Tüm Versiyonu Göster : Aliye Basında Çıkan Haberler
ALİYE'NİN EKRAN MAYASI TUTTU
Atv'nin yeni dizisi "Aliye" yeni bir tiryakilik yaratma yolunda... Sanem Çelik'in oyunculuğu ise muhteşem...
Aliye tıpkı "Haziran Gecesi" ve "Çemberimde Gül Oya" gibi bu sezona damgasını vuracak yeni dizilerin başında geliyor. Dizi, merdivenleri ağır ama emin adımlarla tırmanıyor. Her bölüm bir öncekinden daha iyi oluyor. Senaryo sağlam, oyuncu seçimi de son derece akıllıca. Buna bir de Kıraç'ın harika müzikleri eklenince, ortaya dört dörtlük bir yapım çıkıyor. Zaten yapımcı Erol Avcı'nın adı bile artık bu sektörde "reyting garantisi" anlamına geliyor. Bir kentli kadının hayatta kalma mücadelesini anlatan "Aliye" bu yönüyle de sezonun trendine çok uygun. Dizinin bu hafta reyting listelerinin tepesine oturması da bu yorumları doğruluyor.
KAYNANA DİLİ
Aliye kaynanasından çok çekiyor. Hani öyle bir kaynana ki, "Allah düşmanıma vermesin" türünden. Bu dizinin, "kaynanaların gelin seçtiği" bir yarışmanın yayınlandığı döneme denk gelmesi de son derece ilginç. Demek ki mutlu bir evlilik için eş seçmek kadar, kaynana ya da gelin seçmek de son derece önemli. "Aliye"yi kısa zamanda izleyicilere sevdiren unsurlardan en önemlisi, Sanem Çelik'in oyunculuğu. Özellikle ikinci bölümde "evladından ayrı düşen, yüreği yanık anne" kompozisyonunu öyle başarıyla çizdi ki, kendimi dizi değil, bir reality show izler gibi hissettim.
YÜKSEL AYTUĞ/SABAH
Evet birbirimize çok yakıştık
http://www.sabah.com.tr/2004/09/25/gny/im/E7891CE876716B44BC5BB055b.jpg
atv'nin yeni dizilerinden 'Aliye'nin oyuncuları Sanem Çelik ve Halit Ergenç, birbirlerine yakıştırılmaya başladılar bile... Bu durumdan hiç rahatsız değiller: Biz çok iyi anlaşıyoruz.
Zinanın ve ihanetin çok sık konuşulduğu şu günlerde atv'de başlayan yeni bir dizi; 'Aliye' tam da bu konulara parmak basıyor. Sanem Çelik'le Halit Ergenç'in başrollerini paylaştığı dizide iki oyuncu başarılı performanslarıyla da epey dikkat çekiyor ve zaten ekranların yeni ikilisi olarak anılmaya başladılar bile...
Uzun süre 'Kara Melek' olarak akıllarda kalan ve üstüne yapışan kötü kadın imajını bu dizide yıkacağına inanan Sanem Çelik, 'Aliye' rolüyle çıkıyor izleyici karşısına. Eşinin kendisine ihanet ettiğini bilmesine rağmen çocukları için buna ses çıkarmayan Aliye, Türk kadınlarına böyle bir durumda ne yapmaları gerektiğini öğretiyor. Halit Ergenç ise 'Aliye'nin çapkın eşi Sinan rolünde. O da ikinci kez başrol oynamanın heyecanını yaşıyor.
Daha önce 'Zerda' dizisinde Devran'ı canlandıran Ergenç, buradaki başarılı oyunculuğuyla dikkat çekmişti. İki oyuncu şu an birlikte kamera karşısına geçmekten son derece memnun. Birbirlerine yakıştırılmalarından da...
* Türkiye, Halit Ergenç'i 'Zerda'daki Devran ile tanıdı. Bu diziden önce ne yapıyordunuz?
Ben Mimar Sinan Üniversitesi Opera Bölümü öğrencisiyken opera bölümünü bırakıp müzikale geçtim ve buradan mezun oldum. Uzun süre Dormen Tiyatrosu'nda oynadım. AKM'de oynadığım Kral ve Ben' benim ilk başrol müzikalim. Sonrasında 'Popcorn' diye bir oyunda oynadım. 'Zerda'dan önce Mehmet Ali Erbil ile birlikte 'Baba' isimli dizide de Kartal'ı canlandırdım.
http://www.sabah.com.tr/2004/09/25/gny/im/1752787283438341849A122Db.jpg
* Sanem Çelik... 'Filler ve Çimen' filminde En İyi Kadın Oyuncu dalında Altın Portakal aldınız. Şimdi Aliye isimli dizide başrol oynuyorsunuz. Hak ettiğiniz yerde olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Şu an gidişatımdan memnunum. Ben gözönünde olmayı sevmiyorum, bir dönem Kara Melek'in başarısından kaynaklanmıştı bu ama benim isteğimin dışındaydı.
ÇOK İYİ ANLAŞIYORUZ
* Şimdi Aliye'de başrol oynuyorsunuz. Dizinin ilerleyen bölümlerinde ne olacak bilinmiyor ama şimdiden sizi birbirinize yakıştırdılar. Arkadaşlığınız diziyle birlikte mi başladı?
H.E.: Biz uzun zamandır tanışıyoruz. İlk defa karşılıklı oynuyoruz. Hiçbir zorluk yaşamıyoruz. Zaten birbirimize de çok yakıştırıldık. Çok iyi anlaşıyoruz.
S.Ç.: Ben Halit'in mutlu bir insan olduğunu düşünüyorum.
H.E.: Sanem de çok mutlu. İşini çok seven bir insan.
* Dizinin ilk bölümünde Aliye sürekli ağlıyor. Aliye'nin gözyaşları ne zaman dinecek?
S.Ç.: Dizide bir kadının hayatta karşılaşabileceği sorunlar yansıtılıyor. Türkiye'de yaşayan birçok ailenin kendisinden bir şey bulacağı bir dizi Aliye.
* Aliye eşlerinin aldattığı Türk kadınlarına ne yapmaları konusunda dersler mi verecek?
S.Ç.: Sokakta yürürken bile bir sohbet duyup ders alırsın. Biz bir hikaye anlatmaya çalışıyoruz. Yaptığımız şey, doğru yere varsın istiyoruz.
H.E.: Dizilerde her şeyin iyisi, doğrusu verilir diye bir şey yok. Bu sadece hayatın bir kesiti. Yanlış yapılan şeyleri de gösteriyoruz.
* Erkeğin ihanetinde evdeki kadının da suçu olduğunu düşünüyor musunuz?
S.Ç.: İki kişilik bir ilişkide, iki tarafın da sebepleri vardır. Kadın ihaneti sağlayan yaratıktır diyemem. Kadın toplumda biraz daha ezik diye sürekli ihanete uğrayanın o olduğunu düşünüyoruz. Kadın mı acaba ezikliğinden dolayı adamı ihanete sürüklüyor diye bir sebep sonuç arıyoruz. Aslında bunların hepsi eşit aralıkta.
H.E.: Bir taraf fire veriyorsa diğer tarafın etkisi var.
* Hiç ihanete uğradınız mı?
S.Ç.: Bildiğim kadarıyla hayır.
H.E.: Bilemezsin. Yakalayamayabilirsin. Eğer Ümit gidip Aliye'yle konuşmasaydı, Aliye de ihanete uğradığını bilemezdi. Onu hiç bilemezsin.
* Zinanın suç olup olmaması konusunda ne düşünüyorsunuz?
H.E.: Kadın kocasının aldattığını öğreniyor, zina yasasına göre, eğer ortaya çıkarsa kocası hapse giriyor. Öyle olursa kadın ortalıkta kalmaz mı? Kadın kocasının hapse girmesini istemeyebilir. Aldatmaya rağmen kocasını isteyebilir. Bir de siz birtakım arkadaşlarınızla sohbet ederken bu yasa sayesinde evinize baskın yapılabilecek.
S.Ç.: Halit'e katılıyorum. Boşu boşuna bu konuyu bu kadar uzatıp, vakit kaybediyoruz. Bu konu neden bu kadar kurcalanıp kaşınıyor?
Sinan çok da maço bir erkek değil
* Halit Ergenç, dizide maço bir erkeği canlandırıyor ve 'Sinan' karakteri hemen sevildi. Sanem Çelik maço erkek sever mi?
S.Ç.: Yok çok fazla sevmem. Zaten Sinan bana çok maço bir erkekmiş gibi gelmiyor. Sinan anne baskısı olan ve annesinden yana olmak zorunda kaldığı için öyle davranmayı tercih eden bir erkek. Ben hiç sanmıyorum Sinan'la Aliye odalarında yalnız kaldığı zaman Sinan ona yine aynı şekilde davransın. Anne faktörü onların ilişkilerini bozuyor. Sinan maço bir erkek değil. Başına öyle şeyler geliyor ki, sıkışan her erkeğin sergileyebileceği tavırları gösteriyor.
Aliye şimdi güvensiz
* Aliye çok sessiz, sakin ve eşini seviyor. Sinan'ın Aliye'ye ihaneti neden?
Halit Ergenç: İnsanlar bazen rutinden sıkılıyorlar. Hele evinde anne gibi bir baskı varsa. Karısıyla rahat yaşayamadığı bir ortam varsa, ki bunlar aşık olup evlenmişler... Aralarında her şeye rağmen güven de vardı. Ta ki metresi Ümit'in Aliye ile konuştuğu güne kadar. Bu bir kopma noktasının başlangıcı. Ondan sonra artık dizginler senin elinde değildir. Onların kontrolünü eline geçiremezsin. Daha sonra yaptıkların o yıkımı büyütür.
Nicholas Cage'e benzetiyorlar, hiç katılmıyorum
Oyunculukta yıldızı her geçen gün yükselen Halit Ergenç, artık kadınların yeni gözdesi oldu. Nicholas Cage'e benzerliğiyle de dikkat çeken Ergenç, bu durumdansa çok rahatsız...
http://www.sabah.com.tr/2004/09/25/gny/im/CED3B5E5CF19474D8B35245Cb.jpg
* Oyunculuk dışında başka işler yaptınız mı?
Evet. Paspas ve halı sattım fakat pazarlamacılık bana göre değildi çok başarılı olamadım. Daha sonra İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nda tercümanlık dahil, hamallık da yaptım. Sting, Michael Jackson, Madonna, Bonjovi, Scorpions stadyum konserlerinde çalıştım. Tırdan malları indirirsin, üç gün stadyumu sahne haline getirirsin. Bu işten çok zevk aldım.
* Şöhretin geç geldiğine inanıyor musun?
34 yaşındayım. AKM izleyicisi beni zaten biliyor ve tanıyordu. Evet patlama 'Zerda' ile oldu ama ondan önce 2000'de New York'a gittim. İki yıl çalıştım. 'Zac'in Maceraları' isimli bir çocuk müzikalinde oynadım. Sonra Amerikan müzikallerini ve Amerika'yı sevmediğimi fark ettim. Türkiye'ye gelmem de bir müzikalle oldu. Özcan Deniz ile 'Doğu Yakası Hikayesi' yapılacaktı. Özcan Deniz ile karşılıklı oynayacaktık. Ama sonra iş iptal oldu, çekilmedi.
* Şimdi kadınların yeni gözdesi oldunuz... Hayatınızda aşk var mı?
Evet var. Aslında ben kolay aşık olmuyorum. Beni neyin etkilediğini bilmiyorum. Karşıma bir insan çıkıyor ve beni etkiliyor, sonra "Ne oldu?" diyorum. Seni neyin cezbedeceğini bilemiyorsun. Biri çıkıyor karşınıza ve bütün ortalığı değiştiriyor. Ve şu anda böyle biri benim hayatımda var. Ama bu konu hakkında fazla konuşmak istemiyorum.
* Sizi Nicholas Cage'e benzetiyorlar mı?
Nicholas Cage'ı severim ama bazen iyi, bazen kötü oynar. Evet ona benzediğimi söyleyenler oluyor ama ben katılmıyorum. Şimdi onun hakkında bir şey söylemem yanlış olur... Benim için de, Nico için de...
kaynak: http://www.sabah.com.tr/2004/09/25/gny/gny101-20040925-200.html
TELEVİZYON ÇOCUĞU yazdı...
.............
Bu arada Atv’nin yeni diziler kervanında olan Aliye’nin ilk bölümünü Salı akşamı seyrettim ve favori diziler kervanıma kesinlikle Aliye’yi de ekliyorum.
Hoş ben Zerda dizisini hiç sevememiştim ama Aliye farklı.
Halit Ergenç ,Sanem Çelik , Nejat İşler ve diğer oyuncular çok iyi bir iş başarmış.
Sanem Çelik’i en son Kara Melek’den sonra böyle masum bir role bu kadar çabuk benimseyebileceğini tahmin etmiyordum. Sanki hep kötü karakterlerin oyuncusu olacak gibi gelirdi. Ama Aliye ile beni yanılttı.
Daha ilk dakikadan itibaren gözüm canlandırdığı Aliye karakterine alıştı.
Ayyy birde dizideki o kaynana tiplemesi yok mu bütün gecce beni gerdi. Amannnn böyle kaynana düşmanıma bile vermesin. Böyle kaynanalar gördükce insan evlenmekten korkuyor. Boğarım ben böyle kadını diye içimden geçirdim. İşte insan böyle katil olunuyor demek. Kıza yapmadığını bırakmadı.
Ehhh birde böyle kadınların mazileri eski bilmem kimlere dayandığında burunları tavana dayanmıyor mu insanın tavana asası geliyor. Yo yyoooo şayet bir gün kazara evlenirsem ki umudum yok. (öyle bir çalışmam hele hiç yok) Bunca yıl bekledikten sonra karşıma evleneceğim adamın böyle bir annesi çıkarsa ben yazılarımı artık Bayrampaşa’dan mı yoksa hazır Cengiz İmren’in boşalttığı koğuştan mı yazarım bilmiyorum. Ben şimdiden eylemimi burda açık açık yazayım ki sonra kimse şaşırmasın.
...............
kaynak: http://www.gecce.com/pages/yazi.asp?yid=2467
http://www.dfhnet.com/infoimages/9/2/3/923.jpg
kaynak: http://www.dfhnet.com/infoimages/9/2/3/923.jpg
Kelebek
Cengiz SEMERCİOĞLU
...................
Yeni sezonla birlikte oyunculuklarıyle ilk göze batanlar iki kadın oyuncu oldu. Şu sıralar herkes Aliye’de Sanem Çelik’in, Bir Dilim Aşk’ta da Berna Laçin’in oyunculuğunu konuşuyor.
1996 yılında Kara Melek’le yıldızı parlayan, sonra Canım Kocacım’da Banu, Günahım Neydi Allahım’da Semiha olarak izlediğimiz Sanem Çelik, herhalde Kara Melek’teki Yasemin’den sonra Aliye’yle en iyi rolünü buldu.
Sanem Çelik’in Aliye’deki doğal ve sıcak oyunculuğunu takip edin derim.
................
kaynak: http://www.hurriyetim.com.tr/yazarlar/yazar/0,,authorid~105@sid~436@nvid~472281,00.asp
aliyeaynalar 18-10-04, 10:54 Tek eşli yaratıklar olmadığımız kesin
Son haftalarda ‘Aliye’ dizisinde canlandırdığı eşi tarafından aldatılmış, çocuğu elinden alınmış Aliye karakteriyle dikkat çeken Sanem Çelik, gerçekte ise tek eşliliğin insan doğasına aykırı olduğunu ve tüm düzenleyici özelliğine rağmen evlilik kurumunun aldatmayı önleyemeyeceğini savundu.
Genç oyuncu, Kaya Çilingiroğlu ve Tamer Karadağlı vakalarında aldatılan hemcinslerinin ‘erkek aldatır’ söylemine sığınmalarını ise saçma bulduğunu söylüyor.
Aliye karakteri için, Türk kadınına ayakları üstünde durmayı öğretiyor türünden tespitler yapılıyor. Katılıyor musunuz açıklamalara?
Aliye’nin doğrusu herkese göre değişir. Kimi kadın aldatıldıktan sonra oturur, kocasıyla konuşup anlaşır. Çünkü hassas bazı değerler vardır ortada, onlar ön plana çıkar ve ilişki devam eder. Bazısı ise bu olayı kendisine yediremez, inandığı değerler doğrultusunda yaşamak ister ve ayrılır. Aliye’yi illa bir başkaldırı sembolü olarak görmek yanlış. Hem Aliye bu misyonu üstleniyor türünden yaklaşımlar sergilersek bu karakteri başka açıdan ele alacak izleyicilere de haksızlık etmiş oluruz.
- Türkiye’de ‘erkektir aldatır’ tarzında bir yaklaşım var. Kaya Çilingiroğlu ve Tamer Karadağlı olaylarında da bu durum doğrulandı... Hem de aldatılan kadınlar tarafından. En azından Aliye’nin bu sağlıksız duruma tepki gösterme gibi bir özelliği yok mu?
Ne demek ‘Erkek yapar, erkek aldatır’! Cidden aklım almıyor böyle saçma düşünceleri. O zaman ‘Kadın yapar, kadın aldatır’ da diyebiliriz. Farklı değerlere sahip olsak da sonuçta hepimiz insanız. Ne demek ‘Erkek yaparsa olur’... Aldatmak hayatın içinde bir kavramsa, o zaman erkek de yapar kadın da... Kadın biraz affedici oldu diye erkek ön planda aldatıcı görülmemeli. Açıkçası ben bu saçma genel yargılarla ilgilenmiyorum.
- ‘Hititler’ belgeselini saymazsak ‘Filler ve Çimen’den sonra bir sinema filminde oynamadınız. Altın Portakal, Altın Koza, SİYAD ödülleri aldınız, yeteneğinizi herkes kabul ediyor ama ortada film yok. Bu garip bir durum...
Oynamak istediğim roller çıksaydı tabii ki oynardım. Yani oynamamak ya da kendi kabuğuma çekilip saklanmak gibi özel bir eğilimim yok. Bana birçok rol teklifi geldi ama senaryoları okuduğum zaman beni heyecanlandıran karakterlere ya da öykülere rastlamadım.
- Bir röportajınızda ‘Yaşlanmadan sinema benden faydalansa iyi olur’ dediniz. Bu konuyu biraz açar mısınız?
Tabii bu sözleri emir kipi içerisinde söylemedim. Yaşım ilerliyor, 29 yaşındayım ve sadece iki sinema filmim var. Eğer benim oyunculuğum hakkında söylenen övgüler doğruysa, benim farklı, iyi bir oyuncu olduğum düşünülüyorsa, şu anda sadece iki filmde rol almamış olmam lazım. Tabii Türkiye’de sinema sektörünün olmaması benim gibi birçok genç oyuncunun fazla şans bulamaması da ayrı birer tartışma konusu.
