Tüm Versiyonu Göster : Çağan Irmak
Nihayet Bana Şans Dile'yi de izleme imkanına kavuşacağız.:happy0064 Böylelikle Irmak'ın izlemediğim hiçbir filmi kalmayacak.:img-in_lo
Aynen:)Cuma günü giriyor vizyona nihayet:)Girer girmez gitmeye çalışacağım.Çağan'ın her yapımı gibi bu filmini de merakla bekliyorum..
Beyefendi deyince iş dünyasından, medyadan, spordan hangi ünlüler aklınıza gelir, bu konuyla ilgili yapılan araştırmayı paylaşayım sizinle.
Geçenlerde Beylerbeyi Rakı sponsorluğunda Bennu Gerede’nin çektiği fotoğrafların Beyefendiler adıyla sergileneceğini yazmıştım.
Okan Bayülgen’in sergisinin imitasyonu mu değil mi, göreceğiz.
Bu konuyu tartışırken, beyefendi olarak seçilen isimlerin nasıl belirlendiğini sordum.
Beylerbeyi Rakı bu konuyla ilgili, İstanbul, Ankara ve İzmir’de yaşayıp rakı tüketen, 25-45 yaşlarında 254 kişiye "Beyefendi deyince aklınıza hangi ünlü isim geliyor" diye sormuş.
İşte sonuçlar;
Spor
Fatih Terim, Aykut Kocaman, Rıdvan Dilmen, İbrahim Kutluay, Ergun Penbe, Mustafa Denizli, Nihat Kahveci, Semih Saygıner, Mehmet Okur, Can Bartu.
İş Dünyası
Ali Koç, Rahmi Koç, Adnan Polat, Cem Boyner, Bülent Eczacıbaşı, Şakir Eczacıbaşı, İshak Alaton, Ferit Şahenk.
Medya
Uğur Dündar, Can Dündar, Hulki Cevizoğlu, Mehmet Ali Birand, Hıncal Uluç, Güneri Cıvaoğlu, Hakkı Devrim, Haşmet Babaoğlu, Oktay Ekşi.
Müzik
Orhan Gencebay, Ahmet Özhan, Kayahan, Mustafa Sağyaşar, İlhan Şeşen, Yavuz Bingöl, Volkan Konak, Erol Evgin, Fatih Erkoç, Gürer Aykal, Levent Yüksel, Tarkan.
Sinema
Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, Tarık Akan, Mehmet Aslantuğ, Cüneyt Arkın, Çağan Irmak, Nejat İşler, Mehmet Ali Alabora, Halit Ergenç, Süleyman Turan.
Tiyatro
Haluk Bilginer, Metin Akpınar, Altan Erkekli, Gazanfer Özcan, Haldun Dormen, Çetin Tekindor, Rutkay Aziz, Emre Kınay, Mustafa Alabora, Genco Erkal, Erol Günaydın.
Yazı ve Edebiyat
Ahmet Altan, Orhan Pamuk, Sunay Akın, Asaf Savaş Akad, Kürşat Başar, Enis Batur, Aydın Boysan, Nebil Özgentürk, Selim İleri, Uğur Cebeci, Doğan Hızlan, Ahmet Ümit.
Televizyon
Beyazıt Öztürk, Kenan Işık, Halit Kıvanç, Osman Yağmurdereli, Okan Bayülgen, Kıvanç Tatlıtuğ, Cem Yılmaz.
:happy0064 :happy0064
Türkiyedeki en başaralı yönetmenlerden biri mustafa hakkında herşey ve babam ve oğlum filmleri çok güzeldi kabuslar evi'de fena değildi her projesine fikret kuşkan'nında yer alması çok güzel çünkü biri türkiyenin en iyi yönetmeni biri türkiyenin en iyi aktörü ikisi birbirini tamamlıyor.Yani muhteşem ikili FİKRET KUŞKAN ve ÇAĞAN IRMAK daha nedenirki ikiside müthiş:happy0064
SILA AKKUŞ
13-07-07, 13:14
ya bu ulak kim acaba siyah gözlü ya youtubeda herkes daha doğrusu çoğunluk okan bayülgen diyo ay bide okan noluyomuş valla bn okanı severim çk zeki adam o oynuyosa çağanla birlikte iki tane zeki adam birbirini bulmuş demek oluyo
http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CFoto%20Analiz%5C%DCnl%FCler%20nas%FDl %20form%20tutuyor%5C02.jpg
milliyet sanat,bu ay çağan ın setine misafir olmuş,kemerburgaz daki bilmem ne köyünün merasında kurulmuş köy..dört dörtlük bi köy..çağan severler e duyrulur..şu da duyrulur çağan ı kimse benden çok...neyse iyi geceler:img-yes:
SILA AKKUŞ
07-08-07, 16:45
yetkin kadrodan ayrılmış asıl çağanı benden çok............ anladınız siz onu
alıntıdır!
http://img246.imageshack.us/img246/2999/666zb0.jpg (http://imageshack.us)
yetkin kadrodan ayrılmış asıl çağanı benden çok............ anladınız siz onu
yetkin kadrodan ayrılmış mı hürriyetin ekinde set ziyaret edilmiş yetkin orda sahnesi varmış fotolarıda vardı
atom karınca
12-08-07, 23:13
Yetkin bey filmin kadrosunda yer alıyor. Bir yanlış anlaşılma var sanırım.
http://img41.yukle.tc/images/90831185108051.jpg
1 ya da 1,5 ay sonra vizyona girecek bu çağan ırmak filmini merakla bekliyorum.
Çağan Irmak'a ve yaptığı işlere bayılıyorum.
En favori birkaç yönetmenimden ;)
Şu film vizyona girsede izlesem
bence o türkiyenin ennnnnn ii senalisti
çemberimde gül oyayı izlerken bir an olsun bile sıkılmadım
hiç boş sırf vakit geçirmek için konulmuş replikler yok
olaylar o kadar güzel sıralanmış ki
geçmişle günümüzü o kadar güzel yoğurmuş ki
ve o dönemin olaylarını hiç saptırmadan o kadar güzel anlatmış ki
oyuncu seçimi ise ona söylenecek laf yok
hepsi o kadar güzel oturmuş ki oyuncuların üstüne
babam ve oğlum ise gerçekten en çok ağladığım sinema filmlerinden biri
komik olan ise en çok ağladığım sahnede beni güldürmeyi başarması
bence çağan ırmak gerçekten çok başarılı
umarım dadah çok projelerini görürüz
http://img41.yukle.tc/images/90831185108051.jpg
1 ya da 1,5 ay sonra vizyona girecek bu çağan ırmak filmini merakla bekliyorum.
Çağan Irmak'a ve yaptığı işlere bayılıyorum.
En favori birkaç yönetmenimden ;)
Şu film vizyona girsede izlesem
Yanılmıyorsam Ekimde vizyona girecek, başlasında ne zaman olursa olsun:img-yes:
http://fc01.deviantart.com/fs13/i/2007/050/d/2/cagan_bey___by_zgizemk.jpg
iyi akşamlar!cropsy ya,bu resmi nerden buldun sen?,paylaştığın için teşekkürler..bizi aydınlatırsan seviniriz bye
iyi akşamlar!cropsy ya,bu resmi nerden buldun sen?,paylaştığın için teşekkürler..bizi aydınlatırsan seviniriz bye
Rica ederim..Site adı vermek yasak,istersen özel mesajla söylerim adresini..
Görünce benim de çok hoşuma gitti,buraya da eklemek istedim:img-wink:
merabalar..
bugünki milliyet pazar ekinde çağanın ulak filmiyle alakalı bi haber vardı daha doğrusu bu filmde yer alan çocuk oyuncular hakkındaydı. ve ümit çırak(çgo daki selo) çağanla ve bikaç çocuk oyuncuyla söyleşi yapılmış..
fırsatını bulursam eklemeye çalışacağım
sevgiler
"Ulak" filminin minik kahramanları
Ümit Çırak'ın oyunculuk atölyesinin çocuk sınıfı tam kadro, Çağan Irmak'ın "Ulak" filminde rol aldı. Irmak "Çocuklarla bazen büyüklerden daha iyi anlaştık"diyor
ALİN TAŞÇIYAN
Oyuncu Ümit Çırak'ın Çağdaş Sinema Oyunculuk Atölyesi'nin çocuk sınıfı tam kadro "Ulak" filminde rol aldı. Çağan Irmak'ın belirsiz bir geçmişte ve coğrafyada geçen masal atmosferli filminin başkahramanlarından biri de çocuk. Filmde bir yardımcı karakteri de canlandıran Ümit Çırak, öğrencilerini hem çekim öncesi eğitti hem sette onlara koç olarak destek verdi.
Çağan Irmak, Ümit Çırak, öğrencileri ve ebeveynleriyle bir araya geldik, filmin sonbaharda sinemalarda dönmeye başlayacak fragmanlarını izledik. Onlarla atölyeyi ve çocuk oyuncu eğitimini konuştuk.
Ümit Çırak
Üç yıldır çocuk oyuncu eğitimi veriyorsunuz. Nereden aklınıza geldi bu işi yapmak?
Mezun olduğum Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde sekiz yıl çalıştım. Bir özel okula gittiğimde yaşadığım deneyim bana çocukların potansiyelini gösterdi: Çocuğa elinde uçurtma varmış gibi tutmasını, ben işaret verince bırakmasını söyledim; çocuk olmayan uçurtmayı tutuyordu ve arkadaşına kuyruğuna basmamasını söyledi! Çocuklar oyunlarına gerçekten inanıyor. Bence oyunculuğun temeli inançtır. Ekol Drama'da kamera karşısı oyunculuğu için bir müfredat oluşturdum ve eleme usulüyle öğrenci seçtim. Sonra kendi atölyemi açtım.
Eleme yapmanızı ebeveynler nasıl karşılıyor?
Anne-babalar çocuklarının reklamlarda, dizilerde oynamasını, bununla övünmeyi istiyor. Ben çocukları buna karşı korumaya aldım. Onları eleyerek aslında yeteneksizliklerini kanıtlamıyorum, onları koruyorum. Bu mesleği herkes yapamaz.
"İçedönük kişiliklerde oyunculuk daha güçlü olabilir"
Çocuk oyuncu nasıl keşfedilir?
Anne-babalar çocuklarının iyi taklit yaptığından söz eder. Dışadönük çocukların iyi oyuncu olacağını sanırlar. Oyuncu aslında o madeni kendi içinden çıkardığı için, içedönük kişiliklerde oyunculuk daha güçlü olabilir. Oyuncu içindeki malzeme ne kadar genişse o kadar iyidir. Çocuklarıma rejisörmüşüm gibi, o malzemeyi nasıl kullanırım diye bakıyorum. Eğitmenlik de o malzemeyi nasıl disipline edebilirim dediğim zaman başlıyor. Set bir disiplin işi, dizi olsun sinema olsun... Bu disiplini gösteriyorlar mı, bu işi o kadar seviyorlar mı sorularının yanıtlarını gözeterek çocukları seçiyorum. Çok güzel olabilir, ekrana çok yakışabilir ama nasıl içindeki duyguyu bana verecek? Duygu fotoğraf değil ki.
"Ulak" filminin seçmeleri nasıl yapıldı?
Çağan Irmak atölyeme çocuklar arasından birkaçını seçme düşüncesiyle geldi. Sonra hepsini atölyemden almaya karar verdi. Bana senaryoyu vermişti, ben de kendi kafamdan çocuklar arasından bazı roller alternatifli olmak üzere bir kast yaptım. Sahne sahne çalıştık. Çağan kendi seçmelerini yapıp rolleri dağıttığında benim yaptığım kast aynen seçilmiş oldu. Çocuklar rollerini o kadar içselleştirmişlerdi. Çağan çocuklar rollerini ezberledikten sonra onlarla çalışmaya uzun bir süre ayırmış ama işi 45 dakikada bitti. Çok duygulandık.
Setteki çalışma sisteminiz nasıldı?
Çocuklar zaten reji alabildiği için sette işimiz kolaylaştı. Derste oyunlarla kodladığımız bazı şeyler var, Çağan onlardan bazı şeyler istediğinde ben onlara o duyguları hatırlatmakla yetindim.
Ustalarla etkileşimleri kolay oldu mu?
Hümeyra, Çetin Tekindor ve Yetkin Dikinciler "Oyun alıyoruz" dedi. Bu bir ayrıcalıktır, her zaman karşınızdakinden oyun alamazsınız. Ama çocuklar bunu başardı.
"Çocuklara yüklenmeyi risk olarak görmedim"
Çağan Irmak
Rol yapmanın ne olduğunu bilen çocuklarla çalışmanın bir avantajı var mı?
Evet, büyük avantajı var çünkü "Ulak"ta vücut dilleri ve sözleriyle geçmişe ait çocukları canlandırmaları gerekiyordu. Bugünün çocuğunu canlandıracak bir oyuncuya en basitinden "Kendin ol" denir. Ama buradakiler kendileri olmalarından önce geçmişe ait olmalıydılar. O köydeki umutsuzluğu hissetmeleri gerekiyordu. Hayatın ritmini daha derin yaşayan çocuklar göreceksiniz. Eğitimsiz çocuklarla yanlışa sürüklenebilirdik.
Nasıl haberdar oldunuz Ümit Çırak'ın atölyesinden? Başka yerlere de baktınız mı?
Ümit eski arkadaşım. Tek tek çocuk seçmektense Ümit'in oyuncularını getirip takım ruhunu hissettirmek istedim. Sette olabilecek en uslu çocuklardı.
Çocukların performansı yetişkinlere oranla nasıl? Daha mı kolay yoruluyorlar?
Daha kolay yorulmuyorlar! Performansları hiç düşmedi. Aksine sette biraz daha kalmak ister gibi bir halleri vardı. Orada bir oyunun parçası oldular, eve gitmek istemiyorlardı.
Çocuklar kilit karakterleri canlandırıyor. Onlara bu kadar yüklenmek riskli değil mi?
Bir çocuk karakter yazarken, klasik tabirle çocuk tavrını, çocuk cümlelerini unutmamak gerek. Çocuk olduğumuz günleri hatırlamalıyız. Çocuklara yüklenmeyi risk olarak görmedim. Onlarla iyi anlaşıyoruz, hatta zaman zaman onlarla çalışmaktan daha büyük bir keyif alıyordum.
KÜÇÜKLERİN YORUMLARI
"Oyunculuk derslerine devam edeceğim, sonuna kadar"
Atakan Yağız
Oyunculuğa hevesim vardı, annemler ajansa yazdırdı. Bir gün UFO ısıtıcı reklamını çektik, çok heyecanlandım. Sonra Ümit hocamın seçmelerine katıldım, kazandım. Derslerde önce mimik öğrendik, sonra elle falan bir şey tarif etmeyi... Oyunlar oynadık. Oyunculuk derslerine devam edeceğim, sonuna kadar.
Şöyle düşündüm ilk başta: İnsanlar öldükleri zaman hatırlanacak bir şeyleri kalmalı. Baktım Kemal Sunal çok iyi bir oyuncumuzdu, öldükten sonra da herkes bütün filmlerini izledi. Filmde herkes aile gibi olunca heyecanım gitti. Derslerden fazla farkı yoktu, o yüzden kolay geldi. En zor sahnem Emmi ile konuşup ağladığım sahneydi. Filmdeki her şey hoşuma gitti.
Bütün oyuncular güzel oynuyor ama en sevdiklerim Kemal Sunal, Çetin Tekindor, Peker Açıkalın, Müjdat Gezen.
"Eskiden okula gitmemek için hasta rolü yapıyordum, öyle yaptım"
Tansu Akbaba
"Ulak"ta Melek diye hasta bir kızı oynuyorum. Evde sürekli iş yapıyor. Hiç iyi bakılmadığı için hasta olmuştu. Hasta rolü yapmak kolay değildi. Eskiden okula gitmemek için hasta rolü yapıyordum, öyle yaptım. Öksürüyordum, karnım ağrıyor diyordum, bir şekilde inandırıyordum işte. Tiyatro kursunu çok seviyorum. Gitmeyi kendim istedim, gazetede ilanı gördüm. Babaannemle böyle büyük olmayan bir kursa gidiyordum, oradan heveslendim.
"Bir kere anneme ölü taklidi yapmıştım, ağlamıştı!"
