Tüm Versiyonu Göster : Sıla - 44-47. Bölüm Yorumları
Sayfalar :
1
2
3
4
5
6
7
8
9
[ 10]
İlkbahar' ım bence de Dilaver Össün hatta giderken yanına Zinhar, Ahmet ve Ali Ağa' yı da alsın. Grup indirimi yapıyorlarsa Kevser' i de götürsünler.:
İzninizle Günümün Işığı diyeceğim; nekadar güzel bir dilek bütün kalbimle vede dualarımla...
akşam akşam foruma gün gibi doğmuş dileğiniz..ne olur gerçek olsa;hepimiz şöyle ekranda keyiften ne hale geliriz tahmin bile edemiyorum..:happy0064
Son olarak; Boran'ı vuracak eller kırılsın.:
sevgili İlkbahar sizin dileginizede gönülden katılıyor ve bende tez zamanda belalarını bulsunlar diyorum..ama belalarını ağamdan bulmasınlar..kendilerinden kendilerine olsun..ahmet-dilaver birbirini yesin..:img-wink:
kötülerimiz gitsede yerine başkaları gelir..:icon_sorr bize aşk seyrettirmeyeceklerine göre(hatta hiç görmüyoruz) belalarımızdan kolay kolay kurtulamayız..ama saçmalıkta olmasın fazla. yine diziyi sadece başrol oyuncularını beğendiğimden izliyorum diyecem.yoksa izlenilecek durum yok,kimseler kızmasın. töre ile mücadelede ben hiçbirşey görmedim çünki..adında kaldı sadece..
iyi akşamlar..
[
KEYİFLİ AKŞAMLAR...
öncelikle bugün yazmış olduğum bir kaç hususu tekrar yazıp başlamak istiyorum..
Sıla karaketri ne kadar pasif edilmişse Boran karakteri o denli haddini bilmeyen , duyarısz,aceleci,takıntılı bir adam oldu bu bölüm..hiç haz etmedim...:img-yes:
Sevgili Sonaycım,
Öncelikle bu objektif yaklaşımın için teşekkür ederim. Gerçekten bu bölümde Sıla da Boran da aynen senin dediğin gibiydi.
[
B]Sevgili Steella ,[/B]
yorumunu okudum bir kez daha düşündüm..
bu bölüm Boran ağa karakteri benim gözümde ilk defa haklı olduğu olayı iyi kullamamış ve eksi puan almıştır..Sıla hayatı boyuca kendisine aşık olmuş ya da ilgi duymuş erkeklerle bir ortamda olabillir. acaba Boran ağanın tavrı nasıl olacak?böyle saçmalıkla başlamış hatalar mı vuku bulacak?ben sadece Boran gözünde ilk kaçışı canladığını ve korku yaşadığını düşünüyorum..12 .ci bölüm başladığındaki o acı sahne hala aklımda...Sıla gitmiştir.Boran o gece herşeyi öğrendi..tepesine ay varken yağmur yağmıştı...**Boran korku, telaş ve acıyı karışık yaşadı***..sen diyorsun ki karısına güvenmeyecek mi?. korku işte, gözü döndü adamın ama tepkisi de aşırıydı....:img-yes:
ben de MAA cıyım bu anlamda..ama Boran karakterini MAA yı beğendiğim için korumam ,savunmam...:img-wink:
MAA'yı ben de oyuncu olarak beğeniyor ve özel hayatına göstermiş olduğu özenden dolayı takdir ediyorum. Her fırsatta belirtmişimdir zaten.
Bu forum SILA dizisi forumu bizlerde doğal olarak (tabiki herkes kendi bakış açısı, ve kendi doğrularıyla) en fazla dizinin başrol oyuncularını eleştiriyoruz. Ben de aynı senin gibi haklı olanın hakkını teslim etmekten yanaıyım. Genelde olayları hep kendi başıma gelmiş gibi değerlendirir sonra yorum yaparım. Çok güzel ifade etmişsin gerçekten.
Korku, telaş ve acıyı karışık yaşadı. Ben de duygusuz bir insan değilim. Kendimi onun yerine de koydum ve ilk anda verdiği tepkinin belki bu yaşadığı duyguların şiddetiyle olabileceğini düşündüm. Ama ya sonrası:img-wink::img-wink: onu affedemiyorum. Sılaya kocasını aldatmaya yeltenen kadın muamelesi yaptı.
[
.geçen hafta çocuğu eve kısa süreli bırakıp annesine gitmişti dönmüştü?rahat hareketleri vardı?..tutsak değildi..ben Sıla ve Sıla gibi genç gelinleri ev hanımları iş kadını olsun eve kapanmış yat kalk çocuk görmek istemiyorum..çevresi ,olmalı.sosyal olmalı..:img-yes:
Sana burada yine katılıyorum. Sıla sosyal olmalı, Boran ve Sıla Bedirhan'ı da yanlarına alarak kendilerine daha fazla zaman ayırmalı ve gezmeliler.
[
Lusin'in Boran olan paltonik aşkı ile Emre'nin Sıla'ya duyduğu ve dünyaya duyurduğu aşk arasında neticede fark var..Boran'nın orda masada geniş geniş oturup yemek yemesini yadırgadım..bunu gündüz de yazmıştım..onu evde camda bekleyen Sıla vardı.. Boran bu bölüm çok yanlışlar yaptı?bencil düşündü.:img-yes:dağ başına niçin gitti ki?:icon_whis
**Kendine yapılmasını istemediğin şeyleri başkasına yapma demişler.:img-yes:***.Boran Lusin her defasında kardeşim demiştir.kardeşle ,eski flört arkadaş arasında da fark var..Ayrıca Kusin Boran'a gel beraber kaçalım dememiştir..değil mi?.Emre gelişi başka Sıla'ya adeta kocasının gözünün önünde kaçma teklifi yaptı...en büyük yanlışı da budur..**Emre,geldin ,gördün git değil mi?..**:img-yes:
Tabiki Lusin'in aşkıyla Emre'nin aşkı arasında fark var. Ben sadece Boran'ın zaman zaman oraya gidip yatıya bile kalması ne kadar normalse ki Sıla onun orada kalmasını Lusini bahane ederek hiç olay yapmadı. O nedenle Boran'ın da aynı sağduyuyu göstermesini bekledim. Sanıyorum Emre'nin Sılaya gel demesi mahkeme kararıyla ilgiliydi. Yoksa öyle açık açık bunu söyleyeceğini düşünmem. O nedenle bu kadar rahat söyledi.
[
Bence Kevser'e bu bölüm tamamen iğneleyici replikler yazıldı..
çocuğun annesine tepkili torununu kucağına almadı,ilgilenmedi..
Firuz da çok sessizdi..Hadi Emre'yi görmedi, Esma da kendi yeğeni Cihan'nın ölümüne sebep olmadı mı?.koca ağa değil mi?..çok tepkisizdi...:img-wink:
Kevser ne kadar değişti dediysekte özünde aynı Kevser. Yalnız ben Emre'nin gelişini çok daha fazla olay yapar diye düşünmüştüm. Firuz dedeye laf yok bence. Onu artık seviyorum.:happy0064
zeynepsudem 18-11-07, 21:12 Zeynepcim:img-in_lo,canım arkadaşım,sen en kötüsüne hazırla kendini.Sıla o sinirle ve o yüz ifadesiyle Boranın ofisine gidince hiçbirşeyin yoluna girme ihtimali yok.Ancak sakin bir şekilde,güvercinler yerine Borana(ama güvercinlere baktığı gibi bakmamalı) sevgisini anlatırsa,Boranı korkularından kurtarırsa o zaman barışırlar.Benim tanıdığım Sılada bunları yapmaz.
Metesim:img-in_lo Canım Arkadaşım, Haklısın Benim tanıdığım Sıla' da yapmaz bunu, yapsa incileri dökülür:img-heh:
Bir ara Bedoş Sıla' nın kucağındayken; Boran gelip oğluşunun elini öpüp, yanağını sevmiş ve Sıla' nın yüzüne bakmıştı.. Sıla bakışlarını başka tarafa kaçırdı aslında tam zamanıydı; Boran' ın gözlerine sevgi dolu bir gülümseme gönderseydi Boran anında yelkenleri indirmişti bile:love05:
Zeynep'cim bende bu bölümde Boranın vurulacağını düşünüyorum.:img-cray:Ama en çok Boran ve Sıla konuşmadan bu kırgınlıklarını gidermeden vurulursa ona üzülürüm.Boran zaten şu dünyada bütün kalbinin güzelliklerine rağmen,yaşadığı ortamı baz alırsak,öyle bir ortamda son derece ince,düşünceli,kibar,naif,kırılgan ve aşk adamı ama bir gün bile yüzü gülmedi.Yaşamadığı olumsuzluk kalmadı,şimdi de her ne sebepten olacak bilmiyorum ama Dilaver tarafından vurulacak..çok üzülüyorum ona çok.
Yeşilcim, Boran bir yıldır evli, Sıla ile sadece su şakası sahnesinde kahkaha attılar, O' da Boranımız sayesinde oldu:img-in_lo Sıla' ya kalsa ömrü billah somurtur:img-pilot Son bir yılının tamamına yakını Sıla' nın kaprisleriyle uğraşarak; ailesinin, kardeşinin, aşiretinin sorunlarını halletmekle geçti. Oğlu dünyaya geldi yüzü güldü, Sıla' yla araları düzeldi, törelerle mücadele göreceğiz derken Emre çıktı geldi..ortamı gerdi..:img-pilot Şimdi de Boran vurulacak Bende çook üzülüyorum:img-cray: Dilaver-Ahmet Ağa- Zinar dururken Boran vurulacak:img-cray:
İşte bu yüzden yaralanmadan önce ne olursa olsun karısıyla barışmış ve sorunlarını halletmiş olsun istiyorum. Bir de her ne kadar biz görmesekte onlar bir evlilik yaşıyorlar.Normal olarak Boran, vurulmaydı,yoğun bakımdı derken uzun bir süre karısından uzak kalıcak.O yüzden vurulmadan önce bizim görmediğimiz vuslat olsun istiyorum.:img-hyste
Bakın ne kadar ince düşünüyorum Boranım herşeyi yaşasın öyle hastaneler de yatsın değil mi?
Bu satırlarına da aynen katılıyorum:img-clapp
ben zinarın ağalığının değil kendinin sonu gelsin istiyorum..nasıl fikir??
İfritçim bu fikir güzel de nasıl olacak?Bence ölüm onun ve diğer gereksiz kişiler için kurtuluş olur..Hem hepsi ölürse dizide insan kalmaz,kimi seyredeceğiz ki?Malum senaristler acemi?kimi nerden bulup yaratacaklar,eski konuları tekrarlayanlar yeni konu nasıl bulacaklar??..Ama bu son verme işine uzun beyaz entarili törenin celladı şıh efendiden başlayabiliriz..Önce aşiretin büyüğü olarak şıhı yolcu edelim sonra Ahmet ağa ile gerisini düşüiniriz..
Yalanmış demek herşeyin
Bilemedim
Saklamışsın nefretini
Göremedim
Olmayınca olmuyor
Sen sevemedin
Yazılmış kadere ayrılık
Silemedim
Alıştım zor olsa da
Kabullendim
Kalbime gömerim o zaman
Unutupta silerim o zaman
Alt tarafı aşk bu da işte
Vazgeçilmez misin aman...
Bunları niye yazdım diye sorarsanız söyliyim,sevgili FKenan bu şarkıya muhteşem bir klip yapmış,izlemenizi tavsiye ederim:good:.Ellerine,yüreğine sağlık FKenancım:img-in_lo
Boran vurulacaksa,bende canı gönülden Sılayla barıştıktan sonra vurulmasını isterim.Birde Sılanın ağlamaklı,hepsi benim yüzümden oldu hallerini çekemem.Hem Boran vuruldu diyede barışmalarını istemiyorum,güzel bir şekilde konuşarak aralarındaki sorunları halletmeleri gerekir.Bu adımıda Sıla atmalı:img-yes:
Zeynepçim haklısın Sıla yapsa,GO böyle bir sahne çekse kesin incileri dökülür:good:
Sevgili öğrencim Aynurhay,başarı kelimesi az kalıyor,süpersin:happy0064(Bende hemen öğretmen moduna girdim) Yarın inşallah devam ederiz:img-wink:
Çok öptüm hepinizi:img-kiss:
İfritçim 48. bölümde Boran' ın vurulacağını düşünüyorum:img-cray: Boran Sıla ile birlikteyken ateş edilirse; Sıla' nın Onun önüne geçip vurulması durumu da olabilir..
Kırgınlıkları devam ederken de; ikisinden biri vurulursa, diğeri çok acı çekecek
Sevgili Zeynepsudem;
sıla kızımızda vurulursa küçücük yavrusu var..onu kim emzirecek. o şimdi annesini kokusundan ayırt eder kıyamıyorum küçücük yavrumuza..her ne kadar görmesekte sılanın onu emzirdiğini düşünüyorum..(biberonu unutmadım..o hatayı yapanları afettmiyorum da büyük hatadır.) herneyse bana kalsa hiçbiri vurulmasın..ikiside vurulursa çok üzülücem..hem bedoş için hem geri kalan hangisi olursa onun için..:icon_sorr
Vurulma olayından önce barışmalarını diliyorum. Sıla telefonu duvara fırlattıktan sonra...telefonu açmadığı için, öfkeyle Boran' ın şirketine hesap sormaya gideceğini, orada barışacaklarını düşünüyorum ama dumur olmamak için, kendimi tersine de hazırlamalıyım, daha da şiddetli kavga etmesinler:img-bored
evet cumadan beri bunu söylüyorum..barışmadan biri vurulursa diğerinin acısı daha çok katlanacak..bunu istemiyorum..ama barışma konakta olsun vuslat bekliyorum bu şiddetli kavgadan sonra..(banane onlarda sıradan bir çift)
ofiste de olur ama bizim çiftimiz için böle bir durum söz konusu olamaz heralde fazla uçmayayım..değil??:img-pilot
adımız kötüye çıkmasın şimdi..çıkmaz çıkmaz ben onları düşündüğümden diyorum.. çok ayrı kalırlarsa özlerler birbirlerini..:img-hyste
iyi geceler..
mutlu kalın diyeceğim ama mutluğumuza gölge düşürdü G.O içimizde korkuyla
nasıl geçireceğiz bu haftayı..bye
sevgili küçümen şeytan bende sana katılıyorum..ölüm olmasın..biri vurulacaksa o boranımı kurtarmak için öne geçen sıla olsun..bence
boranım kurşunlanma ve yaralanmaKOTA'sını doldurdu..sılanın açığı var
sıla yaralanmalı diyorum..felaket kıskanç bir borandan sonra felaket
üzgün bir boran istiyorum..hoş pek ağlıyamıyor ama yinede
güzel gözlerine hüzün yakışıyor BORANIMIN....:love04:
gelelim OFİS meselesine hiç karşı çıkmam... biraz amerikanvari olur ama olsun..
ossunda nasıl olursa ossun....:img-hyste
not: gülbeşekerim nerelerde acep,siyah-beyazda yitik...
sevgili arkadaşlarım iyi geceler..:img-wink:
boranı hastane köşelerinde yaşam savaşı verirken forumdaki borancılar nerde?????..peki sılacılar nerde??????
Derinim nerelerdeydik bir bilsen...Sen ve ZEYNEBİM bizim için Borana iyi bakarsınız diye bizde biraz gezelim dedik..:img-in_lo
bugün birlik olma günü,bugün başkaldırma günü....Boran 'a birşey olursa sıla rahat bir nefes alacak mı?? yoksa yine hepsi benim yüzümden oldu diye ağlayıp Kevser'i cileden mi? çıkaracak..zira son bölümde topladı yine uğursuzları buraya diye dert yanıyordu biricik hayat arkadaşına......
DERİNİM Boran ve Sıla barışmadan Boranın vurulmaması taraftarıyım..Sılanın benim yüzünden repligini bininci defa duymak istemiyorum..:icon_sorr
Kevser Boran vurulsa da vurulmasada herşeyden Sılayı sorumlu tutacaktır..:icon_sorr
Boran Dilaver tarafından iki kurşun ile vuruluyorsa bu zinar aganın ağalık serüveninin sonuna geldiğinin habercisi olabilir mi??:icon_whis
Boranım vurulduktan sonra ZİNAR aga olmuş olmamış ne farkeder..:icon_sorr
-Boranın vurulmasını bende istiyorum(tabi ölmeyecegini düşünerek)..
-Sıla ,Narinin Boran olmadan neler yapacagını merak ediyorum...
Boranın vurulmasını sadece Bedirhan için istemiyorum ...Dizilerde çocuklar herşeyi hisseder ya bizim dizimizde Bedirhanda Boran vurulunca aglamaya başlarmı...Böyle bir sahne olursa göz yaşlarımı tutamam..:icon_sorr.ZEYNEBİM ,ALEVİM mendillerimizi hazırlasak iyi olacak yine..:icon_sorr
18-11-2007 Sıla dizisinden ve formundan yolumun iyiki geçtigini bir daha gösterdi..
FATOS ABLAM(Adaşım oldumu şimdi),ODİLEM,NİHZİM,NEWAT ABLAM,ALEVİM,YAGMURYÜREKLİM,BERFİN...::img-in_lo
NEWAT ABLAM Sılanın Boranı anlama özürü var.Sıla ne zaman Boranı destekleyen sözler söylediki..Sıla ve sarılıp öpmek o kadar uzakki..Boran vurulunca belki sarılıp öpmeyi görürüz..
Boranın kıskançlıgı bu kadar uzatmasına kızıyorum ama Sılanında Emrenin gelişini normal karşılamasını anlayamıyorum..:icon_sorr
Ben Sılayı nezaman anladımki.. Belki rüyamda anlarım gidip uyusam iyi olacak..:img-wink:
İyi geceler..bye
EDİT:OSLO ABLAM dün sende maça gittin mi?Sunucu OSLO dedikce ben hep seni düşündüm...
Emre'nin ilk sözü 'benim,sürpriz yapayım dedim'olmuş.:img-yes:
Gerçekten herkese sürpriz oldu.
Bari sevineceğimiz bir haberle gelseydi.
