Tüm Versiyonu Göster : 80.Oscar Ödülleri


Sayfalar : 1 [2]

sbuffy
14-02-08, 20:51
dizimaniac bomba gibi haberlerle gelmişsin bilgiler için çok teşekkürler :happy0064

anladığım kadarıyla eğer kategoriler genişlerse daha fazla filme ödül verileceği için hangi filmlerin ödül alabileceği önceden bilinebilecek ve heyecanı kalmayacak düşüncesinde olabilirler.

Daniel Day-Lewise sempatini azalması kötü bir haber.bunun anlamı george clooney emin adımlarla ödüle doğru gidiyor demek.keşke johnny ödülü kazansa ama şu tabloya bakınca bu hayal gibi görünüyor

marionla ilgili yazdıklarını okuyunca sanki onu seçmemek için bahane arıyorlarmış izlenimine kapıldım.yanlış hatırlıyor olabilirim belki ama fransada sophia lorenden sonra ilk defa oscara kendi diliyle aday olan bir oyuncunun en heyecanlı kişi olmasından doğal ne olabilir ki.

Cameronın avator ve terminatorde özellikle Sam Worthingtonı oynaktan istediğini daha önce okuduğum için worthingtonla ilgili bilgilere baktım.şunu söyleyebilirim ki shia leboeuftan çok daha gelecek vaadediyor.birçok tiyatro oyununda yer almış.ve genelde avustralya yapımı filmlerde oynamış.ayrıca çalıştığı yönetmenler onun en zor rollerin bile üstesinden geldiğini ve çok çalıştıını söylemişler.kısaca cameron oyuncu seçimlerinde spielbergten daha başarılı

kamera arkasında genelde ödül alan kişilerle ilgili bilgiler öğrnmeye çalıştığımdan rick bakerla ilgili biraz bilgim var.çatlak profosör,star wars,men in black,ed wood gibi filmlerde ödül aldığını biliyorum.ayrıca maymunlar cehennemi,batman forever,gremlinliler gibi filmlerde de görev almıştı ki özellikle gremlinlileri çok seviyorum:)

jessica albanın sunucu olduğu ödül gecesinden
http://img238.imageshack.us/img238/5223/jessicaalbalp9.jpg

acaba bu yıl ödülleri sunucak oyuncular kimler olacak acaba

sbuffy
15-02-08, 09:36
Oscar gecesinde sunuculuk yapacak oyuncuların listesi:
Alan Arkin
Jennifer Hudson
Helen Mirren
Forest Whitaker

Amy Adams
Jessica Alba
ate Blanchett
Josh Brolin
Steve Carell
George Clooney
Penelope Cruz
Miley Cyrus
Patrick Dempsey
Cameron Diaz
Colin Farrell
Harrison Ford
Jennifer Garner
Tom Hanks
Anne Hathaway
Katherine Heigl
Jonah Hill
Dwayne Johnson
Nicole Kidman
James McAvoy
Queen Latifah
Seth Rogen
Martin Scorsese
Hilary Swank
John Travolta
Denzel Washington
Renée Zellweger.

sbuffy
15-02-08, 15:23
1 Hafta Kala: Coen’lere kaç Oscar?

Hollywood’un en büyük organizasyonuna bir hafta kala hemen hemen herkes “İhtiyarlara Yer Yok”un zafer kazanacağından emin gibi. Oyuncu kategorilerinde bazı soru işaretlerini saymazsak, şu anda kulislerde en çok sorulan soru Coen kardeşlerin o gece kaç heykelcik kazanacağı… Filmin yapımcısı, yönetmeni, senaristi ve kurgucusu konumunda bulunan kardeşler bir gecede 4’er heykelcik kazanabilir mi?

BAFTA ödüllerinin ardından gözler tekrar Hollywood’a döndü. Kendi memleketinde ‘en iyi film’ ödülü alan “Kefaret” (Atonement) aslında ufak çapta hayal kırıklığı yarattı da denilebilir. Çünkü film geceden sadece iki ödülle ayrıldı. Coen kardeşler ise yine ‘en iyi yönetmen’ ödülünü kaptılar. Gecenin en ilginç notu ise şüphesiz en çok ödülün “Kaldırım Serçesi” (La Mome) tarafından götürülmesiydi. Kostüm, Makyaj ve Müzik dışında filmin başrolünde fırtınalar estiren güzeller güzeli Marion Cotillard en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı. Cotillard sadece Julie Christie’yi kendi memleketinde hüsrana uğratmadı, aynı zamanda Oscar öncesi de kafaları karıştırdı. Fransızca olmasına rağmen – ki genelde İngilizce oynanan roller Akademi’nin tercihi oluyor. – Oscar’da son yıllarda gösterilen ‘yaşamış bir figürün canlandırılmasını ödüllendirelim’ durumu baş gösterebilir. Ama yine de Christie hala yarışta önde gözüküyor.

Coen’ler 4 Oscar kazanabilir mi?
Şu aralar ödül kulislerinin en çok konuşulan konusu ise Coen kardeşlerin bir gecede kaç Oscar kazanabileceği. Her ne kadar film ‘kurgu’, ‘senaryo’, ‘yönetmen’ ve ‘en iyi film’ için banko gibi gözükse de bu adaylıkların her birinin altında Joel & Ethan Coen’in isminin olması kafaları karıştırıyor. Halihazırda “Fargo”yla birer senaryo Oscar’ına sahip olan ikilinin geceyi dörrte dört yapamaması ihtimali de yüksek gözüküyor. Zira Akademi üyeleri eğer bu – rekor sayılabilecek – durumun farkına vardılarsa bu kategorilerin bazılarında başka filmlere yönelmiş olabilirler.

Bu yüzden de tehlike çanlarının çalmaya başladığını söyleyebiliriz. ‘En iyi film’ ve ‘yönetmen’de tercihlerin değişmeyeceğini varsayarsak “İhtiyarlara Yer Yok”un uyarlama senaryo ve kurgu kategorilerinde kaybetme şansı doğuyor. Üstelik ‘Uyarlama Senaryo’da yedek kulübesinde bekleyen bir isim de mevcut. Gecenin diğer büyük yıldızı – ancak büyük ihtimalle sadece ‘erkek oyuncu’yla yetinecek olan – Paul Thomas Anderson’ın “Kan Dökülecek”i (There Will Be Blood) bu yüzden burada sürpriz yapabilir. Üstelik Anderson da filmin hem yapımcısı hem senaristi hem de yönetmeni olduğu için üç adaylık almış durumda. Eğer Akademi üyeleri “Kan Dökülecek”i yeterince sevdilerse burada Anderson’a teselli ödülü mantığında hareket edebilirler.

Kurguya sadece bir heykelcik
İşin kurgu kısmı ise biraz karışık. Zira Coen Kardeşler diğer başka yönetmenlerin de yaptığı gibi kurgu alanında takma bir isim kullanıyorlar. Yani resmi olarak Oscar adayı olan kişi, hayali bir kimse olan Roderick Jaynes’den başkası değil. Ancak Los Angeles Times’dan Pete Hammond’ın belirttiğine göre takma isim olmasına rağmen Akademi, bu kategoride kazandığı takdirde ‘İhtiyarlara Yer Yok” için sadece bir heykelcik verileceğini açıklamış durumda. Bu da iki kardeşin dörder Oscar hayalini suya düşürüyor zaten. Ancak bunun dışında Coen’lerin geceyi sürekli sahnede geçirmesini engellemek için Akademinin kurgu kategorisinde – ki kesinlikle haksızlık olmaz – “Son Ultimatom”u (The Bourne Ultimatum) seçmesi de şaşırtıcı olmayacaktır.

Diğer büyük kategorilerde ise durumlar biraz daha kesin gibi. Orijinal senaryo kategorisi WGA’in de (Yazarlar Birliği) desteğiyle “Juno”ya gidecek gibi gözüküyor. Ancak “Michael Clayton” sürpriz yapabilir. Diğer yandan Julie Christie o kadar kesin olmasa da kadın oyuncu yarışında hala önce. Daniel Day Lewis’in kazanmayacağını düşünen kimse de yok zaten. Javier Bardem de aynı şekilde ‘yardımcı erkek oyuncu’ için kesin olarak görülüyor. Gecenin en belirsiz kategorisi ise hala ‘yardımcı kadın oyuncu’ için geçerli. Geçen haftalarda bahsettiğim Ruby Dee – Amy Ryan – Cate Blanchett çekişmesine, bu hafta BAFTA’yı eve götüren Tilda Swinton da katıldı. Swinton bu oy bölünmesinden en fazla yararlanacak isim. Bu senenin en bilinmezlerle dolu kategorisi de yüksek ihtimalle bu olacak.

kaynak:sinema.com,K.D.Yılmaz

dizi_maniac
15-02-08, 18:23
Daniel Day-Lewise sempatini azalması kötü bir haber.bunun anlamı george clooney emin adımlarla ödüle doğru gidiyor demek.keşke johnny ödülü kazansa ama şu tabloya bakınca bu hayal gibi görünüyor



sbuffy, Daneil Day-Lewis'in bu sene oscar'ı almayacağı yönünde hiç bahsetmiyor arkadaşım, aksine onun hiç sevilmiyor olmasına rağmen akademi üyelerinin- elimiz kolumuz bağlı onun yeteneği karşısında- diye bir tutum içersinde olduklarını söylüyor.

Daniel Day-Lewis'in Berlinale boyunca verdiği söyleşilerden bir demet topladım ve çevirilerin bir özetini veriyorum.
Kaynaklar : Tagesspiegel.de kultur-kino-berlinale
ve Welt.de -kultur -article ve kinonews.de
isteyenler oralardan söyleşilerin tamamını (almanca) okuyabilir.

Sanki Mantra (zikreder) halinde "I'm an Oil Man" cümlesini tekrarlar halinde duyarız. "I'm an Oil Man"-(Ben bir Petrol-Adamıyım) , kendisine güvenmemizi isteyen, bunu talep eden yumuşak bir sesle konuşan bu adamın sesi ; tıpkı tebeşir yemiş bir kurt gibidir.

Görüntüsü, cehennemin en derinliklerinden gelen bir rahip kılığındadır. Işıldayan açık renk gözleri ve kupkuru bedeninin kol ve bacaklarının geniş hareketleri ile Daniel Plainview bizi karakter olarak ilk dakikalardan itibaren etkiler.

Berlinale'ye gelen Day-Lewis'in görüntüsü ise bundan daha zıt biri olamazdı.
Yanında sadece iki kıyafet getirmişcesine ;Kırmızı-siyah kareli ceketi, siyah şapkası, çiçekli gömlekleri veya çiçekli bir ceketle görüyoruz kendisini. Kulaklarında küpeleri ve müstehzi tebessümü ile karşımıza çıkmaktadır.
49 yaşında ki aktörün dalgalı saçlarına ak düşmemiş olsaydı onu bu kılıkla 30larında zannederdiniz.

Basın toplantısında kendisine yöneltilen soruların çoğuna 3 şekilde yanıt vermekte: 1- Sorunuzu tekrar alabilirmiyim?
2- Soruyu değiştirin, lütfen.
3- (kaşlar çatık olarak) Bu soruya yanıt veremem.
Bire-bir söyleşilerde biraz daha açık davrandığı doğrudur.

Day-Lewis ile mülakat yaparken, pohpohlayıcı cümleler kurmamaya veya özel hayatına yönelik spesifik sorular sormamaya dikkat etmelisiniz yoksa siz daha ne olduğunu anlayamadan mülakatınız onun kalkıp gitmesi ile son bulabilir.
Hazmedilmesi kolay bir kişiliğe sahip olmadığını, bilmeyen kaldımı ki?
"Hakkımda söylenen ve yazılan herşeyi hafızlarınızdan silmenizi istiyorum ve Heath Ledger hakkında daha fazla soru duymak istemiyorum, onun ölümü son dönemlerde iğrenç bir sirk gösterisine dönüştü sayenizde" diyebilecek kadarda medya tepkisini umursamaz bir aktör var karşımızda.

Day-Lewis "kirli" rolleri sever. İnsanlığın ruhunu yücelterek anlatan karakterleri bile dozu ayarlı ve bezen ayarı kaçmış bir şiddetle anlatmayı sever. Fakat daha çok itici tipleri tercih eder. Anti-Amerikan tipleri. Alışagelmişin dışında tipleri canlandırmakta ki hünerini bilmeyen kalmamıştır.
İngiltere doğumlu olmasına karşın, kökeninin irlanda'dan gelmesi üzerine, 1993'de irlanda vatandaşlığına geçen tam olarak Daniel Michael Blake Day-Lewis ismindeki aktör, Henry Miller'in kızı Rebecca Miller ile evli ve çocukları ile birlikte İrlanda'nın ücra bir köşesinde yaşamakta.
Daha öncesinden aktris İsabella Adjani'den olan bir oğlu var.

Ancak çok uzun aralıklarla beyazperdeye dönüşünün nedenini sorduğunuzda, sektöre olan tiksintisini ve kendi yaşantısında tembelliği sevdiğini söyleyebilecek kadarda açık sözlü.
My Left Food ile oscar alan aktör, kariyerinde ki sakin karakterler (James Ivory - Manzaralı Oda ve Martin Scorsese'li Masumiyet Zamanı) hakkındaki sorulara verdiği yanıtı : Marty kapımı çalıp benden oynamamı istediği her şeyi oynarım. James Ivory ile çalıştığıma minnettarım ama Marty'nin üstün zekası ve entellektüel "ruhuna" hayranım, onun gelmiş geçmiş en büyük (story-teller) hikaye anlatıcılarından biri olduğunu düşünüyorum ve üstelik çözümsel yaklaşımlardan kaçmayan iyi bir insandır kendisi ki bu sektörde iyi bir insan olarak kalabilmeniz başlı başına bir başarıdır ve Marty öyle biridir"

Yönetmenlere kafa tutması ile bilinen aktör, bir çok büyük rolleri de geri çevirmiştir.
Peter Jackson'un 1 ay boyunca süren çabalarına rağmen "Aragorn"u oynamayı kabul etmemesi üzerine rol Viggo Mortensen'e gitmişti. Steven Soderbergh'in Solaris'inde Chris Kelvini oynamaktan "Tarkovski'nin yorumuna yeni bir yorum katamayacağını görüyorum" diyerek vaz geçmesi üzerine rolün George Clooney'e gitmesi ve Mel Gibson'un iki kez irlandaya yanına gelip Passion da İsa 'yı oynama teklfini "Fazlasıyla tek yönlü" diyerek geri çevirmişti ve rol Jim Caviezel'e gitmişti.
Bunların yerine kalıplar dışı tipleri sıra dışı bir bakış açısı ile canlandırmayı tercih etti.

"Ben bu bilgisayar çağının insanı olamıyorum " diyen Day-Lewis, "Eski moda şeyleri ve el yapımı şeylerde ki güzelliği seviyorum. Çağın hızlandırılmış yaşam biçimlerine istesem de ayak uyduramayacağımı biliyorum" diyor ve ekliyor : " Belki bu nedenle History-Filmlerinin benim için uygun bir alan olduğunu varsayıyorlar. Burnumun şekli, ve sesimin tonu bu türe daha yatkın olduğu düşüncesi hakimdir, belkide?" diye gülerek ekliyor, "Fakat alaycı avrupa'dan gelen herkes, yeni dünyanın hevesliliğine kapılmaması mümkün değil. Amerika da düzgün telafuzlu ingilizceye şüphe ile yaklışılır. Başkan Bush'a bakın. İstese, eski ingiliz centilmenleri gibi kusursuz bir telafuz ile ingilizce konuşabilir ama o dilini ve ellerini balta savuran bir adam gibi kullanıyor, ama belki de mizacına daha yakındır bu tarz, bilemem" diyerek müstehzi bir tebessümle ekliyor.

