Tüm Versiyonu Göster : Kırık Kanatlar- Basında Çıkan Haberler
diziyle ilgili basında yer alan haberleri burada paylaşalım....
meltemyucel
23-01-06, 16:09
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/945658.jpg
Kırık Kanatlar zirveye uçtu
Milli mücadele yıllarını destansı bir anlatım ve görsel bir şölenle ekrana taşıyan Kanal D’nin yeni dizisi "Kırık Kanatlar", perşembe akşamı milyonları ekran başına kilitledi. Yüreklere ateş düşürecek üç aşk öyküsüyle harmanlanan dizi, A/B Sosyo Ekonomik Statü’de yüzde 8.9 reyting ve yüzde 23.0 izlenme payı ile daha ilk bölümden 2006 yılına damgasını vuracağını ve adını yazdıracağını ispatlayarak, izleyicilerin de yeni ekran gözdesi oldu.
Başrollerinde Özge Özberk, Mehmet Ali Nuroğlu, Can Elçin, Begüm Birgören, Şemsi İnkaya, Türkü Hazer, Turgay Aydın ve Berk Hakman’ın oynadığı yeni dizi "Kırık Kanatlar", güçlü oyuncu kadrosu, sinema tadındaki çekimleri, sürükleyici senaryosu ve orijinal kostüm tasarımlarıyla, milyonların beğenisini kazanıp üst sıralardaki yerini aldı. Çekimleri Ayvalık’ta yapılan dizinin, cephe sahnelerinin bulunduğu ilk beş bölümünün bütçesi, iki sinema filmininkine eş değer. Böylesine dev bir prodüksiyon olan "Kırık Kanatlar"ın önümüzdeki hafta ekrana gelecek bölümleri de, gerçeğinden ayırt edilmesi zor savaş sahneleri ve romantizmle örülü.
meltemyucel
23-01-06, 16:20
Kurtuluş Savaşı’nda aşk ve mücadele
Röportaj: Dilek DALLIAĞ
Kurtuluş Savaşı döneminde yaşanan mücadeleleri üç aşk hikayesinin ekseninde anlatan "Kırık Kanatlar", bu akşam Kanal D ekranlarında başlıyor. Ayvalık Altınova’daki sette görüştüğümüz oyuncular, dizilerine çok güvendiklerini söyledi.
Milli mücadele çok etkileyici
Yönetmen ÇağatayTosun
Beş bölümün bütçesi iki sinema filmine eşdeğer
- Tarihsel akışı ve dönem filmi olmasından dolayı zor bir proje...
Evet, dönem filmi çekmek çok zordur. Kurtuluş Savaşı yılları olmasından dolayı, mecburen bazı noktalara sadık kalmak zorundayız.
- Bir bölüm oyuncu ve figürasyon sayınız kaç kişiyi buldu?
1000 kişiyi geçiyor. Özellikle ilk beş bölümde cephe sahnelerimiz vardı, onun için Çanakkale Cephesi’nden birebir örnek alınarak Ayvalık’taki çekim yaptığımız mekanda uyguladık.
- Bütçeniz belli mi?
Tam olarak bilmiyorum, ama ilk beş bölümün bütçesi iki sinema filmi olacak kadar yüksek!
- "Kurtlar Vadisi" dizisinin arkasından yine bir o kadar iddialı bir dizi olduğu söyleniyor...
"Kurtlar Vadisi"nin arkasından onun yayın saatinde yayınlanacak olması, insanları yanıltıyor. O, bir aksiyon dizisiydi. Ama evet, en az "Kurtlar Vadisi" prodüksiyonu kadar harcama yapıldı.
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/932445.jpg
Özge Özberk
- Yine bir dönem kadınını canlandırıyorsun...
Ben bu dönemlerden kurtulamayacağım herhalde! Bu dizimiz 1920’leri anlatıyor. Dizideki Nazlı ne badireler atlatıyor! Amcası ve babası savaşta ölünce koca çiftlikte tek başına kalıyor ve kuzenleriyle yaşamaya başlıyor. Üç genç kadın savaş ortamında ve yoklukta birlikte yaşamaya başlıyorlar.
- Zor şartlarda yaşıyor yani...
Evet, hayatında hiç süt sağmamışken, kuzenleriyle birlikte toprak içinde yaşamaya ve bu işleri yapmaya başlıyor.
- Nicole Kidman’ın "Soğuk Dağ"daki karakteri gibi bu Nazlı sanki?
Evet, çok benziyor.
- Şehir kızı Özge de bu yaşantının içine girmiş durumda...
Ahırda çekim yapıyoruz, samanların ve hayvan dışkılarının içinde kokudan durulmuyor bile. Böyle bir şeyi normal hayatımda ne zaman yaparım ki! Pırasayı bahçeden çekerken geçenlerde küt diye çamurların içine düştüm.
- Nazlı’nın aşkı da yaşantısı kadar acıklı mı?
O savaş döneminde toplar patlarken bir nişan görüyoruz. Fakat babası ve amcasının ardından nişanlısı da ölüyor. Nazlı, büyük bir dram yaşıyor aslında. Sonra Cemal, Nazlı’ya sevdalanıyor. Milli mücadele zaten çok etkileyici. "Şu Çılgın Türkler" kitabından çok etkilenmiştim, üzerine de bu dizi geldi.
Türk olduğumu daha iyi anladım
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/932444.jpg
Can Elçin
- Can Elçin kimdir?
İzmir Tire doğumluyum, dokuz yaşındayken annem ve babamla Paris’e yerleştik. Babam terziydi, ben de onun yanında çalışmaya başladım. Geçen sene döndüm.
- Oyunculuk macerasına nasıl atıldın peki?
Akşamları hobi olarak gideceğim bir tiyatro kursuna yazıldım orada. Kursta Audrey Tatou benim arkadaşımdı. Birçok yönetmen arkadaşımın filminde oynadım daha sonra. Kendimi iyice kaptırdım ve işimi bıraktım. Ağabeyim ve babam çok kızdılar bana. Bir tiyatro oyununda rol aldım. Oyunu izleyen Ferzan Özpetek bana "Harem Suare"de oynamamı teklif etti. Sonra filmler, reklamlar ve dizilerde oynamaya başladım. Ünlü futbolcu Zidane ile birlikte bir reklamda oynadım.
- Baban ve ağabeyinle aran düzeldi mi sonra?
Düzeldi, ama onlar için bu yaptıklarım çok önemli değildi. Fakat babam "Kırık Kanatlar"da rol aldığım için çok gurur duydu.
- Bu projeye nasıl dahil oldun, seni kim seçti?
Ferzan Özpetek’in son projesi için görüşmüştüm, ama olmamıştı. Tomris Giritlioğlu bir kız oyuncu ararken, bu deneme çekimlerinin olduğu kaseti seyretmiş ve Yüzbaşı Cemal için beni çağırmaya karar vermiş.
- Yüzbaşı Cemal nasıl bir karakter?
Yüzbaşı Cemal’in vazifesi Türkiye’yi kurtarmak, fakat karşısına engeller çıkıyor ve en büyük engel de aşk. Saçı başı karışmış, aşık bir adam çizmeye çalışıyorum. Ama şunu söylemek istiyorum, gerçek bir Türk olduğumu burada daha iyi anladım.
Askeriyede büyüdüm lojman çocuğuyum
Mehmet Ali Nuroğlu
- Nevzat karakterini anlatır mısın?
Ateşli bir delikanlı, genç bir subay. Gözüpek, kendini tehlikeye atmaktan korkmayan bir subay. Ona kalsa her türlü tehlikeyi göze alıp düşmana saldırabilir.
- "Kurtlar Vadisi" sonrası büyük proje olarak çok yazıldı ve milliyetçiliği vurguladığı söylendi...
Tarihi bir iş yaptığımız için ister istemez öyle düşünüyor insanlar, ama emin olun hiç öyle bir vurgu yok.
- Sen subay çocuğusun değil mi?
Evet, babam emekli albay.
- Peki bunun rolüne bir katkısı oldu mu?
Ben askeriyenin içinde büyüdüm, lojman çocuğuyum. Askeriyenin içinde olduğum için, şu anda oynadığım karakterde gördüğüm birçok şeyden faydalanıyorum.
Dizilerim hep şanssız oldu
Begüm Birgören
- Biz seni "Seher Vakti" dizisiyle tanıdık...
Evet, ama benim dizilerim hep şanssız oldu. Birkaç bölüm sonra bittiler. İnşallah bu dizimizin başına böyle bir şey gelmez.
- Ayşe karakterini anlatabilir misin?
Toprak kızı Ayşe. Evin üç kızından biri ve bütün idare onda. Bahçeyle uğraşan erkeksi bir kız.
- "Sen Ne Dilersen" filmindeki rol arkadaşın Okan Yalabık’la berabersin sanırım...
Evet, ama ben bu konuda çok konuşmak istemiyorum.
meltemyucel
23-01-06, 16:41
Fransa'dan 'kırık kanat'
Kanal D'nin yeni yapımı Kırık Kanatlar dizisinde Yüzbaşı Cemal olarak izlediğimiz yakışıklı genç, meğer Fransa'dan ithal bir Türk oyuncuymuş! Cansel Elçin, Fransa'da oyunculuk okumuş ve pek çok yapımda da yer almış
Fransa'da pişti memlekete düştü
Fransa'da oyunculuk eğitimi görüp pek çok sinema, dizi ve reklam filmi projesinde yer alan 32 yaşındaki Cansel Elçin, Kırık Kanatlar dizisiyle Türkiye'ye döndü. Kendisi halinden pek memnun
Geçen perşembe Kanal D'de başlayan ve Kurtuluş Savaşı yıllarından insan hikâyeleri anlatan Kırık Kanatlar dizisinde, Yüzbaşı Cemal karakterini canlandıran Cansel Elçin adlı gencin, ta Fransa'dan kalkıp bu dizide rol almak üzere memlekete döndüğünü öğrendik. İlgimizi çekti, gittik görüştük kendisiyle. Babası terziymiş. O daha dokuz yaşındayken Paris'e göçmüşler. İlkokula yeniden başlamış orada. Zor bir dönemden sonra adapte olmuş yeni yaşamına. 24 yaşında tiyatrocu olmak istediğine karar vermiş. Gerard Depardieu, Sophie Marceau, Isabel Adjani gibi isimlerin ders verdiği Ecole Florent okulundan mezun olmuş. Hatta bir ara Audrey Tautou'yla aynı sınıfta okumuşlar. Fransa'da altı sinema filmi, çeşitli dizi ve reklam filmlerinde rol almış. Derken geçen yıl bir gün, Kırık Kanatlar'ın proje tasarımını yapan Tomris Giritlioğlu, tesadüfen kendisini bir deneme çekiminde görmüş, araştırmış, bulmuş ve teklif götürmüş. Gerisini kendisinden dinleyelim...
Önce sizi biraz tanıyabilir miyiz, nerede doğdunuz mesela?
Tire'de doğdum. Babam terzi. Ben dokuz yaşımdayken Fransa'ya yerleştik.
Neden?
Babam çok cesurdu. Birdenbire her şeyi bırakıp gitmeye karar verdi.
Fransa'da modacı olmak mı istiyordu acaba?
Yoo. Türkiye'deki ortamdan, aileden memnun değildi ve birdenbire Fransa'ya gitmeye karar verdi. Fransa'yı çok seviyordu, bizim orada eğitim görmemizi istiyordu. Ben dokuz yaşımda orada yeniden okula başladım. Düşünün dokuz yaşında bir çocuğum, küçücük bir kasabadan, daha İstanbul'u görmeden, uçağa binip Paris'e gidiyorum. Her şey değişik. Eğitim, insanlar, yollar, her şey...
Çok zor olmadı mı?
Çok büyük bir kompleks ve travma yaşadım. Türkiye'ye tatile gelmeyi çok seviyordum, iki ay kalıyorduk. Çok mutlu oluyordum o sırada.
Bu zor dönem sizin için ne kadar sürdü?
Zaten ben 14-15 yaşıma kadar fazla konuşmuyordum. Böyle tek başına yaşayan bir çocuktum yani. Ondan sonra birden açıldım. Çünkü dili çabuk öğrendim. İnsan çocukken dili çok çabuk öğreniyor. Ama bu arada dokuz yaşıma kadar Türkiye'de benim kişiliğimde oturan şeyler kaldı tabii. Avrupa'daki Türkler tam Türk gibidir. Fransızlar, Türkiye'ye gelmeden bir Türkü görebiliyor orada. Biz orada çok daha Türküz.
Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?
Liseyi bitirdikten sonra para kazanmak istedim. Ailece ticarete atıldık. Özellikle ağabeyim çok başarılı oldu. Türkiye'den Fransa'ya tekstil ürünleri getiriyorduk. Sonra bir baktım 24 yaşımda, yine bu kompleks var bende. Akşamları işten sonra tiyatro okuluna yazıldım. Baktım çok hoşlanıyorum, iki yıl sonra bıraktım her şeyi, tiyatroya döndüm tamamen. Ecole Florent'e gittim.
Konservatuara yaşı tutmadı
Önemli oyuncular ders veriyormuş orada.
Evet. Master Class diye bir şey var, ünlü oyuncular gelip ders veriyor. Hani Amerika'da Actor's Studio var ya, Al Pacino, Robert De Niro filan ders verir. Gerard Depardieu, Sophie Marceau, Isabel Adjani gibi oyuncular da burada ders veriyor.
Bu okulda lisans eğitimi mi veriliyor?
Bu okul üç yıllık bir eğitim veriyor ve oyuncuları konservatuara hazırlıyor. Ben konservatuvara giremezdim, çünkü en fazla 24 yaşında olmak gerekiyordu. Yaşım tutmuyordu. Burayı bitirdikten sonra okulda 20 oyuncu seçiyorlar. Onlar okulun başarısını gösteriyor. Ben de seçildim bu 20 oyuncu arasına. İki başarılı oyunumuz vardı. Birinde Hintli bir çocuğu oynuyordum ben. Göçmen bir çocuğun hikâyesini anlatıyordu oyun.
Hep böyle yabancıları mı oynuyorsunuz Fransa'da?
Her şeyi oynuyorum, oyuncuyum ben.
Türkiye'ye gelmeden önce süren bir diziniz var mıydı?
Ben dizilerde tekrar oyuncusu olmadım, istemiyordum. Bölüm bölüm rol alıyordum. Bir de reklam filmleri var. Zidane'la bir reklam filmim vardı mesela. Madrid'te bir araba reklamı çektik.
Ferzan Özpetek'le Harem Suare'de çalışmışsınız.
Ferzan Harem Suare'yi hazırlarken beni menajerim tanıştırdı onunla. Çünkü ben Harem'i çok sevmiştim. Ferzan bana işi anlattı ve 'Kast oluşturmaya yardım eder misin?' dedi. Çok güzel bir iş oldu. Ben tabii oyunculuk istiyordum aslında ama Harem Suare'de benim için bir rol yoktu. Gelip tiyatroda izlemişti beni ve 'Gel, yardım et kamera arkasında,' dedi işte. Filmin senaryosundan çekimine ve montajına kadar oluşumunda yer aldım ve bir film nasıl yapılır tam olarak orada öğrendim.
Fransa'da tanınan bir oyuncu musunuz?
Çok ünlü değilim ama tanınan bir oyuncuyum.
Orada gazeteler, televizyonlar röportaj yapıyor muydu sizinle?
Evet. Tiyatro konusunda ama.
Okulda Audrey Tatou'yla yakın mıydınız?
Bir oyunda bir sahnemiz vardı birlikte. Ondan sonra kendisi tabii çok ilerledi. Bir ara menajerimiz aynıydı. Çok igileniyordu Audrey'le. Benimle hiç ilgilenmiyordu o zamanlar. Anlıyorum tabii. Ondan sonra bıraktım zaten ben o menajeri, çünkü hiç ilgilenmiyordu benimle. Audrey çok başarılı gerçekten. Küçücük bir kız ama sahneye çıktığı zaman devleşiyor birden. Ama bu kadar olacağını bilmiyordum tabii ben de.
Hiç başrolünüz oldu mu?
Oldu. Dizilerde. Fransa'daki polisiye dizilerde beş-altı ana karakter vardır. 'Guest' diyorlar, davetli oyuncu. O rollerde oynadım bayağı.
Yani şunu merak ediyorum, Fransa gibi sinemada iddialı bir ülkede başarılı, işini iyi götüren bir oyuncu, neden gelip Türkiye'de oyunculuk yapmak ister?
Siz bu diziyi izlerken anlayacaksınız. Bana Fransa'da böyle bir yapım gelmedi daha. Ata biniyoruz, 5 bin tane figüran var, savaş sahneleri, patlamalar, silahlar kullanılıyor...
"Türk sineması çok güzel"
Gelmeden önce, Türkiye'de dizi piyasasının son yıllarda büyük önem kazandığını biliyor muydunuz?
Tabii. Türk kanallarını izliyordum yani. Bazı dizileri gördüğümde 'Artık güzel işler oluyor ya' diye düşünüyordum.
Kıyaslayabilir misiniz Türk yapımlarıyla Fransız yapımlarını?
Teknik olarak hemen hemen aynı. Mesela yönetmenimiz Çağatay'da çok hoşuma giden bir olay var, iki üç kamera birden kullanıyor. Fransa'da da sette üç kamera aynı anda kullanılır mesela. Bir de Çağatay oyuncuların da motivasyonunu çok iyi yükseltiyor. Çok çabuk ve kaliteli çekim yapıyor. Bu Avrupa tarzı.
Türkiye yerine başka bir ülke düşünür müydünüz? Mesela Hollywood hayaliniz var mıydı?
Olmaz mı? Eğer burada işler yolunda giderse Avrupa'ya açılan bir sinema filminde olmak isterim.
Onun da bir Türk yapımı olmasını mı tercih edersiniz?
