Tüm Versiyonu Göster : İki Aile - Bölüm Yorumları/4
Sayfalar :
1
2
3
4
5
6
7
8
[ 9]
10
11
nar cicegi 06-03-08, 21:36 İKİ AİLE 79. BÖLÜM ÖZET YORUMU
Arda ile ikinci kez sahneye çıkan Oğuz, gördüğü ilgiden çok memnundur. Hatta kadın hayranlarına daha genç ve zayıf görünmek için sabahları koşmaya ve rejime başlar. Bu yeni durum boşanmamak için hipoglisemi hastası olduğu yalanını söyleyen Oğuz’u aylardır rejime sokmaya çalışan Eda’yı öfkeden kudurtur. Oğuz form tutmaya çalıştıkça Eda da onu vazgeçirecek ortamlar ve rejimi bozacak sofralar hazırlar.
Oğuz'un gördüğü ilgiden memlun olduğunu biliyorduk zaten.Demekki birde rejime giriyor.Eda zaten fındık,fıstık yememesine kızmıştı aylardır yaptıramadığı diyeti de yaptığını görünce iyice delircek.Haklı da bak sen şu Oğuz Bey imize havalara girdi.Ama Eda pes etmiyor edermi hiç.Bütün hamaratlığıyla diyeti bozdurmaya uğraşıyor anlaşılan.Böyle durumlarda Eda'nın dikkat etmesi gereken bir konu var.En çok yapılan hatalardan birini yapmaması lazım.Ne o hata diyeti bozdurcam diye kendi kilo almasın.Canını çektircem diye ne varsa sofrada yerse kilo alabilir.Aman dikkat.Menüde de klasik olarak yaprak sarma,mantı,profiterol vb.şeyler olacaktır.
Paraya sıkışan Yaman boşanmayı yokuşa sürerek yüklü tazminat koparmanın hesaplarını yapar. Ancak Sabutay’dan kurtulmak sandığı kadar kolay değildir. Polise ihbar ederek onu biraz sindirmiş olsa da Yaman ‘nın görülecek hesabını Tahir Ağa devralır.
Zaten Yaman'ın yapacak başka bir şeyi kalmadı.Batıp çıkıyor sürekli bu sefer nasıl çıkcak merak ediyorum açıkçası.Yaman yamurdn kaçarken doluya tutulmuş anlaşılan Tahir Ağa daha dişli bir rakip onun için.
Yeni nişanlanan Ergin ve Füsun arasında da gereksiz yere bebek krizi patlak verir.
Nerden çıktı şimdi bebek ya ben düğün sahneleri bekliyordum bebek çıkmış birde.Sıranızı bekleyin sırada Eda-Oğuz çifti var.Gerçi Oğuz Ergin ve Füsun'un bebek için tartıştığını öğrenince bebek fikrini tekrar günyüzüne çıkarabilir.
Kız arkadaşları ile telefonda çok fazla konuşan Timur ve Efe yüzünden köşke öyle bir telefon faturası gelir ki Eda ortalığı birbirine katar.
Hiç şaşırmadım.Hatta bana oldukça tanıdık geldi sınıftan bir arkadaşımın başına gelmişti.Çok ağır bir ceza almıştı bakalım Eda Efe ve Timur için neler düşünüyor.
Oğuz Bey bunu da normal görüp Eda'yı delirtebilir.
Filiz ile evlenme hayalleri kuran Niyazi yüzünden Bakkal Numan yalnızlık sendromuna girer.
Koskoca mahallede bir Numan amcamız yalnız kaldı.Olmaz...Acilen onada bir hayat arkadaşı bulmamız lazım.Bence onun da birini bulması yakın.Ama o zamana kadar evlen diye ısrar ettiği Niyazi'nin evlilik meselesi ciddiye binince durumun vahametini anlamış yalnızlık sendromuna girmiş.
NOT= SEVİL ABLA doğum günün tekrar kutlu olsun.İyiki doğdun,iyiki aramızdasın.
Bu günlük bu kadar kendinize iyi bakın hoşçakalın.
Herkese Güzel Cumalar
Nasılsınız bakalım. Sabah foruma girdiğimde DUYGU ADAMI BUĞRA (Buğracığımın yeni adı bu benim için:img-yes:) nasıl bir yazı yazmış sabah sabah ağlattı beni yahu:icon_cry: ha diyorsunuz ki Fatoş abla bu saate kadar ağladında şimdi mi duruldun, yok artık bunca saat ağlasam o gözyaşlarında boğulup kaybolurdum, sizde yuppi çaça fatoş'tan kurtulduk derdiniz:img-hyste ama yok öyle kurtulma. Her daim beraberiz inşallah.
Nasıl yabancı pop müziği anlatan bir Sezen Cumhur Önal vardı:img-hyste bizim iki ailenin de Duygu Adamı Buğra var:img-yes: nasıl bir anlatımdır sabah beni ağlattı. Valla Eda hanım sen kıskançlığını bir zamanlar boşamak istediğin Oğuz'a yap:img-hyste canım kardeşim Buğracığıma dokunma. Bende Adanada ikamet eden, her daim sevgisini hissettiğim bir kardeşe sahibim, ne güzel di mi:img-wink:
Şimdi gelelim diziye. Ya bayağı meraktayım fragman nasıl acaba? Keşke erken verseler başlarına taş düşüp, yok ben düşersem bir daha fragmanı görememe durumu olur da:img-hyste
Bu arada Ergin-Füsun nişan olayı olacaksa bunu bizde görecek miyiz acaba? Birde şu telefon fatura olayında Oğuz bakalaım nasıl tepki verecek? Serdar ile Merve'nin görüşmeleri (bu arada Serdar'ı tanıyormuş Mervecik) nasıl geçecek? Küçük Eda hanımdan daha nasıl inciler göreceğiz:icon_whis oooo bakıyorumda bayağı cevaplanması gereken sorular var.
Amam en çok ama en çok şu Edanın kıskançlıklarını izlemek çok zevk verecek bana :img-icecr
Bu arada 13 hafta kala bu saat oldu hala tık yok 13 hafta diyorum, size diyorum sesim geliyor mu acaba:img-clapp
yani bitiyo öyle mi?ciddi ciddi biticek.yani bu kadar dı of of açıkçası kaç gündür ailemde olan bir çok olay yüzünden zaten kötüydüm.şimdide (iki aile) m bitiyo yani resmen beynimden vurulmuşa döndüm.eminimki kesin değildir.yani iclal aydın ın son 13 bölüm dediği yok yeni 13,bölüm demiş yazısındaa neyse yine bu kadar üzülmicem en azından gerçekten son bölümleri doya doya sindire sindire izliyim yani yine gülelim:good:
78.bölüm yorumu
çok şekerdiler arda ve oğuz .ama sizlerinde dediği gibi o şehnaz hanım pek fazla durmasın dizimizde.ama eda nın kıskançlık krizlerinin bir kısmını bile izlemiş olmak çok keyifliydi.79.bölümde umarım daha fazla eğleniriz.özetten ve bu gece izliyebileceğimi umduğum fragmanda bunlerı önceden görücezzz(özeti okudumda neyse):img-hyste
evet iclal ablacım bende çok merak ediyorum buğra nasıl biri?ne kadar arkadaş grubum içinde adı olsada pek konuşamadımm.neysee yinede hepimizin ortak noktası bizi birleştiriyo her seferinde:img-wink:
ne yapalım kısmet böyleymiş.her güzel şeyin sonu vardır.mecburen olucaktı.ne yapalım bir dahaki sezona da iclal aydın ,emre kınay ......v.b bir dizimizin oyuncularının dizilerini izleriz.:img-yes:
bende burdan buğra ya çok çok teşekkür ediyorum.bize verdiği böle güzel hediyeler içinnnn:img-wink: daha da çok teşşekkür ediceğim kişiler var aklıma geldiği kadar yazıyorum bazılarınızı tanıyamadım daha ama hatam varsa özür dileirm şimdiden ilk olarak miray cım sana her nekadar birbirimizi yesekte iki aile adına ve seni sevdiğim için teşekkür ediyorum bize benden önce öğrendiğin bazı şeyleri bizlere ilettiğin için ayrıca MÜGE, FATOŞ ABLA ,BERNA 1,MERVE,NAR ÇİÇEĞİ(GERÇEK ADLARINIZI PEK BİLMİYORUM):img-wink:
NEYSE HEPİNİZE ii haftasonları umarım pazartesi günü hepimiz dizimizin başında olur izlememiş olan daha doğrusu böyle bir güzelliği farketmemiş olan arkadaşlarımıza izletebiliriz(ben bu durumla ilgili bir olay dinlemiştim ve açıkçası o taktiği çok beğenmiştim ama malesef benim başımdan geçmeyen bi olay olduğu için anlatamıyorum)özür diliyorum. hepinizi çok öpüyorum.kucak dolusu sevgiler...kendinize iyi bakın mutlu olun gülümsemeyi unutmayın:happy0064
sevgiler bye
merhabalar arkadaşlarım (iki aile ailesi):img-yes:
forumda online yok yani Yoksunuz ama ben yoğunlaşmadan yorum yazıyım sonrada ödevlerimi yapmaya başlıyım dedim...bugün star tvnin sitesinde iki ailenin tekrarı var diye yazıyodu ama ben izleyemedim fakat yine o saatlerde açtığımda başka bir dizinin tekrarı vardı(sevgili dünürüm )ün ya galiba vermediler bizimkini.neyse umarım bugün veya yarın verirler tekrar:img-yes:
bende sizlerle bir konuda daha aynı fikirdeyim ..umut umut umut bebek yine girsin hayatımızaa hadi lütfen yöneticilere bende sölüyorum dizimizi büyük bir olasılıkla zaten biticeği konuşulurken bu durumu UMUT bebeğimizle örtün.bunu gerçekten isstiyorumm...:img-wink:
fragmanda yok bUĞRA DA GÖNDERMEMİŞ.youtube dada yok diğer sitelerde yok tv den izlemek zorundayım ama şuan vaktim yok neyse annemleri koycam tv başına artık onlar anlatsın:happy0064
hepinizi gerçekten seviyorum ve sayıyorum.öpüldünüz 3.ailem:happy0064
kendinize ii bakın bye
Merhaba İki Aile Ailesiii:)
Vee bi haftayı daha sonlandırdığımıza göre ben de sayfalarımıza gelip yorum yapmazsam olmaz dimi??...E ben de öyle dedim vee işte geldim buradayım…Şöleee karışık bi yorum yapıyım dedim…Selin’cim bölüm resimlerimizi eklemiş sağolsun…Buğra En’lerimizi sormuş…E Fatoş Abla da bizleri çağırmış…E başlayalım o zmn daha fazla beklemeden…
Fragman malum sitede hala yok herhalde off…Yani hakikaten bu gidişle tekrar kameram Digi’yi elime almam gerekicek…:img-hyste Aa ama olmuyo ki böle…Hakikaten hiç mi gören yok yaa…Şimdiye kadar çıkmış olması lazımdı aslında…Off bu Star ne zmn anlıycak kıymetimizi ehuehue...Ya bu arada dizimiz en çok reklam alan dizilerden biri olmuş geçen hafta…Ee bu iyi bişey dimi yani?? Biz niye sevinmedik bu habere…Hı? Soruyorum…Yani neticede bu reyting denen şey de reklam almak için bu kadar önemli diil mi? E biz de reyting çok olmasa da reklam var!! Dolayısıyla sevinmemiz lazımmm….Neyse bu işlerden çok anlamadığım için konuyu çok uzatmıyımm ehuehue…:img-yes:
Evet şimdi de bölüm resmimize geçelim…Ya bu bölüm resmi aslında pek bişey anlatmıyo yani ama…Sizce Eda ikinci resimde napıyo?? Bana bit ayıklıyomuş gibi geldi:img-hyste Neyse anlamadım ben bişey yani resimlerden doğal olarak….Neyse artık alıştık resimlerimizin böle olmasına da…O zmn En’lere geçelim…
İKİ AİLE 78.BÖLÜM ENLERİ...
1- EN Beğendiğiniz Sahne...?..
Valla nası seçilir ki yani??Ama hemen ilk etapta aklıma Tahir Ağa-Damla sahnesi geldi…Gerçekten çok güzel bi sahneydi…Tahir Ağa’yı da tebrik ettim….Helal olsun yaw!..Gerçekten bi Ağa için bunları söylemek çok zordur aslında...Bunu daha önce düşünmemiştim…Ama bizim biricik Tahir Ağa’mızz kocaman yüreğiyle her şeyi düşünüyoo maşallah;)
2- EN Beğenmediğiniz Sahne...?...
Valla Yaman’ın ısrarla Şule’ye karşı saçmalamasına sinir oluyorum…Ve gerçekten Yaman’ın ağzından “ Ya ben aslında Şule’yi gerçekten seviyomuşumm!” gibisinden bişey duymak istiyorum ama tabii gün geçtikçe bu umudumda azalıyo yani…Zaten Berna’nın projesi de geri dönüşüm kutusunda yok olmak üzereymiş:img-hyste Ayy çok güldüm Berna ehuehue…
3- EN Güldüğünüz Sahne...?...
Hımm valla Timur’un doğum gününü aslında hep yüzümde kocaman bi gülümsemeyle izledim ama öyle çok koptuğum yer olmadı yani…O yüzden Oğuz’un rüyası diyim ben ehuehue…Rüyasının öncesi ve sonrası da dahil tabii ehe!!...:img-icecr
4- EN Duygulandığınız Sahne...?...
Yine Tahir Ağa Damla sahnesi diycem…Gerçekten çok duygusal bi sahneydi…Ama tabii Damla Eda sahnesini de es geçemem…Aslında o kadar ağlamaklı bi sahne diildi tabii ama yine de,nası diyim- etkileyiciydi…Demek doğru olur herhalde…
5- Haftanın Mesajı...?...
Karınız sizden bişey istiyosa yapın,sonra o istemeden yaptığınızda başınıza iş açılır:img-hyste
6- Haftanın Repliği...?...
Yaa replik hatırlayamam ki şindi ben,kaç gün geçti bölümün üstünden ehuehue…
İKİ AİLE 78.BÖLÜM ŞIK VE RÜKÜŞLER...
1- Haftanın EN Şık Bayanı...?...Ee Eda tabii kiii….
2- Haftanın EN Rüküş Bayanı...?...Rahşan olsun bu sefer ehuehue…Ona hoş geldin demek lazım dimi??...
3- Haftanın EN Şık Bayı...?...Timuuurr!! Ee doğum günüydü tabii en şık o olcak ehuehue…
4- Haftanın EN Rüküş Bayı...?...Oğuuzz!! Rahşan’ın verdiği atkıyı taktığı için ehuehue…
Evett bir yorumu da daha böylecene tamamladıkk...E hadi ben gidiyim tv'nin karşısında ders çalışıyım:img-hyste Belki İki Aile'nin fragmanını görürümmmbye
Herkese Selamlar Ve Sevgiler...:img-wink:
Hafta sonu geldi...Gelirken de taptaze bir Bahar getirdi yanında...Cemreler düştü...Havaya,Suya ve Toprağa...İşin aslı kimsenin bilmediği bir dördüncü cemre vardır...O da insanların yüreklerine düşer...Bir çiçek toprakta açıyorsa,diğer bir çiçek bizim yüreklerimizde açar...
O halde gelin içimiz cıvıl cıvılken,yüreğimizde bahar yaşanırken bir Haftasonu Ajansı açalım ve güne bir ajans bırakalım...
:icon_shad:kahve:icon_shadHAFTASONU AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad
Fragmanı duyan,gören bir insanoğlu yokken şu internetin dar sokaklarında,bizde madem bir adım ileri gidemiyoruz,geriye çekilmekte bir erdemdir diyelim ve haftanın enlerine şöyle bir göz kırpalım...Ola ki fragman tellallarımız Miray veya Burçin müjde getirirlerse o zaman yeni bir sayfa açarız...Tabi Nuray'ın digi'sinden de çok umutluyum,söylemeden geçemeyeceğim...Piller kontrol edilsin,hafıza kartı bir taransın ve ekran önünde bir şeref tribünü ayarlansın tamam mı Nuray...Kazaya kurban gitmeyelim sonra...:img-wink:
1- İki Aile yetmiş sekizinci haftasına bir dolu güzellikler bırakırken,öne çıkan bir sahne vardı ki bunu hafta içinde de uzun uzun masaya yatırmıştım...O yüzden kendimi tekrar etme niyetinde değilim...Damla'nın kendi kendinin farkına varması ve bunu şuan gerçekten anlayabilecek tek kişi olan Eda ablası ile paylaştığı sahne benim için İki Aile kilometre taşlarından bir tanesidir...Sebeplerini söylemiştim...Bundan sonra olmak istediği gibi olan ve kayıp senelerle ödeşen bir Damla izleyeceğiz...Asıl önemli olan Damla'nın bunu başarıp,başaramayacağı zaten...:img-wink:
2- Berna zaten duygularıma tercüman olmuş,Tahir ağa,Sabutay ikilisinin anlamsız paslaşmalarından bende uzun süredir rahatsızım...Birde gelecek hafta Tahir ağa devreye giriyormuş,iyicene felaket...Tahir ağa'ya ne...Şule'yi mi tanır,Ardayla yemişliği içmişliğimi vardır...Bu tarz anlamsız,zorlama hikayeler ile var olan bir ağırlığında yok olduğunu üzülerek görüyorum...
3- Eda'nın merdiven başında Damla ile Küçük Eda'nın konuşmalarını dinlerken,yazılan iç seslere çok güldüm...Samimi ve doğal repliklerle bezenmiş sahnede Eda'nın Damla hakkında " Eee Aile terbiyesi almış kız " diye iç geçirmesi de ufak ama yüz gülümseten bir detaydı...
4- Tahir ağa ile Damla'nın Berna'nın dediği gibi " Bir Baba-Kız " yakınlığında konuştukları sahne haftanın öne çıkan en duygusal sahnesiydi benim nazarımda...Bu sahneyi de hafta ortası konuştuk,benim çıkardıklarım,bana hissettirdikleri ve bu doğrultu da karakterlerin zenginliği...Madem bu sahneyi duygusal seçtim,o zaman söyleyeyim...Kuşkusuz Tekin Akmansoy zaten tartışılmaz bir emektar,oyunculuğu hakkında yorum yapmak bize düşmez,ama en az onun kadar hissedebildiğim bir Damla karakteri vardı,bu sahnede...Bahar Yanılmaz'ın performansını o kadar başarılı buluyorum ki,iki sezondur bu böyle...Bir tılsım mı derler,etkileyici bir duruşu var...Geçen sezon Eda'ya kök söktürürken de kızıyorduk,kızdığımız kadar da onu anlayabiliyorduk,izleyici şöyle bir geriliyordu,Damla'nın ağzından çıkacak iki çift söze kalplerimiz çarpıyordu,bunu başarabilmek çok önemli...Gerçek oyuncu yeri geldiği zaman samimiyeti ile sarıp sarmalayacak,senaryo gerektirdiği zaman da izleyiciyle mesafeyi açacak...Bunu kendi tayin edecek...Bu anlamda ben Damla'yı karakter bazında iyi anladığımı düşünüyorum...Burada ki takdir edilesi nokta da zaten Bahar hanım'ın Damla'yı iyi analiz etmesi...Bakışlarıyla olsun,ses tonuyla,duygulara oynuyor resmen...Bu hafta Tahir ağa gittikten sonra Damla'nın bir bakışı,bir çaresizliği,duygu karmaşası vardı hayran olmamak elde değil...