Soru:
Mr. Day-Lewis oyuncu arkadaşlarınızın sizden korktukları doğrumu?
Day-Lewis :
" Umarım doğru değildir bu iş için hiç de yapıcı olmazdı "
Soru :
Ama ,There Will Be Blood 'da ki bir oyuncu arkadaşınızı o kadar çok korkutmuşsunuz ki, çekim esnasında filmden ayrıldığı biliniyor?
Day-Lewis :
" Biliyorum böyle bir iddia var ama bunun doğru olduğundan şüpheliyim. İtiraf etmem gerekir ki, herkese uymayan kendime has çalışma metodlarım vardır fakat bugüne kadar çalışma arkadaşlarım bununla ilgili bir sorun yaşamadılar. Başka oyuncuları ürkütmek kesinlikle hedefim değildir, aksine onları yapabileceklerinin en iyisini yapmaya yönelik yüreklendiririm"
Soru:
Ölümcül karakterler canladırmak, sizide zaman zaman korkutuyormu?
Day-Lewis :
" Elbette bende içimde şiddet taşıyorum, herkes gibi. Belki de birini öldürebilecek kadar durumlar vardır ama böyle birşeyi kesin olarak bilmem için, önce böyle bir durumda olmam gerekiyor"
Soru:
Scorsese'nin Gang's Of New York'un çekimleri esnasında, bir otoparkta şiddetli bir dövüşmeye girmişsiniz?
Day-Lewis :
" Evet bu doğrudur. Sanırım biri bana o gün ters bakmıştı. Ama kim bilmez ki insanı zaman zaman sinir eden durumları? Siz de yaşamışsınızdır?"
Soru :
Yani rolünüzle hiç alakası yokmuydu?
Day-Lewis:
" Alakasız olduğunu iddia etmiyorum, o dönemler sigortamın çabuk attığı günler yaşıyordum. Bana göre bu anlaşılır bir durum, çünkü bir karakterin beni tekmil emdiği ve beni dış etkenlere daha hassas kıldığı bir dönemdeydim, fakat çalışma esnasında benim şiddet yanlısı asabi biri olduğumu kimse iddia edemez. Sadece o gün öyle bir gündü işte"
Soru:
Kendinizi bir role derinlemesine verdiğinizde, aileniz geri planda mı kalmak zorunda?
Day-Lewis :
" Bu asla işe yaramaz. Fakat bu konular hakkında konuşmayı sevmiyorum çünkü mesleğime verdiğim önemi ailemden üstün tutuyormuş gibi olurum ki bu gerçekte böyle değil. Yaptığım işi yüceltmek gibi bir tuzağa düşmek istemem. İki oğlumda beni bu tuzağa düşmekten her seferinde koruyabiliyorlar. Çekim süreci onlar için yabancı bir durum değil. Sonuçta onlarda aynısını yapıyorlar. Oyun parkında oynadıklarında, bir Kovboy'ken, biraz sonra Robin Hood veya Cruella de Vill olabiliyorlar. Onlara ayak uydurmayı hiç başaramadım, o kadar hızlı rol değiştirebiliyorlar. Eskiden benim bir inşaat işçisi olduğumu sanırlardı, ama artık ne yaptığımı idrak edebiliyorlar. Onların tek anlamadığı, neden 2 sene boyunca hazırlık yaptığım, bunu çok saçma buluyorlar. Bu nedenle kendimi ve işimi çok ciddiye aldığım dönemlerde, benimle dalgalarını geçip, beni tekrar gerçek dünyaya geri getirebiliyorlar. Dürüst olmak gerekirse, benim yaptığım iş; şarlatanlıktan başka bir şey değil ki?"
Soru:
Fakat siz işinizi çok ciddiye almakla bilinirsiniz Mr. Day-Lewis. Bir rol için ustaca bıçak fırlatma, balta kulanımı, Kanu-Yapımı gibi aylar süren antremanlar yaptığınız bilinir.
Day-Lewis (gülerek):
" Evet, henüz kullanmadığım daha başka becerilerim olduğunu düşünüyorum. El becerisi konusunda hep yetenekliydim, yani zorlanmadım. Keşke hep el becerisi işlerle hayatımı kazansaydım. (kahkaha atarak) Eğer şimdi -Ben Bir Star'ım.. İmdat, Çıkarın Beni Bu Hayattan- diye bir film çekilseydi bunun için en uygun kişi ben olurdum. Ama kurtcuklar yemekte üstüme yoktur. (tekrar ciddileşerek) Şu an dalga geçsemde, itiraf etmeliyim ki, işimin fiziksel yönleri benim için gerçekten önemlidir. Çünkü fiziksel yönler, karakterin katmanlarını bulabilmekte ve gösterebilmekte önemli anahtarlardır. Bir oyuncu olarak hep böyle anahtarlar ararsınız, bilinmeyen katmanların kapılarını açabilmek için ve bazen de çok karanlık yerlere açılır bu kapılar ve bir oyuncu olarak o alanları gerçek hayatımda çözümlemek zorunda kalmadan, oynayabildiğime çok şanslıyım.
Soru:
Madem mesleğiniz size bu kadar tatmin veriyor, neden filmlerinizin arasında bu kadar uzun aralıklar veriyorsunuz? Hatta son dönemlerde işinizi temelli terk ettiğiniz düşünülüyordu.
Day-Lewis :
" Asla böyle bir niyetim olmadı. Uzun süre işimden uzak kaldığımda, bu hayatımın ritmi ile alakalıdır. Ayrıca sektörle barışık yaşamayı hala başaramadım. Hayatımda film çekmekten daha önemli gördüğüm işlerimde oluyor. Ben kasten iki dilime ayırmıyorum, özel hayat ve iş diye. Çalışma tempomu yükseltirsem, sektörün beni yutmasına izin vermiş olurum ve işimden zevk almamaya başlarım. Hayatımda ki önem verdiğim şeylerinde hakkını vermeyi tercih ediyorum, sektörün bana dikte ettiği tempo'yu kabul etmeyişim bundandır. Başkaların flütü ile dans edemem ben."
Soru :
Peki bir yönetmenin flütüne göre dans etmeyi hangi anlarda kabul ediyorsunuz?
Day-Lewis :
" İşimin gereği kaçınılmazlığın karşısında! Kaçınılmaz derken, izin verin size şöyle açıklayayım ; Yönetmen Paul Anderson There Will Be Blood'ın senaryosu ile bana geldiğinde, büyülenmiş gibiydim. Hikayenin konsepti o kadar cüretkardı ki , önce Paul'un bu cesareti kullanacağından emin oldum ve teklifi geri çeviremedim. Şöyle düşünün, ince sesli tek bir ton duymaya başlıyorsunuz... gittikçe bu ses yükseliyor yükseliyor ve siz bir şeyler yapmazsanız çıldıracağınızı hissediyorsunuz. Hareket etmek , bu karaktere hayat vermek istiyorsunuz , başka türlü o ses susmayacaktır, biliyorsunuzdur. Tekrar oynamaya,ve işinize dönmekten başka çareniz kalmıyor gibi bir durumdur bu. Kanım daha hızlı akar. Duygularım ve düşüncelerim içimde çoğalır ve infilak edecekmiş gibi hissederim eğer harekete geçmezsem. İşte Paul bana geldiğinde böyle olmuştum.Kaçınılmazlığın karşısında derken bunu demek istedimdi."
Soru :
Sizin böyle konuştuğunuzu duyunca, acaba oyunculuktan başka bir meslek yapabilirmiydi bu adam, diye bir soru doğuyor.
Day-Lewis (gülerek)
:" Belki profesyonel Motosikletçi olarak. Eskiden çılgın bir şeytan gibi sürerdim ve aylarca yolda oldurdum ama artık ailem için daha temkinli olmaya başladım.
Soru:
Peki hayatınızda bundan böyle sırada ne var? Berlinale de kazanmak ve Oscar da heykeli almak mı?
Day-Lewis :
" Oscar mı? (gülerek) Siz beni dinlemediniz sanırım? Duyduğum yüksek sesli ince ton'dan kendimi kurtarabilmişim, iyi bir işi elimden geldiğince düzgün yaptığımın huzuru var. Bana verecekleri simgeler, heykeller, evde rafın üzerinde durmaktan başka ne işe yarayacaklar? Şu an benim için en önemli olan evime dönüp, tavuklarımı beslemektir."
Soru:
Tavuklarınızı beslemek mi??
Day-Lewis :" Evet , önceliğim budur."

-------------

sbuffy, bu huysuz aktör Daniel Day-Lewis'in bu "küstah" yaklaşımı, akademinin ve özellikle "sektör"ün onu sevmemesinin başlıca nedeni sanırım. Ben bu söyleşilerden sonra bunu daha iyi anlayabildim.
Lakin, onun tüm küstahlığına rağmen "yeteneğinin karşısında elimiz kolumuz" bağlı demelerine şaşmamak gerek zira There Will Be Blood'da insanın nutkunu kesen bir performans sergilediği yadsınamaz bir gerçektir.
Ayrıca onun söyleşilerini TVde izledikten ve okuduktan sonra ona olan hayranlığımın arttığını da itiraf ediyorum

Sanki Day-Lewis bilinçli bir şekilde o kadar muazzam bir performans sergilemişki filmde, akademnin onu es geçmesi durumunda tüm Dünya'nın, akademinin onu sevmediğini ve iki yüzlülük sergilediğini düşünmesine, sebep olabileceğini biliyor.
Evet, akademi'nin "eli mahkum"
Yine de hep senin dediğin gibi : bunların ne yağacağı belli olmaz?!


Tören gecesi ödül-takdim sunumların listesi için çok teşekkürler sbuffy!

1 Hafta Kala: Coen’lere kaç Oscar?- makalesinde ki Yılaz'ın yorumunu ve tahminlerini son derece mantıklı buluyorum. Güzel makale. Teşekkürler eklediğin için arkadaşım:good:

.

sbuffy
15-02-08, 19:21
dizimaniac yüreğime sus serptin çok teşekkürler.daniel day lewisin bu cesur röportajları içinde ayrıca teşekkür ederim,emeğine sağlık:happy0064
özellikle "Tarkovski'nin yorumuna yeni bir yorum katamayacağını görüyorum" sözünü okuduktan sonra kendisine saygım kat be kat arttı:happy0064
keşke sektördeki tüm oyuncular day lewis gibi kültürlü küstah olsa

bu makalede ödül paylaşımı konusu çok mantıklı.no country ve there will be blood arasında bir denge sağlanacağı fikrine katılıyorum.ayrıca kurguda da bourneun kazanabileceğinden bende umutluyum.buna rağmen yardımcı bayan oyuncu ve en iyi bayan oyuncu dalında ki tahminin tutmamasını diliyorum.umarım cate ve marion hakettikleri ödüleri alırlar

bu arada geçenlerde bir eleştiri okudum ve aklıma dizimaniac senin yorumun geldi.yazıda Kazakların Sacha Boran cohene kızgın oldukları ve kendi ülkeleri için bir fırsat gördükleri için mongolun adaylığına çok sevindikleri yazıyordu:img-wink:

sbuffy
16-02-08, 18:16
Oscar'da görev alacak ünlüler açıklandı

Bu yıl Hollywood senaristlerinin grevinin gölgesinde kalacağı yönünde aylardır süren tartışmalar yaşanan Oscar ödülleri, 24 şubatta 80'inci kez sahiplerini bulacak.

Sunuculuğunu televizyon sunucusu ve komedyen Jon Stewart'ın üstleneceği törende, ödülleri dağıtacak ünlüler arasında Tom Hanks, Harrison Ford ile Nicole Kidman da yer alıyor.

BBC'nin internet sitesi ile Oscar ödüllerinin resmi sitesinde yer alan haberlere göre, Oscar törenine ilişkin hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor.

Kodak Tiyatrosu'nun ev sahipliği yapacağı törenin senaristlerin grevinden etkilenmemesi için organizatörler yoğun bir çaba içerisine girdi.

Film Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı Sid Ganis, törenle ilgili hazırlıkların başarılı biçimde sürdüğünü söyledi. Ganis, bugüne kadar çok başarılı ve büyük bir şov olarak bilinen törenin aynı biçimde gerçekleşmesi için tüm güçleriyle çalıştıklarını ifade etti.

Gecenin prodüktörü Gil Cates de grevin bazı aksaklıklara yol açtığını, ancak törenin akışına ilişkin metnin tamamlanması için uğraştıklarını belirtti. Cates, "Ancak bu olacak. Orada duyacaksınız. Söz veriyorum" diyerek ekibine olan güvenini dile getirdi.

Törende ünlülerin ödül dağıtımında yer alıp almayacağı yönündeki kuşkular da giderek dağılıyor.

Tören Kodak Tiyatrosu'nda

Sunuculuğunu televizyon sunucusu ve komedyen Jon Stewart'ın üstleneceği törende, James McAvoy, George Clooney, Cate Blanchett, Renee Zellweger, Tom Hanks, Harrison Ford ve Nicole Kidman da kazanan sanatçılara ödüllerini verecek.

Ayrıca, geçen yıl Oscar ödülü kazanan Forest Whitaker ve Helen Mirren da ödül dağıtacak ünlüler arasında yer alacak. Gecede Amy Adams ve Jon McLaughlin de performans sunacak.

Oscar törenlerine her yıl ünlü Kodak tiyatrosu ev sahipliği yapıyor. Kodak Tiyatrosu'nda, ayrıca konser, şov, tiyatro performansları ve önem taşıyan organizasyonlar da düzenleniyor.

Kasım 2001'de kapılarını açan tiyatro sahnesi, şimdiye değin Barbra Streisand, Paul McCartney, Cher, Sting, Prince, Celine Dion, the Dixie Chicks, Santana, Paul Newman, Julia Roberts, Jack Nicholson, Goldie Hawn gibi ünlüleri de ağırladı.

24 karatlık Oscar heykelciği

Amerikan Film Akademisi'nin sekreteri ve yardımcı yönetmen Margaret Herrick'in "Oscar Amca"sına benzediği için isminin "Oscar" olduğu yönünde rivayet bulunan altın heykelcik ise zorlu bir çalışmanın ürünü.

Boyu 34,29 santimetre (13,5 inç) ve yaklaşık 4 kilogram olan Oscar heykelciği, önce bir metal alaşımdan imal ediliyor, daha sonra bakır, nikel, gümüş ve son olarak da 24 karatlık altınla kaplanıyor.

Metro-Goldwyn-Mayer'in baş sanat direktörü Cedric Gibbons'ın tasarımını yaptığı heykelcik, Los Angeles'lı sanatçı George Stanley tarafından yapıldı.

İlk Oscar törenlerinin düzenlendiği 16 Mayıs 1929 tarihinden bu yana 2 bin 622 Oscar heykelciği sahiplerine sunuldu.

kaynak:cnnturk

dizi_maniac
17-02-08, 14:46
sbuffy , bir önce ki mesajımda ettiğimi sanıyordum ama görüyorum ki unutmuşum. Teşekkür etmek istiyorum.
Bilim ve Teknik dalların oscar gecesine dair bir resim istemiştim senden, sende eklemişsin. Çok teşekkür ederim arkadaşım!:good:

Arkadaşım haklıymış. Jessica cidden peri kızına benzemiş:img-yes:
Gri renkte yapılan, bugüne kadar gördüğüm en şirin en güzel elbise bu!
Gerçekten çok hoş!
Bende öyle bi elbise istiyom:img-blush

Senin Daniel Day-Lewis'e bulduğun tanımlama ÇOK hoşuma gitti. "Kültürlü küstah" :) Onu daha doğru tanımlayan bir tasvir varmıdır acaba?:img-wink:

Evet eklediğin K.D Yılmaz'ın makalesinde ki ödül dağılımın hesabını bende çok mantıklı buldum. Lakin, senin o meşhur bir lafın varya sbuffy ? "Akademi bu, ne yapacağı belli olmaz!"
Akademi de "mantık" aramanın bazen ne kadar boş bir çaba olduğunu, ikimizde bilenlerdeniz.

Baksana, bugüne kadar kategorilerin sayısını çoğaltmamakta ki en büyük etken: heykelciğin sayısını az ve "nadir" tutabilmekte yatıyormuş!!? :blink:
Seninde eklediğin gibi ;1929'dan bugüne kadar verdikleri heykelin sayısı 2.622
Sanki bugüne kadar bunun iki mislisini vermiş olsalardı, oscar heykelciğin değeri mi azalacaktı??


Kazak'lılara ilişkin okuduğun haber için teşekkürler sbuffy.
Onların duygularını çok iyi anlayabiliyorum. Bu sene Mongol ile ödül alamasalar da , en azından Oscar da bir adaylık almaları yaralanan özgüvenlerine su serpmiştir.
Mongol'a adaylık verebileceklerini (ve hatta belki de ödülü?) bende tam bu sebeplerden dolayı tahmin etmiştim.

Grev'in beraberinde getirdiği metin-yazılımı sorunlarını aşacaklarına , Producer Cates gibi bende inanıyorum.
Bu sene töreni yine ünlülerin eşliğinde izleyebileceğimize, çok seviniyorum...
Tam bir hafta kaldı!:happy0064

haberler ve istatistik bilgiler için çok teşekkürler sbuffy:img-ok:


.

sbuffy
19-02-08, 11:15
rica ederim dizimaniac.yani bir anlamda oscar heykelciği yüzünden kategoriler fazlalaşmıyor.cimri akademi:)

Pazar gecesini iple çekiyorum

Dışarıda lapa lapa kar yağarken televizyon karşısında "kar yağışı nedeniyle okullar tatil edildi" haberini bekleyen çocuklar ya da ne bileyim gün boyu evde yalnız kalıp akşam olduğunda sahibinin ayak seslerini işiten köpekler kadar heyecanlıyım.

Bu pazar, Oscar’lar sahiplerini buluyor ve eminim biz sinemaseverleri yine çok heyecanlı ve müthiş bir gece bekliyor.

Duymuşsunuzdur, senaryo yazarlarının hiç bitmeyecekmiş gibi duran inatçı grevi Oscar’a az kala sona erdi. Bu da demek oluyor ki 24 Şubat’ta sunucular kendileri için hazırlanmış metinlere bakarak ahkam kesecek, espri ve yorum yapacaklar. Şu grev devam etse ve de tören gerçekleşse, tek başlarına neler yapıp, yapamayacaklarını, nasıl cümleler kuracaklarını görecektik oysa!

Neyse gelelim Oscar gecesi için vereceğim tavsiyelere.

Bu pazar sabahlayacağımız kesin. "İhtiyarlara Yer Yok" (No Country for Old Men), "Keferat" (Atonement) ve "Kan Dökülecek" (There Will Be Blood) filmleri arasında geçeceğini düşündüğüm mücadelede, filmler kadar yıldızların üzerlerindeki giysiler, mücevherler, sahneye çıkacakların ağızlarından çıkanlar ve yaptıkları da konuşulacak. Yıllar önce Roberto Benigni’nin Oscar aldığı açıklandığında, koltukların üzerinden zıplayarak podyuma çıkması gibi ilginç olaylara bakalım bu yıl da şahit olacak mıyız...

Her türlü sürprize açık olmak lazım. İşin heyecanı da burada zaten. Gelelim pazar gününü nasıl geçirmeniz gerektiğine.

Tavsiyem gündüz iyi bir uyku çekmeniz (Cumartesi gecesinden sabahlarsanız bunun hayli faydası olacaktır.) Sonra da sinemayı seven arkadaşlarınızla toplanıp, Oscar törenini kalabalık bir grupla izlemeniz. Hatta tören öncesinde Oscar toto oynarsanız gece çok daha eğlenceli olur.

Mehmet Açar, Murat Özer, Senem Aytaç ve ben bu hafta NTV’de yayınlanacak olan, Yekta Kopan’ın sunduğu "Oscar’a Doğru" programında kendi favorilerimizi belirledik. Benzer bir Oscar toto bu hafta sonu Hürriyet Pazar’da da yer alacak.

