Tüm Versiyonu Göster : Son Ders: Aşk ve Üniversite
Iraz Okumuş ve Mustafa Uğur Yağcıoğlu'nun yöneteceği, senaryosu yine Mustafa Uğur Yağcıoğlu'na ait "Son Ders" filminin çekimlerine İstanbul'da start verildi. Ferhan Şensoy ile Ege Aydan'ın başrolde olduğu, 1970'li yıllarda üniversitede yaşanan bir öğrenci çatışması ile başlayan ve beş solcu arkadaşın yaşadıklarını konu alan film, aralık ayında vizyona girecek.
Haber:
Ekibi üzen olay
Büşra BOZOK
Çekimleri birkaç gün önce başlayan "Son Ders" filminin ekibi yaşanan gelişmeyle üzüntüye boğuldu.
"Son Ders" filminin oyuncularından Deniz Baytaş, bugün ameliyat masasına yatıyor.Yoğun tempo nedeniyle rahatsızlandığını söyleyen Baytaş, kalp ameliyatı geçirecek.
Çekimden ameliyata
Iraz Okumuş ve Mustafa Uğur Yağcıoğlu'nun yöneteceği, senaryosu yine Mustafa Uğur Yağcıoğlu'na ait "Son Ders" filminin çekimlerine İstanbul'da start verildi. Ferhan Şensoy ile Ege Aydan'ın başrolde olduğu, 1970'li yıllarda üniversitede yaşanan bir öğrenci çatışması ile başlayan ve beş solcu arkadaşın yaşadıklarını konu alan film, aralık ayında vizyona girecek. Ancak ekip, oyuncu kadrosunda yer alan Deniz Baytaş'ın rahatsızlığı nedeniyle biraz buruk...
Hastalık beni durduramaz
Yaşadığı kalp rahatsızlığı nedeniyle çarşamba günü (bugün) ameliyat masasına yatacağını söyleyen Deniz Baytaş, operasyonla ilgili şunları söyledi: "Çok fazla çalışmak ve yoğun tempo yüzünden rahatsızlandım. Kalbim fazladan damar üretiyormuş. Ameliyatta kalpteki bu ekstra damarlar yakılacak. Operasyonun tabii ki tehlikesi var, ama moralim yerinde... Kendimi toplar toplamaz sete döneceğim. İşimi çok seviyorum ve bir şeylerin beni engellemesini istemiyorum."
Hürriyet Kelebek
istanbulspence 22-09-07, 23:01 Ferhan'ın solcu kızı
Ferhan Şensoy'un 'Solcu Saffet' karakteriyle başrolünü üstlendiği "Son Ders" isimli filmin çekimleri devam ediyor.
1970'li yıllarda üniversitede yaşanan bir öğrenci çatışması ile başlayan ve beş solcu arkadaşın yaşadıklarını konu alan film, aralık ayında vizyona girecek. Şensoy'un solcu üniversite hocasını canlandırdığı filmde, Ece Uslu da Şensoy'un yurtdışında yaşamış kızını oynuyor.
hürriyet
08 Şubat 2008’de gösterime girecek olan Son Ders filminde Ferhan Şensoy bu kez
seyirciyi güldürmenin yanında ağlatacak da…
SON DERS
Kimler gelip geçmedi ki bu sıralardan…
FERHAN ŞENSOY SON DERS’TE
KAHKAHA VE HÜZNÜ BİR ARADA YAŞATACAK …
“Hayatta söylemek istediklerini, duygularını erteleme. Çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir, yarın hiç olmayabilir.”
Hikayesi üniversite çatısı altında geçen Son Ders Şubat ayında vizyona girecek.
Filmin başrolünde yer alan tiyatro ve sinemanın usta oyuncusu Ferhan Şensoy, “Saffet Ercan” karakteriyle, kahkahayla hüznün harmanlandığı bir hikayede karşımıza çıkıyor. İlk kez bir sinema filmde dram oynayan sanatçı, seyircilere duygusal anlar yaşatacak.
