PDA

Tüm Versiyonu Göster : Şener Şen


Sayfalar : 1 [2]

erten07
30-11-07, 21:46
http://img252.imageshack.us/img252/3097/kars21wn5.jpg (http://imageshack.us)

http://img507.imageshack.us/img507/2275/kars22cj0.jpg (http://imageshack.us)

erten07
30-11-07, 21:49
http://img507.imageshack.us/img507/5117/kars23ev6.jpg (http://imageshack.us)

http://img252.imageshack.us/img252/2889/kars24oi4.jpg (http://imageshack.us)

erten07
01-12-07, 21:15
http://img240.imageshack.us/img240/8094/kars27va8.jpg (http://imageshack.us)

http://img240.imageshack.us/img240/6964/kars25tx9.jpg (http://imageshack.us)

erten07
01-12-07, 21:17
http://img240.imageshack.us/img240/1062/kars28vn4.jpg (http://imageshack.us)

http://img115.imageshack.us/img115/9108/kars29vk2.jpg (http://imageshack.us)

ah-bu-ben
03-12-07, 13:03
http://img520.imageshack.us/img520/1958/785769wx6.jpg

http://img155.imageshack.us/img155/8168/785500xf5.jpg

http://img516.imageshack.us/img516/6782/785501nq4.jpg

ah-bu-ben
03-12-07, 13:09
http://img210.imageshack.us/img210/338/273210ep4.jpg

http://img265.imageshack.us/img265/4875/267714ca9.jpg

http://img20.imageshack.us/img20/59/785774vl6.jpg

ébruli
04-12-07, 03:18
Özel hayatı hakkında bugüne kadar çok fazla konuşmayan Şener Şen, yalnızlığını, ilişkilere bakışını anlattı...


Özel hayatına dair bugüne kadar çok fazla konuşmayan Şener Şen, Elele dergisine verdiği röportajda, yalnızlığını, ilişkilere bakışını, kısacası ’kendini’ anlattı... Usta aktör, "Beraber yaşama teşebbüslerim çok oldu, yani benimki bir tercih değil, ama böyle şimdi. 10 yıldır böyle. Ha bu arada ilişkilerim oldu tabii, ama neticede yalnızım şu anda" dedi.

n "Kabadayı", eğer siz oynamışsanız, kaba bir çağrışım yapmıyor. Nasıl bir dünya aslen Kabadayı’nınki?

- Kabadayılık bizim toplumda eskiden beri olagelen bir olgu. Şimdinin mafya örgütlenmeleri gibi çok organize bir şey değil. Daha bireysel. Bunların kendilerine göre erdemleri oluyor. Verdikleri sözü tutuyorlar, kendilerine sığınanları koruyorlar, fakir fukarayı gözetiyorlar. Tabii bütün bunlar bir racon dahilinde yapılıyor. Fakat bunlar nesli tükenen bir tür. Artık bu işler çok daha organize, çok daha iç ve dış bağlantılı.

n 14 Aralık’ta vizyona girecek "Kabadayı"nın fragmanlarında damardan cümleler var... Bir nevi yaratıcılık isteyen, felsefe tozuna batırılmış bir dil bu. Bu film içinde dilin öneminden bahsedilebilir miyiz?

- "Yatağında eceliyle ölmek isteyenler" diyor mesela, yani biz bu işlere artık bulaşmıyoruz, vuruşarak, kurşunla ölmek istemiyoruz filan. Eceliyle ölmek isteyenler, kurşunla ölenlerin şerefine kadeh kaldırıyorlar filan...

n Sizin böyle ecelinizle ölmek istediğiniz bir alan var mı bu hayatta?

- Ben zaten daha hayatın akışında, böyle, bir nehirde akıp gitmek isteyen bir adamım. Fazla iddialı değilimdir.

n Son yıllarda memnun musunuz kendinizden?

- Memnunum, çünkü daha sade, daha sakin bakıyorum. Eskiden biraz daha karmaşıktı diyebilirim, beklentiler fazlaydı ya da. Ana karakter yedide neyse, yetmişte de o. Sadece zamanla bazı şeyler daha rafine hale geliyor, törpüleniyor tabii.

İKİ KERE EVLENDİM

n Neden yalnız yaşıyorsunuz Şener Bey?

- Beraber yaşama teşebbüslerim çok oldu, yani benimki bir tercih değil, ama böyle şimdi. 10 yıldır böyle. Ha bu arada ilişkilerim oldu tabii, ama neticede yalnızım şu anda.

n Siz bunun bir tercih olmadığından emin misiniz?

- Ben iki defa evlendim. Denemeler oldu yani. Ama sorgulamıyorum, böyleyse böyle.

n Nelere şaşkınlık, sevinç duyarsınız?

- Siz benim için kaygılandınız galiba biraz. Yani tepkisiz biri de değilimdir, ama fevrilikler gençlikte olabiliyordu tabii. Şimdi daha sakinim. Gençken de fazla yoktu, ana karakter durduğu yerde duruyor.

n Tepki kıtlığı aşık rolü için berbat bir durum aslında. Belki de ondan 10 senedir yalnızsınızdır?

- Çünkü kadınlar için tepki veren erkek daha makbuldür, tepkisi kötülüğe dönük bile olsa... Tabii canım, tepki veren, kötülüğe yatkın olan her zaman daha ilgi çeker. Sivri de her zaman ilgi çeker.

n Nasıl bir dünyada yaşıyorsunuz? Evinizde her şey yerli yerinde midir mesela?

- Cihangir’de oturuyorum, üç oda, bir salon... Yani sade, sakin diyebiliriz.

n Sade ve sakin bir evde uyanıyorsunuz. Bir kadının varlığı size sahaya atılmış yabancı madde gibi filan gelir mi? Ben hálá neden yalnız olduğunuzu bulmaya çalışıyorum da...

- Hayır canım, asla. Başka sebeplerden yürümemiş olabilir. İlk anlarda her iki tarafın da sakladıkları oluyor. Kendiniz de bilmiyorsunuz, olaylar karşısında yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Hálá kişiliğimde bilmediğim şeyler vardır benim, ancak onu ortaya çıkaracak bir olay olduğu zaman, ben de farkına varabiliyorum. E, hayat bitmiyor, ölene kadar, araştırma, görme... Zaman geçtikçe ortaya dökülenler, artılar, eksiler... Son toplamda uyum devam ediyorsa ediyor, etmiyorsa bitiyor...

n İkili ilişkilerde kırılgan olan taraf siz misinizdir?

- Ben özen gösteririm, e tabii özen de beklerim. Ama tabii ki bu yaşa gelince anladım ki, o özeni beklediğini de belli etmek lazım.

n Sizsiniz o halde kırılgan olan...

- Hata tabii şurada oluyor, anladığım kadarıyla; bir şey bekliyorsunuz karşınızdakinden, o beklenti sizin karakterinize uygun bir beklenti. Yani sizin yapınıza uygun olan beklenti. Bunu karşınızdakiyle empati kurmadan bekliyorsunuz. Karşınızdakinin bundan haberi yok.

n Neden?

- Çünkü o başka biri, başka bir karakter. O farkında bile olmadan devam ediyor. ’Aaa, bugün sinirli galiba, herhalde özel bir an, inşallah yarın olmaz’ diyorsunuz. Ama o kendi kendine bir beklenti. Karşınızdaki farkında olmadığı için, yaptığı şey onun karakterinin bir parçası olduğu için, devam ediyor. Siz söylemedikçe, karşı tarafa dur demedikçe, sınır koymadıkça, o yapmaya devam edecektir. Çünkü farkında değil. İleriki yaşlarda bunu anladım ben.

n Öncesinde ne oluyordu?

- Biriktiriyordum ben. O değişiklik psikolojide de vardır hani; biriktirirsin, sonra cezasını kesersin. Kendini haklı çıkarmak için o da. ’Dur bu da geçsin, bu da geçsin,’ sonra "Aaaa" oluyorsun.

n En son neye ağladığınızı hatırlıyor musunuz?

- Yeni yeni fark ediyorum, bazen gördüğüm bir şey, bir cümlenin içindeki bir kelime bile yetebiliyor buna. Net hatırlamıyorum ama, bu bir film de olabilir, birinin bir şey anlatırkenki hali de...

Gecekonduda büyüdüm

n Sizin aile ortamınız nasıldı?

- Prototip Türk ailesi, ama alt sınıf. Gecekonduda büyüdük, yetiştik. Biz çocukken dayak da yedik. Dayak zaten o dönemin eğitim biçimiydi, dolayısıyla farkında değildik dayak yediğimizin. Çünkü herkes dayağını yemiş öyle okula gelmiş oluyordu. Şimdiki çocuklara yüksek sesle bağırınca çocuk bunalıma giriyor. Şimdi kırılmasın diye çok özen gösterdiğimiz ilişkiler bizi yapay hale sokuyor. Gerçek yüzümüzü gösteremiyoruz.

Şener Şen nasıl bir kadın ister

n Sizin için bir kadının entelektüel derinliği önemli midir?

- Entelektüel derinlik bazen tatsızlığa yol açar.

n Dilinizin yanmışlığı mı var?

- Yoo, ama çok gördüm, gözlemledim çevremde. Hem birikimi olup hem de sade olanını az gördüm. O dediğiniz işte başa bela oluyor sonra...

n Sapsade bir kadın hoşunuza gider mi?

- Hem birikimli olup, hem sade de olunabilir. Onu tercih ederim.

n Sizin yaşınızda pek çok erkek andropoz olgusuyla baş edemiyor. Genç hanımlarla orta yaşlı hanımlar aranızda sizce nasıl bir fark var?

- Ben bu durumu kadın-erkek ayırt etmeden, herkesin gençliğe bir özlemi olarak kabul ediyorum. Gençle bir arada olunca gençten enerji almak istiyor insan. Bu erkek de olur, kadın da. Ama kadınlar bunu gümbür gümbür söyleyemiyor, duygularını açığa çıkaramıyorlar. Erkekse ekonomisinden ötürü bunu rahatlıkla pratiğe dökebiliyor, uygulayabiliyor. Ama çoğu kadın da zaten ekonomik sebeplerden beraber oluyor adamla. Böyle karşılıklı bir oyun bu. O, onun enerjisinden faydalanırken, öbürü de onun statüsünden, parasından faydalanıyor. Yoksa kadın da gençlere bayılabilir. Ama herkesin birbirini kazıkladığı, savaşların olduğu, acayip şeyler dönen bir dönemde, eğer iki kişi de buna içtenlikle razıysa, bunun o kadar önemli bir şey olmadığını savunuyorum ben. Yani iki kişi arasındaki bir şey. Kadın için de, erkek için de aynı

hürriyet-kelebek

erten07
04-12-07, 21:35
http://img98.imageshack.us/img98/3387/kars5vp2.jpg (http://imageshack.us)

http://img103.imageshack.us/img103/322/kars17sb7.jpg (http://imageshack.us)

mc_merve
05-12-07, 03:05
http://www.fotoparked.com/upload/nr/725/untitled-1-copy-2.png

http://www.fotoparked.com/upload/nr/725/untitled-1-copy-3.png

http://www.fotoparked.com/upload/nr/725/untitled-1-copy-4.png

http://www.fotoparked.com/upload/nr/725/untitled-2-copy-2.png http://www.fotoparked.com/upload/nr/725/untitled-2.png

gazal
05-12-07, 06:15
http://img460.imageshack.us/img460/5306/4554824lj5.jpg (http://imageshack.us)


http://img487.imageshack.us/img487/3852/4554825bh4.jpg (http://imageshack.us)


http://img460.imageshack.us/img460/668/4555483gq8.jpg (http://imageshack.us)

erten07
08-12-07, 12:59
ŞENER ŞEN: Daha çok filmde oynamak istiyorum


Vallahi beğendiğimiz bir senaryo, ekip de çok iyi. Klasik laftır ama gerçekten öyle. Tabii ‘Kadabayı’nın farkı şu, 84’ten bu yana bir tek Nesli Çölgeçen’e senaryo vermişti Yavuz (Turgul); ‘Züğürt Ağa’yı. Bir de şimdi Ömer Vargı’ya. Ama ekip zaten tanıdık, Ömer’le de uzun yıllardır beraberiz zaten. Yavuz’un da böyle bir sözü vardı, bu filme denk geldi.


Çekimlerin tamamı İstanbul sınırları dahilinde yapıldı ama 34 farklı set kuruldu. 6 hafta planlanmıştı ve zamanında bitti çekimler. Tabii oturmuş bir ekip olduğu için sorunsuz gitti her şey. Her seti bilmiyorum ama Türkiye’de bu kadar sistemli, iyi işleyen set sanırım yoktur.


Gişenin hiç garantisi olmaz. Sinema öyle bir şeydir ki formülü olmaz, bilinmeyen bir şeydir seyircinin neye ilgi göstereceği.


Daha çok filmde oynamak istiyorum. Okuyorum ama oynayacak film bu kadar bana göre. İki film arası 8 sene çok uzun. ‘Eşkıya’ ve ‘Gönül Yarası’ arası 8 sene! Ama ne yapayım? Bana film duygusu veren senaryo çok az.

erten07
08-12-07, 21:44
Kabadayı, sinemalardan önce "Güneri Cıvaoğlu ile Şeffaf Oda"da...

http://img502.imageshack.us/img502/3126/kabadon4.jpg (http://imageshack.us)

Eşkıya, Gönül Yarası gibi unutulmaz filmlerin başrol oyuncusu Şener Şen,
sinemadaki 3 yıllık suskunluğunu Kabadayı filmi ile bozuyor.
Güneri Cıvaoğlu’nun bu hafta ki konukları; usta oyuncu “Kabadayı” Şener Şen,
filmin oyuncularından Kenan İmirzalioğlu ve Aslı Tandoğan ile
“Kabadayı”nın yapımcısı Mine Vargı.

Şener Şen’i 3 yıl aradan sonra beyazperdeye döndüren Kabadayı nasıl bir film ? Filmin ilginç ayrıntıları neler ?
Şener Şen, Kabadayı Ali Osman’ı nasıl tanımlıyor ?
Aşık mafya üyesi Devran’ı canlandıran Kenan İmirzalioğlu’nun yorumuyla Kabadayı.
Şener Şen rollerine nasıl hazırlanıyor ? Senaryoyu nasıl ezberliyor ?
Şener Şen – Yavuz Turgul ve Ömer Vargı nasıl biraraya geldi ? Konuşulan projelere nasıl imza attılar ? Şener Şen işsizlik dönemlerinde hangi işleri yapmak zorunda kaldı ?
Mine Vargı hangi yıl Türkiye Güzeli seçildi, hangi şarkıyla sahnelere adım attı, neden film yapımcısı oldu? Türkiye’nin ilk kadın yapımcısından “Kabadayı” filmi.
Aslı Tandoğan’dan kadınların kapkaçta kendilerini koruması için taktikler.
Genç oyuncu Kung-Fu’yu neden öğrendi, uzak doğu felsefesine ve sporlarına nasıl ilgi duymaya başladı ?
14 Aralık’ta vizyona girecek olan Kabadayı Şeffaf Oda’da konuşuluyor.
“Güneri Cıvaoğlu il Şeffaf Oda”yı kaçırmayın!

gazal
09-12-07, 07:00
BAZI KABADAYILARLA DİREKT GÖRÜŞTÜM

Şener Şen, 'Kabadayı'daki rolüne nasıl hazırlandığını anlattı: Bu dünyanın ortak insanlarının özelliklerini araştırdım. Kabadayıları keşfetmeye çalıştım!....

http://img107.imageshack.us/img107/7391/3c3ed902462b6a4cbc34362rf9.jpg (http://imageshack.us)

Kabadayı'nın gücü ustaları biraraya topladı

Yılın merakla beklenen filmi 'Kabadayı' 14 Aralık'ta vizyona giriyor. Senaryosunu Yavuz Turgul'un yazdığı filmin yönetmeni Ömer Vargı ile usta oyuncu Şener Şen bu ayki Sinema dergisinin sorularını yanıtladı..

