Tüm Versiyonu Göster : Mavi Gözlü Dev


-Ezgi-
16-05-06, 11:39
Çoğumuz biliriz Nazım Hikmet'in bu güzel şiirini...

''o mavi gözlü bir devdi,
minnacık bir kadın sevdi,
kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev,

bir dev gibi seviyordu dev,
ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.''

Önümüzdeki sezon gösterime girecek olan bu film bir Biket İlhan filmidir ve Nazım'ın 1932-1950 yılları arasındaki hayatını anlatacaktır.
Filmde birçok tanıdık isimde yer alacaktır.

Nazım Hikmet - Yetkin Dikinciler
Piraye Hanım - Başak Köklükaya
Semiha Berksoy (Nazım'ın sevgililerinde biri, ayrıca sanatçı) - Çiğdem Suyolcu
Münevver Hanım (Nazım'ın Piraye Hanım'dan sonraki karısı) - Pelin Batu

Şu an bildiklerim bunlar. Daha fazla bilgi buldukça ekleyeceğim.
Bu arada emin değilim ama filmin yapımcılığını Şükrü Avşar'ın üstleneceğini tahmin ediyorum.

krnca_
13-06-06, 20:08
başak köklükayanın oynayacağını bilmiyordum... ama yetkin dikinciler bu rol için biçilmiş kaftan

forgetmenot
04-07-06, 22:25
Temiz 4 senelik proje,ilk anlatıldığında Pelin Batu eşlerinden diğerini canlandıracak denilmişti,şimdi sanırım daha popüler diye Dolunay Soysert'in adı geçiyor,B.Köklükaya'nın yanında.Yapımcılar,yeterli krediyi denkleştirememişler.Bir de Yetkin Dikincilerin başrol oynayacağı kesin ama filmin şu şartlarda ne zaman çekileceği bir muamma!

first lady
27-10-06, 21:41
filmi sabırsızlıkla bekliyorum...nazım sevgim biryana yetkin dikincilerin oyunculuğu biyana.bide nasıl bir benzerliktir öyle sanki nazım hikmetin gençlik hali olmuş yetkin dikinciler.eminim harika bi iş çıkmıştır ortaya bir an önce vizyona girsede izlesek:img-grin2

forever_bim
28-10-06, 16:16
Filmin kadrosunda

Yetkin Dikinciler
Dolunay Soysert
Özge Özberk
Nil Günal
Suna Selen
Uğur Polat
Rıza Sönmez
Ferit Kaya
Ahmet Mümtaz Taylan
Sinan Tuzcu
Suna Keskin
Çetin Yeltekin

yer alıyor. Film Mart 2007'de vizyona girecek büyük ihtimalle. Çekimler tamamlandı.

Kaynak: Sinematurk.

krnca_
28-10-06, 19:43
Uğur Polat'ta oynuyor haa... vay bee kesin gidilir bu filme hatta gidilmesi lazım:img-grin2

forever_bim
28-10-06, 19:55
Uğur Polat'ta oynuyor haa... vay bee kesin gidilir bu filme hatta gidilmesi lazım:img-grin2

krnca senin muhteşem imzandan 3 muhteşem isim var bu filmde. Artık ilk günden gitmen lazım. Kadro muhteşem konu desen daha da muhteşem. Bu film kaçmaz.

averaj
28-10-06, 20:03
filme destek...

aşağıdaki ekşi sözlük yorumunda da anlaşılıyo.....
******
çok düşük bir bütçe ile oyuncusundan çaycısına kadar gönüllü özveriyle çekilmekte olan biket ilhan - metin belgin filmi. nazım filmine de bu yakışırdı.
******
filme destek...

gzd_gzd
02-11-06, 07:00
bu film hayatta kaçmaz bi kere yetkin dikinciler nazım hikmetin nerdeyse tıpatıp aynısı olmuş;) diğer oyuncular da çook başarılı kesnlikle gitcem bu filme.......

averaj
02-11-06, 20:29
yetkin dikinciler forumundan alıntıdır...*****
Bugünkü Star Gazetesinden

Bu filmde herkes bedava oynadı
Nazım Hikmet’in hayatını konu alan ‘Mavi Gözlü Dev’ adlı filmde rol arkadaşlarıyla birlikte hiçbir ücret almadan oynayan Yetkin Dikinciler, ‘Onlarla gurur duyuyorum. Her şey para değildir’ dedi.
Babam ve Oğlum’daki performansıyla şöhreti yakalayan Yetkin Dikinciler, ünlü tiyatrocu Yıldız Kenter’in teşvikiyle oyuncu olmuş. Mart ayının sonunda vizyona girmesi beklenen ‘Mavi Gözlü Dev’ filminde ünlü şair Nazım Hikmet’i canlandıran oyuncu ile Beyoğlu’nun küçük ve hoş bir mekanında sohbet ettik:


Nazım’ı oynamak nasıl bir duygu?

Benim vasıtamla Nazım Hikmet’e dair sorular sorulduğu için gurur duyuyorum. Nazım Hikmet’i oynamak gurur verici bir şey. Çünkü sadece sanatıyla değil, yaşamıyla ve insanlar arası ilişkileriyle, insana bakışıyla, hayata bakışıyla örnek bir insan. Tabii ki çok spekülasyonlara maruz kalmış biri. Nazım, önyargıyla yaklaşılıp kurban edilmiş gibi geliyor. Bu filmin bir yanıyla önyargıları sileceğini düşündüm.


Çekimler ne kadar sürdü?

Sette 41 gün geceli gündüzlü çalıştık. Böyle bir film için tabii ki çok daha geniş zamanlar gerekebilir. Çünkü çeşitli mevsimler de geçiyor filmin içinde.


Ya Moskova dönemi?

Yok. O da sinema diliyle ‘Bir dahaya inşallah.’


Şairin Bursa Hapishanesi günleri size neler düşündürdü?

İnanılmaz duygu yoğunluğu yaşadım. Beykoz’daki eski Sümerbank fabrikasında plato kurduk. Orada hapishane ortamını oluşturduk. Nazım’ın odasında çekilen sahneler var. Tek başına olduğu, ziyaretçisinin geldiği, yazılar yazdığı, resimler yaptığı, odadan çıkamadığı günler var ve bu filmin ilk altı gününe denk geldi. Ve ben o altı günün sonunda ciddi anlamda mahpus hayatı yaşıyordum. Bu da gittikçe daha çok Nazım’a yaklaştırdı beni. Nazım’ın o kapalı kalma duygusuna bir giriş oldu. Filmin sonrası da o duyguyla çekildi.


Nazım Hikmet vatan haini mi, yoksa vatan şairi mi?

Bence vatan sevgisi, belli insanların tanımlarıyla sınırlı kalamaz. Vatan sevgisine ambargo konulamaz. Bence Nazım da hayatında, vatan öyle sevilmez böyle sevilir diyen bir adam. Onun için de bu bir vatanseverin filmi oldu.


Nazım’ın en çok hangi şiirini seviyorsunuz?

Hepsi birbirini tamamlıyor bence.


Film tamamlandı. Set ortamınız nasıldı?

Dolunay Soysert, Özge Özberk, Uğur Polat ve Murat Karasu ile son derece güzel bir ortamımız vardı. Çünkü bu filmde çalışan bütün arkadaşlarımız, oyunculukları anlamında filme sponsor oldular. Hiçkimse bunun karşılığında bir ücret almadı.

Ciddi mi?

Evet. Bu yönetmen Biket İlhan ve senarist Metin Belgin tarafından yıllardır yapılmaya çalışılıyor. Sponsor arayışlarında gerçek sponsorlukların oyuncuların tarafından yapılması gerekiyordu. Bir kurumsal sponsor iyi olurdu belki ama ne mutlu ki bu emeği verecek olanlar, bu filmi yapacaklardı. Ve hiçbir oyuncu bu katkıyı vermekten geri durmazdı ve herkes bebeği gibi baktı bu projeye. Onun için de el bebek, gül bebek bir süreç geçirdik. Oyuncular kendilerinin sponsoru oldular ve ‘Ben bu filmi oynatacağım’ dediler. Bütün oyuncular ücretsiz oynayarak, milyon dolarlarla yapılamayacak katkıyı sağlamış oldular. Şairimize sahip çıktılar.

-özgü_namal-
02-11-06, 21:56
vizyona girer girmez bu filme gidicem.yetkin dikinciler nazım hikmete çok benzemiş ya:)bu film süper olacak.

sırf yetkin dikinciler için bile giderim.hem kadroda mükemmel hep sevdiğim oyuncular var;);)

sedaa_06
05-11-06, 20:23
bi nazım hikmet hayranı olarak filmi sabırsızlıkla bekliorm vizyona girer girmez gitcm herkese de bu filme gitmesini tavsiye ediyorm büyük merakla beklediğim bi proje inşallah hak ettiği değeri elde eder

averaj
07-11-06, 14:10
yetkin dikinciler forumundan alıntıdır.
****
Dünkü Posta Gazetesine vermiş olduğu röportaj
El emeği göz nuru yanlışlar olabilir kusura bakmayın.

Babam ve Oğlum daki oyunuyla bütün Türkiye yi ağlatan Yetkin Dikinciler şimdi de ünlü şair Nazım Hikmet i canlandırdığı oyunuyla izleyenlerin tüylerini diken diken edecek!Neden mi?Ünlü şairin ikizi olsa bu kadar benzemeyebilirdi de ondan...Yetkin Dikinciler sadece fiziksel olarak değil,sohbetimizde ortaya çıktığı kadarıla ruhsal olarak da Nazım la bir bütün olmuş.Elinden şiirlerini, dilinden felsefesini düşürmeyecek kadar hem de!Kadınların gözdesi olma hali içinse isyan ediyor ve Sadece Sevdiğim gözdesi olayım yeter diyor ama eklemeden de edemiyor:Benim aşksız geçen günüm yok!

-Gerçektende Nazım a çok benziyorsunuz...
Evet özellikle film çalışması başladıktan sonra çok söyleyen oldu.Bu bir işaret diye düşünmeye başlıyor insan.
-Hoşunuza gidiyormu Nazım a benzetilmek?
Çok hoşuma gidiyor.Biçimsel olarak benzetilmek bir başlangıç.Umarım duygusal olarakda benziyorumdur ve beyazperdeye de öyle aktarabilmişimdir.Biz hemen dışarıdan benzetiriz içini boş veririz.Aslında belkide Nazım ın içini düşüne düşüne de birazcık dışım benzemiştir.O kadar çok seviyorum ki Nazım ı.
-Film benide çok heyecanlandırdı.Bugüne kadar hiç Nazım filmi çekilmemişti.Niye hiç çekilmedi,cesaret edilemedi?
Evet Nazım hiç beyazperdeye aktarılmadı.Bİlmiyorum belki cesaret edilememiştir, belkide insanlar onun adına, şanına yakışır bir proje yapmak için zaman bekliyorlardır.İşte bekleyenlerden biri de Biket İlhan dı.ASanıyorum artık Nazım ın siyasi olarak tartışıyor oluşu,vatandaşlığının bile tartışılıyor oluşu Nazım filmi çeklimesine yol açan etkenlerden biridir.
-Filmde de olsa Nazım olmak nasıl bir duygu?
İnanın, ayaküstü anlatılamayacak kadar özel şeyler hissediyorum.Bunlardan bir tanesi hazır Nazım ı buluşmuşken ve onu beyaz perdeye aktarıyorken onun sözlerini söylemeye başlamışken 'Keşke bu film bitmese'demek mesela.Ama bu set 41 günün sonunda bitti ve biz son çekimleri yaptık.Hergün daha çok Nazım 'la yakınlaştığımı hissettim.Başlarda diyordum ki 'Herhalde NAzım a çok yakın hissedeceğim kendimi belkide beyazperdede ki Nazım olmuş olacağım.Ama ne yazık ki film bitecek...' Gerçektende öyle oldu,ben tam Nazım la hemhal (aynı durumda bulunan)oldum, hemde hemdert(dert ortağı)oldum ama film bitti.
-Çekimler bitti,şimdi izlenmesi başlayacak.Siz daha Nazım olmayı sürdüreceksiniz!
Evet bunun bir başlangıç olduğunu düşünüyorum.Bu demektirki Nazım Hikmetle daha çok ilgilenilecek Nazım beyazperdede insanlarıyla buluşacak.Nazım ın hasretliklerinden biridir memleketinin insanlarıyla buluşmak.Zannediyorum bir nebzede olsun Nazım ın bir hasretini gidermesine sinema aracılığıyla katkıda bulunmuş olacağız.-Nazım rolü size teklif edildiğinde neler hissettiniz?
İnanırmısınız oyunculuğu seçtim diye bir o kadar seviniyorum.Ne güzel talihin lütfuna bakarmısınız?Bu bana teklif ediliyor ve ben Nazım ı seven biri olarak 'İyi ki oyuncu oldum da Nazım a katkıda bulunuyorum'diyorum.
-Rol Nazım a benzediğiniz için mi size geldi?
Bikey İlhan eminim Nazım ı oynatmak için benzerliği kafasında ilk maddeye koymuştur.Ama aynen benim gibi düşündüğünü gördüm onun da.Benzerlik o kadar da önemli değil.Ruhunu taşımak,kendisini taşımak ,önemli olan Nazım ı taşıyabilmeyi taşımak.En çok gurur duyduğum da bu oldu teklif gelince.DEdim ki kendi kendime , aktör olarak böyle bir filmde başrolü oynamamın ötesinde Nazım Hikmeti taşıyabileceğimi düşünüyorlar.O gece işte uyuyamadım.Bu benim için çok önemliydi, bana Nazım emanet edilecekti.Ve ben her adımda bunun sorumluluğunu yerine getirmeye çalıştım.
-Çok benziyorsunuz herhalde fazla makyaja ihtiyaç kalmadı.Neler yapıldı?
Sadece saçlarımı onun kıvrımlarına benzettik.Bi de mavi lens.
-Nazım rolüyle risk aldığınızı düşündünüzmü?
Çok bilinen tarihte yaşamış ,herkesin çok önemsediği,yaşamış bir figürü oynuyorsunuz''Hayır öyle değildi'' diyecekler çıkar.Ama bu dünyadan bir Nazım geçti.Şimdi ona tekrar dokunmak isteyenler tabii şiirleriyel buluşur okurlar.Nazım ın inanılmayacak kadar değişik yönleri var.Hapishanede resimler,portreler,dokumalar yaptı,eşyalar süsledi,oymacılık, ahşap işçiliği yaptı.Şimdi bir sinemacıda Nazım la sinemada buluşmak istemiş.Bende bir oyuncu olarak Nazım ın hayatıyla buluşmak istiyorum.Bu artık bizi belgeselin ötesine taşıyan bir durumdur.Biz Nazım ı Nazım Hikmet yapan dönüm noktalarına sinema diliyle focus(odaklanma) yapıyoruz.Bunların başında da onun Bursa Hapishanesinde geçirdiği yıllar geliyor.Bir kabahati yokken, yaratılma bir suçla yaratılma bir ceza yasasıyla içeride kalışı.Hala devam eden bir süreçtir bu.Onun için bunun risk almanın ötesinde bir görev olduğunu düşünüyorum.
Role nasıl hazırlandınız?
Nazım ı kendi sesinden bolca dinledimAma Nazım ın dinlediğim sesi benim oyanyacağım yaşının sesi değildi.Nazım genelde gördüğümüz halleri daha çok Moskova ya gittikten sonradır.O zamama ait daha çok görüntü,daha çok ses var.Nazım insanların kafasında o haliyle oturdu.Nazım ın gençlik yılları o kadar bilinmez.Bir yanıyla onlara dalmaya çalıştım.İnsan Nazım ı anlamaya çalıştım.
-Nazım ın şiirlerini ezbere bilirmisiniz?
Bir çoğunu bilirim.
-En çok hangi şiirini sevesiniz?
O kadar çok şiirini severimki.Benim NAzım şiirlerini ezberlemem ve aynı zamanda sevmem Nazım ı oynamamla ilgili değildir.Hep Nazım ı anlamaya çalıştım.Bence bir insan şairiyle insan insana buluşuyorsa, artık onunla hemdert oluyordur.Yani aynı ortamda dertleşiyordur gibi geliyor.Nazım da insanların derdini dert edinen iyi bir insan, iyi bir şair olaraken iyi ortaklığı bu şekilde kurabilirsiniz.Ben Nazım ın beni hep bu şekilde şiir okumaya davet ettiğini düşünüyorum.Ben de hep aynı şekilde okudum Nazım ı.
-Nazım ı oynarken kendinizi onun yerine koyduğunuz anlarda neler hissettiniz?
Anlamaya çalıştım.Şununda peşindeydim;Nazım bunları yaşadığına göre bunların bir ifadesi olmalı.Bunlar boşu boşuna yaşanmış olmaz.Seyirciyle bunu paylaşmaya çalıştım.Yani Nazım ı anlamak benim için anlatma çabasıyla birlikte gelişti.Çünkü sinema bir anlatım aracı, ben Nazım ın hayatında neyi, neden yapmakla anlatmakla mükellefim aynı zamanda.Onunla empati kurmaya çalıştım.Duygudaşlık dediğimde buydu aslında.Fiziksel benzerlik yardımcı bir unsurdur belki ama yetmez.Dışarıdan istediğimiz kostümü giydirip istediğimiz makyajı yapalım ama önemli olan Nazım ın neden öyle yaptığı sorusu sorulduğunda kendimizi onun yerine koyabilmek meselesi.Ben her aşamada bunu yapmaya çalıştım.İlk hissettiğimde şuydu:Çook zorlandı Nazım çoookkk!Hani insanların sıradan bir yaşamda hata olarak görecekleri sıradan birşey Nazım için belki hata bile değildi.