Davayı kaybettiğini haber vermeye gelmiş.:img-yes:
Bende Boran gibi,bu amaçla geldiğine hiç inanmadım.
Kaybettiğim bir davayı haber vermek için yüzlerce kilometre gitmeme gerek varmı?Teknoloji çağında yaşıyoruz.Cep telefonu,e-mail vs.ne güne duruyor.
Sıla Emre'nin amacının davayı haber vermek olduğuna inanmamıştır değilmi?
Keşke Boran'a 'Bundan kötü bir şey çıkarma,benimde haberim yoktu,mahkeme olayını haber vermeye gelmiş'diyeceğine.Bende çok şaşırdım.Emre neden böyle düşüncesizce davrandıki?Sen kızmakta çok haklısın deseydi.Daha sonrada sarılıp öpseydi :img-in_lo belki Boran bu kadar uzatmazdı.:img-yes:
şu ofis meselesine takıldım valla ifrit ..................çünkü olmaz hüseyin rank diye kapıyı açıp desturun varmı ağam diye soruverir birdenbire ........sıla ofiste telefonla konusuyo ya acaba orada boran emreyi mi aratıyor gelme bi daha demesi için yada sıla kendiliğinden mi arıyor borana olan sevgisini kanıtlamak için ayrıca avatar resmimi deiğiştirmem artık çok güzel ilkgözağrım kıymetli benim için hem c.d gibi ya siyah ya beyaz vardır benim için demem hiç bir zaman bazen grileşebilirim....oslo bu saate kadar seni bekledim........hepinize iyi uykularbyeoslocum bekledim bekledim gelmedin cok uykum geldi:icon_sorr
Sizi gidi İstanbullu forumdaşlar,demek yine buluştunuz:img-wink: Birde nazire yapar gibi söylüyorsun Maabelim:icon_whis Şart oldu tez zamanda bir İzmirliler partisi organize etmek,sayfalarcada anlatmak:img-yes:
Diloş Ümmüyle evlendi ama kendi söylediği üzere değişen hiçbirşey olmayacak.Esmaylada iş ilişkisine girmişken acaba iş aşka dönüşebilirmi?Esma-Diloş beraberliğini görebilirmiyiz:img-icecr Birde Dilaver damat olmaya ne meraklıymış,nikahta hemen giyivermiş siyah takım elbiseyi.Birtek papyonu eksikti:icon_whis
zeynepsudem 18-11-07, 22:51 Bugüne kadar Lusin' in sadece Boran ve Abay' a bakarken gülümsediğini gördüm:img-fie: Narin' le bir iki defa biraraya geldiğinde içten gülümsemedi..
Küçük yaşta anne ve babasını kaybetmesinin etkisi de olabilir belki de..Lusin tanıdığı insanlara mesafeli ve önyargıyla davranıyor, bakışları çok itici, soğuk..çekilecek bir tip değil:img-pilot Allah Gizem' e sabır versin..
o tetikçi beni korkutuyor. erkekçe karşı karşı karşıya vurmayacak HAİN PİS BİR PUSU kuracak,
karşı be karşı olsa boranıma güvenirim...ama adam tetikçi *işini yapıyor* nası bi işse..mafya gibi *kişisel değil,sadece iş*.....işte burada TERS KÖŞE olmak istiyorum..boranımı kurşunlıya,kurşunlıya delik deşik ettiler..yetmedimi...
hacı yatmaz ettiler yetmedimi..evet ekşın dedikte bu kadarmı dedik..
helikopterlerlemi gidecek istanbullara BORANIM.....:img-help:
Figancım, Boranı iki defa kolundan vurdular, (mayın) gögsünden yaraladılar yetmedi!..:icon_ange Şimdi de sıra bacağından vurmaya geldi herhalde:icon_sorr Boran Abay' lar dan konağa döndüğü gece tetikçi takip etti, ertesi günde çaprazından resmini çekti:img-pilot Resmini çekipte albüme mi koyacak:icon_whis niye takip etmeye devam ediyor, takip ettiğinde ortam müsaitti vursaydı o zaman vururdu.:img-cool2 Ahmet Ağa telefon açıp; bu iş bugün bitmeli... diye bağırdı.. fakat tetikçi dediğini yapmadı, Boran' ı takibe devam etti.. Bu tetikçi de bir hal var ama:blink:
Boran' ın vurulmasına karşıyım, ama vurulursa...Sıla biriken borçlarını ödesin..kocasına çorba içirdiğini, banyo yaptırdığını görelim:img-yes:
Boran'ı tedavi için İstanbul' a götürmek icap ederse.. Edip Bey Vodefon reklamında oynuyor, Kenan amca hasta, Emre vetolu... Sıla kime? telefon açıp; alo... acilen taksi uçağımı Mardin' e gönderin.. diyecek:img-icecr
Boran'a kıskançlığın ne kadar yakıştığını söylememe gerek yok sanırsam. Onun sahnelerini özellikle Sıla'yla olan konuşmasını nefesimi tutarak izledim.:img-blush
Ama o tartışmanın üstüne hiçbirşey olmamış gibi Abay'lara gidip de afiyetle yemek yemesini anlamadım.
Boran'ın yalnız gelmesi, Lusin'in neden bu kadar hoşuna gitti? Gizem hanımın da gözünden kaçmadı Lusin'in bakışları.
Boran eve geldiğinde pişmandı ama Sıla'yı pencerenin önünde görünce kıskançlığı ve kızgınlığı gözlerine çok güzel yansıdı.:good::img-icecr
Başta ne kadar Dilaver'le Ümmü evlensin desekte ben üzüldüm o hallerine, özellikle Ümmü türkü söylerken. :icon_sorr
Biraz daldan dala oldu ama bölümün tekrarını yeni izledim aklımdakileri yazmak istedim.:img-blush
doray'cım :img-kiss::good:
İyi geceler...bye
canlarım iyi geceler hepinize ...
şimdi bölümü tekar izledim Boran'ın tetikçisi olacak şahıs ( kırçiçeğim bak katili demiyorummm :)) Ahmet ağaya neden Boran'ın karısı ile arasının bozuk olduğundan dem vuruyor ki, ne alaka yani?? :img-cool2 hem sen iki kere Boran'ı takip ettin diye nereden anladın hemen aralarının bozuk olduğunu laf işte :mad72:
ama adam tutturdu mu tutturdu yaniii :img-hyste
bir de Boran hapisane müdürü ile konuşurken hep sizli bizli ... sonra birden "hayrola bir sıkıntın mı var?" diyor hemen senli benli bir konuşmaya başlıyor :bilmim
Günışığım canım :img-in_lo Boran, Sıla'ya Burhan'ın ölüm haberini verdikten sonra Bedirhanı öpüp çıkıyor ardından Sıla da bebeğini öpüyor ya.. işte o sahnede senin de dedğini düşündüm... birbirlerini öpüyor gibiler gerçekten :img-in_lo
bir de Sıla Emre'yi yolculadıktan sonra Boran ile merdiven başında konuşurken Bedirhan bebeğe dikkat edin Boran'a gülüyor!!! çok şeker çok :img-in_lo
maabel'im :img-in_lo
Boran Abay' lar dan konağa döndüğü gece tetikçi takip etti, ertesi günde çaprazından resmini çekti:img-pilot Resmini çekipte albüme mi koyacak:icon_whis niye takip etmeye devam ediyor, takip ettiğinde ortam müsaitti vursaydı o zaman vururdu.:img-cool2 Ahmet Ağa telefon açıp; bu iş bugün bitmeli... diye bağırdı.. fakat tetikçi dediğini yapmadı, Boran' ı takibe devam etti.. Bu tetikçi de bir hal var ama:blink:
Tetikçi Boran'ı takip ederek özel hayatını araştırıyordu sanki. Ahmet ağaya Boran'ın resimlerine bakarken neden "karısıyla arası da iyi değil galiba bu aralar" dedi ki? Sanane kardeşim karısıyla arasındaki münasebetten töbe töbee...
Zeynep'cim Ahmet ağa telefonda "bu iş bugün bitmeli" diye bağardı ya ben Burhan'ı öldürmesi için içerdeki adamına bağardığını düşündüm. Çünkü ardından Burhan'ın haberi geldi.:img-wink:
Sincik cok hakli oldugunu sulemek isterim...Boran egerki vurulursa Silanin biriken ve cogalmis olan borclarini ödemesini bende isterim,ayyy kim bilir nede guzel sahneler olur:happy0064 erkekler nazli olur derler ya hastalandiklarinda eee vurulan Boranda Silasina söyle azcik naz yapsa yatakta yatmalarini izlesek bizde ve kocasini rahatlatmak icin kosan bir Sila:img-icecr ayyy bak simdi nasilda heyecanlandim vallah...dusuncesi bilem cok guzel ama nerdeee bizlere bu sahneleri izleticek bir GO:sad53:
Ben bildim tetikcinin neden Borani vurmadigini:img-pilot oda Boranin dehset karizmasina sonracima bakislarina takili kaldiki ileri gidipte agamiza kiyamiyor:img-blush:icon_whis bildimiiii???:img-wink:
Not.eger vurulcak biri varsa bda lutfen Boran degil Sila olsun...Boran vuruldu vurulucagi kadar sira artikin Silada:img-yes: birazda Sila ceksin bu askin acilarini dimi:img-wink:
Canim bende seni öptum ve cok sarildim:img-kiss: buraya fazla yazmiyorum ama elimden geldince takip etmeye calisiyorum....böyle sicacik karsilanmak inanki icimi isitiyor:img-wink:
Herkese merhaba;
Bende Boran gibi,bu amaçla geldiğine hiç inanmadım.
Kaybettiğim bir davayı haber vermek için yüzlerce kilometre gitmeme gerek var mı?Teknoloji çağında yaşıyoruz.Cep telefonu,e-mail vs.ne güne duruyor.
Newat'çım yok yüzlerce kilometre gelmeye hiç gerek yok bence de. Bir de demez mi 'telefonla haber vererek canını sıkmak istemedim' diye. Bir bilse Sıla'nın canını sıkmaktan daha kötüsünü oraya gelerek yaptığını.:icon_sorr Ki eminim oraya gittiğinde sorun çıkacağını biliyordu ama sırf gıcıklık olsun diye gitti işte.:img-cool2
Aslında yorum bahane ben de bugün Fatma'cığımın:img-in_lo olduğu yerde yani forumdaki bazı arkadaşlarla beraberdim.
Fatoş ablamı (Sesi kadar kendi de çok tatlı), Serda'cığımı (Çok sıcak kanlısın, çok kısa görüşmemize rağmen acayip pozitif bir elektrik aldım senden canım), Hilal'imi ( işkence bakanı diyoruz ama alakası yok o da tatlı mı tatlı.), Alev'imi ( seni birine benzettim ama kime tam bilemedim tatlım. Sen de çok şekerdin.), her ne kadar artık buraya yazmasa da:icon_sorr bukleliği eriğimiz moonrose'umu (saçları gerçekten çok güzel),Newat'ı ve (bilenler bilir senaryolar bölümünden) Yağmur yüreklim başta olmaz üzere birçok arkadaşımı görme tanıma şansı yakaladım.:img-in_lo
Ben sonradan katıldığım için Fatoş ablalarla çok muhabbet etme şansım olamadı ama olsun tanışmak bile çok güzeldi.:img-in_lo Bu başlangıç oldu devamı da olur inşallah.:img-in_lo
Hepiniz çok tatlıydınız. İyi ki bende buradayım ve sizi tanıma şansını yakaladım. Bu forumun bana kattığı en güzel şey böylesi güzel insanları tanıma şansını yakalamam oldu.:img-in_lo
Zorunlu bölüm yorumu: Abay'ın Gizem'i sevdiğini biliyorum ama ikisini birbirine yakıştıramıyorum nedense. Gizem Abay'ın yanında çok soğuk kalıyor. Bir de aklımda hep Sema Mumcu'nun röpartajı var. Sıla'da, Gizem'in sürpriz yapacağını, kimsenin beklemeyeceği şeyler olacağını falan söylemişti.:img-yes: O yüzden Gizem karakterine karşı temkinli olmayı tercih ediyorum ben.:img-yes:
Son olarak, Diyar'ım, kestane şekerim ( bende diyeyim de eksik kalmayayım değil) ben de seni çok ama çok seviyorum.:img-in_lo Bir de çok sarılıp, çok öpüyorum bitanem benim.:img-kiss:
Mutlu kalın...
Tetikçi Boran'ı takip ederek özel hayatını araştırıyordu sanki. Ahmet ağaya Boran'ın resimlerine bakarken neden "karısıyla arası da iyi değil galiba bu aralar" dedi ki? Sanane kardeşim karısıyla arasındaki münasebetten töbe töbee...
canlarım iyi geceler hepinize ...
şimdi bölümü tekar izledim Boran'ın tetikçisi olacak şahıs ( kırçiçeğim bak katili demiyorummm :)) Ahmet ağaya neden Boran'ın karısı ile arasının bozuk olduğundan dem vuruyor ki, ne alaka yani?? :img-cool2 hem sen iki kere Boran'ı takip ettin diye nereden anladın hemen aralarının bozuk olduğunu laf işte
Bitter'im çukulatammm aynı anda aynı şeyleri yazmışızzz:img-in_lo
hakikaten bu adamda bişeyler varrr Zeynep'im doğru diyorsunn :)
belki de bizim bilmediğimiz birşeyler vardır :img-hyste
Ayşe neden Hüseyin ile görüşeceğini Sıla'dan sakladı ki:bilmim
Sıla ona yardımcı olup destek vermez miydi ??
Ama kız da haklı Sıla'nın yardım ettikleri şu an neredeler hepimiz biliyoruz değil?:img-fear2
rhett'im butler'ım nerelerde göreniniz var mı?:icon_sorr
berfin'im :img-in_lo
Sıla mı Boran dan korkuyor? :blink::img-hyste
Sıla Boran için pek çok duygu yaşıyor ama içinde "korku" asla yok.
Sıla kaçtı, adamın dünyasını başına yıktı, 3,5 tokatın ardından Boran onu bağrına bastı, Genco Holding' i batırmak için 'Alo Edip Bey' operasyonunu başlattığını Boran dan sakladı, Boran öğrendi, kendisi kızıp darılacağına yatakta sırtını dönen Sıla ya "aramıza mesafeler koyma" dedi. Boran "Toprak alımını durdur" dediği halde sözünü dinlemeyip birsürü felakete davetiye çıkardı. Boran ne dedi ne yaptı? Defalarca başka insanların yanında Boran ı küçük düşürdü, Boran ne yaptı? Muharremin Boran' a silah çektiği gün Fabrikada Narin le birlikte söylediği laflar "korkan" bir kadının lafları mıydı? Boran ayaklarını yıkarken "senden nefret ediyorum" sözlerini ona korkuları mı söyletti? Korkan kadın mı yanan elini öpüp koklayan adama "seninle yaşadıklarım ağzımda kekremsi bir tat bırakıyor" dedi?
Eski Sıla olsa Emre yi gördüğünde sarılıp öperdi. Sıla ve Boran arasında Emre konusunun konuşulduğuna biz hiç tanık olmadık ama demek ki Sıla Emre ye karşı tavırlarının eskisi gibi olmayacağının ayırdına varacak kadar Boran' ın bu konudaki duygu ve düşüncelerini biliyormuş. Emre ye "sıcak" davranmadı, gayet mesafeliydi, bebeği istediğinde biran tereddüt etti, konuşurken rahat değildi, konuyu süreli işe bağlamaya çalıştı. Boran' ın geldiğini fark ettiğinde gülümsemesi yüzünde dondu ve bebeği hemen Emre nin kucağından aldı. Sıla Emre nin varlığından "huzursuz" oldu. Sıla Emre nin varlığından huzursuz oldu çünkü o da Emre nin o evdeki varlığının sebep olacağı tatsız durumların farkındaydı. Sıla oradaki yaşamın "kurallarını" acı bedeller ödeyerek öğrendi. Testere ve Firuz' un da bu durumu onaylamayacaklarının hele Boran' ın hiç hoşuna gitmeyeceğinin de fakındaydı. Boran'ın üzülmesini, aralarında tatsızlık çıkmasını, evde hoşnutsuzluk olmasını istemediği için ve hatta belki de Emre nin kendisine karşı duygularından kendisi de "rahatsız" olduğu için huzursuz oldu. Seven ve sevdiği insana değer veren kim olsa bir başkasının "aşkından" huzursuz olur. Sıla nın Emre karşısındaki tavırlarını taktir ettim. Keşke sonrasın da da bu kadar "aklı başında" davransa "ne var bunda?" demese, Boran' ı anlamaya çalışıp, Ona surat asacağına aralarını düzeltmek Boran' ın yüreğine su serpmek için birşeyler yapsaydı.
Figancım, Boranı iki defa kolundan vurdular, (mayın) gögsünden yaraladılar yetmedi!..:icon_ange Şimdi de sıra bacağından vurmaya geldi herhalde:icon_sorr Boran Abay' lar dan konağa döndüğü gece tetikçi takip etti, ertesi günde çaprazından resmini çekti:img-pilot Resmini çekipte albüme mi koyacak:icon_whis niye takip etmeye devam ediyor, takip ettiğinde ortam müsaitti vursaydı o zaman vururdu.:img-cool2 Ahmet Ağa telefon açıp; bu iş bugün bitmeli... diye bağırdı.. fakat tetikçi dediğini yapmadı, Boran' ı takibe devam etti.. Bu tetikçi de bir hal var ama
Sevgili zeynepsudem;
tetikçi adam, profesyonel ya önce kurbanını iyi tanıyor..bizde gerim gerim geriliyoruz..bu kadar profesyonel birinin vurduğu adamı kurtarmak zor olur valla endişeleniyorum..:icon_sorr aman izlemem diyip bırakamıyorum da ne olacak benim halim..:icon_whis
doğru var bu tetikçide bir hal..
istermisiniz tetikçi bayan olsun. ağamı görür görmez aşık olsun vuramasın..ağam kurtulsunda ne olursa olsun ya..yine uçuştayım kimse demesin ben kaçbin fitte olduğumu bilirim..:img-pilot
OFİS mevzuu na gelince arkadaşlarım bu sahneyi izlesem ekranda iki kez gözlerimi silerim sonra tekrar bakarım.ben zaten baştan dedim olmaz diye..
ama garip izlek modu neylersin işte..:icon_sorr
hepinize tatlı rüyalar...
rüyasında kim neyi kimi istiyorsa onu görsün..
gece duamıda ettim..
sevgilerimle...
Keşke Esma Dilaver'in restini görmeseydi.
Soyadınızda sizin olsun deseydi.:img-yes:
Esma daha boşanmadığı ve nesebin reddi davası sonuçlanmadığı için zaten bebeğin bir soyadı olacaktı.:img-yes:
Belkide bebeğini çok daha özgür büyütecekti.
Bekleseydi Zinhar zaten bebeği nüfuslarına almak için israr ederdi?
Esma'da acele etti.:img-yes:
Kedicim İyiki Doğmuşsun :happy0064:happy0064
İyiki bu forumdasın.:img-in_lo:img-in_lo
Doğum günün kutlu olsun.:klme
Tüm istemlerin gerçekleşsin.:img-in_lo:img-in_lo
Çok öptüm.:img-in_lo
zeynepsudem 19-11-07, 00:29 Derinim nerelerdeydik bir bilsen...Sen ve ZEYNEBİM bizim için Borana iyi bakarsınız diye bizde biraz gezelim dedik..:img-in_lo
-Boranın vurulmasını bende istiyorum(tabi ölmeyecegini düşünerek)..
-Sıla ,Narinin Boran olmadan neler yapacagını merak ediyorum...
Boranın vurulmasını sadece Bedirhan için istemiyorum ...Dizilerde çocuklar herşeyi hisseder ya bizim dizimizde Bedirhanda Boran vurulunca aglamaya başlarmı...Böyle bir sahne olursa göz yaşlarımı tutamam.. ZEYNEBİM ,ALEVİM mendillerimizi hazırlasak iyi olacak yine.
Fatmacım, Forumdaşlarımızla bir araya gelmenize çok sevindim, Allah muhabbetinizi artırsın:happy0064 Alevcim' le ikiniz gezin tozun, gözünüz arkada kalmasın... Derinim' le ikimiz Boranımıza bakarız:img-yes:
Ne Sıla' nın ne de Boran' ın vurulmasını Bende istemiyorum. İkisinden biri vurulursa olan masum Bedoş' a olacak, annesinin veya babasının sevgi ve sıcaklığından bir müddet uzak kalacak. Halası, babaannesi, anneannesi ne kadar ilgili davransalarda.. O' na annesinin kokusunu ve sevgisini, annesinin emzirdiğini görmedik ama emziriyorsa, anne sütü de veremeyecekler.. ( Kevser çaresini bulur gene, süt anneyi getirir!..)
Maabelim Sıla başlamadan yanıma mendilimi hazır ediyorum.. Bugüne kadar güldüğümüz bir bölüm oldumu ki?
Dilaver damat olmaya ne meraklıymış,nikahta hemen giyivermiş siyah takım elbiseyi.Birtek papyonu eksikti:icon_whis
Metesim, Dilaver 46. bölümdür çıkarmadığı şalvarını damat olduğu gün çıkardı:icon_whis Oysa Boran özel günlerde şalvar giyerdi, yakışırdı da:img-in_lo ( iki düğününde, Sıla' nın doğum gününde...Lusin' in nişanında giymişti. Kevser' de pek bir yakışmış oğul.. derdi..)
Zeynep'cim[/B] Ahmet ağa telefonda "bu iş bugün bitmeli" diye bağardı ya ben Burhan'ı öldürmesi için içerdeki adamına bağardığını düşündüm. Çünkü ardından Burhan'ın haberi geldi.
Bittercim, haklısın Canım, cellat Ahmet Ağa; emir verince... ertesi gün Burhan' ın ölüm haberi duyuldu. Hapiste tabanca ile vurulmadığına göre kesin şişlenmiştir:icon_sorr
Ben bildim tetikcinin neden Borani vurmadigini, oda Boranin dehset karizmasina sonracima bakislarina takili kaldiki ileri gidipte agamiza kiyamiyor. bildimiiii???:img-wink:
Berivancım bildin Canım tebrik ederim:img-clapp Bence de Sence:good:
Odilem,:img-in_lo
Herkese iyi geceler dilerimbye
Sevgiyle kalın
İyi ki doğdun Haramikedi'cim. Doğum günün kutlu olsun. Yeni yaşınla beraber tüm dileklerinin gerçekleşmesini umuyorum. Mutlu Yıllar.
Fkenan'ın klibini izledim şimdi. Çok güzel olmuş, çok beğendim. Şarkı çok güzelmiş ve görüntülerle de çok uyumlu olmuş. Ellerine sağlık Fkenan'cım.
Bu kliple beraber görüntüler daha çok içime işledi sanki. Sıla'nın kendisine doğru gelen Boran'ın yönünü değiştirip güvercinlere doğru gitmesini izleyişine daha da hüzünlendim. Bir de gözlerinden yaşlar gelmiş, bölümü izlerken fark etmemiştim. Sıla'ya gerçekten üzüldüm bu bölüm.
Boran'ın telefonu açmamasının üzerine Sıla'nın telefonu aniden yere atarken ki üzüntülü ve kızgın hali çok gerçekçiydi. Beğendim.
İyi geceler.
zeynepsudem 19-11-07, 01:14 Haramikedicim doğum günün kutlu olsun:klme Herşey gönlünce olsun:img-clapp
Bölüm yorumu: Narin...Celil ile Bedar' a; arkamda abim olduktan sonra hiç birşeyden korkmuyorum, sanki sırtımı kayaya vermişim, o kayadan geçit yok. dedi. ( abin 47. bölümdür Sana arka çıkıyor yenimi farkına vardın:img-wink:)
Celil' de; doğru söylüyorsun, Boran eksik olmasın, yeri geliyor hepimizi taşıyor.. ( Aferin!.. Söndürürler kadir kıymet bilmeye başladılar:img-yes:)
GünIşığı Ablacım yorumun:good:
Fkenancım, klibini izledim Canım:img-in_lo çook beğendim:good: ellerine sağlık..
Emre' yi görünce Sıla' yı acayip kıskanan Boran' ın; arabaya atlayıp gittiği sahneler müthişti:good:
Özgünüm, Boran Abay'lar dan geldiği gece... Sıla' nın pencereden Boran' a baktığı sahnede, Bende çok üzüldüm:icon_sorr
Tekrardan iyi gecelerbye
Boran yine efe tavrına büründü. Ne demek bir admı zorla göndermek hiç anlamadım. Sıla'nın kolunu sıkarken de sanki boğazını sıkar gibi bir hali vardı. Sevgi meğer böyle de anlatılabiliyormuş.
Neden olmasın Steella, Sıla sevgisini 2,5 tokatla anlatabildiğine göre... Boran'da bu şekilde anlatabilir dimi... Bir kadının bir erkeğe sebep ne olursa olsun şiddet uygulaması yanlış buluyorum...:img-icecr Kadın hakları konusunda hassas olan arkadaşlarımı birazda bu konuya değinmelerini isterim şahsen...naçizane bir öneri...zaman aşımına uğradı ama ossun...7. bölümü ısıtıp ısıtıp yiyoruz, azcık başka şeyleri ısıtıp yiyelim demi ama...
Sıla artık bir anne eskiden olduğu gibi Emrenin peşine takılıp gitmesi o kadar kolay değil.
Evet, evet kesinlikle katılıyorum...Emre ile Edip organize çalışırlarsa bir rulo para ile bu iş haloluverir...
Ayrıca bu raddeden sonra hala karısına güven duyamıyorsa niye evliliğini sürdürüyor. Bana çok garip geldi.
Banada çok tuhaf geldi aslına bakarsan... Bu güvensizlikte neyin nesi...oysa Sıla'nın kaçışlarının zamanlamaları bile güven ayarlı...
Banada bir ara şey garip geliyodu; arada kalan yaşam sebeplerinin düşman sayılması...sonra öğrendim yaşam sebebi dediğin arada kalmazmış...
Bir de şu anki mutluluğunu Emre'ye borçlu olduğunu bilse. 24. bölümde Emre Sılayı GİT SILA diye göndermese Sıla Emre yürüyene kadar Emrenin yanından ayrılmayacağına dair söz vermişti. Emre dayanamadı bencilce de davranmadı. Sıla'nın hayatının heba olmaması için onun aşkına gitmesini ve hayatını yaşamasını istedi.
İşte bütün sorunda budur... sıla bir kişi hariç verdiği sözleri tutabilecek potansiyelde birisi... Emre git demeseydi bir gün önce sözler verdiği Boran'ı unutup onun yanında kalacaktı...İşin özü, herşeyin önüne geçecek bir aşkı olduğunu savunan sıla, tam tersini yapıyor herşeyi aşkının önüne geçiriyor dolayısı ile bir kısım insanda Sıla'nın aşkının gerçekliğini hissedemiyor:img-pilot En başta ben gibi...
Boran - "Canımdan çok sevdiğim ruhumu teslim ettiğim, onsuz yaşamaktansa seve seve ölmeyi tercih ettiğim bir kadın var bu evde, Bu eve biri gelecek, o kadının gözlerine bakacak, yüzüne bakacak onunla konuşacak ben de anlayacağım öyle mi? Anlamıyorum anlamayacağım hayatım boyunca da anlamayı reddediyorum. Anlıyor musun Sıla? Bir gün bütün bunları anlarsam senin istediğin gibi sakin olursam, o zaman seni terk ederim Sıla, ben terketmiyorsam sen terket beni. Anlıyor musun?"
''Seni anlamayan össün'' diyesi geliyor insanın...:img-in_lo
Eh Boran cığım hepsi iyi güzel de o Emre uyuzunu neden hemen paketleyip gönderdin ki?
Ablacığım, en hızlı ve güzel paket servisi nasıl yapılır onu gösteriyordu...:img-blush
Şimdi ne oldu bunlar az önce konuşmamışlar mıydı? Boran telefonu niye açmadı?:
Sıla'nın burada suçu ne? Nerede hatalı davrandı. Boran neyin intikamını alıyor.
- Emreyi Sıla çağırmadı.
-Emreyi konağın içine Sıla almadı
- Boranın geldiğini görür görmez Bedirhanı Emrenin kucağından aldı.
- Emre İstanbula gel. dediğinde Sıla gelirim demedi.
- Abay'ın davetini bile Sılaya söyleme gereği duymadan kendisi gitti.
-Emre ve Sılayı uygunsuz bir şekilde veya uygunsuz konuşmalar yaparken yakalamadı.
- Emre yaptığı saygısızlığa rağmen hemen olayı toparlayıp konağı terk ettii.
- Sıla Emreyue nasıl böyle davranırsın bile demedi.
- Emreyi paketleyip gönderdiğinde Sıla kendisini çemkirmedi.
Sıla bu davranışları hak edicek ne yaptı açıkçası ben bulamadım. Boran bunu hep yapıyor. Gerçekten bu bölümde kendisine çok kızdım. Bir erkek böyle sevicekse hiç sevmesin daha iyi yani.
Üzüm, üzüme baka baka kararırmış... Sıla'nın, Azad'ın ölümünde Boran'ının koluna dokunmasından duyduğu rahatsızlığın, arada kalışını anlamayıp harcayaşını anlamışlığın varsa eğer empatiyi oradan alıp bura ile değiştir belki yararı olur:img-wink:
Zavallı Sıla konağın içinde hapis tek tesellisi Bedirhan. Arada bir kocası gelip seni seviyorum, sensiz yapamam ama herşey benim istediğim gibi olacak diyor. Odasına girmiyor. Mecbur olmadıkça konuşmuyor. Telefonunu dahi cevaplama zahmetinde bulunmuyor.
Bölümü sevdim ama bu bölümde Boranın davranışlarını hiç sevmedim.
hımmmm...O zaman kına gecesine, annesine dertleşmeye Sıla'nın cin kardeşi gitti... Yoksa iyi halden evcimi çıktı...Boran 2 günde bir mi uğramaya başladı konağa yok hayır ben Asi'ye takılıyorum bu aralar artık evde değil başka bir yerde mi kalıyorda konağa arada Sıla'ya seni seviyorum demek için uğruyor...
Boran Emre'yi paket yaptığında üzerine de şöyle uzak bir diyarı mesela Kamboçya'yı yazsaydı keşke.Daha emin olurduk teslimatın yerine ulaştığından...
Belkim, şansı döner Angelina ablası tarafından evlatlık alınır, Brad gibi bir baba sahibi olurdu...
Körle yatan şaşı kalkar diyelim olsun bitsin mi?
Körle yat şaşı kalk... bak bak karar...
Düşındım düşındım... bir anlam veremedim. Hadi Boran delice kıskandı yine sağduyusu köreldi. Sıla neden gitmedi yanına? Oysa Narin le konuşurken Emre yi postalamasını bile affetmişti. Boran o gece sırılsıklam döndüğünde, küskün küskün bakıp yukarı çıktığında neden gitmedi ki peşinden? Hesap sormak için peşinden gitmeyi bilen "hesaplaşmak" için de gitmeliydi. Boran' a onu sevdiğini haykırmalı, hatta kızmalı, sonra sarılıp "ondan gidemeyeceğini" hissettirmeliydi
Gitmezzzzz ablacım... öyle sevgi dolu davranış biçimleri ona göre değil... hem kadın dediğin erkeğin ayağına gider mi... Bu bir mesaj dizisi... bak kadın erkeğin ayağına gitmez ama erkek, kadının ayağını yıkar üstüne birde nefret edilir...
Ahhhh ahhh sevdayı anlatamadıkları gibi "kıskançlığı" "korkuları" "çekinceleri" "aklın yürürken ayaklarının durmasını" "yüreğin konuşurken dilinin lal olmasını " da anlatamıyorlar. Yine iş bize düşüyor, bu hafta konuşur da konuşuruz artık; "şurada aslında Boran şunu hissetti, Sıla da şunu düşündü" o haklı bu haksız diye debelenip dururuz, buraları okuyorlarsa nasıl da eğleniyorlardır değil mi?
Boran ne hissedersen, bende buradan hissediyorum valla... Sıla'nın ne hissetiği ile uğraşırsam bakırköy'de düşünen adam heykelinden sonrada düşünen kadın heykeli oluverir...
Boran Abay ile konuşurken, hatta Sıla ile konuşurken bile Emre olayında Sıla nın bir "yanlışı" olmadığını kabul etti. Peki sonrasında ona tavır yapması, konuşmaması hatta telefonuna cevap vermemesi neden? Bir kıskançlık bu kadar mı "tatsız" anlatılır yarabbim? Bu arada Sıla telefonu ne güzel savurdu parçaladı ama. O sahnede çok taktir ettim kendisini
Günüm Işığım canım ablacığım, ohhh iyi yaptı... helali hoş ossun... Sıla'nın teline cevap vermeyen ellerine nihz kurban ossun...mümkün ise bundan sonra suratına bakmasın kaymaklı ekmek kadayıfı ossun...
Boran'ın tepkisini bence çok abartmışlar
Ayliz'cim, tepkisini abartışını yerim ben onun...ohhh canı sağolsun... hatta bu kadarı yetmez versinler abartıyı versinler abartıyı... bayıla bayıla izliycem...
Sıla neden hep antipatik olmak zorunda ...sanki zorla bu kızı sevmeyeceksiniz diyor GO ..Esma'nın söyleyeceklerini bile anlamadan dinlemeden yine yeniden çemkirdi!!! ...halbuki dinlese Esma onun lehine bir karar verecekti
Odilem, fıstıkım bak bugün o kadar konuştuk doyamadık...İki kelamda buradan edelim demi ama...
Annem bile en sonunda bir çuval inciri berbat etti dedi... Bende anneme adı Sıla, görevi itina ile incir berbat etme...dedim
Boran ne ister?
- Sıla o konakta hapis hayatı yaşasın ister.
Olabülü tabi... Sırf bunu istediği için kendisi ile Mardin'e gelip gelmeyeceğini bizzat sormuşluğu vardır. Zaten hakimlerde suçluya cezasını okumadan önce Bayrampaşada ömür boyu takılmak ister misin diye soruyorlar....
- Sıla geçmişle tüm bağlarını kopartsın ister.
Neden olmasın tabi... Oda olabülü... İstanbuldaki düğün organizasyonunda geçmişine dahil bilebileceği ne kadar şahsiyet varsa onları toplamışlığı vardır...
- Sıla kişiliksiz, karaktersiz oldun dizinin dibinde otursun ister.
Bu dahada çok olabülü tabi... Sıla'nın fabrikayı kapatacağı zaman kapatmamak adına beklediği desteği sonuna kadar vererek dizinin dibinde oturmasını garantilemiştir...
- Sıla onun kulu kölesi olsun ister.
kucağında taşıyarak, ayaklarını yıkayarak, gecenin bir yarısında canı limonata isteyip yapamayınca limonta yaparak, hamile olup yanlız başına yıkanamadığı için onu yıkayarak, sabahları yatağına kadar kahvaltısını taşıyarak, yangın yerine gözü kapalı dalarak, karısı ondan kaçarken canı tehlikeye girmesin rahat kaçsın diye amca oğlunu dıkşınlayarak, hapishanede olmasına rağmen karısının canı tahlikede diye bir yolunu bulup onu kurtararak...uygulamalı kul köle dersi vermiştir yanlız bu sıla ne kadar aptal bir öğrencidir ki bu kadar dersten sonra ot ot bakarak kul kölelik yapamaya çalımaktadır...
- Sıla o servetten tamamı ilel vazgeçsin ister. Sıla nın annasının, babasının
hatırısına da hiç saygısı yok.Sıla nın bir geçmişi var. O geçmişe ait birisinin
ölüm haberini verirken ne kadar soğuktu o böyle.
Beni canı kadar seven sevgili karıcığım, kolumdan kurşuladığımda kızdığı için bunu umursamıyorsa... Anne ve babasının mirasına el uzatmak isteyen adamın ölümündende bu kadar etkilenmez diye düşümüş olabülü mü...olabülü tabi...
