Tüm Versiyonu Göster : Yavuz Turgul


sbuffy
09-05-06, 12:55
http://img101.imageshack.us/img101/3629/200pxyavuzturgul3gk.jpg

Doğum tarihi:1946/İstanbul

Eğitim: İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü

+Uzun süre Ses dergisinde çalıştı.
+1976'da Ertem Eğilmez'in desteğiyle, Arzu Filme senaryo yazmaya başladı
+ 1984 yılında, 'Fahriye Abla' filmi ile yönetmenliğe başladı.
+Eşkıya ile Oscara aday gösterildi.
+Ödülleri:
* Gölge Oyunu filmi ile aldığı ödüller
1. 30. Antalya Film Festivali, En İyi 2. Film. 1993
2. 30. Antalya Film Festivali, En İyi Senaryo. 1993
3. Sinema Yazarları Derneği, En İyi Film. 1993
4. Sinema Yazarları Derneği, En İyi Senaryo. 1993

* Muhsin Bey filmi ile aldığı ödüller
1. 36. San Sebastian Film Festivali, Jüri Özel Ödülü. 1988
2. 7. Uluslararası Sinema Günleri, Jüri Özel Ödülü
3. Kültür Bakanlığı başarı Ödülü, 1987
4. 24. Antalya Film Festivali, En İyi Senaryo Ödülü. 1987
5. 24. Antalya Film Festivali, En İyi Film Ödülü. 1987

* Züğürt Ağa filmi ile aldığı ödüller
1. 23. Antalya Film Festivali, En İyi Senaryo Ödülü. 1986

* Çiçek Abbas filmi ile aldığı ödüller
1. 19. Antalya Film Festivali, En İyi Senaryo Ödülü. 1982
* Valencia Film Festivali - 1997 - 'En İyi Oyuncu' (Şener Şen)
* Bastia Film Festivali - 1997 - 'Eleştirmenlerin Seçtiği En İyi Film'
* Troia Film Festivali - 1997 - Golden Dolphin (En İyi Film)
* Sinema Yazarları Derneği - 1997 - En İyi Film, Senaryo, Film Müziği,
Yardımcı Oyuncu
* Antalya Film Festivali - 1997 - Özel Ödül
* İstanbul Film Festivali'nde - 1997 - Özel gösterim ile onurlandırılmıştır
* NTV Televizyonu - 1997 - En İyi Film, Yönetmen, Oyuncu (Şener Şen)
* BİRSAD - 1997 - En İyi Film

sbuffy
09-05-06, 13:00
http://img101.imageshack.us/img101/2918/1791344iu.jpg

Yönetmenliğini Yaptığı Filmler
* Muhsin Bey (1987)
* Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni (1990)
* Fahriye Abla (1984)
* Gölge Oyunu (1993)
* Eşkıya (1996)
*Gönül Yarası(2004)

http://img101.imageshack.us/img101/6421/yavuztugrul1892kp.jpg

Senaryosunu Yazdığı Filmler
* Çiçek Abbas (1981)
* Züğürt Ağa (1985)
* Tosun Paşa (1976)
* Sultan (1978)
* Erkek Güzeli Sefil Bilo (1979)
* Banker Bilo (1979)
* Davaro (1981)
* Hababam Sınıfı Güle Güle (1981)
* İffet (1982)
* Aşk Kadını (1983)
* Şekerpare (1983)
* Muhsin Bey (1986)
* Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni (1990)
* Fahriye Abla (1984)
* Gölge Oyunu (1993)
* Eşkıya (1996)

http://img101.imageshack.us/img101/3689/yavuzturgul2fv.jpg (http://imageshack.us)

Müziğini Yazdığı Filmler
* Sultan (1978)

kaynak:wikipedia.org/

sbuffy
09-05-06, 13:03
Kendini fazla özletmeyecek

http://www.radikal.com.tr/veriler/2005/01/13/turgu.gif

Sinemada sekiz yıllık suskunluğunu 'Gönül Yarası'yla bozan yönetmen Yavuz Turgul, 'Artık bu kadar uzun ara vereceğimi sanmıyorum. Üzerimdeki yükü azalttım, daha sık film çekeriz gibi geliyor bana' diyor

ürk sinemasında Yavuz Turgul adı hep iyi film ya da senaryolarla anılır. Yavuz Turgul çektiyse iyidir, Yavuz Turgul yazdıysa iyidir. Kendisi, bir ekol olan Arzu Film'de 1970'lerde başladığı sinema serüveninde bir senaryo yazarı olarak kötü filmlere de imza attığını söylese de bu gerçek değişmez. Senarist olarak 'Tosun Paşa', 'Çiçek Abbas', 'Züğürt Ağa', hem senarist hem yönetmen olarak 'Fahriye Abla', 'Muhsin Bey', 'Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni', 'Gölge Oyunu' ve 'Eşkıya'. Çoğu, Türk sinemasının en iyileri arasında gösterilen filmler.
Başlı başına 'Eşkıya' hadisesi bile onun Türk sinemasındaki önemini teslim eder. Hadise diyoruz, zira bundan sekiz sene önce sinemanın yolunu
unutmuş anneler-babalar, 'Oğlum, beni 'Eşkıya'ya götür' diyordu. Birçok ilde kapanmış ya da seks filmlerinin utangaç seyircilerine terk edilmiş sinema salonları, 'Eşkıya'nın yarattığı etkiyle temizlenip paklanmış, kapılarını yeniden anne-babalara, kız kardeşlere, sevgililere açmıştı. Belki dünya sinema tarihinde ilktir 'Eşkıya', namı kulaktan kulağa yayılmış ve en çok seyirciyi 14'üncü haftasında çekmişti. Ve sadece 30 kopyayla toplamda 3 milyona yakın seyirci tarafından izlenmişti.