-Mesela?
Aşktaki kırıcılıkları mesela.Bizim ''Ay yapılırmıydı bu da Piraye'ye ''diyebileceğimiz
gibi.Ama Nazım ı dışarıda elini kolunu sallayarak dolaşan bir insan olarak düşünmektense başına neler geldiğini göz önüne almak gerekirdi.Bende bunu yapmaya çalıştım aynı zamanda.


Varsayılan
-Siz filmde Nazım ın kadınlarından en çok hangisini sevdiniz?
Nazım böyle bir ayrım yapmazdı herhalde.Ben de Nazım ı oynayan biri olarak böyle bir ayrım yapmıyorum.Nazım sevdimi tam severdi.Yaşadığını tam yaşardı sonuna kadar.
-Ben filmi merakla bekliyorum.Ne zaman vizyona girecek?
Bende çok merakla bekliyorum.Martta vizyona girecek.Seyirci Nazım la bereber esirlik yıllarını paylaşacak onunla birlikte yaşayacak, flashbeckler sırasında onun hayalleriyle özgürleşecek, kendini dışarıda bulacak, Nazım la birlikte bu dünyanın izini sürecek.Belki de bu film bir yandan izleyiciyi Nazım la birlikte şair olmaya , şairin yaşamına davet ediyor.Piraye ve Münevver i çok iyi iki oyuncu oynadıolunay Soysert ve Özge Özberk.Bu ülkede yaşayan birer kadın olarakta Nazım a bakışın taşıyıcısı oldular.-Şiir yazarmısınız?
Şu lafı duyduğumdan beri ki çok doğrudur.''Bizim ülkemizde şiir okuyandan çok şiir yazan var.'' ben kendime şiir yazıyorum diyemem.Yazmaya çalışıyorum.
-Bu kadar büyük bir şairin şiirleri yüzünden Türkiye de insanların başı derde girdi.Nazım ve şiirlerini okuyanlar vatan haini olarak görüldü.Ne diyorsunuz?
Daha geçen yıl bile kaymakamla başı derde giren öğrenciyi hatırlarsınız.Ama gitgide ''Aaa hadi canım artık abesle iştigal etmeyiniz'' diyenlerde çıkacaktır.Ne mutlu ki meclis kürsüsünde insanlar onun şiirlerini kendi duygularını ifade etmek için okuyabiliyorlar.Vatan hainliği yada vatanseverlik belli bir zümrenin tanımına atfedilemez.Böyle bir yerde demokrasiden söz edilemez.Vatanı insanların istedikleri gibi sevme hakkı, özgürlüğü vardır.Ve Nazım Hikmet te '' Vatan öyle sevilmez böyle sevilir'' diyen birisidir.Film buna da hizmet ederse en büyük gurur kaynaklarımızdan biride bu olur.

averaj
07-11-06, 14:14
alıntıdır...
****
alıntıdır....

*****


Nazım ile Piraye ...ve Münevver


Nazım Hikmet’in hayatını anlatan ‘Mavi Gözlü Dev’ adlı film mart ayında
gösterime girecek. Filmde Nazım’ın hayatında onlarca aşk şiiri yazdığı adınlardan Piraye’yi Dolunay Soysert, Münevver’i ise Özge Özberk oynuyor


Piraye ve Münevver Hanım... İkisi de Nazım Hikmet’in aşık olduğu kadınlardı. Nazım’ın hayatına önce Piraye girdi. 20’li yaşlarında Nazım ile tanışan bu güzel kadın, kocası tarafından terkedilmiş, iki çocuğuyla bir başına kalmıştı. Nazım, Piraye’yi görür görmez aşık oldu. İki yıl sonra evlendiler. Onların aşkını Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin efsanesine dönüştüren ise Nazım’ın cezaevine girmesi oldu. Piraye, cezaevindeki Nazım’ı hiç yalnız bırakmadı. Ama aşkı öyle acı bitti ki...

Nazım’ın dayısının kızı olan Münevver evli ve çocuklu bir kadındı. Yıllarca cezaevinde kalan, artık umudunu tüketen Nazım, içerideyken kendisini sık sık ziyaret eden Münevver’e vuruldu. 17 yıl süren Piraye-Nazım aşkı bitti; cezaevinden çıkan Nazım, Münevver ile evlendi. Bir de çocukları oldu. Münevver, Nazım’dan ayrılan Piraye’nin neler hissettiğini Nazım Hikmet, Rusya’ya gittiğinde anladı belki de. Nazım, gönlünü Vera’ya kaptırmıştı. Münevver için tarih farklı bir şekilde tekerrür etmişti.

Biket İlhan’ın yönetmenliğini yaptığı, Nazım Hikmet’in hayatını anlatan ‘Mavi Gözlü Dev’ adlı film mart ayında sinemaseverlerle buluşacak. Filmde Nazım’ı Yetkin Dikinciler canlandırıyor. Nazım’ın iki eşinden Piraye’yi Dolunay Soysert, Münevver’i ise Özge Özberk oynuyor. Soysert ve Özberk’e Nazım’ın kadınlarının ortak özelliğini sorduğumuzda, ‘Bu kadınlar tabuları yıkmış. O döneme göre aykırı kadınlar’ yanıtını alıyoruz. Ya Dolunay ile Özge’nin ortak noktası nedir? Her ikisi de bir erkeğin peşinden cezaevi cezaevi, il il dolaşmayacakları konusunda hemfikir...

TUTKULU VE AŞIK

Münevver Hanım ve Piraye Hanım nasıl kadınlardı?

Özge Özberk: Münevver sevgi, aşk ve tutkunun peşinden sonuna kadar giden bir kadın. Aşkı için kocasını bile terk edip gitti.

Dolunay Soysert: Piraye’yi Nazım’ın şiirlerinden tanıyorum. Kızıl saçlı, rüya gibi bir aşkı yürütebilmiş bir kadını düşlemiştim. Ama senaryoyu okuyunca sert bir kadınla karşılaştım. Piraye’nin ‘komünist karısı’ olarak 1940’lı yıllarda nasıl yaşadığını hiç düşünmemiştim. Hiç kolay bir şey değilmiş!

Piraye Münevver’in varlığından haberdar olduğunda nasıl bir tepki veriyor?

D. S.: Nazım çok çapkın ve flörtöz bir adam. Münevver ilk değil ki! Aşkın çok beslediği bir şair. Ama Piraye, Münevver’i öğrendiğinde, ‘Öteki kadınlar flörttü ama Nazım galiba şimdi aşık oldu’ dediği için çok koydu.

Piraye’nin Münevver’i öğrendiği sahnede nasıl oynadınız?

D.S.: Piraye’yi susturdum. Çünkü, bu kadar büyük ve yüksek yaşayan bir adama en büyük cezasının suskunluk olacağını düşündüm.

Nazım neden Münevver’e aşık oldu?

D.S.: Çok uzun zaman sevdiğiniz bir çiçeğe bakarsınız. Baharları çiçek verir, boy atar, yeşerir... Bir gün birisi size çok özel bir orkide getirir. Bir erkeğin buna duyarsız kalması mümkün değil. Nazım cezaevinde, her şey çok monoton gidiyor, hep aynı yüzler, umudun tamamen yok olduğu bir nokta. Böyle bir duyguyu yaşarken bir gün pırıl pırıl bir kadın giriyor içeriye.

Ö.Ö.: Belki Münevver’in dobra bir kadın olması da onu çekici kıldı. Nazım’a, ‘Ben kararımı verdim, sen de artık ver’ diyebiliyor.

İNCİ DÖNDAŞ


BİRİ AFİFE JALE’NİN HAYATINI YAZSA, BEN DE OYNASAM


Dolunay Hanım siz hep farklı kadınları canlandırdınız. Latife Hanım, Marilyn Monroe gibi...

D.S.: Dönem kadınlarını oynamaktan keyif alıyorum. Hikaye uydurup, onlara inanmak keyifli geliyor. Dümdüz bir kadını oynamaktan sıkılırım. Şimdi Afife Jale’nin hayatını birisi kaleme alsa oynamayı isterim.

Yeni projeleriniz neler?

Ö.Ö.: Ayşe Kulin’in ‘Geniş Zamanlar’ adlı romanından senaryolaştırılan dizide Zuhal Olcal ile oynayacağım.

D.S.: Bu ay içinde BKM’nin yaptığı, Meral Okay’ın senaryosunu yazdığı Bebek adlı dizide Özgü Namal ile bebeği olmayan ve bebek sahibi olmak için her yolu deneyen bir kadını canlandıracağım.

‘Mavi Gözlü Dev’i izleyeceklere ne dersiniz?

D.S.: Nazım ile artık barışalım. Filmi izleyelim. Nazım’a ödenmesi gereken gecikmiş bir borcumuz var.

Ö.Ö.: Yetkin Dikinciler, Nazım’ı çok iyi oynadı. Ben çok etkilendim. Mavi gözlü bir dev olmuştu.

KADINLARI ONA ÇEKEN

TATLI DİL VE ROMANTİZM


İki kadının yaşadığı bu ilişkide en dramatik sahne hangisi?

D.S.: Nazım, Münevver’e karşı hissettiklerini, duygularını Piraye’ye anlatıyor. Bir süre görüşmüyorlar. Piraye cezaevine gidip ‘Affettim’ dediği anda kaderin oyunu, Münevver içeri giriyor. Bu olağanüstü bir sahne.

Her şey dört duvar arasında yaşanırken Piraye ve Münevver’i Nazım’a çeken şey neydi?

Ö.Ö.: Herhalde günümüzde olmayan bu kadar tatlı dil...

D.S.: Orada bile romantizmi koruyabilmek çok özel.

Nazım Hikmet, Türkiye’den ayrılıp SSCB’ye gidiyor. Orada Vera adında bir kadına aşık oluyor. Yani Piraye’yi Münevver için, Münevver’i de Vera için bırakıyor. Bu noktada kimsenin ettiği kimsede kalmaz diye düşündünüz mü?

Ö.Ö.: Yaptığımız her şeyin bir karşılığı olduğuna inanıyorum.




BİZ AYNISINI

YAPAMAYIZ


Birine çok aşık olursanız, Nazım’ın kadınlarının yaptığı fedakarlıkları yapar mısınız?

Ö.Ö.: Yapmam. Çok zor. Ama Münevver’in eşiyle yaşadığı sorunu bilmiyoruz. Belki o tutkuya açıktı.

D.S. : Ben de yapamam. Bir de şartlar çok farklı. Böyle bir devirde herhangi bir adam beni böyle bir aşka inandıramaz. Oradaki inancı da anlamakta çok zorluk çektim açıkçası.

Rolünüze nasıl hazırlandınız?

D.S.: Nazım’ın şiirlerini, Piraye’ye yazdığı mektupları okudum. Sonuçta kendi yorumumu yaptım.

Ö.Ö.: Ben de Müjdat Gezen’in yazdığı, Savaş Dinçel’in karikatürleriyle Nazım’ı anlattığı kitabı okudum. Nazım’ı bilmeyenler bu kitapla başlayabilir.

Özge Hanım, siz ‘Çemberimde Gül Oya’, ‘Kırık Kanatlar’ dizilerinden sonra ‘G.O.R.A.’ ve ‘Babam ve Oğlum’ gibi filmlerde hep yumuşak karakterleri oynadınız. Tutkulu kadın Münevver’i oynadıktan sonra duygusal açıdan ne hissettiniz?

Ö.Ö.: Hep drama oynadım. Ama böyle insanlar var

hayatta. Bu insanları gözlemliyorsunuz.

bustedspii
11-11-06, 21:51
Türk sinemasının şu anki durumu beni cok mutlu etti..Baksanıza şu an vizyonda 4 tane Türk yapımı film var..Ben gurur duyuyorum acıkcası..
Mavi Gözlü Dev filmide büyük merakla bekledigim bir filmdi..Nazım Hikmet'in hayatı olması zaten yeterdi ama Yetkin Dikinciler'in bu rolde olması cok dogru bir karar olmuş..

MericErkan
29-11-06, 19:11
gerçekten güzel bir film olacağı kesin,ayrıca herkesin bu filmi izlemesi lazım

Çetin Yeltekin=Çetin abiyide buradan takdir ediyorum :happy0064 tşkler abi

erten07
15-01-07, 07:58
Narin'in yolu üçlü ilişki yüzünden Nazım'la kesişti

Biri iş adamı, diğeri bir asır önce doğmuş dünyaca ünlü bir şair. İkisini aynı eksende birleştiren ise ilişkileri. Halit Narin'in de Nazım Hikmet'in de eşi ve sevgilisi birbirlerini biliyordu.

Geçtiğimiz günlerde işadamı Halit Narin çok konuşuldu. 40 yıllık karısı Özden Hanım ve 35 yıllık sevgilisi Merih Turan arasında kurduğu 'narin' denge, gündeme bomba gibi düşmüştü. Özden Narin'in kocasının kendisini aldattığını bilmesine rağmen boşanmaması bu üçlü ilişkinin şok etkisi yaratan yanlarından biri olmuştu.

HİKMET DE YAŞAMIŞTI
Bu üçlü ilişki günlerce konuşulmakla kalmadı, ünlü şair Nazım Hikmet'le Halit Narin arasında ortak bir nokta da yarattı. Zira bugün 105. doğum günü kutlanacak olan Nazım, Türkiye'nin üçlü ilişki yaşayan ilk ünlüsü. Üstelik kalbinin kapılarını araladığı Piraye Hanım ile Münevver Hanım'ın da birbirlerinden haberdar oldukları halde Nazım'la ilişkilerini sürdürdükleri biliniyor. 23 Şubat'ta gösterime girecek olan 'Mavi Gözlü Dev' adlı film de ünlü şairin etrafında kurulan bu aşk üçgenine yoğun biçimde yer veriyor.

HAYATI FİLM OLDU
Biket İlhan'ın yönettiği filmde; Nazım Hikmet'i Yetkin Dikinciler canlandırırken; Dolunay Soysert Nazım'ın eşi Piraye Hanım'ı, Özge Özberk ise sevgilisi Münevver Hanım'ı oynuyor. Film, doğumunun 100. yılında (5 yıl önce) 'Mavi Gözlü Dev' adında bale gösterisiyle anılan ünlü şairin hayatını konu alan ilk sinema filmi olma niteliğini de taşıyor.
http://img170.imageshack.us/img170/7249/1bf21c3a39b3e44ba59dc97ag2.jpg (http://imageshack.us)
İlk kez hapiste bir araya geldiler

Nazım Hikmet'in yaşadığı aşk üçgeninin bir köşesinde eşi Piraye Hanım diğer köşesinde ise sevgilisi Münevver Hanım vardı. Kocasının yaşadığı yasak aşkı kabullenemeyen Piraye Hanım ondan boşansa da gönül bağını koparamadı. Evliliklerine nokta koyan ikili, sevgili hayatı yaşamaya başladı. Bu durumdan haberdar olan Münevver Hanım da Nazım'la görüşmeyi sürdürdü. Ünlü şairin Bursa Hapishanesi'nde yattığı dönemde; hayatındaki iki kadın da onu sürekli ziyaret etti. İki kadının ilk karşılaşması da bu hapishane ziyaretlerinden biri esnasında gerçekleşti.

erten07
16-01-07, 13:28
Aşık olmadan yaşamak, yaşamak değildir 15 Ocak 2007




"... Çok şükür aşığım. Bana öyle geliyor ki bir tek insana, yüz milyonlarca insana, bir tek ağaca, bütün ormana, tek bir düşünceye, bir çok düşünceye ve fikre aşık olmadan yaşamak yaşamak değildir" diyen Nazım Hikmet yaşamı boyunca bir çok kez aşık oldu.


"Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri"
Nazım ve ilk eşi Nüzhet.


İlk büyük aşkı Nüzhet'ti. O dönemde henüz 15 yaşında olan Nüzhet ile Tanin'de yazan gazeteci Muhittin Birgen sayesinde tanıştı Nazım. Nüzhet Kastamonu'dan Tiflis'e gittikten sonra da onun peşinden gitti. O sıralar Moskova Üniversitesi'nde okuyan Nazım Hikmet, kadınlar arasında popülerdi. Ama Nüzhet'in de oraya gelişiyle birlikte ilgisini tamamen Nüzhet'e yönelti. 1921 yılında evlendiler. Genç kadının İttihatçı olan yakın bir akrabası Nazım'ı politik görüşleri nedeniyle pek sevmiyordu. Nüzhet'e sürekli mektuplar yazıp evine geri dönmesini istiyordu. Sonunda Nüzhet 'mavi gözlü deve' ayak uyduramayıp Türkiye'ye geri döndü. Bir profesörle evlendi.