Yavuz Turgul'un senaryosunu yazdığı, yapımcı Ömer Vargı'nın yönettiği ve sinemamızın efsane oyuncusu Şener Şen'in başrolünde yer aldığı 'Kabadayı' vizyona giriyor. Kalabalık bir kadroya sahip filmin oyuncuları arasında, Şen'in yanı sıra Kenan İmirzalıoğlu, Rasim Öztekin, İsmail Hacıoğlu ve Aslı Tandoğan da yer alıyor. Filmde, geçmişin meşhur kabadayılarından Ali Osman (Şener Şen), yıllardır görmediği ve aşık olduğu kadının izini buluyor. Belaya tövbeli Ali, ölüm döşeğindeki bu kadından bir oğlu olduğu haberini alıyor ve oğluna kendini tanıtmak için kolları sıvıyor. Ama oğlu Murat (İsmail Hacıoğlu) ve sevgilisi Karaca'yı (Aslı Tandoğan) bir mafya üyesiyle mücadele halindeyken buluyor. Bu noktadan sonra Ali Osman'ın tek amacı oğlu Murat ve sevgilisi Karaca'yı canı pahasına korumak oluyor elbette.

Sette varlığım hissedilmez

Şener Şen filmlerin proje aşamasında zor bir adam olduğunu söyleyip ekledi: Evet diyene kadar zor bir adamım. Sonrasında her şeyi yönetmene bırakırım..

* Son 20 yıldır Yavuz Turgul'la yapmış olduğunuz filmlere ve bu filmlerde canlandırdığınız karakterlere baktığımız zaman, Kabadayı'daki Ali Osman'ın nasıl bir noktada durduğunu düşünüyorsunuz? Bu filmlerdeki karakterler genellikle erdemli, fedakâr. Burada ilk kez geçmişi biraz daha kirli, farklı bir adam olarak öne çıkıyor Ali Osman ama yine de fazlasıyla ortak özellikleri var. Zira Yavuz'un (Turgul) karakterleri özel karakterlerdir. Yaşamda benzerlerini görebiliriz ama birebir karşılıklarını bulmak çok zordur. Biraz idealize edilmiş karakterlerdir. Sadece karakterler değil hikayelerdeki aşklar da öyledir, arkadaşlıklar da öyledir. Tabii ki, Ali Osman'ın da bulunduğu konum gereği yine bu tip özellikleri var. Eski bir kabadayı, geçmişi pek temiz değil, cinayetleri var, bulaştığı birtakım olaylar var, ancak tövbe etmiş, bu işleri bırakmış... Yıllar önce birlikte olduğu bir kadından çocuğu olduğunu öğreniyor ve tövbesini bozmak durumunda kalıyor.

KARAKTER BANA UYGUN

* Yavuz Turgul bir karakteri oluştururken direkt olarak sizi düşünerek oluşturuyor olmalı... Bizler sadece çalışırken birlikte olan insanlar değiliz; bir dostluğumuz var. Malum, çok uzun aralıklarla film çekebiliyoruz. O arada bizim dostluğumuzdan ötürü elbette projelerden haberimiz oluyor. Bir şekilde projenin içinde hep beraber oluyoruz. O nedenle, onun da elindeki oyuncu malzemesine göre düşünmesi doğal.

* Filmden önce bir ay süren bir prova dönemi oldu sanırız. Bu dönem nasıl geçti? Rolle ilgili neler konuşuldu? Bu filmin yönetmeni Ömer Vargı ve onun da kendine göre bir metodu var. Mesela Yavuz'un prova süreleri daha uzun sürüyordu. Hatta onunla 'Eşkıya' için bir yıla yakın çalıştığımız bile olmuştu. Burada da ekibin birbiriyle kaynaşması ve yönetmenin rol hakkında düşündüklerini öğrenmek açısından bu provalar faydalı oldu. Diğer oyuncu arkadaşlarımızla hem provada hem setteki ilişkilerimize gelince... Ya bize öyle denk geliyor ya da öyle seçiliyor bilmiyorum ama ben nerede çalışsam orada herkes çok uyumlu çalışıyor. Sonuçta ben de sadece projeye evet diyene kadar zor bir adamım. Ama 'evet' dedikten sonra sette varlığım hissedilmez bile. Sadece yönetmenin sesi duyulur. Ne benim ne de başkasının değil. Sanırım çalıştığımız insanlar da bizim bu durumumuzu görerek etkileniyorlar ve bir uyum oluşuyor.

O dünyanın insanlarını keşfettim

Rol için ön çalışma yaptınız mı? Yavuz'un senaryonun kenarlarına düştüğü notlara, satır aralarına gizlediklerine dikkat ederseniz, bir oyuncu için çok iyi ipuçları olduğunu görürsünüz. Orada neredeyse nasıl oynayacağınızın haritası bile çizilmiştir. Bunlar haricinde Ali Osman'ın geldiği hayat şartlarından gelen insanların genel özelliklerini araştırdım, çünkü kahramanımız kimseye benzemeyen özel biri. O alemden arkadaşları arasında da ayrı duran biri. Mesela diğer arkadaşlarının korumaları, bellerinde silahı olmasına rağmen bir tek Ali Osman'ın böyle bir durumu yok. Ben bu dünyaya ait insanların ortak özelliklerini araştırdım. Onları keşfetmeye çalıştım; okudum, inceledim. Bazılarıyla direkt olarak görüştüm. İlle o dünyayı yaşıyor olması gerekmiyor, sosyal statü açısından biraz daha o tabakaya yakın duran herhangi birinden de benzer detayları yakalayabiliyorsunuz......

Sabah Gazetesi..Günaydın...

http://img522.imageshack.us/img522/696/1111039ae5b61f47b3428e8vs6.jpg (http://imageshack.us)

http://img443.imageshack.us/img443/7415/d62afc84b9377a4cbb2ec20ne9.jpg (http://imageshack.us)

erten07
09-12-07, 21:44
http://img236.imageshack.us/img236/186/kabada5qc8.jpg (http://imageshack.us)

http://img81.imageshack.us/img81/30/kabada4bq1.jpg (http://imageshack.us)

erten07
10-12-07, 21:57
http://img144.imageshack.us/img144/8850/kabada6oq8.jpg (http://imageshack.us)

http://img134.imageshack.us/img134/9306/kabada7wu8.jpg (http://imageshack.us)

erten07
11-12-07, 15:04
http://img267.imageshack.us/img267/1301/2092304701d4bcfe26e9ug9.jpg (http://imageshack.us)

http://img211.imageshack.us/img211/2372/2092346925189566af96ov1.jpg (http://imageshack.us)

http://img441.imageshack.us/img441/6485/2093110080be5fac9a99ja6.jpg (http://imageshack.us)

http://img441.imageshack.us/img441/9098/2094510899a11926ccffoe2.jpg (http://imageshack.us)

gazal
12-12-07, 05:53
http://img137.imageshack.us/img137/1297/867e333ff7f41a43b10e502zm5.jpg (http://imageshack.us)




'Kabadayı'nın galasına oyuncular damga vurdu


Şener Şen ve Kenan İmirzalıoğlu'nun başrol paylaştığı 'Kabadayı' adlı film, önceki gece görücüye çıktı. Filmin galasına, sosyete ve sanat dünyasının ünlüleri büyük ilgi gösterdi..
Başrollerini Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, İsmail Hacıoğlu, Rasim Öztekin ve Aslı Tandoğan'ın paylaştığı 'Kabadayı' filminin galası; önceki akşam İstinye Park AFM Sinemaları'nda yapıldı. Hayli kalabalık olan galadaki izdiham yüzünden, oyuncular basın toplantısı yapılacak alana güçlükle ulaşabildi.

Başroldekiler birlikte geldi
Gösterime Şener Şen ve Aslı Tandoğan ile birlikte gelen Kenan İmirzalıoğlu, sevgilisi Zeynep Beşerler'in tebriğini ise film izlendikten sonra kabul etti. İki sevgilinin kucaklaşıp, öpüşmesi patlayan flaşlar arasında gerçekleşti. 'Kabadayı'yı izlemeye gelenler arasında; Sitare Akdilek, Derin Güreli, Asuman-Hüsnü Güreli, Semiramis Pekkan, Ayçam İnci, Pelin Doğan, Ayşegül- Muharrem Toplusoy, Semiramis Pekkan, Emel Sayın, Cengiz Abazoğlu, Hülya Koçyiğit, Burak Kut, Begüm-Adnan Şen gibi ünlü isimler yer aldı.

14 Aralık'ta vizyona girecek
Geceye katılan konuklara, kabadayıların elinden düşürmediği birer tespih hediye edildi. 14 Aralık'ta vizyona girecek olan filmin senaryosu Yavuz Turgul'a ait. Yönetmenliğini ise Ömer Vargı üstlendi. 7 hafta sürerken çekimlerde, yaklaşık 30 farklı mekan kullanıldı. 'Kabadayı', önümüzdeki cuma gününden itibaren 400 kopya ile hem yurtiçinde hem de yurtdışında sinemaseverler ile buluşacak.
Karizmam çizilmez!
'Kabadayı'da kadın uğruna gözünü karartan bir kabadayı karakterini canlandıran Kenan İmirzalıoğlu, filmdeki dansöz kıyafetli fotoğraflarıyla ilgili şunları söyledi: "Bir karizmam varsa; o fotoğraflarla çizilmez. Oyunculuğu bir meyve sepeti olarak düşünürsek, ben o meyvelerin hepsinin tadına bakmaktan yanayım. Daha önümüzde uzun yıllar var. Her rol karşımıza çıkabilir." İmirzaloğlu'nun sevgilisi Zeynep Beşerler ise "Ben filmi ve Kenan'ı çok beğendim. Hepsi çok güzel oynamış" dedi. Beşerler, gazetecilerin "Kenan Bey gerçek hayatta da filmdeki kadar gaddar bir sevgili mi?" sorusuna; "Öyle olsa ilişkimiz bugüne kadar devam etmezdi" yanıtını verdi. Filmde iki aşk arasında kalan Aslı Tandoğan ise, "Gerçek hayatta filmdeki kadar sevilmeyi isterdim" dedi.


http://img511.imageshack.us/img511/7779/6e994cdb68699c4b8ea9119ng9.jpg (http://imageshack.us)

gazal
12-12-07, 06:08
'Kabadayı' büyüledi

Başrollerini Şener Şen ve Kenan İmirzalıoğlu'nun paylaştığı 'Kabadayı' filmi, galasında tam not aldı.


* Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, İsmail Hacıoğlu, Rasim Öztekin ve Aslı Tandoğan'ın rol aldığı 'Kabadayı' filminin galası, önceki akşam yapıldı. Senaryosu Yavuz Turgul, yapımcılığı ise Ömer Vargı'ya ait olan film, herkesin beğenisini kazandı. Galaya, aralarında birçok ünlü ismin bulunduğu seçkin bir davetli topluluğu katıldı.

* Filmde meşhur bir kabadayıyı canlandıran Şener Şen, "Söz artık bizden çıktı. Gerisine izleyiciler karar verecek" dedi. Filmde sevdiği kadın uğruna ölümü göze alan bir diğer kabadayıyı canlandıran Kenan İmirzalıoğlu ise "Oyuncuların her karakteri oynamaları gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.

Takvim Gazetesi

http://img511.imageshack.us/img511/6116/bec885b5c9013946a91109fji0.jpg (http://imageshack.us)

erten07
12-12-07, 10:49
Muhteşem gala

Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, İsmail Hacıoğlu Rasim Öztekin ve Aslı Tandoğan’lı ''Kabadayı''nın galasında izdiham yaşandı

http://img101.imageshack.us/img101/1955/acaf1uh3.jpg (http://imageshack.us)


Meşhur bir kabadayının hikâyesini anlatan ''Kabadayı'' filmi, 14 Aralık’ta vizyona girecek. Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, İsmail Hacıoğlu, Rasim Öztekin ve Aslı Tandoğan’ın oynadığı filmin galası, önceki akşam İstinye Park AFM Sinemaları’nda yapıldı. Galaya ilgi büyüktü.


Şen: Söz seyircide
Gösterimin ardından filmin oyuncu kadrosu gazetecilerin sorularını yanıtlamak için kameraların önüne geçti. Filme adını veren ''kabadayı''yı oynayan Şener Şen, ''Biz yaptık. Söz artık bizden çıktı. Gerisine izleyenler karar verecek'' dedi.
Filmde dansöz kıyafetli fotoğrafları görünen İmirzalıoğlu, ''O fotoğraflarla bir karizmam varsa çizilmez. Oyunculuğu bir meyve sepeti olarak düşünürsek, ben o meyvelerin hepsinin tadına bakmaktan yanayım. Daha önümüzde uzun yıllar var. Her rol karşımıza çıkabilir'' dedi.
Kenan İmirzalıoğlu’nun sevgilisi Zeynep Beşerler gazetecilerin ''Kenan Bey gerçek hayatta da filmdeki kadar gaddar bir sevgili mi?'' sorusu üzerine, ''Öyle olsaydı ilişkimiz bugüne kadar devam etmezdi'' cevabını verdi.


Tespih hediye edildi
Konuklara kabadayıların elinden düşürmediği birer tespihin hediye edildiği galaya, aralarında Sitare Akdilek, Derin Güreli, Asuman - Hüsnü Güreli, Semiramis Pekkan, Ayçam İnci, Pelin Doğan, Ayşegül-Muharrem Toplusoy, Emel Sayın, Yasemin-Burak Kaya, Cengiz Abazoğlu, Hülya Koçyiğit, Burak Kut, Begüm-Adnan Şen gibi ünlü isimlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda konuk katıldı.