Valla kim isterse onun olsun Boran ın hastalıklı sevgisi gibi sevgi istemem. Ah Sılam ah keşke gitsetdin İsviçre ye. Okudaydın üniversite de. Törelerin hükmünün sürdüğü yerde güya sevgisinden seni bu kadar aşağılayan o adamın yanında olmasa idi ve bu bölüm öyle ezik ezik olmasaydın.
Hastayım Boran'ın hastalıklı sevgisine... sizi Sıla ve onun dinç sevgi anlayışı ile başbaşa bırakıyorum...İsviçre konusunda çok haklısınız belki orada okumaya giderse 50 küsur yaşındaki kadının fikrinin okul açmakla bir bağı olmadığını anlatabilcek bir hoca bulabilirdi kendine:icon_whis
Emre için Sıla ya bu tavrı koyan birisinin kendisini umutsuzca seven Lusin in evinde ne işi var. Ben başından beri Boran ın Lusin in sevgisini bilip bilip te oranın Abay ın da evi olmasına rağmen Lusin in evine gitmesini doğru bulmuyorum. Bir keresinde yine Sıla ya kızınca yatıya gitmişti o eve. Bu hiç doğru değil. O kızın bu durumlardan nasıl umutlandığını anlamaz mı, düşünemez mi?
Belki ben karım için herşeyi göze aldım... zekası olan birisi karısı için ölümü göze alan bir adamın, en yakın arkadaşının evine gelmesine başka bir anlam yüklemez diye düşünmüş olabülü mü?...
Köşke o gece yıldırımlar çarpsa idi onu da kurtulsa idik. Sıla össün deniyordu bir zamanlar ben de diyorum ki Boran ölsün.
Ben bizzat yıldırıma sordum...yok çarpmam sonra Allah baba'da beni çarpar dedi...ama çok istiyorsan sıla'ya çarpayım, bende ona yok dedim.Ona çarpan çarpmış baksana...
Dizinin tamamını izlemedim, ama izlediğim kadarıyla ve yazılanlardan okuduğum kadarıyla izninizle Boran'a hödük demek istiyorum.
Sevgili sorumlum, hazır sen hödük Boran demişken bende ne zamandır demek istediğim ama bir türlü fırsat bulamadığım için diyemediğim şey aradan çıkarayım:img-wink:
30 küsür bölümdür bütün çabalara rağmen anlamamakta direnen ve hala törenin bir çırpıda düzeleceğini düşünen Sıla'ya yüksek müsadenizle ''GERİZEKALI''demek istiyorum...
Kedicik' im ben GO nun Boran' ı "yobazlaştırmak" çabası içerisinde olduğunu hiç sanmıyorum o sadece "aynı yollardan geçerek" Sıla nın "terkedişini" meşrulaştırmaya çalışıyor. Boran' ın bu akşam sergilediği şey "delice kıskanmak, tutku ile bağlı olmak, kaybetmekten ölesiye korkmak" sonucu "bocalamak" tan başka birşey değil bana göre.
ama yemezler....
Bi de Abay' ın mesleğini anlayan var mı? Tahminde bile bulunamaz oldum, antikacı, işletmeci, joker... bugün de "oymacı" ve "avukat" vazifesi üstlenmişti. Abay kimdir arkadaşlar, ne tür bir "süper" varlıktır. Elinden her iş gelir, her konuda engin bilgisi vardır, ne hikmetse bunca işi ve kabiliyeti varken evinden hiç çıkmaz, Boran ne zaman arasa "bulunur ve hizmete hazırdır", yemek yapar, şair gibi, bilge gibi konuşur, teselli eder, akıl verir, yol gösterir.. Abay kimdir? Abay nedir?
Günüm Işığım, Abay'da bir çeşit süper kahraman olabilir mi? ondan da nefret edilebilinir mi?:img-icecr
-Emre Bedirhanı kastederek "alabilir miyim?" dediğinde Sıla niye öyle "bir garip" baktı,o bakışı anlayan var mı?
Tanımlanamayan cisimin tanımlanamayan bakışları desek tatminkar olur mu, Diyar'ım...
--Emre Bedirhanı severken Sılaya "tıpkı senin gibi sürekli gülüyor" dedi değil mi,ben yanlış duymadım;bu gördüğümüz "sürekli gülen Sıla" yani;bunun gülmeyenini düşünmek bile istemiyorum....
Buna da tanımlanamayan cisimin bu zamana kadar rastlanmadığı için tanımlanamamış gülüşleri desek...bak bu sefer rast gelsem cismi tanımlayamasam bile gülüşü tanımlayacaktım...
-Son olarak birşeycik daha yazıp yatmaya gidiyorum;BORANIN GİDECEK YERİ YOK MUYMUŞ?BİZE GELSİN...KAPIMIZ MİSAFİRE HER ZAMAN AÇIK.NE DEMİŞ ÜNLÜ BİLGE BORAN GENCO;"MİSAFİRE 'GİT' DENMEZ"...
SİZE GELMİŞ EVDE YOKMUŞSUNUZ...SIRANI SAVDIN SEN...HEM 4 dak. 26 sn. NEYİNE YETMİYO SENİN BAKEM...BİZE GELSİN...ÇOK GÜZEL PAMUKLARA SARMALAR SARARIM...NE BEDEL İSTER NE HESAP SORARIM...
Ayrıca hani Emre'nin soyadı Türkoğlu idi, Boran ''Emre Korkmaz'' dedi. Ne güzel Emre Belözoğlu ile Emre Türkoğlu uyumlu oluyordu, Korkmaz da nereden çıktı (Gerçi Canım Teyzoşumun soyadı Korkmaz ama Türkoğlu daha ciciydi )
Korkmaz demek... Darwin'in evrim teorisi... önce maymundu sonra Emre oldu...önce Türkoğlu idi şimdi korkmaz oldi...
affet beni Çiçeğim
Ben gerçekten farkında değilim..Biri forumda Sılayı savunanlara "gidin, Sılayı savunmayın" filan mı dedi?
Bu forumda Sılayı sevenler de gayet özgürler bence. Sevmedikleri karaktere "gerizekalı,hödük, psikopat, insan değil...." gibi değerlendirmeler de yapabiliyorlar. Elinizi tutan mı var? Yazın, klavye önünüzde. Bu mağduriyet edebiyatından çok sıkıldım açıkçası.
İsteyen istediğini yazar ve yazıyor da zaten.Problem nedir?
Haramim sen iyisin, bir tek sıkılmışsın ben bıktım...
Senin yaptığını ve kendi yapacağımı da yanlış bulmakla beraber... eğer Forumun demokrasi anlayışı buysa...Boran Sılanın önüne geçip vurulduğunda ve baygınken, sırf başı Gizemin dizlerinin üzerinde diye evine geri dönen Sılaya da hödük ya da tekrara düşmemek için embesil demek isterim. Belki seroz, bu defa da "Sıla embesil mi?" diye bir yorumla konuya açıklık getirmek ister.
Yanlış manlış...madem fazlaca gelişip özgürlüğün ifadesini alınıyor...Bir çok defalar arada kalmış olmasına rağmen arada kalanı düşman sayan bir ziyniyete sahip olan Sıla'ya ''gerzek'' demek istiyorum...ve şiddetle Sıla gerzek mi yi açıklayıcı bir yorum bekliyorum...
Hatta olayı bir adım ileri götürüp...Gerzek Sıla, Gerzek Sıla... diyesim bile var...
Aramıza yeni katılan arkadaşlara selamlar...
Doray'ım, Günüm Işığım, Haramikedim, jess'im, diyarım... Anladınız siz beni:img-wink:
Herkesleri çok öptüm, çok sarıldım...iyi geceler diledim...
SAAT : 03:17'de...
Sabah forumu kim açarsa hakkımı ve kurdelamı versin:img-icecr
herkese merhabalar;
Benim bir sorum olacakti... Burhan, mahkemedeki davalardan birinin sonuclanmasi ile Sila'nin sirketlerinden birine ortak olmustu ya... simdi rahmetli olduguna gore geriye kalan davalar hala daha yururlukte mi? mahkeme devam edecek mi? Yoksa oldu diye diger davalar dusecek mi? :icon_conf Sonucta mirasdan hak talep eden oydu aile ferdi olarak... yoksa Burhan'in mirascisi olarak Esma bu davalari devam ettirmek hakkina sahip mi? merak ettim de...:img-help:
bir de cesme basi sahnesinde :img-icecr calan muzik vardi ya, o muzik o sahne icin cok guzel ve ozeldi... fakat ayni parca bu bolumde esma'li ummu'lu sahnelerde kullanildi, yakistiramadim. GO hanim lutfen o parcayi sadece Sila-Boran sahneleri icin kullan, bu sekilde heba etme. O sahne bizler icin ne kadar ozel ise o parca da o sahnenin bir parcasi olarak ozeldir.:img-yes: :img-music
ayliz zeynepsudem Ozgun tesekkurler..:img-kiss:
Haramkedi dogum gunun kutlu olsun :cheer:
sevgiler
:icon_whis:icon_whis
Aslında herkes kendince haklı..:img-yes:
Boran:Karısına deli gibi aşık bir adam,korkuları var,haklı gerekçeleride.
Sıla:bir yanda yaşama sebebim dediği ilk ve tek aşkı,çocuğunun babası;diğer yanda ne zaman ihtiyacı olmuşsa ona yardım elini uzatmış,karşılık beklememiş bir adam.
Emre: uğrunda ölümlere gidip geldiği,hayatının baharında onun özgürlüğü için sakat kalmış bir adam.o da görmek ister sılayı,özler.benim değilse mutlumu bilmek ister.(yinede Emre o konaga gelmemeliydi.)
dedimya herkesin kendi açısından haklı nedenleri var..
Kalp işte düğmesi yok bu zıkkımın..
çok mu melek oldum şimdi de..
Sevgili Doray; Ahmet ağa için muhteşem bir sahne düşündüm.bu cennet libasını sırtından çıkarmayan muhterem merdivenlerden inerken o entari bacaklarına dolaşsın.. merdivenlerden uçsun..boyundan aşağı felç olsun..öylelerinin canı kolay kolay çıkmaz kaç masumun ahı var..:img-yes:
sürünsün!! beter olsun!!
şimdi de şeytana uydum..nedir benim bu günahkar iki meleğimden çektiğim..
de-rincim; biz şimdi bize süpriz kiralık katili kalın ve kısa parmaklarından tanıyamazmıyız acep.(lütfen parmaklara bi bakarmısın nasıl?)
Bu İstanbuldan gelen kiralık vatandaş bence aşiretten biri ama oralarda yaşıyan karanlık bi adamdır..
sevgili Harami'nin doğum günüymüş;Mutlu yıllar,mutlu ve maa'lı uzun yıllar olsun önünde hep..:img-wink:
iyi bir gün geçirmeniz dileğiyle..
eminedeniz 19-11-07, 08:36 Gül Oğuz'un bu hikayeyi nereye götürmek istediği yine her zaman ki gibi son derece açık.Boran'ın kıskançlığına bağlı yapacağı bir hata nedeni ile onu "terk edip" İstanbul'a gidecek bir Sıla...
Ben Sıla'nın tüm yaşadıklarını anlayabiliyorum,18 yaşına bile daha yeni girmiş bir genç kızın ne psikolojisinin ne de fizyolojisinin kaldıramayacağı olaylar yaşadı bunu inkar etmek de elbette haksızlık olur...
Ama anlamadığım ve anlamlandıramadığım Sıla'nın Boran'a kendisine güvenmediği için kızgın olması, ki Boran bunun kendisi ile alakası olmadığını da çok net anlattı Sıla'ya ve hatta "anlıyor musun" diye de sordu. Sıla iki kere Boran'ı arkasında bırakarak gitti. Sıla Boran'ın güvercinlerine benzemiyor, ne onlar gibi Boran özgür bırakıyor Sıla'yı ne de Sıla onlar gibi kendiliğinden geri dönüyor Boran'a.
Çok tartışılan bir diğer konu ise Boran'ın kıskançlığı olmuş sanırım, kıskanılmaktan nefret eden bir kadın olmama rağmen anladım Boran'ı...Boran'ın mantığını kaybetti tek nokta aşk...Aşık Boran çok çok farklı bir adam,duygularının yoğunluğundan başı dönüyor ve gözleri kararıyor...Boran haklı sevmeyi böyle bilen bir adam eğer bir gün bu kıskandığı tavırları anlarsa o adamı terk etmek lazım, çünkü o adam o kadından gitmiştir...
Boran'ı ise telefonu açmadığında anlayamadım manasız bir sahneydi ama dediğim üzere Gül Hanım'a lazımdı elbette...
Ve Lusin, ben dizinin başından beri sevmedim sevemedim Lusin'i bu bölümde ise Cihan'dan ve hatta Ahmet Ağa'dan bile itici geldi...
Günaydın güzel formum
HARAMİCİĞİM doğum günün kutlu olsun canım …
iyiki varsın…
iyiki buradasın
yorumlarını okudukça doğru yerde olduğumu düşünüyorum
Süper yorumlarınla hep aramızda olman dileğiyle
UZUN MUTLU YILLAR SENİN OLSUN CANIM…
MAABELİM borana değecek kurşun boranın ne kadar canını acıtacağı düşünmek bile benim acımı çok kötü acıtıyor…şuan tek bildiğim öğrendiğim an beni yıkan düşündüğümde canımın acını hissettiğim boranın ekran karşısındaki yıkışı beni yıkacak… boranın iyileşeceğini biliyorum ama boranı hep güçlü gördüm şimdi yaşamak için çaba göstermesini hayat dilenmesini düşünmek bile etkiliyor…
DE_RİNCİĞİM kim ne derse desin ben o hödüke hayranım bitiyorum borancıyım çünkü ona hayran olmamı sağlayan onun dehşet yakışıklılığı değil harika karakteri ve büyük deli boran aşkı .bence boran sılaya aşkının büyüklüğünü söyledi hıpalamadı
Dün forumdaki arkadaşlarımla buluşmak çok güzeldi… 18/11/2007 hiç unutmayacağım iyiki bu foruma gelmişim ve iyiki hayatımdasınız sizi çok öpüyorum
Günaydınlar sevgi ve saygıya layık Saftirik forumum.Saftirik olmak, fesat olmaktan daha iyidir..:img-wink:
Haramim ,canım kedim doğum gününü kutlu olsun,yeni yaşında herşey gönlünce ,sevdiklerin,ailen en önemlisi sevdiğin yanında olsun..:img-kiss:
Bu diziden sonra kalıbımı basarım hem CD hem de MAA oynakdıkları dizi de ya da film de gayet kuralsız ve kaprissiz bir şekilde oyunculuk yapıcaklar
Yeşilim,ben M.A'yı diğer projelerinde de seyredeceğim(Hacı'da seyrettiğim gibi) ve o projelerinde kuralsız ve kaprissiz olması beni rahatsız etmeyecek..Eğer kural koyan CD ise bu onun bileceği ama CD'nin başka bir projesine bakmayacağımı adım gibi biliyorum..Kuralın sadece dudaktan öpüşmeye konması da işin ilginç yanı ..
Bu kural bana PRETTY WOMAN filiminde Julia Robert'in canlandırdığı Vivian Ward karakterini anımsattı.Vivien para karşılığı erkeklerle birlikte olan bir kadın ve erkeklerle birlikte olurken tek şartı öpüşmemek..Çünkü;öpüşürse karşısındaki adama aşık olacağından korkuyor...Tabii bu CD için geçerlidir demiyorum ama yanağından öptüren,gayet afilli gecelik giyen bir oyuncunun sadece öpüşmemek için kural koyması ilginç bir ayrıntı diye düşündüm de...:img-grin2
İfritim,Zinar ağa için düşündüklerin olabülü...:img-pilot
Bittoşum,Tülayım,Hilalim,Odilem:img-kiss:
Gül Oğuz'un bu hikayeyi nereye götürmek istediği yine her zaman ki gibi son derece açık.Boran'ın kıskançlığına bağlı yapacağı bir hata nedeni ile onu "terk edip" İstanbul'a gidecek bir Sıla...
Aynen böyle. go'nun gerçek niyeti bu. Sılamı vurulsun, Boranmı vurulsun hikayeside kandırmacadan öte değil. Malum ters köşe yapmaktan hoşlanıyoruz. Sılaya tecavüz ettirtiyoruz, aylarca sürüncemede bırakıyoruz, sonra '' evet, bana tecavüz etti'' dedirtiyoruz, 2,5 tokattan sonra yelkenleri suya serdirip karnında bebesiyle tırım tırım kaçtığı yere geri gönderiyoruz, orada hayatı zindan ettirtiyoruz, azıcık kendine gelse ''sus, sesini çıkarma, acele etme, görmüyormusun erkeğin seni ne kadar seviyor '' diyoruz, ''her şey benim yüzümden'' dedirtip ağlatıyoruz zırlatıyoruz, onu geçmişe bağlayan ne varsa anında işini bitiriyoruz...neden? , delicesine bir aşk için...
Şimdi Sıla kendini boğan bir ortamdan bir şekilde kaçmak zorunda...kaçacak...yada kaçırılacak..ama kaçtığı için yine acı çektirilecek...acı çektikçe güçlü Sıla izlenimi verilmeye çalışılacak...yerin dibine batırılırken, aslında yüceltilmeye çalışılacak....Boranda bu senaryodan nasibini alacak, yüceltiliyor izlenimi verilip yerin dibine batırılacak......raytingler belki yükselecek...ama...
Hayata NARSİST felsefeyle bakan bir kalemden çıktığı izlenimi veren bu senaryo, gerçekte neyi amaçlıyor acaba...Keşke birileri dile gelipte açıklasa...nedir işin aslı, esası...
Alıntı yapmadım ama bu mesajı yazarken gözümün önüne NİLFER1'in ve STELLA'nın yazdıkları geldi. Hiç alakası yok gibi ama aslında birbirinin tamamlayıcısı mı acaba....
