Tüm Versiyonu Göster : Annem - Basında Çıkan Haberler


BERNA
15-10-07, 22:52
Bu başlıkta basında Annem dizisi ile çıkmış haberleri kaynağını belirtmeyi unutmadan paylaşabilirsiniz. Yorumlarınızı Gündemdeki Diziler klasöründeki başlıkta yapabilirsiniz.

sultansss
15-10-07, 23:23
http://i224.photobucket.com/albums/dd223/sinediziextra5/hbr.jpg


Annemi çok üzdüm

Talat Bulut, Vahide Gördüm ve İlhan Şeşen'in başrolde olduğu "Annem" dizisinin genç oyuncusu Duygu Yetiş, Kelebek'e konuştu

Daha önce "Evli ve Çocuklu", "Yağmur Zamanı", "Gülpare" adlı dizilerde kendini gösteren Duygu Yetiş, birkaç haftadır da "Annem"in asi kızı olarak ekranlarda... Kanal D’de perşembe akşamları yayımlanan "Annem"de annesine cehennem azabı yaşatan Gonca adlı bir genç kızı canlandıran Yetiş, "Zamanında ben de annemi çok üzdüm. Düşününce inanamıyorum" diyor.

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

- 22 yaşındayım. Haliç Üniversitesi Konservatuvar Tiyatro Bölümü’nde 2’nci sınıf öğrencisiyim. 16 yaşımdayken Duygu Başara ajansına kayıt oldum. İlk başlarda ufak tefek reklamlarda yer aldım. Arkasından "Evli ve Çocuklu" projesi geldi. Ardından "Yağmur Zamanı" ve "Gülpare"de rol aldım. Şimdi de "Annem"in kadrosundayım.

Başlangıcından bu yana hiç boş zamanınız olmamış. Onlarca genç yeteneğin arasından sıyrılmak zor değil miydi?
- Ben ortaokula giderken tiyatro yapıyordum. Daha sonra da arkadaşlarımın kısa filmlerinde yer almaya başladım. Üniversiteye daha geçen sene girmiş olmama rağmen çocukluğumdan beri oyunculuğa yatkınlığım vardı. "Yağmur Zamanı"nda çok ufak bir rolüm varken, o karakter kendi içinde büyüdü. Diziye 17 yaşındaki bir genç kız olarak girdim, sonradan iki çocuk annesi bir kadını canlandırdım. Bunun yetenekle alakası var. O zaman eğitimim yoktu. Buna rağmen "Ben yetenekliyim zaten" diyerek kendimi salmadım. Kurslara gittim.

Fiziksel özellikler ne kadar etkili?

- Yeteneğin yanında o da önemli, ama fiziksel özelliklerimi kullanarak bir yerlere gelmek istemem. İsteseydim o şekilde de başarılı olurdum. Ben dış görünüş avantajını aldığım eğitimle pekiştirdim.

"Annem" dizisinde canlandırdığınız Gonca karakteri, ergenlik çağında çok asi bir kız... Peki, siz o yaşlarda nasıldınız?
- Ben de aynen Gonca gibiydim. Gonca maddi açıdan annesine çok yükleniyor. Ben belki maddi açıdan bu kadar yüklenmedim ama gerçekten asi bir çocuktum. Annem izlerken, "O yaşlarına geri dönüyorum" diyor. Zaten bu işe başladığım zaman geçmişe dönüp kendimden çok yararlandım. İnsan belli bir olgunluğa eriştikten sonra "Ben bunları nasıl yaptım" diyor.

Annenizi çok üzdüğünüzü düşünüyor musunuz?

- Evet, ama bir daha asla...

Ergenlik döneminden sonra hayatınızda neler değişti?

- Ben boşanmış bir ailenin çocuğuyum ve çok erken yaşta çalışmaya başladım. Bir annenin çocukları için neler yaptığını, para kazanmanın ne kadar zor bir şey olduğunu çok iyi biliyorum. Bu yüzden o asi dönem çok uzun sürmedi.

Ya babanız?

- Babamla ilişkimiz devam ediyor, ama aynı evde olmadığımız için annem kadar yakın değiliz.

Oyunculuk anlamında hedefleriniz neler?

- Ben sadece oyunculuğumla gündemde olmak istiyorum. Şu anda çok gencim. Sevişme gibi zor sahnelerde rol
almam için henüz çok erken olduğunu düşünüyorum. Ama ilerisi için kesin konuşmak istemem. Kendimi kanıtladıktan sonra güzel bir iş gelirse düşünürüm.

Gonca ağır bir travma yaşıyor

Gonca’yı en iyi anlayanlardan biri de sizsiniz. Onun verdiği tepkiler sizce abartılı mı, yoksa aynı olaylarla karşılaşsanız sizin de tepkileriniz aynı mı olurdu?

- Gonca’nın yaşındayken karşılaşsaydım, tepkilerim onunkiyle aynı olurdu. O ağır bir travma yaşıyor. Büyük bir ikilemde... Anneyi aldattığı için babaya mı kızsın, yoksa bir babası olduğunu söylemediği için annesine mi?

Kaynak :HURRIYET

http://i224.photobucket.com/albums/dd223/sinediziextra5/4105244.jpg

eymen_gonca
18-10-07, 22:38
alinti

'Annem'le yüreğimiz ısındı

Yeni hastalığımız 'Annem'. Vahide Gördüm ve Talat Bulut'un küllenmiş aşkı, kızlarının yeni filizlenen sevdası ve annekızın dayanışması... Galiba dağılmış ailelerin yeniden toparlanması hepimizin yüreğini ısıtıyor. Çünkü son yıllarda giderek artan boşanmalar ve ayrılık hikayeleri toplumu etkiliyor. Çevreme baktığımda da onlarca boşanmış ve mutsuz insan dolaşıyor. Toplumun en küçük parçası aile kavramı da temelinden sarsılıyor. Bunların bir kısmı ise çocuklarını tek başlarına büyütmeye çalışıyor. İşte bu yüzden 'Annem' gibi dizilere verilen değer giderek yükseliyor. Belki de hepimiz içimizde mutluluğun özlemini çekiyor ve annebabalarımızla yaşadığımız o mutlu günleri arıyoruz. Ben şiddetle, Gördüm ve Bulut'un aşkının tazelenmesini bekliyorum. Tıpkı beni dizinin müptelası yapan Semiduk'um gibi...

Nilgün K. Tahmaz'ın Yazısı

eymen_gonca
18-10-07, 22:41
alinti

Televizyon dizileri...


TÜRK televizyonunun tarihini yazanlar, herhalde bu tarihi birkaç döneme ayıracaklar.
"TRT dönemi / Siyah-Beyaz dönem / Abuk-Sabuk Yarışmalar dönemi ve Diziler dönemi..."
Geçen gün biri söylüyordu, 100 dizi çekilmiş...
Çoğu yayımlanamamış, bazıları bitmeden yarıda kalmış, bazıları ise çok tutmuş, uzatılıyormuş...
Bu üzücü bir görüntü değil...
Tutulan kalır, tutulmayan gider.
Gidenler her zaman kötü mü, ya da kalanlar her zaman iyi mi?
Ama şunu unutmamalıyız ki, tekrar gösterime girebilecek, seyredilecek diziler de var.
* * *
BAKMAYIN siz, burun kıvırarak, "Ben yerli dizi seyretmem!" diyenlere.
Bir zamanlar da "Türk filmi" seyretmezlerdi:
"Aman şekerim ne banal şeyler!"
"Banal" Fransızcadan gelen bir kelime, birkaç anlamı var, buradaki anlamı bayağı, çirkin, sıradan.
Şimdi, Türk filmlerinin üstadı kesildiler.
Ziyan yok, iyi filmler olsun da, onlar zamanında kıvırdıkları burunlarla kalsınlar.
* * *
ŞİMDİ aynı şeyler televizyon dizileri için de söylenebilir.
Bakın, Reşat Nuri'nin romanından yapılan "Yaprak Dökümü" geçen yıldan kalma, hâlâ devam ediyor, hem de her hafta, seyircisini kaybetmeden...
Niçin?
Çünkü bizden onun için...
Reşat Nuri, bir dönemin yıkılan, eskiyen değerlerinin yerlerine nelerin geldiğini anlatmak için bu romanı yazmış, roman hâlâ tazeliğini yeniliğini koruyor, yaşıyor çünkü...
Güven Hokna, Halil Ergün, Bennu Yıldırımlar, Deniz Çakır'ı seyrederken günlük özel yaşamlarında başka türlü olacaklarını düşünemiyorsunuz bile, rolleriyle öyle bütünleşmişler ki!
* * *
BİR dizi daha başladı: "Annem" (Kanal D)
Konusu istismara çok uygun, bir politikacının gönül macerası, diyebilirsiniz.
Genç bir adam, politikaya meraklı, bir partiye giriyor, evleniyor, karısı hamileyken ayrılıyorlar, kadın saklıyor, babanın da doğan kızından haberi yok, yıllar geçiyor, adam bakan oluyor, kızını o zaman tanıyor.
İstismarı çok ucuz bir konu...
Hele "vur abalıya" der gibi "politikacıya vurulduğu" günümüzde...
* * *
OYSA anne ve kızı bunu kamuoyuna duyurmamak için saklanıyorlar, üstelik zor şartlar altında oldukları halde; anne pazar yerinde köfte yapıp satıyor.
Vahide Görgün'ü "İstanbul Masalı"nda köşkün şoförünün karısı, çocukların annesi olarak tanıdınız, arkadan "Hırsız Polis" ile "Mavi"nin komşu ablası, burada ise kızının annesi, bakanın eski karısı...
Hele ikinci bölümün sonunda bir bakış sahnesi var ki!
O bakışın içinde bütün bir geçmiş, belki de gelecek saklı.
Ya bakanın (Talat Bulut) sevgilisi, televizyon yönetmeni...
Sanırız tanırsınız, hiç yabancı değil!
* * *
BİR kere daha söyledik, bir daha söyleyeceğiz.
Bu diziler olmasaydı, Türk halkı böyle oyuncular olduğunu nasıl bilip nasıl tanıyacaktı?
Biz dizilerden yanayız.
İyisi kalır, kötüsü gider.


http://www.milliyet.com.tr/2007/09/28/yazar/pulur.html

eymen_gonca
18-10-07, 22:46
alinit

Hepimizin aynı duyguları yaşadığını görmek çok güzel.Vahide Gördümün bir annemi sorusuna ise evet bir kızı var.13 yaşında.Adıda Alize.Hayat Bilgisi dizisinde Perran Kutmanın eşi rolünü oynayan Panzer Emin karakterindeki Altan Gördümün eşi.Yıllar öncesinde tiyatroda tanışıp evlenmiş,mutlu bir evliliği olan gerçek bir anne.Ama gerçekten anne olmasaydı bile o rölünü hakkından aynı şeklide gelebilecek,hatta her rolü rahatlıkla oynayabilcek çok iyi bir oyuncu..........
İstersen hakkında bulduğum bir kaç bilgiyi vereyim:
Yıl 1992. Ankara Sanat Tiyatrosu'nda "Yer Demir Gök Bakır" sahnelenecek. Zalaca'yı oynayacak oyuncu bulunamaz bir türlü. Tiyatronun temel taşlarından Altan Gördüm'ün eşi gelir Rutkay Aziz'in aklına. "Vahide benim karım olarak değil, seçilerek gelmek istiyor" olur aldığı cevap. Ve oturup bir mektup yazar genç kadına, "Ankara Sanat sahnesi seni çok sevecektir" diye biten. Altan Erkekli, Erol Demiröz, Cezmi Baskın gibi usta oyuncuların karşısına çıkarken dizleri titrer Vahide Gördüm'ün ama belli etmez. Parçası bittiğinde Rutkay Aziz alnından öper onu, 'yuvam, ilk aşkım' dediği AST'ın kapısından bileğinin hakkıyla girmiştir.

Her şeyi hak etti
Hayatta hep bunu ister zaten, elde ettiği her şeyi 'hak etmeyi'... Çocukken İzmir Alsancak'ta oğlanların futbol maçlarına seçilmek için abisinin torpilini kullanmayıp kendi marifetlerini sergilemeyi tercih ettiği gibi. 13 Haziran 1965 doğumlu Vahide Gördüm, o zamanki adıyla Vahide Perçin, Yunan göçmeni bir ailenin kızı. Daha çok Levantenlerin oturduğu bir sokakta Rum kültürüyle yoğrularak büyür. Baba kamyon şoförü, anne ev hanımı. Kadınların hep beraber yemek pişirdiği, mutfakta yaşanan neşeli ailelerden.

Sokak çocuğu...
Tam bir sokak çocuğudur ama okumaya da düşkündür. İkinci el Doğan Kardeş dergileri tatillerinin en büyük eğlencesidir. Bir de sinema... Babası her gelen filme ilk seansında gider ve uygun bulursa hafta sonu da ailesini götürür.
Aslında oyuncu olmak istiyordur ya, öne çıkmayı sevmediğinden yapamam diye düşünür. Lisede grafik okur, sonra iktisat fakültesine girer ama hâlâ oyunculuktur aklındaki. Sonunda gözünü karartıp sınava girer ve çok iyi dereceyle girdiği Dokuz Eylül Üniversitesi konservatuvarını okul birincisi olarak bitirir. En büyük desteği Özdemir Nutku'dan görür. İkinci sınıftayken ona başrol veren hocası, para sıkıntısı nedeniyle okulu bırakmayı düşündüğünde de okul kitaplarını hediye eder.
Mahallenin en güzel kızıdır, talipleri çıkar bu arada. "Ben evlenmeyeceğim anne, hiç debelenmeyin" dedikten iki ay sonra AST oyuncusu Altan Gördüm'le nikâh masasına oturmuştur bile. Gördüm, duruşuyla, hayata bakışıyla 'doğru adam'dır onun için.
Mezun olunca eşiyle beraber Ankara'ya taşınır. Ve meşhur 'davet mektubu'yla AST'a girer. 1994'te kızları Alize dünyaya gelir. Ailenin büyümesi bir süre sonra ekonomik sıkıntıları da getirir beraberinde ve Vahide Gördüm Devlet Tiyatrosu'nun teklifini kabul edip Adana'ya gider.
Ankara'ya tayin olmayı beklerken 2003 yılında annesinin ölüm haberini alır. İzin alıp cenazesine gidemez. O gece sahneye çıkarken kararını vermiştir: Sezon biter bitmez istifa edip dönecektir Ankara'ya.
AST'ta "Pazar Keyfi"nde de karı - koca oynadığı kadim dostu Altan Erkekli, "Bir İstanbul Masalı" dizisi için onu önermiştir. Gene karı- koca oynayacaklardır. Yapımcı şirket TMC'yi bir süre ikna edemediğini anlatan Altan Erkekli sonunda isyan eder, "Bir kez beni dinleseniz ne olur?" diye...
TMC'den Sevilay Demirci, Vahide Gördüm'e ilk anda vurulduklarını söylüyor. Rol için gençtir, 1.78 boyuyla çok alımlı bir kadındır, bu yüzden tereddüt ederler ama öyle bir parıltı saçar ki vazgeçemezler ondan.
Bir deneme çekimi yaparlar, tencereyi tuttuğu anda Vahide gider, çocukluğunun o Fatma teyzeleri, anneleri gelir yerine. Kısa sürede "Bir İstanbul Masalı"nın Suzan'ı kadın - erkek bütün izleyicilerin gözbebeği olur. Çok mutlu olur, biraz da korkar, ya insanları hayal kırıklığına uğratırsam diye...
Uğratmaz ama. Ne şöhret şaşırtır onu, ne para pul. Birinci sezonun sonunda sürekli ayrılıklar yaşayan Gördüm ailesi İstanbul'da birleşir.
Altan Gördüm de "Hayat Bilgisi"nde oynamaya başlar, Panzer Emin olarak.
Suzan gibi bir melaikeden sonra "Anlat İstanbul" filminde Pamuk Prenses'in cadı annesini oynar Vahide Gördüm.