5- Haftanın Mesajı...Birileri için bir çok şey olurken,insanın kendi için hiçbirşey olamaması,buruk bir telafiyi de peşi sıra getiriyor...
6- Haftanın repliği...Ben Kendi Kendimi tuttum Eda Abla !!!
Bir başkası seni tutsa,niye tutuyorsun dersin,ama insan kendi kendini tutuyorsa,tutmuşsa kime kızacaksın...Sitemi kime edeceksin...Kendine mi...?...
* İşte böyle arkadaşlar...Fragman boşluğunu,haftanın rehavetini anketlerimiz ile değerlendirdik...Gitme vakti geldi...
Aa bu arada gitmeden Sevgili Fatoş Ablacım beni Duygu Adamı ilan etmiş...Fatoş ablacım,duygularına hitap edebiliyorsam ne mutlu bana...Duygularımı geçiriyorsam,bil ki karşılıklıdır...Duyguları kampçılayanlardadır marifet...
Hoşçakalın...:img-wink:
nar cicegi 08-03-08, 20:11 Fragman çıktı.
Bugün kulaklarımı çınlatan Buğra'ymış demekki.Şayet fragman çıkmış olsaydı çoktan anlatımıştım.Fragman cuma günü gelmediğine göre cumartesi sabah gelir dedim ama nerde yok fragman falan.Dershaneden gelince kesin gelmiştir diyerek oturdum bilgisayarın başına gene yok.Fragmanımız bu saatte teşrif ettiler bize de anlatmak düşer.
Şimdi nasıl anlatsam olay yok sırf diyalog.Ama çok eğlenceli olacağa benziyor.Eda mutfakta meyve soyuyor galiba Oğuz ise koşuya gitmiş.Eda ben ısrar ettim diyer yap diye yapmadın elalemn karıları için direk sen gibi bişey diyor.Sonra Merve geliyor tabi bu arada Eda elince portakal mı ne o bilmiyorum ondan alıyor hırsını.Oğuz koşarken giydiği şey aynı zamanda sıcak tutuyomuş galiba Oğuz bana bişey olmaz diyor.Eda yatakta Oğuz'un ilgisini çekmeye çalışıyor ve fragman bitiyor.
Not Kıskanç Eda'yı izlemek çok eğlenceli olacak.
yine bennn pek sevinmiyosunuz ama neyse :happy0064 dizim adına burdayımm nasılsa... fragmanı bende izledim ama narçiçeği(burçin) dediği fragman kısa fragman galiba çünkü benim izlediğim fragman ın son sahnesinde oğuz laptopu elinde gelen mailleri okuyo ve sonra eda hakkında bir yazı geliyo onu okuyo ve gülüyo eda da manalı manalı gülüyyooo tabi bu sırada acaba kim diyooo (yanlışlarım olabilir ama olsun )
birde her iki fargmanın da içerisinde bulunan edanın yaptıkları çok eğlenceli gözüküyo belkide umut bebek yeniden gündeme gelebilirrrr:happy0064
tabi bilemem yani inşallah :img-wink:
neyse arkadaşlar hepinize ii geceler mutlu pazartesiler diliyorum şimdiden ii seyirler hep gülümseyin olur mu:happy0064
(miraycım msn de konuşmasakta sana mrb. diyorum ve öpüyorumm :img-yes:
uzun bir aradan sonra forumda adım geçmiş.şaşırdım=).buğracım gzl lakabın için çooo...k tşkler.gerçekten çok beğendm=).ama dediğim gibi bahanem hzr.pek tv izleyemiyorum bu aralar,dersler fln=).fragmanı izlesemde sonra anlatabiliyorum.izleme fırsatını buldum.çok kısa bir giriş yapıyım en azından müjdesini veriyim dedim.zaten anlatılmış.izlesemde teşekkür ediyorum anlatanlara.yine çok gzl bir blm olacak.güleceğiz bol bol.şimdilik bye ...
not:ndn konuşamayalım buğsemcim konuşuruz tabi.sanada merhaba.öptüm...
UMUTLU GÜNLER HEPİNİZE....!
nar cicegi 08-03-08, 22:08 İKİ AİLE 78.BÖLÜM ENLERİ...
1- EN Beğendiğiniz Sahne...?..
Aklıma ilk gelen sahnelerden biri doğum günü sahnesi sonra Oğuz'un konseri,Eda'nın Damla ile konuştuğu sahne.
2- EN Beğenmediğiniz Sahne...?...
Yaman'ın Şule'yi tehtid ettiği sahne.
3- EN Güldüğünüz Sahne...?...
Timur doğum günü ve Oğuz'un klasikleşen rüya sahnesi.
4- EN Duygulandığınız Sahne...?...
Tahir Ağa Damla diyemicem çünkü senaryo gereği de olsa Ferit'in bir daha gelmiyeceği mesajının verilmesi de olsa Ferit için söylenenler pe hoşuma gitmedi.Damla ve Eda'nın konuşması olarak cevaplayım bu soruyu en iyisi.
5- Haftanın Mesajı...?...
Şöhretin büyüsüne kapılıp karınızı ihmal etmeyin.Yoksa ilerde başınıza iş alırsınız.
6- Haftanın Repliği...?...
Hatırlayamadım malesef.
En'leri de bitirdikten sonra uzun fragmanı da gördüm.Eda kıskançlığın doruğunda.Oğuz ise matbaada etrafın da bayanlar şarkı söylüyor.Niyazi ile Filiz düğünde Oğuz'un şarkı söyleyip söylemiyeceğini konuşuyorlar.Aklıma gelen bu kadar.
Hoşçakalın
Aslında ben bir bakıma kendi enlerimi ilk bölüm yorumumda belirtmiştim ancak yine de adet yerini bulsun, yazayım istedim kısaca...
En Beğendiğim Sahne: Aslında Damla-Tahir Ağa sahnesi ama orada daha çok duygulandım. Ben Eda ve Oğuz'un ayrı ayrı bilgisayar başına geçtikleri ve bölümün finaline doğru uzanan sahneler dizisini ufak ayrıntılara verilen önem ve de sahne temposu olarak (ne çok hızlı ne çok yavaş) bayağı beğendim.
En Beğenmediğim Sahne: Arda ve Sabutay'ın Yaman'ı 'kaşımaktan' bahsettikleri sahne. Uzun uzun yazdım nedenlerini de.
En Güldüğüm Sahne: Oğuz'un absürd komedide bir klasik olabilecek olan Prens Oğuz rüyası.
En Duygulandığım Sahne: Tahir Ağa ve Damla'nın duygusal konuşması, çok içime dokundu o sahne.
Haftanın Mesajı: Çok mesaj vardı ama sayfada bir değişiklik olsun diye internete getirilen sansür konusuna değinmelerini çok beğendim diyebilirim. Her kafasına esen mahkemeye verirse ve de sayfalara erişim engellenebilirse, başına buyruk uygulamalarda çok büyük haksızlıklar doğabilecektir. Bu konuya değinilmesini çok beğendim.
Haftanın Repliği: Damla'nın 'Ben kendi kendimi tutuyorum' repliği :img-yes: Müthiş bir itiraftı Damla açısından.
Dünya Kadınlar Günü'nün son dakikalarını yaşarken İki Aile dizisindeki güçlü kadın karakterleri (en az erkekler kadar güçlü) yarattıkları için sevgili senaristlerimize teşekkür etmek istiyorum :happy0064:Özellikle son zamanlarda güçlü kadın karakter sayısı parmakla sayılacak kadar az çünkü genel olarak dizilerde
valla şimdi bende uzun fragmanı izledim.maşşallahı var yani.bayağı bir uzun geldi bana güzel.euro starda.neyse anlatılanlardan başka bir-iki sahne veriyim sizlere.öncelikle bir doğaç aşığı olarak efe saçlarını kestirmiş sanırım diyeyim.sonra küçük eda ona soruyor ''beni seviyor musun?''diye efe şaşırıyor falan.başka bir sahnede oğuzun siyah gözlükleri var.onları çıkarark edaya nasıl olmuşum diyor.eda da şahtınız şahbaz(böyle mi yazılıyor emin değilim ama neyse=)) olmuşsunuz oğuz bey diyor.kızıyor,gidiyor.oğuzun üzerinde beyz kolsuz atlet gibi birşey var matbaada kızlar yanında(beraber şarkı söyledikleri)sarılıp resim çektirmeye çalışıyorlar.oğuzda yapmayın,üzerim çıplak gibi birşeyler diyor.sonraa...damla edaya babamın sağlığına dikkat etmesi ne güzel dimi?diye soruyor.eda da ''ya pek manidar''diyor sinirli bir şekilde.yalnız eda'nın üzerindeki siyah gecelikle oğuza yakışmış mı diye sorması beni çok güldürdü:img-hyste .daha başka bir sahnede eda istersen matbaayı kapatalım yerine bir fasıl kuralım falan diyor.bu arada dış seste iyice yokoldu yine.neyse şimdilik benden bu kadar bye ...
ama bir özlü sözle kapatayım,buyrun:
Yaşayanlar için UMUT her zaman vardır.UMUTsuzluk, ölüler içindir. THEOKRİTOS
kıssadan hisse:yeni bir umut istiyoruz...UMUDUMUZU kaybetmedik.hala bekliyoruz.bu sefer kesin bye :img-hyste
FATMANUR_26 09-03-08, 14:20 yaw bizim köşkte bir köpek varmışta bizim haberimiz yokmuş:img-wink:
bahçemizdeymiş hemdeeeee :img-hyste
ee ben köşke gidemeyince annemler gitti (ist. olunca). :sad53: bense burdan telefonun başında nerdesiniz nerdesiniz tabi pazar olunca her halde çekim yokmuşş ama ekipmanlar ordaymışşşş.......:sad53::icon_sorr
neysemm gelelim 78. blm yorumlarına
En Beğendiğim Sahne: edanın küçük edayı bornozla yakalama ve sonra ki oğuzla konuşma sahnesi
En Beğenmediğim Sahne: yamanın bulunduğu tümm sahneler
En Güldüğüm Sahne:beyaz prens oğuzun rüyasııı
En Duygulandığım Sahne:tahir ağa ve damlanın konuşması
Haftanın Repliği: balkonu kapatıp salona dahil etmek:happy0064
nar cicegi 10-03-08, 12:53 Merhabalar
Merhabalar dedim ama kimse yok.Tamam çok yoğun bir forumumuz yoktu ama bu kadar da değildi.Ne oldu nazar mı deydi.Fragmanımızda malum sitede yok hala.Bu akşam forum canlarır büyük ihtimal.
Fragmandan anlaşıldığı kadarıyla çok eğlenceli bir bölüm olacak.Oğuz'un kıskançlığını sık sık izlemiştik.Eda'nın ufak tefek kıskançlık hariç ciddi anlamda kıskançlığını izlememiştik.Bu bölümde yoğun olarak izleyeceğiz.Bölüm resimleri de gelmişti bu arada ama ben onlardan pek bir şey anlamadım.Dizimizin başlamasına az bir süre kaldı sayılır.Büyük ihtimal akşama kadar bir daha uğrayamam şimdiden hepinize iyi seyirler.
Herkese Merhabalar
Aslında sabah buraya damlayacaktım, hatta İlham'da geldi beni bekleyip duruyor, şimdi diyeceksiniz ki kim bu ilham Fatoş Abla, yok yahu yabancı değil İLHAM PERİSİ varya işte ben ona bizim İlham diyorum:img-hyste
Ya ne yapayım yazacağım şeyler var ama bu saate kadar ne fragmanı görebildim, ne posta kutuma fragman geldi, biraz önce buraya uğrayan sevgili Burçin'de söyledi hala tüp lü siteye bile eklenmemiş fragman:icon_sorr yazık yahu ilk defa böyle birşey başımıza geliyor.
Ha anladım şu çaça Eda'nın kıskançlığı o kaddar büyükmüş ki, fragmancı da Eda'nın bu gazabından üstüne düşeni almış, adamcağız fragmanı bile hazırlayamamış görüyor musunuz:img-hyste
Ya olmazki canım böyle kaçacağına insan bana haber verseydi, Eda'nın dilinden ben anlarım ben fragmanı hazırlardım, bu saat olmuş hala fragmanı görmek ümidiyle tüplü siteye bakıp duruyorum, yazık yahu:icon_sorr
Şimdi elimde delil olmadan, sizlerin anlatımıyla bu arada İlhan'da sıkıştırıp duruyor beni (zaten çat kapı davetsiz misafir gelmiş:img-hyste) yaz bir şeyler diye şimdi elimde delil olmadan sizlerin anlattıklarıyla ne kadar yorum olur affola:img-yes:
Vallahi sadistlik mi nedir ama bu bölüm gerçekten şu Eda'nın kıskançlıklarını izlemeyi dört gözle bekliyorum yani o kadar olur:img-icecr
Şimdi bölüm resimleriymiş güya:icon_whis 2 tane anlam çıkaranabilene aşkolsun resme bakınca bende saçma olacak ama Eda'nın Oğuz'un kafasında belki diyelim ki Oğuz sokaktan geçerken apartmanların camlarından sarkıp bakan kadınların saçları kafasına düştüyse, renk renk bayan saçı mı arıyor acep:img-grin2 tamam ne yapalım millet kocasının ceketinde saç arar, bizi orjinal çaça da kocasının saçında arıyor böyle delil:img-hyste
Ne yapalım elde kanıt olmayınca ilhamda çat kapı gelince böyle uyduruk yorum olur. Affola
Sevgiler
Selammlarrr:)
Artık pazartesileri seçmeli dersim olmadığı için dizi öncesinde rahat rahat bi yorum yapabilicem…Gördüğünüz gibi… ehuehue…Valla yorum yapıcam diyorum ama yorumlıycak bişey bulamıyorum…Fragmanımız inatla hala yok…Valla Buğra,Digi’yle benim bi kazaya kurban gitmememizi temenni etmişsin ama gittik bile çok geç yani…:img-hyste Valla ah bu piller benim ömrümü yedi ömrümü ehuehue….
Neyse hala fragmanı göremediğimize göre bu bölüm bizim için baya bi sürprizli olcak herhalde…Öyle avutalım kendimizi napalım??....:icon_whis
Bu arada Burçin’cim ve Buğse’cim fragmanı anlattığınız için çok teşekkürler…Siz de olmasanız hiç bişeyden haberimiz olmıycak yani valla…Sağolun tekrar…
Yazdıklarınızdan bile çok eğlenceli bi bölüm olacağı belli yani…Fatoş Abla’nın dediği gibi Eda’nın kıskançlıklarını izlemeyi çok özlemişim…Bi ara Serpil sayesinde baya güzel kıskançlıklar izlemiştik ama onlar da mazide kaldı…Eda,Serpil’i kıskanmayalı nerdeyse bi sene oldu yaww aa!!!Vallahi bu bölümü sabırsızlıkla bekliyorum o yüzden ehuehue…
Yanlız ben Oğuz’un nasıl davranıcağını çok merak ediyorum…Oğuz,Eda’nın bu kadar çok kıskandığını hiç mi farkında olmıycak…Farkında diilmiş gibi mi yapıcak? Yoksa farkında olduğunu belli edip de Eda’ya “Biraz modern ol,onlar benim hayranlarım” şeklinde telkinlerde mi bulunucak:img-hyste Valla ne olursa olsun komik olucağı kesin yani…Yalnız bu hafta Oğuz’un ”Koca adaylığı” statüsü tekrar hortlayabilir….Yani gerçekten gene boşanmaya kalksınlar demiyorum ama Eda,Oğuz’a hala önlerinde bir dava olduğunu hatırlatırsa şaşırmıycam yani…ehuehue…Tamam tamam kızmıycam da hadi gene iyisiniz ehuehue…:img-yes:
Neyse bu yorumu da böylece tamamlayalım artık…Bu arada Fatoş Abla resimlere yorumun süper ehuehue…Bence de...Eda bu yani…Oğuz’un saçının içinde saç arıyo olabilir:img-hyste Hatta bana sorarsan ordan Oğuz’un beyninin içini görmeye çalışıyo bile olabilir yani..Aklını çelen biri var mı diyeee :img-hyste
Ay neyse ben daha fazla saçmalamadan kaçıyım…Hadi görüşürüzzzbye
merve_gülben 10-03-08, 20:52 Evetttt canlarımm bir bölüm sonunu daha ettik..:D emre kınay abimizin komik bayılışı açıkçası yüzü çok komikti yaaaa :img-hyste ayy amann eda da bayılsa bile bakmam dedi amaaa sadece sözde dedi..oğuzu için koşa koşa gidicek.. neyse canlarım.. çok güzel bir bölümdü komikti iclalimin ön plana çıktığı kıskançlıkları ile o tatlı tribi ahh yerim onu yaaa :img-in_lo siyah gecelikte pek yakışmış zaten bunu söyleyen sadece biz değilizzz Oğuzcuğuda farketti..:D girerken gördüğünde suratının şeklini gördünüz dimi.. :img-hyste yakışmış mıııı..:D cilveli cilvelii..:D yakışmaz mı be icomm(eda :)) sen çuval giysen bile sana çok yakışır.. canım bnm yaaa çok güzel bölüm çok beğendimm.. büyük emek ve zaman harcandığı her bölümkü gibi belli.. tebrik ediyorum.. bütün ekibimizi.. allah güç,kuvvet,sabır versinn.. arkdaşlar bu kadar yorumum malum dersler yoğunlaşınca biraz bilgisayardan fedakarlık etmem gerekiyor.. ama aslaa yalnız bırakmam sizleri.. icomu.. iki ailemii.. hep burdayım.. :img-wink:
Tekrardan yineleyeyimm bütün ekibimizi yürekten kutluyorummm.. :happy0064 iyi ki varsınızzz.. hepinize ii yorumlar iyi gecelerr..:sad53:
Yorumu yazarken site gitti ;)
Bu bölümü izlerken Sabutay'ı istemez misin, işte sana en favori karakterlerinden birisi ile yakınlaşma yazarız, sen de ekrana bakıp kalırsın diye mi yazmışlar diye düşündüm :img-hyste :img-hyste Şaka bir tarafa, Şule mutlu olsun çok isterim dedim demesine de, pencerelerden kaçan bu adama karşı birşeyler mi hissedecek? Hislerimde yanıldığımı sanmıyorum çok ipucu vardı çünkü :icon_whis Damla Sabutay istemem yazmıştık değil mi...
Bölümde benim için öne çıkan hikaye Numan Amca'mızın hikayesiydi. O konuda da değişiklik olacağı konusunda, Şule-Sabutay konusundaki kadar olmasa da, güçlü hislerim var. Filiz annesinden mi bahsetmişti :img-wink: Olaylar bu şekilde ilerlemese de, bu bölüm Halit Akçatepe için çok özel bir bölümdü. Oyunculuğunu bu kadar göstereceği bir sahne yoktu uzun zamandır. Yalnız kalma korkusu ile bir ses duymak istemek için radyoyu açması, sevdiklerine telefon etse de, sonradan onları rahatsız ediyorum hissine kapılması, sırf konuşma uzasın diye zoraki konular bulması (oğuz'un çocukluk anıları) tüm nüansları senaryonun da yardımı ile verdi usta oyuncumuz. Bunun dışında Oğuz'un kırıcı olmak istemese de sıkılmas, Muhtar'ın da karısına daha çok ilgi göstermesi de çok gerçekçiydi. Gözyaşlarınmı tutamadım, keza Muhtar ile konuşmasında da aynı şey oldu. Niyazi'nin zaten izin vereceğinden değil ama bir arkadaştan bunu duymak ne onurdur kimbilir. Üstelik karısına bir zamanlar aşık olduğunu bile bile bu kadar çok güven ancak gerçek arkadaşlıklarda bulunabilir herhalde.
Gözlerimi yaşartan bir detay da, Yaman'ın yepyeni telefonunu 2. el piyasasına sürmesiydi. Yaman için herkes herşey bir yana, oğulları bir yana. Şu aralar karakter şamar oğlanına dönmüş de olsa, senaristlerin bu detayı vermeleri çok güzel. Aslında geçen hafta Buğra'nın değindiği konu ile ilgili bir durum vardı. Tahir Ağa Yaman'ın işlerine çomak sokarken aslında çok sevdiği torunlarım dediği Efe ve Timur'un babasını süründürüyor. Gerçi bu hafta Tahir Ağa ve Sabutay (Zubıtay) sahnelerinde sinirden olsa gerek güldüm, aklıma Baba filmi geldi. Keşke Tahir Ağa'nın da bir kedisi olsaydı kucağında :img-hyste İçimden bir ses, tıpkı mayfa babaları gibi Yaman'ı yine düzeltecek kişinin de o olduğunu söylüyor. İyilik de benden gelsin, kötülük de :icon_whis
Yaman ve Sabutay sahnesinde ise sesli güldüm, Yaman gerçekten de 'ne adamsın' denilebilecek bir genişliğe sahip. Geliyorlar ofisinde kafa çakıyorlar, adam sahnenin sonunda gayet rahat kafasına ekmek basıyor ve de kendisine Robin Hood diyebiliyor :img-hyste Sabutay gittikten sonraki kahramanlık numaraları da çok komikti bence. En azından şiddet içeren bir sahneyi abartılı olmadan ve de ilgiyi hemen başka yöne çekecek şekilde yazmışlar. Ne demişler yiğidi (senaristi) öldür hakkını ver.
Arda'nın annesine yaptığı haksızlığa sinir oldum, bu adamı sen evimize soktun, sonuçlarına da katlanacaksın. Kanun kaçağını evimizde saklayacaksın. Boşanma arifesinde ne akıllıca karar bravo yani, Yaman bir de beni aldattı der bir kulağına gitse. Sonradan değişse de (maalesef :() annesinin alenen korktuğu bir adamı nasıl eve getirir. Ceren 'e attığı yalanları saymıyorum bile. Arda da küçük mafya olup çıkacak. Tahir Baba'nın oğlunun üvey oğlu sayılır zaten. Tam İtalyan mafyası gibi oldu ne güzel :img-hyste Vallahi sinirden gülüyorum :img-hyste
Kendini süperstar sanan Oğuz ve kıskançlık konusunda ara ara hak versem de, Eda olduğu için abartan Eda'nın maceralarına da bayağı güldüm. Ancak öyle gözüküyor ki tansiyon düşüklüğü sebebiyle Oğuz'un gençleşme sevdası kısa sürecek. Eda da bayılsa da umurumda değil sözü ile büyük konuştuğunu anlayacak :img-hyste Detaylı yorum yazacağım zaten bu konu ve ailenin diğer fertleri ile ilgili.
Ardanın Sabutayı kendi köşklerinde saklaması fikri senaristlerimizin bu işi Şule&Sabutay birlikteliğine dayandırılmış gibi gözüküyor. Bu durum daha önceden planlanmış bir açılım herhalde.
Bana göre bu fazlasıyla gereksiz bir zorlama. Senaryonun ruhuna aykırı gibime geliyor.
Ama yinede İki Aile tam gaz devam ediyor.
GÜNAYDINLAR
Öncelikle yazacaklarım şimdiye kadar olan birirkimimin sonucudur ve aileysek:icon_sorr (üzgünüm ama aile kavramımızda kalmamış gibi şu son zamanlarda:icon_sorr) ailede her zaman neşe, mutluluk olmaz tabiki gönül her zaman böyle oluyor istiyor ama yaşadığımız şu ortamda dediğim gibi her daim bu duygular olmuyor, bazen mutsuzluk, sinirlilik (şimdi benim olduğum gibi) halleride olabiliyor ve ben sanırım TÜM İKİ AİLE DİZİ FORMUNA ŞU AN ÇOK SİNİRLİYİM
Onun için kusura bakmayın günaydın sevgili ailem bile demedim. Demedim çünkü ortada ailemiz kalmamış ki diyeyim, geçen hafta boyunca bir umut bekledim tamam dedim okulları var, sınavları var hatta sevgili Buğra'ya ders çalış, derslerin daha önemli, foruma sonra girersin diyende benim:img-yes: ama lütfen Buğra'ya öyle dedim diye Buğra birde gündüz iş hayatında olan birisi, ama okulları olan aile bireyleri sizde mi öylesiniz, gündüz çalışıp akşam ders çalışıyorsanız en azından haberdar edin de bizde zaten sayısı belli olan ailemiz üyelerinden adınızı ayıklayıp diğerlerine yükleneyim.
Ha diyeceksiniz ki Fatoş abla bize diyorsun sen sanki bölümü tam mı seyrettin evet yine tamamını seyredemedim ama hemen 1-2 gün içinde telefi edip gündüzleri deli saçmasıda olsa tüm hafta içi buralarda oluyorum, olmak istiyorum ve olmalıyımda.
Bakın hatalarımı, izleyip izlemediğimi bile açık açık paylaşıyorum, paylaşmamda lazım eğer aileysek:icon_sorr Hepinize gerçekten çok kızgınım, yere göğe koyamadığımız bizden sahneler gördüğümüz, dizi değil hayatın kendisi dediğimiz sayısını yazmak istemiyorum ama şurada 12 bölümcük kalan dizimize karşı olan davranışlarınızdan dolayı hepinizi KINIYORUMisim isim buraya yazmıyacağım, sizleri buraya toplamak için çaçalık, eğer adı duygu sömürüsüyse onu bile yapmıyacağım artık. Ben dizimizi sonuna kadar buradayım, deli saçmalığıda olsa birşeyler yazıp duracağım.
Bayağı uzun ve rahatsız edici cümleler oldu ama içimdeki duygularımın yarısı bile değil yazdıklarım ve bunları yazdığım içinde üzgün değilim, esas üzülmesi gereken burayı bomboş bırakan sizler olmalısınız.
Akşamki bölüme gelince maalesef yarısında yakalayabildim ama yinede inanılmaz keyif aldığım sahneleri izlemekten çok büyük mutluluk duydum. Geceye damgasını vuran çaça Eda, yani İclal Aydın'dı:good: tüm alkışlarım, tebriklerim kendisine:img-yes:
Konuşacağım ve yazacağım sahneler bayağı var, bunları gün içine yayacağım. Sadece bir, iki arkadaş dışında yazan ne de olsa ben olduğuma göre:icon_sorr
Görüşeceğiz
emre kınay güzel eşiyle bir programda bende bugün bayağı bir hastayım okula gidemedim alllah ın sevdiği kuluymuşum ki çok güzel bir programla karşılaştım.dizimizin yeni bölümü nün çekildiği set arkasına gitmiş program ekibi ve çok güzel sahneler aktardılar.ergin bir kaza yapıyo motorsikletle aslında bir tane daha avr ama şuan anlatamıyacağım birde emre kınay ı dizideki oyunculara sordular doğaçın verdiği cevap şu:emre abi ve oğuaz abi sana tapıyorumm:img-hyste
neyse daha uzatırdım ama hastayım.neyse arkadaşlar dün akşamki bölüm de harikaydı edanın kıskançlık krizi fln süperdi yani bölüm yorumunu daha sonra tekrar yapıcam.hepinizi öpüyorum
u arada benim adımı kullandığınız içinde ayrıca çook sevindim birde benim adım BUĞSEM yani ''m" harfi adımda var:img-yes:
bişiy değil yani bende dizimiz için ve sizler için elimden geleni yapıyorumm ve son olarak emre kınay programda öner erkandan yani feritten bahsedince benim damatımı oynuyo dedi hani sanki kadroda hala varmış gibi konuştu ...acaba bir süpriz mi var:img-wink:
ii günler arkadaşlar öptüm hepinizi
Öncelikle Sevgili BUĞSEM çok geçmiş olsun. Evet seyrettiğin programı arkadaşımda haber verdi ama işyerinde bakmak oldukça zor:icon_sorr bu durumda siz izleyen arkadaşlar eğer anlatırlarsa böyle haber alabiliyoruz. Verdiğin bilgi için tekrar teşekkürler:img-yes:
Dün akşamki bir sahne daha doğrusu bir karakterimiz beni sinir etti. Siz diyorsunuz ki maşallah Fatoş abla paso sinirlisin ama CEREN karakterini izleyipte sinirlenmemek ne mümkündü (tabi bana göre:img-wink:)
Evet Ceren'in Oğuz'la konuşmasını hatırladınız mı:img-yes: sanki hanfendinin karşısında arkadaşı var. Valla Oğuz'un bu ünlü olmasına mı versek bilemiyorum ama eski Oğuz olsa Ceren'in o konuşmasında yer gök inlerdi. Hanfendiye bak Arda'yla görüşmenizi istemiyorum diyor babasına:icon_evil nasıl bir lakayıtsızlıktır, karşısındakinin babası olduğunu nasıl unutur anlayamadım. İşin açıkçası bu sahneye oldukça sinir oldum. Neyse Oğuz'dan beklenen o sinirli davranışı göremedim ama hanfendiye yine de bir şekilde haddini bildirdi Oğuz:img-yes:
hiçç önemli değil dediğim gibi herşey sizler için...bu arada teşekkür ederim şimdi birazcık daha iiyim diycem ama hala ateşim var :icon_sorr
neyse ama olsun senin sinirini çok ii anlıyorum fatoş ablacım img-wink:bencede cerenin öyle bir konuşma yapması doğru değildi.ama umarız böyle bir durum daha yaşanmaz ama aslında buda dizimizin tuzu biberi olsun diyelim ne yapalımm...
neyse ben bir konuya deyinmek istiyorum.78. bölümde oğuzun ve arda nın konsetinde neden eda yoktu veya çocuklar yani bu bölümdede pek fazla eda oğuz ikilisi bir arada değildi kahvaltı sahneleri veya yemek sahneleri yoktu yani hem 12 bölümcük kaldı diyolar hemde eda ve oğuzu bir arada çok az gösteriyolar yaa bilmiyorum valla ben üzülüyorum bu durumaa birde emre kınay bugün programda dizi biticekmiş gibi konuşmadı.yani acaba bitmicekmi of ya aklımdan bir fizik dersi birde bu çıkmıyoo aman bilmiyorum valla umarımmm bitmezzzzz inşallahh
hepiniizi çok seviyorum kendinize ii bakın grip olmayın burdaki ailemizi yalnız bırakmayın benim gibi :happy0064 görüşürüzz bu arada işte olanlara kolay gelsin bugün okulda olup sınavları olanlarda allah güzel notlar nasip etsinn bye
Herkese İyi Geceler…:img-wink:
Hesapta olmayan sürprizler,hayatın cilveleri ve bir takım sağlık sorunları nedeniyle o çok sevdiğim pazartesi gecesinde sizlerle olamadım…Şimdi her şeyi geride bırakarak yepyeni bir sayfa açıyoruz…Ama önce sevgili Fatoş ablamızın ailemize olan kırgınlığına değinmek istiyorum…Son birkaç haftadır forum sayfalarımızda ki tenhalığın bende farkındayım…Sebep veya sebepleri bilemeyiz,hayat bir yandan akıp giderken bazen çok sevdiklerimize bile vakit ayıramaya biliyoruz…Zaten buraya gelip yorum yazmayı bir görev olarak görürsek,birçok şeyi kaybetmişiz demektir…İnsanın içinden geçmesi,yüreğinden bir şeylerin coşması gerekiyor,var olmak için,katılımda bulunup,birlikte bir şeyleri paylaşabilmek için…Ortada bir emeğin olduğunu da görmezden gelmeyelim derim…Emek evet dizimiz için verilen bir emek var,bunu her zaman dile getiriyoruz,fakat asıl olan bir emek daha var ki o da bizlerin birbirimize verdiğimiz emek…
Şurada yaklaşık on,on iki hafta sonra her şey bitecek,hiçbir şey bugün ki gibi olmayacak…Bugünlerimiz,aklımıza düşen hoş bir hatıra olarak kalacak,belki aynı çatı altında bir daha hiç toplanamayacağız,bir daha ajans açamayacağız,farklı pencerelerden aynı yöne bakamayacağız…Biz hayali bir hikayenin bir araya getirdikleriyiz…Ve tüm duygularımız gerçek…Her şeyin bittiği o gün,bir daha dönemeyeceğimiz bugünleri çok özleyeceğimiz için,bu duyguları bir daha yaşayamayacağımız için ve keşke dememek adına bugünlerin kıymetini bilelim…Elimizden geldiğince,gücümüzün yettiğince,vaktimiz elverdikçe bizi bizden mahrum bırakmayalım,gelin şu günlerin tadını çıkaralım…Ve hikayemizi neşe içinde,birlik içinde hep beraber uğurlayalım…Bugün reyting oranlarımıza baktım ve emin oldum ki bizim çok daha sağlam durmamız gerekiyor,bize bizden başka pek bir şey kalmamış…İşte bu yüzden bende tüm arkadaşlarımızı sınırlarını zorlamaya davet ediyorum…Anlamıyor değilim,aksine burada var olamayan tüm arkadaşlarımızı anlıyorum,zaman öyle bir kavramdır ki bir çok şeye izin vermiyor,üstelik insanoğlu da ertelemekten hiç vazgeçmez,bugün,yarın derken sonradan fark ederiz ki hayat bugün ve yarınlar üzerine kurulmuş,geçen zaman geçiremediğin vakitleri doğurmuş…
İşte o yüzden yineliyorum,sınırlarımızı zorlayalım…Bende farksız sayılmam,hiçbir zaman geniş geniş vakitlerim olmadı,bu ilk günden beri böyle,ama nasıl olduysa oldu,bir şekilde vakitsizlik içinde vakit buldum,bugün düşünüyorum da bunun tek açıklaması Emek !!! İnsan emek verdiğinden,emek gördüğünden kolay kolay vazgeçemiyor ve hiçbir zaman pes etmiyor…Belki bende sizlerin Sevgisinden besleniyorum belli mi olur…:img-wink:
Daha konuşurumda konuşurum bu konu hakkında,Fatoş abla’nın kırgınlığı bahanem oldu bende içimi döktüm işte…Buradayım arkadaşlar…İlk günde buradaydım,son günde Allah nasip ederse burada olmaya devam edeceğim…
* İyisi mi bir ajans açalım ve keskin bir dönüşle dün geceye konuk olalım…
:icon_shad:kahve:icon_shadGECE AJANSI…:icon_shad:kahve:icon_shad
Dün Gece izlediğimiz bölümden büyük keyif aldım ve izlerken düşündüm,dizi bittikten sonra da şöyle bir şey fark ettim…İki Aile’de son on üç bölümüne girerken hızla bir öze dönüş söz konusu…İlk on üç bölüm ve son on üç bölüm arasında sıkı kesişme noktaları var…Bu iki dönemin en büyük benzerlikleri de zaten “ Kaygısız senaryo anlayışıdır ” bunu biraz açmak isterim…Dizilerin pir’i olduk artık,genel mantıkta ilk on üç bölüm hem senaryo ekiplerinin hem de oyuncu kadrosunun en keyif aldığı,inandığı ve azimle çalıştıkları on üç haftayı kapsar,neden çünkü henüz hiçbir şey tükenmemiştir,anlatacağın hikayeler,vereceğin mesajlar,kısaca bir derdin,meselen vardır,kullanmadığın malzemeler,derinleşen karakterler ve benzeri…Zaten dizi hikayelerinin hızla tüketilmesi,bu ilk on üç bölüm içinde gerçekleşir,hangi izleyiciye sorsan,ilk on üç hafta unutulmazdır…Aynı öz veriyi ve idealistliği eğer hikaye büyük darbeler almamışsa,son on üç haftada da görmek mümkündür…Çünkü herhangi bir açılım yapmana,bu hikayeyi,karakter devamlılığını nasıl sağlayacağım diye bir kaygıya düşmediğin haftalardır,iyisiyle kötüsüyle sezonları devirmiş,üzerine düşenleri yapmış,artık gönlüne göre bir final aşaması kalmıştır…
Buradan az önce bahsettiğim kaygısız senaryo mantığına çıkıyoruz…Ve hemen İki Aile’ye,bizim senaristlerimize bağlayacak olursak,şuan için herhangi bir kaygıları yok…Büyük karmaşalar,felaketler,çözülmesi zor düğümler,sezonlara yayılması gereken hikayeler yazmak için ne vakitleri ne de bu yönde istekleri olduğunu sanıyorum…O zaman yapılacak tek şey kalıyor,o da hikayelerle değil,karakterlerle oynamak !!! Tıpkı ilk on üç bölümde olduğu gibi…Bu da ister istemez rahat bir hikayeyi getiriyor,bir şeyler yapma,bir şey ispat etme,bir şeylere tetikleyici olma kaygıları ortadan kalktığı anda öze dönüş kaçınılmaz oluyor…
Tıpkı İki Aile’de olduğu gibi…Geçen zamanda,değişenler,güzelleşenler,mümkünü yok değişmez dediğin anda tahmin daha edemeyeceğin kader oyunları,sıcacık bir mahallenin gölgesinde ilk kadronun şereflendirilmesi,özlenenler ve daha birçok şey…Tabi gidenler ve gelenler !!!
