Tüm Versiyonu Göster : Asi Dizisi - Senaryolar


Sayfalar : 1 2 [3] 4

yasamakguzel88
28-05-08, 23:13
Demir sevdiğinin başını omzuna dayadı,saçlarını okşadı ama Asiden hiçbir tepki gelmiyordu…Boş boş duvara bakıyordu…Demir Asi’nin bu halinden korkmaya başladı..

DEMİR:Asim meleğim..Ne olursun bir şeyler söyle ..Korkutma beni hadi canım..Bak güvendesin her şey geçti…Yine yan yanayız artık hiçbırakmayacagım seni..Ben nereye sen oraya..İki dakika yalnız bırakmaya gelmiyor seni canım….

Asiden hala ses yoktu..Bu sırada Kerim polisi aramıştı..Biraz sonra içerisi polis doldu…Kerim olan biteni anlattı..Polisler Aliyi yerden kaldırıp,kollarına kelepçe taktılar…Ali son kez Asi’nin önünden geçerken dönüp ona baktı..Asi bu bakıştan sonra Demir’in kollarından ani bir hamleyle sıyrılıp Ali’nin suratının ortasına tokadı geçirdi…..


ASİ: Demiştim sana bana Demirden başka kimse dokunamaz diye…

Asi’nin bu sözlerinden sonra Demir onun yanına geldi..Asi Demir’in gözlerinin içine bakarak sımsıkı birşekilde boynuna sarıldı..Başını omzuna gömdü ve doya doya dakikalarca ağladı…Demir hiçbirşey söylemedi..Sadece saçını okşadı durdu..Bir süre sonra Asi başını omuzlarından kaldırdı…Demir elleriyle Asi’nin gözyaşlarını sildi….

ASİ: Demir çok korktum..Ölmekten filan korkmadım,sadece senin teninin dokunduğu yerlere onun teninin değmesinden korktum..Ben sadece senin kadınınım Demir…O pisligin buna leke düşürmesinden korktum…Bizim için korktum aşkım,sadece bizim için…


Demir Asi’nin yüzünü avuçlarının arasına alıp;

DEMİR: Asim ,canım,gözümün nuru bunların hepsini unutturucam ben sana… O pislik layıgını buldu merak etme..Bak yine biz yan yanayız…Tanrı birleştirmiş bizi hangi kul ayırabilirki….

Demir’in bu sözünden sonra Asi onun dudaklarına uzandı…Şu birkaç saat içinde adeta susamışları birbirlerine..Kana kana içtiler birbirlerini…

Birkaç saat içinde Asi ile Demir polis karakoluna gidip ifade verdiler..Ali nöbetçi mahkemeye çıkartılıp tutuklandı..Daha sonra birlikte çiftlige geldiler..Bu olanları evdekilere uygun bir dille anlatmakta Defneye düşmüştü…


NERİMAN: Ben anlamıştım zaten o çocuğun bakışlarından..Suratında meymenet yoktu…Allahım benim küçük kızımı korumuşsun..Sana binlerce kere şükürler olsun..İhsan düşünsene o manyak kızımıza neler yapabilirdi…

İHSAN: Nasılda tanıyamamışız onu…O kadarda içimize soktuk..O herifi bir görsem kendi ellerime öldürebilirim…

DEMİR: Merak etmeyin İhsan Bey ben gereken dersi verdim..Şimdide hak ettiği cezayı bulucak zaten…

İHSAN: Sağol Demir oğlum..Sen olmasan kızım şu an burda olamayabilirdi..Çok teşekkür ederim


DEMİR: Teşekkür etmenize gerek yok..O şu an burda olamasaydı inanın benimde yaşamamın hiçbir anlamı kalmazdı..Ben onu kurtarmadım..Bir nevi kendi hayatımı kurtardım…

Bu sözden sonra odanın içinde derin bir sessizlik olur..Bu ikilinin arasında olanları herkes anlamış olsada ilk defa bu kadar açık birşekilde dile getirilmesi başta herkesi şaşırtsada sonra herkesin yüzüne bir gülümseme yerleşir..Asi ile Demirde adeta odada kimse yokmuşcasına birbirlerinin gözlerinin içinde kaybolmuşlardır…Saatin geç oldugunun farkına varan Defne ile Kerim kalkmak için izin istemiştir..Demir de zoraki Asi’ni yanından ayrılmıştır..İki gecedir Asiyle birlikte uyumaya o kadar alışmıştırki bu gece onun için çok zor geçicektir…Asi Demir’i kapıya kadar geçirir..Demir Asinin kulagına doğru eğilerek

DEMİR:Bu gece geçirdigimiz son iki akşama düşünerek uyuyacagım..Seni ve o güzel tenini hayal edecegim..Ama bu o kadar uzun sürmeyecek çok yakında hayal olmaktan çıkıp hep yanımda olucaksın..


ASİ:Nasıl yani canım..

DEMİR:Bekle ve gör birtanem..Bak bugün Arsuz işi olmadı ama yarın gidecegiz hem de sabah erkenden yolda piknik filanda yaparız…Hatta hava güzel olursa denize gireriz ona göre yanında kıyafet bulundur tamam mı canım?

ASİ:Tamam canım olur…Hadi git artık…Rüyanda beni gör ben de seni göreceğim…

DEMİR:Bahşişimi almadan gitmek olmaz yosun gözlüm….

ASİ:Vermezsek zaten senden kurtuluş yok..Gel bakim buraya koca bebeğim diyip Demir’i dudaklarından öper ve hemen çiftlige geri kaçar…


Demir’in aklında yarın için süper planlar vardır…İkisi içinde hayatlarının en unutulmaz günü olucagı kesindir….


Demir için sabah bir türlü gelmemektedir..Heycandan tüm gece neredeyse hiç uyuyamamıştır…Günün ilk ışıklarıyla planı için faaliyete geçer…Birkaç saat içinde telefonla bütün işi halletmiştir…Sıra Asiyi almaya gelmiştir…Hemen hazırlanır yanına çok şık bir takım almayıda unutmaz..Defneden de sabah erkenden Asi’nin yanına gidip ,eşyalarını hazırlarken çok güzel bir elbise koymasını istemiştir..

Çiftligin önüne gelince Asiyi arayarak aşagıda oldugunu söyler..Asi evdekilerle vedalaşıp hemen Demir’in yanına koşup boynuna atlar…


DEMİR: Oooo çok mu özlediniz beni hanımefendi…

ASİ: Çokkk çokkk özledim…

DEMİR: Ne kadar çok özledin bakim sen beni…

Asi iki elini kocaman açarak çocuklar gibi dünyalar kadar özledim Demir Doğan seni,dğnyalar kadar…


DEMİR: Deli kız ne olucak…Ben de seni çok özledim birtanem..Bugün özlemlerimizi giderecegiz..Hadi çabu olalım ama oyalanmayalım…Gün içinde yapıcağımız bir sürü şey var…

Beraber arabaya binerler…Arabada hareketli bir müzik çalınca Asi elleriyle alkış yapıp şarkıya eşlik ediyordur…Demir Asi’nin ilk kez tanıştıgı bu halinide çok sevmiştir..Uzanıp yanağına bir öpücük kondurur…

ASİ: Aman dikkat edin şöför bey..Olmuyor böyle ama…


DEMİR: Napim ama şuç benim mi? Muhavinim beni baştan çıkartıyor…

Asi bu laftan sonra kahkayı patlatmıştır…Biraz sonra karınları acıkmaya başlayınca Demir arabayı yemyeşil ormanlık bir alana çeker..Arabanın arkasındaki yiyecekelri ve örtüyü çıkarır…Birlikte karınlarını doyurup,eğlenirler..Kendi elleriyle sanki bir kuşu beslermiş gibi beslerler birbirlerini..Sonra Asi Demir’in kucagına uzanır..Demir de topladıgı papatyalarla sevdigine bir taç yapar ve başına taktıntan sonra dudaklarına eğilip öper…Daha sonra tekrar yollarına koyulurlar…Demir Arsuz da çok hoş sahildeki bir pansiyondan kendiler için oda tutmuştur..İçeri gidip eşyalarını bırakırlar…Ama odada Asiyle yalnız kalan Demir’in aklından binbir tilki geçmektedir…Asiyi yataga doğru çeker…Asi’nin dur yapma demesine aldırış etmeden öpmeye başlar ve tamamen üstünü çıkartır…Bu güzel otel odasında iki sevgili birkez daha birbirlerinin olmuşlardır…Saat 3 e dogru Asi yataktan doğrularak…

ASİ: Hadi ama Demir…Hani denize giricektik…Kalk lütfen hava çok güzel...


Demir Asiyi tabikide kıramaz..Asi banyoya gidip hazırlanır…Aslında birazcık utanıyordur çıkmaya..Demirle her ne kadar birlikte olmuş olsalarda onu bikinili görmesinden çok utanmıştır…Demir Asi uzun süre banyodan çıkmayınca merak eder ve banyo kapısının önüne gelerek Asiye seslenir…

DEMİR: Canım iyi misin? bir şeye ihtiyacın var mı? Merak ettim seni

ASİ: Yok canım çıkıyorum şimdi diyip kapıyı açar…Demir’in karşısında gördügü manzaradan nutku tutulmuştur…


DEMİR: Asim meleğim çok güzelsin ama bu halde dışarı çıkamayız…Herkes dönüp sana bakıcak ben sinirlenirim gidip dayanamam kavga çıkarırım..

ASİ: OF Demir sende ama..Milletin işi gücü yok bana mı bakıcak…Hem başka mayom filanda yok bunu giyecegim mecbur…

Demir hiç istemesede eli mahkum Asiyi o bikiniyle sahile indirir…Etrafda kalabalıgın en az oldugu yeri gözüne kestirmeye çalışıyordur…Sonunda bir yere karar veriri ve geçip otururlar..Asi elbisesini çıkarırken Demir iyice abartmış havluyla etrafını kapatmıştır…Asi oflayıp püflemektedir..Sonunda iki sevgili el ele suya girerler…Çocuklar gibi eğleniyorlardır..Demir suda ikide bir Asiyi yakalayıp öpüyordur… Sudan çıkarken Demir yine önden çıkmış Asiye koşa koşa havluyu getirmiş ve hemen ona sarmıştır…


ASİ: İşimiz var vallahi senle…

Otel odasına döndüklerinde Demir akşam yemegi için dışarıda rezarvasyon yaptırdıgını söyler…Aside bu yemege göre hazırlanır..Defne’nin çantasına koydugu bembeyaz elbiseyi giyer..Saçlarınıda salık bırakıp çok hahf bir makyajla işini halleder…Demir sevgilsini o halde görünce

DEMİR: Kuğu gibisin melegim..Hadi hazırsan çıkalım…

Demir sahil kenarındaki iskeleye bir masa hazırlatmışdır..Yerler tamamen mumlar ve güllerle kaplıdır… İlerde bir kemencı hazır beklemektedir..Asi gördükleri karşısında şok içinde kalmıştır…Demir Asi’nin elini tutarak masaya otutturur ve tam karşısına geçer…Masada Asi’nin kaybolan resmi ve aşarbı vardır…


DEMİR: Sen yokken ben yoklugunu hep onlarla giderdim..Onlara baktıkça seni hatırladımmm…Seni çok seviyorum..Sen bu dünyadaki bana verilen en büyük şanssın.. Sevgilerin en güzeli seni sevmek, Özlemlerin en güzeli seni özlemek, Ve hayatın tadı sabah kalktığımda, Senin varolduğunu bilmek.

Asi bu sözler karşısında adeta büylenmiş gibidir..Konuşacak hiçbir söz bulamaz ama bakışlarıyla o da her şeyi anlatmaktadır…Birkaç dakikalık sessizlikten sonra

ASİ: Şimdi daha iyi anlıyorum ki, Nefes almak değilmiş, sensiz yaşamak. Ateşlerde yanmak gibi bir şeymiş bu.. İçim o kadar senle doldu ki bunun tarifi mümkün değil…..Bende seni seviyorum Demir Doğan…


Demir bu laftan sonra Asinin yanına gidip elini uzattı…

DEMİR: Kainatın en güzel bayanı bu dansı bana lütfeder mi acaba?

ASİ: Tabikide zevkle…

Demirle Asi sarmaş dolaş dans ediyorlardı..Kemanın sesiyle o dünyadan uzaklaşmışlardı..Onlar şimdi başka bir alemdeydi…Sadece ikisinin oldugu bir yerdi burası…Başka hiç kimseye yer yoktu…Demir daha sonra Asi’nin kulağına doğru eğilerek,


DEMİR: Tüm yaşantınız boyunca en güzel günleri, en neşeli anları ve sevginin doruklarını beraber yaşamamızı istiyorum…Bir aşk gülümsemeyle başlar, öpücükle devam eder ve bir nikahla ölümsüzleşir….Asi BENİMLE EVLENİR MİSİN?

Asi duydugu bu sözle başını kaldırdı ve Demir’in gözlerinin içine bakarak delicesine bağırdı..

ASİ: Evet Demir Doğan seninle evlenirim….

Birbirlerine sımsıkı sarıldılar…İskelenin en ucuna gittiler..Demir cebinden çıkardığı alyansı Asi’nin parmagına taktı ve o eli alıp defalarca öptü…Sonra iskelenin ucuna oturup sarmaş dolaş bu muhteşem geceyi izlediler….





NERİMAN: Asi kızım kalk artık..Saat kaç oldu baksana ateşin de düşmüş daha iyi gibisin….

ASİ:Ne yani şimdi bunların hepsi bir rüyamıydı



----------------------------------SON-------------------------------------------------------------------------

evrimmm
29-05-08, 14:31
KAFAYI TAKTIM!!! ACAİP SİNİRLENDİM..... BEN KENDİ SENARYOMDA BUNLARI MUTLU EDİCEM ARKADAŞŞŞŞ!!!! TE O KAAA

lllll ve SEZİNN e

ali- asii neyin var???neden ağlıyosun??

asi- bir şeyim yok ali BEY(hırsla gözlerini siler.... onun demire söylediği yalanı unutmamıştır):icon_twis:hıh:icon_mad:!!!!!!! lütfen...... şimdi yalnız kalmak istiyorum... izin verirseniz!!!!

ali- asi sen bana kızgın mısın....

asi- nerden çıkardın??? hem şu anda konuşabilecğimi sanmıyorum...

ali- tamam... o zaman at dersime ne zaman geliym???

asi bir an itiraz edecek gibi olur ama tartışacak gücü olmadığını fark eder

asi-2 saat sonra.... görüşürüz..

ali- ASİİİİ

ama asi çoktan arabasına binmiştir...

ali-görüşürüz asi...

o sırada demir de yiyecek bir şeyler almış eve gemiştir... zeynep kapıyı açar...

demir- yiyecek bir şeyler getirdim... acıkmışsındır...

zeynep- haklısınız çok acıkmıştım... sağolun.. demir bey...

demir-hıı???

zeynep- siz yokken bir bayan geldi..

demir- bayan mı??? kimmiş??

zeynep- bilmiyorum esmer.. yeşil gözlü , hoş bir bayandı... sanırım partidede vardı.. evet eeeetttt...sizin ortağınız

demir- asiiii..... asi mi???

zeynep- bilmiyorum ki... ben hoşgeldiniz demeden hızla çektigitti... beni burda görmeyi beklemiyordu sanırım... yüzü birden değişti..

demir korktu... asi acaba neden gelmişti ??? hemen asiyi bulmamlazım diye düşündü... ama zeynebi burda bırakmak olmazdı...

demir- zeynep kahvaltıyı ettikten sonra benim ufak bir işim var... burda kalabilir misin 1 saatliğine??

zeynep- tabi tabiii... bi sorun mu var... rengin soldu..

demir- yokk bir şey olmadı... yani umarım olmamıştır...


mutlu bitecekkkk emin oluuuuunnnnn... ben çabalıyorum ama pat diye birleştiremiyorum...
yeteneksizim işte naparsınızz???

tarcin
29-05-08, 22:12
Bölüm 33
1.part

D: Ben seninle evlenirim.
Zeynep gülümsedi. Demir azından çıkana inanamıyordu. Nasıl demişti böyle bir şeyi.
Z: Sağ ol Demir. Zaten bana çok yardımcı oldun. Artık gitme vaktim geldi. Ayrıca bu teklifini kabul edemem biliyorsun. Sen Asi’ye aşıksın. Şu anda sadece çok kırgın ve kızgınsın.

Demir minnetle Zeynep’e gülümser.

D: Kızgınlığımda aşkım gibi hiç bitmeyecek diye korkuyorum.
Z: Geçecek. Asi ile sorunlarınızı çözeceksiniz eminim.
Demir konuyu değiştirdi.
D: İstanbul da sana bir iş ayarlayalım istersen.
Z: Sanırım daha iyi olacak. İstanbul büyük şehir. Orada izimi bulamazlar. Artık kendime yeni bir hayat kurmalıyım.
D: Şirkette sana bir yer ayarlarız. Sana güvenli bir yer buluruz kalacak.
Z: Bu yaptıklarını nasıl öderim bilmiyorum. O gece seninle karşılaşmak en büyük şansımdı.
Keşke başka şartlar altında karşılaşabilseydik. Asi ile aranın açılmasına neden oldum. Çok üzgünüm.
D: Kendini suçlama. Zaten senden evvel Asi yolunu çizmişti. O yolda ben yoktum.
Z: Buna inanmıyorum ama sen öyle diyorsan.
Tam o sırada Demir’in telefonu çalar.
K: Demir nerdesin yaa. Bu gün işe de gelmedin.
D: Zeynep ile bazı işlerimiz vardı halledecek.

Kerim bir an sesiz kalır. Bu durum hiç hoşuna gitmiyordu. Birinin Demir’e Asi’nin Ali’ye evet demediğini söylemesi lazımdı. Ama Asi ikisine de söz verdirmişti.
K: Demir Defne ile yemeğe çıkacaktık gelsenize.
D: Yemeğe … Dur Zeynep’e sorayım.

Zeynep evet derce başını sallar.
D: Tamam geliyoruz. Kerim. 1 saate oradayız. Görüşürüz.

D: Hadi hazırlan çıkalım.
Z. Demir benimde gelmemi istediğinden emin misin.? Defne’nin keyfi kaçmasın.
D: Bizi çağırdıklarına göre sorun yok demektir. Ayrıca Defne Asi’nin hata yaptığını biliyor. Bana hak verecektir.

