Tüm Versiyonu Göster : Yalancı Yarim- Senaryolar (Arşiv 2)
-----şimdi----------
naz yatakta ,gözleri kapalı,heycanı daha da artar.
devamı gelicek
-----------------------------
gece 03:00
naz bir türlü uyuyamamış,yatakta dönüyordur sürekli.
sonunda kalkar yataktan.üşüdüğünü hisseder,hırksını alır üstüne.
camın kenarına gider.koltuğuna oturur.
heyecanı gitmemiştir bir türlü.engel olamıyordur bu heyecana.
küçükte olsa bir mutluluk verir bu heyecan ona.günlerdir süren o boşlukta küçük bir ışık belirmiştir sanki.
o ışık ya büyüyecek yada sonsuza kadar sönücektir.
camdan istanbulu seyreder yine.o gece tarıkta vardır istanbul da.
iyice yayılır koltuğuna.bu koltuk tarıklıgünlerini hatırlatır ona.
oraya uzanıp saatlerce konuştukları ,beraber uyudukları günler gelir gözünün önüne....
----geçmiş-------
naz yatakta gözlerini hafifçe aralar,eliyle yatağın diğer yarısını yoklar.
sonra hafifçe doğrulur yatakta.
naz:tarık!!!
tarık(koltuktan ,sesizce):burdayım naz.
naz:ne yapıyorsun orada bu saatte.
tarık:hiç uykum gelmedi.ben de kalktım.
naz kalkar tarığın yanına gider.
tarık sırtını koltuğa yaslar,naz tarığın yanına uzanır ,ellerini tarığın göğüs kısmına koyar.
sarılır ona .üşür hafifçe.
tarık(kollarıyla sıvazlar nazın kollarını):yatağa gir sen.üşüyeceksin.
naz:ı ıhh.ben sensiz uyuyamam ki orada.
(tarığa sarılır iyice):hem burası daha rahat.
tarık(nazın saçlarını okşar):ama fazla durmak yok.hasta olabilirsin.
naz(gözlerini kapatarak):tamamm.
bir süre susar ikisi de.naz gözleri kapalı,tarıpınsa gözler dışarıdadır.
tarık(heyecanla naza döner):naz şuraya bak,havai fişekler....
naz...
tarık nazın yüzüne doğru eğilir ama o çoktan uyumuştur.
tarık(gülümseyerek):uyumuş.
nazın tarığyaslanmış yüzüne dışardan gelen ışıklar vuruyordur küçük oyunlar eşliğinde.
---------şimdi-------
naz ayağa kalkar,perdeyi örter ve yatağına girr.
-sabah-
naz gece uyuyamamış, olsa bile sabah erkenden kalkar.üstünü giyinir.
heyecanı son noktasına yaklaşıyordur artık.
bir yandan hemen evden çıkmak isterken,bir yandan da sürekli oyalanıyordur.
sonunda çıkar evden.araba kullanamayacağını anlar,bir taksiye biner.
20 dk. sonra...
taksi durur.ine zamanı gelmiştir artık.korkar inmekten.öylece durur bir süre.
taksicinin uyarısıyla kendine gelir.iner taksiden.
ağır adımlarla ilerler.restaurantın kapısının önüne gelir.
bu sefer beklemek istemez.hızlanır bu sefer.içeri girer.
heyecanını bastırmak istiyordur .
içeri girer.etrafına bakınır.ama yoktur,daha gelmemiştir.
gidip oturur bir masaya.yaklaşık 10 dakika bekler.
yüzü cama dönükken,çevirir yüzünü.o sırada kalır öylece.
o tanıdık yüz ne kadar da yabancıdır şimdi.o yüz geliyordur işte.
heyecanı doruk noktasındadır artık.tarık bir süre farketmese de sonra görür nazı.
olduğu yerde kalır bir saniyeliğine.sonra gözlerini çevirir nazın gözlerinden.
yanındaki avukatla hızla ilerler masaya doğru.
bakmıyordur gözleri naza.ve masaya gelirler.
naz tarığa bakmayı bırakır.ayağa kalkar.garip hissediyordur kendini,yanlış bir hareket yapmaktan korkuyordur.
avukat((elini uzatır):merhaba naz hanım.
naz(elini sıkar avukatın):merhaba.
elini çker.ve tarığa bakar yine.tarık da ona bakar.ama suratı donuktur.o sıcaklığı nazı hissetmiyorur o an.bir süre kalırlar öylece.sonra
tarık(soğukça):merhaba
der ve elini uzatmadan direk geçip oturur.
naz(şaşkınca):merhaba
diyebilir sadece.oturur koltuğa o da.geçen günler aradaki soğukluğu daha da arttırmıştır.tarığın
hareketleri şaşırtır onu.aradan ne geçerse geçsin eski tarığı görmeye çok ihtiyacı olduğunu farkeder,
hisseder.
tarık(sessizliği bozar,konuşmasında umursamazlık vardır):hemen konuya girelim de bitirelim şu işi.
tarık ciddi tavrını ortaya koyan bir bakış fırlatır naza.
nazı daha da yaralıyordur bu durum artık.kaçıp gitmek istiyordur o an.
bu yabancı adamdam kaçmak istiyordur.
naz(avukata döner yüzünü):evet halledelim.
---devamı gelicek-----
başka bir gün....
PART25
Belgin:olabilir ama…Bu yaptıklarını affettirir mi?!
Vahi:Hayır!Ama Naz bile affetti…
Hulusi:Naz affettikten sonra bize noluyo?!
Belgin:Çok kötü görünüyodu!Ne yaptı acaba gece?!
Vahi:Eve gelmedi mi?
Hulusi:Hayır!
Belgin:Hulusi gelince konuşalım…Yeter bu kadar!Ne hale geldi yavrum benim bir gece de…
Hulusi:Evet ama önce Ümit ve Filiz’le konuşalım…
(onlarda aralarında benzer şeyler konuştular…Ve Hulusi’lerle konuşmayı düşünüyolar.)
Belgin:Hadi o zaman…
Hep beraber odaya girerler…
Vahi:Çocuklar sizinle konuşmak istiyoruz!
Ümit:Ne oldu baba?!
Hulusi:Biz dün hepimiz zibidinin üzerine gittik!Naz bile affettiğine göre artık bizde affetsek diyoruz…
Belgin:Ahh ahh oğluşum bi gecede ne hale gelmiş…
Filiz:Biz de aynı şeyi konuşuyoduk zaten…Naz bile affettikten sonra bizim tepkimiz fazlaydı…Hem onlar birbirlerini seviyo…
Vahi:o zaman Naz’lar gelince her şeyi tatlıya bağlıyoruz…
Tarıklar
Deniz kenarında araba da oturuyorlar…
Naz:Geçicek her şey merak etme!
Tarık:Geçmiyicek işte Naz!Hiçbir şey geçmiyicek!Nefret ediyolar benden…
Naz:Hayır…Kimse senden nefret falan etmiyo…Biraz zamana ihtiyaçları var…
Tarık:Bu zamana dayanamıyorum artık!Hiç kimsem yok!Çok yalnızım!
Naz:Ben varım…
Tarık:Senden başka kimsem yok!Seni hastaneye götirim artık…
Naz:Tamam hadi..
Sunucu:Evet,Lösemili Çocuklarımız için yapılan bu özel gecemizde sizide aramızda görmekten dolayı kıvanç duyarız..
Alkışlar..
Vahi,Ümit,Hulusi smokinlerini,Naz,Belgin,Filiz ise son derece şık gece elbiselerini giymiş sohbet ediyorlardır,yuvarlak masa etrafında..
Vahi:yahu enrede kaldı bu çocuk Hulusi?
Hulusi:dedi ya trafiğe takılmış..
Naz(içses:nerdesin sevgilim ya?)
Naz çantasını açar,telefonu alır ve bir mesaj çeker..
Tarık saçları yapılırken gülümseyerek mesajı okur..
"Aşkım nerdesin?Hadi bekletme,özledim.."
Tarık:bende..
Kuaför:efendim?
Tarık:size demedim.
Harun Bey telaşla Tarığın yanına gelir..
Aynadan birbirlerine bakarlar..
Harun:Tarık Bey size ne kadar çok teşekkür etsek azdır..Malum ünlüler kameraların çekmediği yerlerde böyle hayırlı işler yapmıyorlar..
Tarık:teşekkür edilecek birşey yok..
Harun:ama süpriz bi isim daha var..
Tarık:yaa kimmiş?
Harun:sizede süpriz olsun..
Sevecen bir şekilde Tarığın omuzunu okşar..
Ve..
Harun:Ben gidip sunuculuğumu yapaıyım..
Tarık ayağa kalkar..
Aynaya bakar,memnun bi şekilde..
Tarık:hazırım..
bU SIRADA hARUN MİKROFONU ELİNE ALMIŞTIR..
Harun:Evet misafirlerimiz,bayanlar&baylar..Bu akşamın 2 özel ve süpriz ismi var..Birincisini hepimiz yakından tanıyoruz,Türkiye'nin en güçlü şarkı sözü yazarı,minik kuşu,aşkın kadını..SEZEN AKSU..
Tarık içerde hızlıca nefes alır,gözlerini açıp kapar..
Tarık:Sezen Aksu?..
Ve alkışlar eşiliğinde müzik girer..
Tarık görevli çocuğun gülümseyerek yanına gelip işaret edinceye kadar şokunu atlatamaz..
Aşkın teslim olduğu tek kadın ile düet için sahneye adımını atar..
zett_turgay
30-12-07, 04:02
11.bölüm
naz ne kadar tarığın peşinden koşsada yetişmesi mümkün değildir...tarık çoktan arabayla uzaklaşmıştır bahçeden...nazda yetişemeyeceğini anladığı sırada durur...
naz(sessizce ve boğuk bir sesle):gitme!
ama bu cümlenin şu an anlamı yoktur çünkü gitme dediği araba birkaç dakika önce çoktan gözden kaybolmuştur...burak bile aklında gelmeyecek bir düşünce,bir zihniyetle odasına çıkar...kapıyı kapatır sertçe...sanki kapıyı tarığın suratına kapatır gibi...yapmadığı birşey değil dimi ama.yatağa bırakır kendini.küçük bir yastık alır kendini hani şu kaztüyü yastıklardan...başını koyar üzerine ve ağlamaya başlar
naz(kendi kendine):herşeyi düzeltmek isterken mahvettin aptal!
burak ise müştemilatta vahi ile konuşurken e tabi vahiden daha zeki olduğu için olanları anlamaya başlar yavaşça...onunda çok zeki olduğu söylenemez tabi...sonuçta olanları anladı ya siz ona bakın...ve ne şanstır ki...bilemiyorum şans mı yoksa benim böyle istediğimden midir ne tarığın telefonu vardır kendisinde...hemen arar onu
tarık ise arabayı sahile çekmiş klasik bir şekilde çayla simit yiyordur...çayı yemiyordur tabi:) neyse cıvıtmak yok ciddi bir senaryo yazıyoruz şurada...o klasik düşüncelerinin içinde bulur kendini...artık onun için naz diye biri yoktur...kısmen istifa ettiğini belirtmese de teorik olarak istifa etmiştir...zaten şu dakikadan sonra bu düşüncelerle nazlara dönmek yüzsüzlük olurdu...her ne olursa olsun nazı düşünmeden duramaz...hastanedeki yüz ifadesi gelir aklına...daha bi kötü olur düşününce...düşünmek,düşünceler artık ona acı vermeye başlamıştı...onu unutmak beyninden silmek istiyordur...bunun hiç kolay olmayacağını o da biliyordur...yılların çapkını aşık olmuştur bi kere bunun kaçarı yoktur...gönül ferman dinlemez!
naz cephesinde de aslına bakarsanız bir acı vardır...aslında beklenen birşeydir bu...tarığı birkez daha kaybetme düşüncesi kaplar beynini...aklına ufakta olsa açık olma ihtimali olan telefonu gelir...yüzyılın en berbat icadı edison'un aşkları yoketmek için icad ettiği telefon bakalım bir kez dahil iyi bir işe yarayacak mıdır?
ama ne yazıkki bunda geç kalır...çünkü ondan önce burak aramıştır bile... tarık naz herhalde aramaz,bu kadar yüzsüz olamaz düşüncesinden telefonunu kapatmamıştır...arayanın burak olduğunu görünce şaşırır...açmakla açmamak arasında kalır...sonunda açar
tarık:Alo
burak:alo tarık
tarık:alo burak
burak:tarık yüzyüze konuşabilir miyiz? çok önemli bir konu var
tarık düşünür biraz:tamam sahildeyim bekliyorum
burak:tamam birazdan ordayım
burak hemen arabasıyla hızla sahile gelir
yaklaşık 20 dk sonra diyelim...
tarık:hoşgeldin burak
burak:hoşbuldum tarık...hemen konuya giricem uzatmıycam
tarık(içses):kesin nazı seviyorum çekil aramızdan diyicek
burak:nazla aramızda...
tarık:dur tahmin edeyim aranızda aşk var ve bana aradan çekil diyeceksin anlıyorum burak sevenlerin arasına girmek doğru olmaz size mutluluklar
tarık tam gitmek üzereyken
burak:aramızda düşündüğün gibi birşey yok diyecektim
tarık durur ve arkasını döner:ne?
burak:aramızda düşündüğün gibi birşey yok tarık hem benim bir sevgilim var onu seviyorum nazın zoruyla çıktık o akşam yemeklerine...çünkü seni kıskandırmak istiyordu bunu şimdi anladım beni bir piyon gibi kullandı sadece...bugünde eve kendisi çağırdı...gelemem dedim ama bi 5 dk gel dedi bende o yüzden geldim...son olarak sen odaya girerken gördüğün manzrada naz ayağa kalkıyordu sadece nazikçe elini tutmak istedim hepsi bu
tarık burağa yaklaşır biraz ; doğru mu söylüyorsun?
burak:kelimesi kelimesine hemde...o seni seviyor sana aşık anlasana
tarık:teşekkür ederim açıkladığın için
tarık aralarında birşey olmadığını öğrendiği an öyle bir mutlu olur ki içi içine sığmaz tabir-i caizse
naz ise hala odasında ağlamaktadır..yaptığı yanlışlar birbir gözünün önüne gelir...tarık ise nazı tamamen affettmiş ve kalbinin tüm kapılarını ona açmaya hazır bir şekilde nazlara doğru yola çıkmıştır
YAKLAŞIK 15 DK SONRA...
naz odasında gözleri şişmiş bir şekilde mendilleri tamamen tüketmiş bir şekilde ağlamaya devam eder...ve birden kapı çalar
naz:defol ümit!
kapı bir kez daha tıklanır
naz sinirle gidip kapıyı açar
naz:Sana kaç kez diy... Tarık!
11.Bölüm sonu
Şaşkındır bütün olanlardan.
Naz.: Tarık sana bir şey sorucam. Bunu neden yaptın? Neden her şeyi bildiğin halde sakladın.
Tarık, oturduğu yerden hızla kalkar
Tarık: Peki sen neden yaptın? Naz!
Naz, şaşırmıştır..
Naz: Sana kızgındım. Söyleyemedim işte..
Tarık elindeki içki kadehini duvara fırlatıp
Naz, korkuyla irkilir..
Tarık: Allah kahretsin Naz. Bu bebek 3 aylık. Sen benimle birlikteyken nasıl ? Nasıl olurda Korayla..
Naz, işaret parmağını havaya kaldırır. Gözleri dolu dolu olmuştur
Naz: Sakın sakın o cümleyi tamamlama..
Karnında hissettiği acıyla karnını tutar
Naz: ahh. Bebeğim..
Tarık, Naz’a doğru yaklaşır elini tutar..
Tarık: Özür dilerim Naz. İyi misin?
Naz: (gözlerinden yaşlar süzülürken kızgın bir biçimde başını kaldırır)Bırak beni.
23. Bölüm
Bölüm uyarısı: Linki açıp öyle okumaya başlayın lütfen..
Naz: Bırak beni
Tarık, Naz’ı dinlemez bile. Elini Naz’ ın beline dolar.
Yalvaran gözlerle Tarık’ a bakar..
Naz: Bırak beni Lütfen..(gözleri dolulu) Lütfen
Tarık, bu sözlerin karşısında adeta donmuş kalmıştır.
Naz, Tarık’ ı hafifçe iter ve kendinden uzaklaştır.
Naz, ağır ağır merdivenlere doğru ilerlerken
Tarık söylediği cümlenin Naz’ı ne kadar yaraladığını işte ancak o zaman anlayabilmişti. İçinde duyduğu tarif edilmez pişmanlık ve acı duygusuyla ağzından belli belirsiz cümleler dökülü verir..
Tarık: Özür dilerim.
Kendi de söylediği söze kendi de şaşırmıştır. Ama artık bazı şeyleri düzeltmek hiç o kadar kolay olmayacaktır..
Naz, merdivenlerin başına gelir.Artık unutmak istese de unutamayacağı sözler…
Bu sözleri yanlanlarcasına içini parçalayan aşkının parçası onu tekrar kendine getirir..
O acılar içinde öylece dururken Tarık çoktan koşarak yanına gelmişti bile..
Naz’ın beline sarılarak..
Tarık: İnat etme artık.
Naz’ın pek itiraz edecek hali olmasa da..
Sonra kucağına alır ve yatak odasına kadar taşır..
http://www.youtube.com/watch?v=oHCSg0WfwvI UNUTULDULAR
Tarık, Naz la bu evde geçirdikleri ilk geceyi düşünür… Nasıl da kucağına alıp onu taşımıştı bu odaya ve ne kadar da mutluydular .. Her şey nasıl bu kadar hızla değişmişti..Ve unutulmuştu.. Yatağın üzerine yatırdığında tekrar yaşamıştı sanki o anı.. Ve Hayır hiçbir şey unutulmuyordu… Unutulamıyordu
23. Bölüm sonu
İnsanlar verdikleri kararların arkasında dimdik durmalılar ve sonuçlarına da katlanmalıdırlar. Alınan karar ver ne olursa olsun bu bir vazgeçiştir çünkü karar vermek bir seçimdir. Her vazgeçiş bir kaybediştir. İşte bu yüzden zafer sandıklarımızın aslında bir yamalı bohça, bir kırık oyuncak olduğunu bilmemiz gerekir. Elimde tıngırdayan bir oyuncakla en sevdiğimin karşısındayım, ama o da bana her ne kadar alırsam alayım arkamda olduğunu söyledi. Bir yalandı, onu yalanını yakalayacak kadar uzun süredir tanıyorum. Yalan söylerken burnu akıyormuş izlenimi verirdi, benle o gün konuşurken de burnunu defalarca çekti.
Bu olayı izleyen haftanın son iş günü, masama istifasını bıraktı Tarık. Beklemediğimi söylersem yalan söylemiş olurum. Aslında ona sunduklarımla yetinmediğimi biliyordum, o benden de zengindi, ama bir evlilik kararı üzerine her lüksünden vazgeçmişti. Şimdi benim aldığım evde, benim paramla alınan eşyaların üstünde yaşıyordu, taktiği kravat bile benim paramla alınıyordu. Bir erkek için zor olsa gerek, ama bunlar onun yüzünü hiç vurmadım. Onu verdiğim değerin yanında sunduklarımın bir karşılığı yoktu. Para en büyük güçlerden biridir, bunu sizde inkâr edemezsiniz, eğer paranız yoksa bu ülkede sağlık hizmeti bile almazsınız, hele ciddi hastalıkların tedavi masrafları. Zordur parasız yaşamak, para mutluluk sağlamaz, huzur vermez, ama o yoksa ekmek bile satın almazsınız.
Rahmetli Sakıp Sabancı, bu durumu aslında çok iyi açıklamıştı, kendimle çelişmeme rağmen sizler ondan bir alıntı yapacağım. Çoğunuzun bildiği gibi Sakıp Beyin oğlu hasta, kendisi zenginliğine rağmen oğlunun ondan araba isteyemediğini söylemiştir. Kendisi bir Japon üreticini hisselerine sahip olmasına ve otomobil üretmesine rağmen oğluna bir otomobil vermeyecek bir konumda.
Çelişkiye rağmen bunu yazdım çünkü Tarık’a verdiğim sevginin yetmediğinin farkındaydım, o eski Tarık olmak istiyordu. O TekBank’ın yasal varisi olmak istiyordu, hükmetmek istiyordu.
Yapacak hiçbir şey yoktu gitmesine izin vermeliydim, ama bundan önce o bayanla tekrar görüşmem gerekiyordu. Ben de onu ofisinden aradım.
“İyi günler Filiz Tekelioğlu’yla görüşebilir miyim? Ben Naz Özkül Tekelioğlu.” Dedim telefona çıkan asistan.
24. Bölüm
http://www.youtube.com/watch?v=4acGwAC_k3g AŞK
Naz’ı yatağına yavaşça yatırır üzerini örter, yastığını başının altına koyar ve düzeltir..
Tarık: İyisin şimdi değil mi?
Naz, Tarık’a bakar sadece gözlerini evet anlamında kapar..
Tarık, oturduğu yatağın köşesinden yavaşça kalkar..
Aslında hiç gitmek istemese de odadan ardına baka baka çıkarken….
Naz, Tarık’ a dur, gitme, yanımda kal demek ister ama ona engel olan gururuna yenik düşer..
Çıkmaz o cümleler ağzından çıkamaz….
********************
Kısa bir süre sonra
Tarık, Naz’ın durumun iyi olmadığını anlamış eve Naz’ın doktorunu çağırmıştır..
Odanın kapısına geldiklerinde Tarık doktor Ahmet beyi durdurur..
Tarık: Şey.. Benim sizden bir ricam var. O gece Naz kaza geçirdiğinde onu benim hastaneye getirdiğimi bilmesin lütfen..
Doktor Ahmet bey şaşırmıştır. Ama yine de kafasını evet anlamında sallar ve odaya girer..
Kapının önündeki kısa ama bir o kadar uzun gelen bir bekleyişten sonra Tarık tüm pişmanlıklarıyla birlikte volta atmaktadır..
******************
Naz’ın odası
Ahmet bey muayeneyi bitirmiş, yine reçete yazarken..
Doktor Ahmet: Naz, hanım beni hiç dinlemiyorsunuz.Korkarım bi dahaki sefere bu kadar şanslı olamayabilirsiniz. Eşinize de söylicem zaten..
Naz: Doktor bey size söz veriyorum bu kez daha dikkatli olucam.. Amaaa. Sizden bir ricam olucak..
Naz, doktorun elini tutar..
Naz: Şu bebeğin babası meselesi…
Doktor Ahmet: Tamam tamam siz hiç merak etmeyin.
Odayı terk ederken..(içinden) ne biçim karı koca ikisi de bir birinden bir şeyler saklıyor..
*****************
Kapının önünde sabırsızlıkla bekleyen Tarık odanın kapısının açılmasıyla
Tarık, büyük bir endişeyle
Tarık: Doktor bey, iyi olacak değil mi?
Doktor Ahmet, elini Tarık’ın omzuna hafifçe vurarak..
Doktor Ahmet: Merak etme Naz hanım iyi.
Tarık, endişeyle
Tarık: Peki ya bebek?
Doktor Ahmet: O da iyi . Yalnız sinir, stres yasak. Onu bütün bunlardan uzak tutmanız gerek. Naz hanıma da söyledim. Bu onun son şansı..
Tarık, duyduğu bu cümle karşısında yıkılmış, Naz’a yaptıklarını düşündükte pişmanlığı bin kat daha artmıştır..
Doktor evi terk ederken..
Doktor Ahmet: Naz hanımı yalnız bırakmayın isterseniz.. Pek söz dinleyen biri değil gibi..
Tarık, doktorun ardından
Tarık: yaa bir de bana sorun..
****************
Tarık, yavaşça Naz’ın odasının kapısını aralar..
http://www.youtube.com/watch?v=4acGwAC_k3g AŞK
Naz, ağlamıştır göz pınarlarında kalan damlalar onu ele veririr..
Tarık, yatağının kenarına oturur..
İki baş parmağıyla göz yaşlarını siler..
Tarık: Biliyorum her şey için çok geç ama beni affet lütfen..
Naz, geri çeklir arkası dönük bir biçimde yan yatar..
Tarık, söylediği söz için çok geç olduğunu düşünür ve yavaşça yataktan kalkacakken
Naz sağ eliyle Tarık ın sağ elini tutar ve kendine çeker..
Naz: Bana sarılırmısın …
24. bölüm sonu
102.PART
Naz öylece duruyordur.Ağlaması kesilmiştir.Eve bir rutubetlik çöker.Nazlı çok korkuyordur Nazın bu haline,sanki Naza birşey olacakmış gibi hissediyordur kendini.Nazın yanına gitmez bunun daha iyi olacağını düşünür,Nazın odasına geçer yatağa oturur...Hayallere dalıp gider.Hayalinde Nazla Tarığın hallerini canlandırır.Hepi gülümser.
Nazlı:Ah!Sizi kısa bir süredir tanımış olsam bile...Sizi canlandırabiliyorum hayallerimde.
Sonrada Nazın şimdiki halini düşünür.Gülen yüzü asılır birden...
Nazlı:Benim mutlaka Tarıkla konuşmam gerekiyor.
Naz;
Nazın gözündeki yaşlar kesilmiştir,şu anda bebeğini düşünüyordur.Karnını hafif okşar.
Naz:Bunların acısını senden çıkartamam,seni yaşıcaksın...Bban olmasa bile!
Bu lafın ardından tekrar sinirlenir.Sonra düşünür.
Naz:Ya ben napıyorum ya benim bebeğim mutlu olucak!Büyüklerimiz derdi hamilelikte nekadar mutlu olurssan bebeğinde o kadar mutlu olur...Y abenim bebeğim mutsuz olursa...Ama gülemiyorum ki gülemeyince bebeğimde gülemiyor...Hayır buna izin vermem yarın şehir dışına çıkıcam herşeyden uzakta olucam(karnına bakar)Sadece sen ve ben olucaz...
Tarık:
Tarığında gözündeki yaşlar silinmiştir.Şu anda;gözleri denize bakıyorsa asıl gözleri hala Nazın o halini görüyordur.
Tarık:Ben naptım!Ama ben birşey ypamadım ki....Nazda haklı yani ben onun yerinde olsam daha çok kızardım Naza...Ama yinede dinlerdim!Bbeğimizi ya ldırırsa...Ya onun canına kıyarsa?Naparım ben!O benim biricik bebeğim benim değil Nazla bizim!Of allahım nolur yardım et!
Tarık denize döküyordur içini sonra ıslıkla şarkı mırıldanmaya başlar.
Nazlı merdivenlerden sessizce iner.Hafif eğilip Naza bakar,çok üzülür.Yanına gitmek ister ama onu daha fazla üzeceğini anlar o yüzden istemez tekrar geri döner.
Filiz Nazı arar.
Naz telefon açar,kendini toparlayarak.
Filiz:Alo?
Naz:Alo filiz noldu?
Filiz:Bugün annemlere gelsenize size bir kararımızı açıklıcaz...
Naz birden ayağa kalakr.
Naz:Ne kararı?
Filiz:Ümitle benim kararım hadi hadi neyse siz gelin bekliyoruz hadi by!
Naz şaşırır.
NaZ:Yoksa bunlar...
Nazlı telefon sesini duyunca aşağı inmiştir.
Nazlı:Kimmiş?
PART6
Tarık(bağırarak):Ege!!!
Ege:Ne var ne bağırıyosun?!
Özgür:Seni uyandırmak için bağırdı anlamadın mı?!
Ege:Uyumuyordum ki..
Tarık:Ne?!Ciddi misin?!(elini Ege’nin alnına götürür):Hasta falan değilsin dimi?!
Ege:Yoo…Uyuyamadım…İlk kez!
Özgür:Noldu Ege?!Tarıkgillerden mi oldun yoksa?!
Tarık:Çok komiksin!Tarıkgillermiş…
Ege:Uyumadım çünkü gece uyuyucam!
Tarık:Nasıl?!
Ege:Sen yine benim yerime bakıcaksın…Bende evde uyuyucam!
Tarık:Hayır!Sen adam gibi gelip işini yapıcaksın!
Ege:Nolur lütfen!!!
Özgür:Aman gelmesin Ege…Sakar kişilik yıkar orayı şimdi!
Tarık:Yıkmam tamam mı?!
Ege:İç ses-Yaşşa be Özgür!Tarık’ı nası ikna ediceğimi buldum! Dış ses-Kanıtla o zaman bu gece!!!
Tarık:Tamam bu gece kanıtlıyıcam!
Ege:Saol ya!
Özgür:İç ses-Verdi gazı yine jokere…Buda pat atlıyo hemen…Offf kırıp dökmese bari bişiler…
Tarık:Bişi diil abi…
AKŞAM
NAZLAR
Nehir arar…Bu gece kız kıza takılalım…Yine o bara gidelim der Naz’a…Naz da tekrar Tarık’ı görmek için hemen kabul eder…Vahi’lerden izin alır…Yukarda hazırlanıyodur…
Ümit:Vay be!Noluyo bu Naz’a evde mö’lemesi gerekirken…Dışarı çıkıyo!
Cahide:Ümiiit!
Ümit:Anne siz niye beni konuşturmuyosunuz?!Ne zaman ağzımı açsam anında ÜMİT!Diyosunuz…
Vahi:Zevzeklik yapıyosun çünkü…
Naz aşağı iner…
Naz:Ben çıkıyorum
Vahi:Tamam kızım…
Ümit:Şok!Şok!Şok!İnekliğin tarihini yazmış olan NAZ ÖZKUL…Okulu astı veee gece dışarı çıkıyo…Mö’lemeyi bıraktı mı yoksa?!
Naz:Ümit kes sesini uğraşamam seninle…
Ümit:Tamam sustum!
Nehir gelir…Naz çıkar…
TARIKLAR
Tarık Ege’nin yerine barmenlik yapıyodur yine…
Özgür:Aferin iyi gidiyosun bay sakar joker…Kırmadın bişi…
Tarık:Kes sesini Özgür!
Özgür:Aman sustum…
O sırada Nazlar gelir…
Nehir(Tarık’ı gösterir):Aaa bak canlı müzşk yapan çocuğa barmenlikte yapıyo galiba…
Naz(heyecanla bakar hemen):olabilir…Belki de bir günlük bakıyodur…
Nehir:olabilir.Sen de ne heyecan yaptın kızım öyle…
Naz(ilgisiz görünmeye çalışarak):Ben mi?!Sana öyle gelmiştir…
Özgür(Naz’ı gösterir):Bak şu senin dün gece içine düştüğün kız değil mi?!
Tarık:Yuhh!Kimsenin içine düşmedim ben.Ne bilim ben kim bu kız bara geleni gideni mi takip ediyorum?!(iç ses-O evet o geldi!Noluyo bana?!Geldiyse geldi!)
Özgür:Tamam yaa…Sen çıkmıyo musun sahneye?!
Tarık:A evet sahne.
Tarık gitarını alır..Sahneye doğru giderken Naz’la çarpışırlar.Göz gözedirler…
Tarık:Çok pardon ben..Benim sahneye çıkmam gerek…
Naz:Önemli değil.Bu arada yakışıyosun sahneye
Tarık:Teşekkür ederim…
Der ve sahneye doğru yürür…Hala Naz’ın gözleri vardır sanki gözünün önünde…Sahneye çıktığında GÖZLERİN’İ söylemeye başlar…Naz’lar da dün gece oturdukları masada oturuyorlardı yine…Tarık şarkıya girdiğinde Naz’da gelip masaya oturdu…Tarık Naz’ın gözlerine bakarak şarkıyı söyler.. http://www.youtube.com/watch?v=0kT8fG3tFGE
Naz’da ona bakıyodur…
Nehir:Noluyo kızım…Çocuğa nasıl bakıyosun…
Naz:Sahne de o var kime bakim başka…
Nehir:Sahne de olduğu için bakıyosun yani?!
Naz:Evet…
Nehir:İç ses-Ya kesin öyledir.Kimi kandırıyosun sen..Bas bayağı bittin çocuğa…
Naz öylece hayran hayran izliyodur Tarık’ı…Tarık’ta normal de hiç yapmadığı bir şeyi yapıyor ve şarkılarını sadece bir yöne bakarak söylüyodur….(Naz’a bakarak yani :))
Gecenin ilerleyen saatlerinde
Nehir:Naz hadi kalkalım artık
Naz(isteksiz):eh peki
Nehir:Sen kal istersen belki tanışırsın şu çocukla…
Naz:of Nehir ne tanışması(iç ses-Tanışabilir miyim acaba?!)
Nehir:Geliyo musun?!
Naz:Hayır sen git!Ben biraz daha dinlemek istiyorum şu çocuğu…
Nehir:İyi tamam dinle… der ve gider…Naz hala Tarık’ı izliyodur…
Birkaç saat sonra
Hiç kimse kalmamıştır.Naz dışında
Özgür Tarık şarkıyı bitirdiğinde yanına gelir.
Özgür:Tarık artık gidelim mi?!
Naz ismini biliyordu artık…İsmi Tarık’tı…İsmini duyduğu anda tarif edilemez bir heyecan bürüdü Naz’ı…
Tarık:Müşteri var!
Özgür:Sadece 1 kişi oda gider şimdi…
Tarık(isteksiz):İyi peki…Sahneden iner…Gülümseyerek Naz’a bakar…
Özgür:Birazdan kapanır bar hanfendi…
Naz:Bende gidiyordum zaten…
Tarık:İsterseniz size eşlik edebiliriz(iç ses-ben ne yapıyorum ya…)
Naz:Teşekkür ederim.Gidebilirim..
Tarık:Taksi falan çağırmamı ister misiniz?!
Naz:Aslında iyi olur…
Tarık:Tamam hemen çağırim size bir taksi…
Tarık hemen bir taksi çağırır…
Tarık:5 dk sonra burada olur…
Naz:Teşekkür ederim.Bu arada adım Naz…
Tarık:İç ses-Ne güzel isim…Dış ses-Bende Tarık..Memnun oldum
Naz:Bende
Özgür(mırıldanarak):Ben yokum canım burada….Adamdan sayan yok bizi!Bide umrumda değil ki kız diyo…Kaç kız için beklediyse böyle…
Tarık:Özgür bişi mi dedi?!
Özgür:Yo ne diyicem…
Bir süre sonra taksi gelir.
Tarık-Özgür:İyi geceler
Naz:Size de..
Naz taksiye biner gider…
Özgür ve Tarık’ta kendi evlerine giderler…
Evde
Özgür:Şimdi bu kız senin umrunda bile değil öyle mi?!Niye o zaman kızın yanında bekçi gibi bekledik…
Tarık:Gecenin bi vakti kızcağızı tek mi bıraksaydık…
Özgür:Yuh!İnsan başka bi bahane bulur bizim barda ne olacak kıza…
Tarık:Bizim barda bişi olacağından değil…Çıktıktan sonra…
Özgür:Ha…Sen götürseydin…
Tarık:Kızı tanımıyorum nası götürebilirim evine?!
Özgür:Niye götüremeyesin?!
Tarık:Ya nebilim boşver taktın ama bana yine…Ege nerde ya…
Özgür:Rüya aleminde
Tarık(güler):Başka nerde olabilir ki…
Özgür:Yani..Dağıtmış yine salonu
Tarık:Hiçbir şeye dokunuyoruz…Sabah o toplayacak buraları…
Özgür:İyi fikir…Yarın kafede işe başlıyoruz unutma sakın!
Tarık:Aklımda merak etme!
-PART 34-
Tarık merdivenlerden iner.
Tarık: Naz nerdesin
Naz arkadan gelip Tarık’ın gözlerini elleriyle kapatır
Tarık: Nazz?
Naz: Benim merak etme der ve Tarık ile salona doğru yürür. Naz ellerini Tarık’ın gözlerinden çeker.
Tarık(Şaşkın bir şekilde) : Vayy! Benim sevgilim, biricik karım,bitanem,bebeğim,hayatım,aşkım neler hazırlamış benim için böyle!
Naz: Bu sözler bana mı?
Tarık yüzünü Naz’a döner.
Tarık: Tabi ki sana. Bu sözler sana az bile bitanem. Neler hazırlamışsın. Hepsi
çok güzel.
Naz: Beğenmene sevindim.
Tarık: Beğenmekte kelime mi bayıldım aşkım!
Naz, salonda çok güzel romantik bir ortam hazırlamıştır. Bütün her yerde
mumlar yanıyordur. Yerlerde gül yaprakları vardır. Dışarıda yağmur yağıyordur. Şömineden çıtır çıtır ateş sesleri geliyordur. Ve masada çok güzel bir yemek hazırlanmıştır.
Tarık: Yemek,mumlar, gül yaprakları hepsi çok güzel.
Naz: Hepsi senin için. Tabi senin yaptıklarının yanında az kalır.
Tarık: Bence benimkiler seninkilerin yanında az kalır. Hayatımda bana yapılan en güzel sürpriz bu!
Naz: Cidden öyle mi?
Tarık: Cidden öyle.
Naz: Hadi masaya Tarık. Senin için bir sürü yemek yaptım.
Tarık: Tatmak için sabırsızlanıyorum!
Naz: Hadi o zaman masaya der ve masaya geçerler.
Tarık: Yemekler süper gözüküyor.
Naz: Yemekte önce sana bir şey vercem.
Tarık: Hmm… ne vercen?
Naz: Hediye!
Tarık: Bu kadar şey hazırladın. Birde hediyemi aldın!
Naz: Evet. Hep sen alıyorsun. Bir kerede ben alıyım dedim der ve kutuyu
Tarık’a verir.
Tarık kutuyu açar.
Tarık: Aşkı hiç gerek yoktu. Bu hazırladıkların bana yetti bile.
Naz: Sen beğendin mi onu söyle
Tarık: Beğendim tabi bitanem.
Naz: Saate baktıkça, hep beni hatırla.
Tarık: Hiç aklımdan çıkmıyorsun ki bitanem.
Naz: Sende benim aklımdan çıkmıyorsun. Seni çok seviyorum!
Tarık: Bende seni canımın içi! Hadi yemeğe başlayalım. Ben kurt gibi açım.
Naz: Tamam başlayalım der ve yemeye başlarlar.
Bir süre sonra yemek biter.
Tarık: Hepsi çok güzeldi. O güzel ellerine sağlık.
Naz: Afiyet olsun bitanem. Sen iste ben her zaman yaparım.
Tarık: Biliyorum der ve Naz’ın elinden tutup öper.
Tarık masadan kalkar ve güzel bir müzik açar. Naz’ın yanına gelir. Eğilir, elinden
tutup;
Tarık: Güzel hanfendi bu dansı bana lütfeder mi acaba?
Naz: Memnuniyetle der ve kalkıp dans etmeye başlarlar.
Naz Tarık’a sarılmış bir şekilde dans ediyorlardır.
Naz: Sana sarılıp dans etmek o kadar güzelki!
Tarık(Naz’ın teninin kokusunu içine çeker): Bu koku o kadar güzel ki! Bu kokuyu içime çekmeden yaşayamam!
Naz: O kadar çok seviyorum ki seni!
Tarık: Bende sen canım!
Bir süre sonra dans biter…
Naz şöminenin önüne geçip oturur. Tarık bir şişe şarap ve iki kadeh alıp Naz’ın
yanına oturur. Kadehleri doldurur. Bitanesini Naz’a uzatır.
Tarık: Çok içmek yok tamam mı?
Naz: Tamam tamam.
Naz bi kadeh içip bardağı yere koyar. Tarık’ın göğsüne yaslanır.
Naz: O kadar rahat ki burası. Kendimi burada her zaman huzurlu ve güvende
hissediyorum.
Tarık hafifçe gülümser.
Tarık: Her şey için sana teşekkür ederim bitanem. Çok güzeldi!
Naz ayağa kalkar. Tarık’ı elinden tutup kaldırır.
Naz: Daha gece bitmedi der ve elinden tutup odaya çıkarlar……
-PART 34 SONNN-
Umarım beğenirsiniz:happy0064
PART26
Nazlar hastaneye gider.
Naz:Gelmiyicek misin?!
Tarık:Bana nefretle bakmalarına dayanamıyorum!Gelmiyicem ama burada olucam!
Naz:peki…
Naz içeri gider…
Belgin koridordadır…
Belgin:Naz Tarık nerde?!Ayyy oğluşuma bişi mi oldu yoksa?!
Naz(şaşkın):Yok Belgin Teyze Tarık iyi sadece çok üzgün…dışarıda arabada bekliyo…
Belgin:Tama kızım ben yanına gidip bi konişim onunlar
Belgin gider.
Naz:Yine gidip bağırıp çağıracak ya…Canım benim daha kötü olucak…Offf offf… Hulusi gelir Naz’ın yanına
Hulusi:Belgin’i gördünmü kızım?!
Naz:Dışarı Tarık’ın yanına gitti.
Hulusi:İyi yiy o konuşsun zibidiyle
Naz:Neyi?!
Hulusi:Biz artık affettik zibidiyi..
Naz derin bi nefes alır…
Naz:Bir an Belgin Teyze yine Tarık’a kızmaya gitti diye öyle korktum ki…Canım benim çok kötü zaten…
Hulusi:Kıyamıyosun dimi zibidiye?!
Naz:Hayır…
Hulusi:Biz onu affettik ama bakalım o beni affedicek mi?!
Naz:Emin olun affedecektir..Sizin onu affetmenizden başka bişi istemiyo…
Hulusi:Umarım…
DIŞARISI
Belgin gelir…Kapıyı açar arabaya biner…Tarık ona kızacağını düşünür ve gözlerini kapar…
Belgin:Tarık…Seninle bişi konuşucam oğluşum…
Tarık:-İç ses-Bana yine oğluşum dedi-Dış ses:Ne konuşucaksın anne?!
Belgin:Biz düşündük…Verdiğimiz tepki çok ağırdı…Naz bile affettikten sonra…
Tarık(sevinçle):Afetiniz yani ?!
Belgin:Evet ama biraz daha arabada oturursan işte o zaman kızıcaz sana!Kardeşin hastane de yatıyo kapının önünde duruyosun…
Tarık:Hadi gidelim…
Belgin:Hadi..
Tarık sevinçle iner arabadan…Belgin’in kapısını da açar.
Tarık:Buyrun Belgin Sultan…
Belgin:Teşekkür ederim..Ama dur Filiz’in yanına gitmeden sen kafeteryaya git!Ne hale gelmişsin oğluşum.Betin benzin atmış…Ahhh ahhh oğluşum benim…
Tarık:İç se—Offf başladık yine.Dış ses-Bişiyim yok anne!Ve aç değilim!
Belgin:İtiraz istemem!Doğru kafeteryaya
Tarık:iyi tamam!(iç ses-Sen affetmesen de olurdu Belgin Sultan sıkı yönetime başladık yine:))
Belgin ve Tarık hastaneye girerler.Belgin Tarık’ı hemen kafeteryaya yollar…
Naz:Noldu Belgin Teyze?!Nerde Tarık?!
Belgin:Konuştum her şeyi tatlıya bağladık…Çocuğum ne hale gelmiş bi gecede…Kafeteryaya yolladım…
Naz:Evet…Çok kötü oldu…Bişi de yememiştir o…İyi yapmışsınız…
FİLİZİN ODASI
Filiz hediyeleri açar…
Filiz:Ümit bak çok şekerler…
Ümit:Evet hayatım…Ama…Biraz küçük değiller mi?!
Filiz:onlar da bu kadar olucak aşkım…
Ümit:Küçücük küçücük olucaklar canlarım ya…
Filiz:Annemler ne yaptı acaba?!
KORİDOR
Tarık kafeteryadan gelir…Hulusi hemen kalkar ve Tarık’a sarılır…Tarık önce afallar ve ne yapacağını bilemez sonra oda sarılır….
Hulusi:Affet beni?!Ne yapmış olursan ol sana vurmamalıydım…
Tarık:Ben sana kırılmadım ki…Sizi öyle utandırdım ki…
Hulusi daha sıkı sarılır Tarık’a…Naz,Vahi ve Belgin de öylece onlara bakıyodur…Birkaç dakika öylece dururlar…
Tarık Hulusi’nin yanından ayrılır ve Vahi’nin yanına gider….
Tarık:Ben…Ben çok üzgünüm…Size karşı kendimi öyle öyle…(sözcükler çıkmıyodur ağzından kelimeler tükenmiştir sanki o an devamını getiremez bir türlü)
Vahi:Tamam evladım…Evet bizi çok üzdün ama…En çok üzülen Naz-dı….Naz bile affetti seni… der ve Tarık’a sarılır…
Naz:Her şey düzeldi sonunda…
Belgin:Evet…
Artık hastane koridorun da parçalanmış bir aile değil…Ne olursa olsun kopmayan ve kopmayacak bir aile vardır…En çok Naz ve Tarık mutludur…Şimdi tek istekleri Filiz ve bebeklerinin sağlığına kavuşmasıdır…
Hulusi:Zibidi yarın senin hastaneye gelmene gerek yok!Bankaya git çalış
Tarık:Tamam peki…
aşka_aşık_11
30-12-07, 22:47
Part 17
Naz: canım sence de erken değil mi daha?
Tarık: evlenme teklifimi kabul ettin ama?!
Naz: evet! Ama daha 3 yılımız var aşkım! Ayrıca bende senle evlenmek istiyorum tabi ki! Daha çok genciz! Önce nişan falan yaparız okul bitince yada okulun bitmesine az bir süre kala da evleniriz! Ne dersin?
Tarık: çok iyi fikir! Her zaman bir çıkış yolun var değil mi?
Naz: evet! Ee naz özkul farkı bu da!
Tarık: hiçte övünmezmiş benim sevgilim!
Naz: aa Tarık sen benim övündüğümü ne zaman gördün ki(güler)
Tarık: hiçbir zaman canım! Mesela daha bir dakika önce övünen de bendim!
Naz: Tarık!
Tarık: söyle hayatım!
Naz: seviyorum ben seni ya!
Tarık: emin ol duyguların karşılıklı canım!
Naz: hmm… demek öyle!
Tarık: evet canım! Yavaşça uzanıp dudağından öper.
Naz: bu ne içindi?
Tarık: bilmem! Sen öyle tatlı tatlı bakınca dayanamadım!
…
İstanbul
Hulusi: belgincim böyle kuru kuru mu oturacağız bugün de?
Belgin: gel başından aşağıya su dökeyim Hulusi! Islak ıslak otur!
Ümit: vay belgin teyze benden size de bulaşmış bu espriler!
Cahide: ümit!
Ümit: üf! Tamam ya! Sustum.
İtalya
Tarık: naz?
Naz: efendim canım?
Tarık: dışarıya çıkıp dolaşalım mı biraz?
Naz: tamam. Olur.
Otelden çıkıp yürümeye başlarlar.
Part 17 son…
aşka_aşık_11
30-12-07, 22:50
devamı...
Naz çok kötüdür. Aklı karışmıştır son olanlardan sonra. Acaba doğru olabilir mi? Gerçekten Tarık onu seviyor olabilir miydi? Yoksa tüm bunlar bir oyun mu? Tarık’ın aklından neler geçiyordur?
... Naz aklındaki bu sorularla yatağında döndü durdu sabaha kadar. Saat 7 gibi uyuyakaldı.
Saat 08.00
Ümit: (elinde 2 tane tencere kapağını birbirine vurarak içeri girer) nazz!! Uyan hadi!!!
Naz yataktan fırlar.
Naz: ne oluyor ya? Ümit ne yapıyorsun sen?!
Ümit: (gevrek gevrek sırıtarak) hiç! Seni rahatsız ediyorum!
Naz: of ümit senin işin yok mu?
Ümit: var! Ama seni rahatsız etmeden gidersem konsantre olamam!
Naz: aman ne komik?! Hem nereye gidiyorsun sen(saate bakar)sabahın bu
saatinde?
Ümit: filiz ile kahvaltıya! Gel istersen sende?
Naz: yok gidin siz! Annem uyandı mı?
Ümit: evet!
Naz: tamam çık sen! Giyinip geliyorum!
…
Yarım saat sonra kahvaltı da…
Naz: günaydın.
Vahi-cahide: günaydın!
Naz masaya yarı oturur bir şekilde ağzına bir parça ekmek koyar ve
Naz: hadi ben çıkıyorum. Deyip kapıya doğru yürür.
Cahide: kızım kahvaltını yapsana adam gibi!
Ümit: (atılır) naz adam değil ki adam gibi kahvaltı yapsın! Aa anne ayıp ediyorsun ama naza!
Naz: ümit! Sabah sabah gevezeliğin üstünde yine! (cahide ye döner) acelem var annecim saat 9.30 ta ilk dersim! Çıkmam lazım. Atıştırırım okulda bir şeyler!
Cahide: tamam kızım! Ama ihmal etme sakın! Bak aklım sende kalır sonra!
Naz: tamam anne!(çıkar)
…
Okulda
Naz okulun kapısından girmiş yürüyordur. Karşısına baktığında Tarık’ı görür. Kendini çok kötü hisseder. Nefes alamıyor, kalbi sıkışıyordu. Elleri titremeye başladı. Ama bunun nedenini kendisi de bilmiyordu! Tarık’ı ilk defa görmüyordu ki! Neden liseli âşık kızlar gibi olmuştu! Kendine kızdı sonra, öfkelendi. Bu kadar duygusal olmasına dayanamıyordu! Tüm bunlar 1dk içinde olmuştu ve naz öylece dururken Tarık da yanına gelmişti.
Tarık: naz!
Naz: (soğukça) efendim?
Tarık: naz! Neden böylesin! Anlamıyorum!
Naz: nasılım Tarık Bey?
Tarık: sana dün seni sevdiğimi söyledim. Ama hiçbir tepki vermedin!
Naz: ne yapmamı bekliyordun? Eriyip bitmemi mi? Hı?
Tarık: tamam haklısın ama sence bunu aşmanın zamanı gelmedi mi?
Naz: aşılacak bir şey yok Tarık!
Tarık: var naz! Sana aylardır âşık olduğumu anlamadın mı hala?
Naz: sana inanmıyorum artık! Der ve gider.
Tarık:(arkasından) neden naz? Neden bu kadar kapalısın? Of!...
devamı var! ama bugün değil! umarım beğenirsiniz!!!
Tarık adımını attığı anda herkes şaşkınca bir birbirlerine,bir sahneye bakıyorlardır..
Ve aşkın kadını ile Tarık arasında muhteşem bir düet başlar..
Ne olur bak bana biraz
Çocukmuyum değilmiyim
Sen küçücük güzel bebek
Öyle olsa sevmeyi bilirmisin
Olmaz küçücüksün
Yüreğim genç umut dolu
Özlem bu olurya
Buluruz belki mutluluğu
Deliler gibi seviyorum bak
Sana söz ömür boyu sürecek
Ne hayal ne düş nede yalan yok
Bizim bizim gelecek
Ne olur biraz unutup kalsa
Ne olur rüyaya dalsa
Ne olur gerçek olsa masallar
Ya da biz masal olsak
Herkes büyülenmişçesine sahneye bakıyordur..
Naz gözlerini bir saniye olsun ayırmıyordur Tarık’tan..
Şarkı biter..
Alkışlar büyük salonu çınlatır..
Sezen:teşekkürler..
Tarık heyecandan ne yapacağını şaşırmıştır.
Sezen gülerek gelir Tarığın omzuna elini koyar.
Sezen:ne güzel sesin var senin.Bizim Barışın sesine benziyor(sonradan fark etmiş gibi)aslında tipinde benziyor..
O sessizlikte,herkes gülümserken,salon Naz ın sesiyle çınlar..
Naz:kime benzemiyor ki?
Herkes dönüp Naz a bakar..Naz da şaşırmıştır..Belli belirsiz gülümser..
Sezen:hım,arkadaş iyi tanıyor anlaşılan.
Tarık susar gülümser..
Sezen:konuşsana yahu.
Tarık:sizin yanınızda konuşmak ne mümkün..
Herkes gülümseyerek alkışlar.
Sezen:canım benim..Bu şarkı sana gelsin o zaman..Biraz önceki bayan adınız neydi?
Naz:Naz Özkul.
Naz da heyecanlanmıştır..
Sezen:peki o zaman Nazcım bu şarkı bizden Tarığa gitsin mi?
Naz Tarığa bakıp gülümser..
Naz:gitsin..
Sezen:ya kötü bir şarkımı okursam?
Naz:sizin hiçbir şarkınız kötü değil..
Herkes alkışlar..
Sezen:ama sende çok güzelsin..Gelir misin sahneye?
Naz:ben mi?
Ümit fısıldar sırıtarak Vahi’ye..
Ümit:yaşasın baba şöhret olduk şöhret..
Vahi:sus sus olduk galiba..
Gülümserler birbirlerine..
Naz sahneey çıkmıştır..
Sezen:gelin iki yanıma şöyle..
İki yanına geçerler..
Sezen gülümseyerek ikisine bakar ve aralarından çekilip şarkıya başlar..
SEZEN: Gözlerim gözlerine kitlenir
Doyamam seyretmelere seni
Özlerim bir kaç saat fazla gelir
Yağızım yiğidim erkek güzeli
Gel de eğ, eğ şu asi başını
Kaçırma gel şu olgun yaşımı
Anladım korkunu telaşını
Görünce çakmak çakmak yeşillerini
Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini
Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini
Gözlerim gözlerine kitlenir
Doyamam seyretmelere seni
Özlerim bir kaç saat fazla gelir
Yağızım yiğidim erkek güzeli
Gel de eğ, eğ şu asi başını
Kaçırma gel şu olgun yaşımı
Anladım korkunu telaşını
Görünce çakmak çakmak yeşillerini
Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini
Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini
Ben yazdım ben bozdum
Kaç sevdayı gezdim
Aşkın aslını sezdim
Hadi gel al sonuna kadar
Sonuna kadar, sonuna kadar al al...
...sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini
Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini
Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
Ne sitemle güzel kalbini yorarım
Sakınma tatlı dillerini
Seni pamuklara sarmalar sararım
Ne bedel isterim ne hesap sorarım
zett_turgay
30-12-07, 23:24
12.Bölüm
naz kapıda tarığı görünce şaşırır gözünden akan yaşları siler...tarıkta nazı ağlarken görünce üzülür tabi...
naz ne diyeceğini bilemez sadece tarığa bakıyordur...
tarık:içeri girebilir miyim naz hanım
naz:tabi...tabi buyur geç
nazın eli ayağında dolanmıştır...kaybettiğini düşündüğü kişi şu an karşısındadır...bi an bu durumun bir hayal ya da hastane de gördüğü kabus olduğunu düşünür...bu kadar gerçekçi olamaz dimi ama? tarık içeri girer ve oturacak cesareti nereden bulduysa nazın yatağının ucuna oturur...nazda birşey demeden geçer yanına
tarık nazı elini tutar...
tarık:kısa kesicem naz...bugüne kadar bana ne yaptıysan,ne kadar aşağılayıp,küçük düşürüp,kırdıysan yani kısacası tüm bunlara rağmen vazgeçmedim senden sürekli mücadele ettim senin için...çünkü mücadelemin bir anlamı vardı...bir insan anlamsız bir mücadeleye girer mi sence? tabi ki hayır...öncelikle şunu söylememde yarar var burak planını öğrendim
naz:tarık bak
tarık:lütfen sözümü kesme naz...biliyorum beni kıskandırmak için yaptın...sence bunu kimler yapar naz? tabi ki seven,aşık bir insan yapar.peki senin yapmandaki amaç neydi?
naz:ben mi? şey...ben
tarık:tamam naz tamam sana kalsa ömrümün sonuna kadar duyamam o cümleyi...anlaşıldı...iş başa düştü...nazın elini daha bi sıkı tutmaya başlar...bugüne kadar yaşadıklarımız bir hiç uğruna olmadı naz...en azından benim açımdan öyle.senin açından durum nasıl bilemem tabi
naz:Benim açımdanda öyle
tarık:peki...hiçbir yaşadığımız bir hiç uğruna olmadığına göre bunun bir anlamı var naz...seninle geçirdiğim onca süre boyunca sana gittikçe bağlandım...bu sözleri göl evinde söyleyebilsem durum şimdi daha farklı olurdu elbette...ama olsun bazen üzülmek,yıpranmak iyidir...ama sadece bazen...yerinde ve zamanında...neyse çok uzattım...ben senden bir dakika bile olsun ayrı kalsam seni düşünüyorum yani seni düşünmeden geçen bir dakikam bile olmuyor ki bunun tek bir açıklaması olabilir
naz merakla tarığın söyleyeceklerini bekliyordur...belki de özlemle duymayı bekledikleri bir çırpıda çıkacaktır ağzından kalbi yerinden fırladı fırlayacaktır...
tarık:ben seni seviyorum naz...oh be söyledim o kadar da zor değilmiş ya(nazdan tepki gelmeyince):naz? iyi misin?
naz gözlerini faltaşı gibi açmış tarığa bakıyordur...içinde kocaman bir sevgi yumağı oluşmuştur...
tarık:eeeee naz birşey demiyecek misin? sevineceğini düşünmüştüm oysa neyse sen unut bunları söylemedim farzet
tarık ayağa kalkıp kapıya birkaç adım attığında...
naz:tarık!
tarık durur yine
naz:hayatımın en anlamlı cümlelerini söylemediğini farzetmemi isteme benden hele unutmamı hiç isteme...ben senden bu sözleri duymak için ne kadar bekledim ne kadar çabaladım biliyor musun? ayağa fırlar ve koşarak tarığa sarılır...bir süre böyle durduktan sonra naz tarığa bakar hiçbirşey söylemeden...tarık artık duyucaklarından ötürü sabırsızlanmaya başlar
tarık:naz artık birşey söylesen
naz tarığa bir süre daha baktıktan sonra:bende seni seviyorum tarık bende seni
tarık duydukları karşısında önce bi rahatlar ve sonra mutluluktan kuş gibi uçası gelir
naz(tarığa sarılmış bir biçimde):affet beni tarık...çok üzdüm seni ihmal ettim...insan sevdiğini ihmal eder mi? tabi ki hayır ama ben yaptım işte bir eşeklik(tarığa öyle bi tatlı bakarki):beni affedebilecek misin?
tarık:sen hep böyle bana bak,sabahtan akşama kadar hakaret et bana iltifat gibi gelir...affetmeme ihtimalim olabilir mi seni naz? sende beni affet lütfen çok üzdüm seni
naz:şhhht hakettim ben onları sen haklıydın
tarık:biliyor musun son 9 aydır hayattaki tek isteğim buydu...sana sevdiğimi söyleyebilmek...bunu bu kadar rahat söyleyebileceğim aklıma bile gelmezdi
naz:9 ay önce mi ne oldu ki 9 ay önce?
tarık:aşık oldum (:
naz:kimse?
tarık:nazzzzzz!
naz:tamam ya şaka da yaptırmıyorsun
tarık:napim sevgilimin şakalarından hoşlanmıyorum
naz:hangi sevgilin? kimle aldatıyorsun beni doğru söyle
tarık:itiraf ediyorum naz seni naz diye bir kızla aldatıyorum
naz(ağlamaklı):bunu bana nasıl yaparsın tarık sevmiştim seni
tarık:naz sen ciddi misin? inanmıyorum ciddisin ben seni kastediyordum sevgilim sana aşık oldum seni seviyorum ayrıca kimseyle de aldatmıyorum merak etme
naz:aman canım merak ettiğimi kim söyledi
tarık:etmiyorsun yani
naz:tamam belki biraz,belki çok,tamam ya merak ediyorumda kıskanıyorumda istediğin oldu mu?
tarık:hayır
naz:niye
tarık:tam olarak olmadı...istediğimin olması için seni öpmem lazım(naza yaklaşarak):ve bunu şimdi yapıcam
7 YIL SONRA...
tarık:yaaaaaa işte öyle barışcım
barış:vay be ne hikaye ama baba sizinki de ne aşkmış
mutfaktan gelir...
naz:Tarık yine en ince ayrıntısına kadar anlatmadım inşallah barışa
tarık:malesef anlattım bile aşkım
naz:inanmıyorum sana tarık pes valla pes barış senden duyuyor gidiyor merveye anlatıyor o da geliyor bana soruyor
tarık:sorsun aşkım öğrensinler bizim büyük aşkımızı hatta bilmeyen kalmasın
naz:hatta sen aşkın için dağları del tarık yuh tarık yuh
tarık:ne var aşkım bizim aşkımızda o kadar büyük değil mi?
naz:büyük aslında
tarık:sen gel bakiim şöyle yanıma
barış:Allaaah olay var yine koş merve koş babam annemi öpücek
naz:sayende çocuklarımızın bilmediği şey kalmadı tarık sakın senin gibi çapkın olmasın bu barış
tarık:valla babasının oğlu birşey diyemeyeceğim
naz:he çapkın olduğunu kabul ediyorsun yani
tarık:birtek senin çapkının olursam kabul ediyorum bi sıfatı
naz:o zaman kabul edilmiştir
kötü başlayan binbir zorluklara katlanılan ama sonu mutlu biten bir hikaye ile karşınızda oldum.yepyeni hikayelerle tekrar karşınızda olmaya çalışacağım.bu büyük aşkı mutlu sonla ölümsüzleştirdiğim için çok mutluyum...umarım her aşk böyle mutlu sonlarla biter
THE SON...
aşka_aşık_11
31-12-07, 12:20
devam...
Naz gözlerinden yaşlar akarak okulun bahçesine koşar. Bulduğu ilk banka oturur. Kalbi acıyordu. Sessizce ağladı, sadece ağladı. Gözünün önünden film şeridi gibi geçiyordu tüm yaşananlar. Düşündükçe daha çok ağladı, ağladıkça daha bir acıtıcı geliyordu o yaşananlar ona! Ama bu olanları değiştiremezdi. Bunu o da biliyordu. Evet, Tarık’ı seviyordu, hem de kimsenin tahmin edemeyeceği kadar çok. Acaba çok mu abartıyordu? Ama yediremiyordu gururuna bu olanları… Canı yandıkça Tarık’ı da acıtmak istiyordu. Arda geldi yanına izin istedi “oturabilir miyim?” dedi. Gözleri pırıl pırıldı. Küçük bir çocuk gibiydi. Nazın ağladığını fark edememişti. “Naz!” dedi “seninle bir şey konuşabilir miyiz?”. Naz hiç tepki vermedi. Arda bunu evet olarak kabul etti. Başladı konuşmaya. Ama naz anlamıyordu hiçbir kelimesini… En son ardanın “naz sana aşığım sevgilim olur musun?” sözlerini duydu sadece. O an kendine geldi. Ve bekli de istediği fırsat ayağına gelmişti. “EVET” dedi, “olurum”. Ardanın sevincini size anlatamam. Çocuk gibi havalara uçtu. Kalktı naza sarıldı ve onu döndürdü.
O zaman nazın ağladığını fark etti ama sevinçten sandı. Sormadı naza! O anın tadını çıkarmak istedi sadece.
Peki Tarık? O ne durumdaydı sizce?
Sakın mutlu olduğunu sanmayın o da en az naz kadar kötüydü. Kalbi kanıyordu. Ve onu en çok acıtan nazın haklı olmasıydı. Evet, naz haklıydı hem de sonuna kadar. Yapmamalıydı… 3 yıl öncesinde daha yeni delikanlı olan bir çocuk için çok gurur kırıcıydı o yaşanan olay. Nazdan çok küçük bir şey istemişti ama o ne yaptı? Reddetti. Sırf bu yüzden nazı rezil etmesi gerekmezdi değil mi? Ama yapmıştı bunu silemezdi. Belki silemezdi ama unutturabilirdi. “evet” dedi kendi kendine. “bunu naza unutturabilirim”… Tam o sırada kulağına bir ses geldi. 2 kız kendi arasında konuşuyordu. 1 tanesi yanındakine “duydun mu naz ardayla çıkmaya başlamış” dedi.
Tarık o cümleyi duyunca dünyası başına yıkıldı. Her şey söndü o anda. Dünya durmuştu sanki. Araf nedir bilirsiniz herhalde? “cennetle cehennem arasında olduğuna inanılan yer” bir filmde duymuştum bu sözü. Sanırım bu an için çok uygundu. Tarık tam her şeyi düzeltebilirim dediği anda her şey yok olmuştu. Ve belki de bir daha düzelmeyecekti hiçbir şey… Gözünden yaşlar döküldü yavaşça… Önce yavaştı sonra hızlandı. Yağmur gibi döküldü yaşlar. Kalktı yerinden yürümeye başladı. Okul kapısının önünde arkadaşları gördü onu. Arkasından seslendiler. Fakat duyuramadılar. Tarık okuldan çıktı ve yürüdü. Kendini bilmeden…
Tarık sahile geldi. Ne kadar yürüdüğünü bilmiyorum. O da bilmiyor zaten. Sahilde banka oturdu. Denize bakmaya başladı. Deniz hırçındı bugün. Dalgaları kocamandı. Dalgalar dalgakıranlara vuruyordu sertçe. Sabah hava çok güzeldi. Ama şimdi kapanmıştı ve yağmur düşmeye başladı hafiften. Belki o da naz ve Tarık için üzülüyordu. Tepki veriyordu. Hı ne dersiniz? Olabilir miydi bu? Tabiat bile onları böyle görmek istemiyor olabilir miydi? Neden olmasın! Ama her yağmurun arkasından güneş açmaz mı? Gökkuşağı çıkmaz mı? Her gecenin bir sabahı olduğu gibi, her kışın arkasından bahar geldiği gibi onların da mutlu günleri olacaktı mutlaka. Ama önce o yağmurun, fırtınanın dinmesini beklemeliyiz. Eğer beklemezsek o fırtınanın içinde biz daha çok yara alırız. Aynen bunun gibi Tarık ve nazın da zamana ihtiyacı var.
sitede kimse yok ama ben yine de ekledim!!!!!
baris[a]rock
31-12-07, 13:34
...Tarık ve Naz...O kadar mutluydu ki Tarık.Sevdiği kızı bulmuştu sürekli Naz'ın peşinde dolanıyor,''aşkım'' diyordu.Tabii bu Naz'ı mutlu ediyor ama gerçekte Tarık'ı sevmiyordu.Okulda gıcık oluğu bir kız vardı.''EKİN'' o kadar gıcıktı ki bu kıza...O da Tarık'a aşıktı.Yakın arkadaşları ortaktı.Oradan öğrenmişti.Tarık'ta Naz'a okul çıkışı selam vermeye başlayınca Naz en yakın arkadaşına Tarık'a söylemesini istedi.Ama o sırada içi içini yiyordu...Ya kabul etmezse diye.Bir kaç dakika sonra Tarık ve arkadaşı kapının önünde belirdi.Yanında da en yakın arkadaşı ''AYŞEGÜL'' vardı.Geldi içeri Naz'ı kolundan tutup dışarı çıkardı.''-Tarık sana bir şey söylemek istiyor-'' dedi.Naz Tarık'a baktı.Tarık'ın en yakın arkadaşı ''BATUHAN'' söyledi.''-Tarık senle çıkmak istiyor-''.Naz utancından cevap verememişti.Ayşegül lafa atladı.''-Çıkar..Çıkar-'' dedi.Tarık çok mutlu olmuştu.Sınıflara dağıldılar zilin çalmasıyla...Tarık öyle bir insandı ki...Naz'dan önce 6 yıl ''Buse'' yi sevmişti.Sevgisine sağdık bir kişiydi.Zaman geçti…Naz Tarık’a gerçekten aşık olmuştu.İmrenilecek bir sevgileri vardı okulda.Oyun olarak başlayan bu ilişki iki sevgiliyi meydana getirmişti.Birbirlerinin yanındayken hiç konuşamıyorlardı.Naz’ı bilmem ama Tarık çok seviyordu.Yaz tatiline 4-5 gün kalmıştı.Ekin artık İstanbul’a gidecekti.Yaşamı orda devam edecekti.Tarık endişeliydi.Yazın restoranlarına gidiyorlar ve orada internet olmadığı içi konuşamayacaklardı.Yaz tatili gelmişti artık.Tarık’ın son sözü ‘’SENİ ÇOK ÖZLEYECEĞİM’’ olmuştu Naz’a…Ama kimse bilmiyordu ki…Naz’ın kalbi başkası için atıyordu.Çevresine kendini aşık gibi gösteriyordu.Beni bile inandırmıştı.Ama o asıl kendisinden 5 yaş büyük olan’’EREN’’i seviyordu.Yaz tatilinde Ayşegüllerdeyken Eren msn açtı.Naz hemen bir şeyler yazı.Cevap gecikmedi.Naz tüm cesaretini toplayıp Eren’e çıkma teklifini etmişti.Seni seviyorum demişti.Eren düşünmek istemiş msn’den çıkmıştı.Kendi evine döndüğünde Eren’e sordu.Eren evet demişti.Dünyalar Naz’ın olmuştu.Peki ya Tarık…O ne haldeydi.Her gece Naz’la uykuya dalıp Naz’la uyanan Tarık’ın hali nasıldı.Zaten pek fazla uzun sürmedi bu masal 5 gün sonra Naz’la Eren ayrıldı.Bir kaç gün sonra Tarık msn’e girdi.Eren olayını öğrenmişti.Naz’a kızdı.Nazda ağzına geleni söyledi.Okullar açılacaktı artık.Herkes çok heyecanlıydı.Ama Naz’ın hiç beklemediği bir şey olmuştu.Tarık Ayşegül’e çıkma teklifi etmişti.Naz şok olmuştu.Ayşegül’de Simge’nin ısrarlarıyla kabul etmişti.Ama Naz bunu gururuna yediremedi.İkna etti Tarık’ı ki zaten o hala Naz’ı seviyordu.Yeniden başladılar.Ama tek farkla bu sefer Naz’da Tarık’ı seviyordu.İşte bu masalında sonu gelmişti.Yine bir kavga anındaydı.Naz Tarık’a ‘’-Beni anlamıyorsun-‘’dedi.Tarık çok şaşırmıştı.Tarık’ta ona ‘’-Ben anlayamadığım bir kızla birlikte olmak istemiyorum-‘’dedi.Ayrıldılar.Naz ilk başta takmadı ama o kadar çok bağlanmıştı ki Tarık’a onu geri istiyordu.Bu olay Ekim’de olmuştu takvimler Aralık’ın 19’unu gösteriyordu.Ayşegül Naz’ heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlatıyordu.Evet beklediği andı yada o öyle sanıyordu.Mert tekrar barışmak istiyordu.Ama bir şartı vardı.Batuhan’la Ayşegül’ün çıkması.Batuhan zaten Ayşegül’e aşıktı.Her şey hallolmuş gibi görünüyordu.Ta ki ‘’SALI’’ gününe kadar o gün Naz’ların 4 dersi boştu bu yüzden okula gitmemişti.İyi ki de gitmemişti.Meğer Tarık onu oynatmış.Simge söyledi dershanede…O an küfür edip kızmıştı.Takmamış gibi görünse de içi çok kötüydü.Ertesi gün Ayşegül aracılıyla Tarık’a onu hiç sevmediğini söylettirmişti.Tarık’ın kalbi artık Zeynep için atıyordu…
İşte benim hayatım bu yönde ilerliyor...Naz ve Tarık yerine Sumru ve MErt koyun..:(
...DEVAMI VAR...
PART12
Derya:Ama hayatta her şeyin bizim isredii,ğimiz gibi olması imkansız…
Tarık:Alışmaktan başka çarem yok!biliyorum ama olmuyo bi türlü…
Derya:Kaç yıldır birlikteydiniz?!Ve evlenmeyi düşünüyor muydunuz?!
Tarık:3 yıldır…(olduğu yerden kalkar camın önüne gider sesi titriyodur):Evet…Her şey hazırdı…Ve eğer o yaşasaydı 1 hafta sonra evlenicektik!
Derya:Zor bir durum…Ama artık bir yerden tutunmalısınız tekrar hayata….
Tarık:Biliyorum ama bir türlü yapamıyorum…Olmuyor(güçlükle) onsuz olmuyor…
BELGİNLER
Belgin:Sen niçin geldin kızım?!
Naz:Ben annemi kaybettiğimden beri geliyorum…Tarık gerçekten kötüydü…Getirmeniz iyi olmuş…Yaşadıkları gerçekten çok zor…
Belgin:Sen biliyo musun?!
Naz:Evet kendi anlattı…
Belgin:Konuşmuş en azından seninle hiç kimseyle konuşmuyo…İçine kapandı…(iç çeker):Gökçe yaşasaydı şimdi hazırlıkların hepsi bitmiş olucaktı ve önümüzdeki hafta evleniyo olucaklardı…
Naz:Evlenicekler miydi?!Bunu bilmiyodum…
Belgin:Evet…Ama olmadı işte…Belki de en hayırlısı budur…
Naz:Belki de…
Bir süre sonra
Tarık odadan çıkar…Derya:Belgin Hanım konuşalım biraz
Belgin:peki der ve Derya’nın yanına gider.
Tarık Naz’ın yanına oturur…
Derya:odama geçelim…
Belgin:peki odaya geçerler….
Derya:Tarık Bey ağır bir bunalımda…
Belgin:E biliyoruz onu o yüzden getirdik heralde!Ne olucak?!
Derya:Gökçe’yi o kadar sevmiş ki…Kabullenemiyor…Her an bir yerden çıkıp gelecek gibi onu bekliyo…Hayata tutunması gerektiğinin bilincinde fakat yapamıyo…Genel de zor da kalmadıkça ilaç vermiyorum!Konuşarak halletmek daha iyi…
Belgin:Ya hallolmazsa…
Derya:Konuşarak çözülmeyecek hiçbir şey yokru!İnanın bana…Önce durumu kabullenmesini sağlamalıyız…Mesela onun mezarını ziyarete gitmesiyle başlayabilir buna…
Belgin:Yoo kesinlikle dayanamaz buna!Oraya bi yere Allah korusun onu da gömmek zorunda kalırız…Sadece cenazesine gitti…Ondan sonra hiç gidemedi oraya…
Derya:Emin olun oraya gittikten sonra en azından onun artık olmadığını kabullenecek ve sonrası daha kolaylaşıcak…
Belgin:İyi madem o zaman yarın beraber gidelim…
Derya:İyi olur.Haftaya tekrar görüşmek üzere…İyi günler.
Belgin:Size de der ve odadan çıkar…
Tarık:Artık eve gitsek içim bayıldı burada…
Belgin:Hadi gidelim…Naz sen de gel bize bi çayımızı iç…
Naz:Bilmem ki…
Tarık:Gel ya…
Naz:İyi peki gelim…
Belgin:(iç ses-İşe yaramaya başladı bu psikolog eve birini çağırdı baksana…)
Çıkarlar
Geldiklerinde
Filiz evde değildir.Hulusi bankaya çağırmıştır.
Belgin:Ben gidip çay koyim.Siz oturun
Naz:Yardım etseydim(iç ses-Nasıl ediceksem bilmiyorum ki :))
Belgin:Gerek yok kızım sen otur. Der ve mutfağa gider.
Naz(iç ses- oh be bir an gel peki diyicek diye öyle koktum ki…)
Tarık:Ayakta mı durucaksın?!Otursana
Naz oturur…
Tarık:Sen niçin gelmiştin psikologa?!
Naz:Annemi kaybettiğimden beri gidiyorum…Yani 2 yıldır…Senin nasıl geçti?
Tarık:Eh işte…Bi sürü soru sordu ben cevap verdim…
Naz gülümser…
Tarık:Niye güldün şimdi?Ama baydı beni?!Ben her yaşadığımı anlatmak zorunda mıyım ona?!
Naz:Sana yardım etmesi için öyle…
Tarık:Çattık bi belaya hep annemin yüzünden zaten!
Bi süre sonra Belgin gelir.
Belgin:Tarık oğluşum sana bişi söyliyicem
Tarık(iç ses-yine ne söyliyicek kim bilir off anne of): Dış ses-Söyle annecim.
Belgin:Yarın sen ve ben Gökçe’nin(yutkunur)(Tarık Gökçe dediğini duyunca daha ilgili dinlemeye başlar)
Tarık:Gökçe’nin
Belgin:Mezarına gidicez…
Tarık:Ne?!Gelemem…Dayanamam buna anlıyo musun?!
Belgin:Ama gelmelisin Tarık!
Naz:Hem onun da seni orda görmeye ihtiyacı var!
Tarık:Gerçekten var mı?!
Belgin:Tabi ki…
Tarık:o zaman gelicem…
Naz: Doğru olan da bu zaten…
Tarık:Bilmiyorum…Ben odama çıkıyorum izninizle
Belgin:peki oğluşum… dedi ve Tarık yavaşça kalkıp gitti…
Yılbaşı ÖZEELL
Ümit ve Filiz evliler…Vahi de Belkıs’la evli…Vahi ve Belkıs Hulusi’lere gidiyo yeni yılı kutlamak için…Naz,Tarık,Ümit ve Filiz de Filiz’lerde parti düzenliyolar(4 kişilik yabancı YOK! Aileye özel anlıyıcağınız :))…Tarık Naz’la konuşmayı düşünüyo…Veee saat 23:55
Naz elindeki son kadehi de bitirtip masaya koyar.
Tarık:Naz napıyosun?!Yeni yıla kör kütük giriceksin bu gidişle.
Naz(elini sağa sola sallar):Hayır Tarık kendimdeyim ben…Hem çok içmedim ki sadece 2 kadeh
Ümit:Ya 2 kadeh
Naz:Ümit kes sesini
Tarık Naz’ın yanına gider…Naz sana bir şey söyliyicem…
Filiz:2 dk kaldı
Tarık:offf Filiz başlatma 2 dakikandan şimdi
Filiz:Ne kızıyosun ya
Tarık:Bi sussan da Naz’a söyleyeceğim şeyi söylesem
Filiz:Ben sustum ama sen konuşmaya devam ediyosun
Naz:Tarık söyle ne söyleyeceksen meraktan çatladım şurda…
Tarık:Naz ben--
Ümit: son 1 dk ka
Tarık:Ümit başlatma 1 dakikandan kesin sesinizi!
Ümit:Öyle olsun Alfonso
Tarık:Ümittt sussss,Filiz sende sakın bişi söy---
Filiz:Son 50 saniye
Tarık:Söyleme Filiz sakın bişi söyleme şu 50 sn boyunca yoksa elimden bi kaza çıkıcak sende ağzını bile açma ÜMİT!
Naz:Söylesen artık
Tarık:İç ses-Ya şimdi ya hiç Dış ses-Naz ben seni seviyorum!(o sırada dışardan yeni yıl çığlıkları yükselmeye başlar.)
Naz Tarık’a sarılır…
Tarık:Bişi söyle miyicek misin?!
Ümit ve Filiz şaşkın şaşkın onlara bakıyodur.
Naz:Bende seni
Tarık:Bende seni ne?!
Naz:Bende seni seviyorum!
.Ümit:Vay!Alfonso söylesen ağzımızı açmazdık!
Filiz:Evet abi bize söyleseydin ilan-ı aşk yapıcağını hiiç konuşmazdık hatta baş başa bırakırdık sizi.
Tarık:İyi şu saniyeden sonra baş başa bırakın o zaman.
Naz utanmıştır.
Ümit:Gel aşkım biz biraz çıkıp gezelim.
Filiz:Tamam aşkım
Çıkarlar
Hulusiler
Belgin:Yeni bir yıla daha girdik…Daima bugünleri görebilmek dileğiyle…
Belkıs:Amin…
Hulusi:Çocuklar ayrıldı bizden görüyo musunuz?
Vahi:Genç onlar kendi aralarında takılmak isterler…
Tarıklar
Naz:Yeni yıla nasıl girilirse öyle olurmuş…Hani derler ya…
Tarık:Evet bizim için çok güzel oldu!Bir arada girdik…Demek ki bu yıl hep beraber olucaz.
Naz:Ve ömür boyunca
Tarık:Sonsuza kadar seninle olucam! Yavaş yavaş yaklaşırlar birbirlerine ve bir daha ayrılmayacak gibi buluşur dudaklar…
yatağına kendini atar
naz:ne güzel gündü.tarıkla ben aaayy .ne ayı naz ne oluyorsun yani görende tarığa aşık sanacak mazallah amaa çok güzel bir gündü yaaa iyiki babamla ümit böyle birşey yapmışlarr acaba tarık beni nereye götürecek yarın sabah göreceğiz ama önce bavulumuzu hazırlayalım
dolabın önüne geçer
naz:acaba bunu giysem tarık beğenir mi? hyr güzel değil bu evtttt bu ii işte başka başka hmm onu giydiğimde herkes bana bakıyordu yani bu güzel anlamında tamam buda olurr......
biliyorsunuz ki nazın kıyafet seçimi sabaha kadar süreceği için
tarık:ne güzel gündü ya nazla ben başbaşa ben bu kızı seviyorum evet seviyorum o kadar sıcak bakıyor ki gözlerime kısaca harika biri çok seviyorum onu yarın onu götüreceğim yeri çok sevecek eminimmm şimdi bavulumuzu hazırlayalımm
tarık:bunu giyersem harbi karizma oluyorum o yüzden evet .evet buda bana çok yakışıyor annem demişti bu........
ertesi sabahhhh
11. part son
12 .part
tarih:31 Aralık 2007
naz süslenmiştir püslenmiştir (tarık gelio süslenmesin mi ) evde hazır olarrak tarığı bekliyordur
vahi:kızım gel otur kahvaltı yap yola gideceksiniz miden falan bulanır
naz:hayır baba tarık gelecek hazır olmam gerek
ümit:aman yesinler tarığını ne de severmiş
naz:ne alaka ben arkadaşımı bekliyorum burda
ümit:arkadaş mı o zaman selinde benim arkadaşım ayyy naz çok komiksin yani
naz:yaa baba bişi söyle
vahi:tamam bişi ümit sus
ümit:süper espiriydi baba çakk
kapı çalar
naz:tarık geldi nasıl görünüyorum ümit
ümit:hehe ii bu arada gelecek yıl görüşmek üzere
naz:nee
ümit:bugün 31 aralık naz ayakta uyuyorsun gerçi bende ayakta uyuyanı görmedim ama bak bi insan 5 dk gözlerini kapatarak...
naz:ümit tarık kapıda bekliyor sus istersen
naz kapıyı açar
naz:kusura bakma tarık ümitin lafazanlığı tuttu sabah sabah
tarık:önemli değil hazırsan gidelim istersen
naz:olur baba hadi kendine iyi bak öptümm
arabada
tarık:merak ediyor musun nereye gideceğimizi
naz:evet
tarık:ama sormak istediğim bişi var yanına kalın giysiler aldın demi
naz:evet tarık havayı görmüyor musun(kar yağıyordur)
tarık:gideceğimiz yerde soğuk zaten (basar gaza nazı uçurur)
naz:nereye gidiyoruz tarıkcım
tarık:biraz bekle nazcım
naz:bugün ne biliyormuydun
tarık:tabii ki yılbaşı seni de ona özel bir yere götüreceğim
naz:offf çok merak ettim tarık ya söyle işte ne olacak
tarık:olmazz
naz:oooooff ooooff
sonunda gidecekleri yere varırlar yani uludağa
naz:ayy tarık inanmıyorum sana çok güzelmiş (boynuna sarılır)
utanır geri çekilir
naz:yani ben sey pardon yani sevinçten
tarık:olur öyle otele gidelim önce sonrada biraz eğlenelim olur mu ama dinlendikten sonra unutma ki uzun bir gece bizi bekliyor!!
naz:tamam
kısa kesiyorum odalarına geçerler dinlenirler ve tarık elinde gülle nazın kapısının önüne gelir (32 bölümden kopya ) tam o sırada ... bişi olmaz:img-yes::img-in_lo
kapıyı çalar
naz tüm güzelliğiyle karşısındadır
naz:eee gidiyor muyuz? (tarığın koluna girer)
tarık:eee eee evet yani hı bu arada bu gül senin için
naz:teşekkür ederim tarık çoook mutlu ettin beni
tarık:bütün güller sana feda olsun (oooo tarığa bak)
...
gelirler
fonda hareketli bir parça
naz tarıktan ayrılıp dans etmeye başlar
naz:eee hadi gelsene tarık
tarık:tamam
dans ederler işte sonra romantik bir sarkı çalmaya başlar dans pozisyonu alırlar yakın bir şekilde dans ederler kısaca 32. bölüm aklınıza gelsin
aralarındaki çekim azalmışkennn ..........
sarkı biter( :img-blush:img-in_lo)
tarık içses:ooooooofff tam da bitecek zamanı oldu püüü allah kahretsin
naz içses:tam da sırasıydı yani offf
tarık:oturalım mı
naz:olur
bir süre sonra
naz:var yaaaaa bennn işte bu gördüğünüzz beeeeeeeennnn çoook acı çektim ama sonundaa...
tarık:haaahaaa sonundaaa ne (tarıkta sarhoş)
naz:seni buldummm
tarık:yaa öle mi
naz:tarık benim çok uykum geldi ya
tarık:ne yapayım haha
naz:odama götür beni lütfen
tarık:olurrr
zar zor nazı odasına götürür
tarık tam gidecekken
naz:ben bu elbiseyi nasıl çıkaracağım
tarık;:haha benim çıkartacak halim yok
naz:offf o zaman tarık yanımda kal gitme
tarık:olur
naz: girdik saat 12 ama ben demey kalmadan uyur
tarık:yeni seneye seninle girdiğim için çok mutluyum naz
oda uyurrr
12 party sonu
Yağmur ikisini de ıslatmaktadır artık... göklerden gelen ışık,havayı aydınlatır bianda...gözlerdeki tutkuyu yansıtır birbirine...ardından kulakları sağır eden bi gök gürültüsü...dudakları öylesine buluşmuştur ki,ikisi de duymaz bulutların öfkesini...
46.bölüm
Salon-
içeri girerler,ikisi de sırılsıklam...
NAZ:hasta olucaz kesin...
TARIK: biraz daha kalsaydık,belki (kapıyı kapatır) bi de bahar yağmurları sakin olur derler...
NAZ (kollarını ovuşturur,dudakları titriodur belli bellirsiz) çok sakin bi geceydi gerçekten....
TARIK:üşüyo musun sen?
NAZ (kollarını ovuşturmaya devam ederken)..aa ne alakası var canım,küçük bi deney yapıyorum sadece....
TARIK:ne deneyi?
NAZ:sürtünme kuvvetiyle ne kadar zamanda tutuşabilirim,onun deneyi...
TARIK (gülümser,nazın kollarını tutup)boşuna uğraşma,hiç şansın yok.seni benden başka hiç bi kuvvet tutuşturamaz...
NAZ:ona şüphem yok zaten,gördüm az önce uygulamalı olarak...doğru söyle tarık, suyun altında ne kadar nefessiz kalabiliosun sen?
TARIK (muzipçe sırıtır) sen yanımdaysan,nefes almasam da olur...
NAZ (elini tarıkın göğsüne koyar)yaaa...
TARIK:dudaklarım dudaklarını bulunca mühürlenio sanki naz...nası oluyo bilmiorum ama sen ayrılmasan,bendeki nefes epey bi süre daha idare eder bizi...
NAZ:benim nefesimi kesip,kendi soluğuna kattığın için olabilir mi acaba kocacım?
TARIK:e bu da ihtimaller dahilinde tabi...
NAZ:sormaya korkuyorum ama öğrenmem lazım...
TARIK:sor aşkım...
NAZ:tamam o zaman...söyle,neymiş o ihtimaller?
TARIK:meselaa...(düşünüomuş gibi)...tecrübe...
NAZ:nee?!
TARIK:e bu halime kolay gelmedim naz,yılların deneyimi!!!önceleri böyle değildim.hatta ilk denememde--
NAZ:sus...tek kelimesini daha duymak istemiyorum!!!(sinirle gözlerini açar)...ben o kadar geniş değilim tarık efendi,kaldıramam senin rekor denemelerini...
TARIK:naz,ne diyosun sen?hem ne var bunda bu kadar kızıcak...sana da anlatamazsam, kime anlatıcam ben bunları?!
NAZ:bi insan aynı anda bu kadar çapkın,bu kadar ukala,bu kadar ge-niş ve bu kadar yüzsüz olsun,aklım almıyo...ama oluyomuş işte.benim kocamda hepsinden fazla fazla var maşallah....!!
TARIK (şaşkın) nee?!
NAZ:bak hala anlamazlıktan gelio, pess tarıkk!!!yani pess...(banyoya doğru giderken aniden arkasına döner) mümkünse bi süre konuşma benimle!
TARIK:yaa,naptım ben şimdi?nazzz...dur!!nazz sana söylüyorum...
Dinlemeden kapıyı kapatır...İçerde—
NAZ:inanmıyorum yaa,inanmıyorum!!!ne bahtsız bi kadınım ben...kocam geçmiş karşıma pişkin pişkin aşk maceralarını anlatmaya kalkıyo,hem de yüzüme karşı!!!izin versem kimbilir daha neler söylicekti...bi dakika ya,napıyorum ben?! ayağıma gelen fırsatı tepiyorum resmen... (aynaya bakarak)saçmalama naz,aklını kullan...bırak önce tek tek döksün ortaya kirli çamaşırlarını beyefendi...hiiiç sesini çıkarma..ama sonra!! (dişlerini sıkarak)... sonra hepsini teker teker getir burnundan...yaptığına yapıcağına pişman olsun....
Aynı anda salon—
TARIK:inanmıyorum yaa,inanmıyorum...ne bahtsız adamım ben...tam barıştık diyorum, herşeyi yoluna koyduk diyorum ama naz hanım durmuoki yerinde...buluyo illa sinirlenicek bişiler..kimbilir neye kızdı yine..hayır sebebini anlasam,gam yemicem... insan bi çocukluk anısına bu kadar tepki vermezki!!saçmalama oğlum,zaten daha anlatmaya başlamamıştın bile... offf naz off...akıl bırakmadınki ben de...bi anlasam ne yapmaya çalıştığını!!
NAZ (son kez aynaya bakar) hadi naz!!!göriyim seni...başarıcaksın!
Banyodan çıkar yüzünde sıcak bi ifadeyle...”tarıkcıııımmmm”
Tarık kafasını çevirip nazın gelişini izler şaşkınlıkla...
NAZ (elinden tutar)gel aşkımmm,oturalım şöyle de anlat herşeyi bir bir....
TARIK:nazz,sen manyak mısın?
NAZ:aaa...o ne biçim laf tarık?!
TARIK:kusura bakma, başka bi kelime bulamadım ...5 dakka önce şu kapıdan çıkarken söylemediğini bırakmadın,konuşmayalım dedin...şimdi gelmiş aşkım diyosun!!!varsa bu duruma uygun bildiğin başka kelime,söyle,onu kullanıyım...
NAZ (içses:sakin ol naz...gülümsemeye devam...belli etme sinirini!)
TARIK:nazz...(elini sallar gözünün önünde)..nazz ordamısın?
NAZ:hı...efendim canım?
TARIK (ayağa kalkar nazın elinden tutarak) naz yürü,gidiyoruz hemen...
NAZ:aa,nereye tarık?
TARIK:en yakın psikolağa!!iyi değilsin sen...
NAZ:ayy saçmalama tarık,otur şöyle!!!yok benim bişeyim...içerde düşündüm ve yaptığım hatayı anladım sadece...
TARIK (inanmaz gözlerle)sen,düşündün ve hatanı anladın?!
NAZ:evet tarıkcım...çok peşin hükümlü davrandım sana karşı,üstüne geldim yok yere...ama insan karısıyla herşeyi paylaşabilmeli,değil mi??...
TARIK:öyle de---
NAZ:tamam işte...madem öyle,anlat tarık...seni dinliyorum!!
TARIK:bak eminsin değil mi,yine sinirlenme???
NAZ (yüzünde sahte bi gülümseme...”sabırlı ol nazz,sonunu düşün”)...tamam tarıkcım,yaptım işte bi hata...vurmasan diyorum iki de bir yüzüme...??
TARIK:iyi o zaman,anlatıyorum...biz ayşeyle küçükken---
NAZ (dehşet içinde) ayşeyle mi?!..sen ilk denemeni ayşeyle mi yaptın?!
TARIK (anlamaz gözlerle) e evet...aslında sonrakileri de...
NAZ:neee?!
TARIK:tabi filiz de katıldı bize sonradan...
NAZ(daha da açar gözlerini) neeee?!
TARIK:naz bak sinirlenmicem diosun ama yine açtın gözlerini...sen öyle bakınca anlatamıyorum ben...
NAZ:anlat,ne varsa anlat hemen!!!
TARIK:amma abarttın naz,önemsiz bi hikaye işte...
NAZ:senin için önemsiz olabilir ama evliliğimiz açısından önemli...
TARIK:nee?!
NAZ:devam et tarıkk,durma!!
TARIK:ya nazz vazgeçtim ben anlatmaktan...devlet meselesi haline getirdin sen bu işi !tamam biraz daha çıkarmasalar havuzdan boğuluyomuşum ama,o kadar da önemli değil yani...çocuk aklı işte,yapmışım bi hata...
NAZ:boğuluyo muydun?
TARIK:evet ama ben kazandım iddiayı... sonuç olarak 7 dakika 21 saniye durdum suyun altında nefessiz...
Naz tarıka öyle bi sarılırki,tarık o anda suyun altında kaldığı güne geri döner....
NAZ:aşkımmm...ayy biliodum senin öyle şeyler yapmıcağını...canım kocam benimm...
TARIK (zorla çeker nazın kollarını) naz,dur biraz...boğulucam!!
NAZ (çeker kollarını,yüzünde pişman bi ifadeyle) tarık..çok özür dilerim ben...boşuboşuna günahını aldım...ama aklım çıktı,ayşeyle seni öyle düşününce...
TARIK:nası düşününce?!
NAZ:biz bu tecrübe olayına girmeden önce ne konuşuyoduk tarık?!
TARIK (düşünceli)ne konuşuoduk??...(hatırlar) e inanmıyorum sana nazz?!yani bütün tepkin ondan mıydı?bende biara delirdiğini düşünmeye başlamıştım..
NAZ:napıyım hayatım,yanlış anlamışım işte herşeyi en başından...
TARIK:yani şimdi sen benim,ayşeyle öpüştüğümü mü düşündün?yaa naz,nası düşünürsün bunu...kardeşim o benim!
NAZ:tarıkk tamam...özür diledim yaa işte!hem nerden bilebilirdim senin havuz maceranızdan bahsettiğini...
TARIK:yok nazz...demek bu kadar tanımışsın beni!!...hadi beni bırak,ayşeye nası kondurursun bunu...
NAZ:bilmiyorum....(başını öne eğer..susar kısa bi süre )aslında...ben ilk tanıştığımız zamanlarda ayşenin sana aşık olduğunu düşünmüştüm...sebebim neydi bilmiorum ama kadınca bi histi bu belki de....saçma bişey...
TARIK (içses:hislerinin doğru olduğunu bi bilsen)
NAZ:hatta işi abatıp,karın sanmıştım hatırlarsan...
TARIK:unutmak ne mümkün,seni inandırmak için az uğraşmadım...
NAZ:biliyorum hepsi aptalcaydı tarık!ama hastanede elini öyle tutarken görünce delicesine kıskandım seni ondan...hele de onun için yaptıklarını anlatınca...
TARIK:onun için yaptıklarımı??
NAZ:onu o serserilerin elinden nasıl cesurca kurtardığını anlattı bana...
TARIK:serserilerin mi?...(içses:ayşe ne anlattın sen?)
NAZ:saklamaya çalışma tarık,dedim ya herşeyi anlattı...keşke dedim,sadece ben olsaydım kurtardığın...bi konuda tek olsaydım bari hayatında....ama değilim,hiç bi konuda tek değilim senin için...
TARIK(sarılır naza tek koluyla,göğsüne doğru çeker..omzunu okşayarak)sen bitanemsin, ruhumun tek sahibi,karımsın naz...
NAZ(hafifçe kaldırır başını gözlerinin içine bakar,mutlu olsa da burukluk vardır bakışlarında)
TARIK:ilk olmaya ihtiyacın yokki zaten.sonumsun sen güzelim....ve hep öyle kalıcaksın...
NAZ:ama sen benim hem ilkim,hem de sonum olucaksın...
TARIK (gülümser,sarılır tekrar...saçlarına bi öpücük kondurur)işte,bunu bilmek öyle mutlu ediyoki beni...keşke ben de aynı duyguyu hissettirebilseydim sana...
NAZ:olsun,sonun olmak da güzel...
TARIK (elini tutup kaldırır) gel benle?
NAZ:nereye?
TARIK:sen bi konuda ilkim olmak istemiyo muydun?
NAZ:istiyodum ve hala da istiyorum tarık...
TARIK:tamam o zaman,yürü naz...
Part27
Ümit odadan çıkar.
Tarık:Bişi mi oldu?!
Ümit:Yok bişi Filiz acıkmış ona bişiler almaya gidiyorum…
Tarık:Bende yanına gidim o zaman…
Ümit:İyi olur yalnız kalmasın… der ve gider…
Tarık odaya girer…Filiz Tarık’ın bebeklere aldığı hediyeleri elinde sevgiyle bakıyodur onlara…Tarık gelip yanına oturur…Filiz ona gülümser.Tarık tek koluyla sarılır ona…Oda Tarık’a sarılır…
Filiz:Çok tatlılar…
Tarık:onlar da öyle olucak…
Filiz:Korkuyorum…Çok korkuyorum abı onlara bişi olursa---
Tarık(sözünün keser):Şşşh…Onlara hiçbir şey olmıyıcak!Korkma…
Filiz:Bişi sorucam…O bebek şuan olsa isterdin dimi?!
Tarık:Her şeyden çok isterdim…Ama…Kendi ellerimle mahvettim her şeyi…Naz benimle olsa bile bi daha bebek istemez heralde…
Filiz:Bunu ona sormadan bilemezsin…Hem bence yanılıyosun...
Tarık:Bilmiyorum…
Ümit gelir…
Filiz:Sonunda Ümit açlıktan bayılacaktım…
Ümit:Aşkım benim…
Filiz hemen yemeye başlar…
Tarık:Yavaş boğulucaksın…Korkuyorum…
Filiz:Bişi olmaz bana…
Bi süre sonra
Tarık:Ben gidim annemleri de alıp eve gidelim artık..
Ümit:Tamam
Tarık Filiz’i öper ve çıkar…
Tarık:Eve gidelim biz artık
Belgin peki
Naz:Bizde gidelim baba
Vahi:Tamam kızım
Hep beraber çıkarlar…
1HAFTA SONRA
Yıl başı günü
Tüm aile Vahi’lerde toplanmıştır.Filiz iyidir.
Filiz:Hastaneden kurtuldum ya daha ne isterim…
Ümit:Ama bebeklerimiz için kalman gerekiyodu
Filiz:Hamileyim ben Ümit.Hastane de işim ne?!
Ümit:Aşkım o yüzden hastaneydin zaten sana ve bebeklere bişi olmasın diye
Filiz:Hastalansaydım nolucaktı hastane de
Tarık:Müdahale ediceklerdi sevgili kardeşim
Naz:Kızın sinirleri bozulmuş hastane de sizin de bilmişliğiniz tuttu..
Filiz:Ya anlamıyolar ki…
Hulusi:Ümit anlasana karını!Zibidi sen niye kardeşini anlamıyosun?!
Ümit:Anlarım artık baba.
Tarık:Valla kardeşimin 5.5 aylık hamile halini ilk kez görüyorum o yüzden anlayamadım!Hem benim hayatım hamilelerin için de mi geçti nasıl anliyim psikolojisini?
Belgin:Tamam uzatmayın…Aaaa yeni yıla giricez…
Naz:Evet.Hem 2 dakika kaldı…
Tarık:İç ses-Asıl yapıcağım şey güme gidiyodu.Hadi Tarık
Dışarıda kar yağıyodur…
Tarık:Naz benimle biraz dışarı gelir misin?!
Naz:Gelirim!
Vahi:Üzerine bişi giy kızım kar yağıyo
Belgin:Sen de oğluşum
Naz-Tarım:peki
Çıkarlar…
Naz:Noldu aşkım?!
Tarık:Seninle konuşmam gerek!
Naz:Seni dinliyorum…
Tarık:Ben artık sensiz olamıyorum…Seninle olmak istiyorum…Her an yanımda ol istiyorum…BENİMLE EVLENİR MİSİN NAZ?!(Cebindeki yüzüğü çıkarır)
Naz(ağlamaya başlar):Evet!Evlenirim seninle(Tarık’a sıkıca sarılır)
Tarık:Seni seviyorum….
Naz:Ben de seni…Sakın bırakma beni!
Tarık:İstesen de bırakmam zaten!Yüzük?!
Naz:Taksana elime şaşkın…
Tarık:Ama senin elini uzatman gerekiyodu…
Naz:Elimi mi uzatmam gerekiyodu…Pes Tarık yeni yıla girmemize 2 dakika kala(o sırada sesler duyulur)dışarı çıkarıyosun evlenme teklif ediyosun bide direk elii uzatmamı bekliyosun…
Tarık:Aşkım bak yeni yıla girdik izin ver de takim şu yüzüğü yoksa bir yılımız böyle Naz elini uzat yüzüğü takıcam muhabettiyle geçicek
Naz gülümser ve elini uzatır.Tarık yüzüğü takar.
Naz:Bu teklifi senden duymak en çok istediğim şeydi…
Tarık:Ben de bu yanıtı senden duymayı çok istiyodum
Naz:Hayallerimiz gerçekleşmiş oldu yani…
Tarık:Henüz değil…
Naz:Nasıl yani?!
Tarık:Sadece teklifimi kabul ettin.Daha evlenmedik ve benim bi hayalim daha var?!
Naz:Neymiş o hayal?!
Tarık(derin bir nefes alır):Bi kızımız olsun istiyorum…
Naz:Ben de ama zamanı var…
Tarık:Beklerim ben…İstiyosun ya
Naz:İçeri girsek üşüdüm…
Tarık:Girelim…Mutlu haberi de verelim…
Naz gülümser…İçeri girerler…
devamı
TARIK (elini tutup kaldırır) gel benle?
NAZ:nereye?
TARIK:sen bi konuda ilkim olmak istemiyo muydun?
NAZ:istiyodum ve hala da istiyorum tarık...
TARIK:tamam o zaman,yürü naz...
Banyoda—
Naz önde,tarık arkasında durmuş,saçlarını kurutuyodur nazın...elindeki tarakla tek tek açar saçlarını...öyle hassas,öyle yumuşaktırki hareketleri her telini okşuyodur sanki...naz küçücük bi kız çocuğu gibi gözlerini kapamış,tarıkın ellerine bırakmıştır kendini...
TARIK:
Saçların bir balık ağı gibi yakaladı bedenimi
Av ve avcı bu kadar hazır olmasaydı
Yaşamazdık birbirimizi
Saçların bir gözyaşı gibi ıslatıyor tenimi
Eğer ben bu kadar susamış olmasaydım
Belki de içmezdim seni
Ama bir kokun var ki hiç bitmiyor
Saatlerce üstümden uçup gitmiyor
Günler sonra bile beni terketmiyor
Terketmiyor
Saçların bir sarmaşık gibi düğümlüyor ellerimi
Eğer ben böyle akıllı deli olmasaydım
Belki de anlamazdın beni
Saçların bir ipekböceği gibi
Örüyor geleceğimi
Eğer sonuna kadar yaşamak olmasaydı
Tanımazdık birbirimizi
Şarkı biter....tarık öper saçlarını tek tek..açıkta kalan kollarını okşar nazın,aşağıdan yukarı doğru hafif bi dokunuşla...omzuna düşen saçlarını kaldırır, devam eder öpmeye boynunu koklayarak..naz rüyadadır sanki...gözlerini açar..arkasına dönüp tarıkın göğsünü sarar elleriyle....
