Tüm Versiyonu Göster : Cem Davran


ayse
01-02-05, 12:02
http://www.sehirtiyatrolari.com/sanatcilar/fot-cem-davran.jpgCEM DAVRAN



OYUNCU

Çocuk yaşlarında Şehir Tiyatrosu ailesine katılan Cem Davran pek çok oyunda rol almasının yanı sıra "Gölgenin Canı" adlı bir de çocuk oyunu yönetmiştir.

Özellikle son on yılda tiyatro dışında yaptığı çalışmalarıyla da ilgi görmüş ve başarı kazanmıştır. Sinema ve televizyon filmleri, çeşitli programlarda sunuculuk ve seslendirme çalışmaları yapmıştır.
ROL ALDIĞI OYUNLARDAN BAZILARI

Antonius ile Kleopatra

Gazete Gazete

1793

Ahududu

Askerliğim

Fareli Köyün Kavalcısı

Kuklacı

Medea

http://www.sehirtiyatrolari.com/sanatcilar/cem-davran.htm

ayse
01-02-05, 12:06
http://narkotik.iem.gov.tr/img/cem2.JPG
http://narkotik.iem.gov.tr/basin_cemdavran.html

ayse
01-02-05, 12:07
http://narkotik.iem.gov.tr/img/cem.jpg
http://narkotik.iem.gov.tr/basin_cemdavran.html

ayse
01-02-05, 12:08
http://narkotik.iem.gov.tr/img/cem8.jpg
http://narkotik.iem.gov.tr/basin_cemdavran.html

ayse
01-02-05, 12:18
http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/07142/images/imperiaflex_0_0_0.jpg
http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/07142/images/imperiaflex_0_2_0.jpg
http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/07142/images/imperiaflex_0_4_0.jpg
http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/07142/images/imperiaflex_0_5_0.jpg
http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/07142/images/imperiaflex_0_7_0.jpg
http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/07142/images/imperiaflex_0_8_0.jpg
http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/07142/images/imperiaflex_0_9_0.jpg
http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/07142/images/imperiaflex_0_11_0.jpg
http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/07142/images/imperiaflex_0_12_0.jpg
http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/07142/index.php

ayse
01-02-05, 13:16
Cem Davran Kimdir?
- Oyunculuða ilk adýmýný Þehir Tiyatrosu'nun sınavını kazanarak attı. Buradaki 7 yıllık oyunculuk eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra yeteneğinden dolayı kendisi için uygulanan "özel yetenek maddesi"nden yararlanarak, 16 yaşında profesyonel kadroya alındı ve devlet memuru oldu.
- 1979 yılında Ömer Kavur'un yönettiği "Yusuf ile Kenan"da oynadıktan sonra birçok teklif almaya başladı.
- "Yeni Baştan" oyununu izlemeye gelen Kanal D Genel Müdürü tarafından keşfedilmesiyle, kariyerinde televizyon projeleri ağırlık kazanmaya başladıl
- 21 yıl önce, Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik Mühendisliði Bölümü'nü kazanan Cem Davran, bitirme projesini vermediği için hala bu okulun bir öğrencisi.

http://www.man.metu.edu.tr/~manclub/yayinlar/glokal/sayi10/resimler/cemdavran6.jpg
http://www.man.metu.edu.tr/~manclub/yayinlar/glokal/sayi10/cemdavran1.htm

ayse
01-02-05, 13:21
Aykut Işıklar
Bu alemde Cem Davran gibisi yok

Şu sıralar ATV'de Anadolu Ateşi'nde sunucu, TGRT'de ise çok sevilen 'Evladın Var Derdin Var' dizisi ile karşımıza gelen Cem Davran ise... Onun hakkında söylenecek söz bulamıyorum. İşini bir kenara bırakın. Zaten hangi görev verilse, mutlaka başarılı oluyor. Ama insanlığı... Cem Davran değil gençlere aslında büyük şöhretlere örnek olacak bir insan. Bir kişi de çıksın arkasından kötü konuşsun... Olacak iş değil. Bu yüzden yapımcılar her olayda 'Aman Cem olsun' diyorsa bildikleri var. Kapris yapıp kimseyi üzmedi. Kimsenin kalbini kırmadı. Cem Davran'ı çok seviyor ve takdir ediyorum.

http://www.tercumangazete.com/hoku.aspx?yid=5604

Neptün
01-02-05, 13:29
http://www.milliyet.com/1999/08/04/resim/ekran2.jpg
Mazhar'ın gerçek aşkı

Her bölümünde ünlü bir çiftin evlilik öyküsünü anlatan "Bir Sevda Masalı" bu hafta "Ruhsar" dizisinin Mazhar'ı Cem Davran ile eşi Hilal Davran'ı konuk edecek. Uyumlu beraberlikleriyle sanat dünyasının örnek gösterilen çiftleri arasında yer alan Hilal - Cem Davran, Erol Evgin'e evliliklerinin öyküsünü ve mutluluk sırlarını anlatacaklar. Aktüel çekimleri çiftin İznik'teki yazlık evinde oğulları Hürcan ve Ali'nin de katılımıyla gerçekleştirilen programda izleyiciler, ünlü çiftin günlük yaşantılarına da tanıklık edecekler.BİR SEVDA MASALI
http://www.milliyet.com/1999/08/04/ekran/

Neptün
01-02-05, 13:34
http://www.milliyet.com.tr/2001/08/28/guncel/resim/gun001.jpg
‘Birini beğenirsem hemen uzaklaşırım’
12 yıllık evli olan Cem Davran, çok sevdiği eşini aldatmamak için etkili bir yöntem bulmuş: ‘Birine elektriklenme hissedersem oradan kaçarım’
Tiyatro ve sinema oyuncusu Cem Davran, 12 yıllık evli. 26 yaşındayken 21 yaşında olan eşi Hilal ile evlenen Davran’ın 2 oğlu var. Çok mutlu bir aile yaşamı olduğunu belirten Davran, sorularımızı şöyle yanıtladı:

Mutluluğunuzdaki en önemli faktör sizce ne?
Hiçbir zaman sadece aşk, sen ve ben demedik. Çok iyi dost olduk. Çok iyi bir tensel uyum yakaladık, ki evlilikte bu şart. Karım benim için hâlâ çok cazip. İlişkimize sürekli özen gösterdik. Evliliğin matematik olduğunu unutmadık.

Nasıl özenli oluyorsunuz?
Kilo almışsam hemen vermeye çalışıyorum. Bunu öncelikle Hilal’e kötü görünmemek için yapıyorum. Sabah kalkar kalkmaz saçımı başımı düzeltirim. Evdeyken de üstüme başıma dikkat ederim.

Eşinizi kısıtlar mısınız?
Arkadaşları ile yemeğe gitse karışmam, ama üstüne giydiği eteğin boyunu, dekoltesini kontrol ederim.

Yıllar sonra şöhret oldunuz, bu evliliğe bakışınızı değiştirdi mi?
Burada adalet duygusunun önemli olduğunu düşünüyorum. Erkekler başarılarını birinci eşlerine, ikinci eşlerini ise başarılarına borçludurlar. Bunca yıl en zor günleri birlikte paylaşmışız. Şimdi bir kadın gelecek hop bunun üstüne konacak. Bu benim adalet anlayışıma uymaz. Benim kitabımda boşanma da yazmaz.

Hiç aldatmayı düşünmediniz mi?
Eğer bir kadına karşı bir elektriklenme hissedersem hemen o ortamdan sıvışırım, bir yakınlaşmanın doğmasına izin vermem.