Sırrı çözülemeyen 'Eşkıya'
Peki, 'Eşkıya' neden ilgi çekiyordu. Herkesin kendince bir yorumu vardı. Seyircinin iyi Türk filmine olan açlığı, destansı yanı, aşk için kendini feda etmek, kahramanlık... Neydi seyirciyi 'Eşkıya'ya çeken? 'Gönül Yarası' vesilesiyle Yavuz Turgul'la görüşmeye gittiğimizde önce 'Eşkıya'yı konuştuk. 'Eşkıya'nın sırrını kendisi çözmüş müydü? Çözmemiş, çözmek de istememiş, onun büyülü bir film olduğunu söylüyor:
"Bazen böyle denk gelir. Sinemanın çok kötü bir dönemiydi. Bana 'Filme 150 bin kişi gelir mi?' dediler. 'Valla inşallah gelir' dedim. Sinema dökülüyordu o zamanlar. Filmler 40-50 bin kişi tarafından izlenirse iyiydi. Bizim tek amacımız vardı, kendi kendimize mutlu olacak bir macera filmi çekmek. Sinema tarihinde bazı özel, büyülü filmler vardır 'Kazablanka', 'Rüzgâr Gibi Geçti', 'Avare' gibi... Bu filmlere özel bir el değmiştir sanki. Ayrıca benzerlerinden onları ayıran farklı bir ruh vardır onlarda. Sanıyorum 'Eşkıya'nın çok izlenmesinin de altında yatan da böyle bir şey. Benim çözemediğim, çözmek istemediğim. Kimsenin zaten çözebileceği bir şey değil bu bence."
Turgul, 'Eşkıya'dan sonra hangi yapımcıya gitse, ona açık çek verirdi. Ama o, 'Gönül Yarası' için sekiz yıl bekledi. Bu ülkede Yavuz Turgul bir film çekmek için bu kadar süre beklerse diğer yönetmenler ne yapsın? "Sorun bende" diyor Turgul, "bu süre içinde bir 'İkinci Bahar' dizisi oldu, ön hazırlığı iki sene sürdü. Ayrıca iki dizi daha. Ama bizim çalışmamızın diğerlerine benzemeyen bir yanı var. Belki bugünün koşullarında anlamsız ama her yaptığımız şeyi çok fazla ciddiye alıyoruz, çok fazla titizleniyoruz. Artık benim film çekme zamanım geldi diye düşünmedim hiç hayatımda."
Şimdi de öyle olmamış. Ama Şener Şen fenalık geçiriyormuş 'Allah aşkına yapalım bir şey' diye. Yapımcılar Mine-Ömer Vargı ve Mustafa Oğuz öyle. "Bir de ben herkesle yapamıyorum. Bir sürü imtihandan geçiyor benim karşımdaki insan." Aranın uzamasının bir sebebi de Yavuz Turgul'un ortağı olduğu reklam şirketi. Şirketin bütün yapım işlerinden o sorumluydu. Sorumluluğu oğluna devredince yükü azaldı. "Artık bundan sonra bu kadar uzun ara vereceğimi sanmıyorum. Daha sık film çekeriz gibi geliyor bana" diyor Turgul.
Usta yönetmen, 'Gönül Yarası'nda da sıradan insanlardan kahraman yaratmaya devam ediyor. İdealist bir öğretmen, İstanbul'da bar şarkıcılığı yapan bir kadın ve onun peşini bırakmayan eski kocası arasında gelişen 'Gönül Yarası'ndaki öğretmen Nâzım, 'Eşkıya'daki Baran gibi hem gerçektir hem de sanki bu dünyaya ait değildir.
Sıradan görünmesine rağmen iç çatışmaları büyük patlamalara neden
olacak karakterleri sevdiğini belirten Turgul, "Çatışmaların sürekli hayatın nizamını değiştirdiği alanlarda, büyük hayretler ve bundan sonraki hayatı nereye doğru gidiyor anlamında merak yaratma hali sanıyorum beni daha cezbediyor. Benim hikâyelerimde bu sıradan gibi görünen insanların hayatlarında hep büyük şeyler olur. 'Züğürt Ağa'da da böyledir, 'Muhsin Bey'de de. 'Eşkıya'da özellikle çokça vardır bu" diyor. 'Gönül Yarası' üzerine yorum yapmak istemiyor Turgul. Yorumu seyirciye, sinema yazarlarına bırakıyor.

'Şener Şen benim için önemli'
Yavuz Turgul'un filmlerindeki karakterlerde hep doğulu bir yan var. Doğuya dair şeyler anlatıyor daha çok.
Ama kendisi hiç doğuda yaşamadı, İstanbul'da doğup büyüdü. Onu doğuya çeken nedir? Planlanmış, şimdi oturayım doğuyla ilgili bir film yapayım gibi bir şey olmadığını söyleyen Turgul, bu durumu Şener Şen'e bağlıyor: "Benim sinema serüvenimde Şener Şen'in önemli bir yeri var. Hep Şener'le filmler yaptık. Dikkat ederseniz Şener'in iki önemli yanı vardır geniş yankı uyandıran. Biri Kemal Sunal'la yaptığı filmler. İkincisi doğu filmleridir. Ağadır, kötü ağadır. 'Erkek Güzeli', 'Sefil Bilo', 'Tosun Paşa'. Bunların hepsi çok abartılmış grotesk komedilerdir. Bu anlamda ilk değişim 'Züğürt Ağa'yla başladı. Yine Şener'le bir film istediler, Ertem abi (Eğilmez) 'Yavuz yazar mısın?' dedi. 'Olur' dedim. Ne yapmayı düşünüyorsun dedi. Valla bilmiyorum ama bu sefer iyi bir ağa olsa Şener'e. Dedi ki Ertem abi 'Olur mu öyle şey?' Ben de bir deneyelim dedim. 'Züğürt Ağa' öyle çıktı. Şener için rol biçme şeklinde başladı her şey. Oturup Türkiye'nin sosyolojik yapısı budur, ben onun üzerine bir tez filmi yapayım şeklinde değil. 'Züğürt Ağa'yla birdenbire doğu filmlerinde yepyeni bir bakış oluştu."
Doğuyla bölgesel anlamda derdinin olmadığını belirten Turgul'a göre şöyle bir yan var: "Doğu, özellikle Güneydoğu, bir kere çatışmaları, çelişkileri kendi içinde çok yaşayan bir toplum. Ayrıca göç ediyorlar ve bu değiştirdiği mekândan ötürü de büyük çıkmazların içine giriyorlar. Bu anlamda sinema için çok iyi bir malzeme. Benden önce de yapılmış, Yılmaz Güney yapmış, Lütfi Akad yapmış, ben de bir ucundan tuttum."
Turgul için oyunculuk çok önemli, "Bir filmi film yapan, ona hayat veren elbette oyunculardır" diyor: "Oyuncu seçiminde titiz davrandığım için problem yaşamam. Sıradan Amerikan filmlerinde bile oyuncu o kadar doğaldır ki hemen inandırır sizi. Bizde böyle oyuncuları arayıp bulmak gerekir."
Belki de titizliğinden, tüm sorumluluğu hep kendi üstleniyor: "Benim derdim kendimle. Bir şey olmuyorsa onu kendimde ararım, o yüzden olmuyordur, benim başarısızlığımdır".

