bir şey söylemeden seni bırakayım der
mavi içi ezilerek, arabaya yönelir.
çok yorgun olduğu herhalinden bellidir.
şimdi çocuklarda uyumuştur..korkacaklar kapı çalınınca.
.”yine polis sanacaklar beklide” der
çınar tamam sabah gidersin o halde der
direksiyonu kendi evine çevirir
arabayı park eder çınar, iner mavi bu defa kendisi açar kapısını çınar direkt binaya yönelir
çınar önde (dayı dayı) mavi arkada eve çıkarlar
çınar kapıyı açarken mavi çekingen biraz geride bekler
içeri girer çınar kapı açıktır, geriye dönüp bakmaz, mavi de girer.
bir an çınara koşup sarılamak geçer içinden ama yapamaz,
çınar yüzüne bakmamıştır bile
koridorda öylece kalakalır mavi, ne yapacağını kestiremez
çınar mutfağa geçer;

Ç - sen geç bi duş al, ıslanmışsın ben yiyecek bişiler bulayım
m- “yok.. ben ..”.der ama çınarın dinlemediğini farkeder
boynunu bükerek banyoya gider, sıcak bi duş alır,
çınarın bornozunu üzerine geçirir, salona gelir
çınar masaya kahvaltı türü bişiler koymuştur .eliyle geç işareti yapar .
“çınar zahmet ettin” diyecek olur, ama çok gereksiz bir konuşma olacağını anlar..
Odadaki tek ses çınarın bardaklara doldurduğu çayın sesidir..
Çınar “hadi.. hadi ..”der .. sofrayı işaret eder.
ama hala mavinin yüzüne başını kaldırıpda bakmamıştır
boğazına tıkanır lokmalar mavinin.. ama çınar habire önüne bişiler koyar yemesi için..
birlikte bir şeyler yamenin tadı bi başkadır ikisi içinde, açlıkları yatışmıştır...
çınar, mavi daha kalkmadan hızla masayı toplamaya başlar
mavi “çınar yaa..ben toplasaydım” diyecek olur ama çınar hiç oralı olmaz.
çınar- sen git odada yat ben burada yatarım der
yaklaşır yüzüne bakar çınarın ..yüzünde gözlerinde maviye ait birşeyler arar
ama göremez karşısında soğuk, tepkisiz, yorgun, küskün bir adam görür .acaba özür mü dilese, aksaktan para istemediğini anlatmaya mı çalışsa..ne düşündüyse anında anlamsızlaşmaya başlıyordu beyninde.mavi artık utancından ölmek üzeredir
odaya geçer ..çınarın bir gün önce giydiği pijamaları görürür.
peşi sıra çınar girer içeriye hiç konuşmadan battaniye ile yataktaki yastıklardan birini hızla çeker alır, odadan çıkar, mavi iyice şaşırır...
ağlamayı gururuna yedirse bağıra bağıra ağlayacaktır ama
tekrar çınarın pijamasına gözü ilişir sebebini kendisinin de anlamadığı bir
sevinçle dolar içi biran kiraz kadar olur
o pijamaları giyer üzerine hakikaten şimdi kiraz kadar hisseder kendisini bütün üzüntülerden arınmış, çocuklaşmıştır.gözlerinin içi güler ışıl ışıl olur
derin bir nefes alır çınarın yatakda yattığı tarafa uzanır
çınar burada yatıyo diye düşünür, çınarın pijamalarının içinde küçücük bir kızdır artık mavi…içi ferahlamış, aydınlanmış, dupduru olmuştur
hissettiği sevinci içine sığdırmaya çalışarak yorganı üzerine çeker ...”aaah canııım” der
sarılır bir gün önce çınarı saran yorgana..
yanağını dayar çınarın yanağını dayadığı yastığa
çınar kokusunu içine çeker ..hemen uykuya dalar
öbür tarafta çınarın gözüne uyku girmez hala çok kırgın çok sinirlidir
“keşke şu aksağın ağzını burnunu dümdüz etseydim” diye düşünür

maviyi düşünür
ne yapıyordur acaba uyuyabilmiş midir merakını yenemez, odaya gider
mavi melekler kadar güzeldir, tertemiz, afacan çocuklar gibi uykuya dalmıştır
yatağın yanına gider
yorgan biraz kaykılmış , mavinin üstüne örtmeye çalışır çınar
ama mavi eli ile öyle sıkı sıkı yapışmıştırki yorgana
çınar mümkün değil elinden alamaz..ve mavinin biraz üşüdüğünü farkeder
elleri buz gibi olmuş der saçlarını karıştırır mavinin
yüzüne dokunur parmakları yüzü de üşümüştür
mavi uyku arasında iki defa çınaar çınarr der
bırakma beni..bırakma beni..
bir an ne yapacağını bilemez çınar..eğilir yanağından öper maviyi

.”zaten zayıfdı, karakolda kaldığı sürede de iyice kaşık kadar kalmış yüzü” der içinden
mavi yorganı bırakır yan tarafa döner ama bu defada çınarın elini yakalamıştır ve
kurtarmak ne mümkün çınarın o anda bütün siniri kırgınlığı geçer

"ya ben buna mı kırılıyorum buna mı darılıyorum.."diye güler kendi haline
sonra yavaşça uzanır mavinin yanına
sırtından kucaklar maviyi yorganı çeker üzerlerine
sabah mavi uyandığında sıcacık bir kucakta bulur kendisini
çınara döner
derin uykudadır çınar.günlerdir yüzünde gezen yorgunluk artık dinlenmiştir..sakinlemiştir, huzurludur çınar .
çok mutlu hisseder kendisini mavi

çınarın göğsüne başını dayar, yatağın içine biraz daha kaykılır, sevdiği adama sarılmanın tadını çıkartır..gözlerini sıkıca kapatır.
sadece özlediği sıcaklığı, özlediği nefesi, özlediği kokuyu,özlediği güveni duyumsar..geceki üzüntüsünü , özlemini anımsar ve yaşadığı anın tadını yaşar..