Tabii. Semih Kaplanoğlu, Ferzan Özpetek, Fatih Akın gibi isimlerin filmleri çok hoşuma gidiyor ve bunlar dünyaya açılıyor. Türk sineması, dizileri güzel. Eski filmler de güzel. Ben sizin sorunuzu anlayamıyorum bir türlü. Biliyorum nereye gelmek istediğinizi ama...
Aksanını düzeltip oynuyor
Kırık Kanatlar'da rol almanız nasıl oldu?
Geçen yıl Ferzan'ın film şirketi AFS beni aradı, bir proje için. Ben onun için geldim Türkiye'ye ama olmadı sonra. Ve bir gün Tomris (Giritlioğlu), kasta bir kız ararken, bir deneme filminde izlediği bir oyuncunun karşısında görmüş beni. Merak etmiş, sormuş. 'Fransız bir oyuncu,' demişler. Görmek istemiş o da. Ben geldim, denemeler yaptım Yüzbaşı karakteri için. Ata binmeyi öğrendim, karaktere hazırlandım.
Başka ne gibi zorluklar yaşadınız?
Vals sahneleri var mesela. Bilmiyordum, öğrendim.
Türkçeniz biraz aksanlı. Dizide dublajlı mı oynadınız?
Hayır. Bayağı zorlanıyorum ama kendim konuşuyorum.
Dizinin gidişatı nasıl?
Çalışma randımanımız çok yüksek. Sabahları 07:00'den akşam 19:30'a kadar çalışıyoruz. Ben kendimi değiştirmeye çalışıyorum biraz. 'Türkiye'de böyleymiş ben de böyle yapayım bundan sonra,' dediğim şeyler oluyor mesela. Ama bazen de kendi birikimimi yansıtıyorum. Fransa'da öğrendiğim bazı farklılıkları da kaybetmek istemiyorum. Dizi gibi bakmıyorum zaten, sinema çeker gibi çalışıyorum her bölümde. Çekim 1922'de başlıyor. Yüzbaşı Cemal ülkesi için savaşan bir karakter. Büyük Taarruz'u bekliyoruz.
O dönemi çok iyi öğrendiniz mi?
Tabii ki. Ve yedinci bölümde Yüzbaşı Cemal biraz daha duygusal ve stratejik bir adam olarak görülecek. Burada Cansel Elçin'le Yüzbaşı Cemal'in araları biraz daha ısınıyor. Ben steril bir yüzbaşı olmak istemedim. Türk askerinin duygusal taraflarını da ön plana çıkartmaya çalıştım. Düşünün, Büyük Taarruz'da sayımız düşman karşısında çok az ve şartlar çok zor. İşte o yüzden biraz kirli bir yüzbaşı yapmak istedim.
'Biz zaten Kemalistiz'
İstanbul'a yerleştiniz mi?
Yerleşmedim daha, ama yerleşmeyi düşünüyorum. Hayatım burada olacak.
Dizi yüzünden mi?
Değil. Şimdi altı aydan beri Türkiye'deyim. Ve şunu gördüm; geldiğimden beri çok mutluyum, huzurluyum ve hayatımın burada olmasını istiyorum.
Sadece Türkiye'yi özlediğiniz için mi dönüş yapıyorsunuz yoksa bir Türk yapımında yer almayı özellikle mi istediniz?
Yok, bana daha önce de teklif geldi. Ama çok abuk sabuk senaryolar. Ben ciddi bir işte çalışmak istedim.
Peki sizin Fransa'da milliyetçi duygularınızın yoğunlaşmasıyla bu yapımın Kurtuluş Savaşı'nda geçmesi arasında bir bağlantı var mı?
Tabii tabii. Gurur var. İster istemez oluyor.
Meraklı mısınız Türk tarihine?
Tabii. Ağabeyim de çok düşkündür mesela, benden daha bilgilidir. Kemalistiz biz zaten.
Kendinizden biraz söz eder misiniz, nasıl bir insansınız, hobileriniz neler mesela?
İnsanın kendisinden bahsetmesi çok zor yaa. İnsanları dinlemek benim için daha önemli. Ne bileyim, yönetmenlik de yaptım mesela, kısa metrajlı bir filmim var Kelebek diye, !F İstanbul'a da katıldı. Benim boş vaktim yok yaa. Çalışmadığım zamanlar senaryo yazarım. Bir tiyatro oyunu yazdım mesela.
arkadaşlar bu doğruluğu kesin olan bir haber değil sadece benim fikrim ama uygun bir başlık bulamadığımdan buraya yazıyorum...
dün gece okan bayülgenin programına konuklardan biri ali kırcaydı.. kendisine bir dizide rol alıp almayacağı soruldu ve o da dedi ki "şu anda yayınlanmakta olan dizilerden bir tanesinde reddedemeyeceğim kadar önemli bir rol teklifi aldım, gerçekten çok önemli birisi.. sadece birkaç sahne olacak, yakın zamanda göreceksiniz zaten.." ama dizinin ismini söylemedi..
benim de aklıma direk kırık kanatlar geldi nedense.. belki Atatürk ya da İsmet İnönü gibi birini birkaç cephe sahnesi için canlandırması istenmiş olabilir.. bakalım ileriki bölümlerde belli olur, ama eğer öyle bir şey olmazsa hepinizden özür dilerim=))
meltemyucel
30-01-06, 18:44
http://image.haber3.com/image/berhan_simsek_200-140.jpg
Berhan Şimşek, Ata’nın paşası olacak !
Politikaya atılınca sinemadan uzak kalan CHP’li Berhan Şimşek, yeni bir diziyle geri dönüyor..
CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek, oyunculuk hasretini Kanal D'de yayımlanacak Kurtuluş Savaşı yıllarını anlatan "Kırık Kanatlar" dizisiyle giderecek. Şimşek, dizide Atatürk'ün silah arkadaşlarından bir paşayı canlandıracak.
Kanal D'de oynayacak
Kurban Bayramı tatilini ailesiyle birlikte Uludağ'da geçiren Şimşek, çok sayıda sinema projesi için teklifler aldığını ancak siyasetteki yoğunluktan dolayı bunları değerlendiremediğini ifade etti. Şimşek, "Sinemaya olan hasretimi, Kanal D'de yayımlanan ve Kurtuluş Savaşı sürecini yansıtan dizide birkaç bölümde rol alarak gidereceğim. Bu dizide Başkomutan Mustafa Kemal'in askerlerinden birini yani bir paşayı canlandıracağım ve bundan çok mutluyum" dedi.
'Babam ve Oğlum'u övdü
Türk sinemasını ve son günlerde ortaya çıkan projeleri de eleştiren Şimşek, "Biz sinema yaptık, sinemayı güldürmedik. Biz gülmece sineması yapmadık. Toplumun yaşadığı olaylara tanıklık eden sinema yaptık" dedi. Şimşek, son günlerde Türk sineması olarak izlediği en iyi filmin "Babam ve Oğlum" olduğunu da sözlerine ekledi.
Milliyet
Basrol Oyuncularinin Canlandirdigi Karakterlerle İlgili Önemli Not:
Özge Özberk ve Mehmet Ali Nuroglu bu dizide sevgili rolunde degildirler. İki sevgiliyi Mehmet Ali Nuroglu ve Begum Birgoren canlandirmaktadir. Özge Özberk, yurtdisindan gelen Turk kokenli Fransiz oyuncu Cansel Elcin (Yuzbasi Cemal) ile sevgili roluyle ekrana gelmektedir. Hikâyeye gore ask yasayan ciftler ve cast'i incelendiginde ayrintilar gorulebilir.
Sunus
Anadolu'nun kabuk degistirdigi, yeni bir kadere dogru ilerledigi bir donem, Ankara'da Buyuk Millet Meclisi Mustafa Kemal'i Meclis Baskani ve Baskomutan seciyor. Ülke Kurtulus Savasi'na girmek uzere. Gencler askere yaziliyor, insanlar bu savasa mali destek saglamak uzere varini yogunu teslim ediyor.
Hikayemizin acildigi Nazim Bey'in ciftligi ise bu ortamda mutevazi bir nisan hazirligi icinde. Uzaktan gelen top sesleri, tum ciftligin uyelerinin kaderlerinin degiseceginin habercisi gibi. Nazim Bey'le bulusacak olan Yuzbasi Cemal, Nazli'nin tum hayatini degistirecek degisim ruzgârini tasiyor. Babasi tarafindan ozenle yetistirilmis, egitimiyle, giyimi kusamiyla farkli, narin bir kiz olan Nazli savasin getirdigi yoksullukla, zorluklarla savasmayi ogrenmek zorunda kalacak. Yuzbasi Cemal'in, ilk goruste vuruldugu, kendi emrindeki bir askerin nisanlisi olan Nazli'ya askini itiraf etmesi hic de kolay olmayacak.
Savas suresince Nazli ile birlikte yasamaya gelen yegenleri Zeynep ve Ayse, cetelerin, asker kacakcilarinin, padisah yanlisi Muhtar ve onun kotu niyetli oglunun kiskacinda hayatta kalmaya calisirken ayni zamanda birbirinden guclu ve etkileyici asklariyla farkli seruvenler yasayacak, kimi zaman dayanisip kimi zaman catisacaklar.
Savasin bitiminden sonra Cemal, Ankara'da gorev almak yerine, Anadolu'da kalmayi tercih eder. Savasin yaralarinin sarilacagi bir doneme girilmistir.
Cemal, Nazli'nin yasadigi bolgede gorev alir. Nazli, olen nisanlisinin ailesinin tum israrlarina ragmen kendi ciftligini eski gunlerine dondurmeye calisir. Cemal ise kendi bolugunde catisirken olen Nazli'nin nisanlisi Ahmet'in hatirasi yuzunden Nazli'ya askini itiraf edememektedir.
Alintidir baska site adi verilmesi yasak oldugundan yazmadim
Kendime Yatirim Yapiyorum - Begum Birgoren
"Kırık Kanatlar" dizisi ile ekrana gelmeye hazirlanan Begum Birgoren "Kendime yatırım yaparak, nitelikli islerde yer almak istiyorum” diyor.
Yakinda Kanal D’de baslayacak olan “Kırık Kanatlar” dizisinde rol alan Begum Birgoren, “Meshur olmak benim icin onemli degil” diye konusuyor.
-Seni taniyabilir miyiz?
13 yasinda amator tiyatrolarda oynamaya basladim. Sonra Bahcesehir Üniversite'sinde gorsel sanatlarda okudum. Üniversitede yine amator tiyatrolarda calistim.
-Dizilere nasil basladin?
Okul icin Med Yapim'da staj yapiyordum. "Tatli Hayat" dizisinin kamera arkasinda calisiyordum. Diger arkadaslarim da ust katta staj yapiyordu. Onlari ziyaret ederken, yonetmen Oguzhan Tercan'la tanistim. "Seni de alalim buraya hani guzel olursun" derken "E hadi olsun " dedim. "Arapsaci'nda kucuk bir rolde oynadim. Ondan bir sene sonra 'Pilli Bebek' dizisinde Mehmet Gunsur'le esas kadini oynadim.
-Sonra Seher Vakti"nde gorduk seni...
"Seher vakti" cok onemliydi benim icin. Ama o da ne yazik ki sekiz bolum surdu. "Seher Vakti", icime sinen bir dizi oldu. Acikcasi taninmak kismini pek onemsemiyorum ben. Orada bircok sey kazandim ve ogrendim. İnsanlarla tanistim.
-Oyunculuk dersleri aldin mi?
Yok almadim. Alayli olarak basladim. Kucuk sahneye ciktiginiz zaman, bir sekilde orasi sizi egitiyor. Egzersizlerle ve calistiginiz gruptaki insanlarla ogreniyorsunuz teknik unsurlari.
-Seni basinda fazla goremiyoruz...
Biraz dikkatli olmak gerekiyor. İnsanlara bir takim duygulari yasatan insan 'ben' olmadigim icin belki de hayal kırıkligi yaratabilirim. Mesela ben cok hayranlikla izledigim insanlarin, gercek dunyalarini gordugumde cok buyuk hayal kırıkligina ugradim.
-Yeni diziden bahseder misin?
"Kırık Kanatlar", bir donem dizisi. 1920'ler, Kurtulus Savasi... Özge Özberk, Mehmet Ali Nuroglu var. Şu anda Ayvalik'ta cekiyoruz.
-Hayattaki onceliklerin ne?
Baska ucuncu kisiler olmadan bir yere sapmadan devam edebilmek. Nitelikli isler yapmak istiyorum. Ama asla populer olmasi gerekmiyor. Kendime yatırım yaparak yasamaya gayret ediyorum.
-Hedeflerin neler?
Oyuncular tiyatrodan yeterli paralar kazaniyor olsalardi, dizilerde rol almazlardi gibi geliyor. Yurt disinda egitim alayim, seyahat edeyim. Bunlari yapabilecek maddi gucu elde edeyim bana yeter.
Kaynak : BUGÜN
KADINLAR.. NE İLGİNÇ VARLIKLAR.. BİR SORUNUN CEVABINI ALMAK İSTEDİKLERİ ZAMAN ONLARI SAVAŞ BİLE DURDURAMIYOR.. ÖYLE VE YA BÖYLE CEVABINI ALIN
Dün gecce Kanal D ekranlarında dördüncü kez izleyicisiyle buluşan "Kırık Kanatlar"ı izlerken ister istemez düşündüm bunları.. Kadınlar ne ilginç varlıklar.. Kafalarına koymasınlar bir şeyi.. Ne savaş, ne paşa, ne başbakan dinliyor valla.. Öğrenecek sorusunun cevabını.. Erkek ne yaparsa yapsın, kaçamaz; kadın kafasına koymuş bir kere.. Ne yapar, ne eder öğrenir.. Nişanlısına ne olduğunu, mektubun kimin tarafından yazıldığını öğrenmeye çalışan Nazlı, yüzbaşı Cemal'i nasıl terletiyor..
Ve elbette aşk..
Ne savaş dinliyor, ne de başka bir şey.. Kapınızı hiç beklemediğiniz bir anda çalıyor.. Cephede bir bakış nasıl içini titretti yüzbaşı Cemal'in.. Ya Nevzat.. Ayşe'yle konuşurken göz göze gelmemek için nasıl çaba harcıyor.. Ve ülkeyi kurtarmak için omuz omuza veren Nevzat'la Cemal, ne yazık ki aşka karşı nasıl davranacaklarını bilemiyor..
Bu aşk başka bir şey....
Ama inatçı bir kadınla daha da zor..
Aşk...
Hep var; hep olacak..
Ölüm bizi ayırana dek..
Kaynak:www.gecce.com
Çemberimde Gül Oya", "Babam ve Oğlum" derken Özge Özberk yine farklı bir dönemde yaşayan bir karakteri canlandırıyor. "Kırık Kanatlar" dizisinin Nazlı'sı "Sınırlarımı zorlamak, neler yapabileceğimi görmek istiyorum" diyor
"Günümüzde geçen hikayelerde oynamayı sevmiyorum"
ÖZGE ÖZBERK "Kırık Kanatlar" dizisiyle karşımızda. Onu "Çemberimde Gül Oya" ile TV'de, "G.O.R.A." ve "Babam ve Oğlum" ile sinemada izleyip tanımıştık. Aslında Özberk 12 yıllık bir oyuncu, üstelik tiyatro kökenli.
Röportaj:YAPRAK ARAS
Fotoğraf: ERCAN ARSLAN
Özge Özberk'i nasıl bilirsiniz? Dizileri yakından takip edenler için "Çemberimde Gül Oya"nın Yurdanur'u olabilir. Ama benim için hâlâ Prenses Ceku o. Arif'i öperek G.O.R.A. gezegeninin ateş topundan kurtarılmasına katkıda bulunmuş bir yarı kahraman!
Şaka bir yana, "G.O.R.A."nın üzerine bir film ve iki dizide rol almasına rağmen sokaktaki birçok kişi ona hâlâ Ceku diyormuş. "Aaa G.O.R.A." diyenler de oluyormuş. "İzel'i görüp 'Aa, İzel Çelik Ercan' diyenler gibi" diyor Özberk gülerek ve ekliyor: "Ama yaş ortalaması yüksek olanlar daha çok Yurdanur olarak tanıyor." "Babam ve Oğlum" filmiyle Çağan Irmak'ın "kadrolu oyuncuları" arasına girdiğine iyice inandığımız Özberk ile "Kırık Kanatlar" dizisini ve "Nazlı" karakterini konuşmak için buluştuk.
Son dört aydır hayatı Ayvalık'ta geçen Özberk dizi furyasına artık bir son verme vaktinin geldiğine inanıyor: "Hiçbir şeye vakit ayıramıyorum. Kazandığım parayı harcamaya bile vaktim yok. Bu yaz karar aldım, kendimi geliştirecek şeyler yapmak, Amerika'ya gidip İngilizcemi ilerletmek, oyunculukla ilgili atölye çalışmalarına katılmak ve tiyatroya dönmek istiyorum."
Proje seçtiğinizi söylemişsiniz. "Kırık Kanatlar"ı kabul etmenizde dizinin milli mücadele zamanında geçiyor olmasının etkisi oldu mu?
Olmaz mı! "Şu Çılgın Türkler"i okumuştum göz yaşlarıyla, teklif tam üzerine geldi. Bir de günümüzde geçen hikayelerde oynamayı çok sevmiyorum. Sınırlarımı zorlamak, neler yapabileceğimi görmek istiyorum.
Ailenizde Kurtuluş Savaşı'na katılmış kimse var mı?
Annemin dedesi, Kurtuluş Savaşı'nda cepheye gitmiş ve bir daha geri dönmemiş. Mezarı nerede, o bile bilinmiyor. Şehit torunu olmak çok büyük bir gurur benim için.
"Kırık Kanatlar"daki rolünüz için araştırma yaptınız mı?
