Tüm Versiyonu Göster : İki Aile - Bölüm Yorumları/4
Sayfalar :
1
2
3
4
5
[ 6]
7
8
9
10
11
Pelin'ciğim, fragmanın çıktığını haber vereyim diye yorum yapmadan kısa yazdım. Haber vereyim ki fragman bekçilerimiz nöbete dursun, kaydetsinler diye...
Şimdi yorumunu okudum, kelimesi kelimesine düşündüklerimi yazmışsın. Oğuz'la Eda arasındaki o diyalog, köşkte çok hüzünlü bir havada geçiyor. Eda'nın üstünde sabahlık falan var. Hastalık dönemi yani herhalde... Dediğin gibi, hastabakıcılık ve çocukların gördüğü sevindirici manzaradan, (ki bu kesinlikle bence de beraber uyumaları, özeti gördüğümde böyle demiştim) sonra gelişen bir olay. Mahkemedeki gözyaşlarını çok doğru tahmin etmişsin, o kadar dokunaklı ki, Oğuz'un ifadesi aynen Umut'un arkasından ağladığı gibi, Eda'nınkini söylemeye hacet yok zaten. Ben fragmanın bu kadarını görebildim, başında değişik sahneler olabilir.
Bir de benim aklıma, özette yazan Ceren'in planı geldi. Acaba şahit olarak, hakime, Oğuz'la Eda'nın hala birlikte yattıklarını mı söyleyecekler. Olur mu olur, bunlardan herşey beklenir....
ayy neee benim sesimimi duydu yetkililer ne yani çok teşekkürler fragmanı anlattığın için sevil sanırım kaç yaşındasın bilmiyorum sevil yazıyım şimdilik aman önemli olan fragman ya benim aklıma sizin yazdığınız ihtimallerde geliyo ama bence BOŞANDILAR ve oğuz evi terketmeye karar veriyor gerçi şimdi yazarken uzak bir ihtimal gibi geldi ayy çok merak ettim fragmanı sabaha kadar beklesemmi tv başında offff bende görmek istiyorum çok süper bir bölüm olcak sanırım yetmişinci bölüm tam 12den vurucak bizi inş
GizemliSahne 03-01-08, 22:49 Pelin'ciğim, fragmanın çıktığını haber vereyim diye yorum yapmadan kısa yazdım. Haber vereyim ki fragman bekçilerimiz nöbete dursun, kaydetsinler diye...
Şimdi yorumunu okudum, kelimesi kelimesine düşündüklerimi yazmışsın. Oğuz'la Eda arasındaki o diyalog, köşkte çok hüzünlü bir havada geçiyor. Eda'nın üstünde sabahlık falan var. Hastalık dönemi yani herhalde... Dediğin gibi, hastabakıcılık ve çocukların gördüğü sevindirici manzaradan, (ki bu kesinlikle bence de beraber uyumaları, özeti gördüğümde böyle demiştim) sonra gelişen bir olay. Mahkemedeki gözyaşlarını çok doğru tahmin etmişsin, o kadar dokunaklı ki, Oğuz'un ifadesi aynen Umut'un arkasından ağladığı gibi, Eda'nınkini söylemeye hacet yok zaten. Ben fragmanın bu kadarını görebildim, başında değişik sahneler olabilir.
Bir de benim aklıma, özette yazan Ceren'in planı geldi. Acaba şahit olarak, hakime, Oğuz'la Eda'nın hala birlikte yattıklarını mı söyleyecekler. Olur mu olur, bunlardan herşey beklenir....
Valla çok iyi yapmışsın Sevil Abla, fragman avına çıkmışlardır eminim, hoş kanal ilk gün çok fazla yayımlamıyor ama olsun belki yakalayan olur.. :img-wink: Valla Ceren'in planı diyince ve söz konusu Fet-Say olunca haliyle tahmin edebilmek çok zor.. Ama senin tahminin de çok hoşuma gitti, dediğin gibi beklenir valla bunlardan.. :img-wink: Hatta geldiklerinde Ceren fotoğraflarını çeker sonra Eda ve Oğuz'a ya da Efe'ye göstermek için falan, baktı bunlar boşanıyor, götürür mahkemeye, alın bu kare size her şeyi anlatır hakim bey der :D Ay çok uçtuk valla gece gece.. :D Şaka bir yana, Ceren'in aslında bu planının da sonuçlarını düşündükçe, hoş yerlere varacağını düşünüyorum.. Yani Eda-Ceren-Oğuz cephesinde.. Karakter çizgisini aşan Ceren'in ne hatası olsa da başta Eda olmak üzere tüm ailenin seferber olması ve babasının anlamlı hediyesi üstüne Ceren'in de çok anlamlı bir plan yapacağı kesin.. Ve Eda-Ceren ikilisinden de duygusal sahneler görmek çok hoş olacak.. Çünkü Buğra da değinmiş, kızlar ve Eda arasındaki bağın somutlandırılması gerekiyor ve adımlar da atılıyor zaten..
Off Sevil Abla deme yaa demek Umut'u kaybedişindeki gibi ağlıyor, valla dayanamam ben de o zaman herhalde, yılda 1-2 kere ağlayan ben, karşımda biri ağlayınca gözlerim dolmadan duramam zaten.. Ve hayali bir olay üstüne hayali bir karakter olsa saygıyı hakeden ustamız Emre Kınay'ın o içten gözyaşlarına da dayanamamıştım(valla helal olsun demeden duramayacağım, bu kadar içten akıtılır o gözyaşları), bir tane de benden süzülmüştü.. Demek bu sahnede de öyle.. Valla Sevil Abla, sen özetçi falan olmalısın, ucundan gösterip, meraklandırıyorsun, süpersin:img-wink:
Finaller,teslimler ve sunumlar yaklaştığı için Pazartesi gelmesin istiyorum ama bir yandan da 1 hafta aradan sonra yeni bölümü, hele hele böyle duygusal bölümü izlemek için de gelsin hemen diyorum.. Arada kaldım valla yaa:D Avukat Aysun Hanım yardım eder misiniz lütfen? Yazdığınız yoruma sessiz kalma hakkımı kullanıyorum, hoş özelden yeterince konuştum ama olsun :D
Neyse şimdilik benden bu kadar.. İyi geceler hepinize.. Hukukcıne'nin çiçeklerini sulamayı unutmayın, yoksa valla ortalığı dağıtır :D
ay şimdi bende izledim yani boşanıyolar kesin gibi hakim eda ve oğuz karaman çiftinin medeni kanunun bilmemnesine göre boşanmasına diyo orda kesiliyo başka bi sahnedede eda gidiceksin yani diyo işte ama mahkemedede acayip ağlıyolar ayyy çok üzüldüm yaaa boşamasınlar çok saçma bi durum olur tamam yeniden evlilik falan güzel olurda olmasın ayrıca fragmanda zeki mürenden bir parça çalıyor çok fazla konuşma yok zaten edanın hastalığıyla ilgili bişeyde yok oğuzun moralide anormal bozuk ay bu özet yanlış olmasın fragman çok fena
GizemliSahne 03-01-08, 23:11 Efendim tam giderken fragmanı gördüm, valla pes diyorum, bu kadar şans olur:D Otursam başına göremezdim herhalde.. Ayrıca kanal da ilk güne göre gayet sık yayımlıyor galiba, şaşırdım :img-wink:
Evet, öncelikle Merve ağlayarak ayrılıyor, Oğuz beyimiz üst katta tek başına yemek masasında oturuyor, Eda da aşağıda masada oturuyor Ferit ve Damla var sanırım.. Timur suratı acayip asık, tavır yapıp, bir şey söyleyerek Ferit'lerin odasına giriyor hışımla.. Sonra sürekli Eda ve Oğuz'un tek başına düşünceli halleri dönüyor.. Sanırım çatıkatında Sevil Abla'nın da dediği gibi Eda Oğuz'a o cümleleri sarfediyor.. Valla izleyince nedense boşanmadan sonra olan bir sahneymiş havası da verdi.. Oğuz nereye gidiyor bir tahminim yok şimdilik.. :sad53: Ama ikisi de sürekli ağlamaklı.. Oğuz ofisinde masadaki şeyleri dağıtıyor galiba..
Ayrıca of diyorum başka bir şey demiyorum.. Mahkemede ilk önce Oğuz gözlerinden akan yaşları siliyor çocuk gibi ve ardından Eda da gözleri çok daha yaşlı bir şekilde beliriyor.. Ardından hakimin sol tarafından alınan bir açı ile avukatlar+Eda ve Oğuz genel açı veriliyor ve arkadan da bir ses.. " Ve Eda-Oğuz çiftinin boşanmalarına.. " Ardından da geçiş gibi aynı açı kalıyor ama masalar boş, herkes gitmiş.. Valla o sahnelerin çok sağlam çekildiği belli fragmandan.. Kısacık da olsa acayip etkileyici..
Kısacası harika bir bölüm olacak.. Ayrıca yeni şarkımızı da söylemeden geçemeyeceğim; Zeki Müren ve..
Sensizliği ben seçmedim
Ben seçmedim ayrılığı
İncitmeyi istemedim
Sen çıkardın dargınlığı
sözleri eşliğinde dönüyor bu sahneler.. Valla ne diyim, en iyisi gelsin Pazartesi :D Çok duygusal görünse de altı sağlam olduğunu görmek hoşuma gitti.. Ayrıca dibe vuruş geldiyse, artık çıkma zamanı yakındır demektir.. :img-wink:
Eh bu sefer cidden çıkma vakti gelmiştir, görüşmek üzere.. :img-wink:
Sevil ablacım çok teşekkürler fragmanı gördüğün kadar anlattığın için..Umarım bu hafta barışırlar Eda ve Oğuz…Pek barışacakları da görünmüyor Sevil ablanın anlattıklarından ….Bilmiyorum ama ben bir karar aldım….Eda ve Oğuz boşanırlarsa ben bu diziyi bir daha izlemeyeceğim….Ciddiyim….Boşanma olayı çok uzadı ve ben artık başka konular izlemek istiyorum….Bir haftalık zaten diziyi özlettirdi bana …Birisi Eda’yı kendine getirsin….Boşanmasın….Neyse arkadaşlar şimdilik benden bu kadar….bye
fragmanı izleyip anlatan herkese teşekkürler yalnız anlatımlarınızı okurken acayip duygulandım ve üzüldüm bizimkiler ciddi ciddi boşanıyorlar mı acaba offf yaaaa fragmanı izleyemedim daha ama anlatılanlara göre fragman başka özet başka şeyleri anlatıyor o zaman yalnız fragmanlarda en heyacanlı yerleri ve sahneleri yarım yarım veriyorlarki izleyici daha da meraklansın diye umarım bölüm sonu bizleri sevindirecek olaylar yaşanır.
Daha önceki başlığın mesaj sayısı 1250'yi aştığı için yorumlarınıza bu başlıkta devam ediniz. Bir önceki baslığa asağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=34816
Tek cümlelik mesajlar, başlıkla ilgisi olmayan mesajlar, büyük harfle, tamamı renkli, kalın (bold), altı çizili ve italik yazı tipi ile yazılan tüm kural dışı mesajlarınız uyarı bırakılmadan silinecektir. Sohbet ortami olusturmayınız.
Saygılarımla
Dizi Film Moderatör
BERNA
nar cicegi 04-01-08, 11:56 Yeni başlığın ilk mesajını yazıyorum ama şuan şoktayım anlattıklarınızdan boşandıkları sonucu çıkıyor.Fakat fragman yanılması olabilir desem niye ağlıyorlar ve Oğuz nereye gidiyor.Fragmanı kesin izlemem gerek meraktan çatlıyorum.İzler izlemez ayrıntılarıyla anlatırım.İnşallah bir boşanma olmaz çünkü bu diziyi çok etkiler.Bebek olayından sonra bence böyle bir olay dizimize ağır gelir izleyici kaybederiz.Reytingler de düşer.Neyse ben fragmanı izleyim ondan sonra devam ederim.
NE UMDUM, NE BULDUM
Merhabalar ailem tam 7 gün üstüne bugün evden çıkıp, işe gelebildim. Ha iyileştim mi hayır daha tam olarak değil, ilaçlara, iğne olmaya devam ama eskiye göre daha iyiyim. Bu arada hastalığımda hem telefonla olsun, hem mesajlarla olsun sağlığımı soran tüm kardeşlerime de çok teşekkür ediyorum:img-yes:İyi ki varsınız, iyiki sizleri tanımışım:img-yes: Her zaman söylediğim gibi bizim ailemizin üstüne yok, aman 41 kere de maşallah. Bu biraz iyileşmemde sevgili Buğra'nın yaptığı son yılbaşyle ilgili klibininde büyük etkisi var:img-wink: Tekrar ellerine, yüreğine sağlık kardeşim:img-yes:
Şimdi koyu başlığa gelince dün Star Tv'yi zaplıyordum ki diğer dizinin fragmanını gördüm kendi kendime tüh kesin bizim dizinin fragmanını daha önce vermiştir dedim, evet aynen öyle olmuş. İzleyemediğim için sabah ilk iş foruma bakmak oldu, fragman çıktı ya dedim ki kesin posta kutularımıza da gelmiştir fragman. Ama o ne? fragman gelmemiş, gelmemişi bırakalım fragman yorumlarınızı okuyunca resmen şoka girdim. şimdiden rica ediyorum bu kadar kötü fragmanı bana postayla yollamayın, lütfen:icon_sorr Çünkü o fragmanı seyredersem grip virüsünün yapamadığını, fragman bana yapacak ta:P
Şimdi yazmak istediklerimi yazsam ama eğer fragman aldatmacası görürsek o zamanda morarmak var, yazmasam ya fragmanda gösterilenler doğruysa ben bu sinirimi üzerimden nasıl atacağım bilemiyorum:bilmim şu an kararsızım yani ama ben iki türlü yorumumu yapayımda içimde kalmasın yoksa bu sinirle çevreme daha çok zarar vereceğim yahu:P ne gerek var çevremdekilerin ne günahı var di mi ama.
Şimdi olumlu düşünürsek (ilk olumluyu yazayım da:img-wink:) eğer hakim boşanmalarına lafına kadar geliyorsa ben çocuklar ve Ceren'in bu dakikadan sonra bu sahneye yetişip hakim bey bizde birşeyler söylemek istiyoruz diyerek konuya dahil olmalarını, bayağı duygusal bir konuşmadan sonra inadın önde giden çiftimizin boşanmadan vazgeçeceğini düşünüyorum.
Ama olumsuz sahneler yaşıyacaksak, yani boşanma olayı gerçekleşirse işte başlıyorum hazır olun:P Yani Eda Hanım ben sana ne diyeyim ki sana o kadar çok sinirliyim ki adam o kadar canla başla seni boşanmadan vazgeçirmeye çalışsın, ama sen inadın önde gidenisin ya tutturdun ya boşanacağım diye, boşanıyorsun, iyi boşan, boşanda kına... devamını yazmıyorum. Boşandıktan sonra parti vermen gerekiyor, niye ağlıyorsun ki. Al işte koskoca köşkte sana kalsın, adamdan demek ki o kadar nefret ediyorsun ki gözüne gözükmemek için adam doğduğu evi bile terk ediyor hep senin yüzünden. Otur işte işkadınıda oldun, Oğuz'a ihtiyacında yok zaten. Adam demek sırf sana üzüntü acı vermiş. Yazık ya kocaman yazık ben bu bölümü nasıl seyredecğim bilmiyorum artık. Eğer senaristler bunları boşayıp, tekrar evlendireceklerse ben hiç almıyayım kendi adıma. Neden mi? Hanfendinin gıcık olduğu tek boşarım lafı değildir. Adam yine bunun kabul etmiyeceği birşey söyler, bunlar tekrar boşanırlar felan, filan
Vallahi kusura bakmayın ama geröekten çok ama çok sinir oldum eda hnım'a. Ben onun hiççç almıyayım timsah gözyaşlarını
Tekrar görüşene dek iyi bakın kendinize
Sevgiler
nar cicegi 04-01-08, 16:11 Merhabalar
2-3 saatlik bir aradan sonra tekrar burdayım.Malum sabahçı olduğum için biraz uyuyım dedim ama ne mümkün takıldı bir kere kafama fragman.Şimdi bir değerlendirme yapmak istiyorum.
Özeti de ben ekledim ama özetle fragmanın nerdeyse alakası yok.Özeti okuyunca tamam dedim Oğuz halletti bu işi çok güzel bir bölüm izlicez fakat bugün özetle alakası olmayan bir fragman vardı tv de.Ben böyle neşeli bir fragman beklerken şok oldum yani.
Baştan bir toparlamak gerekirse resimleri de göz önünde bulundurarak.Galiba Oğuz ve Eda barışmış.İlk soru acaba Eda ve Oğuz sarılarak uyuması bilinçli mi yoksa uyuya mı kaldılar?Barışmış gibi gözüküyorlar hatta ikinci resimde birlikte mutlu bir şekilde kahvaltı ediyorlar.Ama fragmanda o sahnenin devamında Eda Oğuz'a gidiyor musun diyor Oğuz da bunu sen istedin falan diyor.Asıl sorun iki dakika içinde gene ne oldu?Oğuz gene birşey söyledi desem gitmeye karar vermez sen istedin falan demez.Eda mı birşey dedi desem kahvaltı ederlerken ne demiş olabilir ki Oğuz gitmeye karar versin?Aklıma hiçbir şey gelmiyor.Muhtemelen bu kahvaltı sahnesi mahkemeden önce geçiyor Oğuz'u boşanmadan gitmeye karar verdiren olay ne?Olayların kilit noktası bu kahvaltı.
Şimdi hakim Eda Oğuz çiftinin boşanmasına diyor ve kalıyor burdan sonra Ceren'in planı devreye girer diye düşünüyorum.İnşallah Ceren sağlam bir plan yapmıştır.Bir ara bu boşanma sahnesi rüya mı diye düşündüm ama çok gerçekçi.Bir de Oğuz'un gitmekten bahsettiği şey köşkten taşınmak mı şayet Oğuz'un böyle bir karar vermesi için büyük bir olayın olması gerekir.Ayrıca mahalle tehlikedeyken köşkten ayrılmaz herhalde.Eminim sizin de kafanız çok karıştı.Benim kafam da soru işaretleri uçuşuyor.
