PDA

Tüm Versiyonu Göster : Sessiz Fırtına-Basında Çıkan Haberler


BERNA
22-10-07, 16:12
Sessiz Fırtına dizisi ile ilgili basında çıkan haberleri kaynak vermek şartı ile bu başlıkta paylaşabilirsiniz.

ozlem05
28-10-07, 21:27
Ekranın yeni aşıkları

Arzum Onan ile Erkan Petekkaya'nın başrol oynadığı "Sessiz Fırtına" dizisi Salı akşamı Kanal D'de başlıyor.

http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CKelebek%20Haber%20Galerisi%5CSessiz%2 0F%C4%B1rt%C4%B1na%20dizi%5CSessiz_03.jpg

Mehmet Aslantuğ ile mutlu bir evlilik sürdüren Arzum Onan ile geçen senenin flaş dizilerinden "Beyaz Gelincik"te Ömer'i canlandıran Erkan Petekkaya'nın başrol oynadığı "Sessiz Fırtına" dizisi 30 Ekim Salı akşamı Kanal D'de başlıyor. Yapımcılığını TMC'nin, yönetmenliğini ise Özer Kızıltan'ın üstlendiği dizide, destansı bir aşk anlatılıyor. "Binbir Gece"den sonra başlayacak olan dizi, sezonun en iddialı dizileri arasında gösteriliyor. "Sessiz Fırtına"da Erkan Petekkaya, bir mafya babasının Boğaziçi Üniversitesi'ni bitirmiş, Amerika’da doktora yapmış oğlu Yiğit Sancaktar'ı canlandırıyor. İki yıl aradan sonra ekrana geri dönen Arzum Onan ise Yiğit Sancaktar'ın aşık olduğu kadını oynuyor.

Kaynak: Hürriyet Kelebek

alperkaya
30-10-07, 10:55
Sessiz Fırtına başlıyor




Başrollerinde Erkan Petekkaya ve Arzum Onan'ın oynadığı iki insanın sıra dışı aşklarının öyküsünü konu ediniyor.


Başrollerinde Erkan Petekkaya ve Arzum Onan'ın oynadığı dizi, mafya ve iş dünyası arasında sıkışıp kalmış iki insanın sıra dışı aşklarının öyküsünü konu ediniyor. Yönetmenliğini Özer Kızıltan'ın üstlendiği dizide ayrıca Bahar Kerimoğlu, Bahadır Keskin, Beste Bereket ve Onur Bayraktar gibi genç oyuncular da rol alıyor.


hürriyet

ozlem05
30-10-07, 12:09
'Sessiz Fırtına' başlıyor

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/4352121.jpg

Başrollerini Erkan Petekkaya ve Arzum Onan olmak üzere birçok ünlü ismin paylaştığı yeni dizide Sancaktar ailesinin içinde yaşanan aşk, entrika ve intikam öyküleri anlatılıyor


Başrollerinde Erkan Petekkaya ve Arzum Onan'ın oynadıkları "Sessiz Fırtına" ilk bölümüyle izleyicisiyle tanışacak. Merakla beklenen dizinin konusu şöyle:
Sinus Holding'in sahibi Şükrü Sancaktar, yasal işlerin yanı sıra büyük başta silah birçok malın kaçakçılığıyla uğraşır.
Oğlu Yiğit Sancaktar, Boğaziçi Üniversitesi'ni bitirmiş, ABD'de doktora yapmış, yeni kuşak bir işadamıdır.
Şükrü Bey'in sağ kolu, holdingte mali işler müdürü olan Deniz Soykan ile Yiğit'in bir iş konusuyla yakınlaşmaları başlar. Deniz, Yiğit'in aşkına hemen karşılık vermez. Şükrü Bey'in büyük kızı Rana evliliğindeki mutsuzluğunu ailesine yansıtmamak için çabalar. Küçük kızı Rengin ise tıp fakültesinde öğrencidir. Şükrü Bey'in amcasının oğlu İzzet'in aileyle ilgili hesapları vardır. Organize suçu izlemekle görevlendirilen bir suç birimi olan SAM (Suç Araştırma Merkezi), Şükrü Bey'i çok yakından izlemektedir. Rana'nın oğlu Murat'ın sünnet düğününde tüm aile bir araya gelir. Ancak düğünde hiç beklenmedik olaylar olur.

Yapım: TMC-Erol Avcı
Yön.: Özer Kızıltan
Müzik: Kıraç
Oyuncular: Erkan Petekkaya (Yiğit Sancaktar), Arzum Onan (Deniz Soykan), Bahar Kerimoğlu (Rana Keskin), Bahadır Keskin (Kadir Kandemir), Beste Bereket (Rengin Sancaktar)

KANAL D / 22.00

Kaynak: Milliyet

sarıseren
31-10-07, 10:40
KANAL D'NİN YENİ BOMBASI

BAŞROLLERİNİ GÜZEL OYUNCU ARZUM ONAN VE ERKAN PETEKKAYA'NIN OYNADIĞI KANAL D'NİN YENİ DİZİSİ 'SESSİZ FIRTINA' SALI GECCELERİNE DAMGA VURACAK

Başrollerinde Erkan Petekkaya ve Arzum Onan’ın oynadıkları dizi, güçlü oyuncu kadrosu, sürükleyici senaryosu ve rejisiyle, ekranlara damgasını vuracak muhteşem bir yapım. Salı akşamları ekranda tiryakilik yaratacak dizinin konusu şöyle; Liman ve tersane işletmeciliği, nakliyat, lojistik, turizm vb alanlarında faaliyet gösteren Sinus Holding’in sahibi Şükrü Sancaktar, yasal işlerin yanı sıra büyük bir mafya babası, başta silah olmak üzere birçok malın kaçakçılığıyla uğraşır. Şükrü Beyin oğlu Yiğit Sancaktar (Erkan Petekkaya) Boğaziçi Üniversitesini bitirmiş, Amerika’da doktora yapmış, yeni kuşak bir işadamıdır.

Şükrü Beyin sağ kolu, holdingde mali işler müdürü olan Deniz Soykan (Arzum Onan) ile Yiğit Sancaktar’ın bir iş konusuyla yakınlaşmaları başlar. Genç, güzel ve ağırbaşlı, zeki tavırlarıyla Yiğit’in dikkatini çeken Deniz, Yiğit’in aşkına hemen karşılık vermez.

İkili arasında sürprizlere gebe, gerilimli bir aşk başlayacaktır. Şükrü Beyin büyük kızı Rana (Bahar Kerimoğlu) evliliğindeki mutsuzluğunu ailesine yansıtmamak için çabalar. Kocası kendini içgüveysi gibi hissetmekte ve karısının kendisine yeterli itibarı vermeyen ailesine diş bilemektedir. Küçük kızı Rengin (Beste Bereket) ise tıp fakültesinde öğrencidir. Yiğit’in biricik kız kardeşidir. Onun da iyi niyetlerle ve büyük umutlarla başlayan aşkı, genç kızı korkunç bir sona, büyük bir tehlikeye adım adım götürmektedir. Şükrü beyin amcasının oğlu ve yanında yetişen İzzet Sancaktar’ın aileyle ilgili hesapları vardır.

Kaynak:Gecce

delfin23
01-11-07, 08:04
Bazı dizilerin işi bir türlü yolunda gitmiyor. Ne kadar ince elenip sık dokunmuş olurlarsa olsunlar bir türlü beklenen reytingi getirmiyor. Atv’nin yeni sezon dizilerinden Sessiz Gemiler’in durumu da böyle işte. Büyük umutlarla gösterime sokulan, güçlü bir kadro ve sağlam bir senaryoyla çekilmiş olan yapım, şimdi de karşısına çıkan Sessiz Fırtına’nın sıkıntısını yaşıyor. Çünkü Sessiz Fırtına ilk bölümünden Sessiz Gemiler’i reyting denizinde daha da derinlere itti. Kanal D’nin yeni dizisi Sessiz Fırtına, salı gecesini AB Grubu’nda 4., Tüm Kişiler’de 6. sırada tamamlarken, Sessiz Gemiler’in reytingini de iyice eritti. Sessiz Gemiler, geceyi AB Grubu’nda Avrupa Yakası’nın tekrarına geçilerek 10., Tüm Kişiler’de ise 22. sırada bitirdi.

Mehmet Güler / Vatan

delfin23
01-11-07, 08:07
'Sessiz Fırtına' sonunda başladı. Kaç haftadır tanıtımlarından konuyu anlamaya çalışıyordum. İlk bölümde her şey cuk diye oturdu. Zaten bu dizinin benim için asıl önemi Arzum Onan'ın televizyona dönmesi. En son 'Sıcak Saatler'le belki de dizi furyasının startını veren ekipte yer almıştı. Ardından evlendi, çocuğu oldu falan derken geçirdiği rahatsızlıkla hepimizi üzmüştü. Neyse ki artık sağlığına kavuşmuş ve gerçekten iyi bir ekiple yola koyulmuş. Sessiz Fırtına, herhalde Erkan Petekkaya yüzünden olsa gerek bana biraz 'Beyaz Gelincik'i çağrıştırdı. Yine gözü kara, cesur ve eğitimli bir ağa nın karşısında çetin ceviz bir kadın var. Hoş dizinin son sahnesinde Arzum Onan'ın polis olduğunu ve bu aileyi bitirmek için içlerine girdiğini anlıyoruz. Bu da demek oluyor ki; ikili arasındaki aşk fazlasıyla sancılı olacak. Şunu da belirtmeden edemeyeceğim ki sünnet sahnesindeki müzik ve çekimler beni gerçekten etkiledi. Yönetmenlerimiz artık sadece senaryonun yeterli olmadığını anlamış. Zira çekimlerde de sıra dışı şeyler yapmak için uğraşıyorlar. Başarıyorlar da...

Nilgün K. Tahmaz / Takvim

rüştü
01-11-07, 18:23
http://img410.imageshack.us/img410/2103/resimen6ak6.jpg

Mesut YAR

POSTA GAZETESİ

delfin23
03-11-07, 11:09
Erkan Petekkaya'yı ekranda yine alkollü görünce tarih tekerrürden ibaret diye düşündüm. Geçtiğimiz yıl 'Beyaz Gelincik'te Ömer Ağa'yı oynarken de gazetecilere saldırmış ve bir kameramanı fena halde tartaklamıştı. Oysa ki biz onu efendi bir adam olarak tanımış ve sevmiştik. "Allah'tan olayın üzerine çok gidilmedi, Petekkaya bir daha böyle bir hata yapmaz" diye düşünürken, dün gece izlediğim görüntüler beni çok üzdü. Herkesin eğlenmeye hatta zaman zaman dağıtmaya ihtiyacı olduğunu düşünürüm. İnsan yakın arkadaşlarıyla ya da ailesiyle birlikte güzel vakit geçirebilir. Ama tanınan bir insansanız ne yazık ki çok daha dikkatli davranmak durumundasınızdır. Tabii bir de oynadığınız role kendinizi fazla kaptırıp günlük yaşamda da kendinizi 'ağa' zannetmeye başlarsanız ortalık karışabilir. Üstelik magazin basınına malzeme verirseniz, bir süre sonra gece alemindeki görüntüleriniz dizideki rolünüzden bile fazla ekrana gelir ki, onca emeğiniz de boşa gider. İlkinde ağzınız yanmamış ol sa da ikincide canınız sıkılabilir...

Nilgün K. Tahmaz / Takvim

bbasalan
03-11-07, 19:22
Parayı bulan mafyacı, mafyacılığı bırakamıyorsa, bu memleket bitmiş demektir. Ayrıca mafya dizilerinde karşı cinsler arasında hiçbir ciddi temas olmadığının farkında mısınız? Hatta tehlikenin farkında mısınız?

Eh, madem herkes vurmaya, kırmaya giderek daha meraklı hale geldi, bu hafta da ekranlarımızın vurdulu-kırdılı, nur topu mafya dizisi Sessiz Fırtına'dan söz ederek bir giriş yapalım. Evet efendim, Sessiz Fırtına müthiş bir yaratıcılık örneği senaryoya sahip. Geleneksel olarak mafya işleriyle uğraşan ailenin babası, aslında iyi bir babadır. Oğlunu en güzel okullarda okutmuş, Amerika'da master derecesi yaptırmış, "Babacığım, artık şu mafyoz işleri bıraksak, bak yeterince mal mülk yaptık," serzenişlerine, "İyi de bıraktığımız zaman hasımlarımız bizi çizer, yoksa ben de istemez miyim bırakmayı," diye makul yanıtlar vermiştir. Yine de öldürülmekten kurtulamamıştır. Tabii holdingi kurduktan sonra pis iş yapmak kimsenin işine gelmez; taşerondan bol ne var? İkincisi, babanın tezi bizzat kendi yaşamıyla çürütülmüştür; o işleri bırakmayınca da çizilmiştir. Söz konusu rahmetli babanın veliahtı ve genetik olarak bir saati tam 12'den vurabilme kapasitesine sahip esas oğlan Erkan Petekkaya'yı ise biz daha önceden de en kötü dizi senaryosu denemelerinden olan Köpek'ten ve daha sonra Beyaz Gelincik'ten tanıyoruz. Fakat, Petekkaya'nın esas yeteneği otobiyografi yazarlığı üzerinedir, bilir miydiniz? Bakınız, şöyle yazıyor internetteki biyografisinde: "Bundan tam 33 yıl önce Zodyak'ın Yay Burcu'na tekamül ettiği bir kış günü dünyaya gelir. Her yıl 12 Aralık gününü özel bir gün olarak sevdikleriyle kutlamaya devam eder. Babası Akın Petekkaya kalender ve çocuklarıyla dostluklar kurabilen ender babalardan biri. Anne Şeref Hanım da keza şefkatli bir anne. Kız kardeşi Ayşe doğduktan sonra hiç kıskançlık krizlerine girmez Erkan Petekkaya. Zira onların ailesinde paylaşımcılık ve sonsuz sevgi esastır..."