Lena'yı Türkiye'ye getiremedi

Nazım Hikmet, Nüzhet'in ardından Türkiye'ye döndü. Ama daha sonra yeniden Moskova'ya gitti. İkinci evliliğini METLA Tiyatrosu'nda tanıştığı Lena Yurçenko adlı bir hanımla yaptı. Gerçek adı Ludmilla Yurçenko olan Lena diş hekimiydi. Nazım 1928'de Türkiye'ye dönerken Lena'yı da getirmek istedi ama vize alamadı.

"Ne güzel şey hatırlamak seni, yazmak sana dair"

Nazım Hikmet'in en güzel aşk şiirlerini yazdığı, en uzun süre evli kaldığı kadın Piraye. Nazım ile Piraye genç kadın eşinden henüz boşandığı sırada tanıştılar.

Sanat eleştirmeni Vedat Örfi ile 16 yaşındayken evlenen Piraye'nin iki çocuğu vardı. Bunlardan biri eleştirmen Memet Fuat Bengü. Nazım, Piraye'yi çok sevdi. Ancak evlilik yaşamlarının 13 yılı boyunca Nazım cezaevindeydi. Daha sonra Münevver'e aşık oldu. 1951 yılında Nazım ile Piraye'nin evliliği sona erdi.

"Günler gitgide kısalıyor, yağmurlar başlamak üzere"

Nazım'ın Piraye'den sonraki eşi ise Münevver oldu. Nazım aynı zamanda dayısının kızı ve ressam Nurullah Berk'in eşi olan Münevver'e aşık oldu. Münevver, kızı Renan'ı bırakmak istemediği için Nazım'ın aşkına karşılık vermeye çekindi. Nazım'ın afla cezaevinden çıkmasından sonra evlendiler. Nazım Hikmet'in tek çocuğu Mehmet Nazım, Münevver'den doğdu. Ancak şair, oğlu henüz 3 aylıkken kaçtı. 1961'de Münevver İtalyan yazar Joyce Lussu'nun yardımıyla Varşova'ya Nazım'ı görmeye gitti. Ama Nazım o sırada Vera ile evliydi. Münevver ve Nazım'ın oğlu Mehmet Nazım, ressam ve Fransa'da yaşıyor.

Galina hem doktoruydu, hem sevgilisi


Nazım, Türkiye'den kaçtıktan sonra doktor Galina Grigoryevna Kolesnikova ile evlendi. Galina, Nazım'ın hem sevgilisi hem de doktoruydu. Nazım'ın hiç şiir yazmadığı tek kadındı Galina.

Saçları saman sarısı kirpikleri mavi

Nazım Hikmet son eşi Vera Tulyakova 1956'da, genç kadın henüz 24 yaşındayken tanıştı. Dört yıl sonra evlendiler. Nazım ölünceye kadar Vera ile evli kaldı. Bu arada opera sanatçısı Semiha Berksoy, yazar Suat Derviş ve dönemin bir başka genç yazarı Cahit Uçuk da Nazım Hikmet'in gönlünü kaptırdığı kadınlar oldu.

erten07
16-01-07, 13:31
Nazım Hikmet Selanik'te 20 Kasım 1901'de dünyaya geldi. Ailesi 40 gün için bir yaş büyük görünmesin diye doğum tarihini nüfus kütüğüne 15 Ocak 1902 olarak işletti.


Nazım Hikmet'in babası Hikmet Bey, bugünkü Galatarasay Lisesi o dönemdeki adıyla Mekteb-i Sultani'den mezun oldu. Önce ticaret yaptı, daha sonra da Dışişleri'nde çalışmaya başladı.


Annesi Celile Hanım ise eğitimci Enver Paşa'nın kızı. İyi bir eğitim almış bir hanımdı, piyano çalar, Fransızca bilir ve resim yapardı.

Nazım Hikmet, önceleri adını taşıdığı dedesi Nazım Bey'in etkisiyle şiir yazmaya başladı. 1919 yılında Heaybeliada Bahriye Mektebi'ni bitirdi. Hamidiye Kruvazörü'nde görev yaparken sağlık sorunları nedeniyle askerlikten ayrıldı. Bu arada ilk şiirleri de yayınlanmaya başlamıştı.

1921 başlarında Kurtuluş Savaşı'na katılmak için Anadolu'ya geçen Nazım Hikmet, Bolu'da öğretmen olarak görev yaptı.

Daha sonra Batum üzerinden Moskova'ya giderek Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'ne (KUTV) kayıt oldu. Burada siyasal bilimler ve iktisat okudu. 1924'te yurda döndü. Aydınlık Gazetesinde yayınlanan yazı ve şiirleri yüzünden on beş yıl hapsi istenince yeniden Sovyetler Birliği'ne döndü.

1928 Af Kanunu'ndan yararlanıp tekrar Türkiye'ye döndükten sonra Resimli Ay Dergisi'nde çalışmaya başladı.

1932'de yeniden dört yıl hapse mahkûm oldu, bu kez de Onuncu Yıl Affı'ndan yararlandı. Gazetecilik yaptı, film stüdyolarında çalıştı. 1938'de orduyu ve donanmayı isyana teşvik ettiği iddiasıyla 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Çankırı ve Bursa cezaevlerinde yattı. 1950'de özgürlüğüne kavuştuysa da sürekli olarak izlenmekten kurtulamadı; kitaplarını yayınlatma, oyunlarını oynatma olanağı bulamadı.

Askere alınması kararlaştırılınca Romanya üzerinden tekrar Moskova'ya gitti. 1951'de T.C. yurttaşlığından çıkarıldı. 3 Haziran 1963'te bir kalp krizi sonucu yaşama veda etti. Moskova'da Novodeviçye Mezarlığı'nda toprağa verildi.

averaj
05-02-07, 01:06
film 23 şubatta vizyonda...yani şimdilik son durum bu...

yeni bilgiler geldikçe yazarız buraya da...

bilgi ekleyen herkese çok tşk....

averaj
12-02-07, 18:02
yetkin dikincilerin nazım hikmet, dolunay soysertin piraye ve özge özberkin de münevver rolünde olduğu mavi gözlü dev filmi fragmanı tıkla ve izle(you...)sitesine eklenmiş..

bence izleyin derim...çok güzel olmuş çünkü...ve gösterim tarihi de 9 mart....

özgenuroğlu
12-02-07, 18:40
Sadece Nazım Hikmetin yaşamını anlatması yeterdi ama kadroyuda görünce ilk günden gidilicek filmler listesine dahil edildi..
Kadro mükemmel hepsi birbirinden başarılı oyuncular filmin konusuna ise laf yok...
sabırsızlıkla bekliyorum

cropsy
12-02-07, 18:58
Ben de az önce forumdan Özge Özberk sever bir arkadaşımdan öğrendim fragmanın youtube'a eklendiğini ve hemen izledim..Yetkin Dikinciler beni daha fragmanı izlerken büyüledi,kim bilir filmi izlerken nasıl olacağım.Zaten inanılmaz bir oyuncu kendisi,çok beğenirim ve bu filmle de dikkatleri üzerine daha çok çekeceği kanaatindeyim.Bir de filmle ilgili hangi röportajı okusam (özellikle de filmin oyuncularıyla yapılan) herkesin ağzında ''Yetkin Dikinciler mükemmel oynamış,izlerken ağladık'' cümlesi dönüp duruyor..O yüzden Yetkin Dikinciler'i bu rolde izlemek için olan merakım gün geçtikçe artıyor:)

Dolunay Soysert'i de çok beğenirim,kendisini en son ''İlk Aşk'' filminde izledim ve filmden çıktığımda aklımda kalan tek şey kendisinin oyunculuğuydu..

Öteki oyuncuların da iyi bir iş çıkarttığından eminim..

Bakalım Biket İlhan'ın yönettiği ''Mavi Gözlü Dev'' filmini izledikten sonra izlenimlerim neler olacak?:img-wink:


p.s:Bu arada bu film daha vizyona girmedi ki,neden ''vizyondakiler'' başlığında duruyor anlamadım? :icon_whis

İZMİR'İN KAVAKLARI
12-02-07, 19:26
Başta Uğur POLAT ve Rıza SÖNMEZ için gitmeyi düşünüyordum
fakat fragmandan sonra bu düşüncemin yanlış olduğuna inandım açıkçası bu kadar etkileneceğimi düşünmüyordum ama Yetkin Dikinciler muhteşem...

bir şey sorabilir miyim fragmanda Nihat İLERİ yi gördüm acaba doğru mu gördüm emin olamadım bir an???:img-in_lo

cropsy
12-02-07, 20:03
bir şey sorabilir miyim fragmanda Nihat İLERİ yi gördüm acaba doğru mu gördüm emin olamadım bir an???:img-in_lo

Doğru görmüşsün canım Nihat İleri de vardı fragmanda..Kendisi de mahkumlardan birini oynamış ve Nazım'ı görünce selam veriyordu yanlış anlamadıysam..

İZMİR'İN KAVAKLARI
13-02-07, 15:10
Teşekkür ederim demek doğruymuş.
bu durumda bu filme gitmek farz oldu...

lindsay
13-02-07, 20:57
ya bu filmi çok merak ediyorum yetkin dikinciler in çok iyi oynadığını duymuştum ve fragmanı izlememle hayran kalmam bir oldu filmin çok güzel olduğuna eminim biran önce gelse artık:):)

hulyafan_88
14-02-07, 23:54
Nazım Hikmet film oldu!

Usta şairi anlatan, 'Mavi Gözlü Dev', 9 Mart'ta vizyona giriyor
DÜNYACA ünlü Türk şair Nazım Hikmet'in hayatı ilk kez beyazperdeye aktarıldı. Senaryosu Metin Belgin tarafından 4 yılı aşan sürede yazılan 'Mavi Gözlü Dev' adlı film, 9 Mart 2007 tarihinde sinemaseverlerle buluşuyor. Filmin yönetmenliğini Attila İlhan'ın eski eşi Biket İlhan üstlendi.
Nazım Hikmet'in Bursa Hapishanesi'ndeki dönemi için İstanbul Beykoz'da bir plato kuruldu ve hücresi 1944 yılında çizdiği yağlı boya tablodan esinlenerek dizayn edildi. Filmde Nazım'ı ise 'Babam ve Oğlum'daki muhteşem performansıyla parmak ısırtan Yetkin Dikinciler oynadı.
Hapishanede iki aşk arasında
NAZIM 1941 yılında Bursa Hapishanesi'ne nakledilir. Aklında yalnızca karısı Piraye vardır. Hakkında verilen 28 yıl hapis cezası da onaylanmıştır artık... Ekim 1948'de, dayı kızı Münevver ziyaretine gelir. Nazım yeni bir sevdanın coşkusuna kapılır. İki aşk arasında bocalamaya başlar...
Şüphe eden biziz, inanan biz,
İhtimaller ve korkular bizim içindir
hasret bizim için.
Ve hatta biziz ağlayan ve gülen.
Yüreklerimize bühtan etmeyelim,
sevmekten gayrı şey bilmez yüreklerimiz.
Gözümün nuru canım sultanım
sizi seviyorum,
Piraye hanım
sizi seviyorum.

hulyafan_88
14-02-07, 23:57
Mavi Gözlü Dev 9 Mart'ta vizyonda
http://img264.imageshack.us/img264/6594/37926475ud7.jpg
Metin Belgin'in senaryosunu 4 yılı aşkın bir sürede yazdığı 'Mavi Gözlü Dev' adlı film 9 Mart'ta sinemaseverlerle buluşuyor. Dünya tarihinde Nazım Hikmet'in hayatını konu alan ilk sinema filmi olan 'Mavi Gözlü Dev'i, Biket İlhan yönetti.

averaj
15-02-07, 00:41
Nazım Hikmet filmi 9 Mart'ta vizyonda

Senaryosu dört yılı aşan sürede yazılı kaynaklardan yararlanılarak, Metin Belgin tarafından yazılan "Mavi Gözlü Dev" adlı film, 9 Mart'ta sinemaseverlerle buluşuyor.

http://img261.imageshack.us/img261/8931/12365704jo5.jpg

Ünlü şair Nâzım Hikmet'in hayatını konu alan "Mavi Gözlü Dev"in yönetmenliğini Biket İlhan üstlendi. Nâzım Hikmet'in Bursa Hapishanesi'ndeki dönemi için Sanat Yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler, Beykoz’da plato kurarak cezaevini realize etti. Nâzım Hikmet'in kaldığı odası 1944 yılında çizdiği yağlıboya tablodan esinlenerek yapıldı. Derya Ergün ve ekibinin usta makyajıyla Yetkin Dikinciler'in yüzü şaire benzetildi ve diğer karakterlerin de fotoğrafları incelenerek makyaj uygulaması yapıldı. Cem İdiz, filmin müziklerinin yanı sıra "Davet" şiirini de besteledi.

http://img261.imageshack.us/img261/6696/64711784wf0.jpg

Filmde Yetkin Dikinciler Nazım Hikmet'i, Dolunay Soysert eşi Piraye'yi, Özge Özberk ise dayısının kızı Münevver'i canlandırdı.

http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/5949727.asp?gid=90

krnca_
16-02-07, 19:32
http://img107.imageshack.us/img107/8026/krncamgddus8.png

http://img408.imageshack.us/img408/4259/krncammgdld9.png

http://img265.imageshack.us/img265/9890/krncammmgdwk0.png

ECE...:)
16-02-07, 19:36
Polis filmi icin gittiğim zaman fragmanını gördüm, 2 parcalı oldukca hos bir fragmanı vardı, şey diye düsünüyordum acıkcası: Yetkin Dikincileri niye bu kdr cok övüyorlar, bu kdr da değil diyordum =) Yok ama gercekten bahsedilenler kadar varmıs;)

Sinemamız icin görmemiz gereken filmlerden bnce ..

Not: Bu hafta edebiyat dersinde Davet siirini incelemistik, hoş bir denk gelis oldu 9.sınıf ogrencilerine =)

Yasamak bir ağav gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardescesine
bu hasret bizim


En bilindik dizeler oldu snrm ama gercekten de en akılda kalıcı dizeler ..

krnca_
16-02-07, 20:27
http://img251.imageshack.us/img251/6123/krncazgeag7.png

cann2366
18-02-07, 11:53
9 mart ı sabırsızlıkla bekliyorum .yetkin dikinciler mükemmel görünüyordu.imzalar için teşekkürler

elif_gs
18-02-07, 15:34
çok büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum bu filmi. bu filme sponsor desteği yapılmadı biliyorsunuz( ki bu çok acı bir şey) oyuncular para almadan çalıştılar. hepsini tekrar tekrar tebrik ediyorum ve tabi bu projeyi hayata geçirenlere (başta Biket İlhan olmak üzere) teşekkür ediyorum. bu filmi her şeyden önce bu emek için izlememiz gerektiğini düşünüyorum. Nazım faktörü de var tabi. Nazım'ın ne kadar sevildiğini göstermemiz lazım. tabiki bir filme bağlı değil ama ben bu filmin büyük bir misyon yüklendiğini düşünüyorum. çünkü bu bir ilk. bir insanın sadece düşündüğü için vatan haini diye nitelendirilmesine karşı olduğumuzu göstermemiz için bir fırsat aslında bu film.
bütün paylaşımlar için çok teşekkür ederim. sevgili krnca_ imzaların çok güzel.
özellikle şu an kullandığın imzadaki şu sözler çok etkiledi beni
'Düşünmenin suç olmadığı bir dünya kurulur mu dersin?'

erten07
21-02-07, 08:27
Nazım Hikmet Beyaz Perdede


Nazım Hikmet’in yaşam öyküsünü anlatan "Mavi gözlü Dev" filminin çekimleri tamamlandı.

