Tüm Versiyonu Göster : Üçümüz Bir Diva'yla (Star Tv)
Üç komedyen, bir Diva
"Üçümüz bir Diva'yla" adlı yeni şov programı 6 Aralık Perşembe akşamı Star TV'de ekrana gelecek. Bülent Ersoy ve üç komedyen stüdyodaki 100 kişiyle gündemdeki konuları irdeleyecek.
http://img444.imageshack.us/img444/370/ucumuzbirdivalg9.jpg (http://imageshack.us)
Bülent Ersoy ve radyoculuktan televizyona geçen Yavuz Seçkin, Ceyhun Yılmaz ve Serkan Balbal, sekiz ülkede yayınlanan "5 Gegen 100" adlı yabancı programın yerli versiyonunda ekran karşısında olacak. Ersoy ve üç komedyen, stüdyodaki 100 seyirciyle, gündemdeki konuları ve kadın-erkek ilişkilerini değerlendirecek.
elif salihoğlu 25-11-07, 17:25 walla komik bi program olabilirr bencee ceyhun yolmaz wee yawuz seçkin serkan balbal onu duymamıştm dha önce
http://img114.imageshack.us/img114/826/29112007123941dw9.jpg
6 Aralık Perşembe 22:00
ÜÇ GENÇ KOMEDYENLE DİVA KARŞI KARŞIYA GELİRSE NE OLUR?
GERÇEK BİR TELEVİZYON OLAYI OLUR!
“ÜÇÜMÜZ BİR DİVA’YLA” STAR’DA BAŞLIYOR...
ÜÇÜMÜZ BİR DİVA’YLA adlı yeni ŞOV programı 6 Aralık Perşembe akşamı saat 22:00’da canlı yayında Star ekranlarında başlıyor. Programın direktörlüğünü Ansı Elagöz, yönetmenliğini ise Tamer İpek üstlendi.
Türk Müziğinin Diva'sı Bülent ERSOY ve radyoculuktan televizyona geçiş yapan üç genç televizyon starımız bu programda birarada.. Yavuz Seçkin, Ceyhun YILMAZ ve Serkan BALBAL... Sekiz ülkede yayınlanan ‘5 Gegen 100’ adlı yabancı formatın bu Türk versiyonunda, Diva ve üç komedyenimiz stüdyodaki 100 seyircimizle gündem, magazin ve kadın-erkek ilişkileri hakkında karşı karşıya geliyor. Diva ve komedyenlerimiz her soruya kendi doğrularıyla yaklaşırken, stüdyodaki seyirciler tartışmaya interaktif olarak katılacak ve kendi oylarıyla ‘halkın kararı’nı seçecekler. Tartışmaya son noktayı, her yorumu olay yaratan Bülent Ersoy koyacak.
Editöryal çalışmasını Vedat Özdemiroğlu’ nun yaptığı ÜÇÜMÜZ BİR DİVA’YLA Aralık ayından itibaren her Perşembe akşamı saat 22:00'da canlı yayında Star ekranlarına gelecek.
Televizyon dünyasına yepyeni bir soluk getirecek olan D Productions yapımı bu programı sakın kaçırmayın…
http://img88.imageshack.us/img88/4897/29112007123254yenihm2.jpg
http://img114.imageshack.us/img114/826/29112007123941dw9.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/3506/cu02lp4.jpg
Bülent Ersoy’dan çok tırsıyorlar
Komedyen Ceyhun Yılmaz, Serkan Balbal ve Yavuz Seçkin yeni başlayacak Üçümüz Bir Diva’yla adlı programda Bülent Ersoy’a karşı Voltran’ı oluşturdu. Programda güncel olaylar tartışılacak, anket yapılacak, espriler havada uçuşacak. Her şey iyi de bir de Bülent Ersoy’dan korkmasalar!
Belçika kökenli olan ve sekiz ülkede yayınlanan 5’e karşı 100 şimdi Türkiye’de. Ama bu sefer programda beş yerine üç komedyen, bir diva ve 100 kişi var. Komedyenler Yavuz Seçkin, Ceyhun Yılmaz ve Serkan Balbal, Türk Sanat Müziği’nin dev ismi Bülent Ersoy ile birlikte güncel konulara değinecek. Ayrıca stüdyoda bulunan 100 kişiye bir soru yöneltilecek. Bu sorunun cevabı ise programın sonunda açıklanacak. Ama son noktayı Bülent Ersoy koyacak. Bu süreç içerisinde ise programa ünlü konuklar davet edilecek ve güncel konular konuşulacak.
Üçümüz Bir Diva’yla programının tüm detaylarını üç komedyenden aldık. Gülüşlerin hiç eksik olmadığı sohbetimizde ilk sözü Yavuz Seçkin aldı. ‘Sizi bir araya getiren neydi?’ sorumuza ‘tamamen duygusal’ yaklaşarak ‘Tabii ki bizi para bir araya getirdi’ diyen Seçkin ilk bombasını patlatıyor. Ardından bunun bir espri olduğunu söyleyen Seçkin ‘Şaka bir tarafa bu proje hepimize ayrı ayrı geldi. Zaten önceden beri birbirimizi tanıyoruz. Yani yabancı değiliz. Hepimiz de severek kabul ettik ve iyi bir ekip olduk’ diyor. Hemen ardından Ceyhun Yılmaz sözü devralarak ‘Aslında bu proje geçen nisan ayında konuşuldu ilk kez. Hemen ilgimi çekti. Açıkçası benim açımdan önemli olan, program yapma telaşı, akışı yerine getirme zorunluluğu olmadan fikirlerimi yorumlarımı çok rahat bir şekilde arkadaşlarla birlikte konuşabileceğim bir program oluşu. Tabii ki Bülent Ersoy ile birlikte çalışacak olmak da büyük bir zevk. Bence çok güzel bir program olacak’ açıklamasını yapıyor.
MFÖ’YE TEKLİF ETMİŞLER
‘Bu programda izleyenler Bülent Ersoy da dahil olmak üzere hepimizin farklı yönlerini görecek. Çok farklı bir formatla ve eğlenceli bir ortamla izleyicinin karşısına çıkacağız’ diyen Serkan Balbal’ın sözü bitmeden tekrar konuşmaya başlayan Yavuz ‘Biliyor musunuz bu proje bizden önce Mazhar-Fuat-Özkan üçlüsüne gitmiş. Ama ekip dağıldığı için sonradan vazgeçmişler. Daha sonra da bize getirdiler teklifi. Kolay kolay ayrılmayacak yeni komedyenler olarak bizi tercih ettiler’ diyor ve esprili bir şekilde ‘Buyurun Serkan Bey şimdi devam edebilirsiniz’ diyerek sözünü tamamlıyor.
Teklif üç arkadaşa gittiğinde hepsi çok şaşırmış. En başta kamera şakası olduğunu düşünen komedyenler projenin gerçek olduğunu anlayınca Bülent Ersoy ile birlikte çalışacak olmanın heyecanına kapıldıklarını belirtiyorlar. Bu yüzden de kendilerine ‘Üçümüz bir divanın güller açan dalıyız’ sloganını uygun bulduklarını söylüyorlar. Ama yine de divayla çalışacak olmaktan korktuklarını söylemekten de geri kalmıyorlar. ‘Açıkçası ben Bülent Ersoy’dan çok tırsıyorum’ diyen Ceyhun Yılmaz şöyle devam ediyor: ‘Herkes divanın ani çıkışlarını, fırçalarını gayet iyi biliyor. Ama o da bizim ona karşı saygısızlık yapmayacağımızı iyi biliyor. Kaldı ki biz onun dengi değiliz. Zaten programda da birbirimize laf sokmayacağız. Amacımız bu değil çünkü.’ Yavuz Seçkin ise tam tersini söylüyor; ‘Valla ben gerekirse lafı gediğine sokarım. Reyting getirecekse neden yapmayayım ki?’
6 Aralık perşembe günü Star televizyonunda yayına girecek olan program iki güçlü dizinin karşısına çıkacak. Bu durumdan korkmadıklarını esprili bir dille anlatan Ceyhun Yılmaz ‘En başta Kurtlar Vadisi’ni bitirmek istiyoruz. Zaten onlar öldüre öldüre biz yapmadan kendilerini bitirecekler. Şaka bir yana belli bir renkte takılı kalmamaları için kırmızıyı seven halka başka renkler göstereceğiz’ diye konuşuyor.
Tanışma günü hepimiz gergindik
Bülent Ersoy ile ilk karşılaşacakları gün çok gergin olduklarını söyleyen Serkan Balbal ‘Gerginliğimiz kendisiyle tanıştıktan sonra geçti. Çünkü tahminimizin dışında biriydi. Ekrandakinden farklı bir kişiliğe sahipti. Ne yaptığını iyi biliyordu. Bize karşı çok samimiydi. Tabii biz de ona karşı saygıda kusur işlemedik’ diyor. Programın çok farklı olacağına da değinen Balbal ‘Programda çok konuşulacak gündem konuları olacak. Yani mesela program perşembe günleri yayınlanacak. Bizler o günkü olayları yayında konuşacağız. Kendi fikirlerimizle tartışacağız. Herkesin ilgiyle takip edeceği çok keyifli bir program olacak’ diye konuşuyor. Programın ilk yayınlanacağı günden itibaren büyük bir kitle tarafından izleneceğine inanan komedyenler programın çok tutacağını söylüyor. Aksinin olmaması gerektiğini belirten Yavuz ‘Format hakikaten çok güzel. O yüzden program kesin tutar. Ayrıca bizden sonra gelecek komedyenlere de cesaret verici bir iş olacak. Yani Türkiye’de sürekli sıkışıp kalmış, belli komedyenler üzerine formatlar hazırlanıyor. O anlamda da bizden sonraki kuşağın, bizim içinde bulunduğumuz formatlar gibi programlar yapmalarını gerektiğini düşünüyorum’ diyor. HALE CEYLAN BARLAS
http://img465.imageshack.us/img465/5183/c29163pm7.jpg
http://img91.imageshack.us/img91/3827/ucumuzbirdivaylanc5.jpg
http://img46.imageshack.us/img46/7862/95757702gy3tj5.jpg
http://img260.imageshack.us/img260/3579/m4iy3nx5.jpg
Bülent Ersoy, Star TV'de üç komedyenle 'Üçümüz Bir Diva'yla' adlı tartışma programı sunacak.
Programın direktörlüğünü Ansı Elagöz, yönetmenliğini Tamer İpek ve editöryal çalışmasını da Vedat Özdemiroğlu yapıyor. Sekiz ülkede yayımlanan '5 Gegen 100' adlı formatın Türkiye versiyonunda Yavuz Seçkin, Ceyhun Yılmaz ve Serkan Balbal ile birlikte Bülent Ersoy, stüdyodaki 100 seyirciyle birlikte magazin, gündem ve kadın erkek ilişkileri hakkında tartışacak. Ersoy, ''Gündemde ne varsa o tartışılacak. Gündemde ben varsam programda ben de olacağım. Ben çok pahalı sakızım, herkes çiğniyor beni'' dedi.
http://img152.imageshack.us/img152/3239/adsz31pz9.png
http://img249.imageshack.us/img249/429/ucumuzdivara3.jpg
DİVA YİNE RAYTİNGLERİ ALT ÜST EDECEK BİR PROGRAMLA GELİYOR...SON BİR GÜN...
DİVA YİNE ADI GİBİ BÜYÜK BİR PROJEDE YER ALIYOR...
http://img46.imageshack.us/img46/4222/05ui6.jpg
DİVA TÜM ZAMANLARIN MODASI GEÇMEYEN TEK KADIN STARI...
http://img488.imageshack.us/img488/7619/19673302py8.png
O BİR DİVA...
http://img488.imageshack.us/img488/6872/2wri7.png
ÜÇÜMÜZ BİR DİVA'YLA PERŞEMBE GÜNÜ SAAT 22'DE STAR TV'DE
http://img517.imageshack.us/img517/627/adsz33yo6.jpg
DİVA YİNE ŞANINA YAKIŞIR BİR İLKE İMZA ATIYOR.
http://img403.imageshack.us/img403/8189/adsz18px7.png
DİVA ÜÇ KOMEDYEN'LE GELİYOR.
http://img517.imageshack.us/img517/8022/1wnq7.png
DİVA YİNE ÇOK İZLENECEK,YİNE ÇOK KONUŞULACAK.
http://img517.imageshack.us/img517/9396/3wfn9.png
ÜÇÜMÜZ BİR DİVA'YLA 6 ARALIK PERŞEMBE SAAT 22'DE STAR TV'DE
mxrxt , elifsalihoğlu , seyhan_la , hizireksi , emelizm , mrtan tanıtımlarınız ve resimler çok güzel olmuş,tek kelimeyle süpersiniz.
Doğrusunu söylemek gerekirse, programı sırf dalgasına açmıştım..Kö
tü olacağını sanıyordum, sonra bi baktım kii Ceyhun Yılmazz:)
Neyse, programın sonuna kadar hepsini izledim gayet de eğlendim..Gerçi Nilay Dorsa'nın konuk ediliş amacını ve işlevini hiç anlayamadım ama olsun...Umarım bitmez, ben izlemeye devam edeceğim ekranda olduğu sürece..
Bence gayet de güzeldi, eğlenceli bi yapımdı..Özellikle hep söylenen "Yüz kişiye sorduk" olayını gerçekleştirmeleri de sorular da bir hayli ilginçti..:img-wink::img-wink:
Sadece komedyen´ler icin izledim..bir daha izlermiyim bilemiyorum..