'Erkek gibi kızdır'
Hemen arkasından da "Hırsız Polis"teki Fulya rolü gelir. "Her hayat kadınının şuh kahkahalar attığını düşünen zihniyetin dışında" bir karakter yaratmak ister bu kez de ve gene başarır. "Beslenme noktam" dediği tiyatrodan daha fazla uzak kalmak istemiyor artık. Bu yıl büyük olasılıkla Emre Kınay'ın tiyatrosunda "Hamlet"te oynayacak. Ama asıl hayali buradaki dostlarıyla ilk göz ağrısı AST'ın bir İstanbul ayağını oluşturmak.
http://www.milliyet.com.tr/2006/10/21/magazin/amag.html


En içten sevgilerimle......scog.....


--------------------------------------



Talat Bulut:
"Sanata Verdiğimiz Değer Ölçüsünde, Rafine Bir Toplum Olabileceğimizi Düşünüyorum"
Son dönemlerde vizyona giren en iyi Türk filmi olarak adlandırılan ve kaderinden kaçan üç farlı kişinin mutlulukla buluşmasını konu alan "Mutluluk" filminin başrol oyuncularından Talat Bulut ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Bulut, filmdeki gibi kaçmak yerine yaşamla savaşmak gerektiğine inanıyor.

Öncelikle "Mutluluk" filmindeki üstün başarınızdan dolayı sizi tebrik ediyoruz. 'Büyük Yazar Ödülü'ne layık görülen Zülfü Livaneli'nin Mutluluk romanının beyaz perdeye taşınma fikrini nasıl buldunuz?

Edebiyat uyarlamaları her zaman risklidir. Okuyucunun imgelemiyle film yönetmeninin yorumu birbirini tutmayabilir. Güdük kalmış, romandaki perspektife varamamış yanlar bulunabilir. Çünkü her zaman bir iddia işidir bir kitabı filme çekmek.

Sizi nitelikli ve sosyal konulara duyarlı yapımlarda görüyoruz. 'Abuzer Kadayıf', 'Manisa Tarzanı' ya da 'Mutluluk' filminde olduğu gibi. İçerisinde bulunduğunuz projeleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz? Talat Bulut'un kıstasları nelerdir?

"İşte evrensel ölçülerde unutulmayacak bir aktör Talat Bulut." Yo yo yanlış anlamayın bunu ben söylemiyorum. Bu cümle "Her Şeye Rağmen" adlı filmimin Amerika'da gösterimi sonrası önemli bir film eleştirmeninin yazısından alıntıdır. Var olan spectrumlu (yelpazesi geniş) plastiğimi, aktörlüğümü hala besleyerek, değişik, birbirleriyle asla kıyaslanamayacak rol kişiliklerine bürünerek sinematografimi zenginleştirmek. Bu söylediklerimi bugüne dek yaptığım filmlerimde görebilirsiniz zaten.

Filmde oynadığınız karakter büyük şehrin riyakarlığından, yalanlarından kaçmak ve anını yaşamak isteyen bir adam. Bir sanatçı olarak günün birinde her şeyi bir kenara bırakıp çekip gitmeyi düşünür müsünüz? Filmde söylediğiniz gibi kendinizi tanımlayabilir misiniz?

Gerçek aktörleri filmlerindeki rol kişilikleriyle karıştırmamak gerek. Bilakis, ben sorumluluk bilinciyle hareket eden, son derece realist düşünüp yaşayan bir adamım. Oynadığım karakterlerle asla özdeşleşmedim. Koltuğunda oturan seyirciyi o illüzyona sokmak başarıdır. "YAŞAM BİR SAVAŞIMDIR" çekip gitmek yerine üstüne gidip kazanmayı gerektirir.

Livaneli'nin bu güzel kitabının sinemaya aktarılması projesinde yer aldığınız gibi, hayalinizde ya da planlarınız arasında böyle sizin için özel çalışmalarda yer almak da var mı? Gerek Türk sineması, gerekse tiyatro açısından bulunmak istediğiniz bir proje var mı?

Her aktör ya da her işini doğru yapan aktör gibi benim de ayrıcalıklı kıldığım roller var tabii. Örneğin bir darülaceze hikayesi var. Ayrıca komedi var. Zaten bunca sene direndikten sonra televizyona yaptığım (2003 yılı Aşk Olsun, 2005 yılı Saklambaç) iki iş de komediydi.

Tiyatroya gelince; tiyatro kökenli bir aktörüm. Ankara Sanat Tiyatrosunda yıllarca oynadım. Şimdi tiyatro düşünmüyorum ama farklı bir proje fikrimi değiştirebilir. Globalleşen dünyada sinemamızla var olabileceğimize inanıyorum. Türk kimliğinin sanatıyla, kültürüyle, edebiyatıyla (Orhan Pamuk müthiş bir örnektir) kendini göstermeye ihtiyacı vardır.

Sizi magazin haberlerinde ve TV dizilerinde görmüyoruz. Belirli bir duruşu olan ve oldukça seçici davranan bir sanatçısınız. Bize Talat Bulut'un hangi yazarları okuduğunu, kimleri dinlediğini, beğendiği oyuncuları ve yönetmenleri söyler misiniz?

Evet okuyorum. Bu konuda kızım Hazal ile yarışıyoruz. Annesi Pınar ile ona okuma alışkanlığı kazandırdığımız için çok mutluyuz. Yayın dünyasının merkezi biliyorsunuz Frankfurt Kitap Fuarı. Bizde de bu etkinlik büyük ivme kazandı. Okur oranı artmasa da var olan okuyucunun yetişmesini zorlayan bir yayıncılık var. Tabii dünya edebiyatını takip ederken, felsefeye olan özel ilgimi de belirtmeliyim Ve tarih tabii ki. Albert Camus, Nietzsche, Paul Auster, Umberto Eco.

Son zamanlarda en çok Cecilia Bartoli dinliyorum (yaşayan en büyük mezzo soprano), cazz bach ve Fransız chansonlar. Bizden de sadece otantik türküleri. Yönetmen olarak Fasbinder, Lars von Triers, Tarkovsky Almodovar; oyunculardan ise Al Pacino, Jeremy Irons, Emma Thompson'ı beğeniyorum.


Tiyatrocu kimliğinizle "Film yönetmenindir, tiyatro oyuncunundur, dizi rayting'i sağlayan seyircinindir" görüşüne katılıyor musunuz?

Evet, dünya sinemasında film yönetmenindir. Bizim sinemamızda oyuncu-yönetmen iş birliğinin ortaya iyi film çıkaracağını düşünüyorum. Tiyatroda doğal olarak aktörün canlı performansı söz konusu. Dizi-rayting bağlamında ise durum daha kompleks.

Türk sineması oldukça iyi projelere imzasını atıyor. Siz Türk sinemasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türk sineması henüz tam endüstrileşememiş olsa da ciddi bir devinim halinde. Şu sıralar peşpeşe vizyona giren yerli üretimler var ama kantiteye değil kaliteye bakmak gerek.

Eskiden sinemalarda Türk filmleri çok nadir gösterime giriyordu. Şimdi ise yapılan çoğu Türk sineması büyük izleyici kitleleriyle buluşuyor. Yine de Türk sinemasına devlet desteği olmalı mı?

Türk sinemasına devlet desteğine gelince; evet gerekli ama özerk olmalı. Sanat özgür kalmalı, özgürlüğünü yaşamalı, sansürsüz yaşamalı... Futbola sağlanan destek sanata da sağlanmalı.

Bugüne kadar birçok ödüle layık görüldünüz. Örneğin, Türk sineması için oldukça büyük önem teşkil eden Antalya Film Festivali'nde 'Melekler Evi' ile en iyi erkek oyuncu ödülünü aldınız. Ödüller bir sanatçıya neyi ifade eder?

Ödül bir sanatçıya ne ifade eder? "ONAY" ifade eder. Takdirin tescilidir ödül. Bir sanatçının buna ne kadar ihtiyacı var. Verilen ödülleri de koşullar çerçevesinde, zamanında reddedebilmiş bir aktör olarak benim için "Must" değildir.

Sanata verdiğimiz değer ölçüsünde, rafine bir toplum olabileceğimizi düşünüyorum. Tüm Ankara Koleji camiasına sevgiler, saygılar.


talat bulut la yapılmış bir röpartaj.bir kez daha kendisini çok taktir ettim.




-------------------------------------




Yener SÜSOY
Güzelliği yetenek sananlar var


Medet Bulut, TCDD'nin Sarıkamış istasyonunda görevli bir yol memurudur. Görevi her gün bir istasyondan diğer istasyona ortalama 40 kilometre yürüyerek rayları kontrol etmektir.

O Medet Bey ki, bir gün Samsun'a tayini çıkacak, bütçesine uygun bir kiralık ev bulamadığı için ailesiyle birlikte günlerce yük vagonunun içinde yaşayacaktır. Vefakár ve cefakár eşi Altun Bulut ise 10 doğum yapmış güçlü, zeki, becerikli bir Anadolu kadınıdır. Talat Bulut da, işte bu çiftin 23 Mart 1956'da Sarıkamış'ta dünyaya gelen tekne kazıntısı oğullarıdır. Pınar Afşar ise Türkiye'nin iki dev sahne sanatçısı Esin Afşar ile Kerim Afşar'ın biricik kızlarıdır, Talat Bulut'un 16 yıllık eşidir. Hazal 1996 doğumludur, Pınar ile Talat'ın üzerine titredikleri sevgili kızlarıdır. ‘‘Aşk Olsun’’un Timur'u, sevgili eşi Pınar'ın deyişiyle ‘‘Çok uygar, çok rafine, çok doğru bir Doğulu’’, sıra dışı, sisteme uymaz, adrenalini her daim yüksek, yüksek tansiyonlu, çok inatçı, çok prensipli. Sigara içmiyor, alkol almıyor, gece araba kullanmıyor, bara pavyona gitmişliği yok, çok usta bir aşçı, gözünü budaktan sakınmıyor. Antalya Film Festivali'nde kazandığı ‘‘Altın Portakal’’ı almaya gitmiyor, pijamalarını giyip töreni televizyondan izliyor. Hazal-Pınar-Talat Bulut üçlüsünün Kadıköy Feneryolu'nda buram buram sevgi, sanat, mutluluk kokan sıcak yuvalarında neler konuşulduğuna gelince...


Sinemada gerçek arkadaşlığa inanmıyorum


Yeşilçam'da beni hayal kırıklığına uğratan yönetmenlerin başında Atıf Yılmaz gelir. Atıf Bey beni kullanmaya çalıştı, mesela Türkan Hanım'la film yapacağını söyleyip bana rol verdi, rolüm için 10 kilo zayıfladım, ondan sonra çıkıp filmin iptal olduğunu söyledi. ‘‘Bekle Dedim Gölgeye’’ filminin başlamasına üç gün kala önceden verdiği rolü değiştirmeye kalktı.

Tarık Akan belli formatlarda iyi oyuncudur ama, arkadaşlık ilişkileri beni hayal kırıklığına uğratmıştır. Sinema dünyasında gerçek arkadaş ve dost ilişkisi olacağına inanmıyorum.

Rahmetli Yaman Okay'la göz göze oynayamazdım, birbirimize çok gülerdik. Sonunda Rutkay Aziz, her gülüşe 25 lira ceza koydu, ay sonunda maaş almaya gittiğimizde borçlu çıkardık. Bir gün Rutkay da güldü ve o gün ceza kalktı.

İlk filmim Hazal'ın yönetmeni Ali Özgentürk, Mardin'in Derbini Köyü'ndeki çekimlerin ilk haftasında nedense bana küstü. Nedenini hálá anlamış değilim, Türkan Şoray'ı mı kıskandı, vallahi hálá bilmiyorum. Çekim boyunca oyuncu-yönetmen ilişkisini yardımcısı Şahin Gök'le sürdürdü.


Jön yok diyenlere, önce ne aradıklarını sormalı


- Türkiye'de ‘‘Jön yok’’ diyenlere önce ne aradıklarını sormak lazım. Türkiye'de güzelliğin yetenek olduğunu sananlar var, halbuki yetenek insanı güzelleştirir. Ben yetenekli olduğum için güzel bir adamım, jön değilim, aktörüm. Jön Fransızca bir kelimedir, güzel ve genç adam anlamındadır. Ben perdede yakışıklı, cazibesi olan bir adamım ama, aktörüm de. Ben de ortaya çıkıp ‘‘Türkiye'de jön-dam yok’’ desem ne olur, benim için oyuncu olması önemli...


Rutkay’la anlaşamadık


- Ankara Kurtuluş Lisesi'ni 1975'te bitirdim, üniversite sınavlarını kazanamadım, oysa tıp okumayı çok istiyorum. Bunun üzerine ağabeyim beni devlet memuru yapmak istedi, ondan kaçmak için Ankara Sanat Tiyatrosu'nun oyunculuk kurslarına başvurdum. Sınav günü AST'ta odaya girdiğimde, karşımda jüri olarak başta Rutkay Aziz, Rana Cabbar olmak üzere 6 kişiyi buldum. Bana bazı oyunlardan pasajlar oynattılar, sonunda 450 kişi arasından ben dahil 15 kişi seçildi. Tam bir yıl boyunca bir kurs gördük ve sonunda birinci seçildim. Ama, AST'ın genel sanat yönetmeni Rutkay Aziz'le 4 yıl boyunca pek anlaşamadık. Yönetmen Rutkay'ın hayranıyım, bu konuda inanılmaz bir ustadır, ama nedense kişilik olarak onunla uyuşmadık.


Dorsay’ın ödül pazarlığı


- Sinema eleştirmeni Atilla Dorsay nedense benimle çok uğraşır; mesela ‘‘Her Şeye Rağmen’’ için ‘‘Robert de Niro'ya özenip kilo alan, saçını kazıtan Talat Bulut seyircinin ilgisini çekmedi’’ diye yazdı. Hakikaten de film o sıra Türkiye'de pek iş yapmadı. Bir ay sonra Cannes'da ödül aldı, Mannheim'da birinci, Korsika'da üçüncü oldu, Bari'de ‘‘En İyi Film’’ seçildi. Tekrar Türkiye'de vizyona girdi ve inanılmaz büyük iş yapmaya başladı. Dorsay, bu sefer ‘‘Talat Bulut'un oyunculuk anlayışının Niro'ya benzemesi kutlanması gerekir’’ diye yazdı. Böyle bir saygısızlık olabilir mi?.. Aynı Atilla Dorsay, başkanı olduğu SİYAD-Sinema Yazarları Derneği'nin 2002 ödülleri öncesinde benimle pazarlık yapmaya kalkıştı. Beni telefonla arayıp ‘‘Talat, biz bu ödülü mutlaka sana vermek istiyoruz, beni reddetme. Sen nasıl olsa en iyi oyuncu ödülünü kazanırsın ama, bu sene bu ödülü vermemiz gereken başka isimler, onların ömürleri senden kısa’’ dedi. Dünyanın hiçbir ülkesinde bir jüri başkanı böyle bir şey yapar mı?