'Oyuncular çok zorlandı'
İlk üç günde 115 bin seyirci toplayan 'Gönül Yarası' izleyenleri etkiliyor, sinema yazarından da olumlu eleştiriler alıyor. Özellikle bardaki kavga, Samatya Meydanı'ndaki çocuk kaçırma ve uzun monolog sahneleri son derece etkileyici bulunuyor. Yavuz Turgul, monolog sahnelerinde oyuncuların zorlandığına dikkat çekiyor:
"Çok zorlandılar, çok çektik oraları ve hepsi tek plandır. Ama belli bir süre masa başında çalışmanın faydalarını gördük. Mesela Şener'le Timuçin'in (Esen) istasyonda yürüdükleri sahne sete gittiğimizde masa başında bitmişti. Orada sadece uygulaması kalmıştı. Bütün oyuncular sette
ne yapacağını biliyordu. Bir heyecan vardı, o da normal. İstediğin kadar prova yap, kamera görünce sıfır oluyor, dağılıyorlar... Oyuncu bu anı önemsiyorsa daha kötü oluyor."
kaynak:radikal

sbuffy
09-05-06, 13:11
Kaçağı yakaladık

http://arsiv.hurriyetim.com.tr/tatilpazar/turk/01/01/14/eklhab/07ekl.jpg

En sıkı Türk filmlerine ve dizilerine imza atan adam Yavuz Turgul

Yavuz Turgul'la röportaj yapabilmek imkansız olduğu için, biz de arkasından iş çevirdik! Son numarasındaki (İkinci Bahar) oyuncu arkadaşlarıyla ve yakınlarıyla gizlice görüştük. Son numarası, tek numarası değil! Adamda numara çok. Say, say bitmiyor. Fahriye Abla, Muhsin Bey, Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni, Züğürt Ağa, Eşkiya... Ne var ki adı ortalıkta pek dolaşmıyor. İnsanlar bayıla bayıla izledikleri o filmlerin, dizilerin arkasındaki adamı bilmiyor, tanımıyor. Daha doğrusu Yavuz Turgul bunu tercih ediyor. İşte adi gazeteciler de bu haksızlığa dayanamıyor! ‘‘O konuşmuyor mu? İnat mı inat! O zaman, biz de yakınlarını konuştururuz’’ diyor. Ve sonuçta ortaya şu gördüğünüz sayfa çıkıyor. Tabii ki, okul yıllığı gibi oldu. Ama başka çaresi yoktu! İkinci Bahar'ı hazırlayan, senaryo grubunun ensesinde boza pişiren, her sahne için oyuncularla cebelleşen, sette fırtınalar estiren, en ince ayrıntıları düşünen hep oydu! Türkçesi arkadaki beyin, Yavuz Turgul. O, her ne kadar kızacak da olsa, biz okurlarımıza hizmet yaptığımıza inanıyoruz...

JEFİ MEDİNA (Reklamcı, ortağı)

Gözleri periskop gibidir

Çok açık bir adamdır Yavuz. Ve çok duygusaldır. Bir dolu şeyi duygusal boyutta değerlendirdiği için ona ayak uydurmak zordur! Fazlasıyla duyarlıdır. İnanılmaz bir gözlemcidir, gözleri periskop gibi döner. Çok meraklıdır, ama belli etmez. Hafızası kuvvetlidir, kendisi kabul etmez ama hiçbirşeyi unutmaz. Ve en önemlisi, yaratıcılık bir disiplin işidir. Bir çok değerli fikre sahip yaratıcı dostumuz vardır elbette ama çok büyük bir kısmında disiplin eksikliği var. Yavuz öyle mi? İnsanı hasta eden bir disipline sahip. Yorucudur etrafı için. Böyle bir tempoya tahammül edebilecek insanların sayısı da fazla değildir. Biraz da olumsuz şey söyleyeyim: Son derece gıcıktır! Normal normal konuşurken, ‘‘Yok senin kaşın, yok senin gözün’’ diye başlar. Sonu kavgadır!

ŞENER ŞEN (Oyuncu)

Hollywood’da kapışılırdı

Tanrısal bir ayrıcalığı var. Yaratımın üst sınırlarında. Deha gibi bir şey Yavuz. Mahçuptur, utangaçdır. Tabii bunun altında iddialı bir kişiliğin olduğuna inanıyorum. Büyük bir hırsın da. Ben 60 yaşındayım, çok yere girip çıktım, gecekondudan geldim, bugüne kadar böyle biriyle pek fazla karşılaşmadım. Hollywood'da olsa, bu adam yüzünden firmalar arasında kavga çıkardı! 75'den beri beraberiz, çok elenen oluyor. Eleğin üzerinde kalanlar birbirlerine tutunuyor. Disiplin mi? Muhteşemdir! İşine en çok kendi sahiptir. Kendi kendi yetiştirmiş biridir. Adam, reklam sektörüne girdi metin yazarı adayı olarak. Çok kısa sürede kreatif başkan oldu. Ne reklam eğitimi vardı ne bir şey! Arzu Film'e geldi, tabii Ertem Abi bir çok oyuncuyu keşfettiği gibi, Yavuz'un sinemasal dehasını da hemen keşfetti, onu Arzu Film'e müdür yaptı. Neredeyse, kendini de onun emir komuta zincirine giren bir konuma bırakarak! Zamanın sınavından geçer herşey, biz Yavuz'la yeni yeni dostluğun keyfini çıkarıyoruz. Çatıştığımız anlar da oldu. Bir dönem çalışmama kararı aldık. Sette estiriyor bazen. Kendi dehasına yakın kıvraklık ve kavrama bekliyor insanlardan. Ben kendimi onu iyi tanıyanlardan biri sayarım, ama hızına ben bile yetişemiyorum bazen...

ŞEVKET ALTUĞ (Oyuncu)

Mazoşist değilsen boşver

Yavuz Turgul'un en sevdiğim tarafı, zor insan olması. Kolay mı zor adam olmak? Yaptığı işten tatmin olmamak! Gecenin 2'sinde uyandırırdı beni. Fırça yiyeceğini anlıyor insan tabii: ‘‘Bu sahneyi nasıl böyle çekersin? Sen ne biçim bir oyuncusun?’’ Yavuz'dur yapar. Ama hakikaten doğrudur. söyledikleri. Biz de mazoşistiz tabii. Ama biliyoruz ki, sonunda ortaya iyi bir iş çıkacak. Kendi sınırlarını zorlar. Sınırsız bir özeleştiri yapar. Ona insan değil, canavar demek lazım. Yok, nesli tükenmiş adamlardan değil, onun gibi bir nesil hiç olmadı ki tükensin, Yavuz Turgul, olması gereken bir neslin ilk habercisi...

MUSTAFA OĞUZ (Yapımcı)

Haddinden fazla sorumlu

Çok özel bir insan Yavuz. Duyarlı, hassas, kırılgan, sevdiklerini kıskanan. Ve tabii sorumluluk duygusu haddinden fazla gelişmiş biri! Eziyet çekecek kadar sorumluluk duyuyor. Zaman zaman insanların onu huysuz olarak değerlendirmesi, gergin görmesi bu yüzden. Sevdiği herkesin hayatı, onun problemidir. Onu çok ilgilendirir. Çok az insanda olan, hem pozitif hem negatif bir şey sözünü ettiğim. Sonra, yaptığı işe çok saygı duyuyor. O işi paylaştığı bütün insanların kendisiyle beraber başarılı olmasını istiyor. İçe kapanık ama büyük fırtınalar kopuyor içinde, öyle düşünüyorum. Müthiş bir saflık ve inanılmaz bir zekayla herşeyi çakan bir adam. Basınla konuşmuyor, bence zamanı yok ondan konuşmuyor! Devamlı üretime şartlamış kafasını. Yavuz, fesatı olmayan biridir.

OZAN GÜVEN (Oyuncu)

O benim okul müdürüm

Ben İkinci Bahar'la bir okula başladım. Okul Müdürü Yavuz Turgul'du. Hayatım boyunca, yazılılar, sözlüler hep bitsin istedim. Ama bu okuldan hiç mezun olmak istemiyorum. Çok şanslıyım, çünkü İkinci Baharlı'yım...

TÜRKAN ŞORAY (Oyuncu)

O büyücü gibi

Yıllarca sinemda film yapmak istediğim ama bunu bir türlü beceremediğim tek insan. Onun hep kendi oyuncuları vardı. Allah bazı kullarını farklı yaratıyor, Yavuz Turgul, onlardan biri. Kanıtı da yaptığı filmler. İkinci Bahar'ın bu kadar tutulmasının esas sebebi ise senaryo. Yavuz Turgul, büyücü gibi. Sezgilerinin kuvetli olmasından mı, gece gündüz bu işi düşünmesinden mi bilmiyorum, bu dizi de onun eseri. Ön planda olmayı tercih etmiyor. Bu tavrı ben ona yakıştırıyorum. Çok uzun yıllardır süren bir dostluğumuz var. Ses dergisindeki gazetecilik döneminden beri. Beni en çok eleştiren odur. Gözümden yaş gelinceye kadar! O tavrı da hoşuma gidiyor. Görüşlerinden istifade etmek için, ona akıl danışmaya ihtiyaç duyarım. Çok dosttur, çok arkadaştır. Bazen ağlatır ama bütün düşüncelerini söyler.

UĞUR YÜCEL (Oyuncu)

Seti devirecek kadar despottur

Yavuz Turgul, bir okuldur. Zor bir okul. Okurken kırılır, yaralanırsın. Ama sonuca değer. Bir buz dağıdır Yavuz. Biz onun sekizde birini görürüz. Suyun altında kalan bölümünde, karmaşık bir deha yatar. Kocaman bir yürek yatar. Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni'dir. Muhsin Bey'dir. Züğürt Ağa'dır. Gölge Oyunu'nun komiğidir. Sonra, Mahmut Hoca'dır Hababam'da. Ağır eleştirir. Yıkıcıdır kızgınlığı. Zor affeder. Bütün seti devirecek kadar despottur. Ama yatağında geceleri, uykuya geçmeden önce kaşlarını kaldırıp, üzüntüyle duvarlara bakacak kadar da çocuktur! En büyük kazancım, onu tanımak. Büyük alkışlar alırsam, locada gözüm hep onu arayacak. Biliyorum, sessiz bir gururla izleyecek beni...

MACİT AKMAN (Tiyatrocu)

İçe kapanıktır

Yaşayan en eski arkadaşıyım galiba. Kırk yıl olmuş! Olağanüstü iyi bir dosttur. Sosyal değildir, içe kapanıktır ama bunun bir sebebi var: Seçicilik en önemli özelliklerinden biri. Sapıklık düzeyinde mükemmelliyetçidir. Şirket içi bir parti vereceklerdi, hani her şirket yapar ya, benden rica etti: Sen de bir şarkı söyle. İkibuçuk dakika sürecek bir şey için, sekiz, on defa provaya gittim! Ben karşıdan geliyorum, mazallah bir on dakika geç kalsam, kıyameti koparır. Yani sıradan bir partiyi bu kadar ciddiye alan, iyi olması için elinden gelen herşeyi yapan bir adam, düşünün filmi için neler yapar! Bir şey içine sinmedi mi, sinmez...

MERAL OKAY (Oyuncu)

Bu suyun balığı o

Yaptığı işlerin sihiri mi ne? Yavuz Turgul, yerli. Bu suyun balığı o! Yüzünün bir tarafı batıya çok açık, diğer tarafı buralı. O yüzden sıkı filmler yapabiliyor, sıcak ve hoş ilişkiler anlatıyor. Bazen bir şey konuşmaya başlarsın sana öyle bir şey söyler, öyle bir kapı açar ki, bir anda herşeyin kafanda aydınlandığını, berraklaştığını görürsün. Müthiş bir dil ustasıdır. Çok fazla insanla ilişki kurmuyor ama kurduğu ilişkiler uzun ve köklü ilişkiler. Ciddi bir takip adamı. Onunla hayatının bir yerinde kesişmişsen, seni hep izleyeceğini bilirsin. Keşke herkes kendisiyle meselesini Yavuz kadar halledebilmiş olsa, kendini bir köşede saklamayı becerebilse.

1946, İstanbul doğumlu. Hayata gazeteci olarak atıldı. Arzu Film'de senaryo yazarı ve yardımcı yönetmen olarak devam etti. Manajans'ta metin yazarlığıyla başlayan reklamcılığı hala Medina-Turgul'un patronu olarak sürüyor. Ama sinemadan hiç vazgeçmedi.

kaynak:hurriyet/Ayşe Arman

Messa
17-05-06, 09:32
Beğenediğim ve usta bir yönetmen... Özellikle Şener ŞEn ile yaptığu tüm filmleri çok güzeldi. Ama en Beğendiğim GÖNÜL YARASI...

ehlocan
27-05-06, 19:27
En favori filmlerimin en favori oyuncularımın yönetmeni kesinlikle bütün yapımları gerek senaryosunu yazdığı gerek yönettiği filmlerle ve dizilerle başucu eserlerimin bir çoğunda imzası var...Muhsin Bey,Eşkiya,Çiçek Abbas,Gönül Yarası,Sultan,İkinci Bahar hepsi çok özel yeri olan yapımlar benim için ...

Gönül Yarası zamanından bir Şener Şen Yavuz Turgul Röportajı

Beğenilmek hayatı zorlaştırıyor

Yavuz Turgul'un yönettiği Şener Şen'in başrolünü üstlendiği 'Gönül Yarası' bugün 179 salonda birden gösterime giriyor İki arkadaş sekiz yıllık sessizliğe neden olarak, "Kendimize doğru dürüst işler yapmak için zaman tanımaya çalıştık" diyor.