Birlikte hazırlanıp çıkarlar.

Savon otelin önüne geldiklerinde Kerim ile Defne kapıdaydı.
K: Hoş geldiniz.
D: Hoş bulduk. Defne nasılsın?
Def: İyiyim Demir ya sen ?
D: Bende iyiyim sağ ol.
Defne Zeynep’e bakar. Nasıl davranması gerektiğini kestiremiyordur. Başıyla selam verir.
Zeynep de ona aynı şekilde cevap verir.
Tam içeri girecekken avluya bir araba girer.
K: Aaa bu Ali’nin arabası değil mi yanında da Asi var galiba..
Demir kas katı kesilmişti. Zeynep Demir’in gerildiğini fark eder, yavaşça;
Z: Demir istersen dönebiliriz.
D: Hayır dönmeyeceğiz. Yemeğe geldik yiyeceğiz.
Zeynep sesizce kabullenir.

Asi arabanın içinden onları görmüştü. Zeynep’in Demir’in kulağına bir şeyler söylediğini fark etmişti. Demir’in yüzü ise ifadesizdi.
Ali: Asi bak Herkes buradaymış. Hadi gel.
Ali Demir’in olmasından keyif almıştı. Savaşı henüz tam olarak kazanmamıştı ama Asi ona evet diyecekti nasılsa işte o zaman Demir’i tam olarak malup etmiş olacaktı. Keyifle gülümsedi.
Ali arabadan indi. Asi’yi elinden tutup indirdi.
Asi bu durumdan oldukça rahatsızdı. Demir’e söyledi yalan içini yakıyordu ama şimdi onları böyle görünce kendini perişan ve çaresiz hissetti. Yüzüne bir gülümseme yapıştırdı arabadan inerken.
Demir nereye bakacağını şaşırmış bir halde idi. Asi ve Ali’yi yan yana görmeye dayanamıyordu.
Ali: İyi akşamlar. Yemeğe mi geldiniz.
Asi Defne’ye sarıldı. Diğerlerini de başı ile selamladı. Demir’e bakamıyordu.
K: Evet değişiklik olsun dedik.
Ali: Keşke bize de haber verseydiniz.
Bize kelimesini kuvvetle vurgulamıştı. Bu vurgu kimseden kaçmadı.
Asi sıkıntı ile etrafına bakıyordu. Otelin avlusunun kapısında bir hareket görür gibi oldu. Ama kimse yoktu. İçini bir sıkıntı kapladı. Gömleğinin üzerinden boynundakine dokundu. Sanki onun varlığı rahatlatacaktı onu .
K: Evet aklımıza gelmedi. Ama işte karşılaştık hadi girelim içeri.
Kerim ve Defne önde diğerleri arkada tam kapıya doğru yönlenmişler di ki ay bulutların arasından sıyrılıp ortalığı aydınlattı. Asi nedensizce geri dönüp tekrar avlu kapısına baktı. Duvarın kenarında birinin hareket ettiğini gördü elinde parlayan bir şey vardı. Önce seçemedi ve bir anda onun silah olduğunu fark etti. Asi’nin durduğunu gören Zeynep ve Demir de arkalarını dönmüştü. Zeynep fark etti kapıdakini.
Z: Demir dikkat et.
Demir Zeynep’i yana arabanın arkasına doğru itti ..
Demir silahın doğrulduğunu görmüş önde duran Asi’ye doğru hamle yaptı.
D: Asi yere yat.
Canhıraş bir şekilde bağırmıştı.
Asi kaskatı kesilmiş adama doğru bakıyordu. Silahın doğrulduğunu ve Demir’e doğru yöneldiğini gördü.
Bir anda arkasını dönüp Demir’e doğru fırladı.
A: Demirrrr
Silahın korkunç sesi Asi’nin geceyi yırtan çığlığına karışmıştı.
Asi kendisinin önüne geçmeye çalışan Demir’in kollarının arasına yığıldı.

tarcin
30-05-08, 00:20
2. Part

Çiftlikte
Neriman ve İhsan oturuyorlardı.

N: İhsan sıkıldım ama… bitmedi mi okudukların daha.
İ : I Ihh
N: Ne okuyorsun anlamıyorum ki…Şurada iki çift laf edelim dedim. Asi de gitti Ali ile…
İ: hııı….
N: İhsannn.. yeter .. Ne olacak bu kızın hali? . Sen biliyorsundur. Konuşsana İhsan..
İ: Neriman yeter artık. Asi koca kız .. Ne yaptığını bilir o.
N: Ne yaptığını bilir mi? Bana hiç öyle gelmedi. O Ali denen adamdan hiç hoşlanmıyorum..
Demir çok kırgın görünüyor..
İ: Tamam bende Ali’yi çok sevmiyorum ama Asi arkadaşlık ediyorsa vardır bir bildiği. Hem onlar ortak oldular artık.
N: Ali Asi ile çok ilgileniyor. Bundan hiç hoşlanmıyorum.. Hem Demir…
İ: Neriman sen karışma bu işlere … Demir’in bazı problemleri var çözdüğü zaman düzelecektir araları..
N: Ne problemiymiş kız elden gidiyor farkında değil..
İ Neriman yeter artık. Git bir Gonca’ya bak sen . Antep den döndüğünde yüzü bembeyazdı. Bir şeye ihtiyacı var mı? Sor bakalım.
N: Kocası yanında.. Bir şey olsa söylerler. İhsan…
İ :Hııı
N: Ziya ne kadar değişti değil mi. Bu bebek onu çok değiştirdi.

Z: Neriman Hanım..
N: Ziya ne oldu?
Z: Gonca hiç iyi görünmüyor. Geldiğimizden beri kusuyor. Hem sancısı da var.
N: Dur ben bir bakayım…

Neriman çıkar.

İ: gel otur Ziya nasılsın? Annen nasıl ? Konuşamadık hiç.
Z: Nasıl olsun İhsan Bey alışmaya çalışıyor. Babamım yokluğu ona çok zor geldi.

Neriman hızla odaya geri gelmişti.

N: Hemen hastaneye gitmeliyiz. Gonca’nın durumu hiç iyi değil. İhsan bir şeyler yapsana..

İhsan ve Ziya telaşla ayağa fırlamıştı.

İ: Ziya sen koş Gonca’yı al. Bende arabayı hazırlayayım.

Gonca Ziya’nın kucağında İhsan ve Neriman hastaneye doğru yola çıkarlar.

…………………………………………………………………………………..
Otelin önü

Demir kollarında hareketsiz yatan Asi ile öylece kalakalmıştı.

Ali ve Kerim kendilerine geldiklerinde adamın arkasından fırladılar ama adam çoktan karanlığın içinde kaybolmuştu.

Oteldekilerin bir kısmı dışarı koşmuşlardı.

Zeynep şaşkın Defne ağlamaklı öylece kalakalmışlardı.

Neden sonra Demir’in sesi onları kendilerine getirdi.

D: Asiiii Asiii

Kollarını iyicene Asi’ye sarınca eline bir ıslaklık geldi.

D: Vurulmuş.. Asiii cevap ver. Sırtından vurulmuş.

Demir elini boynuna koydu. Nabzı belli belirsizdi.

D: Nefes alıyor ama çok hafif.

Kerim ve Ali de geri dönmüşlerdi.

D: Kerim arabayı getir
Def: Asi canım hadi aç gözlerini. Demir cevap vermiyor.

Defne ağlamaya başlamıştı..
Demir Asi’yi kucağına aldı.

Def: Asi ölmedi dimi Demir . Ölmedi de lütfen..
D: Asi.. neden yaptın bunu Asii..

Ali Demir’in yanına gelmişti. Ali’nin Asi’ye dokunmak için elini uzattığını gören Demir.

D: Çek ellerini dokunma ona…

Sesini kendi bile tanıyamamıştı.

K: Yardım etmek istemiştim. Kendinde değil.
D: Senin yardımına gerek yok. Uzak dur yeter.

O sırada Ambulans geldi.
Görevliler sedyeyi indirmeye fırsat bile bulamadan Demir kucağında Asi ile ambulansa girmişti bile.
Sedyeye yatırdı hareketsiz bedeni.

Görevli: Müsaade edin bir bakalım beyefendi.

Ambulans kapılarını kapatmış hareket etmişti.

D: İyi olacak değil mi?

Artık Demir’in dayanacak gücü kalmamıştı.

G: Kötü yaralanmış ve kan kaybediyor.

Demir Asi’nin sedyeden sarkan elini tutmuş.Güç vermek istercesine sıkıyordu.



Diğerleri de Kerim’in arabasına bindiler. Hızla hastaneye doğru hareket ettiler

Defne ve Zeynep arabada ağlıyorlardı

Z: Hepsi benim suçum Demir’i bu işin içine sokmamalıydım.
Ali: Nerden bilecektin. Üzme kendini. Umarım ciddi bir şeyi yoktur.
Z: Asi kendini Demir’in önüne atmasaydı vurulan Demir olacaktı.
Ali: Asi kendini Demir’in önüne mi attı.?

Duyduğu Ali’nin hiç hoşuna gitmemişti.

K: Ben görmedim nasıl oldu. Ama sırtından vurulduğuna göre Demir’in önüne geçmiş olmalı

Ambulans hastaneye vardığında doktor ve hemşire onları bekliyordu.
Hastabakıcılar sedyeyi hızla acil servise aldılar. Demir Asi’nin elinden tutmuş sedyenin yanında ilerliyordu.
Odanın kapısında

Dok: Siz lütfen dışarıda kalın.

Demir çaresiz oradaki bir koltuğa çöktü. Gözleri yaş içindeydi artık. Sevdiği kadın belkide içerde ölümle pençeleşiyordu.

Diğerleri de yanına gelmişti.

K: İçerde mi?
D: Koruyamadım onu koruyamadım. O beni kurtarmak için önüme atladı Kerim. Ben onu koruyamadım.
K: Yeter Demir yaa... Paralama kendini hastanedeyiz artık.

Kerim ağlayan Defne’ye sarıldı.

K: Tamam bebeğim üzme kendini. sakin ol lütfen. Bir şey olmayacak. Asi güçlüdür. Bunun da üstesinden gelir.

Ali ve Zeynep bir köşede tamamen dışarıda kalmışlardı.
Kerim onları gördü.Yanlarına yaklaştı.

K: İstersen sen git Ali . Burada kalmana gerek yok.

Ali dışlanmış olamayı daha fazla kendine yediremedi.

Ali: Kerim biliyorsun Asi benim nişanlım. Bu kepazeliğe katlanıyorsam şu anda olay çıkarmamak içindir.

Bunu duyan Demir kendini tutamayıp ayağa fırladı. Yüzü sinirden karamıştı.Şakağındaki damar seyiriyordu.

K: Ne diyorsun sen yaa.. Cümle alem biliyor Asi’nin sana hayır dediğini. Ne nişanlılığından bahis ediyorsun.

Ali’nin yüzü bembeyaz olmuştu.
Demir kulaklarına inanamıyordu.

D: Elimde kalmadan defol git buradan.
K: Sakin ol Demir.

Sonra Ali’ye döndü

K: Gitsen iyi olacak
Ali: Hiçbir yere gitmiyorum. Asi’nin gözünü açtığını görmeden gitmiyorum.
K: Gitmiyorsan bizden uzakta bir yerde dur.

Zeynep’e döner.

K: gel Zeynep yanımıza

Acil’in kapısına dönerler birlikte. Ali uzakta tek başına kalmıştır.

Dakikalar saatler gibi geliyordur hepsine ..derken ..
Kapıda doktor göründü.
Demir yerinden fırlamıştı.

D: Nasıl doktor bey.
Dok: Durumu çok kötü değil. Ancak ameliyata almak zorundayız. Kurşun kürek kemiğine saplanmış. Şimdi ameliyata hazırlıyoruz. Merak etmeyin iyileşecektir.

Demir ameliyat lafını duyunca koltuğa çökmüş başını ellerinin arsına almıştı.

Def: Ne kadar ciddi Doktor Bey..
Dok: Endişelencek bir şey yok ama ameliyatsız kurşunu çıkaramayız. Çok kan kaybetmiş tabii. Ama genç, sorun olmayacaktır. Şimdi müsaadenizle hazırlanmam gerekiyor.

Doktor uzaklaşmıştı.

K: Defne annenleri aradın mı?
Def: Arıyorum ama .açmıyorlar. Onlar içinde endişelenmeye başladım.

O sırada acil’in kapısı tekrar açıldı.Hemşire ile birlikte Asi göründü. Sedyede hareketsiz yatıyordu.
Demir yerinden fırladı. Sedyede yatan Asi’nin elini tuttu. Dudaklarına götürdü.

D: Dayan Asi seni bekliyor olacağım.
Hemşire: Müsaade edin beyefendi. Ameliyathaneye almam gerekiyor.

Demir zorla sedyenin yanından ayrıldı.

Hemşire: Bu arada bu kolye hastanın boynundaydı. Size versem iyi olacak.

Cebinden çıkardığı kolyeyi Demir’in eline tutuşturdu. Sedye ile uzaklaştı.
Demir elinde Asi’nin kolyesi öylece arkalarından baktı.
Gözlerini avucuna bırakılan kolyeye çevirdi. Altın avucunun içinde parlıyordu.
Demir günlerden beri ilk kez gerçekten gülümsedi.
Kolye tekrar Demir’i bulmuştu işte.Yeniden takılmayı ait olduğu yerde bekleyecekti.

SEZİNN
30-05-08, 16:33
Asi Zeynep’i gördü ama ordan cekip gitmek yerine Demirle konumsak istedigini söyledi..Çünkü Demir’in o gece orda kalmadıgını biliyordu Melek söylemişti…

D: Hoş geldin Asi..kapıda kalma gec içeri
A: Yok ben gecmesem iyi olur..Sadece seninle konumsak istiyordum…
D: Peki tmm…der Zeynep’e döner ve ..
Zeynep ben bir yere kadar gidip gelicem korkmazsın umarım.

Z: Tamam..Korkmam merak etme..

Asi Demir’in kıza ilgisi karsısında sasırmıstı…
Yolda sessizliği bozan ilk Demir oldu..

D:Ne konusucaksın bnmle .?
A: sabırsız olma Demir gidecegimiz yerde öğrenirsin..
D: Ama bnm arabam burada degil yanlıs tarafa gidiyoruz
A: Senin arabanla degil bnm arabamla gidiyoruz
D: Ali Bey işinizi aksattıgınız icin kızmasın

Asi bu sözden sonra Demir’e bir bakıs attı Demir büyütmedi olayı ve arabaya binip yola koyuldular..

Arabada..

D: Hala nereye gittigimizi söylemeyecek misin?
A: Biraz sabret Demir az kaldı…Sen hep böyle sabırsız mısın diyerek Demir’e tatlı bir gülüş attı..
Demir bu gülüş karısında onu ne kadar özledigini fark etti ve Asi’yi o kiraz dudaklarından öpmemek icin kendini zor tuttu…

A:İşte geldikkk..
D: Burası ..dedi dewamını getiremedi..

Çünkü Asi’nin Demir’i getirdigi yer ..Demir’in Asi’nin dogum gününde sürpriz yapmak icin hazırladıgı yerdi…

A: Evet burası ?
D: Burası sana dogum gününde sürpriz yapacagım yerdi…
Asi güldü ve..

A: Hüseyin bana söyleseydi gelirdim…Daha dogrusu söyleyebilseydi…

Demir bu sözden sonra Asi’ye baktı..Gene o bakıs aşk özlem tutku dolu bakıs..Tam o sırada altın kolyeyide gördü..Gene takmıstı ..Elinde olmadan gene sevindi…

D: Evet benimle konusacagın konu ne ?
A: Bana karsı böyle davranmanın nedeni öğrendim…

Demir kas katı kesilmişti.. Defne diyebildi sadece..

A:Ona kızma bnm halimi görünce dayanamadı…

Bir süre sessizlik oldu…daha sonra….Asi..

A:Neden bana anlatmadın Demir ? Belki bu durumu birlikte çözebilirdik..

D: Çünkü senide mutsuz etmek istemedim Asi..O su da teyzem defalarca ellerimin arasından kaydı… Ben hep sevdiklerimi kaybettim …Senide kaybedersem diye düsündüm… Ama ben senden ayrılmak yerine zaman istedim..Evet cümlelerim yanlıs secilmiş olabilirdi ama sen gidip basklarıyla gülüp eğlendin..Benden BİZ’den vazgectin..

A: O gülmeler gercekmiydi Demir..Benim içim kan ağlarken o gülmelerim nasıl gercek olabilir…Ben sadece senin canını biraz olsun acıtmak istemiştim…Bu kadar üzülecegini bilsem…
D: o pırlanta kolyeyi takarak bnm canımı öyle bir acıttın ki…Diğer hiçbir şey canımı bu kadar acıtmamıstı…Benden vazgectigini o zaman anladım..Şimdi ise gene altın kolyeyi takmıssın ne fark eder şimdi o kolyeyi geri takmıssın takmamıssın ..Bir kere cıkardın ASİ..

A: o kolye boynumda olmayabilir ama Onu hiç üzerimden ayırmadım..Dogum günümede gelmeyince artık benden vazgectini sandım…Ama ben o kolyeyi hiçbir zmn üzerimden ayırmadım Demir..Pırlanta kolyeyi sırf Ali Bey istiyo diye taktım..Birazda sana olan kızgınlıgımdan..Ama inan seni o halde gördükten sonra cok pişman oldum..Ben senden vazgecmedim Demir….(bu sırada aglamaya baslamıstı bile..göz yaşları yumruk yumruk iniyordu yanaklarından…) Ama Allah kahretsin ki yapmıstım bir sürü hatayı üst üste yapmıstım..Seni kaybetmiştim….

Demir daha fazla dayanamadı ve Asi’sini kolları arasına aldı…O anda dünya onlar icin durmuştu….

D: SENİ SEVİYORUM Asi…Ne olursa olsun ne yasamız olursak olalım…
A: bende seni Demir..bende seni.. …

Ve dudaklar tutkuyla birleşti…. Dakikalarca birbirlerinden ayrılmadan…

Biraz sonra manzaraya karsı oturmus konusmaya koyuldular..

D: Sen yanımda yokken o kadar cok özledim ki seni artık seni hiçbir güç benden ayıramaz ..(senaristler bile :img-hyste…..)
A: Bende Demir..Hep aklımda sen vardın…

Dedikten sonra Asi ciddileşti…

A: O kız kim ?

