Tüm Versiyonu Göster : Ezo Gelin - Senaryolar


Sayfalar : [1] 2

filinta
13-09-07, 10:30
sevgili arkadaşlar. yeni sezonda ezo gelinin izleyicileri arttı..(söylemesi ayıp bende yeni izleyicilerdenim:img-wink:)

şimdiiii pamuk eller klavyeye..:img-yes:


hayal gücünüzü konuşturun ve senaryolarınızı burda paylaşalım

sizin hayal gücünüzle ezo kadim ikilisini yeni maceralara sürükleyelim okuyanlar misafir olarak bakıp geçenler ezo gelin forumunun müdavimi olsun :img-wink:

hepinize kolay gelsin:img-wink:

not: bu başlığa senaryolardan başka birşey yazmayalım senaryolar çoğaldıkça yorumlar için ayrı başlık açarız..

SUEDA40
13-09-07, 14:58
sevgili filinta senaryo sayfası hayırlı olsun
ilk yazan ben olacağım galiba enteple ezo istanbullu kadim efendi dünya ne kadar küçük onları bir araya getirdi ezo ikinci kez doğuyor istanbulda kadim ise 1000 bazıl parçaları yerleştirelem bakalım ne sonuç çıkacak kadimden istenen potron olması o bunun gereklerini yapıyor istediği çok şeyden feda etmiş etmediği tek şey insanlara mesafeli yaklaşıyor ama mahalleye gelince bambaşka biri oluyor oradakilerde belkide aradığı şeyleri buluyor ama ezo çok çetin kadimin çekecekleri var eferin kıza doğrularını savunmasını biliyor kadimde yanlışını biliyor ama üzerindeki patron kıyafetini çıkaramıyor onun icin biraz çalışanlara asi ama ne yalan söyleyeyim keşke bütün patronlar onun gibi olsa
izlerken onlarla birlikte oyunun bir parçası oluyoruz gülüyoruz,ağlıyoruz,sevmeyi sevilmeyi öğreniyoruz birde o cocuksu bakışları bitiriyor bizi
neyse bugün bu kadar sevgiyle kalın

rozi
16-09-07, 13:27
dün geceden sonra :img-wink:sekeri çıkan elçin anne fenalaşır kadim hastaneye götürmek ister ama elçin anne iyi olduğu konusunda ısrar eder :img-yes:ezo ve kadim tüm ısrarlarına ramen ikna edemezler.elçin anneyi yalnız brakmak istemeyen kadim geceyi orda geçirir :img-wink:sabah olur ,elçin anene ile kadim kahvaltı ederler kadim elçin anneye otelde ezo ile olanları anlatır elçin anne kadime çok kızar ezo nun gonlünü almasını söyler kadim elçin anneye ne yapabileceğini sorar elçin anne ezo ya hediye almasını söyler:img-yes:

rozi
16-09-07, 16:15
evet devam:happy0064kadim elçin anneye hiç vakti olmadığını söyler ve kendi adına elçin anne nin almasını ister kadim in bu işi yapamıyacağını anlayan elçin anne ezo ya hediye almayı kabul eder.:icon_ange kadim evden ayrılır otele doğru yola çıkar. uykudan yeni kalkan ezo otele geç kaldığı için acele etmektedir. o sırada telefon çalar ,arayan doktor emredir.:img-cool2emre ezo ya yarın akşam otel de yapılacak olan tıp mezunları buluşmasına birlıkte gitmeyı teklif eder,ezo gelemeyeceğini söylesede emre akadaşının hasta olduğunu yalnız gitmek istemediğini söyler,ezo emre yi kırmaz ve telifini kabul eder.:good:evden aceleye çıkan ezo yu elçin anne beklemektedir.elçin anne ezo yu eve çagarır ezo geç kadığını söyler elçin anne sen merak etme ben kadime söylerim der ve ezo yu içeri alır elçin anne otelde olanları örendiğini soyler ve ezo yu tebrik eder tam o sırada emre arar ezo ya yarın akşam saat 8 de onu almaya geleceğini söyler ezo emre konuşurken elçin anne de çatırmadan ezo yu dinler :icon_whis konuşma bittikten sonra elçin anne merakla yarın nereye gideceğini sorar ezo durumu anlatır:icon_sorr ve gitmek istemediğini ama emre nin çok iyi dostu olduğunu ve onu kıramadığını söyler:img-wink:eçin anne neden gitmek istemediğini sorar ezo neyse elçin anne seni de sıktım :good:ben işe gidim der dışarı çıkar :img-pilotheralde okuduğunuz en kotü senaryo budur :happy0064ilk denemem artık hoş görün:dito:img-haha:

İLK
17-09-07, 18:21
benim seneryo yazma gibi bir yeteneğim yok ama kısacık bişi yazacagım
ewet başliyorum......
kadim elçin annenin evinde sabahlar evden ayrılacağı sırada kapı calınır kapıyı açar.karşısında elinde gül demeti olan bi adam görür:img-in_lo o doktor emredir doktor da şaşkındır ben yanlış yere geldim der kadimse kimi aramıştınız diye sorar o da ben ezoya bakmıştım der
kadim ezonun adını duyunca panikler:sad53: adama göz ucuyla yeniden bakar ve ezo yu niçin aradınız die bi soru sorar ben onun arkadaşıyım der doktor emre :happy0064
o sırada ezo evden çıkar emreyi görür hoşgeldin deyip sarılır :img-yes:sonrası malum partiye çağırır kadimde onları bu arada gizli gizlii dinler olaylar karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen kadim :icon_sorrresmen çılgına döner
arabasına binip uzaklaşır ama nasıl bi bakış attı doktor emreye ne siz sorun ne ben söyleyeyim insan düşmanı na böyle bakmaz:img-yes:

asia
19-09-07, 01:53
Efendim selamlar..
Nicedir dizi karakterleri için yazmayı bırakmıştım..
En son Sıla'da dedim ki.. bu işin tılsımı kaçtı.. sen yazma artık...

Fakat, ''Ezo / Kadim'' med cezirleri öyle hoş ki.. devamı gelirmi bilemiyorum ama gece vakti bir şeyler yazdırdılar bana...
Sevgilerimle..

SENİ SOĞUK BULANLAR ISITAMAYANLARDI!..


İki yürek tutuklusu.. iki sevi yaralısı insanın çarpışmasıydı o …
Mavinin en delisi.. yeşilin en hiddetli rengiydi belkide gözlerdeki..

Adam, nereye .. neden.. gidiyordu…
İçini ezen, adeta presleyen mengene tarifli yeşil bakışları gördüğünden beridir..
Sol yanı ağrıyormuydu neydi?
Neydi bu dokunsan yıkılacak haller.. bu dalıp gitmeler…
Bi anlasaydı!...


Kadın garip.. kadın hüzün yüklü.. kadın sevgiden umarsızdı..
Bi daha mı sevda? tövbe! diyen dilleri çoktan sevmelere suskundu..
Peki ne vardı o uçsuz bucaksız bakışlarda…

Koca ummanlar tüm fırtınalarını toplayıp onun gözlerine atmışlardı sanki…
Vardı bi derdi!..
Söze gelmez, dile sığmaz gizler.. suskunluklar.. dönenip duruyordu kadının başında…
Halbuki, dinlerdi o!
Bilmezmiydi birinin derdine el vermeyi…

Ama yok!
O sade sussun.. bide alaylı baksın..
pek de güzel beceriyordu bunu!

Nasılda kızmıştı.. ''mesafeli olalım! dediğinde adam..
Sanki meraklıydı..
Sanki bi şey oluyordu…
Dik dik bakarsın işte sen böyle anca! dedi..
Ama beni yıkamazsın!…

Yinede sıkıldı…
Tarifsiz kalmaya devam ediyordu duyuları…
Nedense onu görünce dizleri sızılı… kulakları duymaz.. eli tutmaz.. baktığını görmez oluyordu ya…
İşte buna! en çok da buna! bozuluyordu..

Hayır adam, tersti bide..
Hemen lafı yapıştırıyordu…
Altta kalmasına kalmıyordu da..
Sonra, ''yine ne ağır yükler saldı senin bu dilin!'' diye gecelerini tuhaf bi şekilde hayıflanarak geçiriyordu..

Offff yine bu adam.. diye söylendi eve giderken..
Yine o! o! o! kurtuluş yok anlaşıldı…
Mesafeli olmak ha!
Sen bilirsin dedi… sen görürsün… görürsün!!...

Bi müsaade etmez ki zaten.. hele anlatsa…
Arkadaşım! Arkadaşım! Arkadaşım! diye bas bas bağıracaktı ama;
Dinleyen kim!

Kardeşim bütün hepsi birleşmiş sanki anlamamaya… dedi yine..
Kadın kısmısının erkekten dostu olmazmış!!!
Tövbe! tövbe!

O halde gidecekti… isyanla gidecekti...
Başkaldırıp gidecekti!...
Kalınca gözlerinde koca koca yaşlarla.. yol ortasında öyle…
Gururundan gidecekti… kendisine saygısından gidecekti!
Bende insanım! dedi… insanım ben!

O hızla yol boyu köyünü…
Antep’in… gözlerine benzeyen yeşil ovalarını düşündü…
Şimdi dönse oralara..........
Yanından geçen hızlı bi arabanın klaksonunda ayıldı düşlerinden..
Dönerdi.. dönerdi de…
Bi başka olurdu gerisin geriye dönüşü…

Kendini daha mevkili.. daha bişey gibi hayal eti..
Neydi? hah… sosyete… sosyete gibi..
Üzerinde onun gönderdiği entari.. ayağında çeşme başı kadınlarının gözlerini yuvalarından uğratacak ayakkabıları...
Aha bide şöyle boyandımıydı?
Ne eksiği kalırdı?….
O muhteremin yanındaki hatunlardan daha bile güzel olurdu..
Hem doktor iyi adamdı… onlar utansındı…
Gidecekti işte!

Bu düşüncelerle..
Kenidini, Elçin ablası, Arziye.. ve kızların ellerine bıraktı..
Bir kerecik.. bi kere hayatında.. hiç bi şey düşünmeyecekti..
Şevkle onu hazırlamaya aç kadınların istediklerini yaptı…
Sustu… sustu…
Süs bebekleri gibi allanıp pullanmaya razı oldu…
Bekledi öylece sabırla..
Ama içinde bi kıpırtı..

Epey sonra hazırdı…
Işıl ışıl baktıklarına göre..
Güzelde olmuştu… acaba olmuşmuydu sahiden?...

Bazen aynaya bakınca.. gözlerini anlamlı.. dudaklarının kıvrımlarını biçimli.. yüzünü ehh işte bir şeye benzer cins görüyordu ama..
Her zaman değil..

Tereddütle aynaya baktığında kendisini tanıyamadı…
Birden onunda kendisini böyle göreceği düşüncesi girince aklına…
Yine o bağı çözülen dizlerdeki dermansızlık.. geldi bedenine..
Ahh ne zordu bu kule gibi ayakkabılarla dikilmek..
Terleyen ellerini.. avuç içlerini… elbisenin serin kumaşına sürtüp.. ''kendine gel!''
dedi yine…

''Sana ne oluyor.. yerini bil!'' haddini de!
Sen oraların insanımısın..? dengimisin boyalı cilalı o kadınların..
Hem ne işin var?…
''Ahh doktor senin hatrın olmayaydı?'' diye söylenirken içinden zil çaldı…
Alışıkmış gibi hızla merdivenleri inecekti ki..
Ayakkabıların metrelerce topuğu varmışçasına tökezledi.. neredeyse düşecekti..

''Bi bu eksikti kızım! dikkat et!….''
diyen Elçin annenin sesi kulağında, doktorla otele gitmek için yola çıktı…

Doktorun haline bakılırsa.. şaşkın suratına!..
İki laf edemeyen hallerine!..
Demek ki beğenmişti!..
Buda demek oluyordu ki!…

''Oda…''
OFFFF!....

Yine aklında, ''o!'' ''kızım neyin var senin?!''
Gibisinden eliyle dudaklarına dokundu, usulca...
Sonra yol boyu.. sustu...

''Mesafeli olalım!.. bir araya gelmeyelim!''

Bu sözler kulaklarında acı çığlıklı kuşlar gibi dolandıkça..
Deliye döndü… deliye! ama yine sustu…
Ta ki, indiğinde..

İşte o an Ezo bile kendini bilemedi..
Ne yol boyu düşündükleri.. ne hırsla söylenişleri..
Nede ona olan kızgınlığı…
Kendini sakınmayı umarken, halbuki.. gözleri neler yaptırıyordu ona...
Fasulye sırığından tırmanılan hayal alemlerini bulmuş.. küçük bir kız gibiydi.. şaşkın!.. ordan oraya savrulan ince yapraklar gibi titrek!..

Gözler! ahh… mavi anaforlar.. mavi derinlikler.. derin hakimiyetler..
Dalga dalga, döne döne onu dibe.. kendisiyle birlikte arza çeken bakışlar…

Adam da aynıydı..
Elini götürseydi yüreğinin üstüne.. bir götürebilse..
Bastırsa.. tutsa... kalbi çarpmasa…
Ağrımasa!...


Sonra çarpışma.. birden bire.. aniden..
Bu kez silkinip kurtulamayan..
Kaybolan.. yitip giden Ezo…

Taştan yapılmış gibi konuşan duygusuz adam yok şimdi…
Başka biri.. gözlerinin ardındaki gerçek gibi başka biri ''o''..

Düğüm düğüm..yutkusuz nefesler..
Soluk almayı unutmuş iki aşk firarisi..
İki sevmek mensubu…

Ya sonrası?...

'' Koku, tad, sıcak... sende her aradığım vardı...
Seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı!.. ''




Alıntı satırlar: Arif Nihat Asya / SEN..

Asia..

İLK
19-09-07, 11:16
arkadeşler ben bu seneryo işini çok sevdim ve yazıyorum
kadimle ezo otelin önünde bakışırlarkenpart 1....
kadim:ezo..sen...
ezo:ewet....ben
doktor emre birbirlerine bakan çiftimize bakıp kalmıştır.dayanamayıp
d.e:ezo hadi geç kalıyoruz merak etmişlerdir
ezo:tabi eyi geceler kadim bey
kadim sudan çıkmış balığa döner arkalarından bakakalır gitsem mi kalsam mı bi iç geçirir anlayacağınız en sonunda kararını verir

parti salonunda.......part 2
nedim:oooooo kimleri görüyorum ezo doktor bey .ezo,senin bu kadar güzel olduğunu bilsem doktor beye hayır derdim adeta beni büyüledin deyip elinden öper nazikçe
d.emre hemen atılır
d.e:merhabalar nasılsınız
nedim:teşekkürler iyiyim ezo yu gördüm daha iyi oldum(çapkın)
bu arada davetliler teker teker içeri girirler nedim abisini görünce hemen yanına giderr
nedim:hayrola abi sen eve gitmeyecekmiydin
kadim:eee..evet fakat bi doktor tanıdığımı görünce geri döndüm
nedim:anlıyorum der sırıtarak anlamıştır artık kadimin niyetini
kadim:ne oldu neden güldün komik bişi mi var
nedim:yok abi ne olacak aynı şeyler
ve atık beklenen an geldi dans dans dans dans lalalalay lay...part 3
d.e:ezo dans edelimmi?
ezo:haaa..emre ben nasıl edceğim bilmiim..anlamam ben böğle şelerden
d.e:aaaa ne var canım dans etmekte herkes annesinin karnında öğrenmiyor
ezo:yoh yapamam beceremem derken kadim beği görür ve söylediği sözler aklına gelince dayanamayıp ewet der
d.e:bak şimdi bir elini omzuma diğer elini bana ver heh şimdi hafifce ayaklarımızı sağ sol sağ sol
ezo:aman buna dans mı diiler hele bizim antepe gelsinler bi oyun havası çalıp oynasınlar o zaman.
d.e:doğrudur
ezo:tabi dogru bu şeyi adı ne ise köççük cocuk bilem yapar
ezo ve emre konuşurlarken onları sessiz sakin bir yerden izleyen kadimin kıskançlıkmı desem aşk mı desem duygular dolup taşar ve ezo onu farketmiştir. bu yüzdenki kadim bi ezo ya bakar bi havaya bi ezoya bakar bi havaya ezo da aynı şekilde......az deilsiz

GULBEYAZ76
19-09-07, 14:33
Emre ve Ezoyu uzaktan izleyen Kadim iyice dişlerini bilemiştir.Kendi hislerine anlam vermeye çalışır.Nedir beni kızdıran personelim olarak geceye katılmasıysa ben izin verdim tamam izin vermiş olabilirim ama herkesi kendine baktırması mı lazım.Kendime gelmem lazım kızın suçu ne hem gayette ölçülü davranıyor.Ama bu kadar güzel olmak zorundamıydı.Ne düşünüyorum ben Allahım güzel yada değil banane hem belliki sevgilisi var.
Bu arada Emreye telefon gelir hastaneden Ezoyla birlikte ayrılmaya karar verirler.Tam çıkışa yaklaşmışken Kadim tutamaz kendini.
Kadim:Erkencisiniz Ezo hanım gece yeni başlıyordu.
Ezo:E malum saat 12 ye geliyor.
Kadim:E ne var kocan mı bekler çocuğun mu ağlar.
Ezo:Arabam kabağa dönüşmeden izninizle.
Kadim::img-hi:Gider ayak yine soktu lafı.

GULBEYAZ76
19-09-07, 15:16
Emre ve Ezoyu uzaktan izleyen Kadim iyice dişlerini bilemiştir.Kendi hislerine anlam vermeye çalışır.Nedir beni kızdıran personelim olarak geceye katılmasıysa ben izin verdim tamam izin vermiş olabilirim ama herkesi kendine baktırması mı lazım.Kendime gelmem lazım kızın suçu ne hem gayette ölçülü davranıyor.Ama bu kadar güzel olmak zorundamıydı.Ne düşünüyorum ben Allahım güzel yada değil banane hem belliki sevgilisi var.
Bu arada Emreye telefon gelir hastaneden Ezoyla birlikte ayrılmaya karar verirler.Tam çıkışa yaklaşmışken Kadim tutamaz kendini.
Kadim:Erkencisiniz Ezo hanım gece yeni başlıyordu.
Ezo:E malum saat 12 ye geliyor.
Kadim:E ne var kocan mı bekler çocuğun mu ağlar.
Ezo:Arabam kabağa dönüşmeden izninizle.
Kadim::img-hi:Gider ayak yine soktu lafı.

Kadim yatakta bir o yana bir bu yana dönerken uyuyamadan sabahı sabah etmiştir.
Ezo her zaman ki gibi servis kapısına giderken Kadim onu yakalar.