Çocukların ilişkinize nasıl bir etkisi oldu?
Çocuksuz bir çifte bence aile demek çok zor. Birkaç çocuk daha yapmayı planlıyoruz.
http://www.milliyet.com.tr/2001/08/28/guncel/gun00.html

kural
25-08-05, 15:42
ya bu adam çok şeker

yagmur94
20-02-06, 14:38
cem davran iii bir oyuncu hande ataizi ile ii bir takımlardı.ruhsarda beraner oynadılar sonra program sundular. iiii bir oyuncu

onur29
01-04-06, 07:28
Bence de çok iyi bir oyuncu özellikle komedi dizilerinde oynuyor farklı rollerde de görmek isterim onlarıda çok iyi yapacağından eminim

lilswt210
09-07-06, 22:42
http://www.kadinmagazin.com/wp-content/thumb-ilkgozagrisi.jpg
http://www.medyaline.com/resimupload/files/cem_davran.jpg
http://www.4x10.com/insanlar/1873.4x10

cyprus_hsn
13-07-06, 20:38
çok iyi bir oyuncu.. özellikle Kahpe Bizans ve Balalayka filmlerinde ki performansı olağanüstüydü...

film ve dizileri

İlk Göz Ağrısı
Çocuğun Var Derdin Var
Yuvam Yıkılmasın
Patron Kim
Bana Abi De
Aşk Meydan Savaşı
Şaşı Felek Çıkmazı
Balalayka
Kahpe Bizans
Ruhsar
Tatlı Betüş
Tersine Dünya
Varyemez
Kurt Kanunu
Yusuf İle Kenan
Taşı Toprağı Altın Şehir

Irwa
02-09-06, 09:33
http://img107.imageshack.us/img107/3293/acumnk2.jpg (http://imageshack.us) http://img107.imageshack.us/img107/1616/acum1hu8.jpg (http://imageshack.us)

"Hande'nin gerekirse abisi gerekirse sevgilisi oluyorum"

Hande Ataizi ve Cem Davran beş yıl sonra yeniden televizyonda beraber. Ataizi "Aramızda büyük bir sevgi var. Biz hem dostuz hem iki aşığız" diyor

MELİS ALPHAN


Hande Ataizi ile Cem Davran'ın dostluğu insanı kıskandıracak cinsten. Onlar artık 20 yıllık karı koca ya da abi kardeş gibi olmuşlar. Hani derler ya, "Ne düşündüğünü gözünden anlarım"; işte onlar tam da öyleler. Hande Ataizi Cem Davran'a "Kuşum" diye, Cem Davran ise ona "Handuş" diye sesleniyor. Biz onları yaklaşık beş yıldır ortak bir projede görmedik. En son şu meşhur Sevda Demirel tokadıyla hatırlayacağınız "İki Kere Kiki" adlı programı beraber sunuyorlar ve "Ruhsar" adlı dizide başrolü paylaşıyorlardı. Beğenin beğenmeyin, televizyonun iyi anlaşan, şu "elektriği tutuyor" cinsinden sözlerle anılan bir ikili Ataizi ve Davran. Şimdi de Show TV'de yayınlanan "Bunu Yayında Söyle" için bir araya geldiler.

"Bunu Yayında Söyle" nasıl bir şov?
Hande Ataizi: Onu mu yapsak, bunu mu yapsak derken Cem bir gün...
Cem Davran: Yumurtladı.
Hande A.: Aynen öyle. Programın konsepti Cem'e ait. Böyle orijinal şeyler ondan çıkar zaten. Biraz gözetleme mantığından yola çıktık.
Cem D.: Aslolan, izleyicinin programı arka odasında ya da mutfakta konuşuluyormuş gibi gözetlemesi. Bir şov programındaki her şey var ama bütün bunlar bir gözetleme mantığında yapılıyor. Biz kendi şovumuzu açtığımızda da program bitiyor. Kamera arkası programı değil, sadece yapılan her şey izleyiciye anahtar deliğinden bakıyormuş hissi veriyor.
Hande A.: Biraz kendimizle de dalga geçiyoruz açıkçası. Çünkü bu şov programlarının gerisinde ne olduğuna dair çok fazla tüyo verilmez. Allanmış pullanmış, en tavuskuşu haliyle konuklar bir kanepeye otururlar ve samimiyetsiz bir sohbet olur. Olayın aslı bu değildir.

Konuklar odada yalnız kalıp doğaçlama yapacaklar


Siz olayın aslını mı ortaya koyacaksınız?
Cem D.: Kızın albümü çıkmıştır, güzel güzel giyinip şov programına çıkacak ve cici cici oturacaktır. "Albümlerimi ayıramam. Hepsi benim çocuğum gibi. Bu albümde emeği olan İskender Paydaş, Sezen Aksu..." falan filan diye bilindik şeyleri söyleyecektir. Şovmen de oradan iki espri çıkaracaksa çıkaracaktır.
Hande A.: Biz o yapaylıkları ellerinden alıyoruz. Konukların odada yalnız kaldığı zamanlar oluyor. Bu da bir doğaçlama fırsatı veriyor.
Cem D.: Hangi şov programında sunucu konukları yalnız bırakır ve çıkıp gider? O iki konuk normal hayatta buluştuğunda "Efendim bir sunucu gerek" demiyor.
Hande A.: İlk programda Oktay Kaynarca, Sinem Erülgen ve Seray Sever konuktu. İki kadın medyada farklı şekillerde yer alıyor. Buluştuklarında kadın kadına konuştular, kendi fikirleri ortaya çıktı ve tartışma boyutuna da geldi.
Cem D.: Seray, Sinem'e "Sen ünlü erkeklerle sürekli öpüşüyorsun. Tabii ünlü olursun. Tamam, öpüşeceksen öpüş de çık odada öpüş. Niye ortalık yerde öpüşüyorsun?" dedi. Oktay da Seray'a "Sen bir daha sakın şarkı söyleme" dedi. Böyle kendi aramızda arkadaşça konuştuk.

"İçinde Hande'nin olduğu bir oyun yazıyorum"

2002'den beri birlikte bir işe imza atmıyorsunuz. Size başkalarından da teklif gelmiş, istememişsiniz. Ama Hande Ataizi'nin yeri farklı herhalde.
Cem Davran: Hande'den başka bir kadınla şov programı yapamam artık. Ya tek başıma yaparım ya da Hande'yle. Onunla çok oturmuş bir şeyimiz var. İkili çalışmak zordur. Gözünden her şeyi anlayacaksın. Yeni biriyle 10 yıl geçirmem gerek. Bu da emekliliğime denk gelir.
Hande Ataizi: Abartma!
Cem D.: Öyle ama. İkili anlamında Hande'yle yakaladığım enerjiyi başkasında bulamam. Ben gözüm kapalı pas atarım ona, o gözü kapalı uçarak kafayı vurur, gol olur.
Hande A.: Zekamızın birbirini tamamladığı yerler olduğu gibi, birbirimizin boşluklarını da doldurduğumuz çok nokta var.
Cem D.: İki iyi aktör düşünün. İkisi de kendi kendine iyi. Bir araya geldiklerinde olmaz. Bazen de tam tersi olur, bir araya geldiklerinde daha iyi olurlar. Bu futbolda da, basketbolda da böyledir. Çok iyi oyuncudur ama yanında tamamlayıcı bir oyuncu olması gerekir. Alex, arkasında Aurelio oynadığında daha iyidir çünkü Aurelio onun bir açığını kapatır. Bizim işte de bu böyle. Biz Hande'yle birbirimizi yukarı çıkarıyoruz. Bu işlerde 2 + 2 her zaman 4 etmez, 3.5 eder. Bizde 2 + 2, 5 ediyor.

Peki beş yıldır neden hiçbir proje için bir araya gelmediniz?
Hande A.: Her işi de birlikte yapacağız diye bir şey yok. İkimiz de ayrı ayrı işler yaptık. Benim en büyük hayalim, Cem'le birlikte bir tiyatro oyunu yapmak.
Cem D.: Ben içinde Hande'nin de olduğu bir oyun yazıyorum.
Hande A.: Öyle mi? Şimdi öğreniyorum.
Cem D.: Adı "Muhteşem Denizler". Üç kişilik bir oyun. İki erkek bir kadın. Erkeklerden biri benim, kadın Hande. Pavyonda şov yapan, konservatuvardan sınıf arkadaşı olan üç kişinin hikayesi. Üçünün de adı Deniz. O yüzden gruplarının adı Muhteşem Denizler, pavyon sahibi bu ismi koymuş. Sanatı, eğitimi ve popüler kültürü bizim gibi sorgulayan bir oyun olacak bu.

"Hande Türkiye'nin en iyi giyinen kadını"


Programda ne giyeceksiniz? Bir tasarımcıyla anlaştınız mı, yoksa kendiniz mi seçeceksiniz?
Hande A.: Kendi tarzımı korumak istiyorum. Doğal bir program olduğu için daha genç tarzda giyineceğim. Bu da programın bir bölümünü teşkil edecek.
Cem D.: Ben 10 yıla yakın süredir Damat Tween'den giyiniyorum. Onlar artık bir kilo aldıysam, onu da bilirler. Çok kadim dostlarım ve ben artık aileden biri gibiyim.
Hande A.: Bende her şey var. Londra ve Paris'te alışveriş ettiğim çeşitli dükkanlar var.
Cem D.: Hande, Türkiye'nin en iyi giyinen kadını. Uzman falan değilim ama bildiğim iki şey var. Bir, yakıştırırsın, ikincisi nerede ne giyeceğini bilirsin. Çok güzel giyinirsin de oraya yakışmaz kardeşim, durumu var ya... Hande bunu iyi becerir. Müthiş güzel, doğru, yerinde giyiniyor ve kendine yakıştırıyor. Duygusuyla giyinir, onu yaşatır.
Çevremde bir sürü insan var, tanınmış insanlar... Hepsi özenle giyiniyorlar ama onların içinde Hande apayrı duruyor. Hani cenazeye gidersin, biraz kel alaka örnek oldu ama, restorana gidersin, her yere cuk oturtur. Hangi düğmenin açılıp kapanacağına kadar tüm detayları bilir.

"Beni en iyi Cem bilir"


Türkiye'de ünlü bir kadınla bir erkek bir projede yan yana yer aldığında hep aralarında bir aşk ilişkisi olduğu düşünülür. Sizde böyle bir durum hiç olmadı.
Hande A.: Bizim aramızda büyük bir aşk ilişkisi var. Biz hem dostuz hem iki aşığız.
O aşkı nasıl yorumlarsanız yorumlayın. Artık 10 yıl olmuş, her şeyimizi paylaşmışız, aramızda çok büyük bir sevgi var.
Cem D.: Biz görünmediğimiz zamanlarda da buluşuyoruz. Hande'ye sıkıntılarımı, dertlerimi anlatıyorum. Onunla aramızdaki iletişim bir program ya da diziyle sınırlı değil.

Gündelik hayatınızda da iyi iki dostsunuz yani.
Hande A.: Bir erkek olarak beni en iyi Cem bilir. Psikologmuş gibi her şeyimi onunla paylaşıyorum.
Cem D.: Gökten taş yağsa, ben reenkarne olup yeniden doğsam Hande yine de benim hayatımda olacak.

Birbirinizin hayatında yanlış giden şeyler gördüğünüzde müdahale ediyor musunuz?
Cem D.: O bana söyler, ben de ona. Hande'nin abisi olmam gerektiğinde olabiliyorum çünkü abisi olabilecek yaştayım. Sevgilisi olmam gerektiğinde olabiliyorum çünkü sevgilisi olabilecek yaştayım. Yakın sınıf arkadaşı olacağımız zaman da olabiliyoruz. Bunların dışında iki tiyatrocu olmamız gerektiğinde, ikimiz de tiyatrocuyuz, olabiliyoruz.
kynak:milliyet

*arife*
02-09-06, 12:39
çok komik biri çok iyi bi oyuncu

özzz
02-09-06, 17:24
hande ile partnerken çok iyiydi yani dizleri fln

PAMUK_MELEGIM
31-10-06, 20:40
cem davran bence cok iyi bir oyuncu ben seviyorum :) ruhsarda ozelikle cok iyidii:):):)

zeynep nazli
31-10-06, 21:14
çok komik biri :img-haha:

FBuse
22-11-06, 18:54
ben cemi seviyorum cok sempatik-dogal bi oyuncu fakat showman olarak daha basarili!

paçiii_melos
08-01-07, 12:34
Erkek, kadının neresine bakar



Ünlü oyuncu Cem Davran, Elele Dergisi’nin bu ayki sayısında kadın olmanın zorluklarını yaşadı.Derginin özel çekimi için korse giyen Davran, "Sıkıntılı ama yine de korseyle kendimi daha iyi hissettim. Bence katlanılan sıkıntıya değer. Beli önemlidir kadının" diye konuştu.

Bakımsız kadınlara tahammül edemediğini belirten Davran şunları söyledi: "Çalıştığım setlerde, bakımsız asistan görsem hemen çağırır söylerim. Dış değil, iç güzelliğe bakıyorum lafı palavra. Kadınların ilk önce göğsüne, sonra poposuna bakarım. ’Gözlerine bakarım, konuşmasına bakarım’ riyasından nefret ederim. Benim tanıdığım tüm erkekler de ya popoya ya göğse bakıyor."

08/01/07 hürriyet-kelebek eki

paçiii_melos
08-01-07, 12:48
Cem DAVRAN ile Söyleşimiz


INP : İstanbul Narkotik Polisi'ni basından muhakkak takip ediyorsunuz, vatandaş gözüyle bizi değerlendirir misiniz? Ve karargahımızı ziyaretinizden sonraki düşüncelerinizde neler değişti?

Cem DAVRAN : İstanbul Narkotik Polisi bana göre son zamanlarda kendi alanında çok başarılı işler yapıyor. Bunu tüm samimiyetimle ve gerçekten sıradan bir vatandaş gibi söylüyorum. Ama daha da önemlisi narkotik alanında yaptığı sosyal çalışmalarla, polis-vatandaş ilişkisini olması gereken samimi düzeye çekiyor. Hepimizin çok iyi bildiği ama dillendirmekte zorlandığı polis fobisini ortadan kaldırıyor ve aslında polisin de bir vatandaş olduğu, illa bir yer aranacaksa polisin yerinin vatandaşın yanı olduğuna işaret ediyor. Ben bu samimiyete ve güvene toplum olarak çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bu duyguya hizmet eden herkesi tebrik ediyorum. Bu söyleşiyi okuyan herkese kısa kısa İstanbul Narkotik Polisi'nin çalışma mekanları yani karargahı hakkında şunları söyleyebilirim. Son derece modern, aydınlık, profesyonel bir ortam. Açıkçası görmeden önce daha kasvetli bir yerdir diye tahmin etmiştim. Tam tersi sade ve huzurlu.

INP : Cem DAVRAN için polisin anlamı nedir? Günümüz polisini nasıl buluyorsunuz?

Cem DAVRAN : Yukarıda da söylediğim gibi bana göre polis-vatandaş birbirinden ayrılamayacak iki kavram. Bu yüzden karşılıklı görev hanelerinde birinci sırada güven yazıyor. Günümüz polisine çok umutla bakıyorum ama ülkemizde her alanda olduğu gibi daha fazla desteğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Hem maddi hem de manevi anlamda. Biz hala gelişmekte olan bir ülkeyiz ve en çok toplumsal barışa ihtiyacımız var. Bu barışı istisnasız hepimizin hak ettiğini düşünüyorum.


INP : İşini profesyonelce yapan her kişi saygıyı hak eder. Siz bunu hak eden, ve bir yerlere çalışarak gelmiş bir kişisiniz. Kamu önünde olan, vizyon sahibi bir kişi olarak magazin basını için bir haber kaynağı durumunda olmanız kaçınılmaz, Sizce magazin nasıl olmalı, sınırı var mıdır bu işin?

Cem DAVRAN : Çok teşekkür ederim. Belki de en son söylemem gereken şeyi en başta söyleyeyim. Ben yaşadığı toplumu seven biriyim. Sevdiğim için de eleştiririm. Daha iyi olsun diye, daha iyi yaşayalım diye. Biz magazine meraklı bir halkız. Aslında bir çok toplum da böyle. Ama sanki bizdeki ayarı biraz bozuk gibi. Bu merak oldukça ki bence hep olacak magazin de yaşamdaki yerini koruyacak. Az önce söylediğim ayara gelince; onu biz yapacağız tabii zamanla. Ben kişisel olarak bu önemli merakın malzemesi olmaktan çok fazla rahatsız değilim çünkü direksiyon benim elimde. Magazinin sınırı hala tüm dünyada tartışılıyor, net bir cevap yok. Çünkü bütün şov dünyası, renkli hayatlar aslında ticari işler. Bütün bu karmaşada olsa olsa tek bir sınır olur o da senin şahsi sınırın. Sen her şeyini gözler önünde yaşar ve bundan uzun süre nemalanırsan, bir gün istemiyorum bahçeme girmeyin dediğinde çoktan çimlerin ezilmiş olur ve sen bile buna engel olamazsın. Biraz uzun oldu ama bu konu bizlerin yumuşak karnıdır bu yüzden düşündüklerim net anlaşılsın istedim.