NAİFLİK KRALİÇESİ ARZUM
Genellikle oyuncu biyografilerinde çocukken kız kardeşini kıskanıp kıskanmadığı bilgisi yer almaz, ama Petekkaya, biz hayranları merak edebilir diye bu bilgileri gani gani vermekten çekinmez. Tabii 'tekamül' gibi sözleri özellikle burçlarla yoğurması ve anlamsız bir durum yaratması, sürreal bir kapasitesi olduğunu da göstermekte. Biz sanatın her halini sever, bağrımıza basarız; sürreal olması mesele değil. Neyse tabii, biz bu işlerden ziyade, holdingde çalışan, hem zeki, hem sülün misali alımlı hanımla sürreal mafya veliahtının birbirine âşık olacağını sezmekteyiz. Bu rolde, kendi adını taşıyan mutfak robotu reklam filminde başarılı bir performans sergilemiş ebedi ve ezeli naiflik kraliçesi olduğunun mümkün mertebe farkında olan bir Arzum Onan vardır. Fakat, bu dizide de karşımıza aynı sorun çıkıyor. "Ne sorunu?" diye sorduğunuzu duyar gibi oldum. Efendim, dikkat ediyorum da, son dönem mafya dizilerinde bir sevişememe sorunu var. Misal, Kurtlar Vadisi'nde Polat Alemdar, benim bildiğim sadece bir kere sevişti. O da daha dizi yeni başladığında, Özgü Namal pek bir ısrar etmişti.

POLAT'IN SİVİLCELERİ ÇIKTI Şimdi, Arzum Onan iki taraflı bir basınçla karşı karşıya; hem gerçek hayatta Mehmet Aslantuğ ile yürüttüğü düzeyli beraberlik, hem de senaryo icabı holdinge sızma faaliyetleri için görevlendirilmiş gizli bir Emniyet mensubu olması, rol icabı sevişememe sorunu doğuracaktır ki, biz ekran başındakiler, mafya filmlerinde herhangi bir icraat göremediğimiz için sinir bozukluğu yaşıyoruz. Toplum bu şekilde yönlendirilmez ki. Bakın, Polat Alemdar'ın alnında sivilceler çıktı. Nefise Karatay'a bakıp bakıp iç geçiriyor. Aslına bakarsanız, mafya dizilerinin temel problemi budur ve derhal çözülmelidir. Yoksa bakır ustaları gibi, racon ustaları da birer birer tarihe karışacak. Sessiz Fırtına'da da sadece gönül fırtınaları kopacaksa, biz 'mafyadizisi- severler'in beklentileri karşılanmayacaktır. Nitekim Eşref Saati de, hem zayıf bir kabadayı komedisidir, hem oradan da bir iş çıkmayacağı görülmüştür. İlgililere...

http://www.galeriturk.net/getimg/ECFE9BA04267404FB30DA6EDr.jpg

Kaynak: Sami TOSUN - Sabah Cumartesi eki 03.11.2007

delfin23
06-11-07, 07:48
"Sessiz Fırtına", bu akşam ikinci bölümüyle ekranda. Dizinin başrol oyuncuları Arzum Onan ve Erkan Petekkaya, Kelebek'e konuştu.


Kanal D'nin, mafya ve iş dünyası arasında sıkışıp kalmış iki insanın sıra dışı aşkını konu alan yeni dizisi "Sessiz Fırtına", bu akşam ikinci bölümüyle ekranda... Dizinin başrol oyuncuları Arzum Onan ve Erkan Petekkaya, Kelebek'e konuştu. Petekkaya, "Arzum ile bu dizi sayesinde tanıdık birbirimizi. Onu herkes gibi ben de seviyorum, zaten Arzum'u bir tek şeytan sevmez herhalde" derken, Onan da rol arkadaşını övmekten geri kalmadı: "Erkan'ın oynadığını duyunca yüzüm güldü."

Arzum Hanım, "Sessiz Fırtına"da böyle sessiz sessiz dururken, birden elinize silah alıp, tam isabetli atışlar yapmanız patronunuz Yiğit (Erkan Petekkaya) kadar bizi de şaşırttı...

- Arzum Onan: (Gülüyor) Vallahi ben de şaşırdım...

n Sıkı bir ajan var karşımızda galiba...

- A.O: Evet, öyle.

n Kadın oyuncu için farklı bir rol olsa gerek?

- A.O: Kesinlikle... Heyecan verici. En son "Sahra" dizisini çektim. Geçtiğimiz iki yıl okumadan reddettiğim çok proje geldi. "Sessiz Fırtına"da ise hikáye ile birlikte her şey dört dörtlüktü... Yani senaryoyu sevmenin dışında, yapım şirketi, yönetmen ve cast, bu işi kabul etmemdeki en önemli unsurlardı.

n Şu ajanlık durumunuzdan söz edelim biraz...

- A.O: Canlandırdığım karakter Deniz Soykan, devlet istihbarat bölümlerinde çalışan bir gizli ajan. Yurtdışında eğitim görmüş, tahsilli biri. Türkiye’ye döndüğünde devlet adına birtakım görevlerde yer alıyor. Deniz Soykan, gerçek adı bile değil. Çalıştığı şirket, gizli işler yapan, yüzde 20 yasadışı işlerden para kazanan bir şirket. Bu yüzden Deniz şirketin, kimlerle ne gibi bağlantıları olduğunu takip ediyor. Bağlı olduğu birime, içeriden bilgiler sızdırıyor. Babasının suikast sonucu zamansız ölümüyle birlikte, şirketin başına Yiğit Sancaktar giriyor. Hikaye ise bundan sonra başlıyor.

n Yiğit babasının illegal işler yapmasına karşı bir adam ama...

- A.O: Evet, yurtdışında tahsilini tamamlamış, yasal işlerin yapılmasından yana biri ama babası zaten onu hiç dikkate almıyor. Babası "Bu yüzde 20 önemli" derken, Yiğit "Yüzde 80 yasal işlerden para kazanıyoruz ve bu bize yeter" diyor.

n Ajanlar da kötü adamlara aşık olabilir. Aşk var mı aşk?

- A.O: Deniz ya da gerçek adıyla Esin, zaman içinde yakalatmak istediği adamın yani Yiğit Sancaktar’ın insani yönünü görüyor. Dolayısıyla aşık olmaya başlıyor. Seyirci, sert, duygularını asla belli etmeyen bir kadın tipi izlerken, bir anda bu kadının zaaflarını ve zayıflıklarını görmeye başlayacak. Esin, zaman içerisinde tanık olduğu, duyduğu birçok olayı üstlerine bile anlatmamaya başlayacak.

n Yani aşka boyun eğecek?

- A.O: Bunu ilerleyen bölümlerde göreceğiz. İnanın ben de bilmiyorum... Ama şunu söyleyebilirim ki ajanlık, bir kadın için acayip cazip bir meslek. Gerçek hayatta ajan olan birini tanımak, ondan bu hayatı dinlemek isterdim açıkçası.

- Erkan Petekkaya: Adı üstünde ajan... Onlar gizlidir...

n Hoşgeldiniz...

- E.P: Teşekkürler... Ama size bir şey söyleyeyim mi, Arzum müthiş bir atıcı... Rolüne iyi hazırlanmak için zaman zaman poligona giderek atış dersleri aldı, çok iyiydi yani...

n Kaç atış sonrası tam isabet yapabildi?

- E.P: İlk atışta tam 12’den vurdu.

n Gerçekten mi?

- A.O: Doğru. Bundan önceki hayatımda tetikçi miydim acaba? Önce mankenin alnının ortasından, sonra kalbinden, sonra böbreğinden ve en son kolundan vurdum. Sorularınızda dikkatli olmanızda fayda var (gülüyor).

- E.P: Valla ben gördüm, şok oldum... Müthişti...

HAYAT ÖLÜMCÜL BİR OYUN

n Daha önceden tanışıklığınız var mı?

- E.P: Hayır, yoktu. Bu dizi sayesinde tanıdık birbirimizi.

- A.O: Benim gerçekten çok önem verdiğim bir iş bu. Durduk yere, yalandan birtakım huzuru bozacak haberlere maruz kalmak istemiyorum. Huzursuzluk verecek her şeye karşı çok duyarlıyım. O yüzden Erkan’ın adını ilk duyduğumda, çok mutlu oldum. Gerçekten bu anlamda çok şanslıyım.

n Oyuncu kadrosu oluşturulurken sizin fikriniz önemli midir? Mesela yapım şirketi size gelip, "Arzum Onan oynayacak, ne düşünüyorsun?" diye sorar mı yoksa bu konuda biraz emrivaki mi yapılır?

- E.P: Sormuyorlar da ama seni bir yokluyorlar. Genelde şu oynayacak dedikleri zaman yüzünün haline bakıyorlar ama çok fazla bir etkimiz olmuyor. Fakat yapımcı size ismi söylediğinde, "Yok ben bununla oynamam" deyip çıkıp gidebilirsiniz, onlar da başkasını bulurlar.

n Arzum Onan denildiğinde yüzünüzdeki ifade nasıl oldu?

- E.P: Güzel oldu. Çünkü Arzum herkesin sevdiği birisi. Ben de seviyorum. Arzum’u sadece şeytan sevmez. Çok güzel yaratılmış bir insan, hepiniz biliyorsunuz.

- A.O: Benim yüzümde bir değişiklik olmadı çünkü bu projeyi en başından beri biliyordum, Erkan’ın da oynayacağını biliyordum.

n Ajan ile aşk yaşayacaksınız... Hangisi daha tehlikeli, yaşanan hayat mı, aşk mı?

- E.P: Hayat ölümcül bir oyun, aşk ise kaçamadığım bir tuzak. Bilmiyorum, ileriki bölümlerde neler neler olacak.

ABD’de dil öğreneceğim

n İki sezon süren "Beyaz Gelincik"in üzerine, hemen bir dizi çekmek ne kadar sağlıklı bir karardır oyuncu için?

- E.P: Değil tabii ki... Bir altı ay Türkiye’den gidecektim aslında ama bu dizi istediğim bir iş oldu. Daha önce "Aynalı Tahir"de sokak delikanlısını oynuyordum, "Köpek"te, "Serseri"de bambaşka roller üstlendim. Hayatımda ilk defa "Beyaz Gelincik" dizisinde güzel kıyafetler giydim. Bu dizi ise bugüne kadar yaptığım bütün dizilerin karması bir yapım. Bu yüzden kaçırmak istemedim. Ama bu diziden sonra iki yıl yok olacağım...

n Nereye gideceksiniz, siz de mi Amerika’ya gideceksiniz yoksa?

- E.P: Evet... Dil okuluna gideceğim... Tiyatrolara gitmek, bol bol film izlemek istiyorum...

n Şimdi "Sessiz Fırtına", "Binbir Gece"nin saat diliminde ekrana geldi... İlk bölümün reytinglerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

- E.P: Gayet iyiydi. İleriki bölümlerde, aşk başlayınca daha iyi olacak diye düşünüyorum.

- A.O: İyi bir sonuçtu bence...

- E.P: Ben bu reyting meselesini bir türlü anlayamadım. Bir iş görüyorum, "Bundan bir şey çıkmaz" diyorum bir de bakmışınız ki en tepede o... Bir iş görüyorum, "Harika, helal olsun" diyorum, yayından kaldırılıyor. Çok tuhaf bir durum yani.

- A.O: Çok yetenekli, tiyatroda, sinemada çok kaliteli işlerde yer almış bir dolu oyuncu eminim, sırf bu reyting meselesi yüzünden küskündür.

n Dizi oyunculuğuyla seyircinin gönlünde ne yazık ki derin bir iz bırakılmıyor...

- A.O: Televizyon zaten tamamen eğlencelik bir iş. Reklam arası dizi çekiyoruz mantığımız var. Düşünün bir kere akşam 8’de başlayan bir dizi, belki de yemek masasında, mutfakta izleniyor. Seyirci o sırada sadece konuşmaları dinliyor, ekrana bakmıyor bile. Dolayısıyla kimse oyunculuğunuzu görmüyor. Sinema bambaşka tabii ki...