Yurt dışından gelen bir Türk öğretim görevlisinin (Saffet Hoca) üniversiteli gençlere öğretecekleri dersle, okuldaki müfredatla sınırlı kalmayacaktır. Oysa iddiasızdır bu yeni hoca; “İlk dersimiz kimsenin buradan alınacak derse ihtiyacı olmadığı” diye başlar. Ancak öğrencilerin ve özellikle de bir tanesinin onu fark etmesi ile bambaşka bir dünya açılır önlerinde. Saffet Hoca’nın geçmişinin açığa çıkması ile birlikte Üniversite öğrencisi Ulaş (Kaan Urgancıoğlu) hayatı garip bir şekilde kesişir. Usta Oyuncu Ferhan Şensoy’un başrolünü oynadığı Son Ders filminde, Ece Uslu, Kaan Urgancıoğlu, Durul Bazan, Ekin Türkmen, Ege Aydan, Dost Elver, Engin Hepileri, Birce Akalay, Burak Sarımola, Aylin Kontente, Neriman Uğur,Ali Yaylı ve Burcu Okutulmuş gibi zengin bir oyuncu kadrosu var. Komik olduğu kadar duygusal sahnelerin de bulunduğu filmin senaryosunu Mustafa Uğur Yağcıoğlu yazmış. Mustafa Uğur Yağcıoğlu ve Iraz Okumuş yönetmenliği üstlenmiş.
Sezonun en iddialı Türk filmi SON DERS bu günün aşkının, üniversite hayatının, kuşak çatışmasının, önceki kuşak tarafından duyarsızlıkla suçlanan gençliğin nedenlerinin eğlenceli bir hikayesi. Son Ders, sadece bu günün gençliğinin değil 80 öncesi ve 70’li kuşakların da bu günde geldiği son noktanın söz aldığı bir film.
http://img204.imageshack.us/img204/5813/1878880791111833a522bby0.jpg (http://imageshack.us)
http://img146.imageshack.us/img146/415/1879676940d953a7c88abmo5.jpg (http://imageshack.us)
ay coook güzel bir filme benziyor:img-yes::img-wink::happy0064:happy0064:happy0064
ama bu aralar keske aksiyon filmleri cekilse amerikalilarin filmelrine bakiyorum
cok muhtesem keske türklerde yapsa yaaaaa:icon_whis:icon_sorr:icon_sorr
Gençlik filmi olacak sanırım. Durul Bazan, Ekin Türkmen son zamanların aranılan oyuncuları. Durul'un oyunculuğunu çok beğenirim. Bu filmde bir öğrenciyi oynayacak. Performansını merak ediyorum.
Pek gişe yapacağını sanmıyorum ama güzel bir film olacaktır büyük ihtimalle. Ege Aydan'da kadroda olması filmi benim için çekici hale getirmiştir.
Ferhan Şensoy’dan son ders
06 Kasım 2007 Salı 20:04
Hazırlıkları süren ’Son Ders’ isimli yapım Şubat ayında izleyici ile buluşacak.
Bugünün aşkının, üniversite hayatının, kuşak çatışmasının, önceki kuşak tarafından duyarsızlıkla suçlanan gençliğin nedenlerinin eğlenceli bir hikayesini anlatıyor film.
Filmin başrolünde yer alan tiyatro ve sinemanın usta oyuncusu Ferhan Şensoy, “Saffet Ercan” karakteriyle, kahkaha ve hüznün harmanlandığı bir hikayede karşımıza çıkıyor. Bu kez dram oynayan sanatçı, seyircilere duygusal anlar yaşatacak.
Yurt dışından gelen bir Türk öğretim görevlisi okuldaki müfredatla sınırlı kalmayacaktır. Oysa iddiasızdır bu yeni hoca; “İlk dersimiz kimsenin buradan alınacak derse ihtiyacı olmadığı...” diye başlar.