INP : Ülkemizin kurucusu, Önderimiz, Sevgili Atamız diyor ki; "Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar." Televizyondan yansıyan renkli hayatları gören bir çok gencimiz sanatın çeşitli dallarının içinde olmak adına çok değişik yollara sapabilmektedirler. Sizin yaptığınız işi yapmak isteyen gençlerimize neler söylemek istersiniz?

Cem DAVRAN : Atatürk'ün söylediklerine tabii ki aynen katılıyor ve çok önemli buluyorum. Gençlere özellikle benim yaşadıklarıma benzer şeyler yaşamak isteyen gençlere madde madde şunları söylemek isterim:
Televizyonda yapılanlar sanatsal faaliyetler değildir ve ortaya çıkan eserler de sanat eseri değildir.
Ne yalan söyleyeyim ünlü olmak gerçekten güzel. Ama ünlü olmakla bir şey olmak aynı değil. İçini dolduramadığınız her şey sizi bir trajediye götürür ve şöhret bardağı ancak eğitimle, kültürle, çalışmayla dolar. Unutmayın her şeyin şöhreti olabilirsiniz. Şöhretli bir mimar, mühendis, ressam, aktör vb. Aslolan yaptığınız işi iyi yapmak, sevmek, samimi olmak ve o iş her ne ise onun eğitimini almak. Biliyorum bunlar herkese edebiyat gibi gelecek ama inanın gerçek bu.
Son olarak, görünen renkli hayatlara özenmeyi anlıyorum. Fakat o hayatların çoğunlukla koyu gri olduğunu söylemek istiyorum. Tavsiyem kendi renginizi keşfedin ve gördüğünüz büyülü ortama fazla itibar etmeyin. İlla ben de istiyorum sana ne ya diyorsanız eyvallah. O zaman bir konuda uzmanlaşın ki sonra çocuklarınıza anlatacak güzel bir hikayeniz olsun.


INP : Bir önceki sorumuzun devamı olarak Cem DAVRAN buralara nasıl geldi, bu süreci anlatır mısınız?

Cem DAVRAN : Kısaca anlatayım. 1976 yılında Türk Bank Çocuk Tiyatrosu'na girdim. Bir yıl sonra sınavla Şehir Tiyatroları'na çocuk oyucu olarak girdim. Çocuk-Genç Eğitim Birimine devam ettim. 1980 yılında özel yetenek maddesinden 16 yaşımda devlet memuru oldum ve profesyonel sanatçı kadrosuna alındım. 2002 yılına kadar aynı kurumda oyuncu, yönetmen olarak çalıştım ve yönetim kurulu üyeliği yaptım. Bu süre içinde dört yıl Dormen Tiyatrosu'nda, dört yıl da Tiyatro İstanbul'da özel izinle konuk oyucu olarak çalıştım. Üniversitelerde, liselerde tiyatro dersleri verdim. Sonrasını aşağı yukarı biliyorsunuz. Bir gün televizyona evet dedim ama o bir gün otuz yaşımı çoktan geçmiştim.

INP : Web sayfamızdan başta bilgilendirme olmak üzere çeşitli hizmetler sunuyoruz. Sayfamızı nasıl buldunuz?

Cem DAVRAN : Web sayfanızı gayet başarılı buldum. Özellikle psikolojik destek ve kimliğini gizleyerek yardımlaşma fikirleri harika.

INP : Yaptığı iş sebebiyle toplumun önünde olan bazı ünlüler, zaman zaman; "ben işimi yapıyorum, birileri beni örnek alacak diye davranışlarımı yada hayatımı kontrol etmek zorunda değilim" gibi söylemlerde bulunabilmektedirler. Bunu nasıl yorumluyorsunuz, ünlü olan birinin bunu söyleme hakkı var mıdır? Çünkü onu sevenleri yaptığı yanlış da olsa aynını yapacak kadar sevmekte ve hayranlık duymaktalar.

Cem DAVRAN : Çok önemli bir soru bu. Evet insanlar hayranlık duydukları, takip ettikleri kişilere ve onların yaşamlarına özenirler. Burada iki şeyi karıştırmamak gerekiyor. Okuduğunuz kitabı çok sevip ondan etkilenebilirsiniz ama kitabın yazarının hayatı gözler önünde değildir. Ya da bir resimden çok etkilenebilirsiniz ama ressam hakkında çok fazla şey bilmeniz gerekmez. Bu etkileşim sanatsaldır ve üretilenle onu tüketen arasında bir ilişkidir. Yani tüketenle üretenin bağı manalı değildir.
Diğer ilişki daha sığ ve günceldir. Bir sebepten ünlü olan birine ve onun yaptıklarına duyulan ilgi, sempati, hayranlık gibi duygular içerir ve kısa ömürlü olma olasılığı yüksektir.
Şimdi bu iki tanımdan sonra şunu söyleyebilirim. Sürekli göz önünde iseniz, insanlar her yaptığınıza tanıklık ediyorsa tabii ki yaşadığınız toplumun sizden etkilenebileceğini düşünmeli ve ona göre davranmalısınız. Çünkü özellikle gençler hayran oldukları ünlülerin yaptıklarını fazlasıyla yapmakta hiçbir sakınca görmezler, hatta bunu özellikle yaparlar. Şahsen buna özen gösterdiğimi söyleyebilirim tabii bunda iki çocuk babası olmamın da payı var. Unutulmaması gereken en önemli şey şudur: İnsanlar dünyanın her yerinde bir şeylere özenirler. Özenilen siz ve sizin yaşamınız ise sorumluluk almanız kaçınılmazdır.


INP : Ünlü olsun olmasın, bağımlılık yapan maddeleri insanlar maalesef kullanmaktalar. Sizce insanlar bu kadar güzellik varken neden bu maddeleri kullanırlar?

Cem DAVRAN : Aslında bu cevabını herkesin bildiği ama ne yazık ki yaşama geçiremediği bir soru. Eğitim, toplum yapısı vb. şeyler söyleyebilirim ama en önemlisi aile. Uyuşturucu bağımlılarının hepsinde bir aile zaafı olduğunu okuduklarımdan, duyduklarımdan biliyorum. Çocuk sahibi olmak işin kolay yanı. Çocuğu topluma kazandırmak zor olanı. İnsan ne kadar güçlü bir varlık ise o kadar da zayıf bir varlıktır. Doğada öleceğini bilerek yaşayan tek canlı insandır. Bu durum aslında bir trajedidir. Bu trajediye hükmedebilen en büyük güç inanç ve iradedir. Bilim adamı değilim ama çok düşünen biriyim. Biliyorum ki bağımlılık yapan maddeler insan eliyle var olan şeylerdir ve insan eli aynı zamanda bu maddeleri yok da edebilir. Yaşamak hiçbir şeyle değişilemeyecek kadar güzel. Mutlaka bir şeye bağlanacaksan yaşama bağlan.


INP : Tiyatro, dizi filmler, sinema filmleri... Bugüne kadar sizi bir çok başarılı projede severek izledik. Hedefleri olan bir insan olarak, çalışıyor ve başarıyı yakalıyorsunuz, en zirvedeki hedefiniz nedir? Şunu da yaparsam "hah işte buydu" diyeceğiniz, yapmak istediğiniz bir planınız var mı?

Cem DAVRAN : Uç noktada isteklerim hiçbir zaman olmadı. Sadece başarılı yaşamaya çalışırım. Önümüzdeki yıllarda yapmak istediğim dört tane sinema filmi var. Ayrıca bir de tiyatro oyunu yazıyorum, bittiğinde mutlaka oynayacağım. Televizyon için düşündüğüm bir şov programı var inşallah onu da gerçekleştireceğim

INP : Buraya kadar gelip zahmet verdiğiniz için, ve bizim çok önem verdiğimiz bağımlılık yapan maddeler ile mücadelemizde oluşturmaya çalıştığımız "Toplum Tavrı"na destek verdiğiniz için çok teşekkür ederiz.

Cem DAVRAN : Ben teşekkür ederim. Tiyatroda gelenektir bu sözler söylenir. Dilim yettiğince, acemice ama samimiyetle düşündüklerimi söyledim.

