Tüm Versiyonu Göster : Istiklal (Kanal 7)
ISTIKLAL
"SÖGÜTLÜ HACER ANA" - Iki evladını Çanakkale'de sehit veren koca yürekli bir Türk anasının yürek yakan hikayesi...
"Söz konusu vatansa gerisi teferruattır" bilinciyle ölümü dügün bayram sayan, yokluklar içinde var olma savası veren bir halkın hikayesi; "ISTIKLAL". Iki yıl süren hazırlık ve çekim asamalarından sonra büyük bir prodüksiyonla Kanal 7'de ekrana geliyor. 1878-1923 yıllarının yani Türk tarihinin en acılı ve aynı zamanda en destansı döneminin anlatıldıgı "ISTIKLAL"in her bölümü müstakil filmlerden olusuyor.
Nene Hatun'dan Erzurumlu Fatma Seher'e, Sahin Bey'den Köprülülü Hamdi'ye, Albay Nazım'dan, Karayılan'a, Sahin Bey'den Sütçü Imam'a ve Sögütlü Hacer Ana'ya, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliginde varlıklarını "Bagımsız Türkiye" hayaline adamıs insanların kahramanlık ve fedakârlıklarla dolu hayatları her Salı aksamı saat 19:40'da Kanal 7'de ekrana gelecek. Serinin ilk filmi "Sögütlü Hacer Ana";
SÖGÜTLÜ HACER ANA
Bölüm özeti: Çanakkale destanının tarihe koca harflerle yazıldıgı günlerdeyiz. Kocası Dömeke'de, kardesi Sıpka Savası'nda kaybeden Hacer, Sögüt'ün bir köyünde gelini, iki torunu ve nisanlı oglu Hüseyin'le yasamaktadır.
Hacer, iki oglunun da Çanakkale'de birer gün arayla sehit düstügü haberiyle yıkılır. O günden sonra adeta hayata küsen ve kimseyle tek kelime konusmayan Hacer için asıl sınav; Çanakkale için yeni gönüllüler aranması ve geride kalan tek oglu Hüseyin'in de gönüllü olmasıyla baslayacaktır. Oglu Hüseyin ekip biçecek, o getirecektir eve ekmegi. Ne var ki, düsmanın ele geçirdigi bir ülkede yenecek ekmek bogazından geçmez Hacer'in. Bu yüzden geride kalan biricik oglunu da dügüne yollar gibi yollar ölüme. Çünkü söz konusu vatansa ölüm dügün bayramdır. Hacer Ana'nın ogluna son sözü ise "Minareden ezan sesi kesilecekse, sen de düs, sen de dönme." olur.
Yönetmen: Cem Akyoldas
Senaryo: Ismail Kılıçarslan
Genel Koordinatör: Mehmet Yavuz,
Oyuncular: Perihan Savas, Ali Ipin, Seval Ersu, Anıl Çelik, Nurettin Özel, Levent Çakır, Büsra Alçin.
G. Yönetmeni: Taylan Sancaktar
Y. Koordinatörü: Hasan Kubilay
Sanat Yönetmeni: Onur Tug
Isık Sefi: Ferzan Yücel
Müzik: Ali Otyam
Kurgu: Murat Bör
Ses, kayıt, miks: Burhan Sahin
Yapım: Kanal 7, 2007
Ilk bölüm: 16 Ekim 2007 Salı - Saat: 19.40
moon_light
16-10-07, 19:08
"Söz konusu vatansa gerisi teferruattır" ..ne kadar guzel bir soz boyle..
konusu cok guzel,boyle yapimlari izledikce sanli tarihimizle bir kez daha gurur duyuyor ve bu vatanin kolay kolay bu hale gelmedigini bir kez daha idrak ediyoruz...
analarimiz hic gozlerini kirpmadan vatan icin evladlarini feda etmisler,hacer anamizda oyle bir anaymis...ogluna son sozune baksaniza...tum sehitlerimizin ruhlari sad olsun,mekanlari cennet olsun(ki hic suphemiz yok)..
bu vatanin boyle analar ve boyle evladlar oldugu surece ASLA sirti yere gelmez..
bu tur programlar yapan kanallarada ayrica tesekkur ediyoruz..
dün bir kısmını izleyebildim.izlediğim kadarıyla çok başarılıydı.o kırmızı zarflar bizi mahvetti.:img-yes:hacer ana'nın;sabrı,inancı,tevekkülü takdire şayandı.:good:
Ya ben ne bahtsız bir insanım.:) Yeni bir dönem dizisi baslıyor diye o kadar heyecan yaptım ama patronumun is güzarlıgı tutunca dizinin son sahnesine ancak yetisebildim.:(
Neyseki 19 Ekim Cuma günü saat 21.40'ta tekrarı varmıs.:D
Dizinin Kanal 7'nin resmi sitesinde bulunan tanıtım resmini de ekleyeyim bari.:)
http://img132.imageshack.us/img132/9922/istiklaldetaytu2.jpg (http://imageshack.us)
kanal7 anlamlı bi proje pes¸inde sanırım..ii yapmıs o kadar diziden sora bu dizi belki reyting alır
Resmi sitesindeki yazıda 2 yıldır ugrastıkları yazıyor. Onca emekten sonra iyi reyting alamasa bile yayından kaldırılacagını sanmıyorum. Çünkü reyting pastasından en büyük payı atv, Kanal D, Show tv, Star tv alıyor. TRT'nin bile pek sansı olmuyor. Hem yanılmıyorsam Kanal 7, Stv gibi kanallar öyle kolay kolay dizilerini yayından kaldırmıyor. Çünkü kendilerinin de farkında oldukları ayrı bir seyirci kitleleri var ve daha çok onlara hitaben yayın yapıyorlar.
cnm sana sonuna kadar katılıyorum ss¸ahsen bende bir stv ve kanal 7 izleyicisiyim
Diger kanallar babamın kanalı mı sanki?:) Benim hangi program hosuma giderse kanal fark etmiyor, oturup onu izliyorum. Tabi reytinge kurban gitmedigi sürece.:D
Nazlıhan başlık için teşekkürler
bende dün bir kısmını izleyebildim.Hacer ananın çocuklarının şehit düştüğü haberini kırmızı zarflarla aldığı sahnede bu ülkenin Hacer ana gibi analara ve canını hiç düşünmeden ülkesi için feda eden vatan evlatlarına ne kadar borçlu olduğumuzu bir kez daha anlıyor insan.
Bende reyting kaygısı yaşayacağını sanmıyorum,böyle güzel yapımlarda
bizleri tarihimizle buluşturanlara sonsuz teşekkürler.