Siz de listenizi şimdiden yazın bir kenara.

Bakalım kaçta kaç tutturacaksınız.

kaynak:hürriyet,Ömür Gedik

sbuffy
19-02-08, 20:04
Oscar için oylar sayılıyor

Bu yıl 80. kez verilecek olan Oscar ödülleri için oy sayım işlemine başlandı. Pazar gecesi gerçekleştirilecek törene kadar Oscar’ın kime gittiğini sadece iki kişi bilecek

Akademi’de oy kullanan yaklaşık 6 bin üyeden gelen oyların sayımı ve kontrolü yaklaşık bin 700 saat sürüyor. Akademi Başkanı Sid Ganis, Akademi ödülleri oylama işleminde güvenliğin her oyun elle sayılarak sağladığına işaret etti.

Sayım işlemini yöneten Brad ltmanns ve Rick Rosas, Pazar gecesi tüm dünyada canlı yayınlanacak Akademi Ödül törenine kadar sonuçları bilen yegane 2 kişi olacak.

SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?
Açıklamaya göre, Aralık-Şubat ayları arasında oy verme yetkisi olan akademi üyelerine gönderilen aday oy pusulaları, üyeler tarafından doldurulup geri toplandıktan sonra oy sayımından sorumlu şirket ortakları tarafından tek tek elle sayılıyor ve sonuçlar Akademi kurallarına göre bir çizelge içinde düzenleniyor.

Sonuçlar ödül töreninin yapılacağı güne kadar mühürlü iki set zarf içinde bir kasada kilit altında tutulurken, güvenlik önlemi olarak zarflar, oyları sayan şirket ortakları tarafından törenin yapılacağı salona farklı ve gizli iki ayrı güzergahtan getiriliyor.

Ayrıca ortaklar, zarfların çalınma olasılığına karşı bir önlem olarak, her kategoride kazananların isimlerini tek tek ezberliyor.

kaynak:ntvnsnbc

sbuffy
21-02-08, 21:44
Sinema.com yazarlarına, ana dallarda bu yılki Oscar tahminlerini sorduk:

En İyi Yönetmen

Abbas Bozkurt
Kazanacak: Paul Thomas Anderson
Kazanmalı: Paul Thomas Anderson
Aday olmalıydı: Andrew Dominik

Ali Deniz Şensöz
Kazanacak: Joel & Ethan Coen
Kazanmalı: Paul Thomas Anderson
Aday olmalıydı: Christian Mungiu

Gökhan Şeker
Kazanacak: Paul Thomas Anderson
Kazanmalı: Paul Thomas Anderson
Aday olmalıydı: Wes Anderson

K.D.Yılmaz
Kazanacak: Joel & Ethan Coen
Kazanmalı: Joel & Ethan Coen
Aday olmalıydı: Joe Wright

Kerem Akça
Kazanacak: Julian Schnabel
Kazanmalı: Paul Thomas Anderson
Aday olmalıydı: Todd Haynes

Melis Behlil
Kazanacak: Julian Schnabel
Kazanmalı: Julian Schnabel

Murat Erşahin
Kazanacak: Joel & Ethan Coen
Kazanmalı: Paul Thomas Anderson
Aday olmalıydı: Ridley Scott

Nadir Öperli
Kazanacak: Paul Thomas Anderson
Kazanmalı: Joel & Ethan Coen
Aday olamlıydı: David Fincher

Nil Kural
Kazanacak: Joel & Ethan Coen
Kazanmalı: Paul Thomas Anderson

Olkan Özyurt
Kazanacak: Paul Thomas Anderson
Kazanmalı: Paul Thomas Anderson

Seçil Toprak
Kazanacak: Joel & Ethan Coen
Kazanmalı: Paul Thomas Anderson

En İyi Film
Abbas Bozkurt
Kazanacak: Atonement
Kazanmalı: There Will Be Blood
Aday olmalıydı: The Assassination of Jesse James

Ali Deniz Şensöz
Kazanacak: No Country For Old Men
Kazanmalı: There Will Be Blood
Aday olmalıydı: 4 months,3 weeks,2 day

Gökhan Şeker
Kazanacak: Atonement
Kazanmalı: There Will Be Blood
Aday olmalıydı: Sweeney Todd

K.D.Yılmaz
Kazanacak: No Country For Old Men
Kazanmalı: There Will Be Blood
Aday olmalıydı: The Assassination of Jesse James

Kerem Akça
Kazanacak: Juno
Kazanmalı: -
Aday olmalıydı: I'm not there

Melis Behlil
Kazanacak: No Country...

Murat Erşahin
Kazanacak: There Will Be Blood
Kazanmalı: There Will Be Blood
aday olmalıydı: Eastern Promises

Nil Kural
Kazanacak: There Will Be Blood
Kazanmalı: No Country...

Nadir Öperli
Kazanacak: There Will Be Blood
Kazanmalı: No Country...
Aday olmalıydı: Zodiac

Olkan Özyurt
Kazanacak: No Country...
Kazanmalı: There Will Be Blood

Seçil Toprak
Kazanacak: There Will Be Blood
Kazanmalı: There Will Be Blood

En İyi Kadın Oyuncu

Abbas Bozkurt
Kazanacak:Ellen Page
Kazanmalı:Cate Blanchett
Aday olmalıydı:Naomi Watts

Ali Deniz Şensöz
Kazanacak: Ellen Page
Kazanmalı:Marion Cotillard
Aday olmalıydı:Anamaria Marinca

Gökhan Şeker
Kazanacak:Marion Cotillard
Kazanmalı:Laura Linney

K.D.Yılmaz
Kazanacak: Julie Christie
Kazanmalı: Julie Christie
Aday olmalıydı: Amy Adams

Kerem Akça
Kazanacak: Julie Christie
Kazanmalı: Julie Christie
Aday olmalıydı: Evan Rachel Wood

Melis Behlil
Kazanacak: Julie Christie
Kazanmalı: Marion Cotillard

Murat Erşahin
Kazanacak: Julie Christie
Kazanmalı: Julie Christie

Nadir Öperli
Kazanacak: Julie Christie
Kazanmalı: Julie Christie

Nil Kural
Kazanacak: Cate Blanchett
Kazanmalı: Marion Cotillard

Olkan Özyurt
Kazanacak: Julie Christie
Kazanmalı: Marion Cotillard

Seçil Toprak
Kazanacak: Julie Christie
Kazanmalı: Marion Cotillard

En İyi Erkek Oyuncu

Abbas Bozkurt
Kazanacak: Daniel Day-Lewis
Kazanmalı: Daniel Day-Lewis
Aday olmalıydı:Brad Pitt

Ali Deniz Şensöz
Kazanacak: Daniel Day-Lewis
Kazanmalı: Daniel Day-Lewis
Aday olmalıydı: Russell Crowe

Gökhan Şeker
Kazanacak: Daniel Day-Lewis
Kazanmalı: Daniel Day-Lewis

K.D.Yılmaz
Kazanacak: Daniel Day-Lewis
Kazanmalı: Daniel-Day-Lewis
Aday olmalıydı: Ryan Gosling

Kerem Akça
Kazanacak: Viggo Mortensen
Kazanmalı: Daniel Day-Lewis
Aday olmalıydı: Emile Hirsch

Melis Behlil
Kazanacak: Daniel Day-Lewis
Kazanmalı: Daniel Day-Lewis

Murat Erşahin
Kazanacak: Daniel Day-Lewis
Kazanmalı: Daniel Day-Lewis
Aday olmalıydı: Denzel Washington

Nadir Öperli
Kazanacak: Daniel Day-Lewis
Kazanmalı: Daniel Day-Lewis
Aday olmalıydı: Brad Pitt

Nil Kural
Kazanacak: Daniel Day-Lewis
Kazanmalı: Daniel Day-Lewis
Aday olmalıydı: James McAvoy

Olkan Özyurt
Kazanacak: Daniel Day-Lewis
Kazanmalı: Daniel Day-Lewis

Seçil Toprak
Kazanacak: Daniel Day-Lewis
Kazanmalı: Daniel Day-Lewis
Aday olmalıydı: Ryan Gosling

Kaynak:sinema.com

humble
22-02-08, 01:56
79. oscar törenlerinin bitimiyle başlayan, 80. oscar törenleri için heyecanlı bekleyişin bitimine yaklaşık 4 gün kaldı. Bu sene belki de filmler açısından en heyecanlı yıllarda biriydi. Hem amerikan filmleri, hem de diğer ülkeleren olan filmler gerçekten çok iyiydi. Ama oscar bunu kullanmasını o kadar iyi bilemedi heralde ki, yabancı dalda ki oscar adayı filmleri izlerken gerçekten deli olacaktım. N e kadar yazık olmuş hakkaten... Halbuki çok farklı filmler olabilirdi o kategoride, ama genelde hep savaş filmlerini seçmişler. Neyse umarım seneye şöyle güzel bi değişiklik yaparlar bu kategoriyle ilgili.

Bu sene yine oscar adayı olmuş bütün filmleri izlemeye çalıştım(the savages hariç, maalesef) ve kendi oscar tahminlerimi bu foruma koymak istedim. Öncelikle şunu söyleyeyim bu seçtiğim adaylar hem kazanmalı dediğim kişiler, hem de kazanacak dediğim kişiler... Maalesef ikisi arasında ayrım yapamıorum.

Şöyle bi kaç tanesinden başlamak gerekirse:

en iyi görsel efekt: Transformers bu ödülü en çok hak eden aday.
en iyi ses kurgusu: There will be blood'un alması gerekiyor.
en iyi ses miksajı: Transformers
en iyi şarkı:Yılın filmleri arasındaki "once" den yılın film şarkısı bence "falling slowly"...
en iyi müzik: Kefaret'e gitmeli bu ödül. Filmi izlerken insan hayran kalıyo.
en iyi makyaj:"Norbit" filminin çok kötü olması burada oscar alma ihtimalini sıfıra indiriyo. Hak eden aday "la mome"...
en iyi kostüm tasarımı:Burada da açıkça kimin kazanacağı belii. Elizabeth: the golden age
en iyi sanat yönetimi:bu ödülü noolur sweeney todd alsın. Sonuna kadar hakediyo.
en iyi görüntü yönetmeni: Kısaca "Jesse James" filmini izlerken o trenin gelme sahnesinde, yanımdaki arkadaşıma ne kadar süper yapmışlar değil mi demiştim. Gerçekten her filmde ben filmin görüntüsünü konuşmam.
en iyi kurgu: Bence herkesin istediği gibi Son Ultimatom filmi alacaktır.
en iyi belgesel: Aday belgesellerin hiçbirini izleyemedim. Sadece hissi olarak "no end in sight" olacakmış gibi...

Ve geldik yavaş yavaş ana adaylara...

en iyi yabancı film: Aslında buradaki adayları izlerken çok büyük bi hevesle izlemeye başlamıştım ki, izlediğim ilk 2 filmden sonra bunalıp, diğerlerini izlememe kararı aldım. İlk izlediğim Avusturya'nın filmi "Fälscher, Die"... Aslında senaryosu yine o nazi döneminin başka bi açısından bakıyo, konu seçimi iyi ama işleniş gerçekten vasat. Filmde anlamadan bazı olaylar o hızla gelişio, ve acaba bu olay nası oldu die kendi kendinize sormanıza izin vermiyo. Çekimler oyuncular genel olarak kötüydü.
Daha sonra israil'in aday filminiizledim.Film ilk yarımsaatte çok iyi ilerliodu, hatta gittikçe gözümde güzelleşioduki, daha sonra ne oldu ne bitti birden konusundan saptı. Sonuç olarak güzel deildi tabiiki. Film karakter analizi yaparken, birden eve dönme hikayesi başlayınca tüm içimdeki heves mahvoldu.
Bu dalda galiba katyn kazanacak gibi geliyo.

en iyi animasyon:Bu sene geçen senelerdeki animasyon film adaylarından farklı olarak, yetişkinler için yapılmış bi film var adaylar arasında. Persepolis, o gerçekten komik haliyle, eğlenceli tarih anlatışıyla almasını tahmin ettiğim aday. Ama diğer yandan "Ratatouille" aynı zamanda en iyi özgün senaryoya da aday. Bu filmin alma ihtimalide yüksek. "Surf's Up" ı hiç katmıorum ihtimallere, aday olması bile büyük bir sürpriz. Ama benim adayım "persepolis".

Buradan sonraki tahmin listemi sıralarken ödülü kazanma ihtimali en düşük olandan, en yüksek olana doğru sıralicam.

en iyi uyarlama senaryo:
Atonement: Ne kazanacağı düşünülüyo, nede isteniliyo. en iyi uyarlama senaryo ödülünü kazanacak en zayıf aday.

Scaphandre et le papillon, Le: Bu filmde senalist değil yönetmen konuşuluyo. Bu filmde bu ödülü kazanamayacaklar arasında.

There will be blood: Bilmiorum ben There will be blood'da senaryo açısından çok değerli bir şey göremedim.

Away From her: Öncelikle şunu belirtmeliyim ki yepyeni çok iyi bir yönetmenle karşı karşıyayız,Sarah Polley. İlerde bir kadın olarak nadir görülen en iyi yönetmen dalında bir oscar adaylığı kapacağına eminim. Ne kadar tatlı, hoş, gerçekçi bir film. Gerçekten izlemeye başladığımda geçen sene çok beğenmediğim " Venus" tarzı bi film beliyodum. Ama tam tersi bu sene en beğendiklerim arasında kendine yer edindi. O çok hoş gerçekçi sonu bana bu iki ihtiyar:img-wink: arasındaki gerçek aşkı çok iyi hissettirdi. Eğer işin içine sadece duygularımı katarsam hemen bu filmin almasını isterim ama mantıklı bi seçim yapıyoruz.

No Country For Old MenEvet gerçekten çok etkileyici bir senaryosu var bu filmin. Hem karakterler için yazılan sözler olsun, hem de kişi tarifler olarak olsun gerçekten bir profesyonel işi. Büyük ihtimal en iyi uyarlama senaryo ödülünü bu film kazanacak.

En iyi özgün senaryo:
Ratatoille: Bu filmi jüri üyeleri eminim sadece animasyon ödülü için düşünecek. En iyi özgün senaryo için şansı yok.

The Savages: Maalesef izleyemedim ama zaten güçlü bir adaylığı yok.

Juno: Bu dalda en büyük favori adayı olarak gösterilmesi gerçekten çok şaşırtıcı. Bilmiorum galiba sorun bende ama, filmdeki dialogların fazla sahte olması, bizlerin anlayamayacağı amerikan esprilerinin olması ve olayların filmin sonlarına doğru komik bir şekilde çok hızlı gelişmesi bana göre adaylığı bile hak etmeyen bir film ortaya koyuyor. Bu senenin "little miss sunshine"si diye çağırılması da ne yazık. Galiba bu filmin bu kadar abartılması halka hitap etmesi ve roger ebert tarafından çok beğenilmesi olacak.

Michael Clayton: Evet gerçekten güzel bir senaryosu var Michael Clayton'un. Ama niyeyse özgün senaryo diyince aklıma hep ya kalabalık bir kadro ya da renkli bir film geliyor. O yüzden bu ödülü alması taraftarlarından değilim.

Lars and the Real Girl:Hayır yaa bu senenin Little Miss Sunshine'ı Juno değil, bu film gerçekten. Müzikleriyle olsun senaryosuyla olsun oyunculuklarıyla olsun süper. İlk olarak Juno ve Michael Clayton'u izledikten sonra bu dalda (normalde hiç olmaz böyle bir şey ama) umudumu yitirmiştim. Ama sonra bu filmi izledimki gerçekten süper bir film. Öyle bir filmki, filmdeki plastik kızın ben bile kasabadaki diğerleri gibi gerçek bir insan olduğuna inandım.Bazıları bu filmi saçma bulabilir, ama benim gibi kasaba hayatını bilen herkes kasabadaki herkesin birbirini tanıdığını bilir. Üstelik Ryan Gosling'in yanında çok bahsedilmeyen Emily Mortimer de süper rol yapmış. Niye oscara aday olmamış anlamadım. Umarım gözden kaybolmadan akademi bu oyuncuyu farkeder. Offf umarım bu film kazanacak ödülü. Çok istiyorum gerçekten. Umarım es geçilmez bu film.

En iyi yardımcı kadın oyuncu:
Saoirse Ronan: Adaylığı kapmasını istiyodum aslında. Çok sade rolüyle adaylığı hak etmiş bi oyuncu, ama sadece adaylık.

Ruby Dee: Rolünde kazanmayı zorlayacak kadar iyi bir rol yok. Aslında aday olmasına çok sevindim, sonuçta sinemaya seneler boyu katkıda bulunmuş bir isim ama zaten oyuncular birliğinden aldığı ödülle hak ettiği ödülü kazandı.

Amy Ryan: Filmde gıcık bir rolde oynamasına rağmen, işini iyi yaptığı ortada. Ama oscarı alması için bir sebep göremiyorum. Yani oscarı aldığı zaman, sadece Amy Ryan'ın performansını izlemek için filmin DVD'sini alan birisi, istediği performansı göremez bence.

Cate Blanchett: Daha şimdiden kazandığı 5 adaylıkla ilerde oyuncu kategorisinde adaylık rekoru kırabilir. Bu filmlede adaylığı hak etmiş bir oyuncu. Ama filmi izledikten sonra bana Felicity Hoffman'a adaylık getiren transeksüel rolünü hatırlattı. yani filmi izlerken bi türlü inanamamıştım onun transeksüel olduğuna. Cate Blanchett içinde aynı durum geçerli. Zaman zaman film içindeki hareketleriyle beni şaşırtsada, abartılı performansı ve benim içimde gelişen "aaaa bu kız" sesi bi kaç sahnede kendini gösterdi.

