http://www.beyazperde.com/images/film/2936-wolfcreek-p.jpg
Tür
Macera / Gerilim / Korku
Gösterim Tarihi
7 Nisan 2006
Yönetmen
Greg McLean
Senaryo
Greg McLean
Görüntü Yönetmeni
Brandon Trost
Müzik
François Tétaz
Yapım
2005, Avustralya , 99 dk.
Oyuncular
John Jarratt (Mick Taylor) , Cassandra Magrath (Liz Hunter) , Andy McPhee (Bazza) , Kestie Morassi (Kristy Earl) , Nathan Phillips (Ben Mitchell)
Liz, Kristy ve Ben sırtlarına çantalarını alıp Avustralya gezisine çıkan üç çılgın gençtir. Planları bol bol eğlenmek ve yeni yerler keşfetmektir.
"Wolf Creek" Ulusal Parkı'na geldiklerinde önlerinde uzanan geniş araziye baktılarında gençliklerinin bütün heyecanının, dostluklarının, aşklarının güzel hayallerine dalarlar. Başlarına gelecek olan dehşetten habersiz....
Arabalarının bozulması ile çaresiz kalan gençler yoldan geçen birilerinden yardım almak için beklemeye başlarlar. Gecenin karanlığında gözlerini kamaştıran ışık Mick Taylor adındaki esrarengiz adamın kamyonetinin farından başka bir şey değildir. Kendilerine yardım edeceğini söyleyen bu adama güvenip sabahın ilk ışıklarıyla yollarına devam etmek üzere uykuya dalarlar. Ama gençler Mick'in gerçek yüzünü göstermesiyle sonunda dehşet olan bir yola doğru gideceklerdir.
Gerçeklere dayanmasıyla dikkat çeken film Avustralya'nın kimsesiz bölgelerinde yaşanan olayları konu alıyor.
http://www.film.gen.tr/resim/filmler/wolfcreek/resim1.jpg
http://www.film.gen.tr/resim/filmler/wolfcreek/resim2.jpg
http://www.film.gen.tr/resim/filmler/wolfcreek/resim3.jpg
http://www.film.gen.tr/resim/filmler/wolfcreek/resim4.jpg
http://www.film.gen.tr/resim/filmler/wolfcreek/resim5.jpg
Kurt Kapanı
http://www.e-kolay.net/sinema/images/wcreek_pa2.jpg
Yazar ve yönetmen Greg McLean'in ağzından "Wolf Creek"in (Kurt Kapanı) yapım süreci...
2005 Sundance Film Festival’inde cesur, hipnotize edici bir görsel gerilimle, dayanılamayacak ölçülere ulaşan bir korku filmini harmanlamış bir yapıt olarak yorumlanan "Wolf Creek"in (Kurt Kapanı)yapım sürecini yönetmeni Greg McLean'den dinleyelim:
İlham kaynakları
Küçüklüğümde komik bir çocuktum. Çizgi romanlara çok meraklıydım ve özellikle korku çizgi romanları, doğaüstü olaylar, bilim kurgu ve garip olan şeylere ilgim vardı. 10 yaşındayken bir “Hayalet Avcıları” kulübü kurmuştum bile. ıki yıl sonra da kulübümü “Jedi Yetiştirme Okulu” ‘na çevirmiştim. Star Wars oyuncaklarımın yanında Frankenstein ve çeşitli yaratık oyuncakları bulunurdu.
Bu yıllarda Peter Weir’in “Picnic at Hanging Rock” filmini izleme şansını yakaladım. Ya da bu olaya benim açımdan bir şanssızlık da diyebiliriz. Filmi gözlerim açık izleye kalmıştım. Özel bir okulda okuyan 16 yaşındaki kızların kırda piknik yaparken kaybolmalarını anlatan film 12 yaşındayken bana oldukça korkutucu gelmişti. Yönetmen olmamı sağlayan filmlerin başında “Picnic at Hanging Rock” geliyor diyebilirim. “Wolf Creek – Kurt Kapanı”nda da bir yabancı gelip onları alana kadar gençler piknik yapıyorlar. Filme “Picnic at Wolf Creek” bile denilebilir.
