Tüm Versiyonu Göster : Şöhret Senaryoları
benim gibi şöhret senaryosu yazmak isteyenler buraya ekleyebilir.
Gülşen mertten ayrılmış artık geri dönüşü olmadığını düşünmektedir ve çok üzgündür. Babasının, onları bir başka kadın için bıraktığını da öğrenmişlerdir.
Gülşen, iş görüşmek için tuğranın ofisine gider. İş konuşurken tuğra ondaki durgunluğu fark edip ,merak etmiştir.
Toplantı bitip herkes gittikten sonra :
Tu- ışıl vaktin var mı ?
Gü- vaktim var da bir sorun yok ya…
Tu- hadi gel dışarı çıkıp gidip sahilde yürüyüp sohbet ederiz.
Gü- çıkalım o zaman
Gülşen ne olduğunu merak etmektedir. sahilede yürümeye başlarlar.
Gü- tuğra bir sorun mu var ?
Tu- bende sana onu soracaktım.
Tu- neyin var ışıl ?
Gülşen iç çekerek .
Gü- tuğra anlatıpta daha fazla canını sıkmak istemiyorum.
Tu- hani ben senin sırdaşındım hani benden bir şey gizlemeyecektin!
Gü- babam geldi anlatmıştım.
Tu- eeee ne oldu ?
Gü- babam bizi bir kadın için bırakıp gitmiş. Birde çocukları var .
Evde herkes perişan oldu. Ben onu ne için gittiğimi anlamamıştım ama artık biliyorum. İnanamıyorum !!!
Bir kadın için evini ve dört çocuğunu terk etmiş.
Gülşen ağlıyordur ! tuğra gülşene sarılır.
Tu- merak etme her şey yoluna girecek .. bunların hepsi geçicek.
Aslında senin için kolay söylemesi diyeceksin ;ama inan bunların hepsi geçicek ve her şey yoluna girecek.
Gü- Biliyorum ama nasıl yapacağım. Onu bilmiyorum.
Tu- sen şimdiye kadar neler atlattın bunu atlatıp hayatına devam edeceksin.
Gü- tuğra artık çok yoruldum hayatımı tekrardan düzene sokmak için uğraştıkça daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor ne yapacağımı bilemiyorum .
Tu- ışıl hep yanında oldum her zaman da yanında olacağım bunu bilmeni istiyorum.
Tu- senin biraz buradan uzaklaşmaya ihtiyacın var. 2-3 gün bile iyi gelecektir sana.
Gü- nasıl yaparım !
Gü- pelin var onu bırakamam …annem,gülçin ve hakan çok kötü durumda …
Gü- nereye giderim hem
Tu- pelini yanına alırsın hem kızında yanında olur aklın burada kalmaz .
Gü- hımm
Tu- ne oldu ?
Gü- pelini kızım olduğunu söyledin de ben kızıma kızım bile diyemiyorum onun halası olduğumu söylemek zorundayım herkese.
Gülşen ağlamaktadır. Tuğra Gülşen’e sıkıca sarılır...
Tu- ağla rahatlarsın belki ama yanımda mendil yok şimdiden söyleyeyim…
Gülşen kendisini geri çeker ve gülümser biraz olsun.tuğra gülşenin gözündeki yaşları eliyle siler .
Tu- bak benim bir fikrim var … ağva da bir tanıdığımın küçük bir butik oteli var birkaç gün orada kal pelini de yanına alırsın ben sizi bırakırım hayatın hakkında rahat rahat düşünürsün ve kızınla vakit geçirirsin bu sana iyi gelecektir. İnsanın içini rahatlatan bir yer seninde rahatlamaya ihtiyacın var
Gü-aslında iyi olurdu ama nasıl izin alacağım annem ve hakandan
Gü- öffffff
Tu- istersen ben gelip konuşayım …
Gü- olmaz kendim hallederim sanırım .
Tu- sen ne zaman gitmek istersen ben bırakırım sizi…
Gü- çok sağol tuğra sen olmasan ben ne yapardım.