sevgili arkadaşlar zaten önceki senaryoda evlendirmiştikya ..valla kötü bi niyetim yok..yani olmadı ama...olsun işte..:)

söğüt
11-05-06, 19:00
mavi çınarın yatağında, çınarın pijamaları içinde, çınarın kucağında, çınarın sıcaklığında mutluluktan uçarken "demekki herkese herşeye rağmen sevmek bu, herkese herşeye rağmen sevilmek bu" diye düşündü..
annesini kaybettiği o uğursuz günden beri ilk defa kendisini mutlu, huzurlu ve ilk defa güvende hisseder.ne çok boğuşmuştur hayatla, ne çok yorulmuştur...
yanında yatan çınara başını kaldırıp bakar..çınar hala mışıl mışıl uyuyor..bir taraftan mutluluk sarhoşu, bir taraftan beyni habire soru üretiyor "kim bu adam, nerden çıktı karşıma,niye benim içim bu kadar didindi...rüya mı gerçek mi bu yaşadığım"... herneyse canım, çınar demekki düşündüğü kadar da küs değilmiş kendisine...daha dikkatli inceler çınarın yüzünü...sevecen ve huzurludur çınarın ifadesi...mükemmeldir, kusursuzdur, affedicidir mavinin gözünde bu yüz..tanıdıktır sanki yüzyıllardır tanıyor gibi...

ellerini çınarın kolunun altından kurtarıp yüzünü okşar..ama bu çınarın uyanmasını sağlar tabii..çınar belli belirsiz gözlerini açar, uyku semesi başını kaldırıp maviye odaya şöyle bir göz gezdirir..sonra maviyi tekrar kollarının arasına alır ve bir daha başını yastığa koyar..sanki mavi kaçacakmış gibi sımsıkı sarılır..parmakları mavinin lülelüle olmuş saçlarının arasında gezinir..üstelik hiç de zorlanmaz.uykulu uykulu gülümser çınar.."hııı demekki yıkanınca mavinin saçları gayet yumuşak olabiliyomuş" diye geçirir aklından bir müddet daha öylece yatarlar ama mavinin uykusu kaçmıştır bir kere
hafifçe uykuya dalan çınarın kollarından kurtulur, saate bakar..

çınar bir kapı sesi ile yattığı yerden doğrulur hemen yanına bakar maviyi göremez..bir an kan beynine sıçrar..hemen kapıya koşar kimseyi göremez. salonda banyoda yok..odaya döner gece giydiği pijamalar komidin üzerindedir..sinirden ne yapacağını bilemez..hemen cep tel.den maviyi arar ..kapalıı...

"ah mavi ahhh...ne oldu şimdi..hıı..niye gittin..niye hep en başa dönüyoruz"
çınarın kalbi sanki beynine güm güm diye vuruyordur...çaresizce yatağın kenarına oturur..."hıh...mavi işte..ne bekliyorum ki...niye her defasında aldanıyorum ki, niye vazgeçemiyorum ki.." dönüp yatağa bakar mavinin kıvırcık bir kaç saç teli vardır yastıkda...yüzü koyun yastığa koyar başını..mavinin saçlarının kokusu ...sanki mavidir...

ani bir kararla yattığı yerden fırlar çınar, bir türlü sakinleşememiştir..işe gitmeden önce kesinlikle onu bulup konuşmalıdır...hemen hazırlanır, çıkmak için kapıya elini atar..kapıyı açar açmaz mavi ile burun buruna gelirler...mavi hala suçluluk psikolojisi üzerinde ama çok dinamik bir tavırla
M: ooo komiserim bu ne sürat..günaydın..
çınar şaşkın bi ifadeyle gülümseyerek
Ç: mavi..yaa ben de seni gitti sandım...yutkunur gülümsemeye devam eder..
M:eee... burda mı durucam..
çınar kendisine gelir mavinin elindekileri alır ..geri çekilir mavi içeri girer.
Ç: bunlar ne yaa..ooo neler almışsın böyle..
M: dolapda bişi kalmamışda..hadi çay hazır..ben şunları hazırlayayım.
Ç: eehhh..pekii..(omzunu silkeleyerek güler) hala ağzı kulaklarındadır..
mavi elinde kahvaltı tepsisiyle salona girer..sofrayı hazırlar..
M:çaydanlığı buraya getirir misin ?
çınar elini masaya şöyle bir vurur
Ç: geldi..
salonda neşeli meltemler dolaşır..
karakol, sorgu, aksak, selahattin, gözaltı..ikisininde aklındadır ama hiç söz etmezler.
çınar çapkın çapkın kaşlarını çatarak, ciddi bir eda ile sandalyesine yaslanır. birazda merakla, elinde çay bardağı maviye bakar
Ç:gece iyi uyuyabildin mi....?
mavi yutkunur, gülümser..
M: hı-hıı evet hem de nasıl uyumuşum...bir an dudağını ısırır..ya sen?
Ç: ben de..ben de gayet iyi uyumuşum..çoktandır hiç böyle uyumamıştım..
sonra eğilir maviye..boynuna öpücük üstüne öpücükkk kondurur
Ç: maviii.. seni çok seviyorum..
şimdi mavinin ayakları bir kez daha yerden kesilmiştir ..bulutların üzerinde yüzer gibidir...yerinden doğrulur çınara sarılır...o anın bitmesini hiç istemezz..sonsuza kadar öyle kalabileceğini düşünür...

son

söğüt
12-05-06, 20:01
bu 26.bölüm senaryosudur tamamen fragmandan ve özetten bağımsız yazılmıştır
senaryo gruba: söğüt,fettan,mercanca,emine_dilber
iftiharla sunar.....
-I-

Çınarla mavi piknikteler;

mavi yemeğini yemiş başını çınarın dizine koyarak çimenlerin üzerine uzanmıştır.
Hava ılık, kuş sesleri, çimen ve çiçek kokuları ile sarhoş olmuşlardır. Çınar mavinin saçlarıyla oynarken o tatlı kısık ses tonuyla;

Ç :Mavii, bak bana hala bi cevap vermedin..düşündün mü..?
benim yarım olacak mısın? birbirimizi tamamlayacak mıyız. Hayatımızın bundan sonraki bölümünde hep elin elimde olacak mı..hııı..

mavi gözleri yaşarır, sevinçten boğazı kurur.

