Tüm Versiyonu Göster : Rüya İşçileri
Rüya İşçileri
Filmleri - Senaryo
Aşkına Eşkiya 2001
Gülbeyaz 2002
Kurşun Yarası 2003(2.sezon)
Hayalet 2004
Nefes Nefese 2005
Aşk Oyunu 2005
Meriç Demiray
Cenk Bogatur
Cem Görgeç
Barış Erdoğan
İlker Arslan
http://img305.imageshack.us/img305/4651/33ep1.jpg
__________________________________________________ _______________
-Mehmet Cem Görgeç
Doğumu:
1974 - Eskişehir
Eğitimi:
Anadolu Üniversitesi Sinema Tv
http://img305.imageshack.us/img305/7506/cemgrge0qj.jpg
__________________________________________________ _______________
-Meriç Demiray
Doğumu:
25.02.1974
Eğitimi:
Anadolu Üniversitesi Sinema Tv
http://img271.imageshack.us/img271/7996/44qt.jpg
__________________________________________________ _______________
-Barış Erdoğan
Doğumu
30/07/1974
Eğitimi
Anadolu Üniversitesi Sinema Tv
http://img305.imageshack.us/img305/2889/barerdoan7cu.jpg
__________________________________________________ _______________
-Cenk Bogatur
Doğumu
1974
Eğitimi
Anadolu Üniversitesi Sinema Tv
http://img271.imageshack.us/img271/7983/cenkboatur0du.jpg
__________________________________________________ _______________
-İlker Arslan
Doğumu
1970 - Eskişehir
Eğitimi
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri
Diğer
proğramı metin yazarı, oyuncu. Zaga, Televizyon çocuğu, Beyaz Shov metin yazarlığı
http://img271.imageshack.us/img271/7317/ilkeraslan9ff.jpg
__________________________________________________ _______________
-Asistanları:Ayşin Akbulut
http://img271.imageshack.us/img271/3720/ayinakbulut0rs.jpg
Sabah Gazetesi Röportajları
'Aşkla ilgili daha ne söyleyeceğiz?'
Aşk Oyunu beş kişilik bir grup tarafından yazılıyor. Romantik komedi olarak başlayan diziyi drama dönüştürmekle eleştirilen senaristler, kendilerini tekrar etmek istememiş.
atv'de yayınlanan ve ekranların en sevilen dizilerinden biri olan, Keremcem ile Yasemin Ergene'nin başrollerini paylaştığı Aşk Oyunu beş kişilik bir senaryo grubunun kaleminden çıkıyor. Çok farklı ailelerden gelen Sarp ile Ekin'in aşkını konu alan dizi, yayınlandığı ilk günden itibaren büyük ilgi görüyor. Senaristlerine gelince... Hepsi Anadolu Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümü'nden mezun olan ve kimi zaman ev arkadaşlığı da yapan Barış Erdoğan, İlker Arslan, Cem Görgeç, Cenk Boğatur ve Meriç Demiray'ın en büyük hayali, her sinema öğrencisi gibi kendi filmlerini yapmakmış. İstanbul'a da bu amaçla gelmişler. İşe senaryo yazmakla başlamışlar. Yazdıkları senaryolar ilk başlarda pek beğenilmemiş. Bu arada kendilerine Rüya İşçileri adını koymuşlar ve isimlerini duyuran senaryoları Gülbeyaz olmuş. Sonra da Sil Baştan'ın hikayesini, Hayalet ve Kurşun Yarası'nın ikinci sezonunun hikayelerini de yazmışlar. Aşk Oyunu'nda ise "basit bir çatışmayı değişik bir şekilde işlemek için" yola çıkmışlar. İlk bölümlerin senaryosunu yazdıktan sonra projeyi Med Yapım'a satmışlar.
TÜRK FİLMİ TADI
Aşk Oyunu'nu yazmaya başladıklarında Türk filmi tadında olsun diye düşünüp düşünmediklerini sorduğumuz Cenk Boğatur, "Tabii ki Türk filmi tadı olacak çünkü biz Türkiye'de yaşıyoruz ve Türk sinemasına da hasbelkader hakim insanlarız. Etkilendiğimiz yönetmenler var. Bunlardan bir tanesi de Ertem Eğilmez. Onun için tabii ki, tat olarak benzerlikler var ama bir Türk filminden yola çıkarak yazmadık bu senaryoyu" diyor. Rüya İşçileri'ne Aşk Oyunu'nun romantik komedi tarzında başlayıp ağır bir drama dönüşmesi konusunda eleştiriler geliyor. Biz de kendilerine bu değişikliğin nedenini soruyoruz. Meriç Demiray şöyle yanıtlıyor: "Biz iyi bir öykü seyretmeyi ve yazmayı seviyoruz. İnsanların neden bu kadar komedi, dram diye takıldığını ise anlayamıyoruz. Kavuşamamanın hikayesi bir yere kadar anlatılabiliyor. Çok da iyi uzatmışız aslında. Daha ne anlatalım, romantik komedi bir noktadan sonra bitiyor artık. Aşkın bu kadar ön planda olduğu bir hikayeyi uzatmak çok zor. Otuzuncu bölüme geldiğimizde 'Aşkla ilgili insanlara daha ne söyleyeceğiz?' dedik. Kendimizi tekrar etmek de istemedik. Kanser girince hikayeye, aşkın yanında ölüm ve hayatı da işlemeye başladık. Şu sıralar dizide ağır bir konu işlendiği için drama yaklaştık. Ama bu da muhtemelen yeniden yön değiştirecek." Seyircinin tepkisi veya beklentileri ise senaryoyu hiçbir şekilde etkilemiyor. İlker Arslan, "Biz seyirciyle masaya oturmuyoruz" diyor. Seyirciye sorulduğu zaman öykünün bambaşka noktalara gideceğini düşünüyorlar: "Takımı teknik direktör çıkarır, taraftarlar takım kurduğu zaman olmaz." Senarist grubu, seyircinin ağırlıklı olarak çatışmaların sona ermesini ve Sarp ile Ekin'in mutlu olmasını istediğini anlatıyor. Ama çatışma bittiği zaman hikayenin yani dizinin de sona ereceğini seyircilere hatırlatıyorlar Meriç Demiray: "Bu işin kuralı budur, kahramanın başı hiçbir zaman beladan kurtulmaz. Ekin ve Sarp çok mutlu olursa bir müddet sonra insanlar 'Tamam mutlu oldular. Niye seyrediyorum ki bunu?' der. Zaten mutluluğun hikayesi yoktur."
YAPIM ŞİRKETİ NE DİYOR?
Aşk Oyunu'nun senaryosunda radikal değişiklikler yaşandı. Örneğin hikaye birden dört yıl sonrasına geçti, Ekin ile Sarp tam birleştiler derken Ekin'in beyninde tümör çıktı. "Peki dizinin gidişatında yapılan bu radikal değişikliklere yapım şirketi nasıl tepki veriyor?" diye soruyoruz. Barış Erdoğan'ın cevabı "Tabii ki bazen kafalarında soru işaretleri oluyor ama aramızda güzel güzel tartışıyoruz ve ikna ediyoruz onları. Zaten bize çok destek oluyorlar, ne istiyorsak yapmamıza izin veriyorlar. Aramızda çıkan ufak tefek tartışmalardan da hep biz avantaj sağladık" oluyor. Med Yapım'ın sahibi Fatih Aksoy'un tepkilerinden biri de dört yıl geçtikten sonra herkes fiziksel olarak değişse de Ozan Uygun'un canlandırdığı Muzo karakterinin aynen kalması olmuş. Rüya İşçileri ise Muzo'ya "boy uzama sorunu" ekleyerek Aksoy'u ikna etmişler. Tabii hikayede yapılan bu radikal değişiklikler reytingi de etkiliyor. Örneğin hikaye dört yıl atlayarak devam ettikten sonra izlenme oranı belli ölçüde artmış. Ama Ekin'in beyninde tümör çıktıktan sonra az da olsa bir düşüş olmuş. Tabii bunu yazın yaklaşmasına ve dizinin hiç ara vermeden yaklaşık 40 bölümdür devam etmesine de bağlıyorlar.