- Bir de ‘Filmin reklamını yapacak popüler isimler oynatılıyor’ dediniz...
Reklamın iyisi kötüsü olmaz. Sonuçta insanlar sinemayı para kazanmak için yapıyor. Yaşam biçimine göre hareket ederek filme para kazandıracak oyuncu varsa, tabii ki onlar seçilir. Ama ben yaşam biçimimle tercih edilecek bir oyuncu değilim. Onların anlayışına göre hareket edersem kendimi bozarım, ben ben olmaktan çıkarım. O zaman da Sanem Çelik’le çalışılmış olunmaz...
- Hadi Türk sinemasını siz kurtarın...
Bu konular tartışmakla çözülmüyor aslında ama şunu söyleyeyim; iyi kalemler. Türkiye’de iyi senaryo yazılmıyor. Sinemada her şey senaryo ile başlar. Ben şimdiye kadar ‘Ne kadar güzel bir öyküymüş, ama çekilmedi’ diye bir şey duymadım. Sonuçta herkes sinemaya sevgiyle yaklaşıp bir şeyler yapmak istiyor. Sinemanın canına okumak isteyen bir insanla henüz tanışmadım. Ama iyi niyetle belli bir yere kadar gidersin. Sorunu çözmek için daha profesyonelleşmeliyiz. Türkiye’de sinema genelde günü kurtarmak için yapılıyor.
- Biraz hobilerinizden konuşalım...
Davula merak saldım. Sette bile elimden düşürmüyorum bagetleri. Resim yapmaya çalışıyorum. Son günlerde dikiş gibi yeni bir merakım da oluştu, ruhu dinginleştiriyor. Bu arada ağaç oymacılığı da yapıyorum. Anlayacağın evde yaşamayı seven biriyim. Sokaklar cazip gelmiyor bana.
- Aldatma olayları artık rutine bağlandı. Sizce evlilik kurumu insan doğasına aykırı mı?
Evlilik kurumunun insanı toparlayan bir sistem olduğu kesin. Çok çoğalmamasını sağlayan, düzenleyici bir sistem. Bu sistem işe yarıyor ki hálá devam ediyor. Ama tek eşli yaratıklar olmadığımız da kesin. Dolayısıyla bir insanı kaç sene tek bir insanla tutabilirsiniz bilemiyorum.
- Ali Sürmeli ‘Filler ve Çimen’ filminde sizin oynadığınızı öğrenince ‘Ooo platonik aşkım da oynuyor’ demiş. Nedir Sürmeli’nin size olan platonik aşkı?
Ali ağabey beni çok sever, ben de onu çok severim. Ve benimle ilgili canı ne isterse söyleyebilir.
- Dizide size çok çektiren Sinan tipi erkekler için ne düşünüyorsunuz?
Sinan, küçücük bir şehirde hayat kurmuş, güzel bir evliliği var. Senelerdir aynı kadınla birlikte. Fakat bir de sistem var yaşadığı çevrede. Bütün arkadaşlarının sevgilisi var. Genç kızlar ortalıklarda cirit atıyor. Sinan bu hayatın içine girdiğinde karısına zarar vererek böyle bir şey yaptığını düşünmüyor bence. Karısının aldatıldığını öğrenip ‘Ben gidiyorum’ demesi üzerine hayatını sorgulamaya başlıyor. Ve çaresiz bir adamın gösterdiği tepkiyi gösteriyor, sürekli öfkeleniyor. Aslında Sinan kötü bir insan değil, sadece inanılmaz çaresiz biri. Aileyi ayakta tutmaya çalışan korkunç anne bile aslında kötü değil. Kısacası insanların iyi ve kötü diye keskin çizgilerle ayrılacağına inanmıyorum.
- Hazır Aliye’yi bulduk. Aldatma ile devam edelim. Kadınla erkeğin aldatması arasındaki fark ne?
Bir kadın bir erkekle bir kere birlikte oluyor ve dokuz ay sonra bir çocuk doğuruyor. Bir erkek o kadınla bir gece birlikte olduktan sonra dokuz ay boyunca belki de 500 kadınla daha birlikte olabiliyor. Dolayısıyla duygusal ve teknik olarak böyle bir fark var aramızda. Her şey çok doğal ve çok sıradan. Ama kadın erkek gibi kolay aldatmaz. Ünlü Alman filozof Schoppenhauer’i okuyorum son günlerde. Sadece bir şey yaratmak için aşık olduğumuzu, bunu yaparken de ön plandakinin her zaman fizik güzelliği olduğunu söylüyor, ruh güzelliği falan deyip bana yalan atmayın diyor. Yani yaratma dürtüsü bizi aşka sürüklüyor. Yaratılacak şeyin güzel olması için fiziki güzelliği arıyoruz. Ona ulaşmak için kıvranıyoruz. Bu kıvranma olayı da aşk acısı oluyor.
- Nihilizmin en kuytu köşelerindesiniz. Düşünce olarak da bu felsefeyi benimsiyor musunuz?
Öyle durumlar oluyor ki, nihilist felsefenin ortaya sürdüğü düşünceye evet yakınım diyorum. Ama hiçbir zaman tek tip olup sadece bir düşüncenin arkasından giden insan olmayı sevmedim. Yani nihilist değilim. Hayat çok değişken.
- Marjinal çıkışlarınız belki de varoluşçu felsefeden besleniyor?
Asi bir kişiliğim yok benim. Yalnız istediğim gibi yaşıyorum. İnsanlar beni ilk gördüklerinde ‘Soğuktun, yanına yaklaşmak istemedik’ diyorlar. Ben de diyorum ki; ‘Bu durum beni koruyan en iyi savunma mekanizması.’ Bazen bu savunma mekanizmasına sığınıyorum.
- Peki hakkınızda yapılan en iyi dedikodu nedir?
Kötü bir insan olduğum... Benim için ‘O sette olay çıkartır, bağırıp çağırır, çok sinirlidir, aman dikkat edin’ diyorlarmış. Hakikaten de setin ilk günlerinde insanlar benden genelde uzak durur, sonra bu duruma kahkahalarla gülerler.
- Schoppenhauer’dan sonra biraz sığ bir soru olacak ama aşk hayatınız...
Şu anda durağan gidiyor. Öyle çok kolay değil aşık olmak.
Erol Taş gibi üstüme yapıştı
- Kara Melek’in kariyerinizi olumsuz etkilediğini söylüyorsunuz.
Bu tipik Erol Taş sendromu. İnsanlar bazen beni görüp dil çıkarırdı. Tamam bunu anlarım, sonuçta Kara Melek karakterini sevmiyor olabilir. Ama profesyonelce hareket etmek zorunda olan TV yapımcılarının beni Kara Melek olarak görmeleri gerçekten saçmaydı. Neyse ki Aliye ile kötü kadın imajından kurtuldum.
Ön plana çıkmak gibi bir derdim yok
- Güzel bir kadınsınız. Ama erotizminiz fazla ön plana çıkmıyor...
Öyle mi? Gerek var mı? Güzelliğim ya da erotizmimle bir şey elde etmeyi umut etseydim kullanırdım herhalde.
- Brigitte Bardot da güzelliğini kullandı...
Belki de kendini güzel hissetmediği için öyle davrandı. ‘Düşündüğünüz gibi değilim, daha güzel bir kadınım’ deyip sürekli fotoğraf çektirdi ya da erotizmini öne çıkaran rollerde gözüktü. Açıkçası benim ön plana çıkmak gibi bir rahatsızlığım yok. Güzelsem güzelimdir. O kadar.
- Bu arada, bu kadar çok yiyip nasıl formda kalıyorsunuz?
Sağlıklı beslenme uzmanım var. Bir sürü yemek yemem gerekiyor yiyeceklerdeki vitaminleri almak için. Yemeklerin yağ olarak kalmayıp vücudu terk etmesi için gıdaları belli oranlarda, belli ve aynı saatte yemek zorundasın. Bu disiplini devam ettirirseniz şişmanlamazsınız.
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~436@nvid~483058,00.asp
http://www.hurriyetim.com.tr/displayimage/0,,155038,00.jpg
http://www.sabah.com.tr/2004/10/19/gny/im/122BF545154F6F42BFDC5934b.jpgEli maşalı kaynana meğer gülüyormuş
atv'nin yeni sezon dizilerinden Aliye'de eli maşalı' kaynana rolündeki Ayten Uncuoğlu, "Umarım bu kötü kadın imajı üzerime yapışmaz" diyor. Çünkü rolünün hakkını öyle iyi veriyor ki, onu yolda görenler, "Aaa bu kadın gülüyormuş" demekten kendilerini alamıyor....
Yayınlanan ilk bölümüyle izleyicinin ilgisini toplayan atv'nin yeni sezon dizilerinden 'Aliye', karakterleriyle Türk halkına ulaşmayı başardı. Örneğin gelinine kan kusturan ve evi terk etmesine neden olan, oğlu ve torunlarına aşırı zaafı bulunan, son derece ciddi, gelenek ve göreneklerine bağlı otorite sahibi kaynana; yani 'İkbal Hanım'... O aslında Türk halkının pek de yabancı olmadığı bir karakter. Bu karakteri canlandıran Ayten Uncuoğlu, rolünde o kadar başarılı ki, yolda onu görenler tanımakta güçlük çekiyor ve Uncuoğlu gülümsediğinde ilginç bir de tepki vermekten kendilerini alamıyor: "Bu kadın gülüyormuş!"
TOPLUMUN YANSIMASI
* Aliye, kısa süre içinde kendi izleyicisini yarattı. Bunun sırrı ne?
Hakiki bir hikayeyi, hakiki oyuncular anlatıyor. Bunu seyirci çok güzel anlıyor. Hikaye ve karakterlere seyirci her şeyden önce inandı. Türkiye'nin ve Türk toplumunun bir yansıması bizim öykümüz aslında. Sanem'in oynadığı kadının yaşadığı kötü olaylara, hayal kırıklıklarına, acısına, çocuklarının elinden alınmasına rağmen kendine gelmesi, ayakların üzerinde durmaya çalışması bunları geri alacak bir uğraşın içine girmesi, izleyicilerin ilgisini çekti.
* Dizide kötü bir kaynanayı oynuyorsunuz. Türkiye'de sizce kaynana olmak demek, gelinlere kök söktürmek anlamına mı geliyor?
Hayır kesinlikle. Ben şahsen bu durumu anlamayan ve kabullenemeyen birisiyim. Ama gelinlerle kaynanaların arasındaki anlaşmazlıkların temelinde yatan tek neden, kaynananın gelini, kadın olarak görememesi. Aslında gelinini kadın olarak görse, duygularını yaşadıklarını bir kadın olarak anlamaya çalışsa, işler hiçbir zaman çatışmaya dönüşmeyecek. Örneğin dizide de İkbal, Aliye'nin kocasının ona olan aşkının bitmesini bile anlamıyor, neden evi terk ettiğini bile anlayamıyor.
İKBAL'DE ANNEM DE VAR
* İzleyenler aslında kendinden çok şey buldu dizide, öyle mi?
Evet kesinlikle. Benim bir arkadaşım aradı geçenlerde. Ve dedi ki, "Bizim kuşağın intikamını aldın. Bu karakterle kayınvalidelerimizi gösterdin..." İkbal karakteri zaten yılların verdiği bir birikim sonucu ortaya çıktı. Bu karakterin içinde birden fazla kadın var, benim kendi annem de var, okuduklarım, gözlemlediklerim... Ayrıca bu karaktere sadece kaynana yönüyle bakmamak lazım. İkbal aslında özellikle küçük şehirlerde yaşayan otorite sahibi, disiplinli, bir erk temsili, evin direği olan bir kadın. Tüm otoriteyi elinde tutmak istiyor ve esas çatışma bundan çıkıyor.
http://www.sabah.com.tr/2004/10/19/gny/im/D2460CCE68C3144FBA0B179Ab.jpgBU KADIN GÜLEMEZ Kİ...
* Yani rolünüzün aslında 'kötü' bir karakter olmadığını mı düşünüyorsunuz?
Salt kötü diye bir şey yok. Çünkü bu kadının kendince önemli nedenleri var. Aslında kötü bir kadın değil. Kızgınlığının altında yatan tek neden, istediklerinin yapılmaması... Elindeki iktidarın, egemenliğin kayıp gittiğini görmesi... Her şey onun elindeyken bir gün oğlu kendisinin istemediği, 'bize yakışmaz' dediği bir kadınla evleniyor. Ve kendisine karşı çıkıyor. Bu kadının bu durumunu kendi alıştığı düzen içinde değerlendirirsek, yadırgamamak lazım aslında. Bu kadın gülemez, çünkü gülmesi için kendi istediklerinin olması gerekiyor. Bu istediklerini elde ederken de etrafındaki insanları yaralıyor.
* İlerleyen bölümlerde neler yapacak bu kadın, ipucu verir misiniz?
Bu kadın ayakta kalmak için çabalayacak hep. Bunun içine entrika da sokabilir. O zaman belki daha kötü olacak ama o kötülüğü yalnız kalmamak için yapacak. Belki duygu sömürüsü yapacak, torunlarını kullanacak, kendini acındıracak, hiç boş durmayacak. Düzenine kavuşmak için mücadele edecek. İkbal'in kötülüğü belki güçlü karakterinde yatıyor.
GELİNİNİ ANLAMIYOR
* Bu rolden sonra nasıl tepkiler aldınız?
Bizim halkımız oynadığınız karakteri hemen sizle bütünleştirir. Ama bu, sanırım oyunculuğun inandırıcılığı ile ilgili. Yolda görenler, "Neler yapıyorsun sen o geline, rahat bırak onu" gibi şeyler söylüyorlar. Ya da "Aaa bu kadın gülüyormuş, ne kadar da güler yüzlüymüş" diyorlar. "Hiç televizyondaki gibi değilsiniz" diyenler var mesela... Onlara "Oyuncuyum ben diyorum..." Ama bu duruma çok seviniyorum. İşimi ve oyunculuğumu iyi yaptığımın bir kanıtı bu. Ama umarım bu kötü kadın imajı üzerime yapışmaz.
* Gerçekten de çok güler yüzlüsünüz, oynadığınız rolün çok dışındasınız. İkbal'le benzerlikleriniz var mı?
Güler yüzlü yumuşak bir insanım ama aynı zamanda da aslında ciddi de bir insanım. Bir haber olur; savaş, sevinç ülke sorunu, basit bir olay, hepsi için kafa yorarım, düşünürüm. Bir randevum mu var, erken çıkarım, o benim bir iç disiplinim. Benim de bir oğlan annesi olmam benzerliğimiz mesela... Onu belki anlayabiliyorum. Anne oğul ilişkisi ve anne kız ilişkisi çok farklı. Ben anne kız ilişkisini biliyorum.
http://www.sabah.com.tr/gny/gny114-20041019-200.html
http://www.sabah.com.tr/2004/10/19/gny/im/071C4DA28C628F4F8D366F74b.jpgOtobüse de binerim pazara da giderim
* Bazıları oyunculuğun artık ucuzladığını düşünüyor, siz ne dersiniz?
Öyle bir şey söylemek istemiyorum, şu anda öyle bir görüntü olsa bile... Ben pozitif ve umutlu bir insanım. Oyunculukla ilgili bazı kavramlar değişiyor olabilir, bir günde starlaşmalar olabilir. Bunlar beni ilgilendirmiyor. Eğer bir oyuncu ister manken olsun ister tiyatrocu, çekim sırasında sürekli gözü saate oluyorsa ve "Birkaç bölüm oynayayım sonra gelsin paralar" diyorsa da bunlar beni ilgilendirmiyor. Kendini geliştirmeye adamışsa, sanatın her yönüyle; resim, müzik, sergi ya da psikoloji okuyup oyunculuğuna katkıda bulunuyorsa, ünlü olmayı değil de kaliteli işler yapmayı göze alabiliyorsa, ister manken olsun ister tiyatro kökenli bir oyuncu her zaman yanındayım.
* Ünlü olmanın önemi var mı sizin için?
Benim için önemli olmadı hiçbir zaman. Ben otobüse biniyorum ya da pazara gidiyorum. "Niye biniyorsun" diyorlar; ben ünlü değilim benim mesleğim oyunculuk. Ben orada beslenebilirim, ben öyle gözlem yapabilirim, kendi içimde kalırsam ilerleyemem. Sadece okumakla olmuyor, yaşamak gerekiyor. Ancak bu şekilde bambaşka birisini yansıtabiliyorsun.
* Almanya'da pek çok filmde oynadınız. Orada yayınlanacak bir dizide de oynadınız. Biraz bundan bahseder misiniz?
Temmuzda Alman televizyonu için Tevfik Başer'in senaryosundan çekilen 'Dilek Ağacı' adlı bir dizi bu. Yılbaşına doğru yayınlanacak. 1963'te Türk işçilerin Almanya'ya gitmesinden 1987'ye kadar olan bir kesiti anlatıyor. İşçilerden birisinin annesini oynuyorum.
17 yıldır İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda oyun yazarı
Ankara Üniversitesi Tiyatro bölümü mezunu. 1960-1970 yılları arasında Ankara Radyosu Çocuk Saati, TRT Radyo Tiyatrosu'nda yer aldı. 1971-1986 yılları arasında Almanya'da yaşadı. Köln Üniversitesi'nde doktora yaptı. Ses getiren pek çok Alman filminde yer aldı. Almanya Radyosu'nda sunuculuk ve program yapımcılığı görevlerinde bulundu. 1987'de İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda halen görevini sürdürdüğü dramaturg (oyun yazarı) olarak başladı. 'Ayaşlı ve Kiracılar', 'Çılgın Bediş', 'Canım Kocacım', 'Hürrem Sultan', 'Estağfurullah Yokuşu' dizilerinde oynadı. Sinema filmleri ise şöyle: 'Gece, Melek ve Diğerleri', 'Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu', 'Çıplak', 'Sır', 'Eylül Fırtınası'.
http://www.sabah.com.tr/gny/gny116-20041019-200.html
TV dizileriyle ünlenen evler, konaklar
Televizyon dizilerinde gördüğümüz evler, konaklar, villalar nerelerde? Senaryoya uygun olanlar nasıl bulunuyor? Kiralar ne kadar?
"Aliye"
Belediye kanalıyla kiraladılar
"Aliye" (ATV) Edirne'nin Kaleiçi bölgesinde bir villada geçiyor. Ancak bu evin aslında İstanbul Kavacık'ta olduğu, dizi ekibinin hikayenin Edirne'de geçmesi nedeniyle böyle bir açıklama yaptığı da söylentiler arasında.