Bütün hayatını Anadolu'nun ücra köşelerinde geçirmiş, bunun uğruna karısından ve çocuklarından bile vazgeçmiş idealist bir öğretmen... Kızıyla beraber eski kocasından kaçarak İstanbul'a gelen bir pavyon şarkıcısı... Onların kesişen yolları ve 'Hayatımızın akışı kimin elinde? Bu akışa yön veren bir irade var mı, yoksa biz mi hayatımıza yön veriyoruz' sorusunun cevapları... Türk sinemasında yeni bir dönem başlatan 'Eşkıya' filminden tam sekiz sene sonra Yavuz Turgul ve Şener Şen işte bu filmde; 'Gönül Yarası'nda buluştu yeniden. 'Züğürt Ağa,' 'Muhsin Bey' ve 'Eşkıya' gibi Türk sinemasının en iyi, en sarsıcı filmlerine imza atan ikili, ilk kez bir araya gelerek filmi ve son derece mütevazı beklentilerini anlattı. Röportaj vermeyi sevmeyen, fotoğrafı çekilmesin diye kaçıp gittiği odalardan ısrar kıyamet çağırdığım Yavuz Turgul, bu kez konuştu. Hem de Şener Şen'den daha çok!

HER FİLM AYRI İMTİHAN
Herkes şu konuda hemfikir: Şener Şen sekiz yıldır bir filmde oynamıyorsa kötü filmlerde oynamadığı içindir. Bu filmde oynamışsa iyi filmdir... Ve Yavuz Turgul film çekiyorsa mutlaka iyidir. Bu durum insanda nasıl bir ruh hali yaratıyor?
YAVUZ TURGUL: Bu bizim için düşünülen şeyler güzel de... Pek fazla bunu amaçlayarak bir şey yapmıyoruz. Böyle düşünen varsa teşekkür ederiz (ikisi de birbirine bakarak gülüyor). Bence böyle düşünmeleri bize karşı olan sevgilerinden kaynaklanıyor. Çünkü her film ayrı bir maceradır. Bir önceki filmin güzel olması bir sonrakinin iyi olacağını göstermez. Hepsi ayrı bir imtihan. Bir imtihana çıkıyoruz biz!

Bu duygu sizi rahatlatıyor mu, yoksa telaş mı yaratıyor filmi yaparken?
YT: Zaten sekiz yıldır bir şey yapmamamızın arkasında yatan şey de, doğru dürüst bir şey yapacak zaman tanımaya çalışmaktı kendimize. Şener de öyle çok fazla film yapmaktan hoşlanmıyor ama iyi projelerde olmak istiyor. Diğer röportajlarından anladığım kadarıyla öyle bir projeyle de karşılaşmadı. Bu şey zaten giderek bizim için hayatı zorlaştırıyor. Bu kadar sevgi, güven ya da beğeni, tam tersine bizim hayatımızı zorlaştırıyor, kolaylaştırmıyor.
ŞENER ŞEN: Biz bilinçli bir seçimle bunu yapmıyoruz. Ama n'apalım ki ortalıkta başka bir şey yok (gülüyorlar yine).

MUHSİN BEY'E BENZESİN!
YT: Şener açısından yani...
ŞŞ: Proje yok cidden! Bunu açık yüreklilikle söylüyorum. Bakınıyorum ama olmuyor. Bundan şu sonuç da çıkabilir: Biz farkında olmadan aynı görüş açısıyla, aynı estetikle, aynı sinema anlayışında birleşen iki arkadaşız. Ben Yavuz'un sinemayla ilgili söylediği her şeyden heyecanlanıyorum. Yavuz'un bilmiyorum, belki bensiz de bir takım projeleri var. Ama rastlantı bu ya, birkaç iş bana denk geldi. Ama kötü de olmadı, gayet hoş oluyor. Bu artı bir sorumluluk tabii. Bizi de kıpırdamaz hale getiriyor. Böyle bir yükümlülüğü de var.

Hayal kırıklığına uğratmaktan korkar mısınız hiç?

YT: Tabii ki.. Mesela Muhsin Bey'den sonra biz iki film yaptık, ikisinde de başka başka filmler çıktı ama insanlar 'Muhsin Bey'i bekliyordu. Ve 'Muhsin Beyhttp://www.sabah.com.tr/2005/01/07/im//95B6648AA0E65745B8B7D5C9b.jpggibi değil' dediler! 'Muhsin Bey' beklentisini ancak 'Eşkıya' kırdı. Ama bunu da tehlikeli buluyorum, çünkü özgürlüğünüzü elinizden alıyorlar. Bizim her türlü şeyi yapabilmemiz, her türlü yola girmemiz lazım. Çıkmaz sokaklara bile girebilmemiz lazım ama giremiyoruz. Yani o hayal kırıklığı filan dediğiniz şey çok berbat! Ne yapalım hayali kırılıyorsa, kırılsın yani! Bu anlamda bu kadar bağımlılık iyi değil. Yani biz çok farklı, çok deneysel, çok farklı alanlarda irkiltici filmler de yapabilmeliyiz.

Yani seyirci tepkisinden çekinip yapamadığınız işler oldu mu?
YT: Birincisi seyirci tepkisinden korkmam! Çok isteyerek, severek yaptığımız bir şeyin bize bu kadar mal olması iyi değil; bunu anlatmaya çalışıyorum. Evet biz bunların hepsini yaptık belli bir ilişkiye girdik seyirciyle. 'E hadi bakalım seyirci, bize müsaade' diyebilmemiz lazım. 'Seyirci, senin çok fazla hoşlanmayacağın bir proje var, ne yazık ki biz bundan hoşlanıyoruz' dememiz lazım. Bunları demek için ille de aykırı filmler yapmak da şart değil. Ama bu bağlılık; seyirci-yapan-izleyen arasındaki bu samimiyet yapanı fazla bağlar hale gelmemeli.

HER LEZZETTEN OLSUN!
Artık aykırı ve genç yönetmenlerin, süper tempolu filmlerin, korku filmi, uzay filmi gibi yeni türlerin çok talep gördüğü bir dönemde Türk sineması. Siz de bunun karşısına eski Türk filmlerinde olduğu gibi bir pavyon kadını, ona aşık bir adam gibi 'klâsik' belki de 'klişe' bir konuyu koyuyorsunuz. 'Hikâye benzeyebilir ama nasıl anlatıldığıdır önemli olan' diye mi düşünüyorsunuz?
YT: Bununla ilgili bir şey düşünmedik ki! Bir hikâye çıktı ortaya biz de onun filmini yaptık. Yani eski Türk filmi, yeni Türk filmi, yeni trendler, komediler, falan filan... Şöyle bir şeyin olması daha iyi değil mi? Çok çeşitlilik var ortada. Korku filmi de yapıyorlar, uzay filmi de... Tamamen kırsal kesimde geçen filmler de... Bir tane de böyle film çıkıyor. Hep benzer filmler mi çıksın? 'Hadi o çok tuttu, ondan bir tane daha yapalım' yerine her tür film var. Herkes istediği lezzeti gitsin istediği filmde bulsun!