AZRAİL REYTİNG ARTIRDI
Rüya İşçileri'ne, özellikle ilk yirmi bölümde çok öne çıkan Gürgen Öz'ün canlandırdığı Serkan karakteri ve Aydoğan Oflu'nun canlandırdığı Kurti'ye hikayede daha az yer verip vermedikleri de soruluyor. Kızıyorlar: "Yok canım öyle şey olur mu. Onlar ne kadar öne çıkarlarsa bizim için o kadar iyi. Örneğin Serkan karakterini ilk yazdığımızda bu kadar öne çıkacağını düşünmüyorduk. Ama Gürgen onu kendisi yükseltti, bizim de hoşumuza gitti. Aynı şey Aydoğan için de geçerli. Ama şu da var artık hikayeyi ilk 20 bölüm kadar başarılı yazamıyor olabiliriz. Yoruldukça ana hikayeyi düzgün götürmeye ve baş karakterlere odaklanıyoruz. Yoksa birini geri çekelim gibi bir düşüncemiz olamaz." Rüya İşçileri bazı bölümlerde fantastik öğeleri de kullandı. Örneğin Sarp'a, kaza sonucunda komaya girdiği bölüm boyunca bir Azrail eşlik etti. Senaristler, bu bölümlerin daha yüksek reyting aldığını söylüyor.
http://www.sabah.com.tr/cp/gnc110-20060506-101.html
Gülbeyaz, Kurşun Yarası, Aşkına Eşkıya gibi diziler yanı sıra son olarak izlenme rekoru kıran “Aşk Oyunu” adlı dizinin de senaryosunu yazan “Rüya İşçileri Senaryo Ekibi” Saklı Ev’de Antakyalılarla keyifli bir sohbet yaptı.
http://www.antakyagazetesi.com/admin/images/ruya.JPG Rüya İşçileri Antakyalılarla buluştu... Türk insanının günümüzde keyifle izlediği bir çok televizyon dizisinde emekleri olan “Rüya İşçileri Senaryo Grubu” ...
... önceki gün, Saklı Ev organizesi panelde Antakyalılarla buluştu. Uluslararası Antakya Bilim-Sanat ve Edebiyat Günleri kapsamında Saklı Ev’de gerçekleştirilen etkinlikte, Rüya İşçileri Senaryo Grubu, “Yazım Teknikleri ve Sektörel Durum” konulu panelde senaryo yazımı ile ilgili teknik bilgiler verdi ve izleyicilerin sorularını cevapladı. Beş kişiden oluşan ekip üyeleri, oldukça keyifli bir atmosferde gerçekleştirilen panelde senaryo yazımında temel bilgilerden sonra yaratıcılığın geldiğini kaydetti.
Hiçbir senaryomuzda kadın dayak yemez…
Bugüne kadar Hayalet, Nefes Nefese, Gülbeyaz, Aşkına Eşkiya, Kurşun Yarası ve son olarak izlenme rekoru kıran Aşk Oyunu adlı dizilerin senaryolarını, diyaloglarını yazan Rüya İşçileri, senaryolarında şiddete yer vermediklerini,dizilerinin hiçbirinde bir kadının dayak yemediğini söyledi örnek olarak da, Çökertme türküsünden esinlenerek hazırlanan bir Ege destanı olan “Kurşun Yarası” adlı dizinin orjinalinde Halil’in tecavüze uğrayan kız kardeşini ve tecavüz eden adamı öldürdüğünü, ancak kendilerinin bunu değiştirdiklerini, Halil’e namus cinayeti işlettirmediklerini, bu tür şiddet unsurlarına dikkat ettiklerini belirtti. RTÜK erotizme hassas olduğu kadar şiddeti de kontrol altında tutmalı…
İzleyicilerin Kurtlar Vadisi’ni eleştirdiği panelde, bu diziyle ilgili düşüncelerini de sıralayan Rüya İşçileri, RTÜK’ün bu diziyi mutlaka denetlemesi gerekliliğine dikkat çekti, erotik sahnelere taviz vermeyen bu kurumun bir şiddet sahnesini tehdit olarak algılamadığından yakındı. Sadece bir dizide kahramana savaş sırasında bir İngiliz’i öldürttüklerini söyleyen Rüya İşçileri, ancak öldürttükten sonra dizinin arka arkaya üç bölümünde kahramana vicdan azabı çektirdiklerini ifade etti. RTÜK’de insanlara şiddetin zararlı olduğunu söyleyecek bir sosyologun olmadığını belirten Rüya İşçileri, kurumun sadece erotizmden korktuğunu, halbuki bir kurtlar Vadisi’nde bir insanın kafasının uçurulduğunu bunun önemsenmediğini belirtti ve “Kurtlar Vadisi’ni hiçbir zaman heyecanla izlemedik. Bu dizide çizgi aşılmış, şiddet psikopatça yapılmaktadır. Dizinin kahramanı, herkesin kendisini özdeşleştirdiği adam, gözünü kırpmadan adam öldürüyor, korkunç olan da bu. Ama Hala kadının omzunun ne kadar açıldığına bakan zihniyet bunları değerlendiremiyor. 80’lerde Kara şimşek dizisi popülerde, çok sayıda kişi bu diziyi keyifle izliyordu. Yapımcılar bu duruma dikkat ederek bir takım kurallar koydu ve dizide araç kullanan herkesin emniyet kemeri takmasını zorunlu kıldı. Sevilen kahramanların emniyet kemeri takması iyi bir örnek oldu. Erotizmden korkan RTÜK dizideki kahramanların emniyet kemeri takıp takmadığına da dikkat etmeli” dedi.
Aşk Oyunu’nun her bölümünde bir Ahmet Kaya şarkısına yer veriyoruz…
Bir televizyon kanalında neredeyse her gün yayınlanan “Sırlar dünyası” adlı diziyle ilgili yöneltilen bir soru üzerine düşüncelerini aktaran Rüya İşçileri, “İlahi adaleti ön planda tutan bir dizi. Suç işleyeni kimse fark etmese bile ilahi adaletin onun yakasını bırakamayacağı ön planda tutuluyor. Ancak suç işleyen, bir cinayette parmağı olan birini polisin yakalayıp, cezasının adli makamlarca verilmesini tercih ederiz” dedi. Son olarak senaryosunu yazdıkları “Aşk Oyunu” adlı dizinin çekimlerine başlanmadan önce oyuncu bulmada zorlandıklarını, piyasada yakışıklı erkek bulma sıkıntısı çektiklerini, sonunda Kerem Cem’i bulduklarını ve diziye cuk oturduğunu söyleyen Rüya İşçileri, bu dizinin neredeyse her bölümünde, gençlik yıllarından beri keyifle dinledikleri Ahmet Kaya’nın eserlerine yer verdiklerini, bu şekilde nostalji yaptıklarını dile getirdi. 15 yıldır birbirlerinin en yakın arkadaşları olduklarını söyleyen Rüya İşçileri, aynı üniversitede okuduklarını, aynı evde 5 yıl beraber kaldıklarını ve neredeyse aynı kızlara aşık olduklarını belirtti.
http://www.antakyagazetesi.com/arsiv.asp?offset=60</B>
bu arkadaşların yazdıkları diziler güzel oluyo gerçekten kendini izletiyo,normalde dizilerin ilk bölümlerini sıkıcı bulamama rağmen aşk oyunu ve nefes nefesenin ilk bölümlerini oldukça beğenmiştim;karakterleri çok güzel tanıtıyolar,hikayeleri sizi içine çekiyo, yalnız bi şey var ki dizilerinde bazen öyle kurgu+mantık hataları oluyo ki hani amatör filmlerde bile olmayacak cinsten merak ediyorum bu dizileri kanala(veya yapımcı firmaya)teslim etmeden önce izlemiyolar mı ne çektiklerini,yada nasıl farketmiyolar?
bir daha dizi izlemeye başlayınca bu dizide rüya işçilerinin parmağı varmı yokmu bakacağım varsa kesinlikle izlemeyeceğim.çünkü ilk bölümler güzel oluyor ondan sonra saçmalayıp insanlarla dalga geçiyorlar.insanlara saygıları yok.bunlar ne verirsek yutarlar mantığıyla hareket ediyorlar.bunun artık böyle olmadığını insanları kandıramadıklarını bir dahaki projelerinde görecekler.şunuda unutmasınlar şu anda devam eden projelerini insanlar bir kere izlemeye başlamış oldukları için bu güne kadar ayırdıkları zaman heba olmasın diye takip ediyorlar.bundan sonra bir programı takip etmeye başlamadan önce yönetmen senarist ve yapımcısının kimler olduğuna bakacağım.eeee aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.rüya işçilerinin işide ortada.insanlarla dalga geçmek.
parlakz güneş 07-06-06, 13:41 rüya işçileri çok güzel başlıyolar.izleyiciler üstünde adeta bağımlılık yaratıyo.sonra patt iş çığrından çıkıyo.genede konuları güzel bulup iyi bağlıyolar
Onlara Uluslar arası Antakya Edebiyat ve Sanat Günleri’nde rastladım.
Beş kişilik bir grup. Kendilerine Rüya İşçileri adını koymuşlar.
Barış Erdoğan, Cem Görgeç, Cenk Boğatur, İlker Arslan ve Meriç Demiray
Akşamlarımızın vazgeçilmezi, dizilerin bu görünmeyen kahramanları ile sizler için bir söyleşi yaptık.
Gazetemizin sorularını içtenlikle yanıtlayan grup, 65 dakikalık bir bölümün çok da kolay hazırlanmadığını, son günlerde senarist deyince ne yaptıklarından çok kazançları ile gündeme gelen yazım gruplarını biraz daha yakından tanımamıza vesile oldular.
Sizler nasıl birlikte çalışmaya başladınız?
Rİ: Hepimiz aynı okuldan, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, Sinema Tv Bölümünden mezunuz. Aynı okulda, aynı sınıfta okuduk. Öğrencilik yıllarında aynı evleri paylaştık. Gece gündüz beraberdik.