M: çınaaar. sen ..sen..ya sen inanılmaz bir insansın..Sen benimle evlenmek istiyorsun.
Bu arada yattığı yerden kalkıp bağdaş kurup çınarla yüz yüze otururlar.Elinde bir yaprakla oynayarak. Derin bi iç çeker.

M: biliyor musun çınar..ben senin yanında kendimi hakikaten de peri kızı sanıyorum.

Çınar gülümser yanağını okşar .

Ç: Gibi değil zaten öylesin.

Hafiften eğilerek mavinin dudağına yumuşak bir öpücük kondurur.Mavi biraz sıkıntılı gibidir.

M: çınar, biliyorsun ben bu güne kadar ailem için çalışıp çabaladım. Durumları sen biliyorsun. Ümidin sınavı var. ne bilim en önemlisi para meselesi, çocuklar var, abimm...

Mavinin yüzü allak bullak olur bi an bulutlu havalara döner. Çınar dikkatlice dinlerken maviyi, bir yandan da yanağını boynunu okşar.

Ç: Bak mavi, bu güne kadar bana pek fırsat vermedin.bu konuda seninle gerektiği gibi oturup konuşamadık.madem şimdi evlilik kararı veriyoruz.şimdi beni dinlemeni istiyorum Bizim korayı biliyorsun..Hani elifin babası .Çoktandır konuşuyorduk bu meseleyi biz korayla. Koray eşine bi iş yeri açacak. Ne biliim işte kadınlara özgü bişiler satacak. Eeee. Biraz kenarda birikmişim var. Bende ucundan biraz ortak olmayı düşünüyorum. Şimdi ben çalıştığım için ilgilenemem dükkanla... ...

M: yani..yani..çınarrr.?

Mavi heyecandan ne diyeceğini bilemez..
Ç: işte bizim seher.. böyle kadınlar için incik boncuk türü şeyler düşünmüş. Ben de seninle birlikte çalışmasını ..yani seninle ortak olmasını önerdim. valla seher çok sevindi..Elifle iyi anlaşmışsınız yaa..seni o günden beri pek bi övüyor haberin olsun.

mavi kulaklarına kadar kıpkırmızı sevinçten dudakları titrer.çınar alnını mavinin alnına dayar..
Ç:bak ben parayı verdim bile.Yarın seherle gidip dükkanı bi elden geçirmeniz gerekiyor.. ne dersin hııı.

M: ya aaa çınar ..ben ..ben..ne diyim sana yaa

Çınar iki eliyle mavinin yüzünü tutar ve gözlerini maviye kenetler.
Ç: sen bana kabul ediyorum de..seni seviyorum de..seni bırakmıcam de..sensiz yaşayamam de.

Mavi başını sağa sola sallar hala inanamaz..Gülümser yanakları çenesi pembe pembe olur. Çınarın gözlerine bakar gülümseyerek..şaka mı gerçek mi anlamaya çalışır.

Ç: eee yarın için müsait misin, gider misin seherle dükkana?
M: tabii giderim çınar..hatta bu gün bile giderim.?

Çınar omuzlarını silkeleyip küçük bir kahkaha atar.
Ç: yapma ya aa demek beni terkedip dükkana gideceksin..eh alacağın olsun..
M: yaa..çınaaaarrr ..

Çınarın boynuna sarılır.

söğüt
12-05-06, 20:06
Gülay lokantaya gelir.Yine ağzından eksik olmayan o kikirdeme dolu tebessümüyle G: hava ne kadar güzel bugün.Havada bahar kokusu , düğün kokusu var.
Aksak ve arsen şaşkın bakışlarla yüzlerini Gülaya döner.Arsen servis ettiği tabağı elinden düşürür.Öylece gülayın ağzından çıkacak kelimelere kitler kendini.

A:Ne düğünü.Hayırdır gülay hanım.

Arsene kaş göz hareketi yapar. Arsen şok olmuş halde bilmiyorum şeklinde kafasını sallar.
Arsen tedirgin adımlarla Gülayın yanına gelir. O sıra merhabalaşırlar
Arsen: neyin var çok mutlusun.
G: nasıl olmam.Mavi evleniyor.
Aksak bunu duyar.Yüzü eşkir.Tuhaflaşır. Ama duyduğunu belli etmez.Arsene çıkabilirsin işareti yaptıktan sonra kendisini sandalyeye zorlukla bırakır.Yıkılmış gibi başını masaya dayar.

Gülay ve Arsen parkta dolaşırlarken.Gülay mahsunlaşır
Arsen: neyin var?
G: Mavi evleniyor ya o yüzden.hem seviniyorum.Hem de en iyi arkadaşımdan uzak kalıcam diye üzülüyorum .
Arsen tedirgin bir şekilde boğazını gevşetme ihtiyacı hisseder.

G:şu çınarla hiç tanışamadık ama çok romantik biriymiş. Çok merak ediyorum .çok da yakışıklıymış.
Arsende mırıldanır gibi
Arsen:öyle öyle
Gülay şaşkın bir şekilde
G:ne dedin ?
Arsen:yok bişey
Diyerek geçiştirir.Bu sırada banka otururlar.
Gülay: Evlenicek tabi kız.Yaşı geldi ben bile kaç yaşına geldim. Valla annem başımın etini yiyor. Görücülerle başa çıkamıyor.
Arsen bozulur.
Arsen: Görücümü nasıl yani ...
G: he ya görücü .Yaşım geldi ya. Maşallah görücülerin hiç arkası kesilmiyo
Arsen iyice bozulur.Gülay göz ucuyla bakar.Ama Arsende tık yok.
Arsen:yok canım ne yaşının gelmesi.Daha erken
Diyerek gömleğinin üst değimesini yutkunarak açar.
Gülay:Olur mu canım kaç yaşına geldim Allah tan minyon tipliyimde belli olmuyor.
Arsen: lafı çevirir.
Arsen:şu ilerdeki cafe de bişeyler yiyelimmi der
G:yok canım istemiyo .
Suratını somurtarak.Omuzlarını silker.