Ancak öğrencilerin ve özellikle de bir tanesinin onu fark etmesi ile bambaşka bir dünya açılır önlerinde.
Son Ders filminde, Ece Uslu, Kaan Urgancıoğlu, Durul Bazan, Ekin Türkmen, Ege Aydan, Dost Elver, Engin Hepileri, Birce Akalay, Burak Sarımola, Aylin Kontente, Neriman Uğur, Ali Yaylı ve Burcu Okutulmuş gibi zengin bir oyuncu kadrosu var.
Filmin senaryosunu Mustafa Uğur Yağcıoğlu yazdı. Mustafa Uğur Yağcıoğlu ve Iraz Okumuş yönetmenliği üstlendi.
Ferhan Şensoy Ağlatacak
Hikayesi üniversite çatısı altında geçen Son Ders, Şubat ayında vizyona girecek. Filmin başrolünde yer alan tiyatro ve sinemanın usta oyuncusu Ferhan Şensoy, “Saffet Ercan” karakteriyle, kahkahayla hüznün harmanlandığı bir hikayede karşımıza çıkıyor. İlk kez bir sinema filmde dram oynayan sanatçı, seyircilere duygusal anlar yaşatacak.
Yurt dışından gelen bir Türk öğretim görevlisinin (Saffet Hoca) üniversiteli gençlere öğretecekleri, okuldaki müfredatla sınırlı kalmayacaktır. Oysa iddiasızdır bu yeni hoca; “İlk dersimiz kimsenin buradan alınacak derse ihtiyacı olmadığı” diye başlar. Ancak öğrencilerin ve özellikle de bir tanesinin onu fark etmesi ile bambaşka bir dünya açılır önlerinde. Saffet Hoca’nın, geçmişinin açığa çıkmasıyla birlikte Üniversite öğrencisi Ulaş (Kaan Urgancıoğlu) ile hayatı garip bir şekilde kesişir.
Usta Oyuncu Ferhan Şensoy’un başrolünü oynadığı Son Ders filminde, Ece Uslu, Kaan Urgancıoğlu, Durul Bazan, Ekin Türkmen, Ege Aydan, Dost Elver, Engin Hepileri, Birce Akalay, Burak Sarımola, Aylin Kontente, Neriman Uğur,Ali Yaylı ve Burcu Okutulmuş gibi zengin bir oyuncu kadrosu var. Komik olduğu kadar duygusal sahnelerin de bulunduğu filmin senaryosunu Mustafa Uğur Yağcıoğlu yazdı. Son Ders’in yönetmenliğini ise yine Mustafa Uğur Yağcıoğlu ve Iraz Okumuş yaptı.
Sezonun en iddialı Türk filmi olan SON DERS bu günün aşkının, üniversite hayatının, kuşak çatışmasının, önceki kuşak tarafından duyarsızlıkla suçlanan gençliğin nedenlerinin eğlenceli bir hikayesi. Son Ders, sadece bu günün gençliğinin değil, 80 öncesi ve 70’li kuşağın da bu gün geldiği son noktanın söz aldığı bir film.
Sinematürk
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/20366_5.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/20366_4.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/20366_3.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/20366_1.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/20366_2.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/20366_6.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/untitled.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/untitled2.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/untitled3.jpg
Bunlar da son resimler...
ya bu film cok güzel birseye benziyor herhalde
güzel oyuncularda var insaalah gise yapar
Buyrun afiş... Yalnız çok büyük olduğu için kod içine almadım.