Peki yazmaya nasıl başladınız?
Rİ: Okul bittikten sonra İstanbul’a geldik ve sektörde çalışmaya başladık. Bazılarımız montaj yaptı, bazılarımız kamera asistanlığı, yönetmen asistanlığı yaptı. Ama her akşam toplanıp senaryo üzerine kafa yorduk. Bu alanda bir boşluk olduğunu düşünüyorduk. Yine aynı okuldan Ayhan Sonyürek ile tanışmamız ve bir süre onun yanında “çıraklık” yapmamız bize çok şey öğretti.
Rüya İşçileri bir şirket olarak kurulduğunda hangi işleri yaptı ve neden dağıldı?
Rİ: Şirket olarak daha kalabalık bir gruptu. Bu gruptan insanlar klipler, tanıtım filmleri, belgeseller ve kısa filmler çekti. Daha sonra bu topluluktaki insanlar kendi bireysel yollarına devam ettiler. Biz 5 kişi senaryo grubunu oluşturunca aynı ismi kullanmaya devam ettik.
Hepiniz erkeksiniz. Aranızda bir kadın olmaması tesadüf mü? Ya da eksikliğini hissediyor musunuz? Bir kadının bakış açısı çalışmalarınıza farklılık getirmez miydi?
Rİ: Bu tür şeyler çok söyleniyor ama biz böyle bir eksiklik hissetmiyoruz. Ama artık bayan bir asistanımız var. Yine bizim okulumuzdan Ayşin Akbulut isimli bir arkadaşımızla çalışıyoruz. Ama onu grubumuza alma sebebimiz “kadın” olduğu için değil. Senarist her türlü hikayeyi yazabilmelidir bize göre. Bir hırsızı yazmak için hırsızlık yapmak gerekmiyor mesela. O yüzden kadın gözü olmadan pekala her türlü hikaye yazılabilir…
Daha önce böyle bir etkinliğe katılma deneyiminiz oldu mu?
Rİ: Evet İstanbul Üniversitesi’ne konuşmacı olarak davet edildik. Ancak orada oyuncular da vardı ve haliyle bizden daha fazla ilgi gördüler. İlk kez sadece bizim olacağımız bir konuşma programına katılıyoruz.
Peki biraz da nasıl yazdığınızdan bahsedelim. Çok sorulan, klasik bir soru olacak ama, nereden buluyorsunuz öykülerinizi?
Rİ: Bir araya gelip tartışıyoruz. Sektör ile ilgili deneyimlerimiz ve bilgilerimiz var elbette. Buna göre uygun, iş yapacağına inandığımız bir öykü seçip başlıyoruz.
Senaryo yazımının edebiyatla bir ilgisi var mı size göre?
Rİ: Bize göre yok. İyi bir edebiyatçı illa da çok iyi senaryo yazar diye bir kural yok. Nitekim bunu deneyen bir çok edebiyatçının hüsranla sonuçlanan projeleri oldu. Tabii bunun tam tersi de geçerli… Senaryo hukuki anlamda bir eserdir ancak asla bir “edebiyat” eseri değildir. Siz hiç gece yatmadan önce senaryo okuyan birini gördünüz mü? Farklı bir alfabesi var. Öncelikle görüntüyle anlatma dilini öğrenmek gerek.
Yazmak için yani senarist olmak için, size göre bir yetenek gerekiyor mu?
Rİ: Bu işin tekniğini herkes öğrenebilir. Senaryo yazımının kitapları, okulları ve öğretilebilir bir tekniği vardır.
Nasıl olur? Yazma konusunda hiç deneyimi ve yeteneği olmayan biri milyonlarca insanı ekrana bağlayabilecek bir dizi senaryosunu yazabilir mi diyorsunuz?
Rİ: Böyle bir ihtimal var. Yetenek, yaratıcılık, hayal gücü dediğimiz şeyler bu tekniği tamamen kavradıktan sonra daha iyi ortaya çıkar. Aynı teknik bilgilere sahip insanların yazdıkları şeyler her zaman farklı olacaktır. Bazıları daha iyi bazıları daha kötü olacaktır. Tekniği öğrenen herkesten mükemmel bir iş çıkacak garantisi yoktur.
Dizilerin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Bu furya ne kadar sürer sizce?
Rİ: Biz gelecek dizilerin diyoruz. Bakın Amerika’da diziler Hollywood filmlerinden çok daha iyi şu anda, özellikle senaryo ve anlatım açısından. Amerikan ticari sineması şu an eski filmleri tekrar allayıp pullayıp önümüze getirmekle meşgulken, Amerikan televizyon dizileri her geçen gün çıtayı her anlamda daha da yükseltiyorlar.
Öykü anlatım tekniği olarak mı diyorsunuz?
Rİ: Evet. Elbetteki Amerika’nın politikasına sempati duymuyoruz. Ancak dizi konusunda her açıdan teknikleri çok ileri. Bunu görmek gerek.
Biraz da şu meşhur diziden konuşalım. Kurtlar Vadisi için siz ne diyorsunuz? Bu dizideki şiddet çok konuşulmuştu… Sizin fikriniz ne?
Rİ: Bize göre eleştirilecek bir şey varsa, bu Kurtlar Vadisi’ndeki şiddet sahneleri değil, şiddeti “örnek olması gereken” kişiye yani kahramana yaptırmaları oldu. Filmin kahramanları kendilerinden daha güçsüz ve çaresiz karakterleri bile komaya sokacak kadar dövdüler veya öldürdüler. Filmin sadece “kötü adamı” bu şiddeti uygulasaydı bize göre insanlar bu kadar rahatsız olmayacaklardı.
Siz kendi dizilerinizde şiddete ne kadar yer veriyorsunuz?
Rİ: Bizim genel prensibimiz, “şiddet”i kahramanımızın başvurduğu bir yöntem olarak göstermemektir. Bizde genelde şiddeti “kötü adam” uygular. Ama kahramanımıza şiddet uygulattığımız dizimiz de oldu. Kurşun Yarası 2. sezonda Kurtuluş Savaşı’nı anlattık. Kahramanımız bir vatanseverdi ve memleket işgal ediliyordu. Buna kayıtsız kalamayan kahramanımız önce Kuvayı Milliye’ye katıldı, sonra düşman generaline de suikast düzenledi. Ama bunu yaparken bile bir insan öldürmenin vicdan azabını ona yaşattık. Kahraman bunu zevk aldığı için değil, yapması gerektiği için yapmıştı… Yani çok göreceli bir kavram bu aslında. Tabii ki memleketi işgal altında olan kahramanımız eli kolu bağlı oturmayacak, elinden geleni yapacaktı… Ayrıca bizim yazdığımız hiçbir dizide kadına yönelik bir şiddet sahnesi yoktur. Kötü adama bile kadın dövdürtmeyiz.
Tutmayan dizileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir dizinin tutmamasındaki etkenler neler?
Rİ: Kendi dizimizden örnek verelim. Bizim “Hayalet” isimli bir dizimiz tutmamıştı. Bize göre kötü işler tutmuyor. Hayalet bitmiş bir dizi olarak önümüze geldiğinde hiç beğenmemiştik. Sonuçta tutmamasına da hiç şaşırmamıştık. Ama ne tutar ne tutmaz konusunda kesin konuşmak imkansız.
Siz bu güne kadar toplam kaç dizi yazdınız?
Rİ: Gülbeyaz, Hayalet, Kurşun Yarası ve Aşk Oyunu.
Dizide senaryo ne kadar önemli?
Rİ: Bu iş bir takım işidir. Ama bu işin bize göre en önemli elementi de senaryodur. Amerikan dizilerine bakarsanız neredeyse tüm dizilerin senaristlerinin aynı zamanda dizinin yapımcısı olduğunu da görürsünüz. Bunun sebebi tüm ekibin öyküye en üst düzeyde hizmet etmesini sağlamak içindir. Bu yüzden iyi bir yapımcı da bize göre çok önemlidir.
Bu güne kadar en çok memnun kaldığınız yapımcı hangisi oldu?
Rİ: Med Yapım. Meltem Kayalı ve Fatih Aksoy. Oturduğumuz zaman teknik olarak tartışabildiğimiz yapımcılar. Bize yaptıkları eleştiriler de her zaman ayakları yere basan, dikkate aldığımız eleştiriler olmuştur. En önemlisi de bizi serbest bırakmaları ve bize güvenmeleri. Bir senarist için çok önemlidir bu.
Peki son günlerde sık sık bahsedilen bu senaristlerin aldığı ücretlerden bahsedelim. Dergilerde 5-6 senarist çıkıp, ‘bölüm başına 20 milyar alıyoruz,’ ‘milletvekillerinden bile fazla kazanıyoruz’ dediler. Ancak Sen-Der üyesi bir çok senaristde bu alanda en çok öyküyü yazanların yani yapıma çekirdek tohumu atanların hakkının yendiğini söylüyor ne diyeceksiniz?
