Tüm Versiyonu Göster : Gönül Salıncağı (Arşiv)
TRT'nin yeni bombası
TRT'nin yeni dizisinde uzun süredir birliktelik yaşayan Kıraç ve Ayşe Şule Bilgiç de var. Ama sanılanın aksine onlar iki sevgiliyi değil, baba kızı oynayacaklar...
Kısa bir süre önce çekimlerine başlanan 'Gönül Salıncağım' isimli dizinin, Ekim'in ilk haftası ekranlara gelmesi bekleniyor.
Dizinin senaryosunu, oyunculuk yapan aynı zamanda da 'Rüzgarın Kızı' adıyla yaptığı programla tanınan Ayşe Şule Bilgiç yazıyor. Bilgiç, dizide tıpkı kendisi gibi motorsiklet aşığı birini canlandırıyor. Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi Gönül, rolüyle karşımıza çıkacak olan Bilgiç'in yanı sıra dizide Umut Temizaş, Kıraç, Erdal Tosun, Sinan Bengier de rol alıyor.
Yönetmenliğini Şenol Sönmez'in yaptığı Gönül Salıncağım'da, küçük yaşta trafik kazasında babasını kaybeden ve fakir bir ailenin çocuğu olan Gönül'ün yaşadıkları anlatılmakta.
Dizide Gönül'ün babasını oynayacak olan Kıraç, geçmişe dönülerek hatırlanan anılarla zaman zaman görülecek.
TRT'nin Ekim sezonuna yetiştirilmeye çalışılan dizinin müziklerini ise, tahmin edilebileceği gibi Kıraç yapıyor.
trt iyice ataga gecti bu sezon reyting yarisini kacinci olarak tamamlayacak acaba:)
Sonunda kirac ta dizide oynamaya basliyacak demek kimse kalmadi zaten bu ise el atmamis olan :)
Bu dizide umut temişaz Da var yanılmıyosam ayşe şule Bilgiçle beraber oynayacaklar,demek Ekimin ilk haftası başlayacak umarım Uzun soluklu Bir dizi olur...
Kıraç ve Ayşe Şule Bilgiç cok sasırdım görünce trt kolay kolay dizileri yayından kaldırmaz o yüzden reyting kurbanı olmazlar.Trt den vazgecemeyen takip eden bir kitle var.Kırac beste ve müzik konusundaki basarısını oyunculukta gösterebilicek mi?
zatenn umutun oynayacağını duyduğuda ve gördüğümdeeeeeee öle bir sevindimki anlatamamm nazımda umutumda yeni projelerde oynıcaklar.... ayşe şule bilgiç iyi bir oyuncu umutun onla oynayacağını duyunca sevindimmm... inşallah iyi olur...:happy0064
Kıraç ve Ayşe Şule Bilgiç cok sasırdım görünce trt kolay kolay dizileri yayından kaldırmaz o yüzden reyting kurbanı olmazlar.Trt den vazgecemeyen takip eden bir kitle var.Kırac beste ve müzik konusundaki basarısını oyunculukta gösterebilicek mi?
Reyting kurbanı diye bir şey yoktur. Kötü diziler vardır. Seyircinin, yani bizlerin beğenmediği diziler vardır. Reytingi en çok isteyen kişilerin bizler, yani dizileri izleyenler olması gerekir. Çünkü bu sayede bizler de bir dizinin yayınlanmasında ya da yayından kalkmasında söz sahibi olabiliyoruz. Trt köklü ve en saygın kanalımız. haber konusunda, veya diğer konularda reyting kaygıları olmamasını ben de destekliyorum. Ama bence drama konusunda onların da reyting kaygısı olmalıdır. Ancak bu şekilde dizi seyircisine ulaşabilirler.
Ben bir seyirci olarak (diziler konusunda) iyi ki reytingler var diyorum. Yoksa neler seyretmek zorunda kalırdık kimbilir...
Öncelikle Umut'un ekranlara dönmesine çok sevidim.Konu olarak aslında sıcak bir konusu var.Oyuncuların hemen hemen hepsini bilmesemde isimler genel olarak oldukça iyi.Duyduğuma göre Trt'nin bu sene en önem vereceği dizi bu olacakmış.Ne kadar doğru bilemiyorum.Umuyorum bu senenin tutan dizileri arasında yer alır.
Reyting kurbanı diye bir şey yoktur. Kötü diziler vardır. Seyircinin, yani bizlerin beğenmediği diziler vardır. Reytingi en çok isteyen kişilerin bizler, yani dizileri izleyenler olması gerekir. Çünkü bu sayede bizler de bir dizinin yayınlanmasında ya da yayından kalkmasında söz sahibi olabiliyoruz. Trt köklü ve en saygın kanalımız. haber konusunda, veya diğer konularda reyting kaygıları olmamasını ben de destekliyorum. Ama bence drama konusunda onların da reyting kaygısı olmalıdır. Ancak bu şekilde dizi seyircisine ulaşabilirler.
Ben bir seyirci olarak (diziler konusunda) iyi ki reytingler var diyorum. Yoksa neler seyretmek zorunda kalırdık kimbilir...
Tabii zaten o yüzden ekranlarımızda nice büyük yapımlar kalkmak zorunda kalmıştır değil mi?Ama onun yerine çalıntı diziler, birbirilerinin kopyası müzik yarışmaları,kalitesi 0'ın altında dolaşan diziler sabahtan akşama kadar birbirlerine bağırmaktan öteye gidemeyen kadın programları da ekranlarımızda boy göstermekte.Neden çünkü bizler her konuda çok şey bildiğimiz için kalitenin de ne olduğunu konusunda ahkam kesebilecek insanlarız.
Ne yazık ki reyting var ve ne yazık biz ekranlarımızda neler neler görmek zorunda kalıyoruz.
Öncelikle Umut'un ekranlara dönmesine çok sevidim.Konu olarak aslında sıcak bir konusu var.Oyuncuların hemen hemen hepsini bilmesemde isimler genel olarak oldukça iyi.Duyduğuma göre Trt'nin bu sene en önem vereceği dizi bu olacakmış.Ne kadar doğru bilemiyorum.Umuyorum bu senenin tutan dizileri arasında yer alır.
Tabii zaten o yüzden ekranlarımızda nice büyük yapımlar kalkmak zorunda kalmıştır değil mi?Ama onun yerine çalıntı diziler, birbirilerinin kopyası müzik yarışmaları,kalitesi 0'ın altında dolaşan diziler sabahtan akşama kadar birbirlerine bağırmaktan öteye gidemeyen kadın programları da ekranlarımızda boy göstermekte.Neden çünkü bizler her konuda çok şey bildiğimiz için kalitenin de ne olduğunu konusunda ahkam kesebilecek insanlarız.
Ne yazık ki reyting var ve ne yazık biz ekranlarımızda neler neler görmek zorunda kalıyoruz.
Ben sabah programlarından ya da müzik programlarından bahsetmedim, özellikle dizi olarak belirttim. Yanlış anlaşılma olmasın diye.
Diziler konusunda da, çok güzel diziler olmayabilir. Şu an ki dizilerin seviyesi herkesin istediği noktada da olmayabilir. Ancak 80'lerdeki, 90'lardaki dizilerle kıyaslandığında günümüz dizileri daha iyi oyuncular, daha iyi yönetmenler, daha iyi senaryolara çekiliyor. Aralarında bariz farklar var. İsterseniz 5 sene öncenin dizilerine bir bakın oynayan tekrarlardan. Bir anda her şeyin mükemmel olmasını bekleyemeyiz. Bu bir süreçtir. Bu süreçte bizlerin kalite anlayışı değiştikçe bu dizilere de yansıyacaktır. Bu da ancak reytinglerle olabilir. Reytingler olmasaydı, yapımcılar daha iyi senaryo, daha iyi oyuncu, daha iyi yönetmen, daha iyi yapım koşulları oluşturmaya çalışırlar mıydı? Yoksa nasılsa reyting yok, mücadele yok diyerek hala o seviyede mi kalırlardı?
Tekrar belirteyim, önce ve yazının başında belirttiğim gibi ben "dizilerdeki reyting"le ilgili konuşuyorum.
Ben sabah programlarından ya da müzik programlarından bahsetmedim, özellikle dizi olarak belirttim. Yanlış anlaşılma olmasın diye.
Diziler konusunda da, çok güzel diziler olmayabilir. Şu an ki dizilerin seviyesi herkesin istediği noktada da olmayabilir. Ancak 80'lerdeki, 90'lardaki dizilerle kıyaslandığında günümüz dizileri daha iyi oyuncular, daha iyi yönetmenler, daha iyi senaryolara çekiliyor. Aralarında bariz farklar var. İsterseniz 5 sene öncenin dizilerine bir bakın oynayan tekrarlardan. Bir anda her şeyin mükemmel olmasını bekleyemeyiz. Bu bir süreçtir. Bu süreçte bizlerin kalite anlayışı değiştikçe bu dizilere de yansıyacaktır. Bu da ancak reytinglerle olabilir. Reytingler olmasaydı, yapımcılar daha iyi senaryo, daha iyi oyuncu, daha iyi yönetmen, daha iyi yapım koşulları oluşturmaya çalışırlar mıydı? Yoksa nasılsa reyting yok, mücadele yok diyerek hala o seviyede mi kalırlardı?
Tekrar belirteyim, önce ve yazının başında belirttiğim gibi ben "dizilerdeki reyting"le ilgili konuşuyorum.
Peki o halde sözlerimde geçen kadın programları ve müzik yarışmalarını çıkarıyorum ama geri kalan tüm sözlerim bakidir.
80'li yıllarla günümüzü karşılaştırmak doğru olmaz.Değişen koşullar,şartlar,imkanlar teknoloji herşeyi işin içine dahil ettiğinde arada dağlar kadar fark olması kaçınılmaz.Kaldı ki o zamanlardan günümüze gelen ve hala tadı damağımızda kalan yapımlar vardı ki (misal Perihan Abla,Baba evi,İkinci Bahar...) onlara büyük haksızlık olur bu söylediğin.Ben bugün veren bir diziyi yine bugün veren başka bir dizi ile kıyaslayabilirim 20 yıl evvelasının dizisi ile değil.Ancak o zaman kalitenin ne olduğunu daha iyi saptarım.
Şimdi oyunculara senaryolarla ilgili söylediklerin olmuş ekranda bir sürü şarkıcının yer aldığı diziler var.Oyunculuk namına zerre eğitim almamış insanlar oyuncu diye ekranlara taşınıyor.Mankenlerin fotomodellerin dizileri hırla gürle gidiyor.(Hepsinin seveni vardır isim vermiyorum o yüzden)Aralarında kendini gösteren yetenekli olan yok mu elbette var.Ama onlar çok azınlıkta.Böyle bir iki oyuncu keşfedilecek diye geride kimler ne uğurda harcanıyor?
Daha iyi senaryo diyorsun kanallar yabancı film ve dizileri kopya eden dizilerle dolmaya başladı.Aynı replikleri hatta ve hatta aynı sahneyi alıp kullanmaya kadar vardı bu.Bu mudur iyiye gidiş?Bu mudur kalite?
Bir defa şunun altını çizelim rekabetin kriterini belirmede reyting ölçümleri doğru bir kriter değildir.Amerika madem öyle niye sırf reytinglere bakarak hareket etmiyor?
Böylesi bir ortamda Gönül Salıncağı gayet güzel bir kadro ve güzel bir hikaye ile ekranlara geldiğine inanıyorum.Ben inanıyorum inanmasına da yukarıda yazdığım şeylere kalite diye yaklaşan izleyici kitlesi bu diziye gereken önemi verir mi işte asıl önemli olan bu.
*** yazdıklarım dizilerle ilgilidir, başka tv programlarıyla değil. ***
Peki o halde sözlerimde geçen kadın programları ve müzik yarışmalarını çıkarıyorum ama geri kalan tüm sözlerim bakidir.
80'li yıllarla günümüzü karşılaştırmak doğru olmaz.Değişen koşullar,şartlar,imkanlar teknoloji herşeyi işin içine dahil ettiğinde arada dağlar kadar fark olması kaçınılmaz.Kaldı ki o zamanlardan günümüze gelen ve hala tadı damağımızda kalan yapımlar vardı ki (misal Perihan Abla,Baba evi,İkinci Bahar...) onlara büyük haksızlık olur bu söylediğin.Ben bugün veren bir diziyi yine bugün veren başka bir dizi ile kıyaslayabilirim 20 yıl evvelasının dizisi ile değil.Ancak o zaman kalitenin ne olduğunu daha iyi saptarım.
1 - Eski dizilerle ilgili olarak. Perihan Abla'yı hepimiz izledik, zamanına göre de beğendik. Ancak şu an o dizinin bir bölümünü oturup kaç kişi sonuna kadar izleyebilir. İzlese de alacağı yegane tat nostaljik bir tat olacaktır. İkinci Bahar zaten her yönüyle yenilik getiren, çağının ötesinde, kaliteli bir işti. Beğenmediğiniz reyting olarak da tatmin edici sonuçlar verdi. Yine örnek verdiğiniz Baba Evi de reyting olarak iyi sonuçlar alıyordu. Demek ki bu kadar aklınızda yer etmiş işlerin reytingleri de iyiydi. Yani olması gerektiği gibi.
Şimdi oyunculara senaryolarla ilgili söylediklerin olmuş ekranda bir sürü şarkıcının yer aldığı diziler var.Oyunculuk namına zerre eğitim almamış insanlar oyuncu diye ekranlara taşınıyor.Mankenlerin fotomodellerin dizileri hırla gürle gidiyor.(Hepsinin seveni vardır isim vermiyorum o yüzden)Aralarında kendini gösteren yetenekli olan yok mu elbette var.Ama onlar çok azınlıkta.Böyle bir iki oyuncu keşfedilecek diye geride kimler ne uğurda harcanıyor?
2 - Ben reyting ölçüm sistemini savunuyorum. "Şarkıcı, fotomodel, manken" diye tabir ettiğin insanların dizilerde oynamasını savunmuyorum. Zaten dikkat edersen, kötü olanlar reyting sayesinde yayından kalkıyorlar. İyi olanlar da yine reyting sayesinde devam ediyorlar. Şahsi fikrimi sorarsan ben de dizilerde oyuncu görmeyi tercih ederim.
Daha iyi senaryo diyorsun kanallar yabancı film ve dizileri kopya eden dizilerle dolmaya başladı.Aynı replikleri hatta ve hatta aynı sahneyi alıp kullanmaya kadar vardı bu.Bu mudur iyiye gidiş?Bu mudur kalite?
3 - Ben her oynayan dizi kalitelidir demedim. Reyting alan her şey kalitelidir de demedim. Reyting bir programın seyredilme oranını gösterir o kadar. Aynı replikleri almayı, sahne kopyalamayı ben de tasvip etmiyorum. İşte o kopyacı olanları insanlar seyretmezlerse, o diziler de reyting alamazlar.
Bir defa şunun altını çizelim rekabetin kriterini belirmede reyting ölçümleri doğru bir kriter değildir.Amerika madem öyle niye sırf reytinglere bakarak hareket etmiyor?
4 - Reyting ölçümleri insanoğlunun şu an bu gezegende en yaygın kullandığı ve en doğru olduğuna inandığı ölçüm sistemidir. (Kusursuz değildir belki ama daha iyisi bulunana kadar en iyisi). Amerika dahil bir çok ülke sırf reytinglere bakarak hareket etmektedir. Aşağıda ülkemizde de reyting ölçümü yapan AGB'nin çalıştığı diğer ülkeleri göreceksin:
AGB NIELSEN MEDIA RESEARCH GLOBAL COVERAGE (INSTALLED METERED HH)
Asia Pacific Europe
Australia Armenia*** 240 HH
• Metro 3,035 HH Azerbaijan*** 400 HH
• Regional 2,015 HH Croatia 660 HH
• Pay TV* 1,200 HH Cyprus 450 HH
• Regional WA 100 HH Georgia*** 300 HH
China 11,000 HH Greece 1,200 HH
Indonesia 1,804 HH Hungary 840 HH
Malaysia 1,000 HH Ireland 670 HH
New Zealand 500 HH Italy 5,163 HH
Philippines 1,670 HH Moldova*** 300 HH
South Korea 2050 HH Poland 1,650 HH
Taiwan 1,950 HH Romania 1,150 HH
Thailand: Serbia 880 HH
• National Panel 1,200 HH Slovenia 450 HH
• Pay TV** 400 HH Sweden 1,350 HH
Total: 26,524 HH Turkey 2,500 HH
United Kingdom 5,885 HH
Total: 24,088 HH
Africa & Middle East Latin America
Lebanon 400 HH Dominican Republic 310 HH
South Africa 1,620 HH Mexico 2,900 HH
Total: 2,020 HH Venezuela 770 HH
Total: 3,980 HH
Global Installed Households: 56,612 HH
* Included in Metro/Regional Panel
* 200 HHs included in National Panel
*** Licencing AGB Nielsen Media Research Proprietary Technology with monthly quality control done by the AGB Nielsen Media Research Corporate Support Center.