Günaydın kıymetlilerim,
Forumumuzun biricik kedisi,doğum günün kutlu olsun,nice mutlu yıllara,bütün dilediğin güzellikler senin olsun.:cheer::klme
Lusin karakterini sevmiyorum ama 47. bölümdeki tepkisini anlayabiliyorum.Hayatta sadece abisi var ve Gizemin eve gelmesiyle onu kaybetme korkusu yaşadı.Bu korkuyu biraz daha sevecen anlatabilirdi çünkü çok itici görünüyordu:img-yes:
Lusini sevmesemde anlayabildiğim gibi Sılayı hem sevmiyorum hemde anlıyamıyorum:img-icecr
Boranın Emreye tepkisini çok haklı buluyorum. Emre onun karısını elinden almaya kalkışmadımı. Boran Emrenin niyetini çok iyi anladı. Orada Borana şaşaıdım , bravo Broran dedim . Sılaya tepkisi abartı idi, oda hala Sılaya güvenemediginden .
Şu an arayarı dalgın ken Boranın vurulması hiç iyi olmayacak . Keşke araları düzelmiş olsada öyle vurulma varsa gerçekleşse.
Günaydınlar ,iyi haftalar herkese,
İstanbulu sevgili arkilerime azcık küsülüyüm işte....hayır uzaktayız diye gidip gidip gezip sonrada gelip forumda yazınca üvey evlat gibi hissediyorum kendicağızımı?bilseydik İstanbulda büyük gün var dizi film com ekibi bir yeerde oturup sohbetteler bizde GOOGLEden takiip ederdik sizleri....birdaha böyle toplu halde kaybolunuyorsa direkt googleye bakıcam:P
ben de ve zeynepte çokı yorgunuz hemde çok:img-in_lo
sabaha kadar hastane köşesinde Boran2ın başındaydık..başında dediysem durumu kriritk olduğundan yoğunbakıma giremedik ama hep camdan Boran'ı takip ettik.bir ara sayıklar gibi oldu ne dediğini tam anlıyamadım zeynebimle ama bedir gibi bir şey söylediğine karar verdik..sılayı bir ara görürü gibi olduk.herşey benim yüzümden oldu diye ağlayıp duruyordu..birde bi arada dilaver'i görürü gibi oldu gözlerini belertip dilaver ile sıkı bir tartışma yaşadılar...
bunu gören kevser fikir taşı catladı yine dedi..uğursuz geldiğinden beri Boranınım yavrumun yüzü gülmedi deiyecek o9ldu bir taraftan NARİN diğer taraftan Firuz burası yeri değil diye kadını susturdular..
abay elinde telefon sürekli birileriyle iletişim halinde idi..sürekli emirler veriyordu..şivan kahya bir ara Abay2ın yanına gelip kulağına bir şe söyledi.Abayda biraz üzgün cevap verdi ve Şivan tekrar hastaneden ayrıldı..
Bedar bir ara görür gibi oldum SILAM GUZUNMM diye bir ses ve bir hışırtı çıkdı ..hiç kendisine bakacak halim yoktu ne söyledi bilemiyorum.
bir ara agalar toplu halde teşrif ettiler..bizim aşiretimizde daha önce hiç böyle olaylar olmazdı neden oldu heçççç anlıyamadık deyince zeynebimle üzerlerine yürümek istedik , kendimizi zor tuttuk..
ahmet aga bir tereddütlü görünüyordu bi Ara dilaver ile ahmet aga göz göze gelip birşeyler konuştular sonra zinar yanlarına gelince konuşmayı sonlandırdılar.
bütün bunlar olurken Boran içerde yaşam mücadelesi veriyordu ve DR X bey ekibi ile gelip kontrol etti sorduk nasıl durumunda bir değişiklik varmı? diye 24 saat durumunun kritik olduğunu söyledi...zeyneple biz bekleriz doktor bey dedik.
işte canlarrım sabaha kadar hastanede nöbetteydik.şimdi ben size bilgi vermek için cafe ye geldim zeynebim şimdi boran'ın başında dualarınızı eksik etmeyin olur mu? canlarım..
Biri benimi çağırdı?:icon_whis Buradayım De-rinim,Boran forever:img-punk::img-punk: diyim,başlayım söze..:
metescim bencede BORAN FOREVER
Bir arkadaş, Boran'ın çocuğuna ilgi göstermediğini yazmıştı. Bedoş'uma anası çok mu ilgi gösteriyor yani. Altını hiç değiştirdi mi? Gece bir kere bile uyandı mı mesela? İnsanın 2-3 aylık bebeği olacak, değil öyle saten geceliklerle yatağa yatıp, kocanla muhabbet edeceksin, beşikle yatak arasında bir yerlerde sızıp kalırsın alimallah.Odada çocuk uyurken karı koca değil yüksek sesle konuşmak, ayak parmaklarınızın üzerinde balerin olursunuz yürürken. Bizimkiler giyiyorlar atletleri, gecelikleri, boyuna laflıyorlar, bol laf, icraat sıfır. Yavruma da ne veriyorlarsa, artık fosur fosur uyuyor.
ilkbaharcım ben yazmıştım.annesi daha ne kadar ilgilensin..iki defa bedirahn'ı yıkadı.bir defasında tam 50dk sürmüştü..sonra balkonda birkaç defa güneşlendiler ana oğul sonra ayşe biberonla süt hazırladı getirdi..işte bu kadar haa arada sırada sepetin başına geçip oğlunu sevmişliğide vardır..
anası babası normal olmayınca çocukta normal olmuyor ilkbaharcım..akşam yatıp sabah uyanıyorlar..hiç geçe bedirhan'ın ağladığını mama yediğini yada altını değiştiğini yada sıla boran arasında bizler görmesekte Bedirhan bu gece hiç uyumadı sürekli ağlayıp durdu gibi bir replik olmadı ne yazıkkı..süper çocuk Bedirhan
niye?? de-rin'im deme öyle; benim yüreciğim dayanmaz onu öle yataklarda sakat kalmış görmeye:icon_so sonra bikerem midyatta çok iyi bir cerrah var diyecem ağamı neyapar eder kurtarır..Ta amerikalara gidene kadar ağam kan kaybından ölür..onu midyattaki cerrahın ellerine teslim etsinler..:icon_whis
ifritçim kimmiş o cerrah bilselerdi Emreyi taa Amerikalara göndermezlerdi de Sıladan hiç ayrılmamış olurdu garibimi:img-blush
bende böyle Boran'ın sürekli teğellenmesine dayanamıyorum desem ifritçim ayı etmiş olmam değil..ama bir başkasını sürekli hastenede görmektense Boran'ı bende tercih ederim şmyle iki bölüm uyusada hiç repliği bile olmasa şahane bile olabilir mesela..
ben dilaverin ağamı vurmasını istemiyorum..o güdümlü arkadaş birini vuracaksa gitsin kendini vurdurtanı vursun..yoksa onu ahmet ağa vurdu o gidip boranımı vuracak aaaaa!!! canım midyattada birinin başına gökten saksı düşse boran ve sıladan bilecekler..olmaz sayın G.O olmaz. olamaz..olmamalı...:icon_whis
bende istemiyorum sonra kendi kendisiyle gurur duyar havalara girer..abisinin boran tarafından yol ortasında kanlar içerisinde yatarkenki flashbackleri hatırlar 10dk..
ahmet aga vurdurursa ve Firuz ağada zinar agaya oğluma bunu yapanı eğer bu aşiretin ağası isen bulacaksın diye öfkelensin hatta.
ben zinarın ağalığının değil kendinin sonu gelsin istiyorum..nasıl fikir??
sonuda gelecek elbete ama şimdi değil biraz daha ağa olduğu için canı yansın oğlu biraz daha burnunu her işe soksun ondan sonra olabülü
..ama barışma konakta olsun vuslat bekliyorum bu şiddetli kavgadan sonra..(banane onlarda sıradan bir çift)
ofiste de olur ama bizim çiftimiz için böle bir durum söz konusu olamaz heralde fazla uçmayayım..değil??:i
OOOO ifrit bir de ofiste öylemi??sofa eğer cihan olmuş olsaydı kesin olur derdim ama söz konusu Boransa olmaz ama fikir güzel karı koca değiller mi??
Derinim nerelerdeydik bir bilsen...Sen ve ZEYNEBİM bizim için Borana iyi bakarsınız diye bizde biraz gezelim dedik..:i
:bilmim:bilmim
Tabi bakarız cancazım..söz konusu boransa seve seve bakarız figanıda alızı el birliği ile iki günde sapa sağlam ayakta olur boran ağam..
-Boranın vurulmasını bende istiyorum(tabi ölmeyecegini düşünerek)....
maabelim siz istemesenizde sayın GO sürekli bu ekşini seve seve yapmaktadır hiç endişe etmeyin vurulan Boran dan başkası değil
Sıla Emre'nin amacının davayı haber vermek olduğuna inanmamıştır değilmi?
:
newat abla inanmış bile olabilir ama Boran2ın sılaya söylediklerinden sonra öyle olmadığını asıl hedefin kendisini görmek olduğunu anlamış olsun lütfen
.Esmaylada iş ilişkisine girmişken acaba iş aşka dönüşebilirmi?Esma-Diloş beraberliğini görebilirmiyiz:
metesim dilaveri Ümmü evlendirdik yetmedi şimdide ESMAyı metres yapacaz..biliyor musun buda olur..Dilaver şalvarlı falan ama esma ile iş icabı yakınlaşırsa ikiside bir birinden elektirik alabilir..
de-rincim; biz şimdi bize süpriz kiralık katili kalın ve kısa parmaklarından tanıyamazmıyız acep.(lütfen parmaklara bi bakarmısın nasıl?)
....
söz konusu şahıs avize ise kulakları yeterli parmaklarına bakamıycam
Bu İstanbuldan gelen kiralık vatandaş bence aşiretten biri ama oralarda yaşıyan karanlık bi adamdır....
banada öyle olabilir gelmişti..hatta boran ile geçmişe dayalı bir anısı bile olabilir.Belki Boran kendisine bir iyilik bile yapmış olabilir
haramikedi doğum günün kutlu olsun nice güzel sağlıklı mutlu seneler:klme
tatlı pisişim; tüm yaşamın yüreğin gibi sevgi dolu,aklın gibi aydınlık OLSUN:img-kiss:
eminedenizcim ben sılanın yeniden istanbul'a kaçacağına inanmıyorum..
birincisi oldu ve biz çok çektik..hiç bir dizide görülmemiş bişi yaşattı BİZE go..
hiç bir dizideki aşıklar bu kadar ayrılmamıştır,bu kadar birbirlerinden UZAK kalmamıştır..go sabrımızı büyük bir kayıtsızlık örneği vererek DENEDİ..bu forum
da bağrış, çağrış hz. EYÜP sabrını kanıtladı..ama HALA da pek kendimize gelebilmiş DEĞİLİZ.....ikinci kaçışı ise go göze alamadı bence ..uçağı kaldırdı kaldırmasına ama *baktı olmayacak* bedoşu bahane edip indirdi....
bu sefer işler dahada karışacak...sıla yeniden istanbula kaçarsa ilki gibi olmaz
bence durum..her ne kadar BORANIM sılaya *karısı,çocuğunun annesi* gibi değilde *uzatmalı KIZ ARKADAŞI gibi davranıyorsada go sılaya bunu yaptırmaz diyorum....ama go dur ne yapsa yeridir diyosan sende haklısın
diyebilirim....:blink:
Emreyi gördüğü anda Sıla'nın yüzünün aldığı hal ne ilginçti. Sevinsinmi, şaşırsınmı bilemedi garibim. Ama korku üstüne karabasan gibi çöküvermişti.
Çok acıdım garibime. Kendimi onun yerine koydum.Yıllarca yaşadığım dünyadan üstelikte sevdiğim güvendiğim istemeden sakat kalmasına sebep olduğum, hayatını kararttığım beni sevdiğini bildiğim insan elinde baston, sakat, sakalları uzmış çökmüş yüzünde acı bir tebessüm sevinçle karışık karşımda duruyor. Ben olsam sevinçten çığlık atar boynuna sarılırdım.Eminim Sıla'da aynısını yapmak istedi ama yapamadı. Boran korkusu üstüne karabasan gibi çöktü. Haksız da değilmiş garibim. Nitekim Boran geldi ve konağı başına yıktı, çekip gitti... Sılada arkasından öylece bakakaldı... bende mutfağa indim ve nedense işim bir türlü bitmedi...bittiğinde zaten dizi de bitmişti. Bugün kendimi toplayıp izledim ve hiç pişman olmadım....
Herkse Merhabalar,
Sevgili Seroz,
Ben de aynı şekilde diziyi izlerken kendimi Sıla'nın yerine koyduğumda aynı duyguları hissettim.:img-yes: Sıla'nın içinde bulunduğu durumu o kadar güzel ifade etmişsin ki, bana söyleyebilecek hiçbirşey kalmamış.:happy0064 Ayrıca burada belirtmek istediğim bir başka konuda CD'nin oyunculuğundaki ilerlemedir. O duyguları seyirciye bu kadar iyi geçirip, yüz ifadesini ve beden dilini bu kadar mükemmel kullandığı için.
Aşkam çok peşin hükümle mi değerlendirdim acaba diye dizinin Boran-Sıla sahnelerini internetteki yavaşlığıa rağmen çok sabır göstererek bir daha izledim. Boran'ın gözlerinden nasıl ateş çıktığını, Sılanın kolunu nasıl hırsla sıktığını, Sıla'nın karşsşında ezilip, büzülüp sanki yok olmak istermişcesine küçülmesini hala unutamıyorum. Senin de söylemiş olduğun gibi Boranın konağı Sılanın başına yıktığını düşünüyorum.
Ayrıca bu bölümde kesinlikle psikopatlaştırılmış bir BORAN izlediğimizden hiç şüphem yok.
Sılaya aynen şöyle diyordu.
-Adamın biri buraya gelicek, benim canımdan çok sevdiğim karımın gözlerine bakıcak, onunla konuşacak ve bende bunu anlayacağım. Yani Sıla tamamıyla dışında gelişen bu olaylar neticesinde tamamen suçlu.
Psikopat Boran için bu spoiler,Sılasına söylüyor:img-blush
SENDEN UZAKLARDA HERKES BİR ALEM
ANLAŞILMAZ İŞLER BUNLAR BİRTANEM
NE DERSE DESİN BİZİM ALEM
BEN HÜR YAŞARIM GÜLER COŞARIM
BIKTIM SENDEN BİLLAHİ SENİ BOŞARIM
PİSİ PİSKOPATIM
BİLLAH YAPARIM
SENSİZ OLAMAM DER SENDEN KAÇARIM
PİSİ PİSKOPATIM
BİLLAH YAPARIM
SENİ SEVİYORUM DER SENDEN KAÇARIM
AZ BİRAZ GÜL YÜZÜME BUZ GİBİ BAKMA
CANA YAKIN OL BİRAZ SURATINI ASMA
TATLI TATLI KONUŞ SEN BİLİRSİN DE
YA GÜZEL BİR SÖZ SÖYLE SEVDİR KENDİNİ
BIKTIM SENDEN BİLLAHİ BOŞARIM SENİ
SENDEN UZAKLARDA HERKES BİR ALEM
ANLAŞILMAZ İŞLER BUNLAR BİRTANEM
NE DERSE DESİN BİZİM ALEM
BEN HÜR YAŞARIM GÜLER COŞARIM
BIKTIM SENDEN BİLLAHİ SENİ BOŞARIM
PİSİ PİSKOPATIM
BİLLAH YAPARIM
SENSİZ OLAMAM DER SENDEN KAÇARIM
PİSİ PİSKOPATIM
BİLLAH YAPARIM
SENİ SEVİYORUM DER SENDEN KAÇARIM
PİSKOPATIMM
Empati yaptım,telepati yaptım,işte yaptım birşeyler kendimi Sıla yerine koydum.Emre olayına geri döndüm.
Emre-Sıla oturuyorlar:
Boran eve geliyor,Emreye hoşgeldin diyor,birde öpüyor.Üstüne samimide bir sohbet ediyor.
Boranı hışımla odaya çekerim,sen ne yaptığını zannediyorsun Boran derim,beni hiç kıskanmıyormusun,Emre benim eski sevgilim,nasıl böyle rahat olabilirsin derim.Son sözümde şu olur.Seni anlıyamıyorum Boran,ya seni terkederim,yada sen beni terk et:good:
Canım kabinemgil, çok sevgili paspas forum günaydın,
Abay-Boran konuşurlarken Boran Abay' a;
-" Sen olsaydın ne yapardın, böyle hissetsen?" diye soruyor.
Abay - " Ben olsam ne yapardım hiç bilmiyorum, hiçbir fikrim yok"
Boran - "Ama en azından sessiz kalmazdın değil mi?"
Abay - "Galiba haklısın, çok çok sabahı beklerdim. O kadar.":blink::img-hyste
Hadi Boran Ağam azıcık kanı deli akan cinsten malum biraz da hastalıklı:img-in_lo Bakarmısınız her daim "sağduyulu" Abay' a? Demek ki neymiş Boran ile Abay arasında "kadınını kıskanmak" konusunda tek fark "davranış şeklinde değil" "davranış hızında" imiş. Eh o kadar olsun artık değil mi?
Suyum Yağmur' um dün yazmayı unuttum minik senaryon çok güzeldi. Sende umut olduğu gibi "kabiliyet" te var. Ben senin yazdığın "tek" senaryoya bayılmıştım hatırlarsan:img-in_lo
Hilal' im canım ayparçam "asi" prensesim :img-kiss:
İlkbahar' ım çok güzel anlatmış ama ben de onaylamadan duramayacağım. Bu dizi "günlük yaşamı" doğallıkla aktarma konusunda çoktan sınıfta kalmıştı ama Bedirhan meselesinde yerin dibine iyice girdiler. Geceleri mışıl mışıl uyuyan, ağlamayan yeni doğmuş bebek, annesinden koskoca bir gün ayrı kalıp sadece bir kere beslenen ama açlıktan ağlayarak çatlamayan ve babasının masalı ile sabaha kadar aç aç uyuyabilen bir bebek, saten gecelikle gezen lohusa kadın, elden ele dolaşıp ortada büyüyen, bardakla su içebilen bebek, bebeğin uyumasına aldırmadan mıncıklayan hatta yanında bağıran yetişkinler ben hiç görmemiştim.
Çok seviyorum hödükümü, hem hastalıklı :img-in_lohem psikopat :img-in_lo ama olsun. Boran Forever:img-in_lo
sevgili steelle ben Boran'ın konağı sılanın başına yıktığını hiç düşünmüyorum..
eğer o konak birini başına yıkılmışsa taaa sılanın ilk kaçtığında cihan başta olmak üzere ağalar toplantısında, akşama yemeği için büyük hazırlık yapan (her yönden) Boran'ın başına yıkılmıştı:img-in_lo.....gerisi boş..