Tilda Swinton: Yıllar sonra gelen ilk adaylık... Aslında şimdiye kadar en az bi 5 tane adaylık getirmesi gerekiyodu buraya tilda swinton'un. Ama genelde oynadığı filmler festivallerde gösterildiği için hiç adaylık alamamış bir oyuncudur kendisi. Michael Clayton'daki performansı doruklarda geziniyo her zamanki gibi, ama ben tabii ki Tilda Swinon'ı bu filmle hatırlayacak değilim. Onun çok daha güzel performansları var. O her filmindeki rolünü ciddiye alan gerçek bir oyuncu. Tek kusuru oynayacağı filmi rolüne göre değil, filme göre seçmesi. Umarım jüride Tilda Swintn'un geçmiş rollerinide göz önünde bulunduracak ve bir daha adaylık alamayacağı ihtimalini göz önünde bulundurarak oscarı bu oyuncuya vereceği kanaatindeyim.

En iyi yardımcı erkek oyuncu:
Philip Seymour Hoffman: Bu ödülü almayacak.

Tom Wilkinson: Etkileyici deli performansı. Ama diğer adaylara bakınca yetersiz.

Hal Holbrook: Bu filmide maalesef izleyemedim ama etkileyici bir performans sergilediğini söylüyolar. Ama bu sene bu rolle hiç bi ödül almaması ve çok verimli olmayan geçmişi ödül alma ihtimalini zayıflatıyo.

Casey Affleck: Fimi izledikten sonra oscar kazanma ihtimallerinde zirveyi zorlayacağından emindim. Çok iyi bir performans sergilemiş gerçekten ama maalesef (bu kategori birbirine çok yakın gözüküyo) ondan daha iyi birisi var.

Javier Bardem:Zaten bana kalırsa çoktan oscarı kazanması gerektiğini düşündüğüm oyuncu. Daha filmi izlerken ilk sahnesinde polis memurunu öldürme sahnesi vardı ki, kendimi onun yerine koymaya çalıştım ama yok süper yapmış. Film genelindeki karakterin donuk ve laubali çelişkisini çok iyi bir şekilde yansıtmış. Ne diyim alması gerekiyodu zaten eminim alacakta.

En iyi kadın oyuncu:
Cate Blanchett: O yardımcı kadın oyuncu kategorisinde konuşuluyo.

Julie Christie: Galiba Chrisitie'nin bu rolde oynayacağı akdemi jürisi tarafından önceden öğrenilmiş ve kesin oscarı o alır diye düşünmüşler. Ama filmi izledimki Julie Christie'nin bazı sahnelerdeki abartılı performansı(biz mükemmeli arıyoruz) bu ödülü almayı hak etmediğini gösteriyor.

Ellen Page: Evet tek başına filmi taşıyan, ikinci Kate Winslet olarak düşündüğüm, daha önceki filmlerinide bildiğim bu yaşında mükemmel olan oyuncu. Bu adaylıkta kazanma ihtimali çok yüksek olabilirdi ama onun önüne çıkanlar oldu maalesef. Umarım kaderide Kate Winslet gibi olmaz ve en kısa zamanda bi oscar kazanır.

Laura Linney: işte ikinci Tilda Swinton.Aslında bir yandan Angelina Jolie 'nin adaylık almamasına üzülen, ama Laura Linney'in aday olduğunu duyunca havalara uçanlardanım. Yine bütün performansları süper olan ama rolünün sürprizli olmamasından dolayı bi türlü oscar ödülünü kucaklayamayan oyuncu. Bu senede nerdeyse kaçırıyoduki sürpriz bi şekilde adaylar arsına soktular. Son filminde nasıl rol yaptığını izleyemedim ama süper rol yaptığından hiç bir şüphem yok. Bu ödülü kazanmasını çok isterdim ama daha önceden alamadığı altın küre ve oyuncular birliği adaylıkları dolayısıyla oscarı kazanma ihtimali düşük isimlerden.

Marion Cotillard: Performansını ilk izlediğim oyuncuydu. Ama izledikten sonra oscarı alamayacağını düşündüklerimdendi. Bu kötü rol yaptı diye değil, bi fransız filmiyle, fransızca oynadığı bi rolle aday olduğu içindi. Ama diğer oyuncularıda izlediğimde hiç birinin bu ödülü bu oyuncu kadar hak etmediğini anladım ve adayım bu kanattan. Umarım alır ve onu daha popüler filmlerde çeşitli rollerde izleyebiliriz.

En iyi erkek oyuncu:
Tommy Lee Jones: Galiba aday etmelerinin sebebi her rolün altından abartısız kalkması. Ama kazanma ihtimali yok.

George Clooney: Daha iyi performanslar yokmuydu sizcede. Ryan Gosling adına üzüldüm valla. Keşke adaylığı o alsaymış. Bence adaylık kapmasının tek sebebi tony gilroy'un film gösterime girmeden önce george clooney'nin performasını mükemmel diye nitelendirdiği için.

Viggo Mortensen: Film boyunca hiç usanmadan o rus aksanını aynı seviyede tutmayı başaran isim. Gerçekten bravo. Tabii o malum dövüş sahnesi hiç unutulmayacaklar arasına girdi. Keşke filmde oscarlarda daha çok adaylık alabilseydi:icon_sorr.

Johnny Depp: Ah keşke bu kategoride kazanacak kişi kesin belli olmasaydı da Johnny Depp oscara uzansaydı. Geç kalmış bi oscar ödülü onun için. Bütün filmlerinde rolünü normal seviyenin üstüne çıkaran bi oyuncu. Ama akademi jürisininde onun bi oscarı olmadığı için üzüldüğünü sanmıyorum. Kendisi şu anda en çok tanınan aktörler arasında olduğu için ona halkın belkide oscar verdiğini düşünüp, çokta alması için çaba sarf etmiyolar gibi. Ama tabii bence kesinlikle bi tane alması lazım.

Danie Day-Lewis: There will be blood u daha bugün izledim ve izledikten sonra filmdeki "Daniel" rolü için "bi dakka yaa ben bu adamı tanıyorum" dedim. Öyle hakkaten, böyle ticaret adamları etrafımızda hep var ama hiç bu kadar iyi oynanmış şekilde izlememiştik. Oscarı sonuna kadar hak ediyo. Söyleyecek söz yok.

En iyi yönetmen:
Tony Gilroy: Bence adaylık almasına hiç gerek yoktu ama neyse. Galiba Michael Clayton'un oscar yarışındaki yerini koruması için aday etmişler. Ama başkaları daha çok hak ediyodu tabii.

Jason Reitman: O güzel şeker görüntüleri iyi yakalamış. Adaylık için yeterli sadece.

Paul Thomas Anderson: Aslında onu 3. sıraya koydum diye sakın üçüncülüğü hak ediyo diye düşünmeyin. Geri kalan 3 aday arasında bi sıralama yapmak zorunda olduğum için bu sırada kendisi. Çok iyi çekimler gerçekten Paul Thomas Anderson''un çok iyi bi yönetmen olduğu gerçek.

Julian Schnabel: Filmi izleyen herkes herşeyden çok yönetmeye yoğunlaşıldığını farketmiştir heralde. Kamerayı seyirciye göz gibi hissettirebilmek çok büyük bi başarı. Bu filmde yönetmenlikte hata yok ama daha çok hak eden bence başkası var.

Joel Coen, Ethan Coen: Çok iyi gerçekten. Filmi izlerken hiç sıkılmadan görüntüleri izleyebiliyorsunuz. Yani hepimizin bildiği gibi bu texas civarında çekilen, şerifli kasabalardaki filmler genelde renksiz ve bi yerde insana gına getirtir. Ben biraz bu açıdan önyargılı bakmıştım ama Coen kardeşler o sarı tonlarından sanki bir sürü renk çıkarmış gibi zevkle izleyebiliyosunuz. Bu ödülü bu kardeşler alacak gibi.

En iyi film
Atonement: Zaten bu dalda aday olması taraftarı bile değildim. Filmi izlemeden önce kitabını okumuştum. Kitap 3 bölümden oluşuyo ve yönetmen filmin ilk ve son partlarını çok başarılı bi şekilde çekmiş. Ama orta parttaki o heyecanlı savaş sırasındaki sahneler es geçilmiş ve kolaya kaçıldığını göstermiş. Zaten hep bu altın küre yüzünden değilmi bu filmin adaylığı...

Juno: Çok merak etmiştim aslında izlemeden önce nasıl bi film diye. Ama sonuç hayal kırıklığı... Söyleyecek söz yok bence almayacak.

Michael Clayton: Konu olarak çok hoş bi film. Tam bi karakter analiz filmi. Ama filmin insanı izlerken sürekli düşünmeye zorlaması ve hafif ukala tavrı oscar alma şansını küçültüyor.

There Will Be Blood: Ben bu filmi sevdim gerçekten hoş bi film. Ama filmin süresi ve o inişli çıkışlı temposu insanı arada bir esnetiyo. Bence jüride ilerde keşke bu ödülü başka bi filme verseydik demek istemeyecektir. O yüzden almayacağını düşünüyorum.

No Country For Old Men: Ve işte bana göre yılın filmi değil ama oscarda kazanacak film. Filmin sıkmayan temposu ve o kovalamacayı abartısız bi şekilde anlatması Coen kardeşlerin bi büyüsü olması gerek. Filmin insana sordurttuğu sorular, hayatın insanı iyilik yapmamaya zorlaması gibi konular çok iyi işlenmiş. Pek tabii ki o mükemmel sonu filmi tamamlamış insanlarn hiç bi zaman değişmeyeceklerini göstermiştir. Güzeldi en yakın zamanda bi daha izlicem. Oscarıda bu sene hak edenler arasına girmeyi başardı.

OOOOOOOOO ÇOK UZUN OLDU YAAAA. BİR SENE BOYUNCA İNSAN BÖYLE BEKLEYİNCE İÇİNDEKİLERİ DIŞARI VURMAK İHTİYACI HİSSEDİYO. KUSURA BAKMAYIN ARKADAŞLAR EN YAKIN ZAMANDA SİZİN TAHMİNLERİNİZİDE BEKLİYORUM...bye

ıslak ıslak
22-02-08, 14:08
sbuffy ve dizi_maniac öncelikle buradaki bilgilerle sayenizde minik bir oscar heyecanı yaşamış kadar olduk sağolun..:img-wink:
Evet sayılı günler kala nedense önceki senelerde duyduğum Oscar heyecanı bende gitgide azalmakta.. Bilmiyorum belki bunun altında, akademinin benim favori oyuncu ve yönetmenlerimi dikkate almamasının bir hasetliği de olabilir ama eskisi kadar heyecan duymuyorum nedense..
Yine de ne dersem diyeyim Oscar'ın dünyanın en prestijli sinema ödülü olması gerçekliğini değiştirmeyecek tabi ya neyse..:icon_whis
Oyuncular ve filmler gerçi henüz pek çok filmi göremesekte takip ettiğimiz kadarıyla hakettiğini düşündüğüm tarzda adaylar..
Haa şu da var tabi Sweeney Todd bir en iyi film adaylığını hak etmiyormuydu ya da bir Tim Burton yönetmen adaylığını, bana göre pek tabii hak ediyordu ama yine görmezden gelinmesi beni tabiri caizse deli etti (!) Hoş Johnny aday oldu da ne oldu ödülü alamayacağı aşikar zaten..
Sanırım Tim Burton'a Scorsese gibi yıllar yıllar sonra kendilerini affettirme tarzında bir ödül verirler.. Akademinin bu tutumuna alıştık artık..:icon_whis

sbuffy
23-02-08, 10:59
humble bazı noktalar haricinde tespitlerine katılıyorum.cate blanchettın bob dylandan bir kesiti oynarken bazı hareketlerinin abartıya kaçtığını düşünmüyorum.i'm not therein huffmana adaylık getiren transamerica veya robin williamsın oynadığı miss boubtfire gibi karşı cinsin canlandırıldığı filmlerden bir farkı var.filmde aynı karakterin farklı dönemlerini 5 oyuncu oynadı.catein haricindeki oyuncular erkekti ve üstelik gere,bale,ledger gibi güçlü oyunculardı.ayrıca filmde dylanın en bilinen dolayısıyla en çok karşılaştırma yapılacak özelliği cate tarafından canlandırıldı.bu dezavantajlara rağmen catein rolünün hakkını fazlasıyla verdiğini düşünüyorum.ayrıca scorsesein belgeselide catein oyunculuğunun başarılı olduğunun bir kanıtı:img-wink:
tilda swinton evet acımasız avukattaki rolü çok iyi canlandırdı ama daha iyi performansları vardı:img-wink:

ıslak ıslak sözlerin için teşekkürler.tim burton,cohenler veya anderson varken kazanamazdı ama adalığı hakediyordu en azından gilroydan daha fazla hakediyordu.
oyunculara gelince, daniel day lewis filmde yılın oyunculuklarından birini gerçekleştirdi.bu yüzden herkes kazanacağından emin görünüyor.öte yandan dizimaniacın sayesinde öğrenebildiğimiz bilgilerden bir tanesi akademinin lewisin sivri dilinden hoşlanmamaları.her ne kadar yeteneğini görmezlikten gelemeyiz deselerde yinede hiç belli olmaz.akademi özellikle oyunuların olduğu kategorilerde hep bir süpriz yapıyor.bu yüzden johnnynin de kazanabileceğini düşünüyorum.

sbuffy
23-02-08, 11:03
İşte Oscar mönüsü

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/5043270.jpg


Son 15 yıldır Oscar ödül töreninden sonra, California Valisi’nin verdiği baloda 1600 konuğa unutulmaz ziyafetler çeken ünlü Avusturyalı şef Wolfgang Puck, yarın akşamki mönünün ayrıntılarını Hürriyet’e anlattı.

Puck, "O zarif giysilerin içine girebilmek için bütün gün boyunca aç kalan ünlüler, valinin balosunda lezzetli yemeklerime adeta saldırıyorlar" dedi.

HOLLYWOOD yıldızlarının Avusturyalı yıldız aşçısı Wolfgang Puck, Oscar töreni sonrası California Valisi Arnold Schwarzenegger’in vereceği balo için hazırlıklarını sürdürürken Hürriyet’e ilginç açıklamalarda bulundu. 15 yıldır Oscar törenleri için düzenlenen resepsiyonların ve baloların resmi mönüsünü hazırlayan ünlü şef, bu yıl senaristlerin grevi nedeniyle oluşan belirsizlikten kendisinin ve 350 kişilik mutfak ekibinin sinirlerinin bozulduğunu belirterek "Yine de biz her yönden hazırdık, ancak motivasyon eksikliği ile tam randımanla çalışamadık" dedi.

OBURLAŞAN YILDIZLAR

Pazar akşamı Kodak Tiyatrosu’ndaki ödül dağıtımından sonra düzenlenecek baloya 1600 davetlinin katılacağını hatırlatan Wolfgang Puck, Hürriyet’e bazı yemeklerin örneklerini ve "Oscar Pastası"nın maketini gösterdi. Ünlü şef, ödül törenine katılan yıldızların sanat eserini andıran tuvalet ve smokinlerinin içine girmek için, gün boyu yemek yemediklerini, ayrıca 3.5 saat süren törenin ardından açlıktan bitap düşmüş durumda masaya oturduklarında, kendilerini tutamadıklarını söyledi. Puck, oburlaşan yıldızları hayaranlıkla seyrettiğini belirterek "Tam görmeye değer bir sahne. Ama yemeklerimi iştahla yemeleri beni mutlu ediyor" dedi.

BALIKLARINIZ ENFES

Şef Puck, zaman zaman özel davetler için özel yemekler yaptığını, en çok Brad Pitt, George Clooney ve Cameron Diaz’ın partilerinden keyif aldığını da sözlerine ekledi. Avusturyalı aşçı Türk mutfağının zenginliğinden söz ederken "Sizin denizlerden çıkan balıkları Hollywood’da pişirsem yıldızlar parmaklarını da yerler" dedi.

Bu yıl büfede gösteriş yok

Bu yılki Oscar mönüsü sadeliğiyle dikkat çekiyor.

Yemek, Oscar heykelciği şeklindeki somon balığının üzerine Rus havyarı ile başlanacak.

Istakoz salatası, Roma usulü enginar, sebzeli fındık pizzaları, teriyaki soslu sığır pirzolası sunulacak.

Egzotik meyvelerden yapılan salata

Özel Oscar Pastası.

California Napa Vadisi’nden Chardonnay beyaz ve Cabernet Souvignon kırmızı şarap.

Gecenin finalinde Dom Perignon şampanya.

Özel Oscar Şarabı Red Carpet

Oscar ödül töreninin resmi şarabının adı "Red Carpet" (Kırmızı Halı) sadece bu özel gün için 300 kasa üretiliyor. California’nın üzüm bağlarıyla ünlü Napa Vadisi’ndeki "Sterling" şarapevi tarafından özel üretilen "Red Carpet" adlı Cabernet Sauvignon’un Kodak Tiyatrosu’ndaki tanıtımında Hürriyet de bulundu. Beş yıldan beri Oscar etkinliklerinin resmi şarabı olan Sterling’in yönetim kurulu başkanı Chris Millard, baloda Red Carpet’in içileceğini ve 300 kasanın özel üretilip şişelendiğini belirterek "Ayrıca Oscar ödülünü kazanan her akademi üyesine bir kasa armağan edeceğiz" dedi. Millard, beyaz şarap olarak "Gold Standard Reserve Chardonnay" ile "Red Carpet Cabernet Souvignon 2004"ün yalnızca Oscar töreninde tüketildiğini söyledi.

kaynak:hürriyet,Reha Erus

sbuffy
23-02-08, 11:18
80. Oscar töreni NTV ve CNBC-e’de

http://www.ntvmsnbc.com/news/280711.jpg

Bu yıl 24 Şubat Pazar’ı 25 Şubat Pazartesi’ye bağlayan gece yapılacak 80. Oscar ödül töreni, simultane çeviriyle NTV’den, orijinal sesiyle CNBC-e’den canlı yayınlanacak...