Benim anlamadığım bu fragman uzaydan mı geldi.Keşke Oğuz'un çabalarını,Eda ve Oğuz'un birlikte uyumasını falan gösterseydi daha ilgi çekici olurdu.Uzun fragmanda gösterirler desem fragmanı hem euro star da hem de star da izledim.Sahneler aynıydı yanılmıyorsam bir tek ek olarak Ferit'in sokakta Damla'nın peşinden koşması vardı.
Sonuç olarak ben bu boşanma olayından çok sıkıldım bu bölüm hallolur inşallah tabi barışmış olarak.Bütün ümidim Ceren'de valla.Hadi Ceren göster kendini.Zira boşanırlarsa çok şey kaybederiz.
arkadaşlarrrr aklıma bişey geldi bu gidiyormusun lafı volkan beyle ilgili olmasın oğuzz onunla görüşmek zorunda falan kalmış olamazmı edada gidicekmisin diye soruyo oda hani adamı başımıza sen sardın gibilerinden başka çaremi bıraktın diyo olabilirmiiiiii nolur böyle olsun yaaaa boşanmaları çok saçmaaaaaa
İnanmıyorum!!!Onlar boşanamazlar..Birbirlerini bu kadar çok severken bir inat uğruna boşanamazlar..Bizi aşıkların kavgasından ayrı bırakamazlar.Nasıl olur böyle birşey!Umarım hepsi bir rüyadır.Ya da en kısa zamanda tekrar evlenirler...
Herkese İyi Akşamlar...:img-wink:
Nihayet yine Cuma akşamına eriştik...Yılbaşı dolayısı ile haftaya ortasından başladığımız için tam ısınmışken yeniden haftasonun dinginliği hepimizi sarıp sarmayalayacak...O halde madem tatilimiz bu akşamdan başlıyor,madem önümüzde başı boş saatler var o zaman hep beraber ajansımızı açalım ve varacağımız noktayı düşünmeden yola çıkalım...
:icon_shad:kahve:icon_shadAKŞAM AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad
* Üzülerek bir noktaya parmak basmak istiyorum...Aylardır ajans diyoruz,gündem diyoruz ama
"Hayat Ajansı" bizim ajansımız kadar masum değil maalesef...Ve yine maalesef ki artık televizyonlarımızda ajanslar açılırken benim yüreğim hopluyor,ajanslar kapanırken ise yüreğimde bir kırıklık kalıyor...İşte bu yüzden bıkmadan usanmadan ama inanmaktan da vaz geçmeden tek dileğim bir gün bu dünyanın daha yaşanılası bir yer olması...O günler için bugün verilen tüm "Can"lara allahtan rahmet diliyorum...
* Klasik kurtarıcı repliğimiz gelsin;
Hayat Devam Ediyor !!!
Az önce öğrendim ki Gül arkadaşımız şuan internette dönen ilk ve tek İki Aile fragmanının arkasında yatan isimmiş...Sana öncelikle teşekkür ediyorum Gül...
Ardından fragman değerlendirmesine geçiyorum...Ama önce dün geceden bu yana izlemediğim fragmanı en güzel şekilde anlatan ve yorumlayan tüm arkadaşlarımızın ellerine sağlık...Pelin,özellikle mahkeme sahnesinde ki kamera açılarını ve çekim tekniğini öyle güzel tasvir etmişsin ki fragmanı izlediğimde bana en tanıdık gelen sahnenin orası olduğunu farkettim...Az sonra söz konusu sahneye yeniden geleceğim...:good:
Evet baştan söylemek isterim ki fragman üzerinde epeyce emek sarf edilmiş...Yeni bir Türk Sanat Müziği dahil olmak üzere fragman için özel dizi montajı yapılmış neredeyse...Bunu nereden anladım...Çünkü fragmanı bugün birkez televizyondan izleme şansına eriştim ve gördüm ki fragman için seçilen görüntüler üzerinde renk tanımlaması yapılmış,renk tanımlamasının yanı sıra fragman uzun zamandan sonra ilk kez bir kurguya bürünerek çok akıllıca montajlanmış...Bir bölümün en can alıcı sahneleri,birbirine soru işareti oluşturacak biçimde montajlandığı için "Belki" bölüm içinde yer almayacak soru işaretleri fragmanımızda mevcut...
Bu iyiye işaret...Yeni bir Türk sanat müziği eserimiz,hemde bestesi Zekai Tunca gibi önemli bir isme ait ve Zeki Müren'in sesinden...Üstelik sözleri dizimizin şuan ki hikayesi ile öyle çok örtüşüyor ki,bunun ardında senaristlerimiz ve yönetmenimizin ortak hamlesini görmek hiç zor değil...Çünkü Eda ile Oğuz'un aşklarının başlaması,evlenmesi kadar ayrılma sürecine girmeleride hafif işlenecek bir konu değil...Belki de bugüne kadar ki en büyük hatanın ardında bu sebep yatıyor...Yeteri kadar etkili işlenemedi...İzleyici ayrılığın rüzgarına kapılıp,kendini hikayeye tam olarak dahil edemedi...Halbuki aynı izleyiciyi aşkın ve sevgi'nin rüzgarı buraya getirmişti...Şarkılarda,havada uçuşan notalarda kabul etmek lazım ki insanın duygularını kıpırdatan,bambaşka dünyalara götüren,yüreğe giden yoldur...
Sonuç itibari ile durumun dramatik yapısını,ardında ki hüznü ve aşkın boyutunu fragmanımız çok doğru birşekilde işlemiş...Bölümü izlemediğim için aynı etkiyi bölüm içinde de bulabilirmiyim bilmiyorum ama tek bildiğim bu hafta vitrinimiz sağlam çıkıyoruz arenaya...:img-wink:
Aşkın artık iki kişilik bir oyun olmadığını konuştuk...Aşk gibi Ayrılıkta iki kişilik olmayacaktı...İşte bu sebeple ayrılıkta çocuklara,köşktekilere biçilen rol çok hoşuma gidiyor...Masada hem Eda'nın hemde Oğuz'un yalnız başlarına kalmaları ise aslında yıllar sonrasına dair ufacık bir tüyo...Gün gelir kuşlar yuvadan teker teker uçmaya başlar...Kuşlar uçtukça masada bir tabak daha azalır,bir tabak daha derken artık masada işgal ettiğin yer gönüllerde işgal ettiğinden çok daha ufaktır...İşte bunun adına yalnızlık derler...Eda ve Oğuz'un yıllar sonra ki yalnızlık şarkılarını bugünden duymaları bu anlamda çok güzel bir mesaj niteliğini taşıyacak...Oysa hayatı birlikte göğüslediğin yol arkadaşın olsa veya şöyle diyeyim yaşarken kaybetmek insanı çok yaralar...Öbür türlü hayattır,kaderdir,emir büyük yerden...Ama sevdiğini yaşarken kaybediyorsan o zaman isyan etmeye,neden yalnızım demeye bile hakkın yoktur,hakkın olsa çözüm yoktur...
Sanırım Çatı katında son bir sohbet bekliyor bizi arkadaşlar...Hazırlıklı olun İki Aile klasiklerine girecek bir sohbet veda havasını taşıyacağını düşünüyorum...Hikayede ki yerini konuşmadan önce Pelin'e dönmek istiyorum...Hatırladın mı Pelin,seninle çatı katı sahnelerinin çekim planlarının genişletilmesini konuşurken sen içten balkona doğru dönen bir açının çok güzel bir ekran görüntüsü oluşturacağını söylemiştin...Aynı açıyı fragmanda görünce aklıma o sohbetimiz geldi...Anlaşılan Hülya hanım'da çatı katımızın iç çekimlerinde bu açının ekrana çok yakıştığını düşündü ve sahneyi o mantıkla yorumladı...Bize de takdir etmek kaldı...:img-wink:
Eda ile Oğuz Boşanır mı...?....:img-wink:
İşte çok sevdim bu belirsizliği...Dizi budur arkadaşlar...İzlenmesi gereken yol budur...Diğer dizilere de örnek olması gereken bir tutum içinde hem yapımcımız hemde kanalımız çok doğru bir politika izliyorlar...Ben bu kıvranma haline,herkesin kafasında ki o soru işaretlerine bayılıyorum...Çünkü bu duyguyu yitireli öyle çok zaman olmuştu ki...İtiraf ediyorum,tekrar aynı duyguyu,aynı yoğunlukta hissedebilmekten umudu keseli çok olmuştu...İşte bu yüzden şuan hiçbir tahmin yapamıyorum...Çünkü boşanabilirler de boşanamaya bilirlerde...Belki de bizim duygularımız son birkaç haftadır bu yüzden çok çalkalandı...Bilhassa ve isteyerek karakterlerimizin klasik tutumu yok edildi...Çetrefilli bir dönemdi ama uzun vade de etkileri malumunuz...Fragman da bu dengelere göre hazırlandığı için tam bir soru işareti...Hatta Hakim'in boşanma kararını açıklarken ki sesi bir güzel olması gereken sahneden kesilmiş ve boş mahkeme salonuna dahil edilmiş...Çıkan sonuç ortada,hakim çifti boşadı,mahkeme salonu boşaldı...
Hakim sözünü tamamlamadan kızlar'da gelebilir...Çünkü sahnenin gerçek hali fragmanda izlediğimiz gibi değil...Veya boşanma gerçekleşebilir...Benim içimde boşanamayacakları bir adım önde duruyor...Ama oyun,düzen öyle güzel hazırlanmış ki baştada söylediğim gibi tahmin yapamıyorum...Fakat mahkeme sahnesinin ardından Eda'nın "Gidiyorsun değilmi" sözü ve Oğuz'un başka çare bırakmadın demesi de oluşturması gereken intibayı yorumlarınızdan anlıyorum ki oluşturmuş...
Umut bebeğin vedası öncesi aynı mantık ile hazırlanan fragman yetersiz kalmıştı,fakat o zamanın tam aksine bugün herşey olması gerektiği gibi ve başarılı...Kafalar karıştı,yürekler çalkalandı...
Ben emin olmamak ile beraber ayrılmayacaklarını düşünüyorum...Fragmanı iyi didiklediğiniz takdir de doğru parçaları toplayıp birleştirdiğiniz vakit boşanmayacakları belli oluyor...Ama eminmisin Buğra derseniz emin değilim,çünkü sizlerinde bu heyecanı bana büyük mutluluk veriyor...
* Eveet artık son noktayı koyalım ve şöyle göğe doğru buharlaşalım...Biraz işim olduğu için gece'ye kadar sizlerle olamayacağım...Fakat "Gece"ler dipsiz kuyu,kesişir elbet yollarımız...:img-wink:
Hoşçakalın...
İyi geceler arkadaşlar... ben bir kipa köşesnden yaşasın wireless diyerek geldim ama fragmana çok üzüldüm hatta bütün gün kandime izlemiycem bu bölümü dedim ama az kalan şarımla ancak şöyle bir göz gezdirebildim yorumlarırınıza ve buğra kafamı karıştırdın:D ders arası iki aile seanslarımda üzülmek istemeyip böyle deva ederse, boşanırlarsa yazın indirip izliycem olduğu gün izlemiycem kararı almştım... ama bu bölümde yine sınavlarıma yazılılarıma rağmen kendimi izlemekten alıkoyamıycak gibiyim... inş bölümlerde eski neşesine kavuşur...evt babam ekranı kapamadan ve şarjım bitmeden gidiyim... size iyi yorumlar buraların dizifilmin kıymetini bilin:) zaten biliosunuzda ben çok özledim cidden.... 1 aydan önce buralara uğrmak dileğiyle... anlatım bozukluklarım affola...
_seboist_s 04-01-08, 21:17 Öhöm öhömm sevgili İki Aile Ailesi. Nasılsınız iyi misiniz?...
Canım ailem... Satırlarıma başlamadan önce...
Eee değerli dostlarım öncelikle...
Bir başlangıç tutturamıyorum arkadaşlar =( O kadar uzun zaman olmuş ki buraya uğramayalı nasıl başlasam söze, ne yazsam bilemedim.
“Nasılsınız” desem yüzsüzlük olacak... Biliyorum... (Ne aradın ne sordun ailenin vefasız kulu:D)
Mazeretler falan filan hiç işgal etmeyeyim ben satırları... Merhaba diyeyim aileme!
Yeni bir yıl, madem yeni de bir başlık açılmış ee o zaman bu yılda daha çok görüşmek dileğiyle... Ben de bir başlangıç yapayım...
Yeni yıl dileğim: Dünya barışı:D sevgi, huzur, Eda Oğuz barışsın, Şule dizifilmde daha çok görünsün:D
Hepinizi gerçekten çok özlemişim... Birdaha açmayın arayı bukadar aaa:img-hyste
Neyse efendim Berna'mızı kızdırmadan özel yorumları bir kenara bırakayım... (Bu cümleyi nasıl özlemişim...=))
Tabii ki yokluğum sırasında İki Aile'yi izlemeyi bırakmadım. Asla ; ))
Özellikle bu haftaki bölümü çok beğendim... Yılbaşı bölümünü... Sizin de çok beğendiğinizi biliyorum okudum yorumları... Hiçbir yorumu kaçırmadım arkadaşlar merak etmeyin... Hepiniz çok sevmişsiniz yılbaşı bölümünü... :img-hyste
Tamam klasik Şule geyiğini de yaptım dönüyorum ciddiyete:D
Yılbaşında iki aile özel bir bölüm izlemek isterdim açıkçası... İyi giderdi yaa yeni yıla onlarla girer bütün yıl onları izlerdik... Neysee az kaldı yeni bölümümüze...
Fragmanı da izledim (Üstadıma hürmetler fragmandan ötürü=)) ve düşünüyorum ki yılbaşında bu bölüm hiç gitmezmiş yahu... Boşanmalar falan:s Eda ve Oğuz boşanıyor mu? Bana mı öyle geldi... Gerçi ben bölüm resimlerinden memnunum ama fragmandan değilim. Boşanıyor mu boşanmıyor mu?? Hıdır idi Yunus idi:D
Fragman çerçevesinde Eda ve Oğuz ilişkisini ele almak isterim aslında... (Konularda pek birikmiş gerçii)
Ben Eda ve Oğuz'un kendi törpüleyemedikleri huylarında boğulduklarını görüyorum. Yani Eda'nın inatı Oğuz'un düşüncesizliği (farklı şekilde de adlandırılabilir).
Aslında bu iki kişi evlenmeden önce de birbirini çok iyi tanıyan, olumsuz huylarını görüp kabullenen kişiler… Ama nedense evlendikten sonra bir tahammülsüzlük ve fevrilik oluştu.
Tamam Eda ve Oğuz hep didişirdi ama tatlı tatlı hallederlerdi sorunlarını… Oğuz kütlük yapardı, Eda çaçalık:D Ama sonra bir barışma olurdu ve kendilerine yaraşır bir şekilde hallolurdu sorunlar…
Aslında bu durumda barışmaya gidecek ancak evliliğin yarattığı bir farklılık var gibi geliyor bana…
Senaristlerimiz bir olaya başlamışlarsa muhakkak vermek istedikleri bir mesaj vardır. Artık bundan eminim ama ne olduğunu kestiremiyorum. Yakın zamanda kestirmek temennisindeyim=D
Eda ile Oğuz boşanırsa… Eğer boşanınca birbirlerinin değerini anlayacaklarsa boşansınlar diyorum. Eda ve Oğuz aşkının sonuna dek destekçisiyim ama bazen böyle ayrılıklar değer anlamak için birebirdir. Ne zaman senin değil o zaman pek kıymetli...:D
Gerçi boşanmadan da halledebilirlerdi ama yok anam safii inat inat:D Yine de umudumuz boşanmadan yanlışı fark etmeleri… Sonra yeniden evlen falan filan… Masraf valla Oğuz Abi söyleyeyim:D
Çok genel olarak bu konudaki yorumum böyle… Artık yavaş yavaş Eda&Oğuz aşkını hissettirmelerini istiyorum.
Bu arada unutmadan söyleyeyim daha önce yorum yapamadım… Füsun'a çok önyargılı yaklaşmışım. Ama beni de Merve yanılttı. Yok bir çiyan falan filan ondan yani=P
Şimdi çok seviyorum, aşırı tatlı bir karakter… Özellikle Eda ile birliğine bayılıyorum. Ergin ile aşkı da ileriki günlerde bol malzeme verecek gibi senaryoya…
Arkadaşlar uzun zaman sonra yazmak … Yani nereden başlayacağını, neden bahsedeceğini bilememek çok zorladı beni… Demek oluyor ki arayı açmak çok kötü bir davranış=D
Bu arada forumumuzda da bir yenilikler almış götürmüş… Neyse inceleyelim bakalım biraz=))
İlk yorumum olsun kısa olsun… İnşallah yine görüşücez… Hepinize tek tek teşekkürler yorumlarınız için…
(Kayıp ilanları da Sağır Sultan’ın kulağına gitmiş ama benim kulağıma gelmemiş:D)
Arkadaşlar görüşmek üzere...
Sizi seviyorum İki Aile Ailesi =))
nar cicegi 04-01-08, 21:19 İyi Geceler
En'leri cevaplamadığımı farkettim eksik kalmasın dimi...
İKİ AİLE 69.BÖLÜM ENLERİ…
1-EN Beğendiğiniz Sahne…?...
Eda ve Oğuz'un mutfak sanesi ve mahallelinin çatı da toplandığı sahne.
2- EN Beğenmediğim Sahne
Eda'nın mahalleliyi köşke çağırıp Oğuz'dan boşanması için sahitlik istediği sahne.
3- EN Güldüğüm Sahne
Ferit'in olduğu sahneler.Özellikle mimiler konusunda hayranım yani.
4- EN Duygulandığım Sahne
Herkez gibi Oğuz'un Ceren'e pusulayı verdiği sahne.
6- Haftanın Repliği
Yıllanmış herşeyi eski zannediyorlar.
Not:Fragmanı çeken arkadaşımız gülsimsek arkadaşımızdır ben sadece dağıtım görevini yaptım.