Bir şeyler de yavaş yavaş sonlandırılıyor…Herkes hayatta payına düşeni alıyor,kendi ektiğini hasat etme mevsimi yaklaşıyor,karakterlerde sona yaklaştıkça iç hesaplaşmalar,kaçınılmaz sonlar ve beklenmeyen sürprizler baş gösteriyor !!!
Tüm bunlar olurken,ben bunları yüreğimde bir yerde hissederken dün akşam ki bölümde muhteşem bir Numan amca,Numan amcalar portresi çizildi…Hayatın penceresinden yine içeri bir kamera sarkıtıldı…
Dün gece Berna’da benimle benzer duyguları hissetmiş ve çok güzel ifade etmiş…Bende kendi penceremden bakarken öncelikle Halit Akçatepe’ye saygılarımı ve sevgilerimi iletiyorum…Muhteşem bir yalnızlık şarkısı dinledik…Hayata,babalığa ve alışkanlığa dair…
Zordur birden bire boşluğa düşmek,amaçsız kalmak…O yaşta kuşkusuz çok daha zordur…Duygusal olarak amaçsız kaldığını zanneder insan,yok olsam kimsenin umurun da olmaz,var olanlar çok yaşasın diye düşünür,oysa görmez,onun için hasat mevsimi çoktan gelmiştir…Oğlunun mutluluğunu görmek,mutluluğundan kendine düşen payı çekmek,ve yepyeni bir hayatın ardında ki mimar olmak !!! Tabi bunlar işin mantık boyutu…Yalnızlık ise bambaşka bir şey…Tarif edilmez,belki yaşamayanda anlamaz…Ama dün Numan üzerinden yalnızlığın her halini izledik,bir ses,bir tıkırtı,onun yalnızlığına ortak bir radyo yine ve yeniden eski eserler,Numan’ı düne götüren,bugününü unutturan,yalnızlığa derman eserler…Numan’ın önce kendi kendini kandırmaya çalışması,direnci ve tek başına da mutlu olabileceğine inanması,ardından insan olduğu için yüreğinde kopan özlemler ve bir sese ihtiyaç duyması…Oysa en sevdiğinin bile başka bir hayatı var,bir düzeni var…Ama insan paylaştıkça çoğalır…İyiyi veya kötüyü,kalabalığı ve yalnızlığı,bir şarkıyı,kurulan bir çilingir sofrasını…Paylaşmak ister,karşısındakini ortak etmek ister…Numan’ın Oğuz’a şarkı dinletmek için telefonu radyoya tutması o kadar tanıdık ki o kadar sahici ki ve o kadar bizim insanımızı yansıtıyor ki bu yalınlık ve doğallık bir çok defa beni şaşkınlığa uğratıyor…Hayatımızdan birebir çekilip alınmış,hoşluklar ve insanımızın,bizim insanımıza anlatılması…Şunu abartısız söylüyorum…Dün gece ki Numan amcanın tüm hareketleri,bakışları,kendi kendiyle hesaplaşması birebir bizden alınmış sahicilikteydi…Aynı şekilde telefonun diğer ucunda ki Muhtar ve Oğuz !!! Bambaşka ortamlarda olduklarını birebir hissettirdiler...Uğraşları ve hayatları,hayatlarından da öte “ O Anları “ bambaşkaydı…Numan’a ortak olamamaları çok gerçekçi bir detaydı…Hayatlar türlü türlü…
Her pencereden bir hayat sızıyor,kiminde yalnızlık,kiminde kahkaha,kiminde göz yaşı gizli…Pencerelere yaklaşmadan hayatları göremezsin,çünkü nihayetinde hepsi birer ışıktır,sızan ışığın ardında gizli her şey,biri bir diğerini tutmaz,o onu anlasa,diğerini öbürünü anlamaz…
Ve gecenin sonunda onu bir ömür sırtlayan oğlunun babasını öpe koklaya yatağına götürmesi…İşte budur…Üzerine daha ne söyleyelim ki…Sizce de her şey kendi kendini çok güzel ifade edip,anlatmıyor mu…:img-wink:
Numan’ın Huzurevi planlarına karşın Muhtar’ın ondan birkaç yaş büyüğü olarak sert çıkması ve üçümüz kafa kafaya otururuz demesi ise dostlukta,dostluktan öte kardeşlikte son noktaydı ve kesinlikle Numan’da şöyle bir sarsıldı…Geçen gün Numan dostluğu adına Aşkından feragat etti demiştim,O gün Numan’ın kaybettiği ne kadar büyük olursa olsun,bugün ki kazancı,yıllar yılı verilen karşılıklı emeğin ödülü olsa gerek…Ve yeri hiçbir şey ile doldurulmayacak bir kazanç…
Hayatta ne zaman ne kazanacağın hiç belli olmaz,Berna’nın da fark ettiği gibi Filiz’in bir annesi var ve bu anne Numan’ın yalnız,yaralı kalbinin dermanı olabilir,üstelik bu anneyi de çok eskilerden değerli bir oyuncu canlandırabilir…Bu ne şimdi Buğra,bize bir tüyo mu getirdin derseniz,bekleyin ve görün derim…:img-wink: Bu değerli oyuncunun arz-ı endam eylemesini…Bu kadar yeter,anlaşıldı sanırım…
Ve Köşkümüzde hayat,eğlencesiyle,oyunlarıyla devam ediyor…Alışılmışın alışılmadık yaşandığı,genellikle yanlış hesapların Bağdat ’a ulaşmadan ilk sokaktan geri döndüğü gönül gönüle vermekten vaz geçmeyen ailemizin varlığı ile yücelttiği bir hayat…Çoluk çocuk kalabalık sofraları,yemek telaşları ve bitmeyen bağrış,çığırışları ile tansiyonun bir an bile düşmediği Köşk günleri !!!
Hak ettiler !!! Kendi kendileriyle kalmayı,birbirleri ile uğraşmayı,uğraşmaktan zevk alıp çözebilecekleri problemlere,çıkmazlara düşmeyi çoktan hak etmiş İki Aile var ortada…Telefon faturası krizi,Eda’nın kıskançlık krizleri,Ceren’in Arda’yı babasından kıskanması köşkümüzün şuan için lokomotif hikayeleri…Öncelikle Eda ile Ceren’in yemek yaparken dertleşmelerine ve Eda’nın tecrübelerini Ceren’e bir anne şefkati ile yemek örneği üzerinden anlatmasını çok beğendim…Uzun zamandır bekliyordum ve gördüm ki yavaş yavaş Eda kızların hayatında bir değil bir çok şey olabiliyor…Yeterli mi…Şuan için hayır…Ben bu ve benzeri sahneleri sabırla beklemeye devam edeceğim…
Telefon faturası krizi de sıcacık bir Efe,Timur sahnesinin doğmasına vesile oldu fakat benim ciddi bir rahatsızlığım vardı…O da Eda’nın düştüğü konumla ilgili…Efe,parayı annesine getirdiğinde sıkı bir Eda-Efe konuşması bekliyorum…Aksi takdir de Eda arada maddiyat kavramı olduğu için pek sevmediğim bir konuma düşecek…Aile içinde hata olur,yanlış olur,ama asla maddiyat bir problem olarak öne sürülemez,sözü dahi laf edilemez…Bir bedel varsa o tüm aileye birden kesilir,fedakarlıkta aynı şekilde…Ben Efe’nin faturayı kabartmasını haklı bulmuyorum ama sonuçta o daha bir öğrenci,her şeyden öte bir genç ve hatası ne kadar büyük olursa olsun bu konuşularak çözülmeyecek bir şey değil…Kaldı ki Efe’nin babasına gitmesi,ondan para istemesi,Eda’nın düştüğü konumu iyicine batırıyor…Yaman açısından bakınca Eda’nın tutumu yanlış ve Yaman bu konuda ne düşünse haklı…İşte bu yüzden Eda’nın amacı farklı olsa bile sebep olduğu sonuçlar son derece yanlış…Bu yüzden gelecek hafta Efe parayı getirince Eda’nın tepkisini büyük bir merakla bekliyorum…
Bu sahne şöyle bir mesaja vesile oldu,O da Yaman’ın babalığı !!! Geçen gün dediğim gibi Yaman söz konusu evlatları olunca sahici olabiliyor,arınabiliyor ve koşulsuzca içini açabiliyor…Bu gösteriyor ki Yaman birilerini sevebiliyor…Birileri için fedakarlık yapıp,kendinden önce başkasını düşünebiliyor…Yaman’ın sonu ile ilgili düşüncelerim iki haftadır izlediğimiz “ Yaman portresinden ” sonra değişti…Bugüne kadar Yaman için en büyük cezanın evlatlarının sevgisini kaybedeceği düşünüyordum…Şimdi ki fikrim ise Yaman bir gün her şeyi kaybetse bile evlatlarının sevgisi ile ayakta kalacağı gerçeği…Gerçek sevgiyi,saflığı onların katıksız bağlılığında bulacak ve bununla yetinmekten mutluluk duyacağını düşünmeye başladım…Verilen onca savaş,dökülen gözyaşları,kırılan kalpler,yıkılan hayallerin gölgesinde Yaman’ın evlatlarının sevgisine tutunması ve bu fırtınadan böyle korunarak,sakin,hırssız bir hayata başlaması…
Doğru olanda bu sanırım…Yaman istemeden,zaafları yüzünden çocuklarına,özellikle Efe’ye “ Mutsuz bir çocukluk ” yaşatmış olabilir…Tıpkı kendi çocukluğu gibi…Herkese bir şey yapmış olabilir,kimsenin hak etmediği acıların arkasında isimde olabilir…Ama sonuçta bir gün bu hayatta her şey yalan olsa bile öyle bir gerçek var ki o da tüm hatalara,yanlışlara kalkan olan evlat sevgisi…Desteği ve sırtı…Bunu Yaman’da hak ediyor…Ufacıkta olsa umut kırıntıları buradan çakmaya devam ediyor,ilk günden beri…
Eveet çok konuştuk,şimdilik bu kadar yeter diye düşünüyorum…Daha konuşup masaya yatıracağımız çok konu var…Eee dün gece burada olamayınca böyle derledik,topladık…
Gitmeden önce ufak bir bilgilendirme yapmak istiyorum…Başta da söylediğim gibi pek parlak bir hafta başlangıcı yapmadım,bugün sabah eve geldiğim için bölüm kaydının upload işlemine henüz başlamadım…O yüzden bu hafta bölüm linklerimiz biraz rötar yapabilir…Rötar dediğime bakmayın bir problem çıkmazsa en geç yarın öğlen iş yerinden sizlere ulaştırmayı düşünüyorum…
:img-clapp TK79-IKIALE isimli link taşıyan uçağımız yarın öğle saatlerinde turuncu limana yumuşak bir iniş yapması beklenmektedir…İlgililere duyurulur… :img-clapp
Bilmek istersiniz diye düşündüm…
Hadi bakalım…Ajansımıza son noktayı koyalım,koyalım ki yeni başlangıçlar yapabilelim…Daima Sevgi dolu kalmanız dileği ile buluşmak üzere…
..Herkese İyiGeceler..
İyi geceler Diyebileceğim kimse varmı bilmiyorum ama ;).
Ne zaman boş olacağın ne zaman fırsatının olacağı belli olmuyor işte..Normalde İki Aileyi internetten izlmeke zorunda kalan ben bu sefer tv den izleyebilme şansına eriştim Fakay gelip bişiler yazmak ancak şimdiye kısmet oldu..
Böyle muhteşem bir bölümden sonra uzun uzun youmlar karşılayacak beni sandım ama Fatoş ablanın biraz kırgın birazda sitem dolu satırları karşıladı beni..Kendi adıma ancak şunları söyleyebilrim..Filmden hemen sonra veya sizler zaman sayacını başlattığınızda aklım hep buralarda ....Fakat hem öğrencilik hemde iş hayatı birliklte çok yürüyemiyor..Öle oluncada dersler nedeni ile ihmal ettiğim ailemin arasına uzunca bir Süre karışamaz oldum..
Her an aklımın ve kalbimin sizlerle olduğunu bilin..
Ben ya biryerlerden foruma girmeye çalışıyorumdur, yada her ne yapıyorsam kalbim ve aklım muıtlaka sizlerledir
Hayatın ne getireceği belli olmuyor işte..Diğer arkadaşlarımızında yoğun olduğundan adım gibi eminim..
Derslerle uğraşıyoruz ,öss sınavı hazırlığının içinde kayboluyoruz,yada iş stresi ile hayatın içinde yoğrulup gidiyoruz..Bu meşguliyetlerin arasında sevdiklerimizide unutuyoruz galiba..
Sonradan keşke dememk için şimdi varolan anların değerini bilmeli..
Kaçan zaman kaçtı birkere..Öenmli olan bundan sonra zamanı sımsıkı tutabilmek..
Şimdi pazartesi gecesine şöle bir geçiş yapalım..
Kim ne derse desin benim açımdan bölüme her yönü ile Damgasını vuran Numan amcadır..
'''Yalnızlık'''
Yalnız kalma korkusu..
Bu kadarmı güsel yansıtılır..bu kadarmı ustaca kotarılır..Numan amca ile yalnızlığın her karesine indik bu bölüm..Niyazinin ilk kez veya uzun uzun zaman sonra İlk kez tattığı duygular numan amcanında Yıılar sonra İlk kez bir duyguyu tatmasıan sebebiyet verdi..
Numan amca ve oğlu Niyazinin ne kadar bütün olduklarını gördük..onun oğlunu ne kadar sevdiğini her ne kadar kızsada azarlasada onunla ne kadar mutlu olduğunu..
Kurduğu tek kişilik sofrada önce bu duruma kendiini alıştırmaya çalıştı..Tek kaldığımızda veya yanımızda omzuna yastlayacak Kimse olmadığında kendimizi avutmanın tek yoludur bu ''Onlarsızda yapabileceğimizi kanıtlamak..'''Başta kendimize daha sonra başkalarına..
Gerçek olan tek şey ise yanında başka bir nefes olmadan insanın yaşayamayacağıdır..
Bu tabi kuşkusuz o yaştaki bir insan için daha zor..Heleki bu insanın uzun yıllar tek varlığı oğlu ise..O yaşlarda hep böyle bir duyguya kapılırlar..Başlarını alıp gitseler Kimöse farkına varmayacak aramayacak sormayacak..zannederler..Yada onlara yük oldukları hissine kapılırlar..Numan amca gibi gidecek bir huzur evi arayışına girişirler....
Ama herşeye rağmen insan üzüntüsünede sevincinede bir ortak olsun ister..ağladığından ona destek veren bir omuz güldüğünde onunla gülen bir çift göz..
Açıkcası numan amca karakteri üzerinde izlediğim yalnızlık öyküsü beni çok etkiledi..Hiç düşünmeyiz belki aklımızdan bile geçirmeyiz..sanki yanımızdakiler hep var olacakmış gibi..hiç gitmyec ek bizleri hiç bırakmayacaklar gibi..
İşte bu nedenle onların üzerindeki sevgi saygı haklarımızı sonun a kadar kullanırız..
sonsuza dek bizimle olacağı düşüncesinin verdiği eminlikle.
.
Oysa bir kere gülümsemek zor değil..Bir tatlı söz yumuşak bir bakış..Arkamızı dönüpte gidenleri seyretmektense en azından kalanlara bunları esirgemeyelim derim ben..
Malum hayat hızlı akıp geçen bir tren Bİr vagonundan yakalamak gerek.;)
Dostluğunda en Güselini gördüm bu bölüm..söylene 2 çift söz yetti..bu kadar basit aslında..Herşeyi anlamak, Anlatmak Hissettirmek..
Numan ve muhtar arasındaki gibi bir dostluğa sahip olabi,lmek çok zor olsa gerek..Böle dostluk böle arkadaşlık vay be dedirtiriyor gerçektende..
Numanın huzurevi bakma fikrine önce sen oranında huzurunua kaçırısın diyerek espirili yaklaşan daha sonrada yaşının büyüklüüğünü öne sürerek onu azarlayan muhtar.......
Zamanında aynı kıza aşık olmuşlar yıılar geçmiş bu aşk hiç sönmemiş ikisindede ..Ama dostlukları arkadaşının sevdiği kadınla Evlenmesine razı olacak kadar büyük..Diğerinende 3 kafa otururuz beraber dedirtecek kadar eşsiz..
,Başka birşey söylemeye gerek yok herhalde..Bölesini bulmak zor..buldummuda kaybetmemek gerekiyor..En azından onların dostlukları '''Hayali bir pencerede olsa '''Umut veriyor gelecek adına..
'''''Çıkarsız dostluklar olabiliyormuş Diye..'''''
'''Çıkarsız sevilebiliyormuş Dİye..'''
''''Dostluk''Diye Bir şey hakikatende varmış Diye...'''
'tüm bu hayat dersleri bir yana köştede hayat tüm hızı ile aynen devam.'''
Oğuzun hayran krizinin bu şekilde işlenmesi yüz gülümsetti farklı bir hareket kattı..bu sayede çaça edanın çaçalığından feragat ettiği sahneleri gördük..aynı zamandada Emre Kınay'ın muhteşem sesi ile kulaklarımızın pasını siliyoruz..valla ben bu durumdan oldukça memlunum..
Yalnız Biir ama Var hemde kocaman Bir ama..''
Cerenin son zamanlarda babası ile olan konuşma tarzını ve ses tonunu hiç hoş bulmuyorum..Her ne kadar konu kızloarı olunca köpürüyor işin rengini değiştiriyor desekde Kendi babalarımız ile kıyasladığımzıda oğuz bu hali ile bile fazla modern bir baba..
Kaldıki oğuzun bu damatlar konusunda kendini aştığını düşünüyorum..Ceren'de fazlasını istiyor..İşin şaka boyutu bir yana babasın a gidip gayette bilmiş bir tarzda o tonla konuşması Hiç hoş değil..
Aradaki saygı boyutunu korumak geerekiyor demekki..;)
Fisun ve Eda arasındaki ilişkiye kısaca değinmek İstiyorum..
Neden Bilmiyorum ama Fisun ve eda arasında gelişen bu ani ve zorlama Dostluk hiç hoşuma Gitmiyor..Ge.mişte yaşanmışlıklar göremediğimden veya verilen bir emek olmadığından bu ikilinin arasındaki abartılı samimiyet çok fazla göze sokuluyor..Oya İle Fisun nu tabiki kıyaslamıcam..Bence onlarınki kıyaslanamayacak bir dostluktu fakat..böle Aniden Eda ve fisun arasında yaratılan dostluğun beni tatmin etmediğni farkettim..
Birde Şule ve sabutay arasında başlatılşması muhtemel olan ''AŞk''tan bahsedelim..
Zorlamda dedik ya öle devamm edelim dedim..sabutayın saklanma zorunluluğunun şulenin evine dayandırlılmasının elbette bir amacı olmalıydı ve bunu o kısa dak,kalardan itibaren hissetmeye başladık.
Ne kadar doğru olur..Yada bir gerek varmı..Bu aşkın Filme kazandıracağı her hangi birşey ne olabilir düye düşünmeden edemiyor insan..
ama yinede büyük konuşmamak gerek..
Zamanında gelinini kaçırdığı adamla iş yapabiliyorsa sabutay ve ben ( biz) değiştiği için değişemeye başladığını gördüğüm( gördüğümüz) için bişi demiyorsam bu beraberliğinde ne getireceği bende ne gibi duygular uyanduıracağı belli olmaz..
Hayat akıp giderken kötü dediklerimizde İyi dediklerimizde değişiyor malum..
Kesinlikle hayır dediğimizde Bir bakmılşız evet diyoruz..Neyin ne getireceği belli olmuyor kısacası..
İyisimi bekleyelim ve görelim..Bekliyelim Hayat bize daha neler getirecek..
Herkese İyi geceler İki Aile Ailesi...
öncelikle kendi adıma iki aile ailesine bir özür borçlu olduğumu düşünüyorum,
uzun zamandır güzel bir bölüm yorumu yapamadım, açıkçası İki Aile dizisi benim açımdan çok büyük önemli ve değerli bir dizi, bu diziye böyle iki satır yazarak geçiştirmek asla istemedim istememde, çünkü İki satır yazılacak bir dizi değil, o yüzden hep en sona bıraktım iki aile dizisinin yorumlarını ve uzun uzun yazmayı istedim hep, ama bir türlü kafamı toplayıpta yazamadım.. o yüzden bir kez daha bütün ailemden özür dilerim :icon_sorr...
Fatoş ablayada binlerce kez teşekkür ediyorum, bizi en azından kendimize getirdiği için, eğer bu şekilde bizleri kınamasaydı, ben belki hala kafamı toparlayıpta yazmaya koyulmayacakatım.. o yüzden çok çok teşekkürler...
Buğra'cım sanada çok ama çok geçmiş olsun diyorum, umarım en kısa zamanda sağlık sorunlarınız çözülür ve eski o neşli günlerinize dönersiniz...
79. Bölümümüzle ilgili olarak çok şey yazmak isiyorum, ama yazabilirmiyim bende bilmiyorum..
öncelikle eski bölümlerimize nazaran daha bi sanki neşesizdi bu bölüm ya da bana öyle geldi.. genel olarak baktığımız zaman bir durgunluk sezdim dizide, acaba bu durgunluk, Ferit'in yokluğumuydu, Yoksa 12 bölüm kalmasının üzüntüsümüyüdü, açıkçası bilemiyorum ama durgun bir bölümdü bana göre...
Böyle genel bir değerlendirme yaptıktan sonra yavaş yavaş sahnelirimize geçebiliriz...
.Efendim en son 78. Bölüm sonu 79. Bölüm başında Bizim Eda'nın kıskançlık kirizleriyle başbaşa kalmıştık..
Başlangıçta her ne kadar ordan devam edecek sansamda, Oğuz'un koşusuyla başladı 79. Bölümümüz.. Eda'da Oğuz'un yerini boş olduğunu görünce şöyle kahvaltı hayalerine bir dalış yaptı, ancak bir kaç dakika sonra o hayal suya düşmüştü..evdekiler her yerde Oğuz'u ararken çat kapı eşofmanlarla gelince, herkesin yüzündeki o şaşkın ve komik ifadeler görülmeye değerdi, bence harika bir sahneydi..:img-hyste
tabi o sahnede geçen diyaloglar, Oğuz'un kahvaltı sipraşi vermesi
Eda'nın sinirli bakışları ,gerçekten muhteşem oyunculuklar sergilenmişti bana göre bu sahnede...
.Diğer bir sahnemiz, Ergin - Füsun..
Aslında bu ikilede bebek kiriz yaşanacağını özetten biliyorduk, ancak benim şaşırdığım konu, Füsun'unun bebek isteyipte Ergin'in istememesiydi.
Ben açıkçası bunun tersini bekliyodum, çünkü Füsun karekteri sert bir yapıya sahip bir karekter ve kariyerinin doruk noktalrında bu yüzden, "bebeğin erken olucağını daha kariyer yapmam gerektiğini" söyleyip kiriz başlayacak diye beklerken, tersi olunca açıkçası şaşırmadım dersem yalan olur.. ama harika sahnelerdi çok eğlendiğim ve oyunculukların çok iyi oynandığı sahnelerdi.
Yanlız bir dikkatimi çeken detayda dizimiz gittikçe Kadınlar- Erkekler çatışamasına dönmeye başladı, şalvar davasına dönecek diye korkuyorum valla, sürekli bir şeyden tartışma çıkıyor, hemen kadınlar bir yerde toplanıyor, erkekler bir yanda topalanıyor.. açıkçası korkmaya başladım...:icon_sorr umarım şalvar davasına döndürmez senaristlerimiz...;)
.Diğer bir sahnemiz Fatura...
Efendim faturamız 350 YTL gelince Bizim Eda'mız nasıl küplere binmesin,bir de şöyle çocukları toplayıp fırça atmaz mı?...
Atar bence ve attıda, hemde öyle bir fırçaydaki yani ben bile korktum :D bu sahnede Efe'nin yaptığı çıkış bana göre çok yerinde bir çıkışdı, her ne kadar Küçük Eda'yı sevmesede Bizim Eda, bu şekilde bağırması yanlıştı , en azından güzel bir dille anlatılabilirdi Efe'ye, ama Bizim Eda olunca sakin anlatılmak sanırım zorlaşıyor:img-hyste... Efe'nin tabi gururu kırıldı haklı olarak, ama telafi etti Yaman sayesinde ilk defa Yaman bir işe yaradı diyorum başka bir şey demiyorum...
Hiç üzülmedim valla Yaman'ın telefonunu satıp Efe'ye para vermesine, aksine sevindim, yapıcak tabiki babası yani...
Bu arada bir korktuğum sahnelerde Yaman sahneleri ,açıkçası Yaman gittikçe fakirleşmeye ve yok olmaya başlıyor, her yerden ambargo koymaya başlandı yavaş yavaş, sanki yolu bizim köşke gelicek gibime geliyor, ama umarım yanılırım :icon_sorr
.Efendim Dikkatli bir şekilde dinlenmesi gereken bir sahne vardı ki
Eda-Ceren sahnesi...
Bu sahnede okadar güzel ders nitelikte mesajlar vardı ki, açıkçası bu sahne bana İki Aile dizisinin ne kadar doğru bir dizi olduğunu gösterdi bir kez daha..
İlişkilere dair Eda'nın Ceren'e tavsiyeleri, özellikle karabiber kısmana bittim diyebilirim..
bu sahneden çok ama çok mesajlar vardı..
birde Eda'nın bir limon sıkışı vardı ki.. görülmeye değerdi..:img-hyste
.Diğer bir sahnemiz Matbaa...
Efendim matbaa sahnesi çok ama çok güzel bir sahneydi 79. Bölümün göbek sahnesydi...
Oğuz- Ergin dertleşmeleri,
Füsunla Eda'yı çekiştirmeleri, görülmeye değerdi..
tabi bu güzel çekişmeler Oğuz beyin hayranlarıyıla bozuldu.
Hayranlar evet aslında Eda'yı sıkıtğı gibi, sanki bu hayaran olayı dizimizde sıkıntılara yol açtı gibime geliyor ,en azından ben böyle düşünüyorum, daha fazla uzatılmamaması taraftarıyım, ama Eda'nın kıskançlıklarıda hoşuma gitmiyor değil hani.. :img-hyste
bu sahnenin en güzel kısmı ise bizim yeni çiftimiz olan..
Niyazi- Filiz..
sahnesiydi onlar orda evlilik hayalleri kurarken Oğuz'un o güzel sesiyle Ada Sahillerinde'yi söylemesiydi bana göre ... harika bir sahne olmuştu açıkçası...
tabi matbaa artık kadınlar gününe dönmeye başladı, bir yanda çaylar, bir yanda kekler ooo valla fonda Oğuz beyin sesi ve şarkısı, Eda'nın kıskanması çok normal yani .. Tabi bu eğlenmenin bir Fırçasıda olucaktı, Eda tarafından öyle bir fırçaydıki sormayın gitisin :img-hyste
.Diğer bir sahnemiz Numan Amca...
Numan amca sahnesi herkesi olduğu gibi, benide etkiledi. Açıkçası dizimiz bu konuda ilerleyeceğe benziyor, bu hikayenin üzerinde durucak gibime geliyor ve durması gerektiğini düşünüyorum.. çünkü,
Bizim dizimiz 7'den 70'e herkesin dizisi, 7 yaşındaki bi insana nasıl mesaj iletiliyorsa 70 yaşındaki bir isanada öyle mesaj iletilmeli, burdaki öykü çok ama çok etkileyici ve gerçek bir öykü..
Numan amca bir yandan oğlunun evlenemsini isterken, bir yandan yanlız kalacağı için istemiyor, onun pencerisnden bakıldığı zaman zor bir durum gibi geliyor bana, Niyazi'ye pek güveneliceğini sanmıyorum bu konda, aklı 5 karış havada çünkü...bakalım neler olucak, nasıl ilerleyecek..
.Şule -Zabutay-Arda
Bu 3lüde herkesin düşünüdüğü gibi bencede zabutay ile Şule arasında bir aşk doğabilir ,ama bu aşk nasıl bir şekil alır, Arda'nın tepkisi ne olur kestirmek gerçekten zor, ama kesinlikle bir ilişki olucak gibime geliyor :img-blush
bakalım hep birilkte görücez...
.veee Kahvaltı...
efendim Bizim Eda'mız Oğuz'umuzu rejimden vaz geçirmek için bir kahvaltı hazırladı herkes küçük dilini yutacaktı ...
bir kuş sütü eksikti... ama bizim Oğuz bunları yermi yemez... ve yemedide zaten ..
harika sahnelerdi...
sonunda ne oldu bir inat uğruna Oğuz hastanelik oldu....
bakalım yeni bölümde neler olucak gereçi özet gelmiş , ama bir ara onuda yorumlayacam inşallah ....
Neyse değerli arkadaşlarım,
Benden şimdilik bu kadar...
en kısa zamanda görüşmek dileğiyle, kendinize iyi bakın...
Hoşçakalın, Mutlukalın bye
MERHABALAR
Çok mu soğuk bir selam şekli bilmiyorum ama aile çokluğu olmayınca yine böyle selam vermek istedim:icon_sorr
Bu İlham'ın yerli yersiz çat kapı gelmesi iyi oluyor yahu:img-hyste yaz yaz diyerek tutturduğu şey pazartesi akşamından beri aklımda ama dün hem forum yoktu, bugün kısmet olacak, durmadan dürtüklüyor İlham bari bundan kurtulurum:P
Ay bu Eda hanım bana savaş açmışta haberim yok görüyor musunuz:icon_whis nasıl yani Fatoş Abla diyorsunuz di mi, hem de en etkili şekildeki yolu kullanarak savaş açmış:img-yes:
Ya zaten pazartesi bayağı yorulmışum sporda, hem spor yapıp hemde zayıflama düşüncem var ya:img-wink: işte yorgun argın eve gelmişim, tabi diyetvari de yediklerime dikkat ediyorum, şu 6 dan sonra birşey yememeyi ye ama meyva ye, yada göz hakkı şeklinde azıcık birşeylerden otlama şeklinde kafamda değiştirmişim:img-hyste neyse yattığım yerden seyrediyorum dizimizi amanın o ne gözlerim faltaşı gibi açıldı, Eda Karaman'ın hazırladığı o mükellef kahvaltı sofrasını görünce:img-grin2
Yani şimdi bu savaş değildir de nedir Allahaşkına, yorgunluktan ölmüş, sırf kilo vermeye çabalayan bana karşı öyle bir sofra hazırlıyor ki, birde ballandıra ballandıra gözüme sokuyor:img-hyste
Anacığım çaça Eda ile savaş iyice kızıştı. Sonuç ne olur bilemem ama o sofrayı görünce halim bir haraptı ki sormayın
Ya Oğuz'a ne demeli, sen öyle mükellef sofrayı gör, gördü gördü de görmezlikten geldi canım:img-hyste sonra yemek yemeyi sevmeyen, kaçmaya çalışan çocuklar gibi davran. Zaten Timur'cuk ne güzel dedi, Oğuz ağbiye bak, çita gibi kaçtı:img-hyste Hele ki Eda hanımın onu kaçırmamak için sekerek oda içi koşturması:D
Anacığım alem bu aile yahu, bayıldım o sahnede.
Görüşeceğiz yine
Sevgiler
nar cicegi 12-03-08, 15:28 Merhabalar
Uzun zamandır kendime program yapmaya çalışıyorum ama malesef her seferinde birşeyler çıkıyor bozuluyor programım.Şimdi birde kursa başladım iyice yoğunlaştı programım.Haftaya da sınav haftası olduğu için hazırlıklarım başladı bu arada pazartesiden beri yorum yapamadım.Çok haklısın Fatoş Abla sadece 12 bölümümüz kaldı.İnan dinlenme zamanımı bile buraya ayırmak zorunda kalıyorum.Ama şikayetçi miyim tabiki değilim.Burası bana terapi gibi geliyor.Yorum yapamamamdaki bir diğer sebebte sitedeki teknik sorunlar.Herşeye rağmen şimdi burdayım ve yorumlara başlıyorum.
Eda-Oğuz
Eda'nın kıskançlık sahnelerini çok beğendim.Tam Eda karakterine uygun sahnelerdi.Oğuz Bey matbaayı musiki cemiyetine çevirdiği sahnede çok güzeldi ama Eda geldikten sonra ben matbaada tartışma sahnesi bekliyordum meğer hırsını eve saklamış Eda Hanım.Bu özetçimize artık fazla inanmıyacağım.Özette yazıldığı gibi sofralar hazırlanım Oğuz'u vazgeçirecek dediğimde başka şyler hayal etmiştim.Ailecek yenilen bir yemekte Eda'nın Oğuz'un diyetini bozmak için karşısında abartılı bir derecede yemek yemesi gibi.Gerçi İki Ailede heran herşey olabiliyor.Oğuz Bey imizde maşallah(diyorum çünkü bu hallerini çok seviyorum) vur deyince öldüren bir karakter.Koşmaya giderken internetten daha yararlarını zararlarını bile bilmediği termal eşofmanı giydi.Haliyle bir süre sonra bayıldı.Bayılması bile çok komikti.Eda Hanım ilgilenmiyor artık bayılırsa bayılssın diyor ama sözde tabi.Kıyamaz Eda Oğuz'a.
Ergin-Füsun
Ergin'i bu konuda gerçekten anlayamadım.Tamam çocuk hakkında kendini hazır hissetmiyebilirsin,erken olduğunu düşünebilirsin hatta daha ben çocuğum diyebilirsin ama bu tepkinin sebebini gerçekten anlayamadım.Beraber seçilen filmde,fonda çalan rastgele müzikte de mana aramak niye.Bunun gerçek nedenini çok merak ediyorum açıkcası bana bu basit bir erkek sendromu (yanlış anlaşılmasın) gibi gelmiyor.Altında daha ciddi bir neden var diye düşünüyorum.
Gelen Fatura
Gelen fatura belki izlerken bir çoğumuza yabancı gelmedi.Faturanın miktarının askeri ücretle karşılaştırılması verilen mesaj güzeldi.Ama devamında biraz aksaklıklar oldu faturanın ödenmesiyle ilgili.Eda Efe'ye kızmakta çok haklı buna diyecek birşeyimiz yok.Fakat Eda Efe'nin faturayı öderim demesinden sonra biz senden faturayı ödemeni istemiyoruz ama daha dikkatli ol falan demesi beklerdim.Tıpkı Oğuz'un yaptığı gibi.Eda'nın bu konuda Efe ile karşılıklı konuşmaması sonucu Efe'nin faturayı ödemeye kalkmasına kadar gitti.Ben inanıyorum ki Efe parayı getirdikten sonra Eda yaptığı hatayı anlayıp Efe ile konuşacaktır.
Yaman
Yaman'ın kötü adam karakteri bu yıkılmayla son bulacak gibi geliyor bana.Bu seferde batınca akıllanır herhalde.Böyle yaparak bir yere varılamıyacağını anlamış olması gerekir.12 bölüm kaldıysa ve Yaman dizinin sonunda topluma kazandırılmak isteniyorsa bu çöküşten sonra akıllanmış bir Yaman görebiliriz.Yaman'ın telefonunu sattığı sahnede üzüldüm haline.İnşallah doğru yolu bulur.Yaptığı yanlışları fark eder.
Ceren
Ceren'in tek başına almamın sebebi bu haftaki davranışından gerçekten rahatsız olmam.Tamam genç,yanlış yapabilir ama babasının karşısına geçip o sözleri söylemesi beni rahatsız etti açıkçası.Ama bizim ailemizin karakterleri öyle sağlam ki ne yanlış yapılmış olursa olsun özür dilemesini bilmeleri.Ceren'de hatasını anlayıp Arda için babasına söylediği sözlerden dolayı babasından özür diler gönlünü alır.Ceren demişken Eda ile konuştuğu sahne çok mesajlı ve duygusal bir sahneydi.Çok güzel arada Eda2nın kızlarla olan ilişkilerine değinilmesi.
Şule-Sabutay
Açıkçası izlerken şaşırdığım ve kafamın karıştığı bir sahneye imza attılar.Akılma ilk gelen şey belki sizinde aklınıza gelmiştir aralarında birşey olma ihtimali.Böyle bir ilişki olursa Arda çok güvendiği bir abi olarak bildiği bir kişi annesiyle aralarında ilişki olursa eskiye dönebilir.En azından bir süre.Sabutay'ın verdiği güven sarsırlırsa kendini tekrar boşlukta hisseder.Bu hikayenin nasıl şekilleneceği çok merak ediyorum.