HER NE KADAR SÜRÇ-Ü LİSAN ETTİYSEM, AFFOLA........

http://narkotik.iem.gov.tr/basin_cemdavran.html

paçiii_melos
08-01-07, 12:51
Cem Davran
Son yılların en başarılı ve istikrarlı oyuncularından Cem Davran ile kariyeri üzerine güzel bir röportaj gerçekleştirdik. Geçmişini, geleceğini ve hedeflerini kendi ağzından dinledik. Başarılı oyuncunun kariyer serüvenini merak edenler buraya!
Sizi en çok iyi oyunculuk özelliğinizle tanıyoruz. Bu işe nasıl başladınız?
1976 yılında sınavla Şehir Tiyatrolarına girdim. Çocuk-Genç Eğitim Biriminde oyunculuk eğitimi alırken, oyunlarda da görev aldım. 1980 yılında aynı kurumda profesyonel oyuncu kadrosuna alındım.
Tiyatrolara ilk adımınızı 12 yaşında atmışsınız. Bu kadar küçük yaşta karşılaştığınız zorluklar oldu mu?
Oyunculuğa erken başlamanın avantaj ve dezavantajlarını birlikte yaşadım, yaşıyorum da. Akranlarım gezip tozarken, oynarken ben küçücük yaşımda geç saatlere kadar tiyatroda çalışıyordum. Ayrıca bir işe erken başlamanın, erken büyümek gibi bir zorluğu da vardır. Tabii bu arada aldığım eğitim, çalıştığım ustalar, hocalar, benim yaşımda birinin rüyasında bile göremeyeceği şeyler.


Peki tiyatroya başlarken bugünkü konumunuzu hayal edebilir miydiniz? Bu kadar ünlü olmak aklınızdan geçer miydi?
Şu anki ortam o zamanlarda hayal edilebilecek bir şey değildi. Şehir Tiyatrosu kulisinde tiyatrodan, sanattan başka bir şey konuşulmaz, hissedilmezdi. Oyunculuğun bizden bir ömür istediğini hepimiz gayet iyi bilirdik. Tabii şu an durum farklı. Şehir Tiyatrosu da eski Şehir Tiyatrosu değil. Ünlü olmak uzun yıllar cümle içinde kullandığım bir tanım değildi, olamazdı. Sonra bir gün her şey değişti. Ben de anlamadım. Daha yeni yeni durumu kavrıyorum. Galiba bu bir değişim, evrim. Ve her değişimde olduğu gibi sancılı.
Son zamanlarda sizi tiyatrodan daha çok TV dizilerinde izliyoruz. Neden böyle bir seçim yaptınız?
Ben herhangi bir seçim yapmadım. Tam tersi karar verdiğim gibi ilerliyorum. Oyunculuk yapıyorum. Bunun dışında yaptığım şey sunuculuk. Zaten tiyatroda çalışırken de sunuculuk yapardım.
Tiyatro mu, sinema mı, TV oyunculuğu mu? Hangisi sizin bir numaranız?
Dedim ya ben oyunculuk yapıyorum. Hayatta anladığım tek şey bu. Tiyatro, sinema, televizyon fark etmez. Oyunculuk oyunculuktur. Sadece teknik farklılıklar var. Bu yüzden bir numaram oyunculuk.
Oyunculuğun yanında başarılı olduğunuz alanlardan biri de seslendirme. Bu serüven nasıl başladı?
Seslendirme oyuncunun ek işidir. Yıllarca tiyatro oyuncuları seslendirme sayesinde yaşayabildiler. Seslendirmeden kazandıkları ek gelirle tiyatroda kalabildiler. Ama yıllar içinde seslendirme de başlı başına bir sektör oldu. Yine de kaynağı hep tiyatro oldu. Çünkü küçük istisnaların dışında seslendirme tiyatrocuların yapabileceği bir iştir. Ben de uzun yıllar seslendirme yaptım. Arada bir yaparsan keyiflidir ama uzun vadede insanın ömrünü tüketir. Biz senelerce o karanlık stüdyolarda ömrümüzü tükettik ama şimdi şartlar çok daha iyi.


Geleceğe yönelik uzun dönemde hayalleriniz var mı?
Gerçeği söylemem gerekirse, yok. En büyük hayalim Şehir Tiyatrosu’nda o büyük ustalarla karşılıklı oynamaktı, gerçekleşti. Oyunculuk ve özellikle Şehir Tiyatrosu benim hayalimdi, rüyamdı. Bu arada özel izinle dört yıl Dormen Tiyatrosu’nda dört yıl da Tiyatro İstanbul’da konuk oyuncu olarak oynadım. Yıllar çok çabuk geçti. Tam otuz yıl, dile kolay. Tabii bütün bunlar oldu bitti diye yarınları gri, hayalsiz bir adama dönüşmedim. Oynayacağım yüzlerce, binlerce rol var ve biliyorum ki ömrüm yetmeyecek. Ama benim yaşımda birine göre epey uzun yol aldım. Büyük ustaların çıraklığını yaptım ama kendimi hala çırak olarak görüyorum.
Film, tiyatro, sinema projeleriniz neler? Sizi kısa zamanda ne gibi projelerde izleyeceğiz?
Şu anda Deli Dolu isimli bir sit-com çekiyorum. Bir tiyatro oyunu yazıyorum. İki tane çok hoş sinema projesine hazırlanıyorum.

Son olarak sizinki gibi bir kariyere sahip olmak isteyenlere söylemek istedikleriniz nelerdir? Onlara neler tavsiye edebilirsiniz?
Bilindik şeyler işte. Bir işi çok seviyorsanız onun için savaşacaksınız. Çalışacaksınız. En önemlisi uzmanlaşmak. Herkesin kendi malzemesine göre bir kariyeri olacaktır. Önemli olan sevdiğin işi yapmak. Doğrusunu isterseniz ben hayatta en çok sevdiğim işi yapıyorum bir de üstüne bana para veriyorlar. Başarılı olmaya gelince; işte burası bambaşka bir nokta. Çünkü başarı sizin naturanızsa isteseniz de başarısız olamazsınız. Unutmayın ki yetenek dünyada en zor bulunan şeydir. Doğrusu yeteneğinizi keşfetmektir. Gerisi kendiliğinden bile gelir.

http://www.exi26.com/Article.asp?PageID=1213

chaylack
09-01-07, 08:59
http://img226.imageshack.us/img226/5746/lv02bmprv3oa5.jpg (http://imageshack.us)
çok sevdiğim büyük oyuncu çocuğun var derdin var dan bir görüntü:)

computerhand
15-02-07, 11:45
patron kim ve çocuğun war derdin war dizilrin de izledim ayrıca çocukluğum dizisi olan ruhsarı hala unutamadım çok harika ve komik bir insan

mc_merve
01-04-07, 01:30
sitcom dizilerien cok yakisiyo pek takip etmiyorum ama genelde oyandigi diizler fazla tutulmasada guzel oluyo ruhsar ve cocugun var derdin var guzeldi

vanessa19
01-04-07, 09:20
cem davranı cok severım...tam bır beyefendıdır...bazen sıvrı sozlerı olsa da...

gewweze
01-04-07, 11:39
ya ebn cem davranı çok severim. ruhsarı uunutmak mümkün mü. tgrt için çektiği çocuğun var derdin varda çok hoştu. yine tgrt de pınar altuğla bi dizisi olmuştu ordada cem bey çook iidi. kemal sunalla varyemez diye bi filmde de oynamıştı baya gençti orda tabi.
sunduğu dekorasyon prg. da çok iidi halende sunuyor bii tane. sunucu olarakta başarılı bulurum kendilerini.
hep aile dizilerinde komedi tarzında izledim kendisini ama filmlerde çook başka rollerdede başarılı olduğunu gördüm:D başarılar...

gewweze
01-04-07, 11:46
Cem Davran

Doğumu
1964 - İstanbul

Eğitimi
Yıldız Üniversitesi


Filmleri - Oyuncu (17 Film)
Deli Dolu Oğuz 2006
İlk Göz Ağrısı Aşkın 2005
Çocuğun Var Derdin Var Ömer Gencer 2004
Yuvam Yıkılmasın Demir 2003
Patron Kim Cem 2003
Bana Abi De Selo 2002
Aşk Meydan Savaşı Rıza 2002
Şaşı Felek Çıkmazı Hasan 2000
Balalayka Hasan 2000
Kahpe Bizans Yetiş Bey,Markus Antonyus 1999
Ruhsar Mazhar 1997
Tatlı Betüş 1993
Tersine Dünya 1993
Varyemez 1991
Kurt Kanunu 1991
Yusuf İle Kenan Yusuf 1979
Taşı Toprağı Altın Şehir 1978


Senaryo Katkı
Sözün Bittiği Yer 2006

onur29
02-04-07, 10:17
Cem davram süper bi adam bence. Çok severim. Çok başarılı bi oyuncu. Patron kim ve Deli doluda çok komikti. Ayrıca Komedide olduğu kaar dramda da çok başarılı. Balalayka filmini izlemenizi tavsiye ederim.