Boran'ın o sözleri abartılıda olsa Sılanın duyması gereken sözlerdi.:img-yes:.sıla bazen olayları anlıyamıyor .....Boran ne düşündüğünü ilk defa acıkça neler hissetiğini söyledi sılaya ve buda biraz ekşinlı oldu:img-yes:.....abartılıda olsa bence iyi oldu:img-yes:....
ben seni terkedemiyorsam sen terket sıla sözününde öncesindeki olaylarıda öğrendik ben her nekadar Boran bu sözleri kendi iç sesidir diye yorumlasamda öyle olmadı ve korkulduğu manada da söylemediğine sevindim aslında..
sılanın yine bir çılgınlık yapıp acele ile uçuçuna binmeden önce bilmesi gereken BORAN 'ın hislerini ne düşündüğünü görmesi gerekiyordu iyi oldu o sahne diye düşünüyorum....
Canım kediciğim,forumumuzun biricik pisisi MAA'nın yılmaz savunucusu,aklını,bilgi birikimini,espri yeteneğini ve bunları bize anlatışını sevdiğim Harami Gencom.:img-in_lo:img-in_lo:img-in_lo
Nice nice yıllara sağlıkla sevdiklerinle mutluluk dolu olarak.
Umarım hayat karşına senin kıymetini bilecek yaşam sebebini çıkarır.
İyi ki doğmuşsun iyi ki buralardasın.
Bir de en önemlisi annenin de ellerinden öperim.:img-blush:img-blush:img-blush
Belki yaş farkımız el öpecek kadar değildir ama ben yine de öperim.
Zorunlu bölüm yorumu yapmak gerekirse bu bölümü doğru düzgün izlemediğim için ne desem bilemedim.
Sıla haklı Boran haklı tek problem haklılıklarının bize düzgün yansıtılamaması.
Önce karı kocanın kendi aralarında konuşmaması sonra da bizlere duyurmamaları.
Seven insan kıskanır dozunda bir kıskançlık herkesin hoşuna gider ama bu kadar da küslük uzatılmaz ki.Biriniz kuşlarla diğeriniz arkadaşınızla konuşana kadar oturun karşılıklı konuşun kardeşim.Replik yazma özürlüyseniz biz yazalım siz söyleyin.
İlk günden beri konuşmayan bir karı koca bu şekilde evliliğe devam edemez.
Aaaa ama unuttum bu bir dizi di mi?
O zaman yiyin birbirinizi.:happy0064:happy0064:happy0064
Hepinizi çok sarıldım çok öptüm ama bugün izninizle en çok kedimi öptüm.:img-in_lo:img-in_lo:img-in_lo
Çok merak ettim ve bilmeme rağmen sevgili Nslimia'nın kullanmış doluğu Hödük kelimesinin Türk Dil Kurumu'nun sözlüğünden sözlük anlamına baktım.
Hödük :görgüsüz , kaba, anlayışı kıt anlamına geliyormuş.
Yani Boran'ın Emre'ye karşı sergilemiş olduğu tavrın tam karşıtı. Zaten sevgili modumuzun farklı bir şekilde algılanıcak bir kelime sarf etmesini beklemezdim.
Boran'ın her ne şekilde olursa olsun evine gelen bir misafire merhaba dememesi, kendisine uzatılan eli havada bırakması bence kesinlikle görgüsüzlük ve kabalık içeriyor.
Emre ve Sıla görüşmesini de kendince çok aşırı kısaknması da anlyışının kıt olmasından kaynaklanıyor.
Stella'ya yanıt vermişin ama dayanamadım sevgili De-rin.Lutfen bağışla. İki olay birbirinden çok farklı bana göre. Ve ikiside yanlış.''törelere karşı gelen aşk'' sloganıyla yola çıkan bir senaryoda asla olmaması gereken sahnelerdi.Baklava yerken yanında şalgam suyu içmek gibi bir şey. Demek ki, amaç reyting olunca olabiliyormuş.Benim midem kaldırıyor o zaman sizde kaldırın denilebiliyormuş.
serozcum iki olay bir birinden farklı ama son olayın patlak verrme nedeni ilk olayın başlangıcı değil mi???
hatta bence ilk olay ikinci olaydan daha da kötü.
ikinci olayda kötü olabilir belki ama sonuçta hangı karı koca birbirleiyle tartışmıyorki evet küslük olayı biraz uzadı uzamasa daha iyi olacaktı ama en azından ilk olaydaki gibi mekanlar yollar araya girmedi.....
****törelere karşı gelen aşk****
hikayesi sürekli Sılanın kaçmak istemesiyle benim gözümde de kendi tezini çürütmüştü çoktan şimdi değil.....
siyahbeyaz ablanın PC arızalıydı sevgili gülkurusunu bende bilemiyorum nerden neden haber yok diye..
bölüm yorumuda yapıyım: dilaver ne zaman kendinen gececekte Ümmü ile zoraki beraber olacakta Ümmü hamile kalacak merak ediyorum..hani Boran için yazılan her olay biraz değiştirip Dilaver içinde yazılıyorya ondan öyle şey ettim....:img-blush:img-blush:img-blush
Seven insan kıskanır dozunda bir kıskançlık herkesin hoşuna gider ama bu kadar da küslük uzatılmaz ki.Biriniz kuşlarla diğeriniz arkadaşınızla konuşana kadar oturun karşılıklı konuşun kardeşim.Replik yazma özürlüyseniz biz yazalım siz söyleyin.
İlk günden beri konuşmayan bir karı koca bu şekilde evliliğe devam edemez.
Bu 1 dizide olsa gerçek hayatta bu tip insanlar yok mu mausem..Küçük bir isteği gerçekleşmedi diye kocasına trip yapan ,burnundan getiren kadınlar yok mu ?var..Ama bizler bu tip kadınlardan olmadığımız için bu tip davranışlar da tuhaf geliyor...Ama GO 'ya da kızmamak lazım..Bize ilk sezon seyrettirdiği Sıla karakterine de bu davranış yakışır.Aksi olsaydı şüphe duyardım,bu Sıla o Sıla'mı diye...Hem bir erkek sadece sevdiği kadını kıskançlık sırasında bu tür davranıyorsa 1 derece normaldir.Normal olmayan sevdiğini söylediği kadına sıradan bir sebep olmadan bile bağırıp ,çağırması,itip kakmasıdır.Normal olmayan eski sevgilisi aniden çıkıp gelince tepki vermeden baka kalmasıdır ki bu davranış şeklide Boran karakterine uygun değildir....(henüz o kadar gelişemedük):icon_whis
Bazen elektrikli ortamlarda iki kişi arasında söylenecek ufak bir söz fitillenecek bir tatsızlığında önüne geçebilir.İnsan kaç sene yaşarsa yaşasın,hafızasında yer eden ,içini acıtan olayları unutmaz,unutamaz..Emre'de Boran'ın hayatında unutamayacağı 1 düşman..O gün Emre'nin yarın yalnız uçmak istemiyorum sözünü Boran duymamış olsaydı Boran'ın tepkiside sadece Emre'yi evde görmekle kalabilirdi...Aslında burada suç Emre'de..
Reyting uğruna yapılmış olsada bu gelip geçici bir durum,bundan sonra diziyi kurtarmak için neler yapılacak acaba?:img-pilot
Aşkam çok peşin hükümle mi değerlendirdim acaba diye dizinin Boran-Sıla sahnelerini internetteki yavaşlığıa rağmen çok sabır göstererek bir daha izledim. Boran'ın gözlerinden nasıl ateş çıktığını, Sılanın kolunu nasıl hırsla sıktığını, Sıla'nın karşsşında ezilip, büzülüp sanki yok olmak istermişcesine küçülmesini hala unutamıyorum. Senin de söylemiş olduğun gibi Boranın konağı Sılanın başına yıktığını düşünüyorum.
Ayrıca bu bölümde kesinlikle psikopatlaştırılmış bir BORAN izlediğimizden hiç şüphem yok.
Sılaya aynen şöyle diyordu.
-Adamın biri buraya gelicek, benim canımdan çok sevdiğim karımın gözlerine bakıcak, onunla konuşacak ve bende bunu anlayacağım. Yani Sıla tamamıyla dışında gelişen bu olaylar neticesinde tamamen suçlu.
sevgili Stella
o sahneyi tekar izlersen önemli bir ayrıntıyı göreceksin ...Sıla ,Boran onun kolunu sıkarken "sen benim "...diyor ve cümeyi tamalayamıyor Boran ise "sen ne Sıla" "sen diyen oldu mu?"diyor yanılmıyorsam bu kısa tamlanamamış cümleden bile olayın Sıla ile ilgisi olmadığını anlayabiliyorum:img-yes: bence ..olay Emre'nin konağa gelme cürretini göstermesinde ve Boran'ın ilişkiye aşka bakış açısında ...anlatamadım yine ya neyse:icon_sorr
bazı ilişkilerin şiddeti fazla olur ..Boran Sıla ilişkisi de öyle... ben Boran'ı çok iyi anlayabiliyorum, telefonu fırlatan Sıla'yı anlayabildiğim gibi ... Harami de demişti yanılmıyorsam ilişkilerde zaman zaman tansiyon yükselir ...Böyle bir tutumu Boran'ın zorba olduğuna bağlamak , Sıla'yı da Boran'a attığı 3,5 tokat için zorba olarak tanımlaya bezer ... bazen hareketlerimize enegel olamayız, o kişiyi incitiriz ama bunu isteyerek yapmayız. O akşam yatak odasında yaşanan kol sıkma durumu da böyle bir durumdu bence...şiddeti asla !!! haklı görmüyorum... yanlış anlaşılmasın ama ikili ilişkilerde bu tarz durumların da tolore edilebileceğini söylüyorum...
Boran konağı Sıla'nın başına yıktı ...ve haklıydı ben de olsam yıkardım ..Sıla da pek çok kez o konağı Boran'ın başına yıkmıştı :)
Sıla Emre'nin gelişi nedeniyle suçlu değildi.Hatta Emre'nin varlığından bile rahatsızlık duydu bu rahatsızlığı Boran'a duyduğu korkuya bağlamak çok yanlış ...o da Emre'nin varlığından rahatsız oldu, çünkü Emre'nin ona dost gözü ile bakmadığını ve hala bir beklenti içinde olduğunu düşünüyor, bundan rahatsızlık duyuyor ...ancak Boran'ın kıskançlığını ve sinirini uzatması sonucu konuşup onu sakinleştirebilirdi aslında ne yapsa da Boran sakinleşmezdi bence ...Boran bu noktada hatalı, olayın tadını kaçırdı uzattıkça uzattı.
canım kediciğim doğum günün kutlu olsunnn :happy0064
demek sen de akrepsin :img-in_lo
sizlerle bişi paylaşacağım, özel gibi ama valla dizi ile ilişkili…sevgili mod'um
*belki göz yumar,belki siler* canın sağolsun….
ablam şimdi evli ve iki çocuğu var..eniştemle evlenmeden önce kuzenimizle
SÖZLÜ idi..akraba evliliği onaylanmaz ama kuzen ÇOK istedi…ablam da *PEKİ*
demişti…sonra işler karıştı.. Eniştem; ne etmiş etmiş,ablamın aklına girmiş..
ablam *EVLENMEM başkasını seviyom *diye tutturdu..ortalık allak bullak oldu.
ananem *bizi akrabadan ettin* diye kıyametleri kopardı..kuzen buralarda duramayıp
amerikaya gitti(valla uydurmuyorum rüya filanda değil) neyse ablamla eniştem
evlendiler… ilk yeğenim üç yaşında iken bir Pazar günü bizim kuzen çıkıp geldi..
önce bana sarıldı *çok severim onu* sonra eniştemin elini sıktı,ve dediki …… de
sarılabilirmiyim..ablam izin filan beklemedi sarıldı …aslında eniştem çok kıskanç ve biraz
da maçodur..ablam biraz açık giyinse *herhalde böyle dışarı çıkmıyacaksın,bana giyiceksin bunu,
değil mi* der…ama bizim kuzen (pek sık değil) eve gelse eniştem tınlamaz..hatta ablama
*adam yediği kazığı unutamamış gibi* diye dalga geçer..kuzen hala evlenmedi de...
birde eniştem ablam ne zaman mutfağa gitse *ablama sarkıyo* bizde göz yumuyoruz artık..:img-wink:
yaniya diyorum ki kişi den kişi ye çok fark var.. Boranım *çok fazla ABARTIYOR*
BU NE ŞiDDET , BU CELAL.. Diyesim var ama YAKIŞMIYOR MU ..ÇOK yakışıyor,
uzatmamak şartı ile……:love04:
Boran'ın her ne şekilde olursa olsun evine gelen bir misafire merhaba dememesi, kendisine uzatılan eli havada bırakması bence kesinlikle görgüsüzlük ve kabalık içeriyor.
Emre ve Sıla görüşmesini de kendince çok aşırı kısaknması da anlyışının kıt olmasından kaynaklanıyor.
Sen öyle deyince benim de Sıla'nın zamanında aralarında her ne olursa olsun Burhan ve Esma'yı konaktan kovmak istemesine rağmen Boran'ın ısrarla içeri davet etmesi geldi aklıma...:img-yes: Ha bir de kovmuş ve bıdı bıdılanmıştı Sılacım o zamanlar...:img-in_lo
Hödük Sıla ve onun hödüklüğünü misafirperverliğe çevirmeye çalışan Boran'dan; hödük Boran'a gelene kadar 47 bölüm geçirmişiz demek ki...:icon_whis
Sıla baştan hödük, Boran sonradan hödük...Yine bi atasözü geldi aklıma şimdi..."Hödükle yatan hödükle kalkar."mış, öyle diyolar galiba,ben demiyorum valla.:img-haha:
Bir de Sıla'nın Gizem'i kıskanıp,Boran'ın ölme ihtimaline bile sırt çevirip evine dönmesi de kıt anlayış kapsamına giriyor kanımca.Sonra biraz da bencillik..Biraz aşırı kıskançlık...Biraz hödüklük..Biraz duygusuzluk..Biraz yalan aşıklık...Biraz sevimsizlik...Bir tutam da " jess'i fitil eden Sıla'dan seçmeler" in içine giriyor...:img-pilot
Bu da aklıma yuvarlanan tencere ve bulunan kapaklarla ilgili bi sözü getirdi şimdi...:icon_whis
Bu dizinin en iyi yanı atalarımızı bol bol rahmetle andırıyor olması sanırım.Hadi biz iyi bişey yaptık diye övünüyoruz,onlar napsın.:icon_sorrSabah akşam çınım çınım çınlayan kulaklarla huzur mu kalır adamda?:img-icecr
Canım Sıla'm...Minik kuşum benümm...:P
Hödük :görgüsüz , kaba, anlayışı kıt anlamına geliyormuş.
Yani Boran'ın Emre'ye karşı sergilemiş olduğu tavrın tam karşıtı. Zaten sevgili modumuzun farklı bir şekilde algılanıcak bir kelime sarf etmesini beklemezdim.
Boran'ın her ne şekilde olursa olsun evine gelen bir misafire merhaba dememesi, kendisine uzatılan eli havada bırakması bence kesinlikle görgüsüzlük ve kabalık içeriyor.
Emre ve Sıla görüşmesini de kendince çok aşırı kısaknması da anlyışının kıt olmasından kaynaklanıyor.
Boranın bugüne kadar,yani 47 bölümdür;"kaba,görgüsüz ve anlayışı kıt " davrandığını hiç görmedim;(7. bölümdeki olay hariç;o asla olmaması gereken bir davranıştı,hepimiz kabul ediyoruz).Ama Sılanın “anlayışı kıt” haliyle 47 bölümde en az 147 kez karşılaşmışımdır;o zaman demekki Sıla hödüğün önde gideni…Boranın Emreye "hoşgeldin" dememesi,elini uzatmaması bence asla "kabalık ya da görgüsüzlük" değil,benim evime kocamın eski sevgilisi gelse daha da kötüsünü yapabilirdim ama (ne mutlu),aramızda kocasının eski sevgilisi evine geldiğinde onu buyur edip,baş köşelere oturtacak,hoş geldin diye boynuna sarılacak arkadaşlarımız da var demekki…Bu onların “iyiliği”,ben o kadar “iyi” olamıyorum ne yazıkki…Kötüyüm ben kötüyüm…:icon_twis
Canım hemşerim,bitanecik Seyşom:img-in_lo;"Boran da Sıla da birbirlerini çok hırpaladılar ama Boran Sılayı fiziken de hırpaladı" demişsin ya;ben “hayvan,manyak,kalleş” hakaretlerini duyarak hırpalanmaktansa,kolumun sıkıca tutularak hırpalanmış olmayı tercih ederim.Boranın Sılayı kolundan tutup çekmesinin acısı 1-2 dakika sonra geçer ama Sılanın ettiği hakaretler Boranın kalbini yaralıyor,bunların acısı çok zor geçer...Kızımızın,“yaşam sebebini” "düşman saymışlığı,nefret etmişliği" var malum;işte asıl hırpalamak budur bence;asıl kabalık,asıl görgüsüzlük Sılanın hakaretlerindedir…
Asıl "kabalık ve görgüsüzlük";
--kocan senin yemek yerken yanan parmağın için yerinden fırlayıp,etrafında dönerken;senin onun sargılı kolunu gördüğün halde merak edip nolduğunu sormamandır;
--o adam senin hayatını kurtarmak için yaralanmışken;onu evine götürüp tedavi ettiren kişinin kucağında baygın yatarken gördün diye dönüp arkanı eve gidebilmendir;
--senin canın istedi diye limonata yapıp kapına getiren adamın suratına kapıyı kapatabilmendir;
--senin ayakların şişti diye tek eliyle senin ayağını yıkamaya çalışan adama “senden nefret ediyorum” diyebilmendir;
bu liste uzar gider,ilk aklıma gelenleri yazdım.Sıla da ne kadar görgülü ve kibarmış,değil?
Sevgilerimle...