Edirne Kaleiçi'nde bulunan bu villa, belediye kanalıyla bulunup kiralanmış. Villada Edirneli, mali durumu yüksek bir aile yaşıyormuş.
Yapım ekibi, çekimler sırasında bu ailenin eşyalarında ufak tefek değişiklikler yapmış. Çekimin ardından ev, "alındığı gibi" teslim ediliyormuş.
kaynak: http://www.milliyet.com.tr/2004/09/29/pazar/axpaz01.html
'Dayı' Oldu...
http://www.gecce.com/web/images/haber/ilhansesensanemcelik2093457.jpg
'AMCA' LAKAPLI ŞARKICI İLHAN ŞEŞEN, 'ALİYE' ADLI DİZİDE, SEYİRCİLERİN KARŞISINA 'DAYI' KARAKTERİYLE ÇIKACAK...
'Amca' lakaplı şarkıcı İlhan Şeşen, yeni çekilen 'Aliye' adlı dizi filmde borç içinde yüzen, muayenehanesini işletmekte zorlanan bir diş hekimini canlandırıyor. Nejat İşler ve Halit Ergenç'in de rol aldığı yapımda Şeşen, Sanem Çelik'in canlandırdığı ve diziye adını veren 'Aliye' karakterinin dayısı rolünde oynuyor. Dizinin 14 Eylül'de yayınlanacak ilk bölümünün konusuna gelince... Evliliğinde aradığı mutluluğu bir türlü bulamayan Aliye, kocası Sinan'ın kendisini genç bir kızla aldatması üzerine iki çocuğunu alıp İstanbul'a; diş hekimliği yapan dayısının yanına yerleşmeyi planlıyor. Fakat son anda, çocuklarından birini tren garında kocasına bırakmak zorunda kalıyor.
Kaynak: http://www.gecce.com/pages/haber_detay.asp?haber=16613
Kötü Kız Sanıyorlar...
9 Eylül 2004...
http://www.gecce.com/web/images/haber/sanemcelik892045707.jpg
YILLAR ÖNCESİNİN 'KARA MELEK'İ SANEM ÇELİK, 'KÖTÜ KIZ' KARAKTERİNİN ÜZERİNE YAPIŞMASINDAN ŞİKAYETÇİ...
Kara Melek' adlı televizyon dizisinden sonra üzerine 'kötü karakter' damgası yapışan Sanem Çelik, aradan 8 yıl geçmesine rağmen televizyon yapımcılarının kendisine teklif getirmemesinden şikayetçi. Genç sanatçı, bu işin uzmanları olmasına rağmen, yöneticilerin televizyonun yarattığı bir kahramanı gerçek sanmasından dertli. Yeni sezonda atv'de yayınlanacak olan 'Aliye' adı dizide kendi ayakları üzerinde durabilen iki çocuklu bir kadını canlandıracak olan Çelik, bu proje için "Eş baskısı altında yalnız hareket etmekten korkan kadınlara umarım bir mesaj verebiliriz" diye konuşuyor. 'Aliye', Çelik'in 'Kara Melek', 'Canım Kocacığım', 'Günahım Neydi Allahım' ve 'Kör Talih'ten sonra beşinci dizisi. 'Filler ve Çimen'deki rolüyle Altın Portakal'da en iyi kadın oyuncu ödülüne layık görülen Sanem Çelik, yeni dizisindeki karakteri ve oyunculuğa bakış açısını anlattı...
KARA MELEK BAŞARININ KANITI
* Hep ayakları üzerinde durmaya çalışan güçlü kadın rollerinde görüyoruz seni. Aliye nasıl bir karakter? Ben oyuncuyum. Yapabileceğime inandığım rolleri kabul ediyorum. Birbirine benzesin diye çaba harcamıyorum. Aslında 'Filler ve Çimen'de hiç de güçlü olmayan bir kadını oynadım. Evet Aliye ayakları üzerinde durabilen bir kadın. Çocukları var ve o çocukları büyütmek için de zaten kendi ayakları üzerinde durabilmek zorunda.
* Son zamanlarda bu tür güçlü kadın tipleri hemen hemen her dizide var... Evet ben de birçok senaryo okudum ve tespitim aynı. Televizyonda kadın projelerine bir yöneliş var. Bu yarış artık kadınların üzerinden gidiyor. Sebebinin ne oluğunu bilmiyorum ama hoşuma da gidiyor. Kendini eve kapatmış kadınlara kendi ayakları üzerinde de durabileceği mesajı veren diziler toplum için de iyi olabilir.
* Dizileri daha çok ev kadınları izliyor ve aralarında eş basıkısı altında ezilip sesini çıkaramayanlar var. Dizilerdeki bu akım kadınları toplu isyana teşvik eder mi? Bu diziler inşallah onlara bir mesaj verir. Çünkü hiç kimsenin evde oturmak gibi bir zorunluluğu yok. Kadınların içinde bir isyan potansiyeli varsa o zaten ortaya çıkar. Kadınların evde oturmasını bir isyan nedeni olarak görmüyorum. Bir seçme biçimi olarak görüyorum. Bir tercih meselesidir. Şartlar onları öyle yönlendirebilir. Şartlarına bir göz atarlarsa öyle olmadığını, sadece kendileri böyle olmasını istedikleri için olduğunu anlarlar.
* Televizyon dizileri arasında bariz bir yarış var. Yarışın boyutu dizi oyuncularını nasıl etkiliyor? Bu yarış senelerdir var. Ama bu beni ilgilendiren bir yarış değil. Ben bana gelen roller içinde sadece Aliye rolünün bana yakın olduğunu ve bunu iyi canlandırabileceğime inandığım için oynuyorum. Birlikte bir şey yapacağımıza inanıyorum. Bu sene 15 kadar proje okudum. İçlerinden sadece Aliye'ye kafam takılmıştı.
* Başka ne tür roller teklif edildi? Başrolünde kadının olduğu ve 'ben yaparım', 'ben ederim' tarzı yaşayan kadınların olduğunu söyleyebilirim. Bana genelde bu tür rolleri yakıştırıyorlar demek ki. Bunları oynamak da, seyretmek de keyifli olacak. Ben buna kırıcı bir yarış gözüyle bakmıyorum. Herkes bir şey yapıyor. Seyircinin gönlünü kazanmaya çalışıyoruz. Hiç de kolay bir şey değil zaten. Sürekli gelişip değişiyoruz. Yaşlısından çocuğuna kadar herkes oradan bir şey alsın, bir mesajı bulunsun istiyoruz. Çünkü durup dururken bir şey yapmanın manası yok. Eğer bir adı bir stili yoksa...
* Hep iyi projelerde adın geçiyor ama 'Kara Melek' olarak tanınmaktan kurtulamadın. Bu seni rahatsız etmiyor mu? 'Kara Melek' hiç unutulsun istemem. O benim ilk tecrübemdi. Ne öğrendiysem 'Kara Melek' dizisi sayesinde öğrendim. Bunun hatırlanması çok hoşuma gidiyor. Bu da bir başarının karşılığı. Bu beni onurlandırıyor. Sadece şunu isterim; bazı insanlar kulağıma geldiği kadarıyla beni 'Kara Melek'teki gibi kötü bir insan, öyle kötülükler yapabilecek bir kişi sanıyorlar. Hiç gülmeyen, milletin canını yakan bir insan olarak biliyorlar. Ben bakışların değişmesini isterim. O dizide benim başarılı olmam, kötü bir insan olmamı gerektirmez. Ben bir sürü rol canlandıracağım daha. 'Bu nasıl olsa daha önce kötü bir kadını oynadı bu iyi rolü oynayamaz' bakış açısı hiç de sağlıklı değil. Bunun değişmesini istiyorum. Vallahi kötü bir insan değilim!..
SEYİRCİM HİÇ YANILMADI
* Halk değil de dizi ve film yapımcıları mı gerçekten kötü kadın olduğunu düşünüyor? Evet televizyon yapımcılarından hala böyle düşünüp korkanlar var. 8 yıl oldu o dizi biteli. Bittikten iki üç sene sonra bile ben hiç iyi kadın rolü teklifi almadım. Böyle düşünenler hala var. Ben kötü bir insanım. Dolayısıyla benimle çalışılmaz, ben kavga ediyorumdur mutlaka sette, kök söktürüyorumdur gibi bir görüş var. Beni kamera karşısında seyrettikleri 'Kara Melek' imajından kaynaklanan bir şey. Sokakta bana hala dilini çıkartan insanlar var. Tamam onları kabul edebilirim. Bunu başarmışım demektir. Ama bunu, işi yapanların düşünmesi şaşırtıcı. Yaptığım iyi bir iş olarak gururla hatırlıyorum.
* 'Filler ve Çimen' filmiyle Altın Portakal ödülü aldın. Neden sinema alanında devam etmedin? Çünkü biraz popüler sinema yapıldı. Son zamanlarda üretim biraz arttı. Umarım daha da artar ve her artışın bir kalitesi olur. Biket İlhan'ın çektiği "Ayın Karanlık Yüzü" diye bir filmde oynadım bu yaz. Mehmet Ali Alabora ve Mustafa Alabora ile oynadık. Gökçeada'da çekildi. Kasım-aralık gibi gösterime girer sanırım. Her şeye evet desem bir sürü şeyin içinde olurum o zaman. Uçup giden şeylerin içinde olmak istemiyorum. İçimde kalan şeyler olsun istiyorum. 'Filler ve Çimen'den sonra ah şu projenin de için de olsaydım dediğim bir şey yok açıkçası. İsteseydim olurdum. Beğendiğim işler var ama oralardan da bana teklif gelmedi. Çok film yapıldığı, iyi filmler yapıldığı anlamına gelmiyor. Çoğu zaman biz bu işlerde reklamı ön planda tutuyoruz. Reklam da bir işin tutmasının yarısı olarak bakıyorsak o işin kaliteli olduğunu göstermiyor.
* Popüler bir yaşantın yok ama ismin popüler bunu nasıl sağlıyorsun? Böyleyse ne mutlu bana. Gerçekten bazılarına göre doğru yoldayım. Bana güvenip inanarak bir şeyler yapılıyor. Seyircimi kızdıracak, kıracak bir şey yaptığımı düşünmüyorum. Ben seyircimi "Sanem'i böyle bilmiyordum" dedirtecek bir sürprizle karşılaştırmadım hiç. Seyircim hiç yanılmadı diyebilirim.
Kaynak: http://www.gecce.com/pages/haber_detay.asp?haber=16725
http://www.sabah.com.tr/2004/10/27/gny/im/BCEC0163F9AF9F43B792F474b.jpg
Eskilerinizi Aliye'ye verin!
Artık dayanamadım ve buradan bir kampanya başlatmaya karar verdim. Sevgili okurlarım, lütfen kullanmadığınız eski giysilerinizi "Aliye"ye gönderin. Kız ilk bölümde üzerine bir kolsuz mavi elbise geçirdi, haftalardır sırtından çıkarmıyor. Onunla yatıp, onunla kalkıyor, sokağa onunla çıkıyor, çocuğuyla oynarken onu giyiyor, iş yaparken yine sırtında o elbise... Sizi bilmem ama bana fenalık geldi. Tamam, biliyorum, kız zor durumda, ama pazardan 10 milyona bir tişört, bir pantolon da alınmaz mı yahu?
http://www.sabah.com.tr/gny/yaz1277-70-109-20041027-200.html
Yüksel Aytuğ
http://www.sabah.com.tr/2004/10/28/im/12A86FBE494ED44E98FD9F0Db.jpgAliye rakipsiz
atv'nin yeni dizisi Aliye salının birinciliğini kimseye kaptırmıyor. Başrollerini Sanem Çelik, Halit Ergenç ve Nejat İşler'in paylaştığı Aliye güçlü oyuncu kadrosu, etkileyici öyküsüyle tiryakilik yaratırken, rakipsizliğini sürdürüyor. Aliye'nin 5. bölümü, tüm kişilerde yüzde 11.2 reyting, yüzde 31.1 izlenme payı, A/B grubunda ise yüzde 12.9 reyting, yüzde 38.0 izlenme payıyla 26 Ekim'in en çok izlenen programı oldu.
http://www.sabah.com.tr/gny/mag101-20041028-100.html
Türkiye'de film müziği yapamıyorlar
http://www.sabah.com.tr/2004/10/30/gny/im/7BDAD235641A064392171F2Cb.jpg
Zerda, Bir İstanbul Masalı ve Aliye... İzlenme rekorları kıran bütün bu televizyon dizilerinin müziklerinde onun ismi var. Türk rock müziğinin tartışmasız en iddialı isimlerinden Kıraç, müziği ve sesiyle dizilere güç katıyor. Rock müziğin güçlü sesi, Türkiye'de soundtrack ve film müziği kavramlarının bilinmemesinden şikayetçi.
'Deli Düş' adlı ilk albümüyle müzik piyasasına 1998 yılında merhaba diyen Kıraç, bugün rock müzik tutkunlarının sevdiği isimler arasında önemli bir yerde. Müziğinin başarısı göz ardı edilemeyecek olan Kıraç, yaptığı dizi müzikleriyle de televizyon dizilerine güç ve farklı bir büyü katıyor. 'Zerda', 'Bir İstanbul Masalı' ve 'Aliye' gibi sevilen dizilerin müziklerinde imzası bulunan Kıraç, şimdi de milyonları ekran başına kilitleyen 'Bir İstanbul Masalı'nın müziklerini bir soundtrack albümde toplayarak hem dizi, hem de kendi hayranlarıyla buluştu...
* Uzun zamandır yaptığınız müziklerle dizilere hayat veriyorsunuz, dizi müzikleri yapma süreci nasıl başladı? 'Zerda' ile başladı. Benim hep istediğim bir şeydi dizi, sinema ya da reklam müzikleri yapmak. 'Zerda'yı bağlı bulunduğum şirket TMC yapıyordu. Dediler ki; "Zerda adlı bir dizi çekiyoruz bunun jenerik müziğini yapar mısın?" Ben de kabul ettim. Dizi çok başarılı oldu ve müziği ile konuşulan bir dizi haline geldi. Daha sonra TMC Film Müzik, 'Bir İstanbul Masalı'nı çekmeye başladı. Onun için de teklif geldi. Kabul ettim, insanlar onu da çok beğendi. Artık insanlar dizi müziklerini önemsemeye başladı. Daha sonra 'Zerda'nın soundtrack albümü çıktı ve ciddi bir satış rakamı elde etti. Sonra 'Aliye' için benimle çalışmak istediklerini söylediler. Aliye'nin müzikleri için de bayağı bir uğraşıyorum...
ÖYKÜYÜ İNCELİYORUM'
* Dizi müzikleri yapmak bir müzisyen için yorucu oluyor mu? Bu iş çok zaman alan bir iş, yorucu, gerilimli ama aynı zamanda çok heyecanlı bir iş. Dizilerin tüm müzikleri bana ait ama bir ekiple çalışıyorum, yönetmen ve yapımcıların fikirlerini alarak çalışıyoruz.
* Dizi müziklerinin yapım aşaması nasıl oluyor, nasıl hazırlanıyorsunuz? Senaryoyu okuyorum ama daha önemlisi, öykü nedir bunu bilmem gerekiyor. Örneğin 'Bir İstanbul Masalı' bir şehir dizisi olacaktır. Oyuncuları tanıyorum ama mesela normalde bildiğimiz Mehmet Aslantuğ imajı değişecek, Selim Arhan olacak. Benim onu da bilmem gerekiyor. Sonra yönetmen ve yapımcıyla konuşuyorum ve nasıl bir şey hayal ettiklerini soruyorum. Ve düşünüyorum; İstanbul... Işıklar, zengin bir aile, yanında çalışan bir müştemilat... O zaman ben bunu saksafonla yapabilirim diyorum mesela. Çünkü saksafon, şehri en iyi anlatan enstrüman gibi geliyor bana...
* Kafanızda dizinin genel zemini oturduktan sonra karakterlere mi geçiyorsunuz? Sonra dizinin hikayesini düşünüyorum, trajik bir hikaye değil, bu bir gerçeklik. Gerçekte ne vardır; insanların hayalleri vardır, aşkları vardır, hırsları vardır, iş dünyası vardır, İstanbul'da zengin bir aile var, bir holding var ortada. Bunları anlatan bir şey olması gerekiyor. Arhanlar asil bir aile. Ve asil bir müzik olması gerekiyor. Bu ne demek, işte orada iş bana kalıyor. Bir de müştemilat var, fakir ama mutlu bir aile. İki ailenin müziğini yaptıktan sonra, şahısların müziğine geliyor sıra. İşimiz oturduktan sonra reytinglere bakıyoruz. Reytinglerde müzik ne kadar yer tutuyor, insanlar beğeniyor mu bunlara bakıyorum.
* 'Bir İstanbul Masalı'nın soundtrack albümü çıktı, albümden bahsedebilir miyiz? Bir süredir istek geliyordu. Albümde 6 sözlü şarkı var. Sadece en sevilen müzikleri koyabildik. 45 dakikalık bir albüm oldu, 20 tane track var içinde.
* 'Zerda' ve 'Bir İstanbul Masalı'nın ardından 'Aliye' için de albüm düşünüyor musunuz? 'Aliye' yeni bir dizi ama çok reyting alıyor. Sanem Çelik'in inanılmaz bir performansı var. 'Aliye'de söz yazılacak çok müzik var, çalışmalara başladık ama soundtrack için en az bir sene beklenecektir.
* Müziklerini yaptığınız dizileri beğeniyor musunuz? Beğenmesem müziklerini yapmam. Çok dizi teklifi geliyor ama ben beğendiklerimi yapıyorum. Her hafta bir günümü müziklerini yaptığım diziye veriyorum. Sahnelere göre müzikleri yaratmak zorundayım. Dizi yayınlandığı sürece de aynı hassasiyeti göstermek zorundasınız.
kaynak: http://www.sabah.com.tr
Güneş Sanem'e güldü
İki haftadır yağmurlarda çekim yapmaktan bir hal olmuştum. Sonunda güneş yüzünü Sanem Çelik buluşmasında gösterdi. Üstelik randevu mekanı da güzeldi otomobil de.