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/1677_a_5853.jpg
http://i227.photobucket.com/albums/dd29/ecr1990/Son-Ders.jpg
ya bu filmin fragamani yada teaser cikmadimi???
cok merak ettim bu filmi simdi ya
Filmin Oyuncuları:
Ferhan ŞENSOY
Kaan URGANCIOĞLU
Ekin TÜRKMEN
Durul BAZAN
Ece USLU
Ege AYDAN
Dost ELVER
Engin HEPİLERİ
Birce AKALAY
Ali YAYLI
Neriman UĞUR
Aylin KONTANTE
Burak SARIMOLA
Deniz BAYTAŞ
Burcu OKUTULMUŞ ve
Deniz ARDIÇ
Filmin Resmi Web Sitesi: www.askveuniversite.com
www.sonders-film.com
Filmin fragmanı ve fotolarına yukarıdaki sitelerden ulaşabilirsiniz.
konusu hosuma gitti sevdigim oyuncularda var bizim buraya gelmez sanirim ama bir sekilde izlemeyi dusunuyorum
ecr bilgi ve resimler icin tskrler
ashlı_emre 30-01-08, 03:32 http://img.sabah.com.tr/2008/01/30/gny/im/5E5289AA87DC574691E58981r.jpg
Ferhan Şensoy bu kez ağlatacak
Kadir İnanır'ın hemen ardından usta oyunculardan Ferhan Şensoy da görmeye alıştığımız rollerin dışında bir karakterle sinemaya döndü... Şensoy 'Son Ders' filminde ağlatacak..
Bugüne kadar tam 109 sinema filminde rol alan ve hiçbirinde karizmasından ödün vermeyen Kadir İnanır'ın 'Son Cellat'ta kambur bir hamalı canlandırmasının yankıları sürerken Ferhan Şensoy da dramatik bir rolle sinemaya döndü. Bugüne kadar çoğunlukla güldüren rollerle izleyicinin karşısına çıkan Şensoy 'Son Ders' adlı sinema filmindeki 'Saffet Ercan' karakteri ile bu kez ağlatacak.
8 Şubat'ta vizyona giriyor
Mustafa Uğur Yağcıoğlu'nun yazıp yönettiği 'Son Ders', "Hayatta söylemek istediklerini erteleme. Çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir, yarın hiç olmayabilir" sloganıyla 8 Şubat'ta gösterime girecek. Bir üniversitede yaşananların hikaye edildiği film; kuşaklar arası ilişkileri ve üniversite eğitim sistemini masaya yatırıyor. Filmde Şensoy ile birlikte Kaan Urgancıoğlu, Ege Aydan, Ece Uslu, Durul Bazan, Ekin Türkmen, Dost Elver, Engin Hepileri, Birce Akalay, Burak Sarımola, Neriman Uğur, Aylin Kontente, Ali Yaylı ve Burcu Okutulmuş gibi oyuncular da rol aldı.
Filmin konusu
Yurtdışından gelen bir öğretim görevlisinin (Saffet Hoca) öğretecekleri, müfredatla sınırlı kalmayacaktır. İddiasız bu yenihoca; "İlk dersimiz kimsenin buradan alınacak derse ihtiyacı olmadığıdır" der. Ancak öğrenciler onun gizemini fark eder. Saffet Hoca'nın geçmişinin açığa çıkmasıyla üniversite öğrencilerinden biri ile hayatı garip şekilde kesişir.
Ferhan Şensoy yıllar sonra ilk kez dramatik bir rolle sinema izleyicisinin karşısına çıkıyor. ‘Son Ders’ 8 Şubat’ta vizyona girecek.
Kynak:Sabah/Günaydın..
"Son Ders": Dersi hayat öğretir
Odağına Ferhan Şensoy'u ve onun çizdiği muhalif kimliği yerleştiren "Son Ders: Aşk ve Üniversite", bir öğretmenin hayatının son demlerinde yaşadıklarını sorgulayan ve bu sorgulamadan öğrencilerine, çevresine düşen payı, izleyicisiyle paylaşmak isteyen bir film olarak görülebilir.