Varlığınla yüceltirken yokluğunla ezme beni...gelişine sevinirken gidişinle üzme beni...gitme gitme üzme beni....;-))
eser muhteşem…ya….olağanüstü….;-))
Veeeee.....kucak dolusu sevgiler arkadaşlar:happy0064...ne bu yaaa....grafik inmiş ineceği kadar dibe vurmuş...kendimi tutamadım...sizi çıkarmaya geldim...evet kararlıyım...herkes çıkana kadar da ben buradayım...arada bir yoklama yapacağım haberiniz olsun....;-))
Başlık gelsin bakalım...uymuyor pek bu sefer ama olsun...;-))
„Allah okuyana kolaylık versin ;-))“
Yani pes....forum kopuyormuşta...bir tek benim haberim yokmuş....vallahi pes...:img-yes:
Eveet ne şanslıyımki...çıkmadan önce bir yarım saatim var...bende bir yorum yapmak üzere veee en son duyan olarak sahnemizdeyim...aa evet..grafiğimizin çıkması gerek...:happy0064
Vee evet fragman gelmiş:happy0064....az önce haberim oldu...vee aradım...buldum...bu bile benim için bir başarı...vee şok...evet ama ..ilk etapta...
Vee biraz gözden geçirdim yorumları....genel olarak ben dahil...tabiki istemiyorum bir boşanma durumunu...
Müge ablamız en radikali çıktı vallahi...ama haklısın...al benden de o kadar...ama bu "worst case"...en kötü ihtimal...;-))
Buğra da seviniyor....neden?…işte bu belirsizlik yüzünden...Buğra bey...hayırdır?..belirsizliğe sevinilirmi....yahu....neyse...garip arkadaşım benim....:img-wink:
Vee bir düşünelim...o kadar karamsar bir hava hakimki forumumuzda bende gider ayak bir teori geliştireyim dedim...alışık değilim arkadaşlar yapmayın...;-))
Bizim aşıklarımızın boşanmaları neden bir ikinci kez suya düşecek acaba...???
Aysunun uçuk teorisi...buyrun efendim...;-))
Evet ilk ip ucu da demirbaşımızdan gelmiş zaten..şarkı :happy0064
(bu ara duyduğum an...eridim gittim en sevdiğim eserlerlerden bir tanesi..üstelik sürekli dinliyordum...vee..dizimizde de karşıma çıktı...)
Evet eserin adı... “üzme beni“ ...varlığınla yüceltirken yokluğunla ezme beni...gelişine sevinirken gidişinle üzme beni...gitme gitme gitme gitme üzme beni....(bu ara Buğracım...bu da feci halde göz kırpıyor..haberin olsun....valla değer bu esere bir klip...senin ellerinden...ama)
Işte bu şarkı sanki son sapaktan döneceklerinin habercisi...mutlaka bir mucize olacak arkadaşlar...merak etmeyin ya...:happy0064
Benim istihbaratım sağolsun fotoğrafları da göndermiş...hemen baktım...vee işte bu...kaç kişi aynı tahmini yaptık....harika...tuttu arkadaşlar..tuttu...:happy0064
gerçekten geçmişe şöyle okkalı kocaman sıcacık bir selam çakılmış...Eda ve Oğuz koltukta sarmaş dolaş...süüüper....veee sevinçten ağızları kulaklarına varan çocuklar ve Ferit....tam umduğumuz gibi....harika....
Evet barışa ilk adım atılmamışmı böylece...???
Vee şimdi fragmana bakalım.... (fragmanı paylaşan arkadaşımıza çok teşekkür ediyorum:good:) buldum vee izledim…
Şimdi benim teorim….hayır boşanma filan yok…biraz cesur bir iddia oldu ama…öyle yani…
Vee bu bölüm kesinlikle yine duygu seli yaşayacağız…Pelinciğimde değinmiş zaten…valla ben de ağlamaya karşı dayanıklıyımdır toplum içerisinde…ama eminim bizim oturma odasında benim yanağımdan da bir gözyaşı belirebilir…garanti veremem…aksine…
Veee evet konuya dönelim efendim…şimdi şunda emin değilim pek.. o da bu sarmaş dolaş halleri çatı daki kahvaltıdan öncemi sonra mı acaba…??
Bence bu kahvaltı sarmaş dolaş hallerden sonra herhalde…Eda iyileşmiş sanırım…vee o kahvaltı benim uçuk teorime ;-)) göre dava günü…içimden öyle geldi..böyle düşünmemin nedeni ise tamamen içgüdüsel….:img-yes:
işte bu durumda bir kaç arkadaşlarımızın takıldığı fragmandaki replik şöyle izah edilebilir…kahvaltı yapılıyor…yani “beraber edilen son kahvaltı” babında olabilir bu…yaşadık geçmişte de..yani “son uyku” …”bitti..ama güzel bitti” gibi replikleri biliyoruz…bu da böyle birşey olamazmı??
Veee işte kahvaltı sonra sı…ikiside inmeden sözde “vedalaşabilirler” yani boşanırsak ben giderim bu köşkten diyebilir Oğuz…bilemedim…vee bu “gerçek” ile suratları asık olabilir…tatlı aşıklarımızın…
Valla çok uçuk oldu galiba….neyse…;-))
Ve bu ruh hali ile evden haliyle göbek atarak çıkmayacaklar..özete uyuyor…vee sonra duruşmadalar…vee özete bakılırsa bir mucize olacak gibi…bu mucizenin imzası da büyük ihtimalle Cerene ait…
Şimdi Ceren ne yapabilir???…
Cerenin bir kamerası var…bizim aşıklarımızı iki üç bölüm önce…tam bilmiyorum…çekmişti zaten…ama ben şahsen anlam verememiştim..neden çekiyorki…amaç nedir diye sormuştum kendime……ama Fed-Say (Pelin..süper…beğendim bu kısaltmayı) ikilisi hiç birşeyi boşa göstermez seyircisine öyle değilmi....
belki bu kamerayı o zaman bize göstermelerin sebebi… zemin hazırlamış olamazlar mı bu yeni bölüm için?….yani demem o ki…Eda ve Oğuz koltukta sarmaş dolaş…vee resime de bakılırsa karşılarında çocuklar…ama onlar uyumakta…yani hemen geldiklerini anlamıyorlar…hal böyleyken Ceren bu durumdan istifade edebilir vee kameraya çekebilir bu durumu…şöyle sindire sindire zoom yapıp…ne dersiniz..şahane olur vallahi…:happy0064
Vee evet işte bu film…yine o “teyip kayıdı” gibi…dümenin tekrardan aşk yoluna çevirilmesine vesile olur vee boşanma gerekçesi düşer….:happy0064
Off vallahi soluksuz yazdım…okumaya da vaktim yok…ama benim ilk tahminlerim bundan ibaret arkadaşlar…dediğim gibi…dediğimiz gibi…boşanmaları hakikaten son derece saçma olur…bu saatten sonra olmaz…bizim dizimize böyle birşey yakışmaz…
Buğranın da dediği gibi…gerçekten bu kez seyirciği heyecanlandırmayı fazlasıyla başardılar…fragman da çook etkileyici…sanırım Pelin yazmış…bu mahkeme sahneleri hakikaten çok gerçekci…o duyguyu o kısacık fragmanda bile seyirciye geçirmeyide başarmışlar….valla bravooo….;-))
Vee evet yine Buğraya katılmamak elde değil…daha ne istiyoruz ki arkadaşlar…dizi böyle olmalı işte…
Vee evet bu hafta gerçekten heyecanla bekleyip göreceğiz…
vee karamsar düşünmeyin zira fragman dediğimiz kısacık…dizimizin bölümünden kesilip biçilmiş…karmakarışık birşey….yani bir buçuk dakika bile değil…daha neler var bölümde neler…
Vee bende şimdilik gidiyorum…kendinize çook iyi bakın…dönüm noktası bir bölüm izlemek için geri sayımı ben şimdiden başlatıyorum…bu kez de benden olsun…az kaldı az….şu hafta sonunu da atlatırız arkadaşlar…aaa vallahi…biz iki Aile ailesi değilmiyiz…öyle davranalım…
Eveet sahneyi size bırakıyorum…bu ara yeni başlığımız hayırlı uğurlu olsun…yeni yıl ile birlikte…sözleşmiş gibi….
Kendinze çook iyi bakın…kucak dolusu sevgiler gönderiyorum…vee bu planlamadığım mesajı..okumadan yolluyorum…artık imla hatalarına karşı…gözlerinizi yumun olurmu…
Sevgiyle kalın…
Not: Pelincimcimcimcim……o senin dediğin çiçek…içimizdeki sevgi ağacı…sözü gelmişken..
içimizdeki sevgi ağacını sulamaya ihmal etmeyelim sakın…
Herkese Merhablar..
Forum semalarında dolaşırken şöle bir uğrayıverim dedim bu sayfaya..Birde ne grim başlık kapanmış yeni başlık açılmış güsel güsel yorumlar yazılmış harikasınız valla..
eee o zaman ne diyoruz yeni başlık hayırlara vesile oluır inşallah:) aminnn..
yeni başlkıkla beraber fragmanıda gördüm tabi..
eda Oğuz boşanıyor mu ? ne dersiniz ...Bence Kesinlikle boşanmıyorlar..(çok mu emin oldu yaa..),
şey boşanmaya bilirler..:D
:D:D:D
kesinliğin içinde bir belirsizlik i,çindeyim..( n ebiçim cümle oldu yaa..),,
yani snuç olarak söleyebileceğim tek şey bu fragmanda bizleri ters köşeye yatırmaytı çok İyi planlamışlar..
daha öncesinde karakterlerin durumlarda verecekleri tepkileri adımız gibi bildiğimiz için pek de heyecanı kalmıyordu böle ani olaytların..
nasıl olsa barışır, nasıl olsa affeder..aman önemli değil...
bu heyecanı yaşamayalı uzun zaman olmuşş..Çok sevindim..umut ışığı veriyor fragmanlkar gelişme yönünde hadi hayırlısı..
son bölümlerde karakterlerin bildiğimiz davranışlarından uzaklaştığını artık onları tanıyamadığımızdan şikayetçiydik..
örneğin ben eda nın bu anlam veremediğim değişimi hakkında az mı yazmıştım..
Ama şimdi düşününce bir semin hazırloanıyormuş sanki..
işini önceden garanti altına almış bizim fetsay ikilisi..
belkide bu karakterlerin anlam verenediğimiz değişimlerri olmasayı , biz hala yok ya bunun sonu belli diyor olsaydık bu fragman dolayısı ile bu boşanma olayı bu kadar çok heyecan uyandırmıcaktı...
önceden olsa yok asla boşanmazlar diyen biz Acaba boşanır larmı ya diye bir endişe içine girdik..?
ve uzun zaman sonra bu ne olacağını kestiremem çok emin olduğum şeylerden şüpheye düşme halinden hiç de şikayetçi değilim..
uzun zaman olmuş galiba acaba mı..? demiyeli..
ama hakkını yemiyelim fragman bir baştan bir sondan ortadan vererekde bizi bu şüpheye düşürmeye başardı..
Umut bebek konusunda çok başarılı olamamıştı ama yiğidi öldür hakkını yeme demişler bu fragman bunu fazlasıyla başarmış..
her ne kadar boşanmıcaklarını hissetsemde acaba demektrn kendimi alamıyorum..
fragmanda boşanmıcakları yönünde herşeye bir mana buluyorumda mahkemedeki ikisinde gözyaşlarının aktığı sahneye bir kulp bulamıyorum..
Cerenin bir pşlalnından bahsetmişti özet..mahkemeye kadar geldiklerine göre önecesinde bir hareket yok..
ama mahkemeye gelipte durun hakim bey tarzı bir planda olmucağına göre...
işte birtek burda kafam karışıyo..Yinede ikisinde ağlamasına dayanamadım..
İnat işte insanı nerelere kadar getirio..bazen ne sölnirse sölensin ne yapılmış olursa olsun göz ardı etmek gerekio galiba..
gerçekten seviosan guru inat dinlemden vazgeçebilmek gerekio..
Yoksa böle noktalara kadar geliyosun yazık oluyo..
Ama şölede bişi var...Birbirleini artık çok yıprattıklarını düşünüyorum..
sahiplenmenin verdiği bir güven galibaa..daha çok kırmaya kırılmaya başladırlar..
Eğer boşanma akıllaerını başlarına getirecekse ğş neyi kayettikleri akıllarına dank edecekse bizde gerek onların aşklarını izlemek gerekse çocukların arasındaki kopmaz bağı görebilmek için boşanmaya katlanabiliriz galibaa..
bu karanlık tünelin sonunda parlak bir ışıık olacaksa tabi..
evet canlarım şimdilik benden bu kadarç..
kendinize İYi bakın..
Hoşçakalın..
Herkese iyi geceler…Yine ben…Öncelik ile Aysun’u gördüğüme çok sevindim…Evet canım ben fikrimin arkasındayım…Boşanırlarsa gerçekten diziyi izlemeyi düşünmüyorum….Nedenine gelince…
Ben İki Aile dizisini bir aile dizisi olarak çok sevdim..İlk bölümden beri severek ,keyif alarak izliyorum…..Evet yeri geliyor bazı karakterlere kızıyorum ama fazla takmıyorum…İki Aile dizisi her yönü ile güzel geliyor bana…Her ailede olduğu gibi İki Aile de olaylar oluyor…Çocuklar arasında anlaşmazlıklar,anne-çocuk,baba-çocuk arasında yaşananlar dizimizde güzel işleniyor….Ama bir yere kadarmış….Ben bu “Boşanma” olayını kabullenemiyorum….Ve konuların devam etmesi için böyle bir senaryoya gerek var mıydı diye düşünüyorum??….Türk dizilerinin hemen hepsinde zaten "boşanma,çocuk düşürme,silah ile yaralanma,aldatma,sevdiğine kavuşamama "konuları işlenmekte…Maalesef “boşanma” konusu da İki Aile dizisine dahil oldu… Fragmana bile bakmadım sinirlerimin bozulmaması için…Yazdıklarınızı okudum… “Boşanacaklar”…
Boşansınlar….O zaman bizler iki senedir Eda&Oğuz aşkını boşuna izlemişiz…Aşkları yalanmış…Evlenmeden önce çocuklarından gizli yaptığı her şey bir anlık sevgiymiş…Kışın soğuğunda turuncu battaniyenin altında aşk cümlecikleri ,boğaz manzarası eşliğinde dans etmeleri,birlikte arabada sabahlamaları hepsi yalanmış evet…
Kusura bakmayın arkadaşlar doluyum…Duygularımı ifade etmek için en uygun cümleleri yazmaya çalıştım…..Ama inanın bana ben boşanırlarsa artık yokum….Diziyi izlesem bile yorum yazmam ,en’lere katılmam….Evet bu hafta yorum yazacaktım ama bu özet ve fragman canımı sıktı….
Eda ve Oğuz’un barışması dileği(Umudum yok) ile herkese iyi geceler…
Not:Şule’cim seni de gördüğüme sevindim…:img-wink:
Herkese İyi Geceler...:img-wink:
Bu gece yeniden gelmem diyordum fakat son yazılan yorumları okuduktan sonra fikrimi değiştirdim...Az sonra yorumları birleştirip bir harman yapacağım ama önce bir Ara Ajans diyelim...
:icon_shad:kahve:icon_shadARA AJANS...:icon_shad:kahve:icon_shad
Şimdi asıl gelme sebebim Müge abla'nın son yorumunda gördüğüm karamsarlık havası...Şayet Müge abla gibi düşünen bir kitle mevcut ise ki tersini düşünmek olanaksız o zaman cidden fragman oyunları meyve vermeye başlamış...Çünkü bende tıpkı Aysun gibi kesin konuşmamak ile beraber boşanmayacaklarını daha doğrusu boşanamayacaklarını düşünüyorum...Zaten Aysun fragman ve resimlerden çıkarılabilecek tüm ipuçları toplayıp ailemizin önüne sermiş...Üzerinde söylenecek birşey kalmamış çünkü Aysun uçuk bir tahmin olarak nitelendirsede tahmini şuan olabilme olasılığı en yüksek tahmin...
Benim söyleyeceklerim ise olayın başka bir boyutunu kapsıyor...Evet şuan büyük bir belirsizlik havası hakim...Kimse emin,kesin ve net konuşamıyor,kimse şuan İki Aile'yi klasik kalıplara sokamıyor...Neden sokamıyor çünkü İki Aile'nin geçmişte genel düşünceye ters düşecek büyük hamleleri var...Şimdi hepsini saydırtmayın bana;:img-wink:
* Eda ile Oğuz'un ilk sezon sonunda gelen evlilikleri...Halbuki onların evlilik hikayeleri ikinci sezon'a sarkıtılsaydı ve bu "Kavuşamama" hali devam etseydi senaristlerimiz ortalama bir senaryo ile çok daha rahat hikayeler yazabilirlerdi değilmi...Ama dikkatinizi çekerim "Ortalama bir senaryo" asla İki Aile izleyicisinin beklentisinin karşılığı olmuyor...Kavuşamama durumunda ki ortalama senaryoları artık hepiniz çok iyi bildiğiniz için irdeleme ihtiyacı duymuyorum...
* Ardından gelen bir "Bebek Düşürme" hikayesi var...Bebeğin düşüceğine hiç birimiz inanmadık...Bizzat tüyo gelmesine karşın bebeğin düşmesi ile ilgili soru işaretlerimiz devam etti...Umut bebeğe "Düşme tehlikesi" yazılsaydı,hem iki veya üç bölüm sırtlanmış olacaktı hemde dizi "Sözde Tempo"sunu kazanmış olacaktı...İtiraf edelim hepimiz böyle düşündük...Ve senaristler yine bir riskin altına girmekten çekinmediler ve bebek düşme hikayesini İki Aile kalıplarına sığdırdılar...Üstelik ardından gelecek olası hüzün havasını "Bir kez ve vurucu" şekilde imzalarını atıp,yeni hikayelere yelken açtılar...
Şimdi iki tane örnek verdim...İki Aile'nin öykülere ve klişe adı verdiğimiz bilindik hikayelere olan yaklaşımı ile ilgili...Şöyle bir sonuç çıkarabilirmiyiz öyleyse...
