hepenek
17-05-06, 19:11
yıllarını bu işe vermiş saygı duyulması gereken çok önemli bir isim bence. Ayrıca şu anda Hırsız Poliste de çok başarılı, performansı bir harika ben bu ustayı çok beğeniyorum
|
Tüm Versiyonu Göster : Erol Günaydın hepenek 17-05-06, 19:11 yıllarını bu işe vermiş saygı duyulması gereken çok önemli bir isim bence. Ayrıca şu anda Hırsız Poliste de çok başarılı, performansı bir harika ben bu ustayı çok beğeniyorum çiçekk1985 18-05-06, 22:31 Bu kadar forum arasında bu kadar cok genc oyuncu icin sayfalarca yorum yapan bizler bu sayfayı bos bırakmamalıydık bence arkadaslar..Erol Günaydın büyük bir usta..Iste bir oyuncunun hayatı boyunca meslegini icra edebileceginin en buyuk göstergesidir erol günaydın.Hırsız Polis'te muhtesem bir performans sergiliyor.Onu her hafta tv de gördügümde daha cok seviniyorum.Hastalıgına karsı dimdik ayakta durdugu ve meslegini noolursa olsun devam ettirdigi icin ona buyuk saygı duyuyorum...Daha yeni yeni projelerde yine erol günaydın'ı görmek ümidiyle... cyprus_hsn 08-06-06, 15:39 Erol Günaydın'ı anlatmaya alfabeler yetmez.. tek bir cümle ile açıklarsak "ÜSTAD" derim ben.. Türkiyenin en büyük, usta oyuncularından biri. Başarısı tartışılamaz bir aktör. didou_didem 10-06-06, 13:42 muhteşem birisi yaa hırsız-polis'te hayran oluyorum ona..orda konuşamayan birini canlandırıyor ama gözleriyle anlatıyor herşeyi ayrıca emre altuğ'un bir klibinde oynamıştı orda da hayran kalmıştım ona..ayakta alkışlanması gereken biri..büyük usta!!!!! anny 18-06-06, 20:11 ben de çok begeniyorum..emre altugnun klibinde oynamıştı eşini kaybetmiş yaşlı bir amca rolundeydi..kendisini çok seviyorum :) metu_girl_:) 19-06-06, 10:49 ya bir insan bu kadar tatlı tonton olabilir mi ya ona bayılıyorum böle yanaklarını ısırmak istiyorum ya... ayrıca ülkemizde bulunan nadir tiyatroculardan biri onu çok sewiyorum....:) maison 20-06-06, 18:42 arkadaslar bize en iyi oyuncu kim soruldugunda basliyoruz:özge özberk,nurgül yesilcay,... vedaha birsürü ama asil oyuncu oturdugu yerden bile yüz ifadesiyle drami aciyi oynayabilendir ve buna yillari vermis birisi:img-grin2 maison 20-06-06, 18:46 sakin beni yanlis anlamayin ben yeni kusaga hakaret etmiyorum ama kendimi buna mecbur hisstedim ve yazdim sakin kimse yanlis anlamasin:icon_cry: amasin hepenek 21-06-06, 07:47 evet bir insana tam anlamıyla oyuncu demek için onun bu işe yıllarını vermesi gerekir. Erol Günaydın gerçek bir oyuncu.Sadece bir tek dizide oynayıp da oyunculuk kelimesini bence kimse bu kadar kolay hak edemez bence herkesin biraz emek vermesi gerekir tıpkı bu usta gibi beterböcek 21-06-06, 11:52 aksak süper bakıyor.. eee .. kimin oğlu ,EROL GÜNAYDINın. demekki oyunculuk ırsi olarak dursun amca dan AKSAKa geçmiş,:img-grin2 mavirüya 06-08-06, 10:09 Pazar günü AKM'de 50'nci sanat yılını kutlamaya hazırlanan Erol Günaydın'ın içi içine sığmıyor. Ve pırıl pırıl gözlerle şöyle diyor: Ben insanları çok sevdim. Demek benim de bu kadar sevenim varmış 'Bir resim çizdim kafamda. Düşlerimdeki yaşamın resmini. Karamsarlık ve öfkeyi yoksaydım resimde. Ve başladım onu, içine kendimi koyduğum yaşamım yapmaya...' Evet, pazar günü AKM'de 50'nci sanat yılını kutlayacak Erol Günaydın'ı, bize açtığı yaşamı ve tanıştırdığı sevgi kavramının ardından böyle bir cümleyle betimliyorum ben. Cesareti, iyimserliği ve mütevazılığı insana yeniden hatırlatan ve kanser hastası eşi ile hayatı pespembe yaşayan usta sanatçıyı, biraz kıskançlık biraz da gıpta ile sunuyorum sizlerin takdirine... Büyük gün yaklaşıyor. Haldun Dormen sunucu, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Erol Evgin, Yılmaz Erdoğan, Tahsin Yücel ve daha birçok değerli isim konuk. İstanbul'daki billboard'ları süslüyor gecenin afişleri... Ne hissediyorsunuz? O kadar zor ki tanımlamak. Seviliyormuşum meğer. Bunca yıl çalıştıktan sonra aklıma gelmezdi böyle bir jübile yapacağım. Ciplerim olmadı ama o kadar güzel sevgiler kazanmışım ki... Şimdi daha iyi anlıyorum. Böyle bir gece fikri nasıl doğdu? Haldun Dormen'le konuşuyorduk 'Kutlayalım 50'nci yılını, biz senin için organize ederiz' dedi. Sonra Müşfik Kenter çıktı. 'Ben de 50 yıllık oldum' diye. Birlikte yapmaya karar verdik ama Haldun 'İki 50 sene aynı anda kutlanmaz' deyince vazgeçtik. Müşfik bir oyun yazdırmaya kalktı ama ben şölen yapma taraftarıydım. Sponsor lazım dediler, baktım işin içinden çıkamayacağım, yapamayacağıma karar verdim. Sonra Banu Zeytinoğlu çıktı. Babası Galatasaray Lisesi'nden arkadaşımdı. Beni tiyatroyla o tanıştırdı. O beni tiyatroya soktu, kızı geldi 50'nci yılımı kutluyor şimdi. Anlattıklarınız ve gözlemlerim aynı yöne işaret ediyor: Hem çok seviyor hem de seviliyorsunuz. Siz ve eşiniz kanser hastası ama yine de cıvıl cıvılsınız. Hatta bir röportajınızda 'Biz kanserden korkmayız, o bizden korksun!' demişsiniz. Hayata bu kadar iyimser bakmayı nasıl başarıyorsunuz? Başka çarem yok ki! Çocukken bile her şeyle dalga geçerdim. 6-7 Eylül sokaklarında insanları gözlüyordum. Binalardan buzdolapları sokaklara atılıyordu. O zaman buzdolaplarından çıkan domateslere, biberlere bakıp korkarak düştüklerini görüyordum. Her şeye gülen tarafından baktım. Jübilenin ardından oyunculuğa devam edecek misiniz? Tabii. Aklım yerinde oldukça devam etmek istiyorum. Bir de oyun yazarlığı yönünüz var. Yeni oyunlar gelecek mi? Hayır, artık oyun yazamam. İç dünyamı yazmak istiyorum. Ama nasıl yapacağıma karar vermedim. Ben mi yazarım, birine mi anlatırım bilmiyorum. Haldun Dormen: Dünya çapında bir oyuncu Erol Günaydın Türkiye'de ilk yetiştirdiğim oyuncu. Hiç ayrılmadık. Yazdığı üç oyunu ben destekledim. 'İstanbul Masalı' adlı oyunu Londra'da oynadı, büyük başarı kazandı. Bence Türk tiyatrosu için çok önemli bir isim. Oyunculuğu kadar oyun yazarlığı da çok iddialı. Bence dünya çapında. Keşke daha çok yazsaydı. Atilla Dorsay: Usta olacağı liseden belliydi Erol, Galatasaray Lisesi'nden birkaç sınıf büyük ağabeyimdi. Daha liseden belliydi nasıl bir komedi ustası olacağı. Yıllar boyu, Küçük Sahne'de, Dormen Tiyatrosu'nda ve daha bir çok yerde kendisini takip ettim. Özellikle canlandırdığı kadın karakterleri ilgiyle izledim. Gecede onu kutlamak için şimdiden sabırsızlanıyorum. sezinti 06-08-06, 14:07 Lütfen, eklediğiniz haberlerin, bilgi ve dökümanların kaynağını yazınız. Kaynak yazma konusunda daha özenli olunuz. Saygılar. mliSrkan 07-09-06, 18:46 Büyük bir usta Erol Günaydın..Türkiyenin en büyük sanatçılarından bir tanesi..Ben onu Çiçek Taksi dizisiyle tanımıştım şimdi Hırsız-Poliste yine mükemmel bir performans gösteriyor..Bir insan konuşmadan nasıl oyunculuğunu konuşturur onun kanıtı..Bakışlarıyla,mimikleriyle anlatıyor o herşeyi..Çok seviyorum...Tanışmayı çok isterim...Uzun ömürler diliyorum ona... erten07 13-09-06, 14:16 ilk aşk 17 kasımda vizyona girecek. başrollerde erol günaydın, çetin tekindor, vahide gördüm... izmir foça da çekiliyor. erten07 22-09-06, 11:36 dün akşam hırsız poliste mükemmeldi yine, oyunculuğuna diyecek söz bulamıyorum. çok şekerdi dün ayrıca, yanında olup yanaklarını sıksaydım:love01: krnca_ 22-09-06, 20:32 dün akşam hırsız poliste mükemmeldi yine, oyunculuğuna diyecek söz bulamıyorum. çok şekerdi dün ayrıca, yanında olup yanaklarını sıksaydım:love01: gerçektende ne kadar şirindi o öyle;) o kadar az rlü olmasına rağmen yine insanın içini titretmesini iyi bildi:cheer: :cheer: erdalbaser 27-09-06, 08:10 HEPİNİZE MERHABALAR ... ÜSTAT , büyük oyuncu... herkes gibi bende kendisini büyük bir hayranlıkla izliyorum. BAŞARILARININ DEVAMINI dilerim. erten07 05-10-06, 14:08 günün olay adamı dursun amcamıza kimse yazmamış, iyleşmişte silah bile kullanırmış, çapkınlıkta yaparmış :good: ortalığı karıştırmış yine erten07 07-10-06, 12:25 dursun amcaya herkes kızıyor ama ne yapmasını bekleyebilrsiniz tabiiki oğlunun tarafında olacak. bu bölüm vermek istediği mesaj; aşkın yaşı yoktur.:love01: erten07 20-10-06, 14:39 -rol aldığınız dizide sadece gözleriniz ve mimiklerinizle herkesi kendinize hayran bırakıyorsunuz. Bu ilgiyi bekliyor muydunuz? -valla beklemiyordum. Ben çok çeşitli roller oynadım ama hep sesimle oynadım. İlk defa hiç konuşmadan oynuyorum ve bu kadar meşhur oldum. Yeniden keşfedilmiş gibiyim. -bayramda çalışacak mısınız? -bayramda bir gün belki çalışırım. Hiç olmazsa settekilerle bayramlaşırız. erten07 21-10-06, 07:25 74 yaşındaki usta oyuncu Erol Günaydın, yokluk içinde geçen eski bayramların bugüne oranla çok daha şenlikli geçtiğini söylüyor. Artık bayramlardan korktuğunu da saklamıyor. Bayram yaklaştıkça özellikle evlerimizin büyüklerinden "Ah o eski bayramlar," diye başlayan cümleleri duymaya alışığız. Anneannelerimiz, babaannelerimiz, dedelerimiz özlemle andıkları çocukluk ve gençliklerindeki bayramları anlatmayı çok sever. Biz de bayram gelmeden büyüklerimizi ziyaret edelim ve eski bayramları konuşalım istedik ve tiyatro sanatçısı Erol Günaydın'ın kapısını çaldık. Biz daha içeri girer girmez "Ya bayram ne zaman çocuklar, ne kadar kaldı?" diye soran Günaydın, çoğu yaşıtı gibi eski bayramlardan eser kalmadığını düşünüyor. 74 yaşındaki usta oyuncu "Eski bayramlar garibandı, ama her şeye rağmen günümüz bayramlarından çok daha şenlikliydi," diyor. - Bayram yaklaşıyor, biz de hemen öncesinde sizi ziyarete geldik... - Eski bayramlar da iyiydi, yeni bayramlar da iyi. Aslında yeni bayram diye bir şey yok, en azından şehirde yok. Artık herkes bayram diye yazlıklara, tatile gidiyor. Ama bu demek değildir ki bayram da dostluklar da bitti, bayramlaşmalar kayboldu gitti. Hayır, yine milletin içinde bayram, bayramlaşma var. Aileler yazlığa gidiyor ama gittikleri yerlerde birbirlerine komşuluk ediyorlar. Her yıl bir önceki yılı konuşuyorlar. - Eskiler artık daha çok konuşulur oldu değil mi? - Tabii geçmiş daima insana tatlı geliyor, bir tek çocuklara gelmeyebilir. Çünkü çocuklar geçmişi değil, geleceği konuşurlar. Yaşlılar içinse geçmiş seneler çok kıymetlidir, özlem duyarlar o günlere. O yüzden "Nerede benim gençlik zamanım?" diye geçmişlerinden söz eder, aile albümlerine bakarlar. - Siz özlüyor musunuz geçmiş günleri? - Valla ben aslında geçmişteki güzel şeyleri istiyorum tabii, okul arkadaşlarımı, gençliğimi... O günlerin güzelliğini biliyorum. Bir tek ondan şikayetçiyim, insanlar aynı kalsalardı da doğayı bozmasalardı. İstanbul'un ağaçları, yeşilleri, o erguvan renkleri, denizin tertemizliği, bayramlarda çocuklar yeni elbiselerini giymiş.. Bütün bunlar olsaydı, onların yanında uygarlık da olsaydı. Ama uygarlıkla birlikte bütün bu güzellikleri yitirdik, ben ona üzülüyorum. Yoksa aslında eski bayramlar garibandı, fakirdi. - "Bayramlar fakirdi ama daha mutluyduk," diyorsunuz... - Evet, yokluk vardı ama yoksulluk yoktu. Bugünkü dönen salıncaklar yoktu, tahta kayıktan salıncağın içine binince çok sevinirdik. Bugün keşke öyle bir bayramı filmciler çekseler de o kadar basit şeylerle, fakir bayramlarda çocukların nasıl eğlendiklerini, bugünlere nasıl geldiklerini gösterseler. - Zenginlik bayramlarda tad bırakmadı yani... - Teknoloji duygusallığı, romantizmi aldı götürdü. O romantik günler çok gerilerde kaldı. Sonra insanlar hayal güçlerini yitirdi, çünkü hayalini kurduğunuz şeyler artık gerçek oldu. Bu zamanın filmleri için de geçerli. Benim eski sinemalarım daha güzeldi, daha sıcak, daha romantikti. Şimdi ben bir de bayramlardan da korkuyorum. - Neden peki? - Ramazan'da herkes oruç tutuyor, içki içmiyor. Ya da dini bütün olmayanlar bile bir ay perhiz yapayım diye içmiyor. Ama Ramazan biter bitmez, bayramla beraber meyhanelere saldırıp bir içiyorlar ki, kavganın biri bin para. Şişeler kırılıyor, sokaklarda yıkılan yıkılana. - Kavgalardan korkuyorsunuz... - Ramazan bitti bayram geldi, bunlar içerlerse diye korkuyorum. Sevinçlerinden yıkacaklar yine ortalığı. Artık bizde sevinmek ölüm demek. Sevinen millet vahşi olmaya başladı. Ben böyle bir şey görmedim. Gençliğimde ne kadar rahatmışım. Galatasaray'da okuyordum, Beyoğlu'nun en güzel zamanlarını gördüm. Şıklık içinde bir Beyoğlu. Bütün okullar boşalır, rengarenk kıyafetlerimizle sinemalara gideriz, bu kavgalar, dövüşler yoktu. erten07 25-11-06, 15:37 http://img155.imageshack.us/img155/9422/38erol1fn6.jpg (http://imageshack.us) http://img155.imageshack.us/img155/6504/38erol2hr1.jpg (http://imageshack.us) misskrueger 03-03-07, 16:50 Devamı gelecek http://img408.imageshack.us/img408/2318/ava2pk7.jpg (http://imageshack.us) cerenimo_ 11-03-07, 20:01 babası değil arkadaşlar.. erol günaydın trabzonlu ama engin günaydın tokatlı bildiğim kadarıyla... erten07 18-04-07, 12:11 Güneş'siz ilk doğum günü Usta oyuncu Erol Günaydın, 75'inci doğum gününü Şehnaz Longa Meyhane'de kutladı. Birçok tiyatrocunun katıldığı kutlamada bir konuşma yapan Günaydın, "Bugün çok mutluyum. Çünkü yanımda ustam Haldun Dormen var. Tiyatroya onunla başladım, hâlâ onunlayım. Benim için en büyük sürpriz, gençlerle ve ustamla doğum günümü kutlamak oldu. 90. yaşımı da Dubai kulelerinde kutlamayı düşünüyorum" dedi. Eşi Güneş Günaydın'ın yanında olmadığı ilk doğum gününü kutladığını da söyleyen Günaydın, "Bu günleri görseydi, çok mutlu olurdum" sözleriyle davetlileri duygulandırdı. cennex 22-04-07, 15:05 çok beğenirdim .tıyatronun ustası olmus artık.ama hırsız polıste neydı oyle ya .muthıstı.gozlerle konusmak budur ıste.:good: MoOnDaNcE-11 02-05-07, 19:28 Erol Gunaydin gibi buyuk bir insan nasil olur da 4 yildiz alir hala anlayamiyorum . 