Rİ: Türkiye standartları için iyi kazandığımız doğru. Ama bazen dizi olmayınca gelir de olmuyor. O zaman da dengeleniyor zaten.
Peki seyirciler hakkındaki düşünceleriniz neler?
Rİ: Sektördeki genel inanışın aksine, genel olarak televizyon dizileri ne yazık ki seyirci beğenisinin üzerinde değil çok altındadır. Biz seyircinin beğenisine yetişmeye çalışıyoruz. Tutmayan bir dizi de (kendi dizimiz de dahil), çok kaliteli ve seyirci anlamadığı için değil, kötü olduğu için tutmamıştır. Bu yüzleşmesi çok zor bir gerçektir. Bizim seyircimiz iyi bir filme veya diziye daime ilgi gösteren, öykü anlatma, dinleme geleneği çok üst seviyede bir seyircidir. Bu seviyeyi geçmeye çalışmadan önce bu seviyeyi yakalayabilmek gerekir.
Dürsaliye Şahan
Avrupa HaberAjansı / Antakya
Özel Haber
http://www.avrupagazete.com/avrupa.asp?Id=949
Rüya İşçileri
Nasıl başlasam anlatmaya onlarla olan yolculuğumu. :)
Ben dizi izlemezdim.İzlesem bile öyle körü körüne bağlandığım,kaçırmamak için eve erken gelmeye çalıştığım bir dizi olmamıştı hiç.
Hayatım böyle sürüp giderken bir cuma akşamı karadeniz ezgileriyle beni televizyona çeken bir dizi gördüm.(Kazım Koyuncu'nun bundaki katkısını göz ardı edemem.Rahmetle anıyorum kendisini)
Asi bir kız teknesiyle küçücük bir köprünün altından geçmeye çalışıyordu.Oturup izleyeyim dedim.İlk izlediğim zaman yüzümde bir gülümsemeyle kalkmıştım tv karşısından.O zamanlar neden sevdiğimi anlamamıştım diziyi.
Sonraları bu dizide beni kendisine çeken en önemli şeylerden birinin daha önce hiç izlemediğim kadar sıcak bir öyküsü olduğunu anladım.Karakterler sanki bizim içimizden birileriydi.O kadar doğal ve bir o kadarda değişik yaratılmış ki karakterler hayran olmamak mümkün değildi.(Tabiki bu beğenide çok büyük rolü olan Gülbeyaz Dizisinin Oyuncularını yürekten kutluyorum.)
İyiden iyiye bağlanmaya başlamıştım diziye.Hele o replikleri.Hep merak etmişimdir:Gerçekte de bu kadar güzel cümlelerle mi konuşuyor Rüya İşçileri? :)
DÜNYANIN BÜTÜN OKYANUSLARINDAN VAZ GEÇIYORUM VE GÖZLERİNDEKİ KARADENİZDE BOGULMAK İSTİYORUM...
Bu repliği duyduğum anda Rüya İşçileri'ne olan hayranlığım istem dışı iki katına çıktı.Nasıl bu kadar dokunaklı ve içten replikler yazıyorlar diye düşünmekten kendimi alamadım duyduğum her replikte.
Sonuç olarak mükemmel başlayıp mükemmel biten tek dizi olma özelliğini yakalayarak veda etti Gülbeyaz ekranlara.
Ve Gülbeyaz sayesinde Rüya İşçileri gibi yetenekli senaristleri tanıma fırsatını yakaladım.Ne mutlu bana. :)
Geçen sene bir arkadaşım (Gülbeyaz zedelerden :) ) bir tv kanalında Rüya İşçileri imzalı bir yaz dizisinin başladığını söyledi.
İlk başlarda oyunculukta deneyimi olmayan oyuncuların olduğunu duyunca izleyip izlememek arasında gittim geldim.Fakat Rüya İşçileri ismini duyunca ister istemez Aşk Oyunu'nun içinde buldum kendimi.(Bu arada yapabilirlermi diye kuşkuyla baktığım başrol oyuncuları beni utandırdı.Harikalar onlarıda yürekten kutluyorum. :) )
Aşkla ilgili söylenmiş binlerce söz duYdum şimdiye kadar
binlerce şarkı söyledim,binlerce hikaye dinledim
kimse bana bu kadar zor olacağını söylememişti
gözlerine bakmak yeni bir hayat başlamak oldu
sana dokunmak hayata dokunmak oldu
ya saçlarının kokusu
gerçek aşk bu oyunda olması gereken en son şeydi
şimdi bütün yollar sana çıkıyor ekin
ve belki de hiç bir zaman söyleyemediğim iki sözcük dudaklarımı zorluyor
SENİ SEVİYORUM.....
Daha sonra bu replikleri duymamla,Rüya İşçileri'nin olduğu işin içine düşünmeden kendimi atabileceğimi anlamam da bir oldu.
Bazen yazdıklarıyla bizi yerin yedi kat dibine atsalarda. :) O eşşiz replikleriyle attıkları yerden göğün en yüksek yerine çıkararıp kendilerini affettiriyorlar. :)
Piyasada bir sürü dizi var ama Rüya İşçileri kadar anlamlı,güzel replik yazabilen senarist yok bunu iddia ediyorum.Ve sonuna kadar arkasındayım bu sözümün.
Rüya İşçileri imzalı diziler şiddetle tavsiyemdir.Bu güne kadar yaptıkları işleri takip ettim.Bundan sonrada severek takip edeceğim.
Bu kadar haber ve fotoğraf ekledikten sonra
bende düşüncelerimi yazayım .
Aslında severek izlediğim Gülbeyaz dizisinin jeneriğinde sürekli isimlerini
görüyordum ama o zamanlar dizilerin sadece oyunculardan ibaret
olmadığını anlamamıştım sanırım.
Sonrasında bir sıcak haziran günü Aşk Oyunu'nu gördüm yeni bir dizi tanıtımı
izlemeye başladım bu diziyi sevmemin tek nedeni oyuncular falan değildi
Başka bir şeydi
Ne olduğunu sarp'ın ekine hazırladığı kasette söylediklerinden sonra anladım
Onları sarp söylemiyordu ,Keremcem de değildi .
Bu diziyi yazanlar vardı ...Rüya İşçileri
Diziye merakım ve ilgim arttıkça Rüya İşçileri'ni de merak etmeye başlamıştım
Sonra araştırdım ,5 kişilik bir grup Gülbeyaz başta olmak üzere bir çok dizi yazmışlar.
Gençler ve bana göre (nacizane bir izleyici olarak yorumum) çok yetenekliler.
Dizilerin sadece oyunculardan ibaret olmadığını onların arkasında koskoca bir
ekibin (Senaristler,Yönetmen ,Yapımcı vs.) olduğunu anlamamı sağladılar.
En son 42. bölümünü izledim Aşk Oyunu'nun bazen "hayır böyle olmamalıydı" dediğim zamanlar olsa da bayıldığım ,hayran olduğum ,cok cok güzeldi dediğim zaman ki bölümleri de yazan aynı kişiler deği mi?
Replikler konusunda da sorenza arkadasıma katılıyorum ,
Bu konuda Rüya İşçileri tek bence en güzel ,en dokunaklı, en anlamlı,
en en en replikleri onlar yazıyor.
Sonuç olarak Ben "Öykü - Senaryo Rüya İşçileri " yazısını gördüğüm her diziyi izlerim .
Onların senaryosunu yazdığı sinema filmlerini de beğenerek izleyeceğime eminim.
En kısa zamanda sinemada da görmek isterim isimlerini
Daha nice başarılar diliyorum Rüya İşçileri'ne
Umarım her senaryoları Aşk Oyunu kadar hatta ondan daha fazla başarılı olur ve izlenir.
istanbulll 10-06-06, 22:47 Ayşe ve Sisley,her şeyi o kadar güzel anlatmışlar ki...
Söyledikleri her şeye harfi harfine katıldığımı belirterek başlamak istiyorum yazıma....
Bir çoğumuz gibi benim de Gülbeyaz'la oldu onları tanımam...O zamana kadar onca dizi izlemişken,onda çok farklı bir hava olduğunu daha ilk bölüm de anladım...:img-nyam:
Bambaşka bir sıcaklık vardı bu dizide,insanı içine alıveriyordu.
Müptelası olmuştum artık dizinin...ki hala daha farklı sayılmaz.:img-grin2
Bugün yeniden tekrarını verseler,gene oturup en başından hiç kaçırmadan izlerim diziyi...:img-nyam: Kaçıncı defa bilmem...
Özet olarak böyle başladı işte bende Rüya İşçileri hayranlığı...
Sonra Kurşun Yarası... İlk sezonun da diziyi neden ikinci sezonundaki gibi sıkı takip etmediğimi anladığım da neyi fark ettim biliyormusunuz?
Dizinin 2. sezonunda diziye Rüya İşçileri'nin eli değmişti çünkü.Bu fark hemen hissediliyordu ve ben artık Kurşun Yarası'nı da sabırsızlıkla beklediğim diziler listesine eklemiştim...:img-nyam:
Ve Aşk Oyunu...:img-icecr
Ah ah nasıl anlatılır ki şimdi bu buracıkta...