FBuse
12-12-07, 21:54
http://img233.imageshack.us/img233/314/seneq5.png (http://imageshack.us)

http://img233.imageshack.us/img233/314/seneq5.th.png (http://img233.imageshack.us/my.php?image=seneq5.png)

erten07
15-12-07, 14:33
Şener Şen'le çağdaş olmanın onuru

http://img178.imageshack.us/img178/5492/kabada16iv0bk5.jpg (http://imageshack.us)


Adına evrensel olarak 'auteur' denen sinemacılar sanki hep aynı filmi çeker, en iyi senaryo yazarları hep aynı hikâyeyi yazarmış derler. Türkiye'nin en iyi yazar-yönetmenlerinden Yavuz Turgul da sanki hep aynı hikâyeyi anlatıyor, aynı filmi yönetiyor. Bunun bir kompliman olduğuna şüphe var mı? Eski kabadayılardan, çok zamandır silahını sandığa kaldırıp kanun yolunu seçmiş Ali Osman, uzun zamandır görüşmediği eski eşi ve büyük aşkı Afet'i ölüm döşeğinde bulur. Onunla birlikte, varlığını bile bilmediği delikanlı bir oğula da kavuşur: Müzisyen Murat. Karaca adlı bir şarkıcıya delicesine âşık genç çocukla babası arasında sanki uçurumlar vardır... Karaca'ya tutkun olup onu esrar kuryesi, sonra da esrarkeş yapmış tehlikeli genç gangster Devran, himayesinde olduğu 'derin devlet'e güvenerek ortalığı hallaç pamuğu gibi atmaktadır. Devran da tutulduğu Karaca'yı yanına almak ister, ama genç kadının hayatında artık Murat vardır. Ve ortalık iyice karışınca, Murat yeni tanıdığı, hiç de ilgilenmediği bu 'nevzuhur' babaya sığınmak zorunda kalacaktır. Filmin başlarında çevresine sürekli yardım edip yoksulları kollayan Ali Osman karakteri, elbette Züğürt Ağa'yı hatırlatıyor. Kuşak çatışmaları ve yaşınıbaşını almış bir adamın gençleri anlama ve sevme çabaları ise Gönül Yarası'nı. Ama bu filmin asıl akla getirdiği eser, elbette Eşkıya'dır. Yani, uzun zamandır ayrı kaldığı bir dünyaya adım atan, tüm o eskimiş gözüken onur, vefa, hayırseverlik gibi kavramları tıpkı eski silahı gibi sandıktan çıkarıp yeniden hayatına katan, post-modern yaşamımızın ezip yok ettiği tüm değerleri temsil eden, büyük kentte sanki kırsal kesimden devşirilmiş kavramlara hâlâ bağlı olan olgun, nerdeyse ermiş özellikleri taşıyan kişi. Evet, Yavuz Turgul bize hep aynı temaları anlatıyor, benzer kişilikler sunuyor. Böylesi daha iyi, çünkü zamanın geçişiyle birlikte elimizden kayıp gittiklerini fark bile etmediğimiz birçok şeyi, onun sayesinde hatırlıyoruz. O sanki eski Yeşilçam'da var olduğunu vehmettiğimiz, ama aslında varolmamış birçok şeye ağıt yakıyor. Varolmamış, çünkü nostaljinin sihirli örtülerine ne kadar bürünse de, eski Yeşilçam Turgul temalarına yaklaşamadı, o hüzünle karışık şiiri yaratamadı, geçmişe özlemle günümüzü yaşama ikilemini asla böylesine zarif biçimde çözümleyemedi. Turgul artık varolmayan, aslında hiç de varolmamış bir eski Yeşilçam duyarlılığını temsil ediyor. Bu güzel sözler (!) ne yazık ki filmin de aynı düzeyde olduğu anlamına gelmiyor. En azından anılan filmler düzeyinde... Çünkü Turgul, belki de bizzat yönetmeyeceğini bilerek, Amerikalıların 'over written' (fazla geveze!) dediği türden bir senaryo yazmış. Senaryo aşırı konuşkan, film gereğinden uzun. Yönetmen Ömer Vargı, bu malzemeyi bence tam olarak değerlendiremiyor ve film, kimi zaman en can alıcı sahnelerinde belli bir tutukluk içeriyor. Çok iyi bir oyun düzeyi (özellikle Rasim Öztekin, Rana Cabbar ve Candan Sabuncu'ya şapka!), görselliğe asla müdahale etmeyen çok beğendiğim bir müzik, elbette durumu kurtarıyor. Ama filmi tam bir başarıdan, yeni bir Eşkıya olmaktan yoksun kılıyor. Ve de, kuşkusuz, Şener Şen faktörü. Onun ne kadar iyi bir oyun verdiğini bilmem kaçıncı kez yineleyecek değilim. Onun yerine, şunun altını çizmek istiyorum: Şener Şen'le çağdaş olmaktan, onun tüm filmlerini izlemiş, yakınında bulunmuş ve en azından bir uzun söyleşi gerçekleştirmiş olmaktan gerçek bir onur duyuyorum. Emin olun, etrafımızdaki aynı şeyleri söyleyebileceğimiz insanlar o kadar da fazla değil...

erten07
15-12-07, 22:06
http://img236.imageshack.us/img236/3479/kabada3ti6.jpg (http://imageshack.us)

http://img236.imageshack.us/img236/6978/kabada15he7.jpg (http://imageshack.us)

!! Elyf !!
16-12-07, 03:12
http://img519.imageshack.us/img519/6882/6d5d4fcae3dde94bb47fad8rp5.jpg (http://imageshack.us)

Şener Şen, özel hayatıyla gündeme gelmek istemediğini söyledi: Hem istemiyorum, hem utanıyorum, hem de yaş bir hayli ilerledi. Artık benim gönül işlerimin cazip bir tarafı kalmadı.

Ne zaman param bitse reklam filmi çekiyorum

MEHMET ÇALIŞKAN - MAGAZİN

"İnsanlar benden ve içinde bulunduğum yapımdan beklenti içinde" diyen Şener Şen: Parasal karşılığı ne olursa olsun, insanlara en küçük yararı bile olmayacak yapımlarda yer almıyorum! Alıştığım yaşam tarzını devam ettirmek için de param bittikçe reklam filmi çekiyorum..

Şener Şen; Meltem Cumbul'la başrol paylaştığı 'Gönül Yarası' filminden 3 yıl sonra, Ömer Vargı'nın yönettiği 'Kabadayı' filmiyle beyazperdeye döndü. Canlandırdığı 'Ali Osman' karakteriyle gerçek hayatında benzerlik yaşadığını vurgulayan usta oyuncu, "Başkalarına zarar verecek her hareketten kendimi sakınıyorum. Bu konuda ben de eskilerde kalmış, soyu tükenmekte olan bir adamım" dedi. Topluma katkı saglayacak projelerde yer almaya özen gösterdiğine dikkat çeken usta oyuncu, "Alıştığım yaşam düzenini korumak için param bittiği zaman reklam filmi çekiyorum" şeklinde konuştu.

* 'Ali Osman' gibi adamlar kaldı mı? Siz, ortalıkta böyle adamlar görüyor musunuz hâlâ?
'Ali Osman' eskiye ait bir adam. Günümüzde değişen insanlar, değişen değer yargıları ve buna bağlı olarak değişen toplumda 'Ali Osman' gibi adamlar yok oldu; eskilerde kaldı. Günümüzü yansıtan simge ise 'Kabadayı'da Kenan İmirzalıoğlu'nun canlandırdığı 'Devran' oldu. Organize suç örgütlerinin insanlarını 'Devran' sembolize ediyor. Bir başka deyişle geçmişte kalan 'Ali Osman'ın karşıtı günümüzün 'Devran'ı oluyor.

ENAYİ DİYE BAKIYORLAR

* Günümüzde hala 'Ali Osman' gibi adamlar olsaydı; sizce nasıl bir toplum modelinin içinde yer alırdık?
İyiler kazansın diye bir temenni var. Çünkü iyilerin kazanması izleyiciye iyi geliyor. Ne var ki hayat böyle değil; hayat acımasız. Hem de çok acımasız. Hayatta ürkütücü olaylar var. İyiler istedikleri sonuca ulaşamıyor. Ali Osman gibilere günümüzde enayi gözüyle bakılıyor. Toplum ekonomik ve sosyal şartların büyük bir hızla değişmesiyle birlikte, büyük bir değişim içinde. Dünya köy haline geldi, teknoloji davranışlarımızı değiştiriyor. 'Ali Osmanlar'ın var olduğu bir dünyaya dönemeyiz. Öyle bir dünyaya sadece filmlerde rastlarız.

* 'Ali Osman' tövbe etmeden önce şiddet uygulayan, cinayet işleyen bir adam. Böyle bir adam neden kahraman olarak algılanıyor?
Ali Osmanlar tabii ki sütten çıkmış ak kaşık değil! Geçmişleri belalarla dolu. Bu tip adamların kendilerine göre bir adalet anlayışı var. Bu anlayış güçsüzün yanında olan bir anlayış. 'Ali Osman' gibi insanlara duyulan saygının nedeni de biraz budur. İnsanlar ondan korktukları için değil, haklı olanın yanında olduğu için saygı duyuyor. Bir korku duyuluyor ama herkes şunu da iyi biliyor ki; haksızlık yaparsa başına Ali Osmanları bela edecek! Kahraman olarak algılanmasının nedeni; güçsüzden yana olması. Çünkü sadece güçsüz olanların kahramanları vardır.

NESLİM TÜKENDİ

* 'Ali Osman'ın çocuğunun annesi, sevdiği adamın ikinci evliliğine zarar vermesin diye ortalıktan kaybolmayı göze alacak kadar fedakar. Günümüzde böyle bir durum yaşanabilir mi?
'Ali Osman' gibi adamların etrafında ona benzeyen insanlar var. İlişki kurduğu kadınlar da karakter olarak ona benzer. Ali Osmanlar varsa; kadınlar da onun gibi mert ve fedakar olur.

* Siz hayata nasıl bakıyorsunuz?
Benim felsefem karmaşık değil. Nasıl bir oyuncuysam hayata bakış açım, ideolojim, felsefem de öyle. Yani parasal karşılığı ne olursa olsun, insanlara en küçük bir yararı bile olmayacak yapımlarda yer almıyorum. Çünkü insanlar benden ve içinde bulunduğum yapımdan bir beklenti içinde. Biliyorlar ki; bir şekilde hayatlarına küçücük de olsa bir anlam kazandıracağım. Robert Bosch'un dediği gibi 'İnsanların güvenlerini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim'. Bu güven duygusunu yeniden hangi parayla kazanabilirim ki? Hangi para bu güven duygusunu telafi edebilir ki? Hayatı da işte bu felsefe doğrultusunda yaşıyorum. Başkalarına zarar verecek her hareketten kendimi sakınıyorum. Bu konuda ben de eskilerde kalmış, soyu tükenmekte olan bir adamım. İşte bu kadar basit!

DEĞERLERİM VAR

* Nasıl oluyor da günümüz sistemine ayak uydurmayan biri yeni neslin de kahramanı haline geliyor?
'Gözünü aç, fırsatlardan faydalan, parayı bul ve kaç. Çıkarın neredeyse orada kal!' İşte sistem buları empoze ediyor. Herkes de bunu biliyor. Hatta kişiliklerimize işlenen bu kötülüklerin yıkıcı olduğunu da kabul ediyorlar. Zor olan uygulamaktır. Ben uygulayabildiğim için seviliyor ve saygı duyuluyorum.

* Uygulayabiliyor olmanın bir sırrı vardır sanıyorum...
Benim değerlerim var. Yıllardır o değerleri korumayı başardım. Varlık nedenim sahip olduğum ve onları tehlikelere karşı sakındığım değerlerdir. Öyle hızlı yaşıyoruz, öyle çıkar ilişkileri içindeyiz ki; 'değer sahibi olmak' neredeyse imkansız hale geldi. Ben, o değerlere sahip olduğum, onları ne pahasına olursa olsun koruduğum için Şener Şen'im. Çünkü herkes o değerlere özlem duyuyor. Az olana özlem fazladır ve ben o özlemleri tatmin ediyorum.

PARAYI YADSIMIYORUM

* Oyunculuğa sizden 30-40 yıl sonra başlayan hatta rüştünü bile ispatlamamış olan meslektaşlarınızın sizden daha çok para kazanıyor olmasına isyan etmiyor musunuz?
Bu tamamen hayata bakış açımla ilgili. Ben asla parayı yadsımıyorum. Para elbette gerekli. Gördüğümden geri kalmamak, alıştığım bir yaşam tarzını sürdürebilmek için para gerekli. Ne var ki insanın arzuları da sınırsız. Otomobili olur, uçak ister. Evi olur bir tane daha ister. Ne kadar olursa olsun yine de ister. Bir türlü yeterli bulmaz. Kimseyi yargılamıyorum. Bu şekilde mutlu olanlar vardır. Onlara 'Niye böyle mutlu oluyorsun?' diyemeyiz. Benim mutluluk kaynağım para değil. Kazandığım paranın karşılığını vermek ve duyulan güveni devam ettirmek durumundayım.

* Hiç mi servet düşkünü değilsiniz? Reklam filmlerini paranız bittiği için çektiğinizi duydum..
Evet, param bittikçe reklam çekiyorum. 'Eşkıya' ile 'Gönül Yarası' arasında 8 yıllık bir dönem vardı... Allah'tan o dönemde 'İkinci Bahar'ı çektik. Sonra 'Gönül Yarası' ile 'Kabadayı' arasında 3 yıl boşluk oluştu. Bu dönemde içime sinen senaryolar olmadığı için dizi de çekmedim. Gördüğümden geri kalmamak, alıştığım yaşam tarzını devam ettirmek için de reklam filmi çektim. Servet düşkünü olmak benim asla tatmak istemediğim gereksiz bir duygu!


Gönül ilişkilerim eski cazibesini yitirdi

* 'Kabadayı'daki 'Ali Osman' da bundan önceki iki filminizdeki Baran' ve 'Nazım' karakterleri gibi gönlünü mühürlemiş insanlar. Canlandırdığınız karakterler bu konuda size benziyor mu?
'Ali Osman' ayrı, ben ayrıyım. Film kahramanı 'Ali Osman'ın gönül işlerini bırakmasının üzerinden 25 yıl geçmiş. Benimse öyle bir durumum yok. Çünkü benim ilişkilerim oldu... İkinci evliliğimin bitmesinin üzerinden 10 yıl geçti. Ama bu durum, son 10 yılın boşa geçtiği anlamına gelmiyor...

* Paparazziler peşinize takılsa ne tür tepki verirsiniz?
Geçen gün gazeteci arkadaşlarla karşılaştık... Üzerime doğru kameralarla koşmaya başladıklarında bende de bir kaçma refleksi oluştu. Sonra kendi kendime 'Yahu ben niye kaçıyorum?' dedim ve durup onları bekledim. Yanıma geldiler, fotoğraflarımı çektiler. 'Yalnız mısınız?' diye sordular. Ben de 'Evet, yalnızım' diye cevapladım ve biraz sohbet ettikten sonra herkes kendi yoluna gitti. Sonuç olarak ben; özel hayatımın irdelenmesinden hiç hoşnut olmuyorum. Hem istemiyorum, hem utanıyorum, hem de yaş bir hayli ilerledi. Artık benim gönül işlerimin cazip bir tarafı kalmadı.


Kadınların sırrı çözülmez!

* Einstein 'Atomun sırlarını çözdüm ama kadınların tek bir sırrını bile çözemedim' demiş. Siz bu konuda ne kadar başarılısınız?
Albert Einstein iyi demiş! (Kahkahalar) Yaşam kadınlarla erkeklerin çelişkileri üzerine kurulu. Aslında hayatı anlamlı kılan; erkeklerle kadınların birbirini çözememesi. Bu durum aynı zamanda insanı sürekli enerjik tutuyor.

* Neden peki?
Ne deneyim, ne bilgi, ne de teknoloji kadınlarla erkeklerin birbirini çözmesini sağlayamadı. Bunlara rağmen ne kadınlar erkeksiz olabiliyor, ne de erkekler kadınsız. Demek ki böyle yaratılmışız! Kadınlarla erkeklerin birbirlerini çözmeye çalışmasının yaratılışa muhalif olmakla eşdeğer olduğuna inanıyorum.


