Tüm Versiyonu Göster : İçerideki Adam (Inside Man)


Neptün
28-04-06, 07:45
İçerideki Adam

Tür
Gerilim / Dram / Polisiye
Gösterim Tarihi
28 Nisan 2006
Yönetmen
Spike Lee
Senaryo
Russell Gewirtz
Görüntü Yönetmeni
Matthew Libatique
Müzik
Terence Blanchard
Yapım
2006, ABD , 129 dk.
Oyuncular
Denzel Washington (Keith Frazier) , Clive Owen (Dalton Russell) , Jodie Foster (Madeliene White) , Willem Dafoe (Yüzbaşı Darius) , Ashlie Atkinson (Burke)


Herşey sıradan bir soygun gibi başlar. Boyacı kılığındaki dört soyguncu Wall Street’in en büyük kurumlarından birinin lobisinde 50 kişiyi rehin aldığında polis de sıradan prosedürü uygular ve iki dedektif soyguncularla anlaşmak üzere görevlendirilir.

Ancak zaman geçtikçe dedektifler soyguncuların hep bir adım gerisinde kaldıklarını fark ederler. Her durumda işe yarayan planlar altüst olmuş, geçen zamanla beraber çareler tükenmeye başlamıştır.

Banka patronunun olan bitenle fazlaca alakalı olması, bayan bir brokerın soyguncularla özel görüşme talep etmesi… Dedektif Frazier ve Darius’un akılları her geçen dakika daha fazla karışmaktadır. Soyguncuların tek derdi bankayı mı soymaktır?

sbuffy
01-05-06, 09:22
Soyguna bak ABD'yi anla

http://www.e-kolay.net/sinema/images/insidem_sine2.jpg

'İçerideki Adam', mükemmel bir soygunu anlatırken 11 Eylül sonrası Amerikası'nın paranoyalarından da kesitler sunuyor.

Bugüne kadar polisin iyisi (Fallen), kötüsü (Training Day), yatalağı (Bone Collector) olan Denzel Washington, þimdi de bir arabulucu dedektif olarak karşımızda. 'İçerideki Adam' (The Inside Man) aynı zamanda, sıkı bir birlikteliğin de son ürünü. Washington, sinemanın yaramaz çocuğu, New York Knicks maçlarının iflah olmaz taraftarı Spike Lee'yle bu film dolayısıyla dördüncü kez çalışıyor. 'He Got Game', 'Mo Better Blues' ve 'Malcolm X'le şekillenip biçimlenen dostluk, bu filmle daha bir kıvamını buluyor.
Hikâye bir banka şubesinde geçiyor. Manhattan Trust Bank'in, Wall Street şubesine boyacı kılığında dört kişi geliyor. Çok geçmeden kapıları kapatan dörtlü, o klasik 'Kimse kıpırdamasın, bu bir soygundur, herkes yere yatsın' komutuyla duruma el koyuyor. Tabi New York polisi de (yani NYPD) meseleye... Peşi sıra öykünün iki ana karakteri kendilerini belli ediyor: Kapşon, maske ve gözlük içinde, tok sesiyle isteklerini bildiren soyguncuların şefi (ismi Dalton Russell) ve bu isteklere göre hareket eden, arada da uygun hareketı kollayan 'arabulucu dedektif' Keith Fraizer.

70'lerin klasiklerine selam
'İçerideki Adam'ın temel güzergâhı belli. Saf iyilerin yanı sıra kötülüğün kollarına düşmüş 'eski' iyileri de kollayıp gözeten, bir yandan da sistemin açmazlarını, ikiyüzlülüklerini ve onu ayakta tutan nedenleri, zeki senaryolarla ve zengin karakterlerle karşımıza getiren 70'li yılların klasikleri. Kuşkusuz biraz sinema yalayıp yutmuş, biraz eski filmlere zamanında ya da sonradan göz atabilmiş seyirci için adresler belli; Sidney Lumet yapımları 'Köpeklerin Günü' ve 'Serpico'. İki 'cool' oyuncu Denzel Washington ve Clive Owen vasıtasıyla ana karakterler açısından verimli bir film olan 'İçerideki Adam', birinci sınıf oyuncularla bezeli alt karakterleriyle de zenginleşen bir senaryoya sahip. Russell Gewirtz hem tiplemeler, hem zeki ve akıcı diyaloglar, hem de bakış açısıyla, sıkı bir metin kaleme almış. Yüzeyde mükemmel bir soygunun heyecanını yaşatan bir film var; derinlerde de 11 Eylül sonrasının yaraları, daha doğrusu açmazları...

Polisler, soyguncuların bıraktığı bir rehineyi önce Arap sanarlar ve bildik paranoyaları harekete geçer. Oysa o bir Sih'tir ve türbanı geri istemektedir. İçeriyi dinlemeye çalışırlar, anlamadıkları bir dil karşılar onları. Burası New York'tur ve mutlaka o dili bilen biri vardır. Nihayetinde bir Arnavut kadını çıkıp gelir, lakin o da vereceği hizmetin karşlığında polis teşkilatından, kendisine kesilen otopark cezalarının sıfırlanmasını istemektedir. Yani o da Doğu'dan gelip, Batı'nın kötü ahlakını, yani pragmatizmini çoktan keşfetmiştir.

2006'nın 'Çarpışma'sı
Oysa Spike Lee'nin 'Do The Right Thing'te tasvir ettiği dünyada, siyahlarla pizzacı İtalyanların savaşı vardır bir tek. Ama artık burası her türlü kültürün bulunduğu, Amerikalının ise sadece siyahtan deðil, 'yabancı' gördüğü herkesten kuşkulandığı bir yerdir. Yani 'İçerideki Adam' biraz da 2006'nın 'Çarpışma'sıdır.

Oyunculuklara gelince, Washington ve Owen bahsini ilk elde geçelim; çok iyiler. A sınıfı yan kadroda ise yardımcı polis ve dedektif; Willem Dafoe'yle Chiwetel Ejiofor başarılılar sınıfında. Grubun süperi ise son dönemlerdeki en etkileyici rolüyle karşımıza gelen Jodie Foster. Foster, kimsenin çözemediği davalarda rol alan, her mevkide üst düzey dostlara sahip tam bir Makyavelist olan Madeliene White'ta, filmin en akılda kalıcı performansını ortaya kokuyor. Yaşlı kötü kapitalist rollerinin (bakınız 'Syriana') son zamanlardaki has ismi Christopher Plummer, Manhattan Trust Bank'ýn geçmişi muamma patronu Arther Case'de, filmin bir başka tecrübe abidesi olarak sivriliyor. Plummer'ın oyunculuğu harika ama öykünün en az ikna edici karakteri de onunkisi; çünkü Case'in geçmişi 2. Dünya Savaşı'na kadar uzanıyor. Bu demektir ki, o dönemde 25-30 yaşlarında olan biri 85 ya da 90'nındadır; ki Plummer o denli yaşlı durmuyor.

O kadarını hoş görüp bu enfes, 'politik açıdan doğru' filmi kaçırmayın diyelim...

kaynak:e-kolay.net

mizrak_tutucu
01-05-06, 09:27
Ben daha filmi görmeye gitmedim ama Cumartesi gören İngiliz arkadaşım son zamanlarda izledigim en etkileyici film diyerek, filmi acayip övdü. Ben de bu hafta gitmeye karar verdim. Okudugum eleştiriler de çok iyiydi, galiba bu film kaçmaz.

sisley
12-05-06, 01:19
Ben izledim filmi ve gercekten cok beğendim oyunculuklarda güzeldi .Denzel Washington,Clive Owen ,Jodie Foster hepsi cok iyiydi filmde tabii ben Kemik Kolleksiyoncusu filminde sonra Denzel Washington hayranı olmuş biri olarak kacıramazdım filmi.Replikleri de cok beğendim etkileyiciydi özellikle bankadaki Dalton Russell ve Madeliene White konusmasını cok beğendim.
Filmi şiddetle tavsiye edebilirm.

sbuffy
18-05-06, 12:09
set resimleri
http://img93.imageshack.us/img93/3457/2005insidemansetjuly0026dm.jpg (http://imageshack.us)

http://img93.imageshack.us/img93/9858/2005insidemansetjune0018he.th.jpg (http://img93.imageshack.us/my.php?image=2005insidemansetjune0018he.jpg)http://img93.imageshack.us/img93/1589/2005insidemansetjune0020rs.th.jpg (http://img93.imageshack.us/my.php?image=2005insidemansetjune0020rs.jpg)

http://img93.imageshack.us/img93/8283/2005insidemansetjune0075es.th.jpg (http://img93.imageshack.us/my.php?image=2005insidemansetjune0075es.jpg)http://img93.imageshack.us/img93/9527/2005insidemansetjune0088tq.th.jpg (http://img93.imageshack.us/my.php?image=2005insidemansetjune0088tq.jpg)http://img93.imageshack.us/img93/5671/2005insidemansetjune0104nz.th.jpg (http://img93.imageshack.us/my.php?image=2005insidemansetjune0104nz.jpg)

Kal
23-07-06, 19:20
Yine Spike Lee le Denzel Washington birlikte guzel bi gise filmi yapmis film surukleyici ve guzel

bark
05-08-06, 07:47
güzel ve sürükleyici bir film clive owen çok iyi oynamış tavsiye ederim.

irene
23-09-06, 11:12
clive owenn yaaa gercekten oyunculu harıkaydı fılmın kurgusu cok guzeldı sıkılmadan ızledıgım bır fılm sonu ozellıkle cok hosuma gıtmıstı

padme_01
23-01-07, 16:01
clive owenın performansı müthişti. gerçekten izlenmeye değer bir film.

tarchın
09-03-07, 13:09
Seyrettiğime pişman olmadığım filmlerden biriydi. Ocean's serisinden George Clooney, Brad Pit italyan işinden Mark Wahlberg Charlize Theron dan sonra içerideki adamla Clive Owen de benim sempatik hırsızlarım arasında yerini aldı.
Onları seyrederken insanın aralarına girip hırsız olası geliyor:img-in_lo :img-grin2

bostepeli
08-04-07, 21:56
mrb arkadaşlar hayatımda izlediğim en güzel soygun filmi tabii oceans dan sonra ya çok şaşırdım sonda adamların taktikleri süperdi herkese aynı tarz kıyafet giydirmeleri polisin osoyguncuları bulmak için çaba sarfetmesi boşa çıktı güzel bi filim süprizli izlenilmesi gereken bir filim soyguncular bu filmi izlemesin bence esinlenebilirler:img-hyste güzel taktikdi yani

senamavii
08-04-07, 21:59
clive owen için gitmiştim hem oyunculuk hemde tam aradığım soygun filmi kıvamında izlenilesi bir film varmış ben sadece clive kısmındaymışım...

potipa
01-07-07, 09:58
bn beenmedm filmi--brs sıkıcı____

Jiggy
11-07-07, 01:46
bu filmi geçen yıl hollandada abimle izlemiştim tabiki kaçak dvd olarak hehehh

kaptan jack
19-12-07, 16:55
itiraf edeyim filmi clive owen için izledimiştim ama gerek seneryo gerekse oyuncuların performansıyla film insanı içine çekmeyi başarmıştı....clive owen performansının muhteşem oldugunu söylemeden geçemicem...........:img-blush

kaptan jack
19-12-07, 19:09
Daha önce de birçok usta yapmıştı Spike Lee’nin yaptığını. Eskilerden Kubrick Barry London ve Gözü Tamamen Kapalı ile, yakın zamanda Woody Allen Maç Sayısı ile… İnatla korudukları özgün tarzları nedeniyle “klasik sinemadan anlamıyor” yaftası yapıştırılmaya çalışılan başarılı yönetmenlerin, ara sıra “alın size ticari sinema” diyerek sanat tarihine başyapıtlar hediye etmeleri ilk değil anlayacağınız. Karşımızda, “soygun filmleri” listesine ilave edilecek seçkin bir örnek var.

Spike Lee’nin İçerideki Adam'ını iki aşamada yorumlamak gerekiyor. Birinci aşama; senaryo, görüntü, müzik, kurgu ve oyunculuklardan oluşan klasik yapıtaşlarının nerede durduğuyla ilgili, ikinci aşama ise Lee gibi her zaman aykırı görüş ve düşüncelere meyilli aktivist bir siyahın böylesine bir filme serpiştirme olasılığı taşıdığı eleştiri oklarının varlığıyla…




Sinematografik açıdan değerlendirildiğinde İçerideki Adam'ın modern Amerikan sinemasının tüm gerekliliklerini yerine getiren, dört dörtlük bir çalışma olduğunu söyleyebilirim. Kapalı mekanlardaki ışık ve görüntü çalışması, farklı ortamlarda ve durumlardaki ses alımı son derece başarılı. Film, başından sonuna, ayrıntıları başarıyla gizlenmiş küçük bir bulmacaya benzeyen yapısını canlı tutma ustalığını gösteriyor. Küçük bir pırlantadan açılış konuşmasına, kalem şeklindeki kayıt cihazından ikram edilen bir sakıza, mücevher satıcısından cep telefonu tespitine kadar onlarca küçük ayrıntı, iğne oyası gibi işlenmiş senaryonun gücünü korumasına yardımcı oluyor.