Ben hiçbir diziye bu kadar bağlanmamıştım...Hiçbir diziyi bu kadar hayatımın içine sokmamıştım...Ve hiçbir dizi bana bu kadar güzel şeyler katmamıştı...
Bunda en önemli paylardan birine sahip olan Rüya İşçileri'ne defalarca teşekkür ederim...:img-nyam:
Bazen anlık sinirlerle,anlık üzüntülerle söylenmemesi gereken şeyler söyledik birbirimize..ben kendi adıma şunu söylemeliyim ki aslında onların hiç birini içimden gelerek söylemediğimi fark ettim.Onların bendeki yerini unutmadım hiçbir zaman...
Unuttuğum tek şey;Ayşe'nin de dediği gibi bazen yazdıklarıyla bizi yerin yedi kat dibine atsalarda ordan çıkarmayı çok iyi biliyorlar...Eh böyle olunca da affediyosun hemencecik...:img-grin2 :img-grin2
Bundan sonra da yazdıklarını takip edeceğimi çok iyi biliyorum.Onlar gibileri bulmuşken bırakmam yani peşlerini...:img-grin2 :img-grin2
Bu arada bir not...
Bahsettiğim dizilere bu kadar bağlanmamın sebebi olarak senaryoyla birlikte oyuncuların,yönetmenin ve tüm ekibin ne kadar çok payının olduğu tartışılmaz bile...:img-nyam:
Ruay iscileri sonunda ev sevdigim bir senaryo hazireladilar oda 43. bolum.Cok superdi her sahnesi boyle bir bolum izlememistim. ;)
aslinda cok iyi bir senarist grubudur rüya iscileri. prensipleri ve bazi kurallari vardir. bir diziyi iyi tanitiyorlar, oyuncularin karakterinden baslayarak hersey cok güzel. hatta öyküsü bile baska dizilerde olmayan öykülerden.
ama bazen bu basarlilari devam etmiyor. dizinin bazi bölümlerine gelince cuvalliyorlar. sonunda onuda düzeltiyorlar. mantik hatalari en cok yaptiklari sey. ve cok dikkatsizler. bazi olaylari cözmeden ve bitirmeden yarida birakiyorlar. ha birde baktiklari filmlerden etkilenip kendi senaryolarina yazmalari var buda bir senariste yakismayan bir sey. kendi orjinal senaryosunu yazmak varken. bakmissin dizi komediden aksiyon ve entirika dolu diziye dönmüs. ben yinde cok iyi bir senarist olduklarina inaniyorum. tecrübeli olduklari kesin.
Sulusaray saygı duyuyorum ama
ha birde baktiklari filmlerden etkilenip kendi senaryolarina yazmalari var
bu düşüncene katılmıyorum bence 43. bölüme kadar gelişen tüm olaylar zaten onlar biliyordu ( tabii onlar bilmesinde biz mi bilelim o da ayrı) yani demek istediğim ha bu filmi izledik hadi böyle yazalım ,bu dizi güzelmiş şimdi de böyle yazalım gibi şeyler olmuyordur.Sezon sonu hatta dizinin son bölümüne kadar her şey planlıdır.Komedien drama dönmek de öyle.
Ayrıca şu anda kanallarda senaryosu birbirine çok benzeyen diziler varken.
Onlar cok orjinal senaryolarla karşımızdalar.
didou_didem 13-06-06, 07:56 Ayşe Melek canım herşeyi öyle güzel anlatmışsın ki..sana yürekten katılıyorum..
Gülbeyaz dizisinde tanıdım onları..ve eşsiz repliklerle resmen hayran kaldım hem diziye hemde Rüya İşçilerinin kendilerine..
Daha sonra yine Rüya İşçilerinin imzasını taşıyan bir dizi daha başladığını gördüm ve aklımdan yine muhteşem replikler bizi bekliyor dedim:)
gerçekten de öyle oldu...
Kızdığım zamanlarda olsa da yine de iyi bir senarist grubu olduğuna inanıyorum
Arkadaşlar Rüya İşçileri bu başlığa yazdığımız güzel yorumları okuduktan sonra bu mesajı onlar adına eklememi istediler.
Bende çok teşekkür ediyorum onlara düşüncelerimizi, güzel dileklerimizi okuyup karşılıksız bırakmadıkları için.
Sevgili arkadaşlarımız.
Bu mesajı sizlere, bizi baştan beri yakından takip eden, arayan,
bulan,konuşan İlknur aracılığıyla yolluyoruz.
Yaptığımız işte en büyük motivasyonumuz birilerinin bizi takip ettiğine, anladığına ve satır aralarındaki bir sürü şeyi gördüklerine olan inancımız.
Bu yazıları okuyunca inancımız daha da güçlendi.
Gülbeyaz'la, birlikte bir yolculuğa çıktık.
Şimdi Aşk Oyunu'yla devam ediyoruz.
Bu yolun güzel, ahlaklı ve uzun olmasını umarak...
Birlikte büyümek dileğiyle...
Hepinize sevgiler
Rüya İşçileri
Sizlere olan hayranlığımı burada arkadaşlarla paylaşmakta bana çok büyük bir mutluluk veriyordu ama bu düşüncelerimizi okumuş olmanız ve içtenlikle bize cevap yazmanız gerçekten tarif edilemez bir mutluluk.
Umarım çok çok uzun zamanlar daha bizi o güzel hikayelerden,hafızalara kazınan repliklerden mahrum bırakmazsınız.
Sizler bu işi yapmaya devam ettiğiniz sürece sizleri takip edeceğimden hiç şüphem yok.
Teşekkürler Rüya İşçileri...
Not:İlknur'cum çok teşekkürler bize bu mesajı ilettiğin için çok mutlu oldum inanki.
Ben de düşünüp duruyordum, Rüya İşçilerine birşeyler yazsam diye. Ama karar veremedim nereden başlayacağıma, önce bize o kadar güzel replikler hazırladıklari, bizi göğün yedinci katına çıkarttıkları için teşekkür mü etsem yoksa yedi kat yerin dibine soktukları için isyan mı etsem bilemedim...
Ben bunları kara kara düşünürken bizim Sisley'den haber geldi. Onun aracalığı ile bize iki satır teşekkür etmişsiniz, ne demek efendim biz teşekkür ederiz bize geri döndüğünüz için. Biliyorsunuz herkes eleştiriyi kalıdırmıyor, sonra bibirimize giriyoruz.
Şimdi Gülbayaz adlı dizinizi bende izledim. Çok hoştu, zamanında bitti ve tadı damaklarda kaldı. Aşk Oyunu'nu izlemeye başladığımda sizin adınızı görüpte takılmadım açık açık söyleyeyim. Konusu hoşuma gitmişti, öyle kapıldım gitti işte.
Size yeri geldi çok kızdım, ne e-postalar attım, sayısını hatırlamıyorum bile. Ama teşekkür e-postalarımı da unutmayın lütfen. Hoşuma giden bir şey oldu mu teşekkür etmesini de bilirim. Hatta bakın eğer bir göz attıysanız foruma bilirsiniz sezon sonu mutlu mu yoksa kritik bir yerde mi bitecek diye iddia ya girmişiz. Orada da söz verdim, eğer mutlu son olursa buradan size bir teşekkür yazısı yazacağım diye. Hayır yani karşı taraf kalabalılkaştı, kaybedersek gitti dondurmalar:)
Tamam ciddileşiyorum, uzun lafın kısası belkide diizi tadında kalsaydı size bu kadar kızmaya fırsatımız olmayacaktı. Konu uzadı, ana konsepten çok uzaklaştı. Tabi bizimde isyanlarımız başladı, sesimiz yükseldi. Eski dizimizi istiyoruz diye bağırıp durduk, duydunuz mu sayın Rüya İşçileri sesimizi?
Bu arada yeri gelmişken bir soru daha sorayım, şimdi siz bizim forumu takip ediyorsunuz anladığım kadarı ile, yanlış mıyım?:) Durun size bir el sallayayım bye
Bugünlük bu kadar, ben yine ara ara uğrar, şikeyetlerimi, isteklerimi ve tabi teşekkürlerimi iletirim.
Ya son bişey daha şu sezon sonunun bizim diizimize bize yakışan bir son olmasını diliyorum. Yanılmam inşallah.
Unutmuşum söylemeyi tekrar geri döndüm, imzalarımız nasıl ama? Ne hoş bölümlerdi değil mi?
istanbulll 14-06-06, 21:20 Yukarıda İlknur'un eklediği yazıyı okuduktan sonra nasıl mutlu olduğumu anlatamam...
Rüya İşçileri,burada bizim yorumlarımızı okuyup,değer verip bize cevap yollamışlar...çok çok teşekkür ederim buraya daha önce yazdıklarımızı okuyup bu yazıyı bize gönderdikleri için....bu bile onların ne kadar farklı,ne kadar düzgün insanlar olduklarını gösterir.onlara duyduğumuz saygı ve sevgiyi sonuna kadar hak ediyorlar...:img-grin2
bana şu ana kadar yaşattıkları tüm duygular için onlara çok teşekkür ediyorum.