İki Aile anlattığı hikaye her ne olursa olsun,sunum olarak,varılan nokta olarak bilindik başlangıçlardan,bilinmedik sonuçlara varan ender dizilerden bir tanesi...:img-wink:
Ve son döneme damgasını vuran "Boşanma dönemi";:good:
Evet dizilerde "Boşanma" hikayeleri işlenir...Bilindik bir başlangıçtır boşanmaya giden süreç...Kaldı ki bu süreç dahi İki Aile'de çok farklı işlenmiştir...Boşanmanın ilk gündeme geldiği bölüm ve boşanma üzerine karşılıklı yapılan kavgalar ailemiz tarafından en beğenilen bölümler listesine girmiştir...Neden girmiştir çünkü işleniş olarak boşanma hikayesi İki Aile dilinde bambaşka bir tat olmuştur...Hikaye ana eksen olarak Eda ile Oğuz'a dönmüş ve her ne olursa olsun o günden sonra Eda ile Oğuz konuşulmaya başlanmıştır...İşte buda aslında senaristlerin İki Aile izleyicisini çok iyi tanımasından ileri geliyor...İlgi nasıl bir hikaye olursa olsun Eda ve Oğuz üzerinde döndükçe dizi de temposunu arttırmıştır...Devamında zaten karakterlere olan kızgınlığımızı,doğruyu yanlışı çok konuştuğumuz için üstüne birşey söylemek istemiyorum...Benim varmak istediğim nokta bir şekilde Eda ile Oğuz'un aşkı yeniden dillere boşanma hikayesi vesilesi ile düşmüştür...O yüzden çıkış olarak hikayenin amacına ulaştığını söyleyebiliriz...
Fakat bir hikaye tek bir amaca hizmet etmez...Verilen mesajlar,vardığımız nokta'da netleşeceği için kesin konuşmak istemem...Ama şöyle birşey söyleyebilirim ki senaristlerimizin hikaye işleme methodlarını birazcık tanıdıysam bu hikayenin sonu boşanmaya gitmiyor...Çünkü tamamen ortada ters orantı mantığı kurulmuş...İzleyici Eda ile Oğuz'un boşanacağına inandırılmış...Bunu akşam da söylediğim gibi son birkaç bölümdür karakterlerimizin kişilik özelliklerinde ki pus izleyicinin net tahmin yapmasını büyük ölçüde engelliyor,onun yanısıra fragmanda bir müzik eşliğinde "Yavaşlatılmış" çekimler tamamen ayrılık havasını yansıtıyor...Artık fragman mantığınıda çözdüğümüz için Eda ile Oğuz'un gözyaşlarında ki ağır çekimi fark edebiliyorum,tıpkı mahkeme salonunda yapılan montaj oyunu gibi...Hakimin repliğinin kesilip en can alıcı noktaya konulmasını anladığım gibi...
Yada fragman sonuna "Oğuz'un gitme fikrinin" döşendiği gibi...:img-wink:
Hâlbuki bu veda havasının altında yatan tablo bambaşka olacak...O geceyi Oğuz'un güven dolu göğsünde geçiren Eda,Eda'yı kaybetme korkusunu dibine kadar yaşamış Oğuz mahkemeye kadar renk vermeden gidecekler...Ama kafa karışıklığı ile...Sonra şefkat gelecek...Eda'nın gözünde yakın geçmiş film şeridi gibi canlanacak...Bu koskoca hayatta ona sıcak bir yuva olmuş,ona güven duyacağı kol olmuş,hasta olduğunda yanı başında bekleyen kişi Oğuz'u düşünecek...Bu hastalık hikayesi boşa değil arkadaşlar...Eda'nın bazı şeyleri görebilmesi,görüpte anlayabilmesi için bir sebep sadece...Çünkü Eda'nın Oğuz'a aşık olmasında ki en büyük sebep onu sığınacak,güven duyacak bir liman olarak görmesi...Vefa duygusu diye birşey var hayatta...Eda bu duygu ile Oğuz'un üzerinde ki emeği görecek ve mahkeme salonunda onu gururlandırarak boşanmaktan vaz geçecek...
Ceren'in son dakika sürprizini konuşuyoruz...Aysun muhteşem bir tahmin ile kamera kaydından bahsetmiş...Fragmanda hakimin tamamlanmayan sözlerine dikkat...Neden tamamlanmadı,çünkü o an içeri Ceren girdi...Buda bir tahmin hemde yüksek bir olasılık veriyorum...
Sonuç itibari ile "Emek" galip gelecek arkadaşlar...Tüm ibreler bu boşanmanın gerçekleşmeyeceğini gösteriyor,fragman ise oyununa devam ediyor...Pazartesi akşamı yine ekran başında ki bir çok izleyici İki Aile'yi şaşkınlıklar içinde izleyip,özledikleri bu bilinmezlik duygusunu tadacakları için ben çok mutluyum...
Müge abla sende müsterih ol...Göreceğiz hep beraber...Sen ne dersin bilmem ama illaki kötü olasılığı konuşuyorsak boşansalar dahi "Altında sağlam bir mesaj" yatıyor olacak...Bunun garantisini veririm...Çünkü senaristlerimiz bugüne kadar ne yaptılarsa,çokta güzel bir açıklamaları oldu...O yüzden boşanma hikayesi gerçekleşse dahi emin ol izleyici beğenisini yakalayacak bir mesajda peşi sıra gelecektir...Bu olasılığı düşük tuttuğum için üzerine fazla birşey söylemiyorum...
* Gitmeden önce;:good:
Şule gelmiş...Seni görünce çok mutlu oldum Şule...Yorumlarını ve İki Aile'ye baktığın noktayı çok özlemişim...Uzun bir aradan sonra geri dönmek zordur...Söyleyecek sözler o kadar birikmiştir ki nereden başlayacağını bilemezsin...Ama görüyorum ki sen başlayabileceğin en güzel yerden başlamışsın...Bizde seni çok özledik ve seviyoruz...Bundan sonra ama kısa ama uzun bizimle olmaya devam etmeni umuyorum...
Artık gitme vakti geldi...Ara Ajans dedik ama Ana Ajans'ı aratmıyor...Yarın yeniden görüşünceye kadar kendinize çok iyi bakın...
Görüşmek Üzere...
Ufak bir not; Şimdi bölüm resimlerine bakarken Eda ile Oğuz'un birlikte uyuduğu resimde bir ayrıntı çarptı gözüme...Bizim dizimizin eşyalara yüklediği manevi anlamlar artık malumunuz...İşte son bölümlerde dillere pelesenk olan meşhur soba bu kez aşağı kata kurulmuş...Eda'nın hasta olması ile birlikte Oğuz'un gösterdiği ilginin ve özenin boyutlarını varın siz düşünün...Hoşuma gitti bu detay...Hem soba'nın işlevleri gerçek anlamda kullanılmış olacak,hemde senaristlerimiz ve yönetmenin kendi yazdıkları,çektikleri hikayelere olan geri dönüşü doğal olarak samimiyeti getirecek...Bu bir soba bile olsa geçerlidir...
Eveeet arkadaşlar…
ne oldu bu gece bende anlamadım….gittim geldim…stand by olan bilgisayarımı ailemize bir göz atmadan kapatamadım…:img-yes:
Veee Müge abla gelmiş…canım benim…fikrinin arkasındasın…biliyorumda…ama dediğim gibi…Buğra da söyledi zaten…gönlünü ferah tut….o kadar güzel anlatmışsınki…o „kırgınlığını“ o kadar iyi niyetli ifade etmişsinki….ben senin anladım…:img-yes:
Ama dediğim gibi…son sözler söylenmediki daha…bölümü izlemedik…ama yineliyorum…
hikayemizin boşanma ile sonuçlanması gerçekten oldukça düşük bir ihtimal….
Vee Buğracım….valla benim de böyle gece gece içim sıkıldı…alışık değiliz tabii böyle karamsar havalara…ailemizin içinde…
Ama bu da olacaktı tabii…
Vee arkadaşım benim…o kadar güzel bir detaya değinmişsinki…bende kendimi tutamadım…vee attim kendimi böyle ortaya…;-))
Peki nedir o?
Evet işte hastalık…doğru diyor…bunun tabiki bir nedeni olmalı yani…Buğra o kadar güzel ifade etmişki…eklenecek birşey yok…yüreğine sağlık:happy0064…evet kesin o duruşmaya gidiyorlar..bunda şüphe yok zaten…vee duruşmada…aynı Buğranın da dediği gibi bu yaşananlar…o sarmaş dolaş uyku…o sıcak aile ortamı…
kısaca geç te olsa o kuyruklu yıldızı yakalabilmeyi başarma hissi…bu göz yaşlara sebep olacak..olay bundan ibaret…
Vee ah ah Buğracım gece gece detay taraması da yapmışsın:happy0064…ben göremedim…süper…o halde…özene bakarmısın…allah bilir kestaneler pişmiştir..bozalar gelmiştir..ah ah..işte buyrun…boşanamazlar dediğimizin bir ısbatı daha…:happy0064
Biraz güvenelim Fet-Say..ımıza…önce izleyelim…sonra yine eleştiririz…red ederiz…ne bileyim…ne olur çıksın yine….grafikler…
Müge abla…sensiz bu gemi yürümez…bunu bil…olmaz bu…imkansız….:img-yes:
Eminim bölümden sonra asıl bu sahne sevinçten kopacak…benden söylemesi
Vee gidiyorum bende…gece gece....yine çıktık böyle...ne fragmanmış bee diyeceğim şimdi...üslubumda kaydı...iyi mi...pes...Iki Aile yüzünden...
Kendinize iyi bakın…vee Buğra….valla coşturmamız lazım…önümüzde iki gün var…plan yap....hadi hadi...:img-wink:
Görüşmek üzere….iyi geceler…bye
minemtoprak 05-01-08, 09:00 Uzunca bir aradan sonra herkese kucak dolusu sevgiler iki aile ailesi.
Ben yokken neler olmuş burda? Yahu yeni bölüm fragmanını izledim ne o bizimkiler boşanıyorlarmı? Neler oluyor arkadaşlar?
Şoktayım resmen.Oğuzun ağlaması Edanın o hali? İnat uğruna bu kadarda olmazki.
selam iki aile bireyleri
öncelikle fragmanı gönderen narçiceği ve buğra ya çok teşekkürler
fragmanı çok merak ediyordum izlemeden önce tabi izleyince keşke merak etmeseydim izlemek için sadece özetle yetinseydim dedim kendi kendime bu nasıl böyle bir fragmandır aman allahım. sadece 1-2 dakikalık fragmanda bile acayip duygusallaştım ve boğazım düğümlendi ki pazartesi günün bölümü nasıl izleyeceğim bilemiyorum :icon_cry:
arkadaşlar yorumlarınızı okudum ve buğra bu belirsizlik içinde bile mutlu oluyorsun pes yani :img-wink: ama umarım herşey olumlu olur çünkü boşandıkları taktirde sanki herşey baştan başlar diğer dizilerden bir farkı kalmaz gibi düşünüyorum. hadi ceren göster cinliğini sen iyi planlar yaparsın :good:
tisdale_ashley 05-01-08, 10:57 arkadaşlar önce yeni başlığımız hayırlı olsun diyorum üzücü bir şekilde ayyy inanmıyorum ilk başta bölüm resimlerine baktım eda oğuz sarılarak falan uyuyorlar daha sonra nar çiçeğinin gönderdiği (kusura bakma cnm adını bilmiyorum) fragmanı izledimde boşanıyorlar oysa ilk başta ne kadar sevinmiştim barışcaklar sanmıştım offf ya özetle alakası yok fragmanının çok üzüldüm nasıl boşanırlar ya of ama bi bildikleri vardır senaristlerimizin yani ama ben şoke oldum bölüm resimlerindeki resimler ne kadar iç açıcı ama fragman çok üzücü böyle oğuz eda ağlıyorlardı.onlar bir birlerini o kadar çok severken boşanmaları çok saçma ama yani yine beraber olurlar onlar ay hep iyi yönünden bakmaya çalışıyorum ama fragman hiçte öyle değil ben diyorum onlar ayrılamazlar çünkü birbirlerini çok seviyorlar bence boşanmıyorlardır yani herkese iyi yorumlar!!!NOT:nar çiçeğine,buğraya ve saline teşekür ederim.
YerçekimliKaranfil 05-01-08, 11:40 Herkese Merhabalar...
Yeni yıla internetsiz girmenin burukluğunu yaşadım kaç gündür...Öyle zamansız bir anda bozuldu ki buradaki kimsenin de yeni yılını kutlayamadım.O yüzden bu geç kalınmış bir kutlama olacak...2006 yılında yolumun tesadüfen buraya düşmesi sonucu öylesine güzel şeyler yaşadım ki...Bir aile tanıdım öylesine birbirine kenetli ve arasında sihirli bir bağ olan bir aile...Ve beraberinde gelen dostluklar...O günden bu güne neler yaşandı neler off düşündükçe neler geliyor aklıma neler...
İşte bu güzel ailenin hep bir arada ve sağlıklı umutlu bir yıl geçirmesini temenni ederim...İyi seneler hepinize...
Şimdi bıraktığım noktaya geri dönmek istiyorum fakat o kadar çok şey birikmiş ve ben olanlardan bir o kadar bihaberim ki...Şu bir hafta da neler olup neler bitti hiçbir fikrim yok.Lakin forumda bir "Boşanıyorlar" lafı yankılanmaya başlanmış sayfaları geçerken gözüme ilişti de..."Nasıl yani" dedim ve hemen fragmanı izledim...Fragmanda verilen hava tahminlerinden yola çıkarak foruma fırtına çabuk düşmüş ne yazık ki...Şimdi kafası karışık bir izleyici tablosu. Acaba bu bir fragman oyunu olabilir mi? diye düşünüyorum...Muhtemel olasılıkta bu...Bebeğin düştüğü bölüm fragmanını hepiniz hatırlıyorsunuzdur.Buraya gelen tüyocuk olmasaydı bizlerde ekran başındaki diğer izleyicler gibi bebeğin son ana kadar düşmediğini sanacaktık.
Son zamanlarda diziyle ilgili ciddi kaygılarım vardı ve bu da sürekli karamsar düşünmeme sebep oluyordu.Geçenlerde Buğra 'yla konuşmamızdan sonra onun dediği gibi düşünmeye başladım ve resimlerdeki klasik Eda&Oğuz " Beraber Uyuyakalma "karesini de görünce bunun ne kadar doğru olduğunu gördüm.
İnanıyorum ki bu bölüm yüreğimize kazınacak bölümlerden biri olacak.Ve bizler bambaşka tatlarla ekran başından kalkacağız.
Şayet tersi olursa ve boşanırlarsa... !
İşte o zaman bende yaşanacak olan hayal kırıklığını düşünmek bile istemiyorum.
Hikaye bambaşka boyutlara taşınacak belki hikaye de yeni yeni açılımlar sağlanacak fakat bu aşkın sahiciliğine inanan izleyici duvara toslayacak...
Fakat ben böyle bir yola çıkılacağına inanmıyorum...Daha doğrusu inanmak istemiyorum.Umarım yanılmam...
Hepinize iyi günler arkadaşlar...Tekrar görüşmek üzere bye
FATMANUR_26 05-01-08, 13:07 öncelikle slm lar arkadaşlarım
hepinzin yorumunu okudum ama durun yaw ağzınızı haya açın dimi ne kadar hızlısınız boşadınız oooo bizim eda ve oğuzumuzu bu kadar kolay nasıl boşarsınız ben buğra hocama katılıyorum bence bu gitme işi ufacık bir yanıltmaca dikkat ederseniz eda ve oğuz boşanmış olsalar ikinci fragmanda gördüğümüz gibi oturup gülerek konuşmazlardı bu gidiyomusunu duyduğumda şahsen benim aklıma ilk gelen mahkemeye gitmek oldu....
bence eda oğuzu akşamdan sonra affeder ama bu tabldot mselesinde oğuz yamandan gene unttum bu müşterinin adını işte onun ailesi için iii biri olmadığını anlayacağı için eda hasta olunca adama iş yapmaktan vaz geçtiklerini söyleyebilir edada buna sinirlenip vazgeçmiş olabilir walla ilk aklıma gelen bu oldu benim ve cerenin mahkemeye gelme olasılığınada katılıyorum ya ne inatçı keçilermiş bunlar bari sonumuz iki inatçı keçinin sonu gibi bitmese...........
ha bide ben biişi yazmak istiom şu niyazi nin hırsız sanılması meselein okuyunca aklıma ilk gelen kelile ve dimne kitabında böyle buna benzer bir hikaye vardı
--
çok çirkin bir adam varmış adam çok güzel bir kızla evlenmiş ama kız adamı görmeye bile korkuyomuş bir gün gece ewe hırsız girmiş kız korkusundan sabaha kadar adama sarılmış adamda hırsıza teşekkür etmiş :img-wink:
ama çok komikti yaaaaa
??? ya bide bişi söölicem bu fragmandaki arka plandaki şarkının iismi ÜZME BENİ
ama zeki mürenin söölediğini bulamadım yaaaaa bulan varmı bende zekai tuncanın var aslında oda çok güzel ama ben zeki müreni istiodum :img-wink:
Merhabalar...:img-wink:
Geçerken kapıdan uğramıştım...Öyle çok oturma niyetinde değilim...Ama hazır gelmişken fragman ile ilgili birkaç tespiti de bahane etmiyor değilim...Hadi birde ünite sorularını bırakayım gelmişken...:img-wink: Yok yok ben basbayağı bir ajans açmak için gelmişim bu saatte...
:icon_shad:kahve:icon_shadGÜNDÜZ AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad
Diziler anlattıkları hikaye dolayısı ile ne kadar hayal ise bize hissettirdikleri duygular ölçüsünde aslında bir o kadar gerçektir...Evet hissetmek...Bugün ki kilit konumuz "Hissetmek"...Şimdi Buğra yine birşey hissetti,geldi bize anlatıyor diye aklınızdan geçiriyorsanız doğru tahmin...Evet az önce Fatmanur'un sitemize eklediği net fragmanı izlerken ben birşeyler hissettim...Bu hissettiklerim dün paylaştıklarım ile farklı olduğu içinde sizlerle paylaşmak için buradayım...
Dün çatı katı sahnesinin çekiminde Pelin'in de kulaklarını çınlatarak yönetmenimiz Hülya Bilban'ın kullandığı açının çok hoşuma gittiğini söylemiştim...Bugün net fragmanı izleyince farkettim ki Hülya hanım o açısı boşuna tercih edip kamerayı boş yere balkonun tam karşısına yerleştirmemiş...Çünkü henüz tam çözememekle beraber çekimlerin yapıldığı o gün İstanbul'da sağanak bir yağmur bizim hayali hikayemizin en gerçekçi ayağı olmuş...Yanılmıyorsam İstanbul'da kar yağışı geçen hafta başladığı için çekim takviminde ki tarihler uyuşmuyor...Yine İstanbullu arkadaşlarımıza bu vesile ile sormakta fayda var...Çünkü söz konusu sahne öyle güzel bir ekran görüntüsü oluşturmuş ki yağmur veya kar hiç farketmez...Kış'ı hissetmemiz için desteklenen çekimler amacına saniyelik fragman ile ulaşmışta geçmiş bile...
Bizim dizimiz yaz ile anılır...Çünkü kocaman yemyeşil bahçemiz,mangal partilerimiz vardır...Ama Köşkte Kışta bambaşka yaşanır...İşte bu hafta kışın hüznü hikayemizin hüznüne yoldaş olacak ve köşkümüzde bu ayrılığa tabiri yerinde ise gözyaşı dökecek...
Herşey bir yana çatı katında ki yakalanan görüntü ise beni şimdiden heyecanlandırmaya başladı...Çünkü genel açının yanında pencere dışından yani balkondan iç mekan çekimleride atmosferi tamamlamayı en güzel şekilde başarıyor...Pencereden yağmur damlaları ve Eda'nın hüzünlü yüzü az önce de söylediğim gibi mevsimin hikayemizin bu dönemine bir hediyesi niteliğinde...
Çünkü Yağmur hüzün kokar,insanı duygusallaştırır işte bu yüzden hem Eda'nın hemde Oğuz ayrılık hüzünlerini hissetmemizde çok etkili olacağından şüphem yok...
Çekimlerden girmişken Hülya Bilban'ın fragmanda izlediğim bir kaç sahnede kamerayı çok aktif kullandığının farkına vardım...İki Aile kalıplarının dışında kullanılan kamera hamleleri hikaye ile paralel bir şekilde hiddetleniyor...Söz konusu sahneler Timur sofrayı terkederken mutfaktan salona doğru hızla kaydırılan kamera hamlesi ve aynı hamlenin ters açı ile Oğuz'un sofrasında kullanılması beni bölüm içinde izleyeceğimiz sürprizler dolayısı ile heyecanlandırdı...Çünkü ciddi anlamda hikaye çok önemli bir dönemini yaşıyor,gönüller keman yayı gibi gerilmişken kameramızın bu ortama ayak uydurmaması mümkün mü...
Dün gece üzerinde çok konuştum...Aysun'da çok güzel noktalara değinerek sizlerin gönüllerinize su serpmek istemiş...Yinelemek istemiyorum fakat sizlerin yorumlarını okudukça görüyorum ki bu ayrılma ihtimalinin boyutları oluşturulmak istenen gerginliği hatta burukluğu fazlası ile başarmış...Duygusuzluk yada birşey hissedememek en kötüsüdür arkadaşlar...Şuan hiç olmazsa iyi veya kötü birşeyler hissedebiliyorsak ne mutlu bizlere,ne mutlu ekibimize olsun...Çünkü artık izleyici genel olarak birşeyler hissetme yetisini kaybetmiş durumda olduğu için belki şuan anlayamasakta hissettiğimiz bu karışıklık bir çok yapımcı,kanal ve senarist için hazine değerinde...:good:
* Artık Ünite Sorularımız gelsin...
:icon_shadİKİ AİLE 70.ÜNİTE BÖLÜM SORULARI...:icon_shad
1- Oğuz Eda'nın hastalığını fırsat bilerek Köşkü boşaltmak için çocukları Tahir Ağa'nın yanına gönderirken Eda'ya nasıl bir gerekçe sunacak...?...
2- Köşkte başbaşa kalan Oğuz ve Eda nerede hata yaptıklarını,kendilerine ve birbirlerine kestikleri cezayı,kısacası "Hayatlarını" konuşmak için fırsat bulacaklar mı...?...
3- Oğuz,Yaman ve Volkan işbirliğini öğrenip Eda'ya durumu anlatacak mı...?...
4- Köşkte geçirilen başbaşa gecenin ardından Eda ve Oğuz'un pişmanlıklarını izleyecekmiyiz,kendileri ile yüzleşecekler mi...?...
5- Arda,Yaman'ın mahalle yıkım projesini öğrenecek mi...?...
6- Şule inşaat planının Köşkte kaydırıldığını öğrenecek mi...?...Yaman nasıl saklayacak...?...
7- Hukuki yollardan Köşkü yıkma şansı olmayan Volkan nasıl bir yol izleyecek...?...
8- Mahkeme öncesi birlikte uyuyakalan Eda ile Oğuz bu tablonun çocuklar tarafından görüldüğünden haberleri olacak mı...?...
9- Eda ile Oğuz boşanacaklar mı...?... (Böyle pat diye sorunca insan bir garip oluyor...Sizde bu soruya garip garip bakıyorsanız,hakkınızdır...)...
10- Bölüm Sonu tahminleriniz var mı...?...
11- Sizlerinde soruları varsa cevaplamakta benim için zevktir...?...
Eveet artık gitme vakti geldi...Önümüzde tabiri yerindeyse sisli bir bölüm var...Üstelik hiçbir sis lambası bu noktadan Kâr etmiyor...O zaman bize düşen sisin açılmasını beklerken usul usul hedefe yaklaşmak...Sisin ardından güneşli bir gözyüzü mü yoksa yağmurlu bir hava mı bizi karşılayacak bilinmez...
Emin olacağımız tek şey;
Akşamın sonu Sabah...Yağmurun sonu Güneş...
Görüşmek üzere...
Hoşçakalın...
GizemliSahne 05-01-08, 17:46 Selamlar.. :=)
Bakıyorum da forumda bir karamsarlık hakim.. Bir durun yahu, dereyi görmeden siz mayoları giyip bırakmışsınız kendinizi dereye :D Evet ben de Buğra ve Aysun'un bir versiyonu olarak fragmanın belirsizliği ve uyandırdığı heyecan bakımından memnunum diyerek başlayayım yorumuma..
Öncelikle Buğra valla benden çok yaşayacaksın, ağzımdan aldın lafı :D Bu bölüm Hülya Hanım başrollerde olacak.. Ben ilk fragmanı gördüğümde bu sahneler yoktu.. O yüzden değinememiştim ama yeni fragmanda çok daha fazla kareyi görünce daha fazla çelişki oluşturacak karelerin eklendiğini görünce sevinmedim desem yalan olur.. Öncelikle kameraların hareketliliğinden bahsetmişsin, tamamen katılıyorum.. Fragmanda da sanki "slight show" yaparcasına bir hava var.. Ve o kadar akıcı gidiyor ki insan sanki klip izliyormuş ya da bir sunum izliyormuş havasına kapılıyor (ay sunum demeyin bana, kendim dedim bile:=)) Şöyle bir bakınca Hülya Hanım'ım hareketliliği sayesinde, ardarda gelen karelerin geçişleri sanki dediğim gibi powerpoint hazırlarken bir sağdan, bir soldan, bir yukarıdan, aşağıdan geçişleri gibi olmuş.. Denk gelmiş olamaz, bilinçli hazırlanmıştır.. Hülya Hanım'ım çeşitliliği de ortaya çıkmış bu şekilde.. Buğra sen zaten hepsine değinmişsin.. Merve'nin ağlayarak giderken alınan geniş açı ile ardından aynı açıyı bozmadan yakınlaşan kameramızın, düşünceli karakterimize yakınlaşabilmemizi sağladığını görmek zor değil.. Fragmandan Hülya Hanım'ın izleyiciyi dahil etme çabasının çok bilinçli olarak yer aldığını görmek tahmin edersiniz ki çok hoşuma gitti.. Kameranın kişiselleştirilmesi diye bahsedip duruyoruz.. Bu bölümde de görmek çok güzel.. Özellikle Buğra'nın dediği gibi Timur'un gidişinde, sanki birisi mutfakta dolaptan bir şey alıyormuş ve aniden patlayan bir isyanın sadece seslerini duymuş ve aa n'oldu diyip hemen kapıya koşup oradan bakmışcasına bir hava var.. Bunu sağlayan kısım da, kameranın düz açıyla mutfağın içinden değil de kapının hafif sağından gelen kavisli bir şekil alır gibi içeriye girmesi.. Bu tarz çekimler sayesinde hikayeye dahil olmak hiç de zor olmuyor..
Ve gelelim benim bayıldığım sahneye.. Buğra hatırlamaz olur muyum hiç? İlk izlediğimde zaten bu sahne yoktu ve ikinci izlediğimde görünce acayip şaşırdım ve çok da hoşuma gitti.. Senin de dediğin gibi bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun kokusunu bile hissedeceğimizden eminim.. Bu açıyı kafamda canlandırdığımda bile çok hoşuma gidiyordu ve bizzat Hülya Hanım'ın ellerinden görmek çok daha fazla hoşuma gitti.. Hatta aynı yönü kullanarak başka güzel açılar bile çıkabileceğini canlandırabilmemi de sağladı.. Umarım Hülya Hanım'ın da içine sinmiştir bu açı ve çeiştlendirerek devam eder bizleri şenlendirmeye.. Neyse sahnemize dönersek, bu tarz havanın hepimizin üstünde kavset oluşturduğu bir gerçek (Hoş bu havalara bayılan bir arkadaşım var ama istisnalar kaideyi bozmaz tabi:=)) ve Buğra'nın da dediği gibi gerçek hayatın doğal olaylarından faydalanmak ve hüzne eşlik etmek de hikayenin Hülya Hanım'a neler hissettirdiklerini bile hissetmek kolay değil ama başarmış, helal olsun diyorum.. İçime o kasvet oturdu bile.. Ben bu kasveti genelde böyle kapalı havalarda odamda tek başıma uyandığımda yaşarım ve fragmanda da aynı şeyi hissetmek kendimi tuhaf hissetmeme sebep oldu.. E tabi ki hoşuma gitti.. Aşkları İstanbul'u yakacak kadar ateşliydi ama ayrılıkları da İstanbul'u bile ağlatacak kadar hüzünlü işlenecek anlaşılan.. Bence karamsar düşünmektense bu duygu selinin de tadını çıkaralım ne dersiniz di mi Aysun'cum? :=)
Ve dönelim Eda ve Oğuz'un boşanma meselesine.. 1.si fragmanı 2. kez izlediğimde farkettim.. Oğuz'un ofisindeki masayı dağıtması Eda ile boşanmasıyla ilgisizmiş :D Yani geçen bölümden beğendiğimiz ofis çekimleri aynen devam ve Oğuz'un kıyafetleri Yaman'la konuşurkenki kıyafetleri.. Bu da demektir ki bu sinir Yaman'a.. (Belki siz ilk başta öyle algılamışsınızdır ama ben anca çaktım:D) Tabi ki Eda'ya da kızmış olabilir haliye.. Çünkü o adamla iş yapacak.. Fakat temeli Yaman.. Ama öyle bir yerleştirmişler ki sanki Oğuz boşanma süreci için pişmanlıktan ve üzüntüden yıkıyor ortalığı.. Neyse..
Ayrıca yukarıda bahsettiğimiz yağmurun kasvetini Eda'nın camdan bakışında da hissetmek devamlılığı olan bir işleyişin sinyallerini verdi bile..
Ardından Oğuz ve Eda'nın çatıkatındaki sahnesi çok büyük ihtimalle beraber uyumalarından sonra.. Çünkü Oğuz'un kıyafetleri bu devamlılığı destekliyor.. Tahminimce, çocuklar bu sahneyi gördükten sonra çatıkatında bir kahvaltı hazırlamış olabilirler ve bizimkiler de mecbur kalmışlardır.. Oğuz ve Eda'nın müzik eşliğindeki konuşmalarında Oğuz sanki ayaktaki biriyle konuşuyormuş gibi.. Belki bu sırada gelen bir haber ya da Eda'ya Volkan'dan gelen bir telefon ortamı germiş ve Oğuz'un davaya gitme kararlılığına eriştirmiş olabilir.. Çünkü fragmanı ilk izlediğimde de Eda yumuşamış ama ya bir söz söylemiş ya da pot kırmış ve pişman olup Oğuz'u gitmekten vazgeçirmek için sormuş olabilir demiştim.. Şİmdi izleyince de o kahvaltı hoş başlayacak, sorunlar konuşulacak ama Oğuz'un Eda'ya "Senin için kazançlı ama bizim için zararlı bir iş olacak, iyi düşün" lafından sonra Volkan'la iş yapacak olması bence Oğuz'un sabrını taşıracak.. Birisi haber getirmese bile bunun Volkan yüzünden Oğuz'un kararlılığa döneceğini düşünüyorum..
Neyse mahkeme sahnesinde hissettiklerim hakkında zaten önce bir şeyler yazmıştım.. Yine bir kurgu var ortada.. Buğra ve Aysun da değerlendirmiş zaten.. Fragman özenle çelişki yaratmış.. Burada dikkatimi çeken bir başka şey oldu Aysun sen daha iyi bilirsin.. Dava görüşülürken odanın kapısı kapalı olmaz mı yahu? Hiç bulunmadım(allah da düşürmesin zaten:=)) ama hem davanın gizliliği hem de dikkat dağılımı açısında mantıken kapalı olması lazım ama bizimki açık.. :blink: Bu da acaba Ceren'in planına bir ön ayak olarak açık bırakılan bir kapı olabilir mi diye de düşünmedim değil.. :img-wink: Ceren'in koşarak gelebilmesi için bir zemin :D
Ayrıca Buğra dedim sana benden çok yaşayacaksın, soba ilk gözüme çarpan şeylerden biri.. Ee biliyorsun evde babamın sobayı kurmasından sonra yakınındaki koltuğa yapışmış ve her fırsatta orada tv karşısında sızan ben, kapağını görünce pek bir sevindim :D Valla Oğuz'un çabalarının minicik bir gösterisi işte.. Valla daha neler yapacak kim bilir.. Buğra sen zaten sıralamışsın ellerine sağlık.. Eda bunca şeyden sonra hala pişmanlık hissetmezse anormal olur zaten..
Ve ve kimleri görüyorum Şule Hanım, başımıza taş yağacak taş.. :=)Dileklerinizin kabul olması dileğiyle ben de sizi daha sık görmek istiyorum.. Özlediğimi sana zaten söylemiştim.. Giriş olarak zorlandığını da biliyorum ama olsun giriş geldi ya gerisi de gelir zaten.. ;=)
Ve Asena.. Varya inanmazsın, çook eski bölüm yorumlarına bir göz atıyordum, senin de ismini görmüştüm ve nerelerde diye düşünmüştüm, sonra güncel başlığa girdim ve adını görünce çok şaşırdım, Berna cidden telapatiye inanmaya başladım haa :D
Ve Gözde'cim sen de hoşgeldin, özlemiştik.. Sen de endişeni dile getirmişsin.. Ama bence de içimizi rahat tutalım, boşanma yok.. Ki olsa bile altında ÇOK sağlam hikayeler ve gidişat bekliyorum yoksa senaryo çöker.. Bu ihtimal de Fet-Say'a göre olmadığı için eminim onun altından da çok farklı şeyler çıkacaktır..
Müge'cim sen de açık bir dille dile getirmişsin düşüncelerini.. (Senaryoda Eda ile Oğuz'u barıştırdım ama o bile yumuşatamamış seni :D) Haklısın sen de ama ben de bölümü izledikten sonra daha kesin yorum yapma taraftarıyım.. Daha Niyazi'nin köşk macerası, çocukların Tahir Ağa macerası dahil çok eğlenceli sahneler olacağını düşünüyorum.. Bu fragman sadece zekice bir çekiciliğin ürünü ve bilinçli hazırlanmış.. Ve ayrıca önceden Pazar günü şu müzik programının fragmanları çok dönerdi ama bitti mi n'oldu bilmiyorum o yok artık.. Onun sayesinde fragman acayip sık dönüyor ve umut doğuruyor.. (Nazar değmesin, kanal da değişiklikler var.. ) Zaten o müzik programının da sık sık fragmanı niye dönüyorsa? Sanki çok değişik bir şey olacak yeni bölümde merakla beklenen.. Önceki bölümden montajlar var işte.. Umarım İki Aile'nin fragmanına gelecek haftalarda da böyle sık yer verilir.. Ki bir haftalık boşluk, stoklama sağlamıştır, erken verilebilir artık.. Bu hafta izlenme oranları artacak diye bir his var içimde.. Unutmayalım ki duygusallığı seven bir toplumuz.. :img-wink:
Ayrıca bu karamsarlığın bir tetikleyicisinin de verilen bir hafta boşluğun bizde oluşturduğu uzaklaşma diye düşünüyorum.. Geçen bölümden bile uzaklaştık yani, gelecek bölüme bağlamak zor oluyor fragmanla ve bu uzaklaşmayla beraber karamsarlığa düşüyoruz ister istemez.. Yine bekleyelim görelim diyorum.. :img-wink:
Şimdilik benden bu kadar.. Gece tekrar sahneye çıkma ümidiyle, hoşçakalın.. :=)
Vee arkadaşlar...ne yazıldı...“benden sonra“ ne fırtınalar koptu şu an henüz haberim yok...
öğle vakti yaptığım bir operasyonu sizinle paylaşmak üzere buradayım...:img-yes:
Kaçış yok...okuyacaksınız o kadar!! Canım çıktı yaaa.....;-)) (gülüyorum siz sakın ama sakın gülmeyin ben gayet ciddiyim)
Vee size başlığı atmadan bir müjde de vereyim...bilmeyenler için....efendim ben yüzde yüzbir ;-)) başak burcuyum....yani tamamen böyle detayların içinde kaybolmaya meyilliyim...doğuştan yani
Vee evet tebrik ediyorum sizi...bu forumda esen kararamsar hava nedeniyle...tam bir detay manyağı yaptınız beni...bir alkış rica ediyorum...gülüyorum....:img-hyste
Ama bu işin iyi yönü de var...şöyleki avukatlık kariyerimde kuş uçurtmayacağım...tüm sanıklar...korksun benden bundan böyle....:img-hyste
Müge abla...valla kıymetini anla...seni ikna etmek için elimden ne gelirse yapacağım...çetin cevizimdir...merak etme...pes etmem..kolay kolay ;-))
Vee evet yani kısacası...bu saatten sonra şu an okuduğunuz satırların sahibi raporlu bir „detay manyağıdır“....üslup...?? evet mahvoldu oda...gitti eser kalmadı...gülüyorum çaktırmayın...:img-hyste
Vee Mügeeeeeeeeeeeeeeeeeeee ablacım...dediğim gibi grafiğini yükseltmeye geldim....
Vee ben demin operasyon demiştim di mi?...farkındayım efendim...
şimdi kısacsa ;-)) hemen durumu aktarayım...
polis hukukundan gına geldi bana bugün...yok parmak izleri, yok tutuklama...yok sorgulama...yok...durdurma...yok arama...yok bilmem ne...öğle paydosundan istisnasız tüm arkadaşlar madem haftasonu kütüphaneye tıkıyoruz kendimizi bari şahane bir yemek yiyelim dediler....beş kişiydik...vee yemeğe dört kişi gidildi efendim...eksik olan kimdi acaba...???
Evet doğru...bendim...yemek filan düşünecek hal mi kaldı....ailemiz karamsar...bende dur yaa...şu fragmanı...bir daha izleyeyim...girdim fakültedeki ofisime açtım ecnebi bilgisayarı...vee evet izledim izledim izledim....aynı zamanda deli gibi not ediyorum....sonra iyi tamam dedim...hadi yaz bakalım şimdi...olmadı...zira kendi yazdıklarımı okuyamadım...evet gülmeyen aynı öyle oldu....ve bir nedeni daha vardı...ecnebi bilgisayar türkçe karakterleri olunca...kafası basmıyor...ne küt bu da yaa...allahım...neyse:img-hyste
Bende şimdi yine kendi bilgisayarımın karşısına geçtim....vee evet pes bu kadar uzun bir giriş olurmu yaaa....
Inanmıyorum kendime...
Vee başlık gelsin...
„Allah okuyana kolaylık versin ;-))“
ama zaten okunacak yani...başka çareniz yokki zaten...;-)):img-hyste
vee işte benim operasyonun adı..... “Fragman unu“ operasyonu...bu ne mi...vallah göreceksiniz şimdi...
şimdi evet Buğracım da yazmış dün gece...valla kafa mafa kalmadı...daha irdeleceğim zaten...onun değindikleri konuları...çok farklı bir yönden bakmış...çok beğendim...canım arkadaşım benim;-))
vee geçelim benim operasyona....
demin de vurguladığım gibi…fragmanı didik didik didik didik ettim….artık un oldu…bildiğiniz un yani…renkli ama…haliyle görüntülerin rengi karıştı…bu ne ya…iyice kafayı yedim…siz anladınız ama…di mi… ?? ;-)):img-hyste
Buğracım...gördünmü...asıl kesme biçme işi benden sorulur...hal kalmadı fragmanda....;-))
Vee evet benim elde ettiğim sonuçları size böyle bir bir sunuyorum efendim...Müge abla...bilhassa sana sesleniyorum...;-))
Mahkeme salonu...
fragmanda üç kare var...birincisi...Eda ve Oğuz, avukatlar vee hakim...yanlızlar...herkes ayağa kalkmış...vee kararın açıklanmasını bekliyorlar...haliye üzücü bir hava hakim...vee hakim başlıyor...dikkatinizi çekerim kapı ardına kadar açık...neden?..biri mi bekleniyor Müge ablacığım...hmm...?? evet valla birileri girecek gibi...;-))
veee Buğracığımın dediği gibi...çok doğru...pat diye en önemli kısımda kesiyorlar...iyi tamam...bunu hafızamıza yazalım..
yazdık mı…evet devammmm ;-))
sonra ikinci kare...yine mahkeme salonu....ön planda Oğuz...arka planda Ferit...aa nerden çıktı bu Müge abla...aaa bak görüyormusun...demek gerçekten yanlız değiller bunlar...Ferit vee kimbilir kaç kişi daha dizilmiştir....daha...tüm mahalle olsa inan hiç şaşırmam...full salon….;-))
bundan ne çıkıyor? ...Ferit vee fragmanda gösterilmeyen aile üyeleri de salonda mevcutlar...
vee oradan oraya atlıyorum ama...başka türlü olmuyor kusura bakmayın...
başka bir kare de de Damla koşar adımlarla gidiyor…Ferit te arkasından…şimdi bu da ne demek ?…Ferit bile olsa eminim artık başka hanımlara bakmaz değil boynunu çevirsin…Damla ne yapar onu vallahi….yani kavga etmediler..…o halde başka bir neden olmalı… ????
fikir varmı ?? eveeeeeeeeeeeeet !!!!
buldum… !! yine başka bir kareden biliyoruzki…Eda ve Oğuz yanlız gittiler mahkemeye zira sadece onların ikisi ve avukatları bekliyorlar mahkeme salonun önünde…
yani demekki Damla evde durmaya dayanamadı.. "birşeyler yapmamız gerek…Eda abla bizim için neler yaptı….ona bunu borçluyuz…gözümüzü yumamayız" mantığı ile koşar adımlarla adliyenin yolunu tuttu bu saçmalığa son vermek üzere…(alışık zaten)…
bunu nerden biliyorum… ?? dikkat edin..Feritin üstünde kahverengi bir mont içinde açık renk gömlek…peki yine o "arka plan Ferit önde Oğuz" karesini hatırlarsak…Feritin üstünde aynı kıyafet…demek Damla ve Ferit adliye ye doğru koşuyor….nasıl koşmasınlar…hakim ayakta…ve kararın cümleleri dilinin ucunda… ;-))
vee evet…şimdi gelelim üçüncü kareye…mahkeme salonu boş…Buğranın dediği gibi…ağır bir çekim…vee biz yutarmıyız bunu ?…tabiki hayır… !
dikkat edin…(bende dikkat dikkat…) neyse evet dikkat edin…
dosyalar masada…vee hepsi kapalılar…demek bu duruşma öncesi bir görüntü…dava bitse hakim dosyalarını toplamazmıydı ?…hmm?…evet toplardı…hiç bırakılırmıydı…tabiki hayır..
evet bu kesin davadan önce…
off bir nefes alsın detay manyağınız…:img-hyste
devam ediyorum…
geçiyoruz başka bir kareye…Oğuz masasından ne varsa aşağıya atıyor…
Oğuzun üzerindeki kazak ne renk?…evet gri...ve yün bir kazak...son bölümü hatırlayalım bir...Yaman geldi ve zehirini akıttı..Oğuzun üstündeki kazak...ne renkti...evet gri…vee aa ne tesadüf o da yün bir kazak…hay allah gördünüzmü…gülüyorum…:img-hyste
Şimdi bu ne demek efendim?…evet Yaman zehirini akıttı…vee Oğuz da mahalleyi tehlikeye attığı için sinir oldu kendine vee Yamana…öfkesinden masanın üstündekileri indirdi aşağı…haklı olarak…
Vee yine başka bir kare…kahvaltı günü..yağmur yağıyor…vee evet düşündüm de…gerçekten bu davadan önce sözde “beraber edilen son kahvaltı” olabilir…ve bir düzeltme yapıyorum…bugün kafam daha sağlam dı…dün geç olmuştu baya….gözümden kaçmış…
evet bu kahvaltı sahnesi dava günü değil…zira Eda işyerinde vee oturuyor düşünüyor…Buğranın da ne güzel ifade ettiği gibi benim de “geç te olsa kuyruklu yıldızı yakalabilme başarma hissi” diye tercüme ettiğim o güzel günleri düşünüyor bizim Edamız…
vee bir kare de de…camdan dışarı bakıyor yine çok düşünüyor vee yağmur yağıyor…demekki aynı gün ;-))
Diğer tarafta Oğuz matbaada…vee Edanın resimlerine bakıyor…o da çok düşünceli…yine aynı gün…
Yani bundan şöyle birşey çıkıyor arkadaşlar…Oğuz ve Eda çatıda kahvaltı ettiler vee Oğuz “boşanırsak ben giderim” dedi…Edayı düşünce bastı…sanırım bu laf onları resmen kendilerine getirmek için…ne pahasına bu saçmalığı yaptıkları veee … boşanma sonucunda ne kadar ağır bir fatura ödeyecek olmalarını farketmeleri için bir vesile oldu…
Vee kahvaltıdan sonra işte herkes işine gidiyor vee bu düşünceli kareler böyle çıkıyor ortaya…
Vee akşam yemeği…zira kahvaltı değil…masaya bakın…yine matem havası hakim köşkümüzde…vee evet bu işte büyük ihtimalle davadan önceki akşam…bu yüzden yüzler asık…eh ne bekliyoruz ki…ailemiz çok üzgün..Oğuz yukarıda kızlarla yemek yiyecek…aşağıda Eda…vee Ceren, Merve ve Timur sanki sözleşmiş gibi artık tepkilerini açıkca ifade ediyorlar…boşanmalarını istemediklerini gösteriyorlar..sofradan kalkarak….
Vee evet…yine soluksuz yazdım…var mı un haline getirmediğim kare..?
Şu an yok gibi…
Eh ben ne yapacağım şimdi…her yer rengarenk un…anlamam..hepiniz geliyorsunuz temizlik var arkadaşlar…yardım ediyorsunuz bana…;-))
Vee evet şaka bir yana…ciddi olalım…benim fragmandan süzdüklerim bunlar
…vee yineliyorum…Fet-Say a güvenelim…fragman kötü değil Müge abla..izleyebilirsin…
vee evet daha ne diyeyim…arkadaşlar…sadece tekrar altını çizebilirim..bu bir fragman oyunudur…vee boşanma ihtimali oldukça azdır…
Vallahi nedir bu?…özet yazarına attığım fırçasının acısını mı çıkarıyorlar anlamadımki…
Hem o benim fırçamdı…madem bu bir ceza ….neden tüm aile çekiyor allah allah…??
Vee Müge abla…vallahi biliyorum pek bir karışık oldu vee bu yüzden bilhasse senin için…vee tabiiki ailemizin değerli üyeleri için toparlıyorum efendim….hemen..;-))
1. Oğuz Yamana sinir olacak….bu kez Volkan, yani mafya, var o odun Yamanın arkasında… Yaman gittikten sonra öfkesinden masasında ne varsa aşağıya indiriyor
2. vee çatı da kahvaltı..bu öyle görünüyorki…sözde “son beraber edilen kahvaltı” vee o bizim çok içerlediğimiz yakıştıramadığımız replik….Oğuz boşanma sonrasında köşkü terk edeceğini ifade ediyor
3. bu laf her ikisinide derin bir düşünceye iter….silkinmelerini sağlar…çocuk oyuncağı olmadığını yavaş yavaş fark ederler….vee buna karşılık ne kadar ağır bir fatura ödeyeceklerinin farkına varırlar…bu düşüncelere Eda işyerinde Oğuz da matbaasında bürünürler….
4. akşam olur…herkes eve gelir…akşam yemeği esnasında yine düşünceler uçuşur havada…matem havası eser köşkte…Oğuz yukarıda…Eda ise aşağıda davadan önce yenilen son akşam yemeğini yerlerler…Ceren, Merve ve Timur buna dayanamazlar…vee tepkilerini bağırarak vee sofrayı terk ederek belirtirler….üçü de merdivenlerin basamaklarında buluşurlar…birbirlerine destek olmak için
5. mahkeme günü….Eda ve Oğuz kesin gece uymadan sabahı beklerler..sabah olur veee suratları asık bir şekilde evden çıkarlar adliyenin yolunu tutarlar…Adliyede avukatları ile buluşurlar ve sıralarını beklerler….
6. Damla bu duruma dayanamaz..eli kolu bağlı oturmak yerine adliyenin yolunu tutar koşar adımlarla…arkasından Ferit
7. mahkeme salonu hazırdır..dosyalar hazırdır….girerler…
8. duruşma başlar…Eda Oğuz avukatlar vee hakim…vardır salonda…kapı açıktır…Damla ile Ferit girerler…vee Ferit babacığının arkasına oturur vee işte prosedür başlar sonunda…hakim için herşey tamadır o vakit..kalkar vee kararı açıklamaya başlar…
9. tam o sırada Ceren (özete göre) pat diye dalar salona vee hayııııııııııııır diye bağırır…
10. herkes şaşkındır…kamerayı çıkarır…vee dava gerekçesi düşer…
off arkadaşlar…pes bana vallahi pes…bakın hemen burada anlaşalım…eğer tutarsa…her biriniz bana bir kahve ısmarlayacak…haberiniz olsun…sonra söylemedi demeyin…Müge ablacığım…sen iki tane ismarlayacaksın…vee yorumların uzunlukta benimkileri geçecek..
;-))
gülüyorum gülüyorum…
bastı yine içimi müthiş bir enerji… …
şimdilik gidiyorum…vallahi bütün gün daha birşey yemedim….kahve den sıra gelmedi…sonra yoklamaya geleceğim…emin olun ;-)) şimdilik sahneyi size bırakıyorum…kendinize çooook iyi bakın….sevgiyle kalın…bye
Herkese İyi Geceler...:img-wink:
Fragmanın kurduğu bütün tuzakları birer birer kaldırmayı amaç edinmiş gibi iki gündür bir savaş hali devam ediyor...:img-wink: Şaka bir yana gerçekten fragman açık vermemek için sıkı montajlanmış...Bunu ekran başında fragmanı irdeleme şansı olmayan izleyicinin anlayamayacağı için kanal ve yapımcımız amaçlarına ulaşmıştır...
:icon_shad:kahve:icon_shadARA AJANS...:icon_shad:kahve:icon_shad
Fakat kimin aklına gelirdi fragmanın Atom'un eline düşmesi ve ununun çıkarılması...İşte buda hesaba dahil edilmeyen en büyük açık oluyor...Aysun'un detay ve arka plan taramalarını bilirsiniz...Açık vermez,bu alanda yüksek ihtisas gördüğü için bıkmadan,usanmadan sabırla sahnenin görünmeyen yüzünü ortaya çıkarır...Ve Müge abla'nın dün gece ki isyanından sonra yüreğine su serpmek için bugün epeyce emek vermiş...Hoş bunu yaparken keyif aldığına adım gibi eminim...:img-wink: Sever bizim atomumuz araştırma yapmayı...
Çıkan sonuçlara göz atacak olursak kelimenin tam anlamıyla Aysun'un bölümün genel akışını önümüze sermiş...Gerek kıyafet detaylarının taraması,gerek zaman dilimleri gerekse kurduğu dengeler...Bana çok mantıklı geldi ve şimdiden Aysun'a kahve hazırlamaya hazırım...:img-wink: Mahkeme salonunun kapısının açık olmasını Pelin'de yazmıştı...Bende okuduğum bu satırların ardından eski bölümlerden 39.Bölüm'e konuk oldum...39.Bölüm hatırlayacağınız üzere Efe'nin velayet davası ve Yaman'ın son dakikada salona girmesi ile noktalanan güzel bölümlerimizden bir tanesi...Yaman'ın salona girdiği sahnede kapının açık olup olmadığına baktığımda kapının kapalı olduğunu gördüm...Tabi o dönemde yönetmen koltuğumuzda Metin Günay'ın oturması doğal olarak bu farklılığı getirecekti...Sonuçta yönetmenlerin bu detaylara gösterdiği hassasiyetin benzer olmaması normal...
Hülya Bilban son dakika baskınını açık kapı ile yorumlamış olabilir...Hatta yüksek bir ihtimal veriyorum Pelin ile Aysun'un bu tahminlerine...
Onun dışında tüm bulgular boşanmanın gerçekleşmeyeceğini işaret ediyor...Elimizde ki en somut örnek ise hakimin tamamlanmayan karar açıklaması...Bunun dışında izleyiciye hissettirilmek istenen tüm fragman oyunları Aysun tarafından bir güzel çözülmüştür...Ellerine sağlık Aysun...
Gitmeden önce Pelin'in son yorumunda paylaştığı bir düşüncesi benimde dikkatimi çektiği için kısaca değinmek istiyorum...Evet gerçekten fragmanın montajında birbirini izleyen sahnelerde ki kamera açıları bile bir aheng içinde akıyor...Sanki özel bir klip hazırlanmış gibi...Bundan çıkan sonuç yönetmenimiz veya yapım şirketinden bir asistan kanalın montaj stüdyosuna konuk olmuş veya yapım kendi fragmanlarını kendi seçtikleri görüntüler ile montajlayıp kanala göndermiş...Her iki yolda izlenebilir...Fakat ortada ki tek sıkıntı bizim izlediğimiz bu fragmanın Euro Star'a ait olması...Gerek süre bakımından gerekse montaj bakımından Star Tv'de dönen fragmandan farklı...Halbuki dizinin reytinglerini Star Tv izleyicisi etkileyeceği için izlenilen bu politikada yine ufak bir çarpıklık görüyorum...İlerleme olması ise işin umutlandırıcı yönü...:img-wink:
Yaklaşık 10 dakika sonra; Şimdi son yorumumu göndermiş sayfalar arasında dolaşırken kendi imza ve avatarıma takıldı gözüm...Meğer ne çok zaman olmuş kendi taşıdığım cicilere bakmayalı...Bakınca herşey bunun için işte dedim...Herşey şu sofrada yeniden birlikte oturup,yeniden bir olabilmek için...Ne çok emek veriliyor değilmi...:img-yes:
Arkadaşlar ben geldim…:happy0064 Birileri gün boyunca kulağıma Müge,Müge abla,Mügeeee,Müge’cim dedi dedi durdu…Meğerse İki Aile forumundan çağrılıyormuşum…İşte geldim …Şimdi dün geceye dönüyorum….Evet ben gece uyumadan önce neler söylemişsim gözden geçiriyorum…. “Boşanırlarsa gerçekten diziyi izlemeyi düşünmüyorum…” Bu sözlerim bomba etkisi yaratmış forumda…Evet..Hala aynı fikirdeyim… (:
Benden sonra foruma yazan Buğra…Evet çok karamsar olmuşum değil mi…?Ama ne yapıyım yaa…Ben nasıl derler …Eda ve Oğuz’un aşklarını izlemeye bayılıyorum….Buğra bu cümlen o kadar hoşuma gitti ki…
Müge abla sende müsterih ol...Göreceğiz hep beraber...Sen ne dersin bilmem ama illaki kötü olasılığı konuşuyorsak boşansalar dahi "Altında sağlam bir mesaj" yatıyor olacak...Bunun garantisini veririm...Çünkü senaristlerimiz bugüne kadar ne yaptılarsa,çokta güzel bir açıklamaları oldu...O yüzden boşanma hikayesi gerçekleşse dahi emin ol izleyici beğenisini yakalayacak bir mesajda peşi sıra gelecektir...Bu olasılığı düşük tuttuğum için üzerine fazla birşey söylemiyorum..