Komedi istiyorum

'Züğürt Ağa'dan sonra alışıldık komikkarakterlerinizden sıyrılıp dram filmlerindeoynamaya başladınız. Bunun nedeni hayatgörüşünüzün değişmesi mi? 'Züğürt Ağa' ile beraber genellikle Ya-vuz Turgul'un senaryolarını yazdığı filmler-de rol aldım. Yavuz'daki değişim doğalolarak senaryolarına yansıdı. Dolayısıylabenim canlandırdığım karakterler de de-ğişti. 'Züğürt Ağa'daki Ağa, 'Eşkıya'daki'Baran', 'Gönül Yarası'ndaki 'Nazım' veşimdi de 'Kabadayı'daki Ali Osman'ı can-landırarak; yelpazedeki renkleri çeşitlendir-dim. Kamuoyunda artık komedi yapmayaca-ğım gibi bir izlenim oluşmuş olsa da, benim aslaöyle bir niyetim yok. Her an bir komedi filminde derol alabilirim. Bunu da çok istiyorum.


Kaynak : Sabah Gazetesi

gazal
16-12-07, 07:33
http://img149.imageshack.us/img149/8356/apazqa5.jpg (http://imageshack.us)



"Şener Şen'le oynamak için yalvarabilirdim"

Türk sinemasının usta oyuncusu Şener Şen ve beyazperdenin genç ismi İsmail Hacıoğlu "Kabadayı"da baba-oğlu canlandırıyor. Şen'in kadroda yer alması Hacıoğlu'nun film teklifine "atlamasına" sebep olmuş


Şener Şen ve İsmail Hacıoğlu ile pek çok ünlünün röportaj randevusu verdiği Cihangir'deki Susam Cafe'de buluşuyoruz. Önce Hacıoğlu geliyor. Şen kafeye girince birbirlerine "Oğlum", "Babam" diyerek sarılıyorlar. Hacıoğlu ustasının yanında çok sessiz ve saygılı. Şen'in yaptığı esprilere kayıtsız kalamıyor ama. Kahkahalarla gülüyor.
Birlikte rol aldıkları ve baba-oğlu canlandırdıkları "Kabadayı" filminin çekimleri tahmin edilenden çok daha kısa sürede, 1,5 ayda bitmiş. Hacıoğlu "Sette her şey yolunda gitti. Hiçbir aksilik yaşanmadı. Oyuncular da çok iyi anlaştı" diyor. Şener Şen'e Hacıoğlu'nun oyunculuğunu nasıl bulduğunu soruyorum. Şen "İsmail oyunculuğunu tartışma dönemini geçirmiş bir isim. Kendini ispat etmiş iyi bir oyuncu. Filmde de çok iyiydi" diyor. Hacıoğlu ise Şen'le oynayacağını duyunca teklife atladığını söylüyor.
"Züğürt Ağa", "Muhsin Bey", "Gölge Oyunu", "Eşkıya", "Gönül Yarası"... Yavuz Turgul ve Şener Şen'in dostluğu, beyazperdedeki işbirliği yıllardır devam ediyor. Yavuz Turgul senaryosunu yazdığı filmlerin yönetmenliğini kendi yapıyor. İki istisna dışında. İlki 1985'te, Nesli Çölgeçen'in yönettiği "Züğürt Ağa". İkincisi bu hafta vizyona giren ve yönetmenliğini Ömer Vargı'nın üstlendiği "Kabadayı". Her iki filmin başrolünde de Şener Şen var.

Şener Şen
"Yönetmenimizle birlikte o alemin raconlarını bilenlerden bilgi aldık"


Yavuz Turgul'un en çok çalıştığı oyuncu sizsiniz herhalde. Onun yazdığı senaryoyu okumadan da "Ben bu filmde varım" der misiniz?
Evet, derim. 1984'ten itibaren, yani benim başrol oynamaya başladığım yıldan beri Yavuz Turgul filmlerinin çoğunda oynadım. Eğer bir senaryo Yavuz'un imzasını taşıyorsa ve o "Şener bunda oynayabilir" derse, belki iddialı bir laf ama senaryoyu okumadan da kabul ederim. Bu kadar zor seçim yapmama rağmen...

"Senaryolarında hiçbir laf boşuna söylenmez"

Hayat verdiğiniz Yavuz Turgul karakterlerinde "oynama" yapar mısınız? "Gel şunu biraz değiştirelim. Şöyle bir şey eklesek mi?" gibi?
Yavuz senaryonun her şeyini bitirdikten sonra oyuncuya verir. Senaryonun üzerinde yapılacak değişiklikler Yavuz'un senaryosunu bozar. Yavuz'un senaryosuna, karakterine bir değişiklik yapma, bir ekleme yapma gereği duymazsınız. Buna izin vermez zaten.
Karakterle ilgili mutsuzsanız değişiklik yapmak istersiniz. Ben bu duyguyu Yavuz'un hiçbir projesinde hissetmedim. Her şey o kadar hesaplanmıştır ki... Bir matematikçi mantığıyla senaryolarını hazırlar. Hiçbir laf boşuna söylenmez. Hiçbir davranış boşuna yapılmaz. Her şeyin hesabı vardır senaryoda.

Yavuz Turgul dışında bir senaristin senaryosuna "Evet" demeniz için ne gerekli? Aradığınız nedir senaryoda?
Bunun matematiği, formülü yok. Benim için önemli olan senaryoyu okuduğum zaman bana geçen duygu. "Bu filmde oynayabilirim" demeliyim. Ancak bunu dedikten sonra sıra yönetmenine ve oyuncusuna bakmaya gelir. Benim için birinci safhada senaryo var. Önceliğim senaryo.

Ali Osman oğlu Murat "Sen mafyasın" deyince çıldırıyor. "Ne polisi ne milletvekilini arkama almadım. Uyuşturuca da, kadın da satmadım. Mafya değilim" diyor. Ali Osman nasıl bir kabadayı?
Ali Osman, Yavuz Turgul'un yarattığı bir karakter. Bunun hayatta birebir karşılığı var mı yok mu bilemem. O Yavuz'un hayal dünyasından çıktı. Tabii gerçekle örtüştüğü oranda inandırıcı geliyor seyirciye. Ali Osman kabadayılarla ilgili özellikleri de barındırıyor.
Kabadayılar günümüzde rastlanmayan, nesli tükenmiş adamlar. Kendi ilkeleri, doğruları var. Tabii sütten çıkmış ak kaşık değiller. Geçmişleri belalı. Vukuatları var. Cinayetleri var. Geçmişte onların dedikleri neredeyse kanun gibiydi. Bir nevi yasa koyucu gibiydiler. Kendilerine göre bir adalet anlayışları vardı. Ali Osman da böyle bir kabadayı.

Ali Osman eski bir kabadayı. Karşı karşıya geldiği Devran ise mafya. İkisinin ne farkı var?
En belirgin fark dönem farkı. Ali Osman tipi kabadayılar bireysel davranır. Kendi güçleriyle, bireysel yetkinlikleriyle, dövüş gücüyle, silah gücüyle hareket ederler. O alemde bireysel olarak ilerliyorlar. Günümüzde Devran'ın temsil ettiği yeni organize çetelerin büyük sermayeli, uluslararası bağlantıları var. Karmaşık ilişkilerin parçaları.

"Ben kabadayıları değil, kıyı kenar zıpçıktıları gördüm"


Role hazırlık aşamasında neler yaptınız? Ünlü kabadayılarla ilgili haberleri mi okudunuz?
Kabadayıların ortak özelliklerini yakalamak için kendi deneyimlerinden, gördüklerimden, okuduklarımdan yararlandım. Yönetmenimiz Ömer Vargı ile birlikte bazı kişilerle de görüştük.

Kimlerle?
Şimdi katiyen etkin olmayan ama vaktiyle bu işleri bilen, o alemi, o alemin raconlarını bilen insanlardan bilgi aldık.

Sizin geçmişinizde, mahallenizde, etrafınızda şahit olduğunuz bir kabadayı figürü var mıydı?
Ali Osman gibi biriyle karşılaşmadım fakat özentileri vardı etrafta. Kendi çaplarında serseriydiler. Kabadayının özelliklerine ulaşamayan kıyı kenar zıpçıktılarıydı.

İsmail Hacıoğlu
"Çekimler biter bitmez eve gidip rastalı saçlarımı tek tek yoldum"

Canlandırdığınız karakterin adı Murat. Murat nasıl bir genç?
22-23 yaşlarında. Baba olarak bildiği Sürmeli'nin aslında babası olmadığını, bir eşcinsel olduğunu 12 yaşında öğreniyor. Annesinden, babasının kim olduğunu öğrenmeye çalışıyor ama nafile. 16 yaşına kadar bunun mücadelesini veriyor.
Sonra canına tak ediyor. Annesini de hayatından çıkarıyor ve evi terk ediyor. "Bundan sonra tek tabanca takılacağım" diyor. DJ'lik yaptığı barda şarkı söyleyen Karaca'ya aşık oluyor. Karaca da ona. Ancak Karaca kokain bağımlısı. Mafya mensubu Devran'la tanışıklığı buradan geliyor. Devran da Karaca'ya deli gibi tutkun.

Filmdeki karakteriniz için fiziksel olarak da değiştiniz. Saçlarınıza rasta yaptırdınız. Buna tahammül etmekte zorlandınız mı?
Senaryoyu ilk okuduğumda Murat'ın tipini nasıl değiştirmeliyiz derdine düştüm. Dövmeler, aksesuvarlar, saç... Seyirci "Bu ne be Allah Allah" desin istedik. Rasta yaptırmak geldi aklımıza. Önce kaynakla, klipslerle saç eklendi. Altı-yedi saat sürdü bu işlem. Ama doğal durmadı. Bunun üzerine o rastalı saçlar kafama tığla örüldü.
1,5 ay o saçlarla yaşadım. Çok kötü bir duyguydu. Yıkanmak çok zordu. Çekimler biter bitmez ilk işim eve gidip o saçları kendi ellerimle yolmak oldu. Tüm o saçlardan kurtulup sonunda kafa derimi görmek mükemmel bir duyguydu. Ayrıca bana ve Aslı'ya (Tandoğan) airbrush tekniğiyle geçici dövme uygulandı. Sıcak havalar yüzünden dövmeler aktı, kostüme bulaştı. Tekrar tekrar yapıldı.

Şener Şen'le oynamak için genç nesilden her oyuncu can atıyordur. "Kabadayı"nın kadrosunda Şen'in yer alması teklifi kabul etmenizde ne kadar etkili oldu?
Şener abinin kadroda yer alması, hele de onun oğlunu oynayacak olmam teklife atlamama sebep oldu. Onunla karşılıklı oynayabilmek için yalvarmaya hazırdım.

"Karakterler için masa başı çalışması gerçekleştirdik"


Şener Şen'in oyunculuğunu çekimler boyunca gözlemleme şansınız vardı. Ondan ne öğrendiniz?
Şener abiyle aynı seti paylaşabilmek, aynı ekipte yer almak çok önemli. Oyunculuktaki yöntemleri, kendi oyununa eklediği şeyleri izlemek bana çok şey kattı. Oyunculuğun enerjisini 7 gün, 24 saat taşıyan biri Şener Şen. Onun bu enerjisinden, oyunculuğundan bir şey kapabildiysem kendimi şanslı sayarım.

Senaryoyu okuduktan sonra role nasıl hazırlandınız?
Senaryo için okuma provaları yaptık. Karakterlerin nasıl olması gerektiği konusunda masa başı çalışması gerçekleştirildi. Sete gittiğimizde her şeyi biliyorduk o karakter hakkında. Söylediklerini nasıl tonlamamız gerektiğini dahi...

Gerçekleşmeyi bekleyen projeleriniz var mı sırada?
Benim de rol aldığım "Sinekli Bakkal" dizisi önümüzdeki hafta yayına giriyor. O dizide de Uğur Polat vardı kadroda. Adını duyar duymaz hemen "Tamam" dedim. Dizide zengin ailenin iki erkek çocuğundan birini oynuyorum. Alkolle derdi var. Arıza bir tip.
Tarık Akan'ın yönetmenliğini yapacağı "Kara Toprak" adlı filmde oynayacaktım. Ama Kültür Bakanlığı bütçesini geri çektiği için film projesi yarıda kaldı. Yalan oldu. Umarım bir gün çekebiliriz o filmi.

"Şu ana kadar en az seyirci çeken filmimiz 'Muhsin Bey' oldu"


Filmin iyi gişe yapması ne kadar ilgilendiriyor sizi?
Filmin başarısı bana göre de, çok fazla seyircinin izlemesiyle ilgili. Film ne kadar çok kişiye ulaşıyorsa filmden kendinize düşen mutluluk payı artıyor. Çok izleyiciye ulaşmak hepimizin arzusudur. Ama bunun ters örnekleri de oldu. Mutlaka tüm sıralamalarda ilk 10'a giren "Muhsin Bey" vardır mesela. O zamanının gelmiş geçmiş en kötü işiydi. Bugüne kadar ondan daha az seyircili bir film yapmadık.

http://img146.imageshack.us/img146/581/apaz1kk3.jpg (http://imageshack.us)

http://img149.imageshack.us/img149/1640/apaz3hj5.jpg (http://imageshack.us)

http://img146.imageshack.us/img146/3118/apaz2nk0.jpg (http://imageshack.us)

Milliyet Gazetesi

seleen
16-12-07, 15:46
http://img78.yukle.tc/images/8850BA843257E72F0C4ABBE4816Br.jpg (http://www.yukle.tc)

YaPrAk_92
18-12-07, 17:47
Bence de bir komedide daha oynamalı.Bütün rolleri çok çok güzel yapıyor ama ona kommedi yakışır:)

gazal
20-12-07, 05:31
http://img171.imageshack.us/img171/5381/9bb6aee3cfa848479a18e44kg6.jpg (http://imageshack.us)




Gişelerin Kabadayısı

Fida Film ve Filmacass’ın ortak yapımı Kabadayı adlı sinema filmi Türkiye sinemalarındaki ilk dört gününde 354.102 kişi tarafından izlendi.

Yavuz Turgul’un senaryosundan Ömer Vargı tarafından çekilen Kabadayı’da Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, Aslı Tandoğan ve İsmail Hacıoğlu rol alıyor. Kabadayı’nın yurtdışı seyirci sayıları bu rakamlara dahil değil.

Bugün Gazetesi

Begüm*
20-12-07, 05:44
resim ekliyen yorum yapan herkese çok teşekkürlerrr :happy0064
Şener Şen zaten bir duayen oyunculuğuna ve kendine hayranım :good:

Begüm*
20-12-07, 05:52
küçüçük daha :img-yes:
buda benden :img-wink:

http://img80.yukle.tc/images/1987000seners.jpg (http://www.yukle.tc)

gazal
20-12-07, 06:07
http://img149.imageshack.us/img149/6888/01rh6.gif (http://imageshack.us)





'Organize bela'nın göbeğinde...





'Kabadayı'da eceliyle ölmeye yemin edip hayatın geç gelen cilvesiyle eline yeniden silah alan eski 'delikanlı' Ali Osman'ı oynuyor Şener Şen. Yemini bozarken de unutmanın hikmetini, hatırlamanın kıymetini ve 'racon'un tüm inceliklerini öğretiyor

'Eski adamım, rol de öyle'
Kabadayı'yı, izlemeden önce 'yeni bir Eşkıya' olarak algılayanlar çoktu. İkisini nasıl ayırırsınız?