Nazlıhan bas¸lık için tes¸ekkürler
Rica ederim ablacım. :img-kiss:
Kanal 7 arada fragmanlarını veriyor. Kınalı Kuzular'ı hatırlarsın, her bölüm farklı birinin hikayesini kadro degismis bir sekilde izliyorduk. Burada daha genis bir kadro var. "Karayılan" ve "Gelinin Binbasıya Agıdı" adlı bölümlerin fragmanlarını izledim ve o bölümleri de heyecanla bekliyorum. Sonra Kanal 7'nin aylık tv yayın akısına baktım ve genelde program saatlerine çok sadıklar. Her Salı 19.40'ta yeni bölüm, her Cuma 21.40'ta ise tekrarı görünüyor. E geriye de biz dönem dizisi tutkunlarına izlemek düsüyor.;)
Ama ben hep tekrarlarından takip edecegim galiba. Bizimkiler Salı günleri Ezo'ya alıstılar bir kere. Allah'tan Cuma günü izlenecek birsey yok bizim için. Yoksa çıngar çıkardı.:)
Rica ederim ablacım. :img-kiss:
Kanal 7 arada fragmanlarını veriyor. Kınalı Kuzular'ı hatırlarsın, her bölüm farklı birinin hikayesini kadro degismis bir sekilde izliyorduk. Burada daha genis bir kadro var. "Karayılan" ve "Gelinin Binbasıya Agıdı" adlı bölümlerin fragmanlarını izledim ve o bölümleri de heyecanla bekliyorum. Sonra Kanal 7'nin aylık tv yayın akısına baktım ve genelde program saatlerine çok sadıklar. Her Salı 19.40'ta yeni bölüm, her Cuma 21.40'ta ise tekrarı görünüyor. E geriye de biz dönem dizisi tutkunlarına izlemek düsüyor.;)
Ama ben hep tekrarlarından takip edecegim galiba. Bizimkiler Salı günleri Ezo'ya alıstılar bir kere. Allah'tan Cuma günü izlenecek birsey yok bizim için. Yoksa çıngar çıkardı.:)
evet,fragmanlar,ramazandan beri ekranda dönüyor.maşallah siz önce davranıp başlığı açmışsınız.''Gelinin Binbaşıya Ağıtı''ile ''karayılan'ı''çok merak ediyorum.ben bu yapımları dizi diye düşünmüştüm.sanırım İSTİKLAL başlığı altında toplanmış,tek bölümlük dizi filmler.gerçekten çok beğendim.daha öncede belirttiğim gibi,''söğütlü hacer ana''bölümünün bir kısmını izleyebildim.salı günü ''Yeşeren Düşlere''bakıyorum.cuma günü tekrarını ve tamamını izlerim inşallah.tekrarının,gününü ve saatini yazdığınız içinde ayrıca teşekkürler.gerçi cuma günü,o saatte başka bir diziye bakıyorum ;ama yinede tekrarını izleyeceğim inşallah.
evet,fragmanlar,ramazandan beri ekranda dönüyor.mas¸allah siz önce davranıp bas¸lıg?ı açmıs¸sınız.''Gelinin Binbas¸ıya Ag?ıtı''ile ''karayılan'ı''çok merak ediyorum.ben bu yapımları dizi diye düs¸ünmüs¸tüm.sanırım I?STI?KLAL bas¸lıg?ı altında toplanmıs¸,tek bölümlük dizi filmler.gerçekten çok beg?endim.
Rica ederim.:img-kiss:
Canım baslıgın öncesi sonrası kalmamıstıki...:) Dizinin yayınlanmasına saatler kala buraya baktım, hiçbir sey yoktu. Aslında baslık açmaya hiç alısık degilimdir.:)
Ben o fragmanlardan pek birsey anlamamıstım en basta. Acaba ayrı diziler mi diye düsündüm senin gibi. Ama "Istiklal" adlı bir dizi yayınlanacagını ögrenince baglantıyı kuruverdim.:)
"Karayılan"ı Mehmet Çepiç oynayacakmıs yanılmıyorsam. Kendisinin oyunculugunu begenirim ama en çokta sesini.:) "Gelin Binbasıya Agıdı"nda ise binbası Yalçın Dümer olarak gösterildi. Yan karekterlerde de tanıdık simalar var.
nzlhan;hay allah razı olsun.demek son anda işe el attın.evet ilk zamanlarda gösterilen fragmanlar,biraz karışıktı.sanırım,hepsini harmanlamışlar.:img-yes:''karayılan'ı'' evet,mehmet çepiç oynuyor.:img-yes:dikkatini çekti mi?''gelinin binbaşıya ağıtında da''yaprak dökümünde necla karakterini oynayan,fahriye evcen oynayacak yanılmıyorsam.çünkü fragmandaki bayanı o'na çok benzettim.mehmet çepiç hakkında söylediklerinede sonuna kadar katılıyorum.sesi çok güzel.ve tabi diksiyonuda.:good:
dikkatini çekti mi?''gelinin binbasıya agıtında da''yaprak dökümünde necla karakterini oynayan, fahriye evcen oynayacak yanılmıyorsam. çünkü fragmandaki bayanı o'na çok benzettim. mehmet çepiç hakkında söylediklerinede sonuna kadar katılıyorum.sesi çok güzel.ve tabi diksiyonuda.:good:
Malesef tam dikkat edemedim ama benziyor gibi. Yetenekli oyuncu olsunda kim olursa olsun, izlerim.:)
Mehmet Çepiç'in sesi mekanik bir sese benziyor.:) TRT'de dublaj yapanlar arasında ve ben onların hepsini ayrı ayrı seviyorum. Genelde Ankara Devlet Tiyatrosu'nda görev yapan kisiler oluyor.
selam arkadaslar
Aslinda ben bu basligi acmistim ama yalnis yere acmisim sanirim neyse mod arkadaslar düzeltirler ben istiklal sögütlü hacer ana bölümünü izledim tabiki cok basarili buldum ama sanirim istiklal serisinizn gelecek bölümleride en az bu kadar etkileyici olacaktir..
http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=35865
Elif Polat
20-10-07, 14:15
süper bi film cok hosuma gitti hele hacer ana dedi ya bu bayrak basimizdan düserse o zaman sende gelme gibisinden o sahne cok güzeldi
Türk tarihinin en acılı ve aynı zamanda en destansı dönemecinin anlatıldığı “İstiklal” filmleri; bir ülkenin var olma mücadelesinin gerçek öykülerini anlatıyor.
“Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” bilinciyle ölümü düğün bayram sayan, yokluklar içinde var olma savaşı veren bir halkın hikayesi; “İSTİKLAL” İki yıl süren hazırlık ve çekim aşamalarından sonra büyük bir prodüksiyonla Kanal 7’de ekrana geliyor. 1878 -1923 yıllarının yani Türk tarihinin en acılı ve aynı zamanda en destansı döneminin anlatıldığı “İSTİKLAL”in her bölümü müstakil filmlerden oluşuyor.
Nene Hatun’dan Erzurumlu Fatma Seher’e, Şahin Bey’den Köprülülü Hamdi’ye, Albay Nazım’dan, Karayılan’a, Şahin Bey’den Sütçü İmam’a ve Söğütlü Hacer Ana’ya, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde varlıklarını “Bağımsız Türkiye” hayaline adamış insanların kahramanlık ve fedakârlıklarla dolu hayatları her Salı akşamı saat 19:40’da Kanal 7’de ekrana gelecek.
İstiklal’in ikinci bölümünde kocası cephede vuruşan Şerife bacının kucağında bebeğiyle, kışlaya cephane taşırken verdiği mücadelenin destanlaşan öyküsü ekrana gelecek. Şerife bacı kar kış demeden kucağında bebeğiyle düşmüştü kışlanın yollarına… Fakat kaybetti yolunu fırtınada ve sabah donmuş cesedini buldular yolda. Şerife Bacı ayaktaydı, gözleri ileriye bakıyordu ve gülümsüyordu…
http://img503.imageshack.us/img503/5533/serifebacidetayci5.jpg (http://imageshack.us)
KASTAMONULU ŞERİFE BACI
Kar vardı Kastamonu’nun dağında. Kar vardı; ama işte bu cephaneler İnebolu’dan Kastamonu kışlasına gidecek; memleketten düşmanı kovmaya çabalayan Mehmetçiğin umudu olacaktı.