Hikayenin gerilimini ve içerdiği gizemi sürekli kılan bir başka öğe ise oyuncu performansları. Denzel Washington’ın garip bir espri anlayışına sahip dedektif Keith Frazier tiplemesi ile Clive Owen’ın kendinden emin, yakışıklı ve karizmatik soyguncu Dalton Russell’ı arasındaki kedi-fare oyunu gerçeklik hissi vermeyi başarıyor. Jodie Foster’ın canlandırdığı başarılı, hırslı ve tehlikeli derecede aç gözlü Madeline White karakteri ise filmin asıl kozu (Foster’ın Plummer karşısındaki oyununa dikkat!). Filmde sahnelerinin azlığı ve görece önemsizliğiyle araya kaynayan tek oyuncu Willem Dafoe…

Russell Gewirtz’in senaryosunun eğlenceli yönü, daha önceki polisiye dizilere ve filmlere (Hold-Up, Serpico, Köpeklerin Günü) yaptığı yoğun göndermeler. Tabii yönetmen Spike Lee olunca, göndermelerin siyasi bir tavra bürünmesi kaçınılmaz olmuş. Telly Savalas’ı (biraz da Benny Hill’in katkısıyla) ölümsüzleştiren ırkçı polis Kojak'a, Clint Eastwood’un ırkçı polisi Harry Callahan’a yapılan atıflar müthiş. Özellikle Kirli Harry’de bir “siyah”a yönelen şiddetin mitoslaşmış hali olan “Devam et! Günümü gün et” repliğinin masum bir beyazdan bir başka beyaza (soyguncuya) savrulması, bu sahne çekildiği sırada, Lee’nin kameranın arkasında gülümsediği hissini veriyor.




Spike Lee; entelektüel birikimiyle başabaş giden hırsı sayesinde planladığı vuruşu/darbeyi daha açık ve net ortaya koyma yolunu seçiyor. Şimdi fotografı dikkatli inceleyelim, bakalım film bittiğinde elimizde neler var: Bir defa soyguncuların tamamı beyaz. Birisi her ne kadar telaffuzu sayesinde gizlenmeye çalışılmış olsa da muhtemelen İngiliz, diğeri Yahudi. Diğerleri beyaz Amerikalı. İyi polisler; iki erkek, bir bayan ve üçü de siyah... Biri -ki bu Frazier- Serpico gibi işlemediği bir suçla itham ediliyor. Bunlardan pek hoşlanmayan polis şefi beyaz, olasılıkla ırkçı (ya da en azından önyargılı). Bankanın yönetim kurulu başkanı gözü dönmüş oportünistliği ile Nazi’lerden (ve…hadi burayı söylemeyelim) yararlanmış bir hain (ve beyaz). Diğer “fırsatçı”mız; inanılmaz acımasızlığa sahip, gözünü para ve kariyer hırsı bürümüş bir kadın. Bin Ladin’in yeğeninin mülk alabilmesi için kitabına uydurup “mortgage” (ev kredisi) ayarlamaya çalışıyor, üstelik “beyaz”!. Akıllılık yapıp diğer mağdurları/rehineleri tehlikeye sokan da “beyaz”. Filmdeki tek çocuk, masumiyet abidesi bir “siyah”.

Küçük çocuğun oynadığı oyun (GTA benzeri bir oyun) ve Frazier’ın kayınbiraderiyle genel bir toplumsal (öz)eleştiri yapan ve hafiften göz boyayan Lee’nin; filmin genelindeki karakterlerle yarattığı tenkidin, en az Russell’ın dahiyane planı kadar zekice ve sinsice olduğunu kabul etmek gerekir. Akademik birikime ve sinemasal hakimiyete sahip Spike Lee’nin Harvard’da sinema hocalığı yapmaya kadar yükseldiği düşünüldüğünde, “rastlantı” şeklinde nitelenemeyecek bir durumla karşı karşıya olduğumuz ortadadır. Sonuçta İçerideki Adam'ı; deneyimli, bilinçli, tavizkâr olmayan, etkili bir sinemacının elinden çıkmış, politik soslu sıkı bir soygun filmi olarak tanımlayabiliriz.

jackdepp
13-03-08, 19:51
filmi geçen gün media markette buldum konusu ilg,imi çekti aldım:)
başlangıcı süper adamın konuşmaya bittim hemen mraklandım...
hele son dehşettii çıkarken dedektifin cebine pırçanta koyması ise kıyaktı:D:D
izlenilesi bir film:)