Ben Yavuz Turgul senaryosu dışında pek benzerlik göremiyorum açıkçası. Yavuz'un her filminde bir üslubu, senaryo anlayışı var, insanlara kahramanlarının duygularını başka türlü bir aktarışı var. Ortak özellikleri, iki karakterin de birtakım değerlerinin olması, eski adamlar olmaları. E, ben de eski bir adam olduğum için, böyle roller denk geliyor! Ama onun dışında bence çok farklılar. 'Eşkıya'daki adamın başına gelen belalar hasbelkader, seçtiği yol değil 35 sene içeride kalması. 'Kabadayı'daysa tövbe etmiş olsa da, biraz seçtiği bir yol bu. Geçmişinde belaları olan bir adam ve o belalar kazara değil, bir taneyle durmamış, devam etmiş. Ama ileriki yaşlarda tövbe etmiş, bir daha bu işlere bulaşmayacağım diye.
'Kabadayı'da 'racon' çok kilit bir kelime. Ama Ali Osman'la Devran için ifade ettikleri farklı. Siz bu dönüşümü nasıl görüyorsunuz? Ali Osman usulü racondan

Devran'ınkine geçerken neler oluyor?

Valla bu hayatın değişimi, her alana yansıyor. Teknolojinin getirdiği değişim ya da global dünyadaki çokuluslu şirketler... Her şey ne kadar çokulusluysa, bu da biraz öyle yani. Eskinin bireysel, kendi dar alanında var olan raconları yok artık. Günümüzün organize suç örgütlerinde bunun başka uzantıları var, bir kişinin işi değil. Ali Osman ise tek başına.

Ama Devran da sonunda kendi çokuluslu sisteminin kurallarının hepsini paramparça ediyor. Orada bir racon kesmiyor mu sizce?

Sebep? Neden paramparça ediyor? Aşkından. İşte onu kahraman yapan da bu bence. O tür yerlerde görev alan, öyle belalara bulaşan insanlarda bu duygular yoktur, affedilmez. İş hepsinden önemlidir. Ama Devran hepsini bir kenara atıyor, aşkı uğruna her şeyi karıştırıyor.
Ali Osman'la oğlu çok geç tanışıyor. Birlikte geçirdikleri zaman çok kıymetli olduğu halde yavaş ilerliyor ilişkileri. Hem uzak, hem yakın gibiler. Nasıl bir baba-oğul onlar?
Tanıştıkları anda bir belanın içine giriyorlar, olağanüstü bir durumla karşılaşıyorlar. O doğru düzgün baba-oğul ilişkisini o yüzden yaşayamıyorlar. O gümbürtüde tanışmaya çalışıyorlar.

Filmde erkeklik meselesine çokça vurgu var. Ali Osman'la Devran'ın erkekliklerini, adam olmaktan anladıkları şeyi karşılaştırdığımızda nasıl bir tablo çıkıyor ortaya?

Bir kere ayrı dünyaların insanları ama belki tek ortak noktaları var. Devran'ın farkında olmadan bir şeye tutkusu var, bir kıza. Ali Osman'ın da ilkeleri, kendince doğruları ve yanlışları var. Ali Osman, tek başına olduğu için, dünyaya bakışı daha kendine ait. Devran'ın olduğu taraftaysa doğru ve yanlışları kendi başına ortaya koyacak bir ortam yok, bir başka dünyanın ortak değerleri paylaşılıyor.
Cinselliğe dokundurarak Devran'ı çıldırtmak çok kolay. Fotoğraflar mesela...
O, o âlemin kurallarından biri. Hani, yeraltı dünyasında 'etek giydirme' diye bir olay vardır. En çekindikleri şeydir o âlemdeki insanların. Devran bunun acısını çok çekiyor, o resimleri sonunda alıyor zaten. Ali Osman da pek farklı tepki vermezdi bunlara. Bu konularda o tür insanların erkeklik duyguları, erkek dünyasının değerleri ağır basar.

Filmin başından itibaren Ali Osman'ı bir unutma korkusu sarıyor. Belli olayları, dönemleri düşünürken, unutmak çok arzulanan bir şey de olabilir aslında. Onun nasıl bir ilişkisi var unutmak ve hatırlamakla?

Bir yerde bunu vurguluyor. "Allah'tan hastayım, unutabiliyorum. Şimdi seni öldürsem, bundan dolayı bir sıkıntı çekmeyeceğim, çünkü unutacağım" diyor. Unutmak bir şeyin sonu da olabiliyor, bazen bir avantaja da dönüşebiliyor, tekrar hatırlamak işe yarayabiliyor. Yavuz bunları çok güzel kullanmış bence.
Sizde kişisel olarak hangisi ağır basıyor son zamanlarda?
Unutma arzusu hiç hissetmiyorum. Hepsi aklımda kalsın istiyorum çünkü unutmak istediğim bir duygum yok.
Ali Osman silahını sadece son sahnede eline alıp ölüme yürüyor. Halbuki 'eceliyle ölmeye karar vermişler' adına kadeh kaldıran biri o. Burada ecel ne? Ali Osman sizce eceliyle mi ölüyor, eceline karşı çıkarak mı?
Eceliyle ölmeye karar vermişti ama hayat onu kurşunla öldürdü, istediği gibi olmadı. Ali Osman inanışlı da biri, kadere, yazgıya inanıyor. Kader diyelim, daha doğru.

Ali Osman'la Karaca filmde birbirlerine en uzak karakterler gibiler. Ama sonunda Ali Osman, hatırlayacakları arasında Karaca'yı da sayıyor. Nasıl hatırlayacak onu? Son sözüyle hangisine jest yapıyor?

Ali Osman'ın eski, değişmez değerleri var. En önemlisi, yakınlarının kılına zarar gelirse ölüme gider. Karısı, oğlu ölmüş. Sonra yeni bir oğlu çıkıyor ortaya. Karaca, oğlundan ötürü Ali Osman'ın sevdiği, gelini yani. Onun gelinine kim ne yapabilir? Orada ikisine de jesti. O bir nevi, oğlunun seçiminin onayladığını, onu gelini olarak kabul ettiğini de gösteren bir laf bence.


'Şimdikiler tercih etmeyi lüks görüyor'


Sizin geçmişinizde mizahi filmlerin büyük yeri var. O kuşakla sonrakilerin güldükleri şeyler değişti mi?

Gülmek tabii insanın hem kendiyle hem de toplumla barışık olmasıyla çok ilgili; rahat bir ruh hali de gerektirir. Kişiden kişiye değişir ama tabii modern çağda, hızlı tempoda, bize empoze edilen öğretilerle, gülmemiz gittikçe zorlaşıyor. Tabii mizah anlayışı da değişiyor, doğaldır. O zaman ne cep telefonu, ne bilgisayar, ne internet vardı. Ama şimdi espri alanları, daha ziyade teknolojiyle ilgili, bu hızlı çağa uygun, başka türlü bir anlayış var. Ben birkaç dönem geçirdiğim için, dönüşümleri somut olarak görüyorum. Eskiden bizim geleneksel tiyatronun izleri vardı. Artık yerelden çıktı, evrensel boyutta espri yakalama kaygıları başladı. Bizim gençliğimizde güldüğümüz şeyler şimdi belki bayat bulunabilir çünkü hızlı bir çağdayız.
Belden aşağı espriler de gelişti..
O da yine sosyal değişimin sonucu. İlişkiler kolaylaşınca, tabu sayılan birtakım konular da rahat konuşulur, esprisi yapılır hale geldi. Bizim dönemimizde bazı şeyler konuşulmazdı, özel hayat daha gizli, daha kendine özgü kalırdı. Ama insanlar şimdi açıkça yaşamayı, espri yapmayı da seviyorlar.

Bunlarda aşırılık görüyor musunuz?

Bu aşırılık mıdır, değil midir? Gelinen noktadır. Gözünü böyle bir topluma açan genç, bunun aşırılık olduğunu nasıl anlayacak? Hep öyle zanneder o. Aşırılık mukayeseyle olur. Onun bu şansı yok ki.

Oyunculuğunuzun belli bir aşamasında risk aldınız ve seyri değişti. Ama genç oyuncuların her teklifi kabul etmesini de normal karşılıyorsunuz. Bu risk alma ihtiyacı nasıl geliyor?

Bu, tamamen kişisel bir tercih. Herkes böyle yapmak zorunda değil, şimdikilerde unutulma korkusu ağır basıyor. Onun için tercih etmeyi lüks olarak görüyorlar; doğal... Ben işimi yaparken, kendimi de mutlu eden bir yolda gitmek istiyorum.



Cesaretli ve gözü karaca

'Kabadayı'nın iki erkek arasına sıkışan Karaca'sı Aslı Tandoğan, ilk filminden yüzünün akıyla çıktı

Karaca, olaylara uzaktan, duygusuz bakıyor veya bakmaya çalışıyor. Neden?

Aslında tam tersi. Çok hassas Karaca. Ailesini kaybetmiş, yıllarca tek başına yaşamış, barlarda şarkı söylemiş, Devran gibi bir adamla birlikte olmuş. Çok zor şartlarda, psikolojisinin kaldırabileceğinden fazlasını yaşıyor. Olayların çok içinde olduğu için belki de, anlık tepkiler veremiyor. Devran'ı çok iyi tanıdığı için, yaptığı her hareketin Murat'a zarar verebileceğini düşünüyor. Murat'la bir araya geldiğinde çok güzel bir birliktelik yaşıyor ama geçmişinde ağır şeyler olduğu için aslında biraz dengesiz.
Devran'la ilişkisi ince bir noktadan da olsa sürüyor hâlâ.
Uyuşturucu kullanıyor. Kokaine bağımlı olduğu için Devran'ın yanına kaçıyor, Devran'a oradan tutunuyor. Çok tutkulu bir aşk yaşamışlar zamanında, uyuşturucunun da verdiği bir derinlik sonuçta. Belki şiddetin işin içine girmesinin nedenlerinden biri de çok ağır uyuşturucu kullanmaları. Bir şekilde, aralarında güçlü bir bağ var. Uyuşturucuyu da başka yerden bulabilir belki istese, ama ona gidiyor. Devran'la geçmişinde yaşadıkları tutkulu aşkı görmeye gidiyor bence ama işlerin bu noktaya geleceğini tahmin edemiyor. Murat'a gerçekten âşık olduktan sonra, bazı fedakarlıklar yapmak zorunda kalıyor.
Devran'ın erkekliğine laf ettiği tek bir cümlesi, hayatlarında fırtına kopartıyor.

Nasıl bir güçle, hisle söylüyor o sözü?

Daha önce yediği dayakların, Devran'ın şiddetinin öcü var orada. Aynı zamanda artık Devran'dan kurtulmaya çalışıyor çünkü Murat'la tanışmış ve düzgün bir hayata başlamak istiyor. Murat, Devran'a göre çok daha yumuşak karakterli. Onunla daha temiz bir hayata başlayabilir, barda şarkı söyleyip güzel bir ev kurabilir, belki evlenip çocuk yapabilir. Bunların hayalleri var, ama Devran'dan da kurtulamıyor. Bir de Devran'ın güçsüzlere karşı yaptığı haksızlıklar var, barın sahibini dövmesi gibi. Hepsi de Karaca yüzünden oluyor gibi görünüyor. Tüm bunlara karşı bir isyan oradaki. Kozlarını paylaşıyorlar gibi bir şey, ama tabii bence Karaca, Devran'ın ne kadar delireceğini tahmin etse söyleyemezdi onu.

Bazen çok kenarda, edilgen duruyor. Kendinden vazgeçmek uğruna aldığı bazı kararlarsa çok cesaret gerektiriyor. Korkak mı, yoksa cesur biri mi Karaca?

Karaca'nın korktuğu tek şey, sevdiklerini kaybetmek. Küçükken kardeşini kaybetmiş, sonra babasını. Böyle bir yaşama girmesinin nedeni, ailesiz oluşu. Çok küçük yaşta barlarda şarkı söylemeye başlıyor, bu tek tutkusu. Tek başına yaşadığı için her şeyde özgür, tamamen kontrolsüz. O yüzden korkaklığı sadece sevdiklerini kaybetmek üzerine, kendiyle ilgili korktuğu bir şey yok. Vücudundaki bir sürü dövme mesela; kendine karşı hoyrat. Onu seven ve el üstünde tutan Murat'a kadar fazla bir şey yok. Sonrasında korkaklığı, gerçekten sevdiği Murat'a karşı.

Gözlerin üstünde olduğu bir yapım 'Kabadayı'. İlk sinema deneyiminizde böyle bir film, korkutucu geldi mi ilk anda?

Dizilerde oynadığım için tabii ki teklifler geliyordu, ama ben her şeyiyle, senaristi, yönetmeni, oyuncularıyla düzgün bir şey olsun istedim ve hayallerimin de ötesi oldu. Şener abinin oynadığını, Yavuz Turgul'un senaryosu olduğunu öğrendim, bunlar tabii çok büyük şeylerdi. Bir rüya gibi geçti. Şener abi zaten olağanüstü bir insan, sette bana çok destek oldu. Sete gitmeden önce, provalarda gergindim tabii, Şener abiyle orada tanışmıştım sonuçta. Çekimler başladıktan sonra, bütün ekip o kadar yakın ve sıcaktı ki, hiç zorlanmadım. Herkes çok destekleyiciydi. Bittikten sonra da "Baştan başlayalım, bir daha çekelim" dedi herkes, öylece bitti.

Yonca Cingöz Radikal Gazetesi

gazal
23-12-07, 04:29
http://img296.imageshack.us/img296/206/kabadayils3.jpg (http://imageshack.us)



http://img530.imageshack.us/img530/8358/cumaertesimanset108le2.jpg (http://imageshack.us)
http://img530.imageshack.us/img530/8358/cumaertesimanset108le2.8dbb8c3805.jpg (http://g.imageshack.us/g.php?h=530&i=cumaertesimanset108le2.jpg)



Kabadayı'nın iki ası buluştu



Kenan İmirzalıoğlu:
Şener Şen’le oynamak Pele ile aynı maça çıkmak gibiydi



Sonunda Kabadayı sinemalarımıza uğradı da rahat bir nefes aldık. Çünkü daha çekileceğini duyduğumuz andan itibaren bizi heyecanlandıran bir projeydi. Senaryoyu Yavuz Turgul yazmıştı, Şener Şen ve Kenan İmirzalıoğlu başrol oynayacaktı ve Ömer Vargı yönetecekti. 14 Aralık itibarıyla seyirciyle buluşan, eski tüfek bir kabadayı olan Ali Osman ile (Şener Şen) yeni yetme bir mafya şefi Devran'ın (Kenan İmirzalıoğlu) mücadelesinin anlatıldığı filmi izleyince, onca zaman boşuna beklemediğimizi gördük. Ekip, sonuçta bizim heyecanımıza değecek bir film yapmıştı. Şener Şen, Ali Osman olarak yine döktürüyordu. Onun karşısına çıkan Devran'ı canlandıran Kenan İmirzalıoğlu'nun da Şen'den bir farkı yoktu. Filmi izleyenler İmirzalıoğlu'nun kariyerinin en iyi performansını sergilediği konusunda hemfikirdi. Şen ve İmirzalıoğlu özellikle filmin finalinde, ki burada yönetmen Ömer Vargı'nın yaratıcılığına diyecek yok, sinema tarihimize geçecek bir sahneye imza atıyorlardı. Hal böyle olunca onları bir araya getirmek şart olmuştu…

Şener Şen:
Olabilecek şeylerin peşinden koşarım
Kabadayı’nın Ali Osman’ı Şener Şen’in, tat alabildiği filmlerde oynamak gibi bir derdi var. O tat da iyi bir senaryoda gizli. Belki iyi bir senaryonun formülünü veremiyor; ama oyuncunun ancak iyi bir senaryoda yeteneğini ortaya çıkarabileceğini düşünüyor. Şen, “Oyuncu bir malzemeden yola çıkar. Yani kendi malzemesi, ancak iyi bir malzemeyi sergilemeye yardımcı olur. Ben de olabilecek şeylerin peşinden koşarım.” diyor


Film vizyona girdi sonunda ve olumlu eleştiriler aldı. Seyircinin tepkisini önemseyen bir oyuncusunuz. Rahat bir nefes aldınız mı ?