Demir kahkahayı patlattı…

D: Yeni sevgilimdi artık bıraktım..Nasılsa seninle barıstık dimi..

Asi Demir’e öyle sert bakıyodu ki Demir olayı toparladı..
D: Tamam tamam kızma (deyip yanagına öpücük kondurdu..)Zeynep’in hikayesini anlatıtı Asi’ye..

A: Üzüldüm…Ama bu durum seni kurtarmaz o kızı evde görünce nasıl korktum biliyor musun ..Allah’tan sabah melek evden erken cıktıgını söylemişti yoksa yüzümü zor görürdün..ceza olarak sana ne versem bi düsüniyim…
D: senin verecegin cezaya can kurban Asim
A: Buldum yarın senin eski evde yemek yicez…Yemekleride sen yapıcaksın
D:Tamam olur nasılsa Zeynep’i bugün İstanbul’a yolluycam..
A: Anlaştık yarın tam 8’De ordayım..demesiyle..

Demir tekrar Asi’nin dudaklarına ulasmıstı bile…


SON..

(begenenler icin dewamını yazdım bundn sonrasını yazmıycam rep veren ve yorum yapanlara tskr...)

arzu!!
30-05-08, 21:47
arkadaslar baktim izledim 5 bolum bunlarin birlesicegi yok sikildimda ayrica kendi kafamdan bisiyler karaladim ins begenirsiniz...

Kisa bilgiler : Asi(ye) Kozcuoglu :genc,guzel,basarili bir is kadini universiteyi Londrada moda uzerine okumus.simdi ise babasinin yaninda calismakta babasinin bi tekstil sirketi var..hayatinda hic aska zmn kalmamistir surekli is is is ..kendinden asla taviz vermeyen,inatci,sert, prensip sahibi,hayatinda hedefleri olan bi kizdir Asi.Aska tabikide inanir ama karsisina henuz beyaz atli prensi cikmamistir..
Demir Dogan :genc,yakisikli ve bi o kadarda su zengin zuppe dedigimiz tiplerden..
Babasi onu zorla universite okumasi icin ingiltereye yollamistir ama o ordaki okulunu yarim birakip turkiyeye donmustur.. Demir hayati ciddiye almayan, aska sicak bakmayan ve gunibirlik iliskiler yasayan bi adamdir.dunyayi bi panayir gibi goren Demir olaylara ciddi yaklasmaz,capkin bi o kadarda kendini begenmistir.eglenmeyi seven biridir hayattin tadini cikarmaya bakar..
Kerim Yilmaz:demirin can dostudur fakat ikisi birbirine bi o kadar zit iki karekterdir
Kerim demir gibi degildir iste..boyle gunluk takilmayi sevmez,gercek aski arayan biridir o..Demirin aksine birlikte gittikleri ingilterede okulunu bitirmis ve simdi Demirlerin sirketinde finans muduru olarak calismaktadir..sakaci biri olmakla beraber agzida iyi laf yapar ve sempatiktir..
Defne Kozcuoglu:asinin ablasidir..ama onlarinki abla-kardes iliskisinden cok iki arkadas iliskisidir ..defne asiye gore biraz daha narin,sikilgan,engeller karsisinda geri cekilen bi karakterdir..ama oda egitimini tamamlamis ve asi gibi londrada moda egitimi almistir.
İhsan kozcuoglu:asinin cok sevdigi ona cok duskun oldugu ve bi dedigini iki etmeyen babasidir..ihsan beyde kizlarina cok duskundur tabi..
Neriman kozcuoglu:tum hayatini ailesine adamis ve simdi hayatinda kizlarini evlendirmekten baska hic bi hedefi olmayan kadindir.
Leyla Yilmaz :kerimin kardesidir..annesi ve babasinin olumunden sonra kardesiyle aile dostlari demirlerle yasamaya baslamis kardes gibi buyumuslerdir..
Melek Dogan :demirin canindan cok sevdigi,incitmeye kiyamadigi biricik kardesidir..melek cok canayakin ve tatli bi kizdir...
Adnan Dogan:demirin babasi.adnan bey cocuklarina cok duskundur ama demirin sorumsuzluklari onu surekli cileden cikartir..


1.BOLUM
O gun asinin 5 aydan beri hazirladigi kreasyonun defilesi olucaktir..herkez cok heycanlidir ama en cok asi herseyin mukkemel olmasini ister...sabah kozcuoglu evinde:
A:defneeee!!!hadi ya uyanmadinmi daha ???
D:ne var??sabah sabah uyandim iste??
A:sanada gunaydin cnm!!
D:iyi gunaydin ya defile saat kactaki??
A:defile saat 7de cnm unuttunmu ya??
D:unutmak ne mumkun cnm kardesim hergun mutlaka hatirlattin ya unuttunmu??neyse beni niye uyandirdin??defileyi sen hazirliyosun sonucta?
A:sey bugun ben defileye kadar cok yogunum o yuzden sen gidip benim yerime dayimlari havaalanindan alabilirmisin??
D:ee napalim alirim artik bugun itiraz yok kacta gelicektiki ucak??
A:saat 2 gibi burda olurlar iste ona gore..ben cok yogunum sirkete ugriycamda,kuafor,kiyafet,makyaj,.ha unutmadan mehmette geliyor....
D:aaa inanmiyorum cok ozlemistim ya iyi oldu bak bu!!!
D:tmm cnm sen merak etme hadi sana gule gule ben yatmaya gidiyorum..
A:ne yatmasi saat 8 oldu?
D:ay cnm 8 sana gore gec olabilir ama bana gore sabahin koru hem uykumu alamazsam gozlerimin alti sisiyo biliyosun
A:hey Allahim neyse ben kactim hadi bay..
Asi sirkete dogru yol alirken,dogan evi .....
Ali:oooo gunaydin demir bey sonunda kahvaltiya tesrif edebildiniz bakiyorum??
D:sanada gunaydin babacim ne sabah sabah formundasin yine??
Ali:aksam nerdeydin ulan??sabah 5te kalktim hala yoktun nerde sondurdun feneri yine?
D:ben gelmistimde sey eee hhii yani ...kerim israr edince kalmam icin biraz gec kaldik babacim
ali:tabbii eminim kerim israr etmistir ulan esogluesek bu kacinci ha bu kacinci??
D:tamam babacim ya bak bu son bundan sonra 10 da Evdeyim hadi ben kactim..
Adnan:nereye demir sanki bi isin ucundan tuttugun varda kaciyosun..
Demir son model ustu acik arabasina atladigi gibi yola koyulur..sirkete kerime gider..
Bu arada asi de sirkete ugradiktan sonra elbiseleri son kez gozden gecirmek icin odasina gecer..
A:ayse hanim bana su son cizimleri getirebilirmisiniz??
A:tabi asi hanimda az once kuaforunuz fatma hanim aradi randevunuzu bir saat ileriye almak zorunda kalmis sizden cok ozur diliyor
A:nasil ya e ben nasil yetisicem peki ???
Asi kuaforden once elbisesini almak icin ugrar magzaya.arabasini park edilemez denilen bi yere park etmistir o koskoca uyari heyecandan gozunden kacmistir.elbiseyi aldiginda arabasina atlar ama trafik cok sikisiktir bu bolgede.tam yola cikmaya hazirlanirken bir arabanin ona carptigini gorunce ilk basta korksada sinirli bi sekilde arabadan iner veee:
A:naptiniz biraz onunuze bakamazmisiniz ya ??ehliyeti bakkaldanmi aldiniz??bune ya dikkat diye bisey yokmu sizde gormuyomusunuz yola cikmaya calistigimi??
D:bakin biraz sakin olurmusunuz??en asil siz ehliyeti nerden aldiniz kuaforden filanmi?
A:ne olup ne olmuycagimi size sormuycam ya resmen gelip arabama carptiniz napicam ben simdi??
D:siz ne diyosunuz ya yolun ortasina park etmissiniz arabaya asil suclu sizsiniz siz dikkatli olsaydiniz park etmeyi bilmiyosaniz cikmayin yola hanfendi
A:Allahim deliricem hem suclu hem guclu bu ne off..nasil yetisicem ben simdi??
D:neyse olan oldu umarim arabamdaki hasari odersiniz?
A:yok artik..!!!
D:bence var hemde cok buyuk hasar var??
A:ben boyle saygizlik gormedim..hem arabama carp hemde ode de arabada bisiye benzese
D:arabama laf edemezsiniz..
A:siz alin o arabanizi..tovbe tovbe
D:saygili olun biraz simdi oduyomusunuz gidiyomuyuz??
A:bakin yetismem gereken bi defile var ve eger gec kalirsam bu sizin yuzunuzden olucak.herkez kendi arabasinin hasarini odesin tamammi??
D:cattik ya peki madem sizin gotureceginiz tamirciye kalmadim ztn
A:...........aman bende sizinkine kalmadim
Asi sinir kupu olup cikmistir bu simarik adami parcalamamak icin kendini zor tutmaktadir..
Demir ise ilk basta bu kadar sinirlendigi kizin guzelligini fark etmemistir arabaya binerken asiyi soyle bi suzer:asinin uzerinde gri renk bi ceket beyaz bi gomlek ve gri bi etek vardir saclari ise daginik bi sekilde tutulmustur bi is kadini oldugu her halinden bellidir...demir ilk basta gereginden fazla etkilensede soyledigi sozleri hatirlayinca sinirlenir ve arabaya binip uzaklasir..
Asi apar topar eve gider hic kimse yoktur herkez defilenin olacagi oyele gitmistir.asi nasil hazirlandigini bilemez hemen yola koyulur ama saat 7yi coktan gecmistir cunku kuaforde gereginden fazla uzun sure gecirmistir..apar topar salona girdiginde ilk defneye gozu carpar
Def:nersein asi ya herkez seni bekliyor misafirlerin bazilari sormaya basladi ne diycegimi sasirdim!!!
A:tamam defne sakin olbenim simdi mankenlerin yanina gitmem gerekiyo son kezhepsini gozden geciricem....
Veeee iste defile baslamistir herkez bu koleksiyonu cok begenmistir heleki en sonda podyuma cikan gelinlik herkezden tam not almistir..
Defilenden sonra ufak bi kutlama olur otelde bu sirada asinin yanina yaklasan kuzeni mehmet
M:tebrikler super super asiye kozcuoglu bu kadarini beklemiyordum buyulendim ee aksama napiyosunuz???
A:tesekkur ederim kuzenlerin en yagcisi.aksam icin bisiy konusmadik ama defne su yeni acilan bara gideriz diye dusunmustu sende gel 3muz her zamanki gibi ha ne dersin??
M:ooo bara gidiliyo ve bana soruluyo tabi geliyorum saat 9 gibi bulusalim olurmu??
Ben sizi almaya gelemem yalniz biliyosunuz ehliyet konusu!!:
A:tamam cnm gerci bugun benimde arabamda hasar var babaminkiyle gideriz artik beni caggriyolar haberlesiriz optum memocugum:p
M:ya su memoyu kullanmayin diye kac kere soyliycem...
Ayni siralarda dogan holding...demir iceri sinirli bi sekilde girer butun calisan kizlar demir ne zmn sirkete gelse gozlerini ondan alamaz demir ise hicbirine yuz vermezdi...
D:kerim bey nerde??
...:sey hosgeldiniz demir bey kerim bey odasinda..
K:oooo abicim erken uyanilmis bakiyorum nasil kalkabildinki o kadar ickiden sonra??
D:seninde babam gibi baban olsaydi kalkardin oofff
K:sende baska bisey var noldu aksam hale seni pek mutlu edemedi galiba yok hale onaksamkiydi aksamki kizin adi neydi ???hah alev evet alev...
D:ne biliyim alevmi halemi ztn gelirken yolda arabayi carptim daha dogrusu carpmak zorunda kaldim bide azar isittim ya boyle bi kadin gormedim hayatimda kerim bide uste cikiyo koskoca uayriyi gormedigi yetmiyo..!!!
K:neyse ya bosver kadinlar boyle iste...
D:bakne dicem aksam su yeni acilan bara gidelim bizsiz olmaz simdi ha ne dersin??hem kafalari dagitiriz biraz??
K:olum iki aksamdan beri gozume uyku girmiyo ya sen sabahlari uyuyosun bense erkenden sirkete geliyorum ama haksizlik..
D:abartma ben babamdan izin alirim yarin senin adina bak boyle arkadasi bulmussun hala mizmilaniyosun..
K:iyi peki saat 9 gibi cikariz ben alirim seni malum su cok sevdigin araban yamulmus haahaha
D:.......!!!!!!!
Aksam saat sekizde kizlar hazirlanmis mehmete haber veririler ve ikisi defnenin arabasina binip yola koyulurlar asi bu aksam muhtesem olmustur cunku onun basarisini kutluycaklardir..bara girdiklerinde arkalarindan bi ses
.....:merabalar su tesadufe bi bakin!!!!

yasamakguzel88
31-05-08, 11:23
Demir Zeyneb’e yol verdi çiftlikten içeri girmesi için…O da arkasında giricekti..Bu sırada Arif Efendi de Asi’yi çiftliklerine götürmüştü…Galip silahı Demir’e doğrulttu…Tam o sırada Zeynep Demir!e bir şey söylemek için kafasını çevirdi ve Galib’i gördü..Demir demesine kalmadan bir el silah sesi duyuldu…Galip yaptığının şokuyla hemen olay yerinden kaçtı…Hala bunu nasıl yapabildigine inanmıyordu…

Sesleri duyan Melek te dışarıya doğru koştu…

ZEYNEP: Demir iyi misin? Ne olur bir şeyler söyle…

Demir omzunu tutarak;

DEMİR:İyiyim merak etmeyin..Sanırım kurşun omzumu sıyırdı ama önemli bir şey yok…

Melek abisinin elini kanlar içinde görünce ağlamaya başladı…Bu sırada Arif kahya da gelmişti…Olanları gördükten sonra hemen polisleri aradı…Asi de tam çiftligin kapısından girerken annesi ve Fatma hanımla karşılaşmıştı..Üçü bereber silah sesini duydular…

ASİ:O ses yan çiftlikten geldi…Birilerine bir şeyler oldu…Anne benim hemen gitmem lazım…


NERİMAN:Hayır Asi yalvarırım gitme…Birazcık hatrım varsa kal kızım..Neler oldugunu bilmiyoruz başına bir şeyler gelebilir…

Bu arada çiftligin önünden vızır vızır polis arabaları geçmeye başladı…Herkes dahada endişelenmeye başlamıştı…Asi gitmek için yalvarsada Neriman izin vermiyordu…

Bu sırada Demirlerin çiftliginin önü iyice kalabalıklaşmıştı…Silah sesini duyan çiftlige geliyordu…Zeynep Demir’in omzuna havlu bastırıyordu ,kanaması azalsın diye…

ZEYNEP:Bunu size yapan Galip ti gördüm..O yaptı..Sanırım bir şeyleri yanlış anladı…Allahım benim yüzümden başınıza gelenlere bakın…Kendimi hiç affetmicem…Ondan şikayetçi olucak mısınız?

DEMİR: Hişt tamam sakin ol..Ben görmedim kimin vurdugunu ama bu adam çok tehlikeli..Polise söylesek iyi olucak bence…

ZEYNEP:Polise söylersek olay daha da karışır..Hem benide bulurlar…Lütfen yapmayalım bunu, sizden son bir ricam olsun..Biliyorum çok tehlikeli bir şey ama şimdi polise söylersek her şey daha da çok karışıcak…

DEMİR: Ben söylemeyi düşünüyordum ama madem sen öyle diyorsun tamam hiçbir şey görmedim ben..Umarım başımıza daha kötü bir şey gelmez…

Bu sırada polisler çiftligin önüne gelmişlerdi..Demir Zeyneb'n isteginden dolayı gercekleri anlatmadı..Kendisini vuranı görmedigini söyledi…Bu sırada hala omzu kanıyordu..


MELEK: Abicim hemen hastaneye gidelim…Omzun çok kötü gözüküyor…Beyfendilere söyle,daha sonra karakola gidip ifade verirsin…

DEMİR:Tamam canım endişelenme sen…Polislere dogru dönerek,

Bildiklerim bu kadar ama şu hastane olayını hallettikten sonra karakola ugrarım ifademi veririm, dedikten sonra arabasının anahtarını Arif kahya ya verdi... Zeynep,Melek,Demir ve Arif kahya hep beraber hastaneye dogru yola çıktılar..


Bu sırada Asi çiftlikte durmaya dayanamadı ve evden çıkıp koştura koştura Demirlerin çiftlige geldi…Etraf çok kalabalıktı olan biteni ögrenmek için polislerin yanına gitti çünkü evde kimse yoktu..Polislerden Demir’in vuruldugunu örgenince dünya başına yıkıldı..Bir an sanki nefes alamadı kendini boğulucakmış gibi hissetti..Hangi hastaneye gittiklerini ögrendikten sonra çiftlige dönüp arabasını aldı ve o da hastaneye dogru son sürat yola koyuldu..

Bu sırada hastade Demir’in omzuyla ilgilenmişler çok önemli bir şeyi olmadıgını söylemişlerdi…Bu akşam hastaneden çıkabilicekti…Pansumanı tamamlandıktan sonra Melekle Zeynep Demir’in koluna girdiler ve odadan çıktılar..Aside tam bu anda hastaneden içeriye girmişti…Kafasını kaldırıp karşıya baktıgında Demir’in koluna girmiş olan Zeyneb’i gördü ve hemen kendini kenara çekti... Gözleri yaşlarla dolu olarak hastaneden dışarı attı kendini çarçabuk

yasamakguzel88
31-05-08, 13:37
Asi hemen arabasına binip ordan uzaklaştı…Arabada gözyaşlarına hakim olamıyordu…Daha fazla böyle yola devam edemeyecegini düşünüp arabasını kenara çekti ve biraz sakinleşmeye çalıştı…

Bu sırada Kerim ve Defne de hastaneye gelmişlerdi…Arif Kahya Kerim’i arayıp olanları anlatmıştı…

KERİM: Abicim iyi misin? Nasıl oldu bu olay? Kim vurdu görebildin mi?

