Tüm Versiyonu Göster : Beyazıt Öztürk


Sayfalar : [1] 2

hiLda
31-10-05, 18:29
beyaza ait bi başlık göremedim forumda..umarım gözümden kaçmamıştır...

http://gelisim.club.fatih.edu.tr/beyaz1.jpg

hiLda
31-10-05, 18:31
1969 Bolu doğumlu olan Beyazıt Öztürk, Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü mezunu. Okurken radyoculuğa heves etti ama, ona "sen 'r'leri söyleyemiyorsun, en iyisi mi sen hiç konuşma sadece program hazırla" dediler. Buna rağmen Beyazıt şansını denedi ve program sundu. "Beyaz" ismini ilk olarak arkadaşlarıyla birlikte "Gına" isimli siyasi içerikli bir mizah dergisi çıkarırlarken kullandı. Eskişehir'de geçirdiği 7-8 aylık dönem içinde iki heykel, iki seramik, bir karikatür sergisi açtı ve bir karma seramik sergisine katıldı. Radyoculuğa Eskişehir'de başladı.

Eskişehir'den İstanbul'a uzanan şöhret yolu böylece açılmış oldu.


İstanbul'da Klas Fm'den gelen teklif üzerine bu mesleğe profesyonel olarak giriş yaptı. Number One TV'de ve Kanal 6'da çeşitli televizyon programları, Kanal D ve Star televizyonlarında Beyaz Show, TRT'de 5+1 Şans Topu sunuculuğu, Kanal D'de Aileler Yarışıyor yarışması sunuculuğu, Best FM ve Radyo D'de radyo programları yaptı. Konuk oyuncu olarak yer aldığı "Dansöz" filmi dışında "Nihavent Mucize" adlı sinema filminde, "Biz Size Aşık Olduk" ve "Karım ve Annem" adlı televizyon dizilerinde rol aldı.

Çeşitli reklam ve kliplerde de yer alan Beyazıt Öztürk, Aktüel Dergisi'nde "Kardan Adam" başlığı altında köşe yazıları yazdı. Talk Show'u kendisine pek çok ödül kazandırdı.


Beyaz "r" özürlü bir sunucu, şovmen ve türkücü ama aynı zamanda çapkın da… Sürekli sevgili değiştirmesiyle ve annesine olan düşkünlüğüyle tanındı.


Standup'ı deneyen ve bu konuda da ülkenin ilk üçü arasına giren Beyaz sinemada da şansını denedi ve Türkan Şoray'la "Nihavent Mucize"de başrolü paylaştı.

hiLda
31-10-05, 18:31
Filmleri (7)
Film Adı, Yılı, Karakter Adı
Nihavend, Mucize, 1997
Dansöz, 2000, Taksi Şoförü
Sır Çocukları, 2002, Beyaz
Biz Size Aşık Olduk, 2002, Cem
Karım ve Annem, 2004, Levent
O Şimdi Mahkum, 2005, Beyaz
Karagöz ile Hacivat Neden Öldü?, 2005, Hacivat

hiLda
31-10-05, 18:34
http://www.milliyet.com.tr/2002/10/11/tv/resim/ekran1.jpghttp://www.kanald.com.tr/tv/img/beyazshow/140x220.jpg

rubio
01-11-05, 10:58
Biz Size Aşık Olduktaki rolünü teeeek geçerim harika bir diziydi yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa.....

--Basak--
14-04-06, 13:38
Merhaba Arkadaslar,

Beyazitla ilgili bir baslik görmedigim icin acim dedim. Ben Beyazi cok seviyorum cok basarili! Hem sovmen, hem komedyen, hem sarki söylüyebiliyor, hem oyuncu! Süper bi adam!

--Basak--
14-04-06, 13:40
Beyaz

Doğumu
12/03/1969 - Bolu

Eğitimi
Anadolu Üniversitesi Resim ve Heykel

Diğer
Programcılığa üniversite okuduğu dönemlerde Eskişehirde Genç radyoda başlamış.Daha sonra İstanbula gelerek çeşitli televizyon ve radyolarda program yapmıştır.


Filmleri - Oyuncu (7 Film)
Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? Hacivat 2005
O Şimdi Mahkum Beyaz 2005
Karım ve Annem Levent 2004
Sır Çocukları Beyaz 2002
Biz Size Aşık Olduk Cem 2002
Dansöz Taksi Şoförü 2000
Nihavend Mucize

keremcem d
14-04-06, 13:52
evet beyazit öztürk cok komik oyunculuguda süper


iki müc resim:


http://img139.imageshack.us/img139/1264/beyaz11tn.jpg

http://img139.imageshack.us/img139/2986/beyazlogo0ld.jpg

bu arada yeni reklamlarida cok komik siyhadan resimleri olan var mi????

--Basak--
14-04-06, 13:54
http://www.khas.edu.tr/e-vision/beyaz.jpg

http://gelisim.club.fatih.edu.tr/beyaz1.jpg

http://www.obirsovmen.com/resimler/beyaz/beyaz23.jpg

http://www.obirsovmen.com/resimler/beyaz/beyaz29.jpg

http://www.obirsovmen.com/resimler/beyaz/beyaz14.jpg

http://www.obirsovmen.com/resimler/beyaz/beyaz.jpg

http://www.obirsovmen.com/resimler/beyaz/beyaz2.jpg

--Basak--
14-04-06, 13:56
Takvim Gazetesi'nden Hakkı Yalçın ile röportajı..

--------------------------------------------------------------------------------

Şovmenlerin, toplum üzerinde yan tesiri var mı?
Var tabii. Toplumda nelerin ti'ye alınması gerektiğini, bizlerden, mizah dergilerinden ve mizahi köşe yazarlarından öğreniyorlar." Zeytin ekmek yerken yere açılan eski gazete kağıtlarında, bir habere takılır ya insanın gözü. Ben de öyle oldum...

Bu alemde 3 yıl kalacağım demiştin, 13 yıl oldu?
Herkesin yıl anlayışı farklıdır, ben kaplumbağa misali yavaş adım attığım için, bendeki 3 yıl 33 yıl demek

Burnu iyi koku alan biri için, ülke ne kokuyor?
Daha kokusu çıkmadı!

Senin en tehlikeli zaafın nedir?
Nereme vururlarsa canım acır, onu mu söylememi istiyorsun? Şakaydı..

Para için istemediğin şeyleri de yapıyor musun?
Yaptığım oldu

Annen sana kız bakıyor mu hala?
Yok bakmıyor. Artık o da vazgeçti, gerçeği önüme koydu. Biz ailece umudumuzu yitirdik. Yalnızlığa alıştım!

Sinemada oynadın, albüm yaptın, şov yaptın, müzikal yaptın. Bir de çocuk yapsaydın bari?
Tek başına yapmayı öğrendiğim zaman, onu da yapacağım.

Komik anılarını anlatırken, ağladığın oluyor mu?
Ağladığım olmuyor ama karşı tarafa anılarımı anlatırken bana hiç de komik gelmiyor.

Senin nöbetçi eczanen var mı?
Yalnızlığım... Benim gibi birinin sorunlarını hiç kimse anlayamaz.

Temsil ettiğin kudret, neyde gizli?
Damarlarımdaki asil kanda.

Senin kalbini çalmak çocuk oyuncağı mı?
Evet, sahiden de çocuk oyuncağı. Ama o oyuncağı çabuk kırıyorlar...

En beceriksiz yanın nedir?
Ben konuklarıma soru sormayı beceremiyorum.

Yakışıklı ve ünlü erkeklerin de, kelimenin tam anlamıyla abazan kaldığı oluyor mu?
"Akıllı olan kalmaz!"

Herkes kendi esprisinden mi sorumlu olmalı?
Öyle görünüyor ama öyle olmaması lazım. Bir mizahçının esprisinden, diğer mizahçılar da sorumlu olmalı.

Başkasına ait espriyi zimmetine geçirdin mi?
Çok ender olarak, arkadaş çevresinden duyduğum esprileri, televizyonda kullandım.

Seni en iyi anlatan kahraman?
Robin Hood...

Hiç kimseyi düelloya davet ettin mi?
Etmedim, davet de almadım.

dilosh
20-04-06, 22:49
bu adam çok başarılı yaaa... showunu izlerken büyük zevk alıyorum

FBuse
22-04-06, 23:22
ÜNLÜLER DE DERBİNİN HAVASINA GİRDİ!.. FENERBAHÇELİ BEYAZ’LA, GALATASARAYLI ŞAHAN NASIL BİR İDDİAYA TUTUŞTU?..

22/4/2006 04:29

Beyaz ve Şahan Gökbakar derbi öncesi sıkı bir iddiaya tutuştu!..

Buna göre eğer Fenerbahçe maçı kazanırsa Şahan Beyaz Show’a Fenerbahçe formasıyla çıkıp “Şampiyon Fenerbahçe” diye bağıracak, şayet Galatasaray kazanırsa Beyaz kendi şovuna Galatasaray formasıyla çıkıp “Şampiyon Galatasaray” diyecek!..

Kaynak: Ucankus.com

GeLiNcIk88
22-04-06, 23:23
super bir sovmen ve cok yakisikli.........

LİBRA
30-04-06, 13:19
BEYAZ, HAFTALIK DERGİSİNİN 3'ÜNCÜ YAŞ ÖZEL SAYISINA KONUŞTU:

Haber dergisi Haftalık üçüncü yaş gününü, 300 sayfalık çok özel bir dergiyle kutluyor. Derginin kapağında Türkiye'nin en gözde simaları var. Haftalıklın tabiriyle "Sadece işlerini
iyi yaptıkları için" bu özel sayının kapağında olmayı hak eden 11 ünlü... Her biriyle özel çekimler, röportajlar...
Onlardan biri de beyaz camın başarılı şovmeni Beyaz...

• Beyaz Show bir gün bitebilir mi?
Beyaz Show/un hayatımı nasıl etkilediğini hâlâ anlayabilmiş değilim. Evlenmememin sebebi Beyaz Show mu, mutiu veya mutsuz olmamın sebebi Beyaz Show mu, ayakta kalmamın ve direnç göstermemin sebebi Beyaz Show mu bilmiyorum...
• Yani "Beyaz Show olmazsa ben de olmaz mıyım bilmiyorum" gibi mi?
Bilmiyorum. Biterse ne olur bilmiyorum. Ama "Beyaz Show biterse ben de biterim" demek değil bu. Artık hayatımda iş değil o benim. Bu haziran ayından itibaren teknik ve ekip anlamında büyük çalışmalara başlıyorum. Işık, ses ve dekor tamamen değişecek Türkiye'de televizyonculuk adına ilk kez yapılacak şeyler yapacağım. Ama formatim aynı olacak Ya Beyaz Show dış yapım olacak ya da bundan sonra dış yapım gibi çalışılacak. Gerekirse birçok şeyi kendi cebimden karşılayacağım.
• Aynı kanalda olmanıza rağmen en büyük rakibiniz Okan Bayülgen. Ama aynı zamanda hukukunuz da var. Hem rakip olup hem olmamayı nasıl beceriyorsunuz?
Öncelikle röportajlarımızda bu konulan konuşmayarak beceriyoruz.
• Sizin işlerde, yani televizyonda zemin biraz kaygan. Kaymamayı nasıl başarıyorsunuz?
Yemin ediyorum ki bilmiyorum. Bir formülü varsa ve beni izleyenlerin bununla ilgili bir fikri varsa, ne olur bana gelip söylesin. Ne reytinglere bakarım, ne de "Başkası ne yapmış" diye... Cumartesi geceleri genelde dışarıda oluyorum o yüzden Okan'ın ve Şahan'ın programını izleyemiyorum. Ama iyi olduklarını biliyorum. Yeni birinin çıkması beni mutiu ediyor.
• Sahan Gökbakar yapağımız röportajda programını yapmaya başladığında sizin çok destek verdiğinizi söyledi...
Aradım "Sana çok gülüyorum" dedim. Çok sevindim öyle birinin çıkmasına. Açıkçası Şahan'ı ben keşfedip çıkartmak isterdim. Çünkü kumaşı çok belli ve mizah konusunda bizden çok daha iyi. Biz daha çok talk şov yaptığımız için... Yardıma olabileceğim bir şey olursa da elimden geleni sonuna kadar yaparım. Ne kadar çok olursa o kadar iyi, mecraya dönüşeceğiz. Kapışamıyoruz çünkü. Bir Okan bir ben... Bir de Okan'la tarzlarımız iyice ayrıldı. O daha entelektüel bir tarafa gitti, daha fazla konukla bambaşka bir şey yapıyor. Kısacası etrafımdakilere destek olmaya, haklarında yanlış bir şey söylememeye çalışıyorum. Zaten bu işi yapan beş alti kişiyiz...

"PİŞTİTİ LİK İZLEDİĞİMDE ORADA OLMALIYIM, DEDİM"
• Siz destek görmüş müydünüz?
Okan'dan gördüm. Yani öyle "Herkes yolumu kesmeye çalıştı" falan gibi acıklı bir hikâyem yok
• Bir de bu sene "Pisti" yeniliği var sizin için...
flk izlediğim gün "Kesinlikle ben de içinde olmalıymışım" demiştim. • Sizin katılımınızdan sonra programın renginin değiştiği yazıldı...
Evet. Programın içinde bir dengeye ihtiyaç vardı. Bir mizaha ya da akla değil... Ben orada mizah gücünü artfarmadım.
« Sanki "Pişti'de yıllardır söylemek istediğiniz ama söyleyemediğiniz şeyleri boşaltıyorsunuz...
Aynen. Hayatımda yaptığım en güzel işlerden biridir "Pişti". Benim programımda seyircinin beklentisi farklı. Bir anda 'Ama Türkiye'de..." falan gibi bir konuşmaya giremiyorsun. Benim de hayata ve ülkeye dair fikirlerim var. Röportajlarda çıkacak sonuçtan da emin olamadığım için canlı yayın bu açıdan daha iyi bir şey. • Kariyerinize katkısı olmuş mudur, olur mu?
Olur. Haber kanallarından bu tip teklifler gelmeye başladı. Uzun vadeli anlaşmalarla bazı program teklifleri alıyorum. Düşünüyorum şu anda... Ama olumlu teklifler olduklarını söyleyebilirim.

"OYUNCULUĞUMDAN NEFRET ETMİŞTİM"
"Hacivat ve Karagöz" filminde oynadınız. Bayağı da eleştirildi film...
Oyuncularına yarayan bir film oldu, çünkü çok iyi bir film oldu. Konu "Hacivat ve Karagöz" olduğu için öncesinde çok iyi yansıtılamadı. "Bu büyüklere masaldır" denmesi gerekiyordu denmedi, çocuklar gitti filme. Küfür olduğu için bu da doğru olmadı. Galadaki ses düzeni bozukluğu ayyuka çıktığı için tartışıldı. "Tarihe uygun değil" falan dendi ama bu bir masal ve tarihe birebir uyması gerekmiyordu zaten. İçinde olmaktan gurur duyduğum ve çok mutlu olduğum bir film oldu.
H Oyunculuğunuzu nasıl buluyorsunuz peki?
Oyunculuğumu ilk kez "Nihavend Mucize"de test etmiştim ve nefret ettim. Bir daha da bir şey yapmadım. Tiplemelerimden ötürü çok teklif alıyordum ama kabul etmedim hiçbirini. Bir de büyük sorumluluk, adamların filmini batırabilirdim. Çünkü emin değildim. Ama "Hacivat ve Karagöz"ü kabul etmemin sebebi Ezel Akay'ın "Neredesin Firuze" isimli filmini izlemiş ve çok beğenmiş olmam ve bu karakteri canlandırabileceğime inanmam. Tabii Haluk Bilginer'in filmde olması da bir sebepti benim için.

"BU YIL, 10 YILDIR EN İYİ YILIM"
Geçirdiğiniz bir seneyi kariyeriniz açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu son bir sene benim dokuz senedir yaptıklarımın üzerinde bayağı kırılma noktası oldu. Hayatımda ilk defa müzikal yaptım, tuttu ve bana bir artı yazdı. "Hacivat ve Karagöz"deki oyunculuğum ve filmin başarısı bir artı yazdı. Sezen Aksu'lu program çok önemliydi, bir artı yazdı. Ondan sonraki programların başarısı artı yazdı. "Pişti" programı artı yazdı. Son dönemde giriştiğim hiçbir iş kötü olmadı. Ocak'tan itibaren düşünürsek, bu sene benim için son on sene içindeki en iyi sene oldu.

dilosh
01-05-06, 23:48
beyaz bambaşka diğer meslektaşlarına hiç benzemiyor öncelikle çok doğal...:)

ebrush_05
02-05-06, 01:55
cok dogal cok seker, programi hakkinda bilgili olaniniz var mi? mesela yeri ve fiyati gibi...katilyrm ici de beyaz

FBuse
03-05-06, 19:51
NE CEM YILMAZ, NE OKAN, NE ATA, NE ŞAHAN!.. UÇANKUŞ’UN “EN SEKSİ KOMİK ADAM” ANKETİNİ UZAK ARA BEYAZ KAZANDI!.. OY ORANLARINI GÖRÜNCE “NE SEKSİ ADAMMIŞ BU BEYAZ” DİYECEKSİNİZ!..