Gülbeyaz'la başlayan Aşk Oyunu'yla devam eden yolculuklarında sonuna kadar onların arkasındayım...
her yaptıkaları işte en büyük destekçilerinden biri olacağımı çok iyi biliyorum...:img-nyam: :img-nyam:
bu arada İlknur'cum sana da sonsuz teşekkürler cnm...:img-kiss:
rüya işçileri yaptığınız her işte beni kendinize hayran bıraktınız...aşk oyunu,gülbeyaz gibi unutulmaz yapımlara imzanızı attınız...eşsiz repliklerinizi tüm dizifilmlerde arar oldum...hastalık gibi insanı bunaltan bir konuyu bile harika işlediniz...sizi yürekten kutluyorum...
bizi unutmayıp cvp yazmanız da çok büyük incelik,bize değer verdiğinizi görmek beni çok mutlu etti...
bundan sonraki yapımlarınızda da sizi takip ediyor olacağım...saygılar
ilknurcum cnm benim sonsuz teşekkürler...
Rüya İşçileri ben de sizi "Gülbeyaz" dizisi ile tanıdım ve gercketen çok hoştu ilk izlediğim diziniz o idi ve 2. "Aşk Oyunu"... Yeri geldi çok kızdık, yeri geldi çok eğlendik, mutlu olduk.. ama kızıdğımız zamanlar nasıl sayenizde olduysa güldüğümüz, mutlu olduğumuz zamanlar da sizlerin sayesinde oldu....
Bizi dünyadan kopardığınız için 1 saatte olsa sadece diziye adapte olabilmemizi sağladığınız için sizlere sonsuz teşekkürlerr.... Başarılarınızın devamını diliyorum...
Öncelikle rice ederim arkadaşlar ne demek bu mesajı iletmek büyük zevkti benim için :)
Sonra şunu söylemek istiyorum Rüya İşçileri bu mesajı sadece bu başlığı okuduktan sonra gönderdiler yani burdaki güzel düşüncelere ve böyle düşünen herkese cevap olarak.
Forumun genelini ,tüm başlıkları okuduklarını ve incelediklerini düşünmüyorum.
Öncelikle Rüya İşçilerine bende teşekkür etmek istiyorum.Bu teşekkürümde
o kadar yaptığımız acımasız eleştirilerden sonra çıkıpta yinede her şey için teşekkürler dedikleri için.Biz en acımasız ve en ağır eleştirilerimizi onlara yapmıştık.Kendilerine takmadığımız isim kalmamıştı.Ama yeri geldiğinde yere göğe sığdıramayıp bol bol hatta ayakta alkışlamıştık kendilerini.
Övgünün olduğu kadar yermeninde kabullenebilir olduğunu,eleştriyede açık oldukalarını ispatladıkları bu teşekkür mesajı ile beni hem şaşırttılar hemde mutlu ettiler.Çünkü yönetmenimiz bile kendisini eleştirmediğimiz halde kabullenemeyip kendisine yakışmayan sözler sarfetmişti forumumuzda.
Son söz Gülbeyaz ile başladığınız Aşk Oyunu ile devam ettiğiniz bu kulvarda yolunuz güzel,uzun ve ahlaklı olsun.
rüya işçilerinin bizi dikkate alıp takip etmesine çok sevindim rüya işçilerinin başarılarının devamını dilerim
Rüya işçilerine çok teşekkür ediyorum.sonrada sisley'e .forumumuzu takip ediyorlar ve bu da güzel bişey.Kimi zaman kızsamda kimi zaman eleştirsemde onların dizileirni yine izliyorum.Aramızda öyle bir bağ oluşturuyorlarki bu da seyirci için çok önemli bence.
Bu güzel yolculuğunuzun hiç sorunsuz ve güzel devam etmesi dileğimle.başarılar diliyorum sizlere.
teomanresat 15-06-06, 10:12 Merhabalar; arkadaşımız sisleyin aracılığıyla göndermiş olduğunu teşekkür mesajını görünce bende naçizane bir iki kelam edeyim istedim.Bende sizleri Gülbeyaz la tanıdım .Gerçekten bir karadeniz dizisini bu kadar güzel yapmanız çok hoştu.Sonra Aşk oyununda tekrar birlikte olduk.Bize çok güzel bir aşk hikayesi izlettiniz.Sonra olanlardan dolayı eleştiri oklarımızı birbir fırlatmaya başladık.Ve siz bunca eleştirilere rağmen sağduyulu olmayı başardınız.Tebrikleri kabul etmek kadar eleştirilere de açık olmak bir erdemdir,bir olgunluktur.Sizi bu olgunluğunuzdan dolayı kutlarım ve bize böyle harika bir dizi yaptığınız için teşekkür ederim.Ve o unutulmaz replikleriniz için.Yolunuz her daim açık olsun.İşlerinizde ve hayatınızda başarılar.:img-grin2
keremcem_sarp 15-06-06, 10:50 RÜYA İŞÇİLERİ...Bazen kızmamıza,bazen yüzümüzün gülmesine ama sonuçta bize muhteşem anlar yaşatan o güzel senarist grubu.Bazen beşi biyerdeler,bazen kabus işçileri,bazen muhteşem beşli dediğimiz senaristler...
Sürekli eleştride bulunup,kızdığımızı kimse inkar edemez.Şu an yazmakta oldukları ve bizi kendine bağlayan aşk oyunu nu ele alırsak tarif edilmez bir güzellik yarattılar.Ekin in evlenmesiyle,tümörüyle,çıkardıkları aksaklıklarla çoğu zaman kızmamıza sebep oldularsa da onlar hiçbişeye aldırmadan devamlı işlerini yapmaya devam ettiler.İyi de yaptılar bence...
Her bölümden sonra yorumlar yaptığımız dorumumuzda onların adı mutlaka geçti.Neler demedik ki onlara????Kimler diziyi izlemekten vazgeçti,kimler sinirden saçını başını yoldu ama sonunda bu dizi bi şekilde herkesi kendine çekti.Kimin sayesinde?????Elbette rüya işçileri....
Kızdığımız,eleştirdiğimiz zamanları şimdi aklımdan geçiriyorum.Dizinin genellini de gözümün önüne getirdiğim zaman inanın içimden yalnızca yaptıkları işe alkışlamak geliyor.Onlardan tek isteğim böyle devam etsinler.Kız dığım zamanlar söylediğim sözler için(onlar bilmese de) şimdi özür diliyorum.
İyisiyle kötüsüyle 44. bölüme kadar geldik.Herşeyi birlikte yaşadık.Elbette onların da hataları oldu ama yaptıkları bu güzel dizi herşeyi unutturuveriyor insana.
Şimdi bildiğim bişey var..Ben RÜYA İŞÇİLERİ ni hep AŞK OYUNU ile bir bütün olarak hatırlayacağım.Ve adları geçtiğinde yüzümde bir tebessüm daima olacak.Bize anlattıkları o büyük aşk,o muhteşem dizi AŞK OYUNU için kendilerine tekrar tekrar teşekkür ederim.
didou_didem 15-06-06, 10:56 ilknur mesajı eklediğin için çok teşekkürler..
Burda ki yorumları takip edip teşekkür mesajı yollamaları gerçekten çok güzel birşey teşekkürler...
Teşekkürü bilip de kabul etmek, takdir edilidiğini görüp de alçakgönüllü davranmak, eleştiriyi görüp de kabullenmek gerçekten birer erdemdir.Sizler bizlerin de gördüğü ve tanıdığı kadarı ile gerçekten erdemli kişilersiniz.Her ne kadar kızsak da , isyan etsek de sizi izlemekten hiç vazgeçmedik.Hep bekledik ve aslında biliyoruz ki haklı çıkmamıza, size olan inancımızda doğru yolda olduğumuzu görmemize az bir zaman kaldı. Hayırlısılyla şu 44.bölümü de bir atlatırsak sonrası gerçekten güzel olacak galiba.
Sizler de bizi izlemeye devam edin.(Ha bu arada imzalardaki gibi bölümleri izlemeye hasret kaldık.)
Teşekkürler.
Sayın Rüya İşçileri....
Önce hepinizin elini sıkıyor, tebriklerimi iletiyorum, farkılı bir sezon sonu yaptınız. Başkası olsaydı ameliyat masasında kahramanı öldü mü ölmedi mi diye bırakırdı.
Buraya kadar tamam da son sahnelerde ki Dr. Hakan'ın yaptıklarına ne demeli.
Bize "aa bu kadarda huzurlu, sakin kafayla sizi tatile gönderemeyiz" demek istediniz herhalde.
Şimdi kimisi Dr. Hakan ortalığı karıştıracak diyor kimisi-mesela ben- hayır canım, Ekin'e aşıksa bile ona çekip gitmek düşer diyorum. Hatta gelecek sezona Dr. Hakan karakteri olmayacak diyorum. Bakalım ne olacak gelecek sezona.
Şimdi ben bunları buraya ne diye yazıyorsam, foruma da yazıp arkadaşlarla paylaştım ama birde size dert yanayım dedim. Beni duyuyorsunuz diye düşünüyorum, taza taze bölümü izledikten sonra düşüncelerimi onun için yazıyorum.
Hadi görüşürüz...
Rüya İşçileri,
Gülbeyazla tanıdım onları.O zamandan etkilendim yazdıklarından.Her bölümünü zevkle seyrettim.Sonrasında benim şu ana kadar ki ve hep de öyle kalacak olan favori dizim Aşk Oyunuyla daha da iyi tanıdım onları.İlk bölümden itibaren değişik bir şekilde çekti kendine beni.Bunda onların payları vardı tabi ki.Yazdıkları replikler gerçekten şahane.Öyle ki kaç bölüm üstünden geçse de
aklımızdan silinmediler.Bir Süha dayının mektubu,pilavcı amcanın sözleri hepsi harikaydı.Bazı zamanlar olanlara üzüldük biraz sitem ettik ama ilerisinde yine bize bunları unutturdular.
Bizlere çok güzel anlar yaşattılar.Yeri geldi güldük yeri geldi üzüldük.Ama çok hoş vakit geçirdik gerek burada gerekse tv başında.Bunlar için çok teşekkürler.Ayrıca bizleri unutmayıp mesaj gönderdiğiniz için de ayrıca teşekkürler.İlknur'cum çok sağol canım.
Umarım daha güzel projelerde görürüz sizleri..Başarılar....
SİBEL_AYSENUR 17-06-06, 11:00 Aşk Oyunu Adli Dizinizi Cok Begeniyorum Ve Orda Yasemin'in Yerinde Olmayi Cok Isterdim.başarilar...
teomanresat 17-06-06, 15:31 Sayın Rüya işçileri;
Evet dizimizin sezon finalini yaptık.Güzel ve farklı bir sezon finali oldu.Aklımızda ekin iyileşecek mi iyileşmeyecek mi? sorusu kalmadı bu güzel.Ama gene havada kalan birşeyler oldu.Dr.Hakan niye Ekinin resmine baktı durdu.Yeni sezonda dr.Hakan ekine aşık mı olacak ki bir çok arkadaşımız böyle düşünüyor bende dahil.Ama Kenan gibi sorun olmayacağını hissediyoruz.İnşallah bizi yanıltmazsınız.Böyle güzel bir sezon finalinden sonra güzel bir tatili hakettiniz.Hepinize iyi atiller sezona bomba gibi dönmeniz dileğiyle sevgiler.
Bende Gülbeyaz ile tanıdım sizi.Çok içten bizden bir diziydi.Hala izledikçe size çok teşekkür ediyorum.Zamanında ve yerinde bitti.Onun için ayrıca teşekkür ediyorum.
Aşk Oyununu sizin yazdığınızı bilmeden izlemeye başladım öğrendiğimde çok mutlu oldum.Yine güzel bir dizi buldum diye çok sevindim.Gülbeyaz gibi tadında kalsaydı keşke.
Sizlere çok teşekkür ediyorum herşey için...
Sayin Rüya Iscileri;
öncelikle bizlere sisley arkadasimizla gönderdiginiz tesekkür mesaji icin sagolun...sagolun da; neden buraya girip, birinci agizdan tesekkür etmediniz de, birini araci kildiniz? bunun cevabini cok merak ediyorum dogrusu...
Evet ben de burada bircok üye gibi sizleri "Gülbeyaz" dan taniyorum...Ask oyunu dizisi ile Gülbeyaz dizisini karsilastirmak istemiyorum cünkü bunu yaparsam Gülbeyaza haksizlik edecegimi biliyorum...Zannediyorum Gülbeyazda dizi uzatma gibi bir sorununuz olmadigi icin, yerinde ve tabiri caizse tadini agzimizda birakarak bitirdiniz...harikaydi tek keliyle...
Ask Oyununa gelince;
insan bir bölüm seyrederek bir diziye asik olur mu? olurmus efendim, olurmus...Harika giden performansiniz, birden düsüse gecti ve hani borsadaki bir tabirle 24. bölümde dibini de gördü benim gözümde...yani bu ask beni terketti...
ama maddiyat böyle birsey olmali...insanlari bazi kriterlerinden uzaklastirabiliyor demek ki...
Ben simdi bir asciyim mesela...ama sadece menemeni iyi yapabiliyorum...sizce ben iyi bir asci miyim? hayir degilim degil mi?
Sizin repliklerinizi ben de begeniyorum ama takdir edersiniz ki sadece replikle olmuyor bazen...yani sadece iyi replik yazarak, hatalar kapatilamiyor maalesef...
Gülbeyazla yola ciktik, Ask Oyunu ile devam ediyoruz demissiniz...
Bu yolun güzel, ahlaklı ve uzun olmasını umuyoruz demissiniz...
Ben de diyorum ki;
güzel ve ahlakli olan her yolun ömrü de zaten uzun olur...ama dediginiz gibi, bu yol güzel ve ahlakli ise...
saygilarimla...
meryemce84 18-07-06, 12:18 Sayın Rüya İşçileri,
Bizi görüyor,duyuyor ve okuyor olmanıza sevindim.
Bize teşekkür etmişsiniz.Bende kendi adıma size teşekkür ediyorum.
Beni Gülbeyaz gibi efsane bir dizi ile tanıştırdınız.
Sonra Aşk Oyunuyla büyülediniz..
Büyülediniz diyorum çünkü ayrılamaz oldum Aşk Oyunu'ndan.
Bu büyü zamanla bozulmaya başladı.
Neyse bitmedik diziden umut kesilmez...
Yeni sezonda bize güzel senaryolar yazmanız dileğiyle..
Saygılar...
Sevgili senaristlerimiz Rüya İşçileri,
Öncelikle bu sezonu da hayırlısı ile atlattığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkürler. Belki biraz geç oldu ama işte insan böyle "sinir bozucu" olaylarla karşılaşmadan, anlayamıyor bazı değerleri. Biz sonuna kadar anladık ama o konuda bir derdiniz olmasın.
Hepimizi rahatsız eden, bazı kötü olaylar yaşandı. Tüm bunların farkındayız ve inanın en az sizin kadar bu olaydan rahatsızlık duymakta ve sizin şu an yaşadıklarınızı anlamaktayız. Sonuçta bunca emekten sonra sil baştan yapmak kolay bir şey değil. Ama biliyorum ki, sizin gibi yenetekli insanlar bu işin de üstesinden gelebilecek kapasitede.
Bir ikinci husus. Şu konuda hiçbir endişeniz olmasın lütfen: Yeni sezonda Aşk Oyunu eski performansı sergileyebilir mi? Emin olun sergilemesi için biz elimizden geleni yapacağız. Tabii kendi imkanlarımız ölçüsünde. Örneğin ne yapabiliriz biz? "Aşk Oyunu'nu" seyredebiliriz mesela. Sizlere arkanızda olduğumuz hissettirebiliriz örneğin. İşte bunlar yapabileceklerimizin sadece birkaçı.
Geçen bu zaman içinde siz de bizleri az çok tanıdınız, ne kadar kararlı olabileceğimizi gördünüz. Nasıl bir seyirci profili olduğumuzu da anladığınızı düşünüyorum.
Şimdi sizlerden tek bir ricamız var. Tüm bu güzellikler bir insanın terk edişi ile yıkılmasın. Sarp'ımız Ekin'siz, Sinan'sız kalmasın istiyoruz. Belki takip ediyorsanız "Aşk Oyunu" başlığı altında kendimizce isteklerimizi sıralıyor, yeni girecek oyuncular hakkında tahminler yürütüyoruz. Ama çoğunluğun buluştuğu bir ortak payda var. Elbette her insan gibi biz de hayatta nelere alışmıyoruz. Bunu da hoş görür, yeni Sarp'ımıza da bağlanırız. Ama ayak uyduramayacağımız, gözlerimizin hep arayacağı nedir biliyor musunuz? Sarp'sız bir Ekin.
Biliyorum belki işinize çok fazla karıştığımızı söyleyeceksiniz, ama inanın amacım ne bilgiçlik taslamak ne de ahkam kesmek. Sadece fikirlerimizi söyleyip, onların değerlendirme alanınız içine girmesini ummak. Bunu yaparken de sabırla beklemek.
Ama inanın sizi de anlıyoruz. Sizin de 44 bölüm oynayan, o karakteri canlandıran kişiden sonra yeni Sarp'a alışamayacağımızı düşündüğünüzü tahmin ediyoruz. Ama gerçekten sizi şaşırtmaya kararlıyız. Hep bizim tabirimizle "ters köşe olan" biz oluyorduk. Bir seferlikte sizi şaşırtmak istiyor, yeni Sarp'ımızla mutlu mesut sahneler bekliyor, hatta Aslı'yı da aramızda görmek istiyoruz.
Eminim şimdi bu seyirci milletinin istekleri bitmez diyorsunuz. Yok biter, biter. Yeter ki söz verdiğiniz mutluluk kredilerini görelim.
Ölümü yenen aşk, bunları da yener.
Öyle değil mi Rüya İşçileri, bunu en iyi sizler bilirsiniz.
Saygılarımla,
Ceren
sayın rüya işçileri;
öncelikle sizi tebrik ediyorum çünkü biz aşk oyunu sevenlere yaklaşık iki yıl boyunca sarp ve ekinin o bitmek tükenmek bilmeyen,4 yıl sonra bile birbirlerine olan aşklarını en güzel şekilde anlattınız:good: sezon finali tek kelimeyle MUHTEŞEMDİ!!!"aşklarıyla ölümü bile yendiler bir daha hiç ayrılmazlar!"demiştim ama olmadı..sarp ve ekin bizim bilmediğimiz olaydan dolayı ayrıldılar:sad53: tamam keremcem diziden ayrıldı onun için doğal olarak sarp ve ekin ayrılacaklardı ama en azından yeni sezonda nasıl ayrıldıklarını anlatsaydınız bizde neden ayrıldıklarını öğrenmiş olurduk yani en azından içimiz brazda olsa rahatlardı:img-yes: eminim bütün aşk oyunu sevenler böyle düşünüyordur:img-yes: sarp ile ekin ayrılcaklarına sarp ölseydi daha iyi olurdu.kendi istekleriyle ayrılalarından daha mantıklı olurdu bence..çünkü ekin ve sarpın ayrılmalarını hala kabullenmiş değilim:icon_sorr bana çok mantıksız geliyor....yani birbirini bu kadar seven kişiler nasıl olurda ayrılırlar aklım almıyor:icon_whis bir final bile yapmadan dizi bitti böyle bir dizi bunu haketmiyor!keremcemi final için ikna etseydiziniz ve diğer diziden ayrılan kişileri dizimize yakışır bir final olsaydı daha iyi olmaz mıydı?bir düşünün!eminim keremcem dahil bütün ekip bunu kabul ederdi:img-yes: :img-yes: :img-yes: neyse olan olmuş artık yapıcak bişey yok!sarp,ekin ve sinan benim(bizim)hayallerinde mutlu mesut hayatlarına devam ediyorlar:img-yes:
dişi-kartal 16-05-07, 17:26 Rüya İşçileri süper birisi muhteşem başarılı bir senarist kendisini tebrik ediyorum Aşk Oyunu muhteşemdi insanlar için bir efsane oldu bence :img-yes: :happy0064
ben rüya işçilerini ilk gülbeyaz zamanında duymuştum ben ilk önce bir kadın sanmıştım meğersem bunlar grupmuş o zaman çok şaşırmıştım:)ama onlara geçte olsa gülbeyaz gibi bir diziyi yazdıkları için çok teşekkürler ederim geçmişte izlediğim en güzel dizilerden bir tanesiydi
ekinela_94 08-06-07, 09:46 rüya işçilerini çok beğeniyorum bütün senaryoları çok güzel oluyor..
özellikle aşk oyunum..hepinize çok teşekkür ediyorum aşk oyunu gibi güzel bi diziyi izleyebildğimiz için......
Yeni Projeleri:
Sana Mecburum
Yönetmen: Hakan ARSLAN
Senaryo: Rüya İşçileri
Müzik: Bora EBEOĞLU, Cengiz ONURAL
Oyuncular: Doğuş,Seda Bakan,Ali Sunal,İnci Şen,Ozan Dağgez,Mehtap Bayri,Nihat Nikerel
Yapımcı: Mustafa OĞUZ,
Faruk BAYHAN / FM Yapım
Kanal D
Kaptan
Yönetmen: Günay Korter
Senaryo: Rüya İşçileri
Oyuncular:Arda Kural, Eylül Deniz, Melike Öcalan, Teymuralp Fosforoğlu,Berke Hürcan,Kuzey Vargın,Sema Çelebi
Medyapım
Show Tv
didou_didem 08-07-07, 19:50 Sana Mecburum dizisini izlemedim ama Kaptan dizisinin ilk bölümünü izledim gerçekten çok güzel bir dizi...:):)
Gülbeyaz.. Bir dizide bu kadar mı güzel repliikler olur..
Gülbeyaz konusunda rüya işçilerine teşekkür ediyorum.. İzlediğim ve izleyeceğim tüm dizilerin en muhteşemini yaptıkları için
AŞk oyununu da çok severdim zamanında.. Ekinin ameliyat olduğu sezon finaline kadar her bölümünü severek seyrettim..
NERGIZ_CAN 31-08-07, 06:28 ruyacim iyi guzelde ask oyununu boyle yarim birakmasaydiniz ya neden guzel bir sekilde bitirmediniz ya olmadi iste her isiniz boyleyse cok kotu
Dizisi yayından kalkan bir adam durumuna düştüm!
Sekizinci bölümden sonra yayından kalkan 'Fikrimin İnce Gülü' dizisinin başrol oyuncusu Kenan Işık, senaristlere verdi veriştirdi: Kimse beni aşk üçgeni içinde kalmış ve rüşvetçi bir belediye başkanı gibi gösteremez!..
'Kuzey Rüzgarı' adlı diziden ayrılan Kadir İnanır'ın ardından, 'Fikrimin İnce Gülü'nde başrol oynayan Kenan Işık da 'senarist kurbanı olduğunu' iddia etti. Işık, Aydan Şener ile oynadığı dizinin yayından kaldırılmadığını vurgulayarak, "Senaristlerin beni rüşvetçi belediye başkanı ve bir aşk üçgeni içinde yazmasını kabullenemediğim için diziyi bitirdim" dedi.
HALK DA BUNU TASVİP ETMEZ
Kenan Işık, "Dizisi yayından kalkan adam durumuna düşmek istemem çünkü ben bunu hak etmedim" diye konuştu. Senaryonun gidişatından memnun olmadığı için projeyi sürdürmek istemediğini vurgulayan Kenan Işık, 'Aşk Oyunu', 'Kurşun Yarası' gibi uzun soluklu dizilere imza atan senaryo grubu Rüya İşçileri'ne ilişkin sıkıntılarını şöyle ifade etti: "Çok uzun süre devam edecek iyi bir hikayesi vardı ama senaryoyu yazan arkadaşlara bazı şeyleri anlatamadık. Kenan Işık'ı almışlar belediye başkanı olarak dizinin kahramanı yapmışlar, sonra da rüşvetçi belediye başkanı diye senaryo yazıyorlar. Bu olmaz! Ben kendimi rüşvetçi başkan olarak göstermek istemem! Aydan da memnun değildi. Bir kadın var; iki aşk arasında kaldığını söylüyor. Böyle şey olur mu? Bunu halk da tasvip etmez. Biz bitmesinin bu şekilde devam etmesinden daha hayırlı olacağını söyledik."
Garip nedenler öne sürmek doğru değil
'Fikrimin İnce Gülü' dizisinin senaryo grubu 'Rüya İşçileri' adına konuşan Meriç Demiray, "Kenan Işık'ın karakterinin tüm özellikleri en başından beri belliydi" diyerek, Işık'ın iddialarına şöyle yanıt verdi: "Rol kendisine teklif edildiğinde, Kenan Işık ve Aydan Şener'e dört bölümlük senaryoyu vermiştik. İlk bölümde Işık kasabadaki çarşıyı dağıtıyordu. Karakterinin tüm özellikleri en başından beri belliydi. Konservatuvar mezunu olan birinin rolüne böyle bakması çok ilginç! Ayrıca başrollerin de artık zaafları olduğu senaryolar yazılıyor. Rollerin pirüpak olduğu senaryolar, 80'lerde kaldı.
EKİPLE AYNI DİLİ KONUŞAMADIK!
Bir dizinin başarılı olabilmesi bütün ekibin anlaşabilmesi gerekir. 'Fikrimin İnce Gülü'nde bazı oyuncular ve yönetmenle aynı dili konuşamadık. Şanssızlık! Dizide büyük bir aşk anlatılıyordu, Kenan Işık'ın rolündeki asabiyet de; yıllar önce biten bu büyük aşk sonrasında inancını yitirmiş olmasından kaynaklanıyordu. Bazen diziler uyumsuzluklar yüzünden tutmaz. Dizi yayından kalktıktan sonra garip nedenler ileri sürmek çok da doğru değil..."
http://img.sabah.com.tr/2007/11/27/gny/im/B43ADC6431B1CD4C8E5D0EE6r.jpg
http://img.sabah.com.tr/2007/11/27/gny/im/54A0EC955D854C48A53DBE6Cr.jpg
kaynak (http://www.sabah.com.tr/gny/haber,4FCE39F658024CC898915973F1FD9FE3.html)
şimdide 16.bölümden itibaren karayılanı yazmaya başlıyorlar inşallah kurtarırlar umut dite tutunduğumuz dal oldular kendileri
kursun yarasının 2.döneminide onlar yazmıştı işlerinde başarılar inşallah yıldızlarımız barışır
|
|