Oyunculuğu bazı yönetmenlerden daha iyi bilirim


Ben oyunculuğu bir sürü yönetmenden daha iyi bilen bir aktörüm. ‘‘Kurtar Beni’’de bir imamı oynuyorum, yönetmen Halit Refiğ; bir yakın planda değişik bir mimik yapmamı istedi, reddettim. İstediği imamın ruhuna aykırı, ısrar etti, ağız kavgası yaptık ama, sonunda yine benim dediğim oldu. Refiğ Usta, üniversitedeki derslerinde bunu anlatıp doğruluk adına beni övüyormuş, onu büyük saygı duyuyorum.

Aynaya baktığım zaman kendimi yakışıklı olarak görmüyorum, ben çok sıcak, cazibesi olan samimi bir adamım.

Kayınpederim Kerim Afşar çok ciddi bir aktördür, Devlet Tiyatrosu'nu kulislerde içki içildiği için bıraktığını söylerdi. Kerim Afşar oyuna çıkacağı zaman 6 saat öncesinden alkolü anımsatacak herhangi bir şey koymaz ağzına. Yeteneksiz, seks filmlerinde poposunu gösteren sözde tiyatrocu hokkabazın Kerim Afşar için ‘‘Ankaralı Kazma’’ dediğini kendi kulaklarımla duydum. O saygısız adamı ömrümün sonuna kadar affetmeyeceğiz.

1980-1984 arası aç yaşadım ama, yine de iyi film yapmak adına Banu Alkan, Ahu Tuba gibi isimlerle film çevirmem için teklif edilen yüksek rakamları reddettim. O tarihte bekar olarak Cihangir'de yaşıyorum, perdem yok, eski çuvallar bulup pencereleri kapattım. Kimse görmesin diye gece yarısından sonra ıslak gazete kağıdıyla pencereleri silip, temizlik yapıyordum. Yemin ediyorum, 1 ekmekle 5 yumurta alırdım, bunu öğünlere bölerdim, öyle beslenirdim. Ev kiramı da doktor olan Nihat Ağabeyim gönderirdi.


Ben Manisa Tarzanı’yım diyorum polisler yemezler oğlum diyor


Manisa Tarzanı'nı ekim-kasım aylarında çektik, Spil Dağı'nda günlerce bir tek siyah şortla dolaştım, hava inanılmaz soğuk. Hatta bir ara hastalanıp ölümlerden döndüm. Saç sakalı kestirmişim, o sırada kendime özel çok sıkıntılarım var, Manisa'da otelden çıkıp salaş giysilerle sokakta yürümeye başladım. Dalgın dalgın yürürken bir ıslıkla kendime geldim. Baktım bir karakol, kapıdaki polis eliyle beni çağırıyor. Kimliğimi istedi, o anda kimlik yok üstümde, iyi mi? Kaldığım beş yıldızlı otelin adını söyledim, ‘‘Yok ya’’ diye benimle dalga geçmeye başladı. Beni daktilo başındaki bir memurun önüne götürüp ‘‘Bu herif kimliksiz dolaşıyor, ifadesini alıp nezarete atın’’ dedi. Baktım iş iyice ciddiye biniyor, ‘‘Affedersiniz, ben Talat Bulut, hani Manisa Tarzanı'nı oynuyorum ya’’ dedim. Polisler kahkahalarla gülüyor ‘‘Hadi ya’’ diyerek. Birisi yakamdan tutup ‘‘Sen kiminle dalga geçiyorsun lan?’’ dedi. Ben hálá yemin ediyorum Talat Bulut'un diye. ‘‘Ulan, onun saçı sakalı uzun’’ diyorlar, ben yeni kestiğimi söylüyorum. Cevap aynı ‘‘Yemezler oğlum.’’ Bir saattir kan ter içinde Talat Bulut olduğumu ispat etmeye çalışıyorum, kimse inanmıyor. Tam ifadem alınıp nezarethaneye atılacakken içeri biri girdi, o anda beni gözlerimden tanıdı. Önce arkadaşlarına da inanmadı polisler. Sonunda kaldığım otele telefon edip gerçeği öğrendiler ve güle oynaya beni odamın kapısına kadar götürdüler.


Ataizi, magazin malzemesi


- ‘‘Melekler Evi’’nde Hande Ataizi'yle oynamayı kabul ederken yönetmen Ömer Kavur'a ‘‘Bu hanım magazin dünyasının malzemesi, bizi sette kullanmasına engel olun’’ dedim. ‘‘Sen hiç merak etme’’ cevabını aldım ama, inanmadım. Van'daki çekimler sırasında ben tifoya yakalandım, hastaneye kaldırıldım, bir günde 6 kilo verdim. Ertesi gün gazetelerde çıkan haber, hanımefendinin bir pozuyla birlikte ‘‘Hande Ataizi tifo oldu’’ idi. Ben Hande Ataizi'nin iyi oyuncu olmadığını söyledim, o da benim için ‘‘Senaryo çalışalım diye beni göle davet etti’’ diye kuyruklu bir yalan uydurdu. Ömer Kavur'un bugüne kadar neden sessiz kaldığını anlamış değilim.


Golf sosyete sporu değil


Antalya'da ‘‘Aşk Olsun’’ dizisini çekerken bir golf oyunu sahnesi vardı. O gün golfa merak sardım, çok keyifli bir spor. Söylentilerin aksine golf hiç de sosyete sporu değil, İstanbul Golf Klübü'nde düzenli olarak oynuyorum.

Futbolla aram çok iyidir, İzmir Şirinyer futbol takımının başarılı bir kalecisiydim, övünmek gibi olmasın Galatasaray taraftarım.

eymen_gonca
18-10-07, 22:54
DİZİLER VE TÜRKİYE GERÇEĞİ!

Kış geldi artık. Çoktan botlar, çizmeler giyilmeye başlandı, mantolar çıkarıldı... İnsanların daha çok evlerinde vakit geçireceği, havaların erken karardığı, komşunuzla ayaküstü 10 dakika konuşmanıza izin vermeyen soğuk havalar geldi.

Bu mevsim değişikliği bizleri daha çok evcimen yapıyor belki de. Evde olunca da televizyon vazgeçilmez oluyor. Sezon başladığından beri her televizyonu açışımda yeni bir diziyle karşılaşıyorum. Onlarca dizi yapılmış, hangisi tutarsa o yayında kalır anlayışı.

Bazen iyiler yayında kalıyor, kötü olmasa da yarışta arka sıraya kalanlar yayından kaldırılıyor. Bazense tam tersi. İyi de olsa kötü de olsa bir bakmışsın dizi tarih olmuş...

Hollanda kanallarına bakıyorum, onlarda öyle yeni diziymiş, destanlar yazarmış olayı tabii ki yok. Entrika, yalan, aldatma, mafya, aşk, tutku, paylaşılmama falan yok. Olmayınca bizim diziler kadar heyecanlandırmıyor, meraklandırmıyor insanı.

Hollanda kanallarında Hollandaca programların dışında ya yabancı film oluyor ya Amerikan ya da İngiliz programlar. Tabii hepsi de altyazılı. Bunu özellikle belirtiyorum. Çünkü bir filmi ya da programı orjinal sesiyle izlemek kadar güzel bişey yok! En kısa zamanda Türkiye`de de uygulanmalı bence. Avrupa Birliği uyum süreci içerisinde kesin gerçekleşir bu uygulama zaten.

Konuya dönüş! Uydunun ani dönüşüyle (yaklaşık 9 saniye) Türk televizyonlarına geliyorum, belki film iyi ama dublajlı olmasının verdiği bir sahtelik oluyor filmde ve izlenmiyor. E geriye ne kalıyor? Digiturk ve ana kanallarımızdaki diziler. E Digiturk'ten de yeteri kadar izleyince son seçenek diziler oluyor.

Yeni dizilerden iyiler tabii ki var. Bıçak Sırtı ve Annem çok iyi diziler. Eskilerden Yaprak Dökümü yine izlettiriyor kendini. Ama bu kadar çok yeni dizi olmasını anlayamıyorum. Her yeni dizi reklamı gördüğümde inanın içim cız ediyor. Neden mi?

Bizim yenecek ekmek bulamayan insanlarımız, okula gidemeyen kız-erkek çocuklarımız, yaşamını sürdürmek için her şeye katlanan kadınlarımız, Türkiye`nin her yerinde okuma yazma bilmeyenimiz, belki sadece Ramazan ayında hatırlanan ailelerimiz var. Daha var da var.

Peki bir dizinin bölüm maliyeti nedir? 5 bölümden sonra yayından kaldırılan ve böyle 10 tane dizi daha düşünün. Zaman, para, emek ve harcanan diğer her şey.

Peki neden yayından kaldırılır bu diziler? Çünkü bizler elimizdeki o minik kumandayla offf deyip başka bir kanala zaplarız. Lütfen izlerken ve zaplarken daha seçici olun ve Türkiye`nin değiştirilemeyen gerçeklerini de düşünün.

İşte size en kolay iki örnek. Bu uçurum ne zaman kapanır ancak o zaman biz o zaman kalkınmış bir ülke olabiriz. Daha gerçekçi bir cümle, bizler bu uçurumu ne zaman kapatırsak o zaman kalkınmış ülke olabiliriz.

gecce.com

HOLLANDA
Güliz Van Zadelhoff

CveB
20-10-07, 16:53
http://i219.photobucket.com/albums/cc225/CveB_album/a-1.jpg

http://i219.photobucket.com/albums/cc225/CveB_album/a-2.jpg

CveB
20-10-07, 16:57
http://i219.photobucket.com/albums/cc225/CveB_album/a-3.jpg

http://i219.photobucket.com/albums/cc225/CveB_album/a-4.jpg

CveB
20-10-07, 16:59
http://i219.photobucket.com/albums/cc225/CveB_album/a-5.jpg

poppy
22-10-07, 09:20
Hangi filmler yarışıyor?

*Mutluluk - Yönetmen: Abdullah Oğuz
Oyuncular: Özgü Namal -Talat Bulut - Murat Han
n Adem’in Trenleri - Y: Barış Pirhasan, O: Cem Özer - Nurgül Yeşilçay
* İyi Seneler Londra - Yönetmen: Berkun Oya
O: Ülkü Duru - Denis Lavan- Zuhal Olcay
* Janjan - Yönetmen: Aydın Sayman O: Selen Seyven - Berk Hakman
* Mülteci - Yönetmen Reis Çelik O: Haluk Piyes - Halil Ergün
* Münferit - Y: Yavuz Altun, O: Ali Erkazan - İdil Fırat - Mahir İpek
* Rıza- Yönetmen: Tayfun Pirselimoğlu
Oyuncular: Rıza Akın - Nurcan Eren
* Saklı Yüzler- Y: Handan İpekçi, O: Şenay Akın - Berk Hakman
* Sis ve Gece - Yönetmen: Turgut Yasalar
O: Uğur Polat - Selma Ergeç
n Yaşamın Kıyısında - Yönetmen: Fatih Akın
O: Nurgül Yeşilçay - Baki Davrak
* Yumurta - Semih Kaplanoğlu O: Saadet Işıl Aksoy - Nejat İşler
* Zeynep’in Sekiz Günü - Cemal Şan, O: Fadik Sevin Atasoy, Mustafa Üstündağ

sarıseren
27-10-07, 07:46
--Gaf Kürsüsü--
Duyarlı okurumuz Hesna Tosun, Annem dizisinde rastladığı önemli bir ayrıntıdan söz ediyor: Gazeteci Ayşe, kolundan vurulduktan sadece iki gün sonra bir kolu sargılı olduğu halde otomobil kullanıyor. Trafik terörüyle boğuşan bir ülke için kötü bir örnek.

Yüksel Aytuğ/Sabah

CveB
27-10-07, 12:21
Milliyet TV ekinden

Musa'nın Zeynep'e gönderdiği süpriz mektup,Zeynep'i her ne kadar fark ettirmemeye çalışsa da derinden etkilemiştir.Musa ile Ayşe ise ciddi ciddi ayrılığın eşiğine gelmişlerdir.

sarıseren
03-11-07, 12:50
Perşembe birincisi

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/4015539.jpg

Perşembe birincisi Kanal D, perşembe günü "Annem"le "Kavak Yelleri" adlı dizileriyle yine birinci oldu.

Kanal D, perşembe günü "Annem"le "Kavak Yelleri" adlı dizileri, Ana Haber Bülteni ve birbirinden kaliteli programlarıyla milyonları ekran başına kilitleyip yine birinci oldu. Başrollerinde Talat Bulut, Vahide Gördüm, İlhan Şeşen ve Duygu Yetiş'in oynadıkları "Annem" dizisi, A/B Sosyo Ekonomik Statü’de yüzde 11.9 reyting ve yüzde 33.5 izlenme payı ile birinci oldu.

Hürriyet/Kelebek

ggnibsgk
10-11-07, 15:11
Asıl siz kendinize bakın!

Başladılar yine, “asıl siz kendinize bakın” demeye... Genelde daha iyi bir doneyle karşınıza çıkamazlar zaten. Herhangi bir tartışmada, söyleyebilecekleri en yaratıcı cevap budur:

“Asıl sen kendine bak!”

Kazık kadar adam olmuş, verdiği cevap bu kadar işte...

Dün dedim ya, “adam kalmadı, biz de dizi erkekleriyle oyun oynuyoruz” diye...

Başladılar hemen,

“Asıl siz kendinize bakın! Sanki ortalıkta düzgün kadın var da...”

Tamam bakalım.

Bugün de sizin için bir oyun oynayalım.

Beğendiğiniz kadını seçin, size kim olduğunuzu söyleyeyim...

Zeynep eğilmez (“Annem”).

Ben hiçbir erkeğin onu tercih edeceğini sanmıyorum. Yemez...

Yani oradaki karakteri çok beğenirler, takdir ederler ama...

Ama hiçbiri öyle bir kadınla birlikte yaşamak istemez. Şahsiyetli, tepesi atarsa “hadi len” diyebilecek, cevap veren bir kadın.

Bunlar var ya, neye katlanamıyorlar biliyor musunuz? Cevap veren kadına...

Herhangi bir konuda hem de... “Hayır, öyle değil, böyle” dediğinizde “Nasıl yani?” oluyorlar.

Bu yüzden trafikte onları sollayan bir kadınsa deliriyorlar ya...

Kocasından daha fazla kazanan kadınlar daha çok dayak yiyormuş ya...

Neden?

İşte bu yüzden.

Adam hırsını başka türlü çıkaramıyor. Başka türlü yetişemiyor. Terbiyesizler...

Bu konuyu ayrıca yazacağım.

Yani erkekler şahsiyetli ve bunu korumaya çalışan kadınlarla birlikte yaşamak istemez. Çünkü ezilirler.

Ya bu arada, haddim midir bilmiyorum ama Vahide Gördüm’ün oyunculuğunu tebrik, tebrik, tebrik ediyorum. Onu seyredip oyunculuk neymiş herkes görsün istiyorum.

Başka bir kadına geçelim:

Şehrazat (1001 Gece).

Erkekler bu tür kadınlar konusunda ikiye ayrılır. Bir grup erkek, “Kadın mı yok abi, onunla mı uğraşacam? Hele o kadar param olacak...” diyenler...

Veya şey olanlar... Onun tam bir adı var da yazamıyorum; hani sonu ’salak’la biten...

Sado-mazo ilişkilerden hoşlanır onlar. Ezildikçe, hakaret yedikçe kadına bağlanır. “Yakalarsam muck muck!.. sendromu.” Yakalanmayacaksın...