Saygı sınırını geçip geçmemekte kararsız kalmış forumum merhaba,
Açıkcası forumun geldiği durumdan ve yorumlarda belirtilen bazı kelimelerden hiç de memnun değilim. Şimdiye kadar Sıla dizisinde ne vakalar atlatıldı, ne sıkıntılara göğüs gerildi, ne mantıksızlıklara katlanıldı ama hiç bu kadar saygı sınırında dolaştığımız olmamıştı. Ne yaşadıysak yaşayalım forumda nefes alıp vermeyi kolaylaştıracak şekilde ifadelere baş vuruyorduk. Ne oldu da şimdi forumda nefes alıp vermekte zorlanıyoruz? Anlayabilmiş değilim :bilmim
Emre - Sıla - Boran üçgeninde gelişen olaylar sonucunda forumun bu kadar çok tabiri caizse ''kendinden geçmesi'' biraz tuhaf oldu sanki. Herkes içinde biriken duyguları bu olay sonrasında ortaya dökmeye başladı. Sıla'ya kızanlar bu olay sonucunda Sılaya yüklendi; Boran'a kızanlar yine bu olay sonucunda Borana yüklendiler; Emre'ye kızanlar da yine bu olay sonucunda Emreye yüklendiler. Sanki asıl sebep Emre'nin gelişi, Boran'ın kıskançlığını anlatırken ki davranışları, Sıla'nın kuşlarla konuşup Boran'a karşı ketumluk yapması değil de öncekilerin intikamı bu olayla çıkarılıyormuş hissine kapıldım :img-pilot
Sadece şu 47.bölümdeki sahneleri baz alırsak eğer bana göre tek suçlu Sayın Gül Oğuz'dur. Kıskançlık konusunu yeniden gündeme getirerek Emre'nin duygularını kullanmıştır; Boran'ın duygularını kullanmıştır; Sıla'ya bişi yapmamıştır sessizce bekletmiştir... Yani iki erkeği yeniden karşı karşıya getirip taaa 37 bölüm öncesindeki duygulara götürmüştür insanları...
Emre'nin Mardin'e gelmesinin sebebi İŞ içinmiş. Sıla'ya gelip de ''Sıla seni seviyorum, İstanbul'a beraber gidelim, hem sen de yalnız gitmemiş olursun'' mu dedi? HAYIR. Emre'nin hala Sıla'yı sevip sevmediği ne malum. Tabiki içindeki duyguları hemen bitiremeyebilir (ki ilk aşklar öyle kolay kolay unutulmuyor :icon_sorr) ama Sıla'ya karşı duygularını açığa vuracak bi hareket yapmadıysa, sadece işten ve Kenan amcadan konuştuysa ve işler kötüye gittiği için Sılayı İstanbula işlerin başına çağırdıysa bunda ne kötülük var? Boran varken ''Sıla sen de gel'' demesi absürdlüktü ama Emre gibi rahat yetişmiş, her kararı kendisi vermiş ve karar verirken kimselere danışmamış birisi için de pek art niyetli bir cümle sayılmamalı...
Geçmişe dönersek eğer Emre, Sıla ve Boran'ın ilişkilerini kabullenmişti zaten. Sıla'ya ''Git aşkına sahip çık'' anlamında bir cümle kurduktan sonra da bu aşkı hazmetmeye çalıştı. Hazmedebildi yada hazmedemedi o kendi sorunu. Ama Mardin'e gelişinde kesinlikle Sıla'yı yeniden kazanmalıyım, O'nu yeniden yanımda götürmeliyim, Boranla arasını bozmalıyım anlamı içermiyordu. Hatta ve hatta Boran'ın uçak biletini alıp, adamları ile göndermesinde kuzu kuzu gitmesinde de Sıla'nın huzurunu bozmak istemediği apaçık görülüyor. Eskiden olsa ''Ağa bozuntusu sen karışamazsın'' derdi ve Mardin'de kalmaya devam ederdi. Kalmadı, kuzu kuzu gitti. Demek ki Sıla'nın aşkının peşinde, Boranla arasını bozup durumdan faydalanarak İstanbula götürme derdinde değilmiş :img-cool2
Sıla'nın Emre'nin gelişinde susup ''Benim suçum yok'' tarzındaki söylemlerinden nefret ettim. Tamam Emre'yi sen çağırmamış olabilirsin ama en azından Emre'nin kötü bir niyeti olmadığını, buraya sadece ve sadece iş için geldiğini, daha önceden açılan davanın kaybedildiğini ve kendisinin İstanbul'a gitmesi gerektiğini, ortada kıskanılacak bir durum olmadığını çünkü kendisinin Boran'ı çok sevdiğini, eskisi gibi bırakıp gidemeyeceğini çünkü yanında mutlu olduğunu, aşkını yaşamak istediğini bi daha hasret çekmek istemediğini vs. anlatabilirdi. Ama Sıla ne yaptı sustu, ağladı, tavır aldı. Üstelik Boran'ın kıskanmasını küçümseyerek 'Ne var bunda?' dedi :img-pilot Kuşlara söyleyeceği sözlerin hepsini gidip Boran'a söyleseydi bunların hiçbirisi olmazdı. Boran kendisini yalnız hissetmez, kuşkuları içinde büyümezdi...
Boran'ın tavrında herhangi bir kabalık olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Boran normalde kaba bir insan değil. Emre'nin aniden gelmiş olması, konakta Sıla ile karşılıklı otururken bulması, üstelik Emre'nin ''Yarın İstanbul'a gidiyorum istersen sen de gel'' demesi üzerine olayları farklı yorumlamış olması çok normal. Demek istediğim 'beni aldatıyorlar' boyutu değil yanlış anlaşılmasın :img-pilot Boran o anda Sıla'nın Emre ile gidibileceğini düşünmüş olabilir. İlk anda verdiği tepki normaldi kıskanan bir insan gibi davrandı (kadın - erkek fark etmiyor kıskançlık insanlara özgü bir duygu). Sıla'ya ''Ne işi var bu adamın burada?'' sorusuna aldığı ''Ne var bunda?'' cevabıyla orayı terke edip gitmesi ve içinde kopan fırtınalara kulak vermesi gayet doğaldı. Ben gösterilen flashbacklerde bir hata olduğunu düşünüyorum. Boran'ın kıskanma ve öfkelenme sebebi Sıla'nın Emre ile gidebilecek fikriydi yani kaybetme korkusu. Orada Emre'nin deyim yerindeyse artislik yaptığı sahneyi değil Sıla'nın habersizce çekip gittiği ve sonradan aşiret önünde haberini aldığı sahneyi göstermeliydiler. Böylece Boran'ın kaybetme korkusu ve kıskanma sebebi daha iyi anlaşılacaktı. Ama dizide gösterilen sahnelerle Sıla ve Emre arasında kapanmayan bişilerin kaldığını ima etmiş oldular bana göre yanlış bir hatırlamaydı :img-lazy:
İnsan sevdiğini başkalarından kıskanıyor diye farklı sıfatlara sahip olmamalı. Bir insanı kendinden çok sevmek demek bir nevi deliliği göze alıyorsun demektir. Sılasız bir hayat Boran için 'ölmek' demek bunu defalarca haykırdı, davranışları ile gösterdi. Sıla'ya ''Seni anladığım gün, bu olaya sakin kaldığım gün terk ederim seni. Ben terk etmiyorsam sen terket'' cümlesi de kıskançlığının bittiği anda bu sevginin de bittiğini, artık Sılasız bir hayat düşünebileceğini dolayısı ile de öleceğini ima ediyordu... Sıla suskun kaldığı sürece Boran'ın içindeki kuşkulara, açık kalmış olan yaralara derman olamaz. Hele hele Boran'ın kıskançlığını küçümseyerek, Boran'ın duygularındaki iniş çıkışlara anlam veremeyerek hiçbi işe yaramaz. Boran dinlemiyorsa, Sıla kendisini dinletmenin yolunu bulmalı. Telefonu atarak, kuşlarla dertleşerek, Narin'e olayın iç yüzünü anlatarak ve Boran'ı gördüğü yerde aşkla mı yoksa öfkeyle mi baktığı belli olmayarak ilişkiyi yürütemez.
Evliliği yürütebilmek için çift taraflı fedakarlıklar gerekir. Boran şimdiye kadar Sıla'ya çok fazla fedakarca davrandı, ilişkiyi yürütebilmek adına bütün hakaretlere karşı sustu, Sıla'nın kaba davranışlarını bir şekilde affetmeye, affedemiyorsa unutmaya çalıştı. Şimdi sıra Sıla da. Eğer Boran'ı bu şekilde bırakıp İstanbul'a giderse Sıla'nın ''Zoru görünce kaçan'' birisi olduğuna dair olan inancım tavan yapıcak... Önemli olan kaçmak değil, kalıp mücadele etmek ve savaşmaktır... Törelerle savaştı yenik mi oldu galip mi anlayamadık ama aşkı için savaşırsa sonucu Boran'ın haraketlerinden anlayabiliriz...
Canımın İçi, biricik Kedi'ciğim :img-kiss: Doğum günün kutlu olsun güzelim. Rabbim tüm güzellikleri sana armağan etsin :love05:
Sevgilerimle...
Boran varken ''Sıla sen de gel'' demesi absürdlüktü ama Emre gibi rahat yetişmiş, her kararı kendisi vermiş ve karar verirken kimselere danışmamış birisi için de pek art niyetli bir cümle sayılmamalı...
Sayılmalı sayılmalı...:img-icecr
Çünküm tamı tamına art niyetli bir cümleydi o.Öylesine, varolan durumu söyleyip geçer gibi yapılmış ama altında Boran'a gönderme, onun yumuşak karnını bilip oradan vurma ve uzatılan elinin boş bırakılmasının intikamını alma vardı.:img-in_lo Hiç savunma Emre'ni.Zaten gıdıklı da çirkin olmuş.:img-pilot
"Emre'nin İstanbul'da kendi evinde aşkının peşinden git diye göndermesi Sıla'nın Boran'a olan aşkını anlamasından kaynaklanmıyordu bence. Sıla'nın Boran'a adım adım yaklaşışını Emre kabul etmek istemese bile taa ilk bölümlerden beri biliyordu. Sıla'yı Boran'a yaklaştıran her adımın aynı zamanda kendisinden uzaklaştıran adımlar olduğunu da biliyordu.:img-yes:
Sıla'yı o gün göndermesinin nedeni bir daha yürüyemeyeceğine inandığı ve yaşamdan vazgeçmek aşamasında olması,belki de içinde bulunduğu durumda kendisine acımasıydı bence.
Daha vurulduğu gece Boran'ın yolunu kesip "Ya sen ya ben" diyebilen bir insan sakat kalmasaydı birkaç günde o kadar değişemezdi." dedim ve rahatladım.:img-icecr
Emre'yi sevdiğimden dedim bunları ama biliyosun dimi?sofa İyiliğini istiyorum,mutlu ossun,baba baba diye etrafında koşan çocukları ossun,panjurlarını kendi elleriyle pembeye boyadığı evinde sonsuza dek mutlu yaşasın diye diyorum...:img-angel Sıla Boran'ı karısı,kadını.Başkası onu sevebilemez artık.O kadar..:icon_sorr
nihz'im,o nasıl bi yorumdu öyle? Okuyup bitirmek için mause'umun ortasındaki dönen tuşunu tam tamına 18 kere çevirmem gerekti biliyo musun?:img-pilot
Jesim ile Diyarım deyince benimde aklıma SıLA'nın nobranlığı geldi...Hani Hödük Boran Nobran Sıla'ya süpriz evlilik partisi yapmıştı ve bu partiye Gizem'de davetliydi...Gizem'i görünce pek bir bozulmuştu,hatta Boran'ı çekiştirip bu kızın burada ne işi var demişti ..Kibar Boran'ım durumu anlatmıştı,yani Sıla gibi ağzını büzmemişti.İyiki Boran açıkladı yoksa gitmişti süpriz evlilik partisi...
Kaçakın kaçıkı;senin ablan ,kocasını bırakıp kuzeni ile Amerka'ya kaçtı mı?Ya da kuzenin ile samimi davranışlara girip kocasını küçük düşürdü mü?Cevabın biliyorum Hayır..O zaman bende eniştenin yerinde olsam karıma güvendiğim için kılımı kıpırdatmazdım,rahatçana misafirimi karşılardım..
Emre gibi başkasının karısına göz koyan kibarlardan olmaktansa,Boran gibi kaba ,tehlikesiz,arkadan vurmayan ,ahlaki değeri gelişmiş,eski sevgilisinin evine gitmeye yüzü olmayanını tercih ederim...:img-wink:
Firuz ağa karakteri ve NAMIK KEMAL YİĞİTTÜRK,
Geçen sezon yaşanan 1.ci sıla kaçışı ve ardından gelişen töre:icon_whis hüküm saçmalığı dayatmasında çok ter döktüm bileniniz vardır belki sevgili forumcular..
ama Firuz ağa karakteri ilk 11 bölüm içinde çok sevdim..ağır,mehametli,mert bir karakterdi..benim gözümde hep iyiydi.:img-yes:.sadece töre adına geçici süre bozulmuş Firuz ağa karakteriydi..onu sevdim,babama benzettim..(Allah ikisine de uzun ömürler versin..:img-yes:)..
Boran geçen yıl 25.ci bölümdü sanırım Sıla'ya kendi evlerinde anlatmıştı.. babası ve kış donu hikayesi.. içim gitti..Firuz ağa mert adamdır,er kişidir...öylede devam edecektir...:good:...ilk 11 bölümü hep baz aldım, savundum...:::img-yes:
şimdi dizideki isteklerim Bedirhan ve dedesinin olduğu sahneleri görmek, onu kucağına alsın..pış pıhhhlasın, öpsün koklasın...:happy0064:love04:
Zehram'a ne kadar teşekkür etsem azdır..haftasonu Mardin gezisi oldu..(pembe siteden..)
Zehram beni Firuz ağaya anlatmış
-sizi seviyor nurlu dedem diyor ,savunuyor imza bile yaptı demiş..:img-wink:
.Namık Kemal Yiğittürk aynen şöyle demiş,
---herşeye rağmen beni sevmekden vazgeçmedi demek,mutlu oldum ,selamlarımı iletin .......demiş...:img-yes:
.kendisi bana selam gönderdi ne kadar sevindim anlatamam...ALEYKÜM SELAM NAMIK KEMAL YİĞİTTÜRK AMCAM ALEYKÜM SELAM..sevilerimi ,saygılarımı sunuyorum.:img-kiss::img-kiss:.dedelerin nurlusu.........
bu arada Fatoş Tez teyzeme geçmiş olsun, 2 haftadır dizide aksayan ayağından ,dizinden söz etmiştim..isabetli yorumum...yakında ameliyat olacakmış..geçmiş olsun FATOŞ TEZ teyzecim...:img-in_lo
Herkse Merhabalar,
Sevgili Seroz,
Ben de aynı şekilde diziyi izlerken kendimi Sıla'nın yerine koyduğumda aynı duyguları hissettim.:img-yes: Sıla'nın içinde bulunduğu durumu o kadar güzel ifade etmişsin ki, bana söyleyebilecek hiçbirşey çok sabır göstererek bir daha izledim. Boran'ın gözlerinden nasıl ateş çıktığını, Sılanın kolunu nasıl hırsla sıktığını, Sıla'nın karşsşında ezilip, büzülüp sanki yok olmak istermişcesine küçülmesini hala unutamıyorum. Senin de söylemiş olduğun gibi Boranın konağı Sılanın başına yıktığını düşünüyorum..
.O konak 'hayvah herif' lafları ile yıkılmadıysa, Boranın kol sıkmasıyla hiç yıkılmaz. Yoksa Boran 'Hayvan karı' falan deyip eski sevgilisini konağa mı aldı da ben görmedim Asiyi izlerken?
Ayrıca bu bölümde kesinlikle psikopatlaştırılmış bir BORAN izlediğimizden hiç şüphem yok..
Şizofren Sıla'yı ancak psikopat Boran çekerdi, iyi oldu..:good:
Sılaya aynen şöyle diyordu.
-Adamın biri buraya gelicek, benim canımdan çok sevdiğim karımın gözlerine bakıcak, onunla konuşacak ve bende bunu anlayacağım. Yani Sıla tamamıyla dışında gelişen bu olaylar neticesinde tamamen suçlu.
Emrenin adamın biri olmadığı unutulmuş galiba..
Emre, Sılanın eski haşnefişnesi olur ve Boran tarafından böyle olduğu bilinir.
Hatta Sıla kızımın 'Sen olmasaydın, biz..' diye Borana cümle kurduğu şahıstır.
Yani senle zorla evlenmek zorunda kalmasaydım Emreyle fıştırtmaya devam edecektim anlamını içermekteydi o cümle..Demekki Emre herhangi biri değil..
Kendi hayatını Sıla için ölüme atmış, yaralanmış kocasını, Emreyle öylece arkasından seyredip, arabada kimliğini bilmediği bir kadınının kucağında yaralı yatarken kıskanacak kadar hastalıklı Sıla dururken Borana hastalıklı ya da psikopat demeye dilim varmıyor maalesef..