Neyse ki "Çemberimde Gül Oya"ya göre biraz daha hazırlıklıydım. Dizide, Nazlı'yı canlandırıyorum. Keman çalan, Fransızca eğitim görmüş, paşalarla büyümüş bir kız... Bunu araştırarak bilemezsiniz. Hayal dünyanızda yaşatmanız lazım. Babaları ölüyor, Nazlı'nın nişanlısı ölüyor... Nişanlısına mektup vermek için gara koştururken yaralıları görüyor ve milli mücadele ruhu bu noktada kanına giriyor. Eminim şu anda böyle bir şey olsa, hepimiz canımızı dişimize takıp mücadele veririz. Tüyleri diken diken eden bir şey. Ve inanır mısınız, bunu sette neredeyse birebir yaşadım. Kitapları okumakla falan olacak bir şey değil.
Milli duygularınız hayli kabarmış...
500 kişilik bir yardımcı oyuncu kadrosu geldi. Gar sahnesi çekiliyor, biri kocasını arıyor, biri çocuğunu bekliyor... O kargaşayı görmeliydiniz. Herkes o kadar inanarak oynuyordu ki, gözlerimden yaş geldi. İnanılmaz bir şeydi.
"Senaryo değiştirildi"
At binmeyi de öğrenmişsiniz dizi için...
(Gülüyor) Orada çok kötü at tecrübeleri yaşadım. Bana arızalı bir at denk geldi; sürekli beni üzerinden atmaya çalışıyor. Bir keresinde boynunda bir süre asılı kaldım. At korkusu geldi bana. Beş bölüm kadar atlarla cebelleştim. Altıncı bölümden sonra atlı değil, yaya olarak devam ettim. Senaryo değişti, artık her yere yürüyerek veya at arabasıyla gidiyorum.
Kurtuluş Savaşı için kurulan bir set farklı olmalı. Sizi en çok şaşırtan ne oldu?
Çok pratik çalışan bir sanat grubumuz var. Sürekli çalışmamız gereken köy meydanındaki taş evleri bozup yeniden yapmak mümkün olmadığı için tekerlekli bir sistem geliştirmişler. Var olan evlerin üzerine ahşap dekoru giydirip 1920'li yıllar dekoruna dönüştürüyorlar.
Bir röportajınızda dizi izlemediğinizi söylemişsiniz. Bunun nedeni işin içinde olduğunuz için kanıksamanız mı?
Bir süredir "Hırsız-Polis"i takip ediyorum. Dizileri çok yakın hissetmiyorum kendime. Belki de içinde olduğum için, bilemiyorum. Artık dizi oyuncusu olarak görülmek istemiyorum. Keşke çok iyi bir tiyatro oyunuyla kendimi gösterebilseydim. Bu, 11 yıldır benim içimde büyük bir ukte oldu. Son iki yıldır diziler yüzünden sahneye çıkamıyorum. En büyük isteğim iyi bir tiyatrocu olmak. Asla bir dizi oyuncusu olarak kalmak istemiyorum.
Bir de bir dizide birkaç bölüm görünüp kendini oyuncu olarak tanıtanlar var...
Böyle bir hedefleri varsa ne güzel, kendilerini geliştirsinler. Ama iki kamera hareketi görüp "Ben oyuncu oldum" demeleri garip geliyor. 12 yıl oldu ama ben bile daha böyle bir şey demiyorum.
"Erkek arkadaşım sanki asker yolu bekliyor"
Çekimler yüzünden sürekli Ayvalık'tayız. Erkek arkadaşımla çok az görüşebiliyoruz. Asker yolu bekliyormuş gibi bir durumu var. Ama başarılarımı seyrettikçe gurur duyuyor ve buna katlanıyor. Dizilerle hiç alakası olmayan bir insanken, ailemle birlikte dizi izlerken buldu kendini. "Çemberimde Gül Oya"yı da zorla seyrettiriyordum.
Bundan iki yıl öncesine kadar denemeler yazıyordum. Birikmiş 150 kadar hikayem vardı.
Defterler aldım Ayvalık'a giderken ama yorgunluktan hiçbir şey yapacak halim kalmıyor.
Zamansızlıktan alışveriş yapma lüksüm kalmadı. Marka takıntım yoktur ama İstanbul'a gelince Zara'ya bakmadan dönmem.
"Burnumda problem vardı, neden yaptırmayayım?"
Özge Özberk: "Burnunu yaptırdı, bir yerlere geldi diye yazmışlar bir yerde benim için. Bunlarla kim uğraşır anlamıyorum. 12 yıldır oyunculuk yapıyorum sonuçta. İnsanlar güzel bir şeye bakmak istiyorlar televizyonda. Rahatsız olduğunuz bir şey varsa, ki benim burnumda problem vardı, neden yaptırmayayım? Bunun konuşuluyor olması bile çok saçma."
"Çok çekingendim, dolmuşta 'İnecek var' diyemezdim"
Çocukluğunuzda da meraklı mıydınız oyunculuğa?
Evet ama ilkokuldayken bir gün şiir okuma sırasında bir sahne korkusu geldi ve liseye kadar sürdü. Çok çekingen bir çocuktum. Dolmuşta "İnecek var" diyemezdim. Birisi inerse arkasından inerdim.
Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ni neden bitiremediniz?
Atıldım. Sınıfı çok iyi bir puanla geçmişken, bir hocamızın arızası sonucunda birçok arkadaşım benimle sınıfta kaldı. Bunlar arasında "Avrupa Yakası"ndaki Selin'i oynayan Evrim Akın, Özgü Namal gibi isimler de var. Bir daha konservatuvar falan düşünmedim. En büyük konservatuvar BKM'ydi benim için. 1994'te kurulurken girdim ve 11 yıldır oradayım.
Sizin için oyunculuktaki dönüm noktası nedir peki?
"G.O.R.A."da kendimden çok farklı bir oyunculuk yüklemedim Ceku'ya. Zaten benim gibi bir kızdı Ceku. Cem'in (Yılmaz) isminin geçtiği bir işin içinde yer almak zaten isminizi duyuruyor olmak demek. Ama oyunculuk adına bunca yıldır biriktirdiklerimi "Çemberimde Gül Oya"da gösterdim.
Şimdiye kadar en severek oynadığınız karakter hangisiydi?
Yurdanur'un yeri çok özeldir çünkü çok şey kattım ona.
Kendimi Özge değil, Yurdanur olarak düşünmeye çalıştım.
Çok dişli bir karakterdi. Keşke hepimiz Yurdanur olabilsek, istediklerimizi sonuna kadar savunup peşinden gitsek.
http://img149.imageshack.us/img149/2577/acum6cm.jpg (http://imageshack.us)
Haberin adresi: http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=cts&haberno=5425&tarih=23/02/2006 Cumartesi
Fransa'dan 'kırık kanat'
FOTOĞRAF: HÜSEYİN ÖZDEMİR
Kanal D'nin yeni yapımı Kırık Kanatlar dizisinde Yüzbaşı Cemal olarak izlediğimiz yakışıklı genç, meğer Fransa'dan ithal bir Türk oyuncuymuş! Cansel Elçin, Fransa'da oyunculuk okumuş ve pek çok yapımda da yer almış
23/02/2006
MELİS DABAĞOĞLU
Fransa'da pişti memlekete düştü
Fransa'da oyunculuk eğitimi görüp pek çok sinema, dizi ve reklam filmi projesinde yer alan 32 yaşındaki Cansel Elçin, Kırık Kanatlar dizisiyle Türkiye'ye döndü. Kendisi halinden pek memnun
Geçen perşembe Kanal D'de başlayan ve Kurtuluş Savaşı yıllarından insan hikâyeleri anlatan Kırık Kanatlar dizisinde, Yüzbaşı Cemal karakterini canlandıran Cansel Elçin adlı gencin, ta Fransa'dan kalkıp bu dizide rol almak üzere memlekete döndüğünü öğrendik. İlgimizi çekti, gittik görüştük kendisiyle. Babası terziymiş. O daha dokuz yaşındayken Paris'e göçmüşler. İlkokula yeniden başlamış orada. Zor bir dönemden sonra adapte olmuş yeni yaşamına. 24 yaşında tiyatrocu olmak istediğine karar vermiş. Gerard Depardieu, Sophie Marceau, Isabel Adjani gibi isimlerin ders verdiği Ecole Florent okulundan mezun olmuş. Hatta bir ara Audrey Tautou'yla aynı sınıfta okumuşlar. Fransa'da altı sinema filmi, çeşitli dizi ve reklam filmlerinde rol almış. Derken geçen yıl bir gün, Kırık Kanatlar'ın proje tasarımını yapan Tomris Giritlioğlu, tesadüfen kendisini bir deneme çekiminde görmüş, araştırmış, bulmuş ve teklif götürmüş. Gerisini kendisinden dinleyelim...
Önce sizi biraz tanıyabilir miyiz, nerede doğdunuz mesela?
Tire'de doğdum. Babam terzi. Ben dokuz yaşımdayken Fransa'ya yerleştik.
Neden?
Babam çok cesurdu. Birdenbire her şeyi bırakıp gitmeye karar verdi.
Fransa'da modacı olmak mı istiyordu acaba?
Yoo. Türkiye'deki ortamdan, aileden memnun değildi ve birdenbire Fransa'ya gitmeye karar verdi. Fransa'yı çok seviyordu, bizim orada eğitim görmemizi istiyordu. Ben dokuz yaşımda orada yeniden okula başladım. Düşünün dokuz yaşında bir çocuğum, küçücük bir kasabadan, daha İstanbul'u görmeden, uçağa binip Paris'e gidiyorum. Her şey değişik. Eğitim, insanlar, yollar, her şey...
Çok zor olmadı mı?
Çok büyük bir kompleks ve travma yaşadım. Türkiye'ye tatile gelmeyi çok seviyordum, iki ay kalıyorduk. Çok mutlu oluyordum o sırada.
Bu zor dönem sizin için ne kadar sürdü?
Zaten ben 14-15 yaşıma kadar fazla konuşmuyordum. Böyle tek başına yaşayan bir çocuktum yani. Ondan sonra birden açıldım. Çünkü dili çabuk öğrendim. İnsan çocukken dili çok çabuk öğreniyor. Ama bu arada dokuz yaşıma kadar Türkiye'de benim kişiliğimde oturan şeyler kaldı tabii. Avrupa'daki Türkler tam Türk gibidir. Fransızlar, Türkiye'ye gelmeden bir Türkü görebiliyor orada. Biz orada çok daha Türküz.
Memleketten uzak kalınca milliyetçilik duyguları kabarıyor yani...
Çok. Çünkü burada Fransa'ya, Almanya'ya giden Türkleri Fransızlaşıyor, Almanlaşıyor zannediyorlar. Böyle bir şey yok. Türkçe'yi hiç unutmadım ben mesela. Üstelik Fransızca büyük bir kompleksti benim için. Dedim ki kendime, 'Burada başarılı olmak istiyorsan Fransızca'yı çok iyi öğrenmen gerekiyor'.
Sonra insan ilişkileriniz gelişti mi?
Evet, özellikle 15-16 yaşımdan sonra. Ben bir Fransız gibi başarılı olmak istiyordum orada. Ben başarılı olduktan sonra Türk olduğumu öğrenince şaşırsın insanlar istiyordum.
Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?
Liseyi bitirdikten sonra para kazanmak istedim. Ailece ticarete atıldık. Özellikle ağabeyim çok başarılı oldu. Türkiye'den Fransa'ya tekstil ürünleri getiriyorduk. Sonra bir baktım 24 yaşımda, yine bu kompleks var bende. Akşamları işten sonra tiyatro okuluna yazıldım. Baktım çok hoşlanıyorum, iki yıl sonra bıraktım her şeyi, tiyatroya döndüm tamamen. Ecole Florent'e gittim.
Konservatuara yaşı tutmadı
Önemli oyuncular ders veriyormuş orada.
Evet. Master Class diye bir şey var, ünlü oyuncular gelip ders veriyor. Hani Amerika'da Actor's Studio var ya, Al Pacino, Robert De Niro filan ders verir. Gerard Depardieu, Sophie Marceau, Isabel Adjani gibi oyuncular da burada ders veriyor.
Bu okulda lisans eğitimi mi veriliyor?
Bu okul üç yıllık bir eğitim veriyor ve oyuncuları konservatuara hazırlıyor. Ben konservatuvara giremezdim, çünkü en fazla 24 yaşında olmak gerekiyordu. Yaşım tutmuyordu. Burayı bitirdikten sonra okulda 20 oyuncu seçiyorlar. Onlar okulun başarısını gösteriyor. Ben de seçildim bu 20 oyuncu arasına. İki başarılı oyunumuz vardı. Birinde Hintli bir çocuğu oynuyordum ben. Göçmen bir çocuğun hikâyesini anlatıyordu oyun.
Sizin hikâyenize benzer bir hikâye yani...
Evet. O oyunda başarılı oldum ve diploma aldım. Menajerler vardı. Harika Uygur benimle çalışıyordu. O sayede tanıtımım oldu. Dizilerde, sinemada, dublajda, bu mesleğin her dalında çalıştım. Altı sinema filminde rol aldım. Rol aldığım bir film de bu yıl mart ayında Fransa'da vizyona giriyor. El Kaide üzerine bir film.
Nasıl bir karakteri oynuyorsunuz orada?
Arap asıllı bir kimya mühendisini.
Hep böyle yabancıları mı oynuyorsunuz Fransa'da?
Her şeyi oynuyorum, oyuncuyum ben.
Türkiye'ye gelmeden önce süren bir diziniz var mıydı?
Ben dizilerde tekrar oyuncusu olmadım, istemiyordum. Bölüm bölüm rol alıyordum. Bir de reklam filmleri var. Zidane'la bir reklam filmim vardı mesela. Madrid'te bir araba reklamı çektik.
Ferzan Özpetek'le Harem Suare'de çalışmışsınız.
Ferzan Harem Suare'yi hazırlarken beni menajerim tanıştırdı onunla. Çünkü ben Harem'i çok sevmiştim. Ferzan bana işi anlattı ve 'Kast oluşturmaya yardım eder misin?' dedi. Çok güzel bir iş oldu. Ben tabii oyunculuk istiyordum aslında ama Harem Suare'de benim için bir rol yoktu. Gelip tiyatroda izlemişti beni ve 'Gel, yardım et kamera arkasında,' dedi işte. Filmin senaryosundan çekimine ve montajına kadar oluşumunda yer aldım ve bir film nasıl yapılır tam olarak orada öğrendim.
Fransa'da tanınan bir oyuncu musunuz?
Çok ünlü değilim ama tanınan bir oyuncuyum.
Orada gazeteler, televizyonlar röportaj yapıyor muydu sizinle?
Evet. Tiyatro konusunda ama.
Okulda Audrey Tatou'yla yakın mıydınız?
Bir oyunda bir sahnemiz vardı birlikte. Ondan sonra kendisi tabii çok ilerledi. Bir ara menajerimiz aynıydı. Çok igileniyordu Audrey'le. Benimle hiç ilgilenmiyordu o zamanlar. Anlıyorum tabii. Ondan sonra bıraktım zaten ben o menajeri, çünkü hiç ilgilenmiyordu benimle. Audrey çok başarılı gerçekten. Küçücük bir kız ama sahneye çıktığı zaman devleşiyor birden. Ama bu kadar olacağını bilmiyordum tabii ben de.
Hiç başrolünüz oldu mu?
Oldu. Dizilerde. Fransa'daki polisiye dizilerde beş-altı ana karakter vardır. 'Guest' diyorlar, davetli oyuncu. O rollerde oynadım bayağı.
Yani şunu merak ediyorum, Fransa gibi sinemada iddialı bir ülkede başarılı, işini iyi götüren bir oyuncu, neden gelip Türkiye'de oyunculuk yapmak ister?
Siz bu diziyi izlerken anlayacaksınız. Bana Fransa'da böyle bir yapım gelmedi daha. Ata biniyoruz, 5 bin tane figüran var, savaş sahneleri, patlamalar, silahlar kullanılıyor...
"Türk sineması çok güzel"
Gelmeden önce, Türkiye'de dizi piyasasının son yıllarda büyük önem kazandığını biliyor muydunuz?
Tabii. Türk kanallarını izliyordum yani. Bazı dizileri gördüğümde 'Artık güzel işler oluyor ya' diye düşünüyordum.
Kıyaslayabilir misiniz Türk yapımlarıyla Fransız yapımlarını?
Teknik olarak hemen hemen aynı. Mesela yönetmenimiz Çağatay'da çok hoşuma giden bir olay var, iki üç kamera birden kullanıyor. Fransa'da da sette üç kamera aynı anda kullanılır mesela. Bir de Çağatay oyuncuların da motivasyonunu çok iyi yükseltiyor. Çok çabuk ve kaliteli çekim yapıyor. Bu Avrupa tarzı.
Türkiye yerine başka bir ülke düşünür müydünüz? Mesela Hollywood hayaliniz var mıydı?
Olmaz mı? Eğer burada işler yolunda giderse Avrupa'ya açılan bir sinema filminde olmak isterim.
Onun da bir Türk yapımı olmasını mı tercih edersiniz?
Tabii. Semih Kaplanoğlu, Ferzan Özpetek, Fatih Akın gibi isimlerin filmleri çok hoşuma gidiyor ve bunlar dünyaya açılıyor. Türk sineması, dizileri güzel. Eski filmler de güzel. Ben sizin sorunuzu anlayamıyorum bir türlü. Biliyorum nereye gelmek istediğinizi ama...
Türkiye'den dünyaya açılmak kolay bir şey değil. Fransa'dan daha kolay olabileceğini düşünüyorum sadece.