[list:4f4076b641][list:4f4076b641]http://www.sabah.com.tr/2004/10/17/cpsabah/im/69EC697FCED4E7429E955ED0b.jpghttp://www.sabah.com.tr/2004/10/17/cpsabah/im/4E0B680524A7B54E8ED1C454b.jpghttp://www.sabah.com.tr/2004/10/17/cpsabah/im/0320F2D5DBBB2244AFDA71B2b.jpg[/list:u:4f4076b641][/list:u:4f4076b641]
Genç Kadın (Ben) ağlayarak Paşabahçe'nin yolunu tuttu. Ağlıyordu ve yaşadıklarına çok kızıyordu. Ama kızdığı şey kendisi idi. Yüzsüzlüğü, artık komik hale gelen tutkusu ve sevgi adına yaptığını söylediği takıntıları. Üstelik yaklaşık yarım saat sonra Türk televizyonlarının parlayan yıldızı Sanem Çelik ile buluşacaktı... Göz yaşlarını sildi, makyajını yaptı. Sonra da makyajı akmasın diye bir süre içini çekti. Ardından devreye Paşabahçe'nin büyülü manzarası girdi. Altında 1.9 cc hacminde turbo dizel motora sahip, henüz tam anlamıyla piyasaya bile çıkmamış yeni Skoda Octavia vardı. Otomobilin mükemmel müzik sisteminden, Yıldız Tilbe'nin Aşk Perest albümünü çıkarıp Robin Williams koymanın ve biraz havaya girmenin vakti gelmişti. Güneş bana çaktırmadan gülümsüyordu, deliriyordum çok yoruyordu. Denize bakmaktan neredeyse otomobili kullanamaz hale gelmiştim. Pencereyi açıp deniz havasını içime çektim. Saat öğleden sonra 3'ü biraz geçiyordu. Ve değerli silah arkadaşlarım gazetemizin Balmumcu sırtlarındaki genel karargahında ruhlarını teslim ederken ben Sanem Çelik ile buluşma gayesi ile sahillerde sürtüyordum! Bugünlerde Aliye dizisi ile yeniden gündeme gelen Çelik, aslında gönül telimizi "Kara Melek" isimli dizi ile titretmişti ilk kez. Güzel ve rol sırasında kaşlarını kaldırmayan bir kadının da kötü kadın tiplemesi yapabileceğini, üstüne üstlük bir de popüler olabileceğini ispatlayan genç sanatçı bu rolü sonrası uzun süre saklanmıştı. Ama Aliye ile yeniden profesyonel televizyon izleyicilerinin gönlünde taht kurdu. Üstelik bu kez iyi niyetli, çok ağlayan ve yavruları için savaş veren bir kadını canlandırıyordu. "Bir oyuncu için en zor ama bir o kadar da eğlenceli şey yepyeni bir karaktere hayat vermektir" diyordu yeni rolünün içeriğine dair. Randevumuz, dizinin çekim gününe denk gelmişti. Gitmem gereken mekan Paşabahçe SSK Hastanesi idi. Nejat İşler'in çalıştığı hastane sahneleri burada çekiliyordu. Skoda Octavia'mı daracık bir yere park edip çekimin yapıldığı kata çıktım. Sanem Çelik çok ciddi görünüyordu çekim sırasında. İçimden "Yandık, şimdi gereken sinerjiyi nasıl oluşturacağız" dedim. Ancak çekim bitip yanımıza geldiğinde genç, tatlı, komik ve cıvıl cıvıl biri vardı karşımda. Hatta Reiki yöntemleri ile sette çalışan arkadaşlarının baş ve bilumum ağrılarını garantili olarak geçirebiliyordu. Kendi adı ve karizması üzerine kurulu bir dizide baş rol oynayan bir yıldız için şaşırtıcı derecede alçakgönüllü idi. Ayrıca herkesin üzerinde birleştiği bir ortak fikir vardı: "Sanem çok iyi otomobil kullanıyordu."
OTOMOBİL KÜLTÜRÜNE SAHİP!
Çekimden 15 dakika çaldık ve hemen aşağıda bizi bekleyen Skoda Octavia'mızda aldık soluğu. Otomobili milimetrik park etmiştim ama anahtarları ben aracı park ettiğim yerden çıkarmadan istedi. İnsan tabi ister istemez geriliyor. Düşünsenize henüz fotoğrafları çekmemişim, gazetede herkes beni bekliyor. Otomobile bir şey olması halinde Balçiçek Pamir'in beni "Neşe" içinde bekleyen yüzü canlanıyor gözümde. Biraz daha titriyorum. Fakat (Gerçekten şoför yalakalığı yapmıyorum) Sanem'in direksiyondaki kendinden emin halleri beni rahatlatıyor. Sonra yanına oturuyorum ve onu dinliyorum: "İlk otomobilimi 19 yaşındayken aldım. 1973 model bir Beetle idi. Onu o kadar güzel kullanıyordum ki herkes şaşırıyordu. Bazen trafik olmayan bir yokuşta kavrama çalışmaları yapardım. Sonra birçok otomobilim oldu ama Beetle'ımı hiç satmadım. Bu arada bu otomo bil ne kadar kolay kullanılıyor böyle. Ve dizel olmasına karşın ne kadar atak" Burada hemen devreye girip, çocuğu gol atmış anneler edasıyla Octavia'yı anlatıyorum. 6 ileri özel vites sisteminden ve genel konfor özelliklerinden bahsediyorum. Bu arada uzun düzlüklerde Sanem'in gaza yüklenmesi gözümden kaçmıyor. Sağlam bir viraja geliyoruz, hemen devreye giriyorum: "Düzde iyi gidiyorsun da güzelim, bir de viraj performansını görelim!" Bu cümleyi 'paralı günde' birbirine çaktırmadan laf sokan bir kadın edasıyla sarfettim. Ama Sanem Çelik de bir anda "Kara Melek" gülümsemesini takınıp virajdan alnının akıyla hiç fren yapmadan geçti. İtiraf ediyorum, kıskanmadım ama saygı duydum. Çünkü otomobil konusunda benim gibi "Aklını kaçıracakmış gibi olan" çok az sayıda kadın tanıyorum. Sanem ile otomobil kültürü özelliklerimiz de uyuyor. Ben de otomobilimde müzik, pencerelerin açılması, sigara içilmesi gibi mevzuların kontrolümde olmasını severim. Bu fikir alışverişi sonrasında uzun yol arkadaşlığının altından başarı ile kalkacağımıza karar verdik. Tek sorunumuz kimin daha çok otomobil kullanacağı konusunda oldu. Bir an bu müthiş otomobilin yönünü güneye çevirelim ve deniz kenarı bir yere varıncaya kadar sürelim istedik. Ama setten gelen "Neredesiniz?" telefonu bizi gerçek dünyaya geri döndürdü. Fotoğraf için Paşabahçe'ye giderken gördüğüm bir ara sokağı seçtik. İşte tam o anda Güneş, Sanem'e gülümsedi. Gerçi o çok ciddi 'Aliye kıyafetleri' içindeydi ama o da bana gülümsüyordu...
Rahşan GÜLŞAN
kaynak: http://www.sabah.com.tr
http://www.takvim.com.tr/2004/09/23/im/73EA22282853EC4D97946B03b.jpg
Türkiye Aliye'yi çok sevdi
Efsane dizilerin tek adresi atv, yeni dizisi "Aliye" ile de ekranlara damgasını
vurdu. Duygu dolu öyküsüyle yürekleri yakan Aliye, A/B Grubu tüm günde 17.7
izlenme payı ile salı gününün en çok izlenen programı oldu.
kaynak: http://www.takvim.com.tr
http://www.sabah.com.tr/2004/11/07/cpsabah/im/1A473F68EB1095438B4313CCb.jpghttp://www.sabah.com.tr/2004/11/07/cpsabah/im/77BCD8AE3ADB2849B2492FFAb.jpg
Hayatta hep bir adım önde olmayı seviyor
atv'deki Aliye dizisinde Sanem Çelik'in "kötü" kocasını canlandıran Halit Ergenç ile sakin bir öğleden sonrayı paylaştık. Audi A3 Sportback de bu mesut buluşmada bizimle birlikteydi.
Dört tekerlekli sohbetler serisini hazırlarken en zoru, otomobile uygun bir isim seçmek. Nedense A3 Sportback modeli, siyah rengi ve şık aksesuarları ile hem dinamik ve genç, hem de elegan bir hava uyandırdı. Son birkaç haftadır da kadınlar ile röportaj yaptığım için bu hafta otomobilime şöyle yakışıklı birini konuk edeyim de zavallı yüreğim şenlensin dedim. Uzun zamandır gözüme Halit Ergenç'i kestirmiştim (Yanlış anlamayın vallahi iş anlamında kast ettim. Tamam kendisi çok 'hoş' bir insan ama dünya ahret kardeşim olsun) Çünkü gerek Avrupai fiziği ve gerekse oyunculuk kapasitesi ile onun gelecekte daha da başarılı olacağından emindim.
Bu tarz yazılar için sanatçının çalıştığı sete gitmek gerekiyor. Ben de dizi setlerine gitmeyi çok seviyorum. Sanatçıların hazırlanması, çalışanların çabası ve sonunda ortaya çıkan işi seyretmek çok hoşuma gidiyor. Hatırlarsanız daha önce Sanem Çelik ile görüşmüştüm. Halit ile görüşebilmek için de Beykoz taraflarına gitmem gerekti. Hava yine mükemmeldi ve ben A3 Sportback'in içinde görülmekten (itiraf ediyorum) keyif duyuyordum. Test pilotu olduğunuz zaman doğal olarak mahallenize bir sürü güzel ve bazen çok pahalı ya da piyasaya çıkmamış otomobilleri park edebiliyorsunuz. Bakkal, kasap gibi mahalle esnafı maddi durumunuzu anlayana kadar, otomobillerinizden kaynaklanan bir ihtimam, deftere yazma gibi konforlu olaylar yaşayabiliyorsunuz. Yaşım, yaşam tarzım ve otomobil aşkım dolayısı ile Audi markasını taşıyan otomobillere saygı duyuyorum. A3 sportback'i mahalleye götürdüğümde bir an benim olduğunu hayal ettim. Ve bu duygu hoşuma gitti. Bu arada bakkalım beni galerici filan zannediyor galiba.
GALERİCİ SANIYORLAR!
Halit ile bir araya geldiğimde de hem bu otomobil, hem de böyle bir adam benim olsa ne harika olurdu diye içimden geçirmedim desem yalan olur. Rol gereği takım elbise giymişti. Ve televizyondakinin tam aksine çok yumuşak bir mizaca sahipti. Tanıştıktan sonra 10. dakikada otomobildeydik. Ve güneşli havada bu harika otomobil ile etrafın şaşkın bakışları arasında "Aliye'nin kader kurbanı kocası" ile gezinmeye başladık. Ünlü insanlar benim yanıma oturduklarında biraz geriliyorlar ve ehliyet sınavına girmiş gibi hata yapmaktan korkuyorlar. Ancak Halit, çekim alanından çıkarken yaptığı usta manevralar ile gönlümü hemen kazandı. Rahatladım ve otomobilin kontrolünü tamamen ona bıraktım.
Sabah çekime gelirken lastiği patlamıştı ve arada onu da alacaktık. Sonra başladı anlatmaya; Babası tiyatrocuymuş ama o önceleri denize merak salmış ve üniversite için gemi inşa bölümüne girmiş. İki yıl burada okumuş ama çok hoşlanmayınca opera sanatçısı olmaya karar vermiş. Sesi gayet yeterli olan sanatçı bir yandan da kilolarından kurtulmak amacıyla (Kim inanır ki bu yakışıklının bir zamanlar 105 kilo olduğuna!) dans dersleri almaya başlamış. Dans konusunu ciddi anlamda ilerletmiş ve koreografiler bile yapmış. Ama mesleki anlamda gerçek başarısı Dormen Tiyatrosu'ndan gelen teklifle olmuş. İlk yıl bir gençlik oyununda dans eden sanatçı sonra da bir başrol deneyiminin ardından TV tarafından keşfedilmiş.
Mesleki anlamda kamera ile çalışmaya alışmak için kabul ettiği diziler, ne yazık ki tiyatronun ona getiremediği şöhreti getirmiş. Ancak Halit Ergenç'in şöhret ile falan fazlaca işi yok. O tiyatroya devam etmek ve hatta sinema yapmak istiyor. Çekimlerimiz sırasında gelip onunla tanışmak isteyen insanlar ile kurduğu sıcak diyalogdan şöhret ile ilgili görüşlerinin sözde olmadığını anladım. Konu otomobile gelince yeni A3 Sportback'i çok beğendi. Ama o 1.6 yerine daha kuvvetli motorları tercih ediyor. 6 ileri şanzıman hoşuna gitti. Trafikte ise gayet sabırlı. Ve genel olarak insanı dinlendiren bir havası var. Yani o sabrı hayata yansıtmayı bilen biri. Ayrıca da çok komik. Onunla geçirdiğim bir saatte gerçekten çok güldük. Taklitleri bitmek bilmedi. Onu sete bıraktığımda yine hayallere daldım. Hani çok zengin ve çok güzelmişim diye başlayan klişe hayaller işte.
kaynak: http://www.sabah.com.tr/2004/11/07/cpsabah/hob115-20041107-102.html
http://www.sabah.com.tr/2004/11/11/gny/im/86806286CE651D4DB8886B2Fb.jpg
Biz 'kötü'yü oynamıyoruz
Türk halkı bugünlerde dizilerle yatıp kalkıyor. Ve öylesine etkileniyor ki; dizideki oyuncuları da rollerine göre değerlendiriyor. 'İyi' rolü canlandıran el üstünde tutuluyor, 'kötü' karakteri oynayan lanetlerle anılıyor. Oyuncular ise izleyicinin kendilerini 'kötü' ilan etmesine alışık olsa da onlar 'kötü'yü oynamıyor; sorunlu, zavallı ya da kendi doğruları olan kişilikleri hayata geçiriyor.
İKBAL HANIM BİLDİĞİNİ OKUYOR
Aliye'de kötü kaynana 'İkbal Hanım'ı canlandıran Ayten Uncuoğlu, karakterin çok daha farklı algılanması gerektiğinden yana... "Kötü denmez aslında ona. Doğru bildiği için savaşıyor. İktidar, egemenlik savaşı veriyor. Kötü değil, çocuğunun iyiliğini istiyor. Ama yolda bana kızmayan da yok değil. 'Niye öyle davranıyorsunuz?' diyenler de var, 'Ne kadar haklısınız, annem gibisiniz' diyen de... Gerçeği iyi yansıtabiliyorsam ne mutlu bana. Ben normalde güler yüzlüyümdür. Karşımdakinin fikrine saygı duyarım. İkbal Hanım'ın ise katı kuralları var, bildiğini okuyor."
Reytingmetre
Salı günü Total grubu ilk 100'de
1. Aliye-atv (8.4-23.9)
2. Gurbet Kadını-Show TV (7.4-20.8 )
3. Sihirli Annem-Kanal D (6.1-20.0)
4. Ağa Kızı-Kanal D (6.1-17.2)
5. Show Ana Haber (6.0-22.3)
A/B grubunda
1. Aliye (10.1-31.2)
2. Melekler Adası-atv (6.1- 18.3)
3. Gurbet Kadını (5.9-18.0)
4. Ağa Kızı (5.8-17.7)
5. Show Ana Haber (5.4-20.6)
:D :D
'Aliye' rakipsiz
Yeni sezonun en etkileyici, en çok izlenen yeni dizisi 'Aliye' bir salı gününü daha zirvede geçirdi. Başrollerini Sanem Çelik, Halit Ergenç ve Nejat İşler'in paylaştığı dizi film tüm kişilerde ve A/B grubunda 9 Kasım'ın en çok izlenen programı oldu. 'Aliye,' tüm kişilerde yüzde 8.4 reyting, yüzde 23.9 izlenme payı; A/B grubundan yüzde 10.1 reyting, yüzde 31.2 izlenme payıyla günün iddialı yapımlarını geride bıraktı.
http://www.sabah.com.tr/2004/11/19/gny/im/EFFB236BC752C24BB83F7240b.jpg :arrow: :arrow: :arrow: http://www.sabah.com.tr/2004/11/19/gny/im/74FFA9F422DB3A4FB77FEE9Fb.jpg
TIPKISININ AYNILARI
Halit Ergenç-Nicholas Cage: atv'nin sevilen dizisi 'Aliye'nin jönü Halit Ergenç, özellikle 'Face Off' filmiyle gönüllerde taht kuran Hollywood starı Nicholas Cage'in adeta kopyası.
Erkeğin ellerinden tahrik olurum http://www.hurriyetim.com.tr/displayimage/0,,160280,00.jpg
Ayşe ARMAN
İkisi aynı kadın mı? Kendi kendime sorduğum soru buydu. Bir kaç sene önce onunla tanıştığımda başka bir şeydi. Ateş parçası, fırlama, laf sokuşturan, tehlikeli olabilecek bir tipti. Şimdi bambaşka biri konuşuyor karşımda: Efendiiii, kontrollüüüü, duruma ve kendine hakiiim. Buradan buyrun hanımefendi! Biraz abartılı olsa bile Belgin Doruk 2004...
Versiyonu herhalde böyle olurdu! Açık vermiyor, laf nereye gider hesap ediyor. Ama ne var ki, ne yapıyorsa iyi yapıyor, başarıyor, bunca zamandan sonra Sanem Çelik, yine kendisi hakkında konuşturuyor...
Siz neden oyuncu oldunuz?
- Balerin olmak istemediğim için! 11 yıl klasik bale okudum ben. Sürekli provalar, temsiller, sahne... Bir gün geldi canıma tak etti, ön lisans diplomamı aldım, ‘Hadi bana eyvallah’ dedim, tiyatroya geçtim. Geçiş o geçiş...
Sebep?
- Hiçbir keyif ve gelişme yoktu balede. Önümü göremiyordum. Opera ve Bale’ye girecektim. Eeee? Orada ne oluyorsa, boyun eğmek zorunda olacaktım. Bu, benim özgür ve inatçı yapıma ters bir durumdu. Para da kazanamayacaktım. Dans aşkı da, bir yere kadar...
Yetenekli bir balerin miydiniz, yoksa ‘Eh işte’ mi?
- İyi bir dansçı olduğum söyleniyordu. Ama bu benim, kendi kendime seçtiğim bir gelecek değildi: Macera, ilkokul 3’te başladı. Önce Marmara Üniversitesi’nde jimnastiğe yazdırdılar beni. Oradaki Bulgar antrenör bütün öğrencilere bakarak, aralarından kendine bir kurban seçip, ‘Ben bu kızı olimpiyatlara hazırlamak istiyorum’ demesin mi? Desin. O kız da benim! Meğer bedenim çok esnekmiş, efendim jimnastiğe, dansa, baleye çok müsaitmiş. Çok fazla dönüyor her tarafım bir yerlere, hálá öyledir. Bizimkiler de evde kafa kafaya veriyorlar: ‘Hangisi kızımız için daha iyi? Bale mi, jimnastik mi?’ Balede karar kılıyorlar. Ben tabii bunun benim mesleğim olacağını çok sonradan fark ediyorum, ‘Bir dakika ya! Nereye gidiyoruz’ diyorum, üniversite 2’de aklımı başıma alıp, tiyatroya kayıyorum. 4 yıl da tiyatro okudum..