5.yildizi neden kesiyorlar acaba ? :img-help: __FİLİZ__ 03-05-07, 14:27 en sevdiğim oyunculardan biri çok çok usta biri hayranım kendisine .....ilk aşkta rollü kısaydı ama harikaydı ... erten07 05-05-07, 21:00 Zerda" dizisiyle izleyicilerin kalbinde taht kuran Ece Uslu'yu "Elveda Derken" dizisinde başarılı bir performans sergileyen oyuncu önceki gün Taksim Hill Otel'de Eski Beşiktaş Lions Kulübü'nün düzenlediği ödül töreninde yılın başarılı kadın tiyatro sanatçısı ödülünü aldı. Ece Uslu, teyzesi Nedret Güvenç ile aynı sahnede ödül almanın heyecanı yaşarken " Teyzem örnek aldığım bir tiyatro sanatçısı. Benim için özel bir insan. Her zaman sanatçı kişiliğini örnek alarak onun izinde yürümeğe gayret ediyorum" diyerek duygularını dile getirdi.Ece Uslu'nun yanı sıra başarılı erkek tiyatro sanatçısı ödülünü Timuçin Esen'e, Onur ödülülleri ise Nedret Güvenç ve Erol Günaydın'a verildi. http://img145.imageshack.us/img145/7577/eroldursunrf0.jpg (http://imageshack.us) erten07 22-05-07, 12:12 '34'üncü Altın Kelebek 2006 TV Yıldızları Yarışması Ödülleri', İstanbul'da düzenlenen törenle sahiplerine dağıtıldı. 'En iyi haber programı' dalında 'Arena' ödül aldı. 'En iyi kadın sunucu' dalında Seda Sayan, 'En iyi erkek sunucu' dalında Acun Ilıcalı, 'En iyi kadın haber sunucusu' dalında Nazlı Öztarhan, 'En iyi anchorman' dalında Mehmet Ali Birand ödül aldı. 'Binbir Gece' dizisinin başrol oyuncuları Bergüzar Korel ve Halit Ergenç'in 'En iyi kadın oyuncu' ve 'En iyi erkek oyuncu' ödüllerini aldığı törende, 'En iyi komedi dizisi' dalında 'Avrupa Yakası', 'En iyi kadın komedi oyuncusu' dalında Hasibe Eren, 'En iyi erkek komedi oyuncusu' dalında Peker Açıkalın, 'En iyi yarışma programı'dalında 'Popstar Alaturka', 'En iyi talk show' dalında 'Beyaz Show' ödüle değer bulundu. Törende, 'En iyi spor programı' dalında 'Yüzde Yüz Futbol', 'En iyi magazin programı' dalında 'Pazar Keyfi', 'En iyi güncel kültür-sanat programı' dalında 'Güneri Civaoğlu ile Şeffaf Oda', 'En iyi Türk Halk Müziği kadın solist' dalında Gülay'a, 'En iyi Türk Halk Müziği erkek solist' dalında İbrahim Tatlıses'e, 'En iyi Türk Pop Müziği kadın solist' dalında Demet Akalın'a, 'En iyi Türk Pop Müziği erkek solist'dalında Serdar Ortaç'a, 'En iyi Türk Sanat Müziği kadın solist' dalında Emel Sayın'a, 'En iyi Türk Sanat Müziği erkek solist' dalında da Ahmet Özhan'a ödül sunuldu. 'En iyi fantezi müzik kadın solist' dalında İntizar'a, 'En iyi fantezi müzik erkek solist' dalında Mahsun Kırmızıgül'e, 'En iyi çıkış yapan grup' dalında Gripin Grubu'na,'En iyi çıkış yapan solist' dalında Emre Aydın, Murat Boz ve Özgün'e, 'En iyi klip' dalında Umur Turagay'ın yazdığı 'Çakkıdı'adlı parçanın klibine, 'Yılın şarkısı' dalında Serdar Ortaç'ın 'Dansöz' ve Ercan Saatçi'nin 'Yastayım' adlı parçalarına ödül verilen törende, Ali Kocatepe ve Erkin Koray'a da 'Onur Ödülü' sunuldu. Törende, Okan Bayülgen, Yıldız Kenter, Metin Serezli, Nevra Serezli, Erol Günaydın, Müjdat Gezen, Metin Akpınar, Gazanfer Özcan, Engin Cezzar, Haldun Dormen, Zeki Alasya, Hadi Çaman, Suna Pekuysal, Tuncel Kurtiz, Ferhan Şensoy, Cüneyt Türel, Nejat Uygur, Gülriz Sururi, Zeliha Berksoy, Ayla Algan, Savaş Dinçel, Nedret Güvenç ve Macide Tanır'a da 'Tiyatroya Destek Yılı Özel Ödülü' verildi. Törende, bu yıl Türkiye'yi Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil eden Kenan Doğulu'ya da 'Başarı Ödülü' sunuldu. Törende, Gülben Ergen ve Penguens Grubu konser verdi. erten07 22-05-07, 19:12 Ustalar ayakta alkışlandı Geceye damgasını vuranlar ise tiyatronun ustaları oldu. Okan Bayülgen'in "Pudra: Zamanın Tozu" adlı fotoğraf sergisi için objektif karşısına geçen Erol Günaydın, Müjdat Gezen, Suna Pekuysal, Nejat Uygur, Ayla Algan, Savaş Dinçel gibi ustalara "Tiyatroya Destek Yılı Özel Ödülü" verildi. Sahnedeki bu muhteşem tabloyu tüm konuklar ayakta alkışlarken, Gülse Birsel gibi birçok ünlü de gözyaşlarını tutamadı. http://img519.imageshack.us/img519/5064/3411490qa4.jpg (http://imageshack.us) hacivatiye 25-05-07, 14:45 Gerçekten çok başarılı bir oyuncu. Tiyatroda da sinemada da. Oyunculuğu çok asil,çok ustaca oynuyor. Ödülü hak etmiş. Kendisini ayakta alkışlıyorum.:happy0064 erten07 27-05-07, 13:39 http://img242.imageshack.us/img242/2099/altn8dn4.jpg (http://imageshack.us) erten07 27-05-07, 19:55 http://img528.imageshack.us/img528/9914/31dursun7qy4.jpg (http://imageshack.us) http://img528.imageshack.us/img528/6858/31dursun8bz0.jpg (http://imageshack.us) erten07 28-05-07, 18:59 http://img503.imageshack.us/img503/4702/31dursun9wf1.jpg (http://imageshack.us) http://img49.imageshack.us/img49/7558/31dursun10cr6.jpg (http://imageshack.us) erten07 28-05-07, 19:31 http://img124.imageshack.us/img124/1790/erollqp1.png (http://imageshack.us) koobee24 01-06-07, 16:07 beyaz melek isimle filmde nejat uygur,yıldız kenter gibi isimlerle oynayacak galiba. http://www.boyutfilm.com/ sitesinde detaylı haber var.filmin başrolünde mahsun kırmızıgül oynayacak herhalde. koobee24 02-06-07, 19:20 erol günaydın huzur evindeki hasta birisini oynayacak herhalde.diğer tecrübeli isimler de aynı şekilde huzur evindeki isimlerden olacak.mahsun da hademe olacak galiba. erten07 09-06-07, 11:03 'Erol Günaydın Kitabı' raflardaki yerini aldı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 'Nehir Söyleşiler' dizisi kapsamında bu kez, 'İki Kalas Bir Heves-Erol Günaydın Kitabı' adlı eseri okuyucularla buluşturuyor. 50 YILLIK ÖYKÜ Erol Günaydın'ın Emine Algan'ın sorularına verdiği cevaplardan oluşan kitap, hem usta tiyatrocunun hayatına, hem de Türk tiyatrosunun son 50 yılına ışık tutuyor. Bugüne kadar birçok farklı karaktere can veren, son olarak da 'Hırsız-Polis' dizisinde yatalak baba rolüyle ekranlara gelen Günaydın, kitapta yaşama bakış açısını da gözler önüne seriyor. Hayatındaki en büyük servetin insanlar olduğunu söyleyen usta oyuncu kitapta, hayat felsefesini şu sözlerle özetliyor: SIRRIM SEVGİ "Gezdiğim yerdeki bütün insanlara hep sevgiyle baktım, onlardan da hep sevgi gördüm. Kimseye kızamadım, herkese hak verdim. Bu sevgi dağıtımı beni çok mutlu ediyor. Bu sevgiyle bana hayat verdiler, nefes aldırdılar. Her zaman gülüyorum, gülümsüyorum. Ne yapayım..." erten07 09-06-07, 11:21 Erol Günaydın'ın kitabının tanıtımına dev destek iş bankası kültür yayınlarının "nehir söyleşisi" adı altında biyografi niteliğinde yayınladığı kitapların 28. si olan "iki kalas bir heves- Erol Günaydın kitabının tanıtımı 10haziran 2007 pazar günü yapılacak. Emine Algan'ın yaptığı söyleşilerden oluşan kitabın tanıtımına Günaydın'ın dostları Haldun Dormen, Göksel Kortay, Ferhan Şensoy, Rasim Öztekin, Füsun Erbulak, Metin Uca da katılacak. erten07 10-06-07, 19:23 http://img504.imageshack.us/img504/5762/altnp5lg4.jpg (http://imageshack.us) http://img239.imageshack.us/img239/8486/altnp6mf1.jpg (http://imageshack.us) erten07 12-06-07, 09:46 Erol Günaydın: İlk meyvemi verdim Erol Günaydın hem kendi hayatını hem de tiyatronun tarihini anlattığı "İki Kalas Bir Heves" adlı kitabının tanıtımını önceki akşam Taksim'deki Oldcity Komedi Kulübü'nde yaptı. Tiyatroya âşık olduğunu vurgulayan Günaydın, yeni kitabına neden "İki Kalas Bir Heves" adını verdiğini şöyle açıkladı: Mis gibi kokan ahşap "Tiyatroda beni en çok etikileyen ahşaptır. Öyle güzel ahşaptır ki mis gibi kokar. Tiyatroya ilk girdiğimde o kokuyu aldım. Dedim ki, tevekkeli değil, ustalar, 'iki kalas bir heves' derlerdi. İşte o kalasların kokusu sinmiş tiyatroya ve benim hevesimle birleşmiş. O koku, hiçbir yerde olmayan bir kokudur. Vazgeçemediğim budur." Dostlarından destek Tiyatrodaki yeni gençlerden çok ümitli olduğunu ifade eden Günaydın, "Yıllardır söylene söylene bir meyve verdik. Meyvesiz bir ağaç gibiydim. Şimdi bir meyve verdim" diyerek kitap çıkarma özlemini de dile getirdi. Emine Algan'ın yaptığı söyleşilerden oluşan kitap tanıtımına Hadi Çaman, Metin Uca, Göksel Kortay, Rasim Öztekin, Ferhan Şensoy, Olgun Şimşek ve Mustafa Alabora gibi ünlü isimler katılarak Günaydın'ı yalnız bırakmadı. nur33 12-06-07, 10:44 İki Kalas Bir Heves http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/3531768.jpg Tiyatro dünyamızın usta ismi Erol Günaydın’ın, hem kendi hayatını hem de tiyatronun tarihini anlattığı "İki Kalas Bir Heves" adlı kitabının tanıtımı, önceki akşam Taksim’deki Oldcity Komedi Kulübü’nde yapıldı. Kitabının tanıtımında tiyatroya aşık olduğunu vurgulayan Erol Günaydın, "Tiyatroda beni en çok etkileyen ahşaptır. Öyle güzel ahşaptır ki, mis gibi kokar. Tiyatroya ilk girdiğimde o kokuyu aldım. Dedim ki, tevekkeli değil, ustalar, ’İki kalas bir heves’ derlerdi. İşte o kalasların kokusu sinmiş tiyatroya ve benim hevesimle birleşmiş. O koku, hiçbir yerde olmayan bir kokudur. Vazgeçemediğim budur" diyerek kitabın adını nasıl koyduğunu anlattı. http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/6690635.asp?gid=181 (http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/6690635.asp?gid=181) . nur33 13-06-07, 10:13 'Karı-koca tiyatrocular bitirdi' http://www.gazetevatan.com/newpics/news/130620070334579559014_2.jpg Usta oyuncu Erol Günaydın, 74 yıllık yaşamını anlattığı kitabında tiyatro dünyasıyla ilgili ilginç iddialara yer vererek yeni bir polemik yarattı Tiyatrocu Erol Günaydın, 74 yıllık yaşamını Emine Algan’ın kaleme aldığı ’İki Kalas Bir Heves’ adlı kitapta anlattı. Günaydın, kitapta tiyatro yaşamını, aşklarını, hayat arkadaşı Güneş Hanım ve kızlarıyla verdiği hayat mücadelesini, tiyatro camiasında yaşanan çarpık ilişkileri ortaya koydu. Ancak en ilgi çeken konu ise usta sanatçının, tiyatrocular hakkında söyledikleri. Özellikle “Karı-koca tiyatroları, tiyatronun sonunu getirdi” sözleri uzun süre tartışılacağa benziyor. Günaydın eski tiyatroların ayakta kalamamasıyla ilgili şu çarpıcı iddialarda bulundu: “Her tiyatroya giren zampara kesiliyor. Ben böyle şeyler bilmem. Çünkü biliyorum ki tiyatrodan biriyle flört etsem muhakkak başıma bir iş gelir. Hep karı-koca tiyatroları kurdular, yanlarına ucuza çalıştırabilecekleri adamları aldılar. Dormen örneği Ne oldu o tiyatrolar? Hepsi birer birer bu yüzden kapandı gitti. Dormen’in içinde de olurdu böyle şeyler. Dormen müdahale edemezdi ki, ‘Siz niye böyle yapıyorsunuz? Sen onunla sevişme!’ diye. Herkes sevişiyor birbiriyle yakınlaşıyor. Karı- koca aldıkları maaşla daha iyi geçineceklerini düşünüyorlardı. Tabii aslan payını da kendileri alıyordu. Yanlarındaki adama 3 lira veriyor, kendileri 13 lira alıyor. Bu yüzden çok tiyatrolar söndü. İstanbul’da tiyatronun bitmesi tiyatrocuların yüzündendir. Bunu kimse söylemiyor. Herkes birbirini kolluyor ama bence doğrusu budur.” Karı-koca tiyatrocular ne dedi? Saçma bir düşünce Bu özel tiyatrolara atılan utanç verici bir lekedir. Ne yani izleyici oyuna bakmadan önce aile tiyatrosu olup olmadığına mı bakıyor? Erol bence resmen saçmalamış. Nejat Uygur Her meslekte olabilir Erol Abi’nin bu konudaki görüşlerine katılmıyorum. İşte karı-koca işbirliği her meslek grubunda olabilir. İnsanları bu şekilde suçlamayı kesinlikle kabul edemiyorum. Oya Başar Sorun ekonomik Bizim Gönül’le birlikte kurduğumuz tiyatro 46 yaşındadır ve rüştünü ispat etmiştir. Tiyatro bence ekonomik sorunlar nedeniyle sıkıntı yaşıyor. Gazanfer Özcan Öyle şeyler eskidendi Ferhan Şensoy’la tiyatro yaparken ne dizi, ne film hiç bir şey kabul etmedim. Erol Abi’nin söyledikleri doğrudur ama o daha ziyade eski dönemlerden bahsediyor. Derya Baykal http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=13.06.2007&Newsid=123483&Categoryid=8 (http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=13.06.2007&Newsid=123483&Categoryid=8) . erten07 15-06-07, 18:22 Tiyatro sanatçısı Erol Günaydın’ın kitabı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları “Nehir Söyleşiler” dizisinden çıktı. “İki Kalas Bir Heves - Erol Günaydın Kitabı” adlı kitapta Türkiye tarihinden ilginç notlar yer alıyor. Günaydın’ın kitabını sekiz ay süren söyleşi sonucunda hazırlayan gazeteci ve senaryo yazarı Emine Algan, ‘Sunuş’ bölümünde şunları yazıyor: “Bu kitap, ‘İki kalas bir hevesle geçiverdi yıllarım’ diyen büyük oyuncu Erol Günaydın’ın hayatından, sayfalara sığdırmaya çalıştığımız kesitlerden ibaret. ‘Küçük rolleri severim ben. Şemsiyeyle karşıdan karşıya geçen adam olayım, oradan o şemsiyeyle öyle bir geçerim ki, seyircinin aklında en çok o sahne kalır’ diye özetliyor oyunculuğunu. Yarım yüzyılı sahnede geçiren oyuncunun uzun yolculuğundaki duraklardan birinde mutlaka sizler de onunla karşılaşmışsınızdır: “Bir bakarsınız çocuk tiyatrosu kurup yıllarca bütün ülkeyi dolaşır. Bir bakarsınız televizyonda Ayı Yogi’nin sesidir, Akşehir’de Nasrettin Hoca’dır, Ramazan aylarında meddahtır. Bir bakarsınız en tutulan oyunlara imza atmıştır. Bir de bakarsınız en olmayacak projede köhne Anadolu otellerinde ekmek parası peşindedir. Küçük rollerin büyük sanatçısı. En son “Hırsız-Polis” dizisindeki yatalak baba Dursun rolünde ortaya koyduğu gibi, küçük rolleri öylesine işler, öylesine süsler ki rol de, kendi de devleşir.” “YATTIĞIM YERDEN MEŞHUR OLDUM” Sanat yaşamında 52 yılı dolduran Günaydın, 2005’te bir gazeteye verdiği röportajda, “50. yıl kutlamasıyla jübile mi yaptınız?” sorusuna, “Hayır. Elbet bana da yaşlı, yatalak bir baba rolü veren olur” demişti. Sonra Hırsız Polis dizisinde Aksak’ın felçli babası Dursun’u canlandırdı. Dursun karakterinin gördüğü ilgi üzerine, “Elli yıldır sahnelerdeyim, bu kadar ilgil görmedim. Yattığım yerden meşhur oldum” sözleriyle duygularını anlatmıştı. nur33 16-06-07, 10:19 http://www.stargazete.com/resimler/cumartesi/16062007/c05.jpg Hayat kızlarım sayesinde çok daha kolay 41 YILLIK BABA EROL GÜNAYDIN: Özkan Güven EROL Günaydın’ın Teşvikiye’deki evi, oyuncak müzesini andırıyor. Başınızı nereye çevirseniz gözünüze bir oyuncak takılıyor... ‘Gittiğimher yerden kızlarıma oyuncak alırdım. Onlar o kadar çoğaldı ki...’ diyen Erol Günaydın 41 yıllık baba ve üç kızı var. En büyüğü Aslı Ayşe 41, Fatma Zeynep 39 ve en küçük kızı Leyla Günfer 30 yaşında. Aslı Ayşe bir İtalyan restoranında aşçı olarak çalışıyor, Fatma Zeynep ABD’de turistik gemilerde, Leyla Günfer ise PTT’de reklamcılıkta görev yapıyor. Günaydın’ın bir de torunu var: 9 yaşındaki Sophia... Bundan birkaç yıl önce çok sevdiği eşi Güneş’i kaybeden Erol Günaydın, hayata yeniden kızlarıyla bağlandığını söylüyor. Şimdiye kadar 40 kez Babalar Günü’nü kutlayan Erol Günaydın ve kızları bu yıl 41’inciyi geçirecek... ÇOCUKLAR ÜÇÜZDÜ Büyük kızınız Aslı Ayşe’yi kucağınıza aldığınız gün neler hissettiniz? Yıl 1966’ydı. Yılmaz Güney ile İzmir’e giderek Eşrefpaşalı filmini çekecektik. Eşimin karnı burnundaydı. İzmir’e doğru yola çıkmadan eşimi doktora götürdüm. Doktor üçüz olduğunu söyledi. Çok sevinmiştim. İzmir’e gittim eşimin doğum yaptığı haberi geldi, ertesi gün ise üçüzlerden birinin öldüğü. Daha sonraki gün ise bir diğeri öldü. Allah’a dua ediyordum, sonuncusu ölmesin diye. Yaşadı ve adını Aslı Ayşe koyduk. Doğduktan tam dört gün sonra onu kucağıma aldım. Şişe boyu kadardı. Şimdi kocaman oldu, 41 yaşında... Nasıl bir babasınız? Benim içimde hep büyümeyen bir çocuk var. Onlara çok düşkünüm. Zaten yıllarca çocuk tiyatrosu yaptım. Kızlarımla da hep çocuk oldum. Hiçbir yasak koymadım. Hepsiyle arkadaş gibiyim. Serbest bıraktım hepsini. Mesleki kararlarına saygı gösterdim. Çok sıkıntı çektim ama paralı okullarda okuttum. Şimdi o sıkıntıları düşündüğümde gülüp geçiyorum. Kızlarınız biriyle evleneceğini söylediğinde tepkiniz ne oldu? Büyük kızım bir İtalyan ile evli. Diğer kızlarım bekár. Erkek Fatmalar. Onlara direkt bir şey söylemem. Yemek yerken başımdan geçenleri anlatırım ve ne demek istediğimi anlarlar. O nedenle içim rahat, yanlış yapmazlar. Birkaç yıl önce eşinizi kaybettiniz. Bir baba olarak hayatınızda ne değişti? Eşim evimin her şeyiydi. O kadar iyi anlaşmıştık ki... Çok zor günler geçirdim, çocuklarımı düşünüp ayakta kaldım. Eğer kızlarım olmasaydı hayat benim için çok zor olurdu. Onlar bana sahip çıktılar, yanıma taşındılar. KIZLAR DAHA HAKİKATLİ Çocuklarınızın hepsi kız. Hiç erkek çocuğiniz olsun istemediniz mi? Önceleri istiyordum. Karadenizli’yim ya. Ama iyi ki kız olmuş. Erkek olsa zampara olurdu, uçar giderdi, kızlarım kadar hakikatli olmazdı belki de. İyi ki hepsi kız olmuş. Çocuklar büyüdükçe babalık nasıl değişiyor? Hepsine çok düşkünüm. Hálá onlara bebek muamelesi yapıyorum. Hastalansalar onların iyi olması için elimden ne gelirse yapmaya çalışıyorum. Yani 41 yıl önce nasılsam, şimdi de öyleyim. ‘Torunlar, çocuktan daha çok sevilir’ derler. Siz ne düşünüyorsunuz? Ben hepsini eşit seviyorum. Torunum Sophia ile çok iyi anlaşıyoruz. ‘En iyi anlaştığım kişi dedem’ diyor. Ben çocuk ruhlu bir insanım. Bugün 75 yaşındayım ama kendimi 7.5 yaşında hissediyorum. http://www.stargazete.com/resimler/cumartesi/16062007/bbbb.jpg Kitap yazılmasaydı hayatım kaybolurdu 50 yılı aşkın süredir tiyatronun içinde olan Erol Günaydın’ın rengarenk hayatı bir kitapta toplandı. Günaydın’ın senarist-yazar Emine Algan’a yaşamını anlattığı İki Kalas Bir Heves-Erol Günaydın Kitabı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı. Günaydın’a neden böyle bir kitaba gerek duyduğunu sorduğumuzda, ‘Başımdan çok renkli şeyler geçti. Bazı insanlar vardır ya, hayatım roman olur der, sanırım ben de onlardan biriydim. Böyle bir kitap olmasaydı bütün yaşamım kaybolup gidecekti’ yanıtını veriyor. Günaydın, kitabın adının neden İki Kalas Bir Heves olduğu konusunda ise şunları söylüyor: ‘Tiyatroda beni en çok etkileyen ahşaptır. Öyle güzel ahşaptır ki mis gibi kokar. Tiyatroya ilk girdiğimde o kokuyu aldım. Dedim ki, tevekkeli değil, ustalar ‘iki kalas bir heves’ derlerdi. İşte o kalasların kokusu sinmiş tiyatroya, benim hevesimle birleşmiş. O koku, hiçbir yerde olmayan kokudur. Vazgeçemediğim bu. Tiyatroyu bu kadar güzel anlatan bir şey olamazdı. Kitabın ismine de uygun düştü.’ http://www.stargazete.com/resimler/cumartesi/16062007/c05a.jpg Annem ölünce babam hayata küsmüş gibiydi Sizin babanız da diğerleri gibi özeldir herhalde, değil mi? Leyla Günfer: Kesinlikle öyle. Babam sanki herkesin babası, akrabası gibi... Sokağa çıkıyor herkes ona hürmet ediyor. Evimize girip çıkanlarla çok çabuk arkadaşlık kuruyor. Onların yaşıtı gibi oluyor. Bu çok mutluluk verici bir şey. Hayat dolu bir insan ve inanılmaz bir baba. Aslı Ayşe: Babam çok eğlenceli bir adam. Özellikle onunla birlikte televizyon seyretmeye bayılıyorum. Çok keyifli oluyor. Birlikte dedikodu programları seyrediyoruz. İnanılmaz meraklıdır kim kiminle ne yapmış türünden programlara... Sürekli magazin dünyasıyla dalga geçer. Duyduğum kadarıyla evinize gelen giden çok oluyormuş... Leyla Günfer: O kadar çok insan onun için bu eve giriyor ki anlatamam. Hatta bir ara arkadaşlarımızın bizim için değil babamızı görmek için eve geldiğini bile düşünmüştük. Aslı Ayşe: Kaç yaşında ama yine de insanları bir yerinden yakalamasını çok iyi beceriyor. Bizim esprilerimize gülüyor, gençleri çok iyi anlıyor. Kardeşimle kendi aramızda ‘Biz de acaba ileride onun gibi olabilecek miyiz?’ diye birbirimize sorduğumuz çok oluyor. Leyla Günfer: Küçüklüğümden beri arkadaşlarım eve gelir. İlk tanıştığım insanları hemen babamla tanıştırırım. Babamın ağzından çıkan ‘Merhaba’ ile ondan hoşlanıp hoşlanmadığını anlarım. Aslı Ayşe: Bizim evin kapısı hep açıktır. Herkes girer. Annem hayattayken bütün yükü o almıştı. Eve girenlerin annesiydi annemiz. O öldükten sonra herkesin babası bu kez babam oldu. Ancak babam annemin ölümünden sonra biraz hayata küsmüş gibiydi. Ama annemin hastalığı sürecinde bile esprili halinden hiç vazgeçmedi, hastalıkla dalga geçti, hep annemi güldürmeye çalıştı. Annem akciğer kanseriydi, sonra babamda da rektum kanseri çıktı. O zaman dedi ki, ‘Bak, seni kıskandım ben de kanser oldum!’ Babam böyledir. Ben 23 yıldır İtalya’da yaşıyordum. Annemi kaybettikten sonra babam için Türkiye’ye döndüm. Çünkü ona bakmam gerekiyordu. Babanızın evde takıntıları var mıdır? Leyla Günfer: Olmaz olur mu? Televizyonun kumandası ile ilgili olmazsa olmazı vardır. Kumanda aleti mutlaka koltuğunun yanında olmalı ve ışığı televizyona bakar şekilde durmalı. Yanında mutlaka bir bardak ve suyu olacak! Bir keresinde uzaktan kumanda aletini kaybetmiş. Bana telefon ediyor ‘Kızım ne olur yardım et. Kumanda aletini bulamıyorum’ diye. Bulamasaydık ortalığı birbirine katabilirdi. Aslı Ayşe: Takıntılarından biri de otomobilin benzini. Kesinlikle yarım benzinle yola çıkmaz. Mutlaka dolu olacak o depo. Evinizin her yeri oyuncak dolu.... Aslı Ayşe: Babam çok meraklı. Oyuncağa bayılır. Her doğum ve babalar gününde ilginç oyuncaklar alırız ona. Tiyatro oyuncusu Erol Günaydın tam 41 yıldır babalık duygusunu yaşıyor. Üç kızı olan Günaydın’ın bir de kız torunu var. Eşini kanser nedeniyle birkaç yıl önce kaybeden Günaydın ‘Eşim vefat ettikten sonra kızlarım yanıma taşındı. Erkek çocuk isterdim. İyi ki erkek çocuğum olmamış. Kızlar kadar hakikatli değiller’ diyor 16.06.2007 http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=123556 (http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=123556) . nur33 21-06-07, 21:14 Meddahlığı sadece Cem Yılmaz biliyor http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/3587055.jpg Sefa KAPLAN Erol Günaydın, Cem Yılmaz'ın meddahlık geleneğini gayet iyi bildiğini söyledi. Erol Günaydın, Cem Yılmaz'ın meddahlık geleneğini gayet iyi bildiğini belirterek, "Cem Yılmaz sadece komik değil, felsefesi de var, düşüncesi de var. Ben Cem'i daha kaliteli buluyorum" dedi. Günaydın, Münir Özkul'dan kendisine, kendisinden Ferhan Şensoy'a geçtiği söylenen kavuk için de, "Kavuk filan yok" diye konuştu. Tiyatro dünyasının ünlü isimlerinden Erol Günaydın, gazeteci Emine Algan'ın kendisiyle yaptığı söyleşiden oluşan "İki Kalas Bir Heves" isimli kitapta, Cem Yılmaz'ın ilk meddahı kendisinden izlediğini belirterek, "Cem Yılmaz biliyor bunları, biliyor ama başka taraflarda dolaşıyor. Halbuki çok daha güzel şeyler yapabilir o, çok yetenekli çünkü" dedi. Günaydın, Akşehir Gölü'ne yoğurt çalan Nasrettin Hoc'yı da sadece Cem Yılmaz'ın temsil edebileceğini vurguladı ve şunları söyledi: "Cem Yılmaz sadece komik değil, felsefesi de var, düşüncesi de var. Ben Cem'i daha kaliteli buluyorum. Hiç olmazsa sinemasını da biliyor, esprisini de biliyor, nerde ne yapılacağını, durulacağı yeri biliyor. Ama diğerlerinde dur durak yok, paldır küldür gidiyorlar." Kavuk ne oldu Erol Günaydın, bir zamanlar büyük tartışmalara sebep olan "kavuk" meselesini de açıklığa kavuşturarak, "Kavuk filan yok" dedi. Günaydın, kavuk meselesinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: "Bizim ne geleneğimizde ne tiyatromuzda kavuk devredilir diye bir şey var. Uydurma bunlar. Çırak, ustanın yanında yetişir, peştemal bağlarlar. Ama kendi kafasındaki kavuğu çıkarıp da vermez usta. Mezara kadar gider onunla. Münir (Özkul) o zaman Kanlı Nigâr'da çok güzel bir oyun çıkartmıştı. Dümbüllü'yü çağırdılar, o da gelirken, Hasan Efendi'den kalan takkeyi armağan olarak verdi. 