Hım evet Buğra haklı olabilirsin…Mutlaka bir nedeni vardır…Belki boşandıklarında hatalarını anlayacaklar…Birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini…Boşanmanın kolay bir şey olmadığını…Biraz iş işten geçmiş olacak ama eğer boşanıp bir daha evlendiklerinde…Bu evliliğin değerini çok iyi anlamış olacaklar…Buğra’cım sen de sanırım bu dediklerimi söylemek istedin…O zaman bekleyelim derim ben…Ama sinir bozmadan ,gerilmeden…Altındaki sağlam mesaj işte benim bu söylediklerim…Ya ama kızıyorum yine de …Çocuk gibiler çocuk…:)
Hemen arkasından foruma yazan Aysun’a geliyorum….Aysun’cum merak etme…Ben diziyi izlerim ama yorum yazamam kasarım kendimi ya…Gerçekten bana çok dokundu boşanma olayı….Yine de yazarım ya foruma bacadan atsanız ben foruma girecek bir delik bulurum…Hehehe….:img-heh:
Fatmanur arkadaşım Niyazi’nin hırsızlık olayına örnek vermiş olduğun hikayedeki cümle çok hoşuma gitti …:good:
Buğra yine Ünite sorularını sormuş aman…Valla şu an içimden cevaplamak gelmiyor ama yarın azim gelirse cevaplarım ama şimdi kızgınlığım devam ediyor….:img-beee:
Gelelim Pelin’e…Yine döktürmüşsün canımın içi(Ya bu canımın içi nerden bulaştı ağzıma?(:)… Evet ya senin senaryonu örnek olarak gösterelim….İki Aile’nin senaristleri duyun okuyun ve heveslenin de bir an önce Eda ve Oğuz’u barıştırın…(Bknz izleyiciler böyle istiyor…) Biri de ben…:img-heh:
Pelin’cim evet…Niyazi’nin sahneleri ve Tahir ağanın yapacaklarını kesin not alırım diziyi izlerken belki yorumum eksik olur ama yine de olur evet…Yok ben inat ettim fragmanı izlemeceyim….Sabah Sevgili Dünürüm dizisinin tekrarını izlerken alta küçük ekranda gösterdiler oradan anladım bir şeyler..Hem bana heyecan olsun biraz…Merak edeyim…Değil mi…? (:
Evet bu karamsarlık geçen hafta dizimizin olmamasıydı…..Özledik …
Ve gelelim yine Aysun’a…Valla ben sendeki bu enerjiyi,neşeyi kıskanıyorum canım ya…Maşallah nazar değmesin sana..Bir yandan da Nuray’ın kulakları çınlasın…Kendiside senin gibi neşeli….Şimdi baştan sona okudum yazdıklarını merak etme…
Demek beni ikna etmek için her şeyi yapıyorsun ha….O zaman senden ricam Eda ve Oğuz’un köşkünü basıp onlara barışmasını söyler misin….? :img-heh:Yani bu boşanma sözü istemeden Oğuz’un ağzından çıktı….Büyüdü nerelere geldi….Grafiğimi yükseltin bile…:happy0064..Şimdi olaylara daha ılımlı bakıyorum ama kızgınım….Pazartesi fragmandaki sahneleri izlerken kim bilir ne kadar abur cubur yiyeceğim….Manyaklık değil mi benim bu yaptığım….? Evet ama o mahkeme sahnesinde en azından büyük bir cips paketinin bitiririm….(Bknz mahkeme sahnesi dedim..Demek ki fragmana istemeden olsa dikkat etmişim….(:)
Duyurum Aysun ama seni göremiyorum….?Nerdesin hava çok kapalı…..Bu kötü espriden sonra…Evet Aysun’cum…Mahkeme sahnesini detaylı anlattığın için teşekkür ederim…Valla bakalım kim girecek içeriğe…Ben isterim ki Safiye abla girsin…Yada Oğuz babasını görsün yeniden….Babası onu kendine getirsin…Ama Eda’yı da kendine getirecek birileri lazım…Peki ama kim….? (Aysun’cum…:img-in_lo)
Valla Ferit oradaysa eğer Timur gibi HOLEYYY derim….Peki o neden oradadır….Tabi ki boşanma olayını engellemek için…Ya Aysun sahiden harikasın ya…Neler neler düşündün …Evet ya ben neden bunu düşünemedim…?Geldim dün gece boşanma olayı olursa diziyi bırakırım falanda filanda dedim…?Ama hala tepkiliyim….
Yok bebeğim ben izlemeyeceğim inat ettim…:img-beee:.Burcum boğa…En inatçı burçlardandır….Ama yeminde ettim mi hatırlamıyorum…Yarın bugün denk gelirse kanalı geçmem izlerim…...… Aysun valla süpersin olayı maddeler halinde açıklaman süper olmuş…
Neyse efendim ben de baya uzatmışım….Bakalım….Neler olacak..?Buğra’nın Ünite sorularına da cevap vereceğim ama bu gece değil….
Buğra hehe geldim yine dayamadım ya….(::Ailem gibisiniz bende Sevil abla ve Fatoş abladan sonra bu ailenin bir ablasıyım….Biraz çatlakta olsam hep buradayım…Ama arada inzivaya çekilirim şimdiden söyleyeyim….(:
Yine de İki Aile dizisi var ya ….Aile dizilerinin içinde en iyisi….Eeee sonra Annem ve Sevgili Dünürüm….:img-hyste (İyi reklam oldu...)
Şimdilik benden bu kadar….Görüşmek dileği ile iyi geceler…bye
Arkadaşlar...ne o....rapor aldığıma değdi mi ne???....süper süper...hafiften bir çıkış...mı hissediyorum ben....aaa vallahi bayılacağım şimdi....:happy0064
Müge abla.....evet vallahi...hepimizin ses telleri kısıldı seni çağırmaktan...feda sana...aa tabiki...;-))
Vee ah ah...canım benim...hiç birimize nazar değmesin...vee evet maalesef herşeyle başetmeye kuvvetim var...ama şu içimde olan „ufak enerji dolu olan zibidiyi“:img-hyste bir türlü zaptedemiyorum.....elimde değil...
Ama Buğra da zaten doğru tahmin etmiş....müthiş keyif aldım....gerçekten öyle...şöyle gülerek yazarken nasıl bir komik görüntü veriyorum...ancak ben bilirim...;-))
Vee süüüüüper Müge abla...grafiğin çıkıyor...çok sevindim...vallahi...süper...güzel sözlerin için...çok tesekkür ediyorum...o senin güzelliğin...;-))
Vee ah ah Boğa buçları...tuttuğun koparan kişilerdir...o yüzden bende çıtaları yüksek olan kişilerdir...süper...:happy0064
Söylediklerinlen haklısın ama...bu da bir gerçek...
Vee öyle öyle yani bunu ben demiyorum....mahkeme salonun bir boş bir dolu...önce sadece tatlı aşıklarımız...sonra birden Ferit te arkadan beliriyor...böyle yani....hadi beraber HOLLEYYYYYY diyelim....
Veeee geçiyoruz öğretmen hanıma....ne o Pelincim...bölüm mü değiştirdin sen?...Buğra zaten yok bu açı...yok bu hamle yok bilmem ne...bir de sen mi geldin....gülüyorum...vallahi pes...anlamadım hepsini...ama profesyonel bir montajcı gibi yazmışsın....süüper
Vee aa tabii canım bu da soru mu...sonuna kadar yaşayacağız hemde o duygu selini..kim takar göz yaşını...bizi değilmi...;-))
Vee ah ah..demin okumamıştım...ancak kendime geldim...vee evet haklısın..kapı açık kalmaz tabii...olmaz...neticede gizli tutulmalı...yani kamuya açık olsa bile duruşma...yine kapılar kapalıdır efendim....vee süper bak sende dikkat etmişsin...süper...seninlen hemfikirim...kapı neden açık? bu ortada zaten....
az sonra izdiham var kaçıııııııııııııııııııın...diyorum...köşk mahallesi sakinleri hücum edecekler...aman canınızı kurtarın...benden söylemesi...gülüyorum...:img-hyste
Vee Buğra bey....yaa ne olur...biraz „fırçalayımmı“ ne oluuuuuuuuuuurrrr??!!
Yine malzeme senden gelmiş yaaaa
Azıcık...hmm...izin çıktı galiba öyle seziyorum....ben...
Başlıyorum...
Geçerken kapıdan uğramıştım...
Vallahi herkes böyle kapıdan uğrarsa...yandık vallahi...bu ne..tam uğrasan ne olacak tahmin bile etmek istemiyorum site çökerdi herhalde....:img-hyste
Öyle çok oturma niyetinde değilim...
Allah allah...bu ne...?? oturma..canım...zorlayan kim...hatta otur diyen kim...kendine gelin güvey oluyorsun...ne duymak istiyorsun? Hem zaten oturamazsın..bizde un çuvalları patladı...hala temizlik yapıyorsun...koltukları diktik havaya...nereye oturacaksın...aaaa yok oraya da oturma...kumanda var...dikkat etsene yaaaa.....allahım...sen sabır ver...:img-hyste
Ama hazır gelmişken fragman ile ilgili birkaç tespiti de bahane etmiyor değilim...
Yaa arkadaşlar size birşey söyleyeyim mi...hiç hoşlanmam böyle kendini zorla kabul ettirmek isteyen insanları...allah allah...siz bilirsiniz Buğra bey...ister tespit yapın ister kahve yapın...ister kek karıştırın...bize neden soruyorsunuzki....anlamadım...:img-hyste
Hadi birde ünite sorularını bırakayım gelmişken...
Aa bırak bırak...bir bunlar eksikti...tam oldu...zaten az fırtınalar kopuyordu forumda tam oldu yani....:img-hyste
Yok yok ben basbayağı bir ajans açmak için gelmişim bu saatte
Aa şimdi di anladınız bunu...inanmıyorum yaaa....gelmişim derken...yani sizde emin değilsiniz galiba geldiğinizden...uyur gezerliğiniz mi tuttu Buğra bey...şimdi ben nerdeyim diye sormayında....vallahi..bilmem yani...:img-hyste
Vee canım arkadaşım benim...sen olmasan ben ne yapardım yaaaa....eksik olma....tü tü tü maşallah...kurşuna gerek yok bu gece...;-))
Vee Buğra yine harika ifade tarzı ile bir yağmuru bile ne kadar güzel ne kadar kendine has yorumlamış...vallahi bravo...işte bu...eklenecek birşey de yok zaten...
Alıntı yapıyorum...bu gece damgasını vuran cümleyi....
Pencereden yağmur damlaları ve Eda'nın hüzünlü yüzü az önce de söylediğim gibi mevsimin hikayemizin bu dönemine bir hediyesi niteliğinde...
Muhteşem....yüreğine sağlık...
Evet Buğra bey...hadi yine bizde cevaplayalım sorularınızı....eksik kalmayalım...aaa di mi...
1- Oğuz Eda'nın hastalığını fırsat bilerek Köşkü boşaltmak için çocukları Tahir Ağa'nın yanına gönderirken Eda'ya nasıl bir gerekçe sunacak...?...
Aa bak güzel bir soru....bence....Oğuz yine feci abartacak....ay Eda hanım...ya bulaşıcı ise hastalığınız...ne yaparız..çocuklar da yatarsa...en iyisi biz onları gönderelim...yazık...hasta olmasınlar...Eda: aa tabii Oğuz beeeyy haklısınız yaa....siz halledersiniz di mi...Oğuz: aa tabii tabii Eda hanım merak etmeyin...der...Eda: eh siz Oğuz bey..siz gitmiyormusunuz? Oğuz: yok hayır Eda hanım...biz hala evliyiz...vee bildiğiniz gibi iyi günde kötü günde sizinle beraberim....
Anladınmı Buğracım...ses çıkmıyor...kal mı geldi...;-))
2- Köşkte başbaşa kalan Oğuz ve Eda nerede hata yaptıklarını,kendilerine ve birbirlerine kestikleri cezayı,kısacası "Hayatlarını" konuşmak için fırsat bulacaklar mı...?...
Bence direkt olmasa bile üstü kapalı...bir konuşma geçebilir aralarında...ama dediğim gibi doğrudan doğruya açık bir konuşma olmaz...olsaydı zaten mahkemeyi iptal ederlerdi..di mi...ikiside gururlarından taviz vermeyecekler...vee uyuya kalacaklar..
3- Oğuz,Yaman ve Volkan işbirliğini öğrenip Eda'ya durumu anlatacak mı...?...
Oğuz çok öfkeli o konuda...net bir tahmin yapamasamda....sanırım bunun için bu bölümde henüz fırsat olmayak...daha önemli şeyler var Buğra bey...siz de ne garipsiniz yaaaa....
4- Köşkte geçirilen başbaşa gecenin ardından Eda ve Oğuz'un pişmanlıklarını izleyecekmiyiz,kendileri ile yüzleşecekler mi...?...
Işte bundan eminim...kendileri ile yüzleşecekler....gece uykular kaçacak...derin düşüncelere bürünecekler her ikiside...çok pişman olacaklar hemde
5- Arda,Yaman'ın mahalle yıkım projesini öğrenecek mi...?...
Bence öğrencek er ya da geç...bu bölüm sanmıyorum...ama Arda kurnaz birine benziyor...ne kadar sevmesemde...böyle birşey bekliyorum...ben
6- Şule inşaat planının Köşkte kaydırıldığını öğrenecek mi...?...Yaman nasıl saklayacak...?...
Bu da nasıl bir soru yaa....;-)) yok şule bundan çok geç haberdar olacak...Arda söyleyebilir...belki o zaman erken haberi olur...Yaman a gelince...eh valla yine uydurur birşey...kusura bakma onun kadar şeytanca düşünme kabiliyetim yok ama...gizlemeyi başaracak...hemde ustalıkla....
7- Hukuki yollardan Köşkü yıkma şansı olmayan Volkan nasıl bir yol izleyecek...?...
Mafya kuralları canım...daha net olmama gerek yok sanırım...:img-hyste
8- Mahkeme öncesi birlikte uyuyakalan Eda ile Oğuz bu tablonun çocuklar tarafından görüldüğünden haberleri olacak mı...?...
Bak bunu tahmin etmek zor...biraz...Pelin mi demişti bilmiyorum ama...mantıklı geldi bana...bence anlamayacaklar....Ceren kamera ile güzel bir zoom yapıp...hemde spontane bir plan yapabilirler...bu da çatı daki kahvaltı olabilir hakikaten neden olmasın...
9- Eda ile Oğuz boşanacaklar mı...?... (Böyle pat diye sorunca insan bir garip oluyor...Sizde bu soruya garip garip bakıyorsanız,hakkınızdır...)...
Valla ben bu soruya sadece garip bakmıyorum..Buğra bey...red ediyorum ben bu soruyu düpedüz...ya sen dalga mı geçiyorsun bizlerle..ya dünden beri canımız çıktı..grafiği yükseltebilmek için...aa evet tam bugün başarmışken..bunu..sen neden yine bizim üstümüze varıyorsun...mahsus mu yapıyorsun...:img-hyste
10- Bölüm Sonu tahminleriniz var mı...?...
Happy end...biraz da sürpriz kalsın...zaten senaryoyu çözdük bari son süpriz kalsın...
11- Sizlerinde soruları varsa cevaplamakta benim için zevktir...?...
Rica etsem bu satırları tercüme edebilirmisin...türkçeye ama...:img-hyste
Çekimlerden girmişken Hülya Bilban'ın fragmanda izlediğim bir kaç sahnede kamerayı çok aktif kullandığının farkına vardım...İki Aile kalıplarının dışında kullanılan kamera hamleleri hikaye ile paralel bir şekilde hiddetleniyor...Söz konusu sahneler Timur sofrayı terkederken mutfaktan salona doğru hızla kaydırılan kamera hamlesi ve aynı hamlenin ters açı ile Oğuz'un sofrasında kullanılması beni bölüm içinde izleyeceğimiz sürprizler dolayısı ile heyecanlandırdı...Çünkü ciddi anlamda hikaye çok önemli bir dönemini yaşıyor,gönüller keman yayı gibi gerilmişken kameramızın bu ortama ayak uydurmaması mümkün mü...
Vallah mümkün mü değilmi cevap vermek isterdim...ama anlamıyorum ki..üzgünüm..Buğra bey...
Vee aaaa yeter artık...vallahi zıvanadan çıktım ben...bir dur desin artık bana yaaa...rica ediyorum...üstelik hala yorulmadım ben yaa....gözlerim fal taşı...en ufak bir uyku belirtisi yok arkadaşlar bende...
Umutsuz bir vakayım ben...yaaa....
Neyse yapacak birşey de yok...kendinize çok iyi bak...bu gece sahneye çıkmamın sonuna gelmiş bulunuyoruz...bir gün kaldı...sıkın dişinizi...(bende ne abarttım yani pes ne oluyor ayolll???) gülüyorum vee toz oluyorum...