Tiyatro okudunuz da, oyuncu nasıl oldunuz: Kolay mı oldu, sancılı mı?
- Ne yalan söyleyeyim kolay oldu! Üniversite 2’de Sabah Gazetesi’nin reklamlarında oynadım. Küt diye Aktüel Dergisi’ne kapak yaptılar beni. Beni kapakta gören Nihat Durak, ‘Bu kız kim?’ demiş. Bakmış, kız, oyunculuk-moyunculuk gibi şeyler de söylüyor. Yaban filmi için rol teklif etti. Filmi çektik. Oradan bir ödül geldi: En iyi yardımcı kadın oyuncu, Altın Koza. O ödül yüzünden Kara Melek yapım şirketi beni çağırdı. Sanırım konuştukları 150. aday filandım, ‘İşte bu!’ demişler. O hikaye de öyle başladı, sonra gerisi geldi.
Adınıza gürültülü haberlerde pek rastlanmıyor: ‘Şuna kafa attı, şununla gezdi, onunla birlikteyken onu, bununla aldattı’ gibi. Çok haldur huldur yaşayan bir tip değilsiniz, sanki çok ortalıkta da değilsiniz...
- Sözünü ettiğiniz yerler, yani ‘ortalık’, benim dolaştığım mekanlar değil. Allah’tan değil. Böyle bir avantajımın olduğu doğru...
Sizin dolaştığınız yerler neresi?
- Söylemem için çıldırmış olmam gerekir herhalde! Niye rahatımı bozayım? Ben şunu anlatmaya çalışıyorum: Bir iş yapıyorsam, beni sadece o iş ilgilendiriyor. O devam ederken, sağdan soldan onu destekleyecek şeylerin varlığına çok inanmıyorum. Kardeşim, sen işini iyi yap yeter! Aliye diye bir dizi mi çekiyorsun? O karakteri daha çok pekiştirmek için senin Sanem olarak özel bir şeyler yapman gerekmiyor. Ortalıkta fazlaca görünmene, fotoğraf çektirmene, birilerine laf atıp geri gelmesini beklemene, sala_kça polemiklere girmene gerek yok...
İyi de, bazen de insanda ‘Bu kadın yeteri kadar tutkulu mu acaba?’ hissi uyandırıyorsunuz. Size Kara Melek rolü verilmese sanki ölmezdiniz, Aliye de olmasanız ölmezdiniz! Böyle bir umursamazlık hali var üzerinizde...
- Doğru, çünkü benim için anı yaşamak önemli. Dahası şunu öğrendim: Ben kurmuyorum hayatımı. Hayat bana kendini kurdurtuyor, kapılar açılıyor ve ben o kapılardan içeri giriyorum. Meslek hayatımda hep beklemediğim şeyler çıktı karşıma. O yüzden benim ‘Kırmızı halılarda yürümem lazım’ gibi bir iddiam yok, eğer kapı açılırsa, ben zaten o kırmızı halıda yürürüm! Merak etme kaçırmam o halıyı! Ama bunun için ölmüyorum. Hırslı da değilim. Ama kararlı ve istikrarlıyım...
Oyuncu olmasaydınız...
- Şoför olurdum! Kesinlikle. Araba kullanmayı çok seviyorum. Hele yol yapmaya bayılıyorum.
Oyunculukta iddialı olduğunuz alan...
- Samimiyetsiz bir cevap gibi algılamazsan söyleyeyim... Samimiyet galiba.
FARKLI ERKEKLERLE HEP AYNI İLİŞKİYİ YAŞIYORDUM
Erkeklerle ilişkiniz nasıl?
- Üç yıl öncesine kadar, farklı erkeklerle hep aynı ilişkiyi yaşıyordum. Bütün ilişkilerim birbirinin aynıydı. Bunu fark ettiğimde dedim ki: ‘Benim durmam lazım.’ Mesele şuydu, ben aslında ne istediğimi bilmiyordum....
Kısa ilişkiler mi sözünü ettikleriniz?
- Evet. Dolu dolu yaşıyordum ama kısa sürüyordu. Maksimum bir buçuk sene. Ve hepsi iç içe geçtiği için ben hiç yalnız kalmıyordum. Biri bitiyor, diğeri başlıyor. Yalnızlık korkusu mudur, tesadüf müdür bilmiyorum ama ben hiç sevgilisiz kalmadım. Dolayısıyla kendimle başbaşa da kalmadım! 27 yaşında ‘Bu işte bir tuhaflık var’ dedim, çünkü hep aynı filmi çeviriyoruz, hep aynı sorunlarla karşılaşıyoruz ve hep aynı finali yaşıyoruz. Gerçekten ne istediğimi anlayabilmek için durdum ve bütün o açık kapıları kapattım. İki sene sonra o kapıların hiçbirinin bana açılmadığını gördüm. İtiraf etmeliyim ki, hafif bir depresyon geçirdim. Tabii ben de sadece evde oturmuyorum, arada çatlaklar, patlaklar oluyor ama esas olarak üstüne gidecek bir şey yaşamayı tercih etmiyorum. Şu anda bir ilişkiden, dolayısıyla bir erkekten beklediklerim eskisine göre çok daha farklı. Artık ne istediğimi biliyorum...
Neler istiyorsunuz?
- Mesela, kıskançlıktan hoşlanmıyorum. Hayatıma giren bütün erkekler...
Kıskandı mı sizi?
- İtiraf edenler var etmeyenler var. Ama kıskançlıkla ilgili çok problem yaşadım. Bu zıkkımın aşırısı hastalık biliyorsunuz. Ben de kıskandım onlar da kıskandı ve bu duygu iki tarafı da perişan etti. Bu saatten sonra kıskanmak ve kıskanılmak istemiyorum. Artık bana bu koşulları yaratmayacak adamlarla birlikte olmak istiyorum. Ama bu işler ısmarlama olmuyor biliyorsunuz. Bakacağız artık...
TAM BİR SOKAK ÇOCUĞUYDUM
Çocukluk deyince... Sokak geliyor aklıma. Ne mutlu bana ki, sokakta yaşıyordum, ağaçların tepesinde, bisikletlerin tepesinde, basketbol ve futbol maçları, mahalle savaşları.... Sonraki dönem, ‘sokak çocuğu’nun kuğuya döndüğü dönem! Valla, baleden başka hiçbir şey gelmiyor aklıma... Sonra tiyatroyla tanışmam, yani değişim. O değişim ve büyüme süreci hálá devam ediyor...
ŞUNA İNANIRIM... Pozitif olmaya!
ŞUNDAN TAHRİK OLURUM... Eller...
Güzel erkek eli beni tahrik eder!
ŞUNDAN TİKSİNİRİM... Valla, tiksindiğim
hiçbir şey gelmiyor aklıma, yok galiba.
ŞUNA AŞIĞIM... Sorulur mu?
Tabii ki doğaya...
ŞUNU ÖLDÜREBİLİRİM... Öldüremem.
Hiç kimseyi, hiçbir şeyi...
ŞUNSUZ YAŞAYAMAM... Araba
BEN ŞİMDİ İYİ KIZIM!
Aliye rolü gelene kadar ne yapıyordunuz?
- Duruyordum!
O ne demek?
- Bazen hayatta durmak da gerek. Kara Melek bittikten sonra, her şeye biraz es vermem gerektiğine inandım. Zaten ne reklam teklifi geliyor ne sinema teklifi, çünkü ben kötü bir kadınım! Sanem Çelik’i de pek tanımadıkları için, böyle düşünmeyi tercih ettiler. Kara Melek adındaki bir kadının sevimli, şeker bir şey olması kabul edilemez ki! Gazeteler de beni sağolsun korkunç biri olarak lanse ettiler...
Şimdi?
- Şimdi ben iyi kızım!
ÊBen o dönemi çok iyi takip etmemişim, basın nasıl üzerinize geldi?
- ‘Sette olay çıkaran kadın... Zaten arızanın teki.... İnsanlarla ağış dalaşına girer...’ Oysa, çizdikleri resimdeki kadın ben değilim. O yüzden durmam gerektiğine inandım, gidip tek tek gazeteci arkadaşlara şaklabanlık da yapamayacağıma göre... Bir sene sonra, ‘Filler ve Çimen’ için teklif geldi. Onu oynadım, ondan 6 tane ödül geldi. Sonra ‘Hitit Belgeseli’, ki direkt üzerine atladım, çok şık, keyifli bir şey oldu. Derken ‘Ayın Karanlık Yüzü’nü çektik. Önümüzdeki aylarda vizyona girecek. Sonra, bazı dizilerde rol aldım ama reyting rekorları kırmayacağını bilerek. Dolayısıyla, ‘Ben zaten Aliye’yi bekliyordum’ gibi bir şey oldu.
‘Çok ağlak bir şey yapıyoruz. Yoksa duygu mu sömürüyoruz?’ hissine kapıldığınız oluyor mu?
- Bazen. Ama ne yapıyorsak, iyi yaptığımız kesin! Mühim olan da bu!
Hislerim beni yanıltmadıhttp://www.sabah.com.tr/2004/11/27/gny/im/1D253725CD7BBF4080AF30ACb.jpg
atv'nin izlenme rekorları kıran dizisi 'Aliye'de 'terk edilen koca'yı oynayan Halit Ergenç, zevk aldığı rolleri tercih ediyor. Proje seçiminde iç sesini dinliyor ve kötü adam tiplemelerini daha eğlenceli buluyor.
Ona çok kızdığınız zamanlar da oldu, çok sevdiğiniz de.. Bazen sevdası peşinden koşan bir seyis olarak çıktı karşımıza, bazen karısını aldatan bir iş adamı... 'Zerda'nın Devran'ı, 'Aliye'- nin 'Sinan'ı Halit Ergenç, aslında bakışlarıyla gülümseyen bir keyif adamı... Evine, çiçeklerine delice bağlı, deniz aşığı, atlara tutkun bir insan olan Ergenç'le hayatı ve projeleri üzerine konuştuk.
YAPTIĞIM İŞİ SEVMELİYİM
* 'Aliye' tüm zamanımı alıyor. Haftanın bazen 3, bazen 5 günü sette oluyoruz. Bazen dublaj ya da özel toplantı sunuculuğu yapıyorum. Bir de 'Güldestan' adlı dans gösterisi var. Orada iki metin seslendiriyorum. Biri Orhan Pamuk'tan, biri de Evliya Çelebi'den alıntı...
* Rol seçiminde içimdeki sese çok önem veriyorum. Senaryoyu okuduğumda oluşan his mutlaka doğru söylüyordur. Şimdiye kadar beni hiç yanıltmadı. Ayrıca çalışacağım işten zevk almalıyım. Gerçekten zevkli bir iş olmalı.
* Geçen gün çok komik bir şey oldu. Geri dönsün diye Aliye'ye yalvarıp, ağladığım için laf işittim. Bir amca, "Oğlum sen de amma duygusalmışsın. Bırak kadının peşini... Gelmezse gelmesin. Ağlamasana o kadar ya!" diye bana kızdı. Ama ciddi ciddi söylüyor bunu.
NEY ÇALIYORUM
* Devran da çok zevkliydi, Sinan da öyle. İkisi de uğraştıkça eğlendiğim roller oldu. Ama kötü adamı oynamak daha zevkli.
* Aliye'nin yönetmeni Kudret Sabancı çok şeker bir adam. En sevdiğim tarafı ise beni özgür bırakması. Oyuncuya sorumluluk veriyor. Bazı yönetmenlerde bu yok. Kudret sayesinde karakter için savaşabiliyorsunuz. Karaktere bir şeyler katabiliyorsunuz.
* Dalmak, hayatımın en önemli olaylarından biri... Adalar'da, Saroz'da dalıyorum. Ata biniyorum. Meditasyon yapıyorum. Bir de kendi kendime ney çalışıyorum. Şimdilik sadece üflüyorum ama sesine hayranım.
Kaynak: http://www.sabah.com.tr/2004/11/27/gny/mag103-20041127-200.html
bu haber eski yinede ekleyim dedim...
Oyuncular tiyatro kökenli
İSTANBUL Ünv. Tiyatro bölümü mezunu Sanem Çelik, Kara Melek, Canım Kocacım ve Allahım Neydi Günahım dizilerinde, Yaban, Filler ve Çimen ve Hititler filmlerinde oynadı. Altın Koza Yar. Kadın Oyuncu ve Magazin Gazetecilerinin verdiği En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini kazandı. Zerda'nın Devran'ı Halit Ergenç ve Mustafa Hakkında Herşey'in jönü Nejat İşler de Mimar Sinan Ünv. Tiyatro bölümü mezunu.
kaynak: http://www.sabah.com.tr/2004/08/18/gny/tel111-20040818-200.html
buda biraz eski...
http://www.sabah.com.tr/2004/08/18/gny/im/05F8D2BF3015D2449AA26424b.jpghttp://www.sabah.com.tr/2004/08/18/gny/im/54850C86A7FA9642AEBE6551b.jpghttp://www.sabah.com.tr/2004/08/18/gny/im/AD80366E5C050845BDCD415Eb.jpghttp://www.sabah.com.tr/2004/08/18/gny/im/AA64693D08D06A499BBDE60Db.jpg
Paramparça hayatlar
Zerda ve Bir İstanbul Masalı'nın yapım şirketi TMC'den atv'nin yeni sezonu için iddialı bir yapım: 'Aliye'... Sanem Çelik, Halit Ergenç ve Nejat İşler'i bir araya getiren dizi parçalanmış aileleri anlatıyor.
Geçen yılın en başarılı yapımları "Kurşun Yarası" , "Bir İstanbul Masalı", "Melekler Adası" ve "Avrupa Yakası" önümüzdeki sezon yeni bölümleriyle devam ederken, atv'nin birbirinden iddialı yeni yapımları da ekrana damgasını vuracak. Geçtiğimiz günlerde çekimleri başlayan Demet Akbağ'ın dizisi "Sevinçli Hallerden" sonra "Aliye" isimli dizinin de çekimlerine çok yakında start veriliyor. Bu sezona adını yazdıracak dizilerinden olan "Aliye", " Bir İstanbul Masalı" ve "Zerda" gibi önemli yapımlara imza atmış TMC'nin imzasını taşıyor.
DEVRAN BAŞROLDE
Başrollerinde Sanem Çelik, Nejat İşler, Zerdan'ın Devran'ı Halit Ergenç ve İlhan Şeşen'in oynadığı dizinin yönetmenliğini de " Zerda" nın yönetmeni olan Kudret Sabancı üstleniyor. Parçalanmış aileleri konu alan "Aliye" güçlü oyuncu kadrosu, başarılı yapımı ve etkileyici senaryosuyla ekranseverlerin yeni tiryakiliği olacak. Dizinin konusu kısaca şöyle: Baş karakter olan Aliye, evli ve iki çocuklu zengin bir ailenin gelinidir. Büyük bir evde kayınvalide ve eşinin kız kardeşiyle birlikte yaşamaktadır.
BİR KADININ DRAMI
Evliliğinde aradığı mutluluğu bulamayan Aliye, kocası Sinan'ın kendisini aldattığını öğrenir. İki çocuğunu da alarak evden ayrılan Aliye, İstanbul'da yaşayan dayısı Feyyaz'ın yanına kaçmaya çalışır. Ancak tren garında kendisini bulan Sinan'ın çocuklarından birisini almasına engel olamaz. İstanbul'da kendisine yeni bir hayat arayışına girer, aynı zamanda Sinan'ın aldığı diğer çocuğunu da kurtarma telaşındadır. Hikaye yan karakterler ve Aliye ile Sinan'ın başlarından geçen ilginç olaylarla devam edecektir.
kaynak: http://www.sabah.com.tr/2004/08/18/gny/tel110-20040818-200.html
Reytingmetre
30.11.2004 Sali
Total grubunda
1. Aliye-atv (12.2-29.9) :lol:
2. Gurbet Kadını- Show (8.9-20.7)
3. Melekler Adası-atv (8.1-19.0)
4. Sihirli Annem- Tkr.-Kanal D (8.0-25.4)
5. Atv Ana Haber (8.0-20.9)
AB grubunda
1. Aliye (12.5) :lol:
2. Melekler Adası (8.9-26.2)
3. Atv Ana Haber (7.3-23.2)
4. Show Ana Haber (6.1-19.3)
5. Sihirli Annem-Tkr. (5.9-25.1)
kaynak: http://www.sabah.com.tr/2004/12/04/gny/tel118-20041204-200.html
eski bir haber
Sanem Çelik
http://dostum1956.sitemynet.com/sanemcelik.jpg
Son filmi "Filler ve Çimen"de kirli iliskilerin kusattgi bir dünyada sakat kardesine bakmak zorunda olan bir maratoncuyu canlandirdi Sanem Çelik. Bir de herkes tarafindan taninmasini saglayan "Kara Melek" dizisindeki rolünü düsününce karsinizda iki farkli insan varmis hissine kapiliyorsunuz. O bu durumu meslegine olan sevgisiyle açikliyor. Bir de kameranin görüntülemedigi yasamindan söz ediyor aralarda. Ev esyasi almaktan hoslandigindan, ask hayatýndan, hobilerinden...
"Kara Melek" dizisiyle tanindin. Ama dizi bitince kayboldun. Neden bu kadar uzun sürdü sessizlik?
Kendimi dinlemek istedim. 3 sene "Kara Melek"i çekerken okuyordum da. Yogun bir tempoydu. Gelen teklifleri saglikli bir sekilde degerlendireyim derken "Filler ve Çimen" geldi karsima. Benim için büyük bir sans oldu.
"Filler ve Çimen" için Susurluk filmi deniyor...
Evet, çikis noktasi Susurluk. Ama kurmaca bir film bu. Dolayisiyla sadece Susurluk'un karsiligi degil. Yönetmenimiz Dervis Zaim baslangiç noktasi olarak Susurluk'u almis.
Rolüne hazirlanirken Susurluk baglantili arastirmalar yaptin mi?