Dünyaca ünlü şair Nazım Hikmet'in hayatını anlatan "Mavi Gözlü Dev" filmi 9 Mart'ta vizyona giriyor. Senaryosu 4 yılda tamamlanan ve Metin Belgin tarafından yazılan filmde ünlü şairi Yetkin Dikinciler oynuyor. Filmin başrolünü oynayan Yetkin Dikinciler Babam ve Oğlum adlı filmdeki rolüyle de dikkat çekmişti. Filmdeki rolünde Nazım Hikmet'e benzemek için kilo veren Dikinciler ve usta makyöz tarafından yaratılan diğer karakterlerle birlikte filmin geçtiği platolar aslına uygun olarak düzenlendi. Özellikle Nazım Hikmet'in kendi yaptığı bir resimden esinlenerek Bursa Cezaevi Beykoz'da kurulan bir platoda yeniden canlandırıldı. Film müziklerinin yanı sıra "Davet" adlı şiir bir kez daha bestelendi. Filmin post-production işlemleri ise İstanbul'la birlikte Atina'da yapıldı.

averaj
23-02-07, 18:10
zuzuhal istediğin fotolar bunlar..ilk fotoyu ekleyen cropsy'ye tşk...diğerini ben eklemiştim..alıntıdır...

http://www.galeriturk.net/getimg/391156626_360f670179_1_.jpg

http://img365.imageshack.us/img365/7577/mavigzldevrq7.jpg

averaj
23-02-07, 18:45
önemli değil zuzuhal ...alıntıdır...

http://img443.imageshack.us/img443/8990/391156977e0ea2d05cflv8.jpg

She7a
24-02-07, 04:38
kac yıldır su filmi bekliyorum allah biliyor ama,9 mart bir turlu gelmedi.
fragmanı pc'de mevcut olan biri olarak bende polis filmine gittigimde
fragmanı bir de sinema da gordum.ama,fragmanı bile bolmusler yahu.:img-hyste
insanlar iyice meraktan cıldırsın diye yapmıslar sanırım.:img-hyste

paçiii_melos
26-02-07, 10:52
‘ Mavi Gözlü Dev’ artık gün sayıyor

Yazılı kaynaklardan yararlanılarak senaryosu dört yılda ve tam sekiz kez ’sil baştan’ yazılan, Nazım Hikmet’in hayatını anlatan film ’Mavi Gözlü Dev’ 9 Mart’ta izleyicisiyle buluşacak


26.02.2007


Nazım Hikmet’in hayatını konu alan ilk sinema filmi olan ’Mavi Gözlü Dev’, sonunda seyirciyle buluşuyor. Yetkin Dikinciler (Nazım Hikmet), Dolunay Soysert (Piraye), Özge Özberk (Münevver), Uğur Polat (Tahsin Bey), Ferit Kaya (Balaban), Suna Keskin (Celile Hanım) ve Rıza Sönmez (Orhan Kemal) gibi oyuncuların hiçbir ücret talep etmeden oynadıkları filmin en önemli özelliği; ünlü şairin 2. Dünya Savaşı sırasında Bursa Cezaevi’nde geçen günleri ve eşi Piraye’ye olan özlemini “birebir” anlatıyor olması. Derya Ergün ve ekibinin usta makyajıyla Dikinciler’in yüzü ünlü şaire tıpatıp benzetildi ve diğer karakterlerin de fotoğrafları incelenerek makyaj yapıldı. Cem İdiz, filmin müziklerinin yanı sıra ’Davet’ şiirini de besteledi.

http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=26.02.2007&Newsid=110352&Categoryid=8

paçiii_melos
26-02-07, 10:54
http://img291.imageshack.us/img291/6369/110352000zf8.jpg

averaj
28-02-07, 00:06
Mavi Gözlü Dev

http://img183.imageshack.us/img183/7986/mavigzldevafidp0.jpg

Yönetmen: Biket İlhan
Tür: Dram
Oyuncular: Yetkin Dikinciler, Dolunay Soysert, Özge Özberk, Uğur Polat, Ferit Kaya, Suna Keskin, Rıza Sönmez
Senaryo: Metin Belgin
Görüntü Yönetmeni: Claudio Bolivar
Müzik: Cem İdiz
Yapım: 2007, Türkiye
Dağıtım: Kenda film
Gösterim Tarihi: 9 Mart 2007
Süre: 1 saat, 58 dk.

Özet: Kavganın, sevdanın ve Türkçe’nin büyük şairi Nâzım Hikmet, 1941 yılında Bursa Hapishanesi’ne nakledilir. “Komünizm” propagandası nedeniyle mahkûm olan şairin ünü içeride kulaktan kulağa, efsaneye dönüşür. İbrahim Balaban ve Yusuf, ustanın odasına desen çizeceği aynaları taşırlar. Mahkûmların portresini yapan Nâzım’ın aklı yalnızca karısı Piraye’dedir. Günlerdir ne mektup, ne telgraf gelmiştir. Hasretin dinmeyen sızısı, siyatik ağrılarından da beterdir. 2. Dünya Savaşı’nın vahşeti ve sefaleti tırmanırken; şair, Müdür Tahsin Bey’den kötü haberi alır. Hakkında verilen 28 yıl hapis cezası onaylanmıştır.

özgenuroğlu
03-03-07, 22:54
Makinaya konuklar

Yetkin dikinciler,Dolunay soysert ve özge özberk:)

cropsy
04-03-07, 10:46
Yetkin Dikinciler

http://www.galeriturk.net/getimg/408562640_87cf935b0d_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408567184_6b96d18ad1_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408568652_6da69c3598_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408570207_c880d484ac_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408578557_cb32bae718_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408607421_799733eeb4_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408937793_00f44c40b7_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/409029481_29238b0cf3_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

cropsy
04-03-07, 10:47
Dolunay Soysert

http://www.galeriturk.net/getimg/408528690_afdc73de00_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408532402_446195ae3b_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408548221_211be93262_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408549732_9188f16a9d_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408551233_42254b8c9f_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408552772_e307a1807d_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408978664_e92bb32620_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/408987836_c721f32ee8_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/409034940_38cfb5a4c7_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

cropsy
04-03-07, 10:48
Özge Özberk

http://www.galeriturk.net/getimg/_114.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/_211.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/_310.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/_410.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/_510.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/_62.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/_72.jpg (http://www.galeriturk.net)

cropsy
04-03-07, 10:49
Sinan Tuzcu


http://www.galeriturk.net/getimg/s111.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/s28.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/s39.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/s46.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/s54.jpg (http://www.galeriturk.net)

http://www.galeriturk.net/getimg/409014119_3dbbc11b8b_1_.jpg (http://www.galeriturk.net)

averaj
04-03-07, 14:29
8 marttan önce olmalı..

ya salı ya da çarşamba günü olması gerek...

Rabish
05-03-07, 15:38
Cok merak ediyorum bu filmi :icon_sorr ama malesef yasadigim yere (yurtdisina) gelmedi ..
Butun saçma sapan filmler gelir ama boyle kaliteli oyuncularla dolu filmler gelmez :icon_sorr

handeMveÖ
05-03-07, 17:04
filmin oyuncuları birazdan ATV ana haber bülteninde olcaklar...izlemek isteyenler kaçırmasın...

kırık_kanat431
05-03-07, 17:57
film muhteşem olucak...yanlış hatırlamıyorsam filmde Okan Yalabık'da var(konuk oyuncu)...kadro müthiş,konu müthiş...bize izlemek düşüyor.

averaj
05-03-07, 18:36
Biket İlhan'ın yönettiği, usta şairin hayatını konu alan 'Mavi Gözlü Dev' 9 Mart'ta gösterimde

'Bu ülkenin Nâzım'a borcu var'

Bugüne kadar şiirleriyle, oyunlarıyla tanıdığımız; düşünceleri, yaşamı belki de en çok tartışılan şairlerimizden Nâzım Hikmet sinemada. Senaryosunu Metin Belgin 'in yazdığı, Biket İlhan' ın yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği " Mavi Gözlü Dev " 9 Mart'tan başlayarak bize Nâzım'ı beyazperdede izleme şansını veriyor.

- Nâzım Hikmet'in yaşamını beyazperdeye taşıma düşüncesi ne zamandır aklınızdaydı?

BİKET İLHAN - 2000'lerden beri aklımdaydı, ama çalışmaya 2003'te başladık. Senaryo sekiz kez yazıldı. Nâzım Hikmet Kültür Vakfı'na da yolladık, okunduğunu söylediler, fakat sonra ses çıkmayınca biz de üzerine gitmedik. Uzun bir süre aramamıza karşın mali destek bulamadık. Daha sonra da tüm ekip Nâzım'ın filmi de zaten böyle çekilir deyip çekimlere başladık.

- Kültür Bakanlığı tasarı için 175 bin YTL'lik bir destekte bulunurken büyük şirketler söz konusu Nâzım Hikmet olunca biraz çekimser kaldılar diyebilir miyiz?

İLHAN - Sponsor arayışlarımız oldu tabii, ama çok da uğraşmadık. Asaf Güneri yardımcı oldu. Dolaylı başvurularda bulunduk. Ayrıca oyuncular ve yaratıcı ekip hiçbir beklentileri olmadan çalışmaya katıldılar. Film bittikten sonraysa, kurgu sırasında Enerji Medya filmle ilgilendi. Biz de kabul ettik.

İNSAN NÂZIM


- Seyirci nasıl bir Nâzım izleyecek beyazperdede?

İLHAN - Nâzım'ın bütün yaşamını bir filme sığdırmak tabii ki mümkün değildi. Ben insan Nâzım'ı anlattım filmde. Onun birçok yönünü yansıtmaya çalıştım. Film Bursa Cezaevi yıllarından geri dönüşlerle gelişiyor. Kemal Tahir , Memet Fuat , Suzan , Balaban , Raşit Kemali ( Orhan Kemal) , Münevver , Piraye , Samiye Hanım , Celile Hanım , Tahsin , Çamur filmde yer alan karakterlerden bazıları. Fakat çekimler sırasında onun gibi bir şairin nasıl acı çektiğini görmek içimi acıttı.

- Bir dönemin konuşulmayanı Nâzım Hikmet günümüzde fazlasıyla konuşulan, tartışılan hatta üzerinden prim yapılmaya çalışılan bir konu haline dönüştü. Tüm bu olan bitenin içerisinde siz filminizi nereye koyuyorsunuz?

İLHAN- Benim bu filmdeki çıkış noktam böyle bir şairin filminin bugüne kadar yapılmamış olmasıydı. Tüm dünyada kabul görmüş bir şairimizin biz Türk olarak nasıl filmini yapmayız düşüncesi beni rahatsız etti.

- Yetkin Dikinciler Nâzım karakteri ile fiziki olarak nerdeyse birebir örtüşüyor. Oyuncu kadrosunu oluştururken öncelikleriniz nelerdi?

İLHAN - Bu projede en başından beri Yetkin vardı, ilk seçilen oyuncumuzdu. Etkileyici bir duruşu vardı Yetkin'in. Sadece fizikle ilgili değildi. Yetkin kendini Nâzım hissetmeye başladı bir yerden sonra! Piraye 'yi Dolunay (Soysert) , Münevver 'i Özge (Özberk) oynadılar. Onların da resimlerine baktığımızda fark ettik ki benziyorlar. Biraz tesadüf, biraz da makyaj. Ama iyi oyuncular seçtik, zaten amacımız da buydu. Fiziksel benzerlik şart değildi ama olması da iyi oldu tabii.

- Gelecek tepkiler sizi korkutmuyor mu, hazırlıklı mısınız? Ne de olsa çok bıçak sırtı bir konuyu, Nâzım Hikmet'i anlatıyorsunuz filminizde.

İLHAN - Tabii ki her filme olduğu gibi bu filme de iyi eleştiri de, kötü eleştiri de gelecek. Ben bir sinemacıyım, siyasetçi değilim. Nâzım'ın yaşamından bir kesit sunmak istedim ve yaptım. Tepki nereden ve nasıl gelirse gelsin, karşılarında bir film var. Nâzım her ne kadar hep gündemde olsa da onu bir kere de perdede görmek, onun yeniden merak edilmesi, ilgilenmeyenin ilgilenmesi, bilmeyenin öğrenmesi bile çok güzel. Nâzım Hikmet'i bir kez daha düşüneceğiz, önemli olan da bu. Onun bize değil, ama bizim ona ihtiyacımız var; bu ülkenin Nâzım'a borcu var.

Filmde, Nâzım Hikmet'i Yetkin Dikinciler, Piraye'yi ise Dolunay Soysert canlandırıyor.

ÖZGE KESKİN

krnca_
05-03-07, 21:13
http://img251.imageshack.us/img251/8502/krncdolimavnh4.png

http://img511.imageshack.us/img511/8878/krnnmavidolyetek4.png

http://img230.imageshack.us/img230/4130/krncamavyet9martfp3.png

http://img232.imageshack.us/img232/4128/krngreattjh2.png

hulyafan_88
06-03-07, 07:09
Nâzım'ın hapishane yılları beyazperdede

Biket İlhan'ın yönettiği filmde Nâzım'ı Yetkin Dikinciler, Piraye'yi Dolunay Soysert oynuyor.

06/03/2007 (126 kişi okudu)

İSTANBUL - Bu hafta gösterime üç yerli film giriyor. Nâzım Hikmet'i anlatan 'Mavi Gözlü Dev' en merak edileni. Biket İlhan'ın yönettiği film Nâzım'ın 1940'larda Bursa Hapishanesi'nde geçen günlerini anlatıyor. Yetkin Dikinciler'in Nâzım'ı canlandırdığı yapımda Dolunay Soysert, Rıza Sönmez, Suna Keskin, Uğur Polat, Özge Özberk, Ahmet Mümtaz Taylan rol alıyorlar.
Uzun zamandır popüler filmlerde izlemediğimiz Hülya Avşar bu hafta 'Bir İhtimal Daha Var'la perdede. Uğur Uludağ'ın yönettiği Müjdat Gezen, Osman Yağmurdereli, Savaş Dinçel ve Mustafa Alabora'nın rol aldığı film, bir grup müzisyenin kendi müziklerini dünyaya duyurmak için verdikleri çabayı anlatıyor.
Haftanın son yerlisi ise üniversite çağındakilere odaklanan bir komedi: '18'ler Takımı'. (Kültür Sanat)

Yazdır | Yolla | Arşive Ekle

hulyafan_88
06-03-07, 07:11
merakla bekliyorum bu filmi:)zaten bu ay parmı türk sinemasına yatırdım:img-wink: Ama bu film çok anlamlı benim için.Umarım güzel yansıtmışlardır ve nazım'a yakışır bir film olmuştur:img-yes:

She7a
07-03-07, 00:40
yanlıs bilmiyorsam Okan Yalabık Nazım Hikmet'in
gemi ile kacma sahnesinde gemi'de gorevli olması
lazım.

Film'i hem yıllardır bekleyen biri olarak hem de Nazım Hikmet
ve Yetkin Dikinciler'i ikisini de inanılmaz seven biri olarak
Film'in cok iyi oldugu kesin.Ali Kırca'nın da dedigi gibi Yetkin
Dikinciler sadece fiziki gorunus olarak degil fikir ve gorusleriyle
de ona benziyor.

bunlar da film icin yaptıgım iki imza umarım begenirsiniz. ;)

http://img410.imageshack.us/img410/8382/untitled6788mz3.jpg

http://img403.imageshack.us/img403/8205/untitled6789pr2.jpg

film muhteşem olucak...yanlış hatırlamıyorsam filmde Okan Yalabık'da var(konuk oyuncu)...kadro müthiş,konu müthiş...bize izlemek düşüyor.

averaj
07-03-07, 00:42
7 Mart 2007
20:00 "Mavi Gözlü Dev" gala

Senaryosu 4 yılı aşan sürede yazılı kaynaklardan yararlanılarak ve sekiz kez sil baştan geliştirilerek Metin Belgin tarafından yazılan "Mavi Gözlü Dev" adlı film, 9 Mart'ta sinemaseverlerle buluşacak. Yetkin Dikinciler, Dolunay Soysert, Özge Özberk, Uğur Polat, Ferit Kaya, Suna Keskin ve Rıza Sönmez'in rol aldığı film, Nazım Hikmet'in hayatını konu alan ilk sinema filmi olma özelliğiyle dikkatleri üzerine çekiyor.


Yönetmen: Biket İlhan
Senaryo: Metin Bilgin

Yer: Dolmabahçe G Mall

averaj
07-03-07, 03:28
Şimdi Nâzım zamanıdır

Nâzım Hikmet, Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan vatanına, goncagülünü bıraktığı yedi tepeli şehrine döndü! Biket İlhan’ın “Mavi Gözlü Dev”i cuma günü sinemalarda

7 Mart 2007 Çarşamba

Alin Taşçıyan

Nâzım Hikmet’i yeniden yeniden okumak ve herkese okutmak gerek! Nâzım, son aylarda üzerimize çöken karamsarlığı, yükselen faşizm korkusunu, sokak kavgalarında bile hayalet tabanca Glock kullanımına varan şiddet dalgasını bertaraf etmek için kalkanımız. Herkesi düşman ve hain ilan etme zehrine karşı panzehirimiz...
Kocaman yüreğiyle sevmeyi bilen ve o yürekten kopan dizeleriyle sevmeyi öğretebilen şair o. Polis farkına varmadan, meyvelerini tattığımız ceviz ağacının dibine herkesi götürmeliyiz, herkesi.
Hapishanede, sürgünde süründürdüğümüz, yasakladığımız, okutmadığımız, toprağında bir çınar altını çok gördüğümüz Nâzım, gereksinme duyduğumuz umudu ve sevgiyi cömertçe saçıyor bize.
Biket İlhan’ın yazıp yönettiği, Nâzım Hikmet’in Bursa Cezaevi’nde yattığı on iki yıla odaklanan “Mavi Gözlü Dev” adlı film cuma günü gösterime girecek. “Mavi Gözlü Dev” sayesinde Nâzım yeniden gelmiş gibi dünyaya!