Gül Tuna
23-05-07, 11:25
http://img527.imageshack.us/img527/2861/resizephpbs5.jpg (http://imageshack.us)
http://img483.imageshack.us/img483/117/cemdavranr2zs7.jpg (http://imageshack.us)
http://img525.imageshack.us/img525/1823/cemdavrannp8.jpg (http://imageshack.us)

Gül Tuna
31-05-07, 18:44
ruhsar dizisinde hayran olmustum kensine hayranligim hala sürüyor cok iyi bir oyuncu daha iyi yerlerde olmali

computerhand
12-07-07, 21:56
ankaradakiler için söylüyorum ruhsar ı izlemek isterseniz gimsa tv diye bi kanalda tekrar veriyorlar diziyi
gerçi şimdi yeni olarak hayal ve gerçekte görüyoruz ama tabiki yerini tutmuyor
bide cem davranın turuncu saçlı bir bayanla oynadığı bir dizi vardı bir sürü çocuğu falan vardı o dizinin ismini bilen var mı????

CeReN66
27-07-07, 16:39
http://www.avrupalifilmi.com/resimler/615/581/set_fofo1.jpg

CeReN66
27-07-07, 16:48
http://www.avrupalifilmi.com/resimler/615/96/set_foto36.jpg

CeReN66
27-07-07, 16:54
http://www.avrupalifilmi.com/resimler/615/24/set_foto29.jpg

CeReN66
27-07-07, 17:00
dewamı gelecek:D

öztürk
02-09-07, 16:13
çok harika bir oyuncu ...

omayra73
17-09-07, 08:52
http://img526.imageshack.us/img526/4195/1375261155783cbd29d7vq4.jpg (http://imageshack.us)

http://img526.imageshack.us/img526/1048/1375776846b724df80bdpb7.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 08:58
http://img514.imageshack.us/img514/3392/1375022229d80ab020c3zb6.jpg (http://imageshack.us)

http://img489.imageshack.us/img489/4062/1376056392880b204211lj3.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 09:08
http://img514.imageshack.us/img514/5241/13748306310f925f5c4cpb3.jpg (http://imageshack.us)

http://img514.imageshack.us/img514/4961/13749010707f2e5c95b2kt1.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 09:26
http://img526.imageshack.us/img526/2812/1374761123539cb549d1qn6.jpg (http://imageshack.us)

http://img526.imageshack.us/img526/6110/1375272299784fad296ezd7.jpg (http://imageshack.us)

http://img526.imageshack.us/img526/4392/1374922012777f41aae8br9.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 09:33
http://img514.imageshack.us/img514/1007/1373952119f90c79067cvi3.jpg (http://imageshack.us)

http://img489.imageshack.us/img489/8109/137611098805ac0998d4tz7.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 09:40
http://img514.imageshack.us/img514/4039/13751663478488e11eaehs4.jpg (http://imageshack.us)

http://img526.imageshack.us/img526/6852/1376171852fb7ed4166elu2.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 09:45
http://img526.imageshack.us/img526/9044/1374930567e74e5decf1dl4.jpg (http://imageshack.us)

http://img526.imageshack.us/img526/7757/1374943358b2cd982886iu8.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 10:10
http://img514.imageshack.us/img514/808/13749097557103e07f60oq9.jpg (http://imageshack.us)

http://img514.imageshack.us/img514/7/1375907936626c060ccdge8.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 10:18
http://img514.imageshack.us/img514/6227/1373974997c6e8e8c32fkx8.jpg (http://imageshack.us)

http://img526.imageshack.us/img526/4734/1376004532116d064170by3.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 10:40
http://img514.imageshack.us/img514/2498/137560995668e9f889bflh4.jpg (http://imageshack.us)

http://img514.imageshack.us/img514/5306/13760981329aedc3994cnp2.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 10:45
http://img514.imageshack.us/img514/4416/1374102141ab39d4f953wc6.jpg (http://imageshack.us)

http://img514.imageshack.us/img514/1803/1374357159a008770515dp8.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 10:53
http://img514.imageshack.us/img514/7111/13743995510bae462406em3.jpg (http://imageshack.us)

http://img489.imageshack.us/img489/4413/1374583839d627974fd1dp6.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 11:05
http://img489.imageshack.us/img489/7800/13742179430cc3dbdbcdjh6.jpg (http://imageshack.us)

http://img489.imageshack.us/img489/5500/1375375100b613f3216ert7.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 11:19
http://img526.imageshack.us/img526/7627/137462483118572876dbgk9.jpg (http://imageshack.us)

http://img526.imageshack.us/img526/485/13751802521fef979d3fvs6.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 11:26
http://img514.imageshack.us/img514/9544/13745091078c4f50e20eov7.jpg (http://imageshack.us)

http://img514.imageshack.us/img514/2866/137547305282d44acadcfi5.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 11:31
http://img514.imageshack.us/img514/3918/13757029326f3aadf3camd4.jpg (http://imageshack.us)

http://img514.imageshack.us/img514/8585/13757194288e73420014jr5.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 11:40
http://img489.imageshack.us/img489/3390/1374735022396b5368fflm8.jpg (http://imageshack.us)

http://img526.imageshack.us/img526/8999/137496794984c4d4ba5dkh8.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 11:53
http://img526.imageshack.us/img526/2796/1375238973891129ba05jv0.jpg (http://imageshack.us)

http://img489.imageshack.us/img489/7109/13750419133fdebaa469fr1.jpg (http://imageshack.us)

http://img514.imageshack.us/img514/8281/13752420500070d4efc2nu2.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 12:19
http://img514.imageshack.us/img514/3639/137516190479cb32e029uf1.jpg (http://imageshack.us)

http://img514.imageshack.us/img514/2587/13752217461ee38b6f5fwi8.jpg (http://imageshack.us)

http://img514.imageshack.us/img514/2122/13753949728c094e9e60iu6.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 12:23
http://img514.imageshack.us/img514/2784/1373865429306d4604b0xo9.jpg (http://imageshack.us)

http://img489.imageshack.us/img489/715/13749857619a10ecdb8cdp8.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 12:32
http://img514.imageshack.us/img514/978/13750284340d7c340212nj2.jpg (http://imageshack.us)

http://img489.imageshack.us/img489/1217/1375285784462c357386ix8.jpg (http://imageshack.us)

http://img526.imageshack.us/img526/3199/13755920509b6c3dd3eddb4.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 12:35
http://img514.imageshack.us/img514/8380/137443465942c755511don9.jpg (http://imageshack.us)

http://img514.imageshack.us/img514/3130/1375572254135232081fyd5.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
17-09-07, 12:51
http://img514.imageshack.us/img514/5381/40290271qt0.jpg (http://imageshack.us)

http://img489.imageshack.us/img489/3083/12697570no8.jpg (http://imageshack.us)

lombardo
17-09-07, 14:49
http://img411.imageshack.us/img411/7145/ebruakel185ii5.jpg (http://imageshack.us)

lombardo
19-09-07, 11:09
http://img453.imageshack.us/img453/6316/liveimagesyenifotoanalieu0.jpg (http://imageshack.us)

öztürk
19-12-07, 11:00
MASUM KADINLAR... (Özet)

“İYİLİĞİ VE MASUMİYETİ EN KİRLİ YANIMIZDAN ÖĞRENİRİZ...”


Masumiyet bir defa kirlendi mi, bir daha pembe gözlüklerle bakamıyor insan hayata. Hikayemizin baş kahramanı Gülizar ve O’nun gibi hikayenin aslında birer baş kahramanı olan diğer kadınlar da, öykümüz boyunca, bir zamanlar evcilik oyunlarında inanarak yaşadıkları masumiyetlerini arıyor...

Kadınla erkek arasındaki gizli savaşın, aşkla temize çekildiği ilişkilerde bile, çoğu zaman kadın, kendini bir yerlerinden yaralanmış hissediyor. Siz bir de bedenine zorla el konulan küçücük kız çocuklarının ruhlarını kaplayan yaraları düşünün. İşte Masum Kadınlar, böyle bir yaranın kanamaya başladığı trajik olayla başlıyor ve yıllar geçtikçe Gülizar’ın ruhunda açılan yaranın, üzerini kaplayan kalın kabuğun altında, nasıl da içten içe kanamaya devam ettiğini anlatıyor...

