Tüm Versiyonu Göster : Gen
arkadaşlar böyle bir başlık varmıydı bilmiyorum ama varsa adminlerden özür dilerim....
7 Nisan 2006
Togan Gökbakar
Doğa Rutkay
Yurdaer Okur
Mahmut Gökgöz
Haldun Boysan
Şahan Gökbakar
Zeliha Güney
Sefa Zengin
Mutlu Güney
Cemil Büyükdöğerli
Dağlık bölgede yer alan eski bir akıl hastanesinde psikiyatr olarak göreve başlayan Dr. Deniz, hastaneye geldiği ilk gün bir intihar vakası ile karşılaşır. Olayı araştırmak için hastaneye gelen iki polis ise bölgedeki yoğun yağış ve oluşan heyelan sonucu yolların ve telefon hatlarının hasar görmesinden dolayı mahsur kalmışlardır. Yıllar boyunca sakin ve kendi halinde varlığını sürdürmüş olan bu akıl hastanesi, 3 gün 2 gece içerisinde vahşi bir şekilde işlenecek cinayetlerle sarsılacak ve herkesin herkesten şüphelendiği, korkunun hüküm sürdüğü bir karabasan haline dönüşecektir
Yerli korku sinemasında taptaze bir çaba
http://www.sabah.com.tr/2006/04/08/cpsabah/im/172115A5E804B54EA8C81B0Fb.jpg
Biliyorum, birçok eleştirmen arkadaşım bu filme burun kıvıracak. Aslında ilk yarının sonunda ben de öyleydim. Üstelik kimi mantık hatalarına fena takmıştım: Başhekimden tüm hastaların dosyalarını isteyen komiserin önüne, o eski hastanede gele gele iki cılız dosya gelmesine, ilk cinayetin ertesi günü başhekimin "bu olay beni çok üzdü, gecelerdir uyku uyuyamıyorum!" demesine...Ya da kimi Türkçe hatalarına. Örneğin "bunu bilmek istemezsin" gibi yabancı dizilerden tercüme bir TV türkçesi yerine, "bunu bilmesen daha iyi olur" denilmemesine... Ama kabul etmek gerekir ki, öncelikle film biçim açısından hemen hiç aksamıyor. Digital çekimler, teknik yönden doyurucu. O büyük ve ürkünç hastane dekoru çok iyi kullanılmış. Kimi sahneler (örneğin hücredeki 'tecavüz' sahnesi) son derece başarılı. Ve final de gerçek bir sürprizle geliyor. Önceden kestirilemeyen ve tüm hikayeyi doğrulayan ve değerlendiren bir, hatta iki sürprizle...Gerçi onun da ortaya attığı kimi cevapsız sorular yok değil. Örneğin 'o polisleri emniyet hiç soruşturmadı mı?' sorusu... Ama bu kadarı yabancı filmlerde de oluyor. İddialı bir entrika içeren hemen her gerilimde açıkta kalan sorular çıkıyor. Bu türü sevenler de aldıkları keyif hatırına, bunları görmezden geliyor. "Gen", temelde isağlam bir öykünün, yer yer özentiler içerse de doyurucu sinemalaştırılması. Gencecik (21 yaşında) bir yönetmenden gelen bu filmin, en azından Japon, Koreli vb. örneklerinden hiç de aşağı kalmadığına dikkat çekmek istiyorum.
http://www.sabah.com.tr/cp/sin102-20060408-101.html
Gen'i bu afiş kurtaracak
Gösterime girdiği ilk üç gün sadece 40 bin kişi tarafından izlenen korku-gerilim filmi 'Gen'in yapımcıları, bir gün içinde yeni bir afiş hazırlayıp sinema salonlarına dağıttı. "Gen"in iki nedenden dolayı ilgi görmediğini düşünen yapımcılar, olumsuzluklardan birinin filmin afişinden kaynaklandığını belirtti. İlk afişte, başrol oyuncularının fotoğrafı bulunmuyordu. Tiglon Yapım'ın sahibi Kemal Kaplanoğlu bu durum için, "Birçok sinema salonundan Gen'in yabancı film sanıldığı yönünde bilgi aldık. Biz de bunun gereğini yaptık" dedi. Kaplanoğlu, yeni afişte Doğa Rutkay ile "maskeli katil"in fotoğrafının yer aldığını belirtti. Diğer olumsuzluğun ise, Gen'in, "25. İstanbul Film Festivali"yle aynı zamanda gösterime girmesi olduğunu söyleyen Kemal Kaplanoğlu, "Festivalin bitimi ve afişin değişmesiyle daha çok izleyiciye ulaşacağımıza inanıyorum" dedi.
http://www.sabah.com.tr/2006/04/14/im/B02189F6265304458AAFFE03b.jpg
dizi_maniac 15-04-06, 13:21 İstanbul film festivalin (özellikle bu sene ki muhteşem belgeseller) izleyebilmenin koşuşturması esnasında, ara verip GEN filmine gittim.
Sanki bir avuç horror/thriller meraklısı yaşıtlarım bir araya gelerek iyi niyetlerle "abi gel yapalım bu flimi" diyerek beyazperdeye taşımışlar ...hissi ile seyrettim.
Kurgusu sağlam, hikayenin temeli zekice ve Doğa Rukay gibi oyunculuk arefesinde olan diğer bir kaç oyuncularda(psikiyatristi oynayan Yurdaer Okur v.s.) gayet tatmin edici performanslar sergilemeyi başarmışlar.
Bu sadece benim fikrim, başkaları bana katılmayabilirler ama tür olarak en son izlediğim halis-muhlis-türk-yapımı-korku-filmi "BÜYÜ" den çok çok daha sağlam bir kurguya sahip ve sürükleyici olduğunu düşünüyorum.
Elbette sudem 'in dediği gibi bazı mantık hataları sırıtmıyor değil ve sonu (en azından benim için) büyük bir süpriz-final olarak gelmedi bana, fakat bu filmin her karesinde henüz 22 yaşındaki çiçeği burnunda yönetmen Togan Gökbakan'ın düzgün bir iş çıkarma gayreti göz ardı edilmemeli bence.
Sevin veya sevmeyin bu sizin beğeninize kalmış ama "ilk" oyunculuk ve "ilk" yönetmenlik açısından nice deneyimli özgeçmişlerden gelen diğer filmlerin karşısında bu "ilk" hiç de öyle yabana atılacak gibi durmuyor , diye düşünüyorum.
Bu filmde beni en çok etkileyen görüntü yönetmeni Veli Kuzlu'nun yarattığı atmosferdi. Kendisi daha öncede G.O.R.A filminde de görüntü yönetmenliği yapmış olan Veli Kuzlu'nun bu gidişle dünya standartlarına yakın bir noktaya doğru ilerlediğini düşünüyorum.
Bu beni çok heyecanlandırıyor.
Neden bizlerden de bir Andrew Lesnie veya Janusz Kaminski çıkmasın?
Hadi bakalım, hayırlısı ? :)
Bir korku filminde ne gerekiyorsa kullandık
Yönetmenliğini Togan Gökbakar'ın üstlendiği 'Gen'in başrolünde oynayan Doğa Rutkay ve filmde rol alan sevgilisi Şahan Gökbakar birbirlerini övgü yağmuruna tuttu. Şahan; "Doğa'nın oyunculuğu muhteşem!" Doğa ise "Kendimi ona ve Togan'a emanet ettim" dedi....
Geçtiğimiz günlerde vizyona giren 'Gen' filminin başrol oyuncusu Doğa Rutkay ve filmin hem yapımcısı hem de oyuncusu Şahan Gökbakar; GÜNAYDIN'a filmle ve 8 aydır devam eden ilişkileriyle ilgili ilginç açıklamalarda bulundu... Gökbakar, "Başhekim Haluk Bilginer, genç doktor Tamer Karadağlı, hastabakıcı Mehmet Ali Erbil gibi bir kadro oluştursaydık, 2 milyon kişilik gişe garantisi vardı. Ama biz sinema parodisi değil, sinema filmi yapmaya çalışıyoruz. Bu yüzden popüler isimlerden kaçındık" dedi ve ekledi: Doğa Rutkay ve Yurdaer Okur'un oyunculukları, Türkiye'de ticari anlamlı yapılan filmler içerisindeki en iyi oyunculuklar!
