Tüm Versiyonu Göster : Serhat Tutumluer
selam arkadaşlar..çalışma yapanların eline sağlık bende bir şey yaptım ..yorumlarınız bekliyorum...http://img219.imageshack.us/img219/4246/49yh9.png (http://imageshack.us)
asera eline sağlık çok güzel olmuş çalışman.devamınıda bekleriz ama:icon_whis:img-yes: ben böyle çalışmalar yapamadığım için hep sizden bekliyorum kusura bakmayın artık:img-blush
first lady
16-01-08, 23:13
sueda abla ve özlem teşekkürler başarı dilekleriniz için.bende tüm sınavları olan arkadaşlara başarılar diliyorum.gerçi hayatın kendisi başlı başına bi sınav ya.hayatı sınavı verenlerede bi başarı dileği benden(yaprak dökümünü izledimde böyle oldum valla.her çarşamba duygularım tepetaklak oluyo:icon_whis: )şaka bi yana ben serhat beyin bu dizide oynamasını isterdim.çok güzel ve kaliteli bi dizi:img-yes:herkese iyi geceler.yarın görüşrüzbye
sueda abla ve özlem teşekkürler başarı dilekleriniz için.bende tüm sınavları olan arkadaşlara başarılar diliyorum.gerçi hayatın kendisi başlı başına bi sınav ya.hayatı sınavı verenlerede bi başarı dileği benden(yaprak dökümünü izledimde böyle oldum valla.her çarşamba duygularım tepetaklak oluyo:icon_whis: )şaka bi yana ben serhat beyin bu dizide oynamasını isterdim.çok güzel ve kaliteli bi dizi:img-yes:herkese iyi geceler.yarın görüşrüzbye
ayy gerçekten ceren ya ne güzel olurdu...valla bi fena oluyorum ki bu diziden sonra sorma...inşallah bu kalitede bi dizide izleriz ilerde onu..
bugünlerde gazeteyi açar açmaz oyunun oyunuyla ilgili bir haber görür oldum
enteresan bir şekilde hiç bir haberde serhat beyin adı geçmiyordu
bugünkü haberde bütün oyuncuların adını yazmışlar da o da araya sıkışmış
ya bir insana medya maymunu olamadı diye bu kadar mı haksızlık edilir aklım almıyor
türkiyenin başkentine bir oyun nasıl gelenmiyor onu da aklım almadı araya sıkıştırayım dedim
serhat camiasına dostlarıma selam ederim bu vesileyle uğramıyordum uzun süredir
hayal perdesi
17-01-08, 05:32
bugünlerde gazeteyi açar açmaz oyunun oyunuyla ilgili bir haber görür oldum
enteresan bir şekilde hiç bir haberde serhat beyin adı geçmiyordu
bugünkü haberde bütün oyuncuların adını yazmışlar da o da araya sıkışmış
ya bir insana medya maymunu olamadı diye bu kadar mı haksızlık edilir aklım almıyor
türkiyenin başkentine bir oyun nasıl gelenmiyor onu da aklım almadı araya sıkıştırayım dedim
serhat camiasına dostlarıma selam ederim bu vesileyle uğramıyordum uzun süredir
Sana katılıyorum canım ve Yasemin Yalçın Hanıma da teessüflerimi iletiyorum; o da hiç bahsetmemişti Serhat'tan, çıktığı programlarda... Bu gazetelerin yaptıklarına da artık pes diyorum... Herhalde bir tek Şebnem Dönmez, Serhat'tan bahsetti, sunucunun ısrarla ilk olarak Yasemin Yalçın'dan bahsetmesine rağmen; "Sadece o değil, tüm ekip çok başarılıydı." dedi ve Serhat'tan bahsetti. Kendisini buradan tebrik ediyorum... İşte gerçek bir sanatçı! Teşekkürler Şebnem Hanım, hakedene hakettiğini verdiğiniz ve bu oyunlara katılmadığınız için...
first lady
17-01-08, 13:35
sevgi'cimm uzun bi aradan sonra hoşgeldinnn.
senin ve hayal perdesi'nin yorumuna sonuna kadar katılıyorum.yasemin hanımın röportajlarını izlemedim ama bi çok gazete haberinde serhat beyin adını geçmediğini biliyorum.üstelik oyunun yükünü en fazla çekende o.ben serhat beyin olmadığı bi sahne hatırlamıyorum.acaba yasemin hanım o rolü serhat bey kadar hakkıyla yapacak başka kimi bulabilirdi?üstelik bi insanın illada medyatikmi olması gerekiyo yaptığı işte adının geçmesi için.kaç kişi o oyuna serhat beyi sahnede izleyebilmek için gidiyo haberleri yok heralde.ben ömrümde bi oyuna o kaar para vereceğimi hayal etmezdim şimdi ikinci kez gidicem.çünkü ömrümde izlediğim ennn güzel oyundu ve bu oyunu serhat bey sayesinde izledim.attrımasınlar serhatçıların kafasınıııı:img-polic
bunlarda oyundan:)
http://img147.imageshack.us/img147/2891/oyun05pu0.jpg
http://img147.imageshack.us/img147/5171/oyun04cb4.jpg
bugünlerde gazeteyi açar açmaz oyunun oyunuyla ilgili bir haber görür oldum
enteresan bir şekilde hiç bir haberde serhat beyin adı geçmiyordu
bugünkü haberde bütün oyuncuların adını yazmışlar da o da araya sıkışmış
ya bir insana medya maymunu olamadı diye bu kadar mı haksızlık edilir aklım almıyor
türkiyenin başkentine bir oyun nasıl gelenmiyor onu da aklım almadı araya sıkıştırayım dedim
serhat camiasına dostlarıma selam ederim bu vesileyle uğramıyordum uzun süredir
sevgiciğim dediğin gibi haberlerde serhat beyden hiç bahsedilmiyor. hatta bir iki programda yasemin hanım ve ilyas beye rast gelmiştim o kadar oyuncuları saydılar serhat bey'den bahsetmediler. oyuna giden biri olarak oyunu götüren bence serhat bey. bütün sahnelerde var hatta yasemin hanım dan bile daha çok görünüyor diyebilirim ve performansı harika.
laziko ve first lady dediğiniz gibi bir hayatımda sezen aksu harbiye konserine bir de bu oyuna bu kadar para verdim ikisine de değdi. hatta bu oyuna serhat bey'in o güzel performansını izlemek için ikinci ve üçüncü kez bile gitmeyi düşünüyorum.
bu arada buraya o kadar güzel çalışmalar resimler ekleniyor ki; ekleyenlerin ellerine sağlık. harikasınız.:img-yes:
sevgicim hoşgeldin bayadır görememiştik seni..deidklerinize aynen katılıyorum valla eklenicek bişey yok..
belki bu konuda serhat bu kadar rahatsiz olmuyordur ama bencede cok rahatsiz edici bir konu ben oyunu izlemedim bir vidyosu vardi tanitim icin onu izledim ewet o kisa vidyoda bile en cok sehatin sahnesi vardi ve hepside zor sahnelerdi ne diye bilirimki sanat camiasi tv anlayisi bizimki gibi olmuyor kim reklami yapar onu adi geciyor uzucu bir durum ama serhatta hep bunu yenilemiyormu ropertajlarinda siz boyle anlattikca o sahnede onu yasemin yalcin tiyatrosunda degilde izmitte izlemek istiyorum cunku ayni karahteri ordada canlandiriyor ne diyeyim nasip siz boyle anlatikca haklisinizda ve ben oyuna gidemedigim uzuntusu azaliyor baska tiyatroda ayni oyunli yana izmitte bulusmak dilegiyle serhat tutumluer dilerim degerini bilecek nice projeler icinde olursun cunku sen en iyisini yapiyorsun ve herseyin en iyisine layiksin:happy0064
Merhaba arkadaşlar, oyunu sıcağı sıcağına hem de ikinci kez izlemiş bir olarak şunu söylemeliyim ki kendisinin de söylediği gibi oyunun lokomotifi Serhat Bey, ayrıca zaten Mehmet Ergen de Serhat Bey'in teklifini kabul etmediği takdirde oyuna başlamaya cesaret edemeyeceğini söylemiş bir yönetmen...Oyun çok çok zor bir oyun, en kısa şöyle anlatayım bir sürü kapı ve sardalya var :) Bunların çoğunun idaresi de Serhat Bey'de amuda kalkan da o, merdivenden düşen de, baltayla birini kovalayan da, hepsi inanılmaz zor roller oynuyor olabilirler ama bu kadar kısa bir sürede rolü başka birisi kaldıramayabilirdi, diğer oyuncular da bunun farkında Şebnem Hanım zaten kendi kapasitesini bildiği ve bu kadar önemli insanlarla bir oyunda rol adlığ için ne kadar şanslı olduğunun bilincinde ve etrafındakileri takdir edebiliyor, ama Yasemin Yalçın olsun, Volkan Severcan olsun zaten star isimler ve oynadıkları oyunda başkası ön plana çıkınca onu kıskanıyorlar, oyunculuk egosu yüksek bir iş, benim son gittiğim oyunda Serhat selama çıktığında salondaki alkışları duyup, Volkan Severcan'ın yüzünün aldığı ifadeyi görseydiniz zaten neden isminin sayılmadığını anlardınız ;) Aslında benYasemin Yalçın'a hak veriyorum çünkü sen yıllar sonra sahneye dönüş yapıyorum diye propaganda yapıyorsun ama orada oynayan başka bir oyuncunun daha çok reaksiyon aldığını görüyorsun, oyunun yıldızı olmayı beklerken başkasının senden daha çok parladığını görüyorsun, valla ne diim ben olsam ben de kıskanırım ;) :D
Merhaba arkadaşlar, oyunu sıcağı sıcağına hem de ikinci kez izlemiş bir olarak şunu söylemeliyim ki kendisinin de söylediği gibi oyunun lokomotifi Serhat Bey, ayrıca zaten Mehmet Ergen de Serhat Bey'in teklifini kabul etmediği takdirde oyuna başlamaya cesaret edemeyeceğini söylemiş bir yönetmen...Oyun çok çok zor bir oyun, en kısa şöyle anlatayım bir sürü kapı ve sardalya var :) Bunların çoğunun idaresi de Serhat Bey'de amuda kalkan da o, merdivenden düşen de, baltayla birini kovalayan da, hepsi inanılmaz zor roller oynuyor olabilirler ama bu kadar kısa bir sürede rolü başka birisi kaldıramayabilirdi, diğer oyuncular da bunun farkında Şebnem Hanım zaten kendi kapasitesini bildiği ve bu kadar önemli insanlarla bir oyunda rol adlığ için ne kadar şanslı olduğunun bilincinde ve etrafındakileri takdir edebiliyor, ama Yasemin Yalçın olsun, Volkan Severcan olsun zaten star isimler ve oynadıkları oyunda başkası ön plana çıkınca onu kıskanıyorlar, oyunculuk egosu yüksek bir iş, benim son gittiğim oyunda Serhat selama çıktığında salondaki alkışları duyup, Volkan Severcan'ın yüzünün aldığı ifadeyi görseydiniz zaten neden isminin sayılmadığını anlardınız ;) Aslında benYasemin Yalçın'a hak veriyorum çünkü sen yıllar sonra sahneye dönüş yapıyorum diye propaganda yapıyorsun ama orada oynayan başka bir oyuncunun daha çok reaksiyon aldığını görüyorsun, oyunun yıldızı olmayı beklerken başkasının senden daha çok parladığını görüyorsun, valla ne diim ben olsam ben de kıskanırım ;) :D
of of of neler yazmışsın derencim maşallah açmışsın ağzını yummuşsun gözünü :) ama serhatın oyunun lokomotifi olduğu kaçınılmaz bi gerçek kabul eden etsin etmeyen etmesin..
Merhaba arkadaşlar, oyunu sıcağı sıcağına hem de ikinci kez izlemiş bir olarak şunu söylemeliyim ki kendisinin de söylediği gibi oyunun lokomotifi Serhat Bey, ayrıca zaten Mehmet Ergen de Serhat Bey'in teklifini kabul etmediği takdirde oyuna başlamaya cesaret edemeyeceğini söylemiş bir yönetmen...Oyun çok çok zor bir oyun, en kısa şöyle anlatayım bir sürü kapı ve sardalya var :) Bunların çoğunun idaresi de Serhat Bey'de amuda kalkan da o, merdivenden düşen de, baltayla birini kovalayan da, hepsi inanılmaz zor roller oynuyor olabilirler ama bu kadar kısa bir sürede rolü başka birisi kaldıramayabilirdi, diğer oyuncular da bunun farkında Şebnem Hanım zaten kendi kapasitesini bildiği ve bu kadar önemli insanlarla bir oyunda rol adlığ için ne kadar şanslı olduğunun bilincinde ve etrafındakileri takdir edebiliyor, ama Yasemin Yalçın olsun, Volkan Severcan olsun zaten star isimler ve oynadıkları oyunda başkası ön plana çıkınca onu kıskanıyorlar, oyunculuk egosu yüksek bir iş, benim son gittiğim oyunda Serhat selama çıktığında salondaki alkışları duyup, Volkan Severcan'ın yüzünün aldığı ifadeyi görseydiniz zaten neden isminin sayılmadığını anlardınız ;) Aslında benYasemin Yalçın'a hak veriyorum çünkü sen yıllar sonra sahneye dönüş yapıyorum diye propaganda yapıyorsun ama orada oynayan başka bir oyuncunun daha çok reaksiyon aldığını görüyorsun, oyunun yıldızı olmayı beklerken başkasının senden daha çok parladığını görüyorsun, valla ne diim ben olsam ben de kıskanırım ;) :D
Derens cim bende bir kez oyunu izlemiş ve ikinci kez izleyecek bir seyirci olarak objektif olarak diyebilirim ki oyunun lokomotifi gerçekten Serhat tır. Çünkü oyun içerisinde en çok sahnede yer alan, en zor hareketleri yapan, en çok koşturan, en çok repliği söyleyen, en iyi oyunculuğu çıkaran, en komik sahneleri izlettiren yani en lerin hepsini yapan Serhat tır.
Serhat ın bu oyunda bu kadar başarılı olmasının en büyük sebebi zaten çok iyi bir oyuncu olması. Birde zaten bu oyundaki bu rolü, yanlış hatırlamıyorsam İzmit Şehir Tiyatrolarında 150 kez oynamış. Bunun verdiği bir deneyimde var zaten. Ama bir yazıda okumuştum sırf Serhat ın oynadığı karakteri işleyip oyuna hazır hale getirebilmek için o karakteri oynayacak oyuncuyla en az 1 ay gibi bir süre çalışması gerekiyormuş yönetmenin. Zaten bu oyun tamı tamına 1 ayda hazır olmuş. Eğer Serhat olmasaydı bu oyunu hazırlamaları uzun sürerdi. Artık ben izlemek istermiydim onu bilmiyorum ama. Yani bu rolü Serhat tan başkası ne oynayabilirdi yada oynadı desek bile bu kadar güzel oynayamazdı diye düşünüyorum. Mehmet Ergen de çok güzel ifade etmiş zaten Serhat hakkındaki düşüncelerini.
Bence kim ne derse desin Serhat BKM ve Yasemin Yalçın tiyatrosu için bir şans. Onlar ne kadar ismini anmasalarda biz ve bizim gibi severleri her zaman onun yanında... byebyebye
of of of neler yazmışsın derencim maşallah açmışsın ağzını yummuşsun gözünü :) ama serhatın oyunun lokomotifi olduğu kaçınılmaz bi gerçek kabul eden etsin etmeyen etmesin..
valla birazcık öyle oldu bu sefer ama artık bu yapılan biraz haksızlığa giriyor dayanamadım ;) ayrıca ismini söylemem burada doğru olmaz ama bir tiyatro sitesinde oyunlar hakkında yazılar yazıyoruz biz arkadaşımla büyük ihtimalle haftaya da Oyunun Oyunu'nu yazıcaz, o zaman objektif eleştiri neymiş görecek herkes bakalım ;)
Ayrıca Deryacım sana da katılıyorum Serhat Bey Yasemin Yalçın tiyatrosu için gerçekten büyük bir şans inşallah farkına varırlar artık ;) :D Ama onlar dediğin gibi söyleseler de söylemeseler de güneş balçıkla sıvanmıyor, diyorum ki bu sene verilen tiyatro ödülleri artık objektif olsa da şöyle Serhat Bey'in Afife'ler, Sadri Alışık'lar aldığını görsek, en güzel cevap da bu olsa...
valla birazcık öyle oldu bu sefer ama artık bu yapılan biraz haksızlığa giriyor dayanamadım ;) ayrıca ismini söylemem burada doğru olmaz ama bir tiyatro sitesinde oyunlar hakkında yazılar yazıyoruz biz arkadaşımla büyük ihtimalle haftaya da Oyunun Oyunu'nu yazıcaz, o zaman objektif eleştiri neymiş görecek herkes bakalım ;)
Ayrıca Deryacım sana da katılıyorum Serhat Bey Yasemin Yalçın tiyatrosu için gerçekten büyük bir şans inşallah farkına varırlar artık ;) :D Ama onlar dediğin gibi söyleseler de söylemeseler de güneş balçıkla sıvanmıyor, diyorum ki bu sene verilen tiyatro ödülleri artık objektif olsa da şöyle Serhat Bey'in Afife'ler, Sadri Alışık'lar aldığını görsek, en güzel cevap da bu olsa...
sevgili derens ve Ö.Dilek,Gökgöz ne güzel yazmisiniz öyle yüreginizden geldigi kesin cümlelerinizin ama seninde dedigin gibi günes balcikla sivanmaz ama sivamayada zaten kimsenin gücü yetmez Serhat zaten o kadar alcakgönüllü ve basariliki onlar övmüs yada övmemis ,ismi söylenmis yada söylenmemis bunun hic önemi yok bence oyuna giden elestirmenler bile hele bir genc var dizilerdende bildigimiz SERHAT TUTUMLUER diyorlarya bu yeter bence birde insaallah tiyatro ödülleri alir ve ödüllere doymaz üniversiteye gidenler varsa birseyler yapsalar ve ödüller verselerya ne güzel olurdu ama o zaten halkin sevgisini sinesine koyarak ve halkin gücünü arkasina alarak ödüllerin en büyügünü aldi bence ama ne yazikki kalbimizin plaketi yok ama SERHAT'a sicacik sevgimizi ve yüregimizi yolluyoruz ,basarilari katlanarak artsin sevgiyle ve SERHAT'la kalin byebye
"Küler Küllere Bir de Yolluk" oyunuyla Afife Jale'ye aday olmuştu. Ama Selçuk Yöntem almıştı o sene ödülü. Bu sene Serhat bey aday olacakmış gibi geliyor bana "Oyunun Oyunu" ile. Alma ihtimali de yüksektir kanımca ama belli olmaz tabi bu ödül işlerine akıl sır ermiyor.