Yakalarsa...

Yasemin (Hatırla Sevgili).

Hıh! Tam size göre değil mi?

Kerameti kendinden menkul erkeklere...

Hem çalışsın hem evine baksın. Hem de çocuğa... Hırsı da olmasın. Hem bakımlı hem de güzel olsun. Hem okumuş olsun hem de hizmet etsin. Hiç cevap vermesin. Haklı da olsa, sussun.

Yahu, sen kimsin ki, ne yapıyorsun ki, bütün bunları bir kadından veya bir insandan talep edebiliyorsun?

Ne cesaret!

Bu adamları 1-2 ay “Annem”in yanına staja yollayacaksın ki, hanyayı konyayı anlayacak...

Üff...

İçim sıkıldı bu tür adamlardan.

Biraz da güzel erkekleri yazmak istiyorum.

Güzel...

Yok mu yaa?

Dilek Önder'in 09.11.2007 tarihli Vatan Gazetesindeki yazısı....)

lety_ayse
17-11-07, 12:47
Ayşe bebeği doğurma konusunda kararsızdır.Musa ise evlenmeye karar verir.Fakat Ayşe,sırf karnındaki bebek için evlenecek bir kadın değildir.Zeynep ise Musa veAyşenin bebeklei olacağı fikrine kendini alıştıramamıştır.


Milliet Televizyon eki

LİSA
30-11-07, 11:52
Cavit Çetin Güner, "Yalancı Yarim" dizisindeki rol arkadaşı Barış Akarsu'nun ölümünün ardından yaşadıklarını anlattı.


"Annem" dizisinde Eymen rolüyle karşımıza çıkan Cavit Çetin Güner, "Yalancı Yarim" dizisindeki rol arkadaşı Barış Akarsu'nun ölümünün ardından yaşadıklarını şöyle anlattı: "Haberi alınca şok oldum. Hep bir umut vardı içimde ama olmadı. Hastanede kaldığımız birkaç gün Merve'yi kameralardan sakladım. Sonra kendisinin gittiğini görünce karışmadım."

- Biraz kendinizden bahseder misiniz?

21 yaşındayım. Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuarı Tiyatro Anasanat Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisiyim. Fakat okuldaki beşinci yılım. Daha önce "Hayat Bilgisi", "Ödünç Hayat", "Yalancı Yarim" dizilerinde oynadım. Şimdi de "Annem" dizisinde yer alıyorum.

- Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı?

Lise tiyatrosunda arkadaşlarımdan etkilenip bende bir şeyler yapmaya başladım. Konservatuvarı denedim, kazanma ihtimalim yok diye bakıyordum. Açıkçası sınav günü biraz şanslıydım.


- Genel anlamda da şanslı olduğunuzu düşünür müsünüz?

Aslında hiçbir zaman şanslı olduğumu düşünmüyordum.

- İlk projeniz bir reklam filmiydi değil mi?

Üniversite döneminde paraya ihtiyacım olduğu için çalışmam gerekiyordu. Okul saatleriyle part-time çalışacak vaktim bile yoktu. O dönem tam 16 iş görüşmesine gittim. En son da kendime güvenim gitmeye başlamıştı ki, ilk reklam filmimde oynadım.

- Sonra da "Hayat Bilgisi"nde yer aldınız.

Evet, onunda çok ilginç bir hikayesi var. O dönem Esra Akkaya ile çalışmaya başladım. Oyuncu seçimi için herkesi bir araya getirmek için toplantı düzenlemişlerdi. Ama benim ayaklarım geri geri gidiyordu. Çünkü dizilerde rol almak istemiyordum. Benim babam taksici, bir gün arabaya Ceyhun Yılmaz binmiş. Babam, "Benim oğlanda sizin diziye girecekti. 'Yapmak istemiyorum' dedi sonra da pişman oldu" demiş. Sonra beni tanıştırmak için götürdü. Oradakiler de "Gel sana bir şeyler yazarız" dediler. Böylece altı bölüm "Hayat Bilgisi"nde rol aldım.

- Peki bu ilginç rastlantıdan sonra da şanssız olduğunuzu mu düşündünüz?

(Gülüyor) Bir tek oyunculuk konusunda şansım yaver gitti.

- Annem dizisinde Eylem karakterini canlandırıyorsunuz. Bu teklif "Yalancı Yarim" devam ederken mi geldi?

Evet, o zaman geldi. Ben şimdiye kadar hep komik adamdım. Bu projede ise daha aklı başında bir çocuk oldum. Güzel bir dizi, çok severek rol alıyorum. Vahide Gördüm gibi bir ustayla aynı dizide yer almak muhteşem bir duygu.

- Küçük yaştan beri çalışmaya başladığını söylüyorsunuz, zaten 21 yaşındasınız...

6 yaşımda okula başladım. Yanımda Zeki diye bir çocuk vardı. Her gün gazozla simit alıyordu. Bende evden para istedim. "İlkokul bitsin öyle vereceğiz" dediler. Bende o zaman musluktan su doldurarak satmaya başladım. Annem bir gün paraları görünce "Nedir bunlar?" diye sordu. Anlattım. Annemde suyu dezenfekte etti. "Bir iş yapıyorsan bari namuslu yap" dedi. Sonra komilik, garsonluk, pastacı çıraklığı, tezgahtarlık, kasiyerlik, gece bekçiliği gibi birçok işte çalıştım. Su satmak çok zevkliydi. Fazla bahşiş veriyorlardı, küçüğüm diye
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/4525453.jpghttp://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/4525459.jpg

sarıseren
01-12-07, 11:05
Zap'tiye

Binbir Gece'de Cansel, Yaprak Dökümü'nde Ceyda, Kavak Yelleri'nde Canan ve Leman, Sessiz Gemiler'de hizmetçi Gülşen, İki Aile'de Eda, Annem'de gazeteci Ayşe hamile. Üstelik hamileliklerin çoğu da nikahsız beraberliklerden. Senaristlerin kaleminde mürekkep yerine sperm mi var ne?

Yüksel Aytuğ/Sabah

delfin23
06-12-07, 05:59
Hayatın içinden

Kanal D'de yayınlanan 'Annem' dizisini izlerken hep aynı şey dikkatimi çekiyor. Talat Bulut'un canlandırdığı Musa karakterinin annesini görünce değişen şivesi... O kadar hayatın içinden alınma bir durum ki bu; beni eskilere götürüyor. İzmir'de doğup büyümesine karşılık baba tarafım Aydın Sultanhisarlı'ydı. İzmir'den yola çıkarken normal konuşan rahmetli babam, Sultanhisar tabelasını görür görmez başlardı 'Gari'lere, 'gidivedim, gelivedim' demeye... Dizide bakan rolünü başarıyla oynayan Bulut da belki memleketinden ayrı düşmüş pek çoğumuz gibi şive değiştiriyor annesiyle konuşurken! Bakanlığını falan unutup anasında gideriyor memleket özlemini... Zaten dizideki anaoğul ilişkisi de örnek alınacak cinsten. Sıcak, sevgili aynı zamanda da saygılı! Tıpkı ikisinin konuştuğu naturel şive gibi...

Nilgün K. Thmaz / Takvim

sarıseren
15-12-07, 01:27
Gençlerin pabuçları damda artık olgun starlar revaçta!


Bu sezon dizilerde gençlerden çok olgun starlar başrollerde. Nedeni ise basit: Çünkü onlar zaten yetenekli!..


Güzel kadınlarla, yakışıklı erkeklerin başrollerde olduğu Tv dizileri, bu sezon yerlerini olgunluk dönemindeki duayenlerin başrol oynadığı dizilere bıraktı. Bir zamanlar yan karakterlerde izlediğimiz; 'destek gücü' olarak senaryoya dahil edilen Türk sinema ve tiyatrosunun usta oyuncuları artık başrollere terfi etti. Erdal Özyağcılar 'Elveda Rumeli'de, Savaş Dinçel 'Sessiz Gemiler'de, Haluk Bilginer ve Sumru Yavrucuk 'Sevgili Dünürüm'de, Halil Ergün 'Yaprak Dökümü'nde, Türkan Şoray ve Cihan Ünal 'Aşk Yeniden'de, Bülent Emin Yarar 'Arka Sıradakiler'de, Vahide Gördüm ve Talat Bulut ise 'Annem'de oyunculuk performanslarıyla göz dolduruyor.

Kaynak:Günaydın/Sabah

sarıseren
15-12-07, 01:44
Faruk Turgut
(Sevgili Dünürüm' ve 'Annem' dizilerinin yapımcısı)

TV izleyicisinin beklenti düzeyi arttı
Türk seyircisinin son dönemde beklenti düzeyi çok artınca karakterlerin seyirciye inandırıcı gelmesinde bazı sorunlar olmaya başladı. Beklentiye cevap vermek adına, yapımcılar, karakterleri hakkıyla canlandıracak gerçek oyuncuları tercih etmeye başladı.

Kaynak:Günaydın/Sabah

:img-wink:

sarıseren
16-12-07, 01:45
Gaf Kürsüsü
Annem dizisindeki Bakan Musa Bayrı, makam şoförlüğünü yapan kayınbiraderi ile beraber meyhaneye gidip, rakı-balıkla bir güzel kafayı çekiyor. Bir süre sonra şoförün dili bile pelteleşiyor ama ikisi de "dönüşü" düşünmüyor. Ee, Bakan da bunu yaparsa?..

Yüksel Aytuğ/Sabah

sarıseren
16-12-07, 01:48
Aşk üçgeninde köşe kapmaca

Bugün dersimiz geometri. Konumuz ise üçgenler. Ancak bildiğiniz üçgenlerden söz etmeyeceğim. Yerli dizileri esir alan "aşk üçgenlerinden" bahsedeceğim. Efendim, bizim dizilerde tek kişilik aşklar, ne karakterleri ne dizi izleyicilerini keser. Aşk üçgeninin iç açılarının toplamı 180 dereceye olmasa da şöyle en az 18.0 izlenme payına tekabül etmelidir. Olmazsa, olmaz. Bizdeki karakterler mutlaka iki aşk arasında sıkışıp kalırlar. Önlerinde her zaman çatallaşan bir yol vardır ve hangi yola sapacaklarına bir türlü karar veremezler. Örnek mi istiyorsunuz? İşte şaşırtıcı liste:Annem dizisinde Bakan Musa Bayrı, bir yanda Ayşe'ye sevgi beslerken öte yanda eski karısının yakın ilgisine de kayıtsız kalamadı. Bakanın eski karısı ise hem Bakan'ı hem de bir polis Ali'yi idare eder göründü. Ayran gönüllülük bakanın ailesinde yaygın bir genetik miras olsa gerek, Bakanımızın kardeşi de karısını, sevgilisiyle aldatmaya başladı.

Yüksel Aytuğ/Sabah

sarıseren
22-12-07, 01:27
Yok mu bir çalışan?

Eminim sizin de dikkatinizi çekiyordur. Yerli dizilerde iş sahipleri mesleklerini icra edeceklerine sürekli gönül işleriyle ilgileniyorlar. Örneğin Binbir Gece'de koca holdingin işleri nasıl yürüyor hiç anlamış değilim. Zira iki ortağın iş düşündüğü filan yok. Varsa yoksa çapkınlık. Arada lütfedip bir-iki yönetim kurulu toplantısına katılıyorlar. Onda da kız yüzünden kapışıp, birbirlerine küsüyorlar. Şehrazat ise hangi arada mimarlık yapıyor, bilmiyorum. Annem dizisindeki milletvekilini de bir gün Meclis'te gördüğüm yok. Milletvekili Musa Bayrı hazretleri gün gezen ev kadını misali kapı kapı dolaşıyor. Bizim dizilerde proje çizen mimara, davaya giren avukata, ameliyat yapan doktora rastlamak neredeyse mümkün değil. Bakacak olursanız, tripleks villada oturmayan cipe binmeyen karakter yok. İyi de nereden geliyor bu değirmenin suyu?

Yüksel Aytuğ/Sabah

sarıseren
02-01-08, 07:20
Mesaj bu kez adresine ulaştı

Geçen hafta bu sütunlarda Annem dizisindeki hatalı mesaja dikkat çekmiştik. Koca bakan, şoförüyle birlikte geldiği meyhanede karşılıklı kafayı çekmişti. Biz de "Geri dönüş yolunu düşünmediler mi? Şoför, bakanın otomobilini alkollü mü kullanıyor?" diye sormuştuk. Bu hafta Yaprak Dökümü'nde Tahsin, kendi otomobiliyle Fikret'i restorana yemeğe götürdü. Sonra içinden rakı içmek geldi. Fikret telaşla müdahale etti: "Ama otomobil kullanmayacak mısın?" Tahsin Bey, karısını ve biz ekran başındakileri rahatlattı: "Boş ver, taksiyle döneriz eve..." Belli ki Yakından Kumanda'nın mesajı adresini bulmuştu.

Yüksel Aytuğ/Sabah

sarıseren
20-01-08, 01:04
Bir nine ağlamış, kime ne?

Cuma sabahı Moda'dan bir hanım okurum aradı. Sesi titriyordu. "Benim 90 yaşındaki annem televizyonda sadece Annem dizisini izliyor. Perşembe akşamları eşimle birlikte onu Pendik'ten alıp, bize getiriyoruz. O dizi, sanki onu hayata bağlıyor. Aslında konusunu filan da pek idrak edemiyor ama bu diziyle arasında müthiş bir bağ oluşmuş. Dün yine kendisini alıp, eve getirdik. Ama Kanal D'de Annem dizisi yayınlanmadı. Gözyaşlarına boğulan yaşlı annemizi bir türlü ikna edemedik. Bizden şüphelendi. Sandı ki diziyi biz ona izletmiyoruz. 'Siz artık beni istemiyorsunuz' diye tutturdu. Ne yapacağımızı bilemedik..." Kanalların keyfi program değişiklikleri artık "alışılageldik" hadiseler haline geldi. Sadece Kanal D mi? Büyük kanalların hemen hepsi, karşı kanaldaki maç yayını, ya da reklamverenlerin bütçe faaliyetlerini gerekçe göstererek, sevilen programları aniden yayından kaldırıveriyorlar. Ama bunu yaparken, ekran başında 90 yaşında bir anneannenin gözyaşı dökebileceğini hesap edemiyorlar. İzleyiciye saygı, "reyting için kaygı"nın önüne geçmediği sürece de bu hesap hiç akıllarına gelmeyecek.