Canlandırdığınız rolleri anlatır mısınız?
Doğa Rutkay: Psikoloji eğitimi almış, fakat uzmanlığını yapmak için dağ başındaki bir akıl hastanesine giden bir psikiyatrı canlandırıyorum. Filmde canlandırdığım karakterin hastaneye gittikten sonra yaşadığı 4 gün anlatılıyor. Şahan Gökbakar: Ben de hastanede uzun süredir kalan bir hastayı canlandırıyorum. Daha çok hayvani duyguları öne çıkmış bir hasta bu. Ufak bir rol ama bütün film boyunca filme hizmet eden ve filmin konusu içinde ana olayı oluşturan karakterlerden biri. Filmin sonunda düğüm bende çözülüyor.
Doğa Hanım, projede olmanızdaki büyük etken neydi?
İlk filmim olduğu için kaliteli bir filmde yer almak istiyordum. Yapımcıdan yönetmene kadar 'ilk'lerin filmiydi bu. Belli bir başarısı ve kalitesi olacağını düşündüm. Kendi adıma da oynadığım rol, bir oyuncunun başına gelebilecek en güzel, hatta şahane denecek kadar güzel bir rol!
TEK KAPRİSİM ÇİKOLATAYDI!
Erkek arkadaşınız Şahan Gökbakar ve kardeşinin bu projede olması sizi ne ölçüde etkiledi?
D.R.: İlk filmimdi ve beni yanlış yönlendirmeyecek birilerinin olması önemliydi. Togan da, Şahan da yeri geldi sette negatif eleştiriler yaptı. Özellikle Şahan'ın sette eleştirileri çok oldu. Aslında ben eleştiriye çok kapalılıyımdır ama erkek arkadaşımın çok iyi aktör olduğunu bildiğim için, onun eleştirilerinin doğru olduğunu düşündüm. 'Gen'i çekerken egolarımı ve kaprislerimi unuttum. Başta yönetmenim, herkesin sözünü dinledim. En büyük kaprisim çikolata istememdi. (Gülüyor) Ş.G.: 'Karavan istiyorum', 'Duş istiyorum' diye dolanmıyordu ortalıkta. Sadece çikolata istiyordu!
İzledikten sonra kendinizi nasıl buldunuz?
D.R.: İlk defa galada izledim. Zaten heyecandan izleyemedim. Yapılan eleştirilere baktığımızda da benim oyunculuğumun inandırıcı ve başarılı olduğu yönünde. Bana yıldızlı pekiyi vermişler.
Yapımcılar genelde iki sevgiliyi aynı projede istemez...
Ş.G.: Bu sistem her yerde böyle işliyor. Sebebi de ilişkide yaşanan negatif duyguların işe yansımamasını sağlamak. Doğa'nın oynraması, Kemal Kaplanoğlu'nun fikriydi.
Tecavüz sahnesini başkasıyla oynasaydı Doğa'yı kıskanmazdım'
Filmde korktuğunuz bir sahne oldu mu? Ş.G.: Doğa'nın benim kaldığım odaya gelip camdan baktığı sahne biraz gerilim sahnesiydi. İğne sahneleri tedirgin olduğum ve tüylerimi diken diken eden sahneler oldu.
Etkilendiğiniz sahneler var mı?
Ş.G.: Doğa'nın en son sahnede koridorda yürüyüşü ve yıllığını okuduğu sahne. D.R.: Şahan'la karşılaştığım ilk sahne. Ş.G.: Tecavüz sahnesinden de çok etkileniyorum. Bir de Yurdaer ve Doğa'nın bahçede konuşma sahnesi... İkisi de ellerindeki her şeyi vermiş. Artık televizyonda yapılan esprilerin sinemada da yapılmaya başladığı bir Türk sineması kuşağının içerisinde böyle bir duruş çok onurlu bir duruş. Başhekim Haluk Bilginer, genç doktor Tamer Karadağlı, hastabakıcı M. Ali Erbil gibi bir kadro oluştursaydık, 2 milyon kişilik gişe yapma garantisi vardı. Ama biz sinema parodisi değil, sinema filmi yapmaya çalışıyoruz. Bu yüzden figürasyonu bile devlet tiyatrosu sanatçılarından kurarak oyunculukları ve konuyu öne çıkardık.
'BU SAHNE BİR PROMOSYON DEĞİL'
Filmden çok, tecavüz sahnesi konuşuluyor. sizi rahatsız ediyor mu?
Ş.G.: Hayır, zaten bunu biliyorduk. D.R.: Film tecavüz sahnesinden ibaret değil! Bu sahne sadece 3 dakika. Ama öyle bir yansıtılıyor ki; sanki bir tecavüz hikayesini anlatıyor! Metne yardım eden bir sahne olduğu için o sahne var. Ayrıca o sahne eleştirmenlerden çok iyi eleştiri aldı.
Tecavüz eden Şahan değil de başka biri olsaydı o kadar başarılı olur muydu?
D.R.: Tabii, çünkü orada kullanılan yönetim, ışık ve açılar çok önemli. Önemli olan; bu sahnenin 'promosyon olsun' diye çekilen bir sahne olmaması. Filmin adının neden 'Gen' olduğunu anlatan bir sahne. Ş.G.: Bizim tecavüz sahnemizde müstehcenlik adına kullanılan hiçbir öğe yok. Çok gerçekçi bir kere! Sapıkça bir tecavüz sahnesi. Bu sahnenin bu kadar çok konuşulacağının farkındaydık zaten. Biz aslında bu sahneyi göstermeden de anlatabilirdik. Ama böyle kullanılmasının daha vurucu olacağını düşündük. Aslında yapılan eleştirilerin daha sinema bilgisi olan bir insandan yapılmasını isterdik. Mesela bu filmde kullanılan ışık 'Exorcist' filmindeki ışıklara çok benziyor denilebilir. Çünkü hakikaten benziyor. Böyle bir eleştiri yok. Çünkü bunu anlayabilecek bir adam yok.
'ÇEKİLENLERİN EN İYİSİ BİZİMKİ'
Filmde tecavüz eden kişi sizsiniz. Kıskançlıktan dolayı mı o sahneyi gerçekleştiren kişi siz oldunuz? Başka biri olsaydı kıskanır mıydınız?
Ş.G.: Başka biri olsaydı muhtemelen o sahne çekilirken ben de orada olurdum. Bir yanlışında alnına çakardım! (Gülüyor) Kıskanmazdım, zaten o bir oyun. İleride başka filmler de çekeceğiz. Doğa başka bir adamla sevgili rolü de oynayabilir.
Türkiye'de çekilen korku filmlerine önyargı var mı?
Ş.G.: Bunun sebebi, insanların daha önce izlediği örnekler. Yapılan korku filmleri hep vasat olduğu zaman, benim yaptığım işin de vasat olabileceğini düşünerek filme geliyorlar. Böyle olmadığını gördüklerinde de altın madeni bulmuş gibi seviniyorlar. Muhteşem bir film yapmadık ama Türkiye'de çekilmiş filmler arasında türünde iyi bir film bu. Türkiye'de çekilmiş beş korku filminin en iyisi ama...
'Yurdaer benim hocam'
Başroldeki diğer oyuncu Yurdaer Okur. Tanınmadık bir yüz kendisi... Ş.G.: Konservatuvara giriş sınavına beni hazırlayan insan. Konservatuvar sınavını onun öğrettikleriyle kazandım ben. Aradan yıllar geçti, benim içinde bulunduğum bu projede ben onu davet ettim. Filmde onun performansı gözlerden kaçmasın!
Vefa borcunuzu mu geri ödediniz? Vefa borcu ihtiyacı olana ödenir. O çok başarılı bir oyuncu. Yurdaer'i insanların görmesini istedim. Fiziğiyle ekranlarda olan, oyunculukta vasatın üzerine çıkamayan aktörlerin dışında böyle bir erkek oyuncunun Türkiye'de yaşadığını fark etmemiz adına güzel oldu.
http://www.sabah.com.tr/2006/04/16/gny/im/31FB7DEC0AC1E845A0955E2Db.jpg
http://www.sabah.com.tr/2006/04/16/gny/im/91BD8E944763D84094942019b.jpg
http://www.sabah.com.tr/2006/04/16/gny/im/F62B9DF1A29B9A41BF770868b.jpg
ya bu filmin super bi soundtracki var (bi rockgrubu), ama ne kimin soyledigini nede sarkinin ismini biliyorum, bana yardim eden biri cikarmi??:img-help:
Sanırım 110'un Gölge adlı şarkısından bahsediyorsun. Umarım yardımı olur.
kissorkill 10-06-06, 14:55 bu filme de hiç korkmadımdesem yeridir çünkü bi iki yerleri korkunçtu .yani okadar güzel deill.ve korkabilirdim çünkü saolnda 4 kişiydikkk ama korkunç olmadıı iiçin korkmadım
miss_black 16-06-06, 08:05 bu filmi mutlaka izlein çok güsel genç yetenek togayın neler yaptıını görün ayrıca yurdaaer okur un yeteneklerine bir kezde orda şahit olun
işte hayatımın filmi...Şahan var biz bu filmde illa güleriz korku olsa bile dedik gittik..
tabiki gülmedik ama süper ötesi bir film izledik..tüm oyuncular süper oynamış..Yurdaer OKur..muhteşemdi..filmin korku sahneleri gayet güzel çekilmiş..hele o şarkısı gölgeeee favoriiim :img-grin2 biz filmden kafaları sallayarak çıktı o şarkıyla:img-grin2
yani bu filmde bir ben korktum heralde:)
ya ne yalan söyleyim oyuncular süperdi ama ben pek memnun cıkmadım salondan zaten arkadaşım ve ben vardık sadece daha çok gerildim bu durumda:img-grin2
filmi dün akşam tvde izledim de dr. deniz ne zaman yıllığı okuyordu biri söyleyebilir mi bir de kimmiş babası ben anlamadım da :)
Film lanetli tepeden ve testereden epey etkilenmişler Hani o filmin sonunda hızlı hızlı görüntüler geçiyor ya tüm düğümü son dakikada çözüyoasr tıpkı testeredeki gibi
Hele ki doktorlarından işkence gören hastaların intikam için doktolarını öldürmeleri lanetli tepeden alıntı Sanırım bu da filmin konusunu oluşturuyo :) Ama bi fark lanetli tepe de bu hastralar daha sonra ölüp o hastaneyi lanetliyolardı ve hayalet olarak geri dönüyolardı
parlakz güneş 09-07-07, 17:11 Film fena değildi...Ama böyle bir filmde komedi yerler vardı ve şok etti beni.Akıl hastaları hastaneye ele geçirirken çok komiklerdi ben gülmeye başladım...Keşke öyle sahneleri hiç koymasalardı!
Filmin en beğendiğim şeyi müziğiydi...110'u zaten çok severim..Şarkı zaten uyuyo:)Oyunculuklarda güzeldi.Senaryo daha iyi düşünülseymiş harika olabilirdi..
şahane bir filmdi ilk def Türkiyede bu kadar kaliteli bir gerilmi filmi çekilmiş bütün oyuncular çok başarılıydı Togan Gökbakarın ilk sinema denemesinde böyle güzel bir film ortaya koyması etkileyici izlenilmesi gereken bir film :good:
|
|