"Küler Küllere Bir de Yolluk" oyunuyla Afife Jale'ye aday olmuştu. Ama Selçuk Yöntem almıştı o sene ödülü. Bu sene Serhat bey aday olacakmış gibi geliyor bana "Oyunun Oyunu" ile. Alma ihtimali de yüksektir kanımca ama belli olmaz tabi bu ödül işlerine akıl sır ermiyor.
ayy inşallah olur ve ödülü de alır yani nasıl hakediyor bunu anlatmama imkan yok kelimeler yetmez..çok gönülden isterim almasını ve hatta en iyi oyun ödülünü almasını oyunun..
first lady
17-01-08, 20:44
"Küler Küllere Bir de Yolluk" oyunuyla Afife Jale'ye aday olmuştu. Ama Selçuk Yöntem almıştı o sene ödülü. Bu sene Serhat bey aday olacakmış gibi geliyor bana "Oyunun Oyunu" ile. Alma ihtimali de yüksektir kanımca ama belli olmaz tabi bu ödül işlerine akıl sır ermiyor.
bence bütün ödüllere aday olmalı.inanılmaz bi oyun gücü var çünkü.inşallah bütün ödüller serhat beyin olur bu sene:img-yes:böyle bi oyuna bütün ödüllerde az ya neyse:icon_whis
edit:dilşah'ın(hidden girl) herkese çok selamı var.her ne kadar gelemesede aklı ve kalbi hep forumda.bu forumda emeği çok tabii:img-yes:
valla birazcık öyle oldu bu sefer ama artık bu yapılan biraz haksızlığa giriyor dayanamadım ;) ayrıca ismini söylemem burada doğru olmaz ama bir tiyatro sitesinde oyunlar hakkında yazılar yazıyoruz biz arkadaşımla büyük ihtimalle haftaya da Oyunun Oyunu'nu yazıcaz, o zaman objektif eleştiri neymiş görecek herkes bakalım ;)
Ayrıca Deryacım sana da katılıyorum Serhat Bey Yasemin Yalçın tiyatrosu için gerçekten büyük bir şans inşallah farkına varırlar artık ;) :D Ama onlar dediğin gibi söyleseler de söylemeseler de güneş balçıkla sıvanmıyor, diyorum ki bu sene verilen tiyatro ödülleri artık objektif olsa da şöyle Serhat Bey'in Afife'ler, Sadri Alışık'lar aldığını görsek, en güzel cevap da bu olsa...
Umarım Derens cim umarım bu oyundaki rolüyle alır tiyatro ödülü. Bu kadar başarının yanına birde tiyatro ödülü alması lazım Serhat ın. Sinemada henüz yeni sayılır. Sinema filmleri arttıkça ben onu altın portakaldan tutunda birçok film festivalinden de eli dolu olarak dönmesini istiyorum. Oysa tiyatroda çok emekleri ve başarıları var. O yüzden artık tiyatroda ödül almasının zamanı geldi diye düşünüyorum.
Ama bu ödül işlerine benimde aklım pek ermiyor. Tiyatro ödüllerinin nasıl bir bakış açısıyla verildiği konusunda yorum yapamam ama sinema ödüllerinin pek objektif olmadığını düşünüyorum ben. Nedense hakedenler değilde haketmeyenler alıyor ödülleri. Yine de olsun diyorum ödül alsada almasada Serhat bizim yani halkın sevgi ödülünü alıyor. Sonuna kadarda hakediyor. Umarım her yaptığı işte yolu açık olur... byebyebye
"Küler Küllere Bir de Yolluk" oyunuyla Afife Jale'ye aday olmuştu. Ama Selçuk Yöntem almıştı o sene ödülü. Bu sene Serhat bey aday olacakmış gibi geliyor bana "Oyunun Oyunu" ile. Alma ihtimali de yüksektir kanımca ama belli olmaz tabi bu ödül işlerine akıl sır ermiyor.
Ya evet nasıl beklemiştim o sene ödül almasını...Oyunun Oyunu çok güçlü bir oyun ve bu senenin en önemli oyunlarından biri ama bu ödüllerinde çok adil olmadığı bilinen bir gerçek, genelde körler sağırlar birbirini ağırlar misali oluyor, inşallah bu sene bunları kırarlar ve Oyunun Oyunu bol bol ödül alır.
Bu arada bizim üniversitede aday belirleme çalışmaları bitti, etrafımdaki herkese Serhat Tutumluer yazdırdım ama daha sonra bu oylarla belirlenen adaylar listesinde Serhat Bey'in adı yoktu, genelde Mehmet Günsür, Nejat İşler gibi popüler oyunculara yöneliyor insanlar malesef...
forgetmenot
17-01-08, 23:35
Uzun zamandır ekşi sözlüğe yazılan yorumlar eklenmemişti.
İlk entry'i anlamsız buldum.Şevval Sam'ın ağbisi derken başka kişiyle karıştırıyor olmalı.yıllarca şevval sam'ın abisi zannettiğim adam.
şevval sam ile birlikte aynı dizide oynarlarken (ilk kez görüldüğünde) "şevval sam erkek kılığına girmiş de ne yakışıklı olmuş yahu" dedirtmiştir.
(quant, 05.10.2007 23:42)#11253800 !?
en yakın arkadaşının sevgilisini ayartıp kendisiyle evlenmeye ikna eden adamı oynarken bile sanki dünyanın en ahlaklı işini yapıyormuşcasına hayran olunası, kimse tanımasın tek ben seveyim derken 3-5 dizide daha görünüp popüler olma yollarındayken kaderin cilvesiyle dizileri bir türlü patlayamayan, hala az tanınan, hala mütevazi, hala gizemli ve de çok yakışıklı türk erkeği.
(noktalivirgul, 05.11.2007 11:54)
yeni oyunu olan "oyunun oyunu" bkm'de perdelerini acmistir. oyun cumartesi, pazar ve pazartesi gunleri izlenebilir. mehmet ergen'in yönettiği oyunda ayrica yasemin yalçın, ilyas ilbey, şebnem dönmez, kerem atabeyoğlu, gülen karaman, volkan severcan, alp kırşan ve evren kardeş rol almaktadir.
(since81, 12.11.2007 20:24)
ilk olarak esir kalplerde izleyip sesine ve mavi gözlerine hayran olduğumuz daha sonra her dizisini elimizden geldiğince takip ettiğimiz, lakin dizileri nedense pek tutmayan ancak ezo geline kadim karakteriyle bu sezonda giriş yaparak (ki biz ezo gelini bu sezon seyretmeye başladık) dizi oyunculuğunda patlama yaptığını düşündüğümüz, magazin basınının eline düşmemiş, kalitesini sürekli korumuş, evlendiğini bile sözlükten öğrendiğimiz ve aman nazar değmesin dediğimiz güzel bakan oyuncu.
kişinin çok fazla onun oyunculuğunu seyretmesi durumunda var olan ilişkisi zarar görebilir, çünkü artık çoğu erkek onun gibi güzel bakmıyor. bu nedenle olsa gerek her yaş grubundan bayan izleyicisi var. çünkü eskilerden bir şeyler var o bakışlarda özlenen, saf, biz yeni nesillerin pek bilmediği ama olsa ne güzel olurdu dediği.
(kafamkaristi, 16.12.2007 01:50)
nedense türk tvlerinde dizileri patlamayan- patlayamayan ama cok yakısıklı olmasa karizmatik, güzel bir ses tonuna sahip ve son derece mütevazi ve canayakın bir insandır. kendisiyle birde şöyle bir anım vardır; sahra dizisinde firuzan hanım adlı kişinin konağının önünden gece 23:00 sularında geçerken set arabalarını görüp setin içinde girmiştik arkadaşımla. oradakilere serhat beyle fotoğraf çekinmemizde bi sakınca var mı diye sormustuk, tabiki yok diyerek hemen serhat beyi cağırdılar. gelir gelmez hemen elimizi sıktı ve "nasılsınız bu saatte buralara kadar gelmişsiniz sağolun vs vs.. " diyerek bizimle bayağı ilgilenmişti.. ahh ahh diyerek kendisine selam edmek isterim. *
(sarimsaklasakdamisaklasak, 13.01.2008 20:54)
Yorum:Bu arada 'Oyunun Oyunu' oyunu hakkında bilgi veren üye de Yasemin Yalçın taraftarı galiba.Baksanıza diğer tüm oyuncular yazılmış.Bir tek Serhat bey'in muhteşem oyunculuğundan bahsedilmemiş.Gerçi Serhat Tutumluer belirli kişi/kişiler/kurum veya kurumların oyuncusu değil,özgürce tiyatro yapan gerçek bir tiyatro emekçisidir.Ayrıca onun hayranları da en az onun kadar 'özgürdür.'Serhat Tutumluer' sevgisi kimseye tapulu değildir.''Onu en çok sevenler onu asla eleştirmeyenlerdir'' tarzı yürütülen düz bir mantık artık çağımızda epeyi bir gülünç kalmaktadır.O'nu ve sanatını gerçekten anlamış,oyunlarını yıllardır izleyen hayranları kendisi hakkında gerekli yorumları(olumlu veya gerektiğinde olumsuz) yapmakta özgürdürler,kimseden icazet alacak değillerdir.Ayrıca kendisi de 'eleştiri' kavramına sonuna kadar inanır ve 'sanat'ı geliştiren en önemli unsurun pohpohlanma değil' yerinde ve zamanında yapılan 'samimi' eleştiri olduğuna inanır diye düşünüyorum.Çünkü;'Sanatçı'-'Seyirci' arasında zamana yayılarak kurulabilecek en 'gerçek' ilişki en az 'Sanatçının kendisi kadar 'samimi' olmalıdır.Herhangi bir kişi, yaşamının herhangi bir yerinde Serhat beyle ilgili en ufak bir 'samimiyetsizlik' görmüş müdür??Eeee o zaman???
Ayrıca onun hayranları da en az onun kadar 'özgürdür.'Serhat Tutumluer' sevgisi kimseye tapulu değildir.''Onu en çok sevenler onu asla eleştirmeyenlerdir'' gibi yürütülen düz bir mantık artık çağımızda epeyi bir gülünç kalmaktadır.O'nu ve sanatını gerçekten anlamış,oyunlarını yıllardır izleyen hayranları kendisi hakkında gerekli yorumları(olumlu veya gerektiğinde olumsuz) yapmakta özgürdürler,kimseden icazet alacak değillerdir.
Ayrıca kendisi de 'eleştiri' kavramına sonuna kadar inanır ve 'sanat'ı ,geliştiren en önemli unsurun pohpohlanma değil' yerinde ve zamanında yapılan 'samimi' eleştiri olduğuna inanır diye düşünüyorum.Çünkü;'Sanatçı'-'Seyirci' arasında zamana yayılarak kurulabilecek en 'gerçek' ilişki en az 'Sanatçının kendisi kadar 'samimi' olmalıdır.Herhangi bir kişi, yaşamının herhangi bir yerinde Serhat beyle ilgili en ufak bir 'samimiyetsizlik' görmüş müdür??Eeee o zaman???
Sevgili forget bu yorumun üstüne ne denir ki :good: Ben pes etmiştim sanırım anlatmak için ama çok güzel dile getirmişsin. Sanat yapan birinin eleştiriye açık olmaması imkansızdır zaten. Eleştiri ve olumsuz fikirler de besler insanı. Birine hayran olmak onu övgüye boğmak değildir. Yaptıklarını koşulsuz kabul etmek de değildir. O bahsettiğin düz mantığı ve onu savunanları anlayamıyorum ve anlayamayacağım hiçbir zaman.
Ama bu düşüncemizi belirtince, cahilliğimize veriliyormuş biliyorum. Forumun refahı açısından ben susmayı tercih ettim bu konuda aslında ama yeri geldi söylemeden geçemedim. Bu başlık dışında yazılan bazı yorumlara,yapılan konuşmalara inanamıyorum gerçekten.
bugünlerde gazeteyi açar açmaz oyunun oyunuyla ilgili bir haber görür oldum
enteresan bir şekilde hiç bir haberde serhat beyin adı geçmiyordu
bugünkü haberde bütün oyuncuların adını yazmışlar da o da araya sıkışmış
ya bir insana medya maymunu olamadı diye bu kadar mı haksızlık edilir aklım almıyor
türkiyenin başkentine bir oyun nasıl gelenmiyor onu da aklım almadı araya sıkıştırayım dedim
serhat camiasına dostlarıma selam ederim bu vesileyle uğramıyordum uzun süredir
sevgi gelmiş :happy0064 hoşgeldin canım...uzun bi aradan sonra burda gördüğüme çok sevindim seni...
sevgi ve diğer arkadaşların söylediği herşeye sonuna kadar katılıyorum....oyunu izlemedim ama ( oyunun ankaraya gelmemesine bende çok şaşkınım :icon_sorr ) giden arkadaşlarımın anlattıklarından az çok fikir sahibi oldum..ve bende bikaç program da yasemin hanım ve volkan beyin tavrına şahit oldum...oyunu izlemediğim için haksızlık yapmak da istemiyorum ama alp kırşanı öve öve bitiremezken - mutlaka o da çok başarılıdır, asla saygısızlık yapmak istemem- serhat beyden tek cümle bahsedilmemesi garip gelmişti bana da ...bu nokta da sevgili derensin teorilerine katılmamak elde değil ....
ama 2 gündür beni daha çok üzen başka bi olay var...ki bence serhat beyde bu olaydan çok daha fazla rahatsız olmuştur...geçen gün gazetede çıkan haberden bahsediyorum..''Şebnem dönmezden cesur sahneler'' başlıklı haberden...şebnem hanımın bu konuya çok dikkat ettiğini okumuştum..bu haberlerin oyunun önüne geçmemesine çalışıyordu..ama gazeteciyim diye geçinenler her hafta dolup taşan, çok usta oyuncuların oynadığı bu oyundan ancak bu haberi çıkarıyor ya pess ...habercilik anlayışı :icon_whis
burda bile oyuna giden arkadaşlar tarafından sayfalarca yorum yapıldı...ama gazetelerde yasemin hanımın uzunca bir aradan sonra tekrar tiyatroya dönmesi dışında çok nadir haberler var...oyun nasıldır, ilgi nasıldır, oyuncuların performansı nasıldır hiç bişey yok!!...
haberin altındaki okuyucu yorumları ise çok daha vahimdi...hani şu vizyona girmeden önce malum sahnelerin basına dağıtıldığı filmlerle yada oyundan önce bikaç sahnenin basınla paylaşıldığı oyunlarla aynı kefeye konmuş bu haber yüzünden...sırf izleyici çekmek adına yapılmış bi haber gibi algılanmış...oysa zaten aylardır bu oyun çok yoğun bi ilgiyle sahneleniyor...ne böyle bi habere ihtiyacı var ne de asla oyuncular oyunlarının bu haberle anılmasını istemez...
gazetecilerden biraz daha özen istiyorum...oyuncuların performansına emeğine azıcık saygı duysunlar...medya maymunluğuna oynayanlar başka sahnelerde...siz yanlış hedeftesiniz!!..
sevgili gormlaith in afife jale dileğine tüm kalbimle katılıyorum..umarım bu şahane performans ödüllendirilir...
sevgili forgetmenot yorumun üstüne söylencek bişey bulamıyorum bende..en açık şekilde ifade etmişsin...teşekkürler :good:
Sevgili forget bu yorumun üstüne ne denir ki :good: Ben pes etmiştim sanırım anlatmak için ama çok güzel dile getirmişsin. Sanat yapan birinin eleştiriye açık olmaması imkansızdır zaten. Eleştiri ve olumsuz fikirler de besler insanı. Birine hayran olmak onu övgüye boğmak değildir. Yaptıklarını koşulsuz kabul etmek de değildir. O bahsettiğin düz mantığı ve onu savunanları anlayamıyorum ve anlayamayacağım hiçbir zaman.