Hayır, alakası yok. Türk sineması artık dünyada ödüller alabiliyor. Eski Türk filmleri de süper. Şener Şen'in Selamsız Bandosu dünyanın en güzel filmlerinden biri bence. Türk sinemasında olağanüstü şeyler olabiliyor. Ufacık şeylerle çok güzel sahneler çıkabiliyor. Senaryo güçlülüğü var.
Aksanını düzeltip oynuyor
Kırık Kanatlar'da rol almanız nasıl oldu?
Geçen yıl Ferzan'ın film şirketi AFS beni aradı, bir proje için. Ben onun için geldim Türkiye'ye ama olmadı sonra. Ve bir gün Tomris (Giritlioğlu), kasta bir kız ararken, bir deneme filminde izlediği bir oyuncunun karşısında görmüş beni. Merak etmiş, sormuş. 'Fransız bir oyuncu,' demişler. Görmek istemiş o da. Ben geldim, denemeler yaptım Yüzbaşı karakteri için. Ata binmeyi öğrendim, karaktere hazırlandım.
Başka ne gibi zorluklar yaşadınız?
Vals sahneleri var mesela. Bilmiyordum, öğrendim.
Türkçeniz biraz aksanlı. Dizide dublajlı mı oynadınız?
Hayır. Bayağı zorlanıyorum ama kendim konuşuyorum.
Dizinin gidişatı nasıl?
Çalışma randımanımız çok yüksek. Sabahları 07:00'den akşam 19:30'a kadar çalışıyoruz. Ben kendimi değiştirmeye çalışıyorum biraz. 'Türkiye'de böyleymiş ben de böyle yapayım bundan sonra,' dediğim şeyler oluyor mesela. Ama bazen de kendi birikimimi yansıtıyorum. Fransa'da öğrendiğim bazı farklılıkları da kaybetmek istemiyorum. Dizi gibi bakmıyorum zaten, sinema çeker gibi çalışıyorum her bölümde. Çekim 1922'de başlıyor. Yüzbaşı Cemal ülkesi için savaşan bir karakter. Büyük Taarruz'u bekliyoruz.
O dönemi çok iyi öğrendiniz mi?
Tabii ki. Ve yedinci bölümde Yüzbaşı Cemal biraz daha duygusal ve stratejik bir adam olarak görülecek. Burada Cansel Elçin'le Yüzbaşı Cemal'in araları biraz daha ısınıyor. Ben steril bir yüzbaşı olmak istemedim. Türk askerinin duygusal taraflarını da ön plana çıkartmaya çalıştım. Düşünün, Büyük Taarruz'da sayımız düşman karşısında çok az ve şartlar çok zor. İşte o yüzden biraz kirli bir yüzbaşı yapmak istedim.
'Biz zaten Kemalistiz'
İstanbul'a yerleştiniz mi?
Yerleşmedim daha, ama yerleşmeyi düşünüyorum. Hayatım burada olacak.
Dizi yüzünden mi?
Değil. Şimdi altı aydan beri Türkiye'deyim. Ve şunu gördüm; geldiğimden beri çok mutluyum, huzurluyum ve hayatımın burada olmasını istiyorum.
Sadece Türkiye'yi özlediğiniz için mi dönüş yapıyorsunuz yoksa bir Türk yapımında yer almayı özellikle mi istediniz?
Yok, bana daha önce de teklif geldi. Ama çok abuk sabuk senaryolar. Ben ciddi bir işte çalışmak istedim.
Peki sizin Fransa'da milliyetçi duygularınızın yoğunlaşmasıyla bu yapımın Kurtuluş Savaşı'nda geçmesi arasında bir bağlantı var mı?
Tabii tabii. Gurur var. İster istemez oluyor.
Meraklı mısınız Türk tarihine?
Tabii. Ağabeyim de çok düşkündür mesela, benden daha bilgilidir. Kemalistiz biz zaten.
Kendinizden biraz söz eder misiniz, nasıl bir insansınız, hobileriniz neler mesela?
İnsanın kendisinden bahsetmesi çok zor yaa. İnsanları dinlemek benim için daha önemli. Ne bileyim, yönetmenlik de yaptım mesela, kısa metrajlı bir filmim var Kelebek diye, !F İstanbul'a da katıldı. Benim boş vaktim yok yaa. Çalışmadığım zamanlar senaryo yazarım. Bir tiyatro oyunu yazdım mesela.
© RADİKAL internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
zugasibere
28-02-06, 22:35
KIRIK KANATLAR
“Kırık Kanatlar” Hollywood filmi Soğuk Dağ filmini hatırlatıyor. (Kanal D)
Jude Lowe, Nicole Kidman ve Renee Zellegweer’in başrollerini paylaştığı filmini kastediyorum... İlerde senaryo değişir mi bilemem.
Dizinin anonsunda “Bir ulusun doğuşu” gibi bir slogan var. İyi güzel diyorsunuz.
Ancak... Diziyi izlerken, “Eksik olan birşey var” demeden edemiyorsunuz.
Vatan ve millet gibi kavramlar yok. İstiklâliyetimizi ayakta tutan “Allah sevgisi,” “Peygamber ocağı” duygusu yok.
Dizinin omurgası aşk üzerine kurulmuş. İstiklâl ve Çanakkale Savaşı gibi çok destansı bir anlatıma sahip olabilecek pahalı bir dizi, aşk hikâyesine dönüştürülerek, basite indirgenmiş.
Dizide dört dörtlük bir oyun sergileyen Şemsi İnkaya’yı bir kenara koyun... Senaryoya “Allah, peygamber, vatan sevgisi” gibi unsurlar eklenirse, dizi tutar.
Son bir not ve detay:
Savaş sahnelerinde oyuncuların kostümleri çok yeni. Mağazadan alınmış gibi gıcır gıcır... Yapımcı, kıyafetlerin zarar görmesini mi istemiyor ne? Halbuki, zorlu sahnelerde, gerçeğe uygun olsun diye, kıyafetlerin hırpani olması gerekmiyor mu?
01.02.2006
kaynak:yeni asya gazetesi
zugasibere
28-02-06, 22:41
ÖZNESİ OLAMADIĞIMIZ HAYAT/KIRIK KANATLAR
ALİ BEKTAŞ
’ Kırık Kanatlar’’ adlı bir dizi yayınlanıyor bir özel kanalda. Konu zaman olarak Kurtuluş Savaş’ı yıllarında geçiyor. Bir arkadaşımın uyarısı ile izledim. Gerçekten de haklıymış. Haklılık için çıkış noktası şu. Dizi Kurtuluş Savaş’ı yıllarında geçiyor. Ama İslami hiçbir öge taşımıyor. Sanki Kurtuluş Savaşı yıllarında bu ülkenin dini ya da dindarı yokmuş gibi düşündürülüyor. Şehitlik kavramı, ya da kişilerin ona bakışı çok basit ve kasıtlı olarak yavanlaştırılıyor. Mesela dizide babası ölen bir çocuk, o üzüntü duygusunu keman çalarak ifade ediyor. Allah aşkına, bu davranış modelini bu gün bile yadırgarken, bu davranışı İstiklal Savaşı yıllarımızda yaşamış ecdadımıza bir etiket gibi yapıştırmak da neyin nesi. Henüz iki bölümünü takip ettiğim bu diziyi ve emeği geçenleri, henüz meselenin başındayken doğruya ve Müslüman Türk’e yönelmelerini umuyorum. Şimdi, sevgili okuyucular, bu diziden sorumlu olanlar, Ordu Fatsa’da çıkan bir yerel gazetede ki haberi nereden duyacaklar da önemseyecekler. İmkansıza yakın bir durum gibi gözüküyor olabilir. Bu noktada, müsaadenizle sırtımı bir batılı düşünürün şu cümlelerine yaslayacağım. ‘’ Söylediğimiz her şey , öncelikle kendi ruhumuzu etkiler.’’ Açılımını çok değişik noktalara kadar götürebileceğiniz bir söz olarak atın, bilgi dağarcığınıza.
karadeniz haber postası
zugasibere
28-02-06, 22:45
Her projeyi kabul etmem
Çemberimde Gül Oya dizisiyle yıldızı parlayan Özge Özberk yeni dizisi "Kırık Kanatlar" ile ekranlara dönüyor. Özberk, "Tek amacım var: O da iyi bir oyuncu olarak anılmak" diyor
Yıllardır reklam filmlerinin aranan oyuncusu Özge Özberk, şöhretini "Çemberimde Gül Oya" dizisindeki Yurdanur karakteriyle perçinledi. Güzel oyuncu, 11 yıllık tiyatro geçmişine rağmen "Daha yolun başındayım" diyecek kadar da mütevazi. Özge Özberk, 17 Ekim'de çekimlerine başlanan ve Aralık'ın ikinci haftası ekrana gelmesi planlanan "Kırık Kanatlar" adlı yeni dizisinde bu kez Nazlı karakteriyle karşımıza çıkacak. Özberk ile oyunculuk üzerine keyifli bir sohbet ettik.
YENİ DİZİ ÇOK İDDİALI
* Bize biraz yeni dizinizden bahseder misiniz?
"Kırık Kanatlar" Kurtuluş Savaşı'nda geçen bir hikâye. O dönemde yaşayan üç kadının ayakta kalma çabalarını anlatıyor. Ben "Nazlı" isminde bir kızı canlandırıyorum. Büyük bir çiftlikte yaşayan, keman çalan, iyi yetiştirilmiş bir kız. Babası ölünce tek başına yaşam mücadelesi vermeye çalışıyor. Gerisini anlatmayayım. Büyüsü kaçar.
* Rolünüz için ata binmeyi mi öğrendiniz?
Evet, öğrendim. Birkaç başarısız denemeden sonra işi kıvırdım. Biraz da keman çalmayı öğrendim.
* Çemberimde Gül Oya'dan sonra herkes sizi tanıdı...
Oyuncu olarak farkına varıldığım ilk projeydi. Bu şansı da bana Çağan Irmak verdi. Ondan önce yıllardır tiyatronun içindeydim zaten. Onlarca reklam filminde oynadım. Ama herkesin çıkış yaptığı bir proje vardır, bu da öyle oldu benim için.
SENARYO ÖNEMLİ
* Artık her rolü kabul etmediğiniz söyleniyor...
Yanlış aktarılmış. Benim için rolden çok proje önemli. Çok seçici davrandığını ise doğru. Çünkü geriye dönüp baktığım zaman iyi iş yaptığımı hissetmek istiyorum. O yüzden senaryo, yönetmen ve oyuncular benim tercihlerimi belirler.
* Reyting kaygınız var mı?
Açıkçası yok. İyi proje mutlaka karşılığını bulur. Bu yeni dizimiz Kırık Kanatlar'da da böyle olacak. Çünkü çok başarılı bir proje, izleyiciyi anında yakalayacak.
* Sizi bir komedi dizisinde görecek miyiz?
11 senedir tiyatroda komedide yer aldım. Komediye daha yatkınım ama hep dram oynadım. Bakalım, neden olmasın?..
* Antalya Film Festivali sonrası yaşanan tartışmalar için ne düşünüyorsunuz?
O tartışmalara sadece uzaktan bakıyorum. Sonuçta bu jürinin kararı. Saygı duymak gerek. Yine de genç oyuncular için teşvik ödülü gibi bir kategori olabilirdi sanki... Daha doğru olurdu.
* Kendinizi bir kadın olarak beğenir misiniz?
Elbette her kadın gibi beğenirim. Zaman zaman kendimi çekici bazen de çirkin bulurum. Özellikle ekranda oyuncu olarak duruşumu, yüzümü ve mimiklerimi beğeniyorum.
* Hedefleriniz neler?
Eskiden "Hollywood'a gitmek istiyorum" gibi laflar ederdim. Fakat şimdi öyle şeyler söylemiyorum. Yaş ilerledikçe daha olgun oluyor insan. Tek derdim hayatımda sinema ve tiyatronun hep olması. Çok büyük hırslarım yok. Önemli olan iyi işlere imza atmak.
22.11.2005
kaynak:vatan gazetesi
zugasibere
28-02-06, 22:49
Savulun! Kuvvacılar geliyor!..
Attilâ İlhan’ın 2004 yılında Kürşad Oğuz’la yaptığı söyleşide sarf ettiği şu cümleler bu günlerin habercisiydi: “Bilgi Yayınevi’nde güzel şeyler yapacağım. Orada Müdafa-i Hukuk çizgisini savunacağım. O çizgide eser veren birçok arkadaş var. Şimdi dağınık yerlerdeler. Toparlayabilirsek onları toparlayalım istiyorum. Başka arkadaşlar da var, geliyorlar, kafaları işliyor, her şey yolunda. Bu Müdafa-i Hukuk faaliyetidir.” Aynen İlhan’ın söyleşide belirttiği gibi Bilgi Yayınları’nda birçok yazar son bir yılda ‘ulusal çizgi’de sayısız kitaba imza attı. Yayınevinin eski yazarlarından Turgut Özakman’ın yazdığı “Şu Çılgın Türkler” ise gördüğü ilgi ve ulaştığı satış rakamıyla benzer kitapları gölgede bıraktı. 2005 Nisanı’nda ilk baskıyı yapan kitap Aralık 2005’te, yani aradan geçen 7 ayda 284. baskıya ulaştı. Bu, Şu Çılgın Türkler’in ortalama 681 bin kişi tarafından satın alındığı anlamına geliyor. Kitabın büyük ilgi görmesi üzerine birçok yayınevi benzer konuları işleyen, Kurtuluş Savaşı’nın, Kuvayi Milliye ruhunun, kısaca ‘Milli Mücadele’ döneminin anlatıldığı kitapları çıkarmaya başladı. Yayınevleri önceki yıllarda çıkan ve bu dönemi ele alan kitapları da yeniden basmayı ihmal etmedi. Son bir yılda ‘Milli Mücadele’ üzerine 70’in üzerinde kitap yazıldı. Kimileri bu kitapları Türk’ün Türk’e propagandası olarak görürken, kimileri de dönemi doğru bir şekilde öğrenmek için bunu fırsat olarak değerlendirdi. Yapılan tartışmalar bir tarafa, okuyucunun gösterdiği ilgiden olsa gerek aynı konuya gönderme yapan birçok ürün son günlerde tüketicilere sunulmaya başlandı. İçinde ‘Çılgın Türk sosu’ bulunan diziler, mağazalar, giysiler, gazete sayfaları ve köşe yazıları... Yani ‘Çılgın Türkler’e ürün yetiştirmeye çalışan ‘aklıselim sahibi Türkler’ de yok değil!
ŞU ÇILGIN TÜRKLER İÇİN FİLM VE DİZİ TEKLİFLERİ ALIYORUZ
Turgut Özakman’a göre okuyucunun kitabına olan ilgisi siyasilere verilmiş büyük bir mesaj. Özakman kitabının film haklarını almak için birçok başvuru yapıldığını ama bu konuda henüz bir karar vermediğini söylüyor.
Şu Çılgın Türkler kitabının büyük ilgi görmesiyle Kurtuluş Savaşı yılları ve mücadelesini anlatan birçok kitap yazılmaya ve yayınlanmaya başlandı. Okuyucunun ve yayıncıların gösterdiği bu merakı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yakın tarihimizi 30-35 yıldır gençlerimize iyi ve doğru anlatmıyoruz. Bu yanlışa bir de sahte tarihler katıldı. Yakın tarihimizle ilgili doğrularla gerçekleri bilenlerin sayısı şaşılacak kadar az. Kısaca tarihsiz ya da saptırılmış ve önemsizleştirilmiş tarihi olan bir gençlik yetiştirmeye başladık. Değindiğiniz olaylar ve olgular, bu yanlış, gafil ve kasıtlı tabanın iflas ettiğini, eksik ve yanlış bilgiyle yetiştirilmiş olanların doğru ve gerçek tarihe sahip çıktığını gösteriyor. Bu yükselişi, yeni bir sahte tarih dalgasıyla göğüslemeye kalkabilirler, ama artık etkili olmaz.
Son kitabınızın ardından nasıl geri dönüşler oldu?
Şehit ve gazi torunlarının ilgisi beni çok mutlu ediyor. Bir kısmı ile görüşüyor, bir kısmı ile yazışıyoruz. Fotoğraf, anı defterleri getiriyorlar. Biri dedesinin savaş görmüş süngüsünü armağan etti. Soru soranlar, tarihimizle ilgili ayrıntıları öğrenmeye çalışanlar çok. Sevr Antlaşması’nın tam metnini istiyorlar. Pek çok çağrı alıyorum. Hepsine yetişemediğim için üzülüyorum. Bu ilgi, merak, öğrenme ve araştırma isteğinin büyük bir anlamı var. Siyasetçilerimiz bu anlamı iyi yorumlamalı.
Bugünlerde televizyonlarda ulusal mücadelemizi ele alan diziler birbiri ardına ekrana geliyor. Dahası bazı tekstil firmaları o döneme ait giysileri mağazalarında sergiliyor...
Medya dolayısıyla bilgim oluyor. Eğer yakın tarihi sulandırmadan, hak ettiği özen, bilinç, dikkat ve saygı ile yansıtırlarsa, bunu büyük bir sevinçle karşılarım. Umarım böyle olur. Tarihe saygılı olan her girişim yararlı olur. Özensiz, dikkatsiz, saygıdan yoksun girişimler yozlaşmaya yol açar ve bundan hepimiz korkmalıyız.
Çılgın Türkler’in film hakkını satın almak için bir başvuru yapıldı mı? Ya da herhangi bir dizi senaryosu yazmanız ya da konsept danışmanlığı yapmanız için teklif geldi mi?
Çılgın Türkler için film ve dizi teklifleri alıyoruz. Danışmanlık için başvuran olmadı.
‘TELEVİZYONDA ÇILGIN TÜRKLER’
Kanal D televizyonunda perşembe günü yayınlanmaya başlanan ‘Kırık Kanatlar’ adlı dizi de Kurtuluş Savaşı mücadelesini ekrana taşıyor. Kanal bu diziyi yayınlamayı Şu Çılgın Türkler’e gösterilen ilgiden sonra mı kararlaştırdı bilemeyiz. Fakat Kanal D’nin bağlı bulunduğu gazete, dizinin yayınlanacağını ‘Çılgın Türkler dizi oldu’ başlığıyla verdi. Dizinin resmi internet sitesinde ise Kırık Kanatlar şu cümlelerle anlatılıyor:
“Anadolu’nun kabuk değiştirdiği, yeni bir kadere doğru ilerlediği bir dönem, Ankara’da Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal’i Meclis Başkanı ve Başkomutan seçiyor. Ülke Kurtuluş Savaşı’na girmek üzere. Gençler askere yazılıyor, insanlar bu savaşa mali destek sağlamak üzere varını yoğunu teslim ediyor. Hikâyemizin açıldığı Nazım Bey’in çiftliği ise bu ortamda mütevazı bir nişan hazırlığı içinde. Uzaktan gelen top sesleri tüm çiftliğin üyelerinin kaderlerinin değişeceğinin habercisi gibi.”
Aycan Giritlioğlu’nun öyküsünden Gül Dirican’ın senaryosuyla Çağatay Tosun’un yönetmenliğinde hazırlanan, 5 bölümünün çekimleri biten dizi bakalım ‘Çılgın Türkler’i’ ekran başına toplayabilecek mi?
‘ATATÜRK’E TİCARİ BAKMADIM’
Haberİ hazırlarken merak ettiğimiz sorulardan biri de modacı Faruk Saraç’ın Cumhuriyet’in 75. yılı için hazırladığı ve Atatürk’ün kıyafetlerinden oluşan koleksiyona bir ilginin olup olmadığıydı. Saraç’ın Levent’teki ofisine vardığımızda öğrendiğimiz bilgilerden ilki modacının Şu Çılgın Türkler’i 120. sayfasına kadar okuduğu oldu. O da yazarın ve kitabın fanatiklerinden. Saraç, Sarı Zeybek adını verdiği defilede sergilediği Atatürk’ün giysilerine defileden sonra birçok kişinin sahip olmak istediğini ama bunu kabul etmediğini söylüyor. ‘Ben hiçbir zaman Atatürk’e ticari bakmadım’ diyen Saraç amacının genç nesillere Atatürk’ün ne kadar şık giyindiğini anlatmaktan ibaret olduğunu belirtiyor. En son 5 ay önce bir milletvekilinin Atatürk’ün süveterini istediğini ifade eden Saraç, bu teklifi de geri çevirmiş.
Aykut Aykanat
22.01.2006
kaynak:akşam gazetesi
zugasibere
28-02-06, 23:02
SİLAHLARIN GÖLGESİNDE AŞK
''Savaş zamanı aşk olur mu?'' demeyin. Kimi zaman en zor anlarda, hem de öyle güçlü ortaya çıkar ki, bazen mağlubiyet galibiyete, bazen de galibiyet mağlubiyete dönüşür... Galiba 'Kırık Kanatlar'da biz her ikisini de göreceğiz.
http://www.tempodergisi.com.tr/life_style/09765/imperiaflex_0_0_0.jpg
Anadolu’nun kabuk değiştirdiği, yeni bir kadere doğru ilerlediği bir dönem. Ülke, Kurtuluş Savaşı'na girmek üzere. Gençler askere yazılıyor, insanlar bu savaşa ekonomik destek sağlamak için varını yoğunu teslim ediyor. Bu arada gönül, ne savaş ne de ferman dinliyor ve büyük bir aşk yürekleri sarıyor... Onlar kırık kanatlar... Ülkeleri gibi aşkları da kırılmış, parçalanmış, dağılmış...
Kanal D’de 19 Ocak’ta ilk kez izleyicisiyle buluşan ‘Kırık Kanatlar’ dizisi, 1920’lerin sancılı döneminin örgüsü içinde bir aşk hikâyesini ekranlara taşıyor.
▬ ▬ ▬
Haber: Arzu ERDOĞAN
Fotoğraf: Çağrı KILIÇÇI
27.01.06 kaynak:tempo dergisi
zugasibere
28-02-06, 23:06
“Karşılarında birden süvarileri gören dağa kaçmış kadın-erkek Karamürselliler çığlık çığlığa atılıp süvarileri ve atlarını sevgiye boğdular. Topları dik bir yamacın en üstüne, ağaçlar arasına saklamışlardı. Hep birlikte oraya çıkıldı. Üzerini yapraklı dallar ve otlarla örterek, topları ormana katmışlardı.
cızırtı .................................................. ................. Çağdaş Günerbüyük
şu çılgın kanatlar
“Karşılarında birden süvarileri gören dağa kaçmış kadın-erkek Karamürselliler çığlık çığlığa atılıp süvarileri ve atlarını sevgiye boğdular. Topları dik bir yamacın en üstüne, ağaçlar arasına saklamışlardı. Hep birlikte oraya çıkıldı. Üzerini yapraklı dallar ve otlarla örterek, topları ormana katmışlardı.
Üsteğmen şaşkınlık içinde, ‘Bu koca topları buraya nasıl çıkardınız?’ diye sordu. Bilge görünüşlü bir ihtiyar, gülümseyerek ‘Değişik bir milletiz..’ dedi, ‘...işler düzgünse ertesi günü bile düşünmeyiz, birbirimizi yeriz. İşler karıştıkça ağır ağır uyanmaya başlarız. İyice karışınca da, kenetlenip olmayacak işleri başarırız. Bunları da buraya böyle çıkardık. Çıkarmadık uçurduk.’
(...) ‘Karamürsel’de sağlam bir tek ev bile kalmamış. Ne yapacaksınız?’
‘Hava sıcak, açıkta yatarız. Biz o evleri parayla pulla değil, sabırla yapmıştık. Yine yaparız. Bizde sabır çok. Yeter ki kendi bayrağımızın altında olalım. Bunun değerini bilmeyen, dünyada hiçbir şey bilmiyor demektir.’
Kadınlar alkışlayıp bağırışınca baktılar. Erkekler, ilk topu kımıldatmış, yürütüyorlardı.
İhtiyar ‘Şunlar gibi yüzlerce topun gürlediğini de bir görebilsek...’ diye göğüs geçirdi, gözlerini üsteğmene çevirdi, ‘Ne dersin, görür müyüz? Ne zaman görürüz?’
Üsteğmen 17. Tümen’dendi. Tümeninin durumunu biliyordu. Önüne baktı.” (Şu Çılgın Türkler, s.162-163)
Bu satırların Şu Çılgın Türkler’i okuyanlara tanıdık gelmesi normal. Ama Kırık Kanatlar dizisinin izleyicilerine de tanıdık gelecektir ki, bu o kadar normal sayılmaz. Ciddi bir esinlenme ile karşı karşıyayız demek ki.
Son ayların en ünlü kitaplarından Şu Çılgın Türkler’in ilk televizyon macerası bu değil aslında. Kurtuluş dizisinin de hazırlanmasında Turgut Özakman’ın katkıda bulunduğu, dolayısıyla dizinin Şu Çılgın Türkler’in bir bölümü olduğu açıklanmıştı.
Bu hafta altıncı bölümü ekrana gelen Kırık Kanatlar dizisiyle, Şu Çılgın Türkler adlı romanın benzerlikleri bir süredir tartışılıyordu zaten. İkisi de birer Kurtuluş Savaşı hikayesi anlattığına göre, gerçeklere kısmen dayanmaya çalıştıklarına göre, elbette kesiştikleri yerler olacak. Şimdilik aslında bu genel atmosfer dışındaki tek benzerlik yukarıdaki alıntı oldu. Yoksa Çılgın Türkler’in çok eleştirilen “bugünkü Kızıl elmacı ideolojiye gönderme yapan” yanlarına dizide rastlamak mümkün değil. Üstelik Kırık Kanatlar hiç de bir inkılap tarihi kitabı gibi değil, gayet insani bir hikayeyi anlatıyor. İlle de yaşanmış gerçekleri anlattığı konusunda da ısrar etmiyor. Kaç haftadır, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yok” mantığıyla ilgisi olmayan, kaçak bir Yunan askerini dizinin kahramanları tarafından saklamasını ve orduya teslim edip öldürülmesini engellemeye çalışılmasını izliyoruz örneğin.
Böyle devam ederse, Kırık Kanatlar, yalnızca Kurtuluş Savaşı fonunda geçen birkaç kişinin öyküsü olmasına karşın, tarihi daha gerçekçi ve öğretici bir şekilde anlatıyor...
26.02.2006 kaynak.www.evrensel.net
zugasibere
28-02-06, 23:22
Televizyoncular işi büyüttükçe, dizi dünyası farklı alanlara yelken açıyor. Herhalde dikkatinizi çekmiştir, son zamanlarda dizilerde yabancı bir dil konuşulması normal bir olay haline geldi. Sıkça alt yazıyla karşılaşmamız da bu durumun bir parçası.
CIZIRTI .................................................. ................. Çağdaş Günerbüyük
diziler dillendi
Televizyoncular işi büyüttükçe, dizi dünyası farklı alanlara yelken açıyor. Herhalde dikkatinizi çekmiştir, son zamanlarda dizilerde yabancı bir dil konuşulması normal bir olay haline geldi. Sıkça alt yazıyla karşılaşmamız da bu durumun bir parçası.
Yabancı diller falan yok ama ortada, tek bir dil var: Yunanca. Daha birkaç yıl önceye kadar Yunan halkının düşmanmış gibi gösterildiği düşünülürse, epey olumlu bir gelişme. Önce geçen yayın dönemi ekrana gelen Kurşun Yarası adlı Kurtuluş Savaşı dizisi, Rumca diyaloglara yer vermeye başladı. Bu dizide Anadolu Yunan işgali altındaydı ama bütün Yunanlar düşman gibi gösterilmiyordu. O çizgi çekilmişti. Hatta Olimpia adında Anadolulu bir Rum kızı, Kuvayi Milliyeci çetelerden birine katılmış işgale karşı savaşıyordu. Onun Yunan askerlerle konuşmaları, düşman ordusunun kendi aralarındaki konuşmaları hep Yunancaydı.
Şimdi benzer bir durum, yine Tomris Giritlioğlu’nun yeni dizisi Kırık Kanatlar için geçerli. Burada da Anadolu’da Yunan işgali yılları anlatılıyor, fakat işgale karşı, doğrudan dürüstlükten yana Rumlar da var. Namussuz, fırsatçı Türkler olduğu gibi.
Diziler için, hayatın içinden hikayeler anlatmak her zaman avantaj oluyor. Çünkü özellikle Yunanca konuşmaların geçtiği bölümler, bir anlamda, halkların birbiriyle bir meselesi olmadığını, savaşan düşman askerlerine kötü adamlar gözüyle bakılamayacağını anlatan yerler. Öyle olunca emperyalist devletlerin bu işgaldeki parmağına da dikkat çektiği ölçüde, dizilerimizin kızıl elmacı Şu Çılgın Türkler’den daha ileri bir perspektifi var.
Yalnız tarihi dizilerde yok Yunanca, güncel öyküler anlatan dizilerde de var. Bunlardan biri, Emre Kınay ile Ece Uslu’nun pek uzun ömürlü olmayan dizisiydi. Bodrumlu kaptanla bir Yunan adasında yaşayan genç kadının aşkını anlatıyordu.
Yabancı Damat ise hâlâ devam ediyor. Bu da bir aşk hikayesi, malum Yunan olan damat. Kızımız bizden, Antepli. Nazlı-Niko çiftinin içinde yetiştiği farklı kültürler, diller, ailelerin bir sıcak bir soğuk tuhaf ilişkisi, hele de Memik dede ile Eftelya ninenin hem rekabeti, hem samimiyeti... Dizi bitmeyen bir çelişkiler abidesi gibi. Sonunda kazanan aşk oluyor haliyle, mesaj bu.
Kısacası dizilerde farklı bir dile yer verilmesi, tek başına teknik ya da sinematografik bir unsur değil. İzleyicinin farklı kültürleri anlamasını, onların duygularını, düşüncelerini tanımasını kolaylaştırıyor.
Sözü getirmek istediğimiz yer başka. Dikkat ettiyseniz Yunanca’yla başladık, Yunanca’yla bitirdik. İlaç niyetine, bu topraklarda yaygın olarak konuşulan farklı diller henüz dizilerle tanışamadı. Başta Kürtçe elbette. Neden bir dizide bir cümle olsun Kürtçe diyalog geçmez? Ayıp değil mi?
Madem dizilerimiz dilleniyor, hakkını vermek lazım o zaman.
12.02.2006 kaynak:www.evrensel.net
Milliyet'den
Sina Koloğlu'nun yazısından
Kırık kanatlar bitiyor diye bir söylenti geldi kulağıma.Avşar Film yetkilileri böyle bir şey olmadığını,yayınlanmak üzere birçok bölümün çekimlerinin yapıldığını,bunlar verildikten sonra yeni çekimlere başlanacağını söyledi.Benim kulağıma sponsor konusunda bir sıkıntının yaşandığı konusunda bilgiler geldi.
zugasibere
02-03-06, 14:44
1.bölüm
TOTAL
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 10,90 25,50
2 SCOOBY DOO (Y.S) [NET] KAND 10,70 23,80
3 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 9,40 26,40
4 SOHRET [NET] ATV 8,10 18,10
5 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 6,60 15,30
6 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 6,50 20,30
7 32.GUN [NET] KAND 6,40 25,20
8 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,40 16,90
9 CENNET MAHALLESI (TKR) [NET] SHOW 6,30 30,60
10 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,10 16,10
A/B GRUBU
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 9,30 24,30
2 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 8,90 23,00
3 SOHRET [NET] ATV 8,70 24,00
4 32.GUN [NET] KAND 8,60 31,10
5 SCOOBY DOO (Y.S) [NET] KAND 7,20 19,80
6 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 7,00 24,50
7 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,40 20,60
8 KIM 500 BIN ISTER [NET] SHOW 6,00 23,40
9 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,00 19,60
10 UZMAN (Y.S) [NET] ATV 5,90 15,50
zugasibere
02-03-06, 14:46
2.bölüm
total
26 OCAK 2006 PERŞEMBE
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 14,80 32,60
2 EMRET KOMUTANIM [NET] SHOW 11,20 23,40
3 SOHRET [NET] ATV 8,30 17,40
4 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 8,10 21,20
5 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 8,00 19,70
6 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 7,30 16,20
7 GARFIELD (Y.S) [NET] KAND 7,30 15,40
8 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 7,20 21,80
9 CENNET MAHALLESI (TKR) [NET] SHOW 7,10 32,20
10 IKISI BIR ARADA-1 STAR 6,80 14,60
HEDEF KİTLE : A/B
26 OCAK 2006 PERŞEMBE
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 10,70 27,20
2 SOHRET [NET] ATV 10,20 25,60
3 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 10,10 25,90
4 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 7,30 20,70
5 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 7,00 19,50
6 KIM 500 BIN ISTER [NET] SHOW 6,90 23,70
7 EMRET KOMUTANIM [NET] SHOW 6,80 17,20
8 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 6,00 18,40
9 IKISI BIR ARADA-1 STAR 5,90 15,00
10 GARFIELD (Y.S) [NET] KAND 5,50 14,10
zugasibere
02-03-06, 14:48
3.bölüm
total
2 ŞUBAT 2006 PERŞEMBE
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 15,60 35,00
2 EMRET KOMUTANIM [NET] SHOW 9,80 22,00
3 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 8,50 24,00
4 UCAN KUS [NET] SHOW 8,10 27,50
5 SOHRET [NET] ATV 7,90 17,70
6 CENNET MAHALLESI (TKR) [NET] SHOW 7,30 33,90
7 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 6,90 15,90
8 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,80 18,20
9 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 6,60 21,70
10 IKISI BIR ARADA [NET] STAR 6,30 14,10
HEDEF KİTLE : A/B
2 ŞUBAT 2006 PERŞEMBE
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 12,20 30,50
2 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 9,30 23,70
3 SOHRET [NET] ATV 8,70 22,80
4 UCAN KUS [NET] SHOW 8,00 24,90
5 SURUSUNE BEREKET (Y.S) [NET] KAND 7,40 19,50
6 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 6,70 23,40
7 EMRET KOMUTANIM [NET] SHOW 6,70 17,60
8 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,60 20,40
9 KIM 500 BIN ISTER [NET] SHOW 5,60 21,00
10 32.GUN [NET] KAND 5,20 20,40
zugasibere
02-03-06, 14:50
4.bölüm
total
9 ŞUBAT 2006 PERŞEMBE
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 14,80 35,50
2 EMRET KOMUTANIM [NET] SHOW 8,90 19,80
3 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 8,60 23,30
4 SOHRET [NET] ATV 8,10 18,10
5 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 6,90 17,30
6 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,60 17,60
7 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,30 16,80
8 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 6,20 21,10
9 KIM 500 BIN ISTER [NET] SHOW 6,00 18,20
10 HIRSIZ VAR (T.S) [NET] KAND 5,90 13,20
HEDEF KİTLE : A/B
9 ŞUBAT 2006 PERŞEMBE
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 10,90 28,10
2 SOHRET [NET] ATV 9,80 25,60
3 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 9,30 24,80
4 HIRSIZ VAR (T.S) [NET] KAND 7,70 20,30
5 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,60 20,20
6 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 6,50 20,90
7 EMRET KOMUTANIM [NET] SHOW 6,20 16,30
8 KIM 500 BIN ISTER [NET] SHOW 6,00 23,20
9 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 5,40 16,40
10 MUCIZELER KOMEDISI [NET] ATV 5,40 14,2
zugasibere
02-03-06, 14:51
5.bölüm
TOTAL
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 13,50 33,40
2 IKISI BIR ARADA [NET] STAR 8,70 19,40
3 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 8,40 24,50
4 TRABZONSPOR-DENIZLISPOR [NET] SHOW 8,10 17,80
5 SOHRET [NET] ATV 7,90 17,30
6 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 7,20 20,00
7 IKISI BIR ARADA-1 [NET] STAR 6,40 16,50
8 KATIL KOMSUM GERI DONDU (Y.S) [NET] KAND 6,20 13,50
9 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,00 16,40
10 MILYON DOLARLIK BEBEK (Y.S) [NET] ATV 6,00 15,50
11 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 5,90 20,90
12 KIM 500 BIN ISTER [NET] SHOW 5,60 18,10
13 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 5,50 13,80
AB GRUBU
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 SOHRET [NET] ATV 10,30 25,10
2 MILYON DOLARLIK BEBEK (Y.S) [NET] ATV 9,40 26,30
3 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 8,60 23,20
4 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 8,40 22,80
5 TRABZONSPOR-DENIZLISPOR [NET] SHOW 7,70 18,90
6 KATIL KOMSUM GERI DONDU (Y.S) [NET] KAND 6,90 16,90
7 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,80 21,20
8 KIM 500 BIN ISTER [NET] SHOW 6,40 26,30
9 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,30 19,10
10 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 6,10 21,7
zugasibere
02-03-06, 14:53
6.bölüm
TOTAL
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 12,50 37,90
2 EMRET KOMUTANIM [NET] SHOW 8,70 20,30
3 AZAP YOLU [NET] ATV 8,40 20,10
4 SOHRET [NET] ATV 7,80 18,20
5 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 7,70 24,80
6 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,30 17,80
7 IKISI BIR ARADA-1 [NET] STAR 5,80 13,90
8 IKISI BIR ARADA [NET] STAR 5,80 13,90
9 SCOOBY DOO (Y.S) [NET] KAND 5,80 13,70
10 STAR ANA HABER BULTENI [NET] STAR 5,60 15,80
11 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 5,10 21,70
12 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 5,10 14,20
13 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 4,70 11,90
A/B GRUBU
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 10,00 33,00
2 SOHRET [NET] ATV 8,60 23,10
3 AZAP YOLU [NET] ATV 7,10 19,30
4 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 6,70 18,70
5 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,30 20,70
6 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 5,80 24,30
7 SCOOBY DOO (Y.S) [NET] KAND 5,80 15,50
8 STAR ANA HABER BULTENI [NET] STAR 5,70 18,90
9 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 5,50 17,50
10 EMRET KOMUTANIM [NET] SHOW 5,20 13,90
Özge özberk'le röportaj:
http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/4008959_p.asp
Magazin
Hayatımdan alkış hiç gitmesin
Şu sıralar Kanal D’nin "Kırık Kanatlar" dizisinde, başrolde oynuyor Özge Özberk. Önceki rollerinde olduğu gibi yine geçmişten bir karaktere; Nazlı’ya hayat veriyor. Gülümsemeyle cennetin kapılarının açılacağını düşünen oyuncu, Elele dergisinin Mart sayısındaki röportajında, hayalinin hayatından alkışların hiç gitmemesi olduğunu söyledi.
Aynaya baktığınızda kendiniz hakkında ne düşünürsünüz?
Aynaya hangi zaman aralığında baktığımla alakalı olarak değişebilir düşüncem. Fakat uzun süredir çok çalıştığımdan dolayı, uyku için yaşıyorum ve sürekli düşüncem; biraz daha uyusam bu surat ne güzel olur!
- Kendinizi en çok hangi halinizle feminen buluyorsunuz?
Alışık olmadığımdan dolayı herhangi bir topuklu ayakkabı beni anında feminen yapmaya ve hissettirmeye yetebilir.
- Vücudunuzda en çok beğendiğiniz yeriniz neresi ve neden?
Anlam yükleyebildiğim tek yer olan gözlerim.
- Kadınsı kaprisleriniz var mıdır?
Kapris mi? O ne? Bir tatlı çeşidi mi?
- Güzelliğinizi korumak adına sihirli ya da etkili tüyolarınız?
Daima pozitif düşünmek, küçük olayları çözülemeyecek kadar büyük görmemek ve sevmek... Temiz ve bakımlı olmak zaten işimizin gereği ama bu saydıklarım güzelliğin önde gelen şartları.
- Diyet yapmaya karar verdiğinizde ruh haliniz nasıl olur?
Hayatımda hiç diyet yapmadım ama yapmaya karar verseydim eminim o meşhur pazartesi hiç gelmezdi.
- İşinizle ilgili prensibiniz?
Önüme gelen her işe atlamamak, seçici olmak ve seçtiğim işlerin sonuna kadar hakkını vermek.
- Başucunuza yazdığınız/yazmayı düşündüğünüz felsefeniz?
Sadece gülümsemekle açılır kapıları cennetin ve sadece çok istemekle dönüşür gerçeğe isteklerin.
- Aşkta acı çekmek gerekiyor mu?
"Aşkın kanununu yazsam yeniden, içinde acı olmaz, çekmedim diyemem" adlı kısa şiirimizle bu soruya cevap vermek istiyorum.
- Sevgiliniz size hiç acı çektirdi mi?
Belki ben çektirmişimdir, kim bilir.
- Onunla yaşadığınız en unutulmaz an?
Amerika’da Times Square’de dijital fotoğraf çekip anında dev binanın cephesinde görüntülenebileceğiniz bir aktivite vardı. 10 saniye için kendimizi bu dev binanın üzerinde gördük. Çok eğlenceli ve ilginçti...
- Aşkınızı korumak için sakındığınız şey?
Karşılıklı saygı, sevgi ve güven olduktan sonra aşkın korunmaya ihtiyacı olduğunu sanmıyorum.
- Onların size aşıladığını düşündüğünüz en büyük değer?
Saygılı olmak. Kendime, çevremdekilere ve yaptığım işe duyduğum saygı hayatım boyunca bana çok şey katmıştır.
- Mesleğinizdeki idolleriniz?
Demet Akbağ ve Haluk Bilginer...
- İzleyip en çok etkilendiğiniz film, sahne?
Son zamanlarda hepimizin içinde büyük bir duygu fırtınası yaratmış olan "Babam ve Oğlum" filmi. Babanın kollarını açtığı, "Gitme diyeydim" dediği sahne...
- Çekerken en unutamadığınız sahne?
"Çemberimde Gül Oya" dizisinde; sadece düşen yapraklar, bir günlük ve klasik müzik eşliğinde Mehmet’e (Mehmet Ali Nuhoğlu’na) yazdığım mektup sahnesi... İzlerken bile, sahneyi çektiğim andan daha fazla gözyaşı döktüğümü hatırlıyorum.
- Hayatın hangi yönünü mizahi bulursunuz?
Hayatın cilvesi olarak adlandırılan her an.
- En rahatsız olduğunuz huyunuz?
İnsanlara çok çabuk güvenmek ve fazla tolerans göstermek.
- Size göre en romantik yer ve an?
Yer, mekan gözetmeksizin sevgilimin benimle olmaktan dolayı mutlu olduğunu gözlerinden okuduğum her an.
- Küçüklüğünüzde hep hayalini kurduğunuz şey?
Sağ elimde tuttuğum ödülle, sol elimdeki kağıttan sevdiğim insanlara ve emeği geçenlere teşekkür ettiğim bir ödül gecesi anı...
- Şimdi en büyük hayaliniz?
Hayatımdan alkış hiç gitmesin.
Sette rezil oldum
-En çok güldüğünüz olay?
Sette adam asmaca oynarken halterci Halil Mutlu’nun adını yanlış hatırlayıp Hasan Mutlucan yazmışım ve ısrarla ünlü bir halterci diye bilmelerini beklemem büyük fiyaskoydu.
- Rezil oldum dediğiniz bir an?
Yukarıdaki cevabım bunu anlatıyor!
- Çekimlerde yaşadığınız en komik hikaye?
"Çemberimde Gül Oya" dizisinde, bütün konak halkının gözü önünde Sultan (Şerif Sezer), kocası tarafından bıçaklanıyordu. Ama bizim neşemiz o kadar yerindeydi ki bir türlü gülmekten bu dramatik olaya giremiyorduk. Sonuçta hiçbirimizin çekimlerde ağlamak için gerek duymadığı mentolü kullandık. Bu sefer de uzun bir süre gözlerimizi açamadık ve çekim yapılamadı. Bu çok daha büyük eğlenceye sebep olmuştu.
2 Mart 2006
© Copyright 2006 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com
TELE - BAROMETRE
2 MART 2006 PERŞEMBE
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 12,8 35,9
2 EMRET KOMUTANIM [NET] SHOW 9,8 22,6
3 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) [NET] ATV 7,8 24,7
4 SOHRET [NET] ATV 7,6 17,7
5 IKISI BIR ARADA-1 [NET] STAR 6,8 15,6
6 AZAP YOLU [NET] ATV 6,6 16,7
7 ANADOLU KAPLANI [NET] KAND 6,2 14,3
8 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 5,7 16,1
9 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 5,7 15,9
10 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 5,4 22,9
11 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 5,4 14,4
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 9,50 29,50
2 SOHRET [NET] ATV 9,10 25,00
3 ANADOLU KAPLANI [NET] KAND 7,60 20,90
4 EMRET KOMUTANIM [NET] SHOW 6,70 18,20
5 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) [NET] ATV 6,60 26,20
6 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 6,60 19,40
ilaydamengen
03-03-06, 15:28
Karizmatik Yüzbaşı Can Elçin
Aysun Orhan
"Kırık Kanatlar" dizisinin yakışıklı ve iyi yürekli Yüzbaşı Cemal'i Can Elçin, Fransa'dan Türkiye'ye uzanan oyunculuk serüvenini anlattı.
Yaşı: 32
Doğum yeri: İzmir, Tire
Eğitimi: 9 yaşında Fransa'ya gitti. Ekonomi ve Sosyal Bilimler eğitimi aldı. Bir süre ticaret alanında çalıştıktan sonra Ecole Florent adlı tiyatro okuluna gitti.
Yaptığı sporlar: Tenis, futbol, kayak
- Çocukken oyuncu olmayı hayal eder miydiniz? Oyunculuk serüveni nasıl başladı?
Hayır hiç öyle bir hayalim yoktu... Kendimde bir eksiklik görüyordum. Sadece kendi eğitimimi ve kültürümü zenginleştirmek için tiyatroya başladım. Çok şanslıyım çünkü bu mesleğin her dalında çalıştım. Sinema filmlerinde, tiyatro oyunlarında, dizilerde, reklamlarda, film dublajlarında... Hatta yönetmen olarak da deneyimim var.
- Türkiye'de oyuncu olmakla yurt dışında oyuncu olmak arasında ne gibi farklar var?
Fazla fark yok, teknik açıdan hemen hemen aynı. Bilmiyorum, belki ben iyi bir projenin içinde olduğumdan... Yönetmenimiz Çağatay Tosun, iki veya bazen üç kamera kullanıyor. Bu, oyuncuların performansını arttırıyor. Türkiye'de insanlar çok daha sıcak, kolay arkadaşlık kuruluyor.
- İlerisi için ne gibi planlarınız var? Türkiye'de yaşamak istediğinizi duydum...
Şu anda, en iyi dizilerden birinde yer alıyorum. Bir oyuncu olarak isteklerim var tabii... İyi bir sinema filmi gibi ama son zamanlarda şunu öğrendim ki hiçbir şeyi planlamamak gerekiyor. Artık Türkiye'de yaşıyorum ama bence bir oyuncunun dünyanın her tarafında çalışabilmesi gerekiyor. 8 martta Fransa'da, Arap kimya mühendisini canlandırdığım "L'Equilibre de la Terreur" gösterime giriyor.
- En beğendiğiniz Türk ve yabancı oyuncular kimler?
Haluk Bilginer, Şener Şen'i çok beğeniyorum. Eski Türk filmleri çok hoşuma gidiyor çünkü Gerçek Türk tarzı... Son Türk sineması da çok iyi: "Uzak", "Meleğin Düşüşü", "Duvara Karşı". Ayrıca "Match Point"te de Scarlett Johanson ve JonathanRhysMeyers'ın oyunculukları da süper.
- Romantik bir erkek misiniz? Aşk sizin için ne ifade ediyor? Hayatınızda şu anda biri var mı?
Romantik olmak sadece, Eyfel Kulesi'nde veya Boğaz kıyısında bir gece geçirmek değil. Bazen basit yerlerde çok romantik anlar yaşıyoruz... Bu tabii ki, aşık olduğumuz kişiden kaynaklanıyor ve hayır şu anda hayatımda kimse yok...
- Dizide eğitimli, soğukkanlı bir asker olan Yüzbaşı Cemal, aşk karşısında ne yapacak?
Yüzbaşı Cemal, eğitimli, kültürlü, harp stratejisi bilen bir asker... Duygularını göstermeyen ve her anı kontrol altında tutan mütevazı biri. Önüne engeller çıkıyor; bunlardan biri de aşk. Sadece bir yüzbaşı değil, bir insan görüyoruz. Büyük Taarruz'da bir rüya görüyor: Nazlı'yla, bomboş kalmış 615 rakımlı tepede siperler arasında vals yapıyorlar. Bu bence çok romantik...
kaynak:http://www.cosmodergi.com/unl-90503-106.html
Arkadaşlar sevinmeniz gerek dizi yayından kaldırılmamış.Son kez tekrar ediyorum.Dizi Çarşamba akşamları 21:45 te Kanald ekranlarında yayınlanmaya devam edecektir.
Burası farklı bir başlık sadece duyuru için burayı kullanın dedik yorumlarınızı pm yoluyla birbirinize ulaştırın lütfen.Başlık farklı yöne gitmesin.
SAYGILARIMLA
dizifilm.com süpermoderatörü
siyahinci2
A/B grubunda1 Gumus [net] Kand 9,10 23,20
2 Avrupa Yakasi [net] Atv 8,40 21,60
3 Ask Oyunu [net] Atv 7,90 21,60
4 Ya Sundadir Ya Bunda (final) [net] Atv 6,60 23,90
5 Yanik Koza [net] Show 6,60 18,00
6 Kirik Kanatlar [net] Kand 6,30 18,80
TELE - BAROMETRE
8 MART 2006 ÇARŞAMBA
Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 10,90 24,90
2 GUMUS [NET] KAND 8,90 20,40
3 ASK OYUNU [NET] ATV 8,70 23,40
4 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) [NET] ATV 8,50 25,50
5 YANIK KOZA [NET] SHOW 6,70 18,00
6 AVRUPA YAKASI [NET] ATV 6,30 14,40
7 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,10 16,50
8 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 6,00 23,40
9 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 5,80 15,70
10 ARSENAL-REAL MADRID [NET] STAR 5,50 14,50
11 STAR ANA HABER BULTENI [NET] STAR 5,40 14,90
12 SPOR SAYFASI SHOW 5,20 13,20
13 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 4,90 13,20
14 YA SUNDADIR YA BUNDA-OPT [NET] ATV 4,80 19,10
15 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 4,60 14,20
TELE - BAROMETRE
HEDEF KİTLE : A/B
8 MART 2006 ÇARŞAMBA
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 GUMUS [NET] KAND 9,10 23,20
2 AVRUPA YAKASI [NET] ATV 8,40 21,60
3 ASK OYUNU [NET] ATV 7,90 21,60
4 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) [NET] ATV 6,60 23,90
5 YANIK KOZA [NET] SHOW 6,60 18,00
6 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 6,30 18,80
7 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 6,30 16,10
8 KIM 500 BIN ISTER [NET] SHOW 5,60 24,30
9 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 5,40 17,20
İşte arkadaşlar merak ettiğiniz reytingler.
(TOTAL)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 10,90 24,90
2 GUMUS [NET] KAND 8,90 20,40
3 ASK OYUNU [NET] ATV 8,70 23,40
4 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) [NET] ATV 8,50 25,50
5 YANIK KOZA [NET] SHOW 6,70 18,00
6 AVRUPA YAKASI [NET] ATV 6,30 14,40
7 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,10 16,50
8 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 6,00 23,40
9 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 5,80 15,70
10 ARSENAL-REAL MADRID [NET] STAR 5,50 14,50
11 STAR ANA HABER BULTENI [NET] STAR 5,40 14,90
12 SPOR SAYFASI SHOW 5,20 13,20
13 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 4,90 13,20
14 YA SUNDADIR YA BUNDA-OPT [NET] ATV 4,80 19,10
15 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 4,60 14,20
(AB)
GUMUS [NET] KAND 9,10 23,20
2 AVRUPA YAKASI [NET] ATV 8,40 21,60
3 ASK OYUNU [NET] ATV 7,90 21,60
4 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) [NET] ATV 6,60 23,90
5 YANIK KOZA [NET] SHOW 6,60 18,00
6 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 6,30 18,80
7 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 6,30 16,10
AB gene iyi fakat total çok düşük.Gümüş eğer biterse Kırık Kanatların reytingleri baya yükselecek.
işte sina koloğlunun köşesinde yazdığı ufacıkta olsa yazısı.Yavaş yavaş dikkat çekmeye başladık!!!!
KANAL D'de ekrana gelen "Kırık Kanatlar" dizisi ile ilgili epey elektronik posta geldi. Bu dizinin belli bir kitlesi oluştu. Zor bir dizi. Savaşı anlatmak pahalı bir iş. Şimdilik dizi devam ediyor. Benim bildiğim kanal bu diziye biraz daha şans verecek.
* * *
s.kologlu@milliyet.com.tr
Sina
KOLOĞLU
© 2006 Milliyet
Arkadaşlar bugunku (10/03/2006) Hurriyet Gazetesinin ikinci sayfasinda cikan kucuk bir haberde Kanal D'nin izlenme rekorlari kiran bir dizisinin Carsamba aksami Turkiye'yi ekran basina klitlediginden bahsedilirken haberin devaminda aynen soyle denmis:
quote
" .... Basrollerinde Ozge Ozberk, Mehmet Ali Nuroglu, Can Elcin, Begum Birgoren ve Semsi İnkaya'nin oynadigi ve milli mucadele yillarini ve o donemde yasanan uc ask oykusunu ekrana tasiyan Kanal D'nin bir baska sevilen dizisi "Kirik Kanatlar" da zirvede yer aldi. ..... "
Unquote
Yani kendi kendilerini mi yalanlayacaklar eger Kirik Kanatlar'i yayindan kaldirirlarsa?
Haber İndexi 12.03.2006
KIRIK KANATLAR’IN ARKASI ÇOK SAĞLAM
Dikkatli dizi izleyenler Kanal D hakkında çok kötü şeyler söylüyorlar. İddialara göre; Kanal D, çok beğendikleri Kırık Kanatlar’ a hak ettiği ilgiyi göstermiyor.
Gün ve saat değişikliğine iki gün önce karar verilmiş, sadece 6 anons ile halka duyurulmuş. Açıkçası dizinin harcanmak istendiğini iddia ediyorlar. Şayet harcamayı düşünüyorsa atv veya TRT’ye satsın diyen bile var. Tabii bu arada ‘Sadece 2500 eve konulan reyting ölçüm cihazları, Türk halkının zevkini yansıtamaz. Biz AGB raporlarına inanmıyoruz diyen de var. Bu gençlerin internet sitesinin adresi www.dizifilm.com ... İsteyen bu siteye girip Kırık Kanatlar dizisi için kampanya başlatan gençlere destek olabilir.
Yazarımıza ulaşmak için kullanabileceğiniz e-mail adresi:
aisiklar@bugun.com.tr
Aykut Işıklar'ın 12.03.2006
KIRIK KANATLAR’IN ARKASI ÇOK SAĞLAM
Dikkatli dizi izleyenler Kanal D hakkında çok kötü şeyler söylüyorlar. İddialara göre; Kanal D, çok beğendikleri Kırık Kanatlar’ a hak ettiği ilgiyi göstermiyor.
Gün ve saat değişikliğine iki gün önce karar verilmiş, sadece 6 anons ile halka duyurulmuş. Açıkçası dizinin harcanmak istendiğini iddia ediyorlar. Şayet harcamayı düşünüyorsa atv veya TRT’ye satsın diyen bile var. Tabii bu arada ‘Sadece 2500 eve konulan reyting ölçüm cihazları, Türk halkının zevkini yansıtamaz. Biz AGB raporlarına inanmıyoruz diyen de var. Bu gençlerin internet sitesinin adresi www.dizifilm.com ... İsteyen bu siteye girip Kırık Kanatlar dizisi için kampanya başlatan gençlere destek olabilir.
kaynak. bugun.com.tr
KIRIK KANATLAR’I HARCAMAYA KALKANIN VAY HALİNE
Sayın Kanal D yöneticileri... Aşağıdaki mektubun binlerce benzeri size de gelmiştir.
Şimdiye dek hiçbir sanatçı veya dizi hakkında bu kadar çok mektup almadım. Kırık Kanatlar seyircisi kemik gibi... Lütfen bu seyirciyi dikkate alın. Diziyi harcamaya kalkmayın veya kimseye harcatmayın. ‘Kanal D dizimizin reklamını yeterince yapmadığını düşündüğümüzden ve resmen Kırık Kanatlar’a üvey evlat muamelesi yaptığından, reklam yapmak biz Kırık Kanatlar dizisini sevenlere düştü. KIRIK KANATLAR DİZİSİNİN EKRANLARDAKİ SERÜVENİNE DEVAM ETMESİ İÇİN BİZ SEVENLERİ TEK VUCUT OLDUK. Sesimizi duyurmak için artık resimli sloganlı mailler atıyoruz. Ekranlardaki oyuncu ve senaryo kalitesizliğine son veren KIRIK KANATLAR dizimize kaldırılmaması için bizlerin yaptığı çalışmalara köşelerinizde lütfen değinin’
Bugün gazetesi
kırık kalbim
15-03-06, 11:38
'KIRIK KANATLAR'IN KURTULUŞ SAVAŞI
Kanaldnin 'Milli Mücadele' yıllarını konu alan yeni dizisi 'Kırık Kanatlar' 13 bölüm sonunda ekrana veda edecek.Çünkü izlenme oranları düşük.Reytingi az olduğu için,reklam almıyor.Reklam geliri,maliyeti karşılamıyor.Yine de Kanal D,5 hafta daha diziyi ekranda tutacak.Keşke Kanal D gibi firmalar da hassasiyet gösterse.Bu diziye sponsor olmaları onlara da prestij kazandıracaktır.Özellikle genç izleyiciler dizinin kaldırılacak olmasına isyanediyor.Hem gazeteleri hem de Kanal D yi e-mail ve faks yağmuruna tutuyorlar.Hatta bir grup genç 'Kırık Kanatlar'ın devamı için kampanya başlattı.Sponsoru olmayan dizinin afişlerini hazırlayıp firmalara gönderiyorlar.Okuyuculardan gelen mesajlardan bazıları ise şöyle:
Dilek Günaydın:Tarihimizi anlatan dizinin kalkmasını istemiyoruz.Ama sesimizi kimseye duyuramıyoruz.
Maide Yolcu:Gençlere bir milletin özgürlük için nasıl savaştığını anlatıyor.Onca kalitesiz dizi varken 'Kırık Kanatlar' reyting uğruna yayından kaldırılmamalı.
Zeynep Karahisarlı:Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde öğrenciyim.Bölümümle alakalı olduğu için de 'Kırık Kanatlar' severek izliyorum.Böyle faydalı bir dizi yayından kalkmamalı.
not:BU YAZI TÜRKİYENİN EN ÇOK SATAN GAZETESİNDE YAYINLANMIŞTIR.
Kanal D'ye 'kırık' çağrı
Kanal D'de şu anda devam eden ve Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye'nin verdiği mücadele ile o günlerin zor şatrlarının anlatıldığı Kırık Kanatlar adlı dizinin izleyicileri bir tehlike karşısında yek vücut oldu.
15 Mart 2006 11:20
Filmin izleyicileri www.dizifilm.com web adresinden bir kampanya başlatarak Kanal D'ye bir çağırada bulundular. Diziyi sevenlerin ortak kaygısı ise yeterince reklam alamayan Kırık Kanatlar adlı dizinin gösterimden kaldırılacak olması... Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye'nin verdiği mücadelinin anlatıldığı Kırık Kanatlar dizisinin kaldırılmasını istemeyen filmin izleyicileri bir kampanya başlatarak, bu diziye sponsor olmaları için şirketlere çağrıda bulundular.
İşte Kırık Kanatlar için başlayan kampanya
"Kanal D dizimizin reklamını yeterince yapmadığını düşündüğümüzden ve resmen kırıkkanatlara üvey evlat muamelesi yaptığından reklam yapmak biz kırıkkanat dizisini sevenlere düştü.KIRIK KANATLAR DİZİSİNİN EKRANLARDAKİ SERÜVENİNE DEVAM ETMESİ İÇİN BİZ SEVENLERİ TEK VUCUT OLDUK.Dizimizin sponsor sorununu çözmek için işe koyulduk.Atalarımız ne güzel demiş kendi işini kendin yap diye ve bizde bu sözden yola çıkarak kanala güvensizliğimizden dolayı altınbaş,goldaş,dinarsu,kilim ,muratbey peynirleri gibi firmalara sponsor olmaları için mail atıyoruz. mailimizin bir örneğinide size gönderiyoruz nekadar ciddi olduğumuzu ve bu amaç için çabaladığımızı görmeniz için.
İşte attığımız o mail:
"Kanald de yayınlanan kırıkkanatlar adlı dizimize biz dizifilm.comdaki sevenleri olarak sizin gibi kaliteli bir firmanın sponsor olmasını istiyoruz.kırık kanatlar kurtuluş savaşı ve sonrası yaşanan o zor ve çetin günleri sinama tekniğinden yararlanarak özgün bir senaryo ile biz sevenlerine resmen o tarihi yaşatarak anlatıyor.kanald nin dizimize ilgisizliğinden dolayı kaldırılma ihtimaline karşı biz dizifilm.comcular geçen hafta medyadada yer alan kampanyayı başlattık.Biz geçmişimize,kırıkkantlar dizisiyle tarihimize sahip çıkıyoruz ve o müthiş tarihin anlatılmasının ekranda devam etmesini istiyoruz.Sizden ricamız ekranlarda bunca birbirinin aynı kalitesiz manken ve türkücüden bozma filim varken bunlar arasından özgün senaryosu ve eğitimli(mektepli)oyuncu kadrosuyla sıyrılan geçmişimizi tarihimizi anlatan kırıkkanatlar dizimize destek verip sponsor olmanız.dizinin özellikle biz gençler tarafından ne kadar benimsendiğini görmek istiyorsanız www.dizifilm.com adresindeki kırıkkanatlar formuna buyurun.ve dizi arkasındaki desteğimizi ve çabamızı görün daha sonra eminim destek vereceksiniz. GEÇMİŞİMİZ İÇİN ECDADIMIZ İÇİN,BU EŞSİZ VATAN UĞRUNA ŞEHİT DÜŞMÜŞ TÜM ŞEHİTLERİMİZ İÇİN KIRIKKANATLARA DESTEĞİNİZİ BEKLİYORUZ .."
haber7
Bu haber 2190 defa okunmuştur.
Yorumlar
Kılıçarslan Bozkurt tarafından 15 Mart 2006 12:01 tarihinde
MUZ CUMHURİYETİNE
Arkadaşım sana katılmamak imkansız sonuna kadar doğru yazmışsın...
Bırakalım artık şu düşmanı sevimli gösterme hikayelerini...
Kurtlar Vadisinde anlatıldığı gibi bilelim artık düşmanımızın ne olduğunu birşey yapamıyorsak da düşmanın kim olduğunu bilelim...
[d5ed24564e9dfd74]
muz_cumhuriyeti tarafından 15 Mart 2006 11:07 tarihinde
dizinin birkaç bölümünü seyrettim, kaçak yunan askeri ve türk kızının gönül işleri ile başlamıştı. eğer öyle devam ediyorsa varsın kaldırılsın, zaten işgalcileri sempatik gösterme furyası aldı başını gidiyor.
birde neymiş efendim " çanekkaleye savaşmaya gelip ölen emperyalistler artık bu toprakların misafiri veya evladıymış."
sanki adamlar çanakkaleye geziye gelmişler. arkadaşlar bizim evladımız dedğiniz anzaklar,yunanlar yada diğer emperyalistlerin askerleri bu ülkeyi işgal ederek, insanını köleleştirmek, kızlarının namuslarını kirletmek, kaynaklarını sömürmek ve soyunu kirletmek için geldiler ve cezalarınıda çektiler. artık şu şirin gözükme faslını geçsek diyorum. toprak altındaki şehit atalarımızın kemikleri de sızlamasın artık.
[ff3fbdce72e11509]
Toplam 2 yorum yapılmıştır.
İzleyici Kanal D'ye "kırıldı" ! Kırık Kanatlar dizisinin yayından kaldırılmaması için kampanya başlatıldı !
Kanal D'de şu anda devam eden ve Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye'nin verdiği mücadele ile o günlerin zor şatrlarının anlatıldığı Kırık Kanatlar adlı dizinin izleyicileri bir tehlike karşısında tek vücut oldu.
Sanal ortamdaki medya haber sitelerinden birinde ana sayfada bu başlık var!!!
İsim yazmak yasak, o yüzden yazamıyorum...Ama dizifilm.com'un KK forumundaki sevenlerinin dizinin yayında kalması için sarfettikleri çaba ve dayanışmadan bahsediliyor..
Kırık Kanatlar yayına devam ediyor
Kanal D'de ekrana gelen Kırık Kanatlar dizisinin yayından kaldırılacağını duyan bir grup izleyici tarafından günlerdir mail yağmuruna tutuluyorum
Kanal D'de ekrana gelen Kırık Kanatlar dizisinin yayından kaldırılacağını duyan bir grup izleyici tarafından günlerdir mail yağmuruna tutuluyorum. Dizinin sponsoru desteğini çekmiş, reytinglerinin de yayınlandığı gün ve saatten dolayı hakettiği yeri bulamadığını düşünen izleyiciler "Bu dizi sakın yayından kaldırılmasın, sesimizi duyurun" diyorlar. Dizinin yapımcısı şu an çekimlerin devam ettiğini söyledi. Kanal D ise dizinin yayından kaldırılmasının söz konusu olmadığını... Herhalde bir nebze olsun Kırık Kanatlar hayranlarının yüreğine su serpilmiştir.
16.03.2006
16.03.2006
MİLLİYET GAZETESİ
DİZİLERLE ilgili bugüne kadar bana gelen elektronik posta sayısı açısından "Kırık Kanatlar" bir rekora imza attı. Biten ya da bir şekilde ortadan kaybolan dizilerin müdavimleri her zaman olmuştur. Ama "Kırık Kanatlar"la ilgili, farklı bir durumun olduğunu gördüm. Tiryakileri ya çok iyi örgütlenmiş ya da gerçekten bu dizinin bayağı bir sağlam izleyicisi var. Bu dizinin bitmesini istemiyorlar. Ben de buradan kendilerine sesleniyorum; dizinin devamı izlenme oranı ve aldığı reklamla ilintili. Kanal cephesinde sponsor sorunu olmadığı söyleniyor. Bu dizi, 13. bölüme kadar devam edecek.
http://www.milliyet.com.tr/2006/03/16/tv/evet.html
SİNA KOLOĞLU
s.kologlu@milliyet.com.tr
TELE - BAROMETRE
15 MART 2006 ÇARŞAMBA
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 11,30 24,90
2 ASK OYUNU [NET] ATV 9,60 23,80
3 GUMUS [NET] KAND 8,10 17,90
4 AVRUPA YAKASI [NET] ATV 7,60 16,90
5 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 7,20 20,50
6 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 6,60 21,80
7 YANIK KOZA [NET] SHOW 6,60 18,00
8 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 6,10 15,80
9 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 5,90 24,70
10 EN SON BABALAR DUYAR [NET] STAR 5,20 11,50
11 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 5,00 14,20
12 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 4,80 13,40
13 MILAN-BARCELONA [NET] STAR 4,70 13,70
14 CENNET MAHALLESI (TKR) [NET] SHOW 4,60 27,70
TELE - BAROMETRE
HEDEF KİTLE : A/B
15 MART 2006 ÇARŞAMBA
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 AVRUPA YAKASI [NET] ATV 11,00 27,80
2 ASK OYUNU [NET] ATV 8,70 22,60
3 GUMUS [NET] KAND 8,40 21,20
4 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 7,80 21,20
5 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 7,10 17,80
6 YANIK KOZA [NET] SHOW 6,60 18,30
7 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 5,70 19,60
8 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 5,50 19,50
9 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 5,40 22,70
10 KIM 500 BIN ISTER [NET] SHOW 4,90 24,20
11 EN SON BABALAR DUYAR [NET] STAR 4,20 10,50
12 SPOR GUNDEMI KAND 3,90 11,80
13 SABAH SABAH SEDA SAYAN [NET] KAND 3,70 27,90
14 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 3,70 13,00
15 ATV SPOR HABERLERI ATV 3,70 11,20
Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 11,30 24,90
2 ASK OYUNU [NET] ATV 9,60 23,80
3 GUMUS [NET] KAND 8,10 17,90
4 AVRUPA YAKASI [NET] ATV 7,60 16,90
5 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 7,20 20,50
6 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 6,60 21,80
7 YANIK KOZA [NET] SHOW 6,60 18,00
8 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 6,10 15,80
9 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 5,90 24,70
10 EN SON BABALAR DUYAR [NET] STAR 5,20 11,50
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 AVRUPA YAKASI [NET] ATV 11,00 27,80
2 ASK OYUNU [NET] ATV 8,70 22,60
3 GUMUS [NET] KAND 8,40 21,20
4 KIRIK KANATLAR [NET] KAND 7,80 21,20
5 KURTLAR VADISI (TKR) [NET] SHOW 7,10 17,80
6 YANIK KOZA [NET] SHOW 6,60 18,30
7 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 5,70 19,60
8 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 5,50 19,50
9 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) ATV 5,40 22,70
10 KIM 500 BIN ISTER [NET] SHOW 4,90 24,20
“KIRIK KANATLAR” YAYINDAN KALKIYOR MU?
Kurtuluş Savaşı döneminde yaşananların anlatıldığı “Kırık Kanatlar” dizisi yayından kaldırılıyor mu?
Kanal D'de şu anda devam eden ve Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye'nin verdiği mücadele ile o günlerin zor şatrlarının anlatıldığı Kırık Kanatlar adlı dizinin izleyicileri bir tehlike karşısında tek vücut oldu.
Filmin izleyicileri www.dizifilm.com web adresinden bir kampanya başlatarak Kanal D'ye bir çağırada bulundular. Diziyi sevenlerin ortak kaygısı ise yeterince reklam alamayan Kırık Kanatlar adlı dizinin gösterimden kaldırılacak olması...
Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye'nin verdiği mücadelinin anlatıldığı Kırık Kanatlar dizisinin kaldırılmasını istemeyen filmin izleyicileri bir kampanya başlatarak, bu diziye sponsor olmaları için şirketlere çağrıda bulundular.