Herkes kadar ben de Susurluk'u takip ediyordum. Benim karakterim Susurluk tarzi kurmacalarin içinde yer almiyor. Hep olaylara transit geçiyor ama sürekli bu olaylarla kesisiyor hayati. Bu saplantidan da rahatsizlik duyuyorum açikçasi. Susurluk'a benzeyen bir film ama bastan sona Susurluk'u anlatmiyor. Eger sadece böyle düsünürsek birçok güzel ayrintiyi kaçirabiliriz. Insani duygular var, romantizm var; ask, kavga, dövüs var. Yani Susurluk filmi deyip de filmi zedelememekte fayda var.
Filmde bir maratoncuyu canlandiriyorsun. Nasil hazirlandin?
2 ay önceden spora basladim. 1-2 kilo verdim. Yogun bir sekilde yürüyüs yaptim, saglikli beslendim. 3-5 kosma provasi yaptim. Ortaköy'den Arnavutköy'e kadar kamera takibiyle deli gibi kostum. Hava çok soguktu. Bütün zorluk o oldu.
Simdiki dizileri nasil buluyorsun?
Özellikle "Ikinci Bahar"i çok seviyorum. Digerlerini çok fazla elestirmeye de gerek yok. Herkes neyin dogru, neyin hata oldugunu asagi yukari biliyor.
Banu Alkan da bir dizi film teklifini kabul ettigini açikladi...
Eh, hayirli ugurlu olsun. Güzel bir sey yapiyorsa, buna inaniyorsa, seyirciye de kendini izlettiriyorsa sorun yok.
Gene "Kara Melek"teki gibi kötü bir karakter oynamayi mi istersin? Hep bu karakterlerin daha çok ön plana çiktigi söylenir...
Ben bir oyuncu adayiyim. Önüme gelen her rolü, eger yapabilecegime inaniyorsam, oynamak istiyorum. Tek bir karakteri çesitlere bölerek, isimlerini degistirirerek oynamak beni bir yere getirmez. Her karakteri oynayabilirim. Yeter ki seveyim. Mesela "Kör Talih"te komik ve sakar bir kizi oynuyordum. Çok da zevk aliyordum.
Normal hayatta da dizideki gibi sakarliklarin var midir?
Yok. Ama "Kör Talih"teki rolüme hazirlanirken sürekli gözlemledim. Isin içinde oldugumuz için ekibe ve bana da bulasti biraz. Sürekli biri bir yere çarpiyor, biri bir sey kirip döküyordu. Sonra "Kör Talih" hakikaten kör talih olarak döndü bize. Dizi bitti.
Bunca is güç içinde ask hayatinda mutsuz oldugun, aldatildigini düsündügün dönemler oldu mu?
Bildigim kadariyla bir aldatilma yok. Aldatmislarsa aferin; bir sey yakalamadim, bilmiyorum. Ama hiç aldatilmadim gibi bir garanti de veremem. Kimsenin ne yaptigini bilemem çünkü.
Varsayalim ki oldu; nasil bir tepki verirdin?
Üzülürdüm herhalde. Eger aldatmaya ihtiyaç varsa o iliski zaten bitmis demektir. Bence aldatma çocukluk zamanlarimizdaydi. Yeni yeni bir seyleri kesfederkendi. Simdi yasayacagimiz saglikli iliskilerde aldatmak için bence rezalet bir iliski yasiyor olmak lazim. Aldatirsam ancak bu kosullarda aldatirim. Aslinda zaten eger aldatmayi düsünüyorsam önce terk ederim.
Canin sikkin oldugunda çogu kadin gibi kendini alisverise verdigin olur mu?
Canim sikkin oldugunda, bir tartisma, sorun yasandigi zaman otomatikman bana uyku basiyor. Bu tabii psikolojik bir sey. Hemen gidip uyuyorum ve en azindan o an için sorunlarimdan kurtuluyorum. Kalktigimda her sey degismis oluyor benim için.
Peki alisverise ne siklikta gidersin?
Param oldugu zaman... Bir seylere ihtiyacim varsa... Ben daha çok üstüme basima degil de evime bir seyler almayi seviyorum. Öyle modayi falan da takip etmiyorum. Aslinda isterdim biraz daha kadin olmayi. Ben o an neyi seviyorsam, benim için önemli olan odur.
Internetle aran nasil?
Hotmail'e girebiliyorum. ICQ ile oynuyorum. Enteresan sitelere girip çikiyorum. Oyunlar oynuyorum bazen. Sim City diye bir sey var ya; ona merak saldim. Kendime sehir yapiyorum. Istanbul'a bakip "Burayi bombalasak da ben tekrar kursam bu sehri" diyorum.
Kaynak: http://dostum1956.sitemynet.com/sanemcelik.html
yine zirvede yine zirvede yine zirvede..... 8)
TELE - BAROMETRE
7 ARALIK 2004 SALI
Total grubunda:
1 ALIYE [NET] ATV 11,40-28,40
2 GURBET KADINI [NET] SHOW 10,90-25,10
3 MELEKLER ADASI [NET] ATV 8,70-19,90
4 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 8,20-21,50
5 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 8,00-25,00
6 GELINIM OLURMUSUN [NET] SHOW 6,90-42,80
7 SABAH YILDIZLARI [NET] SHOW 6,90-40,10
8 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 6,70-17,60
9 AGA KIZI [NET] KAND 6,70-15,50
10 OMUZ OMUZA [NET] KAND 6,40-16,30
AB grubunda:
1 ALIYE [NET] ATV 13,70-37,50
2 MELEKLER ADASI [NET] ATV 10,30-27,40
3 GURBET KADINI [NET] SHOW 7,60-20,20
4 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 7,20-21,80
5 GELINIM OLURMUSUN [NET] SHOW 7,00-50,10
6 SABAH YILDIZLARI [NET] SHOW 6,90-47,40
7 AGA KIZI [NET] KAND 5,50-14,70
8 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 5,40-16,40
9 OMUZ OMUZA [NET] KAND 5,30-14,90
10 GELINIM OLURMUSUN (GUNE BAKIS) [NET] SHOW 5,20-38,80
Kaynak: http://www.ucankus.com/ratingler.asp
'Aliye' yine zirvede!
atv'nin sevilen dizi filmi 'Aliye,' salı ekranındaki rakipsizliğini bu hafta da sürdürdü. Başrollerini Sanem Çelik, Halit Ergenç ve Nejat İşler'in paylaştığı dizi tüm kişilerde yüzde 11.4 reyting, yüzde 28.4 izlenme payı; A/B grubunda yüzde 13.7 reyting, yüzde 37.5 izlenme payıyla, salı gününün en çok izlenen programı oldu.
TELE - BAROMETRE
14 ARALIK 2004 SALI
1 ALIYE [NET] ATV 11,40-28,20 8)
2 GURBET KADINI [NET] SHOW 11,40-25,70
3 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 10,20-26,40
4 SON DAKIKA ATV 9,80-25,10
5 MELEKLER ADASI [NET] ATV 8,50-19,20
6 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 8,00-24,40
7 MUMYA (Y.S) [NET] STAR 7,90-21,70
8 OMUZ OMUZA [NET] KAND 7,10-16,00
9 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] SHOW 6,90-19,50
10 SABAH YILDIZLARI [NET] SHOW 6,80-39,20
HEDEF KİTLE : A/B
1 ALIYE [NET] ATV 13,30-35,20 8)
2 SON DAKIKA ATV 11,85-33,20
3 MELEKLER ADASI [NET] ATV 9,50-24,00
4 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 8,40-24,60
5 GURBET KADINI [NET] SHOW 7,90-19,90
6 SABAH YILDIZLARI [NET] SHOW 6,90-47,10
7 OMUZ OMUZA [NET] KAND 6,70-16,70
8 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,30-18,20
9 MUMYA (Y.S) [NET] STAR 6,20-18,20
10 ATV SPOR HABERLERI ATV 6,20-16,90
kaynak: http://www.ucankus.com/ratingler.asp
Bugrakaan06 22-12-04, 12:09 ALİYE
21 Aralık Salı saat 21:40
Başrollerini Nejat İşler (Deniz), Sanem Çelik (Aliye), Halit Ergenç’ in (Sinan) paylaştığı ve İlhan Şeşen (Feyyaz), Ülkü Duru (Nusret), Ayla Algan (Refiye) gibi güçlü isimlerle zenginleşen, diğer rollerde Ayten Uncuoğlu (İkbal), İsmail İncekara (Valentino Naci), Ayşen Tunaboylu (Hasibe), Nazan Kırılmış (Nermin), Itır Esen (Ayla), Burçin Terzioğlu (Ümit), Gülay Baltacı (Nebahat), Emel Çölgeçen (Meriç), Derya Artemel (Zeliş) , Fusun Öztoprak (Esin), Işıl Dayıoğlu’nu (Süheyla) izleyeceğiniz “ALİYE”, iki çocuğu arasında kalan genç, güzel bir kadının dramını ve hayatla mücadelesini anlatıyor.
Dizinin yönetmenliğini “ Zerda” dizisinin de yönetmenliğini yapmış olan Kudret Sabancı üstleniyor. Senaryo ekibinde Güliz Kucur, Mehmet Bilal, Yıldız Tunç, ( Danışman) Ayhan Cingi ve (araştırma) Zeynep Özilhan yer alıyor.Dizinin müzikleri ise Kıraç’a ait.
“ALİYE”nin 21 Aralık Salı akşamı saat 21:40’da izleyeceğiniz 11. bölüm özeti kısaca şöyle:
Deniz’in Aliye’ye aşkı doludizgin!
Salı gecelerinin zirvedeki dizisi Aliye, yeni bölümüyle sevenlerine sıcak dakikalar yaşatacak…
Ayşe’nin hastalığı herkesi tedirgin ediyor… Sinan’ın serbest kalmasıyla rahatlayan İkbal, Edirne’deki itibarını tekrar kazanmanın peşinde… Sinan için İstanbul’a yerleşmek an meselesi… Meriç kime isyan ediyor? Hastasının elinden alınmasına Deniz’in tepkisi ne olacak? Aliye, Deniz’in aşk çağrısına ne cevap verecek?
TELE - BAROMETRE
21 ARALIK 2004 SALI
1 ALIYE [NET] ATV 13,10-32,00
2 GURBET KADINI [NET] SHOW 11,00-25,10
3 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 9,30-24,40
4 MELEKLER ADASI [NET] ATV 8,10-18,60
5 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] SHOW 8,00-23,40
6 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 7,70-23,20
7 OMUZ OMUZA [NET] KAND 7,30-16,70
8 FATIH KULL (Y.S) [NET] STAR 6,90-17,40
9 SABAH YILDIZLARI [NET] SHOW 6,60-38,60
10 SIRLAR DUNYASI [NET] STV 6,20-14,20
HEDEF KİTLE : A/B
1 ALIYE [NET] ATV 17,30-44,70
2 MELEKLER ADASI [NET] ATV 10,30-27,30
3 ATV SPOR HABERLERI ATV 7,40-21,70
4 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,70-21,20
5 SABAH YILDIZLARI [NET] SHOW 6,60-44,20
6 GURBET KADINI [NET] SHOW 6,40-16,90
7 OMUZ OMUZA [NET] KAND 6,40-16,80
8 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] SHOW 6,30-23,50
9 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,20-19,60
10 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 5,60-21,70
ve yine ve yine ve yine... :D
TELE - BAROMETRE
28 ARALIK 2004 SALI
1 ALIYE [NET] ATV 14,00-35,00
2 GURBET KADINI [NET] SHOW 11,20-25,40
3 MELEKLER ADASI [NET] ATV 8,30-18,80
4 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] SHOW 8,00-23,00
5 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 7,90-20,70
6 OMUZ OMUZA [NET] KAND 7,50-16,80
7 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 7,20-21,90
8 SPOR SAYFASI SHOW 6,80-16,90
9 SIRLAR DUNYASI [NET] STV 6,20-14,30
10 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 6,00-15,50
HEDEF KİTLE : A/B
1 ALIYE [NET] ATV 14,30-40,90
2 MELEKLER ADASI [NET] ATV 8,90-24,00
3 GURBET KADINI [NET] SHOW 7,30-19,50
4 OMUZ OMUZA [NET] KAND 6,30-17,00
5 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] SHOW 5,80-21,40
6 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 5,80-18,90
7 SABAH YILDIZLARI [NET] SHOW 5,60-41,70
8 ATV SPOR HABERLERI ATV 5,10-15,60
9 YARASALAR (Y.S) [NET] KAND 5,00-17,30
10 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 5,00-16,20
TELE - BAROMETRE
4 OCAK 2005 SALI
1 ALIYE [NET] ATV 14,50-33,20
2 GURBET KADINI [NET] SHOW 11,60-25,20
3 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 8,60-24,90
4 MELEKLER ADASI [NET] ATV 8,60-19,00
5 SHOW TV ANA HABER BULTENI SHOW 8,10-21,00
6 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] SHOW 6,80-18,70
7 OMUZ OMUZA [NET] KAND 6,60-14,40
8 ATV ANA HABER BULTENI ATV 6,30-16,30
9 SPOR SAYFASI SHOW 6,30-15,50
10 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 6,20-16,20
HEDEF KİTLE : A/B
1 ALIYE [NET] ATV 18,40-46,70
2 MELEKLER ADASI [NET] ATV 9,10-23,40
3 ATV ANA HABER BULTENI ATV 7,20-21,70
4 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 7,00-25,60
5 GURBET KADINI [NET] SHOW 6,50-16,70
6 SHOW TV ANA HABER BULTENI SHOW 6,10-18,40
7 OMUZ OMUZA [NET] KAND 6,00-15,20
8 DESIFRE [NET] STAR 5,60-25,00
9 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 5,60-16,90
10 ATV SPOR HABERLERI ATV 5,60-16,10
MASALLAH YANI... :lol:
Sanem'e bayılıyorum
http://www.sabah.com.tr/2005/01/07/gny/im/D3C91BFE26062E41B5F002AFb.jpg http://www.sabah.com.tr/2005/01/07/gny/im/77FBE24227405944961ED6FBb.jpg
Sanem'e bayılıyorum
Türkan Şoray, atv'nin reyting rekotrmeni dizisi 'Aliye'yi zevkle izlediğini belirterek, Sanem Çelik'i öve öve bitiremedi: "Ona bayılıyorum... Çok güzel ve çok iyi bir oyuncu".
Bugüne dek birçok genç oyuncu Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray'ın tahtına aday gösterildi. Bu konuda polemiğe girmeyen Şoray ise sonunda yeni nesil oyuncular arasında en beğendiği ismi açıkladı. Türkan Şoray, 'Aliye' dizisinin yıldızı Sanem Çelik'e övgüler yağdırdı.
VARİSİNİ SEÇTİ...
Önceki gün Zeytinburnu Zihinsel Engelli Çocuklar Okulu yararına Olivium Outlet Center'da düzenlenen etkinliğe katılan Türkan Şoray, üzerinde kendi fotoğrafının bulunduğu tişörtleri imzaladı. Hayranları tarafından sevgi çemberine alınan sanatçı, kendine yöneltilen soruları da samimiyetle yanıtladı. Televizyon dizilerinin hayatımızın önemli bir parçası haline geldiğine dikkat çeken Türkan Şoray, "Özellikle Aliye dizisini hiç kaçırmıyorum. Bu dizide oynayan Sanem Çelik'e de bayılıyorum. Sanem çok güzel ve iyi bir oyuncu" dedi. İlk kez genç bir oyuncuya övgü yağdıran Şoray'ın bu açıklaması "Sultan sonunda tahtına oturacak adayı buldu" şeklinde yorumlandı.
5 MİLYONA TİŞÖRT
Olivium Center'daki imza gününde hayranlarına bir sinema filmi ile bir TV dizisi çekmek istediğini de anlatan Türkan Şoray, kızı Yağmur'a da çok cazip oyunculuk teklifleri geldiğini söyledi. Sultan, "Yağmur iki yıl sonra üniversiteyi bitirecek. Bir meslek sahibi olduktan sonra teklifleri değerlendirebilir" dedi. Tanesi 5 milyon liradan satılan tişörtleri imzalarken minik hayranlarıyla bol bol fotoğraf çektiren sanatçı, çocuklara hediyeler de dağıttı. Olivium'da sergi açan ressam Reyhani Akan ise ünlü oyuncuya en güzel tablolarından birini armağan etti.
Merak Ettikleriniz...
Aliye oyunculari nerden giyiniyorlar?
ALİYE
Filiz Karaldı
Aliye’nin kostüm sorumlusu Filiz Karaldı fizik mühendisi. Mesleği alaylı olarak öğrenmiş. Çemberimde Gül Oya dizisinde ve Atıf Yılmaz’ın son filmi Eğreti Gelin’de çalıştı. ‘Yönetmenle karakterleri analiz ediyoruz. Örneğin Aliye yani Sanem Çelik dizinin ilk bölümlerinde zengin ve evli bir kadındı. Sonra aldatıldı. Şimdi İstanbul’da terzilik yapıyor. Biz Aliye’nin kıyafetlerinde bütün bu dönüşümü yansıttık. Eskiden varlıklı ama taşraya uygun giyiniyordu. Son bölümlerde şehirli bir tasarımcı gibi giyiniyor.’