Haramiciğim, boranın bitanecik kedisi nice mutlu yıllara..herşey gönlünce olsun..Bugün sırf senin hatırına burada iki kelam ettim, maksat doğum günün kutlamaktı..:img-in_lo
o sahneyi tekar izlersen önemli bir ayrıntıyı göreceksin ...Sıla ,Boran onun kolunu sıkarken "sen benim "...diyor ve cümeyi tamalayamıyor Boran ise "sen ne Sıla" "sen diyen oldu mu?"diyor yanılmıyorsam bu kısa tamlanamamış cümleden bile olayın Sıla ile ilgisi olmadığını anlayabiliyorum:img-yes: bence ..olay Emre'nin konağa gelme cürretini göstermesinde ve Boran'ın ilişkiye aşka bakış açısında ...anlatamadım yine ya neyse:icon_sorr
Biz anladık bitanem sen hiç üzülme. Boran Sıla dan bahsetmiyor ki zaten Sıla ya hiç "sen o adamı buraya neden aldın, neden konuştun, neden kovmadın?" dedi mi? Hayır. Üstelik aynen senin dediğin gibi "sana sen diyen oldu mu?" bile dedi. Boran' ın derdi Sıla ile değil Emre ile. Ve de "aşk" ile. Ya Allah aşkına adamın derdi zorbalık yapmak olsa kendini arabaya atıp gaza sonuna kadar basıp kendini tepelere atar mı? Ben bu duyguyu anlayamayan arkadaşlar için üzülmeye başladım. Korkarım anlayamayacaklar da çünkü hiç böyle hissetmemişler. :icon_sorr Ne bileyim belki de üzülmemeliyim, belki de böyle hissetmemek iyidir. Ama bunun adı aşk tır. Aşk güldürdüğü kadar ağlatır. Aşk acıtır. Aşk ta "sonsuz, kesintisiz" bir mutluluk hali yoktur, olamaz. Aşk insanın damarlarında akan kana benzer bazen basınç artar bazen düşer. 20 yıl bile geçese "emin olmazsınız" kaybetmekten korkarsınız. Her gün canım-cicim olur mu? Tabi ki kırgınlıklar, kıskançlıklar, gözyaşları, yıkılıp yıkılıp doğrulmalar olacak.Yeter ki "ayrılık" olmasın:img-in_lo
Boran orada tutup Emre nin elini sıkıp sarılsaydı bir de akşama hep birlikte yemeğe çıksalardı bari. Zaten kırıntısı kalmış "aşk" larına kimi inandırabilirlerdi. Vallahi kıyameti kopartırdım ben. Zaten eline çiçek alıp gittiği aklıma geldikçe tırlıyorum bir de üstüne "Emre-Boran" kankiliğini çekemezdim. Bu benim "hayata bakışım" oldum olası eski kocasıyla ya da sevgilisi ile "dost" olabilenleri anlayamamışımdır zaten hele ki yeni sevgilileri ya da eşleri ile "ailece" görüşenleri bünyem hiç kaldırmıyor. İster "gerikafalılık" ister "kıskançlık" olarak algılayın ama böyle işte.:icon_sorr
Figan' ım yazmış ben de yazarım benimki de azıcık özel ama olsun sizler yabancı değilsiniz. Figan' ım benim eşim için pek "kıskanç" denemez. Yani giyimime kuşamıma gittiğime geldiğime pek karışmaz. Aradığında bulmak istemesi, nerede olduğumla ilgilenmesi tamamen "merak" olarak algılanabilecek biridir. Allah için ben de evlenmeden öncesini de sayarsak 18 yıldır beni kıskanmasına neden olacak hiçbir durumun içine kendimi sokmadım. Ondan bu konuda ne bekliyorsam aynı şekilde davrandım. Şimdi efendim ben çok minikken (Sıla kadar diyeyim siz anlayın) kısa süreli biz "söz" yaşadım. Tabi ki bunu daha sonra eşime anlattım. Ama ne adamın kim olduğundan, ne işinden, ne adından "asla" bahsetmedim. Hatta nikahımızda "ablası" ile tanıştırdım ama ona "işte onun ablası" bile demedim. Aradan yıllar geçti annemin cenazesinde bu bahsettiğim kişi yanıma geldi bana başsağlığı diledi. O sırada bizden birkaç metre uzakta bizi izleyen eşimi gördüm. Daha önce yüzünde öyle bir bakış gördüğümü hatırlamıyorum.Sonra, çok kısa bir konuşma geçti aramızda bana "o" değil mi? diye sordu. Şaşırdım "evet" dedim. "Eve de gelecek mi?" dedi. "Sanmıyorum" dedim. Eve gelmedi, gelmemesi gerektiğini bilecek kadar olgun ve görgülü bir adammış çok şükür. Bir daha bu konu hiç açılmadı. Şimdi bunu neden anlattım? İşte size normalde "kıskanç" olmayan sakin bir adamın karısının fi tarihinde sözlendiği bir adamı "hissedebilmesi" ve 3 dakikalık varlığından duyduğu rahatsızlık. "eve gelecek mi?" soruna verdiğim yanıtın "ne var bunda? " olmuş olma ihtimalinde şu anda hala evli olur muyduk bilemiyorum. Öğrenmek te istemiyorum:img-yes:
Allah evlenmeyi düşünen genç kızlara Boran gibi bir psikopat nasip etsin inşallah.
Sıla, odasının yanına kadar giren erkeği geri çevirse kabadır , suçludur. Ezilip büzülerek oturttuğu için gene suçludur.
Sevgili Seroz;
Arada çok önemli bir farkı gözardı ediyorsun bence;Sılanın "odasının yanına kadar giren ve geri çevirdiği erkek" yaşam sebebi ilan ettiği "kocasıydı",karnındaki çocuğun babasıydı(üstelik bu basit bir geri çevirme değildi;Sıla hiçbir açıklama yapmadan kapıyı Boranın suratına kapatıp,kapıyı da kilitlemişti) ama ezilip büzülerek yanında oturttuğu adam "eski sevgilisiydi";ikisine olan davranışlarının aynı olmasını nasıl beklersin?Sıla için Boranla Emre bir mi yani?Sıla hala mı bulamadı tarafını?Daha kaç yüzün var Sıla?:img-pilot
Kim dediki "Sıla kadın olduğu için hırpalanması revadır" diye:bilmim?Lafı nerelere çekiyorsunuz,insan hayretler içerisinde kalıyor...:blink:
Boran konağı Sılanın başına yıkıp çekip gitmişmiş...En azından sakinleşince geri döneceği belliydi giderken,Sıla onun çok kızgın ve kırgın olduğu için gittiğini biliyordu,aslında onu çok sevdiğini,kıskandığı için dayanamayıp böyle davrandığını biliyordu.Boran çok sinirli zamanlarında Sılayı kırmamak,üzmemek için ondan uzak durup sakinleşmeyi bekliyor bence;kızgın zamanlarında Sıla gibi ağzına geleni söylese daha mı iyi?
Ya Sılanın çekip gitmeleri ne olacak?Boranı bilinmezlerde bırakarak,konağı değil,dünyasını başına yıkarak kaçıp gitmeleri ne olacak?Üstelik o adama "benim yerim senin yanın,sen neredeysen ben orada olacağım,senin olmadığın yerde nefes alamam,yaşam sebebim" demişken çekip gitmeleri ne olacak?
Boran Sılayı Emreden kıskanıp,Emrenin elini sıkmayıp,"hoşgeldin" demeyince;kalkıp Abay'a gidince;konağı Sılanın başına yıkmış oluyor da;Sıla yüzüne güldüğü adamı ardında 1001 dertle bırakıp habersiz çekip giderken Mardin Boranın başına yıkılmış olmuyor muydu?
Daha ne diyeyim bilmiyorumki,SÖYLESEM FAYDASI YOK,SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL...
Sevgilerimle...
Canımdan çok sevdiğim,ruhumu teslim ettiğim,onsuz yaşamaktansa seve seve ölmeyi tercih ettiğim bir kadın var bu evde.Bu eve biri gelicek,o kadının gözlerine bakıcak, yüzüne bakıcak,onunla konuşucak ben de anlıycam öyle mi?Anlamıyorum,anlamıycam,hayatım boyunca da anlamayı reddediyorum,anlıyormusun Sıla ?
Biz neyi tartışıyoruz,herşey bitti,Sıla 47 bölüm boyunca Boranda açtığı yaraları sardı,şimdi Boran çok doğal olan karısını kıskanma tavrını yaptığı için hödük oldu öyle mi?:icon_evil
Yukarda altını çizdiğim iki kelime var.seve seve,''onsuz yaşamaktansa seve seve ölmeyi tercih ettiğim'' diyor Boran.Çok net kendisi bu cümlesinde ve genel anlamda Sılayla olan konuşmasında sevgisinin derecesini,şiddetini çok açık anlatıyor.Allah aşkına seve seve ölmeyi tercih etmek ne demektir.Bunu kim hiç düşünmeden göze alır?Boran içinde yaşadığı sevdasını,yaşayamadığı anda sevdalısı için seve ölmeyi göze alıcak kadar kalbi ve sevgisi temiz bir insan.:img-in_lo
Acaba çok merak ediyorum,Boran her seferinde ona içinde yaşadığı dünyayı anlatmasına rağmen yaptığı her hareketin kendi ve Boranın canına kast ettiğini bilmesine rağmen kendisini satmakta ve sonrasında yine kendi canını kurtarmak için onu bu töre denen belaya atmakta sakınca görmeyen abisinin ölümünde kocası onun acısını paylaşmak isterken kolunu çeken Sıla,yanağını okşamak isterken kaçan Sıla,sırf onun canı acımasın diye tek koluyla karısının ayağını yıkamak isteyen Borana ''senden nefret ediyorum'' diyen Sıla,gözünün önünde yaralanmış kocasına lütfen gitme burda kal,böyle gidersen dayanamam diyemiycek kadar sevgisi yüzeysel Sıla,yaralanmış ama kocasının tek koluyla giyinirken o lanet olası dedektiflerin getirdiği resimlere demek ''tenini ona veriyorsun ''diyerek,bir telefon açıp nasıl oldun demeye bile tenezzül etmeyen Sıla ve ve ve daha bir sürü,ben yazılmayanları yazmak istedim.Yoksa kendisi için herkesi,herşeyi göze almış kocasının yüzüne kocasıyla birlikte olmayı ''artık kekremsi bir tat bırakıyor'' diyen yine Sıla.Bütün bunları yapan zavallı olıyor,ama onun için seve seve ölmeyi göze alabileceğini söyleyen kocası,onun için hiç düşünmeden amcasının oğlunu vurup katil olmayı göze alan ve hapse giren Boran hödük oluyor...:img-cray:
ben buna güler,yetmez yine yine gülerim...:img-hyste:img-hyste
Boran niye Emreye sıcak davransın ki,ben Boranın yerinde olsam çok daha fazla şeyler yapardım.Bu durum da ben de fazlasıyla kaba oluyorum sanırım.Malesef benim mezhebim o kadar geniş değil.Ben Sıla olsaydım(tabi sılanın yaptığı dengesizlikleri yok sayarak düşünün:img-hyste)ve Gizemin geldiğini duysaydım ama bunu Boran dan değil de,başka bir şekilde duysaydım o konağı Boranın başına yıkardım.:icon_whisÜstelik Gizemle Boranın arasında hiç bişey geçmemiş ve geçme ihtimali de yok.Şimdi Boran açısından baktığımızda geçmişte Emreyle arasında bişey geçtiği çok açık,kaldı ki Emre Borana defalarca Sılayı sevdiğini söylemiş.Bu durumda Boranın koyduğu tavır da,gösterdiği tepki de çok yerin de,hatta ben olsam yapabileceklerim beni bile korkutur.Yani bu durumda kabalıktan çok bence aşk konuşur,sevgi konuşur daha da çok kıskançlık konuşur.
Ayrıca Emrenin giderken söylediği ''istanbula yanlız gitmemiş olursun'' sözü bana göre hiç de masum değil.Bal gibi hala borana meydan okuyor.Hala Sılanın onunla gelebilme ihtimalini göz önüne alarak,Borana yine ben galip geldim demek istiyor.Borana sen onunla zorla evlendin.Ne olursa olsun Sıla her zaman bir şekilde bana gelicek demek istiyor.Boran da eminim tıpkı benim gibi düşündü ve o yüzden böyle çok tepki gösterdi.:img-in_loHem Boran Sılaya sözlerinde çok net sevgisini ve öfkesinin nedenini anlatıyor.Ama Sıla Boranı sakinleştirecek ne bir söz söylüyor ne de bişey yapıyor.Gidip Narine ya da güvercinlere derdini anlatıcağına kıstır kocanı bir köşe de anlat ona, onu sevdiğini,onsuz olamıyacağını,artık bir aile olduğnuzu bazı şeylerin çocuklukta ve geçmişte kaldığını.Boran da öyle yazıldığı gibi ne kaba ne de hödük,bulunduğu ortam baktığımızda dahası genel anlamda baktığımızda bulunmaz hint kumaşu dediğimiz bir adam türlerinden.:img-in_loMuhakkak anlıyacaktır karısını.
Ne çok savunmuşum Boranımı,bu adama,kaba ve hüdük demek için kör olmak gerekiyor sanırım.Böylesi dünya da varsa ben mümkünse hem kaba hem hödük olanından istiyorum.:img-in_loNe yapıyım huyum kurusun bayılırım hastalıklı sevgilere.Gidiyim biraz dua ediyim belkim bulurum.:img-hyste
emrecan2002 19-11-07, 12:26 fatoş ablacım
sevgili fatma ve diğerleri isimleri pek hatırlayamam ama hepinizle tanışmak çok güzeldi
resimleri paylaşmaya başladık bizler
sevgi yani yağmur yüreklim dönünce ankaraya gönderir size
aslında çok hış birgündü
kaynaşma haliyle beklenen gibi oldu kalabalık bir gruptuk
ama sizleri görmek bile çok hoştu
bölüm yorumu yapmak şartmış galiba
ben sılacıydım ama artık ondan da vazgeçeli çok oldu
beni bilirler ben kıyafetlerine taktım boranın gene
dilaver bile daha bir şık geldi gözüme ütülü mütülüydü gömleği ben borana dikkat ederim genelde hep ütüsüz hp ütüsüz
gizem yapmacık geliyor bana
lusin ne biçim bir ev sahibesiydi öyle
ağamızın sılaya davranış biçimi hiç hoş değildi
kevser gene gıcıktı malesef huylu huyundan vazgeçemiyor
gelen gidende sılanın suçu oldu hani ağa konağının kapısı her gelene açıktı
herşey yalan bu dizide
off ya offf hafakanlar bastı bana...ne dedimki kaçık oluyom..
evet BORANIMA fena halde sevdalıyım..senaryodaki hayal kahramanına
sevdalanmak kaçıklık deniyorsa hakkınız var katılıyorum...
ama BENCE kadın erkek ilişkisinde ,yani ikili ilişkilerde ORTADA BİR SORUN varsa bu durumda taraflardan biri yüzde yüz haklı ,biri yüzde yüz haksız OLAMAZ....ortada bir anlaşamazlık varsa biri AZ,biri ÇOK
ama HER ikisindede HATA vardır DİYORUM...
şimdi bu düşünce mi benim kaçık olduğumu mu gösteriyor...:img-hyste:img-hyste:img-hyste
Emre'nin konağa gelmesi ile ortalığın karışacağı belliydi.
Boran oldum olası Sıla'yı Emre'den kıskandı ve hep sert bir şekilde,dönüşü olmayan hareketlerle bunu gösterdi.Boran'ın bu durumunu az çok Emre'de
biliyor,ne diye konağa gitti. Sıla'yı çok özledi herhaldeki gözü kara konağa
gitti ve olanlar oldu.
Boran'ın bu hareketini kişiliğine göre hak versemde sürdürmesine abartı diyorum.
Boran'ın Sıla'ya olan sevgisi gerçekten çok büyük,ölesiye seviyor yalnız Narin'in dediği gibi gürültülü seviyor.:img-in_lo
Boran'ın sinirli ve gergin bir şekilde arabayı sürdüğü sorasında tepede durduğu sahnelerinde öfkesi ve kıskançlığı çok güzel yansıtmış orada çalan müzikte ve sözleri çok güzel uymuş akabinde Sıla'nın güvercinlerle konuşması ve güvercini koluna oturtması çok doğal olmuş:good:
not:Haramikedi doğum gününmüş kutlu olsun.O espirili ve içi dolu akılcı yorumlarınla seni tanıdık ,ömür boyu sevdiklerinle mutlu ve sağlıklı ol.:img-yes:
Canım hemşerim,bitanecik Seyşom:img-in_lo;"Boran da Sıla da birbirlerini çok hırpaladılar ama Boran Sılayı fiziken de hırpaladı" demişsin ya;ben “hayvan,manyak,kalleş” hakaretlerini duyarak hırpalanmaktansa,kolumun sıkıca tutularak hırpalanmış olmayı tercih ederim.Boranın Sılayı kolundan tutup çekmesinin acısı 1-2 dakika sonra geçer ama Sılanın ettiği hakaretler Boranın kalbini yaralıyor,bunların acısı çok zor geçer..
Diyaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaarrrrrrrrrr!http://img81.imageshack.us/img81/9577/kermitcrazybu0.gif
Bak hâlâ ne diyor? :img-in_loSadece fiziksel şiddetten bahsetmediğimi söylemiştim. Kol çimdirmek değildiki benim bahsettiğim hırpalamak.
Kalbi yaralanası olan Boran 1 kerem. Sus sen.troest Zaten fark etmedim sanma; sen bu Sıla’yı çok seviyorsun.:img-hyste Yoksa niye her mesajında 1000kere Sıla diyesin. Hem insan sevdiğiyle uğraşırmış.
Kızımızın,“yaşam sebebini” "düşman saymışlığı,nefret etmişliği" var malum;işte asıl hırpalamak budur bence;asıl kabalık,asıl görgüsüzlük Sılanın hakaretlerindedir…
Hırpo Boran da o hakaretlere mi aşık oldu dersin? Ben de zaten Sıla’nın bu adama dönüşlerini anlamıyorum. Hazır kaçmışken git otur oturduğun yerde. Mazoşist nolicek. :img-beee:
Asıl "kabalık ve görgüsüzlük";
--kocan senin yemek yerken yanan parmağın için yerinden fırlayıp,etrafında dönerken;senin onun sargılı kolunu gördüğün halde merak edip nolduğunu sormamandır;
--o adam senin hayatını kurtarmak için yaralanmışken;onu evine götürüp tedavi ettiren kişinin kucağında baygın yatarken gördün diye dönüp arkanı eve gidebilmendir;
--senin canın istedi diye limonata yapıp kapına getiren adamın suratına kapıyı kapatabilmendir;
--senin ayakların şişti diye tek eliyle senin ayağını yıkamaya çalışan adama “senden nefret ediyorum” diyebilmendir;
bu liste uzar gider,ilk aklıma gelenleri yazdım.Sıla da ne kadar görgülü ve kibarmış,değil?
OyOYoy. Bakın nasıl 1 sevgi. Bu ne sevgi aaahh bu ne ıstıırappp..:img-icecr
Allah evlenmeyi düşünen genç kızlara Boran gibi bir psikopat nasip etsin inşallah.
http://i |