Yüksel Aytuğ/Sabah

angels18
18-02-08, 23:29
11 - 18 şubat Haftasinin En çok Izlenen Dizileri

Tüm Kişiler

Yaprak Dökümü Kanal D 21.00 44.30

Kurtlar Vadisi Pusu Show 17.90 37.90

Binbir Gece Kanal D 14.70 31.10

Arka Sokaklar Kanal D 12.80 27.70

Asi Kanal D 8.90 19.90

Tek Türkiye Stv 8.80 19.20

annem Kanal D 8.50 21.00

Kavak Yelleri Kanal D 8.50 17.80

Dudaktan Kalbe Show 7.50 21.30

Genco Kanal D 7.40 16.40

Doktorlar Show 7.40 15.80

Parmakliklar Ard. Atv 7.00 19.00

Köprü Star 7.00 18.50

Elveda Rumeli Atv 6.70 14.70

Pars Narkoterör Show 6.60 17.00

Ab Grubu

Yaprak Dökümü Kanal D 22.00 48.50

Binbir Gece Kanal D 19.50 42.90

Kurtlar Vadisi Pusu Show 17.00 36.00

Avrupa Yakasi Atv 11.10 24.50

annem Kanal D 10.50 25.40

Kavak Yelleri Kanal D 10.50 22.60

Elveda Rumeli Atv 9.60 21.50

Asi Kanal D 9.50 23.30

Biçak Sirti Kanal D 8.70 23.40

Doktorlar Show 8.50 16.80

Hatirla Sevgili Atv 8.00 21.30

Arka Sokaklar Kanal D 8.00 17.90

Parmakliklar Ard. Atv 7.10 18.30

Genco Kanal D 7.10 17.50

Pars Narkoterör Show 6.80 17.10

kaynak:vatan gazetesi

amor
19-02-08, 14:52
Annem dizisi başlamadan önce Vahide Gördüm ve Talat Bulut ile yapılan bir röportaj...
Bu dizinin ana fikri kadın
İhanet yüzünden eşinden boşanan ve kızını tek başına büyüten bir kadının zorlu hikayesini konu alan "Annem" adlı dizi bu akşam ekrana geliyor.
Kanal D’de bu akşam yeni bir dizi başlıyor. İhanet yüzünden eşinden boşanan ve kızını tek başına büyüten bir kadının zorlu hikáyesini konu alan "Annem" adlı dizinin başrollerinde Vahide Gördüm, Talat Bulut ve İlhan Şeşen var.

Öncelikle bize dizide canlandırdığınız karakterlerden biraz bahseder misiniz?

- Talat Bulut: Ben, eşinden ayrılırken onun hamile olduğunu bilmeyen ve gerçeklerle 16 yıl sonra yüzleşen bir babayı canlandırıyorum.

- Vahide Gördüm: Zeynep karakteri 40 yaşlarında, 16 yaşında bir kızı olan, geçmişe dair yaralar taşıyan bir kadın. 16 yıl önce eşinden boşanma kararı almış, üstelik hamile olduğunu bu kararı aldıktan sonra öğrenmiş biri… Durumu eşiyle paylaşmamış ve gerçeği ondan saklamış. Çünkü aldatılmış ve ihanetin bedelini bu şekilde ödetmek istemiş. Üniversitede inşaat mühendisliği okumuş bir kadın ama köftecilik yapıyor. Kızına iyi bir gelecek kurmak adına yaşam mücadelesi veriyor.


Bir babaya çocuğunun olduğunu söylememek adil mi sizce?

- T.B: Ben de bir kız babasıyım. Şu an 10 yaşında… Baba duyarlılığıyla bakarsam olaya, bence bu hiç de adil değil. Bir baba çocuğunun varlığını tesadüfen öğreniyor; kesinlikle çok acımasız, eşitliği yok eden bir durum bu…

- V.G: Bence de doğru değil, ama Zeynep karakterini çıkarabilmek için onu haklı görmek zorundayım.

Bu dizi aldatılma sonrasında bir kadının ruh halini izleyiciye yeterince anlatabilecek mi?

- T.B: Dizideki gelişmelerin nasıl olacağını bilmiyorum. Ama tabii ki dizinin bunu başarabilmesini çok isterim.

Geçtiğimiz sezonlarda ağa dizileri gündemdeydi, şu sıralar ise gençlik dizileri popüler… Öte yandan "Eski Türk filmleri tadında" dedirten senaryolar, hiçbir zaman demode olmuyor. Bunun sebebi nedir sizce?

- T.B: O dönemlerde toplum biraz daha içine kapanıkmış. O kapalı toplumda, beyazperdeye yansıyan samimiyet ve sevgi de çok ilgi çekmiş. Bugün o temanın demode olmamasının sebebi, geçmişe duyulan özlem bence…

- V.G: Biz galiba millet olarak mutlu sonları seviyoruz. Türk sinemasındaki örnekler hep mutlu sonla biterdi. Dizilerde de böyle senaryolar insanları mutlu ediyor. Mesela biz "Bir İstanbul Masalı"nda aynı durumu yaşadık. "Zengin oğlan fakir kızla evlensin" diyordu herkes. Kimse çıkıp da "Hadi canım böyle bir şey olur mu" demedi. Bana inandırıcı gelmese bile onlar çok inandılar. Yine de bu dizinin sonu mutlu olur mu bilmiyorum.

Bu dizide seyircinin ilgisini çekecek faktörler neler?

- V.G: Öncelikle bir evlat paylaşımı var. Birlikte olmayı başaramasak da evladımızı paylaşmak zorundayız. Biz bunu gösteriyoruz. Her iki taraf da yaralı… Bence bu çok inandırıcı bir konu, dolayısıyla ilgi de çekecektir.

Dizide, kızınız gerçeği öğrendiği zaman nasıl bir tepki verecek?

- V.G: Kadın bir iç hesaplaşma yaşayacak, ama yine kendini haklı bulacak. "Buna inanıyorum ve haklıyım"; işte bu çok önemlidir hayatta… "Aldatıldım ve yalnız bırakıldım. 16 yıl bu çocuğu ben büyüttüm" diye düşünüyor Zeynep… Evet, belki haberi olsa eski eşi onlara sahip çıkardı ama şu durumda Zeynep’i haksız görmek istemiyorum…

Kadın hikayelerinin konu alındığı proje sayısı çok az… Bu da sizin için avantaj olsa gerek…

- V.G: Evet, bu dizinin ana fikri kadın… Hayat mücadelesi veren bir kadının nasıl ayakta durabileceğini gösterecek. Parçalanmış aile ve iç hesaplaşmanın yanı sıra aşk da var tabii. Aşk her zaman aşktır ve yaşanmamışsa mutlaka yeniden gündeme gelecektir… Seyirci bunlardan çok etkilenecek. Çünkü iki erkek arasında kalan bir kadın söz konusu… Birisi o haliyle seven, diğeri geçmişten sevgiyle gelen bir adam…

Kadın ile erkek eşit değildir

Dizide Zeynep karakterine aşık olan komiseri canlandıran İlhan Şeşen, projeyle ilgili şunları söyledi: "Bizim hikayemiz doğrudan kadının duygularını konu alıyor ve bana kalırsa izleyici tarafından çok sevilecek. Annelik enteresan bir şey. Benim bir kedim var, onu bile doğum yapmadan kısırlaştırmak istemedim. Çünkü annelik duygusunu bir kere olsun tatsın dedim. Bir anne, babadan çok daha farklı ve üstün şekilde seviyor evladını. Anne olmak kadını çok değiştiriyor. Annelik kadını kendisinden de, eşinden de vazgeçirtiyor. İhanet konusuna gelirsek… Türkiye’de genel olarak erkeklerin aldatması normal bulunuyor. Ben tabii ki bunun doğru olduğunu düşünmüyorum. Ama hep ’Erkek poligam (çok eşli), kadın monogam (tek eşli)" denir ya, bu yaradılışla alakalı olabilir. Nasıl anlaşılırsa anlaşılsın, çok net söylüyorum; kadın ile erkek eşit değildir. Birbirlerine de çok zıttırlar. Zaten bu iki zıt karakterdir dünyayı her bakımdan üretken kılan… Yanlış anlaşılmasın, hukuk karşısında tabii ki herkes eşittir, ama zıtlık göz ardı edilemez."
_________________

angels18
04-03-08, 13:50
Vahide Gördüm'e hayran
Kanal D'de yayınlanan Annem dizisinde oynayan Duygu Yetiş, annesi rolündeki Vahide Gördüm'e büyük bir hayranlık duyuyor.



Talat Bulut ve Vahide Gördüm gibi ustalarla aynı dizide rol alan genç oyuncu "Çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Bu benim hayatımda, birilerinin bana verdiği en büyük şans. Bir kere hem hayata hem de oyunculuğa dair çok şey öğrenebiliyorsunuz" diye konuştu.

Dizide annesini oynayan Vahide Gördüm'ün oyunculuğuna hayran olan Duygu Yetiş "Karşımda Vahide Gördüm gibi mükemmel bir oyuncu var. Ona bakıp da hayran olmamak onun yolundan gitmemek imkansız. İnşallah onun tırnağı kadar olabilirim. En azından ondan bir parça olabilsem yeter. Önümdeki örnek çok iyi" dedi.

Milliyet/Televizyon

medsul
13-03-08, 17:09
BAŞARILI DİZİLERİN FORMÜLÜ
Tempo dergisi bu haftaki sayısında dizilerdeki aşk, ihanet, samimiyet ve çatışmayı araştırdı. İşte Türkiye'nin önde gelen senaristlerinin başarılı dizi formülleri.

ÇOCUKLARIMLA İZLEYEMEYECEĞİM İŞLERE İZİN VERMİYORUM
Kanal D Yayın Grup Başkan Yardımcısı Melis biri ‘Asi’, biri annem’Civelek Top
Bu sene iki tane gözde işim var. Bunlardan. Bunların her bölümünü mutlaka okurum ve öyle sete gider. 90 dakika sıkıntısı var ve şu anda, bu sistemin nasıl düzeleceğini bilmiyorum. Bu nedenle dizilerdeki kalite düşüyor. Dizi maliyetlerinin çok yüksek olması da buna bir etken. Üç kuşak reklam kurtarmıyor, dört kuşak reklam gerekiyor. Bu nedenle yayın süresi uzuyor. Benim iki tane çocuğum var ve onlarla izleyemeyeceğim hiçbir işe izin vermiyorum.

angels18
19-03-08, 08:58
'annem' Dizisi Dün Gecce Nanna Restoran’da Yeni Bölümlerinin çekimini Gerçekleştirdiler…
kaynak:gecce.com

rüştü
27-03-08, 06:45
Diji Kodu

ANNEM'İ İZLERKEN VAHİDE GÖRDÜM'Ü DÜŞÜNMEK...

Kanal D'nin Perşembe akşamı ekrana sürdüğü ikinci bomba Annem... Başrollerinde Talat Bulut, Vahide Gördüm, İlhan Şeşen ve Duygu Yetiş'in oynadıkları dizi her hafta daha çok reyting almaya başladı. Karşısına gelenleri iki seksen yatırıyor. "Annem" bu akşam da duygu yüklü bir bölümle ekrana geliyor. Musa ile Ayşe evliliklerini bitirme kararı alıyor. Ardından da Ayşe kendi televizyon programında bunu açıkça dile getiriyor. Ve bu durum herkeste büyük bir şok etkisi yaratıyor. Nasıl ama. Siz de benim gibi Vahide Gördüm'e hayran mısınız? Gördüm Ankara'da tiyatro yapacağına İstanbul'da yaşasaydı kim bilir nasıl star oyuncu olurdu. Anne değil de jön kadın olarak da...

Aykut Işıklar

Bugün Gazetesi

sarıseren
04-04-08, 23:50
Hürriyet'in ismi Bağımsız oldu!

Uzun süre tartışılmıştı. "Yerli dizilerde oyuncuların ellerinde tuttukları gazetelerin logoları görünsün mü, görünmesin mi?" diye... Bizim kraldan çok kralcı yönetmenler, gazete isimlerini mozaikleyerek ekrana getirmiş, RTÜK ise "Bizim bu konuda herhangi bir yasak kararımız yok, gazete isimleri görünebilir" diye açıklama yapmıştı. Bu gelişme büyük bir tartışmayı başlatmış, "Nüfusuna oranla gazete okuru sayısı çok düşük olan bir ülkede varsın gizli gazete reklamı yapılsın ne olacak?" diyenler olduğu gibi, "Peki ya televizyon kanalı olmayan gazeteler mağdur olmayacak mı?" diye karşı çıkanlar da olmuştu. Konuyla ilgili en ilginç örnek ise geçen hafta Kanal D'nin Annem dizisinde yaşandı. Bakan Musa Bayri'nin annesi, oğlunu telefonla arayıp, "Bağımsız" gazetesine bakmasını istedi. Bayri, önündeki gazeteler arasından bir "Hürriyet" çıkardı ve ilgili haberi okudu. Gazetenin logosu ekranda açıkça görülürken, adının "Bağımsız" olarak telaffuz edilmesi ise gizli reklam yasağının nasıl ustalıkla delinebileceğine ilginç bir örnek oluşturdu.

Yüksel Aytuğ/Sabah

angels18
07-04-08, 10:31
31 Mart - 7 Nisan Haftasının En çok Izlenen Dizileri

Tüm Kişiler

Kanal Reytıng Share

Yaprak Dökümü Kanal D 19.50 42.20

Kurtlar Vadisi Pusu Show 16.40 38.00

Binbir Gece Kanal D 14.30 32.90

Arka Sokaklar Kanal D 13.00 29.80

Asi Kanal D 10.00 24.00

Tek Türkiye Stv 8.30 20.80

Kavak Yelleri Kanal D 7.20 17.00

Annem Kanal D 6.70 18.60

Elveda Rumeli Atv 7.60 17.40

Köprü Star 6.70 19.30

Genco Kanal D 6.60 17.70

Selena Atv 6.30 16.80

Dudaktan Kalbe Show 6.10 16.20

Doktorlar Show 5.90 13.80

Hatırla Sevgili Atv 5.70 17.30


Ab Grubu

Kanal Reytıng Share

Yaprak Dökümü Kanal D 19.60 43.50

Binbir Gece Kanal D 18.90 44.20

Kurtlar Vadisi Pusu Show 16.90 35.90

Elveda Rumeli Atv 11.20 25.80

Asi Kanal D 9.60 24.90

Annem Kanal D 9.30 22.70

Kavak Yelleri Kanal D 9.30 21.20

Hatırla Sevgili Atv 9.20 26.40

Doktorlar Show 8.30 19.40

Arka Sokaklar Kanal D 8.00 18.20

Avrupa Yakası Atv 7.90 18.20

Dudaktan Kalbe Show 7.20 18.10

Köprü Star 6.60 17.50

Benim Annem Bir M... Atv 6.80 17.70

Elveda Derken Kanal D 6.40 16.90

kaynak:vatan gazetesi
__________________

rüştü
10-04-08, 07:19
Diji Kodu

VAHİDE GÖRDÜM'DEKİ DEĞİŞİM

Kanal D'nin başrollerinde Talat Bulut, Vahide Gördüm, İlhan Şeşen ve Duygu Yetiş'in oynadıkları dizisi "Annem"in kendine özgü bir seyircisi var. Bir araştırma yapsalar haklı çıkarım. Bu seyirci, reklamcıların AB grubu dediği insanlar. En az lise mezunu, geliri iyi, tüketici, modayı ve sanatı yakından izleyenler...