Röportaj: Sema DENKER Fotoğraflar: Sinan ÖZBALKAN

Hürriyet / Kelebek

yerin86
09-11-07, 22:20
Hakkı Devrim

TELAYNAK

Bu konuda haberleşmemiz ve dizi kalabalığında birbirimize yol göstermemiz gerekiyor.
Hemen sorayım: Sessiz Fırtına'nın farkında mısınız? Yeni başlayan bir dizi, salı akşamları Kanal D'de seyrediyorum. Erkan Petekkaya farklı bir çete reisi-patron tipi çizme yolunda (Yiğit Sancaktar). Arzum Onan, hikâyenin daha başında bir sürpriz yaptı bize; Patron'un işyerinde çalışan ve çok değer verilen bir yönetici hüviyetiyle (Deniz Soykan). Sonradan öğrendik ki önemli bir polistir. Dişi James Bond mu, demeyin bana. Gene, insana bir rüyadaymış hissini veren gizemli güzelliğiyle. İyi tabanca kullanan ve kadınlığından hiçbir şey kaybetmeyen oyuncu niteliğiyle.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=238211

hacivatiye
18-11-07, 14:48
Erkeklerden erkek beğen

Seçmece bunlar...

Her çeşidi var.

Beğen, al.

Şimdi siz beğenin ben de size kim olduğunuzu söyleyeyim...

Şöyle anlatayım:

Gerçek hayatta bunların hepsi birbirine benzedi ve doğru düzgün adam yok ya...

Yok tabii...

Çok doğru söyledim; hem yok hem de hepsi birbirine benziyor artık.

Kıçı başı oynayan bir sürü adam ortalıkta pek bir matahmış gibi

dolanıyor.

Çok sıkıldık

sizlerden artık çok... Bilin diye söylüyorum.

İşte bu yüzden, hani dün televizyon dizilerinden bahsetmiştim ya, kadınlar artık oradaki erkeklerden daha fazla hoşlanıyor diye...

Olmayan erkeklerden...

Sanal erkekler çoğaldıkça gerçeklerinden iyice soğudu kadınlar...

Seç seç beğen...

Hepsi senin olabilir, hiçbiri

senin değildir. Tıpkı gerçek hayattaki gibi...

Eee? Onları hayalimize almışız çok mu?

Değil.

Tamam o halde...

Oynayalım...

Tercih oyunu... Siz seçin ben size kim olduğunuzu söyleyeyim. Tamam mı?

(Yalnız bazılarını dizideki isimleriyle bazılarını da kendi isimleriyle yazacağım, kusura bakmayın. Anlarsınız siz.)

Başlıyorum:

Dünür mü, Necdet mi? (Sevgili Dünürüm-Hatırla Sevgili)

Hangisi?

Dünürü seçenler, 40 yaşın üzerinde, hatta 45?in de üzerinde, hayatta romantizmi ve güveni bir erkekte aramaktan vazgeçmiş ama bunalımlı değil, eğlenceli kadınlar...

Necdet?i seçenler: 30-40 yaş arası sürekli terk edilen kadınlar... Şefkat arayanlar, kendisini yalnız hissedenler. (Kim değilse?)

Fikret Kuşkan mı, Nejat İşler mi? (Bıçak Sırtı)

Hangisi?

Fikret?i seçenler: Evli, her şeye makul derecede sahip olan ama mutsuz kadınlar. Hani kocasını sevmeyen ama ayrılması için de bir neden bulamayanlar...

Nejat?ı seçenler: Mutluluğu, mutsuzluğu bir erkeğe endeksli kadınlar...

Talat Bulut mu, Erkan Petekkaya mı? (Annem-Sessiz Fırtına)
Hangisi?

Talat?ı seçenler: Zor beğenen, mükemmeliyetçi, ukala ve prensip sahibi kadınlar... Her an dağılabilirler yani...

Erkan?ı seçenler: Korunmak isteyen kadınlar. Korunmak ve kurtarılmak... Artık neden kurtarılacak, bilemem.

Onur mu, Ahmet mi? (Binbir Gece- Hatırla Sevgili)

Hangisi?

Onur?u seçenler: Nazlı kadınlar. Daha doğrusu naz yapmak isteyen kadınlar. Naz yapacak ille de? Niyeyse? Belli, hayatındaki adam biraz dana...

Ahmet?i seçenler: Hâlâ hayatının aşkını arayanlar. Daha da kötüsü, hâlâ böyle bir şeyin var olduğunu sananlar...

Bir de yabancılardan örnek vereyim:

Zaten ben yavaş yavaş yabancı erkeklere dönelim artık diyorum. Yani gerçek hayatta da...

Dr. House mu, Jack Bauer mi?

Hangisi?

Ben Jack?ten geçen sene ayrıldım.

Dr. House?a bakanı yakarım...

Yani her kadının ayrı bir tipi var.

Ama bir de hepsini ayrı ayrı beğenenler var...

Hepsinde ayrı bir güzellik bulanlar yani..

Onlar var ya, onlar...

Her kadının öyle bir dönemi olur; her erkeğin gözüne ayrı güzel göründüğü bir dönem...

Neyse ki çabuk geçer...

dilek önder
donder@gazetevatan.com

delfin23
21-11-07, 08:42
Alengirli bir senaryo... Her an her yerde bir tantana çıkabilir. İlişkiler, mafya sosu vs. Ve bir Deniz kızımız var. Narin, sesi çocuklara masal anlatır gibi. O bakışlar öyle masum ki. Böyle dinleme cihazları, kapalı kapılar ardında teknoloji harikası casusluk kokan olayların insanı olamaz gibi. İzlerken öyle geliyor.
"Bebek yüzlü katil" lafı vardır. Katil çirkin ve katil olmaya meyilli bir yüz ifadesi ile dolaşmalı ki, millet işte katil bu diyebilsin. Bu dizide de Deniz böyle. Belki de bir ipucu veriyor; başarılı ajan masum olan, güleryüzlü olan çaktırmayan ince sesli konuşuyor. Ama silah ile bir vuruyor ki hedefi 12'den. Erkan Petekkaya hayretle bakıyor "Bunda bir iş var" diyor. Ama hâlâ çözemedi ve ona âşık olma yolunda!

Sinan Kolloğlu / Milliyet

Spaceman
25-11-07, 12:50
SESSİZ Fırtına dizisini ilgiyle izlememde Erkan Petekkaya'nın rolü çok büyük. Zira oyunculuğu bana çok "doğal" geliyor. Köpek dizisinde canlandırdığı vahşi tiplemenin ardından bu role taban tabana zıt Beyaz Gelincik'teki romantik salon adamı karakterinin altından da başarıyla kalkmıştı. Sessiz Fırtına'da ise hafif mafya, çokça kadife kalpli ama bildiğini okuyan gözü pek adam olarak da başarılı. Rol arkadaşı Arzum Onan ise bana sanki "deplasmanda oynuyormuş" hissi veriyor. Bu kadar zarif bir kadının eline silah pek yakışmıyor doğrusu. Hele o sesi yok mu?.. Bence dizide kendi sesini kullanarak hata yapmış. Çünkü bu ses tonuyla ekranda ancak bir "masal prensesi" canlandırılabilir. Konuyu bir sohbet sırasında Erkan Petekkaya'ya da açtım. Erkan, hemen rol arkadaşını savunmaya başladı. "Ama zaten polise benzeseydi, dizideki adamı inandıramazdı ki" filan dedi. Şu Erkan pek centilmen adam vesselam!..

Yüksel Aytuğ
Kaynak:Sabah

rüştü
28-11-07, 09:07
http://img250.imageshack.us/img250/3112/61629246ew8.png

Arzum'la oynadığım için çok şanslıyım



Arzum Onan ile Erkan Petekkaya, Kanal D'de salı akşamları yayınlanan 'Sessiz Fırtına’ adlı dizide rol alıyor.

Öldürülen mafya babasının oğlu Yiğit Sancaktar'ı canlandıran Petekkaya, dizide polis ajanını oynayan Arzum Onan'a methiyeler dizdi.

ÇOK ALÇAK GÖNÜLLÜ

Onan'ın çok alçak gönüllü bir insan olduğunu söyleyen Petekkaya, "Bunca dizide rol aldım. İlk defa sete kurabiyelerle gelen bir rol arkadaşım var. Arzum çok disiplinli ve iyi bir arkadaş. Set arakadaşlarının vaktini çalmıyor. İşini yapıp eve gidiyor. O yorgun haliyle bizleri neşelendirmeyi biliyor. Onunla oynadığım için kendimi çok şanslı hissediyorum" dedi.

Şebnem ÖZUZCAN


Bugün Gazetesi

bbasalan
28-11-07, 09:46
İçinden mafya geçmeyen dizi yok gibi...
Kurtlar Vadisi: Pusu malumunuz olduğu üzere PKK üzerinden organ mafyası, mülteci ticareti ve derin devlet ilişkilerini sorguluyor.
Pusat'ta dövüş mafyasının icraatlarına tanık oluyoruz.
Arka Sıradakiler, okul önlerindeki uyuşturucu mafyasının üzerine gidiyor.
Sessiz Fırtına'daki aile yıllardır yaşamını kaçakçılıkla sürdürüyor.
Kuzey Rüzgarı'nda yine uyuşturucu, silah ve ihale mafyasıyla mücadele konu ediliyor.
Menekşe İle Halil'de namus belasına Almanya'dan Türkiye'ye gelenler kendilerini ayaklarının tozuyla silah mafyasının kucağında buluyorlar.
Binbir Gece ise kimi zaman arazi mafyasına kimi zaman Rus mafyasına dokunuyor.
Sessiz Gemiler'de zaman zaman tefeci ve çek-senet mafyasının icraatları gözler önüne seriliyor.
Vazgeç Gönlüm'de de mafya icraatları paralel anlatımlarla ekrana getiriliyor.
Görünen o ki, ekrana sarkıtılan reyting çaparisinin bir oltasında mutlaka mafya olmak zorunda...
Korkum, televizyon dizileri sayesinde mafyanın "kurumsallaşarak" hayatın "olağanlıkları" arasına girmesi...

Kaynak: Sabah/Günaydın/Yüksel Aytuğ 28.11.2007

rüştü
30-11-07, 10:40
Dizileri mafya ele geçirdi


Kurtlar Vadisi'nin mafya konsepti çok tutunca senaristler aşk dizilerine bile mafyayı dahil etti. İşte içinde aşk, gözyaşı ve silah olan diziler.



SESSİZ FIRTINA

.. Arzum Onan ve Erkan Petekkaya’nın birlikte oynadığı dizide bir ailenin yıllardır yaşamını kaçakçılıkla sürdürmesi konu alınıyor. Erkan Petekkaya iyi eğitim görmüş mafya babasının tek oğlunu canlandırıyor.

Bugün Gazetesi

bbasalan
06-12-07, 13:33
Deniz ile Yiğit artık el ele kolkola "Sessiz Fırtına"da. Samimi bir yemek de yediler, şarap filan. Çocukluk günleri konuşuldu. Öyle olur böyle ilk yemeklerde. Eski günler, anılar, anneler, babalar anlatılır. "Ben küçükken aslında" diye başlayan cümleler vardır. Deniz de babası ile ilgili anısını anlattı, o çiçek böcek kokulu sesi ile inceden; "Babam benim maliye bakanı olmamı istiyordu".
İlk kadın maliye bakanı hayali varmış. Doktor, mimar, mühendis, öğretmene alışığız da bu iş ilginç oluyor. Senaristin aklına nereden geldiyse! Yani o kurgu demek istedim tabii ki senaryonun kendi içinde bir gerekçesi var onu anladık!
Kaynak: Milliyet - Cafe eki Sina Koloğlu yazısı 06.12.2007

kartopu
11-12-07, 11:54
http://sweet.kucukresim.com/uploads/45955432f361.jpg (http://www.kucukresim.com)


Bulgaristan’da oyunları kitap yapıldı

“Sessiz Fırtına”daki Hikmet karakteriyle izleyicinin beğenisini kazanan Onur Bayraktar, başarılı bir senarist ve yönetmen.

“Sessiz Fırtına”daki Hikmet karakteriyle izleyicinin beğenisini kazanan Onur Bayraktar, aslında tiyatro dünyasının yakından tanıdığı başarılı bir senarist ve yönetmen. Bayraktar'ın yazdığı iki oyun, Bulgaristan'da kitap yapıldı.

- "Sessiz Fırtına" sizin ikinci işiniz. Dizi sektörüne girişiniz nasıl oldu? "Sessiz Fırtına"da yer almam tesadüfi oldu. Esra Akkaya benim sınıf arkadaşım, Sarp Akkaya’nın ablasıdır. Onun kendi ajansı var. Ben artık televizyona iş yapabilirim dediğim noktada “Esra ben böyle bir şeyler düşünüyorum ama ne olur her iş için de beni arama” dedim. Dizi
sektörünü bilmiyordum, zaten hiçbir şeyden de haberdar değildim. Esra bana bu işi önerdi. Bu anlamda çok şanslıyım. Çünkü ikinci işimde ise TMC ile çalışıyorum.- Çekimlerin ilk günü nasıldı?