Kaynak bulunması
İlk filmin için kaynak bulmanýn 10 yýl, ikinci filmin için ise 10 ay sürdüðünü söyleyebilirim. Yıllarca bir film yönetmek için uğraştım ve son yıllarımda da bunun olmayacağını düşünmeye başlamıştım. Benim için en önemli an senaryoyu yazmaya karar verdiğim andı. Filmi çekmek için kaynak bulamazsam, senaryomu kendi arkadaşlarımla birlikte arka bahçemde çekerim diye düşündüm. Bu yüzden sonunda filmin yapımcılığını da yapmaya karar verdim. İnsanlar senaryoyu okuyunca filmi yapmakla ilgilenmeye başladılar. Özellikle daha önceden çalıştığım yapımcılar David Lightfoot ve Matt Hearn senaryoyu çok beğendiler ve filmi çekmek için bana yardım etmeye karar verdiler. Birlikte bütçeyi çıkardık. Hükümetin küçük bir korku filmini destekleyip desteklemeyeceğinden emin değildik ama sonunda film çekimi için kullanılan kaynaktan para almayı başardık. Sanırım filmdeki büyük potansiyeli gördüler.
Oyuncu seçimi
“Picnic at Hanging Rock” filminde oynamış olan John Jarratt beni deneme çekimlerinde adeta büyüledi. Sanki rol yapmıyor da o karakteri gerçekten yaşıyordu. Mick Taylor karakteri için kafamdaki tek oyuncuydu ve şanslıyım ki onunla çalışma fırsatı yakaladım. Bundan sonra Liz, Kristy ve Ben karakterlerinin oynayacak oyuncuları aramaya başladım. Rollerinde tamamen inandırıcı olabilecek insanlar arıyordum. Kristy’i oynayan Kestie Morassi’le daha önceden kısa filmim için deneme çekimi yapmıştım. Çok iyi bir oyuncu olduğu ve her şeyde önce fazlasıyla doğal bir yeteneği olduğu için rolü ona teklif ettim. Cassandra Magrath bizim için üç deneme çekimine geldi. Onun rolü için sıcak, dürüst ve dirençli birini oynayabilecek bir oyuncu arıyorduk ve Cassandra da aradığımız bütün özellikler vardı. Nathan Phillips’le daha önceden hiç tanışmamıştım. Deneme çekimlerinin son gününde geldi ve bugüne kadar gördüğüm en iyi deneme çekimlerinden birini gerçekleştirdi.
Filmin yapımı
Filmin yapımı için onay alınca elimizi çabuk tuttuk. Çünkü John’un yapım planlarına göre belirli bir tarihte başlamamız gerekiyordu. Bana göre hava hoştu çünkü bütün hayatım boyunca bir film yönetmeyi beklemiştim. Yapım öncesinde çekim mekanları, kostümler, makyaj ve denemelerle ilgili bir sürü toplantı yaptık. Daha sonra da çekimler başladı. Oyuncular birbirleriyle tanıştı. Çekim ekibinin ritmi inanılmazdı. Ekibin yarısı yakınlardaki bir kasabada yarısı da yakınlardaki bir çiftlikte kalıyordu. Kameramanlarımızdan biri John Jarratt’ın dublörlüğünü yaptı. Çekim yaptığımız yerdeki manzara büyüleyiciydi. Sonra yağmur yağmaya başladı ve uzun bir süre durmadı. O gece kaldığımız yerlere dönemedik çünkü yollar kapalıydı. Sonraki gün de çekim mekanına gidemedik. Hızlı düşünmemiz gerekiyordu, biz de yeni çekim mekanları bulduk. Günler inanılmaz hızlı geçti. Hızlı film çekmek ve çekimler için çizimler kullanmak her zaman hoþuma gitmiştir. Ama her şeyi planlasanız bile bazen işler istediğiniz gibi gitmeyebilir. Filmde yaşlı bir adamın kafasının patlamasıgerekiyordu. Fakat mankenimiz yoktu ve sahneyi yarım saatte çekmemiz gerekti. 10 dakika içinde dublörlük yapmayı öğrendim ve sahnede oynadım. Bu sahnedeki özel efektin sinema tarihindeki en kötü özel efekt olma potansiyeli içerdiğini söyleyebilirim ama sonuçta her şeyi gayet başarılı bir biçimde hallettik. Bu filmi çekerken kafamda “Bir daha başka film çekebilecek miyim acaba?” sorusu vardı. Filmin sonunda hepimizde inanılmaz bir tatmin duygusu vardı. Görüntü yönetmeni Will Gibson’a döndüm ve "Bunu en kısa sürede tekrar yapalım" dedim.