Taş yutar gibi

Yetkin Dikinciler’i perdede gördüğünüz anda onun Nâzım olduğuna inanacak ve film izlediğinizi unutacaksınız adeta. Fiziksel benzerliği, izleyiciyi kızılötesi ışınlarla kavuran oyunculuğuyla birleştiren Dikinciler, Ben Kingsley’in Gandhi ile özdeşleşmesi gibi Nâzım ile özdeşleşiyor nazarımızda.
Bu filmi izlerken sürekli taş yutar gibi olacaksınız. Boğazınızdan midenize üst üste yığılacak o taşlar. Memleketini, insanını bu kadar seven, dizeleriyle bu sevgiyi dolu dolu ifade edebilen bir şaire bu kadar eziyet etmenin utancını duyacak ama ağlayıp o taşları dışarı atamayacaksınız... Nâzım’a özgü yaşama sevincini, direnci ve idealizmi benimseyen film yeri geldiğinde ağzından dökülüveren dizelerle son derece dokunaklı; ama bir o kadar da ölçülü ve dengeli bir duygusallığa sahip. Nâzım, Orhan Kemal’i (yine fiziksel benzerliği üstün performansla birleştiren Rıza Sönmez), Balaban’ı (coşkulu, genç Ferit Kaya) hapishane mahrumiyeti içinde yetiştiren bilgeliğini size de aktaracak. Sırılsıklam âşık olduğu Piraye’sinden (nemli gözlerine, özverisine hayran kalınan Dolunay Soysert), onun babalık ettiği çocuklarından, biricik annesinden (otoritesini ve zarafetini tam yansıtan Suna Selen), İstanbul’dan, düşkün olduğu özgürlükten koparılmasının acısına onunla birlikte isyan edeceksiniz.
“Mavi Gözlü Dev”de Nâzım, çevresindekilere kol kanat geren, tavşan, kanarya öpen, sevecen bir insan; duygulandığı anda dizeleri ağzından dökülen, oracıkta kâğıt kalem arayan bir şair; övündüğü gibi “Türk dilinin şairi”; başka bir kadına âşık olduğu zaman sevdiği kadına ihanetini dürüstçe itiraf eden, yaptığını “büyük bir kötülük” olarak niteleyen bir erkek olarak o kadar etkili ki, ilk kez bir devam filmi olsun istedim:
Nâzım’ın Bursa Cezaevi’nden çıktıktan sonraki serüvenini, SSCB’deki hayatını da izlemek istedim. Nâzım’ı okusak, anlasak, hissetsek ve onun gibi sevsek ağaç ve orman olacağımıza inandırdı beni “Mavi Gözlü Dev”.

http://sanat.milliyet.com.tr/detay.asp?id=3374

_Bngs_
07-03-07, 14:22
sonunda cuma vizyono giriyor sabırsızlıkla bekliyorum karşıma ne çıkacak çoook merak ediyorum cuma okuldan çıkar çıkmaz ilk işim MAVİ GÖZLÜ DEV :happy0064

elif_gs
07-03-07, 20:48
buyrun arkadaşlar Nazım ve kalbinin kızıl saçlı bacısı....

http://img520.imageshack.us/img520/7258/pirayers3.jpg

atom karınca
08-03-07, 14:51
yanlıs bilmiyorsam Okan Yalabık Nazım Hikmet'in
gemi ile kacma sahnesinde gemi'de gorevli olması
lazım.



Aynen tarif ettiğin gibi canım. Okan' ın rolü o. Hatta sadece mimikleriyle oynuyor. Çok güzel.

averaj
08-03-07, 16:02
NAZIM HİKMET’İN HAYATINI KONU ALAN “MAVİ GÖZLÜ DEV” FİLMİNİN GALASINDA NELER OLDU? FİLMİN GALASINA KİMLER KATILDI?

8/3/2007 02:44

Nazım Hikmet’in hayatını konu alan “Mavi Gözlü Dev” filminin G-Mall’daki gala gecesinde filmin ilk gösterimi yapıldı!..

Filmin senaristi Metin Belgin de “Yıllardır yapılması gereken, bir dünya şairinin yaşamından bir kesiti beyaz perdeye aktarıyoruz” dedi.

4 yılı aşkın bir süredir proje üzerinde çalıştıklarını ifade eden Belgin, ”Başlangıçta çok bunaldığım anlar oldu, ama Nazım bana yol gösterdi. Onun direnci, inancı, inadı ve kavgası gerçekten bana yol gösterdi. Özellikle gençlerle buluşmasını istiyorum. Yurtseverliğin ne demek olduğunu bir kez daha Nazım'ı tanıyarak, onu izleyerek görsünler” şeklinde konuştu.

Belgin, senaryoyu yazarken Mehmet Fuat'ın, Orhan Kemal'in ve İbrahim Balaban'ın Nazım Hikmet'e dair yazdıklarından yararlandığını da anlattı.

Filmde Nazım Hikmet'i canlandıran oyuncu Yetkin Dikinciler, bir oyuncu olarak bu senaryoda “doğru Nazım Hikmet'i” canlandırmaya çalıştığını dile getirdi.

Filmde Nazım Hikmet'in ikinci eşi Münevver'i canlandıran oyuncu Özge Özberk de filmin kendisi için çok heyecan verici ve özel bir proje olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“Çok özel bir karakter, tutkulu bir aşk kadını Münevver. Diliyorum ki Münevver'in bu filmden sonra hayatı tekrar bir film olarak yapılır. O dönemin radikal kadınlarından biri olarak adlandırıyorum. Evli olmasına rağmen, Nazım'a duyduğu aşkın peşinden giderek, her şeyi hiçe sayıp, bir tek aşkına adadı kendisini. Dolayısıyla aşkına sahip çıktığı için de çok özel buluyorum Münevver'i.”

9 Mart'ta gösterime girecek filmin galasına, filmde rol alan oyuncuların yanı sıra, Hakkı Devrim, Metin Uca ve Ayşegül Aldinç'in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

She7a
08-03-07, 16:31
Canım hatta okuyan oldu mu bilmiyorum film cekilirken
Okan'ın bir roportajı vardı Yetkin Dikinciler'i ovuyordu.
inanılmaz bir oyuncu Yetkin Dikinciler diyordu. ;)

Aynen tarif ettiğin gibi canım. Okan' ın rolü o. Hatta sadece mimikleriyle oynuyor. Çok güzel.

CANSEL_Tugce
08-03-07, 18:06
seneryosunu çok sevdiğim oyuncu metin belgin yazmış keşke oynasaydı...çünkü oyunculuğunu da tek geçerim.Bu film özel bir film bence her türkün gitmesi gerekiyor.zaten nazım hikmeti çok severim.bye oyuncularda çok güsel yetkin diknciler-bu rol için biçilmiş kaftan.yarını merakla bekliyorum.umarım,bandırmadada gösterime girer.bye

atom karınca
08-03-07, 22:01
Metin Belgin de filmde rol alıyor. Bilginize. İyi seyirler dilerim ;)

averaj
09-03-07, 00:46
9 Mart 2007

Mavi Gözlü Dev'e görkemli gala

Mustafa KIZGINYÜREK


Foto galeri Nazım Hikmet'in hayatını beyazperdeye yansıtan "Mavi Gözlü Dev" filminin galası, önceki akşam Maçka'daki G-Mall sinemasında yapıldı.

Senaryosu Metin Belgin tarafından 4 yılı aşkın sürede yazılan, yönetmenliğini Atilla İlhan'ın eski eşi Biket İlhan'ın üstlendiği "Mavi Gözlü Dev" filminin galası önceki akşam yapıldı. Yetkin Dikinciler, Dolunay Soysert, Özge Özberk, Uğur Polat, Ferit Kaya, Suna Keskin ve Rıza Sönmez'in rol aldığı, Hazım Hikmet'in 2. Dünya Savaşı sırasında Bursa Cezaevi'nde geçen günlerini ve eşi Piraye'ye olan özlemini konu alan film, ilk gösteriminde galaya katılanlardan tam not aldı.Filmde Nazım Hikmet'i canlandıran Yetkin Dikinciler, "Nazım Hikmet'i oynamanın büyük bir sorumluluk getirdiğine inandığım için çok heyecanlıyım" derken, senarist Metin Belgin ise projeyle ilgili şunları söyledi: "Bir dünya şairinin yaşamından bir kesiti beyazperdeye aktarıyoruz. Bu yıllar önce yapılması gereken bir projeydi."Film ekibinin yanı sıra Sibel Turnagöl, Ayşegül Aldinç, Zeynep Beşerler gibi birçok ünlü ismin galasına katıldığı "Mavi Gözlü Dev" bugün vizyona giriyor.

http://img262.imageshack.us/img262/6799/mgdgala1kl9.jpg
Özge Özberk
http://img262.imageshack.us/img262/8285/mgdgala2ly7.jpg
Özge Özberk-Yetkin Dikinciler-Dolunay Soysert
http://img184.imageshack.us/img184/8461/mgdgala4mu2.jpg
Sinan Tuzcu-Dolunay Soysert

Film çekiminden notlar

- Sanat Yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler, Nazım Hikmet'in Bursa Hapishanesi'ndeki dönemi için Beykoz'da bir plato kurarak cezaevini realize etti.

- Nazım Hikmet'in kaldığı oda, 1944 yılında çizdiği yağlıboya tablodan esinlenerek hazırlandı.

- Derya Ergün ve ekibinin usta makyajıyla Yetkin Dikinciler'in yüzü şaire benzetildi. Diğer karakterlerin makyajları da fotoğrafları uzun uzun incelendikten sonra yapıldı.

- Cem İdiz, filmin müziklerinin yanı sıra "Davet" şiirini de besteledi.

http://img262.imageshack.us/img262/7751/mgdgala3jr6.jpg

http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/6084427.asp?gid=90

averaj
09-03-07, 03:29
YEŞİLÇAM'DAN, YAKIN TARİHİN SANCILI DÖNEMLERİNİ ANLATAN İKİ FİLM BİRDEN
Karanlık günler beyazperdede!
Nâzım Hikmet'in Bursa Cezaevi günlerini anlatan 'Mavi Gözlü Dev' bugün vizyona girdi. 12 Eylül darbesini masaya yatıran 'Zincirbozan' ise 13 Nisan'da seyirciyle buluşacak

BORA BAĞCIBAŞI

Şair Nâzım Hikmet'in hayatından kesitler sunan "Mavi Gözlü Dev" adlı filmin galası, önceki akşam Maçka'daki G-Mall Cinebonus Sinemaları'nda yapıldı. Nâzım Hikmet'i "Babam ve Oğlum"daki başarılı performansıyla dikkat çeken Yetkin Dikinciler'in canlandırdığı filmde, Dolunay Soysert (Piraye), Özge Özberk (Münevver), Uğur Polat (Tahsin Bey), Ferit Kaya (Balaban), Suna Keskin (Celile Hanım) ve Rıza Sönmez (Orhan Kemal) rol alıyor. Yönetmenliğini Biket İlhan'ın üstlendiği filmin senaryosu ise Metin Belgin'in imzasını taşıyor.
Şairin İkinci Dünya Savaşı sırasında Bursa Cezaevi'nde geçen günlerini anlatan film için sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler, Beykoz'da bir plato kurdu. Nâzım Hikmet'in kaldığı oda da, 1944 yılında çizdiği yağlıboya tablodan esinlenerek yapıldı.

Filmde Nâzım Hikmet'i canlandıran Yetkin Dikinciler, "Nâzım'ı canlandırmanın büyük bir sorumluluk getirdiğine inandığım için çok heyecanlıyım" dedi. Filmin senaristi Metin Belgin ise "Yıllardır yapılması gereken, bir dünya şairinin yaşamından bir kesiti beyazperdeye aktardık" açıklamasını yaptı.

http://www.milliyet.com.tr/2007/03/09/magazin/amag.html

averaj
09-03-07, 03:30
Mavi Gözlü Dev

1940'larda hapishaneye düşen büyük Türk şairi Nâzım Hikmet'in hasret dolu günleri... Hikmet, komünizm propagandası nedeniyle mahkûm olmuştur. 2. Dünya Savaşı sürerken, hakkında verilen 28 yıllık hapis cezası onanır. Ünü kulaktan kulağa yayılır ve çok geçmeden bir efsaneye dönüşür. Bir süredir hararetle üzerinde çalıştığı projesini nihayet tamamlayan yönetmen Biket İlhan'ı Kayıkçı ve Ayın Karanlık Yüzü gibi, gişelerde çok fazla ilgi görememiş filmleriyle hatırlıyoruz. Nâzım'ı canlandıran Yetkin Dikinciler başta olmak üzere değerli isimlerden oluşan oyuncu kadrosu, göz dolduruyor. Yönetmenin bu kez şansı yaver gidebilir.
Tür: Dram
Yönetmen: Biket İlhan
Oyuncular: Yetkin Dikinciler, Dolunay Soysert, Özge Özberk, Uğur Polat.
__________________

cropsy
09-03-07, 08:30
'Mavi Gözlü Dev' vizyonda

http://www.bugun.com.tr/staticfiles/images/newsimages/HaberResmi/e788da9f-b0b2-4666-928c-0c10f0a21d6c.jpg


Nazım Hikmet'in hayatını anlatan 'Mavi Gözlü Dev' filmi önceki akşam G-Mall sinemasında yapılan bir galayla vizyona girdi.

Senaryosu 4 yılda tamamlanan ve Metin Belgin tarafından yazılan filmde Nazım Hikmet'i, Yetkin Dikinciler, şairin üçüncü evliliğini yaptığı Piraye Hanım'ı Dolunay Soysert, Piraye Hanım'dan boşandıktan sonra evlendiği dayısının kızı Münever Berk'i ise Özge Özberk oynuyor. Nazım Hikmet'e benzemek için kilo veren Dikinciler, "Nazım'a yakışır bir film yapabilmek bizim için önemliydi. Bunu gerçekleştirmenin gurunu yaşıyoruz" diyerek duygularını açıkladı. Filmin yönetmeni Biket İlhan, izleyicilerin bir kısmından olumsuz yansımalar gelebileceğini belirterek, ''Herkesin kafasında bir Nazım var. Bu da bizim ekibimizin Nazım'ı. Filmi bir belgesel havasından çok, Nazım Hikmet'in insani yönünü ön plana çıkarmayı hedefledik" dedi.

linki:
http://www.bugun.com.tr/haberler/090307/p39712.asp

atom karınca
09-03-07, 09:18
ahh ben sadece seneryosunu yazdığnı sanıyordum tşkkürler,bilgi için yuppiii:good:

Hatta buyrun size filmden bir sahne ;) Hürriyet Kelebek ekinde daha niceleri var.

http://img148.imageshack.us/img148/776/metinbelginms3.png

atom karınca
09-03-07, 09:19
Yardımcı oyunculardan beğendiğim en çok İbrahim Balaban karakteri oldu.

http://img148.imageshack.us/img148/6564/ibrahimbalabants9.png

barbiee
09-03-07, 10:46
http://img149.imageshack.us/img149/1047/00000000000ux8.jpg

http://img149.imageshack.us/img149/4639/0000000000ti4.jpg

http://img245.imageshack.us/img245/6271/000000000001sy9.jpg

Şah-Rû
09-03-07, 14:56
http://img253.imageshack.us/img253/1671/untitled11nx8.jpg

http://img292.imageshack.us/img292/6476/untitled12uk1.jpg

http://img292.imageshack.us/img292/8347/untitled13on1.jpg

http://img218.imageshack.us/img218/5959/untitled14kw4.jpg

http://img101.imageshack.us/img101/481/untitled4lc8.jpg

http://img254.imageshack.us/img254/6811/untitled15md0.jpg

http://img292.imageshack.us/img292/4317/untitled16jx4.jpg

http://img254.imageshack.us/img254/7324/untitled17nd3.jpg

http://img167.imageshack.us/img167/3025/untitled9kj1.jpg

forgetmenot
09-03-07, 15:48
Mavi Gözlü Dev' filmini uzun zamandır bekliyordum.Bir kere eksiksiz hepsi,tüm oyuncular görevlerini layıkıyla yerine getirmişler.Ancak belirli bir tarih bilgisi olmazsa, filmde o kadar çok kişi ve olay var ki,doğal olarak tamamiyle anlamak mümkün olmuyor.Yine aynı sebepten,bir noktadan sonra çekilen 'film' olduğu ve belirli bir sürede bitmesi gerekeceği için,filmde bir tıkanma ve kesinti hissi uyanıyor.Özetle,her noktaya değineceğiz derken,biraz fazla 'ortaya karışık' olmuş.Özellikle Nazım'ın kadınları kısa geçiştirilmiş,onların hakkında apayrı bir film çekilmeli.Ama bu ülkenin böyle büyük bir şair ve yazarının bunca senedir,yok sayıldığı ve bir filmi olmadığını düşünürsek,gayet cesur,inançlı,büyük fedakarlıklarla kotarılmış,samimi bir çalışma.Her türlü övgüyü hakkediyor.

averaj
09-03-07, 16:51
26.ULUSLARARASI
İSTANBUL
FİLM FESTİVALİ
31 MART-15 NİSAN 2007

Türk Sinemasını özellikle festivale katılan yabancı festival yöneticileri, sinema profesyonelleri ve basın mensupları aracılığıyla yurtdışında tanıtmayı amaçlayan festival, son bir yılda Türkiye’de yapılan nitelikli filmleri Ulusal Yarışma, Yarışma Dışı ve Belgeseller başlıkları altında bir araya getiriyor. Bu yılki Ulusal Yarışma jürisinin başkanı Ferzan Özpetek.