Bülent Ersoy bence cok yanlis bir secim..Bülent Ersoy cok uzuuuuuuuun konusan bir insandir..böyle bir programda ne isi var anlamis degilim..ayrica konustugu zamanda yarisi anlasilmiyor :)
Ceyhun Yilmaz disinda o masanin etrafinda oturan kimse hosuma gitmedi acikcasi..sorular da cok sacmaydi..Bu program bence pek uzun soluklu olmayacak..
Bülent Ersoydan bıktıkça inadına karşımıza çıkıyor.deyim yerideyde kadını kapıdan kovuluyoruz bacadan giriyor.Hiçbir şekilde yakışmıyor.
Birde elemanın Bülente yalakalık yapması yok mu.en çok hangi çift birbirine yakışıyor gibi bir soru vardı sanırım.neyseki pınar Altuğ-Yağmur çifti çıktı da .Durumun şike olma ihtimali ortadan kalktı.
Bülent olmazsa program güzel olur.Ama gene de saat konusunda çok saçma bir saatte.
Ayrıca Bülent Ersoy Diva falan değil.Sadece bağırıyor
DİVA izlemek,Diva dinlemek ayrıcalıktır.Diva dinlemek kulak hassasiyeti ister,gerçek sesten anlamak ister.Diva her dönemin vazgeçilmez tek kadın starıdır.İzlemek mecburiyetinde değilsiniz.Bu ülke 3-5 kişiden ibaret değil,70 küsür milyondan ibaret.3kişi izlemez ama milyonlarca hayranı,seveni izler.Bu bölüm Üçümüz bir Diva'yla severler bölümü.Lütfen sanatçıyı kırıcı yazmayınız.
Sanatci´ya kirici bir sey yazmadim ben kendi adima konusayim..bir elestiride bulundum..sizinde söylediginiz gibi bu baslik "Ücümüz bir divayla" basligi..ve bu program hakkinda ki olumlu ya da olumsuz düsüncelerimizi yazabiliriz..saygi sinirini asan bir elestiride bulundugumuzu düsünmüyorum..kendi fikrimizi yazdik..saygi ve terbiye sinirini asmadan olumsuz elestirilerimizi de özgürce yazabiliriz!
ÜÇÜMÜZ BİR DİVA'YLA GALA FOTOĞRAFLARI
DİVA VE PARTNERLERİ
http://img87.imageshack.us/img87/9526/01jn0.jpg
DİVA VE KONUK NİLAY DORSA
http://img513.imageshack.us/img513/8306/03us2.jpg
DİVA OLAY SORULARI YANITLARKEN
http://img513.imageshack.us/img513/1318/02by7.jpg
http://img504.imageshack.us/img504/4872/ersoyucumuzbirdivafj6.jpghttp://img204.imageshack.us/img204/361/bulentersoyucumuzdivasocn1.jpghttp://img204.imageshack.us/img204/319/ersoynilaydorsahaber222et0.jpg
http://img204.imageshack.us/img204/6627/tekjj4.jpg
Gizli bilek güreşi
Star'ın yeni gece şovu "Üçümüz Bir Diva'yla" ilgi çekici bir formata sahip. Ancak "ilk gece heyecanıyla" olsa gerek, program, aküsü bittiği için yokuş aşağı vurdurulmaya çalışılan bir otomobil gibi tıksırıp durdu ve bir türlü yol alamadı. Oysa Yavuz Seçkin, Ceyhun Yılmaz ve Serkan Balbal ağzı laf yapan, doğaçlama esprileriyle tanınan, başarılı komedyenler. Ancak bir araya geldiklerinde ortaya benim beklediğim "sinerji" çıkmadı. Aksine, birbirlerine üstünlük sağlamak için alttan alta bir bilek güreşine tutuştular. Bu gereksiz "çekişme" ise ekrana antipati olarak yansıdı. Oysa pas-alıp verseler ve aralarında iyi top çevirselerdi, ortaya çok daha sempatik bir program çıkabilirdi. Bu arada Bülent Ersoy'un "ekran yorgunu" bir hali var. Kim bilir belki de Popstar Alaturka'da yüzünü fazlaca eskittiğindendir. Diva'nın karşısına, geçen hafta "Bülent Ersoy'a yumurtalarımı bağışlayabilirim" diyen Nilay Dorsa'nın çıkartılması akıllıcaydı. Ancak Diva oyuna gelmedi ve daha ilk cümlesiyle olayı soğutup, polemik ve kavga beklentilerini boşa çıkardı. O dakikadan sonra Dorsa, sadece dekoltesi için orada oturtulan bir konu mankenine dönüştü. Aslında program için seçilen sorular son derece ilgi çekiciydi. "Kimin soyunmamasını isterdiniz?", "Kızına en düşkün anne hangisi?", "Sizce en iyi ikinci el erkek hangi ünlümüzdür?" gibi sorular izleyiciyi gıdıkladı. Ama bu muz ortalar, kale önünde iyi değerlendirilemediği için bir türlü gol atılamadı. Gecenin sözü ise yine Diva'dan geldi: "Ben hayatımda hep sıfır kilometre erkek kullandım. Ellenmemiş ve dillenmemiş!.." "Üçümüz Bir Diva'yla" bir dönemin flaş programı Pişti'nin tahtına kurulabilir mi? Otomobili çalıştırmayı başarabilirlerse, niye olmasın?..
Yüksel Aytuğ/Sabah
Gizli bilek güreşi
Star'ın yeni gece şovu "Üçümüz Bir Diva'yla" ilgi çekici bir formata sahip. Ancak "ilk gece heyecanıyla" olsa gerek, program, aküsü bittiği için yokuş aşağı vurdurulmaya çalışılan bir otomobil gibi tıksırıp durdu ve bir türlü yol alamadı. Oysa Yavuz Seçkin, Ceyhun Yılmaz ve Serkan Balbal ağzı laf yapan, doğaçlama esprileriyle tanınan, başarılı komedyenler. Ancak bir araya geldiklerinde ortaya benim beklediğim "sinerji" çıkmadı. Aksine, birbirlerine üstünlük sağlamak için alttan alta bir bilek güreşine tutuştular. Bu gereksiz "çekişme" ise ekrana antipati olarak yansıdı. Oysa pas-alıp verseler ve aralarında iyi top çevirselerdi, ortaya çok daha sempatik bir program çıkabilirdi. Bu arada Bülent Ersoy'un "ekran yorgunu" bir hali var. Kim bilir belki de Popstar Alaturka'da yüzünü fazlaca eskittiğindendir. Diva'nın karşısına, geçen hafta "Bülent Ersoy'a yumurtalarımı bağışlayabilirim" diyen Nilay Dorsa'nın çıkartılması akıllıcaydı. Ancak Diva oyuna gelmedi ve daha ilk cümlesiyle olayı soğutup, polemik ve kavga beklentilerini boşa çıkardı. O dakikadan sonra Dorsa, sadece dekoltesi için orada oturtulan bir konu mankenine dönüştü. Aslında program için seçilen sorular son derece ilgi çekiciydi. "Kimin soyunmamasını isterdiniz?", "Kızına en düşkün anne hangisi?", "Sizce en iyi ikinci el erkek hangi ünlümüzdür?" gibi sorular izleyiciyi gıdıkladı. Ama bu muz ortalar, kale önünde iyi değerlendirilemediği için bir türlü gol atılamadı. Gecenin sözü ise yine Diva'dan geldi: "Ben hayatımda hep sıfır kilometre erkek kullandım. Ellenmemiş ve dillenmemiş!.." "Üçümüz Bir Diva'yla" bir dönemin flaş programı Pişti'nin tahtına kurulabilir mi? Otomobili çalıştırmayı başarabilirlerse, niye olmasın?..
Yüksel Aytuğ/Sabah
Daha programın galasıydı,yani ilk programdı,ben ikinci programda daha bir kendileri olacaklarına inanıyorum.Program heyecana rağmen iyiydi.
http://img513.imageshack.us/img513/3623/29112007123941bg9.jpg
13 Aralık Perşembe 22:00-canlı
ÜÇÜMÜZ BİR DİVA'YLA 2.BÖLÜM
Yapımcılığını D Productions’ ın, direktörlüğünü Ansı Elagöz’ ün, yönetmenliğini Tamer İpek’ in ve editöryal çalışmasını Vedat Özdemiroğlu’ nun yaptığı ilk bölümüyle olay yaratan ÜÇÜMÜZ BİR DİVA’YLA ikinci bölümüyle bu akşam Star’da!
Diva ve üç genç komedyen Yavuz Seçkin, Ceyhun Yılmaz ve Serkan BALBAL’ın bu hafta ki gündem yaratan konuları;
- Türk kadını en çok hangi ünlünün yerinde olmak ister?
- Hollywood’dan uyarlanan en iyi filmimiz hangisidir?
- Türk Sinemasının en kötü adamı hangisidir?
- Ekran kime bir yıl süreyle yasaklansın?
- Geçen haftanın en dikkat çeken sözü
- Erkekler batan bir gemiden önce hangi kadını kurtarır?
- Eurovision’a bu sene kim gitmesin?
- Enstrümanıyla en çok özdeşleşen şarkıcı?
- Cemil İpekçi kimi giydirsin?
- Hangi ünlü doktorumuza muayene olmak istersiniz?
Bu hafta programa Sema Çelebi, Yaprak Dökümü’nün asi kızı Fahriye Evcen ve “Portakallarımı elletmediğim için Altın Portakal almadım” diyen Ayşe Şule Bilgiç katılıyor.
13 Aralık Perşembe 22:00-canlı
http://img239.imageshack.us/img239/7201/bulentersoy1177943221ao0.jpg
http://img524.imageshack.us/img524/4082/68363586nu9.jpg
Arkadaşlar program içeriğini okudum ve gördüm ki Üçümüz Bir Divayla bu hafta süper.Sema Çelebi ve Divamız yan yana.Bence günlerce konuşulacak bir program olacak.
http://img100.imageshack.us/img100/1113/94515340gk6.jpg
TELE - BAROMETRE
HEDEF KİTLE : A/B
13 ARALIK 2007 PERŞEMBE
NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
1 KURTLAR VADISI PUSU [NET] SHOW 13,80 32,10
2 KAVAK YELLERI [NET] KAND 10,20 24,20
3 ANNEM [NET] KAND 10,10 26,60
4 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 8,20 23,60
5 PARMAKLIKLAR ARDINDA [NET] ATV 8,20 19,40
.
.
38 UCUMUZ BIR DIVA''YLA [NET] STAR 1,70 4,70
TOTAL
13 ARALIK 2007 PERŞEMBE
NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
1 KURTLAR VADISI PUSU [NET] SHOW 15,90 36,70
2 KAVAK YELLERI [NET] KAND 8,80 19,60
3 ANNEM [NET] KAND 7,80 21,50
4 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 7,20 18,70
.
.
52 UCUMUZ BIR DIVA''YLA [NET] STAR 1,50 4,30
kaynak:ucankus
DİVA izlemek,Diva dinlemek ayrıcalıktır.Diva dinlemek kulak hassasiyeti ister,gerçek sesten anlamak ister.Diva her dönemin vazgeçilmez tek kadın starıdır.İzlemek mecburiyetinde değilsiniz.Bu ülke 3-5 kişiden ibaret değil,70 küsür milyondan ibaret.3kişi izlemez ama milyonlarca hayranı,seveni izler.Bu bölüm Üçümüz bir Diva'yla severler bölümü.Lütfen sanatçıyı kırıcı yazmayınız.
sana kesinlikle katılıyorum kimse kimseye zorla izletmiyor diva izlemek diva dinlemek için insanda biraz zevk olması lazım doğru duyan bir kulak olması lazım
sana kesinlikle katılıyorum kimse kimseye zorla izletmiyor diva izlemek diva dinlemek için insanda biraz zevk olması lazım doğru duyan bir kulak olması lazım
Evet Diva dinlemek Diva izlemek kaliteli kulak ve göz ister.Ülkemizde kaç tane var Diva kadar güçlü bir sese ve yoruma sahip olan ve çok şık olan?Ama gelin görünki Kaynana Semrayı raytinglere boğan bizler böyle büyük sanatçılara gereken hassasiyeti vermiyoruz.Ancak ben yine de Üçümüz Bir Diva'yla adlı programın gereken raytingi alacağına inanıyorum.Yalnız yıllardır birincilik tahtını kimseye kaptırmayan bir Kurtlar Vadisinin karşısında değil elbet.Üçümüz Bir Diva'yla yeni bir kadro yeni bir içerik ve yeni bir program karşısında ise rakip olarak yıllardır izlenen Kurtlar vadisi.Kısacası programın günü ve saati yanlış bir seçim.Başlangıçta programın tanıtımı açısından farklı bir gün ve saat seçilmeliydi.
DİVA izlemek,Diva dinlemek ayrıcalıktır.Diva dinlemek kulak hassasiyeti ister,gerçek sesten anlamak ister.Diva her dönemin vazgeçilmez tek kadın starıdır.İzlemek mecburiyetinde değilsiniz.Bu ülke 3-5 kişiden ibaret değil,70 küsür milyondan ibaret.3kişi izlemez ama milyonlarca hayranı,seveni izler.Bu bölüm Üçümüz bir Diva'yla severler bölümü.Lütfen sanatçıyı kırıcı yazmayınız.
sana kesinlikle katılıyorum kimse kimseye zorla izletmiyor diva izlemek diva dinlemek için insanda biraz zevk olması lazım doğru duyan bir kulak olması lazım
Evet Diva dinlemek Diva izlemek kaliteli kulak ve göz ister.Ülkemizde kaç tane var Diva kadar güçlü bir sese ve yoruma sahip olan ve çok şık olan?Ama gelin görünki Kaynana Semrayı raytinglere boğan bizler böyle büyük sanatçılara gereken hassasiyeti vermiyoruz.Ancak ben yine de Üçümüz Bir Diva'yla adlı programın gereken raytingi alacağına inanıyorum.Yalnız yıllardır birincilik tahtını kimseye kaptırmayan bir Kurtlar Vadisinin karşısında değil elbet.Üçümüz Bir Diva'yla yeni bir kadro yeni bir içerik ve yeni bir program karşısında ise rakip olarak yıllardır izlenen Kurtlar vadisi.Kısacası programın günü ve saati yanlış bir seçim.Başlangıçta programın tanıtımı açısından farklı bir gün ve saat seçilmeliydi.
