Tüm Versiyonu Göster : Kolera Günlerinde Aşk (Love in the Time of Cholera)
http://img84.imageshack.us/img84/9563/14938932517b6a0b519bfb2ly8.th.jpg (http://img84.imageshack.us/my.php?image=14938932517b6a0b519bfb2ly8.jpg)
Gösterim Tarihi:7-12-2007
Yönetmen:Mike Newell.
Senarist:Ronald Harwood.
Yapımcı:Scott Steindorff.
Müzik:Antonio Pinto, Shakira.
Roman:Gabriel Garcia Marquez.
Oyuncular:Giovanna Mezzogiorno, John Leguizamo, Laura Harring, Benjamin Bratt, Javier Bardem.
Konusu:
Terk edilmiş bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü.
Florentino Ariza,13 yaşında ilk gördüğü andan beri güzel bir Latin kadını olan Fermina Dazave'ye karşılıksız bir aşk duymaktadır. Ancak kızı Fermina için Florentina'dan daha iyi bir damat düşünen baba kızını evden uzaklaştırır. Doktor Juvenal Urbino ise iyi bir damat adayı olarak karşılarına çıkacak, olaylar bu aşk üçgeninde beklenmedik sürprizlerle ilerleyecektir.
Kaynak:film.gen.tr
"Kolera Günlerinde Aşk" 7 Aralıkta vizyonda
Nobel ödüllü yazar Gabriel Garcia Marquez'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan "Kolera Günlerinde Aşk" 7 Aralıkta Türkiye'de vizyona girecek.
Nobel ödüllü yazar Gabriel Garcia Marquez'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan "Kolera Günlerinde Aşk" 7 Aralıkta Türkiye'de vizyona girecek.
Yönetmenliğini "Harry Potter ve Ateş Kadehi" filminin yönetmeni Mike Newell'in üstlendiği filmin senaryosunu Ronald Harwood yazdı.
Giovanna Mezzogiorno, John Leguizamo, Laura Harring, Benjamin Bratt, Javier Bardem, Fernanda Montenegro, Catalina Sandino Moreno, Hector Elizondo, Liev Schreiber'in oynadığı filmin müziklerini Antonio Pinto ile Shakira yaptı.
Filmin çekimlerinin büyük kısmı, Kolombiya'nın duvarlar arasındaki tarihi kenti Cartegena'da yapıldı. Çekimlerin bir kısmı ise Brezilya'da gerçekleştirildi.
Filmde, Fermina Daza (Giovanna Mezzogiorno) adlı bir kadın ile ona aşık olan iki erkek Florentino Ariza (Javier Bardem) ile Doktor Juvenal Urbino (Benjamin Bratt) arasındaki 1880'lerden 1930'lara kadar uzanan ve 51 yıl 9 ay 4 günlük zaman dilimine yayılan aşk üçgeninin öyküsü anlatılıyor.
UİP Filmciliğin açıklamasında, filmin yapımcısı Scott Steindorff'un, romanın film haklarını alabilmek için üç yıl boyunca yazar Gabriel Garcia Marquez'in peşinden koştuğu ve alana kadar da vazgeçmediği bildirildi.
O sıralarda kansere yakalanan ve bu hastalığa karşı büyük mücadele veren Marquez'in, romanlarının ana dili İngilizce olan sinema filmlerine uyarlanmasına pek sıcak bakmadığı anlatılan açıklamada, ''Marquez ancak iki milyon dolar telif ücreti karşılığında 'Kolera Günlerinde Aşk'ın sinema haklarını sattı. Marquez, iki milyon dolarla eşi Mercedes ve oğullarının geleceğini mümkün olan en iyi şekilde garanti altına almaya çalıştı'' denildi.
Kolera Günlerinde Aşk Marquez'in bir Hollywood stüdyosu tarafından uyarlanan ilk yapıtı olacak.