ULUSAL YARIŞMA

BARDA
İKLİMLER
KADER
MAVİ GÖZLÜ DEV
ZİNCİRBOZAN
TAKVA
MUTLULUK
ÇİNLİLER GELİYOR
BEYNELMİLEL
ADEM'İN TRENLERİ
KÜÇÜK KIYAMET
EVE DÖNÜŞ
POLİS
SİS VE GECE
HOKKABAZ
CENNETİ BEKLERKEN

http://www.iksv.org/film/festival2006.asp?Content=Program&SID=4

-cemalim-
09-03-07, 17:36
bunlarda benden mavi gözlü dev
http://img218.imageshack.us/img218/1192/cxsfj3.png
http://img218.imageshack.us/img218/3639/dswre7.png
http://img119.imageshack.us/img119/5027/dwswcx7.png
http://img249.imageshack.us/img249/4118/opoiv8.png
http://img218.imageshack.us/img218/4828/swsvq7.png
http://img251.imageshack.us/img251/6799/wsdtm5.png

http://img251.imageshack.us/img251/4657/swswzk9.png
http://img119.imageshack.us/img119/7813/swswbmpig5.jpg

averaj
09-03-07, 17:48
Ne güzel şey hatırlamak seni

Nâzım Hikmet’in hayatının Bursa Cezaevi’nde geçen kesitine odaklanan, geri dönüşlerle onu cezaevine götüren koşulları ve özel hayatından enstantaneleri veren “Mavi Gözlü Dev” izleyiciden biraz ön bilgi talep eden bir film. Nâzım’ın şiirlerine, fikirlerine, aşklarına, ünlü ressam Balaban ve büyük romancı Orhan Kemal ile ilişkisine aşina olmanın filmden daha çok tat almaya yararı var.

Bir belgesel ya da biyografik film değil duyarlı, tutkulu bir şairin 28 yıla mahkum edilmesinin onda yol açtığı duygusal yıkıma ve onun hapishanede kendine yarattığı dünyayı göstermeye odaklanan bir dram olduğu için anlayışla karşılamamıza rağmen filmin izleyiciden talep ettiği kadar bilgiyi kendi vermemesi temel eksikliği.

Yapım koşullarındaki zorluklara birkaç yıldır tanık olduğumuz “Mavi Gözlü Dev”in, yönetmen Biket İlhan-senarist Metin Belgin çifti tarafından sinemaya başarıyla yansıtılması takdire değer.

Asıl erdemi, alçakgönüllülüğü ve yalınlığı olan fona politik ortam dahil bir sürü şey tıkıştırmaya çalışmaması olan “Mavi Gözlü Dev” bu hafta gösterime giren “Başkalarının Hayatı” ile aynı koşullarda gerçekleştirilebilmiş olsa bir başyapıt haline gelebilirdi.

Öyküsünü edebi denebilecek söz ağırlıklı bir senaryoyla, kısıtlı mekanı sanat yönetiminin ince hesaplı çalışmasıyla değerlendiren, sinematografik açıdan yaratıcı sayılmayacak bir biçemle ama oyunculuktan azami verim alarak oluşturan iki filmin arasındaki bütçe ve teknik yetkinlik farkını ahlaki konum alma ve hümanist tercihler kapatıyor.

“Mavi Gözlü Dev”in bir sorunu da finali. Film paldır küldür ve çok Amerikanvari biçimde sona eriyor. İzleyiciyi havada bırakıyor.
“Mavi Gözlü Dev” mükemmel bir film değil, birçok kusuru var ama insan Nâzım’ı anlatabildiği ve onun dizelere döktüğü hissiyatı aktartabildiği için hepsini kolaylıkla görmezden gelelim.

http://sinema.milliyet.com.tr/Film.aspx?FilmNo=1596

She7a
09-03-07, 17:52
yeni geldim film'den olduca guzeldi ben sahsen begendim.
salon full'du ama saatinden dolayı mı bilmem gelenlerin cogu
orata yas ve ustu idi gencler toplasan 10 kisi idi bunun dısında
10 yaslarında iki cocuk da vardı filmi izlemeye gelen anneleri
getirmis anlasılan ama sasırdım ne yalan soyleyim.ama salonun
dolu olması sevindirici idi.film'in sonunda ki muzik superdi.

averaj
10-03-07, 00:49
Kültür Sanat

09 March 2007

Dev şairin hayatı ilk kez beyazperdede

Ömür GEDİK

Kavganın, sevdanın ve Türkçe’nin büyük şairi Nazım Hikmet’in hayatı ilk kez beyazperdede. Mavi Gözlü Dev, ünlü şairin hapishane yıllarını, acılarını, özgürlük mücadelesini ve hayatındaki kadınları perdeye yansıtıyor. Bugüne dek pek konuşulmayan gerçeklere değinen ve özellikle son sahnesiyle boğazımızın düğümlenmesine neden olan film, başta Nazım Hikmet’i canlandıran Yetkin Dikinciler olmak üzere rollerinin hakkını veren oyuncuları, Metin Belgin’in özenli senaryosu ve Biket İlhan’ın başarılı yönetimiyle övgüyü hak ediyor.


MAVİ GÖZLÜ DEV

Yön: Biket İlhan
Oyn: Yetkin Dikinciler, Dolunay Soysert, Özge Özberk, Uğur Polat
Tür: Dram-Politik

Komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle hapse atılan, işkence gören ve yıllar süren esaretin ardından serbest kaldıktan sonra çok sevdiği vatanını terk edip, Rusya’ya gitmek zorunda bırakılan, ölümünün ardından bir dönem hakkında her türlü kötü söz söylenen, bir dönem ise yere göğe sığdırılamayan ünlü şair Nazım Hikmet’in hayatı uzun süren özverili bir çalışmanın ardından nihayet beyazperdede.

Uzun diyorum, çünkü Metin Belgin’in yazılı kaynaklardan yola çıkarak yaptığı senaryo çalışmaları yaklaşık 4 yılını aldı. Hatta bu süre içinde senaryo 8 kez yeniden yazıldı.

Özverili diyorum, çünkü Biket İlhan inandığı bu projeyi bakanlıktan aldığı az miktardaki parayla, oldukça küçük bir bütçeyle kotarmayı başardı.

Ve şimdi karşımızda Nazım Hikmet’in esaret yıllarında çektiği acılara, aşklarına, düşüncelerine, şiirlerine ve inandığı yolda verdiği mücadeleye yer veren çok yönlü ve etkileyici bir Nazım Hikmet filmi var.

DÖRT DUVAR ARASINDA BİR ŞAİR

Geri dönüşlerle Nazım Hikmet’in gençlik yıllarına da yer veren Mavi Gözlü Dev, aslında şairin 1941 yılında nakledildiği Bursa Hapishanesi’nde geçirdiği yıllara odaklanıyor.

Nazım Himket’in hapse atılmasının nedeni komünizm propagandası yapmak. Devletin tehlikeli bulduğu ve düşünceleri için dört duvar arasına kapatmayı tercih ettiği ünlü şair hapishanede bir efsane haline geliyor. Yandaşları, sevenleri olduğu gibi ona karşı tavır alanlar da var tabii. O tüm bu karmaşa içinde resim yaparak, aşkını ve esaretini konu alan şiirler yazarak ve dostlarıyla konuşarak vakit geçirip, serbest kalacağı günün hayallerini kuruyor. Hapse girmiş olmasına bile bir anlam veremiyor zaten. Dışarı çıkacağı günü beklerken aklı hep çok sevdiği karısı Piraye’de (Dolunay Soysert). Hikmet’in tüm umutları müdür Tahsin Bey’den (Uğur Polat) hakkında verilen 28 yıl hapis cezası onaylandığı haberini almasıyla yıkılıyor. Arada sırada kendisini ziyarete gelen Piraye’yle şiddetli tartışmalar ve gelgitler yaşayan Nazım Hikmet’in aklı 1948 yılında kendisini ziyarete gelen dayı kızı Münevver’in (Özge Özberk) yaptığı bir itirafla iyice karışıyor.

Hapiste olmanın verdiği hüzne farklı hüzünler de ekleniyor böylece.

ŞİİRLE BÜTÜNLEŞEN ANLATIM

Mavi Gözlü Dev, bir ilki gerçekleştirerek Nazım Hikmet’in yaşamının bir bölümünü sinemaya taşımış olması açısından çok özel bir film. Ünlü şairi, onu tanımayanlara tanıtıp, sevdireceğine, bilenler için de anıları canlandıracağına, hatta yeni sayfalar açacağına şüphe yok. Aralara serpiştirilmiş o güzelim şiirlerin insanı alıp götürdüğünü söylemeye bile gerek belki!

Filmin yer yer sinema filminden uzaklaşıp, dar mekanlara sıkışarak tiyatro oyunu izlenimi vermesini sınırlı bütçesine bağladığımdan Mavi Gözlü Dev’i bu yönüyle eleştirmenin haksızlık olacağını düşünüyorum.

Hatta elindeki imkanlara bakıldığında Biket İlhan beklenenin çok üstünde bir filme imza attığını söyleyebilirim.

Ele aldığı dönemin atmosferini başarıyla yaratmış bir film var karşımızda. Mekanlar, kullanılan eşyalar, giysiler, saç modelleriyle o yıllara bir yolculuk yaptırıyor.

Ve kurulan bu atmosferin içinde Nazım Hikmet’in ta kendisini buluyoruz. Hem de tam olması gerektiği gibi. Her sanatçı gibi o da kimi zaman güçlü, kimi zaman kırılgan, ama her zaman duygusal.

Onu hapse attıran düşünceleri, acıları, özlemleri, üzüntüleri, tek başına verdiği mücadele, ayakta kalma savaşı, korkuları, aşkları ve kıskançlıkları, şiirlerle bütünleştirilmiş etkileyici bir anlatımla perdeye yansıyor.

İKİZİ KADAR BENZİYOR

Mavi Gözlü Dev’in başarısındaki kilit nokta başrol oyuncusunda, yani makyajın da yardımıyla Nazım Hikmet’e neredeyse ikizi kadar benzeyen Yetkin Dikinciler’de.

Dikinciler sadece fiziksel özellikleriyle değil, tutarlı oyunculuğuyla da bu film ve bu rol için doğru isim olduğunu gösteriyor.

Nazım Hikmet’in hapishane yıllarındaki hayal kırıklıklarını, umudunu yitirdiği zamanlardaki çaresizliğini, iki sevda arasındaki gelgitlerini, diğer yanda ise geriye dönüş sahnelerinde Piraye’nin kollarındaki mutluluğunu sağlam bir oyunculukla perdeye taşıyan Yetkin Dikinciler’e rol arkadaşları da iyi oyunlarla karşılık vermişler.

Nazım’ın kadınları Piraye ve Münevver rollerindeki Dolunay Soysert (kendisi geçen hafta Okan Bayülgen’in Makina’sına katıldı ve Piraye’ye Mektuplar’ın başucu kitabı olduğunu söyledi, kızıl saçtan vazgeçmemiş olmasını da Piraye’ye olan hayranlığına bağladı; karşımızda oynadığı karaktere aşık olan, onunla özdeşleşmiş bir oyuncu var yani) ve Özge Özberk mükemmel performanslarla çıkıyorlar karşımıza.

Uğur Polat, halen vizyonda olan Sis ve Gece’deki başarılı oyunculuğunun ardından burada da kısa bir rolle de olsa yeteneğini konuşturuyor. Rıza Sönmez, Orhan Kemal rolünde gayet iyi. Balaban’ı canlandıran Ferit Kaya’yı da atlamamak gerek. Sinemadaki ilk sınavını başarıyla verdiği söylenebilir.

Mavi Gözlü Dev, Nazım Hikmet’in yaşamının bir bölümüne odaklanan bir çalışma. Onun yaşamını bilenler kabul edecektir ki, ünlü şairin son yılları da başlı başına bir film olabilecek kadar ilginç. Perdeye aktaran yine Biket İlhan mı olur yoksa bir başkası mı bilemiyorum ama ileride Nazım Hikmet’in Türkiye’den Rusya’ya gitmek zorunda bırakıldığı dönemi, yani son yıllarını anlatan bir film de izlemek isteriz doğrusu. Nazım Hikmet’in perdede canlandığı ilk film başarılı olunca insan böyle hevesleniyor işte.

EN ÇOK ŞİİR BULACAKSINIZ

Mavi Gözlü Dev’de tabii ki pek çok Nazım Hikmet şiiri bulacaksınız. İşte ünlü şairin aşklarını, acılarını, yaşamını özetleyen bu dizelerden bazıları. Özellikle Kerem Gibi ve Davet’e dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu iki şiirin film içindeki yeri ve izleyici üzerindeki etkisi büyük.

MANİ


Bursa’da cezaevi.
Kapatmışlar bir devi.
Ellerini ısıtsın,
yüreğimin alevi.
Bugün Pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
6 Ekim 1945
Bulutlar geçiyor haberlerle yüklü ağır.
Buruşuyor hâlâ gelmeyen mektup avucumda.
1945 yılı Aralık ayının dördü
İlk göz göze geldiğimiz günkü elbiseni çıkar sandıktan,giyin, kuşan,benze bahar ağaçlarına..
Hapisten mektubun içinde yolladığım karanfili tak saçlarına,kaldır, öpülesi çizgilerle kırışık beyaz, geniş alnını,böyle bir günde yılgın ve kederli değil, ne münasebet,
böyle bir günde bir isyan bayrağı gibi güzel olmalı Nâzım Hikmet’in kadını...

***************

26 Eylül 1945

Bizi esir ettiler,
bizi hapse attılar
beni duvarların içinde,
seni duvarların dışında.

******************

KEREM GİBİ

Sen yanmasan ben yanmasam biz yanmasak,
nasıl çıkar
karanlıklar aydınlığa…

***************

Çoğunun yüzünü unuttum büsbütün,
yalnız, çok ince, çok uzun bir burundur aklımda kalan,
halbuki kaç kere karşımda oturup dizildiler.
Bir tek kaygıları vardı, hakkımda hüküm okunurken:heybetli olmak.

D e ğ i l d i l e r.
İnsandan çok eşyaya benziyorlardı :
duvar saatleri gibi ahmak,
kibirli, ve kelepçe zincir filan gibi hazin ve rezildiler.
Bu akşam, belki şimdi, şu dakka sen
arkadan bıçaklandın bacım.
Hem de ben bıçakladım seni,
kanın damlıyor ellerimden.

********************

DAVET

Dörtnala gelip Uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...

She7a
10-03-07, 03:11
bu da bugun film'e gidip geldikten sonra yaptıgım bir imza. :)

http://img148.imageshack.us/img148/9263/untitled7345a7eg9.jpg

erten07
10-03-07, 09:50
Mavi Gözlü Dev: Nazım Hikmet



Kavganın, sevdanın ve Türkçe’nin büyük şairi Nâzım Hikmet, 1941 yılında Bursa Hapishanesi’ne nakledilir. “Komünizm” propagandası nedeniyle mahkûm olan şairin ünü içeride kulaktan kulağa, efsaneye dönüşür. İbrahim Balaban ve Yusuf, ustanın odasına desen çizeceği aynaları taşırlar. Mahkûmların portresini yapan Nâzım’ın aklı yalnızca karısı Piraye’dedir. Günlerdir ne mektup, ne telgraf gelmiştir. Hasretin dinmeyen sızısı, siyatik ağrılarından da beterdir. 2. Dünya Savaşı’nın vahşeti ve sefaleti tırmanırken; şair, Müdür Tahsin Bey’den kötü haberi alır. Hakkında verilen 28 yıl hapis cezası onaylanmıştır.

Piraye gelir sonunda… Mahzundur, hüzünlüdür, çaresizdir. Kısacık görüşmede, gardiyanın evinde gizlice buluşma teklifine şiddetle karşı çıkar. Ustanın öğrencisi Raşit üç yıl sonra özgürlüğüne kavuştuğunda, Orhan Kemal adıyla “72. Koğuş” hikâyesinin yazarı olacaktır. Balaban içeride, “şair baba”sının yanında ressamlığı ilerletir. Açlıktan ölenlerin çoğaldığı günlerde, dokumacılık sayesinde karısına para yollayan şairin son umudu dayısı Ali Fuat Paşa’dır. Celile Hanım oğlunu kurtarmanın yollarını aramaktadır. Peynirci Nuri’nin getirdiği bir teneke peynir, onu zehirlemek için mi gönderilmiştir? Balaban, açlık içinde, tenekeden çaldığı peyniri sevmediği bir mahkuma yedirir.