Kurtuluş savaşının en zorlu günleri yaşanmaktadır. Kocası Osman’ı vatan savunması için cepheye gönderen Şerife; kucağında küçücük kızı ve iki öküzün çektiği kağnısıyla İnebolu limanından Kastamonu kışlasına cephane taşımaktadır. O gün, hava çok soğuktur ve öküzleri aç olan Şerife, kafilenin gerisinde kalmıştır. Tek başına, karlara bata çıka kahraman Türk askerine cephane yetiştirmeye çalışmaktadır yine de. Aynı saatlerde Şerife’nin kocası Osman da Yunan askerleriyle çatışmaya girmiştir. O gece boyunca yolculuk da sürer, çatışmada. Ve sonunda, soğuğa daha fazla dayanamayan Şerife, Kastamonu dağlarında donarak can verir. Ayaktadır, gözleri ileriye bakıyor ve gülümsüyordur. Aynı dakikalardaysa Osman da, bir Yunan kurşunuyla şehit düşer. Birbirlerini çok seven karı koca, aynı mezarda buluşacaklardır.
Yönetmen: Cem Akyoldaş
Senaryo: İsmail Kılıçarslan
Genel Koordinatör: Mehmet Yavuz
Oyuncular: Didem Uğurlu, Ogün Kaptanoğlu, Hilmi Erdem, Vural Bingöl, Melik Akaya
G. Yönetmeni: Taylan Sancaktar
Y. Koordinatörü: Hasan Kubilay
Sanat Yönetmeni: Onur Tuğ
Işık Şefi: Ferzan Yücel
Müzik: Ali Otyam
Kurgu: Murat Bör
Ses, kayıt, miks: Burhan Şahin
Yapım: Kanal 7, 2007
Hürremsultan
22-10-07, 07:29
ayy cok sükür acilmis yahu bende ne zaman acilicak diyodum:D Sögütlü hacer ana ya baktim ve süper di ondan sonrakilerde süper olucakk eminim topiki actigin icin sagol nazlihan:img-wink:
akşam,tevafuken izledim.vatan için ,bütün köylü, seferber oldu.bileziğini,çeyizi,son danasını bu uğurda seve seve verenler vardı.vatan uğrunda böyle mücadele edildiği ;millette, tek yürek oldu sürece bizi asla mağlup edemezler.:img-yes:hacer ana,hüseyin'e:''bayrak inecekse,ezan sesi dinecekse,sende öl''.dedi.bizim,kınalı kuzularımız,yüreklidir.gerektiği zaman, canını vermekten asla çekinmez.şanlı bir mazinin evlatları;şanlı,yürekli olacaktır elbet.:img-yes:
mehmet akif ersoy'un da belirttiği gibi;
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi... :img-yes::good:
Sonunda 1. bölüm "Sögütlü Hacer Ana"yı izleyebildim. Cuma günü ekran basına geçmistim ama o saatte bir Türk sineması yayınladılar. Sonra tesadüfen dün aksam 21.40'ta yayınlanacagını ögrendim ve izledim.
Dizi genel olarak güzeldi. Ayrıntıların gözüme fazla batmaması için özen gösterdim. Sonuçta dönem dizilerinde her ne kadar özen gösterilsede, yarım kalabilen seyler olabiliyor. O yüzden günümüz tarihini anlatan dizilerden daha çok töleransı hak ediyor.
Dünkü kara haberi aldıktan sonra diziyi nasıl izledigimi anlayamadım. Içim fazlasıyla sızladı. Aradan yıllar geçmesine ragmen, bagımsızlıgımızı kazanmamızın üstünden koskoca 84 yıl geçmesine ragmen memleketimin evlatları hain pusularda can veriyor. Tamam sehitlik mertebesi gerçekten çok ulu bir sey... Ama ya geride bekleyen aileler? Bir avuç aptal toplulugu, bizden ne koparırsak kardır sanıyor. Ama biz tarihte nasıl bir millet oldugumuzu fazlasıyla ispatladık. Hatta ben, bizim gibi bir millete tarih kitaplarında dahi rastlamadım. Allah'ın izniyle, haddini bilmeyen o kalleslere gereken ders fazlasıyla verilecektir! Ben buna inanıyorum. Rabbim yüce milletimizin yar ve yardımcısı olur insallah...
Sevgili mxrxt, özeti ekledigin için tesekkürler...
Sevgili Hürremsultan, rica ederim canım...
2. bölüm fragmanı Kanal 7'nin resmi sitesinde yer alıyor. Istiklal dizisinin bölümüne tıkladıgınızda en altta izleyebilirsiniz.
Sevgilerimle.bye
Sevgili mxrxt, özeti ekledigin için tesekkürler...
Sevgili Hürremsultan, rica ederim canım...
2. bölüm fragmanı Kanal 7'nin resmi sitesinde yer alıyor. Istiklal dizisinin bölümüne tıkladıgınızda en altta izleyebilirsiniz.
Sevgilerimle.bye
selam nzlihan rica ederim..
istiklal dizisini bende üyük biz haz duyarak izliyorum cok kaliteli bir yapim keske daha genis kitleler bu dizinin farkinda olsalar hayal ürünü senaryolari izleyen halkimiz tarih kokan bu dizileri izlemeli bence nasil mucadele vermis insanlar her sahnesi ic burkan ama bu milletin türkiye icin vatanimiz icin döktügü kanlar ve dökülecek kanlar helal olsun..iste Bu yapim bu zamanlarda ne güzel örnek oluyor degilmi??
merhaba sevgili nazlıhan sitede dolanırken rastlantı eseri bu başlığı buldum.seninle tekrar buluşmak çok güzel.Uzun zamandır televizyon izlemediğimden diziden haberim yoktu sayende öğrenmiş oldum çok teşekkür ederim.sevgili mxrxt özet için teşekkürler.Bu bölümün konusu şerife bacı'ymış onunla ilgili biraz bilgi eklemek istedim görüşmek dileğiylebye
http://www.fotokritik.com/photos/lowres/0/9/7/097714/e43a1a1d84ce52505b3f619d7a981154.jpg
şehit şerife bacı
İşte Şerife gelin bu köylü ve 21 yaşında. O'nu 16 yaşında evlendirmişlerdi. Düğünden iki ay sonra Harbi Umumi patlak verdi. Kocasını askere aldılar. 6 ay sonra da Çanakkale'den kocasının ölüm tezkeresi geldi. Kimsesizdi, hiçbir geliri yoktu. "Bu tazeliğiyle yapayalnız durması yakışık almaz" diyen köyün yaşlıları, onu sakata ayrılmış bir asker gazisi olan Topal Yusuf ile evlendirdiler.
Üç yıl sonra Şerife Gelin'in bir kızı oldu. Küçük kıza Elif adını koydular. Elif anasını emiyor, emdikçe Şerife Gelinin sütü artıyordu. Bunu fırsat bilen komşular, o günlerin salgın hastalıkları yüzünden anası ölen, yetim kalan, süt ememeyen hangi çocuk varsa, Şerife Gelin'e getiriyorlar; Köyün yetimlerini hep O emziriyordu. Belki de bunlar çile günlerinin tabii bir yansıması idi. Sonuç olarak bu köyde yetimlerin tamamı süt kardeşi, Şerife Gelin de süt anası olmuştu... Evdeki işlerle birlikte dışarı işlerini de Şerife gelin yapardı. Öküzlerle çift sürmek, merkeple dağdan odun getirmek, orakla ekin biçmek, döğen sürmek hepsi hepsi Şerife Gelin'i gözlüyordu. Kocası Topal Yusuf'un sadece adı vardı. Savaşta sol bacağı kopmuş, yakınında patlayan bomba bir gözünü kör etmişti... Kulaklarının duyması ise günden güne ağırlaşıyordu. Bu haliyle O'nun iş yapması zaten mümkün değildi. Günlük işlerini ve hizmetini de Şerife Gelin yapıyordu.