İşte Kırık Kanatlar için başlayan kampanya
"Kanal D dizimizin reklamını yeterince yapmadığını düşündüğümüzden ve resmen kırıkkanatlara üvey evlat muamelesi yaptığından reklam yapmak biz kırıkkanat dizisini sevenlere düştü.KIRIK KANATLAR DİZİSİNİN EKRANLARDAKİ SERÜVENİNE DEVAM ETMESİ İÇİN BİZ SEVENLERİ TEK VUCUT OLDUK.Dizimizin sponsor sorununu çözmek için işe koyulduk.Atalarımız ne güzel demiş kendi işini kendin yap diye ve bizde bu sözden yola çıkarak kanala güvensizliğimizden dolayı altınbaş,goldaş,dinarsu,kilim ,muratbey peynirleri gibi firmalara sponsor olmaları için mail atıyoruz. mailimizin bir örneğinide size gönderiyoruz nekadar ciddi olduğumuzu ve bu amaç için çabaladığımızı görmeniz için.
İşte attığımız o mail:
"Kanald de yayınlanan kırıkkanatlar adlı dizimize biz dizifilm.comdaki sevenleri olarak sizin gibi kaliteli bir firmanın sponsor olmasını istiyoruz.kırık kanatlar kurtuluş savaşı ve sonrası yaşanan o zor ve çetin günleri sinama tekniğinden yararlanarak özgün bir senaryo ile biz sevenlerine resmen o tarihi yaşatarak anlatıyor.kanald nin dizimize ilgisizliğinden dolayı kaldırılma ihtimaline karşı biz dizifilm.comcular geçen hafta medyadada yer alan kampanyayı başlattık.Biz geçmişimize,kırıkkantlar dizisiyle tarihimize sahip çıkıyoruz ve o müthiş tarihin anlatılmasının ekranda devam etmesini istiyoruz.Sizden ricamız ekranlarda bunca birbirinin aynı kalitesiz manken ve türkücüden bozma filim varken bunlar arasından özgün senaryosu ve eğitimli(mektepli)oyuncu kadrosuyla sıyrılan geçmişimizi tarihimizi anlatan kırıkkanatlar dizimize destek verip sponsor olmanız.dizinin özellikle biz gençler tarafından ne kadar benimsendiğini görmek istiyorsanız www.dizifilm.com adresindeki kırıkkanatlar formuna buyurun.ve dizi arkasındaki desteğimizi ve çabamızı görün daha sonra eminim destek vereceksiniz. GEÇMİŞİMİZ İÇİN ECDADIMIZ İÇİN,BU EŞSİZ VATAN UĞRUNA ŞEHİT DÜŞMÜŞ TÜM ŞEHİTLERİMİZ İÇİN KIRIKKANATLARA DESTEĞİNİZİ BEKLİYORUZ .."
16 Mart 2006 - 11:48
Bugün 16 Mart 2006 son güncelleme: 2006-03-16 16:33:44
'Biz bu dizi filmi seviyoruz... Reklamveren, bu diziye REKLAM VER...'
Eğer sevdiğiniz dizi filme reklamverenler ilgi göstermiyorsa, o dizinin yayından kalkması an meselesidir... KANAL D de böyle yapıyor, Kırık Kanatlar'ı ekranlardan çekiyor... Dizi tutkunları ise KAMPANYA başlatmış durumdalar:
(16 Mart 2006 Perşembe)
İŞTE İZLEYİCİ KAMPANYASININ ANONS METNİ:
(Gönderilen mail'deki dil ve anlatım hataları düzeltilmemiştir...)
Bizler Kanal D de yayınlanan Kırık Kanatlar adlı dizinin sadece 2500 kişinin evinde bulunan ve son günlerde basınımızda da yer alan para, rüşvetle reyting sağlamalar gibi dalavereler yüzünden 2500 kişinin Türkiye’nin reytingini temsil ettiğine ve buna dayandırılarak kanalların Kırık Kanatlar gibi kaliteli yapımların reyting kurbanı olmasına karşı çıkmak için bir kampanya başlattık.
Kanal D’nin dizimizi yeterince iyi pazarlayamadığını ve bu yüzden gerekli reklam ve sponsor desteğini bulamadığını düşündüğümüzden sponsor olabilecek çeşitli firmaları ve sesimizi duyurabilmek içinde siz medya kuruluşlarını ve gazetecileri mail yağmuruna tutuyoruz. Sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz, her türlü zorluğa karşı biz kırık kanatlar izleyicileri tek vücut olduk asla ve asla pes etmeyeceğiz. Sizlerden ricamız sesimizi duymanız, duyurmamıza yardımcı olmanız. Çünkü biz öyle bir milletiz ki kolay kolay her şeyi beğenmeyiz, sevmeyiz. Ama bir şeyi beğendik mi, kalitenin farkına vardık mı kesinlikle elimizden kolay kolay uçup gitmesine izin vermez,sonuna kadar inandığımız şeyler için mücadele ederiz.www.dizifilm.com adresindeki ve diğer tüm kırık kanatlar sevenler adına aşağıdaki mailli bütün sponsor olabilecek firmalara gönderiyoruz. Lütfen yanımızda olun desteğinizi esirgemeyin. Unutmayın ki maalesef ülkemizde her gün Kırık Kanatlar gibi özgün ve kaliteli, hepsi bu işin eğitimini almış, şarkıcı türkücü manken takımından oyunculardan oluşmayan gerçek tiyatroculardan oluşan kadroların yer aldığı diziler yapılmıyor.
işte sponsor olmasını istediğimiz firmalara attığımız mail:
Şuan Kanal D ekranlarında çarşamba 21:45’de yayınlanan Kırık Kanatlar adlı dizimiz Kurtuluş savaşı ve sonrası girişilen mücadeleyi, yanık tohumların yeniden yeşermesi, boy atması gibi bir milletin uyanışını yoktan var ettikleri ülkede gelişen hikayeleri destansı bir şekilde anlatıyor, geçmişimize, tarihimize ışık tutarak ekranlarda somutlaştırıyor, gözler önüne seriyor. Maalesef dizi masraflı ve kanal tarafından yeterince reklamı yapılmadığında 13. bölümden sonra bitmesi söz konusu. Dizinin devamı için önündeki en büyük engel sponsor ve reklam. Sizin gibi kaliteli firmalardan ricamız Kırık Kanatlar gibi her yerinden kalite akan ekranlardaki kalitesiz yapımlara, kalitesiz oyunculara son veren, tarihimizi, üzerinde yaşadığımız bu ülkenin hiçte kolay kurulmadığını, ne büyük çileler çekildiğini ve hala çekildiğini, bir milletin uyanışını ve ülkesini kurtarmak ve yeniden kurup yeşertmek için giriştiği mücadeleyi anlatan dizimize sahip çıkmanız, kırık kanatlara sponsor olup reklam vermenizdir. Geçmişimiz için, o şanlı tarihimiz için,bu ülke ve millet için gelecek nesiller için kanlarını canlarını feda eden şehitlerimiz için Kırık kanatlara desteğinizi bekliyoruz...
Kırık Kanatlar'a Sahip Çıkalım!
Saygılarımızla ..
http://img93.imageshack.us/img93/1452/netlogo5vz.gif
ayrıca haber3.com dada dünkü yazımız yayınlanmış
Arkadaşlar dün kanald'ye mail atmıştım Kırık kanatlar bitmesin diye.. gelen cevap bu...
Sayin Izleyicimiz,
16.03.2006 09:00:44 tarihinde tarafimiza göndermis oldugunuz
mailinize iliskin cevabimiz asagida yer almaktadir.
Kanal D'ye göstermis oldugunuz ilgi ve begeniniz için tesekkür
ederiz.Dizimiz yayindan kalkmayacaktir.
Televizyon ekranlarını kalitesizliğe mahkum eden yayıncılık zihniyetinin,
beslendikleri gıdanın reyting, bildikleri tek ölçünün para olduğu çarpıcı şekilde ortaya çıktı… Reyting canavarı televizyon kanallarından Kanal D, bir süre Perşembe geceleri ekranlara getirdiği, verim alamadığı için Çarşamba gününe kaydırdığı Kırık Kanatlar dizisini yayından kaldırmaya karar vermiş…
Kırık Kanatlar, reyting alamıyormuş… Reyting alamadığı için reklamverenler tarafından tercih edilmiyormuş… Maliyetlerini bile kurtaramadığı için Kanal D Program Koordinatörleri, dizinin biletini 13 bölüm sonunda kesmeye karar vermişler… Kırık Kanatlar, sıradan bir dizi değil… Bir dönemin öyküsünü anlatıyor… Anlattığı öykü de, sıradan bir öykü değil… Kurtuluş Savaşı… Kurtuluş Savaşı’nda özellikle Batı cephesinde, Yunanlılara karşı verilen destansı kurtuluş mücadelesinin öyküsü… Dizide, Kurtuluş Savaşı’yla ilgili tüm unsurlar, entrika, aşk, sevda, mücadele, kahramanlık ve insani duygular örgüsü içinde verilmeye çalışılıyor… Kırık Kanatlar dizisini senaryosundaki küçük eksiklikler, dekorundaki aksaklıklar dolayısıyla eleştirebilirsiniz… Başrol oyuncusu olan iki subayın, sürekli kirli sakalla dolaşmasını, başlarının açık olmasın gündeme getirebilirsiniz.. Savaş sahnelerinin gerçeklikten uzak olduğunu iddia edebilirsiniz…
Bu tür diziler, Avrupa ve Hollywood ortamlarında milyonlarca dolar harcanarak çekiliyor…
Kırık Kanatlar ise, oldukça mütevazı bir bütçeyle, son derece kısıtlı imkanlarla, dizi için emek verenlerin özverisine yaslanarak çekiliyor… Hepimize ait bir tarih kesitini ekranlara getiren bir dizinin reyting alamaması, izleyenler nezdinde prim yapmamasını nasıl yorumlayacağız? Bir: Türk izleyicisi kendi tarihini izlemek istememektedir… Tarih bilinci yok edildiği, tarihe yabancılaştırıldığı için bu tür yapımlara rağbet etmemektedir…
İki: Televizyon ekranlarını tuzu kuru ailelerin arızalı ilişkilerini ele alan, sığ,
düzeysiz, kalitesiz dizilerle, kimin eli kimin cebinde belli olmayan magazin
programlarıyla, vur patlasın çol oynasın eğlence anlayışındaki yapımlarla dolduran zihniyet, insanlarımızın beğeni seviyesini düşürmüştür…
Üç: Türkiye’de özellikle son dönemde yükseldiği ve tavana vurduğu iddia edilen
“milliyetçilik” çizgisi aslında basının abartmasından başka bir şey değildir…
Dört: Türkiye sınırları içinde iş yapan, bu milletin cebindekileri tırtıklayarak semiren ve büyüyen reklamveren firmalarımızın televizyonlarda görünürken esas aldıkları tek ölçü, reytingdir… Reklam paralarının geriye dönüşümünü sağlayacak kapitalist anlayıştır…
Reklamverenler için, milletimizin ortak değer yargıları, ortak tarih bilincini işleyen bir dizinin yaşaması, ekranda tutunması zerre kadar önemli değildir… Reklamveren firmalarımızın Kırık Kanatlar’ın ekrandan kaldırılmasıyla ilgili anlayışlarını özetleyen tek cümle vardır: Ne ka para, o ka köfte…
Yazık, gerçekten çok yazık… Bu diziyi reyting için kurban eden anlayışa… Dizinin yaşaması için reklamını esirgeyenlere… Nice üfürük dizileri reytingde tavana vurduran izleyicilere…
Yazıklar olsun!...
Nedim Odabaş
nodabas@milligazete.com.tr
16.03.2006
Kırık Kanatlar'da rol almanız nasıl oldu?
Geçen yıl Ferzan'ın film şirketi AFS beni aradı, bir proje için. Ben onun için geldim Türkiye'ye ama olmadı sonra. Ve bir gün Tomris (Giritlioğlu), kasta bir kız ararken, bir deneme filminde izlediği bir oyuncunun karşısında görmüş beni. Merak etmiş, sormuş. 'Fransız bir oyuncu,' demişler. Görmek istemiş o da. Ben geldim, denemeler yaptım Yüzbaşı karakteri için. Ata binmeyi öğrendim, karaktere hazırlandım.
Başka ne gibi zorluklar yaşadınız?
Vals sahneleri var mesela. Bilmiyordum, öğrendim.
Türkçeniz biraz aksanlı. Dizide dublajlı mı oynadınız?
Hayır. Bayağı zorlanıyorum ama kendim konuşuyorum.
Dizinin gidişatı nasıl?
Çalışma randımanımız çok yüksek. Sabahları 07:00'den akşam 19:30'a kadar çalışıyoruz. Ben kendimi değiştirmeye çalışıyorum biraz. 'Türkiye'de böyleymiş ben de böyle yapayım bundan sonra,' dediğim şeyler oluyor mesela. Ama bazen de kendi birikimimi yansıtıyorum. Fransa'da öğrendiğim bazı farklılıkları da kaybetmek istemiyorum. Dizi gibi bakmıyorum zaten, sinema çeker gibi çalışıyorum her bölümde. Çekim 1922'de başlıyor. Yüzbaşı Cemal ülkesi için savaşan bir karakter. Büyük Taarruz'u bekliyoruz.
O dönemi çok iyi öğrendiniz mi?
Tabii ki. Ve yedinci bölümde Yüzbaşı Cemal biraz daha duygusal ve stratejik bir adam olarak görülecek. Burada Cansel Elçin'le Yüzbaşı Cemal'in araları biraz daha ısınıyor. Ben steril bir yüzbaşı olmak istemedim. Türk askerinin duygusal taraflarını da ön plana çıkartmaya çalıştım. Düşünün, Büyük Taarruz'da sayımız düşman karşısında çok az ve şartlar çok zor. İşte o yüzden biraz kirli bir yüzbaşı yapmak istedim.
Televizyon ekranlarını kalitesizliğe mahkum eden yayıncılık zihniyetinin, beslendikleri gıdanın reyting, bildikleri tek ölçünün para olduğu çarpıcı şekilde ortaya çıktı… Reyting canavarı televizyon kanallarından Kanal D, bir süre Perşembe geceleri ekranlara getirdiği, verim alamadığı için Çarşamba gününe kaydırdığı Kırık Kanatlar dizisini yayından kaldırmaya karar vermiş…
Kırık Kanatlar, reyting alamıyormuş… Reyting alamadığı için reklamverenler tarafından tercih edilmiyormuş… Maliyetlerini bile kurtaramadığı için Kanal D Program Koordinatörleri, dizinin biletini 13 bölüm sonunda kesmeye karar vermişler… Kırık Kanatlar, sıradan bir dizi değil… Bir dönemin öyküsünü anlatıyor… Anlattığı öykü de, sıradan bir öykü değil… Kurtuluş Savaşı… Kurtuluş Savaşı’nda özellikle Batı cephesinde, Yunanlılara karşı verilen destansı kurtuluş mücadelesinin öyküsü… Dizide, Kurtuluş Savaşı’yla ilgili tüm unsurlar, entrika, aşk, sevda, mücadele, kahramanlık ve insani duygular örgüsü içinde verilmeye çalışılıyor… Kırık Kanatlar dizisini senaryosundaki küçük eksiklikler, dekorundaki aksaklıklar dolayısıyla eleştirebilirsiniz… Başrol oyuncusu olan iki subayın, sürekli kirli sakalla dolaşmasını, başlarının açık olmasını gündeme getirebilirsiniz.. Savaş sahnelerinin gerçeklikten uzak olduğunu iddia edebilirsiniz…
Bu tür diziler, Avrupa ve Hollywood ortamlarında milyonlarca dolar harcanarak çekiliyor… Kırık Kanatlar ise, oldukça mütevazı bir bütçeyle, son derece kısıtlı imkanlarla, dizi için emek verenlerin özverisine yaslanarak çekiliyor… Hepimize ait bir tarih kesitini ekranlara getiren bir dizinin reyting alamaması, izleyenler nezdinde prim yapmamasını nasıl yorumlayacağız? Bir: Türk izleyicisi kendi tarihini izlemek istememektedir… Tarih bilinci yok edildiği, tarihe yabancılaştırıldığı için bu tür yapımlara rağbet etmemektedir…
İki: Televizyon ekranlarını tuzu kuru ailelerin arızalı ilişkilerini ele alan, sığ, düzeysiz, kalitesiz dizilerle, kimin eli kimin cebinde belli olmayan magazin programlarıyla, vur patlasın çol oynasın eğlence anlayışındaki yapımlarla dolduran zihniyet, insanlarımızın beğeni seviyesini düşürmüştür…
Üç: Türkiye’de özellikle son dönemde yükseldiği ve tavana vurduğu iddia edilen “milliyetçilik” çizgisi aslında basının abartmasından başka bir şey değildir…
Dört: Türkiye sınırları içinde iş yapan, bu milletin cebindekileri tırtıklayarak semiren ve büyüyen reklamveren firmalarımızın televizyonlarda görünürken esas aldıkları tek ölçü, reytingdir… Reklam paralarının geriye dönüşümünü sağlayacak kapitalist anlayıştır… Reklamverenler için, milletimizin ortak değer yargıları, ortak tarih bilincini işleyen bir dizinin yaşaması, ekranda tutunması zerre kadar önemli değildir… Reklamveren firmalarımızın Kırık Kanatlar’ın ekrandan kaldırılmasıyla ilgili anlayışlarını özetleyen tek cümle vardır: Ne ka para, o ka köfte…
Yazık, gerçekten çok yazık… Bu diziyi reyting için kurban eden anlayışa… Dizinin yaşaması için reklamını esirgeyenlere… Nice üfürük dizileri reytingde tavana vurduran izleyicilere…
Yazıklar olsun!...
Nedim Odabaş
nodabas@milligazete.com.tr
16.03.2006
Karizmatik Yüzbaşı Can Elçin
Aysun Orhan
"Kırık Kanatlar" dizisinin yakışıklı ve iyi yürekli Yüzbaşı Cemal'i Can Elçin, Fransa'dan Türkiye'ye uzanan oyunculuk serüvenini anlat