Kadim:Günaydın Ezo hanım.
Ezo:Günaydın Kadim bey iyimisiniz?
Kadim:Neden sordun?
Ezo:Ne bileyim kadınlıktan hanımlığa terfi ettim de ne olduğumu anlayamadım.
Kadim:Akşam jet sosyeteye girdiniz ya hak ettiniz bu sıfatı.
Ezo:Demek bir parça kumaş ve 1 kg boya gerekmiş hanım olmak için.
Kadim:Birde genç ve yakışıklı partner lazım.
Ezo:Heh işte o dediğinden bende yoktur.
Kadim:Nasıl yok gördüğüme mi inanayım sana mı?
Ezo:Siz ne gördünüz bilemem ama ben hatırını kıramıyacağım bir arkadaşıma eşlik ettim o kadar.
Kadim:Sadece eşlik etmiş o kadar süs püs neydi öyle.
Ezo:Çattık yaaaa.Sizi rahatsız eden ne onu bir anlasam partiye katılmam mı kıyafetim mi?Katılmamsa izin verdiniz kıyafetse o zaman neden böyle bir hediye aldınız?
Kadim:Ne yani ben mi aldım onları.
Ezo:Anlaşıldı kibar ve paralı beyler personele hediye alırken bile kendisi görmüyor.Bunu da öğrendik.Varmıydı başka birşey?
Kadim:Yokkkk.
Kadim içinden ne yani ben onu kendi ellerimlemi o sırık doktora hazırladım.Ah Pınar yaktın beni.

söğüt
19-09-07, 15:58
Kadim yatakta bir o yana bir bu yana dönerken uyuyamadan sabahı sabah etmiştir.
Ezo her zaman ki gibi servis kapısına giderken Kadim onu yakalar.

Kadim:Günaydın Ezo hanım.
Ezo:Günaydın Kadim bey iyimisiniz?
Kadim:Neden sordun?
Ezo:Ne bileyim kadınlıktan hanımlığa terfi ettim de ne olduğumu anlayamadım.
Kadim:Akşam jet sosyeteye girdiniz ya hak ettiniz bu sıfatı.
Ezo:Demek bir parça kumaş ve 1 kg boya gerekmiş hanım olmak için.
Kadim:Birde genç ve yakışıklı partner lazım.
Ezo:Heh işte o dediğinden bende yoktur.
Kadim:Nasıl yok gördüğüme mi inanayım sana mı?
Ezo:Siz ne gördünüz bilemem ama ben hatırını kıramıyacağım bir arkadaşıma eşlik ettim o kadar.
Kadim:Sadece eşlik etmiş o kadar süs püs neydi öyle.
Ezo:Çattık yaaaa.Sizi rahatsız eden ne onu bir anlasam partiye katılmam mı kıyafetim mi?Katılmamsa izin verdiniz kıyafetse o zaman neden böyle bir hediye aldınız?
Kadim:Ne yani ben mi aldım onları.
Ezo:Anlaşıldı kibar ve paralı beyler personele hediye alırken bile kendisi görmüyor.Bunu da öğrendik.Varmıydı başka birşey?
Kadim:Yokkkk.
Kadim içinden ne yani ben onu kendi ellerimlemi o sırık doktora hazırladım.Ah Pınar yaktın beni.

:img-hyste:img-hyste sen çok başarılısın valla, tebrikler
bende gece olabileceklerden yazmaya çalışayım

gece bütün hızı ile devam eder, kadim ezodan gözlerini bir an olsun ayıramaz ama yanınada yaklaşmaz.ezonun halide ondan farklı değildir.kaçamak her bakışları mutlak suretle buluşur.doktor emre durumun farkındadır ama yanına hocalarından bir kaç doktor gelir, onlarla ayak üstü sohbete başlarken,
kadim elinde iki kadehle ezoya demirler,
K:- buyrun hanfendi
ezo şaşkın : ı-ııh ben içmiim.
K:-aa sizin için bu kadar özel bir gecede...
ezo: gece özelde, bana değil
K:-neden, erkek arkadaşınızla bir baloya katılmışsınız...
ezo hemen atlar:-doktor emre arkadaşımda ama dün sizin yanınızdakiler kadar yakın arkadaşım değil, hem benim sizden uzak durmam gerekmiiyor muydu
der
sinirle kadimden uzaklaşır..
kadim elindeki iki kadehi de kendisi içer..

aman pek güzel olmadı ama kadim birazcık olsun anlamıştır ezo ile emrenin arasındaki durumu

İLK
19-09-07, 22:49
ezo lavaboya gitmak için asansörü bekleer bunu gören kadim koşar adımlarla arkasından yetişir.ezo ile kadim birbirlerine delicesine bakarlar ama bu uzun sürmeyecektir .........neyse asansöre binerler kadim dayanamayıp konuşur
kadim:bakıyorum bu ortama çabuk ayak uydurabildin
ezo:nesi varmış bu hayatın herşey yalan herkes yalan
kadim:bazılarına haksızlık ediosun bu gördüğün yerde ne insanlar çıkabilio
ezo:hıııı..gördüğümü gördüm
kadim:ne demek istiyosun pek anlayamadım
ezo:anlasanız şaşardım zaten
kadim:ewet aslında haklısın bazı insanlar birden bire değişiyorlar eee artık ne dersin buna iki yüzlülük mü yoksa ...
ezo:ben anlatmak istediğiz şei anladım burda benlen aynı yerde bulunmaktan şikayetçisiz ama korkmayın isteseniz bile artık aynı havayı bilem solumuyacaz
ezo asansörden iner lavaboya gider kendi kendine söylenir
ezo:mendebur bidaha çok ararsın o yemekleri seni affetmeyecem ha bura yaziam ayaklarıma kapanıp özür dilemeden bi daha oraya adımımı atarsam dur kızım napisan neden çabuk pes edisen göçlü ol dik dur hmmm siz görürsüz kadiM beg el mi yaman ezo mu......:happy0064:happy0064:happy0064

GULBEYAZ76
20-09-07, 09:27
Kadim yatakta bir o yana bir bu yana dönerken uyuyamadan sabahı sabah etmiştir.
Ezo her zaman ki gibi servis kapısına giderken Kadim onu yakalar.

Kadim:Günaydın Ezo hanım.
Ezo:Günaydın Kadim bey iyimisiniz?
Kadim:Neden sordun?
Ezo:Ne bileyim kadınlıktan hanımlığa terfi ettim de ne olduğumu anlayamadım.
Kadim:Akşam jet sosyeteye girdiniz ya hak ettiniz bu sıfatı.
Ezo:Demek bir parça kumaş ve 1 kg boya gerekmiş hanım olmak için.
Kadim:Birde genç ve yakışıklı partner lazım.
Ezo:Heh işte o dediğinden bende yoktur.
Kadim:Nasıl yok gördüğüme mi inanayım sana mı?
Ezo:Siz ne gördünüz bilemem ama ben hatırını kıramıyacağım bir arkadaşıma eşlik ettim o kadar.
Kadim:Sadece eşlik etmiş o kadar süs püs neydi öyle.
Ezo:Çattık yaaaa.Sizi rahatsız eden ne onu bir anlasam partiye katılmam mı kıyafetim mi?Katılmamsa izin verdiniz kıyafetse o zaman neden böyle bir hediye aldınız?
Kadim:Ne yani ben mi aldım onları.
Ezo:Anlaşıldı kibar ve paralı beyler personele hediye alırken bile kendisi görmüyor.Bunu da öğrendik.Varmıydı başka birşey?
Kadim:Yokkkk.
Kadim içinden ne yani ben onu kendi ellerimlemi o sırık doktora hazırladım.Ah Pınar yaktın beni.

Ezo burnundan ateş çıkararak mutfağa dalmıştır.Herkes bir gariplik olduğunu anlar ama kimse sormaya cesaret edemez.
Ezo:Hayırlı sabahlar.Bana hayrı olmadı ama belki size olur.
Kutsal dahil herkes saf saf bakmaktadır.
Ezo:Huuuu size diyim diliyinizimi yuttunuz?
Kut:Cıkcıklama
Ezo:Dilimizi mi yuttunuz diyorum usta.
Kut:Kızım iyi misin sen?
Ezo:Ne iyisi iyilik kim ben kim.
Kut:Haydin yemeğe başlıyak.
Ezo:Usta cıkcıklama
Kut:Hay allah sonunda benide kendine benzettin.
Kadim odasına çıkmıştır ama ne çıkmak.Adeta sinirden odayı dört dönüyordur.Kadına bak ya hem suçlu hem güçlü.Kendine gel Kadim ne suçu hem suçsuzken neden kendini ezdirsin afferin ona.Ay iyice kafayım yedim nerdeyse beni payladığı için bir hediye daha alıcam.Aman Allah korusun aldığımız hediyeyi de gördük.
Mutfakta ise artık iş bölümü faslına gelinmiştir.
Kut:Bugünkü menü dana gordon blue,ve benzeri yabancı yemekler.
Ezo:Aman ustam gözünü seveyim anlamadığım şeyleri verme bana da.
Kut:Oldu kuruyla pilav tarhana birde turşu hazırla sen.
Ezo:Hemen ustam şipşak yapıyım.yapıyorum yapıyorum.
Kut:Kızım belamısın?Burası mahalle lokantası değil.Biz dünya mutfağı hazırlıyoruz.
Ezo:He hazırlayak bakalım sanki dünyanın umrunda.Sen bana vurdulu kırdılı şöyle hırsımı alacağım bir yemek verde ben onu yapıyım yada kızartma gibin birşey.
Nedim Kadimin yanına gelir.
Ned:Abi günaydın.
Kad:Günaydın aydınlık benim yakınımdan bile geçmedi.
Ned:Anlamadım abi neyin var.
Kad:Yok birşeyim neyim olacak.
Ned:Anlaşıldı sen bugün soldan kalktın.Aklıma gelmişken doktorlar organizasyondan çok memnun kaldılar tekrarlanabilirmiş.
Kad:Aman eksik kalsın.
Ned:Nasıl ya o kadar emek verdik tekrar iş bağladık eksik mi kalsın.
Kad:Afferin Nedim iyi iş yaptın.Şimdi biraz dinlenmek istiyorum.
Ned:Bende mutfağa inicem zaten onlarıda tebrik edeyim menüye bayıldılar.Mutfak deyince aklıma geldi Ezo enfesti demi.
Kad:Bilmem çok dikkat etmedim.
Ned:valla fıstık gibi kız burda çalıştığını bilmesem prenses sanırdım.O nasıl bir kıyafet,makyaj,asalet resmen doktorların ondan başka muhabbeti yoktu.
Kad:Demek başka işleri yoktu onların.Kadın görünce ağızlarının suyu akıyor.Sevgiliside nasıl biriyse artık saf saf sırıttı heralde iltifatlara.
Ned:Yok abi onu öyle bir sahiplenişi vardı ki onu incitmeden kendi malı gibi hissettirmeden inceden hafifçe yönlerdirmeler sohbete katmaya çalışmalar.
Kad:Sohbet etmeyi biliyormuymuş o benim bildiğim sadece laf sokar.Aman neyse......
Nedim gider Kadim şimdi ben bu öğlen ne yiyecem diye düşünmeye başlar.Ne yiyecem Ezo hanım hazırlar birşeyler ama ben nasıl isteyecem neden istemiyecekmişim ben patronum patron eli mahkum hazırlıyacak.

Beğenenlerden rep isterim ona göre.

pelin-ce
20-09-07, 10:00
O güzel bölümden sonra bende bişeyler yazmak istedim. İnşallah beğenirsiniz...

Pardon! Çok özür dilerim…
--------------------------------------------------
Derin bakışmaların ardından gelen vurgundur aşkın gizemi…
Gecenin o koyu karanlığında parlayan bir çift ışıktır iki gölgeyi aydınlatan ve bir haykırıştır mavi yeşil tonlarda yüreklerde saklanan… Kimseye anlatılmayan…

(Sessizliği ilk bozan Emre olur.)
Emre: Ezo!
Çimen gözlerini karşısında ona hayranlıkla bakan gözlerden alamayarak…
Ezo: Eyi akşamlar Gadim Bey!
Kadim: İy… İyi akşamlar Ezo! (Başını çevirmeden elini uzatır)
-Nasılsınız Emre Bey?
Emre: Teşekkürler! Siz nasılsınız?
Kadim: Ben… (Zorda olsa başını çevirerek) Ben iyiyim sağolun!
Emre: Neyse artık içeriye geçelim. Ezo!
Kadim: Ah tabi… tabi buyrun!

Gözlerinde kaybolurlar bilinmeyen bir ışığın koyu tonlara aşina yürekler geçip giderken sessizce gecenin içinden…
Geride karanlığın içinde eflatunun tüm koyu tonlarını üzerinde taşıyan kadına bakan Kadim kalır…

Balo salonu…
Kemanların o buğulu nameleri içinde etrafı izliyordu Ezo şaşkın ve suskun ona kilitlenmiş bir çift mavi derinliğin farkında olmadan…

Emre: Ezo bir şeyler içimek ister misin?
Ezo: Yok ben almiyim Emre. Beni çarpiy biliy misin?
Emre: Bir kadehten bişey olmaz al hadi hem belki rahatlarsın biraz.
Ezo: Ben eyiyim ama hadi içiyim bi tane ama bak sonra başına galırım ha oğa göre…(Gülümser)Demedi deme sora olur..
Emre: Olur tamam korkma… Şikayetçi olmam.

Nedim: Abi sen burada mıydın?
-Abi abi iyi misin?
Kadim: Ha Nedim ne oldu?
Nedim: Hani gidiyordun diyorum geri dönmüşsün…
Kadim: Gidiyordum kapıda eski bir arkadaşa rastlayınca geri döndüm…
Nedim: (gülümseyerek) Başka bir nedeni yok yani…
Kadim: Nasıl ne gibi bir nedeni olabilir…
Nedim: Hiç ya neyse… Ezo’yu gördün mü? Gecenin en güzel kadını olmuş, çok görkemli duruyor.
Kadim: Ha evet gördüm. (sinirli ve ukala bir ifade ile) Ama galiba senin kadar dikkatli bakamamışım ki o görkemliliği fark edemedim Nedim Bey büyük eksiklik…
Nedim ince ince gülümser... Ve adının seslenildiği yöne doğru ilerler.
(Ordan geçen garsona uzanarak…)
Kadim: Bakar mısın? Bir içki verir misin?
Garson: Buyrun efendim…
İçkisinden bir yudum alarak yine odaklanır ama eflatun rüya ortalarda görünmüyordur.
Telaşla salonu gözler ve Ezo’nun kapıdan çıkmakta olduğunu fark eder. Hızlı adımlarla ona yetişmeye çalışır…

devamı birazdan....

pelin-ce
20-09-07, 10:04
Asansörün önünde duran Ezo’ya sessizce yaklaşır…
Kadim: Hadi kabul et artık.
Ezo: Ha neyi?
Kadim: Şu haline bak dışarıdan güzel görünebilirsin ama sudan çıkmış balık gibisin…
Ezo: Burada beni gaç kişi taniyi Gadim Bey? Toplasam beş parmağam etmez.
Kadim: Ne demeye çalışıyorsun sen?
Ezo: Diyom ki beni kimse tanımiyi o zaman herkes beni sizin gibi güzel buliyi..
Hem siz neden yanıma geliysiniz ki? Şimci bi gören olsa ne der maazallah!
Gosgoca Kadim bey köylü kızı Ezo’ynan konuşuyi…
(o sırada asansörün kapısı açılır. Ezo bakar ama içeri girmez geri döner. Kadim’de peşinden biraz öfkeli ama ukala)
Kadim: Ha bir de ukalalık ediyorsun yani. Bence kendini küçümseme bu görüntüye birde ukalalık eklemişsin. Yakında tam bir şehirli olursun sen…
Ezo: Yok estağfurullah! Onlar gimin olamam benim toprağımda yalan yetişmiyi.
Eyilik insanın içinde kendi büyiyi Kadim Bey... Ama burada bunu kimse bilmiyi…
(O sırada yanlarına Emre gelir)
Emre: Hah Ezo bende seni arıyordum.
Ezo: Hayırdır Emre kötü bişey mi oldu?
Emre: Aslında kötü değilde benim acilen gitmem lazım. Az önce hastaneden aradılar eski bir hastamı getirmişler. Benim ilgilenmem lazım… Özür dilerim Ezo…
Ezo: Yok emre neye özür dileyin haydi hemen git sen…
Emre: İyi ama sen ne olacaksın…
Ezo: Bana ne bakiyin ben bi taksiye biner giderim…
Kadim: Emre Bey izin verirseniz Ezo’yu evine kadar ben bırakayım…
Emre: Ama…
Ezo: Yok ben giderim Gadim Bey siz heç rahatsız olmayın…
Kadim: Elçin anneme söyleyeceklerim var zaten gidecektim.
Emre: Hadi Ezo benimde gözüm arkada kalmaz hem.
Ezo: Eyi tamam…
Emre: Tamam çok teşekkürler Kadim Bey! Yarın seni ararım Ezo…
Kadim: İyi akşamlar (Emre uzaklaşır) Hadi gelmiyor musun?
Ezo: Eyi geliyim.

Osman abi arabanın başında bekliyordur ama Kadim her zamankinden farklı olarak arabayı kendi kullanmak ister…
Ezo: Eyi akşamlar Osman abi…
Osman abi: Sana da Ezo… Buyrun Kadim Bey…
Kadim: Osman abi bu gece ben kullanacağım…
Osman abi: Ama Kadim Bey siz… (Kadim’in kararlı bakışlarından sonra)Peki Kadim Bey!
Yol boyunca ikisi de sessiz ama kaçamak bakışlarla birbirlerini izlerler…
Mahalleye vardıklarında Ezo arabadan iner…
Ezo: Teşekkürler Gadim bey! Gerçi sayenizde sizden uzak kalamadım amma…
(Tüm gecenin yorgunluğu ve içkinin de verdiği sarhoşlukla bir anda sendeler)
Kadim:Şş şşi iyi misin?( Kollarından tutar)
Ezo: Eyiyim bişiyim yok benim…
Kadim: Belli oluyor. Tabi böyle gecelere alışkın değilsin bir saatte ne hale geldin.
Hadi gel seni eve kadar bırakayım.
(Elçin anne ikisinide fark eder camdan ve hemen dışarı çıkar)
Elçin anne: (Telaşlı bir sesle)Kadim ne oldu oğlum? Aaa nesi var bu kızın?
Kadim: Telaşlanma Elçin anne! Yok hiç bir şeyi içkiyi fazla kaçırmış sadece sabaha düzelir.
Elçin anne: Ah Ezo! Gel kızım gel hadi. Ben şimdi yatırırım onu…
Kadim: Tamam anne…
Ezo: Ben eyiyim Elçin anne. Başım döniyi biraz o kadar valla… Eyi geceler Gadim Beyyy.
Kadim arkasından kısık bir sesle…
Kadim: İyi geceler eflatun rüya…:img-in_lo:img-in_lo

-SON-

GULBEYAZ76
20-09-07, 11:19
Vakit öğlene yaklaşmaktadır Kadim Ezoyu görmek istediğinden midir nedir yavaş yavaş acıkmaya başladığını hisseder.Normal zamanda olsa mutfağı arar ve isterdi ama bugün?Bugünün özelliği ne canım yine ararım işte der ve mutfağı arar.
Mutfak paniktedir.Herkes 517 517 diyip telefonun yanından uzaklaşmaktadır.
Kut:Hadi Ezo sen bak.
Ezo:Yok usta ben bakamam.
Kut:Nedenmiş o?
Ezo:Neden olacak ellerim bulaşıkta ondan he ya ondan.
Kut:Bismillahirrahmanirrahim.Efendim.

Kadim her zaman ki gibi telefona Ezonun çıkmasını beklediğinden şaşırır şaşırmak ne kelime kendini duvara toslamış gibi hisseder.

Kad:2 saattir neden telefona bakmıyorsunuz?
Kut:Şey efendim müsait değildik ondan.
Kad:Nerde çok bilmiş yamağın.
Kut:Anlamadım efendim kimi sordunuz?
Kad:Ezoyu soruyorumm.
Kut:Yemek yapıyor.
Kad:Ver bakalım onu telefona.
Kut:Ezoooooooo
Ezo:Gelemem usta yemek yanıy.
Kut:Sanırım bir sorun var ben yardımcı olayım Kadim bey.
Kad:Söyle o Ezoya 1 saate kadar bana şimdiye kadar getirmediği yemeklerden yapıp getirsin.
Kut:Söylerim efendim.
Kut:Ezo patron senden 1 saaate kadar değişik yemek yapıp götürmeni istiyor.
Ezo:Ben ona yemek falan yapmam.
Kut:Ne demek yapmam Ezo sen bizi kovduracan mı?
Ezo:Şimdiye kadar ben mi yapıyordum yemeğini.
Kut:Olmaz benimkini bile yemiyor biliyorsun.
Ezo:Biliyik biliyoruz burnu büyük mendebur ne olacak.
Kut:Aman kızım sessiz ol yerin kulağı var.
Ezo:O kulağı ben bir bulsam sayacam içimde ne var ne yok gerekli yere iletsin diye ama hala bulamadım.
Kut:Bizde sana yardım edelim de hadi hazırlayalaım şu yemeği.
Ezo:Yardıma gerek yok ben hazırlarım bakın işinize.Ben sana yapacağımı bilirim.
Ezo yemekleri hazırlamıştır tepsiye yerleştirir ve diğer personele sen götür der.
Kut:Olmaz Ezo getirsin dedi.
Ezo:Çok biliyor o götürmem ben ona yemek falan.
Kut:Ne demek götürmem patron o patron valla seninle beraber bizi de işten atar.
Ezo:Yok artık daha neler.
Kut:Lütfen götür şunları.
Ezo:Eyi madem.
Yemekleri alıp Kadimin odasına gider kapıyı çalıp içeri girer.Kadim Ezoyu ve tepsiyi süzmektedir.
Kad:Şuraya bırak tepsiyi.
Ezo:Bırakacaz herhal masa gibi tutup dikilecek değiliz.
Kad:Sakın içinde birşey tutma.
Ezo:Afiyet olsun.
Kad:Nereye?
Ezo:Nereye olacak hala kovulmadıysam mutfağa.
Kad:Bekle yemekleri tadacam.
Ezo:Buda yeni moda mı?
Kad:He ya yeni moda onuda öğretirsin sen bize.
Ezo:Estağfurullah bana mı kalmış sosyetik bir karış etekli arkadaşlarınız varken.
Kad:Demek eteklerini ölçtün.
Ezo:Ölçmeye ne hacet görünen köy klavuz istemez.
Kad:Menümüz ne?
Ezo:Ezo gelin çorba,Kabak dolma,fırında sebze,vezir parmağı.
Kad:Çok manidar bir menü olmuş.Özel mi?
Ezo:Özel tabi istek üzerine hazır ettim.
Kadim çorbadan bir kaşık alır ve tükürür.
Kad:Bu çorba neden bu kadar acı benim bildiğim acı olmaz.
Ezo:Bak ne güzel dedin yani dediniz o sizin bildiğiniz bu da benim ki.
Kad:Sen ne yapmaya çalışıyorsun bana birşey mi anlatmak istiyorsun.
Ezo:Anlatmak istemem şu ki benim hayatımda bu çorba gibin acı ve ben acıya doydum artık daha fazla sizinle uğraşmak istemiyim ya siz kovun yada ben istifa ediyim.
Kad:Daha dayanıklı görünüyordun yazık.
Ezo:Dayanıklıyım ama deyecek olan şeylere.
Kad:Siz değmezsiniz mi demek istiyorsun.
Ezo:Ne haddime hadi kalın sağlıcakla.
Kad::icon_sorr

Beyenenler replesin lütfen.

İLK
21-09-07, 18:15
evet olan olmuştu ezonun şah damarı atmıştı bi kere bu sefer altta kalmayacaktı neyse sabah oldu beklenen gün geldi çattı ezo asansöre bindiarkasından da o pınar denilen uyuz karı
pınar:sen burda yeni işe başladın demek
ezo:evet bi hafta oluyo
pınar:ii olmuş senin gibiler zor bulunur oteli kurtarmışsın ben de ilk duyduğumda hadi canım nasıl olur dedim sonra kadim sana teşekkür için elbise gibi bişiler almamı söyleyince gerçekten inandım umarım beğenmişsindir der ve çıkar
ezo duyduklarına inanamadı demek kadim bey hiç uğraşmadan üstelikte bu kadına ezo bi sinirlendi neyse öğle oldu yemek saati geldi taştı
ezo öğle yemeğini götürürken kendi kendine
ezo:sakın ezo bi saniye bile tartışmadan oradan ayrıl
kapıyı çaldı kadim içeri gir dedi
ezo tepsiyi tam koydu tam arkasını dönecekti
kadim:dün gece lafım yarıjm kalmıştı bitiremedim şimdi söylüyorum
kadim:sen...
ezo:afiyet olsun
kadim:nereye
ezo:ait olduğum yere artık sizinle asla söz dalaşına girmiyecem eyi günler
kadim:ama....ben..şey
kapı kapanır kadim bin pişmandır

GULBEYAZ76
26-09-07, 08:49
Ezo ballıdan gelen teklifle tam anlamıyla şok olmuştur.Bir müddet şaşkınlıktan konuşamaz sonra suskunluğu bozmak gerektiğini anlar.
Ezo:Sen ne diyorsun ağam.
Bal:Ben diyeceğimi dedim Ezo söz sende.
Ezo:Ben çok şaşırdım yani ben öyle bir şeyi aklımdan bile geçirmem.
Bal:Beni kendine layık bulmuyorsun yani öylemi.
Ezo:Yok ağam o ne demek mesele şu ki benim ağzım sütten bir kere yandı bunu en iyi bilen sensin bundan sonra evlilik kolay kolay düşünmem hele seninle hiç düşünmem.Seni kırmak istemem ama ben seni hep bir ağabey bir dost olarak gördüm ve inan şaştım kaldım kusura kalma ama ağam ne sen söylemiş ol nede ben duymuş olayım.Sen şimdi oğlunu kaybettin kendini yalnız belledin ya ondan demişindir zaten başka türlüsünü düşünmek dahi istemem kal sağlıcakla.
Bal:Sen bana kızdın dimi artık kolay kolay yüzümede bakmazsın.
Ezo:Eskisi gibin olmaz tabi hiçbirşey artık.
Ezo şok halinde eve gitmiştir onu camdan gören Elçin durumunda bir gariplik olduğunu farkeder ve konuşmaya gider.Ezo zaten dolmuştur hem anlatır hem ağlar.Ertesi günü pazardır ve Kadim Eliçine gelir.Aynı anda Emrede Ezoya özür dilemeye aynı zamanda onun gönlünü almaya gelmiştir.Kapıda karşılaşan iki rakip mecburen nezaketen selam vermek zorunda kalırlar.Ezonun kapısını çalan Emreyi adeta kapmak üzere bakmaktadır Kadim.Ezo erken davranıp Elçinden önce kapıyı açar ve Emreyi öperek eve alır.Kadimin yüzü kıpkırmızı olmuş adeta ateş saçmaktadır.Elçinde kapıyı açar.
Elç:Hoşgeldin oğlum.
KAd:Hoşbulduk Elçin anne.Nasılsın?
Elç:Ben iyiyim oğlumda sen pek iyi değilsin galiba.
Kad:İş güç işte pazar bile yok bana telefonla konuştum da şimdi.
Elç:Allah başka dert vermesin oğlum düzelir herşey.Yemekte hazır hadi gel oturalım.(İftar vakti ezan beklenecek)
Kad:Tamam anne elimi yıkıyımda oturalım.
Elç:Olur.
Kad:Yemek dedinde aklıma geldi anne ne oldu senin kızla doktorun işi?
Elç:Ne olucak aynı.
Kad:Araları iyi galiba doktor geldi Ezo hanıma.
Elç:Ya haberim yok.
Beğenenlerden rep isterim ona göre beğenmeyenlerin de canı sağ olsun.

GULBEYAZ76
26-09-07, 10:05
Elç:Hoşgeldin oğlum.
KAd:Hoşbulduk Elçin anne.Nasılsın?
Elç:Ben iyiyim oğlumda sen pek iyi değilsin galiba.
Kad:İş güç işte pazar bile yok bana telefonla konuştum da şimdi.
Elç:Allah başka dert vermesin oğlum düzelir herşey.Yemekte hazır hadi gel oturalım.(İftar vakti ezan beklenecek)
Kad:Tamam anne elimi yıkıyımda oturalım.
Elç:Olur.
Kad:Yemek dedinde aklıma geldi anne ne oldu senin kızla doktorun işi?
Elç:Ne olucak aynı.
Kad:Araları iyi galiba doktor geldi Ezo hanıma.
Elç:Ya haberim yok.
Beğenenlerden rep isterim ona göre beğenmeyenlerin de canı sağ olsun.
Elç:Demek doktor Emre geldi.
Kad:Demek dr Emre ne bu samimiyet anne kıskanırım.
Elç:Deli bozuk sende sen kim o kim.
Kad:Tanıştınız mı?
Elç:Tanıştık çok efendi biri ben beğendim.
Kad:Beğenen beğenen desene.
Elç:Daha önce de dedim ben Ezoyu çok sevdim yuva kursun mutlu olsun isterim.
Kad:Kursun kuruyorsa engel mi var.
Elç:Tek engel kendisi.
Kad:Herkes evlenecek diye bir kaidemi var.
Elç:Öyle ama hayat onun için kolay değil.
Kad:Pes edicek birine benzemiyor.
Elç:Demek sende anlamaya başladın onu.
Kad:Yok canım benim ki öylesine otelde birkaç muhabbetine tanık oldum da ondan.
Elç:Keçi bu kız keçi aman neyse seni de sıktım konuyu değiştirelim.
Kad:Yok anne sıkılmadım zaten değişik birşeymi var hayatımız da.
Elç:Oda doğruya.
Kad:Senin ki partiden kaçmış.
Elç:Senin nerden haberin var.
Kad:Nerden olacak senin dr tırım tırım onu arıyordu.
Elç:Sana dediğin gibi bu kızda yalan ve oyun yok.Bende kızdım öyle yalnız gelince ama ne yapıyım sıkıldım dedi.
Kad:Sıkılacaksa neden gelmiş hem sen bile devreye girdin.
Elç:İyide bu aramazıda o size geldiğimi bilmiyor.Hem gelmeyi o hiç istemedi ama Emreyi de kıramadı.
Kad:o zaman çok kıymet veriyor doktora adamı bari ortada sap gibi bırakmasaymış.
Elç:Bu kız tam bir keçi.Talipleri var ama daha önceki evliliğinden dolayı kolay kolay evlenmem diyor.
Kad:Ya çok aşıkmış yada çok acı çekmiş demek ki.
Elç:Çok büyük bir aşkmış onların ki ama acısı da en az onun kadar büyükmüş.
Kad::icon_sorr
Elç:Acısı o kadar büyük ki tek başına kalkıp hiçbilmediği bir yere kadar getirdi onu.
Kad:Talipler dedin de doktordan başkadamı var?
Elç:Var ya daha akşam bir evlenme teklifi almış.
Kad:Kimmiş?
Elç:Oğlum sen de amma meraklı oldun.
Kad:Şaşırdım sadece.
Elç:Neden şaşırdın a oğlum demek işinin ehli sarraflarda var bu memlekette.Şimdiki adam yani Ballı ağa Antepten ama şimdi burdaki işlerinin başında.
Kad:Adam gerçekten ağamı yani?
Elç:Orasını tam bilemem ama adam baya varlıklı Ezoyada çok değer veriyor.Ezo Nuh der peygamber demez.
Kad:Yani kabul etmedi teklifini öylemi.
Elç:Etmedi tabiki hem de çok üzüldü akşam ağlamaktan yüzü gözü şişti.
Kad:İlginç evlenme teklifine üzülen kadın.Hem hayır dedi sonra pişman mı olup ağladı.
Elç:Ne pişman olması nasıl benimle evlenmeyi düşünür ben onu abim gibi dostum gibi görürken diye kendi kendini yedi.
Kad:Belkide aklı doktordadır.
Elç:Onun ki sadece minnet ve vefa duygusu onu seviyor değer veriyor ama aşık değil.
Kadimin içinden geçenler :klme:bella
Kad:Hayat onun hayatı.
Elç:Seninle şimdiye kadar hiç yabancı birinden bu kadar konuştuğumuzu hatırlamıyorum.
Kad:Bende ama galiba yaşlanıyoruz.
Elç:Hadi be deli bozuk kendi adına konuş ben daha onsekizimdeyim.
Kad:Elçin anne ya........
:love01:
Elçin bu konuşmadan anlaması gerekeni anlamıştır ama bunu Kadime çaktırmaya hiç niyeti yoktur bu kıvranışların keyfini çıkarmaya karar vermiştir.
Beğenenlerden rep isterim.

SUEDA40
26-09-07, 10:48
GULBEYAZ76 güllerin güzeli yüreğine sağlık nazarlardan ırak ol emi yine ruhumuzu sevindirdin
artık salıdan sonra çarşambalarıda bekler olduk
sevgiyle kalın arkadaşlar

GULBEYAZ76
04-10-07, 09:24
Ezo Kutsal ustayla gitmiştir Kadim ise bu işe şaşırmıştır.Otelde ki odada kalmak istemiyeceğini az çok tahmin ediyordur ama Kutsalda kalacak olması şaşırtıcıdır Allahtan Eylül vardır.Zaten başıda ağrıyordur sabahı sabah eder uyumadan.
Sabah otelin kapısı:
KAd:Günaydın.
Ezo:Sizede günaydın Kadim bey.Günaydın Osman abi.
Osman:Günaydın Ezo nasılsın?
Ezo:İç güveyinden hallice şükür.
Kad:Ezo neden otelde kalmadın.
Ezo:Sağolun ama ben bunu kabul edemem kimseye yük olmak istemem.
Kad:Aman kabul etsen burnun düşer.Hem Kutsal ustaya yük olmuyormusun?
Ezo:Oldum ama gel onu bana sor Eylül tutturdu bırakmam diye kıramadım.
Kad:Sana birşey yaptırmak için ısrar etmek gerek demekki.
Ezo:O herkes için geçerli değil.
Kad:Ne demek istedin.
Ezo:Ne demek istiyecem her ısrar edenle gidecek değilim.
Kad:Tabi ki gidemezsin o ne biçim laf.
Ezo:İzin verdiğin için sağol.
Kad:Sabah sabah maşallahın var.Hem orda burda kalman doğru değil sana ayırdığımız oda da kal.
Ezo:Kalamam hem size ne ki.Her çalışanla böyle ilgileniyorsanız başka iş yapamazsınız otelde batar benden söylemesi.
Kad:Otel benim değil mi ister batırırım ister çıkarırım.Ya ben Elçin annem için diyorum merak ediyor seni.
Ezo:Merak etmesin beni ben başımın çaresine bakarım.
Kad:Demesi kolay çok alıştı sana.İç ses(ya anlasana seni görmeden azarlanmadan duramıyorum.)
Ezo:Sağolsun bende ona çok alıştım.
Kad:İstersen onunla da kalabilirsin.
Ezo:Nerde?
Kad:Bizim evde.
Ezo:Yok daha neler....
Kad:Korkma adam yemiyoruz.
Ezo:Esprimiy di bu gülecem de yanlış olmasın.
Kad:He espriydi rahat rahat gül.
Ezo:Neyse siz Elçin ablaya selamı mı iletin bir zahmet beni merak etmesin benim kalacak yerim çok.
Kad:Mesela neresi?
Ezo:Allah allah ya çattık hesap mı verecez.
Kad:Sanki çok meraklıyım Elçin annem sorar şimdi yoksa banane.
Ezo:Ballı ağaya gidebilirim doktor Emreye gidebilirim aslında Meryemde ne zamandır çağırıyor ya ben burda durmuş size ne anlatıyım haydin size eyiiiii günler.
Kad:Delirecem ya birde eyiiiii günler demez mi....Of başım...Mükemmel genç yetmedi birde kabasakal Ballı çıktı başımıza ya ben ne yapacam.

GULBEYAZ76
04-10-07, 10:40
Ezo Kutsal ustayla gitmiştir Kadim ise bu işe şaşırmıştır.Otelde ki odada kalmak istemiyeceğini az çok tahmin ediyordur ama Kutsalda kalacak olması şaşırtıcıdır Allahtan Eylül vardır.Zaten başıda ağrıyordur sabahı sabah eder uyumadan.
Sabah otelin kapısı:
KAd:Günaydın.
Ezo:Sizede günaydın Kadim bey.Günaydın Osman abi.
Osman:Günaydın Ezo nasılsın?
Ezo:İç güveyinden hallice şükür.
Kad:Ezo neden otelde kalmadın.
Ezo:Sağolun ama ben bunu kabul edemem kimseye yük olmak istemem.
Kad:Aman kabul etsen burnun düşer.Hem Kutsal ustaya yük olmuyormusun?
Ezo:Oldum ama gel onu bana sor Eylül tutturdu bırakmam diye kıramadım.
Kad:Sana birşey yaptırmak için ısrar etmek gerek demekki.
Ezo:O herkes için geçerli değil.
Kad:Ne demek istedin.
Ezo:Ne demek istiyecem her ısrar edenle gidecek değilim.
Kad:Tabi ki gidemezsin o ne biçim laf.
Ezo:İzin verdiğin için sağol.
Kad:Sabah sabah maşallahın var.Hem orda burda kalman doğru değil sana ayırdığımız oda da kal.
Ezo:Kalamam hem size ne ki.Her çalışanla böyle ilgileniyorsanız başka iş yapamazsınız otelde batar benden söylemesi.
Kad:Otel benim değil mi ister batırırım ister çıkarırım.Ya ben Elçin annem için diyorum merak ediyor seni.
Ezo:Merak etmesin beni ben başımın çaresine bakarım.
Kad:Demesi kolay çok alıştı sana.İç ses(ya anlasana seni görmeden azarlanmadan duramıyorum.)
Ezo:Sağolsun bende ona çok alıştım.
Kad:İstersen onunla da kalabilirsin.
Ezo:Nerde?
Kad:Bizim evde.
Ezo:Yok daha neler....
Kad:Korkma adam yemiyoruz.
Ezo:Esprimiy di bu gülecem de yanlış olmasın.
Kad:He espriydi rahat rahat gül.
Ezo:Neyse siz Elçin ablaya selamı mı iletin bir zahmet beni merak etmesin benim kalacak yerim çok.
Kad:Mesela neresi?
Ezo:Allah allah ya çattık hesap mı verecez.
Kad:Sanki çok meraklıyım Elçin annem sorar şimdi yoksa banane.
Ezo:Ballı ağaya gidebilirim doktor Emreye gidebilirim aslında Meryemde ne zamandır çağırıyor ya ben burda durmuş size ne anlatıyım haydin size eyiiiii günler.
Kad:Delirecem ya birde eyiiiii günler demez mi....Of başım...Mükemmel genç yetmedi birde kabasakal Ballı çıktı başımıza ya ben ne yapacam.

Kadim ve Ezo öğlene kadar birbirinden uzak ama yakın olmak isteyen bir ruh halinde dolaşırlar fakat kendi durumlarına bir ad koyamazlar.
Nihayet öğlene doğr mutfak telefonu çalar.
Her zaman ki gibi herkes 517 517 diye kaçışır.
Kut:Ezo bak şu telefona.
Ezo:Sekretermiyik aşçı yamağımı belli değil.Buyrun 517
Kad:517 olan benim sen mutfaksın.
Ezo:Şey pardon buyrun ne vardı.
Kad:Kutsal ustaya söyle bir arkadaşım gelecek özel dosyamdan bir mönü hazırlasın.
Ezo:Özel bir yemek var mı istediğiniz?
Kad:Yok kafasına göre birşeyler ayarlasın.
Ezo:Emredersiniz.
Telefonu kapatır ama kafası atmıştır.İçinden arkadaşı gelmişmiş özel mönüymüş geldi heralde sarı kafa yüzü güler şimdi bize sirke satıyor.Başkalarına 32 diş meydanda sırıtıyor.
Kut:Ezo sana diyorum huuuu.
Ezo:Duymadım usta ne dedin.
Kut:517 ne dedi.
Ezo:Özel dosyadan mönü istiyor özel misafiri varmış ta.
Kut:Allah yandık kolay kolay beğenmezde şimdi.
Ezo:Aman usta yemeğin farkına bile varmaz tasalanma.
Kut:Öyle deme bulur yine birşey.
Ezo:Korkma sen misafir özel gözü yemek falan görmez belkim.
Kut:Orası bizi ilgilendirmez.
Ezo:İyi dedin bize ne dimi.
Kutsal yemeği hazırlamıştır her zaman ki gibi Ezo götürür diye düşünür.
Kut:Hazır Ezo götür hadi.
Ezo:Neden ben götürecekmişim.
Kut:Hep sen götürüyorsun ya.
Ezo:Bende onu demek istiyorum neden hep ben götürüyorum.
Kut:Kızım iyi misin sen yemekler soğuyor.
Ezo:Hiç iyi değilim başkası götürsün hiç çekemiyecem şimdi o suratsızı.
Kadimde telefon görüşmesinden sonra sürekli Ezonun konuşmasını ve imalı ses tonunu düşünür galiba canı sıkkın ne oldu ki diye içi içini yer.Arkadaşının konuşmalarını yarım yamalak dinler.
Kut:Eylül kızım hadi sen götür bari.
Eyl:Yaktın Ezo beni....
Eylül kapıyı çalar bu sefer Kadim can kulağıyla kapıyı beklediğinden hemen gel der.Eylül tepsiyle içeri girince şaşırır.
Kad:Bu sefer yarışı sen mi kazandın.
Eyl:Ne yarışı Kadim bey.
Kad:Yok birşey gidebilirsin.
Eyl:Nasıl yani yemek hakkında birşey sormayacakmısınız?
Kad:Hayır sağol.
Eyl:Afiyet olsun.
Şaşkın Eylül mutfağa iner 517 soru sormadan ve azarlamadan teşekkür bile etmiştir.
Ezo:Geçmiş olsun.Zor geçti galiba sınav.
Eyl:Çok kolaydı ama biraz garipti bana yarışı sen mi kazandın dedi birşey anlamadım.Soruda sormadı.
Ezo:Ben size dedim dimi gözü birşey görmez diye.

GULBEYAZ76
04-10-07, 12:58
Kadim ve Ezo öğlene kadar birbirinden uzak ama yakın olmak isteyen bir ruh halinde dolaşırlar fakat kendi durumlarına bir ad koyamazlar.
Nihayet öğlene doğr mutfak telefonu çalar.
Her zaman ki gibi herkes 517 517 diye kaçışır.
Kut:Ezo bak şu telefona.
Ezo:Sekretermiyik aşçı yamağımı belli değil.Buyrun 517
Kad:517 olan benim sen mutfaksın.
Ezo:Şey pardon buyrun ne vardı.
Kad:Kutsal ustaya söyle bir arkadaşım gelecek özel dosyamdan bir mönü hazırlasın.
Ezo:Özel bir yemek var mı istediğiniz?
Kad:Yok kafasına göre birşeyler ayarlasın.
Ezo:Emredersiniz.
Telefonu kapatır ama kafası atmıştır.İçinden arkadaşı gelmişmiş özel mönüymüş geldi heralde sarı kafa yüzü güler şimdi bize sirke satıyor.Başkalarına 32 diş meydanda sırıtıyor.
Kut:Ezo sana diyorum huuuu.
Ezo:Duymadım usta ne dedin.
Kut:517 ne dedi.
Ezo:Özel dosyadan mönü istiyor özel misafiri varmış ta.
Kut:Allah yandık kolay kolay beğenmezde şimdi.
Ezo:Aman usta yemeğin farkına bile varmaz tasalanma.
Kut:Öyle deme bulur yine birşey.
Ezo:Korkma sen misafir özel gözü yemek falan görmez belkim.
Kut:Orası bizi ilgilendirmez.
Ezo:İyi dedin bize ne dimi.
Kutsal yemeği hazırlamıştır her zaman ki gibi Ezo götürür diye düşünür.
Kut:Hazır Ezo götür hadi.
Ezo:Neden ben götürecekmişim.
Kut:Hep sen götürüyorsun ya.
Ezo:Bende onu demek istiyorum neden hep ben götürüyorum.
Kut:Kızım iyi misin sen yemekler soğuyor.
Ezo:Hiç iyi değilim başkası götürsün hiç çekemiyecem şimdi o suratsızı.
Kadimde telefon görüşmesinden sonra sürekli Ezonun konuşmasını ve imalı ses tonunu düşünür galiba canı sıkkın ne oldu ki diye içi içini yer.Arkadaşının konuşmalarını yarım yamalak dinler.
Kut:Eylül kızım hadi sen götür bari.
Eyl:Yaktın Ezo beni....
Eylül kapıyı çalar bu sefer Kadim can kulağıyla kapıyı beklediğinden hemen gel der.Eylül tepsiyle içeri girince şaşırır.
Kad:Bu sefer yarışı sen mi kazandın.
Eyl:Ne yarışı Kadim bey.
Kad:Yok birşey gidebilirsin.
Eyl:Nasıl yani yemek hakkında birşey sormayacakmısınız?
Kad:Hayır sağol.
Eyl:Afiyet olsun.
Şaşkın Eylül mutfağa iner 517 soru sormadan ve azarlamadan teşekkür bile etmiştir.
Ezo:Geçmiş olsun.Zor geçti galiba sınav.
Eyl:Çok kolaydı ama biraz garipti bana yarışı sen mi kazandın dedi birşey anlamadım.Soruda sormadı.
Ezo:Ben size dedim dimi gözü birşey görmez diye.

Eylül yemekleri bıraktıktan sonra Kadimde arkadaşıyla yemeğe oturmuştur ama aklı Ezodadır.Yemek değil adeta kendini yiyiyordur.Bir ara kendi kendine güler ya ben yemekten önce fırça yemeğe o kadar alıştım ki canım yemek yemek istemiyor.Arkadaşının gözünden kaçmaz bu gülüş.Arkadaş geçen ki bir isim bulayım.(yasemin olsun)
Yas:Kadim neden güldün.
Kad:Ben mi.
Yas:Tabiki sen başka Kadim mi var.
Kad:Aklıma birşey geldide.
Yas:Söylede bende güleyim.
Kad:Yok birşey boşver önemsiz.
Yas:Bu gelişimde seni baya değişmiş buldum.
Kad:Nasıl değişmiş.
Yas:Yani nasıl desem daha hayat dolu.
Kad:Benim hayatım hep aynı Yasemin uzakta olsan az çok biliyorsun.
Yas:Yok yok var sende birşey.Yemeğini neden yemiyorsun?
Kad:Aslında pek iştahım yok yavaş yavaş yerim.
Yas:Seni sıktım mı Kadim yani durgunlaştın.
Kad:Hayır canım ne sıkması yalnız işle ilgili kafam meşgul o kadar.
Yas:Aman bırak şu işi gücü.
Kad:Ben bıraksam da o beni bırakmıyor biliyorsun.
Yas:Biz seninle şöyle aşktan meşkten bahsedemiyecekmiyiz hiç.
Kad:Tam adamı yani.
Yas:Tabiki tam adamı ben senin nasıl aşık olduğunu ve sana aşkın ne kadar yakıştığını bilirim.
Kad:O köprüden çok sular aktı.Ben umutsuz vakayım sen anlat bakalım hala bulamadınmı hayatının aşkını.
Yas:Bulmasına bulamadım ama senden cesaretliyim aramaya devam ediyorum.
Kad:Ya aslında benim ki cesaretsizlikten değil de doğru kişiye rast gelememekten.
Yas:Bana hiç öyle gelmedi.
Kad:Nasıl geldi bakalım çok bilmiş.
Yas:Bana eskisi gibi at gözlüğü takmıyorsun ve sanki bulmaya çok yakınsın gibi geldi.
Kad:Bunu da nerden çıkardın.
Yas:Senin ağzından kolay laf alamıyacağımı biliyorum ama ben kolay yanılmam.
Kad:Hayırlısı diyelim o zaman.
Yas:Ben senin kadar Berrağın da arkadaşı dahası dostuydum ama Kadim artık ne olur bırak şu eski defterleri.
Kad:Aslında eskisi kadar takmıyorum biliyormusun yani benim aşkım kadar ilişkimizde temiz sanıyordum ama malesef sadece benim temiz tutmamla olmadı o bana hayatımın kazığını attı.Benim aslında yediremediğim de bu.
Yas:Anlıyorum canım ama bu yüzden dünyadaki bütün kadınlara kapını kapatamazsın.
Kad:Kapım kapalı ama en azından eskisi gibi sıkı sıkıya kilitli değil.
Yas:Oh ya budur işte.
Kad:Dur ya daha birşey demeden bu ne sevinç.
Yas:Senden bu kadarını duymak bile yetti bana inan çok sevindim.
Kad:Umarım sende beni iyi bir damat adayıyla sevindirirsin.
Yas:Dur dur ne damadı tabi ya demek sende bir gelin adayı var.
Kad:Yok canım lafın gelişi.
Yas:İnan içim çok rahat dönecem bu sefer her defasında aklım sende kalırdı.İşşallah bir daha ki sefere gelinlede tanışırız.
Kad:Olur canım buldukta tanıştırması eksik kaldı.
Yas:Belkide buldun ama hala farkında değilsin yada şimdilik bunu benimle paylaşmaya hazır değilsin ama sana yaramış bu durum.Ay uçağı kaçıracam....
Kad:Panik yapma Osman abi bırakır seni alana.
Yas:Sağol canım ya hadi bana müsade.
Kad:Müsade senin canım arayı fazla uzatma sık gel.
Yas:Belki sen gelirsin balayına bellimi olur.
Kad:Ah siz kadınlar dereyi görmeden paçayı sıvama.
Yas:Ben sıvarım sen bana bakma ama ciddiyim bu konuda.
Kad:Hangi konuda?
Yas:Tabiki balayı.
Kad:Sen konuş konuş uçağı kaçırınca görücem ben seni.
Yas:Doğru hadi gideyim.
Kad:Hadi bende uğurlayım seni.
Yas:Tamam.Kendine iyi bak.
Kad:Sende canım hadi hayırlı yolculuk.

Umarım okuyanların yüzünde küçük te olsa bir tebessüm oluşturabilmişimdir.

pelin-ce
04-10-07, 13:04
Ezo: Biliyim kim olsa yapardığız. Ben ona teşekkür etmiyim.
Kadim: Ya!
Ezo: E ismimi söylediğiz ya...

----------------------------------------------
Ertesi sabah otelin önü...

Kutsal usta: Geç kaldık, geç kaldık...
Eylül hadi hadi çabuk olun..
Eylül: Tamam baba ya!
Ezo: Yürü şindi azarı yiyeceğek...O sırada Kadim gelir...
Kadim: Ezooo... (Ezo arkasını dönüp bakar ve gülümser)
Ezo: Haydi sen git Eylül! Ustama de hemen geliyim.
Eylül: Tamam Ezo abla.
Ezo: Günaydın. Buyrun Gadim Bey...
Kadim: Günaydın. Bu gün nasılsın bakalım.
Ezo: Eyiyim sağolun. Ben eyiyimde Elçin ablam nasıl?
Kadim: Hı o iyi iyi! Seni merak etmiş ama...
Ezo:He bende onu merak ediyim. Eğer izniniz olursa bu gün iş çıkışı görmeye geliyim diyeceğdim. Onu şindi yüzü giliydir belki amma...Baksağa eviynen hayalleri de yanıp küllere döndü. Yüreğini yangınlar sardı.
(Kadim hüzünlü gözlerle ama hayranlıkla dinliyordu Ezo'yu)
Kadim: Sen hep kendinden başkalarını mı düşünürsün?
Ezo: Bana ne olmuş ki eyiyim çok şükür. Biliyim ki biz başka evler buluruz, hayatlar gurarız ama onun içi çıra kimin hep yanar.(Ellerini beline koyar ve sinirli sorar.) Hem siz benim başkalarını düşündüğümüde nerden çıkardığız?
Kadim: Kim ben mi?
Ezo: He ya siz!
Kadim: Ben... Mükemmel genç Doktor...Neyse ya sabah sabah yine formundasın. Sen beni taşlamadan ben gidiyim en iyisi. Sana iyi günler...(Kadim uzaklaşır)
Ezo: (sinirli çık çık lar) Ne sebeptense doktora taktı bu da ha...

-----------------------------------------------------
Öğlene doğru mutfak...

Kutsal Usta: Zeki patlıcanları ver oğlum.
Zeki: Hangi patlıcanlar usta.
Kutsal Usta: Oğlum az önce sen soymadın mı?
Zeki: Ben soydum değil mi?
Kutsal Usta: Evet! Hadi ver artık.
Zeki: Neyi usta?
Kutsal Usta: Zekiii...
Ezo: Buyur ustam burdalar. (O sırada telefon çalar)
Kutsal Usta, Eylül ve Zeki Ezo'ya bakarlar.
Ezo: Eyi anladık 517. Buyrun mutfak. Ha evet, evet tamam.
Kutsal Usta: Ne istiyormuş?
Ezo: Yemek!
Kutsal Usta: Yemek mi? İyide ne yemeği?
Ezo: Valla anlamadım usta. İlaç mı içeceğmiş neymiş hemen yiyecek bişeyler getirin diyi, diyor.
Kutsal Usta: Allah Allah bir şey mi oldu acaba?
Ezo:(Düşünceli) Bilmiyim, bilmiyorum.

pelin-ce
04-10-07, 13:06
devamı...
------------------------------------------------
517 :)

Kadim: Gir!
Ezo: Yemeğniz Gadim bey...
Kadim: Hı bırak oraya!
Ezo: Siz eyi misiniz?
Kadim: Neden sordun?
Ezo: E yemek istediğiz ama adını vermediğiz hem sesiğiz de kötü geliydi.
Bende merak ettim. Yani biz mutfaktan ettik...
Kadim: (gülümser) Bilmiyorum sanırım hasta olacağım. Baş ağrımı geçirmiştin bunada bir önerin var mı?
Ezo: Bakiyim. (Elini kadim'in alnına koyar ve ateşine bakar. Kadim şaşkındır)
Kadim: Yine napıyorsun?
Ezo: E benden yardım istediğiz bende ateşinize bakiyim.
Kadim: Peki söyle o zaman ateşim varmıymış peki? Bu gün hangi reiki yöntemini uygulayacaksın?
Ezo: Buyur ne...ki.. Ben o dediğini bilmiyim ama şindi bi çorba yaparım bide ilaç alıp dinlenirseğiz bişiyiniz galmaz.
(Kadim'im kolundan tutup koltuğa doğru çeker.)
Kadim: Ne yapıyorsun? Dur dursana.
Ezo: Sen benim hayatımı kurtarmadın mı? Kurtardın. E şindi bırak ta ben bi eyilik ediyim sana sen şindi dinlen ben hemen çorbayi alip geliyim.
(Ezo odadan koşarcasına çıkar Kadim şaşkın ama gülümsüyordur. Bir süre sonra...)
Ezo: Yettim Gadim Bey.
Kadim: Dur yavaş ol! Sakin sakin...
Ezo: Siz şindi bu çorbayı içiysiğiz sonra da bu ilacı. Akşama da bişiyciğiniz galmaz. (Kadim çorbaya bakar)
Kadim: Bu ne çorbası böyle iyi geleceğine emin misin? Sonra zehirlenmeyeyim.
Ezo: (Elleri belinde sinirli bir ifade ile) Benim çorbam. (gülümser bunu söylerken)Y ani Ezo gelin çorbası. Gorkmayın bişiy olmaz.
Kadim: Demek Ezo Gelin! Yok yok o zaman kesin zehirlenirim ben.
Ezo: Eyi siz bilirsiğiz. İsterseğiz geri götüriyim.
Kadim: Tamam kızma hemen içiyoruz işte.
Ezo: Eyi gördük! Şindi şu ilacıda yutun. Yutun, yut. Hah oldu.
(Yine kolundan tutup kaldırır ve yatağa doğru çeker)
Kadim:Yine nereye ya?
Ezo: E dinlenecektiğiz ya!
Kadim: Ben burda da dinlenirim. Hem bir sürü işim var benim, eminim seninde mutfakta vardır.
Ezo: He var siz yatarsağız bende gidecem.
(Kadim yatağa uzanır Ezo mutfağa doğru yol alır.)


Bu defa pek iyi olmadı ama idare edin olur mu?.:icon_sorr
İsterseniz devamıda gelir sanırım:icon_whis

GULBEYAZ76
05-10-07, 06:40
Kadim arkadaşını yolcu ettikten sonra onu kendi kadar iyi tanıyan birinin daha kendisi doğru dürüst birşey anlatmadan hayatındaki değişikliği fark etmesini düşünmektedir.Kendi kendine acaba ben ona karşı özel birşey mi hissediyorum yoksa içi dışı bir birine hasret kaldığım için onunla atışmak mı beni mutlu ediyor der.Eğer atışmaktan bile bu kadar mutlu oluyorsa aslında ben ne kadar boş bir adamım diye düşünür.Dışardan bakıldığında gıpta içinde bakılan varlık için de koskoca bir yokluk daha doğrusu kocaman bir boşluk.Tamam telefonuma çıktı ama cin gibi olan küçük hanım dalgın ve tutuk gibiydi.Acaba bana mı kızdı yemeğimi de getirmedi.Getirse bir dert getirmese ayrı bir dert bende epey dengesizmişim diye düşünür.
Kadim kendiyle hesaplaşırken Ezoda mutfakta dalgın dalgın iş yapmaktadır.Söylenenleri kah duyar kah duymaz.Mutfaktakiler onun bu durumunu yangına ve evsiz kalmasına bağlarlar.
Ezo ise kendi ruh halini çözme derdindedir.Kadime hissettiğim nefretmi diye düşünür yok ben kimseden nefret edemem der.Kızgınlıkmı diye düşünür tamam ilk günler hissettiği bu olabilir ama şimdi kızmak için bile doğru dürüst nedenim yok der.Peki bugün ben ona neden kızdım arkadaşı gelmiş özel mönü istiyor diyemi ne hakkım var ister ister bana ne.O kadına karşı yüzü gülüyor diyemi kızdım suratsız mendebur diyen ben gülüyor diye kızan yine ben.Allahım sen benim aklımı koru kalbimi tekrar yanılarak ateşlere atmamdan beni koru diye dualar eder.
Nihayet akşam olmak üzeredir Kadimin içi içini yemektedir.Ezoyu görmek istemekte fakat hiçte bahanesi olmamasından yakınmaktadır.Elim mahkum çıkış saatini kollayıp bir tesadüf yaratmam şart diye düşünür.Ezonun çıkışına az bir süre kala Emre Ezoyu arar.
Ezo:Efendim doktor.
Emr:Nasılsın Ezo iyimisin?
Ezo:Eyiyim şükür hayırmı?
Emr:İştemisin?
Ezo:Çıkacam birazdan bende.
Emr:Eğer işin yada verilmiş sözün yoksa şu ders proğramını yapsak.
Ezo:Yok işim yok ta artık kitaplarım da yok.
Emr:Nasıl yok kaybettin mi?
Ezo:Yok yok uzun hikaye uzatmıyım şimdi.
Emr:Ezo çıkma işten ben seni almaya geliyorum arayınca çıkarsın kapıya.
Ezo:Eyi madem bekliyim.

Kadim aşağıda pusuya yatmıştır ama Ezonun çıkış saati geçmesine rağmen çıktığını görmemiştir.Meraktan ölmek üzeredir acaba erken mi çıktı yoksa birşey mi oldu diye kendi kendini yer.Yıllar var ki hiç kimse için bu kadar meraklanmadığını ve endişelenmediğini düşünür.Allahım ya hissettiğim şey aşksa ben ne yaparım der.

GULBEYAZ76
05-10-07, 07:14
Kadim acaba mutfağamı baksam baksam ne diyecem görsem ne konuşacam görmesem de kimseye soramam.Mutfaktakilerle de iyice yüz göz olacam yok yok oraya da gidemem diye düşünür.
Hazırlanmış bir vaziyette mutfakta telefon elinde Ezo Emreyi beklemektedir.Nihayet Emre arar.
Ezo:Geldinmi doktor?
Emr:Geldim Ezo çık hadi.
Ezo:Tamam geliyim.
Ezo servis kapısından çıkar aynı esnada Kadimde beklemekten sıkılmış ve hava almaya karar vermiştir.Tam çıkış kapısına yaklaşınca park eden bir araba dikkatini çeker Emre arabadan iner diğer taraftan Ezoda gelir her zaman ki gibi birbirlerini öperler Ezo ön koltuğa oturur ve giderler.
Kadim ise kessen bir damla kanı akmaz vaziyette kapıda kalakalmıştır.Nefes alamadığını hisseder ve zor bela kendini dışarı atar.
Kad:Osman abi ben yalnız gidecem yarın görüşürüz.
Osm:Kadim bey lütfen ben
Kad:Hayır tek gidecem der ve gaza basar.
Arkasından endişeli bir Osman bırakarak çeker gider.Osman ise arkasından Allahım ne olur sen onu koru ona birşey olmasına izin verme diye dualar eder.
Kadim gaza basmasına basmıştır ama nereye gittiği hakkında en ufak bir fikri yoktur.En son sahile park eder.Olayın şokundan anca anca çıkmaya başlamıştır.Allahım o doktoru öldürmek istiyorum diye aklından geçirir daha sonra bu düşüncesinden kendi bile irkilir.Şimdiye kadar annesi ve Berrağın kendi hayatında yarattığı hayal kırıklığını ve yıkımı düşünür.Bu ikisi için bile öldürmek aklından geçmezken şimdi daha düne kadar hiç tanımadığı bugün ise ona hiç zararı olmayan birini öldürmek istemesini düşünür.Sonrasında neden şaşırıyorum ki oda benim geleceğimi elimden almaya çalışıyor der.Ben onun yanında olmasına,arabasına binmesine,öpmesine bile dayanamazken ya Elçin annemin dilekleri olur da onunla evlenirse diye kahrolur.
Başağrısı artık Kadim için dayanılmaz bir hal almıştır.Etrafı dikkatle inceler ve bir tekel büfesi görür soluğu orda alır ve tekrar arabaya döner.Yavaş yavaş demlenmeye başlamıştır.
Allahım başım çatlıyacak gibi ağrımı kesen de o ağrıyı veren de o diye kendi kendine söylenir.Alkol yavaş yavaş onu etkisi altına almaya başlamıştır.
Yıllardır bütün kadınlardan kaçtım bağlanmaktan irademi kaybetmekten korktum ama kaçış buraya kadarmış belayı buldum ama tatlı bela diye düşünür.
En son düşündüğü ya dünyamı aydınlatacak yada hayatımı daha da karartacak diye düşünürken alkolün etkisiyle arabada sızar.
Ezo ve Emre de her zaman ki gibi dertleşmiş.Emre yangında haber vermediği için Ezoya kızmıştır bir daha aynı şeyi yaparsa ona çok kızacağını söylemiştir.Sonrasında ise Ezoyu Kutsal ve Eylülün evine bırakıp kendi evine dönmüştür.

GULBEYAZ76
05-10-07, 08:49
Sabah güneş gözüne vurunca Kadim yavaş yavaş ayılır ve otelin yolunu tutar.Her sabah ki gibi saat ikisi içinde aynı işlemiş ve birbirlerinden habersiz birbirleri için atan iki yürek kapıda karşılaşmıştır.Ezo Kutsalın arabasından iner Eylül yoktur çünkü hastalanmış ve evde kalmıştır.Kutsalda arabayı garaja götürür.

Ezo:Günaydın Kadim bey.:img-yes:
Kad:Günaydın.:icon_evil
Ezo:Siz iyimisiniz.
Kad:Neden sordun doktormusun?
Ezo:He ya doktorum mastırımı da sizin otelin mutfağında kabak oyarak ve patlıcan deşerek yapıyım.
Kad:Ne bileyim belki doktorun yanında dura dura doktorda olmuşsundur dedim.
Ezo:Dururum durmam bu sizi neden alakadar ediyor.
Kad:Dimi ya bu çok normal.
Ezo:O benim arkadaşım ve yoldaşım bu konuda kimseye hesap vermem.
Kad:Ben sana hesap sormuyorum.
Ezo:Ne yapmaya çalıştığınızı anlasam zaten.
Kad:Benim personelim hareketine dikkat etmeli.
Ezo:Yanlış ne yaptım ki açıkca deki bende suçumu bileyim gerçi suçum yoktur kesin ama siz yine birşey bulursunuz söyleyin de rahatlayın.
Kad:Sen saygın bir yerde çalışıyorsun ve otelin önünden bir arabaya binip başka bir arabadan inemezsin.
Ezo:Dur hele dur ne arabsından bahsediyosun sen.
Kad:Akşam seni doktorun arabasına binerken gördüm.Şimdide Kutsalın arabasından indin.
Ezo:Hop hop ağar ol patronsun dedik alttan aldık ama bu kadar yeter.
Kad:Alttan almış halin mi bu.
Ezo:Siz ne dediğinizin farkındamsınız kimse bana iki paralık kadın muamelesi yapamaz.
Kad:Sende ona göre davran o zaman.
Ezo:Ben şimdiye kadar namusumla yaşadım ve kimseye de laf ettirmedim bundan sonrada ettirmem.
Kad:Ben sana namussuz demedim sadece dikkat et diyorum.
Ezo:İyi ki demedin bindiğim araba belli değil indiğim araba belli değilmiş bu ne demek.
Kad:Ya ben tam olarak öyle demek istemedim.
Ezo:Tamı yarımı yok bu işin.
Kad:Otelde ki odanda kal artık.
Ezo:Kalmıyorum şimdi millet bana patronun kapatması falan der mazallah.
Kad:Saçmalama o ne demek.
Ezo:Ne demek bunu da sen düşün artık.Senin gibi okumuş mektep görmüş bir adam bile benim iki arkadaşım yoldaşımla olan arkadaşlığımı böyle anladığına göre Allah cahil insanların düşüncelerinden beni korusun.

h23
05-10-07, 09:06
ya ilk denemem olacak umarım begenirsiniz :img-blush

kadim ezoyu ozlemiştir, sabah karsılasmamıstır,bahane bulmalı ama ne
neyse o sırada nedim arar elcin anneyi kontorl icin hastaneye goturecegini soyler, kadim bunun uzerine ben burdan ezoyu alayım ikisini de kontrole goturelim der
ve kadim mutfaga iner. ezo yine zorla iş yapmaya calısmaktadır kadim ezonun kolundan tutup,
kadim: hadi hastaneye gidiyruz
ezo: bnm ihtiyacım yok
kadim: ya hala neyine gururunu yapıyorsun, elcin annemi goturecegiz seninde pansumanı yenileyelim,
ezo : hayır istemimmm, hem benm doktor tanıdıklarım var ihtiyacım yok cok sukur,
kadim bu lafa kudurur, sırtına attıgı gibi ezoyu once lavaboya goturr ellerini yıkar, sonra da dısarı cıkartır ezo sinirlidir,
ezo: istanbullusun ama maşallah dag eskiyasından farkın yok,
kadim: sende insansın ama keciden farkın yok niye beni delirtiyorsun, inadına inadına doktor beyi hatırlatıyorsun,
ezo: anlamimmm ki bu doktora niye sinir olduz,
kadim:pek anlaybilecegini zannetmiyorum,
ezo: bende pek anlatabileceginiz zannetmimmmmm
kadim: neyse uzatma cok yoruyorsun beni,
ezo: ben mi zorla gelin alın beni mutfaktan dedm, siz geldiz
kadim: evet insanlık yaptık hata ettik,

h23
05-10-07, 09:10
elcini alırlar. elcin bunları yanyana gorunce sevincten cıldırır, arabada elcin anne one oturmak ister zorla kadimle ezo yanyana dussunler diye,
hastaneye giderler.
hemsire pansuman yapar ezo cıgırır, kadim yine yaında destek olmaya calısır,
sonra hemsire yonelip kadime karınızı goturebilrsiniz der
kadim direk mutlu bi şekilde sırıtır
ezo: ne diyisizz hemsire bu bnm kocam neyim deil,kadime doner hem sen niye sırıtisinnn, cok hosuna gitti galiba
kadim: ya sorma bayıldım mutluluktan, sadece gunde 1 ogun senin dırdırını cekiyorum, evli olsak gece-gunduz senin laflarına uzun diline katlanmak nasıl bişeydir diye dusundum halime sukredip gulumsedim,
ezo: tabi tabi oyledir, o zmn bende gulebilirim cok sukur sizin meymenetsiz suratınızı bi ogun goriim ya evli olsak gece-gunduz bu asık suratı gormek ne kotudur,
kadim: evet tabi oyledir, kocanın basının niye agrıdıgını anlamak zor olmasa gerek,
ezo: sizde her lafımı fırsat bilisiz, ne diye yardım ettim ki size, bırakaydım beyniz patlsaydı
kadim: hadi uzatma
elcin anne gelir,
elcin: aaa cocuklar bu ne haliniz niye boyle hep kavga ediyorsunuz olmaz ki ama
kadim: ezoya sor ogrenirsin elcin anne bi dakka dilini tutmuyo ki bu kızın
ezo: bana mı attın sucu, durup dururken bana sataşisinn
kadim: neyse kapatalım, elcin anne bi ev bulmustum hazır cıkmısken ona bakalım mı
elcin duygulanır, oglum der sarılır, eve gilidip bakılır, elcin begenmiştir, ama peki ya ezo ne olacaktır,
döner ezoya:
elcin: eoz kızım mahallemden ayrılacam bari senden ayrılmayayım hem biryerde bnm yuzumden evsiz kaldım ev sahibi olarak evinin bakımını ustlenmem laızm, zaten seni bi kız gibi bildim sende burda benimle yasar mısın,
ezo sevinir ama yanında kadim onun elcin annesini sıksık ziyaretlerini dusunur,
ezo: yok elcin ablam kurban olurum ama senin kendine gore bi hayatın cevren var, benim arkadaslarım evime gidip gelmii ama senin sıksık misafirlerin olii, seni rahatsız ederim,hele de fazla samimi olmamam gereken misafirlerin der kadime burnu havada abkarak
kadim direk bu lafın kendisine ait oldugunu anlar, güler ezonun bu nazlı hali iyice hosuna gitmiştir kadim'in
kadim: merak etme haberleşiriz ben gelecegim zaman karsılasmamak icin sen o cok fazla arkadaslarının yanına gidersiz,
ezo: topu topu bi pazarım var onu da dısarıda geciremem
kadim: iyice dellenir, iyi o zmn odadan cıkmazsın benim meymenetsiz suratımı gormezsin olur biter,
elcin anne yine araya girer
elcin:aaa cocuklar ne bu ya surekli kavga ediyorsunuz, benm hayatta oz kızımdan sonra siz varsınız, ikinizi de bir arada gormek cok mutlu eder beni, ikinizden de ayrılmak istemem. bu evde kalacagız der ve kadime donup:
benim soframda patron-işçi diye bişey yoktur tamam mı kadm sakın ezoma boyle bi baskı yapma,
kadim: senin bu ezon sadece beni patron olarak gormek istiyor ben ne yapayım, iyi bundan sonra beni elcinin oglu olarak gorurse benden yana hiç sorun yok, bende işçim değil de elcin annemin kızı olarak gorurum der ve konu tatlıya baglanır :D

pelin-ce
05-10-07, 11:11
Kadim: Ben burda da dinlenirim. Hem bir sürü işim var benim, eminim seninde mutfakta vardır.
Ezo: He var siz yatarsağız bende gidecem.
(Kadim yatağa uzanır Ezo mutfağa doğru yol alır.)

Devamı...

(Kadim uyandığında çoktan akşam olmuştur.
Hemen saate bakıp Osman abiyi arar)
Kadim: Osman Ezo'ya söyle beni beklesin.
Osman Abi: Tamam Kadim Bey söylerim.
(Bir süre sonra Kutsal Usta'larla beraber Ezo görünür)
Osman Abi: Ezo!
Ezo: Buyur Osman Abi.
Osman abi: Kadim Bey beklemeni istedi.
Ezo: Allah Allah yine ne yapacakmış ki beni!
(O sırada Kadim merdivenlerden iner, Ezo'nun arkası dönük olduğundan onu farketmez)
Kadim: Hadi gidelim!
(Ezo'nun boş bulunduğu bir andır bu ve korkar)
Ezo: Ay! Allah iyiliğinizi versin. Bu ne böyle canım...
Kadim: Ne o korktun mu?
Ezo: Ben mi yok ne korkacam da siz beni istiymişiniz.
Kadim: Evet (Kutsal Ustaya dönerek)
Ustam siz gidin...
Kutsal usta: Tamam kadim Bey iyi akşamlar.
Ezo: (Şaşkınlıkla)Durun dur! Sizin ateş kafanıza da mı vurdu ki! Ben otelde kalmam dediydim size.
Kadim: Biliyorum.
Ezo: Ee daha ne öyleyse...
Kadim: Ya sen Elçin annemi görmek istemiyormuydun?
Ezo: İstiyim.
Kadim: O zaman konuşmada bin şu arabaya! (Kadim arabaya biner)
Bunu duyan Kutsal Usta hemen gülümser ve Ezo'ya yaklaşarak...
Kutsal Usta: Ezo Elçin Hanım'a geçmiş olsun dileklerimizi ilet ayrıca bizden bir isteği olursa çekinmeden söylesin.
Ezo: Tamam usta baş üstüne. Eyi akşamlar...

-------------------------------------------
Arabada...

Kadim: Teşekkür ederim.
Ezo: Bana mı?
Kadim: Evet.
Ezo: Allah Allah!
Kadim: Ne oldu yine? Şimdi de teşekkür ettim diye mi kızdın?
Ezo: Yok estağfurullah! Ondan değil de...
Kadim: Hıı! Nedenmiş?
Ezo: Dün adımı söylediydiğiz. Ben onun şaşkınlığını atamadıydım daha ya üstüne bir de teşekkür gelince... Siz eyisiğiz demi ateşiniz falan yok yani...
Kadim: İyiyim. Senin bu taşları yiyince daha da iyi oluyorum.
Ezo: ...........

-----------------------------------------------
Evde...

Hafize Hm: (Telaşlı bir ses tonu ile)Hoşgeldiniz Kadim Bey...
Kadim: Hoş bulduk Hafize Hanım. Ne oldu Elçin annem iyi değil mi?
Hafize Hm: Merak etmeyin çok iyi...
Kadim: Hmm! Sen iyi misin?
Hafize Hm: Şey efendim Nedim bey henüz gelmedi. Telefonunda ulaşılmıyor:
Kadim: (Süreyya olayından sonra kızgın) Çok önemli işleri vardır tabi...
Hafize Hm:Torunum hastalanmışta...Ben... Bu akşamlık izin isteyecektim...
Kadim:Tamam Hafize hanım. Osman bıraksın sizi. Eğer bir şeye ihtiyacınız olursa beni...
Hafize Hm: (şükran dolu gözlerle)Teşekkür ederim Kadim Bey, çok sağolun...
(Elçin anne salonda yatmaktadır. Ezo'yu görünce şaşırır ve gülümser)
Elçin anne: Ezo hoş geldin kızım...
Ezo: Oyy Elçin ablam nasılsın?
Elçin anne: Ay ben iyiyim canım benim. Asıl sen nasılsın kolun acıyor mu?
Ezo: Yok Elçin ablam. Ben eyiyim.
Elçin abla: Sen nerde kalıyosun bakıyim. Otelde de kalmıyomuşsun ha...
Ezo: Kutsal Ustam'la Eylül'de kaldım. Hem Kutsal Ustamın selamı var sana eğer bizden bi isteği olursa çekinmeden desin dedi...
Elçin anne: Sağolsunlar. Hem sen neden hemen çalışmaya başladın canımın içi. Bizim bu deli oğlan yormuyor seni değil mi? (Kadim'e bakar. Kadim utanır!)
Ezo: Kim? Gadim bey mi? Yok estağfurullah.
Elçin anne: Hadi hadi ben tanımazmıyım onu. Bişey beğenmez müşkül pesent şey (Güler)
Kadim: ya yapma Elçin anne...
(Bir süre oturup sohbet ederler. Kadim ise işlerle ilgileniyordur.)
Elçin anne: E hadi yemek yemiyecek miyiz? Kadim hadi! Aaaa açlıktan ölüyorum burda çocuklar...Hadi Ezo şöyle güzel bir sofra kuralım...
Ezo: Napiysin sen Elçin ablam. Daha tam iyleşmeden ayağa kalkılır mı hiç? Sen bana mutfağın yerini de ben yaparım.
Elçin anne: Ama kızım senin de elin yandı.
Ezo: Ben eyiyim...
Elçin anne: Ama olmaz ki böyle napsak şimdi. Kadim sen Ezo'ya yardım et bari.
Kadim: Kim ben mi?
Ezo: Aman Elçin ablam ben yaparım bir yangından kurtuldum ikincisine dayanamam.
(Elçin anne gülümser)
Kadim: Ben mi yakıcam seni! Hıhı senden iyi yemek yaparım ben...
Ezo: Hııı biliyik. Her yemeğin seceresini dökiysiğiz maşallah...
(İkiside mutfağa doğru yol alırken Elçin anne onları böyle görmenin mutluluğunu yaşamaktadır. Kurnazca gülümser...:img-pilot)

pelin-ce
05-10-07, 11:14
devamı:)

--------------------------------------------------------
Mutfak.....

Kadim: Eee ne yapıyoruz?
(Ezo ocağın üzerinde ki tencerelere bakar)
Ezo:Bişey yapmiyiz burda zati yemekler var...
Kadim:Hafize Hanım yapmıştır. Ya hani sen bugün şey yapmıştın ya...
Ezo: Ne yapmıştım.
Kadim: Hani öğlen bana getirmiştin.
Ezo: Kutsal Ustamın yemeğini mi diyisiğiz?
Kadim: Hayır! Şu senin adını taşıyan çorban Ezo gelin...
Ezo: Ha o mu? Eee...
Kadim: Diyorum ki ondan yapsan hem Elçin....
Ezo: Zehirlenmek mi istiysiğiz siz?
Kadim: (kadim kollarını birleştirir) Niye zehirlenmek istiycek mişim?
Ezo: Malum sabah zehirlenirim diye pek kortuyduğuz da.
(Kadim öylece kalır. Ezo arkasını döner ve dolabı karıştırmaya başlar. Bulduğu soğanları doğramaya çalışır. Ama her hamlede eli biraz daha acımaktadır.)
Kadim: istersen yardım ediyim.
Ezo: Yok ben yaparım. Ayy!
Kadim: Hadi inat etme ver şu bıçağı... Nasıl doğruyorum.
Ezo: Şöyle yan yan
Kadim: Böyle mi?
Ezo: Ha evet öyle.
(Çorba için gerekli malzemeleri bulur ve yapmaya başlar. Kadim soğanları doğramaya çalışırken göz ucuylada Ezo'yu izliyordur. Yemek yaparken ne kadar da sakin ve kendinden geçmiş olduğunu düşünür.)
Kadim: (İç çeker)Ne güzel! Soğanlar bitti. Şimdi ne yapıyorum.
Ezo: Ben alayım. Sizde tabakları alın. Güzel olan ne ki...
Kadim: Senin yanında olupta sessizliği dinleyebilmek. Sen durmadan yemek yapsana?
Ezo: (Ellerini belinekoyar)Karşımda ki çığırıp durmasa sessiz olmayi bende biliyim ama kem talih işte ne yaparsın karşıma hep bölelerini çıkariyi...
(O sırada Elçin anne gelir)
Elçin anne: Aaa çocuklar siz yine kavga ediyor sunuz? Ne bu böyle canım durmadan birbirinizi yiyor sunuz? Kocaman insanlarsınız, çocuklar gibi böyle...
Kadim: Ben salona gidiyim.
Ezo: (Söylemekle söylememek arasında kalsada tedirdin bi sesle)E tabaklar...kaldı da...(Kadim sinirli arkasını döner)
Kadim: İyi ver! Tamam da burda iki tabak var:
Ezo: Eyi işte sizlen Elçin anneme...
Kadim: Sen yemiyor musun?
Ezo: Yok ben gideyim. Kutsal Ustamlarda kalacam bu gece geç kalmiyim.
Elçin anne: Olur mu öyle şey canım. Bu gece bizim misafirimizsin. Kocaman ev sana verecek bir odamız elbet var. Dimi Kadim?
Kadim: Şey! Yani evet...Bırakmaz..
Ezo: Ama Elçin abla....
Elçin anne: İtiraz istemem. Hem ben seni bu saatte sokağa bırakmam Ezo kız!

(Masa Elçin anne sayesinde neşelenir. Ezo köyde ki komik olayları anlatır. Kadim çorbasını afiyetle içer. Hayat her zaman kötü süprizler hazırlamamaktadır. Elbetiyi olanlar içinde sunacağı bir şeyler vardır...)

h23
05-10-07, 12:36
ezo otelden tam cıkacakken otelde bir musteri hastalanır otel lobisinde musterinin cocugu mahzun bi sekilde agalmaklı kalır oyle, ezo bu yuregi dayanmaz bebegi alır onla ilgilenmeye baslar , kadim bey hastalık olayını ogrenir musterisiyle ilgilenirken ezo'yu kesmeyi de ihmal etmez :D
kadim: musteri hastaneye gitti cocukla ilgilebilecek misin
ezo: tabi ne demek, peki burda mı ben cıkacaktım da
kadim: iyi işte sana ayarladıgım odayı kullanilibilrsin,
ezo cıkar cocukla
kadim kontrol icin gelir odasına bebek sessizdir,
kadim: ne o cocugu bayılttın mı yoksa
ezo: niye geldiniz basımda bi cocuk var 2.sine gerek yok :D
kadim: bana cocuk mu demek istedin
ezo. yok estagfirullah,
kadim: neyse cocuk ne durumda, iyi mi
ezo: biraz zor oldu da uyuttum cok sukur, bazıları gibi susmak nedir bilmiii
kadim: o bazıları ben miyim
ezo: ee nasıl anlarsaz artık
kadim: cocuktan anlıyorsun anlasılan, var mıydı senin cocugun
ezo: yok
kadim:peki kocan hayatta mı?
ezo: he
kadim: niye bosandın
ezo: size ne
kadim: haklısın aslında sebebi acık uzun dilin bile yeter
ezo. ne yapam o da olmasa kendimi savunamam
kadim evet guclu en azından oyle gorunmeye claısan bi kadınsın
bebek uyanır
ezo uyutmak ister ama kadimin yanında utanır
ezo. sey bebegi uyutmak icin ayaklarımı uzatacam kusura bakmazsanız
kadim: hosuna gitmiştir bu saygısı, yoo tabi uzat der
ezo yatakta uzatır ayaklarını bebegi baslar sallamaya,
kadim yanına gelir oturur, kulagında elcin annesinin ev kurmalısın lafı gelir, hasretle icini ceker, bi ezo'ya bi bebege bakar.
kadim: bebek guzel sey di mi
ezo: evet dunyanın en tatlı şeysii,
kadim: kadınlara guvenebilsem evlenmek cocuk sahibi olmak isterdim,
ezo: kadınlara niye guvenmisiz,
kadim: bosver
ezo : haklısın sanane deyin kısaca
kadim: yoo ondan deil uzun hikaye, neyse der ezo bebegi sallarken kendi de uyur kalır yine kadimin omuzunda,
kadim gecen sefer yaptıgı saflıgı yapmaz uzun uzun izler bu sefer ezoyu ezosunu :D ve dalar hayallere..

GULBEYAZ76
10-10-07, 12:32
Ben bu hafta çok yoğunum bayram tatili de var senaryo yazamıyacam ama şöyle küçük bir hayal kuralım......
K&E küçük kız sayesinde çok güzel vakit geçirmişler ve bu sahneleri tekrar tekrar düşünmekten zar sor uyumuşlardır.Sabah erkenden uyanan Ezo bakar kızın uyamaya niyeti yok 517 ye gider Kadim uyku sersemi kapıya gelir uyandırdımmı Kadim bey benim eve gitmem lazım deby uyuyor ne yapacaz Kadim gider kızın yanına uyanınca kız tutturur annem diye Kadim hastaneye götürür durum ciddidir kız çok üzülür.Kadim ne yaptıysa yüzünü güldüremez kız da sürekli ozoyu sorar durur Kadim alır kızı ozoya götürür.Ezonun yüzü gözü boya içinde Emre ile badana yapıyor kız ezoyu palyaço gibi görünce başlar gülmeye.Kadim durumu anlatır Ezoya kızda boya yapmak ister alır eline fırça bu sefer Kadim kendini kötü hisseder işe yaramaz gibi Emrede süper boya yapıyordur mükemmel genç tabi.Kadimde boya yapmak için bir oda seçer ama beceremez kapıdan çaktırmadan Ezoyu kaş göz işareti ile çağırır Emre duymadan ya ben daha önce hiç yapmadım da nasıl yapacam Ezoda bele :img-hystebele :img-hystebele :img-hystediye tarif eder.:img-hyste

h23
10-10-07, 15:38
boya badana işi bitmiş yerlesmeye gelmiştir sıra gel gör ki
arefe gunu.. elcin anne evi gormeye gelir,
kadim de esyaların buyuk kısmını almıstır.
ezo: kadim bey yarın bayram siz sey etmeseydiniz
kadim: ee elcin annemin bayramını kutlayacagım, ziyaretine gelecegim,
elini opecem bunlar icin bi eve gelmem lazım di mi
ezo: oyle de siz bayramda bi yere gitmii misiniz
kadim: yok anne-baba yok bizde ne yapalım bizim de elcin annemiz var işte,
elcin: oglum kadim her bayram gelir elimi oper bayramı yanımda gecirir
kadim: ezo ben bayramda işçilerime izin veririm, sende annenlere gideceksen gidebilirsin
ezo: seyy benim de oyle elini opecegim bi anne-babam yok,
kadim: hımm elcin anne el-openlerin cogalacak desene bu bayram :)
ezo: evet elcin annemin yanında gecirecez bayramı-surat saskın bi gulumseme icinde

aksam olur ezo telaslı
ezo: elcin anne kadim bey de gelecekmiş bişeyler hazırlamak lazım, tatlı neyim yapsak
elcin: yaparız kızım bu telas niye
ezo: ee sey patron ya ne de olsa gorkii insan
elcin: bu evde kadimin patronlugu kalmaz, o nasıl oglumsa sen de kızımsın
ezo: eyi sen nasıl diyisen

h23
10-10-07, 15:42
bayram sabahı kapı calar kadimin elinde 2 cicek
kadim: bu elcin annemei, bu da sana EZO
ezo: neye zahmet ettiniz kadim bey, elcin annem neyse de bana gerek yoktu
kadim: madem artık bu evde 2 cicek beni karsılıyo, benim de 2 cicekle gelmem lazım di mi
ezo: seyyy
kıpkırmızı, ilk defa ezomuzun dili tuutlmustur
elcin: hadi kapıda kaldınız gecsenize aa

öpüşme faslı:
kadim: elcin anne bayramın mubarek olsun
ezo:gurban oldugum elcin ablam bayramın mubarek olaa

oturmaya tesebbus edilir
elcin anne: ee siz bayralasmıyor musunuz
ezo-kadim saskın bakıslarla seyy kem kum
kadim: el uzatır bayramın kutlu olsun ezo
ezo: sagolun sizin de
elcin anne: ayy ne bicim bi bayramlasma, soyle sarılın kucaklasın,
kadim kollarını acar sonuna kdr ezo da girer kadimin sefkatli kolları arasına sarılırlar, ve uzun sohbete dalarlar

masum kiz
12-10-07, 13:42
arkadaslar bu ilk denemem sizlerden esinlenip bende yazmak istedim bakalim nasil olacak..
(ve ben israrla bir banyo sahnesi bekliyorum bizimkilerden..ezoyu beyaz bir bornoz icinde o islak saclariyla kadimin onu o sekilde görmesi cok sey istemiyorum ki(:img-wink:)

o gecenin sabahinda
debby büyük bir korkuyla uyanir..uyandigi an yaninda kimseyi bulamaz ve aglamaya baslar...otel görevlisi duydugu seslerden sonra kadime haber verir ve kadim odaya girer...banyoda olup sesleri duymayan ezo herseyden habersiz beyaz bir bornozla iceriye girer ve gördügü manzara karsisinda sasirir .kadim odadadir.. kadimde ezo'yu o islak saclari ve beyaz bornoz icinde cok güzel bulur ve bakmaya doyamaz...ezo cekinir kadimden birden üstünü basini toplamaya baslar..kadimde bunu farketsede ara sira gözelrini kacirirak ezoya bakmaya devam eder..

ezo-noliyi burda..
kadim-sanirim kötü bir rüya görmüs birde seni yaninda göremeyince...
ezo-oyy kurban oldugum ben burdayim ,nereye giderim seni birakip..hay Allah simdi nedicik annesinden bir haber varmi ?
kadim-evet durumu iyiymis ama bir-iki gün daha hastanede kalmasi gerekiyormus..
ezo-desenize debby bir-iki gün daha annesinden ayri kalacak..
kadim-orasi öyle ama sen annesini aratmiyorsun masaallah...
ezo-napiyim olanlardan sonra ilk beni gördü zagar bir anne sevgisi ariyi besbelli..
kadim-evet bunuda cok iyi basariyorsun zaten....neyse
debby kahvalti edelim mi?
debby-:img-yes::img-yes:
kadim-istersen sende bizimle gel..
ezo-yok is saati benim mutfakta olmam lazim..size afiyet olsun..
kadim-ise gec baslamanda bir sakinca yok nasil olsa debby sen yaninda olmadan kahvalti etmicek bunu ikimizde biliyoruz ...
ezo-bilmem ki nasil olur?:icon_whis
kadim-fazla nazlanma istersen..
ezo-ben nazlanmiyim..sadece bu durumlara alisik degelim o kadar..
debby-ozo ozo:img-yes:
ezo-eyi tamam ...
kadim-güzel.. söyliyeyim de kahvaltiyi odama getirsinler..
ezo-odaniza mi?
kadim-evet bir sakincasi mi var?
ezo- yok ta ne bileyim garip geldi iste odanizda kahvalti felan..

kadim onun duymayacagi sekilde icinden bir sesle

kadim-herseyin bir ilki vardir kücük hanim..
ezo-buyur!
kadim-yok birsey neyse sizi odamda bekliyorum ..
ezo-eyi napalim biz birazdan geliyik o halde..

ezo giyinmis tam basina yazmasini baglarken debby'nin müdahalesiyle karsilasir ..yazmasini basina baglamasini istemeyen debby yazmayi alip ezoya vermek istemez..

ezo-ne o istemiyin mi?
debby_:img-fie::img-fie:
gülerek elleriyle ezonun saclarini dokunur..
ezo-eyi ee napalim senimi kiricaz kücük prenses..

ikisi hazirlanmis kadimin odasina dogru ilerlerler .kahvalti da coktan gelmistir ve kadim saatine bakarak onlarin gelmelerini beklemektedir..
ve geldiklerinde de her zaman ki gibi ikisi arasinda o tatli atismalar baslar..

İLK
12-10-07, 18:16
ezo ve debi çoktan kalkmıştır kadimse hala uyuyordur ezo malum yeni aldığı eve gidip bakması lazım eee bu yüzden kadimi açtırtır ve kadim hemen giyinip ezo nun odasına gider
kad:ne oldu hastalandımı debi
ezo:yok benim eve gitmem lazım eee malum yapılacak işler var
kad:canım acele deil ya kahvaltı yapıp öyle gidersin
ezo:olmaz zaten selim gelecekti hem ders çalıştıracak hem de evin öteberisini getireceydi
kad:hımmm öylemi bi mükemmel genç daha bakalım devamı gelecekmi
ezo:konu bu deel debiyi size bırakacaktım bide izin verirseniz ....
kad:tabi tabi bekletme çocuğu gözü yolda kalmıştır
ezo:yaa siz ne diisiz töbe töbe sabah sabah neyse bana müsade güle güle debi
deb:ozo ozo
ezo:anam ben seni oraya götüremem ki sen kadim beyle kal okey prenses
kad:hadi bakalım biz gidelim
ezo:de hade
kad:hoşçakal
ezo:heıı güle güle

masum kiz
13-10-07, 14:38
arkadaslar bu ilk denemem sizlerden esinlenip bende yazmak istedim bakalim nasil olacak..
(ve ben israrla bir banyo sahnesi bekliyorum bizimkilerden..ezoyu beyaz bir bornoz icinde o islak saclariyla kadimin onu o sekilde görmesi cok sey istemiyorum ki(:img-wink:)

o gecenin sabahinda
debby büyük bir korkuyla uyanir..uyandigi an yaninda kimseyi bulamaz ve aglamaya baslar...otel görevlisi duydugu seslerden sonra kadime haber verir ve kadim odaya girer...banyoda olup sesleri duymayan ezo herseyden habersiz beyaz bir bornozla iceriye girer ve gördügü manzara karsisinda sasirir .kadim odadadir.. kadimde ezo'yu o islak saclari ve beyaz bornoz icinde cok güzel bulur ve bakmaya doyamaz...ezo cekinir kadimden birden üstünü basini toplamaya baslar..kadimde bunu farketsede ara sira gözelrini kacirirak ezoya bakmaya devam eder..

ezo-noliyi burda..
kadim-sanirim kötü bir rüya görmüs birde seni yaninda göremeyince...
ezo-oyy kurban oldugum ben burdayim ,nereye giderim seni birakip..hay Allah simdi nedicik annesinden bir haber varmi ?
kadim-evet durumu iyiymis ama bir-iki gün daha hastanede kalmasi gerekiyormus..
ezo-desenize debby bir-iki gün daha annesinden ayri kalacak..
kadim-orasi öyle ama sen annesini aratmiyorsun masaallah...
ezo-napiyim olanlardan sonra ilk beni gördü zagar bir anne sevgisi ariyi besbelli..
kadim-evet bunuda cok iyi basariyorsun zaten....neyse
debby kahvalti edelim mi?
debby-:img-yes::img-yes:
kadim-istersen sende bizimle gel..
ezo-yok is saati benim mutfakta olmam lazim..size afiyet olsun..
kadim-ise gec baslamanda bir sakinca yok nasil olsa debby sen yaninda olmadan kahvalti etmicek bunu ikimizde biliyoruz ...
ezo-bilmem ki nasil olur?:icon_whis
kadim-fazla nazlanma istersen..
ezo-ben nazlanmiyim..sadece bu durumlara alisik degelim o kadar..
debby-ozo ozo:img-yes:
ezo-eyi tamam ...
kadim-güzel.. söyliyeyim de kahvaltiyi odama getirsinler..
ezo-odaniza mi?
kadim-evet bir sakincasi mi var?
ezo- yok ta ne bileyim garip geldi iste odanizda kahvalti felan..

kadim onun duymayacagi sekilde icinden bir sesle

kadim-herseyin bir ilki vardir kücük hanim..
ezo-buyur!
kadim-yok birsey neyse sizi odamda bekliyorum ..
ezo-eyi napalim biz birazdan geliyik o halde..

ezo giyinmis tam basina yazmasini baglarken debby'nin müdahalesiyle karsilasir ..yazmasini basina baglamasini istemeyen debby yazmayi alip ezoya vermek istemez..

ezo-ne o istemiyin mi?
debby_:img-fie::img-fie:
gülerek elleriyle ezonun saclarini dokunur..
ezo-eyi ee napalim senimi kiricaz kücük prenses..

ikisi hazirlanmis kadimin odasina dogru ilerlerler .kahvalti da coktan gelmistir ve kadim saatine bakarak onlarin gelmelerini beklemektedir..
ve geldiklerinde de her zaman ki gibi ikisi arasinda o tatli atismalar baslar..

kadim-nerde kaldiniz ?
ezo-ee anca geliyik iste kadim bey.
kadim-bu kadar gec hazirlandigini bilmiyordum ezo..bunu da görmüs olduk sayende..
ezo-gec hazirlanmam ben.. saclarim islakti onlari kuruttum sadece..
kadim- :Pkurutmak icin basini o aletinin altina sokmadin umarim..
ezo-siz beni eyice cahil zandiniz herhal kadim bey..
kadim-ya!! demek sac kurutma aletinden haberin var....
ezo-magarada yasamiyidik herhal....alt tarafi antepten geldik..neyin ne oldugunu cok iyi biliyik...
kadim-neyse kahvaltiya gecelim hi!!
ezo-eyi siz nasil isterseniz..
kadim-debbby prenses ,

masaya otururlar..ezo ekmege kaymakla bal sürüp debby'e verir..
ezonun özenle severek bunu yaptigini gören kadimin cok hosuna gitmistir bu durum..

kadim-elcin annede cok yapardi bunu..
ezo-neyi?
kadim-simdi senin debby'e yaptigini..sizi görünce o günlr aklima geldi birden..
ezo-o günleri cok özlisiniz anlasilan..
kadim-elimde olsaydi hep cocuk kalmak isterdim..hic büyümemeyi..
ezo-ee hala bir tarafiniz hep cocuk kalmis iste kadim bey..sadece bunu aciga cikaracak birseyler aramis durmussunuz besbelli..
kadim-nasil yani?

h23
15-10-07, 09:22
doktor emre ve ezo bahcede otururlar
doktor emre: ezo o cocuk kimdi kadim bey'in kucagında olan
ezo: musterilerden birinin cocugu annesi hastanede biz baktık o gcee
doktor emre: biz?
ezo: kadim bey ve ben
doktor emre: o mendebur adam cocuk mu baktı
ezo: oyle deme kadim bey'e
doktor emre: koskoca patron ne diye cocuk bakıyo hem senin ne işin var yanında
ezo: dgorevli kadim beye haber vermeye geldiginde aksam ben odasındaydım kadim beyin duydum olayı ee cocuk var deyince ilgileneym dedim
doktor emre: hımm aksam saatinde neden odasındasın kadim bey'in hıh ?
ezo: kutsal ustamın msiafiri varmıs o gece kadim bey demişti otelde oda ayarladım diye onu sormaya gittim oda duruyorsa otelde kalayım diye
doktor emre: benim evim dururken otelde kalıyorsun oyle mi?
ezo: dr. emre bekar iki adamın evinde dul bi kadın oalrak kalmam mı daha iyi yoksa işyerim olan otelde bi odada mı, niye boyle sorular sorisin
doktor emre: bilmiyorum bu kadim beyi dilinden dusurmuyorsun o da fazla ilgileniyor sanki seninle
ezo: ee iyiliginden işte mendebur dediydim basta ama pişmanım simdi
arkasından ettigim tum laflar icin cok pişmanım aslında cok iyi bi insan sadee patron diye işte ne bileyim mesafeli olaması gerekiyo ki haklı bi yerde tabi,
bu sırada arkalarında dinleyen kadim girer konusmaya
kadim: merhaba
doktor emre:merhaba kadim bey nasılsınız
kadim: tesekkur ederim, ezo 2 adam getirttim onlar ev işini yapabilirler hadi sende otele gel,
ezo: gerek yoktu kadim bey
kadim: bu işler sana agır bosver bak elin de yaralı, hem bu işçiler debbieyle ilginemezler, ama evle ilgilenebilirler
doktor emre: cocukla ilgilenme işini yapan personeliniz yok mu?
kadim: ne demek istiyorsun, sonucta ezoya yardım da etmek istiyorum
doktor emre: boya badana işini yapabilecek işçi buluyorsanız bi bakıcı da bulabilirsiniz, debbieyimi bahane ediyorsunuz
kadim: peki ya sen evi-pansumanı mı bahane ediyorsun, burda kıza yardım yerine oturmus sohbet ediyorsun
doktor emre: kadim bey her personelinizin ozel hayatıyla bu kadar ilgiliyseniz işlerinizden geri kalırsınız
kadim: ezo benim icin sadece bi personel değil, elcin annemin manevi kızı daha onemlisi benim icin iyi bi dost
doktor emre: dost haa ? peki ezoya sorabilir misiniz ben ezonun nesiyim yada o sizi dost olarak goruyor mu
ikisi birden ezo'ya bakarlar.
ezo: kadim bey doktor emre dert babam gibidir, sizin degeriniz ayrı onun degeri ayrı. debbieyle ilgilenmemi daha duzgun soyleyebilirdiniz, doktor emreyi tanıyorsunuz benim icin degerni de telaşlanmanıza gerek yok ondan bana zarar gelmez
doktor emre sende kadim beyi tanıyorsun cok iyi bir insandır ne bana ne de debbieye bişey olsun istemez telaşı bu yuzden herhalde, kadim bey en iyisi debbieyi buraya bırakın ben evle ilgilenirim hem debbiede vakit gecirmiş olur, hem ne sizi ne de doktor emreyi kırmak istemem
kadim: başına bişey gelmesin
ezo: yok gozumden esirgemem merak etmeyin cok iyisiniz de uslubunuzu biraz daha duzeltirseniz daha iyi olur
kadim: ozur dilerim bişeye ihtiyacın olursa ararsın cekinme , her ne kadar kabul etmesende her zaman bi dostun sayılırım bu yuzden cekinme
ezo: cok sagolun kadim bey iyi gunler

pelin-ce
15-10-07, 14:21
Valla ingilizce terimler için şimdiden özür dilerim ama siz anlarsınız benim dilimden :) Beğenmeniz dileğiyle...

(Masa Elçin anne sayesinde neşelenir. Ezo köyde ki komik olayları anlatır. Kadim çorbasını afiyetle içer. Hayat her zaman kötü süprizler hazırlamamaktadır. Elbet iyi olanlar içinde sunacağı bir şeyler vardır...)

Debiie'nin annesi hala hastahanede müşaade altındadır ve bir süre daha gözetim altında tutulacaktır. Kadim Debbie'yi kimseye emanet etmek istememektedir. Böylece Debbie Ezo ve Kadim'i iyice yakınlaştırmıştır...
Bu arada zaman iyiliklerini de sunmuş Ezo ve Elçin anne yeni evlerine taşınmışlardır...

Devamı...
---------------------------------------------
Bayram öncesi...
Ezo: Günaydın Elçin ablam...
Elçin: Günaydın canım benim.
Ezo: E ama senin maşallahın var. Bu ne hız böyle kurban olduğum ablam ne zaman hazırladın sen masayı...
Elçin: (güler) Yarın bayram Ezo kız yapılacak çok iş var. Hadi hemen kahvaltımızı yapalımda işlere koyulalım tamam mı?
Ezo: He tamam biliyimde ne işin varmış bakalım?
Elçin: Yarın tüm çocuklarım yanımda olacak. Onlara en sevdikleri yemekleri yapmam lazım.Allah herkese böylesi çalışkan ve iyi kalpli dört çocuk nasip etmez. (Gülerek)Yani anlayacağın Ezo kız bu bayram bana geliyor...
Ezo: Oyyy kurban olurum ben sana. Akşama Arzu'da geliyi nasıl seviniysindir sen şindi...
Elçin: Sevinmez miyim? Seviniyor insan tabi dile kolay kaç yıldır hasretiz o gurbet ellerde öyle aman deli kız ağlatıcaksın beni şimdi hem gelicek artık zaten.
Ezo: Tamam ablam susiyim. Ben doydum şindi ne yapiyik...

Öğlene doğru evin tüm işleri bitmiş sıra mutfakta güzel yemekler yapma bölümüne gelmiştir. O sırada kapı çalınır. Ezo una bulanmış vaziyette kapıyı açmaya gider...

Ezo: Kim o?
Kadim: Benim Ezo! Kadim...
Ezo: Hoş gelmişiniz Gadim Bey..
(Kadim kucağında Debbie bir süre sessizlikten sonra Debbie'ye bakarak gülmeye başlar tabi Debbie'de...
Debbie: Kedim what's hapened? (Ne oluyor)
Kadim: Nothing prenses... (Hiç)
Ezo: Noliyi bişey mi var?
Kadim: (Gülmeye devam ederek)Yok! Yok bişey. Hoş bulduk! (İçeri geçerler)
Ezo:(Üzerine bakarak)Heç mi yemek yapan insan görmediğiz?
Kadim: Aslında kendimde dahil olmak üzere çok gördüm ama böylesini ilk defa gördüm. Kusura bakma! (Ezo'nun cevap vermesine izin vermeden)Elçin annem nerde?
Ezo: İçerde, mutfakta yemek yapiyi, yapıyor...
Debbie nasılsın güzek kız?
Debbie: Ozo (der ve sarılır Ezo'ya)
Kadim harika yemek kokularını takip ederek mutfağa girer...
Kadim:Imm! Yine yaptın dimi?
Elçin: Ay deli çoçuk korkuttun. (Güler ve yanağını okşayarak)Yaptım tabi sen çok seversinde ben gül böreğini yapmazmıyım hiç...
Kadim:Harikasın sen!
Ezo ve Debbie mutfak kapısında onları izliyorlardır...
Ezo: Gel Debbie kız bak bu Elçin ablam. Gadim Bey'in maması.:)İşte bu güzel kız da Debbie Elçin abla.
Elçin: Hani şu evlat edineceğiniz öyle mi? (güler)
Elçin anne ve Debbie tanışırlar Debbie Kadim'e dönerek...
Debbie: Kedim! Elçin is your mother?(Elçin sesnin annen mi?)
Kadim:(başını sallar) Hıhı! She's my mother...(O benim annem)
Ezo diyorum ki bu gün Debbie için giyecek bir şeyler alayım. Ne dersin?
Ezo: Eyi düşünmüşünüz Gadim Bey sevinir garipde bana neye soriysiniz ki?
Kadim: Eğer işin yoksa sende bizimle gelir misin?
Ezo: Eyi ama Gadim Bey ben Elçin ablama yardım...
Elçin: Sen git Ezo. Zaten gerisi bana ait sıra Arzu'nun sevdiklerinde (Güler)
Kadim: Hem sen ona daha uygun bişeyler seçersin diye düşünmüştüm. (Debbie'ye bakarak)Şimdi benim seçtiklerimle...
Hı nedersin?
Ezo: Eyi madem ablam da böyle diyi ben üzerimi değiştiriyim gidelim o zaman..
Kadim: Tamam...

---------------------------------------------
Alış-Veriş merkezinde hepsi yine çok eğlenirler. Debbie'ye kıyafet beğenirler. Elçin anne ve Arzu için hediye alırlar. Ve dönüş...

Arabada...
Ezo: Gadim Bey eğer müsade ederseğiz bu gece evimde kaliyim diyorum.
Kadim: Tamam! Haklısın seninde işlerin var ve ben seni yeterince....
Ezo: Yok ondan değil?
Kadim: Ya neden?
Ezo: Biliysiğiz bu akşam Arzu geliyi Elçin ablamı yanlız bırakmak istemiyim. Hem ilk günden ayıp olur kıza ondan hem Debbie'de benle kalır. Arzu onun dilinden anlar...
Kadim: Peki ama bana ihtiyacınız olursa hemen arayın. Tamam mı?
Ezo: Baş üstüne Gadim Bey!

Evin önüne gelirler. Ezo ve Debbie ellerinede paketlerle iner. Kadim seslenir.
Kadim: Ezo biraz bakar mısın?(Ezo arkasını döner)
Ezo: Buyrun!
Kadim: şey! Bu senin için... (elindeki paketi uzatır)
Ezo: Bu ne ki?
Kadim: Küçük bir hediye yardımların için hem o laflardan sonra bu defa bizzat kendim veriyorum hediyeni bak...
Ezo: Eyi o zaman bende bizzat teşekkür ediyim. Teşekkür...
(Ezo utanır yanakları al al olur ve belli etmemek için hemen eve girme çabasındadır. Bir yandan Debbie'nin elinden tutmaya çalışırken diğer yandan kapıyı açmaya çalışır elindeki poşetleri düşürür toplar ve sonunda içeri girerler. Kadim arkalarından gülümsemektedir...)

Devamı gelecek... inşallah:icon_whis

h23
15-10-07, 14:43
cok kısacık ama birden aklıma geldi umarım begenirsiniz
debbie: is ezo your wife( ezo senin karın mı )
kadim: not yet (henuz değil) :P
debbie: do you want ? (ister miydin)
kadim: why not (neden olmasın) :happy0064
ezo da saskın bakıslarla "ne diyisiz, benim hakkımda"

masum kiz
15-10-07, 15:14
kadim-nerde kaldiniz ?
ezo-ee anca geliyik iste kadim bey.
kadim-bu kadar gec hazirlandigini bilmiyordum ezo..bunu da görmüs olduk sayende..
ezo-gec hazirlanmam ben.. saclarim islakti onlari kuruttum sadece..
kadim- :Pkurutmak icin basini o aletinin altina sokmadin umarim..
ezo-siz beni eyice cahil zandiniz herhal kadim bey..
kadim-ya!! demek sac kurutma aletinden haberin var....
ezo-magarada yasamiyidik herhal....alt tarafi antepten geldik..neyin ne oldugunu cok iyi biliyik...
kadim-neyse kahvaltiya gecelim hi!!
ezo-eyi siz nasil isterseniz..
kadim-debbby prenses ,

masaya otururlar..ezo ekmege kaymakla bal sürüp debby'e verir..
ezonun özenle severek bunu yaptigini gören kadimin cok hosuna gitmistir bu durum..

kadim-elcin annede cok yapardi bunu..
ezo-neyi?
kadim-simdi senin debby'e yaptigini..sizi görünce o günlr aklima geldi birden..
ezo-o günleri cok özlisiniz anlasilan..
kadim-elimde olsaydi hep cocuk kalmak isterdim..hic büyümemeyi..
ezo-ee hala bir tarafiniz hep cocuk kalmis iste kadim bey..sadece bunu aciga cikaracak birseyler aramis durmussunuz besbelli..
kadim-nasil yani?


ezo-yanisi kadim bey simdiye kadar kendinizi saklamayi cok iyi becermissiniz...baskalarina ic yüzünüzü hic göstermemissiniz ..güvensizliginizden kimselere siginmamis ama hep birseylere sarilma ona tutunma ihtiyaci duymussunuz ve onu buldugunuzda da..!!
kadim-bak sen ee!!
ezo-eesi misal debby!bu kiz sayesinde icinizdeki cocuk ruhunuz disari cikiverdi iste yalan mi?sizin amaciniz o cocugun acilarini bir nebze olsun iyilestirmek ama bunu asil kendinizde yapiyorsunuz ..artik kim kimin yarasini iyilestiriyorsa..
kadim- abartmayalim istersen...
ezo-ben mi abartiyim ...dünkü olanlari kim görse ayni seyleri düsünürdü herhal..hem ben dogrulari söyliyim sadece....
kadim-demek sana göre dogrular bunlar..
ezo-degil mi pekii?
kadim-bir psikiyatrist kesilmedigin kalmisti basimiza oda oldu ..hatta bu kabiliyetini yabana atma bence gercekten!!..doktor arkadasin emre sayesinde liseyi bitirip üniversiteyide okursan onun gibi sende bir psikiyatrist olur beraber milletin sorunlarini cözersiniz ikiniz..
ezo-insaallah..ee neden olmasin..sizin gibi yardima ihtiyaci olan pek cok insan var bu memelekette kadim bey..
kadim-yardima ihtiyacim oldugunuda kim söyledi?
ezo-söylemeye hacet yok.bu acikca görüliyi...
kadim-haddini asma istersen!!
ezo-o zaman sizde beni ve doktor emre beyi yermekten vazgecin ..
kadim-lafta söyleyemicez anlasilan..
ezo-bana onca iyiligi dokunmus ve hala yardim etmekte olan doktora hic bir kimsenin söz söylemeye hakki yok ..bu siz olsaniz bile!!


ezo-afedersiniz!!sanirim biraz ileri gittim..
kadim-demek farkindasin?
ezo-sizde damarima basmayin o halde!! ..
kadim-allah allah nolur pekii o deli damarina basarsam?
ezo-eee alisiksiniz ne de olsa böyle durumlarda lafi yiyip oturan siz oldugunuz icin siz daha iyi bilirsiniz tabii...
ezo-ben gitsem iyi olacak..cok bile kaldim..artik debbylede siz ilgilenirsiniz!!

ezo odadan cikmak icin hamle yaparken kadimin onu durduran sesiyle irkilir..

kadim-ezo!!
kadim-afedersin..bende sana karsi cok kaba davrandim..
ezo-ya demek farkindasiniz..?
kadim-daha fazla zorlama istersen..!!
neyse olanlari unutalim..hem bu sekilde bu kücük kizida daha fazla tedirgin etmeye hakkimiz yok..
kadim-simdi masaya otururmusun!!
ezo-:icon_whis
kadim-lütfen!
ezo- pekii.
kadim-cay!!
ezo-ee zahmet olmazsa..
debby-ozo ozo
ezo- söyle debby kiz ne istiyisin yapayim hemen..
kadim-sürdügün bal kaymakli ekmekten istiyor..
ezo-öyle mi oy kurban oldugum sen istersinde ben yapmazmiyim...

ezo ekmegi sürmüs debby'e vermeye hazirlanirken kadimin kendisini büyük bir zevkle izledigini farkeder utanmistir ezo ve cekinerekte olsa kadime sormayi ihmal etmez..

ezo-sey..sizde !!!
kadim-zahmet olmazsa..:img-yes:

aradan kisa bir zaman gecmistir ki ezo kadimdeki garipligi farkeder..
ezo-bir sorun mu var kadim bey?
kadim-sorun mu?
ezo-yani birsey söylemeye calisinizde cekinisiniz gibi geldi baga..
kadim-yo.... sey aslinda evet...
ezo-nedir ?
kadim-sana yaptigim teklifle ilgili
ezo-ne teklifi ?
kadim-hani resimlerini cekme konusundaki sana yaptigim teklif!!
ezo-bu israr niye kadim bey..
kadim-israr degil..rica diyelim sadece.. hem bu benim acimdan cok önemli...
ezo- baska kizmi yok neden ben.?..
kadim-sen farklisin ..yani nasil desem arkadasin dedigi gibi fotograf icin inanilmaz ifadeler var sende ..ve bende bunu yakalayip cekmek istiyorum...hepsi bu !!
ezo-hepsi bu öyle mi?
kadim-evet..
ezo- demek bu sizin icin bu kadar önemli yani
kadim-evet dedik ya!!
ezo-iyi kabul edelim bakalim..ama bakin hosuma gitmeyen birsey olursa..
kadim-merak etme öyle birsey olmayacak.. aksi bir durumda senin hismina ugramak istemem dogrusu...sen bu konuda kendini benim ellerime birak yeter!!
ezo-:img-swoon
kadim-yani bana güven demek istemistim...senin istemedigin hic birsey sana zorla yaptirilmayacak..bana inanabilirsin..
ezo- eyi inanalim o zaman...
kadim-:P
ezo-:P
debby:P
ve hepsi beraber neseli bir sekilde kahvaltilarini yaparlar...SON.

pelin-ce
16-10-07, 11:54
Debiie'nin annesi hala hastahanede müşaade altındadır ve bir süre daha gözetim altında tutulacaktır. Kadim Debbie'yi kimseye emanet etmek istememektedir. Böylece Debbie Ezo ve Kadim'i iyice yakınlaştırmıştır...
Bu arada zaman iyiliklerini de sunmuş Ezo ve Elçin anne yeni evlerine taşınmışlardır...

Devamı...
---------------------------------------------
Bayram öncesi...
Ezo: Günaydın Elçin ablam...
Elçin: Günaydın canım benim.
Ezo: E ama senin maşallahın var. Bu ne hız böyle kurban olduğum ablam ne zaman hazırladın sen masayı...
Elçin: (güler) Yarın bayram Ezo kız yapılacak çok iş var. Hadi hemen kahvaltımızı yapalımda işlere koyulalım tamam mı?
Ezo: He tamam biliyimde ne işin varmış bakalım?
Elçin: Yarın tüm çocuklarım yanımda olacak. Onlara en sevdikleri yemekleri yapmam lazım.Allah herkese böylesi çalışkan ve iyi kalpli dört çocuk nasip etmez. (Gülerek)Yani anlayacağın Ezo kız bu bayram bana geliyor...
Ezo: Oyyy kurban olurum ben sana. Akşama Arzu'da geliyi nasıl seviniysindir sen şindi...
Elçin: Sevinmez miyim? Seviniyor insan tabi dile kolay kaç yıldır hasretiz o gurbet ellerde öyle aman deli kız ağlatıcaksın beni şimdi hem gelicek artık zaten.
Ezo: Tamam ablam susiyim. Ben doydum şindi ne yapiyik...

Öğlene doğru evin tüm işleri bitmiş sıra mutfakta güzel yemekler yapma bölümüne gelmiştir. O sırada kapı çalınır. Ezo una bulanmış vaziyette kapıyı açmaya gider...

Ezo: Kim o?
Kadim: Benim Ezo! Kadim...
Ezo: Hoş gelmişiniz Gadim Bey..
(Kadim kucağında Debbie bir süre sessizlikten sonra Debbie'ye bakarak gülmeye başlar tabi Debbie'de...
Debbie: Kedim what's hapened? (Ne oluyor)
Kadim: Nothing prenses... (Hiç)
Ezo: Noliyi bişey mi var?
Kadim: (Gülmeye devam ederek)Yok! Yok bişey. Hoş bulduk! (İçeri geçerler)
Ezo:(Üzerine bakarak)Heç mi yemek yapan insan görmediğiz?
Kadim: Aslında kendimde dahil olmak üzere çok gördüm ama böylesini ilk defa gördüm. Kusura bakma! (Ezo'nun cevap vermesine izin vermeden)Elçin annem nerde?
Ezo: İçerde, mutfakta yemek yapiyi, yapıyor...
Debbie nasılsın güzek kız?
Debbie: Ozo (der ve sarılır Ezo'ya)
Kadim harika yemek kokularını takip ederek mutfağa girer...
Kadim:Imm! Yine yaptın dimi?
Elçin: Ay deli çoçuk korkuttun. (Güler ve yanağını okşayarak)Yaptım tabi sen çok seversinde ben gül böreğini yapmazmıyım hiç...
Kadim:Harikasın sen!
Ezo ve Debbie mutfak kapısında onları izliyorlardır...
Ezo: Gel Debbie kız bak bu Elçin ablam. Gadim Bey'in maması.:)İşte bu güzel kız da Debbie Elçin abla.
Elçin: Hani şu evlat edineceğiniz öyle mi? (güler)
Elçin anne ve Debbie tanışırlar Debbie Kadim'e dönerek...
Debbie: Kedim! Elçin is your mother?(Elçin sesnin annen mi?)
Kadim:(başını sallar) Hıhı! She's my mother...(O benim annem)
Ezo diyorum ki bu gün Debbie için giyecek bir şeyler alayım. Ne dersin?
Ezo: Eyi düşünmüşünüz Gadim Bey sevinir garipde bana neye soriysiniz ki?
Kadim: Eğer işin yoksa sende bizimle gelir misin?
Ezo: Eyi ama Gadim Bey ben Elçin ablama yardım...
Elçin: Sen git Ezo. Zaten gerisi bana ait sıra Arzu'nun sevdiklerinde (Güler)
Kadim: Hem sen ona daha uygun bişeyler seçersin diye düşünmüştüm. (Debbie'ye bakarak)Şimdi benim seçtiklerimle...
Hı nedersin?
Ezo: Eyi madem ablam da böyle diyi ben üzerimi değiştiriyim gidelim o zaman..
Kadim: Tamam...

---------------------------------------------
Alış-Veriş merkezinde hepsi yine çok eğlenirler. Debbie'ye kıyafet beğenirler. Elçin anne ve Arzu için hediye alırlar. Ve dönüş...

Arabada...
Ezo: Gadim Bey eğer müsade ederseğiz bu gece evimde kaliyim diyorum.
Kadim: Tamam! Haklısın seninde işlerin var ve ben seni yeterince....
Ezo: Yok ondan değil?
Kadim: Ya neden?
Ezo: Biliysiğiz bu akşam Arzu geliyi Elçin ablamı yanlız bırakmak istemiyim. Hem ilk günden ayıp olur kıza ondan hem Debbie'de benle kalır. Arzu onun dilinden anlar...
Kadim: Peki ama bana ihtiyacınız olursa hemen arayın. Tamam mı?
Ezo: Baş üstüne Gadim Bey!

Evin önüne gelirler. Ezo ve Debbie ellerinede paketlerle iner. Kadim seslenir.
Kadim: Ezo biraz bakar mısın?(Ezo arkasını döner)
Ezo: Buyrun!
Kadim: şey! Bu senin için... (elindeki paketi uzatır)
Ezo: Bu ne ki?
Kadim: Küçük bir hediye yardımların için hem o laflardan sonra bu defa bizzat kendim veriyorum hediyeni bak...
Ezo: Eyi o zaman bende bizzat teşekkür ediyim. Teşekkür...
(Ezo utanır yanakları al al olur ve belli etmemek için hemen eve girme çabasındadır. Bir yandan Debbie'nin elinden tutmaya çalışırken diğer yandan kapıyı açmaya çalışır elindeki poşetleri düşürür toplar ve sonunda içeri girerler. Kadim arkalarından gülümsemektedir...)

Devamı....
--------------------------------------------------
Gece yeni güne yüzünü göstermeye hazırlanırken sanki bu koca şehirde uyumayan iki insan vardı...
Hissettiklerine anlam veremeyen iki deli yürek...
Kadim ve Ezo...
Kadim neredeyse her gece ondan kaçıp giden uykuyu artık özgür bırakmış, elindeki kitabı okumaya çalışıyordu. Ama o gece her şey fraklıydı sanki...
Uykusuzluğu geçmişin izlerini taşımıyordu, aksine bugüne dair birşeyler vardı içinde...
Okuduğu her satıra yeşilin her tonunu almış o gözler düşüyordu...

Kadim: (Eliyle başını oğuşturdu ve kitabı okumaya devam etti)
Hangi masalı anlatır sesin?
Hangi şiirden çalıntı o gözlerin?
Bir gizemi var düşlerinin...
Söyle kime dayanır tarihin?

Okuduğu her satır gülümsemesine sebep oluyordu. Güzel geçen günün her anını yeniden, yeniden yaşıyordu.

Ama sadece o değildi gülümseten düşlerde kaybolan! Bir de o vardı yeşil gözlerin sahibi Ezo...
Hediye edilen elbisesini üzerine tutmuş aynanın karşısındaydı. Bir an gece lambasının loş ışığında çoktan tatlı rüyyalara dalmış olan Debbie'nin yüzünü seçmeye çalıştı. Sonra üçünün tüm gün ne kadar mutlu olduklarını farketti. Yaşadıklarını getirdi gözlerinin önüne....
Ve tekrar başını çevirdi. Gözleri kadar yeşil elbisesine baktı, bir de aynaya yansıyan suretine. Nedendir bilinmez sanki ilk defa bu kadar güzel bulmuştu kendini... Güzelliğinin farkına daha önce varmamışmıydı ki?

Ve gün ilk ışıklarını vurdu uykusuz gözlere...

Ezo: Günaydın Debbie gız! Bak bu gün bayram şindi güzel elbiselerimizi giyelim de aşağıya inelim tamam mı?
(Debbie gülümsedi ve Ezo'nun yanağına bir öpücük bıraktı. Önce Debbie giyindi Ezo'nun yardımıyla, ardından yeşil elbisenin sahibi.. Sonunda ikiside üzerini giyinmiş hazır halde salona indiler..)

Bayram sabahı, salon...
-------------------------------------------------------
Ezo: Günaydın Elçin ablam. Eyi bayramlar...
Elçin:(elinde ki tabağı masaya koyarak)Günaydın! (Ezo'ya döner) Ezooo...
(Yeşil elbisesi, kadife siyahında dalgalı saçlarıyla Ezo'yu karşısında görünce çok şaşırır.)
Elçin:(Kendine gelir) Ayy! İyi bayramlar! Ne güzel olmuşsun sen Ezo kız, kim aldı bu elbiseyi bakalım hı...(Manalı bakışlar atar)
Arzu: Çok zevkli bir seçim olmuş. Değil mi anne?
(O sırada Debbie olanları anlamaya çalışır ve Ezo'ya yaklaşıp elbisesini göstererek...)
Debbie: Kedim is gift...(Gülümser)
Arzu: Kadim'mi hediye etti...
Elçin: Kadim! Bizim delibozuk öyle mi?(güler)
(zaten utanan Ezo iyice kızarır)
Ezo: He Gadim Bey almış. Hani Debbie'ye bakiyim ya yardımlarım için, teşekkür maksadıynen yani. Ben gabul etmiydim gerçi ama hani sen dediydin ya hediyeyi geri çevirmek ayıptır deye ondan şey ettim ben...
(Elçin abla ve Arzu birbirlerine manalı gülümserken kapı çalar.)
Ezo: Ben şey ederim. Kim o?
Kadim: Biz geldik Ezo...(Ezo kapıyı açar)
(Açılan kapının ardında yeşillere bürünmüş bir al yanaklı belirir. Kadim hayranlıkla şaşkınlık arasında kalan gözleriyle bu güzelliği sadece izlemekle yetinir.)
Ezo: Hoş gelmişiniz. Buyrun...
Kadim: Sen çok......
(O sırada Debbie koşarak Kadim'e sarılır)
Debbie: Kedimmm...
Kadim: Prenses...
Debbie kucağında içeri geçer. Ardından Nedim....
Ezo: Hoş geldiğiz Nedim Bey! Eyi bayramlar...
Nedim: Hoş bulduk Ezo, iyi bayramlar. Bu arada abimin cümlesini ben tamamlayayım harika görünüyorsun.
Ezo:(Utanıp başını öne eğerek) Sağolun...

Bayram tebrikleri biter, kahvaltı yapılır, kahveler içilir, sohbetler edilir ama Kadim'in gözü sadece bir kişidedir. Ezo...

İlham gelince devamıda gelecektir.:img-yes::)

pelin-ce
16-10-07, 14:52
Bayram tebrikleri biter, kahvaltı yapılır, kahveler içilir, sohbetler edilir ama Kadim'in gözü sadece bir kişidedir. Ezo...

Devam... devam...:)

Bir süre sonra Ezo Debbie'nin Kadim'im kucağında uyuya kaldığını farkeder...
Ezo: Uyumuş...
Kadim üzerinde ki efsunu atmaya çalışarak...
Kadim: Evet uyudu...
Elçin: Ah canımbenim. Ezo hadi yatıralım.
Kadim: Tamam ben hallederim. (Yavaşça ayağa kalkar) Peki nereye ya...
Ezo: Ben gösteryim size...
Kadim: Tamam...
(Elçin abla arkalarından gülümser ve Arzu ile Nedim'in sohbetine eşlik eder)

Ezo'nun odası...
----------------------------------------------

Ezo yorganı kaldırır,Kadim Debbie'yi yavaşça yatağa bırakır ve Ezo'ya bakar...
Ezo bir anne şefkatiyle Debbie'nin üzerini örter yüzüne düşen saçlarını toparlar ve bir an Kadim'le göz göze gelirler...
Kadim: Burası... (etrafa bakmaya çalışarak) Burası gerçekten güzel olmuş. kutlarım seni kısa zamanda çok iş başardın.Tabi şu mükemmel genç doktor Emre'nin de yardımlarıyla...
Ezo: Hıı öyle oldu. Sağolsun doktor çok yardım etti, her işe koştu.
Ama onun kadar sizde yardım ettiğiz, etmediğiz mi? Siz her ne kadar yardım niyetine görmesenizde siz olmayaydığız biz bu eşyaları ala...
Kadim: Bu Elçin anneme görevim benim. Nedim ve beni o büyüttü. Bize öz annemizden.....
Neyse sizin için elimden ne gelirse yapmaya hazırım... Her zaman...(Gülümser)
Ezo: Yine yaptığız...
Kadim: Anlamadım. Ne yapmışım ben yine?
Ezo: Yine cümlenizi yarım bıraktığız. Hep bişeyleri konuşmaktan vaz geçiysiğiz. Neden?
Kadim: Belkide geçmişe dönmek istemediğimdendir...
Ezo: Geçmişinizde ne olduysa onu siz yaşadığız Gadim bey! Siz tüm konuşmalarınızı yarıda bıraksanızda o yaşadıklarınız size ait. Unutmak isteseğizde unutamassınız. Herkes kimi...
Kadim: Hmm! Öyle mi? Ağzın iyi laf yapıyor. Sende doktor Emre gibi psikoloji okusana hıı...
Ezo: Bunun okumakla alakası olmiyi ki... Siz okusanızda, okumasanızda hayat size bunu öğretiyi...
Kadim: Peki senin geçmişinde ne var Ezo?
Ezo başını öne eğer sessizdir ve Kadim'in onu izlediğinin farkındadır...
(Kısa süren bir sessizlikten sonra)
Kadim: (Ezo'nun saçını düzelterek) Elbisen.. yakışmış...
Zilin sesi ile kendilerine gelirler...
Ezo: Kapı çaliyi, Elçin abla merak eder şindi...
Ezo odadan hızla çıkmaya çalışır, aynı şekilde kalbide göğsünden...
Kadim son kez Debbie'ye bakar. tam başını çevirecekkken komodinin üzerinde ki çerçeve dikkatini çeker. Bir yanında debbie ve Ezo, diğer yanındaysa Debbie'nin ikisini çektiği resim gülümser...

salon...
----------------------------------------------------
Ezo: Hoş gelmişiniz Gutsal Ustam... Eyi bayramlar...
Kutsal Usta: Hoş bulduk Ezo! Bu ne güzellik..
Elçin: Hadi buyrun buyrun...
Eylül: Hakikaten Ezo çok güzel olmuşsun...
Ezo: Sen deme bari, sbahtan beri bir taktılar demeyen galmadı zati. Çıkaracam artık ha...
Eylül: Tamam, sustum(Eliyle ağzına fermuar çeker)
Ezo: Hah eyi, eferin. (Gülümser)
Salona geçerler, arkalarından Kadim gelir...
Kadim: Hoş geldiniz!
Kutsal Usta: Hoş bulduk Kadim Bey. iyi bayramlar...
Kadim: Sana da ustam...
Eylül: İyi bayramlar Nedim Bey...
Nedim: Sana da...(eğilerek ve sessiz) meraklı fare...
(Eylül hayran, gülümser)

Herkes bir şekilde sohbete dalmıştı... O sırada Kadim'in telefonu çaldı...
Kadim: Alo...Hı hı evet...Ne zaman çıkıyormuş peki?.... Hmm! Yarın mı? Ama..Tamam anladım, tamam...
Debbie... Annesi bu gün taburcu oluyormuş ve sabah erkenden ülkelerine gönderileceklermiş.Annesine teslim etmmemizi istiyorlar...
Ezo: Hemen mi?
Kadim: Evet hemen... Annesi istemiş...
Ezo: Eyi de... (gözleri dolar) uyuyordu.
Kadim: Ben uyandırırım.
Ezo: Bende eşyalarını topliyim...
Yukarı çıkarlar...
Kadim: Ona bende en az senin kadar alıştım ama gerçekten m