On dört yaşında dayısının oğlunun tecavüzüne uğrayan ve tecavüzcüsünü öldürmek isterken, yanlışlıkla dayısını öldüren Gülizar’ın, hapiste geçirdiği on yılın ardından başlıyor hikayemiz. Gülizar’ı ceza evi çıkışında bekleyen hayat, masumiyetini koruyamayacağı kadar tehlikelerle doludur. Şimdi nerde olduğunu bilmediği kız kardeşi Gülistan’ı bulmak ve O’nunla birlikte temiz bir hayat yaşamak isteyen Gülizar, kardeşini bulamaz. Çaldığı her kapıda, karşılaştığı erkeklerin doyurulamaz kadın arzusu, O’nu hayat kadınlığına kadar sürükler...

Tam her şeyin tükendiğine inandığı bir anda, Yiğit isminde bir delikanlıya aşık olur. Yiğit, O’nun bildiği erkeklerden değildir. O, Gülizar’a gerçek bir aşkla yaşayacağı, tertemiz bir yaşam vaad etmektedir. Ne var ki, hayatın gerçekliği genç bir kızın masum düşlerinin kolayca gerçekleşmesine izin vermez.

MASUM KADINLAR... (Amaç)

“İyiliği ve masumiyeti en kirli yanımızdan öğreniriz” diyor Oscar Wilde. Evet, çoğu zaman iyilikle kötülük, masumiyetle gaddarlık koyun koyunadır hayatın içinde. Ve yine çoğu zaman, hangisinin hangisi olduğunu ayırt edemeyiz. Elbette mutlak iyilerle mutlak kötüler de yoktur yaşamda. Bu nedenle “Masum Kadınlar” projesi, bir taraftan erkek egemen toplumumuzda kadınların masum olduğunu anlatırken, diğer yandan kadınların erkeklerle birlikte kirli yanlarının peşinden sürüklenen duygu dünyalarını anlatmaktadır...

Son zamanlarda, çocuk yaşta kız çocuklarına yönelik cinsel istismar haberlerinin yer almadığı bir günlük gazete okumak neredeyse imkansız hale geldi. Tecavüze uğrayan kız çocuğu haberleriyle, tecavüze uğradığı halde “aile namusunu temizlemek” adı altında ölüme mahkum edilen kızların haberleri birbiriyle yarışıyor. İlk bakışta ilkel çağların korku hikayelerinden fırlamış dehşet öyküleri gibi kulağa inanılmaz gelen olaylar, fotoğraflar ve televizyon görüntüleriyle tüm gerçekliğiyle günümüz “modern” insanının yüzüne çarpıyor. Aslında yüzümüze çarpılan, içimizde gizlice yaşayan ilkel yanımız, bir başka deyişle kirli yanlarımızdan başka bir şey değil...

Zamanın toplumsal aynasında gördüğümüz tiksinti verici bu resim, bizden başkasına ait değil. Henüz zaman varken, aynadaki gerçekliğimizden kaçmadan, yaşama ve kadınlara aşkı ve sevgiyi ve tabi ki adaleti armağan edebilmenin yollarını bulmak zorundayız...

“Masum Kadınlar” projesi, bir yanıyla her gün yaşanan ve artık nerdeyse kanıksanma noktasına gelen ilkel ve kirli erkeklik duygularına ayna tutuyor ve izleyiciyi kendisiyle yüzleşmeye çağırıyor. Ardından, sevgi ve fedakarlığın nasıl da erdemli insan duyguları olduğunun altını çizerek, iyilikle çizilmiş bir yolda masumiyetin imkansız olmadığını göstermeye çalışıyor...

Evet, iyiliği ve masumiyeti görmek için önce kirli duygularımızla yüzleşmemiz gerekiyor. Bir sinemacı olarak, filmi izleyecek insanlar üzerinde hikayemin ve anlatım şeklimin bu iki duygu arasında git geller yaratmasını amaçlamaktayım. Bu nedenle, kadın masumiyetini hikayemin merkezine, erkek cinsiyetinin doyurulamayan cinsel arzularını isebu merkeze yönelen yan öykülere yerleştirdim... Kısaca Masum Kadınlar’da; Erkekleri doğuran anadır. Erkeklerde kadınlar kadar masum’mudur!

Bilgi İçin: Muhteşem Tözüm - 0212 325 92 36 www.muhtesemfilm.com

öztürk
19-12-07, 11:04
'Masum Kadınlar' çekiliyor!

İrfan Tözüm, 11 yıl aradan sonra ''Masum Kadınlar'' filmiyle sinemaya dönüyor...

'Masum Kadınlar' çekiliyor!
Yazı Büyüklüğü : A A A A

''Rumuz Goncagül'', ''Cazibe Hanım'ın Gündüz Düşleri'' ve ''Mum Kokulu Kadınlar'' gibi unutulmaz kadın filmlerinin yönetmeni İrfan Tözüm, 11 yıl aradan sonra ''Masum Kadınlar'' filmiyle sinemaya dönüyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Cem Davran, Hande Ataizi ve Pelin Batu'nun başrollerini paylaşacağı filmin çekimlerine başlandı.

Çekimlerinin İstanbul ve Assos'ta yapılması planlanan film, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nden bir gün önce, 7 Mart 2008'de vizyona girecek.

Filmin konusu özetle şöyle:
''Hikaye, 14 dört yaşında dayısının oğlunun tecavüzüne uğrayan ve tecavüzcüsünü öldürmek isterken, yanlışlıkla dayısını öldüren Gülizar'ın hapiste geçirdiği on yılın ardından başlıyor. Gülizar'ı cezaevi çıkışında bekleyen hayat, masumiyetini koruyamayacağı kadar tehlikelerle doludur. Nerede olduğunu bilmediği kız kardeşi Gülistan'ı bulmak ve onunla birlikte temiz bir hayat yaşamak isteyen Gülizar, hayat kadınlığına kadar sürüklenir.

Tam her şeyin tükendiğine inandığı bir anda, Yiğit isminde bir delikanlıya aşık olur. O, Gülizar'a gerçek bir aşkla yaşayacağı, tertemiz bir yaşam vaat etmektedir. Ne var ki, hayatın gerçekliği genç bir kızın masum düşlerinin kolayca gerçekleşmesine izin vermez.''

''Masum Kadınlar'' projesi, bir taraftan erkek egemen toplumda kadınların masum olduğunu vurgularken, diğer yandan kadınların, erkeklerle birlikte kirli yanlarının peşinden sürüklenen duygu dünyalarını ortaya koymayı hedefliyor.

öztürk
19-12-07, 11:09
İrfan Tözüm, “Masum Kadınlar” Filmiyle 11 Yıl Sonra Setlere Dönüyor

Kadın filmlerinin unutulmaz yönetmeni İrfan Tözüm, Mum Kokulu Kadınlar filminden sonra yine bir kadın filmiyle izleyicisiyle buluşuyor. Hande Ataizi, Pelin Batu ve Cem Davra'nın başrollerini paylaşacağı Masum Kadınlar’ın çekimlerine Ekim ayının son haftası başlanıyor. İstanbul ve Assos’ta çekimleri yapılması plânlanan film, 07 Mart 2008’de Best Line Pictures dağıtımıyla Türkiye’de gösterime girecek. 08 Mart Dünya Kadınlar Günü’nden bir gün önce vizyona girecek olan film İrfan Tözüm’ün tüm kadınlara armağan olacak. Bu sezonun seyirci rekorunu kırması beklenen filmin diğer önemli oyuncuları önümüzdeki günlerde açıklanacak.

öztürk
19-12-07, 11:14
Masum Kadınlar

İrfan Tözüm, “Masum Kadınlar” filmiyle 11 yıl aradan sonra yönetmen olarak setlere geri dönüyor.

Kadın filmlerinin unutulmaz yönetmeni olan İrfan Tözüm, “Mum Kokulu Kadınlar” filminden sonra yine bir kadın filmiyle izleyicisiyle buluşuyor.

“İYİLİĞİ VE MASUMİYETİ EN KİRLİ YANIMIZDAN ÖĞRENİRİZ...”