NAZ niye daha önce yapmadın bunu?
TARIK:herşeyin bi zamanı var....
NAZ:süslü laflar etme bana...bundan sonra sen kurutucaksın saçlarımı...
TARIK:desene,kendi başımı kendim yaktım...
NAZ(vurur hafifçe) alçak...demek yaktın...oysa ben seninde hoşuna gitti sanmıştım...
TARIK:seninde??yani senin gitti...
NAZ:konuyu değiştirme de sorumu cevapla tarıkk?!
TARIK:ne sordunki sen?!
NAZ:bundan sonra sen tarar mısın saçlarımı?
TARIK:itiraf edersen belki...
NAZ:yaa neyi itiraf edicem tarıkk?!yok itiraf edilicek bişey..
TARIK:yapma nazz,yüzündeki ifadeyi gördüm az önce...kabul et işte,mest oldun....
NAZ:hiç de bile...
Tarık hiç bişey söylemeden saçlaarını okşar tekrar...naz hafifçe büker boynunu...kollarını tarıkın boynuna dolar “yavru bi kedi gibi oluyorum kollarında”
TARIK (gülümser) zevkle...
NAZ:nee??
TARIK:zevkle naz,bundan sonra hergece uyumadan zevkle tarıycam ipek saçlarını...
NAZ (gülümser,sevgiyle) ben de kurutuyım mı seninkileri??
TARIK:sen odaya git aşkım,yorulma ayakta daha fazla...doktor tavsiyesine uymamız lazım...ama sana yapıcaklarım bitmedi henüz....
NAZ (şüpheyle bakar) aklından neler geçio senin??
TARIK (kollarını nazın beline dolar) hımm..birileri meraklandı galiba..şu kadarını söyliyim karıcım,senin aklından geçen şey değil bu defa...
NAZ:haa..yani sen artık aklımdan geçeni okuyabiliosun....
TARIK:ehh,olsun o kadar...
NAZ:o zaman,tatlının üstüne dondurma da koy canımm...
TARIK:nee?!
NAZ:sen bana tatlı yapmaktan bahsetmiyo muydun?
TARIK:hayır naz,ben sana masaj yapmaktan---
Naz hınzırca gülümser....
TARIK:sen var ya...fena bişeysin!!!(dudağına koyar parmağını)ve ben bayılıorum bu fena şeye...(bi öpücük kondurur parmağını çektiği yere)
NAZ (halinden memnun sırıtır)hımmm...o fena şey de sana bayılıo galiba....hele de böyle fena öpünce...
TARIK:hımm...bunu öğrendiğim iyi oldu naz hanım...
NAZ(umursamaz bi tavırla) ben yatağımıza gidiyorum...sıkıldım burda!
TARIK yaa??
NAZ öyle..(kapıdan çıkarken,durur bi anda...arkasına dönüp göz kırpar ) fazla bekletme...
Tarık gülümser arkasından...
_fulyaceylan_
31-12-07, 21:18
50.Bölüm..
Bölüm adı:aşk acı ayrılık...
Evet Naz ve Tarık yoldalardır ikiside o sözlerden sonra hiçç konusmuyorlardır eve gitmeye daga yolları vardır..Sonunda Tarık dayanaz ve konusur!!!
Tarık:şey aslında partiye gec katılsak ii olur..
Naz:neden?napacaz?
Tarık:konusacagız..
Naz:evet en dorusu bu olmalı konusmaya ihtiyacımız var..
Tarık:belkide...
der ve arabayı baska bir yöne doru dönderir ikisi yine konusmazlar..ve 10 dk sonra bir cafeye gelirler cefeye girerler oturular her ikiside konusmaya nasıl baslayacaklarını
düşünüyorlardır...akıllarında ise tek bir soru yola tmm mı yoksa devam mı?
Tarık:Naz ben senden ne kadar özür dilesemde az biliriyorum ama yinede olanlar yüzünden senden çok özür dilerim sana çektirdiklerim yaptıklarım kısaca herşey için çok ama çok özür dilerim lütfen ama lütfen beni affet...belki belki
Naz:(gözyaşlarını tutamaz ne olcanı ve o belkının arkasından ne gelecegini)belkide ne ?
Tarık:belkide ......(der ve sözün devamını uzunca bir süre getiremez sözler bogazın da dügümlenmiş bir haldedir naz ise cvb bekliyordur ama düşündüğü şeyi işitmek istemiyordur)
Tarık:belkide veda..(derken naz sakın sakın yalvarım o sözün devamını getirme der ve tarıgın yanına oturur gözüne başını dayar ve aglamaya başlar)
Naz:yalvarım bunu bana yapma Tarık...
Tarık:ama ..
Naz:(işaret parmagının ucuyla tarıgın dudaklarına dokundu)sus yalvarım sus(hıçkıra hıçkıra ağlıyordur)
Tarık:naz sen ii deilsin hadi kalk gidiyoruz..(naz'ı koluna alır ve götürür naz'ın itiraz edecek yada konusacak gücü bile kalmamıstır aglamaktan gözleri sismiştir artık...)
tarık arabaya kadar naz'ı taşır ve arka koltuga koyar naz'ın ise sesi çıkmıyordur...tarık arabayı calıstırı ve yarım saat sonra otele gelirler naz'ın hala gözünden yaslar akmaya devam ediyordur...tarık ise naz'ı kucagına alıp odasına götürür tarıgında morali çok bozuktur ve çok üzgündür dokunsanız onunda gözyasları boşalacak gibidir..ama naz'a belli etmez evet tarık naz'ı yatagına incitmeden yatırır ve usulca üstünü örter ve dısarı çıkar ...naz uykuya dalar ...
Tarık:affet beni naz affet!bunu sana yapmak istemezdim ama ailemide en az seni üzdüğüm kadar üzdüm ...der ve arabaya gider ve yine aynı yol annesigilin yolu Tarık partiye gidiyordurr ...ama yolda naz'ın o halı gözünün önünden gitmemektedir ama buna mecburdur ...
Tarık, yavaşça Naz’ın odasının kapısını aralar..
Naz, ağlamıştır göz pınarlarında kalan damlalar onu ele veririr..
Tarık, yatağının kenarına oturur..
İki baş parmağıyla göz yaşlarını siler..
Tarık: Biliyorum her şey için çok geç ama beni affet lütfen..
Naz, geri çekilir arkası dönük bir biçimde yan yatar..
Tarık, söylediği söz için çok geç olduğunu düşünür ve yavaşça yataktan kalkacakken
Naz sağ eliyle Tarık ın sağ elini tutar ve kendine çeker..
Naz: Bana sarılırmısın…
25. Bölüm
Tarık, bu soru karşısında adeta donmuş kalmıştır..
Hiç beklemedi bir anda hiç beklemediği bir şekilde hayat sanki tüm güzelliklerini geri vermişti ona uzanan bu sımsıcak el ile..
Naz, hala arkası Tarık’ dönük yan bir şekilde yatmaktadır..
Naz gözlerini sım sıkı kapamış sanki kötü bir rüyadan uyanmak istercesine
(içinden ) lütfen sana o kadar ihtiyacım var ki.. Senin sıcaklığına.. Sanki bana sarılıp yattığında tüm sıkıntılarım bitecek .. lütfen
O bütün bunları içinden geçirirken Tarık çoktan yanına uzanmıştı bile
Usulca yanına sokulur, Naz’a hiç gitmemişcesine arkadan sarılır
Tarık, sarıldıkça Naz’ın kanayan tüm yaraları da sarılır adeta
Tüm gece hiç konuşmadan öylece uzanırlar
İkisi de bu anı öyle özlemişlerdir ki..
Bu inanılmaz güzelliği ikisi de konuşarak kirletmek istemezler (bir süre)
Naz, karnını hafif hafif okşar..Farkında olmadan bebeğini seviyordur.
Tarık, Naz’ın bu hareketine kayıtsız kalmaz..kalamaz.
****************
Geçmiş
Tarık, elini Naz’ın karnında gezdirirken Aşklarının büyük parçasının ona verdiği karşılıkla şaşkınlıktan kendini alamaz..
Tarık: Naz, bak bak yine tekme attı. Kesin bu kız..
Naz: Atma! Erkek. Bütün gün karnıma atmadığı tekme kalmadı.
Tarık: E iyi ya işte kesin kız. Annesi sen olduğuna göre.
Naz, Tarık’ın koluna sertçe vurur..
Tarık: Ahhh (kolunu ovuştururken) İşte şimdi kesinlikle eminim. Kız..
İkisi de gülmeye başlar…
****************
Şimdi herşey o kadar uzaktır ki..
Naz'ın karnında bir başkasının çocuğu..
Aşk bütün bunların üstünde miydi?
Bırakın cevabı Tarık versin...
Şimdi
Tarık da elini Naz’ın karnında gezdirmeye başlar.. Naz’ın eline eli değdiğinde ise..
Tarık u kez Naz’ın elini sıkıca tutar….
Naz, hiç beklemediği bu hareket karşısında şaşkındır.Tarık’ın elini bırakmadan arkasını döner..
Naz: Bu bebek..
Tarık, işaret parmağını Naz’ın dudaklarını dokundurur..
Tarık: Bizim…
Naz adeta hiç uyanmak istemediği bir rüyadadır..
Bunu konuşarak bozmak istemez..
Artık o da biliyordur oyunun kurallarını…
Tarık, Naz’ın alnına küçük bir öpücük kondurur..
Naz, almıştır cevabını.. Hem de hiç sormadan soruyu..
Tarık, başlamıştır şarkıya çoktan
http://www.youtube.com/watch?v=nrA-1xAtYTA BENİM HALA UMUDUM VAR..
Benim hala umudum var..
İsyan etsem de istediğim kadar
İnat etsem bile
Bırakmazlar sahibim var..
Seviyorlar bazen soruyorlar
Hayran hayran seyret
ister katıl İster vazgeç..
Güzel günler bizi bekler….
Eyvallah dersin olur biter…
Gülüm bükük önünde ağlasam sessizce
Şu garip gönlüm af olur mu?
Bu fırtına durulur mu?
Benden adam olur mu?
Korkarım aşka zararım dokunur mu?
Naz ve Tarık bir birinden ayrı geçirdikleri tüm saniyelerin acısı o gece sarılmıştır..
Şarkı bittiğinde Naz çoktan dalmıştır uykuya
Tarık, yavaşça yataktan kalkacakken
Naz, kendine gelir..
Naz: Bu gece gitmesen…
25. Bölüm sonu
İYİ YILLAR.ALLAH SEVİKLERİNİZDEN AYIRMASIN...
Yılbaşına Özell Umarım beğenirsiniz!!!
Gün 31 aralık 2007
Sabah saat 09:00
Naz: Aşkımm nereye gidiyoruz
Tarık: Bir yeremi gitmemiz lazım Naz!
Naz( Tarık’ın yanına oturur) : Ama canım bugün yılbaşı gecesi biliyorsun?
Tarık: Biliyorum ama biz evde kutlayalım baş başa( içses: Bir bilse İtalya’ya gitçeğimizi ama söylemek yok Tarık sürpriz olcak)
Naz: Off Tarık niye bizde diğer çiftler gibi bir yere gitmiyoruz!
Tarık( Naz’a yaklaşır): Ee baş başa geçircez bitanem daha güzel!
Naz( Geri çekilir) : Amaa hep biz baş başayız zaten! Ne olurdu bir yerlere gitseydik Tarık!
Naz Tarık’ın yanından kalkar.
Tarık: Nereye Naz?
Naz: Belgin annemlere!
Tarık: Bekle ben götürürüm seni ordandan bankaya geçerim!
Naz( sertçe): İyi!
Tarık(sessizce: Off Naz ne olur böyle yapma) : Hadi gidelim
İkisi birlikte arabaya binip giderler. Tarık Naz’ı Belginlere bırakır.Kendiside ordan bankaya geçer.
Naz eve girer.
Belgin: Hoş geldin kızım!
Naz(sinirlidir biraz) : Hoşbulduk annecim
Belgin: Ne bu sinir kızım?
Naz: Bütün çiftler yılbaşında tatile çıkıyor. Biz evde oturcaz. Neymiş ‘’biz baş
başa geçircekmişiz’’. Ne olur bizde tatile çıksak
Belgin: Ee siz gitmiyor muydunuz..(tam nereye gitçeklerini söylerken sürpriz
olduğu aklına gelir)
Naz: Nereye?
Belgin: Hiç hiçç. Hafi gel biz seninle kahve içelim.
Naz(içses: sen bir şeyler çeviriyorsun Tarık ama bakalım neler) : Tamam
annecim.
Belgin ve Naz kahvelerini alıp salona geçerler.
Tek bank;
Hulusi: Ee oğlum aldınmı biletleri? Ne zamana aldın?
Tarık: Aldım babacım. Saat 17: 30 a. Ama şimdi nasıl bi bahane bulup
götürcem onu İtalya’ya.
Hulusi: Daha vakit var. Gelir aklına merak etme.
Aradan 3 saat geçer.(Tabi bu 3 saat boyunca arada işte yapıyordur:):))
Tarık: Buldum diye bağırır.
Hulusi( korkar): Lan zibidi yavaş. Ödümü kopardın. Ee ne buldun.
Tarık: Şimdi ben Naz’ın yanına gitçem. Yurtdışında acil bir toplantının çıktığını söylicem. Gitmek zorundayız dicem. Tabi seni burada yalnız bırakmam onuda ekliycem. Tabi Naz üzülcek yılbaşı geçiremiceğimiz ama olsun. O sürprizi görünce affeder beni. Ben şimdi yanına gidiyorum.
Hulusi: Tamam. Annen sorarsa akşama doğru gelcek dersin.
Tarık: Tamam babacım görüşürüz.
Hulusi: Görüşüz
Tarık çıkar. Arabaya binip hemen Belginlerin evine gider.
Belgin: Hoş geldin oğlum.
Tarık: Hoşbulduk annecim. Naz içerde mi?
Belgin: Salonda. Ama sana çok sinirli.
Tarık: Bir şey söylemedin dimi Naz’a?
Belgin: Az kalsın ağzımdan kaçırıyordum. Son anda sustum. Ama neyse ki
üstelemedi.
Tarık salona geçer. Naz’ın yanına oturur.
Tarık: Aşkım ben geldim der ve Naz’ı yanağından öper.
Naz( soğuk bir şekilde) : Hoş geldin.
Tarık: Ama bitanem böyle yapma. Hem hadi kalk daha hazırlanıp gitçez. Saat 3
olmuş.
Naz( şaşkın bir şekilde)(içses: Belkide bir yere götücektir): Nereye Tarık yoksa
yıl başı için tatile mi çıkıyoruz!
Tarık: Ahh bitanem keşke öyle olsa. Ama toplantım var.
Naz: O zaman ben gelmiyorum!
Naz sinirle kapının yanına gider. Tarık’ta peşinden tabi…
Tarık: Ya Naz bi durur musun!
Naz: Yaa Tarık bu akşam yılbaşı sen bana yurtdışında toplantım var diyorsun.
Ben de gelirsem seni otelde mi oturup beklicem!
Tarık( Naz’ a yaklaşır): Ama belki işim biterse bir şeyler yapabiliriz!
Naz( biraz yumuşar): Yapçaz tamam mı?
Tarık: Ama işim biterse söz yapçazz
Tarık Naz’a yaklaşmış öpücekken….
Belgin: Öhöö öhöö.
Naz( Utanır): Pardon annecim.
Belgin: Ne pardonu kızım siz karı kocasınız
Tarık: Biz artık gidelim annecim.
Belgin: Tamam oğlum. Size şimdiden iyi seneler
Tarık-Naz: Sanada annecim der ve çıkarlar.
15 dk sonra evde olurlar.
Naz: Ben hemen bavulları hazırlamaya çıkıyom
Tarık: Sen zahmet etme bitanem. Ben hazırladım hatta arabada bagajdalar.
Naz: Canımm. Bitanesin sen yaa. Hiç iş bırakmadın bana.
Tarık: Ben o güzel karımın ellerini yorarmıyım der ve ellerini öper..
Naz: O zaman ben bi üstümü değişiyim der ve odaya çıkar
30 dk sonra… naz iner.
Tarık: Sonunda Naz. Altı üstü bi üstünü değiştirmeye çıktın
Naz: Geldim işte hadi gidelim
Arabaya binip havaalanına giderler. İşlemleri yapıp uçağa binerler ve uçak
havalanır…
2-3 saat sonra İtalya’da olurlar.
Naz: Aşkım burası çok güzel
Tarık: Evet çok güzel! Seni gezdirmek isterdim ama hemen toplantıya gitmem
lazım. Saat dokuzda ve tam yarım saat kaldı.
Naz: Eee ben ne olcam Tarık?
Tarık: Benimle gel. Yemekte yanımda olursun.
Naz: Ama şimdi çok sıkıcı olur o toplantı.
Tarık: Bitanem kocan için biraz katlanmaz mısın?
Naz: Katlanırım tabi de..
Tarık: Eee o zaman. Hadi bin arabaya gidiyoruz.
Naz v Tarık arabaya binerler.
Naz(derin birr): Offfff çeker
Tarık: Ne oldu Naz?
Naz: Hiçç
Naz gözleri dışarı dalar gider…
Bir süre sonra restoranda olurlar.
Naz( sıkıcı bir şekilde): Geldik mi?