DEMİR:Kerim bir sakin ol..Allah aşkına bir dakikada bu kadar soruyu nasıl sormayı başarabiliyorsun…Önce şu hastaneden çıkalım bir an öncede, çiftlikte olan biteni anlatırım…


Birlikte hep beraber çiftlige gittiler..Defne Demir’in yanındaki bu kızın kim oldugunu merak ediyordu ama anlatılanlardan konunun bu kızla ilgili oldugunu biraz olsun anlamıştı..Sonra Asi’nin olanlardan haberi olmadıgını düşünerek onu aramaya karar verdi…Bunları bilmeye onunda hakkı vardı…

DEFNE:Alo Asicim nasılsın? Olanlardan haberin var mı?


ASİ:Ne oldu Defne? benim bir şeyden haberim yok…

DEFNE:Asi ,Demir vurulmuş..Allahtan kurşun sıyırıp geçmiş..Şimdi çiftlikteyiz..İstersen gel buraya…Neden oldugunu anlayamadım pek ama sanırım şu evdeki kızla ilgili bir olay..Hadi gel buraya ,burda detaylı konuşuruz..

ASİ:Yok Defne ben gelmiyecegim..Çok geçmiş olsun dedigimi söylersin…Şimdi kapatmam lazım uykum geldi de..Sabahta işe gitmek için erken kalkacagım…

Asi telefonu kapatınca daha da çok ağlamaya başladı…Demir o kız için hayatını tehlikeye atmıştı demek…Sözde daha iki gündür tanıyomuş…İki gündür tanıdıgı biri için insan kendini ölüme atar mı? Artık sana asla güvenmeyecegim Demir…Asla

Demir Defne’nin telefonla konuştugunu görmüştü kimle konuştugunu anlamak için yanına yaklaşınca Asiyle konuştuğunu anladı…Defne telefonu kapadıktan sonra..


DEMİR:Asiyle mi konuştun Defne?

Defne birden boş bulunarak irkildi…

DEFNE:Evet Asiyle konuştum…Çok geçmiş olsun dedi..

DEMİR: Sadece bu kadar mı? Başka bir şey söylemedi mi?

DEFNE:Bende çok şaşırdım ama uykusu olduğunu şimdi buraya gelemiyecegini söyledi…Çok üzgünüm Demir…Asiye neler oldu bende anlamıyorum…

DEMİR: Üzülmene gerek yok Defne…Ben anlıyorum her şeyi..Artık ben Asi için bir önem taşımıyorum… O yüzden gelip vakit kaybetmek istememiştir…

DEFNE: Saçmalama Demir..Onun seni ne kadar çok sevdigini ben biliyorum…Şu an neden böyle yaptı anlamasamda muhakkak geçerli bir sebebi vardır…


DEMİR: Boşver Defne…Artık bende ilgilenmiyorum…Herkes kendi yolunu seçti..Umarım her ikimiz de mutlu oluruz…Şimdi içeri geçsem iyi olucak…

Demir duyduklarından sonra omzunun acısını unutmuştu..Kalbinin acısının yanında bu acı ne derdiki ona…Odasına geçti ve çekmeceden Asi’nin resmini çıkardı.. Ona bakıp konuşmaya başladı…

DEMİR: Nasıl bu kadar kolay vazgeçtin benden…Sadece biraz zaman istemiştim senden….Ben seni bu kadar çok severken,her an sen aklımdayken nasıl yaptın bunu bana ASİ…Yoksa şimdi Ali denen o adamı mı seviyorsun...İçim acıyor Asi hemde çok..Seni kendi ellerimle ona ittim ve şimdi geri alamıyorumda…Sensiz nasıl yaşayacağım inan bilmiyorum…


Demir tüm gece gözünü bir kez olsun yummamıştı…Asiyle geçirdikleri bütün anlar teker teker aklından geçti…Sabah oldugunda artık bu odada daha fazla kalırsa boğulucagını hissetti ve kendini dışarıya attı..Bilinçsizce dolaşmaya başladı…

Bu gece sadece Demir için zor geçmemişti…Asi de tüm gece gözünü hiç yummadı…Zeyneb’in hastanede Demir’in koluna girmiş halini gözünün önüne geldikçe kısknaçlıktan midesine kramplar giriyordu…Bu kadar kolaydı demek Demir beni unutmak…Aramıza giren ilk mesafede gidip o kadınla birlikte oldun…Senin aşkın yalanmış Demir yalanmış diye söylenip durdu…Sabah oldugunda o da hemen atının yanına koştu ve üstüne atlayıp tarlalara doğru dört nala sürdü…

Demir’in ayakları onu Asi’nin gizli yerine getirmişti…Aynı anlarda Asi de rahatlamak için gizli yerine gelmişti..Demir arkasından gelen at sesini duyunca dönüp baktı bu gelen Asiydi…Onu görünce yine kalbi sıkıştı..Asi de Demir’i fark etmişti..Bir an için geri dönmeyi düşünsede sonra bunu yapmaktan vazgeçti..Ondan özellikle kaçtıgını düşünmesini istemedi ve atı Demir’e doğru sürdü..Yanına geldiginde attan indi…İşte şimdi yine karşı karşıyaydılar ve kimse yoktu…Kozlarını paylaşma zamanı gelmişti…


DEMİR:Konuşmamız lazım ASİ….

yasamakguzel88
31-05-08, 15:05
ASİ:Konuşcak bir şey yok Demir…Herşey çok açık ortada…Artık söylenicek söz oldugunu sanmıyorum…Bu arada geçmiş olsun tekrardan..Akşam Defne’ye ilet diye söylemiştir umarım…

DEMİR:Evet söyledi…Seni anlıyamıyorum Asi..Ben sana bir şey olsaydı bir saniye duramaz gelirdim ama sen tenezzül edip gelmedin bile…Ne yaptım ben sana bu kadar kolay sildin beni…Hiç mi sevmedin beni Asi?

ASİ:Bence sevgiden bahsetme Demir…Taşıyamıyacagın kelimeleri söyleme birdaha..Senin sevginin anlamını bildiginden şüpheliyim…Seven insan bu kadar kolay vazgeçmezdi..neyse daha fazla dinlemek istemiyorum seni..İzninle ben gidiyorum…


DEMİR:Hiçbir yere gitmiyorsun Asi.Beni dinleyeceksin…

Bu sırada Demir Asi’nin kolalrından sıkıca tutumuştu…Tam gitmeye kalkarken belinden tuttu ve geri çevirdi…Nefesleri birbirine karışıcak kadar yakınlardı birbirlerine…

DEMİR: Dün ölebilirdim ben Asi..Beni hiç mi merak etmedin…

ASİ: Seni başkaları için hayatını tehlikeye attığın kişiler merak etsin Demir..


DEMİR:Ne demek şimdi bu…İmalardan vazgeç artık ve açık açık söyle…


ASİ: Seni merak ettim Demir…Silah sesini duyduktan sonra annem bir süre salmadı beni çiftlige..Sonra geldim senin vuruldugunu öğrendim ama hastanaye gitmiştiniz..Peşinizden hastaneye geldim ama orda bana ihtiyacın olmadıgını gördüm…Zeynep Hanım kolunuza girmiş size yardımcı oluyordu…Daha fazla orda kalmak istemedim ve çektim geldim…O kız senin için gercekten önemli olmalıki hayatını bile tehliye atabiliyorsun..

DEMİR:Asi her şeyi yanlış anlıyorsun…Onunla aramda hiçbirşey yok…O kızın başı belada ve ona yardım ediyorum sadece…

ASİ:Bunları dinlemek istemiyorum ben Demir…Kiminle olmak istiyorsan olabilirsin…Çünkü ben artık gercekten yokum…Size mutluluklar….


DEMİR: Asi yanlış yapıyorsun…Bu söylediklerinden pişman olucaksın…


ASİ:Yanlışı ilk sen yaptın Demir…

Asi orda daha fazla kalmak istemedi..Demir’in kollarından kurtulduğu gibi atına atlayıp oradan uzaklaştı….Demir’in payına düşense sadece arkasından bakakalmaktı…Asi avuçlarının içinden an ve an kayıyordu

yasamakguzel88
31-05-08, 16:09
Demir bir süre daha Asi’nin arkasından baktıktan sonra oda çiftlige döndü..Evdekiler uyanıp Demir’i göremeyince meraklanmışlardı…Demir’in kapıdan girdigini görünce

MELEK: Abi nerdesin?Çok merak ettim seni…Daha iyileşmeden neden dışarı çıktın…


DEMİR: İyiyim Melek ben merak etme…Hatta şimdi ofise gidecegim…Sonra Zeynep’e doğru dönerek; Sende bir süre burda Melekle kal..Arif Efendide var buraya bir daha gelmeye cesaret edemez…Akşam tekrar ne yapıcagımızı konuşuruz..He bide öğleden sonra Melek seni ofisime getirsin üstüne birkaç şey alalım Zeynep,

ZEYNEP: Hiç gerek yok gercekten..Zaten yeterince bela oldum başınıza…

DEMİR: İtiraz etmek yok..Ne dersem o olucak..Hadi ben çıktım şimdi…Ögleden sonra görüşrüz…

MELEK: Tamam abi görüşrüz…Dikkat et çok yorma kendini..

Demir kardeşini alnından öptükten sonra arabasına binip ofise dogru yola koyuldu…Asi de çiftlige gidip hazırlanmış oda işe gidiyordu…Tam yolda kavşagın orda iki araba karşı karşıya geldiler…Asi Demir’in yüzüne bakmadan son sürat arabayı sürdü ve oradan uzaklaştı….Ofise geldiginde Ali de gelmişti…Öğlene kadar yapılıcak tüm işleri yaptı…Bir ara yemek yemek için dışarı çıktıgında Demir’in ofisine giren Zeyneple Melegi gördü ve kendini çok kötü hissetti..

Melek Zeyneb’i ofise bıraktıktan sonra işi oldugunu söyleyip gitti..Demirle Zeynepte alışveriş yapmak için çıktılar…Birkaç mağazaya girip Zeyneb’e kıyafet aldılar..Bu sırada Defne’de alışverişteydi ve onları gördü…Sonra yanlarına gidip;

DEFNE: Mehaba Demir,

DEMİR: Merhaba Defne

Defne Zeyneple de selamlaştı..

DEFNE: Alışverişe mi geldin Demir..Kırk yıl düşünsem seni böyle alışveriş yaparken hayal edemezdim..

DEMİR:Ne var bunda Defne..Zeyneb’e birkaç parça bişeyler bakıyoruz…Giyecek hiçbirşeyi kalmamışta..

DEFNE:Hımm tamam..Size kolay gelsin o zaman…Sonra konuşuruz Demir deyip oradan uzaklaştı..Ama Defne’nin de aklı karışmıştı…İki gündür sürekli bu kızı Demi’in yanında görmesi pek hayra alamet degildi sanırım…

Defne bir süre daha mağazalara bakınmayı sürdürdü..Bu sırada Asi de işten çıkmış bu yeni işi için kendine daha uygun kıyafetler bakmaya karar vermişti…O da vitrinlere bakarken Defne ile karşılaştılar ve birlikte bir kafeye oturup sohbet ettiler…

DEFNE: Az önce Demir’i gördüm.. O da alışveriş yapıyordu…

ASİ:Banane Defne bundan..Gayet doğal ne var bunda..Demir alışveriş yapamaz diye bir kural mı var?

DEFNE: Kendine yapmıyordu alışverişi..Zeynep vardı yanında ona bir şeyler bakıyorlardı…

Asi duydugundan sonra yıkılsada belli etmemeye çalıştı…

ASİ: Olabilir Defne..Neyse Demir hakkında hiçbişey duymak istemiyorum mümükünse..

DEFNE: Peki sen öyle istiyorsan,anlatmam bir şey…

İki kardeşi bir müddet daha oturduktan sonra vedalaşıp ayrıldılar ve Asi çiftlige döndü…

Bu sırada Ali de Kerim’i telefonla aramıştı…

ALİ: Merhaba Kerim nasılsın?


KERİM: İyiyim Ali sen nasılsın..
ALİ: İyi işte ne olsun…İş güç..Vaktin varsa birlikte yemek yiyelim diyecektim..Fikrini almak istedigim bir konu varda…

KERİM: Peki tamam olur…Bir saat sonra görüşürüz…

ALİ:Görüşürüz…

Aynı anda Demir de Zeyneb’i bırakıp ofise geri dönmüştü…Telefonda Kerim’in Aliyle konuştugunu duydu…

DEMİR:Ne istiyomuş senden Ali bey

KERİM:Yemek yiyelim dedi..Fikrimi almak istedigi bir konu varmış..Gidip öğrenelim bakalım neymiş bu konu…

DEMİR:Git bakalım ,kim bilir yine ne planları var

yasamakguzel88
02-06-08, 06:04
Demir ofiste Ali’nin Kerimle ne konuşucagını çok merak ediyordu..Bu sırada Kerim de Aliyle buluşacagı kafeye gelmişti…Biraz hoş beş sohbet ettikten sonra Ali asıl konuya girdi…

ALİ:Kerim senin fikrini almak istedigim bir konu var?

KERİM:Tabi seni dinliyorum..

ALİ: Şey konu Asi…Bu şehre ilk geldigimde yolda gördüm Asiyi..Daha o zaman anlamıştım ona aşık olacağımı…Onda çok degişik bir şey var…Hem çok yakın hem çok uzak…Bir şeyler beni ona çekti…Onunla gönül eğlendirmek gibi bir niyetim yok bu yüzden ona samimiyetimi göstermek istiyorum…

KERİM: Peki nasıl yapıcaksın bunu?

ALİ:Yarın ona evlenme teklif edecegim…Aslında biraz korkuyorum hayır derse diye…Ona etmeden sana danışim dedim…Bu teklifi yaparken özel bir şeyler hazırlim mi sence Asiye…

Kerim duydukları karşısında adete afallamıştı..Şimdi bu adama ne diyecekti…Çok sevdigi arkadaşına birden ihanet ediyormuş gibi hissetti kendini..

KERİM: Ali sence biraz hızlı olmadı mı her şey? Daha geleli kaç hafta olduki…Asiye evlenme teklif ediyorsun…

ALİ: Ben kendimden ve duygularımdan çok eminim Kerim..Asi benim aradıgım kadın…Gelecegimi geçirmek istedigim kişi…Onunla birbirimizi çok iyi tamamlayacagımızı düşünüyorum ve bu sebebten benim için beklemek sadece vakit kaybı..

KERİM: Hımm anladım..Ben bir şey diyemem Ali..Belkide Asi’ni hayatında söz verdigi birisi vardır ne dersin..

ALİ: Bunu ona sordum sessiz kaldı…Olsa söylerdi herhalde…

KERİM: Anladım Ali…İyi o zaman et bakalım duyguların karşılıklımıymış anla..Asi öyle şatafatlı şeylerden hoşlanmaz abartmana gerek yok yani..

ALİ: Sağol Kerim..Bu iyiligini unutmayacagım..Bu şehirde konuşabilecegim o kadar az kişi var ki…Sende bunlardan birisin…

Biraz daha sohbet ettikten sonra vedalaşıp ayrıldılar…Ali Asi’ye nasıl evlenme teklifi edecegini düşünüp durdu tüm gece…Demir de rüyasında kabuslar görüp durdu…Asiden ayrıldıgında beri nerdeyse uyku uyuyamaz olmuştu..Peki ya Asi onunda durumu Demir’den farklı sayılmazdı….

Sabah erkenden Ali Asi’yi aradı…

ALİ:Günaydın Asi…

ASİ:Günaydın Ali Bey..

ALİ: Asi sana ufak bir süprizim var..Bu sabah seni evden almaya gelecegim..Beni bekle işe beraber gidelim olur mu?

ASİ: Zahmet etmeseydiniz ben kendim gelirdim…

ALİ:Ne zahmeti yarım saat içinde oradayım…

Yarım saat sonra Ali motorsikletle Asilerin çiftliginin önündeydi…Asi adete şok olmuştu…

ASİ: İşe bununla gitmeyeceğiz değil mi?

ALİ:Bununla gidicez Asi..Motora binmek süper bir şey..Daha önce bindin mi hiç?

ASİ:Hayır ve binmeyide düşünmüyorum..Ben korkarım motordan..En iyisi ben arabayla gidim işe…

ALİ: Asi lütfen kırma beni…Bak korkulcak bir şey yok hadi ama..

ASİ: Ama Ali bey…

Ali Asi’yi kolundan çekiştirerek motora bindirdi…Asi o kadar çok korkuyorduki…Ali gaza bastıkça bastı..

ASİ:Yavaş olun lütfen….

Ali bir anda damdan düşer gibi

ALİ: Asi benimle evlenir misin?

Asi duydugu bu soru karşısında şok olmuştu resmen ama duymamazlıga geldi.Bu sırada Ali biir pastanenin önüde durdu ve indiler…

ALİ:Hadi önce burda bir kahvaltı edelim…

ASİ:İşe gitmeyecekmiydik Ali Bey..

ALİ: Patron benim sonuçta bugün işe geç gitsekde olur…

Asi gülümsedi ve içeri girdiler…Cam kenarındaki masaya oturup siparişlerini verdiler…Ali Asiye dönerek;

ALİ: Az önce sana bir soru sordum Asi ama cevabını alamadım…

ASİ: Evet duydum ve çok şaşırdım..Hiç beklemedigim bir şeydi bu Ali bey..

ALİ:Aşk zaten böyle bir şey degil mi Asi…İnsanı en beklemedigi anda bulur..Benide hiç beklemedigim bir an da yakaladı..Ama iyiki oldu…Asi ben seni seviyorum ve karım olmanı istiyorum…

Asi birkaç saniye duraksadıktan sonra;

ASİ:Bu teklifinizle beni onure ettiniz teşekkürler ama cevabım hayır Ali bey..

ALİ:Neden Asi..Başka biri mi var?

ASİ: Neden başka birisinin olup olmaması degil..Ben şu an için evlenmeyi düşünmüyorum…

ALİ:Biraz düşün,kendine ve bana zaman ver lütfen Asi..

ASİ: Düşünüp sizi oyalamaya hakkım yok..Şu an gelecegime dair planlarım içinde evlilik gibi bir düşünce yok…Lütfen beni yanlış anlamayın…

ALİ: Peki Asi..Ama ben yinede ümidimi tamamen kaybetmiş değilim…Zamanla olabilicegine inanıyorum…

ASİ:Kalkabilir miyiz? İşe iyice geç kaldık..