Sizi kutluyorum:good: Divamızı öyle bir tarif etmişsinizki ifadeler yerinde olmuş.Diva dinlemek farklıdır.O erişilmez ses ve yorumdur.TÜM ZAMANLARIN MODASI GEÇMEYEN TEK STARIDIR.
Üçümüz Bir Diva'yla ve İkinci Programdan Görüntüler...
http://img260.imageshack.us/img260/8524/4622805ev1.jpg
Diva, Devasa Sesi Ve Yorumuyla "ÖMRÜMÜZÜN SON DEMİ SON BAHARIDIR ARTIK" adlı eseri eşsiz yorumuyla söylerken...
http://img127.imageshack.us/img127/268/72682154nb3.jpg
Diva,soruları yorumlarken...
http://img127.imageshack.us/img127/5853/69806451ew3.jpghttp://img127.imageshack.us/img127/8918/76822067eu5.jpg
Cengiz SEMERCİOĞLU'nun gazetede Diva Bülent Ersoy'un OMUZLARI için söyledikleri.
http://img152.imageshack.us/img152/6631/adsz49bk8.png
Bülent Ersoy'un omuzları
O pofuduk tüyler içinde, rengarenk tüller arasında, ağır makyajın altında, meğer Bülent Ersoy kendine ne büyük haksızlık yapıyormuş.
Üçümüz Bir Diva'yla programında gördüm.
Siyah, boğazına kadar uzanan elbisesi, omuzlarını dışarıda bırakmıştı.
Daha genç görünüyordu...
"Aa-a Bülent Ersoy'un omuzları ne kadar güzelmiş" deyiverdim...
Sonra bir, iki yerde daha bahsi geçti Bülent Hanım'ın omuzlarının.
Bunca zamandır saklayarak onları, vallahi de haksızlık yapıyor kendine, billahi de...
Hadi kendi farkında değil, Armağan Bey de mi görmüyor?..
CENGİZ SEMERCİOĞLU
Sn.Burhan Ayeri'nin gazete köşesinde Diva Bülent Ersoy ve Üçümüz Bir Diva'yla ilgili görüş ve yorumu.....
http://img45.imageshack.us/img45/6354/konseri4nc0.jpg
“Üçümüz Bir Diva’yla” programına misafir olarak Sema Çelebi alınmıştı. Bülent Ersoy’la kapışırlar mı diye düşünürken eski dost olduklarını anladık. Star’daki canlı yayını yine Diva götürüyor. Serkan Balbal, Yavuz Seçkin ve Ceyhun Yılmaz’a “Siz giderken, ben abdestimi almış geri dönüyordum”u çakışı, gecenin lafıydı.
BURHAN AYERİ
http://img89.imageshack.us/img89/2373/29112007123941mm3.jpg
İkinci program süperdi.Özellikle Divamızın haftaya adını yazdıracak bazı sözleri bugün herkesin dilinde.Özellikle;
Divamızın partnerleri Ceyhun Yılmaz,Yavuz Seçkin ve Serkan Balbal'a söylediği “Siz giderken, ben abdestimi almış geri dönüyordum” ve "Hacı hacı olmaz gitmeyle Mekke'ye, dede dede olmaz gitmeyle tekkeye" sözleri haftanın sözleri oldu.Her zamanki Diva farkı.
http://img172.imageshack.us/img172/5007/4622805mf2.jpg
Petek'in "anne"si Seda'nın "hala"sı
"Türkan Şoray'ın yerinde olmak isterdim" diyen Ersoy, bir soru üzerine "Seda Sayan’nın halasıyım, Petek’in annesi. İkisini de çok seviyorum. Seda sabah kahvaltılarının Kayseri pastırmasıdır, Petek de öz kızım sayılır" dedi. Sema Çelebi'nin konuk olarak katıldığı programda, "haftanın polemiği" sorusunda yer alan Orhan Gencebay şıkkına Bülent Ersoy’dan sansür geldi ve şıklardan dostu Orhan Gencebay’ın, "bir kadını sevdim dünya nimetlerinden mahrum kaldım" sözünü hemen çıkarttırdı. Ersoy ayrıca geçen hafta Diva’nın giydiği kıyafetle açıkta kalan omuzlarına övgü dolu sözler yazan Cengiz Semercioğlu’na ise özellikle teşekkürlerini sundu.
http://img515.imageshack.us/img515/5605/mu900029hi219500cd8.jpg
bu yarismanin sarkisi cok güzel yaa :happy0064
Evet Ceyhun Yılmaz,Serkan Balbal ve Yavuz Seçkin'in birlikte okudukları
Şova çıkmış arıyorum vatandaşın cevabını (bacım)
Sakın bana tiyo verme seçeceksen başka şıkkı
Üçümüz bir Divanın güller açan dalıyız
O bizimle biz onunla neşemizi bulmalıyız.
Özellikle şarkının sonunda Ceyhun Yılmaz'ın rap'i süper olmuş.Ve Yavuz Seçkin'in taklitlerle dolu şarkıdaki tarzıda öyle,Serkan Balbal'ın ise sesi süper.
http://img524.imageshack.us/img524/4201/29112007123941rj7.jpg
Yasemin Özcan 16-12-07, 13:08 Merhaba,
foruma henüz üye olduğum için biraz miyadı dolmuş gibi olacak ama ilk program için geçen hafta yazmış olduğum yazımı bu platforma da almak istedim.
Programınız hayırlı uğurlu olsun dilerim.Bütün icraatlarınızda olduğu gibi bu programı da fasılasız her anını dikkatle seyrettim.Sizin varlığınız programın ışıltısı en mühim rengi tabii.Her zaman olduğu üzere sizin ağzınızdan çıkacak ufacık bir kelime veya herhangi bir konuda ne düşündüğünüz merak unsuru olarak ön plandaydı.İlk program olmasının heyecanı ve tereddütkar hal ve tavırlar ekibinizdeki diğer üç showman beyde programın başında çok aşikar idi.Sonraki aşamalarında, özellikle Ceyhun Bey daha adapte halde iken, diğer iki Bey sanırım sizinle birlikte çalışmanın heyecanından ve yanınızda hata yapma olasılığına karşın doğacak mahcup olma endişesinden midir, çok rahat varlık gösteremediler. Spontan bir biçimde espri üretmedeki yetenekleri sebebi ile türü bakımından “eğlence” başlığı altında yapılan bir program çatısında bulunduklarından biraz daha rahat olduklarında daha iyi varlık gösterebilecekleri kanaatindeyim; ancak az evvel dediğim gibi sizin ağırlığınızın yanında ve pek tabidir ki size hürmetten biraz tedirgin gibiydiler. Yine sunucu Doğan Bey zannediyorum aynı sebeplerden, çoğu yerde program akışına ve masadaki sohbete müdahil olmakta tutukluk yaşadı.
Sohbetin akışını belirleyen, temelde ve büyük ölçüde seçilen sorular olduğu için , soru tesbitlerinin hem muhteva olarak, hem de soruların doğru kelimelerle ifade edilmesi açısından çok mühim olduğunu düşünmekteyim.
Örneğin ilk iki soru birbiri ile çok fazla benzerlik arz etmekteydi.Bu bakımdan bir yeknesaklık hissi uyandırdı başlangıçta.(“Soyunmanın en çok yakıştığı ünlü Türk erkeği ile”, “Seçeneklerdeki şöhretlerden hangisinin soyunmasını asla istemezdiniz soruları-ki yine dördü de erkek şöhretti-).
Kelimelerin seçiminin anlatılmak isteneni ifadedeki büyük rolüne örnek olması bakımından da -sizin de yayında ifade buyurduğunuz üzere- sondan bir evvelki soru öne sürülebilir. Türk Müziği’ndeki şarkı sözü yerine “hangi şarkının sözleri” ya da “hangisi en manasız Türkçe sözlü şarkıdır” gibi bir ifade kullanılabilirdi.Ya da “Türk erkeği’nin en büyük sorunu nedir” yerine “Türk erkeği aşağıdakilerden hangisini kendisine en fazla sorun etmektedir” dense idi, problemin kim için sorun olarak algılanabileceği netleşmiş olurdu.Herhangi birisi mesela bir hanım da sosyolojik bir değerlendirme ile bunu ele alıp subjektif bir cevap verebilir-nitekim siz bu şekilde ele aldınız-, ya da bir erkek kendisini baz alarak da cevaplayıp kişiselleştirebilir ilk şekli ile.
Bir başka yerde reklam dönüşü -stüdyo şefinin belki gecikmesi veya iletişim aksaması ile- reklam arası görüntü ekrana yansıdı.Son saniyeler yayına girmiş oldu ara verilen andaki.
Başka bir soruda (Türk Erkeği’nin sorunu ile ilgili olan soruda) soru ile ilgili olan görüntü çok geç girdi.
Bir de kollarla dayanıldığı vakit o kırmızı ve hakikaten çok şık gözüken masa nahoş biçimde sallanıyor.O şekli ile de ekrana, dayanıklı olmayan ince malzemeli sanki kalitesizmiş hissi uyandıran bir masa görüntüsü çiziyor.
Elbette bu satırlarım sadece sıradan bir seyircinin nacizane gözlemleri neticesindedir; ve son derece teknik meselelerdir.Sizin programdaki payınızla alakası olmayan birtakım teknik noktaları niçin size iletmek istediğime gelince: sizin titizliğinizi, herşeyin sizin tabirinizle “beş beşlik” olmasına karşı büyük hassasiyet ve dikkat sahibi oluşunuzu biliyorum.Sizin bizzat var olduğunuz bir ortamda ya da el attığınız bir işte A’dan Z’ye herşeyi bir bütün olarak mükemmellik seviyesinde arzuladığınızı bildiğimden bunları kendimce gözlemlerimi size aktarmak istedim.
Stüdyodaki seyirci enerjisi çok yüksekti.Sizin görselliğiniz müthişti.Fevkalade kostümünüz , saçlarınız makyajınızla konsepte de çok uygundu sizi de son haddinde dinamik kılmıştı.Harika hitabet uslubunuz ve teatral hal u tavrınız için bir şey demeye zaten lüzum yok.Aşk mevzuuna yaklaşımınızdaki geniş yelpazeniz sanırım pek çok kişiye ufuk açıcı ve kendilerini sorgulamalarına sebep olucu nitelikte oldu..
Şahsım adına evimin başköşesini şereflendirmişsinizcesine mutlu oldum yine bu gece; gönlümün başköşesi zaten hep sizindir efendim, hem de ömrümün son demine dek…Yasemin Özcan
Bir ay önce hem Ceyhun Yılmaz, hem de Yavuz Seçkin ile ayrı ayrı muhabbet ettik. “Üçümüz bir Diva'yla” adlı programda Bülent Ersoy'un karşısına geçeceklerini söylediler. “Nasıl iş yapar mı” diye de sordular. Formatını tam olarak bilmediğimi ama gerçek kimliklerini Bülent Ersoy karşısında ortaya koyarlarsa başarılı olabileceklerini söyledim. Program iki haftadır yayınlanıyor. Ve bekleneni veremedi, izlenme oranları düşük geldi. Normal buldum. Çünkü Bülent Ersoy'dan çekiniyorlar. Espri makinesi üç şovmen espri yapmaya çalışırken “Diva bozulur mu” diye iki saat düşünerek konuşuyor. Ben Yavuz Seçkin'in yerinde olsam yayın boyunca Bülent Ersoy'un taklidi ile çıkardım karşısına. Geçmişte canlı yayınlara “Ben Bülent Ersoy'um” diyerek telefonla bağlanıp kaç kişiyi işletti Yavuz. Bülent Ersoy'a ayıp olur düşüncesi geriyor tüm ekibi...Ve bir başka handikap da Kurtlar Vadisi'nin karşısına bla-bla yapılan bir programla çıkılması... Ateşe attılar onları, işleri zor...
BEKİR HAZAR/YENİ ŞAFAK
Bir ay önce hem Ceyhun Yılmaz, hem de Yavuz Seçkin ile ayrı ayrı muhabbet ettik. “Üçümüz bir Diva'yla” adlı programda Bülent Ersoy'un karşısına geçeceklerini söylediler. “Nasıl iş yapar mı” diye de sordular. Formatını tam olarak bilmediğimi ama gerçek kimliklerini Bülent Ersoy karşısında ortaya koyarlarsa başarılı olabileceklerini söyledim. Program iki haftadır yayınlanıyor. Ve bekleneni veremedi, izlenme oranları düşük geldi. Normal buldum. Çünkü Bülent Ersoy'dan çekiniyorlar. Espri makinesi üç şovmen espri yapmaya çalışırken “Diva bozulur mu” diye iki saat düşünerek konuşuyor. Ben Yavuz Seçkin'in yerinde olsam yayın boyunca Bülent Ersoy'un taklidi ile çıkardım karşısına. Geçmişte canlı yayınlara “Ben Bülent Ersoy'um” diyerek telefonla bağlanıp kaç kişiyi işletti Yavuz. Bülent Ersoy'a ayıp olur düşüncesi geriyor tüm ekibi...Ve bir başka handikap da Kurtlar Vadisi'nin karşısına bla-bla yapılan bir programla çıkılması... Ateşe attılar onları, işleri zor...
Selam selma23,sizi katılıyorum.Programın günü ve saati yanlış bir seçim.Diva rakip tanımaz ancak daha bilinir bir program olmaması biraz sıkıntı yaratacak gibi görünüyor.
Merhaba,
foruma henüz üye olduğum için biraz miyadı dolmuş gibi olacak ama ilk program için geçen hafta yazmış olduğum yazımı bu platforma da almak istedim.
Programınız hayırlı uğurlu olsun dilerim.Bütün icraatlarınızda olduğu gibi bu programı da fasılasız her anını dikkatle seyrettim.Sizin varlığınız programın ışıltısı en mühim rengi tabii.Her zaman olduğu üzere sizin ağzınızdan çıkacak ufacık bir kelime veya herhangi bir konuda ne düşündüğünüz merak unsuru olarak ön plandaydı.İlk program olmasının heyecanı ve tereddütkar hal ve tavırlar ekibinizdeki diğer üç showman beyde programın başında çok aşikar idi.Sonraki aşamalarında, özellikle Ceyhun Bey daha adapte halde iken, diğer iki Bey sanırım sizinle birlikte çalışmanın heyecanından ve yanınızda hata yapma olasılığına karşın doğacak mahcup olma endişesinden midir, çok rahat varlık gösteremediler. Spontan bir biçimde espri üretmedeki yetenekleri sebebi ile türü bakımından “eğlence” başlığı altında yapılan bir program çatısında bulunduklarından biraz daha rahat olduklarında daha iyi varlık gösterebilecekleri kanaatindeyim; ancak az evvel dediğim gibi sizin ağırlığınızın yanında ve pek tabidir ki size hürmetten biraz tedirgin gibiydiler. Yine sunucu Doğan Bey zannediyorum aynı sebeplerden, çoğu yerde program akışına ve masadaki sohbete müdahil olmakta tutukluk yaşadı.
Sohbetin akışını belirleyen, temelde ve büyük ölçüde seçilen sorular olduğu için , soru tesbitlerinin hem muhteva olarak, hem de soruların doğru kelimelerle ifade edilmesi açısından çok mühim olduğunu düşünmekteyim.
Örneğin ilk iki soru birbiri ile çok fazla benzerlik arz etmekteydi.Bu bakımdan bir yeknesaklık hissi uyandırdı başlangıçta.(“Soyunmanın en çok yakıştığı ünlü Türk erkeği ile”, “Seçeneklerdeki şöhretlerden hangisinin soyunmasını asla istemezdiniz soruları-ki yine dördü de erkek şöhretti-).
Kelimelerin seçiminin anlatılmak isteneni ifadedeki büyük rolüne örnek olması bakımından da -sizin de yayında ifade buyurduğunuz üzere- sondan bir evvelki soru öne sürülebilir. Türk Müziği’ndeki şarkı sözü yerine “hangi şarkının sözleri” ya da “hangisi en manasız Türkçe sözlü şarkıdır” gibi bir ifade kullanılabilirdi.Ya da “Türk erkeği’nin en büyük sorunu nedir” yerine “Türk erkeği aşağıdakilerden hangisini kendisine en fazla sorun etmektedir” dense idi, problemin kim için sorun olarak algılanabileceği netleşmiş olurdu.Herhangi birisi mesela bir hanım da sosyolojik bir değerlendirme ile bunu ele alıp subjektif bir cevap verebilir-nitekim siz bu şekilde ele aldınız-, ya da bir erkek kendisini baz alarak da cevaplayıp kişiselleştirebilir ilk şekli ile.
Bir başka yerde reklam dönüşü -stüdyo şefinin belki gecikmesi veya iletişim aksaması ile- reklam arası görüntü ekrana yansıdı.Son saniyeler yayına girmiş oldu ara verilen andaki.
Başka bir soruda (Türk Erkeği’nin sorunu ile ilgili olan soruda) soru ile ilgili olan görüntü çok geç girdi.
Bir de kollarla dayanıldığı vakit o kırmızı ve hakikaten çok şık gözüken masa nahoş biçimde sallanıyor.O şekli ile de ekrana, dayanıklı olmayan ince malzemeli sanki kalitesizmiş hissi uyandıran bir masa görüntüsü çiziyor.
Elbette bu satırlarım sadece sıradan bir seyircinin nacizane gözlemleri neticesindedir; ve son derece teknik meselelerdir.Sizin programdaki payınızla alakası olmayan birtakım teknik noktaları niçin size iletmek istediğime gelince: sizin titizliğinizi, herşeyin sizin tabirinizle “beş beşlik” olmasına karşı büyük hassasiyet ve dikkat sahibi oluşunuzu biliyorum.Sizin bizzat var olduğunuz bir ortamda ya da el attığınız bir işte A’dan Z’ye herşeyi bir bütün olarak mükemmellik seviyesinde arzuladığınızı bildiğimden bunları kendimce gözlemlerimi size aktarmak istedim.
Stüdyodaki seyirci enerjisi çok yüksekti.Sizin görselliğiniz müthişti.Fevkalade kostümünüz , saçlarınız makyajınızla konsepte de çok uygundu sizi de son haddinde dinamik kılmıştı.Harika hitabet uslubunuz ve teatral hal u tavrınız için bir şey demeye zaten lüzum yok.Aşk mevzuuna yaklaşımınızdaki geniş yelpazeniz sanırım pek çok kişiye ufuk açıcı ve kendilerini sorgulamalarına sebep olucu nitelikte oldu..
Şahsım adına evimin başköşesini şereflendirmişsinizcesine mutlu oldum yine bu gece; gönlümün başköşesi zaten hep sizindir efendim, hem de ömrümün son demine dek…Yasemin Özcan
Yasemin Hanım hoşgeldiniz aramıza.Yazınızı okudum,Mrtayfun'un belirttiği kadar var kelimeler Diva için ancak bu kadar güzel siçilebilir.Tekrar hoşgeldiniz.
Bir ay önce hem Ceyhun Yılmaz, hem de Yavuz Seçkin ile ayrı ayrı muhabbet ettik. “Üçümüz bir Diva'yla” adlı programda Bülent Ersoy'un karşısına geçeceklerini söylediler. “Nasıl iş yapar mı” diye de sordular. Formatını tam olarak bilmediğimi ama gerçek kimliklerini Bülent Ersoy karşısında ortaya koyarlarsa başarılı olabileceklerini söyledim. Program iki haftadır yayınlanıyor. Ve bekleneni veremedi, izlenme oranları düşük geldi. Normal buldum. Çünkü Bülent Ersoy'dan çekiniyorlar. Espri makinesi üç şovmen espri yapmaya çalışırken “Diva bozulur mu” diye iki saat düşünerek konuşuyor. Ben Yavuz Seçkin'in yerinde olsam yayın boyunca Bülent Ersoy'un taklidi ile çıkardım karşısına. Geçmişte canlı yayınlara “Ben Bülent Ersoy'um” diyerek telefonla bağlanıp kaç kişiyi işletti Yavuz. Bülent Ersoy'a ayıp olur düşüncesi geriyor tüm ekibi...Ve bir başka handikap da Kurtlar Vadisi'nin karşısına bla-bla yapılan bir programla çıkılması... Ateşe attılar onları, işleri zor...
Selam selma23,sizi katılıyorum.Programın günü ve saati yanlış bir seçim.Diva rakip tanımaz ancak daha bilinir bir program olmaması biraz sıkıntı yaratacak gibi görünüyor.
Evet arkadaşlar size aynen katılıyorum programın günü yanlış bir tercih en azından başlangıç için.Mrtayfun'un dediği gibi Divamız rakip tanımaz ama bakalım.
Merhaba,
foruma henüz üye olduğum için biraz miyadı dolmuş gibi olacak ama ilk program için geçen hafta yazmış olduğum yazımı bu platforma da almak istedim.
Programınız hayırlı uğurlu olsun dilerim.Bütün icraatlarınızda olduğu gibi bu programı da fasılasız her anını dikkatle seyrettim.Sizin varlığınız programın ışıltısı en mühim rengi tabii.Her zaman olduğu üzere sizin ağzınızdan çıkacak ufacık bir kelime veya herhangi bir konuda ne düşündüğünüz merak unsuru olarak ön plandaydı.İlk program olmasının heyecanı ve tereddütkar hal ve tavırlar ekibinizdeki diğer üç showman beyde programın başında çok aşikar idi.Sonraki aşamalarında, özellikle Ceyhun Bey daha adapte halde iken, diğer iki Bey sanırım sizinle birlikte çalışmanın heyecanından ve yanınızda hata yapma olasılığına karşın doğacak mahcup olma endişesinden midir, çok rahat varlık gösteremediler. Spontan bir biçimde espri üretmedeki yetenekleri sebebi ile türü bakımından “eğlence” başlığı altında yapılan bir program çatısında bulunduklarından biraz daha rahat olduklarında daha iyi varlık gösterebilecekleri kanaatindeyim; ancak az evvel dediğim gibi sizin ağırlığınızın yanında ve pek tabidir ki size hürmetten biraz tedirgin gibiydiler. Yine sunucu Doğan Bey zannediyorum aynı sebeplerden, çoğu yerde program akışına ve masadaki sohbete müdahil olmakta tutukluk yaşadı.
Sohbetin akışını belirleyen, temelde ve büyük ölçüde seçilen sorular olduğu için , soru tesbitlerinin hem muhteva olarak, hem de soruların doğru kelimelerle ifade edilmesi açısından çok mühim olduğunu düşünmekteyim.
Örneğin ilk iki soru birbiri ile çok fazla benzerlik arz etmekteydi.Bu bakımdan bir yeknesaklık hissi uyandırdı başlangıçta.(“Soyunmanın en çok yakıştığı ünlü Türk erkeği ile”, “Seçeneklerdeki şöhretlerden hangisinin soyunmasını asla istemezdiniz soruları-ki yine dördü de erkek şöhretti-).
Kelimelerin seçiminin anlatılmak isteneni ifadedeki büyük rolüne örnek olması bakımından da -sizin de yayında ifade buyurduğunuz üzere- sondan bir evvelki soru öne sürülebilir. Türk Müziği’ndeki şarkı sözü yerine “hangi şarkının sözleri” ya da “hangisi en manasız Türkçe sözlü şarkıdır” gibi bir ifade kullanılabilirdi.Ya da “Türk erkeği’nin en büyük sorunu nedir” yerine “Türk erkeği aşağıdakilerden hangisini kendisine en fazla sorun etmektedir” dense idi, problemin kim için sorun olarak algılanabileceği netleşmiş olurdu.Herhangi birisi mesela bir hanım da sosyolojik bir değerlendirme ile bunu ele alıp subjektif bir cevap verebilir-nitekim siz bu şekilde ele aldınız-, ya da bir erkek kendisini baz alarak da cevaplayıp kişiselleştirebilir ilk şekli ile.
Bir başka yerde reklam dönüşü -stüdyo şefinin belki gecikmesi veya iletişim aksaması ile- reklam arası görüntü ekrana yansıdı.Son saniyeler yayına girmiş oldu ara verilen andaki.
Başka bir soruda (Türk Erkeği’nin sorunu ile ilgili olan soruda) soru ile ilgili olan görüntü çok geç girdi.
Bir de kollarla dayanıldığı vakit o kırmızı ve hakikaten çok şık gözüken masa nahoş biçimde sallanıyor.O şekli ile de ekrana, dayanıklı olmayan ince malzemeli sanki kalitesizmiş hissi uyandıran bir masa görüntüsü çiziyor.
Elbette bu satırlarım sadece sıradan bir seyircinin nacizane gözlemleri neticesindedir; ve son derece teknik meselelerdir.Sizin programdaki payınızla alakası olmayan birtakım teknik noktaları niçin size iletmek istediğime gelince: sizin titizliğinizi, herşeyin sizin tabirinizle “beş beşlik” olmasına karşı büyük hassasiyet ve dikkat sahibi oluşunuzu biliyorum.Sizin bizzat var olduğunuz bir ortamda ya da el attığınız bir işte A’dan Z’ye herşeyi bir bütün olarak mükemmellik seviyesinde arzuladığınızı bildiğimden bunları kendimce gözlemlerimi size aktarmak istedim.
Stüdyodaki seyirci enerjisi çok yüksekti.Sizin görselliğiniz müthişti.Fevkalade kostümünüz , saçlarınız makyajınızla konsepte de çok uygundu sizi de son haddinde dinamik kılmıştı.Harika hitabet uslubunuz ve teatral hal u tavrınız için bir şey demeye zaten lüzum yok.Aşk mevzuuna yaklaşımınızdaki geniş yelpazeniz sanırım pek çok kişiye ufuk açıcı ve kendilerini sorgulamalarına sebep olucu nitelikte oldu..
Şahsım adına evimin başköşesini şereflendirmişsinizcesine mutlu oldum yine bu gece; gönlümün başköşesi zaten hep sizindir efendim, hem de ömrümün son demine dek…Yasemin Özcan
http://img236.imageshack.us/img236/192/mahseriyasiyorumcd2222lv4.jpg
Merhaba Yasemin Özcan.
Yasemin hanım aramıza hoşgeldiniz.
http://img117.imageshack.us/img117/8096/birsenbirdeben2xj3.jpg
Arkadaşlar bu hafta program kurban bayramına denk geliyor içerik hakkında bilgisi olan varmı?
http://img117.imageshack.us/img117/6833/istiyorumlp2cb7.jpg
Yasemin Özcan 18-12-07, 00:26 Bülent Hanım'a gönül vermiş ve bu hisleri doğrultusunda bu platforma emek veren herkese teşekkürler.Aranıza katıldığım için "hoşgeldin" mesajı gönderen bütün Diva severlere bu mesaj vasıtası ile çok teşekkür ederim...
saygılarımla,
Yasemin Özcan
arkadaşlr bi yanlış anlaşılma olmuş galiba, kusura bakmayın benim hatam.o yazıya sizin gibi katılmamla birlikte yazı benim değil,bekir hazar ın yazısı.sadece başlığa adını yazmıştım ama hemen sonunada yazıp düzeltiyorum.tekrardan kusura bakmayın
Bülent Hanım'a gönül vermiş ve bu hisleri doğrultusunda bu platforma emek veren herkese teşekkürler.Aranıza katıldığım için "hoşgeldin" mesajı gönderen bütün Diva severlere bu mesaj vasıtası ile çok teşekkür ederim...
saygılarımla,
Yasemin Özcan
Teveccüh buyuruyorsunuz asıl bizlerin teşekkür etmesi lazım sizin gibi bir Diva hayranının burada varolması bile yeter.
http://img134.imageshack.us/img134/2792/13iy9.jpg
Üçümüz Bir Diva'yla İlk Programdan Görüntüler
http://img297.imageshack.us/img297/382/87398480da5.jpghttp://img297.imageshack.us/img297/5538/kincielerkekceyhunylmaziq9.jpg
http://img134.imageshack.us/img134/4333/56033473oq4.jpghttp://img297.imageshack.us/img297/6458/30277058nk3.jpg
http://img297.imageshack.us/img297/9366/65198018ec1.jpghttp://img297.imageshack.us/img297/2930/89541043he3.jpg
http://img297.imageshack.us/img297/8395/66186753al9.jpghttp://img297.imageshack.us/img297/7053/82623317us8.jpg
http://img134.imageshack.us/img134/5396/11va5.jpg
Üçümüz Bir Diva'yla İkinci Programdan Görüntüler
http://img222.imageshack.us/img222/8174/14mo5.jpghttp://img110.imageshack.us/img110/705/10gb2.jpg
http://img110.imageshack.us/img110/2353/18im8.jpghttp://img110.imageshack.us/img110/2279/19zi5.jpg
http://img110.imageshack.us/img110/4182/20zn3.jpg
http://img177.imageshack.us/img177/7656/17jx4.jpghttp://img177.imageshack.us/img177/3917/12ho2.jpg
http://img222.imageshack.us/img222/6392/21te8.jpghttp://img222.imageshack.us/img222/6836/15ec0.jpg
http://img110.imageshack.us/img110/1033/16wb3.jpg
Üçümüz Bir Diva'yla Bayram Özel Programı...
20 Aralık Perşembe 22:00-canlı
Yapımcılığını D Productions’ ın, direktörlüğünü Ansı Elagöz’ ün, yönetmenliğini Tamer İpek’ in ve editöryal çalışmasını Vedat Özdemiroğlu’ nun yaptığı “ÜÇÜMÜZ BİR DİVA’YLA” bayramın ilk günü, sürprizlerle dolu bölümüyle Star’da!
Diva ve üç genç komedyen Yavuz Seçkin, Ceyhun Yılmaz ve Serkan BALBAL’ın bu hafta ki gündem yaratacak konuları;
- Hangi ünlümüze her gün bayramdır?
- İsmi en garip tatlımız?
- Kimin en acil bayramlık kıyafete ihtiyacı var?
- Bayramda hangi küskünler barışsın?
- Hollywood’dan uyarlanan en iyi filmimiz hangisidir?
- Bayramda kimin elinizi öpmeye gelmesini istemezsiniz?
- Enstrümanıyla en çok özdeşleşen şarkıcı?
Bu hafta programa Ali Şan, Nuri Alço ve Tanju Babacan katılıyor.
20 Aralık Perşembe 22:00-canlı
http://img222.imageshack.us/img222/2294/29112007123941cp3.jpg[/CENTER]
AB - BAROMETRE
20 ARALIK 2007 PERŞEMBE
S.NO PROGRAM ADI KAN. RT-A/B SH-A/B
1 PARMAKLIKLAR ARDINDA [NET] ATV 7,90 24,20
2 ORUMCEK ADAM (Y.S) [NET] KAND 5,90 19,40
3 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 5,20 20,50
4 CINLILER GELIYOR (T.S) [NET] KAND 5,00 16,00
5 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 4,50 17,70
6 STAR ANA HABER BULTENI [NET] STAR 4,00 15,60
7 AVRUPA YAKASI (TKR)-OPT [NET] ATV 3,80 19,10
8 HZ.YUSUF (Y.S) [NET] STAR 3,60 11,70
9 A1 KICKBOX SAMPIYONASI TURNUVASI [NET] SHOW 3,50 12,40
10 ACIK DENIZ (Y.S) [NET] ATV 3,30 13,90
11 KURTLAR VADISI TEROR (TKR) [NET] SHOW 3,30 10,90
12 DONGEL KARHANESI (T.S) [NET] ATV 3,20 16,70
13 ARKA SOKAKLAR (TKR) [NET] KAND 3,20 14,70
14 UCUMUZ BIR DIVA''YLA [NET] STAR 3,00 10,50
TOTAL
20 ARALIK 2007 PERŞEMBE
S.NO PROGRAM ADI KAN. RT-TOTAL INDIVIDU SH-TOTAL INDIVIDU
1 PARMAKLIKLAR ARDINDA [NET] ATV 8,10 22,60
2 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 7,40 22,90
3 ORUMCEK ADAM (Y.S) [NET] KAND 6,00 16,40
4 KURTLAR VADISI TEROR (TKR) [NET] SHOW 5,50 15,00
5 A1 KICKBOX SAMPIYONASI TURNUVASI [NET] SHOW 5,40 18,80
.
.
27 UCUMUZ BIR DIVA''YLA [NET] STAR 2,40 8,70
kaynak:ucankus
arkadaşlar duydunuz mu Bülent ERSOY bayram programında sahnede kaza geçirmiş az önce haberlerde gördüm star verdi elbisesinde büyük bir broş vardı sanırım o kasığına batmış ve damara denk gelmiş kanlar içinde hastaneye kalırılmış yanında eşi armağanda vardı. çok üzüldüm duyunca ama şükürler olsun şimdi sağlık durumu iyiymiş divamızın
Diva Bülent Ersoy Antalya da Konserinde Yaralandı.Çok Geçmiş Olsun.
Kaza öncesi ve sonrası görüntüler...
Diva konsere giderken...
http://img45.imageshack.us/img45/2866/0abb0.jpg
Sağlıklı başlayan konserden görüntüler
http://img45.imageshack.us/img45/3290/01jg8.jpg
http://img208.imageshack.us/img208/9632/025wf9.jpg
http://img45.imageshack.us/img45/9122/014zh3.jpg
http://img179.imageshack.us/img179/9310/09mc8.jpg
http://img209.imageshack.us/img209/6523/018rf0.jpg
http://img209.imageshack.us/img209/1859/017pe5.jpg
http://img179.imageshack.us/img179/5785/22jq2.jpg
http://img144.imageshack.us/img144/4273/06pg1.jpg
http://img144.imageshack.us/img144/8128/024vr8.jpg
http://img209.imageshack.us/img209/9964/021xc6.jpg
Diva Bülent Ersoy'un Yaralandığı Görüntüler...
http://img153.imageshack.us/img153/9893/7481642la3.jpg
http://img513.imageshack.us/img513/5986/0m01yy5.jpg
http://img160.imageshack.us/img160/4692/029uj4.jpg
http://img413.imageshack.us/img413/985/010ph0.jpg
http://img168.imageshack.us/img168/2691/26md5.jpg
http://img168.imageshack.us/img168/7417/20pr7.jpghttp://img411.imageshack.us/img411/6943/11ft2.jpg
http://img411.imageshack.us/img411/6264/66038246xz3.jpg
http://img413.imageshack.us/img413/6274/7480272cc4.jpg
GEÇMİŞ OLSUN DİVAM...
ya arkadaslar fahriye evcen katilmsi herhalde programa acaba onun resimlerini biri koyabilirmi izleyemedimde ben o gün programi
Büyük Usta Diva Bülent Ersoy Hanımefendiye çok geçmiş olsun.Allah nazardan esirgesin,Allah benden ömür alsın Diva'ya versin.
http://img183.imageshack.us/img183/9308/maazallah1cg4.jpg
Sevgili Diva,çok geçmiş olsun.Allah bizi sensiz bırakmasın.Bizleri bir daha korkutmaman dileklerimle.Seni Seviyoruz.
Ben ona(Diva'ya) hep Cesur Yürek derim.O bundan çok daha büyük ve ciddi kazalar atlattı.Onu sevenlerinin duası ve sevgisi her daim korur.GEÇMİŞ OLSUN.
Üçümüz Bir Diva'yla Bayram Özel Programına Armağan Uzun, Alişan, Oyuncu Sema Öztürk ve Modacı Tanju Babacan Konuk Oldular...
http://img507.imageshack.us/img507/9757/mzbirdivaylaceyhunylmazmj2.jpghttp://img296.imageshack.us/img296/4835/18695241yp3.jpg
http://img178.imageshack.us/img178/3241/51737307yt1.jpghttp://img178.imageshack.us/img178/5913/66286567yw8.jpg
http://img149.imageshack.us/img149/8086/76095362ul9.jpghttp://img149.imageshack.us/img149/666/13130512vb7.jpg
http://img296.imageshack.us/img296/2980/48817783xd8.jpghttp://img178.imageshack.us/img178/4606/33257008xr8.jpg
http://img178.imageshack.us/img178/7317/45410651yl8.jpghttp://img205.imageshack.us/img205/8748/10yc1.jpg
http://img527.imageshack.us/img527/1240/11jo4.jpghttp://img527.imageshack.us/img527/5094/12ho1.jpg
Ceyhun Yılmaz Diva'dan kaçarken...
http://img527.imageshack.us/img527/8440/13kn2.jpghttp://img527.imageshack.us/img527/4903/14dn7.jpg
Diva ve konuk Armağan eşsiz düet'i yaparlarken...
http://img527.imageshack.us/img527/5991/15ta3.jpghttp://img527.imageshack.us/img527/7917/17cn1.jpg
Diva ve Armağan'dan "Şarkılar seni söyler,dillerde nâme adın"
http://img527.imageshack.us/img527/155/18sb3.jpghttp://img527.imageshack.us/img527/4720/19fp3.jpg
http://img527.imageshack.us/img527/9112/20vz2.jpghttp://img527.imageshack.us/img527/904/ersoystardiva1dv5.jpg
Diva ve konuk Alişan sohbet ederlerken...
http://img527.imageshack.us/img527/4631/stardakisorujg6.jpghttp://img527.imageshack.us/img527/6578/alisanstar2hz5.jpg
Armağan uzunu istediği gibi kolunda sepet gibi taşısın onu meşhur edemeyecek çünkü o çıkarcı biri ve bizler öyle kişileri sevmeyiz
Armağan uzunu istediği gibi kolunda sepet gibi taşısın onu meşhur edemeyecek çünkü o çıkarcı biri ve bizler öyle kişileri sevmeyiz
Burası özel hayat tartışma platformu değil.Kaldıkı özel hayatı tartışmak 2000'li yıllarda biz aydın topluluklara yakışmayan bir davranış.Yanlız yaşamak Allah'a mahsustur.Kişiler hayatı paylaşmak için evlenirler,Diva'nın da yaptığı budur.Diva'nın ne şan'a nede şöhret'e ihtiyacı var.Çünkü Diva şöhretin en zirvesinde.Bulunduğu yerin daha yukarısı yok.Geçmişte Diva 15 yıl Birol Gürkanlı ile aile hayatı yaşamış Sn.Gürkanlı'nın bebeğini kendi çocuğu gibi görmüştür.Ogünle bugünün tek farkı bugün ne yazıkki basınımız çok fazla üzerinde duruyor ve olay farklı yerlere gidebiliyor.Armağan Uzun için söyleminize gelince,söylediğiniz gibi biriyse şayet bunu zaman gösterecektir.Ama bütün zengin kadınlarla evlenenler için zaten çıkar ilişkisi denir toplumumuzda.Gerçekten bir aşk'ın olabileceği hiç düşünülmez ve bir sürü yerli yersiz yorum yapılır.Bırakın da ünlü olsun,ünsüz olsun insanlar istediğini yaşasınlar.Bizleri ünlülerin özel hayatları değil,sesleri ve sanatları ilgilendirir.
Armağan uzunu istediği gibi kolunda sepet gibi taşısın onu meşhur edemeyecek çünkü o çıkarcı biri ve bizler öyle kişileri sevmeyiz
Burası özel hayat tartışma platformu değil.Kaldıkı özel hayatı tartışmak 2000'li yıllarda biz aydın topluluklara yakışmayan bir davranış.Yanlız yaşamak Allah'a mahsustur.Kişiler hayatı paylaşmak için evlenirler,Diva'nın da yaptığı budur.Diva'nın ne şan'a nede şöhret'e ihtiyacı var.Çünkü Diva şöhretin en zirvesinde.Bulunduğu yerin daha yukarısı yok.Geçmişte Diva 15 yıl Birol Gürkanlı ile aile hayatı yaşamış Sn.Gürkanlı'nın bebeğini kendi çocuğu gibi görmüştür.Ogünle bugünün tek farkı bugün ne yazıkki basınımız çok fazla üzerinde duruyor ve olay farklı yerlere gidebiliyor.Armağan Uzun için söyleminize gelince,söylediğiniz gibi biriyse şayet bunu zaman gösterecektir.Ama bütün zengin kadınlarla evlenenler için zaten çıkar ilişkisi denir toplumumuzda.Gerçekten bir aşk'ın olabileceği hiç düşünülmez ve bir sürü yerli yersiz yorum yapılır.Bırakın da ünlü olsun,ünsüz olsun insanlar istediğini yaşasınlar.Bizleri ünlülerin özel hayatları değil,sesleri ve sanatları ilgilendirir.