Benim için çok farklı ve güzel deneyimdi. Sonuçta okul döneminde birkaç kısa filmde oynadım ama ilk televizyon dizim olacaktı. İlk başlarda biraz şaşırdım. Bir kahvaltı sahnesi vardı. Yakın plan çekiyorlar, sonra da detay alıyorlardı. Devamlılık durumu söz konusu. Ama ben devamlılığın farkına varmadan patır kütür yiyordum kahvaltıyı. - Tiyatro eğitimi aldınız. Bu tempoya alışmak zor oldu mu?

Kolay oldu aslında ama bunun ekiple de alakası var. İlk dizim "Şöhret" için de çok iyi bir ekip kurulmuştu. - Orada öyle bir ekip kurdunuz ki, Ahu Türkpençe ile de “İyi ki Varsın” isminde bir tiyatro oyununa imza attınız...

Ben zaten tiyatronun içindeydim. Ahu bir proje yapmak istiyordu. Bir aradayken “yapalım” dedik, sonra senaryomuzu yazdık ve başladık. Oyundan da memnunuz. Güzel oldu. Seyirci sıkıntımız çok şükür yok. 300-500 kişi gibi iyi rakamlara oynuyoruz. Bazen biletler bitiyor. 23 Kasım’daki oyunda kapalı gişe oynadık mesela. Bu çok güzel bir duygu.

http://annwyn.kucukresim.com/uploads/4596191aaa6b.jpg (http://www.kucukresim.com) http://sweet.kucukresim.com/uploads/4596193f4119.jpg (http://www.kucukresim.com)

NAZIM HİKMET ’İ İTALYA ’YA DİNLETTİK

- Tiyatroda hem yazıp, hem yönetip hem de oynamak gibi bir durumunuz var. Bir de üzerine dizi temposunu ekleyin. Hepsine nasıl yetişiyorsunuz?Dizi temposuyla çok çakışmıyor. Yazma, yönetme ve oynama aşaması hazırlık. Oyun çıktıktan sonra sadece oynamak kalıyor. Oyunları da çok fazla sayıda oynamayı istemiyoruz. Çünkü oyun sayısı arttıkça seyirci sayısının ortalaması düşüyor. Tiyatronun amacı seyirciye ulaşmaksa, ben 500 seyirciye 10 oyunda ulaşacağıma bir oyunda ulaşırım. - Peki, "Sessiz Fırtına"da çekimler nasıl gidiyor?

Çok iyi gidiyor. Hikmet Zülfarisoğlu karakterini çok sevdim. - Oyuncular yeni dönem televizyon dizileri için reyting kaygısı taşırlar “Aman yayından kaldırılmasın” gibi. Sizde de bu sendrom var mı?

O beni ilgilendirmiyor ki. Oradaki işin devamlılığını sağlayacak olan ben değilim ki. Ben sadece bana verilen rolü en iyi ekrana taşımaya çalışıyorum. Reytingler yapımcının sorunu. Tabii emek verdiğimiz bir iş ve devam etmesini isteriz. Açıkça söyleyeyim bu iş ile ilgili tutar mı tutmaz mı gibi en ufak bir kuşkum olmadı. - Yurtdışındayken keşfedilmenizin şansınızla bir alakası var?

Bu çalışmakla ve işimi sevmekle ilgili, öncelik sırasında her zaman işimi iyi yapmanın ilk sırada olmasıyla ilgili. Yurtdışından durup dururken gelip de “Onur Bayraktar diye bir adam varmış” demediler tabii ki. Mimar Sinan Güzel
Sanatlar Fakültesi’nde okurken Sicilya’dan bir grup gelip

"10-15 tane ülkenin her birinden birer oyuncuyu bu festivale davet ediyoruz" dediler. Bölüm başkanı Zeliha Berksoy benim ismimi vermiş. O vesileyle Sicilya’ya gittim. Sonraki yıl bire bir bana teklif geldi aynı festivalden. Sicilya’ya ikinci gidişimde Nazım Hikmet’in “Kuva-i Milliye”sinden bir derleme yaptım ve sahneye İtalyan bir aktris ile çıktım. Ben Türkçe’sini o da İtalyanca’sını söyledi. Nazım’ı İtalya’da da dinlettik yani. - Bulgaristan’da oyun yönetmek için seçildiniz mi? Nasıl gittiniz?

İlk Bulgaristan’a gidip oyun yönetmen, Ayla Algan sayesinde oldu. Bulgaristan’daki arkadaşlar “Bir festival düzenliyoruz, bir yönetmen arıyoruz, kim olur?” dediklerinde Ayla Algan benim ismimi vermiş. Burada öğrencisi olduğum insanlar üzerinde iyi bir intiba bırakabilmişim demek ki, onlar da bana böyle yollar açtı. Bulgaristan'a da ekipçe gittik. Ertesi yıl yazdığım iki oyunu Bulgarca’ya çevirdiler. Kitap olarak basıldı ve kütüphanelere de dağıtıldı. - Neden tiyatro oyunlarında eskisi kadar aktif değilsiniz?

Tiyatro eskisi kadar yoğun değil hayatımda. Bu bilinçli olarak tercih ettiğim bir şey. Tiyatro meslek ve iş haline dönüştüğü zaman yorucu olabiliyor. Dünyada tiyatroda gerileme hatta duraklama var.

http://annwyn.kucukresim.com/uploads/45961977a98d.jpg (http://www.kucukresim.com)

Röportaj: Sinem VURAL

Kaynak:hurriyet.com.tr

narima
16-12-07, 21:14
Vatan gazetesi _ Memet Guler

İşte 7 gecenin 7 şampiyon dizisi


PAZARTESİ: Haftanın en zor gecelerinden birisi. AB Grubu’nda Bıçak Sırtı, Tüm Kişiler’de Arka Sokaklar yarışı önde götürüyor. İkisi de birer Kanal D dizisi. Pazartesi geceleri reyting listeleri iki kategoride de büyük farklılıklar gösteriyor. Doktorlar, Elveda Rumeli ve İki Aile üst sıralarda yer bulabilirken, Köprü ile Kuzey Rüzgarı’nın reytinglerinde düşüş gözleniyor. Fox’un Yemin’i ise rakiplerini oldukça geriden takip ediyor. Bugün atv ekranında kanalın en iddialı yapımlarından Karayılan başlayacak. Haftanın bu ilk gecesinin reyting trafiği iyice karışacak.

SALI: İki sezondur Binbir Gece salı gecelerinde bütün reytingleri silip süpürüyor. O yüzden hiçbir kanal Binbir Gece’nin karşısına iddialı projeler süremiyor. Günün ilk on yapımı arasında girebilen diğer iki dizisiyse, Sessiz Fırtına ve Ezo Gelin olarak şekilleniyor.
ÇARŞAMBA: Yaprak Dökümü bu sezon Binbir Gece’yi tahtından indirmeyi başardı. Son iki haftadır, her iki reyting kategorisinin zirvesinde de Yaprak Dökümü vardı. Dizinin yayınlandığı saatlerde, açık olan her iki televizyonun birisinde Yaprak Dökümü izleniyor. Avrupa Yakası geçen sezon Yaprak Dökümü’yle kısa bir süre mücadele edebilmişti. Ancak daha sonra hiçbir çarşamba akşamında birincilik göremedi. Avrupa Yakası, bu gecenin müzmin ikincisi. Dudaktan Kalbe ve Elveda Derken de ilk ona girmeyi başarırken, Emre Altuğ’lu El Gibi ise arayı açtırmama mücadelesi veriyor.

PERŞEMBE: Diziler ligindeki en amansız yarışlardan biri de bu gece yaşanıyor. Perşembe geceleri, Kurtlar Vadisi Pusu’nun liderliğinde kapanıyor. Bu hafta tekrar bölümü yayınlanan Annem ve Kavak Yelleri ilk üçün öteki basamaklarında yer alıyor. Bu hafta ilk defa haftanın en çok seyredilen dizileri listesine bir Samanyolu TV yapımı da girdi. O da idealist bir doktorun öyküsünün anlatıldığı Tek Türkiye’ydi. Gecenin diğer dizileri Tatlı Bela Fadime, Bez Bebek ve Kelebek Çıkmazı’nın birincilik iddiaları yok; onlar orta sıralarda dolaşıyor.

CUMA: Seda Sayan ve Tamer Karadağlı’nın dizisi Fedai, ilk bölümünden oldukça parlak bir reyting grafiği sergiledi. Günün başka iki iddialı yapımıysa iki atv dizisi; Sıla ve Hatırla Sevgili. Asi ve Sevgili Dünürüm de onlarla yarışıyor. Devreye Show’un Pusat ile Eşref Saati ve Kanal D’nin Menekşe ile Halil’i girince, cuma gecesinin reyting trafiği de iyice karışıyor. Cuma gecelerini kimin kazanacağını görmek için, belli ki biraz daha beklemek gerekiyor.

CUMARTESİ: Diziler açısından zayıf bir gece. Yine iki Kanal D dizisi, bu hafta maç yüzünden ertelenen Zoraki Koca ve Genco zirvede. Selena ve Vazgeç Gönlüm onları takip ederken, Dağlar Delisi ve Kara İnci oldukça alt basamaklarda yer alıyor. Cumartesi gecesine çekilen Sessiz Gemiler ise görünen o ki ekranda son günlerini yaşıyor.

PAZAR: Pazar gecesi ekranlar yarışmalar ve filmlerle renkleniyor. Günün tek dizisi Hepsi 1. O da ilk onun içinde yer alıyor. Pazar günleri ekranlarda başka zirve mücadelesi yapan dizi yayınlanmıyor

narima
20-12-07, 18:03
Tiyatrodaki alkışa ağladığım bile oldu
''Sessiz Fırtına'' dizisiyle ekranda fırtına yaratan Erkan Petekkaya, dört yıl ara verdiği tiyatroya dönmek istiyor


İki yıl üst üste ''Beyaz Gelincik'' dizisinde canlandırdığı Ömer Aslanbaş karakteriyle seyircinin beğenisini toplayan, tarzı ve tavrıyla Kadir İnanır’ın tahtına aday gösterilen Erkan Petekkaya, bu sezon Kanal D’nin iddialı projelerinden ''Sessiz Fırtına'' ile seyirci karşısına çıktı. Yönetmen koltuğunda ödül rekortmeni ''Takva'' filmine imza atan Özer Kızıltan’nın oturduğu dizide Arzum Onan ile başrol oynayan Petekkaya, oyunculuk mesleğinin çok zor olduğunu ve zaman zaman ''Keşke başka iş yapsaydım'' dediğini anlatıyor. Petekkaya, Kadir İnanır’ın başrolünü oynadığı ''Kuzey Rüzgârı'' dizisinin yapımcısını kızdırdığı ''90 dakika dizi mi olur?'' sözlerine destek verdi.


''Sessiz Fırtına''da sizi ne etkiledi ?
Oynadığım birçok projede hep farklı rolleri oynadım. ''Aynalı Tahir'', ''Serseri'', ''Köpek'', ''Aşkına Eşkıya'' ve ''Güzel Günler''de oynadım. Bu rol bugüne kadar yaptığım bütün işlerin bir karması oldu. ''Beyaz Gelincik'' çekilirken bu iş vardı. İlk kelimesi yazıldığı günden beri ben bu işin içinde varım. Dizinin senaristleriyle oturup konuşuyorduk, nasıl olmalı, nasıl olur diye... İnsan sevdiği bir rolü oynadığı zaman çok şey katabiliyor. Ne kabadayı ne değil, hem mafyanın içinde, hem değil, adaletli dürüst bir adamı oynuyorum. Birçok oyuncunun hayalidir böyle bir rolde oynamak. Yiğit, okumuş bir mafya.

Karakteri yaratırken neler yaptınız?
Kendime göre yöntemlerim var. Her rol için ayrı ayrı çalışıyorum. Kağıt üstünde ve çok sayıda film izleyerek çalışıyorum, vücudumu çalıştırıyorum. Çünkü benim enstrümanım vücudum. Bu enstrümanımı nasıl daha iyi çalabilirim ya da başka bir nota bulabilir miyim diye çok çalışıyorum. Kamera bir gözdür bu göze göre oynamak çok önemlidir.

Ara vermeyi düşünüyor musunuz?

Bu işten sonra bir iki sene bir şey yapmayı düşünmüyorum. Ayrıca sinema filmi de yapmak istiyorum. Eğer bu dizi olmasaydı bu sene bir sinema filminde oynayacaktım. Önüme böyle çok sevdiğim bir iş gelince elimin tersiyle itemedim. Çünkü hayalim olan bir rol oynuyorum. Dizi çekerken film çekmek olmuyor. Çünkü beş gün setteyim, bir gün dublajdayım. Bir günde film çekemezsiniz. Yaparsam da iyi bir film yapmak istiyorum. İki arada bir derede sıkışmış halde film yapmak istemiyorum.