3/5/2006 17:48

Uçankuş bir süredir devam eden “En seksi komik adam” anketi bugün sona erdi!.. Rakiplerine ezici bir üstünlük sağlayan Beyaz uzak ara birinci olduktan sonra Uçankuş’a teşekkür etti!..

İşte sonuçlar:
1. Beyaz...........................................%4 5,87
2. Cem Yılmaz.................................%16,79
3. Okan Bayülgen............................%12,36
4. Ata Demirer.................................%6,94
5. Yılmaz Erdoğan...........................%6,75
6. Mehmet Ali Erbil...........................%5,45
7. Şahan Gökbakar..........................%4,21

Kaynak: Ucankus.com

--Basak--
07-05-06, 09:49
ebrush bildigime kadar beyaz programmina para almiyor, yane konuklar para ödemesi gerekmiyor.

dilosh
20-05-06, 01:26
az önce izledim proramını ki her hafta izliyorum gerçekten çok doğal,sempaik içten biri ya...:)

esma_ela
30-05-06, 16:58
bundan bi kac seene once beeyazla karsilastim. gercekten cok zarif ve kibar biri. o sira deniz kenarinda bir restaurantta oturuyordu. gunesi batisini izliyordu tek basina ben tabi beyazi orda goruce atladim hemen..cooook yakisikli gercekten ewlenilecek adam...biras sohbet ettik coook zevkliydi sohbet

girl01
05-06-06, 16:54
esma_ela cok sanslisin ya!! bencede beyaz süpe birisi, insan bukadar komik, yakisikli, seker ve mütevazi olabilirmi ya?!!:img-grin2

cousin
17-06-06, 23:31
şovmenliği ve komediyi dozunda ve adına yakışır yapan mizahını kimseye dokundurmadan ve temiz bi şekile icra eden yegane insan, değerli kişilik.

LİBRA
19-07-06, 19:40
http://img357.imageshack.us/img357/7783/beyaz1kb9.jpg (http://imageshack.us)
http://img357.imageshack.us/img357/5488/beyaz3gj0.jpg (http://imageshack.us)
http://img183.imageshack.us/img183/5898/beyaz2ux9.jpg (http://imageshack.us)

daylights
02-08-06, 10:28
http://img67.imageshack.us/img67/9524/8c9d2c1e43cf7d4c9cc9d59dbgh1.jpg http://img67.imageshack.us/img67/8858/f2639437f6103549bf5a8655bpa5.jpg

'Biri Bana Anlatsın' diyen Beyazıt Öztürk bu kez kendini anlattı: Her an otokontrollü yaşıyorum. Sıfır hırsı olan bir adamım. Sadece yaptığım işi iyi yapmaya çalışıyorum!.

Yıllardan beri ekranın müdavimi olan 'Beyaz Show'a ekim ayına kadar ara verdikten sonra Kadir Çöpdemir'le birlikte sunduğu 'Biri Bana Anlatsın' isimli programı da tatile giren Beyazıt Öztürk; "Türkiye şartlarına göre iyi bir talk show'cuyum. Şu an bulunduğum yerden ve hayatımdan çok memnunum" dedi. Cosmopolitan dergisinin yeni sayısı için Aysun Orhan'a röportaj veren Beyaz; televizyona dair projelerini ve özel hayatıyla ilgili merak edilenleri anlattı:

'SOHBETİNİ SEVİYORUM'
* Önümüzdeki günlerde bir ay tatile çıkıyorum. Eylül başında Avon'la işlerim ve reklam çekimlerim var. Ekimde 'Beyaz Show' başlayacak; çok büyük değişiklikler ve yeni sürpriz köşeler olacak. 'Biri Bana Anlatsın' dışında bir proje daha var ama henüz belli değil.

* Kadir Çöpdemir'le aramız, arkadaşlığımıza zarar vereceğini hissettiğimiz anda programı bitirebilecek kadar iyi. İkimiz de çok açık insanlarız. Ne o benim yanımda kendini ikincil bir adam, ne de ben kendimi onun yanında patron gibi görüyorum. Kadir; kelime hazinesi ve toplum kültürü geniş, herkesle sohbet edebilen, ayrımcılık yapmayan biri. Onun sohbetini çok seviyorum.

* 'Benim farklı bir yüzüm var, bunu ne olur görün, ben de entelektüelim' gibi bir bağırış, çağırış yapmadığıma herkesin inanmasını istiyorum. Çünkü yarın öbür gün 'Yapma kardeşim, bitir! Yapamıyorsun, git şovunu yap' derlerse; hırsı olmayan biriyim.

* 'Karagöz ile Hacivat Neden Öldürüldü?' filmi; oyunculuğumla ilgili konuşulabilecek en önemli proje. Zor bir roldü. Haluk Ağabey'le karşılıklı oynamak ve ezilmemek, o dekor, kostümler, Ezel Akay'ın yönetmenliği, büyük bir hikaye ve en önemlisi Hacivat ve Karagöz karakterinin altında ezilmemek gerekiyordu. Genel olarak başarılı bulundu.

'OYUNCULUK YİNE OLABİLİR'
* İçime sinen bir proje olursa yeniden oynayabilirim. Oyunculuğumla ilgili söyleyebilecek bir şeyim yok ama talk show'la ilgili sorarsanız; Türkiye şartlarına göre iyi bir talk show'cu olduğumu söyleyebilirim. Belki de kötünün iyisiyiz ama oyunculukla ilgili böyle bir şey söylemek haddim değil.


* Evlendiğimi gazetelerden öğreniyorum! Madem her şeyi biliyorlar, rica ediyoruz bu haberi yazanlardan; kimlerin düğüne katılacağını, kimlere davetiye göndereceğimi, ne kadar takı takılacağını da söylesinler. Bu ay ne yapacağımı yazmazlarsa bir şey yapamıyorum. Böyle oturuyorum!


* Doğrusu iki arada bir derede kalıyoruz. Kafesteki maymun gibiyiz, birileri geliyor 'manyak bu' diyor, birileri 'Afrika'dan gelmiş' diyor; insanlar da inanıyor! Sessiz sedasız kuzu gibi kalıyoruz. Sesini çıkartma, evet deme, hayır deme, bak öyle melul melul...

* Etrafımıza tabii ki kabuk çekiyoruz. Son 5-6 senedir dışarı çok fazla çıkmıyorum, partilere, galalara, açılışlara katılmıyorum. Bu tür şeylerin hepsinden rahatsız olan bir insanım. Her çarptığım kayadan bir şey öğrendim.

'HALİMDEN MEMNUNUM'
* İnsanın hayatında kaplar vardır; bir kaba sevgini, bir kaba öfkeni, bir kaba hırsını koyarsın, bir gün onlar birikir, taşar! Sevgin taştığında gider evlenme teklif edersin. Bir gün de öfkeler birikir...


* Kimse hakkında kötü bir şey söylemiyorum, hakkımda söylenen hiçbir kötü eleştiri, asılsız, yalan habere cevap vermiyorum. Çünkü cevap verdiğim zaman karşı taraf aynı etik anlayışla cevap vermiyor!


* Şu an bulunduğum yerden ve hayatımdan çok memnunum. Hayatımda benim için iyi şeyler yapanlar ve kendi yaptıklarımdan ötürü bu sene iyi bir sene oldu. Seneye çok daha iyi olur demiyorum çünkü hiçbir şey bilmiyorum. Konumumun ve durumumun farkındayım, abartmıyorum!

'YAZ ÇIKARSA BAHTIMA'
* Her an otokontrollü yaşıyorum. İşimi hep kış tutan bir adamım. Yaz çıkarsa bahtıma diyorum. Sıfır hırsı olan bir adamım, sadece yaptığım işi iyi yapmaya çalışıyorum. Onun dışında benimle aynı işi yapanlar ne yapıyor hiç bakmıyorum. Kendi halinde götürmeye gayret ediyorum.


* İddialı değilim! Günün birinde annemler, ağabeyimler "Haydi Beyazıt'çığım, yeter, sana Zeytinburnu'nda mandıra açalım" dediklerinde; seve seve giderim. Sahiden de "Durun, mesleğimin bilmem ne noktasındayım" gibi bir durumum yok.

'YALNIZKEN RAHATIM'
* Her şeyi ince düşünüyorum ve bu hoşuma gidiyor. Başkalarının düşünmediği şeyleri o sırada düşünmek iyi. Bunda bozulacak bir şey yok. Bunun da içinde otokontrol var. Bunu da dengede tutabiliyorum. Rahat olduğum zamanlar da var.


* Yalnız kaldığımda aşırı bir rahatlama oluyor. Erkek arkadaşlarımla beraberken de öyle. Beş kişilik bir arkadaş grubum var. Otuzlu yaşlarda yakaladığım bir grup olduğu için çok kıymetli...

* Hayalimdeki kadın; iyi bir eş olsun, her şeyden önce çocuklarıma iyi bir anne olsun. Hırslı olmasın. Vicdanının çalışması benim için çok önemli. Herkesle sohbet edebilsin.

* Yaşadığım ilişkilerin her birinden bir şey öğrendim. İdeal ilişkinin sırrını bilsem; şu anda müthiş bir beraberliğim olurdu. Hayalimde öyle sarışındır, esmerdir, uzun boyludur gibi bir şey yok. Öncelikle aşık olmak gerekiyor. Aşık olunca karşı tarafın hatalarını görmüyorsunuz.

* 10 sene sonra kendimi huzurlu bir aile yapısı içinde; çocuklarımla beraber, atların, köpeklerin, ineklerin ve hayvan barınaklarının olduğu bir yerde hayal ediyorum.

kaynak: www.sabah.com.tr

FBuse
05-09-06, 11:51
ÜNLÜ ŞOVMEN BEYAZ’I BAYAN HAYRANLARI ÖPÜCÜK YAĞMURUNA TUTTU!... BEYAZ’IN ZOR ANLARI!...

5/9/2006 11:48

Beyaz'a, katıldığı kozmetik firmasının tanıtım gecesinde kadın hayranları zor anlar yaşattı. Beyaz'ı öpmek için sıraya giren hayranları cep telefonları ile ünlü şovmeni görüntüledi.

Beyaz, Avon için hazırladığı skeçlerle büyük beğeni topladı. Beyaz, konuklarıyla sohbetini bitirdikten sonra Güney Bölgesi'nde dereceye giren temsilcilere ödüllerini vermek için sahneye çağırınca kadınlar arasında itişmeler yaşandı. Sahneye çıkan temsilciler ünlü şovmeni öpmek için önce sıraya girdi, daha sonra da güvenlik görevlileri tarafından yerlerine alındı.

Temsilci hayranlarını geri çevirmek istemeyen Beyaz ise kendine ulaşabilen hayranlarının hepsini öptü. Ödüller sahiplerine ulaştırıldıktan sonra Beyaz, koşarak sahneden ayrıldı.

Kaynak: Ucankus.com

FBuse
05-09-06, 11:52
http://img107.imageshack.us/img107/4029/beyazopucukcf9.jpg (http://imageshack.us)

eylül87
03-10-06, 11:07
o bir yakışıklııııııııııı
o bir centilmennnnn
o bir kızların kalbinin prensi
o bir beyaaaaaazzzzzz harikasın yaa bi insan bukadarmı tatlı olur yaa

mliSrkan
03-10-06, 17:06
O bi taneee yaaa mesleğinin 1 numarası...Onu çok seviyorummmm !! O kadar tatlı,mütevazi ki...Espri yetenegine diyecek birşey yok zaten...Mükemmel bir insannn Beyazıt Öztürk ;)

mliSrkan
03-10-06, 17:08
Oyunculuğu konusunda ben onu en çok Biz size aşık olduk dizisinde beğenmiştim...Süper bir diziydi..Meltem Cumbul ile süperdi ikisi...Birde çok yakışıklıydı o dizide..Uzun saçlıydı falan...Hep çok tatlı ama orda ayrıydı :D

girl01
03-10-06, 17:11
http://img357.imageshack.us/img357/7783/beyaz1kb9.jpg (http://imageshack.us)
http://img357.imageshack.us/img357/5488/beyaz3gj0.jpg (http://imageshack.us)
http://img183.imageshack.us/img183/5898/beyaz2ux9.jpg (http://imageshack.us)

resim icin cook tsk!beyaz ne kadar tatliymis kücükkne!cook sirin ya gercekten!:img-grin2

mliSrkan
03-10-06, 18:45
küçük halini görenler bu kadar yakışıklı olacağını düşünmezler yani :D:D şimdiki hali daha iyi bence ;)

kübranejat
06-10-06, 19:46
Tek kelime ile :

BA-YI-LI-YO-RUM !!!

merve_erencik
02-11-06, 23:11
en tek sevdiğm şov dünyasından komedyeniyle sıcakkanlığıyla ona aşığım

aysede
05-11-06, 21:36
Showlarına, esprilerine herşeyine hayranım desem yalan olmaz :):)

Kısacası ben de BA-YI-LI-YO-RUM !!

:):)

DuyguForever
12-11-06, 13:24
http://www.gezentilki.com/imgs/Haberler/5825/1.jpg


http://www.gezentilki.com/imgs/Haberler/5825/2.jpg

http://www.gezentilki.com/imgs/Haberler/5825/3.jpg

DuyguForever
12-11-06, 13:25
HAYVANSEVERLER GECESİNDE SAHNE ALAN ÜNLÜLER ARASINDA YER ALAN BEYAZ, GECEYE DAMGASINI VURAN ÖYLE BİR AÇIKLAMA YAPTI Kİ! İŞTE GECEDEN DETAYLAR.
--------------------------------------------------------------------------------


Beyazıt Öztürk, Emre Altuğ, Hakan Peker, Kutsi ve Ebru Elver, Ulusal Veteriner Cerrahi Derneği yararına yapılan özel gecede yer aldılar. Birbirinden ünlü isimlerin katıldığı gecede davetliler müzik ve kahkaha dolu dakikalar yaşadı.


Bir dönem büyük aşk yaşadığı Çağla Şikel`in yeni aşkı Emre Altuğ ile aynı masada oturan Beyaz`ın arasında soğuk bir hava yaşanılacağı düşünülürken, ikili gece boyunca birbirleriyle şakalaşıp güldüler.


Hayvanseverliliği ile tanınan ve en son hayvan mezarlığına gömülmek istediğini açıklayan süperstar Ajda Pekkan geceye katılmadı.


Ortamı kahkahaya boğan Beyaz, hayvanları paylaştıklarını, küçükbaş hayvanlarla Hakan Peker ile Kutsi`nin ilgilendiğini, Emre Altuğ ile kendisinin de ilgi alanlarının büyükbaş hayvanlar olduğunu söyledi.

Hayvanseverler gecesinde sahneye çıkan Beyaz`ın elindeki yanık izini soran gazeteciler ilginç bir cevapla karşılaştılar. "Mangal yaparken oldu" diyerek büyük bir pot kıran Beyaz, durumu toparlamaya çalışsa da başaramadı.

adilcan
13-11-06, 18:55
çok şeker...efendi birisi..başarılı bir insan

mliSrkan
19-11-06, 14:15
Bugün şeffaf oda'nın konuğuydu Özgü Namal ile birlikte...çok tatlılardı :)

luciapink
20-11-06, 09:42
ewet ya çok güzeldi ben de izledim...

_CALIKUSU_
20-11-06, 19:06
Simdiye kadar gördügüm en saygili showmen. Cizgisini hic bozmadan ilerliyor, reyting ugruna sacmalamiyor ve en önemlisi kimseyi rencide etmiyor. Esprileri cok seviyeli, kesinlikle küfür icerikli degiller. Kisacasi cok takdir ettigim bir insan. Cok yetenekli bir oyuncu, ayrica seside güzel.......

Çanakkale83
21-11-06, 11:55
Siz de dizilerdeki kötü gidişattan memnun değilseniz bu kapmanyaya katılın. Aşağıdaki yazıyı yazarlara,gazetecilere yollayın. Yazar adreslerini Ö.M isteyebilirsiniz. İlginiz ve sabrınız için şimdiden teşekkürler

KIRIK KANATLARIN ÇİLESİ

Başta ne güzel başlamıştı dimi ölümsüz bir aşk hikâyesi diye.
Kurtuluş savaşında karşılaştığımız zorluklar ve yaşadığımız o büyük zafer
İnancımızın ayağında ayakkabısı, yiyecek yemeği olmayan, silahında mermisi olmayan, süngüsüyle savaşan, başında miğferi olmayan her şeyini kurtuluş için harcayan o insanların öyküsü, tek başlarına kalan üç kızın hikâyesi nişanlısını şehit veren bir kızın hayat hakkında pek bir şey bilmeyen iyi eğitim almış Nazlının ve anaç bir kız olan Ayşe’nin ,kardeşine bakan güçlü bir kızın hikayesi. Diğer tarafta ise kahraman iki askeri izlemiştik. Teğmen Nevzat korkusuz gözü kara zeki bir askerdi ve Yüzbaşı Cemal soğukkanlı düşünerek hareket eden cesur bir askerdi.