Bunlar da Amerika'da o yılın en çok reyting almış program listesi. 1950'den itibaren:
Annual top-rated shows
Nielsen began compiling ratings for television nationally beginning in 1950. Prior to that year, television ratings were compiled by a number of other sources, including C. E. Hooper and Variety. Today, Hooper is barely remembered; the company was bought out by Nielsen in February 1950.
These are the programs that finished with the highest average Nielsen rating in each television season:[7]
Year Program Channel
1951 Texaco Star Theater NBC
1952 Arthur Godfrey's Talent Scouts CBS
1953 I Love Lucy CBS
1954 I Love Lucy CBS
1955 I Love Lucy CBS
1956 The $64,000 Question CBS
1957 I Love Lucy CBS
1958 Gunsmoke CBS
1959 Gunsmoke CBS
1960 Gunsmoke CBS
1961 Gunsmoke CBS
1962 Wagon Train NBC
1963 The Beverly Hillbillies CBS
1964 The Beverly Hillbillies CBS
1965 Bonanza NBC
1966 Bonanza NBC
1967 Bonanza NBC
1968 The Andy Griffith Show CBS
1969 Rowan and Martin's Laugh-In NBC
1970 Rowan and Martin's Laugh-In NBC
1971 Marcus Welby, M.D. ABC
1972 All in the Family CBS
1973 All in the Family CBS
1974 All in the Family CBS
1975 All in the Family CBS
1976 All in the Family CBS
1977 Happy Days ABC
1978 Laverne & Shirley ABC
1979 Three's Company ABC
1980 60 Minutes CBS
1981 Dallas CBS
1982 Dallas CBS
1983 60 Minutes CBS
1984 Dallas CBS
1985 Dynasty ABC
1986 The Cosby Show NBC
1987 The Cosby Show NBC
1988 The Cosby Show NBC
1989 The Cosby Show NBC
1990 The Cosby Show & Roseanne NBC & ABC
1991 Cheers NBC
1992 60 Minutes CBS
1993 60 Minutes CBS
1994 Home Improvement ABC
1995 Seinfeld NBC
1996 ER NBC
1997 ER NBC
1998 Seinfeld NBC
1999 ER NBC
2000 Who Wants To Be A Millionaire? ABC
2001 Survivor: The Australian Outback CBS
2002 Friends NBC
2003 CSI: Crime Scene Investigation CBS
2004 CSI: Crime Scene Investigation CBS
2005 American Idol FOX
2006 American Idol FOX
2007 American Idol FOX
Böylesi bir ortamda Gönül Salıncağı gayet güzel bir kadro ve güzel bir hikaye ile ekranlara geldiğine inanıyorum.Ben inanıyorum inanmasına da yukarıda yazdığım şeylere kalite diye yaklaşan izleyici kitlesi bu diziye gereken önemi verir mi işte asıl önemli olan bu.
5 - Zaten benim bu diziyle ilgili söylemiş olduğum bir şey de yoktu. Ben sadece "reyting kurbanı" terimini kullanan arkadaşımıza hitaben eleştirimi yazmıştım. Ama madem konu açıldı, ben Gönül Salıncağı'nın iyi bir dizi ise iyi reyting alacağına, kötü bir dizi ise kötü reyting alacağına inanıyorum.
1 - Eski dizilerle ilgili olarak. Perihan Abla'yı hepimiz izledik, zamanına göre de beğendik. Ancak şu an o dizinin bir bölümünü oturup kaç kişi sonuna kadar izleyebilir. İzlese de alacağı yegane tat nostaljik bir tat olacaktır. İkinci Bahar zaten her yönüyle yenilik getiren, çağının ötesinde, kaliteli bir işti. Beğenmediğiniz reyting olarak da tatmin edici sonuçlar verdi. Yine örnek verdiğiniz Baba Evi de reyting olarak iyi sonuçlar alıyordu. Demek ki bu kadar aklınızda yer etmiş işlerin reytingleri de iyiydi. Yani olması gerektiği gibi.
Hayır arkadaşım bu işleri kaliteli olarak adledilmesini sağlayan şey reytinglerinin iyi olması değil.A'sından Z'sine yapımda yer alan,emeği geçen herkesin kaliteli olmasından ötürü,işinin ehli insanlar tarafından yapılıyor olması sebebiyle kaliteliydi.
Aklımda yer eden daha yegane kaliteli işlerde var ama onların reytingleri kaliteleri ile doğru orantılı değildi ne yazık ki.
En basidinden geçen sene büyük olay yaratan ve ekranlarda temiz ekran kampanyasının başlatılmasına sebep olan dizi "Erkekler Ağlamaz" dizisiydi.Ama yine geçen yıl bu dizi reyting almıyor gerekçesiyle ekrandan kaldırıldı.Neden çünkü içinde mafya vari işler yoktu.Töre konuları işlenmedi.Bu dizi iyi değil miydi de kaldırıldı?Hayır bu dizi günümüzün popüler konularını içermediği için reklam olabilecek bir yapısı olmadığından kaldırıldı.
2 - Ben reyting ölçüm sistemini savunuyorum. "Şarkıcı, fotomodel, manken" diye tabir ettiğin insanların dizilerde oynamasını savunmuyorum. Zaten dikkat edersen, kötü olanlar reyting sayesinde yayından kalkıyorlar. İyi olanlar da yine reyting sayesinde devam ediyorlar. Şahsi fikrimi sorarsan ben de dizilerde oyuncu görmeyi tercih ederim.
3 - Ben her oynayan dizi kalitelidir demedim. Reyting alan her şey kalitelidir de demedim. Reyting bir programın seyredilme oranını gösterir o kadar. Aynı replikleri almayı, sahne kopyalamayı ben de tasvip etmiyorum. İşte o kopyacı olanları insanlar seyretmezlerse, o diziler de reyting alamazlar.
Ben zaten bu insanları savunduğunu söylemedim.Benim söylediğim senin doğru kriter olarak gösterdiğin reyting sisteminin o insanların yer aldığı dizileri en iyi dizilermiş gibi yansıtmasındaki rolünü göstermeye çalışıyordum.Bu yüzden onlardan bahsettim.
Ama insanlar o kopya dizileri izliyorlar.Neden çünkü kopya olmalarını önemsemiyorlar.İzliyorlar.Reyting sıralamasında üst sıralarda yer almasına sebep oluyorlar.Üst sıralarda yer alan bir dizide bol reklam bol para demek.Kanalda memnun oluyor yapımcıda.Peki bu iş kaliteli oluyor mu?Hiç sanmıyorum.Ama önemli olan reyingte üst sırada olması yeterli gerisi boş.Kimin hakkı yeniyor kimlerden ne emekler çalınıyor bunun bir önemi yok.Neden çünkü reytingleri gayet güzel.Reytingi yüksek olanda senin tabirinle kaliteli bir yapım oluyor.
4 - Reyting ölçümleri insanoğlunun şu an bu gezegende en yaygın kullandığı ve en doğru olduğuna inandığı ölçüm sistemidir. (Kusursuz değildir belki ama daha iyisi bulunana kadar en iyisi). Amerika dahil bir çok ülke sırf reytinglere bakarak hareket etmektedir. Aşağıda ülkemizde de reyting ölçümü yapan AGB'nin çalıştığı diğer ülkeleri göreceksin:
Ben zaten reytingi sırf biz kullanıyoruz demedim.Şuanda kullanılan ölçüm reytingtir ama kanallar sadece reythig sıralamasına göre bir dizinin devam edip etmeyeceğine karar vermiyor.En güzel örneği Seinfeld dizisidir.Bu dizi ilk bölümler itaberiyle berbat bir sonuç elde etmiş ama sonuç olarak 9 sezon sürmüş ve finali ile nerdeyse amerika'nın %50'sini ekran başına bağlamıştır.Gene Amerika'daki birçok gençlik dizisi aynı şekilde bir çok kez ilk 20'nin arasına bile giremedikleri halde sezonlar boyu devam eder.
5 - Zaten benim bu diziyle ilgili söylemiş olduğum bir şey de yoktu. Ben sadece "reyting kurbanı" terimini kullanan arkadaşımıza hitaben eleştirimi yazmıştım. Ama madem konu açıldı, ben Gönül Salıncağı'nın iyi bir dizi ise iyi reyting alacağına, kötü bir dizi ise kötü reyting alacağına inanıyorum.
Yok zaten böyle bir iddia bulunuyorsunda bende ona istinaden bir cevap vermek için yazmadım o son kısmı.Böylesi bir reyting çemberi içerisinde Gönül Salıncağı'nın nasıl bir yerde yer alabilir.Ne sonuçlar doğabilir onu kastederek yazdım yoksa şahsına yönelik değildi.Konusu çok güzel olsa da oyuncuları çok kaliteli de olsa bu ekranda kalması için yeterli olmuyor işte.Ölçüm cihazında gereken sınırı geçmediği sürece o diziye gerek ehemmiyet gösterilmiyor.
Kıraç, Ayşe'nin babası olacak
BU sezon TRT de iddialı dizileriyle reyting pastasından iri dilimler kapma telaşında. Bunlardan biri de ekim ayının ilk haftası ekranlara gelmesi planlanan Gönül Salıncağım adlı dizi. Senaryosu, ünlü şarkıcı Kıraç'ın sevgilisi olarak tanınan Ayşe Şule Bilgiç'e ait. (Kıraç, sevgilisine Ayşem adlı bir de şarkı yazmıştı) Bilgiç aynı zamanda dizinin önemli karakterlerinden birini de canlandırıyor. Gerçek yaşamda da motosikletlere tutkun olan Bilgiç, yine iki tekerlekli demir atlara sevdalı Gönül adındaki tıp öğrencisini oynayacak. İşin en ilginç yanı ise Gönül Salıncağım'da Kıraç'ın, sevgilisi Ayşe'nin babasını canlandıracak olması. Kıraç, dizinin "flash back" olarak tanımlanan geri dönüş sahnelerinde zaman zaman "Gönül'ün babası" olarak görünecek. Yönetmenliğini Şenol Sönmez'in yaptığı Gönül Salıncağım'da, küçük yaşta trafik kazasında babasını kaybeden ve fakir bir ailenin çocuğu olan Gönül'ün yaşadıkları anlatılıyor. Dizide Ayşe Şule Bilgiç ve Kıraç ile birlikte Umut Temizaş, Erdal Tosun ve Sinan Bengier de rol alıyor. Dizinin müziklerini Kıraç'ın bestelediğini söylemeye ise gerek yok sanırım!..
En basidinden geçen sene büyük olay yaratan ve ekranlarda temiz ekran kampanyasının başlatılmasına sebep olan dizi "Erkekler Ağlamaz" dizisiydi.Ama yine geçen yıl bu dizi reyting almıyor gerekçesiyle ekrandan kaldırıldı.Neden çünkü içinde mafya vari işler yoktu.Töre konuları işlenmedi.Bu dizi iyi değil miydi de kaldırıldı?Hayır bu dizi günümüzün popüler konularını içermediği için reklam olabilecek bir yapısı olmadığından kaldırıldı.
O dizi reyting almadığı için kaldırıldı. Mafyavari olan, töreyi konu alan ve batan dizi sayısı, batmayandan da fazladır. Yani töre-mafya dizisi ise tutar diye bir şey diyemiyoruz. Bahsettiğin dizinin neden battığıyla ilgili bir sürü sebep olabilir. O diziyi seyretmiştim, fazla oyuncu, karışık olaylar, ilgimi çekmeyen bir motosiklet hikayesi vardı. Ayrıca eleştirdiğin, kopya dediğin başka örnekler gibi bu da enteresan bir şekilde eskilerden bir filim olan şampiyon filmine fazlaca benziyordu. evet iyi oyuncular vardı, çekimler özenliydi. ama nedense bana sıkıcı gelmişti. demek ki birçok insana da öyle geldi ve hak ettiği gibi kötü reyting aldı.
Ben zaten bu insanları savunduğunu söylemedim.Benim söylediğim senin doğru kriter olarak gösterdiğin reyting sisteminin o insanların yer aldığı dizileri en iyi dizilermiş gibi yansıtmasındaki rolünü göstermeye çalışıyordum.Bu yüzden onlardan bahsettim. Ama insanlar o kopya dizileri izliyorlar.Neden çünkü kopya olmalarını önemsemiyorlar.İzliyorlar.Reyting sıralamasında üst sıralarda yer almasına sebep oluyorlar.Üst sıralarda yer alan bir dizide bol reklam bol para demek.Kanalda memnun oluyor yapımcıda.Peki bu iş kaliteli oluyor mu?Hiç sanmıyorum.Ama önemli olan reyingte üst sırada olması yeterli gerisi boş.Kimin hakkı yeniyor kimlerden ne emekler çalınıyor bunun bir önemi yok.Neden çünkü reytingleri gayet güzel.Reytingi yüksek olanda senin tabirinle kaliteli bir yapım oluyor.
Dediğim gibi reyting kalite ölçer değil. Ama gerekli bir ölçüm tekniği. eldeki sistem de bu. sen hemen sonuç istiyorsun. ama sonuç zamanla gelecek. insanlar bir gün o kopya dediğin dizileri seyretmeyecek. bu da reyting sayesinde belli olacak. yıllarca reyting eleştirildi. özellikle dizileri batan oyuncular hemen reyting sistemini suçladılar. oysa aynı oyuncuların önceki dizileri reyting rekorları kırarken bu durumdan pek memnundular, reyting eleştirmiyorlardı. ne zaman ki reytingler kötü geldi, hemen suçlu reyting oldu. daha geçenlerde Altan Erkekli'nin yazısı çıktı bu forumda. Komiser Nevzat'ın reytinglerinden memnun olmadığı için "Reytingi kim belirliyorsa tanışmak isterim" diyor. Üzülerek okudum. Acaba önceki dizileri, mesela İstanbul masalı reyting rekorları kırarken neden merak etmiyordu onu belirleyeni? Oyuncusu, yönetmeni, yazarı, yapımcısı dizi kalkınca reyting suçluyorlar, bari seyirciler uyansın artık bu olaya.
Ben zaten reytingi sırf biz kullanıyoruz demedim.Şuanda kullanılan ölçüm reytingtir ama kanallar sadece reythig sıralamasına göre bir dizinin devam edip etmeyeceğine karar vermiyor.En güzel örneği Seinfeld dizisidir.Bu dizi ilk bölümler itaberiyle berbat bir sonuç elde etmiş ama sonuç olarak 9 sezon sürmüş ve finali ile nerdeyse amerika'nın %50'sini ekran başına bağlamıştır.
Sana yolladığım belgeyi bir incele. söylediğin gibi Seinfeld'in birkaç kez yılın en iyi reyting aldığını zaten görebilirsin. Seinfeld başta iyi reyting almamıştır. Ancak kanal bu dizinin tutacağını tahmin ederek kumar oynamış ve dizi güzel olduğu için bu kumarı kazanmıştır. Seinfeld de sonradan reyting olarak hak ettiği iyi reytingleri almıştır. Eğer sana yolladığım listeyi incelersen Seinfeld'in ortalama reyting 1.si olduğu dizileri görebilirsin.
Gene Amerika'daki birçok gençlik dizisi aynı şekilde bir çok kez ilk 20'nin arasına bile giremedikleri halde sezonlar boyu devam eder.
Şimdi de kanal stratejisine girmişsin. Öncelikle bir kanal bir dizisini reytingi düşük olsa bile yayında tutmak isteyebilir. Bu onları bağlayan bir konudur. Kanal bunu yaparken de reytinglerden faydalanır. Nasıl mı? o dizinin reytingi düşük bile olsa, mesela gençler tarafından çok seyredildiğini tespit ederse, gençlere yönelik reklam koymak için, ya da genç seyirciyi elinde tutmak için, o diziyi yayında tutmaya karar verebilir. O diziye çok inanıyorsa bunu prestij için de yapabilir.
Yok zaten böyle bir iddia bulunuyorsunda bende ona istinaden bir cevap vermek için yazmadım o son kısmı.Böylesi bir reyting çemberi içerisinde Gönül Salıncağı'nın nasıl bir yerde yer alabilir.Ne sonuçlar doğabilir onu kastederek yazdım yoksa şahsına yönelik değildi.Konusu çok güzel olsa da oyuncuları çok kaliteli de olsa bu ekranda kalması için yeterli olmuyor işte.Ölçüm cihazında gereken sınırı geçmediği sürece o diziye gerek ehemmiyet gösterilmiyor.
Bu reyting konusunu internette bir araştırırsan, ölçüm cihazlarının ülkemizde yeterli sayıda olduğunu görürsün. İyi oyuncular ve güzel bir konu da bir diziyi kesin güzel yapacak diye bir şey yok. yönetmen kötüyse, o konuyu senaryo yazarları kötü işledilerse, oyuncu da konu da o diziyi kurtarmaz.
O dizi reyting almadığı için kaldırıldı. Mafyavari olan, töreyi konu alan ve batan dizi sayısı, batmayandan da fazladır. Yani töre-mafya dizisi ise tutar diye bir şey diyemiyoruz. Bahsettiğin dizinin neden battığıyla ilgili bir sürü sebep olabilir. O diziyi seyretmiştim, fazla oyuncu, karışık olaylar, ilgimi çekmeyen bir motosiklet hikayesi vardı. Ayrıca eleştirdiğin, kopya dediğin başka örnekler gibi bu da enteresan bir şekilde eskilerden bir filim olan şampiyon filmine fazlaca benziyordu. evet iyi oyuncular vardı, çekimler özenliydi. ama nedense bana sıkıcı gelmişti. demek ki birçok insana da öyle geldi ve hak ettiği gibi kötü reyting aldı.