Sinema filmi için hayalinizdeki rol nedir?
Bir soygun filmi. Soyguncuyu oynamak isterim. Çocukluğumdan beri öyle filmleri çok seviyorum. Kovboy filmlerinde banka soyan kovboylar bana hep çok heyecan vermiştir.

Tiyatro yapmayı istiyor musunuz?
Evet çok istiyorum. Dört yıl oldu tiyatro yapmıyorum. Lemi Bilgin’i görevden aldıklarında ben Devlet Tiyatrosu’ndan istifa etmiştim. Tiyatro apayrı bir yer orası bizim beslendiğimiz yer. Dönmek istesem dönebilirim tabii ki. Lemi Bilgin de tekrar geldi belki geriye giderim. Tiyatronun en güzel kısmı alkış... Küçük bir rol bile olsa alkışa çıkıyorsunuz. Benim o selamda ağladığım bile olmuştur.

Oğlunuz Cano’nun oyuncu olmasını ister misiniz?

Cano üç yaşında. Mutlu ve başarılı olabileceği bir iş yapmasını isterdim.Oyuncu olmasını istemem.?Çok stresli, bu stresleri yaşamasını istemem.

Kadir İnanır kabadayı dizisinde rol aldı ve ''90 dakika dizi olmaz'' dediği için yapımcısının gazabına uğradı...
Kadir Ağabey’in diziler konusunda söylediğine kesinlikle katılıyorum. 90 dakika dizi çekmek çok zor. Keşke diziler 60 dakika olsa ve daha da kaliteli işler çıksa.

En büyük hayaliniz nedir?

Dünyayı gezmek istiyorum. Bir de uzaya gitmek istiyorum. Uzaydan dünyaya bakmak isterdim.


Arzum’un kaprisi yok
Erkan Petekkaya, ''Sessiz Fırtına''daki rol arkadaşı için ''Arzum Onan ile ilk defa birlikte rol alıyoruz.?Arzum Onan, çok disiplinli, çok sevecen, rolünü kafasına takan ve kafa yoran bir oyuncu. Kaprisi yok, iyi bir iş arkadaşı'' diyor.

gülündikeni
24-12-07, 03:55
Ayıp olmuyor mu biraz!
TMC en çok izlenen dizilerin altına imzasını atan bir yapım şirketi, malum... Salı akşamları da Kanal D'de iki dizisi peş peşe yayınlanıyor. Halit Ergenç ve Bergüzar Korel'in oynadığı Binbir Gece ile Erkan Petekkaya ve Arzum Onan'ın oynadığı Sessiz Fırtına. Aynı akşam, aynı yapım şirketinin iki dizisi arka arkaya yayına verilince de falsolar daha çok göze batıyor tabii. Mesela bir-iki bölüm önce... 'Binbir Gece'de Kerem ve Bennu bir restoranda ayrılık konuşması yapıyor. Araya reklam giriyor, o bitiyor diğer dizi başlıyor, hooop bir bakıyorsunuz bu kez Yiğit ile Deniz; aşklarını, beyaz sandalyeli aynı restoranda ilmek ilmek örmeye uğraşıyor! Sonra sen oturup 'Ya ben bu restoranı nereden hatırlıyorum, ne zaman gitmiştim' diye düşünmekten diziye konsantre olamıyorsun! Ya da... 'Sessiz Fırtına'da tecavüze uğradığı için Yiğit Sancaktar'dan yalvar yakar yardım isteyen köy öğretmenini, iki bölüm sonra 'Binbir Gece'de evi yıkıldığı için Şehrazat'a yalvarırken izliyorsun! 'Ne çilesi varmış kadının' deyip geçeceksin ama bu kadarla da kalmıyor... Bir hafta önce maç yüzünden izleyemediğimiz 'Sessiz Fırtına' dizisini, 'Binbir Gece'de Burhan Bey'in koltuğuna kurulmuş izlediğini görünce... Nası' yani diye kalıyorsun... 'Diziyi ucuza getireyim' derken izleyiciye ayıp edilmiyor mu bir parça?

Sirin Sever

http://www.sabah.com.tr/gny/haber,9B04A06577414D6BA8D1049BD8E805D3.html

hazell
22-01-08, 13:30
“SESSİZ FIRTINA” DİZİSİNDEKİ PERFORMANSIYLA ADINDAN SÖZ ETTİREN ALTIN PORTAKALLI KIZ BESTE BEREKET, DİZİ SEKTÖRÜNDEN ŞİKAYETÇİ: SİNEMA FİLMİ SÜRESİNDE DİZİ OLMAZ!..

22/1/2008 10:05



Altın Portakal’ı aldıktan sonra dizi sektörüne adım atan ve Sessiz Fırtına dizisindeki performansıyla adından söz ettiren genç oyuncu Beste Bereket, dizi sektöründeki yanlışlıktan sitem etti!..



Hürriyet'e verdiği röportajında Dizi oyunculuğunun özensiz yapıldığını iddia eden Bereket, “90 dakikalık bir bölümü bir haftada çekerken ne kadar özen gösterilebilirsiniz ki? Bu şartlar altında sinema ya da tiyatrodaki oyunculuk kalitesine ulaşmak için insan üstü güçlerinizin olması hatta uzaylı olmanız gerekiyor” dedi!..



TV Dizilerin sayısından da şikayet eden Bereket, “Bu kadar fazla dizi olmamalı. Bu kadar çok diziyi çekecek yönetmen, oynayacak oyuncu, teknik eleman yok aslında. İş sayısı arttıkça oyuncusundan teknik ekibine kadar işi bilen eleman sayısı da azalıyor. Ortaya çıkan iş de doğal olarak istenilen kalitede olmuyor. Bunların bazıları kalkıyor bazıları ise devam ediyor ama neye göre bu kararların verildiğine bilmiyorum. Yayından kalkan ve devam eden dizileri karşılaştırdığımda doğrusu çok şaşırıyorum” dedi!..

Uçankuş..

hazell
22-01-08, 13:32
Haberin resmi..

http://img212.imageshack.us/img212/5272/bestebereketes6.jpg (http://imageshack.us)

delfin23
24-01-08, 09:52
Yine hamile
Yerli dizilerimizin vazgeçilmezi "hamilelik olayı" bir kere daha kendini gösterdi. "Sessiz Fırtına"da habire dayak yiyen Rana yine hamile. Yiğit, Bahadır'ı bir güzel dövüyor, kardeşi Rana'nın ondan ayrılmasını istiyor. Senaristler bu ayrılığı engellemek için klasik yöntemene başvuruyorlar; kahramanımız Rana'yı hamile bırakıyorlar, hem de çocuğu aldırmamak üzere. E, ağabeyi ne kadar dövse de bu olay karşısında boynu kıldan ince oluveriyor!

Çok aramışlar
"Sessiz Fırtına"da Rana'nın yanı sıra kardeşi Rengin de bir belaya bulaşmak üzere. Yigit'in yeğeni Murat'ın sünnet düğününü basan Hikmet ile bir şeyler olacak gibi. Bela bu ailenin kadınlarını buluyor anlaşılan!
Bu arada son zamanların en maço dizilerinden biri bence "Sessiz Fırtına". Sancaktar ailesinin erkekleri her konuda karar verici, kadınları ise boyun eğmekle sorumlu!

Sinan Koloğlu / Milliyet

aysegülll
29-01-08, 13:54
Âşık olan Deniz yol ayrımında

Erkan Petekkaya ve Arzum Onan'ın rol aldığı Sessiz Fırtına'da, mesleki sorumluluğu ile aşkı arasında sıkışıp kalan Deniz, Yiğit'e kararını açıklıyor. Suç Araştırma Birimi'nin amiri Çetin, Deniz'deki duygusal değişikliği fark ediyor. Öte yandan Yiğit'in iki düşmanı İzzet ve Bahadır birbirine düşüyor. Rengin, Hikmet'i, Yiğit'le tanıştırmak istiyor.
KANAL D / 22.15
29.01.2008

yeni şafak

bbasalan
29-01-08, 17:34
UÇANKUŞ GEÇEN HAFTA YAZMIŞTI! ACELE İŞE ŞEYTAN KARIŞIR 85-90 DAKİKALIK DİZİLERİ YETİŞTİRECEĞİZ DİYEN DİZİ YAPIMCILARI NE MANTIK HATALARI YAPIYOR NE MANTIK HATALARI DİYE! İŞTE MANŞETLERE ÇIKAN, İNTERNET FORMLARINDA MAIL MAIL DOLAŞAN VE SON BİR HAFTAYA DAMGASINI VURAN DİZİLERDEKİ YENİ ÇEKİM HATALARI, SEYİRCİNİN KAFASINI KARIŞTIRAN MANTIK HATALARI!...


Dizilerin süreleri 90 dakikaya çıkınca çekim ekipleri de adeta sette yaşamaya başladı. Bu durum bazı sahnelerde gülünesi mantık hatalarına yol açmaya başladı.

İşte size birkaç örnek...

SESSİZ FIRTINA

Erkan Petekkaya ile Arzum Onan''ın oynadığı dizide sürekli telefonlar dinleniyor. Oysa, telefon dinleme mahkeme kararıyla en çok üç ay için yapılabiliyor. Ama dizide mahkeme kararına ihtiyaç duymadan sürekli telefon dinleniyor.

Kaynak: Uçankuş.com 29/1/2008 12:36

sarıseren
31-01-08, 03:40
Mafya dizilerinde polisler nerede?

Haftalardır Kurtlar Vadisi'ni izliyorum. Onca çatışma, cinayet, adam kaçırma, işkence, gasp, yaralama olayı yaşanıyor. Hatta şehrin ortasında mayınlar patlatılıyor. Ama ne üniformalı ne de resmi, bir tek polise dizide rastlamak mümkün değil. Geçen hafta final yapan Kuzey Rüzgarı da mafya ve derin devlet ekseninde bir senaryoya sahipti ve orada da çok sayıda çatışma yaşandı. Ama gelin görün ki yine polise rastlamak mümkün olmadı. Son olarak mafyanın, okullara sızma çabasına dikkat çeken Sınıf adlı dizide de mafya, okulları adeta kendine mesken tutarken ortalıkta polis göremedim... Bu durum beni fena halde rahatsız etmeye başladı. Emniyet güçlerinin hem terör, hem narkotik, hem de derin devlet ile mücadelede üstün başarıların altına imza attığı şu günlerde "polisi yok saymak" büyük haksızlık. Arka Sokaklar, Pars: Narkoterör, Köprü ve Sessiz Fırtına'da bolca rastladığımız polis görüntüleri ise tamamen mecburiyetten. Zira bu dizilerin "omurgasını" polis kahramanlar oluşturuyor. Ama konusunu mafya ve derin devletten alan, "sıradan" insanların kahramana dönüştüğü diğer dizilerde ise "ilaç için" bir tek polis yok!.. Emniyet teşkilatına en fazla güvenmemiz ve destek olmamız gereken günlerde, polisi yok sayan dizilerin, toplum üzerinde yaratacağı olumsuz havanın, güvensizlik ve istikrarsızlık arayanların ekmeğine yağ süreceğini görmek için dürbünle bakmaya gerek yok. Lütfen biraz daha hassasiyet!..

Yüksel Aytuğ/Sabah

delfin23
14-02-08, 08:46
Her bölüm dayak

"Sessiz Fırtına" dizisinin "temalarından" en önemlisi Bahadır'ın durmaksızın Yiğit Sancaktar'dan dayak yemesi.
Son bölümde yine elleri kolları bir kadına bağlatmış otel odasında (senaristlerin Temel İçgüdü olayından başka bir fantezileri yok mudur?), o sırada cep telefonu ile tam 19 kere sancısı gelen eşi tarafından aranmış (kendisi telefona baktı öyle yazıyordu!), yine Yiğit Sancaktar'ın sinirini bozmuş ama bu sefer şimdilik bir numara ile bu bölümde dayak yemekten kurtulmuştur.
Ama önümüzdeki bölüm mutlaka kokusu çıkacak ve Sancaktar'ın tokadı yine patlayacaktır. Senaryo böyle. Bahadır bir yandan dayak yiyecek, karısı onu affedecek (çünkü çocuklarının babasıdır!) ama hiç uslanmayacaktır.

Sinan Koloğlu /Milliyet

bbasalan
06-03-08, 17:06
'Sessiz Fırtına' bitiyor

Kanal D'nin "Sessiz Fırtına" dizisi 19. bölümde bitecek. Yani üç bölüm sonra. Beklenen olmadı. Bunda bana göre en büyük etken, Arzum Onan seçimi oldu. Dizinin diğer tüm yan rolleri bir şekilde yerine oturmuştu. Ama Arzum Onan yanlış seçimdi. Hem fiziği (bu rol için) hem de özellikle o ses tonu ile gerçekten soğukluk yarattı. Kanal D'de baktım salı gecesi tam Fenerbahçe maçının karşısında yerini almış yeni bölümü ile "Sessiz Fırtına". Bana göre bu da bittiğinin bir işaretiydi.