'Siz bu geleneği yaşatıyorsunuz. Bu da benim armağanımdır' diye takkeyi verdi. Kavuk filan yok." http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/6745710.asp?gid=176 (http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/6745710.asp?gid=176) . turborobot 28-06-07, 06:09 erol günaydin trabzon akcaabatlidir.kan davasi yüzünden babasiyla istanbula gitmislerdir.aile lakaplari kizirindelileri dir. edit.: kan davasi bir ask hikayesiyle bitmistir erten07 01-07-07, 18:47 http://img48.imageshack.us/img48/3585/4dursun1ka2.jpg (http://imageshack.us) erten07 09-07-07, 12:26 Televizyon yapımcısı Ahmet Çelenk, sinema sektöründe daha önce örneği görülmeyen diyalogsuz bir sinema filmine yapımcı olmak için kolları sıvadı! Çekimleri 1 Ağustos'da başlayıp 6 hafta devam edecek olan 'O Kadın' adlı filmde, duygular oyuncuların konuşmalarıyla değil; Sezen Aksu'nun şarkılarıyla anlatılacak! Erol Günaydın da var! Hiç bir diyaloğun yer alamayacağı bu aşk filminde, seyirci hikayeyi her sahneye uygun olarak seçilip çalınacak 19 Aksu şarkısıyla hissedecek. Filmin yazarı ve yönetmeni olan Korhan Bozkurt, Sezen Aksu'dan onay aldıktan sonra Ahmet Çelenk'in yapımcı olarak projede yer almayı kabul ettiğini söylüyor. Hazırlıkları 2 yıldır devam eden filmde tek sözlü anlatım, 5 dakika süreyle usta oyuncu Erol Günaydın'ın olacak. Ocak ayında gösterime girmesi planlanan 'O Kadın'da başlıca rolleri Göksun Çam, Tardu Flordun, Burhan Öçal, Burak Hakkı ve Şebnem Dönmez paylaşacak. Film, küçüklüğünde bir aile dramı yaşamış olan genç ve başarılı bir moda tasarımcısı kadının, büyüdükten sonra yaşadıklarını konu alıyor. İkinci Kadın... İki aşk arasında kalan kadının geçmişindeki yaralar onda büyük çelişki yaratır. Bütün bu yaşananlar kadın için tek bir çözüm yolu bırakır... Eğer hayatta seçim mecburi ise, acı sabittir! Filmde kadının hangi acıyı seçeceği; mantıkla mı yoksa duygularıyla mı hareket edeceği güçlü bir anlatım ile işleniyor... erten07 09-07-07, 18:26 http://img231.imageshack.us/img231/6595/erolg1vu1.jpg (http://imageshack.us) http://img49.imageshack.us/img49/1285/erolg2qh9.jpg (http://imageshack.us) http://img240.imageshack.us/img240/3277/erolg4ah8.jpg (http://imageshack.us) erten07 10-07-07, 18:21 http://img234.imageshack.us/img234/1262/erolg3iy1.jpg (http://imageshack.us) skyangel 14-07-07, 00:44 http://www.imgloadtr.com/uploads/17f66738c7.jpg http://www.imgloadtr.com/uploads/2cbb12f50d.jpg http://www.imgloadtr.com/uploads/1cfd359dc1.jpg http://www.imgloadtr.com/uploads/fd0cb34cf2.jpg skyangel 25-07-07, 17:30 http://www.imgloadtr.com/uploads/dc12c28bbb.jpg http://www.imgloadtr.com/uploads/92c99d4f8e.jpg http://www.imgloadtr.com/uploads/1b7c0bbdea.jpg http://www.imgloadtr.com/uploads/9dd815f3cc.jpg seineb 26-07-07, 15:33 Beyaz Melek filmini merakla bekliyorum! :img-wink: Erol Günaydın gbi çok usta oyuncular var filmde! :) skyangel 26-07-07, 15:50 http://www.imgloadtr.com/uploads/36a327ac56.jpg erten07 03-08-07, 19:50 http://img293.imageshack.us/img293/8413/erolg1dm4.jpg (http://imageshack.us) http://img525.imageshack.us/img525/5718/erolg2tp3.jpg (http://imageshack.us) erten07 05-08-07, 19:50 http://img338.imageshack.us/img338/2784/erolg3os0.jpg (http://imageshack.us) http://img338.imageshack.us/img338/9720/erolg4fj3.jpg (http://imageshack.us) erten07 06-08-07, 21:08 http://img70.imageshack.us/img70/8592/erolg5yj4.jpg (http://imageshack.us) http://img524.imageshack.us/img524/9352/erolg6fa9.jpg (http://imageshack.us) erten07 10-08-07, 20:22 http://img413.imageshack.us/img413/5091/8erol1sc6.jpg (http://imageshack.us) http://img516.imageshack.us/img516/3668/8erol2ry3.jpg (http://imageshack.us) erten07 13-08-07, 21:07 http://img108.imageshack.us/img108/599/erolgn1iu7.jpg (http://imageshack.us) http://img69.imageshack.us/img69/1456/erolgn2co7.jpg (http://imageshack.us) erten07 16-08-07, 20:44 http://img258.imageshack.us/img258/9494/erolgn3rm2.jpg (http://imageshack.us) http://img258.imageshack.us/img258/9109/erolgn4eu7.jpg (http://imageshack.us) erten07 19-08-07, 18:17 http://img410.imageshack.us/img410/3484/erolgn5mo0.jpg (http://imageshack.us) http://img57.imageshack.us/img57/3199/erolikikalasub6.jpg (http://imageshack.us) erten07 20-08-07, 19:13 http://img501.imageshack.us/img501/8909/ilkakdx8.jpg (http://imageshack.us) nur33 26-08-07, 12:56 "İki kalas, bir heves!" EROL Günaydın'ın kitabının adı "İki kalas, bir heves..." (x) Haldun Taner, Türk tiyatrosunu sanırız Minakyan Efendi'nin ağzından anlatırken "Tiyatro dediğin nedir?" der. "İki kalas, bir heves!" Keşke Erol Günaydın'ın kitabını, bir solukta okutacak kadar ustalıkla yazmış olan Emine Algan, "Zaten aktör dediğin nedir?" diye sorup devam etseydi: "Biz oynarken varızdır, yok olunca da bu boş kubbede bir hoş seda olarak kalkılır. Benim tiradım bir hoş seda olarak kalır. Olsa olsa eski program dergilerinden soluk birer hayal olur kalırız. Görüyorum ki, hepiniz gardıroba hücuma hazırlanıyorsunuz. Birazdan tiyatro bomboş kalacak... Ama tiyatro işte o zaman yaşamaya başlar. Çünkü Setanik'in bir şarkısı şu perdelerden birine takılı kalmıştır, benim tiradım şu pervaza sinmiştir. Siranuş'la Virjin'in bir diyaloğu eski kostümlerden birinin yırtığına sığınmıştır. İşte bütün bu hatıralar o, sessizlikte saklandıkları yerden çıkar, bir fısıltı halinde yine sahneye dökülürler. Artık kendimize yokuz, seyircilerimiz de kalmadı. Ama repliklerimiz fısıldaşır dururlar sabaha kadar. Gün ağarır, temizleyiciler gelir, replikler yerlerine konur. (PERDE)" * * * HER zaman saygıyla anacağımız, yokluğunu asla unutamadığımız kültür adamı Haldun Taner, "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı"nda tiyatro ve oyuncuyu böyle anlatır. Münir Özkul da bu tiradı öyle okur ki, hele sondaki "PERDE" kelimesi gözlerden bir yaş olup akar. * * * KİMDİR Erol Günaydın? Koskoca bir tiyatro mazisini bir role sığdırabilir misiniz? Sığar! * * * UĞUR Yücel'le oynadıkları "Hırsız-Polis" televizyon dizisindeki felçli, konuşamayan Dursun Dede'yi hatırladınız mı? Bir rol ancak böyle oynanır konuşmadan. İşte Erol Günaydın budur, 50 yıllık tiyatro oyuncusudur. Her ikimiz de aynı yaştayız, aynı kuşaktayız, ikimiz aynı kaderi yaşamaktayız, ikimizin de eşlerini o menhus hastalık alıp götürmüştür. Emine Algan, kitabı nasıl hazırladığını anlatırken de, sohbeti yazı diline çevirirken de olduğu gibi aktarmaya gayret ettiğini, bu nedenle birçok yerde "böyle" kelimesinin geçtiğini söylüyor... Mesela... "Kar yağıyordu böyle, dediğinde, kar tanesi olup gökten yağdı, üstüme üstüme geliyor, derken fareden korkan adam oldu, fare oldu, mektup oldu, musluk oldu, musluktan damlayan su oldu, rakı kadehi oldu, soba borusuna tırmanmaya çalışan sansar oldu, Galatasaray Lisesi'nin duvarını tırmanan kertenkele oldu. Bu kitapta adı geçen herkes ve nesne oldu Erol Günaydın... Bana da bu şahane gösteriyi izlemek nasip oldu." * * * EMİNE Algan, sen bir de sabaha karşı İtalya yokuşundan Tophane'ye inen, sarhoş Çakırcalı Mehmet Efe'yi görseydin... "Çakırcı dağdan iniyor Sevda nedir bilmiyor" türküsünü söyleye söyleye, yokuş aşağı, bir sağa, bir sola yalpalayarak. http://www.milliyet.com.tr/2007/08/26/yazar/pulur.html (http://www.milliyet.com.tr/2007/08/26/yazar/pulur.html) . erten07 30-08-07, 07:59 http://img214.imageshack.us/img214/1438/erolsh6.jpg (http://imageshack.us) Üsküdar Belediyesi'nce düzenlenen 19. Uluslararası Katibim Kültür ve Sanat Şenliği kapsamında, geleneksel Türk tiyatrosunun büyük ustası İsmail Dümbüllü anısına verilen ödüller, sahiplerini buldu. Altunizade Kültür Merkezi'ndeki törende konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Mehmet Çakır, İsmail Dümbüllü'nün adını doğum yeri olan Üsküdar'da yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla bu programı hazırladıklarını söyledi. Çakır, ''Bu festivalde sanatımıza, sanatçımıza, müziğimize, tiyatromuza ve kısacası toplumumuzun tüm değerlerine sahip çıkmayı hedefledik. Rahmetli İsmail Dümbüllü için geçen sene ilk kez bir program tertiplemiştik. Onun adını yaşatacak bu programı ilerleyen yıllarda devam ettireceğiz'' diye konuştu. İsmail Dümbüllü'nün kızı İpek Çıngay Dümbüllü de babasının 60 yılı aşkın sanat yaşamı boyunca 7'den 70'e herkese örnek olduğunu ifade ederek, ''Sanatçı geçinenler, Türk tiyatrosunun simgesi olan kavuğu saygısızca eleştiriyorlar. Eğer bir marifetleri varsa işte meydan; çıksınlar ortaoyunu oynasınlar. Biz de bu marifetlerini takdir edelim'' şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Dilek Türkan ve saz grubu tarafından kanto ve Türk sanat müziğinden eserler seslendirildi. ÖDÜLLER Müzik dinletisinden sonra İsmail Dümbüllü Tiyatro Ödülleri sahiplerine verildi. ''En İyi Tiyatro Oyunu Ödülü''nü, ''Öp Babanın Elini'' oyunuyla Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü Tiyatrosu adına tiyatro müdürü Sinan Yıldırım, ''En İyi Film Ödülü''nü ''Dondurmam Gaymak'' adına filmin oyuncularından Gülnihal Demir ve Recep Yener, ''En İyi Dizi Ödülü''nü de ''Köprü'' adına dizinin oyuncularından Haldun Boysan aldı. Törende ayrıca, tiyatro ve sinema camiasının usta isimleri Nejat Uygur, Erol Günaydın, Zihni Göktay ve Müjdat Gezen'e ''İsmail Dümbüllü Yaşam Boyu Onur Ödülü'' verildi. Nejat Uygur, ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, İsmail Dümbüllü ile Şehzadebaşı Tiyatrosu'nda oynadığı dönemde tanıştığını belirterek, ''İsmail Dümbüllü, Türk tuluat sanatının en değerli sanatçılarından biridir. Günümüzde birçok usta tiyatrocunun yetişmesinde onun emeği vardır'' dedi. Erol Günaydın, Müjdat Gezen ve Zihni Göktay ise İsmail Dümbüllü'nün Türk tiyatrosundaki önemini ve onunla ilgili anılarını anlattılar. Ödül töreninin ardından sanatçılar toplu fotoğraf çektirdi. erten07 31-08-07, 08:20 Sözün bittiği yerde Sezen Aksu çalıyor Başrolünde Sezen Aksu şarkılarının olduğu ‘O Kadın’ adlı filmin sessiz kahramanları Nefise Karatay ve Şebnem Dönmez’le projeyi konuştuk Türkiye’nin 30 yıldır duygu haritasını çizen Sezen Aksu’nun şarkılarının filmi ''O Kadın'' ın çekimleri tüm hızıyla devam ediyor. Yönetmenliğini Korhan Bozkurt’un üstlendiği filmde, Selin Demiratar, Tardu Flordun, Burak Hakkı, Burhan Öçal, Şebnem Dönmez, Nefise Karatay, Başak Sayan, Kamil Güler, Sinemis Candemir ve Erol Günaydın rol alıyor. 14 Aralık’ta vizyona girecek film Türkiye’de bir ilk olma özelliğini taşıyor. Hiçbir diyaloğun olmadığı filmde 17 Sezen Aksu şarkısı yer alıyor. İki aşk arasında kalan kadının geçmişteki yaraları ve yaşadığı çelişkilerin anlatıldığı filmin oyuncularından Nefise Karatay ve Şebnem Dönmez’le film setinde konuştuk: NEFİSE KARATAY: Çocukluğum ve gençliğim Sezen dinleyerek geçti İlk sinema filmi deneyiminiz. Projede sizi çeken ne oldu? Korhan Bozkurt yönetmenimiz. Onun içtenliği, heyecanı beni çok etkiledi. Hikâye kafama çok yattı. Beni heyecanlandırdı. Çok farklı, çok özgün bir proje. Türkiye’de ilk defa böyle bir şey yapılıyor. Film neredeyse diyalogsuz çekiliyor.Sizin az da olsa diyaloğunuz olacak mı? Erol Abi’yle (Günaydın) ben konuşuyoruz sadece. Bizden başka da galiba konuşan kimse yok. Erol Abi hikâyeyi anlatıyor. Ben de ona sorular soruyorum.Sözlerin anlatmaya yetmediği yerde bakışlar, mimikler, ifadeler konuşuyor. Filmde Erol Günaydın’la karşılıklı sahneleriniz var.Nasıl geçiyor çekimler? Onunla çalışmak büyük bir gurur ve keyif. Bu konuda duayen olmuş, bir tarih var karşımda Rolünüzden biraz bahsedebilir misiniz? Bir yazarı canlandırıyorum. Öyküleri Erol Günaydın anlatıyor ben de bunlardan hikâye oluşturuyorum. Erol Günaydın hikâyeleri anlatırken yeri geliyor benim gözümde canlanıyor, yeri geliyor onun gözünde canlanıyor yaşananlar. erten07 06-09-07, 09:55 Bize sesini hiç yükseltmedi http://img252.imageshack.us/img252/8059/erolyv7.jpg (http://imageshack.us) Kırmızıgül'ün filmde rol alması için ikna etmekte en çok zorlandığı isim olan Erol Günaydın, filmin senaryosundan etkilendiğini söyledi ve ekledi: "Mahsun'un anlatış tarzını çok sevdim. Dersine o kadar iyi çalışmış, hikayeyle o kadar bütünleşmişti ki ona filmi kendisinin çekmesini ben teklif ettim. Diğer oyuncular da bunu isteyince kabul etti. Bize yaklaşımına hayran kaldım. Bir kez olsun sesini yükseltmedi. Yeniden bir film çekecek olursa hiç tereddüt etmeden oynarım." erten07 08-09-07, 13:12 http://img111.imageshack.us/img111/5366/e2vu3ms3.jpg (http://imageshack.us) http://img248.imageshack.us/img248/6504/e3kh5fl1.jpg (http://imageshack.us) http://img248.imageshack.us/img248/9831/e4gb0ko0.jpg (http://imageshack.us) http://img248.imageshack.us/img248/4249/e5fe6is1.jpg (http://imageshack.us) erten07 09-09-07, 18:46 http://img239.imageshack.us/img239/629/beyaz1nd4.jpg (http://imageshack.us) http://img266.imageshack.us/img266/1104/beyaz2ay9.jpg (http://imageshack.us) erten07 10-09-07, 14:37 http://img252.imageshack.us/img252/1341/beyaz21nn3.jpg (http://imageshack.us) http://img249.imageshack.us/img249/1330/beyaz22ls9.jpg (http://imageshack.us) http://img401.imageshack.us/img401/1678/beyaz25iu3.jpg (http://imageshack.us) erten07 10-09-07, 14:55 http://img124.imageshack.us/img124/8721/beyaz23ax5.jpg (http://imageshack.us) http://img66.imageshack.us/img66/8140/beyaz24pz4.jpg (http://imageshack.us) erten07 19-09-07, 20:23 http://img410.imageshack.us/img410/5973/55185256fq5.jpg (http://imageshack.us) erten07 20-09-07, 20:37 http://img512.imageshack.us/img512/5190/beymel9vl4.jpg (http://imageshack.us) erten07 27-09-07, 11:16 Taksim'de müzikli Ramazan şenliği http://img292.imageshack.us/img292/8862/erol1ax7.jpg (http://imageshack.us) Taksim'in orta yerinde yarın şenlik var! Hüsnü Şenlendirici klarnet çalacak, Erol Günaydın ve Rasim Öztekin gülmekten kırıp geçirecek Beyoğlu Belediyesi'nin düzenlediği Ramazan şenlikleri ünlü sanatçıların konserleri ve gösterileriyle devam ediyor. Ramazan şenliklerinin en eğlenceli gecelerinden biri de yarın akşam yaşanacak. ÜCRETSİZ EĞLENCE Etkinlikte klarnet ustası Hüsnü Şenlendirici sahne alacak. Aynı gece Türk tiyatrosunun usta oyuncularından Erol Günaydın ve Rasim Öztekin, Taksim Gezi Parkı'nı kahkahaya boğacak. Eğlence tabii ki ücretsiz... Tarih: 28 Eylül Cuma Yer: Taksim Meydanı Gezi Parkı Saat: 21.00 erten07 30-09-07, 09:16 Meddahla gülüp klarnetle şenlendiler Beyoğlu'ndaki Ramazan Şenlikleri'ne, Erol Günaydın, Rasim Öztekin ve Hüsnü Şenlendirici katıldı. Gezi Parkı'nda bulunan Beyoğlu Belediyesi'ne ait eski evlendirme dairesinde her akşam verilen iftar yemeğine gelen vatandaşlar bir sürprizle karşılaştı. Ünlü klarnet sanatçısı Hüsnü Şenlendirici ve Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, beyaz