Sevgili Seyhan Hanım size aynen katılıyorum.Söylenebilecek en doğru sözleri yazmışsınız.Ünlülerin özel hayatlarıyla ilgilenmeyi bırakmalıyız artık toplum olarak.Sanatçının sanatıyla ilgilenmektir doğru olan.
arkadaşlar duydunuz mu Bülent ERSOY bayram programında sahnede kaza geçirmiş az önce haberlerde gördüm star verdi elbisesinde büyük bir broş vardı sanırım o kasığına batmış ve damara denk gelmiş kanlar içinde hastaneye kalırılmış yanında eşi armağanda vardı. çok üzüldüm duyunca ama şükürler olsun şimdi sağlık durumu iyiymiş divamızın
Bir Ebru Gündeş hayranının Diva için gösterdiği hassasiyet ve ilgi ancak ayakta alkışlanabilir.Bizde Ebru Gündeş'i çok severiz.Kaldıki Gündeş ve Diva da birbirini zaten çok severler.Tekrar teşekkürler...
ÜÇÜMÜZ BİR DİVA'DA BU HAFTA.
http://img182.imageshack.us/img182/1740/46616899cb7.png http://img182.imageshack.us/img182/7109/050if1.jpg
27 Aralık Perşembe 23:20-canlı
Yapımcılığını D Productions’ ın, direktörlüğünü Ansı Elagöz’ ün, yönetmenliğini Tamer İpek’ in ve editöryal çalışmasını Vedat Özdemiroğlu’ nun yaptığı “ÜÇÜMÜZ BİR DİVA’YLA” Star’da!
Diva ve üç genç komedyen Yavuz Seçkin, Ceyhun Yılmaz ve Serkan BALBAL’ın bu hafta ki gündem yaratacak konuları;
- Son assolist kimdir?
- Enstrümanıyla özdeşleşen müzisyen kimdir?
- Yılın en büyük atışması nedir?
- Hangi ünlümüze kız verirdiniz?
- Oğlunuza hangi kızı alırdınız?
- Estetiği en başarılı sanatçımız kimdir?
- Yılın sözü nedir?
- Yılın ihaneti hangisidir?
Bu hafta programa Oya Aydoğan ve Fatih Ürek katılıyor.
27 Aralık Perşembe 23:20-canlı
Mrtayfun'a tanıtım için teşekkürler.
http://img296.imageshack.us/img296/7712/01mm0.jpg
Üçümüz Bir Diva'da konuklar bu hafta süper ötesi.Diva Bülent Ersoy'un Oya Aydoğan'la yıllara dayanan çok sağlam bir dostlukları olduğunu bilmeyen yoktur sanırım,hele hele Diva ve Oya Aydoğan'ın samimi sohbetine de diyecek yok,tanık olanlar bilirler.Fatih Ürek'in sohbeti ise malum.Kısacası Diva Bülent Ersoy, Ceyhun Yılmaz, Serkan Balbal(Diva'nın Parlakçım'ı :)), Yavuz Seçkin, Oya Aydoğan ve Fatih Ürek birlikte bu hafta yine çok konuşulacak bir programa imza atacaklar.
http://img88.imageshack.us/img88/6066/29112007123941gr3.jpg
Bu hafta bu program günlerce konuşulur.Oya Aydoğan ve Fatih Ürek var.Konuklar iyi seçilmiş.
http://img88.imageshack.us/img88/5923/29112007123254yenitv9.jpg
Yasemin Özcan 28-12-07, 03:00 İş Ahlakı Meselesi
Bu geceki programda Sayın Ersoy başından geçen talihsiz hatta görünmez kaza diye tabir edebileceğimiz mesele ile ilgili ağzı laf yapan efradın hadlerini bilmez yorumlarına cevap verdi.Haliyle biraz dolu idi.Ben şahsen o yorumların hiçbirini dinlememiş idim; ancak öğrendiğimde de pek de şaşırmadım.Hep söylerim:Bu memlekette sayıları hiç de azımsanmayacak nisbette “Fahri Ersoy Muhalifliği”ne soyunmuş bir beyin takımı var ki gayretleri bu takımın ismini lekeler ve hiçler nitelikte.Malumunuz beyin takımından yaratıcı üretici ve faydalı fkirlerin ortaya çıkması beklenirken bu fahri ersoy muhalifleri, yemeden, içmeden, yılmadan, usanmadan Sayın Ersoy ile ilgili bilfiil menfi yorum üretme faaliyetindeler.Bu meselenin nedenini niçinini anlamak biz Ersoy severler için hiç de zor değil; lakin tahammül hudutlarımızı taşıran bu arızalı yaklaşımları görmekten biz yorulduk; kendileri icraatlarında yorulmadılar.Nasıl iştir ne gayrettir ne sebattır bu ki, Bülent Ersoy hapşırsa bunların uykuları kaçıyor, iki kahkaha atsa, “ yaptık ettik , gene de bana mısın demiyor, keyfi yerinde” diyorlar ve bu sinir bozukluğu ile yeni senaryolar üretmek için zannederiz daha da kamçılanıyorlar.İnsanın gönül gözünü katarakt bağlamışsa yapacak bir şey elbette yoktur.Herkesin gönlü de gönlünün olan ya da olmayan gözü de kendine ama, bu hasetlik niye? Niyesi belli:Bu, kendini dahi doğru dürüst tanımayan, ne istediğini, niçin varolduğunu ya da, aslında ne şekilde bir hayat sürmek istediğini dahi bilemeyen, yahud bilse de bunu hayata geçirebilmek için kişilik sahibi bir birey olabilmeyi bir türlü becerememiş yığınlardan müteşekkil toplumuzda, genel geçere güya birşekilde bu kadar farklı durabilen, tabuları yıkarcasına varlık mücadelesi verip o mücadeleden zaferle çıkabilen, ayrıcalıklı bahşedilmiş sesini eğitim techizatı ile de donatıp hayatını idame yolunda altın bileziğini de koluna takabilen ve hepsinden de önemlisi kendisi ile son derece barışık, şahsiyet sahibi duruşuyla meydan okuyan müdanasız hayat duruşu ile benlik duygusunun altını kalın kalın çizebilen bir Bülent Ersoy var milletin gözü önünde.Rahatsız olunan işte budur.Bülent Hanım varoluş biçimi ile, “biz” duygusundan “ben”e geçebilmiş, ne istiyorsa onu dile getirebilmiş, bilek hakkı ve yürek gücü ile aşılmazları aşılır kılmış, bu uğurda şahsiyetinden bir dem ödün vermemiş bir insanken, sormaz mı yığınlar kendilerine: “yahu biz bu küçük dünyamızda beğendiğimizin beğenmediğimizin, yediğimizin içtiğimizin giydiğimizin, sevdiğimizin , nefret ettiğimizin, yaşadığımız aşkın, ettiğimiz dedikodunun velhasıllı kelam bize dair genelin gözünde kritik edilebilir ne varsa arkasında duramıyoruz da , bu kadın nasıl bu kadar meydan okurcasına başı dik durabiliyor? diye sormaz mı…Bu kadar uzun ve daha da rahatlıkla uzatılıp dillendirilebilecek bir sorunun belki bilinç düzeyinde irdelenmesi sorgulanması sözkonusu değil; amma velakin işin aslı, bilinçlerin altında yatan esas can alıcı nokta işte budur.Evliliğinde dahi, “kime ne” vaziyetindeki insanların fikir beyan ederlerken asıl uykularını kaçıran mevzu, işin şahdamarı budur:Ne Armağan Bey’in yaşı- aralarındaki yaş farkı- ne de Armağan Bey’in Bülent Hanım’a hislerinin hakikatinin sorgulanmasıdır konu.Sadece ve sadece Bülent Ersoy cephesi penceresi orijinlidir bu karın ağrıları:Bülent Hanım nasıl oluyor da hiç çekinmeden , bu kadar cesurca sevgisinin arkasında durabiliyor-işte o bütün güya aykırılıklara rağmen-.Yüzlerce şöhretin ya da milyonlarca şöhret olmayan toplumdan normal vatandaşın yaptığı gibi saklanıp, gizliden ilişkisini götürüp kimseleri karşısına almadan yürütmek var iken, hem aşkına sahip çıkıp bi de üstüne nikah basabiliyor…Bütün tantana buradan kopmaktadır.Bizlere bahşedilmiş bu süresi dahi meçhul ömür yolculuğumuzun gelip geçiciliğini her dem hissederek , sonuna kadar herşeyi tutkusuyla, riski ile yaşamayı seçebilen bir gönül insanı olduğu için fahri ersoy muhaliflerine fazladan mesai çıkmıştır son dönemlerde. “Ertelemeyin hayatı!” derler ya hep…Hani hemen herkes birbirine bu türden nasihatleri içeren mailler öğretici yazılar gönderirler ya, hani hemen çoğumuz o yazıları okurken “yaa, ne kadar doğru, anı yaşamalı, hayat gelip geçici, neleri dertlenip yaşıyoruz, aşkımızdan kaçıyoruz, “sağ sol ne der”e göre yaşıyoruz” der dururuz ve o gelen yazıları kendi eş dostumuzla paylaşırız ya pür telaş…Mühim olan o felsefeyi hayat geçirebilmek yani uygulayabilmektir.Bunu yapabilmek yürek ister, kendine güven ister, kişilik sahibi olup sürü psikolojisinden çıkabilmiş birey olabilmeyi ister; tutku insanı olmayı hatta hayatı biraz sanat gibi yaşayabilme yetisine sahip olmayı gerektir.Bunu yapamayan kalabalıkların büyük bir kısmı da yapabilen azınlığa çamur atmaya çalışarak kendi ertelenmiş yaşamlarına, bu “başkasına kir atma oyuncağı” ile meşgul olarak bir perde çekmek isterler.Aynadır çünkü o yürekli azınlık, meydan okuyan ve dişi tırnağı ile kendi istediği yaşamı sürdürebilen cesur yüreklerdir onlar.Hayat seyircisi değil hayat aktör ya da aktristi olmak lazım gelir aslında…İşte Bülent Hanım bu vasfıyla, yani kişiliği ve varoluş duruşu ile kalabalıkları rahatsız etmektedir.Aksi halde bu kadar patırtı kopabilir mi?O ne giyse ne yese ne söylese ne yaşasa gayr-ı samimi oluyor.Allah muhafaza , başına bir hal gelse ölümlerden dönse- açıkça yazmaya elim gitmedi, günün birinde bizleri ebediyen terk etse- yine rol diyecekler, reklam diyecekler …İş o raddeye geldi.