Çile demet demet, hicran gökleri tutmuş, gözyaşı diz boyu olmuş akıyordu. Nice şehit anaları oğlunun acı haberiyle ciğerini dağlarken nice gelinler hayata küsmüş, nice umutlar baharında solmuştu. Açlık, yokluk, perişanlık kol geziyordu. İnsanlar saadeti sadece ölümün kollarında açan bir çiçek sanır hale gelmişlerdi. Artık gözler taa uzaklara, umutlarsa bir başka bahara kalmış gibiydi.
Bir akşam üzeri köyde tellal bağırıyordu.
"– Eyyyyy ahali! Duyduk duymadık demeyin. Cuma günü her haneden bir kağnı, İnebolu'ya yük taşımak üzere gidecektir"... Aynı tellal bir daha, bir daha olmak üzere 3 sefer bağırdı. Bu, konunun önemini vurgulamak içindi. Üç sefer aynı şeyin bağrıldığı pek vaki değildi. Demek ki bu konu olağanüstü bir önem arzediyordu.
Herhangi bir sebeple tellal bağırmışsa, o akşam konunun görüşülmesi için köy odasında toplantı yapılırdı. Bunu herkes bildiğinden, toplantı için ayrıca duyuru yapılmamıştı. Akşam yapılan toplantıda Muhtar şu açıklamayı yaptı:
– Ankara'da açılan yeni Meclis ve kurulan hükümet, Anadolu'ya saldıran Yunan askerine son darbeyi vurabilmek için kış boyunca hazırlık yapıyormuş. Kulakları çınlasın iki ay kadar önce köyümüze gelen M. Âkif, camimizde verdiği vaazda:
– "Bir milletin hayat hakkı ve varlığını sürdürme konusunda üstünüze bir görev düşerse, yerine getirmekte aslâ tereddüt etmeyiniz. Vatana sahiplenmek için gerekirse herbirimiz, toprağın koynuna girmeye aday olabilmeliyiz ki, bu vatan bizimdir diyebilelim," demişti. Komşular! Sizin anlayacağınız, deniz yoluyla İnebolu'ya getirilen cephane ve top mermilerinin cepheye taşınması için bütün çevre köylere görev verilmiş. Adına ister imece, ister salma, ister başka birşey deyiniz; taşıma işi muhakkak halledilecekmiş. Bizim köyün taşıma sırası Cuma günü olarak bildirildi. O gün, İnebolu'dan 80 kağnı cephane yüklenerek Kastamonu'ya doğru yola çıkmamız gerekiyor. Herkes hazırlığını buna göre yapsın. Muhtar, bir de liste hazırlamıştı. Listeyi baştan sona okudu. Sonra da:
– Burada olanlar olmayanlara haber versin, dedi.
Herkes birbirinin yüzüne "Burada kimler yok?" der gibi baktı... Toplantıda sekiz isim yoktu. Bunlar adına da zaten kadın veya çocuk yaşta gençler gidecekti. O akşam köy bekçisi sekiz kişinin evini dolaşıp yola ne zaman ve nasıl çıkılacağını bildirdi. Her evden bir kağnı duyurunun yapıldığı şekilde Cuma günü vardı. Şerife Gelin de bunlar içerisinde idi.
Tarih, 1921 yılının son günleriydi. Birdenbire bastıran kar yolları kaplamıştı. Sıra ile cephaneler yüklendi. Yüklemesi yapılan kağnı yola çıkıyordu. Şerife Gelin, köyde bakacak kimsesi olmadığı için Elif'i yanına almıştı. Şerife Gelin'in kağnısına top mermileri yüklendi, yol verildi... Şerife Gelin, İnebolu çıkışında kağnıyı durdurdu. Oraya kadar sırtında taşıdığı kızı Elif için top mermilerinin arasında bir yer ayarladı. Tek korunma aracı yün yorganını da top mermilerini ve kızını yağıştan korusun diye, kağnı üzerine örttü. Sonra tekrar kağnı başına geçip "Bismillah" diyerek öküzleri çekmeye başladı. Bu görevi onlarca köy, binlerce kağnı yaptığı için yol güvenliği konusunda bir sorun yoktu. Soğuğa karşı korunaklı oldun mu tamam! Hele hele öküzlerin iyi ise, işin kolay! Şerife Gelin, öküzleri çekiyor, kar ise yağıyor, yağıyordu. Kağnı tekerleri karla karışık çamurlu yollarda makamsız bir gıcırtının zevksizliğiyle ilerliyordu. Şerife Gelin'in bir korkusu vardı; kendinden bile sakladığı bir korku. Kalbinde kocaman bir çıban, çaresiz bir dertti bu... Ama onu hatırlamak istemiyor; azimle, hırsla kağnı arabasının önünden tüm engelleri delercesine yürüyordu. İçten içe duâ etmeyi de ihmal etmiyordu. Bu halde epeyce yol aldıktan sonra kağnı birden durdu. Şerife Gelinin yüreciğindeki yara deşilmişti. Evet kara öküz yürümüyordu. Bu her zamanki huyu idi. Zorlamaya, yüke hiç gelemezdi. Şerife Gelin yuları asıldı. Hayır! Gelmiyordu. Öküzün ardına geçip gâh! dedi. Üvendire ile dürttü. Kara öküz biraz yürüyüp tekrar durdu. Bir saat kadar önce yağan kar durmuş, hava soğumaya başlamıştı.
Şerife Gelin:
– Kurbanın olayım kara tosun, beni perişan etme. Arabam top mermisi dolu; Cepheye yetişmesi lazım. Haydi n'olur yürü. Haydi n'olur. Kara öküz az daha yürüyüp boynunu eğdi, eğdi. Sonra olduğu yere gürpüden çöküverdi.
Şerife gelin:
– Eyvahhh! Ne yapacağım ben şimdi, diyerek tekrar kara öküzün yanına vardı. Yalvarırcasına başını okşadı. Gözlerinden öptü, titreyen sesiyle:
– Haydi kara tosunum. N'olur yatma kalk. Boyunduruğa ben de koşulayım. Yeter ki sen yatma. Kara öküz nice zorlamayla yerinden kalktı. Boyunduruğu kaldıramaz gibi boynunu yere eğiyordu. Bereket öbür eşi sarı öküz güçlü idi; zaten kağnı buraya kadar onun sayesinde gelebilmişti. Şerife Gelin, öküzlerin yularını arabanın okuna taktı. Sonra kara öküz tarafına geçip eğik boyunduruğa öyle bir yüklendi ki, göğsünden bütün vücudunu kaplayan bir ıslaklığın yayıldığını fark etmedi bile.
Kaç defa kara öküz yatmış, kaç defa boyunduruğu Şerife gelin göğüslemiş, bunların artık sayısını unutmuştu... Ne kadar yol aldığını ise hiç bilmiyordu. Şerife Gelin'in karnı açtı. Lâkin açlığı dert etmiyordu. Biricik Elif'i aklına geldi. Tabii ki O'nun da karnı zil çalıyordu. "Elif'imi azıcık emzirebilseydim" dedi. Ama Elif uyuyordu; zaten uyansa da bu soğuk havada çocuk emzirilmezdi. Kendi kendine: "Elif uyanmadan Kastamonu'ya varabilseydim bari", dedi. Böyle söylenirken, içindeki bir ses karşı dağdan yankılanırcasına gürledi:
– Ya sonra? Şerife Gelin şaşırdı birden. Etrafına bakındı, kimsecikler yoktu. Bu gizli ses ile cedelleşmeye başladı:
– Sonrasına Allah kerim.