ALİ: Peki tamam kalkalım..Hesabı ödedikten sonra kalktılar…Asi ama tekrar motora binmedi ve yürüyerek ofise döndü…Tüm gün gerekmedikçe Aliyle pek konuşmamaya çalıştı…

Aynı anlarda Kerimde ofiste kıvranıyordu…Dün Ali’nin söylediklerini Demir’e nasıl söyleyecegini düşünüp duruyordu…Demir de Kerim’in bu düşünceli halini fark etti..

DEMİR: Oğlum iyi misin sen? Ne bu halin..Karedenizde gemilerin mi battı? Kukuman kuşu gibi düşünüp duruyorsun sabahtan beri…

KERİM: Ha ha çok komiksin..Benim batmadı ama birazdan söyleyeceklerimden sonra senin neyin batar bilemeyecegim..

DEMİR: Ne oldu Kerim söylesene…

KERİM: Şey Demir..Dün hani Ali benimle konuşmak için çağırmıştıya…Konuştu işte benle..

DEMİR:Ne konuştu söylesene Kerim…

KERİM:Şey abi nasıl söylesem bilemiyorum..Sakin olucaksın tamam mı?.Söz ver bana

DEMİR: Kerim uzatma hadi söyle..

KERİM: Abi Ali Asi’ye bugün evlenme teklif edicekmiş..Bunun için fikir aldı benden..

Demir’in adeta kanı çekildi bir anda…Olduğu yere çivilenipr durdu birkaç saniye...Aklından milyonlarca düşünce geçti…En kötüsüde Asiyi o adamın karısı olara düşünmekti..Hemen eline telefonu aldı ve Asi’yi aradı..

DEMİR: Alo Asi nerdesin? Hemen konuşmamız lazım..

ASİ: Ofisteyim Demir..Ne oldu önemli bir şey mi var?…

DEMİR: Evet çok önemli…Beş dakika içinde oradayım gelip seni alıcam ve konuşucaz…

Demir hemen telefonu kapatıp ofisten çıktı…Beş dakika sonra Ali’nin ofisinin önündeydi..Aside kapıya inmiş onu bekliyordu…Demir arabadan aşagı indi..

DEMİR: Asi hadi bin arabaya…Rahat konuşacagımız bir yerlere gidelim…

ASİ:Ben bir yere gitmek istemiyorum..Ne söyliyeceksen burda söyle..

DEMİR: Asi bin hadi şu arabaya…Sinirim burnumda zaten..Bir kerede inad etme ve bin..

Demir bunları söylerken sesinin yükseldigii fark etmemişti..Aside daha fazla rezalet çıkmasını istemedigi için arabaya bindi…

Demir delirmişcesine arabayı sürüyordu…Hala Ali’nin evlenme teklif edebildigine inanamıyordu…Asi Demir’in bu halinden korktu ve bagırmaya başladı..

ASİ: Amacın ne senin, ikimizide öldürmek mi? Ne yaptıgını bilmiyorsun sen..

DEMİR: Evet ne yaptığımı bilmiyorum ben ama seninde ne yapmak istedigini anlayamıyorum diyerek arabanın aniden frenine bastı ve durdu…

İkiside bir hışımla arabadan indiler…

ASİ: Derdin ne senin Demir…Seni hiç anlayamıyorum artık…Amacın ne söylesene.

DEMİR: Ne mi yapmaya çalışıyorum bu çok açık degil mi? Aramızdaki sorunları halletmeye çalışıyorum..Seni kaybetmek istemiyorum...Tekrar eksisi gibi olamazmıyız Asi...

ASİ: Olamayız...Hiçbirşey açık filan degil çünkü…

DEMİR:Konuşmamız gerek Asi..

ASİ: Ben konuşmakta dinlemekte istemiyorum seni…

DEMİR: Dinleyeceksin Asi…Zaten başımıza ne geldiyse senin şu inadın ve gururun yüzünden geldi..

ASİ: Gurur mu ? Üstelik birde benim gururum…Aynaya dön de bir bak istersen...Sen kendi yaptıklarını çok çabuk unutuyorsun sanırım…Unutmaki ailemle ilgilenmem gerek diyip beni bırakan sendin…

DEMİR:Ben seni bırakmadım sadece zaman istedim senden, beklemek bu kadar zor muydy?

ASİ: Neden zaman istedigini söyleseydin eğer seni beklerdim ama sen hep beni hayatının dışında bıraktın…

DEMİR: Özür dilerim Asi …Evet bu yaptıgım hataydı ama sende hata yaptın..O Ali denen adama gözümün içine baka baka yakın davrandın…

ASİ: Bana söyleyene bak..Kendini Zeynep için ateşe atan bendim sanki..

DEMİR: O durumu yanlış anladın sen..Onun başı belada ve ben ona yardım ediyorum..

ASİ: Senide, saçma sapan yalanlarınıda merak etmiyorum….

Demir Asiyi iki kolundan sıkıca tuttu ve iyice kendine çekti...Gözlerinin içine bakarak…

DEMİR: Etmezsin tabi..Hayranların çok hemen kendini başka rüzgarlara bıraktın bakıyorumda…

ASİ: Haddini bil..Ne demek istiyorsun sen…

DEMİR: O Ali dene herifin sana evlenme teklif ettiğini biliyorum…Ne cevap verdin Asi o adama…

Asi Demir’e o kadar kızgındıki…Zeyneple olanlardan ötürü onu affedemiyordu ve tüm öfkesiyle bu söylediginin nelere mal olucagını düşünmeden bir an da

ASİ: Evet dedim…Ali’nin teklifini kabul ettim..

Demir duyduguyla adete şoka girmişti..Asi’nin ellerini bıraktı ve kendini geri çekti…

Tam bu sırada da kare dondu ve 32.BÖLÜM SONU

tarcin
02-06-08, 07:52
33. Bölüm

Demir elinde Asi’nin kolyesi öylece arkalarından baktı.
Gözlerini avucuna bırakılan kolyeye çevirdi. Altın avucunun içinde parlıyordu.
Demir günlerden beri ilk kez gerçekten gülümsedi.
Kolye tekrar Demir’i bulmuştu işte.Yeniden takılmayı ait olduğu yerde bekleyecekti.


3. Part
Ameliyathane kapısında sesiz bir bekleyiş vardı.
Defne’nin telefonu sesizliği bozdu.
D: Anne
N: Defne
D: Asi hastanede. Vuruldu.
N: Gonca hastanede bebeği kaybettik.
D: Neee
N: Aman tanrım.
İkiside aynı anda konuşuyorlardı.
N: Asi vuruldu mu? Ayy kızım iyi mi ? nerdesiniz.?
D: Anne Asi ameliyatta. Onu bekliyoruz. Çok ciddi değil . Ama kurşunu ameliyatsız çıkaramadılar. Gonca nasıl?
N: Şimdi eve geldik. Bebeği kaybettik. Ziya ve Gonca perişan. Şimdi geliyoruz bizde..
Telefonu kaparlar.

Def: Annemler geliyor. Gonca bebeğini kaybetmiş.
Kerim ve Demir’in yüzü allak bullak olmuştu. Ne geceydi ya rabbim.
D: Nasılmış?
Def: Nasıl olsun ki. İkisi de perişan olmuşlar.
K: Gençler yine olur. Yeter ki kendilerini çabuk toplasınlar.

Neriman ve İhsan görünürler. Neriman Defne’ye sarılıp ağlamaya başlamıştır.
İhsan Demir’in yanına gelir.
İ: Nasıl?
Demir ağlamakla, ağlamamak arasında bir yerdeydi.
D: Bilmiyorum İhsan Bey doktor çok kötü değil dedi Asi gözlerini açmadan rahat edemeyeceğim.
İ: Nasıl oldu?
D: Onu koruyamadım. O silah bana doğrulmuştu. Ama Asi önüme atladı. Ne yapacağını anladığımda artık çok geçti.
İhsan elini Demir’in omzuna koydu.
İ: Şimdi önemli olan Asi’nin o amaliyattan çıkması. Asi güçlüdür hızla düzelecektir.
Ameliyathanenin kapısında doktor görünmüştür. Hepsi etrafını sarmışlardır.
Dok: Hastamızın durumu gayet iyi. Odasına alıyoruz. Bu gece rahat uyuması için ilaç verdik. Sabaha kendine gelir.. Meraklanmayın artık.
N: Görebilirmiyiz doktor Bey,
Dok: Uyuyor ama bakabilirsiniz.

Asi’nin odasına çıkarlar.
Neriman ve İhsan odaya girerler Asi uyuyordur. Odadan çıkarlar.
Defne Demir’İn gözlerindeki ifadeyi anlamıştır.
Def: Anne siz gidin eve biz buradayız.
Ne: Kızımın başından katiyen ayrılmam.
Def:Gonca’nın size daha çok ihtiyacı var. Sabah gelirsiniz. Baba..
İ: Hadi Neriman Defne haklı biz gidelim. Asi iyi işte.
Neriman söylene söylene İhsan’ı takip eder.
Kerim köşede bekleyen Ali’nin yanına yaklaşır.
K: Hadi sende git artık. Duydun Asi iyi. Sana ihtiyaç yok burada.
Ali’nin yapacak bir şeyi yoktur artık. Saatlerdir Demir’in perişan halini izliyordur. Savaşı Demir kazanmıştır kabul etmek zorundadır.
A: Pekala iyi geceler.
D: Defne sizde gidin Ben otururum Asi’nin başında. Zeynep’i de benim evime bırakın.
K: Olur mu ? Onuda bize götürürüz. Yarında İstanbul’a göndeririz. Ben İstanbul’la irtibata geçerim.
Onlar gidince Demir odaya girer.
Sevdiği kadın öylece yatıyordur. Serum bağlıdır eline, yüzü bembeyazdır.
İç yanar. “Senin yerinde ben olmalıydım Asi”

Yanına oturur. Boştaki elini avuçlarının içine alır. Arada bir o eli dudaklarına götürüp öpüyordur. Büyük bir çaresizlik vardır yüreğinde.
Bir ara Asi elini kıpırdattı. Demir hemen o eli daha fazla sıktı.
D: Asi..
Asi gözlerini hafifçe açmıştı.
D: Asi çok şükür.
Ellerini Asi’nin yüzünde saçlarında gezdirdi. Alnından öptü.
Asi boş bakıyordu ama hafifçe gülümser. Sonra tekrar gözlerini kapar.
Gün ışığı odadan içeri dolduğunda Demir hala gözlerini kapamamıştı. Bütün gece hiç uyumadan Asi’nin başında beklemişti.
Defne odadan içeri girdiğinde Demir’i yatağın kenarında iskemlede oturur buldu.
Def: Günaydın.
D: Günaydın.
Def: Uyandı mı?
D: Hayır. Ama kıpırdanıp duruyor. Biraz dan uyanır sanırım.
Def: Demir çok kötü görünüyorsun. Biraz git dinlen ben buradayım uyanınca haber veririm.
D: Olmaz.
Def: Demir hadi git söz arayacağım.
D: Pek ala gidip duş alayım, üstümü değiştireyim. Ara ama..
Def: Tamam söz. Bu arada Kerim Zeynep’i ofise götürdü. Uçağı akşam üzeriymiş. Bilgin olsun.
D: Sağ ol. Görüşürüz.
Demir çıktı.
Defne Demir’in kalktığı yere oturdu.
Bu arada Neriman ve İhsan da gelmişti. Derken Asi uyandı.
N: Asi kızım ohh şükür uyandı.
İ: İyimisin kızım.
A: İyim.
Asi odaya araştırır gözlerle bakıyordu
Kıpırdanmaya çalıştı ama canı yanmıştı. Suratını buruşturdu.
Def: Asi bir şey mi oldu.
A: Yok iyiyim. Canım yandı sadece..
N: Kızım çok korkuttun bizi. Neyse geçti artık. Ahh Asi sen vuruldun. Gonca bebeğini düşürdü..
A: Ne ..Gonca bebeğini mi kaybetti?
Asi ağlamaya başlamıştı..
İ: Ah Neriman hiç tutamazsın ki kendini.. Hadi kızlar biz gidelim en iyisi. Asi de iyi..
N: Olmaz ben kızımla kalmak istiyorum.
İ: Hadi Neriman gördün işte Asi iyi zaten birazdan doktor gelir belkide çıkarırlar zaten
Hadi biz gidelim.
Def: Hadi merak etmeyin biz buradayız.
Giderler.
Def: Asi hadi ağlama artık.
A: Defne sen mi buradaydın bütün gece..
Defne gülümsedi. Anlamıştı.
Def: Sakın Demir niye burada değil deyip adamın günahını alma Asi. Bütün gece Demir buradaydı. Ben gelince zorla onu gönderdim uyanınca ararım diye. Hiç uyumamış. Birazdan gelir.
Asi’nin gülümsemesi bütün yüzüne yansımıştı.
A: Uyanıp sizi görünce, dün gece rüya gördüm diye düşündüm.
Kapı açıldı. Asi Demir’in geldiğini sanarak kapıya baktı kalbi yerinden fırlayacaktı.
Ama gelen Ali’ydi. Elinde koca bir demet gül odaya girmişti.
Ali: Geçmiş olsun Asi..
Asi’nin yüzündeki gülümseme donmuştu hayal kırıklığı yüzünden okunuyordu.
A: Teşekkür ederim.
Def: Ben gülleri alayım bir vazo bulup geliyorum
Ali: Neden yaptın Asi kendini Demir’in önüne attın.Değer miydi? Daha ciddi olabilirdi? Hatta ölebilirdin.
A: O an için benim bir önemim yoktu. Eğer Demir’e bir şey olsaydı…..
Asi lafını bitiremedi
Kapıdan içeri Demir girmişti.
Yüzündeki gülümseme Ali’yi görünce dondu.
Ali: Günaydın Demir. Bende ziyarete gelmiştim.
D: İyi.. Asi’nin iyi olduğunu gördüğünüze göre…
Def: Ayy geldim .Zar zor buldum vazoyu.
Demir gülleri görünce bakışları donmuştu adeta.
Asi de bir güllere bir Demir’e bakıyordur.
Defne de tutulup kalmıştı.
Ali: Ben gideyim. Tekrar geçmiş olsun. Asi işe dönmek için acele etme. İyileşmeye bak.
A: Teşekkür ederim Ali bey.
Ali: Hepinize iyi günler
Ali çıkar.
Gülleri Asi’nin baş ucunda bir yere koyan Defne;
Def: Demir geldiğine göre bende gideyim. Kerim ile Zeynep’i yolcu edeceğiz. Görüşürüz Asi.
A: Güle güle
Baş başa kalmışlardı artık.
İkiside bir birine bakamıyordu.
D: Asi..
A: Demir..
Aynı anda konuşup aynı anda susmuşlardı.
D: Bana bir şey olsaydı ne olacaktı Asi?
Demir Asi’nin yarım kalan lafını duymuştu. Asi gözlerini ondan kaçırdı..
D: Asi bana bir şey olsaydı ne olacaktı ?
A: Sence ?
Bir birlerinin gözlerinin içine bakıyorlardı.
D: sensiz yaşamak çok zor olacaktı. Tıpkı sensiz bir hayatın benim için de dayanılmaz olacağı gibi..
Asi’nin gözleri dolmuştu.
Demir yatağa yaklaştı. Dün geceki gibi Asi’nin yanına oturup ellini tuttu.
D: Bütün gece bunu düşündüm burada sen o yatakta çaresiz ,yarı baygın benim yüzümden vurulmuşken, sana bir şey olsaydı ne yapardım diye düşündüm.
Asi’nin elini dudaklarına götürdü. Gözlerinden bir damla yaş eline damladı.
D: Ben dayanamazdım Asi, sensiz bir dünyaya dayanamazdım. Sen ameliyattayken o yaşasın benden uzak olsa da o yaşasın diye dua ettim.
A: Senden uzak olamam Demir.. Senden uzak olmak istemiyorum ..
D: Ben başlattım biliyorum. Sana anlatmadığım için çok pişmanım.
A: Ben anlamalıydım. Ama o kadar kırılmıştım ki. Şirketin önündeydin seni aramıştım hatırlıyormusun. Telefonuna bakmadın yürüyüp gittin. Ben orada öylece kaldım . O an dünya başıma yıkıldı. Yine de evine geldim. Yüzüme bile bakmıyordun Anlamak istemedim çok kızmıştım, kendimi aldatılmış hissettim.
D: O gün telefonu açarsam sana ne diyeceğimi bilemiyordum .O kadar büyük bir travma geçirmiştim ki .. senide içine çekmekten, yaşadığım o kabusa seni de katmaktan korktum.
A: Çok hata yaptık. Hatalarımız bir birini takip etti.
D: Asi seni seviyorum. Bir daha böyle bir şeyin olmasına izin vermeyelim Asi, sensiz olmak istemiyorum.
Asi sevgiyle gülümsedi. Elini Demir’in yüzünde, gözlerinde dolaştırdı. Elini tutup kendi dudaklarına götürdü.
A: Seni seviyorum Demir Doğan,
İki sevgili özlemle bir birine bakarken Doktor kapıdan girdi.
Dok: Hastamız nasıl buğün.
A: İyiyim . Sadece biraz ağrım var.
Dok: Bir iki güne o da geçer. Sizi bir gece daha hastahanede tutalım mı yoksa çıkmak mı istersiniz. Bence çıkmanızın bir mahsuru yok.
A: Evime gitmek isterim
D: Bir gece daha kalsan Asi
Aslında bir gece daha Asi ile yalnız olmayı istiyordu.
A: Evimde daha rahat ederim Demir.
D: Sen bilirsin
Dok: O halde şu serumu çıkaralım, bir şeyler yiğin. Sonrada sizi bir yürütelim. Eğer sorun yoksa akşamüzeri çıkarsınız. Anlaştık mı?
A: Tamam
………………..
Yemek geldiğinde Asi artık yatakta rahatça oturuyordu.
Demir tepsiyi Asi’nin önüne yerleştirdi.
A: Demir senin işin yok mu? bütün gün başımda mı bekleyeceksin.
D: Burada olmamdan şikayetiniz mi var Asi hanım?
A: Hayır bir şikayetim yok da..
D: Şu anda sizden daha önemli bir işim olamaz.
Demir kaşığı eline aldı. Asi’ye çorbayı yedirecekti.
A: Saçmalama ben yiyebilirim yalnız.
D: Elbette yalnız her şeyi yapabilirsin ama şimdi ben yedireceğim.
Güle oynaya Demir Asi’ye çorbasını yedirdi.
A: Tamam daha yiyemeyeceğim. Zaten tadı çok kötü.
D: Fatma ablanın yemeklerini özledin galiba..
A :Evet . Değerini bilememişiz.
D. İnsan kaybedince değerini bilir. Evlenince daha da iyi anlarsın.
Asi kıpkırmızı olmuştu.
Demir gülümsedi.
O sırada hemşire girdi.
H: Asi hanım hadi sizi yürütelim şimdi.
Demir yataktan kalkmasına yardım etti.
Bir an Asi’nin başı döndü bembeyaz kesildi. Hafifçe sallandı.Yatağa geri oturdu
D: Asi !!! İyimisin?
Sesi endişe doluydu.
H: Tamam sakin olun . Başı dönmesi normal. Tekrar deneyelim.
İkinci kere sorunsuzdu. Asi odanın içinde bir tur attı. Kendine gelmişti.
A: Evet şimdi daha iyiyim. Ama sırtım ağrıyor.
H: Şimdi size bir ağrı kesici yapacağım. Biraz yatın dinlenin olur mu?