KİM NEREDEN GİYİNİYOR?
n Aliye (Sanem Çelik) Vivid, Morgan, Patara (kazaklar), İbocan
n Deniz (Nejat İşler) Spor kıyafetlerinin neredeyse tamamı Noutica’dan.
n Sinan (Halit Ergenç) İnşaatla ilgilenen bir iş adamı olduğu için sürekli takım elbise giyiyor. Takımların markası Doğru Öz, gömlekler ise Brunelli.
http://www.gecce.com/pages/haber_detay.asp?haber=23330
TELE - BAROMETRE
11 OCAK 2005 SALI
1 ALIYE [NET] ATV 14,10-31,70
2 GURBET KADINI [NET] SHOW 10,40-22,50
3 SHOW TV ANA HABER BULTENI SHOW 10,10-25,90
4 MELEKLER ADASI [NET] ATV 10,00-21,30
5 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 8,90-26,60
6 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] SHOW 7,80-21,80
7 BESIKTAS-MALMO [NET] STAR 7,80-17,00
8 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 6,30-16,10
9 SABAH YILDIZLARI [NET] SHOW 6,20-36,20
10 DIKEY LIMIT (Y.S) [NET] KAND 6,00-13,00
HEDEF KİTLE : A/B
1 ALIYE [NET] ATV 16,30-41,80
2 MELEKLER ADASI [NET] ATV 11,60-29,50
3 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 7,80-23,60
4 ATV SPOR HABERLERI ATV 7,20-20,10
5 BESIKTAS-MALMO [NET] STAR 7,20-18,50
6 GURBET KADINI [NET] SHOW 7,20-18,40
7 KASA [NET] KAND 6,90-22,30
8 SHOW TV ANA HABER BULTENI SHOW 6,60-20,00
9 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] SHOW 6,10-21,90
10 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 5,60-21,50
kaynak: http://www.ucankus.com/ratingler.asp
http://www.sabah.com.tr/2005/01/13/gny/im/4D94BFFBB30474458B7092E7d.jpg
20:00 Aliye
Salı günü hem totalde hem de A/B grubunda en çok izlenen program olan "Aliye" eski bölümlerinden oluşan bir kolajla ekranda. Kaçıranlar için son fırsat
Aliye geçtiğimiz salı günü hem tüm kişilerde, hem A/B grubunda günün en çok izlenen programı oldu. "Aliye"nin tüm kişilerde yüzde 14.1 reyting, yüzde 31.7 izlenme payı, A/B grubunda yüzde 16.3 reyting, yüzde 41.8 izlenme payıyla birinci olduğu 11 Ocak Salı, atv'nin bir başka ünlü dizisi "Melekler Adası" da A/B grubunda en çok izlenen ikinci program olarak zirveyi "Aliye" ile paylaştı. Etkileyici öyküsü, güçlü oyuncu kadrosu ve dev prodüksiyonuyla ekranın zirvesine yerleşen "Aliye", bu akşam da ikinci beş (6-7-8-9- 10) bölümün özetinden oluşan özel bölümüyle ekranlarınıza geliyor. Sanem Çelik, Nejat İşler ve Halit Ergenç'- in oynadığı dizide bu akşam: Dayısı Feyyaz'ın bıçaklanmasıyla bir kez daha sarsılan Aliye, hastane, işyeri ve oğlu Arda arasında kalır.
SİNAN EDİRNE'YE REZİL OLDU
Bu zor günlerinde onun en büyük destekçisi, kalbi Feyyaz için atan Nusret'tir. Otopsi sonucu Ümit'in hamile olduğunun ortaya çıkması Sinan'ın durumunu iyice zorlaştırır. Edirne'deki çevresi tarafından yavaş yavaş yalnız bırakılan Sinan, Mücahit'e yeni bir koz vermiş olur. Bu arada Deniz bir soruşturmayla karşı karşıya kalır. Aliye'nin özlemiyle içi yanan Sinan ise yeni bir adım atar
[/url]
Aykut Işıklar
E-posta: aisiklar@tercumangazete.com
SANEM ÇELİK 'ALİYE' İLE DAHA ÇOK SEVİLDİ
Ne Hülya Avsar ne de Meltem Cumbul,Gamze Özcelik,Pinar Altug hatta dünya güzeli kizimiz Azra Akin....
Simdilerde milyonlarca TV seyircisi icin vars yoksa Sanem Celik var.Kime sorarsaniz sorun.Bayanlar arasinda en büyük yildiz Sanem Celik`tir.Laf aramizda erkekler de cok begeniyor Sanem Celik`i.Makyajsiz anca bu kadar güzel fotograf verilir.Ahu Türkpence,Naz Elmas ve Nehir Erdogan`i cocuk yildiz kabul ediyorum.Onlarin sinemada kadin yildiz olmalari icin bes yillari var.Daha vücutlari bile gelisme halinde.Baksaniza tahta gibiler...Sanem Celik birde süslenip,püslenip `Kadin isterse`deki Hülya Avsar olsa....Oooooo vallahi hepsine fark atar.Daha önceleri cok seviliyordu ama Aliye ile müthis patlama yapti.Cünki Aliye rolünde her kisimdan kadina sesleniyor.Onuru icin yasayan namuslu ve güzel anne....
Sanem Celik artik sadece TV dizilerinde degil sinemada da yerini almali.
TELE - BAROMETRE
18 OCAK 2005 SALI
1 ALIYE [NET] ATV 14,80-34,40
2 GURBET KADINI [NET] SHOW 11,50-26,20
3 MELEKLER ADASI [NET] ATV 9,10-21,00
4 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] SHOW 7,60-22,00
5 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 7,50-23,00
6 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 7,40-20,40
7 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 6,90-18,90
8 ICIMDEKI COCUK (Y.S) [NET] KAND 5,80-13,40
9 ASKIMIZDA OLUM VAR [NET] SHOW 5,50-13,40
10 SABAH YILDIZLARI [NET] SHOW 5,40-27,00
HEDEF KİTLE : A/B
1 ALIYE [NET] ATV 16,80-42,20 -->>(burada bende varim haa :lol: )
2 MELEKLER ADASI [NET] ATV 9,80-26,00
3 GURBET KADINI [NET] SHOW 7,30-19,20
4 ICIMDEKI COCUK (Y.S) [NET] KAND 7,10-18,70
5 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] SHOW 6,70-24,20
6 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 5,90-23,20
7 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 5,90-18,80
8 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 5,90-18,70
9 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 5,80-18,20
10 KASA [NET] KAND 5,10-19,00
kaynak: http://www.ucankus.com/ratingler.asp
bu haber daha önce yazıldı mı bilmiyorum...ama ben genede ekleyeyeim dedim
...sebebi, Sanem Çelik'tir!
Oyuncunun halisi galiba, gazetelerde adı sık geçmeyenler arasından çıkacak. Beş altı hafta önce Aliye adlı dizide rastladım Sanem'e... Kara Melek'i hiç seyretmemişim.
Nejat İşler'i Gülbeyaz dizisinden, Mustafa Hakkında Her Şey filminden biliyorum. Hep aynı Nejat. Ayla Algan, rolünün hakkını verir. İlhan Şeşen'in tecrübeli bir oyuncudan farkı yok. Sinan'ı oynayan Halit Ergenç'i bir diziden hatırlıyorum. Çocukları oynayan Ayberk Koçar ile Beril Işık'a da bayıldım.
Aliye'yi hiç kaçırmadan seyreder «olduysam», sebebi bu rolü oynayan Sanem Çelik'tir.
- Nasıl oldu da önce görmedim, diye kendimi suçluyorum.
Melek'ten, beni Sanem'le tanıştırmasını istedim. (Kişisel arşiv sahibi olmanın nimetleri.) Meğer o, çok ünlü Kara Melek dizisinin başkahramanı Yasemin değil miymiş! Hani «Yılan Kadın» diye efsaneleşen...
- Sizde biraz Erkek Fatma'lık var mıydı, diye sormuş Hızır Tüzel (Radikal, 6 şubat 2000).
- İnsanda bir «yılan kadın»dan çok, küçük, haylaz bir kız çocuğu izlenimi uyandırıyor. Güzel, sevimli bir kız çocuğu..., diyor Emel Armutçu (Hürriyet-Pazar, 15 ekim 2000).
Onu ilk seyrettiğimde ben de (Aliye rolünde), «Çetin ceviz türünden güzel bir kadın ile ışıl ışıl sevimli bir kız çocuğu bir arada» diye düşünmüştüm; oyuncu olarak, bakışlarında bir ışık, dudaklarında bir çizgi kıpırtısıyla, göz açıp kapayana kadar birinden diğerine geçebilecek güçte.
Rastlantı yok hadisemizde. (Laf ebeleri! Yaşlılığın bakın bir faydası da bu. Ne anlama gelir endişesi duymadan, içinizden geçeni söyleyebilirsiniz.) Sanem Çelik'ten söz etmek güzel bir meşgale. Sanem Çelik olmak da öyledir herhalde!
On bir yıl bale yaptıktan sonra geçmiş tiyatroya. Yıldız Kenter'in, Haldun Dormen'in öğrencilerinden. Dormen, Hangisi Karısı'nda ona rol vermiş. Yaban filminde ilk rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, Filler ve Çimen'deki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini almış. (Rastlantı yok, dedim ya!)
Ama asıl Kara Melek'teki Yasemin rolünde yıldızlaşmış. Hızır Tüzel, doğru teşhisi o zaman koymuş: «Sessiz ve derinden gitmeyi, ayrıca hızını ayarlamayı da iyi biliyor». Üzerine yapışıp kalan «kötü kadın» rolünü tadında bırakmayı bilmiş; «Tükenmeden bitirmeyi bilmek» diyor kendisi buna.
Onu tiyatroda da seyredeceğimiz günü beklerken, Aliye'de tadını çıkarmaya bakın. (atv'de).
Hakkı Devrim Arşivi - Diger Yazarlar
kaynak:http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=140338
Aliye zirveyi parselledi http://www.sabah.com.tr/2005/01/27/gny/im/BE0B754DE4BB3A41AA285A29b.jpg
atv'nin beğeniyle izlenen dizisi "Aliye" salının en çok izlenen programı oldu. Başrollerini Sanem Çelik'in Halit Ergenç ve Nejat İşler ile paylaştığı, etkileyici öyküsü, başarılı oyuncuları ve prodüksiyonuyla milyonların kalbini fetheden "Aliye", tüm kişilerde yüzde 14.7 reyting, yüzde 34.10 izlenme payı, A/B grubunda yüzde 15.5 reyting, yüzde 42.9 izlenme payıyla 25 Ocak Salı ekranının zirvesinde yer aldı. atv'nin bir başka çok sevilen dizisi "Melekler Adası"nın A/B grubunda en çok izlenen ikinci program olduğu 25 Ocak günü, "atv Ana Haber Bülteni" de A/B grubunda en çok izlenen programlar arasında 3. sırada yer aldı.
Kaynak: http://www.sabah.com.tr/2005/01/27/gny/gny127-20050127-200.html
2 Şubat 2005 Çarşamba 22:08
ALİYE'NİN YILDIZI SANEM ÇELİK'E GÖRE, ERKEĞİN GÖZLERİ BÜTÜN ÖZELLİKLERİNİ ELE VERİYOR. AMA, BAKMASINI BİLEN KADINLARA...
Aliye'nin yıldızı Sanem Çelik ile, yağmurlu bir günde, dizi setinde röportaj yapmaya gidiyorum. Üsküdar'daki sete varıyorum. Mütevazı bir mahallede, 5 katlı bir apartmanda çekiliyor dizi... Sanem Çelik çekimde. Sette koşuşturma yaşanıyor. Yarım saatlik bekleyişin ardından, yemek molası veriliyor. Yanına gidiyorum. Bir sonraki sahne için makyajı yapılıyor. Tüm sevimliliğiyle kalkıp beni karşılıyor. Karşımda son derece samimi ve sempatik bir kadın buluyorum. En yoğun günlerinde röportaj yapmaya gitmişim. Bu nedenle konuşmak için sadece 15 dakikalık vaktimiz var. Bir yandan makyajı yapılıyor, diğer yandan da sohbete başlıyoruz...
* Aliye, Karamelek'i geçti...
Karamelek'te asi, hırslı ve ihtiraslı bir kadını canlandıran ve bu rolüyle akıllarda yer eden Sanem Çelik, her projede farklı bir karakter canlandırmak istediğini anlatıyor: 'Karamelek'ten bu yana 8 yıl geçti. Üzerine 3 film çektim. Fakat yine de Karamelek'in üzerine çıkamadı. Şu anda Aliye, bunun üzerine çıkmış durumda. Seçiciyim. Oynadığım rollerin birbirine benzer olmasını istemiyorum. Zaten kırk yılda bir iş yapabiliyoruz. Onlar da birbirine benzemesin diyorum. Bambaşka tipler seçiyorum. Ben de eğleniyorum oynarken. Benim için de iyi bir keşif oluyor."
* Aliye, Türk kadınının dramı...
Aliye'nin reyting rekorları kırmasını, hikayenin Türk kadınının dramı olmasına bağlıyor: "Aliye'nin, herkesin yaşadığı, yaşayacağı bir öyküsü var. Bu nedenle de bu kadar çok seviliyor. Aslında, Türk kadınının dramı... Dizide herkes kendinden bir şeyler bulabiliyor." Çocukları için mücadele eden fedakar bir anneyi canlandıran Sanem Çelik'e, "Aliye'nin yerinde olsaydın bu kadar güçlü olur muydun?" diye soruyorum. "Yerinde değilim. Ama o konumda olsaydım, hayatımı devam ettirebilmek ve mutlu olabilmek için elimden geleni yapardım. Şartlar muhtemelen böyle olmazdı. Aliye, aşkı ve çocukları arasında kalıyor. Ama Aliye, doğru şeyler yapıyor" diyor.
* "Soyunmaya ihtiyacım yok"
"Soyunmadan, skandala karışmadan yükselen bir yıldız olmanın sırrı nedir?" diye soruyorum. İç çekiyor, "Çok derin bir soru bu" diyor ve sonra başlıyor anlatmaya. "Böyle bir çocuğum. Hayata bakış açım bu. Karşıma da bunlar çıkıyor. Soyunmaya ihtiyaç duymuyorum. Çünkü hayata oradan bakmıyorum. Ben sadece mesleğimi yapıyorum. Başka kanallar kullanma ihtiyacı duymuyorum, şimdiye kadar hiç duymadım. Duymamı gerektirecek kalitede bir şeylerin olduğuna da inanmıyorum. Olduğu zaman tabii ki ben bir oyuncuyum. Hikayenin içinde aşk varsa, ne gerekiyorsa onu oynarım. Eğer senaryodaki soyunma sahnesi senaryoya ve bize hizmet ediyorsa, seyrettiğimiz zaman "Bu kız göğsünü açmış" mı, yoksa "Ne güzel bir film" mi diye konuşuyoruz? Eğer filmin bütünlüğünü seviyorsak, tabii ki soyunurum. Ama filme seyirci toplayabilmek için soyunma sahneleri çekiyoruz. İşte orada yokum. Olduğum yerden çok memnunum. Herhangi bir gariplik yaparak buraya gelmedim. Kendi bakışımla, kendi yolumla açılan kapılarla geldim, böyle de devam edecek."
* Hep gülüyor...
Bu arada, makyajı tamamlanıyor. İçeri kuaför giriyor. Elinde fön makinesiyle başımızda bekliyor. Sadece kuaför olsa iyi. Kostümcüden set amirine kadar herkes, bizim konuşmayı bir an önce bitirmemizi bekliyor. Çok az zamanımız olduğu için kısa ve net cümleler kuruyor. Bu nedenle ona biraz sitem ediyorum. "Kısa konuşuyorum ama iyi konuşuyorum, haksızlık etme" diyor bana gülerek... Zaten hep gülüyor. Odadaki herkesi de esprileriyle güldürüyor. Belli ki tüm dizi ekibi onunla çalışmaktan çok memnun. Aralarında müthiş bir iletişim var. Son derece doğal ve kaprissiz...
* Koruma içgüdüsü...
Çok güzel ve alımlı bir kadın olmasına rağmen, erkeksi bir tavrı var aslında. "Bu bir duvar mı?" diyorum. "Evet. Bu, benim. Özel olarak üstünde çalışmıyorum. Çocukluğumdan beri böyle gelişmiş bir şey. Biraz da koruma mekanizması galiba..."
* Karakter oyuncusu olma yolunda...
Henüz 29 yaşında olmasına rağmen, sadece televizyonda değil, sinemada da büyük başarılar kazandı Sanem Çelik. Genç yaşta bu kadar başarılı olmasının sırrını soruyorum. Şöyle yanıtlıyor: "Kapılar açılıyor ve içeri giriyorum. Ama özel olarak kapı açmak gibi bir niyetim yok. Karşıma bir şey çıktı ve daldım içeri. Karakter oyuncusu olma yolunda ilerliyorum. Fırsatları değerlendirmeye çalışıyorum. Temelde oynamayı seviyorum. Benim için açılan her kapı, ideal bir kapı oluyor."
* "İki kez aşık oldum"
Özel hayatıyla ilgili konulara geliyoruz... Kısa ama çarpıcı açıklamalar yapıyor. Hiç aşık olup olmadığını soruyorum. "2 kere aşık oldum" diyor. "Bir erkek sizin gönlünüze nasıl girer? Kapıyı çalması mı gerekir, her şey kendiliğinden mi gelişir?" diyorum. "O, karşımdaki kişiye bağlı. 2 kişilik elektrik meselesi. O sinerji, nasıl ortaya çıktıysa öyle devam ediyor. Kiminin kapıyı çalması gerekiyor, kimi zaten içeride oluyor" diye cevap veriyor. "Sizi erkeğin en çok nesi etkiler? İlk nereye bakarsınız?" sorusuna ise çok ilginç bir yanıt geliyor: "Gözlerine bakarım. Manası var mı yok mu? Kafa çalışıyor mu, çalışmıyor mu? Gözler çok önemlidir. Gözden aldığın etki çok önemli, ışık önemli."
'Korkulacak kadın değilim'
Sert bir görüntüsü olmasına rağmen aslında sıcakkanlı olduğunu söyleyen Sanem Çelik, "Korkulacak bir kadın değilim" diyor. Hangi kadınlardan korktuğunu soruyorum, şöyle cevaplıyor: "Kendine güvensiz kadınlardan... Çünkü ne yapacakları belli olmaz. Kendisini sevmeyen, kendisiyle barışık olmayan kadınlar, rahatsızlık verir."
Lüksü sevmiyor
"Lüks yaşamıyorum. Çok para harcamıyorum. En çok müziğe para harcarım. Kendime müzik aletleri satın alırım. Şimdilerde ney çalmayı öğreniyorum. Sade yaşayan biriyim. Kıyafet tutkum da yoktur. Çok masraflı değilim yani."
'Türkan Şoray olamam'
Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray, onu öve öve bitiremiyor. Hatta, tahtına aday gösteriyor. Bunu hatırlattığımda, heyecanla yanıtlıyor: "Yeni bir Türkan Şoray olamam, yerine geçemem, zaten yerine de kimse geçmemeli. O muhteşem biri. Ama böyle düşünmesi beni çok heyecanlandırdı, benim hakkımdaki fikirlerini okuduğum zaman, tüylerim diken diken oldu. Onun yerini almak değil, onun bakışından mesleğime devam etmek isterim. Onun yeri asla doldurulamaz."
Bir yanı hala çocuk...
Daha birkaç yıl önce, asi ve uçarı birportre çiziyordu. Şimdi ise olgun, kon-trollü, kendisine hakim bir kadın gibikonuşuyor. Ancak sohbet ilerledikçe,bir yanının hala çocuk olduğunu söy-lüyor. "Büyüyorum. Neredeyse 30 yaşına geldim. Hayat beni olgunlaştırdı.Ama bir tarafım hala çocuk. İçimdekiçocuğu yaşatıyorum" diyor.