9.10.2007
Kaynak:sinema.com
En sevdiğim yazarlardan olan Gabriel Garcia Marquez'in en sevmediğim kitabı olan (tabii yine de çok iyi bir kitap olduğu kesin, sadece Marquez'in diğer kitaplarını çok daha fazla severim demek isterim) "Kolera Günlerinde Aşk" filmini sabırsızlıkla bekliyorum. Edebiyat eserleri sinemaya uyarlanırken çoook şey kaybediyorlar ruhlarından. Edebiyattan alınan o lezzet sinemaya aktarılmasının bence imkansız olması nedeniyle ve yetersiz yönetmenler de bu açığı kapatacak sinemasal unsurlar ekleyemedikleri zaman elde kalan tatsız tuzsuz kara kuru bir film oluyor ve ben o kitabını okuduğum sevdiğim filmi izlerken işkence çekiyorum. "Kolera Günlerinde Aşk" ın kitabını okurken hiç film olabileceği duygusuna kapılmamıştım. Hala da o duygu içindeyim. Açıkçası çok umutlu değilim. Umarım yanılırım da bu filmi izleyenler ve daha önceden hiç kitaplarını okumamış olanlar gelmiş geçmiş en iyi yazarlardan biri olan Gabriel Garcia Marquez'in kitaplarını okumaya heveslenirler:img-yes:
Filmin erkek oyuncuları iyi bence... Dr. Juvenal Urbino rolünde Benjamin Bratt, doktorun karizmasını, zerafetini iyi yansıtabilir. Javier Bardem ana dilinde oynarken her zaman çok iyi oynar. Ama Giovanna Mezzogiorno'dan pek emin değilim. Benim kitabı okurken aklımda beliren Fermina imgesine uymuyor. "Karşı Pencere"de iyiydi, gerçi film de iyiydi, ama iki adamı hayat boyu bu kadar uğraştıran kadına yakışıyor mu emin değilim. Ama dediğim gibi, umarım yanılırımbye
http://img509.imageshack.us/img509/7678/2248988968609c181aaeb26kv8.th.jpg (http://img509.imageshack.us/my.php?image=2248988968609c181aaeb26kv8.jpg)++ http://img340.imageshack.us/img340/6494/224899670284a4e40f6eb26zz7.th.jpg (http://img340.imageshack.us/my.php?image=224899670284a4e40f6eb26zz7.jpg)
http://img85.imageshack.us/img85/3041/22482116157b6d20060db26na3.th.jpg (http://img85.imageshack.us/my.php?image=22482116157b6d20060db26na3.jpg)++ http://img172.imageshack.us/img172/3784/2249007448f38f00d451b26oe7.th.jpg (http://img172.imageshack.us/my.php?image=2249007448f38f00d451b26oe7.jpg)
http://img442.imageshack.us/img442/4718/22490084826e9363dca7b26bt1.th.jpg (http://img442.imageshack.us/my.php?image=22490084826e9363dca7b26bt1.jpg)++ http://img258.imageshack.us/img258/8859/224900921880b0605590b26la6.th.jpg (http://img258.imageshack.us/my.php?image=224900921880b0605590b26la6.jpg)
http://img148.imageshack.us/img148/7886/2249011068786073e97fb26nb6.th.jpg (http://img148.imageshack.us/my.php?image=2249011068786073e97fb26nb6.jpg)++ http://img258.imageshack.us/img258/4553/224821779375f5c6592bb26oe4.th.jpg (http://img258.imageshack.us/my.php?image=224821779375f5c6592bb26oe4.jpg)
http://img245.imageshack.us/img245/1391/2249021518acb0273590b27tp6.th.jpg (http://img245.imageshack.us/my.php?image=2249021518acb0273590b27tp6.jpg)++ http://img246.imageshack.us/img246/3448/224902048066a5103c76b27cj6.th.jpg (http://img246.imageshack.us/my.php?image=224902048066a5103c76b27cj6.jpg)