Bazı filmler vardır, dostluk, arkadaşlık üzerine kurulur ve insana o samimi havayı hissettirir. Kimi zaman bir ihanet duygusu, kimi zaman bir sadakat hikâyesi... Bu arkadaşlar, dostlar yıllar sonra bir araya gelir ve geçen zamana uzaktan ve içten bir hesaplamayla bakarlar, muhasebe yaparlar. "Son Ders", 1972 yılından başlayarak hızlı bir zaman atlamasıyla 2006'ya geliyor. 1972 önemli bir yıl kahramanlarımız için. Daha doğrusu önemli olduğunu daha sonra anlıyoruz. Bu öneme binaen "Eski ideallere ve idealistlere ne oldu?" gibi bir vicdan ve çevre muhasebesine dönüşecek sandığımız film, buna teğet geçerek bir öğretmenle öğrencileri arasındaki ilişkiye yöneliyor. Buna eğileceğini düşünürken, birden aşk hikâyesine doğru yelken açıyor. Tüm bunlar bir filmde olabilir mi? Tabii ki olabilir; ancak her şeyi filme katıp da adamakıllı zorlama bağlantılar kurmak, küçük rollere ünlü yüzleri yerleştirip hoşluklar (!) yaratmak bir filmi ne kadar çekici kılar bilemiyorum. Bu formülün artık tutmadığını, her hikâyenin klişe diyaloglarından seçmeceler yaparak senaryo oluşturmanın izleyicileri tavlamayacağını ve filmin de samimi olmaya çalışan havasını zedeleyeceğini yapımcıların, yönetmenin, oyuncuların bilmesi gerekmez mi!
Sonra diye bir şey yok...
Filmin temel esprisi bu aslında, "sonra diye bir şey yok..." An'ı yaşa, aklındakileri eyleme dök, istediklerinin senin olmasını sağla; en azından adım at. Akla nasıl da "Ölü Ozanlar Derneği" ("Dead Poets Society") filmini getiriyor değil mi? "Carpe diem" diye fısıldayan idealist bir öğretmen ve onun açtığı yolda, daha doğrusu gösterdiği ışıkla yönlerini çizmeye çalışan öğrenciler... Temelde kendini ifade etmeyi öğrenmekle alâkalı olan gelişim öykülerinden biriydi "Ölü Ozanlar Derneği". "Son Ders", çizdiği idealist öğretmen tiplemesiyle bu filme yakın duruyor. Ancak yukarıda da dediğimiz gibi film öyle yönlere sapıyor ve sonrasında bunları birbirine bağlamak için o kadar zorlama detaylar üretiyor ki ister istemez ne temel espriyi hatırlıyorsunuz ne de hatırlasanız da umurunuzda oluyor. Yani, film belki de seyirciyi yakalayacağı yegâne unsuru da ıskalamış oluyor.
İdealist öğretmen tiplemesiyle filmin akılda kalan tek kişisi Ferhan Şensoy. O, yine bildiğimiz nüktedanlığıyla ekran dışında da taşıdığı kimlikten pek uzak değil. Günlük hayatında, gösterilerinde çizdiği kimlikle bir kez daha karşımıza çıkıyor. Film, Saffet Hoca'nın (Ferhan Şensoy) ders vermeyen (!) dersiyle başlıyor ve idealize edilen bir öğretmen kimliği daha ilk sahnede, gereksiz uzunlukta ve bundan doğan yer yer tekrarlara düşerek izleyiciye sunuluyor. Aslında bunda illâ ki bir kusur aramak değil dert. Yazının başında da dile getirdiğimiz gibi, film bir noktadan hareket edip o noktaya sadık kalarak olay örgüsünü kursa, saptığı yolları da bir başka filme malzeme olacak çeşitte dallandırıp budaklandırmadan devam etse izleyici de daha kolay adapte olabilecek filme. İşte kusur tam da burada! Filmin saptığı yollar o kadar çeşitleniyor ve söylemler o kadar artıyor ki "hani vurgulanan 'ders vermeme' hali nerede?" diyorsunuz. Bir noktadan sonra kahramanlarla ilgili gereksiz ayrıntılarda boğuluyorsunuz. Bu ayrıntılara film ihtiyaç duyuyor; çünkü gereğinden fazla laf söylemek derdine düşülmüş. Bunların da derlenip toparlanacağı bir final gerekiyor ve zorlama bağlantılar, bilindik diyaloglarla sabır iyice zorlanıyor.