Okulun önünde jileti bekleyen ümit çok sinirlidir. Jilet en nihayetinde motoru ile gelince.
Ü: beni burda ağaç ettin.hiç gelmesydin.
Jilet ümitin elini tutar.
J: Özür derim güzelim. sipariş çoktu.Yoksa seni burda bekletir miyim.?
Ümit kızgın ama suskun şekilde jiletin kendisini yönlendirmesiyle motora biner.Beraber sahile giderler.Jilet ümiti sırnaşarak güldürmeye çalışır.Ümit suskun hiç cevap vermeden somurtur. En sonunda jilete döner
Ü:bu böyle olmuycak.
Jilet sırıtkan yüz ifadesini bırakıp kaşlarını indirerek
J: ne böyle olmuycak
Ü:yani ilşikimiz bu son yaşadıklarım,beni altüst etti.Bi yandanda ablamın benden beklentileri.
J:Ablanın beklentilerimi neymiş onlar.yoksa benle görüşmenimi istemiyor.
Ü:yok ya ne alaksı var .
Jilet sanki ümitin lafını duymamış gibi
J:o bize laf söyleyeceğine kendine baksın.Hem...
Ama ümit lafı bitirmesine müsade etmez
Ü:ablamın bu konuyla ilgisi yok ve onun hakkında yorum yapma.benim sorunum.İşte sorun da bu.Sorunum başka.Çok bunaldım .Sınav stresi babamı bulmam ve hapise girmesi.Hiç bişey eskisi gibi değil der
Jilet hala işi şakaya vurur tavırlarda sarılmaya çalışarak.
J: ben eskisi gibiyim gülüm hala seni seviyorum
Ümit offlayarak kendisine sarılmaya çalışan jileti iter.
Ü:Anlamıyosun mesele sevmek değil bir süre görüşmeyelim.
Jiletin yüzü asılır.
J:ne demek bu ümit
Ü:öyle işte.. bir süre görüşmeyelim beni arama.
Ümit çekip gider.Jilet arkasından bakarak öylece yerinde kalakalmıştır.Hiç birşey anlamadığı belli olan yüzündeki şaşkınlıkla.






Aksak akşam eve gelir elinde alış veriş paketleri.mahide hanım mutfaktan çıkar.

Mahide: aa aksak bey siz mi geldiniz
Aksak: heee sakincasi mi vardı mahide hanum.
M: yo oo aksak bey ..kusura bakmayın ..kapıyı duymadım dalmışımda.

A:fazla dalma mahide hanım, sonra bi gün bakarsın ki daldığın yerden çıkamayusun yeryüzüne daa.

Mahide anlamaz şaşkın şaşkın ..elini el bezi ile kurularken..

M:ben sofrayı kurayım babanızla sizin gelmenizi bekliyorduk.
A: e çok heves ettunn, kur bakalim.
M: he kurayım der mutfağa geçer.
Aksağın geldiğini anlayan dursun amca oturduğu yerden hevesle oğlunun sesinin geldiği yere doğru bakar.

Aksak dursun amcanın yanına gelir.
A: eee nassun bakalım..zamanında istanbulda adımlamadığın yer kalmadi, şimdi boole dınlan bakalım.
Dursun amca mahçup boynu bükük, gözleri sulanır bir an.
A: ya şimdi sen boolee yapiyorsun yaa..neşemi kaçırma ya..Ben de diyordum ki akşam olsa da babamla şoole bi iki tek atsak.. Yani sen sanıyorsun ki tek sen dertlisun dunyada haaa.. sen şimdi boole nüzul inmiş yaa sanna.

Eli ile kalbini göstererek.
Aksak: ya benim kalbim ya. Aha burası felç. Ya, şu aksak ayağımla da olsa yürüyebiliyorum ,ben ayakta geziyrum ,sen oole saniyorsun ki benum derdim yok.

Dursun amca bu defa üzüntülü meraklı aksağa bakar..acaba aksak yine maviden mi dertlidir. Başını sallar iki yana dursun amca..Aksak üzgün başını yana eğmiş babasının karşısına oturur.

Aksak: ne bakayusun baa..bilusun o işte... aha şimdi sen bi de merak edersun ne oldi.. ya ne olacak ya. aha yaptii en sonunda mmmm....ooo...işte...yapti yapacağini daa.
Bu arada mahide kulak misafiri olmaktadır kapının ardına gizlenmiş.Gizlendiği yerden seslenir.

M:e hadi buyrun aksak bey sofra hazır..ben dursun amcayı da getireyim.

Aksak:ooo mahide hanum bu ne sofra yaa.
başını iki yana sallar..

Aksak:yaw mahide hanum evi yapan da yıkan da kadundur derler sen bunu hiç duydun mi.
aksağın sözleri ile bozulur.
mahide aksağa beğendirmek için bildiği meze çeşitlerini sıralamıştır.

M:e ben beğenirsiniz sanmıştım aksak bey hani yorulup geliyosunuz..bi ev yemeği yiyin baba oğul karşılıklı dediydim.

Aksak mahideyi üzdüğünü anlayıca pişman olur.

Aksak: Aya mahide hanum, sen lafı dibinden anliisun. Aha ev yapan kadin boole olur deyecektum... sen ...neyse hadi otur otur yemeğumuzu yiyelim..
M: şey ben gideyim aksak bey sizi rahatsız etmeyeyim.

Aksak mahideyi çok kırdığını anlar, telafi etme telaşı ile
A:yaa hele otur bi yemeğunu yee..anında dönüyorsun ev yıkana haa
geç kalursan ..ben..şeederim..seni götürürüm evine ..nolcak ki..
mahide savaşın galibi olarak oturur sofraya..

yemek biter, güzel yemekleri için aksak mahideye ödül olarak sen çıkabilirsin sofrayı ben toplarım der.
Aksak:mahide hanum götüreyim mu senu.