Kaynak: 06.03.2008 Milliyet / Cafe eki - Tv rehberi Sina Koloğlu köşesi

http://www.milliyet.com.tr/2008/03/06/tv/evet.html

delfin23
13-03-08, 08:15
Cemal Süreya sevgisi


Sessiz Fırtına bir şairi o kadar çok sevdi ki... Dizinin önemli erkek karakterleri şairimizin şiirlerini okuyor, yine önemli kadın karakterlerinin yağları eriyor.
Bu şairimiz Cemal Süreya. Anlaşılan senaryoyu yazan arkadaşlar şairimizin şiirlerine pek bir bayılıyor. Geçtiğimiz hafta Yiğit, Deniz'e Cemal Süreya'nın "Aşk" şiirini okumuştu. Deniz'in yağları erimiş (zaten onun bakışları şiir okunmasa da bu minvalde!) biraz "baba pozları"nda bulduğu Yiğit'in ne kadar duygusal bir insan olduğunu keşfetmişti!
Son bölümde de dizinin başından beri uhu gibi Rengin'e yapışan İbrahim aşkını anlatacak son hamleyi Cemal Süreya ile yaptı: "Tütünü bırakmamak, İstanbul'u bırakmamak gibi" bir aşk yaşadığını ima etti. Bu da bir önceki bölümde olduğu gibi işe yaradı, Rengin eridi; "Senin şiire meraklı olduğunu bilmiyordum İbo" dedi. Benzer sözü Deniz de Yiğit'e söylemişti.
Benden gençlere, hatta orta yaşlılara ve hatta yaşını başını da almışlara tavsiye, varsa bir aşk meşk olayı, Cemal Süreya'nın şiirlerini bir güzel ezberleyin.
İşe yarıyor!

Sinan Koloğlu / Milliyet

sarıseren
15-03-08, 19:50
Gaf Kürsüsü
Ahmet Batu adlı okurumuz, Sessiz Fırtına dizisindeki bir tuhaflığı sorgulamış. Daha önceki bölümlerde emniyet mensubu Deniz'in isminin "operasyon gereği" değiştirildiği söylenmişti. Peki Deniz "takma" ismiyle nasıl oldu da Yiğit ile resmi nikah kıyabildi?

Yüksel Aytuğ/Sabah

hazell
15-03-08, 21:13
KOÇ HOLDİNG ESTETİĞİ VE SESSİZ FIRTINA DİZİSİ

KOÇ HOLDİNG ESTETİĞİ VE SESSİS FIRTINA


KOÇ HOLDİNG logosunu Kanal D Televizyonu’nda yayınlanmakta olan “SESSİZ FIRTINA” adlı dizinin sponsorlar bölümünde görünce aklıma sizlerle paylaşmak istediğim bazı konular geldi.


KOÇ Holding, çok kültürlü, boyutlu ve kapsamlı bir topluluk. Aile şirketi olmakla birlikte küresel olduğu kadar glokal olarak da etkin olmayı başarabilen bir kurum.


Mustafa Koç Beyefendi, rahmetli Vehbi Koç akabinde Koç Topluğu’nun dümenine geçen Rahmi Koç Beyefendi’den devraldığı sorumlulukları Koç Holding’in uluslar arası boyutunu daha da geliştirerek başarı ile icra ediyor.


Koç Holding ve Sessiz Fırtına dizisi ne alaka diyeceksiniz. Burada TMC yapımın ürettiği dizilerin televizyonlarda elde ettiği beğeni ve reyting başarısı devreye giriyor.


Aliye dizisini hepimiz biliyoruz. Benzeri bir modelleme “Binbir Gece” başarısı ile devam ediyor. Zerda, Yağmur Zamanı, Beyaz Gelincik, Rüya Gibi, Taşların Sırrı, Hırsız Polis, Bıçak Sırtı ve nihayette “SESSİZ FIRTINA”


Dizi ilginç bir kurgu, ince bir estetik anlayışı, dikkatle kurgulanmış diyaloglar, haftalık olmanın verdiği kaygı ile fazlaca hızlı gelişen olaylar ve “POLİS” vurgusu ile devam ediyor.


Dizinin başkahramanı Yiğit’in senaryo içerisinde gelişen olayları okuma ve değerlendirme yeteneği, analiz hocalarının arayıp da bulamayacağı yoğunlukta kurgu mahareti ve analitik düşünce içeriyor.


Koç Holding bu dizideki kurguyu beğenmiş olacak ki, sponsor oluyor. 80 kadar dizinin her hafta ekranlarda boy gösterdiği ve 10 binin üzerinde insanın çalıştığı sektörde böylesi destekler çok önemli.

Zübeyir Somuncu..

angels18
16-03-08, 13:22
Oyuncu Arzum Onan, Garnier markasının yeni yüzü oldu. Düzenlenen basın toplantısında özel hayatı hakkındaki soruları da yanıtlayan Arzum, "Sessiz Fırtına''dizisindeki karakter gibi iyi bir yalancı



olmadığını ve dizinin önümüzdeki günlerde ekranlara veda edeceğini açıkladı.
Garnier markasının yeni yüzü olan Arzum Onan düzenlenen basın toplantısında özel hayatı hakkında açıklamalar yaptı. Markanın doğallığına ve samimiyetine inandığı için teklifi kabul ettiğini anlatan Arzum Onan, 'Sessiz Fırtına' isimli dizisinin iki hafta sonra ekranlara veda edeceğini söyledi. Karakter için fiziksel değişikliğe karşı olmadığını anlatan Arzum Onan, "Hayatımda bir kere 'Sahra' dizisinde rol gereği sarışın mavi gözlü oldum. Kendimi asla sarışın düşünemiyorum hiç beğenmemiştim. Ancak küçük bazı değişiklikler hoşuma gidiyor' dedi. Son oynadığı dizide eşine yalan söyleyen birini canlandırdığı ve eşi Mehmet Aslantuğ'a küçük yalan söyleyip söyleyemediği sorulduğunda ise Arzum Onan, "Gerçek hayatta iyi bir yalancı değilim' dedi. Onan, önümüzdeki yıl eşi Mehmet Aslantuğ ile birlikte bir sinema filmi projesinde yer alacağını söyledi.
kaynak:hurriyet/kelebek

bbasalan
17-03-08, 12:12
Özel hayatımda yalan söylemeyi beceremiyorum
Kozmetik markası Garnier'nin yeni yüzü seçilen Arzum Onan, düzenlenen basın toplantısında özel hayatıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Markanın doğallığına ve samimiyetine inandığı için teklifi kabul ettiğini anlatan Onan, 'Sessiz Fırtına' isimli dizisinin iki hafta sonra ekrana veda edeceğini söyledi.

SENEYE FİLM ÇEKECEK
Dizide eşine yalan söyleyen birini canlandıran Onan kendisine, gerçek hayatta eşi Mehmet Aslantuğ'a yalan söyleyip söyleyemediği sorulunca, "Gerçek hayatta iyi bir yalancı değilim" dedi. Önümüzdeki yıl eşi Mehmet Aslantuğ'un yazdığı bir sinema filmi projesinde oynayacaklarını açıklayan Onan oğluna ilişkin de şunları söyledi: "Can birinci sınıfa gidiyor, çok akıllı bir çocuk... Ona bir kardeş düşünmüyoruz."
Özlem AVCI

http://www.hizliresim.com/2008/3/17/312.jpg

Kaynak: Sabah/Günaydın eki 17.03.2008

sarıseren
17-03-08, 20:57
Dizi Arzum yüzünden bitmedi

Kanal D'nin Sessiz Fırtına dizisinde Arzum Onan ile birlikte rol alan Erkan Petekkaya, dizinin bitmesiyle ilgili olarak 'Başarı da başarısızlık da hepimizin' diye konuşarak Onan'a yapılan eleştirilere tepki verdi.


http://www.televizyongazetesi.com/img/haber/manset/erkanpetekkaya_kanal1.jpg

Kanal 1'deki Yüz Yüze programına konuk olan Erkan Petekkaya, 19 bölüm çekilen dizinin bitmesiyle ilgili olarak Arzum Onan'ın doğru seçim olmadığı söylentilerine cevap verdi.

Partnerini koruyan Petekkkaya "Arzum'un bir kere sete geç geldiğini görmedim. Bir kere yüzünün asık geldiğini görmedim. Rolüne asılan bir oyuncu. Çok doğru bir seçimdi. Benim açımdan çok rahat ve güzel oldu. Yüzü güzel, melek gibi, narin bir insana kanmak kolaydır. Eğer orada sert biri olsaydı ben dizideki Yiğit olarak ondan şüphelenebilirdim polis diye. Ama şüphelenilecek biri değildi" diye konuştu.

Finalle ilgili bilgi vermeyen Petekkaya, kısa sürede biten dizide başarı ya da başarısızlığın belli isimlere yüklenmesinin yanlışlığına değinerek şunları söyledi:

"Ne yazık ki bitti ama eğrisiyle doğrusuyla bir şekilde bir iş yaptık. Nasıl başarıyı paylaşıyorsak, başarısızlığı da paylaşırız. Bu hiç bir insana tek başına ya da 3-5 insana yüklenemez. Bir başarı kazanıldığında hepimiz nasıl başarılıysak, bir başarısızlık olduğunda da hepimiz başarısız. Ben öyle bir şey düşünmüyorum. Düşünenlere de karşıyım. Arzum çok iyi bir partnerdir, çok da iyi bir insandır. Çok disiplinlidir. Ben 19 bölüm onunla çalıştım. Her gün sabah 8'den gece 2'lere kadar çalışıyordum. Tanıyorum partnerimi, olur mu öyle şey ne demek. Hepimiz suçluyuz. Mayası tutmadı."


Kaynak:Televizyongazetesi

bbasalan
19-03-08, 14:09
Sessiz Fırtına da geçen bölüm gazeteci işadamına "Ben istediğim herşeyi elde ederim, bu gece beraber olalım sonra herkes yoluna" dedi. Bizim ekmeğimizi böyle kazandığımızı düşünen diziye de senaristte de yazıklar olsun.

Kaynak: Salsa dergisi (Posta gazetesi) 4.sayfa / 19-26 Mart haftası

yerin86
20-03-08, 16:53
Gecelerin kadını olamam


Sessiz Fırtına"nın Dr. Pelin'i Adalet Çimen, kısa yoldan şöhreti seçmediğini söyledi.


KANAL D'de yayınlanan "Sessiz Fırtına"nın Dr. Pelin'i Adalet Çimen, kısa yoldan şöhreti seçmediğini söyledi.
2007 Best Model Of The Turkey üçüncü güzeli Adalet Çimen, oyunculuğun çocukluk hayali olduğunu söyledi. Çimen, "Sağlam adımlarla ilerliyorum. Başarımı yaşam tarzıma borçluyum. Kısa yoldan şöhret olmadım. Gecelerin kadını olacak yapıda değilim" diyor.

Kendinizden bahseder misiniz biraz?


- 1979, İstanbul doğumluyum. Trakya Üniversitesi Turizm Otelcilik mezunuyum. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde oyunculuk eğitimi aldım. 2006 yılında Sadri Alışık Tiyatrosu’nda "Selvi Boylum Al Yazmalım"da oynadım. 2007 yılında Best Model Of Turkey yarışmasında üçüncü oldum. 2000 yılından beri birçok reklam filminde rol aldım. Hatta bir yıl içinde altı reklam filminde birden oynadım. "Leylan" adlı dizide rol aldım. Şu anda "Sessiz Fırtına"da Doktor Pelin karakterini canlandırıyorum. Oyunculuk benim için çok farklı bir boyut. Ben kendi oyunculuğunu çok fazla eleştiren biriyim. Sinema çalışmam olmadı ama sinema oyunculuğu da bambaşka gibi geliyor bana. Ardahanlıyım aslen. Ne kadar modern olsam da ailem oraların kültüründen geldiği için gelenekler devam eder bizde.

Aileniz oyuncu olmak isteğinizi duyduğunda nasıl tepki verdi?

- Onların akıllarından hiç böyle bir şey geçmiyordu. Aileme bu konular uzaktı. Oyuncu olacağımı söyleseydim, ne söylerlerdi bilmiyorum. Ama şimdi televizyonda izlediklerinde çok gurur duyduklarını biliyorum. Her bölümden sonra arar, fikirlerini söylerler. Onlar çok iyi bilirler benim yaşam tarzımı. Gece hayatım yoktur. Akşam yemeğe çıkarım ama eğlenceyi sevmem. Kendi halinde biriyim. Nerede olursam olayım bu halim değişmez. Gecelerin kadını olacak bir yapıya sahip değilim.

Sinema filminde rol almak istediğinizi söylediniz. Dizide oynamaktan daha zorlayıcı değil mi sizce?

- Beni zorlamaz. Beni rahatsız eden bir durum olmaz. Gerçekten inandığım bir proje ise sonuna kadar içinde olurum. Samimi ise, hayatın içindense, hikayenin gerektirdiğini canlandırırım. Ama oynamak için oynatıyorsa karşı taraf, böyle bir projede hiçbir zaman yokum. "Sanat için soyunurum" fikrine katılanlardan değilim ama. Kullanılmadığımı hissettiğim her rolü oynarım.