Cemal Nazlıyı gördüğü anda sevdi, Nevzat ise Ayşe'nin o korkusuz diye nitelendirdiği gözlerine vuruldu. Ama olmadı ilk önce senaristler Nevzat ı görevden attılar Ayşe’nin cemali sevdiğini öğrendi, sevdiği için savaştı aşkı için savaştı.

Nazlı Ayşe için sevdiğinden vazgeçti, öğretmen olmak için, çokçuklara bir şeyler öğretmek için direndi, kendini yeni tanımaya başladı. Ayşe ise annesinin ölümünden sonra kardeşine annelik yaptı anaç bir kızdı çok gururluydu babasının ölümde bile dik bir şekilde durabiliyordu alacaklılar kapıya geldiğinde bile .

ŞİMDİ BENİM ANLATMAK İSTEDİĞİM SENARYODAKİ BU KÖTÜ GİDİŞAT

İlk önce Kırık Kanatlar yeni sezona merhaba dedi ve cumhuriyetin anlatılacağı söylendi ama olmadı. Bir sezon boyunca yakalanamayan eşkıyalar bir gecede öldüler, ilk önce bir yüzbaşının ve öğretmenin intiharını izledik, Nazlının ölümünden sonra hiçbir şekilde eğitim için bir şey yapılmadı okul müdürü kayıplardaydı, Leyla kayboldu, Nevzat'ın annesi babası nerde bilen yok onlar hakkında hiçbir bilgi yok. .Şeref'in vilayete sevk edilecekken kaçması, Ayşeye saldırması ve ölmesi halimin ifadesiyle Nevzat’ın kurtulacakken ölmesi…böylece dizide ölmeyen kişi ya da intihar etmeyen kişi kalmadı..
Şimdi ise bir aşk üçgeni yaratılmaya çalışılıyor Şahin'in Ayşe'yi düşünmesi, Emine'nin Nevzat'ı düşünmesi ve bu yönde yazılan senaryoda Nevzat'ın Ayşe'yi kıskanması ve Ayşe'nin sanki ben ona aslında aşık değildim manasındaki konuşmaları. Bu mu istiklalin gölgesinde yaşanan aşk hikayesi dedirtiyor insana. Özelliklede 29. bölüm özetindeki; Nevzat'ın Emine'yi hastaneye getirdiği ve uzun zamandır tutmayı beklediği elleri başkasını elini tutarken görür. Yazısı.
Senaryonun en başından beri kötü adam aynıydı o kadar çok şey yaptı kı; biri bile ortaya çıkmadı adam şimdide saltanat yanlılarının yanında daha da güçleniyor .
Başrol oyuncularının bir figuran olarak kullanılması daha büyük çelişki doğuruyor. En son bölümde Nevzatı sadece dağda uyurken, otururken gördük Ayşeyi ise ev yandığında ve kardeşinin yanında,ama Şahin,Emine ,Recep ,Bekir,Feraye,biz bunları daha çok izliyoruz ve gerçektende hikayeden çok uzaklaşılıyor. Şu anda herkes başladığı zaman çok emek harcadığı için izliyor ve bu durum herkesin sabrını zorluyor hiç birimiz bu durumu kabul edemiyoruz senaryodan memnun değiliz

BİZLER YANİ İZLEYİCİLER BU DURUMDAN HİÇ HOŞNUT DEĞİLİZ VE KIRIK KANATLARIN MUTLU BİR FİNALLE SONLANDIRILMASINI BEKLİYORUZ NEVZATIN TESLİM OLMASINI VE AYŞEYLE EVLENDİKLERİNİ GÖRMEK İSTİYORUZ UMARIM BU KADARINI BİZE YAŞATIRSINIZ VE UMARIM BU SEFER BİZE BİR YANIT VERİRSİNİZ

Çanakkale83
21-11-06, 11:56
SİZDE BİZE DESTEK VERİN

Evet, bu gün birçok kaliteli yapımın raiting denilen şey yüzünden yayından kaldırıldığını ya da raiting kaygısı yüzünden senaryoların bozulduğunu görüyoruz.…. önümüzde bir sürü örnek var. Mesela birde yayından kaldırılan yapımlar var harcanan onca çaba, emek heba olup gidiyor birilerinin buna dur demesi lazım ya da bir şeyler yapması.. evet bu raitingler bizler yani halk tarafından seçiliyor ama Türkiye'de 2000 kişi değil 70.000.000 kişi var ve bende o 70.000.000 kişinin içindeyim.

Öncelikle yayından kalkan dizilere değinelim. Bir sürü dizi bir iki bölüm sonra yada dört bölüm sonra yayından kalktı; Esir Kalpler,Seher Vakti ,Rüzgarli Bahçe,Unutma Beni, Koçum Benim,bir sürü var ama benim(bizim) aklıma gelenler bunlar

Reyting uğruna senaryosu değişime uğrayan diziler;

Kırık Kanatlar: Kurtuluş Savaşı'nı konu alarak ölümsüz bir aşk destanını işlemişti başlarda. İnsanların inancını ve yürekliliğini sonraları yapılan bir analaşma sonucu Yunanistan da yaşayan Türklerin yurda geri dönmesini ve Yunanlı'larında Türkiye'den zorla ayrıldıklarını gördük oradaki dostluğu gördük, eğitim için neler yapıldığını ne zorluklara göğüs gelindiğini gördük.
Daha sonra ise bir yüzbaşı'nın ve bir öğretmen'in intiharını izledik, o savaşta galip gelen askerlerin dağda bir grup eşkıyayı yakalayamadığını, eski bir teğmen'i bir kaçak durumunda izledik, kanunları hukuku kabul etmeyen eski bir teğmen. Yaşlı bir kervancı'nın ağzından bu ülkede hukuk var kelimesinin duyulmasına karşın sürekli kötülerin kazandığı, evlerin yandığ…bir diziyi izler olurduk ve hiç birimiz bu durumdan memnun değiliz. Senaryoyla ilgili sorunları yapım şirketine bildirdik mail attık telefon açtık ama bu diziyi izleyen halkın sözüne kulak verilmedi. Her bölüm düzelecek umuduyla baktığımız dizi şimdi daha da kötüye gidiyor.

Ihlamurlar Altında: Başta ne güzel başlamıştı söz verilen aşklara diye. Delikanlı Yılmaz ve mahallenin en güzel kızı Elif’in aşk öyküsüydü.. Birde Elife âşık zengin oğlu Ömer'in aşkları. Yılmaz başta çok kıskançtı ve güvensizdi buda onu Elifi kaybettirdi. Ömer ise her zaman Elif'in yanında oldu ona güvendi ve onunla evlendi. Ama hiçbir zaman onun aşkına sahip olamadı. Yılmaz uğruna dayak yediği uğruna hapse girdiği kızdan vazgeçti intikam uğruna yaklaştığı Ömer'in kardeşi Filizi sevdi. Aslında benim(bizim) anlatmak istediğim bir süre sonra senaryodan uzaklaşılması bir işyerine bomba koyulması, Ömer'in ayağından vurulması, Ekrem'in vurulması, Kemal Bey'in vurulması ve ölmesi, Filizin babasına verdiği söz için Yılmaz'dan uzaklaşması ve aradan dört yıl geçmesi ve şimdide yeniden birlikte olmaları yani madem böyle bir şey yazacaksınız niye zaman atlaması yaptınız ki, yavru bir kedinin yüksekten inmesine yardım eden bir adamın bir anda kötü olması Yılmazı dövdürmesi, çocukluk arkadaşı olan Ömer i vurdurması ve tabiî ki birde Ömer in hala Elifi sevmesi ve düşünmesi, hatırlaması. Ama Yılmaz'ın ise Elif'i hiç düşünmemesi bu mu söz verilmiş aşklar hayır bu değişen bir senaryo, rayından çıkan ve benim artık izleyemediğim bir proje.

Gümüş: ilk başlarda sevdiği kadını kaybeden bir adam ve çocukluk'tan beri sevdiği adamla evlenme hayalleri kuran ve sonunda istediğine kavuşan bir kadın. Önceleri sevgisi karşılıksızdı ama sabretti ve sonunda ikisi de birbirini sevdi. Ama olmadı burada da senaryo bozulmaya başladı.. İlk önce gümüş düşük yaptı, enişte dedikleri onları sırtından vurdu şirketi dolandırdı, uyuşturucu kaçakçılığı bile işlendi, buda yetmedi ilk başta dost olan ama daha sonra paronayak olduğunu anladığımız bir adam çıktı ortaya. ,buda yetmedi öldüğünü sandığımız kız tekerlikli sandalyeyle karşımıza çıktı.
Gerçektende ağır bir kaza yapmıştı ama karnındaki çocuğa bir şey olmamıştı ameliyatta verilen narkoz ve de verilen ilaçlara rağmen çocuğu gayet sağlıklıydı. Şimdi ise eşini çocuğundan kıskanan bir eş ve eski sevgiliye olan ilgisi yüzünden bir ayrılığı daha izliyoruz.… daha mutluluğu yakalayamadılar.

Sıla: Aslında çok güzel bir dizi ama konusunda berdel'i ve töreyi anlatmak için başladı. Ama Sıla'nın çok zengin olması ve dik başlı olması ve Boran'a karşı bir şeyler hissetmesi.

Ama doğuda insanlar daha çocukken evlendiriliyor,kızlar neredeyse ilkokuldan sonra okula gönderilmiyor Hatta bu yüzden bir kampanya başlatıldı baba beni okula gönder diye
Ve insanlar sevmediği biriyle evlendiriliyorlar ve ayrılmaları demek ölmeleri demek töre bunu emrediyor. Son bölümdeki o örnek tecavüze uğrayan ve hamile kalan kadın ve zorla o kişiyle evlendirilmesi yani çaresizlik. Bu kişi köylü ve elinden hiç bir şey gelmeyecek birisi işte töre bence(bizce) bu.

Nerde o eski günler öyle değimli: ADİLE NAŞİT, MÜNÜR ÖZKUL,HALİT AKÇETEPE,KEMAL SUNAL,TARIK AKAN,TÜRKAN ŞORAY, FİLİZ AKIN,HÜLYA KOÇYİĞİT,GÜLŞEN BUBİKOĞLU,CÜNEYT ARKINLI Benim aralarında en çok sevdiğim Adile Naşit ve Münir Özkul'un oynadığı Neşeli Günüler O birbirine kilitlenmiş güzel insanlar kışın soğukta dışarıda kaldıklarında bile birbirine sımsıcak sarılan insanlar, o ayrı kalan kardeşlerin birbirlerini bulduklarındaki sarılmaları ve tabiî ki de en çok sevdiğim o mutlu biten hikâyeler her zaman içinde kahkahanın olduğu sahneler.

Birde mavi boncuk vardı hatırlarsanız Emel Sayını kaçıran beş altı kişinin komik hikayesi ve Emel Sayın'ın onların arasında kalırken o sıcaklığı, o sevgiyi, dostluğu aşkı bulduğu o güzel ,o komik hikayesi olan film. yani anlatmak istediğim şimdi bunlar yok sürekli kötü şeyler işleniyor ve sırf projenin ömrünü uzatmak için .

PEKİ HİÇ KONUSUNDAN SAPMAYAN YAPIMLAR OLMADIMI OLDU TABİ AMA ÇOK AZ
İŞTE BUNLARDAN BİR KAÇI
SICAK SAATLER, Sedat yalçın, Buket hazar, cehennem Cevdet, ve Bosnalı o çocuk tüm kadroyu hatırlamıyorum konusu ise gazetecilerin yaşadığı zorluklara rağmen gerçekleri halka duyurmak isteyen iki gazetecinin aşkı.

ÇALI KUŞU:bu aslında hepinizin bildiği bir hikâye bir muallimin aşkında kaçmak için Türkiye'yi gezmesi ve yaşadığı zorluklar yanında da bir kız.

SÜPER BABA: üç çocuğuyla birlikte yaşan Fikret’;in hikâyesi evet bu bence unutulmaz bir dizi birbirine sığınan bir aile ve bir babanın hayatı. çocuklarına örnek olmak için çabalayan bir babanın hikayesi.

HAYAT BİLGİSİ: Kir öğretmenin haksızlığa boyun eğmeden öğrencilere dostluğu ve arkadaşlığı ve öğretici konuşmaları benim için harikaydı.

ARKA SOKAKLAR:i Polislerin hikayesi onların yaşadığı zorluklar aldığı tehditler görev başında yaşadığı zorluklar

GÜLBEYAZ: İki düşman ailenin konusunu anlatan bir yapım. Ama hiç kimsenin çocuklarının torunlarının bile bilmediği bir düşmanlık eski bir aşk hikayesi.

ÇEMBERİMDE GÜL OYA: O kadar güzel bir hikâyeye sahipti ki 1970 li yılların ki o kadar güzel bir aşk hikayesi izledik ki tekrarlarını hiç bıkmadan izleyebiliriz Yurdanur la Mehmet in hikayesi o güzel sımsıcacık hikaye. insanın içini ısıtan bir dizi. Bence en güzel dönem dizilerinden biriydi.

Evet umarım sizde bize destek verirsiniz ve medya sektöründe hala yapılacak bir şeyler vardır çünkü sizin yazdığınız bir yazıyı milyonlar okuyor desteklerinizi bekliyoruz ve umarım bize bir cevap verirsiniz teşekkürler

britneysinem
21-11-06, 18:37
http://img103.imageshack.us/img103/6612/beyazwi1.jpg

spider_th
22-11-06, 08:34
Siz de dizilerdeki kötü gidişattan memnun değilseniz bu kapmanyaya katılın. Aşağıdaki yazıyı yazarlara,gazetecilere yollayın. Yazar adreslerini Ö.M isteyebilirsiniz. İlginiz ve sabrınız için şimdiden teşekkürler

SİZDE BİZE DESTEK VERİN

Evet, bu gün birçok kaliteli yapımın raiting denilen şey yüzünden yayından kaldırıldığını ya da raiting kaygısı yüzünden senaryoların bozulduğunu görüyoruz.…. önümüzde bir sürü örnek var. Mesela birde yayından kaldırılan yapımlar var harcanan onca çaba, emek heba olup gidiyor birilerinin buna dur demesi lazım ya da bir şeyler yapması.. evet bu raitingler bizler yani halk tarafından seçiliyor ama Türkiye'de 2000 kişi değil 70.000.000 kişi var ve bende o 70.000.000 kişinin içindeyim.

Öncelikle yayından kalkan dizilere değinelim. Bir sürü dizi bir iki bölüm sonra yada dört bölüm sonra yayından kalktı; Esir Kalpler,Seher Vakti ,Rüzgarli Bahçe,Unutma Beni, Koçum Benim,bir sürü var ama benim(bizim) aklıma gelenler bunlar

Reyting uğruna senaryosu değişime uğrayan diziler;

Kırık Kanatlar: Kurtuluş Savaşı'nı konu alarak ölümsüz bir aşk destanını işlemişti başlarda. İnsanların inancını ve yürekliliğini sonraları yapılan bir analaşma sonucu Yunanistan da yaşayan Türklerin yurda geri dönmesini ve Yunanlı'larında Türkiye'den zorla ayrıldıklarını gördük oradaki dostluğu gördük, eğitim için neler yapıldığını ne zorluklara göğüs gelindiğini gördük.
Daha sonra ise bir yüzbaşı'nın ve bir öğretmen'in intiharını izledik, o savaşta galip gelen askerlerin dağda bir grup eşkıyayı yakalayamadığını, eski bir teğmen'i bir kaçak durumunda izledik, kanunları hukuku kabul etmeyen eski bir teğmen. Yaşlı bir kervancı'nın ağzından bu ülkede hukuk var kelimesinin duyulmasına karşın sürekli kötülerin kazandığı, evlerin yandığ…bir diziyi izler olurduk ve hiç birimiz bu durumdan memnun değiliz. Senaryoyla ilgili sorunları yapım şirketine bildirdik mail attık telefon açtık ama bu diziyi izleyen halkın sözüne kulak verilmedi. Her bölüm düzelecek umuduyla baktığımız dizi şimdi daha da kötüye gidiyor.