Ama bu düşüncemizi belirtince, cahilliğimize veriliyormuş biliyorum. Forumun refahı açısından ben susmayı tercih ettim bu konuda aslında ama yeri geldi söylemeden geçemedim. Bu forum dışında yazılan bazı yorumlara,yapılan konuşmalara inanamıyorum gerçekten.
hakkatten bazi yorumlar fazlasiyla abartili oluyor baska sitelerde bu siteyle alakali degil cogu fikirlerinize yorumlariniza eslik etmmek mumkun degil ne diyeyim sadce izniniz olursa altina imza atarim buna eksilerdeki yorumlarda dail
bide su tiyatro konusu bundan serhatin dedigim gibi daha once rahatsizdir bu konudan tartisilir ama bizim rahatsiz oldugumuz asikar ne diyelim bilindik medyatik ve reklam anlayisi bence zaten eger tiyatronun reklami icin konusuyorlarsa adini anmamalari daha guzel bence belkide kendi istegidir bilemeyiz
bide bu sanatciyi seviyorsan elestirmiceksin diye bir yok sozu aslinda dogru elestirrisin oyunculugunu hareketlerini yani bize sundugu sanatinla ilgili herseyi elestirmemiz gerekir bencede elestirmemiz gerekene aldigi kararlardir ben sadece buna karsiyim yoksa butunuyle yorumlarinizin altina izninizle altina imzami atarim cok guzel yorumlamissiniz
bide odul konusuna gelince ne yazikki medyatik ve reklami bol olan santcilarimiz tercih konusu oluyor ve cogunlukla boyle gelisiyor dilerim sanata sanatciya ve herseye degerini veriri bu ulkenin halki
e arkadaslar ne diyeyim yazik degilmi bize hele onu belkide hic tiyatro sahnesinde gorme imkani olmicak bizlere ama olsun anlatin kiskaclikla :img-in_loberaber onu dinlemek cok guzel oluyor ii uykular guzel ulkemin guzel insanlari serhat hayranlari:img-blushbye
canım inşallah oyunun dvd si en kısa zamanda çıkarda sizlerde bu muhteşem oyunu izleme zevkini yaşarsınız:img-wink:
[I]
[B]Yorum:Bu arada 'Oyunun Oyunu' oyunu hakkında bilgi veren üye de Yasemin Yalçın taraftarı galiba.Baksanıza diğer tüm oyuncular yazılmış.Bir tek Serhat bey'in muhteşem oyunculuğundan bahsedilmemiş.Gerçi Serhat Tutumluer belirli kişi/kişiler/kurum veya kurumların oyuncusu değil,özgürce tiyatro yapan gerçek bir tiyatro emekçisidir.Ayrıca onun hayranları da en az onun kadar 'özgürdür.'Serhat Tutumluer' sevgisi kimseye tapulu değildir.''Onu en çok sevenler onu asla eleştirmeyenlerdir'' tarzı yürütülen düz bir mantık artık çağımızda epeyi bir gülünç kalmaktadır.O'nu ve sanatını gerçekten anlamış,oyunlarını yıllardır izleyen hayranları kendisi hakkında gerekli yorumları(olumlu veya gerektiğinde olumsuz) yapmakta özgürdürler,kimseden icazet alacak değillerdir.Ayrıca kendisi de 'eleştiri' kavramına sonuna kadar inanır ve 'sanat'ı ,geliştiren en önemli unsurun pohpohlanma değil' yerinde ve zamanında yapılan 'samimi' eleştiri olduğuna inanır diye düşünüyorum.Çünkü;'Sanatçı'-'Seyirci' arasında zamana yayılarak kurulabilecek en 'gerçek' ilişki en az 'Sanatçının kendisi kadar 'samimi' olmalıdır.Herhangi bir kişi, yaşamının herhangi bir yerinde Serhat beyle ilgili en ufak bir 'samimiyetsizlik' görmüş müdür??Eeee o zaman???
bu yorumuna sonuna kadar katılıyor ve izninle imzamı atıyorum:good:
ama 2 gündür beni daha çok üzen başka bi olay var...ki bence serhat beyde bu olaydan çok daha fazla rahatsız olmuştur...geçen gün gazetede çıkan haberden bahsediyorum..''Şebnem dönmezden cesur sahneler'' başlıklı haberden...şebnem hanımın bu konuya çok dikkat ettiğini okumuştum..bu haberlerin oyunun önüne geçmemesine çalışıyordu..ama gazeteciyim diye geçinenler her hafta dolup taşan, çok usta oyuncuların oynadığı bu oyundan ancak bu haberi çıkarıyor ya pess ...habercilik anlayışı :icon_whis
burda bile oyuna giden arkadaşlar tarafından sayfalarca yorum yapıldı...ama gazetelerde yasemin hanımın uzunca bir aradan sonra tekrar tiyatroya dönmesi dışında çok nadir haberler var...oyun nasıldır, ilgi nasıldır, oyuncuların performansı nasıldır hiç bişey yok!!...
haberin altındaki okuyucu yorumları ise çok daha vahimdi...hani şu vizyona girmeden önce malum sahnelerin basına dağıtıldığı filmlerle yada oyundan önce bikaç sahnenin basınla paylaşıldığı oyunlarla aynı kefeye konmuş bu haber yüzünden...sırf izleyici çekmek adına yapılmış bi haber gibi algılanmış...oysa zaten aylardır bu oyun çok yoğun bi ilgiyle sahneleniyor...ne böyle bi habere ihtiyacı var ne de asla oyuncular oyunlarının bu haberle anılmasını istemez...
gazetecilerden biraz daha özen istiyorum...oyuncuların performansına emeğine azıcık saygı duysunlar...medya maymunluğuna oynayanlar başka sahnelerde...siz yanlış hedeftesiniz!!..
_Jade_ bahsettiğin konuda çok haklısın..ve ben Şebnem in bu konudan çok rahatsız olduğuna inanıyorum..oyunda,odadan çıktığında üzerinde elbisesi yoktu ve onu o halde gören saygısız izleyeci diyeceğim izninizle,resmini çekmişti..ve Şebnem, o saygısız izleyici deklanşöre bastığı anda bunu fark edip öyle sert bir bakış attı ki o bakışları görmeliydiniz..
ne niyetle geliyorlar bu insanlar anlamak mümkün değil..yazık valla yazık..
sevgi
ama 2 gündür beni daha çok üzen başka bi olay var...ki bence serhat beyde bu olaydan çok daha fazla rahatsız olmuştur...geçen gün gazetede çıkan haberden bahsediyorum..''Şebnem dönmezden cesur sahneler'' başlıklı haberden...şebnem hanımın bu konuya çok dikkat ettiğini okumuştum..bu haberlerin oyunun önüne geçmemesine çalışıyordu..ama gazeteciyim diye geçinenler her hafta dolup taşan, çok usta oyuncuların oynadığı bu oyundan ancak bu haberi çıkarıyor ya pess ...habercilik anlayışı :icon_whis
burda bile oyuna giden arkadaşlar tarafından sayfalarca yorum yapıldı...ama gazetelerde yasemin hanımın uzunca bir aradan sonra tekrar tiyatroya dönmesi dışında çok nadir haberler var...oyun nasıldır, ilgi nasıldır, oyuncuların performansı nasıldır hiç bişey yok!!...
haberin altındaki okuyucu yorumları ise çok daha vahimdi...hani şu vizyona girmeden önce malum sahnelerin basına dağıtıldığı filmlerle yada oyundan önce bikaç sahnenin basınla paylaşıldığı oyunlarla aynı kefeye konmuş bu haber yüzünden...sırf izleyici çekmek adına yapılmış bi haber gibi algılanmış...oysa zaten aylardır bu oyun çok yoğun bi ilgiyle sahneleniyor...ne böyle bi habere ihtiyacı var ne de asla oyuncular oyunlarının bu haberle anılmasını istemez...
gazetecilerden biraz daha özen istiyorum...oyuncuların performansına emeğine azıcık saygı duysunlar...medya maymunluğuna oynayanlar başka sahnelerde...siz yanlış hedeftesiniz!!..
:
cok kotu bir durum ama bu bizim iste gazetecelik anlayisimiz haber olsun konu karalama olsun cok basarilar bu konuda ne diyeyyim sanatcilarimiza kolaylik dilemekten baska yazik cok yazik su sanat anlayisina ve haksizligiga bakin
yine yorumlar basini almis gidiyor olumlu yada olumsuz yorumlar kimseleri rahatsiz etmemeli burasi herkesin fikrini söyledigi bir yer olmali birbirimizin fikirlerini begenir yada begenmeyiz ama herkes duracagi noktayi bilmeli bu hayatimizdada böyle olmali baskalarinin fikirlerine kisitlama getirmek cok yanlis olur Serhat bey topluma mal olmus bir oyuncu yaptigi isleri severiz yada sevmeyiz ama o bir birey va kendi kararlarinida kendi verir bizlerde seyrederiz ha olumsuzlukmu gördük elestirme hakkinada sahibiz cünkü sevenleriyiz biz insan sevdigini korur,sakinir bir sey olmasin diye
kendi kafasini dinleyen fakirdir her zaman yapilan olumlu yada olumsuz elestirilere acik olmak gerek yoksa herkes beninle hemfikir olsun mantigi olumsuzluk yaratir ,buda nerden icap etti diyenler olabilir ama Serhat'in oyunda isminin gecmeyisi hepimizi rahatsiz ediyor etik acidanda dogru degil ortada cok büyük bir emek var ama gözardi ediliyor cok aci ama gercek ama Serhat bunun farkindadir eger o rahatsizligini dile getirmiyorsa vardir bir bildigi deyip susuyorum umarim hersey gülen gözleri kadar hep piril piril olur
sevgiyle ve SERHAT'la kalin bye bye
Sevgili _Jade_ bu haber benim de canımı sıktı.Yazılan yorumları okuyunca inanamadım.Seyretmeden, ne olduğunu anlamadan atıp tutmak ne kadar kolay bazı insanlar için.İnanıyorum ki Şebnem Hn. da bundan rahatsız olmuştur.Üstelik bu onun ilk tiyatro deneyimi ve böyle anılmak istemez.Oyun zaten ilgi görüyor ve bu tarz reklemlara ihtiyacı yok.
Serhat Bey'in oyundaki performansı zaten belli.Kimse inkar edemez ama benim de dikkatimi çeken şey hiç bir yerde adı geçmiyor.Programlara yada röportajlara diğer oyuncular katılıyor.Bu onun tercihi de olabilir tabi.Yalnız "Gece gündüz" progranında Volkan Severcan "Serhat da oyun boyunca çok ciddi bir performans sergiliyor" gibi bir cümle kurmuştu.
Sevgili gormlaith bu yıl ben de komedi dalında bir ödül alacağını düşünüyorum(umuyorum).
zynpyst umarım oyunun DVD'si çıkar canım.Ben ordayken arkamızda bir kamera tüm oyunu kaydetmişti.E şimdiye kadar BKM'deki tüm projelerin DVD'si çıktığına göre bunu da çıkartırlar.Ama büyük ihtimalle 1 yıl beklememiz gerekecek.
first lady
18-01-08, 11:54
geçengün cine5teki programda şebnem hanım özellikle bu konuyu malzeme yapmak istemediğini söyledi ama bazı parlak gazeteciler programı izleyince.''aaa biz bunu nasıl atladık'' diye yorum yaptı sanırım.çünkü oyun başlayalı kaç ay oldu.acaba yeni mi dank etti???birincisi o kıyafette insanı rahatsız eden hiç birşey yok.funda ilhanın giydiğine görede oldukça kapalı.zaten şebnem hanımda söyledi kendisini rahat hissetmek için öyle giymiş.yoksa öyle iççamaşırı olmaz.ama işte popüler değil diye serhat beyin adını geçirmeyen ''parlak'' gazeteciler ahanda bulduk bi bomba diye oyunun nasıl haberini yaptılar.kapalı gişe oynuyomuş,oyun harikaymış,oyuncular muhteşemmiş kimin umrunda.belki insanlar şebnem hanım öyle giydi diye gider oyunu izlemeye dimi ama??
eminim bizler kadar serhat beyde bu konuda sıkıntılıdır.ayrıca o oyuna emek vermiş herkese saygısızlıktır bu haber.daha ne diyim.
Eleştirmen Üstün Akmen'in oyun ile ilgili yazısı.
Alıntıdır:
Üstün AKMEN - 08.01.2008
Mehmet Ergen’den İnce Hesaplar, Gizli Uyum: “Oyunun Oyunu”
Tiyatro denizimizin İstanbul limanına kendini onarmış bir gemi daha yanaştı. Adı: Yasemin Yalçın Tiyatrosu. “Kendini onarmış” diyorum, çünkü Yasemin Yalçın Tiyatrosu taaa 1991 yılında kurulmuş, üç oyunu sahneye taşımış bir kurumdu. Sonra, 12 yıl önce bir oyunun provasında Yasemin Yalçın’ın geçirdiği beyin travması yüzünden askıya alındı.
Tiyatro denizimizde İstanbul limanına yanaşan gemide Yasemin Yalçın’ın ve İlyas İlbey’in tiyatroya dönüşleri kutlandı. Beyaz camdan, beyaz perdeden tanıdığımız “Şeker Kız” Şebnem Dönmez ve “Best Model” Alp Kırşan için “Tiyatroya Hoş Geldin” partileri verildi. Yirmi yıla yakın bir süredir Londra’da yaşayan, orada Genel Sanat Yönetmeni olarak çalıştığı tiyatrolara ödüller kazandıran “Çılgın Türk” Mehmet Ergen İstanbul’a geldi.
Mehmet Ergen, Michael Frayn’ın “Oyunun Oyunu - (Noises Off) adlı oyununu (yanılmıyorsam 2003 yılında) Türkiye’de ilk kez İzmit Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda dilimize çevirmiş ve yönetmişti. Aynı oyun Lale Eren’in çevirisi ve Müşfik Kenter’in rejisiyle Kent Oyuncuları tarafından da (yanılmıyorsam 1999 yılında) ve değişik tarihlerde İstanbul, İzmir, Trabzon, Adana Devlet Tiyatroları’nda sahnelenmişti.
Olsun. Aynı oyun için, bir kez daha, bu kere de Yasemin Yalçın Tiyatrosu tarafından “perde” dendi.
OYUNUN KONUSU
“Oyunun Oyunu”, İngiliz gazeteci ve yazar Michael Frayn’ın ilkel, sıradan ve kaba güldürme öğeleriyle bezenmiş, kimi zaman da inanılırlığın sınırlarını zorlayan, ciddi bir havası ve iletisi bulunmayan, salt güldürme ereğini güden, incelikten hayli uzak, ama bol ödüllü üç bölümlük “sabun köpüğü” niteliğinde bir oyunu. Değişik, ama tam anlamıyla “deterjan” bir konusu var. Bir tiyatro topluluğu “Çırılçıplak” başlıklı bir oyunun provasını yapmaktadır. Oyunda, Roger (Serhat Tutumluer), iş arkadaşı Vicki’yi (Şebnem Dönmez) anahtarını emlâkçiden temin ettiği bir eve “atacaktır”. Ev esasında Brent çiftinin sayfiye evidir. Derken, farsın vazgeçilmez terslikleri başlar, öncelikle evin hizmetçisi Bayan Clackett (Yasemin Yalçın) evdedir. Vergi kaçakçısı Bu arada, Philip Brent (Volkan Severcan), karısı Flavia Brent (Gülen Karaman) ile gizlice evlerine gelir. Birbirlerinin farkında olmadan evde yaşayan bu çiftlere bir de eve giren Hırsız (İlyas İlbey) karışmaz mı!.. Vicki, Hırsız’ın kızı çıkmaz mı!..
Yönetmen Lloyd Dallas (Kerem Atabeyoğlu) oyunun gidişinden memnun değildir, bu arada kaprisli ve kendini beğenmiş “esas oğlan”a repliklerini doğru söyletmeye çalışır, makyajıyla uğraşıp kendisini hiç dinlemeyen, bu arada birlikte yaşadıkları sarışın “saf” güzel Brooke’a (Şebnem Dönmez) sözünü dinletmeye uğraşmaktadır. Tiyatrolarda yaşanan zorlukların, tersliklerin, üzüntülerin altı yavaşça, fazla bastırılmadan çizilir, kırk sekiz saat uykusuz kalarak teknik işleri halleden, aynı zamanda sahne amiri de olan Tim (Alp Kırşan), provalar sürerken sahnedeki koltuğun arkasında uyuya kalır, falan...
Oyun, ikinci perdede kulisteki aksamalarla, trüklerle süslenir. Garry (Serhat Tutumluer), Dotty’ye (Yasemin Yalçın) kur yaptığına inandığı Frederick’i (Volkan Severcan) neredeyse öldürecektir. Belinda (Gülen Karaman), o sabah karısından ayrılmış olan Frederick’i avutmaya çalışmakta ve sahneye çıkması için uğraşmaktadır. Lloyd, Brook’un gönlünü almak için gizlice oyuna gelir, aldırdığı çiçekler sürekli karışır, kaktüslerin dikenleri ellere, kaba etlere batar, alkolik aktör Selsdon (İlyas İlbey) ikide bir ortadan kaybolur, Yardımcı Sahne Amiri Poppy, Lloyd’dan hamiledir, oyun müthiş bir trafikle sürer, biter...
YARATICI KADRO
Mehmet Ergen’in “Oyunun Oyunu-Noises Off” çevirisine, bir lümpen sözcüğü olan “baydı”ya yer vermesi dışında kusur bulmam olası değil. Gerçi, günümüzün sözcük kirliliği içinde Garry’nin “...baydı yani”, Selsdon’un “...bayıyor” demesi devede kulak ya, neyse! Belki de bu sözcüğü, benim kulağımın dişlileri bir türlü öğütemiyor da ondan takıyorum. Efter Tunç’un ilk perdede yer alan sahne dekorunun, daha sonra yerini kulis dekoruna bırakmasını ve kulis dekorunun arkasına kurulan başka bir dekorda oyunun düşsel bir izleyici topluluğuna izlettirilmesindeki tasarım hünerini alkışlamamak olanak dışı. Her ne kadar Vicki’nin “vual” emprime desenli yazlık kostümünün altına siyah file çorap, siyah ayakkabı yakışmamışsa da Efter Tunç imzalı giysilerin de oyunu tamamladığını söyleyebilirim. Vicki’nin çorabı, ayakkabısı, sonraki tabloda siyah “body” iç çamaşırını tamamlayacak, tamam da, giysinin de file çoraba, ayakkabıya uygun olması gerekmez mi? Belinda’nın, kalçayı gizleyen giysisi, şapkası ve “baretli” ayakkabısıysa bütün olarak övgüye değer. Yakup Çartık’ın oyuna ışıklandırma yoluyla yorum katan ışık tasarımı; dekora derinlik, perspektif kazandırması ve oyuncunun üçboyutluluğunu sağlamasıyla başarıya ulaşıyor. İlker Sevüker’in ses tasarımı da iyi.
YÖNETMEN OLARAK MEHMET ERGEN
Mehmet Ergen’in rejisi, cana yakın ve istenilen ritmi yakalamış. Özellikle ikinci bölümde oyuncular nefes kesici bir performans sergiliyor. Mehmet Ergen, sahneye koyucu olarak bu sabun köpüğü metni ustalıkla yoğurmuş, metni sanki oyuncunun duygularında eritmiş. Üçüncü bölümü biraz fazla uzun tutmuş, ama gene de oyunun kolektif bir nitelik taşımasını sağlamış. İzmit sahnelenmesinde olduğu gibi termoforun içinde gene su yok! İlyas İlbey, televizyonu kucaklayıp kaldırırken, doğal bir televizyon ağırlığını taşıyor, Yasemin Yalçın sanki pamuk dolu bir kutuyu kucaklıyor. Neyse!.. Kişilikler, Mehmet Ergen’in yönetiminde bilinçli olarak öne çıkarılmadıklarından oyuncuların hepsi birbirini tamamlamakta. Yani, tümü genel anlamda iyi. Yasemin Yalçın, hedef olduğu her uyarıcıya rahat, zoraki olmaktan uzak bir tarzda tepki gösteriyor. Yasemin Yalçın, tiyatromuz için hiç kuşkum yok ki bir kazanç. Bir de, hiç değilse zamanla “Sürahi Hanım” tiplemesinden kurtulsa… İlyas İlbey “eh” kıvamında… Şebnem Dönmez, aslında olabildiğince zor bir işi başarıyor, dişiliğini hiç kullanmadan, cinselliği hiç duyumsatmadan Vicki’yi ve Brooke’u doğru yorumluyor. Güzelliği ve uyumuysa, plastik vücut estetiğine uygun.
OYUNCULAR
Kerem Atabeyoğlu her zamanki gibi yaratıcılığının tüm yollarını ve yöntemlerini zorlamakta. Serhat Tutumluer, dört yıl önce can verdiği karakter(ler)e fazla bir ekleme yapmamış, ama fiziksel açıdan olabildiğinde iyi. Gülen Karaman, hem Belinda’da, hem de Flavia Brent’de çizgiyi iyi yakalamış. “Küller Küllere Bir de Yolluk”tan bu yana umutlar bağladığım Evren Kardeş bu kere fazla silik bir Poppy. Volkan Severcan, tam bir komedi oyuncusu olarak, konular arasındaki bağlantıyı kendince başarıyla kurup, uygun yeğlemeleri yapıyor. Elde ettiği komik gerçeklerin altındaki dramatik yanı, izleyiciye ustaca aktarıyor. Alp Kırşan verileni eksiksiz yapmakta.
Kısacası, Mehmet Ergen sahneye koyucu olarak oyuncuları beslemiş, canlandırmış, yüreklendirmiş, doyurmuş. Bütün bunları kotarırken, oyuncuların olmazsa olmazı olan, örneğin sahne tasarımındaki tahtayı, boyayı, çiviyi, ışığı; ne bileyim daha aklınıza ne gelirse, yani tüm maddi çevreyi hiç mi hiç cansız (inorganik) olarak görmemiş.
Pekiii… Mehmet Ergen tiyatrosunun bilinmeyeni ya da görünmeyeni nedir diye sual ederseniz: “Önceden yapılan uzun ve ince hesaplar ile gizli uyum” derim.
İzleyince sizinde göreceğinize ve bileceğinize bahse girerim…
Oyun başlamadan da Şebnem Hn.ile yapılan bir röportajda iç çamaşırı sahnesi ile ilgili sorular sorulmuştu.Hatta böyle bir başlık da atılmıştı yanılmıyorsam.Kadrodan bahsederken Serhat Bey'in adı geçmedi tabi(her zamanki gibi).Verdiği cevaplardan bu konuda rahatsız olduğu belli oluyor Şebnem Hn'ın.
Alıntıdır:
* Oyunun bir yerinde iç çamaşırlarıyla kalıyormuşsunuz galiba… Aaa evet, öyle bir durum var ama siz hiçbir zaman göremeyeceksiniz! Ancak bilet alıp gelenler görecek!
* Yani göremeyecek olanlar gazeteciler mi? Bu insanlara çok aksettirilecek bir şey değil. En azından ben bunu ortaya koymak istemem. Çünkü bu, çarşaf giymekle aynı şey benim için. Çünkü aynı zamanda oyunun içinde çarşaf da giyiyorum. Sizin adınıza olabilir ama bunun benim adıma hiçbir farkı yok. O yüzden bu benim sizinle konuşabileceğim bir konu değil aslında. [IOyun ve oyuna emek veren insanlar gözardı ediliyor, bütün dikkat iç çamaşırı sahnesine çekiliyor. Benim de oyuncu olmak isteyen bir insan olarak, en son istediğim şey olur bu.
babam ve oğlum film müziği eşliğinde, erkekler ağlamaz dizisinden görüntülerle bir baba-oğul hikayesi...:)
http://www.dizifilm.com/modules.php?name=Links&file=viewarticle&id=2954
iyi seyirler...
ve bir dip not:"aynası iştir kişinin lafa bakılmaz" ;)
Berrin'in koyduğu Üstün Akmen eleştirisini şimdi gördüm, Üstün Akmen benim düşüncelerine her zaman değer verdiğim bir eleştirmendir, her zaman oyun eleştirilerini takip ederim ve kendi kendime onunla tartışırım, aynı düşünmediğimiz noktalar olur arada :) Ben, Serhat Bey'in İzmit'teki performansını izlemediğim için üzerine bir şey koyup koymadığı konusunda yorum yapamam açıkçası ama zaten Mehmet Ergen'in Serhat'ı seçmesindeki neden de bu rolü en kısa sürede çıkarabilecek oyuncu olmasından ileri gelmiyor mu, onun için bu yoruma çok alınamayacağım, ilk defa izlediğinde ne yorum yaptığını merak ettim, şimdi onu araştırıcam, bulursam buraya da koyarım. Tüm dünya Serhat'a karşıymış gibi düşünmek istemiyorum ama Sezar'ın hakkı Sezar'a verilmiyor sanki, ben hadi objektif bakamıyorum ama etrafımda oyunu izleyen herkes Serhat Tutumluer ve Volkan Severcan diyor, sadece fiziksel bir çabadan bahsetmek eksik bir yorum bence, Üstün Akmen acaba mimikleri göremediği bir yerden mi izledi oyunu merak ettim...Anlatmak istediklerimi tam anlatamadım ama yine de daha çok beğenilmeyi hak ettiğini düşünüyorum işte napiim...
canım inşallah oyunun dvd si en kısa zamanda çıkarda sizlerde bu muhteşem oyunu izleme zevkini yaşarsınız:img-wink:
bu yorumuna sonuna kadar katılıyor ve izninle imzamı atıyorum:good:
_Jade_ bahsettiğin konuda çok haklısın..ve ben Şebnem in bu konudan çok rahatsız olduğuna inanıyorum..oyunda,odadan çıktığında üzerinde elbisesi yoktu ve onu o halde gören saygısız izleyeci diyeceğim izninizle,resmini çekmişti..ve Şebnem, o saygısız izleyici deklanşöre bastığı anda bunu fark edip öyle sert bir bakış attı ki o bakışları görmeliydiniz..
ne niyetle geliyorlar bu insanlar anlamak mümkün değil..yazık valla yazık..
pess diyorum başka da bişey demiyorum hatta diyemiyorum..ben tiyatro izleyicisinin her zmana daha farklı olduğunu düşünürdüm ama arada bazı istisnalar da çıkabiliyomuş demek ki..yurdum insanı hiç değişmeyecek...
geçengün cine5teki programda şebnem hanım özellikle bu konuyu malzeme yapmak istemediğini söyledi ama bazı parlak gazeteciler programı izleyince.''aaa biz bunu nasıl atladık'' diye yorum yaptı sanırım.çünkü oyun başlayalı kaç ay oldu.acaba yeni mi dank etti???birincisi o kıyafette insanı rahatsız eden hiç birşey yok.funda ilhanın giydiğine görede oldukça kapalı.zaten şebnem hanımda söyledi kendisini rahat hissetmek için öyle giymiş.yoksa öyle iççamaşırı olmaz.ama işte popüler değil diye serhat beyin adını geçirmeyen ''parlak'' gazeteciler ahanda bulduk bi bomba diye oyunun nasıl haberini yaptılar.kapalı gişe oynuyomuş,oyun harikaymış,oyuncular muhteşemmiş kimin umrunda.belki insanlar şebnem hanım öyle giydi diye gider oyunu izlemeye dimi ama??
eminim bizler kadar serhat beyde bu konuda sıkıntılıdır.ayrıca o oyuna emek vermiş herkese saygısızlıktır bu haber.daha ne diyim.
işte böyleleri yüzünden filmler de oyunlar da yanlış tanıtılıyor..kendini bilmez bikaç sözde gazeteci o kadar emek verilip yaratılan şeyleri bir iki resimle nasıl harcıyor açık bi kanıtıdır bu!! allah bilir oyunu bi kere bile izlemişlikleri yoktur sırf ordan burdan yakaladıkları görüntüler içinden kırpıp basıyolardır haberi..cidden çok yazık acıyorum böylelerine..
bu arada berrin abla sebnem hanımın kadroyu saymasından mı bahsediyosun muhabirin mi anlayamadım ama şebnem hanım saymıştı hatta sondan bi önce söylediği kişi oydu. pür dikkat izlediğim için..:)
bu arada berrin abla sebnem hanımın kadroyu saymasından mı bahsediyosun muhabirin mi anlayamadım ama şebnem hanım saymıştı hatta sondan bi önce söylediği kişi oydu. pür dikkat izlediğim için..:)
Canım benim bahsettiğim ve eklediğim röportaj Kasımdan önce, yani oyundan önce yayınlamıştı.Orada Serhat Beyin adı geçmiyordu.Kadroya dahil edilmemişti diyeceğim ama provalar başlamıştı.Neyse...
Canım benim bahsettiğim ve eklediğim röportaj Kasımdan önce, yani oyundan önce yayınlamıştı.Orada Serhat Beyin adı geçmiyordu.Kadroya dahil edilmemişti diyeceğim ama provalar başlamıştı.Neyse...
hımm anladım..bizim gösterdiğimiz hassasiyeti keşke oyuncular da gösterebilse ortada bi iş varsa bu herkesin apyı olduğu bi iştir..aslında bi puzzle gibidir bence tiyatro oyunu bi kişiyi içinden çıkarsan bütünlük bozulur..kimse kendine maletmemeli başarıyı..
babam ve oğlum film müziği eşliğinde, erkekler ağlamaz dizisinden görüntülerle bir baba-oğul hikayesi...:)
http://www.dizifilm.com/modules.php?name=Links&file=viewarticle&id=2954
iyi seyirler...
ve bir dip not:"aynası iştir kişinin lafa bakılmaz" ;)
cok guzel emeginize saglik hele bide bu sarki cihan okan sesini dinlemek cok guzel oldu ve sarki juk oturdu derler ya oyle birsey:happy0064
karamursel
18-01-08, 18:52
o ıccamasırı acıksa reklamların vay halıne
ıc camasırı dıyınce ınsanım aklına bıkını tarzı seksı bırsey gelıyor oma oyle degıldı
ayrıca bu oyun aylarca bır tek bos koltuk kalmayacak sekılde oynuyor zaten boyle bır reklama ıhtıyacı yok o gazetecının edepsızlıgı
yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum arkadaslar
ve boyle onlar ınatla bahsetmedıkce daha cok ılgı uyandıracak cunkı o performansın gozden kacması mumkun degıl oyuna gıden herkezın tepkısını cekıyor zaten adının anılmaması
ne kadar ugrasırlarsa ugrassınlar serhat tutumluer farkı kendını gosterır
first lady
18-01-08, 21:59
eyvahhhh!!ikinci sayfaya düşmüşüz yahu:icon_whis
acaba oyunun turnesinden bi haber varmı??bilgi filan alabildinizmi arkadaşlarrrrrrrr???
Dünden beri yazdıklarınızı hayranlıkla takip ediyorum arkadaşlar.Oyunu henüz izleyememiş olsam da anlattıklarınızdan kafamda bir şeyler oluşuyor Serhat Bey'in performansıyla ilgili.
Televizyonda izlerken bile bizi bu kadar etkileyen,en başta onu tiyatro sahnesinde izlemeden,televizyonda izlediğimiz kadarıyla hayran kaldığımız bir insan Serhat Tutumluer.
Tiyatroda,canlı performansıyla devleştiğini söyleyen de eleştirmenler değil mi?Oyunu izleyip de gözlerinizi Serhat Bey'den ayıramadığınızı söyleyen de sizlersiniz...
Bu işte sadece magazine bulaşmakla alakalı.Gazete ve televizyonlar popüler kültür üzerine çalışan yayın araçları.Ben bir gün de gerçekten tarafsız,popüler kültür dışında,sanat ve kültürle alakalı bir programın ülkemizde izlendiğine şahit olmadım zaten...
Güneş balçıkla sıvanmaz katılıyorum.Televizyon ve gazeteler istedikleri kadar es geçsinler,oyuncular istedikleri kadar adını anmasınlar Serhat Bey'in işini ne kadar başarıyla yaptığı ortada.Eğer öyle olmasa bu kadar seveni olmazdı zaten.
Zaten tiyatrodaki bir sahneyi (iç çamaşırlı sahneyi) ne kadar konu ettikleri ortada bu gazetelerin.İnsanların sanattan anladıkları bu.Ya açık bir sahne ya da ne bileyim bu tarz bi sahneyle oyunu ön plana çıkartıp sanki oyun sırf bu sahne yüzünden rabet görüyormuş gibi gösterip bütün emekleri,çabaları görmezden gelmek kendilerince haber yapmış olmak...
İnşallah Serhat Bey bu sene tiyatro ödüllerinde hak ettiği değeri görür,biz de burada hep birlikte mutlu oluruz onun adına,sevenleri olarak...
babam ve oğlum film müziği eşliğinde, erkekler ağlamaz dizisinden görüntülerle bir baba-oğul hikayesi...:)
http://www.dizifilm.com/modules.php?name=Links&file=viewarticle&id=2954
iyi seyirler...
ve bir dip not:"aynası iştir kişinin lafa bakılmaz" ;)
elif kilp tek kelimeyle harika olmuş..ellerine sağlık..inanılmaz etkilendim :img-cray:
çok özlemişim erkekler ağlamazı, muratı, boncuğu..murat ve boncuğun ilişkisi okadar gerçekciydi ki sanırım buyüzden böyle içimize işledi...serhat bey ve hakanı tekrar aynı proje de izlemeyi çok isterim...çok özlemişim onları ya...bu güzel klip için tekrar çok teşekkürler...şarkıyla da inanılmaz uyumlu olmuş..yüreğine sağlık ....
erkekler ağlamaz içinse söylenebilcek tek şey : ''Bir şans daha verselerdi...'' :sad53: :sad53:
teşekkür ederim Özlem'cim...EA her zaman hatırlanacak galiba,epey yer etmiş gönlümüzde..keşke herkes izleseydi keşke ..ama işte hiç sevmediğim "keşke" kelimesi nedense en çok kullanılan kelime oluyor çoğu zaman...
ve evet,maaleseef ki eklenen site kapalı erişim yok şu an....eğer bir iki güne kadar açılmazsa diğer siteye yüklemeye çalışırım ladydarbanville;)
arkadaslar hayirmi Turkiye`de galiba boyle yoksa ben girip izleye biliyorum ne diyeyim gecmis olsun arkadaslar klip ciddi cok guzeldi dilerim kisa zamanda izlersiniz benki dizinin sadece nette buldugum bolumleri izledigimde ki en guzel bolumlerini izledigimi soyluyor arkadaslar cok guzel bir diziydi yarida kalmasi talihsizlik ve damakta hic bitmicek bir tat birakti iyi guzel uykular ve hayirli gecler ve uyanislar guzel ulkemin guzel insanlari
aa çok garip, nasıl erişim engellenmiş ?? ben de izleyebiliyorum klipleri :img-yes: anlamadım valla...neyse umarım herkes izler çok güzel bi klip olmuş :img-ok:
evet elifcim, erkekler ağlamaz çok büyük yer etti kalbimizde...çok sıcak, çok samimi, çok gerçek bi öykünün muhteşem bi kadroyla buluşmasıydı..ahhh keşke herkes izleyebilseydi...keşke bukadar kolay harcanmasaydı...keşke bi şans daha verilseydi...oyuncuların emeklerine, bizim emeklerimize azıcık değer verilseydi...:icon_sorr bende keşkelerimi sıraladım :icon_sorr
tüm keşkelere rağmen bu diziyi izlediğim için çook şanslı hissediyorum kendimi :img-yes:...
Merhabalar,
Ben klibi dün gece izlemiştim. Gerçekten hoş ve etkileyici bir klip olmuş. elyz ellerine emeğine sağlık..