Ediz Erdem Uruş
İki yıldır oyunculuk dersi alıyorum Ümit Çırak'tan. Tiyaro hobim benim. Gitmeyi ben istedim, annemler de yazdırdılar. Yeteneğimi de fark ettiler. Evde taklit yapıyordum. Bir kere anneme ölü taklidi yapmıştım, ağlamıştı! "Ulak"ta zorlu bölümler oldu, helikopter geldi, rüzgar yaptı, gözüme kum kaçtı.
http://www.milliyet.com.tr/2007/08/26/pazar/resim/axpaz01.jpg
http://www.milliyet.com.tr/2007/08/26/pazar/resim/axpaz011.jpg
küçük olan resimde Çağan var:img-yes: daha büyüğünü bulamadım:icon_sorr
vox populi
28-08-07, 01:23
dünyanın en sade hikayesiyle dünyanın en kalpsiz adamını bile ağlatabilr. muhteşem bi yönetmen ve pek tabi senarist
"Masal", "Kurban" diğer iki kısa filmi....Zaten 3 tanecik kısa filmi var:img-wink:
cogu sanatcının Çagan Irmak dediğinde sorgusuz sualsiz projesinde rol aldıgı
film ,dizi ne olursa olsun Cagan Irmak adı gectıgınde
Güzelmidir diye düşünmeden izleyeceğim kişi
Cemberimde Gül Oya 1 sn sıkıldıgımı hatırlamam
öylekı 4 kez izlememe ragmen hala ilk izlememmiş gibi aynı zevki yasadıgım dizidir
Babam ve Oglum anlatmama gerek bile yok müthş bir film
Kabuslar Evi'nin hepsini izleyemedim henüz ama cogunu begendim
Bana sans dile'yi sabırsızlıkla beklıyorum
"Ulak yola çıktı "haber başlığıyla Çağan Irmak ve yeni filmi "Ulak",Sinematürk ün eylül sayısında sizleri bekliyor (ya çok mu reklam ağzı oldu ne(:..) öyle işte..derginin kapak resmi de esrarengiz adam Yetkin Dikinciler ..yani "ulak "filminin resmi..( artı bi afişin yapılacağını da biliyorum:img-yes:: )
bir de "ulak" filminin galası Altın Portakal da olacakmış(öyle duydum, duyduğumun yalancısıyım(::good:
çağan Irmak A Geleecek Projelerinde Başarilar Diliyorum.bu Filme Sorgusuz Sualsiz Gideceğim Umarim Hayal Kirikliği Olmaz Ama Sanmiyorum
bi melisa sözen hayranı olarak onu ekranlara ve bize tanıtan biri olduğu için ayrıca çemberimde gül oya gibi süper bi dizi çektiği içinn projeleri süperrr bence kabuslar evinin ona ait olduunu bilmiorum önceden rastlamıştım ama hiç izlemedm geçenlerde tesadüfen melisa sözenin olduğu bölümü izledm hoşuma gitti bitmemiştir inş diğer bölümleride izlemek isterim yeni filmide süper olur inşş babam ve oğlum gibi başarılı olurr
"Masal", "Kurban" diğer iki kısa filmi....Zaten 3 tanecik kısa filmi var:img-wink:
acaba kısafilmleri nerden bulup izlyebilirim.. site adı falan varsa öm den atar mısınız?
bi melisa sözen hayranı olarak onu ekranlara ve bize tanıtan biri olduğu için ayrıca çemberimde gül oya gibi süper bi dizi çektiği içinn projeleri süperrr bence kabuslar evinin ona ait olduunu bilmiorum önceden rastlamıştım ama hiç izlemedm geçenlerde tesadüfen melisa sözenin olduğu bölümü izledm hoşuma gitti bitmemiştir inş diğer bölümleride izlemek isterim yeni filmide süper olur inşş babam ve oğlum gibi başarılı olurr
kabuslar evi her perşembe gece oluyo baya bi bölümünü yayınladılar ama..
ben daha önce keşfedenlerdenim kabusla evini 2 bölüm hariç hepsi var bende onlarda daha çıkmamış yada internette değil.
bbeeyyzzaa
26-09-07, 13:12
Ben nasıl daha önce girip birşeyler yazmadım buraya..:img-blush
Çağan Irmak deyince şöyle bir durup düşünmeli.Onun dizilerini, filmlerini bir an bile düşünmeden izleyebilirim..:img-wink:
Komediyi, acıyı, aşkı, kederi.. herşeyi kusursuzca anlatabilen bir insan..:good:
Benim için özellilke Çemberimde Gül Oya ve Babam Ve Oğlum başkadır.İkisinin yeri diğerlerinden çok farklı..
Kendisini çok tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum..:img-wink:
çağan ırmak yeni bir dizi yapmadığı sürece Çemberimde Gül Oya'nın hayatımda izlediğim en güzel dizi olarak kalacağını düşünen bir kişi olarak yapımlarını her zaman heyecanla beklerim..ulak'ı da merakla bekliyorum :img-pilot
dizi ve filmlerindeki duyguyu izleyicide o kadar iyi bırakıyor ki..replikleri zaten tartışmasız kusursuz..özellikle çemberimde gül oya'daki replikler..
bana verdiği zevkin yanı sıra çok şey öğrendim çemberimde gül oya'dan :img-yes: :img-in_lo
hem duygulu:sad53: hem komedi :img-pilottüm dyguları engüzel şekilde br arada yaşadığım tek dizi :img-in_lo :sad53:
neyse böyle giderse çemberimde gül oya başlığına çeviririm ben burayı:img-pilot
vox populi
30-09-07, 12:24
39. siyad ödülleri gecesinde:
"şiddeti eleştiriyormuş gibi yapıp şiddeti kendi çıkarları için kullanan filmler ve dizi filmler, ucuzlaştırılmış bir milliyetçiliği koz olarak kullanan, militarist söylemi öven yapımlar, kısa vadede yapımcılarına para kazandıracaktır elbette. ama çok uzun olmayan vadede türkiye'nin kalbine doğrultulmuş birer silah olacaktır."
diyerek hislerime tercüman olmştur. çgo'da bi çok sahnede de aynı şeyi hissetmişimdir. düşüncelerini, fikirlerini güzel anlatmasının yanı sıra, çok da güsel fikirleri olan biri : )
Küçük Kara Balık'ı defalarca yüzdürmek lazım okyanusta
Küçük Kara Balık'ı defalarca yüzdürmek lazım okyanusta
O gece eve bir Cemre düşüyor. Cemre yüreğime düşüyor. 'Küçük Kara Balık' aklıma düşüyor okudukça... Çocuk aklımda yeni şeyler oluyor
11/11/2005 (1418 defa okundu)
ÇAĞAN IRMAK (Arşivi)
O zamanlar "cemrenin suya düştüğü ilk geceydi..." diye başlardı Küçük Kara Balık kitabı... Sene 1978, çeviri o yıllara ait. Sene bilmem kaç diye başlayan cümleler kurmaya başlamışsanız artık büyümeye başlamışsınız demektir. 'Küçük Kara Balık' ismi de nedense tuhaf bir şekilde çocukluk ve büyümek kelimelerinin hep yan konmuşu gibidir sanki. Okumayı yeni söküyorum, kırmızı kurdeleyi ilk takanlardanım sınıfta...
Yanımda yöremde en çok kurulan cümleler 'Teyzesi, zehir gibi okuyo artık, bak okusun da gör', 'Amcası, bak nasıl okuyo artık, hadi bakalım Çağan göster amcanlara...' Kitaplığa fırlıyorum hevesle, bir kasaba evi için dev sayılabilecek kitaplığımızdaki sıra sıra kitapların sırtlarını görmek için kafamı yan döndürüp başlıyorum bağıra bağıra okumaya... Doss-too-yevsss-ki, Aaa-leek-sandır Sol-jeenis-tııın, Naaa-zıım Hik-meeet...
Okuduğum yazar isimleri ya bir gülümseme ya da bir tedirginlik yaratıyor eve gelen misafirlerin yüzünde. Tedirgin olanların fısır fısır konuşmalarını duyuyorum annem çay koymaya gidince 'Çocuğu da kendilerine benzetecekler!' Olsun, annemle babamı seviyorum, neden onlara benzemeyeyim ki. 'Ama bunnar çok kalın, daha okuyamıyom bunları' diyorum. 'Benim kitaplarım bunnar...'
Gösteriyorum onlara Cin Ali ve Berber Fil, Ayşegül bilmemnerede, Cin Ali bimemneyapıyor... Rahatlıyo misafirler.
Derken bir akşam yemeğinde babam yeni bir kitap getiriyor eve. 'Bu senin...' Bağırarak okuyorum en üst köşedeki yazıyı 'Bejrengi...' Babam 'Oğlum doğru okusana... Behrengi... Küçük Kara Balık...' Resimleri çok az, kitap kalın bir çocuğa göre, büyük adam kitabı. 'Bu çok kalın okuyamam daha' diyorum... 'Olsun yavaş yavaş okursun...' Yavaş yavaş okumaya başlıyorum... "Cemrenin suya düştüğü ilk geceydi..." Anneannem derdi bunu 'Cemre düştü artık ısınır havalar.' Demek ki bunlar da biliyormuş cemreyi...
İlk gözağrısı
O gece eve bir Cemre düşüyor. Cemre yüreğime düşüyor. Küçük Kara Balık aklıma düşüyor okudukça... Çocuk aklımda yeni şeyler oluyor. Hiçbirine benzemiyor bu kitap, Kara balık, pembe romantik havalarda çiçek toplayıp hayat ne güzel diye şarkılar söylemiyor. Cin Ali gibi alık alık gülümseyip çocuk aklınızla bile aptal yerine konduğunuzu haykırmıyor suratınıza. Kara balığın bir derdi var diğerlerine benzemez...
O okyanusa ulaşmaya çabalıyor... Allahım ulaşsın ne olur... Annesi üzülmez mi o gidince... Ama dönecek eve okyanusa ulaşınca... Sonra Küçük Kara Balık'tan bir daha haber alamıyor kimse. Cemre boğazımı yakıyor. Cemre midemde bir alev topu... Ne hakları var üzmeye bizi... Dönsün eve... Ninesi bekler onu... Küskünüm herkese. Bu kitabın sonu yok diyorum babama. Dönmesini yazmamış. Öldü mü Küçük Kara Balık... Babam kitabın son cümlelerini gösteriyor... Bak küçük kırmızı balık da uyumadı bu hikâyeyi dinleyince gidip arkadaşını bulacak okyanusta üzülme. Üzülmüyorum babalar doğru söyler. Onlara inanmak lazım. Kitaplığın küçük bir köşesi bana ayrılıyor. En alt raf. Sağdan alt köşe.
Çağan'ın kitapları. Etiket yazıyoruz o rafa. Çağan'ın kitapları... Kimse elleyemez. Bi tane kitapla olmaz ki... Kitapları yazdık etikete bak...
İyi bakalım diyor babam yenilerini alırız. Bir Şeftali Bin Şeftali'yi koyuyoruz ikinci olarak... Küçük Prens'i, Şeker Portakalı'nı, doluyor yavaş yavaş... Kara balık ilk göz ağrım ama onun yeri ayrı.
Bir kaç yıl sonra öğreniyorum ki yazarı derede boğulmuş, şüpheliymiş ölümü.
Cemre alev alıyor yeniden midemi yakıyor. Ne zamandır oradaymış demek unutmuştum varlığını. Bişeyler yapmak lazım bişeyler yapmak. Yoksa sönmeyecek başka türlü... Bişeyler yazmaya başlıyorum yıllar sonra, yaptığım kovalarca su dökmek içimdeki ateşin üstüne.
'Çemberimde Gül Oya'nın bir bölümünü ona armağan ediyorum "Çocukluğumun masalcısı Samed Behrengi'ye" diye... Yeter mi yetmez elbet. Bizim intikamımız öldürmek derelerde boğmak olmayacak elbet. Yapacak tek şey var... Yeni çocuklara yeni kitaplar almak. Defalarca yüzdürmek lazım Küçük Kara Balık'ı okyanusta, inadına şeftali vermeyen o ağacı sulayıp büyütmek bir gün şeftali vereceğine inanarak...
'Kitap, bize toplumsal hastalıkları göstermelidir'
İranlı, fakir bir ailenin çocuğu olan Samed Behrengi, 1939'da Azerbaycan'da doğdu. Azerbaycan köylerinde öğretmenlik yaptı. Yaşadığı toplumu çok iyi anlayan ve kavrayan Behrengi, çocuklar için yazdığı hikâye ve masallarında İran toplumunun gerçeklerini anlattı. Eserlerinde anlattığı gerçekler Şah yönetimince zararlı bulundu. 1968'de 'kayboldu'. Cesedi Aras Nehri kenarında bulundu.
Eserlerinden büyüklerin de pek çok şey öğrendikleri belirten Behrengi, şöyle diyor: "Çocuklar, bu toplum babalarınızın size miras bıraktığı toplumdur. Yaramazlıklarınızı aza indirmeli ya da hatta tümüyle bırakmalısınız. Bu toplumun sorunlarının üstesinden gelecek çözüm araçlarını aramalı, bulmalı ve de hastalıkları yok etmelisiniz.
Toplumu tanımanın birkaç yolu vardır. Bu yollardan biri kitap okumaktır. Kitapların hem en iyisini seçmeliyiz, hem de bizim çeşitli sorularımıza yanıt verenlerini. Kitap toplumumuzu ve öteki ulusları bilgilendirmek ve bize toplumsal hastalıkları göstermek zorundadır.
Öyküler bizlere, toplumumuzun gerçek bir resmini çizebilir; sorunlarını ve nedenlerini açıklayabilir. Öyküler, okuyanları yalnızca eğlendirmez. Bu yüzden ben de akıllı çocukların öykülerimi yalnızca hoş vakit geçirmek için değil, öğrenip bilgilenmeleri için okumalarını istiyorum."
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=ktp&haberno=4542
Çağan Irmak’a haksızlık ediyorlar
Biz nefeslerimizi tutmuş bir şekilde Çağan Irmak’ın son filmi "Ulak"ı bekleyelim, yönetmenin ilk uzun metraj denemesi olan "Bana Şans Dile" bu hafta vizyona giriyor. Şimdi, "Hangi dağda kurt öldü?" diye sormak lazım. Filmin yapım yılı 1999. Üzerinden tam 8 yıl geçmiş.
Çağan’ın bu filmi hiç beğenmediğini biliyorum. Tamamlamadan bıraktığını defalarca duydum kendisinden. Filmi zamanında yapımcılar da çok tutmamış. Aksi olsa çoktan vizyona sokarlardı zaten.
Peki "Bana Şans Dile"nin şansı nasıl oluyor da yıllar sonra birden açılıveriyor?
Cevabı siz de biliyorsunuz aslında.
Buradaki amaç Çağan Irmak’ın şu anki popülaritesinden, isminden yararlanmak, üzerinden para kazanmak. Bir filme "Babam ve Oğlum’un yönetmeninden" dediğinizde izleyici için akan sular duruyor ne de olsa.
Ticari açıdan bakıldığında doğru bir hareket belki. Ama hem Çağan’ı hem de onu sevenlerin içini acıttığı, Çağan’ın birkaç ay sonra vizyona girecek olan filmine sekte vurma ihtimalinin olduğu da ortada. Ben yaşananlara kulak asmadan "Ulak"ı beklemeye devam ediyorum. Ve yönetmeninin gönlü olmadan vizyona giren Bana Şans Dile’nin Ulak’a zarar vermemesini diliyorum.
ah be adam anlatılr mı ki SEN üç beş kuru satırla ne deyeyim ki,üzülme yeterki..
"kelimeler yetmıyor anlatmaya ,korkuyorum..
anlatamıyorum"
"ve karanlık bi gecedeyim yağmur yağıyor ,ben yolun kare kare taşlarında giderken senı görüyorum. 'suyu yandı yanlış zamandı'diyerekten giriyoum aklımdaki ilk şiire seni görmüşüm bi kere ..değişik bi zaman bu zaman etrafta bi sen birde benım..birde madam esterin in bahçesindeki köpeğin sesi..madam ester yeni öldü,mahallenin tanınmış emekçi terzisi..dillere destensın konuşmuyoruz hiç ,sessizliği dinliyorum, titriyorum ve kalbim kıpır kıpır,içimde umudun ipliği belki' gel' dersen diye..dursun zaman hiç akmasın sabahlar olmasın da kaybolmayasın karşımdan.. sonra sana sarılışım -oh sıcacıksın ,evet bu sefer ağlamıyordum.sen dillere desten olan anlatılırmısın ki üç beş kuru satırla ..ve uyanıyourm..sabah olmuş sen çoktan gitmişsin zaman geçmiş..yorgun olduğumu hissederek kalktım yataktan o gün gördüm kare kare yolun tam ortasından giderken seni,bende de kalbim kıpır kıpır bir kalp koşuyordum..."