1945 yılında savaş bitmiştir ama hapishane müdürü, şaire hoşgörülü davrandığı gerekçesiyle, koltuğunu despot bir müdüre bırakmak zorunda kalır. Kırbaçlı gardiyanlar Nâzım’ın odasını basınca kıyamet kopar. Ekim 1948’de, dayı kızı Münevver ziyaretine gelir. Nâzım yeni bir sevdanın coşkusuna kapılır. İki aşk arasında bocalar, bir de üstüne Münevver kocasından ayrılmayı erteleyince bunalıma girer. Karaciğerinden sonra kalbi de yorulmuştur. Piraye’ye mektuplar yazar, yalvarır. Karısıyla zoraki buluşmada buzları eritmeye uğraşırken; Münevver’in de hapishaneye gelmesi, başka bir kâbusa sürükler şairi. 10 yıldır hapistedir, artık tükenme noktasındadır, yaşamına son vermeyi tasarlar…

erten07
10-03-07, 09:55
O gerçekten de mavi gözlü bir dev

"Mavi Gözlü Dev" filminde Nâzım Hikmet rolüyle karşımıza çıkan Yetkin Dikinciler: "Nazım sanki hiç ölmedi. Her ne kadar hepimiz onun Moskova'da bir mezarı olduğunu bilsek de, bu filmle onun ölmediğini hissettik. Çünkü biz Nâzım'a doyamadık. Dolayısıyla onunla helalleşemedik ve bu yüzden de o ölmedi"

Yetkin Dikinciler ile tanışmak, sanki yepyeni bir maceraya yelken açmak gibi. Her şeyden önce karşınızda bir dev varken konuşabilmek o kadar kolay değil. Üstelik sadece neredeyse iki metrelik boyu yüzünden değil, aynı zamanda insanın içine işleyen mavi bakışları, ruhunuza terapi gibi gelen yumuşacık sesi ve sorularıma verdiği içten cevaplardaki kocaman kalbiyle de o gerçek bir dev. Belki de bu yüzden ben de herkes gibi çok yakıştırdım ona "Mavi Gözlü Dev" filmindeki Nâzım Hikmet rolünü.
Onunla buluşmadan bir gece önce izleme fırsatı bulmuştum filmi. Tıpkı "Babam ve Oğlum" filminde olduğu gibi bir kez daha hayran kaldım Dikinciler'in performansına. Nâzım Hikmet'e olan fiziki benzerliğin dışında, büyük şaire ruh veren oyunuyla da büyüleyiciydi...

"Mavi Gözlü Dev" filminin senaryosu elinize geçtikten sonra olaylar nasıl gelişti?
Metin Belgin incelemem için senaryoyu bana ilk verdiğinde, beni Nâzım Hikmet rolü için düşündüğünü bilmiyordum. Senaryoyu okumaya başlamadan önce projeyi beğenmiştim zaten. Senaryoyu bir günde okuyup hemen aradım Metin'i. "Ne güzel bir şeye niyet etmişsiniz, şimdiden başarılar" dedim. "Bizim Nâzım'ımız olur musun" dedi bana. Bir saniye bile düşünmedim "Olmaz mıyım" dedim.
Sonra birdenbire büyük bir değişim yaşadım. Omuzlarıma büyük bir yük bindi. Çünkü herhangi bir rolü oynarken, başarı veya başarısızlık bana ait olabilir. Ama Nâzım'ı oynarken bu filmde Nâzım'a yakışıp yakışmamak sorunsalıyla karşılaştım.

Rolden korktunuz mu yani?
Hayır, hiç korkmadım. Ayrıca bu rolün, hayatımı baştan aşağıya değiştirecek bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Bu rol sadece hayatımda bir yer edinecek, umarım seyircinin gözünde de bir yeri olur diye düşünüyorum.

Sizi Nâzım'a ilk kim benzetmişti?
Sınıf arkadaşım Devrim Nas'ın annesi Semra teyze, 1991 yılında "Sen ne kadar da çok Nâzım'a benziyorsun, bak buraya yazıyorum, sen bir gün mutlaka Nâzım'ı oynayacaksın" demişti. Şimdi bana "Gördün mü, ilk ben keşfettim seni" diyor, gülüyoruz.

"Beni zaman zaman Atatürk'e benzetirler"
Başka kimlere benzetirler sizi?
Neden olduğunu bilmiyorum ama zaman zaman Atatürk'e benzetirler. Gençliğini bilenler, tiyatro yolunda ufkumu açan üstadım Müşfik Kenter'e de benzetir. Bir de Işıl Kasapoğlu, Cüneyt Gökçer'e benzetir beni. Ama en çok kendi anneme benziyorum galiba.

Teklif gelirse başka bir biyografide daha rol almak ister misiniz?
Kesinlikle. Biyografiler çok keyifli. Çünkü bir benzerlik gütmek zorundasınız ama onunla yetinemezsiniz. Sadece benzerliğe önem verirseniz çok biçimsel bir şey olur. Benzerliğe önem vermezseniz duyguyu veremezsiniz. Çok bıçak sırtı bir denge bu. Müthiş bir deneyim.

"Ne zaman ihtiyaç duysam Nâzım yanımdaydı"
Nâzım olmanın en zor yanı neydi?
Nâzım'ın tutsaklığını hissetmek çok zordu. Birkaç günlük oyuncu araştırmalarıyla anlayabileceğiniz bir şey değil. Uzaktan uzağa aşkını korumaya çalışması da öyle... Veya o aşktan vazgeçip başkasına yelken açması da... Bu labirentlerde ben biraz zorlandım. Ama bir süre sonra zorluk, yerini Nâzım'ın şefkatli kollarına bıraktı. Ne zaman ihtiyaç duysam, onu yanımda hissettim. Bir tek şiirindeki bir tek dizesi bile çoğu zaman çok büyük bir rehber olabiliyor insana.

Oyunculuğun en büyük marifeti hayatınızda yaşadığınız tüm acılara, karmaşaya veya zorluklara rağmen oyun başladı mı veya motor dendi mi her şeyi geride bırakabilmek olsa gerek. Siz bunu nasıl başarıyorsunuz?
Ben bunu saydığınız zorlukların hiçbirini unutmayarak, arkamda bırakmayarak başarıyorum. Tüm o duygularımı sahneye de taşıyor, gelirken onları da yanımda getiriyorum. Sonra onları sahnede yerli yerine yerleştirerek yeniden yorumluyorum. Benim için hayat ve sanat iç içe yaşanıyor.

Pek çok biyografide, kahraman ya ölür ya da ölüm döşeğinde görülür. Sizin filminizde Nâzım ölmüyor. İzleyici aslında onun öldüğünü bilmesine rağmen, bu film bize sanki Nâzım hiç ölmedi ve ölmeyecek hissi veriyor...
Kesinlikle, filmin çekim aşamasında hissettiğim şey tam da buydu. Sanki o hiç ölmedi. Her ne kadar hepimiz onun Moskova'da bir mezarı olduğunu bilsek de, bu filmle onun ölmediğini hissettik. Çünkü biz Nâzım'a doyamadık. Dolayısıyla onunla helalleşemedik ve o bu yüzden ölmedi.

"İlk görüşte aşk eski bir klişedir"

Nerede bulur aşk sizi?
Aşk hiç terk etmez beni. Zaman zaman kalbimin derinliklerinde çok sakladığım bir şey olabilir aşk. Bir kişiye veya bir nesneye duyduğum aşk da olabilir bu. Anemist görüşle eşyaların da ruhu olduğuna inanıyorum. O yüzden de varoluşu oluşturan tüm materyallerin birbiri içinden geçerek yeni bir form kazandığını düşünüyorum. Bu bağlamda baktığımız zaman ben zaten aşkın ta kendisiyim.

Aşka inanıyorsunuz yani...
Çok inanıyorum. Ben rol arkadaşlarıma da aşık olurum. Ama bu bireysel bir duygusallık anlamında değil... Ben işimi aşkla yaptığım için, işini aşkla yapanlarla aşk yaşarım.

Kadın-erkek ilişkisi olarak aşkı nerede ve nasıl yaşarsınız peki? Mesela bir kafede yan masada oturan bir kadına aşık olabilir misiniz?
Bu soru o kadar kapsamlı ki tersinden cevap verme ihtiyacındayım. Bir kafede karşında oturan kişiye aşık olmak, olacak iş değil diyemem. Hayat sürprizlerle doludur, her an her şey olabilir. Ama yeterli değildir. Bu bir buluşma noktasıdır ama yeterli değildir, kucaklaşma da gerekir. Aşk da zaten o kucaklaşmadan sonra başlar. O yüzden ilk görüşte aşk bence bir klişeden ibarettir.

Şu anda aşk sizin hayatınızın neresinde?
Bazen insanın hayatında duygusal önceliklerine zaman kalmıyor. Ben şu anda hayatımın telaşlı bir evresindeyim. İki tane oyunda oynuyorum, bir sinema filmim ("Sis ve Gece") bitti, bir diğeri ("Mavi Gözlü Dev") vizyona girdi, bir dizi çekiyordum, bir reklam filminde rol aldım, yeni bir projeye hazırlanıyorum yaz için, tabii bir de aileme ayırmam gereken zaman var... Yani şu anda hayatımda aşkın hüküm sürdüğü bir dönem yaşamıyorum.

"En büyük lüksüm huzurum"

Tiyatroculuğunuzu beğenen bazı hayranlarınız televizyon dizileri yapmanızla hayal kırıklığına uğradıklarını söylüyor...
Sadece tiyatro yaparak yaşamanın imkanı yok. Sadece sanat yaparak tiyatroya devam edebilmek, pek çok şeyden de mahrum kalmak demek. Elimden de başka bir iş gelmiyor. O yüzden mesleğimin başka alanlarını yapmak zorundayım. Belli prensiplerime uyması kaydıyla ben her zaman reklam, televizyon dizisi veya seslendirme gibi işler yapmaya devam edeceğim.

Parayla aranız nasıl?
Ben de herkes gibi hayatımı idare edeceğim parayı kazanmaya çalışıyorum.

Ekmek parası mı yani? Hiç pasta yemek istemiyor musunuz?
Pastayı severim! Paranın bir ihtiyaç olduğu kesin. Bir zamanlar insanlar yumurta verip karşılığında ne bileyim çarşaf alabilirlermiş. Bu hâlâ bazı köylerde var ama benim değiş tokuş yapacak hiç yumurtam yok. O yüzden de yeteneğimle para kazanıyorum. Standartlarımı hiçbir zaman yükseltmedim. İhtiyaçlarım için çalıştım hep, lüks için değil. Çünkü benim için en büyük lüks, huzur, güven ve sevdiklerimle birlikte mutlu yaşayabilme ihtimalidir.

özgenuroğlu
10-03-07, 10:44
Bunlarda benden isteyen kullanabilir...

http://i134.photobucket.com/albums/q85/ozge_photos/mgdimza.jpg

http://i134.photobucket.com/albums/q85/ozge_photos/mgdimza2.jpg

http://i134.photobucket.com/albums/q85/ozge_photos/mgdimza3.jpg

http://i134.photobucket.com/albums/q85/ozge_photos/mgdimzaa.jpg

http://i134.photobucket.com/albums/q85/ozge_photos/mgdimzza.jpg

cann2366
10-03-07, 10:54
birazdan filme gitmek üzere yola çıkıcam ve inşallah bilet bulurum.bugün kesinlikle izleyeceğim ve çok heyecanlıyım ya.inşallah beklentileri karşılayabilir ve gişe de iyi hasılat yapar.bu değere sahip çıkmalıyız

elif_gs
10-03-07, 11:11
birazdan filme gitmek üzere yola çıkıcam ve inşallah bilet bulurum.bugün kesinlikle izleyeceğim ve çok heyecanlıyım ya.inşallah beklentileri karşılayabilir ve gişe de iyi hasılat yapar.bu değere sahip çıkmalıyız

sana katılıyorum bu konuda. bu filmin gişe yapmasını çok istiyorum. Nazım'a sahip çıktığımızı anlamaları için. bence misyonu çok büyük bu filmin:img-yes:
ben de yarın gideceğim inşalah bir aksilik çıkmaz
özgeciğim ve she7a imzalarınız çok güzel olmuş

masal_perisi
10-03-07, 11:45
11/Kasım/1933 - Bursa Hapishanesi

KARIMA MEKTUP

Bir tanem!
Son mektubunda:
"Başım sızlıyor
yüreğim sersem!"
diyorsun.

"Seni asarlarsa
seni kaybedersem;"
diyorsun;
"yaşayamam!"

Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlarda
ölüm acısı.

Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki sevgili;
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nâzım'a!

Ben,
alaca karanlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarı kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim...

Karım benim!
İyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.
Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal.
Paran varsa eğer
bana fanila bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı,
Ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı.

masal_perisi
10-03-07, 12:28
6 Ekim 1945

Bulutlar geçiyor : haberlerle yüklü, ağır.
Buruşuyor hâlâ gelmeyen mektup avucumda.
Yürek kirpiklerin ucunda
uzayıp giden toprak uğurlanır.
Benim bağırasım gelir : "P î r â y e ,
P î r â y e ! " diye..

elif_gs
10-03-07, 12:37
Özgenuroğlu....İmzaların çok güzel....

She7a senin imzanda çok güzel....


Elif...Sen Piraye için yaptığın imzada...Kalbimin Kızıl Saçlı bacısı yazmıştın...O şiiri buldum...Ekliycem şimdi...

şiiri eklediğin için teşekkürler...
ben çok beğeniyorum o şiiri. Nazım'ın bütün şiirlerini beğenirim gerçi. ne kadar güzel ifade etmiş sevgisini. Piraye'yi sadece aşkı olarak değil her şeyi olarak görüyor

masal_perisi
10-03-07, 12:40
Önemli değil...Gerçeketen çok güzel bir şiir...Senin dediğin gibi..Piraye'yi herşeyi oalrak görüyor...Bu aarda imzanı kullandım..Umarım skaıncası yoktur...

elif_gs
10-03-07, 12:59
Önemli değil...Gerçeketen çok güzel bir şiir...Senin dediğin gibi..Piraye'yi herşeyi oalrak görüyor...Bu aarda imzanı kullandım..Umarım skaıncası yoktur...

tabiiki yok ne sakıncası olabilir. mutlu oldum kullanmana:img-wink:
Piraye'ye o kadar değer veriyor ki gönlü başkasına kayınca ona bunu söylüyor, saklamıyor. sabırsızlanıyorum filme gitmek için. beraberimde 5-6 arkadaşımı da götüreceğim:img-yes:

She7a
10-03-07, 16:17
film'e gidip gelenler salonların doluluk derecesinden bahsederse iyi olur.
mesela dun ben gittigimde full idi.sizlerin gittigi zamanlarda salonlar nasıl.

@ masal_perisi tesekkur ederim begendigin icin. :)

Billush
10-03-07, 17:21
Bugün izleyecektim ancak bir aksilik oldu ve izleyemedim.:(Çok merak ediyorum bu filmi...

özge_letyy
10-03-07, 17:53
Şimdi geldim filmden,açıkçası çok etkilendim.
Bazen gözlerim doldu,üzüldüm bazen de çok güldüm.
Gittiğim sinemada salonun üçte ikisi falan doluydu genelde yaş ortalaması yüksekti
başında ve sonunda garip oldum müziklerden belki çünkü cem idiz harikalar yaratmış müzikler çok etkileyiciydi gerçekten
güldüğüm yerler de vardı dedim zaten birçok insan da benim gibiydi
özellikle gidenler bilir peynir olayı cidden trajikomikti.
Nazım'ın tavşanıyla konuşması ,tavşanın hareketleri çok şirindi
Nazım hikmetin şiirlerini yazma şekline hayran kaldım nasıl da çıkıyor bir bir dizeler...
Oyuncular harikaydı birçok tanıdık oyuncu küçük küçük rollerde göründü örneğin Okan Yalabık çok küçük bir sahnede vardı ve çok şekerdi:)
Hapishaneye ziyarete gelen Münevver ve Pirayenin karşılaşmaları çok iyiydi yani o zor durum çok güzel yansıtılmıştı
En etkilendiğim sahneyse Nazım'ın bir an intiharı aklından geçirmesi ikinci olarak Nazım'ın söylediği şiire bütün hapishane ahalisinin bahçeden birlik olup katılmalarıydı.Buralarda baya etkilendim gerçekten.
Nazım Hikmet'in yanındaki asıl adıyla Raşit de Orhan Kemaldi.Onun da filmin içinde bulunması çok güzeldi.Orhan Kemal hapisten çıkarken Nazım'ın ona "çıkınca 72.koğuş anılarını yazacaksın"demesi çok iyi bir ayrıntıyı o zamana kadar tereddütteydim zaten Raşit'in o olduğuna.
Kısacası binbir zorlukla ne kadar çok emek verildiğini gördüm filmi izleyince.nazım'ı seven sevmeyen,bilen bilmeyen gitmeli bu filme.
Herkese iyi akşamlar,iyi seyirler:)

Bu arada Nazım'ın

Sen yanmasan,
Ben yanmasam,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar?
Karanlıklar
Aydınlığa...