Peki neden? Yanıtı çok basit. Aklı başında kadınlar (benim gibi erkekler) Vahide Gördüm'ü çok beğeniyorlar. Eee... Çocukluk arkadaşım İlhan Şeşen'e de orta yaş kadınları fena halde aşık... Bu akşamki bölümde duygu yüklü sahneler çok fazla imiş. Elinizde mendil bulunsun. Ama Vahide Hanım'a daha dikkatli bakın. Biraz makyaj yapınca ne kadar güzelleşiyor, değişiveriyor. Benim diyen yıldızdan çok daha hoş, alımlı ve cazibeli kadın. Benden söylemesi yani sizi etkilemek

Aykut IŞIKLAR

Bugün Gazetsi

hazell
14-04-08, 11:56
7 - 14 Nisan Haftasının En çok Izlenen Dizileri

Tüm Kişiler

Yaprak Dökümü Kanal D 21.00 47.10

Kurtlar Vadisi Pusu Show 17.00 40.30

Binbir Gece Kanal D 12.40 28.10

Arka Sokaklar Kanal D 11.00 25.30

Asi Kanal D 9.20 23.70

Tek Türkiye Stv 8.50 21.40

Kavak Yelleri Kanal D 8.20 19.30

Avrupa Yakası Atv 8.10 18.70

Dudaktan Kalbe Show 7.80 23.00

Elveda Rumeli Atv 7.60 17.50

Köprü Star 7.00 19.70

Annem Kanal D 6.80 18.90

Doktorlar Show 6.50 15.20

Genco Kanal D 5.80 16.50

Selena Atv 5.40 15.30



Ab Grubu

Yaprak Dökümü Kanal D 19.90 46.40

Binbir Gece Kanal D 17.20 40.80
Kurtlar Vadisi Pusu Show 15.90 36.60

Avrupa Yakası Atv 13.70 31.50

Elveda Rumeli Atv 11.10 27.40

Kavak Yelleri Kanal D 9.80 23.90

Asi Kanal D 9.60 26.00

Annem Kanal D 8.90 23.20

hatırla Sevgili Atv 8.40 25.90

Dudaktan Kalbe Show 7.00 19.80

Doktorlar Show 7.00 17.60

Bıçak Sırtı Kanal D 6.60 19.70

Köprü Star 6.60 18.50

Parmaklıklar Ard. Atv 6.60 15.70

Sıla Atv 5.60 15.40

Medya takip merkezi

Cansu*
12-05-08, 14:32
12 Mayıs Haftasının En çok Izlenen Dizileri

Tüm Kişiler Kanal Reytıng Share

Yaprak Dökümü Kanal D 19.30 46.50

Kurtlar Vadisi Pusu Show 16.70 41.90

Binbir Gece Kanal D 14.00 35.30

Arka Sokaklar Kanal D 8.70 22.60

Asi Kanal D 8.70 22.30

Tek Türkiye Stv 8.30 21.90

Dudaktan Kalbe Show 7.90 23.30

Kavak Yelleri Kanal D 7.30 18.20

Annem Kanal D 7.00 19.90

Elveda Rumeli Atv 6.90 17.40

Köprü Star 6.40 20.70

Doktorlar Show 5.90 15.40

Bez Bebek Fox 5.50 13.30

Selena Atv 5.30 15.00

Genco Kanal D 5.20 14.90


Ab Grubu Kanal Reytıng Share

Yaprak Dökümü Kanal D 19.60 48.30

Binbir Gece Kanal D 19.20 48.70

Kurtlar Vadisi Pusu Show 19.10 45.60

Elveda Rumeli Atv 10.10 25.50

Asi Kanal D 9.00 23.30

Dudaktan Kalbe Show 8.80 25.50

Kavak Yelleri Kanal D 8.30 21.40

Annem Kanal D 8.20 21.60

Hatırla Sevgili Atv 7.10 23.20

Doktorlar Show 6.90 18.40

Iki Aile Star 5.90 14.80

Arka Sokaklar Kanal D 5.50 14.60

Elveda Derken Kanal D 5.40 21.50

Genco Kanal D 5.10 15.20

Benim Annem Bir M. Atv 4.90 12.80

LİSA
19-05-08, 07:25
Gülümsetmek bu kadar zor mu?


İsyan dolu telefonlar, mail'ler ve kısa mesajlarda bu haftanın en çok şikayet edilen dizisi 'Annem'di... Onun hemen ardından ise 'Dudaktan Kalbe' ve 'Hatırla Sevgili' geliyordu. Siz şimdi içinizden 'Ne oldu ki şimdi?' diye geçiriyorsunuzdur muhtemelen... Ben de ilk sinyali aldığımda öyle düşünmüştüm. Ancak bana ulaşan bütün isyanlarda aynı noktaya değiniliyordu; 'Bıktık beklemekten ve mutsuz olmaktan!'

REVA GÖRÜLEN
'Annem'de geçen hafta aylardır beklenilen sona adım adım yaklaşılıyordu. Sonunda Musa, Zeynep'le karşı karşıya gelmişti ve aşkını itiraf etmeye hazırlanıyordu. Hepimiz bu ikilinin karşı karşıya gelmesini bekledik aylarca... Araya kimler girmedi ki? Hatta Musa bu arada Ayşe'yle bile evlendi. Bunun karşılığı olarak Zeynep, Ali ile birlikte olmaya karar verdi. Sonuçta Musa ve Zeynep'in bir araya geleceğini bilsek bile 'o anı' görmek için izledik diziyi... Yan karakterlerin hayatlarıyla da ilgilendik ama aslolan Musa ve Zeynep'ti. Sonunda beklediğimiz an geldi derken, senaristlerimiz bize neyi reva gördü?

TAHMİN ETMİŞTİK
Musa, Zeynep'e 'Seni seviyorum' dedi... Ardından gelecek kelimeleri yani teklifi nefesimizi tutarak bekliyorduk ki, cep telefonları çalmaya başladı. Biz aslında ne olduğunu çok iyi biliyorduk. Zavallı karnı burnunda Süreyya'ya araba çarpmıştı. Bu olayın beklediğimiz teklifi yarıda keseceğini tahmin etmiştik. Ama Süreyya'nın ölmesini beklemiyorduk. Mehmet'in perperişan hali benim annemin bile yüreğini dağladı.
Dudaktan Kalbe'ye gelince; oradaki şikayetin gerekçesi farklıydı. Bitmek bilmeyen hikaye uzakdıkça uzuyor. İletişim çağında yaşarken bu dizinin karakterleri ancak ve ancak sinsilik için iletişime geçiyor. Hemen herkes Kenan'a gerçeği açıklamaya niyetleniyor ama son anda vazgeçiyor.

YETERİNCE ACI VAR
'Hatırla Sevgili'de ise herkes teker teker can veriyor...
Bir de 'Elveda Derken' var ki, o konuya hiç girmeyelim. Oyunculardan birinin hastaneye kaldırılmadığı bir tek bölüme henüz rastlanmadı. Ama bu kadronun diğerlerine göre sağlam olduğunu kabul etmek lazım. Bildiğim kadarıyla henüz bir aziyat yok...
Sonuçta; izleyici 'Yeter!' diye çığlık atıyor. Herkes artık biraz yüzünün gülmesini istiyor. Sevenler kavuşsun, hastalar iyileşsin... Günlük yaşantımızda yeterince felaket var... Bari beyazcama bakarken gülümseyelim

amor
25-05-08, 19:16
11 DİZİ EKRANLARA VEDA EDECEK

KANAL D
BİTENLER ; HALİL VE MENEKŞE , ELVEDA DERKEN..

DEVAM EDENLER ; ARKA SOKAKLAR,BİNBİR GECE,YAPRAK DÖKÜMÜ,ANNEM ,ASİ,KAVAK YELLERİ,YOL ARKADAŞIM,GENCO


SHOW TV

BİTENLER; YOK

DEVAM EDENLER;DOKTORLAR,PARS NARKOTERÖR,KURTLAR VADİSİ PUSU,DUDAKTAN KALBE,EŞREF SAATİ

STAR

BİTENLER; VAZGEÇ GÖNLÜM,İKİ AİLE,KÖPRÜ,TATLI BELA FADİME

DEVAM EDEN; YOK

ATV

BİTENLER;HATIRLA SEVGİLİ,LİMON AGACI,GAZİ,YABAN GÜLÜ

DEVAM EDENLER;PARMAKLIKLAR ARDINDA,ELVEDA RUMELİ,AVRUPA YAKASI,SELENA,AVRUPA YAKASI,BENİM ANNEM BİR MELEK,SILA

FOX TV

BİTENLER; YEMİN

DEVAM EDENLER;BEZ BEBEK ,ARKA SIRADAKİLER

MİLLİYET GAZETESİ/ TELEVİZYON EKİ alıntıdır...

LİSA
26-05-08, 10:14
Yerli diziler içinde en çok izlenenler hangileri? İşte dizilerin reyting reçetesi!!!
18-25 Mayıs haftasında, yerli dizilerde en çok izlenenler, reyting ve share sıralamasına göre şöyle oldu...

18 - 25 MAYIS HAFTASININ EN ÇOK İZLENEN DİZİLERİ

TÜM KİŞİLER

PROGRAM ADI KANAL REYTING SHARE

YAPRAK DÖKÜMÜ KANAL D 18.10 46.40

KURTLAR VADİSİ PUSU SHOW 14.20 38.20

BİNBİR GECE KANAL D 12.30 32.40

ARKA SOKAKLAR KANAL D 9.60 26.10

ASİ KANAL D 7.90 22.40

ANNEM KANAL D 7.40 23.00

ELVEDA RUMELİ ATV 7.40 19.90

TEK TÜRKİYE STV 7.20 22.10

DUDAKTAN KALBE SHOW 6.40 19.40

KAVAK YELLERİ KANAL D 5.50 15.80

PARMAKLIKLAR ARD. ATV 5.30 15.20

DOKTORLAR SHOW 5.10 15.10

MENEKŞE İLE HALİL KANAL D 5.00 15.20

AVRUPA YAKASI ATV 4.80 12.80

BEZ BEBEK FOX 4.70 12.60

AB GRUBU

PROGRAM ADI KANAL REYTING SHARE

YAPRAK DÖKÜMÜ KANAL D 20.70 48.50

BİNBİR GECE KANAL D 18.00 46.10

KURTLAR VADİSİ PUSU SHOW 14.10 37.00

ELVEDA RUMELİ ATV 10.90 28.10

AVRUPA YAKASI ATV 9.50 23.00

ANNEM KANAL D 9.40 28.00

ASİ KANAL D 9.10 26.40

HATIRLA SEVGİLİ ATV 6.90 22.50

KAVAK YELLERİ KANAL D 6.90 20.60

DUDAKTAN KALBE SHOW 6.30 18.30

ARKA SOKAKLAR KANAL D 6.30 16.50

DOKTORLAR SHOW 6.00 17.60

PARMAKLIKLAR ARD. ATV 5.80 17.00

ELVEDA DERKEN KANAL D 5.20 19.80

İKİ AİLE STAR 5.00 13.80

Mehmet Güler / VATAN

LİSA
29-05-08, 07:25
Kötünün en kötüsü kim?
Kötü ve acımasız karakterler, dramatik kurgunun vazgeçilmez öğeleridir. Kötüyü oynamak ise zor ve zahmetlidir. Zira insanlara iki tür duyguyu yaşatmak zordur. Birincisi güldürmek, ikincisi de nefret ettirmek. Kötü karakterler aslında dramaların "asist kralları" dır. Zira bir film, oyun ya da dizide kötü karakterler ne denli inandırıcı olursa, iyi karakterlerin doğruluğu, iyiliği ya da kahramanlığı o denli öne çıkar. Yani kötülük, aslında iyiliğin göze daha fazla batmasını sağlayan bir kontür çizgisi, bir gölge efektidir. İşte bu nedenle yerli dizilerin gizli kahramanları kötülerdir. Onlar ne kadar iyiyse, dizinin dramatik kurgusu o denli güçlenir ve inandırıcılık katsayısı da o oranda artar. Peki yerli diziler arasında kötü karakterlerin en kötüsü, yani bir başka deyişle "oyuncuların en iyisi" kim? Ben listeyi alfabetik sırayla aşağıya çıkarıyorum. Gerçek sıralamayı ise size bırakıyorum. Pars: Narkoterör - Mehdi (Atilla Olgaç) Yaprak Dökümü - Ferhunde (Deniz Çakır) Genco - Cüneyt (Enis Arıkan) Annem - İbrahim (Erdal Bilingen) Yaprak Dökümü - Kaynana Cevriye (Güler Ökten) Menekşe ile Halil - Mustafa (Hasan Küçükçetin) Gazi - İlter (İştar Göksever) Elveda Rumeli - Dimitri (Luran Ahmeti) Kurtlar Vadisi - İskender Büyük (Musa Uzunlar) Elveda Rumeli - Abdül (Recep Özgür Dereli) Köprü - Ali Maruf (Tolga Evren) Parmaklıklar Ardında - Gülten (Zehra Alptürk)

amor
30-05-08, 06:12
RTÜK'ten CNN TÜRK'e "Türkçe" ödülü


26 Mayıs, 2008 20:35:00 (TSİ)

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından düzenlenen ''2007 Yılı Doğru ve Güzel Türkçe Kullanımı'' ödülleri sahiplerini buldu. CNN TÜRK'te yayınlanan ''Türkiyenin Hatıra Defteri'' programı da ödüle layık görüldü.

Çankaya Köşkü "2007 Yılı Doğru ve Güzel Türkçe Kullanımı" ödül törenine evsahipliği yaptı.

Ödüle layık görülen radyo ve televizyon yöneticilerinin de katıldığı törende konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkçe'nin en güçlü dönemini yaşadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül "Türkçeyi olgunlaştırmak da dejenere etmek de hepimizin elinde, herkes Türkçeyi sahiplensin " dedi.

CNN TÜRK'te yayınlanan "Türkiye'nin Hatıra Defteri" programı da ulusal dalda ödüle layık görüldü. Ödülü Cumhurbaşkanı Gül'den programın yapımcısı ve sunucusu Nebil Özgentürk aldı.

Kanal D televizyonunda yayınlanan "Annem" dizisi de Türkçeyi doğru kullanma konusunda ödüle layık görülürken; yazar Selim İleri'nin sunduğu TRT'de yayınlanan "Edebiyat Mekan" adlı programı da Türkçe sevgisi ve Türkçenin kullanımı nedeniyle ödüllendirildi.

cicekbenizlim
31-05-08, 18:16
Neler oluyor ekranda?

Yılmaz Erdoğan’ın ‘Çok güzel hareketler bunlar’ isimli programının başladığı gün Gülben Ergen’in canlı yayına Demet Akbağ’ı alması bir tesadüf müdür, yoksa oturup planlanmış bir şey midir? Yoksa reyting sınır tanımaz mıdır? Hangisi, siz karar verin..

Menekşe ve Halil dizisini çok alakasız bir ‘son’la noktaladılar. Dizinin kalitesine ve gidişatına yakışmadı; hayal kırıklığına uğradık. Öyle bitmemeliydi; ya tam kötü son yapacaktınız ya da tam mutlu son. Halil’i öldürdüyseniz, Menekşe de ölmeliydi. Ya da Halil’in annesi ve babası ölmeliydi, kendilerini siper ederek. Ama sadece Halil ve babasının ölmesi, dizinin başından beri savunulan ‘Biz Menekşe ve Halil’iz, bizim aşkımız çok büyük’ felsefesine yakışmadı; bu aşka yazık ettiler.

Elveda Derken dizisi farklı iklimi olan şehirlerde mi çekiliyor, çözemedim. Neden diyeceksiniz, şöyle ki: Zeynep’in askılı elbiselerle dolaştığı sahnelerin arkasından gelen sahnelerde eski sevgilisi Kerem’in üzerinde boğazlı kazak var. Ya da Lale’nin kalın eşofmanla dolaştığı planların ardından Zeynep babetleri ve mini elbiseleriyle karşımıza çıkıyor. Ya Zeynep çok ateşli bir kadın hiç üşümüyor ve sürekli sıcak basıyor; ya da dizide sağlam bir devamlılık hatası var.

Annem dizisinde rol alan Tuncer Salman son iki bölümdür enfes oynuyor. İkiz bebeklerini ve eşini feci bir şekilde kaybeden bir adamı canlandıran Salman, performansıyla ekrana yapıştırdı resmen. Dağılmışlığı, acısı, bakışları ve hissettirdikleri gerçekten müthişti. Tebrik ediyorum, ancak bu kadar güzel oynanabilirdi o sahnelerde..