Tu- ben varım ama gördüğün gibi zaten görülmeyecek gibide değilim farkındaysan.. boy uzun
Gülşen tuğraya sarılır sıkıca
Gü- iyi ki varsın ve hep yanımda ol olur mu ?
Tuğra içinden sen iste ben yanında bir saniye bile ayrılmam der.
Tu- olur ama benim karnım aç balık ısmarlayacaksın ali babanın yerin de!
Tuğra gülşenin bir şey söylemediğini görünce
Tu- hadi balık ısmarlamaktan korkmuyorsun değil mi ?
Gü- yooo hadi gidelim. o zaman …
Yemekte adaya gitmekle ilgili konuşurlar. Ağva da neler yapabileceğinden bahsederler.butik oteli anlatır tuğra gülşene çok sevimli gelir tuğra anlatırken bile ama annesine ve hakana nasıl söyleyeceğini düşünür.
Tuğra Gülşeni yemekten sonra eve bırakır. Gülşen annesi ve Hakanla konuşup zorda olsa izin alır . Şebnemle de konuşup izin alır. Hemen Tuğra’yı arayıp pazartesi gidecekleri hakkında konuşurlar.
Pazar gecesi
Gülşen ağva ya gidecekleri için hazırlık yaparken:
Ha- orada pelin ne nasıl bakacaksın aklım sizde kalacak …
Gü- merak etme anne … aklın bizde kalmasın biz iyi olacağız merak etme oldu mu annem ?
gülşen bunları söylerken halimeyi yanağından öper .
Ha- pelini bezlerini ve ilaçlarını da koymayı unutma birde kalın bir şeyler al yanına belki soğuk olur .
Gü- tamam annem
Ha- nasıl gideceksiniz ağva ya…
Gü- tuğra bırakacak anne
Ha- ne tuğra mı ? onun da seninle gideceğini söylememiştin.
Gü- anne otelin sahibi tanıdığı olduğu için o bırakacak zaten sonra geri dönecek adamın işi gücü var burada
Ha- tamam kızım beni hep ara oldu mu ? Ben merak ederim sizi .
Gü- tamam annem ararım sen bizi düşünme biz başımızın çaresine bakarız kızımla .
Pazartesi sabahı gülşenin evinin önü tuğra elinde cep telefonu Gülşeni arar.
Tu- geldim aşağıda sizi bekliyorum .
Gü- geliyoruz .
10 dakika sonra gülşen ,pusetin içinde pelin ve halime aşağıya inerler .
Tu- günaydınnn …
Ha- günaydın
Tuğra hemen halimenin elindeki çantayı alır ve bagaja yerleştirir.
pelinin pusetini arabanın arka koltuğuna yerleştirdikten sonra gitmeye hazırlardır.
Ha-gülşen oraya vardığınızda hemen ara oldu mu ?
Gü- tamam annecim ararım .
Gülşen annesini öper arabaya ön koltuğa oturur .tuğrada halimeye iyi günler dedikten yola çıkarlar.
Gü- sonunda gidiyoruz ağva ya
Tu- çok merak ettin değil mi ? Ağva yı .
Gü-öyle güzel anlattın ki napim çok merak ediyorum .
Tu- seni biraz tanıyorsam Ağva yı gördüğünde az bile anlattığımı söyleyeceksin.
Gü- göreceğiz bakalım. Beni tanıyıp tanımadığını .
Tuğra dikiz aynasından peline bakar ve uyuduğunu görür.
Tu- pelin uyumuş.
Gü- ah canım uyumuş.
Tu- bu kız hem çok tatlı,hem çok güzel, hem de çok uslu annesine hiç benzemiyor.
Gü- aşk olsun tuğra yaa
Tu- tamam tamam her şeyini annesinden almış bu güzel kız
Pelin bu sırada uyanır ve ağlamaya başlar.
Gü- bak işte uyandı.
Tu- tabi duydu annesini onu kıskandığını uyur mu ?
Tuğra arabayı uygun bir yerde durdurup dörtlüleri yakar.gülşen araban inip arak koltuğa oturur pelinin yanına kızını alır kucağına ve yanında getirdiği mamasını içirir. Tuğrada dikiz aynasından arada sırada onları izlemektedir .
Ağva ya vardıklarında
Gü- ay burası çok güzelmişşşş yaaa
Tu- evet güzeldir demiştim sana değil mi ?
gü- karşıya nasıl geçiyoruz peki ?
tu- işte bu salla... hadi pelini ver bana da sen bin .
gü- tamam hhı alim ben kızımı .
tu- git bakalım pelin hanım kıskanç anne ye
Gü- sen çok biliyosun… kıskançmışım şuna bak ya
Tu- ışıl kızını bu kadar kıskanacağını düşünmemiştim hiç .
Gü- hay allahım yeter hadi gidip şu otele yerleşelim de biran önce senden kurtulalım .
Tu- demek benden kurtulmak istiyorsun ama bak kızının beni bırakmaya niyeti yok (pelin bu sırada tuğranın sağ elini sıkı sıkı tutmaktadır).
Bu sırada otelin sahibi serhat tuğrayı ve Gülşeni görür .Hemen yanlarına gelir.
Se- ooo tuğra bey sonunda gelebildiniz.
Tu- serhatcığım hoş geldin der insan önce
Se- hoş geldin …
Tu- hoş bulduk.
Se- bu güzel hanımlarla tanıştırmayacak mısın beni ?
Tu- bu güzel hanım ışıl . buda serhat
Gü- memnun oldum serhat bey
Se- bende memnum oldum . peki bu güzel kız kim ?
Tu- buda ışılın tatlı yeğeni pelin
Se- hoş geldiniz pelin hanım… Gerçekten çok tatlı …
Tu- öğledir baksana elimi hiç bırakmıyor sıkı sıkı tutuyor .
Se- ay seni böyle göreceğimi hiç aklıma gelmezdi .
Hadi ben size odalarınızı gösterim . bu oda ışıl hanım ve bu tatlı bayanın hemen yan tarafta ki oda senin Tuğra. Siz şimdi dinlenin öğlen yemeğinde görüşürüz.
Bavullarınızı hemen gönderiyorum .
Gü- ben senin geri döneceğini sanıyordum.
Tu- eğer kalma mı istemiyorsan kalmam ışıl hanım .
Gü- yapma tuğra öyle demek istemediğimi biliyorsun. Hiç bahsetmemiştin de
Ondan söyledim. Senin de yanımızda olman beni çok mutlu eder. Hem sen yanımdayken kendimi çok rahat ve huzurlu hissediyorum
Tu- öyle düşünmediğini biliyorum şaka yaptım .hem sizin gibi iki güzel hanımı yalnız bırakamazdım buralarda…
Gü- çok sağolllllll tuğra sen olmasan ne yapardım bilmiyorum.
Tu- hadi hadi girin odanıza dinlenin biraz .
Gü- tamam
Tu- bir sorun olursa hemen çağır oldu mu ?
Gü- tamam çağırırım.
Gülşen bu sırada tuğra ya bakar .
Tu- ne oldu ?
Gü- yok bir şey
Tu- bir şey söyleyecektin sanki.
Gü- evet ama şimdi sırası değil.
Tu- çok merak ettim şimdi ne olduğunu
Gü- öğle yemeğinde söylerim oldu mu ?
Tu- tamam . hadi gidin ve dinlenin şimdi ben öğlen yemeğine giderken çağırırım sizi .
Gü- tamam görüşüz yemekte .
Gülşen ve pelin odalarına girerler gülşen etrafa bakar pelini yatağa bırakır yanına düşmesin diye yastıkları koyar. Pencereden müthiş manzaraya bakar.
Tuğra ise odasına girdiğinde oda gülşen gibi camdan dışarıyı izlerken gülşenin öğle yemeğinde söyleyeceğini düşünür.
Tu- acaba ona aşık olduğumu anlamış olabilir mi ?