Meçhul ses:
– Âmennâ! dedi, önce. Sonra da Şerife Gelin'in belki de çaresizlikten hep görmezlikten geldiği bir gizli derdi ham bir çıbana iğne sokup patlatır gibi deşiverdi:
– Peki Ilgaz Dağı'nı nasıl tırmanacaksın? Bu kara öküzle, bu kağnı oradan çıkar mı?
– Çıkarrrrrrr, diye bağırdı Şerife Gelin; gerçi yüküm Kastamonu'ya kadar ama bu araba Ilgaz dağını da çıkar, Ankara'ya da varır... Cepheye de... Şerife Gelin'in göğsü körük gibi inip kalkıyordu. Soğuktan donmak üzere olan elleri şimdi sinirinden titriyor, iki de bir üvendireyi elinden yere düşürüyordu. Ilgaz Dağı'nı geçilmez, aşılmaz diyen kimdi? Az önce kendisiyle cedelleşen sesi, sesin sahibini aradı. Hiddetinden dudaklarını kemiriyor, elindeki üvendireyi gart! gurt! diye kürtün öbeklerine saplayıp saplayıp çıkarıyordu. Kendini korkutmaya, caydırmaya, azmini kırmaya çalışan bu sese hınçla bağırdı:
– Heyyy! Bre çılgın ses! Hey bre meçhul korkak! Karınca fıkrasını duymadın mı? Derler ki karınca İstanbul'dan yola çıkmış, mübarek beldeleri görmek ister. Sormuşlar:
– "Nereye gidiyorsun?
– Hacca gidiyorum.
– Sen bu cılız gövdenle, bu çöp bacaklarınla, İstanbul'dan Hicaz'a kadar nasıl gidersin?
– Varamazsam hiç olmazsa yolunda ölürüm ya", demiş. Ben de öyle... varamazsam yolunda ölürüm. Lâkin bu mermiler yollarda kalmaz, bıraktığımız yerden birileri yüklenir ve cepheye mutlaka ulaştırır. Şerife Gelin böyle söylese de, çok iyi bildiği Ilgaz Dağı'nı ve onunla geçen hatıralarını sisli puslu camdan bakar gibi bir süre seyre daldı. Bu seyir, ne durup bakmaya, ne bakıp görmeye benziyordu. Bir hissedişti bu; bir duyuş, bir anlayış... Çookkk uzaklardan gelen, fırtınaya binmiş, dağlarda yankılanan, tepelerde savrulan bir ses; kimbilir belki de Şerife Gelin'in duymak istediği, yahut istemeden duyduğu bir ses... Ilgaz Dağı için, oranın kendi has evladına bakınız, neler fısıldıyordu:
– Ilgaz Dağı, çilenin harman olduğu yer. Ilgaz Dağı; yetimleri, dulları, kimsesizleri ağlatan mekân; gözyaşını kaynağında donduran fırtına seli. Ilgaz Dağı; ümitleri söndüren, hayalleri sükûta erdiren bir hengame...
Nice garibanın çıplak ayakla yürüdüğü bayır. Vardıkça dikleşen, çıktıkça yokuşa vuran yollar... ve içinizdeki aşka, merhamete, sevgiye inat acımasızlaşan dağ... Eşkıyalara taş çıkartan kurt sürüleri. Karıyla kışıyla, geçit vermeyen engebeleriyle, Ilgaz Dağı bir muamma... Kağnıdaki küçük Elif'in ağlaması duyuldu birden. Hıçkırıklara karışan bu feryat, Şerife Gelin'in beynini zonklattı. Yavaş giden kağnıyı durdurmadan düşe kalka telaşla arabanın ardına koştu. Yorganı açıp baktı; Elif kızın sesini duyuyor, kendini göremiyordu. Gözlerini yuvasından patlatırcasına açıp bir daha baktı. Elini uzatıp ot kurularını karıştırdı:
– Yavrum! Elif'im, diye bağırdı.
Zavallı yavrucak otların arasındaydı. Boğuk boğuk ağlıyor, hıçkırıyor, kendini yırtıyordu âdeta. Soğuk, dondurucu bir hal aldığı için yorganı Elif kızın ve top mermilerinin üstüne iyice sıkıştırdı. Şerife Gelin'in esas korkusu, top mermilerinin göçüp kaymasıydı. Bu halde zaten Elif kız ezilir yamyassı bir et parçasından farksız hale gelirdi. Tekrar aceleyle arabanın önüne koşup, öküzleri çekmeye başladı. Nice öne geçenler uzaklaşıp görülmez olmuş, nice arkada kalanlar Şerife Gelin'e yetişmiş, geçip gitmişlerdi. Kimse kendisine zimmetlenen cephaneyi yerine teslim etmekten başka bir şey düşünmüyordu. Şerife Gelin'in çektiği kağnı tekrar durdu. Kara öküz yine yürümüyor, başını geri geri asılıyordu. Şerife Gelin, iyice üşümüş ağzından burnundan gelen salyalar birbirine karışmıştı. Çene kemikleri birbirine vuruyordu. Kağnının kara öküz tarafına geçerek "yazıklar olsun sana; çekil boyunduruktan, çekil de ben koşulayım" dercesine bir süre baktı. Gözleri kısılmıştı. Bütün vücut azaları titriyordu. Hiddetinden dolayı üvendireyi kaldırdı, kaldırdı; sonra da arka üstü kardan adam gibi göçüverdi.
Şerife Gelin, donmakta olduğunu işte o anda farketti. Yıkıldığı kar içerisinden çabalayarak kalktıktan sonra, yine zor bela kağnı arabasının üzerine çıkabildi. Elleri ve ayakları donma noktasına geldiği için kağnıya binerken kaç defa kayıp yere düştüğünün sayısını bilemiyordu. Şerife Gelin, bindiği kağnıdan öküzlere kısık sesiyle ve belki de son defa "gah!" dedi. Sesi yavaş yavaş kayboluyordu. Elif çatlayacak gibi ağlarken, Şerife gelinin kolu kanadı âdeta robotlaşıyordu. Kağnı serseri bir mayın gibi, şehrin dışındaki Kastamonu kışlasının yakınına kadar gelip orada durdu.
Kar dinmişti; Elif ağlıyordu. Anlaşılan, bütün kuşlar Elif'in yasına, onun feryadını dinleyenlere iştirak ediyorlardı. İşte bu yüzden bu akşam, cümle kuşlar suskun, güvercinler sanki taş kesilmiş; sığırcıklarsa hıçkırmadan son damla gözyaşlarını içlerine akıtıyorlardı. Besbelli ki öyle; öyle olduğu için de sükût, bu mahalle matem gibi siyah otağını kurmuştu.
Bu kimsesiz kağnının yanına giden görevliler karşılaştıkları acıklı manzarayı şöyle not ettiler:
"Kağnı üzerinde soğuktan donan bir kadının cesedi vardı. Donmuş kadının cesedini arabadan indirirken, yorganın altında ağlayan bir çocuk sesi işittik... Top mermilerinin arasında, otlara sarılı eski çulların içinde bir kız çocuğu ağlamaktan bitkin hale gelmiş, boğuk ve kısılan sesinin sanki son feryadını ediyordu.
Hepimizin ortak kanaati şu oldu; Bu Türk anası, evladını ve top mermilerini korumak için kendini feda etmiştir."