-gül zamanı görebilsem yine seni
cok sasırdım yıllar sonra bu film'in vizyona girecek olmasına.
ne yapılmaya calısıldıgını anlamak aslında o kadar guc.neyse
Ulak sanırım subat da vizyon'da olacak.
dulceuckerman
14-10-07, 16:37
çemberimde gül oya başta olmak üzere babam ve oğlum harikaydı ulak adlı filminde böyle olacağana inanıyorum çağan ırmak yaptığı her işte kendisinden bir parça bırakıyor.......
http://i221.photobucket.com/albums/dd139/hyoldas/cagan_irmak_by_tolgaozgal.jpg
bbeeyyzzaa
18-10-07, 16:47
Resim için teşekkürler.İnşallah Ulak en kısa zamanda çıkar da izlerim.Fragmanını gördüm,çok hoş bir filme benziyor ki öyle olduğuna eminim.
Babam ve Oğlum'a şok suçlama
Çağan Irmak'ın "Babam ve Oğlum" filmine, senaryosunun çalıntı olduğu iddiasıyla ceza davası açıldı.
TÜRK Sineması'nda rekorlara imza atan ve milyonlarca kişi tarafından izlenen Çağan Irmak'ın "Babam ve Oğlum" filmine, senaryosunun çalıntı olduğu iddiasıyla ceza davası açıldı. 2003 yılında "Kırmızı Kediler" adlı kitabını piyasaya çıkaran Fatma Karahisarlı, "Babam ve Oğlum" filminin senaryosunda kitaptan alıntı yapıldığı iddiasıyla 2006 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Başsavcılık da Mimar Sinan Üniversitesi'nden bilirkişi görevlendirdi. Bilirkişi raporuna dayanarak ceza davası açılmasına karar verildi. Yazar Karahisarlı, avukatı Neslihan Kocaoğlu vasıtasıyla geçtiğimiz günlerde İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'ne ceza davası açtı. Karahisarlı, kitabını piyasaya çıktığı yıl Çağan Irmak'a verdiğini söyleyerek, "Çağan o sıralar Beylerbeyi'nde 'Çemberimde Gül Oya' isimli diziyi çekiyordu. O dönemler yalının sahibi ve Beylerbeyi muhtarı buluşmamıza aracılık etmiştir. Kitabı onların yanında verdim. Ondan sonra Çağan Bey tarafından ne arandım ne soruldum. 2006 yılında filmi izleyince şoke oldum. Benim hikayem beyazcama aktarılmıştı. Sonra defalarca kendisini aradım ama bir sonuç elde edemedik" dedi.
Çağan Irmak kabul etmedi
Dava dilekçesinde ifadesi de yer alan Çağan Irmak, kitabın kendisine hediye edildiğini söyleyerek, "Babam ve Oğlum"un çekimlerine bu hediyeden üç ay sonra başladığını belirtti. Irmak, ayrıca 1992'de üniversiteden mezun olduğu dönemde "Ateş Böceklerinin İzinde" adlı bir senaryo yazdığını ve filmin ana konusunun burada oluştuğunu söyledi.
Ben mandalina bile çalmadım
Çağan Irmak, "Babam ve Oğlum" filminin senaryosunun alıntı olduğunu iddiasına bir mektupla yanıt verdi.
Çağan Irmak, "Babam ve Oğlum" filminin senaryosunun "Kırmızı Kediler" adlı kitabından alındığını iddia ederek mahkemeye başvuran Fatma Karahisarlı'ya bir mektupla yanıt verdi.
Çağan Irmak, basın kuruluşlarına gönderdiği ve Fatma Karahisarlı'ya hitaben yazdığı mektubunda şunları söyledi: "İddia ettiğiniz şekilde kitabınızdan esinlenmem ya da öykünüzü kullanmam matematik olarak mümkün değildir. Kitabı bana Çemberimde Gül Oya'nın setinde armağan ettiğiniz nisan ayından 2.5 ay sonra, yani temmuz ayının başında, Babam ve Oğlum'un çekimleri başlamıştı. Hatta sanat yönetmenimiz haziran ayının başında Ayvalık'a giderek çalışmalarına başlamıştı. Çemberimde Gül Oya'nın çekimleri ise mayıs ayının sonunda bitti. Günde 12 saat dizi film setinde çalışan, üstelik hikayeleri de yazan bir yönetmen, 2.5 ay gibi kısa sürede bir kitabı çalıp film yapmayı başaramaz, buna matematik olarak imkan yoktur. Babam ve Oğlum'un teknik ekibi ve oyuncuları senaryoyu nisan ayından daha önce ellerine almışlardı bile. Çünkü bir filme hazırlanmak en az 6 aylık bir süre gerektirir. Üstelik 92 yılında yazdığım Babam ve Oğlum senaryosunun ilk halini 93 yılında Promete Film'in sahibi yapımcı Cengiz Ergun'a sunmuştum. Ama o yıllarda sinema sektörünün içinde bulunduğu ekonomik kriz sebebiyle daha sonraya ertelenen bir proje olmuştu. Yapımcımız Şükrü Avşar bunları size anlattığı halde siz ısrarla kitabınız çevresinde bir gündem yaratmaya çabaladınız. Bu kitabın bana armağan edilmesi düşündürücü. Dünyada hit olmuş bütün eserlerin başına gelen bu durum tabii ki benim de başıma gelecekti. Çünkü Babam ve Oğlum'un sizden başka yaklaşık 50 kadar sahibi var. Ne şaşırtıcı değil mi? Rahat uyumanızı sağlayacaksa, komşunun bahçesinden mandalina bile çalmamış biri olarak size namusum, şerefim, tüm kutsal saydığım şeyler üzerine yemin ederim ki kitabınızı okumadım. Umarım başkaları okur."
İlk filmini 35 bin kişi izledi
Ünlü yönetmen Çağan Irmak'ın 6 yıl rötarla vizyona giren ilk sinema filmi 'Bana Şans Dile' beklenen ilgiyi görmedi. Filmi 20 günde sadece 35 bin kişi izledi..
Yönetmenliğini üstlendiği 'Asmalı Konak' adlı dizi televizyonda, 'Babam ve Oğlum' adlı sinema filmi ise beyazperdede izlenme rekorları kıran Çağan Irmak'ın 5 Ekim'de vizyona giren 'Bana Şans Dile' adlı filmi beklenen ilgiyi görmedi. 2001 yılında çekilen ancak yapımcısı İrfan Tözüm'ün bir süreliğine sektörden uzak kalması nedeniyle 6 yıl rötarla gösterime girebilen filmi, 20 günde sadece 35 bin kişi izledi.
Gösterimi istememişti
Çağan Irmak'ın çektiği ilk sinema filmiinde başrolleri Deniz Uğur, Rıza Kocaoğlu, Nilgün Belgün ve İsmail Hacıoğulu paylaşıyor. Irmak'ın tüm çabalarına rağmen gösterime giren film; aile içi şiddet, sevgisizlik ve iletişimsizlik gibi konulara gönderme yapıyor.
Sabah
çağan ırmak çok başarılı bir yönetmen
bu iddalara da kesinlikle inanmıyorum :good:
ben yaptığı çalışmaların çok iyi olduğunu düşünüyüroum 8böyle devam etsin)çok iyiy bi yönetmen
İlk filmini 35 bin kişi izledi
Ünlü yönetmen Çağan Irmak'ın 6 yıl rötarla vizyona giren ilk sinema filmi 'Bana Şans Dile' beklenen ilgiyi görmedi. Filmi 20 günde sadece 35 bin kişi izledi..
Yönetmenliğini üstlendiği 'Asmalı Konak' adlı dizi televizyonda, 'Babam ve Oğlum' adlı sinema filmi ise beyazperdede izlenme rekorları kıran Çağan Irmak'ın 5 Ekim'de vizyona giren 'Bana Şans Dile' adlı filmi beklenen ilgiyi görmedi. 2001 yılında çekilen ancak yapımcısı İrfan Tözüm'ün bir süreliğine sektörden uzak kalması nedeniyle 6 yıl rötarla gösterime girebilen filmi, 20 günde sadece 35 bin kişi izledi.
Gösterimi istememişti
Çağan Irmak'ın çektiği ilk sinema filmiinde başrolleri Deniz Uğur, Rıza Kocaoğlu, Nilgün Belgün ve İsmail Hacıoğulu paylaşıyor. Irmak'ın tüm çabalarına rağmen gösterime giren film; aile içi şiddet, sevgisizlik ve iletişimsizlik gibi konulara gönderme yapıyor.
Sabah
Beklenen birşeydi bu zaten. Üzüldüm yine de Çağan Irmak gibi bir yönetmenin her filmi izlenmeli çünkü:img-yes: Umarım Ulak'ın gişesi bunlardan etkilenmez
fatma karahisarlı ya,
bu saçmalıyı neden ve ne amaçla yaptığınızı herkes gibi ben de biliyorum.isminizi ilk defa duyuyorum,o da bi suçlamayla..hayret..çünküben bir türk dili ve edebiyatı öğrecisi olarak isminizi hiç duymadım ,daha önce bundan sonra da duymak isteyeceğimi sanmıyorum.çağan bey e kitabı verdikten sonra sizi aramamış,mecbur mu peki?arasa ne olacak?..aşırı sinirli ve zügün olduğumdan ,şu an ellerim titriyor .....
siz bir yazar olamazsınız,çünkü yazarlar samimi ve gerçekçidirler..
size en güzel cevabı çağan abi vermiş zaten,
siz 51.siniz..sadece gülüyorum
yazık.
bu olaydan aradığınızı bulamazsanız bi de fatıh akın a bi bakın hani!
(arkadaşlar herkes tepkisini göstersin ama kadının amacı bu da olabilir ..ne diyeceğimi bilmiyorum)
bundan sonraki hiçbir filmi izlenmesede çok kotu işler yapsada ki yapmaz
çemberimde gül oya gibi bir eserin senaristi ve yonetmeni olması onun bir numara oldugunu gosteriyor bana
bu yetiyo
hayatımda izlediğim en güzel diziydi
o dizinin üstüne dizi gelmedi gelemez de o kadar etkileyiciydiki muhtesemdi yaaa
öylee bi senaryo olamaz ayrıca kendisiyle tanısma fırsatım da olmustu çemberimde gül oyanın bi bölümünü bizim mahallede çekmişlerdi:P
Mandalinayı bilmem ama senaryomu çaldı!
BÜLENT İPEK
'Babam ve Oğlum' filminin senaryosunun çalıntı olduğu iddiasıyla suçlanan Çağan Irmak, 2002 yılında da bir başka çalıntı senaryo iddiasıyla Semra Dinçer tarafından mahkemeye verilmiş!..
Çağan Irmak'ın sicili temiz çıkmadı. 'Babam ve Oğlum'un senaryosunun, 'Kırmızı Kediler' kitabından çalıntı olduğunu iddia eden Fatma Karahisarlı'ya "Çocuklumda komşumun bahçesinden mandalina bile çalmadım" diyen Irmak'ın daha önce de aynı şekilde suçlandığı ortaya çıktı. Üstelik 2002'de 'Bir Aşk Hikayesi' adlı TV filminin senaryosunu çaldığı iddiasıyla yargılandığı ve beraat ettiği öğrenildi.
Alışkanlık olmasın
Davacı olan Semra Dinçer; "Çağan Irmak'ın mandalina çalıp çalmadığını bilmem ama benim senaryomu çalmıştı" diye konuyu gündeme getirdi: "Hadi o zaman gençti, cahildi diyelim, bunu hâlâ yaptığı iddia ediliyor. O zaman bunun alışkanlık haline gelmemesi için çalışmak lazım."
Ben de açardım
Çağan Irmak ise Dinçer'in sözlerine şöyle cevap verdi: "25 yaşındaydım. Önüme bir hikaye kondu. Parası ödenmiş bu hikayeyi senaryoya dönüştürmemi istediler. Jenerikte Semra Dinçer'in adının 'hikaye yazarı' olarak geçmesi gerekiyordu. Adı yazılmayınca haklı olarak dava açtı. Benim de başıma gelse, ben de açardım."
Çağan Irmak'ın böyle bir suçlama ile karşı karşıya kalmasına çok üzülüyorum. Çağan Irmak'ın üzerinden, onun adını kullanarak birşeyler kazanmaya çalışıyorlar. Umarım Çağan'ın önceki davada olduğu gibi suçsuz olduğu anlaşılır:img-yes:
Çağan ırmağın böyle bir haberle çıkmısa moralimi çok bozdu.krnca_ çok doğru söylüyorsun canım böyle kaliteli bir insanı kullanarak o kişinin üstünden para kazanmaya çalışıyorlar.İnşallah bu davda çağan suçsuz çıkar böyle kaliteli bir yönetmenin böyle bişey yapacağına inanmıyoru helede bu çağan ırmaaksa kesinlikle çağana taılmış bir iftiradır.
Bu arada ulak filminin fragmanını izledim bayıldım çok güzel bir filme benziyor böyle halkulade filmler yapan bir yönetmenede böyle haberler çıkarmış gerçekten böyle değerli bir insanın bu tip haberlerle adının çıkması çok üzücü birşey
insanin hayatinda unutamadigi veya hergun izlese SIkilmicagi diziler veya filmer vardir
benim unutamadigim filmlerin basinda cagan irmagin filmleri gelir
çilekli pasta
Günaydin Istanbul kardes
hala olsa hergun oynasa izlerim
ve efsane asmali konak asmaliyi efsene yapanlar dan biri cagan irmaktir
cok basarili bir senarist umarim en kisa zamanda iyi bir projeyle tekrar tvlere doner
25 Ekim 2007 Perşembe 07:00
Çağan Irmak, "Babam ve Oğlum" filminin senaryosunun alıntı olduğunu iddiasına bir mektupla yanıt verdi.
Çağan Irmak, "Babam ve Oğlum" filminin senaryosunun "Kırmızı Kediler" adlı kitabından alındığını iddia ederek mahkemeye başvuran Fatma Karahisarlı'ya bir mektupla yanıt verdi.
Çağan Irmak, basın kuruluşlarına gönderdiği ve Fatma Karahisarlı'ya hitaben yazdığı mektubunda şunları söyledi: "İddia ettiğiniz şekilde kitabınızdan esinlenmem ya da öykünüzü kullanmam matematik olarak mümkün değildir.
Kitabı bana Çemberimde Gül Oya'nın setinde armağan ettiğiniz nisan ayından 2.5 ay sonra, yani temmuz ayının başında, Babam ve Oğlum'un çekimleri başlamıştı. Hatta sanat yönetmenimiz haziran ayının başında Ayvalık'a giderek çalışmalarına başlamıştı. Çemberimde Gül Oya'nın çekimleri ise mayıs ayının sonunda bitti. Günde 12 saat dizi film setinde çalışan, üstelik hikayeleri de yazan bir yönetmen, 2.5 ay gibi kısa sürede bir kitabı çalıp film yapmayı başaramaz, buna matematik olarak imkan yoktur.
Babam ve Oğlum'un teknik ekibi ve oyuncuları senaryoyu nisan ayından daha önce ellerine almışlardı bile. Çünkü bir filme hazırlanmak en az 6 aylık bir süre gerektirir. Üstelik 92 yılında yazdığım Babam ve Oğlum senaryosunun ilk halini 93 yılında Promete Film'in sahibi yapımcı Cengiz Ergun'a sunmuştum.
Ama o yıllarda sinema sektörünün içinde bulunduğu ekonomik kriz sebebiyle daha sonraya ertelenen bir proje olmuştu. Yapımcımız Şükrü Avşar bunları size anlattığı halde siz ısrarla kitabınız çevresinde bir gündem yaratmaya çabaladınız.
Bu kitabın bana armağan edilmesi düşündürücü. Dünyada hit olmuş bütün eserlerin başına gelen bu durum tabii ki benim de başıma gelecekti. Çünkü Babam ve Oğlum'un sizden başka yaklaşık 50 kadar sahibi var. Ne şaşırtıcı değil mi? Rahat uyumanızı sağlayacaksa, komşunun bahçesinden mandalina bile çalmamış biri olarak size namusum, şerefim, tüm kutsal saydığım şeyler üzerine yemin ederim ki kitabınızı okumadım. Umarım başkaları okur."
kaynak/habervitrini
merhaba ben çağan ırmakı gerçekten çok beğeniyorum
özellikle çemberimde gül oyayı çok beğenmiştim
insanı hiç sıkmayan
olaylar zincirini çok iyi sunan
ve hafızalara kazınan replikleriyle harika bir diziydi
babam ve oğlum da harikaydı
çalıştığı oyuncularda gerçekten çok başarılı
ozge yeşim
01-12-07, 18:50
Çok sevdiğim,ben de izler bırakan ,unutamadığım diziler ve filmlerin genellikle kendilerine ait olmasından dolayı çok sevdiğim.Yapacağı filmleri merakla beklediğim biri.Ulak'ı sabırsızlıkla bekliyorum.Çok değişik bir film olduğu.İşlenen konunun şimdiye kadar hiçbir filmde işlenmediği konuşuluyor.Bundan hiç şüphem yoktu zaten.Ne de olsa Çağan Irmak filmi.Çağan Irmak genellikle bütün insanları ilgilendiren ama nedense kimsenin ilgilenmediği konuları çıkartıp başarıyla sunuyor .Usta bir yönetmen.