Ihlamurlar Altında: Başta ne güzel başlamıştı söz verilen aşklara diye. Delikanlı Yılmaz ve mahallenin en güzel kızı Elif’in aşk öyküsüydü.. Birde Elife âşık zengin oğlu Ömer'in aşkları. Yılmaz başta çok kıskançtı ve güvensizdi buda onu Elifi kaybettirdi. Ömer ise her zaman Elif'in yanında oldu ona güvendi ve onunla evlendi. Ama hiçbir zaman onun aşkına sahip olamadı. Yılmaz uğruna dayak yediği uğruna hapse girdiği kızdan vazgeçti intikam uğruna yaklaştığı Ömer'in kardeşi Filizi sevdi. Aslında benim(bizim) anlatmak istediğim bir süre sonra senaryodan uzaklaşılması bir işyerine bomba koyulması, Ömer'in ayağından vurulması, Ekrem'in vurulması, Kemal Bey'in vurulması ve ölmesi, Filizin babasına verdiği söz için Yılmaz'dan uzaklaşması ve aradan dört yıl geçmesi ve şimdide yeniden birlikte olmaları yani madem böyle bir şey yazacaksınız niye zaman atlaması yaptınız ki, yavru bir kedinin yüksekten inmesine yardım eden bir adamın bir anda kötü olması Yılmazı dövdürmesi, çocukluk arkadaşı olan Ömer i vurdurması ve tabiî ki birde Ömer in hala Elifi sevmesi ve düşünmesi, hatırlaması. Ama Yılmaz'ın ise Elif'i hiç düşünmemesi bu mu söz verilmiş aşklar hayır bu değişen bir senaryo, rayından çıkan ve benim artık izleyemediğim bir proje.

Gümüş: ilk başlarda sevdiği kadını kaybeden bir adam ve çocukluk'tan beri sevdiği adamla evlenme hayalleri kuran ve sonunda istediğine kavuşan bir kadın. Önceleri sevgisi karşılıksızdı ama sabretti ve sonunda ikisi de birbirini sevdi. Ama olmadı burada da senaryo bozulmaya başladı.. İlk önce gümüş düşük yaptı, enişte dedikleri onları sırtından vurdu şirketi dolandırdı, uyuşturucu kaçakçılığı bile işlendi, buda yetmedi ilk başta dost olan ama daha sonra paronayak olduğunu anladığımız bir adam çıktı ortaya. ,buda yetmedi öldüğünü sandığımız kız tekerlikli sandalyeyle karşımıza çıktı.
Gerçektende ağır bir kaza yapmıştı ama karnındaki çocuğa bir şey olmamıştı ameliyatta verilen narkoz ve de verilen ilaçlara rağmen çocuğu gayet sağlıklıydı. Şimdi ise eşini çocuğundan kıskanan bir eş ve eski sevgiliye olan ilgisi yüzünden bir ayrılığı daha izliyoruz.… daha mutluluğu yakalayamadılar.

Sıla: Aslında çok güzel bir dizi ama konusunda berdel'i ve töreyi anlatmak için başladı. Ama Sıla'nın çok zengin olması ve dik başlı olması ve Boran'a karşı bir şeyler hissetmesi.

Ama doğuda insanlar daha çocukken evlendiriliyor,kızlar neredeyse ilkokuldan sonra okula gönderilmiyor Hatta bu yüzden bir kampanya başlatıldı baba beni okula gönder diye
Ve insanlar sevmediği biriyle evlendiriliyorlar ve ayrılmaları demek ölmeleri demek töre bunu emrediyor. Son bölümdeki o örnek tecavüze uğrayan ve hamile kalan kadın ve zorla o kişiyle evlendirilmesi yani çaresizlik. Bu kişi köylü ve elinden hiç bir şey gelmeyecek birisi işte töre bence(bizce) bu.

Nerde o eski günler öyle değimli: ADİLE NAŞİT, MÜNÜR ÖZKUL,HALİT AKÇETEPE,KEMAL SUNAL,TARIK AKAN,TÜRKAN ŞORAY, FİLİZ AKIN,HÜLYA KOÇYİĞİT,GÜLŞEN BUBİKOĞLU,CÜNEYT ARKINLI Benim aralarında en çok sevdiğim Adile Naşit ve Münir Özkul'un oynadığı Neşeli Günüler O birbirine kilitlenmiş güzel insanlar kışın soğukta dışarıda kaldıklarında bile birbirine sımsıcak sarılan insanlar, o ayrı kalan kardeşlerin birbirlerini bulduklarındaki sarılmaları ve tabiî ki de en çok sevdiğim o mutlu biten hikâyeler her zaman içinde kahkahanın olduğu sahneler.

Birde mavi boncuk vardı hatırlarsanız Emel Sayını kaçıran beş altı kişinin komik hikayesi ve Emel Sayın'ın onların arasında kalırken o sıcaklığı, o sevgiyi, dostluğu aşkı bulduğu o güzel ,o komik hikayesi olan film. yani anlatmak istediğim şimdi bunlar yok sürekli kötü şeyler işleniyor ve sırf projenin ömrünü uzatmak için .

PEKİ HİÇ KONUSUNDAN SAPMAYAN YAPIMLAR OLMADIMI OLDU TABİ AMA ÇOK AZ
İŞTE BUNLARDAN BİR KAÇI

SICAK SAATLER, Sedat yalçın, Buket hazar, cehennem Cevdet, ve Bosnalı o çocuk tüm kadroyu hatırlamıyorum konusu ise gazetecilerin yaşadığı zorluklara rağmen gerçekleri halka duyurmak isteyen iki gazetecinin aşkı.

ÇALI KUŞU:bu aslında hepinizin bildiği bir hikâye bir muallimin aşkında kaçmak için Türkiye'yi gezmesi ve yaşadığı zorluklar yanında da bir kız.

SÜPER BABA: üç çocuğuyla birlikte yaşan Fikret’;in hikâyesi evet bu bence unutulmaz bir dizi birbirine sığınan bir aile ve bir babanın hayatı. çocuklarına örnek olmak için çabalayan bir babanın hikayesi.

HAYAT BİLGİSİ: Kir öğretmenin haksızlığa boyun eğmeden öğrencilere dostluğu ve arkadaşlığı ve öğretici konuşmaları benim için harikaydı.

ARKA SOKAKLAR:i Polislerin hikayesi onların yaşadığı zorluklar aldığı tehditler görev başında yaşadığı zorluklar

GÜLBEYAZ: İki düşman ailenin konusunu anlatan bir yapım. Ama hiç kimsenin çocuklarının torunlarının bile bilmediği bir düşmanlık eski bir aşk hikayesi.

ÇEMBERİMDE GÜL OYA: O kadar güzel bir hikâyeye sahipti ki 1970 li yılların ki o kadar güzel bir aşk hikayesi izledik ki tekrarlarını hiç bıkmadan izleyebiliriz Yurdanur la Mehmet in hikayesi o güzel sımsıcacık hikaye. insanın içini ısıtan bir dizi. Bence en güzel dönem dizilerinden biriydi.

Evet umarım sizde bize destek verirsiniz ve medya sektöründe hala yapılacak bir şeyler vardır çünkü sizin yazdığınız bir yazıyı milyonlar okuyor desteklerinizi bekliyoruz ve umarım bize bir cevap verirsiniz teşekkürler
__________________
__________________

aysede
24-11-06, 20:11
http://img103.imageshack.us/img103/6612/beyazwi1.jpg
Sinem'cim eline sağlık , çok güzel imza :)

Freddie
05-12-06, 22:34
biz size aşık olduk bir numara ayrıca zevkini biliyor Ayşegül Aldinç gibi bir kadına aşık olmak bir ayrıcalıktır Ben kimselere yar olmammm :)

Palyaço
16-12-06, 08:48
hacivatla karagöz neden öldürüldü de çok iyiydi. haluk bilginerde oynatır ama adamı

acemi_cadı_
16-12-06, 11:34
hacivatla karagöz neden öldürüldü de çok iyiydi. haluk bilginerde oynatır ama adamı

evet canım hacivat ve karagöz neden öldürüldü de performansı harikaydı çok beğendiğim bir showmen harika şakacılığı çok süper

Melal
16-12-06, 13:35
Beyazıt Öztürk'ü çok beğenirim.
Hem çok iyi bir showmen,hem iyi bir oyuncu,programındaki esprileri seviyeli,kimseyi kırmamaya özen gösteriyor.
Bazen arada kaçıyor kötü espriler ama olsun.:)
Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü filminde performansı çok güzeldi.
Ntv'deki Biri Bana Anlatsın'da çok güzel bir program klişe bir söz olacak ama:)
Severek,beğenerek takip ediyoruz kendisini:):)

PAMUK_MELEGIM
16-12-06, 13:37
beyaz cook seviyorumm cok tatli biri beyazda super bir showmelik yapiyor gulmekten yikiliyorum valla:)

_ZeynepSasmaz_
16-12-06, 19:34
Beyaz' a hayranım ya, müthiş bir kişilik, müthiş bir yetenek..Alanında bir eşi daha yok bu piyasada..

dilosh
16-12-06, 21:28
Beyaz' a hayranım ya, müthiş bir kişilik, müthiş bir yetenek..Alanında bir eşi daha yok bu piyasada..


kesinlikle katılıyorum.... number one!:good:

lombardo
16-12-06, 21:31
BEYAZ süper ya, inanilmaz güldürüyor insani...:happy0064

http://img441.imageshack.us/img441/2060/0ex8.png (http://imageshack.us)

61MERVE61
23-12-06, 00:28
cok efendi vede yakisikl maslah.

mliSrkan
23-12-06, 09:07
çookk seviyorum onu ya bencede alanında Türkiyenin en iyisi :) çok sempatik ve komik...

yurdanur_mehmet
23-12-06, 09:23
Kanal D'nin yılbaşı ikilisi

Televizyon kanalları yılbaşı gecesi ekrana getirecekleri eğlence programlarının hazırlıklarına başladı. Kanal D'nin yılbaşı programının içeriği henüz netleşmedi ama sunucularının kimler olacağı belli. Kanal D'nin yılbaşı programını Beyazıt Öztürk'le Güzide Duran sunacak. Yıllardır hep kendisinden kısa boylu erkeklerle ekranlarda görmeye alıştığımız Güzide Duran'ı ilk kez boyuna uygun bir partnerle birlikte izleyeceğiz.
"Yıla nasıl girersen yıl öyle geçer" derler.
O yüzden sevgilisinin yerinde olsam, Güzide Duran'ın Beyaz'la birlikte yılbaşı programı sunmasını istemezdim.


http://www.milliyet.com.tr/2006/12/23/magazin/yazali.html (http://www.milliyet.com.tr/2006/12/23/magazin/yazali.html)

yurdanur_mehmet
23-12-06, 09:33
Beyaz rüyasında kendisini görünce...

Biri Bana Anlatsın’da bu hafta konu rüyalardı. Konu gayet enteresan, konuklar keyifliydi. O yüzden de güzel program oldu. Öğretici, eğlenceliydi. Programda, Beyaz da kendisini en çok etkileyen rüyasını anlattı bir ara. Rüyasında, Eskişehir’deki öğrencilik yıllarına geri dönmüştü. Bir çok sesli müzik konseri varmış. Ve Beyaz da konseri verecek olan korodaymış.

Konser akşam olacakmış ama Beyaz, rüyasında gördüğü afişin içinden geçmiş; hemen konserin saati gelivermiş. İşte o sırada kendisiyle karşılaşmış, yani öğrencilik yıllarındaki Beyaz’la. İlk sorusu şu olmuş öğrenci Beyaz’ın, şovmen Beyaz’a: “Parayı bulacak mıyız?”

Sonra bugünkü Beyaz, öğrencilik yıllarındaki Beyaz’ı alıp birlikte okulun bahçesine çıkmışlar. Gündüz olmuş birdenbire, aydınlanmış hava rüya hızıyla... Oturup sohbete başlamışlar. “Korkma” demiş Beyaz gençliğine. “Ünlü olacaksın ama değişmeyeceksin. Kendin gibi kalacaksın. Adam gibi adam olacaksın.”

Tam bu sırada genç Beyaz “Kız arkadaşım gelecek şimdi” demiş. Şimdiki Beyaz, kimin geleceğini merak etmiş. Birlikte beklemeye başlamışlar. Güzeller güzeli bir kız çıkıp gelmiş. “Ama hatırlamıyordum kızı” dedi bugünün Beyaz’ı. “Oysa benim de sevgilimdi ve tanıyor, hatırlıyor olmam lazımdı...”

Daha sonra ne yapmış biliyor musunuz? Kendi gençliğinin kız arkadaşını, üniversite yıllarının Beyaz’ının sevgilisini ayartmış. Sonra da program konuklarından, rüya yorumcusu Niobe’ye dönüp ne anlama geldiğini sordu bu rüyanın. “Değişmediğiniz, kendiniz kaldığınız için kendinizle barışıksınız” diye yorumladı Niyobe, Beyaz’ın rüyasını. Belki de başarısının ip uçlarını veriyordu genç adamın Niyobe. Yine keyifli bir akşam geçirmiştik şovuyla Kadir ile Beyaz’ın...

Peki, aralarında uzman isimlerin de bulunduğu rüya konulu Biri Bana Anlatsın’dan ben ne anladım? İzleyemeyenlere neleri anlatmalıyım? Rüyalarınızı ciddiye alın efendim. Bunu söylemem lazım. Hatırlamaya çalışın. Uyanınca hatırladıklarınızı hemen bir kağıda not alın. Rüyalarınızı umursamazlık yapmayın. Rüyada gördüğünüz her şeyi, kendi beyninizin kurguladığını unutmayın. Çözemediğiniz birçok sıkıntının ip uçlarını, o rüyalarda arayın. Uzmanlar öyle diyor...


http://www2.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=23.12.2006&Newsid=99526&Categoryid=4&wid=132 (http://www2.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=23.12.2006&Newsid=99526&Categoryid=4&wid=132)

gümüşşş
23-12-06, 12:36
Şovmen Beyazıt Öztürk, yerli malı video paylaşım sitesi kurdu. İnterneti sallayan ******* prensibiyle çalışacak PiknikTubenin Türkiye'nin en büyük görüntü havuzu olacağını iddia ediyor

http://i80.photobucket.com/albums/j200/crash_85/uu.jpg

'Törkiş *******' nihayet yayında
İki hafta önce Beyazıt Öztürk, Beyaz Show'da bir siteden bahsetti. Ağzından 'PiknikTube lafı çıktığı andan itibaren site bir gecede 560 bin kez tıklandı. Üç gün sonra rakam 1 milyonu geçti. Site, 'yerli mamul *******' idi ancak siteye girenler piknik tüpünün üzerine oturmuş Beyaz'dan ve 'çok yakında' ibaresinden başka bir şey göremiyordu. Nihayet, iki haftadan fazla süre sonra site açıldı. Şimdi PiknikTubeye Türkiye'nin dört yanından video yağıyor. PiknikTube, tam anlamıyla *******'un Türkçe versiyonu. *******'un sloganı 'Broadcast Yourself' (Kendini Yayınla) olmuş 'Cook Yourself, Eat Yourself' yani 'Kendin Pişir, Kendin Ye'. 'Tüp' göndermesi zaten malum. Başkası olsa 'Güzel araklamış' denir belki ama kızmıyor kimse, aksine gülüyor, ne de olsa arkasında Beyaz var. PiknikTubenin 'ecnebi' emsalinden pek farkı yok aslında, hatta ödülleriyle gayet cazip. Tek eksik 'kaynaşma' fasilitesi, o da yakında tamam olacak. Öncelikli iş Türkiye'nin her yerinden videoları biriktirmek. Detayları Beyazıt Öztürk'ten dinledik...

Nereden çıktı bu fikir?
Aslında bizim ilk düşüncemiz dört ay önce bu değildi. Bir site kuralım, Beyaz Show'un içinde de yer alsın; adı da tabii böyle PiknikTube falan değil o zaman. Dedik ki Beyaz Show için görüntü göndersinler, işte nasıl Taksim'deki kameranın önüne gelip hareket yapıyorlar. Bu fikrin ortaya çıkmasının başlıca sebebi bu sene programı interaktif yapmaya gayret ediyor olmam. Taksim'deki kamera bir yana, programa bağlananların evine webcam koyalım, onları evin içinde görelim, canlı reyting araştırması yapalım falan diyoruz. Programın formatını ciddi şekilde değiştirelim dedik.

Bu interaktivitenin ilk adımı da herhalde Taksim'deki kameraydı...
Evet, arkasından bundan bir 15 gün önce ben dedim ki 'Ya dünya ******* konuşuyor, herkesin ağzında bu ve Türkiye'den kimse bir şey yapmıyor bununla ilgili.' Dedik ki PiknikTube diye bir şey yapalım biz de, zamanla büyürse sanayi tüpüne çeviririz.

'Çöktü, bayağı, bildiğin çöktü!'
Peki neden sitenin içeriği hazır değilken hemen duyurdunuz?
Biz beklemiyorduk böyle olacağını, çok heyecanlandık, hemen duyuralım, yavaş yavaş yaparız dedik. Ama kısık ateşi olan bir tüp değilmiş bu. Epey bir harladı üzerimize. Biz ne bilelim bu kadar tıklanacağını, ilk duyurduğumuz gece o kadar çok kişi girmiş ki, server çöktü! Çöktü, bayağı, bildiğin çöktü! Biz de onun üzerine server'ını genişlettik ve siteyi hemen yapım aşamasına soktuk. Üç gün sonra da 1 milyon kişi girdi zaten! Sonra 2 milyon oldu, delicesine bir giriş oldu siteye. O gelen ilk dalgayı kaçırdığımız iyi olmadı tabii site yapım aşamasındayken ama en azından talebi gördük. Şimdi genişletiyoruz, tamamen altyapısını güçlendirip sahiden de çok büyük bir site haline getiriyoruz. Her şey bu sitede toplanacak, Türkiye'nin havuzu olacak burası, milli havuz.