önlüklerini giyerek iftar yemeği servisini yaptılar. Yemek kazanlarının başında Hüsnü Şenlendirici ve Başkan Demircan'ı gören vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemediler. İftar yemeğinin ardından ise Gezi Parkı'ndaki Ramazan Şenlikleri'nin yapıldığı sahnede eğlence dolu saatler yaşandı. Geleneksel Türk tiyatro sanatının temel taşlarından olan 'meddah'ın son temsilcisi usta tiyatrocu Erol Günaydın ile aynı geleneğin genç temsilcisi tiyatrocu Rasim Öztekin izleyenleri gülmekten kırıp geçirdiler. Erol Günaydın, eski İstanbul'daki yaşantıyı ve ramazan geleneklerini izleyenlere yaşattı. Rasim Öztekin ise günümüz İstanbulu'ndaki hayatı ve ramazanda yaşananları dile getirdi. Esprileriyle ve mimikleriyle iki usta oyuncu keyifli dakikalar yaşattılar. Meddah gösterisinin ardından ise sahneye klarnet ustası Hüsnü Şenlendirici çıktı. Bilinenlerin yanı sıra yeni albümü Taksim Trio'dan da eserler seslendiren Hüsnü Şenlendirici "Önce iftar yemeği dağıttık, lezzetle birlikte yedik. Şimdi de güzel bir müzik ziyafeti çekelim. Taksim Meydanı'nda yeni albümümüz Taksim Trio'dan eserler seslendirmek de anlamlı olacak. Beyoğlu Belediyesi'nin düzenlediği şenliklerde her sene olmak istiyoruz. Çünkü burası kültür ve sanatın merkezi. Hele böyle geleneksel ramazan gecelerinde bir arada olmak ayrı bir anlamlı" dedi. erten07 01-10-07, 19:08 http://img160.imageshack.us/img160/2508/dursunvs3.jpg (http://imageshack.us) Müge 05-10-07, 10:22 Tekerlekli sandalye ile sahneye çıkacak Yıllardır tiyatro yapmayan Erol Günaydın, tekerlekli sandalyeyle de olsa seyircilerin karşısına çıkacak Nokta Tiyatrosu, bu sezon ‘Namussuzum ki, Namusluyum’ adlı yeni oyunuyla tiyatro severlerin karşısına çıkıyor. Yıllardır tiyatro yapmayan Erol Günaydın, tekerlekli sandalyeyle de olsa uzun süredir ayrı kaldığı izleyicileriyle kucaklaşacak. Sümer Tilmaç ve Abdullah Şahin’in birlikte yönetecekleri oyunda Havuç karakteriyle hem çocukların hem de büyüklerin sevgisini kazanan Furkan Kızılay ve Türk Sanat Müziği’nin dev ismi Kamuran Akkor da Nokta Tiyatrosu kadrosuna katıldılar. Ali Nazik Gül iş başında… Güldürürken düşündüren ve sosyal konulara dikkat çeken oyunun konusu kısaca; Kasımpaşa’da yoksul bir ev. Ali Nazik Gül, ikinci karısı, kızı, kardeşi ve oğluyla yaşamaktadır. Bir mesleği yoktur Ali Nazik’in. Küçük üçkağıtlar yaparak ailesini geçindirir. Ama büyük bir vurgun peşindedir. Bir dernek kuracak ve adını da ‘Gül’ü sevenler Derneği’ koyacaktır. Son derece tempolu komik olaylar umulmadık bir yönde gelişecektir. Kasım 2007’den itibaren her salı ve pazar geceleri Profilo Kültür Merkezi’nde tiyatro severlerle buluşacak olan ‘Namussuzum ki, Namusluyum’dan sonra Nokta Tiyatrosu, Refik Erduran’ın ‘Deli’ adlı oyunuyla da bu sazen iki oyunla sahnede olacak. Kaynak:hurriyet.com.tr erten07 06-10-07, 20:17 http://img218.imageshack.us/img218/1600/4207614kk9.jpg (http://imageshack.us) erten07 07-10-07, 21:08 http://img505.imageshack.us/img505/725/sanatt1gm9.jpg (http://imageshack.us) http://img517.imageshack.us/img517/3973/sanatt2xc8.jpg (http://imageshack.us) erten07 08-10-07, 20:21 http://img158.imageshack.us/img158/9960/erolg1iu7.jpg (http://imageshack.us) http://img158.imageshack.us/img158/6325/erolg2rn4.jpg (http://imageshack.us) erten07 11-10-07, 11:43 EROL GÜNAYDIN SAHNELERE DÖNÜYOR Rahatsızlığı nedeniyle tiyatro sahnelerinden 5 yıldır uzak kalan usta tiyatrocu Erol Günaydın, ''Namussuzum ki, namusluyum'' adlı komedi ile seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Günaydın, 55 yıla yakın süredir tiyatro ile iç içe olduğunu ifade ederek, geçirdiği ameliyat sonrasında tiyatroya bir süre ara vermek zorunda kaldığını söyledi. Oyunun yönetmenlerinden Abdullah Şahin'in daveti üzerine rolü sevinerek kabul ettiğini ifade eden Günaydın, ''Ben de tiyatroyu çok özlediğim için 'Hadi ben de oynayayım. Biraz seyircinin huzuruna çıkayım, biraz moralim düzelir, kendime gelirim' diye kabul ettim'' dedi. ''Yürümek, mizansenler zor geliyordu'' diyen Günaydın, oyunda, tekerlekli sandalyede yaşlı bir ihtiyarı canlandırdığını dile getirdi. Günaydın, ''Bu ihtiyar, şeker yiyor, marşlar söylüyor, ağlıyor, söyleniyor... Böyle ezberleyecek tarafı da az. İkinci perdede biraz rolü var'' diye konuştu. Usta oyuncu Günaydın, en son 5 yıl önce Ferhan Şensoy ile Don Kişot'ta Panço'yu oynadığını belirterek, ramazan eğlenceleri kapsamında Taksim'de seyircilerin karşısına çıktığını ve eski İstanbul'u anlattığını söyledi. Günaydın, ''Uzun süreden sonra ilk kez seyirci ile karşı karşıya kaldım, heyecanlandım. Hoşuma gitti tabii. Tiyatroya birden bire ara vermiştim. Tiyatroyu çok özledim, çok seviyorum. Çok da mutluyum''dedi. erten07 11-10-07, 11:48 Oyunun yönetmenlerinden Abdullah Şahin de, halen provaları süren oyunda bugünlerde herkesin sorguladığı namus kavramını ele alacaklarını belirterek, şöyle konuştu: “Amacımız güldürmek, ama güldürürken de bir mesaj vermek. Biz namuslu muyuz acaba? Namusluyuz diyenler ne kadar namuslu, gerçekten namuslu mu? Namussuz dediklerimiz gerçekten namussuz mu? Herkesin herkesten sakladığı küçük bir namussuzluğu vardır. Bunu anlatan bir komedi.” Şahin, Erol Günaydın’ın çok önemli bir aktör olduğuna işaret ederek, şu görüşleri dile getirdi: “Erol ağabey hem ustam olduğu için, hem de Türk geleneksel tiyatrosuna çok önem verdiği için saygı duyuyorum. Geleneksel Türk tiyatrosuna sahip çıkan çok az kimse kaldı. Erol Günaydın, geleneksel Türk tiyatrosuna sahip çıkmamız gerektiğini düşünen ve şu anda yaşayan en önemli tek meddah olduğu için çok önemli.” Nokta Tiyatrosu’nun bu yıl 25. yılını kutlayacağını bildiren Şahin, “Erol Günaydın’a birçok teklif gitti, ama o hiçbirini kabul etmedi. Erol Günaydın, Nokta Tiyatrosu’nun 25. yıl armağanı” diye konuştu. Şahin, Erol Günaydın’ın kitabında “Bir oyuncu belleğini, hafızasını kaybetmezse ölene kadar oynar” dediğini anımsatarak, bu oyunda da bunu ispat ettiğini söyledi. Günaydın’ın bu oyundaki rolünün tekerlekli sandalyede olduğunu dile getiren Şahin, “Erol ağabey bizimle olduğu için çok mutluyum. Bana trilyonlar verseler bu kadar mutlu olmazdım” dedi. “TERAPİ GİBİ” Oyunun yönetmenlerinden Sümer Tilmaç da Erol Günaydın’ın, tiyatrocuların ustası olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: “Erol ağabey, tiyatroyu çok seven bir kişilik. Biraz da rahatsız. Erol ağabey tiyatronun içinde olduğu zaman hayattan kopmayacak bir adam. Bu bir terapi gibi aynı zamanda. Erol ağabeyin sağlığı için de tiyatro yapması çok önemli. Bizim için de çok önemli. Bizim hala ondan öğreneceğimiz çok şey var.” Tilmaç, oyunda “güldürü ile insanlara ne kadar namuslu ya da namussuz olduklarını anlatmaya çalışacaklarını” söyledi. Nokta Tiyatrosu, bu sezon “Namussuzum ki, namusluyum” adlı yeni oyunuyla tiyatroseverlerin karşısına çıkacak. Abdullah Şahin ile Sümer Tilmaç’ın yönetmenliğini yaptığı ve rol aldığı oyunda, ayrıca Kamuran Akkor, Ortans Kıvanç, Muhlis Asan, Fulden Akyürek, Furkan Kızılay, Oylum Şahin, Teoman Mermutlu, Esin Gündoğdu, Furkan Kızılay, Songül Ağtaş, Hacer Tülü, Özlem Elmas ve Serkan Uzuner de yer alacak. Oyun, Kasım ayından itibaren her Salı ve Pazar geceleri Profilo Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşacak. erten07 11-10-07, 17:38 Tiyatroya yeniden "Günaydın" demek... Bir basın bülteni... Nokta Tiyatrosu'ndan geliyor. Abdullah Şahin ve Sümer Tilmaç omuz omuza vermiş, yeni bir oyun sahneliyorlar. Adı, "Namussuzum ki, Namusluyum..." Bana adı bile yetti. Yaşadığımız dönemin insanlık manifestosu sanki... Namusunu kanıtlamak için her türlü namussuzluğu yapanlarla, namussuzluğunu örtmek için namus timsali kesilenlerin birbirine karıştığı bir coğrafyada bundan güzel tiyatro malzemesi mi olur? Bu arada Nokta Tiyatrosu'nun kadrosuna Kamuran Akkor ile Furkan Kızılay da katılmış. Kasım'dan itibaren Profilo'da sahneleyecekler. Oyunun en büyük sürprizi ise Erol Günaydın'ın tekerlekli sandalye ile bile olsa bu oyunda rol alacak olması. Basın bültenine iliştirilen fotoğrafa bakıyorum. Koşup, Erol Ağabey'in ellerine sarılmak, o pufuduk yanaklarından doyasıya öpmek geliyor içimden. Herkesin emekli olup, bir köşeye çekilmek için gün saydığı bir dönemde, Erol Ağabey'in çalışma azmine, izleyicilerine duyduğu saygıya, mesleğine verdiği öneme bir kez daha hayran oluyorum. Ama ona hayran olan sadece ben değilim. Beyaz Melek filminin çekimlerinde Mahsun Kırmızıgül de hayrete düşmüş. "Sete tekerlekli sandalye ile gelip, neredeyse koşarak gitmişti" dedi. Belli ki sanat, Erol Ağabey'in dinamosu. Eminim, tekerlekli sandalye ile çıkacağı sahnede, bis yapmaya koşarak gelecektir!.. Hem Erol Ağabey'in sanatını konuşturması için ayağa, ele ne ihtiyacı var ki? Hatırlayın. Hırsız-Polis dizisinde sadece "gözleriyle" oynayarak hepimizi kendisine bir kez daha hayran bırakmamış mıydı? erten07 13-10-07, 09:19 Tiyatroyu çok özledim döndüğüm için mutluyum Rahatsızlığı nedeniyle tiyatro sahnelerinden 5 yıldır uzak kalan tiyatrocu Erol Günaydın, Nokta Tiyatrosu'nun yeni sezon oyunu 'Namussuzum ki, Namusluyum' adlı komedi ile seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. İşte 55 yıla yakın süredir tiyatro ile iç içe olduğunu ancak geçirdiği ameliyat sonrasında tiyatroya ara vermek zorunda kaldığını söyleyen Günaydın'ın anlattıkları: EZBERLEMESİ KOLAY! * Oyundaki rolü yönetmen Abdullah Şahin'in daveti üzerine severek kabul ettim. Tiyatroyu çok özlediğim için 'Hadi ben de oynayayım' dedim. 'Biraz seyircinin huzuruna çıkayım, biraz moralim düzelir, kendime gelirim' diye de kabul ettim. Oyunda, tekerlekli sandalyedeki bir ihtiyarı canlandırıyorum. Bu ihtiyar, şeker yiyor, marşlar söylüyor. Yani oyunda repliğim az. * En son 5 yıl önce Ferhan Şensoy ile 'Don Kişot'ta oynadım. Ramazan Şenlikleri kapsamında da Taksim'de seyircilerin karşısına çıkarak eski İstanbul'u anlattım. Uzun süreden sonra şimdi ilk kez seyirci ile karşılaştım ve heyecanlandım. Tiyatroya birden bire ara vermiştim. Tiyatroyu çok özledim, çok seviyorum... erten07 15-10-07, 19:20 http://img151.imageshack.us/img151/1427/erolg3mx0.jpg (http://imageshack.us) http://img220.imageshack.us/img220/5167/erolg4sq5.jpg (http://imageshack.us) hyoldas 17-10-07, 12:01 http://i221.photobucket.com/albums/dd139/hyoldas/Portrait_______16_by_ATILANILANUK.jpg http://i221.photobucket.com/albums/dd139/hyoldas/Portrait_______15_by_ATILANILANUK.jpg byebye NIGHT 24-10-07, 17:31 Merhaba Erol Günaydın , 29 Ekim Pazartesi saat 14:00-16:00 arasında İstanbul Kitap Fuarında imza günü var...İş Bankası Kültür Yayınları aracılığı ile... Kitap : İki kalas bir heves Bilgilerinize Sevgiler erten07 08-11-07, 11:33 Beyaz Melek 16 Kasım’da sinemalarda http://img158.imageshack.us/img158/248/4398934ba1.jpg (http://imageshack.us) "Beyaz Melek"in tanıtım filmi sinemalarda gösterilmeye başlandı. http://img91.imageshack.us/img91/5526/erol1zm9.png (http://imageshack.us) Türkiye galası 12 Kasım'da İstanbul İstinye Park'ta, Avrupa galası ise 14 Kasım'da Almanya'da yapılacak olan "Beyaz Melek"in sinemalarda gösterilen tanıtım filmleri seyirciyi duygulandırdı. Huzurevinde yaşananları konu alan filmde Nejat Uygur ve Erol Günaydın gibi Türk tiyatrosunun birçok ünlü ismi rol alıyor. http://img91.imageshack.us/img91/944/erol2cv3.png (http://imageshack.us) Yapımcılığını Murat Tokat ve A. Levent Üngör’ün üstlendiği "Beyaz Melek" filminin Türkiye galası 12 Kasım’da İstanbul İstinye Park’ta, Avrupa galası ise 14 Kasım’da Almanya’da yapılacak. Türkiye (165 kopya), Almanya, İngiltere, Avusturya, Hollanda, Belçika, İsviçre, Danimarka ve Fransa’da aynı anda 220 kopya ile 260 salonda birden vizyona girecek film daha sonra İran, Azerbaycan ve Arap ülkelerinde de gösterime sokulacak. Köylü kadınlar rol aldı İstanbul, Adapazarı, Tuzgölü ve Diyarbakır’da yedi haftada çekilen "Beyaz Melek", Yıldız Kenter, Erol Günaydın, Ali Sürmeli, Nejat Uygur, Emel Sayın, Gazanfer Özcan, Yavuz Bingöl, Zeynep Tokuş’un yer aldığı dev oyuncu kadrosuyla dikkatleri çekiyor. Filmde ayrıca hayatlarında Diyarbakır’ı bile görmeyen köylü kadınlar rol aldı. Köylü kadınlar filmin çekildiği köye, 6 kilometre yol yürüyerek gelince Mahsun Kırmızıgül, onlara filmde küçük birer rol vererek jest yaptı. Kırmızıgül, filmin Diyarbakır’da gerçekleşecek olan halk galasına bu köylü kadınları da davet etti. Nejat Uygur 36 yıl sonra sinemaya döndü "Beyaz Melek", aynı zamanda usta tiyatrocu Nejat Uygur’un 36 yıl sonra ilk kez bir sinema filminde rol aldığı yapım olma özelliğini taşıyor. Uygur, filmde bir Kore gazisini canlandırdı. Filmin bir diğer usta ismi Erol Günaydın ise emekli bir binbaşıyı oynadı. Günaydın filmle ilgili şu yorumu yaptı: "İnanılmaz bir film oldu. Fragmanını seyrederken ağladım. Mahsun çok başarılı bir