Bu geceki programda işin başka ve çok reel olan boyutuna da kendisi değindi Sayın Ersoy:2006 Nisan ayından beri, yani Diva’nın ekranlara jet hızla dönüşünden beri-Pop Star’la başlayan bu gündem yolculuğunda çekememezlikler ayyuka çıktı.Tek tek sıralamaya gerek yok ama, ne 30 sene evvelki nişanlanma safsatalarını bıraktılar, ne Hepatit –C hikayelerini ne de yok çocuk aldırma yok eski eşi ve onu annesi F. Adler’in başrol oynadığı tek bölümlük reyting yapamadığı için derhal yayından kaldırılan dizi işler…Bu senaryoların, kurgusu oyuncuları rejisörü filan belli bu senaryoların haricinde , hariçten gazel okuyan onlarca kişi de şahsi olarak polemiğe girmeye çalışmadılar mı?(Gönül Yazar’dan M.Topaloğlu’na, A. Şenses’ten İ.Tatlıses'e…)
Çook uzattım ama son olarak da işte bu gece Yavuz Seçkin hamle yaptı.Birkaç hafta magazinlerde döner durur ismi artık; gözü aydın.Birşeylerden rahatsız dahi olsa iş ahlakına sahip olsaydı, program sonunu ya da hiç olmadı reklam arasını bekleyebilirdi.Bunu yapmaması zaten art niyetli bir nüvesi olduğunu gösteriyor.Profesyonellik bunu gerektirirdi. “Birşey söyleyebilir miyim “ deyip söz alıp dikkatleri üzerine toplama maksadı ile hamle yapması o yukarıdan beri bahsettiğim kalabalıklar nazarında alkış alabilir belki; ama sağduyulu insanlar için bu sadece bir ayıptır.Orada ekip olarak bulunuyor iseniz, o işe imza atmış iseniz, o programı bitirmek iş ahlakınızın gereği idir.Sonrasında çekip gidebilir, bir sonraki haftaya yok olabilirsiniz.Bunun ötesi ise sadece ve sadece, o yapmaya çalıştığınız ve ne kadar muvaffak olabildiğiniz meçhul olan tek kişilik gösteridir.Şimdi de biraz o konuşur mikrofonlara, dizisi biraz fazla seyredilir belki.Bülent reyting için bulunmaz bir kaymaktır.Anlık parıltılar için ilk müracaat adresi O’nun ismidir hep.İsmini zikrettiğiniz anda kameralar döner size.Ama gerçek starların ışığı hiç sönmez ve başları da hiiç eğilmez.Ne dedi Sayın Ersoy: “Gitmek isteyen kapının yolunu biliyor…” Bir ekip çalışmasında elbetteki münferit rahatsızlıklar hasıl olabilir, anlaşmazlıklar olabilir.Kimse için "yüzde yüz kusursuzdur" denemez-Bu Sevgili Bülent Ersoy olsa dahi böyledir.Ancak terbiye ve iş ahlakı ise bambaşka birşeydir.”Kol kırılır yen içinde kalır” ı düstur edinemeyen bir kimse ise, sadece “sovmen” olur.Halbuki önce insan sonra sovmen, star ya da doktor olunabilmesi makbuldür.Bakınız Bülent tek kelam etmedi, her zamanki gibi başı dik müdanasız vaziyette diğer iki Beye: “siz de rahatsız iseniz ben sizi müşkil durumda bırakmayayım, kendim tek başıma yürütebilirim “ dedi sadece.İşte kısa vadede kar maksatlı yapılan hamleler gol ümidi ile ortaya konsa da , akl-ı selimin nazarında bu kendi kalenize atılmış bir golden başka bir şey değildir.Bugün Türkiye hudutları dahilinde “Bülent şöhreti”nin daha üst bir zirvesi yoktur. Bu program külliyen de iptal edilse ne şöhret babında ne maddi anlamda O’na nokta kadar zeval getirmez.Ne demişti: “Giden kapının yerini biliyor…”
TELE - BAROMETRE
HEDEF KİTLE : A/B
27 ARALIK 2007 PERŞEMBE
NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
1 KURTLAR VADISI PUSU [NET] SHOW 11,70 26,40
2 PARMAKLIKLAR ARDINDA [NET] ATV 11,00 26,60
3 ANNEM [NET] KAND 10,10 24,60
4 KAVAK YELLERI [NET] KAND 9,40 21,70
5 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 8,20 24,20
6 SINEKLI BAKKAL [NET] ATV 6,80 16,00
7 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,70 19,80
8 SPOR GUNDEMI KAND 5,70 15,40
9 KURTLAR VADISI PUSU (OZET) [NET] SHOW 5,10 12,40
10 TATLI BELA ''FADIME'' [NET] STAR 5,00 11,80
11 AVRUPA YAKASI (TKR)-OPT [NET] ATV 4,90 20,00
12 ARKA SOKAKLAR (TKR) [NET] KAND 4,80 17,70
13 STAR ANA HABER BULTENI [NET] STAR 4,70 13,90
14 KANAL 7 HABER SAATI [NET] KAN7 3,50 11,10
15 ATV SPOR HABERLERI ATV 3,50 9,40
16 BEZ BEBEK [NET] FOX 3,40 7,90
17 DOSTA DOGRU [NET] STAR 3,30 7,30
18 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 3,20 9,50
19 TEK TURKIYE [NET] STV 3,10 7,60
20 UCAN KUS [NET] SHOW 3,00 12,70
21 BIZIM EVIN HALLERI [NET] K1 2,80 10,60
22 UCUMUZ BIR DIVA''YLA [NET] STAR 2,70 11,40
TOTAL
27 ARALIK 2007 PERŞEMBE
NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
1 KURTLAR VADISI PUSU [NET] SHOW 14,10 32,10
2 PARMAKLIKLAR ARDINDA [NET] ATV 8,70 22,30
3 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 8,60 22,60
4 KAVAK YELLERI [NET] KAND 8,00 17,80
5 TEK TURKIYE [NET] STV 7,40 17,00
6 ANNEM [NET] KAND 7,30 18,80
7 ARKA SOKAKLAR (TKR) [NET] KAND 7,20 22,60
8 KURTLAR VADISI PUSU (OZET) [NET] SHOW 6,40 14,60
9 TATLI BELA ''FADIME'' [NET] STAR 5,90 13,30
.
.
36 UCUMUZ BIR DIVA''YLA [NET] STAR 2,00 9,30
kaynak:ucankus
İş Ahlakı Meselesi
Bu geceki programda Sayın Ersoy başından geçen talihsiz hatta görünmez kaza diye tabir edebileceğimiz mesele ile ilgili ağzı laf yapan efradın hadlerini bilmez yorumlarına cevap verdi.Haliyle biraz dolu idi.Ben şahsen o yorumların hiçbirini dinlememiş idim; ancak öğrendiğimde de pek de şaşırmadım.Hep söylerim:Bu memlekette sayıları hiç de azımsanmayacak nisbette “Fahri Ersoy Muhalifliği”ne soyunmuş bir beyin takımı var ki gayretleri bu takımın ismini lekeler ve hiçler nitelikte.Malumunuz beyin takımından yaratıcı üretici ve faydalı fkirlerin ortaya çıkması beklenirken bu fahri ersoy muhalifleri, yemeden, içmeden, yılmadan, usanmadan Sayın Ersoy ile ilgili bilfiil menfi yorum üretme faaliyetindeler.Bu meselenin nedenini niçinini anlamak biz Ersoy severler için hiç de zor değil; lakin tahammül hudutlarımızı taşıran bu arızalı yaklaşımları görmekten biz yorulduk; kendileri icraatlarında yorulmadılar.Nasıl iştir ne gayrettir ne sebattır bu ki, Bülent Ersoy hapşırsa bunların uykuları kaçıyor, iki kahkaha atsa, “ yaptık ettik , gene de bana mısın demiyor, keyfi yerinde” diyorlar ve bu sinir bozukluğu ile yeni senaryolar üretmek için zannederiz daha da kamçılanıyorlar.İnsanın gönül gözünü katarakt bağlamışsa yapacak bir şey elbette yoktur.Herkesin gönlü de gönlünün olan ya da olmayan gözü de kendine ama, bu hasetlik niye? Niyesi belli:Bu, kendini dahi doğru dürüst tanımayan, ne istediğini, niçin varolduğunu ya da, aslında ne şekilde bir hayat sürmek istediğini dahi bilemeyen, yahud bilse de bunu hayata geçirebilmek için kişilik sahibi bir birey olabilmeyi bir türlü becerememiş yığınlardan müteşekkil toplumuzda, genel geçere güya birşekilde bu kadar farklı durabilen, tabuları yıkarcasına varlık mücadelesi verip o mücadeleden zaferle çıkabilen, ayrıcalıklı bahşedilmiş sesini eğitim techizatı ile de donatıp hayatını idame yolunda altın bileziğini de koluna takabilen ve hepsinden de önemlisi kendisi ile son derece barışık, şahsiyet sahibi duruşuyla meydan okuyan müdanasız hayat duruşu ile benlik duygusunun altını kalın kalın çizebilen bir Bülent Ersoy var milletin gözü önünde.Rahatsız olunan işte budur.Bülent Hanım varoluş biçimi ile, “biz” duygusundan “ben”e geçebilmiş, ne istiyorsa onu dile getirebilmiş, bilek hakkı ve yürek gücü ile aşılmazları aşılır kılmış, bu uğurda şahsiyetinden bir dem ödün vermemiş bir insanken, sormaz mı yığınlar kendilerine: “yahu biz bu küçük dünyamızda beğendiğimizin beğenmediğimizin, yediğimizin içtiğimizin giydiğimizin, sevdiğimizin , nefret ettiğimizin, yaşadığımız aşkın, ettiğimiz dedikodunun velhasıllı kelam bize dair genelin gözünde kritik edilebilir ne varsa arkasında duramıyoruz da , bu kadın nasıl bu kadar meydan okurcasına başı dik durabiliyor? diye sormaz mı…Bu kadar uzun ve daha da rahatlıkla uzatılıp dillendirilebilecek bir sorunun belki bilinç düzeyinde irdelenmesi sorgulanması sözkonusu değil; amma velakin işin aslı, bilinçlerin altında yatan esas can alıcı nokta işte budur.Evliliğinde dahi, “kime ne” vaziyetindeki insanların fikir beyan ederlerken asıl uykularını kaçıran mevzu, işin şahdamarı budur:Ne Armağan Bey’in yaşı- aralarındaki yaş farkı- ne de Armağan Bey’in Bülent Hanım’a hislerinin hakikatinin sorgulanmasıdır konu.Sadece ve sadece Bülent Ersoy cephesi penceresi orijinlidir bu karın ağrıları:Bülent Hanım nasıl oluyor da hiç çekinmeden , bu kadar cesurca sevgisinin arkasında durabiliyor-işte o bütün güya aykırılıklara rağmen-.Yüzlerce şöhretin ya da milyonlarca şöhret olmayan toplumdan normal vatandaşın yaptığı gibi saklanıp, gizliden ilişkisini götürüp kimseleri karşısına almadan yürütmek var iken, hem aşkına sahip çıkıp bi de üstüne nikah basabiliyor…Bütün tantana buradan kopmaktadır.Bizlere bahşedilmiş bu süresi dahi meçhul ömür yolculuğumuzun gelip geçiciliğini her dem hissederek , sonuna kadar herşeyi tutkusuyla, riski ile yaşamayı seçebilen bir gönül insanı olduğu için fahri ersoy muhaliflerine fazladan mesai çıkmıştır son dönemlerde. “Ertelemeyin hayatı!” derler ya hep…Hani hemen herkes birbirine bu türden nasihatleri içeren mailler öğretici yazılar gönderirler ya, hani hemen çoğumuz o yazıları okurken “yaa, ne kadar doğru, anı yaşamalı, hayat gelip geçici, neleri dertlenip yaşıyoruz, aşkımızdan kaçıyoruz, “sağ sol ne der”e göre yaşıyoruz” der dururuz ve o gelen yazıları kendi eş dostumuzla paylaşırız ya pür telaş…Mühim olan o felsefeyi hayat geçirebilmek yani uygulayabilmektir.Bunu yapabilmek yürek ister, kendine güven ister, kişilik sahibi olup sürü psikolojisinden çıkabilmiş birey olabilmeyi ister; tutku insanı olmayı hatta hayatı biraz sanat gibi yaşayabilme yetisine sahip olmayı gerektir.Bunu yapamayan kalabalıkların büyük bir kısmı da yapabilen azınlığa çamur atmaya çalışarak kendi ertelenmiş yaşamlarına, bu “başkasına kir atma oyuncağı” ile meşgul olarak bir perde çekmek isterler.Aynadır çünkü o yürekli azınlık, meydan okuyan ve dişi tırnağı ile kendi istediği yaşamı sürdürebilen cesur yüreklerdir onlar.Hayat seyircisi değil hayat aktör ya da aktristi olmak lazım gelir aslında…İşte Bülent Hanım bu vasfıyla, yani kişiliği ve varoluş duruşu ile kalabalıkları rahatsız etmektedir.Aksi halde bu kadar patırtı kopabilir mi?O ne giyse ne yese ne söylese ne yaşasa gayr-ı samimi oluyor.Allah muhafaza , başına bir hal gelse ölümlerden dönse- açıkça yazmaya elim gitmedi, günün birinde bizleri ebediyen terk etse- yine rol diyecekler, reklam diyecekler …İş o raddeye geldi.
Bu geceki programda işin başka ve çok reel olan boyutuna da kendisi değindi Sayın Ersoy:2006 Nisan ayından beri, yani Diva’nın ekranlara jet hızla dönüşünden beri-Pop Star’la başlayan bu gündem yolculuğunda çekememezlikler ayyuka çıktı.Tek tek sıralamaya gerek yok ama, ne 30 sene evvelki nişanlanma safsatalarını bıraktılar, ne Hepatit –C hikayelerini ne de yok çocuk aldırma yok eski eşi ve onu annesi F. Adler’in başrol oynadığı tek bölümlük reyting yapamadığı için derhal yayından kaldırılan dizi işler…Bu senaryoların, kurgusu oyuncuları rejisörü filan belli bu senaryoların haricinde , hariçten gazel okuyan onlarca kişi de şahsi olarak polemiğe girmeye çalışmadılar mı?(Gönül Yazar’dan M.Topaloğlu’na, A. Şenses’ten İ.Tatlıses'e…)
Çook uzattım ama son olarak da işte bu gece Yavuz Seçkin hamle yaptı.Birkaç hafta magazinlerde döner durur ismi artık; gözü aydın.Birşeylerden rahatsız dahi olsa iş ahlakına sahip olsaydı, program sonunu ya da hiç olmadı reklam arasını bekleyebilirdi.Bunu yapmaması zaten art niyetli bir nüvesi olduğunu gösteriyor.Profesyonellik bunu gerektirirdi. “Birşey söyleyebilir miyim “ deyip söz alıp dikkatleri üzerine toplama maksadı ile hamle yapması o yukarıdan beri bahsettiğim kalabalıklar nazarında alkış alabilir belki; ama sağduyulu insanlar için bu sadece bir ayıptır.Orada ekip olarak bulunuyor iseniz, o işe imza atmış iseniz, o programı bitirmek iş ahlakınızın gereği idir.Sonrasında çekip gidebilir, bir sonraki haftaya yok olabilirsiniz.Bunun ötesi ise sadece ve sadece, o yapmaya çalıştığınız ve ne kadar muvaffak olabildiğiniz meçhul olan tek kişilik gösteridir.Şimdi de biraz o konuşur mikrofonlara, dizisi biraz fazla seyredilir belki.Bülent reyting için bulunmaz bir kaymaktır.Anlık parıltılar için ilk müracaat adresi O’nun ismidir hep.İsmini zikrettiğiniz anda kameralar döner size.Ama gerçek starların ışığı hiç sönmez ve başları da hiiç eğilmez.Ne dedi Sayın Ersoy: “Gitmek isteyen kapının yolunu biliyor…” Bir ekip çalışmasında elbetteki münferit rahatsızlıklar hasıl olabilir, anlaşmazlıklar olabilir.Kimse için "yüzde yüz kusursuzdur" denemez-Bu Sevgili Bülent Ersoy olsa dahi böyledir.Ancak terbiye ve iş ahlakı ise bambaşka birşeydir.”Kol kırılır yen içinde kalır” ı düstur edinemeyen bir kimse ise, sadece “sovmen” olur.Halbuki önce insan sonra sovmen, star ya da doktor olunabilmesi makbuldür.Bakınız Bülent tek kelam etmedi, her zamanki gibi başı dik müdanasız vaziyette diğer iki Beye: “siz de rahatsız iseniz ben sizi müşkil durumda bırakmayayım, kendim tek başıma yürütebilirim “ dedi sadece.İşte kısa vadede kar maksatlı yapılan hamleler gol ümidi ile ortaya konsa da , akl-ı selimin nazarında bu kendi kalenize atılmış bir golden başka bir şey değildir.Bugün Türkiye hudutları dahilinde “Bülent şöhreti”nin daha üst bir zirvesi yoktur. Bu program külliyen de iptal edilse ne şöhret babında ne maddi anlamda O’na nokta kadar zeval getirmez.Ne demişti: “Giden kapının yerini biliyor…”
Yasemin Hanım,doğrucu kaleminiz için sizi tebrik ederim.Divamızı günah keçisi haline getirdiler.Şöhret olmak isteyen sizinde belirtiğiniz gibi Divamıza sataşıp duruyor.Bunun örnekleri çok,örnekleride devam edecek.