Sizce kimler girecek bu siteye?
Bence iki tür insan var bu siteye girecek. Bunların bir kısmı devamlı ******* gibi siteleri takip eden, izleyen, video gönderen liseli ve üniversiteli kesim. Bu çok büyük bir kesim bir kere. Onlar girecek, biz de haftanın en iyisini seçip Beyaz Show'da yayımlayacağız.
*******'a Türkiye'den giren milyonlarca insan var. Hazır böyle bir mecraları varken neden PiknikTube'u tercih etsinler?
*******'un alternatifi yok popülerlik anlamında. Vardır belki ama mesela Venezüella'da hani, kimse bilmiyor. Biz de öyle aşırı milliyetçi bir tavırla 'Bizim sitemiz var, bize yollayın' demiyoruz tabii ki. İçinde yabancı görüntüler de olacak ama öncelikli olarak Türkiye'yle ilgili şeyleri bulabileceksiniz. Bir de en iyileri Beyaz Show'da göstereceğiz. Ayrıca her ayın en iyisi ve sonunda yılın en iyisi seçilecek. Bu kişilere de büyük ödüller verilecek.

'Ateşle yaklaş, gaz kaçırıyor...'
Uzun soluklu düşünüyorsunuz yani. Peki hediyeler neler?
Senenin en iyisine araba verilecek mesela, ayda bir en iyiye laptop, haftanın en iyisine cep telefonu veya kamera verilecek. En iyi görüntüyü çekenleri Beyaz Show'a çıkaracağız. Bunlar vaat değil, yanlış anlaşılmasın. Bunların hepsi bizim programımızı güzelleştirmek için yaptığımız şeyler.
*******'daki gibi arkadaşlık imkânı da olacak mı?
Henüz yok ama olacak. Önce bu video havuzunu oluşturma isteği içindeyiz. Aslında bu site bence Türkiye'nin en büyük istatistik sitesi bile olabilir. Yaş gruplarından tut da gelir düzeylerine kadar; yarın öbür gün seçimler var, seçimlerde kullanılabilecek veriler elde edilebilir... İlerisi için de bir-iki bombamız var.
Nedir onlar? Şimdi söyleyemem ama gerçekten çok heyecan verici ve gerçekten patlayacak bombalar bunlar.
Biraz ipucu verin... Mesela daha önce denenmiş bir şey mi?
Yok, tamamen bizim bulduğumuz fikirler.
Sloganınızı yaratırken ne düşündünüz bu arada?
Bu tip bir siteye en yakışan o bence. Biz daha başka sloganlar da bakıyoruz oraya tüple ilgili. Mesela işte ateşle yaklaşma, ateşle yaklaşabilirsin, gaz kaçırıyor gibi...

http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=cts&haberno=6342

girl01
24-12-06, 13:21
beyazin yeni reklamina hayran kaldim!yine cook güezl bir reklam, acayip komik:img-hyste

candy girl
29-12-06, 09:25
çok tatlı ya çok sviorum kendisini :)

ilkezar
30-12-06, 11:40
oyuncu olarak değil şovmen olarak çok seviyorum ve çok başarılı buluyorum.

lombardo
30-12-06, 18:16
http://img403.imageshack.us/img403/1906/10oe8.png (http://imageshack.us)

lombardo
30-12-06, 18:18
reklamdan bir kac kare..

http://img297.imageshack.us/img297/5485/11hu1.png (http://imageshack.us)

lombardo
30-12-06, 18:22
http://img297.imageshack.us/img297/6939/12zx1.png (http://imageshack.us)

lombardo
30-12-06, 18:24
http://img297.imageshack.us/img297/8765/13cd0.png (http://imageshack.us)

yurdanur_mehmet
31-12-06, 06:39
Otokontrol beni özetleyen kelime

10 sene önceydi üç komik röportajı yapmıştım.

Yılmaz Erdoğan.

Cem Yılmaz.

Ve Beyaz.



Yetenekli, gelecek vaat eden, hatta bu ülkeye imzalarını atacak insanlar olarak yükseliyorlardı.

Ama aralarında en göze çarpanı, en parlak olanı Beyaz değildi.

Eğlenceli, esprili, hoş, ama çok da öne çıkmayan, sivri olmayan, uçlarda dolaşmayan biriydi. 10 yıl önce ne yalan söyleyeyim, hayranı değildim.

Bakın çok açık söylüyorum, belki ben 10 yıl önce yanılıyordum ya da bu 10 yıl içinde o da ben de büyüdük.
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/2655139.jpg
Şimdi konuştuğum adam farklı.

Bir kere duruma çok hakim.

Ne nedir biliyor.

Sakin bir ses tonuyla anlatıyor. Olgunlaşmış, değerleri oturmuş.

Savrulmuyor, oradan oraya uçuşmuyor. Şöhretle, parayla ilişkileri çok daha rahatlamış.

Aşmış artık bunları, aşmış.

O zaman da tadından yenmiyor...

Riske girmeyi sevmem. Garantici bir tipim. Etliye sütlüye karışmam. Bugüne kadar çok uçlarda hareket de yapmadım. Ama bu demek değil ki, beni herkes sever, benim herkesle aram iyi. Değil. Ama kimseyle medyanın önünde didişmiyorum. Tarzını beğenmediğim, tavrını beğenmediğim insanlar var. Bunu onlara gazete aracılığıyla söylemiyorum.

Çok yazıldı çizildi ama bu örneği seviyorum: Bir bardak suyun içinde bir damla zeytinyağı olmaya çalışıyorum. Hem bardağın içinde olup hem suyun dışında kalabilmek için uğraşıyorum. Bu işi yapıyorum ama mümkün olduğu kadar bu işin sakat taraflarından uzak kalmaya gayret ediyorum. Olur olmaz röportajları kabul etmiyorum. Salak sulak demeçler vermiyorum. Elimde sigara ve içkiyle çok fazla görünmüyorum. Bu ülkenin yüzde bilmem kaçı açken, ben iftar sofralarında boy göstermiyorum. Birileri beni eleştirdiği zaman, "Tamam kardeşim, kendimi toparlayacağım" diyorum, kafa atmıyorum. Ama bütün bunları meşhur bir adam olan Beyaz’ı korumak için yapmıyorum. Ben böyleyim. Derleyiciyim, toparlayıcıyım. Ben bir ortama girip içki içtiğimde dağıtmam, herkesten fazla içerim ama herkesi ben eve bırakırım. Otokontrolle yaşayan bir adamım. Bir kafeteryadan içeri girmeden önce, kafeteryanın kapısı içeri doğru mu açılıyor, yoksa dışarı doğru mu diye uzaktan seyrederim. Benden önce birinin girmesini beklerim. Kontrollü yaşamayı seviyorum.

Otokontrol, beni en iyi özetleyen kelime...

yurdanur_mehmet
31-12-06, 06:42
SIRT ÇANTASIYLA 4 AY ORTA AMERİKA’YI GEZDİ

En favori hayaliniz nedir?

- Sevdiğim arkadaşlarımla dünya seyahati yapmak. Ama çok salaş bir seyahat. Sırt çantalı filan. Ben zaten hep öyle tatiller yapıyorum. 4 ay Orta Amerika’yı gezdim. Arkadaşım Necip’le, Küba’ya, Jamaika’ya, Meksika’ya gittim. Sıfır acente. Plan, program yok. Tamamen içgüdülerle, koku yoluyla gittik. Süperdi.

ANNEMİN ONAYLAMADIĞI KIZLA ÇIKMADIĞIM DOĞRU DEĞİL

Hayatınıza giren kadınlar kendilerini önce annenize mi beğendirmeye çalışıyor?

- Bu nereden çıktı anlamadım. Böyle bir şey yok.

Bir şehir efsanesi o zaman...

- Annemle tanıştırabildiğim çok fazla kız arkadaşım yok. En fazla bir iki tane. Diğerleriyle vaktimiz olmadı, annemle tanışma fırsatı olamadan ayrıldık zaten. Bir yanlış anlama var ortada, benim annem hayatımdaki yargı mekanizması değil. Annem benim hayatımla ilgili kesin hükümleri olan biri de değil. O bizi çok rahat bırakmış bir kadın. Abimler 20 senedir evli, annem evlerine 20 kere gitmemiştir. Rahatsız etmekten korkar. Biz ayarlı insanlarız. İç ayarımız vardır. Birbirimizin hayatına burnumuzu sokmayız.

Hayatta, kadınlar erkekler için, erkekler de kadınlar için yaşar. Biz aslında her şeyi karşı cinse beğendirmek, karşı cinsin onayını almak için yaparız. Hemfikirsek, devam ediyorum... Siz de popüler, paralı, genç, yakışıklı, yetenekli, zeki bir adamsınız... İyi ama neden yalnızsınız!..

- Cevabı çok basit: Karşıma çıkmadı. Aradığım kişi, henüz karşıma çıkmadı. Hayatta her şey birden olmuyor. Demek ki tam olarak aşık olamamışım, hayatımın kadınına rastlayamamışım...

Evet taşralıyım

Kendinizi taşralı mı sayıyorsunuz?

- Evet. Bundan da gurur duyuyorum.

İstanbul’da büyüyen bir fırlama olsaydınız işiniz daha mı kolay olurdu, daha mı zor? Etiler çocuğu olsaydınız mesela...

- Dikkatim ve algılamam daha zayıf olurdu diye düşünüyorum. Etrafımdaki şeylere dikkat etmeyebilirdim. Bizim her şeyi kendi kendimize halletmemiz gerekiyordu. Daha paralı pullu bir ortamda yetişseydim, büyük bir ihtimalle işlerimi daha kolay halledecektim, mesela banka kuyruğuna fatura yatırmak için 500 kere girmeyecektim, yağ kuyruklarını, sigara kuyruklarını, tüp kuyruklarını bilmeyecektim. E haliyle o zaman da başka bir adam olacaktım...

MUHTEŞEM BEŞLİ

Ailemden sonra onlar gelir. Bu 4 adam benim için inanılmaz önemli. Çok sağlam bir dostluk bizimki. Hálá lisedeymiş gibi, yatakhanede yaşıyormuşuz gibi. Aykut, İbrahim, Atay ve Mahmut. Hele Mahmut’la 35 yıldır arkadaşız. Küçükken birbirimize bir söz vermiştik, büyüyünce kimin ihtiyacı olursa, o her şeyini bırakıp diğerinin yardımına koşacak diye. 6 yıl önce telefon ettim, Mahmut da doğma büyüme İngiltereli, orada yaşıyordu yani, adamın bir ailesi, bir hayatı vardı, dedim ki, "Ben burada ünlüyüm, para da kazanıyorum her şey iyi ama çok yalnızım. Benim yanıma gelir misin?" Sadece şöyle dedi: "Küçükken birbirimize verdiğimiz söz bu söz mü?" "Evet" dedim, Her şeyini bırakıp ertesi gün geldi, onu Atatürk Havalimanı’nda karşıladım, artık Türkiye’de yaşıyor.

Bunun güzel tarafları var, kötü tarafları var. Abim de Suudi Arabistan’daydı, yalvar yakar ona da inşaat mühedisliğini bıraktırdım, Türkiye’ye getirttim. Şimdi bütün işlerimi o kontrol ediyor, o da farkında tabii, kendi etrafıma bir koruma mekanizması ve kabuk çektiğimin. Geçen gün bana dedi ki, "Bu kabuğa dikkat et. Meyvelerde ve sebzelerde kabuk dışarı doğru değil, içeri doğru büyür. Ve çekirdeği küçük bırakır!" Bu kadar sıkı bir kabuk yapma etrafına, biraz hava al, yarın öbür gün, çekirdeğine dönüp baktığında onu küçük görebilirsin demeye getiriyor. Kim bilir belki de haklıdır.
Babam beni gökyüzünden izliyordur eminim

Biz neden sadece annenizi tanıyoruz?

- Kimi tanımak isterdiniz? Beş kişilik çekirdek aileyi hemen sayayım: Abim Korkut, ODTÜ İnşaat mezunu, zehir gibi bir adam. Tarih bilir, matematik bilir, tasavvuf bilir. Suudi Arabistan’da çalışırken allem ettim, kallem ettim, onu zorla buraya getirttim, birlikte çalışıyoruz. Eşi Aysun da OTDÜ İnşaat mezunudur, bir de çok tatlı bir yeğenim var Leyla. Ve tabii annem Nurten. Bu kadarız.

Siz ana kuzusu olarak biliniyorsunuz. Sahiden öyle misiniz?

- Değilim. Ama bu yakıştırmayı gururla taşırım. Çünkü anne kuzusu olmak benim için kötü bir şey değil. Hatta çok iyi bir şey. Ne var ki, 4-5 senedir annemle birlikte yaşamıyorum.

Babanızı neden tanımıyoruz?

- Hoppala, niye tanımanız gerekiyor ki? İlk çıktığım dönemlerde, annemle birlikte yaşadığımız için, anlattığım hikayelerde hep annem vardı. Babamdan neden bahsetmediğimi soruyorsanız, yeni rahmetli olmuştu. Acısını üzerimizde taşıyorduk. Onunla ilgili esprili anekdotlar anlatabilecek durumda değildim. Babamla ilgili fazla konuşmam. Programa çıkmadan dua ederim, ona da yollarım, o kadar. Zaten konuşulabilecek fazla bir şey yok. Ailemizin reisiydi ve düzgün bir adamdı. Nur içinde yatsın.

Nasıl rahmetli oldu?

- Babam polisti. Küçük bir çocuk için babasının polis olması müthiş bir şeydir. Eve geliyor ve silahını masanın üzerine koyuyor, her işin altından kalkacak gibi görünüyor. İsmet İnönü’nün koruma polisliğini yapmış. Babamla gurur duyardım. Ben 6-7 yaşındaydım, emekli oldu.

Sonra?

- Sonra... Tam da hayatın tadını çıkaracağı, emekliliğin keyfini süreceği bir zamanda, üstelik toplu ikramiyesini almışken felç geçirdi...

ÊKaç yaşındaydı?

- 49. Belden aşağısı tutmadı. 15-16 yıl o halde yaşadı. Arada iki üç kere beyin kanaması ve kalp krizi geçirdi. Sürekli hastalıkla meşgul olduk. O tarihten sonra da annem, bizim evin hem erkeği hem kadını oldu. Bu kadına nasıl saygı duyulmaz? Herkes annesini sever ama abimle benim, annemle özel bir bağımız var, çünkü babam için yaptıklarına birebir tanık olduk. Üstelik her şeyi üç kuruş para ile halletmeye çalışıyordu, bir polisin emekli maaşından ne olacak, büyük kadındır, babamı sırtında mı taşımadı, hastanelere mi götürmedi. Hastaneye götürmek, ufak bir ayrıntı gibi görünebilir ama paranız yoksa, inanılmaz meşakkatlidir.

Peki babanızın zihinsel fonksiyonları yerinde miydi?

- Tabii, tabii. Sadece hayatı evde geçiyor, bazen onu kahveye taşıyorduk. Şikayet etmiyor, kapris yapmıyor, "Neden bunlar benim başıma geldi?" demiyordu. Ama biraz sessizleşti ve alıngan oldu tabii. Dağ gibi bir adam, korkusuz, cesur bir adam, gücün simgesi, polis, daha ne olsun, küt diye elden ayaktan düşüyor, bir tarafına felç iniyor, koymaz mı insana?

Siz nasıl etkilendiniz bu durumdan? "Ben babasız büyüdüm" diyor musunuz mesela?

- O nasıl söz! Asla. Yatalak, matalaktı ama başımızdaydı. Çok iftihar ettiğim bir babam var. Dürüst bir adam, evimize borç harç hiçbir şey girmiyor. Gözümün önünden hiç gitmeyen şöyle bir kare var: Sokağın başından babam görünüyor. Elinde filesi, bembeyaz teni ve en yakışıklı haliyle eve doğru geliyor. Yatağa mahkûm olması bizden çok onu etkiledi. Evin erki, haranın hesabı ondayken anneme geçti. "Ben aileme yetemiyor muyum?" durumları oldu. Ama içindeki fırtınaları bize yansıtmadı.

Anneniz, herkese güç veren bir tür Pollyanna mı?

- Hayır, biz tamamen normal insanlardık. Evde devamlı pür neşe dolaşan insanlar yoktu ama sürekli ağlak gezen insanlar da yoktu. Anlatabiliyor muyum? Başımıza gelenleri kabul ettik, kendimizi aldatmadık. Ama "Kahpe kader!" de yapmadık.

Babanız, sizin Beyaz halinizi görebildi mi?