çok güzel bir yöentmen..babam ve oglum adlı filmini begenerek hatta aglayarak izleiştm..
Ulak
Gösterim Tarihi: 25 Ocak 2008
Dağıtım: UIP Filmcilik
Yapım: Avşar Film
Yönetmen: Çağan Irmak
Yapımcı: Şükrü Avşar
Oyuncular: Çetin Tekindor, Hümeyra, Yetkin Dikinciler, Feride Çetin
KONU:
Gerçeğin peşine düşmüş, gerçeği takip eden bir hekimin hikâyesi.
Geçmiş çağlara ait bir intikam hikâyesi.
YAPIM HAKKINDA:
“Babam ve Oğlum” ile Türk Sinemasında yeni bir dönem başlatan Avşar Film ve başarılı yönetmen Çağan Irmak yoğun bir şekilde yeni filmleri “Ulak”ın çalışmalarını sürdürüyor. “Asmalı Konak”, “Çemberimde Gül Oya” gibi diziler ve “Mustafa Hakkında Herşey” adlı filmiyle de tanınan Çağan Irmak, birbuçuk yıl önce “Babam ve Oğlum”dan hemen sonra yazdığı senaryosunu hayata geçirmek için uygun zamanı beklemekteydi.
Türk sinemasına farklı ve özgün bir prodüksiyon olarak hazırlanan filmin hikâyesi gereği özel bir köy kuruluyor, yüzlerce kostüm hazırlanıyor. Geniş, panoramik formatta çekilecek olan filmin konusu, “gerçeğin peşine düşmüş, gerçeği takip eden bir hekimin hikâyesi”olarak özetlenebiliyor.
Filmin müziklerini “Babam ve Oğlum” ile “Bir Tutam Baharat” filmleriyle yakından tanıdığımız Evanthia Reboutsika hazırlıyor.
“Geçmiş çağlara ait bir intikam hikâyesi” olarak da anılan “Ulak”ın Çağan Irmak yönetiminde çok çekici ve şık bir seyirlik olacağı belirtiliyor.
bbeeyyzzaa
05-12-07, 18:45
Meyveli Ağacı Taşlarlar...
Çağan Irmak gereken cevabı vermiş,saçma iddialarıyla ortaya çıkan bayana.Dilerim ki o bayan da,işin aslını iyice araştırmadan,saçma bahaneleriyle bir daha kimseyi rahatsız etmeye kalkmaz...
Ulak'ı sabırsızlıkla bekliyorum,Bana Şans Dile'yi izleyemedim.Arkadaşlarım izlediler ve çok beğendiklerini söylediler.E,Çağan Irmak'ın filmi olacakta,beğenilmeyecek.(!)Fragmanını izledim ve çok ilgimi çekti,çok hoş bir filme benziyor.Bir an önce çıksın da,izleyelim...
http://img187.imageshack.us/img187/7127/ctekindor1ut8.th.jpg (http://img187.imageshack.us/my.php?image=ctekindor1ut8.jpg)
http://img510.imageshack.us/img510/1299/ulak1lu4.th.jpg (http://img510.imageshack.us/my.php?image=ulak1lu4.jpg)
http://img510.imageshack.us/img510/6510/ulak2qm4.th.jpg (http://img510.imageshack.us/my.php?image=ulak2qm4.jpg)
http://img510.imageshack.us/img510/2221/ulakdp1.th.jpg (http://img510.imageshack.us/my.php?image=ulakdp1.jpg)
deadly_angel
16-12-07, 23:12
Usta yönetmenler senaryo yazmayı öğretecek
Eğitimini yaygınlaştırmayı ve sektörün genel kalitesini yükseltmeyi amaçlayan Senaryo Yazarları Derneği SENDER, 'Ustalarla Buluşma' adını verdiği eğitim programının ikincisini başlatıyor.
http://img.sabah.com.tr/2007/12/16/gny/im/52AAFB35993A6341A6007DE1r.jpg
Herkese açık
Kayıtları 11 Aralık'ta başlayan program, 6 Ocak'ta başlayacak ve tam 6 hafta sürecek. Film sektöründen olan ya da olmayan herkesin katılabileceği programda; Zeki Demirkubuz, Ümit Ünal, Neşe Şen, Safa Önal, İpek Bilgin ve Çağan Irmak ders verecek. Program senaryo yazmanın temel teknikleri, karater geliştirme, dramatik yapı, oyuncu gözüyle senaryo ve yönetmen gözüyle senaryo başlıkları gibi dersleri kapsıyor.
Kaynak: Sabah / Günaydın
çok başarılı bi yönetmenn babam ve oğlum filmi harikaydıı
başarılarının devamını dilerimmbye
çok sihirli bi yntmen... her ayrıntısına tapıyrm elni hanqi işe atsa kusursuzlukla sonuçlandırıyr_!!!! tanrı iyiki onu biz türklere bağışlamış diyrm we çok daha uluslararası işler yapacağna inanıyrm...
(( tim burton la çok bnzetiorm onu aslnda :D mesela iksnnde favori oyuncu kdrosu warmş qbi qözüküo :D snraa çağan ın ateşböcekleri tim in kelebekleri bni bitirio :D ))
Ulak yola çıktı... varış gününü bekleyenlerdenim ben de:img-yes: bir dizi ya da bir filmde tüm beklentilerimi karşılayan , verdiğim zamanın bir saniyesini bile boşa geçirmediğimi hissettiren , fark yaratan , aynı filmde şaşırtırken korkutan , üzüp ağlatırken güldüren , hatırlatırken düşündüren ! , nasıl bir film ya da dizi yaparsa yapsın , konusu ne olursa olsun izleyeceğimi garanti edebileceğim tek yönetmen !
evet ULAK yolda ... benim filmden en ufak bir şüphem bile yok ! eminim harikulade bir film bize doğru yaklaşıyor ama umarım şansı açık olur..! çünkü malesef güzel , kaliteli işler her zaman tutmuyor ... umarım Babam ve Oğlum dan çok daha büyük ses getirir bu film... ( bu arada ben Çağan Irmak ' ın bakış açısını tv de görmeyi de çok özledim ! Keşke Çemberimde Gül Oya dan sonra yine onun verdiği seyir keyfiyle izleyeceğimiz bir dizi daha yapsa ! yine ÇGO da olduğu gibi film olarak düşündüğü bir hikayeyi diziye çevirse de biz de o hikaye her neyse 1-1.5 saat değil ÇGO gibi 40 bölüm falan izlesek ve her hafta bölüm sonunda "hikaye-yönetmen : Çağan Irmak " yazısını görebilsek :img-wink:)
bbeeyyzzaa
03-01-08, 17:12
funda2 ve dokuz ekledikleriniz için teşekkürler.
Ulak'ın yolu az kaldı.... :img-yes:
büyük sabırsızlıkla bekliyoruzzz.... :happy0064:happy0064:happy0064
25 Ocak'ta sinemalarda
http://img177.imageshack.us/img177/592/4709527py2.jpg
Çağan Irmak'ın senaryosunu yazıp yönettiği "Ulak", 25 Ocak'ta vizyona giriyor.
Irmak, filmin müziklerinde, bir önceki filmi "Babam ve Oğlum"da da beraber çalıştığı müzisyen Evantia Reboutsika ile birlikteliklerini devam ettirdi. Müzikleri Greek String Orkestra çaldı. Filmin görüntü yönetmeni, 2003 Uluslararası Saraybosna Film Festivali'nde En İyi Film-Kodak Ödülü'nü ve 1990 Belgrad Film Festivali'nde Altın Madalya ödülünü alan Mirsad Herovic. Dört kez Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Sanat Yönetmeni ödülünü almış olan Mustafa Ziya Ülkenciler filmin genel sanat yönetmenliğini üstlendi. Filmed, Çetin Tekindor, Hümeyra, Tetkin Dikinciler, Şerif Sezer gibi usta oyuncuların yanı sıra, 25 kişilik çocuk oyuncu kadrosu da rol aldı.
özgenuroğlu
06-01-08, 20:01
çok sihirli bi yntmen... her ayrıntısına tapıyrm elni hanqi işe atsa kusursuzlukla sonuçlandırıyr_!!!! tanrı iyiki onu biz türklere bağışlamış diyrm we çok daha uluslararası işler yapacağna inanıyrm...
(( tim burton la çok bnzetiorm onu aslnda :D mesela iksnnde favori oyuncu kdrosu warmş qbi qözüküo :D snraa çağan ın ateşböcekleri tim in kelebekleri bni bitirio :D ))
Nedense Tim Burtonla bende çok benzetiyorum nedeni ikisininde alanında çok farklı ve özgün işler çıkarması...İkiside uç noktaların insanı ve ikisininde belli bir kadrosu var cidden:):img-wink:Ve ikiisi favori yönetmenim:img-yes:
Ulak'ı sabırsızlıkla bekliyorum
http://img248.imageshack.us/img248/8089/2154534344e7c652bb2cqu0.jpg (http://imageshack.us)
http://img248.imageshack.us/img248/9354/2154538476974bc9bbc7wa6.jpg (http://imageshack.us)
bbeeyyzzaa
08-01-08, 17:38
Resimler için çok teşekkürler.
Daha önce eklendi mi bilmiyorum...
http://img242.imageshack.us/img242/6964/3263929876d9cca5db1olk8.jpg (http://imageshack.us)
arkadaşlar çağan ırmak fans fACEBOOK a canım yönetmenım mesaj bırakmış,bir okuyun hadi
bbeeyyzzaa
21-01-08, 20:19
Ben bulamadım.Biraz daha açıklayıcı anlatır mısın?
atom karınca
21-01-08, 22:07
Ben de baktım, facebook sitesinde Çağan Irmak Fan adı altındaki yerde genel bilgiler kısmında Çağan Irmak'ın bir notuna yer verilmiş. Uzunca bir not. Güzel de :)
bbeeyyzzaa
24-01-08, 11:40
Allah Allah ben niye bulamıyorum...
Rica etsem,yazıyı buraya yazar mısınız?Alıntı şeklinde.
Cinemania'da bu hafta Ömür Gedik'in stüdyo konuğu "Ulak" filminin başarılı yönetmeni Çağan Irmak.
"Ulak" filmi nasıl doğdu?
"Ulak" filminin alt metinlerini nasıl okumalıyız?
Film festivalleri hakkında ne düşünüyor?
Ulak'ı neden en rahat çektiği film olarak niteliyor?
Çağan Irmak'ı hiç görmeyenler neden onu yaşlı zannediyorlar?
En sevdiği film hangisi?
Çarpıcı sinema haberleri ve vizyona giren yeni filmler Cinemania'da.
Ömür Gedik'in hazırlayıp sunduğu Cinemania, her Cumartesi Kanal D'de. Kaçırmayın!
Bugün çağan ırmağı cinemania'da izledim.Bakıyorumda bu adam ne kaliteli filmler çevirmiş ne kaliteli oyuncularla ve ekiple çalışmış.Her filmi takdir edilecek değerde.Türkiye'nin gerçekten en iyi yönetmeni.
blackeagle
26-01-08, 16:19
bende izledim cinemania'yı her haftadan daha bir iyi daha bir farklıydı.... bu da 'çağan ırmak' farkı olsa gerek:icon_whis
hakkında kısa görüntülerden oluşan bir vtr hazırlamışlar nasıl başladı ve devam etti diye.... her kaliteli yapımın içinde ve her kaliteli isimle birlikte!!!..... gerçektende çok farklı biri!!!!
özellikle 'Türk Sinemasının içinde olmasanız hangi sinema dünyasının içinde olmak isterdiniz?' sorusuna verdiği yanıt çook farklıydı:
'tabiki yine Türk Sinemasını tercih ederdim ama olmazsa danimarka norveç gibi kuzey avrupa ülkeleri sinemalarının içinde bulunmak isterdim onlar kendi soğukluklarının aksine özlemini çektiklerinin sinemasını, en sıcak ve insana dair filmleri yapıyorlar' dedi!
farkını bir kez daha ortaya koydu:happy0064:happy0064:happy0064
bu hafta cok guzeldı cınemanıa .
cagana bır kez daha hayran oldum
Allah Allah ben niye bulamıyorum...
Rica etsem,yazıyı buraya yazar mısınız?Alıntı şeklinde.
evet ya
bn de bulamadım .
cok ıyı olr
Ulak gerçekten güzel bir filmdi herkese tavsiye ediyorum
kıyafet takı makyajdaki şaşaa filmde yoktu malesef..
müzikler babam ve oğlumun mzisyenine mi ait bilmiyorum ama ben çok yakın buldum.. çok güzeldi.. bi o kadar da yakındı..
babam ve oğlum ekibini kullanması müziklerin benzer oluşu konuşma ağzının yine ege oluşu nedeniyle daha filmi izlerken bile ister istemez kıyasa sürüklüyor insanı.. ama malesef aynı tadı bulamıyor insan..
şerif sezeri beğenmedim.. yalnızca kızını o yere biyere götürdükten sonra şöle bi bakışı vardı bi resim verdi orda çok iyiydi.. geri kalan kısımda işte onlardan biri olamamış bence..
film setinden ötede gökdelenlerin görülmesi zaman mekan etkisini azalttı..
yetkin dikinciler farklıydı ama sevmedim.. küfür etme becerisi yüksekti ama oyunculukta belertilmiş gözler dışında etkili vurucu bi sahne bulamadım onda..
ama yinede çağanın düş dünyasından etkilenmediğimi söylemem mümkün değil..
sonsuz kredisinin bitmesi mümkün değil..
çağan sevgisinin azalması mümkün değil..
filmin sonlarına doğru çetin tekindor yine yaptı yapacağını.. bu ne müthiş bi oyunculuktur.. dünya standartlarında.. iyki bizim ama keşke herkesinde olabilseydi..
hümeyranın tatlı yakınlık çabaları çok şekerdi.. ikili diyalogları çok sevdim..
iki çocuk karakterde olağanüstü yetenekliydi kesinlikle..
biri ferhat.. kötünün adamın oğlu.. bakışlarındaki nefret kin öfke mükemmeldi.. ki kendisi karayılan da şehit kamili oynadı orda da annesinin peçesini açan fransızlar aynı nefret bakışlarını saçmıştı mükemmeldi..
bir diğeri çığlık annesinin küçük oğlu.. çok şeker bişiydi.. çok sevdim o tatlılığıda..
peky filmden bişiy anladım mı..
güzel bi masaldı:)
deadly_angel
31-01-08, 03:33
Çağan Irmak kendi filminin rekorunu kırdı
http://img.sabah.com.tr/2008/01/31/gny/im/EAD81B88937C9B4F839AD41Cr.jpg
25 Ocak Cuma günü vizyona giren Çağan Irmak'ın son filmi 'Ulak', izleyiciden yoğun ilgi gördü. 'Ulak' ilk üç günde 90 bin seyirciye ulaştı. Çağan Irmak'ın, 2005 yılında gösterime giren ve toplam 3 milyon 832 bin kişinin seyrettiği 'Babam ve Oğlum' filmi, ilk üç günde 79 bin 406 kişi tarafından izlenmişti. Bu anlamda 'Babam ve Oğlum'u geçen ve son dönemin iddialı yapımlarından biri olarak gösterilen 'Ulak'ın, 'Kabadayı'nın seyirci sayısına ulaşıp ulaşmayacağı merak konusu.
KABADAYI ÖNDE GİTTİ
16 Kasım'da vizyona giren, 'Beyaz Melek' ilk üç günde 160 bin kişi tarafından izlenirken, 14 Aralık'ta vizyona giren 'Kabadayı' filmiyse ilk üç günde 267 bin 361 izleyiciye ulaşmıştı. Şu ana kadar 'Beyaz Melek' 1 milyon 883 bin kişi tarafından izlenirken, 'Kabadayı' 1 milyon 918 bin seyirciye ulaştı.
Kaynak: Sabah / Günaydın
'' Selamlar Ben Çağan Irmak. Hepinize ilginiz ve dostluğunuz için tek tek teşekkür ederim. Ulak sevginize ve size layık bir film oldu. İyi bir seyir için büyük salonları tercih etmenizi dilerim çünkü film geniş formatta çekildi dev bir ekran çok keyif verecektir. Filmle ilgili tüm görüşlerinizi çok merak ediyorum lütfen bu sayfalarda onları dile getirin tümünü okuyacağımdan hiç kaygınız olmasın. Sizi seviyorum hepinize moral dolu, kurduğunuz hayalerin gerçek olduğu ya da gerçeğe çok yaklaştığı bir yıl diliyorum.''
çağan ırmak ın facebook a yolladığı mesajı(çağan ırmak fans)
beyzza ya(:
'' Selamlar Ben Çağan Irmak. Hepinize ilginiz ve dostluğunuz için tek tek teşekkür ederim. Ulak sevginize ve size layık bir film oldu. İyi bir seyir için büyük salonları tercih etmenizi dilerim çünkü film geniş formatta çekildi dev bir ekran çok keyif verecektir. Filmle ilgili tüm görüşlerinizi çok merak ediyorum lütfen bu sayfalarda onları dile getirin tümünü okuyacağımdan hiç kaygınız olmasın. Sizi seviyorum hepinize moral dolu, kurduğunuz hayallerin gerçek olduğu ya da gerçeğe çok yaklaştığı bir yıl diliyorum.''
:happy0064
çağan ırmak ın facebook a yolladığı mesajı(çağan ırmak fans)
beyzza ya(:
"ulak ı bende gördüm,bir yiğit adamdır"
"ulak gelecek,sana kalbinin karasını göstertecek,gözün kör eyleyecek"
"bu çiçek gurumadan gurtaram seni,şart olsun ki"
filmden çıkınca bunlarıtekrar edip durdum içimden..vizyona gireceği günün bir öncesi akşamında kalbim yerinden çıkacaktı,öyle heyecanlıydım ki..sabahı edememiştim..
filmi izlerken o köyün kokusu geldi burnuma..
çevremdeki iyi kötü bir çok insanı gördüm ayrıca,filmde..
kadınların zırlgıtları,köy halkının dua edişi,dans edişleri vs. beni çok etkiledi..
ama filmden çıkıp yürürken istiklal de aklım orada kalmıştı,burnumda köyün kokusu..yani keşke daha da uzun olsaydı dedim kendime..sonra yok be saf,o bilir nasıl ,nerde bitireceğini dedim,istiklalde giderken onu görmeyi diledim içimden,çağan ırmak ı..
cnn türk te seni gördüm bugün ama programın sonuna gelmillerdi artık..olsun
_yorumsuz_
02-02-08, 10:39
Çağan Irmak çok sevdiğim bir yönetmendir. Çok kaliteli bir yönetmen bence. Babam ve Oğlum süper bir yapım. Daha Ulak filmine gitmedim ama fırsat bulduğum anda gideceğim. Şu an Çağan Irmak'ın Kabuslar Evi serisinin VCDlerini alıp izliyorum. Hepsi çok güzel. Herkese tavsiye ederim
ağlayan deniz
02-02-08, 11:38
arkadaşlar benim ananem oyuncu tv dizilerinde , reklamlarda vs.. yerlerde oynuyor..Avea reklamı vardı ananem orda oynamıstı.VE çağan ırmakla resim çekilmiş resmini gösteriyim.. Ananemin adı ZUHAL KROM
http://www.hizliresim.com/2008/2/2/69.jpg
Sağ taraftaki ananem :)
angel eyes
02-02-08, 13:08
çağan ırmak çok iyi bir yönetmen.
çok güzel filmler yapıyor.
ulak filminede gideceğim en kısa zamanda.
bugün ulak'a gittim.çağan ırmak'ın kalminden ve kamerasından çıkmasa gitmezdim neyse adam harika bir film yapmış tabi oyuncularında hakkını vermek lazım.bayılıyorum bu adamaa yav:happy0064
bbeeyyzzaa
12-02-08, 18:15
Merhaba...
Çağan Irmak'a sonsuz teşekkürler.Bize her zamanki gibi harika bir film izletti...
Film çok mesaj içeren bir filmdi.Belki Çağan Irmak bunu amaçlamadı,herhangi bir mesaj verme amacı içermedi.Ama ibret alınacak noktalar çoktu...
Filmi izleyen birkaç kişinin görüşünü aldım,beğenmdiklerini söylediler.Daha doğrusu konusu güzelmiş;ama anlamamışlar.Halbuki filmi gerçekten anlamaya çalışsalardı,filmi gözleriyle değil,kalpleriyle izleselerdi,eminim anlarlardı.Filmin sonunda şuna benzer bir yazı vardı: Hayal kurmayı seven bütün çocuklara saygıyla adanmıştır... diye.Belki de bu yüzden sadece hayal kurmayı sevenler anladı filmi...
Çağan Irmak'a tekrar tekrar teşekkürler ediyorum ve daha nice güzel fimler bekliyorum ondan.İnşAllah ileride kendisiyle çalışma imkanı bulabilirim.Ben kitap yazıyorum.Belki yazdığım kitabı filme aktarır...
Ayrıca yorgo sana da eklediğin e-posta için teşekkürler.
bbeeyyzzaa
12-02-08, 19:11
Gece Gündüz isimli programdan kısacık bir video çekmiştim.Çağan'ın film hakkında dediği bazı cümleler:
" Şimdi, aslında filmde ben bu kadar çok simge kullanmak istemedim.Ama böyle bir hikayede,sizin hesaplamadığınız simgeler de kendi kendine gelebiliyor.Çünkü aslında bu bize devredilmiş bir miras.Şöyle birşey:80'lerin sinemasında,daha da eskiye gittiğinizde,bazı sinemacılar,doğal olarak simgesel anlatım seçmek zorundaydılar.Çünkü o zamanlar sansür vardı..."
Bu kadar.Daha çok çekmek isterdim;ama olmadı.:icon_sorr
Çağan ırmağı tebrik ediyorum yine babam ve oğlum tarzında babam veoğlumdanda daha üstün bir proje sundu bize ulak filmiyle.Çağan ırmak gittikçe kendini dahada kanıtlamış .Çağan ırmağın ulak filmindeki konun içerini anlayınca çağan'nın ne kadar zeki ve aklı bir yöntemen oldunu bir kez daha anladım.Gerçekten türkiyenin en iyi yönetmenlerinden biri daiyorum daha nedenirki.Oyuncu seçimi ve muhteşem projeleriyle tek kelimeyle harika bir yönetmen çağan.:happy0064:happy0064:happy0064
çok seviyorum
başarılarının devamını gönlünce diliyorum
ULAK'ı izledim yine döktürmüş
aynı oyuncularla kadrolaşmak iyi fikir ruh devamı sağlıyor :good:
ellerine yüreğine sağlık
sen hiç ölme emi....
sevgiler....
aysa-17310
16-02-08, 12:29
Ender bulunan yeteneklerden biri olduğunu düşünüyorum. Bi şeyler yapma, insanlara bi şeyler anlatma konusunda o kadar azimli ki... Yaptığı her iş kaliteli. Çalıştığı oyuncular bambaşka... En sevdiğim dizi Çemberimde Gül Oya, onun projesidir, en sevdiğim film Babam ve Oğlum'dur ve yine onun filmidir... Başarılarının devamını dilemiyorum çünkü devam edeceğinden eminim.
ULAK'ı da çok beğendim bu arada...
bbeeyyzzaa
16-02-08, 14:37
ULAK sayfasına ekledim,buraya da ekleyeyim.
http://img204.imageshack.us/img204/9308/ulak4xr6.png (http://imageshack.us) http://img204.imageshack.us/img204/1282/ulak5ew3.png (http://imageshack.us) http://img204.imageshack.us/img204/4474/ulak6xw8.png (http://imageshack.us) http://img204.imageshack.us/img204/6719/ulak7ht0.png (http://imageshack.us) http://img182.imageshack.us/img182/8650/ulak8yj1.png (http://imageshack.us) http://img182.imageshack.us/img182/8204/ulak9xn0.png (http://imageshack.us)
http://img204.imageshack.us/img204/7317/ulak1zl8.png (http://imageshack.us)
http://img182.imageshack.us/img182/5690/ulak2vw9.png (http://imageshack.us)
http://img182.imageshack.us/img182/391/ulak3vq8.png (http://imageshack.us)
Bugün unutulmaz günlerden biriydi benim için.
İzlediğim diziler ve filmler arasında benim için en unutulmazlarına imzasını atan Çağan Irmak'la konuşma fırsatını yakaladım çünkü.
Çemberimde Gül Oya için düzenlenen senaristleriyle konuşma üzerine kurulu panele sürpriz yaparak Çağan Irmak da katıldı, ve 20-30 kişilik bir izleyici grubuyla birlikte çok güzel bir sohbet sürdü 3.5 saat boyunca...
Daha sonra hem bu başlığa hem de ÇGO başlığına bugün hakkında detaylı bir şeyler yazacağım...
Kısaca özetlemek gerekirse: Çağan Irmak gerçekten özel bir insan, bugün sözleriyle bunu bir kez daha kanıtladı!
Bugün unutulmaz günlerden biriydi benim için.
İzlediğim diziler ve filmler arasında benim için en unutulmazlarına imzasını atan Çağan Irmak'la konuşma fırsatını yakaladım çünkü.
Çemberimde Gül Oya için düzenlenen senaristleriyle konuşma üzerine kurulu panele sürpriz yaparak Çağan Irmak da katıldı, ve 20-30 kişilik bir izleyici grubuyla birlikte çok güzel bir sohbet sürdü 3.5 saat boyunca...
Daha sonra hem bu başlığa hem de ÇGO başlığına bugün hakkında detaylı bir şeyler yazacağım...
Kısaca özetlemek gerekirse: Çağan Irmak gerçekten özel bir insan, bugün sözleriyle bunu bir kez daha kanıtladı!
ayy inannmıyrmm ciddi msn !!!!!!!!!!! ayy sbrsızlkla bkliyrm neler olduunu !!! :happy0064
N.Şaşmazfan
08-03-08, 17:46
asmalı konak,çemberimde gül oya,babam ve oğlum,ulak-bunların hepsi çağan ırmağın nasıl bir yetenek olduğunu anlatıyor.
Söz verdiğim Çağan Irmak ve Kuledibi söyleşisinden notlar...
* ÇGO şu anki şartlarda çekilemezdi, çekilse bile o zaman sevildiği kadar sevilmezdi, tuttuğu kadar tutmazdı. Artık "kriterler" farklı...
* "ÇGO'nun başını sonunu her şeyini biliyorduk, avantajımız farkımız da buydu zaten. Türkiyedeki diziler akışına bırakılıyor, oysa bu tabiata aykırı. Nerede biteceği bililnmeden savrulan öyküler söz konusu maalesef"
* ÇGO 2000 yılında film olarak oluşturulmuş ancak 5 sene yapımcı bulamamış. Tomris Giritlioğlu dizi yapmayı teklif ettiğinde Çağan Irmak uzun süre direnmiş, istememiş ÇGO'nun dizi olmasını. Dizilere yaklaşımı olumsuzmuş çünkü. Ama şu anda iyi ki dizi yapmışız diyor, daha çok insana ulaşmış olmaktan, geçmişi anlatmış olmaktan çok mutlu.
* ÇGO bitmesin diye seyirciden de kanaldan da çok ısrar gelmiş ama öykünün sonu gelmişti, tadını kaçırmayı asla düşürmedik dedi Çağan Irmak.
* Reytinglerin düştüğü zamanlar olmuş ama reklamcıların tercihi hep ÇGO olmuş.
* "Karakterlerin hepsi sembolikti ÇGO'da, mesela Işıl Yücesoy'un karakterinin alzheimer olup "unutması" bir tesadüf değildi. "Sen de ülkem gibi geçmişini unuttun" dedirttik o karakter ile. Ya da mesela Feriha... Yeni nesli temsil ediyordu, neden amaçsızdı, neden uzaktı geçmişe, bunu sorguladık ama asla onu suçlamadık."
* " ÇGO geçmişle bir yüzleşmeydi birçok kişi açısıdnan, gençleri anne babalarına geçmişii sormaları için teşvik etti, iyi ki de öyle oldu..."
* "ÇGO zamanında bazen gelip "hep geçmişte kalsanız şimdiyi hç göstermeseniz" diyenler oluyordu ama şimdiyi göstermeden olmazdı. Günümüzü anlatmasak geçmişi dinlemekten bu kadar keyif alamazdı seyirci bence..."
* Kuledibi senaryo grubuna göre (ki Çağan Irmak kendileri için 10.bölümden itibaren öykünün gerçek sahipleri diye hitap etti) öykü yaratıcısıyla yönetmenin aynı kişi olması büyük avantajmış çünkü bazen bazı yapımlarda senaristle yönetmenin bakış açıları çok ters düşebiliyormuş. Diğer yapımlarda yazılanla ortaya çıkan arasındaki uyum %80 ise bu ÇGO'da %120'ydi dedi senarist ekibinden birisi mesela:) ÇGO'da öyle bir inandıcılık vardı ki, bu sahnede seyirci ağlayabilir dediğimiz yerlerde oturup biz ağladık...
* Senaristler zaman zaman sette de bulunmuşlar ki bu Ç.Irmak'a göre çok olumlu bir durummuş. "Gerekli yerlerde müdahale iyidir"
* Ç.IRmak: "Karakterin dili kendisine aittir, oyuncu onun dilini kendi kafasına göre düzeltmez. Oyuncu bu yüzden karakteriyle kendisini fazla özleştirmemeli, oynadığı karakter katil diye ondan nefret etmemeli, yaptığı bir şeye kızmamalı.. Sonuçta kamera onunde o karaktere bürünüyor.."
* "Dizifilmlerdeki 80-90 dk zorunluluğu çok kötü.. 45dakikayı alıp 90 dakikaya uzatıyorlar, ne kadar dolu olmasını beklersiniz bir dizinin içinin? Sonra insanlar bana gelip Ulak'ı anlamadık diyorlar. Tabi anlaşılmaz, algılar aşağı çekiliyor da ondan... Filmde 1 dk fazlalık bile önemliyken dizilerin 45 dakika fazlalığı hakkaten bir sorun."
* Senaryoyu yazma konusunda sabah enerjisine inanlardan Çağan Irmak. Yazarken senaristin kendi hayatından soyutlanması gerektiğini düşünüyor ve bunun akşam, gece mümkün olmadığını söylüyor kendisi için.
* ÇGO'nun son bölümünde Fikret Kuşkan ile Selda Alkor'un telefon konuşmasını, oradaki diyalogu kendisi yazmış senaryoyu Kuledibine bıraktığı günden beri ilk kez. Bunu özellikle istemiş çünkü orada konuşan, Fikret Kuşkan'ın sesiyle aslında bir anlamda Çağan Irmakmış... Çağan Irmak: "Orada o yönetmenin söylediği sözler benim bir savunmamdı, evet..."
* "İzlerken izleyici açısından sonunun ne olacağını bilmek çok da önemli değil bence. ÇGO'da Yurdanur'un yaşayacağını bilmeleri insanların heyecanından bir şey eksiltmedi bence, ÇGO zamanında yöneltilen eleştirilerin aksine... Sonu bilmek değil o sürecin nasıl işlendiği, nasıl söylendiği önemli çünkü..."
* "ÇGO'nun senarist yolculuğunu yürüyüşe benzetirim... Zaman zaman koşmaya... Bazen duraklamaya... Ya da 60'lara denk gelen bir chevrolet ile gezintiye! Her şeyiyle mükemmeldi benim açımdan, iyi ki, iyi ki gerçekleştirdik bu projeyi diyorum her seferinde. Bir borçtu bu hissettiğim ve borcumu olabilecek en mükemmel şekilde ödedik."
Umarım hoşunuza gitmiştir...
Tüm ÇGO ve Çağan Irmak sevenlere sevgiler...
.:Dişİ KaNarYa:.
10-03-08, 01:30
Sevgili dml izlenimlerini bizimle paylaşığın için sonsuz teşekkürlerr:good:
Çemberimde Gül Oya dizisini diğer bütün dizilerden farklı kılan kesinikle "Çağan ırmak":good:
"Çağan ırmak" ismini diğer bütün ,yönetmenlerden senaristlerden farklı kılan ise ; kesinlikle Çemberimde gül oya" dizisidir :good:
Bir dizi bittikten sonra,neden hala ismi geçtiğinde dahi heyecanlanırsınız? yada o dizide oynayan (bir bölümlük dahi), bir oyuncuyu gördüğünüzde yüzünüzde tebessün oluşur? yada neden hala ,o dizinin bir yerlerde konuşulduğunu duymaktan zevk alır,konuşulmayınca üzülürsünüz? Yada neden 5. kez tekrar bölümlerini izlediğiniz halde ,yeniden yeniden izlemek istersiniz? yada neden ,o dizi ile herhangi başka bir dizinin bırakın kıyaslanmasını ,yanyana yazılmasına bile tahammül edemezsiniz?
Çünküü.. bu Çemberimde Gül Oyaa yaa izlemeyenler bilemez bu sorularımın cevabınıı :img-in_lo:img-in_lo
dml bu güzel söyleşiyi aktardığınız için ne kadar teşekkür etsem az.Çağan Irmak'tan Çemberimde Gül Oya'yı dinlemek ayrı bir zevk zaten.Ne kadar iyi bir "sanatkâr" olduğunu yine göstermiş.Ç.G.O.'yu yaratan biri olarak o neler hissediyorsa izleyicisi olan herkes de aynı şeyi hissediyor.Çok güzel bir söz okumuştum bir yerde "Türkiye'de diziler ikiye ayrılır; Çemberimde Gül Oya ve diğerleri." diye bunu çoğu kez yazmışımdır zaten benim için Ç.G.O.'yu en iyi anlattığını düşündüğüm sözdür.Çünkü Çemberimde Gül Oya'ya bir tanım getirmek veya bir kalıba sokmak mümkün değil.Çağan Irmak zaten diyeceğini demiştir 40 bölüm boyunca.Bir film olarak düşünüldüğünü bilmiyordum ama dediği gibi iyiki dizi olmuş ve biraz olsun kendi tarihimizi hatırlamamızı sağlamış.Çağan Irmak'a bize bu yapıtı ulaştırdığı için o kadar minnettarım ki.Ne diyeceğimi bilemiyorum açıkçası.
deadly_angel
19-03-08, 15:50
Çağan Irmak'tan Anlamlı Jest
Beyoğlu Belediyesi'nin Türk Sineması’na kazandırdığı Yeşilçam Ödülleri, bilindiği gibi bu yıl ilk kez gerçekleştirilerek, 2007 vizyon filmlerine verilecek. Çağan Irmak, 2001 yılında çektiği ilk filmi Bana Şans Dile'nin, 2007 yılında vizyona girmesiyle Yeşilçam Ödülleri'ne doğal aday olması ve "üretenler jürisinin" oylarıyla Turkcell İlk Film Ödülü'ne aday gösterilmesi sonucunda Türsak Vakfı ile görüş birliği içinde; adaylığını 2007'de ilk filmi gösterilen yönetmen adaylarına bırakmak istediğini açıkladı.
Çağan Irmak Yeşilçam Ödülleri'ni yürekten desteklediğini, ancak yönetmelik gereği doğal aday olsa da, Bana Şans Dile'den sonra çekmiş olduğu filmler nedeniyle, teknik olarak bu kategoride aday olmasının doğru olmadığını, bu ödülün, ilk filmini çeken yönetmen adaylarına bırakılması gerektiği düşüncesinde olduğunu söyledi. Bu kategoride aday seçilen diğer filmler; Berkun Oya'nın İyi Seneler Londra, Mahsun Kırmızıgül'ün Beyaz Melek, Mustafa Şevki Doğan'ın [f:Son Osmanlı - Yandım Ali]Son Osmanlı - Yandım Ali[:f] ve Onur Ünlü'nün Polis adlı yapımlar oldu.
Kaynak: FilmGenTr
deadly_angel
09-04-08, 13:07
Çağan Irmak Parti Veriyor
27. Uluslararası İstanbul Film Festivali yalnızca izleyiciye sunduğu filmlerle değil, düzenlediği etkinliklerle de dikkat çekiyor. İşte bunlardan en ilginçlerinden biri de yarın akşam düzenlenecek olan parti. 10 Nisan Perşembe akşamı Babylon'da yönetmen Çağan Irmak DJ kabinine geçecek ve "Çağan Irmak'la Plak Partisi" düzenleyecek.
Saat 22.00′de başlayacak gecede Çağan Irmak, kendi 33′lük ve 45′lik plâk arşivinden seçeceği unutulmaz parçalarla sinemada olduğu kadar DJ kabininde de ustalığını gösterecek.
Kaynak: FilmGenTr
apple-core
17-04-08, 01:41
bugün kendisiyle konuşma fırsatı yakaladım... ulak filminin galasında. imza aldım kendisinden ve konuşurken çok sempatikti... bunlar benim yaşadığım bir kaç şey ama asıl değinmek istediğim nokta çağan beyin başarısı...babam ve oğlum filmiyle ztn bende ayrı bir yeri vardı ve dün ulak filmini izledikten sonra bu yer iyice başkalaştı benim için... böyle bir senaryo ve yönetim olamaz! mükemmeldi tek kelimeyle... böyle bir senarist ve yönetmenin türk olması beni o kdr gururlandırdı ki... herkes bol bol alkışladı gala konuşmasında ztn... ne kdr yazsam yetmez beğeimi anlatmaya...
---gamze---
20-04-08, 18:22
İstanbul film festivalinde ulak filmi halk jurisi ödülü aldı çağan ırmak sahneye çıktı istanbul belediyesinin sporculara verdiği destek için teşekkür ederim dedi sonrada buraya gelene kadar en uzun engelli koşusunu yaptım(güzel bir kinayeydi) dedi bütün salon alkışladı teşekkür etti sahneden indi
Yine çağan ırmaktan güzel bir dizi yol arkadaşı kanald'de başlıyor yönetmeni çağan ırmağın oldunu görünce hiç şüphesiz izlemeye karar verdi pazartesi günün sabırsızlıkla bekliyorum.Kadroda harika.apple-core çağan ırmakla birebire konuşmanı bizimle paylaştığın için çok teşekkür ederim.
merhaba arkadaşlar,yol arkadaşım dizisi çağan bey in değil ırmak çığ ın yönetmenliğini yaptığı bir dizidir.sadece senaryoyu çağan bey yazmıştır,bilginize
ilovekrmcm
29-05-08, 07:57
Yol Arkadasimida zevkle izliyorum..Cagan Irmak gercekten cok sevdigim ve umarim hep basarili islere imza atmasini diledigim bir isim! :)
hekimoglu64
30-05-08, 03:13
cok basarili ve farkli
yapimlara el atiyor
tebrikler cagan irmak:good:
çağan ırmak;olağanüstü bi beyin bence.o kadar ince o kadar temiz bi kalemi ve yönetmen gözü var ki ondan isminin geçtiği her yapımı izlemek geliyor içimden. ismini gördüğümde daha biliyorum güzel olacağını o yapımın.onu daa atv de yayınlanan tv filmlerinde tanıdım sonra asmalı konakta kim olduğunu gördm ve onun çekim tekniğine hasta oldum bir süre sonra hayata öyle bakmaya sanki onun bir çekimiymiş gibi gözlemlemeye başladım herşeyi.derken bence tv dünyasına kazandırdığı en büyük en önemli yapıtların başındadır çemberimde gül oya.Bu hikayedede karşımıza hem öyküsü hemde çekimi ile çıktı ve sıcacık harika bir hikaye izletti bize o dönemleri ondan daha güzel kimse anlatamazdı bence şiir tadında zamanın o güzelim şarkıları eşliğinde roman okurmuş gibi izledim bu diziyi ve hayatımda ilk defa bir dizinin her bölümde neredeyse ağladımm zaman zaman gülmekten zamn zaman da gördüğüm o duygusal sahnelerden.ve şimdiler de tv de senaryosunu yazdığı yol arkadaşımı izliyorum tabiki yine çağan ırmak referansıyla o kadar sıcak o kadar içten bir hikaye yaratmış ki gene içini alıp bırakmıo sizi...ve merak ediyorum bu adam kadınları nasıl oluyorda bu kadar iyi tanıyor die...hep tv den bashettim ama sinema bölümüne girersem çıkamayacağımdan korkuyorum çünkü bu adam bu iş için yaratılmış ve bence kahrolunası bir yetenekle lanetlenmiş...mustafa hakkında herşey de sert ama bam başka bir çağan ırmak yapıtı izledik , babam ve oğlumda ise belki 3-4 defa izlememe rağmen halen izledğimde bir yerde sahnesini gördüğümde göz yaşlarımı tutamadığım bir yapıt izletim, son olarak ulakta ise bilinmeyen bir zaman bilinmeyen bir yer de film mi olur die sinema önünde arkadaşımın söylenmelerini dinlerken ona çağana güven içeri gir ve sessizce filmi izle çıktığında farkı göreceksin dediğimi fark ettim...gerçekten de çıktığım büyülenmiştm...çünkü bir insanın hayal gücü boyutunun bu kadar yüksek olabileceğini düşünemiyordum çağanın bile...şimdiyse onu çok iyiy biliyor ve güveniyorum çünkü o bence türkiyenin DAHİ ÇOÇUĞUdur.... isminin yazdığı her projeyi heycanla bekliyorum...
Dilekçi_Dilosh
23-06-08, 22:58
Çağan ırmak'ın üstüne senarist tanımam valla.Yazdığı tüm diziler çok doğal ve bence Çağan Irmak bu işi biliyor.
Çağan Irmak'ı hem senarist hem yönetmen olarak beğeniyorum ama sürekli aynı oyuncularla çalışması beni rahatsız ediyor..
Babam ve Oğlumun neredeyse tüm başrolleri Ulak'ta da vardı..
Çetin Tekindor,Hümeyra,Yetkin Dikinciler,Şerif Sezer.
Yine aynı şekilde Özge Özberk dışında başrollerde bayan oyuncu kullanmıyor sanırım..Hemen her projesinde yer veriyor..
Herkesi rahatsız etmeyebilir ama ben gerçekten artık onu farklı oyuncularla çalışırken görmek istiyorum!
Kendisi daha genç bir insan ve aynı şeylere takılıp kalmamalı bence, ne kadar çalışkan ve ilerici olursa hem kendisi hem de Türk sineması için en iyisi olur
İster senarist ister yönetmen olsun Çağan Irmak imzası olan her çalışma izlenmeye değer. Yol Arkadaşımla bir kez daha kalitesini ispatladı.
Senaryosunu yazdığı filmlerin kadın kahramanları giderek Almadovar kadınlarına benziyor :good:
Oyuncu kadrosunu titiz seçmesi ve bildiği oyuncularla çalışması boşuna olmasa gerek. Belki kaliteli yapımlar çıkarmasının bir nedeni de budur. Belki de senaryoyu yazarken kafasında o oyuncuları canlandırarak karakterleri oluşturuyordur.
Hele dizi gibi uzun erimli ve zahmetli projelerde riske girmektense güvendiği bir ekiple çalışmayı yeğliyor olabilir :img-wink:
Cahide Sonku`yu canlandıracak!
http://img440.imageshack.us/img440/1857/499gs2.jpg
HÜLYA Avşar , yeni film projesini açıkladı. Çağan Irmak `ın yönetmenliğini üstleneceği filmde Cahide Sonku `yu canlandıracak olan Avşar, "Cahide Sonku `nun yeğeni, torunu herkesi bulduk. Hiç kimsenin duymadığı, bilmediği sahneler çekilecek. Benim çok dikkatimi çeken bir biyografiydi. Gerçekten insana hayat dersi veren, tarihi anlamda süper bir film olacak. Kadroyu henüz kurmadık. Ama çalışmalarımız sürüyor. O kadar heyecanlıyım ki, yerimde duramıyorum" dedi.
maria clara
19-07-08, 17:42
kendisini asmalı konak dizisin de yönetmen olarak tanıdık ve sonra bir dönem dizisi olan çemberim de gül oya adlı dizi yi hem yönetip hem yazmışdı eğer yanlış hatırlamıyorsam ve son olarak kabuslar evi ve babam ve oğlum filmleri ile gündeme geldi kendisi nin projelerini zevkle izliyoruz.
arkadaşlar resimleri dün tesadüfen bilgisayarıma buldum..Silindi zanndiodum..Ama silinmemiş :img-pilot:img-pilot ..Buyrun size ç.g.o imza günü resimlerinde Çağan Irmak :img-wink:
http://img375.imageshack.us/img375/4296/30191775bp2.jpg
http://img375.imageshack.us/img375/9457/32679602xz8.jpg
http://img375.imageshack.us/img375/9901/10mh2.jpg
http://img117.imageshack.us/img117/3869/20lr2.jpg
Sevgili hazal resimler için teşekkürler. Kendisi de filmleri gibi sıcak ve içten gülmüş. Birçok yönetmenin yaptığı gibi filmlerinde küçük bir rolde oynasa keşke. :happy0064
Filmlerinde değil ama Asmalı Konak'ta görünmüştü Çağan Irmak.Bir kaldırımda oturmuş elinde gitar Sandie Shaw'ın "These Were The Days My Friend" şarkısını söylüyordu.Çok da güzel bir sahneydi, o zamanlar tanımıyordum sima olarak daha sonra gördüğümde o sahneyi hatırlamıştım.:img-blush
bence çağan bey, çok iyi bir yönetmen,çok iyi bir snarist,çok iyi bir sanat adamı ama çok kötü bir oyuncu bence.(bakınız,çilekli pasta)
Çağan Irmak ın imzası olan tüm diziler zevkle izlenir
son örneği yol arkadaşım oyuncu kadrosu mükemmel
cyd_oth_cnsl
29-07-08, 14:02
çağan ırmak,en sevdiğim senaristtir,yönetmen olarak ondan iyileri var bu ulkede ama,senarist olarak tek geçiyorum kendisini..
her dizisini her filmini takip ederim,kendisini gerçekten beğenerek izliyorum,projelerinin devamını bekliyorum (: babam ve oğlum en sevdiğim türk filmlerinden biridir,asmalı konak ve çemberimde gül oya klasiklerim arasındadır,ulka bu ulkede eşi benzeri olmayan cok felsefik bir yapımdır...
kendisi kutluyorum,basarılarının devamını diliyorum (:
N.Şaşmazfan
04-08-08, 11:51
Çağan Irmak'ın son gözdesi İmzasını attığı projelerle adından söz ettiren yönetmen Çağan Irmak, Star TV'de yayınlanan 'Köprü' dizisinin Elmas'ı Melis Birkan'a başrol verdi.
Çağan Irmak, Melİs Birkan’ı çok sevdİ
Gözde yönetmenin son gözdesi Star TV’de 65 bölüm yayınlandıktan sonra ekrana veda eden “Köprü” dizisinde canlandırdığı “Elmas” rolüyle yıldızı parlayan Melis Birkan, Çağan Irmak’ın yönettiği bir filmde daha başrolü kaptı.
Son yılların en gözde film yönetmenlerinden biri olan Çağan Irmak’la Melis Birkan’ın yollarının kesişmesi aslında bir söyleşiyle başladı.
Melis Birkan, kendisiyle yapılan bir söyleşide, “En beğendiğin ve çalışmak istediğin yönetmen kim?” şeklindeki soruya, “Çağan Irmak” diyerek yanıt verdi.
Söyleşiyi okuyan Çağan Irmak, Melis Birkan ismini hafızasına kaydetti. Irmak, o söyleşinin ardından “Madem ki benimle tanışmak ve çalışmak istiyorsun, al sana fırsat” deyip çektiği ilk filmi olan “Ulak”ta Birkan’a güzel bir rol verdi.
Melis Birkan da o rolün hakkını verince devamı geldi.
Çağan Irmak, senaryosunu yazıp, yönetmenliğini üstleneceği yeni filmi “Issız Adam”da başrolü Melis Birkan’a verdi. Yapımcılığını Most Production’un üstlendiği filmin erkek başrol oyuncusu ise Cemal Hünal. Modern hayatın yalnızlaştırdığı insanları anlatacak, yemekler, anneler, eski şarkılar ve aşk üzerine bir film olacak “Issız Adam”da Yıldız Kültür, Şerif Bozkurt, Gözde Kansu ve Goncagül Sunar gibi oyuncular da var.
Ali Eyüboğlu / Milliyet
N.Şaşmazfan
06-08-08, 13:43
Çağan Irmak şehre döndü Başarılı yönetmen Çağan Irmak, yeni filmi "Issız ADAm"da metropol yaşamına yelken açıyor.
Babam ve Oğlum"da taşra yaşamının sıcaklığıyla izleyicileri gözyaşına boğan, "Ulak"ta geçmişten günümüze bakan usta yönetmen Çağan Irmak, yeni filmi "Issız ADAm"da metropol yaşamına yelken açıyor. İzleyicileri hayatın yalnızlaştırdığı insanları anlatan, yemekler, anneler, eski şarkılar ve aşk üzerine bir film bekliyor.
"Mustafa Hakkında Her şey"de hayatın bize söylediği yalanlardan bahsederek, "Babam ve Oğlum"da Ege’li bir ailenin içinden bakarak, "Ulak"ta hikâyelere inanarak yaşadığımız dünyayı bizlere anlatan usta yönetmen Çağan Irmak, yeni filmi "Issız ADAm"da öyküsünü bir metropolden yazıyor...
Çekimlerine başlanan filmin teması hakkında tanıtım bülteninde şu yorum yapılıyor: "Modern hayatın yalnızlaştırdığı insanları anlatan, yemekler, anneler, eski şarkılar ve aşk üzerine bir film. Metropol kalabalığı içinde yaşarken farkında olmadığımız, kaybettikten sonra değerini anladığımız insanlara, günlere ve daha birçok şeye dair buruk ama yine de umut dolu bir hikâye."
Yapımcılığını Most Production’ın üstlendiği filmde, "Ulak"ta da oynayan Cemal Hünal, "Elmas" ve "Köprü" dizilerinden tanıdığımız Melis Birkan, yine bir Çağan Irmak projesi olan "Kabuslar Evi"nde rol alan, "Menekşe ve Halil"in Zarife ninesi Yıldız Kültür, genç yetenek Gözde Kansu ve "Asmalı Konak", "Çemberimde Gül Oya" dizileriyle yıldızı parlayan Goncagül Sunar rol alıyor.
Irmak daha önceki filmlerinde olduğu gibi "Issız ADAm"da da hem senaryo yazarlığını hem de yönetmenliği üstleniyor. Gökhan Tiryaki’nin görüntü yönetmeni olduğu filmde müzikler ARİA’ya ait.
Bu aşçı çok konuşulacak
Filmin kahramanı ünlü bir aşçı ama fazlasıyla sadist ve karanlık bir insan. Kiraladığı fahişeleri seviştikten sonra dövüyor vs... İşte merakla beklenen filmin öyküsü: Alper 30’lu yaslarda, gurme sayılacak düzeyde yemek kültürü olan kendi restoranının sahibi iyi bir aşçıdır. Lüks yaşamayı seven, işinde başarılı ama özel yaşantısını her gün farklı kadınlarla birlikte olarak düzene koyamamış, hayatını; yaptığı yemekler, günübirlik ilişkiler, paralı kadınlar üçgeninde yaşayan birisi iken... Hayatının akışı, bir gün Beyoğlu’nun arka sokaklarında, aradığı eski plak için bir kitapçıya girmesiyle değişir.
Ada 20’li yaşlarının sonlarında, güzel, çocuk kostümleri tasarlayıp diken, Alper’in modern yaşamının aksine çok mütevazı, hayatta fazla inişleri çıkışları olmayan genç bir kadındır. Bir gün eski bir kitabi bulabilmek için Beyoğlu’nda dolaşırken Alper ile ayni kitapçıya girer. Çapkın bir adam olan Alper, Ada’nın güzelliğinden etkilenir ve Ada’yı takip etmeye başlar. Ada’nın aradığı kitabı bulmuştur. İlk sayfasına telefon numarasını yazar. Ada’nın işyerine kadar devam eden takip, Alper’in tanışma bahanesiyle aldığı kitabı Ada’ya vermesiyle son bulur.
Ada ve Alper’in yaşamlarında ilk defa karşılaştıkları tutkulu aşkın ilk sinyalleri bu kitapla başlar. Alper kopamadığı özgür hayatının içersinde Ada’ya yer açmaya çalıştıkça, yaşamının daraldığını fark eder. Aşkı ve özgürlüğü arasında kalan Alper’in sessiz çığlıklarını duyamayan Ada, kendini aşkın rüzgârına kaptırmıştır bir kere... Ve yaşam bir kere daha aşk oyununun perdelerini Ada ve Alper için açacaktır...
Hürriyet
.:Dişİ KaNarYa:.
10-08-08, 19:09
Şu anda Çemberimde gül oya dizisinin videolarınıı izliyorum ve her izleyişimde birkez daha Çağan ımak`a hayran oluyorumm:img-in_lo
Böylee bir projeyi bizlere sunduğu içinn onaa ne kadarr minnet duysak azdırr!türk televizyon tarihi böyle bir dizi daha önce görmedi ve bundan sonrada görmeyecekk:good:
Takii Çağan Irmak`a yeniden böyle büyük bir ilham gelene kadarr:)
Çağann ırmakk senden ÇEMBERİMDE GÜL OYA gibi bir efsaane daha bekliyoruzz lütfen ama lütfennn!!
Bizi bu dizi terörününn içinden kurtarsan kurtarsan ancak sen kurtarırsınnn!
Hikayesi,senaryosu,yönetmenliği herşeyi ile sana ait bir projee istiyoruzz bizi bundan mahrum bırakmaa lütfenn!
Çemberimde gül oya dizisinden sonra hiçbir diziyi beğenmezz,hiçbir karakteri inandırıcı bulmaz oldukk!
Bunuu bize ya yapmayacaktın biz yinee saf izleyici olarak seyir hayatımıza devam edecektikk yadaa bir keree bize bu hazzı tattırdın devamını getir lütfenn lütfennn!:img-blush
Senii çokk seviyoruzzz:love05:
Çağan Irmak benimde en sevdiğim yönetmenlerden biridir.Özellikle Çemberimde Gül Oya dizisiyle,Babam ve Oğlumla bence kariyerini daha da yükseltti...
http://img411.imageshack.us/img411/1029/issizadamfq5.th.jpg (http://img411.imageshack.us/my.php?image=issizadamfq5.jpg)
Alıntı: Mostproduction
Çağan Irmak güle oynaya film çekiyor! Alin Taşçıyan Çağan Irmak’ın ‘en mahrem filmim’ diye tanımladığı Issız Adam’ın setine konuk olduk
Kuledibi’nde bir apartman dairesi. İstanbul’un iftara doğru zamanla yarışan çılgın kalabalığından ve telaşından uzak bir mekan. Karanlık merdivenleri çıkarken belli belirsiz bir beyaz duman karşılıyor sizi. İçerisi daracık, kamera, şaryo, spotlar, monitör ve film ekibi ancak sığmış. Buna rağmen telaştan, gerginlikten eser yok. Herkes rahat, keyifli... İşler tıkır tıkır yürüyor...
Huzurlu ve neşeli bir film setindeyiz: Çağan Irmak Issız Adam’ı çekiyor.
Spotta Türkçe kullanmak uğruna mahrem dedik ama aslında mahremiyet kadar samimiyeti de kapsayan, Fransızca kökenli bir sıfat kullandı Irmak. Issız Adam için ‘en entim filmim’ dedi. Sözleri de Fransız sinemasının damağımızda kalan tadını Türk sinemasına taşıyabilecek bir film canlandırdı gözlerimizin önünde. ‘Günümüze ait bir aşk hikayesi ve günümüze ait yalnızlıklar üzerine bir film’ diye.
MUTFAĞIN VE AŞKIN FİLMİ
Bohemliğin sınırında, yalnız yaşayan, geçici ilişkiler kuran, kendini evine adeta hapsetmiş bir aşçının (Ulak’ın ta kendisi Cemal Hünal) kırık aşk öyküsünü anlatıyor Issız Adam. Sanat yönetmeni Murat Güney’in bir bekar evinde, aynı zamanda yemek odası olarak da kullanılan geniş bir mutfak tasarlamasının nedeni bu demek ki! Mersin’den İstanbul’a gelip bir restoran açan Alper, duru güzel Ada ile tanışınca yalnızlığının farkına varır. Ada,
sanat yönetmenliğini yıpratıcı bulup çocuklar için özel kostümler yaptığı ‘Küçük Kahramanlar’ adında bir mağaza açmıştır. Her set, Çağan Irmak’ınki gibi değil elbette!
Irmak güle oynaya film çekiyor. Bir sahnede Melis Birkan’ın (Barda’nın masum güzeli) dili sürçünce kahkahalarla gülüyor. Hataları, eksikleri sorun etmiyor. Ve istediği performansı elde ediyor oyuncularından: ‘Bu çok güzel oldu, hayat gibiydi!’ diye bağırıyor o sahnenin sonunda.
Irmak bu kez tam da ‘hayat gibi’ bir film yapmayı amaçlıyor. Yalnızlık ve aşk temaları yan yana gelince bizi hemen sarar melankoli ama Irmak ‘Hayattaki mizah filme de geçti’ diyor: ‘Çok küçük oyunculuk tercih ediyorum. Konuşma dili kullanıyoruz. Sık yapılan Türkçe hatalarını da aynen koruduk.’
Filmde müziğin de önemli bir yeri var, özellikle Türkçe ve Fransızca pop şarkılarının. Irmak’ın ‘Döneminde hit olmamış, ama çok iyi parçalar seçtim. Dinleyince hemen tanıyacaksınız’ diye tanımladığı şarkılarla karakterlerinin duygularını ve filmin atmosferini vurgulaması için yapımcısı Mustafa Oğuz - Mosfilm yüklü telifler ödemiş.
BU KEZ NE ÇOCUK VAR NE AT
Irmak, filminin sinemaskop olmasını tercih etmiş. Geniş perdenin etkisinden sonuna dek yararlanabileceği bir sinema duygusu yaşatmak istiyor izleyiciye. Kapı ve pencere çerçevelerini Alper’in hayatını sınırlayan, evine bir hapishane havası veren elemanlar olarak kullandığını anlatıyor. Görüntü yönetmeni yine Gökhan Tiryaki. Kalabalık kadrolarla, değişik mekanlarda, mutlaka hayvanların ve çocukların bulunduğu, daha hareketli filmler çekmeye alışkın. Irmak ‘Gökhan şimdi çocuklar ve atlar kameraya doğru koşacak!’ diye takılıyor Tiryaki’ye.
Bana Şans Dile, Mustafa Hakkında Her Şey, Babam ve Oğlum ve Ulak’ın ardından yeni Çağan Irmak filmi Issız Adam işte böyle neşe içinde hazırlanıyor izleyici karşısına çıkmak için.
Kaynak:Star Gazetesi
asmalı konak,babam ve oğlum,
mustafa hakkında hersey,
ulak,çemberinde gül oya,
yol arkadasım
bu kadar güzel yazıp bu kadar güzel yönetilir
saygı duyulacak birisi
yasamakguzel88
14-09-08, 15:17
http://img.fotoambar.com/img/0/acee060f126410c86ed6b32e069c3e28.jpg
Ulak’taki epik hikâyenin aksine, Çağan Irmak ‘Issız Adam’da hepimize bir şekilde tanıdık karakterlerin öyküsünü günümüz İstanbul’unda anlatıyor. Zaten Çağan’ın filmografisinde birbirine benzeyen filmleri arayın ki bulasınız. Hüzün var ama ‘Babam ve Oğlum’ dozajında değil, mizah var ama komedi değil... Bir de çok zıt görünen Ada ve Alper’in aşkı… Her şey hayattaki gibi. Hikâyesi hepimize ait, haliyle minimal ve düz. Çağan Irmak’ın senaryosunu yazıp yönettiği son filmi ‘Issız Adam’ için kasım sonunu bekleyin...
Facebook sayesinde haberdar oldum, Çağan Irmak’ın yeni filmi ‘Issız Adam’dan. 15 Ağustos’ta ilk kez “Motor!” dediler. Yapımcı Most Production’dan Mustafa Oğuz. Çekimlerin dördüncü gününde İstanbul çöl sıcakları ile boğuşurken sette iki saate yakın zaman geçirdim. Bu normalde Irmak’ın izin vermediği bir şey, çok da haklı, çekimler esnasında soru yağmuruna tutulmayı hangi yönetmen ister?
http://img.fotoambar.com/img/0/b4246a29493908bba13a564b0a4ff641.jpg
Galatasaray Lisesi’nin karşı sokağında Aslıhan Pasajı vardır. Bu pasajdaki sahaflar çekim mekânı. Sete gittiğimde ekip öğle arası vermiş, herkes bir tarafa dağılmıştı. Irmak’ın asistanı Şahin Çetinkaya, sabah 07.00’de çekim için toplandıklarından bahsediyor. “Ama çekilenleri izlediğim zaman her şeye değer” diyor. Bu da sinema aşkının kanıtı. 14 sene evvel ‘Mahallenin Muhtarları’nda çocuk oyuncuyken tanışmış Çağan Irmak’la. Irmak yönetmen yardımcısıymış o zamanlar. Sonra Londra’da sinema - TV okumuş, şimdi Irmak’ın sağ kolu. Filmle ilgili bütün tüyoları bana çıtlattı. ‘Ulak’ gibi, ‘Issız Adam’ da 2.35 çekiliyor. Yani sinema koltuğuna kurulduğunuzda, karşınızda geniş bir ekran, panoramik bir görüntü bulacaksınız. İzlemesi çok daha keyifli böyle. Zaten Türk sinemasında 2.35 bu aralar pek moda. Laf aramızda, ‘Ulak’ için izlemesi zor eleştirilerine en güzel cevap, dolaştığı festivallerde kaptığı ‘halk ödülleri’ydi herhalde. Bu filmde de gişe veya eleştirmen görüşü önemsiz, Irmak’ın derdi hayatı en iyi şekilde anlatmak diye tahmin ediyorum...
http://img.fotoambar.com/img/0/868c7b178f2dfecdc95727943d094c94.jpg
On dakikaya kalmadan başrol oyuncuları Cemal Hünal (Alper) ve Melis Birkan (Ada) masama gelip oturdular. İkisi ‘Ulak’ın da cast’ındaydı. Melis ‘Barda’ filminde de oynadı. Ama Melis ve Cemal’in ‘Ulak’ çekilirken pek muhabbetleri olmamış, birlikte sahneleri yokmuş. Bu arada ikisi de rahat insanlar olduğu için sohbet sırasında senli-benli oluyoruz bile. Cemal’e, “Alper çok yüzeysel bir adam, onun gibi arkadaşların var mı?” diyorum. “Onun gibi adamın hiç arkadaşı olmaz ki”diyor. Ulak çekildikten sonra bir yemek esnasında Çağan Irmak, Cemal’e hikâyeden bahsetmiş. O zaman ortada daha senaryo yokmuş. Alper, 30 yaşında, işine çok düşkün, bencil, kendini çok enterasan zanneden, uzun ilişkilerin kıyısından geçmeyen, aşk ve sevgiyle işi olmayan, şehirli erkek modeli. Ada ise aşk hayatında acının âlâsını çekmiş, artık kendi dünyasında mutlu, 25 yaşında ve çocuk kostümleri diktiği bir dükkânı var. Melis’in deyimiyle “Tüm kadınların ilişkisel anlamda yaşadığı zorluklarla boğuşmuş, naif bir günümüz genç kadını. Yara almış ama bir şeyleri denemeye açık hâlâ.” Melis’e “Alper gibi bir adama aşık olur musun?” deyince “Hayatta büyük konuşmamalı, belli olmaz, aşkta mantık devre dışı” diyor. Şahin de “Alper’in yaşadıkları her erkeğin başına gelmiştir” diye ekliyor. Ada ve Alper sahafta karşılaşıyorlar ve aşk başlıyor.
http://img.fotoambar.com/img/0/f5fd5aa4773f5d625221b385259b146d.jpg
Ben ordayken sahafta karşılaştıkları sahne çekildi. Çok farklı karakterler, birlikte var olmaya çalışıyorlar. Ama bir yere kadar... Sonra Alper eski vurdumduymaz hayatına, günübirlik ilişkilerine geri dönmek istiyor. Aşkı denemeye çalışıyor ama beceremiyor. Fransız sinemasında rastladığımız türden aşklara benzetiyor Cemal, Ada ve Alper’in yaşadıklarını. “Çağan’la çalışmak oyuncu için nimet, o ne derse ben dinlemeye hazırım” diyor. “Ben kafamda bir oyunla gelirim mesela sete. Kartlar hazırdır ama Çağan devirir o kartların hepsini. Çok daha azını kullanarak farklı bir oyun kurmaya teşvik eder beni.” Melis ise onu diğer yönetmenlerle kıyaslamak istemiyor. “Ulak’tan önce çalışmayı hayal ettiğin yönetmen miydi?” diyorum “Ben ilk röportajımda söylemiştim zaten çok beğendiğimi Çağan’ı, çok güzel bir tesadüf oldu ‘Ulak’la çalışmaya başlamamız” diye cevap veriyor.
Irmak filme süper konsantre, kafasında bin bir tilki var besbelli ama benimle ilgilenmeyi, kahve ikram etmeyi de ihmal etmedi. Bir ara gözü duvardaki Atatürk resmine takılıyor ve “Böyle bir adam gelmez bir daha” diyor. “Yanında bir dolu insan var hiçbiri fotoğraf çekildiğinin farkında değil. Bir tek Mustafa Kemal resmin bugünlere kalacağının bilincinde, muhteşem bir poz vermiş”.
http://img.fotoambar.com/img/0/390b976c01a3b8bacaf4637f974134bd.jpg
Çekim başlamadan önce Melis tavandaki pervaneden medet umuyor, Cemal ise sıcaktan olduğunu tahmin ettiğim kızarmış bir suratla sandalyesinde oturuyor, “Soğuktan iyidir” diye iyimser yaklaşıyor olaya. Bereket ki, Melis’in çok hafif bir makyajı var, sıcakta akma bulaşma derdi yok. Saçı çok sade, kostümü çok günlük. Şahin, “Başımızdan aşağı soğuk su döküp serinliyoruz” diyor. Ama en büyük cefayı set ekibi çekiyor tabii ki. “Film çekmek için yaz tek uygun zaman, neyse ki dizide çok yoğun makyajla uğraşmıyorum” diyor Melis. Irmak “Oyun!” dediğinde ortalık sus pus, malum sesli çekim. Alper ufak bir kitapçıda plakları karıştırıyor, Hümeyra’nın 1984’te 200 küsür adet basılmış olan ‘Benim Şarkılarım’ adlı plağını arıyor. Plak şirketi kapandığı için CD kopyasına ulaşamıyor Alper, plağın peşinde. Ada da aynı dükkânda, Thomas Hardy’nin ‘Çılgın Kalabalıktan Uzakta’sını alıyor.
Alper karakterinin kendi restoranı var ve aşçılık yapıyor. Cemal de oyunculuğa başlamadan önce aşçılık yapıyormuş, Ulak’a başlamadan önce ortağıyla birlikte Nişantaşı Zazie’yi açmış. Ama Alper’le başka ortak noktaları yok gibi duruyor. ‘Issız Adam’, Cemal’in ‘Ulak’tan sonraki ikinci uzun metrajı. Alper için gözlem yapmamış, senaryonun sesini takip etmiş. “Bol bol soğan doğradım role hazırlanırken” diyerek gülüyor. Okulunu okumuş ama oyuncu olmayı hiç düşünmemiş, ne olur ne olmaz diye bir cast ajansına girmiş. ‘Ulak’ta kendini görünce ‘Yapmak istediğim buymuş’ dedim. Öncesinde çizgi film şirketim vardı, en sevdiğim film de Miyazaki’nin ‘Princess Mononoke’sidir” diyor. Üzerinde siyah bir gömlek, normal bir kot, siyah spor ayakkabılar var. Gayet sade o gün Alper karakteri. “Alper gibi adamların değişme ihtimalı var mıdır?” diye soruyorum Cemal’e “Herkes için umut vardır ama böyle bir değişim çok zor. Alper zaten değişmek isteyen bir adam değil. İnsanlar hayatlarında aslında istemedikleri şeylere bile tutunabiliyor. Çünkü o tutundukları her ne ise onun üzerinden tanımlıyorlar kendilerini” diyor.
“Dış mekânlarda çekim yapınca yurdum vatandaşlarının toplanması, fotoğraf çektirmek istemesi rahatsız etmiyor mu?” diye soruyorum Şahin’e ve Cemal’e. “Cihangir, Taksim, Çukurcuma çevresi alışık böyle çekimlere. Çok rahatsız edilmiyoruz ama toplanma durumunda uyarımızı da yapıyoruz” diyor Şahin. İnsanların ilgisi yüzünden Cemal’in sabahın köründe sokakta çekilen tek başına koşma sahnesi birkaç kez tekrarlanmış. Ama Irmak genelde teknik aksaklıklar dışında çok tekrara gitmeyen bir yönetmen. Doğaçlama çalışmıyor ama oyuncular insiyatif kullanırsa reddetmiyor. Yani doğaçlamalar ufak çapta. Melis ‘pardon’ doğaçladı mesela kitapçı sahnesinde. “Çekerken yaşatan bir yönetmen Çağan Irmak, bir de tüm planlar kafasında hazırdır sete geldiğinde” diyor Şahin. İşler gayet tıkırında gerçekten ben setteyken. Oyuncuları filme nasıl motive edeceğini bilen, onları çekim öncesi yemeklere çıkaran bir yönetmen Irmak. Melis’le şen şakrak muhabbet edip eğlendiklerine de ben şahit oldum. Şahin de “Belki içindeyim diye öyle geliyor ama çok eğlenceli set” diyor.
Seda Pekçelen
eylül 2008
TimeOut İstanbul
ozge yeşim
18-09-08, 14:36
Ben de yeni filmin yola çıktığını ilk burdan öğrendim.Çok sevindim,şimdiden çok heyecanladım.Yine farklı,içten bir film izliycez.Etkileyici bir film olacak bence.
oo çağan yeni bir film..hee çok mutlu oldum şimdi ya...sağolun haber için:happy0064
Son dönemin en dikkat çeken yönetmenlerinden Çağan Irmak, bir Akdeniz ülkesi insanı olarak filmlerinde oyuncuların beden dilini yüksek tuttuğunu söyledi.
Televizyon Gazetesi / Engin Medya
CNNTÜRK'te yayınlanan 'Afiş' programına konuk olan yönetmen Çağan Irmak, kendi filmlerinde oyunculuğun yüksek olduğunu belirtti.
Irmak, "Ben yönetmen olarak teatral anlatımı, teatral oyunculuğu, daha doğrusu oyunculuk sanatını seven birisiyim. Farkındaysanız bütün filmlerimde yüksektir oyunculuklar. Bu tartışılır, seversiniz sevmezsiniz. Bir Akdeniz ülkesi insanı olarak kendi oyuncularımın beden dilini de yüksek tutan bir yönetmenim" diye konuştu.
Yeni filmi Issız Adam'da metropol yaşamına yelken açıyor. Filmin çekimlerini sürdüren ve Kasım ayında vizyona girmesini planladıklarını anlatan Çağan Irmak, yeni filminde oyuncuların sırtına yaslandığını belirtti. Irmak, "Bazı sahneler doğaçlama bıraktık ve inanılmaz sonuçlar aldık. Ben biraz oyuncuların sırtına dayadım ben bu filmi. Kendimi bir yönetmen olarak, anlatıcı olarak çok geriye çektim. 10 adım geriden baktım bu filme. Biraz daha ayakları yere basan, artık biraz daha yaşlanmış bir Çağan göreceksiniz gibi geliyor" dedi.
Çağan Irmak, yaşı ilerledikçe antalım şeklinin de değiştiğini ve bunu sevdiğini dile getirdi.
kübranejat
22-10-08, 19:35
http://www.altinportakal.org.tr/fest08/images/ulak_soylesi_17.10.2008_%20(185)b.jpg
http://www.altinportakal.org.tr/fest08/images/New%20Imageb.jpg
http://www.altinportakal.org.tr/fest08/images/ulak_soylesi_17.10.2008_%20(158)b.jpg
Yönetmen Çağan Irmak senarist Çağan'ı dövdü!
Türk Sineması'nın başarılı isimlerinden Çağan Irmak, 7 Kasım'da vizyona girecek filmi 'Issız Adam'ı anlattı. Irmak: İlk defa yönetmen olarak senarist yanımı dövdüm. Hatta ağır yaraladım.
'Mustafa Hakkında Her Şey', 'Babam ve Oğlum' ve 'Ulak'... İşte bu filmlerin başarılı yönetmeni Çağan Irmak, bir metropol hikâyesi olarak özetlediği yeni filmi 'Issız Adam'ı, Milliyet Sanat dergisinden Asu Maro'ya anlattı. "Terbiyesiz bir adam olsam bir tane daha 'Babam ve Oğlum' yapar, yine dört milyon kişiyi sinemaya çekerdim ama yapmıyorum" diyen Irmak, yeni filminde, 30'larındaki restoran sahibi Alper ile 20'lerindeki kalbi kırık Ada'nın günümüz aşk hikâyesini anlatıyor.
* Böyle bir hikâye anlatmaya nasıl karar verdiniz?
Aslında çok uzun zamandır beni bekleyen, son derece basit bir hikâyeydi. Anlatmak istediğim, bugün biz nerelerdeyiz. O kuşak çatışması dediğimiz şey, burada çok farklı şekilde kendini gösteriyor. Bugünün genç insanının doyumsuzluklarını anlamayan bir anne var filmde... Kendi dünyasında bunun nedenlerini bulamıyor.
ZAAFLARIM VAR!
* Anlattığınız hikâyenin beş yıl sonrası da var değil mi finalde?
Benim filmlerimde alternatif sonlar var. Bitti dediğimiz yerde seyirciye bir şey daha gösteriyorum. Kimi bunu seviyor, kimi de filmin artık burada bitmesi gerektiğini düşünüyor. Bu, tartışılır. Ben bir hikâyeyi en son noktasına kadar anlatmayı seviyorum.
* 'Issız Adam'ı filmografinizde nasıl bir yere koyuyorsunuz?
Çağan Irmak sinemasının (eğer öyle bir sinema oluşturabildiysem ne mutlu) kulvarı dışında bir film... Çok ilkel bir tabirle söyleyeyim, belki içimde bir yerde şunu yaşamış olabilirim: Bakın ben de böyle bir film yapabiliyorum. Ama bütün bunların öncesinde en büyük ayrım şu; 'Ulak'a kadar yaptığım her şey Egeli Çağan Irmak'ın filmleriydi, 'Issız Adam' 15 yıl önce İstanbul'a gelmiş Çağan Irmak'ın filmi... 'Ulak'a kadar her şey çocukluğuma dairdi. 'Issız Adam' büyüklüğüme dair bir hikâye...
* Mesaj vermek gibi bir kaygınız olmadığını söylemiştiniz sette...
Evet. Bu filmde şunu fark ettim ki, benim zaaflarım var. Benim için söylenen cümlelerden biri şu: "Çağan iyidir hoştur ama zaafları var." Evet zaaflarım var ama o zaaflar beni ben yapıyor. Bir başkası gibi olmadım şimdiye kadar... Kötü film de yapsam, ki yaptım, hep bendim. Ben konuda sadece mutluyum ve kendimle gurur duyuyorum.
* Ne gibi zaaflarınız var?
Şöyle zaaflarım var; hikâyenin gittiği noktaya karşı mesela senaristliğim yönetmenliğimi bastırabiliyor. Bir yönetmen olarak bunu yapmanın daha sinematografik bir yolu var derken, senarist yanım genelde yönetmen Çağan'ı dövüyor sette ve onu daha halka dair bir şey yapmaya zorluyor. Bu benim zaafım! Ama ben bu zaafı seviyorum. Mesela 'Babam ve Oğlum' sinematografik bir film değildir. Çok halk sinemasıdır. 'Ulak' daha sinematografiktir mesela, en sinematografiği ise 'Issız Adam' oldu. En büyük zaaflarım zaten senarist Çağan Irmak'la yönetmen Çağan Irmak'ın kapıştığı anlar. Sette senarist Çağan'ın galip gelmesinden pek hoşlanmıyorum ama maalesef bazen galip geliyor!
BU BİR AŞK FİLMİ!
* Ama bu filmde yönetmen, senaristi dövdü öyle mi?
Birazcık öyle oldu. Yazdığım senaryoya acımasız bir adam gibi davrandım. Böyle yazılır mı, at işte diye sayfaları attığım oldu. Ve bunu nasıl yaptığıma kendim de şaşırdım. Benim şimdiye kadarki bütün filmlerimde senaryo Kuran-ı Kerim gibi değişmezdi hiç! İlk defa evet, yönetmen olarak senarist yanımı dövdüm. Hatta ağır yaralı bıraktım.
* Buna bir aşk filmi diyebilir miyiz?
Diyebiliriz. Bir aşk filmi ama her anlamda hayatın bize sunduğu doyumsuzluk üstüne bir film aslında... Her şeyi denerken, tüketirken de sen kim olduğunu unutuyorsun. Filmde 'Yağmurlu bir günde elimde çayla pencere kenarına oturup üç-beş sayfa kitap okuyamadığımı fark ettim' diye bir cümle var mesela... Bunu kaybettik, kendine ayırabileceğin, kendi iç sesini dinleyebileceğin iki dakikaya artık dünya izin vermiyor.
* Karşımızdakini de dinleyemiyoruz tabii... Halbuki aşk mesai ister...
Tabii, mesai ister, tanımak, tanışmak ister. Aşk kendini sana yeniden anlatan bir şeydir. Bunların hepsi yeni şeyler filmdeki Alper karakteri için... Çok güzel bir dağılma yaşıyor. Bir noktaya kadar da çok güzel gidiyor her şey...
'Sex and the City' seven kadına kızıyorum
''Çağan Irmak: Bu filmde erkekler ağlayacak, kadınlar değil! Kadınlar büyük bir rahatlama duyacak!'' .
Çağan Irmak'ın yeni filmi 'Issız Adam'ın yapımcısı Mustafa Oğuz... Sinemanın para harcanan bir sanat olduğunu söyleyen Irmak, "Mustafa Oğuz bu konuda bizi hiç mağdur bırakmadı" diyor. Irmak filmiyle ilgili olarak "Erkekler ağlayacak" derken, kadınlara da fena çıkışıyor.
* Filmde sanki biraz erkeğe yüklenen bir tavır var gibi...
Ben iddia ediyorum ki, bu filmde erkekler ağlayacak, kadınlar değil! Kadınlar büyük bir rahatlama duygusuyla çıkacak gibi geliyor bana. Bu film kadınların tarafında...
* Gerçekten böyle düşündüğünüz için mi?
Hikâye kendini öyle yazdırdı. Ama mesela kadınların kendilerine kötülük yaptıkları zamanları televizyonda görebiliyorum. Mesela 'Sex and the City'yi beğenen kadınlara hakikaten çok kızgınım. Hiçbir filmde kadın bu kadar ayakkabı düşkünü, ırkçı ve erkek delisi gösterilmemişti. Bu kadar da değil. Bir tane akıllı kadın çıkmaz mı o dizinin içinde? Siz de kadınlar olarak buna el çırpınca gerçekten kızıyorum.
Derdim cinselik olsaydı korkmazdım!
* Kameramı Alper'le Ada'nın cinselliğinden sakındım demişsiniz sette...
Sakındım çünkü derdimiz bu değildi filmde. Derdimiz o tensel temasın ruhlarda yarattığı yeni bir şeydi. Adam daha önce hep hayvani sevişmeler yaşamış, sadece seks yapmış. Ada'nın ona sevişmeyi öğrettiği bir sahne var. Bu Alper için çok yeni bir şey. Kızın centilmenliği. Fakat bu sevişmeyi ben sevişme olarak göstermekten ziyade işte bu tarafını gösteremeye çalıştım, ellerle, gözlerle... Eğer derdimiz cinsellik olsaydı korkmazdım. Ben kameramı hiç sakınmam, korkmamam gerektiği yerde korkmam. Çok rahat ve eğlenceli geçti sahnelerin çekimi. Ben fazla eğlenemedim ama onlar çok eğlendi.
* Niye eğlenemediniz?
Aslına o sahneyle ilgili değil sadece, bütün film böyle... Mesela bir galadan sonra en büyük duygum nedir zannedersiniz?
* Mutluluk mu?
Utanç, çıplaklık ve korunmasızlık, büyük bir pişmanlık aynı zamanda. Mesela hiç unutmuyorum. 'Mustafa Hakkında Her Şey'in galasından sonra annemin yüzüne bakamamıştım. Çok utanmıştım.
* Bu kadar yürekle yapılıyor bu iş yani...
Ben öyle hissediyorum. Bir film bittikten sonra demek istediğim tek şey "Lütfen beni daha fazla üzmeyin ve üstüme gelmeyin!"
Kusura bakmayın yeni bir 'Babam ve Oğlum' yapamam!
*Size yazılan çizilenler nasıl geliyor?
Son bir yıldır onlara bakmamayı öğrendim. Çünkü çok gerçekçi bulmuyorum. Örneğin, 'Babam ve Oğlum'dan sonra herkesin çok şey beklemesi gibi... Pardon ya, çok şey beklemeyin benden lütfen! Mesela 'Ulak' için "Beklentiye cevap veremeyen film" yazıldı birkaç yerde... Ne bekliyordunuz ki? Yeni bir 'Babam ve Oğlum' mu? Kusura bakmayın, ben yeni bir 'Babam ve Oğlum' yapmam. Neden biliyor musunuz? Size kıymet verdiğim için... Ben terbiyesiz bir adam olsam bir tane daha 'Babam ve Oğlum' yaparım, yine dört milyon kişi çekerim sinemaya, çok mu zor? Hayır yapmıyorum. Bu konuda bana saygı duyun
http://img232.imageshack.us/img232/5187/2379520447f087d64e5brh5.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/7638/238033566415d3a54c44yn6.jpg (http://imageshack.us)
http://img87.imageshack.us/img87/9418/2385183295f3d5973338ut0.jpg (http://imageshack.us)
http://img87.imageshack.us/img87/5255/23848458798028ba3ee8mp4.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/5218/23804584844f9857336emy4.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/2864/238485521764dd5c427cvx1.jpg (http://imageshack.us)
http://img87.imageshack.us/img87/544/23857929304c878fbbb9mf9.jpg (http://imageshack.us)
http://img232.imageshack.us/img232/4936/2380459616c5b693c18etv1.jpg (http://imageshack.us)
http://img87.imageshack.us/img87/8887/2384960093a7475905b3xg6.jpg (http://imageshack.us)
http://img87.imageshack.us/img87/9935/2385987662a712e80647og2.jpg (http://imageshack.us)
http://img230.imageshack.us/img230/8287/238599940812ae229345mu0.jpg (http://imageshack.us)
http://img232.imageshack.us/img232/1999/238566712832047be629cc3.jpg (http://imageshack.us)