Hayır her dönemin popüler konuları oluyor.dönem dizileri,mafya dizileri,töre dizileri eğer bunlardan biri tutmuşsa arkasından peşpeşe benzerleri geliyor.Senin fazla oyuncu dediğin şeyi ben zengin kadro olarak görüyorum.Dizinin ne karmaşık bir yanı ne de motosiklet hikayesi vardı.Sana sıkıcı gelmiştir başkasına değil.
İşte seninle en büyük fikir ayrımımız burda oluşuyor.Hak edip etmediğinin kriterini belirlemek reytingle olmaz.O halde seninde tasvip etmediğin kopya diziler bu reythingleri çok mu hakediyor.Söylediğin sözlerde ben hep tezatlık görüyorum.
Dediğim gibi reyting kalite ölçer değil. Ama gerekli bir ölçüm tekniği. eldeki sistem de bu. sen hemen sonuç istiyorsun. ama sonuç zamanla gelecek. insanlar bir gün o kopya dediğin dizileri seyretmeyecek. bu da reyting sayesinde belli olacak. yıllarca reyting eleştirildi. özellikle dizileri batan oyuncular hemen reyting sistemini suçladılar. oysa aynı oyuncuların önceki dizileri reyting rekorları kırarken bu durumdan pek memnundular, reyting eleştirmiyorlardı. ne zaman ki reytingler kötü geldi, hemen suçlu reyting oldu. daha geçenlerde Altan Erkekli'nin yazısı çıktı bu forumda. Komiser Nevzat'ın reytinglerinden memnun olmadığı için "Reytingi kim belirliyorsa tanışmak isterim" diyor. Üzülerek okudum. Acaba önceki dizileri, mesela İstanbul masalı reyting rekorları kırarken neden merak etmiyordu onu belirleyeni? Oyuncusu, yönetmeni, yazarı, yapımcısı dizi kalkınca reyting suçluyorlar, bari seyirciler uyansın artık bu olaya.
Ben hemen sonuç istemiyorum.Ben doğru şeyler olsun istiyorum.İnsanlar o kopya dizileri izlemeye tek bir dizi ile başladı.O 1 dizi sonra oldu 3 dizi sonra oldu 5 dizi.Şuanda reytinglere bakacak olursan kopya dizilerin liste başı olduğunu görürsün.Bugün eğer ekranlarımızda bu kadar kopya dizi varsa bunun baş sorumlusu reytingtir.Çünkü kopya dizi yapılır.İnsanlar oturur izler reytinglerde liste başı olur.Sonra onun başarısı diğerleri tarafından örnek alınır sonra 1 kopya dizi bakmışsın ekrana 10 kopya dizi olarak geri dönmüş.Sonra işte ekran senin de tasvip etmediğin kopya dizilerle dolmuş.
Sana yolladığım belgeyi bir incele. söylediğin gibi Seinfeld'in birkaç kez yılın en iyi reyting aldığını zaten görebilirsin. Seinfeld başta iyi reyting almamıştır. Ancak kanal bu dizinin tutacağını tahmin ederek kumar oynamış ve dizi güzel olduğu için bu kumarı kazanmıştır. Seinfeld de sonradan reyting olarak hak ettiği iyi reytingleri almıştır. Eğer sana yolladığım listeyi incelersen Seinfeld'in ortalama reyting 1.si olduğu dizileri görebilirsin.
Zaten bende o yüzden listeden örnek verdim.Reyting düşük olduğu halde kanal nasıl böyle bir tahmin yürütecek elindeki veri aksini gösterirken.Reytingler bu kadar kötüyken dizinin güzel olduğuna nasıl karar verecek?Ayrıca Seinfeld bu sebepten ötürü ekrandan kaldırılmış bir dizi.Ama yapımcı şirketin sürekli ısrarları sebebiyle bir sonraki sene sadece 4 bölüm izin verilmiş.Sonrasında da zaten dizi almış yürümüş.
Şimdi de kanal stratejisine girmişsin. Öncelikle bir kanal bir dizisini reytingi düşük olsa bile yayında tutmak isteyebilir. Bu onları bağlayan bir konudur. Kanal bunu yaparken de reytinglerden faydalanır. Nasıl mı? o dizinin reytingi düşük bile olsa, mesela gençler tarafından çok seyredildiğini tespit ederse, gençlere yönelik reklam koymak için, ya da genç seyirciyi elinde tutmak için, o diziyi yayında tutmaya karar verebilir. O diziye çok inanıyorsa bunu prestij için de yapabilir.
Bu sadece gençlik dizilerine yönelik birşey değil.Her çeşit yapımda kanallar bu strateji uygularlar.Neden çünkü onlar izleyici yaş aralığına da bakarlar.Hedef kitlede kimlere ulaşabilmişlerdir bu da onlar için önemlidir.
Kanal müneccim mi ki diziye inanacak?Elde avuçta olan belli.Kazandırdığı kaybettirdiği belli buna rağmen niye tutsun.Çünkü onlar için önemli olan hedef kitle.
Bu reyting konusunu internette bir araştırırsan, ölçüm cihazlarının ülkemizde yeterli sayıda olduğunu görürsün. İyi oyuncular ve güzel bir konu da bir diziyi kesin güzel yapacak diye bir şey yok. yönetmen kötüyse, o konuyu senaryo yazarları kötü işledilerse, oyuncu da konu da o diziyi kurtarmaz.
Orda sayarken zaten A'dan Z'ye tüm ekip dedim.Yani yönetmeni de yazarıda bu işin içinde.Ayrıca ölçüm cihazının yeterli sayıda olması önemli değil.Bu cihazların hangi evlerde hangi eğitim seviyesinde olduğu.Cihazların sunulurken hangi kriterler baz alınarak bu aletlerin yerleştirildiğide önemli.Ne demiş büyüklerimiz az olsun ama öz olsun.Çok olması iyi ve doğru sonuç vereceği anlamına gelmez
Hayır her dönemin popüler konuları oluyor.dönem dizileri,mafya dizileri,töre dizileri eğer bunlardan biri tutmuşsa arkasından peşpeşe benzerleri geliyor.Senin fazla oyuncu dediğin şeyi ben zengin kadro olarak görüyorum.Dizinin ne karmaşık bir yanı ne de motosiklet hikayesi vardı.Sana sıkıcı gelmiştir başkasına değil.
zengin kadro bir diziye yarar da getirebilir, zarar da. o zengin kadroya işlevli karakterler vermezsen, senaryoda iyi işlemezsen, hiçbir işe yaramaz.
o diziye gelince Reytinglere göre sevenden çok sevmeyeni varmış demek ki...
Seinfeld'le ve Amerika'yla ilgili daha hala konuşmaya gerek var mı? Amerika'da reyting yok dedin, ben sana olduğunu ispatladım. Şimdi çeşitli örneklerle başka konulara giriyorsun. Sana liste attım Seinfeld Amerika'da iyi reyting almış zaten.
Sen de beğenmiştin o diziyi değil mi? Demek ki orada da çok beğenilmiş. Nereden mi biliyorum? Reytinglerden.
Orda sayarken zaten A'dan Z'ye tüm ekip dedim.Yani yönetmeni de yazarıda bu işin içinde.Ayrıca ölçüm cihazının yeterli sayıda olması önemli değil.Bu cihazların hangi evlerde hangi eğitim seviyesinde olduğu.Cihazların sunulurken hangi kriterler baz alınarak bu aletlerin yerleştirildiğide önemli.Ne demiş büyüklerimiz az olsun ama öz olsun.Çok olması iyi ve doğru sonuç vereceği anlamına gelmez
Sürekli reyting sistemini eleştiriyorsun. Ben de sana mükemmel olmasa da eldeki en iyi sistemin bu olduğunu, tüm dünyada bu sistemin kullanıldığını söyledim. Reyting ölçüm tarzıyla eleştirin varsa o zaman onu eleştirirsin, daha güzel ölçülsün, denekler daha güzel seçilsin dersin. Deneklerin iyi seçilemediğiyle ilgili iddianı ortaya sürersin. Bu da tartışılabilir bir şeydir. Zaten geldiğin noktada baştakinden farklı bir yere geldi. Başta reytinge toptan karşıyken, şimdi reyting ölçüm aletlerini, yerleştirme tarzını konuşur hale geldin. Bu da sevindirici bir gelişmedir.
İşte seninle en büyük fikir ayrımımız burda oluşuyor.Hak edip etmediğinin kriterini belirlemek reytingle olmaz.O halde seninde tasvip etmediğin kopya diziler bu reythingleri çok mu hakediyor.Söylediğin sözlerde ben hep tezatlık görüyorum.
Benim söylediğim şeyde tezatlık yok ama seninkinde var.
Reytinge karşıydın, şimdi ölçüm cihazı kriterlerini tartışmaya başladın.
Amerika'da yok dedin, ama var. Seinfeld diyosun, Seinfeld zaten iyi reyting almış.
Baba evi, ikinci bahar diyosun onlar da zaten iyi reyting almışlar.
töre-mafya dizisi tutunca herkesin o dizilerden yapması reytingin suçu değil, yapımcıların suçu. Zaten iyi olmayanları da reyting sayesinde yayından kaldırılıyor.
O zaman sen bir ölçüm sistemi öner. Nasıl belirlensin bir dizinin seyredilip seyredilmediği? Bu kadar eleştirdiğine göre kafanda bir alternatif ölçüm sistemi var herhalde. hemen Agbyi arayıp bu yeni sistemi onlara da önerebilirsin. Gerçekten daha iyi bir sistemse, sonuçlar da daha doğru çıkacaktır.
benimse buna seyirci olarak itirazım değil, desteğim olacaktır.
Ama sanırım sistem kusursuz da olsa, yayından kalkan diziler olacak. Ve o dizileri bazı insanlar bazı sebeplerden dolayı çok sevmiş olacaklar. Ve o sistemi yine eleştirecekler. Kalite ve beğeni kişiden kişiye değişir. ama tüm ülkede yayın yapan bir kanalın, "az seyrediliyor" diye prime time'daki bir diziyi kaldırması gayet doğal. Eh "genelde" kötü diziler de az seyredilir.
zengin kadro bir diziye yarar da getirebilir, zarar da. o zengin kadroya işlevli karakterler vermezsen, senaryoda iyi işlemezsen, hiçbir işe yaramaz.
o diziye gelince Reytinglere göre sevenden çok sevmeyeni varmış demek ki...
Seinfeld'le ve Amerika'yla ilgili daha hala konuşmaya gerek var mı? Amerika'da reyting yok dedin, ben sana olduğunu ispatladım. Şimdi çeşitli örneklerle başka konulara giriyorsun. Sana liste attım Seinfeld Amerika'da iyi reyting almış zaten.
Sen de beğenmiştin o diziyi değil mi? Demek ki orada da çok beğenilmiş. Nereden mi biliyorum? Reytinglerden.
İlk olarak farkettiğim birşeyi söylemek istiyorum sen benim yazdığım hiçbirşeyi dikkatli okumamışsın.Ben gönderdiğim hangi postada Amerika'da reyting yok dedim sen veya birbaşkası buna ilişkin yazımı eklesin her sözümü geri alıp senin dediklerini kabul edeceğim.
Yazılarımı dikkatli oku lütfen ben amerika da reyting yok mu dedim yoksa orda sadece reytinge bakarak hareket etmiyorlar mı dedim? aradaki fark anlaşılabildi sanıyorum...
Seinfeld örneğini nasıl verdim onuda dikkatli oku.O örnek dizi iyi reyting alıyor diye verilmedi.Reyting sonuçları berbat olduğu halde dizi yayına devam etmiştir yani türkiye deki durumun aksine yürüdüğünü gösterir bir örnekti.Hatta sen kendin kanal kumar oynadı kazandı dedin.Yani neymiş adamlar sonuç kötü olsada yapımdan vazgeçmiyorlar.Vazgeçmiyorlar ve sonunda kazanan onlar oluyor.
Zengin kadroyla ilgili söylediğin şeylere kısmen katılıyor.Ama daha öncede de dedim ya kadro derken A'dan Z'ye herşeyini kastediyorum.Seven sevmeyeni konusunda reyting sistemi içinde değineceğim.
Sürekli reyting sistemini eleştiriyorsun. Ben de sana mükemmel olmasa da eldeki en iyi sistemin bu olduğunu, tüm dünyada bu sistemin kullanıldığını söyledim. Reyting ölçüm tarzıyla eleştirin varsa o zaman onu eleştirirsin, daha güzel ölçülsün, denekler daha güzel seçilsin dersin. Deneklerin iyi seçilemediğiyle ilgili iddianı ortaya sürersin. Bu da tartışılabilir bir şeydir. Zaten geldiğin noktada baştakinden farklı bir yere geldi. Başta reytinge toptan karşıyken, şimdi reyting ölçüm aletlerini, yerleştirme tarzını konuşur hale geldin. Bu da sevindirici bir gelişmedir.
Dünya reyting sistemini bizdeki gibi kullanmıyor.Evet evlere aletler yerleştiriliyor.Yüzdelik dilimler,paylar oluşturuluyor ama iş bununla kalmaz orda + olarak ne yapılıyor.Yaş gruplarına ayrılıyor izleyenler hatta kadın izleyici erkek izleyici ayrımı bile yapılıyor.Her yapım bir izleyici kitlesi hedef seçiyor ve genel olarak sonuç % kaç olursa olsun öncelikle o hedef kitlesine ulaşmaya çalışıyor.O hedef kitlenin içinde % lik dilimler oluşturuyor.Yani bizdeki gibi 2-3 hafta ilk 10'un dışında kaldı hadi bu diziyi yayından kaldıralım demiyor.
Hani gidip bana ispat diye getirdiğin listeyi aldığın siteye bir bak.Göreceksin her reyting sonucunun altında yaşlara göre izleyici yüzdeleri oluşturulmuştur.Yani hedef kitleler.
Tüm dünya bunu kullanıyor diyorsun ya yoksa bizde de böyle oluşturulan hedef kitleleri var onların sonuçlarına da bakılıyor da benim mi haberim yok.
Benim söylediğim şeyde tezatlık yok ama seninkinde var.
Kopya dizileri tasvip etmediğini söyleyip reyting sistemini eldeki en iyi sistem olarak görüyorsun.Senin en iyi sistem dediğin şey kopya dizileri 1.gösteriyor.Bu tezatlık değilse nedir ben bilemedim sen söyle.
Reytinge karşıydın, şimdi ölçüm cihazı kriterlerini tartışmaya başladın.
Amerika'da yok dedin, ama var. Seinfeld diyosun, Seinfeld zaten iyi reyting almış.
Baba evi, ikinci bahar diyosun onlar da zaten iyi reyting almışlar.
töre-mafya dizisi tutunca herkesin o dizilerden yapması reytingin suçu değil, yapımcıların suçu. Zaten iyi olmayanları da reyting sayesinde yayından kaldırılıyor.
Ben orda sana başka birşey anlatmışım sen alakasız bir şeyle konuyu bağlamaya çalışmışsız.Ama reyting sisteminin nasıl çalıştığını hemen yukarıda anlattım.
O zaman sen bir ölçüm sistemi öner. Nasıl belirlensin bir dizinin seyredilip seyredilmediği? Bu kadar eleştirdiğine göre kafanda bir alternatif ölçüm sistemi var herhalde. hemen Agbyi arayıp bu yeni sistemi onlara da önerebilirsin. Gerçekten daha iyi bir sistemse, sonuçlar da daha doğru çıkacaktır.
benimse buna seyirci olarak itirazım değil, desteğim olacaktır.
Yurt dışında nasıl uygulanıyorsa aynı onu uygulansınlar yeter.(kalkıp onlarda reyting uyguluyorlar deme gene lütfen çünkü işin nasıl yürütüldüğünü 10-15 satır evvel yazdım) Kanallar bu sistem aslında nasılsa ona uygun işletsinler,ceplerine uygun yeni uygulamalar yaratmasınlar.Diğerleri gibi hedef kitleler belirlesinler kendilerine ve yapımlarında öncelikle o hedefe ulaşmayı denesinler.Bak o zamanda bu kadar sorun çıkıyor mu?
Ama sanırım sistem kusursuz da olsa, yayından kalkan diziler olacak. Ve o dizileri bazı insanlar bazı sebeplerden dolayı çok sevmiş olacaklar. Ve o sistemi yine eleştirecekler. Kalite ve beğeni kişiden kişiye değişir. ama tüm ülkede yayın yapan bir kanalın, "az seyrediliyor" diye prime time'daki bir diziyi kaldırması gayet doğal. Eh "genelde" kötü diziler de az seyredilir.
Kusursuz diye birşey yoktur.Herşeyin öyle veya böyle muhakkak bir pürüzü vardır.Önemli olan bu pürüzden en az hasarla kurtulmaktır.
Buarada konu başlığından haylice uzaklaştık umuyorum diğer arkadaşlara rahatsızlık yaratmadı.Veyahut modlarca uyarıya sebep olmaz.