dizelerini yazışı süperdi:good:

cann2366
10-03-07, 18:26
film çok güzeldi ya.hem dram hem komedi vardı.yetkin dikinciler mükemmel oynamış.bu arada filmde oyuncuların ismi yazmadı ya da ben kaçırdım.balaban karakterini oynayan oyuncu süperdi.sinan tuzcu ahmet mümtaz taylan dolunay soysert özge özberk ve hitleri savunan adamın performansları süperdi.nazımın tavşanı ve kanaryasıyla dostluğu çok iyiydi.peynir olayı ise tam bir komediydi.balaban süperdi.filmle ,ilgili çıkan yazılarda nazımı tanıyanların anlayabileceği bir film deniyordu sürekli ama öyle çok değişik ya da bilinmeen bir şey yoktu bence.bir yazar sürekli elinde not defteri var diye eleştirmiş ama 2 yada 3 sahne ancak vardı.yönetmen biket ilhan ve ekibi harikalar yaratmış ama ben ana tema yı anlamadım.nazımın iki aşkı arasındaki gelgitler ana tema diye lans edilmişti ama o konu en fazla 30 dakikalık hikayeydi.özge özberk li sahnelerin süresi tam bir hayal kırıklığıydı.yarım saat anca vardı koca filmde.gözlerimiz aradı yani.ama sinema da yanımda oturan en fazla 11 yaşında olan bir çocuk yüzünden sinir krizleri geçirdim.ya ailesi hiç düşünmezmi bu çocuk ne anlar bu yaşta diye.filmde pek aksiyon olmadığı için-tam bir sanat filmi-bazıları çabuk sıkılıyor.ama nazımla ilgilenen , öylesine gelmemiş olan herkes için film hareketli ve akıcı.bu arada ünlü oyuncuların birçok kaliteli ve magazinle alakası olmayan birçok oyuncunun filmde olması şaşırttı beni.metin belgin bu konuda bu film tam bir oyuncu imecesi demişti.cidden öyleymiş.doluluk derecesine gelirsek.ben kanyonda izledim filmi .galiba kanyonun en küçük salonuydu mavi gözlü dev in salonu.o biraz hayal kırıklığı oldu.yani daha büyük bi salon beklerdim ama boş yoktu galiba.zaten saydım film 19 salonda girmiş ist te sadece.pes yani diyorum.tabi bunun maddi kaynaklarla ilgisi var .ben bu filmin ilk nazım filmi olmasına hem sevindim hem üzüldüm.üzüldüm çünkü bu kadar yıl beklememeliydik.sevindim çünkü 8 yıldır bu filme emek veren metin belgin ve biket ilhan çifti bu ilki yaptıkları için...bu arada salona giderken merdivenlerde yılmaz erdoğanı gördüm selamlaştık.sinemadan çkmıştı.inşallah mavi gözlü dev den çıkmıştır dedim.neyse bundan sonra inşallah nazım filmleri yapılır

mavi gözlü dev günahıyla sevabıyla izlenesi bir film.izlenmesi gereken bir film

özge_letyy
10-03-07, 18:38
cann ben de filmin az yerde vizyona girmesine sinir oldum maltepede oturuyorum kozyatağına gitmek zorunda kaldım filmi izleyebilmek için
açıkçası üzüldüm bu kadar ses getiren bir filmin daha fazla salonda gösterilmesi lazım

gzd_gzd
10-03-07, 18:43
bugün izledim filmi,gerçekten çok güzel bi film,şahane bi iş çıkarmış tüm oyuncular,sevgili yönetmen we film ekibi
nazımın şiirlerini yazış anları süperdi,yetkin dikinciler in şahane sesinden nazım ın şiirlerini dinlemek süperdi,yetkin dikinciler in nazıma benzerliği tartışılmaz zaten
ayrıca nazım ın hapishane ye girmeden önceki zamanlarını eski zaman filmleri gibi siyah-beyaz göstermeleri çook güzeldi gerçekten,nazım hakknda bilmediğim pek çok şeyi öğrendm
özge_letty senn de dediğin gibi peynir hikayesi çok trajikomikti gerçekten
we tavşan yani Mercan,inanılmaz tatlıydı ya,Nazım ın tavşanı sevmesi falan çook güzeldi,o kuş dA çok tatlıydı, çok güzel ötüyodu,we nazım onu saldıktan sonra kuşun geri dönmesi çok güzeldi gerçekten we tabi kuşu tekrar avuçlarnn arasna aldıklarında söyledikleri
nazımın hapishane ortamndaki arkadaşlıkları we yaşadıkları olayların işlenme biçimi süperdi,mareşal dedikleri karda çıplak ayakla yürüyen adama ihtafen nazımın söylediği şiir süperdi,Sinan tuzcu,ahmet mümtaz taylan we diğer hapishane ortamndakilerin performansları süperdi,ayrıca hitleri savunan adam filmin senaristi sevgili metin belgin di,filmde de rolü olduğunu görnce çok sevindim
Nazım ın kadınlarıyla olan hikayesini anlatış biçimleri de çok güzeldi,ama açıkcası filmin az bi kısmını kaplıyodu,filmin ilk yarım saatinde piraye yoktu zaten,özge özberk yani münevver in rolü de baya kısaydı bence,ama o karşılaşma sahneleri çok güzeldi
ayrıca balaban ı da çok sevdim,nazımla olan sahneleri,nazıma olan hayranlığını yansıtışı çok güzeldi
we en sonda nazımın söylediği şiire tüm hapishanedeki herkesn katılması ardından da fonda şiiri şarkı olarak duymamız çok güzeldi,zaten müzikler genel olarak süperdi
bu arada filmi izlediğimiz salonun yüzde 80i falan doluydu,heralde salonda en gençlerden birisi bizim gruptu,genelde orta yaşlı teyzeler wardı filmi izlemeye gelen....

cropsy
10-03-07, 18:46
cann ben de filmin az yerde vizyona girmesine sinir oldum maltepede oturuyorum kozyatağına gitmek zorunda kaldım filmi izleyebilmek için
açıkçası üzüldüm bu kadar ses getiren bir filmin daha fazla salonda gösterilmesi lazım

Özgecim maalesef filmin sponsor bulamamak gibi bir sorunu oldu ve hatta bu yüzden de oyuncuların hiçbiri bu işten beş kuruş almadı ve gönüllerini ortaya koyarak çalıştılar ve eminim ki hepsi çok iyi performans çıkartmıştır..Filmin az sinema salonunda girdiğini görünce ben de üzüldüm baya ama maalesef yapacak bir şey yok,sponsorsuzluktan kaynaklanıyor sanırım bu da..

İzleyiciye düşen filmi bir an önce izlemek,zira film üç-dört hafta sonra iki-üç sinema salonunda gösterilir sadece tahminimce..Ben de henüz izleyemedim ama mutlaka izleyeceğim..Ne de olsa işin içinde ''Nazım Hikmet''e olan bir saygı var..Değeri geç anlaşılmış biri ama olsun..Bu filmi yapmak da bir şeydir sonucunda..

Emeği geçenleri yürekten alkışlarım:happy0064

özge_letyy
10-03-07, 18:52
evet ekin ablacım maalesef dediğin gibi...ama ben bu kadar geniş bir cast tahmin etmiyordum bilindik oyuncuların 5-10 saniye bile görünmesi beni çok mulu etti,hiç para almadan,gönüllerini koyarak oynadıkları taktir edilmesi gereken bir durum ve oyunculuklarını en güzel şekilde yansıtmış hepsi..

gzd_gzd(adın gözdeydi sanırım:))
aynen ben kendimi küçük hissettim salonda arka sıramda falan orta yaşlı teyzeler oturuyordu bir de onların yorumlarını dinlemek ayrı bir deneyimdi, benim için:img-hyste

cann2366
10-03-07, 18:57
hitleri savunan adamı oynayan metin belgin miydi?nasıl çıkartamamışım hayret ettim.ama mükemmel oynamış.yani filmin en etkide bıraktıran karekterlerinden biriydi.bu arada sorgu sahnelerinde nazım heraklitos için yazdım diyip heraklitosun milliyeti yunan lolarak açıklamıştı da bir tane memur hem de yunan demişti.o sahne tam trajedi.yani onu sorguluyanların nazımı anlamamaları için ellerinden gelen herşeyi yaptıklarını biliyorum.ama bir insanın bu kadar da beyni sulanmış olamaz ya.bir de nazımın yine beni asıl ingilizlerin fransızların mahkemeye vermeleri lazım dediği sahne vardı ya.filmde gülmsemelerle karşılandı ama gerçekte tam bir trajediydi yani.hele filmin sonunda çıkan söz.insanı derinden sarsıyor.salonda herkes film bitmesine rağmen kaskatı oturuyorlardı.sevindim valla o kaskatılığa.filmin kalitesini kanıtladı

gzd_gzd
10-03-07, 19:39
hitleri savunan adamı oynayan metin belgin miydi?nasıl çıkartamamışım hayret ettim.ama mükemmel oynamış.yani filmin en etkide bıraktıran karekterlerinden biriydi.bu arada sorgu sahnelerinde nazım heraklitos için yazdım diyip heraklitosun milliyeti yunan lolarak açıklamıştı da bir tane memur hem de yunan demişti.o sahne tam trajedi.yani onu sorguluyanların nazımı anlamamaları için ellerinden gelen herşeyi yaptıklarını biliyorum.ama bir insanın bu kadar da beyni sulanmış olamaz ya.bir de nazımın yine beni asıl ingilizlerin fransızların mahkemeye vermeleri lazım dediği sahne vardı ya.filmde gülmsemelerle karşılandı ama gerçekte tam bir trajediydi yani.hele filmin sonunda çıkan söz.insanı derinden sarsıyor.salonda herkes film bitmesine rağmen kaskatı oturuyorlardı.sevindim valla o kaskatılığa.filmin kalitesini kanıtladı

Kesinlikle,o sorgu sahnelerinde her... bişey(hatırlayamadım) diye anlamaları çok trajikomikti, onu suçlamak için ellernden geleni yapmışlar,bence de beni ingilizlern-franszların mahkemeye wermesi lazım dediği kısım bi yandan güldürüp bi yandan içimi acıttı
we o son sözde tüylerim diken diken oldu diyebilirim,simsiyah bi fon we o yazı(gitmeyenler wardır belki yazmiyim ne olduğunu).....

özge_letyy
10-03-07, 23:55
hitleri savunan adamı oynayan metin belgin miydi?nasıl çıkartamamışım hayret ettim.ama mükemmel oynamış.yani filmin en etkide bıraktıran karekterlerinden biriydi.bu arada sorgu sahnelerinde nazım heraklitos için yazdım diyip heraklitosun milliyeti yunan lolarak açıklamıştı da bir tane memur hem de yunan demişti.o sahne tam trajedi.yani onu sorguluyanların nazımı anlamamaları için ellerinden gelen herşeyi yaptıklarını biliyorum.ama bir insanın bu kadar da beyni sulanmış olamaz ya.bir de nazımın yine beni asıl ingilizlerin fransızların mahkemeye vermeleri lazım dediği sahne vardı ya.filmde gülmsemelerle karşılandı ama gerçekte tam bir trajediydi yani.hele filmin sonunda çıkan söz.insanı derinden sarsıyor.salonda herkes film bitmesine rağmen kaskatı oturuyorlardı.sevindim valla o kaskatılığa.filmin kalitesini kanıtladı

evet ya o son sahnede(bence de yazmayalım)yazan yazı gerçekten tüyler ürperticiydi bir an kaldım yerimde herkes de kaldı cidden hiseetiim ben de o kaskatı olma durumunu
bu arada özgecim cidden süper yapmışsın imzayı ellerine sağlık:)

She7a
11-03-07, 02:27
bence yazılmayacak bir yazı degil sonda yazan.
ki bir yerlere iyi gitti mesaj cuk diye oturttu.
ama,daha gitmeyenler oldugu icin ben daha su anda
filmle ilgili detayları anlatamıyorum.bir hafta gecsinde
o zaman iyice konusuruz. :)

alisa
11-03-07, 09:49
TAKVIM Gazetesinden ECE Vahapoglunun yazisi




CAPKIN NAZIM HIKMET

Kavganın, sevdanın ve Türkçe'nin büyük şairi Nazım Hikmet'in hayatını, sürgününü, şiirlerini çoğumuz biliriz. Çok ince detaylarını bilmesem de bu genel bilgimi artırmak için 'Mavi Gözlü Dev' filmini izledim.
Filmin senaryosu 4 yılı aşan sürede yazılı kaynaklardan yararlanılarak ve sekiz kez sil baştan geliştirilerek Metin Belgin tarafından yazılmış.
Dünya tarihinde Nazım Hikmet'in hayatını konu alan ilk sinema filmi. Başrol oyuncuları Yetkin Dikinciler ve Dolunay Soysert çok başarılı.
Film, Nazım Hikmet'in 1941 yılında Bursa Hapishanesi'ne nakledilmesiyle başlıyor. 'Komünizm' propagandası nedeniyle mahkum olan şairin ünü içeride kulaktan kulağa efsaneye dönüşür. Odasında mahkumların portresini yapan Nazım'ın aklı yalnızca karısı Piraye'dedir. Hasretin dinmeyen sızısı, siyatik ağrılarından da beterdir. 2. Dünya Savaşı'nın sefaleti tırmanırken; şairin hakkında verilen 28 yıl hapis cezası onaylanmıştır.
Filmde mahzun ve hüzünlü Piraye ile Nazım'ın aşkı çok ön plana çıkarılmış. Filmden beklentim daha politik, daha mesaj veren bir senaryoydu. Ama daha çok Türk filmi kıvamında bir aşk öyküsü etrafında toplanılmış. Hele bir de Nazım'ın hapishanede odasına ziyarete dayı kızı Münevver gelince aşk öyküsü iyice karışır.
Nazım yeni bir sevdanın coşkusuna kapılır. İki aşk arasında bocalar. Yıllarca adını sayıkladığı karısının üstüne gül koklar. Ah bu erkekler... İşte filmde çapkın bir Nazım Hikmet profili ortaya çıkmış. Ama öğretici, güzel bir film. Ben izlerken keyif aldım...

Karısına böyle şiirler yazarken:
-----------------------------
Gözümün nuru canım sultanım
Sizi seviyorum,
Piraye hanım
Sizi seviyorum.

Karısını aldattığı anın şiiri:
---------------------------
Bu akşam, belki şimdi,
Şu dakika sen arkadan
Bıçaklandın bacım.
Hem de ben bıçakladım seni,
Kanın damlıyor ellerimden.

lindsay
11-03-07, 13:53
DEV ŞAİRİN HAYATI İLK KEZ BEYAZ PERDEDE

Komünizm propogandası yaptığı gerekçesiyle hapse atılan,işkence gören ve yıllar süren esaretin ardından serbest kaldıktan sonra çok sevdiği vatanını terk edip Rusya ya gitmek zorunda bırakılan ölümünün ardından bir dönem hakkında her türlü kötü söz söylenen bir dönem ise yere göğe sığdırılamayan ünlü şair Nazım Hikmet in hayatı uzun süren özverili bir çalışmanın ardından nihayet beyazperdede.
Uzun diyorum çünkü Metin Belgin yazılı kaynaklardan yola çıkarak yaptığı senaryo çalışmaları yaklaşık 4 yılını aldı.Hatta bu süre içinde senaryo 8 kez yeniden yazıldı.

DÖRT DUVAR ARASINDA BİR ŞAİR

Özverili diyorum, çünkü Bilket İlhan inandığı bu projeyi bakanlıktan aldığı az miktarda parayla oldukça küçük bir bütçeyle kotarmayı başardı.
Ve şimdi karşımızda Nazım Hİkmet in esaret yıllarında çektiği acılar,aşklarına,düşüncelerine,şiirlerine ve inandığı yolda verdiği mücadeleye yer veren çok yönlü ve etkileyici bir Nazım Hikmet filmi var.
Geri dönüşlerde Nazım Hikmet in gençlik yıllarına da yer veren Mavi Gözlü Dev aslında şairin 1941 yılında nakledildiği Bursa Hapisanesi nde geçirdiği yıllara odaklanıyor.
Nazım Hikmet in hapse atılmasının nedeni komünizm propagandası yapmak.Devletin tehlikeli bulduğu düşünceleri için dört duvar arasına kapatmayı tercih ettiği ünlü şair hapishanede bir efsane haline geliyor.Yandaşları,sevenleri olduğu gibi ona karşı tavır alanlarda var tabii.O tüm bu karmaşa için resim yaparak, aşkını ve esaretini konu alan şiirler yazarak ve dostlarıyla konuşarak vakit geçirip,serbest kalıcağı günü hayallerini kuruyor.Hapse girmiş olmasına bile bir anlam veremiyor zaten.Dışarı çıkacağı günü beklerken aklı hep çok sevdiği karısı Piraye de(Dolunay Soysert).Hikmet in tüm umutları müdür Tahsin Bey den(Uğur Polat) hakkında verilen 28 yıl hapis cezası onaylandığı haberini alınca yıkılıyor.
Arada sırada kendisini ziyarete gelen Piraye yle şiddetli tartışmalar ve gelgitler yaşıyan Nazım Hikmet in aklı 1948 yılında kendisini ziyarete gelen dayı kızı Münevver in (Özge Özberk) yaptığı bir itirafla iyice karışıyor.
Hapiste olmanın verdiği hüzne farklı hüzünler ekleniyor böylece.
Mavi Gözlü Dev bir ilki gerçekleştirerek Nazım Hikmet in hayatının bir bölümünü sinemaya taşımış olması açısından oldukça özel bi film.Ünlü şairi, onu tanımayanlara tanıtıp,sevdireceğine, bilenler için de anıları canlandıracağına, hatta yeni sayf