A:ey peku allah selamet versun.
Aksak düşünceli dertli ..bir rakı şişesi daha açar. babasına döner..

A:valla ben de hiç gitmeyecek sandum..seninkini..

bir kadeh kendisine bir kadeh babasına rakı doldurur. kendisi bi dikişte içer
dursun amca şaşkın bakar.

Aksak: baba biliyorsun bu gün ne günüdür.

Dursun amca aynı şaşkın ifadeyle bakar başını sallayarak.
Aksak:Bu gün savaş meydanundan kaçan kumandanin idam günudur.
Dursun amca anlamaz ama artık endişeli bakmaya başlar.
A: oooooyy dursun reusss.bu gün benum ölüm günümdur

Dursun amca ağlamaklı çaresiz.
A: bi gun gelup da benum hayatimi senun kurtaracağın ... rüya görünse gözuma hayra yormazdim.aksak yine derin bir iç çeker rakıları yeniler. Eğer sen olmayaydin var ya. ben bu gün bu dünyadam firar ederdum da. Ama sen varsunnn...
babasına sevgi şefkatle bakar.

Aksak:senu koyip da gidemeduumm. seni koyupta kafama sıkımadım kurşunu. sen anami kodun getduuun..benu kodin gettunn.

Boynu bükülür aksağın ..dursun amca oğlunu teselli edemeyişine üzgün, geçmiş için pişman..çaresiz ağlayarak bakar oğluna.

Aksak: Aha silah ..cismi burda daaa...kafama sıkamayrumm. sen dursun reuuuss seeeeennn.. seeenn ..
şuursuzca gülerek..

Aksak:yaa seeen deyrummm.. daha kıymatli çıktin haaa..
sağ elinin işaret parmağını anlına götürür.
(Anladınmı, söylediğimi aklına yattı mı. anlamında işaret parmağını anlına götürerek bir işaret yapar)
Dursun amca iyice meraklı bakar. aksak anlar babasının merakını

Aksak: sen sevduğun kadin için herşeyu yaptin. beni anami terkettun ama sonunda sevdiğin kadinla oldun ... ya ben... ya ben... ne yaptumsa olmadi olmiyor ...sevdiğum kadin baaa bakmıyor bile.

elindeki rakı kadehini yine bir yön tarif eder gibi kaldırır.
Aksak: aha ona gettu..sifir sifir yeduuu...var ya..
kadehi bırakır eli ile bıyık işareti yapar.
Aksak:mavi baba maviii...sen get o sakalli komiseru kabul et..evlenecek baba haaa.. ben artuk bu cismu gezdireceğum ..
Suratını buruşturur

Aksak: düşünebiliyir misun booolee canli cenaze olacağum.O benu saymadi ya..Demedu bu nasi yaşasun ben buna ne edurumm demedi haa.Ama sen varsun ben bu canli cenazeyu
Kendini göstererek parmağıyla. rakı kadehini başına diker.

Aksak:senun içun gezduracağim. bu yer yüzünde. ben arkasunda yaşlı hasta babasinu birakip kalleşluk etdu dedurtmam kendima.

Fettan
12-05-06, 20:12
Mavi eve gelir. Fulya abla ordadır. Çok heyecanlı içi kıpır kıpırdır.

f: Ne o Mavi hanım bakıyorum yüzünüzde güller açıyor

m: Öyle abla gerçekten içimde öyle bi sevinç var ki.

f : Ee ne oldu anlat bakalım.

m : Ya ya Fulya abla hangi birini söyliyeyim.Çınar ya Çınar ne acaip biri ya

f: Niye kız ne oldu.

M:Ya abla hani bana evlenme teklif etti ya.

F: ee?

M: İşte biliyosun çocuklar Ümit falan bunları konuştuk.

f : E ne var bunda tabi konuşcaksınız.


m: İşte dedim şimdi bunlar varken nasıl olur.Biliyorsun eve ben bakıyorum

Ümit’in sınavı. Oda sınav olduktan sonra evleniriz dedi. Çok düşünceli canım

ya.İş konusuna gelincede hani Çınar’ın bi arkadaşı var ya Koray...

f : E ne olmuş ona.

m: İşte o hanımına bi dükkan açıyomuş.Yanınada birini hem madi olarak ortak

olacak.

f : Yani ordamı çalışacaksın.

m :Yok abla yani çalışacamda. Çınar oraya ortak olalım dedi.

f : Ne güzel işte. Ben sana demedim mi seviyorsan sahip çık. Bu çocuk seni çok

seviyor diye. Falda ne çıkmıştı yüzyüzesin demedim mi ben sana.

m : Valla dedin abla der sarılır fulyaya.

o sırada Ümit odadan çıkar üzgün bir ifadeyle

Ü: Ne o bakıyom sarmaş dolaş olmuşsunuz.

Mavi bişey demeden onada sarılır.

M: Abim gelsin size bişey açıklıycam.

Fulya iyi akşamlar diyerek evine gider.arıza gelir. Sinirlidir. Bu sırada Mavi yüzünde sevinç dolu bir ifadeyle ona bakar Arıza da Ümit e neyi var bunun der gibi bakar Ümit de bilmem gibi kafa sallar.



m : Hazır çocuklar yokken size bişey söyliyecem.

a : Söyle bakalım anlayalım niye böyle mutlusun.

kem küm eder birden

m:Ben evleniyorum.

ü : Nasıl yani ne zaman.?

a :Kimle lan kimle?

m : Kimle olcak abi Çınarla tabi.