İlk olarak farkettiğim birşeyi söylemek istiyorum sen benim yazdığım hiçbirşeyi dikkatli okumamışsın.Ben gönderdiğim hangi postada Amerika'da reyting yok dedim sen veya birbaşkası buna ilişkin yazımı eklesin her sözümü geri alıp senin dediklerini kabul edeceğim.
Yazılarımı dikkatli oku lütfen ben amerika da reyting yok mu dedim yoksa orda sadece reytinge bakarak hareket etmiyorlar mı dedim? aradaki fark anlaşılabildi sanıyorum...
Seinfeld örneğini nasıl verdim onuda dikkatli oku.O örnek dizi iyi reyting alıyor diye verilmedi.Reyting sonuçları berbat olduğu halde dizi yayına devam etmiştir yani türkiye deki durumun aksine yürüdüğünü gösterir bir örnekti.Hatta sen kendin kanal kumar oynadı kazandı dedin.Yani neymiş adamlar sonuç kötü olsada yapımdan vazgeçmiyorlar.Vazgeçmiyorlar ve sonunda kazanan onlar oluyor.
Sana yolladığım listede Seinfeld 2 sene en iyi reyting ortalaması almış. Oysa sen hala Seinfeld'in bu sonuçlarını görmezden geliyorsun. Seinfeld eğer bir süre sonra iyi reyting almasaydı kaldırılacaktı. Ama Seinfeld çok iyi bir dizi olduğu için, kendisine güvenenlerin güvenini boşa çıkarmadı. İyi reytingler aldı. Bu da elbette bir kumardı. Her dizi için sonuç böyle olacak diye bir şey yok. Ayrıca bu olaylar istisnadır. Amerika reytinglere bakar ve reytinglere bakarak hareket eder.
Zengin kadroyla ilgili söylediğin şeylere kısmen katılıyor.Ama daha öncede de dedim ya kadro derken A'dan Z'ye herşeyini kastediyorum.Seven sevmeyeni konusunda reyting sistemi içinde değineceğim.
Dünya reyting sistemini bizdeki gibi kullanmıyor.Evet evlere aletler yerleştiriliyor.Yüzdelik dilimler,paylar oluşturuluyor ama iş bununla kalmaz orda + olarak ne yapılıyor.Yaş gruplarına ayrılıyor izleyenler hatta kadın izleyici erkek izleyici ayrımı bile yapılıyor.Her yapım bir izleyici kitlesi hedef seçiyor ve genel olarak sonuç % kaç olursa olsun öncelikle o hedef kitlesine ulaşmaya çalışıyor.O hedef kitlenin içinde % lik dilimler oluşturuyor.Yani bizdeki gibi 2-3 hafta ilk 10'un dışında kaldı hadi bu diziyi yayından kaldıralım demiyor.
Amerika'da daha çok insan var, daha büyük bir pazar var. Orada 20. olan bir dizi, bütçesine göre reklam alabilir belki. Ama burası çok küçük bir yer. Ayrıca Agb şirketi reyting ölçerken bahsettiğin özelliklere de bakıyor. Sakın Türkiye'deki reyting ölçümlerini internet sitelerinde gördüğün total-net ve ab grubundan ibaret zannetme.
Hani gidip bana ispat diye getirdiğin listeyi aldığın siteye bir bak.Göreceksin her reyting sonucunun altında yaşlara göre izleyici yüzdeleri oluşturulmuştur.Yani hedef kitleler.Tüm dünya bunu kullanıyor diyorsun ya yoksa bizde de böyle oluşturulan hedef kitleleri var onların sonuçlarına da bakılıyor da benim mi haberim yok.
Senin haberin yok. Agb'nin Türkiye ve yabancı sitelerini bir araştırırsan eleştirdiğin ve bolca fikir ürettiğin sistem hakkında çok daha fazla bilgi sahibi olabilirsin.
Kopya dizileri tasvip etmediğini söyleyip reyting sistemini eldeki en iyi sistem olarak görüyorsun.Senin en iyi sistem dediğin şey kopya dizileri 1.gösteriyor.Bu tezatlık değilse nedir ben bilemedim sen söyle.
Eldeki en iyi ölçüm tekniği bu demek ki. Bu kadar ülkede kullanıldığına göre. Eğer kopya diziler 1. çıkıyorsa, kopya diziler daha çok seyrediliyor demektir. Kopyacılık kötü bir şey tabi. Ama demek ki iyi örnekler kopya ediliyor, çok seyredilen örnekler kopya ediliyor. Ve demek ki yine çok seyrediliyorlar. Aslında ölçüm sisteminin iyi çalıştığını gösterir bu.
örnek: Harry Potter kitapları çok sattı. Sinema filmleri çok seyredildi. Oyuncakları, kitabı, defteri, çıkartması çok sattı. Buna benzeyen, kopya eden, esinlenen bir çok Türk dizisi de iyi reyting aldı. Bu bir nevi ölçüm sistemini doğrulamıyor mu. Çocuklar bunu seyretmeyi seviyorlar demek ki. Ölçüm sisteminin burda suçu ne? Evet kopyacılık kötüdür bence de. Ben ölçüm sistemini eleştirmek yerine, o çocukların bir gün kötü kopyaları seyretmemeyi tercih etmlerini umuyorum. (Belki de çoktan ediyorlardır, çünkü o tarz olup tutmayan, kaldırılan diziler de var).
Ben orda sana başka birşey anlatmışım sen alakasız bir şeyle konuyu bağlamaya çalışmışsız.Ama reyting sisteminin nasıl çalıştığını hemen yukarıda anlattım.Yurt dışında nasıl uygulanıyorsa aynı onu uygulansınlar yeter.(kalkıp onlarda reyting uyguluyorlar deme gene lütfen çünkü işin nasıl yürütüldüğünü 10-15 satır evvel yazdım) Kanallar bu sistem aslında nasılsa ona uygun işletsinler,ceplerine uygun yeni uygulamalar yaratmasınlar.Diğerleri gibi hedef kitleler belirlesinler kendilerine ve yapımlarında öncelikle o hedefe ulaşmayı denesinler.Bak o zamanda bu kadar sorun çıkıyor mu?
Sana attığım ilk belgeyi ya da Agb'nin merkez sitesini incelersen, bu şirketin dünyanın her yerinde aynı teknikle ölçüm yaptıklarını görürsün. Ona göre hedef kitleyi belirleyenle kanal yöneticileri ve reklam verenlerdir. Agb ölçümünü yapar, sonuçları verir. Dünyanın her yerinde yaptığı gibi...
Kusursuz diye birşey yoktur.Herşeyin öyle veya böyle muhakkak bir pürüzü vardır.Önemli olan bu pürüzden en az hasarla kurtulmaktır.
Ve sanırım bu "az hasarla kurtulmak" reyting ölçümlerini yerden yere vurmak, ya da artık refleks haline gelen, ağız alışkanlığı olan "reyting ölçmek kötüdür", "reyting kurbanı" vs. gibi bilimsellikten uzak eleştirilerle olacak bir şey değildir.
Buarada konu başlığından haylice uzaklaştık umuyorum diğer arkadaşlara rahatsızlık yaratmadı.Veyahut modlarca uyarıya sebep olmaz.
Konu başlığından bence de uzaklaştık. Çünkü biz bu diziyle ilgili tartışmıyoruz. Moderatörlerimiz bu konunun bu dizi bölümünde tartışılmasını istemyorlarsa, bu tartışmayı varsa reyting bölümüne taşıyabilirler. Ya da reyting konulu yeni bir bölüm açabilirler.
Ancak kimseye rahatsızlık verdiğimizi düşünmüyorum. Dizilerle ilgili bir forumda bir çok konu gibi, reyting konusu da seyirciler arasında tartışılabilecek bir konudur. Ayrıca konuşmalarımızda insanları rahatsız edecek bir üslup da yok.
Bir not:
Anladığım kadarıyla bu konuları takip eden birisin. Beğendiğin ve iyi reyting alan birkaç diziyle, beğendiğin ama reyting alamayan birkaç diziyi bir karşılaştır. Belki o beğenmene rağmen reyting ölçümlerinde kötü sonuçlar alan o dizilerin neden iyi reyting almamış olabileceklerine dair bazı ipuçları ya da ortak noktalar görebilirsin.
http://www.imgloadtr.com/uploads/2cf099948f.jpg
Değerli üyelerimiz
Yapılan seviyeli tartışmanızı forumumuzda bu konuların (izlenme oranlarının) tartışıldığı aşağıdaki başlığa taşıyınız.
http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=813
Bundan sonra bu başlıkta dizi konusu dışına taşmayınız.
Saygılarımla
Bölüm Sorumlusu
BERNA
selimdenbeter
18-09-07, 20:41
http://i114.photobucket.com/albums/n278/ruzgarinkizi_2006/gonulsalincagi.jpg
HİKAYE TANITIMI
Gönül Salıncağı, pek çok ahlaki değeri unutuyor olduğumuz günümüzde hala saf, tertemiz, idealist, umut dolu, her şeyini paraya bağlamayan, zorluklardan yılmayan insanların da olduğunu izleyenlere hatırlatan naif bir aşk hikayesi.Paranın gerçek bir mutluluk için asla tek başına bir şey ifade etmediğini, kim olursan ol, hayatın herkes için bir yönü ile aslında zor olduğunu, gerçek huzuru ve mutluluğu ancak bu zorluklarla mücadele ederek, hayata olumlu bakarak, iyi bir insan olmaya çalışıp, üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirerek, çevremize karşı duyarlı davranarak, ve en önemlisi gülümseyerek yakalayabileceğimizi anlatıyor.
Gönül Salıncağı;
Hayatın zorluklarından bihaber, büyük bir servetin içinde büyümüş, amaçsız bir çocuğun, küçük yaştan itibaren sırtında büyük sorumluluklarla büyüyen, iyilik meleği, doktor bir kız ile tanışması ile başlar her şey. Bu iki zıt karakter ve iki zıt hayat bize, bugün özlediğimiz saf, masum, temiz, huzurlu bir dünyanın kapılarını açar.
Olanla olması gerekenlerin bir dökümüdür aslında anlatılanlar.
Her bölümde tatlı bir mesajı barındıran hikayemiz kah umudun hayatta çok önemli bir yeri olduğunun, kah ailenin ne büyük bir değer olduğunun, kah anne sevgisinin hayatta eşi benzeri olmayan bir duygu olduğunun, kah paranın her şey demek olmadığının, kah kötü ve kötülüklerin cezasız kalmadığının, kah güzelliklere ancak gerçek mücadelelerle ulaşılabileceğinin, kah mücadele etmeden kazanılan şeylerin yeterince değerli olamayacağının, kah sevginin, kah gülümsemenin, kah dostluğun altını çizecek…
Gönül karakterimiz tüm Türk halkının bağırlarına basacağı, gerçek bir Türk kızı. İyilik sever, sürekli pozitif düşünen, gülümseyen, zorluklarla mücadele etmeyi bilen, kolay pes etmeyen, zeki, güzel, çevresine karşı son derece duyarlı, yardımsever, düşünceli, anlayışlı, kaprissiz, şımarık olmayan, güçlü, karakterli, başarılı bir kız. Eski Türk filmlerindeki ‘Ayşecik’ tadında bir kız Gönül. Etrafına pozitif ışık yayan, umut dolu bir enerjisi var. Türk örf ve adetlerine oldukça bağlı, bir o kadar da modern bir kız Gönül.
Murat ise yaşadığı lüks ve şaşalı hayat sebebi ile pek çok değeri kaybetmiş, yozlaşmış bir toplum içinde her şeyin para ile elde edilebileceğini sanan, hayatta hiç sorumluluk almamış, gerçek hayatın zorluklarını hiç bilmemiş, para ile alınabilecek her şeye sahip ama kendini boşlukta ve amaçsız hisseden bir genç adam.
Murat’ın Gönül ile tanışmasının ardından, genç adam ilk defa gerçek hayat ile karşılaşacak. Gönül gibi bir kadını tanımak ise, başta Murat’a oyun gibi gelse de, onun hayattaki en büyük şansı olacak.
uruk_hai yazmış olduğun son postaya ilişkin tüm cevabımı ilgili başlıkta yazacağım :)
Dizinin adı Gönül Salıncağı mı? Yoksa Gönül Salıncağım mı?Çünkü başka biriki yerde daha Gönül Salıncağım diye geçtiğini gördüm.
Dizide Kıraç'ın oynaması konusunda yargısız infaz yapmak istemem oynasın öyle değerlendirmek gerekir ama bu konudaki genel fikrim şarkıcıların oyuncu sıfatıyla ekrana gelmesine karşıyım.Dediğim gibi ama "Kıraç" yönelik fikrim ancak izleyince belirginleşecektir.
Umut'la ilgili merak ettiğim şeyler var bu dizide.Kendi yaşından 3-4 yaş büyük bir karakteri canlandıracak.Zaten kendi yaşını dahi göstermiyor.30 yaşında görünebilmek için özel birşeyler yapılacak mı?
Birde Umut'u Candan Öte'den yakınen takip edenler bilir gerçek hayatında kullandığı birçok aksesuarını dizide de kullanıyordu.Yüzükleri,kolyesi,küpeleri,şapkaları, bileklikleri,hatta bazı kıyafetleri.... bakalım bu dizide de aynı şeyler olabilecek mi?
MuratErteken
20-09-07, 04:08
Çok güzel bir dizi olacağına şüphem yok! Dizinin adı GÖNÜL SALINCAĞI sitesi de açılmış
www.gonulsalincagi.com
GÖNÜL ÖZTAN (AYSE SULE BiLGiÇ)
26 yaslarinda. Tip fakültesi son sinif ögrencisi. Hastanede intern olarak egitimine devam ediyor. Mezuniyetine az kalmis Zor kosullarda okumus ve babasiz büyümüs bir kiz. Annesi Gülsen ve kiz kardesi Cansu ile birlikte yasamaktadir. Güçlü ve ayaklari yere basan biri. Babasinin ölümünden sonra henüz çok küçükken ailesinin sorumlulugunu omuzlarina almis.Bu nedenle de kendisi için degil daha çok onlar için yasamistir...
MURAT ERTAM (UMUT TEMiZAS)
30 yasinda. Gönül’ün yillar önce izini kaybettigi çocukluk aski. Oldukça, çekici, bakimli, etkileyici, kendine güveni tam bir adam. Annesi Arzu ve annesinin babasi olan dedesi Vezir Baba ile birlikte yasamaktadir. Yurt disinda isletme egitimi almis fakat hiç bir zaman çalismamistir. Çünkü buna ihitiyaci olmayacak kadar varlikli bir ailesi vardir.
-------------------------------------------------------------------------------
BİYOGRAFİ
Bursada dogdu.2004 yılında İstanbul üniversitesi devlet konservatuvarı tiyatro bölümünden mezun oldu.2003 – 2004 sezonunda İstanbul belediyesi şehir tiyatrolarında hamlette oynadı
2005 – 2006 sezonunda gece mevsimi ile kent oyuncularına katıldı…
PULSAR ÖZTAN (PULSAR – KÖPEK)
Gönül’ün ugruna hayatini bile verebilecegi, cani gibi sevdigi köpegidir. Pulsar çok zeki bir kurt. Gönül ile aralarinda çok özel bir bag var. Pulsar da büyük bir askla bagli Gönül’e. Çok yetenekli bir hayvan. itfaye merdivenine tirmanabiliyor, konusmalari anlayabiliyor, insanlarin iyi niyetli olup olmadiklarini hissedebiliyor.Gönül ile motosiklete biniyor. Pulsarin hikayede çok özel ve son derece keyifli bir yeri var.
GÜLSEN ÖZTAN (NALAN YAVUZ)
50 yasinda dul bir kadin. Gönül ve Cansu’nun annesi. Ev kadini. Genç yasta kocasini kaybetmis bir daha da evlenmemistir. Hayatini çocuklarina adamis tipik bir Türk annesidir. Onlari tek basina büyütüp okutmustur. Kizlari özellikle de Gönül büyüyüp de ona yardimci olana kadar çok çileler çekmis fedakar, sebatkar bir kadindir. Yasadiklari zorluklara ragmen yine de güler yüzünü koruyabilmis pozitif biridir. Çocuklari için canini verir. Çünkü hayatta vari yogu kizlaridir. Gülsen genç yasta ve çok severek evlenmistir kocasiyla. Kendisi de varlikli bir aileden gelmemistir. Hayati hep kit kanaat ve idare ederek geçirmistir. Ama sükretmeyi bilir. Allah inanci kuvvetli bir kadindir ve çocuklarinida öyle yetistirmistir. Her zaman sabirli ve sogukkanli bir kadindir. Gönül de bu konuda annesine benzemektedir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİYOGRAFİ
1963 yılında izmir de doğdu. m.s.ü. devlet konservatuarı tiyatro bölümünden 1989 yılında mezun oldu. 1992 de devlet tiyatrosunda göreve başladı. Halen görevini sürdürmekte.
kamerayla ilk deneyimi halit refiğ'in "karılar koğuşu" filmiyle oldu. "aliye", "zoraki koca", "doktorlar", "gözyaşı çetesi" gibi televizyon dizilerinde oynadı.