İş Ahlakı Meselesi
Bu geceki programda Sayın Ersoy başından geçen talihsiz hatta görünmez kaza diye tabir edebileceğimiz mesele ile ilgili ağzı laf yapan efradın hadlerini bilmez yorumlarına cevap verdi.Haliyle biraz dolu idi.Ben şahsen o yorumların hiçbirini dinlememiş idim; ancak öğrendiğimde de pek de şaşırmadım.Hep söylerim:Bu memlekette sayıları hiç de azımsanmayacak nisbette “Fahri Ersoy Muhalifliği”ne soyunmuş bir beyin takımı var ki gayretleri bu takımın ismini lekeler ve hiçler nitelikte.Malumunuz beyin takımından yaratıcı üretici ve faydalı fkirlerin ortaya çıkması beklenirken bu fahri ersoy muhalifleri, yemeden, içmeden, yılmadan, usanmadan Sayın Ersoy ile ilgili bilfiil menfi yorum üretme faaliyetindeler.Bu meselenin nedenini niçinini anlamak biz Ersoy severler için hiç de zor değil; lakin tahammül hudutlarımızı taşıran bu arızalı yaklaşımları görmekten biz yorulduk; kendileri icraatlarında yorulmadılar.Nasıl iştir ne gayrettir ne sebattır bu ki, Bülent Ersoy hapşırsa bunların uykuları kaçıyor, iki kahkaha atsa, “ yaptık ettik , gene de bana mısın demiyor, keyfi yerinde” diyorlar ve bu sinir bozukluğu ile yeni senaryolar üretmek için zannederiz daha da kamçılanıyorlar.İnsanın gönül gözünü katarakt bağlamışsa yapacak bir şey elbette yoktur.Herkesin gönlü de gönlünün olan ya da olmayan gözü de kendine ama, bu hasetlik niye? Niyesi belli:Bu, kendini dahi doğru dürüst tanımayan, ne istediğini, niçin varolduğunu ya da, aslında ne şekilde bir hayat sürmek istediğini dahi bilemeyen, yahud bilse de bunu hayata geçirebilmek için kişilik sahibi bir birey olabilmeyi bir türlü becerememiş yığınlardan müteşekkil toplumuzda, genel geçere güya birşekilde bu kadar farklı durabilen, tabuları yıkarcasına varlık mücadelesi verip o mücadeleden zaferle çıkabilen, ayrıcalıklı bahşedilmiş sesini eğitim techizatı ile de donatıp hayatını idame yolunda altın bileziğini de koluna takabilen ve hepsinden de önemlisi kendisi ile son derece barışık, şahsiyet sahibi duruşuyla meydan okuyan müdanasız hayat duruşu ile benlik duygusunun altını kalın kalın çizebilen bir Bülent Ersoy var milletin gözü önünde.Rahatsız olunan işte budur.Bülent Hanım varoluş biçimi ile, “biz” duygusundan “ben”e geçebilmiş, ne istiyorsa onu dile getirebilmiş, bilek hakkı ve yürek gücü ile aşılmazları aşılır kılmış, bu uğurda şahsiyetinden bir dem ödün vermemiş bir insanken, sormaz mı yığınlar kendilerine: “yahu biz bu küçük dünyamızda beğendiğimizin beğenmediğimizin, yediğimizin içtiğimizin giydiğimizin, sevdiğimizin , nefret ettiğimizin, yaşadığımız aşkın, ettiğimiz dedikodunun velhasıllı kelam bize dair genelin gözünde kritik edilebilir ne varsa arkasında duramıyoruz da , bu kadın nasıl bu kadar meydan okurcasına başı dik durabiliyor? diye sormaz mı…Bu kadar uzun ve daha da rahatlıkla uzatılıp dillendirilebilecek bir sorunun belki bilinç düzeyinde irdelenmesi sorgulanması sözkonusu değil; amma velakin işin aslı, bilinçlerin altında yatan esas can alıcı nokta işte budur.Evliliğinde dahi, “kime ne” vaziyetindeki insanların fikir beyan ederlerken asıl uykularını kaçıran mevzu, işin şahdamarı budur:Ne Armağan Bey’in yaşı- aralarındaki yaş farkı- ne de Armağan Bey’in Bülent Hanım’a hislerinin hakikatinin sorgulanmasıdır konu.Sadece ve sadece Bülent Ersoy cephesi penceresi orijinlidir bu karın ağrıları:Bülent Hanım nasıl oluyor da hiç çekinmeden , bu kadar cesurca sevgisinin arkasında durabiliyor-işte o bütün güya aykırılıklara rağmen-.Yüzlerce şöhretin ya da milyonlarca şöhret olmayan toplumdan normal vatandaşın yaptığı gibi saklanıp, gizliden ilişkisini götürüp kimseleri karşısına almadan yürütmek var iken, hem aşkına sahip çıkıp bi de üstüne nikah basabiliyor…Bütün tantana buradan kopmaktadır.Bizlere bahşedilmiş bu süresi dahi meçhul ömür yolculuğumuzun gelip geçiciliğini her dem hissederek , sonuna kadar herşeyi tutkusuyla, riski ile yaşamayı seçebilen bir gönül insanı olduğu için fahri ersoy muhaliflerine fazladan mesai çıkmıştır son dönemlerde. “Ertelemeyin hayatı!” derler ya hep…Hani hemen herkes birbirine bu türden nasihatleri içeren mailler öğretici yazılar gönderirler ya, hani hemen çoğumuz o yazıları okurken “yaa, ne kadar doğru, anı yaşamalı, hayat gelip geçici, neleri dertlenip yaşıyoruz, aşkımızdan kaçıyoruz, “sağ sol ne der”e göre yaşıyoruz” der dururuz ve o gelen yazıları kendi eş dostumuzla paylaşırız ya pür telaş…Mühim olan o felsefeyi hayat geçirebilmek yani uygulayabilmektir.Bunu yapabilmek yürek ister, kendine güven ister, kişilik sahibi olup sürü psikolojisinden çıkabilmiş birey olabilmeyi ister; tutku insanı olmayı hatta hayatı biraz sanat gibi yaşayabilme yetisine sahip olmayı gerektir.Bunu yapamayan kalabalıkların büyük bir kısmı da yapabilen azınlığa çamur atmaya çalışarak kendi ertelenmiş yaşamlarına, bu “başkasına kir atma oyuncağı” ile meşgul olarak bir perde çekmek isterler.Aynadır çünkü o yürekli azınlık, meydan okuyan ve dişi tırnağı ile kendi istediği yaşamı sürdürebilen cesur yüreklerdir onlar.Hayat seyircisi değil hayat aktör ya da aktristi olmak lazım gelir aslında…İşte Bülent Hanım bu vasfıyla, yani kişiliği ve varoluş duruşu ile kalabalıkları rahatsız etmektedir.Aksi halde bu kadar patırtı kopabilir mi?O ne giyse ne yese ne söylese ne yaşasa gayr-ı samimi oluyor.Allah muhafaza , başına bir hal gelse ölümlerden dönse- açıkça yazmaya elim gitmedi, günün birinde bizleri ebediyen terk etse- yine rol diyecekler, reklam diyecekler …İş o raddeye geldi.
Bu geceki programda işin başka ve çok reel olan boyutuna da kendisi değindi Sayın Ersoy:2006 Nisan ayından beri, yani Diva’nın ekranlara jet hızla dönüşünden beri-Pop Star’la başlayan bu gündem yolculuğunda çekememezlikler ayyuka çıktı.Tek tek sıralamaya gerek yok ama, ne 30 sene evvelki nişanlanma safsatalarını bıraktılar, ne Hepatit –C hikayelerini ne de yok çocuk aldırma yok eski eşi ve onu annesi F. Adler’in başrol oynadığı tek bölümlük reyting yapamadığı için derhal yayından kaldırılan dizi işler…Bu senaryoların, kurgusu oyuncuları rejisörü filan belli bu senaryoların haricinde , hariçten gazel okuyan onlarca kişi de şahsi olarak polemiğe girmeye çalışmadılar mı?(Gönül Yazar’dan M.Topaloğlu’na, A. Şenses’ten İ.Tatlıses'e…)
Çook uzattım ama son olarak da işte bu gece Yavuz Seçkin hamle yaptı.Birkaç hafta magazinlerde döner durur ismi artık; gözü aydın.Birşeylerden rahatsız dahi olsa iş ahlakına sahip olsaydı, program sonunu ya da hiç olmadı reklam arasını bekleyebilirdi.Bunu yapmaması zaten art niyetli bir nüvesi olduğunu gösteriyor.Profesyonellik bunu gerektirirdi. “Birşey söyleyebilir miyim “ deyip söz alıp dikkatleri üzerine toplama maksadı ile hamle yapması o yukarıdan beri bahsettiğim kalabalıklar nazarında alkış alabilir belki; ama sağduyulu insanlar için bu sadece bir ayıptır.Orada ekip olarak bulunuyor iseniz, o işe imza atmış iseniz, o programı bitirmek iş ahlakınızın gereği idir.Sonrasında çekip gidebilir, bir sonraki haftaya yok olabilirsiniz.Bunun ötesi ise sadece ve sadece, o yapmaya çalıştığınız ve ne kadar muvaffak olabildiğiniz meçhul olan tek kişilik gösteridir.Şimdi de biraz o konuşur mikrofonlara, dizisi biraz fazla seyredilir belki.Bülent reyting için bulunmaz bir kaymaktır.Anlık parıltılar için ilk müracaat adresi O’nun ismidir hep.İsmini zikrettiğiniz anda kameralar döner size.Ama gerçek starların ışığı hiç sönmez ve başları da hiiç eğilmez.Ne dedi Sayın Ersoy: “Gitmek isteyen kapının yolunu biliyor…” Bir ekip çalışmasında elbetteki münferit rahatsızlıklar hasıl olabilir, anlaşmazlıklar olabilir.Kimse için "yüzde yüz kusursuzdur" denemez-Bu Sevgili Bülent Ersoy olsa dahi böyledir.Ancak terbiye ve iş ahlakı ise bambaşka birşeydir.”Kol kırılır yen içinde kalır” ı düstur edinemeyen bir kimse ise, sadece “sovmen” olur.Halbuki önce insan sonra sovmen, star ya da doktor olunabilmesi makbuldür.Bakınız Bülent tek kelam etmedi, her zamanki gibi başı dik müdanasız vaziyette diğer iki Beye: “siz de rahatsız iseniz ben sizi müşkil durumda bırakmayayım, kendim tek başıma yürütebilirim “ dedi sadece.İşte kısa vadede kar maksatlı yapılan hamleler gol ümidi ile ortaya konsa da , akl-ı selimin nazarında bu kendi kalenize atılmış bir golden başka bir şey değildir.Bugün Türkiye hudutları dahilinde “Bülent şöhreti”nin daha üst bir zirvesi yoktur. Bu program külliyen de iptal edilse ne şöhret babında ne maddi anlamda O’na nokta kadar zeval getirmez.Ne demişti: “Giden kapının yerini biliyor…”
Sevgili Yasemin Hanım,tüm gerçekleri söylemlerinizle öylesine güzel belirmişsinizki,bunun üzerine söylenecek bir şey kalmamış.
Medyafaresi reyting analizinde yazdı!!! Üçümüz bir Diva'yla yayından kalktı!
Star'da bin bir umutla başlayan bir program daha ömrünü tamamlayamadı. Medyafaresi, Cuma günü yayınladığı reytinglerde programın sonunu önceden yazmıştı...
Star TV yönetimi, Bülent Ersoy ve Yavuz Seçkin, Serkan Balbal, Ceyhun Yılmaz ve Bülent Ersoy'un birlikte sundukları "Üçümüz Bir Diva" yla isimli programı yayından kaldırdı.
Perşembe akşamı yayınlanan son programda Yavuz Seçkin, canlı yayında programı terk etmişti.
Medyafaresi, Cuma günü yayınladığı reyting sonuçlarında "Dosta Doğru kısa olmasına rağmen Diva'yı ezdi geçti!!!" başlığıyla programın sonunu önceden yazmıştı.
Kaynak:Medyafaresi
Bu program ilk başladığında kendi kendime ve çevremdekilere bu program gitmez demiştim:icon_whis
Üzüldüm ama :(
|
|