http://img404.imageshack.us/img404/9725/224901945829559c1247b27cj3.th.jpg (http://img404.imageshack.us/my.php?image=224901945829559c1247b27cj3.jpg)++ http://img180.imageshack.us/img180/6366/22482239776a7e1d6fe8b27pl3.th.jpg (http://img180.imageshack.us/my.php?image=22482239776a7e1d6fe8b27pl3.jpg)
http://img201.imageshack.us/img201/2365/2248222873a4fbda4a65b27nr2.th.jpg (http://img201.imageshack.us/my.php?image=2248222873a4fbda4a65b27nr2.jpg)++ http://img526.imageshack.us/img526/985/224901615697aed7ec2bb27kv4.th.jpg (http://img526.imageshack.us/my.php?image=224901615697aed7ec2bb27kv4.jpg)
http://img201.imageshack.us/img201/9961/22482201731f3af6a87cb27po7.th.jpg (http://img201.imageshack.us/my.php?image=22482201731f3af6a87cb27po7.jpg)++ http://img201.imageshack.us/img201/3853/2249013136f117deeedfb28gn9.th.jpg (http://img201.imageshack.us/my.php?image=2249013136f117deeedfb28gn9.jpg)
http://img98.imageshack.us/img98/4853/2249022084857c779da1b27ok3.th.jpg (http://img98.imageshack.us/my.php?image=2249022084857c779da1b27ok3.jpg)++ http://img263.imageshack.us/img263/8680/22482283518967550aefb27rc8.th.jpg (http://img263.imageshack.us/my.php?image=22482283518967550aefb27rc8.jpg)
http://img207.imageshack.us/img207/5918/224902634084f379e22db27eb4.th.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=224902634084f379e22db27eb4.jpg)++http ://img442.imageshack.us/img442/4292/22490266040819979b1co27rl8.th.jpg (http://img442.imageshack.us/my.php?image=22490266040819979b1co27rl8.jpg)
http://img182.imageshack.us/img182/4619/2248237445efc65f588co28re4.th.jpg (http://img182.imageshack.us/my.php?image=2248237445efc65f588co28re4.jpg)++http ://img218.imageshack.us/img218/3537/22482392294a0bc9557fb28wz5.th.jpg (http://img218.imageshack.us/my.php?image=22482392294a0bc9557fb28wz5.jpg)
http://img211.imageshack.us/img211/3442/22490290985fc79deda9b28iv9.th.jpg (http://img211.imageshack.us/my.php?image=22490290985fc79deda9b28iv9.jpg)
Filmin yeni bir afişi;
http://img86.imageshack.us/img86/1085/2280518831ab80462660b2esp2.th.jpg (http://img86.imageshack.us/my.php?image=2280518831ab80462660b2esp2.jpg)
Kolera Günlerinde Aşk - Love in Time of Cholera
http://www.ntvmsnbc.com/news/281696.jpg
Yönetmenliğini “Harry Potter ve Ateş Kadehi” filminin yönetmeni Mike Newell’in üstlendiği filmin senaryosunu Ronald Harwood yazdı.
Nobel ödüllü yazar Gabriel Garcia Marquez’in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan film, terk edilmiş bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsünü anlatıyor.
Giovanna Mezzogiorno, John Leguizamo, Laura Harring, Benjamin Bratt, Javier Bardem, Fernanda Montenegro, Catalina Sandino Moreno, Hector Elizondo, Liev Schreiber’in oynadığı filmin müziklerini Antonio Pinto ile Shakira yaptı.
Filmin çekimlerinin büyük kısmı, Kolombiya’nın duvarlar arasındaki tarihi kenti Cartegena’da yapıldı. Çekimlerin bir kısmı ise Brezilya’da gerçekleştirildi.