Şu anda trt için hazırlanan "gönül salıncağı adlı dizi için çalışmakta.
CANSU ÖZTAN (ECEM UZUN)
17 yasinda. Gönül’ün kardesi. Lise son sinif ögrencisi. Üniversiteye hazirlaniyor. yasi geregi deli dolu, kipir kipir bir genç kiz. Ablasi Gönül’e hiç benzemiyor. Zehra kadar zorluklarla ugrasmadigi için rahata çabuk alismis;. Sevimli, güzel ama biraz asi. Zehra’yla *** *** tartisiyorlar.
-------------------------------------------------------------------------------
BİYOGRAFİ
17.06.1992 yılında istanbul'da doğmuştur.eğitim hayatına hüseyin kalkavan lisesinde devam etmektedir.sarıyer belediye tiyatrosunda 8 yıl boyunca öğrenim görmüş ve aynı zamanda oyunculuk yapmıştır.Sarıyer belediye tiyatrosunda eğitimine devam etmektedir
Oynadığı tiyatro oyunlarından bazıları;Kaldırımlar,Rüzgarlı Kadın,Olacak Şey Değil,Çocukluk bizde kalsın,kuvay-i milliye,Saklı köy
Oynadığı tv programları ve reklam filmleri;
Ülker çikolatalı gofret reklamı,Vestel,Dışbank,Deprem sigortası tanıtımı,Rodi Jeans,Jojo (digitürk),Aliye,Geniş Zamanlar.
NUROL (BÜLENT E.PARLAK)
Gönül’ün en yakin 3 arkadasindan biri. Belki de en yakini. Gönül’ün çalistigi hastaneden hastabakicilik yapiyor. Serseri ruhlu, iyi kalpli ama bickin delikanlidir Nurol. Bu isi de aslinda Gönül için kabul etmis. Anneannesi ile birlikte yasiyor. Güneydogu’lu. Babasini kan davasi yüzünden kaybetmis. Annesi de bu aciya fazla dayanamamistir. Nurol’u anneannesi büyütmüstür. Gönül onun için çok önemlidir. Arkadastan ötedir. Çünkü ona karsi içten içe bir ask beslemektedir. Ama bunu ona söyleyemeyecek kadar gururludur. Zaten Gönül her zaman yanindadir ve belki zamani gelince hayali gerçeklesebilir. Murat’in hayatlarina girmesiyle Nurol için de hayat karmasik bir hal almaya baslayacaktir. Murat ciddi bir rakiptir ve Nurol onu hiç sevmeyecektir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİYOGRAFİ
1979 İstanbul doğumlu Bülent Emrah Parlak 2002 yılında Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde ki eğitimini yarım bırakıp Haliç Üniversitesi Konservatuvar Fakültesi Tiyatro bölümünü bitirdi.2004 yılında Beşiktaş Kültür Merkezi Atölye oyuncularına katıldı.2005-2006 yıllarında BKM’de sahnelenen “Sizinkiler” adlı çocuk oyununda rol aldı. şu anda hala atölye oyuncularıyla birlikte BKM mutfakta skeç tiyatrosu yapmaktadır.2005 yılında “Organize işler” 2006 yılında “Mavi Gözlü Dev” adlı sinema filmlerinde ve Deliler adlı televizyon filminde rol aldı.Aynı zamanda televizyonda yayınlanan Sahra,Kapıları Açmak,Hırsız Polis,Kurtlar Vadisi,Bir Demet Tiyatro,adlı dizilerde ve Ruhun Labirentleri isimli sağlık programında rol almıştır.
HASMET (BURAK SARIMOLA)
Gönül’ün ayrilmaz arkadaslarindan biri. Nerdeyse çocukluklarindan beri ayrilmadigi erkek kardesi gibi. Ayni mahallede ailesiyle birlikte yasiyor. Taksi soförü olarak çalisiyor. Dürüst ve mantikli bir çocuk. Olaylar karsisinda en olgun en sogukkanlisi Hasmet. Hasta olan babasi, annesi ve erkek kardesiyle yasiyor. Evin geçimini agirlikli olarak Hasmet sagliyor.
NAZLI CANTÜRK (SİBEL TAŞÇIOĞLU)
32 yasinda. Evli bir genç kadin. Gönül ve ailesinin uzun yillardir komsulari- Nerdeyse aileden biridir. Yetistigi çevreye göre çok geç evlenmistir. Bu nedenle bir an önce çocuk sahibi olmak istemektedir. Ama çocuklari olmaz ve tedaviler bir türlü yanit vermez. Baslarda mutlu bir evliligi vardir. Kocasi ibrahim’i çok sevmektedir. Fakat ibrahim’in son zamanlarda yasadigi alkol sorunu Nazli’yi yiyip bitirmektedir. Nazli siradan bir ev kizi degildir. Kaderine razi olup beklemek ona göre degildir zaten. Evlenmeyi beklerken de artik “evde kaldin” sözleri kulagini çok tirmalayinca ibrahim’i bulmus ve kolundan tutup evlen benimle diye teklifi kendisi yapmistir. 4 yildir da çok mutlu bir evlilikleri vardir. ibrahim’in bunca yildan sonra bambaska birisi olmasini bir türlü kabullenemiyor. Mücadeleci ve tutugunu koparan bir kadin olan Nazli bu sorunun da üstesinden gelecektir. Tabii en yakin komsulari Gönül ve Gülsen ablasinin da yardimiyla.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİYOGRAFİ
1976 yılında Bursada doğdu.1995 te Bursa Devlet Tiyatrosunda çalıştı.1997 de İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarını kazandı.Okul dönemindeTaziye,Kaç Baba Kaç,Arzu Tramvayı adlı oyunlarda oynadı.2001 yılında mezun oldu.2001-2003 yılları arasında özel bir tiyatroda Yan Etkili Konuşmalar,Apaçık,Tekrar Çal Sam adlı oyunlarda oynadı.Rus Gelin sinema filminde ve Kırık Ayna,Ekmek Teknesi,İki Arada Aşk,Gözyaşı Çetesi gibi dizilerde rol aldı.Ayrıca animasyon filmlerde seslendirme yapmaktadır.Halen Kenter Tiyatrosunda Anna Karenina adlı oyunda oynamaya devam etmektedir
İBRAHİM CANTÜRK (SERHAT ÖZCAN)
37 yasinda. Nazlinin kocasi. Karisini çok seviyor. Uzun yillar evlenmemis belki de bunu aklina getirmemis bir adam. Karsisina Nazli çikiyor ve onu kolundan tutup evlilige ikna ediyor. ibrahim de aslinda böyle bir sey bekliyor. Özünde çok naif ve sanatçi bir kisilik tasiyor. ibrahim’in bir vitray atölyesi var. Çizdigi birbirinden güzel desenleri camlara isliyor. isini de çok seviyor. Evliligi, isi hersey yolunda giderken birden hayati alt üst olan ibrahim’in derdini kimseler bilmiyor.
selimdenbeter
20-09-07, 16:25
İnanılmaz bir dizi olacak hissediyorum. Reyting rekorlerı kıracak yeni bir ikinci bahar tadı ekranlarımızı saracak. İnternet sitesi çok güzel olmuş bölümlerin de güzel olmasını bekliyorum...
MuratErteken
20-09-07, 23:06
Çok güzel bir oyuncu ekibi var. NEfis bir dizi olacak. TRT 1 şeytanın bacağını bu dizi ile kıracak galiba...
Allah yollarını açık etsin... BAŞARILAR...
Umarım çok iyi bir başarı yakalar.Umut Candan Öte'de muhteşem bir grafik çizmişti.Dizinin başında adından hiç sözettirmesede hergeçen gün gönüllerde taht kurdu öyle ki esas oğlan diye tabir edilen kişinin bile önüne geçti.
Ayşe Şule Bilgiç ise magazinden her zaman uzak durmuş adını daima yaptığı işlerle duyurmuş bir oyuncu.Baştan son hiçbir dizisini izlemedim ama her zaman oyuncu olarak saygı duyduğum biri olmuştur.
Günü saati ne olursa olsun kesinlikle izleyeceğim bir dizi olacak bu kesin.
İnanamıyorum. NE zamandır giremiyordum internete bir girdim mutluluktan uçtum. Hayırlı uğurlu olsun Ayşemin Şulemin yeni dizisi. Senaryo da ona aitmiş inanılacak gibi değil. SÜPER SÜPER SÜPER!!!
TAM GAZ ÇEKSİNLER SONUNA KADAR, HANGİ GÜN VE HANGİ SAATTE OLURSA OLSUN MUTLAKA İZLEYECEĞİM...
MuratErteken
22-09-07, 02:30
Bugün TRT 1 de tanıtımını gördüm. Harika bir diziye benziyor. Hele Gönül Salıncağı yakında TRT 1 ekranlarında diyen bir ses var tanıtımın sonunda bayıldım. Müzikleri de gerçekten muhtesem olmuş.
Hangi gün ve saatte olursa olsun mutlaka izleyeceğim...
MuratErteken
22-09-07, 02:44
İnanamıyorum dün trt ye mail attım artık tanıtım girin çok merak ediyoruz diye hemen bugün tanıtım girdiler. Tesadüf mü yoksa attığım maillerin etkisi de oldu mu bilmiyorum ama tanıtımı izledim bugün TRT 1 de nefis harika, süper bir dizi geliyor, gümbür gümbür. Çok güzel bir tanıtımdı. ÖZel kanallardaki pek çok diziden daha iyiydi görüntüler ve merak uyandırıcıydı. Ayşe Şule nin saçları nefis görünüyordu. Kıraç yerde yatıyordu kaza geçirmiş ve AŞB nin küçüklüğü başında duruyordu. Küçük AŞB de çok güzel bir çocuk annem bayıldı.
Müzikler mi? Sormayın gitsin. Hiç TRT dizisine benzemiyor. Süper! Sabırsızlıkla bekliyorum yayını ne zaman olacak diye.
Acaba tanıtımı kaydedebilecek biri var mı buraya koysak?
Bu arada trt nin dizi ve programlarla ilgili mail adresi aktifhat@trt.net.tr arkadaşlar siz de destek maili atın bence TRT'ye de sahip çıksınlar diziye.
Fragmanları izledim çok beğendim.Oldukça güzel görünüyor özellikle Ayşe'nin ve Umut'un küçüklükten büyümüş hallerine geçişler harika olmuş.Müziğide gayet güzel.Kıraç'ın oyunculuğunu da merak etmeye başladım.Bir de yayın günü tanıtıma eklenmeye başlarsa yakında çok daha güzel olacak
Birde fragmanlardan birinden resimler çektim.Resimlerin görüntü kaliteleri çok yüksek değil ama gene de eklemek istedim.
FRAGMAN RESİMLERİ
http://img.photobucket.com/albums/0903/nagihan/GS/Fragman/1.jpg
++
http://img.photobucket.com/albums/0903/nagihan/GS/Fragman/2.jpg
++
http://img.photobucket.com/albums/0903/nagihan/GS/Fragman/3.jpg
++
http://img.photobucket.com/albums/0903/nagihan/GS/Fragman/4.jpg
++
http://img.photobucket.com/albums/0903/nagihan/GS/Fragman/5.jpg
++
http://img.photobucket.com/albums/0903/nagihan/GS/Fragman/6.jpg
++
http://img.photobucket.com/albums/0903/nagihan/GS/Fragman/8.jpg
++
http://img.photobucket.com/albums/0903/nagihan/GS/Fragman/9.jpg
++
http://img.photobucket.com/albums/0903/nagihan/GS/Fragman/10.jpg
++
http://img.photobucket.com/albums/0903/nagihan/GS/Fragman/11.jpg
++
http://img.photobucket.com/albums/0903/nagihan/GS/Fragman/12.jpg
yaşasınnnnnn sonunda ayşe şulemi tekrar ekranlarda görücezzz :happy0064 diziden haberim vardı zaten artık başlasa da izlesek yaa, oyuncu kadrosuda çok güzel
Meryemce90
23-09-07, 21:45
bende cok sevindim ya.. fragmani gördüm harika biseye benziyo biran önce baslasa da izlesek... zaten umut temizas i cok begeniyodum bu diziyle daha cok hayran kalcazzz.... ayse sule bilgici de taniyoz zaten... oda harika ikiside harika bi cift olcekkk....
!!SévNuR!!
23-09-07, 22:21
yaa ben pek güzele benzetemedim ama yinede büyük konişmim Umut Temizaş olduğu için izlicem ilk başta ama eğer seversem diğer oyuncularda sevdirirse yani elektrik alabilirsem dewamlı izlerim...Umutu Naz Elmastan sonra başkasıyla yakıştırabilcekmiyim onuda bilmiyorum..Ayşe Şule Bilginç'i daha yeni görüyorum hiç tanımıyorum yanii bilmiyorum bakalım neler olucak..:)
selimdenbeter
24-09-07, 01:41
Ellerine sağlık süper ben çok beğendim tanıtımı. Ayşe Şule'yi tanımayan arkadaşa biran evvel onu tanımasını tavsiye ederim. Kendisi pek magazinlerde orda burda görünmediği için doğal tanınmaması aslında. Çok iyi bir oyuncudur kanımca ve bu dizinin senaryosunu da yazması ayrı bir saygıyı hakettiriyor.
MuratErteken
24-09-07, 12:26
çok güzel
http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=33839
Ellerine sağlık tanıtım harika olmuş
Sweetygirl1710
25-09-07, 16:53
TRT-1, Ekim 2007’de izleyicisiyle buluşacak yeni bir dizinin yayınına başlıyor; “GÖNÜL SALINCAĞI”. TRT-1’in bu yıl yaptığı iddialı yapımlardan biri olan dizi, çocukluk aşkına takılı kalmış bir genç kız, hayatta her şeye sahip ama mutsuz bir genç adam ve kendini ölüme terk etmiş bir köpeğin hikayesi ile Türk izleyicisini ekrana kilitleyecek.
Ayşe Şule Bilgiç’in hem yazdığı hem de oyuncu olarak kamera karşısına geçtiği dizinin müziklerinde Kıraç imzası bulunuyor. Kıraç aynı zamanda gerçek hayatta sevgilisi olan Ayşe Şule Bilgiç’in babası rolünde…
Artı 3 Film’in yapımcılığında çekilen ‘Gönül Salıncağı’ nda Umut Temizaş, Erdal Tosun, Ecem Uzun, Sinan Bengier, Nalan Yavuz, Serhat Özcan, Aybars Attilla, Müge Oruçkaptan, Devrim Parscan, Sibel Taşçıoğlu, Bülent Parlak ve Nur Fettahoğlu adlı oyuncular rol alıyor. Genç yaşta dul kalmış hayat dolu bir mahalle falcısı olarak kamera karşısına geçen Rock sanatçısı Pamela ve otoriter bir baba karakteriyle İskender Doğan dizinin sürpriz isimlerinden.
Bu arada ‘Gönül Salıncağı’nın Hasköy’de çekilen bölümleri için, koca bir mahallenin boşaltılıp yeniden yapıldığı, gecekondu sayılabilecek evlerdeki ailelerin kaloriferli apartman dairelerine taşındığı öğrenildi.
http://www.gezentilki.com/v2/files/haberler/10228/2.jpg
sitede daha fazla resim de var
kaynak:www.gezentilki.com
Kıraç, sevgilisinin babasını oynayacak
Kıraç, sevgilisi Ayşe Şule Bilgiç'in senaryosunu yazdığı 'Gönül Salıncağı' isimli dizide, Bilgiç'in babasını canlandıracak..
Ayşe Şule Bilgiç'in senaryosunu yazdığı, TRT'de yayınlanacak olan 'Gönül Salıncağı' adlı dizi; çocukluk aşkına takılı kalmış genç bir kız, hayatta her şeye sahip ama mutsuz genç bir adam ve kendini ölüme terk etmiş bir köpeğin hikayesini anlatıyor. Şenol Sönmez'in yönettiği dizinin müzikleri ise Kıraç imzası taşıyor. Ama Kıraç, dizinin sadece müziklerini yapmakla yetinmemiş. Dizide, aynı zamanda oyuncu olarak da seyircinin karşısına çıkacak olan ünlü şarkıcı, dizide gerçek hayatta sevgilisi olan Ayşe Şule Bilgiç'in babasını canlandırıyor.
http://i9.photobucket.com/albums/a67/tvhastasi/gonulsalincagi/2.jpghttp://i9.photobucket.com/albums/a67/tvhastasi/gonulsalincagi/1.jpg
www.sabah.com.tr
ayşe şule bilgiç bu sabah kanal1 deki 'sen olsaydın ne yapardın' adlı sabah programındaydıı... ben de sonunu gördüm ama sanırım a.ş.bilgiç dizi hakkında bişiler sölüyoduu bi de kıraçın dizide oynaması hakkında... :img-yes:
canım arkadaşımın dizisi başlıooo:happy0064.umut u tekrardan görmek çok güzel olcak:img-blush:img-in_lo:happy0064
Aşkımın dizisi başlıyo.Ayy öle özledik ki onu.Candan Öte'den sonra televizyonu umut olmadan izlemek cok sıkıcıydı ama simdi gene ekrana kosturarak oturmak icin sebebim var.umut u herkes bilmez o cok yetenekli kenterler tiyatrosu gibi büyük bi tiyatroda oynacak kadar kendini ispatlamıs biri.Öyyle lafta iyi deil yani.Zate onu ilk kez izleycek olanlarda onun oyunculuuna hayran kalcak eminim ben.Hepimizin kalbıni Candan Öte'de öle bi kazanfı ki hepimiz umutçu olup çıktık.Canım yaa nası da ösledik onu.