Filmin genç oyuncuları, yani üniversite hayatını yaşayan genç nesil temsilcileri, hikâyenin aşk, espri, aktivasyon yönlerini Ferhan Şensoy'dan sonra besleyen kişiler olarak yer alıyorlar filmde. Zaten Şensoy'un karakteri tüm bu yönleri bünyesinde barındırıyor. Genç oyuncular da bu yönlerden her birinin ayrı birer temsilcisi gibiler. Kaan Urgancıoğlu, içinde büyüttüğü ve bir türlü eyleme dökemediği aşkla; Durul Bazan, espri yönüyle (gerçi burada bir nüktedanlıktan söz etmek mümkün değil ancak gülmece unsurlarını da üzerinde taşıyan kişi o); Ekin Türkmen, çevreci faaliyetlere katılım yoluyla sergilediği aktivist kimlikle, sanki Saffet Hocanın çok yönlü halinin açılımındaki dallar gibiler. Tabii bu oyunculardan başka, filmde günümüz gençliğinin çeşitli hallerini sergileyen kişiler de mevcut.
Filmde bir de "eski idealistlere ne oldu?" sorgulaması da mevcut ki bu yön tam evlere şenlik babında bir görüntü sergiliyor. Tamamen bildiğimiz, ideallerinden sapan kişilerin kendilerini aklama tiradları bu filmde de sergileniyor. Tabii ki gündemin, ihtiyaçların, yaşamın değişmesi seksen öncesini birebir yaşayan kişilerin yıllar geçtikçe kendilerini buldukları veya savruldukları noktaları çeşitlendiriyor. Ancak hep bildiğimiz hikâyeyi bir daha dinlemek bu filme ne katıyor? Yazının başında da andığımız gibi idealizm sorgulaması beklerken filmin odaklanamama sorununun yine gün yüzüne çıkması, filmi bu noktada da zayıf bırakıyor.
Kimler İzlemeli?
*Ferhan Şensoy'un nüktedan kimliğini beyazperdede görmek isteyenler.
*Son dönem Türk sinemasına şans vermekten bıkmayanlar.
Kimler İzlememeli?
*Filmden sağlam bir dramatik yapı bekleyenler.
*Filmde özgünlük arayanlar.
Seçil Toprak/sinema.com
İLK AŞKIM_MERVE 09-02-08, 20:01 çok güzel bir filme benziyo..
ben kesin gidicem ama ne zmn...
film bugün vizyona girdi..
umarım ii gişe yapar:)
Dün gittim. Gerçektende çok güzel ve çok duygusal bir Film....
:good:
deadly_angel 11-02-08, 11:10 İşlem Tamam Değil...
Mustafa Uğur Yağcıoğlu ile Iraz Okumuş’un birlikte yönettikleri Son Ders, bir Ölü Ozanlar Derneği türevi. 12 Mart sonrasında siyasi gerekçelerle yurtdışına kaçmış ve yıllar sonra farklı isimle bir akademisyen olarak ülkesine dönen bir adamın, bir grup genci değiştirme hikayesini anlatıyor kağıt üzerinde. Ferhan Şensoy tarafından canlandırılan bu karakter, bilge bir adam olarak varsayılıyor.
Varsayılıyor dememin sebebi, filmin de en temel arızası. Birkaç beylik laftan fazlasını etmeyen bu adamın bilgeliği pelikülde hiç vücut bulmuyor. Bu gençleri neden etkilediğini veya değiştirdiğini ancak boşlukları kendi aklınızda tamamlayarak anlarsınız. Yoksa yaratıcıların zihnindeki fikir, filmin kendisinde mevcut değil.