Vallahi biraz rahatladım diyebilirim. O üzerimdeki gerginliği attım herhalde. Çünkü, film bilinmeyen bir şey. Biz bir dünya kuruyoruz, inanıyoruz bu dünyaya. Bunun da onaylanmasını istiyoruz. Tepkiler olumlu olunca biz de rahatlama hattına doğru ilerliyoruz.

Yıllar sonra Yavuz Turgul dışında bir yönetmenle çalıştınız. Bu değişiklik nasıl geldi size?

Ömer’i 1993’ten beri tanıyorum. Önce yapımcımız sonra arkadaşımız oldu. Yavuz, ben ve Ömer hayata ortak baktığımız için bu dostluk uzun sürdü. Zaten Ömer’i de, beni de heyecanlandıran, senaryoyu Yavuz’un yazmasıydı. Birbirimizi bilen insanlarız. Ömer’i sinemacı olarak beğeniyorum. Yaptığı iki filmindeki sadelik beni etkilemişti. Dolayısıyla benim için bilinmedik bir insanla yola çıkıyor gibi bir durum olmadı. Ama şunu başta kabul etmek gerekir filme başlamadan önce. Her yönetmenin yönetim şekli farklıdır. Sonuçta Ömer bendeki malzemeyi biliyor, ben onun ne yapacağını biliyorum. Sakin bir yönetmen. Sette her şey tıkır tıkır işliyor. Önerilerim Ömer tarafından onay gördü. Ben de yönetmen olarak onun müdahalelerine açıktım. Benim anlayışıma göre sinemada son sözü yönetmen söyler. Oyuncu, malzemesiyle ona yardım eder. Çünkü oyuncunun bireysel olarak yaptığı bir iş değil sinema. Çok kolektif bir şey.

Oynadığınız karakterlerin genelde sert yüzünü göstermezdiniz. İlk defa Eşkıya’da oynadığınız Baran’a böyle bir yorum getirmiştiniz, şimdi de Kabadayı’da böyle bir durum var. Ali Osman, gerektiği zaman sertleşebiliyor...

Aslında çok farklı yapıları var Baran’la Ali Osman’ın. Baran, bilerek isteyerek o dünyanın içerisine girmiyor. Ama Ali Osman içinde bulunduğu dünyanın farkında, bilerek isteyerek girmiş. Ama sanırım ikisi arasında bir dava uğruna ölümü göze aldıkları için bir ilişki kuruluyor.

Herkes setteki disiplininizden bahsediyor...

Evet, disiplinli bir adamım. Salmam kendimi. İşin belli bir rotada gitmesine dikkat ederim.

Son yıllarda özellikle değerleri olan; ama zamana ayak uyduramayan karakterleri oynuyorsunuz. Bu tür insanlara bakışınız nedir?

Bu biraz da Yavuz’un sinemaya bakışından, onun dünyasından kaynaklanıyor. Çünkü ben onun kahramanlarını oynuyorum.

Sinema kariyerinizin ilk dönemlerinde yardımcı rollerde oynuyorsunuz, komedi filmlerinde. Sonra daha dramatik roller canlandırdınız. Bu farklılaşma ne zaman başladı?

İlk defa başrol oynadığım ‘Namuslu’ ile başladı. Benden istenen ‘Namuslu’da canlandırdığım karakter değildi. Kırsal kökenli, üçkağıtçı karakterleri oynamam isteniyordu. Ama ben ‘Namuslu’da hayati bir karar verdim. Bir anlamda benden bekleneni tercih etmedim. Çünkü tat aldığım işleri yapmak gibi bir derdim vardı.

Onlarca filmde oynadınız. Sizin için ayrıcalıklı olanlar var mı?

Hepsini çok seçerek yaptığım için öyle bir ayrım yapmıyorum. Ama şunu söyleyebilirim, seyirciyle istediğim oranda buluşamadığını düşündüğüm filmlerim oldu. Mesela ‘Gölge Oyunu’, benim çok sevdiğim bir filmdir. Ama seyirciye diğer filmlerim kadar ulaşamamıştır. Hatta ticari anlamda en kötü işlerimden biri ‘Muhsin Bey’dir.

Yavuz Turgul’la çok sırrı çözülemeyen bir yönetmen-oyuncu ilişkiniz var. Nedir bu işin sırrı?

Ben ekipleşmeye inanan biriyim. 1989’da Ertem abinin vefat etmesiyle Arzu Film dağıldı. Zaten zaman içerisinde doğal olarak sizinle aynı fikirde olmayan insanlarla yollarınız da ayrılıyor. Zaman içerisinde kendinize yakın bulduğunuz, dünya görüşü estetiği bir olan, hayata aynı doğrultuda baktığınız insanlarla bir araya geliyorsunuz. Yavuz’la sinemaya bakışımızda ortak yanlarımız çok. Aynı ekolden gelmenin etkisi vardır. Ama Yavuz öncelikle benim arkadaşım. Bazı insanlar özeldir. Nerede olursa olsun, hangi işi yaparsa yapsın fark edilirler. Yavuz, böyle bir insan. Hangi topluma girerse girsin Yavuz’a dikkat edilir. Birikimi, donanımı ve kişiliğiyle derhal dikkat çeker.

Her fırsatta senaryonun önemine dikkat çekiyorsunuz. Sizi nasıl senaryolar etkiler ve Kabadayı’da sizi etkileyen neydi?

Ben senaryonun bütününe bakarım, sadece kendi rolüme değil. Bir senaryo okurken genelde oyuncular kendi rolüne bakar. Bu, bütünü kaçırma tehlikesine neden olabilir. Eğer senaryonun bütünü kötüyse, sizi mutlu eden rolün bir önemi yoktur. Benim için önemli olan senaryonun bütününden aldığım tattır. Oyuncu, bir malzemeden yola çıkar. Yani kendi malzemesi, ancak iyi bir malzemeyi sergilemeye yardımcı olur. Bu iyi malzeme de senaryoda gizli. Onun için ben olabilecek şeylerin peşinden koşarım. Ama iyi bir senaryonun formülünü bilmiyorum. Hollywood’da bile çeşitli formüller ortaya çıkarıyorlar ama tam tutmuyor. Kabadayı’ya gelirsek... Bütün karakterler Yavuz Turgul özelliği taşıyor. Derinlikli kişilikler.

Olkan Özyurt Zaman Gazetesi

yurdanur_mehmet
23-12-07, 10:25
Zamanım kısıtlı sadece iyi işler yapmak zorundayımhttp://w10.gazetevatan.com/pics/clear_pixel.gif

http://w10.gazetevatan.com/pics/gulumsefoto/11944_51_1.jpg

Fazla söze gerek yok... O Türk sinemasının efsane oyuncusu Şener Şen. Uzun bir aradan sonra Kabadayı filmiyle sinemaya dönen Şen, “Kısıtlı bir zaman diliminde yapacaklarım varken gelen projelere ’hayır’ demek o kadar kolay değil. Ama tek kriterim işin iyi olması” diyor

Eşkiya’dan sonra sekiz yıl hiçbir filmde oynamamıştı Şener Şen. Ardından Gönül Yarası’nda rol aldı. Ve ortadan kayboldu. 3 yılın ardından da Kabadayı’yla döndü beyazperdeye. Hem de eski bir kabadayı olan Ali Osman karakteriyle. Kabadayı ilk üç günde 267 bin 371 kişiye ulaşarak 2007 yılının en iyi çıkış yapan filmi oldu. Hal böyle olunca biz de filmi bahane ederek Şener Şen’le buluştuk. Oyunculuğuyla herkesi kendisine hayran bırakıyordu ama kendisini anlatmayı sevmiyordu. Röportaj vermeye film için katlandığını söyledi.

Yavuz Turgul ve Şener Şen Türk sinemasının ayrılmaz ikilisi gibi oldu. Neden sadece Turgul’un filmlerinde oynuyorsunuz?

Böyle düşünmekte haklısınız. 1984’ten beri Arabesk ve Amerikalı filmlerinin dışında hep onunla çalıştım. Belki de ortak sinema anlayışımızdan kaynaklanıyor. Senaryoya çok önem veriyorum. Ve beni ilk okuyuşta etkileyen senaryo çok az ve zor. Ama Yavuz’da bu işler kolaylaşıyor. Onun senaryolarında düşündüğüm tarzda bir sinema ve oyunculuğun örneğini görüyorum.

Öyleyse siz en iyi senaryoyu Yavuz Turgul’un yazdığını düşünüyorsunuz...

Böyle bir şey kesinlikle yok. Ama Yavuz’a karşı sonsuz bir güvenim var. Çünkü bu kadar deneyin üstüne o noktaya geldik. Ayrıca Yavuz çok titizdir ve her senaryosunu bana okutur. Ve Yavuz bu işi inanılmaz başarılı yapıyor.

Öyle olacak ki Kabadayı filminde de siz varsınız. Anlattığınız hikaye sizi ne kadar tatmin etti?

Bir filmde nelere değinmek gerektiği senaryo yazarının işi. Yavuz da Kabadayı’da mafya düzeni, sevgi ve dostluk gibi kavramları ele almış. Ama işin o kısmında etkin bir rolüm yok. Ben sadece Ali Osman karakterini iyi kavrayıp, iyi aktarmaya çalıştım.

Mütevazılık yapıyorsunuz...

Ben kendimin ne olduğunun farkındayım ama önce senaryo gelir.

Sizi neden daha çok projede görmüyoruz?

Daha çok işte yer almak istiyorum ama nitelikli bir senaryo önüme gelmiyor ki. Ben de bir oyuncu olarak dünyaya ve insana bakışımı oynadığım filmlere yansıtıyorum. O nedenle inanmadığım bir işte asla yer almam. Maddi karşılığı ne olursa olsun yer aldığım bir film seyirci üzerinde kötü etki yapmamalı. Bu benim hayat politikama aykırı.

Yani siz sanatçı topluma örnek olmalı diyorsunuz. Oysa yeni kuşak sanatçılar bunun bir safsata olduğunu düşünüyor...

Yaptığın işle özel hayatının ayrı olmasını ben de savunuyorum. Ama yaptığımız işte de bir ölçümüzün olması gerekiyor. Çünkü çok etkili ve model alınan bir konumdayız. Yaptığımız bir filmle kitlelere bir şeyler söylüyor, bazı değerleri ortaya koyuyor veya yok ediyoruz. O nedenle iş konusunda seçici olmalıyız.

Bu durumda sanatçı nasıl olmalı?

Sanatçı sivri duyguları olan insandır. O nedenle özgür bırakılmalı ve yaratıcılığı engellenmemeli. Ondan sonrası sanatçıya ait. Zaten toplum ayıklıyor. Eğer bir kişiyi toplum kabul etmezse yitip gidiyor. Ama kabul görürse hangi fikri söylerse söylesin ona özel bir yer ayrılıyor.

Siz gönüllerde ayrı bir yeri olan oyunculardan olmalısınız. Filmlerinize halk koşa koşa gidiyor. Bu güveni nasıl sağladınız?

Bu biraz süreç işi ve kolay değil. 1984’ten beri devam eden bir başrol oyunculuğu kariyerim var. Kimseyle yapılmış bir anlaşmam yok. Ancak beğendiğim bir filmde oynadığımda bu halkın beğenisini de kazanıyor. Toplumla sanki aramızda gizli bir anlaşma var.

İşte bunun sırrı ne?

Ölçüsünü bilmiyorum. Ama sanırım samimiyet. Düşünsenize hayat akıp giderken ve kısıtlı bir zaman diliminde yapacaklarım varken gelen projelere “hayır” demek o kadar kolay değil. Ama zamanım kısıtlı, sadece iyi işler yapmak zorundayım. Çünkü yaptığım işle mutlu olmak istiyorum. Başkaları “Ben hasılata bakarım” diyebilir. Ne kadar çok yerde görülürsem o kadar çok kazanırım diye düşünebilir. Ben de her yerde olmayı istiyorum. Tek kriterim iyi iş.

İyi bir iş gelene kadar ortadan kayboluyorsunuz ama hiç mi unutulmaktan korkmuyor musunuz?

Nasıl olsa olacak bir şeyden neden korkayım ki? Hepimiz unutulacağız. Ben yaşamı olduğu gibi kabullenen yapıdayım. Fazla hırslı değilim. Ama sinema tutkum var. Elim ayağım tuttuğu sürece yapmak isterim. Bir yandan da kendimle barışık bir geçmişim var. Sanırım benim geçmişimde kalıcı işler var. Ben bugüne ne menajerle ne de biriyle geldim. Bulunduğum yere beni sezgilerim getirdi.

Çok fazla film teklifi alıyor musunuz?

Eskiden daha çok geliyordu. Ama şimdi o kadar gelmiyor. Herhalde nasıl olsa beğenmez diye düşünüyorlar.

Yeni kuşakta kimleri beğeniyorsunuz?

Kenan İmirzalıoğlu şaşırtıcı biçimde başarılı. Ama Aslı Tandoğan’a dikkat çekmek istiyorum. Olağanüstü özellikleri var. Nurgül Yeşilçay da aldı başını gidiyor.

Paraya aldırmadıkça kendiliğinden geliyor
Şener Şen star gibi yaşamayı kabul etmeyen bir isim. Bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Ciddiye alınacak insanlarla gezip, ciddiye alınacak işler yaparsan ciddiye alınırsın. Hayat uzun bir yol ve karşımızdakilere mesajlar veriyoruz. Bu bir bütünlük içindeyse sizi diğerlerinden ayırt ediyorlar. O nedenle hırs pozitif olursa iyi bir şey. Ama kimseye bir alan bırakmayayım ve her şey benim olsun duygusu varsa olmaz. Ben kere ben, ben üstü ben olursa kötü bir şey. O zaman sağlıklı düşünemiyorsun. Oysa ben hayata ’Şu fırsatı da değerlendireyim’ demek yerine ‘Ben ne yapıyorum, bu beni mutlu eder mi?’ diye bakıyorum. Ama bu da göreceli. Adamın mutluluğu sadece paraysa benim düşüncem çok kötü gelir. Zaten paraya aldırmadıkça geliyor. Ben hayatımda bunu da gördüm.”


23.12.2007
Haber: OYA DOĞAN

Vatan Gazetesi / Pazar Vatan

http://w10.gazetevatan.com/root.vatan?exec=pazarvatan_detay&hkat=1&hid=11944 (http://w10.gazetevatan.com/root.vatan?exec=pazarvatan_detay&hkat=1&hid=11944)

.

velvet
26-12-07, 21:26
kabadayı'yı yeni izledim ve ustaya bir kez daha hayran kaldım! ne diyim şener şen gibi bi oyuncuyu sinema salonunda izlemek bizim gibi genç jenerasyon için çok büyük mutluluk... allah uzun ömürler versin ki bol bol izleyelim!