Gelelim müthiş (!) dizimiz Binbir Gecce’ye.. Gözümüz aydın Şehrazat’ımız hamile.. Ne zamandır bekliyorduk, hatta gözlerimiz yollarda kalmıştı. Nihayet beklenen son gerçekleşti. Mevlüt okutup, şeker mi dağıtsak ne yapsak bilemedim. Allah’ım bu işkence daha ne kadar devam edecek? İşler iyice Arap saçına döndü. Bir de şöyle bir durum var ki geçtiğimiz gün fark ettim, o da eve erken gittiğim için oldu. Hiçbir zaman dizinin en başından itibaren yakalayamıyordum çünkü. Neyse, dizi genel izleyici kitlesi sembolü verilerek yayınlanıyor. Şoklardayım! Yani garip aile yapılarının olduğu, ahlaksız tekliflerin havada uçuştuğu, örnek baba (!) modellerinin çizildiği bu dizi için nasıl olur da genel izleyici kitlesi denir ki? En basit örneğimiz Ali Kemal. Evliyken karısını aldattı, güzeller güzeli iki kızı var. Aldattığı kadından bir oğlu oldu, kadın daha sonra öldü ve o çocuk da diğer kızların yaşadığı eve geldi. Sonra köyden bir kızcağız geldi eve. Ali Kemal onu da kaçırmadı ve kaçamağını yaptı. Sonra onunla evlenmek zorunda kaldı. Şimdi onu da ilk karısıyla aldatıyor. Şimdi bunu izleyen çocuk bir soru sorarsa ne cevap vereceğiz, kim kimle yatıyor belli değil! Bu mudur genel izleyici kitlesi mantığı yani?

Show TV’de yeni bir yarışma başlıyor yaz döneminde. ‘İlle de Roman Olsun’ Cennet Mahallesi’nin çok tuttuğunu gören yöneticiler fırsatı kaçırmadı ve oradaki baş ekibi jüriye koydu. Çok akıllıca bir hareket; bundan daha doğrusu yapılamazdı, tebrikler vallahi..

Demet Akalın bir laf etti; tamam hatalıydı ama sizce de artık olayın durulması gerekmiyor mu? Ortalıklarda söylenen daha ağır laflar ve potlar varken hiçbir kötü niyet belirtilmeden söylenmiş bir söz için bir bardak suda kıyametler kopması gerekiyor muydu yani? Kadın, hatasını anladı ve özür diledi. Diyarbakır’da konser verip okul yaptırmayı bile planlıyor; kendisini affettirmek için. Hani bu kadar pişman ve üzgün! Ama artık her yerde garip garip yazılar çıkıyor. Üstelik Demet’in ağzından yazılıyor, manşetlere taşınıyor. Ayıp artık, cidden yeter.

Bu arada hatırlatmakta fayda görüyorum, ‘Diyarbakırlı mısınız, dağdan mı geldiniz?’ sözü Başkaban'ın '***** da al git' sözleri için, ‘Söz hoşuma gitmedi ama o davranışı takdir ediyorum’ lafının yanında solda sıfır kalır.. Mevzusu bile olmaz.

Bol seyirli günler efendim..

Dilara Pekel-
Kaynak:Gecce

asituba
06-06-08, 14:38
Annem" dizisinin oyuncuları, Şans restoranda bir araya gelerek başarılarını kutladı.


Kanal D'de ilgiyle izlenen "Annem" dizisinin oyuncuları, önceki akşam Levent'deki Şans restoranda bir araya gelerek başarılarını kutladı.
35'inci bölümünü birlikte izleyen oyuncular, iki bölüm sonra dizinin yaz tatiline gireceğini belirterek, "Yeni yayın dönemine kadar birlikte olamayacağımız için biraraya geldik. Hem yaz tatili vedası, hem de başarımızı kutladık" dediler. Senaryosunu Gamze Özer'in yazdığı, yönetmenliğini Faruk Teber ve Taner Akvardar'ın yaptığı dizide, Talat Bulut, Vahide Gördüm, İlhan Şeşen, Emel Göksu, Seda Akman, Hakkı Ergöl, Tuncer Salman rol alıyor

Hürriyet

amor
07-06-08, 13:26
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte bir çok dizi tatile girerken bazı diziler ise sona erecek. İşte dizilerin akibeti...


Haziran ayının gelmesiyle birlikte kanallarda bir hareket başladı. Bilindiği gibi 7-29 Haziran tarihleri arasında İsviçre ile Avusturya’nın ortaklaşa düzenlediği Avrupa Futbol Şampiyonası var. Hemen hemen her akşam maç yayını olması sebebiyle birçok dizi yayınına ara verecek. Kimi dizi bu aradan önce ekrana veda edecek, kimi yaz aylarında da sürüp gidecek. Üstelik aralarına yeni yapımlar da eklenecek. Bakalım bu yaz ekranlarda hangi diziler hüküm sürecek?

ANNEM(ARA VERECEK)

Başlıca rollerini Talat Bulut, Vahide Gördüm, Duygu Yetiş, İlhan Şeşen, Tuncer Salman, Seda Akman, Emel Göksu, Ali Uyandıran, Zeynep Gülmez ve Cavit Çetin Güner’in paylaştığı dizide, bakan Musa Bayrı, siyaseti bırakacak mı, tekrar Zeynep’le evlenecek mi, hepsi yeni sezonda belli olacak.

ARKA SIRADAKİLER(DEVAM EDECEK)

Bülent Emin Yarar, Bülent Çetinaslan, Sinem Öztürk, Gözde Mükavelat, Tuncer Öz, Gülşah Küçükyıldız, Sevda Dalgıç ve Fırat Çöloğlu’nun rolleri paylaştığı, bir lisede yaşanan olayların anlatıldığı gençlik dizisi yazın da yayımlanmaya devam edecek.

ARKA SOKAKLAR(ARA VERECEK)

Başrollerinde, Zafer Ergin, Gamze Özçelik, Şevket Çoruh, Özgür Ozan, Uğur Pektaş ve İlker İnanoğlu’nun oynadığı dizi gerek yeni, gerekse eski bölümleriyle pazartesi akşamlarının en çok izlenen dizisi. Ancak haziranda üç aylığına ekranlara veda edecek. Eylül ayından itibaren Rıza Baba ve ekibi yeni maceralarıyla ekranda olacak.

AVRUPA YAKASI(DEVAM EDECEK)

Gazanfer Özcan, Hümeyra, Gülse Birsel, Tolga Çevik, Hasibe Eren, Sarp Apak, Levent Üzümcü, Şenay Gürler, Hale Caneroğlu, Engin Günaydın, Rutkay Aziz, Suna Keskin, Yıldırım Öcek, Veysel Diker, Yavuz Seçkin, Vural Çelik ve Binnur Kaya’nın başrollerini paylaştığı komedi, yeni bölümleriyle yaz aylarında da bizi güldürmeyi sürdürecek.

BENİM ANNEM BİR MELEK (DEVAM EDECEK)

Oya Başar, Tarık Ünlüoğlu, Dolunay Soysert, Ali Sunal, Şehsuvar Aktaş, Nilgün Belgün ve Ayça İnci’nin önemli rollerini paylaştığı dizide cadı mı cadı, bir o kadar da tatlı bir anne, bir kayınvalide olan Neriman’ın maceraları anlatılıyor.

BEZ BEBEK(DEVAM EDECEK)

Ekranların bir başka fantastik dizisinde Evrim Akın, Tan Sağtürk, Oya Aydoğan, Ege Tanman, Fatoş Kabasakal başrolleri paylaşıyor. Dizi yaz aylarında da ekrana gelecek.

BİNBİR GECE (ARA VERECEK)

Bergüzar Korel, Halit Ergenç, Tardu Flordun, Ceyda Düvenci, Tomris İncer, Metin Çekmez, Yonca Cevher ve Ergün Emir’in önemli rollerini paylaştığı sezonun en ilgi çeken dizisi, yaz döneminde ara verip, eylülde yeni bölümleriyle ekrana gelmeye devam edecek. Onur ile Şehrazat’ın evliliğinde bir değişiklik olacak mı, Eda, Onur’u elde edip Şehrazat’tan intikam almak için neler yapacak, bunları yeni sezonda göreceğiz.

DEDEKTİF BİRADERLER (DEVAM EDECEK)

Genç polis memuru Savaş’ın, IQ’su 200 ölçülen kardeşi Barış ile olayları daha rahat çözdüğü dizide önemli rolleri Emir Benderlioğlu, Neslihan Oyal, Gündüz Sezgin, Burçin Üçüncüoğlu, Serdar Yeğin, Serhat Özcan, Teo ve Sezgi Danışman paylaşıyor. Dizi yeni başladı.

‘ELVEDA DERKEN’(BİTECEK)

Önemli rollerini Ece Uslu, Burcu Kara, Gökhan Tepe, Sinan Sümer, Aydan Kaya, Fatma Karanfil, Tansel Öngel’in paylaştığı sevilen dizi ‘Elveda Derken’ geçen haziran ayında başlamıştı, bu haziranda da ekranlara veda ediyor. Lale hastalığını atlatıp yeniden kocası Ege ile kızları Naz ve Ece’ye mi dönecek, Zeynep’le Kerim tekrar evlenecek mi, yoksa Lale ölüp Ege, Zeynep’le mi yaşamaya devam edecek, hepsi sürpriz finalde belli olacak.

TATLI BELA FADİME(BİTECEK)

Nehir Erdoğan, Berk Oktay, Füsun Demirel, Sema Aybars, Cezmi Baskın, Yeşim Gül, Ali İpin, Arif Erkin ve Bülent Alkış’ın önemli rollerini paylaştığı dizide Karadenizli Fadime’nin İstanbul’da yaşadıkları anlatılıyor. Bir bebek sahibi olan Fadime ile ailesi haziran ayı ortalarında ekranlara veda edecek.

GAZİ(BİTECEK)

Ahmet Kural, Selin Demiratar, Perihan Savaş, Kemal Kocatürk, Altan Günbay, Sibel Topaloğlu, Hande Alpaslan ve Yıldız Ç. Atiksoy’un önemli rolleri paylaştığı dizide, terhise hazırlanırken karakola yapılan hain bir saldırı sonucu yaralanarak evine geri dönen bir gazinin yaşantısı anlatılıyordu. Beklenen ilgiyi göremeyen dizi haziran ayında ekranlara veda edecek.

‘GENCO’(BİTECEK)

Geçen yıl yaz sezonuna girerken Alpay Atalan, Selen Seyven, Faik Ergin, Hazal Kaya, Emin Gürsoy, Mehtap Altunok, Fatma Murat, Enis Arıkan, Mine Tüfekçioğlu ve Deniz-Melis Gözen’le başlayan ‘Genco’ya, daha sonra yılların oyuncusu Kuzey Vargın da eklendi. 17 Ağustos depremi ile birbirinden ayrılan iki kardeşin yıllar sonra buluşmalarını anlatan dizi, haziran ayı içinde bitecek. Finalin nasıl olacağı şimdilik bir sır.

HATIRLA SEVGİLİ(BİTECEK)

Beren Saat, Cansel Elçin, Okan Yalabık, Avni Yalçın, Engin Şenkan, Ayda Aksel, Hüseyin Avni Danyal, Nergis Öztürk, Meltem Parlak, Turgay Aydın, Belçim Erdoğan, Özgür Özberk, Kadir Özdal ve Berk Hakman’ın önemli rollerini paylaştığı dizi haziran ayında sürpriz bir sonla ekranlara veda ediyor. 50’li yıllarda İstanbul’da yaşanan hüzünlü bir aşkla başlayan dizi 60’lı ve 70’li yıllarda yaşanan siyasi olayları ekrana getiriyor.

İKİ AİLE(BİTECEK)

Emre Kınay, İclal Aydın, Hakan Vanlı, Bahar Yanılmaz, Ece Çeşmioğlu, Doğaç Yıldız, Zeynep Özkaya, Akçahan Akça, Şenay Kösem, Asu Maralman, Halit Akçatepe, Ali Cağaloğlu ve Tekin Akmansoy’un önemli rollerini paylaştığı dizi iki yıl önce yaz döneminde başlamış ve hiç ara vermemişti. Ancak bu haziran ayı ortalarında sürpriz bir finalle bitecek.

KÖPRÜ(BİTECEK)

Süper Vali Recep Yazıcıoğlu’nun yaşamını anlatan dizide, başlıca rolleri Erdal Beşikçioğlu, Ayşegül Ünsal, İdil Fırat, Korel Cezayirli, Melis Birkan, Yurdaer Okur, Tolga Evren, Ebru Evren, Evlin Beşikçioğlu ve İpek Karapınar paylaşıyor. Dizi haziran ortasında final yaparak ekranlara veda edecek.

LİMON AĞACI (BİTECEK)

Şehirli zengin genç Kaan ile kasabalı kız Peri’nin zorlu aşkını konu alan dizide Serenay Sarıkaya, Kaan Urgancıoğlu, Bülent Kayabaş, Zuhal Gencer, Burak Altay, Cevdet Arıcılar ve Selda Özer oynuyor. Dizi haziran ayında sona eriyor.

MENEKŞE İLE HALİL(BİTTİ)

Kıvanç Tatlıtuğ, Sedef Avcı, Murat Daltaban, Mehmet Çevik, Caner Çandarlı, Fırat Tanış, Hasan Küçükçetin, Nergis Çorakçı, Yıldız Kültür, Muharrem Özcan ve Ekin Türkmen’in başrollerini paylaştığı dizi, ekrana veda etti. Dramatik bir sonla biten dizide Halil ile babası Mithat, Mustafa’nın tabancasından kurşunlarla öldü. Menekşe doğmamış çocuğu ile baş başa kaldı.

ELVEDA RUMELİ(DEVAM EDECEK)

Erdal Özyağcılar, Şebnem Sönmez, Berrak Tüzünataç, Gülçin Santırcıoğlu, Ertan Saban, Tuna Orhan, Tolgahan Sayışman, Bedia Begovska, Gökhan Mete ve Filiz Ahmet’in başrollerini paylaştığı dizi, ekranların en çok izlenen yapımlarından biri. Sütçü Ramiz ve ailesinin yaşamları ekrana gelmeye devam edecek.

SELENA(DEVAM EDECEK)

Sinem Kobal, Zuhal Topal, Selda Özbek, Hakan Altıner, Sinan Çalışkan, Cansu Demirci, Gizem Güven, Zuhal Yalçın ve Ümit Erdim’in önemli rollerini paylaştığı fantastik dizi, yaz aylarında da çocukları ekran başına toplayacak.

SILA(DEVAM EDECEK)

Cansu Dere, Mehmet Akif Alakurt, Zeynep Eronat, Menderes Samancılar, Fatoş Tez, Fatoş Sezer, Muhammed Cangören, Kartal Balaban, Cemal Toktaş, Boncuk Yılmaz, Tayanç Ayaydın, Zeynep Anıl Tattıran, Namık Kemal Yiğittürk, Celil Nalçakan, Serap Doğan ve Gökçe Yanardağ’ın rol aldıkları dizinin seti bir ara İstanbul’a taşınsa da tekrar Mardin’e döndü. Boran Ağa ile Sıla’nın öyküsü hiç ara vermeden devam ediyor.