ÇOK AZ KÜRTÇE BİLİRİM
Gönül Yarası'nda 'Bazı şeyler bizim elimizde midir, kader mi hayatımızı yönlendiriyor' sorusunu da soruyorsunuz. Filmin sonunda bulduğumuz cevap sizin inandığınız şey mi?
YT: Filmden ne anlıyorsanız o!
ŞŞ: Bana sormayın. Bizler icracıyız, müzik aletini iyi çalabiliriz ancak! Beste yoksa ortada çalamayız. Ama bence iç içedir bazı şeyler; insanın yapabildiği şeyler de vardır, yapamadığı şeyler de...

Filmde Kürtçe konuşuyorsunuz. Biliyor musunuz Kürtçe?
ŞŞ: Çok az. Ben gerçekten Nazım (filmde oynadığı karakter) gibi biraz Doğu'da öğretmenlik yaptım ama onun kadar sonunu getiremedim. 2.5-3 yıl kadar sürdü. Açıkçası bilmiyorum Kürtçe'yi ama kulak yatkınlığı var.

Filmde Kürt sanatçı Aynur'a da bir Kürtçe şarkı söyletiyorsunuz. Kürt müziğine sempatiniz mi var?
Benim isteğimle alakalı değil, hikâye öyle bir şey istiyordu. Biz de koyduk. Bir Ermeni şarkısı da var filmde

ehlocan
27-05-06, 19:29
Yavuz Turgul: Despot olduğumu kabul ediyorum

Sizin sette ne kadar sinirli bir adam olduğunuz dillere destan. Sette çok zor, çok despot, yaptığı işten tatmin olmayan biriymişsiniz. Bu işten tatmin oldunuz mu acaba?
Bilmiyorum, bunun cevabı yok...

İçinizden hiçbir duygu geçmiyor mu?
Bir iş yaptım. Bu kadar...

Hiç iddianız yok mudur?
Yooo... Ama iddia denilen şeyi başka alanlarda sürdürüyoruz. Bir şey üzerinde çok kafa patlatmak, çok fazla düşünmek, mahcubiyet duygusundan mümkün olduğu kadar kaçmak, bu anlamda da 'mükemmelliyetçi' davranmaya çalışmak bir iddiadır. Ve de bunu daha fazla konuşmak yerine yaptığımız işin ortaya koyulmasını tercih ediyoruz.

Peki bu kadar despot, sinirli, öfkeli, oyuncuya doğaçlama hakkı tanımayan biri nasıl oluyor da bu kadar acıklı, duygusal filmler çekebiliyor?
Bu sorunun cevabı bende değil ki! Ne söyleyebilirim...

Kabul etmiyor musunuz bu iddiaları?
Hayır çok kabul ediyorum tersine. Farkında olmamak için aptal olmak lazım! Sette bu kadar gürültü çıkıyorsa, bir adam bu kadar fazla bağırıp çağırıyorsa, özellikle çok yakın arkadaşlarını kırıp üzebiliyorsa, dağıtabiliyorsa... Durup dururken insanın hakkında böyle laflar çıkar mı?

Sonra çok üzülüyor musunuz?
Evet çok.

Özür diler misiniz peki, yoksa 'işte böyle şeyler olur mu' dersiniz?
Savunmaya geçmek istemiyorum şimdi. Ben böyleyim.

Sabah Gazetesinden alıntıdır...
http://img.sabah.com.tr/i/1_pix_trans.gif

misskrueger
03-08-06, 22:01
Yavuz Turgul benim kahramanımdır.hemen hemen sevdigim bütün türk filmlerinde imzası vardır.6 yıl aradan sonra gönül yarası gibi bir filmi izlemek çok iyi geldi 6 yıl degmiş aslında.valla allah uzun ömür versin.umarım daha çok filmini izleriz:img-nyam:

nelliyattu
12-08-06, 13:41
Yavuz Turgul belki de benim hayatımın dönüm noktasıdır. Ender sayıda sevdiğim Türk filmlerinin birçoğunda onun imzası vardır. Bana 10 yıl önce gittiğim Eşkiya filmiyle sinemayı sevdirmiş, kendine de aşık etmiştir. Beni sinemaya yönlendiren ilk kişilerdendir. Daha sonraları izlediğim Muhsin Bey_sinemada izlemediğime üzüldüğüm film_ bana sinemanın birkaç etkili sözden çok daha fazlası olduğunu göstermiş, özümüzden ne kadar uzaklaştığımızı kanıtlamış, Şener Şen gibi büyük bir oyuncuyu da anca 40'ından sonra dramatik filmlerle tanımamıza vesile olmuştur. Yapımında görev aldığı Hababam Sınıfı, Züğürt Ağa, İkinci Bahar gibi film ve diziler de izleyenlerin kalbine ve Türk sinema-televizyon tarihine altın harflerle kazınmıştır. Eline geçen her senaryoyu, aklına gelen her fikri film yapma gafletine düşmüş ve Türk sinemasının ayak altına düşmesine neden olmuş sinemacı geçinen birçok şahsiyetin aksine; bir film için 8 yıl bekleyerek ne kadar idealist bir kişi olduğunu kanıtlamıştır.
Kısacası Yavuz Turgul Türk sinemasında bir yüz akıdır ve yaptığı işler uzun yıllar unutulmayacak çok saygın bir kişiliktir.

misskrueger
26-08-06, 14:42
http://img168.imageshack.us/img168/6587/206867bt3.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
26-08-06, 14:43
http://img84.imageshack.us/img84/3413/333299pc0.jpg (http://imageshack.us)

chaylack
27-08-06, 17:17
çok seviyorum çok iyi bir yçnetmen ve senarist ayrıca çok sevdiğim oyuncuları keşfeden onların ışığını yakalayan başarılı yönetmen:)

abuksabuk1film
06-10-06, 16:53
Gönül Yarası'ndan sonra döndü derken ve sevinirken "artık kendimizi fazla özletmeyeceğiz" dediğinde ise başka bir sevinç ulaşmıştı gönlüme... "Kabadayı" ile devam edecekti bu süreç ve eskiden olduğu gibi yine senarist olarak çıkacaktı karşımıza... filmi de "neden bu adam az film çekiyor?" dediğim Ömer Vargı çekecekti, oyuncu seçimini dışarıdan bakan biri olarak beğenmedim, özellikle Şener Usta'nın ekürisini canlandıracak kişiyi... lakin Yavuz Turgul da beğenmemiş deneme çekimlerinde... ve şimdi ne gelen var ne giden... bir özlem sürecine daha girdik...

gerçi 8 yıl bekledik... ama bir 8 yıla daha tahammülüm yok... saygılar...

abuksabuk1film
09-10-06, 18:27
http://img48.imageshack.us/img48/362/1fg3.jpg

http://img115.imageshack.us/img115/5746/2ky1.jpg

hırsızpolis
24-10-06, 07:34
SABAH GAZETESİ-GÜNAYDIN

Yavuz Turgul'un yönettiği 'Gönül Yarası', 4. Bangkok Film Festivali'nde büyük ilgi gördü. Nuri Bilge Ceylan'ın 'İklimler'ine ise 'En İyi Görüntü' ödülü verildi.