Peki canlandırmak istediğiniz bir karakter var mı?

- Tabii bu, Türkiye’de ne zaman çekilir ya da nasıl böyle bir proje için olanak sağlanır bilmiyorum ama Atatürk’ün dönemini ve Osmanlı’yı konu alan bir filmde Safiye Sultan’ı oynamak isterdim. Sonuçta oyunculuğa 2000 yılında adım attım. Bu zamana kadar tırnaklarımla kazarak bir yerlere geldim. Bugün "Sessiz Fırtına"da oynuyorsam Adalet olduğum için oynuyorum. Hiçbir magazin programında flaş haber olmadım. Sinemada dönem filminin dışında çok ağır bir karakteri canlandırmayı da isterim. Projeye güvendikten sonra hayat kadınını bile canlandırırım. Şu an çekilen filmlerin birinde rol alacak olsam, "AROG"u tercih ederdim. Cem Yılmaz’ı tek kelimeyle çok başarılı buluyorum.

Mankenlik kariyeriniz de var değil mi?

- Ben o işin ekmeğini yemedim. Çıktığım defilelerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. İş böyle olunca "Ben mankenlik yaptım" demeye utanıyorum. Evet mankenliğe başladım ama reklam filmleri üst üste geldi. Sonra Best Model’da derece aldım. Birkaç defilem oldu.

Peki tiyatro sahnesinde olmak size neler hissettirdi?

- Tiyatro benim için çok önemli. Tiyatroda kostümcü bile olsam hayata bakış açım değişir ki ben o sahneyi ustalarla paylaştım.

Ailem memur olmamı isterdi

Oyuncu olmak aklınızda var mıydı?

- Evet, çocukluğumdan beri bu hayalim vardı. Sanatçıların taklitlerini yapardım. Türk filmi izlerken "Acaba ben olsam nasıl ağlarım" deyip ağladığımı biliyorum. Ailem benim memur olmamı isterdi. Hep öyle bir düşünce vardır ya, memur olsun hayatı kurtulsun, diye. Onlar memur olacağıma inandı ama ben oyuncu oldum.

Beni en çok yanlış tanınmak korkutur


Bir röportajınızda "İstediğim yere çok kısa zamanda da gelebilirdim. Ama bunu denemedim" demişsiniz...

- Hayatta beni en çok yanlış biri olarak tanınmak korkutur. Ben Adalet Çimen olarak sağlam yürümeye çalışıyorum. Bunu isterken de bir korkum yok. Kendime bu konuda güveniyorum. Sağlam adımlarla ilerleyen biriyim. Aslına bakarsanız o yolu nasıl kısalttıklarını bilemiyorum. Magazinsel olmak sanırım çok şey kazandırıyor. Ben oyuncunun magazinsel oluşunu doğru bulmuyorum. Özel hayatla ne kadar çok ön planda olursak canlandırdığımız karakterin inandırıcılığı da o kadar azalıyor.

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/8489113.asp?gid=222&sz=91706

yerin86
21-03-08, 10:19
Kum torbasıyla stres atıyor
Bayram Kaygusuz

“Sessiz Fırtına”da iki aşk arasında kalan Rengin’i canlandıran Beste Bereket, Kung Fu’ya meraklı. “Wing Chun yapıyorum. Salonumun ortasında kocaman bir kum torbası asılı, tipimden beklenmeyecek bir şey ama bana keyif veriyor” diyor

“Türev” filmiyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Kadın Oyuncu Ödülü”nü Vildan Atasever ile paylaşan ardından “Anadolu Kaplanı”, “Akümülatörlü Radyo” ve “Aşka Sürgün” gibi yapımlarda oynayan Beste Bereket, şimdilerde ise Kanal D’de ekrana gelen “Sessiz Fırtına” dizisinde rol alıyor. Dizide Sancaktar ailesinin iki aşk arasında kalan küçük kızı “Rengin”i canlandıran Bereket, gerçek yaşamda ise aradığı aşkı bulamadığını söyledi.

Dizide canlandırdığınız Rengin nasıl bir genç kız?

Rengin, bir tıp öğrencisi ve illegal işler yapan bir ailenin en genç ve en küçük bireyi. Yiğit Bey’in, kız kardeşini canlandırıyorum. Ailesinin yaptığı işe karşı çıkacak ve bunları dile getirecek. Çünkü kendisinin aşık olduğu adamın da illegal işler yaptığını öğrendi. Daha kuralcı ve net birisi. Kendisini mesleğine adıyor.

Rengin, iki aşk arasında kalıyor, hangi âşkı tercih edecek ?

Hikmet Zülfarisoğlu’na âşık ama henüz ailesinin düşmanı ve kendisini vuran adam olduğunu bilmiyor. Bir de kendisini koruyan ve şoförlüğünün yapan İbo, Rengin’e âşık. Rengin iki aşk arasında kalıyor. İbo, çıkan sorunlardan dolayı evden ayrılacak ama Rengin’den vazgeçmeyecek. Ben, iyi oynayan kazansın diyorum. Mantıklı olan ise İbo ile birlikte olması ama öbür tarafta da Hikmet’e olan aşkı var.

Peki siz Rengin’in yerinde olsaydınız, hangi aşkı seçerdiniz?

Ben âşık değilim. Şunu tercih ederim, gibi bir cümle kuramıyorum çünkü çok belirsiz bir şey. Herhalde aşık olduğum insanı tercih ederdim. Ama ailemin düşmanı olduğunu öğrendiğimde ise vazgeçerdim. Bu durumda hiç birini tercih etmezdim.

Siz nasıl bir aşk isterdiniz?

Enteresan bir soru... İnsanların birbirlerini rahat bıraktıkları ilişki biçimlerinden hoşlanırım. Açık aile olmayı kastetmiyorum. Zaten iki kişi birbirinin yanında olmayı istemişse bu zaten bir seçimdir. Seçtiğimiz bir şeyi yaşıyor oluyoruz. İnsanlar birbirilerini sıkmadıkları ve birbirlerini daraltmadıkları noktada aralarındaki kimya ve aşk durumuna ben saygı duyarım. Ben de böyle bir aşk yaşamak isterim.

Böyle bir aşk yaşadınız mı?

Bu o kadar geniş bir şey ki, ben ilkokul birinci sınıfta âşık olmuştum. O da, o zamanki kriterlerime göre aşktı. Bundan üç sene önceki de öyle. Şu anda hayatımda hâlâ süregelen bir şey olmadığı için aslında aradığım şeyi bulmuş durumda değilim zaten. Aşk güzel bir şey, herkes aşık olsun. Bence hep olalım bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Sadece karşı cinse duyulan bir aşktan bahsetmiyorum. Aşk insanoğlunu besleyen bir şeyse eğer sadece karşı cinsten bu duyguyu almayabiliriz. Bir sürü karşılığı var yaptığımız iş var mesela. Kendimi şanslı görüyorum. âşık olduğum ve sevdiğim işi yapıyorum. Bu da benim çok önemli ama tabii. ki süper bir aşk da bekliyoruz. İnşallah hepimize nasip olur.

Dizideki hikâyede sizi en çok etkileyen ne oldu?

Rengin, kapkaranlık bir ailenin içinde bir çiçek gibi geldi. Doktor olmak istiyor ve fakir bir mahallenin kliniğinde çalışıyor. Bu çok önemli. Çünkü bunlar küçük kahramanlıklar gibi geliyor. O yüzden bu rol bana iyi geliyor.

Yorgunluğunuzu ve stresini nasıl atıyorsunuz?

Yağlı boya ve akrilik resim yapıyorum. Beni rehabilite ettiğini düşündüğüm için resim yapıyorum. Bu sadece benim için keyfi ve bana özel şeyler. Bir çok arkadaşım bu yaptıklarımı beğeniyor. Ama bir sergi açmayı hiç düşünmedim. Ayrıca Kung Fu içinde yer alan, el ve ayak dövüşlerinden oluşan Wing Chun yapıyorum. Salonumun ortasında kocaman bir kum torbası asılı aslında benim tipimden beklenmeyecek bir şey bu ama bana keyif veriyor. Kung Fu’nun felsefesini de çok seviyorum.

Oyuncu olmasam şarkı söylerdim

Oyuncu olmasaydınız ne olmak isterdiniz?

Müzisyen olmak isterdim. Şarkı söylemek isterdim.

Babanız Hasip Bereket Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmıştı.Bu sizi etkilediği için mi şarkıcılığa yakınsınız?

Evet, olabilir. Çünkü babam çok güzel şarkı söylüyor. Oyunculuk yapmıyor olsaydım mutlaka şarkı söylemek isterdim. Ama bunu bir gün yapacağım.

Sinema sektörünü nasıl buluyorsunuz?

Çok güzel projeler çekilmeye başlandı. Her sene çekilen film sayısında artış var ve bu anlamda gurur duyuyoruz.

Aslı Tandoğan ve Teoman Kumbaracıbaşı ile bir dublaj ve montaj stüdyosu kurdunuz. Bu işiniz devam ediyor mu?

Şu anda daha çok Teoman ilgileniyor. Bu iş tamamen Teoman’ın fikriydi ve kendi filmlerimizi de yapmak istediğimiz için bu işe atılmış olduk. Kısa film çekmek istiyorum ve birkaç tane senaryom var. Kalben yapmak istediğim işler yani benim kendi şımarıklıklarım.


http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=cafe&ArticleID=507757&Date=21.03.2008&ver=47

hazell
21-03-08, 13:08
Fikret biraz kitap okusaya?
Bu arakar çocuğa ilaç içirir gibi,edebiyatı tv dizilerinin içine tıkıp,izleyiciye yuttuyorlar.
Geçenlerde bir ankette en fazla tanınan edebiyatçının Reşat Nuri Güntekin olduğu ortaya çıkmıştı.
Eminim bunda Yaprak Dökümü ve Dudaktan Kalbe dizilerinin etkisi vardır.Sessiz Fırtına
diziside son dönemde bir edebiyat atağına kalktı.Cemal Süreyyanın şiirleri,dizinin erkek kahramanlarının dudaklarında aşk itirafı olarak soluk kazanıp izleyicye ulaşıyor.Ancak bana göre edebiyata ekrandan destek vermesi gereken ilk dizi Yaprak Dökümü olmalı.Zira Reşat Nuri Güntekinin ünlü romanında Fikret karekteri ,kitap okumaya çok hevesli bir genç kadındı.Adeta kitapları elinden düşürmüyordu.Oysa dizi versiyonunda Fikreti hiç kitap okurken görmüyoruz.Acaba senaristler arada bir
Fikretin eline bir roman tutuştursalar ve Türk Edebiyatının ölümsüz klasiklerini ekran başındakilere Çaktırmadan tanıtsalar nasıl olur?
Kaynak : Sabah ..
Yüksel Aytuğ

yerin86
21-03-08, 15:48
Eski yarışmalar sürüyor, yanlarına yenileri ekleniyor, Türk televizyonları, yarışma çılgınlığında boğuluyor. Herkes elindeki dizilere son verip yarışma sunmak peşinde; son haber internette dolaşıyor, sözde Binbir Gece, Bıçak Sırtı ve Sessiz fırtına da bitecek, yerlerine tutacak yarışmalar yapılacakmış! Şimdiye kadar yapılanların hangisi tuttu ki, yenisi denenecek

http://www.tercuman.com/v1/yazaryazi.asp?id=15

rüştü
24-03-08, 09:26
Diji Kodu

SESSİZ FIRTINA'YI ZARAR EDEN YAPIMCISI BİTİRMİŞ Mehmet Aslantuğ, eşi Arzum Onan'ın öpüşme sahnesine izin vermediği için, yapımcı firma TMC'nin patronu Erol Avcı çok kızmış, Sessiz Fırtına'yı yayından çekmiş.



Böyle bir söylenti veya iddia vardı. Dizinin fanatikleri ve TMC firması buna şiddetle karşı çıktı. Bu akşam son bölümünü izleyeceğimiz Sessiz Fırtına da paranın kurbanı olmuş. Beklenen ve istenen reytingi alamamış, reklam toplayamamış. Yani zarar ediyormuş. Yapımcısı da işi bitirmiş. Aynı durum benim çok severek izlediğim Bıçak Sırtı için de geçerli.

Öyle tahmin ediyorum TMC'nin TV'ler ile çok farklı ticari anlaşması var. TV ile değil, reklamcılarla direk muhatap oluyor. Bu vesile ile Erkan Petekkaya hakkında iki laf edeceğim. Petekkaya gerçekten çok seviliyor. Nereden mi biliyorum? Konuk olduğu Yüz Yüze programı aşağılarda bile olsa ilk 100 arasına girdi. Beyazıt Öztürk ile Hülya Avşar'ın katıldığı Yüz Yüze ilk yüz program arasına girememişti.