Tarık: Geldik bitanem hadi inelim
Naz: İyi der ve ikiside arabadan inerler.
Restoranta girerler.
Naz: Eee burada kimse yok Tarık!
Tarık’tan ses gelmez.
Naz: Tarıkk! Ve tam bu sırada Naz’ın başından aşağıya gül yaprakları dökülür. Kimse yoktur restoranda. Sadece ikisi vardır. Bütün yerler gül yapraklarıyla kaplıdır. Ve çok güzel bir masa vardır restoranın balkonunda.
Naz arkasını döner.
Naz: Tarık! bunlar benim için mi?
Tarık: Tabi senin için bitanem der ve Naz Tarık’a sımsıkı sarılır.
Naz: Bitanesin sen canım!
Tarık: Sende bitanesin aşkım!
Tarık Naz’ı elinden tutp balkona götürür.
Naz: Canım her şey çok güzel. Bende hiçbirşey yapmayacağımızı sandım. Özür
dilerim sert davrandım sana.
Tarık: Şşş… Devam etme daha. Bunların hepsi geride kaldı. Sen beğendin mi
sürprizi mi?
Naz: Beğenmek ne kelime bayıldım Tarık!
Yeni yıla girmeye saniyeler kalmıştır.
Tarık: Evet Naz tam 10 sn.ye kaldı. Saymaya başlıyoruz.
Naz-Tarık:10-9-8-7-6-5-4-3-2-1 ve 0
Ve tam bu sırada havai fişek gösterisi başlar.
Naz: Aşkım bunlar çok güzel
Tarık: Hepsi senin için der ve Naz’ı öpmeye başlar.
Bir süre sonra ayrılırlar. İkiside nefes nefesedir.
Tarık: Seni çok seviyorum Nazımmm!
Naz: Bende seni aşkım. Bende seni çok seviyorummm
Ve dudaklar tekrar birleşir….
HERKESE MUTLU SENELERRR:happy0064
Özel bir part;
İki sevgili(isimlerini Nazla Tarık diye alabilirsiniz) yılbaşı için bazı rezervasyonlar yaptılar.Ve şu anda bir bankta birbirlerine sarılmış bir biçimde duruyorlardır.
erkek;"Yeni yıla nasl giriyorsak 1 yıl öyle geçermiş...Öyle derler"
kız;(örnek Nazla Tarık gibi...)"Yani bir yılı seninle geiricem..."
"Eğer isterseniz neden olmasın..."
"Zaten programımız yokmu?"
"Var!"
"Bilyiomusun?"
"Neyi?"
"Seni çok seviyorum!"
Kız sevgilisinin yanağına çocuksu bir öpücük kondurur.
"Bende bi tanem benim!Hadi istersen kalkalım yoksa 2008e geç giricez..."
"Hadi o zaman..."
Derler ve kalkarlar.Sahilde yürümeye başlarlar.
"Yürüyerek gitçeğimizi düşünmüyosun dimi sevgilim?"
"Şurda zaten taksiler var birine atlarız..."
"Neden arabayla gelmedikki?"
"Babam verseydi gelirdim."
"Offf zaten evliliğimizede izin yok!"
Kız sevgilisinin göğsün koyar elini...
Beline sarılır diğer eliyle...
Sonunda bir taksi bulurlar ve giderler geceyi geçirmek için bir yılbaşı gecesi partisine...Çok mutluladır,ölüm bile mutluluklarını bozamaz....
Çılgınca dans ederler...Tam geri sayım başlayacakken,arkadan bir gürültü gelir,Kız merak eder sevgilisini dürter.
"Noldu hayatım?"
O sırada arkadan biri silah çeker...
Kızın sevgilisi kucağında dünyaya kapar gözlerini bir yılbaşı gecesi...
angel eyes
01-01-08, 01:44
öncelikle senaryomla verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür dilerim.uzun zaman senaryo yazmayınca hamlamışız:(
Tarık ve naz hiç tanışmıyor olsunlar.yeni yılı aileleri olmadan sadece kendi arkadaşlarıyla birlikte kutlayacaklar.ailelerden sadece vahi ve Hulusi birbirini tanıyor.vahilerde yeni yıla Hulusilerde girecekler.
Vahi:hadi kızım.bak arkadaşların bekliyor.
Naz:tamam baba geliyorum.az kaldı.
Ümit:tamam, naz az kaldı dediğine göre siz bir saat daha buradasınız.
Feray:neden?
Ümit:eee nazın az kaldı anlayışı en az bir saat sürüyorda ondan.
Naz:ümit duyuyorum seni.
Ümit:duyarsan duy naz.en azından arkadaşlarına bir faydam dokunur.belki biraz alınırda çabuk hazırlanırsın.
Vahi:ümiiiitttt.
Ümit:aman sizide bişey söylemeye gelmiyor.
Feray:neyse ben bi naza bakayım.
Ümit:bak bak.hazırlanmasına yardımcı olda yeni yıla evde girmek zorunda kalma.
Vahi:ümiiittttttt.
Ümit:ümit ümit adımı mı ezberliyorsun baba sende?
Vahi:ne ezberlemesi böyle berbat espiriler yapan birinin adı nasıl unutulur.?
Ümit:aşk olsun baba.yeni yıl yeni yıl kalbimi kırdın.
Vahi:alınma hemen ümit.şaka yapıyorum.
Feray nazın odasına kapısına gelir ve kapıyı çalar.
Naz:girin.
Feray:naz hala hazır değil misin canım?
Naz:hazırım hazırım az kaldı.
Feray:ümitin dediği doğru galiba.senin az kaldı anlayışın bayağa uzun sürüyormuş.
Naz makyajını yaparken
Naz:feraycım istersen çok konuşma canım ha ne dersin?yoksa o özenerek yaptığın makyajın biranda bozuluverir.
Feray:aman tamam tamam.ama sende acele et.yoksa sayende ümitin de……
Naz:birkez daha ümit dersen makyajın gitti say.
Feray:offff tamam.hem ne için bu kadar hazırlık.yoksa birisi için mi hazırlanıyorsun?
Naz:yok canım kim için hazırlanacağım?ben kendim için hazırlanıyorum.ayrıca unuttun galiba bugün yılbaşı.
Feray:tamam öyle olsun.
Naz:öyle zaten.
Feray:tamam canım bişey demedik.
Naz:deme zaten.
Feray:of naz of.
Naz:oflama bana.
Feray:madem bişey söyletmiyorsun acele et biraz.çocuklarda orda ağaç oldular.
Naz:bekleyiversinler azıcık.unutma geçen yılda biz onları beklemiştik…………………hem bak biz yine iyiyiz işte bitti.
Etrafında dönerek
Naz:nasıl olmuşum?
Feray:of olamaz ya?
Naz:ne oldu?güzel olmamış mıyım?çok mu kötü görünüyorum?sorun ne?
Feray:……………
Naz:feray bişey söylesene.
Feray:hayır canım aksine çok güzel olmuşsun.
Naz:ay biran berbat görünüyorum sandım.peki neden olamaz dedin sen?
Feray:çünkü bu gecenin en güzel kızı ben olmalıydım.ama sen yine beni geride bıraktın.
Naz feraya sarılarak.
Naz:ay canım benim hem boşuna üzülme.en az sende benim kadar güzelsin………..dur bi dakika……….hem sen neden en güzel kızı ben olmalıydım dedin?
Feray: (iç çekerek)belli mi olur naz?bakarsın beyaz atlı prensler bugün karşımıza çıkıverir.
Naz:ilahi feray bunun için mi?
Feray:ne yani senin için önemli değil mi?bütün bir yıl olmayan sevgililer belki bugün olabilir.
Naz:bak kendinde söylüyorsun.bütün bir yıl olmayan şey nasıl bir gecede olabilir ki?
Feray:belli mi olur naz?kader diye bişey var.
Naz:anladım ama biz biraz daha geç kalırsak bu küçücük odada iki kişi olarak gireceğiz yeni yıla.ayrıca ben kadere inanmam.
Feray:büyükler boşuna dememişler büyük konuşma diye.
Naz:konuşmam konuşmam hadi.
Feray ve naz salona indirmişler.
Ümit ıslık çalar.
Ümit:vay be naz bu gerçekten sen misin?
Naz:nasıl olmuşum?
Vahi:tıpkı bir peri gibi olmuşsun güzel kızım benim.(duygulanarak)keşke annenle birlikte girebilseydik.
Naz babasına sarılarak.
Naz:üzülme babacım eminim ki annem şimdi bizi görüp mutlu oluyordur.
Ümit:aaaaa yeter artık.yeni yıla ağlayarak girmeyi düşünmüyorsunuz heralde.
Nazı çekiştirerek
Ümit:hadi naz bak taksi bekliyor geç kalıyorsun.
Naz:dursana ümit çekiştirme.
Ümit:çekiştirmezsem senin gideceğin yok………..hadi size güle güle.
Deyip yüzlerine kapıyı kapatır.
Naz kapıyı yumruklar.
Naz:ümit aç kapıyı aç.
Feray:naz sakin ol.gidiyoruz zaten neden bağırıyorsun?
Naz:böyle gidersem gidene kadar donarımda ondan.
Feray:pardon canım.
Ümit kapıyı açar ve nazın paltosunu yüzüne atar.
Ümit:hadi güle güle nazcım.
Naz:ümit hatırlat gelince seni parçalayacağım.
Ümit:oldu nazcım başka derdin?
Naz:off ümit off.
Feray:hadi naz yürü.
Ve nihayet taksiye binip giderler.
Suat:hadi tarık ya ne adamsın?iki satir hazırlanamadın.
Tarık:tamam iniyorum.biraz daha bekle.
Suat:oğlum bu kaçıncı biraz daha bekle deyişin.
Tarık:of tamam geldim.
Der ve merdivenlerden iner.
Suat:ooooo bu ne yakışıklılık oğlum?yine canlar yakacağım diyorsun yani?
Tarık:yok be oğlum.kimsenin canını yakmaya niyetim yok bugün.yeni yıla sakince girmek istiyorum.
Suat:emin misin?
Tarık:elbette.
Suat:sen öyle desen bile kızlar seni bırakmaz ki?
Tarık:yok yok bugün hiç niyetim yok.
Suat:senin?senin yok öyle mi?çapkınlar kralı tarıkın?
Tarık:ne yani olamaz mı?
Suat:olur olurda bu senin için pek mümkün görünmüyor.
Tarık:neyse çok konuşmada çıkalım artık.söylenmeye başlamışlardır bizimkiler.
Suat:tamam der ve yola çıkarlar.
Can:nerde kaldınız kızlar?ağaç olduk burada.
Feray:naz hanım hazırlanmak bilmediki.ümit kovmasa yine gelemezdik belkide.
Naz:of tamam bırakın mızmızlanmayıda eğlenmeye bakalım.
Tarıklarda bir süre sonra gelir.
Tarıklar ve nazlar aynı bara gelmişlerdir.
Tunç:nerde kaldınız oğlum nerdeyse sizsiz yeni yıla girecektik.
Suat:beyimiz hazırlanamadı bir türlü.
Sibel:e tabi bu gece canlarını yakayacağı kızlar için hazırlanmıştır.
Tarık:yooooo.yok öyle bişey.bu sefer kız mız yok.
Tunç:hadi ordan külahıma anlat sen onu.
Tarık:görürsün.
Birden müzik durur.
Tarık:ne oldu ya?
Naz:neden müzik durdu?
Sunucu:sayın misafirlerimiz yeni yıla küçük bir oyunla başlamak istiyorum.oyunumuz çok basit burada bulunan mifirlerimizden bu yılın kral ve kraliçesini seçeceğiz.bu torbadan adını çektiğim kişi bu gecenin kralı olacak.e kraliçesini bulmakta kendisine kalacak.gözlerini bağlayacağız ve bulduğu ilk bayan gecenin kraliçesi olacak.evet şimdi kuramızı çekiyoruz.ve ve ve bu yılın kralı………….tarık tekelioğlu.
Tarık:ne ben miyim?
Sunucu:tarık bey buyurun lütfen.
Suat:hadi tarık.naza çekme kendini.
Tarık sahneye çıkar ve herkes alkışlar.
Feray:naz şu çocuğa bak çok yakışıklı.
Naz:aman banane canım.
Sunucu:evet tarık bey şimdide gözlerinizi bağlayalım ve kraliçenizi bulun.
Feray:naz hadi gel.
Naz:banane canım sen git.
Feray:aman iyi ben gidiyorum.
Ve oyun başlamıştır.
Tarık etrafta dolanıyordur.naz arkası dönük kimseyi görmüyordur.tarık sonunda nazın arkasından gelir ve onu tutar.ve hemen gözlerini açar.
Naz yüzünü tarıka döndüğünde gözleri birbirine kenetlenir.ve öylece kalırlar.
etraftan geri sayım için sesler yükselirken onlar kendi alemlerine dalmış hiçbirşeyi gözleri görmüyordur.ve nihayet yeni yıla girerler.tarık suatın kolunu tutmasıyla irkilir.
Suat:oğlum kendine gel.iyi misin?yeni yıla girdik.
Tarık:hemde hiç olmadığım kadar.
1 yıl sonra
31 aralık 2008
Tarık:hatırlıyor musun?tam bundan bir yıl önce bugün tanıştık.
Naz:nasıl unuturum.hayatımın en güzel gecesiydi.
Tarık:benimde……….ama az çektirmedin bana.
Naz:tabi çektiririm.çapkın olduğunu öğrendikten sonra ne yapmamı bekliyordun?
Tarık:hep o boş boğaz suatın yüzünden.
Naz:hiç boşuna kızma.söylemeseydi de sonradan öğrenseydim daha mı iyiydi?
Tarık:neyse bırakalım bunları şimdi şu anın tadını çıkaralım.hem bak yeni yıla girmek üzereyiz…………
Yeni yıla girdiktan sonra
tarık:mutlu yıllar sevgilim.
Naz:hep mutlu olalım sevgilim hep.
Ve dudaklar birleşir.
tarık(sessizliği bozar,konuşmasında umursamazlık vardır):hemen konuya girelim de bitirelim şu işi.
tarık ciddi tavrını ortaya koyan bir bakış fırlatır naza.
nazı daha da yaralıyordur bu durum artık.kaçıp gitmek istiyordur o an.
bu yabancı adamdam kaçmak istiyordur.
naz(avukata döner yüzünü):evet halledelim.
---devamı gelicek-----
DEVAMM....
avukat evle ilgili gerekli bilgileri anlatmaya başlar.tarık sadece avukata bakıyordur.
naz içindeki sancı yüzüne vurmuş şekilde,avukata baksa da dediklerinden birşey anlamaz.
tarığa bakmaya korkasa da gözlerini çeviremez ondan.yüzüne bakar dikkatlice.
değişmemiştir hiç.yüzündeki ifade hariç herşeyi aynıdır.
onu özlediğini farkeder.içinde küçük bir kıpırtı oluştuğunu hisseder sonra.
tarığın yüzünü döndürmesiyle hızla çevirir kafasını.içindeki kıpırtı büyümüştür şimdi.
bakamaz daha tarığa.avukat da konuşmasını bitirir.
avukat:evet naz hanım geriye bir tek imzanız gerekiyor.ondan sonra evin satışını başlatabiliriz.
naz(avukata çevirir gözlerini,ne diyeceğini bilemez):anlıyorum.peki hemen satılır mı ev.?
avukat:tabii.çok uzun sürmez.
naz gözlerini yere diker.ev gelir gözünün önüne.
tarık(avukata dönerek)::hemen satılması iyi olur.artık bir işimize yaramayacak zaten.
naza bakar bunları söylerken.naz baş ı eğik olsa da hisseder kendisine baktığını.
içinde düğümlenen şeyler boğazını sıkıyordur artık.konuşmaya cesaret edemez.
naz(ayağa kalkar,zar zor konuşarak):peki yarın son işlemleri de hallederiz o zaman.
son bir kez masaya bakar.
naz:iyi günler.
ne söyleyeceklerini dinleyemeden hızlı adımlarla ilerler.
tarık öylece bakar arkasından.zar zor kaçırdığı gözler şimdi tamamen onun üstündedir.
tarık(sessizce kendi kendine,nazın arkasından bakarak):zayıflamış....ama hala(durur.yutkunur bu sefer.
devamını getiremez.)
naz çıkar kapıdan.arkasına bakmadan hızla ilerler.
gözleri dolmuştur.sanki onlar görecekmiş gibi hala tutuyordur gözyaşlarını.
otoparka iner.hemen yanındaki bir arabanın yanına gider.sırtını yaslar.
ağlamaya başlar.tutamaz artık gözyaşlarını.
içindeki düğüm boğazından akıp geçiyordur şimdi.yaşlar yanağından süzülüyor,ıslatıyordur saçlarını.
ellerini yüzüne götürür.onlar akmaya devam etsede siler yine de yaşları yüzünden.
etrafına bakınır.sonra arabayla gelmediğini farkeder.
yorgun gözlerle ilerler.kızarmıştır gözleri.
ilerler tek başına otoparkta.
dışarı çıkar,taksi çağırır ve biner.gözleri boşluğa bakıyordur sanki.
görmüyordur hiçbirşeyi.gözlerinden yaşlar boşalır yine.az önce yaşadıklarını hiç yaşamamış gibi saymak
ister o an.tarığı o şekilde hiç görmemiş kabul etmek ister.ve bunların gerçekliği daha acıtır canını.
-------akşam, evde---------
naz koltukta