Bu ‘boşlukları kendi aklınızda tamamlamak’ tuzağına düşmemelisiniz. Meramını anlatamayan birçok filmi, aslında tam da bunu yaptığımız için başarılı zannedebiliyoruz hepimiz zaman zaman. Filmleri niyetleri ile değerlendiriyoruz. Son Ders, bir süreç anlatan filmlerden. Sinemada sadece bir karakterin değişimini yansıtmak bile en zor işlerden biridir. Bu örnekte, karşılıklı olarak birbirlerini etkileyen karakterler ve sözde değişen, olgunlaşan gençler var elimizde. Bu süreci ve sonuçlarını elbette anlıyoruz. Fakat bizim o filmin ne demeye çalıştığını anlamış olmamız, yönetmenin bunu sinemasal açıdan başarılı bir şekilde aktardığı anlamına gelmez her zaman. O sürecin, film boyunca amaçlananın ne olduğu Son Ders’te de belli. Başladığı ve vardığı noktalar ortada ne de olsa. Ancak iki noktayı birbirine bağlayan süreç eksik ve zayıf.
Ferhan Şensoy tarafından canlandırılan, kerameti kendinden menkul Saffet Hoca, gerçekten bilge bir adam olarak vücut bulmuyor. Birkaç beylik laf dışında öğrencileri ile bağ kurabilecek hiçbir şey üretmiyor. Filmin belli bir noktasında artık sınıfının dolup taştığını görüyoruz (ve ne kötü bir oyuncu seçimi çalışması ile, o konuya zaten hiç girmeyeyim) ama o noktaya nasıl vardığımızı, bu adamın öğrenciler arasında sevilecek ne yaptığını hiç izlemiyoruz. Donanımlı, iyi bir hoca olduğunu bile görmüyoruz perdede. Bütün bunlar hep yönetmenlerin kafasındaki birer varsayım.
Bunun dışında iki ciddi zaafı daha var filmin. Artık olabildiğine bayatlamış bir siyasi söylem sunuyor öncelikle karşımıza. '70lerde sol görüşlü militan öğrencilerken zaman içinde fikirlerinden taviz vermiş, hatta o idealleri unutmuş bir kuşağı anlatıyor. Kimi iş adamı olmuş, kimi reklamcı; artık sadece kazandıkları paranın derdindeler ve o parayı kimseyle paylaşmaya da niyetli değiller. Bu elbette ki bir gerçeklik. Ancak Son Ders artık insanı bıktıracak ölçüde kaba ve klişe bir söylemle anlatıyor öyküsünün bu kısmını. Olacak O Kadar usulü toplumsal dersler veriyor sanki. Sadece didaktik olmak değil mesele. Son Ders’in politik boyutu olabildiğine çiğ ve yüzeysel.
Diğer sıkıntım ise, bütün bunlardan çok farklı. Karşımızdaki film, bir yandan da gençlik filmi olmaya soyunuyor. Bunda elbette bir sorun yok. Tabii günümüz gençliğini genel olarak sığ bir şekilde resmetmesinde de. Kabul edelim ki böyle bir manzara var. Ama böyle bir filmin sık sık belden aşağı Çılgın Dersane sularında dolaşıyor olmasını bayağı yadırgadım. Yanlış anlamayın, zaman zaman eğlenceli de olabiliyor bu kısımlar. Ama Son Ders’in böylesine ağırlıklı bir bölümünü oluşturmalarında bir matematik hatası var diyebiliriz ve bunun gerekçesi de muhtemelen ticari kaygılar.
Teknik olarak bir sıkıntısı bulunmasa ve pekala düzgün bir şekilde çekilmiş olsa da, amaçladığı duygusal etkiyi yaratmaktan çok uzak bir film Son Ders. Başarısı için elzem olan süreci işlemeyi başaramıyor ve genel olarak oldukça başarısız diyalogları ile çok kaba bir politik söylem geliştiriyor. Eğitimli genç sinemacılara yol açılmasını kesinlikle desteklesem de, izlediğim filmleri perdede gördüklerim dışında başka hiçbir unsurla değerlendirmek istemiyorum. Olmamışsa da bunu söylemekten başka yapacak bir şeyim yok…
Kaynak: Beyazperde
Merak ettiğim bir film filmi izleyenler çok güzel olduğunu söylüyor perşembe arkadaşla gideceğiz :) Yorumumu yazarım
oldum olası şu ferhan şensoyu sevemedim bizim türk gençlik filmlerini ayrı bir sevmeem zaten. çok güzel olduğunu zannetmiyorum.
super bir filme benziyor insallah firsat olurda izlerim...