7 Aralık 2007’de vizyona girmesi planlanan film, yapılan ertelemenin ardından bugün vizyona giriyor.
Dram-romantik türündeki filmin konusu kısaca şöyle:
“Florentino Ariza (Javier Bardem) romantik ve şair ruhlu bir telgraf memurudur. Zengin bir tüccarın kızı olan Fermina Daza’yı (Giovanna Mezzogiorno) gördüğü anda hayatının aşkını bulduğunu anlar. Peş peşe yazdığı tutku dolu aşk mektuplarıyla genç kızın yüreğinde kıpırtılar uyandırmayı başarır. Ancak genç kızın tüccar babası (John Leguizamo) bu ilişkiyi öğrenince öfkeye kapılır ve onları sonsuza kadar ayırmaya yemin eder. Fermina, seçkin bir aristokrat olan Dr. Juvenal Urbino (Benjamin Bratt) evlenir. Juvenal bölgeyi esrarengiz bir şekilde kuşatan kolera hastalığıyla baş etmek için düzen ve ilaç getiren bir doktordur. Evlendikten sonra eşini Paris’e götürür ve uzun yıllar boyunca orada yaşarlar. Sonunda Cartagena’ya geri döndüklerinde Fermina ilk aşkını çoktan unutmuş gibi görünür. Ancak Florentino aslında ilk aşkını hiçbir zaman unutmamıştır. Florentino, artık gemi sahibi varlıklı bir erkektir ve hala Fermina’nın aşkıyla yanıp tutuşmaktadır. Kalbi sabırlıdır ve hayatının kadınıyla yeniden bir arada olma fırsatı için ömür boyu bekleyecektir.”
3 YIL PEŞİNDEN KOŞTU
Filmin yapımcısı Scott Steindorff, romanın film haklarını alabilmek için üç yıl boyunca yazar Gabriel Garcia Marquez’in peşinden koştu ve alana kadar da vazgeçmedi.
O sıralarda kansere yakalanan ve bu hastalığa karşı büyük mücadele veren Marquez, romanlarının ana dili İngilizce olan sinema filmlerine uyarlanmasına pek sıcak bakmıyordu, ancak eşi Mercedes ve oğullarının geleceğini mümkün olan en iyi şekilde garanti altına almaya çalışan Marquez, 2 milyon dolar telif ücreti karşılığında ‘Kolera Günlerinde Aşk’ın sinema haklarını sattı.
Türkiye’de Can Yayınları tarafından basılan “Kolera Günlerinde Aşk”, Marquez’in bir Hollywood stüdyosu tarafından uyarlanan ilk yapıtı olacak.
kaynak:ntvmsnbc
Ağır Roman, Hafif Film!
Melis Zararsız
Edebiyatın sinema, tiyatro, müzikal gibi diğer sanatlar için olağanüstü malzemeler yaratıyor olduğunu düşünmek, sonra da düşünce gücü, hayal gücü gibi konular özgürlükle ilgili olduğundan bu görsel uyarlamaların neredeyse hiçbirinin tam anlamıyla yeterli bulunulmadığından yakınmak, insanoğlunun bir çelişkisi olsa gerek... Ama haksız bir çelişki de sayılmaz...
Nobel Ödüllü yazar Gabriel Garcia Marquez’in 1895’te yayınlanmış olan romanı Kolera Günlerinde Aşk, dönemi ve mekanlarıyla görsel malzeme vermek, anlattığı büyülü aşk hikayesiyle de romantik izleyici çekmek konusunda yönetmenlere elbette çekici gelmiştir bugüne kadar. Buna cesaret edip yıllarca uğraşarak Marquez’den izin alabilen yönetmen ise Mona Lisa Gülüşü , Dört Nikah Bir Cenaze ve Harry Potter&Ateş Kadehi’nin yönetmeni Mike Newell olmuş. Olmuş da iyi mi olmuş tartışılır…
Elbette elini ağır bir taşın altına koyduğunun farkında olan Newell ve öyküyü kaleme alan deneyimli senarist Ronald Harwood romana aşırı derecede sadık kalmaya çalışmışlar. Fakat, ilk paragrafta bahsettiğimiz yetersizlik bu uyarlamada da ortaya çıkmış maalesef. Kolera Günlerinde Aşk’taki edebi lezzet, büyülü gerçeklik akımını sürdüren Marquez’in kelimeleri kullanışındaki ustalık, kitabı okurken 50 yıldan fazla süren bir aşka tüm bedenimizle inanmamızı ve etkilenmemizi sağlarken, filmdeki pembe dizi hafifliği, yer yer absürde kaçan ağlak romantizm kullanımı, oyuncularla özdeşleşemememiz, onların kavuşmasını isteyip istemediğimizden bile emin olamamamız sonuçlarını doğuruyor.