Bugün Gazetesi

aysegülll
28-03-08, 10:33
Böyle final seyirciye ihanettir


Bir dizi finalinde seyircisine ihanet eder mi? Eder arkadaşlar, ancak böyle ihanet edilir. 'Sessiz Fırtına'nın final bölümü hayal kırıklığı falan değildi, kelimenin tam anlamıyla fiyaskoydu. Hani 'çekelim de bitsin artık' mantığıyla çekildiği ancak bu kadar ortaya konulabilirdi.

YAKIŞMADI
TMC gibi bir firmaya yakışmayacak bir finaldi. O bir yana, Erkan Petekkaya, Arzum Onan gibi iki başarılı ismin nasıl böyle bir sona 'Hee' dediklerini anlamak da imkansızdı. Sanki ekrana bir daha çıkmayacakmış gibi, onları izleyenlerin hiçbir hakkı yokmuş gibi bitiriverdiler diziyi...
Zaten dizinin final yapacağını hepimiz biliyorduk. Ehh, biz birkaç haftadır bildiğimize göre yapımcı ve oyuncular ve tabii ki senaristler bunu çok daha önceden biliyordu. O güzel akıllarınızı keşke daha iyi bir final yazmak için yorsaydınız. Hadi bu aşkın sonu ancak ölümdür diye düşündünüz... Ona da tamam. Ama ya bölüm boyunca birbirini izleyen saçmalıklar dizisine ne demeli? Hikmet ve İbo arasında kalan Rengin kimi seçti? Hikmet'in yalanlarını af mı etti? Yoksa İbo'nun sonsuz aşkına teslim mi oldu? Apar topar Yiğit'in yanına getirilen Bahadır, bir sonraki karede yok oldu. Öldürüldü mü, serbest mi bırakıldı? Almanya'daki Rana'ya ne oldu? Bunlar güya ucu açık bırakılmış bir senaryo izlenimi vermeye çalışan acemice taktiklerdi.
Mafya babası Şahin, sanıyorum ki Yiğit'in adamlarından birini satın aldı. Ama 'o adamı' daha bellememiştik ki, ne olduğunu anlamadan Deniz ve Yiğit, kumların üzerine seriliverdi.

ATLANILDI...
Ne eğitimli polis Deniz ne de silahıyla doğan Yiğit, hiçbir şey yapamadan ölüverdi.
Son sahne bana Kadir İnanır ve Türkan Şoray'ın oynadığı 'Dila Hanım'ı hatırlattı. Bu arada Deniz oraya nasıl geldi, Yiğit'in adamı onu ne ara sattı? Şahin nereden cesaret buldu da Yiğit Sancaktar ve karısını öldürttü? Bu arada Barut ve Rıfat, bunu Şahin'in yanına bırakır mı? Eminim benim gözümden kaçan daha bir sürü detay vardır. Ancak şurası kesin ki, yapımcılar ve kanallar bizim beğeni ya da isteklerimizi umursamıyor. İşin en kötüsü biz bu yapımlara, bir daha asla geri alamayacağımız 2 şey veriyoruz, "zamanımızı" ve "hevesimizi"...

takvim gazetesi

aysegülll
28-03-08, 10:34
Cadı kazanı


'Sessiz Fırtına'nın ne kadar özensizce bitirildiğini yukarıda uzun uzun yazdım. Ama bir kere de kazana atalım yapımcıları. Dizininin bir sahnesinde kahvede Hikmet batak oynuyor. Bu arada 'koz kupa' diyor. Ama oyunu gösterirken yere maça atıp yeri topluyor. Sonra da bizim cadı kazanına düşüyor.

takvim gazetesi

ipekaziz
29-03-08, 21:43
Gazeteden eklemeyi bilmiyorum,ama bugün Radikal gazetesinde Hakkı Devrim'in köşesini okudum
Kelimesi kelimesine hatırlamıyorum ama şöyle diyordu

"Gülseren Hanıma söyledim (sanırım burada eşini kastediyor) bu dizi gerçekten kaliteli, farklı bir senaryo Özer Kızıltan yönetimi, güzel oyunculuklar var. Yani bitmesi yakındır. Maalesef böyle düzgün diziler fazla kalamıyor ekranda. Arzum Onan 'ı izlemek benim için her zaman büyük bir haz. Bu dizi sayesinde ilk defa izleme imkanı bulduğum Erkan Petekkaya ve dizideki diğer değerli oyuncular hepsi güzeldi. Sesszi Fırtına'dan bahsediyorum. Yazık oldu"

gülündikeni
31-03-08, 02:47
http://img.sabah.com.tr/2008/03/31/gny/im/2DF5FBBD5599694692D3C62Br.jpg

Dizinin bitmesiyle Mehmet'in ilgisi yok

BAŞAK ÇOKAN - MAGAZİN

Arzum Onan 'Sessiz Fırtına' dizisinin yayından kalkma nedenini açıkladı: Eşim Mehmet Aslantuğ'un öpüşme sahnelerine karşı çıktığı doğru değil. Reyting düşünce dizi de bitti!..

Arzum Onan, Erkan Petekkaya ile başrol paylaştığı 'Sesiz Fırtına' dizisinin, 'eşi Mehmet Aslantuğ öpüşme sahnelerine tepki gösterdiği için bitti' şeklindeki iddialara karşı çıktı. "Dizinin reytingleri düştü ve bitti" diyen oyuncu tepkisini şöyle ifade etti: "Benimle ilgili her olayda Mehmet'in gündeme getirilmesinden çok sıkıldım. Televizyon dizileri reyting kaybetmemek uğruna öpüşme sahnelerini abartıp, oyuncuyu yem olarak kullanıyorlar. Ben yem olmam..."

DEDİKODU YAPIYORLAR
Arzum Onan, "Dizi 20 bölüm ekrana geldi. Ancak reytingler düşük olduğu için yapımcı, bu projeyi daha fazla ayakta tutamayacağı için yayından kaldırma kararı aldı" diyerek, kendisini şöyle savundu: "Dizi başkalarının söylediği gibi bir kapris ya da sorundan ötürü bitmedi. Bir dizinin bitmesi, oyuncu kadar yapımcının da sorumluluk alması gereken bir durumdur. Diziyle ilgili dedikodular kasten çıkarılmıştır. Zaten Mehmet ile olan evliliğimizde, yıllardır düzenli olarak hakkımızda dedikodu çıkarılıyor."

NEREDE DURACAĞIMI BİLİYORUM
"Mehmet benim senaryo okurken hangi rolü kabul edip, etmeyeceğimi bilir" diyen Arzum Onan, öpüşme sahneleriyle ilgili şunları söyledi: "Ben bir anne, bir eş ve sonra bir oyuncuyum. Bu sebepten dolayı nerede durmam gerektiğini biliyorum. Mehmet'e projelerle ilgili fikir danışırım ama eşimin bana herhangi bir müdahalesi hiçbir zaman söz konusu değil. Bizim birbirimizle ilgili hiçbir sorunumuz yok. Gayet düzenli bir aile yaşantımız var."

http://img.sabah.com.tr/2008/03/31/gny/im/EEFD303A4438F044A9C6A53Ar.jpg

Kimseye yem olmam!
Televizyonda öpüşme sahnelerini doğru bulmadığını belirten Arzum Onan, "Ben hiçbir yapımcı ya da senaristin reyting kaygısı yüzünden kendimi harcatmam" dedi ve ekledi: "Çünkü bu tarz öpüşme sahneleri çoğalmaya başladığı zaman, ortaya çok da güzel bir görüntü çıkmıyor. Öpüşme sahnelerinin dozajı arttırılırsa, oyuncu reyting uğruna maalesef ortalıkta yem oluyor. Ben bu anlamla kimseye yem olmam."

http://img.sabah.com.tr/2008/03/31/gny/im/44667066C0EE394EB7DE6235r.jpg

http://www.sabah.com.tr/gny/haber,9E2B2757DD07400188D4530830F9C54A.html

ozlem05
31-03-08, 19:51
http://img91.imageshack.us/img91/8416/55568977rl3.th.jpg (http://img91.imageshack.us/my.php?image=55568977rl3.jpg)

http://img91.imageshack.us/img91/3515/59066836br2.th.jpg (http://img91.imageshack.us/my.php?image=59066836br2.jpg)

*yildiz*
01-04-08, 15:02
Arzum Onan 'Sessiz Fırtına' dizisinin yayından kalkma nedenini açıkladı.

http://www.resim-yukle.com/img01/18/6016305289796.jpg (http://www.resim-yukle.com)

Arzum Onan 'Sessiz Fırtına' dizisinin yayından kalkma nedenini açıkladı: Eşim Mehmet Aslantuğ'un öpüşme sahnelerine karşı çıktığı doğru değil. Reyting düşünce dizi de bitti!..
Arzum Onan, Erkan Petekkaya ile başrol paylaştığı 'Sesiz Fırtına' dizisinin, 'eşi Mehmet Aslantuğ öpüşme sahnelerine tepki gösterdiği için bitti' şeklindeki iddialara karşı çıktı. "Dizinin reytingleri düştü ve bitti" diyen oyuncu tepkisini şöyle ifade etti: "Benimle ilgili her olayda Mehmet'in gündeme getirilmesinden çok sıkıldım. Televizyon dizileri reyting kaybetmemek uğruna öpüşme sahnelerini abartıp, oyuncuyu yem olarak kullanıyorlar. Ben yem olmam..."
DEDİKODU YAPIYORLAR
Arzum Onan, "Dizi 20 bölüm ekrana geldi. Ancak reytingler düşük olduğu için yapımcı, bu projeyi daha fazla ayakta tutamayacağı için yayından kaldırma kararı aldı" diyerek, kendisini şöyle savundu: "Dizi başkalarının söylediği gibi bir kapris ya da sorundan ötürü bitmedi. Bir dizinin bitmesi, oyuncu kadar yapımcının da sorumluluk alması gereken bir durumdur. Diziyle ilgili dedikodular kasten çıkarılmıştır. Zaten Mehmet ile olan evliliğimizde, yıllardır düzenli olarak hakkımızda dedikodu çıkarılıyor."
NEREDE DURACAĞIMI BİLİYORUM
"Mehmet benim senaryo okurken hangi rolü kabul edip, etmeyeceğimi bilir" diyen Arzum Onan, öpüşme sahneleriyle ilgili şunları söyledi: "Ben bir anne, bir eş ve sonra bir oyuncuyum. Bu sebepten dolayı nerede durmam gerektiğini biliyorum. Mehmet'e projelerle ilgili fikir danışırım ama eşimin bana herhangi bir müdahalesi hiçbir zaman söz konusu değil. Bizim birbirimizle ilgili hiçbir sorunumuz yok. Gayet düzenli bir aile yaşantımız var."

kaynak: Hürriyet 1 Nisan 2008

hazell
24-05-08, 16:40
Bu sene, geçen yıllara göre başarılı bir grafik çizemeyen ve Sessiz Fırtına, Bıçak Sırtı gibi büyük kadro ve iddialarla yayına giren ama maalesef beklenen ilgi ve reytingi alamadığı için iki dizisini de bitiren TMC, yalan rüzgarı formunda ısrarla devam eden Binbir Gece dizisine devam etmekte kararlıymış! Bu yayın döneminin ardından 13 bölüm daha yeni sezonda yayınlanacak olan Binbir Gece, seneye bitiyor. Bakalım oyuncular bu kısır döngüde devam eden senaryoyla daha ne kadar oynamaya dayanacaklar

TELEVİZYON GAZETESİ

hazell
26-09-08, 16:30
--------------------------------------------------------------------------------

Vatan Gazetesi magazin haberlerinden


İşte yeni diziler
6 büyük kanalda yeni sezon için hazırlanan iddialı 12 dizi sırasını bekliyor. Bunlar arasında Kanal D’nin Sessiz Fırtına’sı sezonun en iddialı yapımlarından. Dizide Arzum Onan ve Erkan Petekkaya rol alıyor. Yine aynı kanalın diğer bir kozu ise güzelliğiyle dikkat çeken Tuba Büyüküstün’ün oynadığı Asi... Kurtlar Vadisi’nin yaratacısı Pana Film’in yeni projesi Eşref Saati ise Show TV’de ekrana gelecek. Yavuz Bingöl, Yetkin Dikinciler ve Şebnem Dönmez başrolde. atv’nin kozları ise Naz Elmas ve Emre Altuğ’un oynadığı El Gibi, Kelebek Çıkmazı ve Kara Yılan... Star ise Sumru Yavrucuk ve Haluk Bilginer’in rol aldığı Sevgili Dünürüm ile Seda Sayan ve Tamer Karadağlı’nın Fedai’ye güveniyor. Türkan Şoray’la eski eşi Cihan Ünal’ı 24 yıl sonra biraraya getiren Aşk Yeniden ve Altan Erkekli’nin Güzel Günler dizisi TRT’de, Rafet El Roman’ın Senin Uğruna ve Hülya Koçyiğit’in Aşk Eski Bir Yalan dizisi ise Fox’da yayına girmeyi bekliyor.

Eski bir haber ama görünce eklemek istedim:img-cray: