Tüm Versiyonu Göster : Çağan Irmak


Sayfalar : [1] 2

ayse
08-05-06, 09:37
Çağan Irmak ile ilgili herşeyi bu konuda paylaşabilirsiniz...


Saygılar
ayse

nur-gulll
08-05-06, 11:57
Çağan Irmak


1970 Izmir seferihisar dogumlu yönetmen, senarist


Filmografisinden bazi kesitler

Sinema Filmleri

2001 : Bana sans dile
2003 : Mustafa hakkinda her sey
2005 : babam ve oglum


Televizyon filmleri

çilekli pasta
Günaydin Istanbul kardes

Dizleri

Sasifelek çikmazi
Asmali Konak (2002/2003)
çemberimde gül oya (2004/2005)
Kabuslar evi (2006)

kisa filmleri

Bana Old and wish'i çal

http://www.beyazperde.com/images/haber/3239-caganropyayinda.jpg

ays
08-05-06, 18:13
Kendisi gerçektende önemli bir insan.Umarım hep sinema filmi çeker yada dizi böylece bizi kendisinden mahrum bırakmamış olur
http://i56.photobucket.com/albums/g200/ayselll/asiy1.jpg
http://i56.photobucket.com/albums/g200/ayselll/zgemehmetaan3wy.jpg

yengecs
08-05-06, 20:11
http://www.beyazperde.com/images/haber/7669-irmak-e.jpg

Çağan Irmak'ın Alacakaranlığı

Yeniden küçük ekranda
(5 Nisan 2006)

TV ekranlarında izleyicilerin büyük beğenisini toplayan, Babam ve Oğlum’la hayranlarını kalbinden vuran Çağan Irmak, Alacakaranlık Kuşağı benzeri bir dizi ile yeniden küçük ekrana dönmeyi planlıyor.

Gerçek olan nedir? Gördükleriniz mi yoksa anlatılanlar mı? Usta yönetmen Irmak, Kabuslar Evi’nin her bölümünde, yaklaşık bir buçuk saat sürecek filmlerle bu soruya cevap arayacak.

Küçük bir kasabada emlakçılık yapan Sema, yakındaki ormanın içinde bulunan görkemli bir evi kiraya vermektedir. Huzur armayı planlayan kiracılar, sırları çözülemeyen bu evde birbirinden tuhaf olaylar yaşarlar.

Kimi zaman bir hayaletin tacizine uğrar, kimi zaman kurt adam laneti yakalarına yapışır, kimi zaman Azrail sıradan bir konuk gibi evlerinin kapısını çalar.

Kabuslar Evi’nin kadrosunda kimler yok ki! Çetin Tekindor, Okan Yalabık, Yetkin Dikinciler, Fikret Kuşkan, Hümeyra… Irmak’ın sürprizlerinden biri de çekimlerini sesli olarak yaptığı filmin DVD’sinin televizyondan önce evlerinizde olacak olması.


alintidir..

-Ezgi-
08-05-06, 21:57
Küçük kara balık umarım uzunca seneler aramızda olur ve bizleri muhteşem hikayelerinden oluşturduğu film ve dizilerden mahrum bırakmaz.

Seni çok seviyoruz...

first lady
09-05-06, 12:46
bence son zamanların en başarılı yönetmeni.asmalı konak onsuz sinemada ne hale geldi gördük bence dizilere ruhlarını o veriyo.çemberimde gül oya eminim atrtışmasız bi kaliteydi.babam ve oğlumun reklem yapmadan onca seyirciye ulaşması filmin nasıl değerli olduğunu gösterdi.ben çilekli pasta ve günaydın istanbul kardeş filmlerini yönettiğini biliyodum ama okuyunca hiç şaşırmadım çükü ikiside onun kaliteisne yakışır nitelikteler.geçen sene çemberimde gül oya ekibiyle bizim okula geldiğinde çok daha iyi anladımki çağan ırmak bir numara :icon_ange

LİBRA
09-05-06, 17:50
çemberimde gül oya ve babam ve oğlumla kendini kanıtlamıştır gerçekten bir numara :img-clapp :img-clapp :img-clapp

nur-gulll
09-05-06, 20:42
herseyiyle bir numara, çok iyi bir yönetmen ama ondan önce harika bir insan, çok sicak, çok duyarli, gerçek bir kahraman

FBuse
10-05-06, 19:26
cok genc ve basarili bir yönetmen ben coK begeniyorum ve cok sempatik!
Basarisinin yaninda cokta duygusal ve komik birisi!
en begendigim Projesi: Babam ve Oglum
en begendigim dizisi: asmali konak

oslemm
12-05-06, 22:42
ya bende birgün onun kadar iyi bi yönetmen olmak istiyorum ve belki bigün onunla aynı projeyi paylaşım modern türkiyeyi herkese anlatırız
eminim kabuslae evide çok iyi bi projedir

N€££Y
13-05-06, 16:38
babam ve oğlumda çok ii bir iş yapmıştı bence o sihirbaz gibi bir yönetmen

oslemm
14-05-06, 09:32
türkiyedeki yeni nesilin en iyi yönetmeni ve senaristi çgo süperdi hala etkisinden kurtulamadım tabi babam ve oğlum herkesin bildiği üzere çok iyiydi
iyiki varsın çağan ırmak

nur-gulll
16-05-06, 21:04
Eski bir röportaj (kaynak : benim sinemalarim)

Çağan Irmak Sinemaları

Yer Fono Film. Çağan Irmak, Babam ve Oğlum filminin montaj çalışmalarında..Heyecanlı, gözleri parlıyor.Birkaç sahne izletiyor bize yeni filminden.Çocuklar gibi..:)Biraz ayırıyoruz onu filminin başından ve Fono Film’in muhteşem çardağı altında başlıyoruz sohbetimize..

ÇI: Çağan Irmak
BS:Benim Sinemalarım

BS: Kısafilm…..(derken sözü ağzımızdan alıyor Çağan Irmak)...


ÇI: Türkiye’de fakirlik edebiyatı falan yapılıyor ya, bu kadar da değil. Evet herkes kısafilm yapabilir ama kısafilmin kendine özgü imkanları da var bir sürü şey var ortada..Kısafilm evet acemilikleri de olan filmdir ama bir anlamda da özür kabul etmez.Yani bu kadar da aşağı çekmemek lazım bu durumu..Anlatabiliyor muyum böyle bir durum var ortada..Tabi ki acemilikleri olacak, herkesin yardımıyla olacak..Ben bir sürü kısafilm çeken insana yardımcı olmaya çalışıyorum.


Çok ince bir nokta var arada.. Birincisi bir kısafilmle dünyayı kurtarabilir misiniz bunu yapamazsınız, bazı arkadaşlar mesela çok büyük şeyler söylemek istiyor. İlk önce acaba sen film çekebilecek misin, bu sorunun cevabını vermek lazım. Kısafilm o anlamda aynada kendine bakmaktır. Benim için kısafilmi en en en iyi açıklayan cümle bu.. Aynada kendine bakmak.. Ben bir film yaparsam nasıl yapabilirim, nasıl bir şey olur bu? İşte önce bu soruya cevap vermek için kısafilm yapmak lazım..Sonra dünyayı kurtaracak zamanları gelecek herkesin, büyük şeyler söyleme zamanları da gelecek.

BS: Bu kadar aceleci olmamak lazım yani değil mi?

ÇI: Öyle tabi, basamaklar var. Biz de okuldan mezun olduğumuz zaman kendimizi Fellini zannediyorduk ama hayat bize bunun asla böyle olmadığını gösterdi..

BS: O zaman kısafilmi aslında uzun metraja bir geçiş olarak gördüğünüzü söyleyebilir miyiz?

ÇI: Ben öyle düşünüyorum, ama böyle de düşünülmemesi lazım aslında ama ben öyle düşünüyorum. Kendim için öyle düşünüyorum başkaları için değil. Sadece kısafilm yapan, bilmem kaçıncı kısafilmini yapan insanlar var onlar için bu durum sözkonusu değil.

BS: Kaç tane kısafilminiz var?

ÇI: Üç. Yönetmen ve senarist olarak.. Old and Wise sonuncusu..Ama yapmak istiyorum hala. Çok değişik bir şey yapmak istiyorum..Hayatımda en çok sevdiğim kısafilm de Macar yapımı Balyoz isimli bir kısafilm. 70’li yıllarda yapılan bir filmdir, müthiş bir filmdir..Bir siyah civcivin fabrikada yaşam mücadelesi..Çok büyük ödüller almıştır, dünyayı ayağa kaldırmıştır, ırkçılık karşıtı bir film. Bir bant vardır, bantın üstünden kuluçkadan fabrikada yeni çıkan civcivler geçer.Sadece eller gözükür insana ait olarak. Bütün civcivler sarıdır, birtanesi siyahtır..O eller de hastalıklı, kötü civcivleri alıp, lastik bir kovanın içine atar, araba lastiğinden yapılmış bir kovanın içine. Bir tane siyah civciv vardır ve sağlıklıdır ama siyah olduğu için o hep ayrılır. O devamlı fırlayıp kutunun içinden, bantın başına geçer tekrar; tekrar ayrılır tekrar geçer.. En sonunda perişan olmuş bir halde, artık gücü yoktur ve kutunun içinde kalır..Sonra o kutu balyozun altına gider, ezilir ezilir tüm civcivler yumurta kabuklarıyla birlikte, dümdüz olur,çimento gibi olur kutunun üstü ve kamera kutunun üstünde kalır..Ama o civciv aşağıdan o betonu gagasıyla delip atlayıp kaçmayı başarır ve siyah olarak fabrikanın dışına doğru kaçar..

BS: Bulabilir miyiz acaba bu filmi ,çok merak ettik gerçekten..

ÇI: Bence bir araştırın. İsmi Balyoz ona eminim.Bir Çek ya da Macar filmi olabilir..

BS: Bu arada biraz klasik olacak ama kısaca kendinizden bahseder misiniz?

ÇI: Kendimden bahsetmeyeyim isterseniz o kadar çok yerde artık özgeçmişim var ki...

BS: Okuldan sonrasından bahsedelim o zaman, sinemayla ilgili eğitiminiz ve sonrasından..


ÇI: Asistanlık şöyle başladı: Ben aslında ilk önce bir yabancı prodüksiyonda çalıştım, Dört Nikah Bir Cenaze’nin yönetmeniyle ülkemizde çekilen İndiana Jones Türkiye’de diye bir dizi film vardı, Young Indiana Jones daha doğrusu..Tamamen George Lucas’ın ekibiyle çalıştım ama 5. asistan durumunda falandım. Sonra Orhan Oğuz sonra Mahinur Ergun, hep onların yanında dizi filmlerde çalıştım..İlk çalıştığım sinema filmi Manisa Tarzanı’dır, asistan olarak çalışmıştım...Baya bir yaşlanmışım:)

Sonra artık bu asistanlık yıllarında kazandığım parayı biriktirip Bana Old And Wise’ı Çal’ı çektim..Betacam..Uzun süredir Avşar Yapım’la çalışıyorum. Şükrü Avşar gerçekten sinema için film yapan ender yapımcılardandır Türkiye’de..Onunla çalışma fırsatım olduğu için çok şanslı ve mutluyum..

BS: Bana Old and Wise’ı Çal, somut bir şeyler getirdi mi size?

ÇI: Beni yönetmen yaptı..Direk yönetmen yaptı yani.Şöyle oldu..O kısafilm benim elimde bir referanstı..Ben Günaydın İstanbul Kardeş’in senaryosunu bir yapımcının önüne koydum. Dedim ki bu benim senaryom, bakın bu da kısafilmim..Ve birsüre onun yanında çalıştıktan sonra o filmi televizyon filmi olarak çektim. Yani beni yönetmen yapan film kısafilmimdir. O yüzden kısafilm çok önemlidir..
Mesela yönetmen olacak arkadaşlara bir önerim var..Kendileri için kısafilm yapsınlar ama bir tane de uzun metraja yakın bir hikayeyi anlatmayı denesinler..Kısafilm için bir kazanç olmaz ama kendileri için bir referans olur..Yani ben film yapabilirimi kanıtlamaları lazım.

BS: Bundan sonra sinema adı altında soracağım her şey Çağan Irmak sinemasına dair olacak..
ÇI: Tabi tabi.Var mı acaba böyle bir sinema, varsa ne mutlu:)

BS: Bizce var..Sizce her filmin bir derdi olmalı mıdır, yani her film bir şey anlatmak zorunda mıdır?

ÇI: Eğer insana dair bir hikaye anlatıyorsanız filminizde bir şey söylemek gibi bir zorunluluğu gözardı ediyorsunuz..Yani kendiliğinden gözardı ederseniz ama hikayeniz insana dairse, o sonuçta mutlaka bir şey anlatır. Mesela Babam ve Oğlum tamamen bir hikaye..En çok sevdiğim şeyi yapıyorum mesela, bir şeye bağlı olmadan sadece o hikayeyi anlatmak. Bunun sonunda ne mesaj veriyor derseniz hiçbir mesaj vermiyor film.Ama insana dair bir film olduğu için kendi içinde bunu amaçlamadan çok şey anlatıyor..Amaç bu olmamalı..Amaç ben bir şey söyleyeyim olursa çok yanlış şeyler de söyleyebilirsin. Şöyle bir şey var mesela benim hayatımda, ben bir şey söylemek istiyorsam hep direk söylemeyi tercih ettim..Şunu kabul etmiyorum ,“mecazi anlamlara dokundurmak”..Sembolizm benim için sinemada biraz bitmiş bir şey artık.Yani “insanlar anlamasa da beğenir” gibi bir şeyin arkasına sığınılıyor, ben buna inanıyorum. Ben bir şey söylüyorsam bunu direk söylüyorum..Mesela Mustafa Hakkında Herşey’de söylemek istediğim şeyi direk söyledim, çok tehlikeliydi..Bazıları nefret etti, bazıları gülüp geçti bazıları da taptı.İşte ben böyle dürüst olmayı seviyorum sinemada açıkçası..Çünkü bir şey vardır ben buna inanıyorum..Anlamadıklarını herhalde iyi birşey söylemiştir diye beğenme durumu vardır kimse bunun aksini iddia etmesin. Ben zorunu tercih ettim açıkçası..Beni seven arkadaşlar olduğu kadar nefret edenler de var, bunu da kabul ediyorum,biliyorum..Doğal bir şey zaten..Sembolizm tamamen alt okumalara müsait bir şey olduğu için senin aslında hiç anlatmak istemediğin bir şeyi anlatıyormuşsun gibi görünmene yol açabilir..Sen aslında insan üstüne çok güzel bir şey söylerken bir anda ırkçılıkla suçlanan bir adam bile olabilirsin..Bu kadar tehlikelidir aslında..
Bir de birazcık o önyargıları kırmak lazım, o at gözlüklerimizi atmak lazım..Mesela Çöküş diye bir film vardı (der Untergan)..mesela eleştirmenler Hitler’i insan gibi göstermiş diyorlar film için, e nasıl gösterecekti..Adam dünya tarihinin karşılaştığı en iğrenç adam ama bunu anlatabilmek için o adamı anlatmak durumundasın.Her karede bu adam kötüdür mü demek zorundasın ırkçılık karşıtı bir film yaptığını anlatabilmek için insanlara? Böyle bir durum var ortada.. Mesela şöyle yaygın bir kanaat vardır şu adam hep kötü filmler çeker ya da şu adamın filmleri hep iyidir..Ben burada bir şeye çok dikkat çekmek istiyorum.Popüler kültürün ikonları ne kadar tehlikeliyse entelektüel kültürün yarattığı ikonlar da işte o kadar tehlikelidir. Çünkü insanları tek tip sinema yapmaya zorlar..Biz Yunanistan’dan sonra dünyanın en çok konuşan ikinci ülkesiyiz..Bir Türk filminde bir karakterin suskunluğunu anlarım, iki karakterin suskunluğunu anlarım ama bütün bir suskunluk gerçek değildir.Çünkü biz hayatta en çok konuşan ikinci milletiz..Nereye kadar susturacaksın bu insanları..O zaman bu insanlar Kanadalı oluyor, o zamanlar bunlar İsveçli oluyor Türk olmuyorlar anlıyor musunuz..

nur-gulll
16-05-06, 21:04
BS: Yine klasik bir soru olacak ama merak ediyoruz, etkilendiğiniz yönetmenler var mı?

ÇI: Valla çok sevdiğim yönetmenler var ama etkilenmedim, etkilenmemeye çalıştım..Bir kere Lütfi Akad, Türkiye’den..Benim için bir ustadır, benim için çağına göre çok büyük bir dehadır..Sonra Reha Erdem’i çok seviyorum..Dünyadan da John Cassavetes…Şimdi sinemanın tarihine baktığınızda 1920’li yıllara ait bir Rus kuralı vardır:Bir:Ben bir gözüm;koşan insanla koşarım, yürüyen insanla yürürüm ve herşeyi takip edebilirim..İki:Ben bir haberciyim, sabit bir kamerayımdır ve olanı çekerim..İki kural..Dogma sinemasının aslında temellerinin ta 1920’li yıllara kadar gittiğini görüyoruz ..Dogma sinemasını Lars Von Trier keşfetmiştir diyen bir insan, John Cassavetes’in “Yüzler” filmini seyretmemiştir..Mesela Metin Erksan’ın 70’li yıllarda 60’lı yıllarda yapıp bitirdiği şeyleri, Japon sinemasında yeni bulmuş sinema çevreleri, “aa çok güzel filmler” diyorlar ama bizim “Sevmek Zamanı”nda, Metin Erksan’ımız, değerli ustamız onları zaten yapıp bitirmişti..Yani bu “Dolls” filan yeni bir şey değil ki dünya sineması için..”Tony Takitani” de yeni bir şey değil..Sevmek Zamanı’nı seyretselerdi mesela, Tony Takitani’nin çok yeni bir şey söylemediğini görürlerdi.



BS: Kısafilm sektörünü takip edebiliyor musunuz ülkemizde?

ÇI: Bir sektör var mı, bir kere bu soru..Ben bu konuda Cnbc-e gibi NTV gibi televizyonların biraz önayak olması gerektiğini düşünüyorum. Bu kadar kaliteli kanalların bir kollarının kısafilme eğilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hiç yayınlanamıyorsa mesela 12’den 1’e kadar bir kuşak konabilir. Hem insanlar daha hevesli olacaktır, mesela Prima kanalı diye bir kanal vardı eskiden, Old and Wise orada yayınlanmıştı, çok güzel tepkiler aldı..Keşke böyle bir şey olsa ülkemizde.



BS:Kısafilmcilere, bu işin mali boyutunu halletmeleri konusunda neler önerebilirsiniz?

ÇI: Piyasaya biraz girebilmiş arkadaşlara, bazı kapılar otomatik olarak açılıyor zaten..Hani eğer asistanlıktan önce ya da sinema piyasasına girmeden önce kısafilm yapamadılarsa üzülmesinler, birazcık piyasaya girdikten sonra, bazı insanlarla tanıştıktan sonra daha çok ortam buluyorlar kendilerine..Kısafilm yapmaktan önce, piyasaya girmenin yollarını birazcık ararlarsa, kısafilm yapmak daha da kolaylaşır..

BS:Peki o yollar nelerdir?

ÇI: Kapı çalmak..Onun tam böyle bunu takip et, şuradan sağa dön gibi bir tarifi yok..Kapıları çalıp ilişkiler kuracaklar. Bir tek şey olmuyor hayatta..Oturmak..Ağlamayan çocuğa meme vermiyorlar, öyle bir şey var..

BS: Türk Sineması hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

ÇI: Geçiş dönemi yaşadığımızı düşünüyorum ben şu anda.Türk sinemasının her döneminde böyle geçişler yaşanmıştır. Mesela en güzel geçiş dönemi 60-70 arasında, yönetmen sinemasının ilk ortaya çıktığı dönemdir. Lütfi Akad’ın, Metin Erksan’ın, Halit Refiğ’in ve Atıf Yılmaz’ın ortaya çıkıp, bir dakika beyler, bir filmin bir yönetmeni vardır dediği dönem. 60-70 arasına hele 50’lerin sonuna baktığınız zaman filmlerin olağanüstü olduğunu görürsünüz. Sonra 70-80 arasındaki o zevksiz ve kitsch dönem takip etti. Sonra 80 sonrası maalesef çok büyük bir lokma yutmak babında, çok fazla entelektüel filmler yapıldı, bir hataydı bence, adım adım küçük adımlar gerekliydi oraya. Şimdi yine bir geçiş dönemi yaşıyoruz ama şimdi tehlikeli olan bir şey var sinema için..İş filmi, uç noktada iş filmi oluyor; sanat filmi-arthouse ise uç noktada arthouse oluyor. Uç noktadaki iş filminin getirdiği o zevksizlik, sinemadan uzak hal; arthouse filmlerinin getirdiği bir anlamda beni anlayan anlar,ben sadece kendim için film yapıyorum’u..Şunun yolu aranmıyor: Ben hem iyi bir film, hem halka yakın bir film hem de sinema sanatına hizmet edebilecek bir film nasıl yapabilirim..Burada büyük bir sorun var..

BS:Filmlerinizde oyuncu seçimine dikkat ettiğiniz görülüyor, yani popüler oyunculardan uzak duruyorsunuz..

ÇI: Valla uzak durayım gibi bir kaygım yok ama oyuncu olmayan biriyle çalışmayı düşünmüyorum.Ama şöyle bir şey var, mesela La Haine gibi bir film yaparsınız, o zaman amatör oyuncularla çalışırsınız ama imajların kirlettiği oyuncularla çalışmayı düşünmüyorum. Çünkü o zaman o karakteri inandıramıyorsunuz.Oluşmuş olan bir kabuk var üstünde ve o ne kadar iyi oynarsa oynasın, inanamıyorsunuz.

BS:Babam ve Oğlum’u izleme şansını ne zaman elde edebileceğiz?

ÇI: Bir aksilik olmazsa Kasım 18’de vizyonda olacak.

Teşekkürler Çağan Irmak..


http://www.benimsinemalarim.com/data/arsiv/14_3.jpghttp://www.benimsinemalarim.com/data/arsiv/14_2.jpghttp://www.benimsinemalarim.com/data/arsiv/14_1.jpg

nur-gulll
16-05-06, 21:25
http://www.fftd.net/festival2006/press/images/cagan_irmak72.jpg http://www.fftd.net/festival2006/press/images/cagan_irmak_fikret_kuskan.jpg

£speranza
16-05-06, 22:55
Rüyama girmeyi başarmış tek yönetmen.Teşekkürler Çağan Irmak, varlığın umudumu arttırıyor...

sabis
16-05-06, 23:02
Çağan Irmağı anlatmaya kelimeler yetmez herhalde, onu çok seviyorum ve ancak şunu söyleyebiliyorum:
nur-gulll sana aynen katılıyorum...Bence de iyiki varsın Küçük Kara Balık

Messa
17-05-06, 09:07
Çağan IRMAK' ı ilk defa Çemberimde Gül Oya gibi harika bir yapımla tanıma fırsatı buldum. Gerçekten harika bir yönetmen, Genç kuşağın en iyisi diyebilirim. Başarısını Babam Ve Oğlum'dada kanıtladı. Kendisini tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum.

nur-gulll
17-05-06, 19:57
eski bir röportaj (kaynak vatan)

Hayata dil çıkaracağız

Şehre bir film geldi geçen cuma; Çağan Irmak'ın Babam ve Oğlum'u. Ağlatıyor, güldürüyor, türlü hallere sokuyor seyredenleri. Tıpkı hayat gibi. Genç yönetmen filminin sırrını Gülümse'ye anlattı

"Çağan Irmak'tan bir film" yazıyordu film başlarken... "Bu bir Çağan Irmak filmi" değil de, "Çağan Irmak'tan bir film"; mütevâzılıktan olsa gerek. Zaten röportaj sırasında "Bu olgunluk döneminizin ilk filmi" dedirtmek için de zorlandık; "Sanırım, evet" diyebildi ancak Çağan Irmak. Filme gitmeden önce kimse "yanınıza mendil alın" dememişti. Ne de olsa filmin sinema yazarlarına yapılan ilk gösterimine gitmiştik. Habersizdik başımıza geleceklerden. Ölüm o an uzaktı bize, dostlarımızı arayıp sormayalı çok da olmuştu belki. O an günü geçmiş faturalar, sevgiliye yapılmış gereksiz kaprisler ya da 'hangi haberi yaparsak rakiplere fark atarız' kaygısı bizi daha çok ilgilendiriyordu. Filmden çıkışta, gözyaşları içinde anne-babayı, kardeşleri ve sevgiliyi arayacağımızı tahmin bile etmemiştik. En azından yaklaşık bir haftadır filme dair yazılanları okuyanlar daha hazırlıklı gidecek Babam ve Oğlum'a.

Bir de 'gerçek oyuncu kimdir?' yeniden hatırlayacaksınız filmde. Aceleye getirilmiş dizilerden yorulanlardansınız siz de; Hümeyra'yı, Çetin Tekindor'u, Fikret Kuşkan'ı, Yetkin Dikinciler'i bu kez beyazperdede seyretmenin zevkini yaşayacaksınız. Bir de unutmadan, ağlattığı kadar güldürüyor da babam ve Oğlum. Hem de katıla katıla gülüyorsunuz bu Egeli ailenin naif hallerine.

* Babam ve Oğlum'a gelen ilk tepkiler nasıl?
Sinema adına ilk kez böyle bir buluşma yaşıyorum. Mustafa Hakkında Herşey için kaygılarım vardı. Ama Babam ve Oğlum'da çok tuhaf bir buluşma yaşıyorum.

* Filmde içinize oturmayan sahneler var mı?
Bu filmi hep ilk filmim olacak diye düşünmüştüm. Filmin orijinal senaryosunu üniversitedeyken eski bir daktiloyla yazmıştım. Geçtiğimiz sezon yeniden bir yazım yaptım. Babam ve Oğlum'la kurduğum dünyaya yeni bir şey eklemek ya da çıkarmak çok zor.

* Filmin ne kadarı sizin gerçek yaşamınızdan izler taşıyor?
Bu film asla benim hayat hikayem değil. Ama filmdeki bütün karakterler benim sülalemin kendisi. Dededen, eşeğe binen halaya kadar hepsi benim etrafımdaki insanlar. Ama böyle bir hikaye bire bir yaşanmadı.

Seferhisar'dan film için otobüsler kalkıyor
* Babanız ile ilişkiniz nasıldı?
Askerdeyken babamı kaybettim. Etrafımda görmediğim bir baba-oğul ilişkisi vardı aramızda. Birbirimizi çok severdik. Ama her şeye rağmen bana bir kere sarılmıştır. Türkiye'nin genel problemi sanırım. Babalar evlatlarına sevgisini gösteremez, evlatlar da babalarına 'Seni seviyorum' diyemez.

* Kardeşiniz var mı? Filmi izlediniz mi birlikte?
Kızkardeşim var. Galada birlikte izledik. Kardeşim çok ağladı. Seferihisar'dan bu filmi izlemek için İzmir'e otobüsler kalkıyor. Akrabalar, tanıdıklar çok heyecanlı.

* Filmde Çetin Tekindor'un tabiri caizse 'çıldırdığı' bir sahne var. Daha önce böyle bir olay yaşadınız mı?
Komşu evlerde gördüğüm bire bir, gerçek bir sahne. Acısından zil takıp oynayan bir baba bile biliyorum.

* Yeni projelerinizde de Türkiye'nin yakın tarihinden, 12 Eylül'den izler görecek miyiz?
O konuyla ilgili söyleyeceklerimi bitirdim gibi geliyor bana.

* Özellikle ekranda kimse sizin kadar cesur ele alamadı '70'li yıllar Türkiyesi'ni. Sizi bu konu üzerine ne yoğunlaştırdı?
Çok basit bir cevabı var; çocuktum. O yüzden çok etkilendim. Ailem de dönemin hızlı politik insanlarındandı.

* Gişe kaygınız olacak mı?
Keşke çok kişi izlese. Keşke 15-20 yaş arasındaki grup, bu filme gitse de, para vermese. Ama onlara nasıl ulaşabileceğimi bilmiyorum. İlk bakışta bu filmden hoşlanmayacaklarını düşünecekler ama bu film siz de gördünüz ki çoluk çocuk seyredilecek bir film.

* Bu film Çağan Irmak'ın olgunluk dönemi filmi diyebiliriz değil mi?
Sanırım öyle.

* Bir yere ait olma-olamama kaygısı da güdüyorsunuz filmde. Hâlâ evini bulamayanlardan mısınız? Nereye aitim, evim orası mı burası mı?
İstanbul'da işimi sürdürüyorum ama evim burası mı? Toplasam saate vursam, öldüğüm ana kadar kaç saat daha annemi ve ailemi göreceğim. Bu çok acı. Ama hayat böyle. İşte bu yüzden o filmdeki çocuk gibi hayata dil çıkaracağız.

Gala öncesi hastaneye yattı
* Filmin çekimleri 5 hafta sürdü ve çok enteresan, hiçbir sorun yaşamadık. Bu bana çok tuhaf geldi. Çekimler sırasında sürekli nazar değmesin diye kapılara, tahtalara vuruyorduk.

* Çiftliği bulduğumuzda tamamen terk edilmişti. Benim için iyi sanat yönetmeni şudur: İnsanlar filmden çıktıktan sonra sanki o film için hiçbir şey yapılmamış gibi hissetmeliler. "Dekorlar, kostümler ne kadar güzeldi" deniyorsa eğer, orada hata vardır.

* Filmin gerilimi yüzünden galadan bir iki gün önce hastaneye yattım. Kalbim senkronize gitmiyormuş. Doktor; "Ne yapıyorsan bırak, İstanbul'dan git." dedi. Ama atlattım, iyiyim.

* Filmden önce çocuk oyuncuları karşıma aldım; "Siz bu filmden sonra ünlü olmayacaksınız. Milyarlarca para kazanmayacaksınız. Biz buraya bir oyun oynamaya geldik. Sakın böyle şeyler düşünmeyin" dedim. Çünkü bir filmin bir çocuğun ruhunu yaralamasını istemiyorum.

nur-gulll
17-05-06, 19:58
Kaynak : aksiyon

Çağan Irmak: Filmim gözyaşlarında boğuldu

Asmalı Konak ve Çemberimde Gül Oya dizileriyle gündemimize giren Çağan Irmak, son filmi Babam ve Oğlum ile sinema izleyicisini sarsıyor. “Baba, oğul, aile” ilişkilerine sert göndermeler yapan Çağan Irmak, filminin gözyaşlarıyla anılmasından da hayli rahatsız. Ona göre gözyaşları dinince film daha iyi anlaşılacak.

Son haftalarda en çok tavsiye edilen filmlerin başında geliyor Babam ve Oğlum. İzleyenler izlemeyenlere öneriyor, kulaktan kulağa aktarılan filme rağbet her geçen gün artıyor. Yönetmen Çağan Irmak’la görüştüğümüzde son rakamlara göre izlenme sayısı 844 bin idi. Hafta sonuna kadar bunun bir milyona çıkacağı tahmin ediliyordu. Ulaşılan rakamlarla dahi film rekor kırmış durumda. Harry Potter gibi bol tanıtımlı filmlerin dahi vizyona girdiği dönemde bu kadar izlenmemiş olması ‘Babam ve Oğlum’un gişe başarısını ikiye katlıyor.

Filmin izlenme oranı dökülen gözyaşlarıyla neredeyse başa baş gidiyor. Geçmişteki film matinelerinde olduğu gibi izleyiciler sinemaya yanlarında mendillerle giriyor. İlk seansta her ne kadar kahkahalardan ortalık kırılsa da ikinci yarıda repliklere izleyicilerin iç çekme ve hıçkırık sesleri eşlik ediyor. Çıktığınızda ise bir sonraki seansa girecek olanların ‘kim ne kadar ağlamış’ı ölçmeye yönelik dikkatli bakışları karşılıyor sizi. Filmin bu yönü o kadar çok konuşuldu ki izleyenlere sorulan soruların başında ‘ağladın mı?’ geliyor. Çağan Irmak ise bunun ön plana çıkmasından rahatsız. Filmin asıl konuşulması gereken mesajının geri planda kaldığını fakat zamanla anlaşılacağını düşünüyor.

Babam ve Oğlum, insan merkezli bir film. Çağan Irmak, 1980 darbesinin, Ege’de kendi hâlinde yaşayan bir ailenin üzerinde ne kadar etkili olduğunu anlatıyor. Yönetmen, ihtilalden önceki dönemi aktardığı ‘Çemberimde Gül Oya’ dizisindeki hikâyeye bıraktığı yerden filminde devam ediyor. 1980’deki askerî darbe ile başlayan film, küçük bir çocuğun gözünden aile ilişkilerini merkeze alarak, yaşananları anlatıyor. Irmak, bu filmi ile 1970-80’li yıllar hakkında söyleyeceklerine de noktayı koyuyor: “Artık bu dönemle ilgili film çekmeyeceğim.” Fakat aile ilişkilerinin bundan sonraki filmlerinde de yer alacağının altını çiziyor.

Henüz ‘Çağan Irmak’ sineması diye bir şeyden söz edilebilir mi emin değil; ama eğer böyle bir şey olursa her zaman içinde aile unsurunun bulunacağını vurguluyor. Aslında yönetmenin derdi sadece aileyi merkeze almak değil, önemli olan insan odaklı bir dil oluşturabilmek. Bu manada eş, arkadaş, komşu fark etmiyor. Son filminde baba ile oğul’u seçmesinin ise sebepleri var. Türkiye’nin ve dünyanın yaşadığı hızlı dönüşüm içerisinde zaten mesafeli olan baba-oğul ilişkilerinde aranın iyice açıldığını ve çatışmaların bir kat daha arttığını belirtiyor: “Her ülkede ailelerin kendilerine göre sorunları vardır. Bizim ülkemizde aile ilişkilerinde bu iktidar sorunu olarak çıkıyor karşımıza.”

Filmde, birbirine sırtı dönük olan baba ile oğlu uzlaştırılırken bir yandan da 80 öncesi ile sonrası arasında adeta barış ilân ediliyor. 70’li yıllar ile 80 sonrasının keskin bir çizgi ile ayrıldığını söyleyen Irmak, o dönemde göz açıp kapatana kadar zihniyetten, dünyaya bakış açısına kadar her şeyde baş döndürücü bir değişim yaşandığı kanaatinde.

Filmlerimle büyüyorum

Babam ve Oğlum, Çağan Irmak’ın üçüncü filmi. Aslında ilk olarak çekmeyi planlasa da şartlar onu üçüncü sıraya itmiş. Üniversite yıllarında eski bir daktiloda yazmış Babam ve Oğlum’u. O zaman da baba oğul ilişkisini anlatan filmin iskelet yapısı bugünkünden çok farklıymış. Yönetmen senaryoyu ‘Çemberimde Gül Oya’ dizisinin çekimleri esnasında tekrar elden geçirmiş. Irmak, filmlerinin hayatının özeti iddia ediyor, ona göre kendisiyle beraber filmleri de gelişiyor. Daha önce de ‘Bana Şans Dile’ ve ‘Mustafa Hakkında Her Şey’i perdeye aktaran yönetmenin adını duymamıza daha çok, yaptığı dizi filmler vesile oldu. İlk çıkışını ‘Asmalı Konak’ ile yapan yönetmen ‘Çemberimde Gül Oya’ ile görmüş olduğu ilgi nispetinde yerini muhafaza etti. Bu şüphesiz son filmine olan rağbette de etkili oldu. Fakat diğer filmleri ile kıyaslandığında ‘Babam ve Oğlum’un en büyük farkı, izleyici ile kolay iletişim kurmasıydı.

Çağan Irmak’a göre film, ‘Mustafa Hakkında Her Şey’e nazaran seyirci ile daha kolay empati kuruyor. Filmin bu kadar ilgi görmesinin birinci nedenini ise uzun süredir Türk sinemasında aile filmlerine yer verilmemiş olmasına bağlıyor. ‘Babam ve Oğlum’ Irmak’ın çocukluğunda yaşadığı yerler ve ailesinden de izler taşıyor; hatta çocukluğunu geçirdiği Seferhisar’da da bazı sahneler çekilmiş. Karikatürden çıkmış duygusu uyandıran Egeli aile tiplerinin çoğu Irmak’ın geçmişinde var olan karakterler.

Film kâh güldürüp kâh ağlatarak seyirciyi duygu seli içine sürüklüyor. “İzleyici ağlatan” sıfatı filmin üzerine adeta yapıştı. Çağan Irmak bu durumdan şikâyetçi; “Ağlamak filmin önüne geçmeye başladı, üzülüyorum. Belki birkaç ay sonra, bu hezeyan bittikten sonra insanlar kafalarında filmi daha iyi oturtabilecek.” Filmin özellikle son bölümlerde duyguya yüklenildiğini kabul etmiyor Irmak. “O bir gerçeklikti ve ben filmde izleyiciyi acıdan olabildiğince uzaklaştırmaya çalıştım.” görüşünde. Her şeyin dozunda olduğunu söyleyen yönetmen, bunu yaparken özellikle ölüm ya da mezarlık sahnelerine yer vermemiş. Fakat ölümün her daim hatırlanması gerektiğine inanıyor. Bunun insanın daha güzel yaşamasına yol açacağına inanıyor.

Dizilerle kirlendim

Film aslında ağlattığı kadar izleyiciyi güldürüyor da. Hatta bazı yerlerde ağlarken kahkaha atmak durumunda dahi kalıyor seyirci. Bu duygu savrulmaları konusunda da yönetmen filmde buraya espri koyayım ya da şurada izleyici ağlasın gibi hiçbir plan yapmadığını söylüyor. Tıpkı kamera hareketlerinde olduğu gibi bu noktada da içinden nasıl geliyorsa öyle davranmış. “Kimileri dizilerdeki güzel kamera hareketlerini neden kullanmadın diyor, kimi ise mevcut olanı fazla buluyor.” diyen Çağan Irmak, duygularının yönlendirdiği şekilde hareket etmiş.

Çağan Irmak’ın her ne kadar bugünkü başarısında çektiği diziler yadsınamaz olsa da sinema filmlerini daha çok önemsiyor. Hatta sinema filmlerini çekmek adına televizyonda yaptığı çalışmalarla kirlendiğini düşünüyor. “İstediğim hikâyeleri anlatabilmek ve iyi oyuncularla çalışabilmek adına bir anlamda kendimi kirlettim. Bahsettiğim beyin kirliliği, yorgunluğu. Bana kalsa yılda bir film yapmalıyım ama maalesef faturalarımızı ödememiz gerek ve bu nedenle dizi de yapmak zorundayız.” diyor. Çektikleri dizilerle birçok eve girdiklerini ve mutlaka ahlâkî kaygıların gözetilmesi gerektiğini düşünen Irmak, televizyonda her şeyin daha çabuk olması ve kimsenin ince eleyip sık dokuyacak vakti olmamasından yakınıyor. Diziler çekilirken ‘nasıl olsa dizi çekiyoruz’ yaklaşımının problemli olduğunu vurguluyor. “Geçmişte ben de taviz verdim ama artık vermiyorum.” diyerek bu filmden sonra kendisine aynı istikamette farklı bir yol belirleyeceğini anlatıyor. Artık televizyon için dizi yapmayı düşünmüyor, belki en fazla senaryo yazarım diye konuşuyor.

Çektiği filmlerin senaryolarını yazmaya özen gösteriyor. Bunda sinema dilini oluşturma çabası da etkili. Irmak’ın filmleri Yeşilçam’dan özellikle Ertem Eğilmez’in 1970’lerde çektiği aile filmlerini hatırlatıyor. Ama sinemasında Yeşilçam’dan miras melodramın yanı sıra kendine has estetik bir dili de var. Bu nedenle çalışmaları ne tam olarak Yeşilçam sinemasının ne de bağımsız yönetmenlerin etkisi altında. “Yeşilçam’dan destek alıp bugüne yönelik kendi sinema dilimi oluşturmayı amaçlıyorum.” diyor. Ortada kalmanın bazen o kadar da kötü olmadığını düşünüyor. “Bu durumda iki uca da gidebilirsiniz. Ben Çağan Irmak olarak herhangi bir sınıfla anılmak değil, kendi yaklaşımımı korumak istiyorum.” diyen yönetmen illâ bir sınıfla anılması gerekiyorsa kendisine farklı bir sınıf açılmasını istiyor.

MÜZİKLE GÖRÜNTÜLER BİRBİRİNİ BULMUŞ

Film müziklerini Yunan müzisyen Evanthia Reboutsika yapmış. Çağan Irmak ile Reboutsika’nın bir araya gelmesi de planların dışında gelişmiş. ‘Bir Tutam Baharat’ filmini izleyen yönetmen, filmin müziklerine hayran kalmış ve kendi filminde de müziklerini yaptırmak için Reboutsika’ya ulaşmaya karar vermiş. Aynı dönemde ‘As malı Konak’ filmini izleyen Reboutsika ise merak ettiği yönetmenin kendisine ulaşmak istediğini duyunca çok şaşırmış. Kurulan irtibatın üzerine hemen senaryo Yunancaya çevrilerek müzisyene gönderilmiş. Reboutsika ise senaryonun tamamını okumadan filmin müziklerini yapmaya karar vermiş. Reboutsika, filmde yer alan baba ile oğul arasındaki diyalogların kendi hayatında da var olduğunu söylüyor. Babası ile ilgili güçlü duygular ve ‘keşke’leri olan Reboutsika, bunlardan yola çıkarak müziğini şekillendirmiş. Filmin müzikleri önümüzdeki günlerde CD olarak da hazırlanacak. Filmde olduğu gibi bazı parçaların sözleri ise yine Çağan Irmak’a ait olacak.

nur-gulll
17-05-06, 20:08
http://img361.imageshack.us/img361/5412/caganrop20ov.jpg

merlystreep
17-05-06, 20:14
ya bu adama bayılıyorum..büyük yetenek bence.yılmaz güneyden sonra gelmiş en büyük yeteneklerden..babam ve oğlum en iyi filmi ama mustafa hakkında herşeyde bence fena olmamakla birlikte çağan ırmak samimiyetini barındırıyodu..helal olsun ona

merlystreep
18-05-06, 16:52
http://img123.imageshack.us/img123/2641/dfhfdj5gl18ll5nc.jpg (http://imageshack.us)

merlystreep
18-05-06, 16:54
http://img123.imageshack.us/img123/7051/asmali19de.jpg (http://imageshack.us)
http://img136.imageshack.us/img136/4626/u9ww1jd.jpg (http://imageshack.us)

irene
20-05-06, 18:27
benımde cok sevdıgım yonetmenlerdn baban ve oglum da harıkaydı ben onu daha cok sınema fılmı ıle gormek ıstıyorum

didou_didem
03-06-06, 21:33
çok sevdiğim yönetmenlerden yaa...asmalı konak'ta da babam ve oğlum'da da muhteşemdi ya..inşallah daha çok filmlerde görürüz onu..

sılam
09-06-06, 22:43
bence ülkemizin en iyi yönetmenlerinden birisidir çağan ırmak...kişiliğiyle beyfendiliğiyle ve yaptığı işlerle daima başarılı olmaya adaydır kendisi...çağan ırmağı ilk kez asmalı konak dizisiyle tanıdım şu ana kadar başından sonuna kadar çizgisinden hiç şaşmayan dizilerden bir tanesidir...arkasından çemberimde gül oya takip etti yine aynı şekil hiç sıkılmadan izlerdim en son olarakta babam ve oğlum müthişti...kendisini tüm kalbimle kutluyorum ve başarılarının devamını diliyorum ...ülkemiz sizin gibi saygıdeğer yönetmenlere ihtiyacı var eminim ilerki zamanlarda daha da başarılı eserlere imza atacaksınız....

dokuz
10-06-06, 16:23
Çağan Irmak herhalde benim ne yapsa izlerim diyecek kadar güvendiğim tek yönetmen !!
yanlış bilmiyorsam şaşıfelek çıkmazı nın belli bi bölümünden sonrasını o yönetmişti sonra , asmalı konak ve ardından benim için gelmiş geçmiş en iyi dizi olan çemberimde gül oya nın yönetmeni !!!! bence çağan ırmak insana dair her şeyi çok güzel anlatıyo.. hem bi senarist olarak hem de bi yönetmen olarak çok başarılı !!!
filmlerine gelince " bana şans dile " yi izlemedim , " mustafa hakkında her şey " se çok güzeldi diyemem belki ama hoş bi fimdi veee " babam ve oğlum " !!! başka bir şey söylememe gerek yok sanırım...

fawwka
10-06-06, 17:55
http://img225.imageshack.us/img225/5408/agan305rmak2tc.th.jpg (http://img225.imageshack.us/my.php?image=agan305rmak2tc.jpg)


Kâbuslar Evi

Senaryosu ve yönetmenliği Çağan Irmak tarafından gerçekleştirilen Kâbuslar Evi, televizyon yayınından önce hazırlanan özel DVD’siyle seyirciyle buluşacak.
Korku ve dramanın iç içe geçtiği Kâbuslar Evi her bölümde bir buçuk saate yakın farklı bir film ve farklı oyuncularıyla (Okan Yalabık, Çetin Tekindor, Fikret Kuşkan, Hümeyra, Yetkin Dikinciler) seyirciye değişen ve lezzetli bir seyir zevki sunuyor. Çekimleri sesli gerçekleştirilen Kâbuslar Evi’nde özel kostüm tasarımları ve özel efektler için oluşturulmuş bir ekip de çalışıyor.
Kasabanın emlâkçısı Sema orman içindeki bu görkemli evi kiraya vermektedir. Huzur ve sessizlik içinde yaşamayı plânlayan kiracılar, sırrını kimsenin bilmediği bu evde beklenmedik olaylarla karşılaşır.

Kabuslar evi frangmanı:img-grin2

http://kabuslarevi.com/

ssvshy
10-06-06, 17:58
ünlü biri olsaydım eğer bana yönetmeni çağan ırmak olan bir proje var oynarmsınız deseydiler hemen evet derdim ben olsam çağan ırmakın projelerinde gözü kapalı oynarım muhteşem bir yönetmen çokta karizmatik değişik bir tarzı var

fawwka
10-06-06, 17:59
KÂBUSLAR EVİ

Zihnin karanlık sırlarında bir yolculuk...

Yaşanılanlar gerçek mi yoksa gerçeğin faklı bir yansıması mı? Bilemediğimiz ve anlamlandıramadığımız şeyler gerçek değil midir? Yalnızlık, insan beynine neler yaptırabilir?

Sizin gerçeğiniz ne? Gördüklerinize mi inanacaksınız? Yoksa tüm bunlar sizin için bir delinin zırvaları mı?

Korku ve dramanın iç içe geçtiği Kâbuslar Evi tüm bu sorulara cevap arayan hikâyeleriyle her bölümde bir buçuk saate yakın farklı bir film ve farklı oyuncularıyla seyirciye değişen ve lezzetli bir seyir zevki sunuyor...

Çekimleri sesli gerçekleştirilen Kâbuslar Evi’nde özel kostüm tasarımları ve özel efektler için oluşturulmuş bir ekip de çalışmaktadır.

Kasabanın emlâkçısı Sema (Bilge Şen) orman içindeki bu görkemli evi kiraya vermektedir. Huzur ve sessizlik içinde yaşamayı plânlayan kiracılar, sırrını kimsenin bilmediği bu evde beklenmedik olaylarla karşılaşır.

Senaryosu ve yönetmenliği Çağan Irmak tarafından gerçekleştirilen Kâbuslar Evi, televizyon yayınından önce hazırlanan özel DVD’siyle seyirciyle buluşacak.

HAYAL-İ CİHAN

Cihan (Okan Yalabık) sürdürdüğü yoğun iş hayatının verdiği sıkıntılardan bir süreliğine de olsa kurtulmak için, şehirden uzak, sessiz bir ev aramaktadır. Aradığı evi Sema Emlâk’da bulur. Taşındığı yeni evinde yalnız olduğunu sanmaktadır. Yanıldığını kısa süre sonra fark eder. Bu evde onunla yaşayan bir de hayalet (Çetin Tekindor) vardır. Hayaletle girdiği savaş sonunda, onu yakalar. Hayaletten daha ürkütücü olan, hayaletin kendine ait hikâyesidir.

TAKİP

Otuz yıl boyunca bir kurt adam tarafından kovalanmış olan İbrahim (Fikret Kuşkan) saklanmak için aradığı yeri sonunda bulduğunu sanıyordu ancak bu lânet onu yeni evinde de buldu. Artık kaçmak yerine onunla hesaplaşmanın vakti gelmişti. Bu hesaplaşma kimilerine göre saçmaydı, onlar için bir kurt adam yoktu çünkü...

SON DANS

Gelininin bakımına muhtaç olan Müyesser (Hümeyra), tekerlekli iskemleye mahkûm yaşlı bir kadındır. Yıllarca keyif ve bolluk içinde yaşamış olan yaşlı kadına hayat, acımasız yüzünü göstermiştir. Yürüyemez, konuşamaz. Artık onu mutlu eden, oğlu ve biricik torununun varlığıdır sadece. Oğlunun işi gereği taşındıkları yeni evinde Müyesser’i bir sürpriz beklemektedir. Eve Müyesser’in yıllardır beklediği gizemli bir konuk gelir. (Yetkin Dikinciler) Oysa Müyesser, Azrail’le can pazarına girişmiştir. Ve bir dans başlar... Bu dansı yıllardır beklenen eski sevgiliyle mi yoksa Azrail’le mi yapmaktadır? Bunu Müyesser’den başka hiç kimse bilemez...

hilary38
12-06-06, 18:47
Ben Cagan Irmak''ın "Babam ve Oglum"filmine cokk gitmek istedim ama gidemedim..CD sini almayı planlıorum:):)

deli92
12-06-06, 19:09
Bence en başarılı yönetmenlerden biri.Babam ve oğluma dersaneden arkadaşlarla gitmiş ve hüngür hüngür ağlayarak dönmüştük.:img-grin2

fawwka
12-06-06, 22:00
http://img205.imageshack.us/img205/5594/caganirmak6sc.jpg (http://imageshack.us)
http://img383.imageshack.us/img383/3744/14145773ab.jpg (http://imageshack.us)http://img153.imageshack.us/img153/4959/1744127jy.jpg (http://imageshack.us)

fawwka
12-06-06, 23:45
İşte yerli King Kong
Çağan Irmak'ın yeni dizisi 'Kabuslar Evi'nde King Kong'un Türk versiyonu da rol alıyor! Hollywood filmlerindeki gibi görünüme sahip olan bu yaratık güzel sanatlar öğrencisi bir gencin eseri ve bazı hareketleri bilgisayar kumandalı

İLK BÖLÜMDE BAŞROL 'GORİL'İN

ÇAĞAN Irmak, korku dizisi 'Kabuslar Evi'nin çekimlerine başladı. Çalışmaların büyük kısmı Beykoz'da satın alınan bir arazi üzerinde gerçekleştirilen dizinin her bölümü 90'ar dakikalık bağımsız hikayelerden oluşuyor. Okan Yalabık, Çetin Tekindor, Fikret Kuşkan, Hümeyra, Yetkin Dikinciler gibi isimlerin rol aldığı dizinin ilk bölümünde bir de goril yer alacak. Hem de Hollywood imzalı 'King Kong' filmlerini aratmayacak cinsten.

BİLGİSAYAR KUMANDA EDİYOR

HAZIRLIĞI aylar alan ve uzman bir ekibin çizimleriyle ortaya çıkarılan bu yaratık, aslında kurt adam. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü mezunu olan Attila Akan tarafından hazırlanan maketin özelliklerine gelince... Yaratık, kumaş ve plastik malzemelerden, içine bir insanın girebileceği ölçülerde tasarlandı. Bazı hareketleri bilgisayardan kumanda ediliyor. Kan çanağı gözleri, uluma sesleri ve etrafına yaydığı ışık, bu kumandayla devreye giriyor.

http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=35173,102

fawwka
13-06-06, 00:08
http://img383.imageshack.us/img383/4508/14145766sf.jpg (http://imageshack.us)
1970 yılında Seferihisar’da doğdunuz. Gerçekten çocukluğunuz "Babam ve Oğlum" filmindeki gibi bir çiftlikte mi geçti?

- Evet. Kışları kasabanın içinde yaşardık, yazları da filmde gördüğünüze benzer kerpiç bir çiftliğe giderdik. Gerçi, biz oraya "çiftlik" değil, "bahçe" derdik. Yazları da "bahçe"ye gitmez, "göçerdik!"

Nasıl bir aileydi sizinki?
- "Kasaba eşrafı" denir ya öyle. Eşraftan ve aydın insanlar. O bakımdan çok şanslıyım. Siyaset konuşulan, kitap okunan bir ev. Babam o zamanın belediye başkan yardımcısı ama aynı zamanda çiftçi. Annem ise ev hanımı ama aynı zamanda dönemin aktif CHP kadın kolu başkanlarından. Aslında kız meslek lisesi mezunu bir öğretmen. Bir kız kardeşim var. Fakat bu, sadece bizim çekirdek ailemiz. Yoksa, biz çoook kalabalığız...

Yani filmde izlediğimiz teyzeler, halalar sizin gerçek hayatınızda da var. Onları filme renk katsın, sinematografik öğe olsun diye kullanmadınız...
- Olur mu? Hepsi var benim ailede. Ama sizin ailenizde de var. Çok bildiğimiz, bizden karakterler onlar. Belki o yüzden sıcak ve tanıdık geldi izleyenlere.

Peki filmin ne kadarı sizin hayatınızdı?
- Filmdeki olay, birebir yaşanmadı. Ama söylüyorum, filmdeki bütün karakterler benim ailemden ve hálá Seferihisar’da yaşıyorlar. Gerçi, "bahçe"ye gitme adeti bir süredir ortadan kalktı. Zaman değişti, "bahçeye göçmek" demode oldu, artık denize yazlığa gidiliyor!

Kasabalı olmak... Bir çiftlikte büyümek... Nasıl kavramlar bunlar?
- Mandalina, portakal, zeytin ve nar ağaçları arasında geçen bir çocukluk. Yalınayak, başı kabak, sümüklü çok ama çok güzel bir çocukluk. Hálá bazen rüyalarıma girer. Bir daha da hiç çocukluğumdaki kadar mutlu olmadım. Derler ya, "Mutluluk, sonradan hatırlanan bir şey, yaşarken fark etmezsiniz" diye, gerçekten öyleymiş...

Peki Egeli olmak?..
- Müthiş bir şey. Çocukluğunuzdan beri bir sürü renk ve insan malzemesiyle donanıyorsunuz. Üstelik bütün bunlar siz farkında olmadan oluyor. Egeli olmak, özellikle kadın karakterleri tanımak açısından çok faydalı. Kadın karakterler, yaratıcılığınıza çok şey katıyor. Bir de kadınlar Türkçe’yi çok güzel kullanır Ege’de, çok renkli bir Türkçe’nin varlığını fark edersin onların dilinde...

Siz kamera gibi onları izler miydiniz?
- Şimdi anlıyorum ki öyle yaparmışım. İzleyip, biriktirdiğim görüntüleri de cebimde saklarmışım meğer...

Gözünüzü kapatın, o çiftliğe, pardon "bahçe"ye dönün. Duyduğunuz sesler neler?
- Ağustos böceklerinin sesini duyuyorum, hiç durmadan öten. Sonra bahçenin arkasındaki sulama havuzunun motorunun sesi geliyor kulağıma. Ve tabii mutfaktan gelen çığlıklarla karışık kadın sesleri. Bunların hepsi mutluluğun sesi...

Hálá gözünüz kapalı değil mi? Şimdi çocukluğunuzdan burnunuza gelen kokuları anlatın..
- Tabii ki önce zeytinyağı kokusu. Sonra Trabzon hurması. Dedem, hurmaları ve greyfurtları, peçetelere sarıp bir odaya bırakırdı, onlar kışa kadar orada beklerdi. Hiç unutmuyorum o odanın kokusunu, mis gibi kokardı.

Dede nereli?
- Girit göçmeni.

Girit’e hiç gittiniz mi?
- İki yaz önce, sırt çantamı kaptım, gittim. Keçilerin arasında bir hafta tepindim. Dedemin babasının evini arıyorum. Ama bulamadım...

Neden?
- E bizim aile biraz garip, herkes başka bir yer söylüyor! Anneannem başka bir yer, teyzem başka bir yer. Cep telefonuyla sürekli bunları arıyorum, "Sözünü ettiğiniz yerin Türkçe adı başka, Yunancası başka" diyorum, haritalara bakıyorum. Bulamadım ama araması bile eğlenceliydi...

Bütün bunlar... Giritli olmak, Egeli olmak nasıl bir fark yaratıyor insanın hayatında?
- Bence insan karakterlerini bile kısmen coğrafya şekillendiriyor. Coşkuluysam -ki öyle olduğumu düşünüyorum- bunu biraz da Ege’de yetişmeme bağlıyorum. Çünkü Ege’de hayat da coşkulu yaşanır. Ege bir sürü farklı rengin, kokunun, bitkinin, meyvenin olduğu bir yerdir. Haliyle çok eğlencelidir Egeliler. Onlar düğünü de, ölümü de büyük coşkularla yaşarlar. Yaşadıklarını her an hissetmek isterler...

Bütün hayatı şehirde geçmiş bir adam, "Babam ve Oğlum" gibi bir film yapabilir miydi?
- Bilmiyorum. Zannetmiyorum. Bence insanlar kendi bildikleri dünyanın filmini yapmalılar...

Nedir bu? Bir dönem filmi mi? 12 Eylül filmi mi? Bir Ege kasabası filmi mi? Yoksa bir baba- oğul hesaplaşması mı?
- Önce şu konuda anlaşalım: "Bir 12 Eylül filmi" dersek yanılırız, yanlış yapmış oluruz. Çünkü 12 Eylül bu kadar kolay anlatılabilecek bir şey değil. Çok daha büyük bir araştırma yapmak lazım. Ben de zaten 12 Eylül filmi yaptığımı iddia edersem çok büyük terbiyesizlik yapmış olurum.

12 Eylül’le derdiniz nedir? Birebir yaşamış olamazsınız. Yaşınız bile yetmiyor...
- Evet yetmiyor. Zaten ben 12 Eylül’ü anlattığımı da iddia etmiyorum ama derdim var. O yara beni çocukken etkilemişti. 12 Eylül’le ilgili sadece simgeler var kafamda. Babamın sorguya götürülüşü mesela. Kendi çapında dönemin hızlı politik insanlarından biriydi. Sonra yine bahçeye gidişimiz ve kitapları toprağa gömüşümüz aklıma geliyor. Evde bir telaş, Nazım Hikmet kitapları toplanıyor, annem onları alelacele Firdevs Nine’ye veriyor. Hemen torbalara koyuyoruz, götürüp bahçeye gömüyoruz...



NOT:röportaj kabuslar evi dizisinin setinde yapılmış....
Devamı
http://www.gencturkhaber.com/haber.php?id=76610

zinednah
13-06-06, 08:02
Sinemanın ruhu küçük kara balık
yaptığı işlerin tadına doyulmuyor
sinemanın parlayan yıldızlarından
biri de o benim için Çağan IRMAK....

Başarılarının devamını gönülden diliyorum.....
Hep izleyen birileri olacak.....

Çok Sevgiler......

Melal
16-06-06, 10:29
çağan ırmağı tvde unutulmazlar arasına sokan kesinlikle çemberimde gül oyan sinemada ise babam ve oğlumdur babam ve oğlum'u 2 kere sinemada izledim ve 2sindede çok etkilendim ağladım kesinlikle çok iyi bir yönetmen ve senarist odluğunu düşünüyorum belli mi olur belki birgün çağan ırmak en iyi yabancı film veya en iyi yönetmen oscarınıda kazanır neden olmasın:)

Messa
21-06-06, 11:39
Arkadaşlar Dün Avşar Film'e Gittiğimizde Çağan IRMAK'ı Gördüm. Ne Kadar Sevindim Anlatamam. Ses Tonu Çok Güzel, Etkileyici Boğuk Bir Ses Tonu Var... Ama Gidip Konuşmadım.

akrostis
21-06-06, 16:49
kabuslar evi tvde yayınlanıcak.....dizi halinde..tek bölüm değil...

selinim
23-06-06, 10:39
çağan ırmak süper bir adam.senaryosuna bayılıyorum.çemberimde gül oya ve babam ve oğlum süperrrr

*Sultan*
23-06-06, 20:01
türkiyenin en iyi yönetmeni diyebilirim. Filimleri kesinlikle özel oldugu hemen belli oluyor.

Örnekler: Asmali Konak
Cemberimde Gül Oya
ve Babam ve Oglum

önümüzdeki günlerde insallah yeni projelerle bizi mutlu eder :img-grin2

nur-gulll
30-06-06, 07:49
http://img232.imageshack.us/img232/6854/sanstitre3aa.png

nur-gulll
01-07-06, 23:05
imza yaptim, umarim begenirsiniz

http://img475.imageshack.us/img475/4443/aganimza8yi.png

http://img103.imageshack.us/img103/5724/aganimza25js.png

http://img102.imageshack.us/img102/9865/caganirmakimza31dj.jpg

nur-gulll
02-07-06, 01:14
iki tane daha yaptim

http://img127.imageshack.us/img127/6203/aganirmakimza44zw.png

http://img66.imageshack.us/img66/2258/aganirmakimza51nc.png

britneysinem
02-07-06, 09:58
çağan ırmak harika bir yönetmen yaaa hele babam ve oğlumda harikaydı ağlamaktan ölmüştüm resmen yaa

norahhh
08-07-06, 19:44
çağan ırmakı çok beğeniyorum ki zaten onunla beraber başladı bende yönetmenin adını okuma alışkanlığı daha önceden yönetmen kimmiş hiç önemli değilken çağan ırmakın filmlerini izledikten sonra her izlediğim filmde yönetmenin adına dikkat eder oldum.artık filme gitmeden önce oyuncuları tanıdığım gibi yönetmenleride tanıyorum araştırıyorum ilk filmimi daha önceden nelere imza atmış gibi bana bu bilinci bilmedende olsa vermiş olan çağan ırmaka sonsuz teşekkürlerimi dizifilm.com aracığı ile iletmek isterim
günaydın istanbul kardeş
bana şans dile
şaşıfelek çıkmazı
asmalı konak
çilekli pasta
mustafa hakkında herşey
babam ve oğlum
çemberimde gül oya seviyorum ben çağanın yaptığı herişi:img-grin2

SELXX
08-07-06, 23:36
Çok iyi bir yönetmen. Çemberimde Gül Oya, Mustafa Hakkında Herşey, Babam ve oğlum, hepsi çok beğendiğim,çok etkilendiğim yapımlar. Hem bu kadar sade anlatıp hem de bu kadar etkileyici olabilir, can evinden vurabilir insan izleyiciyi? Çağan Irmak bunu başarıyor.

Flora
10-07-06, 09:26
Çağan Irmak'ı ilk Asmalı Konak'ta tanıdım.O zamanların en popüler dizisiydi.Bende çok severek izlerdim.Yönetmeninin Çağan Irmak olduğunu biliyordum ama o zamanlar pek önem vermezdim yönetmene.
Daha sonra Çemberimde Gül Oya.Onu pek izlemedim ama fragmanlardan ve izleyenlerin yorumlarından çok güzel bir dizi olduğu anlaşılıyordu.
Mustafa Hakkında Herşey filmini öğreneli 8 ay felan oldu heralde.Öyle bir yapım olduğunu dahi bilmiyordum desem yeridir.
En sonunda Babam ve Oğlum.İşte o muhteşem,hafızalarda büyük bir yer edinen film.Hem senaryosunu yazdığı hem de yönettiği Türk Sineması'nın en başarılı filmlerinden bir tanesi,hatta en başarılı filmi.Öyle güzel yazmış ve çekmişti ben diyecek söz bulamıyorum.
Gerçekten çok iyi bir yönetmen.
Başarılarının devamını diliyorum...

-s_e yaren-
10-07-06, 10:53
Çağan Irmak çok iyi bir yönetmen.Bende ilk olarak Asmalı Konakta tanıdım kendisini.Beğenerek izliyordum Asmalı Konak'ı çok kaliteli bir yapım ortaya çıkarmış...Ondan sonra Çemberimde Gül Oya çok başarılı bir yapım.Ben en çok Babam ve Oğlumda takdir ettim Çağan Irmak ı.Hem senaryosunu yazdı hem de yönetti helal olsun vallaha.Herşeyiyle konusuyla çekimiyle dört dörtlük bir yapımdı...Benim en sevdiğim en çok beğendiğim film Babam ve Oğlum.Bence Çağan Irmak en iyi yönetmenlerden biri.Bütün dizi-filmleri de çok kaliteli zaten...Tebrik ediyorum ben Çağan Irmak ı.

merlystreep
13-07-06, 21:21
http://img282.imageshack.us/img282/663/a84cs.jpg (http://imageshack.us)

merlystreep
13-07-06, 21:57
http://img372.imageshack.us/img372/7104/10fk2.jpg (http://imageshack.us)

nur-gulll
16-07-06, 10:42
meryl strrep resimler için çok tesekkûrler ;)

benden bir imza daha

http://img157.imageshack.us/img157/9356/image2lv8.jpg

nur-gulll
16-07-06, 10:51
bir tane daha ;)

http://img225.imageshack.us/img225/300/image3hu1.jpg

krnca_
16-07-06, 14:55
dün çilekli pasta die bi film izledim çagan oynuyodu

evet zaten çilekli pasta yanılmıyorsam Çağan Irmak'ın ilk uzun metrajlı filmi aynı zamanda oynadığı ilk film oyunculuğunu pek beğenmesemde yönetmenliği harika:img-nyam:

Tito
16-07-06, 19:07
gerçekten çok güzel bi filmdi çilekli pasta. daha fazla bütçeyle ve yasemin kozanoğlu yerine başka bir oyuncuyla çekilse babam ve oğlum kadar hasılat yapar. çünkü konusu çok sağlam. uğur polat ta mükemmel oynamış.

krnca arkadaşa katılıyorum. çağan ırmak çok kötü oynamış filmde. çekimlerde de küçük hatalar vardı(mesela araba kovalamaca sahnesi). aslında filmin geneli yapmacık oyuncu diyaloglarıyla geçiyor. ama dediğim gibi konu çok sağlam. bütün olumsuzluklara ve olanaksızlıklara rağmen bu film benden 10 üzerinden 8 alır. çağan ırmağında emeğine yüreğine sağlık.

krnca_
16-07-06, 19:29
Bu filmde Yasemin Kozanoğlunu izlerken içimi fenalıklar basıyor bir insan bu kadar mı kötü oynar

%Şevval%
20-07-06, 20:18
bayılıyorum bu adama babam ve oğlum gibi bir yapım çıkardı ortaya mükemmel tabi öncesinde mustafa hakkında herşey vardı oda fena sayılmaz bu arada çilekli pasta tv filmiymiş uğur polat çok iyiydi filmde:)diğer film ve oyunlarında olduğu gibi:)

elif_gs
21-07-06, 13:58
çooook başarılı. oyunculuğunu görmedim ben ama yönetmen ve senarist olarak çok iyi gerçekten. :img-clapp

ecrin
24-07-06, 10:06
Ah Çağan ah.
Sen ne yaptın yine
Yine oturup ağlıcaz galiba...
Çemberimde gül oya tekrar dan başladı.
Ne müthiş bi adamsın sen...

emre_11
24-07-06, 15:35
gerçekten çok başarılı biri takdir ettiğim yönetmen ve senaristlerden bir tanesi çok kaliteli ve diziler yaptı hepsi de çok izlendi çok sevildi

muge___07
28-07-06, 10:13
:img-clapp :img-clapp bu forumda ilk mesajlarımı onun için yazmak çok güzel ....

onun yaptığı herşeyi çok sewiyorum ....
çgo nun beni etkileyen en iyi dizim olmasını sağladığı için
hayatımda hiç bir sinema filmde ağlamadığım kadar ağlattığı için
bir çocuğun en masum halini anlattığı için
teşekkürler çağan ırmak .... http://www.dizifilm.com/forum/images/smilies/img-clapping.gif

ADA:)
28-07-06, 15:16
O kadar harika bir yönetmen ki! Bir gün tanışmak ve sohbet etmek istediğim ender insanlardan biri! Bir insan hayallerini ekrana bu kadar mı guzel yansıtır.Bu adamı neden seviyorum diyorum bazen ve neden yaptığı işleri bu kadar merak ediyorum: Çünkü yaptığı işlerde o kadar samimi ki! Bir çok yönetmenin aksine aslında bir filmin ayrıntılarla muhteşem bir yapıma donuşeceğini çok iyi biliyor.Ve bu ayrıntıları da en guzel şekilde işleyerek...Çilekli Pasta'yı izlemiştim çoook önceden çok hoşuma gitmişti.O zamanlar bilmiyordum daha Çağan Irmak adını:)İlk Asmalı Konak'la tanıdım:)Aslında Asmalı Konak'a Özcan Deniz oynadığı için biraz önyargılı yaklaştım ama senaryo mekan ve kamera oyunlarıyla kara kutuya öyle güzel yansıdı ki,dizinin tiryakisi oldum.Ardından Çemberimde Gül Oya geldi, jenerikte senaryo ve yönetmen yazısının altında Çağan Irmak'ı gördük,bayıldık.Tek üzüldüğüm şey Çemberimde Gül Oya'yı sürekli izleyememiş olmamdır. Daha sonra gündüz kuşağında Şaşıfelek Çıkmazı'nı izledim;harika oyuncuları bir araya getirmişti her zamanki gibi.Her sabah saati kurup erkenden diziyi izlemek için kalktığımı biliyorum.Ve en son, en sevdiğim filmler arasında haklı bir zaferle giren ve listenin en basına yerleşen:Babam ve Oğlum. Bir filmi, film yapan yönetmenidir.Çağan Irmak bu işi çok iyi yapıyor ve onu bazı vizontele ünlülerinden daha çok ekranda görmek istiyorum.Çünkü O insanların derinlerde, bir yerlerde kalmış duygularına çok guzel dokunuyor:)

elizabeth_darcy
28-07-06, 16:18
yeni projelri neler.mesela bi dizi işi varmı?.çağan ve nurgülü tekrar bir arada görmek isterimm
bilgilendiriseniz sevinirm

GEZMiS
28-07-06, 20:19
Tam anlamı ile bu işde Üstad. Yaptığı projelerden alnının akıyla çıkmayı çok iyi biliyor.

özgür_keremcem
31-07-06, 09:59
türkiyenin gerçeklerini o acılı günlerini,darbe dönemini ekrana yansıtan tek adam.Onu burdan kutluyorum.çok ii bir yönetmen.Bütün dizilerini filmlerini izledim.

Yagmur_ask
01-08-06, 11:44
Her ne kadar yetersiz olacagini bilsemde TEK KELIMEYLE MUHTESEMM. Basarisiz hic bir projesi yok. Turkiyenin bugune kadar en yuksek ratingini almis Asmali Konaktan tutunda Cemberimde Gul Oya kadar hepsi mukemmel idi. Genc olmasina ragmen gosterdigi basari harika. :img-kiss: :img-grin2

nur-gulll
02-08-06, 19:33
http://img200.imageshack.us/img200/3511/image3xd7.jpg

**Tugce**
02-08-06, 21:41
Bir numara yönetmen,Her yaptığı iş,bambaşka güzel,kaliteli....

girlmeltem
02-08-06, 21:46
benim en sevdiğim yönetmen ve en başarılı bulduğum yönetmen çağan ırmaktır adam süper ya zaten çemberimde gül oyada bittim ben küçük kara balık çok güzeldi yaa

misskrueger
04-08-06, 12:18
http://img84.imageshack.us/img84/7950/084caganirmak02jc6.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
04-08-06, 12:20
http://img85.imageshack.us/img85/2314/086caganirmak04ib6.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
04-08-06, 12:24
http://img102.imageshack.us/img102/6785/085caganirmak01wd5.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
04-08-06, 12:25
http://img216.imageshack.us/img216/6506/087caganirmak03wl0.jpg (http://imageshack.us)

nur-gulll
04-08-06, 17:51
misskrueger, resimler çok güzel ellerine saglik ;)

http://img469.imageshack.us/img469/6896/85fr1.jpg

http://img469.imageshack.us/img469/2508/image4tf1.jpg

nur-gulll
04-08-06, 17:55
çemberimde gûl oyanin son bölümünde, bir iki saniye çagani görebiliyoruz, fakat çok dikkatli bakmak gerekiyor, iste resimler ;)

http://img53.imageshack.us/img53/6997/cgo40tkmanya3090001gh3.jpg

http://img149.imageshack.us/img149/9424/cgo40tkmanya3090002uj8.jpg

http://img149.imageshack.us/img149/6259/cgo40tkmanya3090003kh9.jpg

http://img149.imageshack.us/img149/517/cgo40tkmanya3090004gu4.jpg

nur-gulll
04-08-06, 17:58
ayrica çagan irmak, yönettigi asmali konak dizisinin bir bölûmündede görünüyor

http://img484.imageshack.us/img484/8541/caganirmakasmalidayd6.jpg

nur-gulll
04-08-06, 18:24
http://img503.imageshack.us/img503/6034/madamnikidede216cuai8.png

http://img334.imageshack.us/img334/4030/canansuna18jpry3.jpg

misskrueger
04-08-06, 18:26
misskrueger, resimler çok güzel ellerine saglik ;)

http://img469.imageshack.us/img469/6896/85fr1.jpg

http://img469.imageshack.us/img469/2508/image4tf1.jpg
rica ederim nur-gulll:img-grin2

kural
05-08-06, 10:28
herkesin söylediğine katılıorum bu adam gerçekten süper babam ve oğlum izlediğim en ii filmdi diebilirim hem ağlayıp hem gülmek filmi hatırladıkça hala çocuğun haline içim sızlıo

yeldaaaa_berk
07-08-06, 09:50
çağan ırmak gerçekten mükemmel bi yönetmen bende onun gibi bi yönetmen olmayı çok istiyorum benim hayatımda izlediğim en güzel sinema filmleri we tw dizilerinin yönetmenliğini çağan ırmak yapmıştı asmalı konak çemberimde gül oya we babam we oğlum gerçekten süper bi yönetmen we senarist mükemmel bi adam ya:img-clapp :good: :img-ok:

eCe_15
08-08-06, 13:19
bu arada benim dikkatimi bişey çekti dikkat ettiyseniz çağan ırmak filmlerinde veya dizilerinde hep üzücü bir sahnenin ardına cok komik sahneler koyuyor

gül_ecem
10-08-06, 14:29
çok iyi bir yönetmen ve senarist.yazıp (birini yazmıyor) yönettiği yapımlara bakarak çıkarabiliriz bu sonucu.babam ve oğlum, çemberimde gül oya, asmalı konak... hepsi de bir efsane oldu.

gzd_gzd
10-08-06, 14:47
çok başarılı we yönettii tm dzi-filmleri unutulmaz brer klasik haline getrmiş bi yönetmen

nur-gulll
12-08-06, 09:03
http://img47.imageshack.us/img47/4512/babam1mn5.jpg

erten07
15-08-06, 19:22
Başarılı bir yönetmen, bizi dizi manyağı yaptı, mayıs ayında kapadokya daydım.asmalı konak anıtını dikmişler, bu anıtı hakkediyor bence. Çemberimde gül oya dizisi de mükemmeldi ve babam ve oğlum:icon_cry:

misket
15-08-06, 19:59
Arkadaşlar içinizde Çağan Irmak ın mail adresini bilen varmı..*? Bana bu konuda yardımcı olurmusunuz ?

krnca_
15-08-06, 20:19
Arkadaşlar içinizde Çağan Irmak ın mail adresini bilen varmı..*? Bana bu konuda yardımcı olurmusunuz ?

Çağan Irmak'ın kendi kişisel sitesi vardı ama bayağıdır kapalı

özgenuroğlu
16-08-06, 14:15
kesinlikle harika bir yönetmen-senarist
türkiyede benim bir numaram
gerek insanlara verdiği fikirler,gerek dizi-filmlerinin tadı ve herzamn farklı senaryolarıyla karşımızdaydı...
yaptığı her dizi-film bir efsane oldu..
gerçekten hem güldüren,hem ağlatan....
isteiğinde gerilim,komedi,dram,romantik gibi tüm duyguları birdizide toplamayı becerebilen tek yönetmendir diyebilirim...
nedemek anlatamam biliyorum sözcükler yetersiz kalır..
anlamak istiyorsanız çemberimde gül oya ve babam ve oğlumu izlemeniz yeterli olacaktır

d.cansel
17-08-06, 18:01
şimdi asmalı konakla çemberimde gül oyaya bakıyorumda ne kadar muhteşem çekim teknikleri var ne kadar başarılı hele babam ve oğlum süper bir film,umarım yepyeni yapımlarda yine kendisini görürüz

ros_e
17-08-06, 21:11
BABAM VE OĞLUM ÇOK GÜZEL Bİ FİLMDİ ÇAĞAN IRMAK ÇOK İYİ BİR YÖNETMEN..

sezinti
17-08-06, 21:32
Susurluk'un şifresi bu dizide çözülüyor

Eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar ve gazeteci Emin Özgönül'ün proje ve senaryo danışmanlığını üstlendiği, 'Kod Adı' adlı televizyon dizisinin çekimlerine Ankara'da başlandı. Dizide Levent İnanır, Çetin Öner, Özgür Özberk, Nuri Gökaşan, Korel Cezayirli, Tayfun Eraslan, Tomris Çetinel, Ayşen Gürler ve İhsan Sanıvar gibi isimler rol alıyor. Dizinin yönetmenliğini, Kırık Kanatlar ve Seher Vakti gibi dizilere imzasını koyan Çağatay Tosun yapıyor. Başarılı yönetmen Çağan Irmak ise Kod Adı'nın süpervizörlüğünü üstlenerek diziye katkı sağlıyor.

kaynak aksam.com.tr

dilek-89
19-08-06, 23:15
kesinlikle yaptığı filmleri efsaneleştiren bi yönetmen ve senarist.çemberimde gül oya ve babam ve oğlum asla unutamicağım dizi ve film üstelik bu kadar genç bi yönetmenimiz olduğu için çok şanslıyız.daha çok güzel şeyler izleyeceğiz demektir.

beterböcek
23-08-06, 08:33
türkiyenin en iyi yönetmenlerinin başında gelir bence.

erten07
23-08-06, 19:11
:img-clapp Eylül ayında kanal D' de yayınlanacak "Kod adı" adlı dizide Çağan Irmak süpervizör olarak görev alıyor. Kanal D fragmanları yayınlamaya başladı bile.merakla bekliyoruz diziyi.

oslemm
25-08-06, 15:35
kod adı güsel bi diziye benziyo zaten çağan ırmakın yer aldığı bi proje kötü olamazz

eti_melo
25-08-06, 20:16
kod adı güsel bi diziye benziyo zaten çağan ırmakın yer aldığı bi proje kötü olamazz
çağan ırmak olurda kötümü olur reting rekorları kırar o dizi valla

mantik80
26-08-06, 11:29
çağan ırmak olurda kötümü olur reting rekorları kırar o dizi valla
kirilacak reyting kalmaz
kod adi dizisini bende bekliyorum:img-grin2

narcissa
30-08-06, 13:43
Türkiye'nin en iyi yöetmeni... Bunu iddia ediyorum ve aksini kimse kanıtlayamaz bence! Steven Spielberg'ün türk versiyonu... Şu hayatta yönetmen denilince aklıma gelen iki isimden biridir bu şahsiyet;
Steven Spielberg vs Çağan Irmak! gerçekten bu adamların dahi falan olduğunu düşünüyorum....

erten07
30-08-06, 18:33
kod adı adlı dizi pazartesi saat 10 da kanal d' de başlıyor.

sadece_ozge
30-08-06, 20:12
http://img170.imageshack.us/img170/4889/02mx1.jpg

__SEYMEN__
30-08-06, 21:37
mükemmel bir yönetmen her yaptığı izlnior bn çok beğniorum

sibelll
31-08-06, 08:03
süper olmakla kalsa.... ultra süper.... çok pozitif biri.... acayip elektrikli bir insan... insan hep onunla olmak ister... hep o konuşsa hep dinlesek.... okadar güzel bir şahsiyetki..tanışmak bana çok iyi geldi...yer yüzünde onun gibi güzel insanlar olduğunu bir kez daha gördüm..... iyiki varsın çağan.... hep böyle güzel kal.... bu çirkin dünyaya karşı :img-kiss:

erten07
31-08-06, 09:28
Babam ve oğlum filmi altın portakala katılamıyor,bütün ödülleri alacağını biliyorlardı tabii.:img-yes:

RoseMarry
01-09-06, 15:36
rica etsem bi Çağan Irmak gifi yapabilirmisiniz?? :img-help:

asivemavi_44
01-09-06, 20:04
çgo ızlerken bir kez daha hayran kaldım kendisine seni sewiyorum

Melal
01-09-06, 21:50
Babam ve oğlum filmi altın portakala katılamıyor,bütün ödülleri alacağını biliyorlardı tabii.:img-yes:

bencede kesin en iyi film,en iyi yönetmen,en iyi erkek oyuncu,en iyi kadın oyuncu,en iyi yardımcı erkek oyuncu ödüllerini alırdı ee zaten geriyed epek fazla bişey kalmıyor ama bence büyük haksızlık ayrıca ezel akay'ın filminede haksızlık yapıldı hem haluk bilginer hemde beyazıt öztürk hacivalta karagöz nedne öldürüldü filminde çok iyi bir performans göstermişlerdi neyse hem babam ve oğlum hem çağan ırmak hemde bütün oyuncular halkın ödülünü aldılar jürinin vereceği ödül onların olsun:img-grin2 :img-grin2

RoseMarry
02-09-06, 09:51
babam ve oğlumun ltın portakalda olmayış nedeni buymuş

'Babam ve Oğlum' neden yok?

Altın Portakal'da yarışacak filmler belli oldu ancak herkesin gözü listede 'Babam ve Oğlum'u aradı. Filmin neden yarışamadığı ise belli oldu...

31 Ağustos 2006 Perşembe

43. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj bölümünde yarışacak filmlerde, herhangi bir ulusal televizyon kanalında gösterilmemiş ve DVD baskıları satışa sunulmamış olma şartı arandığı bildirildi.

Buna karşın, şartnamenin 5/4’üncü maddesi gereği yarışmaya katılacak filmlerde herhangi bir ulusal TV kanalında gösterilmemiş ve DVD baskıları satışa sunulmamış olması şartı arandı. Buna göre, 9 film ulusal uzun metrajda yarışmaya hak kazandı.

Yetkililer, geçen yıl festivale başvurunun az olmasından dolayı şartnamenin "Bu yönetmelikteki her türlü değişiklik hakkı, TÜRSAK Vakfı ve AKSAV yönetimine aittir" maddesi gereği 5/4. maddenin işletilmediğini belirttiler.

Babam ve Oğlum, Beyza’nın Kadınları ve Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü gibi sezonun en çok ilgi gören filmlerinin DVD baskılarının satışta olması nedeniyle şartnameye uymadığı bildirildi.

Festivale, ulusal uzun metrajda yarışmak için bu yıl yaklaşık 20 film başvurdu.


Milliyet

la bonita
04-09-06, 10:46
bugün 4 eylül ve bildiğim kadarıyla Çağan Irmak'ın doğumgünü. Çağan Irmak 04.09.1970 İzmir doğumlu.

İYİKİ DOĞDUN ÇAĞAN IRMAK,
ailene de senin gibi bir insanı yatiştirdiği için çok teşekkür ederim....

_free_
04-09-06, 14:10
mutlu yıllar küçük kara balık =)
GERÇEKTEN iyiki varsın çağan ırmak :)

RoseMarry
04-09-06, 17:15
nurgül imzalarından birini aldım boyutta bi sorun çıktı ama hallettim çok teşekkürler...

DoğuM GüNüN KuTLu OLsuN Çağan Irmak.!!
İyiki Varsın.!!

erten07
04-09-06, 19:23
doğum günün kutlu olsun çağan ırmak.nice başarılarla dolu yıllara. umarım daha güzel filmlerini izleriz hep birlikte.

nur-gulll
04-09-06, 20:59
Arkadaslar çagan irmak eylül degil nisan dogumlu, kendisi nisan ayinda dogdu, ve ayrica bu yûzdende yegeninin adini nisan koymuslar

Rosemary imzami kullanman beni çok mutlu etti ;)

la bonita
05-09-06, 19:20
arkadaşlar ben de milliyet gazetesinin cumartesi yada pazar günkü ilavesinde bi yazarın köşesinde okudum. altında da ÇGO nun resmi vardı. yazı Çağan ile ilgiliydi. Orada 04. 09. 1970 İzmir doğumlu olduğu yazıyordu. Eğer yanlışsa özür dilerim.

nur-gulll
05-09-06, 20:12
önemli degil ;)

bir çok sitede ve bir çok dergide eylül geçiyor, ama genellikle resmi sitelerde hep nisan ayi yaziyor


çagan irmak yegeni nisan dogdugunda, ona bir mektup yazmisti ve bu mektup bir dergide yayinlanmisti


iste o mektup'tan bir alinti

"Adını biliyorduk bir tek şimdilik; "Nisan". Hep yeşil kalasın diye. Kardeşim bana da kıyak çekmişti bu ismi bulurken."Ee, dayısı
da Nisan'da doğdu" diyerekten."


yani çagan nisan dogumlu ;)

nur-gulll
05-09-06, 20:13
Mektubun tamami


Adını Nisan koyduk senin."Her şey bittiğinde bana haber ve-
rin!.." Böyle demiştim anneme aylar önce.Şımarık bir hazı-
ra konmak tavrı diyeceksin buna... Bilmem,istersen öyle de.
doğum zor olacaktı çünkü. Bir doktor ordusu hazırda bekli-
yordu senin gelmeni. Ve seninle benim aramda kilometreler
vardı. Delirmemek işten değil aslında. Annem "tamam" de-
di, "Merak etme!" Nasıl bir kız olacaksın, nasıl bir bebek, hiç
düşünmemeye çalışıyordum. Hatta doğmadan rüyama bile
girsen de. Ama bu sayılmazdı, tanışmak sayılmazdı güzel be-
bek.Belki de bir melek kandırmıştı beni uykumda. Adını bili-
yorduk bir tek şimdilik; "Nisan". Hep yeşil kalasın diye. Kar-
deşim bana da kıyak çekmişti bu ismi bulurken."Ee, dayısı
da Nisan'da doğdu" diyerekten.
Yeni yıla iki gün kala annem aradı. Genellikle teyakkuz halin-
de geçiyordu günler hepimiz için. Sabah on muydu neydi?
"Erdal nerdesin?"
"Anne benim, Çağan!"
"Hıhh tamam,yok bi şey oğlum, yanlış aradım."
Küt kapandı telefon.Damadı diye oğlunu aradı yanlışlıkla
Nurhal Hanım. Yok, bi iş var bu işte. Sen geliyordun galiba.
Tamam anlaşıldı. En son ben öğreneyim demiştim ama bak
olmadı işte. Demek Allah Baba;"Senin de karnın ağrısın bi-
raz" demişti...Eyvallah,n'apalım? Nihan'a yardımı olacaksa,
paylaştıkça azalacaksa bu telaş, kabul... Fizan'a da giderdim
ben gerekirse.
Ah, geliyordun galiba.Evde deli gibi volta atmaya başladım.
Aramadım annemi bi daha... İşi başından aşkındır. Hadi Ni-
han, hadi gayret... Erdal fırla hemen hastaneye, baba oluyor-
sun! Hemen bilet almalıyım, hemen uçmalıyım izmir'e..
Neyse Aynur yetişti imdadıma.
"Çay bahçesindeyim gel."
Fırladım gittim.Bak büyüyünce sana da olacak bu. Bazen za-
man arkandan gelir, sen onun önünde koşarsın. Ya da tam
tersi olur. Eror veriyorum çay bahçesinde oturuken. Kaçın-
cı sigara bu? Kaçıncı çay? Aynur;"Bu ne hal?" diyor. Ne bi-
leyim ne bu hal. Tekrar telefon...
"Hadi bakalım, koş bavul hazırlamaya şimdi."
Yönetmen Çağan, senarist Çağan, arkadaş Çağan, sevgili Ça-
ğan... adımın önüne eklenen hiç bir sıfat senin getirdiğin ka-
dar sıcacık değil Nisan; "Dayı Çağan!"
Eve bomba gibi düşüyorum sonra. Evdeki herkes değişmiş
bir başkası olmuş seninle. Annem anneanne, daha dün ko-
şup oynadığım küçük kardeşim anne, Erdal'ı babai beni dayı
yapıverdin, el kadar boyunla. Yavaşça tülü kaldırıyor elim.
Bu ne güzel bir masal prensesi ki böyle, uyumakta yatakta.
Vuruldum ilk görüşte sana. Bu ne güzellik Nisan Hanım. An-
nemle, Nihan yemek hazırlamaya gidiyor mutfağa. Demek
papucumuz o kadar da dama atılmamış henüz. Nihayet baş-
başa kalıyoruz seninle. Açıyorsun gözlerini. Bir çift yeşillik
kaplıyor odayı. Kucağıma alıyorum seni usulcacık. Boynunun
altından tutarak tabii. Seni nasıl taşıyacağımı biliyorum ben.
Pencereye doğru yürüyoruz. Hiç ağlamıyorsun.Bu ikimizin
birlikte ilk anısı çünkü. Bozmuyorsun bunu sende. Tülü ara-
layıp sana dünyayı gösteriyorum.
“Bak dünya. Bu Nisan...Nisan. bu da dünya.” Tanışın!
Mavi mavi “Annem” yazıyor, Mozart’ın Türk marşına ayarlı
Telefonun ekranında. Yes’e basıyorum hemen. “Dayıcım” di-
yor annem.
“Dayıcım nasılsın?”
Yes işte yes dayı oldum. Oh bitti.
“Şekeri nasıl Nihan’ın?”
“İyi, süper...”
“Çok şeker”
“Bebek nasıl?”
“Dünya güzeli”
Oh süper, şahane... Nisan... Kış ortasında Nisan geldi bize.
Murat’a, Aynur’a, Selçuk’a; “Dayı oldum” diyorum,”Dayı”...
Hemen İstiklal’e vurdum kendimi. Bu caddeden dayı olarak
İlk geçişim. Dayı dayı yürüyorum, omuzlar altı okka. Sana ye-
ni armağanlar almak lazım Nisan Hanım. Bebekler için Vival-
di, bebekler için Bach CD’leri çıkarmış amcalar. Hemen ala-
lım beş altı tane. Kitaplar yazmışlar ablalar;”Bebeğimin ilk 18
Ayı” alalım onu da anneye. Bir de pespembe masal pabuçla-
rı alalım sana. Giy de hanım hanımcık ol diye. Birbirinize iyi
davranın olur mu? Söz ver dünya, onu üzmeyeceğin, iyi dav-
ranacağına, mutlu edeceğine söz ver, olur mu? Kızımız sana
emanet.
Adını Nisan koyduk senin, hep yeşil kalsın diye. Sevdiğim
Ağaçlar gibi, sevdiğim mevsimler gibi. Nisan, kış ortasında
Nisan....

kaynak : Elele - 2004

RoseMarry
06-09-06, 08:12
ayy mektup harikaymış ne güzell yazmış ya saol nurgül bizimle paylaştığın için

krnca_
06-09-06, 13:02
inanılmaz ne kadar güzel yazmış nasılgüzel ifade etmiş duygularını tabii sonra bu adamın senaryosunu üstlendiği filmler, diziler adamı böyle ağlatır

defneee
07-09-06, 00:09
Türkiyenin en iyi yönetmen ve senaristlerinden biri
babam ve oğlum hayatım boyunca unutamayacağım bir yapım

nazlii1
07-09-06, 19:40
çağan ırmakın kendine ait bi sitesi varmı??

krnca_
07-09-06, 20:14
eskiden bir sitesi vardı ama sanırım kapattı

melis_krmcm
07-09-06, 23:05
yapımlarından da görüldüğü gibi süper bi yönetmen hakikaten...

ehlocan
08-09-06, 07:50
Sevgili nur_gulll mektubu eklediğin için çok teşekkürler..Duygularını ne de güzel ifade etmiş.Çok güzel çalışmalara imza atıp nunun karşılığı hakettiği ödülleri alan biri olmasının yanında her daim mütevazi ve kendini bilen tavrını sonsuza dek devam ettirmesini dilerim.(Öyle de olacğından şüphe yok gerçi)Tekrar teşekkürler mektup için...

prensesss
14-09-06, 10:37
Ne kadar güzel bir mektup ya...Bizlerle paylaştığın için sağol arkadaşım.Çağan Irmak benim hayatım boyunca unutamayacağım iki yapıtlara imza attı.Bundan sonra da unutulmaycak birçok yapıta imza atacağına eminim.

erten07
16-09-06, 22:37
altın portakal film festivaline katılamayan babam ve oğlum açılış töreninde yılmaz erdoğan' ın espirilerine konu oldu ve ödül yerine bol alkış aldı.

krnca_
17-09-06, 13:43
ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ "SÖNÜK" BAŞLADI!.. FESTİVALİN BAŞLANGICINI MÜJDELEYEN “YILDIZLAR KORTEJİ”NDE ÇOK AZ SAYIDA TÜRK SANATÇININ YER ALMASI DİKKAT ÇEKTİ!..

Altın Portakal protesto mu ediliyor!..

43'üncü Antalya Altın Portakal Film Festivali ile 2'inci Uluslararası Avrasya Film Festivali, Türk ve dünya sinemasından sanatçıların katıldığı, ''Yıldızlar Korteji''nin Antalya sokaklarındaki geçişiyle başladı...


Tramvay durağında başlayan Kortejde çok az sayıda Türk sanatçının yer alması dikkat çekti!.. Jüride bulunan Demet Akbağ’la birlikte Seray Sever, Yusuf Sezgin, Aytaç Arman’dan başka ünlü ismin kortejde olmaması yarışma öncesi Mustafa Altıoklar, Çağan Irmak, Ömer Faruk Sorak ve Yılmaz Erdoğan gibi isimlerin festivali protesto edeceklerini açıklamalarının etkisi olmuş görünüyor!..

nil89
18-09-06, 16:33
cagan irmak coy coy iyi bi yönetmen onu cok seviyorum gercekten hayran kaliyorum filmlerine dizilerine önceden hic yönetmene dikkat etmezdim hep en önemli oyuncular felan derdim ama özellikle cemberimde gül oyada dikkatimi cekti her hersahnede vay nasil cekmis ya süper oluyodum bence cok yetenekli diger ülkelerede acilmali yani taninmali benim icin heryüzündeki en iyi yönetmen yeni filmlerini dizilerini meraklan bekliyom artik yapsin bisey özledik onun filmlerini

ÇAKIL85
18-09-06, 19:39
hayatta en çok çalışmak istediğim,hayran olduğum bir yönetmen...
şu anda tartışmasız Türkiyenin en iyi yönetmeni...

elif_gs
18-09-06, 23:09
ona binlerce kez teşekkür ediyorum. bu kadar genç olmasına rağmen unutulmaz yapımlara imza atıyor. inşallah ülkemizi dışarıda da temsil eder. onu çooooooooook seviyorum. onun değerini bilmemiz lazım. çok özel bir insan

_meLike_
21-09-06, 09:46
babam ve oğlum filmiyle başarısına başarı kattı çektiği her filme gözüm kapalı giderim dediğim bir yönetmen

http://img144.imageshack.us/img144/7797/084caganirmak02nl8.jpg (http://imageshack.us)

http://img144.imageshack.us/img144/8630/085caganirmak01sz5.jpg (http://imageshack.us)

_meLike_
21-09-06, 09:50
http://img180.imageshack.us/img180/4472/086caganirmak04hk6.jpg (http://imageshack.us)

http://img153.imageshack.us/img153/5605/087caganirmak03lk0.jpg (http://imageshack.us)

yasden
25-09-06, 10:58
şuanda hiçbir rakibi olmayan tek yönetmen "çağan ırmak"
şimdiye kadar yaptığı filmler herkes üzerinde bir etki yaratmıştır...
bunda sonra yapacaklarının da öyle olmasını temenni ediyorum...

börtüböcek
25-09-06, 12:10
şuanda hiçbir rakibi olmayan tek yönetmen "çağan ırmak"
şimdiye kadar yaptığı filmler herkes üzerinde bir etki yaratmıştır...
bunda sonra yapacaklarının da öyle olmasını temenni ediyorum...

Aynen katılıyorum.Dilerim KÜÇÜK KARA BALIK :img-wink: HEP EN İYİ YERLERE GELİR

nur-gulll
26-09-06, 05:59
Rica ederim arkadaslar ;)

Çağan Irmak'tan son mektup

Atif Yilmaz'a

Sevgili Atıf Abi,
Boşluğunun yarattığı üzüntüyü, suskunluğumuzu, kalakalışımızı, derin bir nefes bırakıp, başımızı önümüze eğişimizi anlatmayacağım sana. Bunu istemezdin biliyorum. Sen hep hayatın acıtan taraflarına gülüp geçtin, acılar hep on sıfır mağluptu senin karşında.
Seni az da olsa tanıma şerefine erişmiş, seninle oturup çaylar içmiş, filmlere gitmiş, sohbet etmiş herhangi birinin ilk bakışta anlayabileceği gibi...
İşte ancak böylesine müthiş bir yaşam zevki ve işte ancak bu denli güçlü bir kişilik 120'ye yakın film yapabilir bence. Seninle ilk tanıştığımız günü hatırladın mı? "Gözüm üzerinde, seni takip ediyorum" demiştin de bana, dizlerimin bağı çözülüvermişti o an. Dev gibi Atıf Yılmaz'dı bunu diyen, bense bir iki bir şey yapmış bir deli heyecancık sadece. "Beni nerden tanıyor" demiştim yanımdakilere, boğazım kupkuru. Soluğum kesik. Hepsi yan dudak yukarı gülümseyip "Atıf Abi her şeyi takip eder" dedilerdi. İşte bu yüzden hiç ihtiyarlamadın, zaman yenildi sana, hep gencecik dev adamsın sen. Hepimiz hep bir ağızdan "Selvi Boylum Al Yazmalım" dedik yıllarca. Hepimiz bin kere seyrettik "Ah Güzel İstanbul"u, "Adı Vasfiye'yi", "Ah Belinda'yı", "Hayallerim Aşkım ve Sen"i. Türk sinemasının en umutsuz dönemlerinde bile her şeyi göze alıp yaptığın "Ölü Bir Deniz"i, "Berdel"i, "Mine"yi, "Arkadaşım Şeytan"ı hatırlıyorum da derin bir oh çekiyorum yeniden. Hiçbir filminde tribünlere oynamamış, halkını atlamamış, bir Türk sinemacısının hazinesi unutulur mu hiç? Unutulmaz elbet. İşte tam da bu yüzden vedalar kabul edilmez bazen. İşte tam da bu yüzden insanlar unutulmaz bazen. İşte tam da bu yüzden dev gibi filmlerinle gümbür gümbür durmaktasın hâlâ karşımızda. İşte bazen birini anlatmak için oturursun kâğıdın başına da tüm dünya gülümser sana, anlatabilecek misin bir efsaneyi üç beş kuru satırla...
Ne mümkün, Atıf Abi ne mümkün...

nur-gulll
26-09-06, 06:01
http://img242.imageshack.us/img242/6410/sanstitrend9.jpg

nur-gulll
26-09-06, 06:07
çagan Irmak duygularini çok iyi ifadebilen bir insan, bunu yönettigi filmlerden, yazdigi mektuplardan, yazilaridan , röportajlarindan anlayabiliyoruz, bence o çok farkli biri, çok güzel seyler anlatiyor, çok güzel bir dilde anlatabiliyor, iyiki varsin çagan irmak

Iste çagan irmak'in yazdigi sarkinin sözleri, geçekten çok güzel sözler, yüregine saglik küçük kara balik ;)

Bir sans daha

bir şans daha,
bir şans daha verselerdi sana
her şey başka
her şey başka olur muydu baba?
bir şansa daha
bir gün daha verselerdi bana
hiç korkmazdım, anlatırdım sevgimi ben sana
ah, ne yazık geçti seneler
göçtü kuşlar birer birer
ah, koskoca düğüm artık yutkunduğum tüm sözcükler

kitaplarda okuduğum tüm masallarda
sonsuza dek mutlu mesut yaşamışlar baba
yaşam bazen tatlı yalanlar söyler satırlarda
hiç üzülme, işte hayat mutlu son bu baba
ah, sonlar yoktur hiç inanmam
hikayeler tekrar başlar
ah, büyüyecek tüm çocuklar
küçülmeyen rüyalarla

nur-gulll
26-09-06, 06:30
"çemberimde gül oya dialoglari" kitabindaki önyazi


Sevgili okuyucu,

öncellikle neden böyle bir kitabin var oldugunu açiklamak isterim. yazarliga soyunmak ya da edebiyatçi olmanin ne kadar zor ve birikim gerektiren bir ugras oldugunu bilen biri, bu açiklamayi yapmanin da zorlugunu hissediyor elbet.

Evet nietimiz kitap yazmak degil, sizlerden gelen istekler dogrultusunda olusmus bir kitabi tutuyorsunuz elinizde. Katildigimiz bir ODTÜ söylesisinde böyle bir kitap fikrinin bize önerilmesi bizi daha da heyecanlandirdi. Adini bilmedigim o gülen gözlerin sahibi kiza bir selam göndermek isterim ilk evvela.

çemberimde Gül oya'yi 2000 yilinda uzun metrajli bir film senaryosu halinde yazdigim bu hikayenin buralara gelebilecegini hiç tahmin etmemistim açikçasi.

Bu maceram boyunca beni yalniz birakmayan sevgili Kuledibi ekibine yaraticiklari ve dostluklari için sonsuz tesekkürler.

Bu proje yapma cesaretini gösterebilen yapimcimiz Sükr£u Avsae'a ve varligina onur duydugum Tomris Giritlioglu'na, tüm teknik ekibimiz ve oyuncularimiza ve kanal D'ye sevgilerimi sunuyorum.

Sevgili çemberimde gül Oya seyircisi size tesekkürlerin ve dileklerin yetmedigi bir noktada hissediyorum kendimi. Siz kendiniz için en güzel dilegi dileyin.


çagan irmak

nur-gulll
26-09-06, 06:33
Eger bilmeyen varsa, çagan irmak "gerekli seyler" adli aylik dergide klasik müzik hakkinda yazilar yaziyor. kendisi bir klasik müzik hayrani, çemberimde gül oya'nin bazi bölümlerinde ve özellikle "Mustafa hakkinda her sey filminde "çok iyi anlasiliyor.

nur-gulll
26-09-06, 12:14
http://img244.imageshack.us/img244/7438/caganirmakpublikumspreiscp8.jpg

averaj
11-10-06, 18:55
çağan çgo dan alnının akıyla çıktı ve çok başarılı bir dönem dizisi yaptı.senaryo çok iyi,oyuncular ve yaratılan karakterlerin üzerinde ayrı ayrı durulmuş ve harika bir yönetmenlik.babam ve oğlum keza.ve tabi ki şaşıfelek çıkmazı...izleyenler varsa mahinur ergundan yönetmenliği devraldıktan sonra diziye ayrı bi tat gelmişti.
ne diyim o hep güzel işler yapsın biz de seyredelim...

nur-gulll
13-10-06, 16:02
http://img169.imageshack.us/img169/2592/sanstitretruecolor04wr9.jpg

nur-gulll
13-10-06, 16:20
http://img47.imageshack.us/img47/319/sanstitretruemcolor04xl4.jpg

nur-gulll
15-10-06, 22:31
http://img102.imageshack.us/img102/5516/11fp4.gif

nur-gulll
17-10-06, 08:27
http://img138.imageshack.us/img138/2600/sanstitretruecolor15ow9.jpg

http://img84.imageshack.us/img84/3397/12yr7.jpg

nur-gulll
17-10-06, 08:28
http://img144.imageshack.us/img144/3950/sanstitretruecolor12mj2.jpg

http://img144.imageshack.us/img144/9597/10nl0.jpg

nur-gulll
17-10-06, 08:44
http://img92.imageshack.us/img92/7130/sanstitretruecolor16qn4.jpg

fawwka
17-10-06, 10:56
http://img85.imageshack.us/img85/4161/2307785127x108md1.jpg (http://imageshack.us)

Çağan Irmak, Uludağ’da korkutacak

Çağan Irmak'ın korku-gerilim türündeki eseri "Kabuslar Evi", bu yıl ilki düzenlenecek olan Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali'nin Geceyarısı Seansı bölümünde izleyiciyle buluşuyor.

Çağan Irmak’ın korku-gerilim türündeki eseri Kabuslar Evi, bu yıl ilki düzenlenecek olan Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin Geceyarısı Seansı bölümünde izleyiciyle buluşuyor.

Bu ilginç olması muhtemel buluşmaya geçmeden önce kısaca, 13-17 Aralık tarihleri arasında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleşecek olan festivalden söz edeyim.

Bursa’da bu yıl çoğu Türkiye’de ilk kez sinemaseverlerle buluşacak olan 40 film gösterilecek. Festivalde film gösterimleri, galalar, söyleşiler, sergiler, atölye çalışmalarının yanı sıra ücretsiz sinema kursları da düzenlenecek.

10 Kadın 10 Bakış bölümünde kadınların dünyasına yönelik 10 etkileyici belgesel gösterilecek ve yönetmenlerin de katılımıyla Kadın Hakları ve Belgesel Sinema konulu bir panel gerçekleştirilecek.

Gelelim, içeriği dolu bir programla izleyici karşısına çıkacak olan festivalin, Çağan Irmak’ın Kabuslar Evi için yaptığı hazırlıklara.

Kabuslar Evi’nin ilk gösterimi Geceyarısı Seansı olarak Uludağ’daki otellerden birinde gerçekleştirilecek. Bu gösterimde Çağan Irmak da izleyicilerle olacak.

Uludağ’da bir otel, geceyarısı seansı ve Kabuslar Evi... Düşününce daha şimdiden ürperiyor insan.

İkinci gösterim ise filmde rol alan halkın da katılımıyla Bursa’nın Osmanlı evleri ve etkileyici doğasıyla ünlü, sevimli köyü Cumalıhızık’ta.

Çağan Irmak’ın filmi çektiği yer olan Cumalıkızık’ta bin kişilik bir çadırda yapılacak gösterimin en az Uludağ’daki kadar etkileyici olacağını söylemeye gerek yok herhalde.

http://kelebek.hurriyet.com.tr/yazarlar/5265790.asp?yazarid=119&gid=90

fawwka
17-10-06, 11:07
nur-gulll avatar ve imzaların harika olmuş canım ellerine saglık.........

averaj
19-10-06, 19:48
çağan ne zaman ulak filmini çekiyor ve kadroda kimler var bilen var mı acaba?
(benim bildiğim birkaç kişi yetkin dikinciler{çünkü mavi gözlü devden sonra çağanın filmi var ona sabırsızlanıyorum demiş),şerif sezer ve özge özberk(onlar da halit kıvancın programında söylemişler) sadece}

toslop
28-10-06, 23:11
Çağan Irmak'ın başucumdaki müzik romanını sinemaya uyarlamasını istiyorum.. Kürşat başar kitabı inanılmaz yazmış ama ben çağan ırmak'ın o kitabı canlandırıp bize hadiye etmesini diliyorum sizce çok mu hayalperestim

fawwka
29-10-06, 00:20
1. Hikaye Takip

http://img120.imageshack.us/img120/8651/26902870245cddd6a8epr7.jpg (http://imageshack.us)

fawwka
29-10-06, 00:22
2. Hikaye Son Dans

http://img169.imageshack.us/img169/1975/2690286156dfcfbbd68es6.jpg (http://imageshack.us)

fawwka
29-10-06, 00:24
3. Hikaye Hayal-i Cihan

http://img136.imageshack.us/img136/1755/269028552467e18c1cdkt5.jpg (http://imageshack.us)

fawwka
29-10-06, 00:25
4.Hikaye Tanıdık Yabancı

http://img120.imageshack.us/img120/524/269028803ec2f63df8edl8.jpg (http://imageshack.us)

fawwka
29-10-06, 00:29
KÂBUSLAR EVİ

Zihnin karanlık sırlarında bir yolculuk...

Yaşanılanlar gerçek mi yoksa gerçeğin faklı bir yansıması mı? Bilemediğimiz ve anlamlandıramadığımız şeyler gerçek değil midir? Yalnızlık, insan beynine neler yaptırabilir?

Sizin gerçeğiniz ne? Gördüklerinize mi inanacaksınız? Yoksa tüm bunlar sizin için bir delinin zırvaları mı?

Korku ve dramanın iç içe geçtiği Kâbuslar Evi tüm bu sorulara cevap arayan hikâyeleriyle her bölümde bir buçuk saate yakın farklı bir film ve farklı oyuncularıyla seyirciye değişen ve lezzetli bir seyir zevki sunuyor...

Çekimleri sesli gerçekleştirilen Kâbuslar Evi’nde özel kostüm tasarımları ve özel efektler için oluşturulmuş bir ekip de çalışmaktadır.

Kasabanın emlâkçısı Sema (Bilge Şen) orman içindeki bu görkemli evi kiraya vermektedir. Huzur ve sessizlik içinde yaşamayı plânlayan kiracılar, sırrını kimsenin bilmediği bu evde beklenmedik olaylarla karşılaşır.

Senaryosu ve yönetmenliği Çağan Irmak tarafından gerçekleştirilen Kâbuslar Evi, televizyon yayınından önce hazırlanan özel DVD’siyle seyirciyle buluşacak.

HAYAL-İ CİHAN

Cihan (Okan Yalabık) sürdürdüğü yoğun iş hayatının verdiği sıkıntılardan bir süreliğine de olsa kurtulmak için, şehirden uzak, sessiz bir ev aramaktadır. Aradığı evi Sema Emlâk’da bulur. Taşındığı yeni evinde yalnız olduğunu sanmaktadır. Yanıldığını kısa süre sonra fark eder. Bu evde onunla yaşayan bir de hayalet (Çetin Tekindor) vardır. Hayaletle girdiği savaş sonunda, onu yakalar. Hayaletten daha ürkütücü olan, hayaletin kendine ait hikâyesidir.

TAKİP

Otuz yıl boyunca bir kurt adam tarafından kovalanmış olan İbrahim (Fikret Kuşkan) saklanmak için aradığı yeri sonunda bulduğunu sanıyordu ancak bu lânet onu yeni evinde de buldu. Artık kaçmak yerine onunla hesaplaşmanın vakti gelmişti. Bu hesaplaşma kimilerine göre saçmaydı, onlar için bir kurt adam yoktu çünkü...

SON DANS

Gelininin bakımına muhtaç olan Müyesser (Hümeyra), tekerlekli iskemleye mahkûm yaşlı bir kadındır. Yıllarca keyif ve bolluk içinde yaşamış olan yaşlı kadına hayat, acımasız yüzünü göstermiştir. Yürüyemez, konuşamaz. Artık onu mutlu eden, oğlu ve biricik torununun varlığıdır sadece. Oğlunun işi gereği taşındıkları yeni evinde Müyesser’i bir sürpriz beklemektedir. Eve Müyesser’in yıllardır beklediği gizemli bir konuk gelir. (Yetkin Dikinciler) Oysa Müyesser, Azrail’le can pazarına girişmiştir. Ve bir dans başlar... Bu dansı yıllardır beklenen eski sevgiliyle mi yoksa Azrail’le mi yapmaktadır? Bunu Müyesser’den başka hiç kimse bilemez...

erten07
30-10-06, 09:53
30 Ekim 2006
Çağan Irmak sözünü tuttu
"Yönetmen olmaya Hülya Koçyiğit’in ’Gelin’ filmini izledikten sonra karar verdim" diyen ve Koçyiğit’e senaryo yazmak istediğini sık sık dile getiren Çağan Irmak, sözünü tuttu. Başarılı yönetmen, ’Kábuslar Evi’ adlı DVD serisinde, Türk Sineması’nın usta oyuncusu Koçyiğit’i ’Bir Kış Masalı’ adlı bölümünde oynatıyor.