Fragmanlarda muziklerde cok hosuma gitti.Cok begendim.Insanlar trt diye arka plana atmaslar isalah.
Bi tarihi de belirlense cok heycanlandım ben valla :D
Müqe-ßrit&Naty
30-09-07, 16:21
Trt'ye göre görüntü kalitesi çok yüksek bir dizi.. oyuncuları Ztn mükemmeL..
Kıraç ve onun kıymetlisi ayşe şule bilgiç... Ayşenin oldugu her dizide mutlaka bende varım :D
cok merak ediyorum nasıl birşey olacak :) İ;yi seyirLer herkeze
Belki de evlenmişizdir
Neslihan KARA
Kıraç ve sevgilisi Ayşe Şile Bilgiç'in rol aldığı, TRT 1'de ekrana gelecek "Gönül Salıncağı" adlı dizinin çekimleri sürüyor.
Dizide nişanlısı Ayşe Şule Bilgiç'in babası rolündeki Kıraç, basın mensuplarının, evlilik tarihlerinin belli olup olmaması yönündeki sorusu üzerine "Belki de evlenmişizdir, haberiniz yoktur" diyerek kafaları karıştırdı. Uzun süredir birlikte olduğu sevgilisine birçok beste yapan ve her fırsatta aşkını dile getiren Kıraç, daha sonra şaka yaptıklarını belirterek şunları söyledi: "Şu an gerçekten yoğunuz, mutluyuz ama planlarımız var. Bunlar uzun vadeli değil kısa vadeli..." Aynı projede rol almaktan çok mutlu olduklarını anlatan Ayşe Şule Bilgiç, "Şimdi 'reklam yapıyorlar' diyecekler. Biz özel bir proje olsun istedik. İlişkimizi bir reklam aracı olarak kullanalım diyerek yola çıkmadık. İkimizin aynı dizide olmasının amacı 'bu işe bir reklam değeri katalım' diye değildi. Evet nişanlıyız ama birbiriyle iyi anlaşan hayat görüşleri yakın olan arkadaşız" dedi.
KELEBEK
Basında surekli Kıraç ve Ayse Sule'nin ismi donuyor isallah onların ılıskısı bu dızının kendini golgede bırakmaz.Gun sayıyorum dızı baslasın diye.Biran önce tarihi belli olsa artık
kaf_ı sabah
06-10-07, 13:08
Kıraç: Oyunculuk zor işmiş, taştan sabrınız olması lazım
Yılların müzisyeni Kıraç, evli ve göbekli bir baba rolüyle çıkıyor sevenlerinin karşısına. Oyunculuğu yorucu bulan Kıraç’ın rol aldığı ‘Gönül Salıncağı’, önümüzdeki günlerde TRT’de ekrana gelecek.
Çocukluk aşkına takılı kalmış bir genç kız, hayatta her şeye sahip ama mutsuz bir genç adam ve kendini ölüme terk etmiş bir köpek. Önümüzdeki günlerde TRT ekranlarında izleyiciyle buluşacak ‘Gönül Salıncağı’ adlı dizinin özeti böyle. Orijinal hikayesi, bütçesi, çekimler için koskoca bir mahalle inşa edilmesi, 1500 oyuncu ve 1000’e yakın kamera arkası çalışanı bir yana, yüzlerce dizi arasında ‘Gönül Salıncağı’nı farklı kılan asıl unsur ise oyuncu kadrosu. Yıllardır müzikleriyle dizileri zirveye taşıyan Kıraç, ilk kez bu projede kamera karşısına geçiyor. Ayşe Şule Bilgiç’in hem yazdığı hem de oynadığı dizide Kıraç, Bayram Ali adlı bir baba rolüyle çıkacak sevenlerinin karşısına. Müziklerini de kendisi yapacak olan Kıraç, hafif göbekli, çoluk çocuk sahibi bir ev erkeği görünümünde... Kızına çok düşkün, hatta annesinden fazla ilgilenecek kadar ona bağlı. Rolünü benimsese de günlerce süren çekimlerin yıprattığından yakınıyor Kıraç. Klip çekimleri nedeniyle kameralara aşina olsa bile saatlerce süren dizi çekimleri onu fazlasıyla yoruyormuş. ‘Oyunculuk nasıl gidiyor?’ sorumuza verdiği cevabın, ekmeğini bu işten kazananların hoşuna gideceğini düşünüyoruz: “Çok yorucu ve yıpratıcı. Benim için bir yerden sonra eziyet. Taştan sinirleriniz olması gerekiyor. Bir de ben tezcanlıyım ve çabuk sıkılırım. Bu anlamda Türkiye’deki tüm oyuncuları kutluyorum. Manken olsun tiyatrocu olsun önemli değil. Kamera önünde çaba gösteren herkesin aldığı parayı hak ettiğini düşünüyorum.” ‘Gönül Salıncağı’nın yapımcılığını da üstlenen Kıraç’a rolü, fazla zamanını almaması için Bilgiç tarafından özel olarak yazılıyor. Türk rock müziğinin başarılı ismi, halen yayında olan dört diziye daha müzik yapıyor. “Müzik benim her şeyim.” diyen Kıraç’ın oyuncu olmak gibi bir iddiası olmadığını, rolünün müziğinin önüne geçmesinin imkansız olduğunu set arkadaşı Ayşe Şule Bilgiç bir örnekle açıklıyor: “Zeki Müren de pek çok filmde rol aldı. Kimse ondan oyuncu diye bahsetmez. Zaten o da ricayla bu işi yapıyor.”
***
‘İmzamı attığım diziye haksızlık etmem’
Her ne kadar rica edilse de rol için gönüllü olduğunu saklamıyor Kıraç. Başrol değil ama aklında ufak bir rol hep varmış. Tabii ki kendi projesi olmak şartıyla. Müziğini yaptığı dizi setlerine her gidişinde yeni bir şeyler öğrenmiş. ‘Gönül Salıncağı’ teklifi gelince de reddetmemiş. Zaten proje de bir sohbet ortamında ortaya çıkmış. Nasıl mı? Ayşe Şule Bilgiç, bir hikâyesini anlatır Kıraç’a. O da hikayeden esinlenerek bir şarkı mırıldanır. Hikaye ile şarkının uyumu ikiliyi heyecanlandırır ve senaryoyu yazmaya başlarlar. Başka karakterler, yan hikayeler derken ‘Gönül Salıncağı’ ortaya çıkar. Bir seneden fazla üzerinde çalıştıklarını söyleyen Bilgiç, “Çok zor bir sektörün içinde, bir hayalle başladık. ” diyor. Senaryoya göre Kıraç zaman zaman dizide şarkı da söylüyor. Türkiye’de sadece bu diziye mahsus olarak müzikle ilgili özel bir projeyi hayata geçirmeyi planlayan rockçuya, diğer yapımcıların gücenme ihtimalini hatırlatıyoruz. “Ayıp ederler.” diyor: “Bugüne kadar hiçbir diziye haksızlık etmedim. Müziğine imza attığım her dizi benimdir. Onların başarısını gördükçe mutlu oluyorum. Benim nazarımda hiçbirinin ‘Gönül Salıncağı’ndan farkı yok.”
Şarkılarıyla yıllardır rockseverleri coşturan Kıraç’a, hayranlarının ‘Bayram Ali’ karakterini nasıl karşılayacağını soruyoruz. Rock starlarının serseri, sürekli içen, sağa sola saldıran insanlar gibi algılanmasından rahatsız. Kendisinin rock starı tanımı ise şöyle: “Yaşadığı toplumun gerçeklerini sorgularlar, sosyal tartışmaların içinde olurlar ve ülke problemleriyle yakından ilgilenirler. Yenilikçi ve özgürlükçüdürler. Dizideki Bayram Ali karakterinin benim için bir rock starından farkı yok. Marjinallik konusu tartışılır. Zaten rock starı marjinal görünür. Mesela Barış Manço giyimiyle, yüzükleriyle, kamera önündeki şovuyla marjinaldi. Ama Türk halkını ve kültürünü onun kadar çok seven bir başkasını gösteremezsiniz.” Türkiye’de sinema az yapılıyor diyenlere de göndermede bulunan Kıraç; diziler sayesinde her hafta 100 sinema filminin çekildiğini hatırlatıyor. Türk halkının seveceği bir iş yapmaya çalıştıkları için de gururlu. Ve en önemlisi de reyting konusuna takılmıyor. “Reytingi baz alırsak nasıl reyting alınacağını iyi biliriz. Reytingi önemsiyoruz ama yüksek çıkması için de çıldıracak değiliz. Bu, ne vermek istediğinizle ilgili bir konu. Herkes aynı elbiseyi giyiyor diye ben de giymek zorunda değilim.” diyor. Dizi sağanağı yüzünden ikinci plana atılan müzik programları ve TRT’den Show TV’ye transfer olduktan sonra buharlaşan ‘Gölgeler’in yeniden çekilip çekilmeyeceği ile ilgili merakımızı şu cümleyle gideriyor: “Yoğun çalışma gerektiriyor. Bir de müzik ülkemizde çok ucuz. Korsan da cabası. İnsanlar, 90 dakikalık maç için avuç dolusu para veriyor, ama kendisine ait olacak bir albüm için 10 YTL’yi çok görüyor.” Şenol Sönmez’in yönettiği ‘Gönül Salıncağı’nda Kıraç ve Bilgiç’e yine bir rockçı olan Pamela ve Umut Temiztaş eşlik ediyor.
--------------------------------------------------------------------------------
Oyunculuğumu sorgulayacak bir otorite yok
Müzikler eleştirildiğinde çok şey söyledim, yine söylerim. Türkiye’de sinema, dizi ya da müziği eleştirecek kurumlar, şahsiyetler ve oluşmuş bir kamuoyu yok. Biri çıkıp da ‘Bu adam böyle oynuyor.’ diyemez. Ciddiye almazlar. ‘Sen kimsin?’ derler. Dizi müzikleri yapıyorum, aylardır uğraşıyorum ve biri çıkıyor ‘Bu olmamış.’ diyor. Hepsi boş. Halkın saygı duyacağı bir kurum oluşmadı. Kıraç kötü oynadı gibi eleştirileri samimi bulmam.
***
Kıraç sette hepimizi şaşırttı
Ben Kıraç’tan daha çok heyecanlandım. Ancak o kadar başarılıydı ki yönetmenle şaşırıp kaldık. En ufak bir ikazımız bile olmadı. Eminim onu izleyenler bana hak verecektir. Gerçi klip çekimlerinden kameraya aşinalığı var; ama kliplerde kendini oynuyordu, şimdi ise bambaşka birini oynuyor. Belki bunda çok sinema filmi izlemesinin de etkisi olabilir. Bakışı, yorumu ve karakter analizleri çok iyi. Zaten aman aman oyuncu olayım diye bir iddiası yok. Çok iyi giden bir müzik yaşamı var. Onun hayatı müzik. (Ayşe Şule Bilgiç)
güzel bi röportaj....
ama umutun soyadını temizaş diil temiztaş yazmışlar...olmaz yani.....:img-yes:
Site gittikce gusellenio.Yenı eklemeler olmus.Trt bu dızısıne gusel tanıtım yapıo harıka.Isallah tutacak.Umut harıka gorunuyo :D
Kurt_Memati
06-10-07, 18:21
Dizilerin ratinglerini vatandaş Ahmet veya Vatandaş Fatma belirlemiyor. O küçük kutucuğu evlerinde bulunduran ve bazı kanalların bildiği 2000 küsür ev bütün rating oranlarını belirlemektedir.
Dizilerin ratinglerini vatandaş Ahmet veya Vatandaş Fatma belirlemiyor. O küçük kutucuğu evlerinde bulunduran ve bazı kanalların bildiği 2000 küsür ev bütün rating oranlarını belirlemektedir.
öyle bu yüzden tüm turk halkı o 2000 kusur evın sonuclarına mahkum edılıo.Olan yayından kalkan canım dızılere ve dızıye oturup ızleyenlere oluyo :(
Sonunda dun fragmanı gorebildim.Tv islemek daha da bı gusel.buyuk ekran umut'u görmek felan :D :D gunler gectıkce daha bı sabırsızlanıorum.Artık gunu de belırlense de bilsek.
bende diziyi merakla bekliyorum bakalım bu dizide neler olacak.oyucu kadrosunu çok beğendim inşallah reytingler iyi gelir:img-wink:
Bayram bıttı.Dızı bayramdan sra baslancak denıodu.Tarıhı saatı belırlendı mı bılgısı olan varmı?ben bı turlu denk dusemıorum :(
Resmı sıtesıne yenı afıs konulmus
http://www.gonulsalincagi.com/site/images/gs%20_afisyakinda.jpg
bUqün fraqmanını qördüm.. Hoşuma qitti.. KaLiteLi bir yapıma benziyor.. OyuncuLarı,müziği çok iyi.. diLerim başarıLı oLur
acelya_ak nickli arkadaşım resim için teşekkürler.artık dizimiz lütfen başlasın merakla bekliyoruz.
Valla sabırlı ınsanlarız.Kac zaman oldu baslayacak.Bu zaman oldu ne gunu bellı ne saatı daha.Gunler mı gecmıo.Ben mı sabırsızım anlamadım kı.Maıl mı atsak napsak kı artık.
gazzas reca ederim
Valla sabırlı ınsanlarız.Kac zaman oldu baslayacak.Bu zaman oldu ne gunu bellı ne saatı daha.Gunler mı gecmıo.Ben mı sabırsızım anlamadım kı.Maıl mı atsak napsak kı artık.
gazzas reca ederim
önemli değil arkadaşım.bence sabırla beklemek lazım bakalım neler olacak
İLK AŞKIM_MERVE
21-10-07, 13:08
ayy muhteşem bir diziye benzior.
EE UMUT TEMİZAŞ VARSA İŞİN İÇİNDE MUHTEŞEM OLUR TABİİ..
ayy tarih bellimi yhaa...ne zmn başlıycak..
yalnız keşke kanald fln olsaydı..yha yane trt ne bilim benim hoşuma gitmioo...ama neyse..
umarım reyting kurbanı bir dizi olmaz..
çünkü kadro çok ii...yanlışmıyım???...
Trt diger kanallar gıbı degıl.Reytıng konusunda ıcım bıraz daha rahat.Ilk ızledıgım dızı reytıng yuzunden kalkınca pekbı dıken ustunde oldum ama bellıde olmaz bu ısler.
Artık yenı frgamn donse dıyorum.Iyı guzelde dıger kanllar bır dızıye cesıt cesıt frgamn yapıp habıre gosteryor.Trt'de böyle reklam yapsa cok ıyı olacak.Insanlar konusu daha ıyı anlar.Seslı fragmanda olmalı.Bayram sonrası dendı.Bayram bıtelı haftalar oldu.Hala gın bellı degil.
selimdenbeter
25-10-07, 01:54
Gönül Salıncağı 3 KAsım Cumartesi 20.30 da TRT 1 ekranlarında...
DUYURULUR...
4ewerbrucas
26-10-07, 22:17
bu başlıkta bir ben yokmuşum umutumuz yeni diziyle gelir de ben olmadan olur mu:P 3 kasıma az kaldı inş başarılı olur dizi yayındna kalkmaz aslında yani trt diğer kanalla gibi değil dizilerine sahip çıkıyor inş çok başarılı olur dizimiz bu kadar umut hayranı varken başarılı olmaması mümkün mü:img-wink:
Yani bekle bekle nereye kaddardı sonunda gunude saatı de cıktı hemde gunde saatte harıka.Valla gecıem televızyunun karsına doya doya umutu seyredıcem hasret gidercem
İLK AŞKIM_MERVE
28-10-07, 17:13
aaa..
tarih belli olmuş...süper..
günde güzell..
walla ben kesin izliycem!!..:img-yes:
03/11/2007 Cumartesi Günü saat 20:15 Gönül Salıncağı
TRT-1'in internet sitesinde yayın akışında görünüyor.Ancak ilk bölümün içeriği hakkında bir bilgi yok.
kaf_ı sabah
31-10-07, 11:17
Dün sabah TRT nin sabah programında Kıraç, Ayşe Şule Bilgiç ve Umut Temizaş vardı:happy0064 diziyle alakalı da konuştular.
cumartesi izlediğim bi dizi yok.konusunu filan merak ediyorum.kıraç da yer yer ekrana gelicekmiş galiba.ayşe şulenin babasını oynucakmış galiba.
o saatte zoraki koca var ama trtnin reyting sorunu olmadığı için yayından kalkma gibi bi durum söz konusu olmaz heralde.
dızıde kıraC ta oynayacakmış dogrumu aysesule bılgıcın babası rolundeymış denılıyor
selimdenbeter
31-10-07, 14:58
http://www.gonulsalincagi.com/site/index.htm
Diznin sitesi...