*Özet gelmiş.Gene süprizlerle dolu bir bölüm bizi bekliyor.Söz konusu İki Aile olunca tahminde bulunulması zor ama özetin yorumu da daha sonraya kalsın.
* Buğra bir takım sağlık sorunları olduğundan bahsetmiş.Geçmiş olsun inşallah kısa zamanda sağlığına kavuşursun.
Kendinize İyi Bakın Haşçakalın
En Önemli Konumuza Gelelim:img-yes:
Bu forum zırt pırt niye gidiyor, ben anlayamadım, acaba siz anladınız mı:icon_whis Ha benim yazdığım ama dua edin yumuşatılmış hepinizi kınadığım yazıdan korkup, beni şikayet edip, foruma girmeyi olabildiğince engellemeye çalışıyorsanız, hah hayyyt derim size:img-hyste
Şimdi forum tekrardan gitmesen sevgili Buğra öncelikle çok geçmiş olsun canım kardeşim:img-yes: Umarım önemli birşey değildir, kısa zamanda sağlığına kavuşursun.
Gelelim doğum günü çocuğumuz nar çiçeği Burçinciğime. Doğum günün kutlu olsun, canım kardeşim. Nice yıllara. Simgeleri koyamıyorum, her an yine gidecek gibi forum maalesef:icon_sorr Ne diyorduk hah yeni yaşın sağlık,mutluluk,başarı getirsin. Her daim yüzün gülsün, umarım yeni yaşında tüm isteklerine kavuşursun:img-yes:
Doğum gününü de kutladıktan sonra gelelim forumun kısaca adlarına Fet-Say dediği sayın senaristlere:img-yes: Ne o şaşırdınız mı:icon_whis niye şaşırıyorsunuz, Edayla gizli savaşta olabilirim, forumdaki üyelere kırgın olabilirim ama sizi de unutmam, siz hiç merak etmeyin:img-hyste
Ne oldu size acaba, çok merak ediyorum. Çok fazla çalışmaktan mı, başınıza taş düştüğünden midir alamıyorum. Derdiniz Sabutayı evlendirmek anladık onuda, ne o bulduğunuz gelin adayları. Damla'dan vaz geçtiniz, herhalde sevgili Tahir Ağanın diğer oğluna manevi oğluna Feritciğinin eşi olamzadı di mi:icon_whis eeee o konu halledildi diye düşünürken aaa bir baktık bu hafta bulduğunuz gelin adayı (ben değil herkes öyle sanmış, hiç yok öyle birşey filan demeyin, biz gördüğümüzden o manayı çıkardık) bula bula Şule'yi bulmuşsunuz, kusura bakmayın ama üzgünde olsam bu domatesler (diğer simgeleri açmadığından ama sizede birşey yollamam lazım) size geliyor:img-tomat
İlla Sabutayı evlendirecekseniz yaşı yaşına uygun, nasıl pat diye karakterleri sokuyorsunuz diziye bir tane gelin adayı sokun, düğünlerini yapın, ben bile gelip oynuyacağım o düğünde söz:img-hyste
Sevgiler
herkese merhaba arkadaşlar umarım hepiniz iyisinizdir.buğra çok geçmiş olsun bencede en kısa zamanda iyileşirsin.ve yine sana çok teşekkür ederim herzamanki gibi 79.bölüm ü gönderdiğin için
neyse bölüm yorumu yapamıyacağım bende şuan çok hastayım ve yarına ödevlerim var.neyse arkadaşlar dünkü programda emre kınay(oğuz)dizimize şimdeide AYŞEN GRUDA katıldı dedi.ben çok sevindim böylesine özel kadrolu diziler çok az çünkü hatta tek bizim ailemiz böyle güzel bir kadroyla çalışıyo:happy0064
Hepinize ii akşamlar görüşürüzzzzz öptüm hepinizi bu arada doğum günü olanların da doğum günlerini kutluyorum umut dolu ve sağlıklı yıllar diliyorumbye
FATMANUR_26 12-03-08, 18:44 herkese selamlarbye
öncelikle burçinciimmm kutladım ama yine yeniden DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN nice yıllara canımm...
walla daha yorum yapmadan özetimiz geldii ee öğrenci olunca böyle oluyo neyse
EDA & OĞUZ
açıkçası ben edadan böyle bir tepki beklemiyordum. Benim bildiğim Eda Karaman bayağı kıskançtı yaw.. Ama Eda hanımın aşkı için neler yapacağınıda görmüşş olduk .. Ama sanki Eda ve Oğuz yerlerini değiştirdi .. yani bizim oğuzumuz yapardı hep süpriss şimdi Edamıssda yapmaya başladı... EE hadi hayırlısı...
Oğuzada az kızmadım bu bölüm neydi oo ya Halk beni istiyo falan .... Yani Edaya Allah sabır versin...
CEREN
Ewet cerein konuşması hoş değildi. Cerenden beklenmeyen bir konuşmaydı. ama ben Cerenin bir yerde taşacağını düşünmüştüm... Yani bu sahne bana damla ve feriti hatırlattı... bir arada damla taşmıştı kuşadasına gitmişti. EE oğuz beyde alışmıştır artık...
FÜSUN VE ERGİN
Burçine dediğim gibi bence ergin ee gördü oğuzun ocuklardan ne çektiğini koktu tabii.... Ama zawallı Füsuna da çook yüklendi hele onların son sahnesinde .....
EDA & FÜSUN
Her zamanda dediğim gibi Füsun bir anda kaybolan Oyanın yerini tutuyor...
Hele Edayla o erkeklerini çekiştirmelerine bitiim yaa o ne öyle ikiside aynı anda yapıyorlar her şeyi çook tatlılar... yawww
KÜÇÜK EDA & EFE
Ya ne kadarda bir zamanlar sewmesemde sonra sewmwyw başladığım Edacık benim aklımda geçen bölüm şunları bıraktı.. bence
eda aile kavramını pek bilmiyor yani sewgiden uzak büyümüş gibi görünüyor yani nasıl anlatiyim ki yani ailesiyle arasında hep bir duvarvarmış gibidiyim..
Bunuda eda ve damla konuşurken düşündüm..
gelelim bu haftaki edanın efeye sorduğu soruya ve efenin kaçışlarına gerçekten çook komiktş yaww.
*** ve timurunda annesine leylayla konuştuğunu söylememesi ve hatasını anlayıp paralarını abisine vermek istemesi çook hoştu .... tam bir abi kardeş olayıdı yani..
YAMAN
her ne kadar bunu oğlun aküçük düşmemek için yapmışsada ben yamanın efe için telefonunu satmasında çook duygulandım yani iki yaptığından biri eksi olan bir adamında bir babalık olgusunun var olduğunu görünce çook sewindimmm..
------------------------------------
bu arada buseciğim geçmiş olsun canım bize programdan bahsettiğin içinde teşekkürler..
Acaba Ayşen Gruda dizimize hangi rolle giricek...???
walla benim aklıma ilk NUMAN GELDİ yalnızlıkla kıvranan Numan amcamıza bir arkadaş geleceğe benziyorr
ayy feritte geri gelse ne güzel olur yaaa... Damlacığımız düzelir belki....
neyse ben saati aştım .... gitme wakti geldi.......
herkese iii akşamlar ve iki aileli rüyalar....byebye
Herkese İyi Akşamlar...:img-wink:
Ne güzel forum sayfalarımız cıvıl cıvıl,analizler,değerlendirmeler...Tüm arkadaşlarımızın ellerine sağlık dedikten sonra bir yanlış anlamayı düzeltmek isterim...Arkadaşlarım,dostlarım çok şükür sağlığım yerinde...Hani derler ya turp gibiyim...Siz yanlış anlamadınız ama ben yanlış ifade ettim...Anneannemin ufak bir sağlık sorunu vardı,o bizi üzdü...Onun dışında başka bir problem yok...Ama bu güzel dileklerinizi anneannem adına kabul ediyor ve hepinize teşekkürlerimi gönderiyorum...
* Hadi gelin bakalım bir Akşam ajansı açalım ve pazartesi gecesine bir bakış daha atalım...
:icon_shad:kahve:icon_shadAKŞAM AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad
İlk önce uzun zamandır görüşlerimi paylaşmadığım yönetmenimiz Hülya Bilban'ı satırlarıma konuk etmek istiyorum...Yaklaşık otuz haftadır dizimizin yönetmenlik koltuğunda oturan Hülya hanım,otuz haftadır,aynı mekanları farklı bakış ve görüş açıları ile yorumlamaya devam ediyor...Bu gerçek bir başarıdır ve bu yönde bir tespitimi sizlerle paylaşmak isterim...Mekanların,çekim açılarının çeşitlenmesinden bahsettik,köşk fonlu bir hikaye de tercih edilecek kamera açılarını satırlarla ifade etmeye çalıştık...Fakat Hülya hanım'ın oturttuğu tarzı yeni yeni kavradığımızı düşünüyorum...Hülya hanım haftalık değişiklikler yerine dönemsel değişiklikleri tercih ediyor...Hikaye nasıl haftalara yayılır,en başta hazırlanan senaryo taslağında,aynen Hülya hanım'da çekim açılarını tüketmemek namına dönemlere yayıyor ve biz her dönem aynı mekanları farklı kamera açıları ile izliyoruz...Hülya hanım'ın geldiği ilk günden,bugüne doğru bir yolculuk yaparsanız ne demek istediğimi çok daha net anlayacağınıza eminim...Ben haftalık kliplerimiz için sürekli eski,yeni bölümlerde tarama yaptığım için aylara yayılan bu değişimleri çok daha net görebilme şansına erişiyorum...
Tarz diyoruz,anlayış diyoruz...Her yönetmenin hikayede ki ağırlığı ve kullandığı dil bambaşka oluyor...Fakat Hülya hanım'ın İki Aile hikayesine,hatta mizahına kısacası duygusuna hakim olduğunu düşünüyorum...Biraz somut örnekler vermem gerekirse ikili kamera açıları bu haftanın vitriniydi,tarzıydı...Bir değil birçok sahnede ikili yakın plan açılarından iki karakterin diyaloglarına şahit olduk...Ekran görüntüsü olarak,her iki karakterin mimik ve duygusal değişimlerini görmemiz açısından çok başarılı ve kesinlikle amacına ulaşmış olarak değerlendiriyorum...Aynı şekilde çöp kutusunun içine yerleştirilen kamara ile Eda'nın yüzündeki hırsı ve siniri görmemiz,Sabutay'ın tempolu kaçış sahnesinde camın içinden geriye doğru süratle kayan kamera hamlesi...Bunlar belki ufak detaylar olarak görülebilir ama senaryoyu desteklediğini,görsel olarak,duygu olarak hikayeyi tamamladığını da görmezden gelemeyiz...
Nabza göre şerbet derler,Hülya Bilban'da senaryoya göre atmosfer yaratmayı çok iyi biliyor...Bize de her zaman ki gibi tebrik ve takdir etmek kalıyor...
Forumda da yankı bulan bir Sabutay-Şule yakınlaşması vardı !!!
Bazı arkadaşlarımız olası bir birlikteliğe tereddüt ile yaklaşmışlar...Bazı arkadaşlarımız kesinlikte desteklemediklerini dile getirmiş...Fatoş ablamız senaristlerimize domates fırlatarak safhını belli etmiş...Şimdi bende Fatoş abladan gelecek domates darbelerini göze alarak :img-tomat bu konuda ki düşüncelerimi paylaşmaya başlıyorum...
Bu hikayeye o kadar da karşı durduğumu söyleyemeyeceğim...Sebeplerine gelince...Bu tarz iddalı hikayeleri,daha doğrusu sonunu kestiremediğim bir hayali ilişkiyi galiba seviyorum...Ama bundan da öte ben her iki karakteri kısaca bir analiz etmek isterim...Öncelikle Şule...İnsanlara karşı güvensiz bir karakter,bir çok birlikteliği olmuş,hayatına çok insan girmiş ama sonuç itibari ile hayatında oğlundan başka güveneceği sahicilikte tek bir insan bile yok...O zaman ne diyoruz Şule'nin arayıpta bulamadığı " Güven "...
Sabutay'a dönüp bakacak olursak,yanlış bir hayatı yaşamış,onun seçmediği ama ona yaşaması için verilen bir hayatı yaşamak zorunda kalmış...Ama Sabutay asla ve asla güven duyulmayacak,insanları yarı yolda bırakacak bir karakter değil...Fazlasıyla net bir karakter...Sevdiklerine karşı sonsuz bir hoşgörüsü ve sabrı var...Korumak için yapamayacağı şey yok...Ama eksiği ne...?...Ne arıyor Sabutay bu hayatta..." Huzur "...
Şimdi o zaman şöyle bir şey düşünebilirmiyiz...İki mutsuz karakter,birbirleri ile tamamlanıp,arınabilirler mi...Yeni sayfayı birlikte çevirebilirler mi...İkisinin hayattan aradığı,birbirlerinde mevcut mu...?...Kesinlikle mevcut...Sabutay çevresi,geçmişi ne olursa olsun az öncede söylediğim gibi asla sevdiğini yarı yolda bırakacak bir karakter değil...Ben herkesin bu hayatta birçok şansı olduğuna inanırım...Değişim gerçektir...
Şimdi bunlar işin bir boyutuydu...Bir diğer boyutu var...Geçen hafta Damla'nın hikayesi üzerine de söylediğim gibi...Her değişim bir Aşk ile taçlandırılmak zorunda değil...Dizilerde kalbi boş ama mutlu,kazanılmış bir karakter olabilir...Kesinlikle olmalı,bu bir kural değildir,sadece alışılagelmiş bir senaryo mantığıdır...Benim nazarımda Şule'nin de Sabutay'ın da yalnız ama mutlu olmaları çok daha makbul olmasına karşın böyle bir birlikteliğide çok soğuk bakmıyorum...Aksine dediğim gibi sonunu kestiremediğim bu hikaye beni heyecanlandırıyor...Çünkü biliyorum ki kalan on iki haftada bu ilişkinin olmazları değil,olumlu yönde değişimleri ve kazanımları anlatılacak...İşte bu yüzden altını çizerek söylüyorum...Doğru anlatıldığı takdirde,vereceği mesaj sağlam olduğu müddetçe böyle bir ilişkinin yaşanmasına varım...
:img-tomat Varım Fatoş abla...Varım...Atma domatesleri lütfen lütfen...:img-tomat
* Sabutay ve Şule sayfasını şimdilik çevirirken yine Köşkümüze dönmek istiyorum...Eda'nın kıskançlıkları ve bol kavga gürültülü köşk günleri !!!
Öncelikle Çaça Eda'yı çok sevdiğim,çok özlediğim için Köşkün salonunda,mutfağında,yatak odasında veya çatısında yapılan bu didişmelerden büyük keyif alıyorum...Hep söylediğim gibi Eda-Oğuz didişmelerinde en orijinal benzetmeleri,kelime oyunlarını ve akla hayale gelmeyecek hakaretleri duymak mümkündür...Eda ile Oğuz'un sıcacık karı-koca hikayelerinide bir başka ajansa bırakalım bakalım...
:img-clapp Gitmeden Önce Sevgili Fragman Tellalımız,ailemizin sıcacık yüzü,Sevil abla'nın söylediği gibi sayfa başlarımızın daimi konuğu Burçin'in doğum gününü kutlarım...Burçin daha nice mutlu seneler diliyorum sana,ailemiz için çok kıymetlisin...:img-clapp
nar cicegi 12-03-08, 22:04 Öncelikle doğum günümü kutlayan Fatmanur(kaç kere kutladı sayamadım),Buğse,Buğra,Fatoş Abla,Müge Abla,Gözde,Nuray, theron. ismini unuttuğum yoktur inşallah hepinize teşekkür ederim.Bende sizinle olmaktan çok mutluyum.Özellikle Buğra'nın satırlarını okurken yüzümde bir gülümseme belirdi ne özelliklerim varmış meğer.Tekrar çok teşekkür ederim arkadaşlar sizde benim için çok önemlisiniz.Neyse gelmişken bari özetide yorumlayım da mesajım silinmesin.
İKİ AİLE 80. BÖLÜM BASIN ÖZETİ
Hastaneye giden Eda Oğuz’un başında gene aynı hayran kitlesini bulunca kendini tutamaz,Füsun ile öyle bir numara yaparlar ki kadınlar hastaneden kaçıp canlarını zor kurtarırlar.Oğuz ise hala yaşadığı şokun etkisiyle sayıklamaktadır.Oğuz da bu rejim işini abarttığının farkındadır,ancak gençleşme hevesinden de bir türlü vazgeçemez,Eda da olaya kendini dahil ederek kocasına göz kulak olmanın yolunu bulur.
Tabi hastanede Hayran kitlesiyle karşılaşan Eda çok sinirlenmiştir.Ama Füsun ile yaptığı planı çok merak ettim.Bu ikiliden güzel fikirler çıkar.Oğuz'u bayılmakta yıldırmamış sadece diyetten vazgeçmiş anlaşılan gençleşme hevesi hala taze.Eda'nın ne yaptığını da tahmin edemiyorum.Şöyle bir düşünsem belki birkaç birşey bulurum ama büyük ihtimal tutmaz.Malum Eda mız şahsına münhasır bir kişi.
Sabutay ani bir kararla Şule’nin evinden ayrılır ve bir anda kayıplara karışır.Arda bu duruma anlam veremezken Şule neden gittiğini anlamıştır.Yaman çimento almalarını kimin engellediğini öğrenmek için gider Şule’yi sıkıştırır
Benim tahmin ettiğim şey mi çıkıyor acaba pek ihtimal vermemiştim ama Şule ile Sabutay arasında neler oluyor gerçekten merak ediyorum.Senaryonun gidişi hakkında basit hatlarla da olsa bir fikrim olurdu ama şimdi ben de takıldım acabalar kafamda dolaşıyor.Yapacak birşey yok izleyip göreceğiz.Yaman hiç vazgeçmiyor.İlk başlarda Şule'den etkilenmiş olduğuna inanmıştım ama sadece çıkar ilişkisiymiş.
Yaman parasız kaldıkça daha tehditkar ve saldırgan olmaktadır.Arda da babası yüzünden ihmal ettiği Ceren’nin gönlünü almaya çalışır.Esas kriz Efe ve sevgilisi Küçük Eda yüzünden yaşanır.Eda ve Oğuz akşam yokken Küçük Eda köşke gene kalmaya gelir,ancak Leyla da gelmeyi çok istemesine rağmen onu yanında getirmez.Timur ve Leyla birlik olup Efe ve Küçük Eda’ya öyle bir oyun oynarlar ki acemi aşıkların akılları başlarından gider.