yönetmen. Eleştirmenler bu filmi seyredince sinemanın çok iyi bir yönetmen kazandığını görecekler. Nejat Uygur’un sağlığına kavuşup galaya gelmesini çok isterim." Huzurevindeki yaşlıların öyküsü Filmin öyküsü kısaca şöyle: Hastalığı sebebiyle, İstanbul’a kontrol ve tedavi amacıyla Diyarbakır’dan gelen Mala Ahmet, hastaneden kaçar. Oğulları Ali ve Reşat babalarını kaybetmenin telaşıyla İstanbul sokaklarını arşınlarken, Mala Ahmet’in yolu tesadüfen bir huzurevinin kapısına düşer. Huzurevi sakinleri Mala Ahmet’i terk edilmiş sanarak içeri alırlar. Koşmaktan yorulan ve şaşkınlığı her halinden belli olan Mala Ahmet yepyeni bir dünya ve o dünyanın kahramanlarıyla tanışır. omayra73 09-11-07, 14:39 http://img265.imageshack.us/img265/3936/1933649016eca925ccf1bvy3.jpg (http://imageshack.us) erten07 10-11-07, 21:19 Erol Günaydın: İki buçuk ay kaldım hastanede. Onun şimdi ağrıları ve sancıları var, beni zorluyor oynarken http://img75.imageshack.us/img75/5863/magaz3oh2.jpg (http://imageshack.us) Geçen yıl rol aldığı hırsız polis dizisinde çok rahat etmiş zira yatakta rol kesiyormuş... http://img259.imageshack.us/img259/9508/magaz4zw3.jpg (http://imageshack.us) Erol Günaydın: Hırsız poliste oynadım, o da yataktaydı. Geçen seneler uğur yücel’le birlikte. O çok rahattı.yataktan yatağa gidiyordum. Ardından da böyle tekerlekli sandalye rolü olsa da oynasam diye düşünürdüm alışmamışım evde oturmaya tiyatroyu da çok seviyorum bir şeyler yapmam gerekli, sağolsun Abdullah hemen beni çağırdı dedi ki; seni hiç yormadan bir rol var tekerlekli sandalyede aman ne güzel tamam oynarım dedim yani yaşamak güzel bir şey her şeye rağmen tiyatronun içinde. http://img75.imageshack.us/img75/1170/magaz5ka2.jpg (http://imageshack.us) ama kendimi çok iyi hissediyorum moralim çok iyi erten07 11-11-07, 21:30 http://img250.imageshack.us/img250/2559/magaz1se3.jpg (http://imageshack.us) http://img145.imageshack.us/img145/1350/magaz2st0.jpg (http://imageshack.us) erten07 12-11-07, 20:50 http://img143.imageshack.us/img143/3718/genco1kb4.jpg (http://imageshack.us) http://img88.imageshack.us/img88/1595/genco2ig1.jpg (http://imageshack.us) öjeni 13-11-07, 08:42 Komedyenler çok korkak Sinan DOKER Erol Günaydın, "O Kadın" filminin Asmalı Mescit'teki tanıtım yemeğinde yeni nesil komedyenlere yüklendi. Usta oyuncu, "Şimdiki komedyenler korkak, politikacı taklidi bile yapamıyorlar" dedi. Amaçları para kazanmak Erol Günaydın, yemek sırasında eski komedyenleri anarak, yeni jenerasyona yüklendi: "Yanlış adamlar yetişiyor. Bunların amacı sadece para kazanmak. Ben hepsine karşıyım. Oysa eski komedyenler böyle değildi. Eski liderlerin hemen hemen hepsinin esprileri ve taklitleri yapılırdı, yeni komedyenler ise buna ya cesaret edemiyorlar ya da bulaşmak istemiyorlar." Çalışmalarım haybeye gitmedi Usta oyuncu, bu eleştirilere rağmen genç oyuncularla çalışmaktan mutluluk duyduğunu da sözlerine ekledi. "Genç oyuncular bana usta diyorlar, ama ben de onlardan farklı ustalıklar öğreniyorum" diyen Günaydın, genç yönetmenlerden aldığı film tekliflerini ise şöyle değerlendirdi: "Demek bugüne kadarki çalışmalarım haybeye gitmemiş. Çocuklar iyi takip etmişler beni." Erol Günaydın, oyunculukta emeklilik olmadığını vurgulayarak "Ölene kadar sahnelerde kalacağım. Hatta en son filmimi Şişli Camii'nde gelir çekerler" dedi. erten07 13-11-07, 13:35 http://img132.imageshack.us/img132/6779/b439a6af40aefa418f7336bsd6.jpg (http://imageshack.us) Evde, oyuncu dostu Sümer Tilmaç'ın hediye ettiği bir tülbenti boynuna asıp oturan Günaydın, Tilmaç ve Abdullah Şahin tarafından sahneye konan 'Namussuzum ki Namusluyum' adlı oyunla; 5 yıl aradan sonra tiyatroya dönmeye hazırlanıyor. Bu filmde melek rolünde ama gerçekte bir cadıdır! 16 Kasım'da vizyona girecek 'Beyaz Melek' filminin oyuncularından Erol Günaydın, rol arkadaşı Yıldız Kenter'i cadıya benzetti: Yıldız hep sahte oynar, tuhaf bir yaratıktır. Bu filmde de yapmacık bir kadını oynadı. Rolü ona çok yakıştı. Hayatının işini çıkardı!.. Biz Erol Günaydın'ın Nişantaşı'ndaki evine girerken, postacı 16 Kasım'da vizyona girecek son filmi 'Beyaz Melek'in davetiyelerini getirdi... Günaydın sevinçle zarfı açarken, benim gözüm de etraftaki oyuncaklara takıldı. Tam düşündüğüm gibi; karşımda yıllara meydan okuyan bir çocuk duruyordu. "Kızlarıma aldığım bütün oyuncakları sakladım" dedi ve ekledi: "Oyuncakları çok severim. Rahmetli Altan Erbulak'la evde rayları kurup trencilik oynardık. Bir de kimse bilmez; benim, Altan'ın ve Muhsin Ertuğrul'un oyuncak tabancalarımız vardı. Tiyatroda herkesten gizli kovboyculuk oynardık." EMEKLİ BİR BİNBAŞIYI OYNADIM Sanat hayatında 50 koca yılı geride bırakan bu 74 yaşındaki koca çocuk, söyleşi sırasında bazen sustu ve tıpkı 'Hırsız Polis' dizisinde yaptığı gibi sadece gözleriyle konuştu... Bu röportajdan sizin aklınızda ne kalır bilemem ama benim zihnime; çocukluk yıllarımdaki trafik filmlerinde Bay Yanlış' diye tanıdığım Erol Günaydın'ın bu dünyanın sayılı 'Bay Doğru'larından biri olduğu kazındı. * Önce 'Beyaz Melek'teki rolünüzden bahsedelim biraz... Filmde emekli bir binbaşıyı canlandırıyorum. Kızı ve damadı onu istemedikleri için huzurevine bırakıyorlar. Orada bir askerle tanışıyor ve onunla çok iyi dost oluyor. Askeri de Nejat Uygur canlandırıyor bu arada. Kızımı da Zeynep Tokuş oynuyor. Sonunda dayanamayıp yanına alıyor kızım beni. * Türkiye'de birçok insan ve sanatçı ömrünün son demlerini tıpkı filmde olduğu gibi huzurevlerinde geçiyor. Siz böyle bir endişe yaşadınız mı hiç? Filmin senaryosunu bu yüzden çok sevdim. Ben kendi adıma hiçbir zaman böyle bir tedirginlik yaşamadım ama yaşayan arkadaşlarım oldu. Huzurevinde hatta Darülaceze'de ölen çok arkadaşım oldu. Bugün bile televizyonlara türkücü babaları çıkıp da 'Oğlum bana bakmıyor' deyince çok üzülüyorum. Ama kabahat babada mı, oğulda mı onu bilemiyorum... HALDUN BANA ÇOK KAZIK ATTI * 'İki Kalas Bir Heves' adlı kitabınızda Yıldız Kenter'in sizi tiyatroyla eş zamanlı olarak bir filmde de rol almak istediğiniz için tiyatrodan kovduğunu yazmışsınız. 'Beyaz Melek'te beraberdiniz. Bunu onun yüzüne vurdunuz mu? Hayır, istemedim böyle kötü şeyleri hatırlatmak. Ama Yıldız beni gerçekten kovdu. Yılmaz Güney'le Bolu'da 'Kovboy Ali' filmini çekecektik. Pazartesileri de tiyatroda, Yıldız Hanım'ın 'Ver Elini Yeni Dünya' adlı oyununda oynuyordum. Mustafa Alabora'yla dönüşümlü oynuyorduk. Bir gün izin istedim. Yerime Mustafa oynayabilirdi ama Yıldız Hanım bana resti çekti. "Ya tiyatro, ya sinema. Gidersen bir daha gelmezsin" dedi. "Allahaısmarladık" deyip çıktım. Kovuluş o kovuluş... * Sinema sevdanız ağır bastığı için mi tiyatrodan ayrıldınız? Sadece o filmde oynamak istiyordum. Tiyatroda yerime geçebilecek biri vardı ama Yılmaz'ın filmi yarıda kalacaktı. Yılmaz benim çok iyi dostumdu. Çok severdim onu. Çok yumuşak huylu, çok romantik bir insandı. Ama toplum ve politika çok hırpaladı onu. Sonuçta bütün cadılığına rağmen Yıldız Kenter'i de seviyorum aslında. TAM TİPİNİ BULDU, BAŞARILI OLDU * Yıldız Kenter'i cadıya mı benzetiyorsunuz? Yıllarca çalıştım onun tiyatrosunda. Çok cadılık etti bana! Hiç rahat vermezdi. Beni çok sever aslında ama çok da hırpaladı. Sabahın 5'inde provalara giderdim. Çok eziyetler etti bize. Hiçbir zaman doğru düzgün bir maaş vermedi bana. Hep borç içinde sıkıntılı günler yaşadım. Onun için Haldun Dormen'in tiyatrosunda da çalışıyor, o sayede kiramı çıkartıyordum. Öbür taraftan yiyecek parası bile alamıyordum çünkü. Gerçi Haldun da yakın arkadaşım olmasına rağmen çok kazık atmıştır bana. 'Hisseli Harikalar Kumpanyası'nın çoğunu ben yazdım, yazarı o olarak bilindi. Haldun nereden bilecek cambazları, kantocuları? Oysa benim ömrüm o tiyatrolarda geçti. Haldun, emeğime haksızlık etti! * 'İki Kalas Bir Heves' kitabınızda, Yıldız Kenter'i yıllardır kimsenin eleştiremediğinden de dert yanmışsınız... Evet... O eleştirilmiyor! O başka bir kadın. Yaptığı hataları kimse görmüyor. Cüneyt Gökçer'le o böyle kabul ettirmişler kendilerini. İkisi de hiç eleştirilmezdi. Hep 'büyük hoca' dediler Yıldız Kenter için. Mitolojik bir insan gibi gördüler onu. Öyle şey olur mu? Oysa çok büyük cimrilikler yaptı. Öğrencilerini yetiştirirken tiyatrosuna aldı para vermedi. 'Daha çok para isterseniz sizi konservatuvarda sınıfta bırakırım' diye tehdit ederdi çocukları. Yaptığı kötülükler çoktur ama halk ondan soğumasın diye kimse anlatmadı bunları. Yalnız yanında çalışanlar bilir yaptıklarını ama yine de söylemezler, yine de 'Yıldız Hoca' derler. Ben de öyle diyorum. Allah razı olsun, iyi ki var! * Size göre gerçekten büyük oyuncu mu, büyük hoca mı Yıldız Kenter? Ben 1956'da Ankara Devlet Tiyatrosu'nda çalıştım. Ben orada bir tane bile aktör görmedim. Bunların hepsi yapmacık, sahte oyunlar oynarlar. Shakespeare, Moliere gibi birkaç yazarla yetinirler. Hiçbir zaman İstanbul'daki doğallığı, bir Vasfi Rıza'daki, Muammer Karaca'daki sıcaklığı veremezler. Bunlar böyle tuhaf yaratıklardır. Yıldız da hâlâ sahte oynar. Konuşması hiçbir zaman insana yakın değildir. Başarılı olduğu tek iş 'Beyaz Melek' olacak. Bu filmde öyle yapmacık bir kadını oynuyor ki, çok yakıştı ona. En başarılı rolünü oynadı. Tuhaf bir şeyi oynuyor filmde. İnsan mı, melek mi belli değil! Gerçekten çok başarılı... Tam tipini bulmuş. Normal bir insanı canlandırmak çok zor olurdu onun için! erten07 13-11-07, 13:44 http://img440.imageshack.us/img440/3305/7c3e6fff3bc91f49ad15500tk5.jpg (http://imageshack.us) Özdemir Asaf sizin için yazdığı şiirinde, "Biri vardı o ilk ağlamayı bulup herkesi güldüren. Sonra bunu unutup ağlarcasına gülen" demiş... Evet. Kuliste bir köşede otururken peçeteye yazıp vermişti bu şiiri bana. * Ne tuhaf benim de sizde dikkatimi çeken ilk şey, gözlerinizde ağlamak ve gülmenin iç içe geçmiş olması... Hem içi parlıyor gözlerinizin, hem de sanki dokunsam ağlayacak gibi bakıyorsunuz. Hayatı gözlerinizde taşıyor gibisiniz... Çok haklısın, öyleyim. (Gözleri doluyor, ağlamasına ramak kalıyor) Bak yine gözlerimi sulandırdın. Ben öyleyim; gülerken ağlarım ben. Tuhaf! Filmlerin duygusal sahnelerinde de öyle oluyorum zaman zaman. Mutluluk veriyor bana yaşamak. Çok sevdiğim insanları kaybettim. İçim artık mezarlık gibi. Bazen bir anı gözüme giriyor beni ağlatıyor, bazen ötekisi giriyor güldürüyor. Okan'ı gençliğime benzetiyorum! * Bir gün hayatınızı anlatan bir film çekilse, sizi kimin canlandırmasını istersiniz? Okan Bayülgen'in. Okan'ı çok seviyorum ve kendi gençliğime çok benzetiyorum. İkimiz de Galatasaray Lisesi'nden olduğumuz için mi bilmiyorum ama huyu suyu çok benziyor bana. İkimiz de evhamlıyız. Okan da benim gibi ufacık bir şeyde 'Ölüyorum' diye doktorlara koşan bir tip. İkimizde de panik atak var. İkimiz de ışıksız uyuyamıyoruz. Benim Galatasaray'daki lakabım 'Tıjın Erol'du. Kovboy taklidi yaparken 'tıjın, tıjın' diye ateş ederdim çünkü. Bir gün bir baktım Okan da bir skeçinde böyle yapıyor. Şov yapma şekli de bana benziyor. 