3KASIM CUMARTESİ İLK BÖLÜM YAYINI SAAT 20.15 YAIYOR TRT'nin SİTESİNDE...
http://www.trt.net.tr/wwwtrt/TvAkis.aspx?gunler=6&kanal=1&akistur=1&tdgun=4
EVET KIRAÇ DA OYNUYOR. DİZİNİN SİTESİNDEN KİMLER OYNADIĞINI GÖREBİLİRSİN. ÇOK GÜZEL İSİMLER VAR. PAMELA, ERDAL TOSUN, SİNAN BENGİER,SERHAT ÖZCAN, AYBERTK ATİLLA GİBİ..
Gönül Salıncağı
Oyuncular: Ayşe Şule Bilgiç, Umut Temizaş, Erdal Tosun, Ecem Uzun, Sinan Bengier, Nalan Yavuz, Serhat Özcan, Aybars Attilla, Müge Oruçkaptan, Devrim Parscan, Sibel Taşçıoğlu, Bülent Parlak,Cömert Pehlivan
http://www.trt.net.tr/akistanitim/TV/2472.jpg
Bu salıncak Türkiye’yi sallayacak!
“Gönül Salıncağı” adlı dizi film, pek çok ahlaki değeri unutuyor olduğumuz bu günlerde, hala saf, tertemiz, idealist, umut dolu, her şeyini paraya bağlamayan, zorluklardan yılmayan insanların da olduğunu izleyenlere hatırlatan naif bir aşk hikayesi. TRT’nin bu yıl yaptığı iddialı yapımlardan biri olan dizi; çocukluk aşkına takılı kalmış bir genç kız, hayatta her şeye sahip ama mutsuz bir genç adam ve kendini ölüme terk etmiş bir köpeğin hikayesi olarak seyirci ile buluşacak.
Birbirinden değerli oyuncuların yanı sıra 3 müzisyen bu dizide…
Ayşe Şule Bilgiç, Umut Temizaş, Erdal Tosun, Ecem Uzun, Sinan Bengier, Nalan Yavuz, Serhat Özcan, Aybars Attilla, Müge Oruçkaptan, Devrim Parscan, Sibel Taşçıoğlu, Bülent Parlak,Cömert Pehlivan gibi oyuncuların dışında kadroda Kıraç, Pamela ve İskender Doğan gibi sürpriz isimler de yer alıyor.
İki zıt hayat kesiştiğinde
Hayatın zorluklarından bihaber, büyük bir servetin içinde büyümüş, amaçsız bir çocuğun, küçük yaştan itibaren sırtında büyük sorumluluklarla büyüyen, iyilik meleği, doktor bir kız ile tanışması ile başlar her şey. Bu iki zıt karakter ve iki zıt hayat bize, bugün özlediğimiz saf, masum, temiz, huzurlu bir dünyanın kapılarını açar.
Olanla olması gerekenlerin bir dökümüdür aslında anlatılanlar…
Her bölümde tatlı bir mesajı barındıran hikayemiz kah umudun hayatta çok önemli bir yeri olduğunun, kah ailenin ne büyük bir değer olduğunun, kah anne sevgisinin hayatta eşi benzeri olmayan bir duygu olduğunun, kah paranın her şey demek olmadığının, kah kötü ve kötülüklerin cezasız kalmadığının, kah güzelliklere ancak gerçek mücadelelerle ulaşılabileceğinin, kah mücadele etmeden kazanılan şeylerin yeterince değerli olamayacağının, kah sevginin, kah gülümsemenin, kah dostluğun altını çizecek…
Gönül karakterimiz tüm Türk halkının bağırlarına basacağı, gerçek bir Türk kızı. İyilik sever, sürekli pozitif düşünen, gülümseyen, zorluklarla mücadele etmeyi bilen, kolay pes etmeyen, zeki, güzel, çevresine karşı son derece duyarlı, yardımsever, düşünceli, anlayışlı, kaprissiz, şımarık olmayan, güçlü, karakterli, başarılı bir kız. Eski Türk filmlerindeki ‘Ayşecik’ tadında bir kız Gönül. Etrafına pozitif ışık yayan, umut dolu bir enerjisi var. Türk örf ve adetlerine oldukça bağlı, bir o kadar da modern bir kız Gönül.
Murat ise yaşadığı lüks ve şaşalı hayat sebebi ile pek çok değeri kaybetmiş, yozlaşmış bir toplum içinde her şeyin para ile elde edilebileceğini sanan, hayatta hiç sorumluluk almamış, gerçek hayatın zorluklarını hiç bilmemiş, para ile alınabilecek her şeye sahip ama kendini boşlukta ve amaçsız hisseden bir genç adam.
Murat’ın Gönül ile tanışmasının ardından, genç adam ilk defa gerçek hayat ile karşılaşacak. Gönül gibi bir kadını tanımak ise, başta Murat’a oyun gibi gelse de, onun hayattaki en büyük şansı olacak.
Yayın
03.11.2007 20:15 / TRT1
Dün trtdeki programı bende izledim ama sonunu biraz yakaladım.Genellikle Kıraç konuşuyordu.Umutçular candan öte'den hatırlarlar siyah yeleği.O vardı üstünde.Ayşe Şule çok konuşmadı.Enazından benim izledigim bölümde.En sonunda yemek yapılıyordu onun yanına giderken bitirdiler programı
Herkeze iyi geceler
Gönül salıncağı hakkında bir iki bilgi vermek istiyorum dizinin ilk üç bölümü çekilmiş arkadaşlar reyting kaygısı olmadığı için dizi devamı olacak diye düşünülüyor müzikler elbette kıraça ait ve her bölümde bir türkü seslendirecekmiş bunlardan biri beyaz giyme söz olur.Dizinin çok hoş olduğu söyleniyor bu arada bunları kim anlattı kıraçın kardeşi Mehmet Kıraç ayrıca kendisini tebrik etmek isterim dün üniversiteden mezuniyet belgesini aldı.Ben açıkçası cumartesi akşamı bu diziyi izlemeyi planlıyorum
http://www.trt.net.tr/akistanitim/TV/2477.jpg
Yayın
03.11.2007 20:15 / TRT1
06.11.2007 20:30 / TRT1
6/11'deki tekrar olabilir.Trt'nin sitesinde görünüyo.
gülendam83
02-11-07, 15:33
diziyi çok merak ediyorum sadece bir gün kaldı. mutlaka izleyeceğim. güzel bir yapım olacağı kanısındayım. ama tabi izledikten sonra esas düşüncemi belirtebilirim. :img-wink:
güzel bir bölüm oldu.beğendim gönül salıncağını.gözyaşı çetesinden tanıdık yüzler vardı dizide.bu yüzden daha çok sevdim gönül salıncağını.
murat ne diye evlenicem dedi ki o kızla bir türlü anlamadım.belliydi bi şekilde düğünü terk ediceği.gönülün çocukluğunda aşık olduğu çocuk murat bu belli oldu.sanırım murat kendini başka biri olarak tanıtıcak gönüle.ya da hafızasını filan kaybeder.köpek kimin acaba.ben muratındır diye düşünüyodum ama onun olduğuna dair bir şey gösterilmedi.
neyse bu kadar yeterli.izliceğim sonuna kadar gönül salıncağını.yeni bölümü merakla bekliyorum.ayşe şule bilgiç bakalım neler yazdı.
gülendam83
03-11-07, 22:34
nihayet izledim diziyi ve çok beğendim. değişik samimi bir dizi. daha ilk bölümüydü tabi ve çokta güzel bir yerde bitti.. :img-in_lo:img-in_lo
değişiklik olsun diye evlenen murat karakteri çok garibime gitti. ama yıllarca babalık yapmadığını düşündüğü babası son anda engel oldu ona. durduk yere başını belaya soktu gerçi ama..:img-hyste
galatasaraylıyım ama arabada fenerbahçe marşı esnasındaki görüntüler bile hoşuma gitti. çok tatlı bir kız gönül. yıllarca sadece çocuklukta bir anı olarak kalmış birini beklemek... olağandışı görünüyor. sadece filmlerde olur dedirtiyor insana.. hayat mucizelerle dolu tabi ama.. kimbilir...:img-blush
Tesadüfen izledim,ama sonuna dek izledim çok doğal sokaktaki insan manzaraları vardı.Özellikle mahalle çekimleri çok hoşuma gitti, Murat la ilgili
çekimleri biraz donuk buldum yani istenilen duyduyu geçiremedi o cephe izleyiciye diye düşündüm.Diğer çekimler daha güzeldi bence,ilk bölüm için fazla yorum yapmak istemiyorum.İzleyelim görelim,haa birde.. Kıraç ın şarkısı çok güzeldi,insanı çocukluğuna götürüyor:happy0064
gülendam83
03-11-07, 22:40
bu arada müzikler harika... kıraç konuşturmuş yine.. :happy0064:happy0064:happy0064 çok güzel ayrı bir hava katıyor.
murat ve gönül tamamen birbirinden farklı karakterler. aralarındaki yakınlaşmayı merak ediyorum. zıtlıklar birbirini çeker bu doğru ama. biri sorumluluk sahibiyken diğeri fazla sorumsuz geldi bana. sıkılınca evlenmek istemesinden belli yani.. :img-wink:
ilk bölüm gayet güzeldi. ben tanıtımına rastlamadım daha önce, tavsiye üzerine izledim bu bölümü ama takip edeceğim diziler arasına girdi.:good: konusu ilginç, sürükleyici bir diziye benziyor, trtnin dizisi olduğu için 13 bölümden önce kaldırılacağını sanmıyorum reytingi iyi olmasa bile.
dizi bugün müydü?hiç aberim yoktu ya kaçırdım o kadar da merask ediyodum umarım tekrarına rastlayabilirim...
evet bugündü... bende sans eseri gördüm... hic bilgim yoktu... kiraci görünce biraz uzunca kaldim kanalda... hosuma gitti... pazar sahnesi... alinan son hediye.. komsuluk iliskileri... yasanan dramlar... umarim böyle devam eder.....
çok beğendim ya Gönül Salıncağı güzel olmuş Umut da varmış onu da gördüm ayrıca sevindim..yolu açık olsun ki TRT de en az bir sezon açık olur sanırım:D...hayırlısı bakalım...Pamela da oyunculukta kendisini aşmış gördüm şoke oldum beğendim....Hem Kelebek Çıkmazı hem bu dizi bakalım nasıl yürütecek...
Çok beğendim açıkçası.Çok sıcak geldi bana...Tesadüfen okumuştum haberini...Kendisini ölüme bırakmış bir köpeğin,her şeyi olmasına rağmen hayatından mutlu olmayan bir adamın ve ilk aşkını hala unutamayan bir kadının hikayesi...
Bugünde oturdum ekranın karşısına ve izledim.İyiki de izledim.
Murat'ı derin derin incelemeye alıp çocukluğuna inmek gerekecek sanırım :) İlk kez gördüğün biriyle evlenmeye kalkmak nasıl bir şeydir yahu :bilmim
Annesiyle konuşması sırasında ne dedi.Yıllardır tanıdığını sandığın ama aslında tanımadığın biriyle evlenmek mi doğru olanı gibi bir şeylerdi...Hadi Murat'ın psikolojisinin çok da normal olmadığını hepimiz gördük de pek sevgili kızımız nasıl bir kızmış ki hemencecik evet deyiverdi...
Gönül'ün pek bilmiş kız kardeşi Cansu'ydu sanırım.Ablasıyla konuşmaları iyiydi ama yaşına göre sanki fazla mı olgundu ne :icon_whis Hem fazla olgun hemde fazlaca ağırdı.
Fazla uzattım sanırım...Son bir şey o sevimli köpeciği sevdikten sonra masaya oturmadan bir ellerini yıkasaydın be Gönül diyip diyip durdum bana neyse :)
sevimli.girl
04-11-07, 00:35
bende diziyi seyrettim bugün beğendim. bütün sahneler güzeldi ama benim en çok ilk sahne ve son sahne hoşuma gitti. gönül ile babasının konuşması, gönülün baktığı iki şey arasında babasının paramız olsaydı hangisini alırdın demesine sen hangisini isterdim diye sorması ve ardından gönülün doktor olduğunu gösteren sahne çok güzel anlatılmış ve kurgulanmış bir sahneydi.
son sahnede ise çarpışmaları, her ikisinin bir yana savrulmaları ve kaza ile olsa da birbirlerini bulmaları çok hoştu. bu iki sahne çok hoşuma gitti.
hikayesi, oyunculukları ve benim için yayınlanan gün ve saatiyle çok iyi bir dizi olmuş. trt de yayınlamasıda ayrı bir güzellik ve rahatlık katıyor izleyene. en azından yayından kolay kolay kalkmayacağı kesin. gelecek haftaki bölümü merakla bekliyorum.
hakkını helal etle çakıştığı için sadece sonuna yetişebildim dizinin
güzel bir dziye benziyor konusunu anlayamadım ama umarım trt tekrarını yayınlar ve izleyebilirim ayşe şule sevdiğim sanatçılardandır keza kıraçta öyle
selimdenbeter
04-11-07, 02:42
Allah yollarını açık etsin harika bir prodüksiyon ben bukadarını beklemiyordum. Hepsinin yüreğine sağlık. Öylesine sürükleyiciydi ki akıp geçti. Finali muhteşemdi. Pulsar'a bayıldım. Ayşe Şule fena döktürmüş, senaryoyu da harika yazmış ellerine sağlık. Hem yazıyo hem oynuyor helal olsun.
Sabırsızlıkla 2.bölümü bekliyorum...
nedim_bahar
04-11-07, 07:46
Bir aradayken bile özlem var
"Gönül Salıncağı" dizisinde baba-kızı canlandıran Kıraç ile Ayşe Şul Bilgiç, Kelebek'e konuştu.
Bu akşam TRT 1’de ilk bölümü ekrana gelecek olan "Gönül Salıncağı" dizisinde, Kıraç yapımcılığı üstleniyor, sevgilisi Ayşe Şule Bilgiç ise başrolü oynuyor. Kıraç, ilişkilerini "Beraberken birbirimizi özlüyoruz" sözüyle özetliyor.
Öncelikle "Gönül Salıncağı" dizisinin ortaya çıkış öyküsünü öğrenebilir miyiz?
- Ayşe Şule Bilgiç: Benim için öykü yazmak vazgeçilmez bir tutku. Tuttuğum günlükleri ve öyküleri bir kitapta toplamak istiyordum. Kıraç’a hep okuturdum öykülerimi. "Gönül Salıncağı"nın hikayesini ilk anlattığım zaman bana bir şarkı dinletti. Gerçekten öyküyü çok iyi anlatan bir şarkı bulmuştu. O şarkıyla bu öyküyü bir proje haline getirdik. Sonrasında her şey kendiliğinden gelişti.
Kıraç Bey yapımcı olmak nasıl bir duygu?
- Kıraç: İlk defa sette yapımcı olarak bulunuyorum ama şu ana kadar her şey iyigidiyor. Çok da amatör kalmadık, hatta başarılı bir iş çıktı. Dizide güzel bir aşk hikayesi var, toplumun en üst sınıfından en altına kadar herkesin seveceği bir iş yaptığımıza inanıyorum.
- A. Şule Bilgiç: Normalde tüm oyuncular ve set görevlileri çalışma saatlerinden şikayetçi olur. Biz sette oyuncunun ve ekibin günde en az sekiz saat uyuyabilmesine dikkat ediyoruz.
Kıraç Bey’in rolü diziye sonradan eklenmiş. Neden Kıraç Bey’e rol verme gereği duyuldu?
- A. Şule Bilgiç: Dizide Gönül’ün, Bayram Ali adında bir babası vardı ve oyuncu arıyorduk. Birdenbire Kıraç’a "Sen oyna" dedim. Kıraç sadece bu işin içerisinde bir yerlerde küçük de olsa olmak istedi. Oyuncu olarak da varım diye bir iddia taşımıyor zaten. Ancak Kıraç, Bayram Ali karakterine kendinden çok şey kattı. Bayram Ali’nin çok uzun sahneleri yok ama her bölümün kilit sahnesinde yer alıyor.
Neden Gönül karakterini oynamayı seçtiniz?
- A. Şule Bilgiç: Gönül içerisinde benden çok şey barındıran ama benden daha fazlasına sahip olan bir kadın. Türk kadınının yüzde 90’nını temsil eden bir karakter. Gönül karakteri, Kurtuluş Savaşı’nda cepheye mermi taşıyan teyzenin günümüzdeki modern hali.
İki insanın arasında bir ilişki varken aynı seti paylaşmak doğru mu?
- Kıraç: Biz de fikir ayrılığına düşüyoruz ama bunu özel hayatımızla karıştırmıyoruz. Birbirimizi seviyoruz, bir arada olmak hoşumuza gidiyor. Beraberken bile birbirimizi özlüyoruz.
- A. Şule Bilgiç: Fikir ayrılığına düştüğümüz anlar oluyor ama sonunda ortak noktayı buluyoruz. Kıraç hem
Röportaj: Sinem VURAL Fotoğraflar: SİNAN ÖZBALKAN
sevdiğim adam hem de akıl danıştığım. Onunla aynı projede yer almak çok keyifli.