ü : Ya abla nerden çıktı şimdi bu

m : Sevinmedin mi Ümit

ü : Sevindim de nasıl böyle pat diye.

a : He nasıl böyle pat diye .

m : Ya aslında pat diye değil. Hani geçen gece Çınar gelmişti ya

ü : Hangi gece

a : Sen uyuyodun eee Mavi.

m : İşte abi o gece Çınar bana evlenme teklif etmişti.Bende bugün kabul ettim

a : Nasıl yani biz ne olucaz çocuklar falan

m : Ya abi zaten bende o yüzden hemen kabul etmemiştim ama biz herşeyi

daha doğrusu Çınar herşeyi düşünmüş.

a ve ü :Nasıl herşeyi düşünmüş

m : Ben ona şimdi evlenemiyceğimi çocukları evin geçimini falan söyledim oda

bi arkadaşı var eşine dükkan açıcakmış. bi ortağa ihtiyacı varmış.Eğer kabul

edersem oraya ortak olacağını söyledi.

a : E sen ne dedin peki.

m : Ben ne diyebilirim abi beni herşyimle kabul eden benim sorunlarımı benim

kadar düşünen birine ne diyebilirim

a : E iyi o zaman

m : Ama bişey var abi

a : Nedir o

m:Hani şu babamın verdiği para vardı ya

a : Ee ne olmuş o paraya

m : O paraya dokunmak yok

a : Niyeymiş o ben payımı isterim

m : Hayır abi o para o para ümit in okulu için

ü : Hangi okulu ya abla. Daha kazanacğım belli değil

m : Oturur Ümit’in başını okşar kazanıcaksın ben sana güveniyorum.Sen bu

ailenin gurur kaynağı olacaksın.Sende kendine güven .

Arıza köpürür

a: Ben payımı istiyorum .

parayı almaya çalışır.Mavi ile debeleşir.Ümit elinden çekip yere fırlatır kutuyu

Arıza çok sinirlenir.Oturur yerden paraları toplar.Bu sırada ümit ağlar

ü:Ya abla sen bide bana kazan diyosun şimdi sende gidiyosun ben ne yapıcam

abimle

m : Ben evleniyorum.ama şimdi değil Ümit senin sınavın geçmeden değil seni bu

döneminde yanlız bırakırmıyım.

Ümit'e sarılır.Ümit Mavi’ye sarılır ağlar.Bu sırda bi yandan paraları toplayan Arıza

bi yandan da onlara bakmaktadır.

a :Aman be aman alın paraları sanki bugüne kadar bu kadar çok paramızmı

vardı.Ne yapıcaksanız yapın.Mavi ve Ümit Arızaya bakar gülerler.

Fettan
12-05-06, 20:14
Ertesi sabah mavi heyecanla yatağında doğrulur.Bugün Seher’le birlikte dükkana bakmaya gideceklerdi.Çınar maviyi evden arabası ile almıştır.Arabada mavinin ellerini vites kolu üzerinden tutan çınar mavinin heyecanına gülümseyen gözlerle bakar.

Ç:Mavi titriyorsun.Ne oldu birşey mi oldu.Hıı?

M:Yok.yok birşey yok.Çok heyecanlıyım çınar bu iş konusunda.Yapabilir miyim bilmiyorum.Daha önce hi böyle birşey yapmadım.Korkuyorum çınar.

Mavinin ellerini daha sıkı tutarak.

Ç:Korkma mavi, herşey güzel olacak. Korkma .senden daha iyi bu işi kimse yapamaz ki.

M:Bilmiyorum çınar yinede korkuyorum.Ya beceremezsem.Ya elime yüzüme bulaştırırsam.

Ç:Maviiii.İnan bana.Kendine inan.Yapabilirsin.Yapacaksın.

Mavi gülümseyerek çınara bakar.Yapabilirim diye düşündü.
fulya masada pirinç ayıklarken arkadan biri boynuna bi öpücük kondurur. arkasına dönen fulya elini damağına geçirir
F: ay hayriii ,senmiydin. korkuttun beni.
h : özür dileerim korkutmak değildi niyetim.
Hayri fulyanın ellerinden tutarak onunla beraber kanepeye oturur.

f : ee neler yaptın. nerdeydin bunca saattir

h : hiç dolaştım biraz.Mertle Kiraza birşeyler aldım.

f : aa öylemi iyi yapmışsın çok sevinecekler.

poşeti açar.Bu arada Hayri Fulyanın elini öper.

h : çok düşündüm fulya Hanım. kimin ne zaman öleceği belli olmaz ama şu hayatta çok sevdiğim sana bunca zaman sonra kavuşmuşken düşündümde şu hayatta bizim de ortak bişeyimiz olsun.

Fulya şaşkın.Birazda heyecanlı.

f : nasıl ortak?

h : anlasana canım .senle benim bi çocuğumuz olsa.bizden bir hatıra kalsa fenamı olur.

f : ay hayri sen ne diyosun

h : duydun işte fulya seninle benim bir çocuğumuz olsun.

f : ben istiyorum diye değil demi yani sende istiyorsun

h : tabiki de ben istiyorum. Senden bir parçam olsun istiyorum Fulya Hanım. hatta bugün dr.a gittim. test sonuçlarını yarın alıcam.Seninle yarın gider senin testlerinide yaparız.

f ulya hayriye sarılır.



çınar arabasıyla bi dükkanın önünde durur. maviyle birlikte inerler. koray ve seher içerde raf düzeltiyorlardır.

ç : oo kolay gelsin demek elifide getirdiniz .

elifi seherin kucağından alır.

m : kolay gelsin

s ve k:hoşgeldiniz

merhabaşırlar.

Mavi merakla gözlerle küçük dükkanı incelemeye başlar.Çınar elleri mavinin sırtında

Ç:Benim gitmem lazım.Mavi sana emanet seher.

Maviyi yanağından uzunca öpüp korayla birlikte çıkarlar dükkandan.

Seher mavinin kolundan tutarak dükkanı gezdirirken bir yandan da anlatır.

Seher:mumlar bujiteri çorap şapka şal falan satacağız.Kadınların ihtiyacı olan küçük şeyler yani.

Mavi heyecanla seherin kolunda kurtularak

M:mumları şuraya ,şapkaları buraya koyalım.

Seher ona bakarak gülümseyen bir ifade ile.

s : tebrik ederim

m : ne için ??

s : evlenmeye karar vermişsiniz

m: ha der.

saçıyla oynayarak

s : gel şöyle oturalım.

2 tabure çeker

s : çınar ı hiç böyle görmemiştim

m : nasıl?