'Pudra Zamanı' adlı kitabıyla da tiyatroya çok güzel ışık tuttu. Aklı başında bir insan. Televizyonda onun yokluğunu hissediyorum. http://img217.imageshack.us/img217/7165/7180719e664cb7478d3ba3eoi8.jpg (http://imageshack.us) Nejat Uygur gibisi bir daha dünyaya gelmez Mahsun Kırmızıgül gerçekten çok iyi bir yönetmen. Oyunculuğu da iyi. Çok pozitif bir insan, gönlü çok güzel. Hiçbir zaman bağırmadı bize. Gösterdiği sevgi ve saygıyı unutamıyorum. Bugüne kadar çalıştığım kimsede görmedim bunu. Mahsun'u bir evlat gibi seviyorum. * Benim bu filme ilişkin tüm güzel anılarımda Nejat (Uygur) var. Çok şirindi, hepimizin eğlencesiydi. Nejat müthiş biri ya! Her dakika bizi güldürdü, her dakika tiyatro yaptı. O gerçekten nev-i şahsına münhasır bir insan. Nejat gibi bir aktör bir daha dünyaya gelmez. * Nejat İnşallah çok kısa zamanda iyileşir de aramıza gelir... Geçenlerde telefonda konuştuk. Sesini duyunca hüngür hüngür ağladım... erten07 14-11-07, 12:54 Günaydın’a hürmet Filmin oyuncuları gala boyunca tek tek Erol Günaydın’ın elini öptü. http://img150.imageshack.us/img150/5756/axcaf013oh2.jpg (http://imageshack.us) erten07 15-11-07, 21:13 http://img124.imageshack.us/img124/8752/genco3wh5.jpg (http://imageshack.us) http://img158.imageshack.us/img158/7554/genco4pw6.jpg (http://imageshack.us) http://img152.imageshack.us/img152/1014/genco5az7.jpg (http://imageshack.us) deadly_angel 18-11-07, 12:28 Eskiden Cem Yılmaz gibi 'yap reklamı al paranı' yoktu 'Namussuzum ki Namusluyum' isimli oyunla yıllar sonra tiyatroya dönen Erol Günaydın düzenlenen basın toplantısında genç komedyenleri eleştirdi. Günaydın, "Eskiden tiyatroda siyasi hicivler yapardık. Bugün o kadar çok malzeme var ama genç komedyenler kullanmıyor. Halbuki oyunlarında siyasete dokunacaksın ki izleyenlerin kulaklarına kar suyu kaçsın" diyen Günaydın sözlerine şöyle devam etti: "Biz tiyatroda siyasetçileri kullanırdık. Cem Yılmaz gibi değildi, yap reklamını al paranı... Yetenekli komedyenler var, ama sen yapmayacaksın, o yapmayacak, biz bu toplumun çıtasını nasıl yükselteceğiz!" Kaynak: Sabah / Günaydın hacivatiye 18-11-07, 12:31 dün beyaz melek filmine gittim. Erol Günaydın muhteşemdi her zamanki gibi. Rolü diğer oyunculara göre daha azdı ama o kadar görmek de yetti.:happy0064 erten07 21-11-07, 21:16 http://img88.imageshack.us/img88/9935/erolgn1wt8.jpg (http://imageshack.us) http://img87.imageshack.us/img87/6281/erolgn2du1.jpg (http://imageshack.us) erten07 22-11-07, 20:34 http://img66.imageshack.us/img66/3627/erolgn3cg2.jpg (http://imageshack.us) http://img66.imageshack.us/img66/7434/erolgn4rj8.jpg (http://imageshack.us) erten07 23-11-07, 20:19 http://img215.imageshack.us/img215/1968/erolgn5nm6.jpg (http://imageshack.us) http://img215.imageshack.us/img215/3091/erolgn6uu8.jpg (http://imageshack.us) erten07 25-11-07, 20:22 http://img106.imageshack.us/img106/2540/12dursun1ih8.jpg (http://imageshack.us) http://img164.imageshack.us/img164/6758/12dursun2jz5.jpg (http://imageshack.us) erten07 27-11-07, 20:23 http://img236.imageshack.us/img236/9764/12dursun1uk9.jpg (http://imageshack.us) http://img236.imageshack.us/img236/7876/12dursun2ed3.jpg (http://imageshack.us) erten07 29-11-07, 19:43 http://img260.imageshack.us/img260/2793/erolgn7cz3.jpg (http://imageshack.us) http://img156.imageshack.us/img156/2397/erolgn8qa6.jpg (http://imageshack.us) erten07 30-11-07, 12:02 Namussuzum ki Namusluyum! http://img527.imageshack.us/img527/7165/e714c2214eee1e44867b7f8pq5.jpg (http://imageshack.us) Nokta Tiyatro'sunun 'Namussuzum ki Namusluyum' adlı oyunu ile yeniden tiyatroya dönen Erol Günaydın, 3 Aralık'tan itibaren Profilo Alışveriş Merkezi'nde izleyiciyle buluşacak. Abdullah Şahin, Sümer Tilmaç, Ferdi Akarnur, Hülya Şen, Ortans Kıvanç, Muhlis Asan, Fulden Akyürek, Furkan Kızılay ve Serkan Uzuner gibi tiyatroya gönül vermiş usta isimlerin rol alacağı oyunun önceki akşam provası yapıldı. Dede-torun bu kez sahnede 'En Son Babalar Duyar' adlı dizi ile yıldızı parlayan Furkan Kızılay (Havuç) yine aynı dizide dedesi rolündeki Ferdi Akarnur ile ilk kez bir tiyatro oyununda rol alacak. Oyun her çarşamba 20.30 ve her pazar 18.30'da sahnelenecek. erten07 01-12-07, 20:35 http://img240.imageshack.us/img240/216/beyazm7ql4.jpg (http://imageshack.us) http://img137.imageshack.us/img137/1475/beyazm8iv7.jpg (http://imageshack.us) erten07 02-12-07, 16:09 http://img118.imageshack.us/img118/6034/beyazm3dk5.jpg (http://imageshack.us) http://img412.imageshack.us/img412/2559/beyazm4jo8.jpg (http://imageshack.us) erten07 03-12-07, 17:53 http://img230.imageshack.us/img230/5372/beyazm5wg1.jpg (http://imageshack.us) http://img126.imageshack.us/img126/7497/beyazm6vc6.jpg (http://imageshack.us) öjeni 04-12-07, 07:47 TAKVİM GAZETESİ İşte tiyatro aşığı Sağlık sorunları nedeniyle tekerli sandalyeye mahkum olan Erol Günaydın, buna rağmen önceki akşam tiyatro sahnesindeydi. 'Namussuzum ki Namusluyum' oyunuyla yeniden sahneye dönen usta sanatçı, "Yaşama sevincimi asla kaybetmeyeceğim" dedi. SABAH-GÜNAYDIN Tiyatroyu ancak ölünce bırakırım Mustafa DERYAHAN Nokta Tiyatrosu'nda sahnelenen 'Namussuzum ki Namusluyum' adlı oyun ile tiyatroya dönen Erol Günaydın, önceki akşam Profilo Alışveriş Merkezi'nde sevenlerine kavuştu. Tekerlekli sandalye ile sahneye çıkan Erol Günaydın, oyunu izleyen konuklar tarafından uzun süre ayakta alkışlandı. Kokusuna aşığım! Oyun sonrası hayranlarının tebriklerini kabul eden usta oyuncu, "Uzun süre sonra tekrar tiyatroya döndüğüm için çok mutluyum. Tiyatronun ahşap kokusuna aşığım. Bu kokuyu duymadan rahat edemiyorum. Sahneyi ancak ölüce bırakabilirim" dedi. 'Namussuzum ki Namusluyum' adlı oyunun, Kasımpaşa'da yaşayan yoksul bir ailenin hayatını konu aldığını belirten Erol Günaydın, şunları söyledi: Ben de yoksuldum "Ben de zamanında bu yoksulluğu yaşadım. Bir zamanlar oyunlarımı kasete alıp, bunları satarak geçimimi sağlıyordum. Bu oyunu oynarken kendi gençliğimi hatırladım. Önemli olan, koşullar ne olursa olsun, insanın yaşama sevincini kaybetmemesi..." öjeni 04-12-07, 07:57 Tiyatroyu ancak ölünce bırakırım Sağlık sorunları nedeniyle uzun zamandır tekerlekli sandalyeye mahkum olan tiyatro sanatçısı Erol Günaydın, tiyatro sahnelerine döndü. Sağlık sorunları nedeniyle uzun zamandır tekerlekli sandalyeye mahkum olan tiyatro sanatçısı Erol Günaydın, "Namussuzum ki Namusluyum" adlı oyunla tiyatro sahnelerine döndü.Nokta Tiyatrosu'nun "Namussuzum ki Namusluyum" adlı oyunu, usta tiyatrocu Erol Günaydın'ı yıllar sonra yeniden tiyatroseverlerle buluşturdu. Abdullah Şahin, Sümer Tilmaç, Ferdi Akarnur, Furkan Kızılay, Hülya Şen, Ortans Kıvanç gibi başarılı isimleri kadrosunda buluşturan ve 3 Aralık'ta Profilo Alışveriş Merkez'nde sahnelenmeye başlanan oyuna tekerlekli sandalyesiyle çıkan Günaydın, oyunun sonunda izleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Ardından kuliste hayranlarının tebriklerini kabul eden sanatçı, "Uzun bir aradan sonra tekrar tiyatroya döndüğüm için çok mutluyum. Ben tiyatronun ahşap kokusuna aşığım. Bu ahşap kokusunu duymadan rahat edemiyorum. Tiyatroyu ancak ölünce bırakabilirim" dedi. erten07 04-12-07, 10:45 http://img520.imageshack.us/img520/134/349d1f1f9674324aa56c814ri1.jpg (http://imageshack.us) Erol Günaydın Abdullah Şahin http://img519.imageshack.us/img519/5135/96bc4200deaa9b48ae282c1pg3.jpg (http://imageshack.us) Kadro kalabalık ‘Namussuzum ki Namusluyum’da; Abdullah Şahin, Sümer Tilmaç, Hülya Şen, Ortans Kıvanç, Muhlis Asan, Fulden Akyürek, Furkan Kızılay, Ferdi Akarnur, Oylum Şahin, Teoman Mermutlu, Esin Gündoğdu, Özlem Elmas, Songül Ağtaş ve Hacer Türlü rol alıyor. erten07 04-12-07, 11:19 http://img441.imageshack.us/img441/9498/erol1wt2.jpg (http://imageshack.us) http://img118.imageshack.us/img118/9214/erol2ww2.jpg (http://imageshack.us) erten07 05-12-07, 21:58 http://img148.imageshack.us/img148/5283/12nar160nx0.jpg (http://imageshack.us) http://img148.imageshack.us/img148/4046/12nar161ax8.jpg (http://imageshack.us) erten07 08-12-07, 19:26 http://img159.imageshack.us/img159/2066/12dursun3dw6.jpg (http://imageshack.us) http://img159.imageshack.us/img159/3285/12dursun4fx6.jpg (http://imageshack.us) erten07 11-12-07, 21:20 http://img164.imageshack.us/img164/6093/erolgn1yj5.jpg (http://imageshack.us) http://img505.imageshack.us/img505/4305/erolgn2nq2.jpg (http://imageshack.us) erten07 15-12-07, 18:51 http://img172.imageshack.us/img172/7479/12dursun5mx4.jpg (http://imageshack.us) deadly_angel 23-12-07, 19:07 Erol Günaydın: Politik hiciv yapılmıyor Türk tiyatrosunun duayeni Erol Günaydın, günümüzde politik ve sosyal hiciv yapılmadığını ifade ederek, “Mizah bizde birinciydi ama şimdi herkes ‘mahkemeye veriyorlar’ diye korktu” dedi. Erol Günaydın, tiyatroya nasıl başladığını, yaşadıklarını ve bakış açısını anlattı. Trabzon’dan, eğitim amacıyla 1940 yılında İstanbul’a taşındıklarını ifade eden ünaydın, ailesinde tiyatrocu bulunmadığını ama eğlenceli insanlar olduklarını öyledi. Günaydın, tiyatroya nasıl başladığını şu sözlerle dile getirdi: “Tiyatronun ‘t’sini bilmem. Galatasaray Lisesi’nde okurken çocukları güldürüyordum. Çok gırgır geçiyordum. Zamanla öğretmenlere taklitler yapmaya başladık. Derken ‘seni tiyatroya alalım’ dediler. ‘Ben tiyatro istemem’ dedim. Bir gün itiş kakış götürdüler. O dönemde konservatuvarda hoca olan aralarında Reşit Baran, Necdet Mahfi Ayral, Haldun Taner ve Ahmet Kudsi Tecer’in bulunduğu jürinin karşısında paldır kültür bir şeyler yaptım. ‘Tamam’ dediler, beni tiyatro koluna aldılar.” “ŞAKA YAPALIM DERKEN, CİDDİ OLDUK” Tiyatro koluna seçildikten sonra ilk olarak Ahmet Kudsi Tecer’in “Andaval Palas” oyununda rol aldığını, ilk zenneyi Şinasi’nin “Şair Evlenmesi”nde oynadığını anlatan Günaydın, sözlerine şöyle devam etti: “Sonra da ismimiz duyuldu. Şaka yollu, eğlence yollu girdiğimiz tiyatronun içinde şaka yapalım derken, o kadar ciddi olduk ki... Bak 50 sene geçti, hala da devam edip duruyoruz. Benim hiç niyetim yoktu. ‘Tiyatroyu çok seviyorum, tiyatro yapmak istiyorum, tiyatro benim aşkım’ demiyordum. Tiyatro, şimdi aşkım oldu. Tiyatro zorla girdi kanıma, beni mahvetti.” Günaydın, iyi bir oyuncu olduğunu, yapmacıklığı sevmediğini, küçük rolleri oynadığını ifade ederek, “Rol kesmesini, akademik işleri pek bilmem. Halk işi, halkın nabzına göre oynarım. Herhalde başarılı oldum ki, bugüne kadar da böyle devam ettim” diye konuştu. Okullu değil, alaylı olduğunu dile getiren Erol Günaydın, halkın içinde yetiştiğini, Dümbüllü’ye hayran olduğunu ve halk tiyatrolarını yakından takip ettiğini anlattı. Günaydın, üstlendiği rollerle ilgili şunları söyledi: “Onun için ben halkım gibi oynarım. Shakespeare de oynarım ama oradaki kral gibi değil de herhangi bir John gibi. Klasikleri de oynadım ama Shakespeare’in mezarcısını severim mesela. Mezarcı daha iyi olur bana. Böyle rolleri severim. Küçük rolleri süslemekten hoşlanırım. ‘Çok ciddiye alıp da bir rol oynayayım, kıyameti koparayım ve dört tane de ödülü alayım’ diye bir kasıntım yoktur. Hiçbir zaman da şöhreti de düşünmedim.” “TİYATRO EN PAHALI METRESTİR” “Tiyatronun bir gönül işi olduğunu, çok para kazanmadığını ve parayı da hiçbir zaman düşlemediğini” anlatan Günaydın, para kazanmak için tiyatroya yakın alanlarda çalıştığını söyledi. Televizyonla 3-5 kuruş kazanarak borçtan harçtan kurtulduğunu anlatan Günaydın, “Televizyonda ben geç kaldım; amca, dede oldum. Televizyonda amca, dedelerin ücreti bellidir. Gençler malı götürür, biz de ne kalırsa tabakta bahşiş onları toplarız” dedi. Muammer Karaca’nın “tiyatro, en pahalı metrestir. Evini, karını, çocuğunu her şeyini kıskanır, mücevher ister” sözlerini anımsatan Günaydın, “Biz de o pahalı metrese gönül verdik, onlara inciler, gerdanlıklar takmaya çalıştık” diye konuştu. Erol Günaydın, “Tiyatrocuların yıllardır sendikalaşamadı. Herkes birbirini sever, sonra herkes birbirinin arkasından konuşur, kıyametler kopar. Bakma, sever görünürler” diyerek, bu konuda öz eleştiride bulundu. “TİYATRONUN İŞÇİSİ...” Meddahlığın hayatında önemli bir yeri olduğunu ifade eden Günaydın, çeşitli meddahlar oynadığını, ramazanlarda meddahlık yaptığını söyledi. “Beğenildi ki, benim üzerimde kaldı” diyen Günaydın, sonra ‘eğlence sadece ramazanda mı olur’ söylemleriyle meddahlığın aranmaz hale geldiğini kaydetti. Geçen yıl Polonya’da her milletin otantik hikayesinin oynandığı bir etkinlikte meddahlık yaptığını anlatan Günaydın, “Çok eğlenceliydi, şimdi de oynamaz oldum, öyle idare ediyorum” dedi. “Kendi tiyatromu kurmayı düşünmedim” diyen Günaydın, şöyle devam etti: “Kendi tiyatromu kurmayak arkadaşlarımı istismar etmek gibi geldi bana. Çünkü tiyatroyu kuruyorum, ikimiz de sahneye çıkıyoruz, aynı emeği veriyoruz. Hatta benim karşımdaki daha çok terliyor, sonra paranın çoğunu ben alıyorum, ona daha az veriyorum. Bu benim işime gelmedi, sevmedim. Ben her zaman tiyatronun işçisi olarak kalmayı tercih ettim.” “GÜCÜM YETTİĞİNCE DEVAM” Tiyatroya, televizyon dizilerinde ve sinema filmlerinde oynamaya devam edeceğini anlatan Günaydın, “Tiyatroyu bırakmayı düşünmüyorum. Bu iş bırakılır mı? Bu iş o kadar zevkli bir iştir ki, bu işin emekliliği filan da yoktur. Ancak Allah akıldan emekli etmesin. Delirir, üşütürsek kafayı, o zaman bırakmamız gerekir. Yoksa bu iş sonuna kadar gider. Hatta ölü rolü bile vardır. Teşvikiye Camisi’nde koyarlar seni musalla taşına, orada bile çekerler seni. Bunun sonu yok ki...” diye konuştu. Yeni oyuncuların “çok çabuk para kapma” ve “kestirmeden şöhret olma” derdinde olduklarını, teknolojinin işin içine girdiğini anlatan Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz hiçbir şey görmeden kendi hayallerimizle büyüdük. Yeni nesil hayal kurmuyor. Hayaller insanın en büyük gücü, kaynağı, verisidir. Hayallerini bilgisayar teknoloji almış götürmüş. Kendi dünyalarını, oynadıkları işleri de pek düşünemiyorlar. Yani ‘Ben bu karakteri şöyle oynarım’ diye bir hayalleri yok. İki üç kez televizyona çıkan meşhur oldu. Her gün yenileri çıkıyor. Oynarken de yürek yok, içerden değil kafa sesleri ile oynuyorlar. Aktör karşısındaki dinlemeli. Dinlerken ifadeden değişir, ifadeyi öyle verirsin. Bunlar konuşmanın biteceği yerde diyeceği lafı düşünüyor.” Yapmak istediği bir şey kalmadığını ifade eden Günaydın, “Tiyatrom var, filmim var, televizyon da var, daha ne olsun bu yaşta bana. İşte eskimemiş külüstür bir adam gibi otomobil mezarlığında oturmuyorum. Çalışıyorum hala...” dedi. Ziyaretçilerinin çok olduğunu, kalabalık akşam sofralarını sevdiğini anlatan Erol Günaydın, bir akşam yemeğinde yalnız kalınca ankete gelen iki belediye memurunu sofraya oturttuğunu ve çocuklarının da komşuları arayarak “Babamı yalnız bırakmayın, sokaktan adam çeviriyor” dediklerini anlattı. POLİTİK HİCİV Günümüzde politik ve sosyal hiciv yapılmadığını ifade eden Günaydın, “Politik ve sosyal hiciv yapmayanlara komedyen demem” şeklinde konuştu. Politik hicvin her dönemde olması gerektiğini anlatan Günaydın, bunun topluma bir fayda sağlayacağını kaydetti. Günaydın, politik hiciv yapılmamasının politikacılardan da kaynaklandığını ifade ederek, şöyle konuştu: “Hakaret etmeden de insanlarla dalga geçilebilir. Orada birbirlerine giriyorlar, ‘Sen şunu yaptın, sen bunu yedin, sen çocuğuna şunu aldın’ bilmem ne. Orada gördüklerinin dalgasını geçecekler. Mizah zeka gerektirir. Komedyenler işin kolayına kaçıyor, magazin olayları ile insanları güldürmeye çalışıyor. Mizah bizde birinciydi, dünya ile yarışacak hale gelmiştik. Ama şimdi herkes ‘Mahkemeye veriyorlar’ diye korktu. Sen de mahkemelik yapma. Birini eleştirmek illa mahkemelik olmak demek değildir.” erten07 23-12-07, 19:13 40 yıl sonra aynı sahnede http://img505.imageshack.us/img505/5804/f94a2342953f164cb718bfane3.jpg (http://imageshack.us) Nokta Tiyatrosu tarafından sahnelenen 'Namussuzum ki Namusluyum' adlı oyun, usta oyuncu Erol Günaydın ile Levent Kırca'nın parodilerinde canlandırdığı 'Yusuf Yusuf Usta' tiplemesiyle tanınan Pekcan Türkeş'i 40 yıl sonra yeniden bir araya getirdi. Türkeş, bu tesadüfle ilgili şunları söyledi: "40 yıl önce 'Sarsak Davul' adlı oyunda Erol Ağabey ile birlikte oynamıştım. Ne mutlu ki yıllar sonra bu fırsatı yeniden buldum." !! Elyf !! 