Gülşen manzarayı bir düre daha seyrettikten sonra pelinin karnını doyurup uyutur. Pelin uyduğunda ise pelinin ve kendi eşyalarını dolaba yerleştirir. Sonra Halime yi arar.
Gü- anne biz geldik.
Ha- aman iyi bende sizi merak etmeye başlamıştım. Pelin nasıl iyi mi ? huysuzluk falan yapmıyor değil mi ?
Gü- merak etme anne şimdi karnını doyurdum çok güzel bir şekilde uyuyor .
Ha- aman iyi iyi .
Gü- anne hiç kızını sormak yok hemen pelini soruyorsun bakıyorum da .
Ha- hiç öle şey olur mu kızım da ama torun baldan tatlı oluyor . Peline nasıl bakarsın diye merak ediyorum napayım .
Gü- şaka annecim pelini merak etme gayet iyi keyfi de yerinde hanım efendinin. Neyse şimdi kapatıyorum anne. Ben seni sonra ararım.
Ha- tamam kızım kendinize dikkat edin .
Gülşen telefonu kapatır . Yan oda da ise tuğra biraz düşündükten sonra duş alıp giyindikten sonra saat’e bakar öğle yemeği vakti gelmiş olduğunu fark eder.odandan çıkıp gülşenin kapısını tıklar .
Gü- gelsene içeri Pelin daha yeni uyandı.
Tu- aman yeni mi uyandın sen ? Pelin hanım
Gülşen bu sırada Pelinin üstünü değiştiriyordur .
Tu- ben giydireyim mi ?
Gü- tamam bakalım giydirebilecek misiniz ? Tuğra bey …
Tu- amma konuştun hıı… Peline hangisini giydireceğim sen onu söyle
Gü- al bu pembeleri giydireceksin .
Tu- pelin senin bu annen bunları sana giydirebileceğime inanmıyor . güzel giydireyim de görsün .
Tuğra pelinin üstünü değiştirirken gülşen de onları izler tuğrayı böyle hiç düşünmediğini fark eder.
Tu- bir şey mi oldu ?
Gü- ben seni böyle pelinle görünce tuhaf geldi .
Tu- neden ?
Gü- aslında seni daha önce bir çocukla ilgilenirken düşünememiştim.
Tu- aslında evlenip çocuklarım olsun çok isterdim eskiden .Düzenli bir hayatım olsun isterdim . Sonra bir çocuk sahibi olmanın çok sorumluluk gerektirdiğini düşündüm ve vazgeçtim o zaman
Gü- ben senin pelinle bu halini gördükten sonra senin gerçekten çok iyi bir baba olacağına inanıyorum.
Tu- gerçekten böyle mi düşünüyorsun ?
Gü- evet senden mükemmel bir baba olur .
Tu- senin karnın acıkmadı mı ? yemeğe gidelim hadi.
Gü- tamam hazır olduğumuza göre gidebiliriz yemeğe. sen pelinin pusetini al bende pelini alım .
Restorana geldiklerinde serhat, tuğra ve ışlı görür ve yanlarına gidip eşi handeyle tanıştırır .Hep beraber yemek masasına doğru ilerler tuğra ,ışıl ,serhat bey ve eşi hande hep birlikte keyifli bir yemek yiyip sohbet ederler . serhat bey tuğra ile olan okul anılarını anlatır hep birlikte gülüp eğlenirler.
Tu- biraz gezelim ister misin ?
Gü- olur nereye gidiyoruz .
Tu- alternatiflerimi sıralıyım sen nereye gitmek istersen oraya gidelim .
Şimdi ilk olarak kilimli koyu, gelin kayası, saklı göl veya yeşilçay da bir gezinti bu kadar seç bakalım .
Gü- hım hepsi çok güzel geliyor kulağa ama önce saklı göle gidelim çok enteresan geldi adı .
Tu- tamam hadi gidin hazırlanın pelinin üstüne bir şey alda üşümesin.
Gü- 5 dakika sonra buradayız .
Tu- tamam siz gelene kadar bende bir tekne ayarlayayım .
10 dakika sonra tuğra gülşen ve pelin tekne delerdir.
Gü- inanamıyorum ömrüm boyunca burada yaşaya bilirmişim gibi geliyor burası cennet gibi çok güzel ne diyeceğimi bilemiyorum .
Tu- güzel ve huzur verici değil mi ?
Gü- çok çok güzel
Tu- üşüyorsun üstüne bir şey almadın mı ? sen
Gü- almadım sıcak gelmişti ama sorun değil .
Tuğra üstündeki montu çıkarıp Gülşenin omuzlarına örter .
Gü- sen ne yapacaksın montu bana verdin ama kendin üşüyeceksin.
Tu- yok bana bir şey olmaz .
Gü- ama olamaz ki hasta olursun .
Tu- hasta olursam bakarsın olur biter .
Gü- hiç itiraz kabul etmiyorsun değil mi ?
Tu- makul şeylerse neden kabul etmeyim .
Gülşen bu lafı söyledikten sonra dalmış merti ve tuğrayı düşünür.tuğrada gülşenin daldığını fark eder.
Tu- ışıl ne oldu ?
Gü- bir şey olduğunu hemende biliyorsun .
Tu- tanıyorum seni
Gü- mert ve senin hakkında düşünüyordum .
Tu- hııı
Gü- seninle ilk tanıştığımız günü hatırladım da beni atın üstünden düşmekten kurtarmıştın . sonra mert sana tuhaf davrandı beni kurtarmana rağmen mert senden hiç hoşlanmıyordu nedenini hiç sormamıştım o zaman ama şimdi anladım sanırım ,neden senden hoşlanmadığını .
Tu- çünkü sen onun isteyipte başaramadığı her şeyi başarmışsın ünlü bir ailenin oğlu olmana rağmen kendi adıla anılıyorsun mert annesinin adıyla anıldı hep müberra erdemin oğlu mert erdem olarak , işinde başarılısın ne olursa olsun sorunların üstesinden gelmeyi başarıyorsun sevdiklerini asla yarı yolda bırakmıyorsun.
Tu- evet mert benden hiç hoşlanmazdı aslında hala hoşlanmıyor .
Gü- bilmem ama haklısın sanırım .
Tu- ben seni ilk o zaman görmüştüm değimli mi ?
Gü- evet sonra sizin verdiğiniz bir davet orada görmüştün beni . müberra benim canımı sıkacak bir şey söylemişti ve sen bana neyim olduğunu sormuştun .
Tu- evet hatırladım şimdi. Sonra seni göremedim o akşam
Gü- evet ben ondan sonra ayrılmıştım geceden
Tu- benim hatırladığım ve aklıma geldikçe güldüğüm bir şey var.reklam çekimin vardı ben seni evine bırakacaktım ama kar yüzünden yolda kalmıştık . aklıma o geldi.
Gü- evet senin pijamalarını giymiştim . çok komik gözüküyordum .
Tu- yooo bence çok tatlıydın pijamalar içinde beraber sucuk yemiştik sonra da film seyretmiştik.
Gü- aa birde sen benim için sinema kapatmıştın. Beraber selvi boylum al yazmalım filmini seyretmiştik.
Tu- ve sen her izlediğindeki gibi ağlamıştın .
Gü- sen her seferinde ağladığımı söylediğimde inanmamıştın bana .
Tu- ne bilim o kadar sulu gözlü olduğunu düşünmemiştim .
Gü- tuğra Sen ben ne zaman zor durumda kalsam hep yardım ettin bana, benim hayatımı kurtardın ,mertle ayrıldığımızda bana destek oldun, serkan konusunda beni affettin, annemin pavyonda çalıştığı gazetelerde çıktığında destek oldun, ben kaçırıldığımda benim için o kadar parayı gözünü kırpmadan verdin . ve şimdi yine en kötü anlarımda yine yanımdasın .senden ne zaman yardım istese beni asla geri çevirmedin .şimdiye kadar yaşadıklarıma hep keşke hiç mert olamasaydı onu tanımasaydım dedim ama eğer mertle yaşadıklarım olmasa sen ve pelin olmazdınız hayatımda iyi ki varsın hayatımda sen olmasan ne yapardım bilemiyorum.
Tu- sende iyi varsın ışıl sen hayatıma girdiğinden beri çok değiştim farkında olmadan .
Gülşen o sırada tuğrayı seyretmektedir . tuğranın bakışlarında öyle bir şey vardır ki bunları söylerken …’’Acaba yeşimin söyledikleri doğru olabilir mi?’’ Diye düşünür .
gülşen'in tuğra'nın boynuna sarılması ile ekran bulanıklaşır ve altta yazı çıkar:
4 sene sonra...
büyükçe bir evin bahçesinde koşuşturan biri daha ufacık iki erkek çocuk. arkalarında da onları yakalamaya çalışan tuğra.sevimli bir manzara.kamera hızlı bir biçimde evin içine girer ve her tarafa kako-un-süt bulaşmış bir mutfakta kek yapmaya çalışan pelin'i gösterir.gülşen içeri girer onu kucaklar öper
-babama doğum günü hediyesi yapıyorum, der pelin ve keke birlikte devam ederler.
az sonra kapı çalınır içeriye karnı burnunda yeşim girer.ardından da telaş içindeki hakan.
-araba sallamadı değil mi?
-hakan 10km hızla geldik ne sallaması?!?
daha onlar kapıyı kapamadan halime,gülçin ve gülçin'in nişanlısı fotoğrafçı çocuk girer ellerinde kocaman bir hediye paketiyle.
-ama tuğra'nın haberi yok paketi saklayıın,der gülşen.
neşe dolu seslerin ve gülüşmelerin duyulduğu evden yavaş yavaş uzaklaşılır kalsik şöhret müziği eşliğinde.
müzik hüzünlü bir ritme döner ve bakırköyruh ve sinir hastalıkları hastanesine geçiş yapılır.neboşun sürdüğü tekerlekli sandalyedeki altına bez bağlanmış parmağını emen müberra <agu> şeklinde sesler çıkarmaktadır.birden içeriye telaşlı bir hemşire girer.
-ama bugünkü ilaçlarını almamış,der nebahat'e bakarak.
ikisi de korkuyla bir kaç adım geri çekilirler mübo'nun gözlerinde ise ufak bir yıldız parlar ve birden kaçmak için hamle yapar ancak henüz yürüyemediğini emeklediğini sandığından fazla uzağa gidemez ve görevliler onu kısa sürede yakalayıp hücreye kapatırlar.
nebahat de çaresizce odasına dönerken elinde çiçeklerle mert'i görür.
-anneni hücreye kapadılar mert bugün göremezsin,der.
-amaan banane o kadından,ben zaten ona gelmedim,ruh eşimi buldum da burda.çiçekler de ona,der.
nebahat yavaşsa kafasını çevirirve mert'e doğru koşan 200 kiloluk hastanenin en problemli kadının görür.son anda yolundan kaçmayı başarır ve mert ile onun yerde yuvarlanmaları izler iğrenç bakışlarla.
kamera daha da uzaklara amerika'ya çevrilir.ömür'ü görürüz uzun bir aradan sonra ama pek de mutlu gözükmez.çünkü tuğra ve gülşen'i ayıramayacğını anlayan macide kendisine yeni eğlence olarak ömür ve metin'i bulmuştur.yaşlandıkça huysuzlaşan macide'ye bakıcılık etme görevi amerika'ya hiç de yabancı olmayan melda'ya düşmüştür.çitleyip çitleyip kabuklarını ısrarla yere attığı çekirdekleri temizlemeye çalışırken kafasına sakızını tüküren macide'ye elinin tersiyle bir tane vurmamak için kendini zor tutar.nasılsa içtiği "ilaçlı milk shake" bir kaç saat içinde işini bitirecektir.:img-hyste
vBulletin® v3.8.0 Beta 2, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.