Malum siteye erişimin engellenmesi konusuna gelince.
Bir internet sitesinden alıntıdır.
Ankara Cumhuriyet Savcısı Kürşat Kayral, Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurarak Türkiye'de pek çok kişinin girdiği "youtube.com" sitesine erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştu. Sitede 'turko maymun' diyerek Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret edildiğini ve yapılan yayının durdurulması isteğinin yerine getirilmediğini belirten savcı Kayral, siteye Türkiye'den erişimin yasaklanmasını istemişti.
Malum siteden verilen bilgiye göre de video yayından kaldırılmış. Bu sebeple erişim engeli en kısa sürede kaldırılır. elyz'nin hazırladığı klibi izleyemeyen arkadaşlar da en kısa sürede klibi izleme imkanı bulmuş olur..
Daha önce siteye eklendimi bilmiyorum (başlıkları okuduğum kadarı ile gözüme çarpmamıştı) ama benim gibi okumamış olanlar için buraya eklemek istediğim bir yazı var. Yazı 23 Nisan 2007 Pazartesi günü Hüseyin Sorgun'un kaleminden Zaman gazetesinde yayınlanmış.. Yazıyı okurken "Bu oyunu nasıl kaçırdım ben." diye hayıflanmadan edemedim yine :icon_sorr
http://medya.zaman.com.tr/2007/04/23/tiyatro.jpg
Aşk labirentinin çıkmaz sokağında...
Bir göçerin mesken edindiği tek kişilik hanenin beklenmedik ziyaretçisi ve her daim orada var olan diğer meskunla birlikte üç kişilik bir düet, aşk üçgeninin yapbozunu oluşturan parçalardır..
Her biri kendi hikayesini anlatmak için sahnededir adeta. Ya da ötekinin hikayesini bozmak için. Zamanın bir kuytusunda beklemek ile yaşama devam etmek konusunda kararsız kalan May (Esra Bezen Bilgin); geçmişinde yarım kalmış bir hikayeyi tamamlamak düşüncesiyle kaybolduğu zamandan fırlayan Eddie (Serhat Tutumluer); zamandışılığın vermiş olduğu kayıtsızlığa rağmen anıların ve gerçeklerin izdüşümünde sorgunun sorumluluğundan kurtulamayan yaşlı adamın (Melih Düzenli) konuşmaları üzerine gelişen Aşk Delisi, üçlüye sonradan dahil olan Martin'in (Serkan Keskin) de katkısıyla, pusulasız bir aşkın marazi dönüşümlerini sahneye taşıyor.
Aşkın kurgusu gerçekliğin keskinliği karşısında tuz buz olurken; Eddie, zamanın uzağına kaçmayı yeğler. May, bu kaçışın ardından koyu bir bekleyişe gömülürken, bir masanın kenarına ilişip olan biteni izleyen yaşlı adamın ise bütün serimin düğümü olduğunu finale yakın anlarız. Martin, olan biteni neredeyse seyirciyle eşzamanlı öğrenen bir karakter olarak kurguya eklenirken, aşkın masumiyetini de üzerinde taşıyan bir insan tipini temsil eder. Ansızın çıkagelen geçmişi (Eddie) ile birazdan gelecek olan geleceği (Martin) arasında ikircikli (kararsız) durumda kalan May, geçmişini devam ettirmenin imkansızlığı ile yarına başlamanın imkansızlığı arasında sıkışır. Bu sıkışıklığın derununda saklı bir başka muhal (gerçekleşmesi olanaksız) daha vardır.
Aşk Delisi, Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu'nun Yeni Kuşak Tiyatro bölümünde yeniden seyirci ile buluşan bir oyun. Sam Shepard'ın yazdığı Mehmet Ergen'in dilimize çevirip yönettiği oyunun dekoru Naz Erayda'ya, müzikleri Mor ve Ötesi'ne, ışık tasarımı Yakup Çartık'a, ses tasarımı Emre Ergen'e ait. Oyun, konusunu kıvracık (Derli toplu ) ele vermemesi, kişiler arasındaki ilişkiyi reel ve gerçek üstü düzlemi bir araya getirerek farklılaştırması gibi özellikleriyle tek perdelik bir oyun için yoğun ilgi noktalarına sahip. Fakat, farklı bir tema ya da ele alınış biçimine sahip diyemem. Ezra Bezen Bilgin, May karakterinin bütün iniş ve çıkışlarını ustaca sahneye taşırken; Serhat Tutumluer, Eddie karakterinin çaresizliklerini, dingin ve kayıtsız gibi görünen bir ifadenin gerisinde verebilmekte başarılı. Martin karakterinin -ki iki yoğun karakterin arasında Martin daha bir öne çıkıyor- saflığını, bihaberliğini, masumiyetini, her şeye rağmen ümitvar tutumunu Serkan Keskin'in oldukça başarılı yorumladığını söyleyebilirim.
Aşk Delisi, 'aşk' kavramını 'kurgu'nun sorunsalı olarak merkeze çeken fakat kavrama dair fazla bir şey söylememeyi yeğleyen bir oyun. Yani demem o ki, oyundan çıkarken 'eeee' demeniz de muhtemel.
Ben dedim de!..
HÜSEYİN SORGUN
23 Nisan 2007, Pazartesi
Arkadaşlar konu yine oyunla ilgili Serhat ın adının anılmamasına gelmiş.Evet bu büyük saygısızlık ve haksızlık ama ben şaşırmıyorum kendi yaşamınızı düşünün.Yaptığımız iş ne olursa olsun başarılı olanı çekememe , kıskanma başarısını görmezden gelme , kendi başarısı için onu merdiven gibi kullanmaya
çalışma hangi sektörde yok ki.
Burada iş Serhat a düşüyor o kendisini tanıtmalı şu gerçek ki sadece işini iyi yapmakla olay bitmiyor. Tv de çıkıp kendini göstermeli işini , hayata bakışını , düşüncelerini anlatmalı.Tamam kendisi oyuncu gizemli olmalıdır kendisini sır etmelidir diyor ama bence düzeyli kendisine uygun programlara azda olsa çıkmalıdır.
Mesela TRT kanallarına ya da işini çok iyi yapan haber kanalları var onlara çıkabilir.Hem biz hem de onu hiç tanımayanlar kendisini daha iyi anlamış olur.(Biz zaten sabah ya da gündüz kuşaklarındaki programlardan bahsetmiyoruz ki. Onların hali ortada seviyesizlik ve duygu sömürüsü , insan istismarı son haddinde.)
Hem birkaç kişinin onu görmezden gelmeye çalışması önemli değil arkadaşlar bakın biz varız.Serhat ı sevenler , başarısını takdir edenler , değerini bilenler ve hakettiği değeri verenler değil mi.
Hem unutmayın bir söz vardır.Körler görmese de yıldızlar vardır yok sayılıp inkar edilemezler ...
Daha önce siteye eklendimi bilmiyorum (başlıkları okuduğum kadarı ile gözüme çarpmamıştı) ama benim gibi okumamış olanlar için buraya eklemek istediğim bir yazı var. Yazı 23 Nisan 2007 Pazartesi günü Hüseyin Sorgun'un kaleminden Zaman gazetesinde yayınlanmış.. Yazıyı okurken "Bu oyunu nasıl kaçırdım ben." diye hayıflanmadan edemedim yine :icon_sorr
http://medya.zaman.com.tr/2007/04/23/tiyatro.jpg
Aşk labirentinin çıkmaz sokağında...
Bir göçerin mesken edindiği tek kişilik hanenin beklenmedik ziyaretçisi ve her daim orada var olan diğer meskunla birlikte üç kişilik bir düet, aşk üçgeninin yapbozunu oluşturan parçalardır..
Her biri kendi hikayesini anlatmak için sahnededir adeta. Ya da ötekinin hikayesini bozmak için. Zamanın bir kuytusunda beklemek ile yaşama devam etmek konusunda kararsız kalan May (Esra Bezen Bilgin); geçmişinde yarım kalmış bir hikayeyi tamamlamak düşüncesiyle kaybolduğu zamandan fırlayan Eddie (Serhat Tutumluer); zamandışılığın vermiş olduğu kayıtsızlığa rağmen anıların ve gerçeklerin izdüşümünde sorgunun sorumluluğundan kurtulamayan yaşlı adamın (Melih Düzenli) konuşmaları üzerine gelişen Aşk Delisi, üçlüye sonradan dahil olan Martin'in (Serkan Keskin) de katkısıyla, pusulasız bir aşkın marazi dönüşümlerini sahneye taşıyor.
Aşkın kurgusu gerçekliğin keskinliği karşısında tuz buz olurken; Eddie, zamanın uzağına kaçmayı yeğler. May, bu kaçışın ardından koyu bir bekleyişe gömülürken, bir masanın kenarına ilişip olan biteni izleyen yaşlı adamın ise bütün serimin düğümü olduğunu finale yakın anlarız. Martin, olan biteni neredeyse seyirciyle eşzamanlı öğrenen bir karakter olarak kurguya eklenirken, aşkın masumiyetini de üzerinde taşıyan bir insan tipini temsil eder. Ansızın çıkagelen geçmişi (Eddie) ile birazdan gelecek olan geleceği (Martin) arasında ikircikli (kararsız) durumda kalan May, geçmişini devam ettirmenin imkansızlığı ile yarına başlamanın imkansızlığı arasında sıkışır. Bu sıkışıklığın derununda saklı bir başka muhal (gerçekleşmesi olanaksız) daha vardır.
Aşk Delisi, Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu'nun Yeni Kuşak Tiyatro bölümünde yeniden seyirci ile buluşan bir oyun. Sam Shepard'ın yazdığı Mehmet Ergen'in dilimize çevirip yönettiği oyunun dekoru Naz Erayda'ya, müzikleri Mor ve Ötesi'ne, ışık tasarımı Yakup Çartık'a, ses tasarımı Emre Ergen'e ait. Oyun, konusunu kıvracık (Derli toplu ) ele vermemesi, kişiler arasındaki ilişkiyi reel ve gerçek üstü düzlemi bir araya getirerek farklılaştırması gibi özellikleriyle tek perdelik bir oyun için yoğun ilgi noktalarına sahip. Fakat, farklı bir tema ya da ele alınış biçimine sahip diyemem. Ezra Bezen Bilgin, May karakterinin bütün iniş ve çıkışlarını ustaca sahneye taşırken; Serhat Tutumluer, Eddie karakterinin çaresizliklerini, dingin ve kayıtsız gibi görünen bir ifadenin gerisinde verebilmekte başarılı. Martin karakterinin -ki iki yoğun karakterin arasında Martin daha bir öne çıkıyor- saflığını, bihaberliğini, masumiyetini, her şeye rağmen ümitvar tutumunu Serkan Keskin'in oldukça başarılı yorumladığını söyleyebilirim.
Aşk Delisi, 'aşk' kavramını 'kurgu'nun sorunsalı olarak merkeze çeken fakat kavrama dair fazla bir şey söylememeyi yeğleyen bir oyun. Yani demem o ki, oyundan çıkarken 'eeee' demeniz de muhtemel.
Ben dedim de!..
HÜSEYİN SORGUN
23 Nisan 2007, Pazartesi
ahh ahhh tek hayıflanan sen değilsin..bende "Aşk Delisi" hakkında yazılan yazıları okuyunca,oyunu nasıl kaçırdım diye hayıflandım..bu oyunu çok ama çok merak ediyorum yaa..ama içimde bir ümit var..Serhat bir röportajında Mehmet Ergen ile bir kaç projemiz daha var demişti..ve ben bu projenin ilk sırasında "Aşk Delisi" olmasını çooook istiyorum..bu oyun yanılmıyorsam 2 yıl kapalı gişe oynamış..inşallah bize,bu oyunu izleme şansını verirler..
Dreamlike düşüncene kesinlikle katılıyorum..Serhat'ın oyuncu sır olmalı sözüne sonuna katılıyorum..çünkü o zaman üstlendiği rolün hiçbir inandırıcılığı kalmıyor(benim açımdan öyle)..ama bence özel hayatıyla sır olmalı..bunu zaten harikulade yapıyor..sır küpü mübarek:) ama sanatçıların seviyeli programlara çıkması kendi elinde..magazinel programlar değil de,seviyeli, hedefin doğru yere isabet edebileceği programlara katılıp,kendini izleyicilere tanıtmalı..görüşlerini,fikirlerini,düşünceleri her anlamda paylaşıp izleyiciye kendisi hakkında fikir sahibi olmasını sağlaması gerekir..
Arkadaşlar konu yine oyunla ilgili Serhat ın adının anılmamasına gelmiş.Evet bu büyük saygısızlık ve haksızlık ama ben şaşırmıyorum kendi yaşamınızı düşünün.Yaptığımız iş ne olursa olsun başarılı olanı çekememe , kıskanma başarısını görmezden gelme , kendi başarısı için onu merdiven gibi kullanmaya
çalışma hangi sektörde yok ki.
Burada iş Serhat a düşüyor o kendisini tanıtmalı şu gerçek ki sadece işini iyi yapmakla olay bitmiyor. Tv de çıkıp kendini göstermeli işini , hayata bakışını , düşüncelerini anlatmalı.Tamam kendisi oyuncu gizemli olmalıdır kendisini sır etmelidir diyor ama bence düzeyli kendisine uygun programlara azda olsa çıkmalıdır.
Mesela TRT kanallarına ya da işini çok iyi yapan haber kanalları var onlara çıkabilir.Hem biz hem de onu hiç tanımayanlar kendisini daha iyi anlamış olur.(Biz zaten sabah ya da gündüz kuşaklarındaki programlardan bahsetmiyoruz ki. Onların hali ortada seviyesizlik ve duygu sömürüsü , insan istismarı son haddinde.)
Hem birkaç kişinin onu görmezden gelmeye çalışması önemli değil arkadaşlar bakın biz varız.Serhat ı sevenler , başarısını takdir edenler , değerini bilenler ve hakettiği değeri verenler değil mi.
Hem unutmayın bir söz vardır.Körler görmese de yıldızlar vardır yok sayılıp inkar edilemezler ...
harika yorumlamissin arkadasim dusuncelerini katilmamak elde degil ne diyelim serhata nice seviyeli programlarda gorme dilegiyle ve bunu benim izleme sansim ne kadar orasi tartisilir ama siz bana anlatirsiniz yeterki guzel programlara ciksin "korler gormese de yildizlar vardir yok sayilip inkar edilemezler"cok guzel soz :good:
Arkadaşlar konu yine oyunla ilgili Serhat ın adının anılmamasına gelmiş.Evet bu büyük saygısızlık ve haksızlık ama ben şaşırmıyorum kendi yaşamınızı düşünün.Yaptığımız iş ne olursa olsun başarılı olanı çekememe , kıskanma başarısını görmezden gelme , kendi başarısı için onu merdiven gibi kullanmaya
çalışma hangi sektörde yok ki.
Burada iş Serhat a düşüyor o kendisini tanıtmalı şu gerçek ki sadece işini iyi yapmakla olay bitmiyor. Tv de çıkıp kendini göstermeli işini , hayata bakışını , düşüncelerini anlatmalı.Tamam kendisi oyuncu gizemli olmalıdır kendisini sır etmelidir diyor ama bence düzeyli kendisine uygun programlara azda olsa çıkmalıdır.
Mesela TRT kanallarına ya da işini çok iyi yapan haber kanalları var onlara çıkabilir.Hem biz hem de onu hiç tanımayanlar kendisini daha iyi anlamış olur.(Biz zaten sabah ya da gündüz kuşaklarındaki programlardan bahsetmiyoruz ki. Onların hali ortada seviyesizlik ve duygu sömürüsü , insan istismarı son haddinde.)
Hem birkaç kişinin onu görmezden gelmeye çalışması önemli değil arkadaşlar bakın biz varız.Serhat ı sevenler , başarısını takdir edenler , değerini bilenler ve hakettiği değeri verenler değil mi.
Hem unutmayın bir söz vardır.Körler görmese de yıldızlar vardır yok sayılıp inkar edilemezler ...
Ne kadar güzel bir yorum olmuş.Katılmamak elde değil...İnsan kendi hayatından bile bir sürü örnek verebilir bu duruma.Bir o kadar basit,bir o kadar haksızlık...Yaptığımız en ufak iyi işte birinin bu işi küçük görmek için bulduğu birkaç mazeretten bir farkı yok aslında...
Serhat Bey'in adının geçmemesi onun başarısını ortadan kaldırmaz,kaldıramaz...
Ayrıca Serhat Bey'in kendisini az da olsa insanlara tanıtması gerektiğine katılıyorum.Kendisi oyuncu sır olmalıdır diyor,biz de kendisini tamamen herkese açmasını istemiyoruz zaten.Sadece varlığını fark ettirsin.Ben işimi yapıyorum,hem de elimden geldiğinin en iyisiyle desin...