- O da başka bir sıkıntı. Onun vefatından iki sene sonra, benim elim iş tutmaya başladı. Yani göremedi. Daha da acı olanı, maddi olanaklarımız yetersiz olduğu için onun sağlık ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılayamadık. Yanarım yanarım ona yanarım. Ben mesela geçen hafta anjiyo yaptırdım, 35-50 yaş arası erkekler için en sıkıntılı dönem, ben de 37’yim ve babadan miras yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol var, Allah’a şükür bir şey çıkmadı. Ama o dönemde de böyle teknolojiler olsaydı ve tabii paramız olsaydı, babam için her şey farklı olabilirdi.

yurdanur_mehmet
31-12-06, 06:44
Yaşınız ilerleyince tedirginliğiniz mi artıyor ki, sağlık endişeleri duymaya başlıyorsunuz?

- Tabii. Hepimiz için geçerli bu. Yaşla birlikte farklı evrelere giriyoruz. Çocukları olanlar hep şöyle söyler, "Müthiş bir şeymiş baba olmak, şimdi kendime daha çok dikkat etmek istiyorum, çünkü çocuğumla daha fazla vakit geçirmek istiyorum." Benimki de o hesap. Yaşım ilerledikçe hayatın farkına varıyorum. Kim bilir belki de yaşlanıyorum. Bahçeli bir evde oturuyorum, menekşelerim var, onlara bakıyorum, "Ya" diyorum "Ne kadar güzel rengi var bu menekşelerin. Ama yazık bu menekşeler kendi renklerinden bihaberler." Ben onlara göre, kendimin daha çok farkındayım, duş alırken, bedenime değen suyu hissedebiliyorum. Artık yaşadığım her anın değerli olduğuna inanıyorum. Eskisine göre daha güzel rakı içiyorum, daha güzel fasıl yapıyorum. Sanat müziğini daha çok sever oldum, daha çok eve kapanır oldum. Geçmişimle daha fazla yüzleşir oldum, "Keşke öyle yapmasaymışım"ı daha çok söyleyebilir oldum. İnsanlarla ilişkimde daha ılımanım, daha çok alttan alıyorum, sinir katsayım azaldı. Daha uzlaşmacı oldum. Babamı daha çok düşünür oldum. Bir kare daha geldi aklıma babamla ilgili...

Nedir?

- Yan yana yürürken babamın ayakkabılarından çıkan sese çok özenirdim. "Aman Allah’ım nasıl müthiş bir adam, bu sesi nasıl çıkarıyor!" derdim. Kösele ayakkabı giydiği ve benden daha ağır olduğu için taşlar ve kumlar o yürüdükçe ezilir ve çıtır çıtır ses çıkarırdı. Ben de bir an evvel büyümek ve öyle kösele ayakkabılar giymek ve o türden sesler çıkarmak istedim.

Ne güzel anlattınız...

- En büyük keyiflerimizden biri de, pazar sabahları maaile salonda kahvaltı yapmaktı. Babamla annem sobayı yakardı, TRT 1’i açardık, pencereden puslu Ankara’yı görürdük, burnumuza babamın sobanın üzerinde kızarttığı ekmeklerin kokusu gelirdi. Huzurlu günlerdi. Babam, ilkokul mezunuydu ama kendini yetiştirmiş bir adamdı. Sartre’la, Neruda’yla, Ataol Behramoğlu’yla, Nazım’la babam sayesinde tanıştım. Çok okuyan bir adamdı.

Babanızın başarılarınızı görmesini ister miydiniz?

- Zaten gördüğünü düşünüyorum. Ailesinden birilerini kaybeden herkes bu inanca sahiptir. Babam da beni gökyüzünden izliyordur, eminim. Bence, babam da aynı hisler içindeydi. Çünkü dedemin mezarına gömülmek istedi, yan yana olsunlar diye...

Babanıza anneniz bakmış, yük hep onun omuzlarındaymış. Bunu görmek sizi nasıl yönlendirdi? Bir an evvel yırtmak, hayata katılmak, anneye, aileye bakmak... Şeklinde mi?

- Aksi mümkün mü? Annem ve babam bizi yetiştirdi, düzgün bir eğitim verdi, parasız pulsuz bizi okuttular. Hiçbir şeyden eksik kalmamamıza özen gösterdiler. Para yok diye tatile gidemiyordum lisede ben, annem komşudan borç aldı gönderdi, resmen yoktan var ederdi, unutur muyum ben bütün bu fedakarlıklarını. Tabii ki bir an evvel hayata atılıp para kazanıp, onları rahat ettirmek istedim. Krallar gibi yaşatmak istedim. Ama ne yalan söyleyeyim, hayalim memur olmaktı. Showbiz filan aklımda yoktu. Belli bir maaşım olsun, 9-6 çalışayım, sigortam olsun. Ama hayatta bazı şeyler senin elinde olmuyor...

Allah Allah yoksa memur olmadığınıza pişman mısınız...

- Yok hayır. Kader faktörünü anlatmaya çalışıyordum. Üniversitenin birinci basamağını kazandım, ikinciyi kazanamadım. Abimin de benim de resmimiz iyidir, "Bari Güzel Sanatlar’ın sınavına gireyim" dedim, Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni kazandım. Eskişehir’de seramik ve heykel okudum. Okurken özel radyolar ve televizyonlar açıldı. Ev arkadaşım da radyocuydu. Sonra gitti kendi radyosunu kurdu. Bütün bunlar olmayabilirdi. Ama oldu. Ben de onun yanında çalışmaya başladım. Kader değilse ne bu?

BEYAZ SHOW’UN İLK 5 DAKİKASI BENİM İÇİN ISTIRAP

En utandığınız, en sıkıldığınız an?

- Beyaz Show’un ilk beş dakikası. 10 yıl oldu, değişen bir şey yok, hálá oraya çıktığımda çok utanıyorum, çok sıkılıyorum. "Bu sefer olmayacak!" diyorum, "Beceremeyeceğim." Neden bu kalabalık burada? Neden ben o seyircilerden bir tanesi değilim? Bak, bana "Beceremeyeceksin!" der gibi bakıyorlar. Diyorum, diyorum. Ama 5 dakika sonra, her şey birdenbire değişiyor, rahatlıyorum ve kendi kendime "İyisin ya, hatta oldukça iyisin!" filan demeye başlıyorum.

Bu kadar seneden sonra hálá hissediliyor demek ki!

- Hissetmez olur muyum? Beyaz Show cuma’ları yayınlanıyor, cuma sabahları müthiş gergin oluyorum. Kimseyle konuşmak istemiyorum. Show’un başlamasına yarım saat kala, boş stüdyolardan birine girip, tek başıma oturuyorum. Hiçbir şey düşünmemeye çalışıyorum. Öyle yani. 10 yıldır bu işi yapıyorum, alıştım artık yok.

cerenimo_
31-12-06, 09:06
Herkesin Mübarek Kurban Bayramı Kutlu OLsun.. Umarım Herkes İstediği Gibi Bir Yıl Geçirir..

FBuse
02-01-07, 13:48
DEMET AKALIN 2006’NIN SON GÜLÜNÜ BEYAZ’DAN ALDI!.. BEYAZ, İKİ HAFTA ÖNCE “KIRMIZI GÜL” GÖNDERDİĞİ DEMET AKALIN’DAN NASIL ÖZÜR DİLEDİ?

31/12/2006 23:06

Demet Akalın 2006’nın son gülünü yine Beyaz’dan aldı!.. Geçtiğimiz hafta Demet’in sahne aldığı mekana gecenin dördünde gidip gül gönderen Beyaz 2007’ye merhaba programında Demet’e bu kez beyaz güller verdi!..

Beyaz, “Mekanına geldiğimiz kırmızı gül verdik yanlış anlaşıldı, magazin programlarına malzeme olduk, üstüne üstlük üç tane güle 350 YTL para verdik” dedi!..

Kaynak: Ucankus.com

FBuse
02-01-07, 13:50
BEYAZ YENİ YILIN ŞEREFİNE “SARI BONUS SAÇLI KOKOŞ” KOSTÜMÜNE BÜRÜNDÜ!..

31/12/2006 22:11

http://img149.imageshack.us/img149/3857/beyazpertevcr7.jpg (http://imageshack.us)

Beyaz, yılbaşı özel programında kılıktan kılığa girdi!.. Ama özellikle Beyaz’ın sarı bonus saçlı, kokoş şarkıcı Pertev tiplemesi dikkat çekiciydi!..

Kaynak: Ucankus.com

Güneş-07
02-01-07, 13:51
çok iyi bir şovmen ben çok beğeniyorum beyazı...

cosmic_c
03-01-07, 00:05
çok iyi bir şovmen ben çok beğeniyorum beyazı...


bencede ya hem komik hem iyi bir şovmen hemde çok yakışıklı ve sempatik....:img-yes:

gümüşşş
03-01-07, 13:42
ne güzel röportaj ya...adam özünden kopmamış bunun en iyi kanıtıda sorulara verdiği içten cvplar...çok süper cvplar vermiş cnm benim ya...süpersin sen süpeeeeeeer...

lombardo
04-01-07, 21:49
http://img74.imageshack.us/img74/8775/010421091040om4.jpg (http://imageshack.us)

justinecatblue
05-01-07, 20:28
BEYAZ ÖLÜMDEN DÖNDÜ

""""Beyazıt Öztürk, önceki akşam kendi kullandığı cipiyle Sarıyer Çayırbaşı mevkiinde bir İETT otobüsüyle kafa kafaya çarpıştı. Kazadan yara almadan kurtulan ünlü şovmen, trafik polislerinin işlemlerinin ardından olay yerinden ayrıldı.
Kazada Öztürk'ün jeepi büyük hasar gördü. Jeep çekiciler tarafından kaza yerinden hızla kaldırılarak servise götürüldü. Öztürk, geçtiğimiz günlerde anjiyo olduğu haberinin ortaya çıkmasıyla da hayranlarını üzmüştü.""""""

gümüşşş
05-01-07, 21:04
Ucuz Atlatmiş...çok Geçmiş Olsun ....

candy girl
05-01-07, 21:49
aaa bn duymadm hberi ya :Sharbi ucuz atlatmş

Yurt-Lady
05-01-07, 22:12
evet bende duydum haberi...gercekten ucuz atlatmis..gecmis olsun:img-yes:

cosmic_c
05-01-07, 22:23
evet ya bende duydum gerçekten de ucuz atlatmış...geçmiş olsun valla.....

merve_erencik
07-01-07, 10:32
AY ALLAH BİZE BAĞIŞLADI GEÇMİŞ OLSUN ONA BİŞEY OLSAYDI BEN YAŞAYAMAZDIM:sad53:

chaylack
07-01-07, 10:52
çok iyi bir şovmen ayrıca hazır cevaplığı hoşuma gidiyor beyaz showda canlandırdığı karakterler çok hoşuma gidiyor ayrıca kaza haberi duydum gerçekten ucuz atlatmış çok geçmiş olsun

gümüşşş
07-01-07, 11:14
arkadaşlar Beyazıt Öztürk’ün bu kazayla hiçbir alakası yokmuş!kazayı onun şöförü yapmış...o yapsın veya yapmasın ...her kim yapmış ise ucuz kurtuşmuş...

gümüşşş
07-01-07, 11:14
http://i11.tinypic.com/4hrpjxs.jpg

gümüşşş
07-01-07, 11:21
http://i11.tinypic.com/48wkrk2.png
http://i3.tinypic.com/3y2cv36.png
http://i18.tinypic.com/2hcktjq.jpg

gümüşşş
07-01-07, 11:29
http://i13.tinypic.com/2zz57nn.jpg
http://i16.tinypic.com/34dml2u.jpg

istanbool
07-01-07, 13:24
selam arkadaslar bende beyazi cok seviyorummm
süper showmenlik yapiyorr...cuma aksamlarinin nesesi o
keske zaga 4,5 saat sürüyorrr beyaz showda öle sürse daha güzel olur diye düsünüyorum.

lombardo
09-01-07, 08:48
http://img145.imageshack.us/img145/2010/iix5.jpg (http://imageshack.us)

_ilay_
09-01-07, 12:59
canım benim yaa ben çok hayranım beyazaa...dün izmirde gördüm ışıklarda jipiyle önümüzden geçti görünce daha da çok hayran kaldım gerçekten çok komik bi şovmen çok başarılı kazıya ucuz atlatmış:)

lombardo
09-01-07, 14:07
http://img400.imageshack.us/img400/9929/fdqr8.png (http://imageshack.us)

gümüşşş
11-01-07, 19:37
http://i13.tinypic.com/351g7y9.jpg

KelebeQ
13-01-07, 22:48
http://img402.imageshack.us/img402/7569/beyazbymuratkivrak1a529bh9.jpg

esma_ela
14-01-07, 00:06
ben beyazla tanisma sansini elde edenlerden biriyim...bundan bir kac sene once, kibrista girne de karsilastim beyazla. girneyi bileniniz varmi bilmiyorum orada Harbour yani Liman da restoranlar var onlardan birinde oturuyordu. ve gercekten cok sicak, cok icten ve de cok yakisikliydi..ekranda gorundugunden cok daha zayif ve seker..cok sempatik. tam resmen bu herif koca olunacak cinsten dedirten bi varlik..bi 15dakika muhabbet ettik..

etikfan74
18-01-07, 21:30
Sayin Beyazit beyin, cok farkli bir elektirigi var... belki Cem Yilmaz, Yilmaz Erdogan, Okan Bayülgen gibi degerlerin oldugu dönemde... Ondaki elektirik vede izleyiciyle kurdugu diyalog, digerlerine nazaran bana daha cok hümanist geliyor... Cok hos bir cizgisi olan bir programci... basarilarinin devamini diliyorum...

candy girl
18-01-07, 21:33
ResimLer Çok gzL teşekkrLer herkeseee:img-wink:

esma_ela
19-01-07, 09:14
zaten herseyden once bir programi 10yil boyunca basariyla surdurmesi basli basina bir olay bana gore..bugun gunumuzde hangi yapim 10yildir dewam ediyor artik beyaz show bir ekol oldu. bu yonden de beyaz dier showmanlere gore cok daha farkli.ayrica hacivat karagoz filmindeki karakteriyle de sadri alisik sinema odullerinde en iyi erkek oyuncu odulunu de alarak oyunculuktaki basarisini da kanitladi..

lombardo
19-01-07, 22:09
http://img406.imageshack.us/img406/8795/bxh1.png (http://imageshack.us)

lombardo
19-01-07, 22:14
http://img66.imageshack.us/img66/5900/gff6.png (http://imageshack.us)

lombardo
21-01-07, 16:59
http://img253.imageshack.us/img253/3806/bey4kk.png (http://imageshack.us)

FBuse
04-02-07, 14:52
BEYAZ DA ŞEHRAZAT’A LAF ATTI!.. BEYAZ’IN 150 BİN DOLAR ESPRİSİ BİR TIK ÖTEDE!..

3/2/2007 03:10

150 bin dolar ve Şehrazat’a laf atmayan şovmen kalmadı!..

Beyaz da isim vermeden diline Şehrazat’ı doladı!..

Seray Sever’e “45 bin dolara Las Vegas’ta tavşan kızlık yapar mısın?” sorusunu soran Beyaz daha sonra teklifi 150 bin dolara çıkardı ve “150 bin dolar veririm, üstelik de çocuğunu da tedavi ettiririm” esprisini yaptı!..

Kaynak: ucankus.com

hulyafan_88
17-02-07, 01:13
Beyaz'ın İngilizce hevesi kaçtı!
Beyaz, programında görev alan manken Julia Lescova ile evinde İngilizce dil pratiği de yapmak istedi. Ama Rus güzelin nişanlısının hışmına uğradı! hevesi hevesi.

İki haftada kovdu!
Beyaz, baltayı taşa vurdu! Ünlü şovmen sekiz hafta programında yer alacağını açıkladığı Rus güzel Julia Lescova'yı ikinci haftada işten attı. Kumsal dergisinin haberine göre Julia'nın programdan gidiş nedeni Beyaz'ın İngilizce merakı!

Ben onun nişanlısıyım
menajeri Çağdaş Karasu'ya "Hocam, ben bu kızla evde İngilizce pratiği yapmak istiyorum. Sorun var mı?" demiş. Karasu'nun cevabı "O benim nişanlım" olmuş. Mesajı alan Beyaz da Julia'yla yollarını ayırmış.

__FİLİZ__
17-02-07, 18:53
çok şker valla konuklarıda iyi oluyor ama bazen saçmaladığıda oluyor..haberler için teşekkürler..

FBuse
20-02-07, 14:07
GENÇ KIZLAR DİKKAT!... 37 YAŞINDAKİ YAKIŞIKLI ŞOVMEN BEYAZ, EVLENECEĞİ BAYANI TARİF ETTİ VE KAÇ YAŞINDA OLMASI GEREKTİĞİNİ DE İTİRAF ETTİ!...

19/2/2007 14:29

37’lik Beyaz, bekarlığa veda etmeye mi hazırlanıyor?