Yaman'ın her zmanki hali.Alıştık artık bu hallerine.Etrafına saldırmaktan başka birşeyler yapmıyor.Ergin,Füsun,Oğuz,Eda dörtlüsü bir yerlere gitti galiba Eda da köşke kalmaya gelmiş.Leyla'yı da getirmemesini cezasını ufaklıklar fena ödecekler.Onlardan da orjinal fikirler bekliyorum.
Son olarak yanlış anlamayı düzeltiyim.Sağlık sorunları olan Buğra değilmiş anneannesiymiş.Buğra'nın aracılığıyla onada geçmiş olsun diyorum.
Hoşçakalın
Aman diyiim, n'olmuş buraya böyle!.. Valla Robinson'un adası bile burdan daha kalabalıktı herhalde... Neyse, demek bugünlerde herkes çok yoğun anlaşılan. İnşallah önümüzdeki bölüm sonrası, herkes burada olur da bunun acısını çıkarırız. :img-yes:
Şahsım da ev taşıma hazırlıklarını sürdürmekte olduğumdan, şu kafayı yemiş olan bilgisayarla ilgilenemedim, nerede bulursam oradan girmeye çalışıyorum.
Evet, 79. bölümü de devirdik. Bu bölüme Eda'nın kıskançlıkları ve sevgili Numan Amca'mızın yalnızlık korkusu damgasını vurdu. Yine incecik güzel ayrıntılarla bezenmiş, sıcacık sahneler seyrettik. :good:
Şimdi, geçtiğimiz haftalarda, inadı yüzünden Eda'yı istenmeyen kadın ilan eden, Oğuz'cu kardeşlerim... Acaba sevgili Oğuz Bey'imizin, 'hiç kimseyi sevmediği kadar sevdiğini' söylediği karısı istemediği halde, bir-kaç 'şen dul', göbekli dedi diye diyet yapmasındaki ısrarı ve inadı konusunda ne düşünüyorsunuz acaba? :icon_whis Açıkçası ben pek hayırlı şeyler düşünmüyorum... Eğer Eda'nın yerinde ben olsaydım, Oğuz Bey'imiz o elindeki dizüstü bilgisayarı, şu anda gerdanlık olarak kullanıyor olurdu.:icon_twis
Şaka bir yana bu kıskançlık olayından da çok eğlenceli sahneler çıktı yine... Hele son sahnelerde Oğuz sırtındaki 'kombiyle' koşuya giderken, Eda'nın da ona bir şeyler yedirmeye çalışması ve karşılıklı zıplamalarına bayıldım. Valla Eda bu adama, ''evin en küçük çocuğu'' demekte çok haklı. :img-hyste
Canım Numan Amca'mızın sıcacık, hüzünlü sahnelerine daha sonra değineceğim... Şu andaki yorgunluğumla bunun hakkını verebileceğimi zannetmiyorum.
Bu arada sevgili Burçin, biraz gecikmeli olsa da doğum günün kutlu olsun. Sevgi dolu sağlıklı bir yaşamın olmasını dilerim.:img-kiss:
Şimdi sizlerin yorumlarınızı da okuyup, hemen gidip yatacam.
Hepinize iyi geceler, şimdilik hoşçakalın.
bye
Herkese İyi Geceler...:img-wink:
:icon_shad:kahve:icon_shadSON DAKİKA AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad
Gecenin bu geç saatinde bir ajans açmayı planlamıyordum fakat sevgili Buğse arkadaşımız öyle güzel bir haber getirmiş ki yarın akşamı beklemek istemedim...Evet Yeşilçam'ın ' Evde Kalmış ablası ',sevgili Ayşen Gruda'nın oyuncu kadromuza dahil edilmesini sevinçle,onurla ve gururla karşılıyorum...Dizimizin ilham kaynağı filmlerin perde arkasında ki samimiyet timsali bir isim...Ben yıllar yılı Ayşen Gruda'nın canlandırdığı saf evde kalmış abla karakterlerini hayranlık ile izlerim...Ayşen Gruda'nın müthiş bir ekran samimiyeti vardır,sarıp sarmalar insanı...Ayşen hanım bugüne kadar hiç başrol oynamamış olmasına rağmen mükellef bir karakter oyuncusudur...Perran Kutman ne ise Ayşen Gruda'da odur benim gözümde...
Yıllar sonra o dönemin öncüsü,aynı tadta ve samimiyette bir projenin kadrosuna dahil oluyor...Üstelik defalarca kamera karşısına geçtiği Halit Akçatepe'ye partner olarak...Arada geçen onca senenin ardından ilk defa iki değerli oyuncu yeniden kamera karşısına geçecek ve o günleri yad ederek bugünlere birşeyler inşaa edecek...İki Aile henüz ekran macerasını tamamlamadan,arşivlik bir yapım olduğunu bir kez daha ispatladı...Kadrosuna Ayşen Gruda'yı kazandırarak,yola çıkış amacını ve varmak istediği noktayı alâlen belli etti...Evet belki günümüzde geçmişin o saflığını,temizliğini bulmak,yakalamak çok zor...Ama bunun için gayret eden,bugüne iz bırakan ve o günleri özleyen birilerinin olduğunu bilmek bana büyük bir mutluluk veriyor...Hep diyordum ya bugünün çocukları Adile Naşit'i,Aliye Rona'yı,Erol Taş'ı tanımadan büyüyorlar,hayata farklı bir pencereden bakıyorlar,o günlerin samimiyetini,saflığını yakalamaları çok zor olacak diye...Ama İki Aile gibi türünün yüz akı projeler ile umudun bir ucu sıkı sıkıya kavranıyor...Bu bir dizi projesi olmasına karşın genç kardeşlerimiz,televizyon başında ki çocuklarımız Halit Akçatepe'yi,Ayşen Gruda'yı,Tekin Akmansoy'u bilerek büyüyorlar...
Herşey bir yana İki Aile gibi sevgiyi ilke edinmiş bir proje ile hayatta ki kazanımları çok daha büyük oluyor...Sevginin sınırsızlığı,sevgiye duyulan ihtiyaç,kim olursan ol,ne olursan ol,sevgi bir Köşkte,sevgi bir masanın etrafında veya bir mutfak telaşında,baharat kavanozunun hemen içinde...
İnsanın insandan vazgeçmediği,pes etmeden sımsıkı durulduğu,kaldı mı böyle mahalleler dediğimiz ve diyeceğimiz bir hikayenin izleyicileriyiz...Çok kıymetli kazançlarımız oldu,olacakta...:img-wink:
İşte birşeyler başarılırken,bir yola çıkıp,bir yoldan dönerken Ayşen Gruda gibi bir isminde bizimle beraber olması,o koca yaşına rağmen hala pes etmeden sımsıkı başlangıçlar yapması bana tarifi zor bir onur veriyor...
Doğru yerdeyiz arkadaşlar...:img-ok:
1946 Doğumlu 62 yaşında Ayşen Hanım hala özveriyle zor set koşullarına dayanıyorsa,hala anlatacak bir meselesi,giyecek bir kostümü varsa ve bunu yaparken birşeylerin tetikleyicisi olabiliyorsa,biz çok doğru bir yerdeyiz...
Saat geç oldu...Ajansımıza noktayı koyalım...Nasıl olsa,allah nasip ederse yarın yepyeni bir ajansla birlikte olacağız...
Hoşçakalın...:good:
Bütün iki aile bireylerine selamlar
uzunnnnn bir aradan sonra ancak vakit bulup foruma girebildim. girdim ve aman alllahım fatoş abla bizi topa tutuyor ve de sonuna kadar haklı. hiç bir şey söylemeye hakkım yok sadece foruma giremeyip ailemizi karşı görevlerimi aksaktığım için iki ailemden ve tüm iki aile sevenlerinden özür diliyorum. evet uzunn zamandan beri yorum yazmamış ve sizlerin yorumlarınıza cevap vermemiş olabilirim ama inanınki sürekli aklım hep buradaydı. elim maus üzerinde foruma girmek istiyordum ama yapamıyordum işler o kadar yoğundu ki. biraz hafifledi de inşallah böyle devam eder. ben zaten ancak iş yerinde vakit bulabilince foruma girebiliyorum. evimde henüz bir bilgisayarım yok malesef :icon_sorr
gelelim bölüm yorumlarımaa
her zamanki gibi yine çok eğlenceli bir bölümdü. iclal aydın'n ve Emre Kınay2ı tebrik ediyorum buradan oğuz ne kadar çabuk girsi öyle şarkıcı havalarına hayranlarım hayranlarım eda okadar rejim yapması konusunda oğuzu uyarırken oğuz sürekli saklı saklı yemek yiyordu. edayı okadar sevdiği halde sözünü dinlemedi. ama iki üç kendini bilmez bayanların sözleri ile kendini kaybetti. o bayılması süperdi. umarım aklı başına gelir ayılınca. eda da hani az değil acayip kıskandı kocasını eee haklı yani az bile yaptı bence. edanın telefon fatura için çocuklar ile yaptığı konuşma süperdi o mimiklerine bayımdım acayip gerçekçi olmuş onları seyrederken kendimden geçiyorum kendimi onların yanında hissediyorum.
ceren hanımın babası ile konuşmasını hiç tasvip etmedim yanii o ne biçim konuşma oyle yahu insan babasına erkek arkadaşı ile görüşmemesini istermi. oğuzun sözleri bir harikaydı yani tebrik eidyorum. yalnız oğuzda çocuklarına karşı davranışlarında biraz yumuşama var. değişti bu oğuz acaba eda sayesin demi çünkü oğuz kızlara her ser çıktığında eda onu hep sakinleştirmeye daha yumuşak bir tavır ile konuşmasını söylüyordu. edayı da gördük tabi bu arada fatura sahnesinde. ne kadar yumuşak ve sakin bir konuşmaydı öyle.:img-hyste
bölümde sevmediğim diğer bir sahne ise yaman ve sabutay sahnesi: o nasıl ofise ve yamana giriştir. öyle anlayamadım. dizimizi bütün aile bireyleri seyrediyor çolyk çocuk herkes yanlış örnek olabilir yani. hoş aslına bakarsanız artık hiç bir dizide şiddet ve kabakuvvet uygulanmadan olmuyor yani. ne hikmekse yalnız yamanın sabutay arkasından konuşmasına bayağı bir güldüm korkuya yüzüne birşey söyleyemiyor. refik gittimi deyip başlıyor atmalara. :img-hyste
niyazi ve filiz ikilisi çok hoş birbirlerine yakıştılar. yalnız numan amca için üzüldüm kendi kendine kuruntular yapıyor. niyazi bir kere babasını bırakmaz hemde filiz niyazi ve babasını ayıracak bir tipe benzemiyor. evlenince beraber otururlar gibime geliyor hadi hayırlısı.
buğra cım dizimizin kadrosuna Ayşen Gruda'nınkatılacağını söylemişsin acayip sevindim dizimiz renkliydi daha bir renkli olacaktır o zaman acaba Ayşen Grudafiliz'in annesi karakterinde mi oynacak acaba direk aklıma o geldi. hatta numan amca ile aralarında bir yakınlaşmada olabilir yani değilmi. inşallah olur.:happy0064 oooo herkes mutlu mesut yaşar.
fatoş abla yazında 12 bölümcük kaldı demişsin bu gerçekten doğrumu yaaa çok üzüldüm ne yaparız biz iki ailemiz biterse. :icon_sorr neyse hüzünlendim benden şimdilik bu kadar
herkese selam kendinize iyi bakın
Merhabalarrr...=)
Oww Fatoş Abla esip gürlemişş yinee haklı olarak...Vallahi Fatoş Abla site şölee zırt pırt bozulup durmasa,emin ol çok daha fazla yorum gelicek yani...Özelliklee bu muhteşem bölümden sonraa sitenin dağılması tabii ki yorumlarıı baya bi etkiledi...Ha genel olarak da zaten gayet sessiz bi forumuz bi de üstüne tuz biber ekiyo iştee bölee şeeyler...ehuehue...Bunları tamamen diğer arkadaşlarımı savunmak için söylüyorum benim ki biraz bilgisayarın biraz da benim mallığımdan kaynaklanıyo çünkü...
Neyse çok fazla uzatmadan yoruma geçiyim ben artık,baya geciktim zaten...Ama ne yazık ki bundan sonra böyle olucak çünkü seçmeli dersim artık salı günleri...Ee doğal olarak salı akşamı bilgisayarı kardeşimden alıp yorum yapma ihtimalim yok denecek kadar az...:) Neyse canım geç olsun güç olmasın diimi ehuehue...Ben de pazartesi dizi öncesi yorumlarımla burda olucam,onla idare edicez artık...Bensiz nası dayanıcaksınız bilmiyorum ama:img-hyste Tamam tamam sustum...Daha doğrusu artık yoruma başlıyorum...
Hemen Eda ve Oğuz çiftimizden bizim tatlı aşıklardan girelim olaya...Ya Eda Hanım nasılmışş kocanı kıskanmak nolmuş canım hayranları toplanmış etrafına alt tarafı ne gerek var kadınları korkutup kaçırmaya...Yani hiç yakıştıramadım size...Siz ki,kocanız elinizi öpen bi adamı yumrukladı diyee ona asabi damgası vurmuştunuz...Yaşanmaz demiştinizz...Noldu??Kadınlar korkularından kaçıcak delik aramışlar her ne kadar göremesek de:img-hyste Neyse ben şölee bi rahatladım yanii bu açıdan bu bölümde anlıycağınız üzre ehuehue...Eda'Nın kıskançlıklarını gördükçe zevkten dört köşe oldum...Yalnız çok tatlıydı valla
ne yalan söyliyim ehuehue...
İtiraf etmek gerekirse Oğuz da abarttı yanii ehuehu yok yok tamam abartmadı henüz ama abartma potansiyeli varmış gibi duruyo yani...Ay bi de o kadınlar "şen dullar" sizce de biraz abartılı karakterler diil miydi??Tamam komedi olsun istemişler ama yani bazen çok abartılı hareketler yapıyolardı sinir oldum...ehuehue...
Neyse sonunda Oğuz Beyimiz,Damla'nın nasihatlarını dinlemediği için daha doğrusu duyamadığı için bayıldı kaldı hayranlarınınkollarınaa...Ay ama Oğuzz tam bi saf gibiydii yaa çok komiktii ehehue...Oğuz'u bu işten nassı vazgeçirecekler çok merak ediyorumm valla...Hiiçç pes edicekmiş gibi durmuyo yani...Eda "ben seni böyle beğeniyorum" dediği halde bırakmadı yanii olcak iş değil:img-hyste
Hımm şimdi de Ceren Arda hikayesine geçelim...Arda'nın Ceren'i ihmal ettiğini kabullenmesinden,Ceren'in büyük bi patlama yapıcağı belliydi zaten...Düşünün, bir erkek sevgilisini ihmal ettiğini kabul ediyorr...İmkansıza yakın yanii:img-hyste Taam taam..ehuehue...Neyse Ceren'in Arda'ya patlıycağını düşünmüştüm ama Arda'nın yalanı sayesinde gitti babasına patladı...Aslında söyledikleri bana çok garip gelmedi,her ne kadar üslüp biraz,Oğuz'Un dediği gibi,hangisi baba,hangisi kız karıştırılacak şekilde olsa da...O kadar da kötü diildi...Ama iş şuraya gelince her şey değişti...Oğuz Arda'ya bi iş
vermediğini söylemesine,üstelik alındığını belli etmesine rağmen(üstelik hayranlık uyandıracak derecede sakindii)İşte tüm
bunlara rağmen,Ceren,suratını asmaya ve afra tafra yapmaya devam etti...İnanılacak şey diil...Git Arda'nın canını çıkar,ne hala babana surat yapıyosun... Bu bölüm güzel bi özür bekliyorum yanii...Yoksa elimden çekiceği var...
Şimdi de Ergin ve Füsun'a geçelim...ehuehue...Vallahi hepinize aynı şey oldu mu bilmiyorum ama benim tahminimin tam tersi yaşandı yani...Ve çok ilginç bu haliyle bile çok mantıklı sebeplere sahipti...Mantıklı sebebi olmayan tek kişi Ergin'di...40 yaşında bi adamın "kendim daha çocuğum" demesi çok da mantıklı diil...Hoş bunu söyleyebiliyosa hakkaten çocuk da olabilir:img-hyste Yalnız sanırım Burçin söylemişti...Bana da Ergin'İn bu korkusunun altında daha ciddi bi sorun var gibi geliyo...Yani basit bii korku diil bu gibi...Tabi bilmiyorum ama bana da-yine Burçin'İn dediği gibi-Ergin çok fazla alınganmış
gibi geldi...Neyse görücez bakalım...
Hımm şimdi sıra kimde? Filiz ve Niyazi olsun madem ehuehue...Ayy çok tatlılarr yaa vallahi birbirlerine çok yakıştılar...Senaristlerimiz çok iyi düşünmüş gerçekten...Yüzümde kocaman bi gülümsemeyle izliyorum onları ehuehue...Çok şekerler yaa...E tabi onların bu şekerlikleri Numan amcamızı biraz telaşlandırdı...Ay kıyamam ben sana yaa...Eminim Niyazi de kıyamaz...Ama bi yandan da Niyazi gibi saf bir karakter istemeden babasını kırabilir gibi geldi birden o yüzden Numan amcanın korkuları o kadar yersiz diildi bana göre...Numan Amaca'nın yalnızlığıya içmesi sonra da sevdiklerini araması çok güzeldi,hem duygusal hem komikti ehuehue...Ama sonunda Niyazi'nin babasını kucaklayıp odasına götürüşü ve söyledikleri gerçekten beni çok
duygulandırdı...Ama tabi Numan amca bunları duymadığı için stresine kaldığı yerden devam edicektir...Olsun biz Niyazi'nin içini biliyoruz ya gerisi önemli diil...Bu arada Buğsem'cim:D getirdiğin habere çok sevindimm yaww...Demek Ayşen Gruda dizimize katılıyor...Süperr yaaa...:happy0064Vallahi çok mutlu oldum okuyunca..Çok teşekkürler böyle güzel bi haber verdiğin için...
Muhtemelen de Filiz'İn annesi olarak katılıyodurr...Ayy acaba nası bi karakter olcak...Çaça mı yoksa kızı gibi uysal mı?(Hoş,uysal dediğim insan Niyazi'Nin kendisini yakmasına sebep oluyodu ama neyse:img-hyste ) Belki de başka bi karakteri canlandırır belli olmaz aslında hee...