24-12-07, 01:32 Mahkemeden korkan politik mizahı bıraktı Erol Günaydın, komedyenlerin 'mahkeme korkusu' yüzünden siyasi espri yapmadığını söyledi: Sen de mahkemelik yapma... Birini eleştirmek illa mahkemelik olmak değildir ki!.. Türk Tiyatrosu'nun duayeni Erol Günaydın, günümüzde politik ve sosyal hiciv yapılmadığına dikkat çekerek, "Mizah bizde birinciydi ama şimdi herkes 'mahkemeye veriliyor' diye korktu. Sen de mahkemelik yapma! Birini eleştirmek illa mahkemelik olmak değildir ki!" dedi. ŞÖHRET ARAMAM 'Alaylı' bir tiyatrocu olarak halkın içinden yetiştiğini hatırlatan Günaydın, "Tiyatro zorla kanıma girdi, beni mahvetti" diyerek, 50 yıllık sanat hayatına dair şunları söyledi: "Ben halkım gibi oynarım. Küçük rolleri süslemekten hoşlanırım. 'Çok ciddiye alıp da bir rol oynayayım, kıyameti koparayım ve dört tane de ödülü alayım' diye bir kastım yoktur. Hiçbir zaman şöhreti düşünmedim.'' Tiyatronun gönül işi olduğunu ve para kazanılmadığını vurgulayan Erol Günaydın, TV projeleri sayesinde borçlarından kurtulduğunu söyledi. Muammer Karaca'nın "Tiyatro, en pahalı metrestir. Evini, karını, çocuğunu her şeyini kıskanır, mücevher ister'' sözlerini anımsatan Günaydın ekledi: "Biz de o pahalı metrese gönül verdik, onlara inciler, gerdanlıklar takmaya çalıştık.'' MİZAH ZEKA İSTER "Politik ve sosyal hiciv yapmayanlara komedyen demem" diyen usta tiyatrocu, bu durumun politikacılardan kaynaklandığını öne sürerek şunları söyledi: "Hakaret etmeden de insanlarla dalga geçilebilir. Mizah zeka gerektirir. Komedyenler işin kolayına kaçıyor, magazin olayları ile insanları güldürmeye çalışıyor. Mizah bizde birinciydi ama şimdi herkes korktu." Hayal kuramıyorlar Yeni oyuncuların 'kestirmeden şöhret olma' derdinde olduğunu öne süren Erol Günaydın, görüşlerini şöyle ifade etti: "Biz hiçbir şey görmeden kendi hayallerimizle büyüdük. Yeni nesil hayal kurmuyor. Yani 'Ben bu karakteri şöyle oynarım' diye bir hayalleri yok. İki üç kez televizyona çıkan meşhur oldu. Her gün yenileri çıkıyor. Oynarken de yürek yok, içlerinden değil, kafa sesleri ile oynuyorlar." Kaynak : Sabah Gazetesi !! Elyf !! 24-12-07, 01:35 http://img165.imageshack.us/img165/5888/07712297edd93447b73810for7.jpg (http://imageshack.us) http://img143.imageshack.us/img143/9324/6225f18e5dc3b041a31897amv9.jpg (http://imageshack.us) erten07 25-12-07, 20:04 http://img529.imageshack.us/img529/7707/okadn1dn4.jpg (http://imageshack.us) erten07 30-12-07, 20:23 http://img181.imageshack.us/img181/2830/beyaz1qn6.jpg (http://imageshack.us) http://img180.imageshack.us/img180/9391/beyaz2tn9.jpg (http://imageshack.us) erten07 01-01-08, 20:18 http://img127.imageshack.us/img127/6701/erolgn9cv6.jpg (http://imageshack.us) http://img127.imageshack.us/img127/4381/erolgn10kt5.jpg (http://imageshack.us) erten07 02-01-08, 20:07 http://img146.imageshack.us/img146/8375/sinekli3yp8.jpg (http://imageshack.us) erten07 09-01-08, 19:30 http://img137.imageshack.us/img137/7508/14dursun1ri7.jpg (http://imageshack.us) http://img137.imageshack.us/img137/4066/14dursunl2tw7.jpg (http://imageshack.us) erten07 10-01-08, 08:59 Göğsümüzü kabartan sanatçılar, ustalar, ödül meselesine Elele dergisinde açıklık getirdi. Başarılı olduğumuzda hem bu durumdan büyük bir haz alır, hem de beğenilmenin gururunu yaşarız. Peki ya bir sanatçı ödül aldığında? Altın Portakal’lar, Afife’ler, evin hangi köşesinde saklanır ve ne ifade eder sahibine? Göğsümüzü kabartan sanatçılar, ustalar, ödül meselesine Elele dergisinde açıklık getirdi. EROL GÜNAYDIN-AFİFE TİYATRO ÖDÜLÜ: Altan Erbulak’tan Çeyrek Altın Ödülü’m de var İlk ödülüm olan İlhan İskender Ödülü’nü aldığımda (1958), “Ay, ne güzel şeymiş...” dedim. O sıralar rahmetli Altan Erbulak, “Yahu ödülü veriyorlar da bir işe yaramıyor. Geçinmek için bari birer altın dağıtsalar” diyordu. 1966’da Altın Portakal’ı aldıktan sonra, “Bari bunlardan birini satayım da ailemi geçindireyim” dedim. Meğer altın suyuna batırıyorlarmış! Zamanla eve getirip baş köşeye koyduğum ödülleri, sonradan çocuklar oyuncak yapmaya başladı kendilerine. Manevi tatmini var ama sizi geçindirmedikten sonra bir anlamı da kalmıyor. Onlarca ödülün arasında Afife Tiyatro Ödülü, benim için en önemlisidir. 53 yılımı verdiğim tiyatrodan bir onur ödülü almak gurur verici. Tiyatrocular için Afife Tiyatro Ödülü, bir nevi tiyatronun Oscar’ı. İsmail Dümbüllü Ödülü ile Altan Erbulak’ın diğer ödüllere inat düzenlediği Çeyrek Altın Ödülü’nün de bende hoş birer anısı vardır... erten07 11-01-08, 20:31 http://img444.imageshack.us/img444/598/14dursun3er6.jpg (http://imageshack.us) http://img409.imageshack.us/img409/110/14dursun4ej6.jpg (http://imageshack.us) erten07 12-01-08, 19:29 http://img403.imageshack.us/img403/5854/erolg5ec1.jpg (http://imageshack.us) http://img403.imageshack.us/img403/7932/erolg6rp5.jpg (http://imageshack.us) erten07 25-01-08, 13:07 Bu şansı kaçırmayın Salı gecesi Profilo Kültür Merkezi'ndeki "Namussuzum ki Namusluyum" oyununun galasına adeta koşa koşa gitmeme rağmen, trafiğin azizliğine uğradığım için ilk 5 dakikaya yetişemedim. Kimseyi rahatsız etmemek için kapı aralığında bir sandalyeye tüneyip, oyunu uzaktan izledim. Aldığım keyif beni öyle uyuşturmuş ki, popomun ağrısını ancak eve geldiğimde hissettim. Abdullah Şahin, Sümer Tilmaç, Ferdi Akarnur ve arkadaşlarının "her şeye rağmen tiyatro yapma" gayretlerini ayakta alkışladım. Çünkü onlar "dizilerde 10 dakika görünüp, voliyi vurmak" dururken, ısrarla, şevkle, heyecanla tiyatro yapmayı sürdüren azınlıktandı... Sümer Tilmaç ilk kez yönetmenliğe soyunmuş. Ufak tefek aksaklıklara rağmen ortaya hoş bir komedi çıkarmayı başarmış. Hani günün yorgunluğunu şöyle "sabun köpüğü" ile atmak isteyenler için birebir. Ama her zaman olduğu gibi galalar, performans açısından bir tiyatro sezonunu en "kötü" gecesidir. Oyunun "sahnede demlendikçe" daha da güzelleşeceğine inanıyorum. Namussuzum ki Namusluyum oyununu aylar önce ilk kez bu köşede duyururken, "Erol Günaydın tekerlekli sandalye üzerinde oynayacakmış. Ama benim bildiğim Erol Ağabey, alkışları duyunca bis yapmaya koşarak gelecektir" demiştim. Aynen öyle oldu... Erol Ağabey'in konuşmaları üç-beş cümleyi geçmiyor. Ama her hecesinde salonu top gibi dizinde zıplatmayı başarıyor. Seyirci nasıl avucun içine alınır, tekerlekli sandalyede olsa bile vücut dili nasıl kullanılır, oyun nasıl mimikle desteklenir diye adeta seminer veriyor. Allah'ıma şükürler olsun ki, Erol Günaydın gibi bir oyuncuyu sahnede izlemek ve onu sütunlarımda naçizane kritik etmek bana nasip oldu. Siz de gerçek bir tiyatro efsanesini alkışlama onurunu ellerinizden esirgemeyin. Bu fırsat her zaman ele geçmez. Koşun... melike_bekir 25-01-08, 20:16 ya cok tatli bir adam bayilyiorum bu adama o kadar tatliki ve gercekten ustalasmis bir oyuncu sonucta bu ise yillarini vermis gercekten cok begeniyorum onu erten07 28-01-08, 18:59 http://img524.imageshack.us/img524/8871/sinekli9nr3.jpg (http://imageshack.us) http://img524.imageshack.us/img524/6173/sinekli10ju1.jpg (http://imageshack.us) erten07 03-02-08, 19:20 http://img261.imageshack.us/img261/518/14dursun5hp4.jpg (http://imageshack.us) http://img504.imageshack.us/img504/9186/14dursun6az3.jpg (http://imageshack.us) alamehmet 04-02-08, 18:52 http://img126.imageshack.us/img126/3709/hp1pu6.jpg http://img514.imageshack.us/img514/4353/hp2ry0.jpg erten07 10-02-08, 12:02 http://img206.imageshack.us/img206/237/14dursun7td4.jpg (http://imageshack.us) http://img292.imageshack.us/img292/7217/14dursun8bw7.jpg (http://imageshack.us) LooNeY tUnEs 20-02-08, 18:39 engin abiyi km sevmez yha o 1numara.number one:good::happy0064 erten07 21-02-08, 15:14 "Namussuzum ki Namusluyum" "Namussuzum ki Namusluyum" adlı oyun, 23 Şubat’ta Profilo Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. Sümer Tilmaç’ın yönettiği ve rol aldığı oyunun kadrosunda Abdullah Şahin, Ferdi Akarnur, Fulden Akyürek, Ortans Kıvanç, Muhlis Asan, Furkan Kızılay, Esin Gündoğdu, Hülya Şen, Oylum Şahin, Teoman Mermutlu, Pekcan Türkeş, Hacer Tülü, Özlem Elmas, Songül Doğdaş, Hüseyin Yaman ve Erol Günaydın yer alıyor. Oyunda, kendini zengin olarak tanıtan Kasımpaşalı Ali Nazik Gül adlı adam ve ailesinin çevresinde geçen olaylar anlatılıyor. erten07 05-03-08, 11:21 Shantel, Erol Günaydın ve Tardu Flordun D&R'da D&R bu hafta, “O KADIN” filmi oyuncuları Erol Günaydın, Tardu Flordun ve Ünlü DJ Shantel’i mağazalarında ağırlıyor. Erol Günaydın ve Tardu Flordun, “O Kadın” filminin DVD’sini imzalamak üzere 8 Mart Cumartesi günü saat 15:00’te Astoria D&R açılış etkinlikleri nedeniyle biraraya geliyorlar. Disko Partizani albümü ile listelerin en üst sıralarından düşmeyen Shantel, 8 Mart Cumartesi günü saat 18:00’de İstinye Park D&R’da canlı performans sergileyecek ve ardında da imza günü düzenleyecek. Bucovina Club serisi ile son yılların en ateşli, tutkulu ve duygu yüklü derleme albümlerini yaratan Shantel, yeni albümü ile kulüplerin altını üstüne getirmeye devam edecek. 2006 'da BBC Radio 3’nin Dünya Müzik Ödülleri’nde “club category” ödülün kazanan Shantel, ünlü komedyen Borat'ın yeni filmi 'Borat: Cultural Learnings of America for Make Benefit Glorious Nation of Kazakhstan'ın soundtrack'ine de imza atmıştı. Fatih Akın 'ın son filmi “Yaşamın Kıyısında”nın müziklerini yapan Shantel DJ setleri ile de izleyenleri büyülüyor. deadly_angel 09-03-08, 01:07 Oyuncu sahneden kaçıp gitmemeli! 'Seyirciden elektrik alamadığını' söyleyerek, oyununu yarıda kesen Engin Günaydın'a tiyatro dünyasından tepki yağdı: Bu şımarıklık!.. Engin Günaydın, geçtiğimiz hafta İzmir Urla'da tek kişilik oyununu sahnelerken, seyirciden iyi elektrik alamadığını öne sürerek sahneyi terk etti. Ünlü oyuncu, ilerleyen günlerde İzmir halkından şu sözlerle af diledi: SONRADAN ÖZÜR DİLEDİ "Urla'da istediğim atmosfer oluşmadı. Sahnede 15-20 dakika oynadım ancak seyircilerle bir türlü iletişim kuramadım. Oyunlarımda bir kişinin bile sıkılmasını istemiyorum çünkü benimki seyirciyle giden bir oyun. Urla'da kimseyi etkileyemediğimi, ortada bir gariplik olduğunu hissettim. Bir şeyi zorla kimseye anlatamam. Üç gündür zihnim karanlık, beynimdeki tüm ışıkları kapattım. O gece programlarını bozup, beni izlemeye gelenlerden özür dilerim." Tiyatro dünyasının ünlü isimlerine sanat hayatları boyunca başlarına böyle bir durum gelip gelmediğini ve seyirciyle elektrikleri tutmadığında ne yaptıklarını sorduk. Kimi sahnede repliğini unuttuğunu, kimi acı bir haber duyduğunu, kimi ise trak geldiği için birkaç saniye donduğunu söyledi. Ayrıca hepsi, başlarına yuhalanmak da dahil ne gelirse gelsin, sahneden perde kapanmadan inmedikleri ve inmeyeceklerini belirtti... Engin'in yaptığı bence şımarıklık! EROL GÜNAYDIN.. Ankara Devlet Tiyatrosu'nda oynadığım bir oyun çok kötüydü. Seyircilerin bir kısmı tarafından yuhalandık ama ben yine de saygıyla selamımı verdim ve oyunumu bitirdim. Sahnede oyuncunun başına pek çok aksilik gelebilir. Ama biz yine de bir şekilde oyunu kurtarırız. Ne demek, sahneden inmek! Ben böyle şeyler hayatımda görmedim. Bu resmen şımarıklıktır! Kaynak: Sabah / Günaydın erten07 |