Kendisini yıllanmış şaraba benzeten ve yaşlandıkça daha çok yakışıklı olduğunu belirten ünlü şovmen, “Evleneceğim kız 23, 24 veya 25 yaşında olması lazım. Ve tabiki güzel olması şart. Benden büyük biriyle nikah masasına oturmam” dedi.

Kaynak: ucankus.com

Freddie
27-02-07, 16:09
beyazın daha önce aşkını itiraf ettiği ayşegül aldinç'in ben kimselere yar olmam videosundan
http://img156.imageshack.us/img156/6281/bscap022lp3.jpghttp://img156.imageshack.us/img156/4167/bscap008mg1.jpg
http://img410.imageshack.us/img410/3896/bscap023oh0.jpg (http://imageshack.us)

merve_erencik
07-03-07, 21:55
BEYAZ YENİ BİR KANALLA MI ANLAŞIYOR? BÜLENT ERSOY’UN HUKUKLA BAŞI BELAYA MI GİRİYOR? İŞTE BU SORULARIN CEVAPLARI...
--------------------------------------------------------------------------------


Astrolog İslam Akar yeni yazısında Beyazıt Öztürk, Bülent Ersoy, Aydan Şener ve Helin Avşar’ı nelerin beklediğini yazdı.

Beyazıt Öztürk
İş konusunda yeni bir anlaşma yapması olasıdır. Sürprizler olabilir. Genelde moralinin yerinde olacağı ve neşeli tavırlar sergileyeceği bu dönemde aşk düşünceleri bir hayli öne çıkabilir. Bu yönde ilginç tanışmalar gerçekleşebilir. Ruhsal depresyon yaşama olasılığı doğabilir.



Bülent Ersoy
Bülent Hanım, iletişim konusunda aksaklıklar, kanuni zorluklar yaşayabilir. Diğer yandan; hayallerini genişletme ve hayallerini gerçekleştirmek adına çalışmalar yapabilir. Etik ve sosyal fikirlere daha fazla açık olabilir.

Aydan Şener
Mart ayı Aydan Hanım için hastalıklara karşı zayıf bir dönemdir. Gerçeklik ve ciddiyet bu dönemde genel ilişkilerinizde hâkim olacağı gibi duygusal anlamda da hâkim olacaktır. Bu dönemde duygusal anlamda karar almak için düşünceler içine girebilir. Genel ruh halinde bir keyifsizlik gözlenebilir.

Helin Avşar
Karışık ruhsal durumlar yaşayabilir. Bilinçsizce alışveriş yapabilir. Mesleki yönden zarar görebilme tehlikesi vardır. Ve gergin tartışmaların içinde yer alabilir. Sıkıntılar uzun bir seyahate çıkmasına neden olabilir.

Mart ayında doğan bu dört ünlü isimle ilgili yorumları, ünlü Astrolog İslam Akar’ın köşesinde bulabilirsiniz

merve_erencik
07-03-07, 22:06
VERGİ REKLAMLARINDA GAFFUR’UN OYNATILACAĞI HABERLERİNE SİNİRLENEN MEHMET ALİ ERBİL, BU REKLAMLARDA GAFFUR’UN DEĞİL DE BEYAZIT ÖZTÜRK’ÜN OYNADIĞINI DUYUNCA NE TEPKİ VERECEK!..
--------------------------------------------------------------------------------


Çok tartışılan vergi reklamlarında kimin oynayacağı konusu nihayete erdi.

Reklamlarda Beyaz oynadı!.. Şu sıra sinemalarda gösterime giren reklamlarda yurt dışına çıkmak isteyen mükelleflerin yurt dışı çıkış yasağını sorgulamaları, vatandaşların öneri ve şikayetlerini iletmeleri için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının `ivdb.gov.tr` internet sitesinden yararlanabilecekleri ifade ediliyor. Reklam filminin “Vergiye tık diye, ivdb.gov.tr” sloganını şarkıcı Nil Karaibrahimgil seslendiriyor.

Vergi reklamında Gaffur’un oynatılacağı yönündeki haberlere ateş püsküren Mali, bu habere ne diyecek bakalım...

lombardo
14-03-07, 17:51
http://img265.imageshack.us/img265/1583/untitledfs1.png (http://imageshack.us)

http://img329.imageshack.us/img329/7760/untitleduwq9.png (http://imageshack.us)

lombardo
14-03-07, 17:54
http://img162.imageshack.us/img162/2514/38391334co7.png (http://imageshack.us)

http://img329.imageshack.us/img329/3248/zzmm4.png (http://imageshack.us)

lombardo
15-03-07, 12:46
http://img179.imageshack.us/img179/6272/beyazrj8.jpg (http://imageshack.us)

Heather
25-04-07, 18:14
Bugün Beyaz Çukurova ünisine söyleyişiye geldi. Söylememe gerek var mı her yer tıklım tıklımdı. Tabi içeri giremedik. Dışarısı çok kalabalıktı. Bunun üzerine Beyaz pencereye çıkıp; salon dolu, keşke sizle de sohbet edebilseydik falan diyip bir dolu şirinlik yapıp bizi güldürdü. İlk kez ünimize geldiğini, bir daha geleceğini, ilgiden dolayı çok mutlu olduğunu falan söyledi. Çok şirin bir adam ya, çok seviyorum onu.:img-in_lo

FBuse
13-05-07, 22:51
FENERBAHÇELİ BEYAZ, FENERBAHÇE’NİN ŞAMPİYONLUĞUNU NEREDE VE KİMİNLE, KUTLADI... İŞTE ÜNLÜ ŞOVMENİN AÇIKLAMALARI...

13/5/2007 23:28

Beyaz, Anneler Günü’nü bugün annesi Mükafat Öztürk ile birlikte yemek yerken kutlarken Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu ilan etmesi üzerine çifte sevinç yaşadı...

Fenerbahçeli Beyaz, şampiyonluğa çok sevindiğini belirtirken “Zor oldu ama güzel oldu. Seneye de hiç şampiyon olmamışız gibi hazırlanmamız lazım.”dedi.

ucankus

kübranejat
14-05-07, 15:26
Beyazz ! Adamım benimm yaa ! Çok çok çoo..ok seviyorum onu... Nasıl desem çok samimi, çok tatlı, çok şekerr...

Beyaz ın başlığı olduğunu unutmuştum. Önceden yazmışım meğer... Bugün gördüm ama çok durgunmuş yaw :(

kübranejat
14-05-07, 15:49
http://img173.imageshack.us/img173/9308/233925is4.jpg

merve_erencik
15-05-07, 13:58
Annemi istemeyen kızı ben de istemem




Annesine olan düşkünlüğü ile bilinen Beyazıt Öztürk "Annesini istemeyen biriyle birlikte oymayacağını söyledi."






Fanta'nın gizli kamera ile farklı ortamlarda yüzde 100 doğaçlama ile çekilen reklam filminde rol alan şovmen Beyazıt Öztürk önceki gün, Beylikdüzü Migros’ta hayranlarıyla imza gününde bir araya geldi. Anneci erkeklerin kadınlarla pek anlaşamadığının hatırlatılması üzerine Beyaz, "Beni hiç ilgilendiren durum değil. Eğer bir genç kız benden hoşlanıyor ve ben annemle yaşıyorum diye benden uzak duruyorsa hemen hoşçakal derim" dedi.

merve_erencik
22-05-07, 17:17
BASIN MENSUPLARININ, “KIRMIZI HALIDAN STARLAR YÜRÜRMÜŞ.” SORUSUNA BEYAZIT ÖZTÜRK’TEN HEM KOMİK HEMDE ANLAMLI CEVAP!!!
--------------------------------------------------------------------------------


Geçtiğimiz gece kırmız halı üzerinden geçerek katıldığı ödül töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Beyazıt Öztürk, “Kırmızı halıdan genellikle starlar yürürmüş” sorusuna “Bu halı aynı halı mı? Starların yürüdüğü halı mı?” diyerek kendi üslubuyla cevap verdi.

Öztürk, “Star olup olmadığım konusunda bu benim söyleyebileceğim bir şey değil. Yani bir halının üzerine çıkmakla star olunmuyor. Halıyı hak etmekle olunuyor.” dedi.

Beyazıt Öztürk dışarıda sık sık görünmemesiyle ilgili olarak, dışarı çıkmaya pek alışık olmadığını belirterek aslında çıkmanın da gerekli olduğunu, gizlenmekten de bıktığını sözlerine ekledi.

tanrıverdi
22-05-07, 17:56
ayy çok tatlı yaaa..işini hep en ii şeklde yapmaya çalışan ve bunu gerçektende çokii başaran biri...programını zaten hiç kaçımam yani asla...ama artık yeni bi, filmdede görelim yanii...işşalhh yakında bi projesi olur

Gül Tuna
31-05-07, 22:03
Programini Severek Izliyorum Show Manligiine Kimse Söz Söyleyemez Sanirim Ama Oyunculuga Biraz Daha Agirlik Vermeli Bence

kübranejat
01-06-07, 12:01
Asıl yaptığı iş şovmenlik. Oyunculuğa ağırlık vermesi kendine kalmış birşey. Tabii güzel olur ama ben böyle kalmasını da istiyorum. Oynarsa sinema filminde oynasın derim...

Gül Tuna
01-06-07, 12:08
evet haklisin kendi bilecegi is ama bende kendisini sinema filmlerinde daha cok görmek isterim yani showman olarak kendini ispat etti simdi sira oyunculuga geldi bence ama tabiki onun bilecegi is :img-grin2

k.u.b.r.a
04-06-07, 17:08
arkadaşalr beyazın yarın imza günü var eskişehirde bende eskişehirde olduğum için gideceğim eğer sölemek istediğiniz çok önemli şeyler varsa öm atınn ben beyaza iletirim

FBuse
05-07-07, 20:59
Candan Erçetin, Mirkelam ve Beyaz hayranlarıyla buluştu

Pop müziğin ünlü isimleri Candan Erçetin ve Mirkelam ile şovmen Beyazıt Öztürk, Ankaralı hayranlarıyla buluştu.

Bu yıl altıncısı düzenlenen ''Fanta Gençlik Festivali'' kapsamında, Armada Alışveriş Merkezi Açık Otoparkında verilen konserde sahne alan Candan Erçetin, Mirkelam ve Beyazıt Öztürk Ankaralılara keyifli bir gece yaşattı.

17 ili kapsayan konser serisinin üçüncü durağı olan Ankara'da sahneye ilk olarak Beyazıt Öztürk çıktı. Yaptığı esprilerle izleyicilere hoş vakitler geçirten Öztürk'ün gösterisi, uzun süre alkışlandı.

Beyazıt Öztürk'ün ardından şarkıcı Mirkelam sahne aldı. Konsere ''Her Gece'' isimli şarkısıyla başlayan Mirkelam, sevilen şarkılarını Ankaralılarla birlikte seslendirdi.

Mirkelam'ın ardından sahneye çıkan Candan Erçetin ise ''Unut Sevme'' şarkısıyla başladığı konserinde farklı müzik türlerinde söylediği şarkılarla Ankaralılara keyifli bir gece yaşattı.

Konserin son bölümünde ise Candan Erçetin, Mirkelam ve Beyazıt Öztürk birlikte sahne aldı. Türk Halk Müziği eserlerini seslendiren üçlünün gösterisi izleyenlerin beğenisini kazandı.

Konser sırasında izleyicilerden bir grupla gazeteciler arasında kısa süreli arbede yaşandı.

GençTürk Haber
05 Temmuz 2007 11:10

FBuse
17-07-07, 23:28
http://img253.imageshack.us/img253/9945/beyazec4.jpg (http://imageshack.us)

_merveee_
28-07-07, 11:38
dün bursada fanta gençlik festivali vardı...
e tabi beyazda bursadaydı...onu ilk defa canlı gördüm...:happy0064
yaa onu anlatmaya kelimeler yetmez kalabalığı galyana getirmekte çok usta:img-hyste o kadar komikti ki gülmekten artık yanaklarım ağrıyor...harika bir geceydi....

beyaz...candan erçetin ve mirkelam gecenin sonuna doğru üçü sahneye çıktılar fevkalade bir 3lü performas izledik ölesiye çoştuk yani...finalde ise candan erçetin ve mirkelam gitti beyaz o muşteşem dansını yaptı...sahneyi öyle terketti...harikaydı...

yakından dahada bir tatlı hatta, yakışıklı ,karizmatik ,sempatik...
analar neler doğuruyorlarr behhhh:img-blush

_tu_na_
29-07-07, 22:26
off ben bu başlığı nasıl es geçmişim ya..
beyaz şu tanıdığım ünlüler aleminin en kral adamıdır:img-polic ,.(nasıl bi cümleyse,krolaştık iyice,,ehemmm,,neyse)
bence yıllara meydan okuyan nadir insanlardan biri ve ben onu çoook seviyorum:):)

!! Elyf !!
17-08-07, 16:31
http://www.warst.com/images/uploads/2007-08-17/766b794.jpg (http://www.warst.com/v.php?i=766b794.jpg)

ozlem05
17-08-07, 19:38
http://img408.imageshack.us/img408/5479/125rn7.jpg

ekim87
17-08-07, 21:37
Bayazın başlığını yeni görüyorum arkadaşlarr :icon_whis canım benim yaa özledik onu kış gelsede beyazshow başlasa ne iyi olur :happy0064:happy0064

*özgürkız*
18-08-07, 11:11
kötü oldular ama ekliyeyim dedim yinede
http://img525.imageshack.us/img525/6614/balksz6jd8.jpg
http://img156.imageshack.us/img156/7754/balksz6kopyalafh7.jpg
http://img525.imageshack.us/img525/2797/balksz6kopyalakopyalapn9.jpg

http://img462.imageshack.us/img462/6500/balksz12lo1.jpg...http://img462.imageshack.us/img462/2233/balksz12kopyalaic3.jpg...http://img149.imageshack.us/img149/9627/balksz12kopyalaxaw0.jpg

cadii_sheker
18-08-07, 13:28
bende başlığı ilk defa görüyorum beyaz showu ve beyazı çok özledim çok gülüdüryo insanı espri makinası adeta:img-yes:
çalışmalar için teşk dün izledim filmi çok güzeldi çok anlamamış olsamda:img-yes::)

asLı_00
12-10-07, 23:53
arkadaşlar tanıtım reklamlarında bide reklam bittikten sonra bi kız çıkıyo hani beyaz show u filan tanıtıyo onun adını bilen varmı varsa söylebilir mi çok sevinirim..:img-wink:

ece_ikiaile
26-10-07, 17:29
Sezen’le Beyaz’dan sürpriz film projesi

Sezen Aksu ve şovmen Beyaz önceki gece Arnavutköy’deki Eftelya Balık Restoranı’nda yemek yedi

İkilinin birlikte rol alacakları bir sinema filmi için biraraya geldikleri öğrenildi. 2008 yılında çekilmesi planlanan film için görüştükleri söylenen Aksu ve Beyaz sorulara yanıt vermedi.

Kaynak:Vatan
alıntı...
Doğrudur inşallah:happy0064:happy0064

ece_ikiaile
26-10-07, 17:40
Beyaz olmasa yıkılacaktı

ŞARKICI Sezen Aksu ve komedyen Beyazıt Öztürk Arnavutköy’deki Eftelya Balık Restaurant’da akşam yemeği yedi. Mekan çıkışı hayli bitkin olduğu gözlenen Minik Serçe, elinden mendilini düşürmedi. Sık sık öksürüren Sezen Aksu, “Çok hastayım, grip oldum çocuklar” diyerek gazetecilerle dertleşti. Mekan çıkışı tam bir koruma görevi üstlenen ünlü şovmen Beyaz, Aksu’nun yanından bir an olsun ayrılmadı. Kolundan tutarak Aksu’ya destek olan Beyaz ise kendisine sorulan soruları yanıtsız bıraktı.

alıntı...

çiçekci-kiz
03-11-07, 14:16
bu hafta Beyaz show yine mükemmeldi.
en eğlenceli bölümü helyum gazlı sahnelerdi:good:
sonuna kadar iizledim hiç sıkılmadanbye

!! Elyf !!
04-11-07, 06:07
facebook'taki en ünlü arkadaşlıklar

İlker GEZİCİ

facebook.com arkadaş sitesi çılgınlığı ünlülere de bulaştı. Ünlülerin adıyla arkadaşlık kuran sahtekârların yanı sıra gerçekten ünlü isimler de bu sitede arkadaşlarıyla buluşuyor. İşte 'facebook'ta hangi ünlü hangi ünlüyle arkadaş' listesi:

Sitede herkes var
* Helin Avşar: Harun Acar, İsmail Acar, Cem Paksoy ve Yunanistan'da öpüşürken kameralara yakalandığı Yiorkis Papa... 414 arkadaşı var.
* Meltem Cumbul: Pınar Altuğ, Aslı Aybar, Halil Ali Bezmen.
* Ceyda Düvenci: Meltem Cumbul, Birol Güven, Erdil Yaşaroğlu.
* Hande Ataizi: Pınar Altuğ, Berke Hürcan, Serdar Önal.
* Sanem Çelik: Yasemin Dalkılıç, Reyhan Karaca, Emel Çölgeçen.
* Emre Altuğ: Sezen Aksu, Helin Avşar, Birol Güven, Tülin Şahin, Ali Sunal, Beyaz.
* Gülse Birsel: Hale Caneroğlu, Beyaz, Birol Güven
* Beyaz: Emre Altuğ, Ata Demirer, Ece Erken Öztarhan, Ebru Gündeş, Birol Güven, Burak Kut, Deniz Seki, Ahu Türkpençe.