Nahif bir aşk öyküsü
Şenol Sönmez’in yönetmenliğini üstlendiği Pamela, Umut Temizaş, Erdal Tosun, İskender Doğan gibi başarılı isimlerin de rol aldığı "Gönül Salıncağı" dizisi, pek çok ahlaki değeri unutuyor olduğumuz günümüzde hálá saf, tertemiz, idealist, umut dolu, her şeyini paraya bağlamayan, zorluklardan yılmayan insanların da olduğunu izleyenlere hatırlatan naif bir aşk hikayesini anlatıyor.
kaynak:hürriyet kelebek
nedim_bahar
04-11-07, 07:49
röportajın resimleri
http://www.galeriturk.net/getimg/4374993.jpg (http://www.galeriturk.net)
http://www.galeriturk.net/getimg/4374995.jpg (http://www.galeriturk.net)
http://www.galeriturk.net/getimg/4374998.jpg (http://www.galeriturk.net)
http://www.galeriturk.net/getimg/4375009.jpg (http://www.galeriturk.net)
bende çok sevdim diziyi, Ayşem döktürmüş yine, gerçekten güzel bir dizi, ayrıca çok iyi oyuncular var, gönülün kardeşi de hep bu tarz rollerde oynuyor, daha önce aliye ve bir dizide daha oynamıştı unuttum dizinin adını, orda da böyle lafını esirgemeyen, dik başlı rollerdeydi ama güzel yapıyor rolünü bazen acaba gerçekte de mi böyle diye düşünüyorum :D şu arabayı kaçırıp gezdikleri ve polise yakalandıkları sahne çok güzeldi ne güzel yırttılar :D motosikletinde de hiç vazgeçmiyor Ayşe Şule :D
sonuç olarak her hafta kaçırılmadan seyredilecek bir dizi, ayşem olurda kaçırır mıyım hiç
tamamını seyredemedim ama konusu ve sıcaklığı hoşuma gitti muratın kim olduğunu anlamam biraz zor oldu tanıaymadım cansu cok dik başlı bi kız ablasını dize getirdi ama ben bu köpek olayını izleyemedim cok fazla bişey yane dzinin kilit noktasını kacırmısım galiba ya bide kıracı ben görmedim dizide baya bi fazla yerini kacımısım sanırım:icon_whis:icon_whis
Diziyi dün izleme şansı buldum. :) Ben çok beğenedim. Çok sıcak ve bir o kadar güzeldi. Çekim kalitesi ve düşüş yada eskiye dalış sahneleri çok iyiydi. :) Bana dizi bir o kadar sıcak ve samimi geldi. İzlemeye devam edeceğim. Bütün oyunculara ve çalışanlara teşekkür ederim. Çok güzel bir iş çıkartmışlar.. Başarılarınızın devamını diliyorum.
İLK AŞKIM_MERVE
04-11-07, 12:18
slm..
yha dün bende fırsat bulup izledim..çok güzeldi..
fakat yanılmıorsam..kıraç sadece ilk sahnede vardı..
murat karakteri(UMUT TEMİZAŞ) 'ne...bittim..yha süper oynadı...
:img-wink:
gönülde hiç fena deildi yane...
yeni bölüm çok güzel olucak..
FAKAT DİZİ ATV VEYA KANALD DE FLN OLSAYMIŞ..DAHA İİ OLURMUŞ...yane anlamadım...byük kanallar nasıl kaçırdılar..bu diziyi...bilemiorum tabi...
AYRICA MÜZİKLERİ SÜPER....:img-yes:
gülendam83
04-11-07, 13:22
bende çok sevdim diziyi, Ayşem döktürmüş yine, gerçekten güzel bir dizi, ayrıca çok iyi oyuncular var, gönülün kardeşi de hep bu tarz rollerde oynuyor, daha önce aliye ve bir dizide daha oynamıştı unuttum dizinin adını, orda da böyle lafını esirgemeyen, dik başlı rollerdeydi ama güzel yapıyor rolünü bazen acaba gerçekte de mi böyle diye düşünüyorum :D şu arabayı kaçırıp gezdikleri ve polise yakalandıkları sahne çok güzeldi ne güzel yırttılar :D motosikletinde de hiç vazgeçmiyor Ayşe Şule :D
sonuç olarak her hafta kaçırılmadan seyredilecek bir dizi, ayşem olurda kaçırır mıyım hiç
o sahnede o kadar çok güldümki çok hoşuma gitti. konuyu nasıl değiştirdiler hemen. zaten gönülle nurol birlikte bu tip konuşmalar yaptıkları için onlar için zor olmadı. hemen çevirdiler lafı. çok ta iyi oynadılar. :happy0064:happy0064:happy0064
merhabalar,
gönül salıncağı'nı çok beğendim.çok sıcak,şirin bir dizi.gönül ve arkadaşlarının arabayı kaçırıp,polise yakalandıkları sahnede çok güldüm.:P ve ayşe'nin performansınıda çok beğendim.:good::happy0064 ayrıca kıraç,her zamanki gibi yüreğini konuşturmuş.dizinin müzikleri harika.:good::happy0064 gönül'ün kardeşi,cansu,çok bilmiş,sivri dilli biri...gönül ile cansu çok zıt karakterler.ayrıca murat'ın evlenmek istediği kızın abiside baya belalı bir tipe benziyor.hemen silahlar filan çekildi.bakalım ilerleyen bölümlerde neler olacak?ama murat, o kızın abisinden kolay kolay kurtulamayacak gibi.
ben sabırsızlıkla bekliyordum zaten diziyi ve umduğumdan daha güzel bir diziymiş.konusu çok hoş sıcak içten geldi bana.ilk dakikadan insanı içine alan bir öykü.nasıl başladı nasıl bitti anlamadım.gerçekten oyuncular harikalar gerçekten döktürmişler.ayşe şulecim zaten bitanecik.müthişler hepsi.çok ama çok hoşuma gitti.artık her cumartesi gönül salıncağını izlicem.
havinim_baranım
04-11-07, 14:32
Akşam bende izledim diziyi çok sevdim bu diziye umutum için bakıyorum,ama diğer oyuncularda mükkemmel yani:) hiç kaçırmadan izlerim artık bu diziyi çok sevdim ya umutum yani murat çok şımarık biri ama çok şeker ya:):)
ayy ben diziyi dün izleyemedim ya off umutumuda göremedim ....nese tekrarı olur trt çok tekrar veriyo izlerim artık....bidahada kaçırmam umarım süper bi dizidir....:img-icecr
mahalle ortamı, samimi ve sıcak ilişkileriyle tam da trt'ye yakışır bi dizi, çok güzeldi ilk bölümü açıkçası. ilk sahne-pazar alışverişi,kaza-,gönülün arkadaşlarıyla polisi atlatmaları ve merakta bırakan son sahne süperdi. oyuncu seçimleri de güzel,başta ayşe şule ve kıraç, umut temizaş, ecem uzun, pamela, sibel taşçıoğlu, müge oruçkaptan, hatıralardaki küçük kız...ve de pulsar tabiki onu da ilklerde saymam gerekirdi, o nasıl köpektir ya basbayağı oyuncu. müzikler zaten harika:happy0064 işin içinde kıraç var ne de olsa...
nedim_bahar haber ve resimleri için tşkrler.
gerçekten çok güzel bir dizi.ben merak ettiğim ve özellikle umut oynadığı için baktım ve gerçekten çok beğendim.zaten ayşe şule'yi gözyaşı çetesinden tanıyorum.oda başarılı bir oyuncu.yarın olsunda okulda arkilerime söyleyeyim diziyi.özellikle umut için izleyecekler olacaktır.cumartesi günleri favorim gönül salıncağı
ekin-yeldaa
05-11-07, 15:21
gerçekten mükemmel bir dizi...
artık takip edeceğim dizilerdennnn..
imza ve avatar yapan yok mu?
haftasonu ankarayadaydım tamamını ne yazıkki izleyemedim çok üzüldümm kuzenim izletmedi... ama yarın akşam tekrarı warmış sevindimm izlicemm hepsinii inşallah.. ama izlediğim kadarr iyi bir yapım olacakkk...(belliydi zatende söliyim dedim yinede)
http://www.gonulsalincagi.com/site/images/gs%20_afisyakinda.jpg
Dizinin resmi sitesi : www.gonulsalincagi.com
Evde olmadığım için bölümü izleyemedim.Ama şuan internetten çekimini yapıyorum.Resim bekleyen arkadaşlar 1-2 güne kadar resimleri çekerek burada eklerim.Dizinin hemen hemen hiç reklamı yapılmadığı halde bu kadar gelip yorum yapıldığını görmek güzel :)
Evde olmadığım için bölümü izleyemedim.Ama şuan internetten çekimini yapıyorum.Resim bekleyen arkadaşlar 1-2 güne kadar resimleri çekerek burada eklerim.Dizinin hemen hemen hiç reklamı yapılmadığı halde bu kadar gelip yorum yapıldığını görmek güzel :)
Oy oy sende mi burdasın :)
Resimler gelsinde bir güzel imzalar avatarlar yapalım :img-blush
Yarın tekrarı varmış zaten kaçıranlar izlesinler,izlettirsinler :) :)
4ewerbrucas
05-11-07, 22:35
Oy oy sende mi burdasın :)
Resimler gelsinde bir güzel imzalar avatarlar yapalım :img-blush
Yarın tekrarı varmış zaten kaçıranlar izlesinler,izlettirsinler :) :)
ooo asıl sende mi burdasın sen yanlış geldin galiba:P bu diziyi izliyorum deme sakın yani bende izliyorum ama umut hayranlığımdan sen niye izliyorsun mrk ettim bu arada benim lise arkadaşın:P:P:P:P
diziye gelince süperdi çok hoşuma gitti benim her haliyle:img-in_lo
ooo asıl sende mi burdasın sen yanlış geldin galiba:P bu diziyi izliyorum deme sakın yani bende izliyorum ama umut hayranlığımdan sen niye izliyorsun mrk ettim bu arada benim lise arkadaşın:P:P:P:P
diziye gelince süperdi çok hoşuma gitti benim her haliyle:img-in_lo
Amanın benm 6 yıllık arkidişimde burdaymış,bekliyordum zaten gelmeni yukarda da söz ettiğin hayranlığından ötürü :)
Ben ilk gazetede konusunu okuduğumda oyuncularını gördüğümde izlemeye karar vermiştim.Hissettim sanırım iyi bir iş olacağını.
C.tesi günü kuruldum televizyonun karşısına ve çok memnun olarak kalktım :)
Umarım devamı da aynı sıcaklıkta ve güzellikte devam eder :img-yes:
Alıntı
http://i229.photobucket.com/albums/ee207/sinediziextra8/starboxsayfa4.jpg
Bu akşam 20:30'da tekrarı var.
Kaliteli bir yapım ile daha karşılaşmak ne kadar güzel..
Gönül salıncağını daha adı verildiği anda merakla beklemiştim.İçinde Kıraç ın bulunduğu bir yapımın hele ki müziklerine katacağı güzelliği duyduktan sonra bu diziyi izlememek sanırım Cumartesi günü yapılmayacak en kötü şey olacaktı..
İzledim.Çok beğendim..
Bir tarafta yıllarca içinde çocukluk aşkıyla büyümüş bir genç kız, etrafındaki deli dolu arkadaşları ve onlara davranışlarını ,sürekli sorgulayan hem iyi hem de göremediğ yönleri ile onu sorgulayan bir küçük kardeş..
Bir tarafta da hayattan zevk almayan,içinde ki boşyluğun ne olduğunun farkında olmayan ama son sahneden sonra hayatının bambaşka boyutlara gideceğinin farkına varacak bir genç delikanlı..
Yıllar önce ayrılan iki çocuğun bir tesadüf sonucu ki yıllar önce hatıralarından silinmeyen bir an olan düşme anı ile yeniden karşılaşmaları..
Müziği ile sözleri ile beni içine almıştır..Umarım bir çok arkadaşımda bu dizinin farkına varır..Çok şey katacak bizlere..
kaf_ı sabah
06-11-07, 15:01
İlk defa kamera karşısına bir oyuncu olarak geçeceği dizi; Gönül Salıncağı'nı Cumartesi günü izledim. Gerçekten de Kıraç'tan beklemeyeceğim kadar güzel bir performans gördüm.
Dizinin konusu, oyunculuklar, cast, müzikler... Kısaca herşey çok güzeldi.
Umarım daha uzun süre izleriz bu güzel diziyi.
Bu arada ilk bölümü kaçıranlar için bugün 20.30 da TRT 1 de tekrarı var.
binnur1907
06-11-07, 23:16
İlk defa kamera karşısına bir oyuncu olarak geçeceği dizi; Gönül Salıncağı'nı Cumartesi günü izledim. Gerçekten de Kıraç'tan beklemeyeceğim kadar güzel bir performans gördüm.
Dizinin konusu, oyunculuklar, cast, müzikler... Kısaca herşey çok güzeldi.
Umarım daha uzun süre izleriz bu güzel diziyi.
Bu arada ilk bölümü kaçıranlar için bugün 20.30 da TRT 1 de tekrarı var.
demek ki ben o kaçıranlardanım çünkü diziyi çok duymama rağmen ne zaman olacağını bilmiyodum şans eseri TRT yi açtım ve diziyi izlemeye başladım.iyiki de açmışım iyiki de izlemişim diğer diziler içni bişi demek istemiyorum ama biz izleyicilerin artık değişik dizilere ve dahası "oyunculara" ihtiyacımız var.şu ilk bölüm için bunları bulduğumu söyleyebilrim.
hayırlı ve hayırlısı olsun diyorum...
selimdenbeter
07-11-07, 00:45
Bugün tekrarını da izledim... Çok güzeldi. Yolu açık olsun. ÖZellikle Murat'ın "evleneceğim kadına neden beraber olmayı teklif edeyim ki?" dediği sahne harikaydı. Ben de bi kıza böyle evlenme teklifi etmek isterim...
MURAT- Sevgilin var mı?
AYLİN- Var.
MURAT- O zaman ona kötü haberi ben mi vereyim sen mi verirsin?
AYLİN- HAngi kötü haberi?
MURAT- Ayrıldığınız haberini!!!
AYLİN- Çok güzel! Bu bir beraberlik teklifi mi?
MURAT-Hayır! Evleneceğim kadına neden beraber olmayı teklif edeyim ki?
Müthişti...
Genel Olarak Bu sene dizilerde umduğunu bulamayan biri olarak şunu söylemeliyim ki.Çarşamba akşamından sonra Cumartesi akşamı da ekrana karşısına özellikle oturacağım bir dizi geldi.
Ben dizide yorum yaparken diziyi (+)lar ve (-)ler olarak bölmezsem olmaz.Benim değişmezlerim.Ama bu dizide (-) olarak gördüğüm çok az şey oldu ve beklentilerimin üstünde bir yapımla karşılaştım.
(-) olarak gördüklerim
1.Ayşe Şule'nin saçları bütün bölüm boyunca saçlarını sürekli açık ve sarkıtır bırakması beni açıkçası rahatsız etti.Çok güzel çok dolgun saçları var ama her sahnede öyle görmek güzel gelmedi.Arada da olsa toplamasını beklerdim.Umarım ilerleyen bölümlerde bu gerçekleşmez.Çünkü özellikle hastayı elektro şok verilirken saçlarının darmadağan bir şekilde açık olması bana ters geldi.Öyle bir ortamda olmaması gerekirdiç
2.Kamera hareketleri Sadece biriki yerde kamerada ufak sallanmalar olduğunu sanıyorum.Büyütülecek birşey değil kesinlikle ama umarım ilerleyen bölümlerde olmaz.
(+) olarak gördüklerime gelince.Aslında o kadar çok ki hangi birini yazayım diye düşünüyorum ama özellikle durmak istediğim bir nokta var.
1.Ayakkabı Türk dizilerinde biriki dizi haricinde anlayamadığım sebepten ötürü evlerde ayakkabı ile dolaşılıyor.Oldum olası bu beni rahatsız etmiştir.Hangimiz evimizde ayakkabı ile dolaşır.Ama nedense birçok dizide bunun tersi yapılır.Ama dizide en çok dikkatimi çeken şeylerden biri Gönül'ün arkadaşları eve girerken ayakkabılarını çıkararak girdiler.Ev halki da gene aynı şekilde ayakkabılarını çıkararak eve giriyor ki bir mahalle dizisinde buna dikkat edilmiş olmasına çok sevindim.
2.Sıcacık bir hikaye Biraz klişe bir laf gibi gelecek ama inanın öyle hissettim.Hele ki mahalle sahnelerinde.Eskiden benzeri şeyler ne çok olurdu.Bayıldım.Bahçelerin kapıları birbirine bitişik.Birinden çık diğerine git.Küçükken bizimde aynıydı ama çocukluktan çıkıpta büyüyünce o da duvarın bir parçası haline getirildi.Gönül yan tarafa geçerken bir an eski günlere döndüm.
3.Eskiye dönüşler Dizideki geçmişe dönüşler harika olmuş.konular güzel bağlanarak hiç sıkılmadan izledim.Özellikle de Gönül ve Murat'ın küçüklük hallerine.Oldum olası zaten aşk hikyesinin küçüklüğe dayandırıldığı dizileri sevmişimdir.Bana çok naif gelir.Çok masumane ki Gönül o masumluğu halen içinde yaşatıyor