İğneden sona Asi tekrar uykuya daldı. Demir yine başında oturdu o uyurken.
Defne ve Kerim geldiklerinde Demir de iskemlede uyuya kalmıştı.
Birbirlerine bakıp gülümsediler. İki inatçı keçi sonunda pes etmişti.
Demir onların sesi ile uyandı.
D: Geldiniz mi? Asi uyansın çıkacağız.
Def :Nasıl iyi değil mi? Ona kıyafet getirdim.
D: İyi etmişsin. Kerim aşağı inip çıkış işlemlerini tamamlayalım.
Demir ve Kerim çıktıktan sonra Asi uyandı. Bir an gözleri Demir’i aradı.
Def: Merak etme aşağıdalar. Çıkış işlemlerini tamamlayacaklar..
Asi gülümsedi. Demir’in varlığına çok çabuk alışmıştı yine.
Def: Hadi giyinmene yardım edeyim. Şimdi gelirler.
Giyinirken Asi elini boynuna götürdü kolyesi yoktu. Şimdi Demir’e ne diyecekti. Korku doldu bir anda yüreğine.
Def: Ne oldu Asi ağrıyor mu?
A: Hııı biraz acıdı.
Demir ve Kerim geldiğinde Asi giyinmiş onları bekliyordu.
Birlikte arabaya gittiler. Demir Asi’ye belinden sarılmış ona destek oluyordu.
Onu ön koltuğa oturtup direksiyona geçti.
Araka koltuktan koskoca bir demet papatyayı alıp Asi’nin kucağına bıraktı.
Asi hem şaşırmış hem de mutlu olmuştu. En sevdiği çiçekti.
D: Doğum gününde de sana almıştım. Ama malum sebeplerle verememiştim.
Asi gülümseyerek Demir’e doğru uzandı ve yanağına bir öpücük kondurdu. Canı acımıştı ama umurunda değildi.
A: Teşekkür ederim Demir.
Önde Demir’in arabası arkada Kerim ve Defne çiftliğe doğru yola çıktılar.

Okynss
02-06-08, 17:53
ASİ 32.BÖLÜM-1.KISIM

Galip silahını ağaç dalları arasından Demir’e doğru uzatmıştır..Demir ise her şeyden habersiz Zeynep’in arabadan inmesini beklemektedir..

Ama Zeynep’in arabadan inmesiyle ‘’Demir’’ diye çığlık atması bir olmuştur.

Z: DEMİR. GALİP .. GALİP..

Demir Zeynep’in Galip diye sayıklayan haline bakar ve gözlerini onun baktığı tarafa çevirdiğinde Galip’i görmektedir elinde silahıyla..

Galip ise o anda Zeynep’in onları fark etmesi ile şaşırmıştır ancak zaman kaybetmek istemediğinden ateş açmıştır ancak şaşkınlıktan nereyi hedef aldığını da görememiştir.Bu yüzden kurşun Demir’e gelmemiştir.Galip ise hala şaşkındır.Yanındakiler çoktan kaçmıştır hatta Galip’e seslenmişler Galip ise şaşkınlıktan seslerini bile duyamamıştır.Bu sırada çiftliğin Kahyası polisi aramış oradan bir çalışan ise sesleri duyup geldiğinde Galip’in kaçmak üzere olduğunu görüp onu yakalamıştır.

YAN ÇİTFLİK :

Silah sesleri Kozcuoğulları’nın çiftliğine de ulaşmıştır.Çiftlikteğin tüm adamları yan çiftliğe gitmek için yol almışlardır bile Asi de onlarla gitmek için ayaklanmışken.

N: Kızım nereye gidiyorsun? Ayy öldüreceksiniz siz beni valla
A: Anne lütfen
N: Hayatta göndermem seni.Kim bilir ne curcuna vardır orda?Gel buraya hiçbir yere gitmiyorsun.

Asi ise söylenenlerin hiç birini duymuyordur resmen.Sevdiği adamın evinde silah patlamıştı..Hatta belki o kurşun ona isabet gelmişti..Asi ise annesinin son söylediklerini aldırmadan ki zaten duymamıştır yan çiftliğe gider

N: Kızım kime diyorum ben?Asii…!!??Ayy sözümü de dinlemiyorlar artık..İhsanda en olmadık zamanda kayboldu..Heyy Allahım diye söylenirken Asi yan çiftliğe varmıştı bile

Etraf kalabalıktı o kalabalığın içinde Melek’i gördü.Polislerle konuşuyordu.Yanlarına gitti.

A: Melek..Ne oldu burada?
M: Bende tam net bilmiyorum.Sende biliyorsun abim Mersin’e gidicez diye apar topar çağırdı beni.Geldiklerinde yanında bir kız daha vardı.Sanırım adı Zeynep.Başı dertteymiş.O yüzden gidiyormuşuz Mersin’e abim beni evde bırakmak istememiş.Ama tam çiftliğin önüne geldiklerinde.Zeynep’le evlenmek isteyen o adam adı Galip mi ne işde o ağabeymle Zeynep arasındaki ilişkiyi farklı zannedip,abime nişan aldı Allah’tan kırşun abime gelmedi.

Asi’nin üstünden birden yük kalmıştı..Sanki, sanki sevdiği adam biraz önce yaşamla ölümün o ince çizgisine gelmemişti..Sevdiği adam,Demir o kızla gerçekten birlikte değilmiş der içinden

A: Melek abin nerde?
M: Zeynep’le içeri girdiler..İfadeleri bitti..Polis önlem olsun diye içeri gönderdi..

Demin ki rahatlığından eser kalmamıştı Asi’nin..Acı gerçek kafasına dank etmişti.Sevdiği adam onu bir ‘’yabancı ‘’ üstelik dişi olan bir yabancı yüzünden tehlikeye atmıştı..

Asi içeri girdi Zeynep’le Demir yan yana oturuyolarıdı.Demir her zaman ki gibi oldukça soğukkanlıydı.Zeynep’i sakinleştirmeye çalışıyordu.

A: Demir
D: Asi..
A: Ne olmuş burada böyle..İyisin değil mi?
D: Evet.

Asi Zeynep’e döner :
A: Siz nasılsınız?
Z: Teşekkür ederim daha iyiyim..En azından ilk şoku atlattım

D: Asi dışarı çıkalım..Zeynep dinlensin..Zor bir gece oldu onun için
A: Peki.

Dışarı çıktıklarında o kalabalığın birazda olsa dindiğini gördüler.Polisler ,Kahya ve Melek’ten başka dışarıda kimse kalmamıştı.

G.P: Kahyanızın ve kardeşinizde ifadesini aldık.Olayla yakından ilgenicez Demir Bey.Kuşkunuz olmasın.Ancak suçlunun ifadesine göre yanında iki adam daha varmış.Eğer olur ki rahatsız edilirseniz lütfen haberim olsun der ve polisleride toplayıp gider.

Arf.K.: Demir bey ben eve gidiyorum..Bir şey olursa arayın
D: Tabii Arif Efendi

A: Bende eve dönsem iyi olucak der ve çiftliklerine doğru yürümeye başlar.

Demir tam peşinden gidecekken

M: Abi bende eve geçiyorum diyerek kısa çaplıda olsa Demir’İn eylemini durdurur.Ancak Demir Melek içeri geçince Asi’nin peşinden gitmiştir.

D: Asi..Asi..

Asi arkasını döner.

A: Efendim
D: Bana inandın değil mi?
A: Hangi konuda?
D: Zeynep’le aramda bir şey olmaması konusunda
A: Evet , inandım..Eve gitmek istiyorum Demir,yorgunum.

Asi gitmek için yeltenmişken..Asi’nin gerçeği öğrenmiş olmasına ama hala bu tutumu sergilemesine öfkelenen Demir,Asi’yi sertçe kendine doğru çevirdi.Artık bağırıyordu.

D: Anlamıyorum..!ANLAYAMIYORUM.GERÇEĞİ ÖĞRENDİN HALA NEDEN BÖYLE DAVRANIYORSUN ASİ?

A: NEDEN Mİ? TANIMADIĞIN BİRİ UĞRUNA RESMEN KENDİNİ ATEŞLERE ATTIN DEMİR..BENİ,KENDİNİ, BİZİ DÜŞÜNMEDİN.DEMEKKİ O KIZA O KADAR DEĞER VERİYORSUN..İYİ DEVAM ET..

D: NE YANİ BU KADAR MI?BU KADAR ÇABUKMU VAZGEÇİCEKSİN!!

A: BAK DEMİR DOĞAN..NASIL BİR DUYGUYMUŞ ; SEVDİĞİNİN SENDEN BU KADAR ÇABUK VAZGEÇMESİ..İŞDE SEN BANA BUNU YAPTIN HEMDE DEFALARCA..ÜSTELİK CANIMI YAKAN TAMDA HER ŞEY YOLUNA GİRMİŞKEN BİZİ BİTİRMEN.DEMİR SEN BANA GELİP ÖNCELİKLERİM DEĞİŞTİ DİYEREK RESMEN BANA ENGEL OLUYORSUN DEDİN.SANA ZAMAN AYIRAMAM DEDİN AMA GÖRÜYORUMKİ YABANCILARIN HAYATINI KENDİ YAŞANTINI TEHLİKEYE ATARAK KURTARACAK KADAR ZAMANIN VARMIŞ..

Diyip Demir’den hızlı adımlarla uzaklaşır..Demir ise şaşkındır..Aslın bir bakımada haklıdır..Asi ‘ ye kızmaya hakkı yoktur…Evet onunda hataları olmuştur ama her şeyi o başlatmamışmıdır?


NOT:Korkmayın canım kötü,kavgalı başladım ama sonunu iyi bitiricem..Ben Neşe hanım gibi değilim..Benim hayal gücüm yüksek..:img-grin2

CamdanKalp
03-06-08, 11:31
Not : 32.bölüm ortası ve devamından..Üzgünüm, bu tüyolar ve duygu yoğunluğu ile sonunu mutlu getirebilir miyim bilmiyorum ama amacım Aşkın namusunu kurtarmak...

Ali’nin Asi’ye ettiği evlenme teklifini Kerim’den öğrenen Demir deliye dönmüştür. Ne yapacağını bilememektedir. Zeynep meselesinden dolayı Asi ile arası oldukça kötüdür zaten. Asi her zamanki gibi kendisine inanmamıştır. Bu evlenme teklifi de nerden çıkmıştır şimdi. Asi’nin öfke ile yanlış bir şey yapacağı düşüncesi Demir’i harekete geçirir. Asi’yi arar. Asi telefonu açmamaktadır…

Bunu bize yapma Asi… Neler oluyor böyle… Neden bana inanmıyorsun ? Neden güvenmeye çalışmıyorsun ? …Hatalıydım…çoook… Asi’ yi kaybettim galiba. Onu bulmalıyım.

Defne’yi arar. Defne telefonu oldukça soğuk açmıştır. Demir’in bunu düşünecek ve sorgulayacak vakti yoktur.

Defne : Efendim Demir.

Demir : Asi’ye ulaşamıyorum. Nerde olduğunu bana öğrenebilir misin?

Defne : Öğrenemem Demir. Asi’yi artık rahat bırak. Ona yaptıkların artık yeter. Daha fazla acı çekmesini istemiyorsan , onu rahat bırak.

Demir : Sen ne diyorsun? Ben onun acı çekmesini ister miyim.

Defne : Seni bugün alışverişte gördük Demir...

Demir , Defne’nin ne demek istediğini anlamıştır. Sadece tamam diyebilmiştir. Yüreğine haftalar önce yerleşmiş , gitmemek için direnen acı tekrar gün ışığına çıkmıştır. Telefonu kapatır. Bir müddet sessizce kalır, kendini toparlar. Diğer odada bekleyen Zeynep’in yanına gelerek , acele çıkması gerektiğini, onu burada beklemesini , burada emniyette olacağını söyler. Asi’nin gidebileceği yerleri düşünerek arabasına atlar.



Asi telefonunda yazan Demir yazısını görünce , kalbini yakan acının ağırlığı ve günlerdir dinmemiş öfkesiyle telefonu açmaz. Köşeye sıkıştın Asi der kendi kendine. Kiminle nasıl konuşacak, tüm bunlardan nasıl kurtulacaktır? Kimsenin olmadığı bir yerlerde kaybolmak ister. Derin bir uykuya dalıp , tüm bu olanlar bitene , kalbindeki ağrı geçene kadar uyanmamak ister. Başını kaldırır, gökyüzünün berraklığı, uçan kuşlar , onlarda yarasına merhem değildir. Şuan kimse ile konuşacak durumda değildir. Demir ona ne yapmıştır böyle. Sahildeki yakınlaşmalarını hatırlar. Demir’in cümleleri içini yakmaktadır. Neden bugün böyleyiz . Her şey ne kadar hızla değişti. Yer-gök-deniz diyen adama ne olmuştur. Çok değil 10 gün önce senden vazgeçmeyeceğim diyen sevdiği, başka bir kızla bir aradadır. Ayakları onu farkında olmadan atının yanına getirmiştir. Sevgisine değer biçemediği, bu sebeple isim bile koyamadığı yol arkadaşına sarılır. Ağlamaya başlar. Üstüne atladığı gibi , tarlalara doğru hızla yola koyulur. Gözyaşları sel olup akmaktadır. Nereye gitse , ne kadar hızlı sürerse sürse bile öfkesi , acısı dinmemektedir. Gizli yerinde atından iner. Hırsla gözyaşlarını siler. Bir şekilde bu acından kurtulmalıdır. Artık Ali ile çalışmamalıdır.

Ali iyi bir insan olabilir ama bu şekilde devam edemem .. bu ortaklığı bitirmeliyim.. Acaba dedemlerle bende mi gitsem..Onun buradaki işlerini yürütme fikrine evet dedim ama .. Demir bu şehirde iken nasıl olacak... O kızla ikisini bir arada görmek , bir yerlerde karşılaşmak … bunlara dayanamam… O benden vazgeçti… Ben ondan vazgeçemiyorum… Ne kadar aptalım ben…Her şeyin suçlusu ben miyim? Her şeyi en son ben öğreniyorum…Ben onun için neyim? Belki de beni hiç sevmedi. Belki de tüm yaptıkları intikamının bir parçası.. Ya beni öptüğünde hissettiğim… onun hissettikleri…onlar da mı yalandı ? … Ailem için yaptıkları… Anlayamıyorum… Kolyemi çıkardığımda neden bu kadar öfkeleniyor o zaman.

Bu düşünceler içinde iken, kolyesini sıkıca tuttuğunu fark etmemiştir. O kadar sıkmıştır ki, elinin acısını bile hissetmemektedir. Aynı zamanlarda Demir çiftliğe gelirken Asi’yi atın üzerinde görmüştür. Çiftliğe gidip atına atlamış, Asi’yi aramaktadır. Asi’ yi gizli yerinde görür. Asi kendisiyle savaş halindedir ve bu o kadar dışarı yansımaktadır ki , Demir Asi’nin yanına hemen gidemez. Bir süre sonra yavaşça Asi’nin yanına gelir, oturur. Asi yanına oturanın Demir olduğunu fark ettiğinde kendine gelir, gitmeye yeltenir.

Demir : Asi konuşmamız gerek.

Asi : Konuşacak bir şeyimiz olduğunu sanmıyorum. Gitmeliyim. Evden merak ederler.

Demir de ayağa kalkmış , Asi’nin önüne çoktan geçmiş , onu durdurmuştur. Kızgın bir ses tonuyla,

Demir : Ali’nin teklifine ne cevap verdin?

Asi : Bu seni ilgilendirmez.

Demir : İlgilendirir. Zeynep meselesinden dolayı bana kızgınsın biliyorum. Öfke ile bizden vazgeçeceksin, öyle mi?..

Zaten patlamaya hazır bomba durumundaki Asi artık dayanamaz.

Asi : Biz mi dedin?... Biz diye bir şey yok Demir… Biz ne zaman biz olduk? Sen biz kelimesinin anlamını biliyor musun ? … Senin hayatında olup bitenler artık beni ilgilendirmiyor. Senin ne düşündüğünü , dünyanda ne olup bittiğini anlayamıyorum ? Konuşmak yerine sadece suçlamayı biliyorsun… İki defadır aynı hataya düşüyorum. Tam sana güveniyorum, kalbimi , ruhumu açıyorum, sen ertesi gün yok oluyorsun, beni yok sayıyorsun... Senin hakkında yanılmamışım. Senin tüm derdin elde edene kadar, sonra da çabucak sıkılıp bırakıyorsun. Ben senin oyuncağın değilim.

Demir, Asi’nin devam etmesine daha fazla izin vermeyecektir.

Demir : Benim hakkımda böyle mi düşünüyorsun? Aferin, Asi. Bunları söylerken kendine baktın mı? Ali ile yelken açtığın arkadaşlığa ne diyorsun? Kim elindekinden çabucak sıkılan?
Çoktan beri başka rüzgarlarda savruluyorsun görmüyorsun.

Asi çileden çıkmıştır. Bağırmaya başlar.