Ayrıca son yazdığın söz de ayrı güzel :good:
arkadaslar lutfen ilginize bu oyuncu sir olmalidir sozunu hangi ropertajinda verdi ropertajmiydi merak ettim cunku ben galiba ropertajsa okumadim yada dinlemedim uzuldum simdi:sad53:
site inşallah tamamen kapanmamıştır çünkü kaçırdığımız haber ya da röpörtajları ordan izleyebiliyorduk çok kötü oldu bizim açımızdan.inşallah geçici bi süreyle kapanmıştır..bu arada bi haber eklenmiş önceki sayfada aşk delisiyle ilgili inanın ordaki performansı da süperdi serhatın yani kaçırılmıycak bi oyundu..izleyebildiğim için çok şanslıyım..
arkadaslar lutfen ilginize bu oyuncu sir olmalidir sozunu hangi ropertajinda verdi ropertajmiydi merak ettim cunku ben galiba ropertajsa okumadim yada dinlemedim uzuldum simdi:sad53:
canım, hani bayramın 4.günü gazetenin ekinde röportajı çıkmıştı ya işte o röportajında söylemişti..tiyatro sahnesinde izleyenleri selamlama faslını neden kısa tuttuğunu falan sormuştu..kendisi de "oyuncu sahnede sırdır ve sır olmayı başarmalıdır"gibi bir cümle kullanmıştı..umarım merakını gidermişimdir canım:img-wink:
canım, hani bayramın 4.günü gazetenin ekinde röportajı çıkmıştı ya işte o röportajında söylemişti..tiyatro sahnesinde izleyenleri selamlama faslını neden kısa tuttuğunu falan sormuştu..kendisi de "oyuncu sahnede sırdır ve sır olmayı başarmalıdır"gibi bir cümle kullanmıştı..umarım merakını gidermişimdir canım:img-wink:
ropertaji amma dikkatsiz okumussum ben ne diyeyyim dikkatimi cekmedi yada yaslandim unuttum okuduklarimi ee sevdigim sanatcida olsa yedigimi unutuyorum ben ondandir tessekkurler bilgileriniz icin dilerim ordaki kelimesi hep uygulamaz yoksa dizilerden baska gorme ve onu tanima sansina erisemicegizki oyle olacak gibi gorunuyor iyi sir olarak yasamayi cok iyi basariyor tebrik etmek gerek bir daha gordugunuzde benim yerime tebrik edin bi zahmet arkadaslar:img-in_lo benim gorme iktimalim 100/0 gibi birsey:sad53:gorsemde konusma iktimalim 0 altinda hatta:sad53::sad53:
Daha önce siteye eklendimi bilmiyorum (başlıkları okuduğum kadarı ile gözüme çarpmamıştı) ama benim gibi okumamış olanlar için buraya eklemek istediğim bir yazı var. Yazı 23 Nisan 2007 Pazartesi günü Hüseyin Sorgun'un kaleminden Zaman gazetesinde yayınlanmış.. Yazıyı okurken "Bu oyunu nasıl kaçırdım ben." diye hayıflanmadan edemedim yine :icon_sorr
http://medya.zaman.com.tr/2007/04/23/tiyatro.jpg
Aşk labirentinin çıkmaz sokağında...
Bir göçerin mesken edindiği tek kişilik hanenin beklenmedik ziyaretçisi ve her daim orada var olan diğer meskunla birlikte üç kişilik bir düet, aşk üçgeninin yapbozunu oluşturan parçalardır..
Her biri kendi hikayesini anlatmak için sahnededir adeta. Ya da ötekinin hikayesini bozmak için. Zamanın bir kuytusunda beklemek ile yaşama devam etmek konusunda kararsız kalan May (Esra Bezen Bilgin); geçmişinde yarım kalmış bir hikayeyi tamamlamak düşüncesiyle kaybolduğu zamandan fırlayan Eddie (Serhat Tutumluer); zamandışılığın vermiş olduğu kayıtsızlığa rağmen anıların ve gerçeklerin izdüşümünde sorgunun sorumluluğundan kurtulamayan yaşlı adamın (Melih Düzenli) konuşmaları üzerine gelişen Aşk Delisi, üçlüye sonradan dahil olan Martin'in (Serkan Keskin) de katkısıyla, pusulasız bir aşkın marazi dönüşümlerini sahneye taşıyor.
Aşkın kurgusu gerçekliğin keskinliği karşısında tuz buz olurken; Eddie, zamanın uzağına kaçmayı yeğler. May, bu kaçışın ardından koyu bir bekleyişe gömülürken, bir masanın kenarına ilişip olan biteni izleyen yaşlı adamın ise bütün serimin düğümü olduğunu finale yakın anlarız. Martin, olan biteni neredeyse seyirciyle eşzamanlı öğrenen bir karakter olarak kurguya eklenirken, aşkın masumiyetini de üzerinde taşıyan bir insan tipini temsil eder. Ansızın çıkagelen geçmişi (Eddie) ile birazdan gelecek olan geleceği (Martin) arasında ikircikli (kararsız) durumda kalan May, geçmişini devam ettirmenin imkansızlığı ile yarına başlamanın imkansızlığı arasında sıkışır. Bu sıkışıklığın derununda saklı bir başka muhal (gerçekleşmesi olanaksız) daha vardır.
Aşk Delisi, Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu'nun Yeni Kuşak Tiyatro bölümünde yeniden seyirci ile buluşan bir oyun. Sam Shepard'ın yazdığı Mehmet Ergen'in dilimize çevirip yönettiği oyunun dekoru Naz Erayda'ya, müzikleri Mor ve Ötesi'ne, ışık tasarımı Yakup Çartık'a, ses tasarımı Emre Ergen'e ait. Oyun, konusunu kıvracık (Derli toplu ) ele vermemesi, kişiler arasındaki ilişkiyi reel ve gerçek üstü düzlemi bir araya getirerek farklılaştırması gibi özellikleriyle tek perdelik bir oyun için yoğun ilgi noktalarına sahip. Fakat, farklı bir tema ya da ele alınış biçimine sahip diyemem. Ezra Bezen Bilgin, May karakterinin bütün iniş ve çıkışlarını ustaca sahneye taşırken; Serhat Tutumluer, Eddie karakterinin çaresizliklerini, dingin ve kayıtsız gibi görünen bir ifadenin gerisinde verebilmekte başarılı. Martin karakterinin -ki iki yoğun karakterin arasında Martin daha bir öne çıkıyor- saflığını, bihaberliğini, masumiyetini, her şeye rağmen ümitvar tutumunu Serkan Keskin'in oldukça başarılı yorumladığını söyleyebilirim.
Aşk Delisi, 'aşk' kavramını 'kurgu'nun sorunsalı olarak merkeze çeken fakat kavrama dair fazla bir şey söylememeyi yeğleyen bir oyun. Yani demem o ki, oyundan çıkarken 'eeee' demeniz de muhtemel.
Ben dedim de!..
HÜSEYİN SORGUN
23 Nisan 2007, Pazartesi
kesinlikle harika bi oyun izlemeyenler için kaçırılmış bi fırsat diyebilirim...oyun kurgusu, yansıtılan ve yaşanan duyguların kimi zaman uç noktalarda olması ve oyuncuların enerjisi muhteşem...özellikle aksanatta izleyenler için çok farklı bi deneyim(ön koltuklarda izleyenlere)...oyunun ortalarında eddie ve martin arasındaki bi bogusma sahnesinde ikiside ayaklarınızın ucuna yıkılıveriyolar gayri ihtiyari oyuna fazla kaptırdıysanız kendinizi egilip kaldırmaya çalışmak istemeniz çok muhtemel ben bizzat yaşadım çünkü allahtan çabuk kendime geldim :))
canlarım 2. sayfadayız:img-cray:
noldu serhatıçılara:icon_sorrhadi yeniden eski yerimize dönelim ben burayı hiç sevmedim:icon_sorr
serhat tutumlu er aşk delisini bir daha oynamıcanı söylemişti :icon_sorr buda çok merak ettiğim bu oyunu asla onun performansından izlemicem anlamına geliyor:icon_sorr bu kesin mi yanı net bilgisi olan varmı?:icon_sorr
son bir şey daha nakkaş dan haberi olan varmı ne zaman bitecek:img-blush
biliyorum amacım belli ama gerçekten de merak ediyorum:icon_sorr
son olarak serhatın anında görüntü show katılması için ne yapabilirız:img-blush
yaşasın başardım yeniden evimizdeyiz:img-in_lo
bu arada bilmiyorum ust uste mesaj yazmak yasakmı:icon_sorr
gelmişken bir soru daha aile imzası ne zaman yapılacak:icon_sorr
bende o imzada bulunacakmıyım:icon_sorr çok oldum biliyorum gidiyorum:icon_sorr
Rozicim sabah sabah neşe vermişsin yine ;) :D Hem iyi olmuş ait olduğumuz yere dönmüşüz :) Ben dün akşam rüyamda yine Serhat'ı gördüm yaa, diziyi izlemezsek galiba her gece görmeye devam edicem, çok özlediim :)
Bu arada nakkaş dediğin Nokta filmi mi, hakikaten o ne zaman vizyona giriyor yaa??
Ve Ara'ya çook az kaldı oley oley oleyyy :D :D :D
canlarım 2. sayfadayız:img-cray:
noldu serhatıçılara:icon_sorrhadi yeniden eski yerimize dönelim ben burayı hiç sevmedim:icon_sorr
serhat tutumlu er aşk delisini bir daha oynamıcanı söylemişti :icon_sorr buda çok merak ettiğim bu oyunu asla onun performansından izlemicem anlamına geliyor:icon_sorr bu kesin mi yanı net bilgisi olan varmı?:icon_sorr
aaa gerçektenmi rozi,öylemi dedi:icon_sorr çok üzüldüm gerçekten ya:icon_sorr Mehmet Ergen ile bir kaç projemiz var dediğinde sevinmiştim..Oyunun Oyunuda eski bir oyun ve tekrar bu oyun tiyatro sahnesinde..Aşk Delisi neden olmasın demiştim..tuuuh üzüldüm şimdi:icon_sorr:icon_sorr:icon_sorr
yaaaa içim gidiyor bu resimlereeee
üüüüüüüüüüüü
ben resim yapmak istiyorum ama yapamıyorummmm
üüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüü
üüüüüüüüüüüüüüüüü vaktim yok çünkü...
valla arkadaşlar bakmaya çekiniyorum serhatın sayfasınaaa
çünkü resimleri gördükçe ben şöyle bi iki saat devre dışı oluyorum....
ahh serhat aaahhhhhhhh
hoşgeldin rozi...aşk delisi hakkında net bi bilgim yok :icon_sorr bi ara bende öyle bişey okuduğumu hatırlıyorum ama kesin mi blmiyorum canım..
Nokta' nın çekimleri bitti sanırsam ama vizyona giriş tarihi belli değil..yada biz bilmiyoruz :icon_sorr
anında görüntü show için mail atmıştık fox tv ' ye...ama sevgili st-papatya kanalı aradığında maillerin osman tana ulaşmadığını öğrenmişti...:icon_sorr
aile imzalarımız vardı aslında...ama yeni aile imzalarını yetenekli arkadaşlarımızdan rica etmemiz lazım :img-yes:
imza demişken benden de bir ezo&kadim imzası :img-blush :img-blush
http://img252.imageshack.us/img252/1356/serhatimza20xy4.jpg
canlarım 2. sayfadayız ne oldu serhatıçılara hadi yeniden eski yerimize dönelim ben burayı hiç sevmedim:icon_sorr
serhat tutumlu er aşk delisini bir daha oynamıcanı söylemişti :icon_sorr buda çok merak ettiğim bu oyunu asla onun performansından izlemicem anlamına geliyor:icon_sorr bu kesin mi yanı net bilgisi olan varmı?:icon_sorr
neeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee bir daha oynamayacak mı aşk delisindeeeeeeee
hayırrrrrrrr yaaaa hayırrrrrrrrrrrr
ben yarıyıl tatilini bekliyordum oyuna gitmek için
oooooooffffffffff:sad53::sad53::sad53::sad53::sad5 3::sad53::sad53::sad53::sad53:
ooooofffffffffff offfffffffffffffffffffffffff
hoşgeldin rozi...aşk delisi hakkında net bi bilgim yok :icon_sorr bi ara bende öyle bişey okuduğumu hatırlıyorum ama kesin mi blmiyorum canım..
Nokta' nın çekimleri bitti sanırsam ama vizyona giriş tarihi belli değil..yada biz bilmiyoruz :icon_sorr
anında görüntü show için mail atmıştık fox tv ' ye...ama sevgili st-papatya kanalı aradığında maillerin osman tana ulaşmadığını öğrenmişti...:icon_sorr
aile imzalarımız vardı aslında...ama yeni aile imzalarını yetenekli arkadaşlarımızdan rica etmemiz lazım :img-yes:
imza demişken benden de bir ezo&kadim imzası :img-blush :img-blush
ahhhhhhh ahhhhhhhhh ne yapıcaz şimdi biz....
zaten genelde hep öyle olur....
sunuculara ya da okuması gereken kişilere hiç ulaşmaz ki..
aaahhhhh ahhhhhhhhhhhhhhhhhh ahhhhhhhhhhh
bu arada imza çok güzel ellerine sağlık
aşk delisi oynanalı çok oldu arkadaşlar..seno yarıyıl tatilini boşuna bekleme canım yani :) bi daha oynanır mı bilmem ama öncelikle bu sezonu bitirmeleri lazım oyunun oyunu bittikten sonra belki fikir değişebilirler ama ben yeni bi oyunda görmeyi tercih ederim aşk delisini izlemiş biri olarak..mesela karar kimin gelse süper olur ben onu çok izlemek istemiştim kısmet oyunun oyununa oldu..ama o da kaçırılmıycak bi oyun gibi görünüyor bide ben onun kadrosunu çok beğenmiştim ama burda oynanırsa oyunun oyununda olduğu gibi değişebilir oyuncular yine..
bi de şu resmi ekliyim dedim tekrar, geçenlerde şebnem dönmezin kıyafeti konusunda gösterdiği titiz davranışı örnekti.. kaldıki bu resimdeki iç çamaşırı çok daha açık..ama görsellik açısından bence şebnem dönmez'in ki daha hoş..
http://img105.imageshack.us/img105/404/17993hs0.jpg
first lady
20-01-08, 15:35
geçen sene ''aşk delisi''ni izlemiştim bende.harika bi oyundu.özellkle küçük bi sahne olduğu için oyuncularla içiiçe izleniyo ve daha etklili oluyo.oyun başlamadanda oyuncular sahnede mesela.içeri bi girdim anaaa oyuncular öylece oturmuş.bi 15 dk öylece oturuyolar.ve oyuna kimle gittiysem bu durumdan çok etkilendiğini söyledi.çünkü herkes girip yerleşirken hiç istifini bozmadan konsantrasyonunu bozmada oyuna başlayabilmek harika bişey.geçenlerde bi arkadaşım dediki ''serhat tutumluer'in oyunun ilk anında ''may'' demesi hala kulaklarımda.o nasıl bi ses tonuydu.inanamadım''.düşününki bunu serhat beyle hiç ilgisi olmayan biri söyledi.ben ilk gittiğimde uzunca bi süre kendime gelmemiştim.
inci'm şimdi sıra ''karar kimin''de dimi.gelsede gitsek:):)
son bir şey daha nakkaş dan haberi olan varmı ne zaman bitecek:img-blush
Merhaba Rozicim, "Nokta" filmi ile ilgili en son çıkan haberi senin için tekrar ekleyeyim dedim (17 Kasım 2007-Milliyet Gazetesi):
Alıntıdır:
"Yönetmen Derviş Zaim ve yapımcı Baran Seyhan’ın yaz sonu, on gün içinde gerçekleştirdikleri, Aleksandr Sokurov’un “Russian Ark”ı misali tek bir plandan oluşan “Nokta”, Works in Progress’teki tek Türk projesi. Bu bölümde, tamamlanmak üzere olan filmler dağıtımcılara, festival yöneticilerine, uluslararası satış acentelerine tanıtılıyor. “Nokta”, bir adamın işlediği suçtan dolayı vicdan azabı çekmesini hat sanatıyla ilişkilendirerek ele alıyor."
Film kurgu aşamasındaymış, umarım en geç Aralık 2008 de vizyona girer.
geçen sene ''aşk delisi''ni izlemiştim bende.harika bi oyundu.özellkle küçük bi sahne olduğu için oyuncularla içiiçe izleniyo ve daha etklili oluyo.oyun başlamadanda oyuncular sahnede mesela.içeri bi girdim anaaa oyuncular öylece oturmuş.bi 15 dk öylece oturuyolar.ve oyuna kimle gittiysem bu durumdan çok etkilendiğini söyledi.çünkü herkes girip yerleşirken hiç istifini bozmadan konsantrasyonunu bozmada oyuna başlayabilmek harika bişey.geçenlerde bi arkadaşım dediki ''serhat tutumluer'in oyunun ilk anında ''may'' demesi hala kulaklarımda.o nasıl bi ses tonuydu.inanamadım''.düşününki bunu serhat beyle hiç ilgisi olmayan biri söyledi.ben ilk gittiğimde uzunca bi süre kendime gelmemiştim.
inci'm şimdi sıra ''karar kimin''de dimi.gelsede gitsek:):)
evet canım inşallah gelir de onu da izleriz valla gözüm açık gitmem artık :):)
ben karar kimin oynunuda aşk delisi oynunuda izleyememiştim:icon_sorr o yüzden oyunlardan biri yine oynansında hangisi olursa olsun:icon_whis eminim ikiside çok güzeldir.nede olsa serhat beyin bi projesi:img-wink:
forgetmenot
20-01-08, 16:36
bi de şu resmi ekliyim dedim tekrar, geçenlerde şebnem dönmezin kıyafeti konusunda gösterdiği titiz davranışı örnekti.. kaldıki bu resimdeki iç çamaşırı çok daha açık..ama görsellik açısından bence şebnem dönmez'in ki daha hoş..