Az önce geldim filmden.
Gerçekten çok ama çok güzeldi.
Son zamanlarda 'Gençlik Filmi' adı altında anılan filmler gibi "cinsel" öğelerle süslenmiş bir film değildi.
Oyuncular harika,özellikle Kaan karakterini çok benimsemiş;filme yansıtmış.
Dikişleri açıkça belli oluyor!
Üniversite gençliği çevresi, sempatik ve kısmen iyi çizilmiş birkaç kahraman, kaçınılmaz gönül ilişkileri, kişilikli ve ne istediğini bilen kızlar karşısında çaresiz iki genç adam. Ve de eski solcu, hâlâ idealist, kimi 12 Mart dönemi yoldaşları gibi 'dönek' olmamış ve üstüne üstlük ölüm derecesinde hasta bir öğretmen. Tüm bu durum ve kişileri bir kavanoza koyun, iyice sallayın...Ve işte karşınızdaki film... Ancak senaryonun nerdeyse dikiş çizgileri belli oluyor, film de bir formül veya reçete filmi olduğunu sanki bangır bangır bağırıyor. Anlatım tam Türk usulü TV dizisi anlatımı. Asıl kahramanların yanı sıra, yer yer komik kahramanlar gelip işin komedi yanını devralıyor. Müzik nerde gülmek, nerde ağlamak gerektiğini hemen duyuruyor: Belki yanılırsınız diye... Ferhan Şensoy'un oyunculuk ustalığına elbette sözümüz yok. Gençler de en azından belli ölçüde yetenekli. Ancak tüm bunlar, hallice bir TV dizisi estetiği taşıyan filme asla sinema tadı ve havası katamıyor.
Yönetmen: Mustafa Uğur Yağcıoğlu, Iraz Okumuş, Senaryo: M. U. Yağcıoğlu, Görüntü: Colin Mounier, Ulaş Zeybek, Müzik: Tolga Sünter, Emrah Anul, Oyuncular: Ferhan Şensoy, Kaan Urgancıoğlu, Ekin Türkmen, Durul Bazan, Ece Uslu, Ege Aydan, Engin Hepileri, Birce Akalay, Ali Yaylı, Neriman Uğur/ Renkler Sanat-35 mm. yapımı.
EKOLAY
harika bi filmdi arkadaşlar gitmeyi düşünenler için kesinlikle tavsiye ederim başları çok komik özellikle ferhan şensoy ve durul bazan sonu gayet üzücü aşırı duygusallar için yanlarına mendil almaları tavsiye edilir
bu arada koobee24 bende senin gibi güzel değildir die ön yargılıydım hatta arkadaşa neolursun şimdi yada asla ya gidelim dedim bana güven deyip son dersin biletini aldı izledikten sonra gayet hoş bi iş çıkarttıklarını gördüm süperdi :happy0064
Güzel bir filmdi.
Özellikle Engin Hepileri ve Durul Bazan gerçekten harikalardı.:good:
Engin Hepileri'nin dramatik sahnelerine ve Durul Bazan'ın gülünç sahnelerine bayıldım.:img-yes:
vanessafanı 16-02-08, 22:07 bende arkadaşlarla gidicem bu filme güzel bir bilme benziyor
bugün gittim idare ederdi dram yönü daha çok ön plandaydı
fimden yeni geldim..bayıldım kaana da başroldeki kıza da..müzikleri ise harika..arıyorum ama jenerik müziğini bulamadım..
|
|