Hepinize iyi geceler...sevgiyle kalın...
ay size inanamıyorum yani arkadaşlar özelliklede aysun müthişsin valla bende detaycı birisiyim ama o ferit olayına dikkat etmemişim valla yemeğe gitmemişsin ama deymiş bence mügeyide ikna ettin sayılır valla değişik bakış açılarınıza bayıldım buğranın ve senin ellerinize sağlık buğranında düğüne gitmiş oynamak için nazlanan gelinler gibi yazması çok komiğime gitti en sonunda kalkıp en çok döktürende nazlananlar olur buğrada olduğu gibi
ÖNCELİKLİ MERHABALAR...kalabalığız şu anda(gittikçe artıyoruz)...ne güzel!
ama benim çok vaktim yok bu yüzden olayların üzerinden kısa bir özet geçeyim.forum biraz karışmış galiba ama ben bu konulara karışmayayım en iyisi...neyse;
öncelikle ben uzun zamandır giremiyordum...dershaneydi,okuldu falan neyse...bir bakayım özledim dedimki o da ne?yeni başlık...(biraz geçte olsa söylemeden geçemeyeceğim) HEPİMİZE HAYIRLI OLSUN...
neyse ben yılbaşında iki aile olmadığı için hepiniz gibi çok üzülmüştüm.özetten eğlenceli olacağa benziyordu bölüm ve özeti çok beğenmiştim.ama fragman tam tersini söylüyor(bu arada bende bu karışıklığın ayrı bir heyecan verdiğini düşünüyorum)...fragman diyor ki;duygusal ağırlıklı bir bölüm olacak,yılbaşında yayınlansa uygun olmazdı.bu yönden benim yılbaşı öfkemi biraz da olsun dindirse de tabi çok çokta duygusal bir bölüm istemiyorum.sonuçta yüzümü güldüren sınırlı şeylerden biri..AMA...zaten ben açıkçası boşanacaklarını hiç düşünmüyorum.ama tabi belli olmaz yinede.fragmanda boşanmasına diyor hakim orada kalıyor...tam orada ceren'in planı (artık herneyse) devreye girse nasıl olur?süper değil mi?
işte ben böyle birşeyler bekliyorum ve inşallah artık bu bölüm bu ayrılma olayı kapanır,barışırlar.çünkü biz zaten onların AŞKLARINA AŞIĞIZ(favori sözümdür:img-wink:)...zaten göreceğiz iki haftalık uzun bir bekleyişten sonra fazla birşey kalmadı dizimize...
önceki bölüme de hiç değinmediğimi farkettim de...şöyle söyleyeyim kısaca...anlaşılacağından eminim çünkü...MUTFAK SAHNELERİNİ ÖZLEMİŞİM YA...sonra ufak bir hediye bile konuşmasını bildikten sonra nasıl anlamlanıyor...bahar yanılmaz o kıskanma sahnelerinde ne kadar da başarılıydı...füsun köşkümüzün bir parçası mı oluyor ne yavaş yavaş?...en son olarakta İclal AYDIN'ın boyun tutulma olayını ben daha izlerken anlamıştım.çünkü özellikle doğumgünü bittikten sonra erginler giderken,ferit'in damla'ya kapıyı açtırmaya çalışırken dikkat ederseniz eda oğuz'a bakacak ama boynunu çevirmiyor.neredeyse tamamen dönüyor yani...ben bu sahnede anladım ilk izlerken(biraz öveyim kendimi dimi ama? :))sonra köşkün kaybedilme olayını bir kez daha olduğundan çok üzerinde duracaklarını zannetmiyorum...yani zaten inşallahta durmazlar...izleyiciyi sıkar çünkü...
oh yani!!!uzun zamandır yazmak aklımdaydı...bir türlü zaman olmadı.üzerimden bir yük kalktı,rahatladım sanki ya...görev edinmişim iyice buraya yazmayı da.yazmayınca sanki bir şuç işlemiş gibi rahatsız oluyorum nedense...
neyse herkese İYİ AKŞAMLAR...bye İ.A.A.(bu iki aile ailesi demek oluyor ben söyleyeyim de :) )
(uzun süre giremezsem şimdiden söyleyeyim :img-wink: )SİZİ ÖZLEYECEĞİM...
NOT:açıkçası bu başlıktaki yorumlarınızı daha okumadım tam olarak.şimdi okuyacağım inşallah.söylediğiniz şeyler benim yorumumda da varsa kusura bakmayın...
GizemliSahne 06-01-08, 19:58 Selamlar efendim.. Evet ben de Aysun'cuğuma kapılıp zırvalamaya geldim.. Bu sefer ciddi bir zırvalama modundayım, allah sonunu hayır getire... Nerelerden girip nerelerden çıkacağımı bilmediğim bir yoruma başlıyorum, programımızın adı; (Lerzan Mutlu, siz mutlu dermişim, off Buğra.. :D) PAZAR KARMAŞASI.. :=)(hah başladım bile zırvalamaya.. ) AMA ÖNCE;
Az önce Sevgili Fatih Akın'ın müzik belgeseli İstanbul Hatırası filmini izleme şansına eriştim sonunda ve içimi cızlatan sahnelerden dolayı huzurlarınızda bir ustamızı anmak istiyorum.. Dizimize de can veren, ara ara göndermeler yapılan bir isim kendisi.. Saygıdeğer Müzeyyen Senar.. Filmde tam 72 senelik sanat hayatının olduğunu ve 86 yaşında olduğunu söylüyor.. YETMİŞ İKİ YIL.. Ne demek ya, dile kolay.. Ve hala şarkıları yüreğimizi tanıdık bir ninni gibi titretebiliyorsa, işte sanatçı budur diyorum.. Ardından içimi cızlatan sözleri söylüyor; "Unutuluyorum, hatta unutuldum bile, bu bir gerçek..." Ülkemizde sanata ve sanatçılara verilen değeri burada tartışmaya kalksak sayfalar yetmez.. Bunun için savaşan sanatçılarımız bizlerin sesi oluyorlar kısmı olarak.. (Hoş, biz ne kadar sesimizi çıkarıyoruz o da tartışılır.. )(Sevgili Emre Kınay'ı da takdir edip, sabır diliyorum bu konuda..) Neyse, konuyu dağıtmadan, her ne kadar hatırlamam için bu filmi izlemiş olmam beni üzse de, buradan bu vesileyle huzurlarınızda yılların sanatçısı Müzeyyen Senar'ı önünde saygıyla eğilip, kendisine şifa diliyorum.. Allah uzun ömürler versin kendisine... Ki bu film 2004 yapımı ve o zamanlar bile bunu düşünüyorsa şuan kendisini ne kadar yalnız hissettiğini ve kırgın olduğunu hissedebiliyorum.. Keşke bir imkan olsa da, bir bölümümüzde karakterlerimizin tesadüfi bir karşılaşma kurgusuyla, dizimizde kendisini 2 dakika bile olsa misafir edebilsek.. Eminim yılların emeğinin karşılığı olmasa bile bu tarz bir hamle kendisini hem gururlandıracak hem de müzikle büyümüş o yaşlı yüreğinde unutulmaz bir mutluluk bırakacaktır.. Dizimizin doğal nostaljik havasının üstünde o kadar güzel durur ki, o kadar büyük bir değer taşır ki.. Keşke böyle bir imkan olsa.. Yıllar sonra hem bizler, hem oyuncularımız, hem de ekibimiz bu bölümü izlerken geride unutulmaz bir anı, ve kaybedilmeyecek bir kayıt bırakmış olur.. Ve çok da gururlanırız eminim.. Berna'cım çok uzun bir yorum oldu, affına sığınıyorum, dizimizi varlığının renkli gölgesiyle süsleyen sanatçımıza bir vefa borcu.. Her ne kadar tatmin edici olmasa da.. Bir ara babamla izlerken bir programda numarasını vermişlerdi hatırlıyorum, yalnız bırakmayın diye.. Ve şuan yaptığım minik bir araştırmayla o numarayı tekrar buldum, hala aktif mi bu numara bilmiyorum ama isteyen olursa özelden bana ulaşabilir.. :=)
Neyse dizimize gelelim.. Sıra forumumuzun emektarı Aysun Hanım'da :D
vee geçelim benim operasyona....
demin de vurguladığım gibi…fragmanı didik didik didik didik ettim….artık un oldu…bildiğiniz un yani…renkli ama…haliyle görüntülerin rengi karıştı…bu ne ya…iyice kafayı yedim…siz anladınız ama…di mi… ?? ;-))
Buğracım...gördünmü...asıl kesme biçme işi benden sorulur...hal kalmadı fragmanda....;-))
Valla Aysun Hocam pes diyorum size başka bir şey demiyorum, bu ne yaa, montajcı işinden soğudu vallahi, adam o kadar uğraştı didindi montajladı, aralara sakladı her şeyi, kızın teki geldi darmadağın etti her şeyi olacak iş değil yani.. Adam o kadar birleştirdi, sen kestin biçtin, yazık yahu.. Bir dahaki fragmanda acısını çıkartır ona göre, karşılıklı atışmalar başlamıştır efendim, hazırlıklı olun.. Off hayal ettim de çok güldüm valla, montajcı aralara sıkıştırarak laf atarmış sana fragmanda, sen de çözermişsin:img-hyste Off dedim ya çok zırvalayasım var.. Boşver sen Aysun'cum devam et :=)
off arkadaşlar…pes bana vallahi pes…bakın hemen burada anlaşalım…eğer tutarsa…her biriniz bana bir kahve ısmarlayacak…haberiniz olsun…sonra söylemedi demeyin…Müge ablacığım…sen iki tane ismarlayacaksın…vee yorumların uzunlukta benimkileri geçecek..
Aysun'cum Buğra bayramda kahve yapmayı öğrendim yazmıştı, :kahve ne dersin foruma toplu olarak yapsa fena mı olur?? Ohh biz otururuz, Buğra kahveleri yapar, aa Buğra'cım kuru kuru gitmiyor ama ya, yok mu börek çörek, pasta kek ha? Siz de hiç misafirperver değilsiniz yani, Aysun çok güzel fırçalamış; foruma kapıdan uğrayacağım, oturmaya niyetim yok diyip saatlerce oturup, tüm yiyecekleri silip süpürmeyi biliyorsunuz ama :img-hyste Hazır Aysun'da un da var, Aysuuun topladığın unları atma, Buğra kullanacak börek için.. Oo rengarenk böreklerimiz olacak desene:img-hyste Valla uçtum biri beni indirsin... :=)
Ama bu işin iyi yönü de var...şöyleki avukatlık kariyerimde kuş uçurtmayacağım...tüm sanıklar...korksun benden bundan böyle....
Aysun'cum ben diyecektim sen kendin demişsin zaten.. Allah kimseyi senin eline sanık olarak düşürmesin canımcımcım.. Mazallah adamın suç mahalinde ve saatinde dişlerinin fırçalanmış olup olmadığını araştırıp, en son nerede yemek yediğine kadar ulaşırsın sen beklerim yani..
Aysun: :img-policEfendim o günkü kamera kayıtlarında bir maydonoz gördüm sanki, demek Adana kebap yemiştiniz en son hee? :dito
Sanık:img-huh:: Hönk???:img-swoon.... :img-hyste
Off iğrencim yaa..
Vee evet yani kısacası...bu saatten sonra şu an okuduğunuz satırların sahibi raporlu bir „detay manyağıdır“....üslup...?? evet mahvoldu oda...gitti eser kalmadı...gülüyorum çaktırmayın..
Aysun'cum bu raporu özgeçmişine eklemesin, eminim çok işe yarayacaktır, istersen biz senin için referans mektubunu yazarız, üniversitedeki profösörlerininkinden bile daha geçerli olur ona göre.. :img-fullm Tabi altına da ona vereceğiniz odaya saat başı bir temizlik görevlisi yollamalısınız diye de uyarmalıyız galiba baksana ;=)
Devamı geliyor..
GizemliSahne 06-01-08, 20:00 dosyalar masada…vee hepsi kapalılar…demek bu duruşma öncesi bir görüntü…dava bitse hakim dosyalarını toplamazmıydı ?…hmm?…evet toplardı…hiç bırakılırmıydı…tabiki hayır..[/
Valla süpersin Aysun'cum, referans kurban olsun sana.. ;=) Valla pes diyorum başka bir şey demiyorum, yok yok diyorum HELAL OLSUN BE... İşte dediğim gibi budur efendim... Aysun'un dönüşü budur.. Valla Aysun ciddi söylüyorum, forumu havalandırdın yahu, iyi ki geldin.. Hiç gitme bir daha :=)
Veeee geçiyoruz öğretmen hanıma....ne o Pelincim...bölüm mü değiştirdin sen?...Buğra zaten yok bu açı...yok bu hamle yok bilmem ne...bir de sen mi geldin....gülüyorum...vallahi pes...anlamadım hepsini...ama profesyonel bir montajcı gibi yazmışsın....süüper
Aa estağfurullah, Buğra varken bize laf mı düşer, benimki acemi bir şekilde sıradan bir izleyicinin gözlemleri.. Ama valla tiyatro ve sinema tutkunu olarak, şuan 4.sınıf olmasam, bölüm değiştirirdim be Aysun'cum.. Sinema-tv okumak isterdim valla.. Damarıma bastın.. :D Artık kendimi fotoğrafçılıkla avutuyorum.. Ah ah bu Buğra yok mu bu Buğra, ne hale getirdi beni görüyorsun, körle yazışan şaşı kalkarmış.. :=) Valla şaka maka son 4-5 yıldır ciddi ciddi filmleri ve dizileri (hoş,pek dizi izleyemiyorum ama.. ) çok farklı gözle izler oldum.. Öncelerden(küçükken:D) sadece izliyormuşum, artık değerlendirerek izliyorum.. Çoştum :=) Sırf içinde Marlon Brando(adamım:D), Al Pacino ya da Robin Williams var diye film izlenir mi? İzlenir.. Konusu önemli mi? Pek değil.. Çok eskiden olsa açmadı bu film der kapatırdım ama artık oyuncular bile yetiyor da artıyor bile(hoş onların oynadığı kötü film nadir de :D) Ya da sadece yönetmeni yetiyor.. Bertolucci ise vardır bir şeyler.. Ya neyden bahsediyorum ben Aysun topla beni.. Neyse foruma bağlayacaktım nerelere geldim.. Kısacası aynen yukarıda alakasızca örneklendirdiğim gibi İKİ AİLE'yi sadece sıradan bir dizi olarak değil de senaryodan ve diziden öte olarak bakmak çok fazla şey katıyor insana ve daha çeşitli keyifler tadıyorsun.. Bu forumun da faydası bu, düşündüklerimizi döküyoruz, yoksa patlarmışız herhalde :=) Başta emektarlarımız ve Emre Kınay olmak üzere oyuncularımızın yanı sıra [B]yönetmenimizi de izlemek çok keyifli, onun dokunuşları olmasa hikaye yarım.. Kısacası sana bir kere sadece yönetmen odaklı izlemeni tavsiye ediyorum, çok keyif alacaksın ;=) Ayrıca bundan sonra içinde sırf İclal Aydın, Emre Kınay, Öner Erkan, Fet-Say ya da Hülya Bilban olduğu için dizi izlenir mi? İzlenir.. :=)(ooff bir bağlantı oldu mu olmadı mı ne .. :icon_whis)
Ayrıca Buğra’ya attığın fırçalara çok güldüm valla yaa, çocuk girdiğine girmişliğine pişman olacak yemin olsun.. Montajcı zaten işinden soğudu, Buğra da yazmadan önce bundan sonra kırk kere düşünecek, zaten bugun senin yorumundan sonra yazmamış farkettiysen.. Git gönlünü al çocuğun :img-hyste
[B]Oğuz: yok hayır Eda hanım...biz hala evliyiz...vee bildiğiniz gibi iyi günde kötü günde sizinle beraberim....[/
Ve ve ve işte kısa ama değerli bir noktayı dile getirmişsin.. İşte budur yaa, iyi günde kötü günde yanında olmak.. Ne kadar sıradan bir cümle ama nikah esnasında bu cümleyi sarfederken kaç kişi bunun yükünün ve sorumluluğunun farkındadır ki? Sıradan ama ömürlük bir cümle.. Eda ve Oğuz'un hastalık meselesinde bunun farkına varmasını umuyorum ben de.. Ve dediğin gibi kafalarına dank edecek "gideceksin yani" sorusu, işin oyundan çıktığının bir göstergesi olarak karşılarına çıkacak.. Aslında o yüzden ben bu fragmanı sevdim.. Günlerdir eleştirdiğimiz neydi? Yok işte inat çok uzadı, bu kadar kolay mı diyoruz.. İşte senaristlerimiz dedi, kolay değil tabi ki alın bakın.. Valla umutlu olmakla beraber ben memnunum bu hamleden.. Olması gerekiyordu..
Valla ben bu soruya sadece garip bakmıyorum..Buğra bey...red ediyorum ben bu soruyu düpedüz...ya sen dalga mı geçiyorsun bizlerle..ya dünden beri canımız çıktı..grafiği yükseltebilmek için...aa evet tam bugün başarmışken..bunu..sen neden yine bizim üstümüze varıyorsun...mahsus mu yapıyorsun...
Ağzına sağlık Aysun Hanım'cım(Off Eda'nın Füsun Hanım'cım demesi gibi oldu.;=)).. Bu ne yaa damdan düşer gibi, kızcağız öldü bitti burada, masanın üstündeki toza kadar inceledi, soruya bak, hayret.. Ateşe körükle yaklaşmayın Buğra Bey, olmuyor.. (Aysun çok eğleniyoruz ama çok mu üstüne gittik Buğra'nın be, ne dersin?? ;=))
Vee aaaa yeter artık...vallahi zıvanadan çıktım ben...bir dur desin artık bana yaaa...rica ediyorum...
AYSUN DUR ARTIK!!!! Sen rica edersin de ben yapmaz mıyım? :D Lütfen sen de bana dur der misin? :=)
Pelin’cim evet…Niyazi’nin sahneleri ve Tahir ağanın yapacaklarını kesin not alırım diziyi izlerken belki yorumum eksik olur ama yine de olur evet…Yok ben inat ettim fragmanı izlemeceyim….Sabah Sevgili Dünürüm dizisinin tekrarını izlerken alta küçük ekranda gösterdiler oradan anladım bir şeyler..Hem bana heyecan olsun biraz…Merak edeyim…Değil mi…? (:Yok bebeğim ben izlemeyeceğim inat ettim…
Valla Müge'cim madem fırça günü |