Kaynak : Sabah // Günaydın

ece_ikiaile
05-11-07, 10:32
Yeniden askere giderim


Ünlü şovmen Beyazıt Öztürk, televizyondaki programının yeni yayın dönemini, ekip arkadaşları ve annesiyle birlikte kutladı. Çıkışta basın mensuplarıyla konuşan Öztürk, gazetecilerin asker kaçağı ünlüler ile ilgili sorularına, "Beni yeniden çağırsalar, giderim" diye yanıt verdi.

Kaynak:Takvim

!! Elyf !!
05-11-07, 17:15
Beyaz “Ya sev, ya terk et”

http://img337.imageshack.us/img337/5723/56918071vz2.jpg (http://imageshack.us)


Kanal D'de "Beyaz Show" isimli programı sunan ünlü şovmen Beyazıt Öztürk önceki gece, annesi ve ekip arkadaşlarıyla birlikte yeni yayın dönemini Etiler Nispet'te verdiği bir parti ile kutladı. Hayli neşeli olduğu gözlenen Beyaz, ünlü asker kaçakları ile ilgili olarak kendisine yöneltilen soruya “Çok hassas bir dönem yaşıyoruz. Ben geçmişte askerlik görevimi yerine getirdim. Ama bu gün çağırsalar hiç düşünmeden seve seve tekrar askere giderim. Belki silah kullanamam ama farklı şeylere faydalı olabilirim. Bu sizler için de geçerli. Belki orada şu anki görevinizi yapamazsınız ama ya kameraman olursunuz ya da fotoğrafçı ama kesin bir faydanız olur. Bu ülkenin belirli kanunları var ve onları kişilerin yerine getirilmesi gerekiyor. Getirmiyorsan çeker gidersin, bu kadar basit. Ya bu ülkenin kanunlarına göre yaşayacaksın ya da çekip gideceksin” diye konuştu.

Carlos için kampanya

Beyaz ayrıca Fenerbahçeli dünyaca ünlü Futbolcusu Roberto Carlos'u programına konuk etmek için, Sezen Aksu için yaptığı tarzda bir kampanya başlattığı belirtti ve “Carlos'u Beyaz Show'a çıkartmak için büyük bir kampanya başlattık. Onun için yeni bir site kurduk, hatta bazı ilk okullarda Carlos için şiir ve şarkı yarışmaları düzenledik. Fenerbahçe - PSV maçında Genç Fenerbahçeli taraftarla ile organize ettiğimiz bir de jest yapacağız. Buna Carlos değil, tüm taraftarlar bayılacak” dedi.

Bora Bağcıbaşı

!! Elyf !!
10-11-07, 04:17
http://img470.imageshack.us/img470/1697/26102007092920fc7.jpg (http://imageshack.us)

!! Elyf !!
10-11-07, 04:23
http://img247.imageshack.us/img247/995/b4mj7.jpg

Karizmaya bak bee.. :D

http://img185.imageshack.us/img185/5682/b5kg6.jpg

!! Elyf !!
10-11-07, 04:27
Guzel ikili olmuslar ne diim.. :D

http://img62.imageshack.us/img62/849/pic002bj1.jpg

http://img477.imageshack.us/img477/8773/pic003hh6.jpg

!! Elyf !!
10-11-07, 04:34
http://img477.imageshack.us/img477/5725/s433mz6.jpg


Hehehe..:D

http://img477.imageshack.us/img477/8251/20os7.jpg

esra_esr
10-11-07, 12:18
mrb ark.lar bitiorum bu adama yaa müthiş dün yne süperdi=))resmlerde süper ellerinize,emeğinize sağlık..

!! Elyf !!
05-12-07, 03:50
Vay bea Beyaz'ima bak sen .. :D

http://img390.imageshack.us/img390/1975/a2383e8bca012846b17ccc8nr2.jpg (http://imageshack.us)

dilosh
06-12-07, 12:52
Resimler için teşekkürler Elyf..
Dün gece Özcan'ın programına geldi:D ortamı iki dakkada neşelendirdi:D
Süper bi adam gerçekten :D

!! Elyf !!
13-12-07, 02:18
’Fırfır yapma’ diyen Livaneli’yi ortaya çıkardık


Röportaj: Sema DENKER Fotoğraflar: Sinan ÖZBALKAN

Zülfü Livaneli, geçtiğimiz hafta konuk olduğu "Beyaz Show"un, soğuk imajını yıkıp neşeli yanını ortaya çıkardığını söyledi.


Livaneli, "Beyaz, insanlarla arasına blokaj koyan, konuşmayan, resim çektirmeyen ucube biri olmadığımı gösterdi. Ona teşekkür ediyorum. Ben de herkes gibi şakacı, neşeli, esprili biriyim. Sanırım programda bu net olarak ortaya çıktı. Şimdiye kadar kimse kahkaha atacağım şeyler sormuyordu" dedi.

Zülfü Bey’in konuk olduğu "Beyaz Show" çok samimiydi. Ve bugüne kadarki en yüksek reytinginizi aldınız.

Beyazıt Öztürk: Evet, program AB grubunda 44 share’a ulaştı. Bu, genelde maçlarda olan bir sonuçtur. Türkiye’de Zülfü Livaneli, Neşet Ertaş, Orhan Gencebay ve Sezen Aksu gibi değerli isimler var. Zülfü Ağabey’e yadigár bir program kalsın istedim. Sürprizlerle dolu bir program hazırladık. Biz çok çalıştık ama programın enerjisi ve samimiyeti seyirciyi ekrana kilitledi.

n Zülfü Bey’in size çok güvenmiş olması da bir etken tabii.

- B.Ö: Bu çok doğru. Zülfü Ağabey güvenmeseydi, programdan gözyaşları içinde ayrılmazdı. Güvenmeseydi langırt oynamazdı ve bu kadar gülüp, eğlenmezdi. Yani sıkardı kendini, kasardı. "Acaba bunun altından bir şey mi çıkacak?", "Beni malzeme mi edecek?", "Bu telefon bağlantısı sahte mi?" gibi aklından bir sürü soru geçerdi. Ancak programdaki ortam her şeyi ile samimi ve doğal olduğu için bu rahatlık hissi herkese geçti.

- Zülfü Livaneli: Sizin de söylediğiniz gibi kendimi Beyaz’a güvenle teslim ettim. Üç saat canlı yayın... Her an, her şey olabilir. Ama "Beyaz idare ettiğine göre iyidir" diye düşündüm. Yalnız iyi niyet açısından değil, büyük bir beceri de lazım. Öyle büyük bir tecrübeyle programı götürüyor ki, her şey dozunda gelişiyor.

KAHKAHA ATACAĞIM BİR ŞEY SORULMUYOR

n Beyazıt bu programla bir şeyi daha başardı; sizin gündelik hayattaki halinizi seyirciye gösterdi. Gerçekten de biz sizi böyle bilmezdik.

- B.Ö: Program sonunda Zülfü Ağabey’i Yaşar Kemal arayıp, beğenisini iletmiş. Pazar sabahı yayınlanan tekrar bölümünden sonra da Sezen Aksu aramış ve "Sabah televizyonu açtım, seni gördüm. Bu kadar mı samimi olur bir yüz ifadesi. Niye beni sabah sabah ağlatıyorsunuz?" diye sormuş.

- Z.L: Beyaz, insanlarla arasına blokaj koyan, konuşmayan, resim çektirmeyen ucube bir insan olmadığımı gösterdi. Ona teşekkür ediyorum. Ben de herkes gibi şakacı, neşeli, esprili birisiyim. Sanırım bu, programda net olarak ortaya çıktı. Ayrıca programın bir büyüsü de vardı. Aradan bir hafta geçmesine rağmen hálá o büyünün içerisinde olanlar var. Gençler ve yaşlılar hálá e-mail atıyor.

n Vallahi çok güzel kahkaha attığınızı gördük... Daha ne olsun?

- B.Ö: Bu kadar senenin ardından kahkahanız ilk kez duyulmuş.

- Z.L: Beyaz’cığım, kimse kahkaha atacağım bir şey sormuyordu ki! (Gülüşmeler)

- B.Ö: Bu programda çok entelektüel bir sohbetin yapılmayacağı zaten belliydi. Ama gülerken de bir şeyler konuşalım istedik. Zülfü Ağabey’in yapısından bir şeyleri dışarı çıkarmak da çok hassas bir denge. Çıkaralım derken yakıp, yıkabilirsin de. 40 senelik sanat hayatı var, Türkiye’ye mál olmuş şarkıları var, politik görüşü var. Orada yapacağımız samimiyetten uzak en küçük bir hareket, hem beni hem de Zülfü Ağabey’i yaralardı. Bu dengeyi çok iyi ayarlamaya çalıştık. Langırtı getirtirken bile o dengeyi düşündük.

- Nasıl yani?

B.Ö: Langırtın sahneye gelmesi uzun sürseydi, bu bekleme programı aşağıya düşürecekti. Onun gecikeceğini hissettim. Program aşağıya düştüğü bir zamanda Zülfü Ağabey’le langırt oynasaydım, o etki olmayacaktı, çok yapmacık olacaktı, "Zülfü Livaneli’ye yakıştı mı langırt oynamak" olacaktı. Reklam arasında langırtı oraya koyduğumuz için denge korundu. Bu ayardır. Onunla sohbet etmemiz, helyumda gülmemiz yayını aldı götürdü.

LÜTFEN BENİ BU KADAR KOLAY ANLAMAYIN

- Bu arada langırtta Kubat’a da yenildiniz Zülfü Bey...

Z.L: Ben langırtta iddialı olduğumu söyledim, bana öyle bir masa getirmişler ki lastiği yok. Ayakkabısı olmayan futbolcu gibi. Masa sürekli kayıyor. Bunun da şöyle bir faydası oldu, "Ne güzel Zülfü Ağabey’i bir de hırslı gördük" diyorlar.

B.Ö: Bir anda edebiyatçı, sanatçı kimliğinden sıyrılmış "fırfır yapma, fırfır yapma" diyen bir adam vardı. (Gülüşmeler) Tabii o bunu söylüyor ama ben de içimden "Allah’ım inşallah doğru bir şey yapıyoruzdur" diyorum. Ama çok nahifti. O nahifliği dediğim gibi seyirciye de geçti.

Z.L: Bu benim normal halim işte. Toplumda imajınızı kontrol edemiyorsunuz. Biri çıkıp "Zülfü Livaneli şudur" diyor. Sonra öyle bir insan olmadığınızı görünce de "Bu insan çok değişti" diyor. Hayat boyu söylediğim bir laf vardır; "Lütfen beni bu kadar kolay anlamayın" diye. Beni sürekli bir yerde tutuyorlar. Elbette politik mücadelem var, elbette üç darbe yaşadım, elbette ki sıkıyönetimden geçtim, bunları kitabımda da anlattım, hepsi kahkahalar ve gözyaşları ile ilerleyen hayatlar. İlla da dram değil ki! Acının yanında dostlarımla, sevdiklerimle gülerek, eğlenerek de geçti zaman. O yüzden de aşırı kasveti sevmiyorum, kişiliğim de o değil zaten.

B.Ö: Zaten Zülfü Ağabey’in, "Aman şunu yapmayalım, etmeyelim" gibi istekleri de hiç olmadı. Hatta "Ne gerekiyorsa benden de yardım alabilirsin" dedi. Sonuçta her şey doğal olunca programda çok acayip bir şey oluştu. Yüksek bir enerji oldu... Samimiyet anlamında, siyasi kimlik, siyasi kişilik, etnik köken, dil, dinsizliğin üzerinde bir şey oluştu.

n Programda kırılma noktası da Bursa’dan arayan seyirciyle oldu. Siz dáhil herkesi ağlattı o genç kız.

- B.Ö: Ben neden ağladım? Bizim yaş grubumuza, siyasi görüşü ne olursa olsun hem ailede hem de okul ortamında öğretmen sevgisi, Atatürk’ün ne kadar önemli olduğu, vatan ve bayrak sevgisi öğretildi. O genç kız "Babam bana Atatürk’ü, sizi ve Nazım Hikmet’i sevmeyi öğretti" derken aklıma 80’ler geldi. Babam ilkokul mezunuydu ama yüzlerce kitap okumuş bir adamdı. Bize çok şey öğretti. Ayrıca o yılların banyo kazanlarına bile artısı oldu. 80’de ihtilal olunca, birçok evde olduğu gibi bizim evde de çok kitap yakıldı. Nazım Hikmet’lerle ısınan suyla durulandık. O kız öyle deyince o günlere gittim. Bir de kızın sesindeki o titreme, o doğallık, o samimiyet, acayip bir şeydi.

- Z.L: Bunlar sürekli yaşadığım şeyler. Türkiye’de hakikaten bizden çok var.

- B.Ö: O kızın konuşmaları üzerine "Ne güzel bir kız yaşıyor" dedim, sarılmak istedim, size de olmadı mı?

- Z.L: Sonuç olarak Türk halkına kötü şarkılar dinletebilir, kötü programları seyrettirebilirsiniz ama benim şöyle bir iddiam var. Türk halkı iyi şeyleri de alır. Bu programda onu gösterdik.

n Bu program hem iyi hem de eğlenceli oldu. Eğlenceli oluşu da insanları yakaladı. Çünkü seyirci kasvetli, ağır politik, entelektüel boyutta bir program izlemek istemiyor, sıkılıyor.

- Z.L: Seyirci haklı, bıktı.

- B.Ö: Televizyonda halka yönelik bir şey yapmak istendiğinde çok avam ve yerlerde yapılıyor. Sürekli ağlayan kadınlar görüyoruz. Hep sümüklü bir muhabbet var ortada. Entelektüel boyutta bir şeyler yapıldığı zaman da fazla entelektüel boyutta yapılıyor. Bir konu konuşuluyor, anlaşılmıyor. Ama bu programları Erzincan’daki teyze de izliyor. Benim her zaman Erzincan’da bilmediğim bir teyzem vardır. Onu düşünerek program yaparım. O teyze benim yaptığım programı anlıyorsa, etkileniyorsa, o zaman programım başarılı olmuş demektir.

Sahte pasaportlarını da gösterecektim

Beyazıt Bey, program içerisinde Zülfü Bey’e bir sürpriziniz daha varmış. Ama onu gerçekleştirememişsiniz. Şu pasaport mevzusu... Nedir, anlatabilir misiniz?

- B.Ö: Ben Zülfü Ağabey’in yasaklı olduğu dönemde ismini değiştirip, sahte pasaportla yurtdışına kaçtığını öğrendim. Sonra da mavi, kırmızı, birleşmiş milletler pasaportu olmak üzere altıya yakın pasaportunun olduğunu öğrenince onları bir şekilde elde etmek istedim. Ama eksik olunca bunu yapamadım. Son dakikaya kadar eksikler tamamlanır diye bekledim ama olmadı. Olsaydı o pasaportları göstererek Zülfü Ağabey’i anlatacaktım.

Kaynak : Hürriyet Gazetesi / Kelebek

!! Elyf !!
13-12-07, 02:48
http://aycu12.webshots.com/image/37371/2001121200508690524_rs.jpg (http://allyoucanupload.webshots.com/v/2001121200508690524)

http://aycu27.webshots.com/image/35346/2001110478371339253_rs.jpg (http://allyoucanupload.webshots.com/v/2001110478371339253) http://aycu10.webshots.com/image/37729/2001180125978193956_rs.jpg (http://allyoucanupload.webshots.com/v/2001180125978193956) http://aycu24.webshots.com/image/37223/2001101312464637425_rs.jpg (http://allyoucanupload.webshots.com/v/2001101312464637425)

!! Elyf !!
14-12-07, 04:52
'Damat' gibi giyindiler
Damat Tween ADV'nin Nişantaşı mağazasının en üst katında açılan Gentleman's Club'ın tanıtımına dünyanın en ünlü erkek moda dergisi Uomo Collezioni'nin yayın yönetmeni Allesandro Ferrari'nin yanı sıra Beyaz, Cem Davran ve Yaşar gibi ünlüler de katıldı. Firmanın sahibi Süleyman Orakçıoğlu'nun ev sahipliği yaptığı gecede Beyaz "Benim moda danışmanım falan yoktur, beğendiğimi alırım. Alışverişimi kendim yaparım" dedi.


Kaynak : Sabah gazetesi / Günaydın

_nesli_
17-12-07, 10:33
beyazı çok seviyorum çok tatlı başlığını yeni gördüm fakat çok az ilgi var =(
her hafta süper oluyo beyaz zülfü livanelinin katıldı program her program gibi çok güzeldi
res