Sinema dünyasının zirvesinde yer alan Akademi Ödülleri 80. kez sahiplerini buluyor. “80. Oscar Ödül Töreni” Pazar gecesi ABD’nin Los Angeles kentinde gerçekleştirilecek ve NTV’den canlı olarak yayınlanacak. Yekta Kopan’ın konukları Tuğrul Eryılmaz, Mehmet Açar ve moda editörü Ece Sükan ile ödül törenini değerlendireceği “Oscar Gecesi” özel programı 24.00’te başlayacak. 01.00’den itibaren ise Kırmızı Halı Seremonisi ekrana gelecek. OSCAR Ödül Töreni ise 03.00’de başlayacak. Tören orjinal sesiyle de CNBC-e’de yayınlanacak.

3 bin 500 kişilik Kodak Tiyatrosu’ndaki muhteşem şöleni e2 kanalında yayınlanan “The Daily Show”dan tanıdığımız Emmy ödüllü komedyen Jon Stewart sunacak.

Törende James McAvoy, George Clooney, Cate Blanchett, Renee Zellweger, Tom Hanks, Harrison Ford ve Nicole Kidman da kazanan sanatçılara ödüllerini verecek. Ayrıca, geçen yıl Oscar ödülü kazanan Forest Whitaker ve Dame Helen Mirren da ödül dağıtacak ünlüler arasında yer alacak. Gecede Amy Adams ve John McLaughlin de performans sunacak.
OSCAR GECESİ 24.00 ve KIRMIZI HALI (Canlı)
Oscar heyecanı bu yıl da NTV’de yaşanacak. Yekta Kopan’ın sunacağı özel programın canlı yayın konukları Tuğrul Eryılmaz, Mehmet Açar ve moda editörü Ece Sükan... Simültane çeviri yapılacak törende ise Tuğrul Eryılmaz ve Mehmet Açar verilecek aralarda film ve oyuncuları yorumlayacak.

http://www.ntvmsnbc.com/news/280713.jpg

Canlı yayınlanacak programda sinema eleştirmenleri Tuğrul Eryılmaz ve Mehmet Açar Oscar adayı filmleri ve oyuncuları, daha önce ödül alan filmleri, unutulmaz anları yorumlarlarken moda editörü Ece Sükan da Oscar modasını değerlendirecek.

KIRMIZI HALI
Kırmızı Halı seremonisi 01.00’den itibaren canlı yayınla ekrana gelecek. Hollywood’un yıldız aktristleri arasındaki rekabet, oyunculukları kadar giyim zevklerini de içine alıyor. Oscar davetlilerinin ‘Kırmızı Halı’ üzerindeki yürüyüşleri, şovun önemli bir parçası. Akademi Ödül Töreni gecesi Hollywood yıldızlarının geçidini NTV aracılığıyla izleyenler, sinema, moda dünyasının ünlü simaları, film dağıtımcıları ve yapımcıların canlı yayındaki değerlendirmelerine de tanık olacaklar.

kaynak:ntvmsnbc

sbuffy
23-02-08, 16:56
http://img530.imageshack.us/img530/7031/35871724uz3.jpg
http://img530.imageshack.us/img530/8905/35871671sq7.jpg
http://img530.imageshack.us/img530/8819/35914943bg5.jpg
http://img530.imageshack.us/img530/6806/35833513sv4.jpg
http://img530.imageshack.us/img530/9978/35871447dt3.jpg
http://img530.imageshack.us/img530/4786/35833518rf3.jpghttp://img530.imageshack.us/img530/2092/35833636kk9.jpg

denizimsi
25-02-08, 11:33
Marion Cotillard En İyi Yönetmen ve En İyi Film ödülleri Ethan Coen ve Joel Coen kardeşlerin oldu...

Gecenin merak edilen ödüllerinden biri henüz ilk dakikalarda belli oldu. Animasyon harikası Ratatouille, Persepolis'in önüne geçerek En İyi Animasyon ödülünün sahibi oldu. Şüphesiz Persepolis çok anlamlı, çok etkileyici bir sinema deneyimi. Fakat anlaşılan Oscar üyeleri de Ratatouille'un şık ve taze çekiciliğine karşı koyamadı.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü, İhtiyarlara Yer Yok'un sıradışı ve unutulmaz seri katiline hayat veren Javier Bardem'e verildi. En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü ise güçlü performansıyla İngiliz oyuncu Tilda Swinton kazandı.

En İyi Kadın Oyuncu ödülünün yeni sahibi, genç aktris Marion Cotillard oldu. Oyuncunun yıldız isimleri geride bırakarak ödüle uzanması gecenin sürprizlerinden biriydi. En İyi Erkek Oyuncu ödülünü belki de yılın en güçlü performansını ortaya koyan Daniel Day-Lewis aldı.

En İyi Uyarlama Senaryo ödülü İhtiyarlara Yer Yok'un usta işi ve benzersiz senaryosuna imza atan Coen kardeşlere gitti. En İyi Senaryo ödülü ise çok konuşulan, büyük beğeni toplayan Juno'ya gitti.

En İyi Kısa Film ödülünü Le Mozart des Pickpockets, En İyi Kısa Animasyon ödülünü ise Peter & the Wolf aldı.

En İyi Belgesel dalında muhalif filmlerin adaylığı göze çarpıyordu. Kazanan film olan Taxi to the Dark Side'ı Irak'taki Amerikalı askerlerin açıklaması Oscar'ın arabulucu bir girişimi olarak değerlendirildi. Gecede Robert Boyle'a bir Onur Ödülü verildi.

sbuffy
25-02-08, 12:36
En İyi Film: No Country For Old Men
En İyi Yönetmen: Ethan & Joel Cohen
En İyi Orijinal Senaryo Diablo Cody (Juno)
En İyi Uyarlama Senaryo: Ethan & Joel Coen (No Country for Old Men)
En İyi Yabancı Dilde Film: The Counterfeiters" (Avusturya)
En İyi Belgesel: Taxi to the Dark Side (Alex Gibney ve Eva Orner)
En İyi Animasyon: Ratatouille

http://img235.imageshack.us/img235/9263/79975546bp4.jpg
En İyi Bayan Oyuncu: Marion Cotillard
En İyi Yardımcı Bayan Oyuncu: Tilda Swinton
En İyi Erkek Oyuncu: Daniel Day Lewis
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Javier Bardem

En İyi Görüntü Yönetmeni: Robert Elswit (There Will Be Blood)
En İyi Sanat Yönetmeni: Dante Ferretti; Set Dekor: Francesca Lo Schiavo (Sweeney Todd)
En İyi Kurgu: Christopher Rouse (The Bourne Ultimatum)
En İyi Görsel Efekt: The Golden Compass (Michael Fink, Bill Westenhofer, Ben Morris ve Trevor Wood)
En İyi Ses Kurgusu: Karen Baker Landers, Per Hallberg (The Bourne Ultimatum)
En İyi ses miksajı: Scott Millan, David Parker, Kirk Francis (The Bourne Ultimatum)
En İyi Makyaj: Didier Lavergne ve Jan Archibald (La Vie En Rose)
En İyi Kostüm: Alexandra Byrne (Elizabeth: The Golden Age)
En iyi Müzik: Dario Marianelli (Atonement)
En İyi Şarkı: Once “Falling Slowly” (söz ve müzik: Glen Hansard ve Marketa Irglova)

sbuffy
25-02-08, 12:43
Cohenler
Ethan Cohem : " daha önce söylediklerime ekleyecek birşeyim yok"
http://img214.imageshack.us/img214/3262/79975551eg7.jpg
http://img214.imageshack.us/img214/3687/79974834jt5.jpg
http://img214.imageshack.us/img214/3599/79974340em9.jpg

Robert Elswit (There Will Be Blood)
" Bu film Daniel day-Lewisin omuzlarında yükseldi"

http://img214.imageshack.us/img214/289/79974331zt2.jpg
http://img214.imageshack.us/img214/2372/79973954tn5.jpg

Taxi to the Dark Side (Alex Gibney ve Eva Orner)
http://img214.imageshack.us/img214/9711/79974493ns8.jpg
http://img214.imageshack.us/img214/4378/79973930jd7.jpg

Diablo Cody (Juno)
"beni olduğum gibi kabul ettikleri için aileme teşekkür ederim "

http://img214.imageshack.us/img214/8706/79975848ad6.jpg
http://img214.imageshack.us/img214/5126/79973923ty5.jpg

sbuffy
25-02-08, 12:46
Javier Bardem

"...Bu ödülü anneme adamak istiyorum"

http://img235.imageshack.us/img235/4805/79973990jr5.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/7201/79973980qa0.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/6849/79974056km1.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/8816/79974274jd1.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/3871/79974266tr0.jpg

Marion Cotillard

"...Bu şehirde meleklerin olduığu gerçekten doğruymuş."

http://img141.imageshack.us/img141/2898/79973874oa5.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/7906/79973769vs3.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/7576/79973761ec5.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/5530/79973759jj9.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/517/79973775fw9.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/9933/79973877uu0.jpg

sbuffy
25-02-08, 12:49
Daniel Day-Lewis

"..bu Thomas Andersonın dünyasında filizlenen bir heyelcik"

http://img235.imageshack.us/img235/5813/79974501ti2.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/93/79974643qt6.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/3248/79974616zf7.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/9880/79975601we5.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/6801/79975608kp7.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/1754/79975651jm4.jpg


Tilda Swinton

"Hayır doğumgünün kutlu olsun.Benim bir menajerim var aynen ona benziyor..."

http://img235.imageshack.us/img235/5498/79974014ht2.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/1524/79974035hw5.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/7947/79975707ib8.jpg
http://img235.imageshack.us/img235/7347/79975688cz1.jpg

sbuffy
25-02-08, 13:08
Alexandra Byrne (Elizabeth: The Golden Age)
http://img214.imageshack.us/img214/6348/79970374fe1.jpg

Brad Bird (Ratatouille)
http://img214.imageshack.us/img214/8260/79970769sw9.jpg

Dario Marianelli (Atonement)
http://img144.imageshack.us/img144/8972/79973733im1.jpg

Karen Baker Landers, Per Hallberg (Bourne)
http://img144.imageshack.us/img144/2764/79974187xd2.jpg

Dante Ferretti ve Francesca Lo Schiavo (Sweeney Todd)
http://img144.imageshack.us/img144/6045/79974364lh8.jpg

Christopher Rouse (Bourne)
http://img262.imageshack.us/img262/3706/79974917kx2.jpg


Glen Hansard ve Marketa Irglova (Once)
http://img262.imageshack.us/img262/7629/79973838rh2.jpg

Michael Fink, Bill Westenhofer, Ben Morris ve Trevor Wood (Golden Compass)
http://img205.imageshack.us/img205/3606/79976830pe9.jpg

sbuffy
25-02-08, 14:04
senarist grevi iyiki bitmiş kimbilir bitmeseydi ne kadar sıkıcı olacaktı.tören önceki yıllara göre daha sönük geçti.
jon stewart şova hazırlanmak için sadece 5 günü olduğunu söylesede daha komik olabilirdi.tek güldüğüm espirisi: hamile adaylarımız alba,blanchett,kidman ve kazanan angelina jolie:)

once,bourne ile marion cotillard'ın ödül almasına çok sevindim.
her ne kadar entellektüeller bu tarz filmlere burun kıvırsalarda bourne türünün tekrar canlanmasını sağlayan çok iyi bir yapım.özellikle son film gerçekten çok iyiydi.kurguda alacağını tahmin ediyordum.diğer dallardaki ödülleri de almasına sevindim.

onceun da en iyi şarkı ödülünün kapmasına çok sevindim.filmdeki her şarkı çok güzeldi.onceun oyuncuları ödülü alırken çok sempatiktiler.özellikle Marketa Irglovaya konuşma fırsatı tanındığında:) farklı olsakta ümid hepimizin ortak noktası sözü salondan büyük alkış aldı.

marion cotillard lütfen marion kazanmış olsun derken adı söylenince cate blanchett gibi çok mutlu oldum:) cate blanchettın zıplayıp alkışlaması çok şirindi.geceden eli boş dönsede o cate sevenler olarak gönlümüzün şampiyonu:img-wink:

roger deakins,cate blanchett (yardımcı dalda) ve katynin ödül alamamasına üzüldüm.bir eleştirmen blanchett ve deakinsin iki adaylığı olduğu için oylarının bölüneceğini bu yüzden elleri boş döneceğini söylemişti.haklı çıktı

katynin muhtemelen kendilerine özgü bir konuyu işlediği için ödülü The Counterfeiters'a kaptırdığını düşünüyorum.yoksa wajda o kadar iyi bir film yapmış her karesinde o kadar özenmiş ki ödül almaması olanaksızdı.

sanat yönetimi ödülünü sweeney todd,makyaj ödülünü kaldırım serçesi,en iyi kostüm ödülünü elizabeth sonuna kadar hakettiler.
yalnız beni en çok şaşırtan görsel efekt ödülünün golden compassa gitmesiydi.transformersı da golden compassıda çok fazla beğenmemiştim ama transformers kesinlikle ödülü daha fazla hakediyordu.galiba bu film akademiin kontejyanından kazandı:)

uyarlama senaryoda ödülün no countrye gideceği belliydi orjinal senaryoda ise michael clayton dedik ama juno çıktı.

daniel day-lewis ve javier bardem beklenildiği gibi ödülü kazanan oyuncular oldu.
bu arada seyrderken ödüllerin no countrye gitmesine o kadar alışmışım ki uyku sersemliğinin etkisiylede daniel day lewis ödül konuşması sırasında andersondan bahsederken niye rakip filmin yönetmenine teşekkür ediyor diye düşünürken sonradan danieın there will be blooddan olduğu dank etti:img-hyste

geceden ilginç notlar önceki yıllara göre fazla değildi.
cohenler filmin aldığı 3.ödülde ethan cohenin önceden söyleyecekerime ekleyecek birleyim yok demesi ,sonrasında denzel washingtonın en iyi film ödülünü açıklamasıyla kulisten tekrar sahneye çıkmaları harikaydı.

stewart halle berry ve judi denchi takdim ettiğinde sahneye Seth Rogen ve Jonah Hill in gelmesi ve aralarındaki hangimiz halle konuşmsına çok güldüm:)

colin farrellın düşmekten son anda kurtulması da gecenin en ilginç olaylarındandı

kırmızı halıyı seyretmedim ama gördüğüm kadarıyla gecede jassica alba,jennifer gardner,nicole kidman ve marion cotillard çok şıktı

ıslak ıslak
25-02-08, 14:15
sbuffy eklediklerin için sağol canım..
Genel olarak pek sürprizli bir gece olmadığını düşünmekteyim.. Favori gösterilenler ödüllerini aldı..
No Country For Old Men ve Coen kardeşler hemen herkesin beklediği isimlerdi..
Daniel Day Lewis benim gönlümdeki isim olmasa da bu filmdeki oyunculuğunun başarısını inkar etmek olmaz.. Yalnız bir umutla daha önceden bir ödülü olan ve sanırım ''Sol Ayağım'' filmiyle almıştı ki o da inanılmaz bir performanstı dediğim gibi ödüllü bir oyuncu olan Daniel Day Lewis'in yerine daha önce birçok kez Oscar adayı olup da kazanamayan Johnny Depp'e ödül verirler diye beklemedim desem yalan olur.. Akademi böyle sürpizleri çok kez yapmıştır, ama bu sefer umutlar yine boşa çıktı.. Bir daha ki sefere demiycem çünkü o bir daha ki sefer bir türlü gelmiyor..
En iyi kadın oyuncuda keza Marion Cotillard'ın ödülü alması beklediğim bir durumdu.. Filmini izlemesem de tanıtımlardan vs. görüntülerden Edith Piaf'ın ruhu sanki bedeninde can bulmuş gibiydi.. Hakettiğini düşünüyorum..
En iyi kadın oyuncuda Cate Blanchett'de aklımdaki bir isimdi ama ben onu daha çok yardımcı kadın oyuncu ödülünü alacağını düşündüğümden bu kategoride pek şans tanımamıştım.. Ödülü alamaması çok şaşırttı beni..
Bob Dylan'ı canlandırdığı ve gerçekten bir kadının bir erkeği canlandırması gibi bıçak sırtı bir roldeki performansı bana göre gerçekten çok başarılıydı.. Ama olmadı..
Javier Bardem yardımcı erkek oyuncudaki banko favorimdi ve yanılmadım, çok beğendiğim bir oyuncudur kendisi.. The Sea İnside filmiyle oldukça hakedip de kazanamadığı Oscar'a bu filmle kavuştuğunu görmek sevindiriciydi..
Darısı tüm hakedip de alamayanların başına..:img-yes:

misskrueger
25-02-08, 14:42
Bu sene çok dumur edici hadiseler olmadı,diger senelere göre çok sade geçti.Aynı şekilde kırmızı halıda öyle.En iyi erkek,en iyi kadın ve yardımcı erkek oyuncu dalında bekledigim yerlere gitti ama beni en çok şaşırtan yardımcı kadın oyuncu dalında cate'in ödül almaması oldu.Golden Compas sa ödül vermelerinede şaşırdım,onuda beklemiyordum.sbuffy'nin de yazdıgı gibi Jon Stewart'ın en iyi espirisi hamile adaylar,gerçekten komikti.Bence 81.Oscar törenini Jim Carrey sunmalı...

deadly_angel
25-02-08, 14:47
Sabaha kadar ayakta kalmama değen bir tören olmadı.Cate ve Kefaret'in törenden ödül alamadan dönmesi çok şaşırtıcıydı.Altın Küre ve Oscar'ın aynı olduğu iddiası çürümüş oldu böylelikle.Özellikle Cate'in ödül almamasına üzüldüm.Elizabeth Golden Age'deki performansını izledikten sonra ''Oww! Bu kadın önceki hayatında kesinlikle kraliçeydi.'' demiştim.

sbuffy
25-02-08, 15:03
ıslak ıslak aynı sebeplerden ötürü bende belki ödül deppe gidebilir diye düşünmüştüm.en iyi yardımcı oyuncu ödülünü swinton kazandığında erkek oyuncu ödülü clooneye gidecek diye aklım çıktı.ama korktuğum olmadı.daniel day lewis ödülü haketti ve kazandı.akadenmi scorsese'e de eninde sonunda hakettiği ödülü verdi.gün gelecek burton ve deppe de verecektir

bence gelecek yıl robin williams sunsa seyircileri kahkaha krizine sokar:img-wink:

deadly_angel cate blanchett en sevdiğim bayan oyuncu olmasına ve elizabethi ilk filmde olduğu gibi yine çok iyi canlandırmasına rağmen başından beri ödülün mariona gitmesini istemiştim.çünkü edith piafı kusursuz bir şekilde oynamış.eğer ödülü alamasaydı büyük haksızlık olurdu.ayrıca cate her oynadığı rolle harikalar yarattığı için daha önünde çok adaylıklar olacaktır:img-wink:

sbuffy
25-02-08, 15:07
http://img205.imageshack.us/img205/9797/2008adamsa03fl2.jpghttp://img205.imageshack.us/img205/8227/2008affleckc01nz7.jpg
http://img205.imageshack.us/img205/520/2008albaj01yc6.jpghttp://img205.imageshack.us/img205/2859/2008bardemj01ii1.jpg
http://img205.imageshack.us/img205/7136/2008blanchettk01hd8.jpghttp://img205.imageshack.us/img205/5286/2008christiej01xz5.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/6jerzeol6xlmlbikwlvp.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/h3hdc3ud7gs11itgmj2s.jpg

misskrueger
25-02-08, 15:11
Aslında gecenin en güzel ve bir yandanda en üzücü olayı aramızda olmayanlar için yaptıkları şey.Onları unutmamaları çok güzel bir davranış.

sbuffy
25-02-08, 15:12
http://www.resimekle.gen.tr/files/g0cm08p0xrx0qwn67m1y.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/2hd0ttp66jxvlqaz3toc.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/30xt18f9ucekmgvj5qse.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/5xjhfg0rjcfnymjlllun.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/0g12onhfsnpc9umhyg5s.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/9qkrp22be2cesj9foz2h.jpg

sbuffy
25-02-08, 15:19
misskrueger aramızdan ayrılanları hatırlatmaları dediğin gibi hoş bir davranış

http://www.resimekle.gen.tr/files/r73cided5plibqybth62.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/jwancwrby7lav7i90vfh.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/lhwx7h9rftadgqut6fby.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/no0hg1qgjr707ok5oigy.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/svsc4kek17l4nwemxet8.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/vtphfvjz52as7nm8hjsg.jpg

sbuffy
25-02-08, 15:24
http://www.resimekle.gen.tr/files/a6vbtsebwfspil8rl8ik.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/a59to96blrodj18ovcwn.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/pob5rmsq2a57kp1s9v7q.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/qbw30vlxfj65mji8otir.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/c0kyhr6a8nqky1w7bafa.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/asq00jqdgp3kxpn9wjck.jpg

sbuffy
25-02-08, 15:29
http://www.resimekle.gen.tr/files/cw8w7q2max2kqcczv0fs.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/2ydmdqr77pkd55ptu6q3.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/q335jr93c1p8pqb09rvx.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/5zw1llye0nk2xn38hkqq.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/yodz268a7esivunxcpuh.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/9196uy4bedk937l0aze8.jpg

deadly_angel
25-02-08, 15:31
deadly_angel cate blanchett en sevdiğim bayan oyuncu olmasına ve elizabethi ilk filmde olduğu gibi yine çok iyi canlandırmasına rağmen başından beri ödülün mariona gitmesini istemiştim.çünkü edith piafı kusursuz bir şekilde oynamış.eğer ödülü alamasaydı büyük haksızlık olurdu.ayrıca cate her oynadığı rolle harikalar yarattığı için daha önünde çok adaylıklar olacaktır:img-wink:

Kesinlikle, ben kendimi baya bi şartlamıştım kesin alacak diye.Aslında birde şöyle bir durum var.Geçen yıl Helen Mirren, oscarı Kraliçe Elizabeth karakteriyle kucaklamıştı.O yüzden bu yıl Cate'e vermezler diye düşünüyordum.Mariona'nın filmini henüz izleme şansını bulamadım.Ama izlesemde sanki objektif olamazdım bu konuda gibime geliyor.Dediğin gibi birsürü adaylığı olacaktır.Cate seneye de yine harika yapımlarla adından sözettir eminim.:img-yes:

sbuffy
25-02-08, 15:32
http://www.resimekle.gen.tr/files/qaya1ganxe3zstboj7be.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/c2m39kln9gr6ksb8hfmt.jpg
http://www.resimekle.gen.tr/files/aqicgfd99g5vfdihn19n.jpghttp://www.resimekle.gen.tr/files/sptxxhid5efiivmxkuc7.jpg

sbuffy
25-02-08, 16:56
ABD başkan adayları Oscar’dan nasibini aldı

http://www.ntvmsnbc.com/news/281041.jpg

Törende “Oscar 80. yılını kutluyor, demek ki Cumhuriyetçi Parti’den başkan adayı olabilir” diyen Stewart, Demokrat adaylara, “ABD başkanını siyah ya da kadın olarak gördüğünüzde, o sırada bir göktaşı Özgürlük Heykeli’ne çarpıyor olur” sözleriyle sataştı.

80. Oscar Ödül Töreni’nin sunucusu ünlü şovmen Jon Stewart’ın, açılış konuşmasında, ABD’de Kasım 2008’deki başkanlık seçimi için yarışan adaylarla ilgili yorumları, töreni izleyenleri kırdı geçirdi.

Adaylardan bahsederken, en iyi kadın oyuncu dalında Julie Christie’nin rol aldığı filmi ‘Away from her’ün konusunu anlatan Stewart, “Alzheimer hastalığına yakalanan bir kadının, kocasını unutmasını anlatıyor. Hillary Clinton bu film için ‘yılın filmi’ dedi. Sizin de başınıza gelebilir” deyince salonda alkış koptu.

“Oscar ödülleri 80. yılını kutluyor. Demek ki Oscar, Cumhuriyetçi Parti’den başkan adayı olabilir” diyen Stewart, Cumhuriyetçi adayların yaşlarına da gönderme yapmaktan geri kalmadı.

Demokratlar arasında ciddi bir çekişmenin olduğunu söyleyen Stewart, “Normalde ABD’nin başkanı olarak siyah ya da kadın birini gördüğünüz tek yer filmlerdir, onda da bir göktaşı Özgürlük Heykeli’ne çarpıyor olur” sözleriyle sataştı.

Demokrat aday Barack Obama’nın zoru başardığını da söyleyen ünlü sunucu, “Sadece Afrikalı Amerikalı olduğu için değil, ikinci ismi Hüseyin. Irak’ın eski tiranıyla aynı. Soyadı da, Usame bin Ladin’in ismiyle kafiyeli. Bunları aşmak kolay değil” dedi.

Adolf Hitler’i ‘örnek’ veren Jon Stewart, “Hepimiz hatırlıyoruz değil mi, 1944’teki seçim kampanyasına hastalığı nedeniyle devam edemeyen ‘Gay’dolf Titler’i. Ne üzücü, Titler’in bir çok iyi fikri vardı. Ama ismini aşamadı bir de bıyığını” diyerek konuşmasını tamamladı.

kaynak:ntvmsnbc

sbuffy
25-02-08, 17:01
‘No Country For Old Men’e 4 dalda Oscar

http://www.ntvmsnbc.com/news/281043.jpg

80. Oscar ödülleri Los Angeles’ta düzenlenen muhteşem bir törenle sahiplerini buldu. Gecede “No Country For Old Men” 4 dalda Oscar kazandı. En iyi erkek oyuncu ödülü Daniel Day Lewis’in olurken, en iyi kadın oyuncu ödülü Fransız Marion Cotillard’e gitti.

NTV’den de canlı yayınlanan gece, ünlülerin ‘kırmızı halı’dan geçişiyle başladı. Ünlü tasarımcıların giydirdiği yıldızlar şıklık yarışındaydı. Komedyen John Stewart’ın sunduğu bu yılki Oscar ödüllerine “No Country for Old Men” (İhtiyarlara Yer Yok) adlı film damgasını vurdu. “No Country For Old Men” en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi yardımcı erkek oyuncu ve en iyi uyarlama senaryo dallarında Oscarları kazandı.

Filmin yönetmenleri ve senaryo yazarları Cohen kardeşler en iyi uyarlama senaryo ve en iyi yönetmen dallarında olmak üzere iki defa sahneye çıktılar.

En iyi kadın oyuncu ödülünü ” La Vie En Rose” (Kaldırım Serçesi) filminde Edith Piaf’ın hayatını canlandıran Fransız oyuncu Marion Cotillard, en iyi erkek oyuncu ödülünü ise “There Will Be Blood” (Kan Dökülecek) filmindeki rolüyle İngiliz oyuncu Daniel Day-Lewis aldı.

En iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü “Michael Clayton” daki rolüyle İngiliz oyuncu Tilda Swinton, en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü ise “No Country for Old Men” (İhtiyarlara yer yok) filmindeki rolüyle İspanyol oyuncu Javier Bardem kazandı.

http://www.ntvmsnbc.com/news/281048.jpg

Bu yıl 80. kez sahiplerine kavuşan Oscar ödüllerinde en iyi yabancı film ödülüne “Kalpazanlar-The Counterfeiters” ile Avusturya filmi kazandı.

80. OSCAR ÖDÜLLERİNİ KAZANANLAR
En iyi film: No Country for Old Men
En iyi yönetmen: The Coen Brothers - No Country for Old Men
En iyi erkek oyuncu: Daniel Day-Lewis - There Will Be Blood
En iyi kadın oyuncu: Actress: Marion Cotillard - La Vie En Rose
En iyi yardımcı erkek oyuncu: Javier Bardem - No Country for Old Men
En iyi yardımcı kadın oyuncu: Tilda Swinton - Michael Clayton
En iyi özgün senaryo: Diablo Cody - Juno
En iyi uyarlama senaryo: Joel and Ethan Coen - No Country for Old Men
En iyi yabancı film: The Counterfeiters - Avusturya
En iyi animasyon: Ratatouille
En iyi kısa metrajlı animasyon film : Peter and the Wolf
En iyi kısa metrajlı belgesel film: Freeheld
En iyi uzun metrajlı belgesel film: Taxi to the Dark Side
En iyi sanat yönetmeni: Sweeney Todd
En iyi görüntü yönetmeni: Robert Elswit (Kan Dökülecek-There Will Be Blood)
En iyi kostüm: Alexandra Byrne (Elizabeth: Altın Çağ)
En iyi makyaj: Didier Lavergne ve Jan Archibald (La Vie en Rose-Kaldırım Serçesi)
En iyi şarkı: “Falling Slowly” - Once, Glen Hansard ve Marketa Irglova
En iyi görsel efekt: The Golden Compass
En iyi özgün müzik : Dario Marianelli (Atonement)
En iyi kurgu: The Bourne Ultimatum
En iyi kısa metrajlı film : Live Action Short: Le Mozart Des Pickpockets
En iyi ses kurgusu : The Bourne Ultimatum
En iyi ses miksajı: The Bourne Ultimatum

Kazananların ve ödül adaylarının tam listesi

Oscar ödül töreninin geniş özetini 11.00’den itibaren, tamamını ise 22.00’den itibaren NTV’den izleyebilirsiniz.

kaynak:ntvmsnbc



Oscar ödül töreninin tamamını 22.00’den itibaren NTV’den izleyebilirsiniz.

sbuffy
25-02-08, 17:04
Oscar ödülleri Avrupalılara gitti

http://www.ntvmsnbc.com/news/281046.jpg

Los Angeles’ta Kodak tiyatrosunda dağıtılan ödüllerde, 1964 yılından beri ilk defa en iyi kadın, erkek, yardımcı kadın ve yardımcı erkek dallarının tümünde ABD’li olmayan oyuncular Oscarlara ulaştı.

Bu yıl 80. kez verilen Oscar ödüllerinde, sahneyi Avrupalı oyuncular doldurdu.

COTILLARD: “BU ŞEHİRDE HALA MELEKLERİN OLDUĞU DOĞRU”

“Kaldırım Serçesi-La Vie en Rose”daki rolüyle en iyi kadın oyuncu ödülünü almak üzere sahneye gelen Fransız oyuncu Marion Cotillard, nutkunun tutulduğunu belirtti ve teşekkür konuşmasında, “Bu şehirde hala meleklerin olduğu doğru” dedi.

En iyi erkek oyuncu ödülünü kazanan İngiliz Daniel Day-Lewis de 8 dalda Oscar’a aday olan “Kan Dökülecek” filmindeki rolüyle Oscar ödülünü almak için geldiği sahnede Akademi’ye teşekkür etti.

Yardımcı erkek oyuncu dalında en iyi olarak seçilen İspanyol Javier Bardem ise konuşmasında ailesine teşekkür ederek, “Bu İspanya için, bu sizin için” dedi.

En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi yardımcı erkek oyuncu ve en iyi uyarlama senaryo dallarında dört ödül birden alan “İhtiyarlara Yer Yok-No Country For Old Men” filminin yönetmeni Joel ve Ethan Coen kardeşlerden Joel, ödülü alırken yaptığı konuşmada, henüz gençken kardeşiyle birlikte çektikleri amatör filmi hatırlattı.

Cormac McCarthy’nin romanından uyarlanan “İhtiyarlara Yer Yok-No Country For Old Men”, Coen kardeşlerin en iyi orijinal senaryo dalında 1996 yılında Oscar aldıkları Fargo’dan sonra yazıp yönettikleri 12. film oldu.

En iyi şarkı dalında Glen Hansard ile birlikte ödül kazanan ve “Once” filmi gösterime girmeden önce tanınmayan Marketa Irglova ise konuşmasında, “Bu rüyalarınızın sizden ne kadar uzak olduğunun önemi olmadığının kanıtı, bu mümkün” dedi ve bu şarkının umutlu bir bakış açısıyla yazıldığını, umudun herkesi bağladığını söyledi.

EN İYİ BELGESEL OSCAR’ININ SAHİBİ GIBNEY: “BU ÜLKENİN (ABD) DEĞİŞECEĞİNİ UMUYORUZ”
Amerikan üssünde Afgan mahkuma yapılan işkenceyi anlattığı “Taxi to the dark Side” filmiyle en iyi belgesel dalında Oscar kazanan yönetmen Alex Gibney de ödülünü, filminde talihsiz sonunu anlattığı kurbana ve İkinci Dünya Savaşı’nda Japon mahkumları sorgulayan deniz piyadesi müfettişi babasına ithaf ettiğini belirtti.

Afganistan’daki Bagram hava üssünde 2002’de 22 yaşındaki taksi şoförü Dilaver’in işkenceyle gözaltında ölümünü anlattığı filmiyle Oscar kazanan Gibney, yapılan soruşturma sonucu Afgan mahkum Dilaver’in günlerce dövüldüğünü ve hücresinde yere zincirlendiğinin ortaya çıktığını anlattı.

ABD’nin 11 Eylül saldırılarından sonra yürüttüğü “terörle savaşta” zanlıları gözaltında tuttuğu Guantanamo ve Ebu Gureyb cezaevlerini anımsatan Gibney, “Bu ülkenin değişeceğini, karanlıktan çıkıp, aydınlığa gideceğini umuyoruz” dedi.

kaynak:ntvmsnbc

humble
25-02-08, 20:47
OOOOOOOOOOLLLLLLLEEEEEEEYYYYYYYYYYYYYYYY... TILDA SWINTON SONUNDA GEÇTE OLSA BİR OSCAR KAZANDI. ÇOK SEVİNDİM İZLERKEN, AYAKTA BEKLİYODUM SONUCU VE ONUN ADINI DUYDUĞUM ZAMAN NE KADAR SEVİNDİĞİMİ ANLATAMAM.

Tabii bu sevincimin bir sebebide bir çok kişinin bu oyuncuya şans vermeyişiydi. Ama ben çok umutluydum gerçekten. Yıllardır favori oyuncularım arasındaydı zaten. İlk kez bir filmini izlediğimde neler düşünmüştüm Tilda Swinton hakkında... Kim bilir ne kadar çok oscar adaylığı vardır falan diye. Ama zamanında hiç bi oscar adaylığı alamadığını öğrenince çok üzülmüştüm. Neyse geç olsun güç olmasın, aldı sonunda...

Evet "görkemli" oscar ödül törenine şöyle bi genel olarak baktığımız zaman gerçekten ona takılan lakabı bu sene hiç hak etmiyor. İlk başta o kırmızı halının sadeliği, yeterli ünlü oyuncunun (özellikle bayan) olmayışı ve kıyafetlerin sıradanlığı beni çok bunalttı. Hadi artık başlasalarda kendime gelsem diye dört gözle bekliyodum.

Neyse bu sıkıcı kırmızı halı geçişi bitti sonunda tören başladı derken O jon Stewart'ın siyasi içerikli, bizleri hiç ilgilendirmeyen espriler yapması, nerdeyse oturduğum yerde uyutacaktı beni. Neyseki bi süre sonra hafif toparlandı program daha komik bi hal almaya başladı ama yine de "görkemli" oscar töreni için yetersizdi. Aynı zamanda törende sanki bi acele vardı. Bilmiyorum oyuncular daha önceden uyarıldımı ama konuşmalar çok kısaydı, yine de bazı kazananların sözleri kesildi. Anlamadım geçen seneye kıyasla çok daha kötüydü.

Tıpkı Tilda Swinton gibi büyük umutlar beslediğim "lars and the real girl" filminin en iyi orjinal senaryo ödülünü almaması beni çok üzdü. Diğer yandan once'nin en iyi şarkıyı alması, sweeney todd'un en iyi sanat yönetmenliği ödülünü alması ve en iyi kurguda bourne ultimatom filminin oscarı alması beni çok mutlu eden diğer kategoriler. Ve tabiiki gecenin sonunda en büyük altı ödülden altısınında tahminlerim dahilinde olması ayrı bir mutluluk.

Bu arada o sıradan kırmızı halı kıyafetlerinden benim gözümde en güzel Diablo Cody'nin kiydi heralde. Işıl ışıl parlıyodu törende...

Ve bu oscarlarda en kötü oscar törenlerinden biri olarak tarihe geçti. Yanlız birşeyide atlamadan geçemicem. Programı izlerken geçen seneye ait bazı görüntüler gösterdiler. Bunların arasında adayların törenin başında ayağı kalkıp herkesi selamlamalarıydı. Hatta bazıları birbirleryle tokalaşıp öpüşüyorlardı. O görüntüler gerçekten çok hoştu. Bu senede bekliyodum ama olmadı, üzüldüm doğrusu.

Bu konuyu açan sbuffy arkadaşımıza sonsuz teşekkürler. Onun sayesinde ilk defa oscara bu kadar yakın olduk. Umarım 81. oscar ödülleri adında yeni bi konu daha açar da takip etmeye devam ederiz bizde. Aynı zamanda deadly_angel, dizi-maniac, misskruger a da teşekkürler

sbuffy
26-02-08, 10:43
humble sözlerin için çok teşekkürler:img-blush
dizimaniaca değerli bilgilerini bizimle paylaştığı için teşekkür ediyorum.deadly_angel ve misskrugera da teşekkürler

eğer salt bu film performansına göre değerlendireceksek tilda swintonın ödülüne sevinemedim.çünkü bana göre deep end,constantine gibi filmlerde daha başarılıydı.açıkçası Avukatta bana kuzuların sesliğindeki jodie fosterı anımsattı.yinede amy ryanın veya ruby deenin almasındansa swintonın alması iyi oldu:img-wink:

Diablo codynin kıyafetini beğenmedim ama gecenin en eğlenceli ismiydi.teşekkür konuşması için sahne aldığı andan itibaren o sıkıcı atmosferi dağıtmayı başarabildi:)

sbuffy
26-02-08, 10:49
Kraliçe'nin önünde diz çöktü

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/5062394.jpg

Bu yıl Oscar ödüllerine Avrupalı oyuncular damgasını vurdu. Oyunculuk dalında verilen dört önemli ödül de İngiliz, İspanyol ve Fransız oyunculara gitti. Törenin en ilgi unutulmaz anlarından biri Kan Dökülecek (There Will Be Blood) adlı filmdeki rolüyle en iyi aktör Oscar'ını kazanan Daniel Day Lewis'in yaptığı espri oldu. Ödülünü geçen yıl Kraliçe (The Queen) filmiyle kadın oyuncu Oscar'ını kazanan Helen Mirren'ın elinden alan Day- Lewis, tecrübeli yıldızın önünde diz çöktü. Mirren da elindeki heykelciği tıpkı kraliçenin şövalye unvanı verdiği birine yaptığı gibi Daniel Day Lewis'in başının üzerinde tuttu. Bu an uzun süre alkışlandı.

İngiliz aktör Daniel Day Lewis, ikinci kez en iyi erkek oyuncu ödülünü kucaklarken, en iyi kadın oyuncu ödülü Fransız yıldız Marion Cotillard'ın oldu. Yardımcı erkek oyuncu ödülü bu dalın en iddialı adayı olan İspanyol aktör Javier Bardem'e gitti. En iyi yardımcı kadın oyuncu ödülüne ise Avukat filmindeki rolüyle Tilda Swinton değer görüldü.

Joel ve Ethan Coen kardeşlerin imzasını taşıyan No Country For Old Men (İhtiyarlara Yer Yok) en iyi yönetmen, en iyi film ve en iyi yardımcı erkek oyuncu ödüllerinin yanı sıra en iyi uyarlama senaryo ödülünü de aldı.

BU TAMAMEN ÇILGINLIK!

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/5059969.jpg

Cate Blanchett'in kazanması beklenirken en iyi kadın oyuncu Oscar'ına değer görülen Fransız yıldız Marion Cotillard'ın sevinci geceye damgasını vurdu. Aktör Forest Whitaker'ın desteğiyle ayakta duran Cotillard, ağlamaktan konuşamadı. Cotillard sahne arkasında "Oh la la la! Bu tamamen gerçeküstü. çılgınlık" diye konuştu.

SIMONE SIGNORET'DEN SONRAKİ İLK FRANSIZ

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/5060754.jpg

Los Angeles'ta Kodak tiyatrosunda dağıtılan ödüllerde, 1964 yılından beri ilk defa en iyi kadın, erkek, yardımcı kadın ve yardımcı erkek dallarının tümünde Amerikalı olmayan oyuncular Oscarlara ulaşırken, Marion Cotillard 1960 yılındaki Simone Signoret'den sonra en iyi kadın oyuncu ödülünü kazanan ilk Fransız aktris oldu.

"Kaldırım Serçesi-La Vie en Rose"daki rolüyle en iyi kadın oyuncu ödülünü almak üzere sahneye gelen Fransız oyuncu Marion Cotillard, nutkunun tutulduğunu belirtti ve teşekkür konuşmasında, "Bu şehirde hala meleklerin olduğu doğru" dedi.

En iyi erkek oyuncu ödülünü kazanan İngiliz Daniel Day-Lewis de 8 dalda Oscar'a aday olan "Kan Dökülecek" filmindeki rolüyle Oscar ödülünü almak için geldiği sahnede Akademi'ye teşekkür etti.

BU ÖDÜL İSPANYA İÇİN

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/5060805.jpg

Yardımcı erkek oyuncu dalında en iyi olarak seçilen İspanyol Javier Bardem ise konuşmasında ailesine teşekkür ederek, "Bu İspanya için, bu sizin için" dedi.

En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi yardımcı erkek oyuncu ve en iyi uyarlama senaryo dallarında dört ödül birden alan "İhtiyarlara Yer Yok-No Country For Old Men" filminin yönetmeni Joel ve Ethan Coen kardeşlerden Joel, ödülü alırken yaptığı konuşmada, henüz gençken kardeşiyle birlikte çektikleri amatör filmi hatırlattı.

Cormac McCarthy'nin romanından uyarlanan "İhtiyarlara Yer Yok-No Country For Old Men", Coen kardeşlerin en iyi orijinal senaryo dalında 1996 yılında Oscar aldıkları Fargo'dan sonra yazıp yönettikleri 12. film oldu.

En iyi şarkı dalında Glen Hansard ile birlikte ödül kazanan ve "Once" filmi gösterime girmeden önce tanınmayan Marketa Irglova ise konuşmasında, "Bu rüyalarınızın sizden ne kadar uzak olduğunun önemi olmadığının kanıtı, bu mümkün" dedi ve bu şarkının umutlu bir bakış açısıyla yazıldığını, umudun herkesi bağladığını söyledi.

kaynak:hürriyet

sbuffy
26-02-08, 10:56
Zafer Avrupalı oyuncuların

80. Oscar ödüllerine Avrupalı oyuncular damgasını vurdu. 1964 yılından beri ilk kez 'En İyi Kadın', 'En İyi Erkek', 'En İyi Yardımcı Kadın' ve 'En İyi Yardımcı Erkek' dallarının tümünde Amerikalı olmayan oyuncular Oscar'lara ulaşırken, Marion Cotillard, 1960'da Simone Signoret'den sonra 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülünü kazanan ilk Fransız aktris oldu.

Şov devam etmeli... Ve etti de. Ne Hollywood senaristlerin 100 günlük grevi, ne yağmur tehdidi ve ne de 11 gün gibi sıkışık hazırlık dönemi dünyanın en büyük şovunu etkiledi. Oscar ödül töreni başarıyla yapıldı. Belki ödülleri süpürebilecek süper bir yapıt olmadığı için daha da heyecanlı geçti. Özellikle en önemli iki kadın oyuncu ödülündeki sürpriz töreni daha da renkli hale getirdi. İki ödüle aday gösterilen Cate Blanchett'in sıfır çekmesi geceye damgasını vururken Marion Cotillard'ın "En İyi Kadın Oyuncu" ve Tilda Swinton'un "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" seçilmesi sürpriz olarak değerlendirildi. Daniel Day-Lewis seçici kuruldan en çok oy alan aday oldu.

Joel-Ethan Coel kardeşlerin, 'En İyi Film', 'En İyi Yönetmen', 'En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu' ve 'En İyi Uyarlama Senaryo' dallarında dört ödül birden alan "İhtiyarlara Yer Yok", Oscar gecesine damga vurdu. Joel Cohen, ödülü alırken yaptığı konuşmada, henüz gençken kardeşiyle birlikte çektikleri amatör filmi hatırlattı. Cormac McCarthy'nin romanından uyarlanan "İhtiyarlara Yer Yok", Coen kardeşlerin En İyi Orijinal Senaryo dalında 1996 yılında Oscar aldıkları "Fargo"dan sonra yazıp yönettikleri 12. film oldu.

Bu şehirde hala melekler var

"Kaldırım Serçesi"'ndeki (La Vie en Rose) rolüyle 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülünü almak üzere sahneye gelen Fransız oyuncu Marion Cotillard, nutkunun tutulduğunu belirtti ve teşekkür konuşmasında, "Bu şehirde hâlâ meleklerin olduğu doğru" dedi. En İyi Erkek oyuncu ödülünü kazanan İngiliz Daniel Day-Lewis de 8 dalda Oscar'a aday olan "Kan Dökülecek" filmindeki rolüyle Oscar ödülünü almak için geldiği sahnede Akademi'ye teşekkür etti. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü kazanan İspanyol Javier Bardem ise konuşmasında ailesine teşekkür ederek, "Bu ödül İspanya için, bu sizin için" dedi.

Geç kalmış mücevher boykotu

Bu yıl ünlü yıldızların gerdanları yetim kaldı. Pek çok ünlü pahalı marka mücevher takmayı tercih etmedi. Aslında Leonardo Die Caprio "Kanlı Elmas" filmini çevirdikten sonra Afrika'da elmas ticaretinde Batılıların çocuk köleleri kullandıklarını öne sürerek 'kırmızı halı' üzerinde mücevher takmamalarını istemişti. Leonardo Di Caprio'nun önerisine geç de olsa kulak verildi. Ne var ki Nicole Kidman, 7645 parça elmastan oluşan toplam 1400 kıratlık gerdanlığı ile seyircileri büyülerken Jennifer Garner da Vanm Cleep&Arpels imzalı 61 kıratlık takısı ile dikkatleri üzerine çekti.

88 ülke canlı yayınladı

80. Oscar ödül törenini tüm olumsuz gelişmelere karşın Türkiye dahil 88 ülkede 97 televizyon kanalı tarafından yayınlanarak izlendi. Akademiye göre tören bu yıl 1 milyar 55 milyon seyirciyi ekran başına çekti.

Filmini seyretmemiş

"En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü rahatlıkla kazanan Daniel Day Lewis, hiçbir filmini izlemediğini itiraf etti. "My Left Foot" ile daha önce Oscar ödülünü kazanan ünlü aktör, "Sadece montajda izliyorum. Daha sonra bir daha kendimi seyretmiyorum. Nitekim 'There Will Be Blood'ın da galasından filmi izlemeden çıktım" dedi.

30 saniyeye 1.8 milyon dolar

Bu yılda Oscar ödül töreninin yayıncı kuruluşu haklarını üstlenen ABC kanalı, 30 saniyelik bir reklam spotu için 1 milyon 800 bin dolar aldı. Aralarında gıda maddeleri, kozmetik, beyaz eşya, otomotiv, sigorta, fast food zinciri, hava yolu şirketi, meşrubat, banka gibi sektörler cömertçe bu ücreti ödediler.

Afgan mahkumun öyküsüne Oscar

Amerikan üssünde Afgan mahkuma yapılan işkenceyi anlattığı "Taxi to the Dark Side" filmiyle En İyi Belgesel dalında Oscar kazanan yönetmen Alex Gibney de ödülünü, filminde talihsiz sonunu anlattığı kurbana ve İkinci Dünya Savaşı'nda Japon mahkumları sorgulayan deniz piyadesi müfettişi babasına ithaf ettiğini belirtti. Afganistan'daki Bagram hava üssünde 2002'de 22 yaşındaki taksi şoförü Dilaver'in işkenceyle gözaltında ölümünü anlattığı filmiyle Oscar kazanan Gibney, "Bu ülkenin değişeceğini, karanlıktan çıkıp, aydınlığa gideceğini umuyoruz" dedi.

kaynak:hürriyet,Reha Erus

sbuffy
26-02-08, 10:58
Bir senaryo yazdı hayatı değişti

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/5061454.jpg

Hollywood, benzerine ancak filmlerde rastlanabilecek bir yaşam öyküsünü de ödüllendirdi bu yılki Oscar törerinde... Bir zamanlar gece kulüplerinde dansçı olarak çalışan Diablo Cody, bir arkadaşının başından geçen bir olaydan yola çıkarak yazdığı Juno fiinin senaryosuyla en iyi özgün senaryo dalında Oscar ödülüne uzandı.

Chicago doğumlu olan 30 yaşındaki Cody, bir süre bir reklam ajansında çalıştı. Bu dönemde hobi olarak striptiz kulüplerinde dansçılık yapıyordu. Ancak reklam ajansında istediği başarıyı elde edemeyince tamamen dansçılığa yoğunlaştı.

Diablo Cody'nin yaşamındaki dönüm noktası ise internette hazırladığı blog oldu.

Menajer Jason Novick, bu blog sayesinde edebi yeteneğini keşfettiği Cody'yi bir ajansla tanıştırdı. Böylece Diablo Cody'nin bloğundaki yazılar kitap haline dönüştü.

Kısa bir süre sonra da bir striptizcinin deneyimlerini konu olan Candy Girl: A Year in the Life of an Unlikely Stripper adlı kitabı yayınlandı.

Diablo Cody'nin senaryo yazma konusundaki yeteneğini de ilk farkeden kişi yine Novick oldu. Böylece genç kadının Hollywood öyküsü başlamış oldu.

Cody, bu sezon İngiltere ve ABD'de ortalığı kasıp kavuran Juno adlı filmle Hollywood'daki bütün usta yönetmenlerin peşinde koştuğu bir senaryo yazarı.

Ergenlik çağında hamile kalan ve bunun yol açtığı sorunlarla başa çıkmaya çalışan bir arkadaşının deneyimlerinden esinlenerek yazdığı senaryo, Jason Reitman tarafından beyazperdeye uyarlanınca Cody usta yönetmenlerin ve yapımcıların dikkatini çekti.

Film ilk kez Telluride Film Festivali'nde gösterildi ve büyük beğeni topladı. Daha sonra da Toronto Film Festivali'nin gözdesi oldu. Sonunda beklenen oldu ve Diablo Cody, en iyi özgün senaryo dalında Oscar ödülüne de uzandı.

Juno'nun ardından ikinci film anlaşmasını sinemanın harika çocuğu Steven Spielberg ile yapmış olması da onun daha cesur senaryolarla Holywood'daki yaşamına devam edeceğinin bir göstergesi.

kaynak:hürriyet

NiliWerda
26-02-08, 16:57
Oscar törenini izledim,
Aslında sönük bir törendi,
80. yıl dolayısıyla yapılan ve arada gösterilen görüntüler güzel :img-yes:
Sunucuda iyidi bence (her zaman ki gibi güldürmek için yaptıkları çocukca esprilere gülmesemde)
Oscarların doğru yerlere gittiğini inanıyorum.

sbuffy
27-02-08, 11:53
Oscar Durum Raporu

Grev sonrası yapımcıların hazırlanmak için çok fırsat bulamadığı Oscar töreni, 80. yılı olmasına rağmen çok görkemli geçemedi. Yine de Jon Stewart'ın zeki esprileri bir şekilde geceyi kurtarmaya çabalasa da sunucunun deyimiyle 'make up sex' çok da başarılı olamadı. Yine de çok iyi filmlerin birbiriyle yarıştığı gece ufak sürprizleri ve genel olarak yerinde kararları ile memnun ediciydi.

Amerikan sinemasının birbirinden kaliteli filmler çıkardığı geçtiğimiz sene şüphesiz Oscar'lardaki heyecanımıza da yansıdı. Öyle ki çeşitli kategorilerde ödülü hak ettiğini düşündüğümüz filmlerin veya oyuncuların kazanamamasına üzülemedik bile. Çünkü onlar yerine seçilen isimler de son derece kaliteliydi. Belki de bu yüzden Oscar'larda o 'taraftar heyecanı' yoktu. Zaten garip bir şekilde salonun en ateşli coşkusu da, herkesin kalbini fetheden "Once"ın normalde pek önemsenmeyen kategorilerden biri olan 'en iyi şarkı'daki galibiyetinde yaşandı.

Sonuçta genel olarak bu sene adayların hepsi iyiydi, ve kim seçilse bir şekilde haksızlık olacaktı. Gelelim bu seneki Oscar gecesinin sonucunda çıkan tarihi sonuçlarsa:


1964'den beri ilk defa 4 oyuncu ödülü de Amerikan olmayan oyunculara gitti.
Beş en iyi film adayı da en az bir Oscar'la geceyi kapatmayı başardı.
Marion Cotillard, Sophia Loren'den sonra yabancı dilde oynayarak Oscar kazanan ilk aktris oldu.