Şaşkın ve heyecanlanmıştır mavi.

s: yani bu kadar mutlu.biz yani ben koray ve çınar.çok eski arkadaşız tabi bide aylin.

aylin ismini duyunca bozulur suratı değişir mavinin.

s : yanlış anlama aylinde bizim arkadaşımız ama o biraz farklıydı çınarla olmayacağını biliyorduk bunu çınar da farketti ama geç oldu.neyse

dediğim gibi.çınarı hiç böyle mutlu görmemiştim.seni gerçekten çok seviyor.

Mavi utangaç ama gülümseyen bir yüzle.

m : bende bende onu çok seviyorum

birbirlerine bakarak gülümserler.sonra rafları düzeltmeye bşlarlar



sabah saatleri...aksağı gece boyu o kadar içmesine rağmen uyku tutmamıştır. en iyisi dükkana gitmek..çalışınca biraz dertler unutulur diye geçirir aklından. dükkana geldiğinde yakubu görür...



A:ne oldi yakup. senu de mi can evinden hançerlediler hıı. bu söz yakup üzerinde soğuk duş etkisi yapar.



Y:ne hançeri aksak..sabah sabah ..

A:ne bileyum, karadenuzde takan da yok..nedur bu halun.



Y:yok bişey aksak..uyku tutmadı da...

A:he işte daa ben de oni deyrumm..nedur bu halun, kaç gündur çocukların yanında sormayayum deyirum...sen de bi hal var hele de bakayrum.



A:bak bak bak..sen düşünüysun da benum haberum olmii..oyle mi..?

yakup bozulur

Y:aksaaaaakkkk..

A:e tamam daaa... sen de heç şaka edemeyirsun..latif adam değulsun yakup, latif deyrum ince fikir..



Yakup başını şöyle bi sallar..alnı boncuk boncuk terler

Y:aksak...

Y:ben diyorum ki şimdi..

A:ee de bakalum...30 yıl sonra sende bişey de bakalum..hep dinleyecek değulsun ya

yakup gözünün altından altından aksağa bakar..öksürük tutar..



A:yani deyurum yakupcum, özgür fikur ortami daa..herkes fikruni söylesun..

Y:aksak..hani diyorum altınlar elden gitti..

A:eee?

Y:e'si geçen günkü işden de bişi çıkmadı.

A:heeee..olee bişi oldi.

Y:ben gözüme bir yer kestirdim.

A:nası yer?



Y:iş yeri ..maaşı eski usul ödeme yapıyorlarmış yani elden ödüyorlar..

A:ya yakup..sen nerden biliysun elun maaşını..elden mi alii, bankadan mii..hııı

Y: ya orda bi tanıdık çalışıyo..tanıdık dedğim de laf arasında gevezeliğinden söyledi..

A:eee?

Y:e'si aksak bi sonraki gün ay başı..maaşlar ödenecek

A:haaaa

Y:haaa...

A: ee nasil bi yer..gidup bi teftuş edelum daa.

mercanca
12-05-06, 20:26
---------------------------------

Koray ve Çınar ellerinde küçük bir poşetle gelirler.

Ç : Biz geldik

M VE S :hoş geldiniz.

Ç : Hemde eli boş gelmedik .

M : Öylemi ne getirdiniz bize?




Çınar poşeti açar içinden bir nazarlık çıkarır.

S: Ne gerek vardı biz zaten bu tarz şeyler satıcaz asardık bi tane.

K: Aa olur mu Seher nazarlık tarzı şeyleri kendin alınca olmazmış birinin hediye etmesi lazımmış.

Ç : Bizde kendi nazar boncuklarımıza nazar değmesin diye kendimiz aldık.

Koray ‘a göz kırpar çınar.

Mavi ve seher gülümser.

S : İyi o zaman asalım .




Dükkanda işleri biten Mavi ve Çınar koray ve seherle vedalaşırlar.

Arabadayken

M:Nereye gidiyoruz çınar.

Gülümseyerek.

Ç: sürpriz

Mavi heyecanla bekler.


Çınar maviyi ilk dans ettikleri yere götürür.mavi şaşırır. barda otururlar. Birer bardak bişey ısmarlarlar.
Ç:Mavi, sana sarılmak istiyorum.


Mavi bu sefer ne demek istediğini anlar çınara elini uzatır.Ayağa kalkarlar.Mavi çınara sarılır boynundan.Çınarda mavinin belinden sıkıca sarılır. Dans etmeye başlarlar. Mavi bu sefer çok rahattır.Çınar mavinin kulağına fısıldar.




Ç: Kollarımın arasında uyuyacağın günleri düşünüyorum.Sabah kalkınca seni yanımda göreceğim günleri.Şimdi olduğu gibi her zaman kollarım arasında olacağın günleri düşünüyorum.



Ç : kollarımın arasındaki peri kızı rüyalarımda gezinen.Beni hayata döndüren.Sen artık hep yanımda olacaksın.Daha ne isterim

M : bende çınar bende başka bişey istemem senin yanında.Senin kollarında olayım başka bişey istemem.




Çınar mavinin yanağına bi öpücük kondurur.Sonra arabanın içinde mavilerin kapının önünde.mavi arabadan inecek.İnerken tam döner çınara.

M:Seni çok seviyorum

Ve öper dudaklarından.Çınar şaşkın ama mutlu bir ifade ile mavinin arkasından bakar.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------





ertesi gün... aksakla yakup sözleştikleri yerde buluşurlar..Binaya şöyle bi alıcı gözüyle bakar aksak..Aklına pek yatmaz..




A: yakup yaa keşke duvarları kapilari çift, kurşun geçirmez levhayla kapatılan bi yer bulsaydin daa.

Y:napcaksın duvarı kapıyı aksak , biz işimize bakalım.



A:ya oğlim diyorim ki orayı açmak daha kolay olirdu daa.

Y:aksak panik yapma..içerde arkadaş var diyorum..el ayak çekilince o bize arka kapıyı açacak

A:haaa..oyle desene yakupp..

A:yakupp..

Y:ne aksak nee?

A: sen hasta misun?


Y:ne alakası var aksak.