FBuse
28-12-07, 00:16
bu haftaki tempo dergisinden bi resim..

http://img165.imageshack.us/img165/6026/senkv4.png (http://imageshack.us)

erten07
11-01-08, 14:08
"Kabadayı" filminin iki başrol oyuncusu Şener Şen ile Kenan İmirzalıoğlu, önceki akşam "Genç Bakış" programına konuk oldu.



İstanbul Ticaret Üniversitesi'nden canlı olarak yayınlanan programda Şen ile İmirzalıoğlu, öğrencilerin sorularını yanıtladı. Şener Şen, "Ben komedyen olarak en çok Cem Yılmaz'ı beğeniyorum, en çok da ona gülüyorum" dedi. Gelecek vaat eden oyuncular arasında Timuçin Esen, Kenan İmirzalıoğlu, Cem Yılmaz ve İsmail Hacıoğlu'nu gösteren Şen, "Güzel ve kaliteli proje sıkıntısı yaşıyorum. Yüzlerce senaryo geliyor ama bundan sonra sinemaya bu kadar fazla ara vermeyeceğim" dedi. Filmin yapımcısı Mine Vargı, önümüzdeki günlerde Şener Şen için bir TV programı yapacaklarını yapacağını söyledi. Programın diğer konuğu olan Kenan İmirzalıoğlu ise sanat için soyunabileceğini belirtti. İmirzalıoğlu, bir öğrencinin, "Sanat için soyunur musunuz" sorusunu, "Gelecek olan projeye bağlı. Eğer sağlam bir yapı olursa sanat için soyunurum" yanıtını verdi.

erten07
11-01-08, 21:54
Türk sineması, Şener Şen, İmirzalıoğlu

Pek çoğumuz Şener Şen filmleriyle büyüdük. Hâlâ keyifle izliyoruz. O ve arkadaşları ne güzel filmler çevirdiler. 40. kez gösteriminde bile hâlâ izlenme rekoru kırıyorlar.


11 Ocak 2008 Cuma
Abbas Güçlü


Genç Bakış'ta önceki gece kendisiyle Türk sinemasına yönelik derin bir yolculuk yaptık. Kabadayı'nın yönetmeni Ömer Vargı, yapımcısı Mine Vargı ve filmin ağır toplarından Kenan İmirzalıoğlu da konuklarımız arasındaydı.

Gençlerin, özellikle de kız öğrencilerin bakışları İmirzalıoğlu'nda yoğunlaşırken, kulakları hep Şener Şen'deydi. Hatta bu durum sık sık espri konusu oldu. Şen, "Soruyu bana soruyorsunuz ama gözleriniz hep Kenan'da. Ben olsam ben de ona bakardım" diye arkadaşına methiyeler düzdü.

Şener Şen'e filmlerindeki kadar rahat değil derler, oysa, Ticaret Üniversitesi'nin öğrencileri karşısında sanki film setindeki kadar samimi görünüyordu. İmirzalıoğlu da bir o kadar içten ve mütevazı olunca sohbetin keyfine doyum olmadı.

50 yılda yüzlerce rol

Şener Şen'in bitmez tükenmez enerjisi öğrencilerin en çok merak ettiği konu oldu. "Ama artık yoruldum. Dede rolleri oynamak istiyorum" dese de İmirzalıoğlu'ndan hemen tekzip yedi: "Kabadayı'nın setinde içimizde en dinamik olan oydu." İşte üç saati bulan bu keyifli sohbetten satırbaşları:
Şener Şen


Hayatta birçok iş yaptım. Biri de ilkokul öğretmenliğiydi. 2.5 yıl yaptım. Orada da kendimi mutlu hissettim burada da.
Son zamanlarda yaptığım filmlerin eskisi gibi hareketli ya da komedi tarzında olmaması, yaşla ilgili. Bu yaşta Badi Ekrem olamam ki!

Bir oyuncunun klavyesinin geniş olmasından yanayım. Komediyle alakalı, iyi bir proje gelirse yine kabul ederim.
Kenan'da yeni kuşağın insanı olarak çok şeyler gördüm. Bazı huylarının bana benzediğini fark ettim. Kabadayı, Kenan için oyunculukta bir dönüm noktası oldu
Ölümün ne zaman geleceği hiç belli olmaz. Ne zaman gelirse de hoş geldi.
Sinema eski önemini kaybetti. Yapılan her şeyin karşılığı geri dönmüyor. Ama yine de sinema sevdası bitmeyecek.
Bir filmin iyi olup olmadığının anlaşılması için zamana bırakmak gerekiyor

Eskiden acayip bir amatör ruh vardı. Komedi yapmak çok zordur. Ama ruhla yapıldı. Ertem Eğilmez ile çalışmak çok güzeldi.
Kemal Sunal ile film çekerken çok gülerdik. O zaman ki performansı, saf duygulara ve amatör ruha bağlıyorum.
Sinema nankör değil. Aklınız yerinde olursa hangi yaşta olursanız olun devam edebilirsiniz.
Şu an bundan 20-30 yıl önce çekilen filmlere gülüyorsanız, o, o zamanki saflık ve temizliği ifade ediyor.
Fazıl Say ile racon kelimesinin yan yana geldiğinde ilginç bir şey olmuş. Fazıl Say gibi bizi uluslararası düzeyde temsil eden değerlere, en iyi bir şekilde sahip çıkmamız ve korumamız gerekmektedir.
Dünyada korku filmlerine yatkınlık var. Biz Türkler hiçbir şeyden korkmuyoruz. Belki onun için korku filmlerimiz iyi olmuyor!
Sinemada sansür yok. Bugün, herkes istediğini çekebilir.
Biz Kabadayı filminde sansür anlamında sıkıntı çekmedik. Tabii mahalle baskısı vardı.
Tiyatro ya da sinema okulu için kendimi hazır hissetmek isterim.
Ben bu ülkeye aidim, ülkemi asla terk etmem. Böyle bir duygum da olmadı.
Veliaht kim olur bilemem. Ama Cem Yılmaz, Kenan İmirzalıoğlu, Timuçin Esen, İsmail Hacıoğlu ve ismini sayamadığım birçok kişi var. İkinci Bahar dizisinden sonra çok iyi bir proje gelirse kabul ederim, dizilerde amaç reytingdir.

Kenan İmirzalıoğlu

Ailem beni ilim irfan için İstanbul' a üniversiteye gönderdi. Öğrenci harçlığımı çıkarmak için mankenlik yaptım. Türkiye'de, sonra dünyada 1. oldum. O zamanlar matematik bölümünde okuyordum. Sonra film teklifleri geldi. O dönemin en iyi projesi olan "Deli Yürek"i kabul ettim.
Şener Şen'i izlemek bir ustanın laboratuvarını izlemek gibi bir şey.
Şener Şen ilk zamanlarında çok farklı rollerde oynadı, ben de oynayabilirim.
İstanbul'un fethinde Fatih'i oynamak isterdim. Başrolde oynamak istediğim kadın oyuncu Nicole Kidman.
Yurtdışından teklif gelmedi, gelirse kabul ederim. Bunun altyapısını hazırlıyorum. Türk sinemasının dünyada çok iyi yerlere gelmesini istiyorum.
Eskiden çekilen filmleri şimdiki teknolojiyle o kadar güzel çekemeyiz. Mesela Cüneyt Arkın'ın o aksiyon filmleri bence şu an çekilse ilk çekilen film gibi olmaz.
Kabadayı filmindeki "Devran" annesiz babasız kalmış, yetimhanelerde büyümüş ve oranın en kötü şartlarıyla karşılaşmış, çocukluğu ve gençliği hapishanelerde geçmiş, acı çekmiş biri.

Ömer Vargı

Bence sinemada gerçekçi olmanın dışında inandırıcı olmak çok önemli. Biz onu başardığımızı düşünüyoruz. Filmi yaz döneminde çektiğimiz için gerçekten çok zorlandık. Sıcaklığın 45 derece olduğu yaz aylarında Kenan ve Şener Şen takım elbiselerle çalıştı. İyi bir şey yaptığımıza inanıyoruz. Şener Şen, kaprisi olmayan biri. Kaprisli olanlar sanatçı olamaz diye düşünüyorum.

Mine Vargı

Sinemaya yapılan yatırımlar çok fazla. Gişeler çok az. Biz gerçekten çok şanslıyız. Şu an 2 milyon izleyiciye yaklaştık. Bu anlamda çok memnunuz.
Özetin özeti: Şener Şen'i filmlerde izlemek bir keyif. Ama sohbetine katılmak onun da ötesi...

erten07
12-01-08, 23:39
http://img216.imageshack.us/img216/7928/genb1pg5.jpg (http://imageshack.us)

http://img293.imageshack.us/img293/5684/genb2hv7.jpg (http://imageshack.us)

erten07
12-01-08, 23:48
http://img104.imageshack.us/img104/2815/genb6fi2.jpg (http://imageshack.us)

http://img293.imageshack.us/img293/5642/genb4yf3.jpg (http://imageshack.us)

http://img216.imageshack.us/img216/7807/genb5rj1.jpg (http://imageshack.us)

selminesat
13-01-08, 14:08
kabadayı sinema filmini izledim
şener şen her zamanki gibi muhteşemdi...
eski kabadayı rolü baba rolü aşık rolü herşeyi harika yapıyor
o kadar ki bize o anları gerçekten yaşatıyor...

kualo
15-01-08, 16:53
Sevilmez mi?Şener Şen hala o eski türk filmelrini zevkle izliyorum hele o gülen gözlerdeki vecihi karakteri öldürüyor beni gülmekten

başarısı yeteneği asla tartışılmaz kabadayı filmini henüz izlemedim ama iyi bir film olduğundan hiç şüphem yok sonuçda bir şener şen filmi

benim için milyarder ve namuslu namussuz filmleri çok önemlidir izlemekten asla bıkmam çok güzel ve değerli filmlerdir tabii anlayana :img-yes:

seleen
16-01-08, 17:46
"Kabadayı" filminin iki başrol oyuncusu Şener Şen ile Kenan İmirzalıoğlu, önceki akşam "Genç Bakış" programına konuk oldu.



İstanbul Ticaret Üniversitesi'nden canlı olarak yayınlanan programda Şen ile İmirzalıoğlu, öğrencilerin sorularını yanıtladı. Şener Şen, "Ben komedyen olarak en çok Cem Yılmaz'ı beğeniyorum, en çok da ona gülüyorum" dedi. Gelecek vaat eden oyuncular arasında Timuçin Esen, Kenan İmirzalıoğlu, Cem Yılmaz ve İsmail Hacıoğlu'nu gösteren Şen, "Güzel ve kaliteli proje sıkıntısı yaşıyorum. Yüzlerce senaryo geliyor ama bundan sonra sinemaya bu kadar fazla ara vermeyeceğim" dedi. Filmin yapımcısı Mine Vargı, önümüzdeki günlerde Şener Şen için bir TV programı yapacaklarını yapacağını söyledi. Programın diğer konuğu olan Kenan İmirzalıoğlu ise sanat için soyunabileceğini belirtti. İmirzalıoğlu, bir öğrencinin, "Sanat için soyunur musunuz" sorusunu, "Gelecek olan projeye bağlı. Eğer sağlam bir yapı olursa sanat için soyunurum" yanıtını verdi.

Bu proğramı maalesef izleyemedim
İzlemek çok isterdim erten07 resimler çok teşekkürler:happy0064

NiliWerda
16-01-08, 23:10
http://img166.imagevenue.com/loc754/th_14693_0000000000334835_123_754lo.jpg (http://img166.imagevenue.com/img.php?image=14693_0000000000334835_123_754lo.jpg )

(büyük hali için üstüne tıklayın)

kocacinar34
18-01-08, 12:59
Şener Şen ile ilgili,Hakkı Devrim in bugünkü yazısından bir parçayı eklemek istedim..

' "Üstünde Şener Şen yazılı kutu"
Fikret Hakan'a rastladım. Ortalarda hemen hiç görünmüyordu. Meğer meşgulmüş, bir kitabın hazırlıklarıyla; yazılmasıyla, resimlenmesiyle. Konusunu da söylersem, kolay iş olmadığını anlayacaksınız: 1914'ten 1996'ya Sinema Tarihi'miz. Proje sanmayın. Üç yıldır üzerinde çalışıyormuş. Yayımlanması çok yakın.
Sevindim. Bu konuda çok sual var zihnimde, cevabını nerede arayacağımı bilemediğim...
Çarşamba akşamı Kanal D'de Yavuz Turgul'un Gönül Yarası filmini bir kere daha seyrettim. Hem de belli bir niyetle. Daha çok başrol oyuncusunu seyrederek, Şener Şen hakkındaki düşüncelerimi, izlenimlerimi, duygularımı şöyle bir derleyip toparlayabilmek kararıyla.
Böyle bir ihtiyacım var.
Şener Şen, Türkiye'de çok istisnaî mevkii olan bir oyuncu. Sinema dünyamızın, üzerinde oybirliğine varılmış (sahiden firmalaşmış; bana kalırsa müesseseleşmiş, demeyi gene de tercih ederim) birkaç yıldızından biri.
Adeta kutsamak istedikleri oyunculardan, Fransızlar, monstre sacré diye söz ederler. Türkçe'ye «kutsal ucube» diye çevriliyor. Anlamı, «Tapınma denecek kadar sevilen oyuncu, herkese benzemez kişilikte insan, efsanevî zaferlerle taçlanmış kahraman» diye tamamlanabilir.
Çabuk bir iki örnek ver günümüzden dersenz, çok düşünmeden ve asla sınır koymadan Yıldız Kenter, Şener Şen, Türkân Şoray, Sezen Aksu... derim size.
Çarşamba gecesi, herkes gibi benim de çok beğendiğim ve sevdiğim Şener Şen hakkında, usta kalemden çıkmış bir kitap okuyabilmeyi özlediğimi fark ettim. Yok! Ama benim, ona dair düşüncelerimi, duygularımı biriktireceğim bir kutuya, bir sürgüye sahiden ihtiyacım var. ':img-pilot

gazal
19-01-08, 06:01
http://img185.imageshack.us/img185/318/senersenseffaf2yj6.jpg (http://imageshack.us)


Şener Şen’in dizi korkusu

Türk sinemasının ustalarından Şener Şen, televizyonda dizi yapmaktan ürküyor. Şen’in en büyük kaygısı bir kaç bölüm sonra dizinin yayından kaldırılması...


Nebil Özgentürk, Türk sinemasının ustalarından Şener Şen’in bir konuşmaları sırasında söylediklerini anlattı.

tv8’deki Yaşamdan Dakikalar programında Şener Şen’in "Televizyonda dizi yapmak istemiyorum artık, çünkü ürküyorum" dediğini aktaran Nebil Özgentürk, nedenini de şöyle açıkladı:


"Şener Şen’in oynadığı İkinci Bahar dizisi, aslında 4. bölümde yayından kaldırılmış. O eski yönetim tarafından. Reytinglerde ilk sıralara giremediği için. Birden bire Şener Şen’de ağlamaklı durumlar falan olmuş, tabi Yavuz Turgul da var, Uğur Yücel de var projede. Sonra bir şey olmuş ve yeniden başlanmış çekilmeye ve yılın en ses getiren dizisi oldu daha sonra. Sabır yok yani kanallarda."

KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ

ECE...:)
19-01-08, 11:32
Dün Beyaz Show Şener Şen ile taçlandı gerçekten..
Ne güzel programdı !
Elif'di sanırım, bir bayan arkadaşın da dediği gibi,
Şener Şen gerçekten sadece oturuşu ile star olmaya yetecek kadar bir star !
Halkının karşısında diye, ilkokul çocukları gibi saygıyla oturuşunu hiç unutmuycam..

seleen
19-01-08, 13:15
Beyaz show iyi güzeldi ama
Şener Şen ile pek fazla sohbet edilmedi.

dirty pirate
28-01-08, 18:00
şener şen bana göre sadece Türkiye de değil dünyada en iyi oyunculardan biridir
kabadayı yı da tabi ki izledim ve çok beğendim zaten bir şener şen yavuz turgul işbirşiğinden asla muhteşemin altında birşey bekleyemem
dikkatimi çekti ikisinin yaptığı filmlerde şener şen in oynadığı karakterler iyi niyetlidir mettir ancak hep bir pişmanlığı, isteyerek ya da istemeden yaptığı kötü şeyler vardır keza kabadayı da da öyleydi
böyle karakterler gerçekten çok zorlu ve risklidir bana göre
ama kendisinin eski filmlerindeki karakterlerini de özlemedim desem yalan olur
merak ediyorum kendisini yine üç kağıtçı bir rolde görecek miyiz?

öjeni
04-02-08, 11:22
Dün gece FB-GS maçını izlerken gördüm kendisini türbinde. Gözünde gözlükleri vardı. Ve çok şık giyinmişti. Sunucu "Yılların büyük sanatçısı Şener Şen'de türbündeki yerini almış' diyordu.

Sevgiler

FBuse
10-02-08, 02:29
http://img404.imageshack.us/img404/8080/55688513na7.jpg (http://imageshack.us) http://img404.imageshack.us/img404/8853/80648874nu6.jpg (http://imageshack.us) http://img402.imageshack.us/img402/8145/55821423tk5.jpg (http://imageshack.us)

erten07
26-03-08, 13:24
'En İyi Erkek Oyuncu': Şener Şen

Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) ile Beyoğlu Belediyesince düzenlenen "Yeşilçam Ödülleri", Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın katıldığı törenle sahiplerine verildi.



Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetlinin katıldığı törende konuşan Ertuğrul Günay, geçmiş ile bugün arasında bağ kurmanın güzelliğini öğreten bir akşam yaşadıklarını dile getirdi.

Günay, Türkiye’de ilk kez, sinema alanında bir ödüle "Yeşilçam" adının verildiğine dikkati çekerek, "Yeşilçam zaten Türk sinemasıyla özdeşleşmiş bir isim. Dolayısıyla bu çok doğru bir seçim" dedi.

Yeşilçam’ın bir zamanlar bir kuşağın neredeyse bütün duygusal dünyasını kapladığını dile getiren Günay, "Son yıllarda yapabildiğimiz çok cüzi katkılara rağmen çok ciddi başarılar elde ediyor Türk sineması. Bundan kıvanç duyuyorum. Bundan sonra bu başarıların artarak devam edeceğine inanıyorum" diye konuştu.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da Yeşilçam’daki büyüklerinin kendisine zaman zaman "Beyoğlu’na sahip çıkın" dediklerini, kendisinin de ancak böylesi bir organizasyonla ilçeye sahip çıkılacağını düşündüğünü ifade etti. Bu konuda deneyimi bulunan TÜRSAK Vakfı’nın da buna destek olduğunu ifade eden Demircan, bu ödülün aynı zamanda Beyoğlu’nu kültür ve sanatla tanıtma vizyonunu da yerine getirmesini umduğunu sözlerine ekledi.

Behzat Gerçeker ve Enbe Orkestrası’nın Türk filmlerinin müziklerinden örnekleri seslendirdiği gecenin sunuculuğunu Meltem Cumbul yaptı.

Ödüller

Konuşmaların ardından geçilen ödül töreninde, ödüller sahiplerine Kültür ve Turizm Bakanı Günay ile Hale Soygazi, Nebahat Çehre, Göksel Arsoy, Sevda Ferdağ, Tamer Karadağlı ve Mehmet Günsur’un de aralarında bulunduğu sinema oyuncuları tarafından sunuldu.

Gecede, "En İyi Film" dalında ödüle değer bulunan "Mutluluk" filminin yönetmeni Abdullah Oğuz’a ödülünü Bakan Ertuğrul Günay verdi. "En İyi Yönetmen" dalında "Yaşamın Kıyısında" filmiyle Fatih Akın ödülün sahibi olurken, "En İyi Kadın Oyuncu" dalında "Mutluluk" filmiyle Özgü Namal, "En İyi Erkek Oyuncu" dalında "Kabadayı" filmiyle Şener Şen ödül aldı.
"En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" ödülü "Yaşamın Kıyısında" filmiyle
Nursel Köse’ye verilirken, aynı film ile Tuncel Kurtiz "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu", Fatih Akın ise "En İyi Senaryo" ödülünü kazandı. "En İyi Müzik" ödülüne "Mutluluk" filminin müziğiyle Zülfü Livaneli, "En İyi Görüntü Yönetmeni" ödülüne aynı film ile Mirsad Heroviç değer bulundu.

Özel ödüller

Gecede, "Digitürk Genç Yetenek Ödülü"nü "Yumurta" filmindeki rolüyle Saadet Işıl Aksoy, "Turkcell İlk Film Ödülü"nü ise "Beyaz Melek" filminin yönetmeni Mahsun Kırmızıgül aldı.

t-m-c-n-84
20-04-08, 02:56
http://img89.imageshack.us/img89/7343/ismailsnerub9.jpg (http://imageshack.us)

t-m-c-n-84
20-04-08, 02:57
http://img100.imageshack.us/img100/5060/kenansnersc3.jpg (http://imageshack.us)

http://img100.imageshack.us/img100/9813/senersenlf3.jpg (http://imageshack.us)

t-m-c-n-84
20-04-08, 02:59
http://img100.imageshack.us/img100/8567/senessengp0.jpg (http://imageshack.us)
http://img100.imageshack.us/img100/4277/snersnon6.jpg (http://imageshack.us)

berknur
26-04-08, 00:47
Türkiye'de bence en iyi yetişmiş sanatçı Şener Şen'dir.

ADA:)
18-07-08, 01:02
http://img158.imageshack.us/img158/8008/vi268903tr633500el9.jpg

http://img91.imageshack.us/img91/5894/990tq3.jpg

http://img123.imageshack.us/img123/1739/adsz7il.jpg

http://img231.imageshack.us/img231/7132/dolapbeygiripz4.jpg

ADA:)
18-07-08, 01:06
http://img132.imageshack.us/img132/7725/namusluposterri2.jpg

http://img248.imageshack.us/img248/6760/erkekgzelisefilbiloqu4.jpg

http://img211.imageshack.us/img211/5083/neolacaksimdiru4.jpg

http://img364.imageshack.us/img364/5905/129fs1219453tf6.jpg

http://img91.imageshack.us/img91/6039/eskiyadw7.jpg

erten07
01-08-08, 21:04
Avrupa Yakası’nda sürpriz!


atv’nin sevilen dizisi Avrupa Yakası’na bir usta katılıyor. Şener Şen, yeni sezonda Sacit’in babasını canlandıracak.

atv’de ekrana geldiği ilk günden beri reyting rekorları kıran ve Türk halkının gönüllerinde taht kuran ’Avrupa Yakası’, yeni sezonda izleyicilere sürprizler sunacak.

ANTEP’TEN GELİYOR

Gazanfer Özcan, Tolga Çevik, Engin Günaydın ve Binnur Kaya gibi birçok başarılı oyuncuyu kadrosunda barındıran ’Yaka’ya Türk sinemasının usta isimlerinden Şener Şen de dahil olacak. Bugüne kadar yer aldığı her projede büyük başarı elde eden ve oyunculuğuyla 7’den 70’e herkesin takdirini kazanan Şen, Sacit’in Gaziantep’ten İstanbul’a gelen babasını canlandıracak.

ÇOK DAHA KEYİFLİ...

Yeni sezonun ilk bölümlerinden itibaren kadroya Şener Şen’in katılmasıyla ’Avrupa Yakası’, çok daha renkli ve keyifli bir hale gelecek...

TAKVİM

HAYAT GÜLÇİN
02-08-08, 16:05
İnanamıyorum yaa....Oyunculuğun diğer adı Şener Şen Avrupa yakasında çok mutluyum...İfot'un diziden ayrılmasına üzülmüştüm....Ama Şener Şen'in gelmesi beni acayip rahatlattı...:happy0064


Avrupa yakasında sürpriz isim

Atv'nin sevilen dizisi 'Avrupa Yakası' yeni sezonda izleyicilere sürprizler sunacak.

Ekrana geldiği ilk günden beri büyük beğeni toplayan ve Gazanfer Özcan, Tolga Çevik, Engin Günaydın ve Binnur Kaya gibi birçok başarılı oyuncuyu kadrosunda barındıran diziye Türk sinemasının usta isimlerinden Şener Şen de katılıyor.

Usta oyuncu yeni sezonda, Sacit'in Gaziantep'ten gelen babasını canlandıracak.

Kaynak: Star Gazetesi

abuksabuk1film
02-08-08, 17:47
müthiş bir haber.. ama konuk oyuncu mu olacak yoksa kalıcı mı? umarım kalıcı olur.. gerçi daha kesinleşmedi heralde..

HAYAT GÜLÇİN
07-08-08, 00:46
İnanmıyorum...Haber yalan çıktı...Şener Şen Avrupa Yakasında oynamayacakmış...:img-cray: Cevabı bizzat senarist Gülse Birsel vermiş...Oysa ne kadar ümitlenmiştik...:icon_sorr

Askoyunu_ekin
17-08-08, 13:07
Tüh ya keşke girseymiş ama ata demirer girecekmiş diziye yeniden askerden geliyor herhaldee selın nolks peki....

funda2
18-08-08, 12:23
http://www.imagewaiter.com/images/wkw9473iugl6c1tdsgl_thumb.jpg (http://www.imagewaiter.com/viewer.php?file=wkw9473iugl6c1tdsgl.jpg)

TriandafiLis
01-10-08, 01:45
Bu başlığı daha önce nasıl göremedim, inanamıyorum.

Şener ŞEN, bu ülkeye gelmiş en güzel insanlardan biridir! Türkiye'ninde 'en iyi' oyuncusudur benim için. Çok özeldir, kusursuzdur, mükemmeldir, kalitelidir... Ve nicesi...

Hayatımın filmi olan; Eşkiya. Gönül Yarası, Kabadayı ve daha nice Türk Sineması'ndaki başarısı...

Yerinin doldurulabileceğini hiç mi hiç sanmıyorum! Umarım onuda erken kaybetmeyiz. O bizim sinemadaki en büyük cevherimiz. :img-in_lo

TriandafiLis
01-10-08, 13:41
Kabadayı Afiş Ve Posterler

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi22.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi21.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi20.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi19.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi23.jpg

TriandafiLis
01-10-08, 13:44
http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi24.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi25.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi26.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi23.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi27.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi28.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi29.jpg

TriandafiLis
01-10-08, 13:46
http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi30.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi31.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi32.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi33.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi34.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi35.jpg

TriandafiLis
01-10-08, 13:48
http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi36.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/kabadayi37.jpg

TriandafiLis
01-10-08, 13:50
http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/finalposter_dikey.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/finalposter_yatay.jpg

TriandafiLis
01-10-08, 13:55
Duvar Kağıtları

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/wp_1024x768.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/06/aliosman-1024x768.jpg

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/06/kabadayi-1024x768.jpg

TriandafiLis
01-10-08, 13:56
Avatarlar.

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/06/aliosman-msn.gif http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/avataraliosmandevran.jpg http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/avatar_aliosman.thumbnail.jpg

TriandafiLis
01-10-08, 13:59
Filmden bir kare..

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/gallery/slideshow01/DSC_0003.jpg

TriandafiLis
01-10-08, 14:01
Kabadayı, Ali Osman karakteri hakkında;

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/12/oyuncular_17.jpg Zamanın en kıyıcı, sert ve kimilerine göre acımasız kabadayısıdır. Ancak tövbekar olmuştur. Yaşamının büyük bir kısmı hapishanelerde geçmiştir. Malını mülkünü akrabalarına, fakir fukaraya dağıtmış, futbola olan yatkınlığı ve sevgisi nedeniyle halı saha işine girmiştir. Hala dürüst, sözü kanun gibi kabul edilen, çevresinde, mahallesinde sayılan ve sevilen bir kişidir. Seki kabadayı arkadaşlarıyla zaman zaman halı sahada futbol oynamakta, eski günleri yad etmektedir.

- Filmden bir kare...

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/gallery/film_hakkinda/kabadayi_kareler.0010.jpg

TriandafiLis
01-10-08, 14:04
Sürmeli Hotel Basın Toplantısından;

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/07/basintoplantisi.jpg

Teaser Poster

http://kabadayifilm.com/blog/wp-content/uploads/2007/06/kabadayi20lowres.png

TriandafiLis
01-10-08, 14:06
Gönül Yarası Afiş

http://www.umich.edu/~umtsa/images/yara.jpg

ADA:)
03-10-08, 19:10
http://img334.imageshack.us/img334/102/dvdwar4383bs.jpg

gülendam83
04-10-08, 18:13
http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim018.jpg

http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim019.jpg

http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim020.jpg

http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim021.jpg

gülendam83
04-10-08, 18:16
http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim022.jpg

http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim023.jpg

http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim024.jpg

http://i282.photobucket.com/albums/kk249/gulendam83/album/album1/Resim025.jpg

kualo
05-10-08, 23:15
Resimler çok güzel Türk Sinemasının kazandığı en büyük yeteneklerden öylesine doğal öylesine bizden birisin ki seni seviyoruz Şener ŞEN :love05:

TriandafiLis
05-10-08, 23:40
gülendam ellerine sağlık, çok çok teşekkür ederim. :img-wink:
Çok güzel konuşmuş Şener Bey, her seferinde dahada hayran kalıyorum kendisine.

ehlocan
06-10-08, 00:18
http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/Untitled-1-11.jpg



gülendam83 röportajı eklediğin için çok teşekkürler ;)

TriandafiLis
06-10-08, 14:09
ehlocan çalışman için çok teşekkürler. Efsanelerden biridir o da. Hatırlattığın içinde ayrıca sağol. :img-wink:

melisa_bjk
12-10-08, 15:38
gerçekten türk sinemasının en büyük ama en büyük ustalarından kıymetinin bilinmesi gerektiğini düşünüyorum yani tamam biliniyo ama yeterince değil inş.onunda kıymeti çok geç olduktan sonra anlaşılmaz.

ehlocan
13-10-08, 22:23
Resimler çok iyi değildi o yüzden çalışmalar tam istediğim gibi olmadı ;)

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/Untitled-1-12.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/Untitled-2-7.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/Untitled-3jpg.jpg

ehlocan
18-10-08, 12:21
http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/v1.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/v2copy.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/v2.jpg

seleen
20-10-08, 21:21
ehlocan çok teşekkürler.
Eline sağlık imzaların çok güzel.
Gülen Gözlerin biricik Vecihi'si

kualo
21-10-08, 20:29
http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/v1.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/v2copy.jpg

http://i230.photobucket.com/albums/ee188/ehlocan/v2.jpg
Var mı ? vecihi gibisi sağolasın bu şahane imzalar için ehlocan:))