Grup vaktinin kar üzerindeki yansıması, bu kağnının yanına gelenlerin yanaklarından süzülen damlacıkları çiğdem rengine boyamıştı. Batan Güneş ise, Şerifeler, Elifler, Zeynepler ve kardelenler için yeniden doğmak üzere, kızıllığını saklarcasına karanlığın göğsünde yavaş yavaş kayboluyordu.
kaynak:http://www.kuvvaimilliye.net/news_detail.php?id=10972
Sevgili Sevinç, hosgeldin canım.:img-kiss: Ben de bu kız nerelere kayboldu diyordum. Seninle ortak bir dizide daha yorumlarda bulusmak gerçekten çok güzel... Bir kez daha hos geldin... Üstelik gelisin de süper olmus. Çok güzel bir paylasımla bulunmussun, tesekkür ederim. Ekledigin yazıyı okurken içim fazlasıyla sızladı. Bakalım aksam nasıl izleyebilcegim? Ama özetten yola çıkarsak eger, senin ekledigin yazıyla aksam izleyecegimiz bölüm arasında bazı farklar olacak. Neyse heyecanla beklemedeyim.
Sevgilerimle.bye
merhaba arkadaslar dizimiz bu aksam Serife Baci bölümüle ekranlarda olacak svc80 bu kisa özet icin tsk ederim Serife Baci´nin bu azim dolu hikayesini biliyordum ama bilmeyenler icin cok iyi olmus sagol..Bu aksam ben iste olacagim diziyi izleyemicem ama ben kaydecem diziyi zaten evde olsam bile kaydedecektim Istiklal serisinin tüm eserlerini bulundurmak istiyorum..
Izlenme Oranları:
16 Ekim 2007 Salı
Total:
23. ISTIKLAL [NET]* KAN7 2,50 6,70
A/B:
38 ISTIKLAL [NET]* KAN7 1,40 3,80
21 Ekim 2007 Pazar (1. Bölüm Tekrar)
Total:
68 ISTIKLAL (TKR) [NET]* KAN7 1,20 3,60
A/B:
(Malesef ilk 100'e girememis.troest Aman ya banane, izlemeyen kaybeder sonuçta.:))
Arkadaşlar bence bi nevi emek hırsızlığı var burada çünkü Karayılan atv'de yayınlanacak.
http://img98.imageshack.us/img98/7593/karayilandetayhl1.jpg (http://imageshack.us)
ISTIKLAL 'KARAYILAN'
"Karayılan der ki harbe oturak
Kilis yollarından kelle getirek
Nerde düsman varsa orda bitirek
Vurun Antepliler namus günüdür"
"Söz konusu vatansa gerisi teferruattır" bilinciyle ölümü dügün bayram sayan, yokluklar içinde var olma savası veren bir halkın hikayesi. Ankara'dan, Antep'ten, Denizli'den, Istanbul'dan yükselen Istiklal atesinin öyküleri Kanal 7'de.
Mollanın Mehmet ya da daha çok bilinen adıyla Karayılan... Ölümden korkmaz, düsmana eyvallah etmez bir kahraman Karayılan, Antep savunmasında Fransızlara ve Ermeni çetelere Antep'i dar eder.
Yemen'den Galiçya'ya pek çok cephede görev yapmıs, Kazım Karabekir Pasanın emriyle Bozan Aga namlı eskıyayı yakalamıs Karayılan; bir asiret liderinin ogludur.
Fransızların Antep'e geldigini haber alınca derhal gönüllüler toplayan Karayılan, çete savası yapmaya baslar. Ünü kısa zamanda Antep ve civarına yayılan Karayılan'ın bölügü yeni gönüllülerin katılımıyla daha da büyür.
Antep'e, eski arkadası Sahin'e cephane ve erzak getiren Karayılan, burada bir camiyi karargah olarak kullanır ve Antep savunmasına bu kez de sehirden destek vermeye baslar.
Sahin Beyi sehit etmelerinin ardından sehre büyük bir taarruz planlayan Fransızları Samsak Tepesinde karsılayan Karayılan, kahramanca vurusarak sehit düser.
Proje : Mustafa Çelik
Yönetmen : Cem Akyoldas
Senaryo : Ismail Kılıçarslan
Genel Koordinatör : Mehmet Yavuz
Oyuncular : Mehmet Çepiç, Ümit Acar, Ogün Kaptanoglu, Anıl Çelik, M. Emin Gümüskaya, Levent Çakır, Emre Tabbati, Recep Cinisli, Özlem Gürler, Ferit Saglam, Murat Baskan.
G. Yönetmeni : Taylan Sancaktar
Y. Koordinatörü : Hasan Kubilay
Sanat Yönetmeni : Ercan Yıldız, Müserref Zeren
Isık Sefi : Ferzan Yücel
Müzik : Ali Otyam
Kurgu : Murat Bör
Ses, kayıt, miks : Burhan Sahin
Yapım : Kanal 7, 2007
Yayın Tarihi: 30 Ekim Salı (Tekrar: Pazar 21.40)
Arkadaslar bence bi nevi emek hırsızlıgı var burada çünkü Karayılan atv'de yayınlanacak.
Bu dizi, bir karekter üzerinden devam eden bir yapım degil. Her bölüm ayrı bir tarihi kahramandan söz ediliyor ve "Kara Yılan" da o kisiler arasında. Emek hırsızlıgı filan olamaz çünkü Kanal 7 bu proje için 2 yıldır emek harcıyor.
Arkadaşlar bence bi nevi emek hırsızlığı var burada çünkü Karayılan atv'de yayınlanacak.
ben hic ölye düsünmüyorum atv de yayinlanacak olan Karayilan bölümlerden oluysan bir dizi Kanal 7 de istiklar serisinde olan ise bir bölümlük bir anlatim olacak yani ayrintili olarak ATV den takip etmek mümkün.. Belki sadece isim benzerligi bile olabilir?
Sali günü o saatlerde iste oldugundan dolayi Istiklal"Serife Baci" kaydetmistim ve sonradan izledim gerekten cok güzel bir hayat hikayesi vatan icin yapilmis nice fedakarliklardan birisi Serife Baci Anadolu kadini herseyden önce bir türk kadini kadinlarimiza güzel bir örnek"Serisfe Baci" ruhun sad olsun....
nzlhan Istiklal "Karayilan" ücüncü bölüm özeti icin sagol...
KeReMcEmLoVeRiN
24-10-07, 16:28
slm arkadaslar
Ilk bölümün oynadigindan haberim yoktu o yüzden izleyemedim ama dün "Serife Baci" adli hikayeyi izledim...acayip duygulandim süper olmus bence gercekten emegi gecenlere cok tskler...insallah diger bölümleride izlemek istiyorum....cok güzel bir dizi bence herkeze tavsiye ederim..hem tarih ile ilgili daha fazla bilgimi oluyor...
Sevgili mxrxt, rica ederim.:img-kiss:
Dizinin bu hafta basını yine kaçırdım. Eve normalde 19.00-19.30 gibi giden ben, iki haftadır patronumun isgüzarlıgı yüzünden saat 20.00'den sonra gidiyorum. Dizi, sinemavari bölümlerden olustugu için basını kaçırınca pek bir sey anlasılmıyor. Yani yine tekrarına kaldım. Neyse geç olsunda güç olmasın insallah.
***
Izlenme Oranları:
23 Ekim Salı
Total
16 ISTIKLAL [NET] KAN7 3,00 7,90
A/B
26 ISTIKLAL [NET] KAN7 1,80 4,60
***
Reytinglerimiz yükselmis mi nedir?:)
Günaydın Nazlıhan,
Karayılan Pazar 19:40 oynayacakmış yayın gününde değişiklik var sanıyorum bu arada özet için çok sağol.
Sevgiler.
Günaydın Nazlıhan,
Karayılan Pazar 19:40 oynayacakmıs yayın gününde degisiklik var sanıyorum bu arada özet için çok sagol.
Sevgiler.