A:ya ne alakası olacak, ter alakasi, öksürük alakasi, titreme alakasi, gözlerin ölü balik gibi bakayii.

Y: yok yaa..uykusuzum.


A:e iyi da nedan uykusuzsin...hadi benum aha bu kambur dünyadan daha kambur derdum var..sifir sifir yedum var...saa neoldi...aşık misun yoksa sen haaa..de bakayiim baa.


Y:aksak iş için plan yapıyoruz burada sen benle kafa buluyorsun.


A:e bizde plan yaptik heralda..o senun içerdeku adami benum gözum tutmadi

Y:ee ne yapacağız öyle ise

A:ya diyorum ki..şu bizum mavi..


Y:yapma aksak, kız evleniyo , ne yardımı.


A:ya evlesun yakup ya..aksak çok sinirlenmiştir ağzından köpükler saçar

yakubun yakasına yapışır.

A:hemen mi evlendu..bu gece mi evlendu..ne oldi..

A:bi dur bakalim..sen cani çıkmayan adami diri diri gömersin.

A:bi rica ederuz..bu ricanın kazaya kurban gitmemesu içun de.

A:bişey yapmamiz lazum.


Y:ne_?


A:NEEE?...iş ..yakup işş..bu kizin neye ihtiyacı var işeee...

aksak gözlerini kocaman açarak söyler yakuba.

A:buraya deyrum işe koysak maviyi

Ve yakup maviyi telefonla arar.Mavi açar...yanında çınar vardır.

M:efendim.


Y:mavi benim yakup

M:merhaba yakup abi

Y:merhaba mavi


M:hayırdır, ne oldu, bişey mi var.



Y:mavi eğer düşünürsen, sana tanıdık bir şirkette iş bulduk..sigortası da var.

M:hııı şey yakup abi..ya sağol da..benim işim var..

bu arada çınarın sesi gelir telefonda yakuba..

Y:yaa öylemi..ne işi bu hayırlı olsun


M:ben bi arkadaşla ortak iş yeri açıyorum da..



M: Ya yakup abi kapatmam lazım kendine iyi bak

A: Ne dedi

Y:Aksak sen bu kzı unut hem iş hemde aşk anlamında



A: O neden öle yakup



Y: baksana beni bişle başından savdı .

Aksak üzgün ve sinirli.

A:eyi tamam da gidelum.



---------------------------------------------------
.

mercanca
12-05-06, 20:30
-----------------------------------------------
Çınar ‘ın izin günüdür o gün işe gitmemiştir.Selo telefon açar

S: bana Murat ı gönderin.

M: buyurun amirim beni emretmişsiniz.

S : Operasyona çıkıcaz akşam hazırla ekibi.

M: peki amirim.

M:tahtanın başında olanları anlatır ekibe.Bünyamin ve ayşegülde görevlidirler.

----------------------------------------------------------

Hayri ve Fulay birlikte giderler doktora

Dr:Hayri bey sizden bi kaç tetkik daha istiyeceğim.



Panikle.

F: Hayrola Dr.Hanım ne var çocuğumuz olmayacak mı?

Dr: Hanfendi telaş yapmayın ama bazı testler istiycem.

F: Dr hanım ne için onlar?

Dr: Bakın Hayri bey bazı şüpheli bulgular tespit ettik o yüzden biopsi yapmamız gerek

F: Biopsimi?

Dr: Evet hemen panik yapmayın ama prostat kanserinden şüpheleniyoruz

F: aaa?

Elini kalbine götürür.Düşecek gibi hisseder kendini.



Üzgün bir ifadeyle Fulyaya.

H: üzülme daha kesin bişey yok

Dr: Evet moralinizi bozmayın. Moral çok önemli şimdi. Hayri bey yarın dokuzda biopsi için parça alıcaz bugünlük yapabileceğimiz bişey yok.



Fulya ve Hayri iyi günler der çıkarlar ama fulya ağlamaya başlamıştır. Hayri fulyaya daha kesin bişey yok üzülme der ve birbirlerine sarılarak hastaneden ayrılırlar.

--------------------------------------------------



çınar ve mavi dükkandan çıkıyorlardır.

Ç: Mavi nereye gidelim

M: Bilmem.

Ç: Bahçemize gitsek mi , çok ihmal ettik.

M:Aa olur bende diyodum aklımda bişey var.

Sevinçli ve mutlu arabalarına binerek bahçelerine doğru yol alırlar.

----------------------------------------

bu sırada operasyon saati yaklaşmıştır.



Selo son kez yakupla konuşur. Kapattıktan sonra teli etrafta direktif verir.O sırada aksak ve Yakup içeri girmek üzeredirler.



Selo dürbünle bakarken aksak ve yakubu görürür. Yüzündede mutlu bir gülümseme.

Bu sırada aksak ve Yakup içeri geçerler.Bir kişi ismi söylerler (x beyle görüşecektik buda içerdeki adamlarıdır)



Güvenlik :ne hakkında ?

Aksak: bizim bi yemmek olayı varda kardeş o koni hakkunda şeeey edecektuk.

Güvenlik : peki buyurun ?



Aksak ve Yakup içeri girerler ordan birine lavabonun yerini sorarlar lavaboya geçerler.



bu sırada aradan zaman geçer.Şirket boşalmaya başlar.Artık içerde kimsenin kalmadığını anlayan selo adamlarını yönlendiri.r o sırada aksak yakuba

A:Hayde gidelum da bitirelım şu işu .

Yakup tedirgindir.

Y:Aksak sana söylemem gereken bişey var.

A: Ne ne deyusun yakub hayde heyde işimuze bakalım sonra de ne diyeceksen.



Y:Aksak bu bu iş bi düzen.

A: ne demek yani yakup ne demek bi düzen .(şaşkındır)

Y: yani diyorumki ben o gün ordan kaçamadum.

sel.komiserde beni tehdit etti.

A: ne tehditi yakup sen ne deyusun.



Y: eğer ki bu düzen olmasaydı beni cinayetle suçlayacaktı.

A: ne düzeni yakub bu düpedüz kumpas sen sen bunu n