Cotillard ayrıca Fransızca oynayıp Oscar kazanan ilk oyuncu.
Daniel Day Lewis, ikinci 'erkek oyuncu' Oscar'ını kazanarak bu kategoride iki Oscar almayı başarmış olan Spencer Tracy, Fredric March, Gary Cooper, Marlon Brando, Dustin Hoffman, Tom Hanks ve Jack Nicholson'ın yer aldığı listeye girdi.

Daniel Day Lewis, bu listede yer alıp Amerikan olmayan ilk oyuncu.
"Transformers"la ses miksajı kategorisinde aday olan Kevin O'Connell, 20. adaylığında da ödülü kazanamayarak Oscar tarihinin en büyük 'kaybeden'i olmaya devam etti.

"Falling Slowly"yle en iyi şarkı Oscar'ını kazanan 19 yaşındaki Marketa Irglova, oyuncu kategorileri dışında Oscar kazanan en genç isim. Oyuncuları da eklersek en genç dördüncü kazanan konumunda.
Irklova'nın ayrıca sahneden indikten sonra teşekkür konuşmasını tamamlamak için sahneye çağrılan ilk isim de olma olasılığı yüksek...

Julie Christie, BFCA (Broadcast Film Eleştirmenleri), Altın Küre ve SAG (Oyuncular Birliği) ödüllerinin üçünü birden kazanıp aynı kategoride Oscar'ı kaybeden ilk kadın oyuncu oldu.

Seriye ait ilk iki filminin hiçbir adaylık alamamasının ardından "Son Ultimatom" ("The Bourne Ultimatum") üç Oscar kazanarak ilginç bir durum yarattı.Bu seneki "Oscar'a Doğru" köşesini resmen kapatırken, gelecek hafta da önümüzdeki sene iddialı gözüken filmlerin erken bir değerlendirme raporunu bu sayfalarda bulabilirsiniz.

Geçtiğimiz sene ölen sinemacılar için yapılan "In Memoriam"da, en son 31 Ocak 2008 tarihi kıstas alındığı için, iki hafta önce ölen Roy Scheider yer almadı. Scheider büyük ihtimalle önümüzdeki senenin töreninde anılacak. Ancak 15 Ocak'ta ölen genç oyuncu Brad Renfro'nun törende anılmaması tartışma yarattı.

kaynak:sinema.com,K.D.Yılmaz

sbuffy
27-02-08, 13:56
Diablo:)

http://img20.imageshack.us/img20/9207/diabloafterglowep3.jpg

deadly_angel
27-02-08, 16:23
D. Day-Lewis'in pek incelikli protestosu

İngilizlerin espri anlayışları malum, incelikli ve acımasız. Nitekim Oscar heykelciğini kucaklamak üzere sahneye çıkan İngiliz aktör Daniel Day- Lewis de kendisine ödülü verecek olan 'dame' ünvanlı Helen Mirren'ın önünde bir reverans yaptı ve geçen yılki Oscarlık performansı 'Kraliçe' filmine gönderme yaparak espriyi patlattı: "Şovalyelik unvanına en fazla bu kadar yaklaşırım herhalde..." Gerçi bizim canlı yayındaki çevirmenlerimiz uykusuzluk ve telaştan bunu yanlış çevirip "Bu gece size ancak bu kadar yaklaşabilirim" kıvamında bir iltifat olarak yorumladılar ama olsun... Ancak bu espride mühim olan Daniel Day-Lewis'in, ünlü oyun yazarı Arthur Miller'ın kızı Rebecca Miller'ın kızıyla evlenip İrlanda'ya yerleşmesi ve kendini İrlanda vatandaşı ilan etmesi... Yani İrlanda açmazını düzeltmeye yanaşmayan İngiliz otoritelerine karşı olması... Yani kendince incelikli bir protesto yapması...

Kaynak: Sabah / Günaydın

sbuffy
27-02-08, 16:41
Oscar'da düşük reyting rekoru

Önceki gece Los Angeles'da düzenlenen 80. Oscar ödül töreni 1974'te bugünkü reyting sisteminin uygulamaya sokulmasından beri en düşük reytingini alarak bir rekora imza attı. ABD'de 32 milyon kişinin izlediği tören geçen sene 41 milyona ulaşmıştı. Bu sene törenin bu kadar az seyredilmesinin sebebi aday olan filmlerin eleştirmenler tarafından çok beğenilmesine rağmen, gişede fazla ilgi görmemiş olmasına bağlanıyor. En iyi film dahil dört Oscar kazanan 'İhtiyarlara Yer Yok' ABD'de sadece 64 milyon dolar hasılat yaptı. Aday filmler arasında mütevazı bütçesine rağmen, 100 milyon dolar bariyerini geçmiş tek film 'Juno'ydu. Oscarlar'ın seyredilme rekoru kırdığı yıl ise 'Titanic'in 11 dalda ödül aldığı 1998. 'Titanic'in zaferini 55 milyon Amerikalı canlı izledi.

kaynak:radikal

misskrueger
27-02-08, 23:53
http://img255.imageshack.us/img255/9467/oscarswinners1ku9.jpg (http://imageshack.us)http://img402.imageshack.us/img402/3231/oscarswinners2rk6.jpg (http://imageshack.us)http://img212.imageshack.us/img212/2867/oscarswinners3bz4.jpg (http://imageshack.us)
http://img255.imageshack.us/img255/3739/oscarswinners4sm0.jpg (http://imageshack.us)http://img255.imageshack.us/img255/5458/oscarswinners5um0.jpg (http://imageshack.us)

blue ivy
28-02-08, 00:11
80. yılı olmasına rağmen bana biraz basit gibi geldi,pek eğlenceli değildi bana göre.
özellikle Javier Bardem ve Marion Cotillard oscarlarını hakkettiklerini gördüm:good:

sbuffy
28-02-08, 10:12
Oscar, partileriyle de göz kamaştırdı

80. Oscar Töreni sadece ödülleri, kırmızı halı geçidiyle değil ’after party’leriyle de göz kamaştırdı. Tören sonrası şov dünyasının yıldızları, Governor’s Ball, Miramax ve Elton John’un AIDS Derneği yararına düzenlediği partilere katılarak doyasıya eğlendiler.

Oscar’lı aktör George Clooney ve sevgilisi Sarah Larson, Governor’s Ball’ın partisine katılmayı tercih etti.

Ünlü top model Heidi Klum ve şarkıcı eşi Seal da Elton John’un partisine katıldı. Ünlü çift, katıldıkları her partide olduğu gibi yine rahat tavırlarıyla ilgi odağı oldu.

Ünlü rap müzik şarkıcısı Diddy, Elton John’un partisinde seksi oyuncu Minnie Driver’ı yakın markaja aldı.

Affleck’ler ailece Miramax partisindeydi... Ben Affleck, eşi Summer Phoenix ile birlikte En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar’ı Javier Bardem’e kaptıran kardeşi Casey’yi teselli etti.

Ellen DeGeneres, sevgilisi Portia de Rossi ve yapımcı Simon Cowell da Elton John’un partisine katıldı.

Sharon Stone, En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Marion Cotillard ile Elton John’un partisinde aynı masada oturdu. İkili uzun uzun sohbet etti.

Tören dans şovuna dönüştü

Cameron Diaz, En İyi Görüntü Yönetmeni dalında kazananı açıklarken sunum hatası yaptı ancak hatasını espriye dönüştürmeyi de başardı.

Kristin Chenoweth, törende Oscar’a aday gösterilen "That’s How You Know" şarkısını seslendirdi. Chenoweth hem sesi hem de muhteşem dans şovuyla izleyenleri büyüledi.

İntihara teşebbüs ederek hayranlarını korkutan Owen Wilson, ağustos ayından beri ilk kez bir törende kameraların karşısına geçti.

Usta aktör John Travolta, "Falling Slowly" parçasıyla En İyi Şarkı dalında ödül kazanan Glen Hansard ve Marketa Irglova’ya Oscar heykelciğini takdim ederken yaptığı dans şovuyla büyük beğeni topladı.

Beş aylık hamile olan Nicole Kidman, törende ödül veren oyuncular arasındaydı. Kidman, hamilelik döneminde de formda kalabildiğini gösterdi.

"Kan Dökülecek" filmindeki üstün performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında ikinci kez Oscar kazanan Daniel Day-Lewis’i ilk kutlayanlar arasında George Clooney de vardı.

kaynak:hürriyet

sbuffy
28-02-08, 13:48
http://img206.imageshack.us/img206/4341/ba1ba9.jpg

http://img206.imageshack.us/img206/5838/ba2ll1.jpg
Blanchett evde televizyon izler gibi arkasına yaslanıyor ve "haydi altın adamı kimin kazandığını görelim".Julie orada değilmiş gibi belki kabul konuşmasına bakıyor.Laura düşünceli.."asla kazanamıycam ..hilelerden sıkıldım"

http://img206.imageshack.us/img206/7556/ba3vj8.jpg
ve oscarı kazanan... marion cotillard
Ve Julie bitti.çiftçilik yapabilirdi.bunun için atlantik'i aşıp geldi.....

http://img206.imageshack.us/img206/5040/ba5qw1.jpg

Christie'n ile ilgili en büyük eğlence hareketlerinin hızla değişip kollarını açarak alkışlamasıydı...

sbuffy
28-02-08, 14:18
http://img206.imageshack.us/img206/4773/sa1kt9.jpg

http://img206.imageshack.us/img206/3929/sa2lb2.jpg

Amy Ryan onun olmadığını farkettiği zaman oldukça soğukkanlıydı.gülümserken hiç duraksamadı.
Ruby Dee : kızgın.tokatlamak için hevesli gibi.
diğer taraftan Cate "gelecek sene görüşürüz benim en yakın 6000arkadaşım"der gibiydi

sbuffy
29-02-08, 10:10
Oscar’ı, Suçun Kemale Ermiş Hali Kazandı

http://farm1.static.flickr.com/241/521834502_fb2c66cb17_m.jpg

80. Oscar’lardaki en önemli ödülleri Türkiye’de İhtiyarlara Yer Yek adıyla gösterilecek olan No Country for Old Men kazandı. Filmin aldığı ödül sıralaması şöyle. En iyi film (Ethan Coen ve Joel Coen). En iyi yönetmen: (Ethan ve Joel Coen). En iyi yardımcı erkek oyuncu (Javier Bardem Anton Chigurh rolü ile), En iyi uyarlama senaryo (Joel and Ethan Coen).

Peki, ne oldu da milyarlarca dolarlık büyük bir endüstrinin zirvesi sayılan Oscar’lar bu defa gerçekten hak eden bir filme gitti? Değil mi? Geçen yıl yazdığım gibi Oscar’lar vasatın büyük ödülü olarak ün yapmışken? Yapılan eleştiriler mi? Belki! Çünkü artık bütün dünyada Oscar örülerini kimini alacağını hemen herkes baştan biliyor ve insanlar sonuçlara dudak bükerek, “Sektör zaten hep bunu yapıyor” demeye başlamışlardı…

SUÇ FİLMLERİNİ TERSİNE DÖNDÜRÜYOR

İhtiyarlara Yer Yok bu defaki Oscar’ların dağılımı için kimsenin dudak bükemeyeceği bir seçim oldu. Şöyle ki: Bugüne kadar seyrettiğimiz (veya çekilen) suç filmlerinde, (meselâ Coen’ler’in Fargo’sunda bile) hikâyelerdeki hâkim düşünce, “Kötünün mutlaka yenileceği, adaletin mutlaka yerini bulacağı” üzerine kurulurdu. Bu düşünceyi, “Kötüler cezasını çekecek çünkü adaleti temsil edenler, suçlulardan daha akıllı, zeki, bilgili, cesur, kuvvetli” fikri pekiştirirdi. İşte Coen kardeşler, İhtiyarlara Yer Yok’ta bir devrim yaparak tam tersi bir yol izliyor. Filmin kahramanlarından Şerif Ed Tom Bell (Tommy Lee Jones) salt kötülük karşısında o kadar büyük bir yılgınlığa düşüyor ki, emekli olmaya karar veriyor! Onun ağzından konuşan Coen’ler, “Emekli olacak çünkü artık iyi, kötülüğü yenecek güçte değil” diyorlar!

Kötülük dünyamızı o kadar ciddi biçimde kuşatmıştır ki, o kadar güçlüdür ki, artık ne adaleti sağlayacak kişiler… Ne kötülüğü sokağa salan sermaye (ve uzantısı mafya)… Ne Vietnam’da iki dönem savaşmış bir tür Rambo olan Llewelyn Moss (Josh Brolin) ile Moss gibi Vietnam’da bulunmuş ve sivilde mafyanın emrine girmiş Carson Wells (Woody Harrelson)… Ve ne de “masumiyet!” Hiçbiri, salt kötülüğün (suçun) temsilcisi olan Anton Chigurh isimli katili durduramayacaktır!.....

kaynak:sadibey,Coşkun Çokyiğit

sbuffy
29-02-08, 10:15
En İyi Yabancı Film Oscar’ının Sahibi “Kalpazanlar” 28 Mart’ta Sinemalarda

http://farm4.static.flickr.com/3239/2298661126_a55798c96f_m.jpg

80. Oscar Ödülleri sahiplerini buldu. Nazilerin ön ayak olduğu en büyük kalpazanlık operasyonunun baş kahramanı Salomon Sorowitsch’in gerçek yaşam hikâyesi olan Kalpazanlar akademi tarafından En İyi Yabancı Film seçildi. Stefan Ruzowitzky’nin yönettiği ve Karl Markovics, August Diehl, Devid Striesow ile Martin Brambach’in oynadığı film 28 Mart’ta Chantier Films tarafından gösterime çıkarılıyor.

kaynak:sadibey

sbuffy
02-03-08, 16:05
Oscar'ın unutulmaz anları

Sinema dünyasının en çok konuşulan ödül töreni olan Oscar gecesi, unutulmaz anlarıyla da hafızalarda yer tutuyor. Oscar tarihinde Marlon Brando'nun ödülü reddetmesinden Jack Palance'ın sahnede şınav çekmesine, Roberto Benigni'nin salonda koşuşturmasından Adrien Brody'nin Halle Berry'yi öpmesine kadar ilginç anlar bulunuyor.

Sinema dergisi "Empire", Oscar tarihinin birbirinden unutulmaz anlarını derledi.
Bazıları hayata veda eden ünlü Hollywood yıldızları ve yönetmenlerinin imza attığı ilginç anlardan bazıları şöyle:

Yıl 1973 "Baba-Godfather" filmiyle "En İyi Erkek Oyuncu" dalında Oscar ödülü kazanan Marlon Brando'nun ismi okunduğunda sahneye beklenmedik bir konuk çıktı. "Sacheen Littlefeather" isimli kızılderili genç kız, Brando'nun Oscar ödülünü reddettiğini tüm dünyaya ilan etti. Littlefeather, burada, aktörün, sinema endüstrisinin Amerikalı yerlilerin sorunlarına duyarsız kaldığı gerekçesiyle ödülü kabul etmediği yönündeki mesajını tüm dünyaya ilan etti.

1974 yılında, David Niven'ın sunuculuk yaptığı törende tam Liz Taylor'ın ismini anons ettiğinde Robert Opel adlı kişi çıplak bir şekilde sahneye geldi. Niven, hiçbir tepkide bulunmadan, gayet sakin bir şekilde esprili bir yanıt vererek konuşmasına geri döndü. Sanatçının bu soğukkanlılığı uzun süre alkışlandı.

1992 yılındaki törende, aktör Jack Palance, "City Slickers" filmiyle "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödülünü kazandı. Sahneye gelen ve o sırada 73 yaşında olan aktör, birden şınav çekmeye başladı. Sanatçı, bu törenden 14 yıl sonra 87 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Sonunda kazandı

Sinemanın efsane yönetmenlerinden Martin Scorsese, 5 kez aday gösterildiği Oscar'ı bir türlü alamamasıyla dikkat çekmişti. Ünlü yönetmen, altıncı kez "Köstebek-The Departed" adlı filmle aday gösterildiği geçen yıl kelimenin tam anlamıyla "şeytanın bacağını kırdı". Steven Spielberg, George Lucas ve Francis Ford Coppola, ödülü sunmak için sahneye geldiklerinde zarftan Scorsese'nin ismi çıktı.

Scorsese, "iyi kontrol ettiniz mi zarfı, emin misiniz?" diye espri yaparken, sinema dünyasının aynı kuşaktan dört büyük yönetmeni mutluluk karesinde biraraya gelmiş oldu.

1972 yılında, o zamana kadar 2 Oscar ödülü kazanmış olan Charlie Chaplin'e verilen onur ödülü olay oldu. "Amerikan aleyhtarlığı" yaptığı için sürgün edildiği ABD'ye 20 yıl aradan sonra döndüğünde kahraman gibi karşılandı. Salon alkışla inlerken, Oscar tarihinin en uzun alkışlanan ödülü oldu. Chaplin gözyaşlarına hakim olamıyordu, aynı sırada salonda gözyaşı dökmeyen hiç kimse yoktu. Amerika kahramanını karşılıyordu.

Unutulmaz sevinç anları

Yıl 2002 "Monster's Ball" filmindeki rolüyle "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kucaklayan Halle Berry, bu ödülü kazanan ilk kadın siyah oyuncu unvanına da kavuştu. Sahneye geldiğinde gözyaşlarına boğulan güzel yıldız, ödülünü tüm kadınlara ithaf etti ve şöyle dedi: "Bu an benden çok daha büyük..." Daha sonra yeniden gözyaşlarına boğuldu.