Şimdi Küçük Eda Efe sahnesine geçelim...ehuehue...Tamam fazla sahnleri yoktu ama sırf telefonla konuşmuş olma ihtimalleri bilee yetti bizee...Ayy Eda'ya çok güldümm yaa fatura yüzünden çocukları azarlarken...Hele çocukların süklüm püklüm halleri..."Gene naptık acaba?!" bakışları...Ve sonra her şey ortayaa çıktı tabii...Efe'nin kabullenmesi güzeldi...Timur'un da anesinin
hışmından kaçmaya çalışması çok komikti yaww ehuehue...Ayy abi kardeş odada çok tatlıydılarr ehehueh...Zaten uzun zamandırr Efe'nin Timur'a yaptıklarını,ben de yapmak istiyodum, iyi oldu yanii:img-hyste
Efe'nin babasından, faturayı ödemek için para alması,bi yandan bi erkek çocuk için normal gibi geliyo ama bi yandan da sinir oldum tabi...Eda'nın vericeği cevabıı çok çok merak ediyorum...Umarım anlayışla karşılar...Yoksa yandık ki ne yandık yani...
Yaman demişken,ay bu adam çatlak ya...Hala aynı tas aynı hamam...Ben de yani....Saf saf Yaman'In Şule'Nin kıymetini anlamasını beklerken meğerse senatristlerimizz,çoktaaan kafalarında bitirmişler bu işi...Ben de aynı sizin gibi Şule ve Sabutay sahnelerinde ikisinin arasında bi aşk doğurulmaya başlandığını hissettim..(Sanırım hepimize geçmiş olmasında
sahnedeki müziğin etkisi oldukça fazlaa;))Yani açıkçası bu aşk hakkında ne düşüneceğimi bilmiyorum...Ben de bugünlerde çok mu kararsızım neyim ehuehue...)Yani evet artık fazla tesadüf olmaya başladı kabul etmemek imkansızz ama açıkçası ikisinin arasında bi aşk yaşanabilmesi ihtimali beni etkiledi...Yani bence hoş olabilir...Ama garip olucağı gerçeğini asla ve asla inkar etmiyorum...
Evett işte böylee!! Bahsetmediğim bişey kaldı mı bilmiyorum...Ama şimdi zaten çok sağlıklı düşünemiyorum çünkü şu anda beş yaşında bi canavar tarafından "Uray bana kedii aççç!!!" şeklinde bir tehditt altındayım...:img-hyste
Şimdilik bu kadar olsun aklıma gelirse yazarım sonra da...Kaç gündür hiç bişey yazamamanın acısını çıkarmaya çalıştım ama yine de hevesim içimde kaldı...Olsun bu da fena diil ehuehue...
Neyse hadi artık kaçmam lazım...=)
Not: Buğra ananene çok geçmiş olsunn=) Umarım en kısa zamanda iyileşir...
SELAMLAR SEVGİLER
Efendim yine forum aha gittim, gidiyorum diye bas bas bağırırken, millete niye yoksunuz diyen ben (bak kendi bize sitem etti, ama bak oda yazmadı diye elinize koz vermeyide hiç düşünmediğimden:img-hyste) en azından birkaç satırda olsa geldim, durdum ve gidiyorum diyebileceğim:img-wink:
Şimdi şu ana kadar uğrayamamın sebebi en nihayet bölümün izleyemediğim kısımlarını yeni izleyip, bitirdim de ondan. Eee çalışan olunca gizli gizli aman durdur, yürüt yapa yapa çok şükür bölümü izleyebildim:img-wink:
Şimdi anacığım bu bölüm ne çok ders verilmiş, tamam yaşım var ama siz beni derslerde kaçan biri mi zannettiniz:img-hyste aradaki mesafeyi kapatacağım.
Verilen derslerden biri taze fasülye ayıklama dersiymiş:img-hyste bakınız Eda hanıma elinde bıçakla fasülyeyi temizleyip, sonrada ortadan kesiyor, ya diğer şahıs Füsun hanım nasıl temizliyor elleriyle fasülyenin kabuklarını temizleyip ortadan kırıyor. Demek ki fasülye hem elle, hemde bıçakla böyle temizlenirmiş (alın size uygulamalı ders:img-hyste)
Yarına kadar iyi bakın kendinize, yarın yine şu Yaman'ın yeni konuşma türünü, Edanın o suçu günahı olmayan domatese davranışını:img-hyste Ergin'in o yüzüne yapıştırdığı şekilleri konuşmaya devam edeceğiz
Sevgiler
Herkese iyi akşamlar...
Okuldan zaman bulup mesajlarınızı okuyayım dedim.Önce bölüm özetine baktım ve yine bizi çok güldürecek bir bölümün beklediğinin farkına vardım.Küçük Eda diziye sanki bayağı renk kattı.Çoğumuz ondan hoşlanmıyoruz ama:icon_whis
Yazılan mesajlar arasında büyük tiyatrocu Ayşen Gruda'nın da kadroya dahil olacağını duyunca şaşkınlığımı saklayamadım.Çok sevdiğim bir sanatçıdır ve çok sevdiğim bir dizide rol alacak olması beni çok sevindirmenin yanında çokta heyecanlandı.
Bende ayşen Gruda'nın dizide yalnızlık kompleksine giren Numan Amca'ya partner olacağını düşünüyorum.Herkes kendine bir sevgili ayarlamışken (Merve hariç:img-hyste) Numan Amca'mızın yalnız kalması ve yıllar boyu ona evlattan çok kardeş olmuş Niyazi'nin artık evden biraz daha uzak olması beni bile çok üzdü.Eğer tahminlerim doğru çıkarsa Numan Amca'mızın aşk hayatında nasıl birisi olduğunu öğreneceğiz.Acaba kıskanç mı, romantik mi,sevgisini nasıl gösteriyor.
Herşey umduğumuz gibi olsun...
Hepinize mutlu günler...
nar cicegi 13-03-08, 21:35 İyi Geceler
Okulda ufak bir kaçamak yapayım deyip girdim dizifilme birde ne göreyim Ayşen Gruda dizimizin muhteşem kadrosuna dahil olmuş.Çok güzel bir haber bu teşekkürler Buğsem.
Ayşen Gruda,Halit Akçatepeve Tekin Akmansoy gibi 3 dev ismi bir sahne de görmek çok güzel olacak.
Ayşen Gruda'ın dizideki karekteri nasıl acaba.Dul bir kadın olduğunu aşağı yukarı tahmin ediyoruz da başka ne özellikleri var acaba.Örneğin çaçalık var mı?Büyük ihtimal veriyorum ben bu örneğe çaça olabilir.Bir başka soru bu hafta görebilecek miyiz kendisini acaba?Gerçi özette de bahsetmemiş ama bir de fragmanı görmek lazım tabi yarın gelirse.Geçen haftaki gibi cumartesi akşamına kalmasında.Geçen hafta fragmanımız malum siteye çok geç eklenmişti.Bu arada malum siteye de ulaşılamıyor.
Bu akşamlık bu kadar olsun yarın fragmanımız gelirse görüşmek üzere Hoşçakalın.
Ben Geldimmmmm:img-wink:
Efendim hep ben mektup yazacak değilim ya, bende mektup aldım birilerinden:img-wink: tamam İlham Allah Allah yazacağım mektupta neler yazılmış, dürtmesene:img-hyste
Sevgili Fatoş Abla, namı diğer Çaça Fatoş:img-hyste
Şimdi sende hiççç Eda Karaman gibi bu mektupta nereden çıktı şimdi diye sağa sola, heleki okudukça yok canım biri saçmalamış diye hayıflanıp durma, gerçekten bizler sana yazıyoruz. Biz kim miyiz sebze-meyva kardeşliği:img-hyste
Fatoş abla bizlerle her evde yemekler yapılır, meyvalar yiyilir, sizlerin karınları doyurmaktan o kadar mutluyuz ki. Hepimiz size benziyoruz zaten kiminiz gecekonduda, kimi villada, kimi yalıda oturur ama tüm bu kişilerin ortak yönü karınlarını doyurmasıdır. Bizde hallerden sokakların pazarlarına, marketlere dağıtıldığımızda çok merak ederiz hangi eve girip, bizimle beslenecek aileler kim diye?
Amma velakin son zamanlarda hepimizde ortak bir korku oldu Fatoş Abla:icon_sorr Acıbadem semtine gitmek istemiyoruz, orada Oğuz-Eda Karaman çiftine ait köşk varmış:icon_whis hele ki o eve hiç mi hiç girmek istemiyoruz. Çünkü can güvenliğimiz yok:img-hyste Ha diyeceksin ki girseniz bile en fazla 1 hafta içinde zaten pişirilecek, yada meyva iseniz yiyileceksiniz ama işin birde şu yönü var Fatoş abla, bizlerde normal şekilde kesilip, yemeğe hazırlanmak istiyoruz. Geçen gün gördün mü Fatoş abla domates kardeşimizin başına geleni:icon_roll Ayy o nasıl karnına doğru bıçak çekilmeseydi, garip kardeşimizin üstündeki tüm lezzetde uçtu gitti maalesef. Bizimde canımız var, böyle bir hareketi kabullenmiyoruz, bize normal davranan aklı başında Eda Karaman görmek istiyoruz:img-hyste
Sen bizim sesimiz ol lütfen bak karnıbahar,domates,elma,portakal ve bir sürü yine şekli çember, dairesel olan tüm sebze-meyve senin yardımlarını dört gözle beklerken, ha yan tarafımızdaki kırtasiyede olan top, dairesel şekildeki araç-gereçte bu isteklerimizi duyunca Fatoş Abla bizimde sesimiz olsun dediler
Sevgilerbye
Domateslere sevgiyle yaklaşın lütfen, o nasıl atış ablanıza:img-tomat
Bugün buralar bana kalmış, ohh ohh güzel vallahi.
Benim yine Oğuz aşkım depreşti görüyor musunuz:img-in_lo allahım bir insana gözlükler o kadar mı yakışır:img-in_lo yok bende gideceğim şu Yoğurtçular Parkındaki koşulara:img-hyste en azından Oğuz'u o gözlüklerle, kombi eşofmanla koşmasını seyrederim fena mı:img-hyste
Bu arada allahaşkına Oğuz o kafaya havluyu nasıl takmışsın, koptum yeminle o sahnede:img-hyste ya sayende modayı filan öğreniyoruz da yok uygulamada lazım, ben öyle kafamdaki havluyu bir türlü bağlayamadım da:img-hyste
Bu arada peki iki ayda baklava olurum sözcüğünün türkçe meali ne oluyor, dün dedim ya verilen derslere yarın devam edeceğiz diye, fazla ara vermeden derslere devam edelim, ha işte Oğuzun yeni konuşma şeklini çözmeye çalışıyorum da, 2 ayda baklava olmak:icon_whis Oğuz hocam anlatsana şunu, ne demek oluyor, sen 2 ayda baklava oluyorsan ben 5 aydır spora gidiyorum bu durumda ben baklava,börek,çörek mi oluyorum:img-hyste
Hele bu yeni konuşma dilinde Yaman'ın kullandığı şive mi desem bilmiyorum Refo, domo uzatsana filan . Ama Sabutay gittikten sonra arkasından atıp tutmaları görülmeye değermiş.
Şimdik gelelim yine bir çocuğa Ergin'e, ayol Ergin Oğuz şarkı söylerken aşka gelip fuşya renkli dairesel yapışkan şekilleri yüzüne yapıştırmana, dua et Füsun seni öyle görmedi, görseydi eğer sen Füsunla rüyanda bile zor evlenirdin sanırım:img-hyste
nar cicegi 15-03-08, 09:06 Fragman
Fragmanımız gelmiş anlatmamak olmaz.Sitedeki sorunlar nedeniyle kimse anlatmamış ben anlatıyım.
Ergin Füsun'a sadece kendimi bebek fikrine alıştırmaya çalışıyorum diyor.Füsun keşke evlenmeden önce alıştırsaydın diyor.Efe Oğuz'la konuşurken neden herkes babamla uğraşıyor diyor.Ayşen Gruda gelmiş biriyle konuşuyor küresel ısınma falan diyor.Sabutay ve Şule arasında konuşmalar oluyor ve Sabutay mektup bırakıp gidiyor.Gelelim en eğlenceli yerine Eda ve Oğuz iddiaya giriyor.İddia konusu kim daha çabuk kilo verecek.Oğuz Eda'ya kendinin vücut çalışmış halinin fotorafını gösteriyor.Tabiki kızlar Eda'dan yana erkekler de Oğuz'dan yana.
bütün iki aile bireylerine selamlarrr
öncelikle fragmandan bahsetmek istiyorum. buğracım ellerine sağlık fragmanı yolladığın için sayende hemen seyredebiliyoruz. ve tabi hemen seyrettim bende :happy0064 yine bol çekişmeli bir bölüm yaşasınnn özellikle eda ve oğuz açısından nasıl da komik geçer bunların iddaalaşmaları şimdi bol keyifle seyrederiz. yanlış anlamadımsam sabutay ve şule arasından birşeyler geçiyor yakınlaşma gibi hadi hayırlısı ama pek hoş olmaz diye düşünüyorum. tabi benim düncem bu. veeee ayşen gruda süper yaaa kiminle konuşuyor acaba küserel ısınma yı ? neyse pazartesi biran önce gelsin de seyretsek doya doya
fatoş ablagelelim sana ve şahsına meyve ve sebzelerden gelen mektubuna okurken koptum vallahi:img-hyste zavallı domates cik kıyamam ben sana o kadar üzülme eda ablamız aslında çok sevecen biridir ve sizlerden acayip birer sofra hazırlar. bakmayın siz ona sadece birazcık sinirliydi. o sırada da elinde o zavallı domates olunca öyle bir hareket olmuştur yani isteyerek yapmamıştır. yapmazda sonradan belkide çok üzülmüştür. ayyy ben domatese nasıl davrandım öyle diyerek. :img-hyste yani korkmayın siz gönül rahatlığı ile eda ve oğuz karamnın köşküne gidebilirsiniz.
herkese selam kendinize iyi bakın
herkese selamlar :)
bugra abıcım fragman ıcın cok tesekkr ederım :)
yaklasık 2 haftadır dızıyı ızledıgım halde yorm yapamıorm :S::S
fragmana gelınce:)
bu haffta aılemızde hem gerılım hemde komık olaylar var :) (hos herhafta öylede:D ) .
tımur ve efenın ısyan cıkardını göruyorum :S .ee bırde yaman var onuda unutmayalım :S:S .esasa baş belası!!!
bırde encok sevındıgım nokta ayşen gruda dızımıze katılmıs olmasıı :) gercktn cok mutlu oldm ınsallah konuk oyncu degıldır:) jenerıgı ızlemıorm da :s o yuzden bı bılgım yok :S acıkcası !!
ayy vallahı kavak yellerı baslıgındakı gergın ortamdan sonra sıcacık bir aile ortamı iyi geldi bana :)
görüşmek üzere:)
Herkese İyi Günler...
Ohh be ne güzelmiş gün dönmeden burada sizlerle olabilmek...Ben genellikle akşam veya geceleri mesken edindiğim için bu saatleri özlemişim...Şimdi vaktimiz bol,geniş kapsamlı bir ajans açacağız...Fragmanı değerlendireceğiz,haftalık anketlerimizi hazırlayacağız,hadi birde ünite soruları bırakalım tam olsun...Ben artık birşey demiyeyim görünen gündem kılavuz istemiyor,iyisimi tez elden bir ajans açalım...
:icon_shad:kahve:icon_shadHAFTASONU AJANSI...:icon_shad:kahve:icon_shad
Gümbür gümbür bir bölüm geliyor desem sanırım çokta abartmış olmam...Fragmandan anladığımız üzere ailemiz yine rahat durmuyor ve kendilerine uğraşacak çok güzel bir meşkale buluyorlar...Geçen günde söylediğim gibi büyük badirelerin,çetin çeviz sınavların ardından kendi kendilerine kaldıkları vakit çokta güzel eğlenebiliyorlar...Bu da gösteriyor ki demek öyle her zaman çözümü zor düğümler atmanın,içinden çıkılmaz yollara girmenin İki Aile senaryo mantığında bir yeri ve hükmü yok...İstenende bu değil zaten...Senaristlerimizin şu son dönemdir attıkları en doğru adımlardan bir tanesi İki Aile izleyicisine sevdikleri İki Aile'yi vermek oldu...
Zaten biz İki Aile'yi bu yüzden sevdik...Karakterlerin güçlü duruşları,en karanlık günde bile gülecek bir aydınlık bulabilmeleri,sevgi uğruna göze aldıkları,belki de kimi zaman kaybettikleri...Ama hep sevgiyi seçmeleri...Durgun suda kopan fırtınalar,bir köşk çatısı altında birbirleri ile eğlenebilmeleri,kimseye ihtiyaç duymadan ve tabi ki yüreklere işliyen asil aşkları...Aşk nerede bitiyor,annelik babalık nerede başlıyor,eğer hala nefes alıyorsan,gözünü açtığın her günde bir umut vardır,umut çocukların uzayan boylarında,umut gece yaptığın yatak sohbetlerinde,umut uğraşmaktan zevk aldığının gözlerinde...
Mutluluk ise bâki...Öyle çok değil,bir avuç mutluluk yetiyor,hayatı güzelleştirmeye,yaşanılabilir kılmaya...
Yeniden fragmana dönecek olursak,bölüme dair çarpıcı bir gelişme söz konusu...Bizim burada uzun zamandır konuştuğumuz ve duyduğumuz en büyük rahatsızlığa ışık tutulacak...Tahmin ettiğiniz gibi Efe babası hakkında ki yargılara sert bir şekilde karşılık veriyor...Çokta haksız olduğunu söyleyemeyeceğim...Oğuz elinden geldiği kadar Yaman'a olan bir takım düşüncelerini Efe'ye ve Timur'a hissettirmemeye gayret ediyor fakat Efe'nin bu patlamasının boşa olacağını da sanmıyorum...Henüz sahneyi tamamen izlemediğim için kesin konuşmakta istemiyorum,ama genel olarak görüşlerimi söylemem gerekirse uzun süredir rahatsızlık duyduğumuz bir konu bu hafta işlenecek...Tabi beni asıl ilgilendiren patlamanın nedenleri ve nasıllarından çok,ardından gelecek olan konuşma çözümü ve tamiri...Çünkü ailemizde konuşularak çözülmeyecek hiçbir konu olmadı şimdiye kadar...Bu izlediğimiz sahne tamamen fragmanı ilgi çekici kılmak için yapılan ufak bir oyunda olabilir...Hani şöyledir ya bir olayın haber değeri taşıması için ilgi çekici,merak uyandırıcı olması lazım,köpeğin adamı ısırması bir değer taşımaz,ama adamın köpeği ısırması tam bir haberdir ve bu habere ilgi duymayacak insan azdır...
Kendi kendime pes diyerek devam ediyorum verdiğim örnek biraz uç oldu. |