Oyuncular demişken, Oscar ödüllü İhtiyarlara Yer Yok’daki başarısıyla da vizyonda yerini alan Javier Bardem "budala aşık Florentino" rolünü gerçekten üzerine o kadar başarılı giyinmiş ki, İhtiyarlara Yer Yok’daki Anton Chigurh karakterinin aynı kişi olduğuna inanmak hayli zor. Türkiyeli izleyiciler olarak Ferzan Özpetek’in Karşı Pencere’sinden hatırlayabileceğimiz Giovanna Mezzogiorno ise, soğuk güzelliğiyle aşık olunan, "uğruna ölünen Fermina"’yı beyazperdeye yansıtabilmek konusunda yeterince başarılı olamamış. Filmde oyunculuklarla ilgili rahatsız eden bir başka konu da yönetmenin, erkek karakterin yıllarla değişmesini, hem farklı oyuncular kullanarak, hem de makyaj üstüne makyaj imaj üstüne imaj ekleyerek gösterirken, kadın karaktere ise, yıllara, sadece makyajla elde edilmiş birkaç çizik ve saça düşmüş akla meydan okutması olmuş…Vücut içinse aynı şeyi söylemek zor çünkü aşkına sadık kalacağım derken seks sembolü olmuş Florentino, filmin sonunda 70 yaşına geldiğinde bile vücuduna güvenirken zavallı Fermina pörsümüş bedeninden utanır hale gelmiş. Şaka bir yana diyeceğim ama, işte, şakayla karışık irdelememize olanak sağlaması bile filmin romandan ne kadar uzak işlendiğini gözler önüne seriyor.
Romanın ve dolayısıyla filmin adında yer alan “Kolera Günleri” tamlamasına gelecek olursak, filmde kolera salgınının her yanı sardığı bir dönemde yaşanan bir aşkı seyrediyor olduğumuzu neredeyse sadece, yakışıklı doktor Fermina’yı muayene ederken hatırlıyoruz. Romanda ise elbette o atmosfer tamamiyle okuyucuya verilmekte. Bu noktada Somerset Maugham’ın The Painted Veil adlı romanından uyarlanmış olan Duvak adlı filmi hatırlamamak imkansız. Çok daha etkili bir uyarlama olduğunu söylemeden geçemeyeceğim Duvak, aslında cümle anlamıyla tam da Kolera Günlerinde Aşk’ı anlatıyor ve o duygusallığı seyirciye geçirebilirken çevresel etkileri de yansıtmakta başarılı oluyor. Bir roman uyarlaması olduğu halde hayal kırıklığı yaratmayan böyle örnekleri hatırlayınca da insan düşünüyor: Belki de Marquez’in titizliği sonucu sakınan göze çöp batıyor.
Beyazperde sitesinden alıntıdır.
fragmanina bayilip filmine giden birisiyim..
umdugumu bulamadim hata ve hata bilet parasina yandim,
filmi begenmedim sirf sarkilari gzl shakira sagolsun (:
birde film 16+ olsaymis daha iyi olurmus
kisa ve net: bu filmi kimseye tavsiye etmem!
dizi_maniac 21-03-08, 07:43 Büyük umutlarla beklediğim bir filmdi.
Gabriel Garcia Marquez’in meşhur romanı nihayet yıllar sonra sinemaya uyarlandı diye koşa koşa gitmiştim izlemeye...
FBuse arkadaşımızın dediklerine katılıyorum.
Sonuç : kocaman hayalkırıklığı.
Oyunculuklar, mekanlar, makyaj, kurgu... herşeyi ile vasatın altında kalmayı sanki inatla başaran bir film.
Değil sinema biletine 10YTL bayılmanız... DVDsini bile kiralamaya değmez bir yapıt bu.:icon_sorr
henüz bi filmi izlemedim
ama bir kitapini okuyorum
okuduktan hemen sonra izlemeye kararliyim
M@vİ_M€Lek 10-04-08, 23:19 sarsıcı bir aşk hikayesi bekliyordum ama tek taraflı saplantılı bir "aşk" buldum..
ben kitabı okumadım ama okuduğum kadarıyla konusundan ve fragman görüntülerinden beklentimi yüksek tutmuştum..kısaca büyük bir hayalkırıklığı ..:icon_sorr
|
|