Günaydın ablacım, rica ederim.:img-kiss:
Diziyi kaçırdıgım için tekrarının ne zaman olduguna bir kez daha baktım. Gelecek hafta Salı gününden için de "Serife Bacı" yazıyor. Oysaki "Serife Bacı" bu hafta yayınlandı. Yani yanlıs yazmıslar canım.
merhaba nazlıhan bende aynı sayfada tekrar buluştuğumuza çok sevindim.Asıl ben teşekkür ederim eklediklerimi beğenmene sevindim canım.3. bölüm özeti için sağol demekki bu bölümde kara yılan'ı izleyeceğiz.Kanalın sitesindeki yayın günleri yanlış yazılmış sanırım diziyi kaçırmamak için tv'yi takip etmek gerekecek.Fazla zamanım olmadığından sık giremiyorum siteye arasıra uğramaya çalışacağım:img-wink: İyi günler dileğiylebye
Karayılan ( 1888 - 24 Mayıs 1920 )
Asıl adı Mehmet olan Karayılan; Gaziantep’in 40 km. kuzeyinde Kahramanmaraş ili Pazarcık ilçesi Höcüklü köyü Elifler mezrasında 1888 yılında doğmuştur.
Karayılan, hayvan sürüleri bulunan ve çevresine göre zengin sayılan bir köylü ailesine mensuptu. Karayılan’ın babası 1904 yılında Ermeni eşkıyaları tarafından obasına yapılan baskın sırasında şehit edilmiştir. Bu tarihte Karayılan 16 yaşındaydı.
Genç yaşta yalnız kalan Karayılan, kendi kendine okuma-yazmayı öğrenmiş, bir süre köy imamlığı yapmıştır.
Birinci Dünya Savaşı’nda Rus Cephesinde savaşmış, çeşitli yararlıklar göstermiş ve çavuşluğa terfi ettirilmiştir. Bu savaşta ayağından yaralanarak Malatya Hastanesi’nde tedavi edilen Karayılan, daha sonra köyüne dönmüştür. Hükümet kuvvetleriyle birlikte eşkıya Bozan Ağa’yı vurmuş, avanesini dağıtmıştır.
Antep savaşı şiddetlenince çetesiyle Karabıyıklı’da düşmana ilk ve kesin darbeyi indiren Karayılan, Kuvâ-yi Milliye safına katılmıştır. Daha sonra Dülük köyüne gelerek şehri kuşatan Fransız çemberini yarmış ve Antep’e girmiştir. Karargah olarak önce Bekirbey sonra Karagöz camisini kullanmıştır. Şehir içi ve şehir dışı savaşlarına katılmıştır. Kendisine Şıhın Dağı’ndaki ( Sarımsak Tepe ) Fransızları püskürtmesi emri verilen Karayılan, bu çarpışmada ( 24 Mayıs 1920 tarihinde ) şehit düşmüştür.
Bu olayla birlikte Karayılan ismi, Antep Halkını temsil eden kahramanlardan biri olmuştur.
kaynak:http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=3011
Lapseki açıklarındaki Akbaş mevkiinde tutulan cephanenin, bir avuç kahramanla ele geçirilişinin destansı öyküsü...
Hamdi, Edremit kaymakamlığı yaparken “vatanseverlik” yüzünden görevinden uzaklaştırılmış ve İzmir’in Yunan askerleri tarafından işgal edilmesiyle birlikte etrafına topladığı 8-10 kahramanla çetecilik yapmaya başlamıştır.
Eski dostu ve Kuvvayı Milliye Ege Komutanı Kazım Özalp Paşa’nın yanına gelen Hamdi, buradan çok önemli bir haber alır. Lapseki yakınlarında Fransızlar’ın kontrol ettiği Akbaş adasında binlerce silah ve yüz binlerce mermiden oluşan bir cephanelik vardır. Artık Hamdi’nin tek hedefi vardır; Akbaş’a giderek cephaneliği kahraman Türk askerine kazandırmak.
Lapseki açıklarındaki Akbaş mevkiinde tutulan cephanenin, sallarla ve bir avuç kahramanla ele geçirilişinin destansı öyküsü televizyonda ilk kez Kanal 7’de.
Yönetmen : Gül Güzelkaya
Senaryo : İsmail Kılıçarslan
Genel Koordinatör: Mehmet Yavuz
Oyuncular : Remzi Evren, Bülent Seyran, Mehmet Aras, Erden Alkan, Fahri Aktürk, Harun Altınten, Ceren Çanakçı, Ergin Kılıkçıer, Şener Vurkaya, Kadir Turan, Hayrullah Evrenöz, Murat Göktepe, Ahmet Karakman, Hakan Cengiz, İrem Mercan, Gazi Şeker, Gültekin Dutlu, Barış Öztürk, Cihangir Özdemir, Cihan Özdemir, Emre Şenyurt, İskender Kalkan
G. Yönetmeni : Veli Kayır
Y. Koordinatörü : Hasan Kubilay
Yönetmen Yardımcısı: Şebnem Beşiroğulları
Sanat Yönetmeni : Ercan Yıldız
Işık Şefi : Halil Kasap
Müzik : Alpay Ünyaylar
Kurgu : E. Ümit Eskici
Ses, kayıt, miks : Kadir Arlı
Yapım : Kanal 7, 2007
KeReMcEmLoVeRiN
07-11-07, 20:08
Akbas Baskini gercekten cok güzeldi...
En cok Meryem ile Musa`ya üzüldüm...:img-cray:
keske Musa ölmeseydi yazik ya...daha memleketine gitcektiler beraber..cocuklari olcakti...
ama iste onlarida kursunlar ayirdi....:img-cray:
ama olsun Sehit gitti ne mutlu ona...
Düsmanlari nasil yiktilar ama o sahnede cok güzeldi...
Gercekten Türklerimiz neler yapmis Vatanimiz icin!
Helal olsun!
istiklal baskinida cok güzel bir bölümdü istiklal gercekten izlenilmesi gereken gecmise isik tutan ender dizilerden ben begenerek izliyorum..be yeni bölümü sabirsizlikla bekliyorum..
ISTIKLAL "SEHIT KAMIL"
Kurtulus Savası'nda, destanlasan Antep savunmasının ilk günlerini anlatan ve Istiklal serisinin besincisi olan Sehit Kamil'de, 13 yasında Fransızlar tarafından sehit edilen Kamil'in öyküsü anlatılıyor.
Antep savunmasının ilk günlerini anlatan Sehit Kamil, 13 yasında Fransızlar tarafından sehit edilen cesaret örnegi Kamil'in öyküsünü konu alıyor. Gaziantep'i isgal ederek Ermenilerle birlikte halka olmadık zulümler yapan Fransızlar; bir Türk anasının örtüsüne sokak ortasında el uzatırlar ve hiç beklemedikleri bir tepkiyle karsılasırlar.
Babası kendirci olan Kamil, Fransızların Antep'e gelmesiyle birlikte baslayan direnis sürecinde önemli görevler üstlenir. Zekası, cesareti ve sevimliligi ile herkesin gönlüne taht kuran Kamil, bazen silah naklinde, bazen de haberlesmede büyük yararlılıklar gösterir.
Bir gün evlerine dönerlerken Fransız askerlerin annesinin örtüsünü açmaya çalısmasına sahit olan Kamil; bu durumu engellemek için harekete geçtiginde kendisine dogrultulan tüfeklere elleriyle, süngülere yüregiyle karsı koyar. Olay sırasında süngülenerek sehit edilen Kamil; aynı zamanda Antep'te direnisin de atesini yakmıs olacaktır.