'Bedava da oynarım'
Birçok sinema filminde oynaması için teklifalan Sanem Çelik'e "Sizi bir filmde oynat-manın kuralı astronomik ücret mi, senaryomu?" diyorum. "O rolü beğeniyor olmam...Paranın önemi yok. Bedava da oynarım.Türkiye"de yaşıyoruz. Bir rolü beğendiktensonra maddi taraflarını uyduramasak bile, o rolü oynamadan geçmek gibi bir lüksü-müz yok. Seyirciye ne vereceğimiz önemli."
kaynak:gecce.com
TELE - BAROMETRE
1 ŞUBAT 2005 SALI
1 ALIYE [NET] ATV 14,50-32,30
2 GURBET KADINI [NET] SHOW 11,10-24,80
3 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 9,70-25,80
4 MELEKLER ADASI [NET] ATV 8,60-19,40
5 CENNET MAHALLESI (TKR) [NET] SHOW 8,20-18,90
6 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 8,00-25,70
7 INDIANA JONES:KAMCILI ADAM (Y.S) [NET] KAND 7,90-17,90
8 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] SHOW 7,60-23,20
9 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 5,80-15,70
10 SPOR SAYFASI SHOW 5,70-13,60
HEDEF KİTLE : A/B
1 ALIYE [NET] ATV 16,30-43,00
2 MELEKLER ADASI [NET] ATV 10,10-27,90
3 GURBET KADINI [NET] SHOW 7,80-21,30
4 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 7,50-24,30
5 INDIANA JONES:KAMCILI ADAM (Y.S) [NET] KAND 7,00-19,20
6 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,50-21,10
7 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] SHOW 6,10-24,70
8 DOVUS KULUBU (Y.S) [NET] KAND 5,30-23,80
9 SENEDE BIR GUL [NET] KAND 5,30-14,10
10 CENNET MAHALLESI (TKR) [NET] SHOW 5,20-14,00
Program Adı Tiploji Kanal Saat RT SH
1 ALIYE [NET] Serials Turkish ATV 21:43 16,1 33,4
2 GURBET KADINI [NET] Serials Turkish SHOW 20:16 11,3 22,8
3 MELEKLER ADASI [NET] Serials Turkish ATV 20:17 9,2 18,7
4 INDIANA JONES:SON MACERA (Y.S) [NET] Film Foreign KAND 20:07 8,7 17,7
5 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] Newscast SHOW 18:58 8,6 20,4
6 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] Serials Turkish SHOW 16:00 7,8 24,7
7 CENNET MAHALLESI (TKR) [NET] Serials Turkish SHOW 21:54 7,8 18,4
8 ATV ANA HABER BULTENI [NET] Newscast ATV 18:58 7,4 17,6
9 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] Serials Turkish KAND 17:22 7,3 20,3
10 SIRLAR DUNYASI [NET] Serials Turkish STV 20:00 6,9 14,3
1 ALIYE [NET] Serials Turkish ATV 21:43 20,2 46,5
2 MELEKLER ADASI [NET] Serials Turkish ATV 20:17 11,7 26,8
3 INDIANA JONES:SON MACERA (Y.S) [NET] Film Foreign KAND 20:07 9,5 21,7
4 ATV ANA HABER BULTENI [NET] Newscast ATV 18:58 8,4 23,6
5 ATV SPOR HABERLERI Sport News ATV 20:09 7,9 20,6
6 OZEL HAT [NET] Weekly Magazines ATV 23:27 7,4 31,9
7 GURBET KADINI [NET] Serials Turkish SHOW 20:16 7,2 16,4
8 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] Newscast SHOW 18:58 7 19,8
9 HAYAT BILGISI (TKR) [NET] Serials Turkish SHOW 16:00 5,6 22,8
10 SPOR GUNDEMI Sport News KAND 19:56 5,5 15
İŞTE BU ARKADAŞLAR REKOR İZLENME ORANIMIZ VE REYTİNGLERİMİZ BURADA; BU ARADA EN FAZLA İZLENDİĞİ HAFTA BU OLDU ALİYENİN:)
arkadaşlar izlediniz mi atv anahaber bültenini arda,annesi ve ilhan şeşen konuktu...süperdi ya bayıldım bu çocuğa nasıl rahattı nasıl şekerdi bilemezsiniz...
bu arada ali kırca okulda özel bi kız arkadaşın var mı diye sordu
arda da var dedi
ali kırca kaçıncı sınıf dedi
arda da lise son demez mi!!!!koptum :lol: :lol: :lol: 18 yaşında miray diye bi kızmış bol bol selam yolladılar bu arada ilhan şeşen de mirayın adını ilk kez duymuş o da bizimle koptu...
ilhan şeşen ardanın başarısı ile ilgili şöyle söyledi ''arda çok başarılı ve bu başarının %50si dublajını kendi yaptığı içindir,dublaj çok zordur ve doğal olması gereklidir inanılmaz ama arda bunu çok iyi yapıyor dublaja geliyor ve kendi sesini çok iyi kullanıyor''...
valla adam haklı :wink:
http://www.sabah.com.tr/2005/02/10/im/8F2172B580FD9C4982D29956b.jpgYükselişi süren 'Aliye' yine rakipsiz
Yüreklere dokunan öyküsü, güçlü kadrosu ve başarılı yapımıyla milyonların gönlünü fetheden "Aliye" yükselişini sürdürürken, salı ekranındaki rakipsizliğini bir kez daha ilan etti. Başrollerini Sanem Çelik'in Halit Ergenç ve Nejat İşler ile paylaştığı "Aliye", hem tüm kişilerde, hem A/B grubunda 8 Şubat'ın en çok izlenen programı oldu. "Aliye" tüm kişilerde yüzde 16.1 reyting, yüzde 33.4 izlenme payı, A/B grubunda yüzde 20.2 reyting, yüzde 46.5 izlenme payıyla pek çok iddialı yapımı geride bıraktı. atv'nin bir başka ünlü dizisi, başrollerini Hande Ataizi ile Nurgül Yeşilçay'ın paylaştığı "Melekler Adası" da A/B grubunda en çok izlenen ikinci program oldu.
http://www.sabah.com.tr/gny/mag102-20050210-100.html
imported_IDIL 10-02-05, 12:29 ATV ana haberde İlhan Şeşen bir şey daha söyledi.Dikkat ettiniz mi arkadaşlar?
Ali Kırca,"Dizinin bu kadar sevilme sebebini neye bağlıyorsunuz?"diye sordu.
İlhan Şeşen,"İnsanlar çok fazla mafya dizilerinden bıktılar,o yuzden.Ama en çok da oyuncu kadromuz güçlü.Bizim Sanem ile ilk sahnemiz çekileceginde,ilk sahneler hep zordur.Sanem'in o yüz ifadesi mükemmeldi,gerçeği yansıtıyordu" dedi.
Anlayacagınız;İlhan Şeşen bile Sanem Çelik'e hayran....
ben bu haberin türkcesini buldum... böylesi daha iyi :wink:
Herkes "Aliye" yi seviyor
Türkiye, dizi heyecanı yaşıyor. Haftalardır yükselişi devam eden 'Aliye' reyting rekorları kırıyor.
http://backgammon.vaybee.com/vaybee/channel/aliye_110205_collage.jpg
Yüreklere dokunan öyküsü, güçlü oyuncu kadrosu ve başarılı yapımıyla milyonları televizyon ekranına bağlayan "Aliye" yükselişini sürdürürken, salı ekranındaki rakipsizliğini de koruyor. atv’nin çok sevilen dizisi 'Aliye' geçtiğimiz Salı’ya da birincilikle damgasını vurup, ekranın zirvesinde fırtına gibi esti.
Başrollerini Sanem Çelik'in Halit Ergenç ve Nejat İşler ile paylaştığı "Aliye", hem tüm kişilerde, hem A/B grubunda 8 Şubat'ın en çok izlenen programı oldu. 'Bir İstanbul Masalı' ve 'Melekler Adası' dizilerini bile geride bırakan Aliye, milyonların sevgilisi oldu.
Başrollerini Nejat İşler (Deniz), Sanem Çelik (Aliye), Halit Ergenç’ in (Sinan) paylaştığı 'Aliye' iki çocuğu arasında kalan zengin bir ailenin gelini olan genç ve güzel bir kadının dramını ve hayatla mücadelesini anlatıyor. Aliye büyük bir evde kayınvalide ve görümcesiyle yaşamaktadır. Evliliğinde mutluluğu bulamayan Aliye, kocası Sinan'ın genç bir kızla kendisini aldattığını tesadüfen öğrenir. İki çocuğunu alarak evden ayrılan Aliye, İstanbul'da yaşayan dişçilik yapan dayısı Feyyaz'ın yanına kaçmaya çalışır. Tren garında kendisini bulan Sinan'ın çocuklarından birisini almasına engel olamaz. İstanbul'da kendisine yeni bir hayat arayışına girer, aynı zamanda Sinan'ın aldığı çocuğunu kurtarma telaşındadır.
Dizinin yönetmenliğini “ Zerda” dizisinin de yönetmenliğini yapmış olan Kudret Sabancı üstleniyor. Senaryo ekibinde Güliz Kucur, Mehmet Bilal, Yıldız Tunç, (Danışman) Ayhan Cingi ve (araştırma) Zeynep Özilhan yer alıyor.Dizinin müzikleri ise Kıraç’a ait.
kaynak: http://www.vaybee.de/servlets/NetCommunityPersonalize?nick=&sessionid=lurker&nh= 1&path=/tuerkisch/channel/musik/musik_72166.html
Dizi yıldızlarıyla aynı giyinebilirsiniz
http://www.sabah.com.tr/2005/02/12/cpsabah/im/230803EF1CAFBB4989836C0Db.jpg
Türk dizilerinde mutlaka kıyafetlerini beğendiğiniz moda ikonunuz vardır. Onların nerelerden giyindiğini merak ediyorsanız işte size adresler.
Aliye atv'nin beğeniyle izlenen dizilerinden "Aliye" salı akşamlarının en çok izlenen programlarından. Etkileyici öyküsü, başarılı oyuncuları ve prodüksiyonuyla milyonların kalbini fetheden "Aliye" nin başrol oyuncularından Sanem Çelik kıyafetleriyle de beğeni topluyor. Dizideki giyiminde sadeliği tercih eden Sanem Çelik, klasik elbiseler, pantolon ve ceket takımlar ile anne rolünü tamamlıyor. Dizi için kostüm görevi Serkan Esen'in. Sanem Çelik'in kıyafetleri Roman, Polin, Marmara Triko ve Ankara'dan Ekol'den...
http://www.sabah.com.tr/2005/02/12/cpsabah/gnc101-20050212-101.html
TELE - BAROMETRE
15 ŞUBAT 2005 SALI
1 ALIYE [NET] ATV 14,00-30,90
2 YUZUKLERIN EFENDISI ''IKI KULE'' (Y.S) [NE KAND 10,30-23,20
3 GURBET KADINI [NET] SHOW 9,70-20,80
4 YILDIZLAR KARMASI FUTBOL KARSILASMASI [N STAR 9,20-23,10
5 MELEKLER ADASI [NET] ATV 8,60-18,60
6 SIHIRLI ANNEM (TKR) [NET] KAND 7,60-25,20
7 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 7,20-19,30
8 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,60-17,70
9 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,10-16,30
10 SPOR GUNDEMI KAND 5,90-14,80
HEDEF KİTLE : A/B
1 ALIYE [NET] ATV 17,10-40,00
2 YUZUKLERIN EFENDISI ''IKI KULE'' (Y.S) [NE KAND 11,10-27,00
3 MELEKLER ADASI [NET] ATV 9,70-23,20
4 YILDIZLAR KARMASI FUTBOL KARSILASMASI [N STAR 7,80-20,30
5 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 7,00-21,00
6 VIZONTELE (T.S) [NET] STAR 6,40-15,60
7 SPOR GUNDEMI KAND 6,30-17,70
8 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,00-18,20
9 GURBET KADINI [NET] SHOW 5,80-13,60
10 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 5,30-16,10
imported_IDIL 17-02-05, 13:17 Ben de TAKVİM Gazetesinden buldugumu yazayım :P
atv'nin rekortmen dizisi 'Aliye', tüm kişilerde yüzde 30.9, A/B Grubu'nda ise yüzde 40.0 izlenme payı alarak Salı'ya damga vurdu.
http://www.sabah.com.tr/2005/03/13/cpsabah/im/E1E0A2AC0B7A0B49B8F238ADb.jpg
Masalların kötü prensleri
Anlat İstanbul adlı filmde rol alan Fikret Kuşkan ve Nejat İşler 17 yıllık arkadaş. İki oyuncuyla sinema, aşk ve şöhreti konuştuk.
"Mustafa Hakkında Her Şey"de başarılı bir performans sergileyen Fikret Kuşkan ve Nejat İşler'in yolu "Anlat İstanbul"da tekrar kesişti. Gerçi filmde karşılıklı sahneleri yok ama onlar yine de bir projede daha buluşmanın tadını çıkarıyor.
* "Anlat İstanbul"da hangi karakterleri canlandırıyorsunuz?
Fikret Kuşkan: Ben "Kırmızı Başlıklı Kız"da Fikret karakterini oynadım. Tehlikeli bir abi kendisi. Nejat İşler: Ben "Pamuk Prenses" öyküsünde avcıyım. Cadının adamıyım.
* Siz de filmin kötü karakterlerinden birisiniz yani?
N. İ.: Evet, filmdeki en kötü karakter benim. İki kişiyi öldürüyorum.
* Avcı sadece geyiği öldürüyordu. Bu masallar farklı o zaman.
N. i.: Bu filmde kullanılan bütün masallar adaptasyon, dolayısıyla farklı. F.K.: İstanbul'un bütün renklerinin, hayatımızda yaşadığımız her anın, dakikanın, İstanbul'un gerçek, çıplak halinin masallara yansıması bu film.
* Masallar mutlu sonla biter... Bu da mı değişti filmde?
N.İ.: Mutlu son yok, hiçbirinde yok.
SEYİRCİ DE YÜKSELMELİ
* Türk sinemasının son dönemde yükselişte olduğu söyleniyor. Katılıyor musunuz?
F.K.: Doğru tabii. Son beş yıldır çok hoş projeler çıkmaya başladı. Ama maalesef bu projeler, çoğunlukla Avrupa'da satılıyor, Avrupa'da ödüller alıyor. Bu projeler genellikle burada iş yapmıyor. Artık sinema seyircimizi Avrupa sinema izleyicisi kültürüne getirmek gerekiyor. Getirmediğimiz zaman Nuri Bilge Ceylan gibi bir yönetmen maalesef bu ülkede 30-40 bin seyircide kalıyor. N.İ.: Ama Türk sinemasını yükselten onlardır. Gora'yı da, Vizontele'yi de yükselten Nuri Bilge Ceylan'dır, Zeki Demirkubuz'dur. F.K.: Bir de beslemek gerekiyor. Yani Vizontele veya Gora gibi bir filmin altına imza atan yapımcının hemen arkasından 500-600 bin dolarlık, küçük bütçeli ama iyi, ses getirecek çarpıcı bir hikayeye sponsor olması gerekiyor. Ama başka bir Gora'ya, başka bir Vizontele'ye soyunuyor. Sinematografiyi besleyecek ve destekleyecek hikayeleri de yapmak zorundalar.
* Nejat Bey, herkes sizi dizilerle tanıdı...
N.İ.: Dizide oynamasaydım beni filme almazlardı ki. Her şey çok hızlı gidiyor çünkü, bu sırada televizyona bakıp "Bak bu çocuk olur" diyorlar. Filmler de öyle gidiyor. Dizi gibi bir farkı yok. Eksik kalıyoruz, içimize sinmiyor, kötü tarafı o.
* Mustafa Hakkında Her Şey'de de birlikte izledik sizi. Birlikte çalışmak nasıl?
N.İ.: Valla tadı damağımda kaldı benim. Fikret'le zaten iyi anlaşıyoruz, epey de mesaimiz oldu. Ben ondan çok şey öğrendim. Çok yol gösterdi bana. F.K.: Rica ederim... Ben de çok beslendim. Birlikte hem karnımızı doyurduk, hem eğlendik, hem işimizi yaptık. Ben 17 yıla yakın zamandır tanıyorum Nejat'ı ve o zamandan bu yana sinema, tiyatro, aktör malzemesi olan bir insan olduğunu iddia ettim. Benim "Sen kimsin, gel buraya" deyip tanıştığım insandır. Şimdi gurur duyuyorum. ÇEK ÇEK BİTMEZ
* Dizilerde oynamaktan memnun musunuz?
N.İ.: Bunu Türkiye'de bu işi yapan kime sorarsan sor; oyuncu, yönetmen, ışık şefi, kamera asistanı, hiç kimse dizide çalışmak istemez. Çünkü çek çek bitmez, sıkıcıdır yani. 92'den beri dizilerde oynuyorum, bıktım artık. Şimdi içinde olduğum dizi bir sene daha devam edecek, sonra ben uzun süre herhalde televizyona pek uğramam. F.K.: Nasıl yapımcı elini taşın altına koyması gerekiyor diyorsak, biz oyuncuların da bunu yapması gerekiyor. Dizilerdeki o hızlı üretimi affettirmek için de ya bir tiyatro, ya bir sinema projesinde çok iyi bir iş çıkarıp ortaya sunmak gerekiyor. N.İ.: Diziden aldığımız para beni de, Fikret'i de işte öyle kaliteli bir işe hazırlar. Kendine jip aldın mı abi sen? F.K.: Tek bir dikili ağacım yok hala... N.İ.: Biz kazandığımız parayı kendimizi geliştirmeye harcarız çünkü. Zaten İstanbul'da kazandığın ilk parayla özel araç almak görgüsüzlük bence. Toplu taşıma araçları var ne güzel.
* Binebiliyor musunuz toplu taşıma araçlarına?
N.İ.: Binemiyorum. Tanınmanın en kötü yanı da bu zaten. Ben bir televizyon çocuğuyum. Ama kendimi o beyaz camın içinde hiç hayal etmedim. Ama sinema ve tiyatro için dedim bunu. Onun için televizyonda hiç seyretmedim kendimi.
* Nasıl oynadığınızı merak edip bakmadınız mı hiç?
N.İ.: Hiç seyretmedim. Zorla seyrettirdiler, katlanmak için alkol alıyorum.
* Fikret Bey'in de, sizin de alkolle aranızın iyi olduğunu biliyoruz.?
F.K.: Benim artık sakin bir hayatım var. N.İ.: Benim yaşamam gereken bir şeyler var. Ama sonuna geldiğimi hissediyorum.
* Aşk sizin için ne ifade ediyor?
N.İ.: Mutluluk sessiz bir şeydir. Aşk da hastalıklıdır. Sessizlik iyidir yani. F.K.: Çok renkli aşklar var tabii. O renkleri yaşamak |