Masumiyet bir defa kirlendi mi, bir daha pembe gözlüklerle bakamıyor insan hayata. Hikayemizin baş kahramanı Gülizar ve O’nun gibi hikayenin aslında birer baş kahramanı olan diğer kadınlar da, öykümüz boyunca, bir zamanlar evcilik oyunlarında inanarak yaşadıkları masumiyetlerini arıyor...

Kadınla erkek arasındaki gizli savaşın, aşkla temize çekildiği ilişkilerde bile, çoğu zaman kadın, kendini bir yerlerinden yaralanmış hissediyor. Siz bir de bedenine zorla el konulan küçücük kız çocuklarının ruhlarını kaplayan yaraları düşünün. İşte Masum Kadınlar, böyle bir yaranın kanamaya başladığı trajik olayla başlıyor ve yıllar geçtikçe Gülizar’ın ruhunda açılan yaranın, üzerini kaplayan kalın kabuğun altında, nasıl da içten içe kanamaya devam ettiğini anlatıyor...

On dört yaşında dayısının oğlunun tecavüzüne uğrayan ve tecavüzcüsünü öldürmek isterken, yanlışlıkla dayısını öldüren Gülizar’ın, hapiste geçirdiği on yılın ardından başlıyor hikayemiz. Gülizar’ı ceza evi çıkışında bekleyen hayat, masumiyetini koruyamayacağı kadar tehlikelerle doludur. Şimdi nerde olduğunu bilmediği kız kardeşi Gülistan’ı bulmak ve O’nunla birlikte temiz bir hayat yaşamak isteyen Gülizar, kardeşini bulamaz. Çaldığı her kapıda, karşılaştığı erkeklerin doyurulamaz kadın arzusu, O’nu hayat kadınlığına kadar sürükler...

Tam her şeyin tükendiğine inandığı bir anda, Yiğit isminde bir delikanlıya aşık olur. Yiğit, O’nun bildiği erkeklerden değildir. O, Gülizar’a gerçek bir aşkla yaşayacağı, tertemiz bir yaşam vaad etmektedir. Ne var ki, hayatın gerçekliği genç bir kızın masum düşlerinin kolayca gerçekleşmesine izin vermez.

Erkek egemen dünyada "Masum Kadınlar"

“İyiliği ve masumiyeti en kirli yanımızdan öğreniriz” diyor Oscar Wilde. Evet, çoğu zaman iyilikle kötülük, masumiyetle gaddarlık koyun koyunadır hayatın içinde. Ve yine çoğu zaman, hangisinin hangisi olduğunu ayırt edemeyiz. Elbette mutlak iyilerle mutlak kötüler de yoktur yaşamda. Bu nedenle “Masum Kadınlar” projesi, bir taraftan erkek egemen toplumumuzda kadınların masum olduğunu anlatırken, diğer yandan kadınların erkeklerle birlikte kirli yanlarının peşinden sürüklenen duygu dünyalarını anlatmaktadır...

Son zamanlarda, çocuk yaşta kız çocuklarına yönelik cinsel istismar haberlerinin yer almadığı bir günlük gazete okumak neredeyse imkansız hale geldi. Tecavüze uğrayan kız çocuğu haberleriyle, tecavüze uğradığı halde “aile namusunu temizlemek” adı altında ölüme mahkum edilen kızların haberleri birbiriyle yarışıyor. İlk bakışta ilkel çağların korku hikayelerinden fırlamış dehşet öyküleri gibi kulağa inanılmaz gelen olaylar, fotoğraflar ve televizyon görüntüleriyle tüm gerçekliğiyle günümüz “modern” insanının yüzüne çarpıyor. Aslında yüzümüze çarpılan, içimizde gizlice yaşayan ilkel yanımız, bir başka deyişle kirli yanlarımızdan başka bir şey değil...

Zamanın toplumsal aynasında gördüğümüz tiksinti verici bu resim, bizden başkasına ait değil. Henüz zaman varken, aynadaki gerçekliğimizden kaçmadan, yaşama ve kadınlara aşkı ve sevgiyi ve tabi ki adaleti armağan edebilmenin yollarını bulmak zorundayız...

“Masum Kadınlar” projesi, bir yanıyla her gün yaşanan ve artık nerdeyse kanıksanma noktasına gelen ilkel ve kirli erkeklik duygularına ayna tutuyor ve izleyiciyi kendisiyle yüzleşmeye çağırıyor. Ardından, sevgi ve fedakarlığın nasıl da erdemli insan duyguları olduğunun altını çizerek, iyilikle çizilmiş bir yolda masumiyetin imkansız olmadığını göstermeye çalışıyor...

Evet, iyiliği ve masumiyeti görmek için önce kirli duygularımızla yüzleşmemiz gerekiyor. Bir sinemacı olarak, filmi izleyecek insanlar üzerinde hikayemin ve anlatım şeklimin bu iki duygu arasında git geller yaratmasını amaçlamaktayım. Bu nedenle, kadın masumiyetini hikayemin merkezine, erkek cinsiyetinin doyurulamayan cinsel arzularını ise bu merkeze yönelen yan öykülere yerleştirdim... Kısaca Masum Kadınlar’da; Erkekleri doğuran anadır. Erkeklerde kadınlar kadar masum’mudur!

öztürk
19-12-07, 11:20
masum kadınlar filminde hande ataizi pelin batu ve cem davranla beraber bir entrika filmi oynanacaktır bu film bir ilk olacak çok süper ve harika bir konu söz konusu kesinkile bu üç başrol oyuncuları ödül alırlar...

öztürk
19-12-07, 11:26
İŞTE MASUM KADINLAR
http://www.muhtesemfilm.com/resimler/290/664/masum_kadinlar.jpg

http://yeniozgurpolitika.org/pictures/haberler/masumkadin1.jpg

yelda92
22-12-07, 11:38
ben cem davranı ruhsar dizisinde çk severdim ruhsar ve mazhar çok güzeldi

öztürk
23-12-07, 10:25
ben cem davranı ruhsar dizisinde çk severdim ruhsar ve mazhar çok güzeldi

evet haklısın eskiden hande ataizi ile cem davran birbirleriyle çok yakışıyorlardı bende çok seviyorum ikisinide o kadar çok ta dizifilm program yaptılar fakat sonra küçük bir polimi sonunda ayrıldılar ama şimdi yine berabaerlar masum kadınlar filminde beraberler 7/03/2008 de vizyona girecek...

endora
28-12-07, 20:45
Cem davran gerçektende çok iyi ve güzel bir oyuncu onu ben ruhsar dizisinde ve kahpe bizans filiminde tanıdım. Gerçektende çok başarılı bir oyuncu ve hande ataizi ile de beraber olmalılar tıpkı ikikerekiki gibi çok güzeldiler ve beraber oynamalılardır. Tıpkı ruhsarda okduğu gibi ruhsar dizisine herzaman beğenbim...!

Gül Tuna
28-12-07, 23:09
http://img441.imageshack.us/img441/6140/img091lp0.th.jpg (http://img441.imageshack.us/my.php?image=img091lp0.jpg)

öztürk
29-12-07, 09:36
http://img441.imageshack.us/img441/6140/img091lp0.th.jpg (http://img441.imageshack.us/my.php?image=img091lp0.jpg)

evet avrupalı filmi gerçekten olağanüstü bir filmdi harikaydı bayılıyordum ben bu filme çok süperdi cem davran bu sezona çok süper başladı ilk bir dizi sonra bir film şimdi yine bir film masum kadınlar hande ataizi ile beraber oynayacak...

öztürk
24-01-08, 09:41
Masum Kadınlar Filminden 4 İmza İsteyenler Kullanabilirler....
http://img80.imageshack.us/img80/123/masumkadinlarzv7.jpg
http://img134.imageshack.us/img134/3994/masumkadinlar1sj0.jpg
http://img80.imageshack.us/img80/1223/masumkadinlar2vb7.jpg
http://img251.imageshack.us/img251/6018/entrikalsj7.jpg

sinemsert
26-06-08, 21:59
1979 yılından yusuf ile kenan adlı filmden
http://img166.imageshack.us/img166/4595/bi0626224559ls0.th.png (http://img166.imageshack.us/my.php?image=bi0626224559ls0.png)http://img133.imageshack.us/img133/7825/bi0626224602hw2.th.png (http://img133.imageshack.us/my.php?image=bi0626224602hw2.png)http://img403.imageshack.us/img403/7121/bi0626224620ny5.th.png (http://img403.imageshack.us/my.php?image=bi0626224620ny5.png)