Asi : Sen beni ne sanıyorsun? Ben her önüne gelen erkekle öpüşen , gezen , dolaşan biri miyim? … Benim tüm ilklerimi mahvettin. Seni affetmeyeceğim Demir... Dönüp bir bak kendine. Zeynep hanıma, benimle yaptığın bu konuşmaları nasıl açıklayacaksın ? Niyetin ikimizi birden mi idare etmek?

Demir : Asi , sen ne dediğini bilmiyorsun. Zeynep’le aramızda hiçbir şey yok diyorum. Neden inanmak istemiyorsun? Zor durumda , ona yardım etmek durumundayım.

Asi : Yardım edebilirsin,hatta… hatta uğruna ölümlere bile gidebilirsin. Beni hiç ilgilendirmiyor.

Bunları söylerken Asi’nin gözleri ateş saçmaktadır. Demir de farklı değildir. İkisinin de gözlerinden buram buram öfke , kıskançlık akmaktadır. Bir müddet öyle bakışırlar. Asi Demir’in yanından uzaklaşır. İki adım atıp, geriye dönmeden sert bir ses tonuyla , ağladığını belli etmeden,

Asi : Başkasından duyma. Ali beyin evlenme teklifini kabul ettim. Artık beni rahat bırak…

Demir’in yangını artık bedeninden taşmaktadır. Boğazına düğümlenen bir şeyler konuşmasını engellemektedir.

Demir : Size mutluluklar dilerim. Ben de Zeynep ile evleniyorum. Sen de benden duymuş ol.

Asi : Güzel.. Size de mutluluklar dilerim.

Asi iki adım daha atar. Yine arkasını dönmeden..

Asi : Hoşça kal…

Koşar adim giderek atına biner ve rüzgarla yarışırcasına hızla oradan uzaklaşır. Gözyaşları yanaklarından süzülürken , “bu senin için son ağladığım gün olsun Demir” der kendi kendine..

Demir az önce kalktığı yere çöker. Ağlamaya başlar . Asi ‘ nin sözleri , canını çok yakmıştır. ..
Sen beni böyle redderken, sana nasıl yaklaşacağım? Hoşça kal Asim…
..

Asi ‘ yi gelinlikler içinde Ali’nin yanında görme düşüncesi öfke ile karışık acısını körüklemektedir. Kerim’i arar.

Demir : Kerim, ben şirkete gelemeyeceğim. Zeynep, bu akşam sizde kalabilir mi?

Kerim : Biliyorsun, Defne Zeynep hususunda sana çok kızgın. Dedikoduları da biliyorsun.
Zeynep’i bize getirmek pek iyi bir fikir değil.

Demir : Ne dedikodusu?

Kerim : Yapma Demir, bilmiyor olamazsın. Aranızda bir şeyler olduğu , bu sebeple seni vurmaya çalıştıkları konuşuluyor. Maalesef Asi de bunları biliyor. Açıkçası bende sana kızgınım. Bu ülkede polis denilen bir yer var. Polise başvurmak yerine , yapmaya çalıştığın bu kahramanlık başka türlü açıklanamaz herhalde. Dedikoduların önünü de alamazsın böylece.

Demir : Tamam , Zeynep’i bir taksiye bindirip çiftliğe gönderir misin?

Demir, Asi’nin neden bu kadar öfkeli olduğunu daha iyi anlamıştır. Atına atlayıp çiftliğe döner. Melek’e Zeynep’in geleceğini ve ona yardımcı olmasını söyler. Odasına gider yatar ama uyuyamaz.

Demir’den ayrılan Asi’de farklı değildir. O gece ikisi de gözlerini dahi kırpmadan sabahlarlar. Asi erkenden kalkıp tarlalara vurur kendini. Güneş tepeye yükseldiğinde , amaçsızca yapılan yürüyüşüne son vererek eve döner. Babasının odasına girer.

Asi : Babacığım, vaktin varsa seninle konuşmak istiyorum.

İhsan : Geç otur kızım şöyle. Seni dinliyorum.

Asi :Bir müddet buralardan gitmek istiyorum. Nereye nasıl giderim bilemiyorum. Ali bey bana evlenme teklifi etti. Ben de kabul etmedim. Onunla çalışamam. Ortaklığı bir şekilde bitirmeliyim. Dedem ve Ceylan İstanbul’a gidecekler. Onun işlerine bakarım demiştim ama bir süre burada olmak istemiyorum. Ben de onlarla mı gitsem? Ne dersin?

İhsan : Bir şey mi oldu Asi?.. Demir mi?

Asi ağlamaklı bir sesle,

Asi : Demir, Zeynep ile evleniyor baba… Demir artık beni üzemez.

Asi duraklar..Duygularını kontrol edebildiğinden emin olduğunda tekrar başlar.

Asi : Hem Ceylan’ın okul mevzularında dedeme yardım ederim. Bir süre sonra da dönerim. Olmaz mı?

İhsan mevzuyu anlamıştır. Demir ve şu kızla ilgili dolanan dedikoduları duymuştur ama olayın evliliğe varacağını hiç düşünmemiştir. Ne Ceylan’ın gidişini ne de Asi’nin bu kaçışını onaylamamasına rağmen , müdahale etmek istemez.

İhsan : Peki Asi, böylesinin sana daha iyi geleceğini düşünüyorsan gidebilirsin kızım.

Asi çok rahatlamıştır. Şimdi sırada Ali meselesi vardır. Arabasına atlar ve ofise gelir. Ali beyin odasına girer.

Asi : Sizinle bir şey konuşacaktım..

Ali : Aslında ben de seninle konuşmak istiyordum. Geldiğin iyi oldu Asi.

Asi : Ben , bu ortaklıktan ayrılmak istiyorum. Biliyorsunuz, dedem İstanbul’a gidiyor ve kendi işlerini de bana devretti. İki işi birden yürütemeyeceğimi düşünüyorum. Çiftlikte de bana ihtiyaç oluyor…Yine her konuda bana sorabilirsiniz, yardım edebileceğim ne varsa yardım etmek isterim.
Ali : Anlıyorum Asi. Tam da korktuğum şey oldu. Duygularımı o kadar hızla dışarı vurmamın seni tedirgin edeceğini tahmin etmeliydim. Daha fazla içimde taşıyamadım. Tamam , ortaklığı bitirelim . Sen böyle daha iyi hissedeceksen… Ayrıca teklifim hala geçerli, seninle ilgili duygularımdan çok eminim Asi, sen bana hayır bile demiş olsan seni beklerim.

Asi : Teşekkür ederim. Beni anlayacağınızı biliyordum. Bir de bana verdiğiniz hediyeyi iade edecektim. Bu kolyeyi bu koşullardan sonra taşıyamam. Bana verdiğinizde , bunu bir arkadaşımdan kabul etmiştim. Sizin duygularınızın arkadaşlığın ötesinde olduğunu bilseydim asla kabul etmezdim. Bu şekilde sizi de cesaretlendirmiş oldum. Bundan dolayı üzgünüm.

Ali : Tamam Asi , bu kolyeyi sana verilmek üzere senin için saklayacağım. Şimdi tekrar arkadaş olamaz mıyız?

Asi tebessüm eder.

Ali : Bunu evet olarak algılıyorum

Asi : Müsadenizle, dedeme uğrayacağım.

..

Bu meseleyi bu kadar kolay halledebileceğini düşünmemiştir. Ali beyin baştan beri süre gelen ısrarcılığından çok korkmuştur ama korktuğu başına gelmemiştir. Dedesinin yanına uğrar ve İstanbul’la ilgili düşüncelerini anlatır. Nikahtan sonra dedesi Sarmaşık hanımla balayı yapacaktır. Bu sırada Asi ve Ceylan da okul işlemleri ilgilenecektir. Dedesi geldikten sonra Asi Antakya’ya dönecektir. Dede torun karşılıklı gülüşerek dışarı çıkarlar. Yarın hem dedesinin nikahı olacaktır hem de Asi ile Ceylan İstanbul’a uçacaklardır. Asi eve gidip hazırlıklara başlamak için acele eder.

...

CamdanKalp
03-06-08, 13:57
Bölüm-2 : Ayrılık

Nikah saati yaklaştıkça salon dolup taşmaktadır. Demir ve yanında Zeynep’i içeri girerken görünce Asi’nin içi gider. Kıskançlık ateşiyle yanıp kavrulmaktadır . Lakin, yapılacak bir şey yoktur. Asi çok sade ama güzel olmuştur. Saçlarını topuz yapmıştır. Hafif diz üstünde biten, gözlerinin rengini belli eden çok az sırt dekoltesi olan elbisesi ile göz kamaştırmaktadır. Zeynep , Demir’in Asi’ye olan bakışlarını fark eder. Demir ile Asi göz göze gelirler. Bir müddet öylece kalırlar. Adeta gözleriyle birbirlerine yalvarırlar, gözleriyle sevdalarını söylerler , gözleriyle öfkelerini kusarlar. Asi hemen kendini toplar ve konuklarla ilgilenmeye verir kendini. Az sonra Ali bey içeri girer. Asi’nin Ali bey ile mesafeli konuşması ve nikah boyunca pek bir araya gelmemeleri Demir’in gözünden kaçmamıştır. Evleneceklerse neden böyle uzaklar diye düşünmekten kendini alamaz. Ne nikah boyunca ne de nikahtan sonraki yemek boyunca Demir ile Asi bir daha göz göze gelmezler. Demir , Asi ‘yi sürekli takip etmesine rağmen, Asi bir daha Demir’e bakmamıştır. Demir ile Zeynep , Asi ile Ali dans etmişlerdir ama birbirleriyle asla.

Ali : Demir’i seviyorsun değil mi?
Asi : Sevdiğimi sanmışım. Yanılmışım.

Asi kulaklarına inanamamaktadır. Bunları ben mi söyledim…Yanılmışım…Oysa ne çok seviyorum…

Zeynep : Tüm gece ona baktınız. Çok seviyorsunuz. O çok şanslı.
Demir : Evet, onu çok seviyorum… ama yanılmışım…


Nikah bitip, sadece aile fertleri kalınca , Asi evdekilere bir açıklama yapar. Demir dışarı çıkarken Asi’nin bir şeyler anlattığını fark eder. Uzun uzun Asi’yi seyreder ve ayrılır oradan .

Asi : Ben biraz sonra Ceylan ile İstanbul’a gidiyorum. Okul işlerinde yardımcı olacağım. Dedem gelince de , Antakya’ya geri döneceğim.

Neriman : Asiii… nerden çıktı şimdi bu? İhsan, bu kız ne diyor? Bu şimdi mi söylenir ? Neler oluyor burada?

Asi : Anne , sakin ol biraz. Babamla ve dedemle konuştum.

Neriman : Her zamanki gibi en son benim haberim oldu yani..

Asi : Anne, lütfen. Buralardan gitmeye çok ihtiyacım var. Tatil gibi düşün bunu. Son zamanlarda çok yoruldum. Geri döndüğümde dedemin işlerine bakacağım zaten. Bunu kısa süreliğine bir gidiş diye düşünün.

Asi duraklar.. Defne ve Kerim ’nin neden Asi diye soran gözlerini görür.

Asi : Uçağı kaçırmamamız için acele etmeliyiz. Dedeciğim İstanbul’da görüşürüz

diyerek Cemal beyi öper.

Defne, Asi’nin kolundan çekiştirerek,

Defne : Neler oluyor Asi hanım? Hemen anlatıyorsun?
Asi : Anlatacak bir şey yok Defne.
Defne : Beni kandıramazsın Asi.

Asi : Ali beyin evlenme teklifini biliyorsun ama cevabımı bilmiyorsun. Ona hayır dedim. Ortaklığı da bitirdik. Kolyesini de iade ettim. Onu bir şekilde cesaretlendirmiş olmalıyım. O’ndan biraz uzaklaşsam iyi olur.

Defne : Hadi Asi gerçek sebebi ne?

Asi : Demir ile Zeynep’in evlenme törenlerinde burada olmak istemiyorum. Ne kadar süre sonra dönerim onu da bilmiyorum. Defne, çok mutsuzum

Defne’nin omzuna yaslanır ama ağlamaz. Nerdeyse her cümlesinden sonra duraklamaktadır. Sanki bir sonraki cümle için güç toplamaktadır. Kurduğu her cümleden , Asi’nin ne kadar yaralanmış olduğunu anlayan Defne’nin Demir’e kızgınlığı giderek artmaktadır.

Asi : Onları bir arada görmek beni öldürüyor… O benden vazgeçti , ben ondan vazgeçemiyorum… Bazı şeyleri onu kızdırmak için yapmıştım ama yaptıklarımın Demir’den daha çok bana zararı oldu. Onu kaybettim… Her şey yalanmış , beni hiç sevmemiş... Onun için ölmeyi bile göz almış durumda… O evleniyor... Bense yıkılmış durumdayım. Kendimi toparlamam lazım. Beni anla Defne..

Defne : Asi, Demir’in onunla evlendiğini nerden çıkardın? Öyle olsa Kerim bana söylerdi. Duyulmaz mı böyle bir şey.

Asi : Bana kendisi söyledi. Demir’i bilirsin hep içinde yaşar. Son noktaya gelmeden kimseye bir şey demez. Yakında size de söyleyecektir. Neyse...uçağı kaçırmadan gitmeliyim.

Abla kardeş uzun uzun sarılırlar, sonra gülüşerek ayrılırlar.

..

Asi ve Ceylan İstanbul uçağındadırlar. Asi uçağa ilk bindiği günü ve ne kadar korktuğunu hatırlar. Gözlerini kapatır. Demir’in yanında oturduğunu , onun elinden tuttuğunu ve ona destek olduğu anları düşünür. O gün ne kadar Demir’e kızgın görünse de , Demir’in onu yalnız bırakmamasından çok mutlu olmuştur ve adeta gururu okşanmıştır. Hatıralardan sıyrılırken, az önce yüzüne yerleşen tebessüm de öylece donup kalmıştır. Nerden nereye geldik demeden kendini alamaz. Hala korkmaktadır ve yanında omzunu koyabileceği , elini tutabileceği sevdiği yoktur... “Asi , tek başınasın , başaracaksın” diye telkinlerde bulunur kendi kendine.



Defne ve Kerim evlerine dönerken günün kritiğini yaparlar. Defne , Asi ile konuşmasını özetler. Demir’e kızgınlığın bir daha kusar. Kerim’e kendisini bir müddet Demir ile bir araya getirmemesini rica eder. Kerim , Zeynep’le Demir’in evlenme meselesine sinir olmuştur. Daha dün ortaya çıkmış, ne olduğu bile belli olmayan bu kızla evlilik de nerden çıkmıştır.



Asi’nin geceki hali Demir’in gözlerinin önünden gitmemektedir. Ertesi sabah Asi ile bir kez daha konuşmaya karar verir. Asi’nin duvarlarını ne yapıp edip yıkmalıdır.

Ertesi sabah, Ali’nin ofisini arayıp Asi’yi ister. Cepten aramamıştır. Çünkü Asi, Demir’in telefonlarına cevap vermemektedir.

Sekreter : Asi hanım artık burada çalışmıyor. İsterseniz Ali beye aktarayım.
Demir : Yoo, teşekkür ederim. Cepten ararım.

İçten içe sevinmiştir. Bu sırada Kerim içeri girer.

Kerim : Hayırdır, gecen güzel geçti galiba. Uzun zamandır seni böyle tebessüm ederken görmedim.

Demir : Asi…Ali ile çalışmıyormuş. Neler oluyor acaba? Telefonlarımı da açmıyor. Tarlada mıdır? Ben çiftliğe gidip bir bakayım. Onunla konuşmam lazım.

Ayağa kalkar , iki adım ya atmış ya atmamıştır…Kerim kısık bir sesle..

Kerim : Boşuna gitme, Asi Antakya’da değil.

Şaşkınlık içinde,

Demir : Nerede peki ?

Kerim : Dün gece İstanbul’a gitti.

Demir : Neden?

Kerim imalı imalı biraz da kızgınca Demir’e bakarak..

Kerim : Bilmem neden acaba?

Demir cevap vermeden, Kerim’in ne demek istediğini anlamaya çalışıyordur.

Demir : Daha açık konuşur musun ?

Kerim : Seni anlamıyorum. Başkasıyla evlenmek üzereyken niye hala Asi’yi soruyorsun ?

Demir : Ne evlenmesi? Ben mi? Sen ne dediğinin farkında mısın Kerim?

Kerim : Asi’ye sen söylemişsin. Zeynep’le evleniyorum demişsin..

Demir : O da bana Ali’nin evlenme teklifine evet dediğini söyledi. Hayatımdan çık artık dedi. Ben de sinirle “ben de Zeynep’le evleniyorum” dedim. Ben Asi’yi böyle severken , gecem gündüzüm Asi ile dolu iken kimle evlenebilirim sence?

Kerim : Var ya, ikinizi bir odaya kapatacaksın. Eşek sudan gelinceye kadar döveceksin. Birbirinizle derdiniz ne anlamıyorum ? … Aşk’ta gurur olmaz Demir. Gururunuz ve inadınız yüzünden yazık ettiniz birbirinize, şimdi nasıl toparlayacaksınız bilemiyorum?

Demir : Bilmece gibi konuşmadan, adam gibi anlatsana. Anlamıyor musun? O adamla evlenecek, aklıma geldikçe çıldırıyorum. Asi bunu bize nasıl yapar?

Kerim : Birincisi Asi o adamla evlenmiyor. Hiçbir zaman evet dememiş. Kolyesini de iade ederek , ortaklığı bitirmiş. İkincisi hatanın büyüğü sende. Olan bitenleri , biz bile iş işten geçtikten sonra öğreniyoruz. Belki de ilk önce onunla paylaşmalıydın. Oysa sen, bir zahmet açıklama bile yapmadan , kızı siliyorsun. O herhangi biri değil Demir. Hayatını onunla geçirmeyi düşünüyorsan bunu aklından çıkarma . Ona kapının dış mandalı gibi davranamazsın. Gerçi , bu saatten sonra Asi seni kabul eder mi bilemiyorum?

Başka da bir şey demeden kapıya doğru yürür.