Meltem Cumbul ve Şener Şen'in başrolleri paylaştığı 'Gönül Yarası', önceki gün sona eren 4. Bangkok Film Festivali'nin en çok izlenen filmi oldu. Yaklaşık 30 ülkeden 70 kadar filmin izleyicilerle buluştuğu festivalde 'Gönül Yarası' için özel bir gösterim yapıldı.

'İKLİMLER' ÖDÜL ALDI
Aralarında İsrail, İran, Hindistan, Fransa, Almanya, Türkiye, Polonya ve Avusturya büyükelçilerinin de bulunduğu konuklar filmi izlerken çok duygulandı. Gösterimin sonunda soruları yanıtlayan Meltem Cumbul, filmde okuduğu 'Etek Sarı' türküsünü bir daha söyledi. Film boyunca ağlayan Perulu oyuncu Tomas Milian ise Meltem Cumbul'a sarılarak onu kutladı. 4. Bangkok Film Festivali'nde 'En İyi Film' ödülü Hong Kong yapımı 'İsabella'ya verildi. 'En İyi Görüntü' ödülünü ise Nuri Bilge Ceylan'ın 'İklimler'i kazandı. Ödül törenini Meltem Cumbul sundu.

velvet
24-10-06, 21:22
http://img520.imageshack.us/img520/8582/pdvd010ln0.png

http://img520.imageshack.us/img520/7546/pdvd025dm4.png

http://img520.imageshack.us/img520/6972/pdvd014qw0.png

velvet
24-10-06, 21:24
http://img123.imageshack.us/img123/6535/pdvd015jr7.png

http://img123.imageshack.us/img123/7820/pdvd012um5.png

sbuffy
27-02-07, 16:24
Şener Şen-Yavuz Turgul filmleri


İstanbul Modern Sinema, Mart ayında “Şener Şen-Yavuz Turgul Filmleri”ni izleyiciyle buluşturacak.

Türk sinemasının önemli yapıtlarından bazılarını bir araya getiren “Şener Şen-Yavuz Turgul Filmleri” programı, aynı zamanda hem Yavuz Turgul’un yönetmen olarak çizgisinin gelişimini, hem de Şener Şen’in oyunculuk açısından değişimini, farklılıklarını değerlendirme olanağı veriyor.

Açıklamada, 10 Mart Cumartesi günü yönetmenliğini Yavuz Turgul’un yaptığı ve Şener Şen’in oyuncu olarak yer aldığı “Gönül Yarası” filminin gösteriminin ardından ikilinin, İstanbul Modern Sinema’da söyleşiye katılacakları belirtildi.

Programda, “Gönül Yarası”nın yanı sıra “Eşkıya”, “Gölge Oyunu”, “Arabesk” ve “Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni” filmlerinin de gösterileceği bildirildi.

kaynak:ntvmsnbc

erten07
05-03-07, 11:45
Değişim bu filmlerde


İstanbul Modern Sinema, 11 Mart'a kadar Türk sinemasındaki oyuncu-yönetmen birlikteliğine bir saygı niteliği taşıyan 'Şener Şen-Yavuz Turgul Filmleri' programını sunuyor. Programda Gönül Yarası, Eşkıya, Gölge Oyunu ve Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni gibi filmler yer alıyor.
10 Mart'ta saat 14:00'teki Gönül Yarası filminin gösteriminin ardından, ünlü yönetmen ve oyuncu 16:00'da başlayacak söyleşiye katılacak. Aynı gün 20:00'de Arabesk filmi gösterilecek. Tel: (0212) 334 73 00

erten07
07-05-07, 10:32
Aynı filmde oynayacaklar




Rahatsızlığı dolayısıyla uzun süredir setlerden uzak kalan Şener Şen, son olarak "Son Osmanlı Yandım Ali" filminde 1918’de İstanbul’un işgali sırasında donanmadan terhis edilen bahriye çavuşu Yandım Ali’yi canlandıran Kenan İmirzalıoğlu’yla filme başlıyor.

Çekimlerine 1 Haziran’da start verilecek olan filmin senaryosunu Yavuz Turgul yazdı. Ömer Vargı’nın yönetmen koltuğuna oturacağı projenin yapımcısı da Ömer Vargı.

guli_guli53
07-06-07, 11:01
Aynı filmde oynayacaklar




Rahatsızlığı dolayısıyla uzun süredir setlerden uzak kalan Şener Şen, son olarak "Son Osmanlı Yandım Ali" filminde 1918’de İstanbul’un işgali sırasında donanmadan terhis edilen bahriye çavuşu Yandım Ali’yi canlandıran Kenan İmirzalıoğlu’yla filme başlıyor.

Çekimlerine 1 Haziran’da start verilecek olan filmin senaryosunu Yavuz Turgul yazdı. Ömer Vargı’nın yönetmen koltuğuna oturacağı projenin yapımcısı da Ömer Vargı.

Filmin adının "Kabadayı" olduğunu, çekimlerine Temmuz ayında başlanacağını ve Eylül'de gösterime gireceğini okudum.Merakla bekliyorum.Kenan İmirzalıoğlu'nu Şener Şen'e eşlik edeceği söyleniyor ancak ben Özcan Deniz'in
de söz konusu rol için düşünüldüğünü okudum.Bakalım rolü kim alacak?Sevgiler.

misskrueger
22-06-07, 19:44
GÖNÜL YARASI, izleyiciye kendini sadece gözüyle değil, yüreği ve ruhuyla izletmeyi başaran bir Türk filmi. Yeşilçam nostaljisini bir kez daha yaşatmayı deneyen usta yönetmen Yavuz Turgul, belleklerde iz bırakacak dokunaklı ve düşündürücü bir yapıma imza attı. Sekiz yıl önce EŞKIYA filminde birlikte çalıştığı Şener Şen'i bu filminde de başrolde oynatan Turgul, fetiş oyuncusundan yine en yüksek performansı alıyor. Şener Şen, emekli ve idealist öğretmen Nazım karakterinde, sanat yaşamının unutulmaz tiplerinden birine daha can verdi. Tabii ki, Turgul-Şen ikilisinin sinema tarihine geçen daha başka ortak ürünleri de var. Örneğin MUHSİN BEY ve AŞK FİLMLERİNİN UNUTULMAZ YÖNETMENİ gibi yapıtlar. Ama ünlü EŞKIYA'nın Türk sinemasındaki yeri son derece özgündür. O film, ulusal sinemanın yeniden doğuşunun miladıdır. Uzun bir verimsizlik döneminden sonra Türk sinemasının küllerinden tekrar doğması, EŞKIYA'nın büyük gişe başarısıyla tetiklenir. Yavuz Turgul, sanat yaşamına senarist olarak başladı. Yöneticilik deneyimlerini Ertem Eğilmez'in yanında kazanıp kendi ekolünü yarattı. İlk filmi FAHRİYE ABLA'dan bu yana, kalitesinden ödün vermeyen usta işi yapımlarla dikkati çekti. Türk sinemasının en yetenekli senaristidir. GÖNÜL YARASI'nın o sarsıcı senaryosunu da yazdı.