Yönetmen: Cem Akyoldas
Senaryo: Ismail Kılıçarslan
Genel Koordinatör: Mehmet Yavuz
Oyuncular: Ümit Acar, Ogulcan Gezgin, Yaman Tarcan, Suna Bulakoglu, Oktay Gürsoy, Ercan Özdal, Enis Aslanyürek. Yasin Akyüz, Atilla Özat, Ezgi Karaduman, M. Emin Gümüs¸kaya, Erol Alpsoykan, Hüseyin Sayar, Levent Çakır, Recep Cinisli, Emre Tabbati, Erdal Karakurt, Ibrahim Kumral.
G. Yönetmeni: Hüseyin Tunç
Y. Koordinatörü: Hasan Kubilay
Sanat Yönetmeni: Müserref Zeren
Isık Sefi: Hasan Ali Sahin
Müzik: Ali Otyam
Kurgu: Murat Bör
Ses, kayıt, miks: Burhan Sahin
Yapım: Kanal 7, 2007
Yayın Tarihi: 11 Kasım 2007 Pazar 19:40
Arkadaşlar bence bi nevi emek hırsızlığı var burada çünkü Karayılan atv'de yayınlanacak.
Böyle birşeyin olması mümkün değil.Çünkü atv'de yayınlanacak olan uzun süreli bir dizi.İstiklal serisi içerisinde yer alan Kara Yılan ise tek seferlik gösterilmiş olan bir tv filmi.
Ayrıca İstiklal serisinin çekimleri atv'nin Kara Yılan dizisinin çekimlerine başlanmadan çok önce sona ermişti.Sadece gösterimi ertelenmişti.Sonrasında da Şehit Kamil,Şahin Bey ve Gelinin Binbaşıya Ağıtı çekildi.
Merhaba...
Dün yine tarihimizden güzel bir kesit izledik: "Sehit Kamil". Gencecik yüreklerde yanan vatan sevgisini... Ayrıca Kara Yılan bölümüyle baglantılıydı. Doktor Nisanyan Efendi'nin nasıl ve hangi sebeple taraf degistirdigini görmüs olduk. Ve "Her milletin iyisi iyidir" kavramını birkez daha iyice anlamıs oldum. Ayrıca savasın, insanların hayatını nasıl kararttıgını da görmüs olduk. Burnumuzun dibinde, Irak'ta yasananları anlamamız o yüzden hiç zor degil. Çünkü sahnede yine aynı senaryo ve aktörler var. Yönetmen bile aynı üstelik...
Seride "Sahin Bey" adlı bölüm de varmıs. Sanırım o da "Kara Yılan" ve "Sehit Kamil"le baglantılı bir bölüm olacak. Çünkü Ümit Acar iki bölümde de "Sahin Bey" rolündeydi.
Sevgilerimle...bye
"GELİNİN BİNBAŞIYA AĞITI"
Üç erini cephede şehit veren Hatice gelinin dördüncü eşinin de cepheye çağırıldığının haberini almasıyla binbaşına giderek halini anlattığı ağıtın yürek parçalayan öyküsü...
Anadolu’da her şeyden, herkesten üstün tutulan namus kavramı, İstiklal harbi yıllarında yaşanan yürek burkucu bir hikayeyle İstiklal filmlerine de konu oluyor.
Fatma kadın çok sevdiği 4 oğlundan en büyüğü olan Ali’yi güzel Hatice ile evlendirmiştir. Ali bebeğinin doğum haberini alıp kucağına ilk kez aldığı gün postacı Ali’nin seferberlik kağıdını getirir. Daha evladını doya doya öpüp koklayamayan Ali evini, ocağını, karısını ve çocuğunu kendisinden küçük kardeşi Hasan’a emanet ederek cephenin yolunu tutar.
Fatma kadın gelininin namusuna leke düşmesin diye Hatice’yi oğlu Hasan’a nikahlamak ister. Hasan başka bir sevdiği olmasına rağmen annesinin bu kararına razı olur. Aradan zaman geçer, Ali cephede bir bacağını kaybetmiş ve gazi olarak eve dönmüştür. Fakat eve döndüğü gün eşi Hatice’nin evlerinin bahçesinde hamile olduğunu fark etmesiyle gerçeği anlar ve çaresiz bir şekilde geldiği yere geri döner…
Fakat yoksulluk ve savaşın göz açtırmadığı zamanlarda bu kez de Hasan için seferberlik emri gelmiştir. Hatice ikinci kez ayrılık acısını yüreğinde duyar fakat çare yoktur. Fatma kadın ve Hatice Hasan’ı cepheye yolcu ederler bu kez de. Aradan çok geçmez Hasan’ın da şehit olduğu haberi gelir cepheden. Fatma kadın acılı, Fatma kadın çaresizdir. Hatice daha beter. Hatice gelini bu kez üçüncü oğlu Mehmet ile evlendirir Fatma kadın. Mehmet bu evliliğe gönülsüzde olsa evet der fakat çok geçmez yine beklenen emir gelir ve ardından da acı haber…
Fatma kadın artık ne yapacağını, ne karar vereceğini bilemez bir halde, Hatice ise çaresizdir. Evin namusunu korumak görevi evin en küçük oğlu Murat’a kalmıştır artık. Fakat onun da askere çağrıldığı haberini alan Hatice gelinin artık sabrı kalmaz ve düşer yollara. Murat’ı askere çağıran binbaşıyı bulur Hatice gelin ve binbaşıya anlatır bir bir başından geçenleri. Bu vatan için üç yiğit verdim, bir tanecik Murat’ımız kaldı bir başımızda, evimizin ocağımızın tek bekçisi Murat’ı bize bağışlayın, ama eğer vatana ihanet sayılacaksa bu isteğim, üç şehidimin yüzüne kara çalacaksa, mertebesini kirletecekse eğer Murat da feda olsun bu vatan uğruna, küçük oğlum Bekir de der. Hatice Gelinin yürek yakan ağıtının öyküsü “Gelinin Binbaşı’ya Ağıtı filmiyle Kanal 7’de…
Yönetmen : Cem Akyoldaş
Senaryo : Hayriye Ersöz
Genel Koordinatör: Mehmet Yavuz
Oyuncular : Yalçın Dümer, Tomris Oğuzalp, Seval Ersu, Oktay Gürsoy Anıl Çelik, Oğulcan Gezgin, Deniz Şakar, Ezgi Kadaruman.
G. Yönetmeni : Tahir Zencirbağ
Y. Koordinatörü : Hasan Kubilay
Sanat Yönetmeni : Koray Fındıkçıoğlu
Kurgu : Barış Kılıç
Işık Şefi : Hasan Ali Şahin
Müzik : Ali Otyam
Yapım : Kanal 7, 2007
Yayın: 18 Kasım 2007 Pazar / Saat: 19.40
bu dizide uzun süredir yok kanal 7nin sitesinde yazmiyor galiba buda bitti yinede pek emin degilim eger bilen birileri varsa cevap yazarsa iyi olur cünkü kanal 7nin sitesinde yazmiyor yani yok o yüzden arkadaslar yani
bu dizide uzun süredir yok kanal 7nin sitesinde yazmiyor galiba buda bitti yinede pek emin degilim eger bilen birileri varsa cevap yazarsa iyi olur cünkü kanal 7nin sitesinde yazmiyor yani yok o yüzden arkadaslar yani
Benim bildiğim bu proje zaten uzun soluklu planlanmamıştı..:img-yes:
3-4 tane bölüm çektiler, her bir bölümde bir kahramanın hayatı anlatıldı.Sonrada bitti.Birer Tv Filmiydi hepsi, dizi değil...:good:
vBulletin® v3.8.0 Beta 2, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.