Şimdi sayfa Serhat Tutumluer sayfası ama bu resmin çekildiği oyunu(Oyunu'n Oyunu)seyretmiş ve o bayan oyuncuya(Funda İlhan) oyun gücü sebebiyle hayran kalmış bir tiyatro sever olarak bir kaç cümle etmezsem, içimde kalır.Evet giysi bile denmez giydiklerine resmen iç çamaşırı,ama oyuncuyu izlerken asla rahatsız olmuyorsunuz,giysisi sizi rahatsız etmiyor çünkü oyuncunun oyun gücüne tam olarak konsantre oluyorsunuz.Bunun bir diğer önemli sebebi,o bayan oyuncu sadece rolünü açığa çıkarıyor,saf,kolay kandırılabilir sarışın bayanı büyük bir ustalıkla oynuyor.Hatta hatırlayabildiğim kadarıyla(üstünden kaç sene geçti)15 dakika filan o giysilerle düşen lensini arıyordu.Tiyatroyla profesyonel anlamda ilgilenenler belki daha çok ilgilidir ve bilirler ama aynı ortamda aynı pozisyonda durmak,repliği olmak bir oyuncu için epey tehlikelidir,aynı hareketleri yaparsanız seyirci sahnedeki varlığınızdan rahatsız olur.Ama bu oyuncu vucudunu o kadar iyi tanıyan ve kullanan birisiydi ki bin çeşit jest yaparak ama hep 'lensini' aradı.Ben Şebnem hanımı henüz seyretmedim başarı oranlarını şimdilik karşılaştıramam ama Şebnem hanım bence İstanbul seyircisini ve/veya kendisini ve sınırlarını düşünerek daha kapalı bir giysi giymiştir.Hem o da bilir ki,'bir 'oyuncu' rolun gerektirdiği herşeyi yapmakla yükümlüdür.İstanbul seyircisi derken demek istediğim şu; İzmit Şehir tiyatrosu açıldığından beri öyle önemli,yenilikci,ciddi oyunları,büyük bir başarıyla oynarak o yörenin insanına büyük bir kültür hizmeti vermişler ki,şehirde yüksek bir izleme bilinci ve kültürü yaratmışlar.Öyleki bu şehirde belki de başka bir yerde sahnelenmesi düşünülemeyen oyunlar rahatlıkla oynanabilir,onu demek istiyorum.
'Oyunun Oyunu' oyunu bir kere yıllarca İzmit'te büyük bir başarıyla oynadı ama 'reklam'ın gücü(para) Yasemin Yalçın tiyatrosu'nda olduğu için şimdi tüm Türkiye bu oyunla çalkalanıyor.Tabiiki Serhat bey her iki tarafta da çok başarılı.Serhat beyin adının bilinçli olarak telaffuz edilmediği görüşüne kalpten inanıyorum hatta yerine geçebilecek birisini bulsalar klasik Türk kurnazlığı ayağı kaydırılmak istenebilir.Ama Yönetmen Mehmet Ergen o oyunu yönettikce, böyle bir şey yapamazlar çünkü Serhat beyle Mehmet bey çok uzun yıllardır kader arkadaşlığı yapmış,tiyatro emekçileri,gerçek dostlar.Ben son olarak,nacizane O.Oyunu 'nun İstanbul versiyonunu seyretmiş arkadaşlara(İstanbullulara), her biri ayrı bir yetenek olan İzmit Şehir Tiyatrosu oyuncularını da(tabiiki imkanları varsa)izlemelerini tavsiye edeceğim.Gerçek cevher yanıbaşınızda.İzmit'te öyle sanatsal oyunlar sergileniyor ki,o yüzden Serhat beyin mümkün olduğu kadarıyla,o tiyatronun kadrosunda olmasını ve o eşsiz yeteneğini tekrar takrar seyretmeyi diliyorum.
http://img413.imageshack.us/img413/3600/zik1po4.gif (http://imageshack.us)
Hafta içi,ders araları başladığım gifler bugün bitti :) Kendimi öyle kaptırmışım ki baya bi yaptım :) Yapması gibi eklemesi de bir dert oldu.Umarım beğenirsiniz :)
http://img209.imageshack.us/img209/1779/serhat1vr1.gif (http://imageshack.us) http://img341.imageshack.us/img341/593/serhat2op3.gif (http://imageshack.us) http://img341.imageshack.us/img341/494/serhat3fs1.gif (http://imageshack.us) http://img209.imageshack.us/img209/848/serhat4rx2.gif (http://imageshack.us)
http://img409.imageshack.us/img409/7849/serhat5ak3.gif (http://imageshack.us) http://img341.imageshack.us/img341/7294/serhat6su0.gif (http://imageshack.us) http://img409.imageshack.us/img409/6449/serhat7qc2.gif (http://imageshack.us) http://img209.imageshack.us/img209/5639/serhat8zd8.gif (http://imageshack.us)
devamı var ... :)
http://img341.imageshack.us/img341/6820/serhat9cw5.gif (http://imageshack.us) http://img209.imageshack.us/img209/6822/serhat10jd0.gif (http://imageshack.us) http://img408.imageshack.us/img408/8369/serhat11re6.gif (http://imageshack.us) http://img209.imageshack.us/img209/3511/serhat12ef8.gif (http://imageshack.us)
http://img408.imageshack.us/img408/7652/serhat13tx3.gif (http://imageshack.us) http://img209.imageshack.us/img209/3620/serhat14xz4.gif (http://imageshack.us) http://img408.imageshack.us/img408/6751/serhat15pm6.gif (http://imageshack.us) http://img209.imageshack.us/img209/5237/serhat16pc5.gif (http://imageshack.us)
Hala devamı var :)
http://img408.imageshack.us/img408/6040/serhat17ca8.gif (http://imageshack.us) http://img408.imageshack.us/img408/8834/serhat18pd2.gif (http://imageshack.us) http://img209.imageshack.us/img209/2155/serhat19my5.gif (http://imageshack.us) http://img408.imageshack.us/img408/3548/serhat20el7.gif (http://imageshack.us)
http://img408.imageshack.us/img408/9853/serhat21gw5.gif (http://imageshack.us) http://img341.imageshack.us/img341/4831/serhat22se2.gif (http://imageshack.us) http://img209.imageshack.us/img209/1296/serhat23qa6.gif (http://imageshack.us)
Bitti :)
Hepsinin boyutları site standartlarına uygundur...Ayrıca kullanmak için sormanıza da gerek yok :img-wink:
http://img237.imageshack.us/img237/6447/wonderfulltonightcr8.jpg (http://imageshack.us)
buda benden Serhat severlere olsun basta roziye bizi kurtardigi icin sevgiyle ve Serhat'la kalin
Cenneti Beklerken filmine dair bir editör yorumu... (Sadece Serhat Beyle ilgili olan paragrafı koyuyorum..)
Filmde ön plana çıkan 2 karakter var: Leyla ve Eflatun. Leyla'yı canlandıran Melisa Sözen'in abartılı oyunculuğunu pek beğenmedim. Ama Serhat Tutumluer'in filmin başında vezirin önünde el pençe durduğu sahneden başlayarak sürekli yükselen performansını da ağzım açık seyrettiğimi söylemeliyim. Rolünü özümsememiş, adeta yemiş.
Sevgili forgetmenot İzmit Şehir Tiyatrosu konusunda sana tamamen katılıyorum.İstanbulda olduğum için kadrodan sadece Esra Bezen Bilgin, Betül Çobanoğlu ve Serhat Beyi izleyebilmiştim.Aralık ayında hoş bir tesadüf sonucunda “İki Efendinin Uşağı” oyunlarını İstanbulda izleyebildim ve İzmit Şehir Tiyatrosu farkını açıkça görebildim.Umarım bundan sonra tüm oyunların İstanbul turnesi olur yoksa bana İzmit yolları gözüktü.İmkanı olan arkadaşlara bu oyunu tavsiye ederim.Mutlaka izleyin derim.Oyun boyunca keşke Serhat Bey de bu kadroda olsaydı diyip durdum.Umarım İzmit Şehir Tiyatrosundan istifa etmez.“Oyunun Oyunu”’nu da bu kadro ile seyretmeyi tercih ederdim açıkçası.
Suedacım,Billush ve Zehracım çalışmalarınız çok güzel ellerinize sağlık.
:img-wink:
http://img88.yukle.tc/images/6386img1541hs9ol.jpg (http://www.yukle.tc)
Sevgili forgetmenot İzmit Şehir Tiyatrosu konusunda sana tamamen katılıyorum.İstanbulda olduğum için kadrodan sadece Esra Bezen Bilgin, Betül Çobanoğlu ve Serhat Beyi izleyebilmiştim.Aralık ayında hoş bir tesadüf sonucunda “İki Efendinin Uşağı” oyunlarını İstanbulda izleyebildim ve İzmit Şehir Tiyatrosu farkını açıkça görebildim.Umarım bundan sonra tüm oyunların İstanbul turnesi olur yoksa bana İzmit yolları gözüktü.İmkanı olan arkadaşlara bu oyunu tavsiye ederim.Mutlaka izleyin derim.Oyun boyunca keşke Serhat Bey de bu kadroda olsaydı diyip durdum.Umarım İzmit Şehir Tiyatrosundan istifa etmez.“Oyunun Oyunu”’nu da bu kadro ile seyretmeyi tercih ederdim açıkçası.
Suedacım,Billush ve Zehracım çalışmalarınız çok güzel ellerinize sağlık.
evet ben de diğer kadroyla bi kere bile olsa oynanmasını isterdim çünkü bu sefer yapılıcak yorumları merak ediyorum bakalım serhat tutumluer'in adı geçicek mi geçmiycek mi tepkilerini merak ediyorum..ayrıca o akdroyla yıllarca başarılı ve uyumlu bi şekilde oynanmış bir oyun bu bu halini de görmek isterdim..izmit'in daha seçkin bi tiyatro izleyicisi olduğunu hep duyuyorum inşallah bütün şehirlerimiz gün gelir böyle anılır..
Şimdi sayfa Serhat Tutumluer sayfası ama bu resmin çekildiği oyunu(Oyunu'n Oyunu)seyretmiş ve o bayan oyuncuya(Funda İlhan) oyun gücü sebebiyle hayran kalmış bir tiyatro sever olarak bir kaç cümle etmezsem, içimde kalır.Evet giysi bile denmez giydiklerine resmen iç çamaşırı,ama oyuncuyu izlerken asla rahatsız olmuyorsunuz,giysisi sizi rahatsız etmiyor çünkü oyuncunun oyun gücüne tam olarak konsantre oluyorsunuz.Bunun bir diğer önemli sebebi,o bayan oyuncu sadece rolünü açığa çıkarıyor,saf,kolay kandırılabilir sarışın bayanı büyük bir ustalıkla oynuyor.Hatta hatırlayabildiğim kadarıyla(üstünden kaç sene geçti)15 dakika filan o giysilerle düşen lensini arıyordu.Tiyatroyla profesyonel anlamda ilgilenenler belki daha çok ilgilidir ve bilirler ama aynı ortamda aynı pozisyonda durmak,repliği olmak bir oyuncu için epey tehlikelidir,aynı hareketleri yaparsanız seyirci sahnedeki varlığınızdan rahatsız olur.Ama bu oyuncu vucudunu o kadar iyi tanıyan ve kullanan birisiydi ki bin çeşit jest yaparak ama hep 'lensini' aradı.Ben Şebnem hanımı henüz seyretmedim başarı oranlarını şimdilik karşılaştıramam ama Şebnem hanım bence İstanbul seyircisini ve/veya kendisini ve sınırlarını düşünerek daha kapalı bir giysi giymiştir.Hem o da bilir ki,'bir 'oyuncu' rolun gerektirdiği herşeyi yapmakla yükümlüdür.İstanbul seyircisi derken demek istediğim şu; İzmit Şehir tiyatrosu açıldığından beri öyle önemli,yenilikci,ciddi oyunları,büyük bir başarıyla oynarak o yörenin insanına büyük bir kültür hizmeti vermişler ki,şehirde yüksek bir izleme bilinci ve kültürü yaratmışlar.Öyleki bu şehirde belki de başka bir yerde sahnelenmesi düşünülemeyen oyunlar rahatlıkla oynanabilir,onu demek istiyorum.
'Oyunun Oyunu' oyunu bir kere yıllarca İzmit'te büyük bir başarıyla oynadı ama 'reklam'ın gücü(para) Yasemin Yalçın tiyatrosu'nda olduğu için şimdi tüm Türkiye bu oyunla çalkalanıyor.Tabiiki Serhat bey her iki tarafta da çok başarılı.Serhat beyin adının bilinçli olarak telaffuz edilmediği görüşüne kalpten inanıyorum hatta yerine geçebilecek birisini bulsalar klasik Türk kurnazlığı ayağı kaydırılmak istenebilir.Ama Yönetmen Mehmet Ergen o oyunu yönettikce, böyle bir şey yapamazlar çünkü Serhat beyle Mehmet bey çok uzun yıllardır kader arkadaşlığı yapmış,tiyatro emekçileri,gerçek dostlar.Ben son olarak,nacizane O.Oyunu 'nun İstanbul versiyonunu seyretmiş arkadaşlara(İstanbullulara), her biri ayrı bir yetenek olan İzmit Şehir Tiyatrosu oyuncularını da(tabiiki imkanları varsa)izlemelerini tavsiye edeceğim.Gerçek cevher yanıbaşınızda.İzmit'te öyle sanatsal oyunlar sergileniyor ki,o yüzden Serhat beyin mümkün olduğu kadarıyla,o tiyatronun kadrosunda olmasını ve o eşsiz yeteneğini tekrar takrar seyretmeyi diliyorum.
söylediklerine kesinlikle katılıyorum özellikle funda ilhan ve şebnem dönmez konusundaki düşüncene sonuna kadar katılıyorum..funda hanım o kadar güzel oynuyoki bazı anlar dışında ki o anlarda kıyafet zaten ön plana çıkıyo onun dışında kostümü yerine sadece oyuna ve oyuncuya odaklanıyosunuz...tabi bunu hem izmit şehir tiyatrolarında hem bkm de izlemiş biri olarak söylüyorum...benim dikkatimi çeken oyunculuk anlamında sadece şebnem hanım degil aslında bana ilyas ilbeyde hiç tat vermedi açıkcası bi de sellsdan rolünde melih düzenliyi izlemenizi ve farkı açıkca görmenizi isterim..ilyas ilbeyin gerçekten abartıldıgı kadar başarılı olduğunu düşünmüyorum keyif almadıgımı tekrar tekrar söylüyorum eş torpilinden kaynaklanıyo sanırım hersey...karşılaştırma şansım oldugu için şanslıyım aslında ve kesinlikle söylüyorum izmit kadrosuyla bu oyunu izlemek daha zevkl ve eglenceli...
bu arada "aşk delisi"nin bi daha oynanmamasının sebebi oyunun satılmış olması yani mehmet ergenden çıktı artık oyun ama başka oyuncular tarafından sahnelenirmi orasını bilemem...
forgetmenot
20-01-08, 23:18
bu arada "aşk delisi"nin bi daha oynanmamasının sebebi oyunun satılmış olması yani mehmet ergenden çıktı artık oyun ama başka oyuncular tarafından sahnelenirmi orasını bilemem...
**Yanlız Aşk Delisi oynamaya başladıktan sanırım bir yıl sonra aynı oyunu izmir Devlet Tiyatrosu da oynadı.O nasıl oldu acaba??Mehmet Ergen'in özel izni filan mı vardı??
*Bir de Aşk Delisi'ni seyredemeyen arkadaşlara bir teselli olsun.2.kez 2007 Nisan'ında seyretmiştim.Maalesef o kadroda gerçekten eşsiz yetenek,kıymetli tiyatrocu Cengiz Bozkurt yoktu.Yeni gelen oyuncu'nun (Serhan...)yorumu C.Bozkurt'un yorumundan çok çok uzaktı,oyun komediye döndüydü.Serhat bey'le Esra hanım oyunun dramatik yapısını muhafaza etmeye çalışıyorlardı çok başarılı oynuyorlardı ama o kadar işte.Seyredemeyenler bence fazla üzülmesin.
Son olarak piero O.Oyunu hakkında benzer görüşleri paylaştığımıza sevindim,halinden anlayanı bulmak her halukarda çok iyi.Dediğim gibi Yasemin Yalçın tiyatrosu reklam gücünü kullanıyor,zaten Yasemin hanımın kendisi de söyledi.Tüm dünyada bu oyun 'tiyatronun maddi durumunu düzelten',tiyatroyu kâra geçiren oyun' olarak anılırmış.Önce cukka sağlama ön planda anladığım kadarıyla,sonra başka projeler yapılacak.Özel sektör,'piyasa'nın koşulları çok farklı tabiiki.Biz seyirci olarak bu pazarlama işlerinden haliyle anlamıyoruz..Ama Serhat beyin kariyerine bu serbest piyasa şartları en ufak bir zarar vermesin,bizim temennimiz ancak bu olur.Yeter ki o üzülmesin,yıpranmasın.Mesleğini yine aşkla,heyecanla,azimle sürdürsün!:good:
Burada benim aklıma takılan bir şey var izninizle paylaşmak istiyorum; şimdi bu oyunu aslında Yasemin Yalçın'a ve Mehmet Ergen'e Volkan Severcan teklif etmiş, röportajlarda böyle söyleniyor, ama olay birden Yasemin Yalçın tiyatrosuna dönmüş, burayı anlayamadım ben Volkan Severcan oyunsuz kaldı da hadi bu text'i yapalım deyip herkesi ayarladı mı yani, o zaman niye oyunun sahibi şuan Yasemin Yalçın gibi gösteriliyor??
Bilmiyorum anlatabildim mi sormak istediğimi, inşallah anlayabilirsinz çünkü pek anlamadım ben ;)
Ask Delisi keşke gelse tekrar. Benim çok sevdigim bir oyundur. Ama iki sezonda izlemiş biri olarak, gelecekse ilk sezon oldugu gibi kesinlikle Cengiz Bozkurt'lu versiyonunu tercih ederim. Özellikle Martin'in (Cengiz Bozkurt), Eddie ile olan sahnelerini ilk sezon ayrı beğenmiştim.
