Tüm Versiyonu Göster : Sıla - 53 -56. Bölüm Yorumları
Sayfalar :
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
[ 11]
bedar hanımın iki parmağını kesincede acısı aynı oluyormuş ya..öyle demişti sanırım..hafızam çok iyi değildir..yanılıyorsam arkadaşlar düzeltir..
sıla hasta olsaydı..azadını satarmıydı sıla için..ASLA..kadın aleyhine ayrım vardır o topraklarda..bedar ikinci kez aynı hatayı yapmıştır..AZAD için sılayı ikinci kez kurban etmiştir..yok onların affı yok..sılada söylemişti düğün günü zaten..sılanın hatası onları affetmek oldu..sıla çok iyi yürekli bir kız..bir de kimsesiz kaldı..birilerine tutunmak istedi..
bedar nasıl sılayı kandırıp gelin etti..bıraksaydılar oğulları hatasını ödeseydi..olur mu?? paşaları hata yapsın..cezasını kızları ödesin..bu gerçeğin verilişiydi..dizinin başlangıcında..çok güzel fakat sıla gibi bir kadını bu kadar güçsüz,sümüklü yapmasalardı..hüküm, hüküm.. hala osman diyor töreler kanunlar kime sorduysam diziyi niye izlemiyorsun..herkes aynı cevabı veriyor..tutturmuşlar bir hüküm..sıkıldık..sanırım hala anlamadılar..
CicimBenim 28-01-08, 13:12 Bi yandan Celil'e kiziyorum o tokat icin, bir yandan da Dilan bunu coktan hak etti diyorum. Bu kiz okumak icin oluyordu ama artik o heves kalmamis. Istanbul yaramamis Dilan'a. Mardin'de okumak isteyen o kadar cok kiz varki, Dilan sukur edecegine ters yolda gitmeye devam ediyor. Ona o sans tanilmis ama firsati kaciriyor. Bedar ve Celil kac bolumdur sustular ama herseyin bir siniri var degilmi? Dilan bunlar asmaya basladi. Vuracagina baska bir ceza verebilirdi, okuldan oyle almasaydi keske... sonucta cok utanmistir.
Benim izledigim bolumde cogu sahneler kesilmisti. Boran ve Dilaver'in sahnesini cok merak ediyorum. Boran Dilaver'in Ozdemir Holding'in baskani oldugunu yenimi ogrendi yoksa biliyordu da simdimi adini atti? Biri cevaplar lutfen
Her zaman insanlara davulun sesinin uzaktan hoş geldiğini düşünürüm.
Buradaki herkes davul sesi ile hareket biçiyorlar Steella... Yani davulun sesi nasıl beni yazdırıyorsa aynı davul senide yazdırıyor... Yoruma çıkış noktamızda herhangi bir değişiklik yok:img-pilot
Yani bir şeyi dışardan bakarak eleştirmek çok kolay, kendinizi birebir o olayları yaşayan insanın yerine koyduğunuzda durum farklı oluyor.
Yani sen engin tecrübelerinle kendini Sıla'nın yerine koyabiliyorsun ama ben koyamıyorum... Her zaman insanlara davulun sesinin uzaktan hoşgeldiğini düşünürüm:img-haha:
Gerçekten insan 18'inde de olsa bir duruşu olmalı tabiki. Fakat SILA bu konuda çok çok şanssız.
Şansızsan duruş olmasada olur mu diyorsun bana mı öyle geliyor:img-pilot
İnsanın hayatının 1 anda bütünüyle değişmesi, ailesi bildiği insanların başkaları olduğunu öğrenmesi, hem yaşantı hem kültür, hem şehir, hem gelenek görenek açısından büyük tezatlıklarla dolu yeni bir hayata başlaması, bütün bunların üstüne TÖRE denen birşey yüzünden hem üzerinde ölüm baskısı hissetmesi hem de zorunlu bir evlilik yapması bence öyle uzaktan bakıpta yorumlanabilecek birşey değildir. Bunları bizzat yaşamak çok farklı.
O zaman bi koşu yaşayıp geleyim ve öyle yorumlayayım...Nasıl yani ya...
Boran'ı getirin bana Boran'ı... razıyım ne kadar çile varsa çekilecek...:klme
Ayrıca SILA ailesini hemen kabullenmedi bunu diziyi izleyen herkes bilir
Öyle mi ben bilemedim:img-pilot
onları asla affetmedi, sonrasında gerçek ailesi bildiği kişiler, ölüp bir anda tamamıyla yabancı ve ölümle burun buruna olduğu ortamda (kendisi de ölme şansını dahi denedikten sonra) ailesine sarılmayıp ta ne yapacaktı?.
Boran'a sarılabiliridi... ama o satıcı aileye sarılıp Boran'a çemkirmeyi tercih etti...ama yaşadıkları çok ağırdı değil mi...bir de 18 yaşında bir kızcağız...bilmediği bir yerde yapayalnız kaldı... ama ne tasadüftürkü o zavallı, yapayalnız kızcağız kangren kolu kesmeye, kabanın elinden kuvvetini almaya kalkıştı:img-cool2
İnsanın hayatta tek başına kalması da hiç kolay birşey değildir özellikle o yaşta.
:img-bored
Ben olaya bu açıdan bakıyorum ve sonuna kadarda bu açıdan bakacağım. Bana göre 1 sene gibi zaman diliminde Sılanın yaşadıkları çok çok çok olağanüstü olaylardır. SILA ne kadar hata yapsa, ne kadar dengesiz davransa, ne kadar herşey benim yüzümden dese, ne kadar Boranı çemkirse bence hepsine hakkı vardır. kaldı ki onun yaşadıklarını yaşayan bir başka insan şimdiye kadar aklını yititrmiş dahi olabilirdi.
Kılıfların kızı Sıla... Böyle bir mantık hakikatten beni şaşırtıyor bu mantıkla dünya nasıl bir yer olurdu düşünüyorum... Her olağanüstü acı çekenin acısını bir başkasından çıkarma lüksü mü vardır yani... O ne yapsa hakkıdır çok acı çekti...püffff yani...
Hataya hata ile karşı vermek, yaşanılan dengesizlikleri devam ettirmek, her acının sorumlusu olarak kendini sorumlu tutmak ve suçu olmayan birine yüklenmek akıllı bir beyni işi değil kanımca...bana kalırsa Sıla aklını yitireli çok oldu:img-hyste
Zekasuz Sıla
Artık kendisi de anne olduktan sonra olaya bakşa bir açıdan bakmış ve o nedenle bu tepkiyi şimdi vermiştir. Anne olduktan sonra insanın çocuk konusundaki duyguları değişir ve duyarlılığı artar. Ben söylediği sözü çok doğru buluyorum. Sönmezler çok daha kötülerini hak ediyorlar.
O zaman çocuk sahibi olduktan sonra insanın sahip olunan mülklere karşıda bakış açısı değişiyor...hatırlarsan mevzu satılan evdi...hassasiyeti evle nüks etti... kendini ev kadar önemli görmedi demek ki:img-hyste
Boran
-Sıla'yı dinledi.
-Sıla'yı yemeğe çıkardı.
-Sıla'yı teselli etti
-Dilaver'i yönetim kurulu başkanlığından aldı
-Ömer'e anlayacağı kadarı ile haddini bil dedi.
-Zeynep'e "benim senin gibi ar damarlarım çatlamadı" demeye getirdi.
-Sıla'yı bıcı bıcı yaptırdı.
-Kadim dostuna moral verdi.
Birde oğluşu ile oynasa idi süper olacaktı.
bbasalan'cım bütün bunların üzerine;
Boran Forever!Çünkü Öyle!
denmezde ne denir
Ben hemen affetmedi dedim. Kendisi intihar ettikten sonra artık başka şansı kalmadığını anladığında tabiki onları affedip ailesi olarak benimsedi. Ben dizinin ilk kesitinden bahsetmiştim.
İşte bizde ilk kesit ve devamındaki 18 kesit boyunca ses çıkarmayan Sıla'ya şimdi ne oluyor dedik.
Bunun farklı bakış açısı ile alakası yok Steella çok düz bir mantık var...
Birisi sana kötü bir şey yaptı diyelim... Ya buna tepki verirsin ya da vermessin sana kalmış bir şey... diyelimki tepki vermemeyi seçtin ve uzun zamanda bu duruma uygun davrandın sonra bir gün geldi karşı taraf senin tesvip etmediğin bişi yaptı ve sen olanca yolu geri dönüp sakladığın tepkini çıkardın ve kullandın... işte bu noktada karşındaki ya da etrafındakiler sana dönüp heyyy bu zamana kadar kafan nerdeydi derler... çok düz bir mantık:img-wink:
Bence bu söylediği cümle çok yakıştı. daha ağırlarıda yakışırdı. hatta bizzat kendi ailesini 24 saat çemkirse ağzına geleni söylese yeridir.
Doğru şeyi yanlış yerde ve yanlış zamanda söylerseniz haksız konuma düşersiniz... ve bu davranış biçimi Sıla'nın kronikleşmiş bir hastalığı...
24 saat çemkirse hakkıydı ama o hakkını gömeli çok oldu kanımca:img-yes:
Ama kanımca onlar yaptıkları yanlışı Azad'ın ölümünden sonra anlamışlardır. Zamanında oğullarının hayatı için gözden çıkarıp yok saydıkları kızları sayesinde şu anda böyle rahat yaşam sürüyorlar. Ama sonuçta oğullarını kaybettiler. Yani kendilerine de kızlarına yaşattıkları aslında kokoca bir HİÇ. Oğulları yine öldü.
Bu da ayrı bir konu tabi... nede olsa oğlum ölecek tedaviye gerek yoktuda bir bakış açısı...:img-cool2
Kac gundur netre girme firsatim olmadi ve simdi yeni bölumu izlerken yorum yazmak istedim...
Sincik Esma edepsizinin Zeynep'in yanina gidipte bilgi vermesini hemde Zeynep'e acitan ne yapmasini söylemesine acayip sinirlenedim:icon_evil
Zeynep edepsizinin Sila'nin onu takip etmesini ögrenmesini onun yuzune vurmasi ve belkide kocasina söyliyecekmis gibi havalarina girmesinede daha cok sinir oldum,ama birde telefonda Boran'in aradigini gördugunde Sila'yi resmen oradan kovma havalarina ne demeli bilmiyorum,sinirlerim zipladi yani bu sahneleri izlerken:icon_evil Sila'nin Zeynep karsisinda cok aciz gibi görunmesine cok uzuldum,yani evliligini surdurmek istiyen ve kocasini deliler gibi seven bir kadina bunlar cok agir seyler gercektende:icon_sorr
Zeynep cok acik bir sekilde belli ediyor duygularin bence,ama ne yaziki Boran bunca zamandir bunu göremedi,hayret yani:img-pilot
ayliz ,dogumgunun oldugunu okudum forumda az önce,birazcik gec oluyor ama yeni yasin hayirli ugurlu olsun canim,nice senelere daha:img-in_lo
Nihz
Öncelikle belirtiyim bu mesajına yaptığım son alıntıdır. Aynı fikirde olmak zorunda değiliz. Birbirimizi ikna etmek gibi bir durumumuzda yok. Ortak bir noktada buluşmamızda mümkün olmadığından boşuna ellerimizi yormayalım.
Buradaki herkes davul sesi ile hareket biçiyorlar Steella...Yani davulun sesi nasıl beni yazdırıyorsa aynı davul senide yazdırıyor... Yoruma çıkış noktamızda herhangi bir değişiklik yok.
Çok değeşiklik var Nihz. Ben kendimi birebir Sılanın yerine koyabiliyorum.Tabiki o olayları yaşamadım ama yaşasaydım nasıl davranırdım onu düşünüyorum.
Yani sen engin tecrübelerinle kendini Sıla'nın yerine koyabiliyorsun ama ben koyamıyorum... Her zaman insanlara davulun sesinin uzaktan hoşgeldiğini düşünürüm
Aynen söylediğin gibi. yerine koymak veya koymamakta tercih meselesidir. Herkes koymak zorunda değil.
Şansızsan duruş olmasada olur mu diyorsun bana mı öyle geliyor
Hayır, yaşadıkları olaylar karşısında nasıl bir duruş sergileyeceğini şaşırmış olabilir diyorum sadece.
O zaman bi koşu yaşayıp geleyim ve öyle yorumlayayım...Nasıl yani ya...
Birbirimizi anlamamızın mümkün olmayacağının en iyi kanıtıdır bu verdiğin cevap.
Boran'ı getirin bana Boran'ı... razıyım ne kadar çile varsa çekilecek...-Heralde benim düşünebileceğim hatta asla düşünmeyceğim tek şey bu olurdu.
Ayrıca SILA ailesini hemen kabullenmedi bunu diziyi izleyen herkes bilir
Demek ki gözünden kaçmış. Sıla ilk zamanlarda ailesinle görüşmek dahi istemiyordu.
Boran'a sarılabiliridi... ama o satıcı aileye sarılıp Boran'a çemkirmeyi tercih etti...ama yaşadıkları çok ağırdı değil mi...bir de 18 yaşında bir kızcağız...bilmediği bir yerde yapayalnız kaldı... ama ne tasadüftürkü o zavallı, yapayalnız kızcağız kangren kolu kesmeye, kabanın elinden kuvvetini almaya kalkıştı
-Doğru kendisine tecavüz edene sarılmalıydı. Doğrusu budur. Ayrıca ben bir anne olarak söylüyorum ki insanın kocası her ne kadar ailesi olsa dahi asla anne ve babasının yerini tutamaz.
Kılıfların kızı Sıla... Böyle bir mantık hakikatten beni şaşırtıyor bu mantıkla dünya nasıl bir yer olurdu düşünüyorum... Her olağanüstü acı çekenin acısını bir başkasından çıkarma lüksü mü vardır yani... O ne yapsa hakkıdır çok acı çekti...püffff yani...
Hataya hata ile karşı vermek, yaşanılan dengesizlikleri devam ettirmek, her acının sorumlusu olarak kendini sorumlu tutmak ve suçu olmayan birine yüklenmek akıllı bir beyni işi değil kanımca...bana kalırsa Sıla aklını yitireli çok oldu
Ben acısını başkasından çıkarsın demedim. yaşadığı travmalar sonucunda hiçbir psikolojik destek almadığı da gözönüne alındığında dengesiz ve fevri davranışları bence normaldir dedim. Hırsını birisinden çıkarmak istemesi de normaldir.
Doğru aklını yitirmese Borana aşık olmazdı zaten. O da bunun kadersizliği hayat bu yönden de kendisine gülmemiş işte ortada.
O zaman çocuk sahibi olduktan sonra insanın sahip olunan mülklere karşıda bakış açısı değişiyor...hatırlarsan mevzu satılan evdi...hassasiyeti evle nüks etti... kendini ev kadar önemli görmedi demek ki
Onun için ev değil bir değer sözkonusu. İnsanın çocuk sahibi olduktan sonra hayata karşı bakış açısı değişir zaten.
İşte bizde ilk kesit ve devamındaki 18 kesit boyunca ses çıkarmayan Sıla'ya şimdi ne oluyor dedik.
Bunun farklı bakış açısı ile alakası yok Steella çok düz bir mantık var...
Zaten sabır taşı olsa çatlardı. Bir yerden patlıyacaktı o da şimdi oldu. Yine çok sabılıymış doğrusu.
Birisi sana kötü bir şey yaptı diyelim... Ya buna tepki verirsin ya da vermessin sana kalmış bir şey... diyelimki tepki vermemeyi seçtin ve uzun zamanda bu duruma uygun davrandın sonra bir gün geldi karşı taraf senin tesvip etmediğin bişi yaptı ve sen olanca yolu geri dönüp sakladığın tepkini çıkardın ve kullandın... işte bu noktada karşındaki ya da etrafındakiler sana dönüp heyyy bu zamana kadar kafan nerdeydi derler... çok düz bir mantık
İsteyen istediğini düşünür. Bunu engellemek mümkün değil. herkes yaşadıklarından kendisi sorumludur. Başkalarına laf söz düşmez. Sıla ailesinden hesap sormak isterse hayatı boyunca bu hesabı sorabilir. Kimseyi ilgilendirmez. Yaşayan o, satılan o, zorla evlendirilen o. Cevapları vericek olan ailesi.
Doğru şeyi yanlış yerde ve yanlış zamanda söylerseniz haksız konuma düşersiniz... ve bu davranış biçimi Sıla'nın kronikleşmiş bir hastalığı...
Bu sizin görüşünüz. Ben doğru şeyi söylediğini düşünüyorum. Ayrıca Sıla yaşadıkları karşıısnda asla aksız duruma düşemez.
Bu da ayrı bir konu tabi... nede olsa oğlum ölecek tedaviye gerek yoktuda bir bakış açısı...
Siz tersinden alırsanız öyle bir sonuç çıkabilir tabiki. Benim anlatmak istediğim ailesi yanlış yaptığını belki öyle bir acıyı yaşadıktan sonra anlamıştır. demekti.
Ama yine anlamazlar evladını satan bir insanda o mantık ne gezer?
Günışığı ablacım ankete bende cevap vereyim...vurulan narin olacakmış sanki...dizide vurulmaya has özellik genco sülalesine ait....
-boran
-cihan
-dilaver
şimdide neden narin olmasın...
belkide bu sayede Sonayın isteği gerçekleşir..firuz dede ve kevser anneyi görürüz...bir kurşunla bir aile toparlanır belki...
rhettçim ,narin vurulacak ve firuz ağa ve kevser kadın onca yoldan çıkıp gelecekler öylemi?? :icon_whis umarım gelirler :img-yes: yoksa gerçekten boranın ağaç kovuğundan türediğine kanaat getireceğim:img-yes:...boran Mardin'de komada yoğun bakımda yatarken bile ne kevser nede firuz ağayı hastane koridorunda göremedik ne yazıkı ama bu defa görmek iyi olabilir..sürekli bedar ve celilden sıkıldık onlarda sıkıldılar baksanıza en son çare olarak reyhani gibi çok çok özel bir sahneyi canlandırmak daha doğrusu o büyüyü yok etmek için uğraş gösterdiler ...biraz köşelerine çekilsinler yetti artık!!..
bu dizide fazl görünmeniz sahnenizin fazlal olması için ya aile dostu olmanız yada tanışıklığınızın eskiye dayanması gerkiyor eğer bu şartlar varsa yönetime her türlü nazınız ve kuralınız geçer yoksa öyle firuz ağa gibi çok beklersiniz bir haber gelsede çekime gitsem diye...duyumlara göre MS ile GO eskiden beri tanışırlarmış ve o nedenlede sahneleri o kdar fazla imiş..
figancım bedar ve celil in evliliklerinden söz etmiş canım benim senaristlerde bir karar verseler artık celil ve bedar 22 yıllık evlimi? yoksa 30
yıllık evlimi?
site çokı yavaş çalışıyor sayfalar zor açılıyor sizdede öyle mi?:icon_whis
Nihz
Öncelikle belirtiyim bu mesajına yaptığım son alıntıdır.
Allah razı olsun Steella...http://img84.imageshack.us/img84/3114/hearteq1.gif
byebye
Emir'e çok üzülüyorum zavallı çocuk... bence Boran el atsın yoksa bu söndürür ailesi bu çocuğuda kurbanları arasına katıcak...Satıcı baba, sevgi ayarı omayan ana, dengesiz abla, ölmüş kahraman abi, yolunu şaşırmış Dilan, sırtsever yenge...:img-fie::img-fie::img-fie:
Emir kaç kurtar kendini...sende herkes gibi Boran'a sığın:img-wink:
düşünüyorumda bu diziyi izlemek çok uzun zamandır sadece bir işkenceye, vazgeçilemeyen bir bağımlılığa dönüşsede ben hiçbir zaman izlediğim için pişmanlık duymadım ve duymayacağım.çünkü herşeye rağmen boran gibi güzel bir ruhu tanımak izlemek çok büyük bir keyifti.benim için boran "mükemmel bir erkek" olduğu kadar,en az onun kadar hatta daha fazla " mükemmel bir insan".boranın en çok sevdiğim özelliklerinden bir tanesi sahip olduğu hümanizm ve hoşgörü.çok farklı kültür,dil,din,etnik yapıya sahip insanların yaşadığı kozmopolit bir ülke olmamıza rağmen bu farklılıklara ne kadar hoşgörü gösterdiğimiz,benimsediğimiz,içselleştirdiğimiz tartışılırken boran bu ayrımlardan hiçbirini yapmadan farklı bir din ve etnik yapıdan bir kadına aşık ve bir adamla kankardeşi olacak kadar "birarada yaşamı savunan" ve daha da önemlisi hayata geçiren bir insan. hem boran güvercinleri sever,onları anlar ve korurdu.kim bilir bu dünyada boran gibiler çoğalsa hiçkimse "güvercinlerin ruh tedirginliği içinde yaşamak ve ölmek" zorunda kalmazdı.işte bunun için ve daha birçok şey nedeniyle boran çok güzel bir insan.
dizideki bunca zırvalığa rağmen sadece boran için bu dizi HALA değerli. o yüzden burayı okuyorlarmış ya çok teşekkür etmek isterim bu karakter için diziyi yapan herkese.ama yalnızca bunun için.
bölüm yorumu: bu bölümü beğendim.sebebi öyle ya da böyle izleyeceğim için beklentilerimi dolayısıyla hayal kırıklığına uğrama ihtimalimide minimuma indirmiş olmam olabilir. ama bunun dışında da son zamanların en eli yüzü düzgün,özenli bölümüydü.
nihz Emir'den önce celil efendini sevimsiz davranışından kurtarıllması gereken kişi Dilan ..Boran Önce onu kanatlarının altına alsın kurtarsın celil efendiden elbette Emir'in de Celil efendiden kurtarılmasının zamanı gelecektir..
sahi Boran ve Sıla Celil efendini bu tasvip edilemez davranışı karşısısnda da yine baba baba diye söze başlayıp (özelliklede boran celil e baba diyorsa banada soldan geliyorlar) sakin tavırlarını sürdürecekler mi? yoksa Boran ilk sezondaki gibi celil efendiye ne yapması gerektiğini güzelce söyliyecek mi?.
Sıla'dan bu konuda bir atak bekliyorum:img-yes::img-yes:
Sıla :img-cold: kızımız adına düzenlenen 01-11 bölüm arasını kapsayan futbol karşılaşmasında;
Takımlarımız :happy0064
A)Selvi boylu Boran Genco :img-in_lo
B)Çanak Çömlek kalaycı takımı Sönmezler :icon_twis (Celil/Bedar/Azad/Dilan/Emir)
Atılan Goller :img-wink:
Sönmezler: :img-fie:
1-Celil – oğlu için sattı
2-Celil & Azad - Yalanla Mardin'e getirdiler
3-Dilan - hiç açık vermedi.
4-Bedar - Alladı pulladı oyuna kaldırdı
5-Azad - Başına silah dayadı
6-Celil - Tokatla gerdeğe soktu
7-Celil & Bedar & Azad – Olurda kaçarsa diye Töre hakkında hiç bilgi vermediler.
8-Celil & Azad - Miras kalınca amuda kalktılar
Boran Genco: :img-blush
1-Dinledi, (Sılaaa dedi, hiç bişey bilmiyorsun dedi, çorba içirdi - ilacını verdi, kendini töreyi anlatmaya çalıştı dinletemedi ), sonunda kıskandı istek dışı birlikte oldu. :icon_whis
Kırmızı Kart Görenler: Azad :img-banne
İlk 11 bölüm uğruna yapılan karşılaşmada skor durumu
Sönmezler 8 :img-gun: - Boran Genco 1 :)
Maç Değerlendirmesi:
Vıdı vıdı- Bıdı bıdı ya gerek yok.
Boran Forever :img-clapp işte o kadar.
|
|