Dimesion Films'in film haklarını satın alması
Filmi rekor sayılabilecek bir zamanda kurguladık ve satış şirketine hemen bir kopya yolladık. Onlar da filmin Sundance’de gösterilmesini sağladı. Bütün bu koşuşturmadan sonra bir boşluğa düşmüştüm. Ailemin yanına dönerken telefonuma. "Harvey ve Bob filmi almak istiyor" diye bir mesaj geldi. Bunun ne demek olduğunu anlamaya çalışırken kafamda şimşekler çaktı ve Harvey ve Bob’un, Miramax ve Dimension’ın sahipleri olduðunu anladım. Bu inanılmaz bir olaydı. Kısa zamada anlaımayı sağladık ve filmim dünyanın en büyük dağıtımcılarından birine satılmış oldu.
Festivallar
Sundance’e kabul edilmek harikaydı. Festivale ekipten 21 kiþi gittik. İlk gösterim bir başarıydı. Dışarı çıktığımızda insanların çektiğimiz filmden gerçekten çok etkilenmiş olduklarını fark ettik.
Kendimizi Bon Jovi turunda gibi hissediyorduk. Röportajlar, fotoðraf çekimleri, ve Variety’nin “İzlenmesi Gereken 10 Yönetmen” listesine girmem. Böyle bir enerjiyi tarif etmem imkansız. Daha birkaç yıl önce kısa filmiyle küçük festivallere katılan bir yönetmenken şimdi Sundance’deydim. İnanılmaz olan başka bir şey de Cannes’dan insanların orada olmalarıydı. Bana filmi gördüklerini ve konuşmak istediklerini söylediklerinde onlara masumca “Ne hakkında?” dedim.
Son olarak
Mayıs 2005. Majestic Hotel’in balkonu. Cannes. Fransa. Aşağıda festival bütün hızıyla devam etmekte. Karşıdaki sinemada “Star Wars: Episode III” ‘ün ilk gösterimi yapılacak. Harvey Weinstein, Cassandra Magrath ve beni “Sin City – Günah Şehri” oyuncularıyla tanıştırdı. Buraya çağrılmak gerçekten gurur verici bir olay. Cannes benim için inanılmaz bir deneyimdi. Son altı ayın hayatımın en mükemmel zamanı olduðunu söyleyebilirim. Hepsi de küçük bir korku filmi sayesinde. İşte sinema kariyerim başlıyor...
http://www.e-kolay.net/sinema/Haber.asp?PID=1281&HID=1&HaberID=372750
darkfriairs
15-04-06, 13:40
Korku filmi diye gittiğimiz filmlerde nedense artık,
ooo, öööö, vaaa, vuuuu sesleri ile bizi korkutmaya çalıştıkları, yeni fikirler yeni unsurlar olmadan eski kara düzen giden filmler silsilesi içinde bir de bu çıktı. Gereksiz bir ibare korku ismi, illa bir şey ile sınıflandırmak gerekmiyor, paranız ve zamanınınız çok ise buyurun gidin.