Yeni filminde Meltem Cumbul, Timuçin Esen ve Devin Çınar gibi genç oyunculara da sivrilme şansını tanıyan Turgul, kader çizgisi kesişen üç insanın dramını anlatıyor. İdealleri uğruna ailesini ihmal ederek Doğu Anadolu'da yıllarca çalışan sevecen öğretmen Nazım, emekliliğinde para darlığına düşer. Taksi şoförlüğü yaparken çocuklu ve sorunlu bir pavyon kadınını korumak durumunda kalır. Ayrıldığı kocasından kaçmaktadır panik içindeki kadın. Dürüst Nazım'ı bir sığınak olarak görür. Yaş farkına karşın duygusal yakınlaşmalar başlar. Ama dengesiz ve tehlikeli koca, izlerini bulmuştur. Ortalık savaş alanına dönerken Nazım olgunluğunu gösterecek, çocuklu çiftin yeniden bütünleşmesini sağlayacaktır. Ne var ki, emekli öğretmen kendi çocuklarıyla olan sorunlarını çözmeye çalışırken, kocasıyla Antep'e dönen pavyon kadınından çağrı alır. Tehlikeli koca yine psikopatça davranışlara yönelmiştir. Törelerin etkisindedir ve evi cehenneme çevirmiştir. Nazım, kadını ve çocuğunu almak üzere Antep'e gittiğinde gözleri önünde gerçekleşen korkunç bir darama tanık olacaktır. Pavyon kadınını Meltem Cumbul etkileyici bir performansla yorumluyor.Psikopat koca rolündeki Timuçin Esen müthiş oyunuyla Türk sinemasının karizmatik bir jön kazandığının mesajını veriyor.

hyoldas
15-10-07, 17:47
http://i221.photobucket.com/albums/dd139/hyoldas/Yavuz_Turgul_by_bandini1.jpg

erten07
18-10-07, 15:14
Yavuz Turgul'la senaryo öğrenmek

Turgul, 'Temel Senaryo Bilgileri ve 'Dramatik Yapı' dersi verecek.

Senaryo Yazarları Derneği senarist olmak isteyenlere usta isimlerin öğretmen olduğu bir kurs açıyor


İSTANBUL - Devir dizi devri ve artık günümüzün en gözde mesleklerinden biri de senaristlik. Hafta geçmiyor ki yeni bir dizi yayına girmesin. Biri tutmayınca hemen yeni diziler devreye sokuluyor. Eğer bir diziyi tek başına yazıyorsa bir senaristin haftalık kazancı haftada 10 bin YTL'yi buluyor. Peki nasıl senarist olursunuz? Senaryo Yazarları Derneği (Sender) senarist olmak isteyenlere kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor.
4 Kasım'da başlayacak Senaryo İstanbul Atölyesi'nde onlara bu alanın Türkiye'deki en yetkin isimleri ders verecek. Kimler mi? Bir kere Türkiye'de senaryo denince akla gelen ilk isim, 'Muhsin Bey', 'Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni', 'Eşkıya', 'Gönül Yarası' gibi unutulmaz filmlerin senarist ve yönetmeni, 'İkinci Bahar'ın senaristi Yavuz Turgul var. 'Hırsız-Polis', 'Bıçak Sırtı' gibi ses getiren dizilerin başarılı senaristi Gaye Boralıoğlu; 'Neredesin Firuze', 'Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?' gibi iki sıra dışı filme imza atan Ezel Akay; özellikle Ömer Kavur filmlerinin senaristi olarak tanınan, aynı zamanda oyuncu Macit Koper ve Radikal gazetesi sinema yazarı, çevirmen, öykücü Fatih Özgüven.


Başarılı öğrencilere burs
Seminer formatındaki programin ilk donemi 4 Kasım'da başlayacak ve altı hafta boyunca her pazar saat 11.00 ile 14.00 arasında gerçekleşecek. Beyoğlu Yeşilçam Sinemasında yapılacak seminerlerde ustalar, senaryo yazımının yöntemini kendi birikimlerinden yola çıkarak anlatacak. Katılımcılar, Yavuz Turgul'dan 'Temel senaryo bilgileri ve dramatik yapı', Nilgün Öneş'ten 'Televizyon için proje oluşturmak ve senaryoya ön hazırlık', Gaye Boralıoğlu'ndan 'Sinema ya da televizyon için bir hikâye yaratmak', Fatih Özgüven'den 'Diyalog', Ezel Akay'dan 'Yönetmen gözüyle senaryo' ve Macit Koper'den 'Oyuncu gözüyle senaryo' gibi birbirini tamamlayan konularda bilgi alma şansı yakalayacak.
Senaryo İstanbul Atölyesi'nde bu dönem ilk kez başarılı öğrencilere burs verilecek. Bir diğer yenilik ise yeni dönem ögrencilerinin bir aylık hazırlık atölyesinden sonra seçilerek kabul edilecek olması. Kayıtlar devam ediyor. İnternet: www.senaryo.org.tr, Tel: 0212 244 21 22 (Kültür Sanat)

erten07
19-10-07, 21:06
44. ANTALYA ALTIN PORTAKAL FILM FESTIVALI CAM PIRAMIT'TE DUZENLENEN GECE ILE BASLADI. GECEDE YONETMEN YAVUZ TURGUL'A, TUBA UNSAL TARAFINDAN ''ONUR ODULU'' VERILDI.

http://img47.imageshack.us/img47/8606/771334wi6.jpg (http://imageshack.us)

http://img47.imageshack.us/img47/5994/771335mg6.jpg (http://imageshack.us)

erten07
21-10-07, 20:28
http://img153.imageshack.us/img153/6154/altnp1gw2.jpg (http://imageshack.us)

erten07
22-10-07, 19:09
http://img85.imageshack.us/img85/4070/img9177lxv6.jpg (http://imageshack.us)

erten07
22-10-07, 19:14
http://img156.imageshack.us/img156/3900/img9190ldd9.jpg (http://imageshack.us)

sbuffy
18-11-07, 09:26
Gönül yarası set resimleri
http://img204.imageshack.us/img204/4554/563021870515e1783c3oxj0.th.jpg (http://img204.imageshack.us/my.php?image=563021870515e1783c3oxj0.jpg)http://img204.imageshack.us/img204/1520/5633848076d579794cdomo3.th.jpg (http://img204.imageshack.us/my.php?image=5633848076d579794cdomo3.jpg)http://img204.imageshack.us/img204/4715/563011392df9b446c34oyx5.th.jpg (http://img204.imageshack.us/my.php?image=563011392df9b446c34oyx5.jpg)

kaynak:sadibey