YAPRAK DÖKÜMÜ(ARA VERECEK)

Ekranın en çok izlenen dizilerinden birisi olan ‘Yaprak Dökümü’nde Halil Ergün, Güven Hokna, Bennu Yıldırımlar, Caner Kurtaran, Deniz Çakır, Gökçe Bahadır, Fahriye Evcen, Seda Demir, Tolga Karel, Başak Sayan, Yusuf Atala, Ahmet Saraçoğlu ve Güler Ökten önemli rolleri paylaşıyor. Ali Rıza Bey ve ailesi yaz tatilinin arkasından eylüldeki yeni yayın döneminde merakla beklenen sorulara yanıt vermek üzere ekranda olacak.

HEPSİ 1(DEVAM EDECEK)

Hepsi grubunun kızları Cemre, Eren, Gülçin, Yasemin ile Ayçe Abana, Bahadır Efe, Kubilay Penbeklioğlu, Sezen Ünal, Erman Burmalı ve Cem Avnayim’in önemli rollerini paylaştığı gençlik dizisi yaz tatili vermeden yayımlanmaya devam edecek.

HAFTASONU

Gülşah&yeom-jan
09-06-08, 09:24
Annem Dizisi Finali Şans'ta Yaptı


'ANNEM' DİZİSİNİN OYUNCULARI, ŞANS RESTORANDA BİR ARAYA GELEREK BAŞARILARINI KUTLADI.

Kanal D'de ilgiyle izlenen 'Annem' dizisinin oyuncuları, önceki akşam Levent'deki Şans restoranda bir araya gelerek başarılarını kutladı.

35'inci bölümünü birlikte izleyen oyuncular, iki bölüm sonra dizinin yaz tatiline gireceğini belirterek, 'Yeni yayın dönemine kadar birlikte olamayacağımız için biraraya geldik. Hem yaz tatili vedası, hem de başarımızı kutladık' dediler. Senaryosunu Gamze Özer'in yazdığı, yönetmenliğini Faruk Teber ve Taner Akvardar'ın yaptığı dizide, Talat Bulut, Vahide Gördüm, İlhan Şeşen, Emel Göksu, Seda Akman, Hakkı Ergöl, Tuncer Salman rol alıyor.

!! Elyf !!
10-06-08, 01:35
Gaf Kürsüsü
Okurumuz Sebati Alpay'ın dikkatinden kaçmamış. Annem dizisinde Bakan Musa Bayrı ile ayrıldığı eşi yemek yiyor. Kadın içkiyi fazla kaçırıp, sarhoş olunca Bakan, makam aracının şoförüne "Hanımefendiyi oteline bırak!" diye talimat veriyor. Makam aracını özel işinde kullandırmak bir bakana yakışıyor mu?

Kaynak : Sabah Gazetesi - YÜKSEL AYTUĞ

suri06
11-06-08, 11:56
'Erkektir, yapar' mantığı

Toplumda erkeğe bakış açısı neden hiç değişmiyor? 'Annem' dizisinde Musa, Ayşe'ye yenildi. Herkesin kafasında aynı düşünce; 'Ehh tabii Ayşe adamın çok üstüne geldi. Musa da dayanamadı.' Peki, Zeynep nasıl yıllarca dayandı? Zeynep, öncelikle anne, sonra dul bir kadın, uğraşması gereken zorluklar var. Kızını büyütecek, onun alnına kara çalmayacak. Musa bu arada ceviz üzerine ceviz kıracak. Sonu nereye varacak; "Erkektir, yapar." Zeynep'in dik duruşu ve hayata karşı tavrına diyeceğim yok. Ama bir kadına bu kadar aşıkken, tahrike yenilen bir adamın sevdiğine kavuşmaya hakkı var mıdır?

Nilgün K.Tahmaz/TAKVİM

cicekbenizlim
15-06-08, 09:32
Hiçbir baba "şerefsiz" değildir!

Kanal D'nin Annem dizisinde gördüklerim, Babalar Günü arifesinde yüreğimi acıttı. Derya'nın erkek arkadaşı ile babası tartıştılar. Delikanlı o kızgınlıkla telefona sarılıp, Derya'yı aradı. Hem telefon görüşmelerinde hem de daha sonra yüz yüze geldiklerinde öfkeli sevgili, olayı anlatırken Derya'nın babasından sürekli olarak "Senin o şerefsiz baban" diye söz etti. İşin daha da vahim tarafı; Derya ve amcasının kızı Gamze, delikanlının bu hakaretlerine ne karşı çıktılar ne de tepki gösterdiler. Oysa Derya'dan beklenen, "Sen kim oluyorsun da benim babama böyle hakaret ediyorsun. Yıkıl karşımdan" diyerek, sevgilisinden ayrılmasıydı.


Hiçbir baba, evladı nezdinde "şerefsiz" olamaz. Zira babalık, başlı başına bir "şeref" vesilesidir. Hiçbir sevda, ne kadar körü körüne yaşansa da bir babanın "şerefine" karşılık gelemez. Bu sahneyi Kanal D ve Annem dizisinin hanesine "Gaf Kürsüsü'ne bile sığmayacak bir büyük hata" olarak yazıyorum. Bugün Babalar Günü... İzninizle, kilometrelerce uzaktaki sevgili babam için de birkaç kelime etmek istiyorum. Annem ve babam birkaç hafta önce İstanbul'a geldiklerinde, şöyle keyifli bir Boğaz turu atmıştık. Bebek'ten geçerken, annem, leb-i derya apartman dairelerinden birini gösterip, "Babanın hakimliği sırasında şu evi bir davada basit bir kalem oynatması karşılığı teklif etmişlerdi. Baban adamlar alehine takibat başlatmıştı" dedi...Annemin gözlerinde pişmanlık değil, müthiş bir gurur vardı. Babam, duymazdan geldi. Bugüne kadar bu konu evde hiç konu edilmemişti. 40 yıl sonra gelen bir itiraftı. Annem ve babam şimdi Küçükkuyu'daki iki göz odada, emekli maaşı ile geçiniyorlar. Şerefle ve huzurla...

Bugün bu satırların sahibi "objektif" bir yazar olarak tanınıyorsa, neredeyse tüm yarışmalara "en hakkaniyetli jüri üyesi" olarak davet ediliyorsa, bu, hakim babasının genlerinden gelen bir miras olmalı. Allah herkese bu "şerefi" bahşetsin!..

Yüksel Aytuğ/Sabah

rüştü
18-06-08, 07:38
En büyük destekçisi babası



Mithat Körler'in oğlu Eren, Kanal D'nin sevilen dizisi "Annem"de Ömer karakterini canlandırıyor.


Müzisyen Mithat Körler'in oğlu Eren, Kanal D'nin sevilen dizisi "Annem"de Ömer karakterini canlandırıyor. En büyük desteği babasından gördüğünü söyleyen genç oyuncu, "Onun tavsiyelerini, gençliğimin vermiş olduğu enerjiyle birleştirince önümdeki uzun yolu daha güçlü yürüyeceğime inanıyorum" diyor.

n "Annem" dizisinde rol alıyorsunuz. Neden babanız gibi müzisyenliği değil de oyunculuğu tercih ettiniz?

- Kendimi bildim bileli müziğin içindeyim. Evimizde, arabayla gezerken, aile, dost sohbetlerimizde müzik hep hayatımdaydı. En büyük zevkim babamla turnelere gidip konser atmosferini yaşamak. Ama tüm bunlara rağmen bir türlü kendimi profesyonel anlamda müzik insanı olarak hissedemedim. Hassas bir müzik kulağım var, gerçek anlamda da iyi bir dinleyiciyim. Mesela babam yeni bir projeye başlamadan önce bana mutlaka danışır ve söylediklerimi ciddi bir şekilde değerlendirmeye alır. Oyunculuğa gelince, kameranın önünde olmak bana tarif etmekte zorlandığım bir haz veriyor. Her şeyden arınıp kamera karşısında bambaşka birini hayata geçirmek, tarifi zor bir duygu.

n Babanız memnun mu bu mesleği tercih etmenizden?

- Babam şimdiye kadar yapmak istediğim hiçbir işte bana karışmadı, ama hep yol gösterdi. Bana olan güveninden olsa gerek... Babam, yıllardır müzik piyasasında kendine has tarzı ve saygınlığıyla emin adımlarla yürüyor. Bu yüzden onun tecrübeleri ve tavsiyeleri hayatımda önemli bir yer tutuyor. Onun tavsiyelerini gençliğimin vermiş olduğu enerjiyle birleştirince, önümdeki uzun yolu daha güçlü yürüyeceğime inanıyorum. Mesleğimin her alanında da babamın tecrübelerine ihtiyaç duyacağım kesin.

n Sanatın iki ayrı dalını icra eden bir baba-oğul olarak birlikte bir projede yer almanız ilginç olurdu...

- Evet, farklı bir deneyim olurdu. Belki de hiç aklımıza gelmeyecek birçok sorunla karşılaşır, birbirimizin daha önce bilmediğimiz huylarıyla tanışırdık. Babamla beraber ortak bir projenin sonucunu kestirmek ikimiz için de zor. Ama onunla aramızdaki ilişki baba-oğuldan çok abi-kardeş ilişkisi olduğundan, güzel bir proje olabilirdi.

n Biraz kendinizden söz eder misiniz? Kimdir Eren Körler?

- 1983’te Eskişehir’de doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi burada tamamladım. Altı-yedi sene boyunca yaz aylarında çeşitli otellerde animatörlük yaptım. 2002’de Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü kazandım, 2007’de mezun oldum. Los Angeles UCLA Üniversitesi’nde Extension programı dahilinde, Universal Pictures denetiminde bir yıl kamera oyunculuğu dersleri aldım.

DİZİ SETİ İKİNCİ EVİM

n Nasıl bir kariyer planlaması yaptınız?

- Tek ve en büyük hedefim altyapımı çok sağlam kurmak. Adımlarımı sindire sindire atmak ve yaşadığım her olaydan ders çıkararak ilerlemek. Hızlı ve hazırlıksız bir yükselişin ardından, aynı hızda bir düşüş kaçınılmazdır. Bazen olduğunuz yerde saymak size çok sıkıcı gelebilir ama sağlam bir kariyere sahip olmak istiyorsanız, sabırlı olmayı da bilmeniz gerekiyor.

n Rol aldığınız ilk proje "Annem" değil mi?

- Evet. Okulumu bitirir bitirmez böyle kaliteli bir projeye başladım. Kendimi çok şanslı görüyorum. İçinde bulunduğum ekip için "aile" kelimesi en doğru tabir. Vahide Gördüm, Talat Bulut, İlhan Şeşen gibi usta isimlerle aynı setin havasını solumak, yolun daha çok başındaki genç bir oyuncu için bulunmaz bir fırsat. Hepsinden çok fazla şey öğrendim ve öğrenmeye de devam ediyorum. Böyle önemli bir projede bana bu rolü uygun gören ve hayatımda yeni bir sayfa açmamı sağlayan kişi yönetmenimiz Faruk Teber’dir. Umarım onun bana olan güvenini karşılıksız bırakmamışımdır.

n Bir müzisyenin; İlhan Şeşen’in oğlunu canlandırıyorsunuz...

- İlhan Şeşen’in oğlunu oynayacağımı öğrendiğim an "Nasıl olacak, elim ayağıma dolanacak, rezil olacağım" demeye başladım. İlk projesinde İlhan Abi gibi bir rol arkadaşına sahip olmak, herkese nasip olmaz. Onun yardımıyla birçok zor sahnenin altından rahatlıkla kalkmışımdır.

n Çekimler nasıl gidiyor?

- Çok keyifli. Set havasını solumak, sette yaşamak çok farklı bir duygu. Devamlı seferi bir halimiz var. Bir mekánda çekim bitiyor, toparlanıp başka bir mekána geçiyoruz. Setteyken çok mutluyum. İkinci evim gibi oldu set ortamı. Acısıyla tatlısıyla, her şeyini paylaşan kocaman bir aile olduk.

n "Annem" dizisi dışında yer alacağınız başka projeler var mı?

- Yaz sezonu için birkaç proje vardı, fakat ben bu yazı Kanada’da beş haftalık bir dil kursuna ayırdım. "Annem", önümüzdeki sezon da devam edeceği için bütün enerji ve dikkatimi diziye vermek istedim.

POPÜLER OLMA DERDİNDE DEĞİLİM

Oyunculukta hedefleriniz, idealleriniz ne?

- En büyük korkum izleyicilerin beni bir tek rolle bağdaştırmaları. Karakterin üstünüze yapışması ve sonraki işlerinizde seyircinin sizden aynı şeyleri talep etmesi, bir oyuncunun başına gelebilecek en kötü olay. Farklı rolleri oynamak, kendi sınırlarınızı zorlamak, daha önce bilmediğiniz duygularınızı keşfetmek, bu işin en zevkli yanı. Tabi ki her oyuncu bütün rolleri oynamak zorunda değil, zaten böyle bir şeyi de kimse kimseden talep edemez, ancak kendimizi keşfetmek ve yeni bir yolda yeni bir maceraya atılmak için biraz gözünüzü karartıp, ilk bakışta akla pek yatmayan, zor gözüken bir projeye ’Evet’ derseniz, bu işten keyif alırsınız.

n Nasıl bir rolü oynamak istersiniz?

- Benim kendime çizmiş olduğum yolda, birbirinden mümkün olduğunca farklı karakterlerle izleyicinin karşısına çıkmak var. Kendime yakın gelen bir karaktere saplanıp kalmak bana çok ters ve işin kolayına kaçmak gibi geliyor. Oyunculukta hiç acelem yok. "Çok popüler olayım, herkes benden bahsetsin" gibi düşüncelere sahip değilim. Her şeyin bir vakti olduğunu düşünüyorum. Vakti gelince doğru hamleyi yaparsanız, ortaya tadından yenmez bir iş çıkar, güzel bir sinema filmi gibi.

Hürriyet
Ayşegül ŞAHİN

http://img338.imageshack.us/img338/5493/aaaaaaaaaaadz8.jpg

http://img212.imageshack.us/img212/6469/aaaaaaaaaaaaaaaanq8.jpg

http://img115.imageshack.us/img115/1559/aaaaaaaaaaaaaaaaaaaau9.jpg

amor
29-06-08, 15:35
Ekranda çocuk düşüren düşürene !

Geçen yıl bu zamanlar televizyon dizilerinde bir "veledi zina" furyası yaşanmıştı. Dökümünü bu köşede verdiğim "ekranda gayrı meşru çocuk patlaması" haberi, büyük yankı uyandırmıştı. Bugün sizlerle yeni bir listeyi paylaşacağım. Bu kez yerli dizilere egemen olan, "çocuk düşürme" modasından söz edeceğim. Sezon finali ya da final yapan dizilerde, çoğunluğu yine gayrı meşru olmak üzere pek çok "bebek düşürme vakası" yaşandı. İşte şaşırtıcı yekun:Binbir Gece'de Şehrazat , Yaban Gülü'nde Dilber, Annem'de Ayşe, Kavak Yelleri'nde Deniz'in annesi, Arka Sokaklar'da Hüsnü'nün karısı Suat, İki Aile'de Eda, Yaprak Dökümü'nde Leyla, Elveda Derken'de Lale... Bunlar benim aklıma ilk gelenler. Eminim sizler kendi kafanızda bu listeyi genişletebilirsiniz. Bunlara bir de geçmiş sezonlardan Bir İstanbul Masalı'nın Esra'sını, Yabancı Damat'ta Kadir'in Yunan karısını ve Asmalı Konak'ın Bahar'ını (ilk çocuğunu düşürmüştü) eklersek, sayı 11'i buluyor. Yani ekranın düşen çocukları eğer yaşasalardı, bir futbol takımı oluşturabilirlerdi!..

Kaynak: Sabah.com.tr