Kerim : Ha bir de , Asi gibi benim de anlamadığım bir Zeynep meselesi var. Onu bu kadar himaye altına alman ne kadar doğru ? Ölümden döndüğünü biliyorsun değil mi? Asi’ye Ali ile dolaşıyor diye kızıyorsun. Gördüğün ile yargılıyorsun. Senin Zeynep’le yaptığın ne? Asi de gördüğü ile yargılarsa ne olur? Ben söyleyeyim, sizden ne ev olur ne köy…

Demir , Kerim’in tokat gibi bu sözlerinden sonra koltuğa çöker. Düşünür düşünür…

Şimdi, Asi’nin teklife evet dedim demesinin sebebini anlar…Sahildeki yakınlaşmalarından sonra Asi’yi gerçekten hayatının dışına itmiş ve açıklama yapmadan beklemesini istemiştir. Asi’yi hayatında nereye koymak istediğini sorgular. Asi ‘ye çok aşıktır ama en büyük hataları da ona karşı yapmıştır. Asi’yi kazanmak umduğundan da zor olacaktır. Zeynep meselesini bir an önce halletmelidir. Asi ‘ ye hem kızgındır hem de ona karşı mahçuptur. Yalan söylemiştir, aşklarına zaman vermemiştir , geç de olsa Demir anlatmak istediğinde dinlememiştir. Zeynep meselesinde bile günahını almıştır. Nasıl Zeynep ile arasında bir şey olduğunu düşünebilmiştir. Kendisini hiç mi tanımamıştır. Ya o, Ali bey ile ortaklık kurarak, kendi altını yerine Ali’nin kolyesini tercih ederek, baş başa yemekler ve ortamlar ile canımı acıttığını hiç mi düşünmemiştir ? Oysa şimdi Asi , hem Ali’ye gereken dersi vermiştir, hem de bana diye düşünür. Benden daha cesur... Canı çok yanmış olmalı. Ahhh Asim , gözlerindeki ışıltı için dünyaları vermeye hazırken , en çok acıyı ben mi yaşattım sana?

Demir karmakarışık duygular içinde boğuşurken telefonu çalar. Arayan Zeynep’tir.

Zeynep : Demir bey , akşam kaçta geleceksiniz? Yemeği ona göre hazırlayacaktım.

Demir : Bu akşam yemeğe gelmeyeceğim. Sen kimseye kapıyı açma. Yarın bir ara uğrarım.


CamdanKalp
03-06-08, 14:20
Bölüm 3 : Acı Gerçekler

..

Aradan bir hafta geçmiştir. Demir , Asi’yi birkaç defa aramış. Asi telefonlarını açmamıştır.
Asi’yi görmeden ikinci hafta devrilmek üzeredir. Demir onu ne kadar özlediğini düşünür. O günden sonra Kerim ile Asi hakkında hiç konuşmamıştır . Asi’nin neden orada olduğu, ne zaman döneceği, neler yaptığını çok merak etmekte ama Kerim’e bir türlü soramamaktadır. Bu süre içinde Ali ile birkaç kez karşılaşmışlar ama ilişkileri ufak selamlaşmaların ötesine geçmemiştir.

İşle ilgili büyük toplantıların birinde, Ali ile Demir anlaşamadıkları bir konu hakkında tartışmaya devam etmektedirler. Aslında çok basit bir mevzu iken , ikisi de kendi dediklerinin olmasını istemektedir. Konu sonuca bağlanmayınca , toplantıyı bitirmek zorunda kalırlar. Demir dışarı çıkarken,

Ali : Onu senden önce tanımayı çok isterdim. O zaman , belki bir şansım olabilirdi…Sende ki bu gurur , seninle birlikte onu da zehirler diye korkuyorum…
Sen Asi’yi hak etmiyorsun… O uğruna mücadele edilmeyecek bir kadın mı? Ne yazık, karşımda mücadele edemeyecek bir adam var ve Asi bunun farkında...

Demir birden bire irkilir ve geri dönmesiyle yumruğu Ali’ye patlatır. Ali çenesini sıvazlarken,

Ali : Bu yumruğu kendine atmalısın. Bu iki oldu Demir Doğan, üçüncüye izin vermeyeceğim ve ne pahasına olursa olsun Asi için mücadele edeceğim. Beni kabul edene kadar sabırla bekleyeceğim. Nasıl olsa senin bu kafayla bir şansın yok.

Demir dişlerini ve ellerini iyice sıkmıştır. Tek kelime etmeden odadan çıkar. Ofise dönmeden eve geçer. Zeynep onu görünce mutlu olmuştur.

Zeynep : Erken geldiniz Demir bey.

Demir : Senin için bir çözüm bulmalıyız. Bu şekilde saklanamazsın artık.

Zeynep , aslında bu duruma içte içe sevinmektedir. Demir’in bu şekilde himayesi onun gururunu okşamıştır. Şimdi Demir böyle söyleyince gülümsemesi yüzünde donmuştu.

Zeynep : Haklısınız Demir bey. Size çok yük oldum. Benim yüzümden ölümden döndünüz. Size borcumu nasıl ödeyeceğim.

Demir : Bana borcun falan yok. Ben herhangi birinin yapacağı şeyleri yaptım. Ne yapmak istiyorsun ? Babanla konuşabiliriz. Sana iş ve ev ayarlayabiliriz. Hangisini tercih edersin?

Zeynep : Babam beni affetmeyecektir. Onunla konuşmak demek , benim Galip’e teslim olmamla aynı şey. Ben Mersin’e gitmek isterim.

Demir : Tamam, sana orada iş ve kalacak bir yer ayarlayalım. Yarın öğlene doğru yola çıkarız.

Zeynep : Asi hanımla benim yüzümden aranız açıldı. Yapabileceğim bir şey olabilir mi?

Demir : Önemli değil. Bize kimse yardım edemez. Böylesi belki de daha iyi oldu. Sen bunları düşünme.

Dili bunları söylüyordu ama kalbi paramparça olmuştu. Ağzından çıkıp, kulağından giren her cümle , ciğerini yakıyordu. Yapacak bir şey yoktu. Asi böyle tercih etmişti ve böyle olacaktı.


Ertesi gün Demir, Zeynep’i Mersin’e götürür. Demir şirketin ofislerinden birinde masa başı işi ayarlamıştır. İşyerine yakın bir yerde küçük bir ev bulurlar. Demir, gerekli eşyaları temin etmesi ve bir süre Zeynep’i idare edecek miktarda parayı Zeynep’e teslim eder ve ayrılırlar.

Zeynep : Her şey için teşekkür ederim. Siz olmasaydınız, şimdi nerde olurdum bilemiyorum. Size minnettarım. Umarım benim de sizin için bir şey yapma fırsatım olur.

Demir : Başın sıkıştığında beni arayabilirsin. Elimden geldiğince yardım ederim. Kendine dikkat et.

Zeynep : Hoşçakalın.

Zeynep , bu ayrılığa çok üzülmüştür ama Demir, Zeynep meselesini hallettiği için çok rahatlamıştır. Dönüş yolunda Kerim onu arar..

Demir : Efendim Kerim.

Kerim : Nerdesin Demir? Ben erken çıkmak zorundayım. Ofise gelecek misin diye soracaktım.

Demir : Ofise yetişemem. Mersin’den geliyorum.

Kerim : Mersin de ne işin vardı ?

Demir : Zeynep’i bıraktım. Yarın görüşürüz artık. Sen niye erken çıkmak zorundasın?

Kerim : Sevgili baldızım İstanbul’dan dönüyor bugün , çiftlikte yemek verilecekmiş. Defne’yle oraya gideceğiz.

Kerim : Bir de..İstanbul’dan gelen dosyayı inceledim. Masanın üstüne bırakıyorum. Bence problem yok.

Demir, Asi’nin geldiğini duyunca çok sevinmiştir. Adeta kendinden geçmiştir. Demir’den ses gelmeyince,

Kerim : Aloo, Demir orada mısın?

Demir : Buradayım Kerim. Size iyi eğlenceler.

Demir çiftliğin önünden geçerken , özellikle yavaşlamıştır. Bir dakika da olsa Asi ‘yi görmek istemektedir. Beklenen olur ve Demir oradan geçerken Asi’yi görür. Kısa süreli de olsa göz göze gelirler. Asi , herkese gülerek bir şeyler anlatırken , hem tebessümü , hem bakışları , hem de sözleri donar. Bu karşılaşma ikisini de yakıp geçmiştir.


Demir , odasında yatağına uzanır. Her gece yaptığı gibi , cüzdanındaki resmi çıkarır, bakar , bakar…

Mağrur prensesim , seni ne kadar özlemişim… Eskisi gibi olamaz mıyız acaba?...Ahh Asi, bir şans daha versen bize…

Aynı gece diğer çiftlikte Asi kolyesini sıkıca tutmuş , akşamki karşılaşmanın etkisinden kurtulmaya çalışıyordur.

Hem de geldiğim ilk gün neden karşılaştım onunla? … Acaba , Zeynep’le mutlu mu?
Sevdiğim başkasıyla evli , ben hala onu özlüyorum…Gelmese miydim acaba? Ahh Demir , keşke bize bir şans daha verseydin… Bir zamanlar benim elimde olan , bana dokunan elleri , şimdi … Ufff, bana hiç mücadele fırsat vermedi ki. Doğrudan hayatının dışında bıraktı... Asi, kendine gel… o başkasıyla evli… Kolyeyi geri vermeli miyim?

Birbirleri için atan iki yürek bir türlü uyuyamamaktadır.Demir daha fazla dayanamaz ve Asi’lerin çiftliğe gelir. Asi’nin odasına doğru bakar.

Asi’nin telefonuna mesaj gelir.

“Uyuyor musun? Seni çok özledim. Aşağıda bekliyorum”

Asi heyecanla kalkar , balkon camından dışarı baktığında kendisine bakan Demir’i görür. İçi kıpır kıpır olmuştur. Birden Demir’in evli olduğu aklına gelir. Perdeyi bir hışımla kapatır ve içeri geçer.

“Evli bir erkeğe yakışıyor mu yaptığınız? Eşinize dönünüz.”

Demir, şok olmuştur. İyi de ben evli değilim ki Asi der kendi kendine.

“Aşağıya iniyor musun , yoksa ben mi yukarı geleyim. Evli olsam, balkonunun dibinde ne işim var?”

Asi bu mesaja şaşırmıştır. Bu da Demir’in yalanlarından biri mi acaba diye düşünür. Rezalet çıkmasından korkarak aşağıya iner. Demir onu görünce, yüzünde güller açar.

Demir : Gelmeyeceksin sandım.

Asi : Rezalet çıkmasın diye geldim.

Demir : İsabet olmuş. Eğer gelmeseydin, neler yapabileceğimi tahmin bile edemezsin.

Asi : Eşiniz burada olduğunuzu bilmiyor herhalde. Beni evli bir erkekle gecenin bir yarısı görüşüyor pozisyonuna düşürmenizden hiç hoşlanmadım.

Demir o kadar büyük bir özlem ve aşkla bakıyordur ki, Asi konuşmaya devam edemez.

Demir : Seni çok özledim… Aşkımdan nasıl şüphe edersin? Başkasıyla evlenebileceğimi nasıl düşünürsün? Ben , sözleri yakıp geçen , gözleri delip geçen, yeşil gözlü mağrur bir prensesle evlenirim ancak.

Asi duyduklarına çok sevinmiştir ama yelkenleri indirmeye niyeti yoktur.

Asi : Zeynep’le evleneceğini sen söylemiştin. Ne oldu da bu izdivaç gerçekleşmedi?

Demir : Sen de Ali ile evleneceğini söylemiştin.

Asi sessiz kalır. Demir Asi’nin yüzüne ellerini değdirmek için uzandığında, Asi geri çekilir.

Asi : Sakın bir daha bana dokunma. Her dokunuşun ardından acı getiriyor… Başka diyecek bir şeyin yoksa ben yatacağım. Yorgunum, sabah erken kalkmam gerekiyor.

Demir yıkılmış bir şekilde,

Demir : İyi geceler..

Asi koşarak içeri girer. Demir ‘de çiftliğe döner.

Asi az önce yaşadıklarının şokunu atamamıştır. Demir , evlenmemiştir ama teşebbüs etmiştir.
..
Demir de Asi’nin bu duvar halindeki kararlılığından korkmuştur. “Her dokunuşun ardından acı getiriyor” .. Asi’nin bu sözü hiç aklından çıkmamaktadır.
...

tarcin
03-06-08, 17:32
4. Part
Çiftliğe geldiklerinde arabanın sesini duyan evahalisi avluya doluşmuştu.
Cemal ağa Sarmaşık bile oradaydı. Melek Aslan herkes gelmişti.
Gonca ve Asi bir birlerine sarılıp bir müddet ağlaştılar.

N: Hadi herkes yukarı gelsin terasta sofra hazır.

Konuşarak eğlenerek yukarı çıkarlar.
Yemek neşe içinde geçti.
Asi ve Demir’in kaçamak bakışları kimsenin dikkatinden kaçmıyordu.
Yemek bittiğinde koltuklara yayıldılar .

N: ay ne güzel oldu bu gece uzun zamandır tüm aile bir araya gelememiştik.

Melek ve Demir’e bakarak

N:. Aslan zaten bizden di Artık sizi de aileden sayıyorum.

Demir bir gülümseme ile Neriman hanıma cevap verdi.

M: Teşekkürler Neriman teyze. Bizi de aranıza kabul etmenize çok sevindik. Abi ne güzel büyük bir aile sahibi olmak.

Demir sevgi ile kardeşine sarıldı.

D: Melek her zaman büyük bir aile olmayı çok istemiştir.

Gözlerinde hüzün vardı. Asi’nin içi acımıştı sevdiğinin bakışlarına..
Gözlerinde büyük bir sevgi ile Demir’e baktı. Onun bakışları ile Demir’in gözleri mutluluk dolmuştu.

Cemal: Madem herkes burada şimdi beni dinleyin bakalım.Sarmaşık ve ben İstanbul’a yerleşmeye karar verdik.
N: Baba nerden çıktı şimdi bu iş yani
Cemal: Neriman bekle biraz. Sarmaşıkla beraber bunu düşünüyorduk. Ama küçük torunumun bir isteği bize bu kararı hızla aldırdı.

Cemal ağa kollarını açarak Ceylan’ın yanına gelmesini bekledi.

Cemal:Evet bu kız konservatuara gitmek istiyor. Ben okulu inceledim . Oldukça ciddi ve eğitimi kuvvetli bir okul. Sizinde Ceylan’ı tek başına göndermeyeceğinizi bildiğim için biz de gitmeye karar verdik. Merak etme İhsan bütün masraflar benden.
N: Ceylan iş mi bu yaptığın. Ben seni nasıl bırakırım.
C :Anne baba ne olur izin verin. Bu okula gitmeyi gerçekten çok istiyorum Biraz anlayışlı olun lütfen. Hem dedem de benle olacak.
İ: Bir düşünelim Ceylan. Bu kolay bir karar değil.
C: Asi, Defne ne olur sizde bir şey söyleyin. Kerim abi Demir abi sizde destek olun bana.

İhsan zaten Demir’e bakıyordu. Sen ne dersin gibilerinden. Bu güven Demir’i çok onurlandırmıştı.

D: İhsan Bey gerçekten çok istiyor Ceylan bunu belkide ona bir şans vermek lazım.Hem gerekirse bende İstanbul da sorun yaşamamsı için elimden geleni yaparım.
K: Elbette emrine bir şöför bile veririz. Okula götürüp getirir. Sahip çıkar. Cemal ağa zaten orda, elimiz üstünde olur.
C: Hadi baba ne olur evet de.

İhsan Neriman ‘a bakar.

İ: Ehh oldu ozaman Ceylan Hanım. Hazırlıklara başla bakalım.

Ceylan sevincinden ne yapacağını şaşırmıştı. Herkese tek tek sarıldı. Özellikle Demir’e sarılması görülmeye değerdi. Demir’ sarıldığında kulağına fısıldadı.

C: Kerim ile Ziya abi darılmasın ama sen en sevdiğim eniştem olacaksın. Bu sefer elini çabuk tut olur mu?

Bir birlerine göz kırptılar.

D: Okula gitme hakkını aldığına göre artık bize bir şarkı söylersin değil mi Ceylan.?

N: Ay oğlum nerden çıkartın şimdi şarkıyı o susmaz bir daha.

Ceylan çoktan gitarını alıp gelmişti.

C: Sarmaşık sende eşlik edersin değil mi? Bu şarkıyı sevgili ablalarım ve eniştelerim için söyleyeceğim.

Yine uzaktan Demir’e gülümsemişti.
Aralarındaki bu oyun Kerim’in dikkatinden kaçmamıştı. Demir’in kulağına

K: Ohh daha enişte olamadın ama Ceylan bizden çok seni kabul etmiş görünüyor şimdiden.

Gülümseme Demir’in suratına yayılmıştı.

Ne olursun güzelim Sev sen beni
Yar deyip de sineme sarsan beni
Bir gün öldüreceksin en sonun sonunda sen beni

Dalgalandımda duruldum
Koştum ardından yoruldum
Binlerce güzel sevdimde
Bir tek sana vuruldum


Yaktın yıktın kül ettin erittin beni
Mecnuna döndürdün yavrum mahvetin beni
Aşık gibi sevmezsen Kardeş gibi sev beni

Dalgalandımda duruldum
Koştum ardından yoruldum
Binlerce güzel sevdimde
Bir tek sana vuruldum

Demir şarkıyı mırıldanan Asi den gözlerini ayıramıyordu. İki aşık sanki etraflarında kimse yokmuş gibi bir birlerinin gözlerine daldılar. Orda bütün acılar, zorluklardan sonra tekrar keşif ettikleri büyük bir aşk vardı.

Şarkılar bir birini takip etti. Ceylan ve Sarmaşık coşmuşlardı.
En sonunda geceyi Neriman’ın sesi bastırdı.

Gönül penceresinden
Ansızın bakıp geçtin
Bir yangının külünü
Yeniden yakıp geçtin

Madem ki son şarkının
Kırık bir güftesiydim
Niçin yarım bıraktın
Neden bırakıp gittin

Bir yangının külünü
Yeniden yakıp geçtin

Ne çok sevmiştim seni
Ne çok hatırlar mısın
Aşiyan yollarından
Seslensem duyar mısın

Hala beni düşünür
Ve hala anar mısın

Bir bahar seli gibi
Yolumdan akıp geçtin
Bir yangının külünü
Yeniden yakıp geçtin

İhsan kolunu karısının omzuna atmıştı. Demir Asi’ye bakıyordu. Dördününde orda anıları vardı. Oradan bir parça getirmişlerdi Antakya’