Filmde, bir tiyatrocuyu canlandıran Koçyiğit, rol gereği eski eşi ve yıllar önce ölen kızıyla hesaplaşacak. Serinin ilk üç bölümü yöneten Çağan Irmak, senaryosunu yazdığı ’Kabuslar Evi’nin 12. Bölümü’nün yönetmenliğini Irmak Çığ üstleniyor. Çekimleri Harbiye Kenter Tiyatrosu’nda başlayan filmde, yıllar sonra ilk kez tiyatro sahnesiyle buluşan Koçyiğit, çok heyecanlandığını söyledi.

Çağan Irmak’ı çok beğendiğini dile getiren Koçyiğit, "Babam ve Oğlum’u izledikten sonra Türk Sineması yeniden doğuyor dedim. Çağan ile nasıl gurur duyduğumu bir vesile ile ona ilettim. O da benimle çok çalışmak istediğini söyledi. Bana ’Beni sinemacı yapan sizin Gelin filminiz oldu. Bir gün sizin için bir senaryo yazmak istiyorum’ dedi ve yazdı."

HÜRRİYET

nur-gulll
30-10-06, 14:26
yorumlar için tesekkürler :)

çagan sarki söylerken :)

http://img216.imageshack.us/img216/8803/sanstitretruecolor02eh1.jpg

krnca_
31-10-06, 17:39
İşte 11.Bölüm

Onlara Dokunmak
Yönetmen:Cevdet Mercan

Oyuncular:
Yiğit Özşener
Deniz Türkali
Neslihan Yeldan
Ayşe Lebriz
Hümay Güldağ
Oğulcan Evren
Işık Aras
ve Bilge Şen


Bölüm Özeti

Yunus (Yiğit Özşener) sırlarla ve acılarla dolu geçmişiyle boğuşan; lanet mi, hediye mi, olduğuna karar veremediği yeteneğinin altında ezilen bir gençtir. Dinlenmek ve huzur bulmak için küçük bir ev bulmak umuduyla Emlakçı Sema'nın kapısını çalar. Yerleştiği Kabuslar Evi'nde Emlakçı Sema ile çocukluğuna ve geçmişine yaptığı yolculuk; ruhunun hafiflemesine ve hep rüyalarında gördüğü o uzak ülkeye gidiş yolunu bulmasına yardım edecek midir?

krnca_
31-10-06, 17:41
http://img415.imageshack.us/img415/6743/odio6.png

krnca_
31-10-06, 17:50
http://img515.imageshack.us/img515/9380/od1lu9.png

erten07
03-11-06, 07:40
cengiz semercioğlu

Çağan Irmak korkutmuyor

Babam ve Oğlum’la sadece geçtiğimiz sezonun değil son yılların en iyi işini yapan Çağan Irmak, Kabuslar Evi adıyla bir korku serisi hazırlıyor.

60-70’er dakikalık 10 ayrı filmden oluşacak Kabuslar Evi sinemalarda gösterilmeyecek, sadece DVD olarak piyasaya sürülecek.

Serinin ilk iki filmi Son Dans ve Takip geçtiğimiz hafta piyasaya sürüldü.

Film başı 15 lira ödeyip alırsanız, seyirciyi ağlatmaktan göz pınarlarını kurutan Çağan Irmak’ın nasıl korkuttuğunu görebilirsiniz...

İki filmi de merakla bekliyordum, geçen akşam oturup peşpeşe izledim.

Takip, 30 yıl boyunca bir kurt adam tarafından kovalanan gencin hikayesini anlatıyor.

Babasını kurt adam olarak gören şizofren genç rolünde Fikret Kuşkan’ı görmek lazım.

İkinci film Son Dans’ta ise tekerlekli sandalyeye mahkum bir Hümeyra var, yanında ise son dönemin en parlak oyuncusu, Nazım Hikmet rolünü merakla beklediğimiz Yetkin Dikinciler...

Karşılıklı oyunları muhteşem.

Filmlerin en ilginç özelliği hepsinin Beykoz’daki aynı konakta geçmesi.

Her bolümde, bir emlakçı sayesinde bu konağa taşınan insanların başından geçen olaylar anlatılıyor.

Peki korkutuyor mu?

Testere gibi bir korku bekliyorsanız, elbette korkutmuyor...

Ama iki filmin de alttan alta bitmeyen, sürükleyen bir gerilimi var.

Hikayeler ilginç, zaman zaman Babam ve Oğlum’u çağrıştıran fotoğraflar de yer alıyor.

Hem Son Dans hem de Takip, titizlikle çalışılmış, kaliteli oyuncularla kotarılmış, eli yüzü düzgün filmler...

İki filmi izledikten sonra bu serinin nasıl tamamlanacağını iyice merak etmeye başladım.

Korkmak için değil ama Çağan Irmak sinemasını tanımak ve ilginç bir konsept izlemek için DVD meraklıları Kabuslar Evi serisini takip etmeli...

Şah-Rû
09-11-06, 10:07
Çağan Irmak Türkiye için gerçekten bir şans. Çemberimde Gül Oya' dan sonra Babam ve Oğlum' da bizleri resmen çarptı. Korku Evi nin ilk iki bölümünü izledim ve bu kadar başarının sadece bir şans eseri olmadığını bir kez daha anladım. Çağan Irmak işini iyi yapıyor hem de çok iyi yapıyor. Her zaman bu coşkuyla ve özenle devam etmesini dilerim.

sbuffy
13-11-06, 15:34
İpek Yolu Festivali’nde “Muhsin Ertuğrul Umut Ödülü” Çağan Irmak’ın

http://static.flickr.com/112/295487858_d1808bda4b_m.jpg


Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, Türk Sineması’nın endüstrileşme çabalarına ve evrenselliğe ulaşma konusundaki uğraşlarına destek olmak amacıyla, her yıl, bu doğrultuda üretim yapan bir sinema insanını Muhsin Ertuğrul Umut Ödülü adı altında, özel bir ödülle yüreklendirmeyi amaçlıyor.

Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin Türk Sineması’nın geleceğine verdiği değer ve önemin bir ifadesi olma özelliğini taşıyan Muhsin Ertuğrul Umut Ödülü, ismini, Türk Sineması’nda ilk sesli film, ilk renkli film ve ilk ortak yapım gibi birçok yeniliğe imza atan büyük sinema ve tiyatro adamı Muhsin Ertuğrul’dan alıyor.

Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali; “Gerçekleştirdiği yapımlar sayesinde yoğun seyirci kitlesini salonlara çekmeyi başardığı, sinemanın yeniden halkın sevdiği bir sanat dalı haline gelmesine katkı sağladığı ve genç kuşaklara sinema sevgisinin aşılanmasında önemli rol oynadığı” gerekçesiyle, yönetmen Çağan Irmak’ı ilk Muhsin Ertuğrul Umut Ödülü’ne layık görmüştür.

Yönetmen Çağan Irmak, “Muhsin Ertuğrul Umut Ödülü”nü, 13 Aralık 2006’da Bursa Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan festival açılış gecesinde alacak.

ÇAĞAN IRMAK
1970 yılında, İzmir’in Seferihisar ilçesinde doğdu. İlk ve ortaöğrenimini burada tamamladıktan sonra, 1992’de Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Radyo Televizyon Bölümü’nden mezun oldu. Öğrenim gördüğü yıllarda çektiği “Masal” ve “Kurban” isimli kısa metrajlı filmlerle Sedat Simavi Ödülünü aldı. 1992 yılından itibaren çeşitli yönetmenlerin yanında, yönetmen yardımcılığı yaparak sinemaya girdi. Sırasıyla Orhan Oğuz, Mahinur Ergun, Filiz Kaynak ve Yusuf Kurçenli ile çalıştı.

1998’de senaryosunu kendi yazdığı “Bana Old And Wise’ı Çal” isimli kısa metrajlı filmiyle İFSAK’ın birincilik ödülüne lâyık görüldü. 1999 yılında hem yazıp hem yönettiği “Günaydın İstanbul Kardeş” isimli TV filminin ardından senaryosunu yazıp yönetmenliğini üstlendiği bir başka proje olan “Çilekli Pasta”yı çekti.

Aynı dönemlerde Mahinur Ergun’un yazdığı TV dizisi “Şaşıfelek Çıkmazı”nı yönetti. “Bir Aşk Hikayesi” adlı TV filminin senaryosunu yazdı.

2001 yılında senaryosunu yazdığı “Bana Şans Dile” adlı ilk filmiyle sinemada yönetmenliğe başladı. 2002’de televizyon tarihinin önemli yapımlarından olan “Asmalı Konak” dizisini yönetmeye başladı. Çok sayıda ödül alan bu dizi, gösterildiği dönemde her hafta izleyici rekorları kırdı. 2003 yılında “Mustafa Hakkında Her Şey” adlı ikinci sinema filmini gerçekleştirdi. 2005 yılında 12 Eylül dönemini anlattığı “Çemberimde Gül Oya” dizisiyle de büyük beğeni topladı.

2005 yılında yazıp yönettiği üçüncü filmi “Babam ve Oğlum” birçok ödül almasının yanı sıra, üç buçuk milyon izleyiciyi sinema salonlarına çekerek bir başka başarıya daha imza atmış oldu.

kaynak:sadibey

erten07
23-11-06, 13:41
çağan ırmak dondurmam gaymak filminin gala gösterimine katılarak yönetmen yüksel aksu'ya destek verdi.

tuliplale
24-11-06, 02:05
Bence Türk sinemasının gururu. Tabiki eski ustalara saygısızlık anlamında soylemiyorum, ama yeni nesil yönetmenler içinde bakarsak gerçekten dahi bence.
Birde hangi markaydı hatırlamıyorum, eskiden bi kot reklamına çıkıyordu, çok şekerdi:img-in_lo

merlystreep
24-11-06, 17:57
http://img53.imageshack.us/img53/8107/resim045ij6.jpg (http://imageshack.us)

merlystreep
24-11-06, 17:57
http://img234.imageshack.us/img234/4870/resim043vf4.jpg (http://imageshack.us)

merlystreep
24-11-06, 17:58
http://img234.imageshack.us/img234/9082/resim039ts2.jpg (http://imageshack.us)
tucenye tşkler

erten07
01-12-06, 14:47
http://img205.imageshack.us/img205/3972/gaymak7gt1.jpg (http://imageshack.us)

krnca_
01-12-06, 20:26
yanlış hatırlamıyorsam Yüksel Aksu Dondurmam Gaymak'ın galasında Çağan Irmak için Anadolunun şairi, Anadolunun destancısı dedi....

fawwka
06-12-06, 16:17
http://www.sabah.com.tr/2006/12/06/gny/im/31B1A4BD8044224283DCAAB5b.jpg

Çağan Irmak ne yapsa güzel mi?

'Asmalı Konak'la gönülleri çalan, 'Babam ve Oğlum'la zirve yapan Çağan Irmak'ın yeni numarasını duydunuz mu? On bölümden oluşan korku filmi serisine imza atmış, dahi çocuk! Adı 'Kabuslar Evi'. İlk dört bölümü de piyasaya çıkmış. Bilmeyenler olabilir, hemen açıklayalım. Aslında bunlar bir ya da bir buçuk saatlik kısa televizyon filmleri. Ama önce DVD olarak satışa sunulmuş. E, bünyede korku filmi hastalığı olunca, 'Kabuslar Evi'ni izlemek farz oldu. Dört DVD'yi de koştum aldım, eve kapandım. Eminim siz de benim gibi düşünüyorsunuzdur. Yani; 'Çağan Irmak yaptıysa güzeldir!' diye.

Yaşananlar gerçek mi?

Hiç yoktan diğer komedi filmlerini aratmayacak saçmalıktaki yerli korkulardan daha iyidir! Eh korku filmi izleyicisi olarak az ıstırap çekmedik ki. Ama Çağan Irmak bu! Kendisine güvenimiz sonsuz! İlk bölüm 'Takip'i koydum, ışıkları kıstım, kanepeye kuruldum. Cihan Okan, Fikret Kuşkan ve Cansu Dere oynuyor. Güzel! Açılış sahnesi gümbür gümbür. Gözlerime inanamıyorum, gerim gerim geriliyorum! Bu arada, araya kısa bilgi sıkıştıracağım. Bütün bölümlerde farklı oyuncular var sadece 'Kabuslar Evi'ni kiralayan emlakçı Sema rolündeki Bilge Şen sabit. Her bölümde Sema evi başka birilerine kiralıyor ve biz de onların perişan hallerini izliyoruz. Sonunda da "Yaşananlar gerçek mi, yoksa gerçeğin farklı bir yansıması mı" diye kara kara düşünüyoruz. Takip'e dönelim. Bu bölümde kurt adam kabusu var. Müzikler ve Fikret Kuşkan tamamdır ama ya diğerleri? Misal efektler?. O kurt adam? Kendimi Tarkan'ın albümünü alıp da hayal kırıklığına uğrayan kızlar misali zorluyorum. Derin nefes alıp, içimden tekrar ediyorum;' Çağan yaptıysa güzeldir!' Üzgünüm ama güzel değil. Vasatın altında. Öğrenci filmleri tadında. Kanaat notunu kullanıp 4.5'tan 5 verelim de geçsin bari.

Hümeyra olmasa...

Yüzümü buruşturuyorum ve ikinci bölüm 'Son Dans'ı koyuyorum. Bu kez Hümeyra başrolde. Yürüyemeyen, konuşamayan, tekerlekli sandalyeden kalkamayan bir kadın. Eli maşalı gelini, oğlu ve torunuyla kasabaya yerleşiyorlar falan da filan. Özetle Hümeyra olmasa, 'Son Dans' da çekilmez! Hümeyra öyle başarılı ki, başkası oynasa yarısında filmi çıkartırdım. Anlayacağınız tarifsiz bir hayal kırıklığı yaşadım, çok sıkıldım. Bir yerde okumuştum Çağan Irmak "Farklılığın peşindeyim" demiş... Bu tonda bir lafı en son Sertab Erener demişti. Şimdi bizim sevdiğimiz Sertab'dan başka her şeye benzedi. Aman diyeyim! Yine de 'dahi' çocuktan ümidimizi kesmeyelim.

Haberin Linki (http://www.sabah.com.tr/gny/yaz1326-200-122-20061206-200.html)

narima
07-12-06, 19:38
Ege Bolgesinin Cocugu
Gurur Kaynagimiz
Hakikaten Bir Dahi
Daha Yapacak Cok Seyi
Cekecek Daha Cok Filmi Var
Insallah Onun Ismini Perdede Yonetmen Olarak Goruruz

krnca_
10-12-06, 07:57
:happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064

Çağan Irmak, 4 milyon seyirci toplayan Babam ve Oğlum filminin yapımcısı Şükrü Avşar ile Ulak isimli yeni bir sinema filmi çekmeye hazırlanıyor. Çocuk oyuncuların başrolde oynayacağı film için şu günlerde İstanbul çevresinde 35 hanelik bir köy platosunun kurulacağı arsa aranıyor. İki mevsimde geçen filmin kışsahneleri için Irmak, kar yağmasını bekliyor. Kurulacak köyde ise filmin yaz sahneleri çekilecek.

Nihayet Ulak filmiyle ilgili bir haber geldi....

sibelll
10-12-06, 11:44
aaa keşke ogün sorsaydım..aklımdan geçti ulakı sormak ama daha önce rafa kaldırıldı dediği için üstelemedim... haber sanaymış... iyi oldu duyduğum... çok sevindim...

KIRMIZIGÜL
10-12-06, 12:10
bence oscarlık bir yönetmen filmleri muhteşem dizileride m