Aksanat sahnesinin sıcaklığı ise oyunu daha da keyifli hale getiriyor özellikle ön sıralarda oturanlar için. Sahne ile izleyici arasındaki mesafe o kadar kısa ki haraketli sahnelerde özellikle kendinizi sahnenin içinde hissediyorsunuz.
Oyunun Oyunu'nun henüz İstanbul versiyonuna gitmediğim için karşılaştırma imkanım yok şu an. Kocaeli'nde 2 kere izlemiştim. BKM'de önden yer bulamıyorum bir türlü.En kısa zamanda güzel bir yer bulup gideceğim inşallah. Ama iki yerde de izleyenlerin yorumunu merak ediyordum. Sevgili piero'nun düşünceleri tahminlerimi doğruluyor aslında..
Funda hanım konusunda da dediğiniz gibi performansıyla öylesine göz dolduruyor ki kıyafet kesinlikle ön plana çıkmıyor. Gerçekten çok başarılı! Melih Düzenli de gerçekten harika. Kocaeli'nin her bir oyuncusu çok yetenekli. Kadro muhteşem. Oyunlar muhteşem. O yüzden ben de Serhat bey'i, orada o kadroyla daha bir çok oyunda görme temennisine katılıyorum.
first lady
21-01-08, 00:12
ben malesef ''aşk delisi''ni izmitte izlemedim ama burda ilk izlememle ikinci izlemem arasında bile baya bi fark vardı.2.izleyişimde oyun resmen komediye döndü.en dramatik anlarda bile seyirci güldü.oyunun o dramatik hikayesi kayboldu gitti.serhat bey ve esra hanım ne kadar çabalasada seyricinin reasiyonları oyunu tamamen farklı bi yöne götürdü.ilk izleyişimde çok daha etkilendim oyundan.''oyunun oyunu'nuda yine istanbulda izleyenlerdenim.ikinci kezde izliycem inşallah kısa zamanda.ama açıkcası serhat beye yapılan haksızlık yüzünden o tiyatrodan ve bu haksızlığı yapanlardan soğudum.keşke izmit kadrosuyla izleyebilseydim...
"Aşk Delisi"'ni geçen Nisan ayında izlememe rağmen Martini Cengiz Bozkurt oynamıştı.Ben çok şanslıydım demek.Çok mutlu oldum şimdi.
**Yanlız Aşk Delisi oynamaya başladıktan sanırım bir yıl sonra aynı oyunu izmir Devlet Tiyatrosu da oynadı.O nasıl oldu acaba??Mehmet Ergen'in özel izni filan mı vardı??
*Bir de Aşk Delisi'ni seyredemeyen arkadaşlara bir teselli olsun.2.kez 2007 Nisan'ında seyretmiştim.Maalesef o kadroda gerçekten eşsiz yetenek,kıymetli tiyatrocu Cengiz Bozkurt yoktu.Yeni gelen oyuncu'nun (Serhan...)yorumu C.Bozkurt'un yorumundan çok çok uzaktı,oyun komediye döndüydü.Serhat bey'le Esra hanım oyunun dramatik yapısını muhafaza etmeye çalışıyorlardı çok başarılı oynuyorlardı ama o kadar işte.Seyredemeyenler bence fazla üzülmesin.
Son olarak piero O.Oyunu hakkında benzer görüşleri paylaştığımıza sevindim,halinden anlayanı bulmak her halukarda çok iyi.Dediğim gibi Yasemin Yalçın tiyatrosu reklam gücünü kullanıyor,zaten Yasemin hanımın kendisi de söyledi.Tüm dünyada bu oyun 'tiyatronun maddi durumunu düzelten',tiyatroyu kâra geçiren oyun' olarak anılırmış.Önce cukka sağlama ön planda anladığım kadarıyla,sonra başka projeler yapılacak.Özel sektör,'piyasa'nın koşulları çok farklı tabiiki.Biz seyirci olarak bu pazarlama işlerinden haliyle anlamıyoruz..Ama Serhat beyin kariyerine bu serbest piyasa şartları en ufak bir zarar vermesin,bizim temennimiz ancak bu olur.Yeter ki o üzülmesin,yıpranmasın.Mesleğini yine aşkla,heyecanla,azimle sürdürsün!:good:
benim söyledigim 2007 sezonundan sonra olan bi olay zaten yani en son aksanatta oynadıktan sonra baska bi yerde oynanmadı malesef...
buarada ben yine aşk delisini hem serkan keskinli halini hem de cengiz bozkurtla olan halini izledim ve evet sanırım cengiz bozkurt daha iyiydi :) serhat beyle esra hanımın performansları cidden üst seviyede ve onlar ne zaman aglasa heycanlansa bende onlarla beraber o duyguları yaşadım...harikalar ne diyebilirim ki:good:
söylediklerine kesinlikle katılıyorum özellikle funda ilhan ve şebnem dönmez konusundaki düşüncene sonuna kadar katılıyorum..funda hanım o kadar güzel oynuyoki bazı anlar dışında ki o anlarda kıyafet zaten ön plana çıkıyo onun dışında kostümü yerine sadece oyuna ve oyuncuya odaklanıyosunuz...tabi bunu hem izmit şehir tiyatrolarında hem bkm de izlemiş biri olarak söylüyorum...benim dikkatimi çeken oyunculuk anlamında sadece şebnem hanım degil aslında bana ilyas ilbeyde hiç tat vermedi açıkcası bi de sellsdan rolünde melih düzenliyi izlemenizi ve farkı açıkca görmenizi isterim..ilyas ilbeyin gerçekten abartıldıgı kadar başarılı olduğunu düşünmüyorum keyif almadıgımı tekrar tekrar söylüyorum eş torpilinden kaynaklanıyo sanırım hersey...karşılaştırma şansım oldugu için şanslıyım aslında ve kesinlikle söylüyorum izmit kadrosuyla bu oyunu izlemek daha zevkl ve eglenceli...
bu arada "aşk delisi"nin bi daha oynanmamasının sebebi oyunun satılmış olması yani mehmet ergenden çıktı artık oyun ama başka oyuncular tarafından sahnelenirmi orasını bilemem...
ne güzel ya kıyaslama şansını yakalamışsınız..ben malesef izmit kadrosuyla izleyemedim..sizler farkı yazdıkca izmit kadrosuyla nasıldı acaba diye düşünmeden edemiyorum..anlattıklarınıza göre muhteşemmiş..Funda İlhanı izlemediğimden dolayı Funda-Şebnem kıyaslamasınıda yapamayacağım..kıyafeti Şebnem Dönmezin kıyafetinden daha cüretkar ve siz hiç göze batmıyor sadece oyunculuğunu izledik diyorsunuz..demek ki gerçekten performansı üst seviyelerde.. iyi oyunculuğundan ötürü Funda hanımı tebrik ederim..İlyas beye gelince bu konuda bende hemfikirim..sadece eş torpili..rolü az olmakla beraber,göründüğü anlarda bile hiç güldüremedi beni..
Aşk Delisi ni izleme hayallerim suya düştü :icon_sorr inşallah Karar Kimin oyunu izleme şansını yakalarız..
fist lady "serhat beye yapılan haksızlık yüzünden o tiyatrodan ve bu haksızlığı yapanlardan soğudum" demişsim..görüşüne sonuna kadar katılıyorum..bu oyunda en yüksek performansı,en fazla repliği yani kısaca en-lerin hepsi Serhat ta..bu rolün üstesinden de fazlasıyla gelmiş..ee durum böyleyken neden sezarın hakkı sezara verilmiyor..kızmamak elde değil..ama bu piyasa böyle işte,sizden iyi olanı,sizden fazla alkış alanı kabullenemiyorlar..ya aslında ben Serhat ın bunlara takıldığını da pek sanmıyorum..onun için önemli olan izleyicinin övgüsü,ilgisi,sevgisi..ama işte biz sevdiğimiz sanatçıyı sahiplendiğimiz için yapılan haksızlığa üzülüyor,kızıyoruz..
arkadaslar harika yapmissiniz forumu sirf tiyatrodan bahsetmissiniz bir tiyatro adami olan ve hayatinin akisini buna gore ayarlarayan bir santcinin formunda konusulcak en iyi konudur galiba ben ne yazikki yorumlariniza sadece sizin anlattiklarinizla katiliyorum konum ve oturum konusunda kendimce engellerim oldugundan hic tiyatro izlemedim cok gezmeyi ewden cikmayi seven bir tip olmadigimdan boyle bir olayim var ama eger tiyatro izliceksem bunda serhatin olmasini isterim bir kac oyuncumuz daha var ama hayatini tiyatroya adamis ve sirf herseyini ona gore ayarlamis bir tiyatrocu tercihim oda serhat tutumluer bildiginiz uzere artik o hala 50`de 60`da sahnelerdeyse ben izleme sansina erisirim belki ama o yasta amuda kalkan bir serhat izleyemem galiba:P:img-pilot
hayirli geceler guzel ruyalar guzel ulkemin guzel insanlari serhat severleri:img-wink:
http://img145.imageshack.us/img145/4130/zuuuuz8.jpg (http://imageshack.us)
Herkese Merhabalar :)
Takıldığımız yer sanırım aynı. Bu kadar başarılı olmasına rağmen ne Yasemin Yalçın'ın nede bir başka oyuncunun Serhat Bey'in ismini vermemesi. Ben bunun sebebini Serhat Bey'in çok fazla göz önünde, medyatik bir oyuncu olmaması diye düşünüyorum. Varsın olmasın ;) Böyle daha daa iyi. Şebnem Dönmez'in oyundaki o sahneleri eminim kimsenin umrunda değildir :) Reklam kokusu olsa gerek :img-pilot
Bende Serhat Bey'in bu konuya takılmadığı düşünenlerdenim. Sonuçta onu kimse bilmezken senelerce aynı oyunu İzmitte oynamış. Bence; sevildiğini, ilgi gördüğünü, oyunculuğunun beğenildiği çok iyi biliyor :happy0064:happy0064
Herkese merhaba,
Aşk delisinden bahsedilmişken çokca seyreden ve ayrıca sam shepardın kitabını okuyan biri olarak birşeylerde ben söylemek istedim. Oyunun hikayesi çok orijinal. İmkansız bir aşk mı desek sıradışı bir aşk mı desek anlatılan. Cengiz, gerçekten Martin rolünde çok iyiydi ama Serkan Keskin'i de ben çok beğendim. Belki semaverli oluşundan dolayı belki de çok iyi bir oyuncu olduğunu düşündüğüm için. Ama Cengizle bir konuşmamız sırasında onun da iyi oynayacağını tahmin ettiğini söylemişti. Belki biz o rolü Cengiz Bozkurtla bütünleştirdiğimizden Serkan iyi gözükmemiş olabilir bilmiyorum ama Serkan'ın oynayacağını duyduğumda sırf onu seyretmek için gittim diyebilirim.
Oyunla ilgili bir husus daha var ki Mehmet Ergen'in çevirisinden başka Şükran Yücel'in de çevirisi bulunuyor bu oyunla ilgili. Belki diğer sahneleyenler onun çevirisi ile sahnelemiş olabilir. Çünkü Sam Shepard'ın kitabı Şükran Yücel çevirisi ile yayınlanıyor. Gerçi çeviriler arasında pek fark yok ama tabii ki Mehmet Ergen kendi farkını ortaya koymuş. Sanıyorum ki Şükran Yücel'de metne sadık kalarak çevirmiş. Mehmet Ergen çevirisi biraz daha fazla komedi unsuru taşıyor diyebilirim espiri gereken yerlerde. Şimdi bu üçlü Mehmet Ergen, Cengiz Bozkurt ve Serhat Tutumluer sizin de bildiğiniz gibi talimhane de bir tiyatro açacak. Ve orada çok özgün, sıradışı, yenilikçi oyunlar seyredeceğimize eminim kendi adıma. O yüzden aşk delisini seyredemeyenler üzülmesin ama başka gruplar da sahnelerse bu oyunu kaçırmasınlar derim. Ve oyunun oyununda Serhat'tan bahsedilmemesine çok aldırmayın. Bir arkadaşımız da demiş zaten Serhat'ın bunlara pek aldırdığını sanmıyorum diye. Medyatik olmakla yakından uzaktan alakası olmayan, tek derdi tiyatro yapabilmek olan biri için zaten bu tür şeyler önemli değil. O gerçekten sanattan anlayan, takip eden insanlar tarafından bilinsin ve takip edilsin yeter. Zaten onu başarabilecek bir duruş sergiliyor kendisi. Sevgiler...
http://img146.imageshack.us/img146/6445/bo13ewmj1.jpg (http://imageshack.us)
bu calismalar önceden yapilmisti ben kopye etmistim her kim yapti ise ellerine saglik bende sizlerle paylasayim dedim
http://img145.imageshack.us/img145/2979/image24xrhm6.jpg (http://imageshack.us)
http://img135.imageshack.us/img135/7467/replik3vwjr6.jpg (http://imageshack.us)
bu calismalari öncelikle sabirli egoflarima armagan ediyorum ve Serhat severlere kabul edilmesi ümidiyle sevgiyle ve SERHAT'la kalin bye
first lady
21-01-08, 19:27
bugün gidip inci'lye biletleri aldıkkkkkk.tahminimizden daha erken bi tarihe hemde.3 şubatta tekrar izliycez serhat beyiiiiiii:happy0064:happy0064ne diyim onun adını saymayanlar utansın:img-polic
İyi akşamlar Serhatseverler :)
Dün akşam Cenneti Beklerken filmini izleme şansını yakaladım.Şu an iyi ki izlemişim diyorum.Filmi gerçekten çok beğendim.Tabi Serhat Bey'in oyunculuğunu da.Gerçekten de Eflatun karakterini yutmuş.Okuduğumda tam anlamamıştım ama şu an anlıyorum.Performansı harikaydı.İzlerken aklımdan bir an olsun "Bu adam Serhat Tutumluer" diye geçmedi çünkü o an Serhat Bey Eflatun olmuştu resmen.Özellikle elini kestiği sahnede bıçağı sapladığında bir an gerçekten biri elini kesmiş gibi hissettim."Ah" filan dedim durup dururken.Leyla'ya şefkatle yaklaştığı sahnelerde,saçını keserken bilhassa...Resmen farklı bi karakter oluyordu Eflatun,tabi Serhat Bey'de.Saray erbabının Anadolu'daki hayattan ne kadar kopuk olduğunu o kadar güzel aktarmış ki Serhat Bey tekrar hayran kaldım kendisine :good: Teknik ekibe beğenilerimi söylememe gerek yok diye düşünüyorum...
Şu an ihtibariyle arkadaşım Bircan'la 3 Şubat tarihli oyuna bilet almış bulunuyoruz.Ne kadar mutlu oldum anlatamam :) Sonunda Serhat Bey'i tiyatro sahnesinde izleyebileceğim :)
Herkese merhaba,
Aşk delisinden bahsedilmişken çokca seyreden ve ayrıca sam shepardın kitabını okuyan biri olarak birşeylerde ben söylemek istedim. Oyunun hikayesi çok orijinal. İmkansız bir aşk mı desek sıradışı bir aşk mı desek anlatılan. Cengiz, gerçekten Martin rolünde çok iyiydi ama Serkan Keskin'i de ben çok beğendim. Belki semaverli oluşundan dolayı belki de çok iyi bir oyuncu olduğunu düşündüğüm için. Ama Cengizle bir konuşmamız sırasında onun da iyi oynayacağını tahmin ettiğini söylemişti. Belki biz o rolü Cengiz Bozkurtla bütünleştirdiğimizden Serkan iyi gözükmemiş olabilir bilmiyorum ama Serkan'ın oynayacağını duyduğumda sırf onu seyretmek için gittim diyebilirim.
Oyunla ilgili bir husus daha var ki Mehmet Ergen'in çevirisinden başka Şükran Yücel'in de çevirisi bulunuyor bu oyunla ilgili. Belki diğer sahneleyenler onun çevirisi ile sahnelemiş olabilir. Çünkü Sam Shepard'ın kitabı Şükran Yücel çevirisi ile yayınlanıyor. Gerçi çeviriler arasında pek fark yok ama tabii ki Mehmet Ergen kendi farkını ortaya koymuş. Sanıyorum ki Şükran Yücel'de metne sadık kalarak çevirmiş. Mehmet Ergen çevirisi biraz daha fazla komedi unsuru taşıyor diyebilirim espiri gereken yerlerde. Şimdi bu üçlü Mehmet Ergen, Cengiz Bozkurt ve Serhat Tutumluer sizin de bildiğiniz gibi talimhane de bir tiyatro açacak. Ve orada çok özgün, sıradışı, yenilikçi oyunlar seyredeceğimize eminim kendi adıma. O yüzden aşk delisini seyredemeyenler üzülmesin ama başka gruplar da sahnelerse bu oyunu kaçırmasınlar derim. Ve oyunun oyununda Serhat'tan bahsedilmemesine çok aldırmayın. Bir arkadaşımız da demiş zaten Serhat'ın bunlara pek aldırdığını sanmıyorum diye. Medyatik olmakla yakından uzaktan alakası olmayan, tek derdi tiyatro yapabilmek olan biri için zaten bu tür şeyler önemli değil. O gerçekten sanattan anlayan, takip eden insanlar tarafından bilinsin ve takip edilsin yeter. Zaten onu başarabilecek bir duruş sergiliyor kendisi. Sevgiler...
ben de sabırsızlıkla bekliyorum gerçekten açılmasını eminim harika oyunlar olucaktır düşünmesi bile heyecanlandırıyor..ben farklı türlerde denenen